Music learning
90 theses under this subject heading
Müzik öğretmeni adaylarının müzik performans kaygısı ile bireysel çalgı performans sınavı kaygısı arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, müzik öğretmeni adaylarının müzik performans kaygısı ile bireysel çalgı performans sınavı kaygısı arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Araştırmanın örneklemini 2018-2019 Eğitim Öğretim Yılı Bahar Yarıyılında Aksaray Üniversitesi, Balıkesir Üniversitesi, Gaziosmanpaşa Üniversitesi, Harran Üniversitesi, İnönü Üniversitesi, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Eğitimi Anabilim Dalında öğrenim gören 467 (288'i kız, 179'u erkek) lisans öğrencisi (1., 2., 3., 4. ve 4+) sınıf öğrencileri) oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama araçları olarak Kenny, Davis ve Oates (2004) tarafından geliştirilen ve Özevin-Tokinan (2013) tarafından Türkçe uyarlaması yapılan Kenny Müzik Performans Kaygısı Envanteri "K-MPKE" ile Dalkıran, Baltacı, Karataş ve Nacakcı'nın geliştirdiği (2014) Bireysel Çalgı Performans Sınavı Kaygısı Ölçeği "BÇPSK-Ö" kullanılmıştır. Verilerin analizi için öncelikle normallik dağılımına bakılmış, p değerinin .05'ten küçük olmasından dolayı verilerin çözümlenmesinde non-parametrik (parametrik olmayan) istatistik teknikleri kullanılmıştır. Bu doğrultuda, katılımcıların Kenny Müzik Performans Kaygısı ile Bireysel Çalgı Performans Sınavı Kaygısı ölçeklerinden aldıkları puanların demografik değişkenler açısından farklılaşıp farklılaşmadığına yönelik yapılan karşılaştırma ölçümlerinde "cinsiyet" ve "mezun olunan lise türü" için Mann-Whitney U testi, "üniversite", "sınıf", "bireysel çalgı türü", "bireysel çalgı başarısı" ve "akademik başarı" karşılaştırma ölçümlerinde ise Kruskal-Wallis H testi kullanılmıştır. Müzik Performans Kaygısı ile Bireysel Çalgı Performans Sınavı Kaygısı arasındaki korelasyona Spearman Brown korelasyon katsayısı ile bakılmış, elde edilen sonuçlara göre iki değişken arasında orta düzeyde pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu belirlenmiştir. Demografik değişkenler açısından elde edilen sonuçlara göre ise, cinsiyet değişkeni açısından müzik öğretmeni adaylarının müzik performans kaygıları ve bireysel çalgı performans sınavı kaygılarının birbirinden anlamlı bir şekilde farklılaştığı belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre kadın öğretmen adaylarının kaygı düzeyleri erkek öğretmen adaylarının kaygı düzeylerinden daha yüksektir. Mezun olunan lise türü açısından ise her iki ölçekte de anlamlı bir fark bulunamamıştır. Bireysel çalgı değişkeni açısından elde edilen sonuçlara göre, iki ölçekte de anlamlı bir fark bulunmuştur. Bu kapsamda "Kenny Müzik Performans Kaygısı Envanteri"ne göre bu farklılığın mızraplı çalgılar (ud, bağlama ve gitar) ve klarnet çalan müzik öğretmeni adaylarında ve "Bireysel Çalgı Performans Sınavı Kaygısı Ölçeği" için ise gitar ve klarnet çalgılarını çalan müzik öğretmeni adaylarında görüldüğü; sonuç olarak, iki ölçek için de mızraplı çalgı ve klarnet eğitimi alan müzik öğretmeni adaylarının daha düşük kaygı düzeyine sahip oldukları belirlenmiştir. Bireysel çalgı başarısı ve akademik başarı değişkenleri için sadece "Bireysel Çalgı Performans Sınavı Kaygısı Ölçeği"nde anlamlı fark belirlenmiştir. Üniversite ve sınıf değişkenleri açısından ise iki ölçekte de anlamlı bir fark bulunamamıştır. Buna ek olarak, anlamlı farklılık elde edilen değişkenler için (cinsiyet, bireysel çalgı, bireysel çalgı başarısı ve akademik başarı) etki büyüklüğü hesaplamaları da yapılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlar alan yazın çerçevesinde tartışılmış, değerlendirilmiş ve bazı önerilerde bulunulmuştur.
Müzik öğretiminde Ters Yüz Öğrenme Modelinin öğrencilerin güdülenme düzeylerine ve teknolojiyle kendi kendine öğrenmelerine etkisi
Bu araştırmanın amacı ters yüz öğrenme modelinin, ilkokul 4. sınıf müzik dersinde öğrencilerin güdülenmelerine ve teknolojiyle kendi kendilerine öğrenme becerilerine olan etkisini incelemektir. Yarı deneysel desen ile tasarlanan bu araştırmada nicel veriler Müzik Dinleme, Şarkı Söyleme ve Çalgı Çalmaya Yönelik Güdü Ölçeği ve Teknolojiyle Kendi Kendine Öğrenme Ölçeği ile toplanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2022-2023 öğretim yılında Gaziantep ili Şehitkamil ilçesinde yer alan Aktoprak Leyla-Mehmet Ali Yılmaz İlkokulunun 4. Sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmaya toplam 50 öğrenci katılmıştır. İki sınıfta gerçekleştirilen araştırmada bir sınıf deney grubu bir sınıf ise kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Sınıflar 25'er öğrenciden oluşturulmuştur. Deney grubunda öğrencilerle ters yüz öğrenme modeline uygun çalışmalar yapılırken kontrol grubu ile müfredata uygun olarak öğretime devam edilmiştir. Araştırmadan elde edilen verilerin analizinde SPSS paket programı ile nonparametrik testlerden Mann Whitney U ve Wilcoxon İşaretli Sıralar testi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; uygulanan ters yüz öğrenme modelinin ilkokul 4.sınıf öğrencilerinin müzik dinleme, şarkı söyleme ve çalgı çalmaya karşı güdülenmelerinde deney grubunun lehine anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Teknolojiyle kendi kendine öğrenme sonucunda öğrencilerin öz yönetim boyutunda anlamlı bir farklılık olmadığı ancak niyetli öğrenme boyutunda deney grubu lehine anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür.
Müzik öğretmenlerinin teknoloji kullanımına yönelik görüşlerin incelenmesi
Günlük yaşamın vazgeçilmez parçası haline gelen teknolojik araçlar, eğitim alanında da önemli bir rol oynamaktadır. Eğitimde teknoloji kullanımı, internet üzerinde gerçekleştirilen çevrim içi eğitimler, taşınabilir programlar, Web 2.0 araçları, akıllı tahta uygulamaları ve müzik yazılımları ile geniş bir yelpazede yer bulmaktadır. Eğitimin her alanında farklı örneklerle hayat bulan teknolojik araç gereçlerin müzik öğretmenleri tarafından müzik derslerinde de doğru ve etkin bir şekilde kullanılması faydalı olacaktır. Bu araştırma, müzik öğretmenlerinin müzik derslerinde teknolojik araç gereçleri kullanma durumlarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden olgu bilim deseni kullanılmıştır. Verilerin toplanması için dokuz maddeden oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu oluşturulmuş ve müzik öğretmenlerine uygulanmıştır. Görüşme formundan elde edilen verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada müzik öğretmenlerinin müzik derslerinde teknoloji kullanımına yönelik bilgi birikimlerinin yeterli olmadığı, müzik dersi araç gereçlerine ulaşmada sorun yaşadıkları sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada müzik derslerinin günümüz koşulları içinde etkin ve verimli yürütülmesi için ilgili Kurumlardan teknolojik araç gereç desteğinin sunulması ve bu bağlamda öğretmenler için hizmet içi eğitimlerin oluşturulması önerilmektedir. Bu eğitimlerin müzik öğretmenlerinin mesleki gelişimlerine katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimler: Eğitim teknolojisi, müzik eğitimi, müzik öğretmeni, müzik teknolojisi, müzik yazılımı.
Müzik öğretmenlerinin uzaktan müzik eğitimi hakkındaki görüşleri
Bu çalışmada Çankırı'da görev yapan müzik öğretmenlerinin uzaktan müzik dersi hakkındaki görüşlerini ortaya koymak amaçlanmaktadır. Araştırmada uzaktan eğitim yöntemi ile yapılan müzik dersinde öğretmenlerin bu süreçte yaşadıkları incelenmiş, karşılaşılan olumlu ve olumsuz durumlar ortaya konmuştur. Araştırma nitel araştırma yöntemiyle yapılmıştır. Çalışmaya Çankırı ilinde bulunan 23 müzik öğretmeni gönüllü olarak katılmıştır. Katılımcılara uzaktan çevrim içi platformda yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Görüşme formunda müzik öğretmenlerinin uzaktan müzik eğitimi ile ilgili düşüncelerini öğrenmeye yönelik sorular sorulmuş, elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda müzik öğretmenleri uzaktan müzik eğitimi ile ilgili bilgi birikimlerinin zayıf düzeyde olduğunu ve müzik derslerinin sadece teorik olarak işlenebildiğini ifade etmişlerdir. Uzaktan müzik eğitimin aile ortamı içindeki pozitif etkileri de müzik öğretmenlerinin olumlu görüşleri arasında ön plana çıkmaktadır. Araştırma sonucunda elde edilen verilerden yola çıkılarak bu verilere çeşitli öneriler getirilmiştir.
