Plays

65 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

11-13 yaş arası bireylerde beden eğitimi dersinde uygulanan geleneksel oyunların bazı temel motorik özelliklere etkisi

Oyunlar insanlık tarihi kadar eski etkinliklerdir ve nesilden nesile aktarılarak kültürel öğelerin taşınmasında aracılık ederler. Çocukların eğlenceli vakit geçirmelerinin yanında eğitimlerinin bir parçası olarak müfredatlarda yer verilmektedir. Beden eğitimi ve spor derslerinde oynatılan geleneksel oyunlar çocukların dijital oyunlardan uzaklaşmasında, bedensel, psikolojik, motorik ve sosyal açıdan gelişmesinde yardımcı olmaktadır. Gelişimlerinin önemli bir kısmını oluşturan motorik özellikler arasında sürat, esneklik, kuvvet, koordinasyon gibi unsurlar bulunur. Geleneksel oyunların içeriğinde bu özelliklerle ilişkilendirilen hareketler olduğundan çalışmamızın amacı 11-13 yaş arası bireylerde beden eğitimi dersinde uygulanan geleneksel oyunların belirlenen motorik özelliklere etkisi olup olmadığını tespit etmektir. Araştırmanın amacı kapsamında Siirt Sancaklar Ortaokulunda öğrenim gören öğrenciler evren olarak seçilmiştir. Gönüllülük esasına göre belirlenen örneklemde 11-13 yaş aralığındaki 30 kadın ve 30 erkek bulunmaktadır. Uygulanan ön test- son test yöntemi gereği 30'ar kişiden oluşan deney ve kontrol grupları oluşturulmuştur. Her grup kendi içinde 15 kadın ve 15 erkek öğrenci barındırmaktadır. Uygulamalara başlanmadan önce öğrencilerin ön test ölçümleri yapılarak kayıt altına alınmıştır. Belirlenen beş farklı geleneksel oyun 8 hafta boyunca haftada bir gün ve iki ders saati süresince deney grubu öğrencilerine oynatılmıştır. Süre sonunda öğrencilerin son test ölçümleri yapılarak yeniden kaydedilmiştir. Elde edilen veriler SPSS25 paket programıyla analiz edilmiştir. Yapılan analizlerde ağırlık ve boy ölçümleri ön test- son test verilerinde hem deney hem de kontrol grubunda anlamlı fark bulunmuştur. Fark toplamları değerlendirildiğinde ise anlamlı farklılık yoktur. Koordinasyon özelliğinde hem deney hem de kontrol grubunda anlamlı farklılık bulunamamıştır. Ayrıca esneklik ve sürat ön test - son test sonuçlarında deney gruplarında anlamlı farklılık bulunurken, kontrol gruplarında anlamlı farklılık olmadığı belirlenmiştir. Bulgular sınırlı sayıdaki literatür araştırmalarıyla kıyaslanmış ve önerilerle desteklenmeye çalışılmıştır.

Beden eğitimiErgenlerEsneklik+7
Abdulmelik Oran
Hitit University · Institute of Health Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Okul öncesi 60-72 aylık çocukların temel motor beceri gelişiminde eğitsel oyunların etkisi

Bu araştırmada mevcut müfredat kapsamındaki uygulamalara ek olarak 8, 10, 12 hafta boyunca uygulanacak eğitsel oyunlardan oluşturulmuş programın temel motor beceriler üzerine etkisi ve eğitim süresinin temel motor becerilerinin kalıcılık düzeyine etkisi araştırılmıştır. Çalışma ve kontrol grupları, 2013-2014 Eğitim-Öğretim yılında Merkez Zübeyde Hanım Anaokulu ve Merkez TOKİ Anaokulu 60-72 ay yaş grubundaki çocuklardan oluşturulmuştur. Çalışmaya 110 çocuk katılmıştır. Çalışma gruplarına 8, 10 ve 12 hafta boyunca çalışma uygulanmıştır. Program, çalışma gruplarına haftada 3'er gün ve 40' ar dakika uygulanmıştır. Ölçüm aracı olarak Bruininks-Oseretsky Motor Yeterlilik Testi ikinci sürümünün (BOT-2) kısa formu kullanılmıştır. Çalışma sürecinin öncesi, sonrası ve çalışma periyodunun sonunda verilen 8 haftalık aradan sonra kalıcılık ölçümleri alınmıştır. İstatistiki yöntem olarak çocukların Bruininks-Oseretsky Motor Yeterlilik Testi ilk ölçümlerinden elde edilen verilere Shapiro Wilk normallik testi uygulandı. Normallik testinden sonra, çalışma gruplarına uygulanan program ve çalışma süresine bağlı olarak temel motor gelişim düzeyleri arasında bir fark olup olmadığını belirlemek için α= 0.05 anlamlılık düzeyinde tekrarlı ölçümler varyans analizi (Repeated MeasureAnova) testiuygulanmıştır. Gruplar arasında, ölçümler arasında ve grupların ölçümleri arasındaki farkı belirlemede ikinci seviye testi olarak Tukey's (HSD) testi uygulanmıştır. Elde edilen test sonuçlarına göre, Normallik testi sonuçları değerlendirildiğinde grupların homojen (p˃0.05) bir yapıya sahip olduğu ortaya çıkmıştır. Bruininks Oseretsky Motor Yeterlilik Testinin hem tüm alt testleri (İnce Motor Beceri Hassaslığı, İnce Motor Beceri Bütünlüğü, El Hüneri, El Kol Koordinasyonu, Çift Yönlü Koordinasyon, Denge, KoşuHızı, Çeviklik ve Güç) hem de "Toplam Motor Bileşik" değerlerine göre çalışma grupları ile kontrol grubu arasında istatistiksel açıdan (p<0.05) önemli bir farklılık olduğu ortaya çıkmıştır. Aynı şekilde, ölçümler arasında da (p<0.05) istatistiksel açıdan önemli bir fark olduğu tespit edilmiştir. Kontrol grubunun ölçümleri arasındaistatistikselaçıdan (p˃0.05) önemli bir fark yokken; çalışma gruplarının ölçümleri arasında ise istatistiksel açıdan (p<0.05) önemli bir fark olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, elde edilen verilere göre, uygulanmış olan çalışma programı ve çalışma süresi temel motor beceri düzeylerini ve kalıcılık düzeylerini olumlu etkilemektedir. Temel hareketler döneminde yapılacak doğru yoğunluk ve süredeki çalışmalar bireyin temel becerilerde ustalık düzeyine ulaşmasını olumlu etkileyecektir.

