Marketing strategies
90 theses under this subject heading
Sağlık turizminde özel hastanelerin pazarlama stratejilerinin analizi: İzmir ili örneği
Amaç: Son yıllarda gelişen iletişim ve ulaşım olanakları, medikal turizmi dünya çapında hızla yayılan bir turizm dalı haline getirmiştir. Bu bağlamda birçok ülke, bu alanda yoğun çalışmalar yürütmeye başlamıştır. Bu çalışmanın amacı, medikal turizm faaliyetleri yürüten özel hastanelerin pazarlama stratejilerini analiz etmek ve medikal turizm faaliyetinde bulunan özel hastanelerin uygulayabilecekleri bütünleşik pazarlama çalışmalarının karşılaştırılıp geliştirilmesini sağlamaktır. Gereç ve Yöntem: Araştırma kapsamında İzmir'de sağlık turizmi yetki belgesine sahip özel hastanelerin yöneticileri ya da uluslararası hasta departmanı uzmanları ile mülakat (yüz yüze) görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bu görüşmeler 30-60 dakika arası sürmüş olup, uzmanların ilgili konular hakkındaki görüşleri derlenmiştir. Elde edilen veriler, nitel araştırma tekniklerinden biri olan betimsel analiz ile işlenmiş, cevaplar listelenmiş ve uzman görüşleri aktarılmıştır. Uzmanların çeşitli görüşleri ışığında, sağlık turizmi alanında işletmelerin medikal turizm için hangi tür pazarlama faaliyetlerini geliştirebileceği üzerine çeşitli yorumlar yapılmıştır. Bulgular: Araştırma kapsamına alınan 13 sağlık turizmi yetki belgesine sahip olan hastanelerin yöneticileriyle 30-60 dakika arası mülakat (yüz yüze) görüşme sağlanmıştır. Araştırma verilerine göre bir dizi pazarlama stratejisi öne çıkmaktadır. Hedef pazarla ilgili olarak, ulaşım ağının çeşitli ve kolay erişilebilir olması önemli bir noktadır. Büyük pazarlarda ülkenin marka bilinirliğinin yüksek olması büyük önem taşımaktadır. Uluslararası akreditasyonların medikal turizme önemli katkıları bulunmaktadır. Uygun ve güvenilir fiyat algısının oluşturulması, medikal turist çekmede büyük bir avantaj sağlamaktadır. Özellikle medikal turizmin tanıtım aşamasında reklam ve tanıtım kampanyalarına gerekli önem verilmesi, medikal pazardan büyük bir pay almanın en önemli adımlarından biridir. Sonuç: Bu bağlamda, kulaktan kulağa pazarlama stratejilerinin büyük önemi bulunmakta olup, Türkiye'deki medikal turizmle ilgili güvenilir yorumların yer aldığı bir sosyal ağ sitesi kurulması önemli bir iş birliği yöntemidir.
Bağlamsal pazarlama stratejilerinin marka değerine etkisi üzerine bir araştırma
Günümüz pazarlama anlayışıyla değişen müşteri ihtiyaç ve istekleri işletmelerin farklılık yaratmalarına sebep olmuştur. Rekabetin yoğun bir şekilde yaşandığı ortamda farklılık yaratmada etkili olan marka değeri kavramı gelişen teknolojilerle birlikte farklı şekiller ve yöntemlerle ortaya çıkmaktadır. Bilgi teknolojileri aracılığıyla uygulanmaya başlanan ve marka değeri ile ilişkili olan bağlamsal pazarlama stratejisi doğru zamanda, doğru bilgiyi, doğru tüketiciye sunarak marka değeri oluşmasında etkili olmaktadır. Marka değeri ile bağlamsal pazarlama stratejisi arasındaki ilişkinin ele alındığı bu tez kapsamında bağlamsal pazarlama stratejisi ve marka değerini oluşturan boyutlar ayrıntılı olarak anlatılmış ve aralarındaki ilişki değerlendirilmiştir. Verilerin analizinde açıklayıcı faktör analizi ile boyutlar elde edilmiş, hipotezlerin testi için korelasyon ve regresyon analizi uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre marka değeri ve marka değeri boyutları ile bağlamsal pazarlama arasında ilişki olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Bağlamsal Pazarlama, Marka Bağlılığı, Marka Çağrışımı, Marka Farkındalığı, Algılanan Kalite
Süpermarket işletmelerinde pazarlama stratejilerinin tüketicilere etkisi ve bir uygulama
ÖZET Günümüzde perakendeci işletmelerin önemi giderek artmaktadır. Ancak, günümüz perakendeci örgütleri, gelişen dünya konjonktürüne paralel olarak ülkemizde de değişim göstermektedir. Bu değişim doğrultusunda kendilerine özgü nitelikleri ve örgütlenmeleri olan ve süpermarket, hipermarket, gross market gibi değişik adlarla anılan perakendeci işletmelerin sayıları hızla artmaktadır. Bu perakendeci işletmeler, büyük ve modern yapılarda insanların günlük gereksinimlerini karşılamalarının yanı sıra dayanıklı tüketim mallarından mobilyaya, beyaz eşyadan ayakkabıya kadar binlerce çeşit ürünü bir arada tüketicilerin hizmetine sunmakta; ayrıca restaurant, kafe, oyun alanları gibi sosyal hizmet alanlarıyla da tüketicilere hizmet vermektedirler. Özellikle 1980'lerden sonra ülkemizde hızlı bir gelişim gösteren süpermarket işletmeciliği, tüketicileri değişik açılardan kendilerine çekerek, tüketicilere en yakın olan bakkalların işlevini önemli ölçüde zayıflatmışlardır. Tüketiciler, özellikle süpermarketlere veya hipermarketlere sadece alışveriş etmek için değil, sosyal-psikolojik faktörlerden dolayı da yönelmişlerdir. Tüketiciler için, süpermarketlerden alışveriş etmek sadece düşük fiyatla ürünleri satınalmak diğer deyişle alışveriş etmek değil; alışveriş ederken aynı zamanda hoşça vakit geçirmek anlamına gelmektedir. Süpermarketler, hem yönetimleri hem de diğer işletmecilik işlevleri profesyonelce yerine getirilen işletmelerdir. Bu açıdan, süpermarketlerin etkin ve verimli bir şekilde yönetilmeleri, performanslarına etki edecektir. Süpermarketler, belirli tüketici kitlesini hedef alan işletmelerdir. Genelde, bu işletmeler, faaliyet gösterdikleri şehir insanı ile, kuruluş yerinin özelliğine göre, potansiyel bazı tüketicilere yönelik faaliyette bulunurlar. Ancak, süpermarket işletmeciliği alanında da, bugün çetin bir rekabet yaşanmaktadır. Bundan dolayı, süpermarket işletmeciliğinde uygulanabilecek pazarlama stratejilerinin önemi artmaktadır. Süpermarketler, doğru tercihlerde bulunarak doğru pazarlama stratejilerini uygulamaya koyduklarında rekabetçi tutumlarını devam ettirebileceklerdir. Süpermarket işletmelerinde rekabet stratejileri, küresel dünyayı hedef alan diğer işletmelerinin pazarlama stratejilerinden hedef tüketici kitlesi ve bunlara ulaşma araçları yönünden bazı farklılık göstermektedir. Hedef ve potansiyel tüketici kitlesinin beklentilerini belirleyip ona göre pazarlama stratejileri geliştiren süpermarketler rakiplerine oranla daha çok tercih edilerek rekabetçi üstünlük sağlayacaklardır.
