Leaders
136 theses under this subject heading
Örgütlerde cinsiyet bağlamında otantik lider karşılaştırılması ve çalışanların cinsiyete yönelik otantik lider davranışları algılamalarına dair bir uygulama çalışması
Bu çalışmanın amacı, örgütlerdeki otantik lider davranışlarını cinsiyet bağlamında farklılıklarını araştırmak ve çalışanların kadın ve erkek liderleri otantik davranış açısından algılama farklılıklarını ortaya koymaktır. Bu amaçla birinci bölümde liderlik kavramı ve tanımlamaları, yeni liderlik yaklaşımları, ve son olarak da otantik liderlik ele alınmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde kadın ve erkek liderlerin davranış farklılıkları başlığı altında kadının çalışma yaşamına girişi, toplumdaki ve çalışma hayatındaki yeri, çalışma hayatında karşılaştığı engeller, kadın meslekleri,kadın ve erkeğin biyolojik ve eril dişil açısından ve liderlik davranışı açısından farklılıkları, kadın ve eğitim ve son olarak da Türkiye'de Dünya'da kadın liderlerin durumu ve istatistiksel bir çalışmaya yer verilmiştir. Çalışmanın son bölümünde liderlik tiplerinden olan otantik liderlik davranışları cinsiyet bağlamında karşılaştırmasını yapmak üzere Kütahya'da bir firmaya bağlı 4 örgüt üzerindeki 3 kadın ve 3 erkek lider ve onlara bağlı çalışanlar baz alınmış,onlarla derinlemesine görüşme yapılarak yapılandırılmış sorular sorulmuş,ve alınan cevaplar deşifre edilmiş, nitel çalışma yöntemlerinden betimsel analiz kullanılarak bu elde edilen veriler karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Liderlik, Otantik Liderlik, Kadın ve Erkek Lider, Kadın Erkek Otantik Davranış ve algılamaları
Avrupa Birliği liderlerinin yeni göçmen dalgası politikalarının söylem analizi: Almanya, İngiltere ve Fransa örnekleri
Küreselleşmenin etkisiyle günümüzde Avrupa Birliği gibi ulus üstü siyasi birlikler olarak tanımlanabilecek yapıların ulus devletlerin ürettiği politikaların önüne geçtiği, bir ideal ve amaç uğruna bir araya gelerek politikalar ürettiği görülmektedir. Avrupa Birliği'nin temel değerleri olarak görülebilecek olan "Avrupa Vatandaşlığı" ve "serbest dolaşım hakkı" ulus üstü birliklerin ortaya koyduğu politikaların en etkin örneklerindendir. Bu noktada bu üretilen politikaların ortak ideal çerçevesinde olumlu iklim içinde karşılıklı çıkarlar dahilinde ortaya konulduğu unutulmamalıdır. "Avrupa Vatandaşlığı", "Avrupa İdeali", "serbest dolaşım hakkı", "özgürlük" ve "çok kültürlülük" gibi Avrupa Birliği'nin şiddetle desteklediği olguların Birlik üyesi devletlerin çıkarlarıyla çeliştiği noktada ne tür değişim ve dönüşümlere uğrayacağı önemlidir. Kökeni 1950'lere dayanan Avrupa Birliği, Avro ortak para bölgesi ve serbest dolaşım hakkı gibi ortak politikalar üretse de 1990'larda Avrupa'nın ortasındaki Sırp-Boşnak Savaşı'nda ortak bir dış politika ve güvenlik politikası ortaya koyamamıştır. Bu sürecin hemen ardından dağılan Sovyetler Birliği ülkelerinden ve Orta Doğu'daki istikrarsızlıklardan kaçanlar için Avrupa Birliği'nin Batı kanadı cazibe merkezi olmuştur. Bu nedenle Avrupa Birliği göç konusunda ortak politikalar üretme çabası içerisine girmiştir. Bu noktada göç olgusu Birlik üyesi devletlerin ulusal çıkarlarıyla çelişmeye başlamıştır. Özellikle Avrupa Birliği'nin Yunanistan, Bulgaristan ve İtalya gibi doğu ve güney sınırları üzerinden Birliğe giren göçmenlerin oluşturduğu kargaşa ortamı Birlik içerisinde görüş ayrılıklarına neden olmuştur. Suriye Savaşı'nın ortaya çıkardığı göç dalgasının Avrupa Birliği sınırlarına dayanmasıyla birlikte Avrupa Birliği'ne liderlik eden Almanya, Fransa ve İngiltere'nin iç ve dış politika söylemleri hatta Birliğin öncelik verdiği özgürlük ve çok kültürlü politikalara dair söylemler değişmeye başlamıştır. Liderlerin söylemlerindeki değişiklikler Avrupa Birliği'nin göçmenlere karşı geliştirdiği politikalarda ve hukuksal düzenlemelerde de değişikliklere neden olmuştur. Bu çalışmada Avrupa Birliği'ne yön veren Almanya, Fransa ve İngiltere liderlerinin Suriye Savaşı'nın sonucunda ortaya çıkan göç dalgasına dair 2015-2016-2017 yıllarına ait söylemlerinin analizleri Reuters'in resmi internet sitesinde yayınladığı haberlerin yorumlanması ile yapılmıştır. Liderlerin söylemleri temelde söylem analizi tekniğiyle incelenmiştir. Aynı zamanda içerik çözümlemesi tekniğinden de faydalanılmıştır.
Futbol antrenörlerinin ve takım kaptanlarının empatik, eleştirel düşünme yetenekleri ile takım liderliğinin çeşitli değişkenler göre incelenmesi
Bu araştırmada futbol antrenörlerinin ve takım kaptanlarının empatik, eleştirel düşünme yetenekleri ile takım liderliğinin çeşitli değişkenlere göre incelenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmanın evreni; İzmir ilinde yaşamakta olan ve Türkiye Futbol Antrenörleri Derneği İzmir şubesine kayıtlı antrenörler ile Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu kayıtlı amatör futbol takımlarının kaptanlarından oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemini; İzmir İli merkez ve ilçelerinde yaşayan futbol antrenörleri (n=497) ve amatör futbol takımlarının kaptanlarından (n=189) oluşturmaktadır. Betimsel tarama modelinin kullanıldığı araştırmada katılımcılara, kişisel bilgi formu, Empatik Eğilim Ölçeği, California Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği ve Takım Liderliği Özellikleri Ölçeği uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 22.0 programıyla analiz edilmiştir. Katılımcılara ilişkin kişisel bilgilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemleri olarak sayı, yüzde, ortalama, standart sapma kullanılmıştır. İki bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında t-testi, ikiden fazla bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında ise Tek Yönlü (Oneway) Anova testi kullanılmıştır. Anova testi sonrasında farklılıkları belirlemek üzere tamamlayıcı post-hoc analizi olarak Scheffe testi kullanılmıştır. Araştırmanın sürekli değişkenleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi için Pearson Korelasyon Katsayısı Analizi yapılmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak belirlenmiştir. Bu bulgular doğrultusunda, Futbol antrenörlerin ve takım kaptanlarının empatik eğilim düzeyleri, eleştirel düşünme yetenekleri ve takım liderliği düzeyleri arasındaki ilişkinin pozitif yönde anlamlı bir farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Spor, Futbol, Antrenör, Takım Kaptanı, Empatik Eğilim, Eleştirel Düşünme, Liderlik.
