Organized industrial area
97 theses under this subject heading
Tekirdağ Organize Sanayi Bölgeleri ile işletmelerinin etkileşim analizi
Türkiye Organize Sanayi Bölgesi politikasının temelinde az gelişmiş bölgelerde endüstriyel kalkınmayı sağlamak ve işletmelerin verimliliğini, karlılığını arttırmak yer almaktadır. Organize sanayi bölgelerinin işletmelere gerekli lisans ve izinleri sağlanması, endüstride sürdürülebilir ve çevresel kentleşmeyi sağlaması, kaliteli altyapı hizmetleri vererek üretimde yüksek verimlilik sağlaması, kümeleşme ile işletmelere işlem maliyetlerinde ve üretkenliklerinde pozitif etki yaratması gibi katkıları bulunmaktadır. Marmara Bölgesi ve Tekirdağ ili Organize Sanayi Bölgeleri verdiği hizmetler coğrafi konum itibariyle Avrupa'ya ve İstanbul'a yakınlığı, farklı endüstri gruplarını kapsaması, nitelikli personel temini, tedarikçilerin bölgede yer alması ile sanayicinin tercih noktalarından biri olmaktadır. Araştırma üç ana bölüm ile giriş, araştırma yöntemleri, bulgular ve yorum, sonuç ve öneriler bölümlerinden oluşmaktadır. Araştırmanın birinci bölümünde Organize Sanayi Bölgesi ve bölgede faaliyet gösteren işletmelerin arasındaki etkileşimi betimleyecek sekiz ana konu başlığı ile irdelenmiştir. Organize Sanayi Bölgeleri kavramı, tarihi ve hukuki analizi konuları sonrasında işletmenin OSB'den aldığı hizmetler, verilen teşvikler, yeşil OSB, teknoloji dönüşümü ve Organize sanayi bölgelerinde eğitim konuları işlenmiştir. İkinci bölüm Türkiye'deki organize sanayi bölgelerinin genel analizi yapılmış, üçüncü bölümde ise Tekirdağ ilinde yer alan organize sanayi bölgeleri; ekonomik çalışmalar, altyapı bilgileri, enerji altyapı bilgileri, bölge hizmet bilgileri, bilim ve teknoloji eğitim bilgileri, çevre yönetim bilgileri, imar bilgileri başlığı altında incelenmiştir. Araştırma sonucunda, Tekirdağ Organize Sanayi Bölgelerinde faaliyet gösteren işletmelerin OSB ile etkileşimde bulunduğu hizmetleri altı alt boyuttan ve yirmi sekiz maddeden oluşmaktadır. Bu alt boyutlar altyapı ve çevre yönetimi bilgileri, OSB'lerin işletmeye katkısı, destekler, bilim ve teknoloji eğitim bilgileri, tek noktadan ofis hizmeti ve bölge hizmet bilgilerinden oluşmaktadır. Çerkezköy OSB'nin altyapı ve çevre yönetimi bilgileri, destekler, bölge ve hizmet bilgileri, bilim ve teknoloji eğitim bilgileri ve tek nokta ofis hizmeti, OSB'lerin işletmeye olan katkıları ve genel memnuniyet düzeylerinin diğer OSB'lere göre daha yüksek olduğu, aynı zamanda Veliköy OSB'nin tek noktadan alınan ofis hizmetinden memnun olma düzeyleri diğer OSB'lere göre daha yüksek düzeyde olduğu sonucuna varılmıştır.
İhracata yönelik devlet teşviklerinin etkinliği: Mersin-Tarsus Organize Sanayi Bölgesi üzerine bir uygulama
Ülkelerin ekonomik büyümesinin en önemli aktörlerinden olan dış ticaretin gelişmesi, uygulanan dış ticaret politikalarının etkinliğine bağlıdır. Bu nedenle ülkeler dış ticaret politikalarına önem vermektedir. Uluslararası piyasalarda her geçen gün artan rekabet koşulları, işletmelerin hareket alanını kısıtladığından ülkeler, işletmelerin rekabet gücünü artıracak politikalar uygulamakta ve çeşitli politika araçlarından yararlanmaktadır. İhracatın özendirilmesi için işletmelere verilen teşvikler de ülkelerin dış ticarete müdahale için kullandığı araçlardan birisidir. Bu çalışmada Türkiye'de uygulanan ihracat teşviklerinin etkinliği Mersin-Tarsus Organize Sanayi Bölgesi'ndeki işletmeler üzerinden ele alınarak değerlendirilmiştir. Ayrıca çalışma kapsamında, işletmelerin gerek ihracatta gerekse ihracata yönelik teşviklere ulaşma ve kullanma sürecinde yaşadıkları sorunlar araştırılarak çözüm önerileri üzerinde durulmuştur. Araştırma nicel bir araştırma olarak tasarlanmış, istatistiksel ve matematiksel yöntemler kullanılarak analizler gerçekleştirilmiştir. Mersin - Tarsus Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren 196 işletme araştırmanın evrenini oluşturmaktadır. Çalışma kapsamında örneklem seçilmemiş, tam sayım yapılmıştır. 196 işletme ile iletişime geçilmiş ancak ankete cevap vermeyi kabul eden 106 anketten geçerli olan 101 anket analize dahil edilmiştir. Elde edilen parametrik olmayan veriler üzerinde etkinlik analizi yapılmış ve SPSS paket programı aracılığıyla nonparametrik testler uygulanmıştır. Analizler sonucunda, ihracatı teşvik politikalarının etkinliğinin işletme sahibinin eğitim durumuna, işletme çalışan sayısına, işletmenin ihracat yapma süresine ve işletme ihracatının cirodan aldığı paya göre düzeyine göre farklılık gösterdiği, işletmenin yönetim durumuna, sermaye yapısına ve faaliyette bulunduğu sektöre göre ise farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Araştırma kapsamındaki işletmeler en fazla bürokratik işlemlerin fazlalığı, destek süreçlerinin uzun sürmesi, teşviklerin miktarının göreceli olarak düşük olması ve nitelikli eleman eksikliğinden şikayet etmiştir. Çalışma kapsamında, teşviklerin daha etkin kullanılmasına yönelik politika yapıcılara ve işletmelere öneriler getirilmiştir.
