In-class behaviors
76 theses under this subject heading
Anaokullarında örgüt iklimi ile öğretmenlerin sınıf yönetimi becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi: Malatya ili örneği
Bu araştırma, resmi bağımsız anaokullarında çalışan okulöncesi öğretmenlerinin okullarının örgüt iklimine ilişkin algıları ile sınıf yönetimi becerileri arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Malatya il merkezinde bulunan 15 bağımsız anaokulundan 102 öğretmenle çalışılmıştır. Öğretmenlerin demografik özelliklerini belirlemek amacıyla ?Kişisel Bilgi Formu?, öğretmenlerin örgüt iklimi algılarını belirlemek amacıyla ?Örgütsel İklimi Betimleme Anketi? ve öğretmenlerin sınıf yönetimi algılarını belirlemek amacıyla ?Sınıf Yönetimi Beceri Düzeyi Ölçeği? kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi için SPSS 17.0 programı kullanılmış, frekans, yüzde, Cluster analizi, Pearson korelasyon katsayısı ve Regresyon analizi tekniklerinden yararlanılmıştır.Araştırmanın sonucunda, öğretmen algılarına göre çalışılan 15 okuldan 5 okulun iklim tipi ?Açık?, 2 okulun iklim tipi ?İlgili?, 3 okulun iklim tipi ?İlgisiz? ve 5 okulun iklim tipi ?Kapalı? olarak belirlenmiştir. Örgüt ikliminin alt boyutları ile öğretmenlerin cinsiyeti, yaşı, öğrenim düzeyi, öğretmenlikte çalışma süresi, bulunduğu okulda çalışma süresi ve günlük çalışma süresi arasında anlamlı bir fark bulunmazken, çalışılan yaş grubu ile örgüt ikliminin ?Mesleki Dayanışma? alt boyutu arasında, çalışılan yaş grubu ve çalışılan çocuk sayısı ile örgüt ikliminin ?Samimi? alt boyutu arasında pozitif yönde, çocuk sayısı ile örgüt ikliminin ?Destekleme? alt boyutu arasında negatif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur.Araştırmaya katılan öğretmenlerin algılarına göre büyük bir çoğunluğunun yeterli düzeyde sınıf yönetimi becerilerine sahip olduğu belirlenmiştir. Ayrıca öğretmenlerin demografik özellikleri ile öğretmenler tarafından algılanan sınıf yönetimi becerileri arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Öğretmenlerin algılarına göre örgüt ikliminin ?Yakından Kontrol?, ?Engelleme? ve ?İlgisiz?alt boyutları ile algılanan sınıf yönetimi becerileri arasında anlamlı bir ilişki bulunmazken, örgüt ikliminin ?Destekleme?, ?Mesleki Dayanışma? ve ?Samimi? alt boyutları ile algılanan sınıf yönetimi becerileri arasında anlamlı ilişkiler belirlenmiştir. Öğretmenler tarafından alğılanan örgüt ikliminin, öğretmenler tarafından algılanan sınıf yönetimi becerilerine etkisine ilişkin yapılan Regresyon analizi sonucunda istatstiksel olarak anlamlı bir sonuca ulaşılamamıştır.
Okul öncesi öğretmenlerinin sınıf içi uygulamalarına yönelik teknolojik pedagojik alan bilgilerine ilişkin görüşlerinin incelenmesi
Gelişen ve değişen dünyada, her alanda olduğu gibi eğitim alanında da her gün yeni gelişmeler meydana gelmektedir. Bu gelişmelerin eğitimciler tarafından takip edilmesi ve eğitim sistemine uyarlanması verilen eğitimin kalitesi açısından önem arz etmektedir. Bu açıdan eğitimin temeli olan okul öncesinde, temelin sağlam atılabilmesi için günümüzde, okul öncesi öğretmenlerinin bilgi ve yeterliliklerinde donanımlı hale gelmeleri, teknolojik pedagojik alan bilgisine sahip olmaları beklenmektedir. Bu kapsamda çalışmada; okul öncesi öğretmenlerinin teknolojik pedagojik alan bilgilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, nitel araştırma yöntemi kapsamında durum çalışması modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu amaçlı örnekleme yöntemi ile belirlenen Kütahya ili merkez anaokullarında görev yapmakta olan 12 okul öncesi öğretmeni oluşturmuştur. Veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu, gözlem formu ve kişisel bilgi formu ile toplanmış ve elde edilen veriler nitel veri analizi yöntemleriyle analiz edilmiştir. Verilerin analizi sonucunda, okul öncesi öğretmenlerinin sahip oldukları pedagojik bilgileri ve alan bilgileri teknolojik pedagojik alan bilgilerinin yeterli düzeyde olduğu belirlenmiştir. Araştırmanın sonuçlarından yola çıkarak araştırmacılara yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: Okul öncesi öğretmenleri, teknolojik pedagojik alan bilgisi, TPAB
Öğretmenlerin sınıf içi uygulamalarının bilgi işlemsel düşünme becerisi bağlamında incelenmesi: Bir Q metot analizi
Bu araştırmada öğretmenlerin sınıf içi uygulamalarının bilgi işlemsel düşünme becerisi bağlamında incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma sürecinde nicel ve nitel süreçlerin bir arada kullanıldığı Q metodolojisi kullanılmıştır. Q metodu ile öğretmenlerin sınıf içi uygulamalarında; çalışmaya katılan öğretmenlerin farklı gruplar altında toplanıp toplanmadığı ve toplanılan faktörlerin ne anlama geldiği ve bilgi işlemsel düşünme becerisinin alt boyutlarına ilişkin düşünceleri incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubu 48 sınıf öğretmeninden oluşmaktadır. Çalışma grubundaki öğretmenlerin çalıştıkları okulların sosyoekonomik düzeyi, çalıştıkları yıl (kıdem) ve cinsiyet değişkenleri toplanmış ve analiz sürecinde bu değişkenler dikkate alınmıştır. Çalışmanın Covid-19'a denk gelmesi dolayısıyla veriler çevrimiçi olarak toplanmıştır. Araştırma kapsamında verilerin analizi sürecinde "PQMethod 2.35" yazılımı, verilerin çözümlenmesi sürecinde temel bileşenler analizi kullanılmıştır. Q dizgisi aracılığıyla toplanan veriler PQMethod programına aktarılmıştır. Tüm veriler aktarıldıktan sonra analiz işlemine başlanmıştır. Analiz sürecinde ilk olarak faktör yük değerleri hesaplanmış ve kritik anlamlılık sınır değeri (0,52) belirlenmiştir. Araştırmada 48 katılımcının faktör sonuçları verilmiştir. Yapılan temel bileşen ve döndürme analizleri sonucunda 48 katılımcının 7 faktör altında toplandığı tespit edilmiştir. Bu araştırmanın sonucunda öğretmenlerin bilgi işlemsel düşünme becerisine olumlu yaklaştıkları fakat sınıf içi uygulamalarında bilgi işlemsel düşünme becerisini oluşturan alt boyutları tam anlamıyla kullanmadığı belirlenmiştir. Yapılan araştırmalarda bilgi işlemsel düşünme becerisinin en önemli alt boyutu olarak görülen soyutlamanın, öğretmenler tarafından sınıf içi uygulamalarında bilinçli olarak kullanmadıkları gözlenmiştir. Araştırma sonucunda katılımcıların kıdem, çalıştıkları okulların sosyoekonomik düzeyleri ve cinsiyet değişkenleri açısından bir farklılığa rastlanmamıştır.
