Short film
147 theses under this subject heading
Film yapımlarında yapım sonrası (Post production) aşamaları ve uygulama örneği
Bu çalışmada; film yapımlarının yapım sonrası (postproduction) aşamalarının incelenmesi amaç edinilmiştir. Bu amaca bağlı olarak film yapımı sonrası, bir filmin yapımına katkısı olan kişileri ve rollerinin ortaya konulması ile yapımcıların yapım sonrası ekiple uyumlu bir işbirliği içinde olmalarının gerekliliği üzerinde durulmuştur. Elde edilen bulgular doğrultusunda örnek bir kısa film hazırlanmıştır. Araştırma sürecinde sinema filmlerinin yapım aşamaları genel olarak tanıtılmış, "film yapım" kavramı üzerinde durularak kavramsal bir çerçeve oluşturulmuştur. Film yapımlarında digital teknolojinin kullanılmasının, masaüstü çalışmalarıyla seyirciyi etkileme ve izlenebilirlik derecesi kazandırılmasında yapımcılara sağladığı kolaylıklara değinilmiştir. Filmin senaryosuna uygun mekân, zaman ve süreç açısından etkin çözümler sağlanabildiğine işaret edilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgulara göre, filmin izlenebilirlik kalitesi yapım sonrası ekibinin kendi aralarındaki ve yönetmenle olan iş birliktelikleriyle ilgili olmaktadır. Masaüstü ekibinin yazılımları kullanmadaki becerilerinin önemine değinilerek, buna uyulmadığı takdirde tuhaf görüntülere ve emek israfına yol açacak sorunların yaşanabileceği belirtilmiştir. Elde edilen verilere göre örnek bir kısa film hazırlanmış ve film yapımcıları ile tasarımcılara bu yönde önerilerde bulunulmuştur.
Cezayir'de yabancı dil olarak Türkçe öğretenlerin ve öğrenenlerin eğitsel kısa film materyalinin öğrencilere sağladığı dilsel ve kültürel kazanımlara ilişkin görüşleri
Cezayir 2 Üniversitesinde yabancı dil olarak Türkçe öğrenen öğrencilerin ve öğreticilerin eğitsel kısa film materyalinin öğrencilere sağladığı dilsel ve kültürel kazanımlara ilişkin görüşlerinin belirlenmesine yönelik sorulara cevap arayan bu çalışma nicel desende bir tarama araştırmasıdır Çalışmanın evreni, Cezayir 2 Üniversitesinde Türkçe öğreten 22 öğretici ve bu üniversitede Türkçe öğrenen 100 öğrenciden oluşturmaktadır. Bu araştırmada, Cezayir'de yabancı dil olarak Türkçe öğrenenlerin film materyalinden yararlanma durumlarına ve bir dil öğrenme aracı olarak film materyalinin dil gelişimine ve kültür vii aktarımına katkısına ilişkin görüşler belirlenmiştir Bu çalışmanın amacı; yabancı dil olarak Türkçe öğretim sürecinde film materyalinin yaygınlaşmasına, öğrencilerin dil yetilerinin gelişmesine, öğrencilerin Türk kültürünü daha iyi tanımalarına, yabancı dil olarak Türkçe öğretimi alanına bilimsel katkı sağlamaktır.
Ortaöğretim mesleki okullarda ders envanteri olarak film gösteriminin eğitim-öğretimdeki etkisi
Son yıllarda Türkiye'de ve dünyada ekonomik alanda yaşanan değişim ve gelişmeler sonucu nitelikli işgücüne ihtiyaç artmıştır. Ortaöğretimde üniversite sınavlarına hazırlanan genç nüfusun artması, üniversite mezunu işsizlerin çoğalması Milli Eğitim Bakanlığını farklı arayışlara itmiştir. Bunun sonucunda teknik ve mesleki liselere ağırlık verilmiş, öğrencilere meslek kazandırılmaya çalışılmıştır. Öte yandan sanayi ve iş sektörlerinin ihtiyaç duyduğu nitelikli işgücü de sağlanmıştır. Bununla birlikte mesleki ve teknik okullarda uygulamalı verilen derslerde istenen başarının sağlanması yolunda çeşitli yöntemler aranmıştır. Bunlardan biri de internet, akıllı tahta, projeksiyon ve televizyonların sunduğu olanaklardan yararlanarak film gösterimiyle eğitim yapmaktır. Bu çalışmada; film gösterimiyle eğitim ve öğretimin öğrencilere daha kalıcı bilgiler sunduğu ve eğitimlerini geliştirdiği iddiasına yanıt aranmaktadır. Ortaöğretimde öğrencilerin sosyal medyaya fazla zaman ayırıp ilgi göstermeleri öğrenmenin ve kendini geliştirmenin önünde bir engel gibi durmaktadır. Bu açıdan görsel ve sanal olanın öne çıkarılmasıyla tekniki ve mesleki okullarda köklü bir eğitim ve öğretim verilebilir mi sorusuna yanıt aranmaktadır. 20. yüzyılın başlarından itibaren sinema filmlerinin başta askeri alanlar olmak üzere birçok alanda eğitim amaçlı kullanıldığı bilinmektedir. Türkiye'de filmle eğitimin tarihsel gelişimi, günümüzdeki uygulamaları ve filmde temsil-ideoloji etkisi de mesleki liseler bağlamında irdelenmektedir. Bu çalışmanın sonunda kısa film yapımıyla ilgili de kısaca yapım süreçleri sunulmaktadır. Çalışmada literatür ve arşiv araştırması yapılmış, meslek liselerindeki öğrencilerinin anketleri nitel ve nicel analize tabii tutulmuştur. Film yapımı süreçleri ile ilgili yönetmen, senarist, yapımcılar ve çekim ekiplerinde yer alan uzmanlarla derinlemesine görüşmeler yapılmıştır.