Müzik öğretmenlerinin okullardaki sosyal sermaye algısının iş doyumlarıyla ilişkisi üzerine bir araştırma
Bu araştırmanın amacı, eğitim kurumlarında görev yapan müzik öğretmenlerinin algıladıkları sosyal sermaye düzeyi ile iş doyumları arasındaki ilişkileri ortaya koymaktır. Araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli ile şekillenmiştir. Araştırmanın evrenini 2015-2016 eğitim ve öğretim yılında Gaziantep ilinde görev yapmakta olan (ilköğretim, ortaöğretim ve lise) 268 müzik öğretmeni oluşturmaktadır. Nicel araştırmada evreni temsil etmek için 151 müzik öğretmeni örneklem olarak seçilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Sosyal Sermaye Ölçeği" ve "İş Doyumu Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma için toplanan veriler, parametrik testlerden t Testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi (One-Way Anova), non-parametrik testlerden Kruskal Wallis H Testi uygulanmış, ağırlıklı ortalama ve standart sapmaları hesaplanmıştır. Ayrıca derinlemesine inceleme yapabilmek için 20 öğretmen ile yüz yüze görüşme yapılmış ve elde edilen nitel veriler içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, müzik öğretmenlerinin sosyal sermaye algıları ile iş doyumu düzeyleri arasında istatiksel açıdan pozitif, anlamlı düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Ayrıca, katılımcılar branşların bilgi paylaşımları, zümreler arası iletişimi artırmaya, adalet, güven, aidiyet duyguları sosyal ortamlarla etkinliklerle desteklenmesi ve fiziksel olanakların arttırılmasına yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Sosyal Sermaye, İş doyumu, Eğitim kurumu, Müzik Öğretmeni
İlköğretim müzik derslerinin müzik öğretmeni tarafından ve müzik öğretmeni rehberliğinde yürütülmesinin öğrencilerin tutum ve başarılarına etkisi
Bu araştırma, ilköğretim müzik derslerinin müzik öğretmeni tarafından ve müzik öğretmeni rehberliğinde yürütülmesinin öğrencilerin tutum ve başarılarına etkisini belirlemek ve ilköğretim müzik eğitiminde ders çıktısının alınacağı en etkili öğrenim ve iş birliği yönteminin ortaya çıkarılması amacıyla yapılmıştır. Araştırma nicel ve nitel yöntemlerin bir arada kullanıldığı karma bir çalışmadır. Araştırmanın nicel boyutunda; yarı deneysel eşitlenmemiş kontrol gruplu öntest-sontest deseni kullanılmış, araştırmanın 8 haftalık deney süreci seçkisiz örnekleme türlerinden basit seçkisiz örnekleme yoluyla seçilen bir kontrol ve iki deney grubu ile yürütülmüştür. Araştırmanın nitel boyutunda ise araştırmanın nicel boyutunu desteklemek, sosyal geçerlik verisi elde etmek ve araştırmacının süreç içerisindeki gözlemleri ile araştırmaya derinlik katmak amacıyla betimsel bir yaklaşım kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu; 2023- 2024 eğitim öğretim bahar yarı yılında Millî Eğitim Bakanlığına bağlı (devlet) ilkokul 4. sınıfta öğrenim gören 137 öğrenci ve araştırmanın deney gruplarında görev yapmakta olan 4 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel boyutunda veri toplama aracı olarak; çalışma öncesi ve sonrası müzik dersine yönelik tutumlarını incelemek amacıyla Umuzdaş (2012) tarafından geliştirilen 28 maddelik 5'li Likert düzenlemesi bulunan "Müzik Dersine Yönelik Tutum Ölçeği" ve 4.sınıf müzik dersi öğrenme alanları ele alınarak öğrencinin kazanması beklenilen davranışı kazanıp kazanmadığını ölçmek amacı ile araştırmacılar tarafından geliştirilen başarı testi kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda ise, deney süreci sonunda Deney 1(a-b) (müzik öğretmeni tarafından) ve Deney 2 (a-b) (müzik öğretmeni rehberliğinde) gruplarının sınıf öğretmenlerine araştırmacılar tarafından hazırlanan açık uçlu sorulardan oluşan sosyal geçerlik sorularını içeren soru formu kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde bağımsız örneklem t testi ve bağımlı örneklem t testi kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise sosyal geçerlik soru formu ile toplanan öğretmen gözlem, görüş ve önerilerinden elde edilen veriler betimsel olarak sunulmuştur. Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda, öğrencilerin müzik dersine yönelik tutumlarında ön test ve son test arasında anlamlı bir fark gözlemlenmemiş; ancak, müzik dersine karşı tutumun olumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Sosyal geçerlik soruları doğrultusunda elde edilen bulgular, müzik öğretmeninin ya da rehberliğinin öğrencilerin müzik ders başarılarını artırdığı, kişisel gelişimlerine olumlu katkılar sağladığı ve müzik alanında yetenekli öğrencilerin kendilerini tanıma süreçlerinin olumlu yönde ilerlediğini göstermektedir. Ayrıca, müzik derslerinin öğrencilerin genel motivasyonunu artırdığı ve sosyal, duygusal ve akademik gelişim üzerinde önemli bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. Müzik derslerinin müzik öğretmeni tarafından yürütülmesi veya müzik öğretmeninin rehberliğinde yürütülmesinin istatistiksel olarak anlamlı bir fark yarattığı ve öğrenci başarısını artırdığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Ulaşılan sonuçlara yönelik tartışma ve önerilere yer verilmiştir.
İlköğretim okullarında görev yapan müzik öğretmenlerinin mobbing(yıldırma) yaşama düzeyleri, örgütsel bağlılık ve iş doyumları arasındaki ilişkiler
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim okullarında görev yapan müzik öğretmenlerinin, mobbing (yıldırma) yaşama düzeyleri, örgütsel bağlılıkları ve iş doyumları arasındaki ilişkiyi saptamaktır. Bu araştırma ilişkisel tarama modelindedir. Araştırmanın evrenini 2009-2010 eğitim-öğretim yılında Ankara merkez ilçelerde yer alan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı toplam 308 ilköğretim okulunda görev yapan müzik öğretmenleri oluşturmaktadır. Ankara il merkezinde yer alan bu ilköğretim okullarından toplam 248 (136 kadın ve 112 erkek) müzik öğretmeni, bu araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Araştırmaya gönüllü olarak katılan müzik öğretmenleri, Mobing (yıldırma) yaşama düzeyinin belirlenmesi için Olumsuz Davranış Ölçeği, Örgütsel bağlılık düzeyinin belirlenmesi için Örgütsel Bağlılık Ölçeği ve iş doyumu düzeyinin belirlenmesi için Minnesota İş Doyum Ölçeğini yanıtlamışlardır. Araştırmada ilk olarak Kolmogorov-Smirnov (KS) testi ile verilerin normal dağılıma uyup uymadığı incelenmiştir. Ölçekte yer alan maddelerin normal dağılıma sahip olduğu durumlarda iki grubun karşılaştırılmasında Bağımsız Örneklem t testi (Independent Sample t testi), ikiden fazla grubun karşılaştırılmasında ise Tek Yönlü Varyans Analizi (One-Way ANOVA) kullanılmıştır. Varyans analizi sonucunda grupların birbirinden farklı olduğunun tespit edilmesi için çoklu karşılaştırma (multiple comparisons) testlerinden Tukey testi, Grupların karşılaştırılmasına ilişkin testlerde varyans homojenliği varsayımı için Levene testi ile hangi test istatistiğinin dikkate alınacağına karar verilmiştir. Araştırmada ilişki yapılarının ortaya konulabilmesi için korelasyon katsayılarına dayalı path analizleri yapılmıştır. Değişkenler arasındaki yordamaların ortaya çıkartılmasında ise regresyon analizinden yararlanılmıştır.Araştırmada analizler için elde edilen sonuçlar 0.05 anlamlılık düzeyinde yorumlanmış, analizler için SPSS 18.0 (PASW 18.0) ve LISREL paket programları kullanılmıştır.Araştırmada şu bulgulara ulaşılmıştır; Ankara ili merkezinde yer alan ilçelerde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilköğretim okulları müzik öğretmenlerinin hemen hemen 4'de 1'inin (%24,6) yıldırmaya maruz