Kosovo

65 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessEN

Foreign language learning anxiety of high school students in Kosovo

Second language learning is a complex process. Learning the vocabulary and grammar structures, even developing the necessary skills for communication may not be enough. You also need to learn about the culture of the foreign language. While this might be found enjoyable for some students, others might find the process threatening and may experience anxiety in the language classroom. Anxiety has a great negative effect on learning a foreign language. This study investigated the degree of foreign language classroom anxiety of Turkish High School Students in Kosovo. Moreover, it aims to find out if there are any differences between the anxiety levels of the learners in terms of their achievement in the foreign language, knowing more than one language and type of high school. This study was conducted with 169 learners of English in four different high school contexts; Technical High School, The High School of Economics, Medical High School and Science High School with 169 students. All of them were the first grade students. The data collected through Foreign Language Classroom Anxiety Scale (FLCAS) questionnaire were statistically analyzed to identify students' anxiety levels. The questionnaire was administered to the subjects in their regular class hours in different school settings. Their mid-term grades were gained from their class teachers to identify the relationship between their level of anxiety and their success measured by their course grades. The relationship between learners' anxiety and their language background and their education context was also analyzed statistically. The analysis of the results revealed that students learning English generally experience a moderate level of language anxiety. No significant relationship was identified between students' foreign language anxiety scores and their level of success, between being monolingual and multilingual. Their educational context and their level of anxiety did not correlate either. According to the results of the study, foreign language anxiety cannot be considered a negative psychological phenomena in Kosovo. Keywords: Foreign language anxiety, achievement, language background, educational background

Study of languagesLanguage learning methodsAnxiety+5
Bener Kovaç
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası işletmeleri başarıya götüren faktörler: Kosova'daki Türk işletmeleri

Bu araştırmanın temel amacı Kosova Pazarında faaliyette bulunan Türk firmalarının başarı faktörlerini ortaya koymaktır. Bu ana amacın dışında, aynı zamanda oradaki Türk firmaların özellikleri, Kosova pazarını seçmelerinde etkili olan faktörler, seçtikleri giriş stratejileri ve Kosova pazarında karşı karşıya kaldıkları engellerin de ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Türkiye ve Kosova arasındaki yakın dostluk ve ortak geçmiş tarihe sahip olmaları aralarında farklı anlaşmaların oluşmasında etkili olmuştur. Bu önemli anlaşmaların gerçekleşmesi, Türk yatırımcıların Kosova pazarında yer almasını teşvik etmiştir. Çok sayıda Türk firmasının Kosova pazarında faaliyete bulunması doğrultusunda bu araştırmanın yapılması gerekli görülmüştür. Araştırmanın sonuçlarına göre, firmaların çoğu küçük ve orta büyüklüktedir. Aynı zamanda, önemli büyük şirketler de Kosova'da yer almaktadır. Bununla beraber, seçtikleri pazara girme stratejileri ilk olarak doğrudan yeni yatırımlar ve ardından doğrudan ihracattır. Kosova pazarında yer alan Türk firmalar için en önemli başarı faktörleri ise hizmette kalite ve tüketicilerin ihtiyaçlarını karşılamaktır. Beraberinde yetenekli personel ile çalışmak, eğitimli personel ile çalışmak ve tüketicilerin beklentilerine uygun ürünler uygulamak gibi ifadeler de önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Başarı faktörleri, Doğrudan yeni yatırım, Anlaşmalar, Türk firmaları,Kosova pazarı

BaşarıKosovaTürkler+3
Onıksa Sllamnıku
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessEN

Developing management skills during undergraduate studies: The case of Kosovo and Turkey

Some scholars state that management skills can be developed in classroom, while others state that business schools unmeet this goal. This research aims to assess management skills of undergraduate business student to find their level of management skills according to the year of studies, GPA, work experience, trainings, gender and country. A quantitative study using internet survey was used to find the relationships among these variables. The population used was students currently or recently graduated in Management or Business Administration departments, and the sample frame was students that met these criteria and attended universities in Kosovo or Turkey that teach in English Language. The results of the research indicated that students develop management skills significantly after they complete second year. Moreover, there is a positive relationship between management skills development and GPA, work experience, and training. However, results indicate that there is still space for developing management skills more. The findings of this survey support previous research done about MBA degree indicating that both programs develop management skills. The research was done only with student from Kosovo and Turkey what is a limitation of this study. The research is a step to fill the gap that exist in management undergraduate researches. The finding of this study may be useful for business school to design programs that would help to develop skills more, students to be aware about ways to use to enhance their skills, and human resources to have more confidence on management graduates and to help them to apply and upgrade at workplace.

SkillSkill acquiringKosovo+5
Flamur Kaçıu
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Kosova'dan Suriye'ye insani müdahale ve koruma sorumluluğu kavramlarının dönüşümü

