Organization

122 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Ebeveynlerin çocuklarının boş zamanlarını organize etme tutumları üzerine sosyolojik bir inceleme: İstanbul'da bir saha çalışması

Bu çalışmanın amacı, İstanbul'daki farklı gelir gruplarından ebeveynlerin ortaokul çağındaki çocuklarının boş zamanlarını organize etme davranışları ile sahip oldukları sosyal, kültürel ve ekonomik sermayeleri arasındaki ilişkiyi sosyolojik olarak analiz etmektir. Ebeveynlerin çocuklarının hane içi ve hane dışı sosyalizasyonlarına yönelik tutumları çocukların eylemde bulunabilme kapasitesi (agency) odağında ele alınmaktadır. Çalışmanın örneklemi, 2016-2017 akademik yılında İstanbul'a bağlı Üsküdar ilçesinin farklı mahallelerindeki iki ortaokula giden çocukların ebeveynleridir. Nitel yöntemin benimsendiği bu çalışma kapsamında, amaçlı örnekleme tekniğiyle belirlenen 365 ebeveyne anket uygulaması yapılmış ve kota örnekleme tekniğiyle belirlenen 37 ebeveyn, öğretmen ve idareciyle yarı-yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Saha çalışmasından elde edilen veriler ışığında orta gelirli ailelerinin çocuklarının sosyalizasyon ortamlarının büyük ölçüde sokak gibi kurguya açık alanlardan kapalı mekânlara dönüştüğü ifade edilebilir. Sürekli hedef koyan pragmatist eğilimlere sahip ebeveynler, çocukların meşgul oldukları faaliyetleri daha yoğun ve çok yönlü biçimde gözetim altına almaktadır. Çocukların kendilerine özgü akran kültürü oluşturma süreçlerinin ebeveynlerin otoritesine doğrudan bağımlı olduğu tespit edilmiştir. Yeni medya araçlarının, ebeveynlerin evde ve dışarıda çocuklar üzerindeki denetim ve tahakküm alanlarını genişleterek bir süper gözetim aygıtı haline geldiği bulgulanmıştır. Anahtar Sözcükler: Çocuk, Boş zaman, Ebeveyn Otoritesi, Çocukluk Sosyolojisi,İstanbul.

Aile tutumuAna-baba tutumuBoş zamanları değerlendirme+6
Hamide Elif Üzümcü
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Tek Parti Dönemi Kütahya CHP örgütlenmesi (1930-1950)

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasının ardından örgütlenmesini güçlendirmeye çalışan CHP devrim ideolojisini tavandan tabana yayma noktasında çok başarılı olduğu söylenememesinde dönemin getirmiş olduğu şartların da etkisi büyüktür. Örneğin Kubilay olayı ve SCF denemesinin başarısız olması CHP'nin hızını kesen önemli olaylardan ikisidir. Bununla birlikte CHP faaliyetlerini gerçekleştirebilme amacıyla halkevlerine önem vermiştir. Bu nedenle ülkede 1932 yılında halkevleri kurulmuştur. Aynı yıl Kütahya'da da bir halkevi kurulmuş ve bu halkevi kendi misyonu ve vizyonu olan halkı eğitmek ve devrimleri tabana yaymak adına kapatılana kadar Kütahya'ya hizmet vermiştir. Bu arada halkın dilekleri ve parti müfettişi raporları Tek Parti dönemi Kütahya'sını anlamak ve tanımak için bizlere sosyo-kültürel açıdan ip uçları vermektedir. Özellikle 1940 yılı sonrasında bu parti müfettişi raporlarının sayısının arttığı tespit edilmiştir. II. Dünya Savaşı ve sonrası yıllarının Kütahyası açısından söz konusu raporlar önemlidir. Çalışmamızda bu raporlar değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Tek Parti Dönemi, CHP, Kütahya Halkevi, Parti Müfettişi Raporları, Kongreler.

Cumhuriyet Halk PartisiKongrelerKütahya+3
Hasan Yapıcı
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrenen bireyden öğrenen organizasyona ulaşmaya motivasyonun etkisi ve bir işletme uygulaması

ÖZET Öğrenen organizasyonlar bilgi çağında organizasyonların olması gereken özellik ve karakteristiklerini yansıtmaktadırlar. Bilgi çağının bilgiye, öğrenmeye ve insanın değeri üzerine odaklanan anlayışı, öğrenen organizasyon felsefesinde ve uygulamalarında görülmektedir. İnsan unsuruna verilen önemin artması, insanı tanımanın, onu anlamanın ve onu belirlenen hedeflere yöneltmenin çarelerini de bulmaya yöneltmiştir. İnsan ve motivasyon konusunun incelenmesi çok eskilere dayanmakla birlikte bilgi çağı organizasyonlarında motivasyonun önemi daha da artmıştır. Sadece önemi artmakla kalmayıp motivasyon faktörlerinde de önemli değişiklikler olmuş ve sosyo- psikolojik faktörlerin önemi üzerinde daha çok durulmaya başlanmıştır. Bu çalışmamızda öğrenen bireyden öğrenen organizasyona ulaşmada motivasyonun etkisi incelenmeye çalışılmıştır. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde bilgi çağında yönetim ve organizasyon anlayışındaki yeni yaklaşımlar genel hatlarıyla incelenerek öğrenen organizasyona getiren süreç açıklanmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde ise motivasyon konusu önce genel olarak daha sonra da bilgi çağında motivasyonun artan önemi üzerinde durularak açıklanmaya çalışılmıştır. Üçüncü bölümde öğrenen organizasyon konusu, öğrenme kavramından başlayarak, öğrenememe hastalıklarına, öğrenen organizasyonun özelliklerine ve öğrenen organizasyonda liderlik anlayışına kadar ayrıntılı olarak açıklanmaya çalışılmıştır. Çalışmanın dördüncü bölümünde ise motivasyonun öğrenen organizasyona ulaşmaya etkisini incelemek amacıyla bir işletmede uygulama yapılmıştır. Uygulamada anket yöntemi kullanılmış ve toplanan veriler istatistik programında değerlendirilerek yorumlanmıştır.

