Guidance services
71 theses under this subject heading
11. sınıf rehberlik programının öğrenci görüşlerine göre değerlendirilmesi
Bu araştırma, ortaöğretim 11. sınıf rehberlik programına ilişkin öğrenci görüşlerini belirlemek amacıyla yapılan tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Siirt il merkezinde bulunan 25 devlet okullarında öğrenim görmekte olan ortaöğretim 11. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise, 863 ortaöğretim 11. sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; Topçu (2014) tarafından geliştirilen "Okul Rehberlik Programı Değerlendirme Ölçeği" kullanılmıştır. Katılımcıların ölçeklere vermiş olduğu yanıtların veri girişleri yapılarak betimsel istatistik ile puan ortalamalarının karşılaştırılması için T Testi, Mann Whitney U, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve Kruskal Wallis analiz yöntemleri uygulanmıştır. Öğrencilerin ölçekte yer alan, alt boyutlara göre görüşlerinin değerlendirildiği çalışmada elde edilen sonuçlara göre yanıtların puan aralıkları doğrultusunda, öğrencilerin yanıtlarının tüm alt boyutlarda orta düzeyde olduğu görülmektedir. Öğrencilerin demografik değişkenlerine göre rehberlik programına ilişkin alt boyutların karşılaştırılması analizlerinde, öğrencilerin daha önce rehberlik ve psikolojik danışmanlık biriminden hizmet alıp almama durumu, lise türü, not ortalaması ile anne ve baba eğitim düzeyi bakımından anlamlı ölçüde farklılaştığı bulunmuştur.
10. sınıf öğrencilerinin okul rehberlik servisinden yararlanma düzeylerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı 10. sınıf öğrencilerinin rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinden yararlanma düzeylerini incelemektir. Araştırma evrenini Siirt il merkezinde öğrenim gören 10. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Örneklem, 2019 yılında, Siirt il merkezinde beş farklı lise türünde öğrenim gören 896 ortaöğretim 10. sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmada öğrencilere "Kişisel Bilgi Formu" ve araştırmada veri toplama aracı olarak Oran (2013) tarafından geliştirilen "Öğrenci Anketi" uygulanmıştır. Öğrencilerin okul rehberlik servisinden yararlanma düzeylerinin ölçek alt boyutlarına vermiş oldukları yanıtlara göre incelendiği çalışmada elde edilen sonuçlara göre, öğrencilerin rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri alt boyutlarının tümünde orta düzey katılım gösterdiği görülmüştür. Ayrıca, öğrencilerin rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmet alanları alt boyutlarından en yüksek katılım gösterdiği yararlanma boyutunun "Danışmana güven duyma" alt boyutu olduğu görülmektedir. En düşük katılım gösterilen alt boyutun ise "İhtiyaç olarak görme" alt boyutu olduğu bulunmuştur. 10. sınıf öğrencilerinin demografik değişkenlerine göre okul rehberlik servisinden yararlanma düzeylerinin farklılıklarına ilişkin sonuçlara göre, daha önce okul rehberlik servisinden yararlanma durumu bakımından tüm alt boyutlarda farklılığın anlamlı olduğu görülmüştür. Ayrıca, not ortalaması ve anne eğitim düzeyi bakımından okul rehberlik servisinden yararlanma alt boyutlarının farklılığının anlamlı olduğu bulunmuştur. Araştırmada elde edilen sonuçlar doğrultusunda, Siirt il merkezindeki 10. sınıf öğrencilerinin okul rehberlik servisinden yararlanma düzeylerine ilişkin güncel durum hakkında bilgi edinilmiştir. Sonuçların sonraki araştırmalara ve okul rehberlik servisine yönelik düzenlemelere yönelik katkı sağlayabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Okul Psikolojik Danışma ve Rehberlik, Ortaöğretim, Öğrenci Kişilik Hizmetleri, Rehberlik Hizmetleri.
E-rehberlik modülünün rehberlik hizmetlerine katkısına dair okul psikolojik danışmanları ve rehber öğretmenlerinin görüşleri
Bu araştırmada, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı eğitim kurumlarında uygulanmakta olan e-Rehberlik modülünün Psikolojik Danışma ve Rehberlik hizmetlerine katkısına dair okul psikolojik danışmanları ve rehber öğretmenlerinin görüşlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim deseni kullanılmıştır. Amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemiyle belirlenen araştırmanın çalışma grubunu 2022-2023 eğitim öğretim yılında Batman ili merkezinde devlet okullarında görev yapan 24 okul psikolojik danışmanı/rehber öğretmeni oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler MAXQDA 2020 paket programı aracılığıyla içerik analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Kodlama sürecinde hem uzman görüşüne başvurulmuş hem de veri setinden seçilen örnekler üzerinden iki ayrı kodlayıcının kodlamaları karşılaştırılarak kodlayıcılar arası uzlaşmanın % 93,75 olduğu tespit edilmiştir. Araştırma verilerinin analizi sonucunda elde edilen bulgular; modülün PDR hizmetlerine katkısı, modülün eksiklikleri, modülün geliştirilmesi gereken yönleri, eklenebilecek yeni hizmetler şeklinde 4 alt temada sunulmuştur. e-Rehberlik modülünün; kanıta dayalı, paydaş katılımı esaslı, ihtiyaca dönük, esnek, işlevsel PDR programları geliştirme ve değerlendirmeye, işleyişin dijitalleştirilmesine, veri arşivi oluşturarak etkili öğrenci takibi sağlanmasına, hizmetlerin görünürlülüğünü artırmaya, standartlaşmaya ve çalışanların iş disiplinini geliştirmelerine katkı sağladığı tespit edilmiştir. e-Rehberlik modülünün eksikliklerinin ise; ihtiyaç analizi araçlarının yetersiz olması, genel hedef ve yerel hedeflerin tüm kademeler için kapsayıcı olmaması, verilerin işlenmesi için tanınan sürenin kısıtlı olması, verilere dair raporlama kısmının yetersizliği, sınıf rehberliğinin göz ardı edilmesi, yazılımsal yetersizlikler olduğu tespit edilmiştir. e-Rehberlik modülünün sadece veri işlenen bir yazılım olmanın ötesine geçmesi gerektiği, hizmetlerin sunulduğu ve PDR alanı için daha çok paydaşın aktif olarak kullanabildiği EBA gibi ayrı bir platforma dönüşmesi gerektiği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: e-Rehberlik modülü, psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri, psikolojik danışman, rehber öğretmen
Okul yöneticilerinin ilköğretimdeki önleyici hizmet programlarına bakış açısının değerlendirilmesi
Bu araştırmada "Okul Yöneticilerinin İlköğretimdeki Önleyici Hizmet Programlarına Bakış Açısının Değerlendirilmesi" konu edilmiştir. Bu bağlamda araştırmanın amacı örneklem grubunda görev yapan okul müdürlerinin önleyici hizmete yönelik algılarının belirlenmesidir. Araştırmanın evrenini İstanbul ili, örneklemi ise İstanbul Bahçelievler ve Bakırköy ilçelerinde bulunan 51 ilkokul müdürünü kapsamaktadır. Araştırma, nitel yöntemle gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından hazırlanan anket kullanılmıştır. Ankette birinci bölümde katılımcıların demografik özelliklerini ortaya koymak amacıyla 5 sorudan oluşan kişisel bilgi formu, ikinci bölümde ise "Okul Yöneticilerinin İlköğretimdeki Önleyici Hizmet Programlarına Bakış Açısının Değerlendirilmesi" amacıyla hazırlanan yanıtları evet ve hayırdan oluşan 10 soru yer almaktadır. Anket formunun görünüş geçerliliğinin tespiti amacıyla iki uzman görüşüne başvurulmuştur. Ayrıca yine araştırmacılar tarafından hazırlanan 5 soruluk yapılandırılmış görüşme formu anket sonuçlarının geçerliliğini sorgulamak amacıyla 11 müdürle yüz yüze gerçekleştirilmiştir. Veriler, frekans analizleri, Ki-Kare ve içerik analizi ile değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonunda, önleyici hizmet anketi maddelerine müdürlerin verdikleri cevaplar incelendiğinde cinsiyet, yaş, medeni durum, kıdem yılı ve öğrenim durumuna göre anlamlı farklılığın görülmediği tespit edilmiştir. Okul yöneticilerinin önleyici hizmet programının uygulanması eğitim-öğretime katkı sağladığını düşündükleri, ancak okul müdürlerinin 1.Sınıfa başlayacak öğrenciler için disleksi (öğrenme bozukluğu) testi, hiperaktivite ve dikkat eksikliği testi, diskalkuli (matematik bozukluğu) testi yapmadıkları, hazırbulunuşluk testinin de uygulanmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanında müdürlerin, "Öğrencilerin seviyelerine uygun gerekli ders araç-gereçleri temin edildi." önermesine katıldıkları sonucuna ulaşılmıştır. Okul müdürlerine, öğrencilerin başarısını artırmada erken dönemde alınacak önlemlerden birisinin önleyici hizmetler olduğunun farkındalığının artırılması, teşvik edilmesi ve konuyla ilgili bilgilendirmeler yapılması önerilebilir.
