Linguistics

918 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Arap dilinde edatların metinde kurduğu anlamsal ilişkiler

Art arda dizilmiş kelime yığınlarına cümle, cümlelere de metin denilebilmesi için bazı özelliklerin bulunması gerekir. Çünkü birbirinden kopuk ve aralarında hiçbir bağlantı olmayan kelime ya da cümleler dizisi metin olma vasfını haiz değildir. Cümleler içinde ve arasında ilişki kurarak onların metin haline gelmesini sağlayan önemli dilsel ögelerden biri edatlardır. Edatlar gerek yazılı gerekse de sözlü iletişimde yanlış ya da eksik anlaşılmanın önüne geçen etkin dil birimleridir. Arap dilinde edatların sayıları çok farklı olduğundan konunun sınırı ve çerçevesini belirleyebilmek gayesiyle ez-Zemahşerî'nin el-Mufassal fî Sanʻati'l-İʻrâb isimli eserindeki edatlar esas alınarak metinde kurdukları ilişki türleri incelenmiştir. Aynı ilişki türüne ait edatlar arasındaki farklar da mümkün olduğunca tefrik edilmiştir. Çalışmanın giriş bölümünde tezin konu, kapsam, amaç, önem ve yöntem gibi temel bahisleri yer almaktadır. Bu bölümde ayrıca edat literatürü hakkında kronolojik olarak bilgi verilmiştir. Birinci bölümde edatın kelime türleri içerisindeki yerine hatta bir kelime türü olup olamayacağına ilişkin tartışmalara değinildikten sonra edat hakkında yapılmış tanımlar, adlandırmalar ve edatın tek başına anlamı var mı yoksa yok mu gibi edatla irtibatlı mevzular ayrıntılı bir şekilde ele alınmıştır. İkinci bölümde tespit edilen anlamsal ilişki türlerinin öncelikle kavram içerikleri izah edilmiş daha sonra da ilişki türlerinin edatları incelenmiştir. Bu bölümde atıf (bağlama), tercih, taʻlîl (sebep/gâye-sonuç), sınırlama, ma'iyyet (birliktelik), teşbih (benzetme), tekid (pekiştirme/kuvvetlendirme), temenni, istisna, kasr/hasr (daraltma), değiştirme, tersinelik (karşıtlama), istifham, tasdik ve ret, şart, tahzîz ve tendîm (teşvik ve kınama), ihtimal ilişkileri ele alınmıştır. Ek kısmında örnek metinler üzerinde uygulamalı bir şekilde edatların metinde sağladıkları anlamsal ilişki türleri belirtilerek mahiyetleri üzerinde durulmuştur. Sonuç kısmında ise araştırmadaki tartışma ve tespitler özetlenerek çalışmanın genel görünümünün çerçevesi sunulmuştur. Bu çalışmada ez-Zemahşerî'nin el-Mufassal'ı başta olmak üzere nahiv, müstakil edat çalışmaları, belâgat, fıkıh usûlü, dilbilim vs. eserlerden yararlanılarak edatlar konusu metinde kurdukları ilişki türlerine göre ele alınmıştır. Birçok gramercinin harf/edat hakkındaki görüşleri verilerek bu kavram etrafındaki farklı sınıflandırma ve adlandırmalar tespit edilmiştir. Edatların sınıflandırılması ve adlandırılmasında gramerciler arasında birbirinden farklı yaklaşımlar tespit edilmiştir. Edatlar yapı/biçim bakımından değil, anlamsal açıdan incelenip çok sayıda örnek cümle üzerinde metne yaptığı katkılar gösterilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Arap Dili, Edat, Metin, Anlam, Bağlam, İlişki.

Anlam bilimArapçaDil bilgisi-edatlar+5
Abdullah Hacibekiroğlu
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Arapçada asıl ve fer' nazariyesi

Arap nahiv kurallarının tespit edilip sistematize edilme çalışmalarında, nahiv âlimlerinin yararlandığı kavramlardan biri de asıl ve fer' ayrımıdır. Nahiv âlimleri dil ile ilgili yaptıkları çalışmalarda asıl ve fer' ayrımından yararlanmışlardır; ama asıl ve fer' konusu ile ilgili müstakil bir eser telif etmemişlerdir. Bu çalışmanın giriş kısmında asıl ve fer' kavramları ile ilgili genel bir bilgi verilmiştir. Daha sonra nahiv ve nahiv usulü ile ilgili özellikle klasik nahiv kitaplarında asıl ve fer' ile ilgili dağınık halde bulunan veriler değerlendirilip bir araya getirilmiştir. Sonuç kısmında ise çalışmanın genel görünümü yansıtılmaya çalışılmıştır. Bu araştırmada başvurulan kaynakların büyük bir kısmını klasik nahiv eserleri oluşturmaktadır. Anahtar Kelimeler: Asıl, Fer', Nahiv, Nahiv Usulü

ArapçaDilbilimKavramlar+1
Osman Aktaş
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Nidâî: Tenbîhnâme (Dil incelemesi, tenkitli metin, dizin)

Bu doktora çalışmasında 16. yüzyılda yaşamış ve daha çok hekim kimliğiyle tanınmış olan Nidâî'nin Tenbîhnâme adlı eserinin tenkitli metninin oluşturulması, dil, imlâ ve içerik yönünden incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma "Giriş" ve "Sonuç" bölümleri dışında 6 bölümden oluşmaktadır. "Giriş" bölümünde Tenbîhnâme'nin nasihatnâme geleneğimiz içindeki yerini tespit edebilmek amacıyla Türk Klasik edebiyatında nasihatname geleneği hakkında genel bilgiler verilmiştir. "1. Bölüm"de Nidâî'nin hayatı, sanatı ve eserleri ele alınmış, "2. Bölüm"de Tenbîhnâme, şekil ve muhteva özellikleri bakımından ayrıntılı bir şekilde tanıtılmıştır. Ayrıca yine bu bölümde Tenbihnâme'de yer alan hikâyelerin özetleri verilmiş, hikâyeler; kişi, mekân, zaman ve olay örgüsü gibi yapısal unsurları bakımından da değerlendirilmiştir. "3. Bölüm"de ise Tenbihnâme'nin imlâ ve dil özellikleri ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir. H. 952 (M. 1545) tarihinde yazılmış olan Tenbîhnâme, Eski Anadolu Türkçesi'nden Osmanlı Türkçesine geçiş dönemi eseridir. Bu nedenle eserin dil özellikleri art zamanlı bir bakış açısıyla Eski Türkçe ve Eski Anadolu Türkçesi dönemleriyle karşılaştırmalı olarak ele alınmıştır. "4. Bölüm"de Tenbîhnâme cümle bilgisi açısından incelenmiş, "5. Bölüm"de Tenbîhnâme'nin nüshaları tanıtıldıktan sonra tenkitli metne yer verilmiştir. Tenkitli metnin sayfa ve satır düzeni Almanya Berlin Devlet Kütüphanesi nüshasına göre oluşturulmuş, diğer nüshaların sadece sayfa numaraları belirtilmiştir. Dizin başlıklı "6. Bölüm"de metnin gramatikal dizini yer almıştır. Dizinde yer alan kelimelerin anlamları metindeki bağlamları dikkate alınarak verilmiştir. Son olarak ise çalışmada ulaşılan sonuçlar "Sonuç" başlığı altında ele alınmıştır. Anahtar Sözcükler: Nidâî, Tenbîhnâme, Tenkitli Metin, Dil İncelemesi, Dizin

