Health economics

75 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Covid – 19 pandemisinin sağlık hizmetleri erişimi üzerine etkisinin incelenmesi

Giriş ve Amaç: Bu çalışma, COVID-19 pandemisinin sağlık hizmetlerine erişim üzerindeki etkisini analiz etmeyi hedeflemektedir. Pandeminin, genel sağlık hizmetlerine olan talebi ve sistem üzerindeki baskıyı artırdığı, bu durumun özellikle farklı coğrafyalarda ve sosyoekonomik gruplarda erişim sorunlarını ortaya çıkardığı görülmektedir. Bu durum, pandemi sürecinde yaşanan zorlukların ve müdahale stratejilerinin değerlendirilmesini gerektirmekte ve sağlık hizmetlerine erişimdeki eşitsizliklerin belirlenmesine odaklanmaktadır. Gereç ve Yöntemler: Çalışma, 2019 ve 2020 yıllarına ait sağlık hizmetlerine erişim ve kullanım verilerini analiz etmiş ve bu süreçteki değişiklikleri değerlendirmiştir. Veriler altı farklı gruba ayrılarak, her bir grup sağlık hizmetlerine erişim ve kullanım düzeyini temsil etmiştir. Parametrik ve non-parametrik istatistiksel testler kullanılarak elde edilen sonuçlar, pandemi sürecinde sağlık hizmetlerine erişim ve kullanım düzeylerindeki değişikliklerin istatistiksel olarak anlamlı olup olmadığını ortaya koymuştur. Çalışmanın örneklemini OECD ülkeleri oluşturmaktadır. Bulgular: Çalışmada COVID-19 pandemisinin OECD ülkelerinde sağlık hizmetlerine erişimi önemli ölçüde etkilediğini bulunmuştur. Hekim ve diş hekimlerine başvurular, aşılama oranları ve ayakta tedavi sayıları gibi sağlık hizmeti kullanım göstergelerinde düşüşler görülmüştür. Ayrıca, ülkeler arasında cerrahi prosedür sayılarında farklı trendler gözlenmiştir. Sonuç: Çalışmanın bulguları, pandeminin sağlık hizmetlerine erişim üzerindeki uzun vadeli etkisini anlamak için daha fazla araştırma yapılması gerektiğini göstermektedir. Pandemi sürecinde sağlık hizmetlerine erişimi etkileyen faktörlerin belirlenmesinde ve bu konuda daha hassas politikaların ve uygulamaların geliştirilmesi önemlidir.

Sağlık ekonomisiSağlık yönetimi
Şahsenem Ünalan
Trakya University · Institute of Health Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Kamu hastanelerinde üretim etkinliğinin mekansal analizi

Bu çalışmanın temel amacı, Mekansal Stokastik Sınır Analizi (MSSA) yöntemini kullanarak Türkiye'deki kamu hastanelerinin üretim etkinliklerini araştırmaktır. MSSA yöntemi, geleneksel yöntemlerin aksine, mekansal faktörleri ve gözlemlenemeyen heterojenliği dikkate alarak hastane etkinliklerini daha kapsamlı ve doğru bir şekilde tahmin etme imkanı sunmaktadır. Geleneksel yöntemlerin hastane etkinliklerini ölçmede yetersiz kaldığı durumlarda, MSSA yöntemi, mekansal bağımlılıkları ve heterojenliği modelleyerek daha gerçekçi ve kapsayıcı yorumlar yapabilme niteliğine sahiptir. Bu bağlamda, çalışmamız MSSA modelinin sağlık hizmetleri alanında uygulanabilirliğini ve etkinliğini inceleyerek literatürdeki boşluğu doldurmayı amaçlamaktadır. Çalışmada 2012-2014 yılları arasındaki Türkiye'deki 429 kamu hastanesine ait veri seti kullanılmıştır. MSSA modeli, ayaktan tedavi, yatarak tedavi ve ameliyat çıktı göstergeleri üzerinden ekonometrik modellemeler yapılarak uygulanmıştır. Mekansal etkileri yansıtmak için farklı komşuluk tanımlamaları kullanılmıştır. Temel bulgular, poliklinik sayısı için hastanelerde pozitif ve anlamlı mekansal bağımlılık olduğunu göstermektedir. Bu, hastanelerin mekansal yakınlıklarının poliklinik hizmetlerinde etkinliklerini etkilediğini ortaya koymaktadır. Ancak, hasta günü sayısı ve ağırlıklı ameliyat sayısı için genel olarak mekansal etkileşim saptanmamıştır. Mekansal etkilerin varlığı, poliklinik hizmetlerinde etkinlik skorlarını önemli ölçüde etkilemekte, diğer hizmetlerde ise bu etki gözlenmemektedir. Bu bulgular, MSSA yönteminin hastane etkinliklerinin ölçümünde daha gerçekçi sonuçlar sunduğunu göstermektedir. Çalışma, literatüre önemli bir katkı sunarken, politika yapıcılar ve hastane yöneticileri için de değerli çıkarımlar sağlamaktadır. Mekansal bağımlılıkların dikkate alınması, sağlık hizmetlerinin planlanmasında ve kaynak dağılımında daha etkili stratejilerin geliştirilmesine olanak tanımaktadır. Özellikle, poliklinik hizmetlerinde mekansal etkileşimlerin belirgin olması, sağlık hizmetlerinin coğrafi olarak dengeli bir şekilde dağıtılmasının önemini vurgulamaktadır. Gelecekte yapılacak çalışmalar, MSSA modelinin daha geniş veri setlerinde uygulanarak, sağlık hizmetlerinin etkinliğini artırmaya yönelik daha kapsamlı stratejilerin geliştirilmesine katkıda bulunabilir. Ayrıca, bu çalışmanın Türkiye örneğinde farklı yıllar için tekrarlanması, zaman içindeki değişimlerin ve eğilimlerin daha iyi anlaşılmasını sağlayarak literatürü daha da zenginleştirebilir. Farklı yıllara ait verilerin analizi, sağlık politikalarının uzun vadeli etkilerini değerlendirme ve iyileştirme fırsatı sunarak, sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği ve verimliliği konularında daha derinlemesine bilgi edinilmesini mümkün kılacaktır. Bu tür çalışmalar, mevcut politikaların etkinliğini gözden geçirme ve gelecekteki planlamalar için sağlam bir temel oluşturma açısından da önemli katkılar sağlayacaktır.

Mikro iktisat teorisiSağlık ekonomisi
Serdar Özer
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessEN

The effects of relative deprivation on smoking status

This research study examines the association between relative deprivation and smoking habits. Dividing individuals into different reference groups, this study measures relative deprivation in terms of different levels of income and education inequality within those reference groups. The reference groups are based on gender, region, age group and the combinations of the three. Data for this research study are taken from the 'Health Research Survey' conducted by the Turkish Statistical Institute (TurkStat) in 2012. The sample consists of people aged between 25 and 64. Separate logistic regressions are used to undermine the relationship between the smoking status of individuals and the two relative deprivation variables. The regressions control for marital status and job status of individuals. Results of this research study show that the probability of smoking increases with rising income relative deprivation and education relative deprivation. Among men, the probability of smoking increases with relative deprivation; among women, on the other hand, the probability of smoking decreases with relative deprivation. Another result is that in urban areas the probability of smoking is higher for relatively deprived individuals, whereas in rural areas smoking probability and relative deprivation are not significantly related. In addition, in urban areas the probability of smoking is higher in individuals with high relative education-deprivation, although in rural areas the probability of smoking is higher in individuals with low relative education-deprivation. Key Words: Smoking, income inequality, education inequality, relative deprivation

Education levelIncome distributionRelative deprivation+3
Yenal Can Yiğit
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Bireylerin reçetesiz -tezgah üstü- ilaçlarla ilgili bilgi ve davranışlarının belirlenmesi

