Instructional technologies

77 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

İşbirlikçi filtreleme yöntemi ile meslek tavsiye sistemi

Meslek seçimi bireylerin gelecekteki kariyerlerini belirleme sürecinde önemli bir karar noktasıdır. Mevcut durumda genellikle lise öğrencilerine meslek seçiminde yardımcı olmak için kişilik ve yeteneklerini ölçen testler yapılmaktadır. Rehber öğretmenler bu testlerin yanında öğrencinin akademik başarısına dayalı önerilerde de bulunabilmektedir. Bu tez çalışmasında, gençlere meslek seçimi için yardımcı olabilecek farklı bir öneri sistemi geliştirilmiştir. Bu sistem, meslek sahibi kişilerin, üniversite öğrencilerinin ve lise öğrencilerinin anket sorularına verdikleri yanıtları kullanarak benzerlik analizleri yapmayı hedefler. Bu analizlere göre anketi yanıtlayan gençlere, en yüksek oranda benzer yanıtlar veren yetişkinlerin meslekleri (eğer o meslekleri icra etmekten mutlu iseler) öneri olarak sunulmaktadır. Yapılan anketlerdeki sorular içinde, RIASEC testi gibi kişilik belirlemeye yönelik testlerdeki sorular ve lisede okutulan derslerden hangilerini sevdiklerini anlamaya yönelik soruların yanında, üniversite öğrencileri için okudukları bölümden, meslek sahipleri için ise yaptıkları meslekten memnun olup olmadıklarını ve seçimlerini neye göre yaptıklarını anlamaya yönelik ek sorular da bulunmaktadır. Mevcut durumda RIASEC testine göre belirlenen kişilik özellikleri örneğin gerçekçi (realistic: R) ise bu kişilik tipine uygun olabilecek önceden belirlenmiş bazı meslekler önerilmektedir. Geliştirdiğimiz işbirlikçi filtrelemeye dayalı öneri sisteminde hem RIASEC testindeki sorular hem de hangi dersleri sevdiklerine yönelik sorulara verilen yanıtlar üzerinden "lise öğrencileri" ile "üniversite öğrencileri + meslek sahipleri" arasında kosinüs benzerliğine dayalı bir model kullanılarak, "en yüksek benzeşmeye" göre meslek önerisi yapılmaktadır. Tez çalışmasında ayrıca verinin az olduğu "soğuk başlangıç" durumunda kullanılabilecek bir hibrit yöntem de önerilmiştir. Bu yöntemde RIASEC testi sonucuna göre belirlenen kişiliğe uygun meslekler bir kümede, lisede okutulan derslerden hangilerini sevdiklerine yönelik sorulardan elde edilen veriler üzerinden kosinüs benzerliği ile elde edilen yüksek benzerlik gösteren kişilerin meslekleri diğer bir kümede saklanmış, ve bu iki kümenin kesişiminde yer alan meslekler önerilmiştir. Ankete yüksek oranda katılım sağlanamamış olması nedeniyle (bazı mesleklerden katılım olmaması veya sadece 1-2 kişinin olması gibi), istenen doğrulukta analiz sonuçları elde edilememiş olsa da sunulan bu Meslek Tavsiye Sistemi gelecek araştırmalara ve uygulamalara temel oluşturabilecek değerli bir katkı sağlamıştır.

Bilgi teknolojisi sınıflarıBilim teknolojisiBilişim teknolojileri dersi+4
Fatma Tekin
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Makine öğrenimi algoritmaları kullanılarak EEG sinyallerinden matematik oyun performans tahmini

Çalışmada matematik öğretim programına yönelik tasarlanan dijital bir oyunun oynanması sırasında elde edilen EEG (Elektroensefalografi) verilerinin kullanılarak oyun performansının tahmin edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda katılımcılara çalışma kapsamında geliştirilen eğitsel dijital bir matematik oyunu oynatılmış ve eş zamanlı olarak beyin sinyalleri kaydedilmiştir. Katılımcılar bilgisayar mühendisliği öğrencilerinden elverişli örnekleme yöntemiyle seçilen 18-25 arası gönüllü erkek deneklerdir. Katılımcılardan elde edilen veriler birleştirilmiş, oyun puanları hesaplanarak etiketlenmiş ve veri ön işleme sürecine geçilmiştir. Veri ön işleme sürecinde eksik veriler çıkarılmış, normalizasyon ve aykırı değerler tespiti işlemleri uygulanarak gürültü azaltılmıştır. Öznitelik seçim sürecinde X² (ki-kare) fonksiyonu kullanılarak en iyi ayırt edici öznitelikler belirlenmiştir. Oyun performansını en iyi ayırt eden öznitelikler sırasıyla POW.FC5.Gamma, POW.AF3.Gamma, EEG.O1, POW.P8.Gamma ve POW.AF3.BetaH olduğu tespit edilmiştir. Bu öznitelikler dikkat, görsel işlemleme ve uzamsal farkındalık gibi bilişsel süreçleri yansıtmakta olup oyun performansıyla doğrudan ilişkilidir. Çalışmada oyun performansının tahminlenmesinde k-En Yakın Komşu (kNN), Destek Vektör Makineleri (SVM), Rastgele Orman (RF), AdaBoost, Gradient Boosting, Sinir Ağları (NN) ve Stokastik Gradyan İnişi (SGD) gibi çeşitli makine öğrenmesi algoritmaları kullanılmıştır. Algoritmaların performansı, AUC (Eğri Altında Kalan Alan) değeri ile ölçülmüş ve Gradient Boosting algoritması % 87.7 ile en yüksek doğruluğa ulaşmıştır. Elde edilen bu bulgular sonucunda, EEG verilerinin en iyi ayırt edici öznitelikleri tespit edilmiş, bu özniteliklerin oyuncuların bilişsel süreçlerini, dikkat seviyelerini ve görsel-motor becerilerini doğrudan yansıttığı görülmüştür. Böylece eğitsel dijital oyunlarda öğrencilerin performansını daha doğru ve güvenilir bir şekilde değerlendirmeye yönelik yenilikçi bir yöntem sunulmuş ve eğitimde nörobilimsel verilerin kullanımına önemli katkılar sağlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Eğitsel dijital oyun, matematik eğitimi, makine öğrenmesi, EEG (elektroensefalografi), BBA (beyin bilgisayar arayüzü), yapay zekâ

Biyometrik veriBüyük veriEğitim teknolojisi+3
Pınar Kılıç
Süleyman Demirel University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sanal gerçeklikle zenginleştirilmiş öğrenme ortamının fen bilimleri öğretmen adayları üzerindeki etkilerinin incelenmesi

Teknolojik imkânların gelişmesi ve olanakların yaygınlaşmasıyla çağın gereklilikleri de değişim göstermekte, nitelikli insan tanımı da bu doğrultuda evrilmektedir. Toplumun ihtiyaçlarını karşılayabilecek bireyler yetiştirmeleri beklenen fen bilimleri öğretmen adaylarının da bu anlamda yetkinlik kazanmaları önem taşımaktadır. Fen bilimleri öğretmenlerinin yetiştirilmesinde yenilikçi teknolojilerin kullanımı; öz-yeterliği, tekno-pedagojik hazırbulunuşluğu ve bilimsel süreç becerilerini geliştirme noktalarında büyük bir potansiyel barındırmaktadır. Bu gerekçeler ışığında bu araştırmada günümüz yenilikçi teknolojilerinden biri olan kuşatıcı sanal gerçeklikle zenginleştirilen öğretmen eğitiminin nicel ve nitel boyutlardaki çıktıları irdelenmiştir. Gelişmiş karma desenlerden müdahale deseniyle yapılandırılmış araştırma, 2017-2018 akademik yılında Fen Öğretimi ve Laboratuvar Uygulamaları -I dersine devam eden 24 deney, 30 kontrol grubunda olmak üzere 54 3. sınıf fen bilimleri öğretmen adayıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmacı tarafından 2017 Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programı kazanımları kapsamında oluşturulan öğrenme halkası (3E) modeli temelli altı haftalık etkinliklerin uygulanması sonucunda, fen bilimleri öğretmen adaylarının bilimsel süreç becerileri, fen öğretimine yönelik öz-yeterlikleri ve derslerde teknoloji kullanmaya yönelik eğilimlerindeki değişimler alt boyutlarıyla birlikte kontrol grubu katılımcılarıyla karşılaştırılmıştır. Bununla birlikte deney ve kontrol gruplarının son-test puanları, ön-test puanlarıyla kendi içlerinde kıyaslanmıştır. Nitel bağlamda deney grubu katılımcılarında maksimum çeşitlilik örneklemesi ile farklı düzeylerde ortalama puan değişimi göstermiş altı katılımcının açık uçlu sorulara verdikleri yanıtlar betimsel analizle incelenmiştir. Sonrasında da deney grubu katılımcılarının kendi içlerinde oluşturduğu gruplardan birer katılımcı olmak üzere toplam altı katılımcı ile birebir gerçekleştirilen yarı-yapılandırılmış mülakat formu sorularından elde edilen görüşler içerik analizine tabii tutulmuştur. Araştırmanın nicel bulguları, son-testlerde "Sınıf içi etkinlikleri gerçekleştirmeye (performans) yönelik öz-yeterlik" alt boyutunda kontrol grubu lehine anlamlı bir farklılığa işaret etmektedir. Deney grubu için ise "Bilimsel Süreç Becerisi Testi" geneli ve "Deney tasarlama" alt boyutu puanlarıyla, "Fen Bilimleri Öğretimine Yönelik Öz-yeterlik Ölçeği" nin "Alan bilgisine güven" ve "Laboratuvarı kullanabilme" alt boyutları puanlarında artış meydana gelmiştir. Araştırmanın nitel bulguları, fen bilimleri öğretmen adaylarının fen öğretiminde sanal gerçeklik kullanımını ağırlıklı olarak avantajlarla nitelendirdiklerini ortaya koymaktadır.

