Swimming
87 theses under this subject heading
Yüzme sporu yapan çocukların antropometrik özellikleri, bazı fiziksel uygunluk parametreleri ve yüzme performansları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışma, yüzme sporu yapan çocuklarda antropometrik özellikler, bazı fiziksel uygunluk parametreleri ve yüzme performansları arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Bu çalışmada araştırma grubunu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübünde düzenli olarak yüzme antrenmanlarına devam eden, yaş ortalamaları 10,00±0,83 yıl olan 24 kız çocuk ile yaş ortalamaları 9,91±0,82 yıl olan 24 erkek çocuk olmak üzere toplam 48 lisanslı yüzücü çocuk oluşturmuştur. Araştırma kapsamında, yüzücü çocukların antropometrik özellikleri (boy uzunluğu, vücut ağırlığı, kulaç sıklığı, oturma boyu uzunluğu, kulaç boyu uzunluğu, el uzunluğu, el genişliği, ayak uzunluğu), bazı fiziksel uygunluk özellikleri (sağ ve sol el kavrama kuvvetleri, esneklik, denge ve durarak uzun atlama) ve 50 metre yüzme performansları ölçülmüştür. Araştırmaya katılan, yaş ortalamaları 10,00±0,83 yıl olan kız çocukların, vücut ağırlıkları 35,35±8,25 kg ve boy uzunlukları 142,29±8,57 cm; yaş ortalamaları 9,91±0,82 yıl olan erkek çocukların, vücut ağırlıkları 36,25±8,25 kg ve boy uzunlukları 140,91±6,92 cm olarak tespit edilmiştir. Kız ve erkek yüzücü çocukların, antropometrik özellikleri arasında istatiksel açıdan herhangi anlamlı bir farklılık bulunamazken (p>0,05), fiziksel uygunluk özellikleri açısından sadece esneklik değerleri arasında anlamlı bir farklılık (p<0,05) tespit edilmiş, yüzme performansları ve diğer fiziksel uygunluk özellikleri arasında istatiksel açıdan herhangi anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır (p>0,05). Kız çocukların, 50 metre serbest stil yüzme performansı ile kulaç uzunluğu, oturma yüksekliği, el uzunluğu, el genişliği ve ayak uzunluğu değişkenleri arasında negatif yönde anlamlı ilişkiler bulunurken (p<0,05), ayak genişliği ile 50 metre yüzme performansı arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır (p>0,05). Kız çocukların, 50 metre serbest stil yüzme performansı ile sağ el kavrama kuvveti, sol el kavrama kuvveti, esneklik, durarak uzun atlama ve denge arasında negatif yönde anlamlı ilişkiler bulunmuştur (p<0,05). Kız çocukların, sağ el kavrama kuvveti ile kulaç uzunluğu, oturma yüksekliği, el uzunluğu, el genişliği, ayak uzunluğu ve ayak genişliği arasında pozitif yönde; sol el kavrama kuvveti ile kulaç uzunluğu, oturma yüksekliği, el uzunluğu, el genişliği, ayak uzunluğu ve ayak genişliği arasında pozitif yönde; denge ile kulaç uzunluğu, oturma yüksekliği, el uzunluğu, el genişliği ve ayak uzunluğu değerleri arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler bulunmuştur (p<0,05). Araştırmaya katılan erkek çocukların, 50 metre serbest stil yüzme performansı ile kulaç uzunluğu arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki bulunurken (p<0,05), diğer antropometrik özellikler ile 50 metre yüzme performansı arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır (p>0,05). 50 metre serbest stil yüzme performansı ile durarak uzun atlama değerleri arasında negatif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur (p<0,05). Erkek çocukların, sağ el kavrama kuvveti ile kulaç uzunluğu, el uzunluğu, el genişliği ve ayak uzunluğu arasında pozitif yönde; sol el kavrama kuvveti ile kulaç uzunluğu, el uzunluğu ve ayak uzunluğu arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler bulunmuştur (p<0,05). Sonuç olarak, araştırmadan elde edilen bulgulardan hareketle, bu yaş grubu yüzücü çocuklarda antropometrik özellikler ile bazı fiziksel uygunluk özelliklerinin yüzme performansı üzerinde belirleyici rol oynadığı, yapılacak antrenmanlarda bu özelliklerin gelişimi üzerine düzenli şekilde uygulanacak çalışmalarla yüzme performansında da istenilen yönde bir gelişim sağlanabileceği söylenebilir. Anahtar Kelimler: Yüzme, Antropometri, Fiziksel Uygunluk, Performans.
Farklı antrenman programlarının yüzücülerde antropometrik ve motorik özelliklere etkisi
Bu çalışmanın amacı farklı antrenman programlarının yüzücülerde antropometrik ve motorik özelliklere etkisinin araştırılmasıdır. Araştırmaya Çorum ili'nde 9-11 yaş arasında spor yaşı en az 2 yıl olan 45 kişi katılmıştır. 3 farklı çalışma grubu (elastik bant + yüzme; kara + yüzme; yüzme) oluşturularak 12 haftalık antrenman programı uygulanmıştır. Araştırmada, bazı antropometrik ve motorik özellikler ile 50 m serbest stil yüzme performansları ölçümü antrenman öncesi, 4, 8 ve 12. hafta olmak üzere 4 tekrarlı olarak yapılmıştır. İstatiksel analiz olarak, kategorik değişkenler için tanımlayıcı istatistikler verilmiştir. Parametrik test varsayımları sağlanmadığı için Kruskal Wallis analizi, farklılığın hangi gruplardan kaynaklandığını belirlemek için Mann Whitney U testi yapılmıştır. Antropometrik olarak; gruplar arasında bacak, kol, el ve kulaç uzunluğu, biceps, üst bacak, göğüs, bel, kalça çevresi, omuz ve pelvis çap ölçümlerinde istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılık (p<0,05); motorik özelliklerde, dikey sıçrama, kol kuvveti, sürat, üst gövde kuvveti ve 50 m serbest stil yüzme performanslarında istatiksel olarak anlamlı düzeyde farklılık bulunmuştur (p<0,05). Boy, vücut ağırlığı, vücut yağ yüzdesi, el bilek, diz ve ayak bilek çapı, uzun atlama, esneklik, aerobik ve denge testi parametrelerinde ise anlamlı düzeyde farklılık görülmemiştir (p>0,05). Sonuç olarak, elastik bant antrenmanı yapan grupta, biceps çevre, dikey sıçrama, esneklik, aerobik kapasite ve üst gövde kuvvetinde; kara antrenmanı yapan grupta ise, üst bacak, göğüs çevre, uzun atlama, kol kuvveti, sürat, denge parametrelerinin daha iyi olduğu görülmüştür. 50 m serbest stil yüzme performansında ise kara antrenman grubunun elastik bant grubuna göre daha fazla iyileşme sağladığı söylenebilir.
