Islamic finance techniques

131 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Faizsiz ekonomi üzerine bir deneme

Dünya Ekonomisi geliştikçe iktisatçılar ekonominin birçok farklı konusuna değinmiş ve ekonomideki birçok sorunu çözmüşlerdir. Sosyalizm insanlara mutlak eşitlik sunacağını iddia ederken 20. ve 21. Yüzyıldaki uygulamaları bunun pek de mümkün olamayacağını gözler önüne sermiştir. Özellikle ABD ve SSCB'nin başını çektiği soğuk savaş döneminde ABD halkı çok daha refah içinde yaşamış ve girişilen bilim ve teknoloji yarışını da ABD kazanmıştır. O günden bugüne de kapitalizm dünyaya hakim olmuş ve sürekli güncellemeler ve müdahaleler geçirmiştir. Bu çalışma ister kapitalizme alternatif olarak ister kapitalizm 2.0 olarak görülsün asıl çabamız günümüzdeki eşitsizlikleri giderme çabasıdır. İslami ekonomi ile faizsiz ekonomi arasındaki farklılıklara dikkat çekilmiş. İslami ekonominin en önemli bankaları olan katılım bankalarının araçları açıklanarak katılım bankalarına yönelik eleştirilere yer verilmiş. Faizsiz bir ekonomiye geçilememe sebeplerine değinilmiş, geçilmesi halinde kalkınmaya yeni muhtemel etkilerinin ne olacağı üzerinde durulmuştur. Faizsiz bir ekonomiyi incelerken bazen uzay madenciliğine, bazen yapay zekâya, bazen dijital para birimlerine özellikle günümüzün yükselen yıldızı bitcoine, bazen de melek yatırımcılara ve araştırma geliştirmenin bir sonraki safhası olarak gördüğümüz yatırım geliştirmeye değinilecektir. Anahtar Kelimeler: Faizsiz Ekonomi, Dijital Para, Yapay Zekâ, Melek Yatırımcı, Yatırım Geliştirme

Ekonomi politikalarıFaizFaiz politikaları+4
İsmail Süleymanoğlu
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessEN

Comparison of conventional and Islamic banking in the context of crisis and its perspectives in morocco

The financial crisis of 2007-2008, which we faced, represented one of the worst crises that the world has known since 1929. Triggered in 2008 by what we all know as the subprime crisis, the latter has spread to the whole world thanks to a domino effect reinforced by the globalization of finance and the opening up of financial markets. Nevertheless, despite the relentless efforts of states to cope with this crisis and save the world from a collapse, the situation has not been saved to date, which has put the spotlight on one of the most the effectiveness of the capitalist system. Indeed, this situation that we experienced has highlighted the failure of the financial system and its foundations, forcing many researchers to ask questions about what could make the situation and save an economy from collapse. As a solution to this crisis, several analysts have seen in Islamic finance a solution to this crisis, by its different principles that do not advocate the current practices of modern finance namely speculation and the application of interest. Thanks to this, its growth is estimated to be twice as fast as that of conventional finance. To this end, and in order to understand to what extent Islamic finance can be a solution to this crisis, we will first try to present the fundamentals of Islamic finance and then try to see if this system can be an alternative solution to the current system and a solution to crisis. Finally we conclude this research with an empirical study including Moroccans who contracted a loan of not, to analyze measure the perception of Moroccans related to this system concerning the offer of alternative products in Morocco.

Economical crisis 2008Interest-free bankingMorocco+4
Yasser Errabtı
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Finansman modeli olarak sukuk, Türkiye'deki işleyişi ve muhasebeleştirilmesi

İslami bankacılık sistemi, Müslümanların ihtiyaçlarından doğan ve bu sebeple Müslüman bilim insanlarının geliştirmiş olduğu bir sistemdir. Bu sistem Müslümanların dini hassasiyetlerini içeren İslamiyet dininin kurallarına ters düşmeden faiz sebebi ile finansal sistem dışında kalan sermayenin finansal sisteme katılmasını ve İslam dini hassasiyetleri olan toplumların finansal ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlamaktadır. Tezde sukukun hareket alanı olan piyasalar tanımlanmış, sukuk sistemini veya sistemin çalıştığı piyasaları ilgilendiren islami finansal kuruluşları anlatılmış, sukukun diğer finansman araçları ile karşılaştırılması yapılmıştır. Tezin son üç bölümünde dünyada işlem gören sukuk tanımlanmalarına girilmiş ve sukuk türleri anlatılmıştır. Türkiye deki sukuk finansman modelinin Türkiye deki uygulaması olan kira sertifikaları ve kira sertifikalarının tarafları açısından muhasebeleştirilmeleri örneklerle açıklanmıştır. Anahtar Kelimeler: Sukuk, kira sertifikası, sukukun muhasebeleştirlmesi

Kira sertifikasıMuhasebeSukuk+3
Asım Çebi
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessEN

Sukuk instrument in Islamic finance

In Islam there are ethical principles in every aspect of life including finance. Therefore, Sukuk Instrument as part of Islamic finance is explored from the perspective of these principles, and potential of sukuk as an alternative financing instrument and its benefits to society are analyzed. In doing so, firstly the principles of Islamic Economics are mentioned to draw the general framework of Islamic Finance. Then, ideal sukuk instruments are elaborated according to objectives of Islamic law. Moreover, sukuk types that are designed to finance socio-economic development like socially responsible investments sukuk and waqf-sukuk are explained. Then current sukuk instrument is criticized according to Islamic law and International Financial Standards. In the last part of thesis, policy recommendations as an outcome of this research are presented to develop sukuk further as an alternative financing instrument.

Socio-economic impactSocio-economic developmentsSukuk+2
Mehmet Ali Aydın
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İslami finansal okuryazarlık: Vergi müfettişleri üzerine bir araştırma

Kişinin yaşamını planlamak, tercihlerini elde etmek ve gerektiğinde bu süreçte istediği an istediği müdahaleyi yapabilmesi günümüz kapitalist düzeninde çoğunlukla "para" ile mümkün kılınabilmektedir. Parayı elde etme, koruma ve daha da artırma çabası ise sağlam bir finans yönetimi gerektirmektedir. Söz konusu finans yönetiminin başarısı ise finansal okuryazarlık kavramı ile doğru orantılı ve güçlü bir ilişki içerisindedir. Tam bu noktada küresel ekonominin benimsediği ve İslam dinince yasak olan bazı finansal enstrümanların İslam dinine uyarlanması ve bu husustaki finansal kararların dinin gerektirdiği inanç ve değerlere zıt düşmemesi İslami finans kavramını ve önemini ortaya çıkarmıştır. İslami finans kavramını anlamak, günlük hayata ve İslami değerlere uygunluğunun farkındalığı ile alınacak finansal kararlara uygulayabilmek ise İslami finansal okuryazarlık düzeyinin geliştirilmesiyle mümkün olacaktır. Bu çalışmada ulusal ve uluslararası ölçekte önemi artan İslami finansal okuryazarlık düzeyi ve özelinde İslami finans ürünlerinin ne kadar bilinir olduğu, ekonomik aktörlerden biri olan Vergi Müfettişleri için ölçülmeye çalışılmıştır. Türkiye'de görev yapan 289 Vergi Müfettişine "Google Forms" ile hazırladığımız anket ulaştırılmıştır. Bu anket çalışmasının sonuçlarından elde edilen veriler de SPSS programı ile analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonucunda İslami finans ürünlerine ilişkin bilgi düzeyinin cinsiyet, öğrenim durumu ve unvana göre anlamlı bir farklılık gösterebildiği görülmüştür. Demografik değişkenlere göre en yüksek farklılık gösteren ürünlerin Müşareke ve Müdarebe olduğu; Sukuk, Riba ve Murabaha ürünlerine ait bilgi düzeyinin ise hiçbir demografik değişkene göre farklılık göstermediği görülmüştür. Ayrıca çalışma bölgesi değişkenine göre bilgi düzeyinin farklılık göstermediği görülmüştür. Sonuç olarak vergi müfettişlerinin İslami finansal okuryazarlık düzeyinin düşük olduğu tespit edilmiştir.

