Political communication

113 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

2014 Cumhurbaşkanlığı seçiminde retoriksel stratejiler

Bu çalışma, 10 Ağustos 2014 tarihinde ilk kez halkoylaması ile yapılan Cumhurbaşkanlığı Seçimindeki adaylar, Ekmeleddin İhsanoğlu, Recep Tayyip Erdoğan ve Selhattin Demirtaş'ın seçim kampanyalarında kullandıkları retoriksel stratejilerin irdelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, retorik teorisi içinde 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren gelişmeye başlayan ve yeni/çağdaş retorik olarak adlandırılan retoriksel yaklaşımların kuramsal bakış açısıyla 2014 Cumhurbaşkanlığı Seçimi retoriksel bir durum olarak ele alınmış ve katılımcı eleştirel retoriğin yöntemsel perspektifi benimsenmiştir. Araştırmada adayların ürettikleri retoriğin bağlamı olarak seçim kampanyaları incelenmiş, katılımcı eleştirel retoriğin yöntemsel perspektifiyle, adayların katıldıkları Diyarbakır, İstanbul ve İzmir mitingleri/toplantılarında katılımlı gözlemle veri toplanmış, adayların seçim kampanyalarının hazırlığında ve işleyişinde çalışanlarla görüşmeler yapılmıştır. Bu verilerle birlikte kampanya sürecinde adayların yaptıkları seçim bildirgesi tanıtım toplantıları, miting/toplantı konuşmaları ve TRT propaganda konuşmalarında kullandıkları retoriksel stratejiler analiz edilmiştir. Araştırma bulgularına göre, İhsanoğlu'nun başvurduğu başlıca retoriksel stratejilerin uzlaşmacılık, akademik ve uluslararası diplomatik deneyimler ve sakin, rasyonel kişilik üzerinde temellenirken; Erdoğan'ın retoriksel stratejilerinin hizmet siyaseti, milli iradestatüko karşıtlığı ve cesur, meydan okuyucu bir kişilik üzerinde inşa edildiği; Demirtaş'ın retoriksel stratejilerinin ise radikal demokrasi ilkelerine dayalı bir halklar arası eşdeğerlik ilişkisi üretmeye dönük olarak kurgulandığı gözlemlenmiştir. Sonuç olarak, adayların başvurduğu retorik stratejilerin dahil oldukları siyasal hareketlerin konjonktürel konumlanışlarını, kırılmalarını ve dönüşümlerini betimlediği ifade edilmiştir. Anahtar kelimeler: Retorik, katılımcı eleştirel retorik, cumhurbaşkanlığı seçimleri, seçim kampanyaları.

CumhurbaşkanıRetorikSeçim kampanyaları+2
Çiğdem Yasemin Ünlü
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Bir siyasal iletişim aracı olarak politik mizahta karikatürün kullanılması: 2014 Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde Salih Memecan tarafından çizilen siyasi karikatürlerin analizi

Siyaset mekanizması kendini ifade edebildiği, hedef kitlesini ikna edebildiği ve onlar üzerinde meşruiyetini kazandığı ve devam ettirebildiği sürece varlığını sürdürebilmektedir. Tüm bunları da siyasal iletişim yöntem, teknik ve araçlarıyla gerçekleştirebilmektedir. Bu yöntem, teknik ve araçlardan biri olarak değerlendirebileceğimiz politik mizahın bir türü olan karikatür de genel olarak iktidara karşı bir muhalefet ve eleştiri aracı olarak kullanılsa da zaman zaman iktidarın kendi hegemonyasını devam ettirebilme, muhalefeti itibarsızlaştırma ve yapılan icraatlara destek bulma amacıyla da kullanıldığı görülmektedir. Bu çalışmamızda 10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde Salih Memecan tarafından Sabah Gazetesi Bizimcity köşesinde çizilen karikatürlerin analizi yapılmaya çalışılmıştır. Çalışmamızın birinci bölümünde; Siyaset ve İletişim kavramlarının ardından Temel İletişim modelleriyle ilgili genel bilgi verilmiştir. Siyasal İletişim kavramı açıklanarak kavramın tarihçesi, ülkemizdeki gelişimi, işlevleri ve güncel olarak uygulanan yöntem ve teknikleri hakkında bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde; politik mizah ve karikatür konuları detaylı olarak incelenmiştir. Mizah kavramından başlanarak mizahın tür ve çeşitleri açıklanmış ve politik mizah kavramı anlatılmıştır. Daha sonra karikatür kavramı, çeşitleri, dünyadaki ve ülkemizdeki tarihi gelişimi devreler halinde ele alınmıştır. Son olarak da karikatür bir iletişim biçimi olarak formüle edilmiş ve bu formüldeki aşamalar açıklanmıştır. Son bölüm olan üçüncü bölümde ise; ilgili bölümde yapılacak analizin amaç, kapsam ve yönteminin neler olduğu açıklanmış ve Salih Memecan'ın 10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde çizdiği 23 karikatür konularına göre 3 kategoriye ayrılarak içerik analizi yöntemiyle yorumlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Siyaset, Siyasal İletişim, Politik Mizah, Karikatür, Cumhurbaşkanlığı Seçimi.

CumhurbaşkanıKarikatürMizah+5
Sinan Sunar
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Seçim kampanyalarında reklam şirketlerinin kullanımı

Ülkelerin siyasi ve sosyal yapılarına bağımlı olarak değişkenlik göstermekle birlikte; tarihin her döneminde yönetenler, yönetilenleri az ya da çok ülke siyaseti ve uygulamaları noktasında ikna etme, onların rızasını gözetme kaygısı içinde olmuşlardır. Halkın desteğinden tamamen yoksun bir iktidarın anti-demokratik yönetimlerde dahi hiçbir şekilde devamlılık göstermesi mümkün değildir. Bu yüzden demokratik olsun anti-demokratik olsun iktidara gelmek ya da iktidarda kalmak isteyen her yönetim seçmeni ya da halkı buna ikna etmek durumundadır. Söz konusu ikna sürecinde siyasiler tarafından tarih boyunca farklı yol ve yöntemler kullanılagelmiştir. 1950'li yıllarda ABD'de ortaya çıkan siyasal reklamcılık da bunlardan birisidir. Reklamcılık işiyle profesyonel olarak ilgilenen kişi ve kurumların siyasi partilere reklam kampanyaları ve seçim kampanyalarının organizasyonunda hizmet vermelerini içeren bu yeni uygulama Türkiye'de ilk kez 1977 seçimlerinde Adalet Partisi tarafından kullanılmıştır. Bu ilk deneyimden sonra reklam ajansları fazlaca bir dirençle karşılaşmadan ülkemizde siyasal kampanyaların başlıca aktörleri arasına girmişlerdir. Türkiye'de reklam ajanslarının siyasal kampanyalarda ne türden roller üstlendiğini araştırdığımız bu çalışmanın; ilk iki bölümünde siyasal iletişim ve siyasal kampanya kavramları ele alınmıştır. Üçüncü bölümde ise siyasal reklamcılık kavramı ve 1977 genel seçimlerinden 1 Kasım 2015 genel seçimleri de dâhil olmak üzere toplamda 10 adet genel seçimde reklam ajanslarıyla çalışmış olan partilerin reklam kampanyaları incelenmiştir.

