Permanence
88 theses under this subject heading
Dil bilgisi öğretiminde VARK Öğrenme Modelinin başarı, tutum ve kalıcı öğrenmeye etkisi
Bu araştırmanın amacı; VARK Öğrenme Modeline dayalı dil bilgisi öğretiminin ortaokul 6. sınıf öğrencilerinin akademik başarılarına, dil bilgisine karşı tutumlarına ve kalıcı öğrenme düzeylerine etkisini belirlemektir. Araştırmanın amacına uygun olarak "ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen" kullanılmıştır. Çalışmanın uygulama grubunu; 2019-2020 eğitim-öğretim yılı güz yarıyılında Hatay il merkezinde bulunan, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı bir devlet okulunun iki farklı 6. sınıf şubesinde öğrenim gören öğrenciler (n=57) oluşturmaktadır. Şubeler; biri deney grubu (n=27), diğeri kontrol grubu (n=30) olmak üzere seçkisiz (yansız) atama yöntemiyle belirlenmiştir. Araştırmanın deneysel uygulaması; Türkçe dersinde işlenen hâl eki, iyelik eki, isim ve sıfat konuları üzerinde gerçekleştirilmiştir. Bu konular, deney grubunda VARK Öğrenme Modeline dayalı öğretim etkinlikleriyle; kontrol grubunda ise Türkçe ders kitaplarında yer alan öğretim etkinlikleriyle işlenmiştir. Toplam 11 hafta süren uygulamada veri toplama aracı olarak "Öğrenci Bilgi Formu", "Türkçe Dil Bilgisi Tutum Ölçeği", "Türkçe Dil Bilgisi Başarı Testi" ve "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" kullanılmıştır. Veri toplama araçlarıyla elde edilen veriler, SPSS paket programı ile analiz edilmiştir. Nicel verilerin analizinde frekans, aritmetik ortalama, standart sapma, bağımsız gruplar için t testi, bağımlı gruplar için t testi, tekrarlı ölçümler için tek yönlü varyans analizi, karışık veya tekrarlı ölçümler için iki yönlü varyans analizi (ANOVA) gibi teknikler kullanılmıştır. Nitel verilerde ise deney grubu öğrencilerinin görüşme formuna verdikleri yanıtlar; frekans ve yüzde hesaplamaları kullanılarak içerik analizi yöntemiyle değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonucunda grup içi ön test ve son test başarı puanı ortalamaları karşılaştırıldığında hem deney grubunda hem de kontrol grubunda akademik başarının arttığı ve son test lehine anlamlı bir farklılığın çıktığı tespit edilmiştir. Araştırma için esas öneme sahip olan gruplar arası son test başarı puanı ortalamaları karşılaştırıldığında ise deney grubunun lehine anlamlı bir farklılığın çıktığı belirlenmiştir. Yine grup içi ön test ve son test tutum puanı ortalamaları karşılaştırıldığında deney grubunun tutum puanlarında son test lehine anlamlı bir farklılık çıkmasına rağmen kontrol grubunun tutum puanları arasında anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Gruplar arası son test tutum puanı ortalamaları karşılaştırıldığında ise deney grubunun lehine anlamlı bir farklılığın çıktığı belirlenmiştir. Deney ve kontrol gruplarının grup içi ön test, son test ve kalıcılık testi puan ortalamaları karşılaştırıldığında her iki grupta da bilgilerin kalıcılığını sağlamada anlamlı bir farklılık görülürken gruplar arası ön test, son test ve kalıcılık testi puan ortalamaları karşılaştırıldığında ise sonuçların deney grubunun lehine olduğu tespit edilmiştir. Buradan hareketle VARK Öğrenme Modeline dayalı uygulamaların Türkçe ders kitaplarına dayalı uygulamalara göre başarıyı artırmada, olumlu tutum sergilemede ve bilgilerin kalıcılığını sağlamada daha etkili olduğu görülmüştür. VARK Öğrenme Modelinin uygulandığı deney grubu öğrencileriyle yapılan görüşmeler sonucunda öğrencilerin dersin işlenişini eğlenceli bulması, etkinliklerin akılda kalıcı olması ve ilgi çekici olması, dil bilgisi konularının daha iyi anlaşılması gibi görüşler bildirdiği belirlenmiştir. Genel değerlendirmeler doğrultusunda dil bilgisi öğretiminde VARK Öğrenme Modeline dayalı öğretim uygulamalarından yararlanılabileceği ve bu uygulamaların Türkçe ders kitaplarına yansıtılabileceği önerilmiştir.
İkili yerleşik öğrenme modelinin sosyal bilgiler dersinde kullanımının öğrencilerin akademik başarısına derse karşı tutumuna ve öğrenmenin kalıcılığına etkisi
Bu araştırmanın genel amacı ikili yerleşik öğrenme modelinin sosyal bilgiler dersinde kullanımının öğrencilerin akademik başarısına, derse karşı tutumuna ve öğrenmenin kalıcılığına etkisinin belirlenmesidir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden biri olan deneysel desenlerden, ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2021-2022 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde Malatya ili Yeşilyurt ilçesinde bir devlet okulunda öğrenim gören 50 altıncı sınıf öğrencisi oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak ''Etkin Vatandaşlık Öğrenme Alanı Başarı Testi'' ve ''Sosyal Bilgiler Tutum Ölçeği'' ön test, son test ve kalıcılık testi olarak uygulanmıştır. Araştırmada ikili yerleşik öğrenme modelinin sosyal bilgiler dersinde uygulandığı deney grubu ile mevcut öğrenme modeliyle öğretimin yapıldığı kontrol grubu yer almıştır. Uygulama öncesi araştırmanın yapılacağı altıncı sınıf öğrencilerine ''Etkin Vatandaşlık Öğrenme Alanı Başarı Testi'' uygulanmış ve istatistik analiz sonuçları arasında anlamlı farklılık görülmemiş ve uygulamaya alınacak gruplar rastgele atama yoluyla atanmıştır. Oluşturulan deney ve kontrol grubunda da dersler altı hafta olarak araştırmacı tarafından yürütülmüştür. Uygulamanın tamamlanmasından dört hafta sonra kalıcılık testi uygulanmıştır. Araştırmanın verilerinin analizlerinde parametrik testlerden ilişkili gruplar için t testi, ve kovaryans analizi (ANCOVA) yapılmıştır. Araştırmada yapılan istatistik analizler sonucunda kontrol ve deney gruplarının Etkin Vatandaşlık Öğrenme Alanı Başarı Testi ön test ve son test puan ortalamaları arasında son test lehine anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Etkin Vatandaşlık Öğrenme Alanı Başarı Testi son test puanları karşılaştırıldığında deney grubu lehine anlamlı fark tespit edilmiştir. Yapılan istatiki analizlerin sonucuna göre deney grubu öğrencileri ile yürütülen ikili yerleşik öğrenme etkinliklerinin öğrenmenin kalıcılığını sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Sosyal Bilgiler Tutum Ölçeği ön test ve son test puan ortalamalarında son test lehine anlamlı fark oluştuğu görülmüştür.
Entomopatojen nematod Heterorhabditis bacteriophora HBH hibrit ırkının In vivo ve In vitro üretim sonrası toprakta kalıcılık ve depolanma süresi farklılıklarının araştırılması
Entomopatojen Nematodlar (EPN) biyolojik mücadelede aktif rol oynayan canlılardır. EPN'ler sentetik pestisitlerin uygulama zorluğu ve çevreye karşı ciddi tehdit oluşturması sebebiyle toprak altı zararlılarına karşı en etkili çözüm yollarından biri olarak bilinmektedir. EPN'ler uygulanmadan önce belirli depolama koşullarına göre saklanmaktadır. Uygulandıktan sonra uygulandığı alanda etkinliğini azami bir süre sürdürmesi beklenmektedir. Bu tez çalışması, EPN'lerin belirlenmiş iklim şartları altında uygulandığı toprakta kalıcılığını ve depolama süresini tespit etmek amacıyla yapılmıştır. In vivo ve in vitro olarak iki farklı metotta Heterorhabditis bacteriophora HBH Hibrit ırkı infektif juveniller (IJ)'lerin üretimi gerçekleştirilmiştir. H. bacteriophora'nın kalıcılığını belirlemek amacıyla in vivo ve in vitro ortamda üretimi gerçekleşmiş IJ'ler, 6 cm'lik petri kapları kullanılarak toprakların içerisine bırakılmış ve toprak içerisine 10'ar gün arayla Galleria mellonella (son dönem) larvası bırakılmıştır. İki gün sonra petri içerisindeki G. mellonella larvası çıkarılıp disekte edilmiştir. G. mellonella içerisinde gelişen IJ birey sayısı açısından in vivo üretim metodunun (77,2 IJ / larva) in vitro üretime göre (22,6 IJ / larva) daha etkili olduğu tespit edilmiştir. In vivo metodu ile elde edilen IJ'ler, G. mellonella larvalarını enfekte edebilme açısından 140 gün boyunca toprak içerisinde etkinliğini sürdürebilmiş ve IJ'lerin enfekte yeteneğinin en yüksek olduğu süre 50. gün olarak tespit edilmiştir. In vitro metodu ile elde edilen IJ'ler ise, G. mellonella larvalarını enfekte edebilme açısından 170 gün boyunca toprak içerisinde etkinliğini sürdürebilmiş ve enfekte yeteneğinin en iyi olduğu süre 40. gün olarak tespit edilmiştir. Bu tez çalışmasında in vivo ve in vitro ortamda üretimi gerçekleştirilen H. bacteriophora HBH Hibrit ırkı IJ'lerin depolama koşulları test edilmiş, inkübatörde 8, 12, 16, 20 ve 24 °C sıcaklıklarda 3, 6, 9 ve 12 gün sırasıyla bekletilmiştir. Çalışma, en düşük ölüm oranı (% 0,0548), in vivo ortamında üretilen ve 8 °C sıcaklıkta inkübatörde 3 gün bekletilen, en yüksek ölüm oranı (% 11,238) ise in vitro üretimle elde edilen ve 24 °C sıcaklıkta inkübatörde 12 gün bekletilen H. bacteriophora HBH Hibrit ırkı IJ'lerde görüldüğünü ortaya çıkarmıştır.
