Ölçek geliştirme
256 theses under this subject heading
Öğretmen adaylarında öğrenci ruh sağlığı okuryazarlığı ölçeği" geliştirme çalışması
Amaç: Öğretmenlerin öğrenci ruh sağlığı okuryazarlığı; öğrencilerin iyi ruh sağlığını sağlaması, ruhsal bozukluklarını tanıması, yönetmesi ve doğru bilgi kaynaklarına ulaşabilmesi açısından mezuniyet öncesi kazanılması gereken bir beceridir. Araştırmamızda Öğretmen Adaylarında Öğrenci Ruh Sağlığı Okuryazarlığı Ölçeği (ÖRSO-ÖA) geliştirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Bu metodolojik çalışma 2019'da Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Eğitim Fakültesi 4.sınıf öğrencilerinde yürütülmüştür. Evrenin tamamına (559) ulaşılması hedeflenmiş, 510 (%91,2) öğrenci araştırmaya dâhil edilmiştir. Veri toplamada araştırmacılar tarafından oluşturulan anket formu ve 90 maddelik madde havuzundan uzman görüşü ile 50 maddeye düşürülen 5'li Likert tipinde ÖRSO-ÖA kullanılmıştır. İstatistiksel analizlerde; tanımlayıcı istatistikler, kapsam geçerlilik indeksi, madde, temel bileşenler, açımlayıcı faktör analizleri, Cronbach Alfa katsayısı, yarıya bölme yöntemi, Tukey's test of additivity, Hotelling's T-Squared, Interclass Correlation Coefficient, Kolmogorov-Smirnov, Mann Whitney-U ve Kruskal-Wallis testleri kullanılmış, p<0,05 önemli kabul edilmiştir. Bulgular: Öğretmen adaylarının %59,4'ü kadın olup, %68,6'sının anne eğitimi, %46,3'ünün baba eğitimi okuryazar değil/okuryazar/ilkokul mezunudur. %6,5'inin kendisinde ve %13,3'ünün yakın çevresinde doktor tanılı ruhsal hastalık bulunmaktadır. Madde elemesi analizleriyle 30 maddeye indirilen ÖRSO-ÖA'nın KMO:0,913, Bartlett Küresellik Testi p<0,001'dir. Ölçek 7 faktörden oluşmuş açıklanan toplam varyans %62,07'dir. Faktör1 "Ruh Sağlığı Bozukluklarını Tanıma", Faktör2 "Pozitif Ruh Sağlığını Geliştirme ve Sürdürme", Faktör3 "Yasal Durumları Yönetme", Faktör4 "Sosyal Sorunları Yönetme", Faktör5 "Zararlı Alışkanlıkları Fark Etme", Faktör6 "Profesyonel Yardım", Faktör7 "Ruh Sağlığı ile İlgili Doğru Bilgiye Ulaşma" olarak adlandırılmıştır. Cronbach Alfa katsayısı 0,908, Guttman Split-Half katsayısı 0,816, Spearman–Brown katsayısı 0,827'dir. Ölçek puanı toplanabilir özellikte değildir ve ölçmek istenilen özelliği ölçen, güçlü ve homojen bir ölçektir (p<0,001). Ölçek maddelerinin sıralanma şekli ve birbirleriyle uyumu uygundur (p<0,001). Faktör1-2-6-7 puanları kadınlarda, Faktör1-2-4-5-6-7 puanları sınıf öğretmenliği bölümünde okuyanlarda, Faktör5 puanı baba eğitimi ortaokul/lise/üniversite ve üzeri olanlarda, Faktör6 puanı ise ruhsal hastalık tanısı olmayanlarda daha yüksektir (p<0,05). Sonuç: ÖRSO-ÖA öğretmen adaylarının öğrenci ruh sağlığı okuryazarlığı düzeylerinin değerlendirilmesinde geçerli ve güvenilir bir araç olup, öğretmen adaylarının öğrenci ruh sağlığı okuryazarlığı düzeyini 7 alanda ölçmekte, toplam puanı bulunmamaktadır. Anahtar Kelimeler: Ruh Sağlığı Okuryazarlığı, Öğretmen adayı, Öğrenci, Ölçek, Geçerlilik-Güvenilirlik.
Kahve mağazalarındaki atmosferik unsurların belirlenmesine yönelik ölçek geliştirme çalışması
Yiyecek-içecek sektöründe önemli bir yere sahip olan kahve mağazalarının sayısı dünyada olduğu gibi Türkiyede her geçen gün artış göstermektedir. Bu artış dikkate alındığında müşterilerin kahve mağazalarını tercihlerinde etkili faktörlerden birisi olan atmosferik unsurlar, daha da önemli hale gelmektedir. Mevcut tez çalışmasında, kahve mağazalarındaki atmosferik unsurları belirlemeye yönelik ölçek geliştirilmesi amaçlanmaktadır. Geliştirilen ölçek ile hem literatüre katkı sunulması hem de sektördeki işletmelere yol göstermesi hedeflenmiştir. Bu amaç doğrultusunda, ilgili tez araştırmasında sırasıyla nitel ve nicel araştırma süreçlerinin bir arada yürütüldüğü karma yöntem yaklaşımlarından keşfedici sıralı desen yöntemi kullanılmıştır. Buna göre, araştırmanın nitel aşamasında yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak 12 katılımcıyla derinlemesine görüşmeler yapılmış ve elde edilen verilere içerik analizi uygulanmıştır. Nitel veri analizi sonucu elde edilen bilgiler ve literatür taramasından yola çıkarak taslak anket formu oluşturulmuş ve 45 katılımcı ile pilot uygulama yapılmıştır. Pilot uygulamadan elde edilen veriler ile yeniden düzenlenen ve son halini alan anket formu aracılığı ile Beşiktaş Starbucks kahve mağazalarındaki müşterilerden Açıklayıcı faktör analizi (AFA) için veri toplanmıştır. Elde edilen verilere AFA uygu-lanmış ve anket formunda yer alan bazı ifadeler çıkarılarak doğrulayıcı faktör analizi için tekrardan aynı örneklem grubundan veri toplanmıştır. İkinci defa toplanan veriler doğrulayıcı faktör analizine tabi tutulmuştur. Araştırma sonunda geçerliği ve güvenirliği sağlanmış, 17 ifade ve 5 faktörlü yapıdan oluşan Coffeescape ölçeği ge-liştirilmiştir. Coffeescape ölçeğindeki atmosferik unsurların; düzen, estetik, aydınlat-ma, personel ve teknoloji boyutlarından meydana geldiği belirlenmiştir. Ayrıca, Star-bucks kahve mağazasını ziyaret eden müşterilerin büyük çoğunluğunun 16-30 yaş aralığında ve üniversite düzeyinde eğitim seviyesine sahip oldukları tespit edilmiştir. Geliştirilen ölçeğin hem alan yazına hem de kahve sektöründeki işletmelere katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Üniversite öğrencilerinin bakış açısıyla dijital vatandaşlık göstergelerinin incelenmesi
Bu çalışmanın temel amacı üniversite öğrencilerinin bakış açısıyla dijital vatandaşlık göstergelerini ortaya çıkarmaktır. Bu genel amaç çerçevesinde üniversite öğrencilerinin dijital vatandaşlık düzeylerini ortaya çıkaracak özgün bir ölçek geliştirilmiş, dijital vatandaşlığa ve alt faktörlere ilişkin ortalamalar arasındaki ilişkiler ortaya çıkartılmıştır. Buna ek olarak dijital vatandaşlığa ve alt faktörlere ilişkin ortalamaların öğrencilerin cinsiyetleri, üniversiteleri, fakülteleri, sınıfları, internet kullanım sıklıkları ve aylık gelir durumları ile olan ilişkileri incelenmiştir. Çalışmanın katılımcıları dijital vatandaşlık ölçeğinin geliştirilme aşamasının ve bu ölçeğin Türkiye örneklemine uygulanması aşamasının katılımcıları olmak üzere iki adımda ele alınmıştır. Ölçeğin geliştirilme aşamasının katılımcıları 2015-2016 Güz ve Bahar döneminde Anadolu Üniversitesi'nin çeşitli fakültelerinde öğrenim gören 625 öğrenciden oluşmaktadır. Ölçeğin Türkiye geneline uygulanması aşamasında ise katılımcılar 2015-2016 Bahar döneminde altı farklı devlet üniversitesinde öğrenim gören 2148 öğrenciden oluşmuştur. Çalışmanın amacına yönelik olarak Ribble ve Bailey'in (2007) dokuz dijital vatandaşlık boyutu temel alınarak ve bu alanda yapılan çalışmalar incelenerek hazırlanan ölçek, geçerlilik ve güvenirlik analizleri kullanılarak geliştirilmiştir. Veri toplama aracının hazırlanması aşamasında madde havuzu oluşturulmuş, madde havuzunun uzman panelinde görüşülmesi ve daha sonra düzenlenen formun uzman görüşüyle iyileştirilmesi gerçekleştirilmiştir. Maddelerin ölçek geliştirme aşamasında açımlayıcı faktör analizi (AFA) ve doğrulayıcı faktör analizi (DFA) uygulanmış, ardından iç tutarlılık katsayısı hesaplanmıştır. Türkiye genelinde yapılan uygulamada ise araştırmanın alt amaçlarına yanıt aramak için t test, tek faktörlü ANOVA ve Spearman Korelasyon hesaplama yöntemleri işe koşulmuştur. Ölçek geliştirme aşamasında 23 maddelik beş faktörlü bir yapı elde edilmiştir. Çalışmada oluşturulan bu ölçek ile birlikte çevrimiçi işlemler, doğru kullanım, erişim, sağlık ve toplumsal sorumluluk şeklinde alt faktörler ortaya konulmuştur. Yapılan çözümlemeler sonucunda öncelikle üniversite öğrencilerinin dijital vatandaşlık bağlamındaki alt faktörlerden erişim faktörünün en yüksek değerde olduğu ve bunu sırasıyla doğru kullanım, çevrimiçi işlemler, sağlık ve toplumsal sorumluluk faktörlerinin izlediği belirlenmiştir. Üniversite öğrencilerinin dijital vatandaşlığa ilişkin ortalamaları cinsiyetleri bağlamında incelendiğinde kadın üniversite öğrencilerin lehine anlamlı bir farklılık görülmüştür. Üniversiteler arasında da anlamlı farklılıklar gözlenmiştir. Araştırmada fakültelerin dijital vatandaşlık ortalamaları bağlamında anlamlı düzeyde farklılaşmadığı gözlenmiştir. Sınıf düzeylerine göre gerçekleştirilen karşılaştırmada ise dijital vatandaşlık ortalamalarının sınıf düzeyi arttıkça arttığı, internet kullanım sıklıkları ve aylık gelirleriyle genel ortalamaları arasındaki bağıntıların ise anlamlı olduğu belirlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Dijital vatandaşlık, Dijital vatandaşlık boyutları, Üniversite öğrencileri, Ölçek geliştirme.
