Index

64 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Dünya enerji emtia fiyatları ile Borsa İstanbul (BİST) elektrik endeksi arasındaki ilişkinin belirlenmesi

Enerji emtiaları, üretim sürecinin vazgeçilmez girdileridir. İnsanlığın kullandığı elektriğin çok büyük kısmı, bugüne kadar fosil yakıt kökenli enerji emtialarından; petrol, kömür ve doğal gazdan üretilmiştir. 2018 yılı itibariyle, fosil yakıtların dünya elektrik üretimindeki payı %64, Türkiye'de ise %67,6 civarındadır. Bu çalışmada, fosil kaynaklı enerji emtialarında dışa bağımlılığı yüksek olan Türkiye'de; petrol, doğal gaz ve kömür getirilerinin düzeltilmemiş ve piyasa faiz oranına göre düzeltilmiş Borsa İstanbul (BİST) Elektrik endeksinin getirisi ile nedensellik ilişkisi araştırılmıştır. Ayrıca, bu emtiaların ticaretinde ABD Doları kullanıldığından, kur değişimlerinin etkilerini görmek amacıyla TL/ABD Doları kuru, emtia fiyat değişimlerinin sektöre özgü olup olmadığını tespit etmek için de BİST 100 endeks getirileri analize dâhil edilmiştir. Bildiğimiz kadarıyla bu araştırma, Türkiye'de BİST Elektrik endeksi getirisinde dünya petrol ve doğal gaz fiyatlarının yanında dünya kömür fiyatlarının da etkisini inceleyen ilk çalışma olma özelliğini de taşımaktadır. Analiz dönemi olarak 17 Mayıs 2010 – 29 Mayıs 2020 dönemi belirlenmiş, değişkenler arasındaki nedensellik ilişkisi Granger nedenselliği test etme yöntemiyle analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda; Petrol ve kömür fiyatlarındaki değişimler ile BİST Elektrik Endeksinin getirisi arasında karşılıklı nedensellik ilişkisi olduğu, doğal gaz fiyatlarındaki değişim ile ne BİST 100 ne de BİST Elektrik Endeksinin getirileri arasında nedensellik ilişkisinin olmadığı tespit edilmiştir.

Borsa endeksiBorsa İstanbulDoğal gaz+7
Tuncay Gümüş
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Derinçay Deresi (Çorum) su kalitesi üzerine fitoplankton ve fitobentoz temelli araştırma

Bu çalışmada Derinçay Deresi (Çorum) fitoplankton ve epifitik diyatomelerinin belirlenmesi için Ağustos 2020 ile Temmuz 2021 tarihleri arasında dere üzerinde belirlenen 6 istasyondan periyodik olarak her ay örneklemeler yapılmış ve incelenmiştir. Örneklerin sayım ve teşhisleri yapılmış, alglerin mevsime bağlı değişimleri belirlenmiştir. Çalışmada fitoplankton florasında Bacillariophyta (46), Euglenozoa (17), Cyanobacteria (14), Chlorophyta (7) Charophyta (4), Miozoa (2) ve Cryptophyta (1) divizyolarına ait toplam 91 takson edilmiştir. Derinçay Deresi fitoplanktonunda en fazla organizma sayısına sahip alg grubu Bacillariophyta olup, bu divizyoyu Cyanobacteria ve Euglenozoa takip etmiştir. Epifitik diyatomelerde ise Bacillariophyta divizyosunun 12 ordosuna ait 42 takson tespit edilmiştir. Bacillariophyta divizyosu içerisinde ise dominant alg ordosu 12 takson içeren Naviculales takımı olmuştur. Ayrıca istasyonlardan alınan su örneklerinin fizikokimyasal analizleri yapılmış, elde edilen verilerle tespit edilen organizmalar arasındaki ilişki belirlenmeye çalışılmıştır. Fitoplanktonun ve epifitik diyatomelerin çeşitlilik, düzenlilik, sıklık, benzerlik ve NMDS analizleri yapılmış, su kalite gösterge durumları tespit edilmiştir. Ayrıca fitoplanktondaki türlerin Fitoplankton Topluluğu İndeksi (Q(r) indeks), epifitik diyatomelerin Trofik Diyatome İndeksi (TDI) hesaplanmış, çalışma alanında tespit edilen türlerin indikatör özelliklerinden yararlanarak su kalitesi belirlenmeye çalışılmıştır. Fitoplankton topluluğu indeks (Q(r) indeks) sonuçlarına göre Derinçay Deresi'nin ekolojik su kalitesi "kötü" sınıfına girdiği belirlenmiştir. Yine çalışma alanımızda sulardaki kirlenme derecesini belirlemek için indikatör olarak kullanılan Oscillatoria ve Euglena cinslerine ait türlere tüm istasyonlarda rastlanmış olması araştırma alanımızdaki akarsuyun kirlilik düzeyinin yüksek olduğunu desteklemiştir. Shannon çeşitlilik indeksi'ne göre de akarsuyun "Kötü" ekolojik kalite durumuna ve "Oksijensiz-Çok Kirlenmiş" kirlilik sınıfına girdiği görülmüştür. Ayrıca fitoplanktonda ve epifitik florada kirli sularda yaşayabilen toleranslı türlerin yaygın olduğu görülmüştür. Fitobentozdaki epifitik algler üzerinden hesaplanan Trofik Diyatome İndeks (TDI) sonuçlarına göre Derinçay Deresi "kötü" su kalite sınıfına karşılık gelen hipertrofik ekolojik statüye sahip olduğu belirlenmiştir. Çalışma alanındaki veriler değerlendirildiğinde Derinçay Deresi'nin kirlenme tehditiyle karşı karşıya olduğu görülmüştür. Derinçay Deresi sucul ekosisteminin korunabilmesi için dere üzerindeki atıksu arıtma tesisinin modern ve biyolojik arıtma yapabilen bir tesise dönüştürülmesi ve dereyi kirleten faktörlerin kontrol altında tutulması gerekmektedir.

AlglerDerelerFitobentoz+3
Süleyman İpek
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Gölünyazı Gölü(Çorum)'nün trofik yapısı üzerine bir araştırma