Okullarda demokratik eğitim ortamının gerçekleşmesine yönelik öğretmen algıları
Bu araştırmada öğretmen algılarına göre sınıf içerisinde demokratik eğitim ortamının ölçütlerinin gerçekleşme düzeyi, bu düzeye etki eden faktörler ve bu ölçütlerin gerçekleştirilmesine engel olan problem kaynakları incelemiştir. Bu inceleme sürecinde tekil ve karşılaştırma türü ilişkisel tarama modelleri kullanılmıştır. Araştırma nicel ve nitel yöntemlerin beraber kullanıldığı, karma metot tasarımına uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini İstanbul ilinde ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 1091 öğretmen oluşturmuştur. Araştırma verileri araştırma kapsamında geliştirilen Demokratik Eğitim Ortamı Ölçeği, anket ve açık uçlu bir sorunun yer aldığı soru formu ile toplanmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin demokratik eğitim ortamı ölçütlerini genel olarak ve karar alma ile eğitim programı-öğretim alt boyutları bakımından çoğu zaman; öğretmen-ilişkiler alt boyutu bakımından ise her zaman gerçekleştirdiklerini algıladıklarını ortaya çıkmıştır. Araştırmanın diğer sonuçlarına göre eğitim kademesi, lise türü ve branş değişkenleri demokratik eğitim ortamı ölçütlerinin genel olarak ve tüm alt boyutlar bakımından gerçekleştirilme düzeylerinde anlamlı biçimde farklılaşmaya neden olmaktadır. Bununla birlikte demokratik eğitim ortamı ölçütlerinin gerçekleştirilme düzeyinde okulun ortalama sınıf mevcudunun genel olarak ve eğitim programı-öğretim alt boyutu bakımından; mezun olunan kurum türünün genel olarak ve karar alma ile eğitim programı-öğretim alt boyutları bakımından; demokratik eğitimle, demokrasi eğitimiyle ve insan hakları eğitimiyle ilgili HÖE ya da HİE alma durumunun genel olarak ve karar alma ile eğitim programı-öğretim alt boyutları bakımından; kişilerarası ilişkilerle ilgili HÖE ya da HİE alma durumunun ise genel olarak ve eğitim programı-öğretim alt boyutu bakımından anlamlı bir farklılaşmaya neden olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca araştırma sonucunda sınıf içinde demokratik eğitim ortamı ölçütlerinin gerçekleştirilmesine engel olan problem kaynakları önem sıralamasına göre "fiziki alt yapı ve eğitim teknolojilerinden kaynaklı problemler", "aile kaynaklı problemler", "eğitim politikaları kaynaklı problemler", "öğrenciyle ilgili problemler", "eğitim/öğretim programları kaynaklı problemler" ve "öğretmen kaynaklı problemler" olarak saptanmıştır. Bu problem kaynaklarının ise eğitim kademelerine göre farklılaşmadığı ancak her kademe için problem kaynaklarının öncelik sıralamasının değiştiği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Demokratik eğitim, demokratik eğitim ortamı, demokratik eğitim ortamı ölçeği, eğitim programı, öğretim, karar alma, öğretmen, sınıf içi ilişkiler
İlköğretim I. kademe öğretmenlerinin sınıf içi problem davranışlara yönelik müdahalelerinin incelenmesi
ÖZET İLKÖĞRETİM I. KADEME ÖĞRETMENLERİNİN SINIF IÇI PROBLEM DAVRANIŞLARA YÖNELİK MÜDAHALELERİNİN İNCELENMESİ Ahmet ATÇI Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı DanışmanYrd. Doç. Dr. Meral ATICI Nisan,2004, 90 sayfa Bu araştırmada; ilköğretim I. kademe 4. ve 5. sınıf öğretmenlerinin sınıflarında karşılaştıkları problem davranışlar ve bu davranışlara karşı müdahalelerinin neler olduğu incelenmiştir. Ayrıca problem davranışların, okulun sosyo-ekonomik düzeyine, sınıf düzeyine, öğretmenin deneyimine ve sınıftaki öğrenci sayısına göre farklılaşıp farklılaşmadığına bakılmıştır. Ayrıca problem davranışlara müdahalelerin öğretmenin cinsiyetine ve deneyimine göre değişip değişmediği, problem davranışı yapan öğrencinin cinsiyetinin ve basan durumunun öğretmenin müdahalesini etkileyip etkilemediği ve öğretmenlerin problem davranışlarla başetmede okul psikolojik danışmanıyla ne tür işbirliği yaptığı da incelenmiştir. Araştırmanın çalışma evrenini, 2003-2004 eğitim öğretim yılında Adana İli Yüreğir ve Seyhan ilçelerindeki ilköğretim okullarında görev yapan sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Bu çalışmada olasılık temelli olmayan örneklem tekniklerinden amaçlı örneklem tekniği kullanılmıştır. Amaçlı örneklem tekniklerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi yoluyla alt, orta ve üst sosyo-ekonomik düzey 9 okuldan 16 sınıf öğretmeni araştırmaya katılmıştır. Araştırma için gerekli olan veriler nitel araştırma yöntemlerinden gözlem ve görüşme yoluyla toplanmıştır. Gözlem ve görüşmeler araştırmacı tarafından geliştirilen yan yapılandırılmış gözlem ve görüşme formu kullanılarak gerçekleştirilmiştir. 16 öğretmenin sınıfında toplam 48 gözlem yapılmış ve öğretmenlerle de birer kez görüşülmüştür.Verilerin içerik analiziyle çözümlenmesi sonucunda, söz almadan konuşma ve arkadaşıyla konuşma sınıflarda en çok gözlenen problem davranışlar olarak ortaya çıkmıştır. Bunun yanında gürültü yapma, derse ilgisizlik, yerinden kalkıp dolaşma ve sesli parmak kaldırma da sınıflarda sıkça gözlenmiştir. Arkadaşıyla kavga etme, başkasının eşyasına zarar verme ve araç gereç getirmeme davranışları en az gözlenen problem davranışlardır. Okulun sosyo-ekonomik düzeyine, sınıfın düzeyine, öğretmenin deneyimine ve sınıftaki öğrenci sayısına göre problem davranışlarda büyük farklılıklar görülmemekle birlikte bütün sınıflarda söz almadan konuşma ve arkadaşıyla konuşma en çok gözlenen problem davranışlar arasında yer almaktadır. Emir verme, işaret kullanma ve görmezden gelme öğretmenlerin problem davranışlarla baş etmede en çok kullandıkları yöntemlerdir. Bununla birlikte öğretmenler tarafından sıkça kullanılan yöntemler; göz iletişimi kurma, ismini söyleme, azarlama, soru sorma, tehdit etme, fiziksel yakınlık, mizah kullanma ve eleştirmedir. Problem davranışlara müdahaleler, öğretmenin cinsiyetine ve deneyim yılına göre benzerlik göstermekle birlikte bazı faklılıklarda vardır. Anahtar Kelimeler: İstenmeyen Davranış, Müdahale Stratejisi, Sınıf Yönetimi
İlköğretim I. aşama sınıf öğretmenlerinin sınıfta gözlemledikleri problem davranışlar
ÖZET İLKÖĞRETİM L AŞAMA SINIF ÖĞRETMENLERİNİN SINIFTA GÖZLEMLEDİKLERİ PROBLEM DAVRANIŞLAR Fatma SADIK Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı Danışman: Prof. Dr. Adil TÜRKOĞLU Temmuz-2000, 238 sayfa Bu araştırma, İlköğretim I. Aşama (1-5. sınıf) sınıf öğretmenlerinin sınıfta gözlemledikleri problem davranışları belirlemek amacıyla yapılmış, genel tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Bu bağlamda; ilkokul sınıflarında problem davranış olarak tanımlanan öğrenci davranışları, bu davranışların sınıflarda hangi sıklıkta gözlendiği (yoğunluk), problem davranışların önem dereceleri (ciddilik), sürekli problem davranış gösteren öğrenci sayısı ve cinsiyeti, öğretmenlerin yönetimini zor olarak nitelendirdiği problem davranışlar, problem davranışların yönetimine ayrılan süre, öğretmenlerin bu konuda kendi yeterliliklerini nasıl algıladıkları ve problem davranışların nedenleri konusunda öğretmenlerin görüşleri alınmıştır. Araştırmanın çalışma evreni, 1999-2000 eğitim-öğretim yılında Adana ili Yüreğir ve Seyhan merkez ilçelerindeki ilköğretim okullarında görev yapan sınıf öğretmenleridir. Tesadüfi küme örnekleme yöntemi ile seçilen 19 ilköğretim okulunda görev yapan 321 sımf öğretmeni araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Bu araştırma için gerekli veriler araştırmacı tarafindan ilgili literatürden