kaldıkları görülmüştür. Müzik öğretmenlerinin mobbing(yıldırma) yaşama düzeyleri, cinsiyet, yaş, medeni durum, kıdem ve eğitim durumu değişkenlerine göre yapılan karşılaştırmalarda farklılık göstermemektedir. Örgütsel bağlılığa ilişkin, yaş gruplarına göre, gençler (22-30 yaş arası) ile orta yaş (31-39 yaş arası) ve yaşlılar (40 yaş ve üzeri) arasında farklılık bulunmaktadır. Medeni duruma göre uyum alt boyutunda dul ya da boşanmış müzik öğretmenlerinin bekar ve evli meslektaşlarından daha az uyum göstertikleri, Özdeşleşme alt boyutunda, evli müzik öğretmenlerinin bekarlara göre daha az, bekar müzik öğretmenlerinin de dul ya da boşanmış meslektaşlarına göre daha fazla özdeşleşme gösterdikleri, kıdeme göre içselleştirme alt boyutunda 15 altı ve 15 yıllık kıdemli müzik öğretmenlerinin 16 yıl ve üstü mesteklaşlarına göre daha az içselleştirme gösterdikleri tespit edilmiştir. Ortaya çıkan bulgular, araştırmaya katılan müzik öğretmenlerinin %54'ünün yüksek iş doyumuna sahipken, %41,9'unun orta iş doyumuna ve %0,4'ünün ise düşük iş doyumuna sahip olduklarını göstermiştir. Araştırma sonucunda, yıldırma ile örgütsel bağlılık ve iş doyumu değişkenlerinin ilişkili olduğu görülmüştür.Olumsuz davranış, mobbing ( yıldırma)'ya maruz kalma ile örgütsel bağlılık ve iş doyumu faktörleri arasında olumsuz (negatif) anlamlı ilişkiler bulunmaktadır. Bu durum, mobbing (yıldırma)'ya maruz kalmanın, örgütsel bağlılığı ve iş doyumunu düşürdüğü anlamını taşımaktadır. Diğer yandan, benzer şekilde, örgütsel bağlılık ve iş doyumu değişkenlerinin alt faktörleri olan uyum, özdeşleşme, içselleştirme, içsel ve dışsal işdoyumu boyutları üzerinde yıldırma değişkenin negatif etkisi olduğu görülmüştür. Mobbing (Yıldırma)'nın, bu alt boyutlar içinde uyum alt boyutu üzerinde etkili olduğu daha sonra sırasıyla dışsal, ve içsel işdoyumu, özdeşleşme ve içselleştirme alt boyutları üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir.Anahtar kelimeler: Mobbing (yıldırma), örgütsel bağlılık, iş doyumu
Sınıf öğretmenlerinin müzik dersine ilişkin görüşleri
Bu araştırma; sınıf öğretmenlerinin müzik dersinin içeriğine ve işleniş şekline yönelik bakış açılarını, yaşadıkları sorunları, yetersizliklerini, ihtiyaçlarını ve beklentilerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Elazığ ili genelinde ilkokullarda görev yapan sınıf öğretmenleri, örneklemini 2018-2019 eğitim-öğretim yılının ikinci döneminde Elazığ ili genelinde ilkokullarda görev yapan 503 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada, veri toplama aracında çalışma alanına yönelik donanım, materyal ve müzik aleti çalabilme durumlarına göre ''evet'' ve ''hayır'' cevabı gerektiren maddeler; program ve müfredata; öğretmen alan yeterliliğine ve müzik dersi ders işleme sürecine yönelik maddeler kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22 paket programı kullanılmıştır. Verilerin çözümlemesinde yüzde, frekans, ki kare testi, bağımsız gruplar t testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Araştırmanın donanım ve materyal sonuçlarına göre; araştırmaya katılan öğretmenlerin büyük bir çoğunluğunun sınıflarında müzik köşesi yoktur. Çoğunluğun sınıflarında internet bağlantısı varken yarısından fazlasının sınıflarında etkileşimli (akıllı) tahta yoktur. Öğretmenlerin yarısından fazlası müzik dersinde öğrencilere müzik defteri kullandırmaktadır. Araştırmaya katılan öğretmenlerin büyük bir çoğunluğu herhangi bir müzik aleti çalamazken; sınıf öğretmenliği alanından mezun olanların diğer alanlardan mezun olanlara göre müzik aleti çalma oranları daha fazladır. Program ve müfredat sonuçlarına göre; öğretmenler müzik dersini program ve müfredat açısından faydalı bulmuşlar; kazanımlara ve ders saati süresine kısmen katılarak görüş bildirmişlerdir. Araştırmanın öğretmen alan yeterliliği sonuçlarına göre; öğretmenler bu dersi gereksiz görmemektedirler. Müzik dersi için sınıf öğretmeleri kendilerini yetersiz görmekte, müzik aleti çalma konusunda kursa ihtiyaç duymakta ve bu derse alanında uzman kişilerin girmelerini istemektedirler. Ayrıca lisans eğitiminde aldıkları müzik ve drama eğitimlerinin yetersiz olduğunu düşünmektedirler. Araştırmanın ders işleme süreci sonuçlarına göre; öğretmenler bu derste müzik dışında farklı bir ders işlemeyip müzik dersini severek işlemektedirler. Bu dersi çoğunlukla şarkı söyleterek ve kendi planlarına göre işlemeyi tercih eden öğretmenler, öğrencileri uygulama (müzik aleti çalma) ve teorik (müziksel terimler) sınavlarla değerlendirmemektedirler.
Kaynaştırma uygulamasının yapıldığı sınıflarda işbirlikli öğrenmenin müzik öğretimi üzerindeki etkileri
Bu araştırmanın amacı, kaynaştırma uygulamasının yapıldığı ilköğretim okullarında işbirlikli öğrenme yöntemi ile işlenen müzik derslerinin öğrencilerin müzik dersine yönelik tutumları, müziksel öğrenme düzeyleri ve sosyal statüleri üzerindeki etkilerini saptamaktır.Bu amaçla araştırmada, ön test - son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Deneysel çalışmada kullanılan okulların belirlenmesinde, okulların sosyo-kültürel ve ekonomik koşulları, sınıf mevcutları ve sınıflarda bulunan kaynaştırma öğrencilerinin sayısının yanı sıra kaynaştırma öğrencilerinin yetersizliklerinin düzeyi de göz önünde bulundurulmuştur. Buna göre araştırma 2008-2009 eğitim öğretim yılının ikinci döneminde Balıkesir ili Merkez ilçesi Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Balıkesir Karesi İlköğretim Okulu ve General Kemal Balıkesir İlköğretim Okulu'ndaki toplam 56 öğrenci ile yürütülmüştür.Araştırmada İlköğretim Müzik Dersi Öğretim Programı'nın 8. sınıf müzik dersi ?Kendi Ritim Kalıbımı Oluşturuyorum? ve ?Benim Ezgim? konuları ve kazanımları doğrultusunda altı hafta süren bir uygulama yapılmıştır. Uygulama sürecinde deney grubunda dersler İşbirlikli Öğrenme yöntemlerinden ?Birlikte Öğrenme? tekniği, kontrol grubunda ise anlatım ve soru-cevap tekniklerini içeren süregelen öğretim yöntemleri ile işlenmiştir.Araştırmada veri toplama aracı olarak; öğrencilerin kazandıkları bilişsel davranışları ölçmek için ?Müzik Dersi Başarı Testi?, müzik dersine yönelik tutumlarını ölçmek için ?Müziğe İlişkin Tutum Ölçeği?, kaynaştırma öğrencilerinin akranları tarafından sosyal olarak kabul edilme düzeylerini belirlemek için ?Sosyometri? ve ?Kimdir Bu?? Testleri, öğrencilerin işbirlikli öğrenme uygulamasına yönelik görüşlerini belirlemek için ?Öğrenci Görüşleri Formu?, müzik öğretmeninin işbirlikli öğrenme uygulamasına yönelik görüşlerini belirlemek için ?Müzik Öğretmeni Görüşme Formu? ve öğrencilerin müzik dersine yönelik ilgi ve katılımlarını gözlemlemek için kamera kayıtları kullanılmıştır. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde nonparametrik testlerden Mann Whitney U ve Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılmıştır. İstatistiksel anlamlılık için ise .05 anlamlılık düzeyi seçilmiştir.Araştırma sonucunda, işbirlikli öğrenme yönteminin, anlatım ve soru cevap yöntemlerini içeren süregelen öğretim yöntemlerine göre kaynaştırma uygulamasının yapıldığı sınıflardaki öğrencilerin müzik dersi başarıları, derse yönelik tutumları, kaynaştırma öğrencilerinin sosyal kabul düzeyleri ve tüm öğrencilerin derse yönelik ilgi ve katılımlarında olumlu etkisi olduğu söylenebilir. Ayrıca bu uygulama sayesinde öğrenciler daha fazla iletişime geçmeye ve birbirlerini daha iyi tanımaya başlamışlardır. Bu sonuçlar, kamera kayıtları ve hem öğrenciler hem de müzik öğretmeni ile yapılan görüşmelerle desteklenmektedir.
