Muscle strength

403 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Kronik bel ağrılı kadınlarda menopozun ağrı, postür, lumbal stabilizatör kas kuvveti ve yaşam kalitesi arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, kronik bel ağrılı kadınlarda menopozun ağrı, postür, lumbal stabilizatör kas kuvveti ve yaşam kalitesi arasındaki ilişkinin incelenmesidir. 30-50 yaş arası menopoza giren ve girmeyen 30'ar kadın katılımcının ağrı düzeyleri McGill Ağrı Anketi, postür değerlendirmeleri New York Postür Analizi, lumbal stabilizatör kas kuvveti Stabilizer Pressure Biofeedback cihazı ve yaşam kalitesi WHOQOL-Bref Yaşam Kalitesi ölçeği ile değerlendirilmiştir. Menopoza giren kadınlarda ağrı düzeyinin menopoza girmeyen kadınlara oranla daha çok algılandığı görülmüştür (McGill Ağrı Skoru- Puan ile değerlendirme sonucu: p=0,040; McGill Ağrı Seviyesi- VAS'a göre değerlendirme sonucu: p=0,007). Çalışmanın bulgularına göre menopoza giren kadınların postürleri ile menopoza girmeyen kadınların postürleri arasında anlamlı bir fark olduğu sonucuna varılmıştır (p<0,001). Menopoza giren kadınlarda, menopoza girmeyen kadınlara göre lumbal stabilizatör kas kuvvetlerinin daha düşük olduğu gözlendi (Multifidus kas kuvveti değerlendirme sonucu: p=0,032; Transversus Abdominis kas kuvveti değerlendirme sonucu: p<0,001). Tüm bunların aksine menopoza giren kadınlarda menopoza girmeyen kadınlara göre yaşam kalitesinin tüm alt parametreleri istatiksel açıdan anlamlı bir şekilde artmıştır (Genel Sağlık alt parametresi için p=0,685; Fiziksel Sağlık alt parametresi için p=0,502; Psikolojik alt parametresi için p=0,145; Sosyal İlişkiler alt parametresi için p=0,970; Çevre alt parametresi için p=0,427). Çalışma sonuçlarımız: menopoza girme ile ağrı, postür ve lumbal stabilizatör kas kuvveti arasında anlamlı bir ilişki olduğunu fakat yaşam kalitesi ile istatiksel olarak anlamlı bir ilişki olmadığını göstermektedir.

AğrıBel ağrısıDuruş+4
Büşra Hayırdiler
Sanko University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Serebral palsili çocuklarda 3 metre geri yürüme testinin propriosepsiyon, gövde kontrolü ve kas kuvveti ile ilişkisi

Bu çalışma, serebral palsili çocuklarda 3 metre geri yürüme testinin (3MGYT) propriosepsiyon, gövde kontrolü ve kas kuvveti ile ilişkini araştırmak amacıyla yapıldı. Çalışmaya Haziran 2021-Ocak 2022 tarihleri arasında Gaziantep Engelsiz Yaşam Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinde tedavi alan Gaziantep sınırları içersinde yaşayan, yaş ortalamaları 10.43±2.76 olan 30 serebral palsili çocuk dahil edildi. Dahil edilme kriterleri, İletişim Fonksiyon Sınıflama Sistemi (CFCS) ≤ 3 olması, Modifiye Ashworth Skalası (MASH)'na göre alt ekstremite kaslarının tonusunun ≤2 olması, Kaba Motor Fonksiyon Sınıflandırma Sistemine (GMFCS) göre Seviye-I ve II olması, bilinen herhangi bir görme problemi olmaması, iletişime engel olacak düzeyde zihinsel geriliği olmadan sözel komutları takip edebilmesi, epileptik nöbeti olmamasıydı. Dahil edilen çocukların demografik ve hastalık bilgileri kaydedildi. Geri yürüme becerileri 3MGYT ile değerlendirildi. Propriosepsiyon değerlendirmek için dijital gonyometre kullanıldı. Gövde kontrolü değerlendirmek için Gövde Kontrol Ölçüm Skalası (GKÖS), kas kuvveti için digital kas dinamometresi (Power Track II), yürüyüş değerlendirmesi için Gilette Fonksiyonel Yürüme Değerlendirme Anketi (GFYDA) kullanıldı. Veri analizi sonucunda GMFCS'lerine seviye I ve II olan çocukların spastisiteleri karşılaştırıldığında; hamstring, gastro-soleus, gastrocnemius spastisitelerinde seviye I lehine anlamlı fark bulundu (p<0.05). 3MGYT, GKÖS, GFYDA sonuçları karşılaştırıldığında ise seviye I lehine anlamlı fark bulundu (p<0.05). 3MGYT ile alt ekstremite propriosepsiyonu, gövde kontrolü ve yürüyüş arasındaki ilişki incelendiğinde, anlamlı ilişki bulunmadı (p>0.05). 3MGYT ile GFYDA arasında ise negatif yönde anlamlı ilişki bulundu. 3MGYT ile alt ektremite kas kuvvetleri arasındaki ilişki incelendiğinde, ikisi arasında anlamlı ilişki bulunmadı (p>0.05). SP'li çocukların alt ekstremite propriosepsiyonu ile alt ekstremite kas kuvvetlerinin ilişkisi incelendiğinde yalnızca kalça ekstansiyon propriosepsiyonu ile iliopsoas kas kuvveti arasında pozitif yönde anlamlı ilişki bulundu (p=0.023). GFYDA ile alt ektremite kas kuvveti arasındaki ilişki incelendiğinde, ikisi arasında anlamlı ilişki bulunamadı (p>0.05). Sonuç olarak SP'li çocuklarda ileri yürüme fonksiyonu iyileştikçe geri yürüme becerisinin de arttığı; ancak propsiosepsiyon, gövde kontrolü ve kas kuvvetinden etkilenmediği bulunmuştur. Anahtar kelimeler: Serebral Palsi;3 Metre Geri Yürüme; Propriosepsiyon; Gövde Kontrolü; Kas kuvveti

Gövde kontrolüKas kuvvetiPropriyosepsiyon+4
Enver Katırcı
Sanko University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Esansiyel tremoru olan geriatrik bireylerde proksimal ve distal kas kuvvetinin üst ekstremite fonksiyonel becerilerileri ile ilişkisi

Bu çalışma Esansiyel Tremorlu (ET) yaşlı bireylerde proksimal ve distal kas kuvveti ile üst ekstremite fonksiyonelliği ve tremor şiddeti arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapıldı. Yaş ortalamaları 74.07±4.83 olan 40 ET tanılı yaşlı birey ve yaş ortalamaları 70.10±4.05 olan 40 tremor şikâyeti olmayan yaşlı birey dahil edildi. Dahil edilen bireylerin demografik bilgileri kaydedildi. Tremor şiddeti için Fahn-Tolosa-Marin Tremor Değerlendirme Ölçeği ile değerlendirildi. Üst ekstremitede fonksiyonel durumu değerlendirmek için Kol, Omuz sorunları Anketi, üst ekstremite fonksiyonel beceri için Dokuz Delik Peg testi kullanıldı. Kas kuvveti digital kas dinamometresi (Power Track II) ile değerlendirildi. Distal kas kuvveti Pinchmetre ile ölçüldü. Kavrama kuvveti Jamarmetre (Saehan SH5001) ile ölçüldü. Bilişsel durumu Standartize Mini Mental Test (SMMT) ile değerlendirildi. Depresyonu Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ) ile değerlendirildi. Veri analizi sonucunda çalışma ve kontrol grubu arasında VKİ, dominant el, egzersiz alışkanlığı, sigara kullanımı ve eğitim düzeyleri bakımından benzerdi (p>0.05). Ancak ET'li bireylerin yaş ortalaması kontrol grubundan anlamlı düzeyde daha yüksekti (p<0.05). Kontrol grubundaki erkek olguların sayısı ET'li gruptan anlamlı düzeyde daha yüksekti (p<0.05). Tüm proksimal kas kuvvetleri ET'li grupta anlamlı düzeyde daha düşüktü (p<0.05). Tüm distal kas kuvvetleri ET'li grupta anlamlı düzeyde daha düşüktü (p<0.05). Bireylerin DASH, DDPT ve BDÖ sonuçları karşılaştırıldığında gruplar arasında anlamlı fark bulundu. Çalışma grubunda ET'li bireylerin DASH skorlaması kontrol grubundan anlamlı düzeyde daha yüksektir (p<0.05). Tremoru olan bireylerde tremor şiddeti ile proksimal ve distal kas kuvvetleri incelendiğinde, tüm kuvvetlerle negatif yönlü anlamlı ilişki bulundu (p<0.05). Tremoru olan bireylerde tremor şiddeti ile DASH, DDPT ve BDÖ ilişkisi incelendiğinde, DASH ve BDÖ ile pozitif yönde anlamlı ilişki bulundu (p<0.005). Ancak tremor şiddeti ile üst ekstremite fonksiyonelliği arasındaki ilişki benzerdir (p>0.05). Üst ekstremite fonksiyonelliği ile proksimal ve distal kas kuvveti ilişkisi incelendiğinde benzerdi (p>0.005). Sonuç olarak tremoru olan bireylerin proksimal ve dital kas kuvveti azalmış ve fonksiyonel el becerileri bozulmuştur