yararlanılarak ve uzman görüşüne başvurularak geliştirilen anket formunun uygulanması ile elde edilmiştir. Anket iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm Ikişisel bilgiler, ikinci bölüm ise problem davranışlarla ilgili sorulardan oluşmaktadır. Ankette toplam 21 soru bulunmaktadır. Araştırmadan elde edilen bulgular şu şekilde özetlenebilir. Öğretmenlerin problem davranış olarak tanımladıkları öğrenci davranışları genellikle kişiye ve eşyalara karşı saldırganlık içeren bireysel davranışlardır. Çocuğun ders çalışma beceri ve alışkanlıklarından, gelişim özelliklerinden kaynaklanan davranışlar (sağa-sola bakınmak, ders dışında başka bir işle uğraşmak, yanındaki arkadaşı ile konuşmak vb.) genellikle "kısmen" problem davranış olarak tanımlanmıştır. Öğretmenlerin sınıf içinde "en sık" gözlediği problem davranışlar; verilen görevleri yapmamak, sınıfta bir şeyler yemek, ders dışında bir işle uğraşmak, herhangi bir nesne ile meşgul olmak davranışlarıdır. Hırsızlık, arkadaşlarıyla kaba ve küfürlü konuşmak, yalan söylemek, arkadaşlarından izin almadan çantalarını karıştırmak davranışları ise öğretmenlerin "en ciddi" algıladıkları problem davranışlardır. Yönetimi "en zor" olarak nitelendirilen öğrenci davranışları ise; hırsızlık, öğretmenin ve arkadaşlarını sözünü keserek konuşmak, saldırganlık, yalan söylemek, birbirlerini şikayet etmek ve diğer öğrencileri konuşarak rahatsız etmek davranışlarıdır. Genel olarak her sınıfta ortalama 5 öğrenci öğretmenler tarafından sorunlu öğrenci olarak tanımlamış ve bu öğrencilerin erkek öğrenciler olduğu belirtilmiştir. Öğretmenler, problem davranışların yönetimine gereğinden fazla zaman harcamalarına rağmen bu konuda "ara sıra" sorunlar yaşadıklarını belirtmişlerdir. Aile, çocuğun okul dışındaki arkadaş çevresi, kalabalık sınıflar ve toplum problem davranışların temel nedenleri olarak gösterilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sınıf Yönetimi, Öğretim Yönetimi, Davranış Yönetimi, Problem Davranışlar, İlköğretim n
Sınıf ve branş öğretmenlerinin ilköğretim 5. sınıflarda karşılaştıkları istenmeyen davranışlar ve bu davranışlarla baş etme stratejileri
Bu araştırmanın amacı, sınıf ve branş öğretmenlerine göre ilköğretim 5. sınıflarda karşılaşılan istenmeyen davranışlar ve baş etmede kullanılan stratejilerin neler olduğunun incelenmesidir.Araştırma evrenini 2008?2009 eğitim öğretim yılında Şırnak ili Cizre ilçesinde bulunan ilköğretim okullarındaki 5. sınıflarda derslere giren sınıf ve İngilizce öğretmenleri oluşturmaktadır. Nicel ve nitel araştırma modellerinin ikisi kullanılarak desenlenen araştırmada örnekleme yöntemi olarak amaçlı (olasılıklı olmayan) örnekleme yöntemlerinden kolay ulaşılabilir durum örneklemesi (convenience sampling) yöntemi kullanılmıştır. Bu bağlamda Cizre merkez ve merkeze bağlı köyler de dahil olmak üzere toplam 18 ilköğretim okulundaki 84 sınıf öğretmeni ve 31 İngilizce öğretmeni olmak üzere toplamda 115 öğretmene ulaşılarak anket uygulanmıştır. Anket uygulanan öğretmenlerden gönüllülük esasına dayalı olarak 6 sınıf öğretmeni ve 6 İngilizce öğretmeni olmak üzere toplam 12 öğretmenle de görüşme yapılmıştır.Bu araştırma için gerekli veriler araştırmacı tarafından ilgili literatürden yararlanılarak ve uzman görüşüne başvurularak geliştirilen anket formunun uygulanması ve öğretmenlerle yapılan görüşmelerden elde edilmiştir. Anket kullanılarak elde edilen verilerin analizinde SPSS paket programı 13.0 kullanılmış, sonuçları ise frekans ve yüzde olarak sunulmuştur. Görüşme video kamera ile kaydedilmiş ve içerik analizi ile çözümlenmiştir Araştırmadan elden edilen bulgular şu şekilde özetlenebilir:Sınıf öğretmenleri en çok karşılaştıkları istenmeyen davranışları; birbirleriyle konuşmak, söz hakkı almadan konuşmak, dersin akışını isteyerek bozmak, arkadaşlarına karşı saldırgan davranışlar sergilemek, ödev yapmamak, verilen görevleri yerine getirmemek, küfür etmek, yalan söylemek, hırsızlık yapmak ve öğretmeni dinlememek olarak belirtirken; İngilizce öğretmenleri ise en çok karşılaştıkları istenmeyen davranışları; birbirleriyle konuşmak, dersin akışını isteyerek bozmak, birbirlerini şikâyet etmek, arkadaşlarına karşı saldırgan davranışlar sergilemek, küfür etmek, yalan söylemek, derste ders dışı şeylerle uğraşmak olarak belirtmişlerdir.Sınıf öğretmenleri karşılaştıkları istenmeyen davranışlar karşısında en çok sözlü uyarı (söz ile uyarı), davranışın nedenini araştırma (soru sorma), beden dili (göz teması kurma), görmezden gelme ve davranış düzenleme (açıklama yapma) stratejilerini kullanırken; İngilizce öğretmenlerinin sözlü uyarı (söz ile uyarı), davranışın nedenini araştırma (dersten sonra konuşma), ceza verme (eksi not), görmezden gelme ve davranış düzenleme (açıklama yapma) stratejilerini kullandıkları sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Sınıf Yönetimi, İstenmeyen Davranış, İlköğretim
Öğretmenlerin sınıfta istenmeyen davranışları yönetme stratejilerine ilişkin bir inceleme
Bu araştırmada, 2017-2018 eğitim-öğretim yılı Yozgat il merkezinde anaokulu ve ilkokul öğretmenlerinin kullandıkları istenmeyen davranışları yönetme stratejilerini belirlemek ve çeşitli değişkenler ile ilişkini ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırma evrenini 2017–2018 eğitim öğretim yılında Yozgat il merkezinde bulunan ilkokullardaki ve bağımsız anaokullarında bulunan okul öncesi ve sınıf öğretmenleri oluşturmuştur. Nicel ve nitel araştırma modellerinin ikisi kullanılarak desenlenen araştırmada örnekleme yöntemi olarak amaçlı (olasılıklı olmayan) örnekleme yöntemlerinden kolay ulaşılabilir durum örneklemesi (convenience sampling) yöntemi kullanılmıştır. Nicel boyut, araştırmacı tarafından geliştirilen "Öğretmenlerin İstenmeyen Davranışları Yönetme Stratejileri Envanteri" nin, örnekleme giren 230 öğretmene uygulanmış, nitel boyut ise 11 sınıf ve okul öncesi öğretmeni ile görüşme yapılarak yürütülmüştür. Elde edilen nicel veriler SPSS programında, nitel veriler içerik analizi yapılarak çözümlenmiştir. Araştırmadan elde edilen verilerin çözümlenmesi amacıyla aritmetik ortalama, standart sapma, yüzde, t-testi, Mann Whitney U, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Kruskal Wallis H testleri yapılmıştır. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin sınıfta en sık karşılaştıkları sınıf içi istenmeyen davranışların başında "Fiziksel ve sözel şiddet", "Arkadaşlarını rahatsız edici davranışlarda bulunma" ve "Sınıf kurallarına uymama" yer almıştır. Sınıf içi istenmeyen davranışları yönetme stratejileri olarak en çok "Düşünmeye dayalı stratejileri" benimsedikleri, bunu takiben "Duygulara dayalı stratejileri" kullandıkları en az benimsedikleri stratejilerin ise "Davranışa dayalı stratejilerden" cezai stratejiler kullandıkları tespit edilmiştir. "Düşünmeye ve duygulara dayalı stratejiler" "sık sık" düzeyinde, "Davranışa dayalı stratejiler" "bazen" düzeyinde uygulandığı bulunmuştur. Değişkenlere göre boyutların her birinde cinsiyete göre anlamlı bir farklılık vardır. Bayan öğretmenlerin, erkek öğretmenlere göre tüm stratejileri daha çok tercih ettikleri görülmüştür. Branş değişkeninde ise "Duygulara dayalı stratejilerde" anlamlı fark olduğu görülmüştür. Okul öncesi öğretmenleri, sınıf öğretmenlerine göre daha fazla tercih etmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Sınıf yönetimi, İstenmeyen davranış, Öğretmen.
