Sculpture art

120 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Eski Mezopotamya'da resim ve heykel sanatı

Bu çalışmada, Eski Mezopotamya halklarının, Sumer, Akad, Babil ve Asur uygarlıklarının meydana getirdikleri heykeller, çeşitli konuları içeren kabartmalar (rölyefler), steller, levhalar, ve mühürler gibi sanat eserleri ile günlük hayatta kullanılan çeşitli nesneler (vazolar, süs eşyaları (takılar) vb.) ele alınmış ve konumuz çerçevesinde değerlendirilmiştir. Tarihte ve sanatta derin izler bırakan bu uygarlıkların, sanat eserlerini meydana getirme süreçleri incelenmiştir. Sanatın, coğrafi, siyasi ve dini koşullardan etkilendiği ortaya konulmuştur. Sumerlerin özellikle heykel sanatında gelişme gösterdikleri, "Sumer kralı Gudea" (Res. 1, 2), "Adab kralı Lugal-Dalu" (Res. 3), "Sumer rahip ve yönetim görevlisi Ebih-İl" (Res.7) ile "Kare Tapınağı'nda bulunan adak heykelleri"nden (Res. 16) yola çı- kılarak sanatın sanat veya toplum için değil, iktidar için yapıldığı anlatılmıştır. Sumerlerin, tapınak mimarisine verdikleri önem, "Lagaş kralı Ur-Nanşe'nin eşi ve çocuklarıyla birlikte bir tapınağın inşası için başındaki sepette tuğla taşırken" betimlendiği duvar levhasındaki kabartmadan (Res. 36) ve yine bir tapınağın inşasını ve dinsel bir töreni anlatan Yeni Sumer Çağı eserlerinden, "Ur-Nammu Steli"ndeki kabartmadan (Res. 29) anlaşılmaktadır. Savaş sahnelerinin yer aldığı sanatsal eserler de oluşturulmuş, Sumer kralı Eannatum'un "Akbabalar Steli" adı verilen eser (Res.28), bu konudaki en çarpıcı örneği teşkil etmiştir. Tanrılaştırılmış Kral Naram-Sin'in stellerinde de açıkça görülen savaş ve kahramanlık konuları bütün Akad sanatı boyunca etkinliğini sürdürmüştür. "Sargon Başı" ve Naram-Sin heykeli olduğu tahmin edilen "Bassetki Heykeli"nin alt ve çıplak kısmı devrin sanat özelliklerini içeren eserler arasında sıralanmıştır. Akadlılardan günümüze çok az sanat eseri kalmasının sebebi Elamlıların Akad kentlerine saldırıları sırasında bu eserleri yağmalayarak başkentleri Sus'a götürmüş olmaları şeklinde açıklanmıştır. Akadlıların aksine, Babil sanatı tüm ihtişamı ve zenginliği ile sadece Mezopotamya bölgesini etkisi altına almamış, kendisinden yüzlerce, binlerce yıl sonra yaşayan başka Eskiçağ uygarlıklarının da kayıtlarına konu olmuştur. ( Heredot Tarihi gibi) Zevkin, debdebenin, zenginliğin hat safhada yaşandığı Babil'de estetiğin ön plana çıktığı, "İštar Kapısı Aslanlı Tören Yolu"," II. Nabukadnezar taht odası bezeme kuşağı", II. Nabukadnezar'ın memleket hasreti çeken ve Mezopotamya'nın bunaltıcı sıcağından bıkan eşi kraliçe Semiramis için yaptırdığı söylenen "Babil 'in Asma Bahçeleri", cennete ve tanrıya ulaşmak için kralın emriyle yaptırıldığına inanılan "Babil Kulesi" gibi Yeni Babil Dönemi sanat eserlerinin yanı sıra, Hammurabi Kanunlarının da yer aldığı "Hammurabi Steli" gibi gerçeği yansıtmayı başarabilmiş Eski Babil Dönemi sanat eserleri anlatılmıştır. Akadlılarda olduğu gibi yeni yerler fethetmedeki en büyük amaçlarının ganimet elde etmek olduğu anlaşılan Asurluların savaş ve av sahnelerinin geniş yer tuttuğu saray kabartmaları, sarayların sırası esas alınacak biçimde , Nimrud, Korsabad ve Ninive gibi başkentlerin saray duvarlarını baştanbaşa süslemiş, keskin ifade, gerçekçilik, perspektif ve ayrıntı gibi sanatsal özellikleri yansıtmıştır. Mezopotamya sanatının içinde bulunduğu dönemin koşullarından etkilendiğini ortaya koymak amacıyla yapılmış bu çalışmada; siyasi, dini ve coğrafi etmenlerin sanatsal eserleri oluşturmadaki etkilerinin önemli bir yer tuttuğu tespit edilmiştir. Günümüze az sayıda sanat eseri ulaşmasının en önemli nedenlerinden biri Mezopotamya'da taşın az olması sebebiyle, Fırat ve Dicle'nin getirdiği dayanıksız bir malzeme olan kilin, kabartmadan heykele pek çok sanat eserinde kullanılmış olmasından kay- naklandığı sonucuna varılmıştır. Anahtar kelimeler: Eski Mezopotamya, resim, heykel, sanat, din

AkadBabilEski Anadolu medeniyetleri+6
Aysun İnanç
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Dünya savaşlarının biçimlendirdiği modern heykel sanatı

İnsanoğlu, sanatı içinde bulunduğu koşullar ve dönem dahilinde, kendini ifade etme aracı olarak kullanmış ve bir çok farklı dil geliştirmiştir. Heykel Sanatı da ilk çağlardan beri var olan bir sanat dalı olarak, değişen insan ile birlikte farklı ifade biçimleri kazanmıştır. Aydınlanma Çağı, Fransız Devrimi ve Sanayi Devrimi ile sosyal ve politik alanlardaki değişim, I. ve II. Dünya Savaşları'nın çıkış nedenlerini oluşturmuştur. Dünya Savaşları süresince ve sonrasında sanatçı, maruz kaldığı ve tanık olduğu olaylar karşısında geliştirdiği sanat dili aracılığıyla kişisel tavrını göstermiştir. II. Dünya Savaşı sonrası değişen güç dengeleri, savaşın sonucunda Amerika'yı sanat merkezi haline getirmiş, New York Paris'in yerini almıştır. Amerikan Soyut Dışavurumculuğunda; bir başka değişle New York Okulu gelişiminde, göç etmiş Avrupalı sanatçıların etkisi büyüktür. Bu araştırma kapsamında, Antik çağdan başlayarak heykel sanatının kronolojik gelişimi; dönemin felsefi, politik ve kültürel değişimleriyle birlikte irdelenmiş, Soyut Dışavurumculuk, New York Okulu sanatçıları ve savaş sonrası heykel örnekleriyle incelenmiştir.

