Index
74 theses under this subject heading
Gelişmiş ekonomilerde düşük enflasyon dönemlerine sektörel yaklaşım
Bu tezin konusu, gelişmiş ekonomilerde önemli bir sorun haline gelen düşük enflasyon ortamının, seçilmiş olan sektörlerin endeks getirileri ile düşük enflasyon ilişkisinin incelenmesidir. Özellikle Japonya'nın 15 yılı aşkın süredir deflasyonist bir ortamda olmasından yola çıkarak, Nikkei 225 gösterge endeksinin performansı ve içerisindeki sektör endekslerinin performansı ile Eurostoxx 50 gösterge endeksinin performansı ve Avrupa sektör endekslerinin performansının kıyaslanmasını içermekte olup, yıllık bazda getirilerine dayalı olarak hangi sektörlerin yüksek hangi sektörlerin düşük performans sergilediğinin, performanslarındaki benzerliklerinin belirlenmesini kapsamaktadır. Yapılan analizler sonucu dünya ekonomisinde büyük pay sahibi olan gelişmiş ekonomilerden Avrupa ve Japonya'nın düşük enflasyon ortamında sektörel bazda iyi performans göstermesi beklenen sağlık ve kamu-yardımcı hizmetler sektör endekslerinin iyi performans göstermediği ve özellikle teknoloji, sanayi, dönemsel ve dönemsel olmayan tüketici gıda ve hizmetler sektör endekslerinin getirilerinde benzerlik olduğu ve nispeten iyi performans gösterdiği belirlenmiştir. Bu bağlamda gelişmiş ekonomilerin benzer sektörlerini kapsayacak şekilde portföy çeşitlendirmesi yapmanın getiri sağlayabileceği gösterilmektedir. Anahtar Kelimeler: Deflasyon, Dezenflasyon, Düşük enflasyon, Gelişmiş ekonomi, Finans, Sektör
İhracatçı şirketlerin menkul kıymetler borsa performanslarının değerlendirilmesi: Türkiye ihracatçılar meclisi ihracat endeksi (TIMEX) üzerine bir analiz
Bu çalışmada ihracatçı şirketlerin hisse senedi fiyat performanslarını yansıtan TİM İhracat Endeksi'nin (TIMEX) makroekonomik değişkenler ile olan ilişkisi araştırılmıştır. 2013:2-2019:1 arasındaki dönemi kapsayan çalışmada, literatürde hisse senedi endeksleri ile ilişkisi en sık araştırılan faiz oranı, enflasyon, döviz kuru ve sanayi üretiminin yanı sıra TIMEX ile doğrudan ilişkili olan ihracat miktarı değişkenleri kullanılmıştır. ARDL sınır testi yöntemiyle yapılan eşbütünleşme testi ile değişkenler arasındaki uzun ve kısa dönemli dinamik ilişkiler analiz edilirken Granger nedensellik testi ile TIMEX ve diğer değişkenler arasındaki tahmin edebilme güçleri test edilmiştir. Buna göre, TIMEX bağımlı değişkeni ile ihracat miktarı, faiz oranı, ABD Doları/TL döviz kuru ve sanayi üretim endeksi bağımsız değişkenleri arasında uzun dönemli ilişkinin göstergesi olan eşbütünleşme ilişkisinin varlığı tespit edilmiştir. Uzun vadede, TIMEX ile ihracat miktarı, sanayi üretimi ve ABD Doları/TL döviz kuru arasında pozitif, faiz oranı arasında ise negatif bir ilişki ortaya çıkmıştır. Ayrıca değişkenler arasındaki uzun vadeli dengede meydana gelen sapmaların %48'inin bir dönemlik süre içerisinde düzeldiği, modelin hızlı bir uyarlama sürecine sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sonuçlar, uzun vadede TIMEX'in ihracat miktarı ve sanayi üretim endeksi gibi reel değişkenlerle olan ilişkisinin ABD Doları/TL döviz kuru ve faiz oranı gibi finansal değişkenlerle olan ilişkisine göre daha güçlü olduğunu göstermektedir. Granger nedensellik testi sonuçlarına göre ise TIMEX'ten sanayi üretim endeksine doğru istatistiksel olarak anlamlı bir Granger nedenselliği olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu durum, TIMEX'teki değişimlerin sanayi üretimindeki değişimleri tahmin edebildiğini ve TIMEX endeksinin üretimin öncü göstergesi olarak izlenebileceğini göstermektedir.
Işıklı (Çivril) ve Gökgöl Sulak Alanı (Denizli)'nın makrofit florası, ekolojik kalite, ağır metal riskleri ve fitoremediasyon potansiyelinin değerlendirilmesi
Bu tez çalışması 2 farklı dönemde yürütülmüştür. Çalışmanın 1. döneminde Işıklı ve Gökgöl Sulak Alanı (Çivril/Denizli)'nda Ekim 2020–Ağustos 2021 tarihleri arasında seçilen 12 istasyondan mevsimsel olarak su ve makrofit örnekleri toplanarak su kalitesinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın 2. döneminde Işıklı ve Gökgöl Sulak Alanı'nın ağır metal kirliliğini bazı ağır metal indeksleri kullanarak tespit etmek amacıyla belirlenen 6 istasyondan Haziran 2024 (Yağışlı dönem) – Ekim 2024 (Kuru dönem) tarihleri arasında 2 kez su, sediment ve bazı makrofit örnekleri toplanmıştır. Çalışmanın 1. döneminde sulak alanda Spermatophyta (106), Charophyta (2), Chlorophyta (1), Pteridophyta (2), Marchantiophyta (1) ve Bryophyta (1) şubelerinden 45 familyaya ait 77 cins ve 113 makrofit türü tespit edilmiştir. Makrofitlerden sırasıyla Poaceae (13), Potamogetonaceae (10), Cyperaceae (9) ve Asteraceae (8) en çok türün olduğu familyalardır. Belirlenen taksonların %örtüşleri ve bolluk kategorileri belirlenmiş, sıklık, baskınlık ve benzerlik analizleri yapılmıştır. Sıklık analizine göre P. australis, Cladophora