16. yüzyılDilbilgisiDilbilim+7
Murat Parlakpınar
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Moğolca-Türkçe gramer terimleri sözlüğü

"Moğolca-Türkçe Gramer Terimleri Sözlüğü" adını taşıyan bu çalışmamızda Çağdaş Moğol dilindeki gramer terimlerini tespit edebilmek için çeşitli gramer kitapları taranmıştır. Taranan bu eserlerdeki üç bine yakın terimden bizim çalışmamızda 682 tanesi ele alınmıştır. Çalışmada her terimin izahı yapılırken Türkiye Türkçesinde kolaylıkla anlaşılabilecek örnekler seçilmiştir. Araştırmamız neticesinde Moğolca gramer terimleri üzerine yapılan çalışmaların Türkiye Türkçesi gramer terimleri üzerine yapılan çalışmalara kıyasla daha az olduğu tespit edilmiştir. Her iki dilde de gramer terimlerinin ele alınışı bakımından büyük benzerliklerin olduğu sonucuna varılmıştır. Çalışmanın sonuna Türkçe-Moğolca dizin eklenmiştir. Anahtar kelimeler: Moğolca, Türkçe, gramer terimleri, sözlük, kelime

DilbilgisiDilbilimMoğolca+6
Battsengel Batjargal
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Eski Anadolu Türkçesi Kur'an tercümelerinde inançla ilgili söz varlığı incelemesi

Bu çalışmada Eski Anadolu Türkçesi ile yazılmış satır altı Kur'an tercümelerinde inançla ilgili söz varlığı incelemesi yapılmıştır. Söz varlığının tespiti için veri kaynağı olarak iki ayrı satır altı Kur'an tercümesi kullanılmıştır. Elde edilen söz varlığı yapı ve konu bakımından sınıflandırılarak tercümelerin yazıldıkları döneme ait inançla ilgili ifade tarzı ortaya konmaya çalışılmıştır. Söz varlığının yapısal sınıflandırmasında tek sözcükten oluşan söz varlığı basit ve türemiş kelimeler açısından değerlendirilmiştir. Kelime grubu şeklindeki söz varlığı ise oluşum şekilleri üzerinden alt başlıklar halinde incelenmiştir. Çalışmanın birinci bölümü tek sözcük ve kelime grubu şeklindeki söz varlığının yapısal incelemesi üzerine oluşturulmuştur. Basit ve türemiş sözcükler ile her bir kelime grubu-nun sonunda değerlendirmeler yapılmış, elde edilen veriler tablolar ve grafiklerlerle açık-lanmıştır. İncelenen söz varlığı kullanım sıklığı açısından da değerlendirilmiştir. İkinci bölümde, tespit edilen söz varlığı konularına göre sınıflandırılmıştır. Son bölümde ise tespit edilen söz varlığının alfabetik dizini yapılmıştır. Eski Anadolu Türkçesi, Oğuz Türkçesinin yazı dilini temsil etmektedir. Bu dönemde ortaya konulan satır altı Kur'an tercümeleri Arapça bilmeyen geniş bir kitleyi hedeflediğinden dönemin dilini temsil etmesi bakımından zengin veri kaynaklarıdır. Satır altı Kur'an ter-cümelerinde, Arapça kelimeleri karşılama bakımından Türkçenin ifade gücü görülebilmek-tedir. Kur'an'ın Türkçeye çevirisinde, dilde var olan kelime ihtiyacına Türkçe kelimelerle bu dönemde ne şekilde cevap verildiği ve Türk dilinin kelime türetmede ve söz diziminde nasıl hareket ettiği açıkça görülebilmektedir. Bu türdeki eserler üzerine yapılan dil çalışmaları, Türkçenin Anadolu sahasındaki gelişim seyrinin takibi ve söz varlığının tespiti için önem arz eden çalışmalardır. Elde edilen söz varlığı, Türkçenin unutulmuş veya kullanımı daralmış kelimelerinin tekrar canlandırılması ve sözlük çalışmalarına sağlayacağı katkı açısından da ayrıca bir önem taşımaktadır. Elde edilen söz varlığı, dinî terimler açısından değerlendirildiğinde Türkiye Türkçesinin kelime haznesine yeni kelimeler kazandıracaktır.

DilbilgisiDilbilimEski Anadolu Türkçesi+5
Erol Kuyma
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Eski Türkçeden Türkiye Türkçesine bildirimsel kipler

Bu çalışmada, Eski Türkçeden Türkiye Türkçesine bildirimsel kipler incelenmiştir. Bu amaçla Eski Türkçe, Eski Anadolu Türkçesi ve Türkiye Türkçesi dönemine ait belirli yazınsal metinleri tarayarak tespit edilen bildirimsel kiplerin değişim ve gelişim aşaması ele alınmıştır. Ayrıca bu bildirimsel kipler yukarıda sınırlarını çizdiğimiz dönemler arasında karşılaştırılarak anlatılmıştır. Çalışmanın sonuçları ele alındığında bildirimsel kiplerin farklı dönemlerde değişime uğradığını ve bildirimsel kiplerin kullanımları açısından benzerlikler ve farklılıklar olduğunu söyleyebiliriz. Anahtar Kelimeler: Eski Türkçe, Eski Anadolu Türkçesi, Türkiye Türkçesi, Fiil, Fiil Çekimi, Kip, Bildirimsel Kipler.

Bildirme kipleriDilbilgisiDilbilim+3
Selçuk Karabayazıt
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Peyami Safa'nın Attilâ romanında ki'li, şartlı ve iç içe birleşik cümleler

Çalışma, Türkçede birleşik cümle konusunu Peyami Safa'nın Attilâ adlı romanı üzerinde inceleyerek yapılmıştır. Öncelikle cümlenin ne olduğu, cümleye dair açıklamaların hangi ortak noktada birleştiği, dilcilerin cümle tanımlarından hareketle ortaya konmuş; cümle kavramı açıklandıktan sonra basit cümle ile birleşik cümlenin ayrımına değinilerek çalışmanın esasını oluşturan birleşik cümle konusu derinlemesine ele alınmıştır. Birleşik cümle konusunda dilcilerin görüş ayrılıklarına ayrıntılı olarak yer verilmiş ve bu konu hakkında en büyük tartışmalardan biri olan fiilimsi bulunduran cümlelerin birleşik cümle kabul edilip edilemeyeceği hususu üzerinde durulmuştur. Çeşitli dilcilerin birleşik cümle tasnifleri incelenmiş, bu tasniflerde öne çıkan farklı yaklaşımlara yakından bakılmıştır. "Ki'li birleşik cümle, şartlı birleşik cümle ve iç içe birleşik cümle" tasnifi esas alınarak yürütülen bu çalışmada, Türk edebiyatının önde gelen yazarlarından Peyami Safa'nın Attilâ adlı romanındaki birleşik cümleler tespit edilip gruplandırılmış ve bu cümlelerin ögeleri gösterilmiştir. Yapılan çalışma sonunda Attilâ romanında 431 tane birleşik cümle tespit edilmiştir ve bunların 229'unu iç içe birleşik, 143'ünü "ki"li birleşik, 59'unu ise şartlı birleşik cümlenin oluşturduğu görülmüştür. Anahtar kelimeler: Peyami Safa, Attilâ, cümle, birleşik cümle, ki'li birleşik cümle, şartlı birleşik cümle, iç içe birleşik cümle.

