Scale development

322 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

İhracat ilişkisel pazarlama oryantasyonu: Ölçek geliştirme

Bu çalışmada, ihracat işletmelerine ilişkisel pazarlama uygulamaları ve stratejileri geliştirme sürecinde yardımcı olması planlanan, kavramın kuramsal temelini ve teorik altyapısını kapsayan, geçerlilik ve güvenirlik kriterlerini sağlayan ve ihracat ilişkisel pazarlama oryantasyonunu bütünsel bir yaklaşımla ele alan bir ölçme aracı geliştirilmesi amaçlanmaktadır. Çalışma, literatürde ihracat dinamiklerine ve uluslararası pazarlama koşullarına özgü bir ilişkisel pazarlama ölçeği bulunmaması ve bir ölçek geliştirme çalışması sunması dolayısıyla özgündür. İhracat ilişkisel pazarlama alanında yapılan bu ölçek geliştirme çalışmasının literatürde yer alan bir boşluğun doldurulmasına katkıda bulunacağı düşünülmektedir. Araştırma üç ana bölüm ile giriş, sonuç ve öneriler bölümlerinden oluşmaktadır. Araştırmanın giriş bölümünde çalışmanın yapılmasındaki temel motivasyon unsurlarına, ikinci ve üçüncü bölümlerde araştırmanın kuramsal ve teorik altyapısına, dördüncü bölümde ise araştırmanın metodolojisine ve elde edilen ampirik bulgulara yer verilmektedir. Araştırma bir ölçek geliştirme çalışması olması sebebiyle araştırma modeli yazında genel kabul gören ölçek geliştirme aşamalarına benzer şekilde (i) madde (öğeler) havuzunun oluşturulması, ii) ölçeğin geliştirilmesi ve yapılandırılması ile (iii) ölçeğin örnekleme uygulanarak nihai şeklinin verilmesi aşamaları olmak üzere üç aşamadan oluşacak şekilde tasarlanmıştır. Ölçekte yer alacak ifadelerin oluşturulması amacıyla literatür taramasının yanı sıra yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Başlangıçta elde edilen ifadeler, görünüş ve içerik geçerliliğinin test edilmesi amacıyla uzman görüşüne, daha sonra da sadeleştirmelerin yapılması için ön denemeye tabi tutulmuştur. Sadeleştirilen ölçekle asıl uygulama iv (n=421) ihracat çalışanlarına kota örnekleme yöntemine göre uygulanarak nihai araştırma çalışması gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın uygulanmasında sırasıyla: 1. Bütün faktörlere ilişkin maddelerle boyut sayısının belirlenmesi, 2. Her bir faktör için tek boyutluluk özelliğinin araştırılması, 3. Faktör yapısı ve faktörler ile maddeler arasındaki ilişkilerin doğrulanması, 4. Rastgele iki gruba ayrılan ölçme aracının ölçme değişmezliği özelliğinin araştırılması, 5. Ayrımsama geçerliliğinin analiz edilmesi, 6. Ölçme aracının ve alt boyutlarının güvenirliklerinin araştırılması aşamaları takip edilmiştir. Araştırma sonucunda, ihracat ilişkisel pazarlama oryantasyonunu ölçen, geçerliliği ve güvenirliği doğrulanmış, tekrar tekrar test edilebilir ve benzer sonuçların elde edilmesi beklenen bir ölçme aracı ortaya konulmuştur. Ölçme aracı altı alt boyuttan ve 25 maddeden oluşmaktadır. Bu alt boyutlar: Güven, İletişim, Paylaşılan Değerler, Taahhüt Verme, İş Yapma Tarzları ve Ülkesel İlişkilerdir. Anahtar Kelimeler: Ölçek Geliştirme, İhracat, İhracat Pazarlaması, İlişkisel Pazarlama, İhracat İlişkisel Pazarlama Oryantasyonu

Pazar oryantasyonuPazarlamaPazarlama stratejileri+5
Aytaç Güt
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Sağlıklı yaşam motivasyonu: Güdüleyici unsurların çok boyutlu incelenmesi ve ölçek geliştirme çalışması

Bu araştırmanın amacı, bireylerin sağlıklı yaşam motivasyonunu etkileyen faktörleri belirlemek ve bu faktörler doğrultusunda bireylerin sağlıklı yaşam motivasyonunu ölçen geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı geliştirmektir. Bu bağlamda bu araştırma, keşfedici sıralı desen ile nitel ve nicel aşamaları içeren bir karma yöntem araştırması olarak tasarlanmıştır. Araştırmanın ilk aşamasında, fenomenolojik desen benimsenerek bireylerin sağlıklı yaşama yönelik motivasyonlarını anlamaya odaklanılmıştır. Bu kapsamda, sağlıklı yaşam davranışlarını benimseyen 18 bireyle görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Yapılan tematik analiz sonucunda, "Sağlıklı Yaşama Motive Eden Unsurlar", "Sağlıklı Yaşama Motive Eden Dürtüler" ve "Sağlıklı Yaşamın Yansımaları" olmak üzere üç kapsayıcı tema ortaya konmuştur. Sağlıklı Yaşama Motive Eden Unsurlar temasında, bireylerin gelecek kaygısı, fiziksel sağlıklarını koruma, psikolojik iyi oluşlarını artırma, sosyal çevrelerinden destek görme ve sosyal olarak beğenilme gibi faktörlerden etkilendikleri belirlenmiştir. Sağlıklı Yaşama Motive Eden Dürtüler kapsamında, bireylerin sağlıklı yaşamı benimsemelerinde geçmiş hastalıkları, olumsuz geçmiş yaşantıları, aile, arkadaş ve sağlıksız insanlar gibi motivasyon faktörleri sağlıklı yaşamı benimseme kararlarını doğrudan etkileyen unsurlar arasında yer almıştır. Sağlıklı Yaşamın Yansımaları temasında ise, sağlıklı yaşam davranışlarının bireyler üzerindeki olumlu etkileri ortaya konmuştur. Sağlıklı yaşam alışkanlıklarını sürdüren bireylerin fiziksel sağlıklarının güçlendiği, sosyal ilişkilerinde daha aktif oldukları ve psikolojik olarak kendilerini daha iyi hissettikleri görülmüştür. Ayrıca, sağlıklı yaşamın bireylere özgüven kazandırdığı, özsaygılarını artırdığı ve genel yaşam kalitelerini olumlu yönde etkilediği saptanmıştır. Bu temalar, bireylerin sağlıklı yaşamı benimseme süreçlerini, hangi faktörlerden etkilendiklerini ve bu sürecin sonuçlarını ortaya koyarak ölçek geliştirme sürecine temel oluşturmuştur. Bu kapsamda araştırmanın ikinci aşamasında, nitel aşamada elde edilen bulgular ışığında Sağlıklı Yaşam Motivasyonu Ölçeği (SYMÖ) geliştirilmiştir. SYMÖ'nün geliştirilmesi için üç farklı örneklemde beş farklı çalışma grubu olmak üzere toplam 976 bireyden veri toplanmıştır. Birinci grupta pilot çalışma için 50 bireye, ikinci grupta Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) ve güvenirlik analizi için 474 bireye, üçüncü grupta Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA), madde analizi ve madde tepki kuramı için 271 akademisyene, dördüncü grupta ölçüt bağıntı geçerliği için 172 üniversite öğrencisine ve dördüncü grupta test-tekrar test için 50 katılımcıya ulaşılmıştır. Gerçekleştirilen tüm analizlerin sonucunda 4 alt boyuttan ve 18 maddeden oluşan SYMÖ geliştirilmiştir. Elde edilen tüm bulgular, alan yazın ışığında tartışılarak yorumlanmıştır. Sağlıklı yaşam davranışlarının sürdürülebilmesi için motivasyon kaynaklarını anlamanın önemi vurgulanarak, sağlık politikaları, toplumsal eğitim programları ve bireysel müdahalelere yönelik stratejiler geliştirilmesi için uygulayıcılara ve araştırmacılara dair öneriler sunulmuştur. Bu araştırma, bireylerin sağlıklı yaşam davranışlarını anlamaya ve desteklemeye yönelik çalışmalara rehberlik edecektir.

