Vocational attitude
113 theses under this subject heading
Beden eğitimi ve spor öğretmeni adaylarının mesleğe yönelik tutumlarının incelenmesi
Bu çalışmada beden eğitimi ve spor öğretmeni adaylarının öğretmenlik mesleğine yönelik tutumlarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya 2018-2019 eğitim öğretim yılında Kastamonu Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulunda öğrenim gören öğretmen adayları ile Kastamonu Üniversitesi Eğitim Fakültesinde Pedagojik Formasyon Eğitimi alan öğretmen adaylarından oluşan toplamda 407 kişi katılmıştır. Katılımcılara 4 sorudan oluşan kişisel bilgi formu, 23 sorudan oluşan Mesleğe Yönelik Sevgi ve Mesleğe Yönelik Kaygı alt boyutlarını içeren "Beden Eğitimi Öğretmenliği Mesleğine Yönelik Tutum Ölçeği" uygulanmıştır. Verilerin Analizi SPSS paket programı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma verilerine Kolmogorov-Smirnov testi uygulanmış ve bu test sonucunda değişkenlerin normal dağılım göstermedikleri görülmüştür. Bu nedenle araştırmada ikili karşılaştırmalar için Mann-Whitney U ve çoklu grup karşılaştırmaları için Kruskal Wallis testi kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi olarak p<0,05 belirlenmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre Mesleğe Yönelik Kaygı boyutunda öğretmenlik bölümü öğrencilerinin, formasyon eğitimi alan öğrencilerine göre daha yüksek kaygı düzeyine sahip oldukları tespit edilmiştir.
Antrenörlerin öz yeterlilik ve antrenörlüğe yönelik tutum düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi (Orta Karadeniz örneği)
Bu çalışmanın amacı, Orta Karadeniz bölgesinde yer alan 5 ilde (Çorum, Samsun, Amasya, Ordu, Tokat) 2020/2021 sezonu için vizeli ve lisanslı farklı branşlardaki antrenörlere; antrenörlerin öz yeterlilikleri ile antrenörlerin tutum düzeylerinin arasındaki ilişkiyi incelenmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmamızda ölçme aracı olarak (Koçak,2020).tarafından geliştirileren Antrenörlüğe Yönelik Tutum Ölçeği ile (Koçak, 2020) tarafından geliştirilen Antrenör Öz Yeterlik Ölçeği kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen veriler SPSS 22.0 programı ile değerlendirilmiştir. Verilerin normal dağılımdan gelip gelmediğine kolmogorov-smirnov testi ile bakılmıştır. Veriler parametrik şartları sağladığı durumda, bağımsız iki grup için independent samples T -Testi, ikiden fazla grup için F testi (ANOVA) ile analiz edilmiş olup, ikiden fazla gruplu karşılaştırmalar için ANOVA kullanılırken, hangi grubun diğerlerinden farklı olduğunu belirlemek için homojenlik varsayımının sağlayanlarda scheffe, homojenlik varsayımını sağlamayanlarda tamhane's T 2 testleri kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkinin yönünün ve kuvvetinin belirlenmesinde pearson korelasyon analizi kullanılarak, yanılma düzeyi 0,05 olarak alınmıştır. Verilerin normal dağılım göstermediği tespit edilirse, iki gruplu karşılaştırmalar için Mann-Whitney U, çoklu grup karşılaştırması için kruskal Wallis testleri uygulanarak. Değişkenler arasındaki ilişkilerin test edilmesi için Spearman sıra sayılar korelasyon katsayısından faydalanılmış olup; Antrenörlük Öz yeterlilik toplam ve tüm alt ölçek puanları ile Antrenörlere yönelik tutum ölçekleri toplam ve tüm alt ölçek puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmuştur. Sonuç olarak çalışmamıza katılan antrenörler genel olarak yarısının 8 yıla kadar tecrübeye sahip oldukları görülmektedir.Antrenörlerin büyük bir oranı kamu sektöründe çalışan antrenörler olduğu, milli takım düzeyinde antrenörlük yapanların sayısının az olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmamda iller arasında AÖY ve alt ölçek puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir yeterlilik bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır..Antrenörlerin antrenörlük kademeleri arttıkça buna bağlı olarak performans yeterliliklerinde arttığı sonucuna ulaşılmıştır. 5. ve 4. kademe antrenörler diğer alt kademedeki antrenörlere göre daha çok performans yeterliliklerinin yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinde mesleki tutum, iş doyumu ve mesleki tükenmişlik ilişkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin mesleki tutum, iş doyumu ve mesleki tükenmişlikleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu doğrultuda araştırma, ilişkisel tarama modelinde yürütülmüştür. Araştırmanın verileri anket yöntemi ile toplanmış olup 522 beden eğitimi ve spor öğretmenine ulaşılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde parametrik olmayan analizlerden Mann Whitney U Testi, Kruskal Wallis H testi ve Spearman Korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin mesleki tutum ile iş doyumu arasında pozitif yönlü; her iki değişkenin mesleki tükenmişlik ile arasında ise negatif yönlü anlamlı ilişki bulunmuştur. Öğretmenlerin mesleki tutumları olumlu düzeyde arttıkça iş doyumu düzeyleri de artmaktadır. Öte yandan öğretmenlerin mesleki tükenmişlik düzeyleri arttıkça olumlu mesleki tutum ve iş doyumu düzeyleri de azalmaktadır. Ayrıca mesleki tutum ve iş doyumu düzeylerinde, refah durumu iyi olanların refah durumu orta olanlardan; mobbinge uğramayanların mobbinge uğrayanlardan; mesleğinde başarılı hissedenlerin başarılı hissetmeyenlerden; öğretmenlik yaptığı yerleşim biriminden memnun olanların memnun olmayanlardan; emekli olana kadar öğretmenlik yapma düşüncesi olanların bu yönde düşüncesi olmayanlardan; bir şans daha verilse tekrar öğretmen olmayı isteyenlerin bunu istemeyenlerden anlamlı düzeyde yüksek puan aldığı sonucuna ulaşılmıştır. Mesleki tükenmişlik düzeyinde ise mobbinge uğrayanların mobbinge uğramayanlardan; mesleğinde başarılı hissetmeyenlerin başarılı hissedenlerden, öğretmenlik yaptığı yerleşim biriminden memnun olmayanların memnun olanlardan; emekli olana kadar öğretmenlik yapma düşüncesi olmayanların bu yönde düşüncesi olanlardan; bir şans daha verilse tekrar öğretmen olmayı istemeyenlerin bunu isteyenlerden anlamlı düzeyde yüksek puan aldığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öğretmenlerin mesleki profesyonelliği ile tükenmişlikleri arasındaki ilişki
