Müzik aletleri
256 theses under this subject heading
Sol el için piyano etütleri
Bu çalışma, etüt biçiminin tanımını, tarih içindeki oluşumunu, gelişimini irdelemekte ve bunlardan yola çıkarak yalnız sol el için yazılmış piyano etütlerinin ne şekilde ortaya çıktığını incelemektedir. Sol el eserlerinin genel özellikleri, bu eserlerin çalışılmasının getirileri ile sol el etütlerinin besteleniş biçimleri ve teknik özellikleri konusunda bilgi verilmesinin yanı sıra, bu etütlerin bestecilerine göre sıralanmasına da yer verilmiştir.
Osmanlı Devleti'nin batılılaşma sürecinde klarnetin konumu
Bu çalışmada 1690 yılında Alman çalgı yapımcısı J. C. Denner‟in chalumeau‟dan (şalümo) geliştirmiş olduğu tahta üfleme çalgılar üyesi olan klarnetin, Osmanlı Devletindeki Muzıka-ı Humayun‟dan sonraki gelişimi irdelenmektedir. Batı devletleri ile gelişen ikili ilişkileri sonucunda yaşanan değişimler ve Osmanlının batılılaşma süreci bu değişimi koşutlayan en önemli faktörlerdir. Klarnetin Mehterhane‟den Muzıka-ı Humayun‟a uzanan tarihsel süreç içindeki konumu ve önemi, bu çalgının Osmanlı dönemindeki değişimine ışık tutacak nitelikleri göz önüne sermektedir. Anahtar Kelimeler Chalumeau, Klarnet, Mehterhane, Muzıka-ı Humayun
Geleneksel Türk müziği öğelerinin flüt eğitiminde kullanılmasına yönelik bir model önerisi
Bu araştırmanın amacı, Geleneksel Türk Müziği öğeleri kullanılarak önceden belirlenmiş temel flüt tekniklerinin öğretimine yönelik bir program oluşturmak ve bu programın öğrenci başarısı üzerindeki etkisini tespit etmektir.Araştırma kapsamında ilk önce Klasik Batı Müziği çalgı eğitimi alan öğrencilere, durum değerlendirmeye yönelik bir anket çalışması yapılmıştır. Bu anket çalışmasında öğrencilerin kişisel bilgilerine, müzik ve çalgı eğitimlerine ve Geleneksel Türk Müziği öğelerinin çalgı eğitiminde kullanılma durumuna ilişkin sorular yer almıştır. Daha sonra Klasik Batı Müziği çalgı eğitimi veren öğretim elemanları ile araştırmanın problemine ve amaçlarına zemin hazırlayacak verileri elde etmek için ?Standartlaştırılmış Açık Uçlu Görüşme? yapılmıştır. Bu görüşmeden elde edilen veriler içeriklerine göre kodlanarak analiz edilmiştir.Araştırmanın ikinci aşamasında önceden belirlenmiş olan 14 temel flüt tekniğine yönelik, Geleneksel Türk Müziği öğeleri içeren çalışmalar yazılmıştır. Her teknik için yazılan 4 farklı çalışma, farklı kapsamlarda ve seviyelerdedir. Hüseyni makamı dizisinde yazılan bu çalışmalar basit birleşik ve aksak ritimler içermektedir. Yazılmış olan bu etütler, alanında uzman ve 10 kişiden oluşan bir uzman grubuna gönderilerek çalışmanın amacı ve etütler ile ilgili detaylar anlatılmış her bir teknik için görüşlerini rapor etmeleri istenmiştir. Uzmanlardan gelen raporlar araştırmacı tarafından belirlenen kategoriler çerçevesinde kodlanarak içerik analizi yapılmıştır.Araştırmanın son aşamasında deneysel yöntem kullanılmıştır. Deney ve kontrol grupları oluşturularak, deney grubuna Geleneksel Türk Müziği öğeleri içeren öğretim programı, kontrol grubuna ise geleneksel flüt öğretim programı uygulanmıştır. Uygulama öncesi temel flüt tekniklerine göre düzenlenen eser, öntest ve sontest parçası olarak her iki gruba da çaldırılmıştır.Öntest ve sontest değerlendirmeleri alanlarında uzman 10 kişi tarafından, hazırlanmış olan performans değerlendirme ölçeği ile değerlendirilmiş, değerlendirme sonuçları da Non-Parametrik Wilcoxon Testi ve Man whitney U testi ile analiz edilmiştir.Araştırma sonunda, Geleneksel Türk Müziği öğeleri içeren öğretim programının, belirlenen flüt tekniklerin öğretilmesinde etkili olduğu ortaya çıkmıştır.
Horon eşlik çalgılarının dans formuna etkisi: Trabzon yöresi Sallama Horonları (Düz horon) örneği
Bu araştırma, aynı kültüre mensup birbirine yakın bölgelerde yaşayan insanların geleneksel dans icralarındaki çeşitlenmelerin muhtemel bir nedeni olarak, dansa eşlik eden çalgıları ele almayı amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında Karadeniz Bölgesi'nde merkezi bir hüviyeti bulunan Trabzon yöresindeki birbirinden farklı çalgıların eşliğiyle, birbirinden farklı formlarda icra edilen danslar; form çeşitlenmeleri ve bu çeşitlilikte eşlik çalgıların muhtemel etkileri açısından incelenmiştir. Bu doğrultuda dansların icra formlarındaki bedensel devinimler incelenmiş, aralarındaki farklılıklar tespit edilmiş; bu danslara eşlik eden çalgılar akustik özellikleri itibarıyla söz konusu farklılıklarla ilişkilendirilmeye çalışılmıştır. Geleneksel danslara eşlik eden çalgıların akustik özellikleri PRAAT yazılımından yararlanılarak analiz edilmiş; yapılan analizler neticesinde tespit edilen farklılıkların dans icrası formlarındaki farklılıklara etkisi araştırılmıştır. Buna paralel olarak, yörede yaygın olarak tanınan dans ve eşlik çalgı icracılarıyla mülakatlar yapılmıştır. Bu mülakatlar ışığında, geleneksel dans formu çeşitlenmesiyle anlamlı biçimde ilişkilenen eşlik çalgı akustik farklılıkları noktasında yöre icracılarının uzman görüşüne başvurulmuştur. Çalışma sonucunda tespit edilen dans formu farklılıkları ile, danslara eşlik eden çalgıların akustik özellik farklılıkları arasında anlamlı paralellikler bulunduğu bulgulanmıştır. Bulgulanan bu sonuçlar, uzman görüşüne başvurulan yöre icracıları tarafından da doğrulanmaktadır. Araştırma sonuçlarının geleneksel dans formu çeşitlenmeleri konusuna yeni bir bakış açısı kazandıracağı düşünülmektedir.