GeriatriKas kuvvetiTitremeler+3
Hatice Büşra Delier
Sanko University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kadın voleybolcularda kalça ve diz izokinetik kas kuvveti ile üst ekstremite fonksiyonel testler arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmanın, kadın voleybolcularda alt ekstremite kalça ve diz fleksör-ekstansör kas gruplarının izokinetik kas kuvvetlerini ölçmek ve üst ekstremite fonksiyonel testler ile aralarında ki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapıldı Çalışmaya Merinos Kadın Voleybol Spor Kulübü'nde 2021-2022 sezonunda aktif voleybol oynayan yaş ortalaması 17,89 ± 4,87 olan 45 sporcu dahil edildi. Çalışma için 14-35 yaş aralığında ve aktif voleybol oynayan ve ortopedik yaralanması olmayan sporcular seçildi. Daha sonra bireylerin demografik bilgileri kaydedildi. Sporcularda kalça ve diz fleksör ve ekstansör kas gruplarının izokinetik kas kuvvet ölçümleri, CYBEX (CSMI HUMAC NORM Testing and Rehabilitation System) cihazı ile yapıldı ve sonuçlar kaydedildi. Sporcuların üst ekstremite fonksiyonel değerlendirmeleri için Kapalı Kinetik Zincir Üst Ekstremite Stabilizasyon Testi (KKZÜEST), Sağlık Topu Fırlatma Testi (STFT) ve Y Denge Testi (YDT) uygulandı. Sporcularda ki anaerobik güç üretme kapasitelerini ölçmek için Dikey Sıçrama Testi uygulandı ve bu testin sonucuna göre kişinin Anaerobik Güç Ölçümleri (AGÖ) Lewis Nomogramı'na göre belirlendi. Verilerin istatistiksel analizi için İstatistiksel analizler için SPSS 22.0 (SPSS Inc., Chicago, IL, USA) programı kullanıldı ve P<0,05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Yapılan analizler sonucunda KKZÜEST ile diz 60 derece / saniye Hamstring izokinetik kas kuvveti arasında anlamlı ilişki bulundu (p<0,05). STFT ile 60 derece / saniye ve 180 derece / saniye Hamstring izokinetik kas kuvveti arasında anlamlı ilişki bulundu (p<0,05). STFT ile 60 derece / saniye ve 180 derece / saniye Quadriceps Femoris izokinetik kas kuvveti arasında anlamlı ilişki bulundu (p<0,05). STFT ile 60 derece / saniye ve 180 derece / saniye İliopsoas izokinetik kas kuvveti arasında anlamlı ilişki bulundu (p<0,05). YDT ile diz ve kalça 60 derece / saniye ve 180 derece / saniye izokinetik kas kuvvetleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmadı. AGÖ ile diz 60 derece / saniye ve 180 derece / saniye Quadriseps Femoris izokinetik kas kuvvetleri arasında anlamlı bir ilişki bulundu (p<0,05). AGÖ ile diz 60 derece / saniye ve 180 derece / saniye Hamstring izokinetik kas kuvvetleri arasında anlamlı bir ilişki bulundu (p<0,05). AGÖ ile diz 60 derece / saniye ve 180 derece / saniye İliopsoas izokinetik kas kuvvetleri arasında anlamlı bir ilişki bulundu (p<0,05). Sonuç olarak, alt ekstremite diz ve kalça izokinetik kas kuvveti ile üst ekstremite fonksiyonel testler birbiri ile ilişkilidir. Yapılan çalışmanın sonucunda, voleybol sporu yapan kişilerde alt ekstremite kas kuvveti ile üst ekstremite fonksiyonel kapasitenin bir biri ile ilişkili olduğu saptanmıştır. Voleybol sporu yapan kişilerin hem üst ekstremite olarak hem de alt ekstremite olarak birlikte değerlendirilmesi ve uygulanacak olan antrenman programının bu veriler göz önünde bulundurularak hazırlanmasının önemli olduğunu düşünmekteyiz. Anahtar Kelimeler: İzokinetik; Voleybol; Fonksiyonel testler; Dikey sıçrama; Güç

DizKadınlarKalça+7
Abdullah Bağlı
Sanko University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Koroner arter bypass greft (KABG) cerrahisi geçiren hastalarda periferik kas kuvveti, kaygı düzeyi ve fonksiyonel kapasite arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

Bu çalışma koroner arter bypass greft (KABG) cerrahisi geçiren hastalarda periferik kas kuvveti, kaygı düzeyi ve fonksiyonel kapasite arasındaki ilişkiyi değerlendirmek amacıyla planlandı. Araştırma verileri anket yöntemi ile toplandı. Çalışma Kasım 2021 ile Aralık 2022 tarihleri arasında yapıldı. Çalışmaya KABG cerrahisi geçiren 22 gönüllü hasta katıldı (yaş ortalaması 62,4 yıl, ± 6,5). KABG cerrahisi sonrası dördüncü ve sekizinci haftada submaksimal egzersiz kapasitesi 6 Dakika Yürüme Testi (6DYT), 30 Saniye Kalk Otur Testi, Zamanlı Kalk Yürü Testi ile değerlendirildi. El kavrama kuvveti ve el kavrama statik enduransı el dinamometresi (Jamar Hydraulic Hand Dynamometer) ile ölçüldü. Her iki ekstremitede; M. Biceps Brachii, M. Quadriceps Femoris ve kalça fleksör kas grubu kas kuvveti değerlendirmesi dijital dinamometre (JTECH, Medical Commander Powertrack II, USA) ile yapıldı. Kaygı düzeyi Durumluluk ve Sürekli Kaygı Envanteri (STAI) ile belirlendi. Verilerin istatiksel analizinde SPSS 25 paket programı kullanıldı. Sağ kavrama kuvveti, sağ el kavrama statik endurans süresi ve 6DYT mesafesi ikinci değerlendirmede ilk değerlendirmeye göre anlamlı düzeyde daha yüksekti (p<0,05). İlk ve son değerlendirmede ölçülen diğer periferik kas kuvvetleri ve STAI ölçeği puanları arasında anlamlı bir fark yoktu (p>0,05). İlk değerlendirmede 30 saniye kalk otur test tekrar sayısı son değerlendirmeden anlamlı düzeyde daha düşüktü (p<0,05). Zamanlı kalk yürü testi süresi son değerlendirmede anlamlı düzeyde daha kısa idi (p<0,05). Sonuç olarak, KABG cerrahisi sonrası sekizinci haftada hastaların egzersiz performansı ve el kavrama kuvveti artmıştır.

AnksiyeteCerrahi-kardiyovaskülerKapasite+3
Neriman Kuzudişli
Sanko University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Genç erişkinlerde alt ekstremite fiziksel parametrelerinin denge ile ilişkisinin incelenmesi ve cinsiyete göre karşılaştırılması

Bu çalışmanın amacı genç erişkinlerde statik ve dinamik denge, izokinetik kas kuvveti, eklem pozisyon hissi, Q açısı, düşük ayak derecesi, taban basıncı değişimleri ve fiziksel aktivite düzeylerinin incelenerek bu faktörlerin birbirleriyle ilişkisinin ortaya konulması ve değerlendirme sonuçlarının cinsiyete göre karşılaştırılmasıydı. Çalışmamıza 21-32 yaş aralığında sağlıklı genç 15 kadın 15 erkek gönüllü dahil edildi. Katılımcıların demografik verileri (yaş, boy, kilo, vücut kütle indeksi) ve dominant alt ekstremite bilgileri kaydedildi. Diz ve ayak fiziksel parametrelerinden Q açısı ve Feiss çizgisi değerlendirildi. Fiziksel aktivite seviyelerinin belirlenmesi için Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi (UFAA) kısa formu kullanıldı. Denge değerlendirmesi Biodex Denge Sistemi ile çift ayak ve tek ayak üzerinde hem statik hem de dinamik koşullarda değerlendirildi. Kas kuvveti ve eklem pozisyon hissi değerlendirmesi Biodex İzokinetik Sistem 4 cihazı ile yapıldı. Taban basıncı değerlendirmesi MatScan Pressure Mat Sistemi kullanılarak alındı. Statik taban basıncı değerlendirmeleri iki ayak mat üzerindeyken ve tek ayak mat üzerindeyken alındı, dinamik taban basıncı değerlendirmesi için iki adım protokolü kullanıldı. Değerlendirmeler her iki alt ekstremite için ayakkabısız koşullarda gerçekleştirildi. Tanımlayıcı verilerin belirlenmesi için cinsiyetler arasındaki farklar Mann-Whitney U testi ve Ki-kare testleri ile, parametreler arasındaki ilişki ise Spearman Korelasyon Analizi ile incelendi. Bireylerin cinsiyete göre Q açıları, dinamik denge skorları, kas kuvveti ve taban basıncı değerleri arasında anlamlı fark bulundu (p<0,05). Denge skorları bütün alt ekstremite değerlendirme parametreleri ile düşük ve orta derecede ilişki gösterdi (p<0,05; r:0,258-0,720). Dinamik denge Q açısı ile (p<0,05; r:0,267-0,345), statik denge düşük ayak derecesi ile ilişkiliydi (p<0,05; r:0,258). Q açısı azaldıkça ve naviküler tüberkül aşağıya düştükçe postüral salınım artmaktaydı. Dinamik denge skorları özellikle kas kuvveti, taban basıncı ve temas alanı verileriyle ilişkili bulundu (p<0,05; r:0,259-0,720). Statik denge skorları alt ekstremiteyle ilişkili parametrelerle anlamlı ilişki göstermedi (p>0,05). Sonuç olarak genç erişkinlerde Q açısı, düşük ayak derecesi, fiziksel aktivite seviyesi, kas kuvveti, eklem pozisyon hissi ve taban basıncı parametrelerinin denge ile ilişkili olduğu bulundu ve değerlendirme sonuçlarında cinsiyete göre farklılıklar vardı. Bu çalışmanın bulgularına göre, genç erişkinlerde denge ile ilişkili fiziksel parametrelerin eş zamanlı olarak değerlendirileceği çalışmalara ihtiyaç olduğu görüldü. Cinsiyete göre farklılıklar dengeye yönelik rehabilitasyon programlarında cinsiyete göre düzenlemeler yapılması gerekebileceğini gösterdi. Özellikle kas kuvveti ve taban basıncındaki değişikliklerin takibinin yapılması ve koruyucu yaklaşımlar için gerekli egzersiz veya ayakkabı-ortez düzenlemelerinin yapılmasının önemi görülmektedir.

