Self-efficacy belief

345 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Ders araştırma modelinin, öğretmenlerin profesyonel gelişimleri ve öz-yeterlik algıları ile öğrencilerin öz-düzenleme becerileri üzerindeki değişimin incelenmesi

Eğitim alanında yapılan reformları incelediğimizde başarının ön koşulunun değişimi okuma ve hızlı cevap verme olduğu dikkat çekmektedir. Başarılı eğitim sistemlerinin kurulması, öz-düzenlemeli öğrenme ortamlarının oluşturulması ve yaşam boyu öğrenme becerilerinin kazandırılması için yüksek kalitede öğretmen profesyonel gelişim programlarına ihtiyaç vardır. Bu kapsamda İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü (İl MEM) ve Intel Eğitim Vakfı işbirliği ile İstanbul genelinde, 2013-2015 eğitim yılları arasında Ders Araştırma Modeli (DAM) öğretmen eğitimi planlanmıştır. Araştırmanın amacı, DAM'ın, öğretmenlerin profesyonel gelişimleri ve öz-yeterlik algıları ile öğrencilerin öz-düzenleme becerileri ve geliştirdikleri ürünlerdeki değişime etkilerini incelemektir. Çalışma grubunu, İstanbul İl MEM bünyesinde 39 ilçeden 27 ortaokul-lise öğretmeni ile bu öğretmenlerin 383 öğrencisi oluşturmaktadır. Eylem araştırması deseniyle yürütülen çalışmanın nicel boyutunda öğrencilere "Öğrenmeye İlişkin Motivasyonel Stratejiler Ölçeği", öğretmenlere ise "Öğretmen Öz-yeterlik Ölçeği" uygulanmıştır. Nitel boyutunda ise, DAM kapsamında farklı zamanlarda 3 ve üzeri ders tasarımı uygulayan 10 öğretmenin tasarımı ile seçilen 10 öğrencinin süreçte geliştirdikleri ürünler seçilmiş ve öğretmen tasarımları öğretmen tasarımı rubriği ve öğrenci ürünleri ise öğrenci ürünleri değerlendirme rubriği ile analiz edilmiştir. Ayrıca, süreçle ilgili görüşlerini almak için 20 öğretmenle üç kez odak grubu görüşmesi yapılmış, veriler içerik analizi tekniği ile çözümlenmiştir. Seçilen öğretmenlerin öz-yeterlilik algılarının, öğrencilerinse öz-düzenleme becerilerinin gelişiminin eğitim öncesi ön-testler ve eğitim sonrası son-testlerde farklılık gösterip göstermediğinin belirlenmesi için bağımlı örneklem "t" testinden faydalanılmıştır. Araştırma bulguları öğretmen boyutunda, DAM uygulama sürecinin, öğretmenlerin meslektaşları ile etkileşimini, işbirliğini, akran öğrenmesini ve öz-yeterlik algısını güçlendirdiği, disiplinler arası ilişkilendirmeleri ve çevrimiçi araçları öğretim süreçlerine etkin şekilde dahil ederek yaratıcı ve yenilikçi tasarımlar oluşturmaya katkı sağladığını ortaya koymuştur. Öğrenci boyutunda ise, DAM uygulamaları sonunda öğrenci ürünlerinin çevrimiçi araçların kullanımı, özgün içerik, yaratıcılık ve bilişüstü öğrenme stratejilerini destekleme kriterlerinde gelişim gösterdiği gözlemlenmiştir.

Ders araştırma modeliMesleki gelişmeÖz düzenleme becerisi+7
Zühal Yılmaz Doğan
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Psikolojik danışman adaylarının psikolojik danışma öz-yeterlik algılarının mizah tarzları ve süpervizyon yaşantıları açısından incelenmesi

Bu araştırmada, psikolojik danışman adaylarının psikolojik danışma öz-yeterliklerinin mizah tarzları ve süpervizyon yaşantıları açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda psikolojik danışman adaylarının psikolojik danışma öz-yeterlikleri; mizah tarzları, oturum sayıları, süpervizyon niceliğinden (alınan süpervizyon sayısından) duydukları memnuniyet, süpervizyon niteliğinden duydukları memnuniyet, danışan olarak bulundukları psikolojik danışma yaşantısı, kişisel-mesleki gelişim deneyimleri, cinsiyet ve akademik başarı değişkenleri açısından incelenmiştir. Psikolojik danışman adaylarının mizah tarzlarının cinsiyete ve akademik başarıya göre anlamlı olarak farklılaşıp farklılaşmadığına da bakılmıştır. Son olarak bu çalışmada psikolojik danışma öz-yeterliklerinin mizah tarzları, oturum sayıları, süpervizyon niceliğinden duyulan memnuniyet, süpervizyon niteliğinden duyulan memnuniyet, danışan olarak bulunulan psikolojik danışma yaşantısı, kişisel-mesleki gelişim deneyimi, cinsiyet ve akademik başarı değişkenleri tarafından yordanması araştırılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, 2013-2014 Öğretim Yılında Anadolu Üniversitesi, Çukurova Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, İnönü Üniversitesi, Mersin Üniversitesi, Osmangazi Üniversitesi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Programlarının son sınıflarında örgün öğrenim gören 285 üniversite öğrencisinden (207 kadın, 79 erkek) oluşmaktadır. Araştırmanın verileri "Psikolojik Danışma Öz-Yeterlik Ölçeği", "Mizah Tarzları Ölçeği" ve "Kişisel Bilgi Formu" ile elde edilmiştir. Araştırmada veri toplama araçları ile elde edilen bilgilerin çözümlenmesinde paket program kullanılmıştır. Verilerin analizi sırasında betimleyici istatistikler, İki Yönlü ANOVA, Tek yönlü ANOVA ve bağımsız örneklem t testi kullanılmıştır. Varyans analizi sonucunda bağımsız değişken düzeyleri arasında gözlenen farklılıkların kaynağını bulmak için Tukey Çoklu Karşılaştırma testi gerçekleştirilmiştir. Korelasyon katsayısı ve adımsal regresyon analizi de yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre mizah düzeyleri yüksek olan psikolojik danışman adaylarının psikolojik danışma öz-yeterliklerinin, mizah düzeyleri düşük olan psikolojik danışman adaylarına göre anlamlı biçimde daha yüksek olduğu saptanmıştır. Oturum sayısına göre psikolojik danışma öz-yeterliği incelendiğinde de oturum sayısı arttıkça psikolojik danışma öz-yeterliğinin de yükseldiği görülmüştür. Süpervizyon niceliğinden duyulan memnuniyet açısından incelendiğinde alınan süpervizyon sayısından duyulan memnuniyet arttıkça psikolojik danışma öz-yeterliğinin de anlamlı derecede yükseldiği sonucuna ulaşılmıştır. Süpervizyon niteliğinden duyulan memnuniyet arttıkça da psikolojik danışma öz-yeterliğinin anlamlı derecede yükseldiği görülmüştür. Psikolojik danışman adaylarının psikolojik danışma öz-yeterliği ile kişisel-mesleki gelişim deneyimleri arasındaki ilişki de anlamlı bulunmuştur. Danışan olarak bulundukları psikolojik danışma yaşantısı, cinsiyet ve akademik başarı değişkenlerine göre psikolojik danışma öz-yeterlikleri arasında ise anlamlı farklılıklar görülmemektedir. Psikolojik danışman adaylarının mizah tarzları cinsiyete ve akademik başarıya göre incelendiğinde ise sadece saldırgan mizah tarzında erkek psikolojik danışman adaylarının lehine anlamlı farklılıklara rastlanmıştır. Erkek psikolojik danışman adaylarının kadın psikolojik danışman adaylarına göre saldırgan mizah tarzını kullanma düzeylerinin daha yüksek olduğu bulunmuştur. Cinsiyet ve akademik başarıya göre kendini geliştirici, katılımcı ve kendini yıkıcı mizah tarzlarının; akademik başarıya göre ise saldırgan mizah tarzının anlamlı olarak farklılaşmadığı görülmüştür. Son olarak süpervizyon niceliğinden duyulan memnuniyetin, mizah tarzlarından kendini geliştirici mizah tarzının ve kişisel-mesleki gelişim deneyiminin psikolojik danışma öz-yeterliğinin anlamlı yordayıcıları olduğu bulunmuştur. Diğer taraftan oturum sayısı, süpervizyon niteliğinden duyulan memnuniyet, danışan olarak bulunulan psikolojik danışma yaşantısı, cinsiyet ve akademik başarı değişkenlerinin psikolojik danışma öz-yeterliğini yordamadığı saptanmıştır.