Hizmetkar liderliğin oluşmasında etkili olan unsurların belirlenmesine yönelik ampirik bir çalışma
Bu çalışmanın amacı, dikey hiyerarşi uygulanan kamu kurulum ve kuruluşlarında Hizmetkâr Liderlik anlayışının uygulanabilirliğinin sorgulanmasıdır. Bu bağlamda çalışmanın kapsamını; Hizmetkâr Liderlik davranışının liderler tarafından neden tercih edilmesi gerektiğinin kavramsal olarak ele alınması ve Hizmetkâr liderlik ölçeği boyutunda değerlendirilmesi oluşturacaktır. Araştırma kapsamında kullanılan veriler dikey hiyerarşi uygulanan bir kamu kuruluşunda iş görenler arasından 106 kişinin katılımı ile anket metodu yoluyla elde edilmiştir. Araştırmaya konu olan hizmetkâr liderlik boyutları; Ahlaksal Bütünlük, Eşit Olma, Kişiler Arası Destek, Topluluk Oluşturma ve Fedakârlık olarak belirlenmiştir. Anket verileri bu boyutlar ışığında değerlendirilmiştir. Yapılan korelasyon analizinde kullandığımız değişkenlerin hizmetkar liderlik özelliklerinin hepsinde bağlılık olduğu görülerek tüm değişkenler ile hizmetkâr liderlik özellikleri arasında çok kuvvetli aynı yönlü bir ilişki olduğu görülmüştür.
Hizmet işletmelerinde yöneticilerin liderlik davranışları ile çalışanların iş doyumu arasındaki ilişkinin belirlenmesine yönelik bir alan araştırması: Kütahya ili örneği
Yöneticiler, astı olarak çalışan takipçilerine ne gibi motivasyon araçları vereceği konusunda kendi düşüncelerince bazı uygulamalar benimsemektedirler. Fakat kendi ortaya koymuş oldukları liderlik davranışları ile ilgili olarak çalışanlarının neler düşündüğünü veya bu liderlik davranışlarının çalışanlar üzerinde nasıl bir etki bıraktığı konusunda detaylı araştırma ve çözüm yöntemine gitmemektedirler.Araştırmanın ilk üç bölümünde kavramlar ve kuramlardan bahsedilmiş, son bölümde ise çalışanların iş doyum seviyeleri ile yöneticilerin liderlik davranışlarının ne gibi bir bağlantısı olduğunu belirlemek amacıyla Kütahya ilinde rastgele seçilen 20 hizmet işletmesinde çalışan 220 kişi üzerinde ankete dayalı bir araştırma gerçekleştirilmiştir.Uygulanan anketlerin sonuçları istatistiksel yöntemlerle analiz edilmiştir. Anket sonuçlarına göre, çalışanların iş doyum seviyelerini arttıran ya da azaltan faktörlerden birisinin de yöneticilerin çalışanlara karşı takındıkları liderlik davranışları olduğu görülmüştür. Örneklem olarak alınan bu 20 hizmet işletmesinde çalışanların, demokratik-katılımcı liderlik davranışı sergileyen yöneticilerle çalışmaktan hoşnut oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Bunun yanında otokratik liderlik davranışı sergileyen yöneticilerle çalışmaktan pek fazla hoşlanmadıkları görülmüştür.
Örgüt geliştirmede liderin rolü
ÖZET Dünyadaki yeni gelişmeler ve oluşumlarla, ekonomik özgürlük önüne geçilemeyen bir olgu haline gelmiştir. Bu olgunun, örgütlerin yerel çevrelerini etkisizleştirdiği ve küresel alanda başa çıkması çok zor rakiplerle karşı karşıya getirdiği açık bir gerçektir. Bunun yanında sosyal refah kurumlan olan örgütler de, politize olmaları nedeniyle, çözülerek çöküş içine girmişlerdir. Küresel düzeyde özgürlüğü olan ticari örgütlerin (işletmelerin) kaynaklan en iyi şekilde bir araya getirip, ayakta kalabilmeleri için; rekabet avantajım yakalama sorumluluklan daha da artmıştır. Bu nedenle örgüt yöneticileri de mümkün mertebe zihinsel kelepçelerini gevşeterek; yönetim tarzlannı gözden geçirmek ve liderliklerini sorgulamak durumunda kalmışlardır. Bu bağlamda örgüt yöneticilerinin vizyon gücüyle hızlı karar verme ve harekete geçme yeteneğini kazanmalan gerekmektedir. Bu çalışmanın hedefi de budur. İdeal örgütü ve kaynaklan bir araya getirmek için; liderin enerji kaynağı bilgi, katalizörü de sürekli öğrenme olan "örgüt geliştirme" dönüşümsel sürecini kendi örgütlerinde başlatmaları gerekmektedir. Bu süreç hiç bitmeyen ve çok kapsamlı bir kimyasal tepkime gibidir. Bu süreçte elde edilen zihinsel kazanımların; hiçbir zaman ulaşılamayacak iyi düşünceler olarak kalmaması için, hemen somut hedeflere dönüştürülmesi gerekmektedir. Araştırma kapsamındaki lider ve yöneticilerin; temel değer ve amaçlar doğrultusunda, örgütlerinin geleceklerini tasarlama ve bunları somut hedefler haline getirebilme yeteneklerini artırma isteğinde olduğu gözlenmektedir. Lider ve yöneticilerin, örgütlerinin ayakta kalabilmesini sağlamak üzere en ölümcül silah olan bilgi ile donanmaları gerekir, tç ve dış müşterilerini kazanma adına yapabilecekleri bütün faaliyetleri de içeren yönetim tarzının çok önemli olduğu açıktır.
Lider-yönetici eğitimi ve Kütahya Jandarma Eğitim Tabur Komutanlığı'nda durum tespiti
Her geçen gün dünyada, bilgiler eskiye oranla artmakta ve süratle değişmektedir. Teknolojide ve bilimde ortaya çıkan bu değişiklikle birlikte, hizmetlerin nitelik ve nicelik açısından değişmesi ve artması, yönetiminde değişmesine yol açmıştır. Yönetiminin değiş nesi, yöneticilerin de bu yenilikler ışığında kendilerini geliştirmelerini; gerekli bilgi, beceri ve deneyimle donatılmalarını zorunlu kılmıştır. Yöneticilerin bu niteliklere sahip olmalarında en etkili araç, şüphesiz eğitimdir. Bu bakımdan eğitim her zaman önemini koru nmuştur Bugün sadece, denenmiş öğretilerle bir şeyler yapmaya çalışırsak, yetiştireceğimiz liderler ancak bugüne hükmedenler olacaktır. Dünyamız büyük bir değişimin içindedir. Askeri teknolojiler de süratle bir değişimin içindedir. Bilgi çağının kuvvetlerini yönetecek liderlerin özelliklerinin farklı olacağı ve yönetim biliminin de çok değişeceği kesindir. Yarının in yönetiminde sadece krizi yönetecek değil sürekli değişimi yönetecek lider- yöneticilere gereksinim olacaktır.