İkili kodlama kuramına dayalı olarak hazırlanan multimedya ders yazılımının fen bilgisi öğretimindeki akademik başarıya, öğrenme düzeylerine ve kalıcılığa etkisi
11 ÖZET İKİLİ KODLAMA KURAMINA DAYALI OLARAK HAZIRLANAN MULTİMEDYA DERS YAZILIMININ FEN BİLGİSİ ÖĞRETİMİNDEKİ AKADEMİK BAŞARIYA, ÖĞRENME DÜZEYLERİNE VE KALICILIĞA ETKİSİ M. Emre SEZGİN Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı Danışman: Prof. Dr. Ülkü KÖYMEN Temmuz 2002, 106 sayfa Bu deneysel araştırmanın genel amacı, İkili Kodlama Kuramı'na dayalı, konu ile ilgili animasyonlar bulunan ders yazılımıyla yapılan öğretimi ve yine aynı kurama dayalı, konu ile ilgili resimler bulunan ders yazılımıyla yapılan öğretimi, geleneksel- öğretmen merkezli yöntemle yapılan öğretimle karşılaştırarak bunların akademik başarıya, öğrenme düzeylerine ve kalıcılığa etkisini belirlemektir. Araştırma 2000-2001 öğretim yılının ikinci yarıyılında, Adana ili Seyhan ilçesinde bulunan Mimar Kemal İlköğretim Okulu'nda gerçekleştirilmiştir. Önce tüm dördüncü sınıflardan yansız seçimle iki farklı sınıf seçilmiştir. Sonra bir deney (birinci deney grubu) ve kontrol grubu bu sınıfların birinden yansız olarak seçilmiştir. Ve diğer deney grubu (ikinci deney grubu) diğer sınıftan yansız olarak seçilmiştir. Her grup 1 8 öğrenciden oluşmaktadır. Birinci deney grubu konuyla ilgili animasyonlardan oluşan yazılımla çalışırken, ikinci deney grubu konuyla ilgili resimlerden oluşan yazılımla çalışmıştır. Yazılımlar araştırmacı tarafından bu araştırma için temelde ikili kodlama kuramına dayalı olarak hazırlanmıştır. Kontrol grubunda ise öğretim, geleneksel-öğretmen merkezli olarak yürütülmüştür. Araştırma verilerinin analizinde, varyans analizi (ANOVA) ve kovaryans analizi (ANCOVA) kullanılmıştır. Araştırma sonuçları, deney gruplarıyla kontrol grubu arasında öğrencilerin akademik başarıları, öğrenme düzeyleri ve öğrenmedeki kalıcılık düzeyleri açısından deney grupları lehine anlamlı farklılıklar olduğunu göstermiştir. Araştırma bulgularıyla ilgili bir diğer önemli bir nokta da, deney grupları arasında son- test akademik başarı puanları ve öğrenme düzeyi puanlan arasında anlamlı bir fark çıkmazken, son-testten 14 gün sonra yapılan kalıcılık testi akademik basan puanlan ve öğrenme düzeyi puanları arasında birinci deney grubu lehine anlamlı bir farklılık çıkmasıdır. Anahtar Sözcükler: İkili Kodlama Kuramı, Multimedya ve Öğrenme, Fen Bilgisi Öğretiminde Animasyonlar, Fen Bilgisi Öğretimi.
Süreç temelli öğretimin ilköğretim 6. sınıf sosyal bilgiler öğretiminde öğrencilerin akademik başarısı ve kalıcılığı üzerindeki etkileri
Bu araştırmanın amacı, süreç-temelli öğretime (STÖ) dayalı öğretimin geleneksel öğretmen merkezli yöntemle karşılaştırılarak, Süreç-temelli öğretimin ilköğretim 6. sınıflar sosyal bilgiler öğretiminde öğrencilerin akademik başarılan, öğrenme düzeyleri ve kalıcılığı üzerindeki etkilerini belirlemektir. Deneme modeline göre tasarlanan çalışmada süreç-temelli öğretim ile geleneksel-öğretmen merkezli öğretim yöntemi bağımsız değişken akademik basan, öğrenme düzeyleri ve kalıcılık bağımlı değişken olarak alınmıştır. Araştırma öntest- sontest, bir deney ve bir kontrol grubu modeline göre tasarlanmıştır. Araştırmanın örneklemini Adana ili merkezinde bulunan Turhan Cemal Beriker İlköğretim Okulu'nun altıncı sınıflarından yansız seçimle belirlenen iki şubeden toplam 51 öğrenci oluşturmuştur. Yansız olarak bu şubelerden biri deney grubu ve biri kontrol grubu olarak seçilmiştir. Öğretim; deney grubunda süreç-temelli öğretim modeline dayalı öğretim, kontrol grubunda ise geleneksel-öğretmen merkezli yönteme dayalı öğretim yöntemleri kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veriler sosyal bilgiler akademik başarı testi ve nitel araştırma görüşme yöntemi ile toplanmıştır. Akademik başarı teşrindeki 15 soru bilgi düzeyinde, 13 soru kavrama düzeyinde ve 1 1 soru uygulama düzeyinde olmak üzere 39 sorudan oluşmaktadır. Araştırmada verilerin analizinde kovaryans analizi (ANCOVA) kullanılmıştır. Araştırmanın bulgulan, süreç-temelli öğretime dayalı öğretim yapılan deney grubu öğrencilerinin akademik başarıları ve öğrenmedeki kalıcılık düzeylerinin, geleneksel- öğretmen merkezli yönteme dayalı öğretim yapılan kontrol grubu öğrencilerin akademik başarıları ve öğrenmedeki kalıcılık düzeyleri birbirlerinden anlamlı düzeyde farklılaşmaktadır. Bu farklılaşma bilgi düzeyi puanlan hariç süreç-temelli öğretim yapılan deney grubu lehinedir. Sonuç olarak süreç-temelli öğretim model, yöntem ve stratejilerinin geleneksel öğretmen-merkezli yönteme göre öğrencilerin toplam akademik başarıları, kavrama ve uygulama düzeyleri ile kalıcılık toplam puanlan, kavrama ve uygulama düzeyleri bakımından daha etkili, anlamlı ve kalıcı olduğu gözlenmiştir. Anahtar sözcükler: Süreç-temelli öğretim, plan, planlama, süreç farkındalığı, süreç eğitimi, Bilişsel farkındalık, öğrenme ve öğretme stratejileri
Fizik dersi optik ünitesinin bilgisayar destekli öğretiminde kullanılan animasyonların ve simülasyonların akademik başarıya ve akılda kalıcılığa etkisinin incelenmesi
Bu araştırma ortaöğretim dokuzuncu sınıf fizik dersi ?optik? ünitesinin öğretiminde, bilgisayar destekli öğretim yöntemlerinden animasyonların ve simülasyonların akademik başarıya ve kalıcılığa etkisini sınamak amacıyla yapılmıştır. Araştırma Adana ili merkez Sarıçam ilçesindeki bir devlet ortaöğretim okulunda öğrenim görmekte olan toplam 79 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verilerini toplamak için 2007-2008 öğretim yılı ikinci döneminde, yaklaşık olarak on saatlik bir çalışma yapılmıştır. Veri toplama aracı olarak, ortaöğretim 9. sınıf fizik dersinin ?optik? ünitesi ile ilgili kazanımlar doğrultusunda, araştırmacı tarafından hazırlanan fizik akademik başarı testi, deneysel işlem öncesinde öntest, deneysel işlem sonrasında sontest ve uygulamadan 12 hafta sonra da kalıcılık testi olarak kullanılmıştır. Araştırmada iki deney ve bir kontrol grubu kullanılmıştır.Araştırma sonuçlarına göre; bilgisayar destekli öğretim yöntemlerinden animasyonların ve simülasyonların, öğrencilerin akademik başarılarını ve bilgilerin kalıcılıklarını olumlu yönde etkilediği görülmüştür. Animasyonlar ve simülasyonlarla yapılan öğretim ile kontrol grubunun etkisi birbiriyle kıyaslandığında, öğrencilerin akademik başarılarında anlamlı bir farklılığın olduğu ortaya çıkmış olup, bilginin akılda kalıcılığında gruplar arasında anlamlı bir fark oluşmamıştır.Anahtar Kelimeler: Fizik Öğretimi, Bilgisayar Destekli Eğitim, Bilgisayar Destekli Öğretim, Bilgisayar Animasyonları, Bilgisayar Simülasyonları, Optik.