Çalışma, insani müdahale ve koruma sorumluluğu kavramlarının ortaya çıkışından günümüze kadar geçen süre içerisinde geçirdiği dönüşümü analiz etmektedir. Birleşmiş Milletler ve NATO'nun dahil olduğu birçok örnek bulunmasına karşın çalışmada; uluslararası toplumun farklı sorunlara yaklaşımı, Kosova, Libya ve Suriye örnekleri üzerinden, BM ve NATO belgeleri temel alınarak incelenmiştir. Somali, Ruanda, Bosna-Hersek, Darfur gibi insani müdahale örnekleri yerine ilk örnek olarak Kosova'nın seçilme nedeni kuvvet kullanma yasağının istisnalarına girmeyen müdahalenin NATO tarafından insani nedenlerle açıklanmasıdır. Libya müdahalesi ve Suriye krizi ise, koruma sorumluluğu yaklaşımı kabul edildikten sonra gündeme gelen güncel örnekler olarak seçilmiştir. Devletlerin insani nedenleri de içinde barındıran sebeplerle kuvvete başvurduğu bilinmektedir. BM Antlaşması devletlerin uluslararası ilişkilerinde kuvvete başvurmasını yasaklamaktadır. Buna göre uluslararası ilişkilerde kuvvete başvurmak, meşru müdafaa durumunda ve BM Güvenlik Konseyi yetkilendirmesi neticesinde gerçekleştiğinde hukuka uygun kabul edilmektedir. İnsani nedenlerle kuvvete başvurmak, kuvvet kullanma yasağının istisnaları arasında düzenlenmemiştir. Soğuk Savaş'ın bitmesi ve iki kutuplu sistemin sona ermesiyle birlikte yaşanan savaşların niteliği değişmiş ve insani müdahale literatürde daha sık tartışılmaya başlanmıştır. Bu tartışmalar NATO'nun 1999'da Kosova'ya BM Güvenlik Konseyi yetkilendirmesi olmadan müdahale etmesi neticesinde, müdahalelerin ahlakiliği ve hukukiliği bağlamında yoğunlaşmıştır. Bu bağlamda, insani müdahalenin sınırlarını belirlemek için koruma sorumluluğu yaklaşımı benimsenmiştir. Bir ülkedeki vatandaşları korumanın öncelikle ilgili devletin daha sonra da uluslararası toplumun sorumluluğu olduğuna vurgu yapan koruma sorumluluğu yaklaşımı, Birleşmiş Milletler düzeyinde kabul edildikten sonra ilk olarak 2011'de Libya krizinde gündeme gelmiştir. Arap Baharı'nın etkisiyle Libya'da yaşanan ayaklanma iç savaşa dönüşmüş ve Birleşmiş Milletler 1973 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararı ile soruna müdahale etmiştir. Libya'ya gerçekleştirilen operasyonun BM Güvenlik Konseyi yetkilendirmesi ile gerçekleştirilmiş olması insani müdahalenin hukuki bir zemine oturmuş olması bakımından önemlidir. Literatürdeki genel kanıya göre, Libya'da koruma sorumluluğu yaklaşımı başarılı bir şekilde uygulanmıştır. Buna karşın 2011 yılından bu yana iç savaşın yaşandığı, milyonlarca insanın hayatını kaybettiği, yaralandığı veya yerlerinden edildiği Suriye'de koruma sorumluluğu yaklaşımının uluslararası sorumluluk boyutu uygulanamamaktadır. BM Güvenlik Konseyi daimi üyelerinden Rusya Federasyonu ve Çin Halk Cumhuriyeti'nin, Suriye'ye yaptırımlar öngören kararları veto etmesi Birleşmiş Milletler'in hareketsiz kalmasına neden olmaktadır. Alınan BM Güvenlik Konseyi kararlarında ve yapılan resmi açıklamalarda koruma sorumluluğu yaklaşımının ilgili devletin sorumluluğunu içeren ilk sütununa vurgu yapılmaktadır. Bu durum koruma sorumluluğu kavramının hukuki boyutundan ziyade siyasi boyutunu ön plana çıkarmaktadır. Çalışmada sonuç olarak, koruma sorumluluğu yaklaşımının bir uluslararası hukuk kuralı halini almadığı ancak gelişmekte olan bir norm olduğu tespiti yapılmaktadır.

Kavramsal değişimKoruma sorumluluğuKosova+3
Fecra Akca
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ceyhan'daki Arnavutlar: Din, kimlik ve bütünleşme

Kosova'dan göç eden Çevretepeli Arnavutların Türk toplumuyla yaşamış oldukları etkileşim süreci ve dinin bu etkileşim süreci üzerinde nasıl bir etkiye sahip olduğu çalışmamızın odak noktasını oluşturmaktadır. Ayrıca katılımcılarımızın Türkiye'ye ve Kosova'ya yönelik geliştirmiş oldukları kimlik algıları da tezimiz açısından önemli bir yerde konumlanmaktadır. Nitel araştırma yöntemlerinin kullanıldığı çalışmamızda 7'si kadın, 23'ü erkek olmak üzere toplam 30 kişiyle görüşülmüştür. Veriler yarı yapılandırılmış görüşme formu ve bu form çerçevesinde şekillenmiş olan derinlemesine görüşme tekniği aracılığıyla toplanmış, verilerin çözümlenmesinde ise betimsel analiz ve içerik analizinden yararlanılmıştır. Tezimizin teorik kısmında, bulgularımıza bir temel oluşturması bakımından önemsediğimiz göç, kimlik ve bütünleşme konuları üzerinde durulmuştur. Bulguların analizinde ise Çevretepeli Arnavutların Türk toplumuyla bütünleşmiş oldukları ifade edilmiştir. Dinin bu süreç üzerinde ne denli önemli bir etkiye sahip olduğu da katılımcılarımızın ifadeleri temele alınarak ortaya konmuştur. Bununla birlikte Çevretepeli Arnavutların Türkiye'ye yönelik benimsenmiş, Kosova'ya yönelik ise duygusal ve düşünsel kimlik algılarına sahip oldukları tespit edilmiştir. Ayrıca bu bölümde konunun daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunan çeşitli bulgular üzerinde de durulmuştur. Netice itibariyle Çevretepeli Arnavutlar özelinde yapmış olduğumuz bu çalışma, dinin sosyal bütünleşmenin sağlanmasında tek başına yeterli olmadığını vurgulamakla birlikte bütünleşmeyi sağlayan tüm unsurlar arasında dinin çok önemli bir noktada konumlandığını ortaya koymaktadır. Anahtar kelimeler: Göç, kimlik, bütünleşme, din, Kosova, Arnavutlar

Adana-CeyhanArnavutlarBalkanlar+6
Faruk Fındık
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessEN

A comparative discourse analysis of international media coverage on Kosovo's path toward independence

The influence of media in today's worldwide agendas is crucial and their role can take place in different forms. The main goal of this thesis is to conduct a comparative discourse analysis of the international media coverage on Kosovo's Path toward Independence. The research is focused on the five international media outlets and their coverage on the five turning points in the period of March 2004 to June 2010. The author tries to conduct a comparative discourse analysis of five international media coverage on Kosovo's Path toward Independence of the selected news, articles, columns, and editorials from BBC, New York Times, DW, Ria Novosti, and Al Jazzera. The discourse used in the news and in all the articles written by the five international media describes the events that took place in Kosovo, which were compared to find the specific position of the respective media towards the path of Kosovo to independence. The interest in analyzing the news covered by the media of these countries relies on the fact that these countries have had a major impact on making Kosovo part of international agendas. Based on the findings gained, Kosovo process toward independence is covered objectively by the majority of media analyzed in this research study and discourse differences are identified between the international media regarding the Kosovo case.

Peaceful settlementIndependenceKosovo+4
Trınga Dreshaj
Ankara Social Science University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kosova kuaförlük hizmet sektörünün mevcut durumu

