Strengthening

69 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

LGBTİ bireylere yönelik güçlendirme politikaları Türkiye'deki yerel yönetimlerin incelenmesi Şişli Belediyesi örneği

Türkiye'de LGBTİ (Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans, İnterseks) bireylerin sosyolojik, kültürel, politik sorunlarının incelenmesi cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğine dayalı ayrımcılığın LGBTİ bireylerin yaşamlarında yarattığı sosyo-kültürel ve ekonomik sorunlara ve Yerel Yönetimlerin hizmet uygulamalarının önemini belirtmeye ilişkin bilgiler içermektedir. LGBTİ bireylerin ekonomik temelli istihdam, sağlık, eğitim, kişisel güvenlik, gelir yoksunu, barınma, toplumsal hayata katılım, sosyal güvenlik, aile ve yaşlılık gibi farklı sosyal politika alanlarında karşılaştıkları farklı türlerdeki ayrımcılığa ve sorunlara dikkat çekmektedir. Bu sorunları ortadan kaldırmak için de desteğe ihtiyaç duymaktadırlar. Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli ayrımcılığın farklı durumları hukuki sistemin bu ayrımcılık biçimlerini ortadan kaldırmakta yetersiz kaldığını ortaya koyuyor. Yerel Yönetimlerin yükümlülükleri gözden geçirerek ortaya çıkan sorunları aşmaya yönelik önerilerde bulunulmuştur. Bu çalışmada cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli ayrımcılıktan beslenerek ortaya çıkan homofobi, transfobi ve nefret suçları gibi tepkiler üzerinde yerel yönetimlerin LGBTİ bireylerin yaşamlarındaki yansımasına bakılarak çalışmalar yapılmıştır. Çalışmada 12 LGBTİ birey ile yaşam öyküsü / anlatıların aktarıldığı yüz yüze derinlemesine görüşme (in-dept interview) tekniği ile görüşülmüş olup, daha sonra bu görüşmeler anlatı analizi tekniği ile çözümlenmiştir. Anahtar Kelimeler: LGBTİ, Güçlendirme Politikaları, Yerel Yönetimler

Cinsel yönelimlerCinsiyetGüçlendirme+4
Hülya Haşhaş
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Seismic performance assessment of a post tensioned box girder viaduct

In the 1999 Marmara earthquakes (Kocaeli and Düzce earthquakes), some of the existing bridges and viaducts were completely or partially destroyed and the earthquake performance of the existing bridges and viaducts began to be questioned. Evaluating the seismic performance of existing structures is one of the most important preliminary steps before seismic retrofitting of structures, as well as a way to validate the analysis and design specifications. The subject of this study is the seismic performance evaluation of the Molla Gürani Viaduct, located in front of the Elmalı Dam on the TEM (O-2 highway) in Istanbul, according to the Turkey Bridge Earthquake Code published in 2020 and its annexes. First of all, all kinds of information, documents, projects, reports and test results related to the viaduct were examined, analyzed and tried to be verified. It has been tried to obtain healthy information about the current situation of the viaduct by making visual inspections in the region where the viaduct is located. The seismic performance assesment of the existing viaduct were made with the Nonlinear Time History Analysis method described in TBEC 2020. The three dimensional model of the viaduct was prepared using the SAP2000 software. The moment-curvature relationship of the sections were determined with the XTRACT section analysis program, using the axial loads obtained from the non-linear static analysis results performed under non-seismic loads. The cracked section stiffnesses and other section properties were modified before dynamic analyses. Due to the large stirrup spacing in the columns, unconfined concrete properties were used in the moment-curvature analyses. The bending cracked section stiffnesses of each column were calculated separately and included in the model. The nonlinear behavior has been tried to be characterized by the acceptance of lumped plastic hinges. For each of the pier columns, 2 plastic hinges in both directions are defined in the foundation-column junction area and just below the 1.4 m solid part at the top end of the columns. The Nonlinear Time History analyses was carried out using 7 earthquake records selected by considering earthquake magnitudes, fault distances, source mechanisms and local ground conditions compatible with DD1 and DD2a earthquake ground motion levels defined in TBEC-2020 Chapter 2. Selected ground motion records are scaled according to TBEC-2020 Section 2.5. As a result of the existing situation analysis of the viaduct, it has been observed that the deformations occurring in the elastomeric bearings in the longitudinal and transverse directions for the DD-1 Earthquake Ground Motion Level are higher than the values allowed in the TBEC-2020 section 5.4.5.1. The fact that the superstructure is continuous and that it is anchored to the abutment by tie bars eliminates the possibility of falling off the support in the longitudinal direction. As a result of possible ruptures that may occur because of high deformations in elastomeric bearings, elastomeric bearings may not fulfill their function. In this case, the viaduct superstructure beams are likely to be free in the transverse direction and may pound each others under the effects of earthquakes, despite the 1.50 m gap between them. In the seismic performance evaluation analyses of the viaduct, it has been determined that the shear keys on the abutments do not have the capacity to meet the earthquake loads. In the observations made in the field, it is seen that macro cracks are formed in the shear keys on the abutments. Limiting elastomeric bearings deformation and strengthening shear keys before a possible Istanbul earthquake in the Molla Gürani viaduct are among the some of the most important precautions to be taken immediately before an earthquake. Key words: Earthquake, Post-tensioned, Rectangular Hollow Section, Retrofit

EarthquakeStrengtheningBox girder+1
Emir Arslanboğan
Feyziye Schools Foundation Işık University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Kadın yoksulluğunun güçlendirme yaklaşımı odağında incelenmesi