Antropometrik ve motorik becerilerin yüzme performansı üzerine etkisinin incelenmesi
Antropometrik ve Motorik Becerilerin Yüzme Performansı Üzerine Etkisinin İncelenmesi , (Yüksek Lisans Tezi), Çorum, 2019. Araştırmanın amacı; antropometrik ve motorik becerilerin yarışma performansı üzerindeki etkilerini incelemektir. Çalışmaya, 16 – 17 yaş arasında 20 kadın ve 20 erkek olmak üzere müsabık toplam 40 yüzme sporcusu katılmıştır. Katılımcıların en iyi 50 metre dereceleri resmi müsabaka sonucunda elde ettikleri skorlar ile alınmıştır. Ayrıca, tüm sporcuların antropometrik ve motorik özellikleri saha testleri kullanılarak belirlenmiştir. Verilerin analizinde yapılan regresyon modellemeleri sonucunda, erkeklerde uzun atlama, esneklik, aerobik dayanıklılık, hız ve abdominal dayanıklılık özellikleri, kadınlarda boy uzunluğu, el uzunluğu, ayak uzunluğu, ön kol çevresi, biceps fleksiyon çevresi, el bileği çapı, vücut kompozisyonu, uzun atlama, statik kol kuvveti, abdominal dayanıklılık, esneklik, aerobik dayanıklılık, hız, çeviklik ve denge, özelliklerinin anlamlı düzeyde yüzme performansı üzerinde etki oluşturdukları ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak, ortaya çıkan antropometrik ve motorik becerilerin baskın bir şekilde yüzme performansı üzerinde etki edebileceği düşünülmektedir. Ayrıca baskın motorik özelliklerin geliştirilmesi için uygun antrenman planlamaları yapılabilir. Anahtar Kelimeler: Aerobik Dayanıklılık, Antropometrik, Motorik, Yüzücü
Statik ve dinamik kor antrenmanın yüzme performansı ve motorik beceriler üzerine etkisi
Bu çalışmamızın amacı statik ve dinamik kor antrenman programlarının yüzücülerde yüzme performansı ve motorik özelliklere etkisinin araştırılmasıdır. Verilerin analizinde statik antrenman grubunun antropometrik ölçümlerinden sadece boy parametresinde anlamlı düzeyde gelişim gösterirken (p<0,05), vücut ağırlığı, göğüs, bel, kalça çevresi, VYY, VBK, GYY, GYK parametrelerinde anlamlı düzeyde gelişim görülmemiştir (p>0,05). Dinamik antrenman grubunda vücut ağırlığı, göğüs çevresi, bel çevresi ve kalça çevresinde anlamlı düzeyde farklılıkların bulunduğu tespit edilmiştir (p<0,05). VYY, VBK, GYY, GYK parametrelerinde anlamlı düzeyde gelişim görülmemiştir (p>0,05). Kontrol antrenman grubunda ise sadece YBK'sinde anlamlı düzeyde farklılık tespit edilmiştir (p<0,05). Vücut ağırlığı, göğüs, bel, kalça çevresi, VYY, VBK, GYY, GYK parametrelerinde anlamlı düzeyde gelişim görülmemiştir (p>0,05). Statik ve dinamik antrenman grupları bütün motorik performans parametrelerinde anlamlı düzeyde değişim olduğu görülmektedir (p<0,05). Bununla birlikte, kontrol antrenman grubunda kol hareket sürati, plank, uzun atlama ve el kavrama kuvvetinde anlamlı düzeyde artışın bulunduğu, otur eriş (esneklik), dikey sıçrama, 30 sn mekik ve flamingo denge testi değişkenlerde ise anlamlı düzeyde farklılıkların meydana gelmediği ortaya çıkmıştır. Yüzme performansları incelendiğinde statik ve dinamik antrenman grubu 25, 50 ve 100 metre yüzme performans süresinde anlamlı düzeyde azalma olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). Kontrol antrenman grubunda ise sadece 100 metre yüzme performans süresinde anlamlı düzeyde azalma tespit edilirken (p<0,05), 25 ve 50 metre yüzme performanslarında anlamlı düzeyde farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05). Sonuç olarak, statik ve dinamik kor egzersizlerin yüzme sporcuların bazı antropometrik değişkenler ve motorik beceriler üzerinde gelişimlere yol açtığı, aynı zamanda yüzme performansı üzerinde etkili olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Dinamik, Kor antrenman, Motorik beceriler, Statik, Yüzme.
Postmenopozal kadınlarda rekreasyon amaçlı yüzme egzersizinin emosyonel durum üzerine etkisi
Bu araştırma, postmenopozal kadınların rekreasyon amaçlı yüzme egzersizinin emosyonel durum üzerine etkisinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmaya, postmenopozal dönemde olan 34 deney ve 34 kontrol grubu olmak üzere toplam 68 kadın katılmıştır. Araştırma ön-son test deney-kontrol gruplu karşılaştırmalı deneysel tipte yapılmıştır. Postmenopozal kadınların haftada iki gün ve günde bir saat olmak üzere toplam 8 haftalık rekreatif etkinlik olan yüzme uygulaması yapılarak öncesi ve sonrası fiziksel ölçümleri alınmıştır. Çalışmada postmenopozal kadınların emosyonel durumlarını belirlemek amacıyla''Beck Umutsuzluk Ölçeği, Oxford Mutluluk Ölçeği ve Kısa Psikolojik Sağlamlık Ölçeği''kullanılmıştır. Verilerin analizinde, BUÖ, OMÖ-KF ve ön test KPSÖ puan değerleri için non-parametrik testlerden Mann-Whitney U, Kruskal Wallis Test İstatistiği ve Sperman Korelasyon analizi yapılırken, grupların KPSÖ son test puanı için parametrik testlerden T testi, Anova, Pearson Korelasyon analizi uygulanmıştır. Araştırmada analizler %95 anlamlılık düzeyinde (p<0.05) incelenmiştir. Deney grubundaki postmenopozal kadınların egzersiz sonrası antropometrik ölçüm değerlerinde anlamlı düzeyde azalmıştır. Deney grubundaki kadınların egzersiz öncesi umutsuzluk düzeyleri daha yüksek iken egzersiz sonrası umutsuzluk düzeyleri anlamlı şekilde azalma olmuştur. Deney grubundaki kadınların egzersiz sonrası mutluluk ve psikolojik sağlamlık düzeylerinde de anlamlı artış saptanmıştır. Grup içi ve gruplar arası postmenopozal kadınların ön ve son test puanları bakıldığında umutsuzluk derecesi azaldıkça, mutluluk ve psikolojik sağlamlık düzeylerinin arttığı tespit edilmiştir. Deney grubunda postmenopozal kadınların emosyonel durumları ile bağımsız değişkenler arasında istatistiki olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Postmenopozal kadınlara uygulanan rekreatif amaçlı yüzme egzersiz proğramının, katılımcıların fiziksel ve psikolojik sağlık durumlarına önemli bir etkiye sahip olduğu ve bu dönemdeki kadınların emosyonel duygu durumlarına yardımcı bir tedavi aracı olarak kullanılabileceği sonucuna varılmıştır.
Küçükler kategorisindeki yüzücülerde farklı ısınma protokollerinin 50 metre serbest yüzme performansına akut etkisi
Bu araştırmanın amacı, küçükler kategorisindeki lisanslı yüzücülerde farklı ısınma protokollerinin 50 metre serbest stil yüzme performansı üzerindeki akut etkilerini incelemektir. Araştırmaya 2012–2014 doğumlu, düzenli olarak yüzme antrenmanlarına katılan ve en az 5 yıllık yüzme deneyimine sahip toplam 26 yüzücü (12 kız, 14 erkek) gönüllü olarak katılmıştır. Çalışma randomize crossover deneysel desen kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar plasebo, dinamik ısınma, yüzme temelli ısınma ve kombine ısınma olmak üzere dört farklı deneysel koşulun tamamına katılmıştır. Her protokol sonrasında 2 dakikalık pasif dinlenme uygulanmış ve ardından sporcular maksimum hızda 50 metre serbest yüzme performansı sergilemiştir. Araştırmada yüzme süresi, kulaç sayısı ve kalp atım hızı değişkenleri değerlendirilmiştir. Verilerin analizinde Tekrarlı Ölçümlü Varyans Analizi (Repeated Measures ANOVA) ve Bonferroni post-hoc testleri kullanılmıştır. Bulgular, farklı ısınma protokollerinin 50 metre yüzme performansı üzerinde anlamlı etkiler oluşturduğunu göstermiştir. Özellikle kombine ısınma protokolü sonrasında elde edilen yüzme derecelerinin diğer protokollere kıyasla daha iyi olduğu belirlenmiştir. Ayrıca kombine ısınma uygulamasının kalp atım hızını anlamlı düzeyde artırdığı saptanmıştır. Kulaç sayısı bakımından da protokoller arasında anlamlı farklılıklar bulunmuş ve en yüksek değerler kombine ısınma sonrasında elde edilmiştir. Buna karşın plasebo, dinamik ve yüzme temelli ısınma protokolleri arasında performans açısından anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Sonuç olarak, kara ve su temelli uygulamaların birlikte kullanıldığı kombine ısınma protokolünün küçükler kategorisindeki yüzücülerde sprint performansını geliştirmede daha etkili bir yöntem olduğu söylenebilir. Elde edilen bulguların, yarışma öncesi hazırlık süreçlerinin planlanmasında antrenörler ve spor bilimciler için önemli bilgiler sağlayacağı düşünülmektedir.