Eğitsel oyunlarMotor beceri testleriMotor beceriler+3
Sinan Akın
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencilerinin oyun kavramına ve fiziksel aktivite içeren oyunları oynamaya yönelik tutumlarının bazı değişkenler açısından incelenmesi

Son yıllarda gelişmiş ülkelerin eğitim sistemlerine baktığımızda oyun kavramının çocukların gelişimi açısından önemli bir faaliyet olduğu görülmektedir. Bilim adamlarının birçoğuna göre çocuğu tanımak ve gözlemlemenin en iyi yolu oyundur. Çocuklar oyun oynadığı esnada birçok beceri kazanırlar. Genellikle oyun esnasında öğrenme, etkili karar verme, birlikte iş yapma, dürüstlük, paylaşmak, karşısındakilerin haklarına saygı göstermek, arkadaşlarını sevme, yardımlaşma gibi durumları öğrenir. Çocuk oyun vasıtasıyla yetişkinliğe geçiş dönemindeki becerilerini izleyerek pratik hale getirir ve mükemmelleştirir. Oyun her yaş evresinde insanların gelişiminde faydalı ve etkili bir kavramdır. Bu araştırma, Ortaöğretim öğrencilerinin oyun kavramına ve fiziksel aktivite içeren oyunları oynamaya yönelik tutumlarının bazı değişkenler açısından incelenmesi amacıyla yapılan betimsel bir çalışmadır. Bu araştırmada nicel ve nitel verilerin bir arada analiz edildiği karma yöntem kullanılmıştır. Araştırma evrenini Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı okullarda öğrenim görmekte olan ortaöğretim öğrencileri, örneklem grubunu ise gönüllülük esasına dayalı olarak seçilen 613 (227 Kadın, 386 Erkek) öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Hazar (2015) tarafından geliştirilen "Oyunsallık Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 20.0 paket programından yararlanılarak, Independent Sample t testi, OneWay Anova testi kullanılmıştır. Ayrıca, araştırma grubuna yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanarak, elde edilen nitel veriler, içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda, erkeklerin kadınlardan daha yüksek oyunsallık eğilimleri olduğu, yaş ve sınıf değişkenleri açısından küçük yaş ve sınıf gruplarının oyunsallık puanlarının daha yüksek olduğu, spor geçmişi olan öğrencilerin fiziksel aktivite içeren oyunlara yönelik tutumlarının daha olumlu olduğu, Anadolu ve Fen lisesi öğrencilerinin sosyal uyum alt boyutu puanlarının daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, kilonun arttığı durumlarda oyun tutkusu, oyun isteği ve keyif alma düzeylerinin azaldığı belirlenirken, boy ile ilgili herhangi bir ilişki bulunamamıştır. Çalışmaya katılan öğrencilerin oyun kavramına ilişkin görüşlerinde kendini tanımak, öğrenmenin ilk adımı, keyif ve mutluluk, eğlenmek temalarının ön plana çıktığı, oyunun faydalarına ilişkin görüşleri incelendiğinde çoğunluğu oyunun faydalı olduğunu, ancak okul ortamında oyun alanlarının yeterli olmadığı yönünde sonuçlara ulaşılmıştır.

Fiziksel aktiviteOrtaöğretimOrtaöğretim öğrencileri+1
Erdal Yeltekin
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2021
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Oyun oynama bozukluğu ölçeği – ebeveyn formu'nun geliştirilmesi

Oyun oynama bozukluğu, çocuk ve ergenlerde sıklıkla karşılaşılan önemli bir halk sağlığı sorunu haline gelmiştir. Bu fenomenin çocuk ve ergenlerdeki zarar verici etkileri birçok çalışma ile belgelenmiştir. Buna rağmen klinik ortamda değerlendirmeye yardımcı olacak ölçüm araçlarının sayısı yetersizdir. Bu çalışmanın temel amacı, çocuk ve ergenlerdeki oyun oynama bozukluğu semptomlarının ebeveynler tarafından değerlendirilmesine imkan veren, Türk kültürüne uygun geçerli ve güvenilir bir psikometrik ölçüm aracı geliştirmektir. Çevrimiçi bir anket aracılığıyla, 6-18 yaş arası (11.7 ± 3.44) çocuğu olan 750 ebeveyn çalışmamıza katılmıştır. Geçerlik çalışması amacıyla örneklem grubu ikiye bölünmüş, 380 kişiye açımlayıcı faktör analizi (AFA), 370 kişiye ise doğrulayıcı faktör analizi (DFA) yapılmıştır. Güvenirlik analizi için ise test – tekrar test analizi ve iç tutarlılık araştırılmıştır. AFA sonucunda, ICD-11 Oyun Oynama Bozukluğu tanı kriterleri ile uyumlu şekilde, 15 maddelik ölçeğin üç alt boyut içerdiği (kontrol yetersizliği, önceliğin artması, olumsuz sonuçlar) gözlenmiş, DFA'da ise bu yapı doğrulanmıştır. Bu sonuçlara göre Oyun Oynama Bozukluğu Ölçeği – Ebeveyn Formu'nun geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı olduğu ispatlanmıştır. Oyun Oynama Bozukluğu Ölçeği – Ebeveyn Formu, ICD-11 Oyun Oynama Bozukluğu tanı kriterlerini temel alan, 6-18 yaş arası çocuk ve ergenlerdeki oyun oynama bozukluğu semptomlarının ebeveynler tarafından değerlendirilmesine imkan veren bir ölçektir. Geliştirilen bu ölçeğin oyun oynama bozukluğunun klinik değerlendirme sürecine ve bilimsel araştırmalarına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

BağımlılıkGüvenilirlik ve geçerlilikOyun bağımlılığı+4
Erdem Ertaş
Bezmialem Vakıf University
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Alışveriş merkezlerinde bulunan oyun alanlarının çocukların gelişim alanlarına uygunluğunun incelenmesi: Çankırı ili örneği

Oyun, çocukluk döneminde eğlenceyi ve eğitimi birleştiren bir aktivite olarak karşımıza çıkmaktadır. Oyunlar çocuklarda mutlu anları oluşturmanın yanı sıra arkadaş ilişkilerinin kurulmasını ve bu ilişkileri sürdürebilme becerilerini de desteklemektedir. Alışveriş merkezlerinde bulunan oyun alanlarının çocukların oyun seçimlerini, yaratıcılığını, oyundaki kültürel unsurları, oyun aracılığı ile aktarılan olumlu ve olumsuz kazanımları ve tüm bunların çocukların gelişimsel dönemine uygunluğunun değerlendirilmesi çalışma konusudur. Bu çalışmada amaç ise oyun alanlarının yaş özelliklerine uygunluğunun ortaya konulmasıdır. Araştırmanın ana evrenini Türkiye'deki alışveriş merkezlerindeki oyun alanları oluştururken, çalışma grubunu ise Çankırı İli merkezindeki alışveriş merkezlerindeki oyun alanları oluşturmaktadır. Çankırı ilindeki alışveriş merkezleri ulaşılabilir olduğu için araştırmanın evreni aynı zamanda çalışma grubunu da oluşturmaktadır. Çalışmada kullanılan veri toplama aracı araştırmacı tarafından geliştirilmiştir ve iki bölümden oluşmaktadır. İlk kısımda oyun alanı hakkında genel bilgiler yer alırken ikinci kısımda ise oyunların kapsamı incelenmektedir. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmış olup veriler betimsel analiz ile değerlendirilmiştir. Betimsel analiz, çeşitli veri toplama teknikleri ile elde edilmiş verilerin daha önceden belirlenmiş temalara göre özetlenmesi ve yorumlanmasını içermektedir (Yıldırım ve Şimşek, 2018). Araştırma sonucunda Çankırı'da bulunan iki oyun alanındaki materyallerin bilişsel gelişimi, fiziksel gelişimi, kas motor gelişimini, sosyal gelişimi, dil gelişimini, duyuşsal gelişimi desteklediği görülmüştür.