Aday öğretmenlerBilimsel süreçFen bilgisi eğitimi+7
Alper Durukan
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kimya öğretmenlerinin kimya öğretiminde teknoloji kullanımına yönelik görüşleri ve uygulama düzeyleri

Bu çalışmada kimya öğretiminde öğretim teknolojilerinin kullanımı ele alınmış olup kimya öğretmenlerinin bu teknolojileri derslerinde kullanımlarına yönelik görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda Ağrı il merkezinde ve Patnos ilçesinde görev yapan 15 kimya öğretmeninin görüşleri incelenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın verileri, yarı yapılandırılmış görüşme formu ile elde edilmiştir. Görüşmelerden elde edilen verilerin değerlendirilmesinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre kimya öğretmenlerinin çoğunluğu çalıştıkları okulların teknolojik donanımlarının yetersiz olduğunu ve teknolojik cihazların bakımlarının yapılmadığı için onlardan yeterli düzeyde faydalanamadıklarını belirtmişlerdir. Çalışmaya katılan öğretmenler genel olarak akıllı tahta kullandıklarını ve akıllı tahta sayesinde öğrenimin daha kalıcı olduğunu ve öğrenci başarısının arttığını ifade etmişlerdir. Öğretmenlerin büyük bir kısmı teknoloji kullanımı yönünden kendisini yetersiz görmekte ve kendilerini teknoloji kullanımı yönünden geliştirebilmeleri için özellikle hizmet içi eğitimlere ihtiyaçlarının olduğunu düşünmektedirler. Ayrıca, öğretmenler genel olarak müfredatın kendilerini teknoloji kullanımına yönlendiremediğini ve öğretim teknolojilerine ayrılan bütçelerin ise yetersiz olduğunu ifade etmişlerdir. Anahtar Sözcükler: Öğretim teknolojisi, kimya öğretmenleri, kimya öğretimi, nitel çalışma

KimyaKimya eğitimiTeknoloji+3
Süleyman Kaya
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgisayar ve öğretim teknolojileri öğretmen adaylarının STEM (FeTeMM) eğitimine yönelik görüş ve tutumları

Bu çalışmada Türkiye'de bir üniversitenin Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi bölümünde 7. ders dönemine kayıtlı olan 30 öğretmen adayının 'Eğitim Ortamlarında Teknoloji Uygulamaları' dersinde bir dönem boyunca STEM (FeTeMM) eğitimi ve uygulamaları, mühendislik, teknoloji ve bu disiplinler arasındaki ilişkiye yönelik tutumlarını ve görüşlerini belirlemek amaçlanmıştır. Öğretmen adaylarının STEM eğitimi ve uygulamaları hakkındaki görüşlerini belirlemek amacıyla karma desen kullanılmıştır. Çalışmada veriler, uygulamalı ders öncesinde ve sonrasında demografik veri anketi, STEM tutum ölçeği ve yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Elde edilen bulgulara göre öğretmen adaylarının; cinsiyet, kişisel bilgisayar sahibi olma durumlarının STEM eğitimine yönelik tutumlarında anlamlı bir farklılık göstermediği saptanmıştır. Sadece 20 yaş grubundaki öğrencilerin STEM öntest ve fen öntest sonuçlarının 22 yaş grubuna göre anlamlı bir farklılık gösterdiği sonucuna varılmıştır. STEM eğitimi ve uygulamaları sayesinde bu eğitime yönelik düşüncelerinin olumlu yönde değiştiği, önyargılarının azalıp bu alanlara yönelik ilgilerinin arttığı tespit edilmiştir. STEM eğitiminin öğretim programlarında yer alması gerekliliğini vurgulayıp, bu eğitimi alan öğretmenlerin; öğrencilerin eleştirel ve yaratıcı düşünme becerilerini geliştirmede, problem çözme becerilerinde ve derslere yönelik ilgilerini arttırmada önemli rol oynayacağını belirtmişlerdir. Öğretmen adayları mezun olduktan sonra STEM eğitimini kendi derslerinde de kullanmak istediklerini belirtmişlerdir.

Aday öğretmenlerBilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi BölümüFeTeMM+3
Özge Özgüner
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Otizm spektrum bozukluğu olan bireylere yönelik eğitim teknolojisi alanında yapılan çalışmalar: Sistematik bir derleme

Bu araştırmanın amacı uluslararası düzeyde 2010 ve 2019 yılları arasında otizm spektrum bozukluğu (OSB) olan bireylere yönelik eğitim teknolojisi alanında yapılmış ve SSCI dizinine giren hakemli dergilerde yayınlanmış akademik makaleleri sistematik bir şekilde incelemektir. Bu amaçla; eğitim teknolojilerinin OSB'li bireylerin farklı beceri alanları üzerindeki performanslarını değerlendiren 2010 ve 2019 yıllarında Web of Science dizini içerisindeki dergilerde yayınlanmış toplam 105 adet makaleye ulaşılmıştır. Ulaşılan makaleler içerisinde erişime kapalı olan 17 adet makale ile tam metin olmayan 27 adet makale, araştırma kapsamı dışında bırakılarak 61 adet makale ile araştırma tamamlanmıştır. Veri analiz yöntemi olarak içerik analizi yöntemi kullanılmış olup veriler derinlemesine incelenmiştir. Yapılan analizler sonucunda öne çıkan bulgular ise şöyledir; Eğitim teknolojileri konusunda en yoğun 2012 ve 2018 yıllarında çalışılmıştır. Çalışmalarda yoğun olarak erkek örneklem grubu tercih edilmiştir ve genellikle "1-3" örneklem büyüklüğü kullanılmıştır. Ağırlıklı olarak da "3-10" yaş aralığı tercih edilmiştir. Çalışmalar içerisinde tek denekli araştırma modeli en sık tercih edilen araştırma modeli olmuştur. Çalışmalarda yoğun olarak etkililiği incelenen bağımsız değişkenler "program ve uygulamalar" olup en çok tercih edilen yöntem "bilgisayar özelliği bulunan cihazlar aracılığıyla verilen eğitim" olmuştur. Ağırlıklı olarak tercih edilen öğrenme ortamları okul ortamları olmuştur. İncelenen makalelerde genel olarak "sosyal beceriler" üzerinde odaklanılmıştır. İncelenen çalışmalardan elde edilen tüm sonuçlar birleştirildiğinde eğitim teknolojilerinin ve bu doğrultuda gerçekleştirilen müdahale yöntemlerinin OSB'li bireyler üzerinde oldukça etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu araştırma güncel akademik yayınları kapsaması, 2010-2019 yılları ve bu yıllar arasındaki SSCI dizinine giren dergilerde yayınlanan tüm akademik yayınları içermesi ve geniş kapsamlı olması nedeniyle alan yazındaki diğer çalışmalardan ayrılmaktadır.