A study on communicative language teaching and communicative competence: Turkish EFL instructors' perceptions and their in-class implementations
The worldwide demand for English resulted in a search for providing a high quality education and materials. The goals of learners have changed as the demand in the real world changed to being accurate and fluent in communication in almost every aspect of life. Therefore, the need for a proper methodology has gained importance and CLT gained popularity in English language teaching. However, even though teachers claim to prefer a communicative approach in their classrooms, their perceptions of the term communicative vary dramatically (Richards, 2006). In this context, the aim of this study was to examine whether there was a discrepancy between Turkish EFL instructors' perceptions concerning the principles of CLT with an emphasis on communicative competence. Most of the previous studies on this subject (Alexio, 2003; Bal, 2006; Coskun, 2011; Evedik-Aydın, 2003; Hunutlu, 2011) showed that although the teachers were aware of the principles, a discrepancy existed between their perceptions and in-class implementations resulting from different factors such as crowded classrooms, course books, educational problems, lack of equipment, etc. However, this study was conducted at a private university located in Kayseri, Turkey and it did not have the limitations that were mentioned in the previous studies. The classrooms consisted of 20 students and the classrooms were equipped with a smart board, a projector, a whiteboard, a computer and internet access. Therefore, this study aimed to investigate EFL instructors' perceptions within a different setting. The participants of the study were eight Turkish EFL instructors who were chosen by convenience sampling. This study is designed as mixed type. It has both qualitative and quantitative dimensions. Different data collection tools were implemented in order to gather the data required for the research. While eight of the participants were interviewed and given a questionnaire about their perceptions regarding the principles of CLT with a focus on communicative competence, only three of the participants were available to be observed in class to see to what extent their perceptions match with their practices. Findings from the interviews and questionnaires conducted with eight of the participants were consistent with the previous studies. In previous studies, the participants were aware of the principles of CLT, and generally their attitudes towards these principles were positive. However, the findings obtained from the second phase of the study were different than the previous studies conducted in Turkey. That is to say, in-class observations showed that three participants' implementations of CLT principles to improve communicative competence of the students were consistent with their perceptions to a certain extent. Key words: Communicative language teaching (CLT), Communicative competence (CC), Teachers' perceptions, English as a foreign language (EFL), English as a second language (ESL)
Critical incidents in language learning and teaching: A classroom research study
This case study aimed to shed light on the critical incidents which were experienced in an EFL classroom lesson flow. Apart from this, the probable outcomes of these critical incidents as perceived by both the students and teachers were also researched. In addition to the outcomes of the critical incidents, the ways both parties approached these incidents was another question which was examined. The participants of the study were 27 English preparatory students and the advisor teacher of this specific class. In order to gain a rich insight into the research questions and for triangulation purposes, a number of data collection tools have been used. The tools utilized were the Critical Incident Questionnaire (CIQ) and student interviews which illustrate the students' perspectives regarding the critical incidents, together with a teaching journal and observation checklist for defining teacher's perception about the lesson course. The results reveal that since the language classrooms are considered to be complex and dynamic in nature, various predictable or unpredictable incidents can take place in an EFL classroom depending on numerous situations. The participants of the study who were the students and the teacher gave a deeper insight to the critical incidents by doing critical reflective. Keywords: Critical incidents, critical reflective, lesson flow, complex
The relationship between teachers' classroom managment profiles and their perception level of bullying in their classrooms
Teaching is a profession that requires to be sensitive to the newly-formed demands and changing needs. In recent years, in order to improve the academic achievement, efforts to exams, result of which, determines the future of pupils and the demands for school reforms in this direction have entered the list of major problems that should be taken into consideration. But there are also other problems need to be paid attention such as bullying. The aim of this research is to examine the relationship between the classroom management profiles and bullying detection levels by determining the primary school teachers' classroom management profiles they adopt and their bullying detection levels. For this purpose, form teachers working in the primary school in the central districts of Şanlıurfa in the 2013-2014 academic year constituted the target population of the research made as a depictive one in scanning model. The Demographic and Personal Information Survey, Classroom Management Profile Scale and Peer Victimisation Detection Scale were applied as data collection tools. At the end of this research, no differences were found between the frequency of bullying experienced in classrooms and genders of form teachers. It is found that in the classrooms who are youg, have less working hours and crowdedclassrooms, are paid and teach fourth graders, the perception level of bullying is higher. It is found that form teachers uses the most apprecieted classroom management profile. It was reached to the conclusion that among the students of the form teachers who have the appreciated classroom management profile the frequency of violent behaviors were less. The ascending sort of the frequency of violent behaviors according to profiles were found as Appreciated, Idle and Disregardful Classroom Management Profiles. Keywords: Classroom management, classroom management profiles, bullying, primary school teacher
Sınıf içi farklı liderlik tipleri bağlamında sınıf atmosferinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı öğretmenlerin sahip oldukları farklı liderlik tiplerinin sınıf atmosferi boyutları üzerinde oluşturduğu durumların ortaya çıkarılmasıdır. Bu amaç doğrultusunda beş liderlik tipinin (Yasal, ödüllendirici, uzman, benzeşim ve cezalandırıcı liderlik tipleri) sınıf atmosferinin boyutları (Ders işlenişi, sınıf düzeni, demokratik ortam, motivasyon, disiplin, duygusal boyut, iletişim ve katılım) üzerindeki durumları incelenmiştir. Bu çalışmada, nitel araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırmada nitel araştırma modellerinden durum çalışması kullanılmıştır. Durum çalışması için hem gözlem hem de görüşme yapılmıştır. Ayrıca öğretmenin (liderin) sınıf atmosferi üzerinde oluşturduğu değişimler incelendiği için bütüncül tek durum deseni seçilmiştir. Araştırmanın evrenini Gaziantep ilindeki sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Evren içinden basit seçkisiz yöntem ile 308 sınıf öğretmeniyle Sınıf içi liderlik tipi ölçeğinin geçerlik – güvenirlik çalışması yapılmıştır. Söz konusu ölçek 5 boyutta 58 maddeden oluşmaktadır. Geçerlik – güvenirlik çalışmaları sonrasında ölçek düzenlenmiş ve ulaşılabilirlik yöntemi ile 27 sınıf öğretmenine son hali uygulanmıştır. Çalışma grubunu, amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi ile belirlenmiş 4 sınıf öğretmeni ve bu öğretmenlerin sınıflarında yer alan kolay ulaşılabilir durum örneklemesi yöntemi ile belirlenmiş 20 öğrenci oluşturmaktadır. Bu çalışmada veri toplama aracı olarak gözlem formu, görüşme formu kullanılmıştır. Gözlem formunda sınıf atmosferinin 8 alt başlığı dikkate alınarak veriler toplanmıştır. Öğrencilere uygulanan görüşme formunda ise sınıf atmosferi temalı 10 soru yer almaktadır. Gözlem ve görüşmeler eş zamanlı olarak 2017-2018 eğitim – öğretim yılında Gaziantep ilinin Nizip ilçesinde yapılmıştır. Bu çalışmada gözlemden ve görüşmelerden elde edilen verilerin analizi için betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular ışığında "Ders İşlenişi" boyutunda sınıf atmosferine en olumlu katkı ödüllendirici liderden gelmiştir. "Sınıf düzeni" boyutunda ödüllendirici liderin ön plana çıktığı sonucuna varılmıştır. "Demokratik ortam" boyutundaki sonuçlara göre uzman ve ödüllendirici liderlerin olumlu sınıf atmosferi için gerekli ortamı sağladıkları sonucuna varılmıştır. "Motivasyon" boyutunda yine ödüllendirici liderin en olumlu etkiyi yaptığı sonucu çıkmıştır. "Disiplin" boyutunda disiplinin, düzenin ve öğretmene itaatin en az olduğu liderin, benzeşim lider olduğu sonucu elde edilmiştir. "Duygusal boyut"ta sınıf atmosferine olumlu katkı uzman ve ödüllendirici liderden gelmektedir. Elde edilen bulgulardan, genel olarak tüm liderlerin sınıfında iletişimin ve derse katılımın iyi olduğu sonucu çıkmıştır. Anahtar kelimeler: Sınıf Atmosferi, sınıf iklimi, Liderlik, Öğretmen Liderliği
