Social security systems

65 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Sosyal güvenlik sistemlerinin dünyadaki gelişimi, tasarruflar üzerindeki etkileri ve Türkiye'de durum

Geçtiğimiz son 15 yılda dünya genelinde, sosyal güvenlik sistemlerinin yeniden yapılandırılması konusu ağırlıklı olarak tartışılmaktadır. Tartışmaların temelini; demografik etkiler, işsizlik, değişen ekonomik ve siyasal koşullar nedeniyle gücünü kaybetmekte olan kamu emeklilik sistemlerinin iyileştirilmesi konusu oluşturmaktadır. Gelişmiş ülkelere bakıldığında kamu emeklilik sistemleri yanında tamamlayıcı özel emeklilik programlarının ve vergi avantajlı bireysel gönüllü tasarruf planlarının yaygın olarak kullanılmaya başlandığı görülmektedir. Ancak bunun yanısıra kamu emeklilik sistemlerinin de ağırlıklı olarak önemlerini korumaya devam ettikleri gözlenmektedir. Türkiye'de de bu kapsamda, "Sosyal Güvenlik Reformu" adı altında bir yeniden yapılanma söz konusudur. Bu kapsamda sermaye birikiminin ve finansal piyasalara fon akışının artması beklenmektedir. Çalışmamızın amacı, dünya genelinde sosyal güvenliğin finansmanı ve Türkiye'de sosyal güvenlik sisteminin durumunu izlemek ve Türkiye'de sosyal güvenliğin özel tasarruflar üzerindeki etkilerini araştırmaktır. İnceleme dönemi 1972-2003 arası olup, sonuca doğrusal regresyon ile ulaşılmıştır.Ülkemizde sosyal güvenlik kurumlan ile ilgili olarak elde edilebilen kesin veriler 1970 sonrasına rastlamaktadır. Bu nedenle günümüze dek oluşan özel tasarrufların nisbi olarak çok yüksek olmadığı görülmektedir. Yapılan tahmin sonuçlan sosyal sigorta primleri ve özel tasarruflar arasında olumlu ve anlamlı bir ilişki ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Sosyal güvenlik, özel tasarruflar, emeklilik fonları, dağıtım sistemi, fonlama sistemi, belirli katkı emeklilik planlan, belirli katkı emeklilik planlan.

Amerika Birleşik DevletleriEmeklilikEmeklilik fonları+7
Berna Balcı İzgi
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerde (KOBİ) kayıt dışı istihdam sorunu: Aydın ili örneği

Çalışanların sarf ettikleri emeğin gün veya kazanç (ücret) olarak ilgili kamu kurum ve kuruluşlara eksik bildirilmesi veya hiç bildirilmemesi şeklinde görülen ve işsizlik, gelir yetersizliği, enflasyon, istihdam üzerindeki mali yüklerin fazlalığı, denetimlerin yeterli ve etkin olmaması, hızlı nüfus artışı, eğitim seviyesinin düşük olması, göç, gibi sosyal, ekonomik ve idari birçok nedeni olan kayıt dışı istihdamın; çalışanların sosyal güvenceden ve yasaların koruyucu hükümlerinden mahrum kalması, sosyal güvenlik kurumunun sunduğu sağlık hizmetlerinden yararlanamaması, iş sağlığı ve güvenliğinden mahrum kalarak kötü çalışma şartlarında ve yetersiz ücretlerle çalışmak zorunda kalması, işverenler arasında haksız rekabete yol açması, kayıtlı istihdamda yer alan işletmeleri kayıt dışılığa yönlendirebilmesi, devletlerin gelir kaybı yaşaması, kamu hizmetlerinin aksaması, sunulan hizmet kalitesinin düşmesi ve mali dengeyi bozması gibi olumsuz etkileri bulunmaktadır. Kayıt dışı istihdam en yoğun Küçük ve Orta Ölçekli İşletme (KOBİ)'lerde görülmektedir. Türkiye'de faaliyet gösteren işletmeler incelendiği zaman toplam işletmelerin yaklaşık %99'nu KOBİ'ler oluşturmaktadır. KOBİ'ler arasında kayıt dışı istihdam ise en fazla mikro işletmelerde (on kişiden az çalışanın olduğu işletmeler) görülmektedir. Türkiye'de 2000'li yıllarda %50 civarında olan kayıt dışı istihdam oranı yapılan çalışmaların etkisiyle günümüzde %31 civarına düşmüş olmakla birlikte, mikro işletmelerde bu oran hala %56'dır. Bu çalışmanın iki amacı bulunmaktadır. Birinci amacı; Aydın İlinde faaliyet gösteren mikro işletmelerde kayıt dışı istihdamın mevcut durumunu, nedenlerini ve boyutlarını ortaya koymaktır. Çalışmanın ikinci amacı ise; sigortalılık tespitine yönelik denetim yapılan işletmelerle yapılmayan işletmeler arasında ve istihdam teşviklerinden haberdar olan işletmelerle söz konusu teşviklerden haberdar olmayan işletmeler arasında kayıt dışı istihdam oranları bakımından fark bulunup bulunmadığını araştırmaktır. Araştırma amaçlarına ulaşmak için; Aydın'da tarım dışında faaliyet gösteren 104 mikro işletme ve 270 çalışanı kapsayan alan araştırması yapılmıştır. Alan araştırması kapsamında nicel (anket) ve nitel (mülakat) araştırma yöntemleri (karma yöntem) bir arada kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; çalışanların %22,6'sının kayıt dışı çalıştığı, çalışanlar açısından kayıt dışı istihdamın en önemli nedeninin %47,8 ile işsizlik, işletmeler açısından ise %44,2 ile sigorta primleri ve vergilerin yüksekliği olduğu, kayıt dışı istihdamın kadınlarda, 55 ve üzeri yaş grubunda, eğitim seviyesi düşük olanlarda, yarı zamanlı çalışanlarda, 2.000 TL'nin altında ücret alanlarda ve ücret dışı gelir/aylık ya da burs alanlarda daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda ayrıca; işletmelerin %39,4'ünün kayıt dışı işçi çalıştırdığı, kayıt dışı istihdamın %65,3 ile en fazla yiyecek – içecek (kafe, lokanta v.b) sektöründe görüldüğü, sigortalılık tespitine yönelik denetim yapılmış işletmelerin denetim yapılmamış işletmelerden %19,2, istihdam teşviklerinden haberdar olan işletmelerin söz konusu teşviklerden haberdar olmayan işletmelerden %31,2 daha az kayıt dışı işçi çalıştırdığı tespit edilmiştir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Kayıt Dışı İstihdam, Sosyal Güvenlik, Denetim

AydınKOBİKayıt dışı istihdam+2
Serkan Demirtaş
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki kayıt dışı istihdamın soysal güvenlik sistemimize getirmiş olduğu yükler ve son yıllarda Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından uygulanan işveren teşviklerinin kayıt dışı istihdamı azaltmadaki rolü

Kayıtdışı istihdamın dünyada bir çok ülkenin sosyal güvenlik sistemini tehdit ettiği gibi ülkemiz içinde büyük bir risk oluşturmaktadır. Kayıtdışı istihdamı artıcı nedenlere bakıldığında en önemlilerinden birinin sosyal güvenlik primlerinin yüksek oluşudur. Son yıllarda sosyal güvenlik primlerinin işveren üzerindeki maliyetini azaltmak için kayıtlı çalışan işverenlerin primlerin bir kısmı hazine tarafından ödenmeye başlanmıştır. Kayıtdışı istihdamda çalışanlar incelendiğinde okuma yazma oranının düşük olduğu tarım işçileri, kadın çalışanlar ve çocuk yaşta çalıştırılanların daha fazla olduğu, eğitim seviyesinin yükseldikçe kayıtdışı çalışmanın azaldığı görülmektedir.