Mesleki gelişmeMizahPsikolojik danışma+5
Begüm Satıcı
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

İletişim fakülteleri öğretim üyelerinin ve öğrencilerinin sayısal vatandaşlık özyeterliklerine ilişkin algılarının değerlendirilmesi

Sayısal teknolojilerin, özellikle internet teknolojisinin, bilgi devrimi sonrasında toplumsal tabana oldukça hızlı bir biçimde yayılması ve çevrimiçi yaşantının bireylerin günlük yaşamının vazgeçilmez bir parçası haline gelmesi sonucu vatandaşlığın yeni bir formu olan sayısal vatandaşlık bireylerin öğrenmeleri ve geliştirmeleri gereken bir yeterlik olarak kendine yer bulmuştur. Özellikle 2000'li yıllarla birlikte bir bütün olarak iletişim ve eğitim sektörlerinin sayısal teknolojilerle iç içe geçmesi, beraberinde iletişim fakültelerinde sayısal teknolojilerin kullanımının yaygınlaştırılması, bu teknolojileri kullanabilecek ve öğretebilecek kişilerin istihdam edilmesi ve sayısal teknolojilere hakim "sayısal vatandaşların" yetiştirilmesi gerekliliğini getirmiştir. Bu bağlamda, bu araştırmanın genel amacı iletişim fakültelerinin birer üyesi olarak öğretim üyeleri ve öğrencilerin sayısal vatandaşlık özyeterlik algılarının belirlenmesidir. Araştırma, betimsel bir çalışmadır. Öncelikle sayısal vatandaşlık ile ilgili alanyazın taraması yapılmıştır. Daha sonra ölçümün yapılabilmesi için Likert tipi bir ölçek geliştirilmiştir. Geliştirilen ölçek üç bölümden oluşmuştur. İlk bölümde bireylere ilişkin genel bilgiler toplanmıştır. İkinci bölümde sayısal vatandaşlığın gerçekleşebilmesi için bir ön koşul olarak bireylerin teknoloji hakimiyetleri ölçülmüştür. Üçüncü bölümde ise Mike Ribble (2008) tarafından ortaya atılan sayısal vatandaşlığın dokuz bileşeni çerçevesinde hazırlanan ifadeler katılımcılara yöneltilmiştir. Daha sonra sorular SPSS aracılığıyla analiz edilmiştir. Ardından örneklem içerisinden gönüllü olan kişilerle yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Nicel ve nitel verilerin yorumlanması ile de bazı çıkarımlarda bulunulmuştur. Katılımcıların genel olarak sayısal vatandaşlık özyeterlik algılarının yüksek olduğu görülmüştür. Bununla birlikte sayısal vatandaşlığın bileşenleri üzerinden cinsiyete, statüye, bölümlere, gelir gruplarına ve unvana göre belirlenen gruplar arasında karşılaştırmalar yapıldığında çeşitli farklılıklar çıkmıştır. Nicel veriler yarı yapılandırılmış görüşme sonucunda elde edilen verilerle karşılaştırıldığında bir fark olduğu gözlemlenmiştir. Bu fark kendisini şu şekilde göstermiştir: Likert ölçeği sonucunda hem öğretim üyelerinin hem de öğrencilerin kendilerini sayısal vatandaşlık konusunda yeterli gördükleri gözlemlenmiştir; ancak yarı yapılandırılmış görüşmelere katılan öğretim üyeleri kendilerini, öteki öğretim üyelerini ve öğrencileri bu konuda yetersiz gördüklerini belirtmişlerdir. Bununla birlikte öğrenciler de yarı yapılandırılmış görüşmeler esnasında öğretim üyelerinin sayısal vatandaşlık konusunda yetersiz olduklarına inandıklarını belirtmişlerdir. Ayrıca katılımcıların üyesi oldukları kurumun ve ayrıca hükümetin konu ile ilgili çalışmalarını yetersiz gördüğü, konuyla ilgili olarak çeşitli eleştirilerinin ve geleceğe ilişkin endişelerinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu da gerek belirtilen farkın sebebinin anlaşılması için fiili durumun ölçülmesini gerekse bireylerin yetersiz gördüğü noktaların ve endişelerinin giderilmesi için çeşitli çalışmaların yapılması gerekliliğini ortaya çıkarmaktadır. Anahtar Kelimeler: Sayısal Vatandaşlık, Sayısal Yerliler, Sayısal Göçmenler, Bilgi Toplumu, Likert Ölçeği.

Bilgi toplumuSayısal iletişimSayısal vatandaşlık+6
Taner Kızılhan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Özel eğitim öğretmen adaylarının ve öğretmenlerinin öz-yeterlik algıları ile kaygı ve tükenmişlik düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmada, özel eğitim öğretmen adaylarının ve özel eğitim öğretmenlerinin yeterlik algıları ile kaygı ve tükenmişlik düzeyleri çeşitli değişkenlere göre incelenmiştir. Katılımcıları, 212 erkek, 416 kadın özel eğitim öğretmen adayı ve özel eğitim öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplamak amacıyla, "Kişisel Bilgi Formu", araştırmacı tarafından geliştirilen "Özel Eğitim Öğretmenliği Yeterlik Anketi", Spielberger ve arkadaşları (1970) tarafından geliştirilen, Türkçe uyarlaması Öner ve Compte (1983) tarafından yapılan "Sürekli Kaygı Ölçeği" ve Yellice-Yüksel, Kaner ve Şekercioğlu (2008) tarafından geliştirilen "Öğretmen Mesleki Tükenmişlik Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma modeli betimsel-bağıntısal olan bu araştırmada veriler SPSS 23 paket programı ile analiz edilmiştir. Betimsel analizlerin yanında, t testi, Anova ve Correlasyon analizleri de yapılmıştır. Araştırmanın bulgularında, yeterlik algısı puan ortalamalarına bakıldığında eğitim durumu, lisans programı ve okul türü değişkenlerinden elde edilen farkların istatistiksel olarak anlamlı olduğu görülmektedir. Kaygı puanları incelendiğinde cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim durumu, lisans programı, meslekte geçen yıl ve okul türü değişkenlerinden elde edilen puan ortalama farklarının anlamlı olduğu görülmektedir. Tükenmişlik puan ortalamalarına bakıldığında, cinsiyet değişkeni puan ortalamasının anlamlı olduğu görülmektedir. Yeterlik, kaygı ve tükenmişlik puan ortalamaları ilişkisel olarak incelendiğinde, yeterlik ile kaygı ve tükenmişliğin negatif yönlü bir ilişkisinin olduğu görülmektedir. Yeterlik arttıkça kaygı ve tükenmişlik azalmaktadır. Anahtar Sözcükler: Özel eğitim, Yeterlik, Kaygı, Tükenmişlik, Özel eğitim öğretmenliği

Aday öğretmenlerEğitim psikolojisiKaygı+6
Hamdi Gönüldaş
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İngilizce okutmanlarının öğretimsel yeterlik algıları ve bu yeterlikleri uygulamaya yansıtma durumları

Bu araştırma İngilizce okutmanlarının öğretimsel yeterlik algılarını ve bu yeterlikleri uygulamaya yansıtma durumlarını belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Nitel araştırma yaklaşımlarından durum çalışmasına göre desenlenen araştırmanın katılımcıları 2014-2015 eğitim öğretim yılında Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) hazırlık sınıflarında derse giren İngilizce okutmanlarıdır. Araştırma verilerinin toplanmasında yarı yapılandırılmış görüşme, yarı yapılandırılmış gözlem, belge incelemesi ve araştırmacı günlüklerinden yararlanılmıştır. Verilerinin analizinde tümevarım analizi ve betimsel analiz teknikleri kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular okutmanların yeterlik algıları ile sınıf içi uygulamaları arasında bazı noktalarda farklılıklar olduğunu göstermektedir. Bu farklılıklar en çok dersin giriş ve sonuç etkinlikleri ile dersin öğretiminde hedef dilin kullanımı boyutlarındadır. Gelişme aşamasında ise çoğunlukla kitaba bağlı kalındığı için okutmanların yeterlikleri uygulama durumları yeterince yorumlanamamıştır. Okutmanların görüş ve uygulamalarında çoğunlukla paralel olan boyutlar ise iletişime dayalı ve rahat bir sınıf ortamı oluşturmak ve öğrencilerle iyi bir iletişim kurmaktır. Okutmanların genel anlamda kendilerini güçlü buldukları yönler okuma ve yazma becerilerinin öğretimi ve öğrencilerle iletişim, geliştirmeye ihtiyaç duydukları yönler dinleme ve konuşma becerilerinin öğretimi ile alandaki gelişmeleri takip etmedir. Anahtar Sözcükler: İngilizce Okutmanı, Öğretimsel Yeterlik, İngilizce Hazırlık Sınıfı.