Evaluation of small and medium-sized Syrian companies from the perspective of marketing strategies
Strategy is a concept that describes long-term plans and decisions aimed at achieving future goals. Marketing is the process carried out by companies in relation to goods and services and aims to realize the desires of individuals, organizations, and society. The combination of strategy and marketing has produced the concept of marketing strategies, which deals with the long-term processes by which organizations seek to achieve the desires of consumers and thereby achieve the goals of the organization. The thesis explains the details of some marketing strategies and methods, revealing the scientific and practical methods operated by marketing management. It also presents interviews with some Syrian companies in Turkey to examine the effectiveness of marketing management in these companies and how much they know about marketing strategies, as well as their strengths and weaknesses. As a result of our research, we found that although Syrian companies achieve temporary positive results in the short term, their inability to activate and implement marketing strategies due to their lack of marketing knowledge prevents them from strategic goals, growth, and transformation into an international company. Keywords: Marketing Strategies, Marketing Mix, Company Performance.
Elektronik perakendecilikde pazarlama stratejisi
Bu çalışmanın amacı bir pazarlama medyası olarak İnternet' e özgü karakteristikleri açıklamak ve anlatmak, elektronik perakendeciliğe özgü fırsatları ve zorluklan belirlemek ve araştırmak ve elektronik perakendecilikde pazarlama stratejisi geliştirmek ve uygulamak için temel bir model önermektir. Bu çalışmada uygulanan araştırma yöntemiyle elde edilen birincil veriler elektronik perakendecilik alanında çalışan pazarlamacılarla yapılan görüşmelerden elde edilmiştir. İkincil veriler ise; yazılı kaynaklardan, online tüketici davranışları konusundaki raporlardan, seminer notlarından ve İnternet makalelerinden derlenmiştir. Uygulanan teoriler arasında şirket stratejisi, pazarlama stratejisi, pazarlama yönetimi, marka stratejisi ve ilişkisel pazarlama gibi teoriler yer almaktadır. Çalışmanın sonucunda varılan nokta, etkileşimin, kullanıcı tarafından başlatılıyor olmasının, saniyeler için 24 saat global erişimin bir pazarlama medyası olarak İnternet' e özgü karakteristikler olduğudur. Bunun firmaları kitlesel kişiselleştirme ve bire bir teknikleri, iki yönlü iletim stratejileri uygulamaya teşvik ettiği ve hizmet kalitesinde yüksek seviyelere çıkmanın gerekliliğini vurguladığı görülmüştür. Ayrıca, çalışmadan elde edilen bir diğer sonuç iyi tasarlanmış bir pazarlama stratejisinin, güçlü bir marka adının ve elektronik ilişkiler kurabilme ve yürütebilme yeteneğinin online perakendeciler için sanal pazaryerinin yeni dinamiklerini karşılamakta çok önemli olduğudur. İncelenen bütün bu boyutlar entegre bir elektronik perakendecilik modeli oluşturmak için kullanılmıştır. Anahtar kelimeler: elektronik perakendecilik, pazarlama stratejisi, e-ticaret, e-iş. vıı
Eğlence pazarlaması: "Parkantep örneği"
Eğlence pazarlamasında amaç, hedef kitleye boş zamanlarında değerlendirebilecekleri eğlenceli deneyimler sunmaktır. Bu eğlenceli faaliyetler sayesinde tüketiciler ruh ve bedenlerini dinlendirerek günlük koşuşturmalarından uzaklaşma fırsatı bulmaktadırlar. Son yıllarda eğlence pazarlaması tüm dünyada büyük bir gelişme göstermiş ve eğlence pazarında hizmet sunan örgütler çoğalmıştır. Artan rekabet, işletmelerin pazarlama, yöntem ve stratejilerini daha titiz planlamalarını gerektirmektedir. Araştırma ile eğlence pazarlaması kapsamında ParkAntep'in, ziyaretçiler tarafından nasıl algılandığını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırmada farklı yaştaki, farklı medeni durumdaki ve farklı aile birey sayısına sahip olan ziyaretçilerin cevapları farklı olabildiği ve yaşın, medeni durumun ve aile birey sayısının cevaplar üzerinde bir etkisi olduğu görülmüştür.
Pazarlama stratejilerinın rekabet avantajı ve iç müşteri memnuniyetine etkisi: Kerkük Çimento Fabrikası örneği
Son yıllarda artan rekabet koşulları pazarlama işletmeleri ve müşteriler arasında özellikle uzun dönemde gerçekleşecek bir ilişkiyi zorunlu hale getirmiştir. İşletmelerin hizmet konusunda göstermiş oldukları bu performans müşteri açısından ne kadar önemli olduğunun bir göstergesi olarak ortaya çıkabilmektedir.Sürekli olarak değişen ve gelişen çevre koşullarına baktığımızda işletmeler uyum sağlayabilmek için bir çok stratejiden yararlanabilmektedirler. Müşteriyi elinde tutabilen bunun yanı sıra müşteriyi tatmin edebilen işletmeler müşterinin sadakatını kazanmakla birlikte kendi varlıklarını sürdüremekte istikrarlı hale gelebilmektedirler. Bu nedenle bu çalışmadaki amaç, işletmelerin gerek pazarlama stratejileri açısından, gerekse rekabet avantajı açısından müşteri memnuniyetini nasıl etkilediği konusunda inceleme yapmaktır.Dolayısıyla bu çalışma, Kerkük ilindeki bir Çimento fabrikasında çalışan kişilerin ankete alınmasıyla gerçekleşmiş olup, anket uygulaması sonucunda SPSS programı yoluyla istatistiksel analizden yararlanılmıştır. Analiz yönteminde T-testi, güvenilirlik analizi, faktör analizi, korelasyon ve regrasyon analizi kullanılmıştır. Bu çalışmanın sonucu olarak pazarlama stratejileri ve rekabet avantajının müşteri memnuniyetine anlamlı bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Pazarlama stratejileri, sektör, rekabet analizi, müşteri memnuniyeti.