Öğretmenlerin kariyer basamakları beklenti ölçeğinin geliştirilmesi ve çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Amaç: Bu araştırmada öğretmenlerin kariyer basamaklarına ilişkin beklentilerinin belirlenmesinde geçerli ve güvenilir ölçümler yapacak "Öğretmenlik Mesleği Kariyer Basamakları Beklenti Ölçeği"nin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırmada, betimsel tarama modeli kullanılmış ve ölçeğin deneme uygulaması için 96 katılımcı, açımlayıcı faktör analizi için 433 katılımcı, doğrulayıcı faktör analizi için 434 katılımcı ve demografik değişken analizleri için 495 katılımcı örnekleme dahil edilmiştir. Veri toplama aracı olarak Demografik Bilgi Formu ve araştırmacılar tarafından geliştirilen Öğretmenlik Mesleği Kariyer Basamakları Beklenti Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde faktör analizlerinden, betimsel istatistiklerden, t-testinden, ANOVA testinden, Welch testinden, Scheffe ve Games-Howell testlerinden yararlanılmıştır. Bulgular: AFA için örneklemin yeterliğini gösteren KMO katsayısı .953; Bartlett's testi sonuçları x2(861)=15138.949; p<.05 bulunmuştur. AFA sonrasında elde edilen beş faktörlü yapı, toplam varyansın %66.60'ını açıklamaktadır. Maddelerin faktör yükleri .45 ile .87 arasında değişmektedir. Doğrulayıcı faktör analizi öncesinde KMO değeri .888; Bartlett's test sonuçları X2(630)= 9153.472; p<.05 bulunmuştur. DFA ile model uyumunun doğrulandığı 17 maddeye ilişkin ikinci düzey faktör analizi uyum iyiliği değerleri incelendiğinde Ki-kare / Serbestlik Derecesi=2.430, NFI= .94, TLI=.96, IFI=.97, CFI=.96, RMSEA= .06, GFI=.93, AGFI=.90, RMR=.09, SRMR= .07 sonuçlarına ulaşılmıştır. Modelde yer alan maddelerin standartlaştırılmış faktör yüklenimleri .70 ile .96 arasındadır. Ölçeğin bütününe ait Cronbach alfa güvenirlik katsayısı α=.862 olarak bulunmuştur. Araştırmaya katılan öğretmenlerin kariyer basamakları beklentilerine dair genel ortalama X ̅ =3.34'tür. Alt boyutlar arasında en yüksek ortalama Kariyer Basamakları Hakları alt boyutunda iken (X ̅=3.92) en düşük ortalama Kariyer Basamakları Yükümlülükleri alt boyutundadır. Erkek öğretmenlerin kariyer basamakları beklentileri (X ̅=3.45), kadın öğretmenlerden (X ̅=3.23); lisansüstü eğitim mezunu öğretmenlerin kariyer basamakları beklentileri (X ̅=3.60), lisans mezunu öğretmenlerden (X ̅ =3.27); müdür olarak görev yapan öğretmenlerin kariyer basamakları beklentileri (X ̅=4.17), müdür yardımcısı olarak görev yapan öğretmenlerden (X ̅=3.48) ve üzerinde yönetim görevi olmayan görevi bulunmayan öğretmenlerden (X ̅=3.27) daha yüksektir. Öğretmenlerin kariyer basamaklarına ilişkin beklentilerinin kıdemlerine göre anlamlı bir değişim göstermediği tespit edilmiştir (F=.70; p>.05) Sonuç ve Öneriler: Araştırma kapsamında öğretmenlerin kariyer basamakları beklentisini tespit etmek için geliştirilen beş faktörlü 17 maddeli ölçeğin; tutarlı bir şekilde aynı gizil yapıyı temsil ettiği, yakınsak ve ıraksak geçerlikleri sağladığı, böylece güvenilir ve geçerli ölçümler yaptığı ortaya konmuştur. Öğretmenlerin kariyer basamaklarına yönelik beklenti düzeyleri incelendiğinde öğretmenlerin orta düzey bir beklentiye sahip olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin kariyer basamaklarına yönelik beklentilerinde cinsiyet, lisansüstü eğitim, okul türü, yönetim görevi ve kariyer ünvanları değişkenlerinde anlamlı bir farklılığa rastlanırken öğretmenlerin kıdemleri ile kariyer basamakları beklentileri arasında anlamlı bir farklılığa rastlanılmamıştır. Kariyer basamakları uygulamasının etkin bir şekilde uygulanabilmesi için öğretmenlerin seslerine kulak verilmesi ve uygulamanın dinamik bir yapıya dönüştürülmesi gerekmektedir. Kariyer basamaklarının Türk eğitim sistemindeki etkililiğini tespit edebilecek araştırmalar gerçekleştirilebilir.
Hemşirelerin adli hemşirelik görevlerini yerine getirme düzeylerinin ölçülmesi: Yeni bir ölçek geliştirme çalışması
Bu çalışmada Çorum ve Yozgat illerindeki üniversite hastanelerinden seçilen hemşireler üzerinden, hemşirelerin adli hemşirelik görevlerini yerine getirme düzeyini ölçen yeni bir ölçek geliştirilmesi amaçlanmıştır. Pilot uygulama 107 hemşire üzerinden yapılmış olup, çalışma örneklemi 503 hemşireden oluşmaktadır. Analizler sonucunda, 23 soru ve 5 alt boyuttan oluşan Hemşirelerin Adli Hemşirelik Görevleri Ölçeği (HAHGÖ) elde edilmiştir. Elde edilen 5 alt boyutun her biri adli hemşirelik literatürü doğrultusunda isimlendirilmişlerdir. Verilerin analizinde SPSS ve FACTOR programları kullanılmıştır. İçerik geçerliği 130 madden oluşan madde havuzundan başlanarak uzman görüşleri ve tekrar tekrar yapılan faktör analizleri sonuçlarına göre sağlanmaya çalışılmıştır. Yapı geçerliğini ortaya koymak için ise, Polikorik korelasyon ve eğrisel döndürmeye dayalı açıklayıcı faktör analizi yöntemi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda KMO ölçüsü ve Barlett testi sonuçlarına göre verinin faktör analizine iyi düzeyde uyumlu olduğu saptanmıştır. Elde edilen faktör yüklerinin 0,333 ile 0,900 arasında değiştiği saptanmış olup, ölçeğin yapı geçerliğinin iyi düzeyde olduğu belirlenmiştir. Güvenirlik analizleri için ise maddeler arası korelasyon ortalaması, ORION güvenirlik tahminleri ve Cronbach Alfa katsayıları hesaplanmıştır. Böylece, maddeler arası korelasyon ortalamalarının 0,300 ile 0,545 arasında değerler aldığı, ORION güvenirlik tahminleri ve Cronbach Alfa katsayılarının ise 0,797 ile 0,936 arasında değiştiği saptanmış olup, HAHGÖ ve HAHGÖ'nün alt boyutlarının yüksek veya çok yüksek derecede güvenilir ölçekler olduğu belirlenmiştir. Böylece, geliştirilen HAHGÖ'nin hemşirelerin adli hemşirelik görevlerini yerine getirme düzeylerini ölçmede geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu belirlenerek, tanımlayıcı istatistikler ile çalışma örneklemindeki hemşirelerin alt boyutlardaki görevlerini hangi düzeylerde yerine getirdikleri karşılaştırmalı olarak tartışılmıştır.