Bu çalışmada Gölünyazı Gölü (Çorum) fitoplankton ve fitobentoz diyatomelerinin belirlenmesi için Nisan 2021 ile Mart 2022 tarihleri arasında göl üzerinde belirlenen 2 istasyondan periyodik olarak her ay örneklemeler yapılmış ve incelenmiştir. Örneklerin sayım ve teşhisleri yapılmış, alglerin mevsime bağlı değişimleri belirlenmiştir. Çalışmada fitoplankton florasında Bacillariophyta (30), Chlorophyta (4), Euglenozoa (4), Cyanobacteria (2), Charophyta (2), Cryptophyta (1), Miozoa (1) ve Ochrophyta (1) divizyolarına ait toplam 45 takson edilmiştir. Gölünyazı Gölü fitoplanktonunda en fazla organizma sayısına sahip alg grubu Bacillariophyta olup bu divizyoyu Euglenozoa takip etmiştir. Bentik alglerde (Epifitik ve epilitik) ise Bacillariophyta divizyosunun 13 ordosuna ait toplam 41 takson tespit edilmiştir. Bacillariophyta divizyosu içerisinde ise dominant alg ordosu 10 takson içeren Naviculales takımı olmuştur. Ayrıca istasyonlardan alınan su örneklerinin fizikokimyasal analizleri yapılmış, elde edilen verilerle tespit edilen organizmalar arasındaki ilişki belirlenmeye çalışılmıştır. Fitoplanktonun ve fitobentoz diyatomelerin çeşitlilik, düzenlilik, sıklık ve NMDS analizleri yapılmış, su kalite gösterge durumları tespit edilmiştir. Ayrıca fitoplanktondaki türlerin Fitoplankton Topluluğu İndeksi (Q indeks), fitobentoz diyatomelerin göller için Trofik Diyatome İndeksi (TDIL) hesaplanmış, çalışma alanında tespit edilen türlerin indikatör özelliklerinden yararlanarak su kalitesi belirlenmeye çalışılmıştır. Fitoplankton topluluğu indeks (Q indeks) sonuçlarına göre Gölünyazı Gölü'nün ekolojik su kalitesi "çok iyi" olarak sınıflandırılmıştır. Buna karşın çalışma alanımızın dominant ve subdominant organizmalarının daha çok toleranslı türlerden oluşması araştırma alanımızda kirlilik baskısının olduğunu göstermektedir. Yine Shannon çeşitlilik indeksi'ne göre de gölün "Kötü" ekolojik kalite durumuna ve "Oksijensiz-Çok Kirlenmiş" kirlilik sınıfına girdiği görülmüştür. Oysa fitoplanktonda kirliliğe toleranslı türler daha yaygın rastlanmışken fitobentozda (epifitik ve epilitik florada) daha çok temiz sularda bulunan kirliliğe hassas türlerin daha yaygın olduğu görülmüştür. Epifitik ve epilitik algler üzerinden hesaplanan Göller için Trofik Diyatome İndeks (TDIL) sonuçlarına göre Gölünyazı Gölü "zayıf" su kalite sınıfına karşılık gelen ötrofik ekolojik statüye sahip olduğu belirlenmiştir. Çalışma alanındaki veriler değerlendirildiğinde Gölünyazı Gölü'nün kirlenme tehditiyle karşı karşıya olduğu görülmüştür. Gölünyazı Gölü sucul ekosisteminin korunabilmesi için ya göl çevresi mera alanlarına dönüştürülmeli ya da göl civarında yapılan tarımın organikleştirilmesi teşvik edilmelidir. Böylelikle gölü kirleten faktörlerin kontrol altında tutulması gerekmektedir. Ayrıca Gölünyazı Gölü'ndeki biyoçeşitliliğin ve sulak alanın korunması adına su sıkıntısının yaşandığı mevsimlerde göl alanına çevredeki derelerden kontrollü bir şekilde su girişinin sağlanması önem arz etmektedir. Anahtar Kavramlar: Göl, su kalitesi, fitoplankton, fitobentoz, indisler Bilim Kodu: 20322

FitobentozFitoplanktonlarGöl kirliliği+2
Çelebi Şahin
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Makroekonomik faktörlerin Borsa İstanbul sektör endekslerinin performanslarına etkisi üzerine bir çalışma

Bu çalışmanın amacı, borsa performansını etkileyen faktörleri sektörel bazda incelemek olarak belirlenmiştir. Çalışma kapsamında belirlenmiş olan makroekonomik değişkenlerin (enflasyon, faiz oranı, büyüme oranı, işsizlik oranı, ticaret dengesi, altın fiyatları ve kur değişimi), seçilmiş olan sektör getiri endeksleri (banka, hizmet, gayrimenkul yatırım ortaklığı, gıda içecek, tekstil deri) üzerindeki etkileri araştırılmıştır. 2007-2015 yılları arasında oluşan yıllık değerler, Türkiye İstatistik Kurumu, Merkez Bankası, Borsa İstanbul ve özel yatırım acentelerinden toplanmış ve bağımlı ve bağımsız değişkenler arasındaki ilişkiler ise korelasyon ve regresyon analizleri ile tespit edilmiştir. Her bir bağımlı değişken ayrı ayrı incelenmiş olup; alınan değerlerin hepsi, yıllık değişim oranına çevrilerek aynı türden verilerin analize tabi tutulması sağlanmıştır.Regresyon analizi sonuçlarına göre, tüm sektör getiri endekslerinin negatif veya pozitif olmak üzere bir şekilde makroekonomik değişkenlerden etkilendiği görülmüştür. Özellikle kur değişiminin, tüm sektörlerin getiri endeksleri üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve negatif bir etkisi olduğu bulunmuştur. Kur değişikliklerine benzer bir şekilde,araştırma kapsamında incelenen ve sektör getiri endeksleri üzerinde oldukça önemli etkisi olan bir başka değişken ise büyüme oranıdır. Gerçekten de gayrimenkul yatırım ortaklığı, gıda içecek, banka ve tekstil deri sektörleri getiri endeksleri, büyüme oranı değişkeninden pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde etkilenmektedir. Banka sektörü getiri endeksi, makroekonomik faktörlerden en fazla etkilenen endeks olarak ortaya çıkmıştır. Buna göre, banka sektörü getiri endeksi kur değişiminden negatif, enflasyon oranı ve büyüme oranından ise pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde etkilenmektedir. Anahtar Kelimeler: Borsa, Borsa Performansı, Sektör Getiri Endeksleri, Makro Ekonomik Değişkenler

Borsa İstanbulEndeksGetiri+6
Ozan Avcı
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Borsa yatırım fonlarının endeks piyasalarında uzun dönemli ilişki ve volatilite üzerindeki etkisi: İMKB-30 endeksi üzerine bir uygulama

Bu çalışma, Türkiye endeks piyasalarında 7 Nisan 2009 tarihinde işlem görmeye başlayan IST30 Borsa Yatırım Fonu'nun İMKB-30 spot ve vadeli endeks piyasalara olan uzun dönemli öncül ardıl ilişkisini ve volatilite etkisini araştırmaktadır. Araştırma, fonun işlem öncesi ve sonrası olmak üzere iki dönem kurgulanmıştır. Fon öncesi dönemde 427, fon sonrası dönemde ise 548 günlük kapanış değerleri araştırma verilerini oluşturmaktadır. Spot ve vadeli endeks işlemler arasındaki uzun dönemli öncül ardıl ilişkisinin test edilmesinde eşbütünleşme testi, VECM ve Granger VECM analizleri kullanılmıştır. Çalışmanın birinci hipotezi ile uyumlu olarak uzun dönemde endeksler arasında bir öncül ardıl ilişkinin varlığı ve fon sonrası dönemde de bu ilişkinin devam ettiği bulgusuna ulaşılmıştır. Her iki dönemde de vadeli endeks piyasaları spot endeks piyasalara öncülük etmektedir. Bu sonuç, Subrahmanyam (1991) ve Gorton ve Pennacchi (1993)'nin teorik argümanlarıyla uyumludur. Çalışmanın ikinci hipotezinde, borsa yatırım fonlarının endeks piyasaların volatilitesine etkisini araştırmak için GARCH modeli kullanılmıştır. Uygulama sonuçları, fonun işleme başlama tarihinden öncesinde ve sonrasında endeks yatırım araçlarının volatilitesinde bir düşüş meydana geldiğini göstermektedir. Araştırmanın son hipotezinde, IMKB-30 endeksindeki dayanak varlıkların her iki dönemdeki volatilitesi araştırılmıştır. 13 hissenin volatilitesi yükselirken, 17 hissenin volatilitesinin düştüğü bulunmuştur. Toplu sonuçlar, dayanak varlıkların volatilitesinin düştüğünü göstermektedir. Bu sonuç, Lin ve Chiang (2005)'ın bulgularıyla uyumludur.