Karma yöntemlerMotivasyonNitel araştırma+2
Elif Özer
Süleyman Demirel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Sigara bırakma davranışlarını değerlendirmek için sağlık inanç modeli'ne dayalı ölçek geliştirme

Metadolojik türdeki bu çalışma, sigara bırakmaya yönelik davranışları açıklayabilmek ama-cıyla Sağlık İnanç Modeli temelli bir ölçek geliştirilmek için yapılmıştır. Veriler online anket yöntemi ile Eylül 2020 – Şubat 2021 tarihleri aralığında araştırmaya katılmayı kabul eden 720 birey ile tamamlanmıştır. Araştırmanın evrenini sigara içtiğini belirten 18 yaş üzeri ye-tişkin bireyler oluşturmaktadır. Veri toplanmasında Tanıtıcı Bilgi Formu ve Sigara Bırakma Davranışı Sağlık İnanç Modeli Ölçeği (SBD-SİM ölçeği) kullanılmıştır. İstatiksel analizi SPSS 26.0 ve AMOS istatistik paket programında yapılmıştır. Ölçeğin geçerlik çalışması için ilk aşamada kapsam geçerliliği için 10 uzman görüşüne başvurulmuştur. Değerlendirme-ler sonucunda ölçekte yer alan 1 ifade (madde 73) .62'nin altında değer aldığı için ölçekten çıkarılmıştır. Modelin güvenirliğini test etmek için Cronbach Alpha iç tutarlılık analizi, Madde-Toplam Korelasyonu ve Test-Tekrar Test, yapı geçerliğini ve faktör yapısını test etmek için Açımlayıcı Faktör Analizi yapılmıştır. Açımlayıcı faktör analizinde maddelerin faktör yüklerinin birinci faktörde .535 ile .783 arasında, ikinci faktörde .715 ile .804 arasın-da, üçüncü faktörde .593 ile .797 arasında, dördüncü faktörde ise .590 ile .690 arasında değer aldığı izlenmiştir. Ölçekteki maddelerin Kapsam Geçerlik İndeksi (KGİ) değeri 0.988, Kapsam Geçerlik Ölçütü (KGÖ) değeri ise 0.800 olarak tespit edilmiştir. KMO de-ğeri 0.926 ve Bartlett's testi değeri 16489,65 (p<0.001) olarak belirlenmiştir. Doğrulayıcı faktör analizi sonucunda ölçeğin, ki-kare istatistiğinin serbestlik derecelerine oranı CMIN/DF: 3,68; (RMSEA) 0.06; (GFI) 0,85; (RMR) 0,10; (AGFI) 0,82 ve (CFI) değeri ise 0,95 olarak bulunmuştur. Ölçeğin geçerliği için yapılan doğrulayıcı faktör analizi uyum değerleri istenilen düzeyde yeterli bulunmuştur. Ölçeğin güvenilirliği için yapılan iç tutarlılık analizi cronbach alfa değerlerinin birinci faktör (Algılanan Duyarlılık ve Ciddiyet) için 0.93, ikinci faktör (Algılanan Engel) için 0,91, üçüncü faktör (Öz Yeterlilik) için 0,85 ve dördüncü faktör (Algılanan Yarar) için 0,86 olduğu belirlendi. Ölçekten, model gereği toplam puan hesaplanmadığı için sadece alt boyutları için Cronbach alfa değeri hesaplan-mıştır. Ölçeğin test-tekrar test puan ortalamaları arasındaki uyumluluğu gösteren Pearson korelasyon analizinde, Algılanan Duyarlılık-Ciddiyet ve Öz Yeterlilik boyutlarında iki öl-çüm arasında pozitif yönde ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur (r=0,507 p<0,002, r=0,477 p<0,004). Ancak Algılanan Engel ve Algılanan Yarar boyutlarında iki ölçüm arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır (r=0,171 p>0,05, r=0,117 p>0,05). Analiz-ler sonrasında 37 maddeye inen Sigara Bırakma Davranışı Sağlık İnanç Modeli Ölçeği (SBD-SİM ölçeği) duyarlılık ve ciddiyet algısı, engel algısı, öz yeterlilik ve yarar algısı ol-mak üzere dört alt boyut içermektedir. Ölçeğin değerlendirilmesi alt boyutlar üzerinden gerçekleştirilir. Bu çalışmada geliştirilen ölçüm aracının farklı dil ve kültürlere adaptasyonu yapılarak geniş bir kullanım alanı bulacağını ve sigara ile mücadele eden birey ve kurumlara önemli katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

BağımlılıkGüvenilirlik ve geçerlilikHalk sağlığı+6
Nursena Alagöz
Sanko University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Beslenme maliyetinin karşılanmasında gıda enflasyonunun tüketici davranışlarına etkisinin gıda güvencesi ve seçimlerine göre değerlendirilmesi

Gıda güvencesinin elde edilebilirlik boyutunda düşük gelirli riskli gruplar için gıda fiyatları ve ortaya çıkan diyet maliyetin karşılanabilirliği en önemli iki bariyer olup besin seçimlerinde de önceliği oluşturmaktadır. Kararlılık boyutu için de yüksek gıda enflasyonu güvencenin devamlılığı için risk faktörüdür. Araştırmanın amacı, yüksek enflasyonun gıda güvencesi durumuna göre davranışsal etkilerini, besin seçimi motivasyonlarına etkisini ve gelirdeki diyet maliyeti oranı ile gıda güvencesi arasındaki ilişkiyi değerlendirmektir. Hipotez testinde kullanılmak üzere Tek Madde Besin Seçimi Testi'nin (BST) Türkçe uyarlaması için çeviri-geri çeviri, uzman paneli, bilişsel değerlendirme, uygulama (n=350) ve tekrar uygulama (n=50) aşamaları tamamlanmıştır. Testin tek ve çok madde versiyonlarının eşleştirilen 11 boyutu 0,43-0,65 arası korelasyon, tekrar uygulama 0,58-0,80 sınıf içi korelasyon katsayıları göstermiştir (p<0,001). Besin gruplarına göre 2400 kkal için oluşturulmuş sepet modelinde toplanan gıda fiyatlarıyla aylık beslenme maliyeti temel gereksinim için minimum 1139 TL (59,01$) olarak hesaplanmıştır. Gıda enflasyonunun tüketici davranışlarına etkisine yönelik 55 maddelik havuz uzman paneliyle 41 maddeye indirilerek, ön uygulamayla (n=215) gıda tüketim durumu (GTD, 6 madde), gıda alışverişi davranışları (GAD, 6 madde) ve satın alma motivasyonları (SAM, 5 madde) olmak üzere 3 faktörlü Gıda Enflasyonunun Tüketici Davranışlarına Etkisi (GE-TükD) ölçeği oluşturulmuştur. Temel uygulamada (n=668) ortadan şiddetliye güvencesizlerin (%47,6) diyet maliyeti yükü %16 iken güvenceli grupta (%52,4) oran %20,3 ile daha yüksek bulunmuştur (p<0,001). Diyet maliyetinin gelirdeki oranının %11,1'i geçmesi gıda güvencesizliği için risk faktörü saptanmış olup (p<0,001), kesim değerinin karar verme matrisinde duyarlılığı %47, özgüllüğü %38 ve doğruluğu %43 olarak bulunmuştur. Katılımcılar gıda enflasyonun davranışsal etkisini sırayla GAD (1,56±0,84), SAM (1,02±0,81) ve GTD (0,72±0,66) faktörleri için bildirmiştir. Ortadan şiddetliye güvencesiz grup GE-TükD ölçeği ve GTD, GAD ve SAM faktörleri için daha yüksek enflasyon etkisi bildirmiş olup iki grup arasındaki en yüksek etki büyüklüğü ara öğün atlama (0,50), ana öğün atlama (0,48) ve tüketim çeşitliliği (0,48) maddeleri için saptanmıştır (p<0,001). Gıda enflasyonunun davranışsal etkilenme düzeyi artıkça besin seçiminde fiyata verilen önemin arttığı (r=0,38, p=0,01) tespit edilmiştir. Gıda güvencesi durumu ile seçim motivasyonları arasında en ayırt edici motivasyon fiyat olarak saptanmış olup ortadan şiddetliye güvencesiz grupta daha önemli olduğu saptanmıştır (Cohen d=0,46, p<0,001). Ortadan şiddetliye güvencesiz grubun diyet maliyeti yüküne ve gıda enflasyonuna karşı daha dezavantajlı olduğu, seçim ve davranışlarını düzenlemeye çalıştıkları gösterilmiştir. Yüksek enflasyon ortamında bireylerin gıda güvencesi durumunu ve tüketici davranışlarını etkili bir şekilde değerlendirerek uygun politikalar geliştirilmesi gerekmektedir.

