Risk

542 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Makroekonomik değişkenlere dayalı kredi riski modellemesi ve stres testi analizi

Bu tez çalışması, küreselleşen finansal piyasaların etkisiyle önemi daha iyi kavranan bankacılık sektörünün en önemli riski olan kredi riskini esas alarak, Türk bankacılık sektörü için makroekonomik değişkenlere dayalı, kredi riskini açıklamaya yönelik yeni bir model oluşturmayı ve bunun üzerinden sistemin risk duyarlılığının belirlemek üzere stres testleri yapmayı amaçlamıştır. İlk olarak risk ve kredi riski kavramlarına ilişkin literatür bilgisi sunulmuştur. İkinci olarak mevcut kredi riski modelleriyle ilgili olarak literatür taraması yapılmış ve bu konudaki eksikliklere dikkat çekilmiştir. Son olarak da Türk bankacılık sektörü için seçilen makroekonomik değişkenlere dayalı olarak yeni bir model oluşturulmuş, kredi riskini etkileyen önemli değişkenler belirlenmiş ve stres testleri yapılmıştır.Yapılan analizler sonucunda, takipteki alacak oranındaki değişimlerin özellikle faiz oranı, enflasyon, kredilerin GSYİH içindeki payı ve büyüme verilerinden önemli ölçüde etkilendiği saptanmıştır. Yapılan stres testleriyle ise sistemin yaşanan son finansal krizle birlikte geçmişe göre biraz daha dayanıksız ve duyarlı hale geldiği sonucuna ulaşılmıştır.

Banka kredileriBankacılık sektörüBankalar+5
Özlem Yüksel
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Genetiği değiştirilmiş gıdalar ve risk algısı: Sonradan edinilen pozitif bilginin tutuma etkisi

Son yıllarda yaşanan gıda panikleriyle birlikte sağlıkla ilgili olası kayıplar, tüketicilerin gıda seçimlerini etkileyen en önemli unsurlardan biri, gıda güvenliği de öncelikli bir rekabet unsuru olmuştur. Yabancılık, sınırlı bilgi seviyesi, belirsizlik ve doğala müdahale gibi etkenlerle genetiği değiştirilmiş gıdalar, fiziksel risk algısının yüksek olduğu ürünler haline gelmiştir. Tartışmalar bu ürünlerin taşıdığı riskler ve getirdiği faydalar etrafında devam ederken, tüketicilerin çoğunluğunun, risklere odaklanan negatif içerikli bilgiye maruz kaldığı da bir gerçektir. Bu gerçekten yola çıkarak pozitif bilginin genetiği değiştirilmiş gıdalara karşı tutuma olan etkisinin araştırıldığı çalışmada, katılımcılar, algılanan riskin türünü belirleyen bilgi işleme stratejilerine göre üç grupta incelenmiştir. Günlük/popüler ve bilimsel olmak üzere iki farklı türde pozitif bilgiye maruz bırakılan katılımcıların tutumlarındaki değişimin anlamlı olup olmadığı araştırılmıştır. Bilgiyi sezgisel süreçten geçiren ve sezgisel risk algısına sahip olan katılımcıların tutumunda, her iki bilgi sonrasında da pozitif yönde değişim olmuştur. Sistematik süreci izleyen ve analitik risk algılayan grupta ise pozitif yönde değişim sadece bilimsel bilgi sonrasında görülmüştür. Analitik risk algısına sahip olan ancak konuyu politik bakış açısı ile değerlendirerek karara varanlar ise politik risk grubu altında incelenmiştir. Grubun tutumunda, her iki tip bilgi sonrasında değişiklik beklenmezken bilimsel bilgi pozitif yönde değişim yaratmıştır.

BilgiBilgi işlemeBilimsel bilgi+6
Tuğçe Özgen
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Döviz piyasasında bir korunma stratejisi olarak risk reversal göstergesi

2007 yılında, Amerika Birleşik Devletleri'nde emlak sektörü temelli bir kriz olarak ortaya çıkan ve daha sonrasında tüm dünyayı etkisi altına alan küresel finansal krizin en fazla etkilediği piyasaların başında döviz piyasası gelmektedir. Küresel finansal krizin etkileri nedeniyle, özellikle merkez bankalarının politikalarına bağlı olarak döviz piyasasında analizler yapmak son derece zor bir hal almıştır. Volatilite seviyelerinde ciddi değişimler gözlemlenmiş, varlıklar arasında uzun yıllardır süregelen güçlü korelasyonlarda bile önemli bozulmalar meydana gelmiştir. Bu çalışmada, küresel finansal krizin zirve yaptığı nokta olan Lehman Brothers?ın batışından sonraki dönem için döviz piyasasında en çok işlem gören pariteler ve bu paritelerin dayanak varlık oldukları alım ve satım opsiyonlarının zımni volatiliteleri arasındaki farktan hesaplanan risk reversal verileri arasındaki ilişkiler incelenmiş ve risk reversal verilerinin döviz piyasasında yatırım yapan piyasa oyuncuları için önemine dikkat çekilmesi amaçlanmıştır. Bu nedenle 16.09.2008 ? 31.12.2012 tarihleri arasındaki AUD/USD, EUR/USD, GBP/USD, USD/CAD, USD/CHF ve USD/JPY pariteleri ve bu paritelere ilişkin 3-Aylık 25-Delta Risk Reversal verileri arasındaki ilişkiler analiz edilmiştir. Yapılan analizler neticesinde, risk reversal verilerinin paritelerin gelecekteki fiyat seviyelerini tahmin etmekten ziyade, trendde yaşanacak değişimlere yönelik sinyaller vermede daha başarılı ve daha kullanışlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Döviz Piyasası, Opsiyonlar, Zımni Volatilite, Risk Reversal

DövizDöviz piyasasıOpsiyon+3
Uğur Uç
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Ülke kredi notundaki değişikliğin CDS primleri üzerindeki yayılma etkisine yönelik bir araştırma