Kanun virtüözü, besteci ve eğitimci Haçatur Avetisyan (1926-1996) ve kanun çalgısı özelinde Ermenistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'nde (1920-1991) müziğin dönüşümü
Kanun, Orta ve Yakın Doğu'da, pek çok coğrafyada çalınan bir çalgıdır. Bölge ve ülkeler bağlamında bakıldığında Kuzey Afrika'da, Fas, Cezayir, Ürdün, Mısır, Libya, Tunus ve Sudan'da; Arabistan yarım adasında, Suudi Arabistan, Yemen, Irak, Suriye, Lübnan, Kuveyt ve Filistin'de; diğer coğrafyalarda ise, İran, Türkiye, Ermenistan, Azerbaycan ve Yunanistan'da kanun çalınmaktadır. Kanun sazının genellikle müslüman ve makam müziği geleneği olan toplumlarda çalınıyor olması gözden kaçmamalıdır. Ancak bu çalışmanın konusu, hristiyan olan ve Anadolu coğrafyasında yüzyıllarca birlikte yaşadığımız, Türk ve Osmanlı makam müziği geleneğine besteci, icrâcı, çalgı yapımcısı ve teorisyen olarak çok büyük katkılar sağlamış olan Ermeni unsurunun, Rusya topraklarında yaşarken meydana getirdiği, kendine özgü kanun çalma geleneğidir. Bu çalışmada, alan araştırması yöntemi ve Ermeni kanun çalma stilinin uygulamalı olarak edinilmesi yoluyla, XX. yüzyılda Ermenistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'nde (1920-1991) kanun çalgısının, betimsel yöntem dâhilinde ortaya konan Sovyet kültür ve müzik politikaları bağlamında, nasıl bir değişimin öznesi olduğu, kanunda ekol olarak kabul edilen, kanunçalar, besteci, eğitimci Haçatur Avetisyan'ın (1926-1996) çalışmaları bağlamında ortaya konmuştur.Virtüöz kanunçalar olarak Avetisyan, Sovyet döneminde, 1951'de Berlin'de halk müziğini de içermek suretiyle düzenlenen bir festivalden, solo kanun icrâsıyla ödülle dönünce, Ermenistan'da kanun, halkın gözünde rağbet edilen bir çalgı olur. Bu ilgiye karşılık ilk olarak `teknikum' seviyesindeki bir okulda 1950'de başlattığı kanun eğitimini büyük bir hızla devam ettiren Avetisyan, izlediği kanun öğretimi yöntemi ile de kanun eğitimini kurumsallaştırma yolunda ilk adımları atan kişi olur. Bestecilik kariyerine kanun için yoğunluklu besteleri ile devam ederken, 1958-1972 yıllarında Ermenistan Devlet Dans Topluluğu'nun Halk Çalgıları biriminin müzik direktörlüğünü ve ardından 1973-1978 yıllarında Tatul Altunyan Şarkı ve Dans Topluluğu'nun sanat yönetmenliğini yaptığı dönemde, kanun ve diğer halk çalgılarının bulunduğu orkestra için pek çok eser de besteleyerek, Sovyet yönetiminin desteklediği `ilerleme' hareketinin gereğini yerine getirir. 1978'de Komitas Erivan Devlet Konservatuarı bünyesinde Halk Müziği Bölümü'nü açan kurucu üyelerden biri olan Avetisyan, kanunun konservatuar müfredatına dâhil edilmesindeki başat rolünü devam ettirir. Günümüz Ermenistan Cumhuriyeti'nde, kanun alanında tanınan solist, besteci ve eğitimci kanunçalarların çoğu Avetisyan'ın öğrencisidir.Anahtar Kelimeler: Kanun, Ermeni müziği, Sovyet kültür politikaları, Haçatur Avetisyan, Ermenistan kanun stili, Ermeni âşık müziği
Müzik tarihinde viyolanın yeri ve önemi
Bu tarihsel araştırmada, keman ailesinin ikinci üyesi olan "Viyola" adlı yaylı çalgının; doğuşu, gelişimi, çeşitleri, kısımları, teknik ve müzikal özellikleri, repertuarı, çoksesli müzikte kullanımı, müzik tarihi içindeki yeri ve önemi araştırılmıştır. Tüm bu bilgileri elde etmek için; çalgının kökenine inilmiş, viyolanın atası olan çalgılar; Rebap- Rebek, ve Viyol ailesi (Viyola da Gamba: Treble Viyol, Tenor Viyol, Bas Viyol ve Viyola da Braccio: Lira da Braccio, Viyola d' Amore) kronolojik sırayla verilmiştir. Eski resimli kanıtlar, viyol ailesinin 1500 sıralarında ortaya çıktığını göstermiştir. Viyollerin ve daha sonra Keman Ailesi enstrümanlarının, günümüzdeki şekil ve boyutları, İtalya'da Andrea Amati ve diğer lütiyeler sayesinde 16. yy. başlarında oluşmaya başlamıştır. Günümüz viyolası, tek bir enstrümandan doğmamıştır ve; tenor viyol, viyola da braccio ve kemanın birleşimidir. Viyolanın, son halini kemandan almasından dolayı, kemanla ilgili bilgiler de verilmiş, keman ve viyola karşılaştırılmış; çalış tekniği olarak benzerlik ve farklılık gösteren yönler belirtilmiştir. Anahtar Kelimeler: Viyola, Keman, Viyol Ailesi, Viyola da Gamba, Viyola da Braccio, Rebek, Rebap.
Türk müziği makamları ile yazılmış keman için 24 kapris
ÖZET TÜRK MÜZİĞİ MAKAMLARI İLE YAZILMIŞ KEMAN İÇİN 24 KAPRİS Tuğrul GOĞÜŞ Yüksek Lisans Tezi, Müzik Anasanat Dalı Danışman: Doç. Ferhang HÜSEYÎNOV Şubat 2000, 78 sayfa Bu çalışmada Türk halkının kendine özgü müzik kültürü birikiminden yola çıkılarak uluslararası dizgede yer alabilecek seviyede bir keman çalışmalımı yaratmak amaçlanmıştır. Tamamen bireysel yaratıcılık unsuru kullanılarak ve bireysel birikimden yararlanılarak oluşturulan çalışma, alanında bir ilk olma özelliğini de taşımaktadır. Yakın çevreden uluslararası olana, kendi kültürümüzden evrensel kültüre bir geçit oluşturması hedeflenmiş ve kemanda belli bir ustalık düzeyini aşmış olanlar temel alınmıştır. Dolayısıyla kesinlikle bir etüd kitabı değildir. Geleneksel Türk Sanat Müziği'nde kullanılmış olan makamlar ile oluşturulan 24 kapris, calicinin geçmişinden getirdiği ile aldığı eğitim sonucu elde ettiği kültür arasında bir köprü niteliği taşımaktadır. Anahtar Sözcükler: Keman, Kapris, Makam
Nakkaş Osman ve Livni minyatürlerinde tasarım anlayışının dönemin çalgıları ve gösteri sanatları bağlamında incelenmesi