Alışveriş merkezleriOyun alanlarıOyunlar+3
Sevinç Özdemir
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuklarda boş zaman değerlendirmesi ve gelenekselden moderne değişen oyunlar: Çankırı örneği

Çocuk kavramı bütün toplumların değer vermiş olduğu bir kavramdır. Toplumlar çocuklar aracılığı ile kültürünü ve değerlerini gelecek nesillere aktarmaktadır. Bu çalışma bütün toplumun değer vermiş olduğu çocuk kavramının sosyolojik yöntemlerle araştırılması ve çocukların vazgeçilmez bir parçası olan oyun kavramının çocuklar üzerindeki etkilerinin araştırılmasını amaçlamaktadır. Çocukların boş zamanları nasıl değerlendirdikleri, oyunların çocuklar üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Bu çalışmada yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile 9–15 yaş aralığında 36 çocuk ile görüşmeler yapılmıştır. Bununla birlikte 217 ebeveyne anket formu uygulanmıştır. Yapılan araştırma sonucunda çocukların giderek artan şiddete olan eğiliminin temelinde şiddet içerikli oyunlara olan yoğun ilgisinin olduğu analiz edilmiştir.

Boş zamanları değerlendirmeGeleneksel oyunlarOyunlar+4
Naziye Gezginci
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

4-6 yaş arasında çocuğu olan annelerin riskli oyuna izin verme düzeyleri ile çocukların öz-düzenleme becerilerinin incelenmesi

Araştırmada 4-6 yaş arasında çocuğu olan annelerin riskli oyuna izin verme düzeyleri ile çocukların öz-düzenleme becerilerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi ve annelerin riskli oyuna izin verme düzeyleri ile çocukların özdüzenleme becerileri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini çocuğu Karabük il merkezinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı anaokullarına devam eden toplam 318 anne oluşturmuştur. Araştırma verileri "Kişisel Bilgi Formu", "Riskli Oyunlara İzin Verme Ölçeği" ve "4-6 Yaş Çocuklarına Yönelik Öz-düzenleme Becerileri Ölçeği" ile toplanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), pearson korelasyon katsayısı ve doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda annelerin riskli oyuna izin verme düzeyleri ile annenin yaşı, anne-baba eğitim durumu, çocuk sayısı, annenin çalışma durumu, çocuğu ile oyun oynama sıklığı, çocukken riskli oyun oynama durumu, çocuğun doğum sırası, yaşı ve okul öncesi eğitim kurumuna devam etme süresi arasında, çocukların öz-düzenleme becerileri ile anne eğitim durumu, annenin çocuğu ile oyun oynama sıklığı ve çocuğun sıklıkla oyun oynadığı yer arasında anlamlı bir farklılık (p<.05) olduğu bulunmuştur. Araştırma sonucunda annelerin riskli oyuna izin verme düzeyleri ile baba yaşı, çocuğun cinsiyeti ve sıklıkla oyun oynadığı yer arasında, çocukların öz-düzenleme becerileri ile anne yaşı, baba yaşı, baba eğitim durumu, çocuk sayısı, annenin çalışma durumu, annenin çocukken riskli oyun oynaması, çocuğun cinsiyeti, doğum sırası, yaşı ve okul öncesi eğitim alma süresi arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Ayrıca annelerin riskli oyuna izin verme düzeyleri ile çocukların öz-düzenleme becerileri arasında pozitif yönlü bir ilişki olduğu, annelerinin riskli oyuna izin verme düzeylerinin çocukların öz-düzenleme becerilerini yordadığı belirlenmiştir.

AnnelerOyunlarRisk algılaması+4
Hatice Çevirme
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Zihinsel yetersizliği olan çocukların ebeveynlerinin çocuk sevme durumları ile oyuncak seçiminde yaşadıkları güçlükler

Tanımlayıcı tipte yapılan bu çalışma İstanbul ilinde Zeynep Kamil Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılmıştır. Araştırmanın evrenini 2018 yılı içinde hastanenin sağlık kuruluna çocukların gelişim geriliği raporu almak için başvuran, zihinsel yetersizliğe sahip çocuğu olan ebeveynler oluşturmuştur. Örnekleme ise 30 Mayıs 2018 ve 31 Aralık 2018 tarihleri arasında araştırmaya katılmayı kabul eden 120 zihinsel engelli çocukların ebeveynleri alınmıştır. Ebeveynlerden annelerin yaş ortalaması X̅=35,58 ± 6,55, babaların X̅=39,7 ± 6,34 dür. Ebeveynlerin %96,7'i evli olup, büyük çoğunluğu (%87,5) çekirdek ailedir. Çocukların %19,2'sinin kronolojik yaşı 3 yıl veya daha düşük iken, çocukların %57,5'inin zihinsel (zeka) yaşı 3 yıl veya daha düşüktür. Çocukların %88,3'ü hastalığı doğuştan kazanmıştır. Ebeveynlerin çocuk sevme durumlarının yüksek olduğu görülmüştür. Çocuklarıyla günde 3 saatin üzerinde oyun oynayan ebeveynlerin, hiç oynamayan ebeveynlere göre çocuklarını sevme puanlarının anlamlı düzeyde yüksek olduğu (p<0.05) belirlenmiştir. Bulgulara göre ebeveynlerin (%69,2) büyük çoğunluğu çocuklarına oyuncak seçerken güvenli ve gelişim yaşına uygun olmasına dikkat etmekte, %44,2'si oyuncak seçiminde zorlanmakta, gelişim durumuna uygun oyuncak seçme konusunda yeterli bilgiye sahip olmamalarını (%81.1) güçlük çekme nedeni olarak bildirmişlerdir. Bu bulgulara göre ebeveynlerin oyuncak seçimi konusunda güçlük yaşadıkları, çocuklarını seven ebeveynlerin çocuklarıyla daha fazla zaman geçirdikleri dikkate alınarak, ebeveynlere oyuncak seçiminde ve çocuklarıyla daha fazla zaman geçirmeleri konusunda uygun danışmanlık yapılması, oyuncak güvenliği konusunda eğitim verilmesi önerilebilir.

HemşirelerHemşirelikOyuncak+4
Mesut Gökçen
Yozgat Bozok University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Gelişimsel yetersizliğe sahip olan çocukların annelerine yönelik hazırlanan 'oyun oynama becerilerini destekleme programının' etkililiğinin incelenmesi

Bu çalışmada geliştirilen Oyun Oynama Becerilerini Destekleme Programının (OBEDEP), 0-6 yaş aralığında gelişimsel yetersizliği olan çocukların annelerinin oyun becerileri üzerindeki etkililiğini incelemeyi amaçlanmıştır. Öntest-sontest kontrol gruplu deneysel desenle gerçekleşen araştırmada Oyun Oynama Becerilerini Destekleme Programı (OBEDEP)'nın etkililiği araştırılmıştır. Araştırma grubu Diyarbakır ilinde yer alan bir özel özel eğitim ve rehabilitasyon kurumuna devam eden gelişimsel yetersizlik tanısı alan 0-6 yaş arasında 2 kız 12 erkek olmak üzere toplam 14 çocuğun annelerinden oluşmaktadır. Çalışmanın verileri Oyun Oynama Becerilerini Destekleme Programına Dayalı Kontrol Listesi (OBEDEP-KL) aracılığı ile toplanmıştır. Uygulamada kullanılan programın annelerin oyun becerileri üzerindeki etkililiğini test etmek için araştırma grubunu oluşturan anneler, deney ve kontrol grubu şeklinde ikiye ayrılmıştır. Deney grubundaki annelere 8 hafta boyunca haftada bir kez ve 40+40 dakika OBEDEP uygulanmıştır. Hem deney hem de kontrol grubundaki annelerin 1. ve 8. Haftada OBEDEP-KL ile oyun becerileri değerlendirilmiştir. Elde edilen veriler IBM SPSS 22 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizi, veriler normal dağılıma uygun olmadığı için non-parametrik testlerden Mann Whitney U ve Wilcoxon Signed Ranks Testi ile yapılmıştır. Bu araştırmada OBEDEP' e katılan deney grubundaki annelerin oyun becerileri ile programa katılmayan kontrol grubundaki annelerin oyun becerileri arasındaki farkın anlamlı olduğu bulunmuştur. Deney grubunu oluşturan gelişimsel yetersizliği olan çocukların annelerinin oyun becerileri müdahale öncesi ve sonrası olumlu anlamda farklılıklar olduğu belirlenmiştir. Oyun eğitimi uygulanan annelerin eğitimi almayan annelere göre oyun becerilerinde olumlu yönde gelişmeler olduğunu belirtmek mümkündür.