Müzik öğretiminde bilgisayar destekli programlı öğretim yönteminin etkililiği
Bu araştırmanın amacı; ilköğretim 7. sınıf müzik derslerinde programlı öğretim yöntemini geleneksel öğretim yöntemiyle karşılaştırarak öğrenmeyi gerçekleştirmede etkili olup olmadığını ortaya çıkarmaktır. Bu temel amaç çerçevesinde araştırmada ilköğretim 7. sınıf öğrencilerinin müzik dersine yönelik tutumları, bilgisayarla ders işlemeye yönelik tutumları ve bilgisayara ilişkin öz-yeterlik algıları incelenerek aralarında anlamlı bir ilişki olup olmadığını ortaya koymaktır.Bu araştırma, betimsel ve deneysel olmak üzere iki boyuttan oluşmaktadır. Araştırma da betimsel boyuta nitel ve nicel, deneysel boyuta ise nicel araştırma yöntemleri kaynaklık etmektedir. Araştırmanın modeli, tarama ve deneme (deney) modellerinin kullanıldığı karma modeldir. Araştırmada tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli, deney modellerinden ise kontrol gruplu ön test-son test modeli kullanılmıştır.Bu araştırmanın evrenini; 2009-2010 Eğitim-Öğretim yılında Ankara ili Yenimahalle ilçesi MEB'e bağlı İlköğretim Okulları 7. Sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklem grubu ise 2009-2010 Eğitim-Öğretim yılı ikinci yarıyılına devam eden Celayir İlköğretim Okulu 7/A (Deney 24 kişi) ve 7/B (Kontrol 23 kişi) sınıfı öğrencileri olarak belirlenmiştir.Araştırmada veri toplama araçları olarak; araştırmacı tarafından geliştirilen ?Başarı Testi?, ve ?Bilgisayar Destekli Programlı Öğretim Materyali?, Özmenteş (2006) tarafından geliştirilen ?Müzik Dersine Yönelik Tutum Ölçeği?, Aşkar ve arkadaşları (1991) tarafından geliştirilen ?Bilgisayar Destekli Öğrenmeye Yönelik Tutum Ölçeği?, Aşkar ve Işıksal (2003) tarafından geliştirilmiş ?Bilgisayara İlişkin Öz-yeterlik Algısı Ölçeği?, araştırmacı tarafından hazırlanan ?Bilgisayar Destekli Programlı Öğretim Yöntemine Göre İşlenen Müzik Dersine İlişkin Öğrenci Görüş Formu? kullanılmıştır.Araştırmada on hafta süre ile deneysel çalışma yapılmıştır. Deneysel çalışma öncesinde öğrencilerin mevcut bilgilerinin ortaya çıkarılması nedeni ile ön test (başarı testi) uygulamaya başlanmadan önce gerçekleştirilmiştir. Deney grubu öğrencileri müzik derslerini, bilgisayar laboratuarında, bilgisayar karşısında, Adobe Flash CS3 programı ile hazırlanan bilgisayar destekli öğretim materyali ile işlerken, kontrol grubu öğrencileri ise dersleri sınıf ortamında, soru-cevap, anlatım yöntemlerini kullanarak işlemişlerdir. Ayrıca deney ve kontrol grubu öğrencilerinin müzik dersine yönelik tutumlarını belirlemek üzere ön test ve son testte Müzik Dersine Yönelik Tutum Ölçeği uygulanmıştır.Deney grubunun, bilgisayar ile ders işlemeleri nedeni ile Bilgisayarla Ders İşlemeye Yönelik Tutum ve Bilgisayara İlişkin Öz-yeterlik Algısı Ölçeği sadece bu gruba ön test ve son testte uygulanmıştır. Deney grubunun bilgisayar destekli programlı öğretim yöntemine yönelik görüşlerini almak üzere hazırlanmış ?Öğrenci Görüş Alma Formu? öğrenciler tarafından doldurulmuştur. Deney süreci ve yapılan son testten beş hafta sonra deney ve kontrol grubu öğrencilerine, bilgilerin kalıcılığını saptamak amacıyla kalıcılık testi yapılmıştır.Bu çalışmada ilk olarak Kolmogorov-Smirnov normallik testi yapılarak bu varsayımın sağlanıp sağlanmadığı kontrol edilmiştir. Normallik sınaması sonucunda normal dağılıma uyan değişkenler için grup karşılaştırmalarında parametrik testler (t testi, ANOVA) kullanılmıştır. Bu bağlamda, ön test-son test karşılaştırmalarında bağımlı örnekler için t testi (paired samples t-test), ön test-son test-kalıcılık testi karşılaştırmalarında ise tekrarlı ölçümlerde varyans analizi (repeated measures ANOVA) kullanılmıştır. Kontrol grubu ile deney grubunun karşılaştırılmasında ise bağımsız örneklerde t testi (independent samples t-test) uygulanmıştır. t testinde varyansların eşitliği varsayımını incelemek için Levene testi kullanılmıştır. Varyans analizi sonucunda anlamlı farklılıkların ortaya çıktığı durumlarda hangi ölçümler arasında farklılık olduğunu bulabilmek için tekrarlı ölçümlerin çoklu karşılaştırma testlerinden olan Benferroni testi yapılmıştır. Ayrıca ölçümler arasındaki ilişkileri görmek için korelasyon katsayıları hesaplanmıştır. Çalışmada analizler için elde edilen p değerleri 0.01 ve 0.05 hata düzeyleri ile karşılaştırılmıştır. Çalışmada yer alan analizler SPSS 18.0 paket programı kullanılarak elde edilmiştir.Araştırma bulguları sonucunda; deney grubu öğrencilerinin ön test-son test, ön test-kalıcılık testi puanları arasında anlamlı bir farklılık olduğu, son test-kalıcılık testi puanları arasında ise anlamlı farklılık olmadığı görülmüştür. Kontrol grubu öğrencilerinin ön test-son test, ön test-kalıcılık testi ve son test-kalıcılık testi puanları arasında anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin ön test- son test-kalıcılık testi puanları arasında ve cinsiyete göre de ön test- son test-kalıcılık testinde anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştür.Deney grubu öğrencilerinin bilgi düzeyinde ön test-son test, ön test-kalıcılık testi, son test-kalıcılık testi puanları arasında anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Kontrol grubunda ise ön test-son test, ön test-kalıcılık testi, puanları arasında anlamlı bir farklılık olduğu son test-kalıcılık testi puanlarında ise anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştür. Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin bilgi düzeyinde ön test-son test-kalıcılık testi puanları arasında anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştür.Deney grubu öğrencilerinin kavrama düzeyinde ön test-son test, son test-kalıcılık testi puanları arasında anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Kontrol grubu öğrencilerinin kavrama düzeyinde ön test-son test, son test-kalıcılık testi puanları arasında anlamlı bir farklılık olduğu ön test-kalıcılık testi puanları arasında ise anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştür. Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin ön test-son test-kalıcılık testi puanları arasındaki fark istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Bilgisayar destekli programlı öğretim yönteminin geleneksel yönteme göre kavrama düzeyinde ve kalıcılığı sağlamada etkili olduğu saptanmıştır.Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin müzik dersine yönelik tutumlarının olumlu olduğu görülmüş ve aralarında anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştürDeney grubu öğrencilerinin bilgisayar destekli öğrenmeye yönelik tutumları, bilgisayara ilişkin öz-yeterlik algıları arasında anlamlı bir farklılık görülmüştür. Buna göre; deney grubu öğrencilerinin bilgisayar destekli öğrenmeye yönelik tutumları, bilgisayara ilişkin öz-yeterlik algılarının olumlu olduğu ve bilgisayar destekli öğrenmeye yönelik tutum puanları ve bilgisayara ilişkin öz-yeterlik algı puanlarında ön teste göre son testte artış olduğu görülmüştür. Deney grubu öğrencilerinin bilgisayar destekli programlı öğretim yöntemine göre uygulanan müzik dersine ilişkin görüşlerinin olumlu olduğu, ders için hazırlanan öğretim yazılımı ile dersi daha zevkli işledikleri, zamanı daha etkili kullandıkları saptanmıştır.