Bu araştırma ile en genel anlamıyla yoksul kadınların bazı genel özellikleri, yoksullukla bağlantılı deneyim ve görüşleri ile yoksullukla baş etme ve güç durumlarından yola çıkarak bir model önerisinin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemi kullanılmış olup, Mart 2019-Mayıs 2019 tarihleri arasında Ankara ili Altındağ, Mamak ve Keçiören İlçe Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarından sosyal yardım alan, araştırmaya katılmayı kabul eden 150 kadın ile araştırmacı tarafından oluşturulan "Görüşme Formu" kullanılarak yüz yüze görüşmeler yapılmıştır. Araştırmaya katılan yoksul kadınlar genç yetişkin dönemde ve ilkokul mezunu, evli, en az bir çocuk sahibi, daha önce çalışmamış ve hâlihazırda çalışmayan, geçimini devletten aldığı yardımlarla sağlayan ve borcu bulunan kadınlardır. Katılımcılar yoksulluğu en çok ihtiyacını karşılayamamak olarak tanımlarken, yoksulluğun nedenini ise işsizlik olarak belirtmişlerdir. Genel olarak kadınların yoksul olma nedenini, çocuklarına bakmak zorunda olmaları nedeniyle çalışamamaları olarak ifade etmişlerdir. Katılımcılar, kadınların yoksulluktan erkeklere göre daha çok etkilendiğini düşünmekle birlikte, bunun nedenini kadınların erkeğe bağımlılığı olarak açıklamaktadırlar. Yoksullukla baş etmek için en çok sosyal yardım kuruluşlarına başvurduklarını, ancak bu kuruluşlardan aldıkları yardımların geçimlerini sağlamaya yetmediğini ifade etmişlerdir. Katılımcılar güçlü yanlarını iyi bir anne ve eş olmak olarak açıklarken, güçsüz yanlarını ise kendilerine güvensizlikleri olarak belirtmişlerdir. Yaşamda en çok bir eve sahip olmayı istemekte ve yoksulluğun çözümüne yönelik devletten sosyal yardım miktarının arttırılmasını talep etmektedirler. Sonuç olarak, kadın yoksulluğu ile ilgili sosyal politikalar geliştirilirken, kurumsal hizmet mekanizmalarının yeniden gözden geçirilerek, yoksul kadınları güçlendirme ix temelindeki koruyucu ve önleyici proje ve programlara yer verilmesi ile yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarının da söz konusu politikalar içerisinde yer almasının önemli olduğu düşünülmektedir. Araştırma bulguları kapsamında da yoksul kadınlara sunulan sosyal yardımlara ilişkin kurumsal hizmet mekanizmalarının yeniden yapılandırılmasını temel alan bir model önerisi geliştirilmiştir.

GüçlendirmeKadınlarSosyal hizmetler+2
Melike Yalçın
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Betonarme kirişlerdeki hasarların akustik yöntemlerle nicel değerlendirilmesi

Bu çalışmanın ana amacı, güçlendirilmiş betonarme elemanlarda artan yükleme altında hasar oluşum ve gelişim mekanizmasının eşzamanlı ve gerçekçi bir şekilde belirlenmesidir. Bu amaç doğrultusunda, tahribatsız test metotları arasında AE tekniği seçilmiştir. Bu teknik çerçevesinde, AE parametre analizi, AE sentri fonksiyonu ve AE-SiGMA (Akustik Emisyon- Moment Tansör Analizi için Basitleştirilmiş Green Fonksiyonları) analiz metodları kullanılmıştır. Çalışma kapsamında, 1 adet referans eleman, 1 adet düz şerit şeklinde uygulanan CFRP şeritli kesmeye karşı güçlendirilmiş deney elemanı ve 2 adet ⨆ şeklinde CFRP şeritli kesmeye karşı güçlendirilmiş uygulanan deney elemanı farklı şerit genişliklerine ve aralıklarına sahip olmak üzere, toplamda 4 adet deney elemanı test edilmiştir. Deney elemanı olarak betonarme konsol T kiriş seçilmiştir. Çalışma iki ana kısımda yürütülmüştür. İlk kısım güçlendirilmiş betonarme elemanların tersinir tekrarlı yük altında yüklenmesi ve incelenen noktalarca yük-deplasman ilişkilerinin ve şekil değiştirme değerlerinin deneysel olarak belirlenmesidir. İkincisi yürütülen deneysel çalışmaya paralel eş zamanlı olarak AE ölçümlerinin yapılması ve hasar mekanizmalarının gerçekçi olarak görüntülenmesidir. Kullanılan akustik metotlar AE-SiGMA ve sentri tekniği çalışma kapsamında ilk defa güçlendirilmiş elemanlara uygulanmışlardır. Bu iki kısımdan elde edilen sonuçlar karşılaştırılmış ve güvenilir tutarlılıkla rasyonel bulgulara ulaşılmıştır.

Akustik emisyon yöntemiFRP malzemelerGüçlendirme
Mehmet Efe Selman
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessEN

Strengthening the performance of reinforced concrete beams externally and internally with CFRP

Fiber reinforced polymers have become an indispensable composite material in the construction industry with their positive properties in the strengthening/repair of building elements, applying in externally or internally. These composites have properties such as high tensile strength, corrosion resistance, light weight, that will have a positive effect on the structure. This thesis consists of two series. In the first series, the aim is to investigate the effectiveness and efficiency of externally applied carbon fiber polymer (CFRP) or glass fiber polymer (GFRP) sheets/strips on the beam, considering the concrete strength, and to conduct a Finite Element Analysis (FEM) validated with it. In investigating the effectiveness, it is aimed to obtain maximum strength against optimum FRP usage. The second series aim to improve the performance of the beam by testing alternative configurations of internally applied CFRP strips according to deficiency of the beam. In the formation of alternative configurations, CFRP strips were formed to the stirrup or longitudinal reinforcement in tension zone according to the partial wrapping, full wrapping and positioning inside the beam. Within the scope of the study, 28 beams with dimensions of 200 mm (width) x 300 mm (height) x 2000 mm (length), including 14 reinforced concrete beams in each series, were subjected to four-point bending tests. Each series was divided into two groups, the first series depending on the concrete strengths (30 MPa and 35 MPa) and the second series depending on the deficiency of the beam (weak in shear and weak in bending). In order to evaluate the performance of the retrofitted beams, there are 4 control beams in total, one in each group. According to the results obtained, it was observed that the configuration applied with U-strips on the bearing areas as well as on the bottom of the beam for external strengthening contributed to a significant increase in the flexural capacity. This method also showed positive results in relatively high strength concrete. CFRP inclined strips, on the other hand, show an effective performance in increasing the shear capacity and preventing the formation of cracks. In internally reinforced beams, significant increases in bearing capacity were obtained in configurations where CFRP strips were applied to the stirrup to improve shear. An excellent strength increase was achieved in the partial wrapping where CFRP strips were applied to the side sections. However, in the configurations where CFRP strips were applied to the longitudinal reinforcement in tension zone, either no increase in bearing capacity was observed or it remained constant.