Akademik çalışmalarEğitim teknolojisiMakale+2
İrem Aslan
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Gelişen teknoloji destekli fen eğitimine ilişkin öğretmen görüşleri

Bu araştırmanın amacı, gelişen teknoloji destekli fen eğitimi hakkındaki fen bilim-leri öğretmenlerinin görüşlerini belirlemektir. Araştırma, ülkemizin farklı illerindeki devlet okullarının ortaokul kademesinde görev yapan fen bilimleri öğretmenleri arasından uygun örnekleme yöntemi ile belirlenen 10 fen bilimleri öğretmeni (6-erkek, 4-kadın) ile nitel desen tercih edilerek yürütülmüştür. Araştırmanın verileri, araştırmacının oluşturduğu ve uzman görüşleriyle şekillenen yarı yapılandırılmış mülakat formu yardımıyla toplanmıştır. Araştırmanın verileri betimsel analiz ve içe-rik analizi ile çözümlenmiştir. Araştırmanın bulguları incelendiğinde öğretmenle-rin, teknoloji konusundaki bilgileri, tecrübeleri oranla arttığı görülmüştür. Gelece-ğin belirsizliği öğretmenleri endişelendirse de herkesin merak ve heyecanla gele-ceği düşünülmektedir. Teknoloji ve fen eğitiminin birbirini geliştirerek etkilediği öğretmenlerce belirtilmiştir. Bu sebeple fen eğitimi veren öğretmenlerin teknolojiyi nasıl etkileyebileceklerinin farkına varmaları beklenmiştir. Fen eğitiminde teknoloji konulu müfredatın eksikliği ve güncelleme yapılması gerektiğini belirtmişlerdir. Günümüzde yapılan çalışmalarla müfredat ve kazanımlar güncellense de henüz yeterli olmadığı söylenmiştir. Bu eksikliklerin giderilmesi için neler yapılması ge-rektiğini öğretmenler belirtmişlerdir. Araştırmada günümüz ve gelecek için öğret-men ve öğrenci arasındaki kuşak farkının teknoloji açısından değerlendirmesi yapılmıştır. Öğretmenler gelişen teknolojilerin var olduğu bir gelecekte hayallerin-de tasarladıkları sınıflarla derslerini nasıl işleyebileceklerinin farkına varmışlardır. Öğretmenler gelecek için tasarlamak istedikleri sınıf düşünceleri ilerde oluşturu-lacak teknolojik sınıflar için fikir verebileceği umulmaktadır. Sınıflarında kullandık-ları teknolojilerle fen eğitiminin hız kazanacağı ve daha kolay bir eğitim verileceği de katılımcılar tarafından belirtilmiştir. Gelişen teknolojilerin olumlu yönleri olduğu gibi olumsuz yönleri de olduğu değerlendirilmiştir. Öğretmenlerin çoğunluğu geli-şen teknolojinin eğitime getireceği değişime hazır olmadıklarını belirtmişlerdir. Bu hazırlıksızlığın neden olduğu ve bunun için takviye bilgilendirmeler ve eğitimlerin gerekli olduğu ifade edilmiştir. Araştırmanın eğitimin teknolojik gelişimine katkı sunacağı ümit edilmektedir.

Yeni teknolojilerÖğretim teknolojileriİleri teknoloji
Betül Urhan
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmenlerinin öğretim teknolojileri ve materyal kullanına ilişkin görüşleri

Bu çalışmada, Adana İli merkez ilçe orta okullarında sosyal bilgiler öğretmeni olarak görev yapan öğretmenlerin öğretim teknolojisi ve materyal kullanımına ilişkin görüşleri değerlendirilmiş olup, araştırma betimsel bir araştırmadır. Bu araştırmada "tarama modeli" kullanılmıştır. Araştırma evreni, Adana ilinde2015–2016 Eğitim-Öğretim yılında özel ve resmi ortaokullarda görev yapan sosyal bilgiler öğretmenlerinden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise Adana ilinde dört merkez ilçede (Seyhan, Sarıçam, Yüreğir ve Çukurova) görev yapan, seçkisiz olmayan yöntemden biri olan uygun örnekleme yöntemi ile belirlenen 231 sosyal bilgiler öğretmenlerinden oluşmaktadır. Araştırmada "Öğretim Teknolojileri ve Materyal Tasarım Becerileri" anketi veri toplama aracı olarak uygulanmıştır. Veriler analiz edilirken frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma t-testi ve varyans analizi kullanılmıştır. Ayrıca açık uçlu soruların analizinde içerik analizinden yararlanılmıştır. Araştırmada dört değişken olup, bunlar cinsiyet (kız- erkek), kıdem (1-5, 6-10, 11-15, 16-20, 21 ve üzeri), mezun olunan alan (sosyal bilgiler, tarih, coğrafya ve sınıf öğretmenliği) ve öğretmenlerin çalıştıkları kurumlardır (devlet okulları ve özel okullar). Değişkenlerden çıkan sonuçlara göre cinsiyet değişkenine göre kız ve erkek öğretmenler arasında hiçbir görüşte istatistiksel olarak anlamlı bir fark tespit edilmemiştir. Kıdem değişkenine göre hiçbir görüşte istatistiksel olarak manalı bir ilişki tespit edilmemiştir.Mezun olduğu alana göre ise, bazı değişkenlerde manalı farklılıklara ulaşılmıştır. Çalıştığı kurum göre ise, devlet okullarını ve özel okulları karşılaştırdığımızda bazı değişkenlerde anlamlı farklılıklara ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Materyal, Öğretmen, Öğretim Teknolojileri, Sosyal Bilgiler

Branş öğretmenleriMateryal kullanımıSosyal bilgiler dersi+5
Sema Kılıç Kara
Uşak University
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde başarının ölçülmesi: Çevrim içi ölçme ve değerlendirme araçlarının kullanımı

Bu araştırmanın amacı eğitim ve öğretimde dünya genelinde aktif olarak kullanılan çevrim içi ölçme ve değerlendirme araçlarını tasarım, sınav içerikleri ve işlevsel özelliklerini karşılaştırmalı olarak inceleyerek bu araçların yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kullanılabilirliğini ölçmektir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın ilk bölümde alın yazın taraması, web taraması ve uzman görüşlerine başvurularak belirlenen Easy Test Maker, Quiz Maker, Quizizz, Socrative, Testmoz ve WatuPRO isimli 6 ölçme ve değerlendirme aracı doküman analizi yöntemiyle incelenmiştir. Ardından araçların önceden belirlenen web arayüzü, soru tipleri, sınav güvenliği, sınav uygulaması ve sınav sonuçlarını değerlendirme özelliklerine yönelik kategorilerinden elde edilen bulguların betimsel analizi yapılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde ise araştırmacı tarafından yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde A1 ve A2 seviyelerine yönelik hazırlanan üçer sınav, 3 uzman görüşü çerçevesinde revize edilip çevrim içi ölçme ve değerlendirme araçlarına aktarıldıktan sonra katılımcı öğrencilere uzaktan bağlantı yoluyla uygulanmıştır. Uygulama sırasında gözlem ve araştırmacı günlüğü uygulama sonrasında yapılandırılmış görüşme ile elde edilen verilerin MAXQDA programı aracılığıyla içerik analizi yapılmıştır. Katılımcı öğrencilerin bilimsel alan, mezuniyet durumu ve bildikleri yabancı dil sayısına göre belirlenen kategorilerdeki kod dağılımlarının anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği, SPSS 29 programı kullanılarak non-parametrik testlerle analiz edilmiştir. Araştırmanın sonuçları, çevrim içi ölçme ve değerlendirme araçları tasarım, sınav içerikleri ve işlevsel özellikleri bakımından birbirinden üstün ve zayıf yanları olsa da hepsinin sınav güvenliğini sağlama ile uzun ve kısa yazılı soruların değerlendirilmesi noktasında yetersiz olduğunu göstermiş; sözlü etkileşimin ölçülmesi ve dil yeterliliklerine yönelik mutlak ölçütler tanımlanma noktasında ise herhangi bir etkinliğe sahip olmadıklarını ortaya çıkarmıştır. Öğrencilerin ise çevrim içi ölçme ve değerlendirme araçlarına yönelik genel olarak olumlu bir tutum içinde olduğunu göstermiştir. Sınav sayfalarında okuma metinleri ve ses kayıtlarının sorularıyla birlikte yer almaması haricinde öğrencilerin araçlarla ilgili ayırt edici olumsuz bir tutumuna rastlanamamıştır. Sonuç olarak çevrim içi araçların zaman tasarrufu, mekân özgürlüğü, otomatik değerlendirme ve hızlı geri bildirim sağlamaları gibi birçok olumlu özelliğinin yabancı dil olarak Türkçe öğretiminin ölçme ve değerlendirme süreçlerine olumlu etki edeceğini söylemek mümkündür. Ancak araçların sınav güvenliğini tek başlarına neredeyse hiç sağlayamıyor olması nedeniyle ek güvenlik önlemleri olmadan ya da bir sınav merkezi dışında, dil öğretim sürecinde sadece seviye geçme notuna etki etmeyecek ders içi etkinlikler için kullanılması uygun görünmektedir. Çevrim içi araçların hızla gelişen yapay zekâ teknolojileriyle sınav güvenliği, yazılı ve sözlü üretimin değerlendirmesi gibi önemli eksikliklerini gidermesi durumunda ise yakın gelecekte yüz yüze sınavların yerini alabileceği düşünülmektedir.