Braille nota sistemi ile Türk musikisi basit makamları
Türk Musikisi, tarih boyunca büyük coğrafyalara yayılmış, derin ve köklü geçmişe sahip, zengin ve ihtişamlı bir musikidir. Bu büyük mirasa alâkadar olan herkesin, musikimizi öğrenerek sahip çıkması gerekir. Bu çalışma, musikimizin nazari kısmının görme engellilerin kullandığı Braille yazı formatında, onların istifadelerine sunulmak amacıyla hazırlanmıştır. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, Braille yazı ve nota sisteminin tarihçesi ile Louis Braille'nin hayatı ele alınarak Braille alfabesindeki harfler, semboller ve müzik işaretleri şablonlar halinde verilmiştir. İkinci bölümde, Türk Musikisi'nde makam ve makamı oluşturan unsurlara (dizi, seyir ve onların alt başlıklarındaki kavramlara) değinilmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise, Arel - Ezgi - Uzdilek sistemindeki basit makamlar incelenmiş ve birer örnek eser verilmiştir. Türk Musikisi'ni öğrenmek isteyen görme engellilerin, ellerinde konuyla ilgili kaynak oluşmasını sağlamak amacıyla da hazırlanan bu çalışmanın üçüncü bölümünde, incelenen makamlar ile örnek eserler, Braille yazı formatına çevrilmiştir. Anahtar Kelimeler: Braille, Görme Engelli, Türk Musikisi, Arel - Ezgi -Uzdilek, Basit Makamlar.
Müzik öğretmeni adaylarının piyano ile eşliğin önemi ve gerekliliğine yönelik görüşleri
Bu araştırmanın amacı, müzik öğretmeni adaylarının piyano ile eşliğin önemi ve gerekliliğine yönelik görüşlerinin belirlenmesi ve bu görüşlerin cinsiyet, mezun olunan lise türü, sınıf düzeyi ve "Eşlik Çalma" ders başarısı değişkenlerine göre anlamlı bir şekilde farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemektir. Araştırmada betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2017-2018 eğitim-öğretim yılında, Balıkesir Üniversitesi, Cumhuriyet Üniversitesi, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi, Pamukkale Üniversitesi ve Uludağ Üniversitesi, Lisans III ve IV düzeyinde öğrenim gören 318 müzik öğretmeni adayı oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri, Kurtuldu (2016) tarafından geliştirilen "Piyano ile Eşliğin Önemi ve Gerekliliğine Yönelik Ölçek" ile toplanmıştır. Piyano ile eşliğin önemi ve gerekliliğine yönelik ölçeğin, cronbach's alpha güvenirlik katsayısı .89 olarak hesaplanmıştır. Verilerin analizi, SPSS (Statistical Packet for Social Sciences) programı ile yapılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde, frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, medyan, Mann-Whitney U testi, Kruskal-Wallis H testi ve Dunn's testi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre müzik öğretmeni adaylarının piyano ile eşliğin önemi ve gerekliliğine yönelik görüşlerinin genel olarak yüksek düzeyde olumlu olduğu görülmektedir. Müzik öğretmeni adaylarının, piyano ile eşliğin önemi ve gerekliliğine yönelik görüşlerinde, cinsiyet, mezun olduğu lise türü ve sınıf düzeyinde anlamlı fark bulunmamıştır. Ancak, adayların "Eşlik Çalma" ders başarılarına göre anlamlı fark bulunmuştur. En yüksek anlamlılık düzeyi en yüksek ve en düşük notları alanlar arasında olmakla birlikte, genel olarak adayların "Eşlik Çalma" ders başarıları ile genel ölçek puanları arasında doğru orantılı bir ilişki görülmektedir.
Türk halk müziğinde uzun havaların müzikal analizi ve öğretimine yönelik analitik bir yaklaşım
Bu araştırma, Türk halk müziğindeki uzun hava kültürünün belirtilen alt problemler çerçevesinde hangi türlerden oluştuğu ve bu türlerin ülkemizde hangi bölgelerde görüldüğü, edebi açıdan nasıl bir yapı içerdiği, hangi sazlar eşliğinde icra edildiği, türlere ait müzikal özelliklerin neler olduğunu tespit etmek ve öğretimine ilişkin hem yüz yüze hem de uzaktan eğitimde kullanılabilecek materyal tasarımları geliştirmek amacıyla yapılmıştır. Araştırma Betimsel ve Fenomolojik bir desende yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini Türk halk müziğindeki uzun hava ezgileri, örneklemini ise sınırlılıklarda belirlenen sekiz uzun hava türüne ait 86 eser oluşturmaktadır. Araştırmanın katılımcılarını 15 farklı kurumdan öğretim elemanı, sanatçı ve uzmanlardan oluşan 23 alan uzmanı oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri, kaynak taraması, ses kayıtları, yarı yapılandırılmış görüşme ve bilgisayar destekli analizler kullanılarak elde edilmiştir. Uzun havaların kültürel özelliklerine yönelik bulgular betimsel tarama ile elde edilmiş, müzikal özelliklerine yönelik bulguların çoğu ise sayısal işlemler gerektiren algoritmaların kullanıldığı araştırmacı tarafından geliştirilen TMAT yazılımı aracılığıyla elde edilmiştir. Araştırmada uzun havalara ait seyir yapıları sembolik veriler üzerinden ilk kez analiz edilmiştir. Bu çerçevede elde edilen tüm bulgular, hem kişisel kanaatlerden uzak tamamıyla sayısal işlemlere hem de alan uzmanlarının uzun yıllar edindiği kişisel görüş ve düşüncelere dayanmaktadır. Araştırmada sonuç olarak, uzun havaların, etimolojik, kültürel, edebi ve icrasında kullanılan çalgılar açısından incelemeleri yapılmış; müzikal olarak dokuz katmanlı bir analiz basamağı çerçevesinde analitik olarak analizleri yapılmış; öğretiminde kullanılmak üzere uzun hava türlerine ilişkin elde edilen müzikal bulgular ile alan uzmanlarıyla yapılan görüşmelerden elde edilen bulguların araştırmacı tarafından harmanlanması sonucu dört katmanlı bir yapıda oluşturulan öğretim materyalleri tasarlanmıştır. Araştırmada son olarak elde edilen tüm bulgular uzaktan eğitimde kullanılmak üzere yine araştırma kapsamında geliştirilen bir Uzun Hava Öğretim Modülü'ne aktarılmıştır.
Türk halk müziği teorisi ve uygulaması dersine yönelik ASSURE modeli temelli öğretim materyalleri önerisi
Bu araştırma, Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi Anabilim Dalı programında yer alan "Türk Halk Müziği Teorisi Ve Uygulaması" dersinin uygulanmasında yaşanan mevcut sorunların tespiti ve bu sorunların çözümü üzerine odaklanmış ASSURE Modeli temelli genel bir öğretim tasarımı ve ders işleme materyali önerisinin sunulmasını, amaçlamaktadır. Araştırma da karma araştırma yöntemi ve tek gruplu ön test, son test deneysel desenden faydalanılmıştır. Çalışmanın deneysel sürecine başlamadan önce halk müziği alanında uzman kişilerden dersin etkili ve verimli yürütülebilmesi adına görüş alınmıştır. ASSURE modeli aşamaları gereği, öğrencilerin derse yönelik ön yeterlikleri ve öğrenme stilleri tespit edilmiştir. YÖK 2018 Müzik Eğitimi Anabilim Dalı lisans programında bulunan Türk Halk Müziği Teorisi ve Uygulaması dersine ilişkin içerikleri, uzman görüşleri ve öğrencilerin öğrenme stillerinden elde edilen bulgular doğrultusunda 14 haftalık hedef ve kazanım tablosu hazırlanmıştır. Belirlenen hedef ve kazanımların kalıcı olması amacıyla derste kullanılmak üzere solfej alıştırmaları, solfej ses kayıtları ve dikte alıştırmaları belirlenmiş ve belirlenen materyaller öğrencilerin öğrenme düzeylerine göre hazırlanmıştır. hazırlanan materyaller 14 hafta boyunca çalışma grubu ile birlikte uygulanmış ve 14 hafta sonunda öğrencilere son test uygulaması yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; Türk Halk Müziği teorisi ve Uygulaması dersinde bağlama çalgısının kullanılmasının daha uygun olacağı tespit edilmiştir. Dersin süresinin doğru bir planlama ile yeterli olabileceği ve derse alanında uzman kişilerin girmesinin ders başarısını arttıracağı tespit edilmiştir. Türk Halk Müziği Teorisi ve Uygulaması dersine ilişkin özel bir kaynağın olmadığı var olan kaynakların yetersiz kaldığı ve ders için yeni kaynak ve yöntemlerin geliştirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Çalışma grubuna uygulama öncesi ve sonrası yapılan Ön test ve son test sonuçları arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Bu kapsamda hazırlanan ASSURE modeli Temelli Öğretim tasarımı ve materyal önerilerinin öğrencilerin akademik başarıları üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir.