sp., C. demersum, L. trisulca, M. spicatum ve P. pectinatus türleri sıklıkla görülmüştür. Baskınlık analizine göre en baskın taksonlar P. australis, L. trisulca, C. demersum, L. gibba, Cladophora sp., P. pectinatus ve M. spicatum türleridir. Sorensen benzerlik analizine göre en yüksek benzerlik 2. (GG-1) ve 3. (GG-2), en düşük benzerlik ise 4. (SK) ve 6. (IG-2) istasyonlar arasında tespit edilmiştir. Su kalitesini makrofitlere göre belirlemek için durgun su istasyonlarında (GG-1, GG-2, IG-1, IG-2, IG-3, IG-4, IG-5 ve IG-6) makrofit indeks (MI), akarsu istasyonlarında (DS, SK, BMN ve KÇ) ise nehirler için biyolojik makrofit indeks (IBMR) ve ortalama trofik oran (MTR) kullanılmıştır. Makrofitler ayrıca makrofit indeks şemasına (MIS) göre de değerlendirilmiştir. Makrofit indekslerin genel ortalamalarına göre Gökgöl (GG-1 ve GG-2) 3,90 değeri ile, Işıklı Gölü (IG-1, IG-2, IG-3, IG-4, IG-5 ve IG-6) ise 3,79 değeri ile MI' bakımından kirli su (5. kalite) sınıfında, akarsular ise IBMR bakımından zayıf su (4. kalite sınıfında) ve MTR bakımından ise ötrofik su (2b kalite sınıfında) olarak belirlenmiştir. Bu dönemde fizikokimyasal su parametrelerinden su sıcaklığı, elektriksel iletkenlik, pH, çözünmüş oksijen ve oksijen doygunluğu, biyokimyasal oksijen ihtiyacı, nitrat azotu, amonyum azotu, orto-fosfat fosforu, klorür iyonunun, kalsiyum iyonu, magnezyum iyonu, bikarbonat, toplam su sertliği ve bulanıklık ölçülmüştür. Ölçülen parametreler Yerüstü Su Kalite Yönetmeliği (YSKY), Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği (SKKY), Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Avrupa Birliği (EU), ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA) ve Türk Standartları Enstitüsü (TS 266) kriterleri ve su kalite indeksi (WQI)'ne göre değerlendirilmiştir. Ayrıca parametrelerin aralarındaki ilişkiler Pearson korelasyon analizine göre değerlendirilmiştir. Değerlendirme sonucuna göre su kalitesinin YSKY ve SKKY standartlarına uygun olduğu, ortalama pH değerlerinin GG-1, GG-2 ve IG-5 istasyonlarda tüm kriterlerin, IG-3 istasyonunda ise WHO ve EPA kriterlerinin dışında diğer parametreler ise referans değerler aralığında belirlenmiştir. WQI'e göre ise sulak alan mükemmel su kalitesinde tespit edilmiştir. Çalışmanın 2. döneminde Gökgöl ve Işıklı Gölü'nden su, sediment ve bazı makrofit (Phragmites australis, Myriophyllum spicatum, Ceratophylum demersum) örnekleri toplanmıştır. Suda sıcaklık, Elektriksel iletkenlik, pH, çözünmüş oksijen, oksijen doygunluğu ve biyokimyasal oksijen ihtiyacı değerleri belirlenmiştir. Suda, sedimentte, P. australis ve M. spicatum'un kök, gövde ve yapraklarında ve C. demersum'un tamamında Al, As, Cu, Cr, Fe, Mn, Pb ve Zn seviyeleri ölçülmüştür. Sulak alanın su kalitesi hem YSKY, SKKY, WHO, EU, EPA ve TS 266 kalite kriterleri ile kıyaslanarak hem de WQI, ağır metal kirlilik indeksi (HPI) ve ağır metal değerlendirme indeksi (HEI) gibi indeksler yardımıyla değerlendirilmiştir. Sedimentin kalitesi ve kirlilik düzeyi ise kontaminasyon faktörü (CF), kontaminasyon derecesi (Cd), modifiye kontaminasyon derecesi (mCd), zenginleştirme faktörü (EF), jeobirikim indeksi (Igeo), kirlilik yük indeksi (PLI), sediment kalite kriterleri (SQG), toksik risk indeksi (TRI), modifiye ekolojik risk faktörü indeksi (mER), modifiye potansiyel ekolojik risk indeksi (mPER), tehlike oranı (HQ), tehlike indeksi (HI), yaşam boyu toplam kanser riski indeksi (LCR) hesaplanarak belirlenmiştir. Ayrıca suda ve sedimentte belirlenen parametrelerin kendi aralarındaki ilişkiler Pearson korelasyon analiziyle değerlendirilmiştir. Bitkilerin fitoremediasyon için kullanılabilirliğini değerlendirmek amacıyla biyoakümülasyon faktörü (BF) ve translokasyon faktörü (TF) değerleri belirlenmiştir. Sulak alanın suyunun fizikokimyasal parametreler ve metaller bakımından YSKY ve SKKY standartlarına uygun olduğu ancak diğer kriterlere göre Işıklı Gölü'nde Al, As ve Fe'in standartların dışında olduğu tespit edilmiştir. WQI, HPI ve HEI göre değerlerine Gökgöl suyunun düşük kalitede olduğu, Işıklı Gölü'nün ise içme suyu için uygun olmadığı belirlenmiştir. Her iki gölde de Cd, mCd, Igeo, PLI, TRI, mPER, HI ve LCR'nin en düşük seviyelerde olduğu ve riskin bulunmadığı saptanmıştır. EF değerlerine göre As, Cu ve Zn'nun önemli derecede zenginleşme gösterdiği, SQG'ne göre As ve Cu bakımından dikkatli olunması gerektiği, CF değerlerine göre göre Işıklı Gölü'nde Zn bakımından orta derecede kirlenme olduğu ve mER değerlerine göre As bakımından orta derecede ekolojik risk bulunduğu belirlenmiştir. Metalleri P. australis'in en çok kökünde biriktirdiği, M. spicatum'un yapraklarına yoğun şekilde taşıdığı ve C. demersum'un metalleri sudan akümüle etmede başarılı olduğu belirlenmiştir. Üç makrofit türünde de en yüksek seviyede Fe ve Mn, en düşük seviyede ise Cr ve Pb bulunduğu belirlenmiştir.