Birleşik cümleDilbilgisiDilbilim+3
Mehmet Akif Taman
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Harezm ve Eski Anadolu Türkçesine ait iki Nehcü'l-ferâdîs nüshasının ses ve şekil bilgisi bakımından karşılaştırılması

Yaklaşık son on yıla kadar Harezm Türkçesiyle yazılmış nüshaları bilinen Nehcü'l-Ferâdîs'in Eski Anadolu Türkçesine aktarılmış iki nüshası daha bulunmuş bunlar ilim âlemine tanıtılmış, üzerine yayınlar yapılmaya başlanmıştır. Yeni nüshaların bulunmasının özelde Nehcü'l-Ferâdîs ile Harezm ve Eski Anadolu Türkçesi çalışmalarına genelde Türk diline katkısının olacağı tartışılmazdır. Bu çalışmada, Harezm Türkçesi dönemine ait Nehcü'l-Ferâdîs'in Yeni Cami nüshası ile Eski Anadolu Türkçesi dönemine ait Nehcü'l-Ferâdîs'in Kastamonu nüshası ses ve şekil bilgisi bakımından karşılaştırılmıştır. Çalışma, dört bölümden oluşmaktadır. Birinci Bölüm'de çalışmaya giriş yapıldıktan sonra çalışmanın amacı, yöntemi ve kapsamı yer almaktadır. İkinci Bölüm'de Harezm Türkçesi ve Eski Anadolu Türkçesi dönemleri ve Nehcü'l-Ferâdîs'in bu iki döneme ait nüshaları hakkında bilgi verilmiştir. Üçüncü Bölüm'de ses ve şekil bilgisi incelemesi yer almaktadır. Ses bilgisi; ünlüler ve ünsüzler olmak üzere iki kısımda incelenmiştir. Bu iki ana başlık kendi içinde alt başlıklara ayrılmaktadır. Şekil bilgisi incelemesi olarak da yapım ekleri ve çekim ekleri incelenmiştir. Yapım Ekleri; isimden isim, isimden fiil, fiilden isim, fiilden fiil yapma ekleri ile sıfat-fiiller ve zarf-fiiller başlıklarından oluşmaktadır. Çekim Ekleri; isim çekimi ve fiil fekimi ekleri olarak kendi içinde alt başlıklara ayrılmıştır. Fiil çekimi ekleri de bildirme ve tasarlama kipleri olarak alt başlıklara ayrılmıştır. Ayrıca, bu bölümün sonunda her iki nüshada incelenen ekler, toplu olarak tablolar hâlinde verilmiştir. Dördüncü Bölüm'de çalışma neticesinde elde edilen çıkarımların yer aldığı Sonuç ve çalışmada yararlanılan kaynakların yer aldığı Kaynakça yer almaktadır.

Dil bilgisiDil bilimEski Anadolu Türkçesi+3
Fatma Evleksiz
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Mustafa Kutlu'nun Uzun Hikâye adlı eseri üzerine dil incelemesi (Ses ve biçim bilgisi)

Dil, iletişimin temel ögesi olup bir kurallar bütünüdür. İnsan yaşantısının değişmesi ve zenginleşmesiyle dilde de ihtiyaçlar doğrultusunda belirli değişimler ve gelişmeler olmaktadır. Dildeki bu değişimler ve gelişmeler yazılı metinler aracılığıyla takip edilmektedir. Edebî eserler yazıldığı dönemin zihniyeti gibi yazıldığı dönemin dil özelliklerini de yansıtır. Yazılı metinlerden hareketle hem yazarın dil kullanımı hakkında hem de eserin yazıldığı dönemin dil özellikleri hakkında bazı bilgilere ulaşılabilir. Dilin gelişiminde ve zenginleşmesinde edebî eserlerin önemli bir yeri vardır. Edebiyatı olmayan dilin anlatma yetisi sınırlanır. Sözcüklere, edebî eserlerde yeni anlamlar yüklenir; bazen de yazarın yaratma gücünden hareketle yeni sözcükler türetilir. Bilindiği üzere dildeki en küçük anlamlı birim sözcüktür. Sözcükler ise seslerden ve bu seslerin oluşturduğu kökler ve eklerden meydana gelir. Bu nedenle dil incelemelerinde ses ve biçim özellikleri, ayrı bir yer tutmaktadır. Bu durumdan hareketle bu çalışmada Türk hikâyeciliğinin tanınmış isimlerinden Mustafa Kutlu'nun "Uzun Hikâye" adlı eseri ses ve biçim özellikleri bakımından incelenmiştir. Mustafa Kutlu, eserlerinin içerik ve kurgusu dışında kullandığı dille de dikkat çeken bir hikâyecidir. Çalışma üç bölümden oluşmuştur. Çalışmanın giriş bölümünde eser ve eserin yazarı, çalışmanın amacı, önemi ve yöntemi hakkında bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde eser, ses ve biçim özellikleri bakımından incelenmiştir. Ses özellikleri başlığı altında metinde belirlenen ses uyumları ve ses olayları eş zamanlı ve art zamanlı incelenmiştir. Biçim özellikleri başlığı altında metinde belirlenen yapım ekleri, işletme ekleri ve sözcük türleri işlevlerine göre incelenmiştir. Metnin biçim özellikleri açıklanırken gerekli görülen yerlerde biçim özelliklerinin tarihî gelişimine de yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise çalışmadan elde edilen sonuçlar aktarılmıştır.