4. sınıf basit elektrik devreleri konusunun öğretiminde bağlam temelli öğretim yönteminin öğrencilerin fene yönelik tutumlarına, başarılarına ve bilgilerinin kalıcılığına etkisi
Bu çalışmada 4. sınıf fen bilimleri dersi "Basit Elektrik Devreleri" konusunun öğretiminde kullanılan bağlam temelli öğretim yaklaşımının öğrencilerin fene yönelik tutumlarına, başarılarına ve bilgilerinin kalıcılığına etkisi incelenmiştir. Bu çalışma nicel esaslı, deneysel bir çalışma olup, bağımsız değişkeni bağlam temelli öğretim yöntemi, bağımlı değişkenleri ise fene yönelik tutum, başarı ve bilginin kalıcılığıdır. Bağımsız değişkenin fene yönelik tutuma etkisini belirlemek için yarı-deneysel desenlerden denkleştirilmemiş kontrol gruplu öntest-sontest deseni kullanılmıştır. Bağımsız değişkenin başarı ve kalıcılığa etkisini belirlemek için deney öncesi desenlerden durağan grup karşılaştırması modeli kullanılmıştır. Çalışma kapsamında ölçme aracı olarak Tutum Ölçeği, Başarı ve Kalıcılık Testi kullanılmıştır. Araştırma Gaziantep'in merkez ilçelerinden birinde bulunan bir devlet okulunda 2016-2017 akademik yılı bahar döneminde, dördüncü sınıfta okuyan toplam 51 öğrenciyle 6 haftalık sürede tamamlanmıştır. Çalışmada elde edilen verilerin analizinde öncelikle Normallik analizi yapıldıktan sonra çıkan sonuçlara göre Wilcoxon testi, Bağımlı gruplar t-testi, Bağımsız gruplar t-testi, Mann-Whitney U-testi istatistik tekniklerinden uygun olan bir tanesi kullanılmıştır. Bu çalışmanın sonucunda, güncel bağlam temelli öğretim yaklaşımının uygulandığı deney grubunun fene yönelik tutumunda öntest-sontest puanları arasında kendi içinde anlamlı bir artış gözlenirken; geleneksel bağlam temelli öğretim yaklaşımının uygulandığı kontrol grubunun fene yönelik tutumunda öntest-sontest puanları arasında kendi içinde anlamlı bir artış gözlenmemiştir. Ayrıca, deney ve kontrol grubu arasında tutum açısından anlamlı bir fark gözlenmemiştir. Başarı ve bilginin kalıcılığı bakımından ise deney ve kontrol grupları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark gözlenmiştir. Bu bulgulara dayalı olarak 4. Sınıf "Basit Elektrik Devreleri" konusunun öğretiminde kullanılan güncel bağlam temelli öğretim yaklaşımının fene yönelik tutum, başarı ve bilginin kalıcılığı bakımından fark oluşturduğu söylenebilir.
Beyin temelli öğrenme yaklaşımına dayalı lise din kültürü ve ahlak bilgisi dersi öğretiminin akademik başarı ve kalıcılığa etkisi
Son zamanlarda hızlı bir şekilde değişen teknoloji, bilginin yayılmasını hızlandırmasının yanında yaşam koşullarını değiştirmekte ve eğitim kurumlarına yeni işlevler yüklemektedir. Görevi, içinde yaşadığı toplumun değerlerine saygılı, sorunların farkında olan ve bu sorunlara çözümler üreten, özgüven ve sorumluluk sahibi bireyler yetiştirmek olan eğitim kurumları bu değişme ve gelişmelerden etkilenmektedir. Eğitim kurumlarında sözü edilen bu yeterlikleri bireylere kazandırmayı amaçlayan derslerden birisi de Din Kültürü ve Ahlak Bilgisidir. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi içerdiği sözel ve soyut bilgilerin yoğunluğu nedeniyle özellikle bilişsel ve duyuşsal öğrenmelerin yoğun olduğu bir alan olarak algılanmaktadır. Ancak DKAB dersinin söz konusu bilgilerin öğretimini, geleneksel yaklaşımlarla tam olarak kazandırması mümkün görülmemektedir. Öğrencilerin, araştırabilen, deneyebilen, tartışabilen, gözlem yapabilen bireyler olması ise öğretme-öğrenme sürecinde öğrenciyi merkeze alan öğretim yaklaşımlarıyla olanaklıdır. Bu öğretim yaklaşımlarından biri de etkili ve kalıcı öğrenmelerin en iyi hangi koşullar altında gerçekleştiğini açıklamaya çalışan Beyin Temelli Öğrenmedir. Beyin Temelli Öğrenme, öğrencinin sürekli aktif olduğu, görerek, duyarak, rol yaparak öğrendiği ve ders esnasında çok çeşitli öğretim yöntemlerinin kullanıldığı bir yaklaşımdır. Anlamlı öğrenme için beynin işleyiş kurallarının kabul edilmesi ve zihindeki bu kurallara göre öğretimin organize edilmesi gerektiğini savunan öğrenme şeklidir. 2005 yılında eğitim programlarında değişiklikler yaşanmış, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi Öğretim Programı'nda Yapılandırmacı Yaklaşım, Çoklu Zekâ, Öğrenci Merkezli Öğrenme gibi yaklaşımlar dikkate alınmıştır. Öğrenci merkezli öğrenmeyi temel alan Yapılandırmacı Yaklaşım, öğrenme sürecinde öğrenci katılımına ve öğretmen rehberliğine ağırlık vermektedir. Değişen programla öğretimde istenilen amaçlara geleneksel öğretim yöntemleriyle ulaşılması pek mümkün görünmemektedir. Beyin Temelli Öğrenme Yaklaşımının DKAB dersinde etkin olarak kullanılmasıyla ile DKAB programında öngörülen değişiklikler gerçekleştirlebilir ve istenilen amaçlara ulaşılabilir. Bu araştırmanın amacı, lise 10.sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin "Allah İnancı" ve "İslam'da İbadetler" ünitelerinin Beyin Temelli Öğrenme Yaklaşımına dayalı olarak hazırlanan ders planı ve etkinliklerle işlenmesinin öğrencilerin akademik başarı ve kalıcılık düzeylerine etkisini araştırmaktır. Çalışmada öncelikli olarak konunun teorik boyutu ele alınmış; Beyin Temelli Öğrenmenin ne olduğu, ilkeleri, amaçları gibi konular ve bu alanda yapılan çalışmalar vurgulanmıştır. Sonrasında ise Beyin Temelli Öğrenme Yaklaşımına dayalı olarak ünitelerin uygulaması gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemi, 2014-2015 öğretim yılı güz döneminde öğrenim gören Kilis Merkez Şehit Hasan Özüberk Anadolu Lisesi (10. sınıf) öğrencileridir. Belirtilen okulda rastgele seçim yöntemiyle deney grubu olarak 10/B ve kontrol grubu olarak 10/F şubelerindeki 53 öğrenciye uygulama yapılmıştır. Araştırmada kontrol gruplu ön test - son test desenine başvurulmuştur. Veri toplama aracı olarak ön test, son test kullanılmış; yaklaşık 21 gün sonra da kalıcılık testi uygulanmıştır. Sonuçlar SPSS programında analiz edilmiştir. Verilerin çözümlenmesinde ANOVA ve ANCOVA analizleri uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre, deney grubu lehine Beyin Temelli Öğrenme Yaklaşımına dayalı öğretimin akademik başarı ve kalıcılık üzerinde anlamlı etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Beyin Temelli Öğrenme, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, Din Eğitimi
Yaratıcı drama yönteminin öğrencilerin öğrenme stillerine göre sosyal bilgiler dersine yönelik tutumlarına, akademik başarılarına ve kalıcılığa etkisi
Bu çalışma ilkokul dördüncü sınıf sosyal bilgiler dersi "İyi ki Var" ünitesi öğretiminde kullanılan yaratıcı drama yönteminin, öğrencilerin öğrenme stillerine göre, sosyal bilgiler dersine yönelik tutumlarına, akademik başarılarına ve kalıcılığa etkisini ortaya çıkarmak ve bu süreç sonunda öğrencilerin görüşlerinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma yarı deneysel bir çalışma olup, bu süreç sonunda öğrencilerin görüşlerinin alınmasıyla da nitel bir çalışma özelliği göstermektedir. Araştırmanın evrenini 2014–2015 eğitim öğretim yılında Adana ilindeki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilkokullarının dördüncü sınıflarında öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmanın çalışma grubunu, Adana ili Yüreğir ilçesinde bulunan, bir devlet okulunda okuyan dördüncü sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Okuldaki dördüncü sınıflar içerisinden seçkisiz örnekleme yöntemiyle iki sınıf deney; iki sınıf kontrol grubu olarak seçilmiştir. Deney grubunda 42; kontrol grubunda ise 39 öğrenci bulunmaktadır. Toplam 81 öğrenci araştırmanın çalışma grubunu oluşturmaktadır. Öğrencilerin öğrenme stillerini belirlemek üzere "Marmara Öğrenme Stilleri Ölçeği"; öğrencilerin sosyal bilgiler dersine tutumlarını belirlemek için "Sosyal Bilgiler Dersine Yönelik Tutum Ölçeği"; öğrencilerin akademik başarılarını ve kalıcılığı ortaya çıkarmak için "Akademik Başarı Testi" kullanılmış ve öğrencilerin görüşlerini ortaya çıkarmak amacıyla yazılı görüş alınmıştır. Deney ve kontrol grubunun genel olarak öğrenme stili tercihlerinin frekans ve yüzdelik değerleri oluşturulmuştur. Ön ölçüm ve son ölçümden elde edilen veriler üzerinde kovaryans analizi uygulanmıştır. Yazılı görüş verileri üzerinde içerik analizi yapılmıştır. Bu araştırma sonucunda öğrenciler çevresel boyutta, sessiz ortam, düşük ışık, ılık ya da serin ortam, dik oturma; duygusal boyutta, yüksek motivasyon, sorumluluklarını yapar, sabırlı ve kararlı olma, açıklamaya ihtiyaç duyma; sosyolojik boyutta, tek çalışma, yetişkin biri ya da anne–baba, benzer yolları kullanma; fizyolojik boyutta, görsel öğrenme, çalışırken atıştırma, öğleden sonra çalışma ve hareket etmeden oturma tercihinde bulunmuşlardır. Araştırma sonucunda, yaratıcı drama yönteminin öğrencilerin öğrenme stillerinden, düşük ışık, ılık ya da serin ortam, dik ve rahat oturma, sorumluluklarını yapar, sorumlulukları hatırlatılmalı, sabırlı ve kararlı, açıklama istemez, açıklamaya ihtiyaç duyar, yetişkin biri ya da anne-baba, benzer yolları tercih etme, hareket etmeden oturma ve harekete ihtiyaç duyma tercihlerine göre sosyal bilgiler dersine yönelik tutumları üzerinde; düşük ışık, parlak ışık, ılık ya da serin ortam, sıcak ortam, dik oturma, sorumluluklarını yapar, sorumlulukları hatırlatılmalı, sabırlı ve kararlı, sabırsız ve kararsız, açıklama istememe ve açıklamaya ihtiyaç duyma, yetişkin biri ya da anne-baba, öğretmen, benzer yolları tercih etme, farklı yolları sevme, hareket etmeden oturma ve hareket etmeye ihtiyaç duyma tercihlerine göre akademik başarı üzerinde; parlak ışık tercihine göre kalıcılık üzerinde etkili olduğu ortaya çıkmıştır. Yazılı görüş bulgularında ise öğrencilerin yaratıcı dramayla işlenen sosyal bilgiler dersine yönelik olumlu tutumlarının geliştiği, yaratıcı dramanın öğrenmelerinde etkili olduğu, olumlu duygular oluşturduğu, yaratıcı drama hakkında bilgi sahibi olunduğu, iletişim ve etkileşimde kullanılan kavramların farkına varıldığı sonucu görülmüştür. Anahtar Sözcükler : Yaratıcı drama, öğrenme stilleri, sosyal bilgiler, akademik başarı, sosyal bilgiler dersine yönelik tutum, kalıcılık
