Civil society

135 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Kâr amacı gütmeyen organizasyonlarda kurumsal yönetim yeryüzü doktorları örneği

Kâr amacı gütmeyen organizasyonlar toplumda gönüllülük esasına dayanan, özerk, toplum içerisinde yaşanan sorunlara alternatif çözüm yolları üreterek toplumun refahını tahsis etmek amacı ile birçok alanda çeşitli faaliyetler gerçekleştiren organizasyonlardır. T.C. İçişleri Bakanlığı Dernekler Dairesi Başkanlığı'nın 10.06.2016 tarihli güncel verilerine göre faal dernek sayısı 109.072'dir. Sayıca fazla olan derneklerin kurumsal yönetimin temel prensipleri olan adillik, şeffaflık, hesap verebilirlik ve sorumluluk ilkelerine hangi düzeyde uyum sağladığı bağışçılar açısından önem arz etmektedir. Bu araştırmanın amacı kâr amacı gütmeyen organizasyonlarda kurumsal yönetimin önemini ortaya koymaktır. Araştırma dokümanlara ulaşım ve yüz yüze görüşmelerin uygunluğu nedeniyle nitel araştırma yöntemlerinden vaka analizi ile desenlenmiştir. Araştırma kapsamında yarı yapılandırılmış mülakat tekniği ile araştırmanın örneklemi olan organizasyonda görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Gerçekleştirilen görüşmeler ve doküman incelemelerinin sonucunda organizasyonun kurumsal yönetimin temel prensiplerine orta düzeyde uyum sağladığı tespit edilmiştir. Araştırmanın sonucunda organizasyonun kurumsal yönetimin temel prensipleri kapsamında geliştirmesi gereken alanlar tespit edilerek organizasyon ile paylaşılmıştır. Anahtar Kelime: Sivil Toplum, Kâr Amacı Gütmeyen Organizasyonlar, Kurumsal Yönetim.

Kar amacı gütmeyen kuruluşlarKurumsal yönetimSivil toplum+2
Abdullah Uçak
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Sivil Toplum Kuruluşları'nın yerel demokrasi sürecine katılımı: Çorum ili örneği

Günümüzde temsili demokrasi yerine artık katılımcı demokrasi, yani halkın da karar süreçlerine katılımı önem kazanmıştır. Bununla birlikte yönetim kavramı yerine, yönetişim kavramı yani yöneten ile yönetilenlerin yönetim sürecini birlikte gerçekleştirmeleri kabul görmektedir. Katılımcı demokrasinin en önemli aktörleri olan STK'lar vatandaş ile devlet arasında bir köprü bir sarkaç görevi görmektedir. Aynı zamanda STK'lar, halkın görüş ve taleplerinin karar vericilere aktarılmasında ve devletin uygulayacağı politikaların halka iletilmesinde aracı olurlar. Halkın temsilcisi ünvanı ile demokrasinin yönetim anlayışına yerleşmesinde, uygulanmasında ve korunmasında önemli bir görev üstlenmektedirler. Bu da demokrasinin var olması için STK'ların varlığına ihtiyaç olduğunu ortaya koymaktadır. Yerel yönetimler, demokrasinin vazgeçilmez bir unsuru olmaları ve kamusal hizmetlerin halka götürülmesinde en yakın birimler olması nedeniyle halkın yönetim süreçlerine katılımının ilk basamağını oluşturmaktadır. Bu durum yerel yönetimlerin yerel ihtiyaçların karşılanmasındaki önemini daha da artırmaktadır. Sivil toplum örgütlerinin ve kentin diğer paydaşlarının katılımıyla oluşan Kent konseyleri yerel yönetimlerin önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Kent konseyleri, yerel yöneticilerin çalışmalarını izleyerek, raporlar hazırlayarak ve bu raporları kamuoyu ile paylaşarak, kamuoyunun bilgilenmesini ve konunun tartışılmasını sağlayarak sürece katkıda bulunurlar. Bu çalışmada, Çorum'da faaliyet gösteren STK'ların, yerel yönetimlerin karar alma süreçlerinde ne derecede etkin olabildikleri, diğer bir ifadeyle yerel demokrasi sürecine ne ölçüde katılabildikleri ortaya konulmuştur. Bu amaçla yüz yüze anket tekniği uygulanmış, verilen cevaplar analiz edilmiş, elde edilen sonuçlar yorumlanarak durum tespiti yapılmış ve yapılması gerekenler konusunda öneride bulunulmuştur. Bundan sonraki süreçte ise karar alma süreçlerinde etkinliğin artırılabilmesi için STK'ların ve yerel yönetimlerin neler yapması gerektiği üzerinde durulmuştur. Çalışma genel olarak ele alındığında, anket verilerinden elde edilen sonuçlara göre yerel demokrasinin tahsis edilmesi, STK'ların yerel yönetimlerin karar alma süreçlerinde daha aktif görev almaları ile mümkün görülmektedir. Yerel yönetimlerin alacakları her kararda STK'ların görüşlerine önem vermesi, onların önerilerini dikkate alması, STK'ların da insan kaynakları ve maddi açısından güçlü olması yerel demokrasinin gelişmesine büyük ölçüde katkı sağlayabilecektir. Yerel yönetimlerin karar organlarında STK'lara kontenjan ayrılması ve STK'ların üye sayılarını artırması katılımcı demokrasi açısından elzem bir durum olarak görülmektedir. Ayrıca STK'ların siyasal etkilerden ve merkezi yönetimin baskısından uzak kalabildikleri ölçüde verimliliklerinin artacağı görüşü hâkim olmuştur. Çorum Kent Konseyi'nin bilinirliğinin ve faaliyetlerinin artırılması ile STK'ların aktif katılımı sağlanarak, STK'ların karşılaştıkları sorunların çözümünde yerel yöneticilere ulaşmasının daha kolay olacağı anlaşılmıştır. Bu değerlendirmeler ışığında, halk katılımının sağlanması, yerel demokrasinin gelişmesi ve yerel sorunların çözülmesinin, Çorum Kent Konseyi ve STK'ların iş birliği içerisinde faaliyet yürütmeleri neticesinde gerçekleşebileceğini ifade etmek mümkündür.