DenetçilerFinansal okuryazarlıkVergi denetimi+2
Gökhan Güney
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Portföy Yönetim Şirketlerinde Şer-i Yönetişim: Türkiye ve Malezya Örneği

Körfez bölgesinde petrolün keşfi, akabinde 1973 yılında yaşanan petrol krizi sonucu petrol fiyatlarının bir anda üç katına çıkması petro-dolar olarak tabir edilen sermaye akışına neden olmuş ve bu durum petrol ihraççısı olan Arap ülkelerinin ellerinde büyük sermaye birikimlerine yol açmıştır (Öztürk & Saygin, 2017, s. 3). Bu sermaye birikimi İslami Bankacılığı teşvik etmiş ve 1975 yılında kurulan ilk ticari İslami banka olan Dubai İslam Bankası ile bankacılık alanında başlayan İslami finans günümüzde bankacılık, tekafül ve İslami sermaye piyasaları ile 3.1 trilyon ABD doları büyüklük (Katılım Finans Strateji Belgesi, 2022, s. 29) seviyesine erişmiştir. Bu çalışmada, Türkiye'de hizmet veren portföy yönetim şirketlerinde şer'i yönetişim yapısının ne durumda olduğu ve yasaların şer'i yönetişimi ne düzeyde zorunlu tuttuğunun bir resminin çekilmesi ve sonrasında Türkiye'deki şer'i risklerin belirlenip bunların en düşük seviyeye çekilmesi için neler yapılması gerekliliği konusunda öneriler verilmesi amaçlanmıştır. İslami sermaye piyasaları ve bu piyasaların en çok tercih edilen yatırım araçları incelenmiştir. İslami endeksler bağlamında hisse senetleri, sukuk ve yatırım fonlarına detaylı bir şekilde değinilmiştir. İslami sermaye piyasalarının önemli aktörü olan İslami portföy yönetim şirketleri şer'i yönetişim bağlamında ele alınıp, Türkiye ve Malezya'da şer'i yönetişim sistemleri kıyaslanmıştır. Hem Türkiye hem de Malezya şer'i yönetişim yapıları yasal düzenlemeler incelenerek değerlendirilmiş, ortak yanlar ve farklılıklar şer'i yönetişim bağlamında detaylandırılmıştır. Bu kıyas sonucunda Türkiye'nin İslami portföy yönetimi şirketlerine yönelik bir düzenlemesi bulunmadığı ve İslami kurallara uygun fon yöneten portföy yönetim şirketlerinin şer'i yönetişim yapılarında eksiklikleri bulunduğu tespit edilmiştir ve bu eksikliklerin nasıl giderilebileceğine dair öneriler sunulmuştur. Şer'i yönetişim yapısında meydana gelen eksikliklerin oluşturduğu şer'i riskler değerlendirilmiş ve bu risklerin en aza indirgenmesi için gerekli mekanizmalar tartışılmış ve riskleri düşük seviyede tutmak için atılması gereken adımlar anlatılmıştır.

Faizsiz finans kurumlarıMalezyaPortföy yönetimi+5
Hakan Safa Yılmaz
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Uluslararası mali sözleşmelerin hükmü

İslam devletleriyle Müslüman olmayan devletler arasındaki mali sözleşmlerin hükülerinin bilinmesi hem genelde tüm Müslümanlar özelde Müslüman tücarlar açısından önem arz etmketedi. "Uluslararası Mali Sözleşmeler Hükmü" başlıklı tezimizde bir giriş üç bölümden oluşmaktadır. Tezimizde konular mukayeseli bir şekilde ele alınmıştır. Giriş bölümünde üç konu incilenmiş. İlk kısımda sözleşmenin ve sevrvetin tanımı ele alınmış. İkinci kısımda, İslam devleti, İslami olmayan devlet ve devlet mefhumu kavramları incelenmiş. Üçüncü olarak uluslararası ekonomik ilişkilerin ahlaki boyutu, İslam hukuku kurallarına uyma, mütekabiliyet ve en son uluslararası koşullar ilkesi dikkate alınarak, İslam'da uluslararası ekonomik ilişkileri düzenleyen hususlar tartışılmıştır. İkinci bölümde, faizli sözleşmenin tanımı, hükmü ve İslam devleti ile yabancı devlet arasındaki yapılana faizli sözleşmlerin hükmü ele alınmıştır. Üçüncü bölümde, borsanın tanımı, yönetişimi, bankalar arası para transferleri ile ilgili kurallar ve uluslararası döviz sözleşmeklerindeki tarihleme kuralı ele anmıştır. Uluslararası Hizmet Sözleşmelerinin ikinci bölümünde üç başlığa yer verilmiştir. Birinci başlık altında Uluslararası Hizmet Sözleşmelerde yönetilen krediye karşı banka faizi alma kararı ve IMF'den borçlanma kararı ele alınmştır. Ticaret Sigortaları Kanunu'nun ikinci bölümünde ise, sigorta sözleşmesinin tanımı, menşei, türleri ve kararı işlenmiştir. Elektronik sözleşmelerin üçüncü bölümünde, sözleşmelerin türleri, hükümleri, yazım yöntemi ve benzer araçlar için sözleşme kuralı, ve modern iletişim yöntemi üzerinde sözleşme kuralı ve internet sitelerinde yapılan sözleşmenin sona ermesi üzerinde yapılan sözleşmler incelenmiştir. Bu bölümde ayrıca uluslararası mali tazminat sözleşmelerinin hükümleri ele alınmıştır. İkinci bölümde kiraya sözleşmesi tartışılmıştır. Burada Kira sözleşmesinin yasallığı açıklanmış, akabinde genel olarak uluslararası kiralama sözleşmesinin kuralları ve kiraya veren ile yabancı kiracı arasındaki kira sözleşmesi ve yabancı kiralayan ile kiralayan arasındaki ilişki incelenmiştir. Ayrıca bir yabancıyı, kendi dinleriyle ilgili bir çalışma yapmaya ve yabancı için özel bir ücret de olsa Müslüman bir yabancının işe alınma kuralı ele alınmıştır. Üçüncü bölümde, Uluslararası Finans II Ajansı'nın (IFA) sözleşmesi hakkında Ajans sözleşmesini bilerek, meşruiyetini ve Uluslararası Finans Ajansı (IFA) sözleşmesinin yönetimini göstererek bunun nasıl olacağı hakkında incemeler yaptım. Dördüncü bölümde ise, uluslararası tedarik sözleşmesini inceledim. Burada tedarik sözleşmesinini esasları ve uluslararası tedarik sözleşmesinin nasıl sağlanacağı hakkında izahatlarda bulundum.