Dolar, Euro ve altın fiyat değişimlerinin Bist 30 trendlerine etkileri üzerine ampirik bir uygulama
Türkiye'deki pay piyasalarından Bist 30 Endeksi içerisinde belirli kriterleri sağlayan ülkenin en büyük otuz şirketinin hisse senetlerinden oluşmaktadır. Bunun yanında farklı yatırım araçlarının kullanımı da oldukça fazladır. Dolar, euro ve altın diğer yatırım araçlarından işlem hacmi yüksek olanlardır. Yatırımı dört ucu olan bir denge tahtası olarak gördüğümüzde, bu dört ucundan ilkine Bist 30 endeksini koyulduğunda diğerlerinde; dolar, euro ve altın yer alır. Araştırmamda bu dört uçlu denge tahtasındaki yatırım araçlarının birbirleri ile olan etkileşimini, ilişkisini ve bu ilişkinin yönünü; çoklu doğrusal regresyon ve lojistik regresyon analizleri kullanarak tahmin etmenin ne ölçüde başarılı sonuçlar vereceğini tespit etmektir. Analizlerde, Bist 30 endeksi, dolar, euro ve altının 01.01.2010-31.12.2014 tarihleri arasında gerçekleşen günlük fiyat verileri, çoklu doğrusal regresyon ve lojistik regresyon analizlerinde kullanılmıştır. Analizlerinde öncelikle beş yıllık veriler ile yapılan uygulamalarda ilişki düzeyleri ve tahmin etme başarıları düşük seviyelerde tespit edilmiştir. Buna karşı üç analizde de yıl bazlı bölünerek uygulama yapıldığında; ilişki seviyeleri, açıklama düzeyleri ve tahminlerde başarı seviyeleri genel olarak yüksek seviyelerde tespit edilmiştir.
Nazım Hikmet'in bütün şiirlerinin dizini ve sözvarlığı incelemesi (Giriş-inceleme-sözlük )
Türk Edebiyatı tarihinin şüphesiz en önemli ve en etkili şahsiyetlerinden biri Nazım Hikmet Ran'dır. Nazım'ın şiirleri, şiirlerinin konuları, şiirlerinde kullandığı imgelem ve şiire getirdiği şekli yenilikler yazın tarihimizi şekillendirmiş ve günümüze ulaştırmıştır. Nazım'ın şiirleri olmasaydı Türk şiir tarihi eksik kalırdı. Çalışmamızda Nazım Hikmet'in sözlüğünü meydana getirmiş kelimelerin sıklık dizini, yabancı dillerden dilimize geçmiş kelimeler belirtilmiş bulunmaktadır. Bununla birlikte Nazım'ın şiirlerinde kaç kelime kullanıldığı sayısal verilerle belirlenmiş ve tablo şeklinde sunulmuştur. Zengin bir kelime haznesine sahip olan Nazım Hikmet'in şiirlerinden edindiğimiz bilgiler ışığında edebi kimliği tahlil ve izah edilmeye çalışılmış hayatı ve edebi eserleri hakkında bilgi verilmiştir. Sözlüğün verdiği bilgilerden hareketle zengin kelime haznesi sözvarlığının değerini ve önemini anlamamızı sağlamış ve bu konuda da bilgi giriş bölününde sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Sözlük, dizin, sözvarlığı, Nazım Hikmet
Bankacılık sistemi ve sermaye piyasasının finansal gelişme endeksinde kullanılan değişkenler ile analizi (2008-2017 dönemi)
Finansal sistemin varlık sebebi, yatırım fırsatları için gereken kaynakların bulunmasına yardımcı olmasıdır. Finansal sistemin bileşenleri ise finansal piyasalar ve finansal araçlardır. Bankalar, finansal sistem içinde çok önemli yere sahip kuruluşlardır. Türk Bankacılık Sistemi, Türk Finans Sektörünün en büyük ve en önemli bileşeni durumunda ve ulusal finans sistemlerinin ülke ekonomilerindeki yüksek paya sahiptir. Ayrıca bankalar, finans sisteminde olduğu kadar ekonominin bütününde de yadsınamayacak ağırlık ve güce bahip oldukları söylenebilir. Çalışmada Dünyada ve Türkiye'de bankacılık sistemi irdelenmiş ve 2008-2017 yılları arasındaki sermaye piyasasının finansal gelişme endeksinde kullanılan değişkenler ile analizi yapılmıştır.
Müşteri yaşam boyu değeri endeksi ve veri madenciliğine dayalı bir karar destek modeli: Bir firma uygulaması
İşletmeler açısından müşteri ilişkileri son yıllarda giderek önem kazanmış, işletmeler mevcut bilgi sistemleri ve CRM uygulamalarından yararlanarak müşterilere ilişkin bilgiyi faydaya dönüştürmek üzere çabalarını yoğunlaştırmıştır. Müşteri verilerinin toplanması, işlenmesi, bu yolla müşteri davranışlarının modellenmesi sonucunda işletme kararlarında fayda sağlayacak öngörülerin elde edilmesini amaçlayan birçok çalışma mevcuttur. Müşteri yaşam boyu değeri ve müşteri sermayesi kavramları, işletme açısından müşterileriyle ilişkilerine bütüncül bir bakış açısı sağlanması bakımından önemlidir. Bu tez çalışmasında, daha çok davranış modellemeye dayalı müşteri segmentasyonu amacıyla kullanılan bir yöntem olan LRFM modeli esas alınarak bir işletmenin müşterilerine ilişkin müşteri yaşam boyu değeri endeks ortaya konulmuştur. Her ne kadar RFM temelli yöntemlerle müşteri yaşam boyu değeri hesabına yer veren çalışmalar bulunsa da, bu ölçümü geçmişe dönük işleterek bir endeks ortaya çıkaran geçmiş bir çalışmaya rastlanmamıştır. Böyle bir endeksin başta müşteri elde tutma çalışmaları olmak üzere çeşitli amaçlar doğrultusunda kullanılabileceği savunulabilir. Tez çalışmasında müşterilerin yaşam boyu endeksi aykırılık tespiti yöntemlerinden LOF analizi ile incelenmiş, yaşam boyu değer endeksinde LRFM boyutlarına göre kayda değer değişim görülen başlıca müşteriler saptanmıştır. Kurgulanan yöntem ve geliştirilen örnek yazılım BATIÇİM A.Ş.'ne ait gerçek veriler ile test edilmiş; bulgular arasında yer alan ve endekse göre son haftalarda müşteri yaşam boyu değerinde olağan dışı düşüşler rastlanan müşteri endeksleri belirlenerek pazarlama yönetiminin tutundurma kararları bağlamında karar desteği sunan bir model ortaya konulmuştur.