Dil öğretimiHazırlık sınıflarıMesleki yeterlilik+6
Nurcan İlbaş
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Psikolojik danışman adaylarının özyeterlikleri ile kültüre duyarlılıkları, cinsiyet rolleri ve bilinçli farkındalıkları arasındaki ilişkilerin incelenmesi

Bu çalışmada, psikolojik danışman adaylarının psikolojik danışma özyeterlikleri ile kültüre duyarlı psikolojik danışma yeterlikleri, cinsiyet rolleri ve bilinçli farkındalıkları arasındaki ilişkilerin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2015-2016 Eğitim- Öğretim Yılında Türkiye'de 14 devlet üniversitesinde Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik örgün Lisans programlarının son sınıflarında öğrenim gören 431 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri Psikolojik Danışma Özyeterlik Ölçeği, Kültüre Duyarlılık Algıları Ölçeği, Toplumsal Cinsiyet Rolleri Tutum Ölçeği, Bilinçli Farkındalık Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu ile toplanmıştır. Araştırmanın değişkenleri arasındaki ilişkiler yapısal eşitlik modeliyle analiz edilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre, psikolojik danışman adaylarının psikolojik danışma özyeterlikleri psikolojik danışma uygulaması öncesi aldıkları mesleki derslere ve psikolojik danışma uygulamalarına ilişkin değerlendirmelerine göre farklılaşmaktadır. Kültüre duyarlı psikolojik danışma dersi almış olanların psikolojik danışma özyeterlikleri, dersi almayanlarınkinden anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Yapısal eşitlik modeli bulguları psikolojik danışman adaylarının cinsiyet rolleri ve bilinçli farkındalığının psikolojik danışma özyeterliğini yordamasında kültüre duyarlı psikolojik danışma yeterliğinin kısmi aracılık rolüne sahip olduğunu yansıtmıştır. Psikolojik danışman adaylarının cinsiyet rolleri ve bilinçli farkındalıklarının kültüre duyarlı psikolojik danışma yeterlikleri aracılığıyla psikolojik danışma özyeterliğini yordamasındaki dolaylı etkilerin anlamlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Bilinçli farkındalıkCinsel kimlikDanışmanlar+7
Fuad Bakioğlu
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Koro eğitiminde yapılandırmacı yaklaşımın tutum, öz-yeterlik algısı ve akademik başarıya etkisi

Bu araştırmanın amacı; bir öğrenme kuramı olarak yapılandırmacı yaklaşımın, Müzik Öğretmenliği Programı öğrencilerinin yedi yarıyıl boyunca aldıkları ?Koro? dersine yönelik tutum, öz-yeterlik algısı ve akademik başarılarında ne ölçüde etkili olduğunu tespit etmektir. Araştırmanın yürütülmesinde kontrol gruplu öntest- sontest deneysel araştırma modeli kullanılmıştır. Buna göre araştırmanın çalışma grubunu; İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Öğretmenliği Programı 2010?2011 Eğitim-Öğretim Yılı, Bahar Yarıyılı 2.sınıf (n=30) öğrencileri oluşturmuştur.Araştırmada veri toplama aracı olarak, Tutum, Öz-yeterlik Algısı, Akademik Başarı Ölçeği ve Uzman Görüşü Alma Formu kullanılmıştır. Buna göre öğrenciler; 2010?2011 Eğitim-Öğretim Yılı, Güz Yarıyılı, ?Koro II? dersinde aldıkları akademik başarı puanlarına göre eşleştirme yoluyla denklik gruplarına ayrılmış, deney ve kontrol grupları oluşturulmuştur. Araştırmacı tarafından sekiz hafta ve haftada dört ders saati süresince, deney grubuna (n=15) yapılandırmacı (öğrenci merkezli), kontrol grubuna (n=15) ise geleneksel (öğretmen merkezli) koro eğitimi verilmiştir. Araştırma verilerinin analizi için nonparametrik testlerden faydalanılmış; bu testlerin istatistiksel çözümleri, SPSS.17 paket programıyla yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda;(a)Yapılandırmacı yaklaşıma dayalı koro eğitimi verilen deney grubuyla, geleneksel yaklaşıma dayalı koro eğitimi verilen kontrol grubunun Öz-yeterlik Algısı Ölçeği sontest puanları arasında p<.05 anlamlılık düzeyinde deney grubu lehine farklılaşma olduğu ancak Akademik Başarı sontest puanları arasında ve Tutum Ölçeği sontest puanları arasında (p>.05) anlamlılık düzeyinde bir farklılaşma olmadığı,(b)Yapılandırmacı yaklaşıma dayalı koro eğitimi verilen deney grubunun Tutum Ölçeği öntest-sontest puanları arasında sontest lehine farklılaşma olduğu ve Öz-yeterlik Algısı Ölçeği öntest-sontest puanları arasında sontest lehine farklılaşma olduğu ancak Akademik Başarı Ölçeği öntest-sontest puanları arasında anlamlı bir farklılaşma olmadığı,(c)Geleneksel yaklaşıma dayalı koro eğitimi verilen kontrol grubunun Tutum, Öz-yeterlik Algısı ve Akademik Başarı Ölçeği öntest-sontest puanları arasında anlamlı bir farklılaşma olmadığı sonuçlarına ulaşılmıştır.Anahtar kelimeler: koro, koro eğitimi, yapılandırmacı yaklaşım, tutum, öz-yeterlik algısı, akademik başarı

Akademik başarıAlgıKoro+7
Zeynep Kaya
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Gerçekçi matematik eğitimi yaklaşımının meslek lisesi öğrencilerinin matematik kaygısına, matematik özyeterlik algısına ve başarısına etkisi

Bu araştırmada, Gerçekçi Matematik Eğitimi destekli öğretimin, Ortaöğretim 10. sınıf "Katı Cisimlerin Yüzey Alanları ve Hacimleri" konusunda, öğrencilerin matematik kaygısına, matematik özyeterlik algısına, akademik başarısına ve öğrenilen bilgilerin kalıcılığına etkisi ve GME destekli öğretime ilişkin öğrenci görüşleri incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, Aydın ili Koçarlı ilçesindeki Mustafa Keziban Küçükoğlu Ç.P.A.L'de öğrenim gören 25'i deney ve 24'ü kontrol grubu olmak üzere 49 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen 28 soruluk başarı testi, matematik kaygılarını belirlemek amacıyla Matematik Kaygısı Ölçeği, matematik özyeterlik algılarını belirlemek amacıyla Matematik Özyeterlik Algısı Ölçeği ve deney grubu öğrencilerinin GME yaklaşımına ilişkin görüşlerini belirleyebilmek için görüşme formu uygulanmıştır. Dersler kontrol grubunda mevcut öğretim programına dayalı öğretim ile deney grubunda ise Gerçekçi Matematik Eğitimi destekli öğretim ile yürütülmüştür. Araştırmanın nitel verileri, deney grubu öğrencileri ile yapılan görüşmelerden elde edilmiştir. Elde edilen nicel veriler SPSS 20.0 paket programı ile, nitel veriler ise betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Çalışmada, Gerçekçi Matematik Eğitimi destekli öğretimin, mevcut öğretim programına dayalı öğretime göre öğrenci akademik başarısında daha etkili olduğu ve kalıcılığı olumlu yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca deney ve kontrol grubu öğrencilerinin matematik kaygısı puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark gözlenirken, matematiğe yönelik özyeterlik algısı puan ortalamaları arasında anlamlı bir fark gözlenmemiştir. Öğrencilerin GME yaklaşımına yönelik görüşlerinin olumlu olduğu sonucuna varılmıştır. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Gerçekçi Matematik Eğitimi (GME), Matematik Özyeterlik Algısı, Matematik Kaygısı, Başarı, Kalıcılık.