Organize sanayi bölgelerinin kent istihdamına katkısı: Batman örneği
18. yüzyılda İngiltere de meydana gelen sanayi devrimi insanlık için önemli bir dönüm noktası olmuştur. Sanayi alanındaki gelişmeler, üretim alanında yeni fikirlerin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bölgesel Sanayi kavramı ilk defa ABD'de gündeme gelmiş olsa bile Organize Sanayi Bölgelerinin ilk örneği İngiltere de kurulmuştur. Organize Sanayi bölgeleri; Farklı veya aynı sektörlerde faaliyet gösteren firmaların bir araya gelmesiyle oluşturdukları kümeleşme alanlarıdır. Organize Sanayi Bölgelerinin temel amacı planlı bir sanayinin yanında organize bir yapılaşmayı meydana getirmektir. Türkiye de 1960'lı yıllar da uygulamaya konulan Organize Sanayi Bölgelerinin amacı; İstihdam yaratıp işsizliği azaltmak, sanayi alanındaki yatırmaları hızlandırmak ve üretimde kalite standartlarını yükseltmek olmuştur. Dünyada organize sanayi bölgelerinin yaygınlaşması özellikle 1970'li yıllardan sonra dünya ekonomilerinde yaşanan değişimlerle birlikte, sanayi alanında gelişimini tamamlayamamış ülkelere imalat sanayinin kaydırılması ve dünya pazarı için üretim, teknoloji geliştirme, ürün pazarlama amacıyla OSB'ler yaygınlaşmıştır. Bu çalışmanın amacı Organize Sanayi Bölgelerinin kent istihdamına katkısı; Batman ili esas alınarak, Batman Organize Sanayi Bölgesinin kent istihdamına katkısı araştırılmıştır. Çalışma neticesinde Organize Sanayi Bölgesinde faaliyette bulunan firmaların kent istihdamına katkıda bulunulduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sanayi, Organize Sanayi Bölgesi, Sanayi Devrimi, Batman Organize Sanayi Bölgesi
Temiz üretim uygulamaları: Antalya organize sanayi bölgesinde ISO 14001 çevre yönetim sistemi uygulayan firmalar üzerine bir araştırma
Bu çalışmanın amacı Antalya Organize Sanayi Bölgesi'ndeki (AOSB) işletmelerde ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi'nin (ÇYS) benimsenmesinde etken olan faktörleri ve uygulama sonucu elde edilmesi beklenen iyileşmeleri ele almak ve bunların firma özelliklerine göre farklılık gösterip göstermediğini incelemektir. Bu çalışma, temiz üretim, sürdürülebilirlik, Çevre Yönetim Sistemleri gibi kavramları literatürden yararlanarak açıklamış; ISO 14001 ÇYS'nin reel sektörde uygulanma sebeplerini araştırarak sonuçları, firma özelliklerine göre ayrıştırabilmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Firmaların ISO 14001 ÇYS'ye geçişlerinde etken olan faktörler; finansal faktörler, çevre ile ilgili faktörler, rekabet ile ilgili faktörler ve paydaşlara yönelik faktörler olmak üzere dört başlık altında incelenmiştir. Firmaların ISO 14001 ÇYS uygulamaları sonucu elde ettikleri iyileşmeler; çevre yönetim faaliyetlerinde elde edilen iyileşmeler ve firma genel performansına yönelik etkiler olmak üzere iki başlık altında incelenmiştir. Bu faktörlerin firma özelliklerine göre değişkenlik gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla 14 hipotez oluşturulmuştur. Araştırma için anket yöntemi seçilmiş; daha önce Türkiye çapında uygulanan bir çalışma Antalya Organize Sanayi Bölgesi'nde gerçekleştirilmiştir. Anket yöntemiyle toplanan veriler bağımsız örneklemler T-Testi, tek yönlü varyans analizi (Analysis of Variance-ANOVA), Mann Whitney U Testi ve Kruskal Wallis Testi gibi istatistiksel yöntemlerle her alt ölçek için ayrı ayrı analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda ISO 14001 ÇYS'ye geçişte etken olan finansal faktörlerin ihracat yapma durumuna göre, çevre ile ilgili faktörlerin çalışan sayısına göre, rekabetle ilgili faktörlerin sektöre göre farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Firma beyanlarına göre, ISO 14001 ÇYS'nin uygulanması sonucu çevre yönetim faaliyetleriyle ilgili süreçlerde elde edilen iyileşmelerin çalışan sayısına göre, firma genel performansına yönelik iyileşmelerin satış hasılatlarına göre farklılıklar gösterdiği tespit edilmiştir.
Comparison of mail and web survey modes on firms in organized industrial zones (OIZs)
Although there are studies on the comparison of mail and web survey modes on different populations in terms of data quality indicators in the literature, it is seen that there are very few studies on comparing these two modes on firms. On the other hand, there is no study to compare mail and web survey modes in national literature. At the same time, no study has been encountered in the international literature to compare these two data collection methods in the context of organized industrial zone (OIZ). The purpose of this study is to compare mail and web survey modes in terms of data quality indicators and response rates on the firms in the production stage in OIZs. The research consists of two stages and two different questionnaires, both of which included partly repetitive questions, were applied in internet and mail mode. The number of firms responding to the 1st stage questionnaire of the survey is 847, while the number of firms answering the 2nd stage questionnaire of the survey is 343. As a result of the analyzes, when web survey mode and mail survey mode are compared in the context of response rates, it is seen that web survey mode had a higher response rate. Primacy effect, although not for all, are higher for some questions in web survey mode. In general, the consistency of the answers to repeated questions is high and does not differ by survey mode. Straightlining does not vary by survey mode in general. On the other hand, item nonresponse in mail questionnaires does not differ according to the survey stages. When the findings were evaluated in a holistic approach, it was observed that survey modes did not show a large difference in terms of data quality on the firms in OIZs in the context of Turkey. The findings obtained from this study are generalizable because firms are determined by random sampling. The results are expected to make a significant contribution to both national and international literature in terms of comparing data quality in OIZs. In addition, this study has a special importance because it carries characteristics of establishment survey. Findings and fieldwork determinations indicate that use of web survey mode will be useful in future research for OIZs in Turkey.