Okul öncesi dönem çocuklarının sınıf içi güç ilişkilerinin incelenmesi
Bu araştırma, okul öncesi dönem çocuklarının sınıf içi güç ilişkilerini incelemek amacıyla yapılmış nitel bir çalışmadır. Çalışmada çocuk-çocuk, öğretmen-çocuk ve çocuk-öğretmen arasındaki güç ilişkileri incelenmiştir. Araştırma Adana il merkezinde, bir devlet üniversitesine bağlı uygulama anaokulunun 5-6 yaş grubu sınıflarından birinde yürütülmüştür. Çalışma grubunu sınıfın öğretmeni ve sınıfta eğitim gören 19 çocuk oluşturmuştur. Çocukların 10'u erkek 9'u kızdır. Araştırma verileri, nitel veri toplama yöntemleri olan görüşme, gözlem ve araştırmacı günlüğü yoluyla toplanmıştır. Elde edilen nitel verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. İçerik analizinde ham veriler sistematik kodlama işlemine tabi tutulmuştur. Verilerin analizinde tümevarımsal yaklaşım uygulanmıştır. Araştırma bulgularına göre okul öncesi dönem sınıfında güç hakimiyeti sağlamak için iki temel stratejinin kullanıldığı görülmüştür. Bu stratejiler zorunlu kılma ve gönüllü olmasını sağlama şeklinde ortaya çıkmıştır. Hem çocuklar birbirleri üzerinde güç hakimiyetini sağlarken hem öğretmen çocuklar üzerinde etki oluştururken hem de çocuklar öğretmene isteklerini gerçekleştirirken bu iki stratejiyi kullanmaktadırlar. Çocuk-çocuk ve öğretmen-çocuk güç ilişkisinde daha çok zorunlu kılma stratejisi kullanılmıştır. Çocuk-öğretmen güç ilişkisinde ise daha çok gönüllü olmasını sağlama stratejisi kullanılmıştır. Çocukların arkadaşlarına ve öğretmene karşı zorunlu kılma stratejilerinden en çok emrivaki yapma, gönüllü olmasını sağlama stratejilerinden de istek belirtme yöntemini kullandığı görülmüştür. Öğretmenin ise uyarılar yoluyla çocukları zorunlu kıldığı ve ödüller yoluyla da gönüllü olmalarını sağladığı Öğretmenin çocuklarla olan fiziksel ve ilişkisel mesafesi sınıf içi tüm güç ilişkilerini (çocuk-çocuk, öğretmen-çocuk, çocuk-öğretmen) etkilemektedir. Sınıf içi güç ilişkilerinde sınıf kurallarının devamının sağlanması hem çocuklar hem de öğretmen için önemli bir unsur olmaktadır. Öğretmen, gönüllü olmasını sağlama stratejisini daha çok çocuğa yönelik kazanımlar için kullanırken, zorunlu kılma stratejisini daha çok sınıf yönetiminin sağlanması için kullanmaktadır. Çocuklar sahip olduklarının devamı ve korunması için paylaşmayı kabul etmedikleri durumlarda akranlarına karşı zorunlu güç kullanımına başvururken, başka bir çocuğun sahip olduklarını kendisi ile paylaşmasını istediği durumlarda gönüllü olmasını sağlama stratejisine başvurdukları ortaya çıkmıştır. Anahtar kelimeler: Akran ilişkileri, güç ilişkileri, öğremen-çocuk ilişkileri
Sınıf öğretmenlerinin öz yeterlik inançları ile sınıf içi davranışlarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin öz yeterlik inançları ile sınıf içi öğretmen davranışlarının incelenmesidir. İlişkisel tarama modelinde gerçekleştirilen çalışmaya 2018-2019 eğitim öğretim yılında görev yapan 247 sınıf öğretmeni katılmıştır. Araştırmada öğretmenlerin demografik bilgilerini elde etmek amacıyla kişisel bilgi formu, öz yeterlik inançlarını belirlemek amacıyla Çolak, Yorulmaz ve Altınkurt (2017) tarafından geliştirilen "Öğretmen öz yeterlik inancı ölçeği" ile öğretmenlerin sınıf içi öğretmen davranışları belirlemek amacıyla Büyüköztürk, Kılıç, Karadeniz ve Karataş (2004) tarafından geliştirilen "Sınıf içi öğretmen davranışları ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda öğretmenlerin öz yeterlik inançları ile sınıf içi öğretmen davranışları arasında orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin öz yeterlik inançları ile cinsiyetleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Öğretmenlerin öz yeterlik inançları ile mesleki kıdemleri arasında 10 ve üzeri mesleki kıdeme sahip öğretmenlerin 1-5 yıllık mesleki kıdeme sahip öğretmenlere göre akademik öz yeterlik inançlarının daha yüksek olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Çalışmada öğretmenlerin okutmuş oldukları sınıf düzeylerine göre anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Bu farklılık öz yeterlik ölçeğin tümü ile mesleki öz yeterlik ve entelektüel öz yeterlik alt boyutundadır. Ayrıca çalışmada öğretmenlerin sınıflarında yabancı öğrenci bulunmasının öğretmenlerin öz yeterlik ölçeğinin alt boyutu olan sosyal öz yeterlik alt boyutunda anlamlı bir farklılığa neden olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin sınıf içi öğretmen davranışları incelendiğinde kadın öğretmenlerin daha çok öğrenci merkezli eğitim tercih ettikleri bulgusuna ulaşılmıştır. Çalışmada öğretmenlerin öğretmen veya öğrenci merkezli eğitim tercihleri ile mesleki kıdem, okutulan sınıf ve sınıflarında yabancı öğrenci bulunup bulunmaması değişkenine göre anlamlı bir farklılık olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Öz yeterlik inancı, öğretmen öz yeterliği, sınıf öğretmeni, sınıf içi öğretmen davranışları.
Türkçe bilmeyen mülteci çocukların sınıf içi durumlarının okul öncesi öğretmen görüşlerine göre incelenmesi
Bu çalışmada; Türkçe bilmeyen mülteci çocukların sınıf içi durumlarının, okul öncesi öğretmen görüşlerine göre incelenmesi amaçlanmaktadır. Araştırma nitel desende planlanmış bir fenomenoloji çalışmasıdır. Bu araştırma 2019-2020 eğitim-öğretim yılı Adana ilinde mülteci çocukların yoğun olarak bulunduğu mahallelerde yer alan ana sınıfı ve anaokulunda çalışmakta olan öğretmenlerle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, sınıfında Türkçe konuşmayı bilmeyen en az iki mülteci çocuğun bulunduğu, 14 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Katılımcıların belirlenmesinde ölçüt örneklemesi uygulanmıştır. Bu araştırmada ki verilerin ilk kısmı demografik bilgilerden, ikinci kısmı ise Türkçe bilmeyen çocukların sınıf içerisindeki durumlarını belirlemeye yönelik oluşturulmuş olan yarı yapılandırılmış görüşme sorularından elde edilmiştir. Öğretmenlerle yapılan görüşmelerden elde edilen veriler, araştırmacı tarafından bilgisayar ortamına aktarılmış ve MAXQDA nitel analiz bilgisayar programının yardımıyla kodlanmıştır. İçerik analizi uygulanan verilerden elde edilen kodlardan alt temalar, bunlardan da iki ana tema elde edilmiştir. Araştırma sonucunda Türkçe bilmeyen mülteci çocukların öğretmenleri ve akranlarıyla el-kol hareketleriyle iletişim kurmaya çalıştıkları tespit edilmiştir. Sınıf içerisinde mülteci çocukların akranlarını ev sahibi ülke çocuklarına göre daha dikkatli bir şekilde dinledikleri ve anlamaya çalıştıkları görülmüştür. Bunun yanı sıra araştırmada yer alan Türkçe bilmeyen mülteci çocukların iletişim kurma sürecinde anlaşılmadığı zaman şiddete başvurabildikleri gözlenmiştir. Mülteci çocuğun; iletişim kurmaya çalışma sürecinde öğretmen desteğinin çocuğun kendini sınıfa ait hissetmesine yardımcı olduğu görülmüştür. Öğretmenler, mülteci çocukların eğitim sürecinde yaşadıkları kayıpları en aza indirgemek için bazı eğitsel hazırlıklar yapmaktadır. Türkçe bilmeyen mülteci çocukların en çok katıldığı etkinliklerin oyun, müzik ve sanat etkinlikleri olduğu tespit edilirken, en az katıldıkları etkinliklerin ise Türkçe-dil etkinlikleri ile okuma yazmaya hazırlık çalışması olduğu gözlenmiştir. Türkçe bilmeyen mülteci çocukların en fazla dramatik oyun ve blok merkezini tercih ettikleri görülmektedir. Mülteci çocukların en çok aynı dili konuştuğu çocuklarla küçük grup şeklinde ya da tek başına oynadıkları görülmektedir. Öğretmenler mülteci çocukların aileleriyle dil bilmemelerinden ötürü çeşitli sorunlar yaşamaktadır. Ev sahibi ülke çocuklarının aileleriyle, mülteci çocuklara karşı ön yargı ve onları dışlama gibi bazı sorunlar tespit edilmiştir. Bu sorunları aşabilmek için çeşitli toplantılar ve görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Toplantılar sonucunda velilerin tutumlarının olumlu hale geldiği görülmüştür.