DemokrasiDemokratik tutumKent konseyleri+5
Gülistan Başcı
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal sorumluluk amaçlı kurulan sivil toplum kuruluşlarının internet sitelerindeki grafik tasarım sorunları(örnek uygulama )

Bu çalışmanın konusu "Sosyal Sorumluluk Amaçlı Kurulan Sivil Toplum Kuruluşlarının İnternet Sitelerindeki Grafik Tasarım Sorunları"nı irdelemek ve örnek bir uygulama geliştirmektir. Araştırma kapsamında Türkiye'den ve dünyadan sivil toplum kuruluşlarının web siteleri örnek teşkil etmesi için araştırılmıştır. Türkiye'de hizmet veren sivil toplum örgütlerinden Mor Çatı, TEMA(Türkiye Erozyonla Mücadele Vakfı), TEV (Türk Eğitim Vakfı), LÖSEV, Uluslararası Down Sendromu Derneği ve Otizm Derneği'nin web siteleri incelenmiştir. Dünyadan ise AFID (Accounting for International Development), African Wildlife Foundation, Fight Cancer Foundation, Nagao Doğal Çevre Vakfı (NEF) internet siteleri incelenmiştir. İlgili internet siteleri incelenirken; grafik tasarım ilke ve elemanları, tipografi, fonksiyonellik, bilgi mimarisi, içerik gibi başlıkları ve alt başlıkları kapsayan literatür tarama yapılmıştır. Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı'nın web sitesinin örnek teşkil etmesi ve araştırmayı desteklemesi amacıyla uygulama projesi dahilinde revize edilmiştir. Öncelikle web sitelerindeki; tasarım ilke ve elemanlara uygunluk, fonksiyonellik ve içerik bağlamında sorunlar incelenmiştir. Tespit edilen sorunlara çözüm önerisi geliştirmek için Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı'nın anasayfa arayüzü ele alınmış ve görsel kimliği göz önüne alınarak tasarımı yapılmıştır. Ayrıca kullanıcı görüşlerini ölçebilmek için anket görüşme tekniğinden faydalanılmıştır. 194 kişinin katıldığı anketin sonucun verilerine göre, web sayfa arayüzünün kullanıcı görüşüne göre değerlendirilme analizi yapılmıştır.

Grafik tasarımıSivil toplumSivil toplum örgütleri+4
Belgin Baldaş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Sivil topluma eleştirel bir yaklaşım batı liberal demokrasi ve Türkiye örneği

Sivil toplum ancak moderniteyle birlikte ortaya çıkan ve gelişen bir olgudur. Tarihsel gelişim süreci içerisinde ele alındığında sivil toplum batı siyasal düşünce geleneğinin bir ürünü olarak ortaya çıkmış ve günümüze kadar çeşitli anlam ve işlevler içermiştir.Özellikle günümüzde sivil toplum kavramı siyaset dünyasında oldukça sık kullanılır bir hale gelmiş ve neredeyse tüm sorunların çözümünde önemli bir kavram olarak kullanılmıştır. Neo-liberal politikalar ile birlikte sivil toplum kavramı ?sivil toplumculuk?a dönüşmüş ve kavram ideolojik bir araç haline getirilmiştir. Toplumsal alanda sivil toplum adı altında birçok kurum, örgüt ve yapı ortaya çıkmış ve sivil toplum adına eylemde bulunduklarını iddia etmişlerdir. Bu dönüşümle beraber sivil toplum tek yanlı bir şekilde ele alınarak yüceltilmiştir, sivil toplumun içerebileceği tehlikeler görülmemiştir.Anahtar Kelimeler: Demokrasi, Sivil Toplum, STK, Türkiye

DemokrasiDevletDevlet-halk ilişkileri+4
Mehmet Emin Baği
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

PKK-KONRA GEL terör örgütü ile mücadelede sorun çözücü olarak sivil toplum

Terör ve terörizm uzun yıllardan bu yana Türkiye'nin temel sorunu olmaya devam etmekte ve uzun yıllar daha bu yerini koruyacak gibi gözükmektedir. Geçen yıllar, sorunun çözümünde sosyal ve psikolojik temelleri ortaya çıkarmıştır. Dolayısı ile çözüm için, bilim insanlarına ve sıradan vatandaşlara da en az hükümetler kadar sorumluluk düşmektedir. Ama bu sorumluluk ne şekilde yerine getirilmelidir?Bir yanda, terör ve terörizm sorunu, Türkiye'yi uzun yıllardan bu yana epeyce meşgul eden, maddi ? manevi ağır maliyetler ödeten ve özellikle son yıllarda milli güvenliğin bir numaralı tehdit maddesi olarak karşımıza durmaktadır. Var olan Kürt sorununun devamı olarak ortaya çıkan şiddet sorunu artık kendi başına değerlendirilebilecek bir noktadadır. Her ne kadar iç içe geçmiş de olsalar, bu iki sorun karşısında ayrı ayrı çözüm paradigmaları geliştirilmesi zorunluluk arzetmektedir. Diğer yanda, Türkiye'de her geçen gün daha da gelişen ve inisiyatif alarak büyüyen bir sivil toplum bulunmaktadır. On yıllardır, Türkiye'de sivil toplumun kendi geleneğini oluşturduğunu söylemek bile iddialı olmayacaktır. Oluşturduğu geleneğini de arkasına alarak, geleneksel güç merkezlerini değişime zorlamaktadır. Gelişen sivil toplumun beraberinde getirdiği değişim, devletin aşmakta zorlandığı sorunların çözümü için ihtiyaç duyulan aklı geliştirebilecek midir?Bu çalışma, gelişen sivil toplum aklının, Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı, Kürt ve şiddet sorunları başta olmak üzere, sorunların çözümünde nasıl bir rol oynayabileceğinin araştırılmasıdır. PKK var olan Kürt protestosunun bir sonucu olarak ortaya çıkmış ve radikalleşerek terörize olmuştur. Kendisinde var olan ideolojik birikimi ve Kürt halkının taleplerini birleştirmiştir. Taleplerini gerçekleştirebilmesi içinse terörü bir araç olarak benimsemiştir. Devletin ukdesinde bulunan, meşru şiddet kullanma ve legal alanı belirleme, ayrıcalıklarını başarılı bir şekilde kullanamaması örgütün kitle kazanmasına neden olmuştur. Sonuç olarak, gelinen noktada Kürt sorunu ve şiddet sorunun kesişim kümesinde hayli büyük bir kitle bulunmaktadır. Bu kaygan kitle, ya Kürt sorununun çözülmesiyle marjinal şiddet hareketi olarak zayıflayacak yahut da Kürt sorununun çözümsüzlüğüyle şiddet sorunu çığırından çıkacaktır.Çalışmada sorunun tespiti ve sivil toplumun sorun çözücü rolü, bölgede yapılan derinlemesine mülakatlarla ve teorik tartışmalarla ortaya konulmaya çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Sivil Toplum, PKK- KONRA- GEL, Talepler, Legal Alan.