Zaman yönetiminin algılanan yenilenme üzerindeki etkisi: Turist rehberleri üzerine bir araştırma
Gelişen dünyada insanlar için zaman oldukça önemli bir etkiye sahiptir. Başarıyı hedefleyen bireyler önceden belirlemiş oldukları planlama dahilinde hareket eder. Bu planlama zaman yönetimi kapsamında gerçekleştirilmektedir. Zaman yönetilemez ancak zaman dilimi içerisindeki eylemler bireyler tarafından yönetilebilir. Zaman yönetimi bu yönde kişilere olumlu kazanımlar sağlamaktadır. Yenilenme, insanoğlunda kaybolan canlılığın, enerjinin, mutluluğun neticesinde kendini iyileştirebilme sonucunda edinebildiği yeni duygular ve kazanımlardır. Bu araştırmanın temel amacı; Turist Rehberler Birliği (TUREB)'ne bağlı turist rehberlerinin zaman yönetiminin algılanan yenilenme üzerindeki etkisini araştırmaktır. İlgili değişkenlerle (zaman yönetimi,yenilenme) ilgili hipotez hazırlanmış ve araştırma modeli tasarlanmıştır. Bu araştırmada anket tekniğinden yararlanılmıştır. Araştırmanın pandemi dönemine denk gelmesi sebebiyle anket internet üzerinden (çevrimiçi) toplanmıştır. Anketler kolayda örnekleme tekniği ile 30 Temmuz 2021- 04 Ekim 2021 tarihleri arasında toplanmıştır. Anket sonucunda 200 katılımcıdan elde edilen veriler istatiksel programlarla analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular neticesinde zaman yönetiminin yenilenmeyi olumlu anlamda etkilediği belirlenmiştir. İlerde bu konuyu ele alıp araştıracak bilim insanlarına farklı bir örneklem grubu üzerinde (turist, acente çalışanları, otel çalışanları, turizm sektöründe yer alan bireyler ve diğer sektörde çalışan bireyler) araştırma yapması önerilmektedir.
İlköğretim birinci kademe sınıf öğretmenlerinin rehberlik uygulamaları ve öğretmen yeterlilikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırma ilköğretim birinci kademe sınıf öğretmenlerinin rehberlik uygulamaları ile öğretmen yeterlilikleri ve çeşitli değişkenlerle olan ilişkisini anlamaya yönelik olarak yapılan betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın modeli karşılaştırma türü ilişkisel tarama modelidir.Araştırmanın evreni Uşak ili merkezinde görev yapan ilköğretim birinci kademede sınıf öğretmenleridir. Araştırmanın örneklemini ise evreni oluşturan okullardan 2008-2009 eğitim-öğretim yılında Uşak ili merkezinde görev yapan öğretmenlerin sayıları değerlendirilerek tesadüfi örnekleme yoluyla seçilen 309 ilköğretim birinci kademe sınıf öğretmeni oluşturmaktadır.Araştırmanın verileri iki ölçek kullanılarak elde edilmiştir. Sınıf Öğretmenlerinin, rehberlik uygulamaları ?Rehberlik Uygulamaları Ölçeği? (Terekeci, Taşdelen_Karçkay, 2010) ile toplanmıştır. Ölçek, araştırmacı tarafından ilgili literatür taranıp Rehberlik ve Psikolojik Danışma alanında doktora eğitimini tamamlamış 3 alan uzmanın görüşleri alınarak geliştirilmiştir. Ölçeğin geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılmış olup ölçek tek boyutta toplanmıştır. Ölçekteki 21 maddenin toplam Cronbach Alpha katsayısı ,94'tür. Bulgular, Rehberlik Uygulamaları Ölçeği'nin uygulanabilecek düzeyde geçerli ve güvenilir olduğunu göstermektedir. Kullanılan ikinci ölçek ise; öğretmenlerin kendi yeterliliklerine yönelik Gibson ve Dembo (1984) tarafından geliştirilen ve daha sonra Guskey ve Passaro (1994) tarafından yeniden gözden geçirilen Öğretmen Yeterlilik Ölçeği'nin (Teacher Efficacy Scale) Diken (2006) tarafından Türkçe'ye uyarlanıp Türkiye'de Türk öğretmenler üzerinde geçerlik ve güvenirliği incelenen ölçektir. Ölçeğin güvenirlik çalışması Cronbach Alpha testi ile yapılmış; ölçeği oluşturan toplam 16 maddenin iç tutarlılık katsayısı .71, ilk boyutun .71 ve ikinci boyutun ise .73 bulunmuştur. Bulgular, Öğretmen Yeterlilik Ölçeği Türkçe versiyonunun Türk öğretmenleri ile uygulanabilecek düzeyde geçerli ve güvenilir olduğunu göstermektedir.Bu araştırmanın sonucunda, ilköğretim birinci kademe sınıf öğretmenlerinin rehberlik uygulamaları ve öğretmen yeterlilikleri arasında ise orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki vardır. Yapılan korelasyon analizine göre, öğretmenlerin rehberlik uygulamalarıyla en yüksek ilişki öğretmen yeterlilikleriyle ilgilidir. Aşamalı regresyon analizi sonucunda rehberlik uygulamalarında öğretmen yeterliliği önemli yordayıcı olarak bulunmuştur.Anahtar Kelimeler:Öğretmen yeterliliği, Rehberlik, İlköğretim öğretmenleri, Sınıf öğretmenleri, İlköğretim okulları, Öğretmenler, Rehberlik uygulamaları
Lise öğrencilerindeki akademik başarı ve sınav kaygısı ile manevi danışmanlık ve rehberlik ilişkisi
Bu araştırmanın amacı manevi danışmanlık ve rehberlikle öğrencilerin akademik başarı düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmada ön test-son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın deney grubu ve kontrol grubu, Uşak ilinde lise düzeyinde öğrenim gören araştırmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden öğrenciler içerisinden yansız atamayla seçilen 20 öğrenci ile oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak Westside Sınav Kaygısı Ölçeği(Westside Test Anxiety Scale, WTAS) kullanılmıştır. Bu ölçek Driscoll tarafından 2007 yılında geliştirilmiştir. Ölçeğin Türkçe formunun oluşturulması ve güvenirlik çalışmaları Totan ve Yavuz(2009) tarafından yapılmıştır. Totan ve Yavuz(2009) tarafından yapılan çalışma sonucunda, ölçek öğrencilerin sınav kaygısı düzeyini ölçmede geçerlilik ve güvenirlik katsayısı yüksek bir ölçme aracı olarak değerlendirilmiştir. Öntest olarak Westside Sınav Kaygısı Ölçeği(Westside Test Anxiety Scale, WTAS) uygulandıktan sonra yapılandırılmış 9 oturumdan oluşan manevi danışmanlık ve rehberlik uygulaması yapılmıştır. Son oturumda son test uygulanmıştır. Deney ve kontrol grubunun sınav kaygısı ölçeği ön testlerinden ve son testlerinden almış oldukları puanların anlamlı bir şekilde farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek üzere T testi yapılmıştır. Araştırma sonucunda manevi danışmanlık ve rehberlik ile öğrencilerin sınav kaygısı arasında negatif, akademik başarıları arasında ise pozitif bir ilişki olduğu görülmüştür.