Gerçekçi matematik eğitimiMatematikMatematik başarısı+6
Gül Demir
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessEN

8th grade students of success of mathhematics and test and mathemati̇cs anxi̇ety, mathemati̇cs self efficacy of investigation

The fundamental aim of this research is to determine the variables which predict math success of eighth grade students in secondary school. Besides, it is also aimed to examine math success, test and math anxiety and math self efficacyin terms of the variables which are gender, school's TEOG math success level, educatıonal status of mother and father, financial status of the family, perception of math achievement, attending to private teaching centres / study centre and taking private lessons in math. The research was conducted with the participation of 314 students in total that comprise 156 male (49,7%) and 158 (50,3%) female students from İzmir province. Personal information form, Math Anxiety Scale for Secondary School Students, Westside Test Anxiety Scale and Math Self EfficacyScale. Test were used as data gathering tools. Due to normal distribution of thedata, t-test and one-way analysis of variance was applied. Furthermore, Pearson correlation coefficients were calculated and regression analysis were conducted. As a result of the research, medium-level and positively significant correlations were determined between math success and math self efficacy. Medium-level andnegatively significant correlation were determined between math success and testanxiety. Moreover, it was revealed that 34% of variance in mathematics successwas explained respectively by math self efficacy, math and test anxiety. Medium-level and positively significant correlations were determined between TEOG math success and math self efficacy. Medium-level and negatively significant correlation were determined between TEOG math success and test anxiety.Moreover, it was revealed that 31% of variance in mathematics success was explained respectively by math self efficacy, math and test anxiety. KEY WORDS: Test and Maths Anxiety, Maths Self Efficacy, Math Success,TEOG Math Success

AnxietyMathematicsMathematics achievement+6
Hatice Nurgül Delioğlu
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin fen öğretimine yönelik öz yeterlik inançları ile öğrencilerin fen dersi tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada sınıf öğretmenlerinin fen öğretimine yönelik öz yeterlik inançları ile öğrencilerin fen dersine yönelik tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. İlişkisel tarama modeli kullanılan araştırmada çalışma grubunu belirlemek üzere küme örnekleme stratejisi kullanılmıştır. Bu kapsamda 55 öğretmen ve bu öğretmenlerin 1041 öğrencisi araştırmanın çalışma grubunu oluşturmuştur. Araştırma verileri Fen ve Teknoloji Dersi Öz Yeterlik Ölçeği (Bıkmaz, 2002) ile Fen ve Teknoloji Dersi Tutum Ölçeği (Yaşar ve Anagün, 2008) kullanılarak toplanmıştır. Öğretmen grubundan elde edilen araştırma verilerinin analizinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, t-testi ve ANOVA teknikleri kullanılmıştır. Öğrenci grubundan elde edilen araştırma verilerinin analizinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, Mann Whitney U ve Kruskal Wallis Testi kullanılmıştır. Ayrıca öz yeterlik inanç düzeyi ile fen dersine yönelik tutumlar arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığını belirlemek için Pearson korelasyon katsayısı hesaplanmıştır. Araştırma sonucunda sınıf öğretmenlerinin fen bilgisi dersine yönelik öz yeterlik inançlarının yüksek olduğu bulunmuştur. Bununla birlikte sınıf öğretmenlerinin cinsiyetleri, mesleki kıdemleri, mezun oldukları fakülte türü, görev yaptıkları okul türüne ve öğretmenlik mesleklerini isteyerek yapmalarına göre fen bilgisi dersine yönelik öz yeterlik inançlarının istatistiksel olarak değişmediği belirlenmiştir. İlkokul öğrencilerinin fen bilimleri dersine yönelik olumlu tutuma sahip olduğu bulunmuştur. Bu kapsamda kız öğrenciler, şehir merkezindeki öğrenciler ve fen ile ilgili mesleği seçmek isteyen öğrencilerin tutum puanları diğerlerine göre daha yüksektir. Ayrıca ailelerin gelir düzeyi ve öğrenim durumu yükseldikçe fen bilimleri dersine yönelik tutumları da artmaktadır. Sınıf öğretmenlerinin fen öğretimi öz yeterlik inanç düzeyleri ile öğrencilerinin fen dersine yönelik tutumları arasında anlamlı bir ilişki olmadığını sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Fen öğretimi öz yeterlik inancı, fene yönelik tutum, öğrenci tutumu, öğretmen öz yeterliği

Fen bilgisi eğitimiFen bilgisi öğretimiMesleki yeterlilik+7
Ali Çibir
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin öz-yeterlik inançları ile işe yabancılaşmaları arasındaki ilişki

Bu çalışmada öğretmenlerin öz-yeterlik inançları ile işe yabancılaşmaları arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. İlişkisel tarama modelinde desenlenen araştırmanın örneklemi, Kütahya il merkezinde resmi ilkokul ve ortaokullarda görev yapan 395 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmada Öğretmen Öz-Yeterlik Ölçeği ve İlköğretim Okulu Öğretmenlerinin İşe Yabancılaşması Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde; betimsel istatistikler, t testi, ANOVA, Kruskal Wallis H Testi, Mann Whitney U Testi, Pearson korelasyon katsayısı ve çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Öğretmenlerin öz-yeterlik inançları "oldukça yeterli" düzeydedir. Öğretmenlerin öz-yeterlik inançları evli öğretmenler ve branş öğretmenleri lehine bazı alt boyutlar açısından anlamlı biçimde farklılaşmakta; ancak cinsiyetlerine, kıdemlerine, okullarındaki öğretmen sayısına, öğrenim durumlarına ve okullarındaki hizmet süresine göre anlamlı biçimde farklılaşmamaktadır. Öğretmenlerin en fazla okula yabancılaşma boyutunda "bazen", daha sonra sırasıyla güçsüzlük boyutunda "nadiren", yalıtılmışlık ve anlamsızlık boyutlarında "hiçbir zaman" düzeyinde işe yabancılaşma yaşadıkları belirlenmiştir. Öğretmenlerin işe yabancılaşma düzeyleri erkek, bekar, lisansüstü eğitim alan, 20-39 arası olan okullarda görev yapan ve branş öğretmenleri lehine bazı boyutlarda anlamlı biçimde farklılaşmakta; ancak kıdemlerine ve okullarındaki hizmet süresine göre anlamlı biçimde farklılaşmamaktadır. Öğretmenlerin öz-yeterlik inançları ile işe yabancılaşmaları arasında negatif yönde anlamlı ilişkiler bulunmuş ve öz-yeterlik inançlarının işe yabancılaşmalarını anlamlı biçimde yordadığı sonucuna ulaşılmıştır.

YeterlilikÖz yeterlilik algısıÖğretmenler+1
Musa Kartal
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin 4. sınıf fen ve teknoloji dersi alt branşlarına (fizik, kimya ve biyoloji) yönelik öz - yeterliklerinin incelenmesi