HeykelHeykel sanatıModern sanat
Yeliz Cantekin
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Transparanlığın görsel ve estetk bir öğe olarak modern heykel sanatına yansımaları

Transparanlık, genel anlamı ile ısık geçirgenligine sahip maddeler için kullanılan ve görsel olarak algılanan bir kavramdır. Transparanlık, dogada, bazı canlı ve cansız varlıklarda görülebildigi gibi yapay olarak da olusturulabilmektedir. Bu arastırmada transparanlık, yalnızca 'ısık geçirgenligi' çerçevesinde degil, görsel algı baglamında transparan olarak algılanan bir çok biçim üzerinden de değerlendirilmistir. Transparanlık, fiziksel, görüngüsel, algısal olarak çesitlerine ayrılmıs ve örneklendirilmistir. Transparanlık çesitlerinin görsel algı ile olan iliskisi, görsel algıyı etkileyen yakınlık, benzerlik gibi ilkeler ve algının örgütlenme özellikleri açıklanmıstır. Çalısmanın ikinci bölümünde mimari ve resim alanlarında transparanlık etkisi ve kullanımı örnek eserlerle incelenmistir. Üçüncü ve son bölümde ise transparanlıgın tarihsel süreçte heykele nasıl yansıdıgı, dünya ve sanattaki degisimler ısıgında heykel sanatında olan köklü değisikliklerden bahsedilmistir. Modern kavramının sekillenmesi, malzeme, teknik ve anlayısların değismesiyle baslayan bu süreçte transparanlığın heykele yansımaları, fiziksel, görüngüsel ve algısal çerçevede nasıl farklılastıgı, sanatçılar ve eserleriyle birlikte açıklanarak örneklenerek incelenmistir. Anahtar kelimeler Transparanlık, ısık, algı, heykel, modern

HeykelHeykel sanatıModern sanat+1
Cemre Demirgiller
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Minimalizm ve günümüz heykel sanatında minimalist yaklaşımlar

Tarihsel süreç içerisinde belirli amaçlar doğrultusunda yapılagelen heykel sanatı, 19. yüzyıl sonundan itibaren yaşam koşullarının etkisiyle düşünsel ve biçimsel anlamda değişikler gösterdiği hızlı bir sürecin içerisine girmiştir. Bu değişimler farklı toplum ve kültürlerde farklı düşünce ve biçimler olarak yansımıştır. Heykel sanatı en büyük değişimlerden birini Minimalizm ile yaşamış, bu değişimler ile gelen düşünce ve biçim anlayışı günümüz heykel sanatçılarını da etkilemiştir. Minimalizm, 1960'larda Amerika'da ortaya çıkmış bir sanat akımıdır. 20. yüzyıl başlarında, Rodin ile başlayan heykelde yalınlaşma eğilimi ve Brancusi'nin yaklaşımı ile biçimsel olarak fazlalıklarından kurtulan heykel çok ileri noktalara taşınmış sonrasında pürüzsüz ve yalın bir hal almıştır. Minimalizm ile birlikte heykel, geometrik biçimler ile hiçbir temsil unsuruna ve yanılsamaya yer vermeyen sadece nesne ve mekan odaklı çalışmalara dönüşmüştür. Bu araştırmada heykelin tarihsel süreçteki gelişimi ve Modern Sanat Akımları içerisindeki önemli değişimleri genel hatlarıyla incelenmiş ve 20. yüzyıl sonrasındaki minimalist yönelimler saptanmaya çalışılmıştır. Minimalizm'in getirdiği düşünce ve biçim anlayışının günümüz heykelindeki etkileri belirli sanatçı ve eserler üzerinden değerlendirilmiştir.

HeykelHeykel sanatıMinimal sanat+1
Tuncay Koçay
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik ve geometrinin heykel sanatına etkisi

Diğer canlılardan farklı olarak düşünebilme yetisine sahip olan insanoğlu varoluşundan beri yaşadığı dünyayı anlamlandırmaya ve tanımaya çabalamıştır. Bu bağlamda giderek artan işlevsel düşünceler üretmiş ve bunları aktarmak için çeşitli yollar geliştirmiştir. Matematik ve sanat bu aktarımda önemli bir yer teşkil eden iki ayrı disiplindir. Her ne kadar birbirlerinden farklı gibi görünseler de temelde her ikisi de evreni açıklamaya çalışmaktadır. Bu iki kavramın ana kaynağı doğadır; doğanın araştırılması, çözümlenmesi, soyutlanması ve hatta yeniden sunulmasını hedef almışlardır. Soyut bir yapıya sahip olan bu iki kavramın doğaya olan estetik yaklaşımları da aralarında oldukça önemli bir ilişki sağlamaktadır. Bu tez çalışmasında iki ayrı disiplin olan matematik ve sanat ilişkisini aktarmak amaçlanmıştır. Bu doğrultuda sanatın en eski dallarından biri olan heykel sanatı ile sınırlandırılmış, örnek teşkil edebilecek heykeltıraşlar ve çalışmaları üzerinden değerlendirilmiştir.Bu amaca yönelik olarak birinci bölümde matematik ve geometri kavramları tanımlanmış ve tarihsel gelişim süreci içerisinde incelenmiştir. Bu süreç içerisinde gösterdikleri dönüşümler ve gelişimlerin yanı sıra kullanım alanları da bu bölüm içinde bir alt başlık halinde sunulmuştur.İkinci bölümde matematik ve geometrinin sanatla buluştuğu noktalar matematiksel kavramlar ve oran kanunları ele alınmış, matematik ve geometrinin 20. Yüzyıl sanat akımları ve sanatçılara olan etkileri değerlendirilmiştir.Üçüncü bölümde ise modern heykelde matematik ve geometrinin etkileri ele alınmış, çağdaş heykel sanatçıları ve eserleri üzerinden incelenmiştir.

EstetikGeometriHeykel+2
Aslı İrhan
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Heykel sanatında üç boyutlu baskı teknolojilerinin kullanımı

Heykel Sanatı tarih öncesi çağlardan itibaren üretim tekniklerinin dönemlere uygun olarak değiştiği aşamalara sahiptir. Zaman içerisinde değişen ve evrimleşen teknikler, hey-kelin tasarım ve yapılma sürecine etki etmektedir. Tekniklerde ve kullanılan malzemelerde yaşanan en büyük değişiklikler, Antik Yunan döneminde ve Sanayi devrimi sonrasında oluşan toplum düzeninde sanat kavramının özerkleşmesinden sonra yaşanan Modernizm döneminde gerçekleşmiştir. Sanayi devriminden sonra üretim sistemlerinin de-ğişmesi ve 19. Yüzyıl'dan itibaren yaşanan makineleşme, 20. Yüzyıl'daki teknolojik gelişmelere temel oluşturmuştur. 1970'li yıllarda üç boyutlu yazıcıların ortaya çıkışı ve 2000'li yıllarda ticarileşip insan yaşamına adapte olmaya başlaması ile birlikte heykel sanatında kullanımlarının görülmesi tarihsel süreçte heykele eklemlenen tekniklerin en sonuncusu olarak göze çarpmaktadır. Bu araştırma kapsamında, üç boyutlu baskı teknolojilerinin heykel sanatında tasarım, üretim tekniklerine etkileri sanatçıların eserleri üzerinden sorgulanmaktadır.