Gıda güvencesiTarım fiyat politikasıÖlçek geliştirme
Mehmet Haydaroğlu
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitsel veri okuryazarlığı yeterlik algısı ölçeği: Bir ölçek geliştirme çalışması

Gelişimin hızının yüksek olduğu erken çocukluk döneminde çocuklarla ilgili verilecek kararlar, uygulanacak etkinlikler veya alınacak önlemler onların çocukluk ve ileriki dönemlerini daha sağlıklı bir şekilde geçirmelerini sağlayacaktır. Veriye dayalı karar verme, öğretmenlerin, çocukların güçlü ve geliştirilmesi gereken yönlerini belirlemek için değerlendirme verilerini inceledikleri ve elde ettikleri sonuçları uygulamalarında kullandıkları süreci ifade eder. Veriye dayalı karar vermenin bir parçası olan veri okuryazarlığı ise, verileri kullanarak soruları formüle aktarma ve bu soruları cevaplama becerisini içerir. Bu bağlamda, eğitsel veri okuryazarlığı, sınıfta veya okulda öğrenme ve öğretimi sürekli olarak geliştirmek amacıyla farklı türdeki verileri doğru bir şekilde elde etme, analiz etme ve bunlara yanıt verme yeteneği olarak tanımlanmaktadır. Bu araştırmada okul öncesi öğretmenlerinin eğitsel veri okuryazarlığına yönelik bir yeterlik algısı ölçeği geliştirmek amaçlanmıştır. Bu amaçla eğitsel veri okuryazarlığı için gerekli kaynaklar, yapılar, süreçler incelenmiş̧ ve eğitsel veri okuryazarlığını etkileyen etmenler ile geliştirmeye yönelik çıkarımlar araştırılmıştır. Araştırmada, nicel araştırma yöntemlerinden tarama yöntemi kullanılmıştır. Çalışmaya 2022-2023 eğitim öğretim yılında Türkiye'de 81 ildeki MEB'e bağlı okul öncesi eğitim kurumlarında çalışan 579 okul öncesi öğretmeni katılmıştır. Araştırma, rastgele atama yöntemi ile çevrimiçi bir link üzerinden uygulanmıştır. Araştırmanın veri analizi, SPSS veri analizi programı kullanılarak yapılmıştır. Verilerin analizinde ilk olarak, açıklayıcı faktör analizi ve güvenirlik analizleri için IBM SPPS 22.0, doğrulayıcı faktör analizi için ise IBM AMOS 24.0 paket programları kullanılmıştır. "Eğitsel Veri Okuryazarlığı Yeterlik Algısı Ölçeği", okul öncesi öğretmenlerinin eğitsel veri okuryazarlığı yeterlik algılarını belirlemeye yönelik sorular yer almıştır. Çalışmanın sonucunda geliştirilen Eğitsel Veri Okuryazarlığı Yeterlik Algısı Ölçeğinin geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu görülmüştür.

Karar verme süreciOkul öncesi eğitimOkul öncesi öğretmenler+7
Fadime Biçici
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Yoğun bakımda çalışan anestezyoloji ve reanimasyon anabilim dalı araştırma görevlilerinin , aile görüşmelerinde kötü haber verme konusundaki yetkinliklerinin değerlendirilmesi

Kötü haber verme sürecinde en önemli konu; hekim ve hasta veya hasta yakını arasında olan iletişimdir. Yoğun bakım üniteleri; yaşam sonu süreçleri ve ölümle ilgili tartışmaların sıklıkla yapıldığı ve kötü haberlerin verildiği hastane ortamlarıdır. Bu çalışmanın amacı; yoğun bakımda çalışan Anesteziyoloji ve Reanimasyon anabilim dalı araştırma görevlilerinin, aile görüşmelerinde kötü haber verme konusundaki yetkinliklerinin değerlendirilmesi amacı ile geliştirilmiş komplikasyon ve ölüm bildirilmesine yönelik bir değerlendirme ölçeğinin Türkce geçerlilik ve güvenilirlik çalışmasının yapılmasıdır. Çalışma için etik kurul onayı Hacettepe Üniversitesi Girişimsel Olmayan Klinik Araştırmalar Etik Kurulu'ndan 05.04.2023 tarihinde alınmıştır. (Kayıt no:GO23/111). Çalışma 06.04.2023-06.05.2023 tarihleri arasında Hacettepe Üniversitesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalındaki çalışmakta olan araştırma görevlilerinin katılımı ile gerçekleştirlmiştir. Onam alındıktan sonra katılımcılar yazı-tura atılarak iki senaryo grubundan birine (sanal aile görüşmesi) rastgele atandılar. Odalarda bilgi veren hekim ve oyuncu karşılıklı şekilde oturdu. Oda duvarına sabitlenen kamera sistemi tarafından görüşmeler kayıt altına alındı. Görüşmeler; hem görüşmeye katılan oyuncu tarafından hem de kamera kayıtları üzerinden 4 farklı profesyonel değerlendirici (bir yoğun bakım uzmanı, bir anesteziyolog, bir sosyal psikolog ve bir psikiyatrist) tarafından puanlandırıldı. Çalışmamıza 52 araştırma görevlisi dahil edildi. Katılımcılardan 21 kişi erkek, 31 kişi ise kadın idi. Katılımcılardan 27 (%51.9) kişi komplikasyon bilgilendirmesi, 25 (%48.1) kişi ise ölüm bilgilendirmesi yaptı. Katılımcılardan 18 (%34.6) kişi daha önce kötü haber verme üzerine eğitim almışken, 34 (%65.4) katılımcı bu konuda daha önce eğitim almamıştı. 44 (%84.6) katılımcı daha önce ölüm bilgilendirmesi yapmış olup, 8 (%15.4) katılımcı daha önce ölüm bilgilendirmesi yapmamıştı. 33 (%63.5) katılımcı daha önce komplikasyon bilgilendirmesi yapmış, geri kalan 19 (%36.5) katılımcı daha önce komplikasyon bilgilendirmesi yapmamıştı. Çalışmamızda araştırma görevlisinin kendini değerlendirdiği öz değerlendirme anketinin her iki formun (komplikasyon ve ölüm bilgilendirmes) Cronbach's α değeri, 0.93 olarak tespit edildi. Çalışmamızda profesyonel değerlendiriciler tarafından değerlendirilen komplikasyon bilgilendirme formunun Cronbach's α değeri 0.81, ölüm bilgilendirme formunun Cronbach's α 0.88 bulunmuş olup yüksek iç tutarlılığa sahip olduğu gösterilmiştir. Ayrıca değerlendirme formları arasında yapılan istatistik sonucuna göre, hem komplikasyon bilgilendirmesi formu, hem de ölüm bilgilendirmesi formu ile Tıp Eğitimi ve Bilişim Ana bilim Dalı iletişim becerisi değerlendirme rehberi arasında korelasyon olduğu bulunmuştur. Sonuç olarak; çalışmamızda Türkce geçerlilik ve güvenilirlik çalışmasını yaptığımız "HASTA YAKININA KÖTÜ HABER VERME- KOMPLİKASYON BİLGİLENDİRMESİ" ve "HASTA YAKININA KÖTÜ HABER VERME- ÖLÜM BİLGİLENDİRMESİ" ölçekleri güvenilir olup yapılandırılmış klinik sınavlarda kullanılabilir. Kötü haber verme bilgilendirmesi eğitimi ve iletişimin kalitesinin ölçümü Anesteziyoloji ve Reanimasyon araştırma görevlilerinin eğitim programlarına dahil edilmelidir.

Yoğun bakım üniteleriYoğun bakımAnestezi ve analjezi+6
Nıyaz Kamılov
Hacettepe University
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Üniversitelerin öğretim, bilimsel araştırma ve topluma hizmet işgörülerini gerçekleştirme bakımından eğitim durumlarının niteliği