BiçimbilimDil bilgisiDil bilim+4
Osman Kılıç
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kitāb-ı Mevlūd-i Muṣṭafā (İnceleme-çevriyazı-dizin-tıpkıbasım)

Türk dili, sunduğu dil malzemeleri, duyguları ve düşünceleri anlatım imkânı bakımından dünyanın zengin dilleri arasında yer almaktadır. Orhun yazıtlarının yazılmasından bu yana bu zenginlik hemen hemen her dönem ve bölgede devam etmiş, Türk dili çok geniş bir sahada konuşulur ve yazılır bir hâle gelmiştir. Türk dilinin kendine yaşam alanı bulduğu bu sahalardan biri de Anadolu sahasıdır. Türklerin Anadolu'yu fethi ile Türk dili, Oğuz Türkçesi temelinde Anadolu sahasında gelişme imkânı bulmuştur. Oğuzlar, bu dille 13. yüzyıldan itibaren el yazması ve matbu birçok eser vermiştir. Günümüzde de verilen bu eserler üzerinde birçok çalışma ve inceleme yapılmış ve yapılmaya devam etmektedir. Bu çalışmada da Kitāb-ı Mevlūd-i Muṣṭafā isimli mevlit metninin ses ve biçim bilgisi özellikleri üzerinde durulmuş ve böylece bu çalışmalara bir yenisi daha eklenmeye çalışılmıştır. Çalışmada 16. yüzyılın ilk çeyreğinde yazılan Kitāb-ı Mevlūd-i Muṣṭafā adlı eser üzerinde dil incelemesi yapılmıştır. Çalışma Giriş, İnceleme, Sonuç, Kaynakça, Çevriyazı, Dizin, Tıpkıbasım olmak üzere yedi bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde edebiyatımızdaki mevlit geleneği ile mevlidin önemi değerlendirilmiş, eserin fiziksel özellikleri tanıtılmış, çalışmanın amacı, önemi ve yönteminden bahsedilmiştir. Çalışmanın asıl bölümünü oluşturan İnceleme bölümünde metnin dil bilgisi özellikleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu bölüm İmlâ, Ses ve Biçim Özellikleri olmak üzere üç kısımdan oluşmaktadır. İmlâ özellikleri kısmında metin yazılış özellikleri bakımından değerlendirilmiştir. Ses özellikleri kısmında metinde belirlenen ses uyumları ve ses olayları art zamanlı ve eş zamanlı incelenmiştir. Biçim özellikleri kısmında metinde belirlenen yapım ekleri, çekim ekleri ve sözcük türleri işlevleri bakımından değerlendirilmiştir. Çevriyazı bölümünde eser, transkripsiyon harfleri kullanılarak yeniden yazılmıştır. Dizin bölümünde eserin gramatikal dizini yapılmış, sözcüklerin karşılıkları verilmeye çalışılmıştır. Tıpkıbasım bölümünde eserin tıpkıbasımı verilmiştir. Sonuç bölümünde elde edilen sonuçlar açıklanmış; çalışmada yararlanılan bütün kaynaklar, Kaynakça bölümünde belirtilmiştir.

13. yüzyılDil bilgisiDil bilim+4
Adem Çakmak
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Lakoff, kavramsal metaforlar ve sonsuzluğun temel metaforu

Geleneksel anlamda matematik biçimsel, nesnel ve kesinlik içeren yapısıyla metafordan bağımsız görünür. Oysa çağdaş emprik araştırmalar bu görüşün yanlış olduğunu savunuyor. Geleneksel metafor teorilerine tarihsel bir bakış, metaforun hala tartışmalı ve yeterince anlaşılmayan bir kavram olduğunu ortaya koymaktadır; bu geleneksel olmayan bir yaklaşımı motive eder. Lakoff ve Johnson ve diğer teorisyenlerin önerdiği gibi, metaforun yerini paradigmatik olarak düşünce sistemimizin merkezine taşımak, hem metafor hem de kavrama olan bakışımızı ilerletiyor. Aynı zamanda matematik ile metafor arasında bağ kurabilecek yeni felsefi ve bilişsel sorulara yol açıyor. Matematiksel ifadelerde gündelik dilin metaforik yapısını bulabilir miyiz? En basit matematiksel fikirler nasıl oluyor da karmaşık matematiksel fikirlere yol açıyor? Sonsuzluk gibi anlaşılması zor ve paradoksal bir fikir, nasıl matematik gibi nesnel ve kesin bir alanda yer bulur? Lakoff ve Núñez, bu sorular bağlamında matematiksel fikirlerin yapısısının kavramsal metafor gibi insan bilişsel mekanizmaları tarafından nasıl sağlandığını ele almaktadır. Bu çalışma, metaforun felsefi serüveninden başlayıp 'sonsuzluk' metafor örneği ile sonlanacak şekilde, metaforun matematikte nasıl kurucu bir rol oynadığını göstermeyi amaçlamaktadır.

DilbilimKavramsal metafor kuramıLakoff, George+2
Sevgi Çemberci
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Klâsik Türk şiirinde tîg redifli kasîdeler üzerine bir inceleme

Klâsik Türk şiir tarihi, geçmişe dayalı bir gelenektir ve bu geleneğe ait nazım şekilleri içinde kasidelerin rolü büyüktür. Şiirin tamamlayıcısı olan belge redifler kaside nazım şeklinin önemli unsurlarındandır. Bu çalışma, birbirine nazire olarak söylenilen tîg redifli kasideleri içermektedir. Kılıç anlamına gelen tîg kelimesi Osmanlı döneminde savaş kültürünü yansıtan önemli unsurlardandır. Klâsik Türk şiirinde seyf, şemşir, hüsam gibi kelimelerle de adlandırılan kılıç; adâlet ve kılıç, bilgi ve kılıç, cesaret ve kılıç, dil ve kılıç, dini inanç ve kılıç, dostluk ve kılıç, düşmanlık ve kılıç, güç ve kılıç, yiğitlik ve kılıç şeklinde metinlerde yer alır. Çalışmada öncelikle tîg tanım ve tavsif edilerek Osmanlı döneminde kılıç etrafında oluşan kültürün Klâsik Türk şiirindeki tezahürü üzerinden kasidelerde memduh-rig ilişkisi zihniyet bağlamında incelenmiştir. İncelemede esas alınan metin sayısı yedi olup bunlardan ilki, 15. yüzyıl şairi Necâtî Bey'e aittir ve zemin şiir olarak kabul edilir. Bu kasideyi takiben incelenen şiirler kronolojik olarak sıralandığında 16. yüzyılda Lâmi'î Çelebi, Hayâli, Mahremi, Üsküplü İshâk Çelebi, Emânî ve Üsküplü Atâ tarafından söylenildiği görülmektedir. Çalışmada nazire geleneği içinde söylenilen bu kasideler benimsenen yöntemsel model çerçevesinde birbiriyle mukayese edilerek ortak, benzer ve farklı özellikleri tablo ve grafiklerle ortaya konulmuştur. Yürütülen çalışmada, şairlerin kasidelerinde işlenen tabiat olaylarına, kozmik unsurlara, örf ve adetler ve İslâmî değerlere felsefi açıdan yaklaşılarak şiirin zihniyetini oluşturan unsurlar ortaya konuldu. Anahtar Kelimeler: Klâsik Türk şiiri, Kaside, Nazire, Redif, Tîg

Dil bilgisiDil bilimEski Türk edebiyatı+6
Halil Gündeş
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Nurmırat Sarıhanov'un Yagtılıga Çıkanlar Povesti (Dil incelemesi-transkripsiyonlu metin-aktarma-dizin)