Sosyal ağlar ve tüketim ekonomisi: Instagram' da ağ etkileşimi, marka sunumu, reklam ve pazarlama stratejileri üzerine bir inceleme
Gelişen telekomünikasyon teknolojileri, özellikle de internet ve ona bağlı sosyal ağların gelişimi ile birlikte bireylerin gündelik yaşamında ve toplumların yapısında kimi değişiklikler ortaya çıkmıştır. Sosyal medya ağları bireylerin bilgi ve içerik paylaşımlarını her geçen gün değişmiştir. Kullanıcıların her anına dokunan sosyal medya ağlarıyla yeni bir reklamcılık türü olan sosyal medya reklamcılığı da ortaya çıkmıştır. Sosyal medya ağları içerisinde görsel paylaşım üzerine kurulu olan ve kullanıcılarına fotoğraf paylaşımları ile benliklerini sunabilecekleri, hashtag ve keşfet kısmı gibi özellikleriyle de etkileşim yaratarak takipçilerini arttırabilecekleri bir alan sunan Instagram sosyal mecraların en popülerlerindendir. Kullanıcılarına ve bir sosyal medya ünlüsü olabilecekleri algısını yaratan Instagram' da belirli bir takipçi sayısına ulaşmış olan kullanıcılar 'ınfluencer' ya da etkileyici kişi gibi tanımlarla anılmaktadır. Bu kişiler, gündelik yaşam fotoğrafları ile yapmış oldukları paylaşımlarla binlerce, milyonlarca kişiye etkili bir şekilde ulaşabilmektedirler. Dolayısıyla ınfluencerlar da bir reklam ve pazarlama alanı olarak markaların dikkatini çekmektedirler. Bu noktada, çalışmanın amacı belirli bir takipçi sayısına ulaşmış olan ınfluencerların, aile bireyleri, özel alanları ve hayatlarının her anını kapsayacak şekilde günlük hayat fotoğrafları ile yapmış oldukları paylaşımlar aracılığıyla, Instagram hesaplarını marka sunumu, reklam ve ticaret alanına çevirme nedenlerinin açıklanmasıdır. Bu amaca erişmek için, nitel araştırma deseni ile tasarlanan bir araştırma süreci yürütülmüştür. Gündelik hayat fotoğrafları ile marka sunumu ve ürün reklamı yapan 15 kullanıcıya ulaşılmış ve önceden hazırlanmış olan 29 soru, yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla sorulmuştur. Sorulan sorular betimsel analiz yöntemi kullanılarak yorumlanmıştır. Çalışma sonucunda öne çıkan bulgulara ise Instagram hesaplarını günlük hayat fotoğrafları ile marka sunumu, ürün reklamı yapma amacıyla kullanan ınfluencerların, Instagram kullanım oranlarının bu amaç doğrultusunda arttığı saptanmıştır. Aynı şekilde ınfluencerların, Instagram hesaplarından ürün reklamı ve marka sunumu yapabilmek için, özel yaşam alanı paylaşımlarının sıklığının, takipçi sayılarına verdikleri önem ve paylaşımlarına gelen beğeni ve yorumların öneminin de arttığı saptanmıştır. Influencerların yapmış olduğu paylaşımlardan mahremiyet algısının ve özel yaşam alanı ile kamusal yaşam alanı ayrımın değiştiğine ulaşılmıştır. Influencerların Instagram hesaplarından günlük hayat fotoğrafları ile marka sunumu ve ürün reklamı yapma amaçlarının ise maddi kazanç elde etmek ve ücretsiz ürün sahibi olmak olduğu saptanmıştır. Sosyal medya uygulaması olan Instagram'ın kullanıcılar tarafından markaların sunum alanı ve reklam stratejileri ile pazarlama sahasına dönüştürüldüğü söylenebilir. Anahtar Sözlükler: Sosyal Medya; Sosyal Medya Reklamları; Instagram; Influencer; Influencer Reklamları.
İlişkisel pazarlama yaklaşımında bağlamsal pazarlama stratejisinin yeri ve bir uygulama
Günümüzde enformasyon ve iletişim teknolojilerinde yaşanan hızlı değişimler ekonomi alanı da başta olmak üzere, mikro ve makro düzeyde birçok alanda dönüşümün gerçekleşmesine neden olmuştur. İşletmelerin için de faaliyette bulunduğu dönem, müşterinin temel güç dengesi kaynağı olduğu "müşteri asrı" olarak tanımlanmaktadır. Keskin rekabet koşullarında işletmelerin müşterilerine karşı göstermiş olduğu tutumlar, işletmelerin başarılarında belirleyici bir faktör olarak önem kazanmaktadır. Kütlesel pazarlamadan bireysel pazarlamaya doğru bir eğilimin olduğu böyle bir ortamda "müşteriler ile kurulan bireysel, güçlü bağların" odak noktasını oluşturduğu ilişkisel pazarlama yaklaşımı ve bu yaklaşım temelinde bilişim teknolojisindeki gelişmeler ile geleneksel pazar etkileşiminin yıkıldığı elektronik pazar alanında, ortaya çıkan bağlamsal pazarlama stratejisi ön plana çıkan kavramlar arasında yer almaktadır. Bu araştırmanın temel amacı, ilişkisel pazarlamanın uygulama boyutu olarak bağlamsal pazarlamada yapıyı oluşturan unsurların, ilişkisel pazarlamaya ve müşterilerin tekrar satın alma niyetine etkisinin olup olmadığının ampirik bir araştırma ile ortaya koymaktır. Araştırma kapsamında Gaziantep Havaalanında Miles&Smiles kart kullanan 400 müşteriye anket uygulanmıştır. Anket uygulaması sonucunda elde edilen veriler araştırma amaçları doğrultusunda çeşitli istatistiksel analizlere tabi tutulmuştur. Bu analizler sonucunda, bağlamsal pazarlama stratejisi unsurları ile ilişkisel pazarlama yaklaşımı unsurları arasındaki ilişkinin varlığı, bağlamsal pazarlama unsurlarının ilişkisel pazarlama unsurları üzerinde ve ilişkisel pazarlama unsurlarının tekrar satın alma niyeti üzerinde olumlu etkilerinin olduğu saptanmıştır. Anahtar Sözcükler:ĠliĢkisel pazarlama, bağlamsal pazarlama, bilgi teknolojileri
Uluslararası firmaların küyerel stratejileri analizi: Türkiye örneği