Reinforced concrete beamStrengtheningCarbon fiber reinforced polymer
Esra Avcı
Aydın Adnan Menderes University
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Kolon kiriş birleşim bölgelerinin ABAQUS programında modellenmesi

Bu tez çalışmasında toplam 28 adet model ABAQUS/CAE programında tasarlanmıştır. İlk 14 model literatürde bulunan makalelerden alınan deneylerin ABAQUS modelleri ile doğrulanmasını kapsamaktadır. Tezde referans olarak adlandırılan ilk üç deneyden ikisi kolonda etriye sıklaştırmalı sırasıyla 5 ve 8 cm olmak üzere, üçüncüsü ise etriyesiz olarak tasarlanmıştır. Diğer modeller referans deneylerinden kiriş kolon birleşim bölgesi etriyesiz olan model üzerinde değişik çaplardaki nervürlü donatı ve donatı haline getirilmiş CFRP çubuklarıyla yapılan güçlendirme çalışmalarından oluşmaktadır. Çelik güçlendirme çalışmalarında birleşim bölgesi etriyesiz modellerin birleşim bölgesine çapraz nervürlü donatılar yerleştirilmiş ve kiriş kolon birleşim bölgesindeki köşebentlere kaynaklı ve bulonlu olarak sabitlenmiştir. Bu sayede etriyesiz birleşim bölgesinde farklı tip çelik güçlendirmelerin dayanıma katkısı araştırılmıştır. CFRP güçlendirme serisinde ise etriyesiz kiriş kolon birleşim bölgesine çapraz CFRP rulolar yerleştirilmiş ve bu rulolar kiriş kolon birleşim bölgesindeki CFRP yelpaze tabakalara ve sargılara epoksi ile sabitlenmiştir. Modeller deney sonuçları ile doğrulandıktan sonra ABAQUS programı ile ikinci 14 model serisi tasarlanmıştır. Bu modellerden ilk ikisi kolonda etriye sıklaştırmalı modele ek olarak kirişte etriye sarılma bölgesinde de sıklaştırma yapılarak etriye miktarının dayanıma katkısı araştırılmıştır. Birleşim bölgesinde CFRP malzemenin dayanıma ve davranışa katkısını araştırmak için CFRP güçlendirme modellerinden sargılı model üzerinde 12 adet daha model farklı sarım teknikleri ve CFRP kat adedi 5,8 ve 10 kat olacak şekilde tasarlanmış ve CFRP araştırma modelleri olarak adlandırılmıştır. ABAQUS/CAE programında tasarlanan model verileri, deney sonuçları ile kıyaslanmış ve elde edilen veriler benzer çıkmıştır.

GüçlendirmeKiriş-kolon birleşimi
Muhammed Musa Kaya
Eskişehir Osmangazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessEN

Structural assessment of reinforced concrete buildingsretrofitted with various schemes against progressive collapse

Primary local damage in the building spreads outward in a process known as "progressive collapse." Damages caused by removing one or more load-bearing columns lead to a sequence of failures that eventually lead to structural collapse. Multi-story reinforced concrete (RC) buildings with varying numbers of stories were investigated in this paper to observe how various retrofitting techniques affect the structures' ability to withstand progressive collapse. As a result, eight distinct scenarios involving three distinct building heights of seven, thirteen, and nineteen stories were examined. To begin with, there was an RC moment-resisting frame (bare frame) for each of the three different story numbers. The other frames included X-braces, diagonal braces, inverted V-braces, viscous dampers in the central bay and two inner-bay, viscous damper only in certain stories, and carbon fiber reinforced polymer jackets. In order to analyze the different RC frame's capacity in relation to the number of storeys, deriving each numerical model was conducted for the ultimate load- carrying ability to progressive collapse. In addition, for each case study structure, three distinct scenarios for column removal were evaluated as column failures at the ground, middle, and last floors. It was found that there was a significant improvement in the RC building's ability to withstand a collapse following a column's failure, depending on the method utilized to upgrade the structure's bare frame. It is also possible to resist the gradual collapse by raising the number of stories, which guides a rise in the number of the component that redistributes the burden after the incident.

Reinforced concrete buildingsEarthquake engineeringEarthquake parameters+4
Barham Alı
Gaziantep University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Betonarmede çelik korozyonu

ÖZET Betondaki metallerin korozyo nu inşaatı, taşımayı, ve diğer bir çok sanayii etkileyen milyonlarca dolarlık bir problemdir. Bu problem hakkında çok şeyler yazılmış ve korozyonun nasıl kontrol altında tutulabileceğini inceleyen bir çok rapor üretilmiş olduğu halde, korozyonun nasıl meydana geldiğine, oluşum mekanizmasına dair çok az şey yazılmıştır. Bilindiği gibi, karayollarının yapısı daha ziyade buzlanmayı önleyeci tuzların ve denize yakın olmanın etkisiyle korozyona uğrar. Binalarda ve karayolu dışındaki tesislerde meydana gelen ve bunun kadar ciddi olan korozyon problemleri hakkında ise daha az bilgi üretilmiştir. Bu gibi tesis ve yapılatın çoğu karayoları gibi tuz temasında olmadığı halde korozyona uğramaktadır. Son yirmi yılda betonarme yapıların önemli bir kısmında çok ciddi hasarların meydana geldiği izleniyor. Bu hasarların öncelikli sebebinin klor kapmış betonarme çeliği olduğu anlaşılmaktadır. Betonarme çeliğinin paslanabilmesi ancak betonun doğal koruma kabiliyetinin azalması (karbonasyon) veya koruyucu tabakanın klor iyonu tarafından "delinmesi" ile gerçekleşir. Bu gelişmenin çabukluğu, betonun mukavemetinin, dayanıklılığının önünde görülüp tutulması ile yapılan inşaatlarda daha da artmaktadır. Yapının, üzerine gelen yükleri taşıyabilme özelliği olan sağlamlıktan (dayanımdan) önce, yapının ömrünü (servis verme müddetini) dikkate alarak, yük dışındaki etkilere karşı "dayanıklılığını" sağlamalıyız. Bu çalışmada, her türlü beton ve benzeri çimentolu çevrenin içteki metalleri nasıl koruduğu incelenmektedir.Ayrıca, donma önleyici tuz, deniz atmosferi, ve başka tuz kaynakları olmadığı halde, bu yapılarda neden korozyon oluştuğuna dair deliller sunulmaktadır. Betonarme çeliklerinin korozyona uğrama nedenleri, korozyondan korunma ve çeliği korozyona uğramış betonarme elemanların onarımına ait çözüm önerileri verilmiştir. Anahtar Kelimeler : Betonarme, Çelik, Donatı Korozyonu, Servis Ömrü, Güçlendirme

BetonarmeDonatı korozyonuGüçlendirme+2
Fatih Mehmet Şahin
Yıldız Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Dolgu duvarların inşasında ve güçlendirilmesinde sürdürülebilir çimento esaslı kompozit betonun (ECC) kullanımının analitik olarak incelenmesi