Kırgızistan'da tekstil sanayi bölgesine ilişkin fizibilite çalışması
Tekstil ve hazır giyim sektörü bağımsız Kırgızistan'ın tarihinde önde gelen ve hızlıca gelişmekte olan bir sektördür. Ancak buna rağmen sektöre özel kümelenmiş bir sanayi tesislerin bulunmaması sektörün daha da gelişmesine engel olmaktadır. Sektöre özel sanayi sitenin kurulması tüm paydaşlar için fayda sağlayacağı ve ülke ekonomisinin gelişmesini destekleyeceği beklenmektedir. Başka taraftan tekstil sektörü büyük miktarda ucuz insan gücüne talep yaratan bir sektördür. Ayrıca istihdam edilenlerin %90 kadınlardan oluşmaktadır ve onların elde ettikleri gelir ailelerin maddi durumunu doğrudan etkilemektedir. Bu çalışmada öncellikle fizibilite etüdü hakkında teorik bilgi verilmektedir. İkinci bölümde fizibilite etüdünün aşamaları ayrıca incelenmektedir. Üçüncü bölümde ise Kırgızistan tekstil ve hazır giyim sektörünün tarihi ve gündemi araştırılmaktadır. Uygulama kısmında gelecek beş senenin talep tahmini yapılarak hedef sanayi bölgenin kapasitesi belirlenmektedir. Ardından bu kapasiteyi karşılayabilmek için gerekli alan ihtiyacı belirlenmektedir ve kuruluş yeri seçimi uygulaması yapılmaktadır. Anahtar kelimeler: Kırgızistan, hafif sanayi, tekstil, hazır giyim, organize sanayi bölgesi, fizibilite etüdü.
Avrupa Kalite Yönetimi Vakfı mükemmeliyet modeli çerçevesinde kurum kültürünün yapılandırılması ve kurumsal iletişim ile ilişkilendirilmesi; Balıkesir Organize Sanayi Bölgesi örneği
Kurumlar da insanlar gibi yaşayan sistemlerdir. Herhangi bir işletme belirli bir hazırlık sürecinden sonra doğar, gelişir ve hayata tutunamazsa zaman içinde kaybolur. Uzun soluklu işletmelerde yıllar boyunca yaşama şansını sağlayan bazı etkenler vardır. Bunların en önemlisi işletmeye ait kuruluş aşamasında kurucusu tarafından oluşturulmuş ve zaman içinde takip eden yöneticilerin de öncelikle muhafaza ettiği, gelişen teknolojiye bağlı olarak dönem dönem yapılan bazı değişimlerle aslını terk etmeyen köklü bir kurum kültürünün varlığıdır. Kurum kültürleri; kurumlarının değerlerini, varsayımlarını, normlarını, inançlarını, adetlerini, sembollerini, törenlerini, öykülerini, kahramanlarını ve kuruma ait özgün iletişim dilini barındırmaktadır. Kurumlarda McKinsey tarafından 7S modeli ile ifade edilen; ortak değerler, strateji, yapı, sistemler, beceriler, çalışanlar ve yönetim tarzını içeren yedi boyutun etkin olarak kullanılması ile kurumsal kapasite tespit edilebilir. İşletmelerin sahip olduğu kurumsal kapasiteden azami istifade edilebilmesi ve kurumsal gelişim hedeflerine aktif olarak yönlendirebilmesi maksadıyla kurumsal iletişimin işletmede uygulanma seviyesi büyük önem taşır. Yapılan araştırmalar sonucunda; iletişimde, sosyal ilişkilerde ve sembolik yönetimde yetenekli ve başarılı kurucuların, geleneksel yönetim anlayışıyla çalışan veya çalışanların duygularına ve değerlerine fazla önem vermeyip sadece teknik konulara önem veren kuruculara oranla, kurum kültürünü daha fazla etkiledikleri tespit edilmiştir. Bu araştırmalarda liderlerin kültürün şekillenmesine yardımcı olduğu, kültürün de çalışanların şekillendirilmesine katkı sağladığı görülmüştür. Bu bilgiler ışığında tez çalışmasına başlarken öncelikle kurum kültürünü, kurumsal davranış modellerini ve kurumsal bağlılığın önemini incelemenin uygun olacağı değerlendirilmiştir. Kurumların yönetiminde vazgeçilmez unsur olan kurumsal iletişim ile bu kapsamdaki düşünce ve teorilerin neleri kapsadığı hatırlatılmıştır. Modern Yönetim anlayışına geçiş sürecinde başlayan kalite, Toplam Kalite Yönetimi, sürekli gelişim ve EFQM Mükemmellik Modelinin kurumların değerlerine katkıları üzerinde durulmuştur. Klasik yönetim teorilerinden bugün gelinen aşamaya kadar değişen ve gelişen yönetim teorileri tanıtılmıştır. Tez çalışmasında; örneklem seçilen bir işletmede EFQM Mükemmellik Modeli uygulanarak, işletmenin kurumsal iletişiminin iyileştirilmesi sonucunda işletmenin başarı puan ile diğer kriterlerinde olumlu etkilerinin ölçülmesini esas alan bir saha araştırılması yapılmıştır. Anahtar Sözcükler: Kurum Kültürü, Kurumsal İletişim, Toplam Kalite Yönetimi (TKY), Avrupa Kalite Yönetim Vakfı, Mükemmellik Modeli.