Çalışan memnuniyetini açıklayan faktörlerin incelenmesi ve kargo sektöründe bir uygulama
Dijital dönüşümün hızla devam ettiği bu dönemde, bireylerinde beklenti ve ihtiyaçları da çok hızlı bir şekilde değişmektedir. İşletmeler için hızla değişen müşteri beklentileri, çalışanlar için de geçerlidir. Çalışanlar, işletmelerin stratejik amaç ve hedeflere ulaşabilmesinde önemli bir faktördür. Bu çalışmanın temel amacı, kargo şirketinde çalışan memnuniyetini açıklayan faktörlerin, yapısal eşitlik modeli ile test edilmesidir. Çalışmada kullanılan model, çalışan memnuniyetine yönelik literatür taraması ve şirkete has dinamikler göz önünde bulundurularak hazırlanmıştır. Modeli test etmek için Yapısal Eşitlik Modeli uygulanmıştır. Çalışma Türkiye genelinde hizmet veren bir kargo şirketinin Bursa ilinde görev yapan saha çalışanları ile yüz yüze anket yöntemiyle yapılmıştır. Hazırlanan model AMOS paket programıyla anket verileri analiz edilmiş ve model için oluşturulan hipotez tez edilmiştir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda yönetici, liderlik, motivasyon, kaynak, çalışma ortamı ve şirket misyonu faktörlerinin çalışan memnuniyetini %5 anlamlılık düzeyinde açıkladığı tespit edilmiştir.
القيادات الواردة في سورة يوسف واهم مايميزها
In my research, I dealt with the personalities mentioned in Surat Yusuf, (peace be upon him), and they are the main and secondary characters in the Surah, such as Our Yaqoub and Our Yusuf, (peace be upon him), as the leading figures in the Surah. It dealt with the characters of Aziz Egypt, Joseph's brothers , the Aziz woman , and tthe King of Egypt as secondary leading figures in the surah, because they are complementary to the story of Joseph, (peace be upon him). These personalities were called leaders because they were able to lead themselves and lead those with them in different ways, some of them were led with wisdom and good intention to bring the interest to himself or those who are in his responsibility, and some of them lead themselves and those with them with plans that express the xiv intelligence of leaders, but they were used for bad cunning as is the case with brothers Joseph, peace be upon him, or the wife of the dear, My method in the research was to deal with each character according to its occurrence in the noble verses of the surah, and to explain its leadership characteristics, and to support my idea with some of the views of the commentators, if any, and the aim is to highlight the abilities and wisdom of these characters in leadership. These advantages can be applied to the current reality, as they are useful in how to choose the leader by knowing his bearing those advantages , as well as benefiting from the results that he reached in developing the leadership capabilities of everyone who takes charge of something from people's affairs, whether he is a leader in his home or any administrative position. Or social in which he is the leader and the decision-maker. Keywords: Leaders, Joseph, peace be upon him, Jacob, peace be upon him, objective interpretation
Öğretmenlerin liderlik rollerine ilişkin algı ve beklentilerinin incelenmesi (Yozgat ili örneği)
Bu araştırmada, Yozgat il merkezinde görev yapan ilkokul ve ortaokul öğretmenlerinin, kurumsal gelişme, mesleki gelişim ve meslektaşlarla iş birliği olmak üzere üç boyutunda öğretmen liderlik rollerine ilişkin algı ve beklenti düzeylerini ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırma tarama modelinde gerçekleştirilmiş ve nicel yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın hedef evrenini 2017-2018 yılında Yozgat il merkezinde görev yapan toplam 52 okulda 763 öğretmen oluşturmuş, örnekleminde ise 14 okuldan 313 öğretmen yer almıştır. Elde edilen nicel veriler; aritmetik ortalama, standart sapma, t testi, varyans analizi (ANOVA) ve korelasyon analizi yapılarak çözümlenmiştir. Araştırmada öğretmenlerin, öğretmen liderlik rollerine ilişkin genel algı ve alt boyutlarda "Sık sık" düzeyinde; beklentilerinin ise "Her zaman" düzeyinde olduğu gözlemlenmiştir. Öğretmen liderliği davranışlarının boyutları arasında en çok Mesleki Gelişme boyutunun gerekli olduğu ve sergilendiği görülmüştür. Bu boyutu sırası ile Meslektaşlarla İş Birliği ve Kurumsal Gelişme boyutları izlemiştir. Öğretmenlerin öğretmen liderlik rollerine ilişkin algılarında, kıdem ve yaş değişkenine göre anlamlı fark vardır. Kurumsal gelişme boyutunda 1-5 yıl arası kıdeme sahip öğretmenlerin görüşleri "6-10", "11-15" ve "16-20" yıl kıdeme sahip olan öğretmenlerden daha olumludur. Beklentilerinde ise branş ve cinsiyet değişkenine göre anlamlı fark vardır. Mesleki gelişim boyutunda kadın öğretmenlerin beklentileri erkek öğretmenlerden daha olumludur. Öğretmenlerin liderlik rollerine ilişkin algı ve beklentileri arasında orta düzeyde, pozitif yönde ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Liderlik, Öğretim Liderliği, Öğretmen Liderliği
Çağdaş liderlik yaklaşımları ve çalışan motivasyonu ilişkisi: Bir ilaç firması örneği
Günümüzde işletmelerin başarılarını önemli ölçüde etkileyen faktörlerden ikisi liderlik ve motivasyon konularıdır. Yöneticilerin sergiledikleri liderlik yaklaşımları, çalışanların motivasyonlarını etkileyebilmektedir. Bu çalışmada, liderlik ile ilgili tanımlar ve liderlik yaklaşımları ele alınırken; motivasyonun tanımı ve önemi, motivasyon araçları, yaklaşımları ve işyerinde motivasyonu etkileyen unsurlar da ayrıntılı şekilde incelenmiştir. Konu ile ilgili durumu belirlemeye yönelik tanımlayıcı bir araştırmaya yer verilmiştir. Bu bağlamda araştırmanın amacı; bir ilaç firmasında algılanan yönetici liderlik yaklaşımları ile çalışanların motivasyonu arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu ilaç firmasında çalışan 600 birey örneklem grubunu oluşturmuştur. Elde edilen verilerin istatistiksel analizleri için frekans, yüzdelik, aritmetik ortalama ve standart sapmaları gibi tanımsal istatistikler yapılmış olup; verilerin dağılışının normal olup olup olmadığını test etmek amacıyla Kolmogorov-Smirnov dağılış testi yapılmıştır. Veriler normal dağılış göstermediğinden parametrik olmayan(non-parametrik) istatistik testler olarak; ikili karşılaştırmalardan Mann-Whitney U testi, ikiden fazla karşılaştırmalarda Kruskall Wallis testi uygulanmıştır. Algılanan liderlik yaklaşımları ve çalışan motivasyonu arasındaki ilişki basit doğrusal regresyon analizi test ile edilmiştir. Çalışmanın bulgularına göre; çalışanların yöneticilerinde algıladıkları liderlik yaklaşımının cinsiyet göre farklılık göstermediği, yaşa göre ise farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Algılanan yönetici liderlik yaklaşımı ile çalışan motivasyonu arasında güçlü bir ilişki olduğu, dönüşümcü ve sürdürümcü liderlik yaklaşımının serbestlik tanıyan liderlik yaklaşımına göre daha fazla algılandığı, dönüşümcü liderlik yaklaşımının içsel ve dışsal motivasyon üzerinde daha fazla etkisi olduğu bulgulanmıştır.