Alt ekstremiteKas kuvvetiPlantar basınç+1
Gamze Arın Bal
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Erişkin kistik fibrozisli hastalarda ve sağlıklı bireylerde egzersiz kapasitesi, arteryel sertlik ve bilişsel fonksiyonların karşılaştırılması

Erişkin kistik fibrozisde (KF) egzersiz kapasitesi, kas kuvveti, bilişsel fonksiyon ve arteryel sertlik etkilenebilir. Bu çalışmada, erişkin KF hastaları ve sağlıklı bireylerde solunum fonksiyonu, solunum ve periferal kas kuvveti, egzersiz kapasitesi, egzersiz kas oksijenasyonu, arteryel sertlik, anksiyete, depresyon, bilişsel fonksiyon, uyku ve yaşam kalitesinin karşılaştırılması ve parametreler arasındaki ilişkilerin belirlenmesi amaçlandı. Çalışmaya 24 erişkin KF'li birey ve 22 sağlıklı birey katıldı. Solunum fonksiyonu, solunum ve periferal kas kuvveti, egzersiz kapasitesi (6 dakika yürüme testi [6DYT]), kas oksijenasyonu (SmO2, total hemoglobin), arteryel sertlik, anksiyete ve depresyon (Hastane Anksiyete ve Depresyon Ölçeği [HADS]), bilişsel fonksiyon (Mini Mental Durum Testi [MMDT] ve Montreal Bilişsel Değerlendirme Testi [MoCA], fiziksel aktivite, uyku kalitesi (Pittsburgh Uyku Kalite İndeksi), yaşam kalitesi (Yeniden Düzenlenmiş Kistik Fibrozis Anketi ve Nottingham Sağlık Profili [NSP]) ile değerlendirildi. Erişkin KF'li bireylerde solunum fonksiyonları, quadriseps kas kuvveti, 6DYT mesafesi ve SmO2 değerleri, MoCA ve MMDT puanı sağlıklı bireylerin değerlerinden anlamlı olarak daha düşüktü (p<0,05). Erişkin KF'li bireylerin agumentasyon indeksi değeri, NSP fiziksel mobilite puanı, sağlıklı bireylere göre anlamlı olarak daha yüksekti (p<0,05). Erişkin KF'de AIx@75 ile toparlanma SmO2 ve yaşam kalitesi ilişkiliydi; PWV ile solunum fonksiyonları ve yaşam kalitesi arasında korelasyon vardı (p<0,05). Erişkin KF'de arteryel sertlik, bilişsel fonksiyon, egzersiz kapasitesi ve kas oksijenasyonu etkilenmektedir. Toparlanmada düşük kas oksijenasyonunda arteryel sertliğin belirleyici bir faktör olabilir. Pulmoner rehabilitasyon programı belirlenirken, kas oksijenasyonu, bilişsel fonksiyon ve arteryel sertlik göz önünde bulundurulmalıdır.

Akciğer hastalıkları-obstrüktifBilişsel işlevlerEgzersiz testi+3
Zeynep Soyoğlu
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Obstrüktif uyku apne sendromu olan hastalarda yoganın aerobik kapasite, solunum kas kuvveti ve kognitif performans üzerine etkisi

Obstrüktif uyku apne sendromunun (OUAS) aerobik kapasite, solunum kas kuvveti ve kognitif fonksiyonlarda azalmaya sebep olması, hastaların sağlıkla ilgili yaşam kalitesini olumsuz olarak etkilemektedir. Bu çalışmada OUAS olan hastalarda yoganın aerobik kapasite, solunum kas kuvveti ve kognitif performans üzerine olan etkisini incelemek amaçlandı. OUAS tanısı ile izlenen 44 hasta (40 erkek, 4 kadın) yoga (n=22, AHİ 31,7±21,2 olay/saat) ve kontrol (n=22, AHİ 24,9±17,8 olay/saat) grubuna randomize edildi. Yoga grubundaki OUAS hastaları, internet temelli telerehabilitasyon ortamında canlı seanslarda senkron olarak 4-5 katılımcıdan oluşan gruplar halinde 12 hafta boyunca haftada üç kez 60 dakikalık grup temelli yoga seanslarına dahil edildi. Kontrol grubundaki OUAS hastalarına torakal ekspansiyon egzersizleri ilk seansta ev programı olarak öğretildi 12 hafta boyunca günde dört kez torakal ekspansiyon egzersizi yapmaları istendi. Olgulara başlangıç, 6. hafta ve 12. haftada antropometrik ölçümler, çevre ölçümleri, inspiratuar ve ekspiratuar solunum kas kuvveti (MİP ve MEP), kardiyopulmoner egzersiz testi (KPET) ve altı dakika yürüme testi (6DYT) yapıldı. KPET sırasında: maksimum oksijen tüketimi (VO2maks), anaerobik eşikte zirve oksijen tüketimi (atVO₂), dakika ventilasyonu (VE), dakika ventilasyonunun karbondioksit üretimine oranı (VE/VCO2), maksimum kalp hızı (HRmaks), kalp atımı başına oksijen tüketimi (O2 nabzı), bir dakikada kalp atım hızı toparlanması, maksimum solunum değişim hızı (RQmaks), anaerobik eşikteki solunum değişim oranı (atRQ), maksimum metabolik eşdeğer (METmaks) ve anaerobik eşikteki metabolik eşdeğer (atMET) ölçüldü. Kognitif performansı değerlendirmek için Corsi Blok Testi ve Stroop TBAG Testi uygulandı. Uyku kalitesi için Pitssburg Uyku Kalitesi İndeksi (PUKİ), gündüz uykululuk halini ölçmek için Epworth Uykululuk Skalası (EUS) ve sağlıkla ilgili yaşam kalitesi için SF-36 ölçekleri kullanıldı. Yoga, vücut yağ yüzdesini azalttı, epigastrik ve subkostal göğüs çevre ölçümü değerlerini artırdı (p<0,05). MİP ve egzersiz testi parametrelerini (VE, HRmax, %HR, birinci dakikadaki kalp atım hızı toparlanması ve RQmax), Corsi Blok Testi (ileri) ve Stroop TBAG Test puanlarını (3,4 ve 5. bölümleri) kontrollere kıyasla anlamlı olarak iyileştirdi (p<0,05). Kontrol grubu ile karşılaştırınca istatistiksel fark olmasa da, yoga grubunda zaman içerisinde maksimal oksijen tüketimi değerleri arttı (p>0.05). Kontrol grubu ile karşılaştırıldığında yoga grubunda 6DYT mesafesinde anlamlı değişiklik yoktu (p>0.05). PUKİ'nin uyku etkinliği, uyku kalitesi puanları ve EUS skoru kontrol grubuna göre yoga grubunda anlamlı olarak iyileşti (p<0,05). SF-36 (emosyonel rol kısıtlaması, mental sağlık, genel vücut ağrısı parametrelerinin 12. hafta ölçümleri kontrol grubuna göre yoga grubunda daha fazlaydı (p<0,05). MEP, Corsi Blok Testi (Geri Bellek), Stroop (1,2), PUKİ uyku bozukluğu, uyku latansı, gündüz uyku işlev bozukluğu, ilaç kullanımı ve SF36'nın fiziksel fonksiyon, sosyal fonksiyon, fiziksel rol kısıtlaması, enerji/yorgunluk, genel sağlık algısı alt parametrelerinin altıncı ve 12. hafta ölçümlerinde gruplar arasında fark yoktu (p>0,05). Çalışmamızın sonucunda, OUAS hastalarında yoganın solunum kas kuvvetini, KPET'in kalp hızı parametrelerini, nörokognitif performansı ve uyku kalitesini artırdığı gösterilmiştir. Çalışmamız OUAS hastalarında yoganın egzersiz programlarına eklenmesinin hastaların sağlıkla ilgili parametrelerini iyileştirebileceğini desteklemektedir.

Aerobik güçBilişBiliş bozuklukları+6
Filiz Eyüboğlu
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Ön çapraz bağ rekonstrüksiyonu 4 ay sonrası izokinetik egzersiz eğitiminin diz kas kuvvetine etkisi

Bu çalışmanın amacı, Ön Çapraz Bağ (ÖÇB) rekonstrüksiyonu geçiren bireylerde, 4. ayda verilen ve 8 hafta devam eden, izokinetik egzersiz eğitiminin diz kas kuvvetine olan etkisini incelemekti. Çalışmaya hamstring grefti ile ÖÇB rekonstrüksiyonu geçiren 20 birey dahil edildi. (yaş: 30,85±9,10 yıl, boy uzunluğu: 178,90±9,38 cm, VKİ: 25,66±2,93 kg/m²). Bireyler rekonstrüksiyon sonrası 16. haftada izokinetik sistemde değerlendirilerek egzersiz eğitimine alındı ve 24. haftada test tekrar edildi. Kassal kuvvet değerlendirmesi izokinetik sistemde (ISOMED 2000), 60 º/sn (5 tekrar) ve 180 º/sn (10 tekrar) açısal hızlarda gerçekleştirildi. Zirve Tork Hamstring/Vücut ağırlığı, Zirve Tork Kuadriseps/Vücut ağırlığı, Hamstring/Kuadriseps oranı değerlendirildi. Hamstring konsentrik-kuadriseps konsentrik, hamstring izometrik, kuadriseps izometrik, stabilite-koordinasyon eğitimi, haftada 3 gün-8 hafta verildi. Tüm veriler SPSS 21 yazılımı kullanılarak analiz edildi. Eğitim öncesi ve sonrası farklılığı değerlendirmek için Eşleştirilmiş T testi kullanıldı. Çalışmanın sonucunda 60º/sn açısal hızda opere ( p=0,000) ve non-opere dizde (p=0,003), 180º/sn açısal hızda non-opere dizde (p=0,000) konsentrik hamstring kuvveti, 24. haftada, 16. haftadaki kuvvet değerine göre daha fazla bulundu. 180º/sn. açısal hızda opere dizde konsentrik hamstring değerinde zamanlar arasında bir farklılık görülmedi (p>0,05). 60 º/sn açısal hızda, opere (p=0,000) ve non-opere (p>0,05) dizde, 180º/sn açısal hızda opere (p=0,000) ve non-opere (p=0,05) dizde konsentrik kuadriseps kuvveti, 24 haftada 16.haftaya göre daha fazla bulundu. 60º/sn. açısal hızda konsentrik hamstring/kuadriseps oranının opere dizde 16. haftaya göre 24. haftada azalırken, non-opere dizde ise bu oranın arttığı gözlendi (p>0,05). 180°/ sn. açısal hızda opere ve non-opere dizde H/Q oranının 16. haftaya göre 24. haftada azaldığı gözlendi (p>0,05). Sonuç olarak çalışmada 16. haftadan 24. haftaya kadar verilen izokinetik eğitimin ÖÇB rekonstrüksiyonu sonrası kassal kuvvetin arttırılmasında etkili olduğu bulundu.