Yüzücülerde nöromasküler antrenmanın bazı kinematik çıkış parametreleri üzerine etkisi
Araştırmanın amacı 6 hafta süresince yüzücülere uygulanan nöromasküler antrenman programı ile diz eklemi izokinetik kuvvetinde meydana gelen değişimlerin çıkışa ait bazı kinematik değişkenler üzerindeki etkisinin araştırılmasıdır. Katılımcı grubundan 6 kişi deney (yaş:17.6±1.2, bmı: 16.8±8.03), 6 kişi kontrol grubu (yaş:16.2±0.25, bmı: 21.5±2.7), üyesi olarak seçilmiştir. Farklı açısal hızlardaki (60⁰/s, 120⁰/s, 180⁰/s) izokinetik kas kuvvetlerini ve çıkışa ait kinematik değişkenleri belirlemek amacıyla katılımcılara 6 hafta ara ile ön ve son testler uygulanmıştır. Çıkışa ait kinematik değişkenleri hesaplamak amacıyla 2 boyutlu veri analizi teknikleri kullanılmıştır. Araştırmanın ön test bulguları deney ve kontrol grupları arasında anlamlı bir fark olmadığını göstermiştir. Son test bulgularında ise nöromasküler antrenmanın blok zamanı, reaksiyon zamanı, uçuş mesafesi ve 5m geçiş zamanı değişkenlerinde performansın iyileşmesi yönünde etkili olduğu bulunmuştur. İzokinetik dinamometre ölçümleri sonucunda 120⁰/s hızda yapılan testlerde fleksiyon ve ekstansiyon kuvveti arttığında blok zamanında artma; fleksiyon/ekstansiyon kuvvet oranları arasındaki fark azaldığında reaksiyon zamanında azalma; fleksör ve ekstansör kuvvetler arasındaki fark azaldığında uçuş zamanında artış bulunmuştur. 60⁰/s hızda yapılan testte ekstansiyon kuvveti arttıkça uçuş mesafesinin uzadığı bulunmuştur. 60⁰/s, 120⁰/s ve 180⁰/s hızlarda yapılan testlerde fleksiyon ve ekstansiyon kuvveti arttığında 5m geçiş zamanında azalma olduğu bulunmuştur. Uygulanan antrenman programındaki egzersizlerin çıkış performansı değişkenlerini iyileştirmesi ve izokinetik kuvvetlerin çıkış parametreleri üzerinde etkili olması çıkış performansının olumlu yönde etkilendiğini göstermektedir.
12 haftalık yüzme egzersizinin zihinsel engelli bireylerin fiziksel uygunluk düzeylerine etkisinin incelenmesi
Bu çalışmada, 12 haftalık yüzme egzersizinin zihinsel engelli bireylerin fiziksel uygunluk düzeylerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın örneklemini 14-19 yaş arası (10 kız-18 erkek) toplam 28 hafif düzeyde zihinsel engelli birey oluşturmaktadır. Deney grubu 14-19 yaş grubundaki 15 hafif düzeyde zihinsel engele sahip öğrencilerden (7 kız, 8 erkek), kontrol grubunu ise 14-19 yaş grubundaki 13 hafif düzeyde zihinsel engele sahip öğrenci (3 kız, 10 erkek) oluşturmuştur. Yüzme egzersiz program; 12 hafta, haftada 3 gün, günde 60 dakika süre ile uygulanmıştır. Araştırmaya katılan çocuklara 12 haftalık yüzme egzersiz programı öncesi ve sonrasında Brockport Fiziksel Uygunluk testleri uygulanmıştır. Karşılaştırmalarda = 0.05 önemlilik düzeyi dikkate alınarak, gruplarının yaş ve boy değerleri arasında önemli bir fark olup olmadığını belirlemek için bağımsız iki grup için t-testi uygulandı. Parametrelerin dağılımları Shapiro-Wilk normallik testiyle incelenmiştir (n<50). Tüm parametrelerde, zamana bağlı değişim, tekrarlı ölçümlerde varyans analizi yöntemi kullanılarak test edilmiştir. Çalışmamızda, tekrarlı ölçümler varyans analizi sonuçlarına göre vücut ağırlığı, beden kitle indeksi, otur-eriş esneklik, sağ omuz esneklik, sol el kavrama kuvveti, gergin kol asılı kalma değerlerinde gruplar, ölçümler (ön test-son test) ve gruplar ve ölçümleri arasında istatistiksel açıdan önemli bir farklılık bulunmazken (p>0.05), vücut yağ yüzdesi değerlerinde gruplar, ölçümler (ön test-son test) ve gruplar ve ölçümleri arasında istatistiksel açıdan önemli bir farklılık bulunmuştur (p<0.05). Sol omuz esneklik, dikey sıçrama, bacak kuvveti ve sağ el kavrama kuvveti değerlerinde gruplar, gruplar ve ölçümleri arasında istatistiksel açıdan önemli bir farklılık bulunmayıp (p>0.05), ölçümler (ön test-son test) arasında ise istatistiksel açıdan önemli bir farklılık tespit edilmiştir (p<0.05). İzometrik şınav ve 1 mil yürüme/koşma değerleri incelendiğinde gruplar, ölçümler (ön test-son test) arasında istatistiksel açıdan anlamlı farklılık bulunmazken (p>0.05), gruplar ve ölçümleri arasında ise istatistiksel açıdan önemli bir farklılık bulunmuştur (p<0.05). Modifiye mekik değerleri incelendiğinde gruplar arasında istatistiksel açıdan anlamlı farklılık bulunmazken (p>0.05), ölçümler (ön test-son test), gruplar ve ölçümleri arasında ise istatistiksel açıdan önemli bir farklılık bulunmuştur (p<0.05). Sonuç olarak zihinsel engelli bireyler ile çalışılırken yeni antrenman programlarının uygulanmasına ve mevcut antrenman programlarınında revize edilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Düzenli olarak uygulanan antrenman programları ve egzersizler zihinsel engelli bireylerin fiziksel ve motor gelişimlerine olumlu katkılar sağlayarak yaşam kalitelerinin artmasını sağlayabilir. Anahtar Kelimeler: Zihinsel Engel, Fiziksel Uygunluk, Yüzme, Egzersiz
Yüzücülerde core antrenman programının solunum fonksiyonları ve inspiratuar kas kuvveti üzerine etkisi
Bu çalışmanın amacı, yüzücülerde core antrenman programının solunum fonksiyonları ve inspiratuar kas kuvveti üzerine etkisinin incelenmesidir. Çalışmaya düzenli yüzme antrenmanı yapan 18-22 yaş arası 22 erkek yüzücü gönüllü olarak katılmıştır. Denekler deney (n:11) ve kontrol (n:11) grubu olarak ikiye ayrılmıştır. Deney grubuna 8 hafta boyunca haftada 3 gün core antrenman programı uygulanmıştır. Her iki grup da normal yüzme antrenmanlarına devam etmiştir. Deneklerin core antrenmanı öncesi ve sonrası maksimal inspiratuar kas kuvveti (MIP), vital kapasite (VC), zorlu vital kapasite (FVC), zorlu ekpirasyon volümü (FEV1) ve zorlu ekspirasyon oranı (FEV1/FVC) değerleri ölçülmüştür. Deneklerin solunum fonksiyonları Spirometre ile solunum kas kuvvetleri ise MicroRPM basınç ölçer cihazı kullanılarak belirlenmiştir. Elde edilen veriler SPSS 22.0 programında analiz edilmiştir. Grup içi karşılaştırmada Paired Samples T, grupların karşılaştırılması için Independent Samples T testleri kullanılmıştır. İstatistiksel analiz sonucunda deney grubunun solunum parametreleri ve inspiratuar kas kuvveti değerlerinde istatistiksel olarak anlamlılık bulunmuştur (p<0.05). Gruplar arası karşılaştırmada ise deney grubu lehine solunum parametreleri ve inspiratuar kas kuvveti değerlerinde anlamlılık bulunmuştur (p<0.05). Sonuç olarak 8 haftalık core antrenman programının yüzücülerde solunum fonksiyonları ve inspiratuar kas kuvvetini olumlu yönde etkilediği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Core antrenman, Solunum fonksiyonları, İnspiratuar kas kuvveti, Yüzme.