DövizFaizHizmet sözleşmesi+5
Zobaır Ahmed
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İslam ekonomik sisteminin ekonomik sorunların çözümüne etkisi

Ekonomi ve finans bilimi, insanlık tarihi boyunca medeniyetlerde ve kültürde çok önemli bir yere sahip olmuştur; toplumların gelişimi, duraklaması ve çöküşü, ekonomi ve finans bilgisinin ve pratiğinin öneminin göz ardı edilemez. Zira birçok uluslararası veya iç savaşın nedenlerinden biri olarak da ekonomi ve finans gösterilmektedir. Farklı coğrafyalarda farklı ekonomik sistemlerin benimsenmesi ve bu deneme-yanılma süreciyle toplumların şekillenmesi, hem ekonomi ve finans bilimini hem de sosyoloji ve tarih alanlarını etkilemiştir. Dünya ve insanlık tarihinde, insanı ilgilendiren her alan ve bilim birbirleriyle ilişkilidir. Bu bağlamda, ekonomiyi etkileyen bir diğer alan ise teoloji olarak gösterilebilir. Her din ve öğreti, büyük veya küçük ölçekte olsun, etkili olduğu toplumlarda ekonomi ve finansı şekillendirmiştir. Türk ve Ortadoğu toplumları incelendiğinde, yaygın ve baskın olan İslam dininin ekonomik sistemini nasıl etkilediği de önemlidir. Bu araştırma, İslami ekonomik sistemi ve onun etkinliği etrafında dönmektedir. Araştırma içerisinde dünyaca tanınan dört küresel ekonomik sistem açıklanmış, bu sistemler İslami ekonomik sistemle karşılaştırılmış ve İslami bakış açısı genel olarak sunulmuştur. Araştırmada, İslami sistemde yasaklanan yöntemler ve nedenleri, İslam ekonomisinin prensipleri ve İslami finansman yöntemleri anlatılmıştır; ayrıca birçok ortaklık türünden bahsedilmiş ve avantajları tartışılmıştır. Küresel ekonomik kriz, İslam ekonomisi perspektifinden ele alınmıştır. Bu finansal krize çözüm olarak Batı medeniyetlerinin İslami çözümleri benimsemeye yönelmeleri ve mevcut tefecilik sistemini kınamaları, tüm ekonomik faaliyetlerin trajik sonuçları ve nedenleri üzerinde durulmuştur. Bu bağlamda, İslami ekonomik sistemin araçları, rüşvetleri, İslami sistemdeki sözleşmeleri ve ekonomik mühendisliği yasaklayarak bu küresel krizi nasıl önleyebileceği de tartışılmıştır. İslami ekonomik sistem, birçok Müslüman toplumda ekonomik sorunların çözümünde bir rol oynayabilir. Bu sistem, İslam'ın temel prensiplerine dayanır ve insanların adalet, eşitlik, sosyal refah ve ahlaki değerlere dayalı bir ekonomiye sahip olmasını hedefler. Mevcut ekonomik krizlerin çözümünde İslami ekonomik sistemin rolü şu şekillerde olabilir: Faizsiz Finans, Risk Paylaşımı, Sosyal Adalet, Etik Değerler, Reel Ekonomi Anahtar Kelimeler: İslami ekonomik sistem, İslami sistemdeki sözleşmeler, İslam iktisadı, İstihlaf ve Adalet

Ekonomik krizEkonomik sorunlarFaizsiz bankacılık+5
Mohammed Ahmed Khalil Muhamad Al-azızı
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Afganistan ve Türkiye'de İslami finans sektörünün karşılaştırılması

Bu çalışmada temel amaç, Afganistan'da İslami bankacılık alanında tam teşekküllü tek banka olan Afganistan İslam Bankası ile Türkiye'de Katılım Bankacılığı sektörünün karşılaştırmalı olarak incelenmesidir. Bu amaçla Afganistan İslam Bankası ve Türkiye'de Katılım Bankacılığı Sektörünün 2018Q3- 2020Q4 dönemleri için finansal oran analizi yöntemiyle karşılaştırma yapılmıştır. Afganistan İslam Bankasına ait veriler, IBA(Islamic Bank of Afghanistan)'nın web sitesinden, Türkiye'de Katılım Bankacılığı sektörüne ilişkin veriler ise Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) internet sitesinden derlenerek oluşturulmuştur. Çalışmanın önemini Afganistan İslam bankası ile Türkiye'deki İslami finans sektörünün finansal rasyolarının karşılaştırılarak finansal performanslarında önemli farklılıklar olup olmadığının ortaya konulması oluşturmaktadır. Çalışmanın sonuçları Afganistan IBA(İslamic Bank of Afghanistan) İslami Bankasının cari oranının Türkiye'de katılım bankacılığı sektörüne göre daha yüksek olduğunu, Türkiye'deki katılım bankacılığı sektörünün ideal cari orana yakın olduğunu göstermektedir. Borç/özkaynak ve borç/varlık oranının Türkiye'deki katılım bankacılığı sektöründen daha iyi olması IBA'nın borçtan çok öz sermayeyi finanse ettiğini göstermektedir. Aktif karlığı ve özkaynak karlılığı açısından değerlendirildiğinde Türkiye Katılım Bankacılığı sektörünün IBA'dan varlıklarını yönetmede ve mevcut varlıklardan etkin gelir elde etmede daha iyi olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.

AfganistanKarşılaştırma yöntemiKarşılaştırmalı analiz+6
Mohammad Saber Frotan
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Katılım bankalarının ekonomiye katıkıları: Türkiye ve seçili ülkeler karşılaştırılması

