Marketing strategies
110 theses under this subject heading
Uluslararası yabancı firmaların pazarlama stratejilerinin yerel tüketim kültürüne etkileri
Son zamanlarda yaşanan değişim ve etkileşim çağını başlatan küreselleşme ile ülkesel sınırların ortadan kalktığı ve dünya üzerinde hareketin kolaylaştığı bir dönem başlamıştır. Bu sayede sermaye, insan, teknoloji ve kültürler daha akışkan hale gelmiştir. Kolaylaşan iletişim ve hareketle beraber, toplumların kültürel özelliklerinin birbirini etkilemesi ya da homojenleşmesi gibi pek çok tartışmalar da ortaya çıkmıştır.Küreselleşmeyi etkileyen baş faktörlerden olan uluslararası firmalarla küreselleşme arasında karşılıklı bir döngü vardır. Firmaların küreselleşmeyle birlikte duvarları yıkılan yabancı pazarlara girmeleri sadece onların büyük kar elde etmeleri açısından değil, tüm dünyada yaşanan kültürel etkileşimler açısından da büyük önem taşımaktadır. Küreselleşme, firmaları uluslararasılaştırırken, uluslararasılaşan firmalar küreselleşmeye yardımcı olmaktadır.Yabancı pazarlara açılan pek çok firmanın, girdikleri pazardaki toplumların kültürlerine göre şekil aldıkları görülmektedir. Çünkü tüketici ihtiyaç ve isteklerinin şekillenmesinde kültür önemli bir aktördür. Özellikle bazı firmaların yabancı pazarlara girerken seçtikleri ulusüstü olma stratejileri, onların bir ulusa ait olmak ya da girdikleri yeni ulusun kültürel özelliklerine göre değişime uğramaları yerine, uluslararası olmalarına sebep olmakta ve sundukları ürünlerin de uluslararası olmasına imkan sağlamaktadır.Uluslararası firmaların belki de en büyük güdüleme unsuru kültürün öğrenilebilir olduğu gibi öğretilebilir olması özelliğidir. Buradan yola çıkan, dünya çapında başarılı olan bu firmaların yerel tüketim kültürlerinde yarattıkları birtakım değişiklikler var mıdır ya da literatürde tartışılan homojenleşme, hibritleşme, değişim, benzeşme gibi çeşitli tanımlarla açıklanmaya çalışılan küreselleşme kavramının uluslararası firmaların lugatındaki tanımı hangisidir soruları bu araştırmaya başlanmasında önemli rol oynamıştır. Ayrıca literatürde genel olarak küreselleşme ile birlikte yerel kültürlerin yabancı firmalara etkileri araştırılmasına karşın, boşluk olarak görülen ters yönlü bir etkinin nasıl ve ne ölçüde olacağına ışık tutulması amaçlanmıştır.
Bulut bilişim uygulamaları ve büyük veri analizinin özellikle müşteri ilişkileri yönetimi ve pazarlama stratejilerinin belirlenmesindeki etkileri
Bu çalışmada, bulut bilişim sistemlerinin ve büyük veri analizlerinin kamu ve özel sektördeki kullanım alanları, özellikle müşteri ilişkileri yönetimi ve pazarlama alanlarındaki etkileri incelenmiştir. Konu hakkında literatür taraması yapılmış ve 13 özel sektör yöneticisi ile yapılan mülakat çalışmasından elde edilen bulgular ve değerlendirmeler tez çalışmasının sonuna eklenmiştir. Bu konuda daha önce yapılan ve kamu kurumlarını kapsayan çalışmalara ek olarak özel sektör incelenmiş ve ilgili sektördeki yetkililerle görüşmeler yapılmıştır. Bulut bilişim ve büyük veri teknolojilerinin tanımları ile özellikle özel sektördeki kullanım alanları belirtilmiştir. Bu teknolojilerin özel sektöre katkılarının yanında, pazarlama ve müşteri ilişkileri yönetimi özelinde çalışma yapılmıştır. Mülakat sonuçlarından elde edilen bulgular neticesinde kurumların mevcuttaki halleri, pazarlama stratejilerini belirlerken bu teknolojilerden ne ölçüde faydalandıkları, ileriye dönük planları ve riskler ile avantajlar anlaşılmaya çalışılmış ve analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Bulut Bilişim, Büyük Veri, Müşteri İlişkileri, Pazarlama, Satış
Coğrafı̇ ı̇şaretlı̇ ürünlerde markalaşma ve pazarlama stratejı̇lerı̇ üzerı̇ne bı̇r çalışma
Coğrafi İşaret kavramı, kendine has ayırt edici özellikleri sebebiyle belirli bir coğrafya ile özdeşleşen ürünleri tanımlamak için kullanılmaktadır. Ürünün bütünleştiği coğrafi bölgenin de katkısıyla ortaya çıkan ürün ayrıcalığının, coğrafi işaret tescili ile korunması ve tanıtılması, ticarette ve tüketici pazarında giderek önem kazanan bir konudur. Coğrafi işaret, ürünleri nitelendirmek ve tüketiciye tanıtmak için önemli ve etkin bir araçtır, tüketicilerin satın alma kararında rol almaktadır. Coğrafi işaret taşıyan ürünler tüketici pazarında farklı değerlendirilmekte ve kendisine benzer özelliklerdeki muadillerine göre pazarda daha güçlü konumdadır. Coğrafi işaretler kendilerini tüketici pazarında özel kılan ürünlerdir.Coğrafi işaretli ürünlerin tüketici tarafından bilinirliğinin artması ile bu ürünlerin kendi ayrıcalıklı pazarlarının yaratılması mümkündür. Bu doğrultuda coğrafi işaretli ürünlerde markalaşmanın sağlanmasını amaçlayan bu çalışmanın coğrafi işaretli ürünlerin pazarlamasında geliştirilecek yeni stratejilere yön vereceği düşünülmektedir. Coğrafi işaretli ürünlerin pazarlanmasında rol oynayan parametrelerin etkilerinin bilinmesi güçlü bir pazarlama stratejisi için önemli bir basamak olacaktır.