Ceza infaz kurumlarında manevi danışmanlık ve rehberlik hizmetlerinin verimliliği: Nitel bir araştırma (Ağrı örneği)
Özellikle son birkaç yüzyılda gerçekleşen bilimsel keşifler ve gelişmeler ile insanlık bugün, bu zamana kadarki elde ettiği toplam birikiminin binlerce kat fazlası bir sıçramayı gerçekleştirmiştir. Bu değişim ve dönüşüm hayata, evrene, olgulara, bireye ve topluma olan bakış açımızın yeniden şekillenmesini beraberinde getirmiştir. İnsanlık çok farklı evrelerden geçmiş ve sonunda ne kendisinin ne de evrenin sadece maddi bir yapıdan ve görünen bağlardan müteşekkil olmadığını keşfetmiştir. Psikolojik unsurlar her geçen gün aydınlanmakta, insanın manevi boyutu günbegün elle tutulur göz ile görülür bir noktaya doğru gitmektedir. Bugün, bilim bireyin bir davranışı ne gibi hisler ve duygularla gerçekleştirdiğini keşfetmiştir. Bir insanın karşılaştığı bir duruma verdiği tepkiyi hangi duygularla ve psikolojiyle verdiği, bedeninde gerçekleşen değişimler gözlemlenerek anlaşılabilmektedir. İnsanın manevi boyutu keşfedildikçe, hayatını yaratılışına uygun ve en selâmetli bir şekilde nasıl devam ettirmesi gerektiğinin kodları da zamanla gün yüzüne çıkmaktadır. Bu bağlamda çalışmamız, maneviyatın bir dalı olan, son yüzyılda üzerine yoğunlaşılan manevi danışmanlık ve rehberlik alanına dair ceza infaz kurumlarında yürütülen manevi danışmanlık ve rehberlik hizmetlerinin verimliliğini incelemek istemiştir. Bu araştırmada 'ceza infaz kurumlarında manevi danışmanlık ve rehberlik hizmetleri verimli bir şekilde yürütülmekte midir?' sorusuna cevap aranmaktadır. Ceza infaz kurumlarında manevi danışmanlık ve rehberlik hizmetleri ile bu hizmetlerin verimlilik bağlamında ne şekilde yürütüldüğü, manevi danışmanlık ve rehberlik hizmetlerindeki eksiklikler ve çözüm önerilerini ortaya koymak tezimizin konusu olacaktır. Analiz ve değerlendirmelerle tavsiye ve önerilerde bulunularak ceza infaz kurumlarında gerçekleştirilen manevi danışmanlık ve rehberlik hizmetlerinin verimliliğine katkıda bulunmak tezimizin amacı olacaktır. Tez çalışmamızda literatür tarama tekniği kullanılarak kavramsal çerçeve oluşturulmuştur. Bununla birlikte nitel araştırma yöntemlerinden birisi olan yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Elde edilen veriler neticesinde ceza infaz kurumlarında yürütülen manevi danışmanlık ve rehberlik hizmetlerinde yürütülen çalışmaların bir kısmında verimlilik yüksek seviyedeyken bazı çalışmalarda verimliliğin düşük olduğu tespit edilmiştir. Verimliliği düşüren unsurlar sıralanarak çözüm yolları tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Maneviyat, Manevi Danışmanlık ve Rehberlik, Ceza İnfaz Kurumu, Verimlilik.
Çevrimiçi rehberli araştırma yaklaşımının altıncı sınıf fen öğrencilerinin başarı, bilimsel süreç ve okuduğunu anlama becerilerine etkisi
Ulusal ve uluslararası düzeyde öğrenci başarısını geliştirmek amacıyla eğitimciler uzun yıllardır çalışmaktadır. Öğrenci başarılarını geliştirmeye yönelik uygulamalı etkinliklerin işe koşulmasıyla öğrencilerin anlamlı ve kalıcı öğrenmelerine katkı sağlayacağını söylemek mümkün olabilir. Bu araştırma, orta-üst sosyoekonomik düzeye sahip bir okulda altıncı sınıf öğrencilerinin başarılarını, bilimsel süreç becerilerini ve okuduğunu anlama becerilerini geliştirmeye yönelik çevrimiçi rehberli araştırma yaklaşımının etkilerini çalışmayı amaçlamıştır. Belirlenen amaç doğrultusunda, 2020-2021 eğitim öğretim yılında Antalya ili Konyaaltı ilçesinde bulunan bir devlet okulunun altıncı sınıfına kayıtlı 60 öğrenci araştırmanın çalışma grubunu oluşturmuştur. Öğrencilerin deney ve kontrol gruplarına dağılımı ise her bir grup için otuz öğrenci olarak belirlenmiştir. Çevrimiçi rehberli araştırma yaklaşımının yürütüldüğü deney grubu ile geleneksel yöntemin yürütüldüğü kontrol grubuna Vücudumuzdaki Sistemler ünitesine yönelik başarı testi, bilimsel süreç becerileri testi ve okuduğunu anlama becerileri testi uygulanırken 30 ders saati süren etkileşimin altı hafta sonrasında kalıcılık testi olarak başarı testi tekrar uygulanmıştır. Tekrarlı ölçümlerle tasarlanan analizlerin sonucunda, başarı, bilimsel süreç becerileri ve okuduğunu anlama becerileri gelişiminin deney grubu lehine manidar olduğuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak, çevrimiçi rehberli araştırma yaklaşımının öğrencilerin başarı, bilimsel süreç becerileri ve okuduğunu anlama becerilerine olumlu etkisinin olduğu söylenebilir.