Sürdürülebilirlik odaklı kent markası endeksi: Berlin örneği
Bu araştırma sürdürülebilirlik odaklı kent markalama çalışmalarının performanslarını ölçmek ve halihazırda dağınık bir görüntü veren kent markalama çalışmalarını değerlendirmek amacıyla bir endeks geliştirilmek üzerine hazırlanmıştır. Halkla İlişkiler üzerinden ise Sürdürülebilirlik alanında yapılan çalışmaların iletişim boyutu değerlendirilmiştir. Araştırma boyunca bu endeksi kurabilmek için çeşitli kent markalama ve sürdürülebilirlik odaklı kent markalama çalışmaları incelenmiş ve dört ana sütun üzerine bir endeks inşa edilmiştir: görünürlük ve yasal çerçeve, yerel halk ile etkileşim, organize paydaşlarla iş birlikleri, yatırımlar. Bu dört ana hat sayısal bir değer oluşturmak ve şehirleri nicel bir yöntemle karşılaştırabilmek için kullanılarak değişkenler belirlenmiştir. Endeksin denenmesi için Berlin pilot şehir olarak seçilerek, üzerinden bir araştırma yürütülmüştür. Berlin şehri ile ilgili derinlemesine bilgi edinmek ve endeksten verimli bir sonuç üretebilmek adına bir anket çalışması yapılmış ve ayrıca Berlin kent markası üzerine çalışan profesyonellerle derinlemesine mülakatlar yapılmıştır. Bu çalışma sonucunda Sürdürülebilirlik Odaklı Kent Markalama (SOKM) Endeksi üretilmiştir.
Evaluation of stock market reaction to the inclusion of firms 2016 ise sustainability index
This thesis examines the stock market reaction to the inclusion of firms in 2016 Istanbul Stock Exchange Sustainability Index (ISESI). For that purpose, two types of econometric analysis applied. First analysis is event study methodology. Daily stock returns used for the event study analysis which was started at 4 November 2014 to 29 April 2016. Event date is announcement date at the same time 4 November 2015. As an event window (+2, -2) and (+5, -5) windows chosen. Cumulative Abnormal Returns in this event windows except (+2, -2) event window two firms are not significant. Second analysis is Ordinary Least Square (OLS). We use dummy variable to measure effect of inclusion sustainability index. As a result of the regression, we obtain two kinds of equations. These are full model and reduced model. We use omitted variable bias method to obtain reduced equation. The results of OLS indicates that stock returns are affected by oil prices, interest rates, exchange rate and money supply. Also, results point out that one day deferred stock price is effective in the stock price changes. In relation to the transition to the sustainability index, the results which are obtained from OLS in this study point out that being included in the sustainability index does not make much sense in the stock prices. Keywords: ISESI, Sustainability, Sustainability Index, Event study, OLS, Efficient Market
Moğolca-Türkçe gramer terimleri sözlüğü
"Moğolca-Türkçe Gramer Terimleri Sözlüğü" adını taşıyan bu çalışmamızda Çağdaş Moğol dilindeki gramer terimlerini tespit edebilmek için çeşitli gramer kitapları taranmıştır. Taranan bu eserlerdeki üç bine yakın terimden bizim çalışmamızda 682 tanesi ele alınmıştır. Çalışmada her terimin izahı yapılırken Türkiye Türkçesinde kolaylıkla anlaşılabilecek örnekler seçilmiştir. Araştırmamız neticesinde Moğolca gramer terimleri üzerine yapılan çalışmaların Türkiye Türkçesi gramer terimleri üzerine yapılan çalışmalara kıyasla daha az olduğu tespit edilmiştir. Her iki dilde de gramer terimlerinin ele alınışı bakımından büyük benzerliklerin olduğu sonucuna varılmıştır. Çalışmanın sonuna Türkçe-Moğolca dizin eklenmiştir. Anahtar kelimeler: Moğolca, Türkçe, gramer terimleri, sözlük, kelime
Şemsî Ahmed Paşa'nın Şeh-nâme-i Sultân Murâd adlı eserinin söz varlığı ve gramatikal dizini (1-1208. beyitler)
Bu çalışmada, Şemsî Ahmed Paşa tarafından Klasik Osmanlı Türkçesi ile yazılmış manzum bir tarih olan Şeh-nâme-i Sultân Murâd adlı eserin 1-1208. beyitlerini içeren kısmının gramatikal dizini oluşturulmuş ve söz varlığı incelenmiştir. Çalışma, üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci Bölüm'de, çalışmaya giriş yapıldıktan sonra Şeh-nâme-i Sultân Murâd ve şairi hakkında bilgi verilmiştir. İkinci Bölüm'de, sözcük, söz ve söz varlığı hakkında bilgi verildikten sonra eserin söz varlığı; Adlar, Fiiller, Sıfatlar, Zamirler, Zarflar, Edatlar, Bağlaçlar, Ünlemler, İkilemeler, Deyimler, Atasözleri, İlişki Sözleri (Kalıp Sözler) ve Arapça ve Farsça Yapılı Tamlamalar olmak üzere 13 ana başlık altında incelenmiştir. Bu incelemede "3409" söz tespit edilmiştir. Üçüncü Bölüm'de yer alan dizin; Dizin ve Özel Adlar Dizini olmak üzere iki kısımda incelenmiştir. Özel Adlar Dizini de Kişi Adları Dizini, Yer Adları Dizini, Hanedanlık, Ulus ve Topluluk Adları Dizini, Dinî Adlar Dizini ve Eser Adları Dizini olmak üzere beşe ayrılmıştır. Bu dizinlerde toplam "3564" madde başı bulunmaktadır. Son olarak çalışma neticesinde elde edilen verilerin değerlendirildiği Sonuç ve yararlanılan kaynakların bulunduğu Kaynakça'ya yer verilmiştir.