Gerçekçi matematik eğitiminin olasılık ve istatistik öğrenme alanına ilişkin akademik başarı, motivasyon ve kalıcılık üzerindeki etkisi
Bu araştırmada, sekizinci sınıfta Gerçekçi Matematik Eğitimi (GME) yaklaşımı ile gerçekleştirilen öğretimin öğrencilerin matematik başarılarına, motivasyonlarına etkisini incelemek amaçlanmıştır. Bu amaçla ön test- son test kontrol gruplu deneysel bir çalışma yapılmıştır. Araştırma, Adana ilindeki bir devlet ortaokulunun 8. sınıfına devam eden 90 öğrenciyle yapılmıştır. Araştırmanın nicel verileri araştırmacı tarafından gerekli literatür incelenerek elde edilen matematik başarı testi, matematik dersine yönelik motivasyon ölçeği kullanılarak elde edilmiştir. Çalışmada GME yaklaşımının mevcut yönteme göre etkililiği sınamak için bir deney grubu ve iki kontrol grubu oluşturulmuştur. Gruplar rastgele olarak belirlenmiştir. Deney grubunda 'Olasılık ve İstatistik' öğrenme alanının kazanımları GME yaklaşımı ile öğretilmiş, kontrol gruplarında ise mevcut öğretim yöntemi kullanılmıştır. Uygulama yedi hafta sürmüştür. Dört hafta sonra ise kalıcılık testleri uygulanmıştır. Nicel verilerin değerlendirilmesinde matematik başarı testinden alınan puanların analizi için Karışık Ölçümler İçin ANOVA, motivasyon ölçeğinden alınan puanların analizi için ise parametrik olmayan testlerden Kruskal Wallis H testi ve Mann Whitney - U testleri kullanılmıştır. Yapılan analizlerin sonucu GME yaklaşımının akademik başarı ve kalıcılık açısından daha etkili olduğunu göstermiştir. Ayrıca matematik dersine yönelik motivasyonlarının; ölçeğin alt boyutları içsel motivasyon ve dışsal motivasyon puanlarının deney grubunda kontrol grubuna göre olumlu yönde istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Gerçekçi matematik eğitimi, matematik dersine yönelik motivasyon, matematik başarısı
The effects of teaching word roots on the long term retention of English vocabulary
Background: Vocabulary learning experience seems to be the most time consuming aspect of language learning. Learners exert considerable energy on words trying to memorize isolate words and sets of exam words which are, in most cases, bound to be forgotten. There are various learning strategies adopted by learners of English to memorize and retain words. Dissecting words into word parts is among these although there are few studies dwelling on the benefits of teaching word roots (Bellomo, 2005, 2009; Karlıova, 2009; Akarslan, 2013). Those few studies highlight the effectiveness of teaching and learning vocabulary through Latin and Greek roots. However, they lack any answers as to how much this strategy works in terms of retention in the long run. Aim: The aim of this study is to show the impact of teaching word roots both on learners' attitudes and the long term retention of newly learnt lexical items. Method: A quantitatively supported descriptive study was administered throughout the thesis. A group of university foundation year students (N=16) were selected in the study. The group, first, selected words they did not know from a list of advanced vocabulary items. The completely unknown words were then shortlisted to be taught in the study. In order to ensure that the students do not know the shortlisted words, they were also required to write down the meaning of these words instead of choosing from alternatives. These new lexical items were introduced to the group with word roots, as well as the English definitions, Turkish equivalents and example sentences. A post-test was administered to observe the short term effects of this method. A post-post test was applied after one month to see if there was any difference in the amount of retention of these words in the long run as well as the learners' attitudes towards the method. For triangulation, the instructor and students were asked to keep diaries. They were provided with open-ended questions to evaluate the learning process of words through word roots. They were also interviewed to see why and how they could or could not retain the words. Key Words: Teaching Latin and Greek Word Roots, Retention of Words, Teaching English Vocabulary
İlkokul üçüncü sınıf fen bilimleri dersinde analoji kullanımının öğrencilerin kavramsal anlam oluşturma becerisine etkisinin farklı açılardan incelenmesi
Bu araştırmanın temel amacı, ilkokul üçüncü sınıf fen bilimleri dersinde analoji kullanımının öğrencilerin kavramsal anlam oluşturma becerilerine etkisinin farklı açılardan incelenmesidir. Araştırma Adana ilinde 2016-2017 eğitim ve öğretim yılında iki haftalık sürede, ilkokul üçüncü sınıf düzeyinde bir okuldan rastgele seçilen iki sınıfta yer alan öğrencilerle yürütülmüştür. Araştırma modeli olarak ön-test, son-test kontrol gruplu yarı-deneysel araştırma deseni kullanılmıştır. İlkokul üçüncü sınıf fen bilimleri dersi kapsamında bir sınıfta (deney, n=20) analoji temelli öğretim etkinlikleri kullanılmış, farklı bir sınıfta (kontrol, n=21) dersler geleneksel öğretim etkinlikleri kullanılarak toplam 41 öğrenci ile yürütülmüştür. Veri toplama aracı olarak öğrencilerin kavramsal anlamı oluşturma düzeylerini belirlemek için iki aşamalı teşhis testi (İATT) temelli akademik başarı testi (ABT), öğrencilerin kavramlara ilişkin zihinsel yapılarını ortaya çıkarmak ve öğretim sürecine ilişkin görüşlerini belirlemek için yarı yapılandırılmış görüşme formu (YYGF) kullanılmıştır. Hem deney hem de kontrol gruplarında gerçekleştirilen fen öğretimi uygulamalarında öğrencilerin akademik başarıları ile kavramsal anlama ilişkin bilişsel yapılarına yönelik öğrenci görüşleri alınmıştır. Ayrıca deney grubundaki öğrencilere uygulama bittikten üç hafta sonra kalıcılık testi uygulanmış, grubun son test ve kalıcılık akademik başarı puanları karşılaştırılmıştır. Araştırmadan elde edilen nicel verilerin analizi SPSS 20 yazılımı kullanılarak yapılmıştır. Verilerin analizi için bağımsız ve eşli gruplar t-testi ile kovaryans (ANCOVA) analizinden yararlanılmıştır. Nitel verilerin analizi MaXQda programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın sonuçları, deney grubunda kullanılan analoji temelli öğretim etkinliklerinin, kontrol grubunda kullanılan geleneksel öğretim etkinliklerine kıyasla akademik başarıyı arttırdığını ortaya koymuştur. Ayrıca, deney grubuna uygulanan ABT son-test ve kalıcılık puanları arasında anlamlı bir fark olmadığı belirlenmiştir. Ancak, deney grubunda yer alan öğrencilerin ABT kalıcılık ortalama puanlarının ABT son-test ortalama puanlarına kıyasla daha yüksek olduğu bulgusu, uygulamanın üzerinden üç hafta geçmesine rağmen öğrencilerin kalıcılık ABT puanlarının yükseldiğini göstermiştir. Bu bağlamda, bu durum analoji temelli öğretimin kalıcılık üzerindeki etkisinin zaman geçtikçe daha olumlu olduğunu göstermektedir. Deney ve kontrol gruplarında yer alan öğrencilerle yapılan görüşmelerde yer alan ilk iki soru öğrencilerin yapılan etkinliklere yönelik düşüncelerini ortaya koymayı, üçüncü sorudan sekizinci soruya kadar olanlar ise öğrencilere kazandırılmaya çalışılan kavramlara yönelik bilişsel yapılarını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Derslerde yapılan etkinliklerle ilgili ilk iki soruyla ilgili öğrenci görüşmelerinin sonucunda deney gruplarında yapılan analoji temelli öğretimin öğrenci ilgisini arttırdığı, bütün öğrencilerin yapılan uygulamalardan hoşlandığı ve dersi eğlenceli buldukları belirlenmiştir. Benzer şekilde, kontrol grubundaki öğrencilerin geleneksel yöntemle işlenen dersleri eğlenceli buldukları ve uygulamalara yönelik olumlu görüşlere sahip oldukları da belirlenmiştir. Öğrencilerin, araştırma kapsamındaki kavramlara yönelik öğrenme düzeylerini ölçmek amacıyla sorulan diğer sorularla ilgili yapılan öğrenci görüşmelerinin sonucunda; deney grubunda yapılan analoji temelli uygulamaların, kontrol grubunda yapılan geleneksel yönteme kıyasla kavramların anlamlarını daha iyi öğrendiklerini göstermektedir. Bu sonuç gruplar arasındaki ABT son-test puanları karşılaştırılması sonucunda yapılan nicel verilerin bulgularıyla örtüşmektedir. Anahtar kelimeler: İlkokul, fen öğretimi, analoji, akademik başarı, öğrenci görüşleri, kalıcılık