BorsaEndeksEndeks fon yönetim sistemi+5
Ferit Karahan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Tuhfetü'-Ahyâr bağlamlı dizin ve işlevsel sözlük

Türk Edebiyatında 16. yüzyıla ait olan Tuhfetü'l-Ahyâr isimli mensur eser üzerine Dr.Öğr. Üyesi Gülşah Gaye FİDAN tarafından 2013 yılında eserin çeviri yazılı metni ve incelemesini içeren bir çalışma yapılmıştır. Çerçeve hikâye tekniği ile kaleme alınan bu tez çalışması içerisinde yalnız 142-188 arası metinler ele alınmıştır. Bu çalışmanın konusu; eserdeki metinlerin bir bölümünün Tarih ve Edebiyat Metinleri Bağlamlı Dizin ve İşlevsel Sözlüğü Sistemi (TEBDİZ)'nde metin bağlamında bağlamsal ve işlevsel dizin sözlüğünü içermektedir. Tebdiz projesi, 2015 yılında Gazi Üniversitesi tarafından hazırlanan; kelime/kelime grubu ek-kök bilgileri, nazım şekil ve türleri, vezin ve ayet, hadis, kelâm-ı kibar, atasözü, deyim, argo ifade, kalıplaşmış ifade, dua ifadeleri gibi ayrıntılara yer vererek Türk edebiyatına ait eserlerin bağlamlı dizin ve işlevsel sözlüğünü oluşturan bir projedir. Çalışmaların söz varlığını ortaya koyarak eserlerin tarihsel ve bir süreç içerisinde daha rahat görülmesini sağlamıştır. Bu proje kapsamında Mensur hikâyelerin söz varlığı ortaya konmuş; kelime grupları ve ekler (atasözü, deyim, ayet, hadis vb.) şeklinde verilere de yer verilmiştir.Anahtar Kelimeler: Tebdiz, Tuhfetü'l-Ahyâr, Bağlamlı Dizin, İşlevsel Sözlük

BağlamSözlükTuhfetü'l-Ahyar+2
Hilal Şimşek
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Aksiyel spondiloartropatili hastalarda anemi sıklığının tespiti ile Sistemik İmmün-İnflamasyon İndeksi ve anti-TNF tedavisi ile etkileşimi

Amaç: Bu çalışmanın amacı aksiyel spondiloartropatili (axSpA) hastalarda anemi sıklığını tespit etmek ve sistemik immün inflamasyon indeksiyle olan etkileşimi ve de anti-TNF tedavisinin uygulanmasıyla oluşan sonuçları değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya ASAS'ın (Assessment of SpondyloArthritis İnternational Society) axSpA kriterlerini karşılayan , 18 yaşından büyük olan , en az bir yıl süreyle düzenli şekilde anti-TNF tedavisine ve takibe devam eden 51'i erkek 51'i kadın olmak üzere toplamda 102 hasta dahil edildi. Tüm hastalar anti-TNF ajanlardan herhangi biriyle tedavi edildi (9 hasta etanersept, 27 hasta adalimumab, 63 hasta sertolizumab pegol, 2 hasta golimumab ve 1 hasta infliksimab). Hastalara ait laboratuvar incelemelerinden C- reaktif protein (CRP), eritrosit sedimantasyon hızı (ESH), hemoglobin (Hb), hematokrit (Hct) ve eritrosit hacmi (MCV) sayıları, nötrofil-lenfosit oranı (NLR), trombosit-lenfosit oranı (PLR) ve sistemik immün inflamasyon indeksi (SII) değerleri tedaviye başlamadan önce ve tedaviden 1 yıl sonra bakılarak karşılaştırıldı. Bulgular: Başlangıçta 34 hastada (8 erkek, 26 kadın) (%33,3) anemi tespit edildi. Anti-TNF tedavisi sonrasında anemi oranı yarı yarıya azaldı (%16,7; 3 erkek, 14 kadın). Kadınlarda anemi görülme sıklığı erkeklere göre anlamlı olarak daha yüksekti (p<0,001). Anemisi olan hastaların anemisi olmayanlara göre ESH değerleri anlamlı derecede yüksek (p=0,002) fakat eritrosit (RBC) , Hct ve MCV değerleri ise anlamlı derecede daha düşüktü (p<0,001). Hemoglobin değeri ile lökosit (WBC) , nötrofil ve RBC sayısı, Hct ve MCV değerleri arasında pozitif korelasyon vardı (sırasıyla p=0,005, p=0,008, p<0,001, p<0,001, p<0,001) ; ancak ESH ile negatif korelasyon vardı (p< 0.001). Sİİ düzeylerinde anti-TNF tedavi öncesi ve sonrası yapılan karşılaştırmada azalma yönünde istatistiksel olarak anlamlı düzeyde (p<0,001) fark saptandı. Anti-TNF tedavisi öncesi ve sonrası trombosit ve eritrosit sayısı dışındaki parametrelerde istatistiksel olarak anlamlı fark vardı. Sonuç: Anemi, axSpA hastalarında sıklıkla inflamasyona bağlı yaygın bir komorbiditedir. Yüksek düzeyde inflamasyon ve uzun süreli hastalık aktivitesi olan durumlar daha şiddetli anemi ile sonuçlanma eğilimindedir. Anti-TNF tedavisi yalnızca hastalık aktivitesini azaltmakla kalmaz, aynı zamanda anemi durumunu da iyileştirebilir. Anahtar Kelimeler: Aksiyel spondiloartropati , kronik hastalık anemisi , anti-TNF tedavisi

AnemiBiyolojik tedaviSpondiloartrit+2
Duygu Güler
Bezmialem Vakıf University
2024
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Elektif sezaryen doğumda spinal anestezi sonrası hipotansiyonu öngörmede şok indeksinin rolü

Amaç: Çalışmamızın amacı elektif sezaryen doğumda spinal anestezi sonrası hipotansiyonu öngörmede şok indeksinin rolünü değerlendirmek ve diğer indeksler (Perfüzyon İndeksi, Pleth Değişkenlik İndeksi, Diyastolik Şok İndeksi ve Modifiye Şok İndeksi) ile karşılaştırmaktır. Yöntem: Prospektif ve gözlemsel tek merkez çalışmamıza, 15.07.2021-15.07.2022 tarihleri arasında Yozgat Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı tarafından elektif sezaryen planlanan 18 - 40 yaş arası, ASA skoru II olan 143 gebe dahil edildi. Hastalar preoperatif hasta hazırlama ünitesine geldikten sonra Amsterdam Preoperatif Anksiyete Skoru ile anksiyete durumları değerlendirildi. Tüm veriler yedi zaman noktasında; (T0: Spinal anestezi öncesi supin pozisyon, T1: Spinal anestezi sırasında oturur pozisyon, T2: Spinal anestezi sonrası 1.dk, T3: Spinal anestezi sonrası 3.dk, T4: Spinal anestezi sonrası 5.dk, T5: Spinal anestezi sonrası 7.dk, T6: Spinal anestezi sonrası 10.dk, T7: göbek kordonu klemplenmesi sonrasında) kaydedildi. Spinal anesteziye bağlı hipotansiyon, sistolik kan basıncı 90 mmHg'nın altında veya bazal değere göre sistolik kan basıncında ≥ %20 düşüş olarak kabul edildi. Hastalar spinal anestezi sonrası "Hipotansiyon Gelişen" ve "Hipotansiyon Gelişmeyen" olarak iki gruba ayrıldı. Bulgular: Hastaların 92'sinde (% 65,7) spinal anesteziye bağlı hipotansiyon gelişti, 48'inde (% 34,3) ise gelişmedi. APAIS-T ve SI-T0 skorunun hipotansiyon gelişen grupta daha yüksek olduğu belirlendi (sırasıyla, p=0,036, p=0,013). Diğer indeksler gruplar arasında anlamlı farklılık göstermedi (p>0,05). Spinal anesteziye bağlı hipotansiyona etki eden faktörler için yapılan lojistik regresyon analizinde APAIS-T (p=0,008) ve SI-T0 (p=0,003) değerleri SA'ya bağlı hipotansiyon için bağımsız risk faktörleri olarak bulundu. Sonuç: Çalışmamızdan elde edilen bulgulara dayalı olarak, elektif sezaryen geçiren gebelerde preoperatif anksiyete skorunun ve şok indeksi değerinin spinal anesteziye bağlı hipotansiyonu öngörmede ve erken müdahalede yol gösterici olabileceği kanaatindeyiz. Bu konuda yapılacak daha geniş kapsamlı çalışmalara ihtiyaç olduğunu düşünmekteyiz. Anahtar kelimeler: Spinal anestezi, hipotansiyon, şok indeksi, sezaryen, diyastolik şok indeksi, modifiye şok indeksi