Ergenlik döneminde bulunan öğrencilerin aile ilişkilerinin okul yaşamına yansımaları ve okul sosyal hizmeti
Bu araştırmanın temel amacı, ergenlik döneminde bulunan öğrencilerin aile ilişkilerinin ve ailelerinin işlevsellik özelliklerinin okuldaki eğitim hayatlarını nasıl etkilediğini anlamak ve öğrenciler ile ailelerinin özellikle eğitimi ilgilendiren konularda karşılaştıkları sorunların çözümüne katkı sunmak üzere sosyal hizmetin okul ortamındaki rolünü ortaya koymaktır. Araştırma modelinin tasarlanmasında karma yöntemden yararlanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda Ankara'nın merkez ilçelerinden Altındağ'da bulunan meslek liselerinde öğrenim gören 397 öğrenci ile çalışılmıştır. Katılımcılardan sosyo-demografik bilgiler ile okul ve aile bağlamında sorular içeren bilgi formu ile aile işlevselliğine yönelik algılarını belirlemek üzere Aile Değerlendirme Ölçeği'ni yanıtlamaları istenmiştir. Araştırmanın nitel boyutunda ise öğrencilerin okul yaşamı, aile ilişkileri, ailelerin işlevselliği, ailelerin yaşadığı güçlükler ile aile-okul etkileşimini daha derinlikli anlamak üzere nicel boyuta katılan öğrenciler arasından seçilen 22 öğrenciyle ve rehberlik öğretmenleri ve okul yöneticilerinden oluşan 8 okul personeliyle görüşülmüştür. Araştırma bulguları doğrultusunda ergen öğrencilerin aile yaşantılarının okul yaşamı üzerinde oldukça etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla ailenin işlevsel bir sistem haline gelmesi için güçlendirilmesi son derece önemlidir. Bu doğrultuda, öğrencilerin ve ailelerinin sorun ve ihtiyaçlarının çözülmesi ve daha etkin okul-aile etkileşiminin sağlanmasına yönelik öneriler okul sosyal hizmeti kapsamında belirli bir uygulama modeli çerçevesi içinde sunulmuştur.
Hekimlerin kişilik özellikleri bağlamında klinik rehberlere yönelik tutumları ve kullanım engelleri
Bu araştırmanın amacı hekimlerin kişilik özellikleri, klinik rehberlere yönelik tutumları, rehber kullanım engelleri bağlamında rehber kullanım sıklıklarını etkileyen faktörleri ortaya koymaktır. Veri toplama aracı olarak Beş Faktör Kişilik Ölçeği ile literatür taraması sonrasında hazırlanan klinik rehberlere yönelik tutum ve rehber kullanım engel ifadelerini içeren anket kullanılmıştır. Bir kamu hastanesinde görev yapan 245 hekimden veriler elde edilmiştir. Verilerin analizi SPSS (23) ve AMOS (24) istatistik programları kullanılarak yapılmıştır. Analizlerde Açıklayıcı Faktör Analizi, Doğrulayıcı Faktör Analizi, Kruskal Wallis H Analizi, Mann Whitney U Analizi, Pearson Korelasyon Analizi, Çoklu Regresyon Analizi ve Yapısal Regresyon Analizi kullanılmıştır. Analiz bulgularında; hekimlerin kişilik özellikleri ile rehberlere yönelik tutum, rehber kullanım engelleri ve rehber kullanımı arasında anlamlı ilişkiler olduğu; kişilik özellikleri, rehberlere yönelik tutum ve rehber kullanım engellerinin rehber kullanımın belirleyicileri olduğu; hekimlerin kişilik özellikleri ile rehber kullanımı arasındaki ilişkide rehberlere yönelik tutumun aracılık rolünün olduğu belirlenmiştir. Tüm bulgular ışığında hekimlerin kişilik özelliklerinin rehberlere yönelik tutum, rehber kullanım engelleri ve rehber kullanımı üzerinde etkili olduğunu söylemek mümkündür. Rehber kullanımını artırmak için hekimlere rehberler hakkında eğitimler verilmesinin, farkındalıklarının artırılmasının, gerekli organizasyonel düzenlemelerin yapılmasının faydalı olabileceği değerlendirilmiştir.
Ortaokul düzeyinde uygulanan Türkiye bağımlılıkla mücadele eğitiminin (TBM) etkililiği ve öğrencilerin eğitim ile ilgili görüşleri
Bu araştırmanın amacı; Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere ülkenin farklı kesimlerine ve farklı yaş gruplarına uygulanan Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programının (TBM) ortaokul düzeyinde etkililiğini ve öğrencilerin eğitim ile ilgili görüşlerini değerlendirmektir. Bu araştırmada ön test-son test deney deseni kullanılmış ve sonuçlar istatiksel yöntemler ile analiz edilmiştir. İzmir ili Karabağlar ilçesi bünyesinde risk grubunda bulunan öğrencilerin bulunduğu iki ortaokul belirlenmiştir. Araştırmanın deney grubunu seçilen iki ortaokulun tüm kademelerindeki öğrencilerin tamamı oluşturmaktadır. Deney grubu öğrencilerin araştırmacı tarafından TBM'nin alt modülleri olan teknoloji bağımlılığı, tütün bağımlılığı ve sağlıklı yaşam anketleri çalışma öncesi ön test verilerini elde etmek amacı ile uygulanmıştır. Ön test verileri elde edildikten sonra deney grubunda yer alan öğrencilere TBM eğitimi uygulanmıştır. Eğitim her sınıf düzeyinde 3 modül/8 saat olarak gerçekleştirilmiştir. Gerçekleştirilen eğitim programları sonrası deney grubu öğrencilerine teknoloji bağımlılığı, tütün bağımlılığı ve sağlıklı yaşam anketleri tekrardan uygulanmış ve son test verileri elde edilmiştir. Ayrıca 3 uzman görüşü alınarak hazırlanan öğrenci görüşlerini değerlendirme formu uygulanarak öğrencilerin eğitim ile ilgili görüşleri incelenmiştir. Deney gruplarının ön test, son test verileri T testi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın anlamlılık düzeyi .05 alınmıştır. Araştırma sonucunda, Ortaokul düzeyinde uygulanan TBM' nin etkili bir önleyici eğitim programı olduğu görülmüştür. Öğrencilerin eğitim sonrasındaki görüşleri bu sonuçları desteklemektedir. Anahtar Kelimeler: önleyici rehberlik; bağımlılık; bağımlılıkla mücadele
Ortaöğretim öğrencilerinin okul rehberlik servisinden yararlanma düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, ortaöğretim kademesinde bulunan öğrencilerin okul rehberlik ve psikolojik danışmanlık servislerinden yararlanma düzeylerini incelemektir. Çalışma nicel ve nitel araştırma verilerinin birlikte toplandığı karma yöntemli bir araştırmadır. Araştırmanın nicel verileri Siirt ili Merkez ilçesinde ortaöğretim kademesinde öğrenim görmekte olan 380'i erkek (%56), 293'u kadın (%44) toplam 673 öğrenciden toplanmıştır. Nitel araştırma kapsamında ise 19'u erkek (%25), 58'i kadın (%75) olmak üzere toplam 77 kişiden veri toplanmıştır. Araştırmanın nicel kısmında veri toplama aracı olarak; "Kişisel Bilgi Formu" ve Oran (2013) tarafından geliştirilen "Öğrenci Anketi" kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen nicel verilerin istatistiksel çözümlenmesinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, bağımsız gruplar için t- testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre öğrencilerin PDR servisinden yararlanma alt boyutlarına göre en çok katılım gösterdikleri alt boyut "PDR servisini ihtiyaç olarak görme"; en az katılım gösterdikleri ise "PDR servisine çevreden çekinmeden kendi istekleriyle gitme" alt boyutudur. Cinsiyet değişkenine göre bir alt boyut da anlamlı fark tespit edilirken; okul türü değişkenine göre tüm alt boyutlarda anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Sınıf düzeyine göre ise herhangi bir anlamlı farklılık tespit edilmemiştir. Çalışmanın nitel verileri yarı yapılandırılmış görüşme formları aracılığıyla toplanmış ve içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırmaya katılan öğrencilerin görüşme formuna verdikleri cevaplara göre; öğrencilerin büyük çoğunluğunun rehberlik servisinden yararlandığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin yararlandıkları alanların başında eğitsel rehberlik hizmetlerinin bulunduğu belirlenmiştir ve yararlandıkları hizmetlerin, yaşadıkları sorunları çözmelerine yardımcı olduğu tespit edilmiştir. Okullarda rehberlik servisinin bulunmasının öğrencilere eğitsel, sosyal ve mesleki konularda destek sağladığı belirlenmiştir. Rehberlik servisinin kişisel gelişim alanında ve hedefledikleri iş/meslek açısından da destek sağladığı sonucuna ulaşılmıştır.