Ana-çocuk etkileşimiAnne eğitimiAnneler+5
Şermin Aygürt
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Eugen Fink'in oyun kavramı

Bu tez, Eugen Fink'te Spiel (Oyun) kavramının varoluşsal boyutu üzerinden bir değerlendirmeyi içermektedir. 3 bölümden oluşan çalışmamızın ilk bölümünde oyun kavramına ilişkin genel bir tanımlamaya, sahip olduğu özelliklere, temel unsurlarına ve etimolojik kökenine değinilmektedir. İkinci bölümde Fink'in oyun kavramının üzerinde durduğu felsefi boyutu Herakleitos, Platon, Schiller, Nietzsche, Huizinga, L. Wittgenstein ve Heidegger üzerinden ele alınmaktadır. Üçüncü Bölümde Fink'in ele aldığı ve sorunlaştırdığı insani oyun ve onun varoluşsal boyutu, kült oyun kavramı, mitosun oyun yorumu, insan varoluşunun dünya ile ilişkisi ve oyun olarak dünya konusu ele alınmaktadır. Son olarak Fink'in oyun kavramını ele alış tarzı tartışılmakta ve genel bir değerlendirme yapılmaktadır.

Fink, EugenHeidegger, MartinHerakleitos+7
Saime Say
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

İnternet oyun oynama bozukluğunun aleksitimi ve sosyal anksiyete ile ilişkisi

Amaç: İnternet Oyun Oynama Bozukluğununun (İOOB) daha önce diğer bağımlılıklarda da çalışılmış olan aleksitimi ve sosyal anksiyete ile ilişkisinin araştırılması çalışmamızın amacını oluşturmuştur. Yöntem: MCBÜ sağlık kampüsü öğrenci ve araştırma görevlilerinden DSM-5 de önerilen İOOB tanı kriterlerini karşılayan 40 internette oyun bağımlılığı olan hasta araştırma grubunu oluşturmuştur. Kontrol grubu ise aynı evren içinden 40 sağlıklı gönüllüden oluşturulmuştur. Her iki grup için Sosyodemografik ve Klinik Bilgi Formu, İnternet Oyun Oynama Bozukluğu Ölçeği, DSM-5 için Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu (SCID-5), Toronto Aleksitimi Ölçeği, Liebowitz Sosyal Anksiyete Ölçeği uygulanmıştır. Elde edilen veriler bilgisayar ortamına aktarılarak istatistiksel analizleri yapılmıştır. Bulgular: İnternet oyun oynama bozukluğu olanlarla aleksitimi arasında pozitif yönde ilişki saptanmıştır (p:0.002). Gruplar arasında sosyal anksiyete ile ilişkilerinde anlamlı farklılık bulunmuştur (p:0.002). Yine gruplar arasında sosyal anksiyete kaçınma ve kaygı alt boyutlarıyla ilişkiye bakıldığında internet oyun oynama bozukluğu olanlarla pozitif yönlü ilişki saptanmıştır (p:0.009, p:0.001). Aleksitimi ile sosyal anksiyete düzeyi ve alt boyutları arasındaki ilişkiye bakıldığında pozitif yönlü ilişki bulunmuştur (p:0.001). Sonuç: Araştırmamızın bulguları değerlendirildiğinde internet oyun oynama bozukluğu olanlarda aleksitimi oranının ve sosyal anksiyete düzeyinin daha fazla olduğu görülmüştür. Ayrıca internet oyun oynama bozukluğu olanların sosyal anksiyete kaçınma ve kaygı alt boyutlarında da daha yüksek puanlar aldığı saptanmıştır. Aleksitimi ile sosyal anksiyete düzeyi ve alt boyutları değerlendirildiğinde aralarında pozitif yönlü ilişki olduğu sonucuna varılmıştır. Bu bulguların daha büyük örneklemde yinelenmesine ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Oyun oynama bozukluğu, dijital oyun bağımlılığı, aleksitimi, sosyal anksiyete

Affektif semptomlarAleksitimiAnksiyete+5
Ebru Usta
Manisa Celal Bayar University
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuklarda kan alma işlemi öncesi uygulanan oyun hamuru aktivitelerinin ağrı ve anksiyete üzerine etkisi

Araştırma 4-7 yaş arası çocuklarda kan alma işlemi öncesi uygulanan oyun hamuru aktivitelerinin ağrı ve anksiyete düzeylerine etkisini belirlemek amacı ile randomize kontrollü tipte deneysel çalışma olarak planlanmıştır. Araştırma verileri Düzce Atatürk Devlet Hastanesi Kan Alma Birimi'nde Kasım 2019-Nisan 2020 tarihleri arasında toplanmıştır. Araştırma örneklemini, gönüllü ve örneklem seçim kriterlerine uyan, güç analiziyle belirlenmiş 68 çocuk (deney grubu=34; kontrol grubu=34) oluşturmuştur. Verilerin elde edilmesinde çocuk ve ebeveynlerinin sosyo-demografik bilgilerini tespit etmek amacı ile "Tanıtıcı Bilgi Formu", işlem öncesi ve sonrası anksiyetelerini ölçmek için "Çocuk Anksiyete Skalası- Durumluluk" (ÇAS-D), işlem öncesi ve sonrası ağrı seviyesini ölçmek için "Wong-Baker Yüz İfadelerini Derecelendirme Ölçeği" (WB-YİDÖ) kullanılmıştır. Deney grubundaki çocuklara kan alma işlemi öncesi oyun hamuru oynatılmış, kontrol grubundaki çocuklara ise sadece rutin kan alma işlemi gerçekleştirilmiştir. Araştırmada toplanan verilerin analizi IBM SPSS Statistics 26 sürüm programına aktarılarak yapılmıştır. Uygulanan bağımsız örneklem testleri sonucunda deney ve kontrol grupları arasında WB-YİDÖ ve ÇAS-D puanları açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0,05). Bu sonuca göre deney grubundaki çocukların WB-YİDÖ ve ÇAS-D puanlarının, kontrol grubundaki çocukların puanlarından anlamlı derecede daha düşük olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak kan alma işlemi öncesinde uygulanan oyun hamuru aktivitelerinin işlem sonrasında çocukların ağrı ve anksiyete düzeylerini azaltmada etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

AnksiyeteAğrıDikkat dağıtma+5
Ayşe Akar
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokullarda öğrencilerin teneffüslerde yaptıkları etkinliklerin incelenmesi ve geliştirilmesine yönelik öneriler