Kayıt dışı istihdamSosyal Güvenlik KurumuSosyal güvenlik+5
Mustafa Akgün
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türk sosyal güvenlik sisteminde işsizlik sigortası uygulamalarının değerlendirilmesi

Hayatları boyunca insanlar hastalık, sakatlık, işsizlik, yaşlılık ve ölüm gibi birçok tehlikeyle karşı karşıyadır ve bu tehlikeleri ortadan kaldırmak veya etkisini azaltmak, başkalarına muhtaç olmadan yaşamak istemektedirler. Sosyal güvenlik fikri de insanların bu ihtiyaçlarının sonucu ortaya çıkmıştır ve zamanla kurumsal bir yapıya dönüşmüştür. Sosyal güvenliğin yapı taşlarından işsizlik sigortası, işsizlik riskine karşı bireyin güvence altına alınması, gelir kayıplarının telafi edilmesi ve toplum içinde insan onuruna yakışır bir şekilde yaşaması için uygulanan bir sistemdir. İşsizlik sigortası her ülkede farklı şekillerde uygulanmaktadır. Programın tipleri, programdan faydalanacak kişiler, fonun kaynakları, işsizlik ödeneğini hak etme koşulları gibi konularda farklılıklar görülebilmektedir. Çağımızın temel sorunu olan işsizlik, üzerinde önemle durulması gereken hassas bir konudur. Bu nedenle çalışmamızda Türk sosyal güvenlik sisteminin gelişimi, yapısı, sosyal güvenlik sistemi bünyesinde yer alan işsizlik sigortası incelenmiş ve detaylı bir şekilde ele alınmıştır. Çalışmayla ülkemizde işsizlik sigortası uygulaması detaylı bir şekilde incelenerek eksikliklerine dikkat çekmek, gelişim alanlarını tespit etmek ve yapılacak diğer çalışmalara katkıda bulunmak amaçlanmaktadır. Anahtar Kelimeler: Sosyal güvenlik, sosyal politika, işsizlik, sigorta, işsizlik sigortası, işsizlik ödeneği

SigortaSosyal güvenlik sistemleriSosyal politika+1
Gülay Yazıcı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de 1980 sonrası dönemde sosyal güvenlik sisteminin gelişimi ve yeniden yapılandırılması sorunu

Ülkemiz için 1980'li yıllar ekonomik ve mali alanda oldugu gibi diger sosyal, siyasal ve kültürel alanlarda da önemli gelismelerin ve degisimlerin ortaya çıktıgı yıllar olmustur. Bu gelisme ve degismeler 2000'li yıllara da sarkarak devam etmistir. Bu çerçevede söz konusu yıllarda sosyal güvenlik hizmetleri açısından da bazı gelismeler yasanmıstır. Sosyal Güvenligin amacı, kısaca kisileri sosyal risklere karsı korumaktır. Söz konusu riskler sosyal sigortalar, sosyal yardımlar ve hizmetlerle karsılanmaya çalısılmaktadır. Esasen ülkemizde Cumhuriyet döneminin ilk yıllarından itibaren devlet, yarı kamusal mal olarak da nitelendirilen sosyal güvenlik hizmetlerinin hızla gelistirmeye ve gerekli teskilatı kurmaya yönelmistir. Zaman içinde ekonomimizin gelismesine, istihdam edilen nüfusun artmasına, devlet anlayısındaki degismelere vb. baglı olarak sosyal güvenlik hizmetleri toplumun daha büyük kesimine yayılırken sosyal güvenlik kurumları da daha büyük organizasyonlar haline gelmislerdir. Ne var ki, söz konusu hizmetlere iliskin saglıklı bir finansman yapısının olusturulamaması ülkemizdeki sosyal güvenlik kurumlarını bir çıkmazla karsı karsıya getirmistir. Bu konuların degerlendirildigi çalısmada önce ülkemizdeki sosyal güvenlik hizmetlerinin genel durumu üzerinde durulmus, ancak degerlendirmeler sosyal güvenlik sisteminin tüm boyutlarını kapsamak yerine, primli sosyal güvenlik sistemi ile sınırlandırılmıstır. Bu nedenle üç büyük sosyal güvenlik kurumumuzun 1980 sonrası mali yapıları ve gelisimi ele alınmıs, bundan sonrada bu üç kurumun ortak mali sorunları dikkate alınarak, kurumların mali yapılarının güçlendirilmesine yönelik öneriler ortaya konulmaya çalısılmıstır.

Sosyal güvenlikSosyal güvenlik sistemleri
Gürkan Bilman
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Türk sosyal güvenlik sistemi kapsamında sağlık harcamalarının finansman sorunu ve çözüm önerileri

Tarihsel süreç içerisinde ülkeler toplumların ekonomik ve kültürel anlamda önemli yer tutan sağlık hizmetlerinin sunumuna büyük önem vermişlerdir. Toplum içerisinde yaşayan bireylerin sağlıklı olması ülkelerin kalkınması ve gelişmesine katkı sağlamaktadır. Özelliklede eğitim seviyesi yüksek ülkelerde sağlık hizmetlerine verilen önem daha da artmıştır. Günümüzde, sağlık hizmetleri hem özel kesim hem de kamu kesimi tarafından yerine getirilmektedir. Oldukça geniş bir çerçevede sunulan sağlık hizmetlerinin finansmanı ve finansman yöntemleri de kendisi kadar önemli bir konu haline gelmiştir. Sağlık hizmetlerinde farklı finansman yöntemlerinin bulunmasına rağmen genellikle vergi ve sosyal sigorta primleri ile finanse edilmektedir. Bu çalışmada; sağlık hizmetlerinin finansmanında uygulanan yöntemler, ülkemizde sağlık hizmeti sunan sosyal güvenlik kuruluşlarının yapmış olduğu sağlık harcamaları, finansman kaynakları ve finansmanda karşılaştıkları sorunlar üzerinde durulacak ve konunun çözümüne ilişkin önerilerde bulunulacaktır. Anahtar Kelimeler; Sağlık Harcamaları, Sosyal Güvenlik Kurumları, Sosyal Güvenlik Sistemleri, Sağlık Ekonomisi, Finansman