Bilgi çağıMotivasyonOrganizasyon+4
Ahmet Canoğlu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgi teknolojilerindeki gelişmelerde organizasyonel öğrenme, etkin karar alma ve yeniliğe etkisi

Bu çalışmanın en temel amacı işletmelerde bilgi teknolojilerinin kullanımının örgütsel yenilik üzerindeki etkilerinin araştırılmasıdır. Ancak bu çalışmada bilgi teknolojilerinin kullanımının öncelikle organizasyonel öğrenme ve etkin karar alma konuları üzerindeki etkileri ortaya konulmuştur. Yenilik yaratma çabaları ise bu konular temel alınarak incelenmiştir. Çalışmanın verileri bir anket yolu ile ülkemizde özel sektörde üretim alanında faaliyet gösteren ve en çok tanınan 51 işletmeden toplanmıştır. Çalışmanın hipotezlerini analiz etmek için korelasyon, /-testi ve çoklu regresyon testleri kullanılmıştır. Bu çalışmanın bulguları, bilgi teknolojilerinin etkin kullanımının üretim sektöründeki işletmelerde öncelikle organizasyonel öğrenme ve etkin karar almayı olumlu yönde etkilediğini göstermektedir. Buna bağlı olarak bilgi tabanlı organizasyonel öğrenme ve etkin karar almanın ise yenilik yaratma çabalan ve örgütsel performans ile anlamlı bir ilişki içinde olduğunu ortaya koymaktadır. Sadece sesli posta ve e-ticaret uygulamalarının organizasyonel öğrenme ve etkin karar almayı olumu olarak desteklemediğini ancak yenilik çabalarını kısmi olarak desteklediği çalışmanın başka bir bulgusudur. Bu bulgular ışığında, salt teknoloji transferinin bir işletme için tek başına hiç bir şey ifade etmediği görülmektedir. Ancak, bilgi teknolojilerinin sağladığı imkanlardan faydalanarak örgüt içinde organizasyonel öğrenme ortamı yaratan ve yine bilgi temelli bir ortamdan yararlanarak etkin ve hızlı karar alabilen işletmeler bu teknoloji transferini yeniliğe dönüştürebilecektir.VI ABSTRACT The principal aim of this study is to research the effects of the use of information technology on organizational innovation. However, in this study, the effects of the use of information technology on organizational learning and decision making are mainly put forth for consideration. Efforts to achieve in innovations are studied by taking these issues into consideration. Data for the study has been picked up from the most known 5 1 businesses to have activity in private sector and production. To analyse the hypoteses of the study; correlation, t-test and poly regression tests have been used. The findings of this study indicate that the active use of information technologies has a beneficial influence mainly on organizational learning and effective decision making in the businesses being active in production. In relation to this, it is brought up that information based organizational learning and decision making are meaningly in touch with the efforts to supply innovations and organizational performance. Another finding of the study is that by only itself, vocalic mail and e- business applications can not support organizational learning and decision making,but can partially support the efforts to supply innovations. In the light of these findings, it can easily be seen that only technology transfer itself isn't worth for the business, but, by utilizing the benefits obtained from opportunities provided by information techologies, the businesses that may be able to create organizational learning atmosphere in the organization and, by utilizing an environment of information based, those that may be able to make decisions effectively and rapidly will be succeed in transforming the technology transfer into innovation.

Bilgi teknolojisiEtkinlikKarar verme+7
Abdullah Erdoğan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

İnşaat şirketlerinde yönetim açısından bilişim (bilgi) sistemleri üzerine sektörel bir araştırma

Günümüzde hızlı teknolojik değişim, rekabet ve küreselleşme sonucunda bilginin ve elde edilme hızının işletmelerin ihtiyaç duyduğu en önemli girdi haline gelmesine neden olmuştur. İşletmelerde yönetimler karar almada doğru, eksiksiz, tam zamanında ve istedikleri miktarda bilgiye ihtiyaç duyarlar. Bu bilgiyi sağlamalarına yardımcı olacak elektronik iletişim teknolojilerinden destek alan bir yönetim bilişim sisteminin kurulması gereklidir. Kurulan yönetim bilişim sisteminin, yöneticiler tarafından etkin bir biçimde kullanımını sağlamak son derece önem taşımaktadır.Yönetim Bilişim Sistemleri işletmelerin her kademesinin ihtiyaç duyduğu bilgiye ulaşılmasını, değerlendirilmesini ve doğru kararlar verebilmesini sağlayabilmek için, işletmeler açısından vazgeçilmez sistemler haline gelmişlerdir.Araştırmada inşaat şirketlerinde yönetim açısından bilişim sistemlerinin kullanılması incelenmeye çalışılmıştır. Ayrıca gelişmekte olan teknoloji ile inşaat şirketlerinde bilişim sistemlerinin yeri ve önemi belirlenmeye çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Bilgi, yönetim, bilişim sistemleri, organizasyon, yönetim bilişim sistemleri, inşaat bilişimi.

BilgiBilişim sistemleriOrganizasyon+2
Hakan Şirin
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Marmara Depremi sonrası konut üretimi organizasyonu ve Kocaeli - Bahçecik örneği

Ülkemizde doğal afetlerle çok sık karşılaşılmakta ve sonucunda yüksek bedeller ödenmektedir. Gerekli yasal, idari ve teknik koşulların yeterince sağlanmaması ve bilinç eksikliği, afet zararlarını daha da arttırmaktadır. Afet sonrasında ortaya çıkan en önemli sorunlardan biri de, barınma sorunudur. Barınma sorunu, sadece konut projelerinin yapımı ile çözülememektedir. Amaç, toplumsal ihtiyaçlara cevap veren bir yerleşim birimi yaratmaktır. Nitelikli konut ve yerleşim birimlerinin oluşumu ise, bu süreçte yeralan katılımcıların koordinasyonuna bağlıdır.. Bu çalışmada, afet sonrası yapılan kalıcı konut uygulamaları ve yapılan bu çalışmaların toplu konut modeline uygunluğu incelenmiştir. Birinci bölümde; çalışmanın amacına ve kapsamına yer verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde; afet ve afet sonrası barınma sorununa yaklaşımlar ve yaklaşım aşamaları irdelenmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde; 17 Ağustos 1999 depreminden sonra ortaya çıkan konut sorunu, konut sorununa çadır, prefabrik konut ve kalıcı konut uygulamalarıyla çözüm bulma girişimleri yeralmaktadır. Çalışmanın dördüncü bölümünde; kalıcı konutların yapımında görev alan kuruluşlar, müşavirlik- mühendislik- kontrollük hizmetlerini yürüten firmalar ve müteahhitlerin bu aşamalarda nasıl bir görev aldıklarına değinilmiştir. Konutların yapımını üstlenen kuruluşların verdikleri bilgilere göre, konutların özelliklerine, ilgili teknik şartname ve mahal listelerine yer verilmiştir. Çalışmanın beşinci bölümünde; kalıcı konutların yapımına karar verilmesinden bugüne kadar yaşanan idari, yasal, teknik ve sosyal sorunlara değinilmiştir. Çalışmanın altıncı bölümünde; konutların teslimine başlanacak olan bir kalıcı konut bölgesi örnek olarak seçilmiştir. Örnek bölgedeki; konut tiplerinin ve yerleşiminin, toplu konut ölçeğine uygunluğu çeşitli açılardan incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Çalışmanın son bölümünde ise; afet sonrası konut sorunu ve çözümü için varılan sonuç ve öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Deprem, afet, konut, toplu konut, organizasyon. Vli

Afet konutlarıDepremKocaeli-Bahçecik+4
Sumru Kaya
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2001
00
Master'sOpen AccessTR

İşletmelerin yönetim sistemlerinde yeniden yapılanma modelindeki temel yaklaşımlar ve Türkiye'deki uygulanma koşullarına yönelik bir model tasarımı