Küresel finans piyasalarının ardından reel ekonomiyi de etkileyen 2008 finansal kriz yatırımcıların algısını değiştirmiştir. Krizin oluşmasında ve derinleşmesinde türev ürünlerin etkisinin önemli olduğu düşünüldüğünden, öncelikli olarak türev piyasalarda algı değişikliği olması beklenmektedir. Bu nedenle bu çalışmada, kredi olaylarının türev ürün olan CDS primleri üzerindeki etkisi ve aktarma kanalları kriz öncesi ve sonrası dönem olarak incelenmiştir. Yatırımcıların artan risk iştahı nedeniyle kriz öncesi dönemde CDS primlerinin kredi olaylarına tepki vermediği görülmüştür. Diğer taraftan kriz sonrası dönemde risk iştahı seviyesindeki azalmayla birlikte CDS primlerinin kredi olaylarına anlamlı tepkiler verdiği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, olaysız ülke CDS primlerinin özellikle kriz sonrası dönemde olayın gerçekleştiği ülke ve olaysız ülke kredi derecelerinden etkilendiği kanıtlanmıştır. Yayılma etkisinin aynı ticaret bloku üyesi olma parametresiyle aktarıldığı görülmüştür. Ayrıca, Avrupa borç krizini de kapsayan kriz sonrası dönemde negatif kredi olaylarının etkisinin gelişmiş ülke parametresiyle aktarıldığı gözlenmiştir. Kriz sonrası CDS primlerinin kredi olaylarına verdiği tepkilerdeki değişikliğin, Kredi Değerlendirme Kuruluşlarının kriz öncesi dönemde bozulan itibarlarını düzeltmek için daha ihtiyatlı not vermeleri ve risk iştahındaki azalmayla ilgili olduğu düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Kredi Temerrüt Takası, Kredi Değerlendirme Kuruluşları, Event Analizi, Yayılma Etkisi, Aktarma Kanalı, Risk İştahı.

Bağımsız denetim kuruluşlarıKredi derecelendirmeKredi değerlendirmesi+4
Mehmet İnce
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Borsa İstanbul'da işlem gören firmaların türev araç kullanımını etkileyen faktörler

Bu çalışmada Türkiye?deki firmaların türev araç kullanımını etkileyen faktörler incelenmiştir. Borsa İstanbul?da işlem gören ve finansal olmayan 150 firmanın 2011 ve 2012 yılı verileri kullanılarak, firmaların türev araç kullanımında etkili olan faktörler Logit modeli ile analiz edilmiştir. Analiz sonuçları ilgili literatürde de görüldüğü gibi firma büyüklüğünün türev araç kullanımındaki pozitif etkisini göstermektedir. Bunun yanı sıra, Borsa İstanbul endekslerinden kurumsal yönetim endeksine dahil olma ve yabancı ortaklık parametreleri de firmaların türev araç kullanımını açıklayan faktörler olarak öne çıkmaktadır. Türk firmalarının türev araç kullanımının analizine yönelik geliştirilen model gelecek çalışmalar için de başlangıç niteliği taşımaktadır. Türkiye için göreceli yeni olan türev araçlarla riskten korunmanın önemi ve sağlayacağı faydaların firmalarca daha iyi anlaşılması ve türev araç kullanımının yaygınlaşması ile modelde farklı parametrelerin de etkili olması beklenmektedir. Anahtar Sözcükler: türev araç kullanımı, risk yönetimi, BİST100

Borsa İstanbulFirmalarLogit modeli+6
Zeynep Doğan
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki şirketlerin türev araç kullanım ve miktarını belirleyen faktörlerin incelenmesi: Borsa İstanbul örneği

Bu çalışmanın temel amacı, kurumsal finansal riskten korunma işleminin belirleyicilerini anlamak ve Türkiye'de finansal olmayan firmalar tarafından türev kullanımı ile ilgili faktörleri incelemektir. Bu çalışmada, hem türev araç kullanma kararının hem de türev kullanımının kapsamının/miktarının belirleyicileri araştırılmıştır. Bu süreçte türev araç kullanma kararını incelemek için Logit regresyonu kullanılırken, türev kullanımının miktarını incelemek için Tobit regresyonu kullanılmıştır. Analiz, 2015 yılında Borsa İstanbul'da (BİST) listelenen 200 firmanın verilerine dayalı olarak yapılmıştır. Çıkan sonuçlara göre Logit analizi, türev ürünlerin kullanılmasında firma büyüklüğü ile dış satışların pozitif etkili olduğunu göstermiştir. Bu bulgular, işlem maliyetleri ve ölçek ekonomileri ve finansal fiyat riskine maruz kalma hipotezlerini desteklemektedir. Öte yandan, Tobit sonuçlarına göre, bir firma türev araç kullanma kararı aldığında, firmanın büyüklüğü ve dış satışları arttıkça daha fazla türev araç kullanmaktadır. Son olarak, çoklu doğrusal bağlantı probleminden kaçınmak için kurulan bazı modellerde, varlıkların getirisinin (ROA) ve yabancı borcun türev araç kullanma kararı ve türev kullanımının miktarı ile sırasıyla negatif ve pozitif ilişkili olduğunu hem Logit hem de Tobit analizi ileri sürmektedir. Bununla beraber likidite oranı hem Logit hem de Tobit regresyonundaki bazı modellerde negatif ilişkili çıkmıştır.

Finansal riskHisse senetleriLogit analizi+7
Kutaycan Güngör
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Makroekonomik risk iştahı göstergelerinin Türkiye finansal piyasalarına etkisi

Yatırımcıların risk almaya meyillerini ölçmek için çok sayıda endeks bulunmakta olup, bunların doğru ve kesin sonuçlar vermedikleri daha önce yapılan ampirik çalışmalarla ortaya konmuştur. Bu çalışmada risk iştahı göstergeleri olarak çok sayıda makroekonomik göstergeye yer verilerek, bu göstergelerin BİST100 Endeksi ve USD/TRY paritesi üzerindeki etkileri en küçük kareler yöntemi uygulanarak ayrı ayrı incelenmek istenmiştir. Yapılan testler sonucunda BİST100 Endeksi ve USD/TRY üzerinde farklı bağımsız değişkenlerin etkili olduğu görülmüştür. Ulaşılan bu sonuç, risk iştahının etkileri araştırılmak istendiğinde, farklı değişkenlerin aynı anda gözlemlenmesi gerektiğini göstermektedir.

