Kişilik özellikleri
532 theses under this subject heading
Tüketimin karanlık üçlüsü: Açgözlülük, materyalizm ve tüketici kibrinin yaşam tatmini üzerindeki etkisine yönelik Hatay'da bir araştırma
Son yıllarda tüketim, tüketicilerin benlik kavramlarını oluşturmak ve sunmak, sosyal sınıf ve statülerini belirlemek, çevresindeki kişilerle sosyal ilişkiler kurmak ve onları etkilemek, kendine hayranlık ya da sosyal onay almak gibi birçok psikolojik gereksinimlerini karşıladıkları sosyal bir süreç haline gelmiştir. Tüketiciler kişilik özelliklerini yansıtan tüketim ürünlerini tercih etmektedirler. Bu çalışmada materyalizm, açgözlülük ve tüketici kibri yaşam tatminine etki eden karanlık kişilik özellikleri olarak ele alınmıştır. Çalışmanın amacı materyalizm, açgözlülük ve tüketici kibrinin yaşam tatmini üzerindeki etkisini incelemektir. Bununla birlikte tüketici kibrinin materyalizm ve yaşam tatmini ilişkisindeki aracılık etkisi araştırılmıştır. Çalışma nicel araştırma yöntemi ile yapılmıştır. Çalışmanın örneklemini Hatay'da kayıtlı 500 hane halkı oluşturmaktadır. Katılımcılardan yüz yüze anket yöntemi ile veri toplanmıştır. Veriler yapısal eşitlik modellemesi kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonuçları açgözlülüğün, materyalizm ve tüketici kibrini olumlu yönde etkilediğini göstermektedir. Bununla birlikte materyalizmin yaşam tatmini üzerindeki etkisi olumsuz iken açgözlülük ve tüketici kibrinin yaşam tatmini üzerindeki etkisinin olumlu olduğu bulunmuştur. Aracılık analizleri sonuçları tüketici kibrinin yaşam tatmini ile materyalizm ilişkisinde kısmi ve tutarsız aracı etkisi olduğunu göstermiştir. Materyalizmin yaşam tatmini üzerindeki doğrudan etkisi negatif iken tüketici kibrinin aracılık etkisi ile bu ilişkinin pozitife döndüğü görülmüştür. Buna göre tüketici kibri yaşam tatmini arttırmakla kalmayıp materyalizmin yaşam tatmini üzerindeki etkisinin artmasına neden olmaktadır. Çalışmada sonuçlar tartışılmış ve gelecek çalışmalar için araştırmacılara ve uygulayıcılara öneriler sunulmuştur.
Müzik öğretmeni adaylarının beş büyük kişilik özelliklerinin çalgı öz yeterlik durumlarını yordaması (Ege Bölgesi örneği)
Bu araştırmanın amacı, müzik öğretmeni adaylarının beş büyük kişilik özelliklerinin çalgı öz yeterlik durumlarını yordama durumunu incelemektir. Araştırmanın amacı doğrultusunda ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini; Türkiye'nin Ege Bölgesinde bulunan müzik eğitimi anabilim dallarında öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi, Ege Bölgesinde yer alan Muğla, Denizli, Aydın, İzmir illerindeki müzik eğitimi anabilim dallarınında sürdürülmüş ve bu bölümlerde öğrenim gören birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıf öğrencileriyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın amacı doğrultusunda araştırmanın verileri; şeker (2016) tarafından geliştirilmiş olan "Çalgı Performansına İlişkin Öz Yeterlik Ölçeği", John, Donahue, ve Kentle (1991) tarafından geliştirilip, Türkçe uyarlaması Karaman, Doğan ve Çoban (2010) tarafından yapılan "Beş Büyük Kişilik Faktör Envanteri" ve araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" ile elde edilmiştir. Çalışmada sıklık, açıklayıcı, tek yönlü varyans (ANOVA), bağımsız örneklemler t-testi, pearson ilişki, basit doğrusal regresyon analizleri kullanılmış ve veriler SPSS 12.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlarda, müzik öğretmeni adaylarının çalgı öz yeterlik durumları 10 puan üzerinden 5.54 olarak tespit edilmiş ve bu durum ortanın biraz üzerinde olarak yorumlanmıştır. Çalgı öz yeterlik ölçeğinde en yüksek ortalamanın kendini yeterli görme ve psikolojik göstergelerde olduğu, en düşük ortalamanın ise kendini yetersiz görme alt boyutunda olduğu belirlenmiştir. Aynı zamanda çalgı öz yeterlik ölçeği ile çalgı solo performans ve çalgı not ortalaması arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Diğer taraftan beş büyük kişilik faktör envanterinden elde edilen bulgular incelendiğinde; en yüksek ortalamanın sırasıyla açıklık, uyumluluk, öz denetim ve dışa dönüklük alt boyutlarında, en düşük puan ortalamasının ise nevrotizim alt boyutunda olduğu belirlenmiştir. Bunun yanı sıra dışa dönüklük, öz disiplin ve açıklık kişilik özelliği ile solo performans arasında p<,05 düzeyinde pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunurken, açıklık kişilik özelliği ile not ortalaması arasında da p<,05 düzeyinde pozitif yönde ve anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Müzik öğretmeni adaylarının beş büyük kişilik özellikleri ile çalgı öz yeterlik durumları arasındaki ilişki incelendiğinde ise; dışa dönüklük, uyumluluk ve öz denetim alt boyutları ile çalgı öz yeterlik ölçeğin alt boyutlarından kendini yeterli görme ve psikolojik göstergeler arasında pozitif yönde p<,05 düzeyinde anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Aynı zamanda nevrotizm alt boyutu ile çalgı öz yeterlik ölçeği ve kendini yetersiz görme arasında da pozitif yönde p<,05 düzeyinde anlamlı ilişkiler saptanırken, açıklık kişilik özelliği ile; çalgı öz yeterlik ölçeği, ölçeğin kendini yeterli görme ve psikolojik göstergeler alt boyutları arasında p<,05 düzeyinde, pozitif yönde anlamlı ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca açıklık kişilik özelliği ile kendini yetersiz görme alt boyutu arasında p<,05 düzeyinde, negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna varılmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda müzik öğretmeni adaylarının beş büyük kişilik özellikleri ve çalgı öz yeterlik durumları arasında anlamlı ilişkiler olsa da, beş büyük kişilik özelliklerinin müzik öğretmeni adaylarının çalgı öz yeterlik durumlarını yeterince önemli olmayan düşük bir düzeyde yordadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: müzik eğitimi, çalgı eğitimi, çalgı öz yeterlik, beş büyük kişilik özelliği
Turistlerin kişilik özelliklerinin sokak lezzeti tüketim motivasyonuna etkisi