İlkokullarda öğrenciler teneffüslerde verimli zaman geçirdiklerinde, öğrenci sınıfına öğrenmeye hazır halde geri döner. Okulda teneffüs zamanlarının geçirileceği uygun ortamların olması, öğrencilerin fiziksel ve duygusal gelişimine katkı sağlamanın yanında teneffüslerde yapılan etkinlikler onların arkadaşları ile olumlu ilişkiler kurmasını güçlendirir, öğrenmeye destek ve teşvik sağlar. Teneffüsler eğitim-öğretim için çok önemli bir yere sahiptir bu yüzden teneffüslerin daha verimli geçirilebilmesi için bu mekanların öğrenciler için cazip hale getirilmesi gerekmektedir. Yapılan bu çalışmada araştırma için seçilen bir okulda öğrencilerin teneffüs saatleri ve öğle aralarında geçirdikleri zaman ve yaptıkları faaliyetlerin daha verimli olması için araştırmacı tarafından geliştirilen oyun alanlarının mevcut okul donatıları ile kıyaslanması amaçlanmıştır. Çalışma Batı Karadeniz Bölgesi'nde bir ilkokulda Ekim-Aralık 2019 aylarında eğitim gören 662 öğrenci ile yapılmıştır. Çalışma kapsamında öncelikle okuldaki oyun alanları ve faaliyet alanları geliştirilmeden önceki durumda, öğrencilerin okul koridorlarında ve okul bahçesinde teneffüsleri nasıl geçirdikleri incelenmiş ve bu mekânlarda teneffüs saatlerindeki gürültü düzeylerinin ne olduğu saptanmıştır. Daha sonra okulda araştırmacı tarafından çalışma amacına uygun olarak oyun alanı tasarımları, okul koridorları ve okul bahçesine çizilerek, bu alanlar öğrencilerin kullanımı açısından daha işlevsel hale getirilmiştir. Öğrencilerin hazırlanan oyun alanlarını etkin kullanabilmeleri için oyun alanları ile ilgili eğitimler verilerek kolay adapte olmaları sağlanmıştır. Son olarak öğrencilerin bu oyun alanlarını kullanma durumları ölçülmüştür. Çalışmanın bu aşamasında öğrencilerin okul koridorlarında ve okul bahçesinde teneffüsleri nasıl geçirdikleri ve bu mekânlarda teneffüs saatlerindeki gürültü düzeylerinin ölçümü tekrar yapılmıştır. Bu sayede yeni uygulanan oyun alanlarının öğrenci davranışlarına yönelik katkıları araştırılmıştır. Deneysel ve betimsel bir desene sahip bu araştırmada veri toplama aracı olarak anket ve gözlem tekniklerinden yararlanılmıştır. Anket uygulaması esnasında önceki durum ile sonraki durumun kıyaslanabilmesi için aynı öğretmenlerden veriler elde edilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde nicel veriler için betimsel istatistiklerden frekans, yüzde değerleri, ön ve son gürültü düzeylerinin tespiti için fark testlerinden yararlanılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise içerik analizi yapılmıştır. Bu çalışma kapsamında tasarlanmış oyun alanları ve oyun ekipmanları ile öğrencilerin, teneffüs zaman dilimlerini daha verimli geçirdikleri görülmüştür. Ayrıca eğitimi verilmiş bir oyun türü ile öğrencilerin, teneffüs zaman dilimlerinin daha sakin ve disiplinli geçirdiği görülmüştür. Çalışma sonucunda yapılan oyun alanlarındaki iyileştirmelerin okul ortamlarını daha sessiz ve sakin bir ortama dönüştürmüş, öğretmenlerin teneffüslerde daha az öğrenci odaklı sorunla karşılaşmasına ve okuldaki eğitim-öğretim faaliyetlerinde olumlu bir etkinin gerçekleşmesine katkı sağladığı belirlenmiştir. Anahtar kavramlar: İlkokulda teneffüs, oyun alanları tasarımı, teneffüslerde gürültü, öğrenci oyunları

EtkinlikOyunlarTeneffüs+4
Selda Demir
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

8?10 yaş grubu erkek çocuklarda, judo teknik ve oyunlarının, bazı eurofit testlerine göre fiziksel gelişimleri üzerine etkileri

Çalışmamızın amacı 8-10 yaş grubu erkek çocuklarda judo ve oyunla eğitimin çocukların fiziksel gelişimleri üzerine etkilerinin incelenmesi olup; Çalışmamızın araştırma grubunu daha önce hiçbir fiziksel egzersiz programına katılmayan gönüllü 22 kişi denek, 22 kişi kontrol olmak üzere 44 çocuk oluşturmuştur.Denek grubuna 12 haftalık yaş grubuna uygun olarak hazırlanan oyun ve judo teknik antrenmanları haftada 2 gün, 60 dakika uygulanmıştır. Kontrol grubuna ise hiç egzersiz programı uygulatılmıştır.Değişkenlerin istatistik sonuçları standart sapma(ss) değerleri alınarak, ölçülen değerlerin karşılaştırılmasında t-test kullanılmıştır. Her iki grupta ön-test, son-test değerlere göre istatistiksel anlamlılıklara bakılarak p<0.05 düzeyinde incelenmiştir.Egzersiz programı öncesi ve sonrasında vücut ağırlığı, boy uzunluğu, dikey sıçrama, durarak uzun atlama, pençe kuvveti (sağ el ? Sol el), mekik çekme, esneklik değerleri yükselerek anlamlı bir artış (p<0.05), flamingo denge, reaksiyon zaman değerlerinde (ışığa - sese) anlamlı bir düşüş görülmüştür. (p<0.05)Kontrol grubunda ise tüm parametrelerde anlamlı bir fark bulunamamıştır. (p>0.05)

EsneklikEurofit testleriFiziksel gelişme+7
Temel Çakıroğlu
Gazi University · Institute of Health Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

60-72 aylık çocukların oyuncak tercihleri - oyun becerileri ve saldırganlık yönelimlerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı 60-72 aylık çocukların saldırganlık yönelimlerine göre oyuncak tercihleri ve oyun becerilerini incelemektir. Araştırmanın çalışma grubunu Adana'nın Çukurova ilçesinde bulunan ana okullarına devam etmekte olan 60-72 aylık çocuklar ve ebeveynlerinden oluşan 307 kişi oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", çocukların oyuncak tercihlerini öğrenebilmek için araştırmacı tarafından ilgili tezler incelenerek hazırlanmış olan "Oyuncak Tercih Formu", saldırganlık yönelimini ölçmek amacı ile "Saldırganlık Yönelim Ölçeği" (Kaynak, Kan ve Kurtulmuş, 2016) ve oyun becerisini ölçmek için "Oyun Becerilerini Değerlendirme Ölçeği" (Fazlıoğlu, Ilgaz ve Papatğa, 2013) kullanılmıştır. Yapılan çalışmanın bulgularına göre katılımcıların oyun becerileri puanlarının saldırganlık yönelim ölçeği alt boyutlarının tümünde saldırganlık yönelimi düzeylerine göre farklılaştığı ve aralarında negatif bir ilişkinin olduğu görülmektedir. Bunun yanında saldırganlık yönelim ölçeğinin tüm alt boyutlarında saldırganlık yönelimi düzeyi yüksek olan çocuklarda en çok tercih edilen oyuncağın savaş oyuncaklarından oluştuğu da görülmektedir. Bulgular ilgili literatür taraması kapsamında tartışılmış olup saldırganlık yönelimlerinin ve oyun becerileri üzerinde etkisi olan değişkenlerin belirlenebilmesi, toplumsal açıdan yıkıcı sonuçları olabilecek saldırganlık konusu ile ilgili daha fazla bilimsel araştırma yapılması ve çocuklarla çalışan uzmanların oyun becerilerini geliştirebilmek adına girişimlerde bulunması önerilmektedir.