Alternatif ölçme ve değerlendirme teknikleriTürkçe eğitimiTürkçe öğretimi+6
Halil Karagülle
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Tasarım odaklı düşünmenin gelişimi için çevrimiçi proje tabanlı bir öğretimin tasarımı ve etkililiğinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin tasarım odaklı düşünme becerisini geliştirmek üzere yapılandırmacı öğrenme tabanında çevrimiçi, işbirlikli, proje tabanlı bir ortam ve süreç tasarlamak ve uygulamanın etkililiğini sınamaktır. Araştırmada tasarım odaklı düşünme becerisi, senaryo yazımı ve animasyon oluşturma üzerine kurulu süreçlerle çevrimiçi ortamda geliştirilmeye çalışılmıştır. Tasarım odaklı düşünmenin doğası gereği disiplinlerarası işbirlikli çalışmaya ihtiyaç duyulduğundan çalışma; 7 tarih, 7 coğrafya ve 8 sosyal bilgiler öğretmeninden oluşan bir katılımcı grupla ve 6 takımla yürütülmüştür. Araştırmacı tarafından, öğretmenlere 2019-2020 yaz döneminde 12 gün, günlük 90 dakikadan toplam 1080 dakika çevrimiçi proje tabanlı tasarım odaklı düşünme öğretimi verilmiştir. Araştırma iç içe gömülü kompleks karma yöntemler araştırma deseni ile tasarlanmıştır. Araştırmada; nicel veriler uygulamanın başında ve sonunda toplanırken, nitel veriler ise; uygulama öncesi, esnası ve sonunda toplanmıştır. Çalışmada veri toplama araçları olarak tasarım odaklı düşünme ölçeği, materyal geliştirme kılavuzu değerlendirme ölçeği, memnuniyet formu, çalışma seyir defteri, video kayıtları, web portalı forum kayıtları ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmada beş alt probleme cevap aranmıştır. Öne çıkan bulgular: Süreçte etik ihlalleri yaşanmış olmasına rağmen tasarım odaklı düşünme ölçeği etik boyutu ön test ve son test değerleri oldukça yüksek sonuçlanmış; geliştirilen takım ürünlerinin niteliği, akran ve öğretici değerlendirmeye göre bilimsellik boyutunda farklılık oluşturduğu saptanmış; süreç sonunda kendi animasyonunu üretebilme, tasarım odaklı düşünmeye dair yol haritası ve proje fikirleri, disiplinlerarası ve takım çalışması, dijital teknoloji kullanımına yönelik özgüven artışı gibi mesleki gelişime dair katkılar elde edildiği görülmüştür. Araştırmanın bulgularının, tasarım odaklı düşünme öğretimi açısından alanyazına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Proje temelli öğrenme yöntemiTasarım odaklı düşünmeÇevrimiçi eğitim+4
Yeşim Sürmelioğlu
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmeni adaylarının mikro öğretim kapsamında etkileşimli tahta kullanımı ile ilgili görüşleri

Bu çalışmanın amacı sınıf öğretmeni adaylarının öğretmen eğitiminde mikro öğretim uygulamaları ve etkileşimli tahta kullanımına yönelik görüşlerini belirlemektir. Araştırma ile sınıf öğretmeni adaylarının etkileşimli tahta kullanımına yönelik görüşleri, görüşlerin cinsiyete göre farklılaşıp farklılaşmadığı ve adayların etkileşimli tahtaları gelecekteki meslek yaşantılarında kullanma planları ile Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme dersi kapsamında yaptıkları mikro öğretim uygulamalarının öğretmen eğitimine etki ve katkıları hakkındaki görüşleri irdelenmiştir. Çalışmaya Hacettepe Üniversitesinde öğrenim gören ve Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme dersini almış olan 272 sınıf öğretmeni adayı katılmıştır. Sınıf öğretmeni adaylarının görüşlerini belirlemek amacıyla yürütülen bu çalışma bir karma yöntem araştırmasıdır. Araştırmada nicel veriler Etkileşimli Tahta Görüş Ölçeği, nitel veriler ise yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Nicel verilerin çözümlenmesinde aritmetik ortalama, bağımsız örneklemler t-Testi; nitel verilerin çözümlenmesinde ise içerik analizi yöntemleri kullanılmıştır. Nicel verilerin analizi neticesinde, sınıf öğretmeni adaylarının etkileşimli tahta ile görüşlerinin yüksek oranda olumlu olduğu ve bu görüşlerin cinsiyete göre anlamlı bir farklılık göstermediği sonucuna ulaşılmıştır. Nitel verilerin analizi ile; sınıf öğretmeni adaylarının etkileşimli tahtaları gelecekteki mesleki yaşantılarında kullanmak istedikleri, etkileşimli tahtaların yararlarına inandıkları ve deneyimledikleri mikro öğretim uygulamalarına olumlu baktıkları, bu uygulamadan verim aldıkları ve deneyimlenmesini tavsiye ettikleri bir uygulama olarak gördükleri sonuçlarına ulaşılmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda öğretmen eğitiminde mikro öğretim uygulamaları ve etkileşimli tahta kullanımına yönelik bir takım önerilerde bulunulmuştur.

Aday öğretmenlerAkıllı tahtaMikro öğretim+6
Arzuhan Beyza Küçükgöz
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Müzik öğretmenlerinin derslerinde teknoloji kullanma durumları, teknoloji kullanımına yönelik tutumları ve hizmet içi eğitim gereksinimleri (Van ili örneği)

Teknolojinin gün geçtikçe sürekli kendini güncellemesi ve toplumun her alanına yayılması yadsınamaz bir gerçektir. Bu kadar hızlı ilerleyen bir teknoloji de toplumun kendini güncellemesi ve gelişen teknolojiye ayak uydurmasını beklenmektedir. Toplumun çoğu alanında olduğu gibi eğitimde de teknolojiyi yakalamak ve eğitimcilerin bu yönde adım atması çağı yakalamak adına bir gereklilik olmuştur. Günümüzde farklı derslerde bilişim teknolojisine yönelik birçok çalışma bulunsa da literatür incelendiğinde müzik derslerinde teknoloji kullanımı ile ilgili yeterli çalışma bulunmadığı dikkat çekmektedir. Bu sebeple araştırma, müzik öğretmenlerinin teknolojiye yönelik yaklaşımlarını ve onların hizmet içi eğitim ihtiyaçlarını belirlemek amacıyla tasarlanmıştır. Araştırma, müzik öğretmenlerinin teknolojiyi eğitim sürecinde ne ölçüde kullandıkları, bu konudaki tutumları ve hizmet içi eğitim ihtiyaçlarını saptamayı hedeflemektedir. Bu bağlamda, öğretmenlerin teknoloji kullanımına yönelik tutumları ve hizmet içi eğitim ihtiyaçları, cinsiyet, mesleki deneyim, görev yaptıkları okul türü ve eğitim durumları gibi değişkenler incelenmiştir. Bu çalışma, 2022-2023 eğitim yılında Van'da öğretmenlik yapan 70'i kadın ve 92'si erkek olmak üzere toplam (n=162) müzik öğretmeninin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Veri toplama araçları olarak anket ve ölçek kullanılmıştır. Anket soruları Kaya (2009) tarafından "Akademik müzik eğitimi alan öğrencilerin derslerinde müzik teknolojilerinin kullanılmasına ilişkin görüşlerinin incelenmesi" başlıklı çalışması için geliştirilmiş, yarı-yapılandırılmış görüşme formunun araştırmacı tarafından pilot uygulama yapılarak uyarlanması ile elde edilmiştir. Nicel veriler için ise Öztürk (2006) tarafından geliştirilen "Eğitimde teknoloji kullanımına yönelik tutum ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada katılımcıların demografik bilgileri ise kişisel bilgi formu aracılığıyla toplanmıştır. Eğitimde teknoloji kullanımına ilişkin tutum ölçeği; teknolojinin öğretim süreçlerine etkisi, kendini geliştirme ve sınıf yönetiminde teknoloji kullanımı, olmak üzere üç alt boyuttan oluşmaktadır. Verilerin karşılaştırılmasında SPSS 20 paket programı kullanılmıştır. Bu ölçek üzerinden yapılan analizler, ölçeğin iç tutarlılığının "0.90" olduğunu göstermiştir. Sonuçlar, müzik öğretmenlerinin genel olarak eğitimde teknoloji kullanımına yönelik olumlu tutumlar sergilediğini göstermiştir. Bu durum, öğretmenlerin eğitimde teknoloji kullanımına yüksek seviyede pozitif bir yaklaşım sergilediklerini göstermektedir. Öğretmenlerin bu tutumu, cinsiyet ve eğitim durumlarına anlamlı farklılık göstermezken, mesleki deneyim ve görev yapılan okul türüne göre farklılıklar görülmüştür. Ayrıca araştırmada birçok değişkenin dağılımları incelenmiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda, müzik öğretmenlerinin teknolojiye yönelik hizmet içi eğitim ve teknoloji kullanımı konularında daha özelleştirilmiş ve ihtiyaçlarına yönelik eğitim programlarına ihtiyaç duydukları ortaya çıkmıştır. Böylece bu doğrultuda önerilerde bulunulmuştur.