Okulda zorbalık ölçeği: Geçerli ve güvenilir bir ölçek geliştirme çalışması
Bu araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin zorba ve mağdur davranışlarını çok boyutlu olarak ölçmeye yönelik geçerliği ve güvenirliği test edilmiş bir ölçek geliştirmektir. Ölçeğin geçerlik çalışmaları doğrultusunda ilk olarak kapsam geçerliği için uzman görüşüne başvurulmuştur. Yapı geçerliğine yönelik Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) ve Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) yapılmıştır. AFA grubunun verileri Gaziantep'te 5., 6., 7. ve 8. sınıflarda öğrenim gören toplam 400 ortaokul öğrencisinden toplanmıştır. Zorbalık ve mağduriyet alt maddelerine yapılan iki ayrı AFA sonucunda ölçeğin tek faktörlü yapıda ve faktör yük değeri 0.35 ve üzeri olan 20 maddeden oluştuğu bulunmuştur. DFA grubunun verileri Gaziantep'te AFA grubundan farklı ortaokullarda 5., 6., 7. ve 8. sınıflarda öğrenim gören toplam 505 öğrenciden elde edilmiştir. Veri toplama aracı olarak AFA sonucunda elde edilen 20 maddeli ölçek kullanılmıştır. Yirmi madde ve tek faktör yapısından oluşan zorbalık ve mağduriyet modelleri ayrı ayrı doğrulayıcı faktör analizi ile test edilmiştir. Doğrulayıcı faktör analizi sonucunda test edilen zorbalık ve mağduriyet modellerinin iyi uyum değerlerine sahip oldukları bulunmuştur. Ölçeğin güvenirliği için hem AFA hem DFA grubunda zorbalık ve mağduriyet maddelerinin iç tutarlık katsayısı hesaplanmıştır. AFA grubuna ait zorbalık maddelerinin iç tutarlık katsayısı 0.88, mağduriyet maddelerinin iç tutarlık katsayısı 0.88 olarak bulunmuştur. DFA grubuna ait zorbalık maddelerinin iç tutarlık katsayısı 0.76, mağduriyet maddelerinin iç tutarlık katsayısı 0.83 olarak bulunmuştur. Elde edilen bulgular, Okulda Zorbalık Ölçeği'nin geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı olduğunu göstermektedir. Okulda Zorbalık Ölçeği, ortaokul döneminde zorbalık davranışlarını ölçmeye yönelik olarak ortaokul öğretmenleri, okul psikolojik danışmanları ve ortaokul döneminde zorbalık konusunda çalışmalar yapacak araştırmacılar tarafından kullanılabilir. Anahtar Sözcükler: Akran zorbalığı, siber zorbalık, ortaokul öğrencileri
Su ayak izi davranış ölçeğinin geliştirilmesi, geçerlilik ve güvenilirlik çalışması; araştırma görevlisi hekim örneklemi
Su ayak izi kavramı son yıllarda önemi oldukça artan ve giderek hayatımıza yerleşen bir kavramdır. Metodolojik tipteki bu çalışmayla bireylerin su ayak izini azaltmaya yönelik davranışlarını değerlendiren bir ölçek geliştirilmesi amaçlandı. Araştırmanın evrenini oluşturan 28.768 araştırma görevlisinden 425'iyle çalışma gerçekleştirildi. Veri toplama formu sosyodemografik bilgileri içeren 12 sorudan ve 32 maddelik aday ölçekten oluşmaktadır. Veri analizi SPSS paket programı ile yapıldı ve p<0,05 anlamlı kabul edildi. 35 maddelik hazırlanan ilk ölçekte maddelerin kapsam geçerliği konusunda uzman görüşlerine başvurularak madde sayısı 32'ye düşürüldü. Maddelerin Kapsam Geçerlilik Oranı≥0,62, Kapsam Geçerlilik İndeksi≥0,67 olduğundan ölçek sahada uygulanabilir bulundu (p<0,05). Madde toplam puan korelasyon katsayısı 0,20'den küçük olan beş madde ölçekten çıkarıldı. Ölçeğin Kaiser Mayer Olkin değeri 0,728 olarak hesaplandı ve "iyi" olarak değerlendirildi. Barlett'in küresellik testi sonucu anlamlı bulundu (p<0,001). Yapı geçerliliği için yapılan açıklayıcı faktör analizi sonucunda tek boyutlu 27 maddelik bir ölçek elde edildi. Ölçeğin özdeğeri 4,05, açıklanan varyans değeri %55,25 ve yeterli idi. Güvenilirlik analizinde öncelikle 108 kişi üzerinde tekrar test uygulandı ve katılımcıların ilk teste ve tekrar teste verdikleri yanıtlar arasında pozitif yönde yüksek düzeyde anlamlı bir korelasyon saptandı (p<0,001; r=0,746). Ölçeğin son halinin Cronbach's Alpha değeri 0,744 olarak hesaplandı. Katılımcıların ölçekten aldığı puan ortalaması 96,56±10,16 idi. Ölçekten alınabilecek en düşük puan 27, en yüksek puan ise 135'tir. Ölçekten alınan puanlar 27'ye yaklaştıkça Su Ayak İzi Davranış Ölçeği için olumsuz davranışları, 135'e yaklaştıkça ise Su Ayak İzi Davranış Ölçeği için olumlu davranışları göstermektedir. Çalışma sonucunda beşli Likert tipinde, tek boyutlu, 27 maddelik "Su Ayak İzi Davranış Ölçeği" geliştirilmiştir. Sonuçlar ölçeğin geçerlilik ve güvenilirlik çalışmalarının yapılarak, toplumda uygulanabilir olduğunu ve bilimsel yargıların oluşturulmasında güvenle kullanılabileceğini göstermektedir.
Alabama Ebeveyn Davranışları Ölçeği Çocuk Formunun Türkçeye uyarlanması: Geçerlik ve güvenirlik çalışması
Bu çalışmanın amacı Frick (1991) tarafından geliştirilen orijinal adı 'Alabama Parenting Questionnaire Child Form' olan Alabama Ebeveyn Davranışları Ölçeği Çocuk Formunun (AEDÖ-ÇF) Türkçeye uyarlanması, geçerlik ve güvenirlik çalışmalarının yapılmasıdır. Ebeveyn davranışlarının ölçülmesi amacıyla geliştirilen AEDÖ-ÇF 5'li likert tipinde 42 madde ve beş alt boyuttan oluşmaktadır. Uyarlama çalışması ilkokul ve ortaokula devam eden 679 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. AEDÖ-ÇF'nin uyarlanması için ilk olarak ölçeği geliştiren araştırmacının onayı alınmıştır. Ölçeğin orjinal formu alan uzmanı üç uzman tarafından İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir. Türkçe form Türkçe Öğretmenliği alan uzmanı tarafından incelenmiş ve önerileri doğrultusunda gerekli değişiklikler yapılmıştır. Elde edilen Türkçe form ilkokulda farklı sınıf düzeyinden 15 öğrenciye uygulanarak, alınan geri bildirimler doğrultusunda son hali verilmiştir. Ölçeğin faktör analizi için uygun olup olmadığına karar vermek için Kaiser-Mayer-Olkin (KMO) katsayısı hesaplanmış, verilerin çok değişkenli normal bir dağılımda olup olmadığı ise Bartlett Küresellik (Sphericity) testi ile incelenmiştir. Ayrıca Skewness (çarpıklık) ve Kurtosis (basıklık) değerlerine bakılmıştır. Yapı geçerliği için doğrulayıcı faktör analizi [DFA] yapılmıştır. Ölçeğin güvenirlik analizleri için test- tekrar test güvenirliği, Cronbach Alfa iç tutarlılık katsayısı, Spearman sıra farkları ilgileşim katsayısı, Kolmogorav-Smirnov değerleri ve Spearman-Brown değerleri hesaplanmıştır. Ölçeğin uyarlanan formu ile toplanan verilerin güvenirliğini belirlemek amacıyla, madde toplam korelasyonları bulunmuş ve madde özellikleri tespit edilmiştir. Maddelerin iç tutarlılıkları hakkında bilgi sahibi olmak amacıyla ölçeğin tamamının cronbach alfa katsayısı hesaplanmıştır. Araştırma bulguları, AEDÖ-ÇF'nin Türk kültürü için geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğunu göstermiştir.