Gelişen teknoloji, uluslararası pazarlardaki şuurların kalkmasına ve eskisine göre çok daha fazla seçeneğe sahip olan müşteri beklentilerinde değişikliğe neden olmuştur. Böylece, klasik işletmelerdeki amaç, yöntem ve temel organizasyon ilkelerinin güncelliği kaybolmuştur. İşletmeler, rekabet gücünü arttırarak hayatta kalabilmek, daha fazla kar etmek, sürekli gelişme temposunu sağlayabilmek ve hızla değişen dünya şartlarına ayak uydurabilmek için işletmenin kendisini tüm yönleriyle yemlemesi gerekmektedir.İşletmeler rekabet yeteneklerini geliştirmeleri, elemanlarının daha fazla çalışmalarım sağlamakla değil, daha farklı bir şekilde çalışmayı öğrenmeleriyle mümkün olacaktır. Bu da, işletmelerin ve elemanlarının, bu zamana kadar başarılı olmalarını sağlayan geleneksel yaklaşımları terk edip, alışılagelmiş operasyonel ve organizasyonel prensiplerini tamamen yenilemeleri ile mümkün olacaktır. İşletmelerin bunları yapabilmesi için, değişen dünya koşullarında işleri kısa, orta ve uzun vadede izleyebilmesi, geleceğe yönelik tahminlerde bulunabilmesi, yani bir vizyon belirlemesi, belirlenen bu vizyona göre yeni geliştirme stratejilerini tayin ederek fonksiyonel organizasyonu ve işletmeyi yeniden düzenleyebilmesini gerektirmektedir. Bu çalışmanın giriş bölümünde, yönetim ve yönetim sistemleri hakkında genel bilgiler verilmiştir ve yönetim sisteminin tarihsel gelişimi verilmiştir. İkinci bölümde, yönetim sisteminde yeniden yapılanma kavramı ayrıntılı olarak açıklanmış ve yeniden yapılanmanın uygulanma afimlan belirtilmiştir Üçüncü bölümde, yönetim sistemlerinde değişim yönetimi konusu ele alınmıştır, yönetim ve organizasyonda değiştirme ile ilgili kavramlar açıklanmıştır. Dördüncü bölümde, organizasyonlarda değişim ve yönetimi konusu incelenmiş ve değişimin oprganizasyon üzerine olan etkileri incelenmiştir. Beşinci bölümde ise, uygulamaya yönelik bir model tasarımı yapılmış ve bu model tasarımı ile hizmet sektöründe yer alan bir işletmenin yönetim sistemi yeniden tasarlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Yeniden yapılanma, organizasyonel değişim, süreç, müşteri odaklılık

Hizmet sektörüOrganizasyonYeniden yapılanma+2
Utku Sağlam
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2000
00
Master'sOpen AccessTR

Kadın ve erkek akademisyenlerin mesleki ve sivil örgütlenme yaşamlarındaki liderlilk davranışlarının karşılaştırılması

Bu çalışmada akademisyenlerin cinsiyetlerinin liderlik davranışları üzerinde etkisi olup olmadığını analiz edilmeye çalışılmıştır.Bu araştırmanın örneklemini Türkiye'de bulunan on üniversitedeki dokuz farklı bölümde bulunan öğretim üyelerinden 145 kişi oluşturmaktadır.Çalışmada liderlik davranışlarına ve becerilerine yönelik bilgi toplamak amacıyla Kabacoff'un Lider Etkinliği Analizi'nden yararlanılarak oluşturulan anket kullanılmıştır. Verilerin analizi için ortalama, standart sapma, regresyon analizi ve çapraz tablolardan yararlanılmıştır.Analiz sonucunda kadın ve erkek akademisyenlerin sivil hayatlarında ve mesleki liderlik becerilerinde farklılıklar bulunurken, mesleki liderlik davranış boyutlarında anlamlı bir fark gözlenmemiştir.Anahtar Kelimeler: Liderlik, Cam Tavan, Yöneticilik

AkademisyenlerCam tavan sendromuCinsiyet farkları+5
Yaprak Gonca Ağıl
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Kurumlar, yönetişim ve ekonomik gelişme

Sosyal bilimlerin birçok alanında kullanılan, disiplinler arası bir kavram olan kurumlar, iktisat yazınında önemli bir yer tutmaya başlamıştır. North'un kavramsallaştırması ile oyunun kuralları olarak tanımlanan kurumlar, bireylerin davranış kalıplarını belirleyen kısıtları koymaktadır. Bu kısıtlar resmi veya gayri resmi nitelikte olabilir. İnsan davranışları üzerindeki etkisi her geçen gün daha fazla kabul gören kurumlar, iktisadi ve siyasi olarak sistemin işleyişini, sistemin kazan ve kaybedenlerini de belirleme gücüne sahiptir. Bu işleyiş birçok araştırmacı tarafından farklı yönleri ile alınarak kavramsallaştırılmıştır. Kurumların gelişmişlik düzeyi üzerindeki etkisini ele alan birçok kuram geliştirilmiştir. Kurumlar literatürüne bu anlamda katkı sunan önemli isimlerden biri de Daron Acemoğlu'dur. Kurumların kapsayıcı veya dışlayıcı niteliğe sahip olmasını toplumsal atışma teorisi temelinde ele alan Acemoğlu'na göre kapsayıcı kurumlara sahip ülkeler gelişme gösterebilmektedir. Çünkü bu ülkeler farklı sosyal gruplar arasında uzlaştırıcı bir iktisadi ve siyasi sistem kurgulayarak siyasi gücün tek bir kişi veya grup elinde toplanmasını engellemektedir. Böylelikle yatırım ve yenilik yapma isteği, kendi kazancına ve mülkiyetine sahip çıkabileceğini bilen bireylerin oluşturduğu toplumlarda gelişmiş olmaktadır. Gelişme probleminin önündeki en önemli sorun, elindeki siyasi gücü kaybetme kaygısı taşıyan seçkinlerin toplumun elindeki kaynakları sadece kendileri için kullanmasıdır. Siyasi kaybedenler hipotezi olarak ifade edilen bu yaklaşım, siyasi gücün ve siyasi kurumların önemine de vurgu yapar. Bu çalışmada siyasi kaybedenler hipotezi Türkiye özelinde de ele alınarak değerlendirilmiştir. Cumhuriyetin kuruluşundan bugüne kadar farklı sosyal gruplar arasındaki çatışmaları uzlaştırıcı kapsayıcı kurumların oluşturulamaması, yönetişim başarısızlıklarının temel sonucu olarak görülmektedir. Ayrıca yapılan panel veri analizi ile resmi kurumların özellikle gelişmekte olan ülkelerde etkisinin yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar kelimeler: Kurumlar, Yeni Kurumsal İktisat, siyasi kaybedenler hipotezi,iktisadi ve siyasi kurumlar, panel veri analizi

EkonomiEkonomi politikalarıEkonomik gelişmeler+6
Pınar Özdemir
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütlenme ve terörizm bağlamında Lozan Barış Konferansı'nda Ermeniler ve sonrasında Ermeni diasporasının faaliyetleri