İlaç harcamalarının kontrolü amacıyla reçetesiz ilaç kullanımı giderek yaygınlaşmaktadır. Reçetesiz ilaç kullanımı avantajları yanında sağlıkla ilgili riskler de doğurabilir. Reçetesiz ilaç grupları arasında yer alan ve bir sağlık profesyoneli tarafından reçete edilmesi gerekmeyen ilaçlar "tezgah üstü ilaç" olarak adlandırılmaktadır. Bu çalışma, tezgah üstü ilaç kullanan bireylerin bilgi ve davranışlarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla hazırlanan anket formu 29 Mayıs-26 Haziran 2017 tarihleri arasında Ankara'da yaşayan 190 kişiyle gerçekleştirilmiştir. Kadınlar, eğitim (üniversite ve üzeri) ve gelir düzeyi yüksek gruplar daha fazla tezgah üstü ilaç kullanmaktadır. Kullanıcılar tezgah üstü ilaçlarla ilgili bilgiyi en fazla prospektüsten öğrenmektedir. İkinci bilgi kaynağı eczacılar ve doktorlardır. Bireyler doktora gitmeden ilaç kullanmanın kolay olduğunu düşündüklerinden, eczacının hastaya tezgah üstü ilaçlarla ilgili yeterli bilgi vermesinin sağlanması, tezgah üstü ilaçların doğru kullanımı açısından kritiktir. Bunun sağlanması, kamunun Türk Eczacılar Birliği ve diğer ilgili kuruluşlarla işbirliklerini geliştireceği alanlardan birisidir. Tezgah üstü ilaçların yaygınlaştırılması kişilerin ilaç kullanımı hakkında sağlık okuryazarlığı seviyesi ile desteklenmelidir.

Reçetesiz ilaçlarSağlık ekonomisiSağlık okuryazarlığı+4
Burçin Arslan
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türk sağlık sisteminin sağlık göstergelerine etkileri ve OECD ülkeleri ile karşılaştırılması

Sağlık hizmetleri içindeki toplum bireylerin fiziksel, ruhsal ve sosyal etkilerini korumayı amaçlayan bir dizi hizmetinin tamamını ifade eder. Sağlık, tüm yaşamın temelidir ve ertelenemez ve yeri doldurulamaz bir ihtiyaçtır. Sağlık, kişiler rahatsız hissetmedikleri sürece sağlık merkezlerine başvuramayacakları bir alan olarak kabul edilirken, sağlık camiası ve hekimler ruhen ve fiziken tam bir iyilik hali olarak değerlendirirler. Sağlık, kişisel bir anlayışın yaklaşımı, gelişmiş refah düzeyi ve yüksek bir toplumun temel ilkelerinden oluşur. Ayrıca, sağlık gelişmişlik değerlendirmesinin bir göstergesidir. Pek çok ülkede sağlık bir kamu hizmeti olarak ele alınır. Türkiye'de sağlık ilk defa 1961 anayasasıyla Dünya Sağlık Örgütünün tanımına benzer bir şekilde ele alınmıştır. 1982 anayasasıyla ile de sağlık güvencesinin kişisel bir hak olduğu kabul edilmiştir. Bu hakkın yerine getirilmesi için yapılanmış yapılar ve yatırımlar, bireylerin ve toplumun değerlerini korumayı ve geliştirmeyi amaçlar. Sağlıklı bir toplum, okullar ekonomik büyümeyi teşvik eder ve kalkınmanın temelini oluşturur. 2003 yılında yeni seçilmiş hükümetin ilk icraatlarından biri sağlıkta kökten bir değişikliğe gitmek olmuştur. Yeni oluşturulan plan "Sağlıkta Dönüşüm Programı" adını almıştır. Sağlıkta Dönüşüm Programı ile tüm sağlık yapısının değiştirilmesi ve çağın şartlarına uygun bir hale getirilmesi amaçlanmıştır. Tüm bu çalışmalar yapılırken amaçlanan verimli, hakkaniyete uygun ve etkili bir işleyiş amaçlanmıştır. Geçmişten günümüze yürürlükte olan tüm politikalar, tüm çalışmalar incelenerek toplumda ki yansımaları da incelenmiştir. Tüm dünyada sağlık harcamaları ve uygulanan sağlık politikaları ülkelerin ekonomilerini etkilemekte ve bütçelerinde önemli bir pay sahibi olmaktadır. Bu çalışmayı yaparken amacımız ülkemizde uygulanan sağlık politikalarının geldiği noktayı OECD (Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü) ülkeleri ile kıyaslayabilmekti. Yapılan çalışmada konuyla ilgili araştırmalardan, tez çalışmalarından, güncel yayınlardan, kitap ve yayınlanmış makalelerden, OECD (Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü) ve TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) verilenden literatür taraması yapılarak yararlanılmıştır. Verilerin güncel olmasına dikkat edilmiştir.

OECD ülkeleriSağlıkSağlık ekonomisi+3
Hasan Özdemir
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Sağlık ekonomisi kapsamında kişilerin hastane tercihini etkileyen faktörlerin analizi: Bir alan araştırması

Günümüzde rekabet koşullarının ve aynı tür hizmet sunan kurumların artmasıyla birlikte kurumlar rakiplerine karşı farklılık sağlayarak tercih edilmek istemektedir. Kurumların tercih edilmek için hizmet talep eden kişilerin istek ve ihtiyaçlarını hızlı şekilde anlaması ve beklentilerine cevap vermesi gerekmektedir. Bu noktada kurumlar sundukları hizmetlerin kalitesini ve kurumsal imaj algılarını artırarak rakiplerine göre rekabet avantajı sağlamak için çaba harcamaktadırlar. Hizmet alanının insan sağlığı olması dolayısıyla sağlık kurumları hizmet sunarken daha fazla özen göstermekle yükümlüdürler. Bu araştırmada ilk olarak sağlık, sağlık ekonomisi, sağlık hizmetleri, hastane tercihi, kurumsal imaj ve hizmet kalitesi kavramları ile ilgili açıklamalar yapılmıştır. Konu ile ilgili literatür incelemesinin ardından kişilerin hastane tercihine etki eden faktörleri belirlemek için Tekirdağ il merkezinde yer alan sağlık kurumlarından hizmet alan 510 kişiye hastane ortamında anket formları uygulanarak veriler toplanmış ve istatistiksel yöntem ve tekniklerden frekans analizi, güvenilirlik analizi, Mann-Whitney-u testi, Kruskal Wallis testi, açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri, yapısal eşitlik modelleri uygulanmış ve yorumlanmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular, kişilerin hizmet kalitesinin kurumsal imaj üzerinden hastane tercihine etkisi ve kurumsal imajın hizmet kalitesi üzerinden hastane tercihine olan etkisi açıklanmıştır. Hizmet kalitesinin kurumsal imaj üzerinden hastane tercihine doğrudan ve dolaylı etkilerinin olduğu ve benzer şekilde kurumsal imajın hizmet kalitesi üzerinden hastane tercihine doğrudan ve dolaylı etkilerinin olduğu bulunmuştur.