İlkokul öğrencileri için kapsamlı bir zorbalık ölçeği geliştirme çalışması
Bu araştırmanın amacı, ilkokul öğrencilerinin zorbalık yapma ve zorbalığa maruz kalma davranışlarını çok boyutlu olarak ölçmeye yönelik geçerliği ve güvenirliği test edilmiş bir ölçek geliştirmektir. Ölçek akran zorbalığı ve siber zorbalık davranışlarını bir arada bulundurmasıyla ulusal literatürde ilk olma özelliği taşımaktadır. Ölçeğin geçerlik çalışmaları doğrultusunda ilk olarak kapsam geçerliği için uzman görüşlerine başvurulmuştur. Kapsam geçerliği sağlandıktan sonra yapı geçerliğine yönelik Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) ve Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) yapılmıştır. AFA grubunun verileri Gaziantep'te 3.ve 4. sınıflarda öğrenim gören toplam 450 ilkokul öğrencisinden toplanmıştır. Zorbalık ve mağduriyet alt maddelerine yapılan iki ayrı AFA sonucunda ölçeğin tek faktörlü yapıda ve faktör yük değeri 0.32 ve üzeri olan 33 maddeden oluştuğu bulunmuştur. DFA grubunun verileri yine Gaziantep'te ilkokullarda 3. ve 4. sınıflarda öğrenim gören toplam 594 öğrenciden elde edilmiştir. Veri toplama aracı olarak AFA sonucunda elde edilen 33 maddeli ölçek kullanılmıştır. Otuz üç madde ve tek faktör yapısından oluşan zorbalık ve mağduriyet modelleri ayrı ayrı doğrulayıcı faktör analizi ile test edilmiştir. Doğrulayıcı faktör analizi sonucunda test edilen zorbalık ve mağduriyet modellerinin kabul edilebilir uyum değerlerine sahip oldukları bulunmuştur. Ölçeğin güvenirliği için hem AFA hem DFA grubunda zorbalık ve mağduriyet maddelerinin iç tutarlık katsayısı hesaplanmıştır. AFA grubuna ait zorbalık maddelerinin iç tutarlık katsayısı 0.91, mağduriyet maddelerinin iç tutarlık katsayısı 0.93 olarak bulunmuştur. DFA grubuna ait zorbalık maddelerinin iç tutarlık katsayısı 0.92, mağduriyet maddelerinin iç tutarlık katsayısı 0.94 olarak bulunmuştur. Elde edilen bulgular, İlkokul Öğrencileri İçin Kapsamlı Zorbalık Ölçeği'nin geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı olduğunu göstermektedir. Ölçeğin maddeleri düz puanlanmaktadır. Ölçekten alınacak en düşük puan 33, en yüksek puan ise 99'dur. Puanlar arttıkça öğrencilerin zorba ve mağdur olma düzeyleri de artmaktadır. İlkokul Öğrencileri İçin Kapsamlı Zorbalık Ölçeği, ilkokul döneminde zorbalık davranışlarını ölçmeye yönelik olarak ilkokul öğretmenleri, okul psikolojik danışmanları ve ilkokul döneminde zorbalık konusunda çalışmalar yapacak araştırmacılar tarafından kullanılabilir. Anahtar Sözcükler: Akran zorbalığı, siber zorbalık, ilkokul öğrencileri, geçerlik ve güvenirlik
Çocuklar için bilişsel esneklik ölçeğinin geliştirilmesi: Bir ölçek geliştirme çalışması
Bu araştırmanın temel amacı 8-14 yaş arası çocuklar için bilişsel esnekliği ölçen bir ölçme aracı geliştirilmesi ve ölçme aracının psikometrik özelliklerinin incelenmesidir. Araştırmanın çalışma grubunu 792 öğrenci oluşturmaktadır. Açımlayıcı Faktör Analizi sonucunda ölçek maddelerinin üç faktör altında toplandığı tespit edilmiştir ve bu faktörler Alternatifler, Sosyal Uyum ve Kontrol olarak isimlendirilmiştir. Başka bir grupta Doğrulayıcı Faktör analizi yapılarak χ²/sd=1.200 değerinin 2'nin altında, CFI ve TLI değerlerinin 0.95'in üzerinde, SRMR ve RMSEA değerlerinin 0.05'in altında olduğu ve bu değerlerin değerleri mükemmel uyuma işaret ettiği görülmüştür. Ölçeğin güvenirlik çalışması kapsamında Cronbach Alfa iç tutarlık güvenirlik katsayıları Alternatifler, Sosyal Uyum ve Kontrol alt boyutları ve toplamı için sırasıyla .76, .65, .58, .76 olarak bulunmuştur. Yapılan analizler sonucunda geliştirilen ölçeğin Çocukların Otomatik Düşünceleri ile negatif yönde anlamlı bir ilişkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Demografik değişkenlere göre bilişsel esneklik düzeyleri incelenmiş, cinsiyete göre anlamlı bir farklılık bulunmazken; ölçeğin kontrol alt boyutunda düşük ekonomik gelire sahip öğrencilerin yüksek ekonomik gelire sahip öğrencilerden daha yüksek bilişsel esneklik düzeyine sahip oldukları bulunmuştur. Diğer taraftan anne eğitim düzeyi üniversite olan çocukların ortaokul ve diğer eğitim düzeyinde olan çocuklar göre ölçeğin alternatifler boyutu ve genel puanlarının daha yüksek olduğu bulunmuştur. Sosyal uyum boyutunda anne eğitim düzeyi ortaokul olan çocukların anne eğitim seviyesi üniversite, lise ve ilkokul olan çocuklardan bilişsel esneklik puanlarının daha düşük olduğu saptanmıştır. Elde edilen bulgular Çocuklar İçin Bilişsel Esneklik Ölçeği'nin çocukların bilişsel esnekliklerinin değerlendirmede geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğunu göstermiştir. Anahtar sözcükler: geçerlik ve güvenirlik, otomatik düşünceler, bilişsel esneklik, ölçek geliştirme
İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin matematik okuryazarlık düzeylerinin incelenmesi
Araştırmada, ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerin matematik okuryazarlık düzeylerinin ölçülmesi için geçerli ve güvenilir bir ölçme aracının geliştirilmesi ve öğrencilerin matematik okuryazarlık düzeylerinin demografik değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaca yönelik olarak çalışmada araştırma modeli olarak tarama modeli kullanılmıştır. Çalışma, 2021-2022 eğitim öğretim yılı Gaziantep ili merkez ilçelerinden seçilen farklı sosyoekonomik düzeylerden 10 ilkokuldan toplam 749 ilkokul dördüncü sınıf öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler SPSS 22.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Öncelikle toplanan verilerle ölçeğin geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmıştır daha sonra araştırmanın alt amaçları doğrultusunda yüzde, frekans, aritmetik ortalama, standart sapma, t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ölçümleri yapılmıştır. Araştırma sonucunda ilkokul dördüncü sınıf öğrencileri için geliştirilen "İlkokul Matematik Okuryazarlık Ölçeğinin" geçerli ve güvenilir bir ölçek olduğu ortaya konmuştur. Farklı sosyoekonomik düzeylerde olan öğrencilerden elde edilen verilere göre de öğrencilerin matematik okuryazarlığı düzeyinin orta düzeyde olduğu görülmüştür. Ayrıca araştırma bulgularına göre öğrencilerin matematik okuryazarlıklarının cinsiyet, anne eğitim durumu, ailenin gelir durumu ve kardeş sayısına göre anlamlı olarak farklılaştığı tespit edilmiştir. Diğer demografik değişkenler olan okul öncesi eğitim alma, baba eğitim durumu, ailede yaşayan bireyler ile matematik okuryazarlığı arasında anlamlı bir farklılık bulunamamıştır.
Sağlık çalışanları için yaşlı istismarı ve ihmali riski ve belirtilerini tanılama ölçekleri' nin geliştirilmesi
Metodolojik tasarımla yürütülen çalışmanın amacı, sağlık çalışanlarının yaşlı istismarı ve ihmali riski ve belirtileri hakkındaki bilgi ve farkındalıklarının belirlenmesinde kullanılabilecek geçerli ve güvenilir ölçüm araçları geliştirmektir. Araştırmanın örneklemini Gaziantep'te bulunan Üniversite/Devlet Hastanesi/Aile Sağlığı Merkezinde görev yapan 667 sağlık çalışanı (hekim, hemşire, ebe, acil tıp teknisyeni ve sağlık memuru) oluşturmuştur. Verilerin değerlendirilmesinde IBM SPSS 22 ve AMOS 24 programları kullanılmıştır. Analizler sonucunda üç farklı ölçek geliştirilmiştir. Bunlar: 1) Sağlık Çalışanları İçin Yaşlı İstismarı ve İhmali Riskini Tanılama Ölçeği; 2) Sağlık Çalışanları İçin Yaşlı İstismarını Tanılama Ölçeği; 3) Sağlık Çalışanları İçin Yaşlı İhmalini Tanılama Ölçeği. Ölçeklerin geçerliğini belirlemede; İçerik geçerliği, ölçüt geçerliği ve yapı geçerliği (açıklayıcı ve doğrulayıcı) yapılmıştır. Kapsam geçerliği için KGİ değeri tüm ölçeklerde 0.80'nin üzerindedir. Ölçüt geçerliği için; iç ölçüt geçerliği (tüm ölçeklerde alt-üst grup karşılaştırması p=0.000 ve madde-toplam puan korelasyonları 0.418–0.789 aralığındadır) kabul edilebilir değerlerdedir. Açıklayıcı faktör analizinde; "Kaiser Meyer Olkin" ve "Barlett testleri", özdeğer incelemesi (1.039–17.951), total varyans açıklaması (%49.302-%65.384) incelenmiştir. Tüm ölçeklerin doğrulayıcı faktör analizinde uyum indeksleri (X2/sd, RMSEA, SRMR, NFI, TLI, CFI, IFI, GFI, AGFI) kabul edilebilir/mükemmel uyum aralığında bulunmuştur. Ölçeklerin güvenirliğini belirlemede; iç tutarlık güvenirlik katsayıları (0.893-0.967), Madde-toplam puan korelasyonları (0.418-0.789), Puanlama tutarlılığı (Sınıf içi korelasyon: 0.893–0.967), Hotelling's T2 testi (F=304.003–765.519, p=.000) ve Standart Hata (SEM≤SS/2) çalışılmış olup değerler kabul edilebilir aralıktadır. Test-tekrar test korelasyon değeri ise tüm ölçeklerde anlamlı bulunmuştur (p<0.001). Araştırma sonucunda geliştirilen üç ölçek, sağlık çalışanlarının yaşlı istismarı ve ihmali riski ve belirtileri hakkındaki bilgi ve farkındalıklarının belirlenmesinde kullanılabilecek geçerlik ve güvenirlik göstergelerine sahip ölçme araçlarıdır.