Bu çalışmamızda, Lozan Anlaşması'nın imzalanması ile hukuken sona eren Ermeni sorununun yaklaşık elli yıl sonra sözde soykırım iddiaları ileri sürülerek terör yoluyla tekrar canlandırılması ele alınmıştır. Ve bu canlandırılmada dünyanın dört bir tarafına dağılmış diaspora Ermenilerinin etkisi incelenmiştir. Ayrıca sonuç çıkarma ve yorumlar yapma temel metodoloji olarak benimsenmiştir. Bu çerçevede ilk olarak terör ve terörizm kavramları hakkında genel bilgiler verilmeye çalışılmıştır. Aynı bölümün devamında tarihi bir perspektif açısından Ermeni sorunu, Ermenilerin örgütlenmesi ve Ermeni terör hareketleri ele alınmıştır. Daha sonraki bölümde Lozan Konferansında Ermeni sorunu ve bu sorunun Ermeniler hakkında hiçbir hüküm yer almayacak şekilde sonuçlanma süreci anlatılmıştır. Son bölümde ise Ermeni diasporası, örgütlenme ve terörizm bağlamında çalışılmıştır. Bu süreçte sözde soykırım iddialarından hareketle Türkleri hedef alan Ermeni terörü, Ermeni diasporası adıyla yaptığı olaylar, gelişmeler ve sonuçlar açıklanmaya çalışılmıştır.

ASALADiasporaErmeniler+5
Bünyamin Çap
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de özelleştirme: 4/c geçici personel statüsünde çalışanlar ve özlük hakları

Türkiye'de özelleştirme, özellikle 2001 krizinden sonra hız kazanmış ve krizle küçülen ekonomi, özelleştirilmesi sağlanan Kamu İktisadi Teşebbüsleri ile büyük gelirler elde etmiştir. Devlet, özelleştirme sonrası Kamu İktisadi Teşebbüslerinde çalışırken hizmet akitleri sona erecek olan çalışanlarına 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamındaki 4/C Geçici Personel kadrosuna geçme imkânı sunmuştur. Bu kadro kamu işverenine minimum maliyet sağlayan, çalışanı memur ve diğer kamu görevlileri dışında bırakan, sözleşmeyle çalıştıran fakat işçi de saymayan, güvenceli iş tanımından uzak, sınırlı yasal düzenlemelere sahip istisnai bir istihdam şeklidir. Çalışmamız, özelleştirme sonrasında statüsü 4/C'ye dönüştürülmüş ve halen bir kamu kuruluşunda bu statüde çalışanlar üzerinde uygulanan bir anketle özlük haklarına yönelik durum tespiti yapmayı, çalışanların sendikal örgütlenmeye olan inançlarını ölçmeyi amaçlamıştır. Anket sonuçları incelendiğinde katılımcıların özlük haklarında yaşanan eşitsizliğe, iş güvencesizliğine dair kaygıları öne çıkmıştır. Çözümün sendikal örgütlenmede olduğuna inanmalarına rağmen sendikaların pasif tutumu sebebiyle katılımcıların sendikaya mesafeli duruşu göze çarpmaktadır.

Geçici işçilerSendikalaşmaÇalışanlar+4
Nilüfer Atlıhan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Manisa il merkezi hastanelerinde görev yapan yönetici hemşirelerin organizasyona bağlılık ve güven durumlarının incelenmesi

Amaç: Bu çalışma Manisa il merkezinde yer alan hastanelerde çalışan yönetici hemşirelerin kurumsal bağlılık ve güven düzeylerini tespit etmek için yapıldı. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, tanımlayıcı ve kesitsel olarak yapıldı. Çalışmanın evrenini, Manisa il merkezindeki kamu ve özel hastanelerde çalışan yönetici hemşireler oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemini, araştırmaya katılmayı kabul eden yönetici hemşireler oluşturdu (n=86). Veri toplama aracı olarak; Hemşire Bilgi Formu, Örgütsel Bağlılık Ölçeği (ÖBÖ) ve Örgütsel Güven Ölçeği (ÖGÖ) kullanıldı. Verilerin analizinde; sayı yüzde, ortalama, standart sapma, ölçek puan ortalamaları arasındaki farkları belirlemek için; çeyrekler arası aralık, Student T Testi, Mann Whitney U Testi, Kruskal-Wallis Testi, Spearman Korelasyon ve ölçeklerin iç tutarlılığı için Cronbach alfa katsayılarına bakıldı. Bulgular: Yönetici hemşirelerin çoğu üniversite hastanesinde %40,7 çalışmakta, %98,8'i kadın, %76,7'si evli, %57,0'si lisans mezunu, %59,3'ü yöneticilik deneyimine sahip ve %66,3'ü kliniklerde yöneticilik yapmaktadır. Hemşirelerin örgütsel bağlılık algılarının ortalaması 3,32±0,49 ve örgütsel güven algısının ortalaması 4,32±0,83 olarak bulundu. Örgütsel güven ile çalıştıkları kurum, eğitim durumu ve kurumun sağladığı imkânlar arasında anlamlı bir fark saptandı (p<0,05). ÖBÖ ve ÖGÖ alt boyutları arasında en yüksek ilişki normatif bağlılık ve kuruma güven arasında bulundu (r=,605, p=,000). Sonuç: Yönetici hemşirelerin ÖBÖ ve ÖGÖ alt boyutları puan ortalamalarından en yüksek korelasyon normatif bağlılık ve kuruma güven arasında bulundu. Kurumsal bağlılık ve kurumsal güven açısından yönetici hemşirelere destek programları planlanmalıdır.

GüvenmekHastanelerHemşireler+7
Nilüfer Karabağ
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bilişim teknolojilerinin belediyelerin yönetim ve organizasyon yapısına ve hizmet sunumuna etkilerinin incelenmesi: Manisa Şehzadeler Belediyesi örneği

Günümüzde teknoloji hayatımızın her alanında kendine yer bulmaya başlamıştır. Bu bağlamda kamu kurumlarının bu gelişim ve değişime ayak uydurması beklenmektedir. Vatandaşlara ve merkezi yönetime karşı hesap verilebilir, şeffaf olunması ve hizmetlerin doğru olması adına bilişim teknolojilerinin kullanımı ve bu sistemlerin ürettiği doğru ve hızlı veriye ihtiyaç vardır. Belediyelerin günlük çalışmalarında bilişim teknolojileri yoğun bir biçimde kullanılmaktadır. Bu durum belediyelerin alışmış olduğu yönetim ve organizasyon yapısında değişimleri de beraberinde getirmiştir. Personel verimliliği artık nitel olarak ölçülebilmekte ve gerekli değerlendirmeler yapılabilmektedir. Bu ölçümler sayesinde performans ve verimlilikte değişimler yaşanmıştır. Belediyeler tarafından verilen hizmetler de artık dijitale kaymış ve yönetim bilgi sistemleri üzerinden yapılmaktadır. Vatandaşlar da işlerinin hızlı ve sorunsuz bir biçimde sonuçlanmasını beklemekte ve bu bağlamda dijitale geçmenin önemi yadsınamamaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde kamu kurumları, yerel yönetimler ile ilgili temel kavramlardan oluşan teorik kısım oluşturulmuştur. İkinci bölümde bilişim ve bilişim sistemleri ile Manisa Şehzadeler Belediyesinin sahip olduğu bilişim sistemleri ele alınmıştır. Üçüncü bölümde yöntemle ilgili bilgiler, araştırmayla ilgili uygulamalar verilmiş ve anket çalışması ile personelin bilişim sistemlerine bakışı ve bilişim sistemlerinin hizmet kalitesi, yönetim ve organizasyon yapısına etkileri hakkında genel bir değerlendirme yapılmıştır. Dördüncü bölümde; hipotezimiz bağlamında alt hipotezlerle ilgili yapılan istatistiksel analizlerle elde edilen bulgular irdelenerek tartışılmış ve elde edilen sonuçların temel hipotezimiz olan; bilişim sistemlerinin belediyelerde verimlilik ve hizmet kalitesine etkisi irdelenmiştir ve hipotezimizi doğrulayıcı bulgular elde edilmiştir.