Kosova Kuaförlük Hizmet Sektörünün Mevcut Durumu ortaya koymak ve sorunları tespit etmek amacıyla bu çalışmanın yapılmasına gerek duyulmuştur.Bir kuaför salonunun bünyesinde bulunan salonun ergonomik özelliklerinden başlayıp salonun fiziki durumu mekân, alet ve ekipmanların mevcut durumu, salon sahiplerinin sosyal ve demografik özellikleri belirlenmiştir. Araştırma, Tarama Modeline dayalı, Betimsel Araştırma Yöntemleri ile yapılmıştır.Uzman görüşleri ve literatür taraması ile elde edilen bilgiler doğrultusunda kuaförlük hizmet sektörünün mevcut durumunun belirlenmesi konusunda 70 sorudan oluşan anket formu araştırmacı tarafından yapılmıştır. Araştırma Kosova'da Priştine, Prizren, İpek, Ferizay, Gilan, Mitrovitsa, Cakova, Deçan, Ştime ve Suhareka'da, 6 il ve en büyük 4 ilçesinde toplam 10 bölgedeki 110 kuaför salonuna uygulanmıştır.Durumunu belirlemeye ilişkin anket yoluyla toplanan veriler bilgisayar ortamına aktarılmış, frekans (N) ve yüzde dağılımları hesaplanmıştır.Katılımcıların verdikleri cevaplardan Kosova'daki Kuaförlük Hizmet Sektörünün Durumu hakkında ulaşılan sonuçlar; İşletme sahipleri ve çalışan elemanların, mesleği çalıştıkları işletmelerdeki ustalarından öğrendikleri, kuaförlük mesleğine yönelik ortaöğretim, lisans, yüksek lisans seviyesinde bir eğitimlerinin olmadığı, kuaförlük mesleğine ilgili seminer, konferans gibi hizmetlere erişilmediği sonuçlarına ulaşılmıştır. Ayrıca kuaförlük hizmeti veren işletmelerin, genel olarak küçük mekânlara sahip oldukları, işlem koltuğu, müşteri bekleme koltuğu gibi araç ve gereçlerinin yetersiz olduğu, yeni ürünlere erişimlerinin sınırlı olduğu, müşterilere ilişkin bilgi kartı düzenlenmediği, belli bir ücret tarifelerinin olmadığı gibi sorunların olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.

Hizmet sektörüKosovaKuaförlük
Vali Gjinali
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Kosova-Prizren'deki okullarda örgüt kültürü algılaması

Bu araştırmanın amacı Kosova'nın Prizren İlinde örgüt kültürü algılaması bakımından farklı dillerde eğitim-öğretim yapan ilköğretim okullarındaki farklılıkları saptamaktır. Böylece Kosova / Prizren'de farklı dillerde eğitim-öğretim yapan ilköğretim okullarında örgütsel kültürün algılanması konusundaki farklılıklar hakkında bilgi sahibi olunması bu okullardan beklenilen misyonun daha iyi anlaşılmasına ve bu okulların gelecekteki vizyonunun aydınlatılmasına katkı sağlayabilir. Ayrıca Kosova / Prizren'de farklı dillerde (Arnavutça, Boşnakça, Arnavutça-Boşnakça, Türkçe-Arnavutça, Türkçe-Arnavutça-Boşnakça) eğitim-öğretim yapan ilköğretim okullarındaki örgütsel kültürün mahiyeti hakkında karşılaştırmalı herhangi bir araştırma yapılmamıştır. Bu açıdan araştırma ilk olması ve bundan sonra örgüt kültürü konusunda çalışma yapacak araştırmacılara kaynak oluşturması açısından önemli görülmektedir.Araştırmamın çalışma grubunu Kosova'nın Prizren İlinde eğitim veren ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenler oluşturmuştur.Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmış ve araştırmanın verileri yarı yapılandırılmış bir görüşme formu ile toplanmıştır. Kosova'nın Prizren İlinde bulunan toplam 5 ilköğretim okulunun öğretmenleri ile görüşmeler yapılmıştır. Görüşmeler sonunda katılımcıların izniyle tutulan ses kayıtları deşifre edilmiştir. Verilerin analizinde betimsel analiz tekniği kullanılmıştır.Araştırmanın bulguları Kosova / Prizren'de farklı dillerde eğitim-öğretim yapan ilköğretim okullarında örgütsel kültürün algılanması konusunda farklılıklar olduğunu ortaya koymuştur. Araştırma sonucunda ilköğretim okullarında kültürel boyutlardan en düşük seviyede görev kültürü yer almıştır. Ayrıca üç dilde eğitim veren ilköğretim okullarıyla, sadece bir dilde ve sadece iki dilde eğitim veren ilköğretim okulları arasında örgüt kültürü algılamaları bakımından farklılıklar olduğu görülmüştür.Araştırmanın sonuçlarına dayanarak görevin etkili bir şekilde başarılabilmesi için bürokratik yapılanmanın olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi ve bu konuda daha fazla çalışma yapılması önerilebilir. Bilimsel, ekonomik, teknolojik ve sosyal alanlarda hızlı bir gelişmenin yaşandığı günümüzde, bu sorunların giderilebilmesi için hem okulların hem de Kosova Eğitim Sistemi'nin kendisinden bekleneni yapabilmesi için yeniden ele alınması ve yapılandırılması gerekmektedir.

KosovaOkul kültürüÖrgüt kültürü+1
Şenay Başa
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

1999'dan günümüze kadar geçen süreçte Kosova

1999 yılı gerçekleşen NATO müdahalesi ardından, Kosova üzerinde 86 yıllık süren Sırp denetimini sona erdirilmiş ve Kosova, BM Güvenlik Konseyi'nin 1244 sayılı kararı ile BM Kosova Misyonu (UNMİK) denetimine geçmiştir. 1999 sonrası Kosova'da yeni süreci başlatan 1244 sayılı bu karar çelişkili bir karar olup; bu kararda bir taraftan Sırbistan'ın Kosova üzerindeki egemenlik hakları kısıtlanırken diğer taraftan da toprak bütünlüğünü ihlal etmeyeceğini vurgulanmıştır. Sırplar bu kararın, Yugoslavya sınırlarını ihlal etmeyeceğini düşünerek Kosova'nın her zaman Sırbistan'a bağlı kalacağını; Arnavutlar ise, Sırbistan'ın egemenlik haklarını ortadan kaldırdığını düşünerek, Kosova'nın bağımsızlık yönünde atılan adım olarak değerlendirmişlerdir.1999 yılından 2004 yılına kadar uluslararası toplumun bölgede statükocu bir politika izlemesi, bağımsızlık yönünde bir adım atmaması, Arnavutların Kosova'nın kuzeyi Mitrovica'da şiddete yönelmelerine sebep olmuş ve 19 Mart 2004 olayı olarak anılan bu olay da müzakerelerin başlaması açısından dönüm noktası olmuştur. Uluslararası toplum 2005'in ortalarına doğru Kosova'nın geleceği ile ilgili statüsünün belirlenmesi için harekete geçmiştir. BM Güvenlik Konseyi tarafından müzakerelerin yürütülmesi için, Finlandiya'nın eski Cumhurbaşkanı Martti Ahtisaari'yi BM özel temsilcisi olarak atanmıştır. 2005 yılından 2007 yılına kadar Martti Ahtisaari, Belgrad ve Priştina arasında ki müzakerelerde bir sonuç alamamıştır.(Sırp tarafı? bağımsızlıktan az, özerklikten fazlasını? önerirken, Arnavut tarafı bağımsızlık dışında başka bir seçeneği kabul etmeyeceğini söylemiştir.)Martti Ahtisaari tarafından Kosova için ?şartlı bağımsızlık? önerilmiştir. Bu öneri planını Kosovalı Arnavutlar kabul ederken, Sırplar reddetmiştir. Ardından 17 Şubat 2008'de Kosova'nın tek taraflı bağımsızlığı ilan etmesi, başta ABD olmak üzere Batı ülkelerin çoğu tarafından desteklenmiştir. Sırplar bunu uluslararası hukuk ihlali olarak yorumlamış ve konuyu Uluslararası Adalet Divanına taşımıştır. 22 Temmuz 2010 tarihinde Uluslararası Adalet Divanından Kosova için olumlu karar çıkmıştır ve bu kararın ardından günümüze kadar bağımsızlığını tanıyan ülkelerin sayısı artarak toplam 81'e çıkmıştır.Halen AB Kosova Misyonu (EULEX) denetiminde olan Kosova'da uluslararası toplum kuruluşların faaliyetleri devam etmektedir. Bu uluslararası kuruluşlar, Kosova'yı demokratik, hukuki ve çok etnikli bir devlet olma yolunda yetiştirmektedirler.Anahtar Kelimeler:1. Kosova2. Ahtisaari Plan3. Kosova'nın Bağımsızlığı4. Uluslararası Adalet Divanı5. AB Kosova Misyonu