Beton, çimento, su ve agreganın belirli oranlarda karıştırılmasıyla elde edilen temel bir yapı malzemesidir. Bilimsel araştırmalar sonucunda çevreci ve sürdürülebilir beton türleri geliştirilebilmektedir. Çimento esaslı kompozit beton (Engineered Cementitious Composite- ECC), yüksek süneklik ve çatlak kontrolü sağlayan yenilikçi bir beton türü olarak bu kapsamda öne çıkmaktadır. Yapısal performans açısından ECC, özellikle yüksek dayanım ve uzun ömürlü kullanım avantajları sunmaktadır. Tez çalışmasında, yeni dolgu duvarların tasarımında yatay kapasitenin ve enerji sönümlemenin artırılması, mevcut dolgu duvarların ise pratik bir şekilde güçlendirilmesine yönelik ECC malzemesinin kullanımı araştırılmıştır. Yapısal sistemlerde dolgu duvarların taşıyıcılık özelliği genellikle göz ardı edilmekte ve yalnızca düşey yük olarak hesaplara dahil edilmektedir. Ancak bilimsel araştırmalar ve saha gözlemleri dolgu duvarların yatay yükler açısından yapısal sistemde önemli bir rol oynadığını göstermektedir. Çalışma kapsamında öncelikle sürdürülebilir ECC üzerine detaylı bir literatür araştırması yapılmış, tasarıma yönelik karışım içerikleri belirlenmiştir. Sürdürülebilir bir ECC karışımı için basınç ve eğilme testleri sonucunda mekanik özellikler açısından maksimum değere sahip, birim hacim ağırlığı optimum olan karışım analitik çalışmalara esas olarak seçilmiştir. Analitik çalışmalar kapsamında, mekanik ve fiziksel özellikleri belirlenen sürdürülebilir ECC kullanılarak SAP2000 yazılımı ile çerçeve analizleri gerçekleştirilmiştir. Analizlerde, yeni inşa edilecek dolgu duvarlarda ECC'den üretilmiş birim eleman kullanımı ve mevcut dolgu duvarlarda ECC ile güçlendirmenin etkisi statik itme analizi ile incelenmiştir.

BetonarmeDuvarlarGüçlendirme+3
Erkam Köseömür
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Mevcut yapıların performans analizi ve güçlendirilmesinde 3D lazer tarama ile yapı bilgi modellemesi teknolojisinin kullanımının örneklerle incelenmesi

Deprem, doğa kaynaklı afete dönüşme potansiyeli yüksek bir tehlikedir. Bu durum şehirlerde mevcut yapı stokunun güncel teknolojiler kullanılarak hızlı ve hassas bir şekilde incelenmesi ve deprem risk analizlerinin yapılması konusunu ön plana çıkarmıştır. Ülke olarak derin bir üzüntü yaşadığımız ve asrın felaketi olarak tanımlanan Kahramanmaraş merkezli depremlerde farklı kullanım sınıfı ve taşıyıcı sistem özelliklerine sahip birçok yapıda; az – orta – ağır hasarlar meydana gelmiştir. Bu depremler mevcut yapı stokunun hızlı ve güncel teknolojiler kullanılarak değerlendirilmesi konusunu bir kez daha gündeme getirmiştir. Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (TBDY 2018) 'ne göre betonarme, çelik, yığma ve prefabrik yapıların performans değerlendirilmesi yapılabilmektedir. Bu kapsamda incelenmesi gereken mevcut yapı stoku oldukça geniştir. Bu değerlendirmelerin doğru bir şekilde yapılabilmesi için modelleme aşamasının hassasiyetle tamamlanmış olması ve yapının muhtemel beklenen etkilere karşı, gerçek duruma en yakın analizlerinin gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Yapıların deprem risk analizleri öncesinde mevcut yapı modelinin hassas bir şekilde elde edilmesi analiz sonuçlarının güvenilirliği açısından oldukça önemlidir. Bu çerçevede 3D Lazer Tarama teknolojisi literatürde teknolojik bir yaklaşım olarak benimsenmektedir. Ancak bu teknolojinin betonarme, çelik, prefabrik ve yığma yapıların deprem risk analizi çalışmalarında kullanımı sınırlıdır. Günümüzde bu teknoloji daha çok tarihi yapıların belgelendirilmesi çalışmalarında tercih edilmektedir. Tez çalışması kapsamında 3D Lazer Tarama yöntemiyle nokta bulutu verileri elde edilen betonarme, çelik, prefabrik ve yığma örnek yapıların verilerinin işlenmesi aşamasından yapı analiz modeli elde edilmesi aşamasına kadar ki tüm süreçleri detaylandırılmıştır. Bu süreçlerin minimum hata ve pratik bir şekilde tamamlanabilmesi için Yapı Bilgi Modellemesi araçlarını esas alan önerilerde bulunulmuştur. Tez çalışması ile 3D Lazer Tarama teknolojisine entegre Yapı Bilgi Modellemesi araçları kullanılarak mevcut yapıların deprem risk analizlerinin hızlı ve hassas yapılabilmesi, statik güvenilirlik açısından mevcut yapısal sistemde var olan kusurların tespiti için yapılan saha uygulamalarına ve akademik araştırmalara katkı sunulabilmesi hedeflenmiştir.

3D lazerDeprem performansıGüçlendirme+5
Emre Şahin
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Kırşehir il milli eğitim müdürlüğüne bağlı mevcut betonarme binaların deprem performans analizinin yapılması ve güçlendirme uygulamaları

Son yıllarda ülkemizde meydana gelen depremler, mevcut yapı stoklarının depreme karşı dayanıklılığının sorgulanmasını zorunlu kılmıştır. Özellikle Türkiye'nin büyük bir kısmının aktif fay hatları üzerinde yer alması sonucunda meydana gelecek depremlerde can ve mal kaybını minimum seviyeye indirmek adına, mevcut binaların performanslarının değerlendirilmesini ve güçlendirilmesini kaçınılmaz hâle getirmiştir. Bu çalışma, deprem performans analizi sonucu güçlendirme ihtiyacı olan iki adet betonarme okul binasının deprem performanslarının iyileştirilmesini sağlamak için yapılan müdahaleleri, müdahaleler sırasında hangi adımların izlendiğini ve sahada uygulama aşamalarının gösterilmesini amaçlamaktadır. Araştırma, Kırşehir'de bulunan iki okul binasının güçlendirme yöntemlerini incelemektedir. Öncelikle, farklı geometrilere sahip bu yapıların mevcut durumları belirlenmiş; zemin etüt çalışmaları, alınan numuneler üzerindeki testler ve yapısal özellikler doğrultusunda STA4CAD yazılımı kullanılarak detaylı analizler gerçekleştirilmiştir. Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (TBDY-2018) çerçevesinde yapılan değerlendirmeler sonucunda, binaların olası deprem senaryoları altındaki performans seviyeleri belirlenmiş ve her iki yapının da güçlendirilmesi gerektiği tespit edilmiştir. Güçlendirme yöntemlerinin seçimi sırasında fayda-maliyet oranı gibi kritik parametreler göz önünde bulundurulmuş, ekonomik verimlilik ile yapısal güvenlik arasındaki denge sağlanmaya çalışılmıştır. Çalışma kapsamında, mevcut yapısal analiz varsayımlarının sonuçlar üzerindeki etkisi detaylı bir şekilde ortaya konmuş; bu kapsamda yapılan değerlendirmelerin sadece incelenen yapılar için değil, benzer özelliklere sahip kamu binaları için de yol gösterici olması hedeflenmiştir. Bu araştırma, sadece örnek yapıların güvenliğini artırmayı değil, aynı zamanda benzer özelliklere sahip kamu yapılarının değerlendirilmesine ışık tutmayı, yerel yönetimler ve mühendisler için sürdürülebilir bir güçlendirme yaklaşımı geliştirmeyi amaçlamaktadır.