Bu araştırmada; sınıf öğretmenlerinin 4. sınıf fen ve teknoloji dersi alt branşlarına yönelik öz-yeterlik düzeyleri ile öğretmenlerin tanımlayıcı özelliklerine göre alt branşlarına yönelik öz-yeterlik düzeyleri ve aralarındaki ilişkiler incelenmiştir. Araştırma karma modelli olup, veri toplama araçları olarak 'Fizik Konuları Öz-yeterlik Ölçeği', 'Kimya Konuları Öz-yeterlik Ölçeği', 'Biyoloji Konuları Öz-yeterlik Ölçeği', Kişisel Bilgi Formu ve Görüşme Formu kullanılmıştır. Örneklemi, Ankara Yenimahalle ilçesindeki özel ve devlet, ilkokullarında çalışan ve rastgele seçilen 544 öğretmenden oluşmaktadır.Ölçeklerden elde edilen veriler, betimsel istatistik metotları; ANOVA, t testi ve sonrasında farklılıkları belirlemek üzere tamamlayıcı post-hoc analizi olarak Tukey testi kullanılmıştır. Sürekli değişkenler arasında doğrusal ilişkinin şiddeti ve yönünü belirlemek üzere Pearson Korelasyon ve regresyon analizi uygulanmıştır. Araştrımada önce anketle pilot uygulama yapılarak, ölçek çalışma grubu üzerinde uygulanmış, ölçeğin faktör yapısı incelenmiş, açımlayıcı faktör analizi (AFA) yapılarak yapı geçerliği test edilmiştir. Madde-test puanı korelasyonları, iç tutarlık katsayısı Cronbach Alfa hesaplanmıştır. Faktör analizi sonucunda 'Fizik Konuları Öz-yeterlik Ölçeği' KMO=.910 olarak üç faktörlü ve C. alpha .916 olduğu; 'Kimya Konuları Öz-Yeterlik Ölçeği' KMO=.921 olarak iki faktörlü ve C.alpha .914 olduğu; 'Biyoloji Konuları Öz-yeterlik Ölçeği' KMO=.940 olarak iki faktörlü ve C. alpha değerinin .929 olduğu saptanmıştır. 'Genel kimya kuları öz-yeterlik' düzeyi ile 'Genel fizik konuları öz-yeterlik' düzeyleri arasında pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu (r= .70; p<.05), 'Genel biyoloji konuları öz-yeterlik' düzeyi ile 'Genel fizik konuları öz-yeterlik' düzeyleri arasında, pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu (r= .70; p<.05) ve 'Genel biyoloji konuları öz-yeterlik' düzeyi ile 'Genel kimya konuları öz-yeterliği' düzeyleri arasında yüksek pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu bulunmuştur.(r=0.81; p<.05). Araştırma sonucunda öğretmenlerin fen ve teknoloji dersi alt branşlarına yönelik öz-yeterlik puanları ortalamalarının yüksek düzeyde olduğu, demografik özelliklerden cinsiyetlerine göre; biyoloji, kimya ve fizik konuları için özyeterlik düzeylerinin ortalamalarının; kadın öğretmenlerin öz-yeterlik düzeylerinin erkek öğretmenlerden daha yüksek olduğu, mesleki kıdemlerine göre; biyoloji ve kimya konuları için özyeterlik algısının 6-10 yıl kıdemi olanlarla 'Fizik konuları' öz-yeterlik algısının 16-20 yıl kıdemi olan öğretmenlerde en yüksek olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, mezun olduğu fakülteye göre; eğitim fakültesi mezunların ortalamasının 'Biyoloji konuları'nda diğer fakülte mezun olanların ortalamasından yüksek olduğu, mezun olduğu lise türü, öğretmenlik statüsü, çalıştığı okulda akıllı tahta teknolojisinin olması gibi değişkenlerde, biyoloji, fizik, kimya konuları öz-yeterlik düzeylerinide anlamlı düzeyde farklılaşma olmadığı dikkat çekmiştir. Anahtar Kelimeler: Fen ve teknoloji, öğretmen özyeterliği, öz-yeterlik

Fen ve teknoloji dersiMesleki yeterlilikSınıf öğretmenleri+5
Yüksel Çabuk
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul matematik öğretmenlerinin öz yeterlik algılarının ve mesleki iş birliği algılarının OECD ülkeleri ile karşılaştırılması

Bu çalışmada OECD ülkeleriyle Türkiye ortaokul matematik öğretmenlerinin öz yeterlik algıları ve okul ortamlarındaki mesleki iş birliği algıları karşılaştırılmıştır. Araştırmada 2018 Uluslararası Öğretme ve Öğrenme Anketinin (TALIS- The Teaching and Learning International Survey) verileri kullanılmıştır. Bu verilere OECD tarafından oluşturulmuş veri tabanlarından ulaşılmıştır. TALIS 2018 uygulaması 15.498 öğretmenin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Ankete katılan öğretmenlerden toplam 5922' si ortaokul matematik öğretmeni olup 238'i Türkiye'de görev yapmaktadır. Elde edilen verilerde ortaokul matematik öğretmenlerinin öz yeterlikleri ve mesleki iş birliklerini etkileyen faktörler Sosyal Bilimler İstatistik Programı (SPSS) programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde parametrik olmayan istatistiksel analizlerden çapraz tablo analizi sıklıkla kullanılmış ve bunun yanında korelasyon analizi yapılarak değişkenler arasındaki ilişki incelenmiştir. Ortalamalar arasındaki farkı incelemek için tek yönlü varyans analizi (ANOVA) yapılmıştır. ANOVO testiyle gruplardan en az birinin diğerlerinden farklılığı test edilmiştir. Sonunda istatistiksel olarak anlamlı bir p değeri bulunduğunda (p<0,05) gruplar arasında fark olup olmadığını görmek için çoklu karşılaştırma testleri (Post-hoc testi) kullanılmıştır. Araştırmadan ulaşılan bulgulara göre öz yeterlik algılarının sınıf yönetimi, öğretim ve öğrenci katılımı boyutlarına göre Türkiye ortaokul matematik öğretmenlerinin ortalamalarının OECD ülkelerine kıyasla daha yüksek sonuçlar verdiği görülmüştür. Ayrıca OECD ülkelerinin genelinde ve Türkiye'de öz yeterlik algılarının cinsiyete göre istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar gösterdiği görülmüştür. Tüm yeterlik çeşitlerinde kadın öğretmenlerin öz yeterlik algıları erkeklerden anlamlı bir şekilde yüksek çıkmıştır. Türkiye ile OECD ülkelerindeki ortaokul matematik öğretmenlerinin öz yeterlik algıları mesleki deneyime göre incelendiğinde Türkiye'de ve diğer birçok OECD ülkesinde anlamlı, pozitif, zayıf bir korelasyon tespit edilmiştir. Türkiye ile OECD ülkelerindeki öğretmenlerin iş birliğine dair ortalamalarına bakıldığında kimi ülkelerle anlamlı farklar saptanmış olup Türkiye'deki öz yeterlik algıları birçok ülkeye göre yüksek olmasına rağmen iş birliğine dair algılarının düşük çıktığı görülmüştür.

Branş öğretmenleriMatematik eğitimiMatematik öğretimi+7
Müberra Kursav
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Factors affecting EFL academic achievement: Relationship among learners' communication styles, self-efficacy and sympathetic tendency

The aim of the study is to investigate communication styles, self-efficacy, and the sympathetic tendency of EFL learners. The study researched the possible relationships among age, grade, gender, academic achievement in English, communication styles, self-efficacies, and sympathetic tendencies. 596 EFL learners in Gaziantep High School in Turkey constituted the sample. In this study, the quantitative method was used and the design was arranged as correlational. Data collection tools are "Communication Styles Scale", "Self-Efficacy Scale", and "Sympathetic Tendency Scale". The Cronbach's Alpha scores for all scales were calculated, descriptive statistics (mean, standard deviation, minimum, and maximum) were presented and normality test was carried out. One-way analysis of variance for independent samples and ANOVA were implemented for the analysis of questions related to age and grade, independent samples t-test was used for gender-related analysis, and Pearson product-moment correlation was used to correlate academic achievement and variables. Kruskal Wallis H-test was implemented for the relationship between age and self-efficacy as self-efficacy did not show normal distribution. According to the results, learners' age, grade, gender, and academic achievement in English were not related to their communication styles, self-efficacies, and sympathetic tendencies. While self-efficacy was correlated positively with assertive and openly aggressive behavior styles, but negatively with passive behavior, and it isn't related to concealed aggressive behavior. Sympathetic tendency was related to neither self-efficacy nor communication styles. Keywords: Foreign language, communication style, self-efficacy, sympathetic tendency, achievement of English

Academic achievementSuccessLanguage education+7
Huriye Yaşar
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarındaki öğretmelerin bilgisayar öz-yeterlilik algıları ile bilgisayar destekli öğretim yönteminin yararına ilşkin inançları arasındaki ilişki