Borsa İstanbulDavranışsal finansFinansal piyasalar+5
Kübra Berk
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de faaliyet gösteren ticaret bankalarının karlılığını etkileyen içsel faktörler: 2005-2016 yılları arası panel veri analizi

Bankalar, ülke ekonomilerinde finansal sistemin en önemli aracı kurumlarından biri olup, mevduatın toplanmasında ve toplanılan mevduatların ekonominin çeşitli sektörleri arasında kredi olarak kullandırılmasında önemli bir role sahiptir. Bankalar, piyasa odaklı bir ekonomide aracılık faaliyetlerini üstlenirken aynı zamanda o ekonomide yatırım ve büyümenin en önemli unsuru olarak kabul edilirler. Bu çalışmasının amacı; Türkiye'de faaliyet gösteren ticari bankaların karlılığını etkileyen içsel faktörleri araştırmaktadır. Çalışmada CAMELS değişkenleri; sermaye yeterliliği, aktif kalitesi oranı, yönetim kalitesi oranı, kazanç kabiliyeti oranı, likidite oranı ve piyasa risklerine duyarlılık oranları dikkate alınarak, Türkiye'deki ticari bankaların karlılığını etkileyen en önemli içsel faktörler belirlenmeye çalışılmıştır. Aktif karlılığı (ROA), öz sermaye karlılığı (ROE) ve net faiz marjı (NIM) ise karlılık ölçütünün göstergeleri (bağımlı değişkenler) olarak modellerde dikkate alınmıştır. Çalışmada CAMELS faktörlerinin bankaların karlılığı üzerindeki etkisini incelerken aynı zamanda karlılık üzerinde etkisinin olabileceği düşünülen iki kontrol değişkeni (yaş ve aktif büyüklüğü) modellere bağımsız değişkenler olarak eklenmiştir. Bu kapsamda, 2005-2016 yılları arasında Türkiye'de faaliyet gösteren 23 ticari bankanın CAMELS analizinde kullanılan değişkenler vasıtasıyla karlılık performansları araştırılmıştır. Çalışmada, CAMELS değişkenlerinin ROA, ROE ve NIM gibi karlılık değişkenleri üzerindeki etkisini analiz etmek için panel veri analiz yöntemleri kullanılmıştır. Elde edilen bulgular, tüm karlılık göstergelerinin sermaye yeterlilik oranı ve toplam maliyetlerin toplam gelirlere oranından etkilendiğini göstermektedir. Güçlü sermaye oranına sahip bankaların aktif ve öz sermaye karlılıklarının da yüksek olduğu görülmüştür. Bunun yanı sıra, kaldıraçtaki aşırı artışın ticari bankaların karlılığında bir azalmaya neden olduğu tespit edilmiştir. Ekonometrik analizler, bankaların karlılıklarını artırabilmesi ve bankacılık sektörünün işlerini sağlıklı yürütebilmesi için yüksek sermaye yeterlilik oranına sahip olması gerektiği yönünde kanıtlar sağlamıştır. Bankalar, kredilerinin ve varlıklarının kalitesini artırmalı, sorunlu alacaklardan kaçınırken varlıklarını yüksek kaliteli enstrümanlarda değerlendirmelidir. Buna ek olarak, ticari bankalarda yönetimler maliyeti sıkı bir şekilde kontrol altında tutarken aynı zamanda gelir artıcı alanlara odaklanarak yüksek karlılık hedeflerine ulaşabilirler. Döviz açık pozisyonunun ticari bankaların karlılıkları üzerinde olumsuz bir etkisi olduğundan, ticari bankalar kur riskinden de kaçınmalıdır.

Banka sermayesiBankalarCAMELS+7
Ali Boran
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türk bankacılık sektöründe sistematik risk hesaplamaları

Sistematik risk, ekonomide yer alan şirketlerin tamamını etkileyen ekonomik durgunluk, politik nedenler, yüksek faiz, savaş gibi çevresel faktörlerden oluşabilen risk kaynağıdır. Enflasyon riski, faiz oranı riski, politik risk ve piyasa riski sistematik riskin alt başlıklarını oluşturmaktadır. Çalışma Türk bankacılık sektöründe sistematik risk hesaplamalarını konu olarak ele almaktadır. Finansal hizmet bağlamında en önemli kuruluşlar fon talep edenler ile fon sahiplerini bir araya getiren bankalardır. Bu nedenle bankacılık sektöründe sistematik risk hesaplamaları önemlidir. Çalışma Borsa İstanbul'da işlem gören 11 bankanın sistematik risk düzeylerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Ekonometrik yöntem olarak Sermaye Varlıklarını Fiyatlandırma Modeli (SVFM) kullanılmaktadır. Çalışmada 29.06.2007-31.12.2019 tarihleri arasındaki günlük kapanış fiyatları zaman serisi olarak yer almaktadır. Regresyon analizinde beta katsayısı tahmin edilirken betanın zamana göre değişken yapısını dikkate alabilmek için Kayan Pencereli Regresyon analizi gerçekleştirilmiştir. Analiz sonuçları ekonomik kriz, siyasi belirsizlik, yüksek döviz kuru gibi çevresel faktörlerin görüldüğü dönemlerde Türk bankacılık sektöründe sistematik risk düzeyinin arttığını ortaya koymaktadır. Ayrıca çalışmanın teorik ve ampirik kısmı bir bütün olarak ele alındığında başarılı bir portföy ve risk yönetimi için SVFM ile sistematik risk hesaplamalarının önemli olduğu görülmektedir.

Bankacılık sektörüBankalarPortföy+6
Özgür Bağcıoğlu
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Likidite riski ve kredi riskinin bankaların performansı üzerindeki etkisi: Türkiye'deki ticari bankalar üzerine bir uygulama

Bu çalışmada hayatın her alanında karşılaşılan risk kavramının tanımlarına, bankacılık sektöründe ortaya çıkan risk türlerine ve likidite riski ve kredi riskinin Türk bankacılık sektöründe faaliyette bulunan 9 ticari bankanın finansal performansı üzerindeki etkisi araştırılmıştır. 2005 yılının birinci çeyreğinden 2020 yılının dördüncü çeyreğine kadar olan dönem için oluşturulan örneklem kapsamındaki bankaların finansal verileri Türkiye Bankalar Birliği (TBB) web sayfasından alınmıştır. Kamuyu Aydınlatma Platformu sitesinden takipteki krediler ve özel karşılıklar verileri yazar tarafından elde edilmiştir. Bununla beraber, Türk bankacılık sektöründe faaliyet gösteren katılım bankaları örneklem dışında tutulmuş olup çalışmada klasik panel veri analizinden yararlanılmıştır. Çalışmada iki farklı finansal performans ölçüsü kullanılmıştır. Bunlar sırasıyla, aktif kârlılığı (ROA) ve özkaynak kârlılığı (ROE) değişkenleridir. Yapılan analiz sonucuna göre likidite riskinin bankaların performans göstergelerinden aktif kârlılığı ile daha ilişkili olduğu ve kredi riskinin ise hem aktif hem de özkaynak kârlılığı ile ilişkili olduğu sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda, likidite riskindeki artış aktifi kârlılığını anlamlı bir şekilde artırırken, bankaların kredi riskindeki artış hem aktif hem de özkaynak kârlılığını önemli bir şekilde arttırdığı görülmektedir. Bu sonuçlar, bankalar için kredi riskinin önemine vurgu yapmakta ve bankaların faaliyetlerini düzgün bir şekilde yürütebilmeleri için kredi riskini doğru bir şekilde ölçüp iyi bir şekilde yönetmeleri gerekliliğini ön plana çıkarmaktadır.