Araştırmanın amacı, öğretim elemanlarının ve öğrencilerin yükseköğretimin öğretim, bilimsel araştırma ve topluma hizmet işgörüsünü gerçekleştirme bakımından eğitim durumlarının niteliğine ilişkin görüşlerini tespit etmektir. Araştırmada genel tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma 2021-2022 eğitim öğretim yılında URAP sıralaması temele alınarak alt, orta ve üst grupta yer alan üç devlet üniversitesindeki eğitim ve tıp fakültelerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nicel verilerin elde edilmesinde 278 öğretim elemanı ve 855 üniversite öğrencisinden, nitelde ise 31 öğretim elemanı ve 21 üniversite öğrencisinden görüş alınmıştır. Nicel veriler araştırmacı tarafından geliştirilen "Öğretim Elemanlarının Öğretim Hizmetinin Niteliğini Değerlendirme Ölçeği", "Yükseköğretimin Topluma Hizmet ve Bilimsel Araştırma Niteliğini Değerlendirme Ölçeği" ve "Üniversite Öğrencilerinin Öğretim Hizmetinin Niteliğini Değerlendirme Ölçeği" olmak üzere üç ölçek üzerinden toplanmıştır. Araştırmanın sonucunda üç üniversitenin öğretim elemanlarının yükseköğretimin eğitim durumlarının niteliğine ilişkin öğretim, bilimsel araştırma ve topluma hizmet işgörülerini gerçekleştirme grupleri ve görüşleri belirlenmiştir. Öğretim işgörüsünde üniversite ve fakülte temel etkisi istatistiksel olarak anlamlı fark oluştururken, üniversite ve fakülte ortak etkisinin ise anlamlı fark oluşturmadığı görülmüştür. Bilimsel araştırma ve topluma hizmet işgörülerinde ise fakültenin temel etkisi üç farktörde anlamlı fark göstermezken, üniversitenin temel etkisinin iki faktör için anlamlı fark gösterdiği, tek faktör için anlamlı fark göstermediği sonucuna ulaşılmıştır. Üniversite ve fakülte ortak etkisinin ise üç faktör içinde anlamlı fark oluşturmadığı görülmüştür. Üniversitelerdeki öğrencilerinin yükseköğretimin eğitim durumlarının niteliğine ilişkin öğretim işgörüsünü gerçekleştirme grupleri ve görüşleri de ortaya konulmuştur. Üniversite öğrencilerine göre öğretim işgörüsünde üniversitenin ve fakültenin temel etkisinin iki faktör için istatistiksel olarak anlamlı olduğu görülmüştür. Üniversite ve fakülte ortak etkisinin ise sadece rehberlik hizmeti ve öğrenci gelişim seviyesinin değerlendirilmesi faktöründe istatistiksel olarak anlamlı olduğu görülmüştür.

Bilimsel araştırmalarEğitim hizmetleriToplumsal hizmet+6
Alev Orhan
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Üstün zekâlı öğrencilerin fen bilimlerine özgü yeteneklerinin değerlendirilmesi: Bir test geliştirme çalışması

Ülkemizde ve dünyada üstün zekâlı bireylerin tanılanması amacıyla çeşitli ölçme araçları (zekâ testleri, genel yetenek testleri, akademik testler ve ölçekler) geliştirilmiştir. Tanılamada önemli verilerin toplanmasını sağlayan bu araçlar, bireylerin çeşitli özelliklerine ilişkin bilgiler sağlasa da farklı disiplinlere özgü yeteneklere ilişkin bilgi sağlamakta sınırlılıklara sahiptirler. Üstün zekâlı bireylere yönelik bir tanılamayı takiben, söz konusu bireylere uygun bir eğitim programı tasarımı yapılması ihtiyacı doğmakta ve bireyi uygun bir programa yerleştirme amacı güdülmektedir. Fakat eğitim programları, yapısal özelliklerindeki sınırlılıkları sebebiyle çoğunlukla tek bir alana yönelik biçimde planlanmaktadır. Bu sınırlı disiplinler-alanlar çoğunlukla matematik, fen bilimleri, teknoloji ve mühendislik bölümlerini içermektedir. Bu bağlamda sadece zekâ testleri ve başarı testleri ile ölçeklere odaklı bir tanılama süreci, disipline-alana özgü eğitim programı geliştirme konusunda detaylı bilgi sağlamamaktadır. Bu sebeple disipline-alana özgü yetenek testlerinin geliştirilmesi ve tanılamada kullanılması önemli bir boşluğu kapatacaktır. Bu çalışmanın amacı 5-8. sınıflarda öğrenim görmekte olan "üstün zekâlı" tanısı almış öğrencilerin fen bilimleri disiplinine özgü yeteneklerinin değerlendirmesinde kullanılabilecek bir yetenek testi geliştirmektir. Araştırmaya 338, 5.-8. Sınıf öğrencisi katılmıştır. Bu öğrenciler arasında 5. sınıfta 12, 6. Sınıfta 56 ve 7. ve 8. Sınıfta 7 üstün zekâlı tanısı almış öğrenci bulunmaktadır. Elde edilen yapı geçerliliği verileri tek faktörlü yapıyı doğrulamıştır. Dahası üst sınıf grupları ve alt sınıf grupları arasında da test puanları açısından üst gruplar lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. 28 maddeden oluşan envanterden elde dilen puanların Cronbach Alfa güvenirlik değerinin .87 olduğu belirlenmiştir. Elde edilen geçerlilik ve güvenirlik bulguları ölçme aracından elde edilen puanların araştırma ve değerlendirme amacıyla kullanılabileceğini göstermektedir.

Fen bilgisi eğitimiFen bilimleriOrtaokul öğrencileri+5
Sena Keskin
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessEN

A study of scale development to evaluate individual preparedness to floods (Kassala, Sudan)

The study aimed to provide scale tools for measuring individual preparedness for measuring individual's knowledge and behavior regarding flood preparedness in Kassala, Sudan. Item development was conducted by reviewing the literature and considering the opinions of the target population. Six experts agreed on the item pool and confirmed its content validity with a content validity index ≥0.75 for all the items. This process resulted in dividing of the item pool into two draft scales: knowledge and behavior. Study participants were 413 household key persons from seven neighborhoods affected by the 2018 floods in Kassala city in Sudan. Analysis of the collected data was carried out using the Statistical Package for Social Sciences (SPSS) software for Exploratory Factor Analysis (EFA) construct validity, Cronbach's alpha internal consistency, test retest reliability analysis, and item analysis. In addition LISREL 7.8 program was used for Confirmatory Factor analysis construct validity and Monte Carlo application for Pararel to analyze factor number in construct validity. Experts confirmed the content validity of the scales. EFA revealed a construct of two factors in Knowlege scale and construct of three factors for the behavior scale. Parallel analysis confirmed the number of factors. Items loaded on their factors by > 0.3. CFA also revealed acceptable significant loadings of the items of the two scales and acceptable measures of goodness of fit. Cronbach's alpha, composite reliability indices for all factors were ≥ 0.7. The test–retest reliability coefficients were 0.75 and 0.63 for the knowledge and behaviour scales respectively. Item analysis showed acceptable corrected total item correlations and Cronbach's alpha if the item was deleted for all the items. Differences between means scores of the highest and lowest score groups for all the factors were significant which indicate good power of discrimation of the items.The findings support the hypothesis that the two scales are instruments that produce valid and reliable measures that can be used for measuring individual's knowledge and behavior regarding flood preparedness in Kassala, Sudan. Keywords: Sudan, Flood, Knowledge, Behaviour, Validitiy, Reliability, Scale

ReadinessFloodSudan-Kassala+2
Marwa Osman
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkçede prozodi algısı değerlendirme ölçeğinin geliştirilmesi

Bu çalışmanın amacı Türkçe Prozodi Algısı Testi geliştirmek, güvenirliğini belirlemek ve cinsiyet ile müzik veya oyunculuk eğitiminin test puanları üzerindeki etkisini incelemektir. Geliştirilen ölçek A.Vurgu, B.Durak ve C.Ton testleri ve ilgili alt testlerini içermektedir. Test, 45 pratik maddesi ve 157 test maddesi olmak üzere toplam 202 maddeden oluşmaktadır. Pilot çalışma, yaş ortalaması 20,59, ±1,27 olan 32 (17 kadın) birey ile gerçekleştirilmiştir. Nihai test ile yapılan uygulamaya 18-49 (31,7, ±7,18) yaş aralığında 70 (35 kadın) birey dahil edilmiştir. Kapsam geçerliğini sağlamak için uzman görüşleri alınmış, kapsam geçerlik indeksi 0,88 olarak elde edilmiştir. Yapı geçerliğini sağlamak amacı ile Cronbach alpha analizi yapılmış ve genel olarak, ölçüm aracının güvenirliğini değerlendirmede kabul edilebilir bir iç tutarlık seviyesi olan 0,70 ve üzeri değerlerin elde edildiği görülmüştür. Test-tekrar test güvenilirliği için, pilot çalışmada yer alan 10 bireye 6 ay sonra tekrar uygulama yapılmış, ilk ve sonraki sonuçlar arasında anlamlı bir korelasyon bulunduğu gözlemlenmiştir (p <0,05). Testin ayırt edici geçerliği için cinsiyet ve müzik eğitimi açısından gruplar arası ayrışma incelenmiştir. Cinsiyet farkı açısından istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır. Müzik eğitimi olan ve olmayan gruplar açısından, Vurgu A1.İki Heceli alt testi, Vurgu toplam test puanı ve Prozodi genel test puanları arasında istatistiksel açıdan anlamlı fark bulunmuştur. Testin genelinde taban (%1) ve tavan (%1) etkisi gözlenmemiştir. Sonuç olarak, Türkçe Prozodi Algısı Testinin prozodi algısını değerlendirmede uygulanabilir ve güvenilir bir araç olduğu kanıtlanmıştır. Ayrıca müzik/oyunculuk eğitimi ve cinsiyetin prozodi algısı üzerindeki etkisine ışık tutan bir çalışma olarak değerlidir. Anahtar Kelimeler: Prozodi değerlendirmesi, tonlama, dilbilimsel prozodi, duygusal prozodi, parçalarüstü birimler.