Bu çalışmada, en az 3 yıldır Bilgisayar Destekli Öğretim Yöntemini kullanan toplam 84 ilköğretim öğretmenlerinin birinci aşamada bilgisayar öz-yeterlik algılarının ne olduğu ve cinsiyetlerine, kıdemlerine ve branşlarına göre ferklılık gösterip göstermediği araştırılmıştır. İkinci aşamada ise söz konusu öğretmenlerin BDÖ yönteminin yararına ilişkin inançlarının ne olduğu ve cinsiyetlerine, kıdemlerine ve branşlarına göre ferklılık gösterip göstermediği araştırılmıştır. Son olarak da bu öğretmenlerin BDÖ yönteminin yararına ilişkin inançları ile bilgisayar öz-yeterlik algılan arasındaki ilişki araştırılmıştır. Araştırmanın örneklemi, BDÖ yöntemini en az 3 yıldır etkin olarak kullanan 1 özel, 4 devlet okulunda görev yapan farklı branşlardaki 84 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri, araştırmacı tarafindan geliştirilen iki ayrı ölçek ile toplanmıştır. Birincisi, "Bilgisayar Destekli Öğretim Yönteminin Yararlarına İlişkin inançları Belirlemeye Yönelik Ölçek", ikincisi ise, "Bilgisayar Öz-yeterlik Algısı Ölçeği"dir. Araştırmada problem ve alt problemlere cevap ararken yüzde, frekans, t- testi, tek yönlü varyans analizi, Scheffe testi ve Pearson korelasyon katsayısı hesaplama yöntemleri kullamlrmştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre; BDÖ yöntemini en az 3 yıldır kullanan öğretmenlerin BDÖ yönteminin yararına ilişkin inançlarına ait puanlarının ortalaması, katılıyorum seçeneğine (4 değeri) çok yalan olan 3.87 olarak bulunmuştur. Bu da öğretmenlerin bilgisayar destekli öğretim yönteminin yararına inandıklarım göstermektedir. Öğretmenlerin BDÖ yönteminin yararına ilişkin inançlarının cinsiyetlerine, kıdemlerine ve branşlarına göre değişmediği saptanmıştır. Öğretmenlerin bilgisayar öz-yeterlik algı puanlan ortalaması 3.65 olarak bulunmuştur. Bu sonuç, öğretmenlerin bilgisayar öz-yeterlik algı puanlarının yüksek olduğunu göstermiştir. Öğretmenlerin bilgisayar öz-yeterlik algılan cinsiyet ve branşa göre değişmezken, kıdeme göre değişmektedir. 3-10 yıllık deneyime sahip olan 111öğretmenlerin bilgisayar öz-yeterîik algılarının 21 yıl ve üzerinde olan gruba göre daha yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. BDÖ yöntemini kullanan öğretmenlerin bilgisayar öz-yeterlik algı puanlan ortalaması ile BDÖ yönteminin yararına ilişkin inançlarına ait puanlarının ortalamasının yüksek çıktığı görülmüş ve bilgisayar öz-yeterîik algılan ile BDÖ yönteminin yararına ilişkin inançları arasında pozitif bir ilişki olduğu saptanmıştır. Bu sonuç, öğretmenlerin bilgisayar öz-yeterlik algılarının yüksek olmasının, BDÖ yönteminin yararına inanma düzeylerini de olumlu yönde etkilediğini göstermektedir. IV

Bilgisayar destekli öğretimBilgisayar kullanımıTeknoloji kullanımı+6
Özgür Şensoy
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Yapıcı sapkın iş yeri davranışlarının örgütsel güven, algılanan örgütsel destek ve öz yeterlik açısından incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, örgütsel güvenin, algılanan örgütsel desteğin ve öz yeterliğin yapıcı sapkın iş yeri davranışları üzerinde etkili olup olmadığını araştırmaktır. Bunun yanı sıra, algılanan örgütsel desteğin, yapıcı sapkın iş yeri davranışları üzerindeki etkisinde, öz yeterliğin düzenleyici rolünün olup olmadığı da incelenmiştir. Araştırmanın değişkenleri, yapıcı sapkınlık, yapıcı sapkınlıkla ilişkili diğer yapılar ve bu yapılarla bağlantılı olan teorik ve deneysel kanıtlara dayanarak seçilmiştir. Ayrıca, literatür incelenebildiği kadarıyla yapıcı sapkınlığın, örgütsel güven, algılanan örgütsel destek ve öz yeterlik gibi değişkenlerle olan ilişkinin bütünsel olarak ele alındığı bir çalışmaya rastlanmamıştır. Ele alınan değişkenler arasındaki ilişkileri araştırmak yoluyla, konuya dikkat çekilmesi, bazı boşlukların giderilmesi hedeflenmiştir. Bu kapsamda geliştirilen hipotezler, Ankara'daki özel banka çalışanlarından oluşan 301 kişiden toplanan veri ile test edilmiştir. Araştırma verisi, anket yöntemi ile toplanmıştır. İlk olarak toplanan verinin ve ölçeklerin uygunluğunu test etmek amacıyla faktör analizleri, geçerlik ve güvenilirlik analizleri yapılmıştır. Sonrasında çalışmanın modelinde yer alan değişkenler arasındaki doğrudan etkilerin test edilebilmesi için basit doğrusal regresyon, çoklu regresyon ve düzenleyici etkinin test edilebilmesi için hiyerarşik regresyon analizleri uygulanmıştır. Yapılan analiz sonuçlarına göre, algılanan örgütsel destek ve öz yeterliliğin yapıcı sapkın iş yeri davranışlarının her bir boyutu üzerindeki olumlu etkisi kanıtlanmıştır. Çalışma arkadaşlarına güven, hem yenilikçi hem kişiler arası yapıcı sapkın davranışlar sergileme eğilimi üzerinde etkilidir. Kuruma güven yenilikçi yapıcı sapkın işyeri davranışlarını olumlu yönde etkilemekte iken, yöneticiye güven kişiler arası yapıcı sapkın davranış sergileme eğilimini arttırmaktadır. Bununla birlikte örgütsel güvenin alt boyutlarının mücadeleci yapıcı sapkın davranışlar sergileme eğilimi üzerinde etkisine rastlanmamıştır. Son olarak algılanan örgütsel desteğin kişiler arası yapıcı sapkın iş yeri davranışları üzerindeki etkisinde öz yeterliğin düzenleyici bir rolünün olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Yapıcı Sapkın İş Yeri Davranışı, Örgütsel Güven, Algılanan Örgütsel Destek, Öz Yeterlik

Algılanan destekAlgılanan örgütsel destekSapkınlık+4
Duygu Uysal
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessEN

Effects of podcasts on language learning beliefs and self-efficacy perceptions of first-year Turkish university students

This mixed method study described the language learning beliefs and self-efficacy perceptions of first-year Turkish university students engaged in learning English as a foreign language. It focused on beliefs and self-efficacy perceptions they held before and after using podcasts as language learning objects for twelve weeks, and compared the results to find out whether there was a significant change. It also focused on the description of participants? views and feelings concerning podcasts and related tasks that were covered by the program. In order to investigate learners? self-efficacy perceptions of and beliefs about foreign language learning, Turkish versions of two questionnaires were distributed to 187 Turkish university students (purposive sampling): the BALLI to investigate language learning beliefs, and the English Self-Efficacy Scale to analyze the perceived self-efficacy of English. Both instruments were given before and after the twelve-week podcast-based language learning program. Participants also filled in the Podcast Evaluation form four times during the course to express their views and feelings about repetitive listening to podcasts and doing related tasks. Sixteen participants (proportional quota sampling) were interviewed at the beginning and at the end of the course with the aim of triangulation and gaining deeper understanding of the process. The quantitative data were analyzed by using descriptive statistics and Wilcoxon signed rank test. The data from two rounds of interviews were analyzed by following coding procedures. Detailed analysis of data revealed that podcasts had positive effects on certain types of language learning beliefs and English self-efficacy perceptions. Descriptive analysis showed that participants had a great diversity of beliefs. Although some beliefs seemed to be interrelated and reflecting meaningful patterns, contradictory beliefs were also reported. Generally, participants had positive views about the podcasts and related tasks. However, the treatment improved self-efficacy perceptions concerning basic level skills and not advanced ones.Keywords: Podcast, Listening, Language Learning Beliefs, English Self-Efficacy Perception

Study of languagesLanguage learning beliefsLanguage learning methods+7
Süleyman Başaran
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin üstbiliş becerileri, matematik özyeterlikleri ve matematik başarısı arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı; ortaokul öğrencilerinin kullandıkları üstbilişsel beceriler, matematik özyeterlikleri ve matematik başarıları arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. Bu çalışmaya 190 ortaokul 7. sınıf öğrencisi katılmıştır. Araştırma ilişkisel model desenle desenlenmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak, 'Öğrenmede motive edici stratejiler ölçeği'nin alt ölçeği olan üstbiliş (metabiliş) ölçeği ile öz yeterlik kaynakları ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada yer alan değişkenler üstbilişsel beceriler, matematik öz-yeterliği ve matematik başarısıdır. Bu değişkenlerden matematik başarısı bağımlı değişken, üstbiliş becerileri ve matematik özyeterlikleri bağımsız değişkendir. Öğrencilerin matematik başarılarının cinsiyet değişkenine göre anlamlı farklılığını incelemek için bağımsız gruplar t testi, değişkenler arası ilişkinin saptanması için pearson korelasyon analizi, üstbilişsel beceriler ve matematik öz-yeterliğinin matematik başarısı üzerindeki yordama gücü basit doğrusal regresyon analizi ve çoklu doğrusal regresyon analizi ile incelenmiştir. Araştırmanın bulgularına göre; öğrencilerin cinsiyet değişkenine göre matematik puanları arasında anlamlı farklılığın olmadığı ortaya çıkmıştır. Ayrıca öğrencilerin üstbiliş becerileri ve matematik özyeterlik inançlarına ilişkin her bir değişkenin matematik başarısını yordama gücüne bakıldığında; katılımcıların matematik başarılarının yaklaşık %18'inin üstbiliş becerileri tarafından, matematik özyeterlik alt boyutlarından alınan puanların matematik başarısının yordanmasına ilişkin adımsal çoklu regresyon analizi sonuçlarına göre dört boyut birlikte ele alındığında kişisel deneyimler alt boyutu tek başına matematik başarısına ilişkin toplam varyansın yaklaşık %60'ını açıklamaktadır. Diğer alt boyutlar regresyon analiz hesaplanma dışına tutulmuştur. Öğrencilerin üstbiliş becerileri ve matematik özyeterlik inançlarının birlikte matematik başarısını yordama gücüne bakıldığında, katılımcıların matematik başarılarının yaklaşık %52'sini yordadığı görülmektedir.