Öğrenmede öz-düzenleme yetkinlik algısına ilişkin bir ölçek geliştirme çalışması
ÖZET ÖĞRENMEDE ÖZ-DÜZENLEME YETKİNLİK ALGISINA İLİŞKİN BİR ÖLÇEK GELİŞTİRME ÇALIŞMASI Huriye TÜRKMEN Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı Danışman: Yrd. Doç. Dr. Meral ATICI Nisan, 2004, 107 Sayfa Bu çalışma, lise öğrencilerinin öğrenmede öz-düzenleme yetkinlik algılarını ölçmeye yönelik bir ölçme aracı geliştirmek amacıyla yapılmıştır. Ölçeğin geliştirilmesi altı aşamada gerçekleştirilmiştir: Birinci aşamada, lise öğrencilerinin öğrenmede öz-düzenleme yetkinliği hakkında madde havuzu oluşturmak amacı ile nitel araştırma yöntemlerinden görüşme kullanılarak, başarı düzeyi yüksek ve düşük toplam 8 öğrenciye öğrenme ve akademik görevlerini yerine getirme davranışlarını etkileyen faktörlerle ilgili sorular yöneltilmiştir. Elde edilen nitel verilerden ve literatürden yararlanılarak madde havuzu oluşturulmuştur. İkinci aşamada, 100 maddeden oluşan ve 5 noktalı derecelendirmeyle taslak ölçeğe dönüştürülen madde havuzu, farklı cinsiyet, okul, sınıf düzeyi ve alanlardan 593 kişilik bir örnekleme uygulanmıştır. Elde edilen verilerle yapılan açıklayıcı faktör analizi sonuçlan doğrultusunda 5 faktörlü ve 14 maddeli bir ölçek oluşmuştur. Üçüncü aşamada, 5 faktör yapışma sahip ve 14 maddeden oluşan ölçek 858 kişilik bir örnekleme uygulanmıştır. Elde edilen veriler rastlantısal bir biçimde ikiye ayrılmış, ilk yansıyla açıklayıcı ve Cronbach Alfa güvenirlik katsayıları hesaplanmıştır, ikinci yansında ise, doğrulayıcı faktör analizi öğrencilerin ölçekten aldıkları puanlar ile cinsiyet, sınıf düzeyi ve alanlar arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığı11 araştırılmıştır. Öğrencilerin yıl sonu ortalamaları ile ölçekten aldıkları puanlar arasındaki ilişki incelenmiştir. Dördüncü aşamada, benzer ve ayırdedici geçerlik çalışmaları yapılmıştır. Ölçek, 86 kişilik bir öğrenci grubuna, benzer ölçek olarak Matematik Yetkinlik Beklentisi Bilgilendirici Kaynaklar Ölçeği ve ayırdedici ölçek olarak Smav Kaygısı Envanteri ile birlikte uygulanmış. MYB-BKÖ alt ölçeklerinden kişisel performanslar alt ölçeği ile ÖDYAÖ Bilişsel Düzenlemeler alt ölçeği arasında.42 (p<01) düzeyinde, Model Alma alt ölçeği ile Sınıf Ortamına İlişkin Düzenlemeler alt ölçeği arasında.37 (p<.01), Yetişkin ve Akran Görüşü Alma arasında.46 (p<.01) ve Planlama ile İlgili Düzenlemeler alt ölçeği arasında.31 (p<.01) düzeyinde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. MYB-BKÖ Cesaretlendirilme alt ölçeği ile ÖDYAÖ Bilişsel Düzenlemeler alt ölçeği arasında.36 (p<05) düzeyinde, Heyecanlanma ile Yetişkin ve Akran Görüşü Alma arasında da.35 (p<.01) düzeyinde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. SKE toplam puan ve Duyuşsal alt ölçeği ile ÖDYAÖ alt ölçeklerinden Yetişkin ve Akran Görüşü Alma arasında.28 ve Kuruntu alt ölçeği ile ise.23 (p<.01) düzeyinde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. SKE -Kuruntu alt ölçeği ile ÖDYAÖ- Bilişsel Düzenlemeler alt ölçeği arasında ise -.20 (p<.05) düzeyinde anlamlı bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. Beşinci aşamada, ölçeğin 81 kişilik test-tekrar test çalışması, ölçeğin iki hafta ara ile uygulanması sonucu gerçekleştirilmiştir. Test-tekrar test korelasyon değeri ÖDYAÖ alt ölçekleri için sırasıyla Sınıf Ortamına İlişkin Düzenlemeler için.64, Bilişsel Düzenlemeler için.73, Yetişkin ve Akran Görüşü alma için.62 ve Planlama ile İlgili Düzenlemeler için.50 olarak bulunmuştur. Son aşamada ise, ölçekten yüksek ve düşük puan alan 8 öğrenciyle görüşme yapılmış, ve ölçeğin geçerliği nitel verilerle desteklenmiştir. Anahtar kelimeler: Öğrenmede Öz-Düzenleme Yetkinliği, Yetkinlik Beklentisi, Akademik Yetkinlik Beklentisi, Öz-Düzenleme Stratejileri, Akademik Basan.
Olumlu ve olumsuz mükemmeliyetçilik ölçeği geliştirme çalışması
Bu çalışmanın amacı ilköğretim okulu ikinci kademede öğrenim gören önergenlerin olumlu ve olumsuz mükemmeliyetçilik özelliklerini ölçmeye yönelik bir ölçme aracı geliştirmektedir. Ölçeğin geliştirilme aşamaları içinde kapsam geçerliği, yapı geçerliği ve ölçüt bağlantılı geçerlik türleri ile iç tutarlık ve test-tekrar test güvenirliği çalışmaları yapılmıştır. Madde havuzunun oluşturulmasında kuramsal temel ve ilgili araştırmalarla birlikte 80 öğrenciye yazdırılan kompozisyon ve 10 öğretmenle yapılan görüşme sonucunda elde edilen verilerden de yararlanılmıştır. Birinci yapı geçerliliği çalışması 382, ikinci yapı geçerliği çalışması ise 648 öğrenciden oluşan bir örneklemde gerçekleştirilmiştir. Ölçüt bağıntılı geçerlik çalışmasında toplam 242 öğrenciden Çocuklar için Depresyon Ölçeği (ÇDÖ), Coopersmith Benlik Saygısı Ölçeği (CBSÖ- Kısa Form) ve Sürekli Kaygı Ölçeği (SKÖ) yardımıyla veriler toplanmıştır. Test- tekrar test güvenirliği çalışma verileri 82 öğrenciden oluşan bir örneklem üzerinden dört haftalık bir arayla elde edilmiştir. Yapı geçerliliği için gerçekleştirilen açıklayıcı faktör analizleri sonucunda 17 madde kalmış ve iki faktörlü bir yapı ortaya çıkmıştır. Bu iki faktörlü yapı doğrulayıcı faktör analizi sonucunda desteklenmiştir. Her iki faktörde altölçek olarak kabul edilmiş, içerikleri incelenerek olumlu mükemmeliyetçilik ve olumsuz mükemmeliyetçilik olarak adlandırılması uygun görülmüştür.11 Altölçeklerin iç tutarlık Cronbach alfa değerleri, madde toplam puan korelasyonları ve test tekrar test güvenirlik katsayılarının yüksek olduğu görülmüştür. Ölçüt bağıntılı geçerlik çalışmaları sonucunda elde edilen ilişki değerleri ölçeğin geçerliliğini destekler niteliktedir. Anahtar Kelimeler: Mükemmeliyetçilik, Olumlu Mükemmeliyetçilik, Olumsuz Mükemmeliyetçinle
An investigation into student-teacher concerns: Probable changes caused by methodology classes and teaching practice
The primary aim of the present study was to make a cross-sectional comparison of the concerns of sophomore, junior and senior ELT student-teachers. Firstly, a scale was developed by collecting statements from the participants. Later, this scale was given to these three groups of students to draw a general picture of their concerns. For this purpose, the frequency and percentage of each item in the scale was calculated individually for three groups of students. One-way Anova was also conducted to see whether there is a statistical difference among three groups of student-teachers in terms of their concerns. There appeared no significant difference among three groups in terms of their concerns. Next, an interview was held with a group of students in order to support the gathered data. The results indicate that in time, student-teachers develop more awareness towards teaching. The study further aimed to find out whether teaching practice leads to any changes in student-teachers' concerns during the practice term and to define these changes, if any. To do this, the same scale was given to seniors before and after the teaching practicum to figure out whether teaching practicum had an influence on their concerns. Repeated Measures Anova was applied in order to see whether there was a significant difference in the concerns of seniors. The results reveal that there is a significant difference between the concerns of seniors after they completed receiving methodology courses and teaching practice. Similarly, a significant difference was detected in their concerns before teaching practice and after teaching practice. A representative sample of student-teachers was asked to fill in "teacher practice concern sheets" and reflect on their experience during their teaching practice. Moreover, after teaching practicum, a second interview was done with five student-teachers in order to triangulate the data gathered. The analysis of data detected that methodology courses had positive contributions on teaching practice. Regarding teaching practice, it was found out that student-teachers gained awareness related to teaching in the real context. It was also discovered that the knowledge-base of student-teachers has an influential role on the changes of their concerns. Keywords: Teacher concerns, teaching practice, methodology courses.
Ortaokul öğrencilerinin STEM etinliklerine yönelik öz yeterliklerinin incelenmesi
STEM eğitim yaklaşımıyla küresel boyutta rekabet gücü oluşturabilecek nitelikli bireylerin yetiştirilmesi hedeflenmektedir. Öğrencilerin STEM disiplinlerine yönelik öz yeterliklerinin yüksek olması hedeflerin sorunsuz gerçekleşmesini sağlayacaktır. Bu noktadan hareketle araştırmada, ortaokul öğrencilerinin STEM etkinliklerine yönelik öz-yeterliklerini ölçebilecek geçerli ve güvenilir ölçek geliştirilmesi amaçlanmıştır. Ayrıca, ortaokul öğrencilerinin STEM etkinliklerine yönelik öz-yeterliklerinin farklı değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Nicel araştırma yöntemlerinden biri olan tarama deseninin kullanıldığı araştırma, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında 786 (N1=445; N2=341) ortaokul öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Ölçek geliştirme sürecinde; alanyazının taranması, madde havuzunun oluşturulması, kapsam ve görünüş geçerliliğinin sağlanması, taslak ölçek formunun oluşturulması, birinci uygulamanın yapılması, madde analizinin yapılması, yapı geçerliliğinin sağlanması, ikinci uygulamanın yapılması, yapı geçerliliğinin sağlanması ve güvenirlik hesaplama basamakları sırasıyla uygulanmıştır. Araştırma sonucunda; χ2/df değeri ve model-yapı uyumunun mükemmel derece uyum, CFI ve TLI değerlerine de göre iyi derecede uyum gösterdiği güvenirlik katsayısı (0.939) olan "STEM Etkinlikleri Öz Yeterlik Ölçeği (STEM-EÖYÖ)" geliştirilmiştir. Ayrıca araştırma sonucunca, ortaokul öğrencilerinin STEM etkinlikleri öz yeterlik puanlarının cinsiyet, okul türü, sınıf düzeyi ve teknolojik kullanım sıklığı değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermediği belirlenmiştir. Ancak, öğrencilerin başarı puanlarına göre STEM etkinlikleri öz yeterliklerinin istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Araştırma kapsamında elde edilen sonuçlar dikkate alındığında; geliştirilen ölçeğin öğrencilerin STEM etkinlikleri öz yeterliklerinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilecek çalışmalarda kullanılabileceği söylenebilir. Ayrıca, öğrencilerin STEM etkinlikleri öz yeterliklerinin geliştirilmesine yönelik farklı çalışmaların (eğitim, kurs, vb.) yapılabileceği önerilmektedir.