BankalarKredi riskiLikidite+7
Pelin Dibooğlu
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Su ve kanalizasyon hizmetlerinde iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları

Büyükşehirlerde, içme suyu ve kanalizasyon hizmetleri arasında yer alan su ve kanal arızası, bakım ve onarımı, kanal ve depo temizliği, abone bağlantısı, şebeke imalatı ve kanal yapımı çalışmaları su ve kanalizasyon idareleri tarafından yerine getirilmektedir. Su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmekle görevli bu idareler, çalışanlarının iş güvenliği risklerini azaltmak ve iş kazalarını önlemek için iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini almak, alınan tedbirlere uyulup uyulmadığının izlemek, denetlemek ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlamakla yükümlüdür.Bu çalışmada, örnek olarak TESKİ Genel Müdürlüğünün iş sağlığı ve güvenliği organizasyon yapısı ve idarede uygulanan iş sağlığı ve güvenliği yönetim sistemi incelenerek yapılan çalışmalara yer verilmiştir. Genel Müdürlükte meydana gelen iş kazalarının incelenerek organizasyon yapısının ve yönetim sisteminin etkinliği sorgulanmış alınması gereken tedbirler belirlenmiştir.

KazalarRiskSu ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü+2
Bülent Osman Paker
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İş sağlığı ve güvenliğinde psikososyal tehlike ve riskler

Günümüzde iş sağlığı ve güvenliğinin psikososyal boyutu giderek önem kazanmaktadır. 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nunda psikososyal tehlike ve risklerin belirlenmesi ve önlenmesi konusuna yeterince önem verilmediği görülmektedir. Literatürde psikososyal tehlike ve risk ayrımı tam olarak yapılamamakla beraber kavramlar iç içe geçmiş durumdadır. Psikososyal faktörlerin iş sağlığı ve güvenliğindeki öneminin net olarak anlaşılamaması, çalışma ortamındaki sorunların gözlemlenmesi ve çözüm bulunması açısından, yetersiz kalınmasına neden olmaktadır. Bir iş yerinde sağlıklı bir çalışma ortamı oluşabilmesi için, bu tehlike ve risklerin, önlenmesi ve belirlenip ortadan kaldırılması zorunludur. Psikososyal tehlike ve psikososyal riskler; stres, depresyon, intihar ve ölüm gibi sonuçlara neden olabilmekte ve işletmenin örgütsel işleyişini bozabilmektedir. Bu çalışmada literatürde, iç içe geçmiş olarak görülen ve bazen birbirinin yerine kullanılan psikososyal tehlike ve risk kavramlarının ayrımının net bir biçimde yapılıp, iki kavram arasındaki farkların ortaya konması amaçlanmıştır. Uygulama kısmında ise, Mersin ilinde inşaat sektöründe faaliyet gösteren bir firmanın şantiyesinde anket çalışması yapılarak, çalışanların psikososyal tehlike ve risk kavramları hakkındaki bilinç düzeylerini ölçmek ve farkındalık oluşturmak hedeflenmiştir. İstatistiksel analizlerin yapılmasında SPSS Paket programı kullanılmıştır.

MobbingPsikososyal etkilerPsikososyal sorunlar+7
Murat Yunusoğlu
Tarsus University · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bantlı konveyörlerdeki riskler ve İSG uygulamaları

Bu tez çalışmasında demir çelik fabrikalarında, termik santrallerde, liman yükleme ve boşaltma tesislerinde, çimento ve şeker sanayisinde, tahıl silolarında yaygın olarak kullanılan bantlı konveyörlerde iş sağlığı ve güvenliği açısından risklerin belirlenmesi ve bu risklerin etkilerinin ortadan kaldırılması ya da en aza indirilmesi için yapılabilecek uygulamalar çalışılmıştır. Bugün endüstride işletme ekonomisine en fazla etki eden faktörlerden biri malzeme iletimidir. Bantlı konveyörler, sürekli malzeme iletiminde en elverişli sistemi oluştururlar. Konveyör bantlara bağlı temel tehlikeler metalik niteliklidir. Sıkışma noktalarına takılma, sıyrık ve yanıklar, hareketli ekipmanlara kapılma, kesilme ve ezilme yoluyla zarar verebilecek noktalar konveyörlerdeki temel tehlikeleri oluştururlar. Malzeme yüklerinin boyutu, çalışma hızları, içerdikleri ve tükettikleri enerji miktarı nedeniyle, ciddi yaralanmalara ve ölüm vakaları dahil olmak üzere, konveyörlerin iş kazalarının önde gelen sebeplerinden biri olduğu gösterilmiştir. Ayrıca konveyör kaynaklı kazalar işverenleri milyonlarca lira zarara uğratabilmektedir. Bu sebeple her alanda olduğu gibi bantlı konveyörlerde de iş sağlığı ve güvenliği büyük önem arz etmektedir. Bantlı konveyörlerdeki tehlikelerin tamamı doğru eğitim, hazırlık ve güvenlik önlemleri ile engellenebilir. Yapılan hazırlık çalışmaları ile basit uygulamalarla bile tehlikelerin etkilerinin ortadan kaldırılabildiği ya da en aza indirilebildiği görülmüştür.