Motivasyon, psikolojik ihtiyaçlardan kaynaklanan nedenlerle seyahat etme arzusunu harekete geçirerek kişilerin turizme katılmasını sağlamaktadır. Sokak lezzetleri ise turist motivasyonunu giderek daha fazla etkileyen gastronomik bir çekicilik olarak düşünülmektedir. Türkiye; denizleri, tarihi, doğası ve kültürüyle yabancı turistlerin gözdesi olan bir ülkedir. Son zamanlarda tüm bu çekiciliklerinin yanında sahip olduğu sokak lezzeti çeşitliliği açısından da ziyaretçiler tarafından tercih edilmektedir. Fakat Türkiye'yi ziyaret eden yabancı turistlerin kişilik özelliklerine dair çalışmaların sınırlı sayıda olması ve yabancı turistlerin sokak lezzetlerini hangi motivasyonel faktörlerle tükettiklerinin çok fazla araştırılmaması alanyazında büyük bir eksiklik olarak görülmektedir. Dolayısıyla bu çalışma, yabancı turistlerin kişilik özelliklerinin sokak lezzeti tüketim motivasyonu üzerindeki etkisini belirleyebilmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde çalışmanın amacı, sınırları ve turizm alanına katkısı üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde kişilik ve kişilik kuramları ile turizm yazınında kişilik kavramı konu edilmiştir. Üçüncü bölümde sokak lezzeti tüketim motivasyonu ve kişilik ilişkisi açıklanmıştır. Son bölümde ise Türkiye'deki turistlere yönelik bir araştırmaya yer verilmiştir. Araştırma sürecinde ilk olarak alanyazın taranarak kavramsal çerçeve belirlenmiştir. Daha sonra hazırlanan anket ile çalışmanın verileri toplanmış ve SPSS programı ile söz konusu veriler analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre ortaya çıkan kişilik boyutları dışadönüklük, deneyime açıklık, uyumluluk, sorumluluk ve duygusal dengedir. Sokak lezzeti tüketim motivasyonu boyutları ise heyecan deneyimi, rutinden kaçış ve sağlık, kültürel deneyim, birliktelik ile prestij olarak belirlenmiştir. Araştırma sonucunda ortaya çıkan bulgular alanyazın sonuçlarıyla karşılaştırılarak gelecekteki çalışmalara yönelik öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Kişilik, sokak lezzeti, tüketim motivasyonu, Türkiye
Ergenlerde ayrışma-bireyleşme, çok yönlü eylemli kişilik özellikleri ve algılanan sosyal destek arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmada ergenlerde ayrışma-bireyleşme, çok yönlü eylemli kişilik özellikleri ve algılanan sosyal destek arasındaki ilişki incelenmiştir. Bunun yanında ayrışma-bireyleşmenin çok yönlü eylemli kişilik özellikleri ve algılanan sosyal destek tarafından yordanıp yordanmadığı araştırılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu 675 lise öğrencisinden oluşmaktadır. Veri toplama araçları olarak Ergen Ayrışma-Bireyleşme Ölçeği, Çok Yönlü Eylemli Kişilik Ölçeği, Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 26 paket programı ile analiz edilmiştir. Değişkenler arası ilişkileri inceleyebilmek amacıyla Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı kullanılmıştır. Ayrışma-bireyleşmenin çok yönlü eylemli kişilik özellikleri ve algılanan sosyal destek tarafından yordanıp yordanmadığını belirlemek amacıyla çoklu doğrusal regresyon analizinden yararlanılmıştır. Ergenlerde ayrışma-bireyleşmenin cinsiyete göre farklılaşıp farklılaşmadığını ortaya koyabilmek için bağımsız gruplar için t- Testi analizinden yararlanılmıştır. Araştırmada hata payı üst sınırı .05 olarak kabul edilmiştir. Değişkenler arasındaki korelasyon analizleri sonuçları incelendiğinde ayrılık kaygısı ile benlik saygısı, öz-yeterlik, yaşam amaçları ve çok yönlü eylemli kişilik ölçeği toplam puanı arasında negatif yönlü ilişki elde edilmiş, ayrılık kaygısı ile iç kontrol odağı arasında anlamlı ilişki elde edilememiştir. Son olarak, ayrılık kaygısı ile algılanan sosyal destek toplam puanı ve alt boyutları arasında arasında anlamlı ilişki bulunamamıştır. İkinci olarak, kısıtlanma kaygısı ile çok yönlü eylemli kişilik özelliklerinden benlik saygısı ve iç kontrol odağı arasında anlamlı ilişki bulunamamıştır. Buna karşın, benlik saygısı ile yaşam amaçları, öz-yeterlik ve çok yönlü eylemli kişilik ölçeği toplam puanı arasında negatif yönlü ilişkiler elde edilmiştir. Diğer taraftan, kısıtlanma kaygısı ile arkadaş ve diğer kişilerden algılanan sosyal destek arasında anlamlı ilişkiler olmadığı tespit edilmişken, toplam algılanan sosyal destek ile negatif yönde anlamlı bir ilişkiye sahip olduğu görülmüştür. Üçüncü olarak, reddedilme beklentisi ile çok yönlü eylemli kişilik özelliklerinden benlik saygısı, yaşam amaçları ve öz-yeterlik arasında negatif yönlü ilişki bulunmuştur. Buna karşın, reddedilme beklentisi ile iç kontrol odağı arasında anlamlı ilişki elde edilememiştir. Algılanan çok boyutlu sosyal destek açısından ele alındığında ise, reddedilme beklentisi ile aileden, arkadaştan ve diğer kişilerden algılanan sosyal destek arasında negatif yönlü ilişki bulunmaktadır. Bağımsız değişkenlerin bağımlı değişkeni yordamasına ilişkin elde dilen ilk bulguya göre, ergenlerde öz-yeterlik, benlik saygısı, yaşam amaçları ve toplam çok yönlü eylemli kişilik özellikleri, ayrılık kaygısını anlamlı bir biçimde yordamakta ve bu değişkenler tarafından varyansın %5'i açıklanmaktadır. Diğer taraftan ergenlerde yaşam amaçları, aileden algılanan sosyal destek, öz-yeterlik, çok yönlü eylemli kişilik özellikleri ve çok boyutlu algılanan sosyal destek; kısıtlanma kaygısını yordamakta ve bu değişkenler tarafından varyansın %24'ü açıklanmaktadır. Son olarak, ergenlerde yaşam amaçları, aileden algılanan sosyal destek ve arkadaştan algılanan sosyal destek reddedilme beklentisini yordamakta ve ilgili değişkenler varyansın %37'sini açıklamaktadır.Araştırmadan elde edilen son bulguya göre ise ergenlerin ayrışma-bireyleşme puanları cinsiyete göre anlamlı bir biçimde farklılaşmaktadır. Araştırmadan elde edilen bulgular alanyazın çerçevesinde tartışılmıştır.
Girişimcilik algısının ve kişilik özelliklerinin farklı disiplinler açısından irdelenmesi bir devlet üniversitesi örneği
Günümüzde girişimcilik giderek yükselmekte ve ülkelerin gelişmelerinde son derece önemli bir rol oynamaktadır. Bir yandan girişimciliğin ülke ekonomisine kattığı farklı ve inovatif değerler bir yanda da işgücünün tam istihdamına yönelik etkileri söz konusudur. Bu nedenle ülkeler konu ile ilgili çeşitli kurumsal ve hukuki faaliyetlerde bulunmaktadırlar. Her kuşaktan girişimciliğe rastlanmakla birlikte, girişimciliğin genç kuşağa özgü olduğu konusunda yaygın bir algı vardır. Bu çalışma, bu algıdan hareket ederek, bir yandan bu algının doğruluğunu araştırmak bir yandan da genç kuşak arasında girişimcilikle ilgili düşünceleri ortaya koymayı amaçlamaktadır. Böylece, farklı üniversiteler için yapılmış olan, girişimcilik ve gençlik ilişkisi üzerine çalışmalara katkı sunulması da planlanmaktadır. Bu motivasyondan hareket ederek, bir devlet üniversitesi öğrencileri arasında anket yöntemi kullanılarak bir çalışma gerçekleştirilmeye çalışılmıştır. Bu amaç çerçevesinde, fen bilimlerinde ve sosyal bilimlerden birer disiplin seçilmiş ve anket Mimarlık ile İktisat bölümü birinci ve dördüncü sınıf öğrencileri arasında yapılmıştır. Öncelikle girişimci olmak isteyip istemediklerinden hareket edilerek, farklı cinsiyet, farklı aile yapıları, farklı gelir düzeyleri gibi faktörler çerçevesinden sorulan sorulara alınan cevaplar toplanmış ve SPSS programı yardımıyla değerlendirilmiştir. Söz konusu girişimci adayların hangi alanlara / sektörlere ağırlık vermek istedikleri de hem girişimci açısından hem de ülke ekonomisinin geneli açısından önemli sonuçlar ortaya çıkaracağından bu konu üzerinde de ayrıca durulmuştur. Çalışmanın genişletilmesi ve iki ana bilim alanı dışındaki bölümlerin katılımıyla anketin tekrarlanması önerilmektedir.