Osmanlı minyatürleri, dönemin gerçeklerini yansıtan tarihi belge niteliğindeki eserlerdir. Bu nedenle, bir metni görsel dille aktarmaya çalışan Türk minyatür sanatçısı için, konunun anlatımı ve anlayan (izleyici) önemli olmuştur. Dolayısıyla metne bağlı olarak minyatür ile resimlenen kitaplarda kullanılan görsel dil, çoğu zaman daha açıklayıcı olmakta, eser sanatçıya özgü bir boyut kazanmaktadır. Minyatür sanatçısının amacı, eserlerindeki anlamın izleyici tarafından algılanabilmesidir. Sanatçının ulaşmak istediği sonuç, iyi bir tasarımdır. Osmanlı minyatür sanatçısı tarafından, önce "bütün" tasarlanmakta, sonra bütün iki sayfadan oluşan "içbütün"e, içbütünlerde "parça bütün"lere ayrılmaktadır. Oluşan parça bütünler, istif ve gruplanmalar ile toplanarak, belli oranlarda ve bir düzen içinde sıralanmaktadırlar. Bazen anlatım karışık olaylar dizini olarak gösterilmektedir. Böylece eş zamanlıymış gibi tasarlanan sahneler ortaya çıkmaktadır. Bu sahneler incelendiğinde anlatımın içinde farklı zaman ve farklı mekanda oluşan olayların yani çok zamanlılık boyutunun, resim düzleminde eş zamanlılık boyutuna dönüştürüldüğü görülmektedir. Sanatçı, bilimsel perspektif ve resim kurallarına pek itibar etmeden, zaman kavramı ve kendine özgü bir derinlik boyutu kullanarak, minyatürünü çok boyutlu hale getirmektedir. Anlatılan; yalnızca düzlemde bir düzenleme ve çeşitleme ile sınırlı kalmayıp, zamanda bir düzenleme ve çeşitleme haline gelmektedir. Bu çalışmada, Nakkaş Osman ve Nakkaş Levni'nin minyatürlerindeki tasarım anlayışı için, ünlü surnâmelerindeki dönem çalgıları ve gösteri sanatlarını içeren minyatürler incelenmiştir. Bunların zaman ve mekan farklılıklarının belirginleşmesinde ayırıcı özelliğe sahip oldukları gözlemlenmiştir. Her iki sanatçının tasarım anlayışları; bütünlük, parça bütünlük, anlamsal istif, çok zamanlılık ve düzlemsel örtme yöntemi ile derinlik kavranılan açısından irdelenmiştir. İnceleme sırasında minyatürler bu kavramalar doğrultusunda şeffaf kağıtlar üzerine şematik olarak kopya edilmiş, çok zamanlılığı oluşturan istif ve grupların ayrıldığı düzlemler belirlenmiş ve suali olarak dizilmiştir. Böylece tasarım çözümlemesi yapılarak eş zamanlılık gösterimi içindeki çok zamanlılık belirlenmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Osmanlı minyatürü, tasarım anlayışı, dönem çalgıları, gösteri sanatları, zaman. XII
Sebastian Lee First Steps For Cello Op. 101 Metodunun kuram ve uygulamada viyolonsel eğitimi başlangıç sınıflarına olan katkıları
Bu araştırmada, Sebastian LEE First Steps For Cello Op.101 adlı metodun, bestecinin bölümlendirdiği şekilde sıralanarak her bölümün kendi içinde açıklaması yapılmak suretiyle incelenmiştir.Birinci bölüm, bu araştırmaya gerekçe olan problem, amaç ve hangi açılardan önem taşıdığını belirten, ayrıca araştırmanın sınırlarının açıklandığı bölümdür.İkinci bölüm, viyolonselin tarihçesi, genel tanıtımı ve teknik kapasitesinin açıklamasını içermektedir.Üçüncü bölüm, bestecinin tanıtılmasına ayrılmıştır.Dördüncü bölüm, viyolonsel tellerinin tanıtımı, teller üzerinde sağ el alıştırmaları, sol el birinci pozisyon tanıtımı ve alıştırmaları, tüm tellerin ayrı çalışmalarının birleştirilmesini takiben ilk doğal majör gam konularına yer verilmiştir.Beşinci bölüm, aralık kavramına ayrılmış olup, üçlü aralıktan onlu aralığa kadar tüm uygulamaların duateleriyle birlikte incelemesini içermektedir.Altıncı bölüm, tonalite kavramıyla birlikte gam tanımının ve gam ilişkilerinin teorik açıklamalarını içermektedir.Yedinci bölüm, onbir adet tonal melodik parçanın incelenmesine ayrılmıştır. Sırasıyla Do majör, La minör, Sol majör, Mi minör, Re majör, Si minör tonları olmak üzere önce diyezli tonlar ardından da Fa majör, Re minör, Si bemol majör, Sol minör tonları yani bemollü tonlardaki bu parçalar eşlikleriyle birlikte incelenmiştir.Sekizinci bölüm, dört adet ayrı yay geliştirme uygulamasına ayrılmıştır. Yay ve tel açılarından değerlendirmeleri içermektedir.Dokuzuncu bölüm, dört adet bağlı yay geliştirme uygulamasına ayrılmıştır. Bu bölüm de yay ve tel açılarından değerlendirmeleri içermektedir.Onuncu bölüm, altı adet tel atlamalı uygulamayı yay ve tel açılarından değerlendirmeyi içermektedir.Onbirinci bölüm, araştırma sonunda ulaşılan sonucu ve viyolonsele ilk başlayan öğrencilerin eğitmenlerine önerileri içermektedir.
Siegfried Fink'in vurmalı çalgılara kazandırdıklarının incelenmesi
Bu tezde, Siegfried FINK'in hayat hikâyesi ile vurmalı çalgılara kazandırdığı eserlerin ve çalışma metotlarının analizi yapılmış; bu metotların teknik ve melodik gelişime katkıları ve kullanımları incelenmiş; ayrıca FINK'in geliştirdiği ve vurmalı çalgıların evrensel bir dil ile anlaşılmasını sağlayan piktogramlar incelenmiş ve analiz edilmiştir.Bestecinin hayat hikâyesi bölümünde Siegfried FINK'in vurmalı çalgılar çalışmalarını ve öğrenimini nerede yaptığı, öğretici olarak neler yaptığı, gerçekleştirdiği konserleri ve başarıları, vurmalı çalgılara getirdiği yenilikler ve öncülükler anlatılmıştır.FINK'in bestelemiş olduğu çalışma metotları ve eserlerinin incelenmesi bölümünde, bestecinin vurmalı çalgılar enstrümanları için yazmış olduğu metotların ve eserlerin vurmalı çalgılar sanatçılarını nasıl geliştireceği incelenmiştir. Trampet, timpani ve ksilofon enstrümanları için yazılmış olan metotlardaki etütlerle, hangi teknik, melodik veya birlikte çalmanın geliştirildiği, etütlerden şekiller örnek olarak verilerek detaylı bir biçimde incelenip, analiz edilmiştir.Çalışmada, Siegfried FINK'in teknik gelişime katkıları ile teknik kullanımının eser çalımındaki faydalarından da bahsedilmiştir.Ayrıca bu çalışmada, Siegfried FINK tarafından geliştirilen, vurmalı çalgılar sanatçılarının herhangi belirli bir dil kullanmadan, evrensel bir dil olarak etütlerde ve eserlerde kullanabileceği imge resimler yani piktogramlar tanıtılarak, bunların hangi enstrümanlarda nasıl kullanılacakları incelenmiş ve çıkarımlarda bulunulmuştur.
Kontrbas tarihinde Serge Koussevitzky
Bu araştırmada ilk olarak kontrbasın günümüze kadar geçirdiği yapısal değişiklikler ve gelişmeler incelenmiştir. Konuyu araştırırken, viyol ve keman ailelerinin tarihi ve çalgıların özellikleri gözlenmiş, iki ailenin çalgıları arasındaki farklar ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışmanın bir bölümünde kontrbasın orkestraya girişi, ilk solo eserleri, ilk kontrbas solistleri ve ilk kontrbas metotları incelenmiştir. Araştırmanın amaçlarından bir diğeri, kontrbas tarihinde en büyük virtüözlerden ve bestecilerden biri olan Serge Koussevitzky'nin katkıları ve önemi incelemektir. Koussevitzky'nin yaşam öyküsü ele alınmış ve Rusya'da kontrbas icra sanatının gelişimine değinilmiştir. Rus kontrbasçı yaşadığı dönemin en iyi solo kontrbas sanatçılarından biri olmuştur. Sadece Rusya'da değil, Avrupa'da da konserler vermiş ve takdir görmüştür.