Baskı teknikleriHeykelHeykel sanatı+2
Ozan Uygan
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2016
00
Master'sOpen AccessTR

İnsan doğa ilişkisi bağlamında 1960 sonrası sanatta doğaya yönelimler

1960 sonrası Arazi Sanatı ve Ekolojik Sanatın çıkış noktası ve temelleri doğa felsefesine dayandırılmıştır. Bu sanatların doğa ile kurmuş olduğu bağların çözümünde, doğada süregelen ilişkilerin tümünü kapsayan doğa felsefesinden yararlanılmış, doğa tanımı ile bağlantılı olan, çevre ve ekoloji tanımları yapılmış, insanın doğada yaratmış olduğu tahribatın etkilerinden bahsedilmiştir. İkinci bölümde, tarihsel süreçte insan ve doğa ilişkilerinin temelleri çevre sosyolojisi çerçevesinde araştırılmış ve incelenmiştir. Bu araştırmada, tarihsel süreçte toplum ve doğa ilişkilerinin arka planında yer alan üç genel toplumdan söz edilmiştir. Bu toplumlar; avcı toplayıcı (ilkel toplumlar), tarım toplumları (uygar toplumlar) ve endüstriyel toplumlar (modern toplumlar) olarak tanımlanmaktadır. Toplumsal hiyerarşinin doğa algısını nasıl şekillendirdiği ve insan merkeziyetçi toplum düzeninin doğayı nasıl araçsallaştırdığı ortaya çıkmıştır. Derin ekoloji felsefesinde yer alan insan merkeziyetçi bakış açısından yola çıkılarak, insanın doğa üzerinde sömürü ve tahribatıyla paralellik olduğu saptanmıştır. Derin ekoloji, insan ve doğa ilişkisine dair çevre krizleri ve ekolojik felaketleri vurgulayan bir yaklaşım sunmuştur. İlksel değerlere dayanan bu tutum, insan merkeziyetçi yaklaşım ve tek tanrılı dinlerin söylemleriyle ekolojik krizlere dayandırılmıştır. Sanatsal uygulamalara esin kaynağı olan ve birçok kültürün temelinde yatan doğa, toplumsal yaşam biçimleriyle birlikte değişime uğramıştır. 1960 sonrası gelişen sanat anlayışı ve formları doğanın ve insanın sömürülmesine karşı tepkisel bir tutumla şekillenmiştir. Sanatçılar, yeryüzünde farkındalık yaratmak, iyileştirmeler yapmak adına bu eylemlerini doğa üzerinde çalışmalar yaparak gerçekleştirmişlerdir. Bu dönemin toplumsal hareketleri, doğanın bir bütün olduğu bir sistem olarak, çevreye duyarlı kültür ve sanat formlarının bir araya gelmesinde etkili olmuştur. Anahtar Sözcükler: Arazi Sanatı, Ekolojik Sanat, Doğa Felsefesi

Arazi sanatıDoğaHeykel+5
Gizem Türkdoğan
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Heykel sanatında hazır nesne kullanımı

Heykel sanatı, insanlığın varoluşundan itibaren toplumların yaşam koşullarındaki değişimler doğrultusunda maddesel, biçimsel ve düşünsel dönüşümler geçirmiştir. İnsanlık tarihinde her çağın kendi dinamikleri içerisinde yaşamı oluşturan etkenler vardır. Bu etkenlerin birey üzerinde yarattığı etkiler sanata da kaçınılmaz bir biçimde yansır. 20. Yüzyılın başları hızlı gelişen endüstri, sanayi ve üretim ekonomisi, toplumda yeni bir kültür inşa etmeye başlamıştır. Sanayi ve üretim ekonomisinin yaşamın dinamiklerini belirlediği bu çağda, heykel sanatı da bu dönüşümden etkilenmiş ve tarihindeki en büyük kırılmalardan birini yaşamıştır. Modern çağın insanının sorunlarına yeni malzeme ve teknikler ile cevap verme ihtiyacı gündelik yaşamdan nesnelerin heykel sanatına dâhil olmasını gerektirmiştir. Heykel sanatında hazır nesne kullanımı, 20. Yüzyılın başlarında Dada akımı ile başlamıştır. Marcel Duchamp'ın 1913 yılında ilk kez gündelik bir nesneyi sanat nesnesine dönüştürmesinden günümüze geçen süreçte sanatçılar, seri üretim nesnelerin sanattaki olasılıklarını incelemiştir. Endüstri nesnelerinin düşünsel ve biçimsel bağlamda heykel sanatında kullanılması, yeni malzeme, üslup ve tekniklerin gelişmesini sağlamıştır. Heykel sanatında, sanat nesnesini estetik yargı ve değerler açısından dış biçime dayalı alışılmış retinal bir zevk olmaktan çıkaran hazır nesneler, sanat yapıtı kavramının içsel olgularını ele alan çalışmalar ortaya konmasında kullanılmıştır. Bu araştırma kapsamında, hazır nesnenin ortaya çıkmasını sağlayan tarihsel süreç ve heykel sanatında malzeme olarak gündelik nesnelerin sanat nesnesine dönüşümü ana hatlarıyla sanatçıların yapıtları üzerinden incelenerek ele alınmıştır.

Hazır nesneHeykelHeykel sanatı+1
Ufuk Güneş Taşkın
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Olay yerinin belgelendirilmesinde adli sanat uygulamaları (Dostoyevskı'nin Suç Ve Ceza romanı örneği)

Adli olayların çözümünde en önemli unsur, olayın meydana geldiği mekândan yola çıkarak elde edilecek ve olayı temsil edecek maddi delillerdir. Dolayısıyla olay yerini inceleme, suç soruşturmalarındaki en önemli aşamadır ve soruşturmanın bütününe yön verecek niteliktedir. Olay yeri inceleme görevlilerinin, alanlarında uzmanlaşmış olmaları ve geliştirilmiş standartlar çerçevesinde görevlerini yerine getirmeleri gerekir. Multidisipliner olan adli bilimler içerisinde bir alt disiplin olarak görülen adli sanat, işlenmiş bir suç ile dolaylı ya da dolaysız yönden bağlantı kuran kişilerin hafızalarından faydalanılabilmesi için çeşitli teknikler ve malzemeler kullanarak, benzerliği tasvir etmeyi hedefleyen, yol gösterici iki veya üç boyutlu medyaların üretilmesi çalışmalarının tümüdür. Adli sanat çalışmaları yapan kişiler ise adli sanatçı olarak ifade edilir. Adli sanatçılar; kimliği belirsiz kişilerin ve suç şüphelilerinin resimlenmesi, şüpheli ve kayıp kişilerin farklı yaşlardaki tahmini görüntülerinin oluşturulması, kafataslarının yeniden yüzlendirilmesi, mahkemeler için grafik ve diyagramlar hazırlama, olay yerinin fotoğraflanması, kroki ve planların çizilmesi gibi adli olayların çözümüne katkı sunan işleri yaparlar. Resimlendirme ve çizimler elle yahut bilgisayar ortamında iki boyutlu ve üç boyutlu olarak yapılabilir. Bu çalışmada, olay yeri tespit ve belgeleme metotları kapsamında bir adli sanatçı tarafından yapılabilecek işlemler ayrıntılı bir biçimde anlatılarak, adli sanat eğitiminde olması gerekenler açıklanmıştır. Romandaki betimlemelerin oldukça açık, detaylı ve görsel olarak doyurucu olması sebebiyle adli sanat uygulamalarının örnekleri için de Dostoyevski'nin "Suç ve Ceza" romanı seçilmiştir. Adli sanatın iki boyutlu uygulama örneklerine yer verilerek, güzel sanatlar alanındaki uzmanların adli sanat alanına sağlayacağı katkılar örneklerle ifade edilmiştir. Yurt dışındaki üniversitelerin adli sanat alanındaki müfredatları incelenerek, Türkiye'de yapılabilecek araştırma ve çalışmalara yönelik öneriler sunulmuştur. Anahtar Kavramlar: "Olay Yeri İnceleme Metotları", "Adli Sanat", "Yeniden Canlandırma", "Adli Sanat Eğitimi", "Adli Bilimler" Bilim Kodu: 20101