Sürdürülebilir kalkınma odaklı yeni bir model: Yeşil organize sanayi bölgesi yaklaşımı Türkiye uygulamaları
Bu tez, sürdürülebilir kalkınma odaklı yeşil organize sanayi bölgelerinin ekonomik gelişmişlik düzeyinin araştırılması amacıyla hazırlanmıştır. Çalışmada sürdürülebilir kalkınmanın sağlanmasında yeşil organize sanayi bölgesi yaklaşımı Türkiye özelinde incelenmiş ve literatür taranmıştır. Araştırmada, Konya Karapınar Kalyon Güneş Enerjisi A.Ş (KKKGES) sanayi bölgesi ile gerçekleştirilen görüşme çalışmasının sonuçları, nitel ve betimsel araştırma yöntemleriyle kapsamlı bir şekilde değerlendirilmiştir. Konya Karapınar Kalyon Güneş Enerjisi A.Ş. Örneklem oluşturmak için yüz yüze görüşmelerden yararlanılmıştır. Araştırmanın önemli bulguları arasında; sürdürülebilir kalkınma ile gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak noktasında; Atık yönetimi, atıkların geri dönüşümü, yenilikçi ve doğaya en az zarar veren teknolojinin kullanılması, doğal kaynakların korunması ve sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması amacıyla yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının arttığı görülmektedir. Araştırma sonucunda; Sürdürülebilir kalkınmanın odağında yeni bir model olan yeşil organize sanayi bölgesi yaklaşımı ile dünyadaki organize sanayilerin bu model doğrultusunda gelişiminin vurgulanması amaçlanmaktadır. Türkiye ekonomisinde geleneksel organize sanayi bölgesi yaklaşımından yeşil organize sanayi bölgesi yaklaşımının gelişmesiyle birlikte çevreye zarar veren yatırımlar azaltılarak yeşil üretim ve yeşil dönüşüm bölgeleri oluşturulabilecek ve bu yaklaşımın Türkiye için uygunluğu vurgulanmıştır. Coğrafi konum özellikleri ve yeşil organize sanayi bölgesi yaklaşımı geliştirilebilir.
Firmalar arası işbirliklerinin inovasyona etkisinin analizi: Ankara İvedik Organize Sanayi Bölgesi medikal sektörü
Despite the general idea of collaboration within clusters leads more innovative activities, there is not enough empirical work for justifying. This thesis examines the relation between inter-firm collaboration and innovation within Medical Sector Cluster firms of Ivedik Organized Industrial Zone in Ankara, Turkey. A questionnaire is applied to 44 firms of the cluster to collect data and measure the firms' collaboration existed for innovation, to find the innovation dynamics that characterize the cluster and to see how collaboration is carried out between firms. Results implied that firms tend not to collaborate within the cluster, therefore there is not a significant relation between collaboration and innovation within the cluster although innovative activities exists. Reluctance of the firms to collaborate was explained by trust problems and by the fact that most firms procure technologies from outside of Turkey. This thesis also provides some useful recommendations for further studies on the collaboration and innovation topics within clusters of Turkey.
İnsan kaynakları yönetimi uygulamaları, kariyer tatmini ve iş performansı: Osmaniye Organize Sanayi Bölgesi'nde bir araştırma
Bu çalışmada insan kaynakları yönetimi uygulamalarının kariyer tatmini ve iş performansına etkisi incelenmiştir. Bu amaçla insan kaynakları yönetimi uygulamalarının alt boyutları olan personel seçimi, eğitim ve geliştirme, performans değerlendirilmesi, ücretlendirme ile tek boyut olan iş performansının ve kariyer tatmininin ilişkileri değerlendirilmiştir. Araştırma, Osmaniye Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren 50 farklı işletmede 208 tane beyaz yakalı çalışan üzerinde gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda insan kaynakları yönetimi uygulamaları için Türen, Gökmen, Tokmak (2013)'a ait ölçekten faydalanılmıştır. İş performansı için Aydemir (2013) ve Veerasamy, Sambasivan, Kumar (2013) ölçekleri kullanılmıştır. Kariyer tatminine yönelik çalışanların algılarını ölçmek amacıyla Greenhaus (1990)'un ölçeği kullanılmıştır. Ölçekler Beşli Likert ile yapılandırılmıştır. Toplanan veriler istatistik programıyla incelenmiştir. İKY uygulamaları ile iş performansı ve kariyer tatmini arasında pozitif yönlü bir ilişki bulunmaktadır. Bu ilişkinin etkin bir şekilde koordine edilmesi ve personele verilen eğitimlerle desteklenmesi işletmenin "verimlilik" ve "karlılık düzeyini" artırmanın yanında müşteri memnuniyeti ve kaliteli hizmet anlayışı açısından etkili olacaktır. Anahtar Kelimeler: İnsan kaynakları yönetimi, insan kaynakları yönetimi uygulamaları, kariyer tatmini, iş performansı.