Sınıf içi farklı liderlik tipleri bağlamında sınıf atmosferinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı öğretmenlerin sahip oldukları farklı liderlik tiplerinin sınıf atmosferi boyutları üzerinde oluşturduğu durumların ortaya çıkarılmasıdır. Bu amaç doğrultusunda beş liderlik tipinin (Yasal, ödüllendirici, uzman, benzeşim ve cezalandırıcı liderlik tipleri) sınıf atmosferinin boyutları (Ders işlenişi, sınıf düzeni, demokratik ortam, motivasyon, disiplin, duygusal boyut, iletişim ve katılım) üzerindeki durumları incelenmiştir. Bu çalışmada, nitel araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırmada nitel araştırma modellerinden durum çalışması kullanılmıştır. Durum çalışması için hem gözlem hem de görüşme yapılmıştır. Ayrıca öğretmenin (liderin) sınıf atmosferi üzerinde oluşturduğu değişimler incelendiği için bütüncül tek durum deseni seçilmiştir. Araştırmanın evrenini Gaziantep ilindeki sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Evren içinden basit seçkisiz yöntem ile 308 sınıf öğretmeniyle Sınıf içi liderlik tipi ölçeğinin geçerlik – güvenirlik çalışması yapılmıştır. Söz konusu ölçek 5 boyutta 58 maddeden oluşmaktadır. Geçerlik – güvenirlik çalışmaları sonrasında ölçek düzenlenmiş ve ulaşılabilirlik yöntemi ile 27 sınıf öğretmenine son hali uygulanmıştır. Çalışma grubunu, amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi ile belirlenmiş 4 sınıf öğretmeni ve bu öğretmenlerin sınıflarında yer alan kolay ulaşılabilir durum örneklemesi yöntemi ile belirlenmiş 20 öğrenci oluşturmaktadır. Bu çalışmada veri toplama aracı olarak gözlem formu, görüşme formu kullanılmıştır. Gözlem formunda sınıf atmosferinin 8 alt başlığı dikkate alınarak veriler toplanmıştır. Öğrencilere uygulanan görüşme formunda ise sınıf atmosferi temalı 10 soru yer almaktadır. Gözlem ve görüşmeler eş zamanlı olarak 2017-2018 eğitim – öğretim yılında Gaziantep ilinin Nizip ilçesinde yapılmıştır. Bu çalışmada gözlemden ve görüşmelerden elde edilen verilerin analizi için betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular ışığında "Ders İşlenişi" boyutunda sınıf atmosferine en olumlu katkı ödüllendirici liderden gelmiştir. "Sınıf düzeni" boyutunda ödüllendirici liderin ön plana çıktığı sonucuna varılmıştır. "Demokratik ortam" boyutundaki sonuçlara göre uzman ve ödüllendirici liderlerin olumlu sınıf atmosferi için gerekli ortamı sağladıkları sonucuna varılmıştır. "Motivasyon" boyutunda yine ödüllendirici liderin en olumlu etkiyi yaptığı sonucu çıkmıştır. "Disiplin" boyutunda disiplinin, düzenin ve öğretmene itaatin en az olduğu liderin, benzeşim lider olduğu sonucu elde edilmiştir. "Duygusal boyut"ta sınıf atmosferine olumlu katkı uzman ve ödüllendirici liderden gelmektedir. Elde edilen bulgulardan, genel olarak tüm liderlerin sınıfında iletişimin ve derse katılımın iyi olduğu sonucu çıkmıştır. Anahtar kelimeler: Sınıf Atmosferi, sınıf iklimi, Liderlik, Öğretmen Liderliği
Bir kırsal bölgede yaşayan kadınlarda obezite ile mücadelede lider kadın müdahalesinin etkililiği
Amaç: Bu çalışmanın amacı; akran yardımcıları (lider kadınlar) müdahale modeliyle, beslenmenin düzenlenmesi ve fizik aktivitenin arttırılması yoluyla, fazla kilolu ve obez kadınların kilo vermesini sağlamak, BKİ'yi, vücut yağ oranını ve yağ ağırlığını azaltmaktır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma Manisa'da kırsal bir ASM Bölgesi'nde Nisan 2018- Nisan 2019 tarihleri arasında, 18-64 yaş arası fazla kilolu ve obez kadınlar üzerinde yürütülen yarı deneysel bir müdahale çalışmasıdır. Çalışmanın başlangıcında fazla kilolu veya obez olduğu belirlenen ve müdahaleye davet edilen 322 kadının 137'si (% 42.5) müdahaleye katılmayı kabul etmişler; müdahaleye katılmaya kabul edenlerin ise %86.9'u ilk üç aylık dönemde; %78.1'i ise müdahalenin altı aylık hedefini tamamlamışlardır. Kullanılan müdahale yöntemi, kaynakçada "akran liderli eğitim" olarak bilinen bir modelin özel bir biçimi olan "Lider Kadın" modelidir. Müdahaleye katılan kadınların 11'i lider kadın (n:12, bir kadın fazla kilolu veya obez değil) olarak belirlenmiş ve her lider kadın kendi hedef grubunu oluşturmuştur. Müdahalenin başında lider kadınlara dengeli beslenme ve egzersiz konularında eğitim verilmiş; lider kadınlar aldıkları bu eğitimi gruplarındaki kadınlara aktarmış ve grubundaki kadınlarla sık sık görüşmeler yaparak diyet ve egzersiz yapma ile ilgili kadınları motive etmiştir. Tüm kadınlara başlangıç değerlendirme anketi, Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi (IPAQ), Hastane Anksiyete Depresyon Ölçeği (HADÖ) depresyon alt boyutu ve Obez Bireylere Yönelik Tutum Ölçeği (OBYTÖ) uygulanmış; boy ölçümü, bel ve kalça çevresi ölçümü ve Biyoelektrik İmpedans Analiz (BİA ) yöntemi ile vücut analizi yapılmış, diyet ve değişim listeleri verilmiş ve adımsayar dağıtılmıştır. Vücut analizi, bel ve kalça çevresi ölçümleri, ayrıca IPAQ ve HADÖ depresyon alt boyutu üçüncü ve altıncı ayın sonunda tekrarlanmıştır. Hedef kadınlara ve lider kadınlara periyodik veri toplama formları dağıtılmıştır. Tek değişkenli çözümleyici analizlerde dağılıma göre uygun olan durumlarda, Ki-kare, Fisher'in kesinlik testi, McNemar testi, Cochran's Q testi, Paired t testi, Wilcoxon