İhracat pazarlama stratejisinin ihracat performansı üzerindeki etkisi: Almanya'ya otomotiv ihracatı örneği
Bu çalışmanın amacı uluslararası pazarlarda faaliyet gösteren işletmelerin uyguladıkları ihracat pazarlama stratejisinin ihracat performansı üzerine etkisinin incelenmesidir. Bu çalışmada, ihracat pazarlama stratejisi olarak uluslararası pazarlama karması elemanlarına uygulanan adaptasyon stratejisine değinilmektedir. İhracat performansı olarak ise işletmenin ihracatındaki değişime odaklanılmıştır. Araştırma örneklemi, 2018-2019 yılları arasında Türkiye'de faaliyet gösterip Almanya'ya otomotiv endüstrisinde ihracat yapan işletmelerdir. Ticaret Bakanlığı'ndan elde edilen veriler neticesinde çalışmaya 118 işletme katılım sağlamıştır. Anket yöntemiyle toplanan verilerin analizinde SPSS19 programı kullanılmıştır. Uygulanan regresyon analizi sonucunda işletme performansının müşteri deneyimi ile pozitif ve anlamlı bir ilişkisi olduğu, dağıtım kanalına uygulanan adaptasyon seviyesiyle ise negatif ve anlamlı ilişkisi olduğu sonucuna varılmıştır.
İhracat ilişkisel pazarlama oryantasyonu: Ölçek geliştirme
Bu çalışmada, ihracat işletmelerine ilişkisel pazarlama uygulamaları ve stratejileri geliştirme sürecinde yardımcı olması planlanan, kavramın kuramsal temelini ve teorik altyapısını kapsayan, geçerlilik ve güvenirlik kriterlerini sağlayan ve ihracat ilişkisel pazarlama oryantasyonunu bütünsel bir yaklaşımla ele alan bir ölçme aracı geliştirilmesi amaçlanmaktadır. Çalışma, literatürde ihracat dinamiklerine ve uluslararası pazarlama koşullarına özgü bir ilişkisel pazarlama ölçeği bulunmaması ve bir ölçek geliştirme çalışması sunması dolayısıyla özgündür. İhracat ilişkisel pazarlama alanında yapılan bu ölçek geliştirme çalışmasının literatürde yer alan bir boşluğun doldurulmasına katkıda bulunacağı düşünülmektedir. Araştırma üç ana bölüm ile giriş, sonuç ve öneriler bölümlerinden oluşmaktadır. Araştırmanın giriş bölümünde çalışmanın yapılmasındaki temel motivasyon unsurlarına, ikinci ve üçüncü bölümlerde araştırmanın kuramsal ve teorik altyapısına, dördüncü bölümde ise araştırmanın metodolojisine ve elde edilen ampirik bulgulara yer verilmektedir. Araştırma bir ölçek geliştirme çalışması olması sebebiyle araştırma modeli yazında genel kabul gören ölçek geliştirme aşamalarına benzer şekilde (i) madde (öğeler) havuzunun oluşturulması, ii) ölçeğin geliştirilmesi ve yapılandırılması ile (iii) ölçeğin örnekleme uygulanarak nihai şeklinin verilmesi aşamaları olmak üzere üç aşamadan oluşacak şekilde tasarlanmıştır. Ölçekte yer alacak ifadelerin oluşturulması amacıyla literatür taramasının yanı sıra yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Başlangıçta elde edilen ifadeler, görünüş ve içerik geçerliliğinin test edilmesi amacıyla uzman görüşüne, daha sonra da sadeleştirmelerin yapılması için ön denemeye tabi tutulmuştur. Sadeleştirilen ölçekle asıl uygulama iv (n=421) ihracat çalışanlarına kota örnekleme yöntemine göre uygulanarak nihai araştırma çalışması gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın uygulanmasında sırasıyla: 1. Bütün faktörlere ilişkin maddelerle boyut sayısının belirlenmesi, 2. Her bir faktör için tek boyutluluk özelliğinin araştırılması, 3. Faktör yapısı ve faktörler ile maddeler arasındaki ilişkilerin doğrulanması, 4. Rastgele iki gruba ayrılan ölçme aracının ölçme değişmezliği özelliğinin araştırılması, 5. Ayrımsama geçerliliğinin analiz edilmesi, 6. Ölçme aracının ve alt boyutlarının güvenirliklerinin araştırılması aşamaları takip edilmiştir. Araştırma sonucunda, ihracat ilişkisel pazarlama oryantasyonunu ölçen, geçerliliği ve güvenirliği doğrulanmış, tekrar tekrar test edilebilir ve benzer sonuçların elde edilmesi beklenen bir ölçme aracı ortaya konulmuştur. Ölçme aracı altı alt boyuttan ve 25 maddeden oluşmaktadır. Bu alt boyutlar: Güven, İletişim, Paylaşılan Değerler, Taahhüt Verme, İş Yapma Tarzları ve Ülkesel İlişkilerdir. Anahtar Kelimeler: Ölçek Geliştirme, İhracat, İhracat Pazarlaması, İlişkisel Pazarlama, İhracat İlişkisel Pazarlama Oryantasyonu
Brand positioning strategies of coffee shops in Turkey, a comparative study with a customer point of view
Brand Positioning is a mandatory notion in field of marketing. Although the importance of the observation, however, present is narrow study in the area of positioning, illustrating to how and what brand positioning deviations consumer insights and how positioning productivity can be distinguished. Brands have growing reputation in consumer judgment process with the growing competitiveness in the market. Brand positioning help consumer to choose product that delight their need, arrogate their passions then reward them to inaugurate their position in civilization. The aim to this research is to evaluate the brand positioning strategy of coffee shops in Turkey. This pragmatic research taking through logical analysis the existing literature, notable to the evaluation of a hypothetical background. Coffee shops in Turkey are placing a focus on the brand positioning strategy, it is necessary for the coffee shops to strategically find a way to get a competitive advantage over the others as a marketing strategy, as there exists several competitors. It will discover the significance of Starbucks and Costa Coffee brand positioning. It widely evaluates all the possible aspects which directly or indirectly influence coffee shops. Operationally, coffee shops brand competitiveness can be viewed from the image it transmits and the impact it has in the minds of consumers. The study has been taken by qualitative and quantitative methods of research by conducting a self-structure online questionnaire survey. The questionnaires were completed by consumers. The intent of merging the outcomes of qualitative and quantitative study procedure, methodology taken was apply of Statistical Package for the Social Sciences (SPSS) to establish the outcomes of the primary research. The judgment of the research presented that the brand positioning strategy of coffee shops in Turkey are significantly related to the quality of the factors, which Starbucks achieved and Costa Coffee withdraw from market.