Hızrî'nin Tîg ü Kalem adlı münazarasının söz varlığı
Yüksek lisans tezi olarak hazırlanan bu çalışmada, 1568 yılında Klasik Osmanlı Türkçesi ile kaleme alınan ve temsilî kahramanlar olan kılıç ile kalem arasında geçen münazarayı konu edinen Hızrî'nin Münazara-i Tîg ü Kalem adlı eserinin dizini oluşturulmuş ve söz varlığı incelenmiştir. Çalışma, üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci Bölüm; Giriş, Münazara ve Arap, Fars Edebiyatındaki Öncüleri, Türk Edebiyatında Kılıç ve Kalem Münazaraları, Hızrî ve Münazara-i Tîg ü Kalem olarak dört başlık altında ele alınmıştır. İkinci Bölüm, Söz Varlığı ve Münazara-i Tîg ü Kalem'de Söz Varlığı olarak iki başlıkta değerlendirilmiştir. Eserin söz varlığı, Adlar, Fiiller, Sıfatlar, Zamirler, Zarflar, Bağlaçlar, Edatlar, Ünlemler, Atasözleri, Deyimler, İkilemeler, İlişki Sözleri (Kalıp İfadeler), Ayet, Hadis ve Dua İfadeleri, Farsça Terkipler olmak üzere 14 başlık altında incelenmiştir. İncelemede 3488 söz tespit edilmiştir. Üçüncü Bölüm, Dizin ve Özel Adlar Dizini olarak iki başlıkta ele alınmıştır. Özel Adlar Dizini kendi içerisinde; Kişi Adları, Yer Adları, Dil ve Ulus Adları, Efsanevi Yer Adları, Gezegen Adları, Din, İnanç ile İlgili Adlar olarak altı başlıkta değerlendirilmiştir. Bu dizinlerde toplam 2548 madde başı 767 alt madde tespit edilmiştir. Son olarak çalışmadan elde edilen verilerin değerlendirildiği Sonuç ve yararlanılan eserlerin yer aldığı Kaynakça verilmiştir. Anahtar kelimeler: Münazara-i Tîg ü Kalem, dizin, söz varlığı
Varieties of democracy and economic growth: A panel data analysis
This thesis addresses the question how different democracy varieties affect the economic growth. For the varieties of democracy, the indices of V-Dem Institute are used and the democracies has categorized into five different groups as following: electoral, liberal, participatory, deliberative and egalitarian. With the fixed effect estimation of the regression with Driscoll-Kraay standard errors, panel data for 86 countries over the period from 1960 to 2016 is used. The findings imply that, economic growth have positive correlation with all democracy indices and strongest correlation is with egalitarian democracy. Since electoral democracy index act as basic essential of other democracy indices; add to regressions performed with these indices, the correlations of components without the partial score of electoral democracy index is also analyzed separately. Findings show that participatory, deliberative and egalitarian democracy components are not significant without the essential characteristics of any democracies. As control variables, geopolitical region, trade openness, life expectation and primary schooling are estimated as significant for all democracy variations. However, only for egalitarian democracy, ethnic fractionalization is insignificant in some circumstances. Also, the coefficient of ethnic fractionalization is lowest for the egalitarian democracy. This finding is supportive to following arguments in the literature, democratic regimes tend to manage ethnic fractionalization better and equal distribution has highly important role in this. In consideration of the literature and the findings, it may be said that equal distribution of power and resources likely to reduce the unfavorable effects of ethnic fractionalization on economic growth.
Smart beta approach of index base investing and the factor investing phenomenon-The Turkish case
Traditional Capital Asset Pricing Model (CAPM) tests use a cap-weighted equity market portfolio as the market proxy for the CAPM market portfolio. A majority of these tests have found that either the CAPM relationship does not hold (a true failing of the model), or the equity market portfolio is not a good proxy of the CAPM market portfolio. Consequently, these empirical findings directly challenge the mean-variance optimality of the market portfolio. As cap-weighted indexes bear a natural bias towards large-cap and overpriced stocks, they have relatively limited exposure to underpriced (i.e., value) stocks. Many index-based techniques have been introduced in recent years to overcome this bias and unlock the potential for value investing, like smart(alternative) beta index investing and factor investing. This study challenges CAPM's original conviction that a passive investor/manager can do no better than holding a market portfolio in the Turkish equity market context. According to CAPM, generating a positive alpha (abnormal positive return) through an active investment strategy is not possible, and any such achievement should be attributed to the chance factor. We challenge this conviction and use Arnott, Hsu, and Moore's (2005) fundamental indexation (also referred to as smart or alternative) beta indexing) methodology and Ang, Goetzmann, and Schaefer's (2009) Factor Investing approach (adapted from MSCI-Foundations of Factor Investing (2013)) alternatively. Using these alternative methodologies we tested whether a positive Jensen's alpha generation is possible through the introduction of these new risk factors. This analysis was limited to the Turkish equity market.
Dünya enerji emtia fiyatları ile Borsa İstanbul (BİST) elektrik endeksi arasındaki ilişkinin belirlenmesi
Enerji emtiaları, üretim sürecinin vazgeçilmez girdileridir. İnsanlığın kullandığı elektriğin çok büyük kısmı, bugüne kadar fosil yakıt kökenli enerji emtialarından; petrol, kömür ve doğal gazdan üretilmiştir. 2018 yılı itibariyle, fosil yakıtların dünya elektrik üretimindeki payı %64, Türkiye'de ise %67,6 civarındadır. Bu çalışmada, fosil kaynaklı enerji emtialarında dışa bağımlılığı yüksek olan Türkiye'de; petrol, doğal gaz ve kömür getirilerinin düzeltilmemiş ve piyasa faiz oranına göre düzeltilmiş Borsa İstanbul (BİST) Elektrik endeksinin getirisi ile nedensellik ilişkisi araştırılmıştır. Ayrıca, bu emtiaların ticaretinde ABD Doları kullanıldığından, kur değişimlerinin etkilerini görmek amacıyla TL/ABD Doları kuru, emtia fiyat değişimlerinin sektöre özgü olup olmadığını tespit etmek için de BİST 100 endeks getirileri analize dâhil edilmiştir. Bildiğimiz kadarıyla bu araştırma, Türkiye'de BİST Elektrik endeksi getirisinde dünya petrol ve doğal gaz fiyatlarının yanında dünya kömür fiyatlarının da etkisini inceleyen ilk çalışma olma özelliğini de taşımaktadır. Analiz dönemi olarak 17 Mayıs 2010 – 29 Mayıs 2020 dönemi belirlenmiş, değişkenler arasındaki nedensellik ilişkisi Granger nedenselliği test etme yöntemiyle analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda; Petrol ve kömür fiyatlarındaki değişimler ile BİST Elektrik Endeksinin getirisi arasında karşılıklı nedensellik ilişkisi olduğu, doğal gaz fiyatlarındaki değişim ile ne BİST 100 ne de BİST Elektrik Endeksinin getirileri arasında nedensellik ilişkisinin olmadığı tespit edilmiştir.