Askeri müdahaleBağımsızlıkKosova+4
Gökşen Uysal
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Kosova ilköğretim okullarında görev yapan sınıf öğretmenlerinin Türkçe öğretim yöntemlerine ilişkin görüşleri

Nitelikli bir anadili eğitiminden geçmiş birey okuyan, düşünen, sorgulayan, eleştiren ve çevresinde olup bitenleri anlamlandıran, içinde yaşadığı topluma, çevreye ve dünyaya duyarlı, yaratıcı ve üretken bir birey olacaktır.Anadili öğretimi çok yönlü bir alan olduğu için neyin, nasıl öğretileceği konusu çok önemlidir. Bu da anadili öğretiminde yöntemlerin neler olması gerektiği sorusunu ortaya çıkarmaktadır. Türkçe öğretiminin daha etkili olarak yapılabilmesi, verimli bir anadili öğretimi için kullanılacak yöntemlerin neler olduğunun ve bunların ne zaman kullanılacağının bilinmesine, öğretmenler tarafından da doğru olarak uygulanmasına bağlıdır.Eğitim hedeflerinin gerçekleşmesi uygun bir yöntemin seçilmesiyle sağlanabilir. Bu nedenle her ders için tek bir yöntem değil, çok farklı yöntemlerin kullanılması söz konusudur (Demirel, 1999).Türkçe derslerinde kullanılan yöntemlerden bazıları şunlardır: Anlatım, tartışma, soru-yanıt, problem çözme, gösterme (Demostrasyon), araştırma yoluyla öğretme, dramatizasyon vs?Bu araştırmada Kosova ilköğretim okulları 1. Kademe 2. 3. 4. ve 5. Sınıflarda görev yapmakta olan sınıf öğretmenlerinin Türkçe öğretim yöntemleri, bu yöntemlere ilişkin kendilerini yeterli görme ve en çok tercih ettikleri yöntemlerin neler olduğunu ortaya koymak amaçlanmıştır.Araştırma tarama modelinde olup Kosova ilköğretim okullarında görev yapan 2, 3, 4 ve 5 sınıfları okutmakta olan sınıf öğretmenleriyle sınırlıdır. Araştırmada Taşkaya tarafından geliştirilen hazır ölçek kullanılmıştır. Anket Kosova'nın 5 bölgesindeki 47 sınıf öğretmenine uygulanmıştır. Araştırmada basit istatistiki tekniklerden yüzde ve frekans kullanılarak veriler analiz edilmiştir.Araştırmaya katılan sınıf öğretmenleri Türkçe öğretim yöntemlerinde kendilerini ?yetersiz? görmektedirler. Türkçe öğretiminde en çok bilinen ve uygulanan yöntemlerin ?Soru-Cevap? ve ?Tartışma? yöntemi olduğu ortaya çıkarken, en az kullandıkları yöntemler olarak da ?Problem Çözme? ve Rol Yapma? yöntemleri olduğu ortaya çıkmıştır. Katılımcılar Türkçe dersinde kullanılacak yöntemlerin en önemli özelliğini ?Dersin anlaşılmasını kolaylaştırmalı? olarak belirtmişlerdir. Araştırma sonuçlarına dayanarak öğretmenlere Türkçe öğretim konusunda desteğin sağlanması, öğretmenlere sunulacak hizmet içi eğitimlerle mümkün olacağı önerilmiştir.Anahtar Kelimeler: Kosova İlköğretim Okulları, Türkçe Öğretimi, Türkçe Öğretiminde Yöntemler, Yöntem,

AnadilDil öğretimiKosova+6
Sezen Esler
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Kosova'nın bağımsızlığı ve emsal tartışmaları: Kuzey Kıbrıs, Dağlık Karabağ ve diğerleri

Kosova'nın bağımsızlığını ilan etmesi uluslararası hukuk ve uluslararası politikada yeni bir tartışma başlatmıştır. Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra gelişen uluslararası sistemde devletlerin egemenliği, toprak bütünlüğü ve sınırlarının kutsallığı yerleşik ilkeler haline gelmiştir. Bu çerçevede kendi kaderini tayin hakkı belli durumlara özgü kılınmıştır. Bu durumların başında ise sömürgelikten kurtulma süreci gelmiştir. Oysa Soğuk Savaş'ın sona ermesinden sonra barışçı yollardan ya da kanlı çatışmalarla kendi kaderini tayin hakkını kullandığını ileri süren yeni devletlerin sayısında ciddi bir artış görülmüştür. İşte Kosova'nın tek taraflı bağımsızlık ilanı bu bağlamda önemlidirKosova'nın bağımsızlık ilanıyla başlayan tartışma, bu bağımsızlığı diplomatik yollarla engellemeye ya da gayrimeşrulaştırmaya çalışan Sırbistan'ın Uluslararası Adalet Divanı'na başvurmasıyla yeni bir boyut kazanmıştır. Uluslararası Adalet Divanı'nın 22 Haziran 2010 tarihli kararı ise konunun Balkanları aşan bir etkiye sahip olmasına neden olmuştur. Uluslararası Adalet Divanı'na tek taraflı bağımsızlık ilanının uluslararası hukuka aykırı olmadığına ilişkin görüşü başka bölgelerde bağımsızlık ilanında bulunan aktörlerin kararı sahiplenmesini sağlarken kararda geçen kendi kaderini tayin hakkına ilişkin değerlendirmeler ve Kosova'nın özgünlüğünün altının çizilmesi süreci hukuksal boyuttan siyasi boyuta sürüklemiştir.Bu çerçevede tezin içinde Kosova örneğiyle üç örnek karşılaştırmalı olarak ele alınmıştır. Bu örnekler bağımsızlık ve kendi kaderini tayin konularını hukuki ve siyasi yönden inceleme olanağı taşıdığı için KKTC, Dağlık Karabağ ve Abhazya olarak seçilmiştir. Çalışmanın içinde ayrıntılarıyla ele alınan olgular ışığında Kosova'nın bağımsızlığının KKTC için bir emsal teşkil edebileceği, Dağlık Karabağ ve Abhazya içinse edemeyeceği sonucuna varılmıştır. Fakat bu benzerliğin sadece hukuki süreçlerle bir yere varamayacağı görülmektedir. Konu aynı zamanda siyasidir. Bu nedenle KKTC'nin Kosova'nın yarattığı rüzgârdan yararlanabilmesi için Türkiye'nin KKTC'nin bağımsızlığının tanınması konusunda çok daha aktif bir politika yürütmesi gerekmektedir.Anahtar Sözcükler:1.Kosova'nın Bağımsızlığı2.Emsal Tartışmaları3.Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti4.Dağlık Karabağ5.Abhazya