International marketing in crises situation in Turkey
This research is based on the primary aim of exploring effective marketing strategies in times of crisis; using Turkey as a case study country. The purpose of current study ıs to assess the crisis situation prevailed in Turkey and at the same time evaluate the impact of vibrant condition on marketing practice. The underlying aim is to find the appropriate affective marketing strategy and specify its role in nowadays staggering marketplace. Also, research is focused on insights over consumers' behavior toward marketing strategies and their expectations over brand changes. The following research attempts to deliver best possible marketing practice and gives some suggestions to Turkeys companies in the international marketing activities. Both primary and secondary data are used to meet the aim of the study.
International tourism marketing strategies: A study in China's Xinjiang minority areas
With the improvement of social progress and people's demand, tourism activity has gradually become a mass activity and an integral part of daily life. The ethnic minority areas which have rich characteristics of tourism resources and rich type of tourism products are becoming more and more attractive for customers, and they are gradually becoming the key areas in the development of tourism. Xinjiang Uygur Autonomous Region (XUAR) is located in the northwest of China which is in the hinterland of the Euroasian land with a borderline of more than 5600 kilometers, bordering with Russia, Kazakhstan, Kyrgyzstan, Tajikistan, Pakistan, Mongolia, India, and Afghanistan. It has been silk Road since ancient time. Because of globalization and advancing in technology, so world tourism repetitively increasing, as well as Xinjiang's tourism industries, but there are problems worth to think about that, XUAR needs to know how to use these tourism resources, seize the various development opportunities, and develop the tourism industry. Based on consideration of the problems above this article is studied in a perspective of international marketing. This thesis is divided into three parts altogether. The first part of the thesis is the basis, including chapter one and two. Mainly to introduce background of the selected topic, research significance and literature. Chapter 3 is the second part of this paper that draws the layout of the key concept of this study, including raising the questions, research significance, research objectives and putting forward hypothesis. In the third part, This is also the most important part of whole thesis. Analysis Xinjiang tourism market based on inbound tourist data and statistical models like inter-annual variation index, Shift-Share-Analysis, Principal component analysis and etc. Through all this research and analysis of Xinjiang international tourism market to determine measures to the future development of Xinjiang international tourism market. Keywords: International Marketing, Optimal Suggestions, Tourism in XUAR, Tourism Strategies.
Sosyal ağlarda pazarlama – fırsatlar riskler L'oreal Paris markası örneğiyle, Türkiye'deki sosyal medya kanallarının kurumsal varlık üzerindeki etki uygulama analizi
Milenyumla birlikte kullanıcı sayısı her geçen gün artan sosyal medya mecraları şirketlerin pazarlama stratejilerinin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Semantik web ve veri madenciliği üzerine kurulan yeni sosyal medya mecraları, başarılarını kullanıcılarını çok iyi tanıyor olmasına ve kullanıcıların ilgi alanlarını çok iyi tespit ediyor olmasına borçludur. Neredeyse dünyanın üçte birinin sosyal medya mecralarında her gün aktif olarak gezdiği bilinmektedir. Böylesine aktif olarak kullanılan mecraların markalar tarafından kullanılması kaçınılmaz bir hale gelmiştir. Markaların sosyal medya mecralarında bulunmasının en net sebebi; kar oranlarını artırmak istemeleridir. Kısacası kullanıcılar üzerinden kazanç sağlayabilmektir. Markaların kullanıcılar ile olan iletişimine değinmiş olduğumuz bu çalışmada, şirketlerin müşterileri ile olan sosyal medya iletişimi stratejilerine ve müşterilerine sosyal mecralarda dokunmalarına değinilmiştir. L'oreal Paris kozmetik dünyasının önde gelen şirketlerinden birisidir. Kozmetik ürünlerinin sosyal medya mecraları üzerinden pazarlanmasına detaylı olarak değinilen bu çalışmada, ilgili markanın sosyal medya kanallarının strateji ve kısmi içerik analizine yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Medya, Sosyal Ağlarda Pazarlama, Sosyal Medya Kanalları, Sosyal Medya Stratejileri
Effects of industry 4.0 on automobile marketing strategiesa research among auto executives in Turkey
The world is at the edge of the much expected digital transformation orchestrated by the Fourth Industrial Revolution. In recent years, the industry has been going through a process that involves fully digitizing production processes, especially the automotive manufacturing industry. Intelligent production technologies such as autonomous robots, laser cutting, 3D printers, as well as new technologies such as big data, cloud data, augmented reality (AR) and the Internet of Things (IoT) have entered our lives with the Industry 4.0 revolution. To face the increasing complexity and greater flexibility in production processes in the mar-kets, it is necessary to pay more attention to customers. Recent literature shows that Industry 4.0 allow manufacturing firms to achieve such results quickly customized products and time to market response with higher efficiency and productivity rates. The concept of Industry 4.0 appears for the first time in Germany in 2011 as a concept that has been studied in economic policies. It can be considered as a strategy related to high technology and internet systems. The potential revolution called "4.0" is followed by the footsteps of the three previous industrial revolutions. The concept of Industry 4.0 can be explained as the industrial revolution based on cyber-physical systems, the Internet of Things (IoT) and therefore concepts and technologies that support communication over the internet or involve continuous internet communication. This revolution means data exchange and unlimited interaction not only between consumer and consumer (C2C) but also between consumer and machine (C2M) or between machine and machine (M2M). Industry 4.0 describes the widespread integration of information and communication tech-nology in industrial manufacturing. However, it is not enough to address the developments associ-ated with the fourth industrial revolution from just a technological perspective, companies also need to transform their organization and their marketing strategy and their culture as well. While ad-vanced technologies do make it possible to access a much wider range of data, the ability to lever-age the underlying potential of this data is just as dependent on a company's organizational struc-ture and culture. From this point of view, the ultimate goals of companies are to adapt to a changing environment continuously and quickly and to increase their learning skills. In the future, cars, road signs, traffic lights, car parks and other types of transport infrastruc-ture will use sensors and processors to automatically collect, analyze, process and share data. Vehi-cles will themselves become nodes on the web (smart cars), enabling intelligent traffic flow man-agement (smart traffic). This process will be driven by especially Internet of Things (IoT) and big data management. A company's main goal should focus on understanding and fulfilling its customers' needs. This is one of the main topics of Marketing Management. As always repeated, the marketing de-partment plays a critical role in actively guiding customers to the purchase decision. By integrating individual purchasing processes into digital purchasing processes, adding value to the customer and creating customer loyalty from an early stage and placing the customer in the center of the company. This study focuses on marketing strategies in the adaptation of Industry 4.0 technologies. Industry 4.0 is an industrial revolution that occurs at the factory level and changes the way products are produced, but it is also a digital revolution. Marketing plays a crucial role in providing feedback to the production function. Therefore, it can be emphasized once again that firms should pay more attention to their marketing strategy. As briefly, marketing is additionally developing similar to new digital technology referred to as industry 4.0. To support the new digital challenges, to form cost reduction and to extend market growth, majorities of the firms are getting to change their marketing strategy alongside industry 4.0. So, it requires a next generation of marketing and sales for the organization. Industry 4.0 can be considered as market-oriented technologies that help companies improve the standard of relation-ship with buyers, as well as reduce production costs, reduce cost in terms of marketing and sales, and increase market growth with flexibility. The hypotheses of the dissertation are related to this subject. In summary of the above explanations, this study analyzes the relationships between Indus-try 4.0 and the automobile marketing strategy. In this analysis, determinants are organized with the help of technological, organizational and environmental research model. Six indicators have been investigated and examples of auto companies were investigated in Turkey.
The effect of green marketing strategy on consumer purchasing behavior: A reaserch on Tunisian generation Z
The objective of this study is to analyse the influence of green marketing strategy on consumers' green buying behaviour in Tunisia. A sum of 400 responses were gathered through a self-directed survey in based on convenience sampling. The survey questionnaire was adopted from the previous study and referenced. The structure of the survey included general questions to first know your respondents and the questions related to study variables such as price, promotion, place, and product considering green marketing to study their green buying behaviour. A conceptual framework was drawn from the study. After collection of the data, the methods used to analyse the data was explained well. To test and interpret the collected primary data descriptive statics, correlation and multiple regression was run. The mediating factors were included in the survey to test the relationship between the two variables green marketing strategy and consumer buying behaviour. The results revealed that there was significant influence of green price, product and promotion on consumer buying behaviour. However, green place was found to have an insignificant relationship with the consumers' buying behaviour. On the basis of results drawn, we further discussed the implications of the study in detail and future areas that could be studied in the relevant topic. Keywords: Buying Behaviour, Green Product, Green Price, Green Promotion, Green Place, Marketing Strategy, Tunis
Sivil havacılığın stratejik yönetimi üzerinde dijital pazarlamanın gelişimi
"Sivil Havacılığın Stratejik Yönetimi Üzerinde Dijital Pazarlamanın Gelişimi" başlıklı çalışma, sivil havacılık sektöründe dijital pazarlamanın stratejik yönetim üzerindeki etkilerini incelemektedir. Bu çalışma, havacılık endüstrisindeki dijitalleşme trendlerini ve bu trendlerin şirketlerin stratejik karar alma süreçlerine nasıl etki ettiğini ele almaktadır. Çalışma, sivil havacılık şirketlerinin dijital pazarlama araçlarını kullanarak müşteri ilişkileri yönetimini nasıl optimize ettiklerini ve pazarlama stratejilerini nasıl kişiselleştirdiklerini inceliyor. Ayrıca, rekabetçi bir ortamda sivil havacılık şirketlerinin dijital pazarlama stratejilerini nasıl kullanarak rekabet avantajı elde ettikleri üzerinde durulmaktadır. Dijital pazarlamanın operasyonel verimlilik ve maliyet yönetimi üzerindeki etkileri de çalışmanın önemli bir konusudur. Bu bağlamda, dijital kanallar aracılığıyla gerçekleştirilen satış ve rezervasyon işlemlerinin şirketlerin operasyonel süreçlerini nasıl optimize ettiği ve maliyetleri nasıl azalttığı analiz edilmektedir. Sonuç olarak, bu çalışma, sivil havacılık sektöründeki dijital pazarlamanın stratejik yönetim üzerindeki etkilerini detaylı bir şekilde ele almaktadır. Havayolu şirketlerinin dijitalleşme trendlerini takip ederek müşteri odaklı, rekabetçi ve verimli bir stratejik yönetim anlayışı geliştirebilecekleri vurgulanmaktadır.