Yüzücülerde egzersiz bağımlılığının psikolojik dayanıklılık üzerine etkisi
Düzenli olarak yapılan spor ve antrenmanlar spor kültürüne katkı sağlamakla birlikte zaman içerisinde hayatın vazgeçilmez bir unsuru olabilir. Bu spor dalları içinde yer alan yüzme de tesis sayısı ve ulaşılabilirlik içine ilk sıralarda yer almaktadır. Bu çalışmada yüzücülerin egzersiz bağımlılığının psikolojik dayanıklılık üzerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini Türkiye'deki sporcular, örneklemini ise rastgele örneklem yöntemi ile seçilen toplamda 305 (171 Erkek, 134 kadın) sporcu oluşturmuştur. Veri toplama araçları olarak, Işık (2016) tarafından geliştirilen Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği (PDÖ) ile Demir ve ark. (2018) tarafından geliştirilen egzersiz bağımlılığı ölçeği kullanılmıştır. Verilerin normallik dağılımı için basıklık çarpıklık değerlerine bakılmış ve verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edilmiştir. Verilerin analizinde Independent Samples t test ve Tek yönlü (One way) Anova testi ve aralarındaki ilişki için ilgileşim analizi kullanılmıştır. Gruplar arası fark için Post Hoc LSD testi yapılmıştır. Bulgular: Medeni durum, antrenörlük belgesine sahip olma, haftalık antrenman sıklığı, eğitim durumu, yaş ve yüzme sporu yapma yılı değişkenlerine istatistiksel olarak anlamlı sonuçlar bulunmuştur. Egzersiz bağımlılığı ile psikolojik dayanıklılık arasında orta düzeyde ve pozitif yönde ilişki tespit edilmiştir. Sonuçlar: Egzersiz bağımlılığı ve psikolojik dayanıklılığın yüzme sporu için belirleyici bir unsur olduğu söylenebilir. Normal hayatın bir sekteye uğramaması ve yaşam alışkanlıklarının olumsuz etkilenmemesi için uzmanla eşliğinde antrenmanlar yapılması önerilmektedir.
Sıçanlarda zorunlu yüzme testi ile oluşturulan depresyon modelinde 2 boyutlu elektroforez ile tanıya yönelik proteinlerin araştırılması
Depresyon, dünya nüfusunun yaklaşık %20 gibi büyük bir kısmını etkileyecek kadar yaygın olması yanında; günlük yaşam işlevselliğini bozarak neden olduğu yeti kayıpları, ekonomik sonuçları ve yüksek intihar eğilimi nedeniyle de en önemli psikiyatrik sorunlardan biri olma özelliğini sürdürmektedir. Major depresyon tanısında biyokimyasal tekniklere dayalı bir tanı sistemi henüz geliştirilmemiştir. Bu çalışmanın amacı, sıçanlarda zorunlu yüzme testi ile oluşturulmuş depresyon modeli ile depresyon sırasında değişim gösteren serum örneklerindeki proteinlerin tanımlanmasıdır. Depresyon ve kontrol gurubu olarak ayrılan toplam 14 hayvandan alınan serum örnekleri kromatografik yöntemlerle ayrıştırılıp daha sonra 2 boyutlu elektroforez ile karşılaştırılması yapıldı. İki boyutlu elektroforez sonrasında bilgisayar yazılımı ile ifadelerinde farklılık gösteren toplam 9 potansiyel tanı proteini dizisi belirlendi. Çalışmanın son aşaması olan MALDI-TOF analizi aşamasında, guruplar arasında farklı ifade edildiği belirlenen noktaların dizileri elektriksel alanda aminoasit kalım sürelerini hesaplama yoluyla belirlendi. Aralarında anlamlı farklılık bulunan protein ifadeleri karşılaştırılarak elde edilen 9 farklı noktanın ayrı ayrı ya da birkaçı birlikte kullanılarak potansiyel biyobelirteçler olabilecekleri sonucuna varıldı
Yüzme egzersizinin genç erkeklerde solunum fonksiyonları ve solunum kaslarına akut, kronik ve kombine etkileri
Yapmış olduğumuz bu çalışmada amaç, yüzme egzersizinin solunum fonksiyonlarına ve solunum kaslarına akut, kronik ve kombine etkilerini belirlemektir. Bu amaç ile 30 genç erkek (15 deney grubu, 15 kontrol grubu) çalışmaya dahil edilmiş ve deney grubuna 8 hafta süre ile yüzme egzersizi uygulanmıştır. Deney grubu 8 haftalık periyottan bir gün önce ve bir gün sonra 100m serbest stil yüzme performansı sergilemiştir. Deney grubunun yüzme performansından hemen önce ve hemen sonra, kontrol grubunun ise 8 haftanın başında ve sonunda solunum fonksiyonları ve solunum kas kuvvetleri ölçülmüştür. Elde edilen veriler Repeated Measures One Way ANOVA, LSD, Independent Sample T test ve Paired Sample T testleri ile analiz edilmiştir. Yüzme egzersizinin akut olarak solunum kas kuvvetini ve solunum fonksiyonlarını olumsuz etkilediği (p<0.05), kronik olarak ise olumlu etkileri olduğu tespit edilmiştir (p<0.05). Kombine etkiye bakıldığında ise kronik adaptasyonun akut etkinin olumsuz çıktılarını azalttığı görülmüştür (p<0.05). Sonuç olarak yüzme egzersizi solunum kas kuvveti ve solunum fonksiyonlarını akut olarak olumsuz, kronik ve kombine olarak da olumlu etkilediği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Yüzme, Antrenman, Solunum
Yarışmacı genç yüzücülerin yüzme teknik analizlerinin sualtı hareketli kamera sistem ile yapılması ve performans durumlarının takibi
Yüzme, aerobik ve anaerobik sürdürülebilir kuvvet, güç ve dayanıklılık değişkenlerinin teknik beceri ile birleşmesinden oluşan senkronize hareketler serisidir. Temel anlamda mekanik farklılıklar içeren, serbest, sırtüstü, kurbağalama ve kelebek teknik yüzme olmak üzere dört teknikten oluşmaktadır. Bu dört teknik arasındaki bir diğer önemli fark da yüzmede yüksek performans karşılığı olarak bilinen hız değişkenidir. Nitekim serbest teknik yüzme en hızlı teknik iken, sırayı sırtüstü, kelebek ve kurbağalama teknik izlemektedir. Her bir tekniğe ait, performansı belirleyen değişkenlerin tespit edilmesi ve bu değişkenlerin geliştirilmesi spor bilimlerinde önemli yer tutan, güncel konu başlıklarından bir tanesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmamızda, Türkiye Olimpiyatlara Hazırlık Merkezi projesi kapsamında geleceğin iyi yüzücüleri olma potansiyeline sahip genç yüzücülerin, antrenman yaptıkları beş aylık süre içerisindeki sportif performanslarındaki gelişmelerin, fizik kapasiteleri ve antropometrik özelliklerindeki değişimin, yüzme teknikleri üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Çalışmamıza aktif olarak yüzme yarışlarına katılım gösteren 9–15 yaş aralığında, 1,57±0,08m boy, 48,42±8,79kg vücut ağırlığı olan 20 kız yüzücü ile 9–16 yaş aralığında, 1,65±0,15m boy, 58,18±13,78kg vücut ağırlığı olan 22 erkek yüzücü gönüllü olarak katılmıştır. Yüzücülerin, 100m maksimum hızda yüzme görüntüleri ile birlikte, dönüş, su içi kayma ve çıkış görüntüleri sualtı hareketli kamera sistemi ile saniyede 100 kare çekim hızına sahip kameralar kullanılarak kaydedilmiştir. Bu görüntülerin analizleri Çukurova Üniversitesi Sualtı Analiz (ÇÜSAP) programı ile yapılmıştır. Yapılan beş aylık değerlendirmeler sonucunda çalışmaya katılan hem kız hem de erkek yüzücülerin boylarının, ekstremite çap, çevre ve uzunluklarının, vücut ağırlıklarının, kas oranlarının, temel motorik özelliklerinin geliştiği görülmüştür. Fakat yüzmeye dair gelişmelerin bu boyutta olmadığı dikkat çekmiştir. Büyüme ve gelişme evresinde oldukları düşünülen bu yüzücülerin yüzme performanslarındaki gelişmelerin, antrenman odaklı mı yoksa büyüme-gelişme odaklı mı olup olmadığı sorusu tam anlamıyla yanıt bulamamış olsa da çalışma sonucunda elde edilen ve literatür ile karşılaştırılan veriler bu yaş grubundaki yüzücülerin büyüme-gelişmelerinin performans üzerindeki etkilerinin daha baskın olabileceğini düşündürmektedir.