AlgıProzodiTonlama+3
Ayşe Ertürk
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Otizm spektrum bozukluğu olan çocuğa sahip ebeveynler için psikolojik sağlamlık ölçeği'nin geliştirilmesi, geçerliliği ve güvenilirliği

Bu çalışmanın amacı, otizmli çocukların ebeveynlerinin psikolojik sağlamlık düzeyini incelemek için geçerli ve güvenilir bir ölçek geliştirmektir. Ölçülecek özelliklerin ve kavramsal yapının belirlemesi için literatürde yer alan psikolojik sağlamlık ile ilgili ölçekler ve psikolojik sağlamlık modelleri incelendi. Kapsam geçerliliğinin belirlenmesi için 9 uzmana Davis tekniğine göre uyarlanmış kapsam geçerlik formu iki kez uygulandı. Kapsam geçerliliği sonrasında oluşturulan taslak formuna pilot çalışma uygulandıktan sonra yeniden düzenlenen form 0-18 yaş arası otizm tanısına sahip çocukların ebeveynlerine uygulandı (n=556). 139 ebeveyne iki hafta sonra tekrar test uygulandı. Madde analizi ile ölçeğin iç tutarlığı değerlendirildi. Ölçeğin yapı geçerliğini incelemek için açımlayıcı faktör analizi ve doğrulayıcı faktör analizi teknikleri kullanıldı. Ölçeğin kapsam geçerlik indeksi 0,954 bulundu. Faktör analizi sonucu, 19 maddeden oluşan ölçeğin, toplam varyansın %53,88'sini açıklayan 5 faktörlü bir yapı gösterdiği görüldü. Doğrulayıcı faktör analizinde ise faktör birleştirme tekniğiyle oluşturulan yapıya ait model uyum indeksleri RMSEA=0,033; GFI=0,937; AGFI=0,913; NNFI=0,943; CFI=0,954; NFI=0,830; IFI=0,956 ve CMIN/df=1,293 olarak hesaplandı. Edilen model uyum indeksleri göz önüne alındığında, ölçüm modelinin uygun olduğu belirlendi. Ölçeğin güvenilirlik analizinde ölçek için ICC=0,984 ve Cronbach alfa=0,992 bulundu. Ön test ve son testler arasında çok güçlü korelasyon katsayıları bulunmuş olup iki ölçüm arası ilişki istatistiksel olarak anlamlıydı (r=0,984; p˂0,01). Sonuç olarak, geliştirilmiş beş boyuttan oluşan 19 maddelik bir ölçek yapısının geçerliliği doğrulanmıştır. Ölçeğin 0-18 yaş arası otizm tanısına sahip çocukların ebeveynlerinde psikolojik sağlamlık düzeyini incelemek için gerekli ölçütleri karşıladığı ve psikometrik özelliklerinin yeterli olduğu söylenebilir.

Ana-babaGüvenilirlik ve geçerlilikOtistik bozukluklar+4
Sinem Kars
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ev programı nitelik değerlendirme ölçeğinin geliştirilmesi ve geçerlik ve güvenirliğinin incelenmesi

Bu çalışma, Ev Programı Nitelik Değerlendirme Ölçeği'ni (EPNÖ) geliştirmek ve psikometrik özelliklerini incelemek amacıyla planlandı. Formlar, terapist (Terapist Formu) ve danışan/bakım veren (Danışan/bakım veren formu) olmak üzere iki grubun yanıtlayacağı şekilde hazırlandı. Ölçek formlarını geliştirmek için madde havuzları oluşturuldu. Kapsam geçerliliği, uzman görüş formlarından alınan yanıtlarla hesaplandı (Terapist Formu KGİ=0,9921; Danışan/bakım veren formu KGİ=0,9974). Buna göre formların son hali verildi. Formlar, terapist (n=179) ve danışan/bakım veren (n=185) grubuna uygulandı. Ölçeğin yapı geçerliliğini incelemek için Açımlayıcı ve Doğrulayıcı Faktör Analizleri her bir grup için ayrı ayrı yapıldı. Başlangıçta her iki form için de 38 olarak belirlenen madde sayısı, yapılan analizler sonucunda, Terapist Formu için 11'e, Danışan/Bakım veren Formu için 8'e indi. EPNÖ Terapist Formu toplam varyansın %44,792'sini açıklarken Danışan/bakım veren formu %69,793'ünü açıklamaktaydı. EPNÖ Terapist Formu için elde edilen uyum değerleri χ2/df= 2,664, RMSEA= 0,097, SRMR= 0,06, TLI=0,886, GFI= 0,909, CFI= 0,913 ve IFI= 0,914 olarak bulundu. SRMR, GFI, CFI, IFI indeksleri kabul edilebilir uyum; χ2/df mükemmel uyum değerlerine sahip olduğunu gösterdi. EPNÖ Danışan/bakım veren formu için uyum indeksleri χ2/df= 3,370, RMSEA= 0,113, SRMR= 0,027, TLI=0,950, GFI= 0,929, CFI= 0,968 ve IFI= 0,968 olarak bulundu. χ2/df, GFI, TLI indeksleri kabul edilebilir uyum; SRMR indeksi mükemmel uyum değerlerine sahip olduğunu göstermektedir. Ölçeğin güvenilirlik analizinde Terapist Formu için ICC=0,998 ve Cronbach alfa=0,868; Danışan/bakım veren formu için ICC=0,990 ve Cronbach alfa=0,932 olarak hesaplandı. Test-tekrar test sonucunda istatistiksel anlamda pozitif ve anlamlı bir ilişki bulundu. Her iki ölçümden elde edilen sonuçlar, ölçeğin tutarlı ölçüm yaptığını ve güvenilir sonuç verdiğini göstermektedir. Çalışmamızın sonucunda ölçeğin, ev programlarının niteliğini ölçmede geçerli ve güvenilir bir yapıda olduğu tespit edildi.

Bakım verenlerBakım verme yüküEvde bakım hizmetleri+5
Büşra Sipahi
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Problem çözme yaklaşımıyla gerçekleştirilen matematik uygulamalarının 4. sınıf öğrencilerinin problem çözme becerilerine etkisi

Bu araştırma, problem çözme yaklaşımıyla gerçekleştirilen matematik öğretim uygulamalarının, ilkokul 4.sınıf öğrencilerinin problem çözme becerilerine etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışma, ön test ve son test kontrol gruplu yarı deneysel desen olarak modellenmiştir. Araştırma, 2021-2022 eğitim yılının bahar döneminde Ankara ili Polatlı ilçesindeki bir ilkokulda, 4. sınıfa devam eden deney grubunda 51 öğrenci ve kontrol grubunda 43 öğrenci olacak şekilde toplam 94 öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırma sürecinde, ele alınan problem ve problem çözme becerisi tanımları doğrultusunda 4. sınıf öğrencilerinin problem çözme becerilerini ölçme amaçlı bir problem çözme beceri testi geliştirilmiştir. Geliştirilen testin pilot uygulaması bir devlet okulunda yapılmış olup ulaşılan veriler doğrultusunda SPSS 25.0 ve Lisrel 8.71 paket programları kullanılarak testin güvenirlik ve geçerlilik çalışmaları yürütülmüştür. Geçerli ve güvenilir olduğu ortaya konan bu test araştırma sürecinde deney ve kontrol gruplarına ön ve son test olarak uygulanmıştır. Çalışmada, deney grubu problem çözme yaklaşımıyla gerçekleştirilen öğretim sürecinin uygulandığı grup, kontrol grubu ise uygulanagelen öğretim sürecinin uygulandığı grup olarak belirlenmiştir. Problem çözme yaklaşımıyla gerçekleştirilen öğretim süreci kapsamında araştırmacı tarafından ders planları tasarlanmış ve hazırlanmıştır. Bu ders planlarının içeriklerine yönelik uzman görüşleri alınmış ve düzenlemeler yapılmıştır. Sonrasında ders planları deney gruplarında uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen bulgu ve sonuçlar doğrultusunda, ilkokul 4.sınıfta problem çözme yaklaşımıyla gerçekleştirilen matematik öğretim uygulamalarının öğrencilerin problem çözme becerilerine etkisinin olduğu, hatta ilkokul 4.sınıf öğrencilerinin problem çözme beceri düzeylerinde bir gelişim sağladığı sonucuna ulaşılmıştır.