Belediye hizmetleriBelediyelerBilişim teknolojisi+7
İbrahim Çağrı Arusan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim çalışanlarının sendikalara ilişkin görüşlerinin belirlenmesi

Sendikalar üyelerinin; ücret, çalışma şartları, ekonomik ve sosyal pozisyonlarını geliştirme amacı güden kuruluşlardır. Bu araştırmada; sendikaların tanımına ve geçmişteki kazanımlarına uygun olarak, eğitim çalışanlarının günümüzdeki sendikalara ilişkin görüşleri ve beklentileri tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırmanın evrenini 2018/2019 eğitim öğretim yılında İstanbul ilindeki resmi okullarda görev yapan öğretmen ve müdür yardımcıları oluşturmaktadır. Buna göre araştırmanın katılımcıları, eğitim iş kolunda faaliyet gösteren ve AÇSHB'nın 07.07.2018 tarihli resmi gazetede yayımlanan 2018 Temmuz istatistiklerine göre, üye sayıları en fazla olan Eğitim Bir-Sen, Türk Eğitim-Sen, Eğitim-Sen, Eğitim-İş sendikalarının İstanbul'daki üyeleri arasından seçilmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmış olup, katılımcılara araştırmacı tarafından geliştirilmiş yarı yapılandırılmış altı soru yöneltilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen veriler; içerik analizi ile analiz edilmiştir. Araştırmada öne çıkan en önemli sonuçlardan birisi; eğitim iş kolundaki sendikaların ekonomik, sosyal ve özlük hakları konusunda ve eğitimin sorunlarının çözümü konusunda daha geniş kesimleri içine alacak ortak çalışmalar yapmaları önerilebilir. Diğer bir önemli sonuç ise; eğitim çalışanlarının sendikalara üye olmadan önce sendika tüzüklerini okumaları, sendikaların sendikal duruş, faaliyet, kazanım ve etkililiklerini öğrendikten sonra belirli bir sendikal bilinç üzerinden sendikalara üye olmaları önerilebilir. Anahtar kelimeler: Sendika, Örgütlenme, Kamu Sendikaları, Eğitim Sendikaları, Toplu iş sözleşmesi

Eğitim sendikalarıKamu personeliSendikalar+4
Murat Söylemez
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Expo organizasyonları değerlendirme kriterlerinin belirlenmesi üzerine bir çalışma

Mega etkinlikler; ev sahibi ülke ve düzenlendikleri kentlerin tarihi ve kültürel değerlerini tanıtma imkânı sunan büyük ölçekli organizasyonlardır. Uluslararası Olimpiyatlar ve Dünya Kupası gibi organizasyonlardan sonra düzenlenen en geniş kapsamlı etkinliklerden biri olan Expo organizasyonları hem ziyaretçi sayısı hem de süresi bakımından mega etkinlikler kategorisine girmektedir. Expo organizasyonları; Sanayi Devrimi'nin meydana getirdiği teknolojik, ekonomik ve sosyal gelişmelerin sergilenmesi talebiyle ortaya çıkmış ve tüm Dünya'dan gelen ülke temsilcileri ve ziyaretçilerine bir araya gelerek kültürel etkileşim ortamı fırsatı sunan uluslararası bir etkinlik türüdür. Çalışma ile Expo organizasyonlarının başarısını artırmaya yönelik değerlendirme kriterlerinin belirlenmesi ve Lizbon, Antalya, Kahramanmaraş örnekleri üzerinden yapılan analiz çalışmasıyla Expo organizasyonlarının başarısına yönelik bulguların elde edilmesi amaçlanmıştır. Yapılan analiz çalışmasıyla, belirlenen örneklerin Expo değerlendirme kriterlerine uygunlukları tespit edilmiştir. Sonuç olarak, Expo organizasyonlarının başarısının birçok parametreye bağlı olduğu, ancak çalışma kapsamında belirlenen ana ve alt kriterlerin ana ölçütler sınıfına girebileceği öngörülmüştür.

AntalyaExpoKahramanmaraş+1
Ayşe Merve Rızaoğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

27 Mayıs Döneminde İzmir'de siyasi parti örgütlenmeleri (1960-1965)

1950 seçimleriyle iktidara gelen Demokrat Parti, 27 Mayıs 1960 darbesine kadar ülkeyi yönetmiştir. 27 Mayıs 1960 Askeri Müdahalesi'nden evvel yaşanan 15 Mayıs 1960 tarihli Demokrat Parti İzmir mitingine on binlerce İzmirli katılarak Adnan Menderes'e olan bağlılığını bildirmiştir. 1960 darbesinin Demokrat Parti iktidarına karşı yapılmış olması İzmir'in önemini arttırmaktadır. 27 Mayıs'ın yaşanmasıyla birlikte Demokrat Parti'nin destekleyicisi olan İzmir'de askeri önlemler artmıştır. 27 Mayıs 1960 sonrası yeniden yapılanma sürecinde yaşanan gelişmeler, 10 Ekim 1965 genel seçimlerine kadar uzanan dönemde önemli izler bırakmıştır. Bu çalışmada 27 Mayıs 1960 Askeri Müdahalesi ile başlayan dönemde 1961 anayasasının halkoyuna sunulması, 15 Ekim 1961 genel seçimleri, 17 Kasım 1963 yerel seçimleri ve 10 Ekim 1965 genel seçimleriyle sona eren 1960-1965 yılları arasındaki dönemde siyasi partilerin İzmir'deki faaliyetlerine yer verilmiştir.