Bileşik sanatlarFiziksel kanıtlarGrafik sanatlar+3
Ozan Karabaş
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Anadolu heykel sanatının gelişim süreci ve frig dönemi heykel sanatının günümüz heykel sanatına etkisi ile uygulama örnekleri

s anatı nın ortaya çıkışı insanlık t arihi kadar eski olduğu bilinmekte dir . İnsanlık; uygarlaşma sürecinde doğa karşısında korunma, hayatta kalma, soyun devamını sağlama ve bereketi artırma gibi amaçlar gütmüştür. Bunun için de tanrıyla i lişkilendirdiği idol , heykel ve anıtsal heykel biçimind e yapıtlar meydana getirmiştir . Bu yapıtlar ın ç ağlara ve toplumlara göre maddesel, biçimsel ve düşünsel olarak farklılıklar gösterdiği söylenebilir. Anadolu, konumundan dolayı insanlığın ilk evrelerinden itibaren Doğu ve Batı medeniyetleri arasında geçiş noktası olmuştur. Binlerce yıllık kültür birikimiyle insanlığın uygarlaşmasında büyük öneme sahip olan Anadolu'nun coğrafi özelliklerinden dolayı büyük medeniyetlere ev sahipliği yaptığı düşünülebilir. Frigler'in Anadolu'da kurulan büyük medeniyetlerden biri olduğu bilinmektedir. Frig heykel sanatının da kendinden önceki medeniyetlerden etkilendiği gibi kendinden sonraki medeniyetleri de etkileyerek günümüz dünyasının uygarlık seviyesine ulaşmasında önemli katkısı olduğu düşünülmektedir. Yapmış olduğumuz bu araştırmada Anadolu'da sanatın ortaya çıkışından Frigler'e kadar olan süreçte uygarlıkların sanat gelişimi incelenmiştir. Asur ve Geç Hitit heykel sanatı etkileri görülen Frig sanatının günümüz heykel sanatına etkileri araştırılarak günümüz heykeltıraşlarından Frig sanatı etkisinde eserler üreten on sanatçının eseri tespit edilerek yorumlanmıştır. Araştırmada literatür taramasından, nitel yöntemlerden, yerinde gözlem ve müze incelemelerinden yararlanılmıştır. Yakın çevremizde anıtsal nitelikte çok sayıda eser bırakan Frigler'in kültürel değerlerinin günümüzde tanınması amaçlanmıştır. Uygulama çalışması olarak Frig sanatında büyük öneme sahip olan, kaya mezar cephelerinde, kaya anıt cephelerinde ve ortostatlarda görülen, Ana Tanrıça Kybele'nin kutsal hayvanı olan aslan figürü ele alınmıştır. Frig sanatından esinlenerek yorumlanan simetrik iki aslan heykeli, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, protokol giriş kapısı önüne yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Heykel, Kabartma, Anadolu Kültürlerinde Heykel Sanatı, Heykel Yapım Aşamaları

AnadoluFriglerFrigya+3
Şaban Uysal
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hitit heykelleri

Hitit Devleti M.Ö 18. yüzyıl ile M.Ö. 12. yüzyıl arasında geniş bir yayılım alanına sahip olmuştur. Genel olarak Kızılırmak kavsi içinde yaşadıkları bilinse de ana nokta bu bölgeden ibaret olmakla birlikte zaman zaman batıda düşmanlarını Ege Adalarına kadar sürdükleri, güneyde Kizzuvatna bölgesinin onların vasalı olduğu, hatta Babil'e kadar ilerledikleri bilinmektedir. Haliyle kültürel anlamda geniş bir coğrafyayı da etkilediği ve bu bölgelerin kültürlerinden de etkilendikleri ortadadır. Kültür ve sanata dair etkileşimler sonucunda ortaya birçok kültürel miras ürünü çıkmıştır. Çalışmamız bu eserlerin bir kısmını oluşturan heykelcikler üzerine olacaktır. Çalışmamızın konusu günümüze kadar ortaya çıkan Hitit devletinin insan figürlü heykellerinin tipolojik olarak incelenmesi, tanrılar ve insanlar arasındaki tasvir farklılıklarının anlaşılabilmesi ve Hitit çivi yazılı metinlerinde anlatılan heykel tasvirleri ile ele geçen heykellerin benzerliklerinin ortaya konulması yönünde olacaktır.

ArkeolojiArkeolojik eserlerHeykel+4
Esra Cam Özveri
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Figüratif seramik heykellerde farklı kil etkileri

Tarih öncesi dönemlerden beri süregelen ve günümüzde de figüratif seramik heykellerde, estetik kaygı ve sanatsal gaye arayışında olan eserler üretilmiştir. Geçmiş ve günümüzdeki eserler karşılaştırıldığında figüratif seramik heykelin ne kadar değiştiği ve geliştiği görülmektedir. Figüratif seramik heykel sanatçıları üretimini, biçimlendirme, kurutma, sır, doku, pişirim gibi seramiğin temel öğeleri doğrultusunda yapması gerekmektedir. Bu aşamaları en çok etkileyen unsur kildir. Seçilen kilin özellikleri sanatçı tarafından çok iyi bilinmesi gerekmektedir. Kilin yapısı, dokusu, boyutu, plastiklik, mukavemeti, pişme rengi, pişme derecesi, su emme değerlerine, pişirim sonrası küçülme payına gibi özelliklerin bilinmesi çok önemlidir. Bu araştırmada figüratif seramik heykel sanatında kullanılan kilin etkileri konusu irdelenerek konu ile ilgili bazı sanatçıların örnek niteliğinde olduğu düşünülen çalışmaları araştırılmıştır. Uygulama kısmında kırmızı, şamot ve beyaz kil kullanılarak ortaya çıkarılan eserlerdeki kilin etkileri kanıtlanmıştır. Avantajları ve dezavantajları irdelenerek daha sonra ki çalışmalarda yol gösterici olacağı düşünülmektedir. Anahtar sözcükler: Seramik, Heykel, Figüratif Seramik Heykel Sanatı, Kil

Figüratif heykelFigüratif sanatHeykel+5
Nesibe Şen
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Şanlıurfa Bölgesi Demir Çağı heykeltıraşlık eserleri

Şanlıurfa Bölgesi Demir Çağı Heykeltıraşlık Eserleri konulu tez çalışmamda bölgede bulunan ve Demir Çağı heykeltıraşlık özellikleri taşıyan 42 parça eser, kaya resimleri ve kaya kabartmaları değerlendirilmiştir. Şanlıurfa Bölgesinde bulunan heykeltıraşlık eserleri, çeşitli kaynaklardan faydalanarak tanımlama ve tarihleme çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Tez çalışmamızın bölgenin Demir Çağı heykeltıraşlık sanatı çalışmalarına bir ışık tutması amaçlanmıştır. Anadolu'da heykeltıraşlık eserleri taş oymacılığındaki ustalığı ve detaycılığı öne çıkmıştır. Bu kralların büstleri ve anıtsal kabartmalar Demir Çağı kültürünün ve inançlarının izlerini taşırdı. Heykeltıraşlık eserleri, Demir Çağı'nın farklı kültürlerinin dünya görüşlerini ve estetik ağlılarının yansımasıdır. Bu döneme ait heykeltıraşlık eserleri, tarih ve sanat meraklıları için bu büyük medeniyetlerin yaşam tarzlarını, inançlarını ve güzellik anlayışlarını anlamak adına önemli kaynaklardır. Konu hakkında sınırlı olan çalışmaların heykeltıraşlık sanatı konusunda Şanlıurfa ve diğer bölgeler için fayda sağlayacağını düşünüyoruz. Çalışmamızda Şanlıurfa kökenli çeşitli müzelerin envanterinde yer alan ve yerinde korunan heykeltıraşlık eserleri incelenmiş, eserlerin benzerleri bulunarak karşılaştırmalar ve tarihlendirme çalışmaları yapılmıştır. Yapılan çalışmalar sonucunda bölgede bulunan eserlerin gerek üslup, gerekse ideal betimlemeler bakımından diğer bölgeler gibi zengin olduğunu göstermektedir.