1980'lerden sonra küreselleşen dünyada artarak devam eden bir yerelleşme olgusu ve anlayışı yerleşmeye başlamıştır. Yerelleşme ve küreselleşme kavramları yıllar geçtikçe sentez haline gelerek küyerelleşme eğilimini meydana getirmiştir. Bu "küresel düşün, yerel hareket et" stratejisinin amacı kültürel unsurların kullanılmasına ve dolayısıyla yerel bir imaj oluşturulmasına dayanmaktadır. Küresel firmaların rekabet ortamında devamlılıklarını artırmak için doğru stratejileri belirleyip uygulaması gerekmektedir. Bu çalışma, küreselleşen dünyada tüketimin artması ile küresel firmaların ürünlerini daha kolay pazarlamak ve hedef kitlelerine yakınlaşabilmesi amacıyla faaliyet gösterdikleri ülkelerin kültürlerine uyum sağlayarak gerçekleştirdikleri küyerel pazarlama stratejilerini incelemektedir. Çalışmanın birinci bölümünde küreselleşme kavramı, ikinci bölümde küyerelleşme olgusu ve ilgili hususları, üçüncü bölümde ise küresel firmaların dünyada ve Türkiye'de uyguladığı küyerel stratejiler karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Küyerel stratejilere örnek oluşturması adına hem yerel hem küresel hizmet sunan firmalar seçilerek, Coca Cola, Starbucks, Kahve Dünyası, McDonald's ve Simit Sarayı'nın küyerel pazarlama uygulamaları analiz edilmiştir. Bu çalışmanın dış pazara açılmak isteyen ve küyerel pazarlama stratejilerini uygulamayı hedefleyen firmalara ve literatüre katkıda bulunması amaçlanmıştır. Araştırma bulguları firmaların faaliyette bulundukları pazarda küyerel pazarlama stratejilerini "nasıl" kullandıklarını ortaya koymakta ve öneriler sunmaktadır.
Yeşil pazarlama stratejilerinin yeşil tedarikçi seçimi, yeşil inovasyon ve performans üzerindeki etkisinin yapısal eşitlik modeli ile analizi
Günümüzde çevre sorunlarına yönelik artan endişeyle birlikte müşteriler ve alıcılar, tedarikçilerinden çevre sorunlarını dikkate alan ürünler ve malzemeler sunmalarını talep etmektedir. Bu nedenle, çevre üzerinde olumsuz bir etkiye neden olabilecek malzemeleri ve ambalajları azaltmak için ürün geliştirme sürecinin başlarında tedarikçilerle yakın çalışmak gerekir. Burada ortaya yeşil pazarlama kavramı çıkmaktadır. Firmalar, alıcıların bu taleplerine karşılık verebilmek amacıyla yeşil ürün konusunda inovatif çalışmalar gerçekleştirmekte ve bunu da yeşil tedarikçi seçimi ile tamamlamaktadır. Bu seçim sonucunda firmalar rakiplerine karşı rekabet avantajı elde edecektir ve aynı zamanda firmanın genel performansı da olumlu anlamda etkilenecektir. Buradan yola çıkarak çalışmamızda yeşil pazarlama stratejilerinin yeşil tedarikçi seçimi ve yeşil ürün inovasyonu üzerindeki etkisi ile yeşil ürün inovasyonunun performans ve rekabet avantajı üzerindeki etkisinin araştırılması amaçlanmaktadır. Bu amaçla Kocaeli- Gebze ve İstanbul'da faaliyet gösteren 239 imalat firmasından veriler toplanmıştır. Verilerin analizi sonucunda yeşil pazarlama stratejilerinin, yeşil tedarikçi seçimi ve yeşil inovasyonu anlamlı olarak etkilediği; aynı şekilde yeşil tedarikçinin yeşil inovasyonu, ve yeşil inovayonunun yeşil rekabet avantajını ve performansı anlamlı olarak etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca yeşil pazarlama stratejisinin yeşil inovasyon üzerindeki etkisinde yeşil tedarikçi seçiminde aracı rolü, yeşil inovasyonun performans üzerindeki etkisinde rekabet avantajının aracı rolü ve yeşil pazarlama stratejisinin yeşil inovasyon üzerindeki etkisinde çevreci kültürün düzenleyici etkisi olduğu bulunmuştur.
Otel işletmelerinde uygulanan rekabet tabanlı pazarlama stratejileri: Türkiye'deki 4 ve 5 yıldızlı otel işletmelerinde bir araştırma
Türkiye'de son yıllarda en hızlı büyüyen sektörlerden birisi otelcilik sektörüdür. Bunun nedeni Türkiye'de 2002 yılında işletme belgeli 419 adet dört ve beş yıldızlı otel işletmesi bulunurken bu rakam 2011 yılında % 131,2 artarak 969'a ulaşmasına bağlanabilir. Diğer taraftan Türkiye'deki dört ve beş yıldızlı otel işletmelerin hızla çoğalması otel işletmeleri arasında ulusal ve uluslararası çok yoğun rekabetin yaşanmasına neden olmuştur. Bu sebeplerden dolayı otel işletmeleri var oldukları pazarlarda yaşamlarını uzun süre devam ettirmek, korumak ya da pazarda daha etkin duruma geçmek amacı ile pazarlama stratejilerinden yararlanma gereği duymaktadır.Bu çalışmada Türkiye'deki dört ve beş yıldızlı otel işletmelerinin pazarlama stratejilerine ihtiyaç duyup duymadıklarının ve otel yöneticilerin demografik özelliklerinin pazarlama stratejileri üzerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaca ulaşmak için bir anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Bu anket çalışması için toplam 222 otel yöneticisine internet üzerinden anket uygulanmıştır. Çalışmada, kullanılan ölçeklerin, genel geçerlik ve güvenirliğine ilişkin analizler gerçekleştirilmiş olup, 15 Kasım 2011- 15 Şubat 2012 tarihleri arasında örneklem gruba uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde, ?yüzde?, ?frekans?, ilişkili ölçümler için ?t-testi?, ?tek faktörlü varyans (Anova) analizi?, çoklu karşılaştırmalar için ?Tukey? ve ?Regresyon? analizleri kullanılmıştır.Araştırma sonuçları; araştırmaya katılan otel işletme yöneticilerinin genç, iyi eğitimli ve tecrübeli olduklarını göstermiştir. Ayrıca araştırmaya katılan otel işletmeleri yöneticilerinin uyguladıkları pazarlama stratejileri içerisinde en fazla pazar payı stratejilerini, ikinci olarak güç konumuna göre stratejiler ve son olarak büyüme stratejilerini uyguladıkları tespit edilmiştir. Araştırmaya ilişkin geliştirilen hipotezlerin testine yönelik gerçekleştirilen analizler sonucunda, dört ve beş yıldızlı otel işletme yöneticilerinin pazarlama stratejilerine ihtiyaç duydukları ortaya konulmuştur. Ayrıca, dört ve beş yıldızlı otel işletmelerinin doluluk oranları, satışları ve karlılığının uygulanan pazarlama stratejilerini etkilemediği, ancak uygulanan pazarlama stratejilerinin doluluk oranları, satışları ve karlılığı etkilediği anlaşılmıştır.Anahtar Sözcükler: Rekabet, rekabet stratejileri, pazarlama stratejileri, otel işletmeleri, Türkiye.