Beş faktör kişilik özelliklerinin algılanan iş performansı üzerindeki etkisinde psikolojik sermayenin aracı rolü: Özel sektör çalışanları üzerine bir araştırma
Bu çalışmanın temel amacı, beş faktör kişilik özelliklerinin algılanan iş performansı üzerindeki etkisinde psikolojik sermayenin aracı rolünü incelemektir. Bu kapsamda önce, beş faktör kişilik özelliklerinin algılanan iş performansı üzerinde etkisi araştırılmış, daha sonra bu etkiye psikolojik sermayenin aracılık edip edemeyeceği ele alınmıştır. Örneklem grubunun çoğunluğu İstanbul ilinde özel sektörde çalışan 325 kişi oluşturmaktadır. Çalışanlara demografik bilgileri, beş faktör kişilik özellikleri, psikolojik sermaye ve iş performansıyla ilişkili sorular anket formu aracılığıyla yöneltilmiştir. Araştırma bulguları SPSS 24.0 istatistik programı yardımıyla analiz edilmiştir. Araştırmada veriler frekans analizi, tanımlayıcı istatistikler analizleri, güvenilirlik analizi, Kolmogorov-Smirnov testi, Pearson korelasyon analizi, basit regresyon analizi, çoklu regresyon analizi, bağımsız örneklemler t-testi, tek yönlü varyans analizi ve Tukey HSD karşılaştırma testleri kullanılarak incelenmiştir. Çalışma sonucunda, beş faktör kişilik özelliklerinin algılanan iş performansı üzerinde etkisinde psikolojik sermayenin kısmi bir aracı rolü bulunduğuna ulaşılmıştır. Beş faktör kişilik özelliklerinin sorumluluk boyutunun, psikolojik sermayenin iyimserlik ve dayanıklılık boyutlarının iş performansı üzerindeki etkisi olduğu sonucuna varılmıştır. Çalışanların kişilik özelliklerinin pozisyon gücüne, yaş grubuna ve mevcut çalıştıkları şirketteki deneyimlerine göre farklılaştığı sonucu elde edilmiştir. Çalışanların psikolojik sermaye eğilimlerinin eğitim düzeyine, cinsiyete, pozisyon gücüne, toplam deneyimlerine ve mevcut çalıştıkları şirketteki deneyimlerine göre farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca iş performansının ise çalışılan pozisyonun gücüne göre daha anlamlı hale geldiği tespit edilmiştir.
Öğretmen adaylarının kişilik özellikleri ile çatışma yönetim yaklaşımları arasındaki ilişki
Çatışma yönetim yaklaşımları, bireylerin çatışmaların çözümlenmesi sürecinde sergiledikleri davranışlarla ilgilidir. Bireylerin çatışma yönetim yaklaşımlarını farklı değişkenler etkilemektedir. Kişilik özellikleri çatışma yönetim yaklaşımlarına etki eden önemli değişkenlerden birisidir. Bu çalışmada, öğretmen adaylarının kişilik özelliklerinin çatışma yönetim yaklaşımları ile ilişkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda araştırmada karma yöntem kullanılmıştır. Nicel boyutta araştırma, ilişkisel tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırmanın nicel verileri "Rahim Örgütsel Çatışma Envanteri" ve "Beş Faktör Kişilik Özellikleri Ölçeği" kullanılarak, nitel verileri ise yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile elde edilmiştir. Araştırmanın örneklemini 2015-2016 eğitim-öğretim yılında Eskişehir Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde öğrenim gören 348 öğretmen adayı, çalışma grubunu ise 24 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel boyutunda örnekleme yöntemlerinden çok aşamalı örnekleme kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama araçları ile elde edilen bilgilerin çözümlenmesinde nitel veri analiz paket programı ve nicel veri analiz paket programı kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde betimleyici istatistikler, bağımsız örneklem t testi, tek yönlü varyans analizi ve pearson momentler çarpımı korelasyon analizi uygulanmıştır. Varyans analizi sonucunda bağımsız değişkenler arasındaki farklılıkların kaynağını belirlemek için Tukey ve LSD çoklu karşılaştırma testleri kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise kod ve temalardan yararlanılarak çözümleme yapılmıştır. Nitel veri analiz programında modeller oluşturulmuş ve amaçlar doğrultusunda yorumlarda bulunulmuştur. Araştırma sonuçlarına göre: Öğretmen adaylarının kişilik özellikleri ile çatışma yönetimi yaklaşımları arasındaki ilişki çoğunlukla düşük düzeyde bulunmuştur. Çatışma yönetim yaklaşımlarından hükmetme stilini, erkek öğretmen adayları daha fazla tercih etmektedirler. Ayrıca kişilik özelliklerinin duygusal denge boyutunda yaş ve sınıf değişkenine göre farklılıklar olduğu saptanmıştır. Öğretmen adayları ile yapılan görüşmeler sonucunda bir öğretmenin en çok dışadönüklük, sonra sorumluluk ve açıklık kişilik özelliklerine sahip olması gerektiği ortaya çıkmıştır. Ayrıca çatışma yönetim yaklaşımları ile kişilik özellikleri arasındaki ilişkiye bağlı olarak öğretmen adaylarının en çok hükmetme yaklaşımı ile kişilik özelliklerine ilişkin görüş bildirdikleri belirlenmiştir. Araştırmada; öğretmen adaylarının olumsuz bireysel tutumlar konusunda yaşadıkları çatışmaları azaltabilmek için öğretmen adaylarına ve çatışma yaşadıkları karşı taraflara eğitim fakültelerinde empati, iletişim, çatışma çözme ve çatışma yönetimi becerilerini geliştirmeye yönelik bilgi ve beceriler kazandırıcı eğitim programları düzenlenmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Beş faktör kişilik özellikleri; Çatışma yönetimi yaklaşımları,Öğretmen adayları
Üniversite öğrencilerinin psikolojik yardım alma tutumlarının incelenmesi
Bu araştırmada üniversite öğrencilerinin psikolojik yardım almaya yönelik tutumlarının doğasını ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu temel amaç çerçevesinde ilk önce üniversite öğrencilerinin tutum düzeyleri ve görüşleri betimlenmiştir. Sonrasında üniversite öğrencilerinin kişilik özellikleri, otomatik düşünceleri, kültürel özellikleri ve stresle başa çıkma yöntemlerinin, onların profesyonel psikolojik yardım almaya yönelik tutumlarını nasıl yordadığı incelenmiştir. Ayrıca bu değişkenlerin yordayıcılıkları daha önce psikolojik yardım alan ve almayan gruplar açısından da incelenmiştir. Araştırma, Anadolu Üniversitesinde öğrenim gören 739 (%61.4) kadın, 493 (%38.4) erkek ve cinsiyetini belirtmeyen 2 kişi olmak üzere toplam 1284 öğrencinin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada ölçme aracı olarak; Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Ölçeği-Kısa Formu, Temel Kişilik Özellikleri Ölçeği, Otomatik Düşünceler Ölçeği, IND-COL Ölçeği ve Başa çıkma Tarzları Ölçeği kullanılmıştır. Nicel ve nitel verilerin elde edildiği çalışmada nicel veriler için Pearson korelasyon analizi ve hiyerarşik regresyon analizleri yapılmıştır. Nitel verilerin analizi ise tümevarımsal analiz ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma bulguları, öğrencilerin psikolojik yardım almaya yönelik tutumlarının orta düzeyde olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca, nitel veriler öğrencilerin psikolojik yardım almaya yönelik görüşlerinin ekonomik etkenler, algı hataları, danışmanların yetkinliği, kendini açma, yardım alma deneyimi, alternatif çözüm yolları ve danışmanın faydasına ilişkin inanç olmak üzere yedi ana tema altında olduğunu ortaya koymuştur. Öğrencilerin psikolojik yardım almaya yönelik tutumlarında, onların kişilik özelliklerinden negatif değerlilik, uyumluluk, yeniliğe açıklık ve sorumluluk; toplulukçu kültür özelliği, stresle başa çıkma yöntemlerinden kendini saklama, sosyal destek ve kaçınma ile cinsiyet anlamlı birer yordayıcı olarak bulunmuştur. Bu değişkenlerin yordayıcılıkları daha önce psikolojik yardım almış grupta incelendiğinde negatif değerlilik, yeniliğe açıklık ve kendini saklamanın anlamlı birer yordaycıı olduğu bulunmuştur. Son olarak daha önce psikolojik yardım almamış grupta ise kişilik özelliklerinden negatif değerlilik, uyumluluk, yeniliğe açıklık ve sorumluluk; toplulukçu kültür özelliği, başa çıkma yöntemlerinden kendini saklama, sosyal destek ve kaçınma ile cinsiyet önemli birer yordayıcı olarak bulunmuştur. Sonuç olarak öğrencilerin psikolojik yardım almaya yönelik tutumlarında onların kişlik özelliklerinin, kültürel özelliklerinin, başa çıkma yöntemlerinin ve cinsiyetlerinin önemli rol oynadığı söylenebilir.