Reklam ajanslarıReklamlarSeçim kampanyaları+4
Alperen Şen
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Siyasi partilerin göç iletişimine yönelik içerik analizi: 2023 Türkiye Genel Seçimleri örneği

Günümüzde küresel düzeyde önemli bir yere sahip olan göç, Türkiye'de de politik, ekonomik ve sosyal konularda öne çıkmaktadır. Toplumun göç olgusuna bakış açısı çeşitli açılardan olabilirken, bazı kesimler tarafından olumsuz olarak karşılanabilmektedir. Bu bakımdan, toplumdaki mülteci ve göçmenlere dair genel bakış açısı aslında ağırlıklı olarak medyada nasıl anlatıldıkları üzerinden şekillenmektedir. Bu sebeple, medya ve medyadaki haberler göçe dair görüşlerde temel referans kaynağı alınan yer olarak karşımıza çıkmaktadır. Göçmenleri hedef alan olumsuz söylemler, toplumda gerilimleri tetikleyerek ayrımcılık ve önyargıya neden olabilir ve bunun sonucunda nefret söyleminin ve toplumda göçmen karşıtlığının artmasına sebep olabilmektedir. Bu noktada, medyanın kullanımı, olumsuz başlıklar, göçmenlerin temsil edilme biçimleri, ayrımcı dil, nefret içeren söylemler ve görsel temsiller göçmenlere yönelik olumsuz algılara sebep olabilmektedir. Bu çalışmanın temel amacı, siyasi partilerin seçim sürecinde yürütmüş oldukları kampanya kapsamında göç ve göçmenlere ilişkin söylemlerini analiz ederek, toplumun göç olgusuna olan bakış açısını nasıl etkilediğini, Türkiye'de göç meselesinin siyasal iletişime nasıl etki ettiğini, siyasi partilerin iletişim politikalarında nasıl bir yer edindiğini değerlendirmektir. Ayrıca göç konusundaki siyasi söylemlerin, sosyal medyada nasıl bir etki ettiğine dair kayıtlara geçmesidir. Bu doğrultuda bu çalışma özellikle seçim sürecinde göç ve göçmenlerle ilgili söylemlerin toplumda nefret, ayrımcılık gibi duyguları açığa çıkararak göçmenlere karşı bakış açısını nasıl etkilediğini siyasal iletişim bağlamında incelemiştir. Çalışma 2023 Türkiye Genel Seçim süreciyle sınırlandırılmıştır. Çalışma, yöntem olarak siyasal iletişim bağlamında değerlendirileceğinden nitel içerik analizi yöntemi olarak değerlendirilebilecek eleştirel söylem analizi kullanılmıştır. Bu dönemde siyasi partilerin "göç" konusunda yapmış olduğu söylemler, seçim çalışmaları, propagandalar, sosyal medya paylaşımları vb. incelenecektir. İncelemede elde edilen veriler, sosyal medya üzerinden paylaşılan bu söylemlerin toplumda nasıl karşılık bulduğu nitel içerik analiz yöntemiyle analiz edilerek söylem analizi çözümlemesiyle sonuçlandırılacaktır.

Düzensiz göçEleştirel söylem çözümlemesiGenel seçimler+6
Melek Uysal
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Algı yönetimi perspektifinden siyasal iletişim ve lider ilişkisi: Turgut Özal dönemi analizi (1983-1989)

'Siyasal iletişim faaliyetleri kullanılarak kitlelerin algılarının yönetilmesinde siyasi liderler ne kadar etkilidir?' sorusundan yola çıkarak hazırlanmış bu tezde, liderin, siyasal iletişim sürecinde oynadığı rolü analiz etmek amaçlanmıştır ve bu analiz çerçevesi ile Turgut Özal dönemi ve seçimleri incelenmiştir. 1983-1989 yılları arasında iktidarda olan Anavatan Partisi'nin genel başkanı olan Turgut Özal, 1980 sonrası Türk siyasal hayatında etkili bir lider olması ve kitle iletişim araçlarından en iyi faydalanan ilk liderlerden olması nedeniyle siyasi lider olarak seçilmiştir. Siyasal iletişim aktörlerinden birisi olan siyasi liderin, kitlelerin algısını yönetmede en önemli aktör olduğu varsayımından yola çıkan çalışmamızda, liderin söylem ve imajının yanı sıra ülke şartlarının da seçmen algısında etkili olduğu görülmüştür. Ayrıca lider odaklı bir partide liderin davranış ve söylemlerinin değişiklik göstermesiyle partinin destek görme oranında farklılık olduğu da dikkati çekmiştir. Sonuç olarak çalışma, kitlelerin algısını yönetmede siyasi liderin önemli bir siyasal iletişim aktörü olduğunu göstermiştir. Özal'ın başbakanlık dönemi boyunca incelenen seçimler ve bu seçimlerde uygulanan seçim kampanyaları göstermektedir ki, Turgut Özal, dönemin koşulları içerisinde iletişim araçlarını kullanarak seçmenin algısını yönetebilmiştir. Ancak söyleminde betimlediği Türkiye şartları ile gerçekte yaşanan problemler neticesinde farklı bir Türkiye'nin olması, algı yönetiminde sadece iletişim araçları ya da liderin başarısının sınırlı olduğunu göstermiştir. Dört bölümden oluşan bu çalışmanın birinci bölümünde kısaca giriş yapılmış, ikinci bölümünde algı yönetimi kavramı irdelenerek bu kavramın siyasi boyutu ön plana çıkarılmış, üçüncü bölümde siyasal iletişim kavramına değinilmiş ve siyasi iletişim aktörlerinden birisi olan siyasi liderin önemi burada ele alınmıştır. Dördüncü bölümde ise vaka olarak incelenecek siyasi lider Turgut Özal'ın siyasal iletişimdeki rolü analiz edilmiştir.

Algı yönetimiAnavatan PartisiLiderlik+4
Ecem Kazu
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de sivil toplum ve devlet ilişkilerinin siyasal iletişim perspektifinden analizi ve bir model önerisi

Osmanlı'dan Cumhuriyete geçiş sürecinde batılılaşmanın da etkisiyle entelektüel mahfillerde sivil toplum kavramsallaştırması sıklıkla kullanılmaya başlanmıştır. Geçiş döneminde kullanılmaya başlayan STK kavramı uzun yıllar tanımlanmaya çalışılmış ve yerel kültürel kodlarla ve geleneksel uygulamalar ile uyumlaştırılmaya çalışılmıştır. Yüz yılı aşan bu süreçte 1980 yıllarına gelindiğinde batılı tarzda bir sivil toplum yapılanması oluşturulamadıysa da yerel dinamiklerinde etkisiyle çeşitli badirelerden geçerek bir sivil toplum anlayışı inşa edilmeye çalışılmıştır. Demokrasinin ülkeye yerleşmesi sürecinde sivil toplum ve siyaset iletişimi gelgitler yaşayan ve alışılagelinmemiş geleneksel bir süreci olmayan uygulamalar arasında olduğu için birçok sorunu da bünyesinde barındırmıştır. Sivil Toplum ve Siyaset arasındaki iletişim mekanizmalarına odaklanmak aralarındaki çatışma ve kategorik ayrımların ötesinde siyasala/kamusala dayalı derin bir iletişimin olduğunu gösterir. Tezimizde bu ilişkileri inceleyebilmek için öncelikle genel olarak sivil toplum ve siyaset adına kavramsal bir çerçeve çizerek ilgili kavramların tarihte ve bu gün algılanış şekilleri üzerinde durulmaya çalışılmış, Sivil toplum ve devlet arasındaki ilişkileri siyasal iletişimin temel dinamikleri açısından sorgulayarak kurulan iletişim yöntemleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Sivil Toplum kavramının tarihçesi, kendi geleneğimizde ve batıda algılanış Şekilleri üzerinde durulduktan sonra sivil toplum ile siyaset arasındaki iletişimin daha sağlıklı olabilmesi için bir model önerisinde bulunulmuştur. Sivil-Siyaset iletişim Dairesi olarak isimlendirdiğimiz önerimizde tabiatta ve insan hayatında bir gerçeklik olan döngüselliğin insan-insan ilişkilerinde, kurumlar arası ilişkilerde ve kurum insan arasındaki ilişkilerde de bir modele dönüşmesinin sürdürülebilir sağlıklı iletişim kurulabilmesine katkı sağlayacağı düşüncesindeyiz.

DevletSivil toplumSivil toplum örgütleri+2
Mehmet Ali Eminoğlu
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İkna edici iletişim kapsamında muhtar adaylarının seçim çalışmalarının incelenmesi :2024 yerel seçimler örneği

Bu araştırma, 2024 yerel seçimleri sürecinde Yozgat ili Merkez ilçesi Çapanoğlu Mahallesi'nde muhtar adaylarının seçim kampanyalarında kullandıkları ikna stratejilerini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu tez çalışmasında 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde Yozgat İli Çapanoğlu Mahallesi'nden aday olan 11 muhtar adayının broşürleri analiz edilmiştir. Çalışmada, adayların seçim broşürleri nitel araştırma yöntemlerinden söylem analizi ve göstergebilimsel analiz teknikleri kullanılarak çözümlenmiştir. Bu yöntemler, broşürlerde yer alan sözel ve görsel ögelerin derinlemesine incelenmesine olanak sağlamıştır. Araştırmanın kuramsal çerçevesi Aristoteles'in ikna kanıtları (ethos, pathos, logos) ve Robert Cialdini'nin ikna ilkeleri üzerine inşa edilmiştir. Bulgular, muhtar adaylarının çoğunlukla ethos, pathos, karşılıklılık, beğenme ve tutarlılık stratejilerini kullanırken logos, sosyal kanıt ve kıtlık gibi ilkeler zayıf kalmıştır. Sonuç olarak, adaylar samimi ve hizmet odaklı bir dil benimsemiş olsa da stratejilerin dengeli kullanımı ve somut detaylar eksiklik olarak tespit edilmiştir. Bu bulgular, yerel siyasal iletişim literatüründeki boşluğu doldurmayı amaçlamakta ve gelecekteki muhtar adayları için rehberlik etmektedir.