27 Mayıs 1960 ihtilaliDemokrat PartiSiyasi partiler+3
Ümran Çiçek
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de sendikaların örgütlenme ve temsil sorunları

ÖZET Sendikacılık, temel yapısal değişim faktörleri olan toplumsal, ekonomik yapılar ve üretim tekniklerindeki değişimlerle daima etkileşim içindedir. Özellikle son yıllarda yaşanan bu değişimler sendikaların örgütlenme gücünü ve üyelerini temsil etmedeki yeterliliklerini zorlamış, 19.yüzyılın geleneksel sendika görüntüsünü yok ederek sendikal harekete yeni boyutlar getirmiştir. Küreselleşme olarak adlandırılan bu değişim süreci dünyada ve Türkiye'de istihdamın yapısı ve kullanımı üzerinde gözlemlenebilir değişimler meydana getirmiştir. Yeni teknolojilerin devreye girmesiyle işgücü talebinin biçimi değişmiş, niteliksiz işgücünün yerini, bilgi düzeyi yüksek, eğitilmiş işgücü almıştır. İstihdamın yapısındaki bu değişim çalışma biçim ve koşullarının değişmesiyle daha da artmıştır. Endüstride istihdam azalırken, daha çok nitelikli işgücü gibi sendikaya çok az ilgi duyanların yer aldığı hizmet sektöründeki istihdam artışı ve ortaya çıkan yeni çalışma türleri (esnek zamanlı, kısmi zamanlı çalışma gibi), sendikalar için geçmişte olduğundan daha etkili bir örgütlenme sorununu ortaya çıkarmıştır. Bu yapısal değişiklikler, sendikaların varolan üyelerinin hak ve menfaatlerini koruma ve geliştirme güçlerini de zayıflatmıştır. Özelleştirme ve alt işveren uygulamaları da, sendikaların Örgütlenme alanlarım daraltmaktadır. Devlet, işveren rolünden giderek uzaklaşmakta, bu durum kamu kesiminde büyüyen ve gelişen sendikacılığı bir varolma savaşıyla karşı karşıya bırakmaktadır. Diğer taraftan sendikaların, hem işyeri koşullan hem de çalışanların niteliklerinin değişmesi sonucu ücret ve çalışma koşullarının esnekleştirilmesi gibi yeni toplu pazarlık konulan ile karşı karşıya kalması, özel kesimdeki işçi-işveren uzlaşmazlıklarım da arttırmaktadır. Yaşanan tüm bu değişimler, Türkiye'deki sendikal yapılarda köklü bir değişiklik yapılmasını zorunlu hale getirmiştir. Eski sendikal yapılanmalar günümüz sendikalarının örgütlenme ve temsil sorunlarına çözüm üretmekte yetersiz kalmaktadır. Sendikaların birer sivil toplum örgütü olarak üzerlerine düşen görevleri yerine getirebilmeleri ancak bu değişimle mümkün olabilir. Ill

SendikacılıkSendikalarSendikalaşma+2
Mehtap Aracı
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Demokrat Parti döneminde CHP'nin İzmir örgütlenmesi ve seçimler

Türk siyasi tarihinde önemli bir konuma sahip olan İzmir, 14 Mayıs 1950 milletvekili genel seçimleri ve 3 Eylül 1950 mahalli seçimleri neticesinde, genel ve yerel idaredeki temsiliyet hakkını on yıl süreyle Demokrat Parti'nin ellerine bırakmıştır. 14 Mayıs 1950 seçimleri sonrası CHP İzmir il örgütünde yaşanan yeniden yapılanma sürecinde ise, 27 Mayıs 1950 askeri müdahalesine dek uzanan yeni bir yönelim ortaya çıkmış ve bu süreçte yaşanan gelişmeler, Türk siyasi hayatında kayda değer izler bırakmıştır.Bu noktada, ?Demokrat Parti Döneminde CHP'nin İzmir örgütlenmesi ve Seçimler? isimli tez çalışması, Türk siyasi tarihi içerisinde yerel teşkilatlanmaların en yoğun faaliyet dönemi yaşadığı 14 Mayıs 1950 seçimlerini başlangıç temel alıp, iktidar koltuğunu muhalefete devreden tek parti iktidarının mahalli teşkilatlanma sahalarından biri olan İzmir örneğini incelemiştir.Çok partili siyasi hayata geçiş sürecine dek İzmir'in siyasi profilinin aktarıldığı giriş bölümünün ardından, CHP il örgütünün iktidardaki son faaliyetlerine değinilmiş, muhalefet sürecinde yaşanan gelişmeler; genel ve mahalli seçimler ile teşkilat kongreleriyle bağlantılı aktarılmış, 27 Mayıs 1960 askeri darbesine giden süreçte yaşananlar ve darbenin İzmir siyasi hayatına etkileri ile tez çalışması sonlandırılmıştır.

Cumhuriyet Halk PartisiDemokrat PartiGenel seçimler+7
Erhan Vural
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
10
Master'sOpen AccessTR

İç girişimcilik olgusunun yenilik yapabilme becerisine etkisi: Gaziantep'te faaliyet gösteren yenilikçi örgütlerde bir uygulama

Örgüt içindeki girişimcilik olarak tanımlanan iç girişimcilik kavramı son yıllarda üzerinde oldukça durulan ve yönetim alanında ilgi gören konuların başında gelmektedir. İç girişimcilik yenilik çalışmaları için oldukça önemli bir unsurdur. Yenilikle iç girişimciliğin ilişkisini vurgulamak için iç girişimcilik olgusu `yeni ürünler ve yeni pazarlar geliştirme süreci' olarak ifade edilmektedir. Bu bağlamda araştırmanın temel amacı örgütlerdeki iç girişimcilik düzeyinin yenilik yapabilme becerisine olan etkisini tespit etmek ve iç girişimcilik düzeyi ile yenilik arasındaki ilişkinin boyutlarını ortaya koymaktır.Araştırmada iç girişimcilik ile yenilik arasında anlamlı bir ilişkinin olduğu ve iç girişimciliğin yenilik üzerinde belirleyici bir etkiye sahip olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca iç girişimcilik olgusunun alt faktörleri olan yönetim ve organizasyon teşviki, bireysel motivasyon, yapıcı iş çevresi ve yeniliğe teşvik ile yenilik arasında olumlu bir ilişkinin olduğu, şeffaflık ve açıklık, bireysel yetkinlik ve gelişme faktörleri ile yenilik arasında ise olumsuz bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir.

GaziantepGirişimcilikOrganizasyon+3
Mehmet Kızıloğlu
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

KOBİ'lerde yönetim ve organizasyon sorunlarının yaşanma düzeyi: Ankara KOBİ örneği