RiskRisk alma davranışıTaşıyıcılar+2
Tahsin Er
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Belediyelerde iş sağlığı ve güvenliği önlemleri üzerine örnek bir çalışma

Ülkemiz gelişen Dünya ile her alanda inovasyon çalışmaları içindedir. Oldukça genişleyen sanayileşme ve üretim, iş sağlığı ve güvenliğinin önemini ortaya koymuştur. Gün geçtikçe yaşanan iş kazaları ve can kayıplarının fazlalaşması, insanların bu alandaki yanlış, bilinçsiz davranışları konunun önemini arttırmıştır. İş sağlığı ve güvenliği konusu hem kamu hem de özel sektör tarafından dikkatle irdelenmeye başlanmıştır. İş Sağlığı ve Güvenliğinde temel hedef, tüm çalışan ve işverenlerimizin bilinçli ve farkındalık düzeyini yüksek hale getirmektir. Belediyelerde yapılan hizmetlerin çeşitliliği iş sağılığı ve güvenliği çalışmalarını daha önemli kılmaktadır. Bu tez çalışmasında, belediyelerde çalışanların maruz kaldıkları gürültü ve aydınlık değerleri araştırılmıştır. Buna ek olarak, işyerinde risklerin tespit edilmesi ve risk analizi çalışması yapılması amaçlanmıştır. Yayılan gürültünün olumsuz etkilerinden çalışanların etkilenmemesi için gürültünün azaltılması konusunda ne gibi önlemler alınabileceği tartışılmıştır. Bu çalışmaya göre belirli noktalarda ölçüm yapılmış, gürültü seviyelerinin durumuna göre saha çalışmasında renklendirme yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen verilere göre minimum ve maksimum değerler saptanmıştır. Fine Kinney metoduna göre risk değerlendirme tablosu oluşturulmuştur. Son olarak ise yapılan ölçüm sonuçları değerlendirilerek belirlenen maruziyetlerin mevzuatlara uygunluğu tartışılmıştır. Risk değerlendirme tablosunda mevcut tedbirlerden bahsedilmiştir. Bu tablo sonucunda riskleri önleyici veya en aza indirecek önleme faaliyetleri hakkında önerilerde bulunulmuştur.

BelediyelerGürültüGürültü analizi+7
Ayhan Can Doğruöz
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessEN

Extreme risk connectedness of sovereign credit default swaps: Evidence from BRICS and MIST countries

To analyze the extreme risk spillover effect, this thesis proposes dynamic EVT-VaR extended joint connectedness framework based on extreme value theory. The spillovers among sovereign CDS of BRICS and MIST countries using the data from March 18, 2011 to June 1, 2022 were examined. Global financial factors were included in the model and their effects were analyzed. Besides, using the Principal Component Analysis (PCA), an extreme connectedness analysis was carried out for sovereign CDSs of many leading economies around the world. Moreover, the dynamic EVT-VaR extended joint connectedness framework and the quantile extended joint connectedness approach were compared using sovereign CDSs of BRICS and MIST countries. It has been found that there is a strong connectedness among the sovereign CDSs of the countries in the BRICS and MIST, and the spillover effect has fluctuated over time due to extreme events. Among these countries, Russia has a pronounced role as a net transmitter of shock. After Russia, Mexico has also been one of the important drivers in explaining the variability in the sovereign CDS spreads in BRICS and MIST countries, especially in 2017-2018 and after 2020. Global financial markets have a limited impact on sovereign CDSs in the BRICS and MIST countries. Using the PCA analysis, we found that there is an unprecedented increase for the analysis period in the total connectedness of sovereign CDSs around the world after the Covid 19 pandemic and it continues to remain high at the present time. Finally, the quantile extended joint connectedness approach does not respond as sensitively as the dynamic EVT-VaR extended joint connectedness framework to extreme events that have occurred over time. Another finding of the study is that Türkiye is not strongly interconnected with other economies. As a result of limited interconnectedness, Türkiye have been affected by systematic risks less. On the other hand, Türkiye has a high and volatile sovereign CDS values, which means that the country's high-risk perception stems from events occurring within the country itself, rather than external factors.

BRICSCredit default swapMIST+5
Ebru Yenice
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Örtük bilgi ve örtük bilginin doğal karar verme sürecinde kullanımı: bir alan araştırması

Bu doktora tezinin konusu örtük bilgi ve örtük bilginin doğal karar verme sürecinde kullanımıdır. Çalışmada, örtük bilgi unsurlarının (meslekî yetenek, meslekî bilgi ve meslekî tecrübenin) varlığının farkındalığı, özellikleri ve kaynakları meslekî tecrübe, yaş, cinsiyet ve coğrafi bölgelere göre farklılık gösterip göstermediği yönüyle araştırılmış; örtük bilgi, mesleğe özgü bir düşünme biçimi olarak ve bilgi aşama sırası (BAS) kapsamında incelenmiş; doğal karar verme sürecinde örtük bilginin nasıl kullanıldığı (zaman baskısı ve yüksek risk altında vb.) araştırılmıştır. Araştırma için hazırlanan soru kâğıdına Türkiye'de 7 coğrafi bölgeden (40 il) 505 veteriner hekim tarafından katılım sağlanmış ve Ankara'da (Türkiye) 39 katılımcı ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Araştırma sonucunda; örtük bilgi varlığının farkındalığına ilişkin görüşler arasında cinsiyet, yaş ve meslekî tecrübe yönüyle sayımsal olarak anlamlı bir fark bulunmamış (p > 0,05); örtük bilgi unsurlarından meslekî bilginin sözle anlatılmasının zor olmasına ilişkin görüşler arasında cinsiyet değişkenine göre sayımsal olarak anlamlı bir fark bulunmuştur (p < 0,05). Doğal karar verme sürecinde örtük bilginin, karar sürecinde eksik bilginin tamamlanması; deneyime dayalı karar verilmesi; yüksek riskten ziyade zaman baskısı altında karar alınması; mevcut bilgiler (belirtik ve örtük) birbiriyle çelişik olduğunda bir izleme kararı verilmesi gerektiğinde kullandığı görülmüştür. Araştırma bulguları ışığında, örtük bilginin özellikler temelinde yeni bir tanım önerisi yapılmış; belirtik ve örtük özellikte adımlar içeren yeni bir bilgi aşama sırası (BAS) önerilerek bilgi dağı (BD) eğretilemesiyle (metaforuyla) açıklanmış ve ters bilgi aşama sırası (TEBAS) olarak çözümlenmiştir. Ayrıca gelecekteki çalışmalar için yeni araştırma önerileri sunulmuştur.