Dünya hızla yaygınlaşan katılım bankacılığı, son yıllarda kamu bankalarının da faizsiz finans sektörüne girişi ile birlikte Türkiye‟de de gelişimini büyük bir hızla sürdürmektedir. Faizden uzak faaliyet gösteren katılım bankaları, İslami çerçevede finans sektöründe yer almakta ve diğer tüm bankalara bir alternatif niteliğinde bulunmaktadırlar. Ülke ekonomilerine ciddi katkıları olan bu kurumlar, insan yaşamından faizin olumsuz etkilerini ortadan kaldırmak ve faiz nedeniyle finans dünyasına katılmayan âtıl fonları sistem içerisine çekmeyi amaç edinmişlerdir. Bu tez çalışması, Türkiye ile seçilmiş ülkeler arasında karşılaştırmalı bir analize odaklanarak, katılım bankalarının ekonomik büyüme ve istikrarın sağlanmasında oynadığı önemli rolü incelemektedir. Ön bulgular, katılım bankalarının faize dayalı olmayan finansal modelinin, özellikle küresel finansal kriz dönemlerinde ekonomik istikrara önemli ölçüde katkı sağladığını ortaya koymaktadır. Bu bankalar, finansal kapsayıcılığı artırmada, sürdürülebilir kalkınmayı desteklemede ve ekonomik oynaklık karşısında dayanıklılığı artırmada çok önemli bir rol oynamaktadır. Ancak performans ve etki, farklı düzenleyici ortamlar, ekonomik gelişme düzeyleri ve kültürel faktörler nedeniyle ülkeler arasında farklılık gösterir. Bu çalışma, katılım bankacılığının ekonomik katkılarının kapsamlı bir şekilde incelenmesini sağlayarak mevcut bilgi birikimine katkıda bulunmakta ve böylece Türkiye ile diğer ülkeler arasındaki karşılaştırmalı çalışmalardaki boşluğu doldurmaktadır. Ayrıca, katılım bankalarının ekonomik büyümeyi ve istikrarı canlandırma potansiyelinin optimize edilmesine yönelik politika önerileri sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Katılım bankacılığı, finans sistemi, faiz, İslam

Ekonomik büyümeEkonomik etkiFaiz+4
Mohamed Moalim Mohamed
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kitle fonlaması ve İslam hukuku açısından değerlendirilmesi

Kitlesel fonlama, geleneksel finansal kaynaklara alternatif olarak kurumların ya da girişimcilerin, internet aracılığıyla çok sayıda kişinin desteklerinden yararlanılarak sosyal, kültürel ve kâr amaçlı girişimlere fon bulma çabalarıdır. Tez çalışmamızda kitlesel fonlamanın tanımı, mahiyeti, çeşitleri, İslam hukukunda karşılık geldiği yöntemler, konuya örnek kitlesel fonlama platformları ve fıkhî açıdan değerlendirilmesi yapılmıştır. Çalışmamız bir giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında konunun hukuki mahiyetine, amacına, yöntemine ve kaynaklarına değinilmiştir. Birinci bölümde kitlesel fonlama teriminin kavramsal çerçevesi zikredilip, tarihine, çeşitlerine, mahiyetine değinilmiştir. Kitlesel fonlamanın çeşitlerine yer verilmiştir. Kitlesel fonlama sisteminin işleyişi ve avantaj ve dezavantajları ele alınmıştır. Çalışmanın ikinci bölümü, İslam hukuku perspektifinden kitlesel fonlama yöntemlerinin analizine tahsis edilmiştir. Bu bölümde kitlesel fonlamanın dört çeşidinin İslam borçlar hukukundaki hangi yönteme tekabül ettiğine yer verilmiştir. İslami kitlesel fonlama platformlarından birkaçı ele alınarak bir değerlendirmede bulunulmuştur. Çalışmamız ulaştığımız neticeleri ve önerilerimizi içeren bir sonuç bölümüyle tamamlanmıştır.

FonlarGirişimcilikKitlesel fonlama+3
Naime Parlıyan
Necmettin Erbakan University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İslami finans eğitiminde yaşanan zorluklar ve çıkış yolları: Yükseköğretim programları açısından ampirik bir değerlendirme

Sektörel gelişimine paralel olarak, Türkiye'de İslami finans eğitimine son yıllarda yoğun bir ilgi söz konusudur. Bununla birlikte eğitim sürecinde yaşanan birçok sorun ve zorluk bulunmaktadır. Bu çalışmanın amacı, yükseköğretim düzeyinde yaşanan bu sorunları tespit etmek ve çözüm yollarını ortaya koymaktır. Çalışmada nitel araştırma yöntemi benimsenmiş olup, veriler mülakat yöntemi ile elde edilmiş ve içerik analizine tabi tutulmuştur. Çalışmanın amacı kapsamında Konya, İstanbul, Bursa, Sakarya ve Ankara gibi İslami finans eğitimlerinin ön planda olduğu illerdeki üniversitelerde bu alanda eğitim gören öğrenciler ve eğitim veren akademisyenler ile toplamda 30 görüşme yapılmıştır. Veri analiz sürecinde MAXQDA 2022 programı kullanılmıştır. Sonuçta, a) Ders materyali eksikliği, b) Standart ve kademeli bir eğitim müfredatının bulunmaması, c) Akademik çalışmalardaki tek düzelik/benzerlik, d) Eğitmenlerin niteliği ve sayısındaki yetersizlikler, e) Öğrenci profili (heterojen) ve kalitesi, f) Mezuniyet sonrası istihdam sorunu ve g) Alana yönelik ideolojik bakış olmak üzere 7 sorun kategorisi belirlenmiştir. Çözüm yolları ise; a) Standart ve kademeli bir eğitim müfredatının hazırlanması, b) Eğitimcilerin eğitimi ve yetkinliğinin artırımı, c) Sektör-kamu – üniversiteler arası ortak çalışma platformlarının oluşturulması ve bilimsel yayın sayısının artırılması, d) Ulusal ve uluslararası akademik faaliyetlerin yaygınlaşması ve lisans/lisansüstü program sayısının artırılması, e) Verilen eğitimlerin pratik olması; sektöre, piyasaya, insanlara dokunması ve sorunlara çözüm sunması, f) Alana yönelik farkındalık yaratımı, finansal okuryazarlık ve siyasi destek sağlanması, g) Alanın akademik unvan ve atamalarda ayrı bir disiplin olarak kabulü, h) Lisans programları için denklik verilmesi olmak üzere 8 kategoride ifade edilmiştir. Bulguların, yükseköğretim kurumlarının yetkili birimlerinin, sektör temsilcilerinin ve ilgili kamu otoritelerinin alana yönelik kararlarına değer katması beklenmektedir.

EğitimEğitim programlarıFinansal eğitim+3
Zülfiye Kaynar
Necmettin Erbakan University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Kapitalist iktisadi düzene bir eleştiri: İslami ekonomi ve finansal alternatifler