12-14 yaş grubu bayan yüzücülerde 8 haftalık aerobik antrenman programının solunum ve dolaşım parametrelerine etkisi
Bu çalışmanın amacı, 12-14 yaş bayan yüzücülerde 8 haftalık aerobik antrenman programının solunum ve dolaşım parametrelerine etkisini incelemektir. Çalışmaya, Gaziantep ilinde ulusal müsabakalara katılmış 12-14 yaş arasında toplam 22 bayan yüzücü gönüllü olarak katıldı. Denekler randomize yöntem ile deney grubu (n=11, yaş: 13.12±0.69) ve kontrol grubu (n=11, yaş: 12.56±0.53) olarak iki farklı gruba ayrıldı. Deney grubuna 8 hafta boyunca haftada 3 gün aerobik antrenman programı uygulandı. Her iki grup da normal yüzme antrenmanlarına devam etti. Deneklere antrenmana başlamadan önce ve antrenman bittikten sonra, dolaşım parametreleri olarak, istirahat kalp atım sayısı (İKAS), sistolik kan basıncı (SKB), diastolik kan basıncı (DKB) ölçümleri yapıldı. Bu değerler Omron M6 Comfort cihazı ile ölçüldü. Solunum parametreleri olarak vital kapasite (VC), zorlu vital kapasite (FVC), zorlu ekpirasyon volümü (FEV1) ve zorlu ekspirasyon oranı (FEV1/FVC) ölçümleri yapıldı. Bu değerler M.E.C. Pocket Spiro USB-100 cihazı ile ölçüldü.Verilerin istatistiksel analizi için grup içi karşılaştırmalarda Paired Sample t test, gruplar arası karşılaştırmalar için Independent Sample t testi kullanıldı. Anlamlılık seviyesi p<0.05 olarak belirlendi. Yaptığımız çalışmada deney grubuna uygulanan aerobik antrenman programı sonrasında İKAS, SKB, DKB, VC, FVC, FEV1 ve FEV1/FVC değerlerinde anlamlılık bulundu (p<0.05). Kontrol grubunun dolaşım parametrelerinde İKAS değerinde p<0.05 düzeyinde anlamlılık bulundu. SKB ve DKB değerlerinde anlamlılık bulunmadı (p>0.05). Kontrol grubunun solunum parametrelerinde FVC ve FEV1 değerlerinde anlamlılık bulundu (p<0.05). VC ve FEV1/FVC değerinde ise anlamlılık bulunmadı (p>0.05). Sonuç olarak yüzücülerde aerobik antrenmanların solunum ve dolaşım parametreleri üzerinde olumlu etkisi olduğu düşünülmektedir. Düzenli olarak yapılan aerobik antrenmanların solunum ve dolaşım parametrelerini geliştirdiği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Aerobik Antrenman, Solunum Parametreleri, Yüzme.
Yüzme havuzu kullanıcılarının memnuniyet düzeylerinin belirlenmesi ve yaşam kalitelerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı; Yozgat Gençlik ve Spor İl müdürlüğüne bağlı Yarı Olimpik Kapalı Yüzme Havuzu kullanıcılarının, kullandıkları spor tesisinden memnuniyet düzeylerinin belirlenmesi ve yaşam kalitelerinin incelenmesidir. Araştırmayanın evrenini 2018 yılı, Ekim, Kasım, Aralık aylarında yüzme havuzu kullanıcısı olan 299 gönüllü katılmıştır. Bu araştırmada katılan katılımcıların demografik özelliklerini, yaşam kalitesi ve memnuniyet düzeylerini belirlemek amacıyla betimsel araştırma modelinden yararlanılmıştır. Katılımcıların yaşam kaliteleri ve memnuniyet düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla ilişkisel araştırma modelinden yararlanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 22.0 paket programına aktarılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde katılımcıların demografik özelliklerini betimlemek amacıyla frekans analizinden, ikili gruplar için bağımsız gruplar t-testinden, üç veya daha fazla gruplar için ise tek yönlü varyans analizi ANOVA analizinden yararlanılmıştır. İki değişken (Spor Tesisleri Memnuniyeti ve Yaşam Kalitesi) arasındaki ilişkisi saptamak amacıyla da pearson korelasyon testi gerçekleştirilmiştir. Testlerde istatistiksel anlamlılık düzeyi (p> 0.05) olarak belirlenmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda, erkeklerin kadınlara göre tesisi daha çok kullandığı, erkeklerin kadınlara göre tesislerden daha memnun oldukları, kadınların genel anlamda erkeklere göre daha düşük yaşam kalitesi düzeylerine sahip oldukları, gelir durumu ve memnuniyet değişkenleri arasında istatiksel açıdan fark olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yüzme, yaşam kalitesi, memnuniyet.
Yüzücülerde karada ve suda yapılan kuvvet antrenmanlarının atletik performansa etkisi
Amaç: Bu çalışma, 12-14 yaş aralığındaki yüzücülerde; yüzme antrenmanlarına ek olarak karada ve suda yapılan kuvvet antrenmanlarının fiziksel performans ve yüzme performansına etkilerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: Araştırmamıza Manisa İl'inde antrenman yapan, 12-14 yaş aralığında, toplam 28 yarışmacı yüzücü katılmıştır. Yüzücüler; su, kara ve kontrol olmak üzere 3 gruba ayrılmıştır. Yüzme antrenmanlarına ek olarak 8 hafta boyunca, haftada 3 gün; su grubu suda kuvvet, kara grubu karada kuvvet antrenmanı yapmış, kontrol grubu sadece yüzme antrenmanlarını yapmıştır. 8 haftalık süreç içinde ön, ara ve son test olmak üzere 3 ölçüm alınmış, karada, dikey sıçrama, 30 sn mekik, 30 sn şınav, el kavrama kuvveti, sırt ve bacak kuvveti ölçümleri ile suda 25, 50, 100m serbest yüzme ile kulaç oranı ve kulaç uzunluğu testleri gerçekleştirilmiştir. İstatistiksel analizler için parametrik olmayan Mann Whitney U (MWU) Testi, Friedman Testi, Kruskal Wallis H test istatistiği uygulanmıştır. Bulgular: İstatistiksel analiz sonuçlarına göre; sırt ve bacak kuvvetinde su ve kara grubunun, sağ el kavrama kuvvetinde; kontrol grubunun, sol el kavrama kuvvetinde; su ve kontrol grubunun, 25 ve 50m serbest yüzme performanslarında ve kulaç oranı ölçümünde su grubunun gelişiminde anlamlı fark tespit edilmiştir (p<0,05). Kontrol ve kara grubu arasında sırt kuvveti, kontrol ve su grubu arasında 25 ve 50m serbest yüzme süresi sonuçlarında anlamlı farklar elde edilmiştir (p<0,05). Sonuçlar: Suda kuvvet çalışmalarının yüzme süresi ve bazı kuvvet parametrelerine, karada kuvvet çalışmalarının bazı kuvvet parametrelerine olumlu etkileri olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Yüzme, kara antrenmanları, kuvvet antrenmanları, atletik performans, direnç lastiği