Derinçay Deresi (Çorum) su kalitesi üzerine fitoplankton ve fitobentoz temelli araştırma
Bu çalışmada Derinçay Deresi (Çorum) fitoplankton ve epifitik diyatomelerinin belirlenmesi için Ağustos 2020 ile Temmuz 2021 tarihleri arasında dere üzerinde belirlenen 6 istasyondan periyodik olarak her ay örneklemeler yapılmış ve incelenmiştir. Örneklerin sayım ve teşhisleri yapılmış, alglerin mevsime bağlı değişimleri belirlenmiştir. Çalışmada fitoplankton florasında Bacillariophyta (46), Euglenozoa (17), Cyanobacteria (14), Chlorophyta (7) Charophyta (4), Miozoa (2) ve Cryptophyta (1) divizyolarına ait toplam 91 takson edilmiştir. Derinçay Deresi fitoplanktonunda en fazla organizma sayısına sahip alg grubu Bacillariophyta olup, bu divizyoyu Cyanobacteria ve Euglenozoa takip etmiştir. Epifitik diyatomelerde ise Bacillariophyta divizyosunun 12 ordosuna ait 42 takson tespit edilmiştir. Bacillariophyta divizyosu içerisinde ise dominant alg ordosu 12 takson içeren Naviculales takımı olmuştur. Ayrıca istasyonlardan alınan su örneklerinin fizikokimyasal analizleri yapılmış, elde edilen verilerle tespit edilen organizmalar arasındaki ilişki belirlenmeye çalışılmıştır. Fitoplanktonun ve epifitik diyatomelerin çeşitlilik, düzenlilik, sıklık, benzerlik ve NMDS analizleri yapılmış, su kalite gösterge durumları tespit edilmiştir. Ayrıca fitoplanktondaki türlerin Fitoplankton Topluluğu İndeksi (Q(r) indeks), epifitik diyatomelerin Trofik Diyatome İndeksi (TDI) hesaplanmış, çalışma alanında tespit edilen türlerin indikatör özelliklerinden yararlanarak su kalitesi belirlenmeye çalışılmıştır. Fitoplankton topluluğu indeks (Q(r) indeks) sonuçlarına göre Derinçay Deresi'nin ekolojik su kalitesi "kötü" sınıfına girdiği belirlenmiştir. Yine çalışma alanımızda sulardaki kirlenme derecesini belirlemek için indikatör olarak kullanılan Oscillatoria ve Euglena cinslerine ait türlere tüm istasyonlarda rastlanmış olması araştırma alanımızdaki akarsuyun kirlilik düzeyinin yüksek olduğunu desteklemiştir. Shannon çeşitlilik indeksi'ne göre de akarsuyun "Kötü" ekolojik kalite durumuna ve "Oksijensiz-Çok Kirlenmiş" kirlilik sınıfına girdiği görülmüştür. Ayrıca fitoplanktonda ve epifitik florada kirli sularda yaşayabilen toleranslı türlerin yaygın olduğu görülmüştür. Fitobentozdaki epifitik algler üzerinden hesaplanan Trofik Diyatome İndeks (TDI) sonuçlarına göre Derinçay Deresi "kötü" su kalite sınıfına karşılık gelen hipertrofik ekolojik statüye sahip olduğu belirlenmiştir. Çalışma alanındaki veriler değerlendirildiğinde Derinçay Deresi'nin kirlenme tehditiyle karşı karşıya olduğu görülmüştür. Derinçay Deresi sucul ekosisteminin korunabilmesi için dere üzerindeki atıksu arıtma tesisinin modern ve biyolojik arıtma yapabilen bir tesise dönüştürülmesi ve dereyi kirleten faktörlerin kontrol altında tutulması gerekmektedir.
Gölünyazı Gölü(Çorum)'nün trofik yapısı üzerine bir araştırma
Bu çalışmada Gölünyazı Gölü (Çorum) fitoplankton ve fitobentoz diyatomelerinin belirlenmesi için Nisan 2021 ile Mart 2022 tarihleri arasında göl üzerinde belirlenen 2 istasyondan periyodik olarak her ay örneklemeler yapılmış ve incelenmiştir. Örneklerin sayım ve teşhisleri yapılmış, alglerin mevsime bağlı değişimleri belirlenmiştir. Çalışmada fitoplankton florasında Bacillariophyta (30), Chlorophyta (4), Euglenozoa (4), Cyanobacteria (2), Charophyta (2), Cryptophyta (1), Miozoa (1) ve Ochrophyta (1) divizyolarına ait toplam 45 takson edilmiştir. Gölünyazı Gölü fitoplanktonunda en fazla organizma sayısına sahip alg grubu Bacillariophyta olup bu divizyoyu Euglenozoa takip etmiştir. Bentik alglerde (Epifitik ve epilitik) ise Bacillariophyta divizyosunun 13 ordosuna ait toplam 41 takson tespit edilmiştir. Bacillariophyta divizyosu içerisinde ise dominant alg ordosu 10 takson içeren Naviculales takımı olmuştur. Ayrıca istasyonlardan alınan su örneklerinin fizikokimyasal analizleri yapılmış, elde edilen verilerle tespit edilen organizmalar arasındaki ilişki belirlenmeye çalışılmıştır. Fitoplanktonun ve fitobentoz diyatomelerin çeşitlilik, düzenlilik, sıklık ve NMDS analizleri yapılmış, su kalite gösterge durumları tespit edilmiştir. Ayrıca fitoplanktondaki türlerin Fitoplankton Topluluğu İndeksi (Q indeks), fitobentoz diyatomelerin göller için Trofik Diyatome İndeksi (TDIL) hesaplanmış, çalışma alanında tespit edilen türlerin indikatör özelliklerinden yararlanarak su kalitesi belirlenmeye çalışılmıştır. Fitoplankton topluluğu indeks (Q indeks) sonuçlarına göre Gölünyazı Gölü'nün ekolojik su kalitesi "çok iyi" olarak sınıflandırılmıştır. Buna karşın çalışma alanımızın dominant ve subdominant organizmalarının daha çok toleranslı türlerden oluşması araştırma alanımızda kirlilik baskısının olduğunu göstermektedir. Yine Shannon çeşitlilik indeksi'ne göre de gölün "Kötü" ekolojik kalite durumuna ve "Oksijensiz-Çok Kirlenmiş" kirlilik sınıfına girdiği görülmüştür. Oysa fitoplanktonda kirliliğe toleranslı türler daha yaygın rastlanmışken fitobentozda (epifitik ve epilitik florada) daha çok temiz sularda bulunan kirliliğe hassas türlerin daha yaygın olduğu görülmüştür. Epifitik ve epilitik algler üzerinden hesaplanan Göller için Trofik Diyatome İndeks (TDIL) sonuçlarına göre Gölünyazı Gölü "zayıf" su kalite sınıfına karşılık gelen ötrofik ekolojik statüye sahip olduğu belirlenmiştir. Çalışma alanındaki veriler değerlendirildiğinde Gölünyazı Gölü'nün kirlenme tehditiyle karşı karşıya olduğu görülmüştür. Gölünyazı Gölü sucul ekosisteminin korunabilmesi için ya göl çevresi mera alanlarına dönüştürülmeli ya da göl civarında yapılan tarımın organikleştirilmesi teşvik edilmelidir. Böylelikle gölü kirleten faktörlerin kontrol altında tutulması gerekmektedir. Ayrıca Gölünyazı Gölü'ndeki biyoçeşitliliğin ve sulak alanın korunması adına su sıkıntısının yaşandığı mevsimlerde göl alanına çevredeki derelerden kontrollü bir şekilde su girişinin sağlanması önem arz etmektedir. Anahtar Kavramlar: Göl, su kalitesi, fitoplankton, fitobentoz, indisler Bilim Kodu: 20322