Halkla ilişkilerSiyasal iletişimİletişim araçları+3
Revzan Aydoğan Güzünke
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Politik pazarlama uygulamalarının İstanbul Büyükşehir Belediye Seçimleri üzerindeki etkisi: 1994-2019 dönemi

Modern çağın getirdiği dinamizm, toplumlarda olduğu gibi siyasal yaşamı da etkilemekte ve bu dinamizmin sonucunda oluşan yenilikler, siyasete yön vermektedir. Siyasal yaşamda yer alan aktörlerin seçmenlere yönelik mesajlarını iletirken kullandıkları iletişim araçları ve seçmenlere verdikleri mesajların içerikleri, seçim başarısına etki eden unsurlar arasında sayılmaktadır. Dolayısıyla, liderler ve adayların konuşmalarında politik pazarlama uygulamalarına yönelmesi, siyasal yaşamda başarıya ulaşmanın bir yolu olarak görülmektedir. Siyasal yaşamda yeni kullanılan bir kavram olarak politik pazarlamada amaçlanan, politik tüketici davranışını yönlendirerek siyasal başarının kazanılması için politik pazarlama karması elemanlarının aktif olarak kullanılmasını sağlamaktır. Bu doğrultuda izlenmesi gereken yol, siyasal çalışmaların politik tüketici olarak tanımlanan seçmenlerin ihtiyaç, talep ve beklentilerini yansıtacak doğrultuda tasarlanmasıdır. Dolayısıyla politik tüketici davranışına yönelik yapılan politik pazar araştırmasından elde edilen sonuçların doğru bir şekilde analizinin yapılması ve uygulanacak olan bütün politik faaliyetlerin o yönde belirlenmesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Çalışmanın amacı, 1994 İBB Başkan Adayı Recep Tayyip Erdoğan ve 2019 İBB Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu'nun adaylıklarının açıklandığı tarihten seçimlere kadar geçen süre içerisinde merkez medyada yer alan yazılı basında yaptıkları konuşma içeriklerinin içerik analizi yöntemiyle analiz edilerek politik pazarlama karması açısından değerlendirilmesi ve İBB Başkanlığı görevini kazanan iki adayın politik tüketici tercihini kazanırken seçmenlere verdikleri mesajların incelenmesidir. İBB Başkanlığı için göreve talip olan iki adayın adaylıklarının duyurulmasından itibaren seçimlere kadar yaptıkları konuşmalar, çalışmada içerik analizi yoluyla incelenmektedir. Anahtar Kelimeler: Ürün-Satış-Pazar Odaklı Politik Mamuller, Politik Pazarlama, Politik Pazarlama Karması, Politik Tüketici, Politik Tüketici Davranışı, Siyaset Tasarımı, İçerik Analizi, Politik Pazarlamada Lider, İstanbul Büyükşehir Belediyesi.

Büyükşehir belediyeleriPazar odaklılıkSeçimler+6
Mehmet Emin Aras
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de yerel seçimler ve iletişim stratejileri: 2019 İstanbul seçimleri örneği

Sosyal bilim dallarından olan "siyaset" ve "iletişim" insanı ve onun toplumla olan ilişkilerini düzenleme ortak amacına sahiptir. İki ayrı disiplin olan siyaset ve iletişimin bir arada kullanımı şüphesiz ki bu amaca ulaşmada daha etkilidir. 1950'den günümüze kadar yapılan yerel seçimlerde kullanılan siyasal iletişim araçları partilerin halka ulaşmalarına yardım etmiş ve onları kendilerine bağlamıştır. Siyasal iletişimin Türk siyasetinde kullanımının boyutlarını ve etkilerini incelemek amaçlı yapılan bu çalışmada konunun literatürde ele alınış şekillerini görmek amaçlı literatür taraması yapılarak 2019 İstanbul Seçimlerinde siyasal iletişimin kullanımını irdelemek amaçlı nitel araştırma teknikleri ve veri karşılaştırma teknikleri kullanılmıştır. Cumhur İttifakı'nın İstanbul belediye başkan adayı Binali Yıldırım'ın ve Millet İttifakı İstanbul belediye başkan adayı Ekrem İmamoğlu'nun seçim kampanyalarının başından itibaren izledikleri seçim stratejileri ve siyasal iletişimi kullanma yöntemleri ve bunların etkileri incelenmiştir. Adayların resmi sosyal medya profilleri incelenmiş yaptıkları paylaşımlar ve bu paylaşımların aldığı etkileşimler değerlendirilmiştir. Türkiye'de Twitter platformu kullanıcılarının yaş ortalamaları dikkate alındığında daha çok genç nüfusun etkin bir şekilde bu platformu kullanıyor olması ve sosyal medya paylaşım platformları arasında sıklıkla kullanılan platformlar sırasında Twitter'ın üçüncü sırada yer alması nedeniyle adayların daha çok bu platform üzerindeki paylaşımları mercek altına alınmıştır. Yapılan araştırmada adaylar tarafından paylaşılan twitler ve bu twitlerin aldığı etkileşimler değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirmelerin sonucunda adayların siyasal iletişim aracı olarak sosyal medyayı kullanmalarının özellikle ilk defa oy kullanacak genç nüfus üzerinde etkili olduğu sonucuna varılmıştır.

PropagandaSeçimlerSiyasal iletişim+3
Muhıbullah Aydın
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Siyasal propaganda aracı olarak sosyal medyanın oy verme üzerindeki etkileri

Modern dünyada iletişim siyasal ve toplumsal hayatta oynadığı hayati rol itibariyle son derece önemlidir. Teknolojik gelişmelerle birlikte siyasal iletişim kanalları da değişime uğramıştır. Geleneksel medya araçlarının yerini karşılıklı etkileşime dayanan internet almıştır. Bu çalışmanın amacı, siyasal aktörlerin siyasal propagandasını gerçekleştirirken kitlelere ulaşmada kullandığı yöntem ve tekniklerden hareketle, oy verme davranışı üzerindeki etkileri çözümlenmeye çalışılmıştır. Kitle iletişim araçlarının etkileri ile ilgili ortaya atılan, seçmen davranışını etkilemesi açısından "gündem belirleme" ve "suskunluk sarmalı" kuramlarından hareketle çalışmanın hipotezi açıklanmaya çalışılmıştır. Bu araştırmada, literatürde yer alan sosyal medyanın seçmen davranışı üzerindeki etkilerinin incelendiği araştırmalardan hareketle, nitel araştırmalarda bir veri analizi tekniği olarak betimsel analiz ile incelenmiştir. Bu incelemede 24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı Seçimi'ndeki adayların Twitter kullanma örnek olayı üzerinden yapılan analiz sonucunda araştırmanın bulguları doğrultusunda sosyal medyanın etki alanının düşünülenden çok daha fazla olduğu gözlemlenmiştir. Sosyal medya kullanımı açısından adayların söylemlerinin yani gündemlerini oluşturmada öne çıkardıkları kavramlar seçimdeki etkileşimi değiştirebileceği kanısına varılmıştır. Cumhurbaşkanı adaylarının Twitter kullanımında, takipçi sayıları, takipçi sayısı artış oranları ve içerik analizinde bulunularak her bir adayın karşılaştırmalı bir şekilde sosyal medya stratejisi analiz edilmiştir.