Telli, vurmalı ve yaylı enstrüman kullanan müzisyenlerde palmar deri rezistansının el becerisi ve ince motor kavrama üzerine etksinin araştırılması
Çalışma müzisyenlerde palmar deri rezistansının el becerisi ve ince motor kavrama kuvvetleri ile ilişkisinin araştırılması amacı ile yapıldı. Çalışmaya 18-45 yaşları arasında 33'ü kadın, 39'u erkek toplam 72 katılımcı dahil edildi. Katılımcıların palmar deri rezistansı multimetre ile, İnce motor kavrama kuvveti pinchmetre ile ölçüldü. El becerisi ölçümü için 9 delikli peg testi uygulandı. Palmar deri rezistansı düşük ve yüksek olan kişilerin el becerileri ve ince motor kavrama kuvvetleri karşılaştırıldı. Dominant ve dominant olmayan tarafta palmar deri rezistansı düşük olan ve yüksek olan grupların el becerileri arasında anlamlı fark bulundu (p<0,05). Palmar deri rezistansı düşük olanların el becerisinin daha iyi olduğu gözlendi. İnce motor kavrama kuvvetleri arasında anlamlı bir fark görülmedi (p>0,05). Bu çalışmada değerlendirilen parametrelerin ilişkisine bakıldığında, el becerisi ve palmar deri rezistansı arasında zayıf ilişki olduğu tespit edildi. Palmar deri rezistansının dominant tarafta ince motor kavrama kuvveti çeşitlerinden sadece lateral kavrama ile zayıf ilişkili olduğu görüldü. İkili kavrama (bipod kavrama) ve üçlü kavrama ile ilişkili olmadığı saptandı. El becerisinin dominant tarafta sadece lateral kavrama ile zayıf ilişkisinin olduğu görüldü. Sonuç olarak, palmar deri rezistansının müzisyenlerde performansı etkileyen bir kriter olduğu, mesleki rahatsızlıklara yönelik risk faktörlerinin belirlenmesinde, tedavi planı oluşturulmasına katkı sağlayabilecek, objektif veriler elde edebileceğimiz elektrofizyolojik bir ölçüm yöntemi olarak dikkate alınması gerektiği görüşündeyiz. Anahtar Kelimeler: Palmar Deri Rezistansı, Müzisyenler, Kavrama, El Becerisi, Performans, Fizyoterapi
Farklı enstrüman çalan müzisyenlerde vücut farkındalığı ve üst ekstremite fonksiyonlarının incelenmesi
ÖZEL, Y. Farklı Enstrüman Çalan Müzisyenlerde Vücut Farkındalığı ve Üst Ekstremite Fonksiyonlarının İncelenmesi. Hasan Kalyoncu Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, Gaziantep, 2018. Çalışmamız farklı enstrüman çalan müzisyenlerde vücut farkındalığı ve üst ükstremite fonksiyonlarının incelenmesi amacıyla yapıldı. Çalışmaya, 16-39 yaş arasında en az 3 yıldır enstrüman çalan, 34 üflemeli, 93 telli ve 59 yaylı olmak üzere toplam 186 birey dahil edildi. Üst ekstremite fonksiyonları olarak el becerisi ve el kavrama kuvveti değerlendirildi. El becerisinin değerlendirilmesinde dokuz delikli peg testi (9DPT), el kavrama kuvvetinin (EKK) değerlendirilmesinde ise jamar dinamometresi kullanıldı. Tüm bireylere vücut farkındalığı ve Quick- dash anketi yapıldı. Enstrüman tipine göre üst ekstremite fonksiyonları ve vücut farkındalıkları karşılaştırıldı. Vücut farkındalığı açısından bireylere bakıldığında, en yüksek vücut farkındalığının yaylı enstrüman kullananlarda olduğu görüldü (p<0.05). El becerisi, kavrama kuvveti ve Quick- dash değerleri yönünden enstrüman gruplarının benzer olduğu gözlendi (p>0.05). Cinsiyete göre bireyler karşılaştırıldığında, kadınların vücut kütle indeksi (VKİ), 9DP-sağ, 9DP-sol EKK-sol ve EKK-sağ değerlerinin erkeklere göre daha düşük olduğu belirlendi (p<0.05) . Bireylerde yaş ile ilişkili olabileceği düşünülen parametrelere bakıldığında, yaş arttıkça kavrama kuvveti ve vücut farkındalığının arttığı (p<0.05) gözlendi. Profesyonel enstrüman kullanmanın üst ekstremite fonksiyonları ve vücut farkındalığı üzerine pozitif etkileri olduğu görülen çalışmamızda, kullanılan ekipman ve ölçeklerin klinik değerlendirme açısından bir referans olabileceği düşünüldü. Konuyla ilgili yeni değerlendirme parametrelerin geliştirilmesinin uygun olacağı, bu durumun enstrüman çalan bireylerde ileride oluşabilecek yaralanmaların önlenmesi açısından önemli olacağı görüşündeyiz.
Harmanlanmış öğrenmenin bağlama enstrümanı eğitimindeki etkilerinin incelenmesi
Bu tezin amacı, bir Klasik Türk Halk Müziği Enstrümanı olan bağlamanın, harmanlanmış eğitim ile hazırlanan eğitim ortamında, öğrencilerin bilişsel ve psikomotor gelişimleri üzerindeki etkilerinin incelenmesidir.Bu amaç doğrultusunda, harmanlanmış öğrenme ortamına göre hazırlanan eğitim programının öğrenciler üzerindeki gelişimlerini derinlemesine inceleyerek bu eğitimin faydalarını, sınırlılıklarını, uygulanışını ve internet üzerinden eş zamanlı olarak ve yüzyüze verilen derslerin etkilerinin belirlenmesi amaçlanmaktadır.Çalışmanın amacı doğrultusunda Ankara ilinde bulunan toplam 5 gönüllü öğrenci seçilmiştir. Tezin amacı doğrultusunda eğitim programının başında ve sonunda yarı yapılandırılmış görüşme soruları hazırlanmıştır. Hazırlanan görüşme soruları, alan uzmanınca incelenerek gerekli düzeltmeler yapılmıştır.Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni kapsamında yürütülmüştür. Elde edilen verilerin yorumlanmasında içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Buna göre içerikler tek tek analiz edilerek verilen yanıtlar sınıflandırılmış ana ve alt katagorilere ayrılmıştır. Her bir katagorinin frekans ve yüzdelik dağılımları elde edilmiştir.Harmanlanmış öğrenme ortamında ders alan öğrencilerin demografik verileri ve başlangıç seviyeleri tespit edildikten sonra, eğitim boyutu olarak analiz sonucunda öğrencilerin bağlamanın bölümlerini öğrenme, akort ve düzen şekillerini öğrenme,nota değerlerini öğrenme, tezene kalıplarını öğrenme, çalma pozisyonlarını ve tekniklerini öğrenme boyutu olmak üzere toplam beş boyutta incelenmiştir. Ayrıca öğrenim ortamı boyutu olarak, hazırlanan harmanlanmış öğretim ortamının faydaları, sınırlılıkları ve öğreten-öğrenen iletişim boyutları olmak üzere toplam üç boyutta incelenmiştir.Anahtar Kelimeler: Harmanlanmış Öğrenme, Harmanlanmış Öğrenme Ortamı, Nota, Bağlama Çalmak
Edouard Nanny kontrbas etüt kitabının tekniksel analizi
Bu araştırma ile Edouard NANNY kontrbas etüt kitabındaki etütlerin tekniksel analizleri yapılmış, elde edilen bulgular doğrultusunda bu etütlerde ortaya konan hedef ve davranışlara ulaşılmaya çalışılmıştır.Araştırmada konu ile ilgili ön çalışma yapılmış, kontrbas eğitiminde kullanılan eğitim metotları ile ilgili herhangi bir benzer çalışma veya kaynak saptanmamıştır. Kontrbas eğitim ve öğretimi ile sınırlı olan bu araştırma, kontrbas eğitimi ile ilgili yapılan çalışmalarda eğitimcilere ve öğrencilere kaynak olması, çalışmalarına ışık tutması amacıyla yapılmış betimsel bir çalışmadır.Araştırmada sonuca ulaşmak için izlenen yol betimsel olup, etütlerin tekniksel analizleri için belgesel tarama yönteme kullanılmış ve elde edilen veriler frekans yüzde bağlamında istatiksel yöntem ile elde edilmiştir.Edouard NANNY kontrbas etüt kitabının, uygulamalı eğitim metodu olması sebebi ile kontrbas eğitimi alanında uzman kişilerin görüşlerinin alınması amacıyla açık uçlu görüşme tekniği uygulanmıştır.Elde edilen bulgular doğrultusunda Edouard NANNY kontrbas etüt kitabının kontrbas öğretimindeki kullanılabilirliği saptanmış ve kitabın içerisinde yer olan etütlerin tekniksel analizlerine ulaşılmıştır.