Kişilik özellikleri ve iş tatmini arasındaki ilişkiyi belirlemeye yönelik bir uygulama
Bu çalışma, örgüt çalışanlarının kişilik özellikleri ve iş tatmini arasında bir ilişki olup olmadığını tespit etmek, ilişkinin yönünü ve derecesinin belirlemek amacıyla yapılmıştır.Araştırma verileri anket yöntemi ile elde edilmiştir. Anketler, İnönü Üniversitesinin farklı birimlerinde çalışan idari ve sözleşmeli personel üzerinde uygulanan 388 kişinin yanıtladığı verilerden oluşmaktadır. Üniversite çalışanların demografik bilgilerini elde etmeye yönelik kişisel bilgi formu, kişilik özelliklerini ölçmeyi amaçlayan beş faktör kişilik ölçeği, iş tatmin düzeylerini ölçmeyi amaçlayan iş tatmin ölçeği kullanılmıştır. Bu ölçeklere bağlı olarak oluşturulan anket sonucunda araştırma konusu veriler toplanmıştır. Araştırma verileri, SPSS 17.0 (Statistical Package for Social Sciences for Windows 17. 0) programı ile analiz edilmiştir.Toplanan verilerin analizinde öncelikle üniversite çalışanlarına ait demografik değişkenlerin tanımlayıcı frekans ve yüzde dağılımları çıkarılmıştır. Daha sonra çalışanlarının kişilik ölçeği ve iş tatmini ölçeği alt boyutlarından aldıkları puanların; demografik değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek üzere Levene testi, bağımsız grup t-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Welch (Robust), Kruskal Wallis H, Post-Hoc Scheffé ve Tamhane, Pearson Korelasyon analizi uygulanmıştır.Analiz sonuçlarında, beş faktör kişilik özelliklerinin, cinsiyet, yaş, medeni durum, çocuk sayısı, eşin çalışma durumu, çalışma statüsü, toplam iş deneyimi, çalışanın işe geç geldiği gün sayısı, çalıştığı birim değişkenine göre ortalama puanlarının farklılık gösterdiği; iş tatminin de ise cinsiyet yaş, medeni durum, eşin çalışma durumu, oturulan ev, eğitim durumu, çalışma statüsü, aylık gelir, toplam iş deneyimi, idari hizmet sınıfı, çalıştığı birim değişkenine göre farklılık gösterdiği ortaya çıkmıştır.Araştırma örneklemini oluşturan üniversite çalışanlarının kişilik özellikleri ve iş tatmini alt boyutları arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığını belirlemek üzere Pearson Korelasyon analizi yapılmıştır.Bu analiz sonucunda, dışa dönüklük (r= 0,216; P < 0,01), uzlaşmacı (r= 0,171; P< 0,01), özdenetimli (r= 0,142; P< 0,01), nörotizm (r= 0,149; P< 0,01), gelişime açıklık (r= 0,160; P< 0,01) kişilik özellikleri ile çalışanların iş tatmini arasında pozitif yönde, anlamlı ama zayıf bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Sporda yabancılaşma ve kişilik özellikleri ilişkisi üzerine bir alan araştırması
Türkiye Olimpiyat Hazırlık Merkezi'nden eğitim alan sporcuların sporda yabancılaşma ve kişilik özelliklerinin araştırması bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Çalışmanın evrenini TOHM merkezinde eğitim alan sporcular ve TOHM bulunan illerde tesadüfi örneklem yöntemiyle seçilmiş sporcular oluşturmaktadır. Çalışmada sporcuların demografik özelliklerini belirlemeye yönelik hazırlanmış ''Kişisel Bilgi Formu'', geçerlik güvenirlik çalışması tarafımızdan yapılan ''Sporda Yabancılaşma Ölçeği'' ve Alkan (2007) tarafından uyarlama çalışması yapılmış John, Donahue ve Kentle (1991) tarafından geliştirilen "Beş Faktör Kişilik Envanteri'' uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda sporcuların değişkenlere ait frekans ve yüzde dağılımları verilmiştir. Sporda yabancılaşma ölçeği ve alt boyutlarının cinsiyete göre farklılığını test etmek için yapılan Bağımsız Örneklem t-Testi sonucuna göre TOHM'nde eğitim alan ve karşılaştırma grubu olarak şeçilen TOHM'da eğitim alamayan sporcularda anlamlı farklılık tespit edilmişken, yaş, eğitim durumu ve gelir durumuna göre ise bazı alt boyutlarda anlamlı fark tespit edilmiştir. Beş faktör kişilik ölçeğinde ise gelir durumuna göre alt boyutlarda anlamlı fark bulunamazken, yaş, eğitim durumu ve cinsiyete göre bazı alt boyutlarda anlamlı fark tespit edilmiştir. Yapılan regresyon analizi sonucuna göre; beş faktörlü kişilik envanteri alt boyutları olan açıklık ve duygusal dengesizlik sporda yabancılaşma ile anlamlı ilişkiler göstermektedir. TOHM merkezinde yatılı eğitim alan ve almayan sporcuların sporda yabancılaşma ve kişilik envanteri puanlarına yapılan Bağımsız Örneklem t-Testi sonucuna göre; sporda yabancılaşma durumlarında anlamlı fark tespit edilirken, kişilik envanteri ve alt boyutlarında fark tespit edilememiştir. Sonuç olarak; sporcuların algıladıkları yabancılaşma düzeyleri ve sahip oldukları kişilik özellikleri arasında ilişki tespit edilmiştir. Sporcuların sahip oldukları demografik özellikleri, sosyal çevrelerinin değişmesi, aile yanından uzak spor hayatlarına devam etmeleri gibi faktörler sporda yabancılaşma ve alt boyutlarında anlamlı fark yaratırken, beş faktör kişilik envanteri ve alt boyutlarında ise daha az anlamlı fark tespit edilmiştir. Sporcuların sahip oldukları sosyal çevrenin ve kişilik özelliklerinin yabancılaşma düzeylerinde etkili olduğu dolayısıyla performanslarının da etkilenebilecekleri düşülmektedir. Anahtar Kelimeler: Kişilik, Sporda yabancılaşma, TOHM,
Kişilik ve dini başa çıkma arasındaki ilişkinin incelenmesi – Çorum örneği
Hayatta karşılaştığımız tehlikeler bizi strese sokmakta ve stresten kurtulmak için Başa Çıkma Yöntemleri kullanmaktayız. Stresten kurtulmak için gösterdiğimiz bu çabanın Dini yönelimi ise bizim Dini Başa Çıkma Metodumuzu oluşturmaktadır. Kimi insanlar Allah'dan yardım isterken, kimi insanlar ise dinden uzaklaşmaktadır. Bizde bu çalışmamız ile Kişilik Özellikleri ve Dini Başa Çıkma arasındaki ilişkiyi bazı Demografik Özellikler ile birlikte incelemeyi hedeflemiş bulunmaktayız. Bu kapsamda 2019 yılı Eylül, Ekim aylarında Çorum ilinde ikamet eden 20 yaş üzeri toplam 400 kişiye ulaşılarak veri toplama araçları uygulanmıştır. Katılımcılara Kişilik Özelliklerini belirlemek için Somer, Korkmaz ve Tatar tarafından geliştirilen ve sonrasında Tatar tarafından kısaltılan Beş Faktör Kişilik Envanteri'nin kısa versiyonu (5FKE-KF) ile Dini Başa Çıkma çeşitlerini öğrenebilmek için Prof. Dr. Ali Ayten tarafından geliştirilen Dini Başa Çıkma Ölçeği uygulanmıştır. Ayrıca