Açık bilgiBilgiBilgi hiyerarşisi+5
Çağnur Handan Kurtuluş
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Dijital bağımlılık ile dijital risk alma, doğru kullanım, bilişsel esneklik ve duygu düzenleme ilişkisinin incelenmesi

Dijital bağımlılık özellikle ergenlerde ve üniversite öğrencilerinde, önceki nesillere oranla artan bir ivmeyle kendini göstermektedir. Öğrenciler dijital deneyimleri boyunca çok sayıda riskle karşı karşıya kalmaktadır. Dijital riskler ile dijital bağımlılık arasındaki ilişkide çeşitli psikolojik ve bilişsel değişkenlerin rolünün anlaşılması önemlidir. Bu çalışmanın amacı üniversite öğrencilerinin dijital bağımlılık ile dijital risk alma, doğru kullanım, bilişsel esneklik ve duygu düzenleme becerileri arasındaki çoklu ilişkileri, dolaylı etkileri ve aracı rolleri incelemektir. İlişkisel tarama yöntemi kullanılan bu araştırmanın veri toplama süreci 44 farklı yükseköğretim kurumu ile 2022 öğretim yılının güz döneminde üç aşamalı olarak yürütülmüştür. Veri toplama sürecinin ilk aşamasına 304; ikinci aşamasına 342; üçüncü aşamasına ise 1564 farklı üniversite öğrencisi gönüllü katılım göstermiştir. Araştırmanın veri toplama sürecinde "Kişisel Bilgi Formu", "Dijital Bağımlılık Ölçeği", "Dijital Risk Alma Ölçeği", "Dijital Vatandaşlık Ölçeği (Doğru Kullanım Boyutu)", "Bilişsel Esneklik Ölçeği" ve Duygu Düzenleme Ölçeği" kullanılmıştır. Öğrencilerin dijital risk alma düzeylerini belirlemek amacıyla kullanılan "Dijital Risk Alma Ölçeği" bu araştırma kapsamında geliştirilmiş olup ölçeğe ilişkin geçerlik ve güvenirlik analizi bulguları sunulmuştur. Veriler Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA), Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) ve Yapısal Eşitlik Modellemesi (YEM) yöntemleri ile analiz edilmiştir. Araştırma kapsamında alanyazın eşliğinde öngörülen bir hipotez çoklu aracılık modeli test edilmiştir. Gerçekleştirilen çoklu aracılık modeli analizi sonucunda dijital risk alma ile dijital bağımlılık arası ilişkide, bilişsel esneklik ve duygu düzenleme değişkenlerinin aracı rol üstlendiği; doğru kullanım değişkenine ilişkin aracılık testlerinin ise anlamlı sonuç vermediği belirlenmiştir. Bu araştırma sonucunda, dijital riskler ve dijital bağımlılığa yönelik geliştirilecek öğretim tasarımı süreçlerinde, psikolojik ve bilişsel değişkenlerin sürece dahil edilmesine yönelik öneriler sunulmuştur.

Bilişsel esneklikDuygu düzenlemeRisk+6
Betül Aydın
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bankalarda operasyonel risk yönetimi ve denetiminin etkinliği

Bankalar, geçmişten farklı olarak, günümüzde zaman ve mekan kısıtı olmaksızın ciddi zararlara uğrayabilmektedirler. Globalleşme,artan rekabet, iç içe giren ve büyüyen piyasalar, her geçen gün sayıları artarak karmaşıklaşan ürün ve hizmetler, operasyonel risk kayıplarının etkilerini de genişletmiştir. bankacılık sektöründe operasyonel risk bazlı dalgalanmalar ve bu dalgalanmalar neticesinde sektörde yaşanan büyük kayıplar Operasyonel Risk Yönetiminin ve Denetiminin önemini ve güncelliğini arttırmıştır.Bu süreçte kurallara dayalı denetim anlayışı, yerini risk odaklı denetim anlayışına hızlı bir şekilde terk etmiştir. Operasyonel Risk Yönetimi ve Denetimi, bankacılıkta yeni bir anlayış olarak ortaya çıkmıştır.Yetersiz ve hatalı işlemler, sistemler ve kişilerden veya dış olaylardan kaynaklanan zarar riski olarak tanımlanan operasyonel riskin yönetimindeki en kritik aşama bu risk türünün uygun bir şekilde tanımlanması ve ölçümüdür. Operasyonel riskle ilgili zarar potansiyelinin tahmini ve zararın gerçekleşme olasılığının tespiti güç olduğundan bu risk türünün tamamı sayısallaştırılamamakta ve bu nedenle tam olarak ölçümü de gerçekleştirilememektedir. Organizasyon, iş akışı teknoloji insan gücü çerçevesinde oluşabilecek maddi ve itibar kaybına sebebiyet veren,kredi ve piyasa riski dışında kalan riskler olarak değerlendirilen, operasyonel risk, Basel Komitesinin 2004 Haziran ayında yayınladığı Basel II düzenlemesi ile birlikte 2007 yılından itibaren,öncelikle G-10 ülkelerinde başlanmak üzere bankaların Operasyonel risklerini ölçerek gerekli sermaye karşılığını ayırmalarını öngörmüş ve bu amaçla bankalarda operasyonel risklerin ölçümü üzerine çeşitli modeller önermiştir.Basel Bankacılık Komitesinin, operasyonel risk yönetimi ile ilgili düzenlemeleri başta Avrupa olmak üzere, Türkiye?de de etkisini göstermektedir. Düzenlemelere ayak uydurma ve gelişmelerden daha fazla yararlanma düşüncesinden hareketle,operasyonel risk yönetiminde denetimin rolü büyüktür. Bu çerçevede Türkiye?de BDDK?nın çalışmalarına ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunun düzenlemelerine hızlı adaptasyon süreci önemlidir. Hızlı adaptasyonu sağlayacak olanda operasyonel risk yönetimi ve denetimi çalışmalarının arttırılması ve mevcut çalışmaların kalitelerinin yükseltilmelerine bağlıdır.Yapılan bu çalışma ile ülkemizdeki bankaların operasyonel risk Yönetimi ve Denetimi konusunda yaptıkları çalışmalar, bu konudaki eksiklikleri, operasyonel risklerin ölçümü, risklerden kaynaklanan kayıpların bir kayıp veri tabanına kaydedilmesi ve karşılaşılan operasyonel riskler gibi hususların incelenmesi amaçlanmıştır.Çalışma sırasında ülkemizdeki bankaların operasyonel risk yönetimi alanında yaptıkları çalışmaların hangi seviyede olduğunun ortaya konulması amacına yönelik banka çalışanlarının algılarına yönelik anket yönetimi uygulanmış olup; tez konusunun daha iyi kavranılması hedeflenmişir. Anahtar Kelimeler : Risk, Operasyonel Risk

Bankacılık sektörüBankalarDenetim+4
Gökhan Yirmibeş
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Otomotiv servislerinde güvenlik riskleri, önlemleri ve risk analizlerinin karşılaştırılması