Rast makamındaki kâr-ı nâtık eserlerinden oluşturulan seyr-i nâtık örneğinin keman öğretiminde kullanılabilirliğinin değerlendirilmesi
Bu araştırma, keman öğretimi sürecinde kullanılabilecek geleneksel üslubu ve uluslararası keman çalma tekniklerini bir arada içeren Seyr-i Nâtık örneğinin oluşturulması ve oluşturulan Seyr-i Nâtık örneğinin uzman görüşleri ile keman öğretiminde kullanılabilirliğinin değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma üç bölümden meydana gelmektedir. İlk bölümde keman öğretiminde Türk Müziği unsurlarının (perde, makam, usûl) işlenme durumlarının tespit edilmesi için genel tarama modeli kullanılmıştır. Geleneksel üslubun tespit edilebilmesi ve besteleme sürecinde kullanılacak içeriğin seçilebilmesi için makam seyirlerinin öğretimi ve aktarımı üzerine kurulu Kar-ı Nâtık biçimindeki eserlerden yararlanılmıştır. Rast makamında bestelenmiş yedi Kâr-ı Nâtık üzerinde kategorisel içerik analizleri yapılmış ve yapılan içerik analizleri ile Rast Kâr-ı Nâtıklarda görülen makamlarda kullanılan makamsal unsurular, ses alanı sınırları, kullanılan perdelerin süre değerleri ve kullanım sıklıkları ortaya konulmuştur. İkinci bölümde Seyr-i Nâtık örneğinin öğretim materyali olma özelliği dikkate alınarak literatür taraması yapılmış ve çeşitli program geliştirme modelleri araştırılmıştır. Bu doğrultuda, araştırmanın amacına, yöntemine en uygun model olduğu düşünülen ve daha önce buna benzer çalışmalarda kulanıldığı tespit edilen ?Taba-Tyler Program Geliştirme Modeli? ?Seyr-i Nâtık Yazma Modeli? olarak belirlenmiştir. ?Seyr-i Nâtık Yazma Modeli? ihtiyaçların belirlenmesi ve değerlendirilmesi, hedeflerin belirlenmesi, içeriğin seçilmesi ve düzenlenmesi, öğrenme yaşantılarının seçilmesi ve düzenlemesi, Seyr-i Nâtık?ın bestelenmesi ve değerlendirilmesi basamaklarından oluşmaktadır. Bestelenen Seyr-i Nâtık örneği; Arel-Ezgi-Uzdilek ses sistemiyle, Rast Makamındaki Kâr-ı Nâtık Eserlerde en sık kullanılan ve genel müzik eğitimi kapsamında 1986 yılından itibaren öğretim programlarında yer alan benzer on dört makamla (Rast, Segâh, Hüzzam, Suzinak, Mahur, Hicazkâr, Kürdîlihicazkâr, Nihavend, Nikriz, Hicaz, Sabâ, Hüseyni, Karcığar, Uşşak, Rast), Türk müziği icrasında en sık kullanılan süsleme teknikleri (çarpma, tril, mordan, glissando) ve temel yay teknikleriyle (detaché, legato, staccato), I. ve III. pozisyon geçişleriyle sınırlandırılmıştır. Üçüncü bölümde bestelenen Rast Seyr-i Nâtık örneğinin keman öğretiminde kullanılabilirliğinin tespit edilmesi amacıyla anket formu yoluyla uzman görüşleri alınmıştır. Verilerin istatistiksel analizleri SPSS 17 (The Statistical Package for the Social Sciences) paket programı kullanılarak yapılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde aritmetik ortalama, standart sapma, yüzde ve frekans gibi betimsel istatistikler hesaplanmıştır. Bağımlı değişkenin bağımsız değişkenlerle etkileşimi analiz edilirken tek yönlü varyans analizi (Anova), PostHoc testlerinden LSD istatistik tekniği kullanılmıştır. Araştırmada, genel olarak oluşturulan Rast Seyr-i Nâtık örneğinin; uluslararası keman çalma teknikleri ve geleneksel üslubu bir arada yansıtır nitelikte olduğu, belirlenen hedef ve davranışları yansıtır nitelikte olduğu, keman öğretimi sürecinde kullanılabilir nitelikte olduğu, keman öğretim sürecine olumlu katkılar sağlayabilecek nitelikte olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır ve önerilere yer verilmiştir.
Piyano öğretiminde Carl Czerny Op. 599 ve Jean-Baptiste Duvernoy Op. 176 Metodlarında yer alan etüdlerin klasik dönem sonatın icralarına etki durumu
Bu araştırmanın amacı başlangıç piyano öğretimi sürecinde sıkça kullanılan Carl Czerny Op.599 ve Jean-Baptiste Duvernoy Op.176 Metodlarında Yer Alan Etüdlerin, Klasik Dönem Sonatin İcralarına etki düzeyinin ne ölçüde olduğunu incelemektir. Araştırmada ön test ve son test gerçek deneysel desene dayalı karışık desenler modeli kullanılmış olup; araştırmanın çalışma grubunu, H.Ü. Ankara Devlet Konservatuvarı? nda yardımcı piyano dersi alan İlköğretim altıncı, yedinci ve sekizinci sınıf 10 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışma grubu, random (basit seçkisiz yöntem) yöntemi yoluyla seçilmiş ve 6 haftalık süreçte öğrenci performansları video ile kayıt altına alınmıştır. Deney öncesinde hazırlanan ölçek aracılığla 1. hafta her iki gruba ön-test uygulanmış, bu süreçte Klasik Dönem Sonatin?i olan, M.Clementi?ye ait Op.36,No:2 I. bölüm çaldırılarak; grupların teknik ve müzikal becerilerinin düzeyleri tespit edilmiştir. Çalışma süreci içerisinde ise uzman görüşü çerçevesinde 2. haftadan itibaren 4 haftalık süreçte birinci gruba C.Czerny? den seçilmiş birbiriyle eş değer üç etüt (No: 30, 36 ve 68) yanı sıra ikinci gruba da J.B.Duvernoy? dan eş değer üç etüt (No: 17, 18 ve 23) tespit edilerek çalıştırılmış ve ardından hem belirlenen etütler, hem de Clementi Sonatin (Op. 36, No: 2, I. Bölüm) üzerinde tekrarlı ölçümler yapılmıştır. Son olarak 6. hafta içerisinde çalışma gruplarında gelinen noktayı tespit etme açısından son test uygulanmış ve 3 uzman tarafından yapılan değerlendirmelerden elde edilen veriler karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Araştırmada kullanılan istatistiki yöntemler; elde edilen ölçümlerin normal dağılıma sahip bir evrenden gelmediği için bağımsız iki grubun karşılaştırmasında Mann Whitney U testi ve bağımlı iki grubun karşılaştırılmasında Wilcoxon testi kullanılmıştır. Analiz sonuçları tablolar halinde verilirken ortalama, standart sapma ve medyan değerleri de hesaplanmıştır. Araştırma sonucunda 0.05 anlamlılık düzeyinde yorumlanmış olup; her iki metodun (Carl Czerny Op.599 ve Jean-Baptiste Duvernoy Op.176) da klasik dönem sonatin icralarında genel, müzikal ve teknik anlamda olumlu yönde artış sağlandığı ve iki metodun da etkili olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Piyano, etüd, metod, sonatin, Czerny, Duvernoy, Clementi