işaretli sıra testi, tekrarlayan ölçümlerde varyans analizi, Friedman testi, Mann Whitney U testi, Kruskal-Wallis varyans analizi uygulanmış, Post hoc karşılaştırmalarda ise Bonferroni testi ile yapılmıştır. Çok değişkenli çözümlemelerde Doğrusal ve Lojistik regresyon uygulanmıştır. Bulgular: İlk üç ayda başlangıca göre ortalama olarak ağırlık 1.25 kg, bel çevresi 1.01 cm, kalça çevresi 1.33 cm azalmıştır (p<0.05). Müdahale boyunca (0-6 ay) ise; ağırlık 1.13 kg, bel çevresi 1.30 cm, kalça 1.96 cm, vücut yağ ağırlığı 1.73kg, vücut yağ oranı %1.76, gövde yağ ağırlığı 0.69 kg, gövde yağ oranı %1.46 azalmış, vücut kas ağırlığı ise ortalama 0.47 kg artmıştır (p<0.05). Başlangıçtan ara ölçüme kadar geçen sürede BKİ kategorisi iyileşen kadın yüzdesi %8.4, tüm müdahale boyunca ise %11.2'dir. Müdahale sonunda her 5 kadından birisi en az % 5 kilo kaybetmiştir. Müdahale boyunca depresyon riski olan kadın sayısı anlamlı olarak azalmış; müdahalenin ilk periyodunda kadınların Fiziksel Aktivite (MET) skoru ortalamaları anlamlı olarak artmış, ancak bu artış sürdürülememiştir. Sağlık sigortası, yükseköğrenim ve obeziteye karşı olumlu tutum, çok değişkenli analizlerde müdahale başarısında etkili değişkenlerdir (p<0.05). Sonuç: Topluma dayalı bu obezite müdahalesi genel olarak başarılı bir müdahaledir, ancak sürdürülebilirlik sorununa çözüm bulmak için daha fazla müdahaleye ihtiyaç vardır. Toplum temelli obezite müdahale programlarında obeziteye karşı olumlu tutum gösterenlere öncelik verilebilir. Anahtar Kelimeler: obezite, obezite koruma ve kontrol, kadın sağlığı, akran
Kamu kuruluşlarında yöneticilerin iş doyumu ve yaşam doyumu düzeyleri üzerine bir araştırma: İstanbul ili Sultangazi ilçesi
Bu çalışmanın amacı, kamu kurumlarında görev yapan yönetici (lider) personellerinin yaşam doyumu ve iş doyumu düzeylerini ve bunları etkileyen faktörlerin ne derece karşılanıp karşılanmadığından yola çıkarak bu konuya yönelik algı ve etkileri araştırmaktır. Çalışmada belirlenen örneklem kümesi üzerinden, yöneticilerin yaşam ve iş doyum düzeyleri ve bu düzeyi belirleyen faktörler incelenmiştir. İnceleme kapsamında elde edilen bulgular ve ulaşılan sonuçlar araştırma kapsamında detaylı bir şekilde ortaya konulmuştur. Hazırlanan çalışma altı ana bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümü, çalışmanın birinci bölümünü oluşturmaktadır. İkinci bölümde yaşam doyumu kavramından hareketle yaşam doyumunu etkileyen değişkenler ile ilgili temel unsurlar ortaya konmuştur. Yine bu bölümde, yaşam doyumunu açıklamaya yönelik yaklaşımlar ayrıntılı bir şekilde incelenmiş ve türleri ortaya konmuştur. Üçüncü bölümde ise iş doyumu kavramı ve iş doyumunu oluşturan unsurlar, etkileyen örgütsel ve bireysel etmenler ve düşük iş doyumunun neden olduğu bireysel ve örgütsel sonuçlar ortaya konmuştur. Araştırmanın dördüncü bölümünde, yaşam doyumu ve iş doyumu ilişkisi mevcut literatür kapsamında incelenerek, yaşam doyumu ve iş doyumu arasındaki ilişkiyi açıklamaya yönelik modeller temel kuramlar çerçevesinde irdelenmiştir. Ayrıca yine bu bölümde, yaşam doyumu açısından iş doyumunun önemi ortaya konmuştur. Araştırmanın beşinci bölümünde ise İstanbul bölgesi Sultangazi ilçesi içerisinde yer alan kamu kurumlarında görev yapan yöneticilerin iş doyumu ve yaşam doyumu düzeyleri arasındaki farklar incelenmiştir. Uygulanan anket çalışmasına ait analiz ve bulgular paylaşılmıştır. Sonuç ve değerlendirme bölümü ise çalışmanın son kısmı olan altıncı bölümünü oluşturmaktadır. Araştırmada, iş doyumu, kişisel doyum, çevresel doyum ve toplumsal doyum değerleri ve bu değişkenlerin demografik özelliklerle ve yaşam doyumu ile olan ilişkileri çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya ilişkin en önemli bulgular arasında, yöneticilerin iş doyumu ve kişisel doyumlarının yaşam doyumlarını olumlu olarak etkilediği ve gerek çevresel gerekse de toplumsal oyumlarının yaşam doyumlarını olumlu yönde etkilemediği tespitleri yer almaktadır. Anahtar kelimeler: İş Doyumu, Yaşam Doyumu, Kamu Yöneticileri.
Algılanan lider güç kaynaklarının iş performansına, iş stresine ve işten ayrılma niyetine etkisi
Bu araştırmanın amacı, özel hastane yöneticilerinin sahip oldukları güç kaynaklarının çalışan bakış açısıyla, iş performansı, iş stresi ve işten ayrılma niyeti üzerindeki etkisinin araştırılmasıdır. Bu nedenle araştırmanın evrenini Adana il merkezinde bulunan özel hastanelerin çeşitli kademelerinde görev yapan 408 kişi oluşturmuştur. Veri toplamada katılımcıların kişisel bilgilerini, algıladıkları güç kaynaklarını, iş performanslarını, iş streslerini ve işten ayrılma niyetlerini belirlemeye yönelik soruların yer aldığı anket formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS ve LİSREL programlarıyla analiz edilmiştir. Bu analizler neticesinde lider güç kaynaklarından meşru (yasal) gücün, iş performansını negatif yönde anlamlı; bilgi gücünün iş performansını pozitif yönde anlamlı; yasal gücün ve uzmanlık gücünün iş stresini pozitif yönde ve anlamlı etkilediği bulunmuştur. Lider güç kaynaklarından karizmatik gücün iş stresini negatif yönde ve anlamlı, ödül gücü ve bilgi gücünün ise işten ayrılma niyetini negatif yönde ve anlamlı etkilediği bulunmuştur.