BİLSEM öğrencilerinin müzikal yaratıcılıklarının ve akış deneyimlerinin uzaktan eğitim uygulaması üzerinden değerlendirilmesi
Bu araştırmanın amacı, Antalya Bilim ve Sanat Merkezinde öğrenim gören müzik alanında üstün yetenekli olan öğrencilerin DAW uygulaması üzerinden müzikal yaratıcılıklarını ve akış deneyimlerini belirlemek, aralarındaki ilişkiyi tespit etmek ve gerekli önerileri sunmaktır. Araştırmada karma yöntemlerden açımlayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2020-2021 öğretim yılı bahar döneminde Antalya Bilim ve Sanat Merkezinde öğrenim gören 14 üstün yetenekli öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel verileri, Rheinberg, Vollmeyer ve Engeser (2003) tarafından geliştirilen, dilimize de İşigüzel ve Çam (2014) tarafından kazandırılan "Flow Yaşantısı Ölçeği Kısa Formu (FKS)" ve araştırmacı tarafından geliştirilen "Müzikal Kompozisyon Yaratıcı Ürün Dereceli Puanlama Anahtarı" ile toplanmıştır. Araştırmanın nitel verileri ise araştırmacı tarafından geliştirilen "Görüşme Formu" ile toplanmıştır. Verilerin analizi, SPSS programı ile yapılmıştır. Flow Yaşantısı Ölçeği Kısa Formunun Cronboach Alfa güvenirlik katsayısının .907 ile .972 arasında değiştiği hesaplanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre Müzikal Kompozisyon Yaratıcı Ürün Dereceli Puanlama Anahtarının güvenirliği belirlemek için yapılan Cronboach Alfa testi sonuçlarının .716 ile .788 arasında değiştiği ve orta düzeyde güvenilir olduğu, değerlendiricilerin puanlamaları arasındaki ilişkilerde korelasyon katsayılarının .841 ile .981 arasında değiştiği ve değerlendiricilerin puanlamaları arasında yüksek düzeyde tutarlılık olduğu ve değerlendirmelerin güvenilir olduğu tespit edilmiştir. Geliştirilen Müzikal Kompozisyon Yaratıcı Ürün Dereceli Puanlama Anahtarının kapsam geçerliği için yapılan görüşmeler sonucunda dereceli puanlama anahtarının ifade, içerik ve puanlama yönleri tekrar incelenmiş ve gerekli düzeltmeler yapılmıştır. Uzmanlar puanlama anahtarının kapsam geçerliği bakımından amacına uygun ölçme yaptığı görüşünü bildirmişlerdir. Araştırmaya katılan üstün yetenekli öğrencilerin yaş grubu, cinsiyet, bireysel çalgı türü, geçmiş DAW tecrübesi ve geçmiş beste tecrübelerine göre akış, kaygı ve müzikal yaratıcılıklarında anlamlı farklılık tespit edilmemiştir. Araştırmaya katılan üstün yetenekli öğrencilerin akış, kaygı ve yaratıcılık puan ortalamalarının arasındaki ilişkinin incelenmesine ilişkin yapılan Spearman Korelasyon Testi sonuçlarına göre, öğrencilerin akış düzeyleri ile kaygı düzeyleri arasında negatif, akış düzeyleri ile müzikal yaratıcılık düzeyleri arasında pozitif, kaygı düzeyleri ile müzikal yaratıcılık düzeyleri arasında negatif yönde ilişki olduğu tespit edilmiştir. Araştırmaya katılan üstün yetenekli öğrenciler, yaratıcılık/üretkenlik, gelişme, mutluluk hissi ve rahatlık hissinin akışı deneyimlemenin faydaları olduğunu belirtmişlerdir.
Cumhuriyet Dönemi'nden günümüze müzik öğretmenliği lisans programlarında gitar eğitiminin yeri ve buna yönelik gitar eğitimcilerinin görüşleri
Bu araştırmanın amacı, Cumhuriyet Dönemi'nden günümüze kadar uygulanan müzik öğretmenliği lisans programlarında yer alan gitar eğitiminin tarihsel sürecini incelemek ve karşılaştırmalar yapmak; güncel programdaki gitar eğitiminin içerik ve uygulama bağlamında, gitar eğitimcilerinin görüşleri doğrultusunda değerlendirmesini yaparak varsa eksiklerini ortaya koymak ve derslerin uygulanmasına yönelik önerilerde bulunmaktır. Araştırma, betimsel nitelikte bir çalışmadır ve nitel araştırma desenlerinden durum çalışması modeline göre yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu, Türkiye'de müzik öğretmeni yetiştiren eğitim fakültesi güzel sanatlar eğitimi bölümü müzik eğitimi anabilim dallarında görevli 34 gitar eğitimcisi oluşturmaktadır. Araştırmanın birinci alt problemine ilişkin veriler, doküman incelemesi aracılığıyla toplanmış; ikinci ve üçüncü alt problemine yönelik veriler ise yarı yapılandırılmış görüşme formu vasıtasıyla elde edilmiştir. Araştırmada verilerin çözümlenmesi aşamasında, içerik analizi yöntemine başvurulmuştur. Araştırma sonucunda; müzik eğitiminde yaygın olarak kullanılan gitar çalgısının müzik öğretmenliği lisans programlarına oldukça geç girdiği vurgulanmıştır. Ayrıca güncel programda yer alan gitar dersleri, gitar eğitimcilerinin görüşleri doğrultusunda irdelenerek alana katkı sağlayacağı düşünülen öneriler geliştirilmiştir.
İlkokul 4. sınıf müzik dersi öğretim programı kazanımlarının gerçekleşme durumuna ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşleri
Bu araştırmanın amacı, ilkokul 4. sınıf Müzik dersi Öğretim Programında yer alan "müziksel algı ve bilgilenme" öğrenme alanı kazanımlarının gerçekleşme düzeylerini belirleyerek var olan duruma ilişkin öğretmen ve öğrencilerin görüşlerini saptamaktır. Araştırmanın çalışma grubunu 2021-2022 eğitim öğretim yılında Şanlıurfa'nın Viranşehir ilçesinde MEB'e bağlı resmi ilkokullarda 4. sınıf düzeyinde öğrenim gören 698 öğrenci ve bu kurumlarda görev yapan 50 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Kazanımların ne düzeyde gerçekleştiğini saptayabilmek için başarı testi geliştirilmiş ve öğrencilere uygulanmıştır. Öğretmenlerin ve öğrencilerin "müziksel algı ve bilgilenme" öğrenme alanı kazanımlarına yönelik görüşlerini belirlemek için öğretmenlere görüşme formu, öğrencilere ise anket formu oluşturularak uygulanmıştır. Araştırma nitel ve nicel araştırma yöntemlerin bir arada kullanıldığı karma yönteme örnek oluşturmaktadır. Elde edilen nicel veriler jMetrik programında analiz edilmiştir. Nitel veriler ise betimsel analiz tekniği kullanılarak yorumlanmıştır. Başarı testinin güvenirlik ve iç tutarlılığını belirlemek adına Cronbach Alpha katsayısı kullanılmıştır. jMetrik programında yapılan analizde Cronbach Alpha katsayısı 0,79 olarak bulunmuştur. Araştırmanın sonucunda öğrencilere uygulanan testte başarı düzeyinin düşük olduğu ve kazanımların hedefine ulaşamadığı ortaya çıkmıştır. Öğretmenlerin çoğunluğu müzik dersinde zorluk yaşadığını belirtmiştir. Materyal eksikliği, öğrenme ortamının olumsuz koşulları, sınıf yönetimi, ders saatinin yetersizliği ve müzik alanında donanım eksikliği kaynaklı zorluk yaşadıklarını vurgulamışlardır. Elde edilen sonuçlara göre müzik dersinin daha verimli olabilmesi için önerilerde bulunulmuştur.