Cerrahi tedaviEgzersizHasta eğitimi+3
Ayşe Uzun
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Medial patellofemoral ligament rekonstrüksiyonu sonrası kalça abdüktör kas kuvvetlendirme eğitiminin diz kas kuvveti ve fonksiyonel performans üzerine etkisi

Bu çalışmanın amacı, medial patellofemoral ligament (MPFL) rekonstrüksiyonu sonrası standart rehabilitasyon programı ve standart rehabilitasyon programına ek olarak uygulanan kalça abdüktör kas kuvvetlendirme egzersiz eğitimlerinin diz kas kuvvet gelişimi ve fonksiyonel performans üzerine etkisini araştırmaktı. Çalışmaya 18-45 yaş arası MPFL rekonstrüksiyonu geçirmiş 30 hasta (ort. yaş: 22,18±4,4 yıl; ort. VKİ: 25,92±4,29 kg/m2) dahil edildi. Hastalar rastgele iki gruba ayrıldı. Her iki gruba postoperatif 12 hafta soğuk uygulama, manuel terapi ve egzersizlerden oluşan rehabilitasyon programı uygulandı. SRG olarak adlandırılan gruba (n=15; ort. yaş: 20.75 (3,69) yıl; VKİ: 28,32 (5,96) kg/m2) standart rehabilitasyon program egzersizleri, KAEG olarak adlandırılan gruba ise (n=15; ort. yaş: 23 (4,78) yıl; VKİ: 24,55 (2,27) kg/m2) ise bu programa ek olarak kalça abdüktör kas kuvvetlendirme egzersizleri verildi. Hastaların eğitim öncesi-sonrası Kujala, International Knee Documentation Committee (IKDC) Subjektif Diz Değerlendirme Formu, Tegner ve Lysholm skorları ile diz fonksiyon düzeyleri değerlendirildi. Tüm hastaların cerrahi sonrası 6. ayda kuadriseps, hamstring, kalça abdüktör ve addüktör kas kuvveti, fonksiyonel performansları (tek bacak öne sıçrama testi, üç adım sıçrama testi), dinamik dengeleri (y denge testi) değerlendirildi. İstatistiksel analizde, hastaların diz fonksiyon skorlarının zamana göre değişimi için tekrarlı ölçümler ANOVA analizi değerlendirme parametrelerinin gruplar arası karşılaştırmalarında bağımsız gruplar için t-testi kullanıldı. Kuadriseps hamstring ve kalça abdüktör /addüktör izokinetik kas kuvvet ölçümlerinde opere ekstremite için tüm paramatrelerde kalça abdüktör egzersiz grubunda daha yüksek değerler elde edildi (p<0,05). Tek bacak öne sıçrama mesafesi ve bacak simetri indeksi, üç adım sıçrama mesafesi ve bacak simetri değerlerinde sırasıyla kalça abdüktör egzersiz grubunda daha iyiydi (p=0,02, p=0,05, p=0,02, p=0,05). Kalça abdüktör egzersiz grubu fonksiyonel testler ve subjektif ölçeklerin sonuçlarına bakıldığında (Y denge Testi, Kujala, IKDC Subjektif Diz Değerlendirme Formu, Tegner ve Lysholm) daha yüksek değerler elde etti(p<0,05). Çalışmamızın sonucunda kalça abdüktör kas kuvvetlendirme eğitimlerinin MPFL rekonstrüksiyonu sonrasında hastalarda diz kas kuvvetinin ve fonksiyonel performansın artırılmasında daha etkili olduğu bulundu. Kalça abdüktör kas kuvvetlendirme eğitimlerinin MPFL rekonstrüksiyonu sonrası rehabilitasyonda kullanılabilecek alternatif bir yöntem olduğunu düşünmekteyiz. Anahtar Kelimeler: patellar dislokasyon, egzersiz, rehabilitasyon, egzersiz terapi

Egzersiz tedavisiKas kuvvetiPatella+4
Burak Ulusoy
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sporcularda Mcconnell bantlama tekniğinin diz kinematiği ve tek bacak sıçrama performansı üzerine anlık etkileri

Patellofemoral ağrı sendromu (PFAS), tüm diz kaynaklı problemlerin %20-40'ını oluşturan ve toplumda yaygın görülen sendromdur. PFAS, sporcularda görüldüğü takdirde yapılan spora ara vermeye veya sporu bırakmaya kadar gidebilecek bir rahatsızlıktır. PFAS'ın etiyolojisi tam bilinmemekle beraber, VM ve VL kaslarının kuvvet ve ateşleme oranlarındaki farktan kaynaklı çömelme ve sıçrama gibi hareketlerde patellanın normalden daha fazla laterale kayması bu sendromun ana sebeplerinden biri olarak gösterilmektedir. Bu çalışmanın amacı, PFAS yönünden asemptomatik ancak patellasında lateral yönde 0.5 cm ve üzerinde kayması olan sporcularda McConnell patellar bantlama tekniğinin tek bacak squat sıçrama performansına ve diz kinematikleri üzerine akut etkisini incelemektir. Bu amaçla on sporcunun bantlı ve bantsız tek bacak squat sıçrama performansında dikey yer tepki kuvvetleri (Kistler, BioWare), kas aktivasyonu (Noraxon Ultium, MR3) ve dizin kinematik verileri (Vicon, Nexus) senkronize bir şekilde toplanmıştır. Bantlamanın dikey sıçrama yüksekliğinde anlamlı bir değişime neden olmadığı, itme evresinde maksimum diz fleksiyon açısında yüksek düzeyde, iniş evresinde orta düzeyde etki büyüklüğüne sahip olduğu görülmektedir. İtme ve iniş evresinde dikey yer tepki kuvvetlerinde durumlar arasında anlamlı bir fark görülmezken iniş evresinde bantın dikey yer tepki kuvvetine orta düzeyde etki büyüklüğüne sahip olduğu bulunmuştur. İleride yapılacak çalışmalarda PFAS yönünden semptomatik olan sporcuların incelenmesi bantlamanın dikey sıçrama performansına etkisini daha net ortaya koyacaktır.

BiyomekanikDiz eklemiElektromiyografi+7
Orhun Alp Harbili
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Fontan prosedürü uygulanmış tek ventriküllü hastalarda hemodinamik, vasküler ve kassal parametrelerin maksimal ve submaksimal egzersiz kapasitesi üzerine etkileri

Fontan prosedürü uygulanan hastalarda morbidite ve mortalite riski ile egzersiz kapasitesi ilişkilidir. Bu nedenle bu hastalarda egzersiz kapasitesi ve etkileyebileceği düşünülen kardiyovasküler ve periferik faktörlerin araştırılması önem kazanmaktadır. Bu Çalışma Fontan prosedürü uygulanmış tek ventriküllü bireylerde hemodinamik, vasküler ve kassal parametrelerin maksimal ve submaksimal egzersiz kapasitesi üzerine etkilerini araştırmak amacıyla yapıldı. Çalışmaya ortanca yaşı 18 yıl (7-31 yıl) olan 31 Fontan hastası ve ortanca yaşı 18 (7-32 yıl) olan 30 kontrol birey dahil edildi. Tüm katılımcıların demografik ve klinik özellikleri kaydedildi. Maksimal egzersiz kapasitesi, "breathe by-breathe" yöntemiyle bir koşu bandı ergometresinde modifiye Bruce protokollü kardiyopulmoner egzersiz testi (KPET) ile; submaksimal egzersiz kapasitesi 6 dakika yürüme testi (6DYT) ile değerlendirildi. Atrial strain ölçümleri için transtorasik ekokardiyografi ölçümleri gerçekleştirildi ve speckle tracking (benek takibi) yöntemi kullanılarak atrial strain için reservuar faz (LASr), kondüit faz (LAScd) ve kontraksiyon fazı (LASct) değerleri kaydedildi. El kavrama kuvveti ve diz ekstansör kas kuvveti bir el dinamometresi kullanılarak değerlendirildi. Kas oksijenizasyonu (SmO2) ise KPET ve 6DYT sırasında, yakın kızılötesi spektroskopi kullanarak kas kapillerindeki lokal SmO2 ve toplam hemoglobini (THb) ölçen bir cihaz (Moxy, Fortiori Design LLC, Minnesota, USA) ile kaydedildi. Aortik sertlik, aortik nabız dalga hızı (aNDH) tekniği kullanılarak ekokardiyografik ölçümler ile değerlendirildi. Fontanlı hastalar ve kontrol bireyler arasında yaş ve cinsiyet dağılımı açısından anlamlı fark yoktu (p>0,05). Fontanlı hastaların ve kontrol bireylerin vücut kompozisyonu parametreleri, dominant el kavrama kuvveti (kg) ve dominant diz ekstansör kuvveti (kg) benzer idi (p>0,05). Fontanlı hastalarda 6DYT istirahat SmO2, minimum SmO2, toparlanma SmO2 kontrol bireylere göre daha düşük iken (p<0,05); KPET istirahat SmO2, minimum SmO2 ve toparlanma SmO2 kontrol bireylere göre daha düşüktü (p<0,05). Ayrıca Fontanlı hastaların LASr, LAScd, LASct ve LASct/LASr değerleri kontrol bireylere göre daha düşüktü (p<0,05). aNDH Fontanlı hastalarda kontrol bireylere göre daha yüksekti (p<0,05). Fontanlı hastaların zirve oksijen tüketimi ve 6DYT yürüme mesafesi de kontrol bireylere göre düşük idi (p<0,05). Çoklu regresyon modellerine göre ise dominant diz ekstansör kuvveti, yaş, LASct ve aNDH zirveVO2'nin; dominant diz ekstansör kuvveti ve aNDH 6DYT mesafesinin bağımsız belirleyicileri olarak kaydedildi. Çalışmamızın sonuçlarına göre Fontanlı hastalarda diz ekstansör kas kuvveti, yaş, atrial kontraktil strain ve aortik sertlik maksimal egzersiz kapasitesinin bağımsız belirleyicileridir. Ayrıca diz ekstansör kuvveti ve aortik sertlik ise Fontanlı hastalarda submaksimal egzersiz kapasitesinin bağımsız belirleyiciledir. Fontanlı hastaların optimal klinik yönetimi için rutin laboratuvar ve klinik testlerin yanı sıra egzersiz kapasitesi ve etkileyen faktörlerin de değerlendirilmesi önem taşımaktadır.