Demir ÇağıHeykel sanatıHeykeltraşlar
Çetin Kaya
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Figüratif heykel sanatında insan bedeninin kurgusal dönüşümünün kişisel yaklaşımlar üzerinden değerlendirilmesi

İnsanın kendi bedenini bir imge olarak kullanması sanatın varolmasıyla başlar ve geniş tarihsel süreç içinde önemini koruyarak günümüze kadar gelir. Bir nesne olarak insan bedeni, sınırsız biçimleme olanak ve olasılıklarıyla heykel sanatçısının bedene ve bağlı olduğu sanat alanına ilişkin özgün görüş ve düşüncelerini dile getirebileceği bir alan haline gelmiştir.Heykel sanatçısı çağlar boyunca yaşama etkin müdahalesini gerçekleştirmek için nesnel gerçeklikteki çeşitli nesneler arasından yine kendi bedenini seçmiştir. Çünkü beden sınırsız biçimleme olanaklarının yanında insanın karmaşık düşünsel dünyasının da en önemli anlatım aracı olmuştur. İnsan bedeninin estetik varlık, inançsal simge ve üretildiği dönemin egemen kavramlarının temsil nesnesi olarak dönüşümü gibi nedenler figürü anlatımda ve biçimlemede heykel sanatçısı açısından vazgeçilemez kılmıştır.Heykel sanatında figür insanın evrimine paralel bir değişim geçirmiş ve bu süreçte, hayatı anlama, algılama, değiştirme yeni dengeler oluşturma çabası aracılığıyla yeni beden kavrayışlarında, yeni benlik tanımlamalarında çok çeşitli gerçeklik modellerinin benimsenmesini ve tartışılmasını sağlamıştır.Anahtar Kelimeler: Nesne, Nesnelleştirme, Beden, Figür, Üretim, Değişim.

Figüratif heykelHeykel sanatıİnsan bedeni
Özgür Şahin
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de gelenekselleşmiş uygulamalı heykel sempozyumları

Bu çalışmada Türkiye'de Gelenekselleşmiş Uygulamalı Heykel Sempozyumları, başlangıcından bugüne kadar geçirdiği evreler ile bu sempozyumların toplum ve kent üzerinde ne gibi etkiler yarattığı incelenmiştir.1950'li yıllarda yurtdışında başlayan heykel sempozyumları, savaş sonrası toplumları kardeşçe birleştiren, bu toplumların sanatlarını uyguladıkları ve sanatın müzelerin ve galerilerin dışına çıktığı bir oluşumdur. Türkiye'de ise sempozyumların başlangıcı 1975'tir. Yurt dışındaki başlama tarihi ile Türkiye de başlama tarihi arasındaki oluşan fark o günlerde Türkiye'deki toplumun sanata ve heykele bakışın olumlu olmamasından kaynaklanmaktadır. Bu düşünceye paralel olarak da sponsorların bulunamaması diğer bir etkendir.Heykel sanatçılarımız yurtdışı eğitimleri sırasında tanıdıkları sempozyumun taşıdığı değerleri ve ülkemizde uygulandığında getireceği olumlu etkilerini fark etmişler ve bunun için çeşitli girişimlerde bulunmuşlardır. Sonuç olarak 1975 yılında Antalya'da ilk heykel sempozyumu yapılmıştır. İlk deneyimlerin istenilen şekilde olmaması, sempozyum olgusuna uymaması ve bu sempozyumun bazı sebeplerden dolayı durdurulması, ilerleyen yıllarda yeniden yapılmasına engel olamamıştır. 1993 yılında Değirmendere Zühtü Müridoğlu Ahşap Heykel Sempozyumuyla birlikte yeniden başlatılan sempozyumlar günden güne Türkiye'nin farklı kentlerine yayılmıştır. Başlangıçta ulusal olarak yapılan sempozyumlar zamanla uluslararası olarak yapılmaya devam etmiştir. Türkiye'nin büyük bir bölümünde yapılan bu sempozyumlar zaman içinde yapılmayan yerlerde de yer almaya başlamıştır. Üniversiteler önderliğinde başlayan sempozyumlar belediyelerin ve sponsorların destekleri sonucunda düzenlenmiştir.Düzenlenen bu sempozyumların olumlu yönlerinin olumsuz yönlerinden daha çok olduğu tespit edilmiştir. Bu oluşum kent, toplum sanatçı ve sanatçı adayları için birçok fayda sağlamaktadır.Anahtar Kelimeler: Sempozyum, heykel, kent

HeykelHeykel sanatıSanat+2
Firdevs Sağlam
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Sanatta şiirsel anlatımın heykel örneklerinde incelenmesi

Heykel ve şiir insanın kendini ifade ettiği çeşitli sanatsal ifade biçimleri olarak bilinir. Günümüzde heykel ve şiir (yazı) iç içe geçmeye başlamış olmasına rağmen geleneksel olarak ele alındığında heykel forma bağlıyken şiir yazıya bağlı bir üretim biçimidir.Bu çalışmada heykel ve şiir sanatından hareketle (yola çıkarak) heykelde şiirsellik kavramı incelenmiştir. Bu süreçte heykel ve şiirin ortak yanları belirlenmiş ve bir heykelin şiirsel olabilmesi için gerekli unsurların neler olduğu üzerinde durulmuştur.Çalışma, öncelikle dil ve sanat dili kavramlarının tanımına ilişkin genel bilgilerle başlamaktadır.Birinci bölümde doğal dil, sanatın dili ve tasarım süreci başlığı altında; doğal dilin gerekliliği ve ortaya çıkış süreci, bazı sanat alanlarında dilin biçim ve teknikleri ile şiir ve heykelin oluşum sürecinde dilin kullanımı ele alınmıştır.İkinci bölümde kurgu başlığı altında Sergey Mihailoviç Eisenstein'ın Film Duyumu adlı kitabında kurgu türlerini çarpıcı kurgu, çağrışım kurgusu, ölçümlü kurgu, dizemsel kurgu olarak adlandırması üzerinden heykel ve şiirin kurgulanmasında ele alınan yöntemler incelenmiştir. Heykel ve şiirin kurgulanmasında önemli yere sahip olan bazı başlıklar üzerinde durulmuştur. Bu başlıklar: mekan, içsel müzik, soyut ve somut görsellik, konu ve izlektir.Üçüncü bölümde heykel ve şiirin anlatımı oluşturan dil olanakları incelenmiştir. Bir sanat ürününü şiirsel yapan temel dil olanakları olarak imge, simge, yineleme, anafor ve metafor üzerinde durulmuştur.Dördüncü bölümde heykelde şiirsel anlatım örnekleri incelenmiştir. Daha önceki bölümlerde ortaya konulan şiirin ne olduğu açılımından yola çıkarak şiirselliğin ne olduğu üzerinde durulmuştur. Şiirselliğin ne olduğu tartışmasından sonra şiirsel heykel örnekleri incelenmiştir. Bölüm sonunda heykel ve şiir arasında var olan etkileşim(ilişki) üzerinde durulmuştur.Şiir her şeyden önce bir dildir. Bu dil doğal dilin kırılması, yeniden kurgulanması yoluyla ulaşılan üstdildir.