Basamaklı öğretim programının İngilizce dersi öğrenci başarısına, tutumuna, öz düzenlemesine ve kalıcılığa etkisi
Bu araştırmanın amacı basamaklı öğretim programın İngilizce dersi öğrenci başarısına, tutumuna, öz düzenlemesine ve öğrenmede kalıcılığa etkisini incelemektir. Karma desene göre gerçekleştirilen araştırmanın nicel kısmında deney ve kontrol grubuna ön test, son test, kalıcılık testleri uygulanmıştır. Araştırmanın nitel kısmında yarı yapılandırılmış görüşme formları ve öğrenci yansıtıcı günlükleri kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, Aydın il sınırları içerisinde bulunan çok programlı bir Anadolu lisesinde öğrenim gören iki 10. sınıf şubesinden oluşturulmuştur. Gruplar, iki sınıftan biri deney; biri kontrol grubu olarak seçkisiz örnekleme yöntemiyle belirlenmiştir. Araştırmada deney grubuna İngilizce dersinde basamaklı öğretim programı uygulanırken, kontrol grubuna güncel öğretim programı uygulanmıştır. Her iki grubun öğretim sürecinin araştırmacı tarafından yürütüldüğü dersler sekiz hafta boyunca sürmüştür. Araştırmada, nicel verilerin elde edilmesine yönelik olarak 10.sınıf İngilizce dersi başarı testi, İngilizceye yönelik tutum ölçeği, İngilizce öğretiminde öz-düzenleme stratejileri ölçeği kullanılmıştır. Nitel verilere yönelik olarak da öğrenci yansıtıcı günlükleri ve yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanılmıştır. Uygulamaya başlamadan önce başarı, tutum ve öz düzenleme ön testleri; uygulamanın bitiminden sonra başarı, tutum ve öz düzenleme son testleri ve uygulamadan yaklaşık iki ay sonra da başarı, tutum ve öz düzenleme kalıcılık testleri uygulanmıştır. Uygulama süresince öğrencilerden günlük notlar tutmaları istenilmiştir. Uygulamadan sonra da öğrencilerle görüşme yapılmıştır. Nicel verilerin analizinde t-testi ve Mann-Whitney U testleri kullanılarak gruplar arasındaki farklılıklar belirlenmiş ve verilerin analizinde istatistik paket programı kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, 10. sınıf İngilizce dersi başarı testi ve öz düzenleme stratejileri ölçeği öntest puanları karşılaştırıldığında gruplar arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır; grupların sontest ve kalıcılık test puanları karşılaştırıldığında, deney grubu lehine anlamlı bir farklılık ortaya çıkmıştır. İngilizceye yönelik tutum ölçeği puanlarında ise iki grup arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Öğrencilerin tutukları günlük notlar ve yapılan görüşmelerden elde edilen bulgulara göre, basamaklı öğretim programıyla öğrencilerin derse yönelik güvenlerinin arttığı, derste eğlendikleri, kendilerini daha rahat hissettikleri ve dersi daha çok sevdikleri görülmüştür. Ayrıca bu uygulamaların diğer derslerde de yapılması öğrenciler tarafından istenmiştir. Sonuç olarak, basamaklı öğretim programının İngilizce dersi akademik başarısına ve İngilizce öğretimde öz düzenleme becerileri stratejilerine olumlu yönde etki etmiştir. Basamaklı öğretim programının öğrencilerin derse aktif katılımını sağladığı, öğrenme süresince öğrencilere etkinlikleri seçme ve planlama fırsatı verdiği ve öğrencilerde öz güven oluşturduğu için tüm uygulayıcılara ve öğretmenlere derslerinde kullanmaları önerilmiştir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Basamaklı öğretim programı, İngilizce dersi, öz düzenleme
Biçimlendirici değerlendirmenin ortaöğretim öğrencilerinin matematik ders başarısına ve tutumlarına etkisi
Bu araştırmanın genel amacı, matematik öğretiminde fonksiyonlar konusundaki biçimlendirici değerlendirme uygulamalarının, 10. sınıf öğrencilerinin matematik dersine yönelik tutumları, akademik başarıları ve öğrenmenin kalıcılığı üzerindeki etkilerini ve öğrencilerin biçimlendirici değerlendirme uygulamalarına yönelik görüşlerini incelemektir. Araştırmada karma yöntem desenlerinden gömülü yarı deneysel desen (iç-içe karma yöntem deseni) kullanılmıştır. Araştırmanın yarı deneysel işlem süreci, Kahramanmaraş ili şehir merkezinde bulunan bir lisede 2019-2020 eğitim öğretim yılında, 12 haftalık bir sürede gerçekleştirilmiştir. Deney ve kontrol gruplarına ortaöğretime devam eden 10. sınıflardan, sınıf yapıları değiştirilmeden yansız atama yoluyla atama yapılmıştır. Deney grubunda 26, kontrol grubunda 25 olmak üzere çalışma grubunda toplam 51 öğrenci bulunmaktadır. Yarı deneysel işlem sürecinde deney grubunda dersin işlenişi, ortaöğretim matematik dersi programı kazanımlarına uygun olarak geliştirilen biçimlendirici değerlendirme uygulamaları esas alınarak gerçekleştirilmiştir. Kontrol grubunda dersin işlenişi, mevcut öğretim programı doğrultusunda gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nicel veri toplama araçları olarak, "Fonksiyon Akademik Başarı Testi" ve "Matematik Dersi Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Nitel veri toplama araçları olarak ise "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" ve "Düşünme Günlükleri" kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda ön test, son test kontrol gruplu iki faktörlü yarı deneysel desen kullanılmıştır. Elde edilen nicel verilerin analizi bağımsız gruplar t-testi ve karışık ölçümler için iki yönlü varyans analizi ANOVA ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nitel boyutunda ise elde edilen verilerin analizi içerik analizi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel sonuçlarına göre, 10. Sınıf matematik dersinde biçimlendirici değerlendirme uygulamalarının, öğrencilerin matematik dersine yönelik tutumları ve akademik başarıları üzerindeki etkisinin istatistiksel olarak anlamlı olduğu, ancak öğrenmenin kalıcılığı üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi olmadığı görülmüştür. Araştırmanın nitel sonuçlarına göre, biçimlendirici değerlendirme uygulamalarının öğrenme süreçlerine katkı sağlaması bakımından yararlı olduğu, öğrencilerin kendilerini sınıf ortamında ifade etmeleri ve görüşlerini dile getirmeleri konusunda teşvik edici olduğu, öğrencilerin biçimlendirici değerlendirme uygulamalarına yönelik görüşlerinin çoğunlukla olumlu olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Biçimlendirici değerlendirme, matematik öğretimi, akademik başarı, kalıcılık, tutum
Yükseköğretimde mesleki İngilizce dersinde uygulanan beyin temelli öğrenme yaklaşımının öğrencilerin akademik başarı, kalıcılık ve İngilizce tutumlarına etkisi
Bu araştırmanın amacı, Yükseköğretimde Mesleki İngilizce Dersinde Beyin Temelli Öğrenme Yaklaşımı'nın Öğrencilerin Akademik Başarı, Kalıcılık ve İngilizce Tutumlarına etkisini incelemektir. Bu araştırma Hukuk Fakültesi ikinci sınıf mesleki İngilizce derslerinde Beyin Temelli Öğrenme Yaklaşımı kapsamında oluşturulan öğrenme etkinliklerinin öğrencilerin akademik başarı, tutum ve kalıcılık etkisini yarı deneysel (quasi experimental) desenle incelendiği ve nitel araştırmanın da yer aldığı karma yöntem araştırma desenlerinden biri olan gömülü(içe yerleşik) desen kullanılarak yapılan bir araştırmadır.Araştırmanın deneysel bölümü öntest-sontest kontrol gruplu seçkisiz desene göre yapılmıştır. Araşırmanın çalışma evrenini Çağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencileri oluşturmuştur. Çalışma örneklemini ise Hukuk Fakültesi 2. Sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. 