AnesteziAnestezi-spinalHipotansiyon+3
Hakan Öz
Yozgat Bozok University
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Hadis fihrist ilmi ve Ahmed B. Tâhâzâde'nin Buhârî fihristi'nin tenkitli neşri ve tahkiki

Bu çalışmada, Osmanlı'nın son dönemlerinde, bir Osmanlı şehri olup kültürel ve ilmi açıdan çok hareketli bir yer olan Halep'te yaşamış Ahmed b. Tâhâzâde'nin tam künyesi ile el-Kâdî Ahmed b. Tâhâ b. Mustafa b. Tâhâzâde el-Hüseynî'nin(ö.1187/1773) İmam Buhârî'nin meşhur eseri Sâhîhi'l Buhârî'si üzerine yapmış olduğu "Fihristi'l Kutub ve'l Ebvâb mine'l Buhâriyyi'ş-Şerîf" adlı eserinin tenkidli neşri ve tahkiki yapılmıştır. Ahmed b. Tâhâzâde'nin söz konusu bu çalışması Sâhîhi'l Buhârî'de geçen kitap ve bâb başlıklarını müstakil bir fihrist şeklinde ele almakta ve eserin genel yapısını ayrıntılı bir şekilde sunmaktadır. Tezimiz Hadis Fihristi ilminin tanıtımının yapıldığı birinci bölümün yanında dirâse ve tahkik kısımları olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde fihrist kelimesinin kökeni, anlamı ve bu kavramın tarihsel süreçte geçirdiği evrelerin yanı sıra Hadis kitapları ile ilgili yapılan fihrist çeşitleri, matbaanın yaygınlaştığı modern dönemde fihrist çalışmaları ve bu çalışmalara öncülük etmiş olan ilim adamları ve nihayet teknoloji çağında fihristin ulaştığı noktaya dair bilgiler verilmiştir. Dirase kısmında, Ahmed b. Tâhâzâde'nin hayatı, hocaları, ilmi çabaları ile ilgili bilgiler verilmiş ayrıca tahkik konusu olan eserin tanıtımı yapılarak telif yeri, tarihi ve yazma eser kütüphanelerinde bulunun nüshalara dair bilgiler verilmiştir. Üçüncü ve tezimizin esasını teşkil eden bölümde ise, söz konusu eserin yazma nüshalarından seçtiğimiz nüshalar karşılaştırılarak tenkitli tahkiki yapılmıştır. Bu çalışmada metnin şekilsel özellikleri muhafaza edilmiş, bazı noktalama işaretleri eklenmiş ve bazı yerlerde metinde olmayan açıklayıcı eklemeler yapılmıştır. Ayrıca nüsha farklılıklarına dipnotlarda işaret edilmiştir.

Ahmed b. TahazadeBuhariHadis+3
Ahmad Samıh Chahrour
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Bulanık durumların Markov analizi ve ekonomik uygulamaları

Belirsizliğin hakim olduğu ortamlarda dinamik bir sistemin matematiksel olarak modellenmesi, analiz edilerek gelecekte belirmesi muhtemel durumlarının öngörülmesi ve mevcut anda strateji belirleme kararının verilmesi oldukça zorlu ve riskli bir süreci kapsamaktadır. Markov analizi dinamik sistemlerin modellenmesinde yaygın olarak kullanılan çok önemli bir modeldir fakat belirli durumları kapsamaktadır. Zadeh' in 1965' te temellerini attığı, belirsizliğin matematiksel olarak ifade edilebilmesini sağlayan bulanık mantığa dayanan bulanık küme teorisi bu tür sistemlerin modellenmesinde son zamanlarda karar bilimine önemli derecede katkı sağlamıştır. Finansal yatırım araçları belirsizliğin hakim olduğu dinamik bir sistem olan borsada işlem gören ve yüksek risk içeren araçlardır. Bu çalışmada, Amerikan Dolar Endeksi, Avro Endeksi, Japon Yeni/Dolar Paritesi ve altın gibi değerli emtia aracına ait gelecek tahmini aylık verilerden yararlanılarak bulanık durumların Markov zinciri analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Bunun için yeterince uzun bir dönem belirlenerek önerilen yatırım araçlarına ait geçmiş verilerden yararlanılmıştır. Elde edilen verilerdeki aylık değişim oranları bulanık durumlara ayrılarak bulanık sınıflandırma yapılmıştır. Daha sonra durumların tanımlandığı bulanık kümelerden yararlanılarak bulanık durumların olasılık geçiş matrisleri oluşturulmuştur. Son olarak rassal olarak belirlenen verilerden ve klasik Markov sürecinde olduğu gibi olasılık geçiş matrisinden yararlanılarak sistemde bir sonraki adımda meydana gelebilecek durum tahmini yapılacak ve elde edilen sonuçlar gerçekte meydana gelen durum ile karşılaştırılarak oluşturulan modelin güvenilirliği test edilmiştir. Bununla birlikte tahmini yapılacak olan finansal araçların denge durumları da incelenmiştir. Bu yatırım araçlarının birbirleri ile ilişkili olup olmadıkları da ayrıca analiz edilmiştir. Ele alacağımız örnekler, Markov zincirlerine ve Bulanık durumlu Markov zincirlerine göre değerlendirilmiş ve sonrasında bu iki sürece dayanarak optimal politikalar belirlenerek bu iki modelin farklılıkları ve benzerlikleri tartışılmıştır. Anahtar kelimeler: Bulanık mantık, Markov analizi, bulanık durumların Markov zincirleri, ekonomik endeks tahmini

Bulanık mantıkEndeksFinansal araçlar+1
Berna Uzun
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

G20 ülkelerinin bankacılık sektörü endekslerinin getiri düzeyleri açısından karşılaştırılması

Bu araştırmada G20 ülkeleri arasında finans sektörü borsa endeksleri ile BIST finansal endeksi arasındaki eşbütünleşmenin tespit edilmesi ve G20 ülkeleri arasındaki ülkelere yatırım gerçekleştirmeyi planlayan tasarruf sahiplerine hali hazırdaki borsaların birbiri arasında bir portföy oluşturularak karar alma süreçlerinde kendilerine fayda sağlanması amaçlanmıştır. Buna göre BIST finansal endeksi (XUMAL) ile G20 ülkeleri borsalarının finansal endeksleri arasındaki eşbütünleşmeye bakılmıştır. Araştırmada Ocak 2010- Aralık 2019 tarihleri arasındaki ilgili ülkelerin borsalarına ait veri setleri kullanılmıştır. Bu inceleme yapılırken G20 ülkeleri içerisinde bulunan Arjantin ve Suudi Arabistan'ın bahsedilen tarih aralıklarının tamamında finansal sektöre ait endeks verileri yer almadığından analiz dışında bırakılmıştır. Ülkelere ait finansal endeks verileri https://tr.investing.com/indices/ adresinden ulaşılmıştır. Ülkelere ait veri setlerinin aynı birim üzerinden ifadesi için finansal endeks veri setlerine logaritmik dönüşüm uygulanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde Eviews 10 programı kullanılmıştır. Türkiye finansal endeksi ile ABD, Almanya, Fransa ve İngiltere'nin finans endeksleri arasında iz ve maks-eigen istatistik değerleri kritik değerden büyük oldukların için Türkiye ve bu ilkeler arasında uzun dönemli ilişkiden söz edildiği görülmektedir. Türkiye'nin finans endeksinde oluşacak olan bir sağmanın yıl içerisinde ABD'de %21,6; Almanya'da %18,3; Fransa'da %16,8 ve İngiltere'de %18,8 oranında düzeleceği tahminlenmektedir. Anahtar Kelimeler: Bankacılık, G20, BİST, Borsa Endeks