Tüketicilerin seyahat motivasyonlarının geliştirilmesinde gastrorehberliğin rolüne ilişkin model önerisi: Türkiye örneği
Dünya üzerindeki farklı uygarlıkların sahip oldukları etnik ve yerel kültürler neticesinde ülkeler, birbirinden zengin mutfak içeriklerine sahip olmuşlardır. Ülkelerin zengin içeriğe sahip oldukları bu mutfaklar, turizm sektörü içerisinde alternatif bir turizm çeşidi olarak sunulmakta, doğrudan ve dolaylı olarak ülkelere döviz getirisi sağlamaktadır. Artan kıyasıya rekabet koşulları ve hızlı gelişen teknoloji göz önünde bulundurulduğunda da sahip olunan kültürel ve yöresel değerlerin ön plana çıkarılması için etkili bir tanıtıma ve zengin içerikli sunumlara ihtiyaç duyulmaktadır. Etkili sunum ve tanıtımlar sadece medya, fuar, panel, sempozyum vb. aracılığıyla değil, aynı zamanda ülkelerin turizm elçileri rolünde görev alan ve birebir turistlerle iletişim içerisinde bulunan turist rehberleri aracılığıyla da yapılmaktadır. Çalışma bu kapsamda; ülkenin en önemli turizm elçilerinden biri olan profesyonel turist rehberlerinin, hızla gelişen ve ülkelere döviz girdisi sağlayan gastronomi alanında etkili hizmet sunabilmeleri adına gastrorehberliğe yönelik model önerisi geliştirmeyi amaçlamaktadır. Daha önce konuyu bu bağlamda inceleyen bir tez çalışmasına rastlanılamamış olması, konunun özgünlüğünü koruması ve ilgili alanyazında yeterince yer verilmemesi araştırmanın ne denli önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Bu açıdan çalışmada model önerisi geliştirmek için detaylı ve derinlemesine saha araştırmasına gerek duyulduğundan dolayı yöntem olarak nitel araştırma yöntemi kullanılması tercih edilmiştir. Çalışma kapsamında faal olarak turlara çıkan gastrorehberler, gastronomi turları düzenleyen seyahat acentaları, gastroturistler ve rehber-akademisyenler ile yarı yapılandırılmış sorular eşliğinde görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmeye katılan katılımcılar alanında uzman ve bilirkişi kimselerden amaçlı örnekleme yöntemi kullanılarak seçilmiştir. Farklı örneklemler ile yapılan görüşmelerde konunun detaylı incelenmesi ve model önerisi geliştirilmesi amacıyla katılımcılara yönelik birbirinden çoğunlukla bağımsız, toplamda 55 soru sorulmuştur. Bu sorulardan belirli kesimleri gastrorehberliğe yönelik model önerisi geliştirmek için ortak soru biçiminde sorulmuş, ayrı örneklemden katılımcıların farklı görüş ve önerileri alınmıştır. Ayrıca katılımcı gözlem ile gastronomi turlarına dahil olunmuş, daha önceki bireysel tecrübelerden faydalanılmıştır. Araştırma neticesinde elde edilen veriler, betimsel yöntem ve içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırmanın bulgularına göre birçok tema ve kod belirlenmiş ancak model önerisi için gastrorehberlerin sahip olması gereken nitelik ve özellikler, bilgi ve beceriler, roller ve eğitimler olmak üzere 4 farklı tema oluşturulmuştur. Gastrorehberliğe yönelik oluşturulan modelde, gastrorehberlerin daha çok tanıtım ve aktarım rollerinin olduğu, yeme-içmeye yönelik kendilerinin de teorik ve uygulamalı eğitimlere sahip olması gerektiği ortaya çıkmıştır. Ayrıca, genel mutfak bilgisi ile ürün bilgisine ve yeme-içme tarihi hakkında bilgiye sahip olmaları, kendilerinin de yeme-içmeye meraklı ve kaşif olmaları gerektiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Gastronomi, Gastrorehberlik, Seyahat Motivasyonu, Turist Rehberi, Turizm.
Okul psikolojik danışmanlarının ve öğretim elemanlarının mesleğe ilişkin bazı konulardaki algılarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, okul psikolojik danışmanları ile öğretim elemanlarının mesleğe ilişkin bazı konulardaki algılarını incelemektir.Araştırmanın örneklemi Ankara, Eskişehir, Giresun, Samsun, Erzurum, Konya, İstanbul, Denizli, İzmir, Malatya, Hatay illerinde çalışan 12 öğretim elemanı ve 12 psikolojik danışmandan oluşmaktadır.Araştırma için gerekli olan veriler nitel araştırma yöntemlerinden görüşme tekniği kullanılarak toplanmıştır. Görüşme araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Toplanan veriler, içerik analizi tekniği ile analiz edilmiştir. Buna göre veriler, önceden belirlenen kategorilere göre incelenmiş, kodlanmış ve sonra frekans ve yüzdelik değerlere dönüştürülmüştür. Psikolojik danışman ve öğretim elemanlarına sorulan sorular doğrultusunda sonuçlar yorumlanmıştır.Verilerin içerik analizi ile çözümlenmesi sonucunda; PDR lisans eğitiminin uygulama boyutunda sıkıntılar olduğu, mesleki kimlikte sıkıntıların devam ettiği, öğretim elemanı göre öğrenci sayısının fazla olduğu, psikolojik danışmanların donanımlı yetiştirilmediği, psikolojik danışma boyutunda yetersizliklerin olduğu saptanmıştır.PDR Lisans eğitiminde alınan özellikle uygulama dersleri başta olmak üzere bütün derslerin danışmanların işlerini kolaylaştırdığı saptanmıştır.Psikolojik danışmanlar ve öğretim elemanlarına dört yıllık lisans eğitiminin psikolojik danışman olabilmek için yeterli olmadığını, yüksek lisans dercesine veya en az beş yıllık eğitime ihtiyaç oluğu tespit edilmiştir.Psikolojik danışmanlar ve öğretim elemanlarının, psikolojik danışmanlardan beklentilerin çok yüksek olduğu algısına sahip oldukları belirlenmiştir.Psikolojik danışmanlar ve öğretim elemanlarına, psikolojik danışmandan mesleğin gerektirdiği ilkelere göre davranma, psikolojik danışma becerilerini iyi biliyor olma, yönetmelikte belirlenmiş görevler, iyi kişilik özelliklerine sahip olma, iletişim becerilerine sahip olma gibi özelliklerin beklenmesi gerektiği algısına sahip oldukları belirlenmiştir.Öğretim elemanlarının ve psikolojik danışmanların daha çok mesleki yeterlilik ve psikolojik danışmanlık rollerinden doyum elde ettikleri belirlenmiştir.Öğretim elemanlarına ve psikolojik danışmanların hizmetiçi eğitimlerini hem nitel hem de nicel anlamda yetersiz buldukları belirlenmiştir.Öğretim elemanları ve psikolojik danışmanların lisansta verilen eğitimin çalışma alanına uygun olmadığı algısına sahip oldukları belirlenmiştir.Öğretim elemanlarına ve psikolojik danışmanların; psikolojik danışma hizmetlerinin veli ve öğrenciler tarafından kabul edilmediğini ancak bunun eskiye oranla daha iyi bir düzeyde olduğu algısına sahip oldukları belirlenmiştir.Öğretim elemanları ve psikolojik danışmanlar; psikolojik danışmanların lisanstan mezun olduktan sonra üst eğitim kurumlarıyla bağlantılarının olmadığı algısına sahip oldukları belirlenmiştir.Öğretim elemanları ve psikolojik danışmanların; psikolojik danışmanların süpervizyon desteği alabilecekleri çeşitli sevk kaynakları olduğu algısına sahip oldukları belirlenmiştir.Öğretim elemanları ve psikolojik danışmanların, öğretim elemanlarının alandaki uygulamalardan haberdar olmadıkları algısına sahip oldukları belirlenmiştir.Öğretim elemanları ve psikolojik danışmanların, milli eğitime bağlı okullarda uygulanan PDR programlarının ön hazırlık yapılmadan, yeteri kadar uzman yetiştirilmeden hayata geçirilmiş olması, esnek olmaması, kaynaştırma öğrencilerinin göz ardı edilmesi, etkinliklerin hepsinin öğrenci seviyesinde olmaması, uygulanabilirliliği ilgili sorunları olduğu algısına sahip oldukları belirlenmiştir.Okullarda uygulanan rehberlik hizmetlerinin hem nitelik hem de nicelik açısından istenilen seviyeye ulaşmadığı belirlenmiştir.Öğretim elemanları ve psikolojik danışmanların; süpervizyon eğitiminin yetersiz olduğu algısına sahip oldukları belirlenmiştir.Öğretim elemanları ve psikolojik danışmanların; mesleki etik konusunda herhangi bir problem yaşamadıkları gözlenmiştir.