Bilgisayar destekli eğitimBranş öğretmenleriHizmet içi eğitim+7
Faruk Caylan
Mersin University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Coğrafya öğretiminde artırılmış gerçeklik uygulamaları: Bir eylem araştırması

Coğrafya öğretiminde materyal kullanımının öğrenmenin hızına, kalıcılığına ve öğrenci üzerinde bıraktığı etkilere yönelik birçok çalışma yapıldığı görülmüş ve materyal kullanımının çok önemli katkılar sağladığı belirlenmiştir. Coğrafya öğretiminde kullanılan geleneksel materyallerin yanı sıra son yıllarda teknoloji tabanlı olmak üzere yeni materyal türleri de ortaya çıkmaya başlamıştır. Bu yeni materyallerden birini de pek çok alanda kullanılmaya başlanan ve eğitimin çeşitli alanlarında kullanımının olumlu katkıları tespit edilen artırılmış gerçeklik uygulamaları oluşturmaktadır. Yapılan bu çalışma ile artırılmış gerçeklik uygulamalarının coğrafya öğretiminde kullanılabilirliği tespit edilemeye çalışılmıştır. Eylem araştırması yöntemiyle gerçekleştirilen bu çalışmada geliştirilen örnek artırılmış gerçeklik uygulamaları toplam sekiz hafta süreyle sınıflarda uygulanmıştır. Artırılmış gerçeklik uygulamalarıyla içeriği zenginleştirilen coğrafya dersleri ile eş zamanlı olarak kontrol gruplarında da normal ders akışı devam ettirilmiştir. Uygulamanın bir ders öncesinde ön test, uygulama sona erdikten sonraki ilk derste son test ve uygulama sona erdikten 4 hafta sonra kalıcılık testi olarak deney ve kontrol gruplarına başarı testi ve tutum ölçeği gerçekleştirilmiştir. Nicel verilerin yanında uygulamaya yönelik nitel verilerin de elde edilerek orijinal görüşlerin ortaya çıkarılması için öğrencilerden artırılmış gerçeklik uygulamaları ile zenginleştirilen coğrafya dersleriyle ilgili günlükler yazması istenmiştir. Uygulama esnasında uygulamayı gerçekleştiren araştırmacı kendi gözlem ve günlüklerini not etmiştir. Uygulama sonrasında deney grubunda yer alan ve amaçlı örneklem tekniğiyle seçilen öğrencilerle yüz yüze görüşme gerçekleştirilerek öğrenci görüşme formunda yer alan soruların cevapları alınmıştır. Araştırmadan elde edilen nicel veriler SPSS paket programında analiz edilmiş ve sonuçları araştırmacı yorumları ile desteklenmiştir. Araştırmadan elde edilen nitel veriler ise araştırmacı tarafından içerik analizi yapılarak sonuçları araştırmacının yorumlarıyla harmanlanmış ve nicel sonuçlarla da birleştirilerek genel sonuca ulaşılmıştır. Bunun sonucunda artırılmış gerçeklik uygulamaları ile içeriği zenginleştirilen coğrafya derslerinin öğrencilerin akademik başarısına deney ve kontrol gruplarında küçük farklar dışında anlamlı bir etkisi görülmemişken coğrafya tutumuna yönelik olumlu tutum artışının deney gruplarında anlamlı bir fark oluşturduğu tespit edilmiştir. Öğrenci günlükleri, öğrenci görüşme formları ve araştırmacı gözlemleri ve günlüklerini içeren verilerin sonuçlarından da aynı yönde bulgulara ulaşılmıştır. Deney grubundaki öğrencilerin artırılmış gerçeklik uygulamalarıyla içeriği zenginleştirilen coğrafya derslerini genel anlamda çok sevdikleri ve dersleri sabırsızlıkla bekledikleri, ders esnasında ve sonrasında coğrafyaya karşı ilgilerinin arttığı, bu uygulamaların coğrafyaya olan bakış açısını olumlu yönde değiştirerek coğrafya öğretimine önemli ölçüde katkı sunduğu görülmüştür. Artırılmış gerçeklik uygulamalarının coğrafya öğretimi üzerindeki olumlu etkilerinden yola çıkarak bu uygulamaların daha profesyonel şekilde ve genele yayılacak şekilde merkezi sistemle bütün coğrafya derslerinde uygulanması gerektiği çalışma sonucu olarak önerilmiştir.

Artırılmış gerçeklikCoğrafya dersiCoğrafya eğitimi+6
Tahir Tuncer
Necmettin Erbakan University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilgisayar ve öğretim teknolojileri eğitimi öğretmen adaylarının bireysel yenilikçilik profilleri

İçinde bulunduğumuz yüzyılda, yenilik kavramının küresel anlamdaki değeri giderek artmaktadır. Buna paralel olarak yenilikçilik artık gelişmenin anahtarı olarak görülmektedir. Yenilikçilik kavramının günümüzde taşıdığı en önemli anlam ise, ister bireysel ister kurumsal isterse de toplumsal açıdan olsun fark yaratmanın önkoşulu olmasıdır. Özellikle son yıllarda üretilen yenilik miktarındaki hızlı artışla birlikte yeniliklere verilmesi gereken tepki süresinin kısalması, bireysel anlamdaki yenilikçiliğin gerekliliğini daha da hissedilir kılmıştır. Yenilikçi bireylere duyulan bu gereksinim, genelde eğitimcilere özelde ise bilişim teknolojileri öğretmenlerine önemli sorumluluklar yüklemektedir. Her geçen gün yaşanan teknolojik yenilikler düşünüldüğünde, bu yeniliklerin eğitsel bağlamda disiplinler arası bütünleştirilmesine, toplumsal anlamda yeniliklerin yayılmasına ve yenilikçilik vizyonunun geliştirilmesine öncülük edilmesi, bilişim teknolojileri öğretmenleri için özel alan yeterliliği olarak görülmektedir. Bu bağlamda araştırma, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi (BÖTE) bölümü öğretmen adaylarının yenilikçilik profillerinin ve yenilikçiliğin önünde engel olarak algıladıkları durumların belirlenmesine dönük olarak hazırlanmıştır.Türkiye genelinde gerçekleştirilen bu araştırmada, tekil ve ilişkisel tarama modelinden yararlanılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2008-2009 öğretim yılı bahar döneminde Türkiye genelindeki devlet ve vakıf üniversitelerinin BÖTE bölümünde öğrenim gören 1149 dördüncü sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada BÖTE bölümlerinin daha etkili değerlendirilebilmesi adına örneklem alma yoluna gidilmeyerek çalışma evreni belirlenmiştir. Gönderilen veri toplama aracından 782'si katılımcılar tarafından yanıtlanmış ve %68,05 geri dönüş oranı sağlanmıştır. Verilerin toplanmasında, araştırmacı tarafından Türkçeye uyarlanan Bireysel Yenilikçilik Ölçeği (BYÖ)'nin yer aldığı ?Bireysel Yenilikçilik Profili Anketi? kullanılmıştır.Araştırma verilerinin çözümlenmesi sonucunda, BÖTE bölümü öğretmen adaylarının genel olarak üçte ikisinin yenilikçilik açısından yüksek ve orta düzeyde olduğu, üçte birinin yenilikçilik açısından düşük düzeyde olduğu, %88,60'sının yenilikçilik açısından iyi/ortalamanın üstünde olarak kabul edilen kategorilerde ve en çok sorgulayıcı kategorisinde yer aldığı belirlenmiştir. Buna göre, BÖTE bölümü öğretmen adaylarının en güçlü yanlarının; yenilikleri denemeye açık, istekli ve içinde bulundukları toplumlarda yeniliklere ilişkin fikir önderliği yapabilir olmaları olduğu belirlenmiştir. Yeniliklerin getirdiği belirsizliklere karşı risk alma ve yeniliklerle birlikte gelen değişime karşı uyum sağlama özelliklerinin ise, diğerlerine oranla daha az güçlü yanları olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca araştırmaya katılan BÖTE bölümü öğretmen adaylarına ait yenilikçilik puanları ile aile gelir düzeyleri; bilgisayar, internet, teknoloji kullanım düzeyi, teknoloji kullanım sıklığı, teknoloji sahiplik durumu, sosyal ağlara üyelik durumu ve algılanan yenilikçilik düzeyi açısından anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir. Buna göre özellikle, Wiki, RSS ve Podcasting teknolojilerini ortalamanın üstünde sıklık ve düzeyde kullanan ve kişisel web sayfası, Blog ve Wiki teknolojilerine sahip olan BÖTE bölümü öğretmen adaylarının yüksek düzeyde yenilikçi olduğu sonucuna varılmıştır.Araştırmada son olarak, BÖTE bölümü öğretmen adaylarının en çok kurumsal boyuttaki durumları yenilikçiliğin önünde engel olarak gördüğü, eğitim kurumlarındaki öğretim sürecinin niteliğiyle ilgili durumları yenilikçiliğin önündeki öncelikli engeller olarak algıladığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada ulaşılan sonuçlar bağlamında BÖTE bölümleri, ders çeşitliliğinden öğretim sürecinin niteliğinin arttırılmasına MEB üniversite işbirliğinden toplumsal projelerde yer almaya kadar yenilikçilik çerçevesinde güncellenmelidir. Ayrıca yenilikçilik kavramı psikolojik ve sosyolojik boyutta BÖTE bölümleriyle ilişkilendirilerek derinlemesine araştırmalar yapılmalı ve elde edilen sonuçların BÖTE bölümlerinin sürekli iyileştirilmesi sürecine katkısı sağlanmalıdır.