Bu araştırmanın amacı, Ankara Ostim Organize Sanayinde iş makinaları yedek parça imalatı yapan işletmelerde yönetsel ve örgütsel problemlerin ne düzeyde yaşandığının bilimsel bir araştırma ile ortaya konulmasıdır. Bu araştırma beş bölümden oluşmaktadır.Birinci bölümde, araştırmanın problemi açıklanarak, amacı, önemi, varsayımları, sınırlılıkları ve konu ile ilgili tanımlar hakkında bilgiler verilmiştir.İkinci bölümde KOBİ'lerin, Türkiye, Avrupa Birliği (AB), AB üyeleri ve bazı ülkelerdeki tanımları, KOBİ'lerin tanımlanmasında kullanılan nicel ve nitel ölçütler, avantajları ve dezavantajları ile ülkemiz ekonomisi içerisindeki yeri ve önemi üzerinde durulmuş, dünya ekonomileri içindeki payları ve önemleri belirtilmiştir. İşletmelerin planlama, örgütleme, yöneltme, koordinasyon, denetim ve karar alma konusunda karşılaştıkları yönetim ve organizasyon sorunları ile pazarlama, insan kaynakları, Ar-ge, muhasebe, üretim, tedarik, finansman, ihracat, teknoloji, kurumsallaşma konularındaki sorunlarına değinilmiştir.Üçüncü bölümde, araştırma ile ilgili genel bilgiler yanında araştırmanın yöntemi, örneklemi ve ölçüm araçları verilmiştir. Araştırmada, alan araştırması yöntemi kullanılmıştır. Betimsel araştırma da denilen alan araştırmaları insanların herhangi bir konudaki görüşlerini ve değerlendirmelerini içermektedir.Dördüncü bölümde ise, Ankara ili Ostim Organize Sanayi Bölgesinde İş Makinaları Yedek Parça İmalatı yapan 106 işletme sahip/yöneticisi üzerinde gerçekleştirilen ve iki bölümden oluşan bir anket formu ile araştırma yapılmıştır. Konuyla ilgili olarak benzer amaçlarla yapılan araştırmalardan hareketle hazırlanan anket formunun birinci bölümünde, araştırmaya katılan işletme ve işletme yöneticilerinin temel özelliklerini belirlemeye yönelik demografik sorular sorulmuştur. İkinci bölümde ise KOBİ sahip/yöneticilerinin planlama, örgütleme, yöneltme, koordinasyon, denetim ve karar alma konuları dikkate alınarak oluşturulan 30 soru ifadesine katılım düzeyleri belirlenmeye çalışılmıştır. Anketlerden elde edilen bulgular yüzde(%) ve frekans(f) üzerinden değerlendirilmiştir. Yapılan faktör analizi neticesinde, personel-personel eğitimi- uyumluluk, organizasyon yapısı, profesyonel yöneticiye güvensizlik, tecrübe ve sezgilerle hareket etme, nitelikli eleman istihdamı, yetki ve sorumluluk devri, karar alma, uzmanlaşma, insan kaynakları bölümünün işleyişi olmak üzere adlandırılan dokuz faktöre ait ortalama, standart sapma ve varyans değerleri hesaplanmıştır. Hipotezlerin analizi ise Ki-Kare bağımsızlık testi ile test edilmiş ve sonuçlar yorumlanmıştır. Oluşturulan hipotezlerin analizleri sonucunda; yaş, eğitim durumu, deneyim süresi ve çalışan sayısı değişkenleri ile yönetim ve organizasyon sorunları arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Ancak, profesyonel yöneticilere yetki devrinde deneyim süresi değişkeninin etkili olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.Bulgular, anket kapsamındaki işletmelerin genel bir KOBİ niteliği sergilediğini, işletme sahiplerinin yönetimdeki paylarının çok yüksek olduğunu, profesyonel yöneticiye yetki devrinden kaçındıklarını ve nitelikli eleman istihdamı sorununu açıkça ortaya koymaktadır.Beşinci olan son bölümde ise, araştırma sonucunda elde edilen bulgular ışığında KOBİ'lerin yönetim ve organizasyon becerilerini nasıl daha etkin ve verimli bir hale getirebileceği ile ilgili öneriler sunulmuştur.Anahtar kelimeler: KOBİ, Yönetim ve Organizasyon Sorunları, Yönetici.

AnkaraKOBİOrganizasyon+3
Derya Kulakoğlu
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de gazetecilik mesleğinin güvencesizleşme süreci

Bu araştırma Türkiye'de gazetecilik mesleğinin güvencesizleşme sürecini, çalışma ilişkilerinde yaşanan güvencesizleşmeyi ve buna bağlı olarak mesleki pratiklerde meydana gelen değişimi anlamaya yönelik yapılmıştır. Yapılan çalışmayla Türkiye'de gazetecilik mesleğindeki güvencesizleşme sürecini çalışma koşullarında yaşanan kötüleşmeler üzerinden açıklamak ve buna bağlı olarak mesleki pratiklerde meydana gelen dönüşümü ve gazetecilerin bu duruma yönelik mücadelesini anlamlandırabilmek amaçlanmaktadır. Bu kapsamda öncelikle güvencesizleşme kavramı, güvencesizleşmenin tarihsel süreci, mesleklerin profesyonelleşmesi ile güvencesizleşme arasındaki ilişki ve güvencesizleşme sürecine yönelik örgütlenme pratikleri kavramsal çerçevede açıklanmıştır. Sonrasında gazetecilik mesleğinin profesyonelleşme süreci ve 1980 sonrası neoliberal politikalarla birlikte alanda görünürlüğünü artıran güvencesizleşme tartışılmıştır. Bulgular kısmında nitel ve nicel veri toplama tekniklerinin bir arada kullanılmasına imkân tanıyan karma yöntem kullanılmıştır. Yazılı, görsel, dijital ve serbest alanda, ulusal düzeyde gazetecilik faaliyetini yürüten 209 kişiyle online anket yapılmış, 15 gazeteciyle ise derinlemesine mülakat gerçekleştirilmiştir. Anket ve mülakatlardan elde edilen veriler karma yöntemin açıklayıcı ardışık sıralı desenine göre değerlendirilmiştir. Öncelikle düşük ücretler, işsizlik, sendikasızlaşma, sosyal haklarda gerileme, esnek istihdam, çalışma sürelerinin ve yoğunluğunun artışı gibi çalışma koşullarında meydana gelen güvencesizleşme süreci incelenmiş, sonrasında ise bu sürecin mesleki pratiklerde meydana getirdiği uzmanlaşma, vasıfsızlaşma, editoryal bağımsızlık başlıkları ele alınmıştır. Bununla birlikte gazetecilerin tüm bu sürece yönelik nasıl bir mücadele ortaya koydukları, bu mücadelenin hangi düzeyde (bireysel/örgütsel) seyrettiği gazetecilerin deneyimleri üzerinden açıklanmıştır. Yapılan çalışmanın sonucuna göre ücret, istihdam, sosyal haklar, çalışma süresi ve yoğunluğu gibi çalışma ilişkilerine yönelik unsurlarda güvencesizleşmenin arttığı, bu durumun uzmanlaşma, eğitim, editoryal bağımsızlık gibi mesleki pratikleri olumsuz yönde etkilediği, buna yönelik gazetecilerin güçlü bir örgütlenme ortaya koyamadıkları bulgulanmıştır.