İlkokul öğrencilerinin sınıfta sergiledikleri istenmeyen davranışları gösterme sıklıkları ve bu davranışların ebeveyn tutumuyla ilişkisi
Bu çalışmanın amacı, ilkokul öğrencilerinin ebeveyn tutumu ve istenmeyen davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışmanın örneklemi, Manisa İli' nde kamu ilkokulunda okuyan 403 çocuktan oluşmaktadır. Verilerin analizi SPSS (20,0) istatistik programı ile yapılmıştır. Karşılaştırma yapmak için "t-testi" ve "tek yönlü varyans analizi", farklılığın hangi gruptan kaynaklandığını bulmak için "Post-Hoc Tukey" testi kullanılmış; davranış puanları ve ebeveyn tutumu arasındaki ilişkiyi görmek için "Pearson korelasyon katsayısı" hesaplanmıştır. Araştırma sonucuna göre; sınıflarda problem davranışlar az görülmektedir. İlkokulda görülen davranış problemleri şunlardır: gereksiz konuşma, şikayet, parmak kaldırmadan konuşma, dolaşma, başka şeylerle ilgilenme, arkadaşının eşyasını izinsiz alma, yerlere çöp atma, uygunsuz söylemlerde bulunma, fiziksel şiddet, psikolojik şiddet, uygunsuz oturma, tükürme, duygunun uygunsuz dışa vurumu, ders araç gereçlerini getirmeme, derse gecikme, tepkisiz kalma, sıranın altında yemek yeme, sınavda kopya çekme, altına kaçırma, öğretmenine küsme, grup faaliyetlerinden kaçmaya çalışma, sınıftan aniden çıkıp sınıfa gelmeme, hırsızlık. "Çocuğun anne ve babadan aldığı iki şey vardır: sevgi ve eğitim" (Kılıçarslan, 2008, s. 65). Sevgi ve eğitim ihtiyacı giderilen çocuk okul kurallarına uyarken, bu ihtiyaçları karşılanmayanlar ise sınıfta istenmeyen davranışlar sergilemektedir. Çocuklar anne babalarını örnek alırlar, daha çok onlarla etkileşimde bulunurlar ve çocuğun ilk sosyalleştiği yer ailesidir. Dolayısıyla problem davranışların temel nedenini ailede aramak lazımdır. Çocuğun sınıftaki problemlerinin çözülmesi çocuğun ailesindeki problemlerin çözülmesine bağlıdır. Anahtar Kelimeler: İstenmeyen davranış, ana baba tutumu, ilkokul öğrencileri
Eğitim eşitsizliklerinin sınıf içi pratiklere ve öğrencilerin gelişim alanlarına yansımaları
Toplumsal eşitsizlikler, toplumsal bir alan olan eğitim alanını da etkilemektedir. Eğitim alanının iki önemli aktörü olan öğrenci ve öğretmenler, söz konusu eşitsizliklerden yoğun bir şekilde etkilenmektedir. Bu amaçla araştırmada eğitim eşitsizliklerinin sınıf içi pratiklere ve öğrenci gelişim alanlarına yansımaları incelenmiştir. Araştırma kapsamında 2021-2022 eğitim öğretim yılında Düzce ilinde çeşitli okul türü ve kademesinde görev yapan 25 öğretmen ile yarı yapılandırılmış görüşme formu ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırmada toplanan veriler, içerik analizine ve yorumlayıcı fenomenolojiye tabi tutularak çözümlenmiştir. Araştırmada sınıf ortamında dezavantajlı konumda yer alan parçalanmış aile mensubu, engelli, gelişim geriliği olan, okul dışında çalışmak zorunda kalan, yoksul ve yoksun bırakılmış çocukların sınıf içi pratiklere katılımlarına ve gelişim alanlarındaki durumlarına odaklanılmıştır. Araştırma sonucunda dezavantajlı öğrencilerin ailelerinden miras edindikleri kümülatif sermaye hacminin yetersizliği nedeniyle sınıfa ve okula uyum sağlayamadıkları, düzen bozucu ve kural tanımaz davranışlar gösterdikleri, öğrenme-öğretme faaliyetlerine aktif katılamadıkları, akademik ve kişilik gelişim alanları başta olmak üzere tüm gelişim alanlarında akranlarına göre gelişim süreçlerinin negatif ve ağır seyrettiği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca öğretmenlerin sınıf içerisinde eşitsizlikler ile mücadelede zorlandıkları da tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kültürel sermaye, kümülatif sermaye, toplumsal eşitsizlik, eğitim eşitsizliği, dezavantajlı öğrenciler
An Analysis of in class behaviour of good language learners at Gaziantep University
This thesis aims at analysing in - class behaviour of good language learners in Foreign Language learning in preparatory section at Gaziantep University. The problem, the purpose and the scope of the study are included in Chapter I. Furthermore a brief view on the background to the study is given and hypotheses are put forth within the scope of this chapter. Chapter II presents a brief review of literature. Chapter III deals with the characteristics of the subjects, the questionnaire and the student evaluation form as research tools. Brief information about the textbooks, language laboratory and teachers is also presented in this Chapter. Data collection is included in this chapter. Chapter IV deals with methodology and data analysis. The fifth chapter presents the findings concerning the relations between the variables. This chapter includes the discussion of results and comments on the findings. Chapter VI presents a summary of the study and conclusions. This thesis includes 5 appendices; 22 tables, and 12 figures. Science Code : ELT 599 m
Sınıf ve ilköğretim matematik öğretmenlerinin tercih ettikleri soru türlerinin incelenmesi
Bu tez çalışmasının amacı öğretmenlerin sınıf içi uygulamaları sırasında hangi tür soruları tercih ettiklerini, hangilerini ihmal ettiklerini belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda 3 ilköğretim matematik ve 3 sınıf öğretmeninin 1200 dakikalık matematik derslerinin videoları incelenmiştir. Veri analizinde Graesser, Person ve Huber (1992) tarafından belirlenen soru türleri kullanılmıştır. Bunlar kısa cevap, uzun cevap ve derin kavrayış gerektiren sorular olmak üzere 3 kategoride toplanan 10 farklı soru türüdür. Öğretmenler konu öğretimi ve konu tekrarı sırasında soru-cevap yöntemine sıklıkla yer vermektedir. Sorular ölçme değerlendirme dışında öğrencileri dersin merkezine almak, öğrenciyi motive etmek, eksik öğrenmeleri ve kavram yanılgılarını belirlemek, sınıfta tartışma ortamı yaratmak gibi birçok önemli amaçla kullanılmaktadır. Bu sebeple öğretmen soruları önem kazanmaktadır. Derslerde kullanılan soruların sıklığı kadar soruların niteliği de önemlidir. Bu tez çalışmasından elde edilen sonuçlar öğretmelerin en çok kısa cevap gerektiren soruları tercih ettiğini, uzun cevap ve derin kavrayış gerektiren soruları ihmal ettiğini göstermiştir. Ayrıca öğretmenlerin kullandıkları soru türleriyle ilgili alışkanlıkları olduğu da gözlenmiştir. Bir ya da birkaç soru türünde yoğunlaştıkları ve bu soru türlerinin de öğretmenler arasında benzerlik gösterdiği belirlenmiştir.
Mesleki ve teknik anadolu lisesi öğrencilerinin okula bağlılığı ile sınıf içi çatışma yaşama nedenleri arasındaki ilişki
Bu çalışmanın amacı, Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinin okula bağlılığı ile sınıf içi çatışma yaşama nedenleri arasındaki ilişkiyi öğrenci görüşleri doğrultusunda araştırmaktır. Bu araştırmanın çalışma evrenini 2017-2018 eğitim öğretim yılında Düzce il merkezindeki sekiz resmi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin dokuz, on ve on birinci sınıflarında öğrenim gören 4070 öğrenci, örneklemini ise araştırma evreninden tabakalı örnekleme yöntemi ile seçilmiş dokuz, on ve on birinci sınıfta öğrenim gören 1039 öğrenci oluşturmaktadır. Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi (MTAL) öğrencilerinin okula bağlılığı ile sınıf içi çatışma yaşama nedenleri arasındaki ilişkinin cinsiyet, sınıf ve alan değişkenlerinin incelenmesi amacıyla Önen (2014) tarafından uyarlaması yapılan Öğrencinin Okula Bağlılığı Ölçeği ile Argon (2009) tarafından geliştirilen Sınıf İçi Çatışma Yaşama Nedenleri Ölçeği kullanılmıştır. Betimsel istatistiklerde yüzde ve frekans analizi, cinsiyet değişkenine göre yapılan karşılaştırmalarda bağımsız gruplar için t-testi, sınıf ve alan değişkenlerine göre yapılan karşılaştırmalarda tek yönlü varyans analizi (ANOVA), iki ölçek arasındaki ilişkiler incelenirken Pearson Momentler Çarpım Korelasyon Katsayısı ve sınıf içi çatışma nedenlerinin yordanmasında çoklu doğrusal regresyon analizi teknikleri kullanılmıştır. MTAL öğrencilerinin okula bağlılıklarının ortalamanın üstü (katılıyorum) bir düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Okula bağlılığın alt boyutlarda en yüksek değeri sırasıyla bilişsel bağlılık-geleceğe yönelik istekler, duygusal bağlılık-aile desteği almıştır. MTAL öğrencilerinin sınıf içi çatışma yaşama nedenlerine ilişkin algılarının çok yüksek olmadığı, orta düzeyde olduğu görülmektedir. MTAL öğrencilerinin okula bağlılığında cinsiyetin etkisi incelendiğinde bilişsel bağlılık-okul çalışmalarının kontrolü, bilişsel bağlılık-geleceğe yönelik istekler ve dışsal güdülenme alt boyutlarından elde ettikleri puanların cinsiyete göre farklılaştığı görülmektedir. Buna göre, kız öğrencilerin bilişsel bağlılık-okul çalışmalarının kontrolü ve bilişsel bağlılık-geleceğe yönelik istekler alt boyutlarından elde ettikleri puan ortalamaları erkek öğrencilere göre istatistiksel olarak daha yüksek iken, dışsal güdülenme alt boyutunda erkek öğrencilerin elde ettikleri puan ortalamaları kız öğrencilere göre istatistiksel olarak daha yüksektir. MTAL öğrencilerinin okula bağlılığında sınıf düzeyinin etkisi incelendiğinde toplam puan ile bilişsel bağlılık-okul çalışmalarının kontrolü, bilişsel bağlılık-öğretmen öğrenci ilişkileri, duyuşsal bağlılık-akran desteği ve dışsal güdülenme alt boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılaşma görülmüştür. MTAL öğrencilerinin sınıf içi çatışma yaşama nedenlerine ilişkin görüşlerde cinsiyetin etkisi incelendiğinde öğrenci kişilik özellikleri alt boyutu dışında öğretmenin öğrenciye değer vermemesi, öğretmenin öğrenme öğretme ortamı becerileri, öğretmenin iletişim becerileri, öğretmenin adaletli davranmaması, öğretmenin yanlı davranması, öğretmenin sınıf kurallarına uyma davranışı, öğrenci davranışları alt boyutlarından ve ölçeğin toplamından elde ettikleri puanların cinsiyete göre istatistiksel olarak farklılaştığı görülmektedir. MTAL öğrencilerinin sınıf içi çatışma yaşama nedenleri hakkındaki düşüncelerinin sınıf düzeylerine göre anlamlı olarak istatistiksel olarak farklılaşmadığı görülmektedir. MTAL öğrencilerinin sınıf içi çatışma yaşama nedenlerine ilişkin görüşlerde alanların etkisi incelendiğinde; öğretmenin yanlı davranması, öğrenci davranışları, öğretmenin öğrenciye değer vermemesi, öğretmenin sınıf kurallarına uyma davranışı, öğretmenin öğrenme öğretme ortamı becerileri, öğrenci kişilik özellikleri, öğretmenin iletişim becerileri, öğretmenin adaletli davranmaması boyutlarında istatistiksel olarak farklılaştığı görülmektedir. MTAL öğrencilerinin okula bağlılıkları ile sınıf içi çatışma yaşama nedenleri arasında anlamlı bir ilişki söz konusudur. MTAL öğrencilerinin okula bağlılıkları ile sınıf içi çatışma yaşama nedenleri arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki vardır. Bilişsel bağlılık alanında okul çalışmalarının kontrolü, öğretmen-öğrenci ilişkisi, geleceğe yönelik istekler ve dışsal güdülenme alt boyutları sınıf içi çatışma yaşama nedenlerinde anlamlı birer yordayıcıdır. MTAL öğrencilerinin sınıf içi çatışma yaşama nedenlerini en yüksek düzeyde öğretmen öğrenci ilişkisi yordarken, en düşük düzeyde ise geleceğe yönelik istekler yordamaktadır.
İlkokulda sınıf kurallarının oluşturulması ve uygulanabilirliğine ilişkin öğretmen görüşleri
Kurallar toplumumuzun bir parçasıdır ve bireyler doğduğu andan itibaren kurallara uyum sağlamaya çalışmaktadır. Toplumuzuda uymamız gereken yazılı ve yazısız kurallar olduğu gibi sınıfımızda ve okulumuzda da uymamız gereken yaşamımızın bir parçası olan kurallar vardır. Çağdaş eğitim sisteminde sınıf kuralları belirlenirken sınıfın yapısı, sınıf yönetimi, öğretmen özellikleri, öğrenci özellikleri ve çevresel koşullar dikkate alınmaktadır. Sınıf kuralları sınıfta daha uyumlu, daha etkli ve verimli ders işlenmesini sağlamaktadır. Bu yönüyle sınıf kuralları, sınıf yönetimi kapsamında öğretmenlere fayda sağlaması açısından ve etkli sınıf iklimi oluşturma açısından birçok araştırmaya konu olmuştur. Bu araştırmanın amacı ilkokulda sınıf kurallarının oluşturulması ve uygulanabilirliğine ilişkin öğretmen görüşlerinin belirlenmesidir. Araştırma nitel bir araştırmadır. Veriler betimsel analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırma 2020-2021 eğitim öğretim yılında Elazığ ilinde 15 okulda görev yapan 30 sınıf öğretmeniyle yapılmıştır. Bu kapsamda 7 kadın 23 erkek sınıf öğretmeni ile görüşmeler yapılmıştır. Araştırmanın verileri yarı yapılandırılmış görüşme soruları ile toplanmıştır. Yapılan araştırma sonucunda, öğretmen görüşleri doğrultusunda sınıf kuralları kategorize edilirken sınıf kuralları, davranış kuralları, disiplin kuralları, okul kuralları, düzen kuralları, derslerle ilgili kurallar ve toplumsal kurallar ön plana çıkmıştır. Bu doğrultuda sınıf kurallarının öğrencilerin gelişimsel özelliklerine göre, öğretimsel gereksinimlere göre, mevsim koşullarına göre ve özel durumlara göre eğitim-öğretim döneminin farklı zamanlarında değiştirilebileceği belirlenmiştir. Sınıf öğretmenlerinin sınıf kuralları oluşturulurken çocukları sürece tümüyle veya çoğunlukla dâhil ettiklerini, aileleri ve okul yönetimini ise gerekli durumlarda bilgi verme, görüş ve öneri alma boyutuyla sürece dâhil ettikleri sonucuna ulaşılmıştır.
İmam-hatip lisesi meslek dersleri öğretmenlerinin Kur'an-ı Kerim dersi sınıf yönetimi davranışlarının incelenmesi
Bu araştırma, İmam-Hatip Lisesi meslek dersleri öğretmenlerinin Kur'an-ı Kerim dersi sınıf yönetimi davranışlarının pedagojik esaslar çerçevesinde incelenmesini amaçlayan nitel yöntemin durumsal deseninin kullanıldığı bir araştırmadır. Araştırma 2012-2013 öğretim yılı sonunda Elazığ ilinde yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu söz konusu ildeki İmam-Hatip Lisesi meslek dersleri öğretmenlerinden amaçlı örneklem yöntemlerinden ölçüt örnekleme yoluyla seçilmiştir. Bu çerçevede araştırmanın örneklem gurubunu 8'i kadın 15'i erkek olmak üzere toplam 23 İmam-Hatip Lisesi meslek dersi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada nitel yöntemin temel veri oluşturma yöntemi olan görüşme kullanılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formu esas alınarak görüşmeler sürdürülmüş, bireysel farklılıklara göre ek sorular veya sonda sorular sorulmuştur. Ayrıca araştırmaya katılan öğretmenlerin görüşleri ortaya konulurken, kapalı kalan noktaları açıklayabilmek ve söz konusu görüşleri daha isabetli yorumlayabilmek için yeri geldikçe onların derslerinde yapılan gözlemlerden ve kullandıkları dokümanlardan elde edilen bulgulardan da yararlanılmıştır. Araştırmada, ses kayıtları kelime işlemciye aktarılıp çözümlendikten sonra oluşturulan veri, betimlenerek içerik analizine tabi tutulmuştur. İçerik analizine tabi tutulan veriler kodlanmıştır. Daha sonra oluşturulan kodları genel olarak açıklayan uygun temalar oluşturulmuştur. Araştırma verilerinden elde edilen bulgular doğrultusunda öğretmen görüşlerinden ortaya çıkan sonuçlardan bazıları şöyle sıralanabilir: Model okuma bakımından derse başlarken, Kuranı Kerim dersindeki öğretmenler öncelikle kendileri model okuma yaparlar, ilgili okumaya katkı sağlamak için beyaz tahta ve mp3 gibi materyalleri kullanırlar ve dersin başlangıç safhasında başarılı öğrencilerinden bahse-konu model okumayı gerçekleştirmelerini istemektedirler. Öğretmenlerin öğrencileri derse katma yöntemlerinin bazıları; okuma seviyesi iyi olan öğrenciden başlayarak rastlantısal olarak derse katma, gönüllü öğrencilere öncelik vererek derse katma, toplu olarak derse katma, rastlantısal olarak derse katma şeklindedir. Kur'an-ı Kerim dersinde ortaya çıkan istenmedik öğrenci davranışlarından bazıları; izinsiz konuşma, dersi takip etmeme, kız öğrencilerin özel hallerinde (hayız durumlarında) Kur'an okumak istememesi, derse abdestsiz gelme, arkadaşlarının okumasına müdahale etme veya gülmedir. Öğretmenlerin istenmedik öğrenci davranışlarına karşı yaklaşımlarının bazıları; uyarma, farklı etkinliklere yönelme, soru sorma, notla uyarma, göz teması-iletişimi vasıtasıyla kuvvetli bir duygu oluşturmaya çalışma, sesini yükseltme/kızma, öğrencileri tekrar tekrar okutma, onların oturdukları yerleri değiştirme şeklindedir. İmam-Hatip Lisesinde Kur'an öğretimini olumsuz etkileyen faktörlerden bazıları; öğrenciler arasındaki seviye farklılıkları, sınıfların kalabalık olması, zamanın yetersiz olması, derslerin her gün olmamasıdır. Araştırmada elde edilen sonuçlara dayalı olarak uygulayıcılara ve araştırmacılara yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: İmam-Hatip Lisesi, İmam-Hatip Lisesi Meslek Dersi Öğretmeni, Kur'an-ı Kerim dersi, sınıf, sınıf yönetimi.