2. sınıflardan A şubesi deney, B şubesi ise kontrol grubu olarak yansız atama yoluyla belirlenmiştir. Deney grubunda 36, kontrol grubunda 39 olmak üzere araştırmaya toplam 75 öğrenci katılmıştır. Deney grubundaki öğrencilerin 17'si kız, 19'u ise erkektir. Kontrol grubunda ise 21'i kız, 18'i erkektir. Araştırmanın nitel boyutu ise deney grubu içerisinden amaçlı örneklem yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemi kullanılarak 10 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Bunun yanı sıra çalışmada veri toplama araçları olarak, Mesleki İngilizce akademik başarı testi, İngilizce Dersine Yönelik Tutum ölçeği, öğrenci görüşlerine yer veren bir görüşme formu ve öğrenci günlükleri kullanılmıştır. Akademik başarı testinin pilot çalışması yapıldıktan sonra deney ve kontrol gruplarına ön test, son test ve kalıcılık testi olarak uygulanmıştır. Ayrıca tutum ölçeği de deney ve kontrol gruplarına ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Deney ve kontrol gruplarına uygulamalar her hafta 3 saat ve toplamda 21 saatlik uygulama ile gerçekleştirilmiştir. Her uygulama haftasının sonununda deney gruplarındaki öğrencilerin yapılan etkinlikler ile ilgili günlükler tutmaları sağlanmıştır. Araştırmanın sonunda ayrıca deney grubu öğrencilerinden seçilen bir grup ile hazırlanan görüşme soruları uygulanmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22, TAP (Test Analysis Program) programları kullanılmıştır. İstatistiksel veri analizinde, normal dağılım gösteren veriler için parametrik testler; bağımsız gruplar t-testi, ve eşli gruplar t-testi, normal dağılım göstermeyen veriler için ise non- parametrik ölçümler; Mann Whitney U-testi ve Wilcoxon İşaretli Sıralar testi, kullanılmıştır. Ayrıca, görüşme ve yansıtıcı günlüklerden elde edilen verilerin analizinde ise içerik analizi ve betimsel analiz teknikleri kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre Beyin Temelli Öğrenme yaklaşımı kullanılan deney grubu ile geleneksel yöntemlerin kullanıldığı kontrol grubundaki öğrencilerin akademik başarıları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farkın olduğu saptanmıştır. Ayrıca deney grubunda bulunan öğrencilerin Beyin Temelli Öğrenme yaklaşımına yönelik olumlu tutumlar sergilediği ve kalıcılık düzeyinin de deney grubu lehine sonuçlandığı ortaya çıkmıştır. Araştırmanın nitel sonuçları da nicel sonuçları destekler durumdadır. Anahtar kelimeler: Beyin temelli öğrenme, akademik başarı, tutum, kalıcılık, dil öğrenme
Beşinci sınıf matematik dersi ondalık gösterim konusunda işbirlikli öğrenme tekniklerinin başarı ve öğrenme kalıcılığı üzerindeki etkileri
Bu çalışmanın amacı, mevcut öğretim yöntemiyle kıyaslandığında, işbirlikli öğrenme tekniklerinden olan öğrenci takımları başarı bölümleri (ÖTBB) ve küme destekli bireyselleştirme (KDB) tekniklerinin beşinci sınıf matematik dersi "Ondalık Gösterim" konusunun öğretiminde öğrencilerin akademik başarısına, öğrenmenin kalıcılığına etkisini incelemek ve deney grubundaki öğrencilerin işbirlikli öğrenme teknikleri hakkında görüşlerini ortaya çıkarmaktır. Çalışma, hem nicel hem de nitel araştırma yöntemleri kullanıldığından karma desen araştırması olarak planlanmıştır. Karma desen türü olarak sıralı açıklayıcı desen benimsenmiştir. Nicel boyutunda, deneysel yöntem model türlerinden olan "ön test- son test kontrol gruplu yarı deneysel" model tercih edilmiştir. İki sınıf deney grubu, bir sınıf kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Nitel boyutunda ise teknikler hakkında öğrenci görüşlerini belirlemek amacıyla "Yarı Yapılandırılmış Görüşme" gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubu; uygun örnekleme yöntemiyle 2021-2022 eğitim-öğretim yılı Adana ili Seyhan ilçesinde bulunan bir devlet okulunda öğrenim gören 55 beşinci sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri; öğrencinin akademik başarısı ve öğrenmenin kalıcılığını ölçmek için araştırmacı tarafından oluşturulan "Ondalık Gösterim Başarı Testi" ve işbirlikli teknikler hakkında öğrenci görüşlerini belirlemek amacıyla "Öğrenci Görüşme Formu" uygulanarak toplanmıştır. Öğretim tekniklerinin, öğrenci başarısı ve öğrenme kalıcılığı üzerindeki etkisinin incelendiği nicel problemlerin analizleri için SPSS 26.0 paket programı istatistik testlerinden (ANOVA, Wilcoxon İşaretli Sıralar, Kruskal Wallis H ve Mann Whitney U) ve TAP (Test Analysis Program) uygulamasından faydalanılmıştır. Nitel problemlerin bulguları içerik analizinden faydalanılarak ifade edilmiştir. Çalışmanın sonuçlarına göre; uygulama sonrası her üç tekniğin de (ÖTBB-KDB-Mevcut öğretim) öğrenci akademik başarısını anlamlı düzeyde arttırdığı, ÖTBB ve KDB grupları kendi aralarında kıyaslandığında öğrenci akademik başarısını arttırma ve öğrenme kalıcılığına etkisi bakımından anlamlı farklılık oluşturmadığı buna karşın KDB ve kontrol grupları arasında KDB lehine, ÖTBB ve kontrol grupları arasında ise ÖTBB lehine başarıyı arttırma ve öğrenme kalıcılığına etki bakımından anlamlı farklılık oluştuğu tespit edilmiştir. Bu durumda her iki işbirlikli tekniğin de "Ondalık Gösterim" konusunun öğretiminde öğrencilerin akademik başarısı ve öğrenmenin kalıcılığı üzerinde anlamlı etkiye sahip olduğu söylenebilir. Araştırmanın nitel bulgularına göre ise öğrenciler her iki işbirlikli teknik hakkında genel olarak; derslerin daha eğlenceli geçtiği, yardımlaşma ve iletişim becerilerinin arttığı, teknikte uygulanan öğretim materyallerinin faydalı olduğu, başarılarının arttığı, ödüllere ulaşmak için birbirlerini motive ettikleri, matematiğin diğer konularında ve başka derslerde tekniklerin kullanılması gerektiğini ifade etmişlerdir. Anahtar Kelimeler: İşbirlikli öğrenme, küme destekli bireyselleştirme tekniği, öğrenci takımları başarı bölümleri tekniği, kalıcılık
Çokgenler konusunun ilköğretim 7. sınıf öğrencilerine vee diyagramları ve zihin haritaları kullanılarak öğretimi
Bu çalışmanın amacı İlköğretim yedinci sınıf matematik dersi kapsamındaki ?Çokgenler? konusunun Vee diyagramları ve Zihin haritaları kullanılarak öğretiminin öğrenci başarısına ve bilgilerin kalıcılığına etkisini araştırmaktır. Çalışmada ön test son test kontrol gruplu desen uygulanmıştır.Çalışma 2010?2011 eğitim öğretim yılında 39 7. sınıf öğrencisi arasından yansız atama ile belirlenmiş iki grupta gerçekleştirilmiştir. Deney grubunda Çokgenler konusu Vee diyagramları ve Zihin haritaları kullanılarak, kontrol grubunda ise aynı konu geleneksel yöntem (7. sınıf ders kitabındaki müfredata uygun) ile işlenmiştir.Çalışmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından 35 soruluk bir başarı testi geliştirilmiştir. Çalışma öncesi yapılan pilot uygulama sonuçlarına ve uzman görüşlerine dayanılarak soru sayısı 25'e indirilmiştir.Öğretimin sonunda her iki gruba da son test uygulanmış olup, grupların ön test- son test puanları arasındaki ilişki tekrarlı ölçümler için iki faktörlü ANOVA testi ile belirlenmiştir. Süreç sonunda deney grubu öğrencilerinin Zihin haritalama ve Vee diyagramlama tekniklerine yönelik görüşleri belirlenmeye çalışılmıştır. Uygulamadan 40 gün sonra deney ve kontrol grubuna ön ? son test sorularını içeren bir kalıcılık testi uygulanmıştır. Kalıcılık testi puanları arasındaki ilişkiye tekrarlı ölçümler için iki faktörlü ANOVA testi bakılmıştır.Ön test sonuçlarına göre gruplar arasında anlamlı bir fark bulunmamasına rağmen (p>0,05), son test sonuçları deney grubu lehine, gruplar arasında anlamlı bir farklılığın olduğunu göstermiştir (p<0,01 ). Kalıcılık için yapılan testin sonuçları gruplar arasında anlamlı bir farklılığın olduğunu göstermiştir(p<0,05 ). Çalışmadan elde edilen sonuçlar, Zihin haritalama ve Vee diyagramlama tekniklerinin, geleneksel öğretime göre daha etkili olduğunu ve ayrıca kalıcılığa da etkisi olduğunu göstermiştir.
Fen ve teknoloji dersinde akıllı tahta kullanımının öğrencilerin akademik başarısına ve bilgilerin kalıcılığına etkisi
Bu çalışmada, 7. sınıf fen ve teknoloji dersi "Yaşamımızdaki Elektrik" ünitesinin öğretiminde, akıllı tahta destekli öğretimin öğrencilerin akademik başarısına ve bilgilerin kalıcılığa etkisi 2005 Fen ve Teknoloji Eğitim Programı ile karşılaştırılarak incelenmiştir. Araştırma için; Kastamonu ili Vali Aydın Arslan Ortaokulu 7. sınıflarından biri kontrol, diğeri ise deney grubu olmak üzere iki şube seçilmiştir. Veri toplama aracı olarak yaşamımızdaki elektrik ünitesi ile ilgili 25 soruluk bir başarı testi kullanılmıştır. 4 hafta boyunca, kontrol grubundaki öğrencilere yaşamımızdaki elektrik ünitesi 2005 Fen ve Teknoloji Eğitim Programına göre işlenirken, deney grubu öğrencilerine ise aynı ünite akıllı tahta etkinlikleri ile desteklenerek işlenmiştir. Grupların bilgi bakımından denkliğini ölçmek için hazırlanan başarı testi ön-test olarak uygulanmıştır. Uygulama bittikten sonra, her iki grubun başarılarını ölçmek için aynı test son-test olarak uygulanmıştır. Son olarak da öğrenilen bilgilerin ne kadarının hatırlandığını ölçmek için, 4 hafta sonra aynı test kalıcılık başarı testi olarak uygulanmış ve elde edilen veriler, SPSS 20 istatistik paket programı ile analiz edilmiş ve elde edilen verilerin değerlendirilmesinde t-testi kullanılmıştır. Nicel verilerden oluşan bu çalışmada, elde edilen verilerin analizi sonucunda; akıllı tahta destekli derslerin işlendiği deney grubu ile kontrol grubunun akademik başarıları arasında, deney grubu öğrencilerinin lehine anlamlı bir fark tespit edilmiştir. Ayrıca, uygulama bittikten 4 hafta sonra uygulanan kalıcılık testi sonuçlarına göre; deney grubundaki öğrencilerin öğrendiklerini hatırlama oranı, kontrol grubundaki öğrencilere göre daha fazladır. Bu araştırmada elde edilen veriler ışığında; ortaokul 7. sınıf öğrencilerine yaşamımızdaki elektrik ünitesinin öğretiminde akıllı tahta kullanımının akademik başarıyı artırdığı ve öğrenilen bilgilerin daha uzun süre hafızada kaldığı sonucuna ulaşılmıştır.