Matematik okuryazarlık algı ölçeği geçerlik ve güvenirlik çalışması
Bu çalışma, ortaokul 7. Sınıf öğrencilerinin matematik okuryazarlığına dair algılarını belirlemeye yönelik bir ölçme aracı geliştirmeyi amaçlamıştır. Ölçeğin geliştirilme süreci altı aşamada gerçekleştirilmiştir. Birinci aşamada ölçeğin madde havuzunu oluşturmaya yönelik alanyazın taraması yapılmıştır. Bu bağlamda matematik okuryazarlığına yönelik temel beceri ve yetkinlikler belirlenmeye çalışılmış, alanda temel bir sınav olan PISA testleri incelenmiştir. Bununla birlikte sosyal bilişsel öğrenme kuramına yönelik alanyazın incelenerek duyuşsal özelliklerden öz yeterlik algısı ve onu etkileyen etmenler araştırılmıştır. Ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı öğretmenler ile görüşme yapılarak matematik okuryazarı bir bireyin sahip olması gereken duyuşsal özelliklerin neler olduğu ortaya konmaya çalışılmıştır. Araştırmada ikinci olarak izlenen adım ölçek türünün belirlenmesi olmuştur. Bu bağlamda katılımcıların seviyesi, kullanım kolaylığı ve duyuşsal özelliklerin ölçülmesinde en çok kullanılan ölçek türü olan 5'li likert tipi ölçeği tercih edilmiştir. Üçüncü aşamada uzman görüşlerine başvurulmuştur. Öncelikle 3 konu alanı uzmanının görüşleri alınarak amaca hizmet etmeyen ya da aynı amaca hizmet eden maddelerin sadeleştirilmesi sağlanmıştır. Daha sonra 3 dil alanı uzmanının görüşleri alınarak dil bilgisi, seviye ve anlatım bakımından sadeleştirilme gerçekleştirilerek madde havuzu 40 maddeye indirilmiştir. Dördüncü aşamada asıl uygulamada karşılaşılacak sorunları öngörmek amacıyla anlaşılırlığı test etmeye yönelik uygulama yapılmıştır. Uygulamanın gerçekleştirilmesindeki ana amaç ölçeğin anlaşılabilirliğini test etmektir. Bu bağlamda gerçekleştirilen uygulamada anlaşılması güç olan ya da yanlış anlaşılan maddeye rastlanmamıştır. Beşinci aşamada hazırlanan taslak ölçek, tipik durum örnekleme yöntemi ile seçilen örneklem üzerine uygulanarak, açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi gerçekleştirilmiştir. Açımlayıcı faktör analizi ile başlanan analiz süreci, verilerin uygunluğu test edildikten sonra faktörleştirme işlemleri uygulanmıştır. Faktörler arası orta düzeyde ilişki bulunduğundan oblique döndürme yöntemlerinden promax döndürme tekniği uygulanarak 4 faktörlü 30 maddeden oluşan ölçek elde edilmiştir. Elde edilen ölçeğin yapı geçerliliğini arttırmak amacıyla birinci düzeyde doğrulayıcı faktör analizi gerçekleştirilmiştir. Temel paramatere ölçümlerinde elde edilen t değerinin .01 düzeyinde manidar olduğu sonucuna ulaşılmış, incelenen uyum iyiliği indekslerinin eşik değerlerinin üzerinde olduğu görülmüştür. Son adım olarak güvenirlik çalışmaları gerçekleştirilen çalışmada ölçeğe ait maddelerin madde ─ toplam korelasyonlarının .351 ile .686 arasında değer aldığı gözlenmiştir. Ölçeğin iç tutarlılık ölçümleri için kullanılan Cronbach Alpha katsayısı .925 olarak hesaplanmıştır. Ölçeğin dört alt boyutuna ait Cronbanch Alpha katsayıları ise sırasıyla .907, .758, .816 ve .789 olarak hesaplanmıştır. Ayırt ediciliğini test etmek içi gerçekleştirilen alt ve üst %27'lik grupların puan ortalamaları arasındaki farklılığın .01 düzeyinde anlamlı olduğu görülmüştür.
Okul öncesi akran zorbalığı ölçeği öğretmen formu: Bir ölçek geliştirme çalışması
Bu araştırmada Okul Öncesi Akran Zorbalığı Ölçeği Öğretmen Formu geliştirilip ölçeğin geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmıştır. Açımlayıcı faktör analizi (AFA) için Gaziantep'te çalışan toplam 279 okul öncesi öğretmeninden veri toplanmıştır. Kapsam geçerliliği doğrultusunda uzman ve öğretmen görüşleri alınarak oluşturulan 28 maddelik taslak form veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. AFA sonucunda 28 madde varyans değeri en yüksek olan maddeler belirlenmiştir ve varimax rotasyon yöntemi ile ölçek 14 maddeden oluşan iki faktöre indirgenmiştir. Rotasyon işleminde birinci boyut altında .52 ve üzeri yük değerlerine sahip dokuz madde olduğu görülmüştür. İkinci boyut altında .64 ve üzeri madde yüklerine sahip olan beş madde olduğu görülmüştür. İlgili maddelerin içerikleri göz önüne alınarak ilk boyut fiziksel/ilişkisel zorbalık olarak, ikinci boyut sözlü zorbalık olarak isimlendirilmiştir. Araştırmanın geçerliliğine yönelik yapılan doğrulayıcı faktör analizi için İstanbul'da çalışan toplam 247 okul öncesi öğretmeninden veri toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak AFA sonucu elde edilen 14 maddelik ölçek kullanılmıştır. Doğrulayıcı faktör analizi ile iki faktörlü yapı sınanmış ve sınanan modelin kabul edilebilir uyum endekslerine sahip olduğu saptanmıştır. Ölçeğin AFA ve DFA grubuna ait güvenirlik analizi yapılmıştır. AFA ve DFA grbuna ait madde toplam iç tutarlılığın her iki grup için .88 olduğu görülmüştür. Sonuç olarak, Okul Öncesi Akran Zorbalığı Ölçeği Öğretmen Formu'nun geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu bulgulanmıştır. Geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı olarak Okul Öncesi Akran Zorbalığı Ölçeği Öğretmen Formu, alan yazına ve araştırmacılara geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı olarak katkı sağlamanın yanında akran zorbalığına karşı mücadele etmek isteyen okul psikolojik danışmanları, okul öncesi öğretmenleri ve okul idarecileri için önemli bir ölçüm aracı olacaktır. Anahtar Sözcükler: Okul Öncesi, Akran zorbalığı, Geçerlik, Güvenirlik, Açımlayıcı Faktör Analizi, Doğrulayıcı Faktör Analizi
Davranışsal bağımlılık: Rakip süreç teorisi perspektifinden ölçek geliştirme çalışması
Çalışmada Rakip Süreç Teorisi temel alınarak güvenilir ve geçerli bir "davranışsal bağımlılık" ölçeğinin geliştirilmesine yönelik süreç aktarılmıştır. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden genel tarama modeli kullanılmıştır. Örneklem seçiminde ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Çalışma, ön deneme uygulaması 120 ve deneme uygulaması 805 olmak üzere toplam 925 ekstrem spor katılımcısından oluşan bir örneklem üzerinde yürütülmüştür. Ön deneme uygulaması ve deneme uygulamasına ilişkin veriler "Google Form" aracılığı ile toplanmıştır. Ekstrem spor katılımcılardan toplanan verilerle betimsel istatistikler, normal dağılım analizi, madde analizi, Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA), Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA), yakınsak ve ayırıcı geçerlilik, ölçüm güvenilirliği ve taban-tavan etkileri ve Alıcı-işlem karakteristiği Analizi (ROC) yapılmıştır. Toplanan verilerin analiz edilmesinde Microsoft Office Excel, SPSS ve AMOS programlarından yararlanılmıştır. Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA), "Ana Eksen Faktörleme (AEF)" yöntemi ile "Promax" rotasyon yöntemi seçilerek yapılmıştır. Analizlerde kesme ölçütü 0.40 olarak alınmıştır. Ayrıca aynı anda iki faktör altında benzer yük değerine sahip olan binişik maddeler, bir faktör altında üçten az sayıda madde bulunmaması gibi koşullara dikkat edilmiştir. AFA sonucunda üç faktörlü on iki maddeden oluşan bir yapının ortaya çıktığı ve rotasyon sonrası elde edilen toplam varyansın % 68.220'ini açıkladığı belirlenmiştir. Yapıya ilişkin maddelerin faktör yük değerleri "0.45 ile 0.93" arasında değişmektedir. Faktör yapısı belirlenen ölçüm aracının isimlendirilmesinde kuramsal temele bağlı kalınmıştır. AFA ile belirlenen yapı Birinci Düzey Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) ve İkinci Düzey Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) ile sınanmıştır. Birinci Düzey Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) sonucunda yapıya ilişkin uyum indeks değerleri χ2/sd=1.47, RMSEA= 0.05, GFI= 0.86, AGFI= 0.80, IFI= 0.90, NFI= 0.89, TLI= 0.87 ve CFI= 0.90 olarak belirlenmiştir. Ölçüm aracına ilişkin maddelerin faktör yük değerleri 0.51 ile 0.93 arasında değişmektedir. Ölçüm aracının toplam puanını kullanabilmek için İkinci Düzey Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) yapılmıştır. İkinci Düzey Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) sonucunda yapıya ilişkin uyum indeks değerleri χ2/sd=8.89, RMSEA= 0.08, GFI= 0.87, AGFI= 0.80, IFI= 0.91, NFI= 0.90, TLI= 0.88 ve CFI= 0.91 olarak belirlenmiştir. Ölçüm aracına ilişkin maddelerin faktör yük değerleri 0.54 ile 0.93 arasında değişmektedir. Ölçüm aracının birleşim ve ayrışım geçerliğine ilişkin analiz sonucunda Hedonik Karşıtlık (HK) alt boyutuna ilişkin AVE değeri 0.51, √AVE değeri 0.71 ve CR değeri 0.80 olarak; Tolerans (T) alt boyutuna ilişkin AVE değeri 0.81, √AVE değeri 0.90 ve CR değeri 0.94 olarak; Hedonik Yoksunluk (HY) alt boyutuna ilişkin AVE değeri 0.68, √AVE değeri 0.82 ve CR değeri 0.89 olarak hesaplanmıştır. Faktörler arası korelasyon katsayısının 0.347 ile 0.502 arasında değiştiği belirlenmiştir. Ölçüm aracının iç tutarlılığı Cronbach Alfa ile hesaplanmıştır. AFA grubundaki "tolerans" ve "hedonik yoksunluk" faktörleri ile DFA grubundaki "tolerans" ve "hedonik yoksunluk" faktörlerinden elde edilen ölçümler için Cronbach Alfa güvenirliğinin yüksek güvenilirlik düzeyine sahip olduğu (AFA T: 0.94; HY:0.88, DFA T:0.93; HY:0.87). AFA grubundaki "hedonik karşıtlık" ile DFA grubundaki "hedonik karşıtlık" faktörlerinden elde edilen ölçümler için Cronbach Alpha güvenirliğinin ise orta düzeyde güvenilirlik düzeyine sahip olduğu sonucuna varılmıştır (AFA HK:0.79, DFA HK:0.71). Ölçüm aracının zemin (floor) ve tavan (ceiling) etkileri de incelenmiştir. Analiz sonucunda elde edilen puanlar incelendiğinde zemin puanı en düşük 13; taban puanı en yüksek 56 olarak belirlenmiştir. Ölçüm aracının puanlandırılması Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı (DSM) ve diğer madde bağımlılığı kriterlerine göre puanlandırma sistemi ile kesme ölçütü kullanılarak Alıcı İşletim Karakteristiği (ROC) Analizi ile hesaplanmıştır. Sonuç olarak tez kapsamında geliştirilen Davranışsal Bağımlılık Ölçeği'nin (DBÖ) geçerli ve güvenilir ölçmeler yapılabilen bir ölçme aracı olduğu belirlenmiştir.