Eskiçağ tasvir sanatında müzik ve müzik aletleri
Günümüzde arkeoloji diğer bilim dalları ile çok yönlü ilişki içerisindedir. "Eski Çağ Tasvir Sanatında Müzik ve Müzik Aletleri" başlıklı tez çalışmasında içerisinde, arkeolojik materyaller üzerinde yer alan tasvirlerden, müzikal unsurlar, müziğin sosyal etkinlikler ve sosyal kurumlar için önemi, müzik grupları, müzisyenler, çalgılar, birbirleriyle ilişkileri, benzerlikleri araştırılmıştır. Yazılı tarihten önceki dönemden, Geç Antik Çağ başlangıcına kadar olan tarih süreci içerisinde, insanlık uygarlık tarihinin temellerinin atıldığı bugünkü Mezopotamya, Anadolu, Akdeniz, Mısır ve Avrupa topraklarında kurulmuş medeniyetlerden günümüze ulaşan arkeolojik buluntular üzerinde yer alan müzik ve müzik aleti tasvirli seramik, taş, madeni eserler, duvar resimleri, mozaikler, sikkeler, süs eşyaları vb. örnekler, litaretür taraması ve müzelerde yapılan gözlemler sonucunda incelenip, elde edilen veriler tezin kapsamında değerlendirilmiştir. Özellikle arkeolojik materyaller üzerinden müziğin ve müzik aletlerinin kültürel etkileşimleri, gelişimleri araştırılmış bu bağlamda kültürler üzerinde nasıl etkileri olduğu konusunda sonuçlar çıkartılmaya çalışılmıştır. Muhakkak ki üzerinde müzik ve müzik aleti hakkında bilgi ve tasvir barındıran eserler en önemli kaynaklar olmuştur. Bunlar haricinde daha önce bu çalışmanın içerisinde yer alan başlıkları içerisinde barındıran akademik çalışmalar titizlikle incelenerek kullanılmıştır. Konu çok geniş bir coğrafyayı ve birçok eski kültürleri kapsadığı için, insanlıkla yaşıt olan müzik olgusunun geniş kitlelere yayılmasında, uygarlıklar içerisinde kendinden sonraki kuşaklara, resmi ve özel yaşantıda ne gibi uygulamalar yapılacağına dair görsel ve yazısal bilgilerin aktarılmasında, tasvir sanatının çok önemli bir araç olduğu kanısına varılmıştır. Bu konuda özellikle Türkiye'de yapılmış olan çalışmaların yetersizliği ve arkeolojik bakış açısıyla çalışmaların yapılmamış olması bu tez çalışmasının gerçekleştirilmesindeki en önemli nedendir. Daha sonra yapılacak olan akademik çalışmalara gerek yöntem gerekse içerik açısından bir alt yapı oluşturmak ise öncelikli amaçlarımızdan olmuştur. Yayınlarda arkeolojik materyaller üzerindeki müzik ve müzik aleti tasviri ile ilgili sahnelerin çözümlenmesi konusunda belirsizlik ve yanlışlıkların olduğu görülmektedir. Başlıca hata ve yanlışlıklar tasvirlerin yanlış yorumlanmasından kaynaklanmaktadır. Daha sonra yapılacak olan çalışmalarda arkeolojik materyaller üzerinde yer alan tasvirler yorumlanırken, yapılması muhtemel hataların en aza indirilmesi amacıyla bazı öneriler getirilmiştir.
4-7 yaş başlangıç keman eğitiminde kullanılan metotlara yönelik keman eğitimcilerinin görüşleri
Bu araştırma, örgün ve yaygın eğitim kurumlarında çalışmakta olan keman eğitimcilerinin görüşleri doğrultusunda, 4-7 yaş başlangıç keman eğitimine yönelik metot seçimlerine etki eden faktörlerin neler olduğunu ve bu alandaki metotları ne ölçüde kullandıklarını belirlemeyi amaçlamıştır.Araştırmada veriler, kaynak taraması yapılarak ve anket uygulanarak elde edilmiştir. Anket uygulaması için hazırlanan sorular, araştırmaya kaynaklık eden Suzuki Violin School Book Vol. I, Violin Fun Book for young students, Maia Bang Violin Method Part I, A Tune a Day for violin fun book I, The ABC' s of Violin for absolute beginner book I, I Can Read Music: a note reading book for violin students Vol. I, Picture Yourself Playing Violin, Stepping Stones ve The Fun Factory Violin Book metotları incelenerek ve uzman görüşleri alınarak hazırlanmıştır. Anket, Ankara ilinde bireysel çalgı (keman) eğitimi veren keman eğitimcilerine uygulanmıştır ve elde edilen veriler yüzde-frekans hesapları ile analiz edilmiştir.Araştırma sonucunda, keman eğitimcilerinin büyük bir çoğunluğunun biçim ve içerik açısından açıklayıcı, yöntem açısından La ve Re telleriyle başlayan metotları tercih ederken, pizzicato tekniği ile başlayan metotları çok fazla tercih etmedikleri ortaya çıkmıştır. Büyük bir kısmının keman eğitiminde, başta piyano olmak üzere eşlik olgusuna önem vermekte oldukları ve parmakların tuşe üzerinde bütün tellerde aynı konumda seslendirildiği metotları kullanmakta oldukları saptanmıştır. Keman eğitimcileri, metot seçiminde öğrencilerin algılama düzeylerinin dikkate alınması gerektiğini belirtmişlerdir. 4-7 yaş başlangıç keman eğitiminde, en çok Suzuki Violin School Book Vol. I, Violin Fun Book for young students, Maia Bang Violin Method Part I metotlarının kullanıldığı sonucuna varılmıştır.