Betonarme perdelerBetonarme yapılarGüçlendirme
Vahit Seyfi
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ölçekli tuğla duvarların onarım ve güçlendirilmesi üzerine deneysel bir çalışma

Bu çalışmada, ölçekli tuğla duvarların üretilmesi ve bu duvarların 45 derece döndürülerek yüklemeye tabi tutulması planlanmaktadır. Öncelikle 9 adet duvar numunesi güçlendirilmeden bu yüklemeye tabi tutulacaktır. Daha sonra kırılan bu duvar numuneleri lifli harç kullanılarak onarılacaktır. Bazı numuneler ise lifli harç ile hem onarılacak, hem de lifli sıva ile sıvanarak tekrar yüklemeye tabi tutulacaktır. Çalışma sonucunda hasarlı tuğla duvarların onarılması ve güçlendirilmesi ile yük taşıma kapasitesindeki değişim ortaya konulacaktır.

GüçlendirmeHarçNaylon+4
Shır Mohammad Obaıd
Manisa Celal Bayar University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Donatılı kum zeminlere oturan model temellerin tekrarlı yükler altındaki davranışı

Bu çalışmada, geogrid donatı kullanılarak iyileştirilen kum zeminlere oturan küçük ölçekli model temellerin tekrarlı yükler altındaki davranışı deneysel ve sayısal analizler yardımıyla incelenmiştir. Model temel olarak daire, kare ve dikdörtgen şeklindeki temeller tercih edilmiştir. Tekrarlı yükleme deneylerinde, donatı tabaka sayısı 1'den 4'e kadar değiştirilerek taşıma kapasitesine etkisi incelenmiştir. Ayrıca, laboratuvar deney düzeneği, sonlu elemanlar yöntemine dayalı PLAXIS 2D bilgisayar yazılımı ile modellenmiş, donatılı zeminlere oturan dairesel temellerin tekrarlı yükler altındaki davranışı analiz edilmiştir. Deneysel ve sayısal analiz sonuçları karşılaştırılarak aralarındaki uyum araştırılmıştır. Deneysel ve sayısal analiz sonuçları esas alındığında tekrarlı yüklemelere maruz yapılarda taşıma kapasitesi ve oturma davranışı temel zemininde geogrid donatılar kullanılarak iyileştirilebileceği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Farklı Model Temeller, Geogridle Güçlendirme, Tekrarlı Yükleme Büyük Ölçekli Test ve Sonlu Elemanlar Yöntemi

Fiziksel model deneyiGüçlendirmeKum+1
Sefer Ercan Epsileli
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yapay ve doğal lifli malzemeler ile güçlendirilmiş beton yapı elemanlarının incelenmesi

24 Ocak 2020'de Elazığ'da ve 30 Ekim 2020'de İzmir'de meydana gelen depremlerden sonra, orta hasarlı binalarda ve yangın yüküne maruz kalmış binalardaki güçlendirme uygulamalarında yaygın olarak CFRP(karbon fiber takviyeli kumaşlar) kullanılmaktadır. Ancak petrol türevli ve doğada çözünmeyen CFRP'nin, üretimi yüksek teknoloji gerektirmesi ve maliyetinin yüksek olması nedeniyle az sayıda ülkeden ithal edilmektedir. Bu sebeple birçok araştırmacı tarafından CFRP'ye alternatif ürünlerin geliştirilmesi amacıyla cam elyaf, bazalt elyaf gibi organik olmayan malzemelerin yanında doğal elyaf olan, endüstriyel kenevir, jüt, keten gibi birçok bitki türünden elde edilen organik malzemeler de incelenmiştir. Küresel çevre kirliliğinin artışıyla birlikte birçok alanda geri dönüştürülebilen, kirletmeyen, anti bakteriyel kaynaklara olan talep giderek artmaktadır. İnşaat sektörünün ülkemizdeki yaygın etkisi göz önüne alındığında bu alanda yapılacak olan sürdürülebilir yapıların yapılması önemini arttırmaktadır. Her alanda olduğu gibi mevcut yapım teknikleriyle yapılan çeşitli uygulamalara alternatif olarak doğal malzemeler kullanılabildiği gibi inşaat alanında da kullanılabilir. İnşaat yapımının mevcut uygulamalarından biri olan çelik donatı yerine doğal liflerden yapılacak donatı çubuklarının kullanılabileceği gibi betonarme yapıların güçlendirilmesinde kullanılan karbon fiber, cam elyafı gibi malzemelerin yerine doğal liflerin kullanılması da mümkündür. Betonarme yapıların güçlendirilmesinde kullanılan yapay malzemelere alternatif olarak çevre dostu, daha az enerji tüketimi gerektiren teknolojilerle yapılabilir olması ve atık olarak geri dönüşüm özelliğine sahip olan kenevirin inşaat sektöründe betonarme yapı güçlendirme elemanı olarak kullanılabilirliğinin araştırılması bu tez konusunu amacı olmuştur. Bu tez çalışmasında kenevirin ve diğer doğal liflerin doğal olmayan malzemelere göre dayanımlarının deneysel ve sayısal model olarak karşılaştırılması yapılmıştır.

Cam elyafıGüçlendirmeKarbon lifler+1
Yusuf Kenan Akçaat
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Geleneksel yığma yapılarda strüktürel sorunlar ve çözüm yolları

Tarihi yapılar kültürel mirasımızın önemli bir parçasıdırlar ve bulundukları yerin ve geçmişin sosyolojik, ekonomik, kültürel ve politik öğelerini bünyesinde barındırır. Günümüz ile geçmiş arasında çok önemli bir bağ oluşturan tarihi yapıların korunması ve gelecek nesillere aktarılması çok önemlidir.Ülkemizdeki ve dünyadaki tarihi yapılar gerektiği gibi korunamamaktadır. Depremler, doğal afetler, olumsuz çevre koşulları ve fiziksel-kimyasal bozulmalar ve insanoğlundan kaynaklı nedenler bu yapıların bozulma sürecini hızlandırmaktadır.Bu çalışmanın amacı, strüktürel sistemi zarar görmüş tarihi yapıların korunması ve gelecek nesillere aktarılabilmesi için uygulanacak olan onarım ve güçlendirme yöntemlerinin araştırılması ve bu konuda çalışan uzmanlara yardımcı olunmasıdır.Bu çalışma kapsamında,?Tarihi yapılarda görülen hasar çeşitleri ve nedenleri,?Günümüzde uygulanan hasar tespit yöntemleri,?Tarihi yapılarda uygulanan onarım ve güçlendirme yöntemleri örnekleriyle birlikte incelenmiştir.Çalışmanın sonuç bölümünde ise, bu inceleme ve araştırmalar neticesinde eski eser bir yapıya müdahale etmeden önce ve müdahale aşamasında yapılması gereken ve dikkat edilmesi gereken hususlar özetlenmiştir.Anahtar Kelimeler : Tarihi yapılar, güçlendirme, strüktürel sorunlar