Türkmen yazı dilinin gelişiminin bir bütün olarak ele alınabilmesi için Türkmenistan edebiyatının tarihi dönemlerine ait eserlerinin incelenmesi önem arz etmektedir. Türkmen edebiyatı dönemleri incelendiğinde İkinci Dünya Savaşı yıllarındaki Türkmen edebiyatının hem edebiyat açısından hem de bu eserlerin dili açısından ayrı bir önemi olduğu anlaşılmaktadır. Bu yıllar "durgunluk dönemi edebiyatı" olarak nitelendirilse de Türkmen edebiyatının parlak aydın, yazarlarının mücadelesinin ortaya konulduğu dil açısından Türkmen Türkçesinin halkın günlük söylemindeki canlı birçok ifadeyi barındıran eserler yayınlanmıştır. Bu eserlerden biri de Nurmırat Sarıhanov'a ait olan Yagtılıga Çıkanlar povestidir. Tez çalışmamız giriş, ses bilgisi, şekil bilgisi, metin transkripsiyonu, metnin Türkiye Türkçesine aktarımı, dizin ve sonuç olmak üzere altı bölümden oluşmaktadır. Çalışmamızın giriş bölümünde Türkmen edebiyatı ile ilgili açıklamalarda bulunarak yazarın hayatının geçtiği dönem ve yazar hakkında bilgiler verilmiştir. Ses bilgisi bölümünde ünlü ve ünsüzler, art süremli olarak ele alınarak ses olayları tespit edilmiştir. Şekil bilgisi bölümünde metinde geçen isimler, sıfatlar, zarflar, zamirler, edatlar ve fiiller sınıflandırılarak ele alınmıştır. Dizin bölümünde metnin gramatikal dizini verilmiştir. Kiril alfabesiyle yazılan povestin transkripsiyonu yapılarak Türkiye Türkçesine aktarılmıştır. Anahtar Kelimeler: Türkmen Türkçesi, Nurmırat Sanhanov, Yagtılıga Çıkanlar, ses bilgisi, şekil bilgisi.

BiçimbilimDil bilgisiDil bilim+6
Müge Çetin
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Abdulla Aliş: Seçme Eserler-Masallar (Türkiye Türkçesine çeviri ve dil incelemesi)

Masallar, geçmişten günümüze kadar gelen sözlü halk edebiyatı ürünlerinden biridir. Bu çalışmada Tatar çocuk edebiyatı üzerine çalışmalar yapmış olan Tatar yazar Abdulla Aliş'in "Seçme Eserler" kitabında yer alan masalları ele alınmıştır. Bu masallar çocuklar için eğlendirici ve aynı zamanda öğretici nitelik taşımaktadır. Saylanma Eserler kitabında yer alan Abdulla Aliş'in masalları üzerinde Tatar Kiril alfabesinden Latin alfabesine transkripsiyonu, Türkiye Türkçesine aktarması, dil incelemesi, söz dizimi, söz varlığı ve sözlük çalışması yapılmıştır. Dil incelemesi, söz dizimi ve söz varlığı çalışmalarında konu metinlerden verilen örneklerle açıklanmıştır. Söz varlığı çalışmasında ise kelimeler sınıflandırılıp örnekleri verilmiştir. Sonuç kısmında da bütün çalışmanın değerlendirilmesi yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Tatar Çocuk Edebiyatı, Abdulla Aliş, Tatar Edebiyatı, Tatar Türkçesi, Tatar Masalları

Aliş, AbdullaDil bilgisiDil bilim+7
Rukiye Daşbınar
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Uygur çocuk edebiyatından seçme oyunlar ve oyunların çocuklara kazanımları

Bu çalışmada, Çağdaş Uygur Edebiyatı yazarları arasında yer alan Muhammet Abliz Böreyar'ın yazmış olduğu "Uyġur Balilar Eġiz Edebiyati Kamusi" adlı eserinde bulunan çocuk oyunlarından 100 oyun seçilerek Latin alfabesine transkript edilmiş, Türkiye Türkçesi'ne çevrilmiş ve ardından oyunların çocukların üzerindeki kazanımları incelenmiştir. Muhammet Abliz Böreyar tarafından yazılmış olan ve düzenlemeleri yapılarak Kaşgar Uygur Neşriyatı tarafından yayımlanan bu ansiklopedik eser çalışmamızda birincil kaynak olarak kullanılmıştır. Çalışmamızın amacı, Uygur Çocuk Edebiyatı alanında çok kıymetli çalışmalara imza atmış ve eserleriyle dönemine damga vurmuş yazar Muhammet Abliz Böreyar'ın, çocuk folkloru temasına dahil olan ve daha önce dilimize çevirisi yapılmamış olan "Uygur Çocuk Folkloru Ansiklopedisi" adlı eserinde bulunan yüz adet çocuk oyununu, orijinal olarak yazıldığı Arap alfabesinden Latin alfabesine transkript etmek, bu oyunların Türkiye Türkçesi'ne çevirisini yapmak ve ardından çevirisi yapılan bu oyunları inceleyerek, çocuklara sağlamakta olduğu kazanımları tespit etmektir. Çalışmanın giriş bölümünde kısaca Uygurlar, Uygur Türklerinin Kültürü, Uygur dilinin yapısı ve alfabesi, Uygurlarda Çocuk Folkloru, Çağdaş Uygur Edebiyatı, Oyun ve kazanım kavramları ve son olarak da Türkiye Türkçesine aktarımını yaptığımız eserin yazarı Muhammet Abliz Böreyar ve Böreyar'a ait, çalışmamızın kaynağı olan "Uygur Çocuk Folkloru Ansiklopedisi" adlı eser hakkında genel bilgiler kendi içinde başlıklara ayrılarak verilmiştir. Bu çalışma toplam üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Arap Alfabesi ile yazılmış olan eserdeki 100 çocuk oyununun Latin Alfabesine Transkripti yer almaktadır. İkinci bölümde Yeni Uygur Türkçesi ile yazılan Uygur Çocuk Folkloru Ansiklopedisi adlı eserden alıntılanan bu 100 adet çocuk oyununun Türkiye Türkçesine aktarımı yapılmış ve her bir oyun çevirisinin altında, oyunun çocuklara olan kazanımları ayrı ayrı incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise çevirisi yapılan oyunlarda sıkça geçen Uygurca kelimelerin derlenerek bir araya getirildiği Yeni Uygurca- Türkçe Seçme Sözlüğünün olduğu bölüm yer almaktadır.