AbhazyaBağımsızlıkDağlık Karabağ+3
İrem Erkmen
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Sırp milliyeçiliğinde Kosova algısı

Bu çalışma, günümüz dünyasının en tartışmalı kavramlarından olan milliyetçilik kavramı ile ilgili olarak, Sırp Milliyetçiliği ve Sırp Milliyetçiliğinin Kosova algısı üzerinedir.Sırp Milliyetçiliğinde Kosova algısı ile ilgili düşüncelere ve olaylara geçmeden önce, milliyetçilik tartışmaları ve milliyetçiliğin temel özellikleri, tezin birinci bölümünde açıklanmıştır. İkinci bölümde Sırp Milliyetçiliğinin temel özellikleri ve Sırp milli programları; üçüncü bölümde ise Sırp Milliyetçiliğinde Kosova algısı ele alınmıştır. Dördüncü bölüm, Kosova sorununu ele alarak, Kosova'nın bağımsızlığına bakış açılarının bir değerlendirmesini yapmaktadır.Sırp Milliyetçiliğinin temelinde Fransız Devrimi sonrasında Avrupa'da moda haline gelen milli devlet kurma emelleri olduğu görülmektedir. Tarih boyunca dini değerlerin öncülüğünde bu amaç uğruna hareket eden Sırplar, izledikleri katı ve baskıcı politikalar yüzünden bu emellerinden iyiden iyiye uzaklaştıkları gibi, yeni parçalanmalarla da karşı karşıya kalma tehlikesi öncesinde bulunmaktadırlar. Sırplar ulusal, tarihsel, dinsel, dilsel, geleneksel açıdan beşikleri olarak algıladıkları Kosova'yı Arnavutlara kaptırmış olmalarının hayal kırıklığını yaşamaktadırlar. Sırpların tarih boyunca peşinde koştukları ?büyük hayalleri?, ?küçük bir sonla? son bulmuştur.

KosovaMilliyetçilikSırp milliyetçiliği+1
Sencar Karamuço
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Geçmişten günümüze Kosava sorunu

142 ÖZET Bu çalışmada son yüzyılda Balkanlarda en son yaşanan savaşın merkezi olan Kosova bölgesindeki gelişmeler tarihi süreç içerisinde ele alınmıştır. Slav ulusunun Balkanlara gelişi, Kosova'daki Osmanlı ve diğer ulusların hakimiyeti ve Sırpların Balkan Savaşları ile bölgeye hakim olmaları Giriş kısmında özet olarak verilmiştir. Çalışmanın tamamı üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümünde Yugoslavya Krallığı ve Yugoslavya Federasyonu Döneminde Kosova Sorunu anlatılmıştır. İkinci bölümde Yugoslavya'nın dağılma sürecinde Kosova'nın durumu ve bölgedeki milliyetçi akımlarla tansiyonun yükselmesi incelenmiştir. Son bölümde ise ağırlıklı olarak güncel Kosova Krizinde yaşanan gelişmeler, NATO müdahalesi ve barış antlaşmasına yer verilmiştir. Ayrıca Batılı devletlerin ve bölge devletlerin Kosova konusundaki tutumları ve Türkiye Kosova ilişkileri de bu bölümde anlatılmıştır. Çalışma hazırlanırken geniş bir kaynak taraması yapılmış, kütüphanelerin yanı sıra yazılı ve sözlü basından ve internet sayfalarından faydalanılmıştır

BalkanlarKosovaYugoslavya
Pınar Yürür
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1999
00
Master'sOpen AccessTR

Bağımsızlaşma ve devletleşme sürecinde Kosova Türkleri ve etki alanı

Tarihin en kadim milletleri arasında yer alan Türk ulusunun sosyal ve siyasal hareketliliğine bağlı olarak yaşamış olduğu birçok tecrübe mevcuttur. Bu toplumsal anlayışı ve hareketlilikleri, İslam öncesinde 'Türk Cihan Hâkimiyeti Mefkûresi' ile sonrasında ise İslam kültürüne bağlı 'Fetih' anlayışı üzerinden devam ettirmeye çalışmışlardır. Bu ülküye bağlı verdikleri mücadele neticesinde ayak basmadıkları coğrafya bırakmamışlardır. Türk ulusu gittikleri her yere kendi mühürlerini basarlarken zamanla da yaşadıkları bölgelerin kültür ve inançlarından etkilenerek, dini anlayışlarında, yaşam şekillerinde ve siyasi oluşumlarında çeşitlilik oluşmuştur. Bu genişleme ve çeşitlilik, medeniyet anlamında bir kültür zenginliğini ifade ederken, bir tarihçinin gözünde ise çözülmesi gereken ayrı bir düğümü oluşturur. Hazırladığımız bu çalışmada bu düğümlerden birini çözmek niyeti ile Kosova'daki bir avuç Türk insanını yaşadıkları toplumun bir parçası olarak anlatmaya çalıştık. Ayrıca az bir nüfusa sahip olmalarının yanında tarihsel süreçte maruz kaldıkları baskı ve kısıtlamaları ve bağımsızlık sonrası etki alanlarını ortaya koymaya çalıştık. Bu süreç içerisinde zorlandığımız en önemli hususlar Kosova Türkleri üzerine yazılmış akademik kaynakların azlığı ve güncel olmamasıdır. Hem bu zorlukları aşmak hem de çalışmamızı daha etkili ve güncel hale getirebilmek için bölgeye ziyaret gerçekleştirdik. Netice olarak, mevcut kaynakların yanında, bölgede bulduğumuz süre zarfında yaptığımız ziyaret ve görüşmelerde edindiğimiz birincil kaynaklar ışığında daha güncel bilgiler içeren bir çalışma yapmaya çalıştık.