Anaerobik güç ve bacak hacminin yüzme egzersizi sonrası oluşan kas hasarına etkisinin incelenmesi
Amaç: Anaerobik güç ve bacak hacminin yüzme egzersizi sonrası oluşan kas hasarına etkisinin incelenmesidir. Gereç ve Yöntem: Araştırmaya Antalya İl'inde Yüzme branşı ile uğraşan lisanslı 15-17 yaş arası 12 erkek sporcu "Gönüllü Olur Formu" doldurarak çalışmaya katıldı. Sporcuların anaerobik performanslarını belirlemek amacıyla Wingate anaerobik güç testi (WAnT), bacak hacmini (BH) belirlemek için Frustum yöntemi uygulanmıştır. Bu yöntem belirlendikten sonra doğrusal regresyon formülü kullanılmıştır. Bu formülün tanımlayıcılık katsayısı R2= ,95 ve kestirim standart hatası ,056'dır. Araştırmada yüzme egzersizi öncesi, sonrası ve egzersizden 24, 48, 72 saat sonra olmak üzere 5 defa kan örnekleri alınmıştır. Yüzücülerde kas hasarını belirleyebilmek için TOTAL CK, CK-MB, TROPONİN ve MYOGLOBİN kan parametreleri SIEMENS ADVIA CENTAUR XP isimli biyokimya cihazı ile analiz edilmiştir. Verilerin analizi için SPSS 20,0 istatistik programı kullanıldı. Verilerin normal dağılımları için "Shapiro-Wilk Testi" yapıldı. İstatistiksel analizde minimum ve maksimum değer, aritmetik ortalama, standart sapma değerleri hesaplandı. Anaerobik güç ve bacak hacminin kas hasarı ile olan ilişkisinde normal dağılım gösteren verilere "Pearson", normal dağılım göstermeyenlere ise "Spearman" Korelasyon analizi kullanıldı. Kas hasarı ölçüm zamanlarının karşılaştırılması için tekrarlayan ölçümlerde çok yönlü varyans analizi uygulandı. Veriler "0,05" anlamlılık düzeyine göre değerlendirildi. Bulgular: Yüzücülerdeki sağ bacak hacmi (SABH) ile Anaerobik Güç (AG), sol bacak hacmi (SOBH) ile AG, toplam bacak hacmi (TOBH) ile AG değerlerine bakıldığında zirve güç (W/kg) (r=,713; p<0,05), ortalama güç (W/kg) (r=,682; p<0,05) arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Yüzücülerin yüklenme öncesi dinlenik TOTAL CK ve CK-MB değerlerinin yüklenmeden hemen sonra, yüklenmeden 24, 48 saat sonraki değerlerinden düşük olduğu gözlenmiştir (p<0,05). Yüklenmeden hemen sonra, yüklenmeden 24, 48 saat sonra dinlenik TOTAL CK değerlerine göre anlamlı bir şekilde artış göstermesi yüzücülerde kas hasarının meydana geldiğinin bir göstergesidir (p<0,05). Araştırmaya katılan deneklerin Troponin değerlerine bakıldığında YÖD, YHS, 24, 48 ve 72 SS değerlerin karşılaştırılması sonucunda anlamlı fark olmadığı tespit edilmiştir (p>0,05). Araştırmaya dâhil olan sporcuların Myoglobin değerleri de TOTAL CK ve CK-MB değerlerinde olduğu gibi yüklenmeden hemen sonra ve yüklenmeden 24 saat sonra anlamlı bir şekilde artış gösterdiği tespit edilmiştir (p<0,05). Fakat yüzücülerin myoglobin değerlerinin yüklenmeden 48 saat sonra ve yüklenmeden 72 saat sonra istirahat değerlerine döndüğü gözlenmiştir. Sporcuların TOTAL CK, CK-MB, MYOGLOBİN değerlerinin yüklenmeden 72 saat sonra normal seviyeye döndüğü tespit edilmiş ve istatistiksel açıdan anlamlı fark bulunmuştur (p<0,05). Yüzücülerin ZG ve Kas Hasarı değerlerine bakıldığında YÖD ile CKMB (r=,601; p<0,05), yüklenmeden 72 SS ile CKMB (r=,764; p<0,05), ZG(W/kg) ve Kas Hasarı değerlerine bakıldığında yüklenmeden 72 SS ile TOTAL CK (r=,580; p<0,05), OG ve Kas Hasarı değerlerine bakıldığında YÖD ile CKMB (r=,668; p<0,05), yüklenmeden 48 SS ile CKMB (r=,641; p<0,05), yüklenmeden 72 SS ile CKMB (r=,712; p<0,05) anlamlı bir ilişki bulunurken OG (W/kg) ve Kas Hasarı değerlerine bakıldığında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır (p>0,05). Yüzücülerin SABH ve Kas Hasarı değerlerine bakıldığında YÖD ile TOTAL CK (r=-,608; p<0,05), yüklenmeden 72 SS ile TOTAL CK (r=-,654; p<0,05), SOBH ve Kas Hasarı değerlerine bakıldığında YÖD ile TOTAL CK (r=-,611; p<0,05), yüklenmeden 72 SS ile TOTAL CK (r=-,656; p<0,05), TOBH ve Kas Hasarı değerlerine bakıldığında ise YÖD ile TOTAL CK (r=-,609; p<0,05), yüklenmeden 72 SS ile TOTAL CK (r=-,655; p<0,05) arasında istatistiksel açıdan negatif yönde anlamlı bir ilişkiye rastlanmıştır. Sonuç: Çalışmamızdaki bulgulara göre elit yüzücülerde bacak hacmi büyük olanların anaerobik gücünün yüksek olabileceği, uygulanan birim yüzme antrenmanı boyunca sporcularda önemli miktarda kas hasarının meydana gelebileceği ve bacak hacmi büyük olan yüzücülerin kas hasarına daha az maruz kalabileceği söylenebilir. Anahtar Sözcükler: Anaerobik Güç, Bacak Hacmi, Kas Hasarı
Dört farklı yüzme tekniğinin solunum kas kuvveti, dayanıklılığı ve yorgunluğuna akut etkileri
Çalışmanın amacı dört farklı yüzme stilinin solunum kas kuvvetine, yorgunluğuna ve dayanıklılığına akut etkilerini belirlemektir. Bu amaç ile 18 genç müsabık yüzücü çalışmaya denek olarak dahil edilmiştir. Yüzücülere öncelikle yüzme performansı sergilenmeyen bir kontrol uygulaması uygulanmış ve bu uygulamadan başlangıç değerleri tespit edilmiştir. Kontrol uygulaması ardından randomize olarak (uygulama kartı çekerek) dört farklı (serbest, sırt üstü, kelebek, kurbağalama) yüzme stili 50 mt sprint şeklinde uygulanarak uygulama sonrasında solunum kas kuvveti, yorgunluğu ve dayanıklılığı parametrelerini elde etmek için ölçümler yapılmıştır. Elde edilen veriler Repeated Measures One Way ANOVA testi ve LSD düzeltmesi ile analiz edilmiştir. Dört farklı yüzme stilinin uygulandığı yüzme performansının solunum kas kuvvetini ve dayanıklılığını azalttığı, solunum kas yorgunluğunu arttırdığı tespit edilmiştir (p<0.05). Ayrıca serbest ve özellikle de kelebek stil yüzme performanslarının ölçülen parametrelerdeki olumsuz etkilerinin diğer stillere oranla daha fazla olduğu belirlenmiştir (p<0.05). Sonuç olarak dört farklı yüzme stilinin solunum kas kuvveti, yorgunluğu ve dayanıklılığını olumsuz etkilediği, özellikle de kelebek stilinin solunum kaslarına olumsuz etkisinin daha fazla olduğu söylenebilir.