AterosklerozAtriyumEgzersiz+4
Haluk Tekerlek
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Polikistik over sendromu olan adölesanlarla sağlıklı adölesanların aerobik kapasite ve fiziksel uygunluk seviyesinin karşılaştırılması

Polikistik over sendromu (PKOS), üreme çağındaki kadınların yaklaşık % 7'sinde bulunan, genellikle ergenlik döneminde ortaya çıkan hirsutizm, akne, alopesi ile birlikte amenore, oligomenore, düzensiz adet döngüleri ile karakterize heterojen bir sendromdur. PKOS klinik olarak, infertilite, disfonksiyonel kanama, endometriyal karsinom, obezite, tip 2 diyabet, dislipidemi, hipertansiyon ve kardiovasküler hastalık için risk artışına yol açmaktadır. Bu çalışmanın amacı; adölesan çağdaki PKOS tanılı hastaların aerobik kapasitesi, fiziksel uygunluk seviyesi ve yaşam kalitesi düzeyinin sağlıklı yaşıtlarına göre etkilenimi belirlemek amacıyla bu parametreleri sağlıklı adölesanlarla karşılaştırmaktı. Çalışmaya 22 PKOS tanılı adölesan, 21 yaş ve cinsiyet açısından uyumlu sağlıklı adölesan dahil edildi. Bireylerin fiziksel ve demografik özellikleri kaydedildi. Vücut kompozisyonları ise vücut kütle indeksi (VKİ), bel/kalça oranı, bel/boy oranı değerleri ve biyoelektriksel impedans analizi ile yağsız kitle ve yağ kitlesi yüzdeleri ile değerlendirildi. Her iki gruptaki adölesanların aerobik kapasitesi PACER testi, fiziksel uygunluk komponentleri Fitnessgram test protokolü ile değerlendirildi. Jamar el dinamometresi ile el kavrama kuvveti, el dinamometresi ile quadriceps kas kuvveti kaydedildi. Katılımcıların fiziksel aktivite düzeyleri Adölesanlarda Fiziksel Aktivite Anketi (PAQ-A), PKOS tanılı grubun yaşam kalitesi Polikistik Over Sendromu Yaşam Kalitesi-50 Ölçeği (PCOSQ-50) ile değerlendirildi. PKOS tanılı ve sağlıklı adölesanların yaş, boy, vücut ağırlığı, VKİ, bel/kalça oranı, bel/boy oranı, yağsız vücut yüzdesi ve yağ yüzdesi ortalama değerleri benzerdi (p>0,05). Çalışma sonucunda; PKOS tanılı grubun şınav tekrar sayısı, otur-uzan testi mesafesi ve PACER tur sayısı ve oksijen tüketimi değerleri sağlıklı gruba göre anlamlı bir şekilde daha düşük bulundu (p<0,05). Her iki grubun diz ekstansörleri kuvveti, el kavrama kuvveti ve el kavrama kuvveti (%), fiziksel uygunluk testlerinden mekik tekrar sayısı, gövde kaldırma testi mesafe değerleri ve PAQ-A puanları benzer bulundu (p>0,05). Her iki grubun fiziksel aktivite düzeyleri benzerdi (p>0,05). PKOS tanılı grubunun yaşam kalitesi puanları ise beklenen en iyi değerlerin altındaydı. Sonuç olarak; PKOS tanısı almış adölesanların alt ekstremite kas kuvveti ve enduransı, alt gövde ve hamstring esnekliği ve maksimal oksijen tüketimi ile gösterilen aerobik egzersiz kapasitesi sağlıklı yaşıtlarına göre olumsuz etkilenmektedir. PKOS tanılı ve sağlıklı adölesanların fiziksel aktivite düzeyleri benzer şekilde azalmaktadır. PKOS tanılı adölesanların egzersiz programları planlanırken; profesyonellerin etkilenen bu parametreleri göz önünde bulundurularak aerobik kapasite, kassal kuvvet ve endurans, esneklik ve fiziksel aktivite düzeyini geliştirmeye yönelik uygulamaların etkinliğini gözlemleyip, elde edilen sonuçlara göre klinik uygulamalarına yön verebileceğini düşünmekteyiz. Anahtar Kelimeler: Polikistik over sendromu, egzersiz toleransı, dinamometre, kas kuvveti, fiziksel uygunluk, sağlıkla ilişkili yaşam kalitesi.

Kas kuvvetiPolikistik over sendromu
Şeyma Bülbül
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ön diz ağrısı olan ve olmayan amatör bisikletçilerin bisiklet postürü, alt ekstremite kas kuvveti ve esnekliğinin karşılaştırılması

Bu çalışmanın amacı, ön diz ağrısı olan ve olmayan amatör yol bisikletçilerin alt ekstremite esnekliği, kas kuvveti ve bisiklet postürünü karşılaştırmaktı. Çalışmaya ön diz ağrısı olan (n=17) ve olmayan (n=17) toplam 34 bisikletçi dahil edildi. Gruplardaki bisikletçilerin yaş, vücut kütle indeksi, sürüş yılları, haftalık sürüş mesafesi ve ortalama kadansları benzerdi. Bireylerin alt ekstremite kas esneklikleri Diz Ekstansiyon, Ely's, ve Ağırlık Aktarmalı Öne Hamle Testi; kuadriseps, hamstring ve kalça eksternal rotator kaslarının izometrik kas kuvvetleri el dinamometresi ile; alt ekstremite dizilimi Tek Bacak Çömelme Testi ile; bisiklet postürü, lateralden ve anteriordan çekilen fotoğraflardaki eklem açılarının belirlenmesi ile değerlendirildi. Dominant olmayan ekstremitelerinde ön diz ağrısı olan bisikletçilerin, kuadriseps kas kuvveti kontrol grubuna göre daha az bulundu (p=0,025). Ön diz ağrısı olan bisikletçilerin ağrısız ekstremiteleri ile sağlıklı grubun ekstremiteleri karşılaştırmalı analizinde ağrılı grubun kuadriseps kas kuvveti kontrol grubuna göre daha az bulundu (p=0,034). Tek bacak çömelme testinde de sonuçlar ekstremite karşılaştırmalı olarak analiz edildiğinde diz ağrılı grubun valgus açısı değerleri daha fazla bulundu (p=0.018). Bisiklet postürleri ile ilgili testlerin sonuçlarının kıyaslanmasında gruplar arası değerler benzerdi. Ön diz ağrısı olan bisikletçilerin kuadriseps kas kuvvetini arttırıcı egzersizlerin tedavi programına eklenmesi ağrı yönetiminde olumlu sonuçlar ortaya çıkarabilir. Bisikletçilerde alt ekstremite dizilimi değerlendirmek ve dinamik diz valgusu varlığında bu durumu düzeltmeye yönelik egzersizler vermek ön diz ağrısını önleme stratejilerine katkı sağlayabilir.

Alt ekstremiteAğrıBisiklet+7
Gizem Ece Düldül
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Obstrüktif uyku apne sendromlu hastalarda farklı şiddetlerde uygulanan ekspiratuar kas kuvvet eğitiminin sistemik inflamasyon ve oksidatif stres üzerine etkisinin incelenmesi