Böreyar, Muhammet AblizDil bilgisiDil bilim+7
Sevde Marasalı
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Nedîm Dîvânı üzerine dilbilimsel bir inceleme

Edebiyatın malzemesi dildir ve edebî eserlerdeki dil kullanımı günlük dildeki kullanımlardan farklı olup birtakım üslûp özelliklerine sahiptir. Edebî eserlerin veya sanatçıların üslûbunun tam ve sistematik biçimde belirlenebilmesi için dil özelliklerinin ortaya konulması gerekir. Bu bağlamda Klâsik Türk edebiyatı metinleri de bugüne kadar geleneksel ya da modern pek çok metodla ele alınmıştır, ancak Nedîm'in poetikasını ortaya koyan dilbilimsel inceleme yöntemiyle yapılmış bir çalışma bulunmamaktadır. XVIII. yüzyılda Nedîm, şiirlerinin hayranlık uyandıran sanat değeri ve işleyişteki kendine has Nedîmâne üslûbu ile Klâsik Türk şiirinde çığır açmıştır. O sadece bir şair değil, aynı zamanda yaşadığı zamanın orijinal özellikler arz eden bir dil teorisyenidir. Aradan geçen zamana rağmen Nedîm'in şiirlerini anlaşılır kılan ve canlılık katan bu özellikler, onun kullandığı Türkçe'de aranmalıdır. Nedîmâne üslûp olarak literatürde yer alan bu üslûbun değerinin ortaya konularak dile ait yapının anlaşılabilmesi için tarihî, kültürel, sosyal ve dilbilimsel açıklamaların yapılması gerekir. Bu tez çalışmasında Nedîm'in şiirlerinde ortaya koyduğu çağrışım zenginliği dilbilimsel yöntemlerle ele alınarak şiirlerdeki dil ve üslûp özellikleri tespit edilecektir. Dilbilimsel inceleme, metin ve dili bir bütün olarak ilişkilendirerek metnin estetik değerini ortaya koymayı amaçlar. Bunun için dilbilimin alt başlığı olan üslûpbilimin yöntemlerinden yararlanır. Bu bağlamda çalışmada tasvirî ve tekevvünî üslûp inceleme yöntemleri kullanılacaktır. Böylece Nedîm'in şiirlerinin klâsik şiirimiz içinde yeni ve özgün olan tarafları belirlenerek Nedîm'in sadece kendi döneminde değil yüzyıllar sonrasına da yansıyan şöhretinin haklılığı ortaya konulacaktır.

Dil bilgisiDil bilimDivanlar+3
Nilüfer Karadavut
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Toplumdilbilim açısından Antalya'da yaşayan Ahıska Türklerinin dil incelemesi

Ahıska, bugün Gürcistan sınırları içerisinde yer alan Türkiye'nin Ardahan iline komşu olan bir bölgedir. Ahıska'daki Türk varlığı yoğun olarak XI. yüzyıldan itibaren bölgeye yerleşen Kıpçaklarla birlikte kendisini göstermeye başlamıştır. Aynı dönemlerde Kıpçaklarla birlikte Başkurt, Peçenek, Karluk ve Oğuz boyları da Ahıska'ya yerleşen diğer Türk boyları arasında yer almıştır. Osmanlı Devleti Ahıska'yı XVI. yüzyılda hâkimiyeti altına almış ancak XIX. yüzyılda bölge Ruslar tarafından ele geçirilmiştir. Bunun üzerine Osmanlılar ile Ruslar arasında hâkimiyet mücadeleleri başlamış ve son olarak 1921 Moskova Anlaşması ile bölge resmî olarak Türk topraklarından çıkarılıp Gürcistan sınırları içerisinde bırakılmıştır. II. Dünya Savaşı döneminde 1944 yılının 14 Kasım gecesinde Ahıska'da yaşayan ve adlarını buradan alan Ahıska Türkleri, Sovyetler Birliği'nin kararı ile Orta Asya'nın çeşitli bölgelerine sürgün edildiler. Bu sürgün ile 100.000'in üzerinde Ahıska Türkü anavatanlarından koparılıp Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Azerbaycan'a yerleştirildi. Bugün nüfusları 500.000'i aşan Ahıska Türkleri dünyanın dört bir yanında dağınık bir şekilde yaşamaktadırlar. Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla birlikte yoğun olarak Türkiye'ye göç etmeye başlamışlardır. Günümüzde Türkiye dışında Amerika Birleşik Devletleri, Rusya Federasyonu, Ukrayna, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Gürcistan ve Kafkasya'nın diğer bölgelerinde yaşamlarını sürdürmektedirler. Ahıska Türkleri her geçen sene Türkiye'ye yönelik göçlerini artırmaktadırlar. Bu göçlere bakıldığında Antalya'nın tercih edilen ilk il olduğu ortaya çıkmaktadır. Bunun başlıca sebebi ise önceden yaşadıkları Orta Asya bölgelerinde Rusçayı ikinci dil olarak edinmek durumunda kalmaları ve buna bağlı olarak turizm sektöründe iş bulma imkânına sahip olmalarıdır. Bu nedenle çalışmamızı Antalya ilinde yaşayan Ahıska Türkleri üzerine dayandırmayı gerekli gördük. Ahıska Türklerinin konuştukları dil Türkiye Türkçesinin bir ağzı olarak değerlendirilmektedir. Çalışmamız da Antalya'da yaşayan Ahıska Türklerinin ağız özelliklerinin toplumdilbilim (sosyolinguistik) çerçevesinden bakılarak yapılan bir dil incelemesidir. Bir dildeki değişkeleri ortaya koymaya çalışan ve dilbilimin bir alt dalı olan toplumdilbilim, XIX. yüzyılda bağımsız bir disiplin olarak değerlendirilmeye başlanmıştır. Toplumdilbilimin ne olduğu, neleri kapsadığı ve bu alanda yapılan çalışmalara tezimizin birinci kısmında yer verdik. İkinci kısımda Ahıska Türklerinin kim olduklarına ve tarihî süreçlerine değinip Antalya'da yaşayan kesimin sosyolojik görünümlerine yer verdik. Üçüncü bölümde Antalya ilinde yaşayan Ahıska Türklerinin dili ses ve şekil bilgisi yönünden incelenerek dillerindeki değişkeler yaşa, cinsiyete, ölçünlü dilin ve Rusçanın etkisine göre toplumdilbilim alanı içerisinde değerlendirildi. Dördüncü bölümde ise kaynak kişilerin konuşmalarından mülakat yoluyla edinilen ses kayıtları fonetik alfabe kullanılarak metin olarak aktarıldı. Temel olarak dört bölümden oluşan çalışmamız sonuç ve öneriler kısmı ile sonuçlandırılıp kaynakça ve ekler bölümüyle tamamlanmıştır. Anahtar kelimeler: Ahıska Türkleri, Toplumdilbilim, Dil İncelemesi

Ahıska TürkleriAntalyaAğızlar+4
Elif Aydın
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Halaçça halk hikâyeleri, metin-çeviri, dil bilgisi, dizin-sözlük