Yüzücülerde solunum kası antrenmanının aerobik güç ve solunum parametrelerine etkisi
Bu çalışmanın amacı, yüzücülerde 6 haftalık solunum kası antrenmanının aerobik güç (VO2max) ve solunum parametreleri üzerine etkisinin incelenmesidir. Çalışmaya düzenli yüzme antrenmanı yapan 18-23 yaş arası 20 erkek yüzücü gönüllü olarak katılmış ve randomize yöntem ile deney (n:10) ve kontrol (n:10) grubu olarak ikiye ayrılmıştır. Deney grubuna 6 hafta boyunca haftada 5 gün solunum kası antrenmanı uygulanmıştır. Solunum kası antrenman cihazı (POWER®breathe, UK) ile maksimal inspiratuar basınç (MIP) değerinin %50 değerinde günde iki kez 30 tekrarlı solunum kası antrenmanı yaptırılmıştır. Antrenman öncesi ve sonrasında vücut kütle indeksi, VO2max, vital kapasite (VC), zorlu vital kapasite (FVC), zorlu ekspirasyon volümü (FEV1) ve zorlu ekspirasyon oranı (FEV1/FVC) ölçümleri yapılmıştır. Solunum parametreleri spirometre ile VO2max ölçümleri bisiklet ergometresinde kardiopulmoner egzersiz testi ile ölçülmüştür. Solunum kas kuvvetinin belirlenmesi için respiratuar basınç ölçer kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 22.0 programında analiz edilmiştir. Grup içi karşılaştırmada Paired Samples T, grupların karşılaştırılması için Independent Samples T testleri kullanılmıştır. İstatistiksel analiz sonucunda deney grubunun solunum parametrelerinde istatistiksel olarak anlamlılık bulunmuştur (p<0.05). Aerobik güç değerlerinde anlamlılık bulunmamıştır (p>0.05). Gruplar arası karşılaştırmada ise deney grubu lehine solunum parametreleri değerlerinde anlamlılık bulunmuştur. Sonuç olarak 6 haftalık solunum kası antrenmanının yüzücülerde solunum parametrelerini olumlu yönde etkilediği söylenebilir. Düzenli olarak yapılan solunum kası antrenmanının solunum parametrelerini geliştirdiği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Yüzme, solunum kası antrenmanı, aerobik güç.
İlköğretim öğrencilerinin yaz spor okullarında yüzme sporuna yönelme nedenleri ve beklentileri (Gaziantep ili örneği)
İnsanlar hayatlarını toplumsal ilişkiler çerçevesinde sürdüren canlılardır. Kişiler zamanla toplumu terk edip toplum dışı kalsalar bile toplum yine de kendini devam ettirir ve sahip olduğu özellikleri sosyalleşme aracılığıyla yeni kişilere aktarır. Sosyalleşme ailede başlar okul ve arkadaş çevresiyle devam edip hayatın her aşamasında varlığını sürdürür. Buradan hareketle sosyalleşmelerinde etken olduğunu düşündüğümüz yaz spor okullarına katılan ilköğretim öğrencilerinin yüzme branşına yönelme, uğraşma ve beklentilerini belirlemek amacıyla bu çalışma yapılmıştır. Çalışma, 2011 yılı yaz sezonunda Gaziantep ilinde yaz spor okullarına iştirak eden 160 (106 erkek, 54 kız) ilköğretim öğrencisi üzerinde yapılmıştır. Araştırmada ?Anket Survey? tekniği kullanılmıştır. Araştırmada belirlenen amaçlara ulaşabilmek için konu ile ilgili literatür taraması yapılarak, benzer araştırma örneklerinde yararlanılarak anket formu oluşturulmuştur. Anketin güvenilirlik hesaplaması yapılmış ve güvenilirlik katsayısı ?= 0.851 bulunmuştur. Anketten elde edilen veriler öncelikle bilgisayar ortamına aktarılmış, daha sonra da SPSS 16,0 paket programından yararlanılarak hesaplamalar yapılmıştır. Verilerin analizinde yüzde frekans testi yapılmıştır. Sonuçta; öğrencileri yüzme branşına yönlendiren unsurların başında anne ve babanın etkisi birinci sırada yer alırken, yüzmeyi öğrenmedeki etkisi 2.sırada yer alarak ortalamalar çok yüksek çıkmıştır. Diğer etkenleri orta ve düşük düzeyde çıktığı tespit edilmiştir. Uğraşma nedenlerine ilişkin görüşlerine baktığımızda birinci sırada yüzme branşını sevmek etkeninin çıktığını, beklentilerine ilişkin görüşlerinde ise sağlıklı olmak ve sağlığını korumak maddesinin çok yüksek değerle birinci sırada yer aldığı bulgusuna ulaşılmıştır.
9-13 yaş grubu yüzücülerde serbest yüzme tekniğinde, motorik özellikler, anaerobik güç ve yüzme performansı arasındaki ilişkiler
Araştırmanın amacı, 9-13 yaş grubu yüzücülerde serbest yüzme tekniğinde antropometrik, motorik özellikler ve anaerobik güç ile yüzme performansı arasındaki ilişkileri incelemektir. Araştırmaya Düzce Gençlik Hizmetleri Spor Kulübü sporcularından, 8 erkek ve 7 kız, toplamda 15 çocuk yüzücü katılmıştır. Araştırmada yer alan yüzücüler, bir yıl yüzme eğitimi alan ve haftada iki gün 2 saat düzenli antrenman yapan sporculardan oluşturulmuştur. Katılımcılara bazı antropometrik ölçümler (vücut ağırlığı, beden kütle indeksi, boy, el ve kulaç uzunluğu), motorik ölçümler (sürat, dayanıklılık, esneklik, çeviklik, kavrama kuvveti) ve yüzme performans ölçümleri (25 ve 50 metre serbest teknik) yapılmıştır. Ayrıca anaerobik güç değerleri hesaplanmıştır (Lewis formülü). Verilerin analizleri için SPSS 22 paket programında tanımlayıcı istatistik ve Pearson Korelasyon analizi ile değerlendirilmiştir. Analizlerde (p<0,05) güvenilirlik düzeyi kullanılmıştır. Sonuç olarak antropometrik özelliklerden; beden kütle indeksi ile 25 metre yüzme hızı arasında pozitif korelasyon, boy ve kulaç uzunluğu ile 50 metre yüzme hızı arasında negatif korelasyon, kulaç uzunluğu ile anaerobik güç arasında pozitif korelasyon tespit edilmiştir. Motorik özelliklerden; sürat ile 25 ve 50 metre yüzme hızı, ayrıca 50 metre serbest yüzmedeki kulaç sayısı arasında pozitif korelasyon bulunmuştur. Dayanıklılık ve kavrama kuvveti (sol) ile 50 metre yüzme hızı arasında negatif korelasyon bulunmuştur. Bunların yanı sıra kulaç sayısı ile 25 ve 50 metre yüzme hızı arasında pozitif korelasyon olduğu görülmüştür. Anahtar sözcükler: Anaerobik güç, motorik özellikler, performans, yüzme
Planlanmış bir yüzme programının 15-18 yaş öğrencilerinin motivasyon, atılganlık ve dikkat düzeylerine etkileri
Bu araştırmanın amacı, 8 haftalık yüzme eğitiminin Sakarya İl'i Adapazarı İlçesinde bulunan 15-18 yaş aralığı lise öğrencilerinin motivasyon, atılganlık ve dikkat düzeylerine yüzmenin etkisinin olup olmadığını araştırmaktır. Bu amaçla Sakarya İl'inde bulunan Fatih Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinden ve Özel Şahin Anadolu Lisesinde öğrenim gören 100 öğrenci gönüllü olarak katılmış ve her iki okuldaki öğrenci grupları deney ve kontrol grubu olarak ayrılmıştır. Her iki okuldaki öğrencilere Spora Özgü Başarı Motivasyon Ölçeği, Rathus Atılganlık Envanteri ve Burdon Dikkat Ölçeği ön ve son test olarak uygulanmıştır. Deneysel ve sırasal bir desen yöntemiyle yürütülmüş olan araştırmada elde edilen veriler SPSS programında analiz edilmiş olup anlamlılık düzeyi 0.05 olarak alınmıştır. Deney ve kontrol gruplarının ön test sonuçları ile son test sonuçlarının karşılaştırılması için bağımsız gruplarda Mann Whitney U-testi ve bağımlı gruplarda Wilcoxon Signed Ranks testi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda deney grubunun motivasyonu ön test sonuçları ile son test sonuçları ve deney grubunun son test sonuçları ile kontrol grubunun son test sonuçları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Atılganlık envanteri sonuçlarında deney grubunun atılganlık ön test sonuçları ile son test sonuçları ve deney grubunun son test sonuçları ile kontrol grubunun son test sonuçları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark ortaya çıkmıştır. Dikkat düzeyi sonuçlarında deney grubunun dikkat düzeyi ön test sonuçları ile son test sonuçları ve deney grubunun son test sonuçları ile kontrol grubunun son test sonuçları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur. Motivasyon, atılganlık ve dikkat düzeylerinin kontrol gruplarının ön test ve deney gruplarının ön test sonuçları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır. Araştırma sonuçları, 8 haftalık yüzme eğitiminin lise öğrencilerinin motivasyon, atılganlık ve dikkat düzeylerini olumlu yönde etkilediğini göstermektedir.