Demografik özelliklerin retro ürün satın alma üzerindeki etkisi
Günümüzde piyasadaki firmaların bir çok rakibi vardır ve sürekli bir yarış halindedirler. Rekabet üstünlüğü sağlayabilmek için farklı stratejiler geliştiren firmalar için retro pazarlama stratejileri, müşterileri kendilerine çekmek için bir seçenektir. Çalışmanın ana amacı firmaların gerçekleştirdiği retro pazarlama unsurlarının tüketicilerin satın alma davranışına etkisinin demografik özellikler bazında incelenmesidir. Veri toplama amaçlı hazırlanan anketler online ve yüzyüze görüşmeler ile toplanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, bireylerin nostalji eğilimleri ile retro ürünlerin tüketimine yönelmeleri arasında orta derecede anlamlı pozitif bir ilişki vardır. Retro üürn duyu etkilemesi ile tüketime yöneltme arasında ise yüksek dereceli pozitif bir ilişki vardır. Online form ve yüzyüze yapılan bu çalışma için 428 anket toplanmış; 12 anket eksik bilgi içerdiğinden çıkarılmıştır. Uygun bulunan 416 anket ile analizler SPSS programında yapılmıştır. Elde edilen analiz sonuçlarına göre
Orta Doğu ülkelerindeki çatışmaların pazarlama stratejileri üzerine etkisi: Türk işletmeleri üzerine örnek bir çalışma
Pek çok örnekte görüldüğü üzere aslında savaşlar sadece tek bir ülkenin değil, bölgedeki diğer ülkelerin ve/veya ticari ortakların da kalkınma ve büyüme hızını yavaşlatmaktadır. Bölgesel barışın ise, ülkelerin refah seviyesini yükselttiği ve aynı zamanda sosyo-ekonomik gelişimin önünü açtığı görülmektedir. Çatışmalar (Savaşlar) hem ülke içindeki hem de ülke dışındaki çıkar çatışmalarının birer sonucudur. Kimi durumlarda, belirli grupların ve ülkelerin ekonomik genişleme hedefleri bölgesel savaşları tetikleyebilmektedir. Ayrıca, bir grup veya ulusun, bir başka ulusun varlığını tehdit ettiği durumlarda da catışmalar (savaşlar) patlak verebilir. Günümüzdeki zayıf ve yoksul ülkelerin tarihi bu tür savaşların ekonomik ve toplumsal etkileriyle doludur. Öte yandan, barış; her alanda yatırımı ve modern teknolojik araçları teşvik ederek, toplumların yaşam standardını yükseltmekte ve ekonomik faaliyetlerin artmasını sağlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Çatışma, Savaş, Orta Doğu, pazar, pazarlama stratejileri, işletme
İlişkisel pazarlama perspektifinden ihtisas fuarlarına katılımın fuar performansına etkisi
Günümüzdeki yoğun rekabet ortamında, firmalar ihtisas fuarlarına çeşitli amaçlarla katılmaya önem vermektedir. Firmalar, yeni iş bağlantıları kurmak, yeni pazarlara açılmak, mevcut müşterilerle ilişkileri güçlü tutmak, yeni mal ve hizmetlerin tanıtımını yapmak, yeni müşteriler kazanmak, prestij kazanmak ve yeni distribütör bulmak gibi amaçlarla ihtisas fuarlarına katılabilmektedirler. Fuara katılım amaçlarını ve stratejilerini belirleyen firmalar, fuarda ve fuar sonrasında istedikleri hedeflere ulaşma anlamında daha başarılı olabilmektedir. İhtisas fuarlarında pazarlama stratejilerini başarıyla uygulayan işletmeler, istedikleri sonuçlara ulaşabilmektedirler. Bu amaçla firmalar, ihtisas fuarlarında ilişkisel pazarlama stratejilerini uygulayarak fuar performanslarını arttırabilmektedirler. Tezin amacı, ilişkisel pazarlama perspektifinden ihtisas fuarlarına katılımın, firmaların fuar performanslarına olan etkilerini görebilmektir. Bu amaca yönelik olarak, 112 katılımcı firmanın yetkilileriyle anket çalışması yapılmıştır. Anket çalışması sonucunda, fuar sırasında ve fuar sonrası yapılan aktivitelerin fuar performansını nasıl etkilediği görülmüştür. Fuar sırasında ve fuar sonrası yapılan aktivitelerin, fuar performansı bileşenleriyle olan ilişkisi belirlenmiştir. Buna göre, firmaların ilişkisel pazarlama perspektifiyle ihtisas fuarlarına katılımlarında, fuar sırasındaki ve fuar sonrasında aktiviteleri nasıl uygulayarak fuar performanslarını arttırabileceklerine yönelik stratejiler önerilebilecektir. Böylelikle tez kapsamında, firmaların ilişkisel pazarlama perspektifinden fuar sırasında ve sonrasında gerçekleştirdikleri aktivitelerle fuar performansını nasıl etkileyebildikleri değerlendirilmeye çalışılmıştır.