Lider davranış özelliklerinin iş tatminine olan etkisinin ölçülmesi (Özel hastaneler üzerinde bir uygulama)
Gerçekleştirilen bu çalışma ile iş yerinde sergilenen lider davranış özelliklerinin çalışanların iş tatmin üzerinde etkisinin olup olmadığı incelenmiştir. Çalışma kitlesi Gaziantep ilinde faaliyet gösteren özel hastahanelerde görev yapan hastane çalışanlarından oluşturulmuştur. Nicel araştırma yönteminin kullanıldığı bu çalışmada veri toplama tekniği olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Bu kapsamda 445 anket formu çalışanlara dağıtılmıştır. Bu anketlerin 413 tanesi veri girişi için uygun bulunmuştur. Çalışma sonuçlarına göre lider davranışı ile çalışanların; cinsiyet, yaş, kurum türü, kurumdaki görevleri arasında istatiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Diğer taraftan hastane çalışanlarının içsel ve dışsal tatminleri ile yaş, medeni durum arasında, dışsal tatmin ile kurum türü ve kurumdaki görev arasında istatiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Lider Davranışı, İştatmini, İçsel Tatmin, Dışsal Tatmin
Weimar öncesi (II. Wilhelm 1888-1918) dönemden birleşme sonrası (Merkel 2005-2021) döneme Alman stratejik kültürü
Stratejik kültür çalışmaları çok da eski bir tarihe dayanmamaktadır. Keza, literatürde stratejik kültür ile ilgili yapılan çalışmalar henüz doyuma ulaşmış değildir. Çünkü stratejik kültür, üzerine düşünülmesi ve araştırma yapılması gereken geniş ve kapsamlı bir konudur. Bu çalışma, Weimar öncesi dönem olan son imparatorluk çağından yani II. Wilhelm'den birleşme sonrası Merkel dönemi sonuna dek olan süreci kapsamıştır. Çalışma, lider söylemleri üzerinden Almanya'nın stratejik kültürünü değerlendirme amacı taşımıştır. Bu kapsamda dönemler ve her dönemin öne çıkan kritik liderleri belirlenmiştir. Ardından ilgili dokümanlara ve arşiv belgelerine ulaşmak için, Alman Başkonsolosluğuna ve Büyükelçiliklere başvurulmuştur. Gerekli belge ve metinler toplandıktan sonra, Maxqda programı ile her bir liderin 7'şer konuşması Analiz edilmiştir. Ardından analiz veri sonuçları ile uzman görüşüne başvurulmuştur. Bunun için, Johnston'ın stratejik kültür ortam düzeni baz alınmıştır. Johnston'ın temel varsayımları dâhilinde, uzmanlara puanlama yaptırıldıktan sonra, istatistiksel işlemler yapılmıştır. Ulaşılan sonuç ile her bir liderin stratejik kültür tutumu grafiklerle detaylı bir şekilde aktarılmıştır. Ardından, her bir dönemin stratejik kültür skalasında puan ortalaması saptanmıştır. Tüm bunlardan sonra Almanya'nın incelenen dönemler kapsamında genel Stratejik kültür puanına ve tutumuna ulaşılmıştır. Bu çalışmada hem nitel hem nicel yöntemler kullanılmıştır. Literatürde daha önce yapılmış olan böyle bir çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmanın literatüre katkı sağlayacağı ve daha sonra bu konuda çalışmak isteyenlere örnek olacağı düşünülmüştür. Anahtar Kelimeler: Stratejik Kültür, Almanya, Alman Şansölyeler, Maxqda Analizi, Lider Söylemleri
Liderin sosyal güç kaynakları ile çalışan performansı ve liderin etkililiği arasındaki ilişkiler: Cinsiyet perspektifinden bir araştırma
Rol uyuşmazlığı kuramına göre liderlik rollerine ve güce erişim, feminen liderliği yadsıyan toplumsal cinsiyet temelli algılar dolayısıyla kadınlar için göreli olarak daha güçtür. Çalışmada, kadın ve erkek liderlerin sosyal güç uygulamalarının yaratacağı olası rol uyuşmazlıkları ve bunların örgütsel sonuçlara nasıl yansıyacağı sorun edilmektedir. Spesifik olarak, kadın bir lider yumuşak ya da sert güç tatbik ettiğinde çalışanların etkili lider algısı ve performansı nasıl şekillenmektedir? Çalışanların perspektifinden bakıldığında, kadınlar daha az etkili liderler midir? Nihayetinde, kadınların yönetsel pozisyonlarda temsiliyet oranlarının halen arzulanan düzeylerde olmamasını daha az etkili liderlik ile açıklayabilir miyiz? Bu çalışmada, Türkiye bağlamında hangi sosyal güç kaynaklarının liderlerce daha sık kullanıldığına ilişkin algının belirlenmesi ve cinsiyet değişkeni açısından liderin etkisinin ne derece "sosyal" ya da "homo-sosyal" bir nitelik arz ettiğinin ortaya koyulması hedeflenmektedir. Ayrıca, liderlerin ve çalışanların cinsiyetleri veri iken, "hangi sosyal güç kaynakları daha etkin sonuçlar doğuracaktır?" sorusuna yanıt aranmaktadır. Çalışanların liderlerinde algıladıkları farklı sosyal güç kaynakları çalışan performansını nasıl etkileyecektir? Yumuşak güç kaynakları kullanımını kadınlara, sert güç kaynakları kullanımını ise erkeklere atfeden kalıpyargısal rol farklılıkları Türkiye bağlamı için geçerlilik arz etmekte midir? Türkiye bağlamında çalışmakta olan bir örneklem üzerinden toplanan veri ışığında ve liderin kullandığı güç kaynaklarının tarafların cinsiyetleri ile etkileşimi dikkate alındığında çalışanların iş performansları ile algıladıkları etkili liderlik düzeyinin nasıl gerçekleştiği çalışmanın temel sorunsalıdır. Araştırmadan edinilen bulgulara göre, liderin algılanan güç kaynakları ve çalışanların liderlerinin etkililiğine ilişkin algıları ile çalışanların görev ve bağlamsal performansları arasında farklılaşan ilişkiler söz konusudur ve bu ilişkilerin doğası hem liderin hem de çalışanların cinsiyet kompozisyonlarına göre farklılık göstermektedir. Anahtar kelimeler: Yumuşak güç, sert güç, liderin etkililiği, performans, toplumsal cinsiyet, Türkiye, beyaz yakalılar
Değişim yönetiminde dönüştürücü liderin rolü
Çağımızda yaşanan hızlı değişim ve gelişim bir gerçektir. İnsanlar, düşünceler,ekonomik koşullar, iletişim teknolojisi, toplumların yaşam biçimi gibi birçok konuda hızlıbir değişim yaşanmaktadır. Her alanda yaşanan hızlı ve sürekli değişimlerden örgütlerinkendilerini soyutlamaları mümkün değildir. Özellikle de hedefi insan davranışlarını olumluyönde değiştirmek olan eğitim örgütlerinin değişim sürecinden etkilenmemeleriolanaksızdır.Örgütlerin değişim ortamında ayakta kalabilmeleri ve daha iyi konumagelebilmeleri için çevresel değişime uyum sağlamaları ve hatta çevresel değişimietkilemeleri gerekmektedir. Artık önemli olan öncü olmaktır. Değişim tarafındanyönetilmenin ötesine geçerek, değişimi yönetecek aktif yaklaşımlar oluşturmaktır. Bu da,ortak vizyon oluşturan ve paylaşan, entelektüel teşvikle yaratıcılığı geliştiren, karizmatiketkisiyle çalışanlarda saygı ve güven uyandıran, takım çalışmasına önem veren, kişisel risküstlenebilen, esinsel motivasyonla çalışanları harekete geçirerek köklü değişimlerigerçekleştirebilen dönüştürücü liderleri gerektirmektedir. Dönüştürücü liderler, toplumsalkalkınmanın itici gücü olarak tüm sektörleri etkileyen eğitim örgütleri için ayrı bir önemtaşımaktadır.Bu noktadan hareketle çalışmamızda, değişim yönetiminin önemi ve değişiminetkin bir şekilde yönetilmesini sağlayıcı bir unsur olarak dönüştürücü liderin rolüincelenerek, Celal Bayar Üniversitesine bağlı tüm akademik birim yöneticilerinin astlarıtarafından algılanan dönüştürücü liderlik özelliklerinin düzeyini belirlemek amacıylaampirik bir araştırma yapılmıştır.