Obstrüktif uyku apne sendromu(OUAS) olan hastalarda gece boyu tekrarlanan hipoksi ve reoksijenasyon döngüleri oksidatif stresin ve sistemik inflamasyonun artmasına neden olmaktadır. Literatürde orta şiddetli OUAS hastalarında ekspiratuar kas kuvvet eğitiminin(EKKE) oksidatif stres ve sistemik inflamasyona etkisini inceleyen bir çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışma; orta şiddetli OUAS'lı erkek hastalarda yüksek ve düşük şiddetli EKKE'nin hastalık şiddeti,sistemik inflamasyon ve oksidatif stres, uyku evreleri, hastalıkla ilişkili semptomlar, solunum kas kuvveti, egzersiz kapasitesi, gündüz uykululuk hali, uyku kalitesi ve yorgunluk şiddetiüzerindeki etkilerini incelemek ve grupların etkisini karşılaştırmak amacı ile çift kör, prospektif randomize kontrollü olarak planlandı. Çalışmaya toplam 31 orta OUAS tanısı alan erkek hasta dahil edildi. Hastalar yüksek şiddetli eğitim (n=16) ve düşük şiddetli eğitim (n=15) grubu olmak üzere randomize olarak iki gruba ayrıldı. Yüksek şiddetli eğitim grubuna maksimum ekspiratuar basıncın (MEP) % 60'ında, düşük şiddetli eğitim grubuna MEP'in % 30'unda, 12 hafta boyunca 7 gün/hafta, günde bir defa 25 soluk, 5 soluk/set toplam 5 set şeklinde EKKE tedavisi verildi. Tedavi öncesi ve sonrası hastalık şiddeti (apne/hipopne indeksi-AHİ), polisomnografi ile solunumsal uyku olayları ve uyku evreleri, serum kan örnekleri alınarak sistemik inflamasyon [C-reaktif protein(CRP), Tümör Nekrozis Faktör-alfa (TNF-α), Interlökin-6 (IL-6), Interlökin-10 (IL-10)] ve oksidatif stres [Total Oksidan Seviye(TOS), Total Antioksidan Seviye (TAS), Oksidatif Stres İndeksi (OSİ)], ağız basınç ölçüm cihazı ile solunum kas kuvveti, 6 dakika yürüme testi (6DYT) ile fonksiyonel kapasite, Epworth Uykululuk Skalası (EUS) ile gündüz uykululuk hali, Yorgunluk Şiddet Anketi (YŞA) ile yorgunluk şiddeti ve Pitssburg Uyku Kalite İndeksi (PUKİ) ile uyku kalitesi değerlendirildi. Hastalıkla ilişkili semptomlar var/yok şeklinde sorgulandı. Tedavi sonrası inspiratuar ve ekspiratuar kas kuvveti her iki grupta benzer oranda arttı (p>0,05).TOS,OSİ, TNF-α ve IL-6 seviyelerindeki azalma her iki grupta benzerdi(p>0,05).Tedavi sonrası AHİ % değişimleri yüksek şiddetli eğitim grubunda % 53,94 iken, düşük şiddetli eğitim grubunda % 27 idi. Yüksek şiddetli eğitim grubunun yüzde AHİ değişim değeri düşük şiddetli eğitim grubundan daha yüksekti (p<0,05).Yüksek şiddetli eğitim grubunda AHİ, sırtüstü AHİ, sırtüstü olmayan AHİ, Aİ, Hİ, REMAHİ ve NREMAHİ, desatüre kalma süresi ve uyku etkinliği düşük şiddetli eğitim grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı azaldı (p<0,05). Tedavi sonrası 6DYT yürüme mesafesi her iki grupta benzer şekilde arttı (p>0,05). Her iki grupta tedavi sonrası, 6DYT sonrası ve toparlanma dispne, genel yorgunluk ve bacak yorgunluğu algısındaki azalma benzerdi (p>0,05).Yüksek şiddetli eğitim grubunda hastalıkla ilişkili semptomlardaki azalma oranı, düşük şiddetli eğitim grubuna göre daha fazlaydı (p<0,05). Her iki grupta EUS, YŞA, PUKİ subjektif uyku kalitesi ve toplam skorları benzer olarak azaldı (p>0,05). Sonuç olarak; yüksek ve düşük şiddetli EKKE'nin solunum kas kuvveti, fonksiyonel kapasite, yorgunluk şiddeti, gündüz uykululuk hali, uyku kalitesi, sistemik inflamasyon ve oksidatif stres üzerine etkileri benzerdir. Yüksek şiddetli EKKE, AHİ düzeyi ve hastalıkla ilişkili semptomları azaltmada düşük şiddetli EKKE eğitiminden daha etkilidir. EKKE etkili bir tedavi seçeneğidir ve orta OUAS hastaların pulmoner rehabilitasyon programına eklenebilir. Anahtar kelimeler: Obstrüktif uyku apne sendromu, solunum kas kuvvet eğitimi, inflamasyon, oksidatif stres.

Fizik tedaviKas kuvvetiOksidatif stres+3
Nurel Ertürk
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Cimnastikçilerde bilateral açık ve ekstremiteler arası kuvvet asimetrisinin yorgunluğa bağlı değişiminin incelenmesi

Bu çalışma, cimnastikçilerde, bilateral açık ve ekstremiteler arası kuvvet asimetrisinin yorgunluğa bağlı değişimini incelemek amacıyla yapılmıştır. Cimnastik branşlarında (aerobik ve artistik) en az 4 yıl spor özgeçmişi olan 9-14 yaş aralığındaki 35 kız cimnastikçi çalışmaya gönüllü olarak katılmıştır. Katılımcılar yaş gruplarına göre 9-11 (n=19) ve 12-14 yaş grubu (n=16) olarak iki gruba; zirve boy uzama hızından (ZBUH) belirlenen biyolojik olgunlaşma düzeyine göre ise ZBUH öncesi (n=15), ZBUH sırası (n=13) ve ZBUH sonrası (n=7) olarak üç gruba ayrılmıştır. Çalışmaya antropometrik ölçümler ile başlanmış ve ardından katılımcıların biyolojik olgunlaşma düzeyleri hesaplanmıştır. Bilateral açık ve ekstremiteler arası kuvvet asimetrilerin belirlenmesi için katılımcılar yorgunluk protokolü öncesi ve hemen sonrasında unilateral ve bilateral aktif sıçrama testlerine katılmıştır. Yorgunluk protokolü 180°'lik yön değiştirme içeren 20 metrelik her bir sprinti izleyen 10 tane maksimum aktif sıçramanın dinlenme verilmeden yapılması şeklinde uygulanmıştır. Yorgunluk protokolü; katılımcıların aktif sıçrama yükseklikleri, art arda üç aktif sıçrama için maksimum sıçrama yüksekliğinin %50'sine ulaşamadığında veya katılımcılar tükendiklerini belirttiklerinde sonlandırılmıştır. Verilerin analizi için bilateral açık ve ekstremiteler arası kuvvet asimetrisinde yaş grupları arasındaki fark bağımsız örneklem t-testi ile, olgunlaşma grupları arasındaki fark ise tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ile belirlenmiştir. Yorgunluğa bağlı değişimlerin, yaş gruplarına ve biyolojik olgunlaşmaya göre farklarının test edilmesinde ise Karışık Desen ANOVA kullanılmıştır. F istatistiği anlamlı bulunduğunda Scheffe Çoklu Karşılaştırma Testi uygulanmıştır. İstatiksel analizler sonucunda, bilateral açıkta yaş grubu ve olgunlaşma düzeyi etkisinin anlamlı olmadığı (p>0.05), ancak yaş gruplarına ve olgunlaşma düzeyine göre yorgunluk etkisinin anlamlı olduğu görülmüştür (sırasıyla, F(1;33)=11,699; p=0,002; η2=0,262 ve F(1;32)=5,962; p=0,020; η2=0,157). Ayrıca yaş grubu x yorgunluk etkileşimi ile olgunlaşma düzeyi x yorgunluk etkileşimi de anlamlıdır (sırasıyla, F(1;33)=13,705; p=0,001; η2=0,293 ve F(2;32)= 6,742; p=0,004; η2=0,296). Ekstremiteler arası kuvvet asimetrisi için, yaş grubu ile olgunlaşma düzeyi etkisi istatiksel olarak anlamlı değilken (p>0.05), her iki değişken için yorgunluk etkisi anlamlıdır (sırasıyla, F(1;33)=10,835; p=0,002; η2=0,247 ve F(1;32)=9,575; p=0,004; η2=0,230). Ancak, ekstremiteler arası kuvvet asimetrisinde yaş grubu x yorgunluk etkileşimi ile olgunlaşma düzeyi x yorgunluk etkileşimi istatistiksel olarak anlamlı değildir (p>0.05). Sonuç olarak bu çalışmanın bulguları cimnastikçilerde bilateral açık ve ekstremiteler arası kuvvet asimetrisinin yorgunluğa bağlı olarak değiştiğini göstermiştir. Ayrıca bilateral açığın yorgunluğa bağlı değişiminin yaşa ve biyolojik olgunlaşmaya göre farklılaştığı ancak ekstremiteler arası kuvvet asimetrisinin yorgunluğa bağlı değişiminin yaşa ve biyolojik olgunlaşmaya göre farklılaşmadığı da belirlenmiştir.

Asimetrik etkiJimnastikJimnastikçiler+2
Nazlı Özgör
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Ön çapraz bağ onarımı geçirmiş erkek sporcuların fonksiyonel testlerdeki diz kinetik ve kinematiğinin kas kuvveti, denge, derin duyu ve subjektif ölçümlerinin birlikteliğinde değerlendirilmesi

Ön çapraz bağ (ÖÇB) yaralanmaları sporcular arasında sık görülen ve giderek sıklığı artan bir yaralanmadır. Profesyonel sporcular ÖÇB yaralanması sonrası çok büyük oranda cerrahi rekonstrüksiyon ile tedavi edilirler. Rehabilitasyon süreci ve sahaya dönüş kararında kullanılan çeşitli ölçme ve değerlendirme yöntemleri mevcuttur. ÖÇB rekonstrüksiyonu (ÖÇB-R) sonrasındaki rehabilitasyon programları ve ölçümler oldukça gelişse de yaralanma öncesi seviyesinde spora dönüş oranları hala beklenen seviyelerin çok altındadır. Buna biyomekanik defisitlerin devam etmesinin neden olabileceği düşünülmektedir. Bu çalışmada ÖÇB-R sonrası rehabilitasyon ve spora dönüş değerlendirmesinde kullanılabilecek objektif, özgün ve tutarlı bir metrik bulunması amaçlandı. Bu amaçla 35 ÖÇB-R geçirmiş sporcu cerrahiden en az bir yıl sonra objektif ve subjektif testlerin yanı sıra iki farklı zıplama testine tabi tutuldu. Zıplama testlerinin iniş anındaki rotasyonel aks sapması sarmal eksen metoduyla hesaplandı ve iniş süresine göre oranlanarak birim zamandaki sapma metrikleştirildi (NormTopDeğ). Üç adım düz ve üç adım çapraz zıplama testi sonucunda NormTopDeğ açısından katılımcıların opere ekstremitelerinde (0.045 ve 0.043) non-opere ekstremitelerine (0.035 ve 0.0356) oranla ve anlamlı yüksek skorlar aldığı tespit edildi (p=0.0012, p=0.024). Buna ek olarak kişiler sagital düzlemdeki hareket genliklerini geri kazandıkları zaman rotasyonel aksın birim zamandaki sapmasında da non-opere dizleri ile benzer sonuçları yakaladılar. Total skorda ise hiçbir koşulda anlam mevcut değildi. Bunlara ek olarak yapılan objektif ve subjektif ölçümlerde çalışma grubumuz simetriyi yakalamıştı. Sonuç olarak özgün olarak ortaya konulmuş olan NormTopDeğ dizdeki patolojik hareketliliği objektif olarak kantifiye etmiştir.