10-12 yaş grubu yüzücülere uygulanan 8 haftalık pliometrik antrenmanın bazı performans parametreleri üzerine etkisinin incelenmesi
Çalışmamız 10-12 yaş grubu yüzücülere uygulanan pliometrik antrenmanın bazı performans parametreleri üzerine etkisinin olup olmadığını belirleyebilmek amacı ile yapılmıştır. Araştırmaya 10-12 yaş grubu lisanslı yüzücüler katılmıştır. Araştırmaya katılan sporculara ön ve son test olarak; t-çeviklik, durarak uzun atlama, dikey sıçrama, 30m surat testleri, antropometrik ölçümler uygulanmış ve 15m, 50m yüzme dereceleri alınmıştır. Çalışma grubuna 8 hafta süresince haftada 1 gün normal antrenmanlarının öncesi 35-45dk arasında süren pliometrik antrenman programı uygulanmıştır. Kontrol grubu ise rutin antrenmanlarına devam etmiş, hiçbir ek uygulama yapılmamıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin istatiksel analizinde istatistik programı kullanılmıştır. Çalışma ve kontrol gruplarının aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanmıştır. Yapılan normalite testi sonucunda nonparametrik çıkan verilerin değerlendirilmesinde grup içi karşılaştırmalarda Wilcoxon, gruplar arası karşılaştırmalarda ise Mann Whitney U testinden yararlanılmıştır. Çalışmamızda anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Araştırmamızda, çalışma grubunun seçilen parametrelerde (30m sürat, t testi, durarak uzun atlama, dikey sıçrama, patlayıcı güç, 50m ve 15m yüzme derecesi) ön-son test verileri karşılaştırıldığında tüm değerler arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir (p<0,05). Sonuç olarak pliometrik çalışmaların performans bileşenleri üzerinde olumlu etkileri olduğu görülmüştür. Bu bağlamda 10-12 yaş grubu yüzme sporcularına uygulanan antrenman programları içerisinde pliometrik çalışmalarının da programlarında yer alması gerektiği düşünülmektedir.
Overektomize sıçanlarda resveratrol uygulaması ve yüzme egzersizinin kalsiyum ve kemik metabolizması üzerine etkisi
1. ÖZET Overektomize Sıçanlarda Resveratrol Uygulaması ve Yüzme Egzersizinin Kalsiyum ve Kemik Metabolizması Üzerine Etkisi Bu çalışmanın amacı; Overektomize Sıçanlarda Resveratrol Uygulaması ve Yüzme Egzersizinin Kalsiyum ve Kemik Metabolizmasını nasıl etkilediğinin araştırılmasıdır. Çalışma F.Ü. Deneysel Tıp Araştırma ve Uygulama Merkezinden temin edilen Spraque–Dawley cinsi 56 adet erişkin dişi sıçan üzerinde aynı merkezde gerçekleştirildi. Çalışmada kullanılan deney hayvanları 8 gruba ayrıldı. Dört hafta devam eden çalışmadan sonra hayvanların hepsinden sabah 09:00-10:00 saatleri arasında dekapitasyonla gerekli analizlerde kullanılmak üzere kan örnekleri alınarak analiz zamanına kadar kan örnekleri -80 oC'de muhafaza edilmiştir. Alınan kan örneklerinde kalsiyum, magnezyum, mangan, demir, bakır, çinko, fosfor ve selenyum düzeyleri atomik emisyon cihazında tayin edilmiştir. Kemik yapımıyla ilişkili olarak Alkalen Fosfataz, Osteokalsin düzeyleri, Kemik yıkımıyla ilişkili olarak da Hidroksi pirolin ve pridinolin düzeyleri tayin edilmiştir. Serum MDA düzeyinin belirlenmesi Uchiyama ve Mihara yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Sonuç mg/g olarak tanımlanmıştır. Örneklerin GSH miktarları Ellman's metoduyla ölçülmüştür. Gerçekleştirilen çalışmada grupların serum MDA düzeyleri karşılaştırıldığında, grup 2, grup 5 ve grup 6'nın diğer gruplara göre önemli düzeyde yüksek MDA düzeylerine sahip olduğu görüldü (P<0,05). Grup 1, grup 3, grup 4, grup 7 ve grup 8'in MDA düzeyleri ise birbirine benzemekle (P>0,05) birlikte diğer gruplardan önemli düzeyde düşük olarak belirlendi (P<0,05). Çalışmada grupların serum GSH düzeyleri incelendiğinde, grup 4, grup 7 ve grup 8'in diğer gruplara göre önemli düzeyde yüksek GSH düzeylerine sahip olduğu tespit edildi (P<0,05). Grup 2, grup 5 ve grup 6 serum GSH düzeylerinin ise önemli düzeyde düşük olduğu görüldü (P<0,05). Grup 1 ve grup 3 GSH düzeylerinin de grup 2, grup 5 ve grup 6'dan önemli şekilde yüksek olduğu belirlendi (P<0,05). Gerçekleştirilen çalışmada, tüm grupların serum demir ve magnezyum düzeyleri arasında önemli bir fark tespit edilmedi (P>0,05). Çalışmada grupların serum bakır düzeyleri karşılaştırıldığında, en yüksek bakır düzeyi grup 6'da elde edildi (p<0,05). En düşük serum bakır düzeyleri ise grup 2, 3 ve 4' te tespit edildi. Çalışmada grup 1, 5, 7 ve 8'in serum düzeyleri ise birbirine benzerdi (P<0,05). Gerçekleştirilen çalışmada, tüm grupların serum selenyum düzeyleri arasında önemli bir fark tespit edilmedi (P>0,05). Gerçekleştirilen çalışmada, en yüksek serum çinko, kalsiyum ve fosfor düzeyleri, grup 5 ve 6' da elde edildi (P<0,05). En düşük serum çinko, kalsiyum ve fosfor düzeyleri ise grup 1, 3,7 ve 8'de tespit edildi (P<0,05). Grup 2 ve 4'ün serum çinko, kalsiyum ve fosfor düzeyleri ise birbirine benzerdi (P>0,05). Gerçekleştirilen çalışmada, grup 5 ve grup 6'nın serum alkaline phosphatese ve osteocalcine düzeyleri önemli şekilde diğer gruplardan düşüktü (P<0,05). En yüksek alkaline phosphatese ve osteocalcine düzeyleri ise grup 7 ve 8' de elde edildi (P<0,05). Diğer grupların serum alkaline phosphatese ve osteocalcine düzeyleri ise birbirine benzerdi (P>0,05). Çalışmada en yüksek serum hidroxyproline ve pyridinoline düzeyi grup 5 ve 6'da elde edildi (P<0,05). En düşük alkaline phosphatese ve osteocalcine düzeyleri ise grup 7 ve 8' de elde edildi (P<0,05). Diğer tüm grupların serum Osteocalcine düzeyleri ise farklı değildi (P>0,05). Sonuç olarak; Overektomize, egzersiz yaptırılan overektomize ve sadece egzersiz yaptırılan sıçanlarda artan serbest radikal üretimi ve dolayısıyla doku hasarı resveratrol desteğiyle önlenebileceği sonucuna varılmıştır Yine çalışmamızda overektomize, egzersiz yaptırılan overektomize sıçanlarda kemik yıkımına bağlı olarak arttığı düşünülen çinko, kalsiyum ve fosfor düzeyleri resveratrol desteğiyle kontrol değerlerine yaklaştığı görülmüştür. Çalışma sonuçlarına göre; overektomize, egzersiz yaptırılan overektomize sıçanlarda artan kemik yıkımını gösteren belirteçlerin resveratrol desteğiyle baskılanması resveratrolun kemik kayıplarını önlediğini göstermektedir. Çalışmamızın vurgulanması gereken en önemli sonucu; resveratrol desteğinin ovaryumları alınmış sıçanlarda kemik dokudaki kayıpları önlediğinin sonucuna varılmasıdır. Anahtar Kelimeler: Egzersiz, Kemik, Element Metabolizması, Overektomi, Resveratrol, Serbest Radikaller