Özengen gitar eğitiminde parmak hazırlamalı öğretim yönteminin öğrencilerin gitar çalmadaki başarılarına etkisi (Özel Çağlar Müzik Kursu örneği)
Bu araştırma özengen gitar eğitiminde parmak hazırlamalı gitar öğretimi yönteminin öğrencilerin gitar çalmadaki başarılarına etkisini saptamak amacıyla yapılmıştır.Deneysel bir araştırma olan araştırmada ön-test- son-test kontrol gruplu araştırma modeli kullanılmıştır.Araştırmanın evrenini Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Özel Çağlar Müzik Kursu'na devam eden gitar öğrencileri, örneklemini ise 2009-2010 eğitim-öğretim yılında Özel Çağlar Müzik Kursu'na devam eden gitar öğrencileri arasından, yaşları 12-15 arasında ve gitar eğitimi süreleri 1 ile 2 sene arasında değişen, 7'si deney, 7'si kontrol grubunda olmak üzere toplam 14 öğrenci oluşturmaktadır.Araştırmanın denel işleminde deney ve kontrol gruplarıyla toplam 8 hafta süresince haftada her öğrenciyle 1 defa olmak üzere 40 dakikalık dersler yapılmıştır. Denel işlem üç aşamadan oluşmuştur. Öğrencilerle birinci aşamada Bartolome Ctaluyud'un 1 numaralı Vals'i, ikinci aşamada Fernando Carulli'nin 1 numaralı Etüt'ü, üçüncü aşamada ise Robert de Visee'nin Menuet adlı eseri çalışılmıştır. Yapılan derslerde deney grubuna parmak hazırlamalı gitar öğretim yöntemi uygulanırken, kontrol grubuna parmak hazırlamasız, olağan gitar öğretim yöntemi uygulanmıştır.Araştırmada veri toplama aracı olarak Amerika Birleşik Devletleri Midwestern Üniversitesi'nde geliştirilen Çok Yönlü Müziksel Performans Değerlendirme Ölçeği (Multidimensional assessment Rubric) kullanılmıştır. Öğrencilerin müziksel performansları denel işlem sonrasında 4 değerlendirici tarafından bu ölçek aracılığıyla, ritmik tutarlık, boğumlama, seslerin doğruluğu, hakimiyet/kontrol, tonlama ve cümleleme alt alanlarında değerlendirilmiştir.Deney ve kontrol gruplarının müzikal performansları arasında fark olup olmadığı istatistiksel yöntemlerden Mann Whitney U testi kullanılarak ortaya konulmuştur. Araştırmada anlamlılık düzeyi 0,05 olarak kabul edilmiştir.Araştırmanın bulgularına göre deney ve kontrol gruplarının seslendirme performansları arasında birinci ve ikinci aşamada anlamlı bir fark saptanmamıştır. Diğer yandan deney ve kontrol gruplarının seslendirme performansları arasında denel işlemin üçüncü aşamasında, deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı düzeyde fark saptanmıştır.Araştırmanın sonuçlarına göre parmak hazırlamalı gitar eğitimi yönteminin öğrencilerin gitar çalma becerilerine, denel işlemde uygulanma sürecinde kısa ve orta vadede istatistiksel olarak anlamlı düzeyde katkıda bulunmadığı, uzun vadede istatistiksel olarak anlamlı düzeyde katkıda bulunduğu saptanmıştır.
Zihinsel engelli çocuklara kavram öğretiminde müziğin kullanımına ilişkin öğretmen görüşleri
Bu araştırmanın amacı, ?Eğitim Uygulama Okulu ve İş Eğitim Merkezleri? ile ?İş Okulları?nda görev yapmakta olan öğretmenlerin, kavram öğretiminde müziğin kullanımına ilişkin görüşlerini belirlemektir. Öğretmen görüşleri, ayrı ayrı okul türleri bazında değerlendirilmiş, ayrıca Eğitim Uygulama Okulu ve İş Eğitim Merkezi ile İş Okulları'nda görev yapan öğretmenlerin görüşleri arasındaki ilişkisel durum da incelenmiştir. Araştırma, temel alan araştırmasına dayalı betimsel bir çalışma olup; genel tarama modellerinden tekil tarama modelini içermektedir. Nitel veriler ilgili literatürün taranması ile, nicel veriler ise, yarı yapılandırılmış bireysel görüşme formu aracılığı ile toplanmıştır. Bu amaçla, araştırmacı tarafından geliştirilen görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen nicel veriler istatistiksel olarak çözümlenmiş ve bulgular tablolaştırılarak yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda; Eğitim Uygulama Okulu ve İş Eğitim Merkezleri'nde görev yapan öğretmenlerin, kavram öğretiminde müziği kullanma konusunda kendilerini oldukça yeterli gördükleri, ancak İş Okulları'nda görev yapan öğretmenlerin, kendilerini gerektiği kadar yeterli bulmadıkları ortaya çıkmıştır. Ayrıca Eğitim Uygulama Okulu ve İş Eğitim Merkezleri'nde çalışan öğretmenlerin, kavram öğretiminde müziksel etkinliklere daha çok yer verdikleri de anlaşılmıştır.
Türkiye'de güzel sanatlar ve spor liseleri'nde görevli müzik öğretmenlerinin yürüttükleri derslerin ve istihdam durumlarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı Türkiye'de Güzel Sanatlar ve Spor Liseleri'nde Görevli Müzik Öğretmenlerinin Yürüttükleri Derslerin ve İstihdam Durumlarının nasıl olduğunu belirlemektir.Araştırmada yer alan nitel veriler daha çok kaynakların incelenmesi yoluyla, nicel veriler ise öğretmenlere uygulanan anket formu ve idari görevlilere (müdür veya müdür yardımcısı) uygulanan derslerle ilgili tabloların cevaplanması ile elde edilmiştir. Anket ve tablolar SPSS (Statistical Package for Social Science) for Windows 11.5 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir.Araştırmanın evrenini, Türkiye' deki Güzel Sanatlar ve Spor Liseleri Müzik Bölümleri oluşturmaktadır. Örneklemini ise;Diyarbakır Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi, Şanlıurfa GSSL, Van GSSL, Erzurum GSSL, Sinop GSSL, Ereğli GSSL, Antalya GSSL, Osmaniye GSSL, Kırşehir GSSL, Ankara GSSL, Denizli GSSL, İzmir GSSL, İstanbul GSSL ve Edirne Güzel Sanatlar ve Spor Liseleri oluşturmaktadır.Bu araştırmanın sonucunda, Güzel Sanatlar ve Spor Liseleri'nde görev yapan öğretmenlerin bir çoğunun Kadrolu olarak görev yaptığı belirlenmiştir. Bu öğretmenlerin bir çoğunun Piyano, Keman ve Flüt branşlarından atandıkları görülmektedir. Öğretmenlerin kendi branşları dışında en çok MİOY, TBMÇT ve Piyano derslerini yürüttükleri belirlenmiştir. Güzel Sanatlar ve Spor Liseleri' nde en fazla ihtiyaç duyulan branşların ise Keman ve Piyano olduğu sonucuna varılmıştır.
Geleneksel Türk sanat müziği dersinde dizgeli öğretim yönteminin öğrenci erişisine ve kalıcılığa etkisi
Bu araştırma; Eğitim Fakültelerine bağlı Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümleri Müzik Eğitimi Anabilim Dalları Lisans Programında yer alan Geleneksel Türk Sanat Müziği dersi öğretim sürecinin planlanma, uygulanma ve değerlendirme durumlarını betimleyerek değerlendirmek ve bu derste uygulanan Dizgeli Öğretim yönteminin öğrenci erişisi üzerindeki etkisini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır.Araştırma, iki bölümden meydana gelmektedir. İlk bölümde Eğitim Fakültelerine bağlı Müzik Eğitimi Anabilim Dalları'ndaki ?Geleneksel Türk Sanat Müziği? dersinin planlanma, uygulanma ve değerlendirme durumları betimlenerek değerlendirmiştir. Bu bölümde yer alan problemlerin çözümü için gerekli olan veriler, anket formu yoluyla toplanmıştır. İkinci bölümde Geleneksel Türk Sanat Müziği dersinde uygulanan Dizgeli Öğretim yönteminin öğrenci erişisi üzerindeki etkisine bakılmıştır. Bu bölümde yer alan problemlerin çözümü için gerekli olan veriler ise hazırlanan Geleneksel Türk Sanat Müziği dersi öğretim programı ve erişi testi yoluyla toplanmıştır.Verilerin istatistiksel analizlerinde SPSS 15 (The Statistical Packet For The Social Science) paket programı kullanılmıştır. Araştırmanın ilk bölümündeki nicel verilerin çözümlemeleri, frekans (f) ve yüzde (%)'leri alınmak suretiyle yapılmıştır. Araştırmanın ikinci bölümündeki nicel verilerin çözümlenmesinde ise Kolmogorov-Smirnov testi, F testi, Tukey testi ve Friedman'ın F testinden yararlanılmıştır.Anketler üzerinde yapılan çözümlemeler sonucunda, Müzik Eğitimi Anabilim Dallarındaki Geleneksel Türk Sanat Müziği derslerinin, modern programcılık anlayışına göre hazırlanmış öğretim programları çerçevesinde yürütülmediği ve en yaygın kullanım alanına sahip program türünün, Tanımsal Program olduğu saptanmıştır. Geleneksel Türk Sanat Müziği dersi öğrenme-öğretme sürecinde en çok düz anlatım yönteminin, gösterip yaptırma yönteminin ve soru cevap yönteminin, dersin işlenişi sırasında ise en çok yazı tahtası, kaset, cd, cd çalar v.b. materyallerin kullanıldığı tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra Geleneksel Türk Sanat Müziği dersindeki ölçme-değerlendirmelerde ağırlıklı olarak yazılı sınav türünün tercih edildiği, ders süresinin genel olarak yetersiz bulunduğu ve en yaygın kullanım alanına sahip ilk üç kaynağın; İsmail Hakkı Özkan'ın Türk Mûsikîsi Nazariyatı ve Usûlleri isimli kitabı, makaleler ve çeşitli işitsel materyaller, Zeki Yılmaz'ın Türk Mûsikîsi Dersleri isimli kitabı olduğu ortaya çıkmıştır.Erişi testleri üzerinde yapılan çözümlemeler sonucunda, Dizgeli Öğretim yöntemine göre eğitim verilen deney grubunun bilgi, kavrama, toplam erişi ve toplam kalıcılık düzeyi puanları ile geleneksel öğretim yöntemine göre eğitim verilen kontrol grubunun bilgi, kavrama, toplam erişi ve toplam kalıcılık düzeyi puanları arasında, deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Bu araştırma ile Dizgeli Öğretim yönteminin, Geleneksel Türk Sanat Müziği eğitimini nitelik ve verimlilik bakımından bulunduğu noktadan daha üst noktaya taşıyabilecek özellikte bir yaklaşım olduğu ortaya koyulmuştur.