Hastane tercihiHastanelerHizmet kalitesi+2
Derya Dinçer Gültekin
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Tip 2 diyabetli obez hastaların tedavisinde bariyatrik cerrahi ve farmakolojik tedavi yöntemlerinin maliyet etkililik analizi

Diyabet ve obezite, dünya çapında halk sağlığı ve sağlık sistemlerine giderek artan zorluklar getiren devasa bir küresel sağlık tehdidir. Bu araştırmanın amacı, Tip 2 Diyabetes Mellitus (T2DM)'lu obez hastalarda Bariyatrik Cerrahi (BC) türlerinden biri olan Sleeve Gastrektomi (SG) ile Farmakolojik Tedavi (FT) yöntemlerinin geri ödeme kurumu perspektifinden maliyet etkililiğini tespit etmek ve bu tedavilerin bütçe etki analizini gerçekleştirmektir. Araştırmanın evrenini Balıkesir Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nde SG tedavisi gören T2DM'li obez 44 hasta ile Süleyman Demirel Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nde FT gören 55 hasta oluşturmaktadır. Araştırmada örneklem seçilmemiş olup evrenin tamamı araştırmaya dahil edilmiştir. T2DM'li obez hastalarda FT ve SG tedavilerinin maliyetleri geri ödeme kurumu perspektifinden ve sağlık turizmi kapsamında başvuracak hastaların maliyetlerini belirlemek amacıyla Kamu Sağlık Hizmeti Fiyat Tarifesine (KSHFT) göre hesaplanmıştır. Maliyet verileri hastanelerin hasta tedavi faturalarından, etkililik değerleri sistematik derleme ile literatürden alınmıştır. Araştırmada alternatif tedavi seçeneklerinin maliyet etkililiği belirlemek amacıyla Markov modeli kullanılmıştır. Modelde döngü uzunluğu 1 yıl, zaman dilimi ise ömür boyu (60 yıl) olarak belirlenmiştir. Araştırmada Markov modeli geçiş olasılıklarında yer alan ölüm oranları Türkiye'ye özgü yaşa bağlı ölüm oranları kullanılmış ve model Türkiye'ye özgü revize edilmiştir. Araştırmada T2DM'li obez hastaların alternatif tedavi seçeneklerinin maliyeti ve kaliteye ayarlanmış yaşam yılı (QALY) hesaplanmış ve %3 indirgeme oranı uygulanmıştır. Araştırmada sonuç ölçütü olarak ilave maliyet etkililik oranı (İMEO) ve ilave net parasal fayda (NMB) kullanılmıştır. Maliyet etkililik analizi sonucunda tek yönlü ve olasılıksal duyarlılık analizi yapılmıştır. Araştırmada Sağlık Uygulama Tebliğine (SUT) göre remisyon durumu FT maliyetleri birinci ve ikinci yıl için yıllık 19.551,25 ₺; üçüncü yıl ve sonrası için hesaplanan yıllık maliyet ise 1.368,12 ₺ olarak tespit edilmiştir. SG maliyetleri ise birinci yıl 38.980,51 ₺; ikinci yıl ve sonrası için 1.551,12 ₺'dir. T2DM durumunda ise FT maliyetleri birinci ve ikinci yıl için remisyon durumu ile aynı iken üçüncü yıl ve sonrası için 3.596,15 ₺'dir. SG'nin birinci yıl için hesaplanan yıllık maliyeti de remisyon durumu ile aynıdır. SG'nin ikinci yıl ve sonrası için yıllık maliyeti ise 3.738,63 ₺ olarak hesaplanmıştır. Araştırmada markov modeli sonucu ömür boyu FT ve SG'nin toplam maliyetleri sırasıyla 95.578,974 ₺ ve 113.245,46 ₺ olarak saptanmıştır. FT ve SG'nin ömür boyu klinik etkililik değerleri ise sırasıyla 11,33 ve 12,68 olarak tespit edilmiştir. T2DM'li obez hastalarda alternatif tedavi yöntemleri arasında yapılan maliyet etkililik analizi sonucunda SG, FT'ye göre 1,34 ilave etkililik ve 17.666,481 ₺ ilave maliyet getirmektedir. Eşik değer (WTP) 923.856 ₺ hesaplanmıştır. Araştırma sonucunda T2DM'li obez hastaların tedavisinde SG, FT'ye göre maliyet tasarrufu sağlayan maliyet etkili tedavi yöntemi olarak bulunmuştur. Bütçe etki analizinde ise geri ödeme kuruluşu perspektifinden T2DM'li obez hastaların FT ve SG yöntemleri ile tedavileri için 2023 yılı toplam sağlık harcamalarının %0,78'inin harcandığı tahmin edilmiştir. Sonuç olarak T2DM'li yüksek obezli hastalarda bariatrik cerrahi, 60 yıllık bir zaman diliminde maliyet etkili bir tedavi seçeneği olarak tespit edilmiştir. Ancak obezite tedavi yöntemlerinin her biri hayat kurtarıcı birer müdahaledir. Bu nedenle hastalar için farklı obezite tedavi yöntemlerinin bileşiminden oluşan tedavi programları planlanmalı ve uygulanmalıdır. Obezite tedavisinde kullanılan yöntemler sağlık hizmeti sunumunda rekabetçi olmaktan ziyade tamamlayıcı tedavi yöntemleri olarak düşünülmelidir. Hastalığı önleyebilmek amacıyla gereken teşhis ve tedavi yöntemlerinin uygulanarak obezite ve diyabetin kontrol altına alınması için yatırım yapılması ve erken ölüm oranlarını azaltmaya yönelik sağlık politiklarının geliştirilmesi önerilmektedir.

Diabetes mellitus-tip 2Maliyet-etkinlik analiziSağlık ekonomisi
Dolunay Özlem Zeybek
Süleyman Demirel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de ileri evre böbrek kanserinde pazopanib ve sunitinib tedavilerinin maliyet etkililik analizi

Renal hücre karsinomu (RCC) dünya genelinde böbrek kanserinin en yaygın türü olup hastalığın etkin olarak yönetiminde tedavi yaklaşımlarının önemi üzerinde durulmaktadır. Literatürde yer alan çalışmalar pazopanib (PB) ve sunitinib (SB) tedavilerinin RCC hastaları için standart niteliğinde tedaviler olduğunu ortaya koymaktadır. Yabancı literatürde RCC hastaları için söz konusu tedavilerin ekonomik değerlendirmesini ele alan çalışmaların varlığına karşılık Türkiye'de ileri evre böbrek kanseri tedavisinde PB ve SB yöntemlerinin ekonomik değerlendirme araştırmasının yapılmadığı anlaşılmıştır. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de ileri evre böbrek kanserinin birinci basamak tedavisinde PB ve SB etken maddelerinin ekonomik değerlendirme çalışmasını ödeyici kurum bakış açısı ile yapmaktır. Çalışmaya RCC teşhisi konup PB veya SB tedavilerinden birini almış 53 yetişkin hasta dâhil edilmiştir. Araştırmada progresyonsuz sağkalım, progresyonlu sağkalım ve ölüm durumundan oluşan hastalık/karar modeli kullanılmıştır. Sağlık durumları arasında geçişlerin modellenmesi için literatürden sağlanan farklı geçiş olasılıkları esas alınarak simülasyonlar iki aşamada tamamlanmıştır. Simülasyonlarda Markov model ve Monte Carlo yöntemleri kullanılmış olup Monte Carlo simülasyon yöntemi farklı kuramsal dağılımlar çerçevesinde ele alınmıştır. Ödeyici kurum üzerindeki maliyet yükünün belirlenmesi için RCC hastalığına ilişkin kaynak kullanım verisi ilgili hastanenin bilgi sistemi kullanılarak sağlanmıştır. Hastaların kemoterapi tedavisini ne uzunlukta aldıklarına ilişkin bilgiler ise hasta dosyaları ile elde edilmiştir. Etkililik ölçümü için EQ-5D yaşam kalitesi aracı kullanılarak hastalara ulaşılmış, Almanya ve İngiltere'nin katsayıları esas alınarak hasta başına ortalama kaliteye ayarlı yaşam yılı (QALY) belirlenmiştir. Maliyet ve sağlık sonuçlarının zaman değerini göz önünde bulundurmak amacıyla ekonomik değerlendirme sürecinde %3 indirgeme oranı uygulanmıştır. PB tedavisinde progresyonsuz sağkalım durumunda bulunan hastalar için aylık ortalama maliyet 10.088,89 TL iken progresyonlu sağkalım durumunda bulunan hastalar için 11.351,35 TL olarak elde edilmiştir. SB tedavisi için progresyonsuz sağkalım durumunda bulunan hastalar için aylık ortalama maliyet 10.240,73 TL iken progresyonlu sağkalım durumunda bulunan hastalar için ise 11.272,20 olarak belirlenmiştir. PB tedavisi için progresyonsuz sağkalım durumunda bulunan hastalara ilişkin ortalama QALY değeri 0,86 iken progresyonlu durumda bulunan hastalar için ise 0,42 olmuştur. SB tedavisi için ortalama QALY değeri progresyonsuz hastalar için 0,70 iken progresyonlu hastalar için ise 0,45 olarak belirlenmiştir. Temel maliyet-etkililik analizi bulguları, PB tedavisinin maliyet-etkili olmadığını; farklı geçiş olasılıkları kullanılarak üretilen maliyet-etkililik analizi bulguları ise ki-kare ve poisson dağılımları için PB tedavisinin maliyet-etkili olduğunu ortaya koymuştur. Sonuç olarak, ileri evre böbrek kanseri (İEBK) hastalığının birinci basamak tedavisinde PB tedavi yönteminin SB tedavi yöntemine göre maliyet-etkili olup olmadığı simülasyon yöntemi, geçiş olasılıkları ve olasılık dağılımlarına göre değişim göstermektedir. RCC tedavisinde hangi yöntemin maliyet-etkili olduğunun değerlendirilebilmesi için daha fazla ekonomik değerlendirme çalışmasına ihtiyaç duyulduğu söylenebilir.