Liderlik tarzlarının yenilik stratejilerine etkisinin otel işletmeleri açısından değerlendirilmesi
Yenilik, en önemli rekabet araçlarından biridir. İşletmeler rekabetçi konumlarını korumak ve sürdürebilmek için bu aracı sıklıkla kullanmaktadır. Ancak, Yenilikten istenilen sonucun alınması büyük oranda doğru bir yenilik stratejisinin belirlenip uygulanmasıyla ilişkilidir. Her yönetimsel faaliyette olduğu gibi yenilik stratejisinin belirlenmesi ve uygulanmasında da liderlik kilit rol oynamaktadır. Bu noktadan hareketle, bu çalışmada yenilik stratejilerinin belirlenmesinde, çağdaş liderlik yaklaşımları kapsamında incelenen liderlik tarzlarının etkisi ortaya konularak liderlik tarzlarıyla yenilik stratejisi arasındaki ilişkiyi irdelemek amaçlanmıştır.Araştırmanın evreni Ankara'daki dört ve beş yıldızlı otel işletmelerinin sahipleri ve genel müdürlerinden oluşmaktadır. Araştırmada tam sayımlama yoluna gidilerek bu evrenin tümüne ulaşılmaya çalışılmıştır. Veriler yenilik stratejilerine, liderlik tarzlarına ve demografik özelliklere ilişkin ifadelerden oluşan anket formları ile toplanmıştır. Toplanan veriler hipotezlere uygun olan analiz yöntemleri ile analiz edilmiştir. Araştırmada dönüştürücü liderliğin saldırgan ve fırsatçı yenilik stratejisini, karizmatik liderlik tarzının savunmacı ve taklitçi yenilik stratejisini, işlemsel liderlik tarzının ise taklitçi ve geleneksel yenilik stratejisini etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, araştırmada incelenen modern liderlik yaklaşımlarının bağımlı yenilik stratejisine herhangi bir etkisinin olmadığı sonucu da araştırmada sonunda ortaya çıkmıştır.Anahtar Kelimeler: Yenilik, Yenilik Stratejileri, Liderlik, Liderlik Tarzları
Cam tavan etkisinin aşılmasında dönüşümcü liderliğin rolü - Bilişim sektöründe çalışan kadın liderler üzerine bir araştırma
Yapılan araştırmalar kadınların üst düzey yönetim pozisyonlarında temsil oranlarının erkeklere oranla düşük olduğunu göstermektedir. Düşük oranların sebebi literatürde Cam Tavan engelleri olarak tanımlanmaktadır. Biçimsel bir yaptırımı olmadığı için 'görünmez' olarak nitelenen fakat kadınlar tarafından algılanan bu engeller genel olarak toplumsal, örgütsel ve devlet faktörleri olarak sınıflandırılmaktadır. Bu çalışmanın temel amacı Cam Tavan Etkisinin aşılmasında Dönüşümcü Liderliğin Rolünü incelemektir. Bernard Bass (1985) tarafından geliştirilen Dönüşümcü Liderlik Teorisi; günümüzün hızlı değişen belirsizlik ortamında benimsenen gözde bir liderlik yaklaşımıdır. Son dönemlerde yapılan araştırmalar kadın yöneticilerin dönüşümcü Liderliğe yatkın olduğunu göstermektedir. Belirsizlik ortamının gözde liderlik yaklaşımı Dönüşümcü Liderlik en hızlı büyüme kaydeden sektör olan Bilişim Sektörü çerçevesinde incelenmiştir. Bu sebeple amaçlı örnekleme yöntem ile seçilen 14 üst düzey kadın yönetici ile görüşmeler yapılmış ve elde edilen veriler Nitel Analiz yöntemlerinden Gömülü Teori yaklaşımı izlenerek analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda kadın çalışanların en çok kendilerinden kaynaklanan Bireysel Cam Tavan Engellerinden etkilendiği belirlenmiştir. Kadınlar kendi bariyerlerini kendileri oluşturmaktadır. Bu Cam Tavan engellerini hissetmeyen veya aşmayı başaran kadın liderlerin Dönüşümcü Liderlik özellikleri sergilediği ve kadınların sahip oldukları içgüdüler ile Dönüşümcü Liderlik boyutları arasında uyum olduğu belirlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Cam Tavan Etkisi, Dönüşümcü Liderlik, Bilişim Sektörü, Gömülü Teori
Bir lider olarak okul müdürünün öğretmenlerin mesleki gelişimine katkısı
Bu çalışmanın amacı Düzce ilinde okul müdürlerinin öğretmenlerin mesleki gelişimlerine yaptıkları katkının ne olduğunu ortaya çıkarmaktır.Bu çalışma için 28 maddeye sahip olan Likert tipi bir ölçek geliştirilmiştir ve Düzce ilinde rastgele belirlenen ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan öğretmenlere uygulanmıştır. Çalışmanın yapıldığı sırada Düzce ili genelinde 3617 öğretmen görev yapmakta iken 725 öğretmenin(tüm öğretmenlerin yaklaşık yüzde 20'si) ölçeği cevaplaması sağlanmıştır. Bu çalışma ile öğretmenlerin mesleki gelişimlerine, okul müdürlerinin katkısının ne ve ne düzeyde olduğu ortaya konulmaya çalışılmıştır. Ölçek geliştirilirken birbirinden farklı iki uygulama yapılmıştır. Birinci uygulamadan elde edilen verilere açımlayıcı faktör analizi yapılmıştır ve ölçeğin üç boyutlu yapıda olduğu görülmüştür. İkinci uygulama sonucunda ise ölçeğin üç boyutlu yapısı doğrulayıcı faktör analizi ile doğrulanmıştır. Bu boyutlar "Doğrudan Destek", "Dolaylı Destek" ve "Aday Öğretmen" olarak isimlendirilmiştir. Doğrudan destek boyutunda, okul müdürlerinin öğretmenlerin mesleki gelişimlerine doğrudan etki eden katkıları ile ilgili Maddeler bulunmaktadır. Dolaylı katkı boyutunda, okul müdürlerinin öğretmenlerin mesleki gelişimlerine dolaylı yollardan etki eden katkıları ile ilgili Maddeler bulunmaktadır Aday öğretmen boyutunda ise, okul müdürlerinin aday öğretmenlerin mesleki gelişimleri ile ilgili Maddeler bulunmaktadır. Uygulanacak testlerin belirlenmesi için yapılan analizde verilerin normal dağılmadıkları görülmüştür. Bu yüzden verilere Mann Whitney U testi ile birlikte Kruskal-Wallis testleri uygulanmıştır. Yapılan analizlere göre öğretmenlerin bakış açısından okul müdürlerinin öğretmenlerin mesleki gelişimlerine katkısının anlamlı olarak farklılaştığı tek değişkenin okul türü olduğu görülmüştür. İlkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan okul müdürlerinin öğretmenlerinin mesleki gelişimlerine katkılarının öğretmenlere göre anlamlı olarak farklılaştığı, diğer değişkenlere göre ise (cinsiyet, yaş, kıdem, branş) anlamlı bir farklılığın olmadığı çalışma neticesinde ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Öğretmen, Okul Müdürü, Mesleki Gelişim, Doğrudan Destek, Dolaylı Destek, Aday Öğretmen