Kültür turizminin sürdürülebilirliğinde profesyonel turist rehberlerinin rolü: Ankara örneği
Dünyanın en hızlı gelişen sektörlerinden olan turizmin temel taşını turistler oluşturmaktadır. Konumları gereği, turistlerle neredeyse 24 saat birlikte olan turist rehberlerinin, turist davranışları üzerinde önemli etkileri olmaktadır. Dolayısıyla, profesyonel turist rehberlerinin turist davranışlarını yönlendirmede son derece önemli ayrıcalıklara sahip olduğu söylenebilir. Bu bağlamda, kültürel değerlerin korunmasında ve sürekliliğinin sağlanmasında da turist rehberlerine önemli görevler düşmektedir. Bu nedenle, turist rehberlerinin, kendileri, turistler ve seyahat acentası yöneticileri tarafından bir kültür elçisi olarak algılanıp algılanmadıkları sorusu ile bu çalışma gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, turist rehberleri için tesadüfî, turistler için kotalı, seyahat acentası yöneticileri için kolayda örnekleme tekniği kullanılmıştır. Verilerin analizinde, turist rehberlerine ve turistlere ilişkin veri setine Kruskal Wallis testi, seyahat acentası yöneticilerine ilişkin veri setine ise ANOVA testi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda, her örneklem grubunun turist rehberlerini bir kültür elçisi olarak algıladığı belirlenmiştir. Ancak turist rehberlerinin kendileri ile ilgili algılamalarının, turistler ve acenta yöneticilerine göre daha yüksek tercih sıralamasında yer alması dikkat çekicidir.
Turist rehberlerinin tükenmişlik ve ekonomik kaygı düzeylerinin mesleki bağlılık düzeyleri üzerindeki etkisi
Turist rehberi; yerli ve yabancı turistlere yol gösteren, tur programı kapsamında ziyaret edilen yerler hakkında uygun dilde doğru bilgiler aktaran, ülke ya da bölge hakkında turistlerin en doğru şekilde sosyal, ekonomik ve kültürel izlenimler edinmesini sağlayan kişidir. Turist rehberlerinin işlevlerini etkili biçimde yerine getirebilmesi mesleki bağlılık düzeylerinin yüksek, tükenmişlik ve ekonomik kaygı düzeylerinin düşük olmasına bağlıdır. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de faaliyet gösteren eylemli (çalışma kartı bulunan) turist rehberlerinin tükenmişlik ve ekonomik kaygı düzeylerinin mesleki bağlılık düzeyleri üzerindeki etkisinin ortaya konulmasıdır. Bu amaç doğrultusunda tabakalı örneklemede orantılı dağıtım yöntemi ile belirlenen 370 eylemli turist rehberine yüzyüze ve internet ortamında (email ve sosyal paylaşım siteleri aracılığıyla) anket uygulanmıştır. Araştırmanın betimsel istatistikleri ve değişkenler arası ilişkiler SPSS 22.00 programıyla analiz edilmiş; ölçeklerin doğrulayıcı faktör analizleri ve yapısal eşitlik modellemesi ile kurgulanan Yol Analizi AMOS 22.00 programıyla gerçekleştirilmiştir. Analiz sonucunda turist rehberlerinin mesleki bağlılık ve ekonomik kaygı düzeylerinin yüksek, tükenmişlik düzeylerinin ise düşük olduğu tespit edilmiştir. Turist rehberlerinin mesleki bağlılık ile tükenmişlik düzeyleri arasında negatif yönlü, tükenmişlik ile ekonomik kaygı düzeyleri arasında pozitif yönlü güçlü bir ilişkinin bulunduğu görülmüş, ekonomik kaygı düzeyinin mesleki bağlılık ve boyutlarından yalnızca devam bağlılığını düşük düzeyde pozitif yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Turist rehberi, Mesleki bağlılık, Tükenmişlik, Ekonomik kaygı,Türkiye
Psikolojik Danışma ve Rehberlik hizmetlerinin uygulanmasında karşılaşılan güçlüklere ilişkin rehber öğretmen algıları
Psikolojik danışma ve rehberlik (PDR), bireyin kendisini, güçlü ve üstün yönleri ile zayıf ve yetersiz taraflarıyla fark ederek anlaması, potansiyelini ortaya çıkarabilmesi, etkin karar alma ve problem çözebilme becerileri geliştirebilmesi ve nihayetinde kendini gerçekleştirebilmesi amacıyla bireye sunulan psikolojik destek sürecidir. Okullardaki ruh sağlığı hizmetleri içerisinde yer alan PDR Servisleri, çocuk ve gençlerin gelişimsel ve psikolojik ihtiyaçlarının karşılanması açısından büyük önem arz etmektedir. Psikolojik danışmanlar tarafından yürütülen bu çalışmalarda karşılaşılan sorunların ve uygulamaların etkililiğinin de uygulayıcılarca değerlendirilmesi, bu hizmetlerin geliştirilmesi açısından önem ifade etmektedir. Bu çalışmanın amacı, Çorum ilinde ortaöğretimde görev yapan psikolojik danışman ve rehberlik öğretmenlerinin, PDR hizmetlerinin uygulanmasında karşılaştıkları güçlükleri inceleyerek, söz konusu hizmetlerle ilgili sorun alanlarının tespit edilmesidir. Böylelikle Türk eğitim sisteminde ve toplumsal yapısında önemli bir yer tutan PDR hizmetlerinin, ortaöğretim düzeyi uygulamalarında görülen zorluklar incelenmiştir. Araştırma verileri nitel araştırma yöntemlerinden görüşme tekniği kullanılarak, psikolojik danışman ve rehber öğretmenlerle yapılan yüz yüze görüşme sonucu elde edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubu, amaçlı örnekleme yolu ile belirlenen, araştırmanın sorunsalı kapsamındaki kritere uygun katılımcılardan oluşmaktadır. Çorum ilinde ortaöğretim kurumlarında görev yapan okul psikolojik danışmanları ve rehberlik öğretmenleri arasından ifade edilen yöntem ile belirlenen 12 kadın ve 8 erkek psikolojik danışman ve rehberlik öğretmeni araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Görüşme formunda, okul rehberlik hizmetleri kapsamında yürütülen faaliyetler, bu faaliyetlerin uygulanması esnasında karşılaşılan sorunlar, gerçekleştirilmek istenilen ancak gerçekleştirilemeyen uygulamalar, iş birliği yapılan kurumlar, rehberlik hizmetlerinin uygulanmasında güçleştirici ve yardımcı faktörler, öneriler ve mesleki gelişime dair 9 açık uçlu soru bulunmaktadır. Veriler nitel araştırma veri analiz tekniklerinden içerik analizi tekniği ile analiz edilmiştir. Bu analiz tekniği ile farklı temalar ve bu temaların altında alt temalar ve kodlar oluşturularak veriler istatistiksel hale getirilmiştir. Okullarda 50 yılı aşkın bir süredir uygulamada olan PDR hizmetlerinin aradan geçen zaman içerisinde oldukça olumlu bir yol aldığını ancak bazı sorunların bugün dahi devam ettiği araştırma sonucunda ulaşılan bir bulgu olarak ortaya çıkmaktadır. Anahtar Kelimeler: Psikolojik Danışmanlık, Psikolojik Danışman, Rehberlik Öğretmeni, Okul Ruh Sağlığı Hizmetleri