Bu araştırmada, öğretmenlerin mesleki profesyonelliği ile tükenmişlikleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırmanın örneklemi Kütahya il merkezindeki ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapmakta olan 358 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırma verileri, Öğretmenlerin Mesleki Profesyonelliği Ölçeği ve Maslach Tükenmişlik Ölçeği ile toplanmıştır. Araştırmada, öğretmenlerin mesleki profesyonelliği ve tükenmişlikleri hakkındaki görüşlerini belirlemek amacıyla betimsel istatistikler, karşılaştırmalar için t-testi ve tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Öğretmenlerin mesleki profesyonelliği ile tükenmişlikleri arasındaki ilişkiyi belirlemek için Pearson Çarpım Moment Korelasyon Katsayısı kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, öğretmenler orta düzeyde bir mesleki profesyonellik algısına sahiptir. Araştırmaya katılan öğretmenler mesleki profesyonellik alt boyutları arasında en yüksek katılımı sırası ile Mesleki Duyarlılık, Duygusal Emek, Kuruma Katkı ve Kişisel Gelişim boyutlarına göstermiştir. Öğretmenlerin mesleki profesyonelliklerine ilişkin görüşleri; cinsiyet, branş, kıdem ve okuldaki toplam öğrenci sayısı değişkenlerine göre bazı boyutlarda istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterirken; yaş, medeni durum, okul türü, eğitim durumu ve okuldaki toplam öğretmen sayısı değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermemektedir. Araştırmaya katılan öğretmenler düşük düzeyde bir tükenmişlik algısına sahiptir. Öğretmenler tükenmişlik alt boyutları arasında en yüksek katılımı sırası ile Kişisel Başarı, Duygusal Tükenme ve Duyarsızlaşma boyutlarına göstermiştir. Öğretmenlerin tükenmişliklerine ilişkin görüşleri; yaş, okul türü ve kıdem değişkenlerine göre Kişisel Başarı boyutunda istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterirken; cinsiyet, medeni durum, branş, eğitim durumu, okuldaki toplam öğrenci sayısı ve okuldaki toplam öğretmen sayısı değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermemektedir. Öğretmenlerin mesleki profesyonellik toplam puanları ile Duygusal Tükenme ve Duyarsızlaşma ile ilgili görüşleri arasında düşük düzeyde, ters yönde ve anlamlı ilişkiler varken Kişisel Başarı ile ilgili görüşleri arasında orta düzeyde, aynı yönde ve anlamlı ilişki vardır. Anahtar kelimeler: Mesleki profesyonellik, tükenmişlik, öğretmen
Matematik öğretmenlerinin eğitim hayatlarına ilişkin hatıraları üzerine bir inceleme
Bu çalışmada ilköğretim matematik öğretmenlerinin okul yıllarında unutamadıkları öğretmenler ile bu öğretmenlerin öğretmenlik mesleğinin tercihinde ve mesleki uygulamalara etkisinin ortaya konması amaçlanmaktadır. Nitel bir araştırma olan bu çalışma betimsel modelle desenlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Türkiye'nin farklı bölgelerinde görev yapmakta olan 56 ilköğretim matematik öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışmanın verileri araştırmacı ve uzman tarafından oluşturulan 4 açık uçlu soruya göre yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile toplanmıştır. Elde edilen veriler, içerik analizi tekniği ile analiz edilmiştir. Verilerin analizi sonucu elde edilen bulgular; Öğretmenlik Mesleğinin Tercih Nedenleri, Olumlu Anlamda Unutulmayan Öğretmenlerin Özellikleri, Olumsuz Anlamda Unutulmayan Öğretmenlerin Özellikleri, Olumlu Anlamda Unutulmayan Öğretmenlerin Örnek Alınan Yönleri, Olumsuz Anlamda Unutulmayan Öğretmelerin Kaçınılan Yönleri ve Unutulmayan Öğretmenlerin Branşlara Göre Dağılımı olmak üzere 5 ana başlık altında toplanmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre ilköğretim matematik öğretmenlerinin öğretmenlik mesleğini tercih etmesinde etkili olan nedenlerin başında birtakım zorunluluklar gelmekte ve bu nedenler farklılık göstermektedir. İlköğretim matematik öğretmenlerinin, olumlu ve olumsuz anlamda olmak üzere öğretmenlerini birçok farklı özellikleriyle net bir şekilde hatırlayıp anlatabildikleri görülmüştür. Ayrıca unutulmayan öğretmenlerin, ilköğretim matematik öğretmenlerinin meslek hayatlarına yansıttıkları örnek alınan veya kaçınılan yönleri olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu çalışma ile okul anılarında yer alan unutulmayan öğretmenlerin, öğretmenlerin meslek hayatlarına etkileri üzerine yapılacak çalışmalara katkı sağlanacağı düşünülmektedir.
Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin mesleki tutum mesleki bağlılık ve mesleki öğrenme düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırma, beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin mesleki tutum, mesleki bağlılık ve mesleki öğrenme düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini, Hatay ilinde ortaokul ve lise kademelerinde görev yapan toplam 849 beden eğitimi ve spor öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise nicel araştırma tasarımlarında sıklıkla kullanılan olasılıklı örnekleme yöntemlerinden biri olan, basit tesadüfi örnekleme yöntemine göre seçilen 421 beden eğitimi ve spor öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu", Ünlü (2011) tarafından geliştirilen "Beden Eğitimi Öğretmenliği Mesleğine Yönelik Tutum Ölçeği", Yıldız (2020) tarafından geliştirilen "Öğretmenlik Mesleğine Bağlılık Ölçeği" ve son olarak Liu, Hallinger ve Feng (2016) tarafından geliştirilen Gümüş ve ark. (2018) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Öğretmen Mesleki Öğrenme Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde ilk olarak aritmetik ortalama, standart sapma, frekans/yüzde gibi tanımlayıcı istatistikler, ölçeklerde yer alan ifadelerin doğrulayıcı faktör analizi (DFA) için uygunluğunu belirlemek için DFA öncesi normallik testi (çarpıklık değeri 2, basıklık değerini 7), bağımsız değişkenlere uygulanacak analizlere karar vermek için ise normal dağılım testi (Kolmogorov-Smirnov test) yapılmıştır. İkinci aşamada ise doğrulayıcı faktör analizi (DFA), ölçüm modeli testi, Path (Yol) analizi ve güvenirlik analizi uygulanmıştır. Üçüncü aşamada ise, ikili karşılaştırmalarda t-testi (Mann-Withney U test), çoklu karşılaştırmalarda varyans analizi (Kruskal Wallis-H test) kullanılmıştır. Araştırma kapsamında yapılan analizler, IBM SPSS 22.0 ve LISREL 8.7 paket programları aracılığı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin mesleki tutumları ile mesleki bağlılıkları ve mesleki öğrenmeleri arasında doğrudan pozitif, mesleki bağlılıkları ile mesleki öğrenmeleri arasında doğrudan pozitif, mesleki tutumları ile mesleki öğrenmeleri arasında ise mesleki bağlılıkları üzerinden dolaylı pozitif anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.
İlköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin okul yaşam kalitesini algılama düzeyleri ve mesleki tutumlarının incelenmesi
Bu araştırmada, Adana ili merkez ilçelerindeki ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin okul yaşam kalitesi algıları ile mesleki tutum düzeylerinin belirlenmesi ve bunların bazı değişkenler açısından anlamlı farklılıklar gösterip göstermediğinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, nicel veri toplama yöntemlerinin kullanıldığı tarama modelindedir. Verilerin toplanması amacıyla 13 devlet ve 2 özel okul olmak üzere 15 ilköğretim okulunda görev yapan öğretmenlere ulaşılmış, araştırmaya gönüllük esasına dayalı olarak toplam 414 öğretmen katılmıştır. Okul Yaşam Kalitesi Ölçeği ve Öğretmen Tutumu Ölçeği uygulanarak elde edilen verilerin analizinde betimsel istatistiklerin yanı sıra t-testi, varyans analizi, Kruskall Wallis ve Mann-Whitney U analizleri kullanılmıştır.Araştırma sonucunda öğretmenlerin okullarının yaşam kalitesini genel olarak orta düzeyin biraz üzerinde olumlu algıladığı, erkek öğretmenlerin okul yönetimine yönelik algılarının bayan öğretmenlere göre daha olumlu olduğu, 40 yaş ve üzerindeki öğretmenlerin okuldaki öğretmenleri, okul yönetimini ve öğrencileri daha olumlu algıladığı görülmüştür. Bekâr öğretmenlerin kendi statülerine, eğitim enstitüsü ve eğitim yüksek okulu öğretmenlerinin öğretmenlere yönelik algıları daha olumlu olurken, mesleki kıdemle birlikte öğretmenlerin okula yönelik duyguları ve okul yaşam kalitesi algılarının da olumlu yönde arttığı saptanmıştır. Okulun sosyo-ekonomik düzeyi ve öğretim şekli öğretmenlerin öğretim programına yönelik algılarında farklılık yaratmazken, sınıf mevcudu azaldıkça öğretmenlerin okul yaşam kalitesi algılarının da daha olumlu olduğu belirlenmiştir.Öğretmenlerin mesleklerine karşı tutumlarının genel olarak orta düzeyde ve olumlu olduğu, erkek öğretmenlerin ?İnsancıl Düşünsel Yaklaşım? boyutunda bayan öğretmenlere göre anlamlı derecede daha olumlu tutuma sahip oldukları, 40 ve üzeri yaş grubundaki öğretmenlerin mesleki sorumluluklarının daha yüksek ve ayrımcılığa karşı daha duyarlı oldukları saptanmıştır. Bekâr öğretmenlerin evli öğretmenlere göre daha olumlu öğretmen tutumu içinde oldukları, çocuk sahibi olup olmama durumunun öğretmenlerin öğretmen tutumunda farklılaşma yaratmadığı belirlenmiştir. Eğitim Enstitüsü mezunu öğretmenler diğer fakültelerden mezun olan öğretmenlere göre ve Lisans Tamamlama programı mezunu öğretmenler Eğitim Enstitüsü mezunu öğretmenlere göre anlamlı derecede daha fazla mesleki sorumluluk sahibi ve ayrımcılığa karşı daha duyarlı oldukları saptanmıştır. Mesleki kıdemi 20 yıl ve üzeri olan öğretmenlerin mesleki sorumlulukları daha yüksek ve ayrımcılığa karşı daha duyarlıdırlar. Üst sosyo-ekonomik düzeydeki okullarda görev yapan öğretmenlerin öğrenci ve öğrenmeye karşı tutumları alt sosyo-ekonomik düzeydeki okullarda görev yapan öğretmenlere göre daha olumludur. Öğretmenlerin mesleğe, öğrenci ve öğrenmeye karşı tutumları ve öğretmen tutumları öğrenci sayılarına göre farklılaşmamaktadır.Anahtar Kavramlar: Öğretmenlik Mesleği, Tutum, Mesleki Tutum, Okul Yaşam Kalitesi.
Hemşirelerin profesyonellik tutumlarının hemşireler arası işbirliğine etkisi
Bu araştırma hemşirelerin, mesleki profesyonellik tutumlarının hemşireler arası işbirliğine etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Tanımlayıcı ve kesitsel tipte yapılan bu araştırmanın evrenini Kayseri Şehir Hastanesi'nde çalışan tüm hemşireler (n=1020) oluşturmuştur. Bu hastanede aktif çalışan ve çalışmaya katılmayı kabul eden hemşireler örneklemi oluşturmuştur (n=409). Araştırmanın etik izni, Kırıkkale Üniversitesi Girişimsel Olmayan Araştırmalar Etik Kurulu tarafından, Ocak 2019 da alınmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; kişisel verileri içeren sosyo-demografik özellikler formu, Çelik Durmuş (2016) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Hemşire-Hemşire İşbirliği Ölçeği", Erbil ve Bakır (2006) tarafından hazırlanan "Mesleki Profesyonel Tutum Envanteri" kullanılmıştır. Bu çalışmadan elde edilen veriler SPSS 17 programında uygun testler yapılarak incelenmiştir. Araştırmada Mesleki Profesyonel Tutum Envanteri puan ortalaması 4,26 ± 0,45 ile Hemşire-Hemşire İşbirliği Ölçeği puan ortalaması 2,47 ± 0,72 olarak belirlenmiştir. Araştırmada erkek hemşirelerin, acil ve ameliyathane hemşirelerinin işbirliği puan ortalamaları yüksek çıkmıştır. Bu araştırmada hemşirelerin profesyonellik tutum düzeyleri incelendiğinde; cinsiyet, medeni durum, hemşire olarak çalışma yılı ve çalışılan birimde geçirilen yılın hemşirelerin profesyonellik tutum düzeylerini etkilemediği görülmektedir. Araştırma sonucunda ise hemşirelerin profesyonellik tutumları ile hemşireler arası işbirliği üzerinde pozitif zayıf bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır.
Vergi kayıp ve kaçağının önlenmesine yönelik muhasebe meslek mensuplarının yaklaşımları: Gaziosmanpaşa ilçesinde bir araştırma
Bu çalışma, vergi kayıp ve kaçağının önlenmesine yönelik muhasebe meslek mensuplarının görüşlerine yer vermek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın yöntemi nicel veri analizine dayalı olarak tarama modelinde tasarlanmıştır. Bu araştırmanın evrenini İstanbul ili Gaziosmanpaşa ilçesinde bulunan muhasebe meslek mensuplarını oluşturmaktadır. İstanbul'un Gaziosmanpaşa ilçesinde toplamda 645 muhasebe meslek mensubu bulunmaktadır. Örneklem anakütle içinden seçilmiş araştırmaya katılmaya gönüllü 251 meslek mensubundan oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmış ve kullanılan anket formu 2 bölümden oluşmuştur. İlk bölümde yazar tarafından literatür taraması yapılarak oluşturulan ve 8 çoktan seçmeli sorudan oluşan bölüm yer almaktadır. İkinci bölümde ise literatürde yer alan bir ölçek kullanılmış elde edilen veriler istatiksel açıdan analiz edilmiştir. Nicel veri analizini yapmak için SPSS 21 paket programı kullanılmıştır. Veriler uygun kodlamalar yapılarak SPSS programına girildikten sonra demografik özelliklerin ve anket maddelerine ilişkin tanımlayıcı istatistikler için frekans, yüzde, ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanmıştır. Yapılan çalışma sonuçları çeşitli demografik değişkenler bazında incelenmiştir Vergi kayıp kaçaklarının mevzuattan, mali nedenlerden ve muhasebe uygulamalarından kaynaklandığını düşünen katılımcıların fikrini mesleki kıdemleri, eğitim düzeyleri ve meslek profilleri etkilediği tespit edilmiştir. Yönetsel, ekonomik, psikolojik, sosyal nedenlerden kaynaklandığını düşünen katılımcıların fikrini ise cinsiyet, mesleki kıdemleri, eğitim düzeyleri ve meslek profilleri olmak üzere tüm değişkenlerin etkilediği tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Vergi Kaybı, Vergi Kaçağı, Muhasebe Meslek Mensupları
Sınıf öğretmeni adaylarının Türkçe öğretimine ilişkin yeterlik algılarının ve tutumlarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı sınıf öğretmeni adaylarının Türkçe öğretimine ilişkin yeterlilik algılarının ve tutumlarının belirlenmesi ve çeşitli değişkenler açısından incelenmesidir. Araştırmanın çalışma evrenini, Türkiye'nin Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde yer alan üç farklı üniversiteye ait dört farklı Eğitim Fakültesi Sınıf Eğitimi Ana Bilim Dalı'nın üçüncü ve dördüncü sınıflarında öğrenim görmekte olan öğretmen adayları oluşturmaktadır. Bu kapsamda, 2016-2017 eğitim öğretim yılında basit tesadüfi (random) örnekleme yöntemiyle ulaşılan toplam 328 katılımcıya Türkçe Öğretimi Dersi Tutum Ölçeği ve Türkçe Öğretimine Yönelik Yeterlik Ölçeği uygulanmıştır. İlişkisel tarama modeli ile desenlenen araştırma verilerinin çözümlenmesinde SPSS 22.0 paket programı kullanılmış ve veri setinin normal dağılım özellikleri göstermemesinden ötürü verilerin çözümlenmesinde nonparametrik testlerden yararlanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre sınıf öğretmeni adaylarının Türkçe öğretimine ilişkin yeterlik algılarının yüksek, Türkçe öğretimine ilişkin tutumlarının ise olumlu yönde olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte katılımcı puanlarının bazı değişkenlere göre anlamlı bir biçimde farklılaştığı ve Türkçe öğretimine ilişkin yeterlik algısı ile Türkçe öğretimine yönelik tutum arasında anlamlı bir ilişki söz konusu olduğu tespit edilmiştir.