Oy kullanmaPropagandaPropaganda araçları+4
Neslihan Özkan Davas
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Siyasal iletişim temelinde siyasi parti programlarının "kamu yönetimi anlayışı" nın AKP ve CHP örneğinde incelenmesi

Modern siyasi partiler basit anlamda ülke yönetimi için belirli fikirleri olan bir kadro hareketidir. Bu kadro mevcut fikirleri daha iyi bir ülke yönetimi için geliştirmek ve yaymak zorundadır. Fikirlerin geliştirilmesi; içinde filizlendikleri toplumun siyasi, ekonomik ve sosyo-kültürel tarihsel gelişmelerinden ve bu gelişmeleri anlamlandırmak için yaşadıkları düşünsel süreçlerden beslenen "öz fikirleri"ni mevcut konjonktüre uygulamak olarak izah edilebilir. Fikirlerin yayılması ise, kadronun siyasi iktidarı elde edebilecek bir çoğunlukta seçmen kitlesini, bu fikirlerin daha iyi bir ülke yönetimi sağlayabileceği konusunda ikna etmek ve bu doğrultuda tercih kullanmasını sağlamak anlamına gelir. Bu anlamda siyasi partiler demokratik siyasi hayatın vaz geçilmez bir unsuru olmakla beraber, modern ve refah seviyesi yüksek bir toplum inşasında da çok önemli bir role sahiptir. Ülke yönetiminin özünü kamu yönetimi oluşturmaktadır. Kamu yönetimi, yapısal anlamda devletin örgütsel yapısını ifade ederken, ekonomi, eğitim, sağlık gibi kamu ile alakalı konular bütününün de sevk ve idare edilmesi anlamına gelir. 1970'li yıllara değin siyaset ve yönetimi birbirinden ayıran, siyasetin kamu yönetimi politikalarını üretmek, yönetimin yani bürokrasinin ise teknik bir iş olarak bu politikaları hayata geçirmek olduğu ilkesini benimseyen geleneksel kamu yönetimi anlayışı hâkimdir. Geleneksel anlayışın siyaset ve yönetim ayrımı ilkesinden kaynaklı hantallığı yeni kamu yönetimi anlayışı arayışlarına zemin hazırlamıştır. Yeni kamu yönetimi anlayışıyla birlikte özel sektördeki işletme-müşteri ilişkisine benzer kamu yönetimi-halka ilişkiler düzleminde bürokratik örgütlenmenin hantallığından ve kırtasiyecilikten uzak, esnek, etkin, yerinde ve sonuç odaklı pratikler kamu yönetiminde kullanılmaya başlanmıştır. Çağımızın bir gerekliliği olarak ve günümüz kamu yönetimi anlayışının hızlı ve üretken bir model olmasının bir zorunluluk olduğu kabul edildiğinde, siyaset sahnesinde yer alan partilerin de bürokrasiden uzak ve katılımcı bir yapıda yönetim sergileyebilmeleri önemli bir süreç haline gelmektedir. Bu tezin özünü, katılımcı bir demokrasi modelinin geliştirilmesi açısından siyasi partilerin önemli bir siyasal katılım aracı olması ve bu bakımdan partilerin doğuş teorileri ve sonrasında gerçekleştirmiş oldukları faaliyetlerin kamu yönetimi anlayışlarında önemli bir yer edinmesi oluşturmaktadır. Kamu yönetimi anlayışı kendisine, siyasi partilerin parti programlarında, ülke yönetiminde nasıl bir kamu politikası izleyeceklerini tarihi gereklilikleriyle birlikte geniş, kesin ve açık bir şekilde yer bulmuştur. Türk Kamu Yönetimi anlayışının günümüzde önemli bir yer edinmesi ülkemizde faaliyet gösteren siyasi partilerin de bunu önemli bir görev haline getirmesine sebep olmaktadır. Bu çerçevede hızlı, üretken ve çağdaş bir devlet sisteminin oluşmasında kamu yönetiminin de hızlı, üretken ve çağdaş bir yapıya sahip olması önem arz etmektedir. Bu kapsamda Adalet ve Kalkınma Partisi ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin parti programlarında kamu yönetiminin şekillenmesi noktasında dikkate aldığı hedefler önemli bir süreç haline gelmektedir. Dolayısıyla bu tezde, Cumhuriyet'in kurulmasından bu yana siyaset arenasında yer almış tüm unsurları iki farklı çatı altında toparlayarak tüm bu tarihsel süreçten beslenen günümüz Türkiye'sinin başat iki siyasi aktörü olan, kitle partisi olduğu iddiasındaki Adalet ve Kalkınma Partisi ile kadro partisi görünümündeki Cumhuriyet Halk Partisi'nin tarihsel arka planlarının irdelenmesi, siyasi parti tipolojisi açısından çözümlenmesi, Türk Kamu Yönetimi Anlayışı üzerindeki etkileri ve siyasi parti programlarındaki mevcut kamu yönetimi söylemlerine odaklanılmıştır. Tezde kıyaslamaya yardımcı olması ve dünyadaki örnekleriyle ülkemizdeki mevcut görüntünün daha da netlik kazanmasını sağlamak maksadıyla modern politik yaşamın çok uzun bir geçmişe sahip olduğu ve ülkemizdekine benzer bir şekilde siyasi partiler döneminin bağımsızlık savaşı ile birlikte başladığı Amerika Birleşik Devletleri siyasi parti sistemi ve parti programları geniş bir şekilde irdelenmiştir. Anahtar kelimeler: Siyasi Partiler, Parti Programları, Parti Tipolojileri, AKP, CHP.

Adalet ve Kalkınma PartisiCumhuriyet Halk PartisiKamu yönetimi+3
Semih Sayınta
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Siyasal iletişimde Metaverse'ün kullanılma potansiyeli: Fırsatlar ve tehditler

Siyasal iletişim, bir siyasal görüşün ya da organın bulunduğu siyasal sistem içerisinde kamuoyunun güvenini ve desteğini sağlamak dolayısıyla iktidar olabilmek için reklam propaganda ve halkla ilişkilerden yararlanarak sürekli bir şekilde gerçekleştirilen tek veya çift yönlü iletişim faaliyetleridir. Siyasal iletişim kavramı insanlığın yönetme iddiasından bu yana var olan ve insanlığın yönetme iddiası var oldukça varlığını sürdürecek olan iletişim sistemidir. Siyasal iletişim yöntem ve gereçleri insanlığın gelişimiyle paralel olarak gelişmiş ve dönüşmüştür. İnternetin günlük yaşamda aktif olarak kullanılması siyasal iletişim kavramının dijital dünyaya taşınmasına neden olmuştur. Siyasi figürler dijital dünyanın imkanlarını kullanarak faaliyet alanlarını genişletmişlerdir. Günümüzde insanların büyük çoğunluğunun dijital medyayı aktif olarak kullanması dijital dünyayı siyasal iletişimde vazgeçilmez bir alan kılmıştır. Günümüzde siyasetçiler, kurumsal ve bireysel olarak Youtube, Facebook, Instagram, Twitter gibi dijital dünyanın önemli platformlarında hesaplarını oluşturarak faaliyetlerini bu platformlara taşımışlardır. Teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte dijital dünyada da önemli gelişmeler meydana gelmektedir. Bu gelişmelerden bir tanesi de ilk kez Neal Stephenson'ın 'Snow Crash' adlı romanında dile getirilen 'Metaverse' yani sanal evren kavramının hayata geçirilmiş olmasıdır. Metaverse ile birlikte kartlar yeniden dağıtılacak, eğitimden eğlenceye, eğlenceden haberleşmeye, haberleşmeden ticari faaliyetlere kadar hayatımızın birçok alanında gelişim ve dönüşüm gerçekleşecektir. Metaverse'ün her alanda gelişimi ve dönüşümü beraberinde getirecek olması Metaverse'ün siyasal iletişim aracı olarak kullanılıp kullanılamayacağı kullanıldığı taktirde ise ne gibi fırsatlar ve tehditler oluşturabileceği sorusunu sormamıza neden olmuştur. Bu sorunun cevabını bulmak amacıyla Metaverse alanında çalışma yapmış on beş bilişimci ve Türkiye Büyük Millet Meclisinde grubu bulunan siyasi partilerle yarı yapılandırılmış mülakat sorularıyla veriler toplanılıp, bu veriler içerik analizi ile detaylı bir şekilde analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçta mecliste grubu bulunan siyasi partilerin Metaverse gelişmelerini yakından takip ettiği ve bu alanda çalışmalar yaptığı görülmüştür. Bilişimcilerin ve siyasi partilerin ortak kanaati ise Metaverse'ün siyasal iletişim aracı olarak kullanılabileceği fakat Metaverse'ün mevcut halinin birçok eksiklik ve güvenlik tehdidi barındırdığıdır. Bu eksiklikler giderildiğinde ve güvenlik açıkları kapatıldığında Metaverse her alanda olduğu gibi siyasal iletişim alanında da aktif bir şekilde kullanılabilme potansiyeli taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Metaverse, Metaverse'ün Potansiyel Kullanım Alanları, Metaverse'ün Siyasi Partiler için Sunduğu Fırsatlar ve Tehditler, Siyasal İletişim, Dijital Medya