Böbrek neoplazmlarıEtkililikKanser hastaları+7
Hüseyin Demir
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Hastane yöneticilerinin hastane tabanlı sağlık teknolojisi değerlendirme yöntemine ilişkin görüşlerinin değerlendirilmesi

Sağlık Teknolojisi Değerlendirme (STD) yöntemi, sağlık teknolojilerinin edinimi ile ilgili kararlarda sıklıkla başvurulan araçlardan biridir. STD'nin hastanelere uyarlanmış hali ise Hastane Tabanlı Sağlık Teknolojisi Değerlendirme (HT-STD) yöntemidir. Türkiye'de de 2012 yılından itibaren STD ile ilgili faaliyetler yürütülmektedir. Hastanelerde ise HT-STD'nin kullanımı ile ilgili yeterince bilgi mevcut değildir. Ancak hastanelerde adı her ne kadar HT-STD olarak tanımlanmasa da bir tıbbi cihaz ve ekipman edinilirken karar sürecine destek olan değerlendirme modellerinin kullanıldığı bilinmektedir. Bu araştırmanın amacı, kamu ve özel hastanelerin tıbbi cihaz ekipman edinme aşamasında, HT-STD yönteminden ne düzeyde yararlandıkları, HT-STD kullanımını etkileyen kişisel ve kurumsal özelliklerin neler olduğunu ve nasıl etkilediklerini araştırmaktır. Araştırmada, veri toplama aracı olarak geliştirilen soru kâğıdının geçerlilik ve güvenilirlik çalışmaları yapılarak, 24'ü Sağlık Bakanlığı ve 9'u özel hastane olmak üzere toplam 33 hastaneden 186 yöneticiyle görüşülmüştür. Analizler sonucunda, hastanelerde bir tıbbi cihaz/ekipman edinme aşamasında HT-STD yönteminden yararlanıldığı ve HT-STD'nin boyutlarının dikkate alındığı görülmüştür. Yöntemin önemli özelliklerinden biri olan multidisipliner yapı, değerlendirmelerde kullanılmakta, yöneticiler tarafından da tercih edilmektedir. Özel hastanelerin HT-STD'nin tüm boyutlarına, branş hastanelerinin güvenlik boyutuna, eğitim hastanelerinin ise klinik etkililik boyutuna daha fazla önem verdikleri görülmüştür. Tüm yöneticilerin klinik etkililik boyutuna, idari ve mali hizmetler müdür ve yardımcılarının ise maliyetler ve ekonomik değerlendirme boyutu ile stratejik bakış açısı ve politik yönler boyutlarına daha fazla önem verdikleri ve yöneticilerin yaşı arttıkça HT-STD yöntemine karar verme sürecinde çok daha fazla yer verdikleri bulunmuştur. Bununla birlikte, HT-STD'nin kullanımı ve yaygınlaştırılması ile ilgili ulusal düzeyde tasarlanmış sistematik bir yapının olmadığı da görülmüştür. Bu çalışma, hastanelerde HT-STD yöntem ve uygulamalarının varlığını ortaya koymanın yanında, ülke genelinde HT-STD yönteminin gelişiminin sağlık sisteminin her düzeyinde desteklenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

HastanelerSağlık ekonomisiSağlık teknolojisi değerlendirme+6
Elife Dilmaç
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Sağlık ekonomisinde sağlık hizmetlerinin finansmanı ve sağlık finansman yöntemleri: Bir uygulama

Son yıllarda ekonominin her alanında olduğu gibi sağlık sektöründe de kaynakların verimli kullanılması önem taşımaktadır. Sağlık hizmetlerinin ekonomik yönden analizi, sağlık ekonomisinin konusunu oluşturmaktadır. Sağlık ekonomisi, hem sağlık hizmetlerini hem de sağlık hizmetleri finansman faaliyetlerini tek noktada buluşturmaktadır. Sağlık ekonomisinin gelişmesinin en önemli nedenleri; kaynak ihtiyacının artması ve bunun sonucunda ortaya çıkacak sağlık finansman yöntemleri ve sağlık harcamalarıdır. Sağlık hizmeti sunan organizasyonlar tıbbi kuruluşlar oldukları kadar ekonomik ve sosyal amaçları da olan yapılardır. Sağlık sistemi ve ekonomik sistem birbirinden bağımsız değildir. Ekonomik ve sosyal şartlar, sağlık üzerinde önemli sonuçlar doğurmaktadır. Sağlık hizmetlerinin miktar ve kalitesinin artması için daha fazla harcama yapmak gerekmektedir. Özellikle sağlık hizmeti veren kurumların harcamalarının düzenli bir şekilde karşılanabilmesi için finansmanın hangi kaynaklardan ve nasıl karşılanacağı, finansman yöntemleri önemli bir konudur. Bu çalışmada tıp tarihi, sağlık, sağlık hizmetleri, sağlık hizmeti düzeyleri, sağlık harcamaları, sağlık ekonomisi ve sağlık hizmetlerinin finansmanı açıklanmaktadır. Çalışmanın uygulama kısmında panel veri analizi yöntemiyle, Amerika, İngiltere, Almanya, Japonya, Türkiye'nin sağlık harcamalarının, ilaç harcamalarının, brüt ulusal harcamaların, hekim sayısının, ekonomik büyüme oranlarına etkisi ölçülmüştür.

FinansmanFinansman yöntemleriSağlık+4
Elçin Güven
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilir kalkınma sağlık ekonomisi ilişkisinin Van ilinde analizi