KOBİ'lerin sosyal medyaya yönelik algılarının incelenmesi: Kastamonu ilinde bir araştırma
KOBİ'lerin sosyal medyaya yönelik algılarının incelenmesi ile sosyal medya kullanma/kullanmama nedenlerini, tespit etmek amacı ile gerçekleştirilen araştırmaya Kastamonu ve ilçelerinde 10 ve üzerinde çalışanı bulunan 175 KOBİ katılmıştır. 175 KOBİ'den 112'si aktif olarak pazarlama stratejilerinde sosyal medyayı kullanmaktadır. Araştırmaya katılan KOBİ'lerin ise 37'si hizmet sektöründe, 33'ü imalat sektöründe ve geri kalan 105'i de ticaret sektöründe faaliyet göstermektedir. KOBİ'lerin sosyal medyaya yönelik algılarının incelenmesinde satış ve maliyet faktörü ile iletişim ve paylaşım faktörleri ortaya çıkmıştır. Satış ve maliyet faktörü ile demografik değişkenlerden KOBİ temsilcilerinin eğitim düzeyleri, KOBİ'lerin faaliyet süreleri, sektör grupları ve sosyal medya kullanma durumları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Aynı şekilde iletişim ve paylaşım faktörü ile demografik değişkenlerden KOBİ temsilcilerinin eğitim düzeyleri, KOBİ'lerin faaliyet süreleri, yer aldıkları sektör grupları ve sosyal medya kullanma durumları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Araştırmada KOBİ'lerin sosyal medya kullanımı konusunda bilgi sahibi olduğu fakat sosyal medyanın pazarlama stratejilerinde ki öneminin yeterince farkında olmadıkları ortaya çıkmıştır. Araştırma verileri 2016 yılı Ağustos ve Eylül aylarında araştırmacı tarafından KOBİ'lerle yüz yüze görüşülerek yapılan anket aracılığı ile elde edilmiştir. Elde edilen veriler SPSS Programı ile analiz edilmiştir. Verilere frekans analizi, güvenilirlik analizi, faktör analizi ve Tek Yönlü Anova testleri uygulanmıştır. Anahtar Kelimeler: KOBİ, sosyal medya, pazarlama stratejileri
Helal konseptli otel işletmelerinin uyguladıkları pazarlama stratejilerinin değerlendirilmesi: İstanbul örneği
Dini hassasiyetleri olan tüketici grubunu hedef kitle olarak belirleyen ve ihtiyaçlarını dikkate alan işletmelerin sayısı giderek artmaktadır. Çoğu sektörde dinin gereklerini yerine getirmeye çalışan, tüketiciler dikkate alınarak pazarlama planlarını ve stratejilerini oluşturan işletmeler mevcuttur. Helal konseptli olarak nitelendirilen işletmeler dine göre yasaklı olan hiçbir aktiviteyi içermemektedir. Bu çalışma, helal konseptli otel işletmelerinin uyguladıkları pazarlama stratejilerinin incelenmesini amaçlamaktadır. Araştırmanın örneklemini, İstanbul'da faaliyet göstermekte olan helal konseptli otel işletmeleri oluşturmaktadır. Çalışmada nitel araştırma yöntemi tercih edilmiştir. Araştırma deseni olarak örnek olay analizi kullanılmıştır. Derinlemesine görüşme tekniği ile helal konseptli otel işletme yöneticilerinden veri toplanmıştır. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde içerik analizi ve betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, helal konseptli otel işletmelerinin rekabete dayalı ve büyümeye dayalı pazarlama stratejilerine başvurduğu ortaya konmuştur.
İnovasyonun yeşil pazarlama stratejileri üzerinde etkisi
Yapılan bu çalışmada, inovasyonun (yeni fikirlerin) uygulanması sırasında izlenecek stratejilerin çevreyi koruma bilinci kapsamında uygulanacak yeşil pazarlama stratejileri üzerine olumlu veya olumsuz etkisinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Bu amaçla Ankara il merkezinde bulunan şirketlerin çevre koruma, pazarlama, İK, üretim veya Ar-Ge departmanlarının CEO'ları ve yöneticileriyle anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. İnovasyon stratejilerine göre yapılan analizler neticesinde elde edilen bulgular yöneticilerin cinsiyetleri, medeni durumları, gelir düzeyi değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık olmadığı görülmektedir. Bunun yanı sıra yöneticilerin yaş ve öğrenim durumu değişkenleri arasında anlamlı bir farklılık olmadığı görülmektedir. Yeşil pazarlamaya göre yapılan analizler neticesinde elde edilen bulgular yöneticilerin cinsiyetleri, medeni durumları, gelir düzeyi değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık olmadığı görülmektedir. Bunun yanı sıra yöneticilerin yaş ve öğrenim durumu değişkenleri arasında anlamlı bir farklılık olmadığı görülmektedir.