Eskişehir organize sanayi bölgesinin şehrin ekonomisine ve sanayiine katkısı
Organize sanayi bölgesi ve çevre sorunlarının ekonomik yönden incelenmesi
ÖZET Günümüzde pek çok ülke, teknolojideki hızlı ilerlemeye paralel olarak yoğun bir sanayileşme dönemine yaşamaktayken gelişme çabası içinde olan bazı ülkeler de kendilerini ister istemez bu sanayileşme yarışını içinde bulmaktadırlar. Çünkü günümüzde ekonomik refahın, sosyal huzurun ve siyasal istikrarın büyük ölçüde sanayileşme ile mümkün olacağı düşünülmekte; ekonomik ve sosyal kalkınmanın, güçlü, kararlı, dengeli ve planlı sanayileşme politikasının uygulamasına bağlı olduğu kabul edilmektedir. İşte bu aşamada Organize Sanayi Bölgelerinin önemi çok büyüktür. Sanayileşme hareketinin, belirli bir çerçevede, plan ve programlara bağlı olarak yürütülmesi için Organize Sanayi Bölgeleri uygulaması, düzenli şehirleşmeyi sağlamada ve üretim faaliyetlerini aynı alanda toplamanın yanı sıra çevre sorunlarına çözüm getirme açısından çok önemlidir. Ekonomik gelişme devam ettiği ve hızlandığı oranda çevre sorunları da artmakta ve gelişmektedir. Ama sanayileşmenin meydana getirdiği çevre sorunları, çok daha önemli olmakta ve çevre bozulmasının asıl sanayileşmenin bir sonucu olduğunu görmekteyiz. Çevre sorunları zaman içinde biriken ve etkileri de uzun süreli olan sorunlardır. Daha ileride çözüm getirilmesi düşüncesi maliyetleri de arttırmaktadır. Ayrıca kirlenmenin yükünü kimlerin hangi oranlarda bölüşeceği önemli bir sorundur. Günümüzde böyle bir yükü hiç bir kuruluş yüklenmek istemeyecek ve başkalarına yüklemeye çalışacaktır. Bundan dolayı da çevre sorunları ekonomiyle çok yakından ilişkilidir. Ayrıca çevre sorunlarının çözümünde alınacak önlemler ise maliyetleri ilgilen dirdiği için ve firmalar karlarını en yüksek, ya da maliyetlerine en düşük kılabilmek için gereken önlemler ekonomik yönden alınmamaktadır. Bu nedenlerle, firmaların yaptıkları üretim ve bunun topluma sağladığı refah yanında neden oldukları kirliliğe kontrolde uygulayacakları teknikleri belirlemede bazı alternatif politika araçları mevcuttur. Bunlar kirliliği kontrol vergisi, çeşitli çevre standartları koyma, tabiata dökülen kirliliği ve hatta üretim miktarını sınırlama, kredi ve sübvansiyonlardır. Bunlardan vergilemenin ve dikkatli kullanılmak koşulu ile kredilendirmenin daha uygun politika araçları olduğu görülmüştür. Ülkemizin sanayi yapısına uygun, gelişmeyi engellemeyecek çevrenin, titizlikle korunmasını sağlayacak tedbirlerin ülkemizde de uygulanması, halen mümkün olacağı gibi yeni kurulacak sanayi tesislerinin yaratabileceği çevre sorunları da orta dan kaldırmaktır. İşte Organize Sanayi Bölgeleri, sanayinin gelişmesini teşvik edici yönü yanında, çevre kirliliğinin denetiminde de imkanlar sağlamaktadır. Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi de, kalkınma ve sanayileşme amaçlarına ulaşmanın yanında, çevre sorunlarının çözümü açısından da istenilen hedefe ulaşmaktadır.
Organize sanayi bölgeleri ve Tokat Organize Sanayi Bölgesi uygulaması
YÜKSEK LİSANS TEZ OZU ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ VE TOKAT ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ UYGULAMASI HAhmet ALP AT İktisat Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Mayıs-2000 Danışman: Doç.Dr.Mustafa ÖZER Türkiye'de organize sanayi bölgeleri giderek yaygınlaşmaktadır. Ülkemizde 40 yıldır uygulanmakta olan organize sanayi bölgeleri ile yatırımlar istenilen bölgelere yönlendirilmektedir. Sanayi işletmelerinin altyapı ihtiyaçları organize sanayi bölgeleri ile sağlanmaktadır. Organize sanayi bölgeleri ile sanayi gelişmekte, bölgesel dengeli kalkınma sağlanmakta ve sanayi işletmelerinin çevreye yaptıkları zararlar önlenmektedir. Gelişmekte olan ülkelerin ekonomileri orta ve küçük boy işletmeler dayanmaktadır. Ülke içerisinde bu tip işletmelerin yaygınlaşması organize sanayi bölgeleriyle sağlanabilmektedir. Bu çalışmada ülkemizde önemi çok büyük olan organize sanayi bölgeleri incelenmeye çalışılmıştır. Ayrıca Tokat Organize Sanayi Bölgesi kapsamlı bir şekilde incelenmiş ve sorunları tespit edilmeye çalışılmıştır. Birinci bölümde organize sanayi bölgelerinin teorik yapısı incelenmiştir. Organize sanayi bölgesi kavramı, amaçları ve uygulama ilkeleri ile önemi ortaya konulmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde Türkiye'deki gelişimi, planlanması ve yönetim yapısı incelenmeye çalışılmıştır. Tokat Organize Sanayi Bölgesi ayrıntılı biçimde üçüncü bölümde incelenmiştir. Dördüncü bölümde Tokat Organize Sanayi Bölgesi'nin sorunları ortaya konulmaya çalışılmıştır.
Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi'nde entegre katı atık yönetimi uygulaması
Bu çalışmada, 1973 yılında kurulan Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi'nde (EOSB) yer alan tüm tesisler evsel ve endüstriyel atık türü ve miktarları yönünden araştırılmış, mevcut durum saptanmış ve sektör bazında değerlendirmeler yapılarak tüm bölge için entegre katı atık yönetimi stratejisi belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışmanın, ekonomik ve sosyal açıdan bütünlük sağlayan organize sanayi bölgelerinin çevresel yönetimlerinde, önemli bir veri kaynağı oluşturacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Organize Sanayi Bölgesi, Endüstriyel Katı Atıklar, Entegre Katı Atık Yönetimi.
Organize sanayi bölgelerinin kent ekonomisine katkısı: Malatya örneği
Sanayi, ülkelerin gelişmesinde ve ekonomik kalkınmada önemli rol oynamaktadır. 18.yüzyılda İngiltere'de başlayan ve kısa zamanda Avrupa'ya yayılan sanayileşme, Avrupa'da ve dünyada önemli değişikliklere yol açmıştır. Öncelikle toplumsal sınıfların yapısında önemli bir değişiklik yaşandı ve Burjuva-İşçi Sınıfı ayrımı derinleşmeye başladı. Sanayinin gelişmesi kentlerde nüfusun artmasına neden olmuş, kentleşmeyi etkilemiştir.Bir başka açıdan hızla sanayileşen ve üreten ülkeler, büyümeye başlamış ve uluslar arası alanda söz sahibi olmuşlardır. Sanayinin kalkınmada öncelikli olduğu kanıtlanmıştı. Bu durum ise, sanayinin daha planlı ve programlı yürütülmesi gerektiğini gösterdi. Bu planların başında Organize Sanayi Bölgeleri'ni yaygın hale getirmek vardı. Çünkü Organize Sanayi Bölgesi ile sanayi belirli bir alanda toplanmış olacak ve özellikle kentleşme açısından önemli katkı sağlayacaktı. Ayrıca yatırımcılara ekonomik kolaylıklar ve fırsatlar sunmaktaydı.Bu çalışmada öncelikle sanayinin ortaya çıkışı, sanayi bölgelerinin oluşturulması, sanayi bölgelerinin Organize Sanayi Bölgesi haline gelmesi konuları üzerinde durulmuştur. Çalışmada ayrıca, Malatya Organize Sanayi Bölgesi hakkında gerekli bilgiler aktarılarak sonuç bölümünde Organize Sanayi Bölgeleri'nin gelişimi için önerilerde bulunulmaktadır.