Hemşirelerin hemşirelik tarihi bilgileri ile mesleki tutumları
Bu araştırma hemşirelerin hemşirelik tarihi bilgileri ile mesleki tutumlarını incelemek amacıylatanımlayıcıve kesitsel olarak yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini birşehir hastanesi ve üniversite araştırma uygulama merkezi hastanesinde çalışan ve araştırmaya katılmayı kabul eden 402 hemşire oluşturmuştur. Veriler, araştırmacı tarafından literatür taranarak oluşturulan tanıtıcı özellikler formu, hemşirelik tarihi bilgi formu ve Hemşirelik Mesleğine Yönelik Tutum Ölçeği (HMTÖ)'den oluşan bir anket formu ile toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde sayı yüzde, Student t Testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve Duncan testi kullanılmıştır. Araştırmaya katılan hemşirelerin % 75,1'inin kadın, %66,4'ünün lisans mezunu olduğu, %68,7'sinin hemşirelik mesleğini isteyerek seçtiği ve %79,9'unun da mesleğini severek yaptığı saptanmıştır. Hemşirelerin %80,1'inin hemşirelik tarihi eğitimi aldığı belirlenmiş olup %62,4'ünün de hemşirelik tarihi eğitimini üniversite eğitimi sırasında aldığı belirlenmiştir. Hemşirelerin hemşirelik tarihi bilgi sorularından aldıkları puanların ortalamasının, 26 puan üzerinden 9,86±3,92 olduğu belirlenmiştir. Hemşirelerin eğitim, hemşirelik tarihi ile ilgili eğitim alma, hemşirelik tarihine gereken öneminin verildiğini düşünme vetarih türünde kitap okuma durumlarının bilgi puan ortalamasını etkilediği bulunmuştur(p<0,05). Araştırmada hemşirelerin HMTÖ toplam puanı ve alt boyutlarından aldıkları puanlar incelendiğinde; sırasıyla ölçek genel toplam puanının 160,61±21,21, hemşirelik mesleğinin özellikleri alt ölçek puanının 77,98 ±10,96, hemşirelik mesleğini tercih etme durumu alt ölçek puanının 44,47±9,95 ve hemşirelik mesleğinin genel durumuna yönelik tutum alt ölçek puanının 38,17±5,62 olduğu belirlenmiştir. Hemşirelerin cinsiyet, eğitim durumları ve hizmet yılına göre HMTÖ toplam puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0,05). Bu sonuçlarla doğrultusunda, temel hemşirelik eğitiminde hemşirelik tarihi öğretimine daha fazla yer verilmesi ve uygun tekrarların yapılması, hemşirelik tarihine ilişkin niteliksel çalışmaların yapılması ve hemşirelerin hemşirelik tarihi ile ilgili konferans ve seminerlere yönlendirilmesi de önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: hemşirelik, hemşirelik tarihi, mesleki tutum, tarih bilgisi
Fen bilgisi 4. sınıf öğretmen adaylarının nanobilim ve nanoteknoloji hakkındaki tutumları ölçülmesi
Bu araştırmanın amacı fen bilgisi 4.sınıf öğretmen adaylarının nanobilim ve nanoteknolojiye yönelik tutumlarını belirlemektir. Araştırmada nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin beraber kullanıldığı karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmada açımlayıcı sıralı karma yöntem deseni ve yarı yapılandırılmış görüşme formundan faydalanılmıştır. Fen bilgisi 4. sınıf öğretmen adaylarının nanobilim ve nanoteknolojiye yönelik tutum ölçümlerinin belirlenmesi amacıyla Şenel Özer ve Eser Elçin tarafından 2018 yılında geliştirilerek ve uygulanması yapılmış "Nanoteknoloji Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Şenel Özer ve Eser Elçin (2018) tarafından 25 maddesi sonunda Cronbach alfa (α) katsayısı 0,91 olarak hesaplanmıştır. Araştırmada 2019-2020 eğitim-öğretim dönemi güz yarıyılında Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Programı 75 fen bilgisi 4.sınıf öğretmen adayına 5 hafta süresince araştırmacı tarafından "Nanoteknoloji Hakkında Bilgilendirme" eğitimi sunum anlatımı yapılmıştır. Araştırmanın verileri ise tek grup öntest-sontest yoluyla anket uygulaması yapılarak toplanmıştır. Bununla beraber "Nanoteknoloji Hakkında Bilgilendirme" eğitimi sunum anlatımına katılmış olan öğretmen adayları arasından seçilmiş beş öğretmen adayı ve katılmamış olan beş öğretmen adayı ile yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. Araştırmanın sonuçları incelendiğinde, fen bilgisi öğretmen adaylarının katıldığı "Nanoteknoloji Hakkında Bilgilendirme" konulu sunum anlatımının olumlu yönde etki ettiği görülmektedir. Demografik değişkenler açısından incelendiğinde, sadece cinsiyet değişkeni açısından ölçek alt boyutlarında olumlu tutum lehine anlamlı bir farklılık meydana gelimiştir ancak diğer değişkenlerde olumlu tutum lehine anlamlı farklılık meydana gelmemiştir. Nitel veri analizi sonuçlarına göre fen bilgisi 4.sınıf öğretmen adaylarının konu ile ilgili mevcut bilgileri olduğu takdirde kendilerinin konuya olan ilgi ve meraklarının arttığını ve tutumlarına yansıdığını belirtmişlerdir. Fen bilgisi öğretmen adaylarından konuya dair bilgilendirme sunumu almayan bazı öğretmen adaylarının nanoteknoloji konusunda mevcut bilgileri ile kendilerini yetersiz hissettiklerini ve tutumlarına bu yönde yansıdığını söylemişlerdir.
Sınıf öğretmenlerinin öğretmenlik mesleğine yönelik tutumlarının ve mesleğe ilişkin görüşlerinin incelenmesi
Bu çalışmanın temel amacı; Millî Eğitim Bakanlığına bağlı devlet okullarında görev yapan sınıf öğretmenlerinin öğretmenlik mesleğine yönelik tutumları ve mesleğe ilişkin görüşlerinin incelenmesidir. Araştırma 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Aksaray ve Kırşehir il merkezlerinde bulunan toplam 295 sınıf öğretmeni üzerinde yürütülmüştür. Karma araştırma yöntemi kullanılan araştırmada "Kişisel Bilgi Formu", Ünişen ve Demirel (2018) tarafından geliştirilen "Öğretmenlerin Öğretmenlik Mesleğine İlişkin Tutum Ölçeği" ve öğretmenlerin mesleğe ilişkin görüşlerinin belirlenmesi için araştırmacılar tarafından hazırlanan "Tam Yapılandırılmış Görüşme Formu" kullanılmıştır. Nicel verilen toplanması için kullanılan ölçek, değer verme, mesleki tükenmişlik, ilgisizlik ve mesleki gelişime açıklık olmak üzere dört alt boyuttan oluşmaktadır. Ölçek 12'si olumsuz, 16'sı olumlu toplam 28 maddeden oluşan likert tipli beşli derecelendirme şeklindedir. Ölçeğin Cronbachalpha katsayısı .94'dür. Çalışmanın Cronbachalpha katsayısı da .94'dür. Çalışmada cinsiyet, medeni durum, mesleki kıdem, çalıştığı okuldaki hizmet süresi, okutulan sınıf düzeyi ve aylık gelir durumu gibi çeşitli değişkenlerle öğretmenlik mesleğine yönelik tutumları arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Elde edilen veriler paket veri programına girilerek üzerinde istatistiksel işlemler yapılmıştır. Araştırma kapsamında öğretmenlerin yüksek düzey mesleki tutuma sahip oldukları tespit edilmiştir. Öğretmenlik mesleğine yönelik tutum ile cinsiyet ve mesleki kıdem değişkenleri arasında anlamlı düzeyde farklılık tespit edilmiştir. Cinsiyet değişkeninde anlamlı farklılık kadın öğretmenler lehine iken, mesleki kıdem değişkeninde anlamlı farklılık 21 yıl ve üzeri mesleki kıdeme sahip öğretmenler lehinedir. Öğretmenlik mesleğine yönelik tutum ile medeni durum, çalıştığı okuldaki hizmet süresi, okutulan sınıf düzeyi ve gelir durumu değişkenleri arasında anlamlı bir farklılık olmadığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Çalışmanın nitel bölümünde öğretmenlerin ayrıntılı görüşlerine başvurmak amacıyla araştırmacılar tarafından ve uzman görüşleri doğrultusunda oluşturulan tam yapılandırılmış görüşme formunda 9 açık uçlu soru yöneltilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde betimsel içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırma kapsamında öğretmenlerin memnuniyet düzeyi orta seviyededir. Öğretmenlerin, öğretmenlik mesleğinin toplumdaki saygınlığı hakkındaki görüşleri olumsuz olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca katılımcıların büyük bir kısmının, Türkiye'deki öğretmen eğitimini yetersiz buldukları tespit edilmiştir. Öğretmenlerin öğretmenlik mesleğine yönelik tutumları yüksek çıkmasına rağmen öğretmenlik mesleğinden memnuniyet düzeyleri orta seviyede çıkmıştır. Bu sonuçlar ışığında öğretmenlerin memnuniyet seviyelerinin yükseltilmesi için gelir, özlük ve sosyal haklarında iyileştirmelerin yapılması önerilmiştir.