Ortaokul sosyal bilgiler dersi 6. sınıf ülkemizin kaynakları ünitesinin öğretiminde bilgisayar destekli öğretim yöntemlerinin akademik başarıya ve kalıcılığa etkisi
Bu çalışmanın amacı, Ortaokul 6 sınıflarda okutulan Sosyal Bilgiler dersinde bulunan "Ülkemizin Kaynakları" ünitesinin bilgisayar destekli öğretim yöntemleri kullanılarak işlenmesinin, öğrencilerin başarısına ve öğrenilen bilgilerin kalıcılığına olan etkisini incelemektir. Çalışmada araştırma modeli olarak deneysel desen modeli tercih edilmiş olup, veri toplama aracı olarak ise araştırmayı yapan kişi tarafından oluşturulan başarı testinden faydalanılmıştır. Çalışma grubunu, Kastamonu il merkezinde bulunan bir Ortaokulun 2012-2013 eğitim-öğretim yılı ikinci yarıyılındaki 6-A ve 6-B sınıflarının 60 öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma yapılacak öğrencilerin ekonomik ve sosyal düzeyleri ile derslerden aldıkları sınav sonuçları göz önünde bulundurulmuş ve böylece seçilen araştırma grupları eşit düzeyde tutulmuştur. Çalışmanın amacı, öğrencinin ders başarısı ve kalıcı bir öğrenme gerçekleşmesi bakımından, bilgisayar destekli öğretim yöntemleri kullanılarak öğretilen ders konularıyla, geleneksel (klasik) öğretim yöntemleriyle öğretilen konular arasındaki farkın incelenerek ortaya konulmasıdır. Söz konusu yöntemler hakkında daha önce ele alınmış olan araştırmalar ve bulgular araştırılıp incelenmiş ve ayrıca bu araştırma sonucunda elde ettiğimiz bulgulardan da yola çıkılarak, bilgisayar destekli öğretim yönteminin öğrencinin başarısını arttırdığı ve öğrenmede kalıcılık sağladığı sonucuna varılmıştır. Öncelikle çalışmada Ortaokul 6. Sınıf Sosyal Bilgiler dersinde, bilgisayar destekli öğretim yöntemleri kullanılarak işlenen ders konularıyla, geleneksel öğretim yöntemleriyle işlenen dersin, öğrencilerdeki akademik başarı ve dersi hatırlama düzeyine etkisi, araştırmada kullanılan deneysel desen modeline uygun hale getirilmiştir. Kullanılan veriler, araştırmacı tarafından oluşturulan ölçek yardımıyla, ön test-son test ve kalıcılık (hatırlama) testi kullanılarak derlenmiştir. Hazırlanan başarı testi, öğrencilere ders işlenmeden önce ve ünite sonunda uygulanarak bulunan veriler SPSS 16.0 paket programı ile değerlendirilmiştir. Konuyla ilgili olarak daha önce yapılan çalışmalarda, bilgisayar destekli öğretim yöntemleri ve geleneksel (klasik) öğretim yöntemleri kullanımının, öğrencilerin akademik başarılarını artırmada farklı etkiye sahip olduğu belirtilmiştir. Yapmış olduğumuz çalışmada da, "Ülkemizin Kaynakları" ünitesine ait, alınan başarı testi puanlarının deney öncesinde ve sonrasında iki farklı öğretim tekniği kullanılarak ders işlenen deney ve kontrol grubu arasında anlamlı farklılık gösterdiği, yani farklı anlatım tekniği kullanılan gruplar arasında (deney ve kontrol grubu olmak üzere) tekrarlı ölçümler faktörlerinin, başarı testi uygulama düzeyleri üzerindeki ortak etkilerinin, anlamlı düzeyde olduğu bulunmuştur. Bu sonuçlara göre bilgisayar destekli öğretim yönteminin, "Ülkemizin Kaynakları" ünitesinin işlenişinde geleneksel öğretim yöntemlerine göre öğrencilerin ilgili ünite ve konuların öğrenimi üzerinde akademik başarı ve kalıcılığı artırmada daha etkin bir yöntem olduğu anlaşılmıştır.
Evde ders okulda ödev modelinin akademik başarı, kalıcılık ve sınıf iklimi üzerindeki etkisi
Bu çalışmanın amacı, Evde Ders Okulda Ödev (EDOÖ) modelinin öğretmen adaylarının akademik başarı, kalıcılık ve sınıf iklimi algıları üzerindeki etkisini araştırmak ve modele ilişkin görüşlerini belirlemektir. Çalışmada, açıklayıcı sıralı karma yöntem deseni kullanılmıştır. Araştırma bir devlet üniversitesinin Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği bölümünde öğrenim görmekte olan 38 öğretmen adayı ile "Eğitim Psikolojisi" dersinde yürütülmüştür. Öğretmen adayları iki gruba ayrılmış ve gruplar seçkisiz olarak deney ve kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Deney grubunda EDOÖ modeli uygulanmış, kontrol grubunda ise geleneksel sunuş yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada nicel ve nitel veri toplama araçları kullanılmıştır. Nicel veri toplama araçları olarak Akademik Başarı Testi ve Sınıf İklimi Envanterinden yararlanılmıştır. Nitel veri toplama araçları olarak ise yarı-yapılandırılmış görüşme formu, öğrenci günlükleri ve odak grup görüşmesi formu kullanılmıştır. Nicel verilerin analizi için betimsel istatistikler, bağımsız gruplar için t-Testi, bağımlı gruplar için t-Testi, tekrarlı ölçümlerde ANOVA ve ANCOVA testleri kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise betimsel ve içerik analizi tekniklerinden yararlanılmıştır. Sekiz hafta süren uygulama süreci sonunda deney grubu öğretmen adaylarının akademik başarılarının kontrol grubu adaylarına göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Deney ve kontrol grubu öğretmen adaylarının, kalıcılık ve sınıf iklimi algısı puanları arasında anlamlı düzeyde bir farklılığın olmadığı görülmüştür. Uygulama sürecinin sona ermesinden 6 ay sonra öğrenmelerin uzun vadede kalıcılığını ölçmeye yönelik olarak yapılan ikinci kalıcılık testi sonuçlarına göre deney ve kontrol grupları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Deney grubu öğretmen adaylarının genel olarak EDOÖ modeline yönelik olumlu bir tutuma sahip oldukları ve modeli işlevsel olarak değerlendirdikleri görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Evde Ders Okulda Ödev Modeli, Akademik Başarı, Kalıcılık, Sınıf İklimi
Artırılmış gerçeklik uygulamalarının sosyal bilgiler dersinde öğrencilerin ders başarısına ve öğrenmenin kalıcılığına etkisi
Bu araştırmanın amacı, 2019-2020 Güz Dönemi Ortaokul 6. Sınıf Sosyal Bilgiler Dersi "Yeryüzünde Yaşam Ünitesi" 'İnsanlar Yerler ve Çevreler' öğrenme alanında AG uygulamalarının öğrencilerin akademik başarısına ve öğrenmenin kalıcılığına etkisini incelemektir. Araştırmanın bu genel amacı doğrultusunda, toplam altı hipotez tanımlanmıştır. Yarı deneysel modelde yürütülen araştırma, Diyarbakır Sur ilçesinde Milli eğitim müdürlüğüne bağlı resmi bir devlet ortaokulun da bulunan 6. sınıflarda 2019-2020 Güz Döneminde öğrenim gören toplam 62 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Akademik başarı bakımından denklikleri sağlanan bu öğrencilerden 31'i deney ve 31'ise kontrol grubu olarak atanmıştır. Veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen başarı testi ile toplanmıştır. Toplam 30 çoktan seçmeli ve dört seçenekli maddeden oluşmaktadır. Bu test, deneysel işlemden önce her iki grubuna öntest olarak uygulanmıştır. Bundan sonra toplam beş hafta süren deneysel işlem süreci uygulanmıştır. Bu süreçte her iki grubun dersleri araştırmacı tarafından yürütülmüştür. Deneysel süreçte kontrol grubunda dersler mevcut öğretimle; deney grubunda ise AG desteği ile işlenmiştir. Deneysel işlemden sonra her iki gruba sontest uygulanmış ve bundan dört hafta sonra da yine her iki gruba kalıcılık testi uygulanmıştır. Araştırma hiptezlerini test etmek üzere öntest, sontest ve kalıcılık testinden elde edilen veriler; normallik testlerinden sonra parametrik testler olan baığmsız gruplar "t" testi ve bağımlı gruplar "t" testi ile analiz edilmiştir. Analizlerde aritmetik ortalama, standart sapma ve eta kare teknikleri kullanılmıştır. Analiz sonuçlarının yorumlanmasında p=.05 anlamlılık düzeyi kabul edilmiştir. Araştırmada tanımlanan alt hipoteze yönelik ulaşılan sonuçlara aşağıda yer verilmiştir: Araştırmada, ortaokul 6. Sınıf Sosyal Bilgiler Dersinde AG destekli öğretimin, öğrencilerin akademik başarılarını mevcut öğretime göre daha fazla artırdığı belirlenmiştir. Araştırmanın ilk üç hipotezini çözümlemeye yönelik bu bulgudan hareketle, sosyal bilgiler dersinde AG uygulamaları destekli öğretimin, akademik başarıyı artırmada, mevcut öğretimden daha etkili olduğu sonucuna varılmıştır. Araştırmada bu etkinin, AG'nin deney grubu öğrencilerine, ders kitabı ve sınıftaki gerçek materyallere ek olarak fazladan ders mesajlarını daha görünür, işitilir ve ilgi çekici kılan dijital bir içerik katmanı sağlamasına bağlı olduğu değerlendirilmiştir. Araştırmanın son üç hipotezini çözümlemeye yönelik ikinci boyutu olan öğrenilenlerin kalıcılığı konusunda, AG destekli öğretimin, mevcut öğretime kıyasla daha kalıcı öğrenme sağladığı belirlenmiştir. Araştırmada bu durum, AG'nin sağladığı bilişsel ve duyuşsal destekle elde edilen daha yüksek öğrenme düzeyinin (akademik başarının) öğrenilenlerin kalıcılığını artırmasına bağlı olabileceği değerlendirilmiştir. Böylece araştırmanın tüm hiptezleri doğrulanmıştır. Araştırmada, AG'in hem akademik başarıyı ve hem de kalıcı öğrenmeyi sağlamasının, bu teknolojinin derslerde mesajları (uyarıcıları) daha etkili kılması ve öğrencilerin de bunlara daha güçlü tepki vermesine bağlı olabileceği değerlendirilmiştir. Çünkü AG gibi sanal ve dijital teknolojiler, Z kuşağı olan ortaokul öğrencilerinin zihinsel işleyişine uygundur. Zira öğrencilere görsel-işitsel zengin bir ortam sağlayan AG, bu kuşağın aşina olduğu mesajları sembolleştirip, canlandırarak, beynin sağ ve sol kısımlarını aktif kılıp, öğrencilerin dinamik bir sentez oluşturarak daha nitelikli kodlama yapmalarını sağlamaktadır. Biyolojik anlamda ise AG'in, ders mesajlarını zenginleştirerek, beyinde öğrenmeyi sağlayan kimyasalları daha fazla harekete geçirerek, nöronlar arasındaki sinapsal bağlantıları artırdığı, düşünülebilir. Duyuşsal bağlamda ise AG, dersleri daha ilgi çekici ve zevkli kılarak, öğrenmeyi sağlayan içsel süreçlerden dikkat, merak ve motivasyonu destekleyerek daha nitelikli bilişsel kodlama sağladığı ileri sürülebilir ki, bilişsel ve duyuşsal kesişmenin öğrenmeyi desteklediği bilinmektedir. Bütün bunların sonunda ise, sosyal bilgiler dersinin bireyi, teknoloji-yoğun topluma hazırlaması için, beyin işlevlerine uygun, teknoloji tabanlı şekilde tasarlanıp, uygulanmasının önemli olduğu değerlendirilmiştir.