Batı müziği üflemeli çalgı icracılarının çalgılarında karşılaştığı bakım-onarım odaklı sorunların tespiti ve çözüm önerileri
Bu tezin amacı, Türkiye'deki Batı Müziği üflemeli çalgı icracılarının çalgılarında karşılaştıkları bakım-onarım odaklı sorunları tespit etmek ve bu sorunlara yönelik çözüm önerileri sunmaktır. Söz konusu sorunların tespitine yönelik olarak çeşitli senfoni orkestraları, Devlet Opera ve Balesi Orkestraları, Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı Askeri Bandolar, eğitim fakülteleri, konservatuvarlar ve kent orkestralarında görev yapan doksan Batı Müziği üflemeli çalgı icracısının yer aldığı bir çalışma grubundan yararlanılmıştır. Veriler, çalışma grubundaki icracılara uygulanan yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmıştır. Görüşme formundaki sorular dört başlık altında yapılandırılmıştır: (i) İcracıların çalgı bakım-onarımına yönelik farkındalık ve bilgi düzeyleri (ii) Çalgılarının teknik özellikleri ile ilgili bilgi düzeyleri (iii) Bakım-onarım odaklı sorunları (iv) Bakım aksaklıklarının çalgı, icracı ve icra üzerinde yarattığı sorunlar. Toplanan veriler ağırlıklı olarak nitel yöntemle analiz edilmiş ancak gerekli noktalarda temel düzeyde nicel analizlerde yapılmıştır. Araştırmanın sonuçları, katılımcıların cevaplarının önemli düzeyde örtüşme sergileyerek alanla ilgili belli başlı sorunlar üzerinde yoğunlaştığını göstermektedir. Buna göre, icracıların büyük çoğunluğu çalgılarının bakım-onarımı ile ilgili akademik nitelikli ders almamış ve bakım-onarım konusundaki bilgilerini icra öğretmenlerinden edinmişlerdir. Katılımcıların, çalgı bakımına yönelik hazırlanmış mevcut yazılı veya görsel materyalleri yeterli bulmadıkları saptanmıştır. İcracıların çalgılarını oluşturan parçaların isimlerini tam olarak bilmediği veya farklı şekilde adlandırdığı; çalgılarının üretiminde kullanılan hammadde özellikleri konusunda bilgi eksikliklerinin olduğu tespit edilmiştir. Bunların yanı sıra, yine birçok icracının çalgılarında oluşan arızaları kendilerinin gidermeye çalıştığı; çalgıların bakım-onarımında farklı bakım malzemeleri kullandığı ve farklı rutinlerde çalgılarına bakım yaptığı/yaptırdığı bulgulanmıştır. Katılımcıların tümü düzenli çalgı bakımının icraya olumlu katkı sağladığını belirtmiştir. İcracıların çoğunluğu çalgılarında bakım aksaklıkları sonucunda arızalar oluştuğunu belirtmiştir. Örneğin, kamışlı üflemeli çalgı icracılarının en çok perdelerin takılması, güderilerin yapışması/su toplaması sorunlarını yaşadığı; bakır üflemeli çalgı icracılarının ise en çok piston/ventil/kulis takılması sorunlarını yaşadığı görülmüştür. Ayrıca icracıların tamamının çalgılarını uzun süre kullanmadıkları zamanlarda kutusunda; kısa süreli aralarda ise büyük bölümünün kutusunda veya sehpasında muhafaza ettikleri saptanmıştır. Diğer yandan icracıların yaklaşık üçte birinin çalgı kaynaklı sağlık sorunu yaşadığı tespit edilmiştir. Tespit edilen sorunların giderilmesine yönelik olarak bazı öneriler sunulmuştur. Müzik eğitimi kurumlarında söz konusu çalgıların bakım-onarımına yönelik dersler konulması; çalgı bakım onarım bölümlerinin açılarak istihdam edilecek yeni uzman eğitmenlerle öğrenci yetiştirilmesi; Türkçe yazılı ve görsel kaynakların hazırlanması, atölye çalışmaları ile icracıların bakım-onarım konusundaki bilgilerinin arttırılması gibi önerilerde bulunulmuştur. Ayrıca, Batı Müziği kamışlı ve bakır üflemeli çalgılarının günlük, haftalık, aylık ve yıllık periyotlarda yapılması önerilen bakım-onarım işlemleri ayrıntılı olarak açıklanmıştır.
Türk Klarnet Okulu'nun gelişimi, temsilcileri ve Türkiye'de müzik alanındaki çalışmaları
Bu tez çalışmasında Türkiye'de klarnet alanında benzer görüşe sahip ve benzer özellikler taşıyan klarnet sanatçılarının oluşturduğu Türk Klarnet Okulu adı verilen oluşum, temsilcileri ve çalışmalarıyla birlikte incelenmiştir. Her ne kadar Türk klarnet icracılarıyla ilgili daha önceden bazı incelemeler yapılmış olsa da bulunan kaynaklarda görüldüğü kadarıyla bir çalgı okulu (ekolü) olarak inceleme yapılmamış ve bu çalışmalarda birçok önemli klarnet sanatçısı hakkında bilgi yer almamıştır. Bu çalışma içerisinde dünyada ve Türkiye'de klarnetin gelişimi, sistemleri, klarnet sanatçıları ve onları etkileyen kurum ve kişiler anlatılmış, diğer ulusal klarnet okulları ile Türk Klarnet Okulu'nun kendine özgü özellikleri açıklanmış ve karşılaştırılmıştır. Bununla birlikte klarnet okulu temsilcisi müzisyenlerin hayatları, eserleri ve sanat alanındaki çalışmaları yer almıştır. Bu çalışma, kaynaklarda bulunabilmiş batı müziği icra eden ve vefat etmiş olan klarnet sanatçılarıyla sınırlı tutulmuştur. Türkiye'de birçok şehirde Türk Klarnet Okulu içerisinde yer alabilecek ve ülkede klarnetin gelişiminde emeği geçen klarnet sanatçılarının var olabileceği bilinmekle birlikte tez içerisinde kaynaklarda ulaşılabilinen bilgiler ışığında İstanbul ve Ankara şehirlerindeki gelişmeler yer almaktadır. Çalışmanın giriş ve yöntem bölümler sonrasında yer alan bulgular ve yorum isimli üçüncü bölümünde klarnet çalgısı hakkında bilgi sahibi olunmasını sağlamak amacıyla kısa teknik ve tarihsel bilgiler ile günümüzde kullanılan başlıca klarnet sistemlerinin açıklandığı bulgular bulunmaktadır. Sonrasında çalgı okulu veya ekolü kavramı, ulusal çalgı okullarının klarnet çalım özellikleri, çalışmaları ve önemli temsilcileriyle ilgili bilgiler yer almaktadır. Bir sonraki başlık altında Cumhuriyet Öncesi ve Cumhuriyet Dönemi'nde Türkiye'de Türk Klarnet Okulu'nu etkileyen batı müziği ile ilgili çalışmalar, okul temsilcilerinin doğrudan ilişkili olduğu kurumlar ve kişilerle ilgili bilgiler bulunmaktadır.Türkiye'de yaşanan sanatsal gelişmelerle ilgili bulguların sonrasında klarnetin Osmanlı'da kullanılması ve günümüze kadar çalım ve eğitim özellikleri yer almaktadır. Türk Klarnet Okulu'nun oluşumu ve gelişimi konusu, temsilcilerin hayatları ve eserlerindeki klarnet yazımına ilişkin örneklerle birlikte incelenmiştir. Türkiye'de sanatın farkı dallarında faaliyet gösteren Türk Klarnet Okulu temsilcilerinin katkıları da bu bölümde bulunmaktadır. Sonuç kısmında Türk Klarnet Okulu'nun bir çalgı okulu olarak özellikleri, diğer ülke klarnet okullarıyla karşılaştırılması, okul temsilcisi müzisyenlerin Türkiye'de klarnet ve sanata katkıları, bulgular ışığında ve yorumlarla ele alınarak bir sonuca ulaşılmaya çalışılmıştır.