Bugün yaşadığımız tüm ekonomik buhranların ve bu buhranların yarattığı sosyal problemlerin temeli, bütün kurumları, ahlakı ve zihniyeti ile önce iktisadi yapıya ve sonra bireyden topluma tüm hücrelerimize kadar işlemiş olan kapitalizmdir. Kapitalizm, kitle üretim anlayışı ile güçlenmiş ve ihtiyaç sınırlarını aşan bu üretimin, tüketimin pompalanması yoluyla piyasada emilmesi, tüketim toplumunun ortaya çıkmasına neden olmuştur. İhtiyacın sınırlı olduğu, tüketimin de israf kavramı ile sınırlandırıldığı, faizin olmadığı ve zekatın bir adil bölüşüm mekanizması olarak sisteminde yer bulduğu İslam iktisadı, sözü edilen ekonomik ve sosyal problemlerin çözümünü kendi özünde barındırmaktadır. İslam ekonomisinde, adil bölüşüm, felaha erme, verimliliği ve üretkenliği artırma, birey ve toplum çıkarları arasında dengeye ulaşma gibi birtakım politika amaçları mevcuttur. Söz konusu politika hedeflerine ulaşırken bir politika aracı olan İslami finans, ribanın olmadığı, İslam'ın haram olarak nitelediği yollardan edinilmemiş kazançlardan oluşan, spekülasyon, bahis ve kumara dayanmayan, ticari bir işlemi içeren finansal ağ yapılarıyla sınırlıdır. İslami finans sektörü ise, günümüz ekonomik şartlarında, bir İslam ekonomisinin varlığını sürdürebilmesi için hayati önem taşımaktadır. Bu öneme atfen, dünya ve Türkiye örnekleminde faizsiz finansa ilişkin mevcut konjonktür ele alınmıştır. Türkiye'de katılım bankacılığına ilişkin SWOT Analizi yapılarak, katılım bankalarının güçlü ve zayıf yönleri ile, kendilerine dönük fırsat ve tehditler değerlendirilmiştir. Katılım bankaları, reel varlıklar üzerinden işlemlerini yürütmekle, daha riskten uzak bir yapı sergilerken, müşterilere bu nedenle daha az finansal enstrüman ve daha fazla bürokratik işlem sunmaktadır. Kendi alanlarına özgü akademik çalışmalar ve alan eğitimi ile işgücüne dahil olan mezunlar açısından da dezavantajlı bir konumdadırlar. İnançları gereği kendilerine başvurmuş KOBİ ağırlıklı, sadakatli müşteri yapıları ise en önemli güçlü yönlerinden biridir.

Kapitalist ekonomiKapitalizmKatılım bankacılığı+3
Mücahide Küçüksucu
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Cash waqfs as financial institutions: Analysis of cash waqfs in Western Thrace at the Ottoman period

Cash waqfs were widely used in the Ottoman Empire especially in the Balkans. This study will examine the cash waqfs in Western Thrace as financial institutions. The economic and social contributions of cash waqfs will be investigated. The Islamic financing methods also will be identified and present practices will be mentioned.

Western ThraceFinancial institutionsOttoman State+4
Cem Korkut
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessEN

The role of Islamic finance in reduction of financial exclusion in Ethiopia

This research investigates the role of Islamic finance in combating financial exclusion in Ethiopia. It intends to assess the extent and the nature of religious driven financial exclusion of Ethiopian Muslims and the level of their participation in the existing interest free window banking system introduced to the sector recently. In order to collect data for the research, the researcher employed mixed approaches such as questionnaires and semi-structured interviews. The questionnaire was distributed to 321 respondents in Addis Ababa while the semi-structured interview was conducted with selected high-ranking bank officers. Findings show that, 94.4%, 87.2% and 69.2% of the respondents did not have access to credit, micro finance and insurance respectively. Additionally, 62.9% of respondents reported to have never used home financing such as condominium housing program. Religion was found to be the main factor for not accessing conventional financial services. Further, the research also found that 67.9% of respondents did not access interest free banking window products and services offered by conventional banks. This finding potentially implies the failure of the newly introduced interest free window in enhancing the inclusion of Ethiopian Muslims in the financial system. The absence of full-fledged Sharia compliant financial institution in Ethiopia considerably contributed to the exclusion of Ethiopian Muslims in the country's economy. It is, therefore, an overdue task for Ethiopian government to accommodate the interest of its Muslim population in the financial system. This includes, but not limited to, the establishment of full-fledged interest free financial institutions, including interest free bank, insurance and microfinance institutions. Keywords: Religious driven financial exclusion, Islamic finance, interest free window banking, full-fledged interest free finance.

EthiopiaInterest-free bankingInterest-free finance institution+5
Suadıq Mehammed Haılu
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Bireysel yatırımcıların İslami finans okuryazarlığı üzerine TR63 bölgesi'nde ankete dayalı bir değerlendirme

Küresel anlamda varlığını kanıtlamış geleneksel finansal sistemler yaşamlarını hızla gelişerek devam ettirmektedirler. Bu sistemlerde bireylerin etkin rol oynaması hem kişisel ekonomiler hem de ülke ekonomileri açısından büyük bir önem arz etmektedir. İslam dininin ekonominin temel enstrümanlarından biri olan faizi şiddetle yasaklaması sonucunda, İslam dinine ve getirdiği kurallara bağlılığı güçlü olan pek çok bireysel yatırımcının alternatif yöntem ve uygulamaları bilmemesinden kaynaklı olarak tasarruflarını yeterince verimli ve etkin biçimde değerlendiremediği gözlenmektedir. Oysa yaşanan sorunlara çözüm olabilecek İslami yaşama uygun çok sayıda prensip, kural ve enstrümanlara dayalı İslami finansal sistemler geliştirilmiştir. Ancak çoğu ülkede bireylerin söz konusu sistemler hakkında fazla bilgiye sahip olmadıkları gözlenmektedir. Sistemin sorunsuz bir şekilde gelişerek hayatına devam edebilmesi için yatırımcıların bu konuda bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi gerektiği açıktır. Ancak bu bilinçlendirme öncesinde bireylerin konuyu ne ölçüde bildikleri ve benimsediklerinin ölçümlenmesi gerekmektedir. Böylelikle konuya ilişkin çözümlemeler daha kolaylıkla yapılabilecek, yol haritaları daha rahatlıkla çizilebilecektir. Ülkemizde de bu ölçümlemelerin yapılmasının önemi düşünülerek, çalışmamızda TR63 bölgesi olarak gruplandırılmış olan, Osmaniye, Hatay ve Kahramanmaraş illerini kapsayan bölgedeki bireysel yatırımcıların İslami finansal okuryazarlık düzeyleri ölçülmeye çalışılmış bu kapsamda bireylerin bazı demografik özellikleri, finansal davranış ve tutumları incelenmiştir. Araştırma, TR63 bölgesinde yaşayan bireysel yatırımcıları evren olarak kabul etmiştir. Araştırma kapsamında gerekli olan veriler kolayda örnekleme yöntemi ile ulaşılan 671 bireysel yatırımcıdan anket yöntemi kullanılarak elde edilmiştir. Elde edilen veriler Pearson ki-kare, t testi, anova, korelasyon gibi istatiksel yöntemler kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada bireysel yatırımcıların İslami finansal okuryazarlık düzeylerini belirlemek için katılımcıların verdiği yanıtların doğruluğuna göre toplam puan yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda TR63 bölgesi bireysel yatırımcılarının "İslami finans okuryazarlık düzeyleri" düşük çıkmıştır. Çalışma ulaşılan sonuç itibariyle alanında yapılan diğer çalışmalarla benzer sonuçlar göstermekle birlikte, İslami finans okuryazarlığı alanında güvenilir bir kaynak olmaya adaydır. Anahtar Kelimeler: Bireysel Yatırımcı, Finansal Okuryazarlık, İslami Finansal Sistem, İslami Finans Okuryazarlığı, TR63.