DengeDizDiz eklemi+7
Ömer Faruk İlicepınar
Hacettepe University
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Myastenia gravis hastalarında spinal stabilizasyon egzersizlerinin yorgunluk, kas kuvveti, solunum fonksiyonları ve fonksiyonel kapasite üzerine etkisi

Bu çalışmanın amacı, Myastenia Gravis (MG) hastalarında spinal stabilizasyon egzersizlerinin yorgunluk, kas kuvveti, solunum fonksiyonları ve fonksiyonel kapasite üzerine olan etkilerini araştırmaktı. Çapraz geçişli, randomize, tek kör olarak planlanan bu çalışmaya MG Fonksiyonel Değerlendirmesine göre evre II ve III'te olan MG hastaları dahil edilmiştir. Çalışma 4'ü kadın, 6'sı erkek olmak üzere 10 hasta ile tamamlanmıştır. Grup-1'deki hastalara, önce haftada 3 gün, 6 hafta spinal stabilizasyon egzersizleri uygulanmış, ardından 4 hafta dinlendirilmiş, sonrasında solunum egzersizleri, kalistenik egzersizler ve mat aktivitelerinden oluşan 6 haftalık ev programı verilmiştir. Grup-2'deki hastalara, önce içeriği aynı olan 6 haftalık ev programı verilmiş, ardından 4 hafta dinlendirilmiş, sonrasında haftada 3 gün olmak üzere 6 hafta spinal stabilizasyon egzersizleri uygulanmıştır. Her iki egzersiz programının başında ve sonunda değerlendirmeler yapılmıştır. Değerlendirmelerde; Yorgunluk Şiddet Ölçeği ve Görsel Analog Ölçeği, dinamometrik ölçümler, solunum fonksiyon testleri ve 6 dakika yürüme testi kullanılmıştır. Çalışmanın sonunda, spinal stabilizasyon egzersizlerinin ve ev programının yorgunluğu azalttığı, kas kuvvetini ve fonksiyonel kapasiteyi geliştirdiği görülmüştür (p<0,05). Solunum fonksiyon testlerinden FVC, FEV1 ve SVC parametrelerinde sadece spinal stabilizasyon egzersizleri sonrasında gelişme olmuştur (p<0,05). Her iki egzersiz yaklaşımı karşılaştırıldığında tüm parametrelerde spinal stabilizasyon egzersizlerinin, ev programına göre daha etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır (p<0,05). Bu bulgular doğrultusunda, spinal stabilizasyon egzersizlerinin uygun evre ve remisyondaki MG hastalarında yorgunluk, kas kuvveti, solunum fonksiyonları ve fonksiyonel kapasite üzerine olumlu etkiler oluşturacağı görüşüne varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Myastenia Gravis, spinal stabilizasyon egzersizleri, ev programı, yorgunluk, kas kuvveti

Egzersiz tedavisiFizik tedaviFizik tedavi yöntemleri+5
Ali Naim Ceren
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Alt ekstremite tendinopatilerinde uygulanan ekstrakorpereal şok dalga tedavisinin kas kuvveti, esnekliği ve mimari özelliklerine olan etkisinin araştırılması

Bu çalışmanın amacı, alt ekstremite tendinopatilerinde tendon ve kasa uygulanan ekstrakorpereal şok dalga tedavisinin ilgili kasın mimari özelliklerine, kas kuvveti ve esnekliğine olan etkisini araştırmaktı. Çalışmaya hamstring, kuadriseps veya gastrokinemius kaslarından tendinopati tanısı almış 20 birey katıldı. Değerlendirmeler, ekstrakorpereal şok dalga tedavisi uygulaması öncesinde, ilk uygulamanın hemen sonrasında ve tedavi bitiminde olmak üzere üç defa yapıldı. Kas kalınlığı, pennasyon açısı ve lif uzunluğu radyoloji uzmanı tarafından ultrasonografi ile değerlendirildi. Kas kuvveti, dijital dinamometre; kas esnekliği ise mezura ile değerlendirildi. Olgular, EŞDT uygulamasına ek olarak standart fizyoterapiprogramına alındı. EŞDT uygulaması tek seansta kas kuvvetinde azalma (p=0.0001), kas esnekliğinde azalma (p=0,0003), kas kalınlığında artış meydana getirdi (p=0,0001). Tek seans EŞDT uygulaması sonucunda kas kuvetindeki değişiklik ile kas kalınlığı değişikliği arasındaki ilişki anlamlıydı (r:-0,609, p=0,004). İzole olarak her bir kasa uygulanan tedavi etkinliği değerlendirildiğinde hamstring grubunda; kas kuvveti (p=0,015) ve esnekliğinde (p=0,029) artış bulundu, kas kalınlığında bir değişiklik bulunmadı. Kuadrisepste, kas kuvvetinde artış (p=0,0001) ve esnekliğinde (p=0,001) azalma bulundu. Gastrokinemiusta ise kas kuvvetinde artma (p=0,039), pennasyon açısında artma (p=0,039) ve kas kalınlığında azalma (p=0,018) bulundu. Özellikle tek seanslık EŞDT uygulaması, kuvveti ve esnekliğini azaltırken, gastrokinemius için lif uzunluğunu, pennasyon açısını ve kas kalınlığını arttırmakta; hamstring ve kuadriseps için kas kalınlığını arttırmaktadır. Kas fonksiyonundaki bu hızlı değişiklik, EŞDT uygulaması sonrası kasın yüklenmesini etkileyebilir. Uygulama öncesi ve sonrası kas dokusunu koruyucu fizyoterapi yaklaşımlarının planlanması gerektiğini düşünüyoruz. Anahtar Kelimeler: Tendinopati, Ekstrakorpereal şok dalga tedavisi, Kas mimarisi

Alt ekstremiteESWTEsneklik+5
Aydan Niziplioğlu
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Keman çalan müzisyenlerde kinesiotape uygulamasının fonksiyonellik, performans, kas gücü ve ağrı üzerine etkisi

Çalışmamızın amacı; genç ve erişkin keman çalan müzisyenlerde kinesiotape uygulamasının fonksiyonellik, performans, kas gücü ve ağrı üzerindeki etkilerini belirlemektir. En az 2 yıldır keman çalan 117 olgu çalışmaya dâhil edildi. Değerlendirmeler tedavi öncesi, tedavi sonrası, 1 hafta sonra performans öncesi ve 1 hafta sonra performans sonrasında uygulandı. Grup 1'e Kinesiotape uygulaması, Grup 2'ye plasebo bantlama ve Grup 3'e kontrol uygulamaları yapıldı. Fonksiyonellik Kol-Omuz-El Sakatlık Anketi (DASH), Jebsen Taylor Fonksiyon Testi (JTFT) ve Purdue Pegboard Testi ile kas gücü Jamar El Dinamometresi ve Pinçmetre ile ve ağrı Vizüel Analog Skalası (VAS) ile değerlendirildi. Çalışmamızın sonucunda, kinesiotape uygulamasında fonksiyonellik, kas gücü ve ağrı düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulundu (p<0,05). DASH fonksiyonel değerlendirmesinde kinesiotape grubu grup içinde ve gruplar arasında olumlu yönde artmış bulundu. JTEFT, yazı yazma, kart çevirme, küçük nesneler ve beslenme stimülasyonu parametrelerinde kinesiotape grubunda sonuçlar plasebo ve kontrol grubuna göre olumlu yönde artış bulundu (p<0,05). Diğer parametrelerde anlamlı farklılık saptanmadı. Purdue-Pegboard fonksiyon testinde, sol üst ekstremite kas gücü değerlendirmelerimizde, sol el lateral kavrama 1 hafta sonra performans sonrası değerlendirmesinde, ağrı (VAS) değerlendirmesinde ve duyu (diskriminatör, monofilament ve vibrasyon) değerlendirmelerinde kinesiotape grubunda plasebo ve kontrol grubuna göre olumlu yönde artış bulundu (p<0,05). Sol el diğer el kavrama ve moover sonuçlarında ise anlamlı farklılık saptanmadı (p>0,05). Bu çalışmanın sonucunda, bireylerde kinesiotape uygulamasının bantlama öncesi, bantlama sonrası, 1 hafta sonra performans öncesi ve 1 hafta sonra performans sonrası değerlendirmeleri sonucunda fonksiyon, kas gücü ve ağrı üzerinde plasebo ve kontrol gruplarına göre daha üstün olduğu bulundu. Anahtar Kelimeler: Müzisyen, kinesiotape, fonksiyonellik, kas gücü, ağrı.