Bu çalışma;30 Haziran 2012'de 28339 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan İş Sağlığı Ve Güvenliği Kanunu'nda yer alan, işverenlerin ve tüm çalışanların uymaları gereken sağlık ve güvenlik standartlarını kapsamaktadır. Otomobilin icadı ile başlayan otomotiv tamir sektöründe iş güvenliği ise,'iş yeri tanıtımı, atölye düzeni, yangın, çalışma ortamı şartları, çevre, kullanılan makine ekipmanlar, çalışanların eğitimi, kişisel koruyucular ile risk değerlendirmesi' konu başlıkları altında incelenmiştir. Risk değerlendirme yöntemleri olan L matris ve Hata Türleri Ve Etkileri Analizi risk değerlendirme yöntemleri karşılaştırma sonuçları aşağıdaki gibi elde edilmiştir: 1. L matrisinde mevcut tehlikeli durumlar için "olasılık" ve "şiddet" skalası mevcuttur. Hata Türleri Ve Etkileri Analizinde ise olası hataları nedenleri ve etkileri önem kazanır. 2. L matriste takım çalışması ve fazla deneyim gerektirmez iken, Hata Türleri Ve Etkileri Analizi deneyimli risk değerlendirme ekip üyelerine ihtiyaç duyar. 3. Değişken bakımından Hata Türleri Ve Etkileri Analizi daha fazla veri gerektirir. 4. Hata Türleri Ve Etkileri Analizi kalite sistemi ile uyumlu çalışılabilmekle birlikte L matris yönteminde bağımsız olarak çalışılabildiği bildirilmiştir.

OtomotivRiskRisk değerlendirmesi+2
Esma Baykan
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Turizm sektöründe online rezervasyon kalite algısı ve algılanan risk faktörlerinin incelenmesi

Turizm alanındaki hizmetlerin üretimi, pazarlamasını, satınb alımı, ödemesinin yapılması, tesliminin gerçekleştirilmesi gibi birçok işlem online olarak gerçekleştirilmesi mümkündür. Online platformlar yer ayırtma ve bilet satış işlemleri adına fazla fiziksel çaba gerektirmemesi, satın alma platformunu kişileştirmesi, tüketicilere zaman ve ekonomik tasarruf sağlamasıile birlikte hizmet, marka, fiyet ve işletme kıyaslamalarına olanak sağlaması nedeni ile en popüler online aktiviteler içerisine girmiştir. Bu bağlamda çalışmanın amacı internet üzerinden pazarlama ve online rezervasyon sistemlerinin açıklanması, turizm sektöründe online rezervasyon kalite algısının incelenmesinin yanında turizm sektöründe online rezervasyon kalite algısı ve algılanan risk faktörlerinin ortaya konulmasıdır.

Elektronik pazarlamaElektronik ticaretKalite+7
Necmiye Dönmez Genç
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Elementer sigortacılık sektöründe iç denetim fonksiyonunun etkinliğinin değerlendirilmesi ve bir uygulama

Sigortacılık, çok çeşitli türden risklerin, birey ve kurumların varlık ve değerlerinde oluşturabileceği zararları, belirlenen şartlar çerçevesinde karşılamaya yönelik faaliyet gösteren önemli bir sektördür. Sigortacılık sektörü temelde iki ana kola ayrılmaktadır. Bunlardan biri, hayat ve emeklilik branşları, diğeri ise elementer branşlardır. Bu çalışmada, bireysel, sosyal ve ekonomik alanlarda sağladığı hizmetlerin önemine dayanarak özel sigortacılık sektörünün en önemli kolu olan elementer sigortacılık alanı belirlenmiştir. Sigortacılık işinin doğası gereği ve elementer sigortacılık alanındaki branşların kapsamındaki teminatlar ve bunların taşıdıkları riskler sebebi ile, elementer sigortacılık sektöründe faaliyet gösteren şirketler, çok sayıda ve farklı türden ve seviyeden riskler ile karşı karşıya kalmaktadır. Bu risklerin etkin olarak yönetilmesi bu alandaki şirketler için hayatî önemde olup, aksi durumlar üretim, kârlılık, hasar başta olmak üzere şirketlerin pek çok açıdan olumsuz etkilenmesine ve hatta şirket varlığının tehdit edilmesine yol açabilmektedir. Bu işletmelerde etkin kontrol ortamlarının oluşturulması ve risklerin etkin olarak yönetilmesi işletme yönetimlerinin sorumluluğundadır. Ancak yönetimler bu konuda destek fonksiyonlara ihtiyaç duymaktadır. Bu fonksiyonların başında ise, sunduğu güvence ve danışmanlık hizmetleri ile kurumların hedeflerine ulaşmasında önemli destek sağlayan iç denetim fonksiyonu gelmektedir. Bu çalışmada, elementer sigortacılık alanında faaliyet gösteren işletmelerde etkin bir iç denetim fonksiyonu oluşturulması ve böylece iç denetimin işletme hedeflerine ulaşmasında yüksek katma değer sağlayan bir fonksiyon olabilmesi amacına yönelik olarak iki aşamadan oluşan bir model ortaya konmuştur. Birinci aşamada iç denetimin etkinliğine yönelik organizasyon yapısı ve genel uygulamalarına ilişkin genel gereklilikler belirlenmiş, ikinci aşamada ise elementer sigortacılık sektöründe yer alan tüm süreçlerde iç denetim faaliyetlerinin etkinliğinin sağlanmasına yönelik kriterler ve bu kriterlere ilişkin riskler ve seviyeleri ile ilgili kontrol faaliyetleri ve denetim teknikleri belirlenmiştir. Sonrasında ise Türkiye elementer sigortacılık sektöründe faaliyet gösteren bir işletmenin iç denetim yapı, uygulama ve faaliyetleri araştırılmış ve belirlenen model doğrultusunda iç denetim fonksiyonunun etkinliği nitel araştırma yöntemleri kapsamında gözlem, doküman incelemesi ve mülakata dayalı veri toplama teknikleri kullanılarak ölçülmüş ve sonuçlar betimsel analiz yöntemi ile değerlendirilmiştir. Yapılan çalışma sonucunda, uygulamanın gerçekleştirildiği şirketteki iç denetim fonksiyonunun organizasyon yapısı ve genel uygulamaları ile iş süreçlerindeki iç denetim faaliyetlerinin bir bütün olarak etkin olmadığı anlaşılmış ve bu duruma neden olan dört temel etken saptanmıştır. Bu etkenler; iç denetim biriminin kendi iç işleyiş ve personeline bağlı aksaklık ve eksiklikler, işletme üst yönetimince iç denetim birimi ve faaliyetlerine yeterli kaynak, destek ve yetki alanının sağlanmaması, iç denetime ilişkin yasal mevzuatın yetersizliği ve de iç denetime ilişkin yapı ve faaliyetlerin resmî ve özel statülü dış taraflarca yeterli seviyede incelemeye tâbi tutulmaması şeklinde ortaya konmuş olup, çalışmanın son aşamasında ise iç denetim fonksiyonun etkinliğini engelleyen söz konusu etkenlere karşı alınabilecek tedbirler belirlenmiş ve bu tedbirlerin işletme içi ve dışındaki ilgili taraflarına çeşitli önerilerde bulunulmuştur.