Bireysel yatırımcılarFinansal okuryazarlıkHatay+4
Sevim Ezgi İslah
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İslam hukukunda zekât mallarının nemalandırılması

Zekât mallarının nemalandırılması konusu günümüzde ortaya çıkan klasik fıkıh literatüründe ve son döneme kadar ki fıkıh müktesebatında ele alınmamış güncel bir meseledir. Zekâtın nemalandırılması konusuna taalluk eden bazı metodolojik problemler bulunmaktadır. Bunların başında zekât emrinin fevre mi yoksa terâhiye mi delalet ettiği noktasındaki ihtilaf ve zekâtın ifâsında temlik şartı gelmektedir. Ayrıca nemalandırma sonucu elde edilen kârın veya menfaatin paylaşımı ve zarar durumunda tazmin sorumluluğu meseleleri de konuya dair soru işaretleri oluşturmaktadır. Zekâta taraf olan müstahik, mükellef, aracı kurumlar, devlet veya nâibi konumundaki kişi ya da kurumlar tarafından zekât malları nemalandırılabilmektedir. Konunun fıkhî analizinin yapılabilmesi için bu tarafların zekât ibadeti açısından rollerinin ne olduğu ve nemalandırma konusunda salahiyetlerinin bulunup bulunmadığı oldukça önemlidir. Bununla birlikte zekâtın nemalandırılması meselesinin caiz olduğu varsayıldığında bu faaliyetin hangi sınıflara ait fonlardan yapılacağı veya hangi yöntemler izlenerek uygulanacağı soruları da önem arz etmektedir. Konu hakkında çağımızın önde gelen ilim adamları tarafından lehte ve aleyhte pek çok görüş belirtilmiştir. Buna ilaveten İslam fıkıh akademileri ve çeşitli ülkelerin fetva kurulları tarafından mesele tartışılmış ve kararları yayınlanmıştır. Bu çalışmada öncelikle zekât mallarının nemalandırılmasına dair metodolojik problemler kapsamlı bir şekilde incelenmiş akabinde zekâta taraf kişi ya da kurumların rolleri ve nemalandırmaya dair yetkileri değerlendirilmiştir. Ayrıca mezkûr görüş ve fetvalar çerçevesinde konunun caiz olup olmadığı hususunda görüş beyan edenler ve öne sürülen delilleri incelenip değerlendirilmiştir. Buna ilaveten meselenin caiz olabilmesi için ileri sürülen şartlara, uygulamaya ve mahiyete yönelik şartlar başlıkları altında ayrıca yer verilmiştir. Çeşitli İslam ülkelerinde faaliyet gösteren zekât kurumları ve ülkemizin önde gelen hayır cemiyetleri tarafından zekât fonunun nemalandırılmasına dair uygulamalar bulunmaktadır. Bu kapsamda Cezayir, Sudan, Malezya ve Türkiye örnekleri incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Sonuç olarak konumuz teorik anlamda fıkhî temellere sahip olmakla birlikte pratikte karşılığı bulunan, hak sahiplerinin maslahatına yönelik bir uygulamadır. Zekât fonunun finansal araçlar vasıtasıyla kısa ve orta vadede artırılması, hak sahiplerine yönelik mikro finans projelerinin desteklenmesi, üretim ve hizmet projelerinin hayata geçirilerek hak sahiplerine hem istihdam sağlanması hem de ihtiyaçlarının giderilmesi, zekât mallarının nemalandırılması kapsamında değerlendirilmektedir.

MaslahatTemlikZekat+3
Muhammet Fatih Kirenci
Hitit University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İslami finans ve blok zincir sistemleri

Günümüzde hızlı bir şekilde ilerleyen teknoloji her alanda hayatın odak noktası haline gelmiştir. İslami finansın kullanıcı sayısının giderek artması ve İslami finansal araçların en çok kullanım alanı bulduğu katılım bankacılığının her geçen gün pazar payını artırmasında teknolojinin desteği büyüktür. Son dönemlerde teknolojik anlamda adını sıkça duymaya başladığımız farklı sektörlerde kullanım alanı bulan blok zincirin İslami finans alanında ne denli etkisi olacağı konusunda genel bir çerçeve çizmek için bir saha araştırması ihtiyacı doğmuştur. Çalışmada ilk olarak blok zincir teknolojisinin işleyişine değinilerek İslami finans alanında kullanım alanları, uygunluğu konularına değinilmiştir. Araştırmada, nitel araştırma tekniklerinden doğrudan görüşme yöntemi kullanılmış olup önceden literatür taramaları ve sektör temsilcileriyle yapılan görüşmeler neticesinde hazırlanan sorular Türkiye'de faaliyette bulunun 6 katılım bankasının farklı illerde bulunan şube müdürlerine yöneltilmiştir. Görüşmelerin bir kısmı ses kaydı ile bir kısmı yazılı bir şekilde olmak üzere toplam 14 görüşme kayıt altına alınmıştır. Yapılan değerlendirmeler sonucunda katılım bankalarının ürün çeşitliliğinin her geçen gün artmakta olduğu ve güncel teknolojiyi (yapay zeka, Big Data) kısmen aktif olarak kullandıkları ve daha da adapte olmak açısından çalışmalar yaptıkları söylenebilir.Blok zincir teknolojisinin, katılım bankacılığı sektöründe yönetici pozisyonunda olan kişilerin değerlendirmeleri dikkate alındığında çeşitli çekinceler olmakla birlikte kullanılabileceği, kripto para konusunda ise İslam hukukuna uygunluk noktasında gerekli prensiplere bağlı kalmak kaydıyla entegre olabileceği bazı yöneticilerce ifade edilse de sektörün konuya uzak durduğu söylenebilir. Ayrıca şuanda yasal dayanaktan yoksunluk ve devlet otoritelerince mesafeli bir konu olması nedeniyle katılım bankalarının blok zincir ve kripto para alanlarından uzak durduğu da ayrıca ifade edilebilir. Ancak gerek blok zincir teknolojisi gerekse kripto para kavramları şeffaflık ve güvenilirlik noktasında ön plana çıktıkları göz önüne alındığında katılım bankalarının, bir çok sektörün dönüşüm yaşadığı günümüzde bu kavramlarla daha da yakından ilgilenmeleri gerektiği aksi halde dönüşüme ayak uyduramayan bir noktada sonucu öngörülemeyen tehditlerle karşı karşıya kalınabileceği yapılan değerlendirmeler sonucunda söylenebilir.