HeykelHeykel sanatıŞiir+1
Türkan Barutçuoğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Heykel sanatında sayısal eserlerin anlatım ve sergileme olanakları

Sanat, tarih boyunca insan uygarlıklarının her dönemine tanıklık etmiş ve içinde geliştiği uygarlığın karakterini yansıtmıştır. Antik Mısır, Antik Yunan ve Roma İmparatorluğu dönemlerinde, bu uygarlıklardaki egemenlerin ve toplumun inanç ve ideolojisini temsil etmiştir. Sanat, Ortaçağ Avrupa'sında da kilise tarafından benzer şekilde desteklenmiştir. Rönesans döneminde ise, aydınlanma ve hümanizma sürecinde, doğa yasalarının eserlerde gerçekçi bir şekilde yansıtılması için kullanılmıştır. Genel sanat tarihi yaklaşımlarına göre 19.yy. sanatın modern döneminin başlangıcıdır. Sanatçılar, geleneksel üretim ve tekniklerin sınırlarını zorlayarak, yenilikçi tarzlar yaratmışlardır. Ortaya çıkan akımlar farklı yaklaşımlarda eserler üretilmesine olanak sağlamıştır. Sanatın evrimi, teknolojinin gelişimiyle birlikte yeni bir döneme girmiştir. Sanatçılar, teknolojinin olanaklarından yararlanarak günümüzde sayısal sanat olarak adlandırılan yeni anlatım olanaklarına sahip olmuşlardır. 1960'larda bilgisayarlar, sanat eserlerinin tasarımında kullanılmaya başlanmıştır. Ancak, sayısal sanatın gerçek potansiyeli, 1980'ler ve 1990'larda gelişen grafik yazılımları ve sayısal görselleştirme teknolojileriyle ortaya çıkmıştır. Sayısal sanat, bilgisayar teknolojilerinin doğması, gelişimi ve yaygınlaşmasıyla birlikte hızlı şekilde sanatsal bir üretim dili haline gelmiştir. Heykel alanında sayısal teknolojilerin üretimlerde kullanımı sayesinde, klasik dönemlerden başlayarak modern ve post modern dönemlerde de kendini gösteren heykelin kapsam, ölçek, kütle, yerçekimi, izleyici ile buluşma alanı gibi çoğu problem ve kısıtlayıcı etkenlerden kurtularak neredeyse sınırsız bir anlatım özgürlüğüne kavuşmuştur. Bu özgürlüğün önünü açan bilimsel ve teknolojik alandaki ilerlemelerdir. Aynı şekilde, sanat alanının geri dönütleri de bilim alanında yeni araştırmalara ve gelişmelere olanak sağlamıştır.

HeykelHeykel sanatıHeykel tasarımı+5
Barış Kandemir
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Çağdaş heykel sanatında ekoloji ve kent ekseninde yapay deneyimler

İlk bölümde; tezin kapsamında ekoloji ve alt başlığı olan simbiyotik yaşam biçimleri, tanımları ve terimleri açıklanacaktır. Bu bağlamda, canlıların birbirleriyle ve çevreleriyle uyumları temelinden hareket edilerek insanın çevresi ile olan uyumu kent hayatı temelinde ele alınacak, yine kent kuramları ve ekoloji referansları ile tartışılacaktır. Ekonomik fayda merkezli üretim biçimlerinin, tüketimi kültürleştirerek dönüştürdüğü insan modelinin ve insanın doğadan öğrendiklerini yoz bir anlayışla yapaylaştırması üzerinde durulacaktır. Bu bağlamda; teknolojik gelişmelerin sosyal, siyasal hayata ve kent yaşamına etkileri, yeni medya araçlarının kitle oluşturma stratejileri temelinde incelenerek, güncel kent yaşamında yapay bir kamusal alan ve sosyal çevre yaratma önerileri gözden geçirilecektir. İkinci bölümde Romantik dönemden başlayan özgürleşme hareketleri; teknolojik, sosyolojik, siyasal, ekonomik gelişmelere bağlı değişkenlerle yapaylık, doğallık bağlamlarında, sanat tarihi içerikli bir kronoloji incelemesiyle tartışılacaktır. Bu bağlamda, çağdaş sanatta disiplinler arası çalışmalar, görsel örneklerle incelenecek ve göstergeleri açıklanacaktır. Üçüncü bölümde çağdaş sanatın kurumsal tarihi, müzecilik, koleksiyonculuk, alternatif üretim biçimleri, kolektif ve sürdürülebilir sanat ekosistemi üzerine tartışmalar yapılacak; konu, sanat yapıtı, sanatçı ve sanat piyasası bağlamlarında incelenecektir. Sonuç bölümünde kent, ekoloji ve teknoloji temelli araştırmalar sonucu ortaya çıkan bireysel ve kolektif üretimlerim, yüksek lisans eğitim sürecinde dahil olduğum etkinlikler, ortaya koyduğum yapıtlar örnek görseller üzerinden açıklanacaktır. Anahtar Kelimeler: Ekoloji, Kent, Yapaylık, Heykel, Çağdaş Sanat

EkolojiHeykelHeykel sanatı+3
Ekrem Yiğit Türüdü
Düzce University · Institute of Fine Arts
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Resim-iş eğitimi anasanat heykel atölyelerinde desen-ön etüt çalışmalarının heykel çalışmaları üzerindeki etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, Eğitim Fakülteleri Resim-İş Eğitimi Anasanat Heykel Atölyelerinde heykel uygulaması öncesinde yapılan desen çalışmalarının, heykel çalışmalarındaki başarı düzeyine etkisinin olup olmadığını incelemektir.Araştırmada, ön test-son test ölçümüne dayalı kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, Eğitim Fakülteleri Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı Lisans Programı 3. Sınıf anasanat heykel atölye öğrenci çalışmaları, örneklemini ise Gazi Üniversitesi, Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı lisans programı anasanat heykel atölyesinde 2009-2010 Eğitim-Öğretim yılı içerisinde öğrenim gören 3. Sınıf anasanat heykel atölye öğrencilerinden random yöntemiyle seçilmiş 22 öğrencinin 6. dönem anasanat heykel atölye dersi uygulamaları oluşturmaktadır.Araştırmanın uygulama aşaması için, araştırmacı tarafından 11'er kişilik 2 grup anasanat heykel atölye öğrencisi random yöntemiyle seçilmiştir. Ön uygulama çalışmasında deney ve kontrol gruplarına herhangi bir değişken uygulanmaksızın modelden heykel çalışması yapılması istenmiştir. Son uygulama öncesi deney grubundan heykelini yapacakları modelin desen etütlerini yapmaları istenmiş, kontrol grubuna ise herhangi bir değişken uygulanmamıştır. Seçilen bu öğrencilerin çalışmaları, araştırmacının amaç ve alt amaçlarına yönelik hazırladığı alan uzmanı 3 hakem tarafından onaylanan ölçekler doğrultusunda, yine araştırmacının belirlediği alan uzmanı 3 hakem tarafından değerlendirmeye alınmıştır.Elde edilen araştırma verileri SPSS (Statistical Packages for the Social Sciences- Sosyal Bilimler için İstatistik Paketi) ve Ms Excel programları aracılığı ile sayılara ve grafiklere dökülmüş ve bu veriler araştırmacı tarafından yorumlanmıştır.Yapılan bu araştırmanın sonucunda, heykel çalışması öncesinde desen çalışması yaptırılan deney grubunun, desen çalışması yaptırılmayan kontrol grubuna göre daha başarılı olduğu saptanmıştır. Deney grubunun son test uygulamasında ön test uygulamasına kıyasla olumlu yönde başarı artışı gözlenirken kontrol grubundaki başarı artışı istatiksel açıdan anlamlı bulunmamıştır. Heykel çalışması öncesi yapılan desen çalışmalarının öğrencilerin heykel çalışmalarındaki başarı düzeyleri üzerinde olumlu yönde etkili olduğu görülmüştür.Araştırmanın sonucunda, Resim-İş Eğitimi Lisans Programı Anasanat Heykel Atölyelerinde desen çalışmalarına yeterli önemin verilmesi ve zamanın ayrılması önerilmiştir.Anahtar Kelime: Desen ve Heykel?