DenetimElementer sigortacılıkRisk+7
Rasim Hacıoğlu
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Perakende marketçilik sektöründeki hile risklerinin ölçülmesi-Değerlendirilmesi ve bir uygulama

Her işletmede ve her sektörde ortaya çıkan hile riski önemli derece sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Çalışan personellerden şirket yöneticilerine kadar , uygun pozisyon olması halinde hile risk hali kaçınılmazdır.Bu tezimizde perakende marketçilik sektöründeki hile riski ile alakalı bir takım gelişmeleri ve neticelerini ortaya koyacağız.Perakende marketçilik sektöründe hile riskini önleyebilmek ve zamanında müdahale ederek bu riskin ortadan kalkmasını önlemeye çalışmaktır. Şirketlerdeki iyi bir iç kontrol mekanizması ve dahil edilen iç denetim biriminin önemini kapsamaktadır. Bu tez çalışmasının temel amacı; perakende marketçilik sektöründe hile riskinin ölçülmesi ve değerlendirilmesidir. Risk unsuru taşıyan alanları değerlendirilebilir ve raporlanabilir düzeye getirmek başlıca amacımdır. Bu riskin büyüklüğü yada küçüklüğü arasında bir fark olmadığını ve küçük bir risk gibi görünen olayların ileride doğabilecek neticelere yol açmasını gösterebilmektir.Uygulama olarak ise anketlere ve şirket yetkilileri ile birebir görüşmelere, risk raporlamalarına yer verilecektir. Şirketlere konulan prosedürler hileden cayma sebepleri arasındadır.En güvenilir risk, önlenebilir olan risktir.

HileHileli işlemlerPerakende sektörü+4
Tuğçe Bayrak
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal riskten korunma muhasebesi

Bu çalışmada Türev finansal araçların riskten korunma amaçlı olarak kullanımına, işletmeler aşısından riskten korunma amaçlı olarak kullanılmaları halinde kendilerine ve piyasalara ne gibi faydalar sağlayacakları, işletmelerin türev finansal araçlara taraf olmaları durumunda ne gibi yükümlülüklerin altına girdikleri ve bu araçlara taraf olmaları halinde işletmelerin bu araçlardan ne gibi haklar sağlayacaklarına dikkat çekilmektedir. İşletmelerin Türev finansal araç kullanarak gerçekleştirdikleri riskten korunma faaliyetlerinden elde ettikleri kazanç yada kayıplar, riskten korunma muhasebesi esasları açısından ele alınmış, IAS ve IFRS nin Türkiye karşılıkları olan TMS ve TFRS ye göre yeni yayınlanan TDHP Çerçevesinde uygulama esasları anlatılmıştır. Son Bölümde, riskten korunma muhasebesi ilişkileri olan, gerçeğe uygun değer riskinden korunma, nakit akış riskinden korunma ve yurtdışındaki net yatırım riskinden korunma açısında riskten korunma muhasebesi uygulamaları ele alınarak TMS, TFRS ve yeni TDHP taslağı esaslarına göre anlatılmış ve riskten korunma muhasebe uygulamalarına detaylı şekilde yer verilmiştir.

Finansal araçlarFinansal muhasebeFinansal risk+3
Sinan Meriç
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Müşterilerin online satış mecralarından algıladıkları risk ve bekledikleri fayda

İnternet ve teknolojinin hemen her alanda hayatımıza girmesine bağlı olarak alışverişin online platformlarının kurulması ve neredeyse tamamen internet üzerinden gerçekleştirilmesi ile yakın gelecekte geleneksel pazar, sanal pazar ayrımının anlamsız olacağı görülmektedir. İşletmeler açısından ise bu alışveriş modelinin uygulanması tercih olmaktan çıkarak zorunluluk halini almıştır. Bu iş modelinin işletmelere getirdiği avantajların (kar, maliyet daha çok müşteriye ulaşma vb.) yanında dezavantajları da bulunmaktadır. Dezavantajlardan en önemlileri; risk faktörü ve beklenen faydadır. Bu dezavantajlar hem işletmeler açısından hem de tüketiciler açısından önem arz etmektedir. Risk faktörünün ve beklenen faydanın, müşterilerin satın alma kararlarına ne ölçüde yansıdığının belirlenmesi ile işletmelere fayda sağlanması, bununla birlikte bilgiye daha kolay ulaşan ve daha donanımlı müşterilerin sürekli değişen alışveriş alışkanlıklarına rağmen literatürde konu ile ilgili güncel bilgi eksikliğinin olması ve günümüzde kazanç sağlamak isteyen bireylerin ilgi odağı olan bu platforma girmeyi düşünen hemen her kesimden girişimciye fikir ve ön bilgi sağlanması da tez konusunun araştırma için önemini belirlemeye öncülük sağlamıştır. Müşterilerin risk ve fayda düzeylerinin demografik özellikleri ile ilişkisini tespit etmek için 32 sorudan oluşan ölçek kullanılarak online anket yöntemi aracılığıyla 300 katılımcıdan oluşan anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmadan alınan verilerin analizinde, Sosyal Bilimciler İçin İstatistik Programı (SPSS)'ndan faydalanılarak, nicel analiz yöntemlerine başvurulmuştur. Elde edilen sonuçlar incelendiğinde online alışverişin ve tüketici yapısı gereği müşterilerin alışveriş esnasında bilgi paylaşma zorunluluğu, online alışveriş mecralarına duyulan şüphe ve ek ödeme yapma zorunlulukları risk algısını arttırırken, kolay, hızlı, evrensel ve rahat ulaşılabilir olması ise fayda algısını arttırdığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte tüketicilerin demografik özelliklerinin online alışveriş algılarını çok fazla etkilemediği sonucuna varılmıştır. Araştırma da elde edilen sonuçların işletmelerin müşteri risk ve fayda algılarına yaklaşımını kolaylaştırarak, müşteriler açısından yapılması beklenen değişiklikleri ve önem derecelerini belirlemelerine yardımcı olunması asıl amaçlardandır. Anahtar Kelimeler: Müşteri, Online Alışveriş, Risk Algısı, Beklenen Fayda,

Algılanan faydaElektronik ticaretMüşteriler+6
Sakine Çetin
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00

Related subjects