Balkan TürkleriBalkanlarBağımsızlık+6
Emrah Altekin
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Doğrudan yabancı yatırımlar ve Kosova ekonomisindeki Türk yatırımların incelenmesi

Doğrudan yabancı yatırımlar, günümüzde getirdikleri etkileri nedeniyle bir ülkenin ekonomik faaliyetinin çok önemli bir parçasıdır. Uluslararası ekonomik bütünleşmenin önemli unsurları olarak bilinmektedir. Ekonomiler arasında doğrudan, kalıcı ve uzun süreli bağlantılar oluşturmaktadırlar ve ekonomilere ürünlerini uluslararası pazarlarda tanıtmalarına izin vermektedirler. Doğrudan yabancı yatırım girişi, özellikle küçük ve azgelişmiş ekonomilerde büyüme için çok önemli bir etkendir. Teknolojik gelişimin ve modernizasyonun en önemli kaynağıdır. Bilgi ve teknolojinin aktarımı, ticaret için yeni pazarların açılmasını etkiler, ekonominin rekabet gücünü artırır, istihdamı artırır ve her şeyden önce nüfusun refahını etkiler.

Doğrudan yabancı sermaye yatırımlarıEkonomik etkiKosova+4
Blerta Agushı
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessEN

The evolution of the responsibility to protect doctrine in the rhetoric and actions of the permanent members of the united nations security council

Humanitarian intervention has been one of the most controversial issues in international politics over the last decades; the controversy arises from the tension between the norm of state sovereignty and universal human rights. The practice of humanitarian intervention has always created doubts for those who argue that it has been undertaken for the sake of national interests of states. With a view to resolving that tension, the International Commission on Intervention and State Sovereignty came up with the concept of the 'Responsibility to Protect' (R2P) that puts forward universal rules for the use of force in another country for protecting people whose fundamental rights are grossly violated by their own governments. However, there are still reservations about the effectiveness of R2P to halt violence in states suffering from civil war and about the intentions of states that use the doctrine of R2P to intervene militarily in another country. In order to examine the effectiveness of this doctrine, this study analyzes the rhetoric and actions of the permanent members of the United Nations Security Council (UNSC). Against the theoretical background of R2P, this study compares the attitudes of the UNSC permanent members toward the humanitarian crises before the adoption of R2P (Rwanda, Bosnia, and Kosovo) and their attitudes toward the humanitarian cases during the post-R2P period (Libya and Syria). Overall, this thesis demonstrates the failure of the new doctrine to have caused a meaningful change in the behavior of the UNSC toward protecting strangers for the sake of common humanity and the failure of the doctrine to have created a more solidarist international community that does not prioritize or protect national interests at the expense of human rights and human security. Keywords: Responsibility to Protect, Humanitarian Intervention, United Nations Security Council, Rwanda, Bosnia, Kosovo, Libya, Syria.

United Nations Security CouncilUnited Nations Protection ForceBosnia+5
Zehra Funda Savaş
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Kosova'da Türk çocuk edebiyatı

Bu çalışmada, Kosova'daki Türk Çocuk Edebiyatı'nın ortaya çıkışı ve onun eğitim ve siyasi / toplumsal değişmelerle olan bağlantısı, tarihsel verilerden de faydalanılarak ortaya konulmuştur. Bu inceleme dört bölümden oluşmaktadır. Her bölüm kendi içerisinde alt başlıklara ayrılmıştır. Alt başlıkların çoğunun sonuç kısmı mevcuttur.?Giriş? bölümünde Balkan adının çeşitli anlamlandırmaları ve kullanım alanları verilmiştir.IV. bölümün ilk kısmında Balkanların coğrafyası ve genel tarihi hakkında bilgiler sunulmuştur. İkinci kısmında ise Balkan ülkelerinin tarihî ve coğrafi özellikleri tek tek ele alınmıştır. Daha sonra Balkanlardaki eğitim faaliyetleri özetlenmiş, bunun ardından da Kosova'daki eğitim hayatı ayrıntılarıyla ve yıllar bazında anlatılmıştır. Devamında ise başta Balkanlardaki Türk edebiyatı hakkında bilgiler verilmiş sonrasında da çalışmamızda izlediğimiz yol olan genelden özele gitme yaklaşımını kullanarak Kosova'daki Türk Çocuk Edebiyatı incelenmiştir.Sonuç bölümünde de Kosova'daki Türk Çocuk Edebiyatı'nın özellikleri ve geldiği son nokta ortaya konulmuştur.

BalkanlarEdebiyatKosova+3
Aynur Özgür
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Kosova'nın bağımsızlığının uluslararası sistem bağlamında değerlendirilmesi

Dünya, Soğuk Savaşın sona ermesinden sonra, savaşların olmadığı, barışın egemen olduğu bir uluslararası yapının beklentisi içerisine girmiştir. Ancak, 1990 sonrası yaşanan savaşlar ve iç çatışmalar, henüz barış çağının başlamadığını ortaya koymuştur. Soğuk Savaş sırasında ideolojik mücadelenin ön plana çıkması ile dondurulan çeşitli etnik ve dinsel problemler, bu dönemin sona ermesi ile yeniden ortaya çıkmıştır. Liberal değerlerin beraberinde getirdiği insan haklarına saygı ve azınlık haklarının korunması gibi kavramlar, Soğuk Savaş döneminde göz ardı edilen etnik ve dini problemlerin tekrar ortaya çıkmasına neden olmuştur.Yugoslavya'nın bölünmesi ile başlayan, Bosna'da yaşanan katliamlar ve Kosova sorunu ile farklı boyutlar kazanan Balkanlar Meselesi gittikçe bölgesel nitelikli bir çatışma olmaktan çıkarak uluslararası sistemin ve bu sistemin merkezindeki güçlerin belirleyici noktalarından birisi olma sürecine girmiş bulunmaktadır. Balkan coğrafyası, Kosova'nın bağımsızlığı ile küresel güçlerin çıkarları altında çekişmelerin meydana geldiği bir mücadele alanına dönüşmüştür. Yugoslavya'nın dağılması ile başlayan sürecin Kosova'nın bağımsızlığı ile son bulmayacağı değerlendirilmektedir.