Kürt sorunuKürtlerPKK+5
Muhammed Ferit Duman
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Vakıfların yeni yönetişim yaklaşımları açısından değerlendirilmesi ve Türkiye`nin yönetişim sistemine katkıları

Ülkemizde yüzyıllar önce kurulmuş olan vakıflar, sosyal ve kültürel alanlarda önemli hizmetleri yerine getirmekle beraber gelir kaynağı niteliğindeki malların yönetimi ve işletilmesi ile de iktisadi ve idari alanda da önemli ölçüde etkin rol oynamıştır. Bu bağlamda son yıllarda özellikle gelişmiş ülkelerde, üçüncü sektör, gönüllü sektör, kar amaçsız sektör, hükümet dışı organizasyon gibi çeşitli şekillerde adlandırılan alternatif bir sektörün hızla büyüdüğü görülmektedir.İnsanların bir toplum olarak yaşamlarını bir arada sürdürebilmeleri ve refah düzeylerini geliştirecek fırsatlara sahip olabilmeleri için etkin bir kamu otoritesine gerek vardır. Devletin toplumsal konumu ve işlevleri kaçınılmaz olarak değişim süreci içerisinde yeniden yapılanmasını tetiklemekte ve söz konusu değişim sürecinde bir karar alma yöntemi olarak yönetişimin ön plana çıkmasına sebep olmaktadır. Bu yeni anlayış kapsamında çok aktörlü yönetimi niteleyen yönetişim kavramına içerik kazandırılmaya çalışılmaktadır. Yönetim evrensel bir olgu olmakla beraber her toplumun kendi sosyal, kültürel ve ekonomik yapısını da etkilemiştir. Vakıflar ve yönetim tarzının modern yönetim yaklaşımları içindeki yerini ve değerini eleştirel bir şekilde incelemek bu çalışmanın önemli bir amacıdır.Bu çalışma 3 bölümden meydana gelmektedir. Birinci bölümde vakıfların tanımı, tarihsel süreci, ikinci bölümde yönetişim kavramının tanım ve özellikleri, üçüncü bölümde ise, yönetişim yaklaşımları açısından Türkiye'de vakıfların katkısı değerlendirilmiştir.

DevletSivil toplumSivil toplum örgütleri+3
Ersin Şahin
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Sivil toplum kuruluşu üyelerinin kurumsal itibara yönelik algılamaları: Eskişehir ili eğitim sendikaları üzerine bir araştırma

Kurumsal itibar, artan iletişim teknolojileri sonrasında bilgiye erişimin geçmişe nazaran daha kolay olduğu günümüzde, küresel rekabet ortamında kurumlar arasında önemi giderek artan bir kavramdır. Kurum kimliği, kurumsal imaj ve kurumsal reklam gibi pek çok kavramı bünyesinde barındıran kurumsal itibar, bir anlamda kurumun hedef kesim gözünde nasıl göründüğü ve müşterilerin kurum hakkındaki olumlu ya da olumsuz düşüncelerinin bir bütünü olarak, gerek kurumsal faaliyetlerde başarıya ulaşmada, gerekse yönetim ve rekabet avantajları sağlamada oldukça önemlidir.Sivil toplum kuruluşları bir anlamda, kurumlar ile çalışanlar arasında güven sigortası olarak düşünülebilen bir iletişim köprüsüdür. Öte yandan günümüzde, sivil toplum kuruluşlarının da kurumsal itibar yönetimine geçtikleri düşünülebilir. Bu nedenle bu araştırmada, sivil toplum kuruluşu üyelerinin sivil toplum kuruluşlarındaki kurumsal itibar algılamalarında eğitim sendikalarına aktif üye olup olmamalarına göre farklılığın olup olmadığı incelenmiştir.Araştırmada, eğitim sendikalarına üye olan, Eskişehir ilinde bulunan eğitim kurumlarında görev yapan toplam (n=181) kişiye, üye oldukları sendikanın kurumsal itibarını nasıl algıladıkları sorulmuştur. Araştırma sonuçlarına göre tüm kurumsal itibar alt boyutu ortalamaları sendikada aktif görev yapan üyelerde yüksek bulunmuştur. Hizmet kalitesi, finansal sağlamlık, çalışma ortamı, duygusal çekicilik ve kurumsal etik ortalamaları için gruplar arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlıdır (p<0,05). Yönetim kalitesi ve toplumsal sorumluluk boyutlarında ise gruplar arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı değildir (p>0,05).Anahtar Kelimeler: Kurumsal İtibar; Sivil Toplum Kuruluşları; Kurumsal Kimlik

EskişehirEğitimEğitim sendikaları+6
Özge Orgun
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Sivil toplum kuruluşlarında hizmetkar liderliğin rolü: Kütahya ili örneği

ÖZET SİVİL TOPLUM KURULUŞLARINDA HİZMETKAR LİDERLİĞİN ROLÜ: KÜTAHYA İLİ ÖRNEĞİ KIRMIZI, İbrahim Yüksek Lisans Tezi, İşletme Ana Bilim Dalı Tez Danışmanı: Prof. Dr. M. Kemal DEMİRCİ Temmuz, 2014, 163 sayfa Sivil toplum kuruluşları gönüllülük temelli ve kar amacı taşımayan kuruluşlarıdır. Sağlıktan siyasete, eğitim, kültürden çevreye kadar birçok alanda faaliyet göstermektedir. Bunun yanında STK'lar modern hayatın sunduğu kolaylıkların yanında, yalnızlaşan bireylerin tek başlarına etkili olamadığı durumlarda toplumsal çıkarlar için bireylerin bir araya gelmelerine yardımcı olmaktadır. Bu yüzden sivil toplum kuruluşları için hizmetkar liderliğin önemli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Hizmetkar liderlik kavramı ise Greenleaf tarafından ortaya atılan liderlik kavramlarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada; sivil toplum kuruluşlarında hizmetkar liderliğin rolü anket tekniği kullanılarak incelenmiştir. Bu bağlamda çalışmanın ilk bölümünde sivil toplum ve sivil toplum kuruluşlarının özellikleri, işlevleri ve diğer kavramlarla ilişkileri üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde liderlik, yöneticilik ve hizmetkar liderlik ile ilgili kavramlar ayrıntılı bir şekilde açıklanmıştır. Üçüncü bölümde sivil toplum kuruluşlarında hizmetkar liderlik ilişkisine yer verilmiştir. Son bölümde ise sivil toplum kuruluşları ve hizmetkar liderlik arasındaki ilişki yapılan anket yardımı ile analiz yapılarak yorumlanmıştır. Analizler sonucunda STK'larda hizmetkar liderliğin önemli olduğu ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Sivil Toplum, STK, Liderlik, Hizmetkar ve Hizmetkar Liderlik