Bankacılık sektörüBorsa endeksiBorsa İstanbul+4
Furkan Göksu
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık ürünlerinde rekabet üstünlüğü ve sağlık işletmelerinin hisse senedi getirileri arasındaki ilişki: BIST örneği

Sağlık ürünleri, hastalıkların teşhis ve tedavi edilmesi için kullanılan tıbbi ve medikal malzemelerdir. Bu malzemelerin ulusal kaynaklar ile üretilmesi o ülkedeki sağlık hizmetleri arzının kalitesinin ölçülmesinde önemli bir göstergedir. Sağlık ürünlerinde rekabet avantajının elde edilmesi o sektörde faaliyet gösteren firmaların finansal performanslarına (verimlilik, karlılık vb.) katkı sağlayacaktır. Bu çalışmada Türkiye'nin sağlık ürünlerinde açıklanmış karşılaştırmalı üstünlük derecesi ile Borsa İstanbul'da (BİST) faaliyet gösteren sağlık işletmelerinin hisse senedi getirileri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. İlk olarak Türkiye'nin sağlık ürünlerinde açıklanmış karşılaştırmalı üstünlük skorları Balassa ve Vollrath Endeksleri kullanılarak hesaplanmıştır. Balassa ve Vollrath Endekslerinin hesaplanabilmesi için SITC Revize 3, 4. seviye için ürünün ülke içi ihracat düzeyleri ile aynı ürünün dünya ihracat düzeyleri değişkenleri kullanılmıştır. Daha sonra ise Borsa İstanbul'da faaliyet gösteren sekiz sağlık işletmesinin ortalama hisse senedi getirileri ile sağlık ürünlerinin açıklanmış karşılaştırmalı üstünlük dereceleri ile ilişkisi eşbütünleşme analiz yöntemleri kullanılarak incelenmiştir. Veri seti 2000-2022 dönemi aylık verilerden oluşmaktadır. Analiz aşamasında 29 farklı sağlık ürünü ve BİST'de işlem gören 8 sağlık işletmesi kullanılmıştır. Birinci aşamada elde edilen analiz sonuçlarına göre Türkiye'nin 29 sağlık ürün grubunun 26'sında rekabet dezavantajına sahip olduğu belirlenmiştir. Rekabet avantajının olduğu ürünlerin HS 7311, HS 7324 ve HS 9402 kodlu ürünler olduğu ve bu ürünlerin katma değeri düşük (demir çelikten sağlığı koruyucu eşya/kaplar ve ameliyat/dişçi masa/koltukları) nitelikteki ürünler olduğu sonucuna ulaşılmıştır. İkinci aşamadan elde edilen sonuçlara göre BİST'de işlem gören sağlık işletmelerinin ortalama hisse senedi getirileri ile bu işletmelerin üretim portföyünde yer alan sağlık ürünlerindeki açıklanmış karşılaştırmalı üstünlük katsayıları arasında eşbütünleşme ilişkisinin olduğu belirlenmiştir. Buna göre ANGEN işletmesinin ortalama hisse senedi getirisi ile HS 9019 kodlu ürün grubunun Vollrath Endeksi arasında; DEVA işletmesinin ortalama hisse senedi getirisi ile HS 2936, HS 2941, HS 3003, HS 3004 ve HS 3006 ürün grubunun Vollrath Endeks skorları arasında; ECILC işletmesinin ortalama hisse senedi getirisi ile HS 2936, HS 2941, HS 3003, HS 3004 ve HS 3006 ürün grubunun Vollrath Endeks skorları arasında; GENIL işletmesinin ortalama hisse senedi getirisi ile HS 3003 kodlu ürün grubunun Vollrath Endeks skorları arasında; MEDTR işletmesinin ortalama hisse getirisi ile HS 9020 kodlu ürün grubunun Vollrath Endeks skorları arasında; RTALB işletmesinin ortalama hisse senedi getirisi ile HS 9019 kodlu ürün grubunun Vollrath Endeks skorları arasında; SEYKM işletmesinin ortalama hisse senedi getirisi ile HS 3005, HS 3808 ve HS 9020 kodlu ürün grubunun Vollrath Endeks skorları arasında ve son olarak TRILC işletmesinin ortalama hisse senedi getirisi ile HS 2936, HS 3003 ve HS 3004 kodlu ürün grubunun Vollrath Endeks skorları arasında eşbütünleşme ilişkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca aynı ürün grubunu üreten birden fazla işletmenin ortalama hisse senedi getirisi ile söz konusu ürünün Vollrath Endeks değerleri arasında eşbütünleşme ilişkisi olduğu belirlenmiştir. Buna göre HS 2936 kodlu ürün grubunun Vollrath Endeks skoru ile DEVA-ECILC-TRILC işletmelerinin ortalama hisse senedi getirileri arasında; HS 2941 ürün grubunun Vollrath Endeks skoru ile DEVA ve ECILC işletmelerinin ortalama hisse senedi getirileri arasında; HS 3002 ürün grubunun Vollrath Endeks skoru ile RTALB ve TRILC işletmelerinin ortalama hisse senedi getirileri arasında; HS 3003 ürün grubunun Vollrath Endeks skoru ile DEVA-ECILC-GENIL-TRILC işletmelerinin ortalama hisse senedi getirileri arasında; HS 3004 ürün grubunun Vollrath Endeks skoru ile DEVA-ECILC-GENIL-TRILC işletmelerinin ortalama hisse senedi getirileri arasında; HS 3006 ürün grubunun Vollrath Endeks skoru ile DEVA-ECILC-GENIL işletmelerinin ortalama hisse senedi getirileri arasında; HS 3808 ürün grubunun Vollrath Endeks skoru ile MEDTR ve SEYKM işletmelerinin ortalama hisse senedi getirileri arasında; HS 9019 ürün grubunun Vollrath Endeks skoru ile ANGEN-MEDTR-RTALB işletmelerinin ortalama hisse senedi getirileri arasında ve son olarak HS 9020 ürün grubunun Vollrath Endeks skoru ile ANGEN-MEDTR-SEYKM işletmelerinin ortalama hisse senedi getirileri arasında eşbütünleşme ilişkisinin olduğu belirlenmiştir.

Açıklanmış karşılaştırmalı üstünlüklerBorsa İstanbulEndeks+5
Merve Kaya
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni Adana gazetesinin sistematik indeksi (1921-1922)

Milli Mücadele'nin başarısı ve kazanılan yeni dönemin sürekliliği için siyasî cephenin yanında, sosyal ve kültürel cephe de oldukça önemlidir. Bu bağlamda, dönemde yayımlanan gazete ve dergiler, bugünün araştırıcılarına son derece verimli bir sosyo-kültürel zemin sunmuştur. Kuşkusuz bu zeminde, gerek Millî Mücadele'yi akamete uğratmak isteyen düşman basınının etkisiz kılınması ve gerekse toplumun milli mücadele etrafında kenetlemesinde çok önemli bir görev yerine getirilmiştir. Çalışmada gazetenin içeriği, başyazılar, haberler ve ilanlar olmak üzere başlıklar halinde tasnif edilmiş ve gazetede hangi konuların işlendiği, Adana yöresinde halkın sosyo-kültürel zeminde milli mücadeleye karşı nasıl tavır takındığı ortaya konmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yeni Adana,Millî Mücadele, Gazete, Adana.