Aday öğretmenlerBilgisayar kullanımıBilgisayar teknolojisi+9
Kerem Kılıçer
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretiminde interaktif (etkileşimli) bilgisayar destekli öğretimin öğrenci başarısına etkisi

Dünyamızdaki toplumsal, ekonomik, bilimsel değişme ve gelişmeler günlük yaşamı ve insanlar arası ilişkileri etkilemektedir. Bu etkileme doğal olarak eğitim programlarına da yansımaktadır. Çağdaş toplumsal yaşamdaki bilimsel ve teknolojik ilerlemelerin gün geçtikçe ve hızla önemli boyutlara ulaşması, daha nitelikli insan gücüne olan gereksinimi karşılamada eğitim programlarının titizlikle geliştirilip uygulanmasını gerektirmiştir. Bu durumda güçlü bir Sosyal Bilgiler eğitimi, sürekli ve hızlı bir değişim içindeki dünyamızda, bu değişmelere uyum sağlayabilmede toplumumuza önemli katkı sağlamaktadır. Eğitim alanındaki yeni araştırmalar ve uygulamalar geleneksel öğrenme, öğretme ve değerlendirme yaklaşımlarını da derinden etkilemektedir.Bu araştırmada ilköğretim okullarında interaktif bilgisayar destekli öğretimin Sosyal Bilgiler dersinde kullanımının akademik başarıya etkililiği incelenmiştir. Öğrencilerin akademik başarıları, interaktif bilgisayar destekli öğretimle işlenen bir ders ile bilgisayar destekli öğretim yöntemiyle işlenen ders arasındaki farklılıklar tespit edilmiştir. Konu ile ilgili yapılan çalışmalar gözden geçirilerek, interaktif bilgisayar destekli öğretimin öğrencinin başarısını artırdığı tespit edilmiştir. Sosyal Bilgiler dersinde öğrenmede daha etkin, verimli ve kalıcılığı sağlamak amacıyla interaktif bilgisayar destekli öğretimin kullanılmasına önem verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

BaşarıBilgisayar destekli öğretimEtkileşim+4
Nilgün Kaya
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Master'sOpen AccessEN

Examining student views on university–industry cooperation: The case of the "Sektör Kampüste" Programme

Today, universities are not only institutions that transfer and produce knowledge, but also institutions that contribute to industry, technology and society. In this framework, the issue of university-industry cooperation is of strategic importance in training skilled labour force and thus supporting economic development and investigating the effects of this cooperation on students will contribute to more efficient management of related processes. Based on this reality, this thesis aims to evaluate the Sektör Kampüste Programme, which is carried out by the Ministry of Industry and Technology, in terms of vocational and career development with a focus on student opinions. The theoretical basis of the research is based on the historical development and importance of university-industry cooperation and its practices in Turkey and this phenomenon is addressed especially in the context of vocational and technical education. The research was conducted within the framework of case study, one of the qualitative research designs, and structured interviews were conducted with 58 participants who participated in the research on a voluntary basis. The interview data were subjected to content analysis and the data obtained were discussed under the headings of professional and career development. In the interviews, the participants stated that the programme provided important contributions in terms of obtaining information about the sector, increasing theoretical knowledge, following current developments in the sector and establishing direct communication with the business world. As a matter of fact, while the participants stated that they had the opportunity to benefit from the experiences of sector representatives and developed more realistic expectations for business life with the programme, some participants pointed out that there were negativities arising from the insufficient duration of the courses, problems in communication and the fact that the courses were not held face-to-face. However, the data obtained from the interviews reveal that the programme is not effective enough in terms of career development, especially in terms of providing internship opportunities. Although the participants stated that the Sektör Kampüste Programme was effective in guiding their career planning processes and contributed to gaining ideas about which areas they could specialise in the future, the feedback obtained from the interviews in the field of career development shows that the programme needs improvement in career development. In line with the data obtained as a result of the research, it is recommended that the courses should be regularised, technical trips should be increased, communication opportunities with sector representatives should be improved, and the education and training competencies of the sector representatives participating in the courses as instructors should be improved in order to eliminate some structural and practical deficiencies. The results of the research reveal that the continuous improvement and updating of the Sektör Kampüste Programme, which is implemented on a national scale in Turkey, in line with the opinions and suggestions of stakeholders will be effective in achieving the targeted gains and providing the maximum expected benefit from the programme. Keywords: Vocational and technical education, university-sector cooperation, sector

Science technologyScience and technologyEducation technology+4
Hanefi Alper Alkaç
Yeditepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de eğitim teknolojileri politikalarına ilişkin doküman analizi ve meta-sentez çalışması

Bu araştırmanın amacı Türkiye Cumhuriyeti'nin ilanından günümüze ülkemizde uygulanan eğitim teknolojilerine yönelik politikaların belirlenmesi ve son dönemlerde uygulanan eğitim teknolojileri politikalarının yansımalarına ilişkin genel bir çerçeve çizilmesidir. Nitel araştırma yöntemiyle yürütülen araştırmada, politika belgelerini incelenmesinde doküman analizi, politikalarla ilgili etkilerin incelenmesinde ise akademik çalışmalara yönelik meta-sentez yöntemi kullanılmıştır. Doküman analizi kapsamında; Kalkınma Planları, Milli Eğitim Şura kararları, Hükûmet programları, siyasi parti programları, MEB ve diğer kurumların eğitim teknolojileri ile ilgili belgeleri doküman analizine tabi tutulmuştur. Eğitim teknolojileri politikalarına ilişkin meta-sentez çalışmasında ise; BT dersine ilişkin 26, BT öğretmenlerinin problemlerine ilişkin 17, FATİH projesi ve EBA ile ilgili 107 olmak üzere toplam 150 nitel veri içeren çalışma meta-senteze tabi tutulmuştur. Araştırmadan elde edilen doküman analizi sonuçlarına göre, politika belgeleri arasında çoğu dönemde uyumun düşük olduğu görülmektedir. Eğitim teknolojileri politikalarında ise altyapı ve teknik yetersizlikler, kaynakların dağıtımındaki dengesizlik ve düzensizlik, hedeflenen beceri ve yeterliliklere ulaşılamaması, bilgi yönetimi ve arşivleme konusundaki zafiyetler ile ulaşılabilir hedeflerin belirlenmemesi başlıca sorunlar arasında yer almaktadır. Ayrıca, dünyadaki uygulamaların takip edilememesi, kurumlar arası iş birliği-koordinasyon eksikliği, planlama yetersizliği, uzun vadeli politikaların geliştirilememesi ve belirlenen politikaların kararlılıkla uygulanamaması politikaların uygulanması sürecinde gözlenen diğer problemlerdir. Eğitim teknolojileri politikaları bağlamında öğretmenlerin hizmet içi ve hizmet öncesi eğitimlerinin yetersiz olduğu, öğretmen istihdamına yönelik planlama yetersizliği, öğretmenlerin teknolojik yeterlilikleri ile ilgili kapsamlı bir çerçevenin oluşturulamadığı görülmüştür. Politikalarda genel olarak niceliğe odaklanarak niteliğin ihmal edildiği, politikaların etkilerinin yeterince araştırılmadığı, teknoloji entegrasyonu için gerekli olan müfredat, öğretmen eğitimi, altyapı vs. bileşenlerin eş zamanlı (senkron) bir şekilde yürürlüğe giremediği tespit edilmiştir. Öte yandan, meta-sentez çalışması sonucunda ise; BT derslerinin hedeflerinin öğrenci seviyesine uygun olmadığı, kazanımların uygulanmasının imkanlara bağlı olduğu, hedef-kazanımların net olmadığı, ders kitabı ve öğretmen kılavuz kitabı konusundaki eksiklerin derse olumsuz etkisinin olduğu, BT sınıfı eksikliği ve ekipman yetersizliğinin olduğu görülmüştür. BTR öğretmenlerine yönelik meta-sentez çalışması sonucuna göre ise BTR öğretmenlerinin görev tanımının ve çalışma saatleriyle ilgili problemler yaşandığı, norm kadro problemleri, mesleki tükenmişlik, BTY dersinin önemsiz olduğuna dair olumsuz algı en önemli problemler olarak öne çıkmaktadır. Araştırma sonucunda FATİH projesi ile ilgili olarak ise planlama, finansman, altyapı, donanım, teknolojilerin amaç dışında kullanılması, eğitimcilerin hazır bulunuşluklarının yetersizliği, e-içeriklerin nicelik ve nitelik olarak yetersizliği, hizmet içi eğitimlerin niteliğinin yetersizliği gibi birçok problemin öne çıktığı görülmektedir. Araştırma kapsamında yapılan doküman analizi ile meta-sentez sonuçlarının birbirini desteklediği sonucuna ulaşılmıştır.