Hizmetkar liderlikLiderlikSivil toplum+1
İbrahim Kırmızı
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye`de demokratik topluma geçiş aşamasında sivil toplumun yeri ve önemi

IV ÖZET Sivil toplum Batı'nm yaşadığı sosyal ve ekonomik olaylar sonucu ortaya çıkan ve Batı'ya özgü bir kavramdır. Başlangıçta devletle özdeşleştirilen bu kavram zamanla anlam kaymasına uğrayarak devletin karşısında olarak algılanmaya başlandı. Sivil toplum özellikle 1989 yılında Doğu Bloku'nun çöküşüyle adeta demokrasinin olmazsa olmaz koşulu olarak görülmeye çalışıldı. Sivil topluma her ne kadar bazı göstergeler olsa da ne Osmanlı'da, ne de Cumhuriyet döneminde tam anlamıyla rastlanmamaktadır. Son zamanlardaki gelişmelere paralel olarak demokrasimizin pekişmesi için sivil toplumun oluşturulması gerektiği fikri kabul görmektedir. Gerçekten de sivil toplum güçlendirilerek demokrasimiz sağlamlaştınlabilir. Ama sivil toplumu oluşturmak sadece yasalarla olmaz, yasaları bir gecede değiştirerek bu sonuç elde edilemez. Nitekim 1961 Anayasası'yla sivil toplumun oluşmasına olanak sağlanmıştır ama iyi sonuçlar vermemiştir. Burada yasalardan daha önemli olan unsur sivil toplumu taşıyabilecek bir siyasal kültüre sahip olmaktır.

DemokratikleşmeSivil toplum
Selami Erdoğan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Gramsci'de sivil toplum ve aydınlar

Bu çalışma Antonio Gramsci'nin sivil toplum düşüncesini ve aydınları konu edinen ve değişen rollerini beraber değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Gramsci'de sivil toplum ve aydınlar konusunu değerlendirirken genelden özele doğru bir çerçevede öncelikle Gramsci'deki temel kavramlar açıklığa kavuşturulmaya çalışılmıştır. Ardından Gramsci'nin sivil toplumdan ne anladığı ortaya konulmuştur. Gramsci, sivil toplumu ''pozisyon savaşı'' metaforu ile anlatmaktadır. Modern demokrasilerde hegemonya ve politik iktidarın konumlandırılması anlamında sivil toplum merkezi bir öneme sahiptir. Sivil toplum, sosyolojik ve politik düzeyde mütehakkim düşüncelerin pozisyon savaşına sahne olur. Bu sahnede aydınların özel bir anlamı vardır. Zira aydınlar üst yapının gelişiminde etkin bir rol oynarlar. Gramsci düşüncesinde aydınlar geleneksel ve organik olmak üzere iki kategoride ele alınır. Geleneksel aydınlar toplumun otantik varoluşundan doğmuş olup toplumdaki köklü ilişkileri temsil ederler. Egemen sınıfa entegre olmuş, dar uzmanlıklara ve pragmatik ilişkilerle karakterize olan organik aydınlar, kurumsal ve profesyonel anlamda egemenlerin sözcüsü konumundadırlar. İktidar ilişkilerinde bir pozisyon savaşı olarak sivil toplumda egemen düşüncelerin hegemonik ilişkilerin yegâne faili olarak organik aydınlar belirleyici bir rol üstlenirler. Zira egemen düşüncelerin temsil ettiği egemen ideoloji toplumsal meşruiyetini ve hegemonyasını organik aydınlar vasıtasıyla inşa etmek istemektedir. Geleneksel aydınlar ise organik aydınlara göre egemen düşüncenin dışında konumlandırırlar. Yeni tarihsel blokun oluşumu sürecinde geleneksel aydınların rolü farklı amaçlarla organik aydınların yerine geçmiştir. Ancak entelektüel blok anlamında söz konusu iki aydın kategorisi iç içe geçmiştir. Bu çalışmada Gramsci'nin sivil toplum çözümlemelerinde aydınların rolü ve hegemonik ilişki biçimlerinin belirlenmesindeki etkileri araştırılmıştır. Anahtar kelimeler: Gramsci, sivil toplum, aydınlar, geleneksel aydınlar, organik aydınlar

AydınlarGramsci, AntonioSivil toplum
Fehmi Karaaslan
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sivil karşılaşmalar için kültürel paylaşım yollu bir kamusal alan olarak Mutfak||Matbakh Atölyesi örneği

Suriye'den gelen yoğun göç dalgasının ardından on yıldan fazla süre geçmiş olmasına rağmen henüz toplumsal barışın sağlanacağı sosyolojik ve politik zemin kurulamamıştır. Çözüme dair arayış konunun kesişimselliği ve küreselliği itibariyle bütüncül bir yaklaşıma ihtiyaç duymakta, konunun ayrıştırılarak tartışılması çok katmanlı sorunlarla mücadele yükünün bireylerin omuzlarına yüklemektedir. Sosyal uyumun demokratikleşme perspektifiyle sivil toplum ve kamusal alan paradigmaları üzerinden ele alınması konuya dair bütüncül bir çözüm önerisi geliştirebilmeyi sağlayacaktır. Çalışma, alanda tespit edilen dört sorun üzerinden şekillenmiştir; göç yönetişiminde uzun vadeli uyum politikalarının geliştirilmemesi, kamusal anlatılarda kurulan tekil dilin sivil toplumdaki farklı bileşenlerine alan tanımaması sebebiyle demokratikleşme imkânlarının önüne geçmesi, kültürel kamusal alanlarda kurulmuş olan hiyerarşik yapının özne deneyimlerine sunduğu imkânlardaki kısıtlar, konuya yönelik görünürlüğün yetersizliği. Bu doğrultuda göçmen ve yerel halk arasındaki ilişkiyi baz almak üzere sivil yapıdaki aktörlerinin kültürel paylaşım imkanlarını yaratarak sosyal uyumun önünün açan bir kamusal alan modeli üzerinden Mutfak||Matbakh Atölye örneği incelenmektedir. İncelemenin hedefi bu alanın imkânlarını, başarılarını ve kısıtlarını inceleyerek ileriye yönelik yöntem geliştirmek, bu yolla da kurulabilecek yerel bazlı sivil dayanışma pratiklerinin alanını artırmaktır. Çalışma kapsamında sivil toplum fikrinin Antik Yunan'dan bugüne tarihsel gelişimi ve kuramlar üzerinden kamusal alanın sosyal uyuma alan açması bağlamında ne gibi olanaklar sunabileceği tartışılacaktır. İncelemede katılımcı gözlem, yarı yapılandırılmış mülakat görüşmeleri, çalışmalardan kalan arşiv incelemeleri yöntemleri kullanılacaktır.