Sosyal hizmet anabilim dalında görevli akademisyenlerin dual (ikili) ilişkilere yönelik görüş ve düşüncelerinin değerlendirilmesi
Amaç: İç Anadolu ve Marmara bölgesinde bulunan üniversiteler ile Manisa Celal Bayar Üniversitesinin sosyal hizmet bölümünde görevli akademisyenlerin ikili ilişkiler hakkındaki görüş ve düşüncelerini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Araştırmada ilişkisel tarama yöntemi kullanılarak; 14 üniversitede tam zamanlı olarak görev yapan 172 akademisyenin eski ve mevcut öğrencileri ile olası ikili ilişkiler hakkındaki görüş düşünceleri değerlendirilmiştir. Veri toplama aracı olarak literatür kapsamında yapılandırılmış anket kullanılmıştır. Anket, online ortamda ve Haziran-Kasım 2018 tarihleri arasında uygulanmıştır. İstatistiksel analizlerde SPSS paket programı kullanılmıştır. Anketin güvenirliği Cronbach Alfa katsayı ile ölçülmüştür. Anket, likert tipte hazırlanmıştır. Karşılaştırmalı bulguların analizinde ki-kare testi kullanılmıştır. Bulgular: Sosyal hizmet alanında görevli akademisyenlerin hiçbiri eski öğrencileri (EÖ) ile akademik çalışma yapma konusunda olumsuz görüş belirtmemiştir. Akademisyenlerin %90'ı mevcut öğrencilerle (MÖ) duygusal ilişki yaşamayı, %89,2'si öğrencilerinin yanında argo konuşmayı, %89'u mevcut öğrencilere meslek dışı bir iş vermek etik dışı kabul ederken; %78,8'i eski öğrencilerine kişisel cep numaralarını vermeyi, %80'i mevcut öğrencilere meslekle ilgili bir iş vermeyi etik açıdan uygun kabul etmektedir. Akademisyenlerin cinsiyetinin terapistlik ve duygusal partnerlik rollerini üstlenme konusunda farklılık gösterdiği ortaya çıkmıştır. Sonuç: Bilgi ve tecrübelerinin yanı sıra davranışlarıyla da öğrencilerine rol-model olan akademisyenlerin ikili ilişkilerle ilgili tutumları, toplumun dezavantajlı grupları ile çalışacak olan SHU'ların yetişmesinde önemli etkiye sahiptir. Bu nedenle akademik ortamda potansiyel risk içeren ikili ilişkilerin önceden tespit edilmesi, doğru şekilde yönetilmesi sosyal hizmet mesleğinin geleceğini ve itibarını doğrudan etkilemektedir. Anahtar Kelimeler: Sosyal hizmet etiği, Mesleki sınırlar, İkili ilişkiler
Fizyoterapistlik mesleğine yönelik tutum ölçeğinin geliştirilmesi
Bu araştırma, fizyoterapistlik mesleğine yönelik bir tutum ölçeği geliştirmek amacıyla metodolojik olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma, Ocak 2017-Nisan 2018 tarihleri arasında yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini, Türkiye'nin çeşitli illerinde ve çeşitli alanlarda görev yapan fizyoterapistler oluşturmaktadır. Örneklem grubundaki 70 fizyoterapiste, fizyoterapi mesleği ile ilgili olarak, mesleğin bugünü ve geleceğine ilişkin duygularını ve düşüncelerini ifade eden bir kompozisyon yazmaları istenmiştir. Bu kompozisyonlar analiz edilerek olumlu ve olumsuz tutumu ifade eden 67 madde tespit edilmiştir. Bu maddeler, 9 uzman görüşüne sunularak gerekli düzenlemelerden ve madde elemelerinden sonra ölçek 44 maddeye indirilmiştir. Taslak ölçeğin 30 kişilik bir fizyoterapist grubuna ön uygulamasının ardından nitel değerlendirmeler yapılmış ve anlaşılmayan maddeler çıkartılarak ölçek 42 maddeye indirilmiştir. 42 maddelik bu ölçek, 400 fizyoterapiste uygulandıktan sonra ölçeğin geçerlik ve güvenirlik analizleri yapılarak analizler sonucunda, "Fizyoterapistlik Mesleğine Yönelik Tutum Ölçeği" 35 maddelik 3 faktörlü bir ölçek olarak son halini almıştır. Ölçeğin iç tutarlığı α=0.90'dır. Alt boyutlar için α değeri sırasıyla 0.94, 0.82 ve 0.66'dır. Test tekrar test güvenirliği araştırıldığında sınıf içi korelasyon katsayısı (ICC) ve iç tutarlılık güvenirliği 60 fizyoterapist üzerinde test edilmiştir. Test-tekrar test güvenirliğini belirleyen sınıf içi korelasyon katsayısının (ICC) tüm faktörler için toplam 0.89, 1. faktör için 0.95, 2. faktör için 0.89 ve 3. faktör için 0.87 olduğu hesaplanmıştır. ICC değeri % 95 güven aralığında 0.87-0.95 olarak belirlenmiş ve güvenirliğe sahip olduğu görülmüştür (p<0.05). Cronbach alfa katsayıları sırasıyla 0.936, 0.917, 0.912, 0.904'tır. Test - tekrar test güvenirliğinin belirlenmesinde kullanılan bir diğer yöntem olan Pearson Momentler Çarpımı katsayı değerlerinin 1. faktör için 0.96, 2. faktör için 0.91, 3. faktör için 0.90 ve tüm faktörler toplamı için 0.92 olduğu görülmüş (p<0.05), cronbach alfa değerleri ise sırasıyla 0.966, 0.974, 0.957, 0.977 olarak belirlenmiştir. Sonuç olarak, "Fizyoterapistlik Mesleğine Yönelik Tutum Ölçeği" iç tutarlılık güvenirliği yüksek ve test tekrar test güvenirliği kabul edilebilir düzeyde olan, mesleğe karşı tutumu belirlemede geçerli ve güvenilir bir ölçme aracıdır.