BalkanlarBağımsızlıkBağımsızlık mücadelesi+2
İbrahim Sarı
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Tarihi gelişim sürecinde Avrupa Birliği-Kosova ilişkileri ve nihai statü

Soğuk Savaştan sonra adeta bir genleşme ve küçülme içine hapsolan Liberal Dünyanın yaşadığı belirsiz süreç Balkanlar'da yeni bir pencere açmıştır. Bu süreçte bazı sorunların belli ülkeler de yoğunlaşması değil belli sorunların çoğu ülkenin ortak kaderi haline gelmesi ve kürelleşmenin de tetiklediği değer ve yargılama standartlarının eşzamanlı olarak bu ülkelere kayması ilginç bir şekilde tekrar çok taraflılığı gündeme getirmiştir. Ne var ki yine bu süreçte küresel güçlerin tamamı bu sorunlar ve fırsatlar denizine açılmak için hazır değildiler. Bu sebeple Yugoslvaya 1991'de dağılmaya başlarken küresel güçler zamanında devreye girememişlerdir. Diğer taraftan Yirminci Yüzyıl'ın başından itibaren durmadan sorunlarla boğuşan Balkan halkları, Yirmi Birinci Yüzyıla girerken tarihlerinde olmadığı kadar yorgun ama umutlu bir halde bağımsızlık kampanyalarını sonlardırmayı başarmışlardır.Bu çalışmada da Avrupa Birliği (AB)'nin Balkanlar'da başlattığı politika yada tam tersi olarak Balkanlar'ın AB'de başlattığı değişim ve karar alma süreçlerinde yarattığı metafor aktarılmaya çalışılmıştır. AB üyelerinin `Ortak Dış ve Güvenlik Politikası' ile başlayıp ve devam ettirdiği Balkan politikaları EULEX, ECHO, CARDS gibi ajans ve misyonları ortaya çıkarmıştır. Bugünde AB'nin bunlarla hedeflediği barış inşaası, demokratizasyon, kalkınma hatta Avrupalılaştırma (Europenization) konularını da en çok Kosova üzerinde görmekteyiz. Bunun en önemli sebebi elbette AB'nin özellikle Bosna Savaşı ve sonrasında ki Kosova Krizi sırasında oldukça pasif kalmış olmasıdır. Fakat AB'nin Kosova projelerini bağımsızlık ilanından 2 yıl önce başlatması Kosova'yı ilişkiler ve ekonomik bakımdan neredeyse AB'ye bağlamıştır.Anahtar Kelimeler: Avrupa Birliği, Uluslararası Hukuk, Kosava, Güvenlik, Bağımsızlık, Kendi Kaderini Tayin.

Avrupa BirliğiBağımsızlıkGüvenlik+5
Cemal Erkonuk
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Kosova tarih ders kitaplarında Osmanlı/Türk imajı

Bu çalışmada Kosova güncel tarih ders kitaplarındaki Osmanlı/Türk imajı ile ilgilenilmektedir. İncelemede Kosova'da Arnavut öğrenciler için hazırlanmış olan ilk ve ortaöğretim kurumlarında 2010-2011 yılında zorunlu olarak okutulan güncel tarih ders kitapları incelenmiştir.Devlet kurumları tarafından yazdırıldıkları için ülkelerin ?resmi? tarihlerini anlatan ve zorunlu eğitim süreçleri nedeni ile bireylerin kimi zaman baştan sona okudukları ilk, kimi zamansa yegane kitaplar olan tarih ders kitapları eğitim bilimleri kapsamında pek çok araştırmaya konu olmuştur. Ancak bağımsızlığını yeni kazanmış bir devlet olan Kosova'nın tarih ders kitapları üzerine imgelerin arkalarında yatan kapalı olguları gün yüzüne çıkarmayı ve olumsuz, kasıtlı kalıp yargılara karşı farkındalık yaratmayı amaçlayan araştırmalar çok fazla bulunmamaktadır. Özellikle, Türkiye Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun 2011 yılında Kosova'da tarih eğitimi ve Osmanlı algısı üzerine yaptığı konuşmalar ve bunun Kosova'daki yansıması sonucu ortaya çıkan tartışmalar böyle bir çalışmanın gerekliliğini ispatlar niteliktedir.Kosova tarih ders kitapları da bütün bu tartışmalar ışığında, bu çalışma altında incelenmiş ve Osmanlı/Türk imgesi ile ilgili olumlu ve olumsuz imgeler ortaya konulmuştur. Çalışma boyunca dikkati çeken Osmanlı ve yönetim sistemi üzerine olan olumsuz nitelemelerdir. Osmanlı için ?işgalci?, ?terör uygulayan?, ?çocukları rehin alan?, ?despot?, ?ortaçağ anlayışlı? gibi tanımlamalar kullanılmakta ve özellikle Osmanlı dönemi anlatılırken sürekli ?işgal? ve ?işgalci? vurgusu yüzlerce kez tekrarlanmaktadır. Osmanlı ve Sultan imajından sonra işlenen Türkiye ve Atatürk imajının verilen Osmanlı imajının tam tersi olduğu görülmektedir. Türkiye, diğer devletlerle ?iyi geçinen? bir devlet olarak resmedilirken Atatürk de ?vatansever?, ?sultana karşı savaşan?, ?iyi bir asker? ve ?demokrat? olarak tanımlanmaktadır. Bu durum Türkiye ve Osmanlı'ya karşı bakış açısında farklılıklar olduğunu; Türkiye ve Osmanlı imgesinin tarih ders kitaplarında güncel politik duruma göre yorumlandığını göstermektedir.

Ders kitaplarıKitaplarKosova+7
Fatih Fuat Tuncer
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Küreselleşme ve azınlık hakları bakımından bir muhteva tahlili Yeni Dönem gazetesi (Kosova)

Yeni Dönem Gazetesi, 24 Kasım 1999 tarihinde haftalık gazete olarak yayın hayatına başlamıştır. 10 yıl boyunca aralıksız yayın yapan gazete, 17 Temmuz 2008 tarihine kadar toplam 436 sayı çıkarmıştır. Kosova'da Türkçe yayın yapmış bir gazete olarak; Kosova Türklerinin günlük yaşamlarında seyreden olaylar, Türk dernekleri ve sanat topluluklarına ilişkin haberlerin yanı sıra, topluluğu ilgilendiren; anadilde eğitim, kamuda temsil ve Türkçenin resmi düzeyde kullanımı ve Balkan coğrafyası, Türkiye ve dünya siyasetinden haberlere yer vermiştir. Gazetenin kuruluş yılında Kosova'da yaşanan savaşa NATO müdahale etmiştir. Müdahale sonrası ülke yönetimi yeni bir sürece girmiştir. NATO müdahalesi sonrasında ülkeyi yöneten UNMIK, "yapılandırma" gerekçesiyle yeni bir anayasa taslağı hazırlamıştır. Düzenlenen yeni anayasa taslağında, 1974 Yugoslavya Anayasası'nda Türklere tanınan yüksek düzeydeki haklara yer verilmemiştir. Kamusal alanda Türkçenin kullanım hakkı, eğitim-öğretim hayatı ve basın-yayın alanı olmak üzere her alanda yüksek düzeyde yitirilen bu hakları Yeni Dönem Gazetesi dört başı mamur biçimde ele almıştır. Kosova Türklerinin sorunlarına çözüm yolu aramayı varlık nedeni olarak tanımlayan Yeni Dönem, meseleyi yayın politikası haline getirmiştir. Gazete, Kosova Türklerinin yaşadığı bu hak kaybını; azınlık hakları, topluluk hakları ve çok kültürlülük mefhumları çerçevesinde incelemiştir. Bu kavramlar, küreselleşme sürecinde gündeme gelen tartışmaları kapsamaktadır. Sosyal bilimlerde de yer alan bu tartışmalar, küreselleşme kavramıyla ulus-devletin bekası ve azınlık toplulukların hakları ilişkisi bağlamında yapılmaktadır. Bu nedenle çalışmada, küreselleşme olgusunun siyasi ve kültürel boyutlarına yer verilmiştir. Ayrıca çalışmada, küreselleşme sürecinin oluşturduğu kurumlar olarak değerlendirilen bölgeselleşme ve yerelleşmeyle gündeme gelen; azınlık hakları, kültürel haklar ve çok kültürlülük politikalarının ulus-devletin işlevlerine ve toplum içinde yer alan topluluklara olan etkileri alt başlıklar altında tartışılmıştır. Literatürde yer alan bu tartışmalar, Kosova Türklerinin tarihsel süreçte karşılaştığı kimlik politikaları sorunlarıyla ve Yeni Dönem Gazetesi'nin Kosova Türklerinin yitirdiği hakları savunmak için başvurduğu kavramlarla örtüşmektedir. Çalışmada, hem bu tartışmalardan hareketle hem de gazetenin kendisini Kosova Türklerinin temsilcisi olarak görmesi nedeniyle gazetenin tüm meselelere bakışı topluluk medyası bağlamında ele alınmıştır. Yeni Dönem Gazetesi'nin haklar meselesine ve bölümlerinde yer verdiği diğer meselelere dair haber ve köşe yazıları içerik analizi yöntemiyle incelenerek yayın politikası ortaya konmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler : Küreselleşme, Azınlık Hakları, Kimlik, Çok Kültürlülük, Kosova Türkleri