AdanaGazetelerMilli Mücadele+3
Esma Bat
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Turizm endeksleri arasındaki eşbütünleşme

Bu araştırmanın amacı, turizm gelirleri sıralamasında en yüksek gelire sahip 25 ülkenin turizm endeksleri arasında eşbütünleşmenin tespit edilmesi ve yatırım yapmayı düşünen tasarruf sahiplerine mevcut borsalar arasında portföy oluştururken karar verme sürecine yardımcı olmasıdır. Dünya ekonomisinin globalleşmesinden dolayı artan finansal liberalizasyon ülkelerin birbirleri ile etkileşim içinde olmalarına sebep olmaktadır. Yatırım kararları alırken riski azaltmak amacıyla çeşitlendirilen portföyler, tek bir yatırım aracı yerine birden fazla yatırım araçlarından oluşturulmaktadır. Ayrıca uluslararası borsalarda çeşitlendirmelerini değerlendiren yatırımcılar, ülke risklerinden de korunabilmektedir. Uluslararası düzeyde portföy oluşturulurken yatırım için seçilecek olan borsaların birbirleri arasında eşbütünleşmenin olmaması, riskin azaltılması yönünden önemlidir. Aralarında BIST XTRZM'in de bulunduğu en yüksek turizm gelirine sahip 25 ülke içerisinden turizm endeksine sahip ülkelerin BIST XTRZM ile aralarındaki eşbütünleşme incelenmiştir. Bu kapsamda araştırma verileri BIST XTRZM ve ABD'nin DJUSCG, DJUSTT, NQUSB5759, NQUSS5759, Avustralya'nın AXHRJ ve AXHRK, Çin'in FTXIN45750, İngiltere'nin FTNMX5750, İspanya'nın BCNR.BC, İtalya FTIT5700, Tayvan'ın THOI ve Yunanistan'ın FTATTRA turizm endekslerinden oluşmaktadır. Elde edilen veriler Eviews-8 programında analiz edilmiştir. Aynı düzeyde durağan olan bu seriler arasındaki ilişkiyi incelemek üzere daha sonrasında ise Johansen eşbütünleşme testi yapılmıştır. Yapılan eşbütünleşme testi sonucunda BIST XTRZM endeksi ile diğer ülkelerin turizm endeksleri arasında istatistiksel olarak herhangi bir ilişkinin varlığının olup olmadığı ve ne düzeyde olduğu incelenmiştir. Analiz sonucunda elde edilen iz değerinin kritik değerden yüksek olması sonucunda BIST XTRZM endeksi ile İspanya'nın BCNRBC endeksi, Tayvan'ın THOI endeksi ve Yunanistan'ın FTATTRA endekslerinin uzun dönemde eşbütünleşik olduğu tespit edilmiştir. Eşbütünleşik olmayan serilerin kısa dönemli ilişkilerini incelemek amacıyla Granger nedensellik testi uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre İngiltere'nin FTNMX5750 endeksinden BIST XTRZM'e doğru tek yönlü nedensellik ilişkisine ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Eşbütünleşme, BIST XTRZM, Turizm

BorsaBorsa endeksiBorsa İstanbul+6
Oğuzhan Gökmen
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kitâb-ı Yâsin-i Şerîf tefsiri üzerine bir dil incelemesi

Bu çalışma, Diyanet İşleri Başkanlığı Elazığ Müftülük Kütüphanesinde bulunan manzum Yasin-i Şerif tercümesinin imla özelliklerini ve indeksini konu almaktadır. Eser Kütüphane'nin depo bölümünde tespit edilmiş olup bu bakımdan herhangi bir kayıt/sayı numarasına sahip değiliz. Manzum olan eser hareketli olarak yazılmış 113 yapraktan ve yasin-i şerif süresinin tefsir edildiği 3070 beyitten oluşmaktadır. Eser de eserin müellifi Günceloğlu olarak geçmektedir. Yine eserin Hicri 1205 yazıldığı ve 1250 yılında istinsah edildiği eserin sonunda verilen bilgilerden anlaşılmaktadır. Manzum tefsirlerin Türk edebiyatımızda sayıları oldukça azdır. Çalışma yaptığımız eser bu açıdan önemlidir. Çalışmanın ilk amacı bu eseri tanıtmak, çeviri yazısı ve indeksini yaparak Türk dili çalışmalarına katkı sağlamaktır. Çalışmanın ikinci amacı ise indeks yapmak suretiyle 18. ve 19. yy Osmanlı Türkçesini söz varlığına katkı sağlamaktır. Çalışma beş bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde çalışmanın amacı, sınırları, Türk dilindeki tefsir çalışmaları metnin imla özellikleri yer almıştır. İkinci bölümde çeviri yazı, üçüncü bölüm indeks, dördüncü bölüm sonuç bölümüdür. Sonuç bölümünde eserin incelenmesiyle elde edilen veriler yer almıştır. Beşinci bölüm ise eserin tıpkı basımını yer aldığı bölümdür.

Kur'an-ı KerimTefsirTürkçe çeviri+5
Tümer Canpolat
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İlim ve Sanat Dergisi'nin sistematik indeksi (1-48. sayılar/1985-1998)

Derginin, o günkü yılların hem basın yayın, hem edebiyat ve sanat, hem de akademik camiasını bir araya getiren kaliteli dosya konularının ve makalelerin yer aldığı bir ilim ve kültür ocağı görevini üstlendiği söylenebilir. Bu çalışmanın amacı, 1985-1998 yılları arasında yayın hayatına devam eden ve iki aylık periyotlarla çıkan İlim ve Sanat Dergisi'nin sistematik indeksini çıkartıp günümüz okuyucularına tanıtmak ve bu suretle de edebiyat ve kültür tarihi ile Türkiye'de dergicilik üzerine yapılan araştırmalara katkıda bulunmaktır. İlim ve Sanat Dergisi'nin başyazarı olan Prof. Dr. Mahmud Es'ad Coşan'ın öncülüğünde derginin sanat, kültür ve edebiyat anlamında Türkiye ilim ve kültür muhitine kazandırdıklarının ortaya çıkarılması da hedeflerimiz arasındadır.

Coşan, Mahmud EsadDergilerDin eğitimi+7
Rıdvan Arkan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Yatırımcı duyarlılığının seçilmiş endekslerde getiri ve volatilite etkileri üzerine bir araştırma