GüçlendirmeRestorasyonStatik problemler
Filiz Karakuş
Gazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Tarihi yığma kemerlerin FRP ile güçlendirilmesinin incelenmesi

Tarihi yapılar inşa edildiği dönemin yaşam biçimini ve kültürünü geleceğe ulaştırır. Tarihi yapılarda taşıyıcı sistem olarak kullanılan yığma kemerlerin çeşitli formları su yolları, cami, kilise, su kemeri ve hamam gibi yapılarda sıklıkla görülür. Dönemin kültürünü, yaşam biçimini yansıtan bu tarihi yığma kemerlerin korunması ve muhafaza edilmesi oldukça önem arz etmektedir. İnsanın sebep olduğu zararlar, doğal afetler, savaşlar ve yapıyı meydana getiren malzemelerin zamanla özelliğini kaybetmesi gibi olumsuz faktörlerden dolayı bu yığma kemerler hasar alabilir veya yıkılabilir. Bu sebeple yığma kemerlerin onarım veya güçlendirmelerinin yapılması önemlidir. Tarihi yığma kemerlerin onarım ve güçlendirilmesinde daha çok yapının askıya alınması ve gergi düzenlemesi gibi yöntemler kullanılır. Onarım ve güçlendirme işleminde iki faktör önemlidir. Bunlardan ilki onarım için kullanılacak malzemenin yapıya ilave yük getirmemesi, ikincisi ise eğer güçlendirilecek yapı tarihi ise bu yapının orijinalliğinin bozulmamasıdır. FRP tekniğiyle yapılacak olan onarım ve güçlendirme bu iki faktörü büyük oranda sağlar. Bu çalışma kapsamında 1 adet referans ve 9 adet güçlendirilmiş kemer numunesi olmak üzere 10 adet kemer numunesi hazırlanmıştır. Daha sonra tüm numuneler 28 gün bekletilmiş, güçlendirilecek numuneler ise epoksi sürülerek üçü karbon, üçü aramid (kevlar) ve üçü cam fiber kumaş (FRP) ile kemer karın bölgesi ve üzengi taşı iki alt tuğlasını kapsayacak şekilde kaplanmıştır. Bu işlemden sonra güçlendirilmiş kemer numuneler 7 gün daha bekletilerek deneye tabi tutulmuştur. Yapılan deneyler sonucunda numunelerin yük – yer değiştirme grafikleri Excel programı yardımıyla çizilmiştir. Referans numunenin maksimum taşıma yük değeri 6.49 kN, karbon fiber kumaş ile güçlendirilmiş numunelerden elde ettiğimiz ortalama maksimum taşıma yük değeri 10.18 kN, aramid fiber kumaş ile güçlendirilmiş numunelerden elde ettiğimiz ortalama maksimum taşıma yük değeri 14.20 kN ve cam fiber kumaş ile güçlendirilmiş numunelerden elde ettiğimiz ortalama maksimum taşıma yük değeri ise 13.09 kN'dur. Güçlendirilmiş kemer numuneler arasında maksimum yük değeri aramid fiber kumaştan elde edilmiştir.

Cam elyafıFRP malzemelerGüçlendirme+2
İbrahim Yakup Doğan
Fırat University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Boşluklu tek doğrultulu betonarme döşemelerin CFRP şeritlerle güçlendirilmesi

Tez çalışması kapsamında boşluklu tek doğrultulu betonarme döşemelerin eğilme davranışı ve CFRP şeritler ile güçlendirilmesi incelenmiştir. Çalışma kapsamında incelenen değişkenler boşluk büyüklüğü ve yeridir. 3 farklı büyüklükte boşluğu 2 farklı yerde olacak şekilde tasarlanan döşemeler öncelikle güçlendirilmeden test edilmiş, daha sonra CFRP şeritler ile güçlendirilerek önerilen güçlendirme tekniğinin performansı hakkında yorumlar yapılmıştır. Deney elemanlarının dayanım, süneklik, rijitlik ve enerji tüketim kapasiteleri hesaplanarak yorumlanmıştır. Ayrıca CFRP şeritlerden alınan birim deformasyon ölçümleri ve göçme modları incelenerek kolay, hızlı ve az işçilikle uygulanabilecek bir güçlendirme tekniğinin geliştirilmesi planlanmıştır. Onüç deney elemanı test edilmiştir. Bunlar, bir adet referans elemanı, altı adet güçlendirilmemiş eleman ve altı adet güçlendirilmiş eleman olarak sayılabilir. Döşemelerde 500 mm, 400 mm ve 300 mm kare boşluklar mevcuttur. Bu boşluklar eğilme ve kesme bölgesi olmak üzere iki ayrı yerde bulunmaktadır. Tek doğrultulu üretilen döşemenin boyutları 3000x1000x150 mm'dir. Döşemelerde yalnızca alt yüzde donatı kullanılmıştır, basınç donatısı yoktur. Güçlendirilmiş elemanlarda CFRP şerit genişliği 100 mm dir. Boşlukların etrafını saracak şekilde kısa ve uzun yön olmak üzere iki yönde de güçlendirme yapılmıştır. ACI 440 raporu kullanılarak tek doğrultulu döşemelerin kapasite değerleri hesaplanmış ve deneysel sonuçlar ile karşılaştırılmıştır.Anahtar kelimeler : Boşluklu döşeme, Güçlendirme, CFRP

Betonarme döşemelerGüçlendirme
Onur Arslan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Delikli çelik levhalarla güçlendirilmiş tuğla duvarların tersinir tekrarlanır yükler altındaki davranış ve dayanımı