Azınlık haklarıAzınlıklarGazeteler+4
İlker Aşıkferki
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Avrupa Birliği ile istikrar ve ortaklık sürecinde Batı Balkanların ekonomik dönüşümü

Sovyetler Birliği'nin çöküşünden sonra Avrupa Birliği, Doğu Blok'unun eski ülkelerini bünyesine katma kararı almıştı. Ancak bu ülkeler siyasi ve ekonomik yönden tam üyeliğe hazır değildi. Bu bölgelerde yaşanan istikrarsızlıklar sadece bölgeyi değil, tüm Avrupa ülkelerini de doğrudan ilgilendirmekteydi. O yüzden bu bölgede yaşanan istikrarsızlıklara bir çözüm bulmak gerekiyordu. Avrupa Birliği bu bölgeyi istikrara kavuşturmak için bazı politikalar uygulamaya başladı. Bu politikalardan ilki olan Bölgesel Yaklaşım, mali yardımları, ticari-ekonomik işbirliği ve anlaşmalarını da kapsayacak biçimde ikili ilişkilerin geliştirilmesi için yerine getirilmesi gereken kriterleri ve şartları belirlemiştir. Belirlenen şartlar ilgili ülkeler tarafından başarılı bir şekilde yerine getirilememiştir. Bu nedenle, Avrupa Birliği 1999 tarihinde Batı Balkan ülkelerine yönelik reform sürecini hızlandırmak için "İstikrar ve Ortaklık Süreci"(SAP) adlı yeni politikayı kabul etmiştir. Bu politika çerçevesinde her ülkede, farklı zaman dilimlerinde İstikrar ve Ortaklık Anlaşması imzalanmıştır. Bu çalışmanın amacı, Batı Balkanlar'ın ekonomik dönüşüm süreçlerinin "İstikrar ve Ortaklık Süreci" politikalarından ne ölçüde etkilendiğini analiz etmektir. Ekonomik dönüşüm süreci öncesi ve sonrasında bu ülkelerin makroekonomik göstergelerinde ne gibi olumlu ya da olumsuz değişimler olduğu karşılaştırmalı analiz yöntemiyle incelenmiştir. Sonuç olarak, makroekonomik göstergeler ışığında incelenen altı devlette (Arnavutluk, Bosna Hersek, Karadağ, Kosova, Makedonya, Sırbistan) İstikrar ve Ortaklık Süreci sonrasında bir ekonomik dönüşümün gerçekleştiği söylenebilir.

ArnavutlukAvrupa BirliğiBosna-Hersek+7
Gülizar Erdem
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessEN

The similarities and differences between the perceptions of Turkish and Kosovan university students about an ideal language teacher

The present study aims to identify the perceptions of English Language Teaching major students at a Turkish University and at a Kosovan University regarding the characteristics of an ideal English language teacher. The study was carried out with the participation of 240 university students studying in the English Language Teaching Departments of a Turkish and Kosovan University in the 2014-2015 spring semesters. In this qualitative study, the aim of the research was to find out whether or not there are differences between the perceptions of Kosovan and Turkish University students regarding the ideal language teacher's characteristics. Content analysis, a method of qualitative research was used in data analysis, where written comments of participants were coded and the results were compared. The results of the study indicated that the qualities that were considered important by both Turkish and Kosovan students included knowledge of subject matter, personal qualities, the relationship between students and the teacher and classroom management. The only difference between Kosovan and Turkish students was seen in classroom management. Compared to Turkish students, Kosovan students gave more importance to it.

Language teachingKosovoTurkish students+7
Nuray Curt
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessEN

The Impact of Institutions and Social Networks on Firm Internationalization Process: The Case of Kosovo

The aim of this study is twofold: first, to examine how and which institutions impact the firm internationalization, and second, to examine the impact of social networks on firm internationalization process. This study employs a multiple-case study strategy, relying on in-depth interviews as a primary source of evidence with eight managers and two government officials as a primary source, followed by the documents of the firms as secondary source of evidence. The findings suggest that economic institutions negatively impact the firm product development, and this in turn the firm internationalization. To cope with negative impacts of these institutions, the firms focused on improving the quality of products and avoid imitation. The impact of these institutions is mainly at pre and early internationalization; however, this depends on the firm's ability to build reactive strategies and the type of industry where they compete. The findings also show that regulatory institutions negatively impact the firm's ability to compete due to unnecessary costs that these institutions impose. In contrast to economic institutions, regulatory ones are of greater importance for the firms in all phases of internationalization. The firms face more challenges to increase the ability to compete, which depends on other non-institutional factors, namely the social networks. Home market networks have almost no impact on firm internationalization, while the international networks play a determining role. These networks facilitate the firm's knowledge, experience, information, and the image towards the foreign markets. The longer the relations with international networks, the higher the outcomes from the network structure. The firms that have built their network structure recorded better performance in international markets compared to other firms that relied on their current network relations. Furthermore, the firms rely on social networks to substitute institutional deficiencies, and lower the negative impacts. This study makes a contribution in the literature of transition economics by providing policy and managerial implications.

Transition economiesKosovoSocial networks+2
Liridon Kryeziu
Sakarya University · Institute of Business Administration
2019
00

Related subjects