katılımcıların yaş, cinsiyet, eğitim ve medeni durumları arasındaki fark değerlendirilmiştir. Anket sonuçları SPSS for Windows 23.0 kullanılarak; t testi, One Way Anova ve Korelasyon İstatistik analizlerine tabi tutulmuş ve sonuçlar yorumlanmıştır. Çalışmamız sonucuna göre örneklemimizin Olumlu Dini Başa Çıkma ortalaması daha yüksek bulunmuştur. Sorumluluk, Yumuşak Başlılık ve Gelişime Açıklık Kişilik Özelliği ile Olumlu Dini Başa Çıkma arasında zıt ve zayıf ilişki bulunmuştur. Olumsuz Dini Başa Çıkma ile Sorumluluk ve Gelişime Açıklık Kişilik Özelliği arasında doğrusal ve zayıf, Yumuşak Başlılık Kişilik Özelliği ile doğrusal ve orta düzey bir ilişki bulunduğu ancak Duygusal Tutarsızlık Kişilik Özelliği ile zıt ve zayıf bir ilişki olduğu bulgulanmıştır. Kişilik Özelliği ile Dini Başa Çıkma arasında ilişkinin olduğunu iddia eden hipotezimiz desteklenmiştir. Ancak; Duygusal Tutarsızlık Kişilik Özelliği ile Olumlu Dini Başa Çıkma, Dışa Dönüklük Kişilik Özelliği ile hem Olumlu hem Olumsuz Dini Başa Çıkma oranları arasında anlamlı bir ilişki bulunamamış hipotezimiz reddedilmiştir. Anahtar Kavramlar: Dini Başa Çıkma, Kişilik, Beş Faktör Kişilik Envanteri.
Kişilik özelliklerinin iş yerinde sosyal cesaret davranışına etkisinde kararlara katılmaya yönelik tutum ve karar vermeyi erteleme davranışının aracılık rolü
Örgütlerin başarı düzeyleri, çalışanların verimliliğinin yanı sıra çalışanların örgütte gördükleri sorunları dile getirebilmesine, inisiyatif alabilmesine ve kararlara katılabilmelerine de bağlıdır. Bu düşünceden hareketle kişilik özelliklerinin iş yerinde sosyal cesaret davranışına etkisinde kararlara katılmaya yönelik tutum ve karar vermeyi erteleme davranışının aracılık rolü belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma evreni değişkenler bağlamında eğitim faaliyetlerinde kararlarını kendileri veren ve cesaret davranışı göstermesi beklenen öğretmenler seçilmiştir. Örneklem grubu ise uygulamanın yapıldığı tarih itibariyle Çorum'da bulunan lise düzeyinde görev yapan öğretmenler olarak belirlenmiştir. Anket uygulaması sonucunda 556 katılımcıdan elde edilen veriler istatistiki olarak incelemeye alınmıştır. Anket uygulaması sonrasında elde edilen veriler, öncelikle analizlere uygunluk açısından test edilmiştir. Bu doğrultuda çalışmanın temel hipotezlerini analiz edebilmek için öngörülen varsayımlar test edilmiştir. Ardından ölçeklerin geçerlilik ve güvenilirlik analizleri yapılmıştır. Araştırma verilerinin ve ölçeklerinin analizlerde kullanılabilecek yeterliliklere sahip olduğu anlaşıldıktan sonra analizlere başlanmıştır. Betimleyici analizler SPSS programı aracılığıyla yapılmıştır. Çalışmanın temel hipotezlerini test etmek için kurulan yapısal eşitlik modelleri ise AMOS programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Analizler sonucunda öğretmenlerin kişilik özelliklerinin (sorumluluk, dışa dönüklük, deneyime açıklık, nevrotiklik) iş yerinde sosyal cesaret davranışı üzerinde etkisi olduğu ve kararlara katılmaya yönelik tutum ve karar vermeyi erteleme davranışının bu etki üzerinde aracılık rolü olduğu tespit edilmiştir. Öte yandan kararlara katılmaya yönelik tutumun erteleme davranışı üzerinde ve erteleme davranışının sosyal cesaret üzerinde negatif ve anlamlı bir etkisi olduğu belirlenmiştir. Bu bağlamda cesur insanların rol model alınma durumu olduğu için bu kişiler, daha göz önünde bulunan ve ekip çalışması gereken işlerde görevlendirilebilir. Karar vermenin bir beceri işi olduğunu düşünecek olursak, karar verme becerilerinin geliştirilmesi için çalışmalar yapılabilir. Erteleme davranışının kronik hale gelmemesi için örgüt içi kontrol sistemleri oluşturulabilir. Ulaşılan sonuçların ve yapılan önerilerin üniversitelerdeki yöneticilere ve bundan sonra yapılacak benzer çalışmalarda araştırmacılara katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Spor yöneticilerinin kişilik özelliklerinin karar verme stilleri üzerine etkileri
Bu çalışmanın amacı, spor yöneticilerinin kişilik özelliklerinin karar verme stilleri üzerinde etkisini incelemektir. Araştırma ilişkisel tarama modelinde tasarlanmıştır. Çalışmanın evreni Gençlik ve Spor Bakanlığında görev yapan spor yöneticilerini kapsamaktadır. Örneklem grubunu ise kolayda örnekleme yöntemiyle seçilmiş merkez ve taşra teşkilatında görev yapan toplam 286 spor yöneticisi oluşturmaktadır. Veri toplama araçları olarak Gosling ve ark., (2003) tarafından geliştirilen ve Türkçeye uyarlaması Atak (2013) tarafından yapılan "On-maddeli Kişilik Ölçeği", Mann ve ark. (1998), tarafından geliştirilen ve Deniz (2004) tarafından Türkçe 'ye uyarlanan "Melbourne Karar Verme Ölçeği" ve araştırmacı tarafından hazırlanmış "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Verilerin analizinde yüzde, frekans, parametrik testlerden bağımsız örneklemler için t-testi, bağımsız örneklemler için tek yönlü varyans analizi (anova), ilişkilerin kuvvetini ve yönünü tespit etmek için pearson korelasyon ve bağımsız değişkenin bağımlı değişken üzerindeki etkisini belirlemek için çoklu regresyon analizi yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda kişilik ölçeğinin alt boyutları ile demografik bilgiler arasında anlamlı düzeyde farklılık olmadığı tespit edilmiştir (p>0,05). Karar verme stilinin alt boyutlarından medeni durum, asta sahip olma durumu, yaş değişkeni, aylık gelir, toplam mesleki deneyim ve spor yöneticiliği deneyim durumuna göre anlamlı fark bulunmamıştır (p>0,05). Spor yöneticilerinin karar verme stillerinin mezun olunan program durumu değişkenine göre panik karar verme stili alt boyutunda ve karar verme öz saygı toplam puanında anlamlı fark olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). Panik karar verme stili alt boyutunda eğitim durumu ve görev durumu değişkenine göre anlamlı bir fark olduğu görülmektedir (p<0,05). Spor yöneticilerinin yumuşak başlılık özelliğinin karar verme özsaygı ölçeği toplam puanı üzerinde anlamlı düzeyde etkisi olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). Sonuç olarak kişilik özelliklerinin karar verme stilleri üzerinde değişik ölçülerde etkileri olduğu söylenebilir.