Ekolojik sistem kuramı temelli okul güvenliği ölçeğinin geliştirilmesi
Bu çalışma ile Bronfenbronner'in Ekolojik Sistem Kuramı temeline dayalı bir okul güvenliği ölçeği geliştirilmeye çalışılmıştır. Ekolojik Sistem Kuramı bireyin etrafındaki Mikrosistem, Mezosistem, Ekzosistem, Makrosistem ve Kronosistem katmanlarından oluşmaktadır. İlk olarak Çalışma kapsamında birey üzerinde etkisi bulunan bu altı katmana ilişkin toplam 113 maddeden oluşan bir taslak ölçek hazırlanmıştır. Taslak ölçek beş adet uzmanın görüşüne sunulmuş ve madde sayısı 101'e düşürülmüştür. 101 maddelik uygulama ölçeği ilkokul, ortaokul ve liselerde görevli toplam 544 öğretmen üzerinde uygulanmıştır. Veriler SPSS 22 paket programıyla analiz edilmiştir. 101 maddeli taslak ölçeğin yapı geçerliğini araştırmak için Açımlayıcı Faktör Analizini yapılmıştır. Kaiser-Mayer-Olkin (KMO) katsayısı ,899 olarak bulunmuştur. Barlett küresellik testi sonuçları ölçeğin faktör analizine uygun olduğunu göstermiştir. Ölçekte yer alan maddelerin ayırt edicilik gücünün hesaplanması için %27'lik alt grup ve %27'lik üst grup ortalamaları farkına dayalı t-testi yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar maddelere ait değerlerin anlamlı olduğunu göstermiştir. Madde analizi sonuçları madde yüklerinin ,351 ile ,712 arasında olduğunu, madde toplam korelasyonu ise her bir maddenin ölçeğin bütünsel yapısı ile uyumlu olduğunu göstermiştir. İlk analiz sürecinde Açımlaycı Faktör Analizi Sonuçları 101 maddeli ölçek yapısının 19 faktörlü bir yapıya sahip olduğunu ortaya koymuştur. Faktör analizlerinin son aşamasında ölçekteki 40 madde elenmiştir. 61 maddeli ve 12 faktörlü ölçek yapısı elde edilmiştir. Ölçeğin faktör yükleri ,574 ile ,899 arasında değişmektedir. Cronbach's Alfa güvenirlik katsayısı ,967 olarak bulunmuştur. Araştırma sonuçları ilgili literatür temelinde tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Ekolojik Sistem Kuramı, Okul Güvenliği, Öğretmenler
Kadınları üreme sağlığını koruyucu tutumları: Bir ölçek geliştirme çalışması
Amaç: Bu araştırma, üreme çağındaki kadınların üreme sağlığını koruyucu tutumlarının belirlenmesinde geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı geliştirmek amacıyla metodolojik olarak yürütülmüştür. Gereç ve yöntem: Araştırma 23 Ekim-29 Mart 2024 tarihleri arasında yürütülmüştür. Araştırmanın verileri "Tanıtıcı Bilgi Formu" ve "Kadınların Üreme Sağlığını Koruyucu Tutumları Ölçek Taslağı" kullanılarak toplanmıştır. Veri analizlerinde, tanımlayıcı analizler, açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi, madde toplam korelasyonu, madde silinirse Cronbach alfa katsayısı, Cronbach alfa iç tutarlılık katsayısı, alt-üst gruplara dayalı madde analizi ve Pearson korelasyon analizi testleri kullanılmıştır. Bulgular: Literatür taramaları, bireylerle görüşmeler ve uzman önerileri sonucu 67 maddelik soru havuzu oluşturulmuştur. Ölçeğin Kaiser-Meyer-Olkin (KMO) değeri 0,86, Barlett testi sonucu 1758,184 olarak bulunmuştur (p=0,000). Açıklayıcı faktör analizi sonucunda toplam varyansın %52,57'sini açıklayan, 22 madde ve dört faktörden oluşan bir yapı elde edilmiştir. Doğrulayıcı faktör analizi sonucunda 22 maddelik dört faktörlü yapının iyi uyum değerleri ortaya koyduğu ve bir model olarak doğrulandığı tespit edilmiştir (x²/sd 1,588; RMSEA 0,049; CFI 0,905; NFI 0,783; GFI 0,891; AGFI 0,862). Toplam ölçeğin iç tutarlılık katsayısı 0,86'dır. Sonuç: Yapılan analizler sonucunda, ölçeğin geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu ve kadınların üreme sağlığını koruyucu tutumlarının belirlenmesi amacıyla kullanılabileceği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Kadın, Üreme sağlığı, Tutum, Geçerlilik, Güvenilirlik, Ölçek geliştirme
Hayat bilgisi tutum ölçeğinin geliştirilmesi ve öğrencilerin hayat bilgisi dersine yönelik tutumları ve görüşleri
Bu çalışma ilkokul öğrencilerinin hayat bilgisi dersi tutum düzeylerini tespit etmeye yönelik bir ölçek geliştirmek, geliştirilen bu ölçekle öğrencilerin hayat bilgisi dersine yönelik tutum düzeylerini farklı değişkenler boyutuyla saptamak ve ilkokul 2. ve 3. sınıf öğrencilerinin hayat bilgisi dersine yönelik görüşlerini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Genel hatları ile "betimleyici araştırma" yöntemi kullanılan bu çalışmada veriler hem nicel hem de nitel yöntemlerle elde edilmiştir. Araştırmanın nicel boyutunda dört ve nitel boyutunda bir çalışma grubu ile çalışılmıştır. Nicel boyutunda çalışma grupları 355 (AFA), 264 (DFA), 61 (test-tekrar test) ve 290 (tutum belirleme) öğrenciden oluşmuştur. Nitel boyutta 58 öğrenci ile çalışma yürütülmüştür. Verilerin analizlerinde SPSS 22.00, Lisrel ve MAXQDA programlarından yararlanılmıştır. Elde edilen verilere göre aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır: 1.Açımlayıcı faktör analizine göre geliştirilen ölçeğin toplam varyansın %46.30'unu açıkladığı, her bir faktörün en az %2 özdeğere sahip olduğu, yine her bir faktörün toplam varyansın en az %14'ünü açıkladığı, her bir faktörün en az beş madde ile temsil edildiği, toplam 16 sorudan ve üç faktörlü bir yapıya sahip olduğu tespit edilmiştir. 2. Üç faktör birbiri ile korelasyonel bir ilişkiye sahip ve ölçeğinin geneline ait Cronbach Alpha iç tutarlık katsayısı .81'dir. 3. Tutum ölçeğinin test tekrar test sonuçları ölçeğin güvenilir olduğunu göstermektedir. 4. Tutum ölçeğindeki faktörler "hayat bilgisi dersine yönelik olumsuz tutumlar", "hayat bilgisi dersine yönelik olumlu tutumlar" ve "hayat bilgisi dersi içeriğine yönelik olumlu tutumlar" şeklinde isimlendirilmiştir. 5. DFA'ya göre ölçeğin geneline ait Cronbach Alpha iç tutarlık katsayısı .88'dir. 6. Hayat bilgisi dersi tutum ölçeğinin DFA ile elde edilen verilerinden 5 tanesi kabul edilebilir ve 6 tanesi mükemmel düzeydedir. 7.İlkokul 2.ve 3. sınıf öğrencilerinin hayat bilgisi dersine yönelik tutum düzeylerinin yüksek olduğu, derse yönelik tutum düzeylerinin cinsiyet, anne ve babanın eğitim durumu, anne ve babanın meslek durumuna göre farklılaşmadığı, öğrenim gördükleri sınıfa göre 3. sınıf öğrencilerinin tutum düzeylerinin 2. sınıflara göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu tespit edilmiştir. 8. İlkokul 2. ve 3. sınıf öğrencileri hayat bilgisi dersini; çok güzel bir ders, sevdiğim ders, eğlenceli bir ders, hayatımız ile ilgili bir ders, tarihi (geçmişi) öğreten bir ders, günlük hayat ile ilgili bir ders, Atatürk'ü anlatan bir ders, trafik kurallarını öğreten bir ders, teknolojiyi kullanmayı öğreten bir ders, çok şey öğrenilen bir ders, zor bir ders, önemli bir ders ve gereksiz bir ders şeklinde betimlemişlerdir. 9. İlkokul 2. ve 3. sınıf öğrencilerinin hayat bilgisi dersinde; fen bilimleri, sosyal bilimler, düşünce ve değerler, hayat, günlük yaşam ve eşyalar ile ilgili konuları öğrenmek isteğindedirler.