Bu çalışmada yatırımcı duyarlılığının, yüksek ve üst orta gelirli ekonomiye sahip olan seçilmiş ülke borsalarına etkisi incelenmiştir. 01 Kasım 2013 ile 31 Aralık 2020 tarihleri arasındaki veriler değerlendirilerek analiz yapılmıştır. Yatırımcı duyarlılığı temsilcisi olarak ülke CDS primleri, VIX ve MOVE endeksleri seçilmiştir. Çalışmanın uygulama kısmında öncelikle yatırımcı duyarlılığı ile borsa arasında uzun dönemli ilişkinin varlığı hem yapısal kırılmalı hem de fourier temelli eşbütünleşme testleri ile incelenmiştir. Yapısal kırılmalı eşbütünleşme testine göre Güney Afrika, Türkiye, Çin, Endonezya, Rusya, Meksika; fourier temelli eşbütünleşme testine göre Almanya ve Brezilya ülkelerinde yatırımcı duyarlılığı ile borsalar arasında uzun dönemli ilişki tespit edilmiştir. Fourier temelli testler sayesinde yapısal kırılmalı testlerin tespit edemediği, yumuşak kırılmalara sahip olduğu anlaşılan Almanya ve Brezilya'da eşbütünleşme ilişkisinin varlığı tespit edilebilinmiştir. Yatırımcı duyarlılığının borsa getiri ve volatilitelerine etkisi TVP-VAR modeli ile incelenmiştir. Yüksek gelirli ekonomiler kapsamında incelenen tüm ülke borsalarının hem getiri hem de getiri volatilitelerinin, seçilmiş olan yatırımcı duyarlılığı göstergelerinden en çok VIX endeksinden; Üst orta gelirli ekonomiler kapsamında incelenen tüm ülke borsalarının (G.Afrika hariç), en çok ülke CDS primlerinden etkilendikleri ortaya çıkmıştır. Yatırımcı duyarlılığı getirileri/volatiliteleri ile borsa getirileri/volatiliteleri arasındaki toplam dinamik bağlantılılığın yüksek olduğu dönemler; 2013 yılı sonları, 2017 ikinci çeyreği, 2019 üçüncü çeyreği, 2020 mart ve nisan ayıdır. 2019 üçüncü çeyrek dönemi hariç, diğer dönemler küresel boyutta endişe ve korkulara neden olacak olayların gerçekleştiği zamanken; 2019 üçüncü çeyreğinde inceleme kapsamına alınan tüm ülkelerde ulusal sorunlar yaşanmıştır.

BorsaDuyarlılıkEndeks+7
Semra Demir
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Tüketici fiyat endeksindeki ikame sapmasının tahmini

Ekonomi politikası oluşturmada çok önemli bir gösterge olan TÜFE'nin doğru bir biçimde ve gerçek yaşam maliyet endeksine en yakın şekilde hesaplanması önemlidir. İstatistik kurumları tarafından tercih edilen Laspeyres gibi sabit temel dönemli endekslerin kullanımı, endekslerde sapma yaratmaktadır. Bu sapmalar, mal ikame sapması, işyeri ikame sapması, yeni mallar sapması ve kalite değişimi sapması olarak sıralanabilir. Böyle ölçme zorluklarının bulunması gerçek yaşam maliyet endeksinden sapmaları olası kılmaktadır. Ekonomideki yaygın ve işlevsel kullanımından dolayı TÜFE'deki olası bir sapma hafife alınmamalıdır.Endekslerde sapmalar konusu ile ilgili olarak, Türkiye'de bu çalışma kadar kapsamlı herhangi bir çalışma yapılmamıştır. TÜFE'ye ilişkin de herhangi bir sapma değeri hesaplanıp yayınlanmamaktadır. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de hesaplanan TÜFE'ye ilişkin sapmanın hesaplanmasıdır. Bu çalışmada; endekslerle ilgili genel bilgiler verilmiş, Türkiye'de ve diğer ülkelerde TÜFE hesaplama yöntemleri ve uygulamalarına değinilmiştir. Endekslerde sapma çeşitleri, hesaplama yöntemleri ve sapmaların nasıl azaltılabileceği açıklanmıştır. Uygulama bölümünde, veri kaynağı olarak 2003=100 temel yıllı TÜFE kullanılmıştır. 2004-2009 dönemine ait genel endeks ve ana harcama grubu endekslerindeki sapmalar yıllar itibariyle hesaplanmıştır. Hesaplama yöntemi olarak superlative bir endeks olan Fisher endeksi ile sabit temel dönemli Laspeyres endeksi arasındaki fark alma işlemine dayanan yaklaşım kullanılmıştır. Genel endekste yıllar itibariyle oldukça küçük sapmalar hesaplanırken, Alkollü içecekler ve tütün, Konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar ve Eğitim ana harcama grupları için hesaplanan endeks sapmalarının yüksek oldukları görülmüştür. Bu sapmaların ilgili ana harcama grubu endeksi hesabında etkili oldukları düşünülen maddelerin fiyatlarındaki ani değişimlerden kaynaklandığı düşülmüş olup, bu ani fiyat değişimleri grafiklerle desteklenerek verilmiştir.Anahtar Sözcükler : TÜFE, Yaşam maliyet endeksi, İkame sapması, Yeni mallar sapması, İşyeri ikame sapması, Kalite değişimi sapması

Ekonomi politikalarıEndeksFiyat endeksi+7
Aslı Aşık
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Emtia fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkisi

Son yıllarda yaşanan çok büyük COVID pandemi süreci sonrası küresel boyutta tedarik zincirlerindeki aksamalar, en kritik emtia üreten bölgelerdeki silahlı çatışmalar, yavaşlayan ekonomik büyüme ve enflasyon tetiklemiştir. 2021 yılı itibariyle, dünya genelinde birçok ülkede enflasyon oranları artış göstermiştir. Bunun birçok sebebi olmakla birlikte; özellikle pandemi döneminde, ekonomik faaliyetlerdeki azalmalar, tedarik zinciri sorunları, arz sıkıntıları, iş gücü sıkıntıları ve para politikalarındaki değişiklikler gibi faktörlerin enflasyonu tetiklemiştir. 2022'de, küresel çekirdek enflasyon oranı %2,8 ve küresel genel enflasyon oranı %7,5 olarak gerçekleşmiştir. Günümüzde tüm dünya ekonomileri enflasyonist ortamla baş etmenin yollarını aramaktadır. Bu çalışmanın amacı Türkiye'nin karşı karşıya olduğu yüksek enflasyon ve dünya emtia endeksleri fiyat düzeylerinde yaşanan değişimler arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmak ve bu doğrultuda atılması gereken adımları ve yapılması gereken yatırımlara dikkat çekmektir. Çalışmada Türkiye'deki enflasyon sepetine dahil olan mal ve hizmetler ve bunların ortaya çıkması için gereken emtia endeks bileşenleri ve Türkiye'nin bu bileşenlere olan yurt dışı bağımlılıkları ele alınmıştır. Tüm veri setleri aylık bazda ve dönem aralıkları 2010:1 – 2022:12 aralığında emtia ana bileşenleri ve TÜFE arasındaki nedensellik ilişki araştırılmış ve çalışmanın sonucunda Değerli Metal (PPMETA) Endeksi hariç diğer emtia endekslerinin her biri farklı oranlarda ve farklı durağanlık seviyelerinde Türkiye'de Enflasyon (TÜFE) endeksi ile aralarında ilişki olduğu sonucuna varılmıştır.

EmtiaEmtia fiyatlarıEmtia piyasası+2
Ömer Ekici
Doğuş University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Bitcoin'deki volatilite ve balonların G20 pay piyasalarına etkisi: DCC-GARCH Modeliyle bir analiz

Teknolojinin hızla gelişmesi ve finansal piyasaların entegre hale gelmesi, farklı piyasalardaki fiyat hareketlerinin anlık olarak birbirine yansımasına zemin hazırlamıştır. Bu durum, volatilite etkileşiminin sadece yerel değil, küresel ölçekte de izlenmesi gereken stratejik bir gösterge haline getirmiştir. Bu bağlamda, finansal piyasalar arasındaki oynaklık ilişkisini anlamak, hem yatırım kararlarını etkileyen dinamikleri kavramak hem de finansal piyasalarda istikrarın korunmasına katkı sağlamak açısından kritik bir öneme sahiptir. Bu kapsamda çalışmanın amacı, Bitcoin'deki volatilite ve balonların G20 ülkelerinin pay piyasaları üzerindeki etkisini DCC-GARCH yöntemiyle incelemektir. Elde edilen bulgulara göre, Bitcoin piyasasında oluşan balonların Türkiye, ABD, Fransa, İngiltere, İtalya, Japonya, Kanada, Rusya, Çin, Endonezya, Hindistan, Meksika, Arjantin, Avustralya ve Suudi Arabistan pay piyasalarını negatif yönde etkilediği belirlenirken, Almanya, Brezilya, Güney Afrika ve Güney Kore pay piyasalarını etkilemediği sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmada elde edilen bir diğer bir sonuç ise volatilite etkileşimidir. Bitcoin ile Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya, Japonya, Kanada, Rusya, Çin, Arjantin, Avustralya, Güney Afrika, Güney Kore ve Suudi Arabistan pay piyasaları arasında çift yönlü volatilite etkileşimi tespit edilmiştir. Endonezya pay piyasasından Bitcoin'e doğru ve Bitcoin'den Türkiye, ABD, Brezilya, Hindistan ve Meksika pay piyasalarına doğru tek yönlü etkileşim belirlenmiştir.