GöçmenlerKamusal alanMutfak+4
Damla Deniz Cengiz
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Orman suçlarında toplumsal algı (Çankırı ili örneği)

Orman suçları, orman kaynaklarının sürdürülebilirliğini ve toplumun refahını tehdit eden önemli bir sorundur. Bu çalışma, Çankırı ilinde orman suçları ve bu suçlara ilişkin yaptırımlara dair halkın algısını ve bilgi düzeyini incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın ana materyalini, Çankırı il merkezinde 400 katılımcı ile yüz yüze yapılan anketler oluşturmaktadır. Veriler SPSS 22 programı kullanılarak analiz edilmiş ve Ki-Kare testi ile belirli değişkenler arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Anket sonuçları, katılımcıların çoğunluğunun ormanların korunması gerektiği konusunda hemfikir olduğunu, ancak devlet denetimini yetersiz bulduğunu göstermektedir. Ayrıca, ormancılıkla ilgili kurumların toplumu bilgilendirme konusunda yetersiz kaldığına dair yaygın bir algı bulunmaktadır. Orman suçları ve yaptırımlarına ilişkin bilgi düzeyi ise genel olarak düşük seviyededir. Eğitim düzeyi, orman suçları ve yaptırımları hakkında bilgi sahibi olmada etkili bir faktör olarak öne çıkmaktadır. Çalışma bulguları, Çankırı ilinde orman suçları ve yaptırımlarına ilişkin farkındalığın artırılması ve toplumun bilinçlendirilmesi için daha etkili stratejilere ihtiyaç olduğunu göstermektedir. Özellikle eğitim seviyesi düşük olan ve kırsal kesimde yaşayan vatandaşlara yönelik bilgilendirme çalışmaları önem taşımaktadır. Ayrıca, orman idaresinin denetim faaliyetlerinin etkinliğinin artırılması ve caydırıcı yaptırımların uygulanması da orman suçlarının önlenmesinde önemli adımlar olacaktır.

Kırsal toplumOrman hukukuOrman suçları+2
Rahime Dilara Arık
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessEN

The factors that affect the performance of non-governmental organizations

In today's world, Non-Governmental Organizations (NGOs) have become very important. In order for NGOs to reach their goals, it is important to show high performance. The aim of this study is to determine the factors that might affect the performance of NGOs. For this purpose, data were collected from 103 NGOs in Turkey. A questionnaire was used to collect the data. The collected data were analyzed using descriptive statistics, factor analysis, and partial least squares structural equation modeling. As a result of analyses, it was found out that monitoring and evaluation M&E is the most important factor that affects the performance of NGOs. Keywords: Non-Governmental Organizations, Monitoring, and Evaluation, Performance

Least squares methodPerformanceCivil society+3
Mhd Subhi Alelaıwı
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de sivil toplum ve devlet ilişkilerinin siyasal iletişim perspektifinden analizi ve bir model önerisi

Osmanlı'dan Cumhuriyete geçiş sürecinde batılılaşmanın da etkisiyle entelektüel mahfillerde sivil toplum kavramsallaştırması sıklıkla kullanılmaya başlanmıştır. Geçiş döneminde kullanılmaya başlayan STK kavramı uzun yıllar tanımlanmaya çalışılmış ve yerel kültürel kodlarla ve geleneksel uygulamalar ile uyumlaştırılmaya çalışılmıştır. Yüz yılı aşan bu süreçte 1980 yıllarına gelindiğinde batılı tarzda bir sivil toplum yapılanması oluşturulamadıysa da yerel dinamiklerinde etkisiyle çeşitli badirelerden geçerek bir sivil toplum anlayışı inşa edilmeye çalışılmıştır. Demokrasinin ülkeye yerleşmesi sürecinde sivil toplum ve siyaset iletişimi gelgitler yaşayan ve alışılagelinmemiş geleneksel bir süreci olmayan uygulamalar arasında olduğu için birçok sorunu da bünyesinde barındırmıştır. Sivil Toplum ve Siyaset arasındaki iletişim mekanizmalarına odaklanmak aralarındaki çatışma ve kategorik ayrımların ötesinde siyasala/kamusala dayalı derin bir iletişimin olduğunu gösterir. Tezimizde bu ilişkileri inceleyebilmek için öncelikle genel olarak sivil toplum ve siyaset adına kavramsal bir çerçeve çizerek ilgili kavramların tarihte ve bu gün algılanış şekilleri üzerinde durulmaya çalışılmış, Sivil toplum ve devlet arasındaki ilişkileri siyasal iletişimin temel dinamikleri açısından sorgulayarak kurulan iletişim yöntemleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Sivil Toplum kavramının tarihçesi, kendi geleneğimizde ve batıda algılanış Şekilleri üzerinde durulduktan sonra sivil toplum ile siyaset arasındaki iletişimin daha sağlıklı olabilmesi için bir model önerisinde bulunulmuştur. Sivil-Siyaset iletişim Dairesi olarak isimlendirdiğimiz önerimizde tabiatta ve insan hayatında bir gerçeklik olan döngüselliğin insan-insan ilişkilerinde, kurumlar arası ilişkilerde ve kurum insan arasındaki ilişkilerde de bir modele dönüşmesinin sürdürülebilir sağlıklı iletişim kurulabilmesine katkı sağlayacağı düşüncesindeyiz.

DevletSivil toplumSivil toplum örgütleri+2
Mehmet Ali Eminoğlu
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Riskli gruplarla çalışma yürüten sivil toplum kuruluşu gönüllülerinde depresyon, anksiyete, stres ve tükenmişlik ilişkisinin incelenmesi

Bu araştırmada riskli gruplarla çalışma yürüten sivil toplum örgütlerinde gönüllü çalışanların depresyon, anksiyete, stres ve tükenmişlik düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Diyarbakır ilinde riskli gruplarla çalışma yürüten sivil toplum örgütlerindeki 18-48 yaş aralığında 87 katılımcıdan araştırmayı tamamlayan 37 kadın ve 32 erkek toplam 69 gönüllü, araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Araştırmada katılımcılara Sosyodemografik Bilgi Formu, Depresyon Anksiyete Stres Ölçeği (DASÖ) ve Maslach Tükenmişlik Ölçeği (MTÖ) uygulanmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre depresyon, anksiyete, stres ile tükenmişlik arasında alanyazına paralel olarak pozitif yönlü anlamlı ilişki bulunmuştur. Katılımcıların MTÖ tükenmişlik düzeyleri arttıkça DASÖ depresyon düzeyleri (r=0.659,p<0.001), DASÖ anksiyete düzeyleri (r=0.616,p<0.001), DASÖ stres düzeyleri (r=0.664,p<0.001) artış göstermiştir. Katılımcıların DASÖ depresyon düzeyleri arttıkça DASÖ anksiyete düzeyleri (r=0.811,p<0.001) ve DASÖ stres düzeyleri (r=0.768,p<0.001) artış göstermiştir. Erkek katılımcıların DASÖ depresyon puanları ( male=14.50, SDMale=9.28), kadın katılımcıların DASÖ depresyon puanlarından ( Female=9.68, SDFemale=9.37), erkek katılımcıların MTÖ tükenmişlik puanları ( male=36.22, SDMale=10.77), kadın katılımcıların MTÖ tükenmişlik puanlarından ( Female=29.14, SDFemale=12.81) erkek katılımcıların MTÖ duygusal tükenme puanları ( male=18.28, SDMale=6.89) kadın katılımcıların MTÖ duygusal tükenme puanlarından ( Female=13.27, SDFemale=7.95) daha yüksek çıkmıştır. Anahtar kelimeler: Sivil Toplum Kuruluşu, Tükenmişlik, Depresyon, Anksiyete, Stres