Okul öncesi çocuklarOyun becerileriOyun davranışı+4
Gizem Gürsoy Yılmaz
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Stomalı bireylere ve bakım verici yakınlarına verilen oyuna dayalı eğitimin hasta sonuçlarına etkisi

Bu araştırma, stomalı bireyler ve primer bakım vericilerine Stoma Eğitim Seti (Ses) kullanılarak verilen oyuna dayalı eğitimin hasta sonuçlarına (erken dönem stomal ve peristomal komplikasyonlar, hastaneye başvuru sıklığı, stomaya dokunma korkusu ve sosyal destek algısı) olan etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Randomize kontrollü olarak planlanan araştırma Şubat 2020 – Aralık 2020 tarihleri arasında Koç Üniversitesi Hastanesi'nde stoma cerrahisi geçiren bireyler ve primer bakım vericileri ile gerçekleştirilmiştir. Örneklem sayısı (deney=22; kontrol=22) güç analizi yapılarak belirlenmiştir. Araştırma kriterine uyan ve araştırmayı kabul eden gönüllüler sırasıyla kontrol ve deney gruplarına atanmışlardır. Veriler, stomalı bireylere yönelik bilgi ve izlem formu, stomalı bireylerin yakınlarına yönelik bilgi formu ve Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği (ÇBASDÖ) kullanılarak toplanmıştır. İstatistiksel analizler SPSS-26 (IBM) uygulamasında tanımlayıcı istatistikler, Mann Whitney-U, Ki-Kare, Wilcoxon testleri kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda, araştırmaya katılan deney ve kontrol grubundaki tüm bireylerin sosyodemografik özellikleri arasında bir fark olmadığı tespit edilmiştir (p>0,05). Deney grubundaki stomalı bireylerde erken dönem stomal ve peristomal komplikasyonların kontrol grubundaki bireylere göre istatistiksel anlamda daha az geliştiği (p<0,05), deney grubundaki stomalı bireyler ve primer bakım vericilerin eğitim öncesi ve sonrası ÇBASDÖ puanları arasında eğitim sonrası deney grubu lehine anlamlı farklılık olduğu (p<0,05), hem deney hem de kontrol grubundaki stomalı bireyler ve primer bakım vericilerinin eğitim öncesi ve sonrası stomaya dokunma korkuları arasında anlamlı bir farklılık olduğu (p<0,05) tespit edilmiştir. Özetle, SeS kullanırak verilen oyuna dayalı eğitimin sonucunda, klasik eğitime göre, hasta sonuçlarında olumlu yönde iyileşme olduğu saptanmıştır. Bu sonuçlara dayanılarak oyuna dayalı eğitimin rutin uygulamada kullanılması ve bazı parametrelerinin detaylı incelenmesi için geniş örneklemli araştırmaların yapılması önerilir.

Cerrahi stomalarHasta eğitimiKomplikasyonlar+2
Tuğçe Keskin
Koç University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

N-kişilik oyunlar

Bu çalışma, her biri bir dizi sonuç üzerinde kendi tercihlerine göre bir karar vermek zorunda olan bir grup etmen tarafından karakterize edilen etkileşimli karar durumlarının matematiksel teorisi olan Oyun Teorisindeki n-kişilik iş birlikli oyunlara ve çözüm kavramlarına genel bir bakıştır. Bu çalışmada oyunlar, n-kişilik iş birlikli olmayan oyunlar ve n-kişilik iş birlikli oyunlar olmak üzere iki başlıkta ele alınmıştır. İş birlikli oyunlar ise devredilebilir fayda oyunları ve devredilemez fayda oyunları olmak üzere iki başlıkta incelenmiştir. Devredilebilir fayda oyunlarında ilişkili stratejiler ve yan ödemeler gibi iş birliklerine izin verilir. Devredilemez fayda oyunlarında ise bunlara izin verilmez. Devredilemez fayda oyunlarında pazarlık problemi ele alınmıştır ve bu problem, oyunun simetrik veya asimetrik olmasına göre Nash çözümü ve Kalai-Smorodinsky (KS) çözümü olmak üzere iki çözüm kavramı üzerinden incelenmiştir. Devredilebilir fayda oyunlarının ise birkaç çözüm kavramı vardır ve bunların başlıcası çekirdektir fakat çoğu zaman çekirdek boştur. Oyuncuların birbirleriyle pazarlık edebilecekleri, birbirlerini tehdit edebilecekleri ya da mümkün olduğunca daha az memnuniyetsiz bırakacak tahsisi aradığımızda farklı çözüm kavramları ortaya çıkmaktadır. Bunlar kararlığa odaklanan; istikrarlı küme, çekirdekçik, çekirdek içi ve bir koalisyonda adil bir getiri dağılımı sağlamak üzere tasarlanan Shapley değeridir. Konuyla ilgili uygulama olarak havaalanı problemi, oylama oyunu ve iflas problemi incelenmiştir.

OyunlarShapley vektörüÇekirdek+1
Sadiye Müminoğlu
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Geleneksel mahalli çocuk oyunları -Tokat ili örneği-

Oyun, günümüzde farklı şekillerde tanımlanmaktadır. Tanımların farklı olması çeşidi bilim dallarına mensup kişilerin oyun konusuna de ğişik açılardan yaklaşmalarından kaynaklanmaktadır. Örneğin; bazıları oyunu fiziksel yönlerden ele alırken, psikologlar bir başka açıdan ele almışlardır. Kamuoyuna yakınlığı bakımından yani beden eğitimi ve spor anlayışı içinde oyun şu şekilde tanımlanabilir: Oyun, çocukların ve daha az ölçüde de büyüklerin, günlük geçim uğraşlarından ayırabildikleri boş zamanlarında, herhangi bir üretim çabası ya da başka çeşit hizmetleri zorunlu kılmadan, sadece eğlenme yolu ile dinlenmelerini sağlayan ey lemlerdir. Bilindiği gibi oyunlar yalnız insanlara özgü olmayıp hayvanlarında oynadığı bilinmektedir. Aslında oyan faaliyetleri biyolojik karakterli olsa bile hemen herkes tarafından yapılabilecek bir eğlence kaynağı ve boş zamanlan değerlendirme unsuru olarakta ele alınmaktadır.9 Bu çalışmanın temel amacı Tokat il sınırlarında zaman içinde kay bolmaya başlayan ve bugün sıkça oynanmayan çocuk oyunlarını, halen oynanmakta olup ileride bu çocuk oyunlarının çeşitli sebeplerden etki- lenip, bir parçada olsa kaybolmasını engellemeye yöneliktir. Araştırma tarama modeli ile yürütülmüştür. Konu ile ilgili litera türler incelenerek konu hakkında teorik bilgilere yer verilmiştir.Araştırmada Tokat İl sınırlan içinde büyük bir oranda çocuklar tara fından oynanan yüzyirmi 120) oyunların derlemesi ile birlikte bu oyunla rın kuralları, oynanış biçimleri ve kullanılan materyaller incelenmiştir. Çocuklar tarafından oynanan oyunlar hakkındaki bilgiler yetişkin (35 yaş ve üzeri) kişilerden yüzyüze görüşme metodu ile elde edilmiştir. Sonuç olarak gelenekteki çocuk oyunları, şehirleşmeyle beraber oy- nanmamaya, oynanan oyunlarında teknolojik gelişimlere (Televizyon daki yabancı programlar gibi) yenik düştüğü gözlenmiştir.