FinansmanSağlık ekonomisiSosyal güvenlik sistemleri
Özgür Emre Koç
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Biresysel emeklilik sistemi ve Türkiye' deki bireysel emeklilik yatırım fonlarının performans değerlendirmesi

Günümüzde sosyal güvenlik çok büyük bir öneme sahiptir. İnsanlar çalışma hayatları boyunca elde ettikleri yaşam standartlarını yaşlılıklarında ya da emekliliklerinde de devam ettirmek istemektedirler. İlk başlarda sosyal güvenliğin temel amacı, sosyal risklerin hepsini kapsam altına almak iken, daha sonraları insanların refah seviyesini yükseltmek de temel amaçları arasına girmiştir. Bilimin ve teknolojinin gelişmesi ile birlikte toplumların hayat standartları da yükselmiş, tıp biliminin ilerlemesi, hayat standardının yükselmesi ile ortalama yaşam süresi uzatmıştır, kadınların iş hayatına katılmaları, eğitim seviyesinin yükselmesi ile doğum artış hızı düşmüştür. Bunların sonucunda yaşlı nüfus artmış ve onu finanse edecek genç nüfus azalmıştır.Her ne kadar Türkiye henüz yaşlı nüfusun artması durumuyla karşılaşmamış olsa da yapılan araştırmalarda gelecek de bu soru Türkiye içinde kaçınılmazdır. Böylece 20.yüzyılın sonlarına doğru sosyal güvenlik sistemlerinde finansman sorunu ortaya çıkmıştır. Sosyal güvenlik sistemi zamanla devlete masraflı olmaya başlamış ve insanların ihtiyaçlarına karşılayamaz hale gelmiştir. Bu sorunlar sosyal güvenlik sisteminde reformu kaçınılmaz hale getirmiştir. Reform, temelde 2 başlık üzerine yoğunlaşmıştır. Bunlardan birincisi; mevcut sosyal güvenlik yapısının eksiklikleri giderilerek sorunların çözümü, ikincisi ise; fonlama esasına dayanan özel sektör tarafından yönetilen özel emeklilik programlarının kurulmasıdır. Sözü geçen reformlar 20. yüzyılın son çeyreğinde hayata geçirilmeye başlanmıştır.Türkiye' bireysel emeklilik sistemi ekim 2003' de 4632 sayılı yasa ile uygulanmaya başlamıştır. Bireysel emeklilik programı gelişmiş ülkelerde gönüllük esasına göre, gelişmekte olan ülkelerde ise zorunluluk esasına göre işlemektedir. Ama Türkiye' deki sistem gönüllük esasına dayanır.Bu çalışmada da reformun ikinci ayağı olan özel emeklilik programlarının ortaya çıkışı, kuruluşu, sistemin işleyişi incelenmiştir. Ayrıca Çalışmanın son bölümünde ise Türkiye' de bireysel emeklilik sisteminin kuruluşundan itibaren bireysel emeklilik fonlarının bazı ölçütlere göre performansları incelenmiştir ve sonuçlar yorumlanmıştır

Avrupa BirliğiBireysel emeklilikEmeklilik+10
Zühal Sarı
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de bireysel emeklilik sisteminin gelişimi ve farklı iktisadi değişkenlerle ilişkisinin analizi

Sosyal Güvenlik sistemlerinin bir tamamlayıcısı olarak tüm dünyada hızla yaygınlaşan Bireysel Emeklilik Sistemleri (BES) bugün çoğu gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler tarafından uygulanmaktadır. Sosyal Güvenlik sistemlerinin karmaşık ve komplike yapılarından kaynaklanan birtakım eksiklik veya gecikmelerin giderilmesi amacının yanında Bireysel Emeklilik Sistemi aynı zamanda iç tasarruf fonu işlevi ile de dikkat çekmektedir. Bu açıdan Bireysel Emeklilik Sistemi hem bir sosyal güvenlik enstrümanı hem de iç finansman kaynağı olarak değerlendirildiğinde ekonomik hayatın önemli bir bileşeni haline gelmektedir. Bu çalışmada Bireysel Emeklilik Sisteminin gelişimi ve uygulaması incelenmiştir. İktisadi değişkenlerden özellikle harcama alışkanlıkları üzerinde son derece etkili olan hane halkı tasarrufları ve gelirin BES fonları ile ilişkisi olup olmadığı araştırılmıştır. Türkiye'de 2003-2021 yılları arasında hane halkı tasarrufları GSYH ve BES fonları yıllık zaman serileri şeklinde alınarak En Küçük Kareler (EKK) yöntemi ile analiz edilmiştir. Bağımlı değişkenin hane halkı tasarrufu olarak alındığı analiz sonucuna göre BES fonlarının tasarrufları artırıcı bir etkisinin olduğu ortaya çıkmıştır. Kurulan modelin tahmin sonuçları farklı sağlamlık testleri ile sınanmıştır. Çıkan sonuçlara göre model anlamlıdır. Buna göre; Türkiye'de 2003-2021 döneminde Bireysel Emeklilik Sisteminin hane halkı tasarrufu üzerinde pozitif etkisinin olduğu, gelir artışının ise bu süreci desteklediği sonucuna ulaşılmıştır.

Bireysel emeklilikEkonomi politikalarıEkonomik değişkenler+5
Alparslan Akbaş
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de tasarruf açığının karşılanmasında bireysel emeklilik sistemi

Türkiye'nin son yıllarda değişen demografik özellikleri, tıpta yaşanan gelişmelerle birlikte uzun yaşam beklentileri, emeklilikte daha kaliteli hayat isteği ve sosyal güvenlik sisteminin hem ekonomik hem de sosyal beklentileri karşılayamaması gibi pek çok neden yeni bir emeklilik sistemi arayışına neden olmuştur. Bu doğrultuda, Türkiye'de hayata geçen bireysel emeklilik sistemi ile insanlar, aktif çalıştıkları dönemde tasarruf yaparak çalışma dönemi sonunda emeklilik gelirlerine ek bir gelir elde ederek hayat kalitelerini devam ettirmeyi hedeflemektedirler. Bireysel emeklilik sistemi sayesinde yapılan tasarrufların biriktirdiği fonlar ile oluşan finansal denge, kalkınmasını tamamlamış ve gelişmiş ülkelerin makroekonomik göstergelerinde sağladığı iyileşmelerle birlikte birçok ülke bireysel emeklilik sistemlerini daha cazip hale getirmek için politikalar üreterek, reformlar gerçekleştirmektedir. Türkiye'de toplumun gösterdiği tasarruf eğilimleri içinde bireysel emeklilik sisteminin yerinin belirlenmesi ve yapılan yenilikler ve değişikliklerin bireysel emeklilik sistemine ve tasarruflara katkılarının ne olduğunun tespiti sistemin gelişmesi ve yapılacak yeni reformlar için kilit konumdadır. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de bireysel emeklilik sisteminin tasarruf açığının karşılanmasında etkisi ve öneminin bazı değişkenler ile açıklanmasını sağlamaktır. Çalışmada Literatürsel Tarama Yöntemi kullanılmış, 2003-2018 yılları arasındaki resmi veriler esas alınarak sistemin bireylerin tasarruflarına nasıl bir etkisinin olduğu ve bireysel emeklilik sisteminde yapılan reformların ulusal tasarruflara katılma üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Ayrıca seçilmiş bazı gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin tasarruf oranları ve bireysel emeklilik sistem performansları da incelenmiştir. Elde edilen istatiksel bulgular, İkincil analiz ve içerik analiz tekniği kullanılarak değerlendirilmiştir. Değerlendirme sonuçları tablo, grafik, histogram vb. araçlarla betimsel olarak gösterilerek açıklanmış ve yorumlanmıştır. Çalışma sonucunda Bireysel Emeklilik Sistemi'nin güçlü ve zayıf yönleri ile sistemin büyümesi ve gelişmesi adına öneriler sunulmuştur.