AnksiyeteDepresyonGönüllü çalışanlar+7
Emre Bakır
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Filistinli sivil toplumun ve uluslararası toplumun gözünden UNRWA

Bu çalışmanın dört temel amacı vardır. 1- Filistinlilerin nasıl çevre ülkelerde ve kendi topraklarında mülteci durumuna düştüğünü anlatmak; 2- Filistinli mültecilere yardımda bulunmak için kurulan UNRWA'in kuruluşu, hedefleri ve faaliyetlerini anlatmak; 3- Filistinli sivil toplum kuruluşlarının (STK) UNRWA'e ve faaliyetlerine bakışını incelemek; 4- Filistin konusunda en faal olan devletlerin UNRWA konusunda bakış açılarını analiz etmektir. Araştırma nitel yöntem aracılığıyla yazılmıştır. Filistinli STK'lar ile ilgili bölümde STK temsilcileri ile yapılan mülakatlar, devletlerin UNRWA ile ilgi görüşlerinin anlatıldığı bölümde ise daha çok web kaynakları ve ikincil eserler kullanılmıştır. Sonuç olarak tez şu önemli bulguya ulaşmıştır: Her ne kadar UNRWA Filistinlilere hizmet hususunda faydalı olmuşsa da, Filistinlilerin kendi topraklarında da mülteci konuma düşmelerinin tüm dünyada kabul görmesine yol açmış ve Filistinlilerin Filistin'deki statülerini ciddi anlamda tartışılır hale getirmiştir. Bu ise İsrail'in politikaları ile uyum içindedir. Bu tezde incelenen devletler ise UNRWA'in varlığının devam ettirilmesi hususunda farklı fikirlere sahiptir. Anahtar kelimeler: Filistin, Birleşmiş Milletler, Türkiye, UNRWA, İsrail

Birleşmiş MilletlerFilistinFilistin mültecileri+7
Sait Ali Arslan
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessEN

The impact of Syrian NGOs on civil society in Syria & integration with international system

After the outbreak of peaceful protests in Syria in March 2011, the humanitarian needs began to rapidly increase, especially in the provinces that witnessed widespread popular mobility and significant military operations that led to the displacement of thousands of families like Homs and Daraa. Within the end of 2011 and the beginning of 2012, thousands of civilians need an urgent humanitarian response. As a response, local civilian activists with support from local communities have created initiatives to bridge the gap in response and meet civilians' possible needs. These initiatives started to turn into professional organizations entered the Syrian civil society and worked from within it. They significantly grew their experience where most of them have started from scratches and have zero experience in civil society organizations as the Syrian regimes, through their governing Syria, allowed no space for civil society to grow over 60 years and prevented CSOs from work to raise their communities. In this study, we aim to unroll a history and typology of Syrian NGOs and their impact on the Syrian civil society after 2011. The importance of this research comes from the importance of humanitarian organizations playing in the Syrian response on the one hand, and their roles as part of civil society, on the other hand. Through the study, we have looked at these organizations' reality in terms of governance, structures, strategic planning, and many parts related to the institution as a body and level of implementation. Additionally, we have discussed the internal and external factors that affected Syrian NGOs like the loyalty to political parties or army groups and the countries' interests, which played a significant role in shaping the donations and responses to Syria. And the relevant influences of these factors on Syrian NGOs and civil society. Therefore, we come out with observations and recommendations to help readers and stakeholders consider them in proportion to the development of these organizations' work to preserve their role and improve it. Also, closing the research with in-depth recommendations will help readers/stakeholders build their capabilities according to study's the possible outtudy. This study relied on qualitative methodologies such as academic research, articles, official humanitarian reports, personal interviews with humanitarian workers (decision-makers), and other stakeholders. Also, we developed a questionnaire that aims to expand the data of the sample. According to the findings of this study, Syrian NGOs have been able to cover a significant gap in humanitarian response resulting in the failure of responding by the international humanitarian community for Syria since 2011. The majority of Syrian NGOs have a high capacity to meet international requirements for partnerships and an increased ability to implement long-term and specialized projects. They are technically eligible to work in the next phase of the Syrian response, the reconstruction phase. For these organizations to be a real part of the Syrian civil society organizations and play an essential role in building civil society, they must review their governance systems, policies, loyalties and turn into purely neutral organizations. It is also necessary for the international community to retain the neutral tone and perspective towards these organizations and provide them with real required support that will enable them to play a critical role in Syria's future.

Civil societyNongovernmental organizationsSyria+1
Mohamad Ramı Rajjoub
Hasan Kalyoncu University
2020
00
Master'sOpen AccessEN

The effects of cynicism on organizational commitment in ngos: An application with Structural Equation Modeling

In order to respond to the Syrian crisis, the human resources of the Non-Governmental Organizations (NGOs) were put under high pressure in order to deal with the increasing demands. Therefore, it was very critical to detect the level of the organizational cynicism and commitment to maximize the levels of commitment and minimize the cynical attitude, in order to ensure providing the best services to the beneficiaries. As a result of this research, It was determined that there was a negative influence of the organizational cynicism on the organizational commitment. The same was detected on the influence of the organizational commitment on the organizational cynicism. Beside that the level of the organizational cynicism was low while the level of organizational commitment was high for the NGO's employees in Turkey.