Okullarda rehberlik hizmetlerinin yürütülmesi sürecinde karşılaşılan sorunlar ve okul yöneticilerinin rehberlik hizmetlerinin yürütülmesindeki rolü hakkında rehber öğretmenlerinin görüşleri
Bu araştırmanın amacı, okullarda rehberlik hizmetlerinin yürütülmesi sürecinde karşılaşılan sorunlar ve okul yöneticilerinin rehberlik hizmetlerinin yürütülmesindeki rolü hakkında rehber öğretmenlerinin görüşlerini ortaya koymaktır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olgu bilim deseni uygulanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2021-2022 eğitim ve öğretim yılında Kütahya ili merkez ilçesinde yer alan okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan rehber öğretmenler oluşturmuştur. Çalışma grubundan görüşme formu çerçevesinde alınan görüşlerle ilgili içerik analizi yapılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre rehberlik faaliyetlerine; okul örgütü oluşturan paydaşlardan olan sınıf/branş öğretmenleri, öğrenci, veli, okul yöneticileri ve okul çalışanlarına göre faaliyetlere katılımın ve ilginin değişkenlik gösterdiği, branş ve sınıf öğretmenleri ile faaliyetlerinin yürütülmesinde iş birliğinin kuvvetli olduğu ancak veliler ile iş birliğinin yetersiz olduğu, okul yönetimin rehberlik faaliyetlerini desteklediği ancak yürütülen faaliyetlere liderlik etmediği görülmektedir.
İlkokul öğretmenlerinin rehberlik hizmetlerine yönelik tutumları ile okul iklimi algıları arasındaki ilişki incelenmesi
Gerçekleştirilen bu çalışmada ilkokul öğretmenlerinin rehberlik hizmetlerine yönelik tutumları ile okul iklimi algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. İlişkisel tarama deseni kullanılarak gerçekleştirilen bu çalışmada Kocaeli ili Gölcük ilçesinde görev yapan 299 ilkokul öğretmeninin görüşüne başvurulmuştur. Verilerin toplanması amacıyla "Rehberlik Hizmetlerine Yönelik Tutum Ölçeği" ve "Okul İklimi Ölçeği" kullanmıştır. Araştırmada veriler Kruskall Wallis testi, Mann Whitney U testi, T testi, ANOVA ve Pearson Momentler Korelasyon katsayıları kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre, rehberlik hizmetlerinin geliştirici etkileri ile ilgili algılar açısından 25 – 29 yaş grubu lehine anlamlı farklılık olduğu görülmüştür, 40-44 yaş aralığındaki ilkokul öğretmenlerinin yakından kontrol davranışlarına yönelik algılarının diğer yaş gruplardaki öğretmenlere göre yüksek olduğu gözlenmiştir. Meslekteki deneyimi 1-5 yıl arasında olan öğretmenlerin yüksekten bakma davranışlarının kendilerinden tecrübeli öğretmenlere göre daha fazla olduğu bulunmuştur. Elde edilen bir diğer bulgu sonucunda rehberlik etkinliklerine katılım açısından kadın öğretmenlerin daha olumlu görüş belirttikleri belirlenmiştir. Elde edilen bir diğer bulguya göre kadın öğretmenlerin erkek öğretmenlere göre davranışları engelleme ve işe dönüklük konularında daha fazla ön planda oldukları sonucuna varılmıştır. Ayrıca. Rehberlik hizmetlerine yönelik tutum ile okul iklimi algılarının alt boyutlar açısından genel olarak ilişkili olduğu belirlenmiştir. Bu bulgular ilgili alan yazın ışığında tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Rehber öğretmen, rehberlik hizmetleri, okul iklimi, sınıf öğretmeni, sınıf rehber öğretmeni.
Özel eğitim kurumlarındaki rehberlik hizmetlerinin işlevi hakkında veli görüşlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, özel eğitim kurumlarındaki rehberlik hizmetlerinin işlevi hakkında veli görüşlerinin incelenip belirlenmesidir. Araştırmanın çalışma evreni, İstanbul ili Anadolu yakası Kadıköy İlçesi'nde bulunan 15 özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde öğrenim gören öğrencilerin velileridir. Veriler velilerden elde edilen anket yolu ile elde edilmiştir. Belirlenen anketten yola çıkılarak özel eğitim kurumlarındaki rehberlik hizmetlerinin işlevi hakkında veli görüşlerinin incelenmesine yönelik olumlu ya da olumsuz katkılarının düzeyi belirlenmeye çalışılmıştır. Anket sonuçları ile ilgili bulgular ve analiz kısmına geçilmeden önce bu çalışmada geçen hemen hemen her kavrama yer verilip açıklanmıştır. Araştırmada, araştırmacı tarafından geliştirilen özel eğitim kurumlarındaki rehberlik hizmetlerinin işlevi hakkında veli görüşlerinin demografik özelliklerinin belirlenmesi amacıyla frekans ve yüzde gibi betimsel istatistik ve çapraz tablolar kullanılmıştır. Örneklem grubunu oluşturan velilerin anketin maddelerine verdikleri cevapların öğrenci kaç yıldır eğitim alıyor, velinin yakınlık derecesi, velinin cinsiyeti, yaşı ve geliri, velinin mezuniyet derecesi değişkenlerine bağımlı olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılan kaykare (chi-square) analizi sonucunda, değişkenler arasındaki bağımlılık istatistiksel olarak test edilmiştir. Araştırma sonucunda velilerin çocuklarının özel eğitim kurumlarındaki rehberlik hizmetlerinin işlevinden yararlanması konularında kendilerini genel olarak yeterli gördükleri sonucuna ulaşılmıştır. Velilerin öğrenim durumu değişkeni analizi sonuçlarına bakıldığında lise ve üniversite mezunu velilerin daha fazla katılma eğiliminde olduğunu ortaya koyan bir dağılım olduğu görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Rehberlik hizmetleri, rehberlik, okul rehberliği, özel eğitim, özel eğitim ve rehabilitasyon.