Yapıların depreme karşı güçlendirilmesinin önemi, özellikle son yirmi yıldır meydana gelene yıkıcı depremlerde çok sayıdaki betonarme (BA) yapının hasar görerek onarım ve güçlendirme gerektirmesiyle daha da iyi anlaşılmıştır.Güçlendirme ile ilgili çalışmalarda yetersiz yanal rijitliğin, BA yapılardaki hasarın temel sebeplerinden birisi olduğu anlaşılmıştır. Yıllardır, BA çerçevelere yerinde dökme BA dolgu duvar eklenmesi yaygınca etkili bir yöntem olarak uygulanmıştır, fakat zahmetlidir.Halihazırda, bu gibi problemlerin üstesinden gelebilmek için GAZİ Üniversitesi Yapı Mekaniği Laboratuvarında ekonomik, yapısal olarak etkili ve uygulaması pratik depreme karşı güçlendirme yöntemleri geliştirilmektedir.Bu tez çalışmasında önerilen tekniğin prensibi, yapıda bulunan boşluklu tuğla dolgu duvarların üzerlerine delikli sac levhalar eklenerek güçlendirilmesi esasına dayanır; öyle ki bu duvarlar yanal rijitliği artıran ve davranışı iyileştiren yerinde dökme BA dolgular gibi davranabilsinler.Bu teknik ayrıca, yapının boşaltılmasını gerektirmemekte ve hane sakinlere fazla rahatsızlık vermeden uygulanabilmektedir. Bu sebeple, bir adedi güçlendirilmemiş referans olmak üzere toplam on üç adet sıvanmış boşluklu tuğla dolgu duvarlar deprem yükünü benzeştirecek tersinir tekrarlanır yatay yükler altında test edilmiştir. Deney elemanları üç değişik kalınlığa sahip delikli sac levhanın duvarlara bulonlarla sabitlenmesi şekliyle güçlendirilmişlerdir.Levha kalınlığı, bulon aralığı ve yetersiz boyuttan kaynaklanan levhalarda bindirmeli ek bulunması deney değişkenleridir. Ayrıca, dolgu duvarların köşeleri üç değişik teknikle, erken ezilmeye karşı, güçlendirilmiştir. Test sonuçları analiz edilerek deney elemanlarının dayanım, rijitlik, enerji dağıtımı ve süneklik özellikleri irdelenmiştir. Test sonuçları göstermiştir ki, önerilen depreme karşı güçlendirme tekniği, Türkiye'de yaygınca bölme duvarı olarak kullanılan sıvanmış tuğla dolgu duvarların deprem performanslarının artırılmasında çok etkili olabilir.BilimKodu: 911.1.145AnahtarKelimeler: Sismik İyileştirme, Güçlendirme, Onarım, BoşlukluTuğla Dolgu Duvar, Delikli Sac Levha, BetonarmeÇerçeveliYapı, Tersinir Tekrarlanır Yatay YüklemeSayfaAdedi:131TezYöneticisi: Doç.Dr. Sabahattin AYKAÇYrd.Doç.Dr.Mehmet BARAN

DavranışDayanımGüçlendirme+3
Rahım Babayanı
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Tuğla dolgulu sünek olmayan betonarme çerçevelerin çelik şeritlerle güçlendirilmesi

Ülkemiz mevcut yapı stokunun büyük bir kısmı tuğla dolgu duvarına sahip sünek olmayan betonarme çerçeve türü yapılardan oluşmaktadır. Yeterli yanal rijitlik, dayanım ve enerji tüketim kapasitesine sahip olmayan bu yapıların depreme karşı güçlendirilmesinde betonarme dolgu duvarları yaygın olarak kullanılmaktadır. Ancak, güncel güçlendirme uygulamaları binanın boşaltılmasını gerektirmekte ve binanın tekrar kullanıma girmesi uzun bir imalat süresi sonrasında mümkün olabilmektedir. Bu çalışmada betonarme çerçeve içerisindeki tuğla dolgu duvarı çelik şeritlerle güçlendirerek yapının sismik performansının iyileştirilmesi amaçlanmıştır. Bir tanesi güçlendirilmemiş referans eleman olmak üzere toplam dokuz adet deney elemanı deprem yüklerini benzeştiren tersinir tekrarlanır yatay yük ve düşey yük altında test edilmiştir. Çalışmada test edilen tek katlı tek açıklıklı betonarme çerçeve deney elemanları ülkemizdeki betonarme yapılarda karşılaşılan önemli yapım kusurlarını içerecek şekilde üretilmiştir. Çelik şeritlerin betonarme çerçeveye bağlantı biçimleri, uygulanan çelik şerit deseni ve uygulama yönünün deney elemanlarının yatay yük kapasitesi, göçme biçimi, rijitliği ve enerji tüketimi üzerindeki etkileri incelenmiştir. Test sonuçları çelik şeritlerle güçlendirilen tuğla dolgu duvarın, betonarme çerçevenin yatay yük taşıma kapasitesini, rijitliğini ve enerji tüketimini önemli oranlarda arttırdığını göstermiştir. Tez çalışmasının analitik çalışma kısmında ise, önerilen güçlendirme yöntemi kullanılarak yapılacak güçlendirme işleminin tasarımı için pratik önerilerde bulunulmuştur.

Betonarme çerçeveGüçlendirme
Yağmur Kopraman
Gazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2010
10
DoctorateOpen AccessTR

Betonarme kenar kolon kiriş birleşimlerinin güçlendirilmesi

Ülkemizde ?kolon + kirişli? betonarme sistemlerin yapımı sırasında en sık yapılan hatalardan biri de kolon sargı donatılarının kolon kiriş birleşim bölgesinde devam ettirilmemesidir. Deprem sırasında düğümlerdeki bu zayıf bölgelerde mafsallar oluşmakta binalarda kısmen ya da tamamen göçmelere neden olabilmektedir. Özellikle kenar kolon-kiriş birleşim bölgelerinde bu durum daha da önemli olmaktadır. En azından bir yüzünden kuşatılmamış olan kolon ucu, düğümdeki etriye yetersizliğinden/yokluğundan dolayı kiriş alt/üst yüzeyinden kurtulmakta ve buna bağlı olarak yapı yıkılmaktadır. Benzer davranışa sargı donatısı eksik ya da uygun olmayan iç kolonlarda da rastlanmaktadır. Yurdumuzdaki onarım/güçlendirme çalışmaları genellikle eleman (kolon, kiriş, perde vb.) üzerinde yoğunlaştığı için bu konuda yapılmış kapsamlı araştırmalara rastlanmamıştır. Yabancı kaynaklarda da kapsamlı ve uygulanabilir çalışmalara pek rastlanmamıştır. Oysa özellikle bu yüzden yıkılmış ya da hasar görmüş bina sayısı azımsanmayacak kadar çoktur. Bu nedenle kenar kolon-kiriş birleşimlerinin güçlendirilmesine yönelik kapsamlı bir deneysel çalışma yapılmıştır. Çalışmada bir kenar kolon-kiriş birleşimi, döşeme ve dik yönde saplanan kirişlerle beraber ele alınmış ve bunun için yeni bir deney sistemi geliştirilmiştir. Bu sistemde eleman uçlarında depremden ve düşey yüklerden oluşan kuvvetlerin tamamı (kesme kuvveti, eksenel yük ve eğilme momenti) oluşturulabilmiştir. Bu anlamda da söz konusu çalışma diğer çalışmalardan farklılaşmaktadır. Güçlendirmelerde yerli ve ucuz malzemelerin kullanımına özellikle özen gösterilmiştir. Başlıca 7 tip güçlendirme tekniği araştırılmış ve 23 adet ½ ölçekli deney elemanı test edilmiştir. Araştırmanın sonunda, kolon kiriş birleşimlerinin güçlendirilmesinde oldukça etkili, kolay uygulanabilen ve çok ucuz güçlendirme yöntemleri geliştirilebilmiştir.