Keman öğretiminde vibrato becerisinin geliştirilmesine yönelik deneysel bir çalışma (Gazi Üniversitesi örneği)
Bu araştırmanın amacı, keman öğrencilerinin vibrato becerilerinin geliştirilmesine yönelik egzersizler hazırlamak ve bu egzersizler kullanılarak gerçekleştirilen deneysel uygulama öncesi ve sonrası farkları ortaya koyup, bu egzersizlerin öğrencilerin vibrato becerileri üstünde ne gibi değişikliklere yol açtığını saptamaktır.Araştırmanın evrenini GÜGEF Müzik Öğretmenliği Bilim Dalı keman öğrencileri, örneklemini ise 2009-2010 öğretim yılında Lisans 2. ve Lisans 3. sınıftan N=20 keman öğrencisi oluşturmaktadır.Bu araştırmada hem betimsel hem de deneysel yöntem kullanılmıştır. Buna göre, nicel ve nitel veriler ayrı ayrı toplanmış, analiz edilmiş ve elde edilen veriler sonuçta bir araya getirilmiştir.?Araştırmanın betimsel boyutunda araştırma için belirlenen konunun temellendirilmesi ve yönlendirilmesi için literatür taraması yapılmıştır. Ayrıca keman öğrencilerinin vibrato ile ilgili görüşlerini almak ve vibratoya yönelik olarak yaşadıkları sıkıntıları tespit etmek amacıyla bir anket uygulanmıştır. Anket sonucunda vibrato eğitiminde karşılaşılan sorunlara yönelik görüşler saptanarak, keman eğitiminde vibrato ve vibrato öğretiminin eksiklikleri belirlenmiştir. Hem literatür taraması hem de anket sonuçlarından elde edilen bilgiler doğrultusunda araştırmanın deneysel boyutunda kullanılacak olan vibrato egzersizlerinin hazırlanması için bir alt yapı oluşturulmuştur.Araştırmanın deneysel boyutunda ise, ön test son test kontrol gruplu desen kullanılmıştır. Vibrato egzersizleri kullanılarak uygulanan sekiz haftalık deneysel işlem sürecinden sonra ön test son test farklılıkları karşılaştırılmıştır. Modele ilişkin olarak, veriler eşleştirilmiş örneklem t-testi ve bağımsız örneklem t- testi kullanılarak analiz edilmiştir. İstatistiksel işlemlerin yapılabilmesi için araştırmacı tarafından geliştirilen vibrato değerlendirme ölçeği kullanılarak sayısal veriler elde edilmiştir.Araştırmada ayrıca deneysel işlemin etkililiğini ortaya koymak amacıyla vibrato ile ilgili bilgisayar ölçümleri de yapılmıştır. Deney grubu öğrencilerine ait vibratoların ses analizleri yapılarak vibrato sıklığı ve vibrato genliği ölçülmüş ve ön test-son test arasındaki farklar ortaya koyulmuştur.Sonuçlar, vibratonun kemanda önemli bir unsur olduğunu ve öğretilebilir bir beceri olarak görüldüğünü; ancak vibrato öğretimine yönelik uygulamaların yetersiz olduğunu, bu beceriyi geliştirmede öğrencilerin kendi çabalarının ağır bastığını, bu beceriyi geliştirmede sıkıntı yaşandığını, vibratoyu geliştirmeye yönelik herhangi bir egzersiz ya da metot kullanılmadığını ve Türkiye' de bu konuyla ilgili önemli ölçüde eksiklik olduğunu göstermektedir. Ayrıca deneysel boyuttan elde edilen sonuçlar, vibratoya yönelik egzersizler uygulandıktan sonra, öğrencilerin vibrato ile ilgili davranışlarında deneysel işlem öncesine göre olumlu yönde önemli farklılıklar oluştuğunu ve vibrato sıklığının ve vibrato genliğinin ön teste göre son testte yine olumlu yönde önemli farklılıklar gösterdiğini ortaya koymaktadır.Anahtar Kelimeler: Çalgı Eğitimi, Keman Eğitimi, Vibrato, Vibrato Egzersizleri, Ses Analizi.
Güzel sanatlar eğitimi ana bilim dalı müzik eğitimi bilim dalı bireysel çalgı- gitar eğitim programı ile rodriguez arenas'ın ?la escuela de la guitarra libro 1? metodunun örtüşme durumu
Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Ana BilimDalı Müzik Eğitimi Bilim Dalı Bireysel Çalgı-Gitar Eğitimi 1. sınıf tanımprogramı incelenmiş olup programda kullanılan La Escuela De La Guitarra Libro1 klasik gitar başlangıç metodunun programla örtüşme durumu araştırılmıştır.Tanım programında yer alan hedef ve hedef davranışlar ile metot içeriğininkapsadığı bölümler birlikte tablolaştırılarak belirtilmiştir. Tablolar iki sütunhalinde hazırlanmıştır. İlk sütun bireysel çalgı gitar eğitimi 1. sınıf tanımprogramında yer alan hedef ve hedef davranışlardan, ikinci sütun ise bu hedeflerinmetot içerisinde kapsandığı bölümlerden oluşmaktadır. Bulgular tabloların altkısmında yorumlanmıştır.Araştırma sonucunda 1. sınıf bireysel çalgı gitar eğitimi tanımprogramında yer alan hedef ve hedef davranışların metot içeriği ile örtüştüğüortaya çıkmıştır.Araştırma sonucunda ortaya çıkan bulgulara dayalı olarak bazı önerilereyer verilmiştir.
Uzaktan eğitim yoluyla müzik öğretimi yapan akademisyenlerin teknolojiye yönelik tutumları ile yeniliğe açıklık düzeyleri arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı, uzaktan eğitim yoluyla müzik öğretimi yapan akademisyenlerin teknolojiye yönelik tutumları ile yeniliğe açıklık düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemek; ayrıca söz konusu tutum ve düzeyleri çeşitli değişkenler bağlamında incelemektir. Araştırmanın örneklem grubunu 2020-2021 eğitim öğretim yılında Türkiye'nin farklı bölgelerinde bulunan üniversitelerin eğitim fakülteleri, konservatuvarları ve güzel sanatlar fakültelerinde görev yapmakta olan 74 akademisyen oluşturmaktadır. İlişkisel tarama modelinin kullanıldığı araştırmada, veri toplama aracı olarak, Akbaba Altun (2003) tarafından geliştirilen 'Teknolojiye Karşı Tutum Ölçeği' ve Kocasaraç (2018) tarafından geliştirilen 'Yenilikçi Öğretmen Özellikleri Ölçeği' kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde ise müzik öğretimi yapan akademisyenlerin, teknolojiye yönelik tutumları ve yeniliğe açıklık düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla Pearson Korelasyon analizi, bu tutum ve düzeyleri çeşitli değişkenler bağlamında incelemek amacıyla t-testi, Mann-Whitney U testi, Kruskal-Wallis testi ve ANOVA testi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, müzik öğretimi yapan akademisyenlerin teknolojiye yönelik tutumları ile yeniliğe açıklık düzeyleri arasında pozitif yönlü yüksek düzeyde anlamlı ilişki bulunmaktadır. Ayrıca araştırmadan elde edilen diğer sonuçlara göre ise, akademisyenlerin yeniliğe açıklık düzeyleri ve teknolojiye yönelik tutumları; cinsiyetlerine, yaşlarına, çalıştıkları kurumun türüne, çalgı branşlarına, mezuniyet durumlarına ve meslekte çalışma yıllarına göre anlamlı şekilde farklılaşmamaktadır.