AtölyeAtölye dersiDesen+3
Umut Reyhanlı
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Kibyra'dan bir grup heykeltıraşlık eser

"Kibyra'dan Bir Grup Heykeltıraşlık Eser" isimli bu tezin konusunu, günümüze değin yapılan kazılar sırasında bulunmuş heykeltıraşlık eserlerin tipolojik ve ikonografik tanımlamaları oluşturur. Günümüzde Burdur ilinin güneybatısında, Gölhisar ilçesi sınırlarında yer alan Kibyra, Kabalia ya da Kibyratis Bölgesi'nin büyük ve önemli bir kentiydi. Kent, Roma İmparatorluk Dönemi'nde Karia, Phrygia, Lydia, Pisidia ve Lykia gibi farklı kültür bölgelerinin kesişme noktasında yer almıştır. Kentte yapılan kazı çalışmaları sonucunda Hellenistik Dönem izlerine rastlanırken, Roma İmparatorluk Dönemi'nde ise Kibyra'nın altın çağını yaşadığı görülür. Tez konusuna dahil olan eserler, Anadolu'daki birçok kent ve Avrupa'nın değişik müzelerinde sergilenen heykel tipleri ile benzerlik gösterir. Tezin içeriğinde yer alan heykeller tanrı ve tanrıçalar, Heroslar (kahraman) ve diğer insan heykellerine ait baş ve vücut parçalarından ibarettir. Çalışmanın ana konusunu, üçüncü bölümdeki Kibyra Heykeltıraşlık Eserleri adlı başlık altında incelenen buluntular oluşturur. Her bir eserin teknik bilgilerinin bulunduğu bölümde detaylı tanımların dışında, tartışma ve tarihleme önerileri de sunulmuştur. Kazı çalışmaları esnasında ortaya çıkarılan heykeltıraşlık eserler genel olarak yapı içinde ya da yapı çevresinde dolgu topraktan atıl vaziyette ele geçmiş olup, tarihlendirmeye yardımcı konteks yapılar içinde değerlendirilmeye çalışılmıştır. Eserler için tarihleme önerileri stil kritik yoluyla yapılmıştır. Ayrıca kentteki heykel üretim aktivitesinin sürekliliğine işaret eden kesin kanıtlar bulunamamıştır. Yapılan araştırmalar sonucunda tez kapsamında incelenen heykeltıraşlık eserler, sayı ve nitelik açısından değerlendirildiğinde kentte heykel alanında MS 1. ve 2. yüzyıllarda sanatsal faaliyetlerin yoğun olduğu görülür. Anahtar Kelimeler: Kibyra, Kibyratis, Heykel, Tanrı ve Tanrıçalar, Heroi.

Anıtsal heykelHeykelHeykel sanatı+4
Süleyman Kılıçkaya
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Heykeltraş Burhan Alkar

Çalışmamızın birinci bölümü, Türkiye'de heykel sanatının gelişimini, ikinci bölümü, günümüz Türk heykel sanatını, üçüncü bölümü de heykeltraş Burhan Alkar'ı kapsamaktadır.Tezin birinci bölümü olan Türkiye'de heykel sanatının gelişimi başlığı altında, Cumhuriyet öncesi Türk heykel sanatı, Batı'ya açılış ve heykel sanatı, Sanayi-i Nefise Mektebi ve heykel bölümü, Türkiye'de heykel sanatının gelişiminde öncü çevreler ve kamusal talebin gelişme süreci, erken Cumhuriyet dönemi heykel sanatı ve Cumhuriyet'in ilk heykeltraşları, Cumhuriyet döneminde ilk sanat eğitimi kurumları ve heykel eğitimi, erken Cumhuriyet dönemi Türkiyesi'nde toplumsal yapı ve heykel sanatının toplum katlarına kazandırılması süreci, Türkiye'de heykel sanatının gelişiminde yabancı heykeltraşların katkıları, Cumhuriyet öncesi Türk heykeltraşları, çok partili hayata geçiş ve sonrası Türk heykelinde devletin rolü, çağdaş Türk heykelinin gelişiminde kamusal talepler ve kamu gücünün heykel sanatının niteliği ve gelişimine katkıları, 1980'li yıllara ulaşan süreçte Türk siyasal ve kültürel değişiminin heykel sanatının gelişimine etkileri, çağdaş Türk heykelinde üslupsal gelişmeler incelenmiştir.İkinci bölüm olan günümüz Türk heykel sanatında, çağdaş Türk heykel sanatı ve Batı'dan gelen etkiler, yeni eğilimler ve üslupsal arayışlar ve Türk heykeltraşlarının çağdaş sanat platformundaki yaratıcı rolü araştırılmıştır.Cumhuriyet dönemi heykeltraşlarımızdan olan Burhan Alkar'ı konu edinen üçüncü bölümde sanatçının yaşamı, eğitim süreci, öğretim görevliliği, sanatsal algıları, görüşleri, sanat felsefesi ve yorumları, Türk heykelindeki yeri ve heykele olan katkıları, başkaları tarafından kendisi hakkında yazılanları, heykele bakış açısı, soyut ve figüratif eserleri ve anıtlarına ayrıntılarıyla değinilmiştir.Türk heykel sanatının gelişim çizgisinin genel olarak ele alınmasının yanında, Burhan Alkar'ın, sanatçı kişiliği, heykel sanatına yapmış olduğu katkıların daha iyi anlaşılabilmesi ve yorumlanabilmesi amaçlanmıştır.Türkiye'de heykel sanatının gelişimi, günümüz Türk heykel sanatı konularını ve sanatçıyı incelerken, hayatta olan arkadaşlarından, yetiştirdiği öğrencilerinden, kendisinden ve arşivinden yaralanılmıştır.Bütün bunlardan yola çıkılarak, heykeltraş Burhan Alkar'ın sanatçı kişiliği tüm yönleriyle incelenmiş ve katalog oluşturularak çalışma sonlandırılmıştır.Anahtar Sözcükler1. Burhan Alkar2. Heykel3. Heykeltraş4. Soyut5. Figüratif

Alkar, BurhanCumhuriyet DönemiHeykel+3
Ümit Niyazi Özcan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Anıt heykellerin yaygınlaştırılmasında yerel yönetimlerin görüşlerinin saptanması