Kayaçların dayanımlarının fiziksel ve elastik parametreler yardımıyla belirlenmesi
Baraj, tünel ile kaya şev stabilitesi analizi gibi pek çok mühendislik projesinin tasarımında kayaçların tek eksenli basınç dayanımı önemli bir parametre olarak kullanılmaktadır. Fakat kayaçların tek eksenli basınç dayanımının belirlenebilmesi zor, zaman alıcı ve pahalı bir deneydir. Bu nedenle kayaçların tek eksenli basınç dayanımlarının belirlenebilmesi için dolaylı yöntemlere de başvurulmaktadır. Literatürde tek eksenli basınç dayanımının kestirimi için araştırmacılar tarafından önerilen bağıntılar mevcuttur. Çeşitli istatistiksel yöntemleri kullanarak tek eksenli basınç dayanımı kestirimini amaçlayan bu yöntemlerde yeterli veri sayısına ulaşılamaması elde edilen bağıntıların yetersiz olmasına neden olmaktadır. Bu çalışmada 8 farklı kayaçtan elde edilen 238 adet karot numunesi üzerinde doğal birim hacim ağırlık, Schmidt sertliği ve dinamik elastisite modülü ile tek eksenli basınç dayanımı arasındaki ilişki regresyon analizleri ile incelenerek ampirik formüller elde edilmiştir. Elde edilen ampirik formüller performans testlerine tabi tutulmuş ve sonuçları yorumlanmıştır.
Necâti Bey Divanı'nın söz varlığı
Necâti Bey 15. yüzyıl Türk edebiyatının Ahmet Paşa'dan sonraki en büyük şairidir. Necati Bey'in divanında kullanmış olduğu kelimeler, cümle tipleri ve bu kelimelerin ne sıklıkta kullanıldığı yazarın üslubunu, bakış açısını ve o dönemde kullanılan kelimelerin şekil ve biçim özelliklerini göstermesi açısından çok önemlidir. Bu çalışma Necati Bey divanının tümünü kapsamaktadır. Biz bu çalışmamızda 15. yüzyılın en önemli şairlerinden biri olan Necati Bey'in divanında sözcük türlerini, divanında kullanılan kelimeleri ve bu kelimelerin ne sıklıkta kullanıldığını belirterek Necati Bey'in söz varlığını ortaya koymaya çalıştık.
Makroekonomik faktörlerin Borsa İstanbul sektör endekslerinin performanslarına etkisi üzerine bir çalışma
Bu çalışmanın amacı, borsa performansını etkileyen faktörleri sektörel bazda incelemek olarak belirlenmiştir. Çalışma kapsamında belirlenmiş olan makroekonomik değişkenlerin (enflasyon, faiz oranı, büyüme oranı, işsizlik oranı, ticaret dengesi, altın fiyatları ve kur değişimi), seçilmiş olan sektör getiri endeksleri (banka, hizmet, gayrimenkul yatırım ortaklığı, gıda içecek, tekstil deri) üzerindeki etkileri araştırılmıştır. 2007-2015 yılları arasında oluşan yıllık değerler, Türkiye İstatistik Kurumu, Merkez Bankası, Borsa İstanbul ve özel yatırım acentelerinden toplanmış ve bağımlı ve bağımsız değişkenler arasındaki ilişkiler ise korelasyon ve regresyon analizleri ile tespit edilmiştir. Her bir bağımlı değişken ayrı ayrı incelenmiş olup; alınan değerlerin hepsi, yıllık değişim oranına çevrilerek aynı türden verilerin analize tabi tutulması sağlanmıştır.Regresyon analizi sonuçlarına göre, tüm sektör getiri endekslerinin negatif veya pozitif olmak üzere bir şekilde makroekonomik değişkenlerden etkilendiği görülmüştür. Özellikle kur değişiminin, tüm sektörlerin getiri endeksleri üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve negatif bir etkisi olduğu bulunmuştur. Kur değişikliklerine benzer bir şekilde,araştırma kapsamında incelenen ve sektör getiri endeksleri üzerinde oldukça önemli etkisi olan bir başka değişken ise büyüme oranıdır. Gerçekten de gayrimenkul yatırım ortaklığı, gıda içecek, banka ve tekstil deri sektörleri getiri endeksleri, büyüme oranı değişkeninden pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde etkilenmektedir. Banka sektörü getiri endeksi, makroekonomik faktörlerden en fazla etkilenen endeks olarak ortaya çıkmıştır. Buna göre, banka sektörü getiri endeksi kur değişiminden negatif, enflasyon oranı ve büyüme oranından ise pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde etkilenmektedir. Anahtar Kelimeler: Borsa, Borsa Performansı, Sektör Getiri Endeksleri, Makro Ekonomik Değişkenler
Aç Pars Hikâyesi'nin bağlamlı dizini ve ekler dizini
Bağlamlı dizin çalışmaları, edebî metinlerde geçen dil unsurlarının temel anlam, mecaz anlam ve bağlam ekseninde incelenmesi esasına dayanmaktadır. Sözlükbiliminde (Lexicography), bir dilin temel sözvarlığını içeren kelimeler, dizinsel, düzensel ve bağlamsal olmak üzere üç farklı şekilde incelenmektedir. Bunlardan ilki olan "dizinsel sözlükler" diğerlerine göre en bilineni olup içindeki sözcüklerin alfabetik olarak dizilmesi ve anlamlandırılmasıyla oluşturulmaktadır. İkinci tür olan "düzensel sözlükler", birbiri ile kavramsal bağları olan sözcüklerin bir araya getirilmesiyle oluşturulur. Eş ve Karşıt Anlamlılar Sözlükleri, Terim Sözlükleri bunların en önemlilerindendir. Üçüncü tür olan "bağlamsal sözlükler" ise maddelerin anlamları verilmeyip, bunların kullanıldıkları cümleler/dizeler ya bütünüyle ya da gereği kadar uzunlukta verilir. Bu çalışmada İsmail Hakkı AKSOYAK yönetiminde yürütülen TEBDİZ dizin programı kullanılarak dizinleme işlemi yapılmıştır. Çalışmada, Zemire GULCALI tarafından yazı çevirimi ve harf çevirimi yapılan Altun Yaruk Sudur içerisinde yer alan Aç Pars Hikâyesi'nin tarafımızca kelime kadrosu incelenmiş, edatlar, bağlaçlar, ünlemler, kalıp ifadeler, atasözleri, deyimler tespit edilerek her birinin anlamı, metin içerisinde kazandığı manayla birlikte belirtilmiştir. Çeviri bir eser olduğu için yabancı kelimeler verilmiş, yardımcı fillerle kurulmuş söz grupları bütün olarak alınmış, bu yöntemle metinde işaret edilen hususların daha somut, anlaşılır olması sağlanmıştır. Daha sonra ekler dizini hazırlanmıştır ve metnin Türkiye Türkçesine satır altı olacak şekilde çevirisi yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Eski Uygur Türkçesi, Aç Pars Hikâyesi, Bağlamlı Dizin, Ekler Dizini, Çatik.