Trompet eğitimcilerinin trompet eğitimine ilişkin görüşleri ve Arban metodunun, hedef ve hedef davranışlar yönünden incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, uzman görüşü alınarak trompet eğitimine başlangıç müfredatında en çok kullanılan Arban metodunun hangi hedef ve hedef davranışların gerçekleştirilmesine yönelik olarak hazırlandığını incelemektir.Bu amaçlarla ?Arban metodunda etütler, kazandırdığı hedef ve hedef davranışların özgünlüğüne göre seçilmiştir. Seçilen onbeş etüt, çalgı metotlarını çağdaş öğretim programı modeline dayalı metot çözümleme yöntemiyle incelenmiştir.İnceleme bilişsel ve devinişsel alanlarda yapılmıştır. İnceleme sonucunda belirlenen hedefler bilişsel alanın ?bilgi? basamağında; devinişsel alanın ise ?uyarılma?, kılavuz denetiminde yapma ve ?beceri haline getirme? basamaklarındandır.Anahtar Kelimeler: Trompet Eğitimi, Jean Baptiste ARBAN
Kemana uyarlanmış halk ezgilerinin keman eğitiminde kullanılması
Bu araştırma, Kıbrıs Türk Halk Ezgilerine ilişkin müzikal unsurları ve bunların ortak özelliklerini belirlemek ve keman eğitiminde kemana uyarlanmış halk ezgilerinin kullanılmasının öğrencilerin keman çalma başarısına etkisini saptamak amacıyla yapılmıştır.Araştırmada halk ezgilerine ilişkin veriler kaynak tarama yöntemi kullanılarak toplanmıştır. Halk ezgilerinin tespit edilmesi için Kıbrıs'ta halk ezgileri ile ilgili kitaplar taranmış, kemanla çalınması uygun olan, sözsüz halk ezgileri içinde ortak özellikler taşıyan ve Kıbrıs Türkleri tarafından çalınıp oynanan Sirto, Zeybek, Karşılama, Çiftetelli ve Arabiye ezgileri uzman görüşü alınarak seçilmiştir. Türk müziğine ait olan bazı koma sesler, müziksel ses değiştirici işaretler, notalarda tespit edilen bazı hatalar, halk müziği alanında ve Kıbrıs halk ezgilerini kemanla seslendiren uzmanlardan görüş alınarak düzeltilmiş ve tekrar notaya alınmıştır. Bu ezgilerde kullanılan usuller, ses aralıkları, makamlar, ezgisel hareketler, nota süre değerleri ve kullanılan ritim kalıpları analiz edilmiş ve bu ezgilerin ortak özellikleri üzerine yoğunlaşılmıştır.Kemana uyarlanmış halk ezgilerinin kullanılmasının öğrencilerin keman çalma başarısına etkisini saptamak amacıyla deneysel yöntem kullanılmıştır. Araştırma, ?deneysel? ?tek grup ön-test, son-test? desenine göre gerçekleştirilmiştir. Deneysel çalışma, örnekleme giren 12 öğrencinin oluşturduğu ?deney? grubu üzerinde yapılmıştır. Yapılan analiz sonucunda deneysel çalışmada kullanılacak olan ezgilerin arasından uzman görüşü alınarak iki farklı ezgi seçilmiş, yay prensipleri dikkate alınarak, yay teknikleri, yay hareketleri, parmak numaraları ve nüanslar belirlenerek kemana uyarlanmıştır. Ön gözlemde deney grubuna bu ezgilerin uyarlanmamış şekli, son gözlemde ise uyarlanmış şekli çaldırılmıştır. Deneysel çalışma 2 haftalık sürede, aynı ortam, süre ve zaman dilimi içinde haftanın her günü gerçekleştirilen 10 çalışmadan oluşmuştur. Çalışmalar video kamerayla kaydedilmiş, video kayıtlarını izleyen üç gözlemci tarafından önceden hazırlanmış olan gözlem formları doldurulmuştur.Araştırmada veri toplama aracı olarak, öğrencilerin kemana uyarlanmış halk ezgilerini çalma başarılarını ölçme amacıyla ön ve son gözlemleri uygulayabilmek için gözlem formu kullanılmıştır. Gözlem formunda teknik ve müzikal olarak ?sol eli konumlandırabilme ve parmaklandırabilme?, ?yayın hızını ayarlayabilme?, ?yayın basıncını dengeleyebilme?, ?ezgiyi bütünlük içinde seslendirebilme? ve ? müzikal çizgiyi yakalama ve doğru seslendirme? davranışları yer almıştır.Araştırmada verilerin analizinde, araştırmanın alt problemlerine uygun olarak parametrik olmayan ?Kendall W Uyum Testi?, ?Wilcoxon Sıra Testi? ve ?Mann Whitney U Testi? kullanılmıştır. Uzmanların seslendirme başarısına verdikleri puanlar arasındaki tutarlılıklarına bir başka deyişle uzmanların verdikleri puanlar arası uyuma ?Kendall W Uyum Testi? ile bakılmıştır. Öğrencilerin Sirto seslendirme durumları ve Zeybek seslendirme durumları açısından bir farkın olup olmadığı ?Mann Whitney U Testi? ile analiz edilmiştir. Öğrencilerin iki farklı ezgiyi seslendirme durumları arasında ön gözlem ve son gözlem puanları arasında anlamlı bir farkın olup olmadığı ?Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi? ile analiz edilmiştir. Araştırmada ayrıca, gözlem formunda yer alan yorumlar kısmındaki uzman görüşleri nitel araştırma verisi olarak kabul edilmiş ve bu yorumların çözümlenmesinde içerik analizi tekniği kullanılmıştır.Araştırma sonucunda, yapılan analizle ezgilerin ortak özellikleri belirlenmiştir. Deneysel çalışmadan elde edilen bulgulara göre; kemana uyarlanmış halk ezgilerinin öğrencilerin keman çalma başarılarını teknik ve müzikal olarak olumlu yönde etkilediği saptanmıştır. Her bir davranış için anlamlı bir artış ve olumlu yönde gelişme gözlenmiştir.
Reşat Aysu'nun saz eserlerindeki flüt icra tekniklerine uygun ögeler ve flüt eğitiminde kullanılabilirliği üzerine bir araştırma
Bu araştırma; Reşat AYSU'nun saz eserlerindeki flüt icra tekniklerine uygun ögelerin belirlenmesi ile buna dayalı bir flüt eğitimi dağarcığı oluşturulması ve oluşturulan dağarcığın flüt eğitiminde kullanılabilirliğine ilişkin flüt öğretim elemanlarının ve flüt öğrencilerinin görüşlerinin alınması amacıyla yapılmıştır.Araştırma iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm çalışmaları Reşat AYSU'nun saz eserlerindeki flüt icra tekniklerine uygun ögelerin sıklık derecelerinin belirlenmesi ve elde edilen sonuçlar doğrultusunda ?Reşat AYSU Saz Eserleri ile Flüt Çalışma Dağarcığı?nın oluşturulmasıdır. İkinci bölüm ise bu dağarcığın flüt eğitiminde kullanımı ve kabul görme durumuna yönelik, eğitimci ve öğrenci görüşlerinin alınmasıdır. İlk bölümde; araştırmada kullanılmak üzere saz eserlerinden 10 tane (Acem Kürdî Saz Semâi, Çargâh Saz Semâi, Bûselik Saz Semâi, Nihâvend Saz Semâi, Kürdîli Hicâzkâr Saz Semâi, Ferahnâk Saz Semâi, Ferahfezâ Saz Semâi, Hisar Bûselik Saz Semâi, Bûselik Peşrev, Ferahnâk Peşrev) seçilerek flüt icra tekniklerine göre incelenmiştir. Eserlerin farklı bölümlerinden flüt eğitiminde yer alan ?Staccato?, ?Legato?, ?Vibrato?, ?Çift Dil?, ?Üç Dil?, ?Süsleme?, ?Karma Teknikler?, ?Gam ve Arpej? konu başlıkları altında gruplandırılarak bir çalışma dağarcığı oluşturulmuştur. İkinci bölümde ise bu flüt çalışma dağarcığının öğrenciler üzerindeki etkilerine ilişkin eğitimcilerin ve öğrencilerin öngörülerinin alınmasına yönelik anket formu hazırlanmıştır. Anket formunda çalışma dağarcığının öğrenci üzerindeki etkileri üç ana boyutta ele alınmıştır. Bunlar; Teknik, Motivasyon ve Türk Müziğinin Karakteristik Özelliklerinin Tanınması boyutlarıdır. Hazırlanan anket formları ile Türkiye'de fakültelerin Müzik ve Müzik Eğitimi alanlarında görev yapmakta olan flüt eğitimcileri ile üçüncü ve dördüncü sınıflardaki flüt öğrencilerinin görüşleri alınmıştır.Anahtar Kelimeler: Müzik Eğitimi, Flüt Eğitimi, Reşat Aysu, Saz Eserleri, Makam, Analiz