BlockchainBlok zinciri sistemiKatılım bankacılığı+3
Ebru Şahide Doğan
Hitit University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Fama-French faktör modelleriyle oluşturulan portföylerin davranışsal açıdan test edilmesi: Borsa İstanbul'da hibrit bir model uygulaması

Bireylerin rasyonel olduğu ön kabulüyle piyasa etkinliğini öne süren Fama (1970) mevcut piyasaların tüm bilgileri içerdiği ve piyasa katılımcılarının anormal getiri elde edemeyeceği görüşü ile finans literatürüne farklı bir bakış açısı kazandırmıştır. Söz konusu görüş ampirik çalışmalarla da desteklenmiştir. Ancak destekleyici çalışmaların yanı sıra piyasalarda anomalilerin de var olduğunu, tüm bilgilerin piyasaya yansımasının mümkün olmadığını ve yatırımcının anormal getiri elde edebileceğini öne süren çalışmalar aynı zamanda yatırımcının rasyonel olmaktan ziyade irrasyonel tavır sergilediğini gözler önüne sermiştir. Tüm bu kavramlar Davranışsal Finans teorisi çerçevesinde değerlendirilirken yatırımcı davranışları her boyutta incelemeye alınmıştır. Bilişsel önyargılar ve hevrestikler bu incelemelerin ana temasını oluşturmakta ve bununla birlikte sosyolojik ve psikolojik olgular çalışmalara yön vermektedir. Bu olguların yanı sıra bireylerin rasyonel kararlar verme davranışı dışında, farklı bakış açılarıyla kararlar vermeyi tercih ettiği bir diğer alan da İslami Finans'tır. İslami Hukuk kuralları çerçevesinde şekillenen İslami Finans yatırımcıların finansal kararlarında dini inançlarının etkisini konu edinmektedir. Tüm bu teorik alt yapı çerçevesinde çalışmada Fama ve French (2015) tarafından ortaya konan beş faktörün hangilerinin hangi tip portföylerde etkin olduğunu ortaya koyabilmek amacıyla, elde edilen veriler, Genetik Algoritması optimizasyonuyla oluşturulan Yapay Sinir Ağları tabanlı hibrit bir modelle analiz edilmiştir. Bu çerçevede geleneksel ve İslami bakış açısıyla oluşturulan portföyleri oluşturmada olası farklılıkların da altı çizilmiştir. Bu amaçla öncelikle Borsa İstanbul Tüm Endeksi'nde yer alan 159 firmanın ve Borsa İstanbul Katılım 50 Endeksinde yer alan 29 firmanın 2014- 2021 arası dönemin çeyreklik verileriyle oluşturulan portföylerle her iki endekste de Fama ve French Beş Faktörlü Modelin geçerliliği test edilmiştir. Yapılan analizler neticesinde, Fama ve French Beş Faktörlü regresyon modeliyle uygulanan Panel Veri Analizi testlerinde, geleneksel ve İslami bakış açısıyla oluşturulan portföyler üzerinde etki eden faktörlerdeki olası farklılıklar tespit edilmiştir. Ayrıca, uygulanan Genetik Algoritması optimizasyonuyla oluşturulan Yapay Sinir Ağları tabanlı hibrit modelle yapılan değerlendirme neticesinde, benzer şekide, farklı bakış açılarıyla oluşturulan portföylerde etkin gen parametrelerinin değişkenlik göstermesi farklılaşmaya işaret etmektedir. Sonuç olarak geleneksel bakış açısıyla ve İslami bakış açısıyla oluşturulan portföylerdeki farklılaşma davranışsal açıdan incelenmiştir. Bunun yanı sıra uygulanan iki model çerçevesinde genetik algoritması optimizasyonuyla oluşturulan yapay sinir ağları tabanlı hibrit modelin sonuçlarının daha spesifik çıktılar ürettiği sonucuna varılmıştır.

Borsa İstanbulDavranışsal finansFama French faktörleri+5
Diler Türkoğlu
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sukuk endeksi getirileri ile faizsiz yatırım araçlarının getirileri arasındaki ilişkinin Granger nedensellik testi ile analizi

Modern anlamda 1960'lı yıllarda ilk bankacılık faaliyetleri ile gelişmeye başlayan İslami finans özellikle 2000'li yıllarda hızlı bir büyüme yaşamıştır. İslami finans yapısının 2008 yılındaki finansal krize karşı göstermiş olduğu dayanıklılık, uluslararası piyasalarda dikkatleri üzerine çekmiş ve İslami finans ürünlerine olan güveni arttırmıştır. İslami finans ürünü olan sukuk, dünyada ilk kez Müslüman ülkelerde ticari faaliyetlerde kullanılmak üzere ortaya çıkmıştır. Günümüzde ise herhangi bir varlığa dayalı ve bu varlığın değeri ile orantılı olarak çıkarılan ve alıcısına kar payı ve mülkiyet hakkı sunan bir menkul kıymete dönüşmüştür. Türkiye'de kira sertifikası olarak tanınan sukuk, diğer yatırım araçlarından farklı olarak temelinde faiz bulundurmamakta ve bir varlığa dayalı olarak çıkartılmaktadır. Bu çalışmada, faizsiz yatırım aracı olan kamu ve özel sektör kira sertifikası (sukuk) endeksi getirileri ile faizsiz yatırım aracı olan gram altın, dolar ve euro getirileri arasındaki ilişki Granger nedensellik analizine göre ekonometrik olarak incelenmiştir. Birden fazla farklı türde faizsiz yatırım araçları bulunmaktadır. Ancak Gram altın, uds/try ve eur/try çalışmaya dahil edilmiştir. Analiz sonucunda kamu kira sertifikası endeksi ile dolar arasında tek yönlü Granger nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. Kamu kira sertifikası ile gram altın ve Euro arasında ise herhangi bir Granger nedensellik ilişkisi tespit edilememiştir. Benzer şekilde özel sektör kira sertifikası endeksi ile faizsiz yatırım araçları arasında da Granger nedensellik ilişkisi bulunmamaktadır. Anahtar Kelimeler: Faizsiz Yatırım Araçları, Granger Nedensellik Analizi, İslami Finans, Kira Sertifikası, Sukuk

Granger Nedensellik TestiKira sertifikasıSukuk+1
Hasret Öztürk
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Katılım sigortacılığında danışma komitesi

Kendisi veya yakınları ile ilgili olarak can veya mal gibi çeşitli değerlere sahip olan insanın bundan kaynaklanan çeşitli sorumlulukları da vardır. Sahip olduğu değerlere yönelen zarar doğurucu olaylara karşı önceden tedbir almak insan için önemli bir ihtiyaçtır. Bu tedbirin sonucu olarak bireyler, karşı karşıya kalacakları zarar doğurucu olayların ekonomik sonuçlarından kendilerini korumak için sigortaya ihtiyaç duymuştur. Bu nedenle sigorta sektörü ekonomik anlamda büyüdüğü gibi bu büyüme birçok hukuki tartışma konusunu da beraberinde getirmiştir. Bünyesinde barındırdığı belirsizlik ve faiz gibi unsurlar nedeniyle geleneksel sigortanın İslam hukukuna uygun olmadığı İslam hukukçuları tarafından genellikle kabul edilmektedir. Geleneksel sigorta araçları bu nedenle Müslüman toplumlarda istenen seviyede rağbet görmemektedir. Zira insanlar risklere karşı güvence ihtiyacı ile geleneksel siogrta araçları arasında ikilemde kalmaktadır. Bu noktada dünyanın çeşitli ülkelerinde İslam hukukuna uyumlu katılım sigortacılığı gelişme alanı bulmuştur. Katılım sigortacılığı, İslam dininin öngördüğü temel ilkelere aykırı olmayan sigorta araç ve işlemlerden oluşmaktadır. Katılım sigortacılık işlem ve araçlarının İslam hukukun uyumu (şer'i uyum) hayati önemi haizdir. Danışma komitesi, bu uyumun tespiti ve ilgili bilgilerin kamuoyu ile paylaşılması konusunda öngörülmüş yasal bir yapıdır. Bu nedenle danışma komitesinin yapısı, türleri, dayanağı, hukuki niteliği ve görevlerinin araştırılması önem arz etmektedir. Çalışmada dünya örnekleri de dikkate alınarak danışma komitesinin yapısı, işlevi ve hukuki niteliği ele alınmıştır. Ortaya konulan sonuçlar çerçevesinde Türkiye'deki katılım sigortacılık faaliyeti yürütülen İslami finansal kuruluşlarda danışma komitesi yapısının şekillenmesine ve gelişimine katkı sunulması amaçlanmaktadır.