Effect of personal characteristics and gender on entrepreneurship and innovativeness: A comparative study on Turkish entrepreneurs
Entrepreneurship is an essential factor for today?s economy of knowledge to manage its competitive and dynamic nature. Both governments and academics appear to be concentrating on encouraging entrepreneurship as it symbolizes innovation. Entrepreneurship also has been characterized as a major force for job creation, and a vital determinant of economic growth.Early work on entrepreneurship focused predominantly on male entrepreneurs, which was the most representative group in terms of numbers. Only from the late 1970s research on female entrepreneurship began to develop, starting out with studying the psychological and sociological characteristics of female entrepreneurs. Although female entrepreneurship is no longer an understudied phenomenon, there are still research areas that have received little or no attention. Moreover, the entrepreneurship studies that have concentrated on gender present inconclusive evidence of gender differences in entrepreneurship. However, this inconclusive evidence has been attributed to methodological weaknesses of female entrepreneurship research, including the use of small, convenience and non-mixed samples. The aim of this study is to create more insight into those areas where female entrepreneurship research to date has been inconclusive and to contribute to methodological development of 1) female entrepreneurship research by identifying the factors that effect entrepreneurial activity of Turkish female entrepreneurs and 2) a model to explain the effect of the personality characteristics on entrepreneurial activity and innovativeness.Given that the theories on women entrepreneurs have emerged primarily from research in developed countries, it is important to examine the extent to which these apply in the context of developing ones, such as Turkey.The sample is drawn using the stratified sampling technique from small businesses registered at the Istanbul Chamber of Commerce and consist of 300 entrepreneurs (107 female and 193 male). The findings of this study indicate that gender based differences among female and male entrepreneurs are in their marital status, age, number of children, financial problems faced, gender based problems, and reasons for becoming entrepreneurs. Turkish entrepreneurs demonstrated a high percentage of external locus of control (41.3 %). However, the mean locus of control scale for female entrepreneurs was not significantly different from that of their counterparts. Gender is also found to affect the product innovativeness-market dimension where men are found to be more innovative than female entrepreneurs.Besides providing a significant contribution to the limited literature on entrepreneurial activity in Turkey as well as the role of gender, this study also provides practical information to better understand the characteristics, needs, and problems of Turkish entrepreneurs and can be used to guide national entrepreneurship support programs.
Psikolojik güçlendirmenin yenilikçi davranışa etkisinde kişilik özelliklerinin düzenleyici rolü üzerine bir araştırma
Örgütlerin yoğun rekabet altında rakiplerinden farklılaşabilmeleri için yenilikte öncü olmaları gerekmektedir. Çalışanların örgütte yapmış oldukları yenilikler ve bunun yarattığı katma değer örgütleri rakiplerinden farklılaştırarak lider konumuna getirmektedir. Örgütlerde önemli unsurlardan biri çalışanlardır. Bu nedenle çalışanların sahip oldukları özelliklere ait bilgiler de değerli hale gelmektedir. Ancak çalışanların sadece bu özelliklere sahip olmaları değil iş süreçlerine bu özelliklerini yansıtabilmeleri ve yenilikçi davranışlar sergilemeleri gerekmektedir. Bu bağlamda çalışanların psikolojik güçlendirme algılarının yenilikçi davranış sergilemesindeki etkisini incelemek ve kişilik özelliklerinin düzenleyici rolünü ortaya çıkarmak araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Dünyada yaşayan kentli nüfusun artması, bireylerin yoğun iş yüküne sahip olması, strese maruz kalması ve bireylerde bunlara bağlı rahatsızlıkların ortaya çıkması bireyleri kendilerini iyi hissedebilecekleri farklı alanlara yöneltmektedir. Wellness, yeni yaşam şartlarında bireylerin karşısına çözüm olarak ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla bu araştırma wellness işletmelerinde hizmet veren insan kaynağı perspektifiyle ele alınmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre psikolojik güçlendirmenin yenilikçi davranışa etkisinde beş faktör kişilik özelliklerinin düzenleyici role sahip olduğu tespit edilmiştir. Bu üç değişkenin, çalışanların bazı demografik özelliklerine göre anlamlı farklılık gösterdiği sonucuna varılmıştır.
Merkezi spor yönetiminde çalışanların kişilik özellikleri ile iş değerlerinin örgüte bağlılık düzeylerine göre incelenmesi
Bu çalışmanın amacı; Merkezi spor yönetimi'nde (Gençlik ve Spor Bakanlığı'na bağlı Spor Genel Müdürlüğü) çalışanların kişilik özellikleri ile iş değerlerini ortaya koyarak merkezi spor yönetimi'nde çalışanlar arasında örgüte bağlılık düzeylerine göre incelenmesidir. Çalışmaya spor genel müdürlüğü çalışanlarından 282 kişi gönüllü olarak katılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından katılımcıların kişisel bilgilerine ulaşabilmek için hazırlanmış olan ''Kişisel Bilgi Formu'', John, Donahue ve Kentle tarafından 1991 yılında geliştirilen ve Alkan tarafından 2007 yılında dilimize uyarlanmış "Beş Faktör Kişilik Ölçeği'', Kaya tarafından 2010 yılında hazırlanmış "İş Değerleri Ölçeği" ve Allen ve Meyer tarafından 1990 yılında geliştirilen Türkçe uyarlamasını Yıldırım tarafından yapıldığı "Örgütsel Bağlılık Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 22.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemleri olarak sayı, yüzde, ortalama, standart sapma kullanılmıştır. İki bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında t-testi, ikiden fazla bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında Tek Yönlü (One Way) Anova Testi kullanılmıştır. Anova Testi sonrasında farklılıkları belirlemek üzere tamamlayıcı post-hoc analizi olarak Scheffe Testi kullanılmıştır. Araştırmanın sürekli değişkenleri arasında pearson korelasyon ve hiyerarşik regresyon analizi uygulanmıştır. Hiyerarşik regresyon analizi ile bağımsız değişkenlerin bağımlı değişken üzerine etkilerinde determinasyon katsayısındaki (R2) değişim ile neden- sonuç ilişkisinin gücü ortaya konulmuştur. Elde edilen bulgular %95 güven aralığında, %5 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir. Sonuç olarak Kişilik özelliklerine algılanan iş değerleri alt boyutları eklenerek çıkan sonuçlar doğrultusunda dışadönüklük, sorumluluk, geçimlilik, gelişime açıklık, duygusal dengesizlik, işin anlamlılığı ve yararlılığı, insani ilişkiler, iş ortamı, özerklik ile örgüte bağlılık alt boyutlarının genel sonuçları arasında neden-sonuç ilişkisini belirlemek üzere yapılan regresyon analizi istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (f=14,730; p=0,000<0.05). Diğer bir ifade ile çalışanların kişilik özellikleri ve iş değerlerinin örgüte bağlılıkta önemli bir faktör olduğu saptanmıştır.