Sınıf öğretmenlerinin serbest zaman doyumu öğretmenliğe ilişkin tutumu ve psikolojik iyi oluşlarının incelenmesi (Manisa ili örneği)
Bu çalışmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin serbest zaman doyumu, öğretmenliğe ilişkin tutumu ve psikolojik iyi oluşlarının incelenmesidir. Araştırmanın çalışma grubunu, Manisa ili Yunusemre ilçesinde çalışan serbest zaman katılımcısı 298 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan gönüllü öğretmenlere, ''Genel Bilgi Formu'', "Serbest Zaman Doyum Ölçeği (SZDÖ)'', "Öğretmenlik Mesleğine İlişkin Tutum Ölçeği (ÖMİTÖ)" ve ''Psikolojik İyi Oluş Ölçeği (PİOÖ)'' uygulanmıştır. İstatistiksel analiz SPSS 20 programı ile yapılmıştır. Veriler analiz edilmeden önce dağılımın normalliği sınanmıştır. Gruplar arasındaki farklılıklar cinsiyet, medeni durum, meslek yılı, yaş ve serbest zaman katılım sıklığı açısından incelenmiş olup analizlerde t testi, Mann-Whitney U testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (Anova) ve Kruskal-Wallis H testi; post-hoc analizinde ise Scheffe ve Tamhane's T2 kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişki Pearson korelasyonu ile incelenmiştir. Etkinin ortaya konması için ise regresyon analizinden faydalanılmış ve moderatör etki analizi yapılmıştır. Cronbach Alfa iç tutarlılık katsayısı SZDÖ .94, ÖMİTÖ .95 , PİO .87 olarak bulunmuştur. Yapılan analizlerle, cinsiyet değişkeninde SZDÖ eğitimsel, rahatlama ve estetik doyum alt boyutları ile PİO ve ÖMİTÖ'de; medeni durum değişkeninde SZDÖ fiziksel ve estetik doyum alt boyutlarında; meslek yılı değişkeninde SZDÖ eğitimsel, sosyal, rahatlama, estetik doyum alt boyutlarında; yaş değişkeninde SZDÖ sosyal, rahatlama doyum alt boyutları ile PİO ve ÖMİTÖ'de; serbest zaman katılım sıklığı değişkeninde SZDÖ tüm alt boyutları ile PİO ve ÖMİTÖ'de anlamlı farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Pearson korelasyon analizi sonucu, sınıf öğretmenlerinin SZDÖ, ÖMİTÖ ve PİOÖ arasında pozitif yönlü anlamlı ilişki tespit edilmiş ve yapılan regresyon analizi ile PİOÖ'nun SZDÖ ile ÖMİTÖ arasında kısmi aracılık etkisi olduğu ortaya konmuştur. Bu bulgular aracılığıyla, serbest zaman doyumunun ve psikolojik iyi oluşun sınıf öğretmenlerinin mesleğe ilişkin tutumu üzerinde pozitif etkisi olduğu görülmüştür. Çalışma bulgularının öğretmenlerin hizmet öncesi ve hizmet içi eğitimlerine rehberlik etmesi açısından önemli olduğu düşünülmektedir (p<0.05).
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının çoklu zeka alanlarının belirlenmesi ve öğretmenlik mesleğine ilişkin tutumlarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının; Howard Gardner(1983) tarafından oluşturulan çoklu zeka kuramına göre baskın zeka alanlarını belirlemek ve öğretmenlik mesleğine yönelik tutum düzeylerini ölçmektir.Bu amaçla bazı demografik değişkenlere (yaş,cinsiyet, sınıf vb.)göre öğretmenlik mesleğine yönelik tutumlarında farklılık olup olmadığı incelenmiştir. Araştırmaya Manisa Celal Bayar Üniversitesi Eğitim Fakültesinde öğrenim gören 192 sosyal bilgiler öğretmen adayı katılmıştır. Verilerin toplanmasında sosyal bilgiler öğretmen adaylarının çoklu zeka alanlarını belirlemek amacıyla Özden(1997) tarafından Türkçeye uyarlama çalışması yapılmış olan "çoklu zeka envanteri", öğretmenlik mesleğine karşı tutumlarını belirlemek amacıyla ise Tanrıöğen tarafından geliştirilmiş olan 52 maddeden oluşan "öğretmenlik mesleğine ilişkin tutum ölçeği" kullanılmıştır. Öğretmenlik mesleğine yönelik tutumları bazı değişkenlere göre incelemek amacıyla ise katılımcıların cinsiyet, sınıf, yaş vb. sosyo-demografik değişkenlere ilişkin bilgileri içeren kişisel bilgi formu hazırlanarak uygulanmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin analiz edilmesinde araştırmanın amacına uygun olarak betimsel istatistiklerin yanı sıra T-Testi, One-Way Anova analizi, korelasyon analizi, kullanılmıştır. Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının çoklu zeka kuramı alt boyutlardan doğacı zeka alanı ve bedensel-kinestetik zeka alanları en yüksek puan ortalamasına sahip olurken mantıksal-matematiksel ve müzikal-ritmik zeka alanlarının ise en düşük puan ortalamasına sahip zeka alanları olduğu belirlenmiştir. Elde edilen verilerin analizi sonucunda sosyal bilgiler öğretmen adaylarının yüksek düzeyde öğretmenlik mesleğine yönelik tutuma sahip oldukları sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Çoklu zeka, öğretmen adayları, sosyal bilgiler, öğretmenlik tutumu
Öğretmenlerin mesleki idealizmlerinin ve örgütsel sosyalleşme düzeylerinin örgütsel uyuma etkisi
Bu araştırmada öğretmenlerin mesleki idealizm düzeyleri ve örgütsel sosyalleşme düzeylerinin örgütsel uyuma etkisinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu doğrultuda kişisel bilgi formu aracılığıyla toplanan bazı demografik değişkenlerin öğretmenlerin mesleki idealizm düzeylerine, örgütsel sosyalleşme düzeylerine ve örgütsel uyum düzeylerine ilişkin algılarında anlamlı bir fark oluşturup oluşturmadığı da araştırmanın bir diğer önemli amaçlarından biridir. Araştırmanın örneklemini basit tesadüfi örneklem yöntemi ile belirlenmiş ve Düzce il merkezinde resmi okullarda çalışan 488 öğretmen oluşturmakta olup ilişkisel tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın verileri çevrimiçi yöntem ile toplanarak 4 ayrı ölçekten yararlanılmıştır. Öğretmenlerin demografik ve mesleki bilgilerini toplamak amacıyla "kişisel bilgi formu", Can, Yıldırım, Bedir ve Atalmış (2019) tarafından geliştirilen "İdealist Öğretmen Ölçeği", Erdoğan ve Dönmez (2019) tarafından geliştirilen "Örgütsel Sosyalleşme Ölçeği" ve Piasentin (2007) tarafından geliştirilmiş olan ölçekten esinlenerek Uçan (2019) tarafından oluşturulan "Örgütsel Uyum Ölçeği" araştırmada kullanılan ölçeklerdir. Öğretmenlerin mesleki idealizm, örgütsel sosyalleşme ve örgütsel uyum düzeylerinin hepsinin orta noktanın üzerinde yüksek seviyede olduğu tespit edilmiştir. Aynı zamanda öğretmenlerin demografik ve mesleki bilgi değişkenleri arasındaki farklar incelendiğinde; örgütsel sosyalleşme düzeylerinde cinsiyet, sendikaya üyelik durumu, okuldaki çalışma süresi değişkenlerinde, örgütsel uyum düzeylerinde ise okuldaki çalışma süresi, okullarındaki öğretmen sayısı, okulun bulunduğu çevrenin sosyoekonomik düzeyi değişkenlerinde anlamlı farklar tespit edilmiştir. Öğretmenlerin uyum düzeyini artırabilmek için, aynı okulda çalışma sürelerini uzatacak, okulların öğretmen sayılarını belli bir sınırda tutacak tedbirler alınabilir. Yapılan korelasyon testine ilişkin bulgularda öğretmenlerin mesleki idealizm düzeyleri ile örgütsel sosyalleşme düzeyleri arasında, mesleki idealizm düzeyleri ile örgütsel sosyalleşme düzeyleri arasında ve örgütsel sosyalleşme düzeyleri ile örgütsel uyum düzeyleri arasında orta düzeyde anlamlı farklar tespit edilmiştir. Mesleki idealizm ve örgütsel sosyalleşme değişkenlerinin örgütsel uyum değişkeninin anlamlı yordayıcısı olduğu bulgusuna ulaşılmıştır.
Öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleği ve okul yöneticiliğine yönelik tutumlarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleği ve okul yöneticiliğine yönelik tutumlarının belirlenmesi ve çeşitli değişkenler açısından incelenmesidir. Araştırmanın evrenini, Gaziantep Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nin dördüncü sınıflarında öğrenim görmekte olan ve pedagojik formasyon eğitimi sertifika programına katılan öğretmen adayları oluşturmaktadır. Bu kapsamda, 2018-2019 eğitim öğretim yılında basit tesadüfi (random) örnekleme yöntemiyle ulaşılan toplam 385 katılımcıya Öğretmenlik Mesleğine Yönelik Tutum Ölçeği ve Okul Yöneticiliğine Yönelik Tutum Ölçeği uygulanmıştır. İlişkisel tarama modeli ile desenlenen araştırma verilerinin çözümlenmesinde SPSS 23.0 paket programı kullanılmış ve veri setinin normal dağılım özellikleri göstermesinden ötürü verilerin çözümlenmesinde parametrik testlerden yararlanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleği ve okul yöneticiliğine yönelik tutumlarının farklı düzeylerde olmakla birlikte pozitif yönde olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte katılımcı puanlarının bazı değişkenlere göre anlamlı bir biçimde farklılaştığı ve öğretmenlik mesleği ve okul yöneticiliğine yönelik tutum arasında istatiksel olarak anlamlı bir ilişki söz konusu olduğu tespit edilmiştir
Tükenmişlik sendromunun mesleki tükenmişlik ve iş tükenmişliği açısından incelenmesi: Öğretmenler üzerinde bir uygulama
Bu çalışmada, öğretmenlerin meslek ve işlerindeki tükenmişlik düzeylerinin belirlenmesi ile bazı değişkenler açısından tükenmişlik düzeylerinin farklılaşmasının tespiti amaçlanmaktadır. Araştırma kapsamında KOÇ, ARSLAN ve TOPALOĞLU (2009) tarafından geliştirilen ?Gazi Tükenmişlik Ölçeği? kullanılmıştır. Ölçek iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde 14 ifadeden oluşan mesleki tükenmişlik düzeyi, ikinci bölümde ise 12 ifadeden oluşan iş tükenmişlik düzeyi ölçülmektedir. Gazi tükenmişlik ölçeği ile oluşturulan anket, Samsun ilinde bulunan ilk ve orta dereceli 22 okulda görev yapan 426 öğretmen üzerinde uygulanmıştır. Anket yoluyla elde edilen verileri test etmek için merkezi eğilim ölçüleri (frekans ve yüzdelik dağılımları) ile istatistiksel analiz yöntemleri (korelasyon, regresyon, t-testleri ve ANOVA) kullanılmıştır. Araştırmada öğretmenlerin mesleki tükenmişlikleri ile iş tükenmişliklerinin farklılaşması ele alınmıştır. Diğer yandan farklı demografik değişkenler açışından da tükenmişlik düzeylerindeki farklılaşması ölçülmüştür. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin iş ?teki tükenmişlik düzeyleri ile mesleki tükenmişlik düzeyleri arasında anlamlı bir farklılaşma tespit edilmiştir. Bununla birlikte, analiz sonuçlarına göre mesleki tükenmişlik düzeyinde de anlamlı bir artış tespit edilmiştir. Özellikle öğretmenlerin görev yaptıkları okul değişkeni açısından bu farklılaşmanın yüksek olduğu görülmektedir. Ayrıca kıdem değişkeni açısından da tükenmişlik farklılaşması test edildiğinde, en kuvvetli ilişkinin r=574 ile 11-15 yıl kıdeme sahip olan öğretmenlerde olduğu, kıdem yılı azaldıkça bu farklılaşmanın da azaldığı tespit edilmiştir.
Dış denetçilerin etik ve mesleki davranış kurallarına bağlılığı ve bunun denetim kalitesi üzerindeki etkisi: Libya örneği
Bu tezin amacı, Libya bankalarındaki denetçilerin etik ve mesleki davranış kurallarına bağlılığının, denetim kalitesi üzerinde etkisinin olup/olmadığının belirlenmesidir. Çalışmanın bir diğer amacı da denetçilerin etik ve mesleki davranış kurallarına bağlılığının ve denetim kalitesine yönelik algılarının demografik özelliklerine göre farklılık gösterip göstermedini tespit etmektir. Araştırmada, anket yöntemi kullanılarak kolayda örnekleme yöntemi ile 148 denetçi ile yüz yüze anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler SPSS 22.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Analizler neticesinde etik ve mesleki davranış kurallarına bağlılık faktörilerinden nesnellik bağımsızlık ve gizlilik ile mesleki davranış faktörlerinin denetim kalitesi üzerine etkisinin olduğu, dürüstlük ve tarafsızlık ve mesleki yeterlilik ve gerekli özen faktörlerinin ise denetim kalitesi üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığı tespit edilmiştir.
Mesleki ve teknik anadolu lisesi öğrencilerinin okula yabancılaşmaya yönelik görüşleri ve mesleki eğitime yönelik tutumları
Bu araştırmada mesleki ve teknik anadolu lisesindeki öğrencilerin okula yabancılaşmaya yönelik görüşleri ve mesleki eğitime yönelik tutumları ele alınmıştır. Araştırmanın evrenini Düzce'nin Merkez ilçesindeki mesleki ve teknik anadolu lisesi öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise bu okullardan ulaşılan 339 öğrenciden oluşmuş ve araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Sonuç olarak, mesleki ve teknik anadolu lisesindeki öğrencilerin okula yabancılaşma düzeyleri genel anlamda düşük çıkmıştır. Bunun yanında mesleki eğitime yönelik tutum düzeyleri ise yüksek olmasının yanında, sınıf düzeyleri arasındaki fark 12. sınıf öğrenciler lehine anlamlı bulunmuştur. Okutulan programlar açısından elde edilen bulgulara bakıldığında ise okula yabancılaşma ve anlamsızlık ile sosyal uzaklık alt boyutları açısından anlamlı bir fark bulunmamasına karşın, sağlık meslek lisesi öğrencilerinin güçsüzlük boyutunda, ticaret lisesi öğrencilerinin de kuralsızlık boyutunda daha yüksek ortalamaya sahip oldukları görülmüştür. Mesleki eğitime yönelik tutumların da okul türleri açısından farklılaştığı görülmektedir. Bu fark sağlık meslek lisesi öğrencilerinin lehinedir. Cinsiyetler açısından ise hem genel olarak okula yabancılaşma hem de mesleki eğitime yönelik tutum düzeyleri arasında anlamlı bir fark görülmemiştir. Bunun yanında okula yabancılaşmanın alt boyutlarından olan güçsüzlük boyutunda kız öğrenciler, kuralsızlık boyutunda ise erkek öğrenciler daha fazla yabancılaşmaktadırlar. Öğrencilerin okula yabancılaşmaya yönelik görüşleri ve mesleki eğitime yönelik tutumları arasında ise negatif yönlü ilişki mevcuttur. Öğrencilerin okula yabancılaşma ve alt boyutlarının düzeyleri arttıkça mesleki eğitime yönelik tutum düzeyleri düşmektedir.