Bireysel emeklilikBireysel emeklilikFinansal açıklık+6
Mehmet Sekman
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal güvenlik sistemi sorunlarının sebep-sonuç zinciri

Sosyal güvenlik sistemimizin finansal anlamda zora düşmesine neden olan bazı nedenler bulunmaktadır. Literatür incelendiğinde bu nedenler arasında bir sebep-sonuç ilişkisinin olduğu gözlemlenmiştir. Bu çalışmanın temel amacı, sosyal güvenlik sistemimizin problemlerinin nedenlerini ve sonuçlarını ortaya koyan bir sorun zinciri resmetmektir. Böylelikle ortaya konulan sorun zinciri, çözüm için gereken ilk adımı görmeyi kolaylaştıracaktır. Diğer bir değişle bahsedilen sorun zinciri aynı zamanda çözüm zinciri niteliği taşımaktadır. Yukarıda anlatılan amacın gerçekleştirilmesi için çalışma bölümleri oluşturulmuştur. 1.Bölüm'de sosyal güvenlik kavramına ve gelişimine değinilmiştir. Sosyal güvenlik kavramının Eski Türklerden Osmanlıya kadar gelişimi ve yakın geçmişte Avrupa'da modernize edilerek popüler bir çağ yaşadığı anlatılmıştır. 2.Bölüm'de sosyal güvenlik sistemimizi finansal göstergelerine yer verilmiştir. Tablo ve grafikler ile sistemin verdiği finansal açık gösterilmiştir. 3.Bölüm'e gelindiğinde sosyal güvenlik sistemimizin finansal açığına dolaylı veya doğrudan neden olan sorunlar tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu sorunların üzerine gidilerek kapsayıcı sorunlar genel boyutları ile anlatılmıştır. 4.Bölüm'e çalışmanın amacı, gerekçesi ve yöntemi aktarılmıştır. Beşinci bölümde, finansal açığa neden olan olası problemleri gösteren genel bir diyagram dâhil edilmiş ve yorumlanmıştır. Son bölümde ise çalışmada bahsedilen sorunlarla oluşturulmuş sebep-sonuç diyagramına göre, çözüm için atılacak ilk adımlar tespit edilmeye çalışmış ve bu yönde bazı önerilerde bulunulmuştur.

Neden-sonuç ilişkisiSosyal güvenlikSosyal güvenlik sistemleri
Ertuğrul Evlice
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Bireysel emeklilik sistemi (Elazığ örneği)

Bireysel emeklilik sistemi, rahat bir emeklilik süreci ve vergi avantajı ile gündeme gelmiş bir devlet politikasıdır. Biliyoruz ki bir ülkelerin sigortacılık sektörünün boyutu ile ekonomik gelişmişlik düzeyi arasında yakın bir ilişki bulunmaktadır. Bu nedenle tezimizin konusunu "Bireysel Emeklilik Sistemi (Elazığ Örneği)" oluşturmaktadır. Bu çalışmada öncelikle sigortacılığın Dünyada ve Türkiye'deki tarihsel gelişimi, sigorta kavramı ve bireysel emeklilik sistemi hakkında genel bilgiler verilmiştir. Bu bilgiler (teorik) doğrultusunda, sigortanın avantajından, dezavantajından bahsedilmiş ve bireysel emeklilik sistemine giriş-çıkış konusunda ki mevzuatlarla ilgili bilgiler de paylaşılmıştır. Öte yandan yapılan çalışma ile Elazığ'da çalışan ve çalışmayan kadın ve erkeklerin, çeşitli bağımlı ve bağımsız değişkenler üzerinden bireysel emeklilik sistemine bakışları ve algıları ölçülmüştür.

Bireysel emeklilikElazığEmeklilik sistemi+3
Bekir Arslan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de 2001'den günümüze kayıt dışı ekonominin Sosyal Güvenlik Kurumu açıkları üzerindeki etkilerinin incelenmesi ve değerlendirilmesi

Bu tez çalışmasının amacı kayıt dışı istihdamın sosyal güvenlik açıkları üzerindeki etkisini ortaya koymaktır.Tez çalışmasının birinci bölümünde kayıt dışı ekonomi kavramı, kayıt dışı ekonominin tanımı, nedenleri, etkileri ve boyutları incelenmiştir.İkinci bölümde sosyal güvenlik kavramı, sosyal güvenliğin tanımı, amacı, yapısı ve finansmanı ile sosyal güvenlik açıkları ve bu açıkların nedenleri tüm boyutları ile incelenmiştir.Çalışmamızın üçüncü bölümünde ise, kayıt dışı istihdamın sosyal güvenlik ile ilişkisi dikkate alınarak, SGK' nın 2001 ile 2010 yılları arasında gelir gider dengesi açıkları incelendikten sonra bahsedilen yıllarda kayıt dışı istihdamın sosyal güvenlik açıkları üzerindeki etkileri incelenmiştir. TÜİK' in verilerine göre 2001 yılından 2010 yılına kadar kayıt dışı istihdam rakamları incelenmiş ve bu rakamlar üzerinden kişiler asgari ücret düzeyinden sosyal sigortaya dahil edilerek sosyal güvenlik kurumunun açıkları tekrar değerlendirilmiştir. Son olarak kayıt dışı istihdam ile mücadelede alınması gereken önlemler ifade edilmiştir.