Yüksek Lisans Tezi olarak hazırlanan bu çalışma, Gerhard Doerfer ve Semih Tezcan'ın Folklore-Texte der Chaladsch (Halaçça Halk Hikâyeleri) kitabını temel almaktadır. Çalışmada adı geçen eserden seçilen Nasreddin Hoca ve Şah Abbās Hikâyeleri incelenmiştir. Giriş kısmında Halaçlar ve Halaççadan genel olarak bahsedildikten sonra, Halaççanın başlıca dil özelliklerine kısaca değinilmiştir. Ardından Halaçça ile ilgili yapılan diğer çalışmalardan bahsedilmiş ve çalışmada izlenilen yöntem hakkında bilgi verilmiştir. Ses Bilgisi ve Biçim Bilgisi başlıkları altında metinlerimiz temel alınarak Halaççanın dil bilgisi incelenmiştir. Daha sonra Halaçça hikâyeler verilmiş ve bunların Türkçeye çevirisi yapılmıştır. Dizin-Sözlük kısmında ise incelenen hikâyelerden hareketle etimolojik dizin-sözlük hazırlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Halaçça, halk hikâyeleri, Şah Abbās, Nasreddin Hoca

DilbilgisiDilbilimHalaç Türkleri+7
Betül Ulutürk
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Şeyhî'nin Husrev ü Şîrîn'i (İnceleme-metin-çeviri-dizin/sözlük)

Bu tez çalışmasında 15. yüzyılda Şeyhî (ö.1425'den sonra) tarafından yazılan Husrev ü Şîrîn mesnevisi ele alınmıştır. Nizamî-yi Gencevî'nin (1141-1209) 1177-1181 yılları arasında yazdığı aynı adlı eserinden çevrilerek Türkçeye kazandırılan eser, birebir çeviri bir eser olmaktan ziyade bir uyarlama niteliğindedir. Eser, Anadolu'daki ilk Türkçe olan Eski Anadolu Türkçesiyle kaleme alınmıştır. Eski Anadolu Türkçesinin son dönemlerinde, Arapça ve Farsça sözcük ve ibarelerin dilde epeyce kullanıldığı bir dönemde yazılan eser, döneminin dil karakteristiğini iyi yansıtması açısından hayli mühim bir eserdir. Eser hakkında genel bilginin yanı sıra eseri dil özellikleri açısından incelediğimiz çalışmamız altı ana bölümden oluşmaktadır: Giriş kısmında eserin yazar(lar)ının hayatı ve eserleri hakkında bilgi verilmiş, eserin yazılış tarihi, kendisinden önce yazılmış Husrev ü Şîrîn'ler kısaca tanıtılmış, yurt içinde ve yurt dışında bulunan yüzün üzerinde nüshası ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Bu nüshalar arasından bizim esas aldığımız nüsha hakkında da ayrıntılı bilgi verilmiştir. Hemen ardından çalışmada izlenilen yöntem alt başlığı altında çalışmada takip ettiğimiz yol anlatılmıştır. İkinci bölümde Dil İncelemesi başlığı altında metnin dil özellikleri ortaya konmuştur. Çalışmanın üçüncü bölümü 6956 beyitten oluşan eserin yazı çevirimini yaptığımız Metin bölümüdür. Bu bölümde nüsha üzerinde yapılan düzeltmeler dipnotlar şeklinde verilmiştir. Çalışmanın dördüncü bölümü metnin günümüz Türkçesine aktarıldığı Çeviri bölümüdür. Çeviri yaparken beyitte anlatılmak istenen ifade, yapılan telmihler mümkün olduğunca dipnotlarla kaynak göstermek suretiyle açıklanmıştır. Çalışmanın son ana bölümü metnin tüm söz dağarcığını ortaya koyan Dizin/Sözlük kısmıdır. Alfabetik olarak sözcükleri sıraladığımız bu bölümde her sözcüğün karşısına anlamı ve hangi beyitte ya da beyitlerde geçtiği yazılmıştır. Türkçe dışındaki sözcüklerin yanına geldiği dil belirtilmiştir. Sonuç kısmında ise bu çalışma sonunda ortaya çıkan bulgularımız ve görüşlerimiz özetlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Husrev ü Şîrîn, Şeyhî, Eski Anadolu Türkçesi, mesnevi, Ferhad u Şîrîn

15. yüzyılDilbilgisiDilbilim+5
Funda Şan
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkmen Türkçesinde zarf-fiiller

Tez çalışmamıza merkez edindiğimiz Türkmen Türkçesi, Türkçenin Oğuz grubunun doğu kolunda yer alır. Bu lehçenin Türkoloji çalışmalarındaki en önemli özelliği, aslî uzunlukları barındırmasıdır. Ülkemizde diğer Türk lehçelerinde olduğu gibi Türkmen Türkçesi üzerine çalışmalar Türkmenistan'ın istiklâle kavuştuğu döneme kadar ne yazık ki sınırlı sayıda kalmıştır. Türk dilini anlamada önemli bir yer tutan fiilimsilerden sayıca en kalabalık ve işlevce en karışık olan zarf-fiil yapılarının Türkmen Türkçesinde müstakil olarak ele alınmadığını gördük. Türkmen Türkçesinde Zarf-Fiiller başlıklı çalışmamızda Türkmen Türkçesiyle yazılmış edebî eserler taranarak zarf-fiil yapılarının kullanım özellikleri ve işlevleri tespit edilerek açıklanmaya çalışılmıştır. Tez çalışmamız iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Türkmen Türkçesinin Türk lehçelerinin arasındaki yeri konusu, değişik çalışmalarda defalarca ele alındığından burada kısaca işlenmiştir. Tezimizin ana konusunu oluşturan ikinci bölümde ise zarf-fiiller; basit zarf-fiiller, türemiş zarf-fiiller, birleşik zarf-fiiller ve zarf-fiil gibi kullanılan yapılar olarak sınıflandırılmıştır. Bu bölümde Türkmen Türkçesi ile yazılmış metinler taranmış ve tespit edilen yapılar, Türkiye Türkçesine çevrilerek kullanım özellikleri ve işlevleriyle birlikte açıklanmaya gayret edilmiştir. Aynı zamanda Türkmen Türkçesine dair yapılan dil çalışmalarında belirtilen yapılarla yetinilmemiş; ilaveten taramalar sonucu ortaya çıkan ve kaynaklarda incelenmeyen -ArçA, -An bäri, -Ar yerde gibi yapılar da teze dâhil edilmiştir.