The effects of Arab Spring on Turkish foreign trade: A case study of Gebze Organized Industrial Zone
This research was conducted to investigate the effects of Arab Spring on Turkish foreign trade. The questionnaire form created in line with the purpose of the research was applied to the representatives from 74 companies engaged in foreign trade at the Gebze Organized Industrial Zone in the province of Kocaeli. SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 22.0 program was used to evaluate the data obtained from the questionnaires. Percentage and frequency analyzes were used in the determination of the descriptive characteristics of the companies and mean and standard deviation statistics were used in the determination of the impacts of Arab Spring on the Turkish Foreign Trade. Correlation analysis, t-test, one-way Anova test and Scheffe tests were applied as hypothesis tests. As a result of the research, it was determined that the Arab Spring had a low impact on Turkish foreign trade. In addition, it was established that the impacts of the Arab Spring on the Turkish foreign trade differ according to the products ranges of the companies, the countries they trade with and the age of the company manager while it does not differ according to the sector in which the company operates and how long the company is in its respective sector and the legal status of the company. Key words: Arab Spring, Foreign Trade, Turkish Foreign Trade
The role of the internet in foreign trade and the use of internet in the foreign trade activities of the companies in the Gebze Organized Industrial zone
This research has been carried out to determine the extent, in which companies use the internet in their corporate operations and foreign trade transactions, and also to examine the level of utilization of the Internet in terms of corporate functions and foreign trade in terms of the characteristics of the companies (the sector, the countries where they export and import the most, etc.). Questionnaire form which was formed in line with the purpose; and applied to the company managers of 106 companies in the Organized Industrial Zone of Gebze, Kocaeli. SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 22.0 program was used to evaluate the data obtained from the questionnaires. percentage and frequency analysis were used to determine the descriptive characteristics of companies, mean and standard deviation statistics were used to determine the corporate operations and internet usage in foreign trade transactions. T-test, One-way Anova eTst and Scheffe Tests were applied as hypothesis tests. As a result of the research, it has been determined that companies benefit from internet in their corporate operations and foreign trade transactions in high level, but they cannot benefit from the internet in order to take orders and their pricing processes as much as other transactions. It was determined that the levels of Internet usage in corporate operations and foreign trade transactions in terms of the descriptive characteristics of companies were differed. In particular, it is found that companies with less than 1 year of activity, or have foreign trade with fewer countries, or total share of foreign trade in their overall trade have less share of Internet usage. Key words: Foreign trade, import, export, corporate internet use
Bir finansman aracı olarak finansal kiralama ve Konya Organize Sanayi Bölgesinde bir araştırma
Günümüzde ĠĢletmeler, küreselleĢen dünyada yatırımlarının finansmanında yaygın olarak kullandıkları yöntem finansal kiralama yöntemidir. Finansal kiralama, "zenginlik; bir varlığa sahip olmaktan çok onu kullanmakta yatar" mantığına dayanan, iĢletme sermayesine dokunulmadan ihtiyaçların karĢılandığı alternatif bir yatırım finansmanı yöntemidir. Finansal kiralama; belirli bir süreç için kiralayan ve kiracı arasında düzenlenen, üreticiden kiracı tarafından seçilerek, kiralayan tarafından satın alınan malın mülkiyetini kiralayanda, kullanımını ise kiracıda bırakan bir anlaĢmadır. Ülkelerdeki ekonomik durumun göstergelerinden en iyisi sayılan finansal kiralama yöntemi, ülkemizde 1985 yılında kullanılmaya baĢlamıĢ yıllar itibariyle kullanımı artmıĢtır. Türkiye‟deki bu finansman yönteminin iĢlem hacminde göreceli olarak bir yükselme söz konusu olsa da gerçekleĢtirilen finansal kiralama iĢlemlerinin mali sektör içerisindeki payı geliĢmiĢ ülkelerle göre gerilerde kalmıĢ ve istenilen seviyeye ulaĢamamıĢtır. Türkiye‟de gerçekleĢen finansal kiralama iĢlemlerindeki artıĢ eğilimi son yıllarda azalmaya baĢlamıĢtır. YapmıĢ olduğumuz bu çalıĢmada amacımız ĠĢletmelerin finansman aracı olarak kullandıkları finansal kiralama yönteminin genel özelliklerini bütün hatlarıyla ortaya koymaktır. ÇalıĢmamızın uygulama bölümünde Konya ilindeki Konya Organize Sanayi Bölgesindeki iĢletmelere anket çalıĢması uygulanarak iĢletmelerin finansal kiralama (leasing) finansman yöntemine bakıĢ açıları tespit edilmeye çalıĢılmıĢtır. Anahtar Kelimeler: Finansal Kiralama, Finansman Yöntemleri, ĠĢlem Hacmi, Konya Organize Sanayi Bölgesi
Küreselleşme sürecinde serbest bölgelerin Türkiye dış ticareti üzerine etkileri