Özel eğitim kurumlarındaki rehberlik hizmetlerinin işlevi hakkında eğitmen görüşlerinin incelenmesi
Bu araştırma, özel eğitim kurumlarında çalışan eğitimcilerin rehberlik hizmetlerinin işlevine yönelik tutumlarını belirlemek üzere yapılmıştır. Çalışmada uygulayıcının özel olarak hazırladığı 49 soruluk anket 239 eğitimciye uygulanmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini, İstanbul ili Anadolu-Avrupa yakasında bulunan 20 özel eğitim kurumunda eğitim veren eğitimciler oluşturmaktadır. Uygulayıcı tarafından hazırlanan anket ile özel eğitim kurumlarındaki rehberlik hizmetlerinin işlevi hakkında eğitimci görüşlerinin incelenmesiyle veriler olumlu-olumsuz ortaya konmaya çalışılmıştır. Bu çalışmada geçen hemen hemen her kavram bulgular ve analiz kısmına geçilmeden önce açıklanmıştır. Araştırmada, araştırmacı tarafından geliştirilen özel eğitim kurumlarındaki rehberlik hizmetlerinin işlevi hakkında eğitimci görüşlerinin incelenmesi anketi kullanılmıştır. Verilerin analizinde; öncelikle tüm bağımsız değişkenler için frekans ve yüzde gibi betimsel istatistik ve çapraz tablolar kullanılmıştır. Özel eğitim kurumlarındaki rehberlik hizmetlerinin işlevi hakkında eğitimci görüşlerinin incelenmesinde yer alan sorular ile ilgili eğitimci görüşleriyle ilgili olarak Chi-Square analizi sonucunda değişkenler arasındaki bağımlılık istatistiksel olarak test edilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgular ışığında, önerilerde bulunulmuştur. Araştırma sonucunda eğitimcilerin özel eğitim kurumlarındaki rehberlik hizmetlerinin işlevinin yeterliliği konusunda olumlu bir algıya sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Eğitimcilerin eğitim yılı değişkeninde analizi sonuçlarına bakıldığında 6 yıl ve üzeri grubunda olan eğitimcilerin daha fazla katılmama eğiliminde olduğunu ortaya koyan bir dağılım olduğu görülmektedir. Anahtar Kelimeler : Rehberlik, Rehberlik Hizmetleri, Okul Rehberliği, Özel Eğitim, Özel Eğitim ve Rehabilitasyon.
Ortaöğretim kurumlarında sunulan rehberlik hizmetlerinin öğrenci kazanımlarının amacına ulaşma düzeyi
Bu araştırmada orta öğretimde öğrencilere sunulan Rehberlik programının kazanımlarının amacına ulaşmasında biyografik özelliklerin etkisi araştırılmıştır.Araştırma; Giriş, İlgili Literatür, Yöntem, Bulgular ve Yorum ile Sonuç, Tartışma ve Öneriler olmak üzere beş ana bölümden oluşmaktadır.Araştırmanın evreni İstanbul ili Pendik İlçesinde bulunan orta öğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden oluşmaktadır.Örneklem random yöntemi ile seçilen Düz lise, Meslek lisesi ve Anadolu lisesi olmak üzere üç lise türünde 2'şer okulda öğrenim gören toplam 371 öğrenciden oluşmaktadır.Araştırmada, Kişisel Bilgi Formu ve araştırmacı tarafından geliştirilen ölçek kullanılmıştır. Elde edilen veriler Independent Samples Test, Non-Paremetrik Mann Whitney-U Testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Non-Paremetrik Kruskal Wallis-H Testi tekniği kullanılarak değişkenler arasındaki ilişki tespit edilmeye çalışılmıştır.Araştırmada sonuç olarak cinsiyet değişkenine göre; eğitsel başarı yeterlilik alanında, sınıf seviyeleri değişkenine göre; aile ve toplum, güvenli ve sağlıklı hayat, kendini kabul, kişiler arası ilişkiler, eğitsel ve mesleki gelişim, okul ve çevreye uyum yeterlilik alanlarında, okul türü değişkenine göre; aile ve toplum, güvenli ve sağlıklı hayat, eğitsel ve mesleki gelişim yeterlilik alanlarında, annenin sağ yada ölü değişkenine göre; kişiler arası ilişkiler yeterlilik alanında, anne babanın beraber olup olmaması değişkenine göre; aile ve toplum, eğitsel başarı, güven ve sağlıklı hayat yeterlilik alanlarında, ailedeki birey sayısı değişkenine göre; eğitsel başarı yeterlilik alanında, annenin eğitim durumuna göre; eğitsel ve mesleki gelişim yeterlilik alanında, babanın eğitim durumu değişkenine göre; eğitsel ve mesleki gelişim yeterlilik alanında, dershane yada etüt merkezine gitme değişkenine göre; güvenli ve sağlıklı hayat, kendini kabul, eğitsel ve mesleki gelişim, okul ve çevreye uyum yeterlilik alanlarında anlamlı farklılıklar bulunmuştur.
Profesyonel turist rehberlerinin kişilik özellikleri ile mesleki bağlılık arasındaki ilişki üzerine psikolojik sermayenin aracılık etkisi
Tezin amacı, beş faktör kişilik özelliklerinin mesleki bağlılık boyutları üzerindeki etkisinde psikolojik sermayenin aracı rolüne sahip olup olmadığını eylemli turist rehberleri örnekleminde incelemektir. Bu yönde tam sayım yapılarak Türkiye'deki mevcut on iki meslek odasına kayıtlı bulunan 426 eylemli turist rehberi üzerinde yüz yüze görüşme, bırak-topla anket tekniği ve çevrimiçi anket sitesinden faydalanarak anket uygulanmıştır. Kişilik özelliklerinin ölçümü için John, Donahue & Kentle (1991) tarafından geliştirilen ölçek kullanılmıştır. Psikolojik sermaye ölçümü için Luthans, Avolio, Avey & Norman (2007) tarafından geliştirilen, Çetin ve Basım (2012) tarafından Türkçe'ye uyarlanan psikolojik sermaye ölçeği kullanılmıştır. Mesleki bağlılık için Meyer, Allen & Smith (1993) tarafından geliştirilen ve Tak ve Çiftçioğlu (2009) tarafından Türkçe' ye uyarlanan mesleki bağlılık ölçeği kullanılmıştır. Regresyon analizi sonuçları deneyime açıklık, dışadönüklük ve sorumluluk özelliklerinin mesleğe yönelik duygusal bağlılık üzerinde pozitif yönde anlamlı etkilere sahip olduğunu göstermektedir. Deneyime açıklık ve uyumluluk devam bağlılığını pozitif yönde, duygusal denge ise devam bağlılığını negatif yönde anlamlı olarak etkilemektedir. Mesleğe yönelik normatif bağlılık üzerinde ise deneyime açıklık ve dışadönüklük pozitif yönde anlamlı etkilere sahiptir. Ayrıca deneyime açıklık, duygusal denge, dışadönüklük ve uyumluluk özelliklerinin psikolojik sermaye üzerinde pozitif yönde anlamlı etkilere sahip olduğu görülmüştür. Psikolojik sermayenin ise mesleğe yönelik duygusal bağlılık, devam bağlılığı ve normatif bağlılık üzerinde pozitif etkileri olduğu ortaya çıkmıştır. Aracılık etkisi bakımından ise psikolojik sermayenin; dışadönüklük ile duygusal bağlılık ve normatif bağlılık, deneyime açıklık ile devam bağlılığı ve normatif bağlılık, sorumluluk ile duygusal bağlılık arasındaki etkileşimde tam aracılık etkisi bulunduğu görülmüştür. Deneyime açıklığın duygusal bağlılık üzerindeki etkisinde ve uyumluluğun devam bağlılığı üzerindeki etkisinde ise psikolojik sermayenin kısmi aracılık etkisi bulunmaktadır. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Beş faktör kişilik özellikleri, kişilik, psikolojik sermaye, mesleki bağlılık, turist rehberi