AğızlarDil bilgisi-eylemDil bilgisi-zarf+5
Emre Türkmen
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Eski Uygurca İyi Niyetli Hanzade İle Kötü Niyetli Hanzade metninin rekonstrüksiyonu

Yüksek lisans tezi olarak hazırlanan bu çalışmada Budist Uygur edebiyatının çatik türüne giren bir yazma eserin rekonstrüksiyonu yapılmıştır. Budist külliyat içerisinde Buda adaylarının yeniden doğum ve hayat hikâyelerinin anlatıldığı bu edebî tür, Türk milletinin Budizme dair tafsilatlı malumatlarını ve yine Türklerin maddî ve manevî değerlerini ihtiva etmektedir. Birçok dilde nüshaları bulunan yazma, Türkoloji sahasına "Kalyânamkara ve Pâpamkara Hikâyesi" olarak yerleşse de aslen Eski Uygurca nüshasında bu isimler yerine "Edgü Ögli Tigin ve Anyıg Ögli Tigin" isimleri yer almaktadır. Bu yüzden de bu isimle anılması daha doğru olacaktır. Bunu yanında dönemin dil özelliklerini yansıtması bakımından bu eserin oldukça mühim bir yere sahip olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda anılan sebepler, bizi yazma üzerinde yeniden çalışmaya yönlendirmiştir. 20. Yüzyılda Dun-Huang Mağaraları'nda bulunan ve Fransa Millî Kütüphanesinde muhafaza edilen eser üzerine bugüne kadar birçok çalışma yapılmıştır. Eserin çözümlenişinin 101. yılında bütün bu çalışmalar karşılaştırmalı olarak tekrar ele alınacak, eksiklikler gösterilecek ve yeni düzeltmeler teklif edilecektir. Söz konusu veri analizi yapılırken tarihî Türk lehçelerinin yanında modern Türk lehçeleri, Türkiye Türkçesi ve ağızlarına sık sık başvurulacaktır. Böylece sunulmuş olan okuma ve tamir teklifleri mesnetleri ile ortaya konulmuş olacaktır. Türkoloji sahasında daha önce uygulanmamış farklı metotlarla (orijinal metin, transliterasyon ve transkripsiyon) değerlendirme ve tespitlerde bulunulacak, hemen ardından da metnin sözlüğü verilerek çalışma nihayete erecektir. Bu sözlükte yer alan kelimelerin anlamları özellikle metin içerisindeki kazandığı anlamlar değerlendirilerek verilecektir.

BudizmDilbilgisiDilbilim+6
Kenan Azılı
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessFR

Le concept de l'écriture chez Jacques Derrida-Une analyse descriptive et thématique

Grammatology, the science of writing, which had been developed by Jacques Derrida in twentieth century stimulated an important change as a new method in the world of linguistics, philosophy of language and textual analysis. With this new approach, the 70s witnessed the birth of a new concept which is called deconstruction. In fact Derrida deconstructed metaphysical propositions which give the priority to "logos" in the dichotomy speech/writing and the concept of sign. According to Derrida, writing opens the way of historical presence and of history, so we cannot separate the origin of language from the origin of writing. This study aims at enlightening the contribution of Derrida to linguistics, philosophy of language and textual analysis in the frame of the concept of "writing". The thesis intends to initiate a clarification on the concept of writing in Derrida which is called grammatology and in that sense to define concepts such as "différance", "trace", "archi-écriture" and "gramme" and to catch a glimpse of the technique of lecture of texts which had been developed by this new approach of language and the concept of science . From this perspective, we try to interrogate the place of writing around the critique of logocentrism, in derridian words from "deconstruction" which interferes. The data of this research had been collected by qualitative method. In this study, the concept of writing in Derrida had been analyzed descriptively and thematically with semi structured-interviews done with the specialists of different horizons with various orientations. Consequently, seven categories were determined and evaluated according to responses given by the specialists.

Esra Başak Aydınalp
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçede ve Arapçada söylem bağlaçlarının karşılaştırmalı betimlemesi

Bu çalışmanın amacı, Arapçadan Türkçeye geçmiş olan söylem bağlaçlarının işlevlerini ve anlamsal yapısını betimlemektir. Bu amaçla öncelikli olarak Türkçeden Arapçaya ve Arapçadan Türkçeye çevrilmiş olan yazılı metinlerden bir veri tabanı oluşturulmuştur. Söylem bağlaçları, kiplik değer ve retorik işlevlerine göre sınıflandırdıktan sonra içinde bulundukları bağlam ve eş dizilim açısından betimlemeye çalışılmıştır. Çalışmanın sonuçları, söylem araştırmalarında yer alan söylem bağlaçlarının evrensel özelliklerinin olup olmadığı yönündeki tartışmalara ışık tutacaktır. Örnek olarak, sıklıkları farklı olmakla birlikte, her iki dilde de karşıtlık temel retorik ilişkisiyle ortaya çıktığı görülen 'ama' bağlacı, bugünkü Arapçada nadir olarak 'zıtlık' ilişkisiyle kullanılırken; bugünkü Türkçede anlamsal genişlemeye uğramış ve işlek olarak ödünleme için de kullanılmaya başlanmıştır. Bu sonuç, bir söylem bağlacının çekirdek anlamının yanında anlamsal genişlemeye de uğrayabileceğini göstermektedir. Çalışma, bu yönüyle de çeviribilim ve bilgisayarlı dilbilim araştırmalarında makine çevirisi çalışmalarına katkı sağlayabilecektir. Anahtar Sözcükler: Türkçe Bağlaçlar, Arapça Bağlaçlar, Söylem Bağlaçları.

ArapçaBağlaçDil bilgisi+5
Alaa Mohammed
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kâsım İznikî'ye ait İ'râbü'l-'Avâmili'l-mi'e adlı eserin tahkiki

Nahiv ilmine başlarken genellikle ilk okutulan eserlerden birisi de 'Avâmil kitabıdır. Bu çalışmanın amacı Kâsım İznikî'nin yazmış olduğu "İ'râbü'l-'Avâmili'l-mi'e" adlı eserin metin tahkikli neşrini yapmaktır. Bu eser Abdülkâhir el-Cürcânî (ö.471/1078 )'nin "el-'Avâmilü'l-mi'e" adlı eserinin şerhidir. Bu eser neşredilmemiştir. Bu eseri neşrederek zengin kültür mirasımızı kütüphanelerde korumakla kalmayıp, günümüz insanına ulaştırmayı ve açığa çıkartmayı hedefliyoruz. Çünkü günümüzde kütüphanelerde birçok yazma eser mevcuttur. Bu yazma eserlerden birçok kimsenin haberi yoktur veya okuyamamaktadır. Bu zengin mirasımızı yaşatmak ve sonraki nesillere aktarmak bir hizmettir. Buna ilaveten eserin müellifi olan, unutulmuş bir dil âlimi Kâsım İznikî'yi tanıtmayı amaçlıyoruz. Tezimiz; dirâse ve tahkîk olmak üzere iki ana bölümden meydana gelmektedir. Giriş bölümünde; araştırmanın konusu, amacı ve önemi, metodu hakkında bilgi verdik. Tezin birinci bölüm birinci kısmında; müellifin hayatı, eserleri ve hocası hakkında bilgi vermeyi amaçladık. İkinci kısmında; "el-'Avâmilü'l-mi'e" nin müellifi Abdülkâhir el-Cürcânî'nin hayatı ve eserini inceledik. Üçüncü kısımda ise eserin tam anlaşılması için nahiv ilmi hakkında bilgi sahibi olmanın faydalı olacağını düşünerek, nahiv ilmi ve 'Avâmil türü eserlerin önemine kısaca değindik. İkinci bölümde ise; " İ'râbü'l-'Avâmili'l-mi'e" adlı eserin Arapça tahkîkli metnini takdim ettik.

ArapçaAvamilCürcani+7
İbrahim Mamak
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Related subjects