EkonomiKamu açıklarıKayıt dışı ekonomi+4
Hüseyin Yıldırım
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Elazığ ilinde bireysel emeklilik sistemine yönelik tutumların değerlendirilmesi

Beklenmeyen krizler ve gelecekte olması muhtemel sorunlar, ülkelerin sosyal güvenlik sisteminin yeniden yapılandırılmasını zorunlu kılmıştır. Genel bir ifade ile toplumu oluşturan bireylerin herhangi bir farklılık gözetilmeksizin bugünlerinin ve geleceklerinin sosyoekonomik açıdan güvence altına alınması sosyal güvenlik olarak tanımlanmaktadır. Sosyal güvenlik birçok farklı unsuru içerisinde barındırmaktadır. Bu unsurlar arasında hastalık, yoksulluk, emeklilik, iş kazaları yer almaktadır. Bu bağlamda belirtilen unsurlar ile bireylerin karşılaşması durumunda zararlarının telafi edilmesine yönelik sistemler geliştirilmiş ve bu sistemler bütün haliyle sosyal güvenlik sistemi olarak tanımlanmaktadır. Son yıllarda yaşanan sağlık şartlarının gelişmesi nüfus içerisinde yaşlı nüfus oranının yükselmesine neden olmuştur. Bu gelişme sosyal güvenlik kurumlarında sürdürülebilir mali dengenin sağlanabilmesi adına sistemi tehdit eden bir unsur olarak kabul edilmiş ve sistemin reform ihtiyacını ortaya koymuştur. Bu nedenle ülkeler sosyal güvenlik sistemlerinde reformlara giderek çok ayaklı sosyal güvenlik sistemlerini geliştirmişlerdir. Çok basamaklı sosyal güvenlik sistemleri üçayaktan oluşmaktadır. Birinci ayak; devlet tarafından yürütülen zorunlu katılımın esas alındığı sosyal güvenlik sistemlerinden oluşmaktadır. İkinci ayak ise kamu ve özel sektörün işbirliğinde zorunlu ya da gönüllü katılımı esas alan sosyal güvenlik sistemlerinden oluşmaktadır. Son ve üçüncü ayak ise tamamen özel sektör tarafından gönüllülük ilkesinin esas alındığı sosyal güvenlik sistemlerinden oluşmaktadır. Çok ayaklı sosyal güvenlik sistemi olarak adlandırılan sistemin geleneksel ve tek ayaklı sosyal güvenlik sisteminden farkı ise sadece devletin değil, aynı zamanda özel sektöründe sisteme dâhil edildiği bir sistem anlayışıdır. Çok ayaklı yapı ile beraber emeklilik sistemlerinde özel sektörün payı ciddi oranlarda artış göstermiştir. Bu dönüşüm sürecinde çok ayaklı yapı içerisinde BES sistemi de yer almakta olup sosyal güvenlik sistemlerinin önemli ayağını oluşturmaktadır. Çalışmanın temel amacını BES sisteminin Elazığ ili genelinde etkinliğinin değerlendirilmesi ve ampirik olarak ölçülmesi oluşturmaktadır. BES konusu üzerine yapılan birçok farklı çalışmaların literatürde yer almaktadır. Ancak Elazığ ili kapsamında yapılan Bireysel Emeklilik Sistemi'nin değerlendirildiği bir çalışma olmaması çalışmanın özgün yönünü oluşturmaktadır. Örneklem büyüklüğü hesaplanırken sadece Merkez ilçe nüfusu dikkate alınmış, basit rassal örnekleme yöntemi kullanılmış ve örneklem sayısı Elazığ merkez için % 5'lik kabul edilebilir hata oranı ve % 95'lik güven seviyesi varsayımı altında hesaplanarak 384 kişi olarak belirlenmiştir. Ancak yapılan anketlerden bazılarında eksik veri olması nedeniyle 366 kişinin anketi değerlendirmeye alınmıştır. Çalışmanın sonunda elde edilen bulgular ile Elazığ ilinde BES sisteminin mevcut durumu ortaya konmuş, Elazığ ili için sistemin görünümü daha net ifade edilmiştir. Bunlara ilave olarak çalışmadan elde edilen bulgular doğrultusunda BES sistemine yönelik oluşturulan hipotezler oluşturularak Kikare testi ile ilişkinin varlığı test edilmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda Elazığ ilinde BES sisteminin temel belirleyicisinin gelir durumu ve katılımcıların çalıştığı sektör olarak belirlenmiştir.

Bireysel emeklilikElazığEmeklilik sistemi+2
Sevil Dikmeli
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türk sosyal güvenlik sisteminde geçmişten günümüze isteğe bağlı sigortalılık ve mevcut durumun eleştirel bir yaklaşımla analizi

Sosyal sigortaların en temel özelliği sigortalılığın zorunlu olmasıdır. Sigortalı olup olmamak kişinin iradesine bırakılmamıştır. Belirli koşulların oluşması halinde işveren, sigortalı ve Kurum arasında çerçevesi Kanun ile belirlenen bir hukuksal ilişki ortaya çıkar. Ancak, zorunluluk ilkesi olarak adlandırılan bu durum tam anlamıyla uygulandığında, zorunlu sigortalılık niteliğini kazanma koşullarını sağlayamayanların sigortalı olamamaları sonucu ortaya çıkacaktır. Bu noktada, zorunlu sigortalılığın istisnası olarak nitelendirilen isteğe bağlı sigortalılık uygulaması ile zorunlu sigortalılık niteliği kazanamayanlar ve bu koşulları sonradan yitirenlere sigortalılık imkanı sağlanmaktadır.Tez çalışmasında özetle, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda yer alan isteğe bağlı sigortalılık ile ilgili düzenlemeler; konuyla ilgili geçmiş uygulamalara, yargı kararlarına ve uygulamadaki sorunlara da yer verilmek suretiyle incelenmiş ve açıklanmaya çalışılmıştır.

SigortaSigorta hizmetleriSigorta sistemi+5
Salih Serkan Çıtır
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Türk sosyal güvenlik sisteminde kısa vadeli sigorta kolları uygulamaları

Kişilerin hayatta ki en önemli hedeflerinden biri, yaşamlarını sağlık ve sıhhat içerisinde sürdürebilmek ve eğer çalışıyorlarsa mesleklerine kesintisiz bir şekilde devam etmektir. Ancak ne zaman ortaya çıkacağı belli olmayan bazı sosyal riskler, kişilerin bu hedeflerini ve yaşantılarını kesintiye uğratmaktadır. Kısa vadeli sosyal riskler olarak da adlandırabileceğimiz iş kazaları, meslek hastalıkları, hastalık ve analık durumları ile bireyler; hem gelir azalması, hem de gider artışı gibi olumsuzluklarla karşılaşmaktadır. Bireylerin bu gibi ani sıkıntılarını gidermek ve bu durumu en az zararla atlatmalarını sağlamak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bazı sosyal güvenlik uygulamaları bulunmaktadır. Bu çalışmada ortaya çıkması muhtemel kısa vadeli riskler ile bu risklerin ortaya çıkması ile birlikte Sosyal Güvenlik Kurumu'nun yapacağı uygulama ve yardımlar incelenmiş, konunun üç ayrı sac ayağı olan sigortalı, işveren ve devletin konu ile ilgili hak ve yükümlülükleri ortaya konmuştur.Ayrıca Tezimizin bir amacı da iş kazaları ile ilgili bir kısım yargı kararlarını da irdeleyerek, konunun yargı ve SGK açısından nasıl anlaşıldığı ortaya konmaya çalışılmıştır. Zira özellikle iş kazaları ile ilgili uygulama ve yargı boyutunda bazı farklılıklar bulunmakta ve bireyler çoğu kez haklarını ancak yargısal süreç sonunda kazanabilmektedirler.