21. yüzyıl kültür endüstrisi içinde opera temsil anlayışının otantik ve anakronistik reji düşünceleri bağlamı ile Rigoletto ve La Traviata operaları örnekleminde karşılaştırmalı değerlendirilmesi
Opera sanatının görünür kimliği, tarihsel ve toplumsal dinamiklerin etkisinde çağlar boyunca değişime uğramış ve bu durum çeşitli opera janrlarının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Benzer şekilde operalar, kendi metinlerine kaynaklık eden konu ve reji anlayışı bağlamındaki çeşitlilik sayesinde, toplumsal ve kültürel değişimlerle ilişkili olarak alımlayıcının ilgi ve gereksinimleri karşılayacak dinamiğe, daima sahip olmuştur. Bu çalışmada da opera sanatına dair bu değişimlerin yapısı, iki farklı bakış açısının karşılaştırmasıyla ele alınmıştır. Opera repertuvarı içinde önemli bir yer teşkil eden Rigoletto ve La Traviata operalarının iki farklı reji anlayışıyla sahnelenmiş temsilleri karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Bu operaların karşılaştırılmasında temel olarak, otantik ya da geleneksel olan ve ilk reji anlayışına atıfta bulunan eserler ile daha güncel çağrışımlı unsurlarla yapılanmış reji uygulamalarına sahip eserlerin temsilleri incelenmiştir. İlk zamanlarından bu yana opera sanatının seyirci ile kurduğu sosyo-kültürel ilişkilerin biçimleri ve dönemsel toplum dinamikleriyle birlikte değişen opera pratikleri, örnek olarak ele alınan eserlerin otantik ve anakronistik rejilerinin karşılaştırılması bağlamında ele alınarak belirtilmiştir. Çalışmanın iki kutbuna yerleştirilen eserlere ait farklı reji örneklerinin karşılaştırılması, 'klasik' olarak bilinen ve 'çok satılan' eserlerin günümüz müzik endüstrisi içindeki konumlarının, olası pazarlama stratejileriyle nasıl ele alındığına odaklanmıştır. Çalışmanın temel bağlamı gereğince de söz edilen eserlerin sahneye koyulurken uğradığı değişimlerin yapısı ve bu değişimlere duyulan ihtiyacın nedenleri temellendirilmiştir.
Proactive marketing and its impact on improving the innovative value
Besides the serious impacts of the recession on the performance of institutes and organizations,it can seriously affect the survival of companies. However, not all of thecompanies are equally affected by the recession. In fact, some institutes can even experience better conditions in markets during recessions. Previous studies and researchesonmarketing during economic crises, specifically about proactive marketing, suggest that some institutes see the recession as an opportunity and they develop an accordingly aggressive marketing reaction, while others cut back and passively wait for the end of the recession.The term 'proactive marketing'is used to represent the strategic reactions of institutes toa recession, or more generally, to a turbulent environment.It is determined that proactive marketing is an important factor for institutes to create a strategy and accordingly react to recessions.A model is specifically established on the basis of previous knowledge in the scope of this study; consequences of proactive marketing during a recessionare analyzed and the model is carefully tested. The concept of added value, perceived as a proactive instrument in this study, will certainly contribute to the value of the institute efficiently using it; and by this way, the institute will usually move one step beyondthe other institutes functioning in the same market. At that point, it should be noted that such institutes with proactive approaches will eventually increase the level of competitionbetween organizations in the same market. On the basis of this data, it can be said that organizations functioning in these competitive markets should prioritize proactive strategies for ensuring their existence. The basic goal of this research is to investigate the effects of proactive marketing on the possibility of adding to the innovative value of private institutes; the analysis is based ona specific questionnaire issued by the administrative leadership of private institutes in Duhok Governorate for analyzingproactive marketing strategies adaptation level of these institutes. Therefore, the obtained results can be generalized and adapted by all of the private institutes. The data obtained from the study will be analyzed to obtain useful results by using the links between the research variables and the regression analysis. A number of conclusions in line with the problem of the study and its objectives are presented to the readers to understand and analyze the effects of proactive marketing on institutional values. The study, on the other hand, presents a number of suggestions on the basis of the findings obtained through the research process. According to research, proactive marketing strategies are highly important for technical institutions. Keywords:Proactive Marketing, Innovative Value, Marketing Strategies, Proactive Marketing Dimension
Pazarlama kültürü, ihracat pazarlama stratejileri ve ihracat performansı: Elazığ ili örneği
Pazarlama kültürü ve ihracat pazarlaması stratejileri, firmaların uluslararası pazarlardaki başarısını etkileyen unsurlardır. Bu araştırmanın amacı; Elazığ'da Mermer ve İnşaat Malzemeleri Sektöründe faaliyet gösteren ihracatçı firmaların ihracat performanslarını, pazarlama kültürü ve ihracat pazarlaması stratejileri çerçevesinde incelemektir. Pazarlama kültürü, ihracat pazarlaması stratejileri ve ihracat performansı arasındaki ilişkileri ortaya konulması çalışmanın temel amacı olmakla birlikte; farklı iç ve dış faktörlerin de ihracat performansına ve ihracat pazarlaması stratejilerine etkisi de tespit edilmeye çalışılmıştır.Elde edilen katılımcı ifadelerinden; çalışma modelinde kullanılan değişkenler için önemli sonuçlara ulaşılmıştır. Firma özellikleri, firma çalışanları, firma yapısı, ihracat süreci ve işleyişi devlet destekleri ve teşvikler ile ihracat sorunları ile pazarlama kültürü ve firmanın ihracat performansı arasında ilişkiler olduğu gözlemlenmiştir.
Uluslararası pazarlama stratejilerinin seçimi ve zorlukları: Antalya sebze ve meyve ihracatçıları üzerine bir araştırma
Bu çalışmada Antalya sebze ve meyve ihracatçılarının uluslararası pazarlara yönelme nedenleri, kullandıkları stratejileri ve yaşadıkları zorlukları ele alınmıştır. Çalışmada nitel araştırma desenlerinden biri olan fenomenoloji deseni yardımıyla Antalya ilinde sebze ve meyve ihracatını sağlayan firmalar üzerinde bir araştırma yapılmıştır. Çalışmanın konusu ve amacına ilişkin olmak üzere alan yazın taraması, uzman ve tez danışmanı desteği alınarak araştırmacı tarafından görüşme formu tasarlanmıştır. Görüşme formu kullanılarak Antalya sebze ve meyve hal'inde bulunan ihracat yapan firma sahipleri veya yöneticileri ile derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmelere ait ses kayıtları çözümlendikten sonra elde edilen veriler yorumlayıcı fenomenoloji yöntemi ile araştırmanın temel soruları esas alınarak kodlanmıştır. Kodlamalar sonucunda ortaya çıkan veriler MAXQDA-2020 nitel veri analiz programı ile çözümlenmiştir. Araştırmanın sonucunda meyve ve sebze ihracatı yapan şirket kurucularının yurt dışı faaliyetlerden edindikleri tecrübelerden yararlanılarak uluslararası pazarlama yöntemleri, stratejileri, avantajları ve dezavantajları hakkında detaylı bulgular elde edilmiştir. Bu çalışmanın sonuncunda işletmelerin neden uluslararası pazarlama seçtikleri, hangi ülkeleri tercih ettikleri ve yaşadıkları zorlukları kendi içerisinde bir sınıflandırmaya tabi tutulmuştur. Araştırmanın sonucunda elde edilen en genel öneri, uluslararası pazarlama yapmayı tercih eden firmaların öncelikle yabancı dil gelişimine, firmanın alt yapı sisteminin oluşturulmasına önem vermeleri gerekliliğidir.