MetaverseSayısal medyaSiyasal iletişim+1
Ramazan Başoğlu
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Politik pazarlama yaklaşımlarının siyasal partiler açısından değerlendirilmesi ve seçmen davranışları üzerine etkileri

Günümüzde seçmenler sadece ideolojik görüşlerine göre değil beraberinde ekonomik ve sosyal olgulardan etkilenerek karar verme eğilimine girmişlerdir. Bu nedenle siyasi partiler kendilerini politikaları ve projeleri ile ilgi olarak seçmenlere daha iyi anlatmak ve onlarla sürekli bir iletişim içinde olmak için çabalamaktadırlar.Siyasi partinin bu çabalarında politik pazarlama faaliyetleri, hem politikaların oluşturulması hem de seçmenle doğru iletişimin kurulması açısından partilere önemli kazanımlar sağlamaktadır.Politik pazarlama, seçmenlerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere ve onların desteğini elde etmek amacıyla geliştirilen fikirlerin yönetilmesi süreci olarak tanımlanmaktadır.Bu çalışmada politik pazarlamanın sadece seçim dönemlerinde değil siyasi partinin tüm hayatı boyunca uygulaması gereken bir felsefe olduğu tezinden yola çıkılarak ilk bölümde politik pazarlama kavramı ve uygulamalarının genel bir çerçevesi çizilmiştir. İkinci bölümde politik pazarlamadaki temel aktörler olan siyasi partiler ve seçmen kavramlarına değinilerek seçmenle en sıkı işbirliğinin yaşandığı siyasal kampanya süreçleri anlatılmaya çalışılmıştır. Bu bölümde ayrıca, siyasi partilerin politik pazarlama faaliyetlerini sistemli bir şekilde yürütmesine yardımcı olacak stratejik politik pazarlama planlaması sürecine yer verilmiştir.Çalışmanın üçüncü bölümünde gömülü teori yöntemi uygulanarak, politik pazarlamanın Türkiye'de ne şekilde uyguladığı ortaya konmaya çalışılmıştır. Bu itibarla, siyasi partilerin uyguladıkları politik pazarlama faaliyetlerinin seçmenler tarafından nasıl algılandığını ortaya koymak amacıyla, daha önce çeşitli araştırma kurumları tarafından gerçekleştirilen kamuoyu araştırmaları incelenmiştir. Bunun yanında Türkiye'deki politik pazarlama uygulamaları Milletvekili Genel Seçimleri özelinde analiz edilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgular ışığında Türkiye'deki siyasi partiler için bir politik pazarlama modeli önerilmiştir.

PazarlamaSeçim kampanyalarıSeçmen davranışı+5
Neslihan Yalçınkaya
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Ses eğitimi çalışmalarının politikacıların konuşma becerilerine etkisi

Bu araştırma, politikacıların ses eğitimi çalışmalarıyla ses eğitiminin temel unsurları olan duruş, solunum, fonasyon, rezonans ve artikülasyon egzersizleri yoluyla ses kusurlarını gidermek ve konuşma becerilerini geliştirmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma, politikacıların ses sorunlarını gidermeye yardımcı olarak etkili konuşma becerilerine katkı sağlamaya ve ses eğitiminin işlevsel bir nitelik kazanmasına katkıda bulunmaya yöneliktir.. Araştırmada kullanılan ses eğitimi uygulamalarının, konuşma ile ilgili diğer meslek gruplarındaki bireylere yönelik yapılacak yeni araştırmalara örnek olacağı ve birden fazla disipline katkı sağlayacağı beklenmektedir. Araştırmada konuya uygun olan tek denekli araştırma yöntemlerinden AB modeli kullanılmıştır. Araştırmada veriler deneysel yöntem kullanılarak elde edilmiştir. Çalışma grubu olarak Türkiye Büyük Millet Meclisinde 50 ve daha fazla milletvekili bulunduran iki muhalefet partisinden toplam altı milletvekili belirlenmiştir. Bu altı milletvekili, araştırmacı tarafından partilerin grup başkan vekillerine yazılan dilekçe sonucunda ses eğitimi uygulamalarına katılmak isteyenlerin içinden müzikal algı ölçümü yapılarak uygun olanların belirlenmesiyle oluşturulmuştur. Araştırmada, 12 öğeden oluşan davranış gözlem formu ön test ve son test ölçme aracı olarak kullanılmıştır. Bu form üç ses eğitimi, bir iletişim ve bir de konuşma vieğitimi alanlarında uzman beş öğretim elemanının görüşleri doğrultusunda hazırlanmıştır. Sekiz hafta süren deneysel işlemde katılımcılara solunum, fonasyon, rezonans, artikülasyon ve duruş basamaklarını içeren ses eğitim uygulanmıştır. Uygulama öncesinde ve sonrasında davranış gözlem formu ile nicel veriler toplanmıştır. Verilerin sınıf içi korelasyon analizine göre işlenmesi sonucunda, katılımcılara uygulanan ses eğitimiyle, davranış gözlem formundaki 12 davranışta da olumlu yönde ve anlamlı derecede yüksek oranda gelişme olduğu saptanmıştır. Bu sonuç, ses eğitimi uygulamalarının politikacıların konuşma becerileri üzerinde olumlu yönde etkili olduğunu ortaya koymuştur. Anahtar Kelimeler: Ses Eğitimi, Politikacılar, İletişim, Müzik, Müzik Eğitimi.

EğitimKonuşmaKonuşma becerisi+3
Demet Gürhan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de kadın milletvekillerinin twitter kullanım düzeyleri ve kadın sorunlarını Twitter üzerinden ele alışı

Kadınların yalnızca toplumda değil, siyasi arenada da görünür olmak için mücadeleler verdiğini belirtmek mümkündür. Siyasi arenada kendilerine yer bulan kadın siyasiler, yeni iletişim teknolojilerini kullanabilmektedir. Kadın siyasilerin siyasi çalışmalarını sosyal medyaya taşıdığı gözlemlenmektedir. Ayrıca kadın siyasiler, sosyal mecraya zaman zaman hemcinslerinin sorunlarını da yansıtmaktadır. Teknolojideki hızlı değişim ve dönüşüm hayatın birçok kodunu değiştirdiği için dokunmatik toplumun birer parçası hâline gelen bireylere dönüşüldüğü öngörülebilmektedir. Kitle iletişim araçlarındaki bu hızlı gelişime ayak uydurulduğu ve birçok şeyin dijital platformlara yansıtıldığı düşünülmektedir. Bu dönüşümün alışıla gelinen siyasal iletişim fonksiyonlarını da derinden etkilediği ortaya çıkmaktadır. Hayatın neredeyse her alanına nüfuz eden sosyal medyanın; siyasal iletişimin geleneksel kodlarında da bir takım değişikliklere sebep olduğu gözlemlenmektedir. Siyasal iletişimi sosyal medyada da aktif bir şekilde sürdürmek adeta bir zorunluluk haline dönüşmüştür. Sosyal medyada özgün içerikler oluşturmak; son derece ucuza mal olmaktadır. Ayrıca bu mecra üzerinden interaktif iletişim sağlanabilmekte ve geniş kitlelerle, birkaç saniye içerisinde etkileşim içerisinde olunabilmektedir. Sosyal medyanın barındırdığı birçok artı söz konusu olduğu için siyasiler de bu mecraya yönelmektedir. Bu şekilde siyasiler; zamanlarını ve bütçelerini daha akıllıcı kullanabilme fırsatını yakalayabilmişlerdir. Bu çalışmada; Türk Siyasi tarihinin içerisinde azınlık konumda kalan kadın milletvekillerinin en popüler sosyal mecralardan biri olan; Twitter'ı kullanım düzeylerinin ve paylaştıkları içeriklerde kadınların sorunlarına yönelik eğilim gösterip göstermediklerinin cevabı aranmış ve bu içerik analizi yöntemi ile sunulmuştur.