Oyunlar
Metin Bayrak
Gazi University · Institute of Health Sciences
1998
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim öğrencilerinin spora yönelmelerinde sportif amaçlı eğitsel oyunların rolü

Spora erken yaşta başlamanın önemi günümüzde tartışmasız kabul edilmektedir. Spor bir ülkenin uluslararası statüsünü tayinde çok önemli bir faktör olup, Dünya arenasında propaganda ve yarış vasıtası olarak kullanılmaktadır. Bu arenada boy göstermek isteyen milletler spordaki başarı grafiklerini yükseltmek yollarını aramaktadırlar. Ülkemizin bu arenada layık olduğu yere ulaşabilmesi için sporda başarı yollarını araması ve mutlaka başarıyı yakalaması gerekmektedir. Hiç şüphesiz sporda başarının yakalanması tesis, araç, teknik bilgi vb. bir takım faktörlere bağlı olmakla beraber, bugün artık sporda tecrübe ve işe erken yaşta başlamanın önemi daha net olarak anlısı lmışt ir. Ülkemizde çocukla, planlı olarak karşılaştığımız çağ, zorunlu eğitim dediğimiz ilköğretim çağıdır. Dolayısıyla çocuk planlı olarak bedensel etkinliklerle bu dönemde tanışmaktadır. İlköğretim okullarımızda haftada üç ders saati bedensel etkinliklere yer ayrılsa da, bu derslerin amacına uygun olarak ve layıkıyla işlenmediğini 224 sınıf öğretmeni ve 160 sporcu öğrenciye yönelttiğimiz anketlerle tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu derslerin amacına uygun işlenmesinde; sınıf öğretmenlerinin bu alanda bilgi ve beceri eksikliği yanında branş öğretmenlerinin de yok denecek kadar az olmasının yanı sıra araç, tesis ve teknik donanım yetersizliğinden etkili olduğu ortaya çıkmıştır. Araştırmamızda ayrıca sportif amaçlı eğitsel oyunlara gereken anemin verilmediği bunun da en önemli sebebinin branş öğretemeni eksikliğine dayandığı vurgulanmıştır. Spora yönelmede ailelerin derslerden daha etkili oldukları beklenmedik bir sonuç olarak ortaya çıkmıştır. Bunun sebebi beden eğitimi derslerinin amacıya uygun olarak işlenmediğine bağlanabilir. İlköğretim okullarında beden eğitimi derslerinin amacına uygun olarak işlenmesi için lisans mezunu branş-75- öğretmenlerinin bu okullara atanması ve bu okullarda beden eğitimi öğretmenliğine cazibe kazandırılması gereği belirtilmiştir. Ayrıca beden eğitimi uygulamalarında kullanılabilecek ders araçlarının günün şartlarına uygun olarak geliştirilip, okullarımızda bulundurulması ifade edilmiştir. Böylece bütün öğrencilerin beden eğitimi dersleri içerisinde yeteneğini tanıyabileceği şekilde yaygın ve etkin bir beden eğitimi programının geliştirilmesi zaruretine işaret edilmiştir. Sportif yeteneği tespit edilen çocuğun okul dışında da yönlendirilebilmesi için imkan sağlanması ve önem verilmesi gereği savunulmuştur.

Beden eğitimiOyunlarSpor+1
Mustafa Atlı
Gazi University · Institute of Health Sciences
1992
00
Master'sOpen AccessTR

Güncel sanatta oyun kuramı ve oyun kavramı

"Güncel Sanatta Oyun Kuramı ve Oyun Olgusu" başlıklı tez çalışmasında oyun olgusunu anlaşılır hale getirmek amacıyla, öncelikle oyun kavramı üzerine çalışmış düşünürlere yer verilmiştir. Oyun kavramı tarihsel, toplumsal, mitolojik, felsefi, sanatsal ve bireysel olmak üzere çeşitli açılardan kısaca ele alınmıştır. Güncel sanatın, günümüzde kavramsal anlamda sürekli değişime uğrayan zemininde tanımlanmasının önem arz ettiği düşünülmüş; güncel sanata ve oluşum sürecine değinilmiştir. Sanatsal bağlamda oyun kavramı ve günümüz sanatında oyunsal unsur incelenmiştir. Oyun ve Güncel Sanat'ın ortak noktaları ve benzerlikleri açıklanarak, bu bilgiler ışığında "Güncel Sanatta Oyun Kuramı ve Oyun Olgusu" başlıklı tez çalışması, oyun kavramından esinlenen ve oyun olgusunu kullanmaya eğilimli, 1960 sonrası güncel sanatçılarla desteklenmiştir. Son olarak, tez yazarının konu ile bağlantılı olan çalışmalarından örnekler verilerek tez tamamlanmıştır. Bu tez çalışması aracılığıyla günümüz sanatının olmazsa olmazı durumuna gelen ve yapıtta samimiyeti, varoluşu, yapıtın sanat yapıtı olmasını sağlayan unsurlardan en önemlisinin oyun olduğu sonucuna varılmıştır. Oyunun teoride kavranması yanında uygulanabilirlik düzeyinde tespitlerde bulunulmuştur. Böylece tez çalışmasının başlıca hedeflerinden biri olan, genç sanatçıları sanat alanındaki oyun kavramı ile tanıştırıp, kendi sanatsal oyunlarını kurmalarında vizyon kazandırma hedefine ulaşıldığı düşünülmektedir.

Görsel sanatlarGüncel sanatModern sanat+3
Semin Sinem Cacho Duran
Akdeniz University
2016
00
Master'sOpen AccessEN

In search of a black female legacy: artistic creativity as an agent of transformation in Adrienne Kennedy's plays

The United States of America, which is founded on the principles of life, liberty and pursuit of happiness, advocates the concept of freedom as one of the inalienable rights for all its citizens. The promise of freedom has made the United States a country of attraction for many immigrants around the world. However, for the slaves who were brought beyond their control, the United States has always been a country of paradoxes. Being abducted from their mother countries, African people have suffered ineffable pains during and after slavery.The social life of the United States is regulated by white patriarchal codes. The oppression black people have experienced in the white patriarchal world affected them mentally, spiritually, physically, and economically. Because of the prevailing patriarchal dominance, however, the black female in the United States has been under a heavier burden when compared to the black male. Oppressed more by the white male world because of her race and sex, the black female takes shelter in her creativity which enables her to cope with white male society while not losing in touch with her black roots and female heritage.Adrienne Kennedy is one of the most prolific playwrights of the United States. Her plays deal with black female characters suffering from white patriarchal oppression. Nevertheless, whatever the situation, Kennedy?s female protagonists are able to endure and survive through the ?act of writing.? They find solace in writing and by pouring out on the papers what they cannot say, they try to reconnect with their mothers? and grandmothers? legacy. This study by analyzing Adrienne Kennedy?s three plays A Funnyhouse of a Negro (1964), The Owl Answers (1965), and A Movie Star Has to Star in Black and White (1976), aims to interrogate the stifling impacts of white patriarchal oppression on the black female subject. By doing so, it will also illustrate how the ?creative imagination? is used by the Afro-American playwright as a channel of healing, self-discovery and female liberation.Key Words: 1) feminism 2) black feminism 3) Adrienne Kennedy4) Funnyhouse of a Negro 5) The Owl Answers, 6) A Movie Star Has to Star in Black and White.