Türkiye'de ekstremist gruplardan Hizbullah
Günümüzde bazı devletlerin ekonomik veya politik çıkarları gereği, bir kısım devletlerin ise, uluslararası alanda kendi milli politikaları ile çatışan diğer devletlere karşı dolaylı yıpratma ve dayatma yöntemi olarak terörizmi bir maşa olarak kullanmaları sonucu terörizmin boyutları genişlemiş ve uluslararası bir nitelik kazanmıştır. Bu durum sadece yakın ve orta doğuda değil, dünya yüzeyinin genelini kapsamaktadır. Bugün Afganistan'da, Pakistan'da kimler oyun oynuyorsa, Arabistan'da, Yemen'de, Kuveyt'te, Ürdün'de bunlar oyun oynamaktadırlar. Enerji kaynakları bakımından zengin olan yakın ve orta doğuda, istedikleri şekilde enerjiden pay alabilmek için bir yarış içinde olan ABD, İngiltere, Almanya, Fransa ve Rusya gibi ülkeler ile enerjiden çok kendi güvenliği ve topraklarını genişletme hevesinde olan İsrail, bazı paydalarda birleşmektedirler. Bu ülkeler; bölge ülkelerinin çıkaracakları sesleri kısmak için zamanında terör örgütleri kurdurup, bu terör örgütleri ile istedikleri bölgede kargaşa çıkararak, bölge ülkelerine barış ve demokrasi adına müdahale etmekte ve bu şekilde buraların ekonomik kaynaklarını da sömürmektedirler. Bütün Dünya sol görüşlü terör örgütlerinin Rusya menşeli, radikal dinci terör örgütlerinin ise İran menşeli olduğunu benimsemiştir. Elbette ki Rusya ve İran'ın terör örgütleri ile ilişkileri göz ardı edilemez, lakin dünya yüzeyinde terör örgütlerinin kurulup yönetilmesi maalesef batılı ülkeler eli ile olmaktadır. Özellikle ABD, İngiltere ve İsrail dünya üzerinde terör örgütlerinin kurulup, geliştirilmesinden ve ardından yönetilmesine kadar birçok alanda beraber hareket etmektedirler. Bölge ülkesi olarak Türkiye'nin sesini çıkarmaması, bölgede olan diğer ülkelere örnek teşkil etmemesi, bölge ülkelerini bir araya getirerek kendilerine karşı durmaması için, Türkiye'de de birçok terör örgütleri kurdurmuşlardır. Hizbullah terör örgütü işte bu örgütlerden sadece bir tanesidir. Tezimizde Hizbullah terör örgütü lideri olan Hüseyin Velioğlu'nun kimler tarafından devşirildiğini, kendisine kimlerin nasıl örgüt kurdurduğunu, bu örgütün nasıl korunup kollandığını, gerektiğinde silah ve militan bakımından nasıl desteklendiğini, Türkiye'de kaos çıkarmak ve başka terör örgütlerinin önünü açmak için kimler tarafından kullanıldığını, liderinin zamansız ölümü üzerine dernek ve vakıflar aracılığı ile legal alana taşınmaya çalışılan örgüt tabanının, son olarak nasıl siyasi bir partiye dönüştürüldüğünü ve bunun ardındaki batılı ülkelerin ileriye yönelik planları ele alınmıştır.
Akademisyenlerin dönüşümcü ve etkileşimci liderlik algılarının öz-yeterlikleri üzerindeki etkileri
Liderlik kavramı yaygın bir kullanıma sahiptir ve birçok alanda dikkatleri çekmektedir. Liderlik, Yükseköğretim Kurumlarında akademisyenler için bir fırsat haline gelmiştir. Öz-yeterliği artırma konusunda liderlerin müthiş bir kapasiteye sahip olduğuna inanılmaktadır. Liderlik ile öz-yeterlik ilişkisinin literatürde farklı bağlamlarda ele alınmış olunmasından hareket edilerek bu ilişkinin yükseköğretim kurumlarında incelenmesi ve yükseköğretim kurumlarında liderlerin izleyicilerinin öz-yeterlikleri üzerindeki rolüne ilişkin farkındalık oluşturulması ihtiyacı da söz konusudur. Buradan hareketle, bu çalışma algılanan dönüşümcü/etkileşimci liderlik davranışlarının akademisyenlerin öz-yeterlikleri üzerindeki etkisini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Literatür ile uyumlu olarak, "ideal etki, ilham veren motivasyon, entellektüel uyarım ve bireysel ilgi" dönüşümcü liderliğin boyutları olarak kabul edilmiştir. Bununla birlikte, etkileşimci liderliğin boyutları olarak da literatürdeki birçok araştırmada açıklandığı gibi "şartlı ödül ve istisnalara göre yönetim" kabul edilmiştir. Çalışmanın asıl amacından yola çıkılarak Kastamonu Üniversitesi akademisyenleri ile ampirik bir araştırma yürütülmüş ve veriler anket tekniği aracılığı ile elde edilmiştir. Algılanan dönüşümcü/etkileşimci liderlik davranışlarının akademisyenlerin öz-yeterlikleri üzerindeki rolünü araştırmak için korelasyon analizi ve regresyon analizi kullanılmıştır. Böylelikle, çalışmanın hipotezleri istatistiksel analizler açısından test edilmiştir. Bulgular hem dönüşümcü hem de etkileşimci liderlik davranış biçimlerinin akademisyenlerin öz-yeterliklerini etkilediğini ortaya koymaktadır. Ayrıca bu ilişki dönüşümcü liderliğin boyutları açısından "bireysel ilgi"den ve etkileşimci liderliğin boyutları açısından "şartlı ödül"den kaynaklanmaktadır. Bu bağlamda, yükseköğretim kurumlarında dönüşümcü ve etkileşimci liderlik davranışlarının daha fazla incelenmesi gerekmektedir. Yükseköğretimdeki artan değişim ve yükseköğretim liderlerinin karşı karşıya kaldığı birçok yeni zorluk, yükseköğretim kurumlarının yeni liderlik tarzları hakkındaki bilgilerini geliştirmeleri gerektiğini göstermektedir.