DanışmanlarKatılım sigortacılıkSigorta sektörü+7
Muaz Mücahit Yıldırım
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessEN

Empirical analysis of the Islamic finance investor sensitivity to commodity price fluctuations

Since the 1990s, there have been major developments in both theory and practice of Islamic capital markets. Investors turn to alternative investment vehicles as a result of increased risk variety encountered by capital market investments as well as globalization and financial deregulation. Islamic indices are also attractive to conventional investors because, as a result of Islamic monitoring standards, they are less vulnerable to systematic risk sources. Commodity prices, in addition to other macroeconomic factors, are particularly significant for Islamic stock indexes since they support the real sector's operations particularly well and Islamic finance is a financial system built on the profit-loss sharing concept. commodities markets allow investors to profit more from the commodity markets that have an adverse price correlation with bonds and equities. The study aims to obtain appropriate portfolio diversification for each commodity and Islamic indices by using nonlinear and variance causality tests between Islamic indices and commodity prices. The data employed in this paper are daily time data and the sample periods range from 29.12.2009-28.10.2019 with 2557 daily observations. It has been concluded that according to the causality results, Islamic Indices will provide benefits in portfolio diversification, and the opportunity to diversify with energy and other Islamic indices and SGR, SYBN, and WHT (Model 14,15,16) data, However, there is no combination for all Islamic indices model (Model 1,2,3,4,5,6) and precious metal group models (Model 17, 18,19,20,21). Precious metal model, the results indicate that precious metals are not effective diversification tools, especially on variance causality

Nonlinear causalityCommodity pricesCommodity market+7
Ayyüce Memiş Karataş
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Günümüz İslam bankacılığında murâbahaya dayalı yeni uygulamaların fıkhî açıdan değerlendirilmesi

Bu çalışmada, günümüzde birçok ülkede faaliyet gösteren İslamî bankalardaki murâbaha uygulamalarının fıkhî açıdan tahlil ve değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Tezde, klasik fıkhî anlayış yanında, bu amaçla kurulmuş modern uluslararası kuruluşlar tarafından belirlenmiş olan şer'i standartlar esas alınmıştır. Çalışmanın giriş kısmında konuyla alakalı gerekli tanımlamalara yer verilmiş ve daha anlaşılır hale getirilmek için bazı örnekler üzerinde durulmuştur. Ayrıca Faizsiz Finans Kuruluşları Muhasebe ve Denetim Kurumu (AAOIFI) gibi finans kurumlarının standartlarını belirleyen bazı kuruluşlara değinilmiş ve bu kuruluşlar hakkında genel bilgiler verilmiştir. Birinci bölümde İslamî bankaların bazı murâbaha uygulamaları tanımlanmış ve detaylı bir şekilde analizleri yapılmıştır. İkince bölümde ise analizi yapılan uygulamaların birinci bölümde fıkıh kurallarına göre değerlendirilmesi yapılmıştır. Bankaların murâbaha uygulamaları yine bu kurallar çerçevesinde birbirleriyle karşılaştırılıp genel bir sonuca ulaşılmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Fıkıh, İslâm İktisadı, İslamî Banka, Murâbaha, Faizsiz Finans

Faizsiz bankacılıkMurabahaİslam Hukuku+4
Zakarıa Khalil
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

İslam hukuku açısından mali kaynakların değerlendirilmesi -kâr amacı gütmeyen kuruluşlar örneği-

Müslüman toplumlarda kâr amacı gütmeyen kuruluşlar ciddi anlamda gelişme kaydetmiş, görmezden gelinmesi ve inkâr edilmesi imkânsız bir gerçeklik haline gelmiştir. Kâr amacı gütmeyen kuruluşlar, özellikle günümüz müslüman toplumlarda, devlet yönetimlerinin yaptığı finansal, bilimsel, sağlık ve sosyal bakımlardan birçok görevleri ifa etmektedirler. Bu kurumların kaynakları zekât, vakıf ve bağış gibi farklı unsurlardan oluşmakta olup, bu kurumların çalışmalarını sürdürebilmeleri için en önemli ekonomik kaynaklar olarak kabul edilmektedir. Bu araştırmanın problemi zekât ve vakıf gibi kaynakların bu kurumlar tarafından nasıl değerlendirildiğidir. Aynı şekilde bu kurumların birçoğu gerek özel sektör kurumları (şirketler), gerekse de kamu kurumlarıyla birlikte çalışmaktadırlar. Kamu ve özel sektörde yer alan bu kurumların pek çoğu ise, alkol şirketleri, faizli işlem yapan şirketler, keyif verici madde üreten şirketler, kabareler, internetteki pornografik siteler, kumar şirketleri vb. yasadışı faaliyet yürüten ve İslamiyetin haram saydığı işler yapan kuruluşlarla iş tutmaktadırlar. İşte bu çalışmada İslam hukuku açısından bu fonları kullanmanın ve bu fonlarla kâr amacı gütmeyen kuruluşların hayır projelerini desteklemenin hükmü ortaya konulmuştur. Tezde varılan en önemli sonuçlardan biri, kâr amacı gütmeyen kurumların devlete doğrudan doğruya bağlı olmamaları, demokratik bir idare ile yönetilmeleri ve belirli bir fayda veya kâr elde etme düşüncesi olmaksızın topluma ve vatandaşa hizmet etmeye çalışmalarıdır. Ayrıca bu çalışmada kâr amacı gütmeyen müessese kurmanın, izlenen çalışma yöntemine bağlı olarak vacip, haram, mendup ve mekruh hükümlerinden birini alabileceği gösterilmiştir. Kâr amacı gütmeyen kuruluşların bazı âlimlere göre zekâtın toplanması ve dağıtımı konusunda, zekât âmilleri sınıfından sayılabileceklerine dair görüşlere yer verilmiştir. Son olarak da vakıf mallarının yatırım araçlarında değerlendirilmesine dair farklı görüşler zikredilerek tartışılmıştır. Anahtar kelimeler: İslam Hukuku, Kalkınma, Değerlendirme, Mali Kaynaklar, Kâr Amacı Gütmeyen Kuruluşlar.

Finansal kaynaklarKar amacı gütmeyen kuruluşlarVakıflar+3
Hezha Ahmed Najımaldın Najımaldın
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00

Related subjects