Kaynak temelli yaklaşım ile üretici firmaların pazarlama becerilerinin ihracat performansları üzerine etkilerinin incelenmesi
Son yıllarda giderek ağırlaşan rekabet koşulları üretici firmaları rakiplerine karşı avantaj yaratabilmek adına yeni arayışlara itmiş, ürün odaklı olan satış stratejilerini pazar odaklı olarak yapılandırmaya yönlendirmiştir. Pazar odaklı strateji kurmaya yönelen üreticilerin ihracat performanslarını artırıcı faaliyetleri belirleyip kaynaklarını bu yönde kullanmaları ise daha büyük önem kazanmıştır.Bu çalışmada üretici firmalara üzerinde kaynak temelli bir bakış açısı ile firmalara rekabet avantajı sağlayan önemli kaynaklar ve pazarlama becerileri tanımlanmış, bu paralelde çeşitli sektörlerdeki 14 üretici firma ile kritik vaka metodu kullanılarak ihracat pazarlarında yapmış oldukları çalışmalar derinlemesine incelenerek ihracat performansları üzerine etkileri değerlendirilmiştir.
Uluslararası pazarlama stratejileri ve Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesindeki bazı imalatçı ihracatçı firmalarda bir uygulama
Küreselleşme sonucunda ülkelerarası sınırlar uygulamada kalkmakta ve dünya tek bir pazar haline gelmektedir. Bu durumda firmalar da, bir yandan iç pazarlarda konumunu güçlendirmeye çalışırken bir taraftan da uluslararası pazarlara yönelmektedir. Küreselleşme, beraberinde şiddetli rekabeti de getirmiş ve firmaların varlıklarını sürdürebilmeleri ve/veya büyümeleri için etkili pazarlama stratejileri geliştirmek ve uygulamak çok önemli hale gelmiştir. Çalışmamızın literatür kısmında uluslararası pazarlamayı etkileyen çevresel faktörler, dış pazarlara giriş şekilleri ve uluslararası pazarlama stratejilerine yer verilmiştir. Uygulama bölümünde ise, Adana iline yakın bir gelecekte daha da fazla ekonomik katkı sağlayacağına inanılan Adana Organize Sanayi Bölgesindeki imalatçı- ihracatçı firmaların uluslararası pazarlama stratejileri tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu bölgede bulunan 351 firmanın 100'ü ihracat faaliyetlerinde bulunmaktadır. Çalışmamızda 100 firmanın halen aktif olarak çalışan ve görüşmeyi kabul eden 50'si ile yüz yüze anket yapılmıştır. Bu şekilde elde edilen veriler istatistik analizlere tabi tutularak bazı bulgulara ulaşılmıştır: AOSB' deki imalatçı- ihracatçıların çoğunluğu sektöründe deneyimli firmalardır. %60'ının ihracat deneyimleri dokuz yılın üzerinde olmasına rağmen, ayrı ihracat departmanı olmayan firmaların oranı %36 düzeyindedir. Bu durumdan, söz konusu firmaların ihracat faaliyetlerini firmanın diğer işletme fonksiyonlarından ayrı tutmak istemedikleri anlaşılmaktadır. Yani, ihracatın fazlaca uzmanlık gerektiren bir iş olduğunu düşünmedikleri anlamına gelebilir. Halbuki ihracat faaliyetleri uzmanlık gerektiren bir iştir. Esasen ihracat faaliyetleri firmalar için yalnızca iç piyasaya bağlı olma riskinden kaçmanın bir yoludur ve firma için hayati bir önem taşır. Bölgeden ağırlıklı olarak İspanya, Almanya ve Irak'a ihracat yapılmaktadır. Firmalar tarafından hala bu ülkelere ihracat yapma potansiyelinin yüksek olarak gösterilmesi yeterli düzeyde ihracat yapılamadığını düşündürmektedir. Firmalar dış pazarlarda rekabetin şiddetinin farkındadır. Bu nedenle yurtdışına satışta ürün, fiyat ve tutundurma kararlarında adaptasyon stratejisi yaygın bir şekilde uygulanmaktadır. Anahtar Kelimeler: uluslararası pazarlama, uluslararası pazarlama stratejileri, ihracat,Adana, OSB
COVID-19 pandemi döneminde tekstil firmalarının pazarlama faaliyetleri üzerine bir araştırma
2019 yılının Aralık ayında Çin'de başlayan ve kısa sürede tüm dünyayı etkisi altına alan COVID-19 pandemisi ile dünya genelinde küresel sağlık mücadelesi ve pandemi süreci başlamıştır. Virüsün yayılma hızını azaltmak adına ülkeler ekonomik ve sosyal alanda birçok kısıtlayıcı önlemler almıştır. Alınan bu önlemler arz ve talep yönlü daralmalara sebep olarak her sektörü farklı düzeyde etkilemiştir. Etkilenen sektörlerden biri de tekstil sektörüdür. Bu kapsamda COVID-19 pandemisinin tekstil sektörüne olan etkileri incelenmiş olup COVID-19 pandemi döneminde tekstil firmalarının aldıkları önlemler ve uyguladıkları pazarlama faaliyetleri hakkında bilgiler elde edilmiştir. Bu araştırma kapsamında, Türkiye'de tekstil alanında faaliyet gösteren 20 firmaya yargısal örnekleme yöntemiyle erişilmiştir. Araştırmada, nitel araştırma yöntemlerinden biri olan yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşme yöntemi kullanılmıştır. Pandemiden kaynaklı görüşmeler Zoom programı aracılığıyla çevrim içi gerçekleştirilmiştir. Toplanan veriler nitel araştırma tekniklerinden içerik ve betimsel analiz ile analiz edilmiştir. Verilerin Excel programı ile frekans ve yüzde analizleri yapılmıştır. Yapılan görüşme sonucunda tekstil firmalarının verdikleri bilgilere göre firmaların aldıkları önlemlerle salgının şirket içinde yayılmasını engelledikleri görülmüştür. Katılımcıların yarısından fazlası, pandemiden olumsuz etkilendiğini ve pandemi öncesine kıyasla siparişlerinin azaldığı tespit edilmiştir. Pandemi döneminde siparişlerini artıran katılımcılar ise müşteri ilişkilerine ve pazarlama faaliyetlerine ağırlık verdiklerini belirtmişlerdir. Bazı katılımcılar, müşteri talebine göre mevcut ürünlerini değiştirerek veya yeni ürün üreterek siparişlerini artırdıklarını ifade etmişlerdir. Katılımcıların çoğu pandemi döneminde ürün fiyatlarında esneklik yaptıklarını söylemişlerdir. Tekstil firmaları, pazarlama