ARCH modelBRICS-TBitcoin+5
Semih Olgun
Bingöl University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Borsa İstanbul sektör endeksleri ile oynaklık endeksi arasındaki ilişkilerin analizi

Teknolojik anlamda yaşanan gelişmeler ekonominin vazgeçilmez parçası olan finansal piyasaları oluşturan aktörleri önemli ölçüde etkilemektedir. Yaşanan gelişmeler finansal piyasalardaki değişim ve dalgalanmaların bir ölçüsü olan oynaklık kavramını finansal aktörler açışından önemli hale getirmiştir. Finansal piyasadaki aktörler yatırım sürecinde finansal göstergeleri baz alarak yatırım kararı verirken oynaklık tahminlerini ölçü kabul ederek doğru kararlar almak hedefi güdüsüyle hareket etmektedirler. Yatırımcılar oynaklık tahminleri ve geçmiş dönem verileri başta olmak üzere finansal verileri kullanarak ve piyasalardaki olası beklenti ve belirsizlikleri baz alarak risk faktörlerini minimize etmek istemektedirler. Finansal piyasalarda riskin bir ölçüsü olarak kabul edilen oynaklık ile ilgili olarak hesaplanan pek çok global, bölgesel ve ülke bazlı endeks bulunmaktadır. Yatırımcılar bu endekslerdeki değişimleri takip ederek yatırımlarını planlama ve yönetme olanağına sahip olmaktadır. Bunun yapılabilmesi için ise yatırım yapılması planlanan borsa veya sektör ile oynaklık endeksleri arasındaki ilişkilerin tespit edilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda çalışmanın temel amacı; 6 farklı oynaklık endeksi ile Borsa İstanbul sektör endeks getirileri arasında asimetrik nedensellik ilişkilerinin araştırılmasıdır. Bu amaç doğrultusunda BİST sınai, mali ve hizmetler endeks getirileri ile Euro oynaklık endeksi, altın oynaklık endeksi, petrol oynaklık endeksi, Euro Stoxx oynaklık endeksi, korku endeksi (VIX) ve NASDAQ oynaklık endeksinin 3/18/2011- 3/29/2019 dönemine ait verileri Hatemi-J asimetrik nedensellik testi ile analiz edilmiştir. Analiz sonuçları farklı asimetrik yönlerde olsa da ele alınan tüm oynaklık endeksleri ile BİST sektör getirileri arasında nedensellik ilişkisi bulunduğunu göstermiştir.

Borsa İstanbulEkonomik etkiEndeks+7
Mehmet Selim Çelik
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Trabzon mimarlık ve sanat tarihi literatürü: Bibliyografya, dizin ve değerlendirme

Bu çalışma, en genel tanımıyla Trabzon kentinin mimarlık ve sanat tarihi birikimini ortaya koymayı hedeflemektedir. Bu amaçla en erken metinlerden günümüze kadar şu veya bu nedenle kaleme alınmış her türlü geleneksel ve modern araştırma ve inceleme metinleri bir araya getirilerek bir mimarlık ve sanat tarihi bibliyografyası oluşturulmuştur. Hedef, Trabzon'un mimarlık ve sanat tarihi üzerine çalışma yapacak araştırmacılar için birikmiş literatür bağlamında bir rehber ve el kitabı hazırlamaktır. Çalışma dört ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, Trabzon kenti ele alınmıştır. Trabzon'un tarihi arka planı ile ilgili bilgi verilerek yerel tarih çalışmaları bağlamında kent, mimarlık ve sanat tarihi alanlarındaki önemi hakkında değerlendirmelerde bulunulmuştur. İkinci bölümde bibliyografyalara ve dizinlere yer verilmiştir. Elde edilen künyelerin eser adları ve yazar adları dizinleri hazırlanarak ?Bibliyografik Dizin? adı altında düzenlenmiştir. Araştırmalar esnasında önemli görülen yayınların, yapı, yer, mahalle isimleri bağlamında dizinleri oluşturularak ?Seçilmiş Kaynakça Dizini? oluşturulmuştur. Üçüncü bölüm, Trabzon mimarlık ve sanat tarihi literatürünün elde edilen bibliyografyalar ve istatistiki veriler doğrultusunda değerlendirildiği bölümdür. Çalışmanın dördüncü bölümünü oluşturan Sonuç kısmında ise; oluşturulan bibliyografyalar ve elde edilen veriler ışığında Trabzon mimarlık ve sanat tarihi literatürüne ilişkin değerlendirme sonuçları ortaya koyulmuştur.

BibliyografyaMimarlık tarihiSanat tarihi+2
Beyhan Sarıcaoğlu
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

BİST spor mali durum ve hisse hareketleri analizi (2011-2014)

Çalışmada borsada yatırım yaparken kullanılabilecek yöntemler arasında yer alan temel analize ve temel analizin bileşenlerinden olan rasyo analizlerine ağırlıklı olarak yer verilmiştir. BİST Spor endeksinde yer alan şirketlerin tamamının, diğer endekslerin aksine, birbirleriyle hemen hemen aynı şartlarda rakip olabilmeleri, incelenecek şirket yapıları açısından homojenlik göstermeleri endeksin çalışmanın örneklemini oluşturmasının nedenidir. Çalışma neticesinde spor endekslerinin içerdikleri anomalikler sebebiyle rasyo analizine, diğer temel analiz tekniklerine veya teknik analize uygun olmadığı görülmüştür. Çalışma başındaki teknik analizin bilimsel geçerliliği yoktur iddiası bir çok kere çürütülmesine rağmen spor endekslerinin temel analiz teknik analiz karşılaştırılması için doğru endeksler olmadığı görülmüştür.

Borsa İstanbulEndeksFiyat hareketi+6
Özgür Türkeş
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessEN

Tekil uzaylar için Morse teorisi

In this thesis, our aim is to understand Morse Theory for singular spaces. To reach this aim, we have studied the Classical Morse Theory which follows from the book of Yukio Matsumoto "An Introduction to Morse Theory". We have considered some theorems of Morse Theory for compact smooth manifolds without boundary and try to understand the proofs of these theorems. Furthermore, we have studied on Whitney stratification of a topological space using the transversality property of the strata.Afterwards, we have tried to understand how Whitney stratification divides topological spaces and also singular spaces into strata which are smooth submanifolds.Finally, we have examined the Morse theory for singular spaces using the Whitney stratification which follows from the book of Goresky and MacPherson "Stratified Morse Theory".Keywords: Non-degenerate critical point, Hessian matrix, index, Morse function, gradient like vector field, handle decomposition, strata, stratification, Whitney stratification, transversality, Morse data, normal and tangential Morse data, singular point, singular space.

Singular pointIndex
Saliha Baştürk
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00

Related subjects