Students' classroom misbehaviours and methods teachers use
There is no doubt that researching in classroom management's this field is very important and necessary because misbehaviours of students have been widely spread and it's one of the biggest obstacles in front of progression and implement the process of education, conducting such a behavior may be caused to ruin the environment of class and has the effect on teachers and students psychology in a negative way. The teachers should conduct these behaviors very carefully and skillfully so as to overcome and block them in destroying students thought and thinking. The purpose of this study is to find out student misbehaviors in the classroom, study the strategies of the teachers to cope with them and suggest some ideas. The study's universe consists of teachers in primary schools in Sulimaniyah governorate in Iraq. Randomized cluster sampling method was used in this study. To entitle the instance of this research we chose the random method via some state schools and primary stages, in Sulaymaniyah city (Sulaymaniyah, Ranya, Qaladza, and Dukan) and to accomplish the result of the survey the social researchers have given permission to all of the authorized places. All of the schools that the opinion poll was done in it are 40 schools with the rate 2-13 teachers to every school and the researcher begun to distribute 500 forms to all of the teachers and the returned from were 364 forms, but four forms have been taken away as a result of filling in a mistake way, the forms which lasted 360 form. It was used the scale developed by Kapucuoğlu Tolunay (2008) in this study. Research-related statistics were conducted through the SPSS program. f, %, arithmetic mean, standard deviation and chi-square tests were used in the study. According to the research, the gender of the students has an effect on misbehaviour. Male students are more dominant than girls in terms of gender in shown misbehaviours The most observe unwanted student behaviors were: Not listen to lessons, cheating, not making homework and not bring materials but the least observed undesirable student behaviors were hostile to criticisms and stealing. Teachers reacted differently to each behavior. Teachers' most common reaction is "oral warning" According to the thesis result the teacher's gender, age, seniority, teacher's degree (certificate) and student's number of the class have the effect on the response of teachers.
Aday öğretmenlerin sınıf yönetimi yeterliliklerine ilişkin algıları
Bu araştırmanın temel amacı; aday öğretmenlerin sınıf yönetimi yeterliklerine ilişkin algılarını tespit etmektir. Araştırma 2012 Şubat döneminde atanan, Elazığ il Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı merkez ve diğer ilçelerdeki resmi ilkokul/ortaokul ve liselerde en az bir en fazla iki yıl görev yapan öğretmenler üzerinde yürütülmüştür. Konu ile ilgili literatür taraması yapılmış ve teorik kısım oluşturulmuştur.Araştırma genel tarama modelinde yapılmıştır. Bu amaçla araştırma kapsamında geliştirilen "Aday Öğretmenlerin Sınıf Yönetimi Yeterlikleri" (AÖSYY) Ölçeği kullanılmıştır. İlk aşamada 22 aday öğretmene yapılandırılmış açık uçlu görüşme formu uygulanmıştır. Toplanan nitel veri setinin çözümlenmesinde, nitel veri analizi tekniklerinden içerik analizi kullanılmıştır. Alanyazın taraması sonucunda ve bu nitel çalışmanın sonuçlarından faydalanılarak aday öğretmenlerin sınıf yönetimi yeterlilik algılarını belirlemek üzere 54 maddelik beşli likert tipi dereceleme veri toplama aracı oluşturulmuştur. Bu veri toplama aracının geçerlik çalışmaları için araç ilgili uzmanlarıngörüşlerine sunulmuştur. Güvenirlik çalışmaları 200 öğretmenden toplanan veriler üzerinden yapılmıştır. Açımlayıcı faktör analizi sonrası faktör yük değerleri .35'inaltında kalan 38 madde ölçek geliştirme çalışmaları sırasında çıkarılmış ve ölçektegeriye 16 madde kalmıştır. Araştırmada elde edilen veriler, bir paket programkullanılarak çözümlenmiştir.Araştırmanın çalışma evrenini 2012-2013 öğretim yılında Elazığ il ve ilçe sınırları içinde yer alan tüm ilkokul ortaokul ve liselerde görev yapan 484 kadrolu adayöğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın ölçek geliştirme çalışmaları, 2012 Şubatdöneminde atanan 484 aday öğretmenden rastgele seçilen 200 katılımcı üzerindeyürütülmüştür. Araştırmanın veri toplama sürecinde ise, aynı evrenden ölçek geliştirme sürecinde görüşlerine başvurulmayan 262 aday öğretmene ölçek uygulanmıştır.(bunların dışında 22 aday öğretmenin araştırmanın başlangıcında nitel görüşme formu yoluyla görüşleri alınmıştır). Ancak bazı aday öğretmenlerin atamalarının başka illere yapılmasından dolayı 254 aday öğretmen tarafından doldurulan ölçekler değerlendirmeye alınmıştır. Öğretmen adaylarının sınıf yönetimi alanındaki yeterliklerine ilişkin görüşlerinin belirlenmesinde merkezi eğilim ölçüleri, ortalamadan ve normallikten sapma ölçüleri ile frekans ve yüzde dağılımı verilmiştir. Öğretmen adaylarının görüşlerinin cinsiyet, mezun olduğu fakülte, çalıştıkları yer ve okul türü değişkenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını saptamak amacıyla bağımsız örneklemler için t-testi, tek yönlü varyans analizi ve Kruskal Wallis H-Testi yapılmıştır. Gözlenen anlamlı farkların hangi gruplar arasında ortaya çıktığını belirlemek için Post Hoc testlerinden LSD yapılmıştır.Araştırma bulgularına göre "Aday Öğretmenlerin Sınıf Yönetimi Yeterlikleri"adlı ölçek "sınıfta ilişki yönetimi", "öğretimin yönetimi" ve "öğrenciyi/çevreyi tanıma"olmak üzere 3 faktörden oluşmuştur. Bu faktörlere yönelik görüşlerinin; "sınıfta ilişki yönetimi" faktöründe ( X =4,33) "tamamen katılıyorum", hem "öğretimin yönetimi" ( X=4,13) hem de "öğrenciyi/çevreyi tanıma" ( X =3,91) faktöründe ise "katılıyorum"düzeyinde olduğu belirlenmiştir. Ölçeğin tamamında ise ( X =4,15) "katılıyorum"düzeyinde olduğu tespit edilmiştir. Buna göre aday öğretmenler kendilerini, ölçeğin"sınıfta ilişki yönetimi" faktöründe diğer faktörlere göre daha yeterli görürken, "öğretimin yönetimi", "öğrenciyi/çevreyi tanıma" faktörlerinde ve ölçeğin tamamında ise daha az yeterli görmektedirler. Ölçeğinin tamamında ve diğer faktörlerde "cinsiyet", "mezun olduğu fakülte", "çalıştıkları yer" ve "okul türü" değişkenleri açısından aday öğretmenlerin sınıf yönetimi yeterlilik algıları arasında anlamlı fark tespit edilmemiştir. LSD testine göre Görsel Sanatlar branşındaki aday öğretmenlerin sınıf yönetimi yeterliklerine ilişkin algıları ile Sosyal Bilimler ve Fen Bilimleri branşlarındaki aday öğretmenlerin algıları arasındaki fark, Görsel Sanatlar branşındaki aday öğretmenlerin lehine gözlenmiştir.Aday öğretmenlerin, sınıf yönetimi yeterliklerine ilişkin "sınıfın oturma düzenini, öğrencilerin isteklerini de göz önüne alarak sağlama", "öğrencilerin aileleriyle etkin biçimde iletişim kurarak öğrencileri her yönüyle tanıyıp rehberlik yapma", "çevrenin okuldan ve öğretmenden ne beklediğini araştırma", "öğretim sürecinde sınıftaki istenmeyen öğrenci davranışlarını engellemek için uygun olan sınıf yönetim modellerini kullanma" maddelerine ilişkin algılarının daha düşük düzeyde olduğu ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Aday öğretmen, Sınıf yönetimi, Yeterlik