Sınıf öğretmenlerinin proaktif kişilik özellikleri ile mesleğe yönelik tutum ve kariyer geliştirme arzuları arasındaki ilişki: Elazığ ili örneği
Bu çalışmanın genel amacı, Elazığ il merkezinde görev yapan sınıf öğretmenlerinin proaktif kişilik özellikleri ile mesleğe yönelik tutum ve kariyer geliştirme arzularının düzeylerini belirlemek ve aralarındaki ilişkiyi saptamaktır. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmanın evrenini 2019-2020 eğitim öğretim yılında Elazığ il merkezinde bulunan ilkokullarda görev yapan 1650 sınıf öğretmeni oluşturmuştur. Çalışmanın örneklemini Elazığ ilinde görev yapan 223'ü kadın ve 324'ü erkek olmak üzere toplam 547 sınıf öğretmeni oluşturmuştur. Bu çalışmada katılımcıların demografik bilgilerini ölçmeye yönelik Kişisel Bilgi Formu, proaktif kişiliklerini ölçmek için Bateman ve Crant (1993) tarafından geliştirilen; Akın, Abacı, Kaya ve Arıcı (2011) tarafından Türkçeye uyarlanan "Kısaltılmış Proaktif Kişilik Ölçeği" ile mesleki tutum ve kariyer geliştirme arzularını ölçmek için Watt ve Ricardson (2008) tarafından geliştirilen; Eren ve Tezel (2010) tarafından Türkçeye uyarlanan "Mesleki Tutum ve Kariyer Geliştirme Arzuları Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada veriler parametrik yapı gösterdiğinden ikili karşılaştırmalarda t Testi, çoklu karşılaştırmalarda Tek Yönlü Varyans analizi, ilişki durumunu belirlemek için ise Pearson Çarpım Moment Korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; sınıf öğretmenleri Proaktif Kişilik Özelliği ile ve Mesleğe Yönelik Tutum ve Kariyer Geliştirme Arzularına (MTKGA) "katılıyorum" düzeyinde cevap vermişlerdir. Sınıf öğretmenlerinin proaktif kişilik düzeyleri ile cinsiyet, medeni durum, eğitim düzeyi, sınıf seviyesi, eğitim bölgesi değişkenlerine göre anlamlı bir fark tespit edilmemiş ancak meslekteki kıdem değişkenine göre anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Sınıf Öğretmenlerinin MTKGA düzeyi ile medeni durum, sınıf seviyesi, meslekteki kıdem değişkenlerine göre anlamlı bir fark görülmemiş ancak cinsiyet, eğitim durumu, eğitim bölgesi değişkenlerine göre anlamlı fark gösterdiği tespit edilmiştir. Çalışmada sınıf öğretmenlerinin Proaktif Kişilik düzeyleri ile MTKGA arasında pozitif yönde ve orta düzeyde ilişki olduğu saptanmıştır. Sınıf öğretmenlerinin proaktif kişilik düzeyleri ile MTKGA ölçeğinin alt boyutlarından planlanan çaba ile pozitif yönde ve orta seviyede, planlanan ısrarlılık ile pozitif yönde ve zayıf seviyede, mesleki gelişim arzusu ile pozitif yönde ve orta seviyede, liderlik arzusu ile pozitif yönde ve çok zayıf seviyede ilişki olduğu saptanmıştır.
Okul öncesi ve sınıf öğretmenlerinin mesleklerine ilişkin tutumları
Bu araştırmanın amacı okul öncesi ve sınıf öğretmenlerinin mesleklerine ilişkin tutumlarını belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda öğretmenlerin, cinsiyet, mezuniyet durumu, mesleki kıdem ve öğretim kademesi değişkenlerine göre öğretmenlik mesleğine ilişkin tutumları incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubu Malatya Battalgazi ve Yeşilyurt merkez ilçelerinde bulunan 42 ilkokul ve bağımsız anaokulunda görev yapan 602 öğretmenden oluşmuştur. Araştırma nicel ve nitel yöntemlerin birlikte kullanıldığı karma model kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel boyutunda Nevruz Demirel ve Ali Ünişen tarafından 2015 yılında geliştirilen 'Öğretmenlik Mesleğine İlişkin Tutum Ölçeği' kullanılmıştır. Bu ölçek 11'i olumsuz, 17'si olumlu 28 maddeden oluşan likert tipi beşli derecelendirme şeklindedir. Ölçek, değer verme, mesleki tükenmişlik, ilgisizlik ve mesleki gelişime açıklık olarak dört alt boyuttan oluşturulmuştur. Araştırmanın nitel boyutunda ise öğretmenlerin konu hakkında ayrıntılı görüşlerine başvurmak amacıyla araştırmacı tarafından ve uzman görüşleri doğrultusunda oluşturulan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme formunun ilk bölümü katılımcıların kişisel bilgilerini elde etmeye yönelik sorulardan, ikinci bölümü ise öğretmenlik mesleğine ilişkin tutumlarını ortaya koymaya yönelik 5 açık uçlu sorudan oluşturulmuştur. Araştırmada elde edilen veriler nicel veri analizi paket programı ile değerlendirilmiştir. Bu kapsamda bağımsız örneklemler t-testi, varyans analizi, yüzde, frekans ve standart sapma testleri kullanılmıştır. Ayrıca elde edilen nitel verilerin analizinde betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda okul öncesi ve sınıf öğretmenlerinin mesleklerine ilişkin tutumlarının çoğunlukla olumlu olduğu ortaya konulmuştur. Bu sonucun yanı sıra araştırmada öğretmenlik mesleğine ilişkin tutumlarda cinsiyet değişkenine göre mesleki tükenmişlik, ilgisizlik alt boyutlarında erkeklerin; mesleki gelişime açıklık alt boyutunda ise kadınların lehine anlamlı olarak farklılaştığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte değer verme alt boyutunda anlamlı farklılık olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Mezuniyet durumu değişkenine göre ilgisizlik alt boyutunda ön lisans mezunu öğretmenler ile lisans mezunu öğretmenler arasında anlamlı bir farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Aynı şekilde mesleki kıdem değişkenine göre ilgisizlik alt boyutunda '6-10 yıl' arası kıdeme sahip öğretmenler ile '16-20 yıl' ve '21 yıl ve üstü' kıdeme sahip öğretmenler arasında, '11-15 yıl' arası kıdeme sahip öğretmenler ile '21 yıl ve üstü' kıdeme sahip öğretmenler arasında anlamlı farklar olduğu sonucu elde edilirken diğer boyutlarda fark olmadığı sonucu elde edilmiştir. Öğretim kademesi değişkenine göre ise tüm boyutlarda anlamlı farklılık olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda okul öncesi ve sınıf öğretmenlerinin mesleklerine ilişkin tutumlarının genel anlamda olumlu olduğu görülmektedir. Bu durum nicel sonuçlar ile nitel sonuçların birbirini desteklediği sonucunu ortaya çıkarmıştır. Ayrıca okul öncesi ve sınıf öğretmenlerinin mesleklerine ilişkin hissettiklerine, mesleği seçme sebeplerine, mesleğe ilişkin tutumları ve bu tutuma etki eden faktörlere yönelik görüşleri ortaya çıkarılmıştır. Bu sonuçların yanında toplumun mesleklerine olan bakış açısına, mesleklerine ilişkin tutumlarının zaman içerisinde değişimine yönelik öğretmen görüşleri elde edilmiştir. Bu sonuçlar ışığında öğretmenlerin mesleklerine ilişkin olumlu tutum geliştirmeleri ve olumsuz tutum geliştirmelerine neden olan faktörlerin belirlenmesi ve ortadan kaldırılmasına yönelik çalışmaların yapılması önerilmiştir.