Kadın milletvekilleriKadın politikacılarKadın sorunları+4
Kübra Türkan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Siyasal iletişimde sosyal medyanın kullanımı: Parlamenter danışmanlar üzerine bir araştırma

Tüm dünyada son dönemlerde söz konusu olan küreselleşme kavramı beraberinde birçok gelişmeye sebep olmuş bununla beraber birçok bilim dalının da değişim ve dönüşümler yaşamasına neden olmuştur. Özellikle sosyal bilimlerde küreselleşme, teknolojinin çok hızlı bir şekilde gelişim göstermesi, bireylerin bilgi alma isteklerinin artması, bilgi yayılım hızının teknolojik araçlarla birlikte artış göstermesi yeni kavramların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Günümüzde hemen herkes tarafından sıkça kullanılan ve gündelik hayatın bir parçası haline gelen sosyal medya ise literatüre son 15 yıl içerisinde girmiş olan kavramlardan bir tanesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Çalışma özelinde siyaset biliminin konusu olan siyasal iletişim kavramı ile sosyal medya arasındaki ilişki karşılaştırılmış olup, sosyal medyanın seçmenler tarafından siyasal iletişim aracı olarak görülüp görülmediği hususu incelenmiştir. Çalışma toplamda 4 bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde giriş kısmı yer almaktadır. Çalışmanın 2. bölümünde ise siyasal iletişim kavramının tarihsel süreçte nasıl ortaya çıktığından, hangi yaklaşımlar ile savunulduğundan bahsedilmiştir. Aynı zamanda siyasal iletişim içerisinde yer alan aktörler, siyasal iletişim teknikleri ve siyasal iletişim araçları detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde sosyal medya kavramının hangi süreçler sonrasında ortaya çıktığı, ortaya çıkmasını sağlayan unsurlar, sosyal medya araçları, sosyal medyanın iletişim kavramı ile olan ilişkisi, son olarak ise sosyal medyanın siyasal iletişim açısından avantajları ve dezavantajları detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Bu sayede sosyal medyanın alan yazın dahilinde siyasal iletişim aracı olarak kabul görüp görmediği anlaşılmaya çalışılmıştır.

DanışmanlarSiyasal iletişimSosyal medya+1
Özlem Gayret
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Değişen dünyada dönüşen siyaset: Türkiye'de siyasetin medyatikleşmesi

Medyatikleşme kavramı son on yıldır medya ve iletişim çalışmalarında büyük bir ilgi görmüştür. Bu ilginin en önemli nedeni günümüzde medya yoluyla dolayımlanmış iletişimin insan yaşamının hemen her alanına nüfuz etme açısından büyük bir mesafe kat etmiş olmasıdır. Ancak medyatikleşme kuramının temel ilgi alanı bu dolayımlanmış iletişim biçimleri ile toplumsal ve kültürel değişim arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Medyatikleşme kuramı özellikle son on yılda din, siyaset, hukuk, aile, eğitim, spor, sanat gibi toplumsal alanlardan küresel ısınma ve iklim değişikliği gibi güncel konulara kadar pek çok alana uzanarak pek çok disiplinden beslenmiştir. Bu çalışma siyasetin medyatikleşmesine odaklanmaktadır. Siyasetin medyatikleşmesi kuramı, siyasetin merkezi fonksiyonlarını yürütme ve siyasal iletişimi sürdürme açısından medyaya bağımlı hale gelmesini ve bu durumun siyaset üzerindeki etkilerini açıklamaya yönelik bir çerçeve çizmektedir. Çalışmanın amacı Türkiye'de siyasetin medyatikleşmesinin kapsamını, temel dinamiklerini ve siyaset açısından doğurduğu sonuçları nitel bir yöntemle kavramaktır. Bu amaca yönelik olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi 27. Dönem milletvekilleri ve gazetecilerden oluşan bir çalışma grubu ile nitel görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Nitel analiz ile elde edilen bulgulardan 2 tema, 17 kategori ve 91 kod elde edilmiştir. Buna göre Türkiye'de siyasetin medyatikleşmesinin yapısal ve kişisel faktörleri ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlar Türkiye'de medyanın siyasetin gündemini belirleme konusunda etkili olduğunu, siyasal aktörlerin ise medyayla ilişkilerinde iletişimsel bir özerklik kaybı hissettiklerini ortaya koymuştur. Medyanın haber değeri kriterleri ve ticari kaygıları siyasetle önceliklerinin farklılaşmasına neden olmakta, siyasetçiler ise eylem ve söylemlerinde genellikle medyanın bu önceliklerini dikkate almaktadır. Medya danışmanları siyasetçiler açısından son derece önemli görülmekte ve siyasetçilerin eylem ve söylemleri üzerinde etkili olan bir danışmanlık yürütmektedir. Çalışmanın en önemli bulgularından biri de yeni medya ile ilgilidir. Yeni medya ve özellikle sosyal ağlar siyasetçilerin geleneksel medyaya olan bağımlılığını büyük ölçüde azaltmakta iken, aynı anda gazetecilerin siyasetçilere erişimini kolaylaştırmaktadır. Elde edilen sonuçlar sosyal ağların güçlü rolüne rağmen geleneksel medyanın siyasal aktörler tarafından önemsendiğini göstermiştir. Medya mantığının siyasal alana olan etkisi medyanın siyaset sahnesinin bir aktörü olarak algılanmasını pekiştirmektedir. Yine siyasetçilerin kişisel alanlarını medyaya taşıması siyasetin medyatikleşmesinin göstergelerinden biridir. Medyatikleşmiş bir siyasette tüm milletvekilleri mümkün olduğunca medyada yer almak isterken Türkiye'de siyasi deneyim düzeyinin, siyasetçinin parti içindeki konumunun ve partinin meclis içindeki konumunun bir milletvekilinin taşıdığı haber değeri üzerinde önemli etkileri olduğu sonucuna varılmıştır. Bununla birlikte, bulgularda medyanın tarafsız ve ekonomik anlamda bağımsız olmasının, demokratik işlevleri açısından öneminin güçlü bir şekilde vurgulandığı görülmüştür.

MedyatikleşmeSiyasal değişmeSiyasal dönüşüm+4
Büşra Sönmez
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medyada yankı odası etkisi ve iletişimsel eylem: Twitter'daki anonim politik hesaplar üzerine bir inceleme

Bu çalışmada sosyal medyada yankı odası etkisi, Habermas'ın iletişimsel eylem kuramıyla bağ kurularak, Twitter'daki anonim politik hesaplar üzerinden tartışılmıştır. Yankı odası etkisi, benzer kodlara sahip grup üyeleri tarafından uyumlu mesajların büyütülüp grup içi güven ve üretilen anlamların pekiştirildiği, aynı zamanda grupla uyuşmayanlar ve fikirlerinin sistematik olarak güvensizleştirilerek izole edildiği, önyargı ve kutuplaşmaya ivme kazandırabilecek bir öğrenme sürecidir. İletişimsel eylem ise, ideal söylem koşullarının olduğu baskısız bir zeminde eşit ve özerk özneler arasında, geçerlilik iddialarının argümentasyon süreçlerine uygun biçimde müzakere edilerek karşılıklı ortak anlayışın yükseltilmesini ve yaşam dünyasının rasyonalizasyonunu amaçlayan yorumlama ve sosyal bütünleşme sürecidir. Nicel ve nitelin bir arada olduğu içerik analizi yönteminin kullanıldığı bu araştırmanın örneklemi, seçilen dönemdeki Türkiye'deki politik yapıyı yansıtacak şekilde en çok takipçiye sahip olduğu tespit edilen 14 anonim politik Twitter hesabı ve onların 700 adet anonim ve 700 adet gerçek görünümlü takipçileridir. Twitonomy dijital veri analiz aracıyla toplanan veriler, araştırma modeli çerçevesinde büyük ölçüde geleneksel metotla rapor edilmiştir. Araştırma sonuçları, 3 milyon 934 bin 123 gönderinin olduğu veri setindeki dijital nicel ölçümler, 80,644 gönderinin çeşitli açılardan bağlamsal incelemesi ve örneklem grubunun söylem hiyerarşisinin haritalandırılmasını amaçlayan aktör analizlerine dayanmaktadır. Çalışma sonucunda, araştırma modeli ve tanımlamalara göre politik homofili düzeyi %79,32 olan örneklem grubunda politik hesaplardan %69,07'si "politik yankı odası etkisi görülen" %26,97'si ise "politik yankı odası etkisi düzeyi yüksek" hesaplar olarak saptanmıştır. Onay yanlılığı, güvensizlik ve kutuplaşma sinyallerinin politik hesaplarda görece belirgin olduğuna rastlanırken, bu sinyallerle işleyen iletişimin iletişimsel eylem potansiyelini zayıflatarak stratejik eylemleri öne çıkardığı görülmüştür. Diğer yandan örneklem gruplarındaki öğrenme ve sosyalleşme sürecinde görece yanlılık ve karşıtlık yönleri belirgin elit söylemcilerin domine ettiği tabakalı bir iletişim yapısının oluştuğu ve bu yapıda kullanıcıların edilgen ve etki güçleri zayıf bir şekilde yer aldıkları görülmüştür. Elit söylemcilerin etkili olduğu bu iletişim, yönetimsel iletişimdeki dikey hiyerarşik niteliği yansıtmaktadır. Bu nedenle iletişimsel eylemin eşitler arasındaki yatay simetrik etkileşimleri ve karşılıklılığı esas alan, refleksif tutumlara izin veren rasyonalizasyon süreciyle örtüşmemektedir. Son olarak, anonim hesapların bazı düzeylerde yankı odası etkisine daha fazla neden olduğuna yönelik ipuçları varken, (kısmen daha az olmak üzere) bazı düzeylerde ise gerçek görünümlü kullanıcılarla aralarında genel düzeyde farklılaşmalar görülmemiştir.