AğrıFizik tedaviKas kuvveti+6
Ebru Turhan
İstanbul Aydın University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Geriatrik bireylerde motor-motor ve motor-kognitif çift görev egzersizlerinin düşme üzerine etkisi

Çalışmamızın amacı; geriatrik bireylerde hem motor-motor hem de motor-kognitif çift görev egzersizlerinin düşme üzerine etkinliğini belirlemektir. 60 yaş üzeri, gönüllü 50 geriatrik birey çalışmaya dahil edildi. Değerlendirmeler tedavi öncesi ve sonrası uygulandı. Grup 1'e motor-kognitif çift görev egzersizleri, Grup 2'ye motor-motor çift görev egzersizleri uygulandı. Değerlendirmelerde Uluslararası Düşme Etkinlik Ölçeği (UDEÖ), Berg Denge Ölçeği (BDÖ), Zamanlı Ayağa Kalk Yürü Testi (ZAKY), Fonksiyonel Bağımsızlık Ölçeği (FBÖ) kullanıldı. Antigravite kas gücü ölçümü hand-held dinamometre ile, plantar duyu ölçümü monofilament (SWMT) ve diskriminatör ile yapıldı. Çalışmaya katılan bireylerin yaş ortalamaları 67,72±7,33 idi. Her iki grupta da tedavi öncesi ile sonrası karşılaştırıldığında Berg Denge Ölçeği üzerinde olumlu gelişme gözlendi (p<0,05); ancak gruplar arası anlamlı bir fark bulunmadı (p=0.07). Hem grup içinde hem de gruplar arasında Uluslar arası Düşme Etkinlik Ölçeği ve Fonksiyonel Bağımsızlık Ölçeği üzerinde anlamlı bir fark bulunmadı (p>0.05). Zamanlı Ayağa Kalk Yürü Testi'nde gruplar arası fark motor-kognitif grup lehine istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p<0.05). Kas gücü, plantar duyu ve iki nokta diskriminasyon değerlerinde gruplar arası istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı (p>0,05). Çalışmamızda, geriatrik bireylerde her iki çift görev egzersizlerinin de düşme üzerine olumlu etkileri bulunmuştur; ancak motor-kognitif çift görev egzersizlerinin zamanlı ayağa kalk ve yürü testine olan olumlu etkisi nedeniyle, geriatrik bireylerde bu egzersizlere öncelik verilmesi gerektiğini düşünmekteyiz. Anahtar Kelimeler: Çift görev, düşme, geriatri, zamanlı kalk ve yürü testi, kognitif.

BilişDengeDüşme kazaları+7
Hayrunnisa Akın
İstanbul Aydın University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Füzyonsuz vertebral cisim gerdirme cerrahisi sonrası adölesan idiopatik skolyozlu bireyler ile sağlıklı bireylerin gövde kas enduransı, statik denge, gövde kas kuvveti, eklem hareket açıklığı ve yaşam kalitesinin karşılaştırılması

Bu çalışmanın amacı, Füzyonsuz(ipli) Vertebral Cisim Gerdirme(Vertebral Body Tethering)cerrahisi geçirmiş bireyler ile normal sağlıklı bireylerde cerrahi sonrası gövde kas enduransı, ayakta durma dengesi, gövde kas kuvveti, normal eklem hareket açıklığı ve yaşam kalitesi skorlarını karşılaştırmaktır. Çalışmaya 11-18 yaşları arasında cerrahiden sonra 3 ay ile 3 yıl geçmiş 20 Adölesan İdiyopatik Skolyozlu ve 20 sağlıklı birey dahil edildi. Bireylerde lumba bölge esneklik değerlendirmesi mezura kullanılarak, Lumbal bölge eklem hareket açıklığı değerlendirmesi ise gonyometre kullanılarak yapıldı. Bireylerde Kas enduransları değerlendirilirken lumbal bölge fleksörleri için kraus Weber, ekstansörler için Biering-Sorensen testi kullanıldı. Bireylerde Denge değerlendirmesi için tek ayaküstünde durma testi gözler açık ve kapalı olmak üzere iki farklı şekilde uygulandı. Bireylerde yaşam kalitesini değerlendirmek için Scoliosis Research Society-22 revised (SRS-22r) ölçeği kullanıldı. Sağlıklı bireyler ile karşılaştırmak için Kısa Form-36 (KF-36) ölçeği her iki grupta da kullanıldı. Lumbal bölge eklem hareket açıklığı, esneklik, Kas enduransı ve denge olarak anlamlı bir fark görülmedi(p>0,05).Yaşam kalitesi enerji/canlılık/vitalite ve genel sağlık algısı puanlarının hasta grubunda sağlıklı katılımcılara göre anlamlı derecede daha yüksek bulunmuştur(p<0,05). Yaşam kalitesinde Fiziksel fonksiyon, fiziksel rol güçlüğü, emosyonel rol güçlüğü, ruhsal sağlık, sosyal işlevsellik ve ağrı puanları hasta grubunda sağlıklı katılımcılara göre anlamlı derecede farklılık göstermemektedir (p>0,05). Lumbal kas kuvveti olarak, sırt ekstansörleri, lateral gövde fleksörleri, ateriyor gövde fleksörleri ve oblik gövde fleksörleri ölçümleri, hasta grubunda sağlıklı katılımcılara göre anlamlı derecede daha düşük bulunmuştur(p<0,05). Sonuç olarak yapılan Vertebral Body Tethering cerrahisinin olumlu sonuç verdiği, cerrahi öncesi ve sonrasında esneklik, denge, ve enduransın dahil edildiği değerlendirmelere ihtiyaç vardır.

Eklem hareket açıklığıErgenlerKas kuvveti+5
Mübarek Çelik
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ayak bileği instabilitesinin 18-30 yaş aralığındaki futbolcularda diz kas kuvveti ve esnekliğine etkisi

Lateral ayak bileği burkulması, spor popülasyonlarında en sık gözlenen yaralanma çeşididir. Ayak bileği yaralanma riski yüksek olan aktiviteler arasında açık havada veya oyunun temas, sıçrama ve yön değişiklikleri içeren kapalı alanlarda oynanan takım sporları yer almaktadır. En yüksek burkulma oranı futbolda meydana gelmektedir. Bu çalışmada 18-30 yaş aralığındaki futbolcularda ayak bileği instabilitesinin diz kas gücü ve esnekliğine etkisini ortaya koymaktı. Çalışmaya İstanbulda'a bulunan Göktürk Spor Kulübü ve Altınyıldız Spor Kulüplerinde bulunan 18-30 yaş aralığında 32 amatör futbolcu dahil edildi. Bireyler kontrol grubu (n=16) ve çalışma grubu (n=16) olmak üzere iki gruba ayrıldı. Her iki gruptaki bireylerin demografik bilgileri ve yaralanma ile ilgili hikayeleri kaydedildi. Bireylerin diz kas gücünü ölçmek için 1 Maksimum Tekrar Yöntemi, diz esnekliğini ölçmek için Otur-Uzan Testi uygulandı. Fonksiyonel ayak bileği instabilitesi durumunu ve derecesini belirlemek için Cumberland Ayak Bileği İnstabilitesi Anketi (CABİA) kullanıldı. Sporcuların fiziksel fonksiyonları Ayak ve Ayak Bileği Yetenek Ölçütü (FAAM) Türkçe versiyonu ile değerlendirildi. Ayak bileği instabilitesinin diz kas kuvvetine etkisi bulunamadı (p>0,05). Ayak bileği instabilitesinin diz esnekliğine etkisi saptanmadı (p>0,05). Her iki grup arasında Cumberland Ayak Bileği İnstabilitesi ve Ayak ve Ayak Bileği Yetenek Ölçütü bakımından anlamlı bir fark gözlenmedi (p>0,005). Çalışma sonunda ayak bileği instabilitesinin diz kas kuvveti ve esnekliğine herhangi bir etkisinin olmadığı sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler : Ayak bileği instabilitesi, diz kas gücü, esneklik, lateral ayak bileği instabilitesi.

Ayak bileğiDizEsneklik+7
Senem Karakaş
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklı relatif yük ve tutuş tekniklerinin unilateral güç egzersizi kinetik ve kinematiği üzerindeki etkisi

Bu tez çalışmasının amacı; alt ekstremitede gerçekleştirilen farklı relatif yük ve tutuş tekniklerinin unilateral güç egzersizi kinetik ve kinematiği üzerine etkilerini incelenmesidir. Çalışmaya, en az üç yıl boyunca düzenli olarak direnç antrenmanları yapan, alt gövde unilateral ve bilateral egzersiz modellerini uygulayan, Haliç Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Öğrencisi olan, yaşları 23,35±1,27 yıl, boy ortalamaları 175,1±6,08cm ve vücut ağırlığı ortalamaları 78,07±11,15kg olan 20 gönüllü erkek sporcu katılmıştır. Ölçümler 8 gün olarak planlanmış ve sporcular test sürecini akıcı bir şekilde tamamlaması için 10 kişiden oluşan 2 gruba ayrılarak farklı günlerde 4 gün gelecek şekilde testlere rastgele alınmıştır. Çalışma 2 bölümden oluşmaktadır; birinci bölümünde sporcuların boy, kilo ve bir tekrar maksimum (1TM) yük hesaplaması yapılmıştır. İkinci bölümünde ise sporcular farklı relatif yüklerde dominant ve no-ndominat bacakta Front ve Back tutuşta unilateral egzersiz modeli olan Modifiye Tek Bacak Squat (MTBS) hareketini uygulamışlardır. Ölçümlerde ivme ve güç verileri Push BAND™ Pro 2.0 cihazı ile alınırken kinematik veriler Qualisys Motion Capture System ile kayıt altına alınmıştır. Çalışmanın istatistik analizi SPSS V.25 programı kullanılarak yapılmıştır. Front ve Back MTBS teknikleri arasındaki kinetik ve kinematik farklılıklar bağımlı gruplarda T-tesi kullanılarak analiz edilmiştir. Sonuç olarak, farklı relatif yüklerde ve tutuş tekniklerinde yapılan UNI Front ve Back MTBS hareketinde; Ortalama Güç(W), Ortalama Güç(W/kg), Ortalama Hız(m/s), Zirve Hız(m/s) değerlerinin yanı sıra gövde ve diz açılarının bazı kinetik ve kinematik parametrelerinde de anlamlı farklılıklara rastlanmıştır (p<0,05). Front ve Back MTBS hareketinin özellikle alt gövde güç, hız ve kuvvet gerektiren direnç antrenmanı programlarında kullanılabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Güç, Kinetik, Kinematik, Relatif Yük, Unilateral, Squat

Alt ekstremiteBeden eğitimiEgzersiz+5
Mustafa Arslan Başar
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2023
00

Related subjects