faaliyetlerini yürütürken diğer medya araçlarına kıyasla, video konferans uygulamalarını daha çok kullandıklarını belirtmişlerdir. Katılımcı firmaların çoğu müşterilerin ürün ve kumaş dokusunu daha net görmesi için profesyonel çekimler ve kısa videolar hazırladıklarını ifade etmişlerdir. Müşteri kazanma stratejisi olarak katılımcı firmaların çoğu müşterileriyle olan iletişimlerini artırdıklarını söylemişlerdir. Buna ek olarak katılımcıların bir kısmı müşterilerin her talebine hızlı bir şekilde geri dönüş yaptıklarını dile getirmişlerdir. Pandemi döneminde tekstil hammaddesi ve navlun fiyatlarının artmasına bağlı olarak katılımcıların tamamı maliyetlerinin artığını söylemişlerdir. Bu kapsamda tekstil firmalarının maliyet düşürme stratejisini uyguladıkları tespit edilmiştir. Katılımcıların yarısından fazlası devlet teşviklerinden yararlandıklarını belirtmişlerdir. Bu dönemde katılımcıların çoğu her pazar için farklı pazarlama faaliyetlerinde bulundukları görülmüştür. Pandemi bittikten sonra çoğu firma, video konferans programlarını kullanmaya, dijitalleşmeye yönelik yatırımlara, müşterilerin taleplerine göre ürün üretmeye, verimli çalışmaya ve sürdürülebilir esaslı üretim yapmaya ağırlık vereceklerini ifade etmişlerdir.
Algılama haritalarının hazırlanmasında çok boyutlu ölçekleme tekniğinin kullanılması: Ankara ili özel hastaneler örneği
Algılama haritaları pazarlama yöneticilerinin stratejik pazarlama planlaması kapsamında ürün konumlandırma işleminde kullanabilecekleri görsel bir araç olmasına rağmen, ülkemizde bu konu yeterli ilgi görmemektedir. Yoğun rekabetin hızla arttığı özel hastane pazarında da bu boşluk görülmektedir. Bu bağlamda, özel hastane pazarındaki bu boşluğu doldurmak ve uygulamacılara yol göstermek amacıyla bu çalışma planlanmıştır.Çalışmanın birinci bölümünde konumlandırma ve yeniden konumlandırma kavramları ele alınmıştır. İkinci bölümde, algılama haritaları ve algılama haritalarının hazırlanmasında kullanılan istatistiksel teknikler detaylı şekilde incelenmiştir. Araştırmanın uygulama bölümünde ise Ankara'da faaliyet gösteren 11 özel hastanenin algılama haritaları, tüketici anketlerinden elde edilen verilerle düzenlenmiştir. Elde edilen verilere, çalışmanın amacına en uygun istatistiksel teknik olarak belirlenen çok boyutlu ölçekleme analizi uygulanmıştır. İstatistiksel analiz çerçevesinde özel hastanelerin yakınlık ve uzaklıklarına göre benzer ve farklı yönleri ortaya çıkarılmıştır. Sonuçlar analize uygun şekilde ayrıntılı olarak yorumlanmıştır.Sonuç olarak, günümüzdeki pazar alanlarında görülen rekabet dikkate alındığında, stratejik pazarlama planlaması kapsamında ortaya çıkartılan algılama haritaları pazarlama yöneticilerine yol gösterecektir.Anahtar Sözcükler1.Stratejik Pazarlama Planlaması2.Ürün Konumlandırma3.Algılama Haritaları4.Çok Boyutlu Ölçekleme5.Özel Hastaneler
Perceptual inaccuracies in marketing relationships
This dissertation sheds light on the perceptual inaccuracies in marketing relationships, a recently flourishing research stream. While perceptual inaccuracies have been investigated in a wide area of research such as social psychology, behavioral decision and organizational behavior, marketing literature's interest in the topic is relatively new. Despite being few in number, studies in this domain demonstrate significant financial and relational consequences. The dissertation consists of two essays that delve into this open-ended and interesting area of perceptual inaccuracies in marketing. Essay 1 consists of an integrative and critical review of the current knowledge about perceptual inaccuracies in marketing relationships. We analyze antecedents of these inaccuracies, identify misperceived constructs and related downstream consequences and moderators. With a focus on salesperson-customer dyads, we provide a synthesis of existing research, develop an emergent conceptual framework and identify several research gaps. Drawing from various theories such as relationship lifecycle, social perception, and the behavioral decision theory, we suggest ways of reconciling inconsistent findings and develop propositions that could guide future perceptual inaccuracy research. Essay 2 investigates perceptual differences between consumers and subsidiary managers regarding a global brand's standardization level in a subsidiary market. Results reveal that emerging market consumers perceive global brands as less standardized than they are. A perceived standardization gap exists concerning the product characteristics and positioning. Antecedents and consequences of the "standardization gap" are analyzed using triadic data obtained from managers, consumers, and advertisements in an emerging market. Perceived credibility, quality, and prestige of the brand are related to the size of standardization gaps. Importantly, positioning standardization gaps decrease emerging market consumers' attitudinal brand equity, their willingness to pay, and the brand's market share in the subsidiary market. Overall the dissertation advances and enriches the understanding of perceptual inaccuracies in marketing by focusing on two different domains: salesperson- customer and international marketing. It particularly suggests that both researchers and practitioners should take into account perceptual inaccuracies, their antecedents and consequences as they may have remarkable outcomes for marketing relationships.