Matematik eğitimiMatematik öğretimiProblem çözme+4
Gizem Nur Özüpek
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Biriciklik Kaynakları Ölçeği (BKÖ): Biriciklik Kaynakları Ölçek geliştirme çalışması

Gerçekleştirilen çalışmada, bireylerin kendilerini hangi alanlarda ve hangi düzeyde biricik/özgün olarak değerlendirdiklerini anlayabilmek için Biriciklik Kaynakları Ölçeği (BKÖ) geliştirilmiştir. Biriciklik üzerine gerçekleştirilen çalışmalara değinildiğinde, literatürde; Biriciklik Algısı ve Biriciklik İhtiyacı'nın araştırıldığı ve ölçekler geliştirildiği görülmektedir. Gerçekleştirilmiş çalışmalar genel anlamı ile bireylerin, kendilerini biricik olarak algılayıp algılamadıklarını; biricik olmayı, bir ihtiyaç olarak değerlendirip değerlendirmediklerini ve kişilerin biricikliklerini ne düzeyde değerlendirdikleri yönünde veri sağlamaktadır. Gerçekleştirilen çalışmalara ek olarak, geliştirilen BKÖ ile bireylerin kendilerini, hangi alanlarda ve hangi düzeylerde biricik olarak değerlendirdiklerinin, içeriğinin anlaşılırlığı açısından da belirleyici olabileceği düşünülebilir. Gerçekleştirilen ön çalışmada; Ölçeğin İlk Formu 24 madde iken, ilk uygulamada edinilen verilerin analizleri doğrultusunda, madde sayısı 12 olarak belirlenmiştir. Bu 12 maddenin; 7 maddesi içsel-kişisel boyutu, 5 maddesi ise dışsal- kişisel boyutu oluşturmaktadır. Bireylerin kendilerini biricik olarak değerlendirmelerini sağlayan bu iki kaynaktan; içsel- kişisel boyut, bireylerin kendileri hakkında değerlendirmelerini içerirken, dışsal-kişisel boyut ise; bireylerin kendileri hakkında, çevre faktörünün etkisini de göz önünde bulundurduğu değerlendirmelerini içerdiği düşünülebilir. Araştırmanın ikinci uygulama aşamasında ise; random seçilen örneklem grubuna, Biriciklik Kaynakları Ölçeği ve farklı ölçekleri içeren bir ölçek bataryası uygulanmış, ölçekler arası korelasyon bulunduğu saptanmıştır. Ek olarak; elde edilen sonuçlar ile literatürde yer alan, benzer ölçek uygulamaları bulunan çalışmalara ait sonuçlar uyum göstermektedir. Son olarak; gerçekleştirilen test tekrar-test çalışmasında ise, Pearson Korelasyon katsayıları; hem içsel- kişisel (r= .82) ve dışsal-kişisel (r= .76) hem de toplam puanda (r= .83) yüksek korelasyon gösterdiği belirlenmiştir. Böylelikle; random seçilen, 478 katılımcının oluşturduğu farklı örneklem gruplarında gerçekleştirilen çeşitli uygulamalar sonucunda elde edilen verilerin analizi neticesinde, psikometrik bir ölçüm aracı elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Biriciklik, Biriciklik Kaynakları, İçsel- Kişisel boyut, Dışsal- Kişisel boyut

BiriciklikPsikometrik ölçümlerÖlçek geliştirme+2
Berk Kiriştaş
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessEN

Turkish adaptation of Dissociative Subtype of Post Traumatic Stress Disorder Scale

After the changes in DSM-V, dissociative subtype was added to post traumatic stress disorder. Wolf and colleagues developed a scale named Dissociative Subtype of Post Traumatic Stress Disorder (DSPS) to measure this subtype and help the diagnosis. The purpose of this study is to adapt Dissociative Subtype of Post Traumatic Stress Disorder to Turkish, examine its reliability and validity. For this purpose, scale was translated to Turkish and applied to 300 people from non clinical population both via online survey and face to face application. It's a self report scale consists 15 questions. Every question has stages, if a person answeres "Yes" to a first, symptomatic question, then its frequency and severity is questioned. Scales internal consistency examined and a good score was obtained (α=,84). This scale has three factors as psychogenic amnesia, depersonalization/derealisation and loss of awareness. From these subscales, good reliability scores were obtained also. Besides, items were loaded to the factors the same as the original study. Most of the questions were loaded to Depersonalization/Derealization subscale. By conducting this study, it was aimed to adapt a new scale to Turkish and prepare a basis to the researchers among this area.

StressStress disorderTrauma+3
Zühre Neslihan İçin
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Anlatıya Dahil Olma Ölçeğinin (Narrative Engagement Scale) uyarlama çalışması

Bu araştırma kişilerin anlatıya dahil olmasını; dikkat-odaklanma, duygusal dahil olma, öykünün içinde hissetme, anlatı anlayışı olmak üzere dört boyutta ölçen Anlatıya Dahil Olma Ölçeği'ni Türk kültürüne uyarlamak amacıyla yapılmıştır. Uyarlama çalışması kapsamında ölçeği geliştiren çalışmacılardan izin alınmış, ölçek Türkçe'ye çevrilmiş ve geri çevirisi yapılmış bu çeviriler bir ekip tarafından değerlendirilerek çeviri son şeklini almıştır. Ölçeğin orijinal formu ile Türkçe form arasındaki eşdeğerliği, Türkçe formun anlaşılabilirliği, yapı geçerliği, ölçüt bağıntılı geçerlik, madde-toplam korelasyonu ve iç tutarlılığı incelenmiştir. Ölçüt bağıntılı geçerliği değerlendirmek üzere daha önce Türk kültürüne uyarlanmamış olan Anlatısal Aktarım Ölçeği ve Özdeşleşme Ölçeği'nin de uyarlama çalışmaları yapılmıştır. Bu çalışmalar kapsamında ölçekleri geliştiren çalışmacılardan izin alınmış, ölçekler Türkçe'ye çevrilmiş ve geri çevirileri yapılmış, bu çeviriler bir ekip tarafından değerlendirilerek çevirileri son şeklini almıştır. Her iki ölçeğin iç tutarlılığı ve ölçüt bağıntılı geçerliği değerlendirilmiştir. Araştırma verileri İstanbul Arel Üniversitesi ve Karakedi Kültür Merkezi'nde yapılan toplu gösterimlerle yaş ortalamaları 22.2 olan 152 katılımcıdan oluşan bir örneklemden toplanmıştır. Ölçeğin geçerlik ve güvenirlik çalışmaları sırasında, orijinal formu 12 madde ve dört boyuttan meydana gelen ölçeğin, Türkçe formunun 10 madde ve üç boyuttan oluştuğu belirlenmiştir. Bir madde orijinal formda olduğundan farklı bir faktöre yüklenirken, iki madde de ölçekten çıkarılmıştır. Yapılan geçerlik ve güvenirlik çalışmaları sonunda 10 maddeden oluşan ve üç boyutlu Türkçe formun Türk kültürüne uygun olduğuna karar verilmiştir.

AnlatıÖlçek geliştirmeÖlçekler
Deniz Ağar
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Akılcı Duygucu Davranışçı Kuram ve öz-belirlenim kuramı çerçevesinde yeni bir ölçek: Akılcı-Duygucu Öz-Belirlenim (ADÖB) Ölçeğinin geliştirilmesi