Sürdürülebilir kalkınma, gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarını karşılayabilme yeteneğini ortadan kaldırmaksızın şimdiki neslin ihtiyaçlarının karşılanmasıdır. Sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurları arasında ekonomik unsurlar, sosyo-kültürel unsurlar ve çevresel unsurlar yer almaktadır. Açlığın azaltılması, nitelikli eğitim, toplumsal cinsiyet eşitliği, temiz su ve sıhhi koşullar, insana yakışır iş ve ekonomik büyüme, sanayi- yenilikçilik ve altyapı, eşitsizliklerin azaltılması, sorumlu tüketim ve üretim, sudaki yaşam, karasal yaşam, barış ve adalet, yoksulluğun azaltılması, erişilebilir temiz enerji, sürdürülebilir şehir ve yaşam alanları ile sağlıklı bireyler sürdürülebilir kalkınmanın temel hedeflerinden bazılarıdır. Bu hedeflere ulaşmada sağlık önemli göstergelerden biri olarak kabul edilmektedir. Sağlık insanoğlunun temel ihtiyaçlarından biridir. Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılan tanıma göre sağlık; bireylerin fiziki, ruhsal ve sosyal yönden tam iyilik halleri olarak ifade edilmektedir. Doğaldır ki bu tam iyilik hali yaşanılan ekonomik kalkınma ve onun etkilediği çevre ile yakından ilişkilidir. Sürdürülebilir kalkınmanın hedeflerini değerlendirmede kullanılacak sağlık göstergeleri arasında beslenme durumu, ölüm oranı, hijyen koşulları, içme suyu, sağlık hizmetler gibi değişkenler yer almaktadır. Bütün bu değişkenlerin değerlendirilmesi , sağlık adına yapılan çalışmalarında daha verimli olması için ekonomi biliminin alt dalı olarak sağlık ekonomisinin payı artmıştır. Bu tez çalışması kapsamında ''Sürdürülebilir Kalkınma Sağlık Ekonomisi İlişkisinin Van İlinde ki Analizi'' ortaya konulmuştur. Çalışmada Sürdürülebilir Kalkınma tanım ve kapsamı ile Sağlık Ekonomisi tanım ve kapsamı ve gelişimi ele alınmıştır. Van ilinde yaşayan vatandaşlara uygulanan anket çalışması ile Sürdürülebilir Kalkınma Sağlık Ekonomisi İlişkisinin Van İlinde ki Analizi yapılmıştır. Analiz sonucunda Sürdürülebilir Kalkınma ve Sağlık Ekonomisi arasında olumlu bir ilişki olduğu ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler : Sürdürülebilir Kalkınma, Sağlık Ekonomisi, Van

Ekonomi metinleriKalkınmaKalkınma politikaları+3
Nida Günsan
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul'daki özel hastanelerde performans stratejileri üzerine yapılan nitel bir çalışma

Faaliyet türü ve yapısı ne olursa olsun her işletme maliyetlerini ve gelirlerini etkin bir şekilde kontrol altında tutmak zorundadır. Günümüzde artan sağlık hizmet talebi, teknolojide ve hizmet sunumunda yaşanan gelişmeler sağlık hizmetlerinin maliyetlerini arttırmaktadır. Bir ülkenin sağlık hizmeti sağlama sisteminde çok önemli bir organizasyon olarak hastaneler, sağlık hizmetlerinin sunulmasında kritik bir rol oynamaktadır. Hastanelerde maliyetlerin hesaplanabilmesi için maliyeti ortaya çıkaran unsurların incelenmesi büyük önem taşımaktadır. Özellikle özel hastaneler, artan rekabet, değişen sağlık politikaları ve gelişen teknoloji karşısında sürdürülebilir başarıyı elde edebilmek için performans yönetimini ve bu bağlamda uygun performans stratejisini belirlemek ve etkin bir şekilde uygulamak zorundadırlar. Bu çalışmada hastanelerin performansını etkileyen finansal performans, etkinlik ölçüleri, çalışan performansı, hasta memnuniyeti, hasta güvenliği gibi stratejiler üzerine araştırma yapılmıştır. Bu çerçevede literatürde daha az çalışılan nitel araştırma yöntemlerinden biri olan fenomenolojik analiz yöntemi kullanılmıştır. Nitel araştırmalar, bireylerin dünyayı nasıl anlamlandırdıklarına, yaşantılarını nasıl deneyimlediklerine ve çeşitli fenomenlere yükledikleri anlamlara odaklanmaktadır. Bu doğrultuda İstanbul'daki özel hastanelerde yöneticilik yapan 7 katılımcı ile literatürden ve alanında uzman kişilerden destek alınarak önceden hazırlanmış sorular ile yaşadıkları bilgi ve deneyimlerinin incelenmesi amacıyla görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda; ortaya çıkan bulgular ile literatürdeki çalışmaların hem ortak noktaları hem de her yöneticinin kendine özgü stratejilerinin olduğu görülmüştür. Genel olarak değerlendirildiğinde hastanelerin performansını ölçmede kullanılan faktörlerin yalnızca finansal performans ile değerlendirilemeyeceği ifade edilebilir. Hastanın hastaneye girişinden çıkışına kadar olan bütün süreçlerin ne kadar etkili ve verimli ilerlediğinin dikkatli biçimde takip edilmesi büyük öneme sahiptir.

Ekonomik performansSağlık ekonomisiYorumlayıcı fenomenolojik analiz
Deniz Aytekin
İstanbul University-Cerrahpaşa · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessEN

The estimation of burden of chronic diseases in Turkey

Chronic diseases are increasing overtime in the world and its treatments can be more not only risky but also costly. However, patients with chronic diseases should learn how to live with it. In that sense, managing the disease for all parties is becoming more crucial. The raise in the prevalence of chronic diseases has increased the demand for healthcare services, and in this direction, a large increase has been observed in the health expenditures of the countries. Circulatory, respiratory and endocrine diseases are three important chronic diseases that causes of high morbidity, premature mortality and disability in Turkey. This study confirms that the current burden of these NCDs is significant, and it will rise in the future due to aging of the population and unhealthy lifestyle. This growing burden of disease will create significant pressure on Turkey's healthcare system in the form of indirect healthcare costs; loss of productivity and rise in the absenteeism and presenteeism. This study represented for the first-time indirect cost by monetary value of potential years of lost (MVYLL) estimation approach of circulatory, respiratory and endocrine diseases in Turkey by using the data which is obtained from Republic of Turkey Ministry of Health and Turkish Statistical Institute.

Burden of diseasesChronic diseaseHealth economics+3
Burak Balık
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Sağlığın iktisadi büyümeye etkisi: Türkiye için üretim fonksiyonu yaklaşımı

İktisadi büyüme tarih boyunca iktisatçıların ilgi alanlarının başında gelmiştir. Bununla birlikte; Mankiw, Romer ve Weil tarafından geliştirilen Genişletilmiş Neo-Klasik Büyüme Modeli'ne kadar, büyüme kuramları beşeri sermaye faktörünü göz ardı etmişlerdir. Bu çalışma; beşeri sermayenin de dâhil edildiği bir üretim fonksiyonu yardımıyla, 1960-2014 dönemi Türkiye ekonomisinde sağlığın iktisadi büyüme üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamıştır. Üretim fonksiyonunda, sağlığın yanında beşeri sermayenin diğer temel bileşeni olan eğitime de yer verilmiştir. Sağlığı temsil etmek üzere doğuşta beklenen yaşam süresi, eğitimi temsil etmek üzere ise öğretmen ve öğretim elemanı başına düşen öğrenci sayısı kullanılmıştır. Çalışmanın odak noktası büyüme olduğu için, emeğin kalitesini ve üretkenliğini arttıran eğitim önem kazanmaktadır. Bu sebeple, beşeri sermayenin eğitim ayağını temsil etmek üzere; mesleki ve teknik ortaöğretimde öğretmen başına düşen öğrenci sayısı ve yükseköğretimde öğretim elemanı başına düşen öğrenci sayısı kullanılmıştır. Ampirik analizde yöntem olarak Çok Değişkenli Ardışık Bağlanımlı Gecikmesi Dağıtılmış (ARDL) Sınır Testi seçilmiştir. Analiz sonucunda, değişkenler arasında anlamlı bir uzun dönem eşbütünleşme ilişkisi tespit edilmiştir. Ayrıca sonuçlar; doğuşta beklenen yaşam süresindeki %1 artışın gayri safi yurt içi hasılayı yaklaşık olarak %0,67 arttırdığını, mesleki ve teknik ortaöğretimde öğretmen başına düşen öğrenci sayısındaki %1 artışın gayri safi yurt içi hasılayı yaklaşık olarak %0,21 azalttığını, yükseköğretimde öğretim elemanı başına düşen öğrenci sayısındaki %1 artışın ise gayri safi yurt içi hasılayı yaklaşık olarak %0,21 arttırdığını göstermektedir.