İnsanlar tarih boyunca dünya nimetlerinden ihtiyaçlarını karşılamak doğrultusunda en iyi şekilde faydalanma yarışına girmişler ve bu kapsamda ellerindeki üretim olanaklarıyla en çok çıktıyı elde etmek istemişlerdir. Belli bir noktada üretim imkanlarının azalması ama nüfusun artmaya devam etmesi ihtiyaçlarını karşılamak için üretim yapmak zorunda olan ülkeleri de başka kaynaklara yönlendirmiş ve günümüzde küreselleşmenin temelini oluşturan gelişmeler yaşanmıştır. Bu sisteme göre çevredeki kaynaklar ana kıtaya transfer edilmekte ve ana kıtanın ihtiyacı olan hammadde ve ara mamuller ile tüketime hazır ürünler ana kıtadaki ihtiyacı karşılamaktadır.Sonraki zamanlarda ana kıtada oluşan üretim fazlalıkları için yeni pazarlar aranmış ve yine bu sömürgeleştirilen ülkeler seçilmiştir. Bu da karşılıklı ticaret sistemlerinin oluşmasına katkı sağlamıştır. Ülkeler arası ticaretin gelişmesi ile hem küreselleşme yaygınlık kazanırken diğer taraftan da dış ticaret gelişmekte bunun sonucu olarak da ülke ekonomileri gelişim göstermiştir.Ülke ekonomileri globalleşen dünya ile birlikte kaynaklarını ve ekonomik etki alanlarını genişletmek için yeni yollar aramaya başlamışlardır. Bu amaçla işletmelerin ve uluslararası ticarette faaliyet gösteren çok uluslu şirketlerin hareket alanlarını genişletmek ve ülkelerarası ticareti geliştirmek için serbest bölgeler oluşturulmuştur.Bu çalışmada Globalleşme, Globalleşme açısından Serbest Bölgeler ve Serbest Bölgelerin Türkiye'deki durumu incelenmiştir.Birinci bölümde, genel olarak küreselleşme ve serbest bölge kavramlarına değinilmiştir. Bunların çeşitleri, nedenleri, tarihsel gelişimi ve etkileme kanalları incelenmiştir.İkinci bölümde Türkiye'deki serbest bölgelerin tarihsel gelişimi ve faaliyette bulunan serbest bölgeler incelenmiştir.Üçüncü ve son bölümde Türkiye'de faaliyette bulunan serbest bölgelerin ekonomiye etkileri ile serbest bölgelerin başarısını etkileyen faktörler değerlendirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Küreselleşme, Serbest Bölgeler, Dış Ticaret
Kadınların kariyer engelleri ile örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkiyi ölçmeye yönelik Ankara'daki OSB'lerde bir araştırma
Bu çalışmanın temel amacı, kadınların kariyer engelleri algıları ile çalıştıkları işyerlerindeki örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma için gerekli veriler, Ankara'da faal halde bulunan Organize Sanayi Bölgeleri'ndeki kadın çalışanlardan anket yoluyla elde edilmiştir. Kariyer engellerini ölçmek için İnandı (2009) tarafından geliştirilen 26 ifadeden oluşan ölçek ve örgütsel bağlılık için de Dağlı vd. (2018) tarafından geliştirilen 18 ifadeden oluşan ölçek kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi, bu OSB'lerde çalışan kadınlar arasından basit tesadüfi örneklem yoluyla seçilen 600 kişiden oluşmaktadır. Araştırma hipotezlerini test etmek için öncelikle geçerlilik ve güvenilirlik analizleri yapılmıştır. Daha sonra ölçeklere faktör analizi uygulanmıştır. Bunlardan sonra tek faktörlü varyans analizi ve kariyer engelleri ve örgütsel bağlılık arasındaki ilişkiyi ölçmek için korelasyon ve regresyon analizleri gerçekleştirilmiştir. Analizler sonucunda, kadınların kariyer engellerine ilişkin algılarının örgütsel bağlılık üzerinde negatif bir kısmi etkisinin olduğu görülmüştür. Ayrıca kadın çalışanların medeni durumuna göre toplumsal cinsiyet kalıp yargıları durumuna ilişkin görüşlerinde anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışmanın bulgularının özellikle imalat sanayinde faaliyet gösteren firmalarda çalışan kadınlar üzerinde yapılmış ilk çalışma olması açısından literatüre önemli bir katkı sağlayacağı ve uygulama açısından da önemli ipuçları taşıdığı değerlendirilmektedir.
Moving object detection in industrial line application
In this thesis, a comparison study of moving object detection methods in industrial line application is presented. This comparison includes the consuming times, and the detection accuracy. According to consuming time, the methods are sorted into three groups (A, B, C).Groups A and B are including the methods those consuming a large time, thus they didn't used for our application, while group C includes the methods with low consuming time. According to the detection accuracy, group C methods are compared one with each other to select the best method. The Misclassification rate (MR) is used to do this comparison. Some applied methods gave good results in detection but with high consuming time, others have problems in detection but with low consuming time. In this thesis a new method is presented using a combination between method 5 (the statistical morphological operation with the minimal bounding box) and method 6 (canny edge detection), this presented method classified as group C method, it did well in detection and consuming low time, thus it is used in the application of our thesis.The application set of our thesis consists of a prototype conveyer belt derived by a servo motor implemented especially for our work, robot arm type Rios, and a stationary camera mounted on the top of the conveyer built. In our application five random types of objects are used, the location, size (area in pixels), and orientation for the region of interest (theobjects) are detected depending on the images captured by the camera. When the object enters camera's scope, a captured image enters an image processing operation to detect the object, remark its features, and use it to make a robot arm go to the correct location to reach the object there, grip the object and move it to another location. Due to the MR results, it is obvious to notice that method 7(Statistical Morphological Operation with MBR and Edges Detection)is gave the best results in the detection for all the used objects, according to that, method 7 is used in the implementation of the thesis application.