GüçlendirmeKirişlerKolonlar+1
Şule Bakırcı Er
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
10
Master'sOpen AccessTR

Kuvvetli deprem bölgelerinde hastane binalarının değerlendirilmesi ve güçlendirilmesinin irdelenmesi

Bu çalışmada depremden sonra hizmet vermeyi gerektiren betonarme hastane binalarının deprem performansları DBYBHY-2007' de ( Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik-2007 ) tanımlanan doğrusal ve doğrusal olmayan hesap yöntemleri kullanılarak belirlenmiş ve güçlendirmeleri irdelenmiştir. Sayısal uygulamalar için Z2, Z3 zemin sınıflarında, 1 ve 2 nci derecedeki deprem bölgelerinde bulunan 3-5 katlı betonarme hastane binalar seçilmiştir. İncelenen bu binaların deprem dayanımlarının yetersiz olduğu görülmüş, yapının durumuna göre bir güçlendirme yöntemi seçilip yönetmelikte belirtilen performans analizleri yardımıyla güçlendirilmiş sisteme ait deprem performansları hesaplanmıştır. Ayrıca süneklik düzeyi yüksek çerçevelerden oluşan 9 katlı betonarme hastane binasının depremden sonra kullanılabilirliği irdelenmiştir.

Doğrusal analizGüçlendirmePerformans analizi+1
Ali Can Özaltaş
Fırat University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2008
10
Master'sOpen AccessTR

Kesmeye karşı CFRP şeritlerle güçlendirilen betonarme kirişlerin davranışı

Bu çalışmanın amacı kesmede yetersiz betonarme kirişlerin U biçimli CFRP şeritlerle güçlendirme tekniğinin araştırılmasıdır. Yetersiz kesme donatılı biri referans altısı güçlendirilen toplam yedi kiriş test edilmiştir. Güçlendirilen kirişlerde, kiriş yan yüzeyine yapıştırılan CFRP şeritlerin eksenler arasındaki mesafeleri 125 mm, 150 mm ve 200 mm olarak seçilmiştir. Güçlendirilen altı kirişin üçünde CFRP şerit uçları fan ankrajlarıyla kiriş gövdesine sabitlenmiştir. Test sonuçları CFRP şeritlerin eksenleri arasındaki mesafe ve ankraj uygulaması göz önünde bulundurularak tartışılmış ve değerlendirilmiştir. CFRP şeritler kesmede yetersiz kirişlerin kesme dayanımını artırmasına rağmen kesmeden göçmeye engel olamamıştır. CFRP şerit uçları ankrajlı güçlendirilen kirişlerde sünek eğilme davranışı gözlenmiştir.

Beton kirişlerGüçlendirme
Çelebi Mertoğlu
Gazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Master'sOpen AccessTR

CFRP ile kesmeye karşı güçlendirilmiş betonarme kirişlerin sonlu elemanlar yöntemiyle doğrusal olmayan analizi

Karbon polimer elyaflar (CFRP) kullanılarak betonarme elemanların güçlendirilmesi ve onarımı, günümüzde birçok deneysel araştırmanın odağı olmuş ve yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. CFRP malzemesi özellikle kirişlerin güçlendirilmesinde yoğun olarak kullanılmıştır. Kirişlerin risk oluşturan ve tasarım aşamasında özellikle kaçınılan göçme modlarında biri olan kesme kırılmasına karşı yaygın bir kullanım alanı bulan CFRP ile güçlendirme uygulamaları üzerine oldukça fazla sayıda deneysel çalışma yürütülmüştür. Ancak deneysel çalışmaların fazla mali kaynak ve özellikle laboratuar alt yapısı gerektirdiği bir gerçektir. Her türlü parametrenin incelendiği kapsamlı deneysel çalışmaların yürütülmesi için hem çok fazla zaman hem de çok fazla mali kaynak gerektiği unutulmamalıdır. Bu nedenle deneysel sonuçlar kullanılarak doğrulanmış bir sonlu eleman modellemesi ile deneylerin bilgisayar ortamında simülasyonunun yapılmasıyla deneyi yapılmamış parametrelerin incelenebileceği ve genelleştirilmiş sonuçlara ulaşılabilmesi için gerekli olan verinin artırılabileceği düşünülmüştür. Bu amaçla daha önceden yürütülmüş deneysel bir çalışmanın sonuçları kullanılarak CFRP ile güçlendirilmiş kesme dayanımı yetersiz ?T? kesitli betonarme kirişlerin ANSYS sonlu eleman programı kullanılarak modellenmesi yapılmıştır. Öncelikle deneyleri yapılmış olan betonarme kirişlerin sonlu eleman modelleri yapılarak deneysel sonuçlara uygun sonuçlar elde edilip edilmediği incelenmiş ve sonlu eleman modelinin doğrulanması yapılmıştır. Daha sonra optimum CFRP şerit aralığının belirlenmesine yönelik deneyi yapılmamış analizler yapılarak seçilen parametreye yönelik sonuçların arttırılması amaçlanmıştır. ACI 440 Comittee Report'da CFRP şerit aralığı için önerilen denklemin sonlu eleman sonuçları ile uyumu araştırılmış ve tasarımcılara fikir verebilecek bir sonuca ulaşılmıştır.

Betonarme kirişGüçlendirmeSonlu elemanlar analizi
Nalan Bulut
Gazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Betonarme kirişlerin çelik levhalar ile güçlendirilmesi

Bu çalışmada, çelik levhalar ile güçlendirilmiş betonarme kirişlerin eğilme altındaki davranışları deneysel olarak araştırılmıştır. Deneysel çalışma, biri yalın, altısı güçlendirilmiş kiriş olmak üzere toplam yedi adet 1/1 ölçekli kiriş modeli ile gerçekleştirilmiştir. Deney elemanları iki noktalı tek düze yükler altında test edilmiştir. Çalışmada, çelik levha kalınlığının, yapıştırma yöntemi etkinliğinin ve yan yüz çelik levha kullanımının davranış üzerine etkileri ele alınmıştır. Deney sonuçları; dayanım, süneklik, enerji tüketimi ve rijitlik bakımından irdelenmiştir. Çalışma sonucunda, çelik levha kullanılarak güçlendirilen betonarme kirişlerin yeterli davranış sergilediği görülmüştür.

Güçlendirme
Servet Karahan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00

Related subjects