Design driven strategic renewal: Development of strategic design and design management capabilities in the Turkish ceramic sanitary ware industry
In the face of major dynamics such as globalization, increasing pace of technology, increased product and service offerings, and heightened customer knowledge and expectations, organizations are continuously looking for ways to generate differentiated and innovative offerings that are of greater value and that can catch up with evolving user contexts, needs and desires. Inside these complex and ever more demanding conditions that characterize today's competitive landscape, companies are turning their attention towards design as an important capability that can help them generate innovation and improve business outcomes. When these dynamics are combined with mounting evidence regarding the role of design in increasing innovation, competitiveness and business performance, we are witnessing an increasing integration of design into business strategies and new product development processes of businesses from various scales and industries. However, a very critical point that must be underlined is that solely investing in design or engaging in design activities is not sufficient to ensure that design contributes to organizational goals and generates the desired business outcomes. In order to attain the contributions that design can offer to a business, organizations need to carry out effective design management practices. Theoretical and empirical studies reveal design management to be the mediating factor that determines the effectiveness of design projects and how design plays a role in improving business performance. Additionally, scholars underline that effective design management must begin with connecting design to corporate objectives, business strategy and the overall business context. A review of design management literature portrays that these strategic level responsibilities under design management are increasingly taking the lead, as necessary steps that must be successfully carried out, before the identification and administration of design resources, projects or processes. Based on these major premises, this thesis examines design management capabilities with a special attention on strategic level capabilities in managing design. It focuses on the management of design inside organizational contexts; examines systems, processes and resources used for managing design; and places a particular attention on understanding how design is linked to corporate goals and strategy through existing design management capabilities. The research was carried out in two main phases. The first phase involved an extensive theoretical review of existing literature in design, design management and strategic management, in order to develop the conceptual frameworks to be employed in the empirical part of the study. On account of this theoretical phase, a new design management audit tool named Design Management Audit Framework was developed as a systematic instrument to enable a detailed examination and assessment of an organization's design management capabilities. The tool allows not only the analysis of more traditional capabilities and responsibilities under design management, but also the appraisal of strategic level design management capabilities that are necessary for aligning a company's design efforts with its business strategy and organizational objectives. Design Management Audit Framework provides major improvements to present design and design management audit tools, by incorporating critical capabilities, which have been omitted in existing tools and frameworks and by updating them in the light of recent perspectives that emerged in design management literature. In the second, empirical phase of the research, design management capabilities were explored in three large scale manufacturers from the Turkish ceramic sanitary ware industry, based on case study research methodology that utilized the new Design Management Audit Framework to form the main analytical structure. In addition to assessing design management capabilities residing inside these organizations, the case studies specifically focused on understanding how these organizations developed design management capabilities relating to the strategic level, how they connected their design efforts to business strategies through existing systems and routines and major enablers and barriers influencing the development of strategic level capabilities in managing design. The empirical context was based on firms from the ceramic sanitary ware industry for several decisive reasons. Ceramic sanitary ware is one of the first sectors in Turkey to start utilizing design and design management capabilities. It is one of the oldest and most powerful sectors of the Turkish economy, having a major place in national industrial development strategies. More importantly, after the mid 2000s, several firms from this industry were noted to initiate important strategic renewal activities that involved the inclusion of design in corporate and brand strategies, improvement of design management skills and increase in the amount of design investments. Additionally, reports detailing the nature of the sector and the prevailing competitive conditions of the world ceramic sanitary ware industry reveal design and design-driven innovation as extremely critical capabilities to boost competitiveness. Altogether, these factors render this sector a significant ground to explore design management capabilities. The findings of the case studies revealed that although the reasons for the initial acquisition and development of design management capabilities can be varied, the development of strategic level capabilities in managing design and an increased integration of design into business strategies have taken place as a result of major strategic renewal and organizational transformation efforts. These organizations focused on developing their strategic level design management capabilities to support major changes in business strategies, such as changes in market focus, transfer to a brand development strategy targeting global markets, and restructuring of brand architecture and product management strategy. The study identified that the assignment of management responsibility for design at the senior level, inclusion of design managers in strategy formulation and business planning processes and establishment of an independent design department serve as major means for ensuring the alignment between design efforts and business strategies. Major enablers in this process appear as design's identification as a vital tool to achieve a long-term strategic objective, continuous support and commitment coming from top management, as well as programs focusing on the development of an organization wide awareness and culture for design. In terms of barriers, the study identifies that finding the right place for design function in the organizational structure, formal assignment of strategic level design management capabilities, underdeveloped marketing capabilities, as well as organizational culture present major barriers for these organizations, in the process of advancing their strategic design management capabilities.