Bu çalışmada, Öz-Belirlenim Kuramı (ÖBK) ile Akılcı Duygucu Davranışçı Kuram (ADDK) biraraya getirilerek, Akılcı Duygucu Öz-Belirlenim Ölçeği (ADÖB) olarak isimlendirilen bir ölçek ortaya konuldu. Araştırma sadece bir ölçek geliştirmesi olarak değil ancak iki kuramın ilerde birlikte değerlendirebileceği yeni bir psikoterapötik yaklaşıma öncülük etmesi beklentisi ile gerçekleştirildi. ADÖB'ün amacı temel psikolojik ihtiyaçlar olarak ÖBK'da belirtilen özerklik, yeterlilik ve ilişkili olma ihtiyaçlarının ışığında, ergenlik çağındaki çocuklarda akılcı olmayan inanışları ölçmektir. Maddelerin yazım aşamasında kuramsal temeller dikkate alınarak ölçeğin üç alt boyutu, özerklik ihtiyacı akılcı olmayan inanışları, yeterlilik ihtiyacı akılcı olmayan inanışları ve ilişkili olma ihtiyacı akılcı olmayan inanışları olarak adlandırıldı. ADÖB'ün 51 maddesinin psikometrik nitelikleri test edildi. Bu çalışma, klinik (N=220) ve klinik olmayan (N=383) örneklem üzerinde gerçekleştirildi. ADÖB'ün faktör yapısını, güvenilirliğini ve yapısal geçerliliğini değerlendirmek için dört çalışma gerçekleştirildi. Bu çalışmada, geçerlilik ve güvenilirlik analizleri araştırmanın hipotezini desteklemiş ve olumlu sonuçlar vermiştir. Açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri üç faktörlü yapıyı işaret etmektedir. Eklerde rapor edildiği gibi, hem klinik olmayan hem de klinik örneklemde madde düzeyinde gerçekleştirilen açımlayıcı faktör analizleri, özellikle klinik örneklem veri setinde çok açık bir şekilde üç faktörlü yapıyı ortaya koymuştur. Güvenlirlik analizleri iç tutarlılık değerlerinin ölçeğin alt grupları arasında .76 ve .88 arasında değiştiğini göstermektedir. Test-tekrar test yöntemine dayalı güvenilirlik katsayıları ise özerklik ihtiyacı akılcı olmayan inanışları boyutu için .88, ilişkili olma ihtiyacı akılcı olmayan inanışları boyutu için .77, yeterlilik ihtiyacı akılcı olmayan inanışları boyutu için .91 olarak tespit edilmiştir. Bu sonuçlar ADÖB'ün test-tekrar test güvenilirliklerinin yüksek olduğunu ve ölçeğin kararlı ölçümler yapabildiğini göstermiştir. Dış kriter geçerliliği çalışmasında ADÖB'ün şu ölçeklerle ilişkisine bakılmıştır: Reynolds'un Ergenler İçin Uyum Süreçleri Taraması Ölçeği (REİDTÖ), Duygu Durum Rahatsızlıkları Profili Ölçeği (DDRP), anne ve babadan algılanan Temel Psikolojik İhtiyaçlar Ölçeği (TPİÖ). Sonuçlar ADÖB'ün bu üç ölçek ile orta ve yüksek derececede ilişkisi olduğunu ortaya koymuştur. Araştırma sonuçlarına göre, ölçek, psikoterapi alanına ADDT ve ÖBK'nın kuramsal çerçevelerinin bir araya getirildiği farklı bir yaklaşımı önerebilir.

Akılcı duygusal davranışçı terapiKlinik psikolojiPsikolojik ölçekler+3
Murat Artıran
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Ebeveyn özerklik desteği ölçeği'nin Türkçeye uyarlama çalışması

Bu çalışmanın amacı Soenens ve diğerleri (2007) tarafından geliştirilen Ebeveyn Özerklik Desteği Ölçeği'ni (Parental Autonomy Support Scale) Türkçeye uyarlamak ve ölçeğin geçerlik, güvenirlik analizlerini yapmaktır. Çalışmada, ölçekte iki alt ölçek olarak kullanılan bağımsızlığın teşvikine karşılık irade işleyişinin teşviki kavramsallaştırılmış ve Türk kültürüne ne düzeyde uygun olduğu incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubu, 14-18 yaşları arasında İstanbul'da çeşitli bölgelerde lisede okuyan 438 öğrenciden oluşmaktadır. Ölçeğin Türkçe çevirisi; psikolog, İngilizce öğretmeni ve iki dilli (bilingual) olan kişilerden oluşmak üzere toplam on iki kişinin katılımıyla (İngilizce-Türkçe, Türkçe-İngilizce) dil eşdeğerliği sağlanarak yapılmıştır. Ebeveyn Özerklik Desteği Ölçeği'nin yapı geçerliğini ve faktör yapısını incelemek için doğrulayıcı faktör analizi uygulanmıştır. Ölçeğin sahip olduğu İrade İşleyişinin Teşviki ve Bağımsızlığın Teşviki faktörlerinin güvenirlik analizleri için Cronbach's Alpha ve Guttman Split-Half katsayıları incelenmiş ve sırasıyla .80 ve .79; .65 ve .60 katsayıları elde edilmiştir. Ölçeğin Cronbach's Alpha ve Guttman Split-Half katsayıları ise sırasıyla .80 ve .63 olarak saptanmıştır. Ayrıca Bağımsızlığın Teşviki ile İrade İşleyişinin Teşviki alt boyutlarının (r= .65) istenilen ve anlamlı düzeyde ilişkili olduğu saptanmıştır.

EbeveynlerTürkçe uyarlamaÖlçek geliştirme+4
İpek Öykü Gözükara
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medyada veri paylaşım endişesi: Bir ölçek geliştirme çalışması

Sosyal medya kullanıcıların, sosyal medyaya üye olundukları sırada ya da sosyal medya kullanımı sırasında paylaşımda bulunduğu kişisel verilerinin gizliliği hakkındaki endişesine yönelik çalışmaların yetersiz olduğu görülmektedir. Bu araştırmanın amacı, gün geçtikçe kullanımı yaygınlaşan sosyal medyanın, kullanıcılarında oluşturabileceği veri paylaşım endişesini niceliksel olarak değerlendirilmesini sağlayacak geçerli ve güvenli bir ölçek geliştirmektir. Geliştirilen ölçek; sosyal medya kullanımını, online ortamda mahremiyet endişesini ve online veri gizliliği kaygısını, endişe modellerini içeren ilgili literatür taraması sonucu hazırlanmıştır. İlk olarak çeşitli şekillerde sosyal medyada veri paylaşım endişesini ölçmeye yönelik soru havuzu oluşturulmuş, uzman bir ekibin değerlendirilmesine sunularak maddelerin kapsam geçerliği sağlanmıştır. Kapsam geçerliliği almış ölçek maddelerinin görünüş geçerliliğini sağlamak amacı ile 20 kişilik bir gruba uygulanmıştır. Yapılan pilot çalışma neticesinde güvenilirlik analizinde Cronbach Alpha 0,85 bulunmuştur. 26 maddeden oluşan kapsam ve görünüş geçerliliği alan Sosyal Medyada Veri Paylaşım Endişesi Ölçeği (SMVPEÖ) olarak adlandırılmıştır. Bu ölçek; sosyal medya kullanıcılarının, sosyal medya kullanımına dair endişelerine ve sosyal medyadaki kişisel verilerinin gizliliğine yönelik endişeye dair bilgiler toplar. Geliştirilen ölçek maddelerinin test edilmesi için Çevrimiçi Mahremiyet Kaygısı Ö lç eğ i (ÇMKÖ) ve Sosyal Medyada Veri Paylaşım Endişesi Ölçeği (SMVPE), Tü rkiye'de yaşayan çeşitli illerden 18 yaş ü stü ve 65 yaş altı sosyal medya kullanan kadın ve erkek 325 katılımcıya uygulanmıştır. Araştırma sorularını test etmek için açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Ölçeğin dokuz maddesi analiz sırasında çıkarıldıktan sonra faktör analizinde tek faktörlü yapıya sahip olabileceği görülmüştür, bu durum doğrulayıcı faktör analizi ile de onaylanmıştır. Güvenilirlik analizi için test yeniden test yöntemi, paralel formlar yöntemi ve Cronbach's alpha (.91) iç tutarlılık katsayısı hesaplanmıştır. Tüm sonuçlar, Sosyal Medyada Veri Paylaşım Endişesi Ölçeği'nin, güvenilir ve geçerli bir şekilde ölçüm yaptığını göstermektedir.

Etkilenme endişesiKaygıMeta-endişe+4
Büşra Taşkesen Acar
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çocukluk çağı travmatik yaşantıları: Bir ölçek geliştirme çalışması