ARDL Sınır TestiBüyümeDoğuşta yaşam beklentisi+6
Halim Can Avcı
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de sağlık hizmetleri kullanımında cepten yapılan harcamaların finansal yükü ve farklı harcama grupları üzerindeki etkileri

Türkiye'de son dönemde sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve iyileştirilmesine yönelik düzenlemeler, sosyal ve ekonomik politika alanının önemli tartışma konusunu oluşturmaktadır. Bu bağlamda, en kapsamlı reform süreci ise 2003 yılında uygulamaya konulan "Sağlıkta Dönüşüm Programı" (SDP) ile gündeme gelmiş ve sağlık politikaları dinamik bir sürece girmiştir. SDP'yle sağlık hizmetlerine yönelik çeşitli iyileşme hedeflerinin yanında, genel sağlık sigortası kapsamının genişletilmesi ve yoksul kesimlerin sigorta kapsamına dahil edilerek onların mali yönden korunmaları hedeflenmiştir. Diğer taraftan, pasif özelleştirme anlamına gelen, özel sağlık kurumlarından sözleşmeler yoluyla hizmet alımlarının da özendirilmesi yaygınlaşmıştır. Ayrıca sağlık hizmetleri için ek gelir elde etmek, gereksiz talebi önlemek ve böylece harcamaları sınırlamak amacıyla kullanıcı katkıları, son yıllarda başka ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de de sağlık hizmetlerinin sunumunda kullanılmaya başlanmıştır. Dolayısıyla, sağlık hizmetleri sunumunda iyileşmeler hedeflenirken, bu iyileşmelerden fayda sağlayan ekonomik gruplar arasında refahın nasıl dağıtıldığı sorusu sağlık finansmanı ve hakkaniyet açısından önemli hale gelmeye başlamıştır. Bu bağlamda çalışmanın amacı, 2002-2016 TÜİK Hanehalkı Bütçe Anketi (HBA) mikro verilerini kullanarak, hanehalklarının cepten yaptıkları sağlık harcamalarının ekonomik etkilerini SDP dönemi kapsamında araştırmaktır. Cepten yapılan harcamaların ekonomik etkilerinin incelenmesinde, sağlık ekonomisi literatüründe kullanılan "katastrofik harcama" düzeylerine odaklanılmış ve geleneksel yaklaşımın yanında farklı sosyoekonomik gruplar için katastrofik oranlar belirlenmiştir. Böylece önceki çalışmalardan farklı olarak; farklı sosyoekonomik gruplar için daha detaylı analizler yapılmıştır. Çalışmada ayrıca cepten yapılan sağlık harcamalarının mali yükünde etkili olası risk faktörleri incelenmiş, bununla birlikte seçim yanlılığı sorununu da dikkate alan Heckman Seçim modeliyle analizler genişletilmiştir. Genel olarak analiz sonuçlarına göre, cepten yapılan sağlık harcamalarının katastrofik yükü ılımlı bir azalma göstermiş olsa da yoksul gruplarının riskleri hala yüksektir ve harcamaların mali yükündeki risk, hastane hizmetleri alan hanehalkları arasında artmaktadır.

FinansmanSağlık ekonomisiSağlık finansmanı+2
Gökçe Manavkat
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Akut miyokard infarktüsünde hastalık maliyeti ve yaşam kalitesinin değerlendirilmesi

Akut Miyokard İnfarktüsü (AMİ), tüm dünyada ölüm nedenleri arasında önemli yere sahiptir. Hem yaşam kalitesini olumsuz etkilemekte hem de hastalara, hasta yakınlarına, sağlık sistemlerine ve topluma ekonomik yük getirmektedir. AMİ'nin yaşam kalitesine etkilerinin incelenmesi ve maliyetinin hesaplanarak oluşturduğu ekonomik yükün tespit edilmesi önemlidir. Bu araştırmanın amacı AMİ hastalık maliyetini hesaplamak, hastaların yaşam kalitesini ölçmek, hastalarda risk faktörleri, eşlik eden hastalık, tedaviye uyum durumlarını tespit etmek ve hastalık maliyeti ile yaşam kalitesini birlikte değerlendirmektir. Araştırma, Ankara Üniversitesi İbni Sina Hastanesi'nde 2022 yılında AMİ geçirmesi nedeniyle tedavi olmuş 284 hastayla gerçekleştirilmiştir. Hastalık maliyeti hasta ve hasta yakını, geri ödeme kurumu ve toplumsal perspektiflerden Aşağıdan Yukarı Maliyetleme yaklaşımı ile hesaplanmıştır. Hastalığa özgü ve genel yaşam kalitesi ölçülmüştür. Hastaların yaşam kalitesi; hasta ve hasta yakınlarının katlandığı doğrudan maliyetler ve gelir kayıpları verileri telefon görüşmesi ile elde edilmiştir. Geri ödeme kurumunun katlandığı tıbbi bakım maliyetleri hasta faturalarından alınmıştır. Olası belirsizliklerin hastalık maliyeti üzerindeki etkisini tek yönlü duyarlılık analiziyle değerlendirilmiştir. AMİ'nin bütçe etkisi analizi yapılmıştır. Araştırma grubunun hastalığa özgü yaşam kalitesi skoru olarak HeartQol fiziksel 2,22±0,90, HeartQol duygusal 1,88±0,54 ve HeartQol genel skoru 2,13±0,73'tür. Genel yaşam kalitesi skoru olarak EuroQol indeks 0,84±0,24 ve EuroQol VAS 70,74±22,94'tür. Hasta ve hasta yakını perspektifinden toplam hastalık maliyeti 1.565.307,69 TL (94.190,67 $); ortalama hastalık maliyeti 5.511,65 TL (331,66 $); geri ödeme kurumu perspektifinden toplam hastalık maliyeti 3.029.935,39 TL (182.323,04 $) ve ortalama hastalık maliyeti 10.668,79 TL (641,98 $); toplumsal perspektiften toplam hastalık maliyeti 5.339.458,12 TL (321.296,03 $); ortalama hastalık maliyeti 18.800,91 TL (1.131,32 $)'dir. Yaşam kalitesi ile cinsiyet, yaş, çalışma durumu, kalış günü, hipertansiyon, diyabet, kolesterol, sigara kullanma ve obezite risk faktörleri arasında anlamlı farklılık bulunmuştur. Hastalık maliyeti ile obezite ve diyabet risk faktörleri arasında anlamlı farklılık bulunmuştur. Hastalık maliyeti ve yaşam kalitesi ilişkisi incelendiğinde hasta ve hasta yakını perspektifinden hastalık maliyeti ile hastalığa özgü yaşam kalitesi puan ortancaları arasında anlamlı farklılık bulunmuştur. Hastalık maliyetinde önemli paya sahip olan tıbbi bakım maliyetlerini azaltmak amacıyla kaynakların daha verimli kullanılmasına yönelik tedbirler önerilmektedir. Hastalık maliyeti, yaşam kalitesi ve kardiyolojik risk faktörleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunduğundan gelecek araştırmalarda bu konuların birlikte değerlendirilmesi önerilmektedir.

Kalite ölçmeKalp neoplazmlarıMaliyet+6
Ferda Işıkçelik
Ankara University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessEN

Essays on Turkish private hospital industry: Dynamics of market structure, health reforms and regulations

This thesis consists of three essays on empirical industrial organization. The first chapter focuses on the hospital industry environment in Turkey, provides a comprehensive picture of the industry, and also sets the foundation for the following chapters. The descriptive empirical analysis, which covers a period when the private hospital market nationwide experienced considerable growth, provides an insightful description of the hospital industry in Turkey while comparatively investigating and discussing the change in the competitive and regulatory environment with the health reforms implemented under the Health Transformation Program 2003-2013 (HTP). The second chapter addresses hospital entry and competition by employing a panel dataset on hospitals and local market characteristics. The static model builds on the entry threshold method of Bresnahan and Reiss (1988, 1990, 1991). Besides explaining the proliferation of private hospitals nationwide during the HTP in local districts of Turkey over the sample period 2001-2014, the multi-period estimations help explore the overall role of the health reforms and regulations under the HTP in shaping the hospital market structure. The third and final chapter of the research analyzes the capacity choices of hospitals in the post-reform period after 2010 with the help of a stochastic strategic investment model in an oligopoly game setting. The equilibrium solution of the theoretical model and empirical analysis provides evidence for the discussion of whether the private hospitals in Turkey engage in a medical arms race in the form of strategic capacity accumulation due to the local competitive pressures on them.