Bütünleşik kanallı pazarlama ve tüketici kanal seçimi üzerine keşifsel araştırma
Günümüzde teknolojinin gelişmesi, pazarlama kanallarının artması ve ihtiyaçların farklılaşması gibi faktörler nedeniyle tüketicilere en iyi deneyimi yaşatabilmek için pazarlama anlayışının da değişmesi gerekmiştir. Tüketicilerin kullanabileceği farklı kanalların ortaya çıkması ile rekabet artmış ve müşteri memnuniyetini sağlayabilmek daha zor bir hale gelmiştir. Son dönemde popüler olan bütünleşik kanallı pazarlama anlayışı ile beraber, entegre kanal anlayışı benimsenmiş ve her kanalda mükemmel deneyimin yaşatılması hedeflenmiştir. Tüketiciler kendilerine mükemmel deneyimi yaşatacağını düşündükleri kanalları tercih etmektedirler. Bu araştırmada, müşterinin tercih ettiği kanalların, ürün kategorisi ve kanal tercihini belirleyen diğer faktörler ile beraber incelenerek hangi faktörün daha etkili olduğu araştırılacaktır. Yarı yapılandırılmış soru formu üzerinden üç katılımcı ile derinlemesine mülakatlar yapılmış ve nitel bir araştırma ortaya konmuştur. Çalışmada, amaçlı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Bütünleşik kanallı pazarlamadan en çok faydalanan kişileri tespit etmek üzerine kurgulanmış olan bir ön test uygulanmış ve en yüksek puanı alan ilk üç katılımcı seçilmiştir. Mülakat kayıtları ses dosyaları halinde kayıt altına alınmıştır. Bulgularda, kanal tercihini şekillendiren faktörlerin ürün kategorisine göre değişen ağırlıklarda tercih kanaatine etkide bulunduğu ve ürün kategorisiyle tercih edilen kanalın özdeşleştirildiği sonucuna ulaşılmıştır.
Evaluating marketing strategies and impact of educational social responsibility projects: A case study of TEGV
This study sought to investigate the marketing strategies employed by nonprofit organizations (NPOs), specifically focusing on their application in promoting educational social responsibility projects. The research utilized the Turkish Education Volunteers Foundation (TEGV) as a case study, diving deep into their strategies and examining the impact on their target demographic – children and young individuals – and the organization itself. The research employed a qualitative method, gathering data through semistructured interviews with TEGV employees and beneficiaries. It aimed to identify successful marketing strategies, assess their influence on project enrollment and participation rates, and understand their contribution to the organization's mission. Furthermore, this study explored the perspectives of young beneficiaries, investigating their awareness and involvement in these projects, the perceived benefits, changes in attitude, challenges faced, and the impact of the NGO's messaging on them. The study revealed that diverse, tailored marketing strategies were crucial for promoting educational social responsibility projects, driving enrollment, and ensuring participant engagement. It was further discovered that these projects significantly influenced the participants, fostering positive changes in their attitudes toward education and community roles. While there were disparities between the perspectives of TEGV employees and young beneficiaries, the research findings underscore the transformative potential of well-marketed educational social responsibility projects. The study concludes with pedagogical implications and recommendations for future research, thus extending the scope for further exploration in this dynamic field. Keywords: NGOs, Marketing Strategies, Education
Determinants of export performance: Case of clothing and apparel sector
Companies are expanding into global markets to exploit opportunities in a highly competitive environment through export where the success and expansion are significantly influenced by export performance. To be successful in the global market, it is crucial to be aware of the internal and external factors that have impact on the export performance and accordingly the adaptation and standardization strategies in international marketing shall be well implemented. This dissertation offers a thorough examination of export performance, taking into account of its various determinants and factors contributing to export performance of Clothing and Apparel sector in Türkiye. Firm and management characteristics, firm competencies have been analyzed as internal factors, while export market environment has contributed to external factors that affect export performance and export marketing strategy adaptation. Export marketing strategy adaptation has been added into the thesis model as a mediator and organizational culture as a moderator.
Artırılmış gerçeklik uygulamalarının bibliyometrik analiz ve meta sentez yöntemi ile incelenmesi
Gelişen ve değişen teknoloji birçok alanda olduğu gibi pazarlama alanını da derinden etkilemiştir. İşletmelerin pazarlama stratejilerindeki değişim, tüketicilerin istek ve ihtiyaçlarındaki değişimin ve teknolojik yeniliklerin bir sonucudur. Bu çalışmamızda Artırılmış Gerçeklik uygulamalarının bibliyometrik analiz ile hangi alanlarda kullanıldığını, işletmelere sunmuş oldukları avantaj ve dezavantajlardan, teknolojinin tüketiciler üzerindeki etkilerinden bahsedilmiştir. Araştırma verilerine 2000-2024 yılları arasında "Augmented Reality and Marketing", "AR Marketing", "Augmented Reality Marketing" anahtar kelimeleri ile Web of Science veri tabanından ulaşılmıştır. Veri tabanından elde edilen 1269 çalışma VOSviewer programında analiz edilmiştir. İkinci çalışma olarak tercih edilen meta sentez analizi 1269 çalışma içinden elde edilen 494 nitel çalışmalar üzerinde gerçekleşmiştir. Araştırma sonuçlarına göre artırılmış gerçeklik ile ilgili bilimsel çalışmaların her yıl arttığı, teknoloji uygulamaları alanında daha fazla çalışmalar yapıldığı ve pazarlama, turizm ve eğitim alanlarında yapılan çalışmalar da artırılmış gerçeklik uygulamalarının avantaj ve dezavantajlarını vurgulamaktadır. İlgili alandaki çalışmalar işletmelerin artırılmış gerçeklik teknolojilerini faaliyet alanlarına dahil ederek müşteri etkileşimi ve rekabet avantajı sağlayabilecekleri yönündedir. Bu teknoloji, fiziksel mağazaları ziyaret edemeyen müşterilere ürünler hakkında ayrıntılı bilgi ve destek sunarak, bilinçli satın alma kararları vermelerine yardımcı olmaktadır. Çalışma artırılmış gerçeklik uygulamalarının sunmuş olduğu avantaj ve dezavantajlar, sınır ve zorluklar göz önünde bulundurularak gelecek çalışmalara katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Creating competitive advantage in shrinking markets: The case of the Turkish cement industry
Creating competitive advantage became increasingly important in the Turkish cement industry due to market shrinkage caused by economic downturn in the third quarter of 2018. Product differentiation, pricing, promotion and placing opportunities are generally very limited in the cement industry. As a result, customer experience with cement brands is a key differentiator that generates competitive advantage. The main objective of this study is to analyze and understand customer behavior in the cement market by using Net Promoter Score (NPS) methodology. The empirical information for this study was collected from case company surveys, which were compiled in 2015, 2016 and 2019 with 441 participants in total. Empirical evidence was used to gain insights into the way companies differentiate themselves at the market level on the basis of customer behavior in order to gain competitive advantage. The findings of this study revealed that there was no statistically significant relationship between NPS and company revenues. Additionally, no statistically significant difference was found in the purchasing behaviors of promoters, passives and detractors. However, a positive correlation was observed between NPS and the number of active customers. Furthermore, product and marketing were found to be the main drivers causing customers to recommend the case company.