8. sınıf cebirsel ifadeler ve özdeşlikler konusunun 7E öğrenme modeli ile öğretiminin öğrencilerin akademik başarılarına ve öğrenmenin kalıcılığına etkisi
Bu çalışmada, "Cebirsel İfadeler ve Özdeşlikler" konusunun yapılandırmacı yaklaşıma dayalı 7E öğrenme modeline göre öğretiminin öğrencilerin akademik başarılarına ve öğrenmenin kalıcılığına etkisi araştırılmış ve ayrıca öğrenci görüşlerine de yer verilmiştir. Çalışma 2018-2019 eğitim öğretim yılı güz yarıyılında Kastamonu ilinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir devlet okulunun 8. sınıfında öğrenim görmekte olan 50 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Rastgele örneklem seçimi yöntemiyle 25 er öğrenciden oluşturulan deney ve kontrol gruplarındaki dersler araştırmacı tarafından yürütülmüştür. Çalışmada, 7E öğrenme modeline uygun olarak hazırlanan ders planı ile öğretim yapılırken, kontrol grubuna mevcut öğretim programına bağlı kalınarak öğretim yapılmıştır. Çalışma sonunda deney ve kontrol gruplarına "Cebirsel İfadeler ve Özdeşlikler Başarı Testi" uygulanmış olup, deney grubu öğrencileri ile ''Yarı Yapılandırılmış Görüşme'' gerçekleştirilmiştir. Çalışmadan elde edilen nicel verilerin analizinde bağımsız örneklemler Mann Whitney U-testi kullanılarak elde edilen bulgular 0,05 anlamlılık düzeyinde yorumlanmış ve nitel verilerin analizinde ise içerik analizinden faydalanılmıştır. Yapılan istatistiksel çalışmaların sonuçlarına göre "Cebirsel İfadeler ve Özdeşlikler" konusunun öğretiminde 7E öğrenme modeline göre öğretiminin öğrencilerin akademik başarılarına anlamlı bir katkı sağladığı, öğrenmenin kalıcılığı üzerine olumlu yönde etki ettiği gözlemlenmiştir. Ayrıca 7E öğrenme modeline göre işlenen derslerin öğrencilerin motivasyonunu artırdığı, derslerde daha aktif oldukları, dersleri eğlenceli ve ilgi çekici buldukları sonuçlarına ulaşılmıştır. ANAHTAR KELİMELER: Cebir, Cebirsel ifadeler ve özdeşlikler, Yapılandırmacı Öğrenme yaklaşımı, 7E öğrenme modeli, Yarı yapılandırılmış görüşme
Fen eğitiminde çevrimiçi uygulama kullanımının ve velilere verilen anlık bildirimlerin öğrencilerin akademik başarılarına ve kalıcılığına etkisi
Bu çalışmanın amacı fen eğitiminde çevrimiçi uygulama kullanımının ve velilere verilen anlık bildirimlerin öğrencilerin akademik başarılarına ve kalıcılığına etkisini belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda karma desen olarak yürütülen araştırmanın çalışma grubunu Kastamonu il merkezinde bulunan bir ortaokulda üç farklı sınıfta öğrenim gören toplam 95 beşinci sınıf öğrencisi ve 27 veli oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel boyutunu araştırmacı tarafından hazırlanan başarı ve kalıcılık testi oluştururken, nitel boyutunu deney grubu öğrencileri ve velileri ile yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler oluşturmaktadır. Başarı testinin KR-20 güvenirlik katsayısının 0.81 olduğu belirlenmiştir. Nicel verilerin analizi SPSS programı kullanılarak ANOVA testi ile gerçekleştirilmiştir. Nitel verilerin analizinde ise betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda çevrimiçi uygulama kullanımının ve velilere verilen anlık bildirimlerin öğrencilerin akademik başarısını ve kalıcılığını olumlu yönde etkilediği tespit edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin velilerine verilen anlık bildirimlerden memnun oldukları, bildirimlerin öğrencilerin derse olan ilgisini artırdığı ve fen bilimleri dersine yönelik davranışlarını olumlu şekilde etkilediği tespit edilmiştir. Benzer şekilde velilerin de anlık bildirimlerden memnun oldukları, velilere göre öğrencilerin özellikle evde derse karşı davranış ve tutumlarında olumlu yönde değişiklikler meydana getirdiği tespit edilmiştir. Araştırmada elde edilen sonuçlar doğrultusunda, aile katılımında çevrimiçi uygulamaların kullanımının artırılması için velilerin bilgilendirilmesi ve teşvik edilmesi önerilmiştir.
Linux sistemler için derinlemesine adli analiz yapılarak kalıcılık yapılarının tespit edilmesi
Günümüzde, siber saldırganlar ele geçirdiği makineler üzerinde hızlı bir şekilde yayılım gösterebilmektedir. Olay müdahale ekipleri, saldırının izlerini tespit etmek ve olası tehditleri takip etmek için güvenlik ihlaline maruz kalan makineler üzerinde uçtan uca inceleme yapmaktadır. Olay müdahale ve adli analiz süreçlerinde dijital delillerin incelenmesi ve kovuşturma evresine geçiş yapılması büyük önem taşımaktadır. Windows işletim sistemlerinde Adli bilişim uzmanları, saldırının takibi sürdürebilmesi için bazı makinelerden toplu ve hızlı şekilde veriler toplayıp analiz edebilme imkanına sahiptir. Linux açık kaynak kodlu işletim sistemlerinde görünürlük daha kısıtlı olduğundan ilgili kaynakların değerlendirilmesi ve anlamlandırılması gerekmektedir. Adli analiz süreçlerinin yaygınlık göstermesi ve gelişen teknoloji yapısı ile Linux açık kaynak kodlu işletim sistemlerinde de saldırının kaynağının ve yayılımın tespiti için dosya sistem kayıtları veya log dosyalarının toplanması analiz süreçleri yönetilmiştir. Windows işletim sisteminde adli delil nitelikleri daha fazla ve açık iken, Linux sistemlerde saldırı aktiviteleri görünürlüğü bakımından daha azdır. Saldırganlar belirli yöntemler ile sistemleri ihlal etmekle kalmayıp, sistem üzerinde kalıcılık bırakarak zamanlanmış görevler ekleyerek sistemden bilgi toplama amaçlı mekanizmalar üretmeye çalışmaktadır. Adli bilişim uzmanının, vakanın hızlı analizi için canlı bir sistemden veya adli bir imaj içerisinden önemli işletim sistemi dosyalarını toplaması yeterli olacaktır. Bu tez çalışmasında, Linux işletim sistemlerinde adli analiz süreçlerinin yönetilmesi, saldırganların Linux sistemlerde kalıcı olmak için hangi yapıları kullandıkları test edilerek ve tespitler analiz süreçleri ışığında aktarılacaktır. Linux sistemlerde kalıcı olan saldırı aktivitelerini tespit edememek kurumsal ağ için büyük tehdit oluşturmaktadır. Bu tez çalışması kapsamında, Linux işletim sistemi üzerinde yer alan cihazların aktif dizinlerinden toplanan veriler ile saldırı aktivitelerinin tespiti ve kovuşturma evresine kadar bulunan sürecin yönetilmesi ve zamanlanmış saldırı görevleri yaparak sistem üzerinde uzun yıllar kalıcı olmayı amaçlayan birtakım işlemler aktarılmıştır.