Siyasal iletişimSiyasetSosyal medya+4
İbrahim Karadağ
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Siyasal partilerin halkla ilişkiler çalışmaları ve seçmen memnuniyeti (Elazığ ili örneği)

Siyasal halkla ilişkiler, siyasal iletişim sürecinin en demokratik yöntemlerinden biridir. Bu demokratik sistem içerisinde ise ikna kavramı oldukça önemlidir. Demokratik sistemin ikna unsuruna dayanmasından dolayı halka verilen önem de zamanla anlaşılmıştır. Halka verilen önemin anlaşılması sonucu siyasal iletişim süreci de değişmiş ve siyasal halkla ilişkiler faaliyetleri oldukça sık yapılmaya başlanmıştır. Siyasal halkla ilişkiler faaliyetlerinin sık yapılmasıyla birlikte seçmenler ile siyasal partiler arasında karşılıklı iletişime dayalı bir süreç ortaya çıkmıştır. Özellikle yeni iletişim teknolojilerinin gelişmesiyle beraber seçmenlerin de artık siyasal sürece aktif olarak katılmasının önü açılmıştır. Böylece siyasal aktörler, seçmenlere gerekli bilgileri aktarırken; seçmenler de duygu, düşünce, istek ve beklentilerini siyasal aktörlere iletebilme olanağına sahip olmuştur. Yapılan bu çalışmayla yeni iletişim teknolojileri başta olmak üzere kitle iletişim araçlarıyla yapılan siyasal halkla ilişkiler çalışmalarının seçmenlerin duygu, düşünce, tutum ve davranışları üzerindeki etkisi ölçülmeye çalışılmıştır. Çalışmaya Elazığ'da yaşayan 1.127 örneklem kitlesi dahil edilmiştir. Elde edilen sonuçlar istatiksel olarak SPSS 25.0 programı ile ölçülmüş ve veriler analiz edilmiştir. Bu çalışmanın yapılması sonucunda elde edilen en önemli bulgu, siyasal partiler ile seçmenler arasında iletişim yetersizliğinin mevcut olduğudur. Bu çalışmayla siyasal aktörlerin, seçmenlere kendilerini yeterince tanıtmadığı; seçmenlerin de siyasal aktörlerle iletişim kurmada yeterince çaba sarf etmediği tespit edilmiştir.

ElazığHalkla ilişkilerKitle iletişim araçları+5
Yeşim Şener
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Seçim kampanyalarında kullanılan sosyal medya stratejileri: 2018 Cumhurbaşkanlığı seçimleri örneği

Yeni iletişim teknolojilerindeki gelişmelerin en fazla etkilediği alanlardan biri olarak siyasal iletişimde, çeşitli dönüşümler yaşanmıştır. Siyasal iletişim alanında yeni iletişim teknolojilerinin kullanılmasıyla birlikte seçim kampanyaları farklı bir boyut kazanmıştır. Siyasi partiler ve liderler geleneksel medyanın çeşitli dezavantajlarıyla birlikte yüksek maliyet gerektiren yapısından kaynaklı olarak yeni iletişim teknolojilerinin avantajlarından faydalanma yoluna gitmişlerdir. Bu bağlamda sosyal medyanın eşzamanlı ve interaktif olmasının yanında yüksek maliyet gerektirmeyen yapısı siyasetçilerin bu alana yoğunlaşmasını sağlamıştır. Kısa zaman diliminde büyük kitlelere ulaşmayı mümkün kılan bu platform aynı zamanda karşılıklı iletişim imkanı da sağlamaktadır. Siyasal iletişimde geleneksel medyanın hedef kitleyi pasif bırakan yapısı sosyal medyanın interaktiflik özelliğiyle ortadan kalkmıştır. Siyasetçiler halka sosyal medya üzerinden çeşitli iletiler sunarken aynı anda geri dönüt alma şansına sahip olmuşlardır. Sosyal medyanın yüksek kullanıcı tabanlı olması ve insanları etkileme konusunda en önemli alanların başında gelmesi, seçim dönemlerinde siyasetçilerin bu araçlar üzerinden stratejik mesajlar yoluyla halkı ikna etme çalışmaları sürdürmelerine neden olmuştur. Seçim dönemlerinde yapılan seçim kampanyaları ve partilerin uyguladıkları seçim stratejileri seçim mücadelesinin bir parçası durumundadır. Partilerin uyguladıkları seçim kampanyalarının günümüz iletişim çağında sosyal medya araçlarından yararlanılmadan uygulanması olanaksızdır. Sosyal medya, siyasi partilerin ve siyasi liderlerin kendilerini ifade ettikleri, birbirleriyle etkileşime geçtikleri, seçmeni ikna etmeye çalıştıkları, kısacası siyasal iletişimin stratejik olarak sürdürüldüğü bir alan olmuştur. Bu tez çalışmasında 24 Haziran 2018'de gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde adayların seçim kampanyalarını sosyal medya araçlarından biri olan Twitter üzerinden ne şekilde sürdürdükleri, hangi stratejik mesaj içeriklerini hangi amaçlarla kullandıkları araştırılmıştır. Adayların kampanya dönemlerinde üstünde durdukları konular ve stratejilerinde genel olarak benzerlik olduğu görülmüştür. Aynı zamanda Cumhurbaşkanı adaylarının halkı ikna etme teknikleri

CumhurbaşkanıKampanyaSeçim kampanyaları+3
Gülçiçek Tarkoçin
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Politik psikoloji bağlamında Ermeni kimliğinin siyasallaştırılması (Haytoug dergisi örneği)

ABD'de yaşayan yaklaşık 1 buçuk milyon Ermeni'nin büyük bir çoğunluğu kimliğini siyasallaştırmıştır. Ermeni kökenli Amerikalıların önemli bir kısmı evlatlarını ?düşman Türk? propagandasına maruz bırakarak ve kimliğindeki mağdur öğeleri nesilden nesile aktararak kindar gençler yetişmesine sebep olmaktadır. Ermeni kimliğinin ve bu kimliğin belkemiğini oluşturan diasporanın temeli 1915 olayları veya Türk-Ermeni ihtilafına dayanmaktadır. Diaspora iki çeşit propaganda etkinliği uygulamaktadır. Birincisi dışarıya yönelik, ülkelerin ve toplumların Ermeni davasını kabul ?soykırım? olarak kabul etmesi çabalar; diğer ise içeriye yönelik yani diasporanın kendi içindeki kimlik propagandasıdır. Kimliklerini mağduriyet psikolojisi temelinde yaşatmaya çalışan diaspora, sahip olduğu örgüt ve medya gücü ile mağdur kimliğini yaymaktadır.Ermeni diaspora medyası grup içi bilgilendirme faaliyetleri yanında bireylerin kimlik inşası ve sosyalleşme işlevlerine de destek vermektedir. Örgütler ve örgütlere bağlı medyalar bireylerin aile içerisinde oluşturdukları kimliğe ek olarak bireylerin siyasallaşmasına katkıda bulunmaktadır. Aile içinde öğrenilen değerler iyi, kötü, dost, düşman, kültür, dil, din ve gelenek gibi bazı kimlik özellikleri bireyin okul, dernek ve örgüt gibi sosyalleşebileceği ortamlarda daha detaylı olarak şekillenmektedir. Yapay bir süreç olan bu propaganda mekanizması ve yeni bir toplumsal bellek inşası gençlerin zihinlerindeki algıları yönlendirmeye devam etmektedir.Bu politik psikoloji çalışmasında Ermeni diaspora kimliği betimsel bir yöntem ve içerik analizi kullanarak psikolojik bir perncereden incelenmiştir. Diaspora kimliğinin incelenmesinde daha önce Ermeni diasporası ile ilgili yayımlanmış çalışmalar incelenerek, AYF'nin (Ermeni Gençlik Federasyonu) Haytoug dergisi ve Sassounian davasının mahkeme tutanakları ele alınmıştır. Çalışmanın sonunda ise uzman görüşlerine yer verilmiştir.Anahtar Sözcükler:1.Politik psikoloji2.Ermeni diasporası3.Kimlik4.Haytoug dergisi5.Siyasal İletişim