Bilişüstü beceriMatematikMatematik başarısı+5
Tuba Deniz
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessEN

The relationship between writing self-efficacy and writing performance in a university English preparatory course

Students have to deal with many problems while writing essays as it requires a lot of skills at once. Therefore, there are many points to consider during the writing process and how students feel about their writing skills is one of the most crucial factors that affects their writing performance; hence, writing self-efficacy should be investigated in detail. In addition, some students may feel less efficacious about their writing skills which can be caused by a number of problems they face while writing. Consequently, these problems should be understood by teachers to help students overcome them so that their writing performance and writing self-efficacy can be improved. The purpose of this study is to identify the preparatory school students' writing self-efficacy beliefs and the relationship between their level of writing self-efficacy and writing performance. It also aims to find out if there is a relationship between the students' writing self-efficacy and their level of English. Besides these, it further tries to investigate the problems the students face while writing essays. This study is both a descriptive and correlational study which lasted 7 weeks. 22 preparatory school students at Hasan Kalyoncu University, Gaziantep, were chosen by using convenience sampling strategy for the study. At the beginning of the study, a questionnaire with close–ended items was administered to see whether participants were aware of writing self-efficacy beliefs. The same questionnaire was administered at the end of the study to find out to what extent the students showed improvement in their writing self-efficacy beliefs in accordance with their level of English. The students' exam results were also acquired in order to understand whether there was a relationship between their level of writing self-efficacy and writing performance. Moreover, 7 students with lower level of writing self-efficacy were chosen and asked to write one essay by applying thinking aloud protocol in order to identify the problems they faced while writing essays. The data gathered from thinking aloud protocols were supported by analyzing the minute papers students wrote after writing the essay in order to learn more about their opinions about the writing process. The quantitative data were analyzed by using descriptive statistics and the qualitative data were analyzed through content analysis. The analysis revealed that although students were not fully unaware of their writing self-efficacy beliefs at the beginning of the study, there was a positive change in their writing self-efficacy beliefs after completing one particular proficiency level. Moreover, it was found out that there was a significant positive correlation between the students' writing self-efficacy and their writing performance. Finally, the findings from thinking aloud protocols and minute papers showed that the students with lower level of writing self-efficacy faced a lot of basic problems in terms of brainstorming, introduction, body paragraphs, conclusion, grammar and vocabulary and they were analyzed in depth to have a deeper understanding about their writing performance. Keywords: Writing self-efficacy, writing performance, writing problems, English preparatory school students.

Skill performancePreparatory schoolComposition+7
Hayriye Sakarya Akbulut
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessEN

A case study on the effects of teacher-structured out-of-class ict activities on listening skills, motivation and self-efficacy

The current study was designed inorder to investigate the effects of out-of-class ICT activities, which are implemented in a blended manner with the regular listening and speaking course, on students' listening proficiency, intrinsic motivation and self-efficacy perceptions related to listening. bot quantitative and qualitative research methods were utilized to have more reliable results. The participants were 26 preparation class students at English Language Teaching Department, Çukurova University. The participants engaged in extensive out-of-class activities arranged and assigned by the instructor through a class blog and English podcasts for seven months. at the beginning of the study, the participants filled out an out-of-class activities questionnaire to have a general opinion about what kind of out-of-class activities they are involved in, and throughout the study, they assessed the activities and their performances through Intrinsic Motivation Inventory. At the end of the study, the participants also evaluated their self-efficacy in listening and speaking skills retrospectively and currently by filling out a self-efficacy scale, and they were interviewed about the advantages and disadvantages of the implementation to gain a deeper insignt about the effects of the study. Throughout the study, two learning logs investigation the participants' opinions about their own learning processes were administered as well. In order to investigate if there was any improvement in their listening skill proficiency, three achievement tests were utilized. The quantitative data collected through the out-of-class activities questionnaire and the self-efficacy scale were analyzed descriptively first. In order to investigate if there was any change in students' self-efficacy perceptions and in their motivation levels, the Wilcoxon Signed Rank Test was utilized to compare the results. In order to evaluate the achievement test results Repeated Measures ANOVA was utilized. The learning logs and the interviews were analyzed qualitatively. Detailed analyses of quantitative and qualitative data revealed that teacher-structured out-of-class ICT activities, mainly podcasts in this study, used in a blended design with the regular course have positive effects on students' listening proficiency, intrinsic motivation and self-efficacy perceptions. Keywords: Out-of-class activities, podcast, listening skills, intrinsic motivation, selfefficacy perception

Information technologyListening skillEfficiency+7
Ayşe Görgün
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessEN

The study of the mobbing behaviours and the level of burnout that psychological counselors perceive and their self-efficacy in psychological consultancy

This study through which the mobbing behaviours and the level of burnout that psychological counselors perceive and their self-efficacy in psychological consultancy have been examined with regard to some parameters is a descriptive research figured in terms of the relational screening model. Psychological counselors who worked in (primary, secondary, high schools and counseling and research center) in Gaziantep city center during 2015-2016 School Year consisted of the population of the study. In the study, the sample was formed by working with 286 psychological counselors. In order to gather data in the study, "Mobbing Scale for Teachers" which is developed by Tanhan and Çam (2009), "Maslach Burnout Inventory" which is developed by Maslach and Jackson (1986) and which is a form adapted to Turkish by having Girgin (1995) reliability and validity for the first time, "Psychological Consultancy Self-Efficacy Scale" which is developed by Lent et al. (2003) and which is a form adapted to Turkish, "Demographic Information Form" which is developed by the researcher were used. The data gathered in the study were processed to SPSS 21 program and the range normalcy was tested and some statistical processes were conducted such as t test, the variance analysis, correlation and regression analysis. As a result of data analysis; it has been observed that there is a significant relationship between the scores with regard to the mobbing behaviours and the level of burnout that psychological counselors perceive and their self-efficacy in psychological consultancy, the total number of multiple regression analysis related to the fact that psychological counselors predict the level of self-efficacy in psychological consultancy accounts for 22 per cent of the total variation but these scores do not significantly differ in terms of the variables of gender and undergraduate program which was graduated from. The findings obtained have been discussed in the considerate of related literature and recommendations have been offered. Keywords: Psychological counselor, mobbing, burnout, self-efficacy

PerceptionConsultantsMobbing+7
Habibe Yıldız Yüksel
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessEN

Causal attributions and self-efficacy beliefs of efl learners at Mersin University English Preparatory School

The aim of this study was to investigate the learners' causal attributions for success and failure, the different attributional patterns between success-oriented and failure-oriented learners, the participants' self-efficacy beliefs about learning English and the relationship between causal attributions and self-efficacy beliefs. The participants of the study were 150 students studying English at preparatory class at Mersin University. Three questionnaires were admisinistered to the participants; LAAS (Language Achievement Attribution Scale), CDSII (Causal Dimension Scale II), and Questionnaire of Self-efficacy. Causal attributions for success and failure were ability, effort, task difficulty, mood, luck and the teacher in LAAS. The attributions were analyzed in terms of the dimensions of locus of causality (internal-external), stabilty (stable-unstable), personal control dimension and external control dimension. Self-efficacy questionnaire had 32 items asking the participants how well they think they can carry out the given tasks in English. It was explored in the study that 75,3% of the participants percieved themselves as unsuccessful (failure-oriented). The results of the study indicated that the participants in general tend to attribute their achievement to external reasons like task difficulty. The difference between success-oriented and failure-oriented participants showed that success-oriented learners were more likely to make ability attribution while failure-oriented learners made task difficulty attribution. The dimensions of the causal attributions were analysed and according to the results success-oriented learners' attributions were more internal, stable, and personally controllable in comparison to the failure-oriented group. Another result of the study concerned self-efficacy beliefs. The results of the study showed that participants in general had a high self-efficacy forlearning language and their self-efficacy beliefs receptive and productive skills were nearly the same. The last purpose of the study was to uncover the relationship between attributions and self-efficacy beliefs. According to the results, the participants with higher self-efficacy beliefs attributed their success to more internal and personally controllable causes. Keywords: Causal attributions, dimensions of causal attributions, self-efficacy beliefs, success-oriented learners, failure-oriented learners.