Borsa yatırım fonlarının endeks piyasalarında uzun dönemli ilişki ve volatilite üzerindeki etkisi: İMKB-30 endeksi üzerine bir uygulama
Bu çalışma, Türkiye endeks piyasalarında 7 Nisan 2009 tarihinde işlem görmeye başlayan IST30 Borsa Yatırım Fonu'nun İMKB-30 spot ve vadeli endeks piyasalara olan uzun dönemli öncül ardıl ilişkisini ve volatilite etkisini araştırmaktadır. Araştırma, fonun işlem öncesi ve sonrası olmak üzere iki dönem kurgulanmıştır. Fon öncesi dönemde 427, fon sonrası dönemde ise 548 günlük kapanış değerleri araştırma verilerini oluşturmaktadır. Spot ve vadeli endeks işlemler arasındaki uzun dönemli öncül ardıl ilişkisinin test edilmesinde eşbütünleşme testi, VECM ve Granger VECM analizleri kullanılmıştır. Çalışmanın birinci hipotezi ile uyumlu olarak uzun dönemde endeksler arasında bir öncül ardıl ilişkinin varlığı ve fon sonrası dönemde de bu ilişkinin devam ettiği bulgusuna ulaşılmıştır. Her iki dönemde de vadeli endeks piyasaları spot endeks piyasalara öncülük etmektedir. Bu sonuç, Subrahmanyam (1991) ve Gorton ve Pennacchi (1993)'nin teorik argümanlarıyla uyumludur. Çalışmanın ikinci hipotezinde, borsa yatırım fonlarının endeks piyasaların volatilitesine etkisini araştırmak için GARCH modeli kullanılmıştır. Uygulama sonuçları, fonun işleme başlama tarihinden öncesinde ve sonrasında endeks yatırım araçlarının volatilitesinde bir düşüş meydana geldiğini göstermektedir. Araştırmanın son hipotezinde, IMKB-30 endeksindeki dayanak varlıkların her iki dönemdeki volatilitesi araştırılmıştır. 13 hissenin volatilitesi yükselirken, 17 hissenin volatilitesinin düştüğü bulunmuştur. Toplu sonuçlar, dayanak varlıkların volatilitesinin düştüğünü göstermektedir. Bu sonuç, Lin ve Chiang (2005)'ın bulgularıyla uyumludur.
Oil prices and stock markets: An empirical analysis from Russia, Canada, U.S. and Japan
This study tries to widen understanding of the relationship between oil prices and stock markets at the aggregate and sector level in countries which have different characteristics. Reaction of stock markets and sectoral stock indices to oil price changes in Russia, Canada, Japan and United States have been observed. Russia and Canada are net oil exporters while United States and Japan are net oil importer countries. The study has been realized in the period between 2002:1–2016:12 (Some sectors' indices were formed after 01:01:2002, so their analyses has begun from formation date of that indices) and Johansen cointegration analysis and Granger causality tests have been applied. At the end of the study, empirical evidence has proved that there are significant and mostly positive relationships between Russian MOEX stock market indices and crude oil prices. Since Russia is an oil exporter, this result is compatible with the financial and economic theory. However; significant Johansen cointegration between Brent Crude Oil prices and most of the Canadian, U.S. and Japanese stock market aggregate and sectoral indices could not be figured out.
Tuhfetü'-Ahyâr bağlamlı dizin ve işlevsel sözlük
Türk Edebiyatında 16. yüzyıla ait olan Tuhfetü'l-Ahyâr isimli mensur eser üzerine Dr.Öğr. Üyesi Gülşah Gaye FİDAN tarafından 2013 yılında eserin çeviri yazılı metni ve incelemesini içeren bir çalışma yapılmıştır. Çerçeve hikâye tekniği ile kaleme alınan bu tez çalışması içerisinde yalnız 142-188 arası metinler ele alınmıştır. Bu çalışmanın konusu; eserdeki metinlerin bir bölümünün Tarih ve Edebiyat Metinleri Bağlamlı Dizin ve İşlevsel Sözlüğü Sistemi (TEBDİZ)'nde metin bağlamında bağlamsal ve işlevsel dizin sözlüğünü içermektedir. Tebdiz projesi, 2015 yılında Gazi Üniversitesi tarafından hazırlanan; kelime/kelime grubu ek-kök bilgileri, nazım şekil ve türleri, vezin ve ayet, hadis, kelâm-ı kibar, atasözü, deyim, argo ifade, kalıplaşmış ifade, dua ifadeleri gibi ayrıntılara yer vererek Türk edebiyatına ait eserlerin bağlamlı dizin ve işlevsel sözlüğünü oluşturan bir projedir. Çalışmaların söz varlığını ortaya koyarak eserlerin tarihsel ve bir süreç içerisinde daha rahat görülmesini sağlamıştır. Bu proje kapsamında Mensur hikâyelerin söz varlığı ortaya konmuş; kelime grupları ve ekler (atasözü, deyim, ayet, hadis vb.) şeklinde verilere de yer verilmiştir.Anahtar Kelimeler: Tebdiz, Tuhfetü'l-Ahyâr, Bağlamlı Dizin, İşlevsel Sözlük