Bu araştırma, yetişkinlerin çocukluk çağında yaşamış oldukları travmatik yaşantıların niteliksel olarak değerlendirilmesini sağlayacak geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı geliştirmeyi amaçlar. Geliştirilen ölçüm aracı Prof. Dr. Medaim Yanık'ın "Çocuk Yetiştirirken Travmatik Yanlışlar - Geliştiren Doğrular" kitabı çerçevesinde hazırlanmıştır. İlk olarak çeşitli travmatik yaşantıları içeren bir madde havuzu oluşturulup uzman bir ekibin değerlendirilmesine sunularak maddelerin kapsam geçerliği sağlanmıştır. Kapsam geçerliği almış 39 madde ile ölçek oluşturulup Çocukluk Çağı Travmatik Yaşantılar Ölçeği (ÇÇTYÖ) olarak adlandırılmıştır. Bu ölçek kişilerin travmatik yaşantılara maruz kalma durumu, kaç yaşında maruz kaldığı ve ne düzeyde etkilendiği bilgilerini toplar. Araştırma sorularının test edilmesi için, ÇÇTYÖ, Çocukluk Çağı Ruhsal Travma Ölçeği (CTQ), Warwick-Edinburgh Mental İyi Oluş Ölçeği (WEMİOÖ) ve Oxford Mutluluk Ölçeği-Kısa Formu (OMÖ-KF), Türkiye sınırları içinde çeşitli illerden 18 yaş üstü yetişkin kadın ve erkek 448 katılımcıya uygulanmıştır. Toplanan veriler SPSS 22 ve Mplus programları ile analiz edilmiştir. Madde toplam korelasyon analizi yapılan ölçeğin, yapı geçerliği, eş zamanlı geçerliği ve ayırt edici geçerliği test edilmiştir. Daha sonra, güvenirlik analizi için iç tutarlık katsayısına bakılmıştır. Yapılan analizler sonucunda Çocukluk Çağı Travmatik Yaşantılar Ölçeği'nin geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı olduğu görülmüştür. Geçerliği ve güvenirliği kanıtlanan ölçeğin kesim noktasının tespit edilebilmesi için ROC analizi (Receiver Operating Characteristic Curve) yapılmış ve kesme puanının 8,5 olduğu görülmüştür. Çocukluk çağı travmatik yaşantılarının demografik değişkenler (cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim durumu, tıbbi ve ruhsal hastalık geçmişi) açısından anlamlı farklılaşma göstermediği tespit edilmiştir. Son olarak travmatik yaşantıya maruz kalma yaşının ve travmanın üzerinden geçen zamanın travmadan etkilenme düzeyine negatif etkisi olduğu görülmüştür.

Güvenilirlik ve geçerlilikTravmaÇocukluk dönemi+4
Ayşe Nur Doğan
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Adjustment issues of international students in Turkey

In this study, it is intended to develop a scale to measure the adjustment of international students to Turkey. In addition, the relationship of various demographic characteristics (age, gender, education level, marital status, religious belief, length of stay in Turkey, accommodation, the number of countries previously lived before) with adjustment and its sub-dimensions were examined separately. The sample of the study consisted of 339 international students (156 females, 183 males) studying at the state and private universities in Turkey. The International Students Adjustment Scale (ISAS), which was developed within the scope of the study, was used as a data collection tool in the research. SPSS (Statistical Package for Social Sciences) program was used in the statistical analysis of the data of the study. The validity and reliability of the scale have been found in the study. As a result of the explanatory factor analysis (EFA), it was determined that the scale had 5 sub-dimensions. These sub-dimensions were named academic adjustment, social adjustment, personal adjustment, general living adjustment, and institutional adjustment & discrimination. As a result of the research, a significant difference was found between the length of stay and the academic adjustment of the students (p<0.05). It has been determined that male students have a higher level of adjustment than female students. In addition, results showed that students who lived in more than five countries have a higher general living adjustment. Moreover, a significant difference was found between the education levels of the students and their social adjustment (p<0.05). The data obtained as a result of the study were discussed and interpreted in light of the information in the literature. Suggestions have been presented to researchers for studies to be carried out in this area.

Demographic characteristicsTürkiyeInternational student+4
Lütfiye Sevde Yiğit
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital oyunlarda kutsal sembolizmi ve oyuncularına yansımaları

Günümüzde birçok kavramın dijitalleşebildiği bir çağda, oyunlar ve oyunlara yerleştirilen bazı kavramlar dijitalleşmiştir. Dijital oyunlardaki kutsal kavramı da bunlardan bir tanesidir. Bu bağlamda dijital oyunlardaki kutsal sembolizmine oyuncuların herhangi bir tutum geliştirip geliştirmediğini saptamak için bir ölçek geliştirme çalışması yapılmıştır. Geliştirilen bu ölçekle dijital oyunlardaki kutsal ögelere yönelik oyuncu tutumlarının ölçülmesi amaçlanmıştır. Buna ek olarak, bu tutumlar ile demografik değişkenler (cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim düzeyi, yaşanılan yer, mesleki durum, dine verilen önem düzeyi) arasında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığı incelenmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın örnekleminde, evrenin temsiliyetini sağlaması amacıyla ölçüt ve kartopu örnekleme yöntemleri kullanılmıştır. Örneklem, 361 katılımcıdan oluşmuştur. Veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen Dijital Oyunlardaki Kutsal Ögelere Yönelik Oyuncu Tutumları Ölçeği (DOKOTÖ) ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Ölçek bazı aşamalardan geçerek son şeklini almıştır. Bunlar, amaca uygun maddelerin belirlenmesi, uzman görüşlerinin alınması, deneme uygulaması, geçerlilik ve güvenirlik analizleridir. Ölçek maddelerinde ters kodlama yapılmamıştır. Yapılan çalışmalar sonucunda, geçerliliği ve güvenirliği olan iki alt boyutlu (dijital oyunlardaki kutsal ögelere yönelik "olumlu tutumlar" ve "olumsuz tutumlar"), 15 maddelik "Dijital Oyunlardaki Kutsal Ögelere Yönelik Oyuncu Tutumları Ölçeği (DOKOTÖ)" elde edilmiştir. Elde edilen bulgular, oyuncuların dijital oyunlardaki kutsal sembolizmine yönelik tutum geliştirdiklerini ve bu tutumların demografik değişkenlere göre farklılaştığını göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Dijital oyun, Kutsal, Oyuncu, Sembol, Tutum, Ölçek Geliştirme

Demografik değişkenlerDinKutsallık+7
Merve Nur Özkan
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yönetim inovasyonu ölçeğinin uyarlanması: Geçerlik ve güvenirlik analizi

Bu çalışmanın amacı literatür taraması sonucunda üç boyutlu bir yönetim inovasyonu ölçeği geliştirilerek geçerlik ve güvenirliğini test etmektir. Yönetim inovasyonun ölçülmesiyle ilgili olarak henüz literatürde bir ölçeğin geliştirilmediği ve bu anlamda bir eksikliğin olduğu yapılan araştırmalarda görülmektedir. Bu çalışmada kapsamlı bir literatür taraması yapılarak uyarlanan 28 maddelik bir ölçekle yönetim inovasyonu ölçülmeye çalışılmıştır. Oslo Kılavuzu (2005)'e uygun olarak "Ticari Uygulamalarda İnovasyon", "İşyeri Organizasyonunda İnovasyon" ve "Dış İlişkilerde İnovasyon" olmak üzere üç boyutlu bir ölçek geliştirilmiştir. Bu bağlamda yapılan çalışmanın mevcut literatüre teorik anlamda katkı sağlaması amaçlanmıştır.

GeçerlikGüvenilirlikYönetim+4
Semih Tığlıoğlu
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Development of empathy scale: A study of validity and reliability

The purpose of this study is to develop a valid and reliable empathy scale, measuring the empathy aspects of the teachers. The developed scale is an empathy scale in the form of five-point Liker. Factor analysis has been done on the scale to develop the scale. After getting opinions of the experts, the scale having consisted of 38 questions were reduced to 27 items. The scale has been applied to 653 teachers. Likewise, the relation of the teachers with students in terms of various variables has been analyzed. Within the scope of the validity and reliability studies of teachers empathy scale, before the general reliability, Bern Bach alpha reliability coefficient was analyzed, and after the analysis, it was calculated as 0,771. Within the scope of the development validity, as a result of the exploratory and confirmatory factor analysis, the draft scale has been decreased to the 7 items scale. To check whether the data structure is appropriate or not, factor analysis has been checked by benefiting from KMO and Barlett test methods. As a result, the value of KMO test has been determined as 0,848 and the Bartlett test has been founded as 878, 969 (p<0, 05). For personal information form, a Questionnaire consisting of Teachers empathy Scale was applied to 653 teachers working in the Duhok province. In the evaluation of the data obtained from the questionnaires, percentage and frequency statistics were used to determine the descriptive characteristics of teachers, and average and standard deviation statistics were used to determine empathy. T-test and One-Way ANOVA tests were used to determine a teacher's empathy. As a result of the research, it was found that the empathy of the teachers has a statistically significant and positive effect on relationship between them and their students. Also, it was determined that there were differences in empathy and relationship with students according to the descriptive characteristics of teachers. The female teachers empathy scale score (x ̅=21, 86); SD=4, 54) was little more than the male teachers' empathy scale score (x ̅=20, 82); SD=4, 39). And according to their martial statues, there is not any difference between them, and also according to their satisfaction with their life, we didn't find any difference. According to experience years, it was determined that those who had more experience had more empathy and higher score. Empathy scale score of the teachers who had 10-12 years' experience was determined as ( x ̅=21,61). According to the findings obtained from the teachers who participated in the study, a significant difference was found between the teachers who are 51 or over, however, for the other categories, there was not any difference.

EmpathyValidityReliability+3
Furat Salih Hasan Hasan
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2019
00

Related subjects