Industrial economicsHospitalsHospitals-private+4
İsrafil Boyacı
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessEN

The role of health in economic growth

Sustainable economic growth depends heavily on human capital. It is also well-established that higher quality of health affects the quality of human capital. And health indicator can be considered as a good proxy for human capital. The purpose of this study is to shed some light on the empirical nature of the health role on the long-run economic growth. In this study, two different models are used to see health role on the long-run economic growth using panel least squares method with fixed effects by considering various control variables for the selected group of countries that are classified by income group and geographic region. In the first growth regression, life expectancy is used a health indicator over the period from 1960 to 2014 with 10-year average. In the secong growth regression, health expenditure per capita growth is used as a health indicator over the period from 1995 to 2014 with 5-year average.

EconomyEconomic growthHealth+4
Özdemir Teke
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de sağlığın finansmanı ve kamu hastanelerinin etkinlik analizi

Bu çalışma ile Türkiye'de uygulanmakta olan ?Sağlıkta Dönüşüm Programı'' sürecinde, Sağlık Bakanlığına bağlı Kamu hastanelerinin etkinlik ve verimliliklerinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Özellikle son yıllarda kaliteli sağlık hizmeti sunabilmenin yanında, kısıtlı kaynaklarla maksimum fayda elde etme amacı, tüm sosyal kurumlar gibi kamu hastanelerinin de önceliği haline gelmiştir. Türkiye'de özellikle ?Sağlıkta Dönüşüm Programı? ile sağlık sektöründeki değişikler sonrası hastanelerin etkinliği inceleme konusu olmuştur. Girdileri azaltma yoluyla verimliliği artırma yönündeki planlamalar önem kazanmaktadır. Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelerin finansman ve muhasebe yönetimleri her ilde döner sermaye saymanlıkları altında tek bir karar birimince sağlanmaktadır ve eğitim hastaneleri hariç kamu hastaneleri arası personel dağılımı homojendir. Buna bağlı olarak bu çalışmada Sağlık Bakanlığına bağlı kamu hastanelerinin 2005-2008 yılları arasındaki iller bazında etkinlikleri ölçeğe göre değişken getiri varsayımı altında girdi odaklı veri zarflama analizi ve Malmquist toplam faktör verimlilik endeksi ile ölçülmüştür. Etkinlik araştırmasında 2 girdi (yatak sayısı, hekim sayısı) ve 3 çıktı (poliklinikte muayene edilen hasta sayısı, yatak devir hızı, döner sermaye gelirleri) değişkeni kullanılmıştır. Analiz bulgularına göre, anılan süreçte Türkiye'de Sağlık Bakanlığına bağlı kamu hastanelerinin iller bazında ortalama etkinlik değerlerinde artış olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Kamu hastanelerinin finansmanı, Hastane verimliliği, Sağlıkta Dönüşüm Programı, Etkinlik, Verimlilik, Veri Zarflama Analizi, Malmquist Toplam Faktör Verimlilği Endeksi

Devlet hastaneleriEtkinlikFinansman+7
Murat Şen
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessEN

An economical analysis on unused and wasted medicines

Purpose: Unused/wasted drugs are a growing problem globally. This study was aimed to analyze the economic loss of unwanted/unused pharmaceutical products by an unused drug collection campaign held in a university. Materials & Method: The study conducted via Unused Drug Collection Campaign organized on the campus of Yeditepe University in Istanbul, Turkey in 2010. Collected drugs were recorded with price information (in 2010 and 2019 prices both), drug feature (content, expiry date, generic/original status and etc.) and past data needed for analysis. The results were compared by distribution in different features and pricing to make analysis. Result and Conclusion: 107 participants brought 1230 pharmaceutical products to the campaign for disposal. The economic burden of total products was 8.086 TL for retail pricing and 6.114 TL for SGK in 2010. In 2019, cost of wasted drugs was estimated as 13.526 TL and 8.721 TL respectively. Paracetamol (n=59), ipratropium bromide (n=43) and vitamin combinations (n=24) were found to be the mostly wasted. Tablet (44,63%), capsules (8,86%) and injectable forms (6,26%) predominated as dosage forms. 45,55% of total drugs were original whereas 39,63% of them were generic. Regarding expiration date, drugs were kept 10 months after expiry date as mean. Most of collected drugs were expired (63,04%), with their original container (62,28%) and used (69,94%). 9,83% of the whole drugs were drug samples and 30,06% were never used. The need for public education and awareness about negative effects of unused drugs in health, economic and also in environment should be emphasized. Further studies should be conducted to evaluate the extend of waste. In addition, health care professionals and particularly pharmacists should encourage the public to learn rational use of drugs and safe disposal of drugs. The incremental cost of unused/wasted drugs can be minimized by collaboration of governments, educators, health care providers and public.

Rational drug useEconomic effectHealth economics+5
Esra Çelik
Yeditepe University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Health spending and economic growth

In this study, the effects of health spending on economic growth in OECD countries were investigated between 1998 and 2017. In the scope of the study, a panel data was created by using output-side real GDP as dependent variable, gross capital formation, government consumption, health spending and human capital index as independent variables. In order to achieve economic growth, the spending of health takes an important place and the amount can differ from one country to another base on the development level of the country. When there is a good progress in economy of a country, the progress can be also seen in the fields of health and education as well. People, who are at a certain level economically and in terms of health, within a society, are one of the vital inputs for economic development. Therefore, this study which focuses on understanding the place of health spending in economic development is quite important. All actions, which affect people within a community in physical, psychological and social terms, are included in health care. In order to keep economic progress positively, the length of life-time should get longer and mortality should decrease. Manpower is an important factor that brings economic achievement to today's societies and therefore requires economic investment. So, the spending on health are kind of investment to succeed productivity in manpower and it cannot be considered as a burden to economy because of the fact that spending will turn into investments. Key words: Health Spending, Economic Growth

Economic growthHealth economicsHealth financing+2
Simge Ecem Çalışkan
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Eczacılık fakültelerinde farmakoekonomi eğitimi ve öğrencilerin farmakoekonomi ile ilgili bilgi düzeyleri