Merkezi spor yönetiminde örgüt kültürünün ve çalışanların kişilik özelliklerinin karar verme stillerine etkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı; Merkezi spor yönetimi olan Spor Genel Müdürlüğü (SGM) örgüt kültürünün ve çalışanların kişilik özelliklerinin karar verme stillerine etkisinin incelenmesidir. Çalışmaya Spor Genel Müdürlüğü çalışanlarından 282 kişi gönüllü olarak katılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından katılımcıların kişisel bilgilerine ulaşabilmek için hazırlanmış olan Kişisel Bilgi Formu.Öcal ve Ağca tarafından geliştirilen "Örgüt Kültürü Ölçeği". Türkçe uyarlamasını Karancı ve arkadaşları (2007)'nın yaptığı "Eysencik Kişilik Ölçeği" ve Türkçe uyarlamasını Deniz (2004)'ün yaptığı "Melbourne Karar Verme Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 22.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemleri olarak sayı, yüzde, ortalama ve standart sapma kullanılmıştır. İki bağımsız grup arasındaki karşılaştırmalar için t-testi, ikiden fazla bağımsız grup arasındaki karşılaştırmalar içinse Tek yönlü (One way) Anova testi kullanılmıştır. Anova testi sonrasında farklılıkları belirlemek için tamamlayıcı post-hoc analizi olarak Scheffe testi kullanılmıştır. Araştırmanın sürekli değişkenleri arasında pearson korelasyon ve regresyon analizi kullanılmıştır. Sonuç olarak karar vermede özsaygı alt boyutunda anlamlı derecede, 16 yıldan fazla çalışma süresi olanların en yüksek düzeyi tarifledikleri tespit edilmiştir (p<0.05). Karar verme stillerinin pozisyona göre ortalamaları incelendiğinde; sadece erteleyici karar verme boyutunda şefin en düşük, diğer personellerin en yüksek olmak üzere anlamlı düzeyde farklılaştığı tespit edilmiştir (p<0.05). Karar verme stillerinin öğrenim durumuna göre ortalamaları incelendiğinde; karar vermede özsaygı boyutunda üniversite mezunu olanların lehine anlamlı düzeyde farklılaşma tespit edilmiştir (p<0.05). Ayrıca ölçekler arası ilişkiyi tespit etmek için yapılan korelasyon analizi sonucunda kimi alt boyutlarda pozitif kimi alt boyutlarda ise negatif yönde ilişki olduğu tespit edilmiştir.
Beş faktör kişilik özelliklerinin akıl hocalığı (Mentorluk) eğilimi üzerine etkisi (Psikolojik danışman ve rehber öğretmenler üzerinde bir araştırma)
Bilim insanları kişilik özelliklerinin tespiti konusunda genel olarak bir uzlaşma sağlamış ve büyük beşli ya da beş faktör kişilik özellikleri olarak adlandırabileceğimiz; nevrotiklik, dışa dönüklük, gelişime açıklık, uyumluluk ve öz-disiplin özelliklerinin insanlarda ortak kişilik özellikleri olduğu sonucuna varılmışlardır. Bireysel ya da kurumsal bilgi, tecrübe ve uygulama biçimlerinin yeni kuşaklara aktarılması konusunda yaşanan güçlükler uygulanmaya yönelik bilgi aktarımına olan ihtiyacı artırmıştır. Türkçeye akıl hocalığı olarak çevrilen mentorluk kavramı bu boşluğu doldurmak üzere kavramsallaştırılmış ve günümüzde birçok alanda uygulamaya konulmuştur. Beş faktör kişilik özelliklerinin akıl hocalığı eğilimi üzerine etkisini incelemeyi amaçlayan bu çalışmada evren, Türkiye'de mentorluk potansiyeline sahip meslek gruplarının başında gelen 3910 psikolojik danışman ve rehber öğretmenden oluşmaktadır. 6 farklı ilde 692 personele kolayda örnekleme yöntemi ile ulaşılmış ve anketler yüz yüze görüşülerek gerçekleştirilmiştir. Yapılan analizler, beş faktör kişilik özellikleri ile akıl hocalığı eğilimi alt boyutları arasında ilişki olduğunu göstermektedir. Akıl hocalığının kariyer geliştirme desteği ile psikolojik destek alt boyutlarının her ikisine de beş faktör kişilik özellikleri alt boyutlarından öz-disipilin, dışa dönüklük ve gelişime açıklık boyutlarının etkisinin olduğu, nevrotiktik ve uyumluluğun ise etkisinin olmadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Beş Faktör Kişilik Özellikleri, Mentorluk, Akıl Hocalığı, Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen.
Y kuşağı mensuplarının iş değerlerinin ve kişilik özelliklerinin iş motivasyonları üzerindeki etkisi
Çalışanların işlerine olan bağlılıklarını ve performanslarını artırmak için iş motivasyonlarının yükseltilmesi çok önemlidir. Bunun yapılabilmesi iş motivasyonunu sağlayacak değişkenlerin ve faktörlerin belirlenmesi gerekir. Özellikle günümüz işgücünün yaklaşık yarısını oluşturan Y Kuşağı mensubu çalışanlar hakkında bu tür bilgilerin elde edilmesi daha da önemlidir. Çünkü Y Kuşağına mensup çalışanların beklentileri, inançları, değerleri, sadakat duyguları, işe ve insan ilişkilerine bakışları belki de bir önceki kuşağın (X Kuşağının) anlayamayacağı kadar farklıdır. Dolayısıyla önceki kuşaklardan farklı kişilik yapısına ve değerlere sahip olan Y Kuşağı mensuplarının iş motivasyonları da farklı yöntemler kullanılmasını gerektirmektedir. Bu araştırmanın amacı Y Kuşağı mensuplarının iş değerleri ile kişilik özelliklerinin iş motivasyonu üzerinde etkisi olup olmadığını ortaya koymaktır. Araştırmanın örneklemini Ankara'da sanayi ve hizmet sektöründe çalışan, 606 Y Kuşağı mensubu oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında kullanılan anket formunda demografik soruların yanı sıra üç farklı ölçek (İş Değerleri Ölçeği, Kişilik Ölçeği ve Motivasyon Ölçeği) yer almıştır. Veriler SPSS 20 ve Lisrel programları ile korelasyon ve regresyon yöntemleri kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda kişilik özelliklerinin ve iş değerlerinin iş motivasyonu üzerinde etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Deneyime açık, uyumlu ve dışadönük kişilik yapısına; güvenlik, başarı, çevre ve çeşitlilik değerlerine sahip Y kuşağı mensuplarının iş motivasyonlarının daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kuşak Farklılıkları; Y Kuşağı; İş Değerleri; Kişilik; İş Motivasyonu
Beş faktör kişilik kuramına göre muhasebe ve finansman öğretmenlerinin alan yeterliklerinin kişilik özellikleriyle ilişkisinin incelenmesi ve bir uygulama
İnsanların birbirlerinden farklı olduğu varsayımı ile insanların yaşadığı kültür, kalıtım çevre, yaşantı ve gelenek görenek gibi değişkenler insanların farklı özelliklerde ve birbirlerinden farklı olmalarına neden olmaktadır. Bu durum da insanların karşılaştığı durumlar karşısında farklı tepkiler ve davranışlar göstermesine neden olmaktadır. Bu araştırmanın amacı beş faktör kişilik kuramına göre kişilik boyutları olan; yumuşak başlılık, dışadönüklük, deneyime açıklık,sorumluluk ve duygusal dengesizlik olguları baz alınarak farklı özelliklerde ve farklı kültürde yaşayan ve çalışan Muhasebe ve Finansman Öğretmenlerinin performanslarına etkisinin incelenmesidir. Milli Eğitim Bakanlığının, Muhasebe ve Finansman Öğretmenleriyle ilgili olarak belirlemiş olduğu özel alan yeterlilikleri baz alınarak oluşturulan 87 soruluk anket ve Prof. Dr. Hasan BACANLI'nın geliştirmiş olduğu 40 soruluk beş faktör kişilik testi Ankara, Eskişehir ve Kütahya illerinde Mesleki Teknik Anadolu Liselerinde görev yapan 195 alan öğretmenine uygulanarak veriler toplanmıştır. Yapılan çalışmalarda kişiliğin bazı boyutları yüksek çıkan bireylerde kendi alanlarıyla ilgili farklı konularda birbirlerinden daha başarılı olduğu kanıtlanırsa daha geniş düzeyde hangi alanın hangi kişilik özelliğine sahip bireyler tarafından verilmesi gerektiği ortaya çıkarak daha verimli iş bölümü yapılabileceği düşünülebilir.