KazaSigortaSosyal güvenlik+5
Oğuz Mülayim
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal güvenlik politikası değişikliklerinin etkileri: Türkiye için bir sosyal hesaplar matrisi çarpan çözümlemesi

Bu çalışmanın amacı, input-output tablolarıyla hanehalkı, hükümet ve dış dünya ile ilgili makro hesapları toplulaştırarak, ekonomi genelindeki ilişkileri gösteren ve ekonominin yapısal özelliklerini tablolaştıran bir veri tabanı ve hesap sistemi niteliği taşıyan 2008 yılı sosyal hesaplar matrisini, Türkiye için oluşturarak, sosyal güvenlik politikası değişikliklerinin üretim ve gelir dağılımı etkilerine yönelik sosyal hesaplar matrisi çarpan analizi yapmaktır. Bu kapsamda, çalışmada, Türkiye için güncel ve sektörel olarak detaylandırılmış bir sosyal hesaplar matrisi (SHM) üretilmiş olup bu yeni SHM'de; hanehalkları % 20'lik gelir grupları şeklinde, emek arzı ise kayıtlı-kayıtdışı şeklinde ayrıştırılmıştır. Hazırlanmış olan SHM çerçevesinde, sosyal güvenlik politikası değişikliklerinin üretim ve gelir dağılımı üzerindeki etkileri, sosyal hesaplar matrisi çarpan analizi yöntemi ile değerlendirilmiştir.

Sosyal güvenlikSosyal güvenlik reformuSosyal güvenlik sistemleri+2
Nadide Yiğiteli
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal güvenlik sistemlerinin finansman açıkları ve ülkelere göre karşılaştırmalı analizi

Bu çalışmada Sosyal Güvenlik Sistemlerinin tanımı yapılarak, finansman açıklarının tespiti ve boyutu ülkelere göre tablo ve grafiklerle karşılaştırılmıştır.Gerekli veriler uluslar arası kaynaklardan, veri bankalarından, çeşitli raporlardan, makalelerden ve konuyla ilgili yayımlanan kitaplardan oluşturulmuştur.Genel olarak dünyada olduğu gibi Türkiye'de de sosyal güvenlik sistemiyle ilgili tartışmalar son yıllarda giderek artmış, sistemin var olan biçimiyle sürdürülemez olduğu ve yeniden yapılandırılması gerektiği birçok kesim tarafından ortaya konmuştur. Bu çerçevede 1999 yılından itibaren Sosyal Güvenlik Reformu çalışmalarına başlanmış ve 2008 yılında yasalaşarak yürürlüğe girmiştir.Bu çalışmanın amacı, var olan sosyal güvenlik sistemleri hakkında özgün şeyler söylemek değildir. Amaçlanan, sosyal güvenlik sistemleri finansman açıklarının nedenleri ve boyutlarını araştırmak, ülkeler arasında mukayese yaparak dünya genelindeki durumu ortaya koymaktır.Birinci bölümde Sosyal Güvenlik Sistemlerine genel bakış çerçevesinde, Sosyal Güvenliğin tanımı, amacı, tarihsel gelişimi, uluslararası normlardaki yeri ortaya konmuş, Osmanlı İmparatorluğu ve devamında Türkiye Cumhuriyeti `ndeki gelişimine değinilmiştir.İkinci bölümde Sosyal Güvenlik Sistemi Modelleri üzerinde durulmuş, sistemin yapısı, gelişimi, bazı Avrupa ülkelerindeki uygulamaları ve Türkiye'deki reform çalışmaları ele alınmıştır.Yine bu bölümde Sosyal Güvenlik finansman açıkları problemi ele alınarak bunların nedenleri üzerinde durulmuş, bu problemin gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelerin -boyutları ve nedenleri değişmekle birlikte- ortak sorunu olduğu görülmüştür. Ayrıca bu bölümde ortaya atılan çözüm önerilerine değinilmiştir.Üçüncü bölümde Sosyal Güvenlik Sistemlerinin ülkelere göre karşılaştırması yapılarak dünya genelindeki genel tablo ortaya konmuştur.Sonuç olarak Sosyal Güvenlik finansman açıkları problemi sadece Türkiye'ye özgü değildir. Gelişmiş ülkelerde yaşanan sorunlarla gelişmekte olan ülkelerde yaşanan sorunlar, boyutları ve kaynakları açısından farklılıklar gösterse de sosyal güvenlik sistemlerine ilişkin çözüm önerileri ortak noktalar taşımaktadır.Gelinen noktada sosyal güvenliğin devlet politikasına dönüştürülmesi, toplumda sosyal güvenlik bilinci oluşturulması, kayıt dışı istihdamın engellenmesi ve gerekirse bunun için idari para cezalarının artırılması, denetimlerin ciddiyetle yapılması ve devletin finansman katkısının gözden geçirilmesi gerekmektedir.Anahtar Sözcükler1.Sosyal Güvenlik2.Reform3.Finansman Açıkları4.Aktif-Pasif Dengesi5.Emeklilik

EmeklilikFinansmanFinansman açığı+5
Ömer Faruk Arkan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde iş göremezlik ödeneği ve uygulama sonuçları

Sigortalılara, iş görememe durumuna düştükleri iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde oluşan gelir kaybını gidermek üzere ödenek verilmekte veya gelir bağlanmaktadır. Bu çalışmanın amacı, geçici iş göremezlik ödeneğinin ve sürekli iş göremezlik gelirinin detaylı olarak incelenmesi, iş göremezlik uygulamasıyla ilgili göstergelerin ve karşılaşılan sorunların değerlendirilmesidir. Birinci bölümde, iş göremezlik kavramı, sosyal güvenlik hukukundaki yeri, iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hali ayrıntılı olarak açıklanmıştır. İkinci bölümde iş göremezlik ödeneği uygulaması irdelenmiştir. Üçüncü bölümde, iş göremezlik ödeneği uygulamasıyla ilgili göstergeler ve karşılaşılan sorunlar incelenmiştir. Konu ile ilgili yasal düzenlemelerin yorumlanması, yargı kararlarının incelenmesi ve mevcut resmi istatistiklerin değerlendirilmesi sonucunda çalışma tamamlanmıştır.