CynicismCivil societyNongovernmental organizations+2
Rama Almare
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sivil toplum kuruluşlarının pazarlama iletişiminde sosyal medyanın rolü: Kızılay ve Yeşilay üzerine bir araştırma

Sivil Toplum Kuruluşlarının pazarlama iletişiminde kullanmış oldukları sosyal medya kullanımının ele alındığı bu çalışma beş bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde sivil toplum kuruluşlarının gelişimi, önemi, özellikleri, güçlü-zayıf yönleri ve ülkemizde sivil toplum anlayışı ile dünyada ve ülkemizdeki sivil toplum kuruluşları ele alınmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde sosyal medya kapsamlı bir biçimde incelenmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde Türk Kızılay'ının ve Yeşilay'ın amacı, ilkeleri, tarihçesi, görevleri, misyonu, önümüzdeki yıllarda uygulayacakları stratejik planları ve bu iki STK ile ilgili çalışmalar incelenmiştir. Çalışmanın dördüncü bölümünde araştırmanın yöntemi üzerinde durulmuştur. Çalışmanın son bölümünde Kızılay ve Yeşilay kurumsal iletişim sorumluları olan Armağan PEKKAYA ve Sümeyya OLCAY ile yapılan mülakata ve bu mülakatlardan elde edilen bulgulara yer verilmiştir.

KızılayKızılayPazarlama+5
Leyla Ağaçcı
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye merkezli STK'lar tarafından Afrikada yapılan insani yardımların etkinliği ve su kuyusu projelerinin sürdürülebilirliği üzerine bir inceleme

Bu makalede Türkiye merkezli Sivil Toplum Kuruluşlarının Afrika'ya yönelik yardımlarının sunmuş olduğu katkının düzeyi üzerinde durulmuştur. Afrika'daki kaynaklara erişimde yaşanan problemlere alternatif bir çözüm yolu olarak yürütülen insani yardımlar ve özel olarak su kuyusu projeleri incelenmiş, bu yardımların etkinliği ve sürdürülebilirliği değerlendirilmiştir. Bu projeler kamu ve Sivil Toplum Kuruluşları aracılığıyla bağışçılar tarafından finanse edilmekte olup, bağışçı memnuniyetini sağlamak için düşük bütçeli çalışmalarla kullanıma açılan birçok kuyunun, kısa süre sonra kullanılamaz hale geldiği tespit edilmiştir. Kuyu türlerine göre hizmet sürelerinin değiştiği, bakım ve onarım için verilen taahhütlerin gerçekçiliği tartışılmaktadır. Bağışçı ve destekçilerin manevi duygularının karşılandığı ancak ihtiyaç sahiplerinin ihtiyaçlarının uzun vadede karşılanamadığı anlaşılmıştır. Kaynak israfının boyutunu ortaya koyan çalışmada, bağışçı bilincini artıracak politika önerileri sunulmuştur.

Afrika ülkeleriProjelerSivil toplum+6
Selman Yurteri
Ankara Social Science University · Bölge Çalışmaları Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yaşlılara yönelı̇k sosyal polı̇tı̇ka uygulamalarında sı̇vı̇l toplum kuruluşlarının rolü: Ankara'da faalı̇yet gösteren dernekler üzerı̇ne bı̇r ı̇nceleme

Nüfus yaşlanması günümüzde tüm dünyanın yaşadığı bir dönüşümdür. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki payının artması yaşlıların özel bir grup olarak ele alınması sonucunu meydana getirmiştir. Böylece yaşlanma sosyal politikanın güncel konularından biri haline gelmiştir. Dezavantajlı bir grup olarak yaşlı bireylerin sorunlarının yalnızca yaşlı bireyin sorumluluğunu üstlenen kişileri ilgilendirdiği görüşü çok geride kalmıştır. Yaşlı bireylerin sorunlarının tespitinde ve giderilmesinde sosyal politika aktörü olarak sivil toplum kuruluşları önemli bir konumdadır. Bu çalışmanın temel amacı Türkiye'de dezavantajlı bir grup olan yaşlı bireylere uygulanan sosyal politikalarda bir sosyal politika aktörü olarak sivil toplum kuruluşlarının rolünü Ankara'da faaliyet gösteren dernekler aracılığıyla saptamaktır. Bu bağlamda Ankara'da yaşlılara yönelik faaliyet gösteren derneklerin temsilcileriyle görüşme gerçekleştirilmiş, veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir.

AnkaraDerneklerSivil toplum+4
Fatma Nur Mutlu
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Râşid el-Gannûşî ve siyaset anlayışı

Râşid el-Gannûşî, hem bir düşünür hem de İslâmî hareket lideri olarak son yıllarda çağdaş İslâm düşüncesine yön veren ve küresel İslâmî çevrelerce itibar edilen bir otoritedir. Onu diğer İslâm siyaseti düşünürlerinden ayıran şey ise, siyasete doğrudan dahil olmasıdır. Zira kendisi Tunus siyasetinde önemli bir yere sahip olan Nahda Hareketi lideridir. Râşid el-Gannûşî; demokrasi ve İslâm arasındaki ilişkiyi yeniden düşünmesi, İslâmî özgürlük ve insan hakları kavramlarını izah etmesi, sivil toplum dilini yeniden tanımlaması, laiklik ve sivil toplum kavramlarının bağdaşmadığı şeklindeki düşünceleri ile İslâm dünyasında ve Batı'da yansımaları olan bir düşünürdür. Merkeze İslâm'ı alarak bu kavramlara yaklaşan Gannûşî'nin fikirleri İslâm dünyası için önemlidir. Bu bakımdan çalışmamızın ana mevzusunu Gannûşî'nin siyaset anlayışı oluşturmaktadır. Ayrıca Gannûşî'nin hayatı, zihin dünyasının şekillenmesinde etken olan âmiller ve kurmuş olduğu Nahda Hareketi, çalışmamızda değindiğimiz diğer konuları oluşturmaktadır.

DemokrasiDevletDin-devlet ilişkileri+7
Aysel Öztürk
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki Suriyeli göçmenler bağlamında sivil katılım: Elâzığ örneği