Preparatory schoolMersin UniverstyCausal attribution+7
Özlem Duran
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Karakter eğitiminde öğretmen niteliklerinin ve özyeterlik algılarının incelenmesi

Öğretmenlerin öğrencilerde karakter ve ahlakın gelişimine katkı sağlayacak şekilde mesleki ve kişisel gelişim açısından yeterli olmaları büyük önem taşımaktadır. Bu araştırmada sınıf öğretmenlerinin, karakter eğitiminde öğretmenin sahip olması gereken niteliklere ilişkin görüşlerinin ve bir karakter eğitimcisi olarak öz-yeterlik algılarının incelenmesi amaç edinilmiştir. Bu doğrultuda sınıf öğretmenlerinin bir karakter eğitimcisi olarak öğretmenin sahip olması gereken niteliklere ilişkin görüşleri ve bu niteliklere ilişkin öz-yeterlik algıları incelenmiş; cinsiyet, mesleki kıdem ve mezun olunan okul türü bakımından karşılaştırmalar yapılmış ve katılımcıların karakter eğitimine yönelik görüş ve önerileri alınmıştır. Karma yöntem araştırması olarak düzenlenen araştırmanın örneklemini, Adana ili Merkez ilçelerinde (Seyhan, Çukurova, Yüreğir, Sarıçam) yer alan ve üç farklı sosyo-ekonomik düzeydeki (alt-orta-üst) 23 devlet okulunda yansız olarak belirlenen toplam 301 sınıf öğretmeni oluşturmuştur. Çalışmada katılımcıların karakter eğitiminde öğretmen niteliklerine ilişkin görüşlerini belirlemek amacıyla araştırmacı tarafından Karakter Eğitiminde Öğretmen Nitelikleri Ölçeği (KÖNYÖ) geliştirilmiş ve 2014-2015 Öğretim yılında belirlenen katılımcılara uygulanmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda ise verilerin toplanmasında yarı-yapılandırılmış görüşme formları kullanılmış ve ölçeğin uygulandığı okullardan gönüllülük esasına göre belirlenen 15 sınıf öğretmeniyle görüşmeler yapılmıştır. Nicel veriler için Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi, Mann Whitney- U Testi ve Kruskal Wallis H Testi kullanılmış, nitel veriler ise içerik analiziyle çözümlenmiştir. Verilerin analizi sonucunda, sınıf öğretmenlerinin karakter eğitiminde öğretmen niteliklerine önem verme düzeyleri ile bu nitelikler bağlamında öz-yeterlik algıları arasında önem verme düzeyi lehine anlamlı farklılık olduğu, sınıf öğretmenlerinin bu niteliklere önem verme düzeylerinin cinsiyete göre değerlendirildiğinde kadın öğretmenler lehine anlamlı farklılıklar olduğu ancak öz-yeterlik algılarının cinsiyete göre herhangi bir anlamlı farklılık göstermediği ortaya çıkmıştır. Kıdem değişkeni açısından ise önem verme düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık görülmemiş, öz-yeterlik algıları bağlamında 1-22 yıl arasında deneyime sahip öğretmenlerin kendilerini daha deneyimli öğretmenlere göre daha az yeterli buldukları görülmüştür. Mezun olun okul türüne göre sınıf öğretmenlerinin karakter eğitiminde öğretmen niteliklerine önem verme düzeylerinin Sınıf içi Karakter Eğitimi Uygulamaları alt ölçeği ve ölçekten elde edilen toplam puan bağlamında lisans tamamlayanlar lehine farklılık gösterdiği, öz-yeterlik algılarına bakıldığında ise her iki alt ölçek ve toplam puanlar bakımından lisans tamamlayanlar ile eğitim enstitüsü mezunu olanlar lehine anlamlı farklılıklar görülmüştür. Nitel verilerin analizi sonucunda ise, sınıf öğretmenlerinin karakter eğitiminde öğretmenlerin taşıması gereken nitelikleri bilinçli olma, karakter eğitimine yönelik eğitim alma, farklılıkları ortaya çıkarabilme, sabırlı olma, rol model olma, karakterli olma, adil olma ve öğrencilere eşit davranma vb. şeklinde ifade ettikleri görülmüştür. Karakter eğitiminde öğretmenin, okulun, ailenin, öğrencinin, yönetimsel araçların, çevre ve medya araçlarının etkileyici faktörler olduğunu belirten öğretmenler, benzer boyutlara ilişkin sorunların varlığından söz etmiş; bunlara yönelik çeşitli önerilerde bulunmuşlardır. Sonuç olarak, sınıf öğretmenlerinin karakter eğitiminde öğretmenlerin taşıması gereken niteliklere oldukça fazla önem verdikleri, bu nitelikler bağlamında öz-yeterlik algılarının da yüksek olduğu görülmüştür. Kıdem, cinsiyet ve mezun olunan okul türü değişkenlerinin de öğretmenlerin bu görüş ve yeterlik algılarını etki ettiği ortaya çıkmıştır. Öğretmenler karakter eğitiminin daha etkili yapılabilmesine ilişkin öğretmen yetiştirme ve eğitim politikalarının genelinde düzenlemeler yapılması gerektiğini, aile ve okul işbirliğinin önemini vurgulamışlardır. Bu sonuçlar, öğretmen yetiştirmede değişikliklere ihtiyaç duyulduğu, karakter eğitiminin eğitim programında daha belirgin şekilde yer alması gerektiği ve velilerin de bu anlamda bilinçlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Anahtar kelimeler: Karakter eğitimi, sınıf öğretmeni, öğretmen nitelikleri, öz-yeterlik algısı

EğitimKarakterKarakter eğitimi+5
Ece Yolcu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin öz yeterlik algıları ile kaynaştırmaya yönelik tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin öz yeterlik algıları ile kaynaştırmaya yönelik tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu araştırma, ilköğretim okullarında görev yapmakta olan sınıf öğretmenlerinin öz yeterlik algıları ile kaynaştırmaya yönelik tutumları arasındaki ilişkinin nasıl olduğunu belirlemek amacıyla yapılmış ilişkisel tarama modelinde bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini 2010-2011 öğretim yılında Kahramanmaraş ili Merkez ilçesinde görev yapmakta olan sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Örneklem ise çalışma evreni içerisinde kaynaştırma eğitimi veren ilköğretim okullarında görev yapmakta olan sınıf öğretmenlerinden rastgele seçilmiş 205 öğretmenden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak Öğretmen Bilgi Formu, Kaynaştırma Eğitimine Karşı Tutum Ölçeği ve Öğretmen Öz Yeterlik Ölçeği (Teachers' Sense of Efficacy Scale)'nin uzun formu kullanılmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda öğretmenlerin genel öz yeterlik ve alt boyutlarında kendilerini "oldukça yeterli" hissettiği görülmüştür. Öğretmenlerin genel öz yeterlik ve alt boyutlarında cinsiyet, kıdem, öğrenim durumu, hizmetiçi eğitim alma, sınıfta kaynaştırma öğrencisi bulunma durumu, daha önce kaynaştırma eğitimi verme ve daha önce kaynaştırma eğitimi verme süreleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlerin kaynaştırmaya eğitimine karşı ne çok olumlu ne de çok olumsuz bir tutuma sahip oldukları görülmüştür. Öğretmenlerin kaynaştırma eğitimine karşı tutumları ile cinsiyet, kıdem, öğrenim durumu, hizmetiçi eğitim alma, sınıfta kaynaştırma öğrencisi bulunma durumu, daha önce kaynaştırma eğitimi verme ve daha önce kaynaştırma eğitimi verme süreleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlerin genel öz yeterlik algı puanları ve kaynaştırma eğitimine karşı tutum ölçeğinden aldıkları toplam puanlar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkinin olmadığı görülmüştür. Anahtar kelimeler: Öz yeterlik, tutum, kaynaştırma, öğretmen öz yeterlik algısı

Kaynaştırma eğitimiSınıf öğretmenleriTutumlar+4
Cavide Çiftci
Çukurova University
2016
00

Related subjects