Öğretmen adaylarının bireyselleştirilmiş eğitim programına yönelik öz yeterliklerini belirleme ölçeği geliştirme ve uygulama çalışması
Bu çalışma öğretmen adaylarının bireyselleştirilmiş eğitim programına yönelik öz yeterliklerini belirleme ölçeğini geliştirmek ve öğretmen adaylarının bireyselleştirilmiş eğitim programına yönelik öz yeterliklerini belirlemek için yapılmıştır. Araştırmanın nicel verilerini değerlendirmek için sosyal bilimlerde sıkça kullanılan araştırma modelleri içerisinde yer alan tarama yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın ilk bölümü 5'li likert türünde bir ölçek geliştirme, ikinci bölümü ise geliştirilen ölçeğin uygulanması sonucunda elde edilen verilerin analizlerini içermektedir. Ölçme aracının geliştirilmesi süreci sırasıyla; kapsam geçerliliği için uzman görüşü alma, açımlayıcı faktör analizi ve doğrulayıcı faktör analizini içerecek şekilde üç aşamada gerçekleştirilmiştir. Pilot çalışma Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Eğitim Fakültesinde özel eğitim dersini alan sınıf eğitimi, fen bilgisi eğitimi, rehberlik ve psikolojik danışmanlık, sosyal bilgiler eğitimi ve bilgisayar ve öğretim teknolojileri eğitiminde bulunan 356 öğretmen adayına yapılmıştır. Ölçeğin faktör yapısını ortaya çıkarmak için verilerin analizinde SPSS ve AMOS paket programından yararlanılmıştır. Ölçeğin 36 madde ve 3 alt boyuttan oluştuğu belirlenmiştir. Bu alt boyutlar, "BEP uygulama ve değerlendirme'', ''BEP hazırlık aşaması'' ve ''BEP bilgi'' olarak adlandırılmıştır. Cronbach Alpha, Guttman Split-Half ve Spearman-Brown testleri yapılarak hesaplanan güvenirlik katsayılarının bütün alt boyutlar için .70'ten büyük olduğu görülmüştür. AMOS programı yardımıyla doğrulayıcı faktör analizi yapılmış ve iyilik uyum endeksleri 3 faktörlü ve 36 maddeden oluşan yapıyı doğrulamıştır. Geliştirilen ölçeğin asıl formu Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi ve Aksaray Üniversitesi Eğitim Fakültesi son sınıfta öğrenim gören toplam 345 öğretmen adayına uygulanmıştır. Bu uygulama sonucunda elde edilen verilerin analizi SPSS programı ile çözümlenmiştir. Araştırmada öğretmen adaylarının BEP'e yönelik öz yeterlik belirleme ölçeğinden aldıkları toplam puanları ile üniversitede okumakta oldukları bölümlerin puanları arasında istatiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir.
Fen bilimleri derslerine yönelik kalıplaşmış düşünce ölçeği geliştirme ve uygulama çalışması
Bu çalışmada, öğretmen adaylarının Fen Bilimleri derslerine yönelik kalıplaşmış düşüncelerini ortaya koymak amacıyla geçerli ve güvenilir bir ölçek geliştirme ve geliştirilen bu ölçek ile öğretmen adaylarının Fen Bilimleri derslerine yönelik kalıplaşmış düşünce düzeyini ve bu düşüncelerinin; mezun oldukları lise, akademik başarıları, cinsiyet, sınıf düzeyi, öğrenim görmekte oldukları bölüm ve üniversitelerine göre farklılık gösterip göstermediğinin ortaya konması amaçlanmıştır. Çalışmada ölçek geliştirme ve geliştirilen ölçeğin uygulanması adımlarını izlendiği için nicel araştırma desenlerinden betimsel tarama modelinde bir çalışmadır. Örneklemin belirlenmesinde tabakalı örnekleme yöntemi kullanılmıştır ve veri toplama sürecinde üç çalışma grubu ile çalışılmıştır. Çalışma grupları 302 (AFA), 309 (DFA) ve 1627 (Uygulama) öğrenciden oluşmuştur. Verilerin analizlerinde SPSS 22.00 programından yararlanılmıştır. Geliştirilen ölçek beş faktörden oluşmaktadır ve açımlayıcı faktör analizine göre; geliştirilen ölçekte yer alan, 1. Faktör toplam varyansın %30,09'unu, 2. Faktör %12,18'ini, 3. Faktör %6,87'sini, 4. Faktör %5,20'sini, 5. Faktör ise %4,26'sını açıklarken yine geliştirilen ölçeğin toplam varyansın %58,63'ünü açıkladığı, görülmektedir. Sonuç olarak 5 boyutlu ve 28 maddeden oluşan bir yapıya ulaşılmış, beş faktörün birbiri ile korelasyonel bir ilişkiye sahip olduğu tespit edilmiş, ölçeğin geneline ait Cronbach Alpha iç tutarlık katsayısı .81 olarak bulunmuştur. Ölçekte ulaşılan faktörler yeniden isimlendirilmemiş olup "Aşırı Genelleme", "Etiketleme", "Keyfi Çıkarım", "Kutuplaştırma" ve "Seçici Soyutlama" şeklinde kalıplaşmış düşüncelere ilişkin var olan isimlendirme kullanılmıştır. Ölçeğin geneline ait Doğrulayıcı Faktör Analizine (DFA) Cronbach Alpha iç tutarlık katsayısı .93'tür ve DFA ile elde edilen verilerinden 3(üç) tanesi kabul edilebilir ve 1(bir) tanesi mükemmel düzeydedir. Sınıf Eğitimi ve Fen Bilimleri Eğitimi anabilim dallarında öğrenim gören öğretmen adaylarının fen bilimlerine yönelik kalıplaşmış düşüncelerinin nitel olarak değer aralığı incelendiğinde 3,18 ile "Kararsızım" olduğu görülmektedir. Öğretmen adaylarının fen bilimleri derslerine yönelik kalıplaşmış düşünceleri ile cinsiyetleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu bulgulanmış, erkek öğrencilerin fen bilimlerine yönelik kalıplaşmış düşüncelerinin kız öğrencilerden daha fazla olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Fen bilimleri derslerine yönelik kalıplaşmış düşünceler ile öğrenim gördükleri bölüm arasında istatistiksel olarak fen bilgisi eğitimi öğrencilerinin sınıf eğitimi öğrencilerine oranla daha fazla kalıplaşmış düşüncelerinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmen adaylarının sınıf düzeyi ile fen bilimleri derslerine yönelik kalıplaşmış düşünceleri arasında ise 3. sınıfların diğer sınıflara oranla daha fazla kalıplaşmış düşünceye sahip oldukları bulgulanmıştır. Öğretmen adaylarının mezun oldukları liseler ve yıl sonu akademik başarı puanları ile fen bilimleri derslerine yönelik kalıplaşmış düşünceleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmazken, öğrenim gördükleri üniversitelere göre kalıplaşmış düşüncelerinin farklılaştığı bulunmuştur. Çalışmadan elde dilen sonuçlar doğrultusunda, öğretmen adaylarının akademik başarı puanları ve sınıf düzeyleri arttıkça fen bilimleri derslerine yönelik kalıplaşmış düşüncelerinin de arttığı bulgusuna ulaşılmıştır. Bu bulgunun nedenlerini araştıran yeni durum çalışmalarının yapılması, öğretmen adaylarının, kalıplaşmış düşünce aralığını belirlenmesi ve buna göre sınıf ortamı ve ders akışının düzenlenmesi önerilmektedir. Ayrıca araştırma bulgularına göre öğretmen adaylarının fen bilimleri dersine yönelik kalıplaşmış düşünceler toplam puanlarının Etiketleme, Kutuplaştırma, Seçici Soyutlama alt boyutlarına ilişkin görüşlerinin "kararsızım" aralığına karşılık geldiği görülmektedir. "Kararsızım" aralığının azalma ve artmaya karşı eğilim gösterebilen kritik bir aralık olduğu ve doğru yönlendirme yapılmadığında fen bilimlerine karşı oluşturdukları akılcı ve gerçekçi olmayan düşüncelerde artışın olabileceğine işaret etmektedir. Bu bağlamda kalıplaşmış düşüncelerin tespiti noktasında farklı çalışmalar yapılarak öğrencilerin fen derslerine ilişkin başarı düzeyleri arttırılabilir.