Uluslararası göç hareketleri tarihin her döneminde var olmuştur. Bireysel ve toplumsal yaşamı derinden etkileyen göç ve sonuçları, beraberinde pek çok sorunu da getirmektedir. Bu sorunların yönetilmesinden temelde hükümetler sorumlu olsa da hükümetlerin de yetersiz kaldığı noktalar bulunmakta, bu alanlarda devlet sivil toplum kuruluşları ile güç paylaşımında bulunmaktadır. Sivil toplum kuruluşları göçle gelen dezavantajlı gruplar lehine bir takım iktisadi ve sosyal roller üstlenmektedir. STK'lar çift yönlü işlev görerek hem devletin eksik kaldığı noktaları tamamlamakta hem de göçmenlere sivil katılım imkânı tanımaktadır. Bu araştırmada, Türkiye'ye göç eden Suriyeli göçmenlerin STK'lar ile etkileşimleri konu edilmiştir. Uygulamalı bir araştırma olan bu çalışmada, STK'ların Suriyeli göçmenler üzerindeki etkileri ve Suriyeli göçmenlerin sivil katılımında STK'ların rolü incelenmiştir. Çalışmanın teorik kısmında konuya dair bazı kavramlar açıklanmış, mevzuat bilgisi verilmiş ve Türkiye'de Suriyeli göçmenlerle etkileşim içindeki ulusal ve uluslararası STK'lar taranmıştır. Ayrıca Suriyeli göçmenlerin kurduğu STK'lara, yabancı STK'lara ve Suriyeli göçmenlerle ilişkili uluslararası üst kuruluşlara değinilmiştir. Tespit edilen 72 STK'nın faaliyet detaylarına dair, görüşmeler ve web siteleri üzerinden veriler toplanmış ve tablolaştırılmıştır. Çalışmada, konunun daha iyi analiz edilebilmesi ve daha doğru tespitlerde bulunulabilmesi adına STK yetkilileri de konu kapsamına dâhil edilmiştir. Uygulama kısmında nitel araştırma metodundan faydalanılmıştır. Araştırmanın evrenini Eylül 2018'de Elazığ İl Göç İdaresi'nden alınan verilere göre yaklaşık 8 bin Suriyeli göçmen ve Elâzığ'da bu göçmenlerle etkileşim içindeki 21 STK oluşturmaktadır. Literatür taramalarındaki görüşme sayılarına dayanarak araştırmadaki görüşme sayısı 40-50 kişi olarak hedeflenmiştir. Çalışmada mülakat tekniğinden faydalanılması sebebiyle sorulara verilen cevaplar tekrara bindiği yerde görüşmeler sonlandırılmıştır. Bu çerçevede örneklem grubu, görüşmeyi kabul eden 18 STK yetkilisi ve 22 Suriyeli göçmen olmak üzere toplam 40 kişiden oluşmuştur. Kartopu örneklem tekniği ile önce STK yetkililerine ulaşılmış onların referans olmasıyla Suriyeli göçmenlere ulaşılmıştır. Örneklem grubuna uygulanmak üzere yarı yapılandırılmış soru yönergeleri kullanılmış ve görüşmenin seyrine göre alt sorular belirlenmiştir. Görüşmeler ağırlıklı olarak 2019 yılında gerçekleştirilmiştir. STK yetkilileri; STK'ların şube müdürleri, il temsilcileri veya bu kişilerin yönlendirdiği konuyla ilgili STK mensuplarından oluşmuştur ve görüşmeler randevu alınarak genellikle STK ofislerinde gerçekleştirilmiştir. Suriyeli göçmenler ile yapılan görüşmeler ise STK'ların ofislerinde veya göçmenlerin evlerinde, tercüman refakatinde gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler yarı yapılandırılmış soru formuna bağlı kalınmaya çalışılarak ve konunun varsayımlarına dayalı olarak çözümlenmiş ve değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda göç sorunlarının aşılmasında ulusüstü organizasyonların, uluslararası, ulusal ve yerel sivil toplum örgütlerinin göçmenlere ve hükümetlere destek olduğu varsayımı doğrulanmıştır. Sivil toplum örgütlerinin Suriyeli göçmenlere yönelik gıda, giyim, eğitim, sağlık, barınma ve istihdam gibi konularda ayni ve nakdi yardımlar ulaştırdıkları, psikolojik ve hukuki danışmanlık konularında destek sundukları, göçmenlerin bilinçlenmesine ve yerel topluma uyumlarına katkı sağladıkları tespit edilmiştir. Ayrıca yaptıkları bilimsel yayınlarla hem ilgili kamu kurumlarını hem toplumu hem de göçmenleri bilgilendirmektedirler. Bu sayede toplumsal farkındalık ve duyarlılık oluşturarak göçmenlerin sosyal dokuya uyumlarını kolaylaştırmaktadırlar. Ayrıca bu bilimsel yayınlar ile politika yapım süreçlerine dolaylı şekilde katılmaya, yön vermeye çalışmaktadırlar. Ancak Suriyeli göçmenlerin STK'lar aracılığı ile siyasal iktidarların kendileriyle ilgili kararlarını etkileme gücü kazanabildikleri veya karar alma mekanizmaları üzerinde baskı oluşturabildikleri varsayımı doğrulanmamıştır. Çünkü yapılan görüşmelerde Suriyeli göçmenlerin STK'ları ihtiyaçlarının temininde maddi destek sağlayan kuruluşlar olarak gördükleri gözlemlenmiştir. Konunun ana temasını oluşturan sivil katılım konusunda Elazığ'daki Suriyeli göçmenlerin farkındalık düzeyinin yetersiz olduğu ve STK kültürüne henüz adapte olamadıkları tespit edilmiştir.

ElazığGöçlerGöçmenler+5
Süeda Gürses
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Trabzon'da dernekleşme süreci (1919-1950)

Bu tezin amacı, Trabzon'da kurulan dernekleri; kökenleri, oluşum süreçleri, faaliyetleri, aktörleri gibi unsurlarıyla ortaya koymaktır. Bu şekilde, elde edilecek verilerin, yapılan çıkarımların bundan sonraki çalışmalara kaynak teşkil etmesi, mukayese imkânı sağlaması ve tamamlayıcı olması hedeflenmektedir. Bu çalışma özünde Trabzon'un 1919-1950 yılları arasındaki dernekleşme faaliyetlerini konu edinmekle birlikte, Cumhuriyet tarihinin, kuruluş sürecinin, Osmanlı-Türk modernleşmesinin ve Türkiye'de sivil toplumun gelişiminin taşradan bir kesitini ortaya koymaktadır. Beş bölümden oluşan bu çalışmanın giriş kısmında öncelikle faydalanılan kaynakların tanıtımı yapılmıştır. Birinci bölümde tarihsel süreçte sivil toplumun oluşumu, kavramsal ve hukukî çerçevesi dernekler bağlamında ele alınmıştır. Ayrıca Osmanlı'dan Cumhuriyet'e dernekleşmenin aşamaları irdelenmiştir. İkinci bölümde sosyal yardım, dayanışma, sağlık, geliştirme ve güzelleştirme dernekleri hakkında bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde eğitim, kültür, sosyal ve siyasî amaçlı dernekler yer almaktadır. Dördüncü bölümde meslekî dernekler, esnaf dernekleri, ticaret, ekonomi ve tarım amaçlı dernekler üzerinde durulmuştur. Beşinci bölümde spor derneklerine değinilmiştir.

Cumhuriyet DönemiCumhuriyet Halk PartisiDernekler+7
Ülkü Köksal
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00

Related subjects