Amerika Birleşik DevletleriDergilerDiaspor+12
Bahar Senem Çevik Ersaydı
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Yerel seçimlerde seçmenlerin oy verme kararlarında etkili olan siyasal faktörlere ilişkin bir araştırma: Ankara örneği

Yerel Seçimlerde Seçmenlerin Oy Verme Kararlarında Etkili Olan Siyasal Faktörlere İlişkin Bir Araştırma: Ankara Örneği.? adlı bu araştırma parti imajı, aday imajı ve bilgilenme kaynaklarının seçmenlerin tercihleri üzerindeki etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Ankara'da Altındağ, Çankaya, Keçiören, Mamak ve Yenimahalle ilçelerinden seçilen üçer mahallede tesadüfi örnekleme yöntemi ile belirlenen 546 kişi araştırma kapsamına alınmıştır.Araştırma verilerinin toplanmasında, yüz yüze görüşme yoluyla anket tekniğinden yararlanılmıştır. Anket formu ?seçmenlere ilişkin demografik bilgiler?, ? seçmenlerin aday imajına yönelik görüşleri? , ?seçmenlerin parti imajına yönelik görüşleri? ve ?seçmenlerin bilgilenme kaynaklarına yönelik görüşleri? bölümlerinden oluşmaktadır. Likert tipi cümlelerle verilen yanıtlar puanlanmış, faktör analizi yapılarak faktör yük değeri 0.30'un altında olan cümleler hesaplamalara dahil edilmemiştir. Anket formunun güvenirlini test etmek için iç tutarlılık katsayısı Cronbach Alpha? hesaplanmıştır. Araştırmada seçmenlerin aday imajına yönelik görüşleri, parti imajına yönelik görüşleri ve bilgilenme kaynaklarına yönelik görüşlerine ilişkin olarak cinsiyet ve medeni durum değişkenlerine bağlı farklılıkların belirlenmesi için t-testi uygulanmıştır. Araştırmada ayrıca cinsiyet, medeni durum, yaş, eğitim durumu, ilçe ve siyasal görüş değişkenlerine bağlı farklılıkları belirlenmesi için Tek Yönlü Anova yapılmış, farklılığın hangi gruplardan kaynakladığı ise Tukey testi ile ortaya konmuştur.Demografik bulgular incelendiğinde seçmenlerin %51,3'ü kadın, %48,7'si erkektir. Araştırma kapsamına alınan seçmenlerin %41.2'si 30 yaş ve altı, %23.1'i 31-39 yaş arasında, %18.1'i 40-49 yaş arasında ve %17,6'sı 50 yaş ve üzerindedir. Seçmenlerin %8,1'i ilkokul, %9.9'u ortaokul, %43.4'ü lise, %28.2'si üniversite ve %4'ü lisansüstü eğitim almış olduğu görülmektedir. Seçmenlerin % 3.1'i okur-yazar değilken %3.3'ü okul eğitimi almadıklarını sadece okur-yazar olduklarını bildirmişlerdir. Araştırmaya katılan seçmenlerin %16.8'i gelir düzeylerini yeterli, %61'i yetersiz bulunurken %22.2'si bu konuda kararsız olduklarını belirtmişlerdir. Seçmenlerin %11.2'si Altındağ, %29.9 Çankaya, %22.5'i Keçiören, %15.8'i Mamak, %20.7'i Yenimahalle ilçelerinde ikamet etmektedir. Siyasal görüşle ilgili bulgular değerlendirildiğinde seçmenlerin %3.7'sinin liberal, %4.4'nün demokrat, %6.4'nün laik, %15.2'sinin milliyetçi, %4.9'nun sosyalist, %3.7'sinin İslamcı, %29.7'sinin dindar oldukları ve %32.2'sinin ise siyasal bir görüşleri olmadığını belirttikleri görülmektedir.Araştırma sonuçları, seçmenlerin aday imajı, parti imajı, ve bilgilenme kaynakları konusundaki görüşlerinin; medeni durum, eğitim durumu, yaşadıkları ilçe ve siyasal görüş değişkenlerine göre istatistik açıdan (p ? 0.05) düzeyinde anlamlı farklılık gösterdiğini, yaş değişkenine bağlı faklılığın sadece bilgilenme kaynakları açısından anlamlı olduğunu, cinsiyet değişkenine bağlı farklılığın ise her üç boyut açısından da anlamlı olmadığını (p ? 0.05) ortaya koymuştur.Seçmenlerin oy verme kararı açısından yerel seçimlerde aday imajı, parti imajı ve bilgilenme kaynaklarına yönelik ortalama puanları karşılaştırıldığında aday imajı puanının ( :3,38), parti imajı ( :3,35) ve bilgilenme kaynakları ( :3,26) puanlarından daha yüksek olduğu, ancak istatistik açıdan önemli bir farklılık saptanmadığı belirlenmiştir.Pearson Korelasyon analizi sonuçlar ?aday imajı? ile parti imajı ve bilgilenme kaynakları; ?parti imajı? ile aday imajı ve bilgilenme kaynakları; ?bilgilenme kaynakları ile aday imajı ve parti imajı arasında pozitif yönlü ve istatistik olarak önemli bir ilişki olduğunu göstermektedir.Anahtar Kelimler: Siyasal iletişim, yerel seçim, aday imajı, parti imajı, bilgilenme kaynakları.

SeçimlerSeçmen davranışıSeçmenler+3
Esra Aydın
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Irak Türkmen edebiyatında siyasal iletişim

Bu tez çalışması ile Irak Türkmenlerinde edebiyatın siyasal iletişim aracı olarak kullanıldığını Irak Türkmen Edebiyatı ürünlerinden seçilen 40 şiir ve hoyratlar üzerinden ortaya koymak amaçlamaktadır. Edebiyatın siyasal iletişim aracı olarak kullanılması, Siyaset, iletişim, siyasal iletişim kavramları çerçevesinde değerlendirilmiştir.Çalışmada, Irak Türkmenlerinin Halk Edebiyatı ürünlerinden seçilen toplam 40 şiir ve hoyrat söylem analizi ile toplumsal bağlam ele alınarak kodların açılması ile çözümlenmiştir.Şiir ve hoyratların çözümlemeleri sonucunda, Irak Türkmenlerinin, yaşadıkları baskı ve maruz kaldıkları asimilasyon politikaları nedeniyle ellerinden tüm siyasi ve kültürel hakların alınması sonucu, fikirlerini ifade etmek için edebiyatı, siyasal iletişimi sağlamak amacıyla bir araç olarak kullandıkları saptanmıştır.Anahtar Sözcükler1.Siyaset2.İletişim3.Siyasal İletişim4. Irak Türkmen Edebiyatı

EdebiyatHalk edebiyatıIrak+6
Muhammed F. Khedher
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de siyasal parti liderlerinin "Twitter" kullanma biçimleri üzerine bir inceleme: AKP-CHP-MHP-HDP örnekleri

Bu çalışma Türkiye'de siyasal parti liderlerinin sosyal medya "twitter" kullanma biçimleri üzerine bir inceleme, AKP, CHP, MHP ve HDP örnekleri araştırması kapsamında kullanılan nicel incelemeler üzerine bir değerlendirme içermektedir. Çalışmada, sosyal medya ortamlarından Twitter da Türkiye'de siyasi parti liderlerinin 7 Haziran ve 1 Kasım 2015 genel seçimlerinde Twitter kullanma biçimleri incelenmektedir. Bu amaçla Twitter da resmi hesaplar incelenmek üzere nicel içerik çözümlemesi yapılmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde araştırmanın amacı, önemi, varsayımları, yöntemi, evreni, örneklemi incelenmiş, açıklanmaya çalışılmış, 7 Haziran ve 1 Kasım 2015 genel seçimleri ele alınmış AKP, CHP, MHP ve HDP liderlerinin seçim süresinde Twitter paylaşımları incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal medya, iletişim, siyasal iletişim, siyasi parti, genel seçim

Adalet ve Kalkınma PartisiCumhuriyet Halk PartisiLiderler+7
Övünç Yanlıç
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00

Related subjects