Bilgi ve iletişim teknolojileriBilişim teknolojileri ve yazılım dersiBilişim teknolojisi+2
Muhterem Akgün
Fırat University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Beden Eğitimi ve Spor öğretmenlerinin bilgi teknolojisi kullanımına yönelik öz-yeterlik düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin teknoloji kullanımına yönelik öz-yeterlik düzeylerinin incelenmesidir. Araştırmanın örneklemini Antalya ilinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda görev yapan 442 beden eğitimi ve spor öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan bireyler tesadüfi yöntem ile seçilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Deniz ve Algan (2013) tarafından oluşturulan "Eğitimde Bilgi Teknolojileri Kullanımı Öz-Yeterlik Öğretmen Değerlendirme Formu" ve demografik özellikleri sorgulayan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesinde SPSS 21 IBM istatistik paket program kullanılmıştır. Verilerin hesaplanması için her alt boyutun ortalaması ve ölçek toplam puanı alınmıştır. Tüm karşılaştırmalı istatistikler bu puanlar üzerinden yapılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterip göstermediği Shapiro-Wilk testi ile analiz edilmiştir. Sistem Bilgisi Öz-yeterliği alt boyut ortalaması, Temel Beceriler Öz-yeterliği alt boyut ortalaması, Hesap Tablosuna Dayalı Sınıf Yönetimi alt boyut ortalaması, Teknoloji Tabanlı Eğitsel Etkinlikler Düzenleme alt boyut ortalaması ve Ölçek Toplam puanının normal dağılım değerleri taşımadığı anlaşılmıştır (p<0,05). Ancak bu alt boyutların basıklık ve çarpıklık katsayıları incelendiğinde basıklık ve çarpıklık katsayılarının +1 ile -1 değerleri arasında olduğu görülmektedir. Jondeau ve Rockinger'e (2008) göre alt boyutların çarpıklık ve basıklık katsayılarının +3 ile -3 arasında değiştiğinde bu alt boyutlarında normal dağılım parametrelerine uygun şartlar taşıdığını belirtmiş ve çizilen histogram grafiklerinde de belirgin bir sapma gözlenmediğinden bu alt boyuttaki verilerin normal dağılım gösterdikleri düşünülmüştür. Bu kapsamda verilerin analizinde parametrik testlerden Independent samples T-Testi ve One Way Anova testleri tercih edilmiştir. Bulguların anlamlılık düzeyi için p<0,05 değeri temel alınmıştır. Araştırmanın bulgularına göre cinsiyet değişkenine göre elde edilen bulgular sonucu erkek beden eğitimi öğretmenlerinin lehine tüm alt boyutlarda, kadın beden eğitimi öğretmenlerine göre anlamlı olarak farklılık olduğu belirlenmiştir. Yaş değişkenine bakıldığında beden eğitimi öğretmenlerinin yaş grubu arttıkça öz-yeterlik düzeylerinde düşüş meydana geldiği gözlemlenmiştir. Tüm alt boyutlarda 20-30 yaş grubu diğer tüm gruplara göre anlamlı olarak yüksek öz-yeterliğe sahiptir. Mesleki yıl değişkenine göre öğretmenlerin öz-yeterlikleri incelendiğinde yine mesleki yıl arttıkça öz-yeterlik düzeylerinin azaldığı görülmektedir. Mezun olunan bölüm veya fakülte değişkenine bakıldığında tüm boyutlarda BESYO ya da spor fakültesi mezunu olanların alan değişikliği yaparak diğer bölümlerden mezun olup sonradan beden eğitimi öğretmeni olan öğretmenlerden anlamlı olarak daha yüksek öz-yeterlik düzeyine sahip olduğu gözlenmiştir. Son olarak beden eğitimi öğretmenlerinin interneti bulunan bir bilgisayara sahip olup olmadıkları değişkenine göre analiz yapıldığında ise interneti olan bilgisayara sahip öğretmenlerin lehine anlamlı bir farklılık ortaya çıktığı tespit edilmiştir. Yapılan araştırma sonucunda eksikliklerin giderilmesi amacıyla cinsiyet, yaş gibi farklılıkları azaltmak üzere içeriğine ve hedef kitlesine uygun hizmet içi eğitimler planlanabilir. Bu araştırma ve başka birçok araştırmanın sonucuna dayanarak yaşı daha yüksek olan öğretmenlerden başlayarak ihtiyaç olan hizmet içi eğitimlerin içeriği öğretmenlerin öz-yeterlik inanışları göz önünde bulundurularak planlanması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Beden Eğitimi ve Spor Öğretmeni, Bilgi Teknolojisi, Öz-yeterlik

Beden eğitimi ve spor dersiBilgi teknolojisiÖğretim teknolojileri
Güler Gülcan Korkmaz
Kütahya Dumlupınar University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyal bilgiler dersi kapsamında yer alan tarih konularının öğretiminde teknoloji kullanımı

Bilgi çağında, bilgi miktarı hızla artmaktadır. Günümüzün artan bilgi miktarı, bir yandan öğrenciye daha az zamanda daha fazla bilgi öğretmek, diğer yandan da bilgiye nasıl ulaşılacağını göstermek gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. Bu gerekliliklerin karşılanması noktasında, eğitim için sürekli yeni olanaklar ortaya koyan teknolojinin eğitimde etkin olarak kullanılması zorunlu hale gelmiştir. Bu çalışmanın amacı, sosyal bilgiler dersi kapsamında yer alan tarih ünitelerinin öğretimi sırasında teknolojik araçların kullanılma durumlarını araştırmaktır. Bu amaçla araştırmanın birinci bölümünde, sosyal bilgiler öğretim teknolojilerinin kavramsal çerçevesi açıklanmaktadır. İkinci ve üçüncü bölümlerde, araştırmanın yöntemine ve bulgulara yer verilmiştir. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın verileri; ?Sosyal Bilgiler Dersi Kapsamında Yer Alan Tarih Konularının Öğretiminde Teknoloji Kullanımı? konusuna dayanan ?Öğretmen Anketi? ve öğretmen anketine eşlenik olarak hazırlanmış ?Öğrenci Anketi? yoluyla alınmış ve anketlerde 5?li Likert tipi ölçek kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar yorumlanmış, sosyal bilgiler dersi kapsamında yer alan tarih konularının öğretimi sürecinde teknolojik araçların kullanılmasına yönelik olarak, alan içi iyileştirme çalışmaları ve daha ileride yapılacak çalışmalar için çeşitli öneriler getirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler, Tarih Üniteleri, Öğretim Teknolojileri, Sosyal Bilgiler Öğretim Teknolojileri.

Sosyal bilgiler dersiSosyal bilgiler eğitimiSosyal bilgiler öğretimi+6
Emine Özel
Kütahya Dumlupınar University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Fatih Projesine ilişkin öğrenci, öğretmen ve veli görüşleri

Bu araştırmanın amacı, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından "Fırsatları Artırma Teknolojiyi İyileştirme Hareketi" kısaca FATİH Projesi olarak adlandırılan çalışmanın uygulandığı kurumlardan birindeki etkililiğini ortaya koymaktır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Nitel yöntemlerden ise en çok kullanılanları olan görüşme ve gözlem tercih edilmiştir. Veri toplama aracı olarak ise araştırmacı ve danışmanının birlikte geliştirdiği yarı yapılandırılmış görüşme formu ve gözlem formu kullanılmıştır. Görüşme formu her bir paydaş grubu için ayrı ayrı ve grubun özelliğine uygun sorulardan oluşacak şekilde üç farklı form olarak düzenlenmiştir. Görüşme formları için ayrıca uzman görüşü alınmıştır. Bu sayede FATİH Projesi'nin uygulayıcıları olan paydaşlardan en detaylı bilgiler elde edilmeye çalışılmıştır. Gözlem formunda ise FATİH Projesindeki öğretim teknolojilerinin kullanılma sıklığına yer verilmiştir. Araştırmada, durum çalışması tekniği kullanıldığı için örneklem seçilmemiş, bunun yerine bir çalışma grubu oluşturulmasına karar verilmiştir. Bu amaçla 2012-2013 eğitim-öğretim yılında İstanbul ili Avrupa yakasındaki FATİH Proje'si kapsamında projenin başından bu yana projede yer alan bir lisede görev yapan 3 idareci, 7 öğretmen ve okulun 10 öğrencisi olmak üzere toplam 20 kişi çalışma grubu olarak seçilmiştir. Görüşmeler araştırmacı tarafından çalışmanın yapıldığı okulda birebir olarak yapılmıştır. Gözlemler ise araştırmanın yapıldığı okulda ve öğrencilerin kaldığı yurtta yine araştırmacı tarafından yapılmıştır. Çalışmada her bir paydaş grubu ile yapılan görüşmeler ayrı ayrı ele alınıp incelenmiş olup gözlem formları ile birlikte irdelenmiştir. Sonuç ve öneriler kısmı ise tüm paydaşların ve araştırmacının ortak görüşünü ifade edecek şekilde düzenlenip çalışmanın sonunda ifade edilmiştir. Anahtar Kelimeler: FATİH Projesi, Öğretim Teknolojisi, Durum Çalışması