FeminismKennedy, AdriennePlay wrights+2
Pınar Şahinoğlu
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessEN

Cerebral palsy: The effect on function of game education

Objective: Aim of this study is to determine the effect of game based motor activity program on gross motor function, physical fitness level, balance and functional independence level in children with cerebral palsy. Method: The research from cerebral palsy were diagnosed 6-10 years, gross motor function classification system (GMFCS) ranging from I-III, 19 (Game Based Motor Activity Group (OG) n = 9, the control group (CG) n = 10) were included children. The pre and post-test design was used in this study. In a 14-week program before and after evaluation, the presidential physical fitness test, timed up and go test , the single leg balance, GMFM, WeeFIM is used. Game based motor activity program which took 90 minutes was applied regularly to game group for 14 weeks and two days a week. Results: Istatistical analyses revealed that; in baseline measurement, participant had similar physical fitness level, balance skills, GMFM and WeeFIM score (p>.05). After 14 week period, there was group differences in abdominal strenght, subtitle E of GMFM, totally GMFM and self-care, WeeFIM totally score (p<.05). Conclusion: we can say that the game based motor activity program, it could be used in addition to physical theraphy and rehabilitation of children with cerebral palsy. Key words: Cerebral palsy, GMFM, WeeFIM, Game

EquilibriumExerciseExercise therapy+5
Ceylan Ece Ağlamış
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Şizofrenlerde yüz ve yüz ifadesi tanıma eğitimi amaçlı bilgisayar yazılımı

Şizofreni, otizm gibi bazı psikolojik hastalıklarda görülebilen yüze ait duygu ifadelerini tanımadaki eksiklik, hastaların günlük yaşamlarını olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Yapılan araştırmalar bilgi teknolojilerinin kullanıldığı eğitimsel yazılım ve oyunlarla bu eksikliğin giderilebileceğini göstermektedir. Bu tez projesinde amaç öncelikle, güvenilir bir ?Yüze Ait Duygu İfadeleri? dijital fotoğraf seti oluşturmak daha sonra bu seti kullanarak yüze ait duygu ifadelerini tanıma konusunda bozukluğu olan insanlara eğitim veren ?Yüz İfadelerini Öğreniyorum? isimli, web tabanlı, ciddi oyunların olduğu bir eğitim yazılımı geliştirerek kullanılabilirliğini ve etkinliğini değerlendirmektir. Yüze ait duygu ifadeleri fotoğraf seti için, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan gönüllü modellerin (40) evrensel olarak tanınan mutlu, üzgün, iğrenmiş, kızgın, korkmuş, şaşırmış ve ifadesiz yüz ifadelerini yansıtan fotoğraflar çekilmiştir. Bu tez çalışması için geliştirilen İnternet tabanlı anket yardımıyla 427 gönüllü hakem fotoğrafları değerlendirmişlerdir. Eğer bir fotoğrafın yansıttığı duygu ifadesi için katılımcılardan %85 veya üzerinde bir fikir birliği sağlanmışsa, fotoğraf seti için fikirbirliğine varılan ifadeyi temsil etmesi için seçilmiştir. %85?in altında fikir birliğine varılan fotoğraflar ise güvenilir bulunmadığı için çalışma dışı bırakılmıştır. Sadece korku ifadesini yansıtan fotoğraflar için katılımcıların %75 ve üzeri fikir birliğine vardığı fotoğraflar seçilmiştir. Sonuçta, 40 katılımcıdan elde edilen 905 adet fotoğraftan 362 adedi yüz ifadeleri fotoğraf seti için seçilmiştir.Eğitim yazılımının planlama, tasarım ve geliştirme aşamalarında konuyla ilgili literatürden ve uzman görüşlerinden yararlanılmıştır. Web sitesinin kullanılabilirliği sekiz uzman tarafından sezgisel değerlendirme yöntemi değerlendirilmiş, majör ve minör kullanılabilirlik problemleri tespit edilmiş ve hastalar tarafından değerlendirilmeden önce bu problemler çözülmüştür. ?Yüz İfadelerini Öğreniyorum?web sitesinin beş adet şizofreni hastası tarafından kullanılabilirliğinin değerlendirildiği çalışmanın sonuçları göz önüne alınarak web sitesi için belirgin iyileştirmelerde bulunulmuştur. Çalışmaya katılan 32 şizofreni hastası ön test ile eğitim alan ve eğitim almayan olarak iki gruba ayırılmıştır. Eğitim grubundan, geliştirilen web sitesindeki ciddi oyunları bir ay süre ile oynamaları istenmiştir. Bir ay sonunda tüm hastalara son test yapılmıştır. Hastalara uygulanan ön test ve son test sonuçları karşılaştırıldığında eğitim alan grup için sonuçlar arasında istatistiksel olarak anlamlı kabul edilen bir fark (p=0,000; ortancaöntest=16,5; ortancasontest= 20 ) görülürken, eğitim almayan grup için anlamlı bir farklılık (p=0,05; ortancaöntest= 17,5; ortancasontest= 18) görülmemiştir. Sonuç olarak, Yüz İfadelerini Öğreniyorum web sitesinin şizofreni hastaları için kullanılabilir ve yüze ait duygu ifadelerinin eğitiminde etkili bir araç olduğu yönünde bulgular elde edilmiştir.Anahtar Kelimeler: yüz ifadeleri; tanıma; ciddi oyun; şizofreni

OyunlarYüzYüz ifadesi+3
Filiz İşleyen
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi kurumlarına devam eden çocukların annelerinin riskli oyuna ilişkin algıları ile çocukların benlik kavramı arasındaki ilişkinin incelenmesi

Yapılan bu araştırma okul öncesi kurumuna devam eden çocukların annelerinin riskli oyuna ilişkin algıları ile çocukların benlik kavramları arasındaki ilişkiyi ve cinsiyet arasındaki ilişkiyi belirlemek amacı ile yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemi uygun örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Bu yöntem ile belirlenen gönüllü 257 çocuk ve aynı çocukların anneleri araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırmada çocukların kendisi ve ailesinin demografik özellikleri ile bilgi edinmek amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen genel bilgi formu kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak annelerin riskli oyun hakkındaki algılarını değerlendirmek için "Erken Çocukluk Riskli Oyun Değerlendirme Aracı – Ebeveyn Formu" çocukların benlik kavramlarını değerlendirmek için "Benlik Kavramını Algılama Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler Spearman Sıra Korelasyon analizi kullanılarak oluşturulmuştur. Erken Çocukluk Riskli Oyun Değerlendirme Aracı- (EÇRODA)- Ebeveyn Formu ile Çocuğun Benlik Kavramını Algılaması Ölçme aracından elde edilen puanlar karşılaştırıldığında, Çocuğun Benlik Kavramını Algılaması ile Erken Çocukluk Riskli Oyun Değerlendirme Aracı alt faktörlerinden Gereğine İnanma arasında olumlu pozitif yönde bir ilişki, Kaygı Duyma arasında negatif yönlü bir ilişki belirlenmiştir. Riskli Davranışları Ayırt Etme, Destek Verme, Eş/Partner Desteği faktörleri arasında ise anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Kız çocuklarının benlik kavramı ile riskli oyun değerlendirme aracı Gereğine İnanma alt faktörü, Riskli Davranışları Ayırt Etme alt faktörü ve Kaygı Duyma alt faktörü arasında anlamlı bir ilişki var iken Destek Verme ve Eş Partner Desteği alt boyutları arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır. Erkek çocukların ise yalnızca benlik kavramı ile riskli oyun değerlendirme aracı Gereğine İnanma alt faktörü arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda öneriler sunulmuştur.

Ana-baba algısıBenlik kavramıOkul öncesi eğitim+5
Fatma Nur Çelik
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00

Related subjects