Sosyal güvenlikSosyal güvenlik hukukuSosyal güvenlik sistemleri+1
Özgür Arık
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal güvenlikte yeni bir denetim sistemi model önerisi

İnsanlar kendi iradeleri dışında gelirden veya kazançlarından yoksun kalabilmektedirler. Hastalık, kaza, işsiz kalma, yaşlanma, ölüm gibi risklerle de karşı karşıya kalınmaktadır. Sosyal güvenlik olgusu, yukarıda sayılan risklere benzer durumlarda insanların kendilerini güvende hissetmelerini, asgari de olsa bir yaşam standardına sahip olmalarını istemeleri sonucunda ortaya çıkmıştır. Sosyal güvenlik sistemi toplumsal yardımlaşmayı kişilerin vicdanına bırakmayıp Kurumsal hale getirir ve bu yardımlaşmayı devlet eliyle sağlar.Sosyal güvenliğin insan hakkı olarak kabul edilmesi, devletin sosyal güvenlik hizmeti sunumunda iyi yapılanmasını ve sosyal güvenlik uygulamasının etkinliğini sağlamasını gerektirmektedir. Bu amaçla kurulan Sosyal Güvenlik Kurumu, sosyal güvenliğin en önemli olmazsa olmazı sosyal sigortalar yani primli sistem olarak faaliyet göstermektedir.Sosyal Güvenlik Kurumu, sosyal sigorta (primli sistem) ile 2011 yılı Haziran ayı itibariyle 17.338.087 aktif sigortalıya ve 9.729.459 emekliye ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilerle birlikte toplam 63.204.327 vatandaşa hizmet veren bir kurumdur. Genel sağlık sigortası da sosyal güvenliğin en önemli unsurlarından biri olup, bu hizmet de Sosyal Güvenlik Kurumunca sunulmaktadır. Bu yönüyle Sosyal Güvenlik Kurumu ülke nüfusunun tamamına yakınını ilgilendiren, tamamına yakınına hizmet sunan bir kurum durumundadır.Ülke nüfusunun tamamına yakınına hizmet veren bir kurumda, gerek suiistimallerin önlenmesi gerekse hak sahibi kişilerin bu haklarından tam olarak yararlanmasının sağlanması için denetim büyük önem taşımaktadır. Bir işin yolunda gidip gitmediği, usulüne uygun yapılıp yapılmadığı ancak denetimle ortaya çıkmaktadır. Denetim müessesesinin varlığı önemli bir husus olmakla birlikte, denetimin etkinliği daha önemli bir konudur. Etkin olmayan bir denetim sistemi Kuruma da, kurumun paydaşlara da istenilen faydayı sağlamayacaktır.Çalışmada, öncelikle sosyal güvenlikte mevcut denetim sistemi incelenmiştir. Bu sistemin yapısal sorunları üzerinde durulmuş ve bu yapısal sorunların çözüldüğü, denetim elemanlarının uzmanlaşmasını, denetim birimleri arasında işbirliği ve bilgi alışverişini sağlayacak daha etkin ve daha verimli bir denetim sistemi modeli önerilmiştir.

DenetimDenetim sistemleriDenetçiler+4
Satı Mehmet Keleş
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye ekonomisinde sosyal güvenlik sisteminin yeri ve önemi

ÖZET Araştırmanın konusu "Türkiye Ekonomisi'nde Sosyal Güvenlik Sisteminin Yeri ve Önemi" şeklinde belirlenmekle birlikte Türk Sosyal Güvenlik Sistemi'nde yeni eğilimlere de yer verilmiştir. Sosyal güvenlik kavramının tarihçesi, Türkiye'deki gelişimi, finansman kaynaklan, finansman yöntemleri ve yaşanan dar boğazlardan çıkış yolları üzerinde durulmuştur. Ayrıca sosyal güvenlik sisteminin ekonomik etkileri, detaylı bir şekilde incelenmiş, sosyal güvenliğin ekonomideki olası olumsuz etkilerini yok etmek için alınması gereken önlemler tartışılmıştır. Çalışmanın diğer bölümünde özel emeklilik sistemleri ve fonları hakkında bilgi verilmiş, bu sistemlerin dünyadaki uygulamaları ve etkileri üzerinde durulmuştur. Dünya'da gelişmiş ülkelerin çoğu ve gelişmekte olan' ülkelerin bazıları, sosyal güvenlik sorunlarından çıkış yolunu özel emeklilik modellerinde yakalamıştır. Bu bilgi ışığında, Türkiye'de 7 Ekim 2001 tarihinde yürürlüğe giren 4362 sayılı "Bireysel Emeklilik Yasası" nın sosyal güvenlik sitemindeki yeri ve önemi araştırılmış, yasanın sağlayacağı avantajlar ve diğer ülke uygulamaları incelenmiştir.

Emeklilik sistemiSosyal güvenlikSosyal güvenlik sigortaları+3
Aytaç Korhan Hacıoğlu
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de sosyal güvenlik sisteminde uygulanan idari para cezaları ve itiraz yollları

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda güvence altına alınan sosyal güvenlik hakkının, yaşayan nüfusun tamamına eşit, kolay ulaşılabilir, kaliteli ve insan onuruna yakışır bir şekilde sunulabilmesi için etkin bir sosyal güvenlik sistemine ihtiyaç duyulmaktadır. Türkiye'de etkin bir sosyal güvenlik sisteminin tesisi amacıyla farklı statülerde çalışanların sigorta hak ve yükümlülüklerini düzenleyen T.C Emekli Sandığı Kanunu, Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu (SSK) ve Esnaf ve Sanatkârlar ile Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunlarının (Bağ-Kur) yürütümünü yapan sosyal güvenlik kurumları Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) çatısı altında birleştirilmiştir. 2014 yılı verilerine göre nüfusun yaklaşık % 85'ine hizmet vermekte olan Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sunmuş olduğu hizmetlerin kapsamının ve kalitesinin artırılması için sosyal güvenlik kurumunun gelirlerinin artırılması gerekmektedir. Şüphesiz gelir artırımının en önemli yolu kayıt dışı çalışan kesimin bir an önce kayıt altına alınmasıdır. Kayıt dışı istihdamın düşürülmesi için ise sosyal güvenlik sisteminin bir takım yaptırımlarla desteklenmesi gerekmektedir. Bu yaptırımların başında idari para cezaları gelmektedir. Tez çalışmamın birinci bölümünde sosyal güvenliğin tanımı, kapsamı, Türkiye'de ve Dünyadaki tarihsel gelişimi, kullandığı teknikler ve finansman yöntemleri, çalışmanın ikinci bölümünde ise idare, idari yaptırım, idari para cezaları, idari para cezalarının Türk sosyal güvenlik sistemindeki yeri kavramları ışığında teorik çerçeve çizilmiştir. Tezin son bölümünde ise Türkiye'deki sosyal güvenlik sisteminde uygulanan idari para cezaları, idari para cezalarının uygulanma şekli, idari para cezalarına karşı kuruma itiraz ve dava yollarının neler olduğu hususlarına değinilmiş, uygulanan idari para cezaların etkinliğinin artırılması için bir takım değerlendirmelerde bulunulmuştur. Tezimin hazırlanmasında kaynak ve mevzuat taraması yöntemi izlenmiş olup herhangi bir alan araştırması yapılmamıştır Anahtar Sözcükler: Sosyal Güvenlik Kurumu, Ġdari Yaptırım, Ġdari Para Cezaları, Ġdari Para Cezalarına KarĢı Ġtiraz.