Eğitim teknolojisiFatih ProjesiOrtaöğretim okulları+4
Mecit Cücü
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretimi ayrıntılama kuramına dayalı tasarlanan WEB tabanlı eşzamansız uzaktan öğretim uygulamasının üniversite öğrencilerinin akademik başarısına etkisi

ÖZET ÖĞRETİMİ AYRINTILAMA KURAMINA DAYALI TASARLANAN WEB TABANLI EŞZAMANSIZ UZAKTAN ÖĞRETİM UYGULAMASININ ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNİN AKADEMİK BAŞARISINA ETKİSİ Mesut ÖZONUR Yüksek Lisans Tezi, Bilgisayar Ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Anabilim Dalı Danışman: Yrd.Doç.Dr. Mehmet TEKDAL Ağustos 2004, 72 sayfa Bu çalışmada öğretimsel materyal geliştirmek ve Öğretimi Ayrıntılama Kuramı'na dayalı tasarlanan Web Tabanlı Eşzamansız Uzaktan Öğretim Uygulaması ile aynı konuda geleneksel öğreten merkezli yöntemle yapılan öğretimi karşılaştırarak bunların akademik başarıya etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Ayrıca Çukurova Üniversitesi 'nde verilmekte olan dersleri web üzerinde sunmak ve ülkemizdeki uzaktan eğitim konusundaki çalışmalara katkıda bulunmak üzere çalışılmıştır. Bu çalışmada, gerçek deneysel desen yöntemi kullanılmıştır. Bu amaçla bir deney ve bir kontrol grubu belirlenmiştir. Öğretim, kontrol grubunda geleneksel yöntem kullanılarak yapılırken deney grubunda Öğretimi Ayrıntılama Kuramı'na dayalı olarak hazırlanan uzaktan öğretim materyali kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma "öntest-sontest kontrol gruplu deneme" modeline göre desenlenmiştir. Bu çalışma sonucu, deney grubunun akademik başarı düzeyinin kontrol grubunun akademik basan düzeyinden belirgin bir şekilde daha yüksek olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Uzaktan Eğitim, Asenkron Eğitim, Web Tabanlı Öğretim, E- Öğrenme, Öğretimi Ayrıntılama Kuramı. u

Akademik başarıUzaktan eğitimUzaktan öğretim+5
Mesut Özonur
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi eğitimde tematik öğretim yaklaşımıyla iklim okuryazarlığı bağlamında iklim değişikliği eğitimi eylem araştırması

Günümüzde çocuklar zehirlenme, tahribat, sızıntı, kuraklık, kirlilik, orman yangınları ve mevsimsel olmayan aşırı hava olayları gibi çevresel koşullarla karşı karşıyadır. Bu tür durumlara ilişkin çocukların bilgilendirilmesi, çevresel kararlara dâhil edilmesi ya da fikirlerinin alınması önemlidir. Toplumda iklim değişikliğine dair derin bir anlayışın gelişmesi ancak bireylerde eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarına okul öncesi yaşlardan başlanması ile mümkündür. Bu bağlamda çalışmanın amacı okul öncesi eğitim alan çocuklarda iklim okuryazarlığının ve iklim değişikliği farkındalığının geliştirilmesidir. Bu araştırma, 2021-2022 eğitim-öğretim yılında, Artvin il merkezinde yer alan bağımsız bir anaokulunda 28 Şubat 2022 ve 12 Mayıs 2022 tarihleri arasında on hafta süreyle yürütülmüştür. Yöntem olarak nitel araştırma modellerinden eylem araştırması benimsenmiştir. Çalışma grubu 12 kız ve 10 erkek çocuktan oluşmaktadır. Araştırma kapsamında tematik öğretim yaklaşımına göre on haftalık bir eylem araştırması tasarlanmış ve bu çerçevede planlanan etkinliklere yer verilmiştir. Uygulama sonrasında çocuklarla yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Veriler betimsel analizle çözümlenmiş, bulgular kategorize edilerek sunulmuştur. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre okul öncesi eğitim alan çocukların iklim değişikliğine dair neden sonuç ilişkisi kurdukları, iklim değişikliği karşısında ne tür önlemler almaları gerektiğini öğrendikleri bulunmuştur. Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda okul öncesi eğitim programının çocuklarda iklim okuryazarlığı ve iklim değişikliği farkındalığı kazandırmaya yönelik öğrenme hedefleri yönünden güncellenmesi önerilebilir. Araştırmacılar erken yaşta verilen iklim değişikliği programlarının uzun süreli etkilerine odaklanan çalışmalar yürütebilirler. Anahtar Kelimeler: İklim değişikliği, iklim okuryazarlığı, okul öncesi eğitim, tematik öğretim yaklaşımı.

Okul öncesi eğitimOkul öncesi çocuklarOkul öncesi öğretmenler+6
Hülya Sabancı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

CBS-coğrafi bilgi sistemi aracılığıyla veri tabanı oluşturulması ve coğrafya dersinde kullanılmas

Bu çalışmanın amacı, veri tabanı destekli bir CBS (Coğrafi Bilgi Sistemi) yazılımının geliştirilmesi ve hazırlanan yazılımın lise 9. sınıf Coğrafya dersi ?2. Bölüm, Harita Bilgisi, Harita Çizim Yöntemleri, Projeksiyonlar ve Özellikleri, Haritalar İle Yolculuk? konusunda uygulamaktır.Araştırmada geliştirilen CBS tabanlı coğrafya dersinin sınanması 2006?2007 eğitim öğretim yılı birinci döneminde Adana ili Seyhan ilçesinde bulunan Seyhan Şehit Temel Cingöz Lisesi'nde gerçekleştirilmiştir. Yapılan coğrafya başarı testinde aritmetik ortalaması birbirine benzer çıkan iki sınıftan biri deney grubu diğeri de kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Deney grubu 38, kontrol grubu ise 39 öğrenciden oluşmaktadır.Deney grubu; konuları, araştırmacı ile coğrafya öğretmenleri tarafından hazırlanan CBS kullanılarak yapılan dijital harita ve animasyonlar ile işlerken, kontrol grubu aynı konuları öğretmenleri ile sınıfta standart ders programına göre işlemiştir.Araştırma sonucunda elde edilen veriler; Mann Whtitney U-Testi analizi kullanılarak yorumlanmıştır. Araştırma sonunda deney grubu ile kontrol grubunun son test puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark çıkmıştır.

Bilgisayar destekli eğitimBilgisayar destekli modellemeCoğrafi bilgi sistemleri+5
Erkan Tiyekli
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessEN

EFL teacher educators' attitudes towards call: Case of Turkish state universities

Use of technology, especially use of computers, in language education has been very popular recently. This study aimed at identifying teacher educators? attitudes towards use of CALL(Computer Assisted Language Learning) and revealing their barriers (if any) to the use of CALL or computer technologies in their teaching in state universities in Turkey. This study was carried out with 80 teacher educators from English Language Teaching departments of 13 Turkish state universities.Data for this study were collected through questionnaires which were used to find out the participants? attitudes and interviews which were used to identify the participants? barriers to the use of CALL. 6 participants for the interviews were chosen from Çukurova University according to their attitude points. The relationship between the gender and the attitudes towards computers was investigated as well as the relationship between age and attitudes towards the use of CALL.The data from the questionnaires were analyzed through SPSS (Statistical Package for Social Sciences). The interview data were analyzed through content analysis.The results indicated that teacher educators had such barriers as lack of hardware, lack of time, technical and administrative support and people?s opinions or ideas although they had strong positive attitudes towards the use of CALL in their instruction. A statistically significant difference between the gender and the teacher educators? attitudes towards the use of CALL could not be found. The relationship between teacher educators? ages and their attitudes towards CALL was not statistically different either.Keywords: CALL, Attitudes, EFL teacher education.

Computer assisted language educationComputer assisted instructionTechnology utilization+4
Sezer Alper Zereyalp
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00

Related subjects