İnsan kaynakları açısından iş tatmininin örgütsel bağlılığa etkileri Başkent OSB metal iş görenleri örneği
Günümüz iş dünyasında örgütlerin, ayakta kalabilmek ve varlıklarını devam ettirebilmek için insan faktörünü en iyi bir şekilde kullanması gerekmektedir. Örgütün amaç ve hedeflerine ulaşması, örgütün değerlerine bağlı, örgütün hedef ve amaçlarını kendi amaç ve hedefleri gibi benimseyen işinden tatmin olan işgörenlere bağlıdır. Bu da çağdaş yönetim anlayışında işinden tatmin olan işgörenlerin örgüte olan bağlılığı ile mümkün olabilmektedir. Bu araştırmanın temel amacı, işgörenlerin iş tatmini ve örgütsel bağlılık düzeylerini belirlemek, Sosyo-demografik özellikler ile iş tatmini ve örgütsel bağlılık düzeyleri arasındaki ilişki, farklılıkları ortaya koymaktır. Araştırmanın evrenini Başkent OSB metal sektöründe mevcut olan 77 işletmede çalışan 2500 işgören oluşturmaktadır. Örneklem ise 2500 çalışan arasından basit tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilen 249 işgörendir. Araştırmada genel tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli temel alınmıştır. Araştırmaya katılan işgörenlerin iş tatmin düzeylerinin ölçülmesinde 20 sorudan oluşan Minnesota iş tatmini ölçeğinin kısa formu, örgütsel bağlılığın ölçülmesinde ise üç boyutlu Allen ve Meyer örgütsel bağlılık ölçeği kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS 21.0 istatistik programı kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırmanın problem ve alt problem durumları ile hipotezlerin cevaplanabilmesi için, Kruskal Waillis H testi, Mann Whtitney U testi, Leevenc F testi, T testi, Bağımsız gurup T testi, Tek Yönlü Varyans (Anova) analizi ve Spearman Brown Sıra farkları Korelasyon Katsayısı yöntemleri ile analizler yapılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre iş tatmini ile örgütsel bağlılık arasında pozitif yönde orta düzeyin üstünde anlamlı bir ilişkinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, işgörenlerin iş tatmin düzeyleri alt boyutları (içsel-dışsal) ile örgütsel bağlılık düzeyi alt boyutları (duygusal-devam-normatif) arasında anlamlı ilişkilerin bulunduğu gözlemlenmiştir. İş görenlerin Sosyo demografik görüşlerine göre örgütsel bağlılıkta yaş değişkeni dışındaki diğer değişkenlerde anlamlı farklılıklara rastlanmadığı sonuçlarına ulaşılmış olup, bu sonuçlar ışığında işgörenler ve işveren örgütler yönetim ve İKY politikalarına ışık tutması açısından öneriler geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: İş tatmini, örgütsel bağlılık, işgören.
Muhasebede hata ve hilelerin ortaya çıkartılması ve engellenmesinde iç kontrolün rolü: Kayseri OSB'de bir uygulama
Günümüzde küreselleşmenin artması ile birlikte ekonomik yapıda, teknolojik gelişmelerin ve buna bağlı olarak ticari işlem çeşitliliğinin artması muhasebe sisteminde ortaya çıkacak hata ve hileleri arttırmaktadır. Bu artış finansal tabloları analiz ederek karar verecek olan paydaşların kararlarında yanılmalarına sebep olacaktır. Son zamanlarda artan hileli işlemler teknolojinin de gelişmesi ile birlikte önüne geçilemez bir hal almaktadır. Hileli işlemler işletmeye maddi zarar vermekle kalmayıp işletmenin imajının sarsılmasına, işletmenin iflas etmesine ve paydaşların mağdur olmasına sebep olmaktadır. İşletmeler açısından hilelerin tespit edilmesi ve önlenmesi zordur. Dolayısıyla hile tespit edilene kadar işletmeler ağır darbeler alacaktır. Yaşanan bu olumsuzluklar iç kontrol sistemine duyulan ihtiyacı beraberinde getirmiştir. İşletmenin muhasebe sisteminde hata ve hilenin yaşanmaması için etkin bir iç kontrol sisteminin olması gerekir. İç kontrol sistemi işletmenin faaliyetlerinin aksamaması ve işletmenin belirlemiş olduğu hedeflere ulaşmak için işletmelerde bulunması gereken bir sistemdir. Etkin bir iç kontrol sistemi işletme varlıklarının korunması, varlıkların etkin ve verimli kullanılması ve finansal tablolara olan güveni sağlamaktadır. Muhasebede hata ve hilelerin engellenmesinde iç kontrolün rolü başlıklı bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde genel olarak hata ve hile kavramlarına, hata ve hilenin yaygınlığı, hata ve hile türlerine değinilmiştir. İkinci bölümde kontrol ve iç kontrol kavramları, iç kontrolün amaçları, iç kontrolün türleri, iç kontrolle ilgili Türkiye ve dünyada yapılan yasal düzenlemeler ve hata ve hile ile ilgili Türkiye'de ve dünyada karşılaşılan skandallara yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise muhasebede hata ve hilenin ortaya çıkartılması ve önlenmesinde iç kontrolün etkinliğini ölçmek için nicel veri toplama yöntemi olan anket yöntemi kullanılmıştır. Anahtar kelimeler: Hata, Hile, İç Kontrol, Organize Sanayi Bölgesi, Kayseri
Gaziantep organize sanayi bölgesinde tersine lojistiğin değerlendirilmesine yönelik bir araştırma
Günümüzde firmalar arasında küreselleşmeden kaynaklanan çetin bir rekabet ortamı mevcuttur. Tersine lojistik faaliyetleri ise bu rekabet ortamında işletmelerin fayda sağlayabilecekleri bir çalışma alanı haline gelmiştir. Bu bağlamda tersine lojistiğin sistematik olarak ele alınması gerekmektedir. Ekonomik ve çevresel nedenler, kurumsal ve sosyal sorumluluklar, yasalar, doğal kaynakların korunması, daha az malzeme ve kaynak tüketimi gibi nedenlerden dolayı tersine lojistik faaliyetlerinin işletmeler açısından önemi oldukça artmıştır. Tersine lojistik faaliyetleri içinde birçok konu ele alınmaktadır. İade alınan ürünlerin toplanmasından başlayarak; ayrıştırılması, sınıflandırılması, bakımı, en az zararla bertarafın gerçekleştirilmesi, sınıflandırma sonucu oluşan yarı mamul veya atıkların yönetimi tersine lojistik faaliyetleri içinde yer almaktadır. Gelişmiş ülkelerde oldukça popüler olan tersine lojistik faaliyetleri, ülkemizdeki farkındalık veya sistematik uygulama eksikliklerinden dolayı yeterince üzerinde durulan bir konu değildir. Bu çalışmada Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren firmaların tersine lojistik konusundaki farkındalıkları anket yoluyla ölçülmüştür. Firmaların tersine lojistik bilgi düzeylerinin ortalamanın üstünde olduğu tespit edilmiştir. Ancak sistematik uygulama ve çalışanların eğitiminin eksik olduğu gözlemlenmiştir.