Bu araştırmada; Anıt heykellerin yaygınlaştırılmasında yerel yönetimlerin görüşlerinin saptanması amaçlanmıştır. Bu amaca ulaşabilmek için ideolojik ve siyasi algılamaları farklı olan, temsil ettikleri toplumsal kesimlerin bakış açılarının temel ipuçlarını yakalamak bakımından da önemli bir barometre niteliği sunan farklı siyasal partilerin temelinde söz konusu araştırma uygulaması gerçekleştirilmiştir. Siyasal partilerin temsil güçleri dikkate alınarak ismen belirlenmiş olan ve ardından kapsama dâhil edilen 6(altı) siyasi partinin il ve ilçe başkanlıklarının yönetim kadrosunda görevli toplam 118 katılımcıya görüşme formunda yer alan sorular uygulanmıştır. İdeolojik temelin ayrımı sonrasında temsil yelpazesi bakımından farklı olan siyasal partiler ikili esasa dayalı olarak merkezin sağında ve merkezin solunda yer alan siyasal partiler olmak üzere ayrıştırılmış ve katılımcıların eğitim düzeyleri de dikkate alınarak çalışmanın temel veri kaynağı oluşturulmuştur.Araştırmanın evrenini siyaset kurumunun temsilcisi niteliğini taşıyan siyasetçiler oluşturmaktadır. Çalışmanın örnekleminin belirlenmesi aşamasında alfabetik sıralamaya göre, Adalet ve Kalkınma Partisi(AKP), Cumhuriyet Halk Partisi(CHP), Demokrat Parti(DP), Demokratik Sol Parti(DSP), Milliyetçi Hareket Partisi(MHP), Sosyal Demokrat Halkçı Parti(SHP) il ve ilçe başkanlıklarında ki parti yöneticilerinden 118 kişi görüşme formuna cevap vermiştir. Görüşme formlarında siyasi parti yöneticilerine toplam 19 adet soru yöneltilmiştir. Görüşme formları karşılıklı soru ve cevap şeklinde yapılmıştır.Verilerin çözümlenmesinde, uygulanan görüşme formları SPSS istatistik programında hazırlanmış ve elde edilen sonuçlara göre tablolar oluşturularak yorumlanmıştır.Araştırmada elde edilen bulgular sonucunda, anıt heykelleri siyasi erklerin müdahalelerinden korunarak yeni bir anlayışla merkezin sağında ve merkezin solunda yer alan tüm siyasi partilerin kültür politikalarının hedefleri arasında yer almalıdır. Toplumları bir arada tutan kültürel değerleri, tarih zenginliğimizi ve milli varlığımızı oluşturan çağdaş taleplerden yola çıkarak bütünün bir parçası olan anıt heykelin siyasetçilerce desteklenmesi gerektiği önerilmiştir. Bireye ve topluma heykeldeki kültürel, eğitsel ve görsel zenginlikleri oluşturmanın imkânları arttırılmalıdır.

AnıtlarAnıtsal yapılarHeykel+3
Esra Öztay
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Çağdaş seramik sanatında enstalasyon kavramının yeri

Tek bir anlam karşılığı olmayan ve birçok kez tanımlandırılan enstalasyon kavramı, 20. yy. da çağdaş sanat sürecinde, yeni bir ifade aracı olarak yerini almaya başlar. Enstalasyon, sözcük anlamı olarak yerleştirme ve düzenleme anlamlarına gelmesinin yanı sıra, deneyimlenen mekanı ve eser ile alıcı arasındaki birebir ilişkiyi yansıtması durumunu da içinde barındırır. Enstalasyonun, 1970'lı yıllarda bir kavram ve anlam olgusunda, sanatsal ifade biçimi olarak değerlendirilmesi, Kavramsal Sanat'ın yaygınlaşmasıyla başlar. Böylece, hem dünyadaki hem de ülkemizdeki Kavramsal sanatçılar tarafından benimsenerek, farklı ve yeni bir üslubun doğmasına neden olur. Mekan, zaman ve alıcı ile bunların birlikteliğini, kavram açısından incelemek, enstalasyonun en önemli özelliklerindendir. Diğer bir yandan, üretilen eserlere göre, bir mekan da belirlenebilmektedir. Bunu da enstalasyonun oluşumu dahilinde gözlemlemek mümkündür. Alıcı, zaman olgusunun içinde yaşarken, düzenlenen mekanın öğeleriyle etkileşime geçer. Böylece mekan, alıcının yeni deneyimler yaşamasına olanak tanır. Yine aynı yıllarda, gelenekselliğinden kopmaya başlayan ve düşünsel anlamlara ihtiyaç duyan Çağdaş Seramik Sanatı'nda mekan kaygısı var olmaya başlar. Bu durum, enstalasyonun çağdaş seramik sanatçıları tarafından benimsenmesine yol açar. Çağdaş sanat sürecinde devamlılığı olan seramik sanatı kapsamında, hem uluslararası hem de ulusal sanatçıların, seramik enstalasyon çalışmalarını görmek mümkündür. Bu örnekler doğrultusunda hazırlanan bu tezde; çağdaş seramik sanatında enstalasyon kavramı, oluşumu, gelişimi ve nedenleriyle birlikte, Kavramsal Sanat bütününde değerlendirilerek bir sonuca ulaşılmaktadır. Anahtar Sözcükler: Enstalasyon, Kavramsal Sanat, Çağdaş Sanat, Çağdaş Seramik Sanatı.

Artistik seramikEnstalasyonGüncel sanat+7
Burcu Çetintürk
Doğuş University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kültürlerarası iletişim aracı olarak semboller ve sarmal form

"Kültürlerarası İletişim Aracı Olarak Semboller ve Sarmal Form" adlı bu çalışma, semboller üzerinde bir araştırma olarak planlanmıştır. Kelime anlamına bakıldığında sembol yine belirli bir anlam verebilmek için kullanılan bir olgu, varlık ya da şekildir. İnsanoğlu tarih boyunca geometrik şekiller kullanarak bağlamlar oluşturmuş, mesajlarını verme yoluna gitmiştir. Bu sembollerin en yaygın şekilde kullanıldığı yerler geleneksel işlemelerin bulunduğu eşyalardır. Örneğin evlerde bulunan geleneksel motifli halılardaki dalgalı desen genelde bir su kütlesini sembolize etmektedir. Bu araştırma sırasında antik çağlardan günümüze, en ilkel toplumdan en gelişmiş olana kadar birçok sembol arasından incelenen formun hem tekrarlanan hem de değişmeyen, sarmal/spiral olmasına ilgi çekilmiştir. Üç bölüm olarak düzenlenen bu çalışmanın birinci bölümünde, genel olarak sembollerle ilgili bilgiler araştırılmıştır. Sembollerin kısaca tarihçesi ve farklı kriterlere göre sınıflandırması yapılmıştır. Semboller sınıflandırdıktan ve sarmal/spiral formun bir sembol olarak anlamları açıkladıktan sonra, çalışmanın yöntemi olarak basılı ve görsel kaynaklardan yararlanılarak sarmal formun resim, heykel ve mimari sanatlarına nasıl yansıdığı en önemli örnekler seçilerek verilmiştir. Çalışmanın sonuç bölümünde de dikkat çekildiği üzere çalışmanın bulguları belki antik çağlar öncesinde bile sık kullanılan spiral formun tarihinin ne denli eski olduğu, aradan geçen zaman içinde formun korunarak yeni anlamlar kazanmasının yanında ilk anlamlarını da koruduğudur. Böylece sonuç bölümünde her dönemde, her toplumda kullanılan bu formun nasıl bir evrenselliğe ulaştığı ortaya konulmuştur. Dolayısıyla, bu çalışmanın amacı evrenselliği kanıtlanmış olan bir şeklin farklı disiplinler ve alanlarda ne denli sık karşılaşıldığına atıf yapılıp modern dünyada da sık kullanıldığına ve gelecekte de kullanılacağına dikkat çekmektir. Anahtar Kelimeler: Kültürlerarası, sarmal, spiral, sembol, sanat, evrensellik.

Heykel sanatıKültürlerarası iletişimMimari+3
Elif Dilara Özbay Demir
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies
2020
00

Related subjects