CezaCeza yaptırımıPara cezası+6
Sedat Şimşek
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türk Sosyal Güvenlik Hukukunda gelir ve aylıkların birleşmesi

Sosyal güvenlik sistemleri genel bir bakış açısıyla değerlendirildiğinde; bu sistemlerin esasen gerek çalışma hayatında meydana gelen gerekse çalışma hayatı dışındaki genel yaşam içerisinde ortaya çıkan ve ekonomik hayatı tehdit eden birtakım riskleri bertaraf etmek maksadıyla kurulduğu ve insanın gelecekteki ekonomik özgürlüğünü garanti altına alma çabası güden bir amaca hizmet ettiği görülecektir. Bu dinamik sistemlerde kişiler prim bazlı olarak sisteme dahil edilmekte ve bu kişilerin belirli koşulların sağlanması durumunda ödenmiş primlerin karşılığı olarak birtakım gelir ve aylıklara kavuşmaları söz konusu olmaktadır. Prim bazlı olarak işleyen bu sistemde her prim farklı riskleri temsil etmektedir. Bu risklerin süreç içerisinde herhangi bir zaman diliminde gerçekleşmesi durumunda hak kazanılan ödemelerin birleşmesi gündeme gelmektedir. Ülkemizdeki sosyal güvenlik sistemi de prim bazlı olarak 5510 sayılı Kanun ile temellendirilmiştir. Sigortaya konu risklerin gerçekleşmesi ve koşulların da oluşması durumunda sigortalılar lehine birtakım haklar doğmaktadır. Ancak, sigortalılara ilişkin birden fazla riskin aynı anda gerçekleşmesi durumunda, her risk ve prime karşılık bir hak doğmuş olması gündeme gelecek midir? Böyle bir durumda sosyal güvenlik sistemi bir zenginleşme aracı olmayacak mıdır? Bu hususları göz önünde bulunduran kanun koyucu 5510 sayılı Kanun 54'üncü maddesi ile gelir ve aylıkların birleşmesi durumunu ayrıntılı olarak düzenlemiştir. Çalışmamda esas olarak bu maddenin üzerinde durmakla birlikte konuya ilişkin olarak doktrinde yer alan görüşlere de ayrıntılı olarak yer vermeye çalışacağım. Kanunun sistematiğine uygun olarak gelir ve aylığın tanımı, kanun tarafından öngörülen riskler ile hak edilecek gelir ve aylıklar, bu gelir ve aylıkların elde edilme koşulları, gelir ve aylıkların birleşmesi, mülga kanunlar döneminden bir gelir veya aylığa hak kazanılması durumunda bunlardan hangisinin dikkate alınacağı hususlarında bir değerlendirme yapılacaktır.

AylıklarGelirlerPrim+3
Ahmet Atilla Yeğin
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies
2020
10
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de iş sağlığı ve iş güvenliğinin Türk sosyal güvenlik sistemindeki yeri ile iş sağlığı ve iş güvenliğinin kamu hastanelerinin yönetimlerine katkısı

Türkiye'de iş sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili yapılan birçok düzenleme olmasına rağmen gereği gibi hizmet verememesi çalışanlar üzerinde olumsuz izler bırakmıştır. Yeni oluşturulan iş kanunu ve iş güvenliği yasası çalışanların ve işverenlerin sorumluluklarını daha detaylı hale getirmiştir. Uygulamada çeşitli aksaklıklar olmasına rağmen uygulamadaki kamusal kararlılık daha etkin olabilmektedir. Hizmet işletmeleri şeklinde olan hastaneler de bu etkinliği göz önünde bulundurarak çalışan güvenliğini daha çok önem verebilmektedir. Çalışmanın amacı Türkiye'de iş sağlığı ve iş güvenliğinin Türk sosyal güvenlik sistemindeki yeri ile iş sağlığı ve iş güvenliğinin kamu hastanelerinin yönetimlerine katkısının nasıl olabileceğini araştırmaktır. Bu amaca göre Türkiye'de İş Sağlığı ve İş Güvenliği Uygulamalarının kamu kesiminin önemli bir hizmet sunumu olan hastanelerde de ilgili kanun ve yönetmeliklere göre etkin hale gelebilir, hastanelerde de başarılı olabilir.

Devlet hastaneleriHastanelerSağlık hizmetleri+4
Vesile Erdem
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Demografik dönüşümün Türk Sosyal Güvenlik Sistemine etkisi

Dünya nüfusu giderek yaşlanmaktadır. Demografik dönüşüm adı verilen bu kavram, 65 yaş ve üzeri nüfusun toplam nüfus içerisindeki payının giderek artması şeklinde ortaya çıkmaktadır. Bu durumu etkileyen iki parametre ise, doğuşta yaşam beklentisinin artması ve doğurganlık hızının azalmasıdır. Nüfus yapısında meydana gelen bu değişim ülkeler için bir takım sorunları beraberinde getirmektedir. Bu sorunların başında ise, yaşlı nüfus artışının sosyal güvenlik sistemlerinin yapısını bozması ve açık vermelerine sebep olması gelmektedir.Bu çalışmada, demografik dönüşümden başta Türkiye olmak üzere ülkelerin sosyal güvenlik sistemlerinin ne ölçüde etkilendiği ortaya koyulmuş ve bu sorun karşısında alınabilecek önlemlere yer verilmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde demografik dönüşüm kavramı açıklanmış ve ülkelerin söz konusu dönüşümden ne ölçüde etkilendiklerini ortaya koymak için istatistik ve projeksiyonlara yer verilmiştir. İkinci bölümde, sosyal güvenlik sistemlerinin tarihsel gelişimi ile modern sosyal güvenlik sistemlerinin işleyişi hakkında bilgiler verilmiş ve seçilmiş ülkelerin sosyal güvenlik sistemlerinin işleyişi ayrıntılı olarak incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise, Dünya ülkelerinin sosyal güvenlik sistemlerinin demografik dönüşümden ne ölçüde etkilendiği değerlendirilmiş, bu sorun karşısında alınan önlemler ortaya koyulmuş ve Türkiye'nin sosyal güvenlik sistemi ayrıntılı olarak incelenerek yapılan sosyal güvenlik reformu çalışmalarına yer verilmiştir.Sonuç itibariyle; demografik dönüşümün özellikle gelişmiş ülkelerin sosyal güvenlik sistemlerini olumsuz etkilediği ve Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde ise yakın gelecekte bu sorunla karşı karşıya geleceği anlaşılmıştır. Bu bağlamda, yapılan sosyal güvenlik reformu çalışmalarının önemi ortaya koyulmuş ve bu konuda önerilere yer verilmiştir.

Demografik değişkenlerDemografik yapıDönüşüm+6
Tarık Zeki Yılmaz
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00

Related subjects