Kulüplerde stratejik pazarlama yönetimi ve Kemer Golf ve Country kulübünde uygulama
Ağırlama sektörünün ana etkinlik merkezlerinden birisi olan kulüpler üyeleri için vardır. Üyelerinin istek ve ihtiyaçlarını tatmin etmek ve hızla gelişen rekabetin üstesinden gelebilmek için, stratejik pazarlama yönetimine oldukça fazla önem verilmektedir. Stratejik pazarlama yönetim süreci stratejik analiz, stratejik planlama, uygulama ve stratejik kontrolden oluşmaktadır. Kulüplerin bazı yönleri ile diğer ağırlama işletmelerinden farklılık göstermesinden dolayı stratejik pazarlama yönetimi uygulanırken bu farklılıklar göz önünde bulundurularak, her bir fonksiyonun üzerinde mümkün olduğu kadar detaylı bir şekilde çalışmak gerekir. ıı
COVID-19 salgınının konaklama işletmelerinin pazarlama stratejilerine etkisi; Kuşadası örneği
Covid-19 salgının konaklama işletmelerinin pazarlama stratejilerine etkisini ortaya koyabilmeyi amaç edinen bu çalışmada; araştırmanın örneklemi olan Aydın ilinin Kuşadası ilçesinde bulunan 5 yıldızlı konaklama işletmelerinin yöneticileriyle, nitel araştırma yöntemlerinden, yarı yapılandırılmış mülakat yöntemi ile veriler derinlemesine analiz edilmiştir. Covid-19 salgınının tüm dünya üzerinde yarattığı büyük kayıplar, tüm sektörleri etkisi altına alırken, turizm endüstrisinde temel hizmet ürünü sunan konaklama işletmeleri de bu süreçte ciddi boyutlarda etkilenmiştir. Salgının konaklama işletmelerinin pazarlama stratejilerine olan etkilerini daha net bir şekilde ortaya koyabilmek amacıyla da, belirlenen her bir konu başlığı; "Covid öncesi dönem", "Covid dönemi" ve "Covid sonrası dönem" olmak üzere 3 ayrı dönemde tek tek ele alınmıştır ve elde edilen her veri aynı zamanda dönemler arasında karşılaştırılmıştır. Bu çalışma, Covid-19 salgını ile ilgili daha önce yapılmış olan akademik çalışmalar hakkında derinlemesine bilgi vermesinin yanı sıra, dönemsel olarak karşılaştırmalı veri sunan bir akademik çalışma olmasıyla da önemini korumaktadır. Elde edilen verilere istinaden; Covid Döneminde konaklama işletmeleri yüksek gelir ve pazar kayıpları yaşarken, Covid Sonrası Dönemde yeniden Covid Öncesi Döneme ulaşmaya başlamış ve salgın krizi sürecinde yeni alternatif pazarlar ile daha çok kişiselleştirilmiş/yüksek memnuniyet odaklı pazarlama anlayışının arttığı gözlemlenmiştir. Aynı zamanda Covid dönemi ile işletmelerin dijital pazarlamaya ve yeni ürün/hizmetler sunmaya yönelimlerinin de arttığı tespit edilmiştir.
Sosyal medya pazarlaması etkinliğinin C kuşağı tüketicilerin marka değeri algısına etkisi
Günümüzde sosyal medyaların etkin bir iletişim aracı olarak sık tüketilmesi ve kişilerin birbirleriyle etkileşim halinde olması sayısız firmanın dikkatini çekmiştir. Bugün sosyal medyaları pazarlama amaçlı kullanmayan firma neredeyse yoktur. Bugüne kadar geleneksel medyalarla başarılı bir marka yönetimi sağlayan firmalar artık sosyal medyalarda marka yönetimi gerçekleştirmeye çalışmaktadır. Sosyal medya firmalar tarafından gördüğü ilgi ile geleneksel medyaları da geride bırakmıştır. Firmaların sosyal medyalarda başarılı bir marka yönetimi yaratması başarılı ve etkili bir sosyal medya pazarlamasından geçmektedir. Bu çalışmanın amacı, sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen stratejilerin C kuşağı tüketicilerin marka değeri algılarına etkisini incelemek olup sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen stratejilerin etkisini ortaya koymaktır. Bu bağlamda geleneksel medyalardan yoksun, sosyal medyaları aktif bir şekilde kullanan bir marka olan Xiaomi markası örnek marka olarak seçilmiş ve marka ile sosyal medya arasında köprü görevi gören Türkiye'deki C kuşağı örneklem olarak seçilmiştir. 386 kişiye yapılan anketler SPSS v25 yardımı ile analiz edilmiş olup sosyal medya pazarlamasının marka değerini ve bütün boyutlarını olumlu yönde etkilediği, Xiaomi markasının sosyal medya pazarlaması üzerinden gerçekleştirdiği çalışmalarını orta düzeyde ve başarılı bir şekilde yürüttüğü sonucuna ulaşılmıştır.