GazetecilikGüvencesizlikMesleki gelecek+4
Özge Cengiz
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ar-Ge merkezlerinin yönetimi ve organizasyonu

Ar-Ge Merkezlerinde geçmişten günümüze kadar süregelen Ar-Ge çalışmaları geleceği şekillendirmek için önemi bir çalışma alanı olarak devam etmektedir. İnsanların, hayvanların ve doğanın ihtiyaçlarını karşılamak için insanların arayışları bitmeyecektir. Araştırmalarla yeni buluşlar için çabalanmakta, var olanların ise daha etkin ve daha verimli hale getirilmesine yönelik nasıl olabileceği araştırılmaktadır. Ar- Ge Merkezlerinde yeni bir şeyler ortaya çıkarılması için daha sistemli bir yol izlemesine yönelik stratejiler belirlenmektedir. Böylece geleceğe fayda sağlayacak fikirlerin hayata geçirmesinde, bulguların uygulamaya dönüştürülmesinde ve yeni teknolojilerin üretilmesinde, yeni ürünlerin üretilmesinde, var olanın iyileştirilmesinde verimlilik ve etkinliği arttırıcı stratejiler belirlenmektedir. Bu çalışmada Ar-Ge Merkezlerinin Yönetim ve Organizasyonu ele alınmakta ve faaliyetlerinin geliştirilmesi için yönetim ve organizasyon stratejileri ortaya konulmaktadır. Gerek bireyler ve gerekse kurumsal yapıdaki Ar-Ge Merkezleri için Yönetim ve Organizasyon dünya kurulduğundan beri en önemli konulardan biri olmuştur. Kişinin kendini yönetmesi, ilişkilerini, işini ve çevresini yönetmesi kadar ülke ve dünyanın yönetim sisteminde yer almasında yürütülen Ar-Ge faaliyetleri etkili olmaktadır. Bu nedenle yönetim sistemi zaman çarkında sürekli değişim halinde olmaktadır. Yönetimdeki amaç, insanların adil şekilde dünyadaki nimetlerden payını almasıdır. Ancak bu konu Ar-Ge ile yeni ürünler ortaya konulmadığında zorlaşmaktadır. Ar-Ge faaliyetlerindeki amaç, sürdürülebilir bir yaşam için iyiliklerin ve güzelliklerin araştırılması, yaşanılan dünyaya, topluma değer katılmasıdır. Ar-Ge yönetiminin esası ise Yunus'un "İlim ilim bilmektir ilim kendin bilmektir, sen kendini bilmesen ya nice okumaktır" sözünde gizlidir. Yani, önce insan kendini bilecek, kendine değer katacak, geliştirecek ve gelişimin beraberinde getirdiği bilgileri faydalı şekilde bireylere, topluma aktaracak. Çalışmada Ar-Ge Merkezlerinin yönetim ve organizasyonu için stratejiler olarak; mevzuat, eğitim ve örgütlenme üçlüsü ön plana çıkmıştır. Bunlardan eğitim faaliyetleri talim-terbiye ile başlamıştır. İnsanlara iyiyi, doğruyu ve güzeli öğretmek için başlayan eğitim zamanla kanun ve kontrol şeklindeki düzenlemelerle toplam kalite yönetimi aşamasına taşınarak devam etmiştir. Eğitimin yetersiz kaldığı kısımlarda Mevzuat ön plana çıkmış ve örgütlenme ise sistem yönetimi açısından önemli olmuştur. Böylece Ar-Ge Merkezlerinin yönetim ve organizasyonu için strateji olarak; mevzuat, eğitim ve örgütlenme üçlüsünü kapsayacak şekilde işletmecilik fonksiyonları (insan kaynakları, pazarlama, stratejik plan, muhasebe, finansman, üretim ve örgütlenme) için ulusal ve uluslararası düzeyde sürdürülebilir yenilikçi girişimcilik ekosistemi oluşturulması önerilmiştir. Böylece, Ar-Ge ve İnovasyon sürecinin kültür, kültürel çeşitlilik, bilgi, bilim, teknoloji, yenilik ve yenilikle kalkınma şeklinde verimliliğinin artacağı öngörülmüştür.

Araştırma merkeziAraştırma-geliştirmeBilgi yönetimi+2
Gülşen Acar
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

The effect of ted talks on presentation skills of esp learners: The example of Antalya Bilim University

The importance of English cannot be denied in today's global world. Besides, the significance of English for Specific Purposes classes, along with General English courses, is also increasing in higher education institutions. Engineering students are indispensable stakeholders of these classes with their public speaking or presentation skills abilities. In these courses, there has been a shift from using conventional materials into adopting more authentic materials. The purpose of this study was to investigate the effect of Ted Talks on presentation skills of ESP learners. It also aimed to reveal participants thoughts regarding the effect of watching Ted Talks on improving their presentation skills. Accordingly, 126 participants took part in the study. Among these participants 71 of them were in experimental group and 55 of them constituted the control group. The study lasted one semester. The participants were taking the same course as well as subjected to the same assessment tools. In the study, control group participants read reading texts and carried out oral presentations at week 7 and week 14. However, experimental group participants were exposed to Ted Talks besides reading texts and conducted oral presentations at week 7 and week 14. Moreover, experimental group participants wrote a reflection form after each oral presentation. Mixed methods research design was applied in the study. Quantitative data was gathered through oral examinations, and qualitative data was collected via reflection forms. The results of the quantitative strand of the study demonstrated that there was no statistically significant difference in overall scores of two groups. However, experimental group participants surpassed the participants of the control group in terms of organization and delivery at week 7. The same statistically significant difference was also observed at week 14. Furthermore, the findings of the qualitative part indicated that more than 90% of the experimental group participants asserted that watching Ted Talks improved their presentation skills. Regarded participants believed that Ted Talks mostly improved their body language, self-confidence, sense of humour and presentation skills in general. This study explored the effect of Ted Talks on presentation skills of ESP learners and disclosed participants' perceptions.

LanguageSpeechOrganization+6
Hande Akdeğirmen
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Lojistik işletmelerinin organizasyon yapılarının incelenmesi: Mersin bölgesi örneği

Bu çalışmada lojistik sektörünün gelişimi açısından ülkemiz ve dünyada ortaya çıkan lojistik eğilimler araştırılmış ve lojistik işletmelerin organizasyon yapıları incelenmiştir. Mersin Bölgesinde faaliyetlerini yürütmekte olan lojistik işletmelerinin organizasyon yapıları saha araştırmasıyla incelenmiş, lojistik işletme organizasyonu açısından önerilerde bulunulmuştur.Tezin birinci bölümünde lojistiğin temel kavramları ele alınarak tarihsel gelişimi incelenmiştir. İkinci bölümde, işletme organizasyonu kavramı ve işletme organizasyon modelleri incelenmiştir. Üçüncü bölümde, lojistik işletme organizasyon kavramı ele alınmış, lojistik işletme organizasyonu ilke ve modelleri incelenmiştir. Dördüncü bölümde ise, Mersin Bölgesinde faaliyetlerini yerine getirmekte olan lojistik işletmelerin organizasyon yapılarına yönelik bölgesel bir saha çalışması yapılmış ve Mersin bölgesi lojistik durumu ele alınmıştır.Son bölümde ise, Mersin Bölgesi lojistik işletmelerin organizasyon yapılarının incelenmesine yönelik saha çalışmasının sonucunda elde edilen veriler SSPS programıyla istatistiksel analizlere tabi tutulmuş ve tanımlayıcı ve keşfedici bulgular ortaya konmuştur. Ayrıca işletmelerin yararlanabileceği öneriler geliştirilmiştir.

LojistikLojistik sektörüOrganizasyon+1
Umut Güloğlu
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00

Related subjects