Sınıf öğretmeni adaylarında çokkültürlü kişiliğin farklılıklara saygı üzerindeki etkisinin incelenmesi
Türkiye çok kültürlü yapıya sahip bir ülkedir, toplumdaki çeşitlilik her geçen gün daha da artarak devam etmektedir. Temel değerlerin kazanılmaya başlandığı ilkokul döneminde; bu çeşitliliğe karşı hoşgörülü olma ve saygı duyma konusunda, çocuklar için rol model olan sınıf öğretmenlerinin nasıl bir tutum sergilediği önem taşımaktadır. Bu kapsamda çalışmanın temel amacı; sınıf öğretmeni adaylarının çokkültürlü kişilik özelliklerinin, farklılıklara saygı üzerindeki etkilerini incelemektir. Bu temel amacı sağlamaya yönelik; çokkültürlü eğitimin, ilkokul dönemi için önemini ve gerekliliğini vurgulamak çalışmanın alt amaçlarını oluşturmaktadır.
Girişimcilik açısından kültür ve kişilik özelliklerinin analizi: Ostim Organize Sanayi Bölgesi'nde bir alan araştırması
Sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçiş sürecinde önemi giderek artan girişimcilik, geri kalmış ülke ekonomileri için yapılanmanın, gelişmekte olan ülke ekonomileri için kalkınmanın, ileri ekonomiler için ise zenginlik ve refah oluşturmanın temel kaynağı olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle girişimcilik konusu çeşitli araştırmacıların ilgi odağı olmuştur. Ancak literatürdeki yoğun ilgiye rağmen hala girişimciliğin ne olduğu ve girişimcinin kim olduğu konusunda bir fikir birliği yoktur.Girişimciliğin yaygınlaştırılabilmesi için bireysel ve toplumsal olarak girişimcilik olgusunun incelenmesi gerekmektedir. Pek çok düşünür tarafından girişimciler sahip oldukları özelliklere göre sınıflandırılmış ve çeşitli girişimci tipleri ileri sürülmüştür. Ortaya çıkan bu tipolojiler girişimcilik teorisine katkıda bulunmakla kalmamış, girişimciliğin geliştirilmesine yönelik atılacak adımlar için de temel bir alt yapı oluşturmuştur.Girişimcilerin üzerindeki bireysel ve toplumsal etki boyutları irdelenerek, girişimciliğin gelişimini hızlandıracak yaklaşımların ortaya çıkmasına yardımcı olacak ilişkilerin tespiti, ülke ekonomisinin gelişimine de büyük katkı sağlayacaktır.Bu çerçevede bu çalışmanın amacı, OSTİM Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren firmalardaki girişimcilerin profilinin ortaya çıkarılmasıdır. Bunun için girişimcileri, literatürde genel kabul görmüş, girişimci özelliklerine göre değerlendirmek; kültürel değerler boyutu ile kişisel özelliklerini ortaya çıkararak bölgesel bir girişimcilik tipolojisi oluşturmak amaçlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Girişimci, Girişimcilik, Girişimci Kişilik, Girişimcilik Kültürü
Türkiye'de terörizm ve terörist profili
Terörizm insanlık tarihi kadar eski bir kavramdır. Mağduriyet algılamaları ile toplumun farklı kesimlerindeki eşitsizlik anlayışına bağlı hak arama yöntemi olarak terörizm ve şiddet, sorunlara çözüm bulmak adına sıkça başvurulan yöntem olmuştur. Ortaya koyduğu korku sayesinde de varlığını sürdürmüştür. Terörizm son yıllarda devletlerin karşılaştıkları en önemli sorunların başında gelmiştir. Ulusal veya bölgesel düzeyde başlayan terör faaliyetleri gelişen teknoloji ile birlikte uluslararası bir nitelik kazanarak devletlerin tek başına üstesinden gelebilecek boyutları aşmış bulunmaktadır. Terörizm öznel ve nesnel açıdan sürekli değişim geçiren, kendisini yenileyen dinamik bir yapıdır. Durağan kalıplar içerisine hapsedilerek tanımlama ve terörizm ile mücadele edilemez. Terörizm ile mücadelede hukuki çerçeveye bağlı kalınarak ABD ve AB tarafından hazırlanan terör örgütleri listelerinin objektif ve genişletilerek hazırlanması önemlidir. Terörizm mağduru ülkelerde kendi terörist örgütlerini bu listelere aldırma mücadelesi içerisinde olmalıdır. Terörizm sadece güvenlik sorunu olarak algılanmamalıdır. Güvenlik sorunu yanında sosyal, ekonomik ve kültürel boyutları olan büyük bir sorundur. Bu nedenle terörizmi doğuran ve besleyen siyasal ve kültürel zeminin çok iyi tahlil edilmesi ve ortaya konulması gerekmektedir. Terör hareketlerinin temelinde sosyal, psikolojik, siyasal ve ekonomik faktörlerin etkili olduğu yapılan araştırmalardan anlaşılmaktadır. Terör örgütleri toplumdaki farklılıkları ve sorunları kullanarak kendi propagandalarıyla kitleleri motive ederek, örgütlerine eleman ve yaptıkları eylemlere taban kazandırabilmektedirler. Propaganda taktik metotlarını kitle iletişim araçları ile profesyonelce kullanarak kendilerine ve eylemlerine meşruiyet kazandırma çabası içerisinde bulunmaktadırlar. Terörizm ile mücadele kapsamında son zamanlarda terörist ile mücadele yanında terörist profili çalışmaları yapılmaktadır. Çok yeni olan bu teknik terör sorununu anlamada ve sorunun çözümüne yönelik sağlıklı politikalar üretmede büyük önem taşımaktadır. 11 Eylül 2001 saldırıları sonrasında dünya genelinde çok tartışılan El Kaide terörünün Türkiye uzantısı ve yapılanmalarının profili bu çalışma ile incelenmeye çalışılarak, örgütle mücadele ve çözüm yöntemlerine katkı sağlayacak doğru tespitlere ulaşabilmek amaçlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Terör, Şiddet, Propaganda, Medya, Profil.
Güreşçilerin kişilik özellikleri ile stresle başa çıkma tarzları arasındaki ilişkinin belirlenmesi
Bu çalışmanın amacı, erkek güreşçilerin kişilik tipleri ile stresle başa çıkma tarzları arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Çalışmada veri toplama aracı olarak, Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği (SBTO) ve Eysenck Kişilik Anketi-Kısaltılmış Formu (EKA-GGK) kullanılmıştır. Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği, Folkman ve Lazarus tarafından geliştirilmiş olup, ülkemiz için geçerlik ve güvenirlik çalışması Şahin ve Durak tarafından yapılmıştır. Eysenck Kişilik Anketi-Kısaltılmış Formu, Francis ve arkadaşları tarafından geliştirilmiştir. Ülkemiz için geçerlilik ve güvenirlik çalışması, Karancı ve arkadaşları tarafından yapılmıştır. Çalışmanın evrenini, 2012 yılında büyükler Türkiye şampiyonasına katılan tüm güreşçiler oluştururken, örneklemini ise çalışmaya katılmayı gönüllü olarak kabul eden 227 erkek güreşçi oluşturmaktadır. Verilerin çözümlenmesinde SPSS 15 paket programı kullanılmış olup verilerin normal dağılıma sahip olduğunu belirlemek için ?Kolmogorov-Smirnov? testi, homojenliğini belirlemek için ''Anova-Homogenety of variances? testi uygulanmış ve verilerin homojen ve normal bir dağılıma sahip olduğu belirlenmiştir. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistik ve güreşçilerin kişilik tipleri ile stresle başa çıkma tarzları arasındaki ilişkiyi belirlemek için pearson korelasyon ve regresyon analizleri uygulanmıştır. Çalışmanın sonunda, kendine güvenli yaklaşım ile psikotizm kişilik tipi arasında, iyimser yaklaşım boyutu ile nörotizim ve psikotizim kişilik tipleri arasında, çaresiz yaklaşım boyutu ile nörotizim kişilik tipi, sosyal destek arama boyutu ile yalan boyutu arasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılık belirlenmiştir (p<0,05). Diğer boyutlarda is istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunamamıştır (p>0,05).