Kurt M. Eczacılık Fakültelerinde Farmakoekonomi Eğitimi ve Öğrencilerin Farmakoekonomi ile İlgili Bilgi DüzeyleriAmaç: Bu çalışmada Eczacılık Fakültelerinde verilen farmakoekonomi eğitimi incelenmiş ve öğrencilerin farmakoekonomi hakkındaki bilgi düzeylerinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Farmakoekonominin dünyada eczacılık eğitimi programlarındaki yeri ile karşılaştırmalı olarak konunun öneminin ve Türkiye'deki durumun ortaya konulması hedeflenmiştir.Metod: Araştırmanın amacına uygun olarak İstanbul ve Ankara'da bulunan Eczacılık Fakültelerinin 4. ve 5. sınıf öğrencilerinin farmakoekonomi hakkındaki bilgi düzeylerini tespit etmek amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan anket yöntemi kullanılmıştır.Bulgular: Fakülte temsilcilerinin verdiği bilgiler sonucunda farmakoekonomi dersinin iki fakültenin müfredatında yer aldığı, diğerlerinde ise müfredata eklenmesinin planlandığı belirtilmiştir. Öğrencilere uygulanan anket sonuçları değerlendirildiğinde ise eğitim müfredatında farmakoekonomi dersi yer alan fakültelerin öğrencilerinin konu hakkında diğer fakülte öğrencilerine göre daha çok bilgi sahibi oldukları görülmüştür. Öğrencilerinin % 78'inin farmakoekonomi ile ilgili eğitim alma konusunda istekli oldukları tespit edilmiştir. Farmakoekonomi alanında uzman birini/birilerini tanıyan öğrencilerin bu alanda kariyer yapmayı planladıkları tespit edilmiştir. Öğrencilerin % 18,9'unun farmakoekonomi alanında çalışma yapmayı planlaması bu konudaki eğitim ihtiyacını da gündeme getirmektedir.Sonuç: Anket çalışmasına beş eczacılık fakültesinden 970 öğrenci katılmıştır. Her fakülte için dekanlık tarafından belirlenen bir öğretim görevlisi tarafından müfredatlarındaki farmakoekonomi eğitimine ilişkin bir bilgi formu doldurmaları istenmiştir. Toplanan bu bilgiler ışığında çalışmanın yapıldığı Eczacılık Fakültelerinin ikisinde farmakoekonomi dersinin müfredata yer aldığı, üçünde yer almadığı gözlenmiştir. Bu araştırmada farmakoekonomi biliminin önemi öğrencilerin bakış açısından sorgulanmış olup öğrencilerin % 92,9'u farmakoekonomi biliminin öneminin yeterince bilinmediğini bildirmişlerdir. Farmakoekonomi hastaların yaşam kalitesini arttırmada önemli bir hedef olduğu için; eczacıların bu alandaki aktivitelerini arttırmak üzere aksiyonlar alınması gerekmektedir. Bunun için eczacılık fakültelerinin müfredatlarına farmakoekonomi dersinin eklenmesi gereklidir. Ülkemizde farmakoekonominin öncelikle eczacılık lisans eğitimi müfredatına eklenmesi, ardından bu alanda eğitimli uzman sayısını arttırmak amacıyla yüksek lisans ve doktora programlarının açılması gerekliliği göz önünde bulundurulmalıdır.Anahtar kelimeler: Farmakoekonomi, Sağlık ekonomisi, Eğitim, Eczacılık, Eczacılık eğitimi

EczacılıkEkonomiEğitim+2
Mehtap Kurt
Yeditepe University · Institute of Health Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

TRB1 bölgesinde etlik piliç yetiştiriciliği yapan işletmelerin ekonomik analizi

Bu araştırmada, TRB1 bölgesinde yer alan Elazığ, Bingöl, Malatya ve Tunceli illerindeki piliç eti üretiminin ekonomik analizi gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın ana materyalini, söz konusu illerde bir entegrasyona bağlı olarak faaliyet gösteren ve örnekleme yöntemiyle belirlenen 162 etlik piliç işletmesine ait üretim verileri oluşturmaktadır. Anket yoluyla elde edilen bu veriler kullanılarak yapılan ekonomik analizde, işletmelerin yıllık faaliyet sonuçlarının yanı sıra kârlılık ve verimlilik düzeyleri de ayrıntılı olarak incelenmiştir. İşletmeler kapasitelerine göre küçük (25.000), orta (25 001-35 000) ve büyük (35 001 ve üzeri) olarak ölçeklere ayrılmıştır. Araştırmaya katılan işletmelere yönelik teknik sonuçlar incelendiğinde, ortalama ölüm oranı %7,50; ortalama canlı ağırlık 2,590 kg; ortalama besi süresi 41,57 gün; ortalama besi devresi 5,39 adet/yıl ve yemden yararlanma oranı 1,659 kg olarak tespit edilmiştir. İşletmeler genelinde toplam üretim maliyetinin, %94,28'i değişken, %5,72'si sabit masraflardan oluşmuştur. Maliyeti oluşturan masraflar içerisinde ilk sırayı yem (%66,56) alırken, bunu sırasıyla civciv (%19,54), enerji (%5,13), temizlik dezenfeksiyon (%0,38), genel idare (%1,04), sağlık (%1,16), bakım-onarım (%0,48), işgücü (%1,83), altlık materyali (%0,94), yakalama-yükleme (%0,56) ve amortisman (%2,38) kalemleri takip etmiştir. 1 kg canlı ağırlık bakım maliyeti 5,23 TL olarak belirlenmiştir. Araştırma kapsamında işletmeler genelinde Avrupa Verimlilik Faktörü de 346,26, yem kısmi verimliliği 0,646 kg ve işgücü kısmi verimliliği ise 1 466,56 kg olarak tespit edilmiştir. Sonuç olarak; araştırma bölgesinde büyük ölçekli işletmeler yoğun üretim kapasitesi ve düşük ölüm oranıyla öne çıkarken, orta ölçekli işletmeler en yüksek canlı ağırlığa ulaşmakta fakat yem verimliliği açısından geride kalmaktadır. Küçük işletmeler ise daha düşük hacimde üretim yapmakla birlikte üretim sürecinde yüksek ölüm oranları ile karşılaşmaktadırlar. Sonuç olarak, TRB1 bölgesinde işletme ölçeğine göre farklı üretim stratejileri ve yönetim modellerinin uygulanması gerektiğini ortaya koymakta; araştırma sonuçlarının verimlilik, hayvan sağlığı ve ekonomik sürdürülebilirlik açısından stratejik kararlar alınmasına katkı sağlayacağı söylenebilir.

Etlik piliçKanatlı hayvanlarKümes hayvanları+3
Ahmet Feyyaz Eröz
Fırat University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de sağlık hizmetlerinin sunumunda kamu ve özel sektör ortaklığının analizi

ÖZET TÜRKİYE'DE SAĞLIK HİZMETLERİNİN SUNUMUNDA KAMU ve ÖZEL SEKTÖR ORTAKLIĞININ ANALİZİ KÖSTEKÇİ, Ahmet Yüksek Lisans Tezi, Maliye Ana Bilim Dalı Tez Danışmanı: Yrd. Doç. Dr. Yusuf KARAASLAN Temmuz, 2014, 152 sayfa 1980'lı yıllarda ortaya çıkan neo-liberal ekonomi politikaları, devletlerin kamusal hizmet sunma anlayışını değiştirmiştir. Kamusal hizmet sunum anlayışındaki değişikliğin bir sonucu olarak ortaya çıkan kamu ve özel sektör ortaklığı modelinin sağlık sektöründe uygulanması 1990'lı yıllarda gerçekleşmiştir. Çalışmanın konusunu oluşturan Türkiye'de kamu ve özel sektör ortaklığı modeli kapsamında yarı kamusal nitelikteki sağlık hizmetlerinin sunumu düşüncesi ise sağlık sektörünün büyük bir gelişim göstermeye başladığı 2000'li yılların başına dayanmaktadır. Bu model ile sağlık sektörü için ayrılan kaynakların daha etkin ve daha verimli kullanılması amaçlanmaktadır. Aynı zamanda kamu ve özel sektör ortaklığı modeli ile özel sektör fonlarının kamuya yararlı sağlık hizmetlerinde kullanılması amacıyla risklerin, getirilerin ve sorumlulukların taraflar arasında en uygun şekilde paylaştırılması suretiyle daha kaliteli ve daha hızlı bir hizmet sunumu hedeflenmektedir. Türkiye'nin yönetim anlayışında yeni bir finansman yöntemi olan sağlık hizmetlerinin kamu ve özel sektör ortaklığı kapsamında sunulması bu çalışmanın ana konusunu oluşturmuştur. Sağlık ekonomisi, sağlık hizmetleri ve bu ortaklık modeli teorik olarak değerlendirilerek modelin çeşitli ülke uygulamaları üzerinde durulmuştur. Son olarak bu finansman yönteminin kullanılacağı sağlık sektörünün Türkiye'deki durumu analiz edilerek bu model kapsamında gerçekleştirilmek istenilen mevcut projeler detaylandırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sağlık Ekonomisi, Sağlık Hizmetleri, Sağlık Sektörü, Kamu ve Özel Sektör Ortaklığı.

Kamu-özel sektör ortaklığıSağlık ekonomisiSağlık hizmetleri+2
Ahmet Köstekçi
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00

Related subjects