Sürdürülebilirlik uygulamalarının kısa film yapım maliyetlerine etkileri
Çalışma, sürdürülebilirlik ilkelerinin sinema yapım süreçlerinde yalnızca çevresel değil, maliyet boyutunda da belirleyici sonuçlar üretebildiğini göstermektedir. Bu doğrultuda, ışık ve enerji tüketimi, ulaşım, mekân planlaması, dekor/kostüm ve yiyecek-içecek gibi kritik kalemlerde sürdürülebilir yaklaşımların mali yansımaları incelenmiştir. Yöntem olarak, aynı konuya sahip iki kısa belgeselin tek günlük çekim koşullarında, biri sürdürülebilir diğeri geleneksel yöntemlerle üretilmesi tercih edilmiştir. Buna bağlı olarak çalışma, sürdürülebilirliğin teorik boyutlarını ele alırken, aynı zamanda bu ilkelerin pratik uygulamalar üzerindeki izdüşümlerini somut verilerle örneklendirmeyi hedeflemektedir. Bu tasarım, farklı değişkenleri sabitleyerek karşılaştırmaya elverişli bir zemin sunmuş, ancak büyük ölçekli yapımlara genellenebilirliğin sınırlı olduğunu da ortaya koymuştur. Elde edilen bulgular, ulaşım ve mekân gezilerinde sürdürülebilir yaklaşımın ciddi mali avantaj sağladığını göstermiştir. Geleneksel sette ile sürdürülebilir set arasındaki Genel bütçe karşılaştırmasında sürdürülebilir yapımda toplam 11.012 TL harcama yapılırken, geleneksel yöntemlerle oluşturulan filmde ise 11.618 TL harcama yapılmıştır. Böylelikle geleneksel sete göre yaklaşık 600 TL avantajla neredeyse denk maliyetle gerçekleştirilmiştir. Bu sonuç, sürdürülebilir yapımın maliyet artırıcı bir tercih olmadığını, aksine doğru planlama ile bütçe nötrlüğüne hatta tasarrufa yol açabileceğini göstermektedir. Çalışma, küçük ve orta ölçekli projelerde çevresel faydaları gözetirken maliyetin de kontrol altında tutulabileceğini, böylece sinema sektörü için uygulanabilir bir üretim modeli sunduğunu ortaya koymaktadır.
On the role of short films in enhancing reading comprehension skills: Critical discourse analysis of perceptions of EFL students
The historical background of using technology in EFL classrooms has an important role for the development of 21st century perspectives. This study aimed to investigate whether short films have a role in improving English reading comprehension skills of preparatory school students in a state university in Turkey. Also, this research aimed to analyse the students' perceptions on the effects of short films which were integrated into the classes for 12 weeks. This study employed an experimental research design based on a mixed approach. For quantitative data, a reading test which was given as pre-test and post-test was benefitted to investigate whether the students enhance their English reading comprehension skills and do better after the treatment, namely watching short films during the targeted period. For qualitative data, semi-structured interviews including a set of open-ended questions were conducted with randomly selected 13 students at the end of the treatment period. The analysis results of the quantitative data collected through pre-test & post-test which had been applied to both control group and experimental group demonstrated that there was a statistically significant difference between the experimental group and the control group (t=-13.805; p=.000). Besides, the critical discourse analysis of the qualitative obtained from semi-structured interviews made with randomly selected 13 participants at the end of the 12-week treatment period revealed that integration of short films was an effective and useful method in enhancing English reading comprehension skills of EFL learners. Key Words: Reading comprehension, short films, EFL classrooms, critical discourse analysis
Bir balenin anatomisi
Türkiye'de, klasik bale sanatının eser yaratılırken geçtiği aşamaları ve bunun seyirci ile buluşmadan önceki dönemi ele alınmıştır. Devamında röportajlar yapılarak içerik ve kaynak yaratması için oluşturulan bu film, eseri sahneleyen ve içinde dans ederek var olan kişilerin de kendi yorumları ile zenginleştirilmiştir. Amaç; Devlet Opera ve Balesi olgusunu da içine katarak, görüntülerle destekleyerek bu anlamda bir araştırma çalışması olması için kaynak oluşturmaktır. Türkiye'de sanatsal değişimin ve çalışma ilişkileri üzerindeki etkilerinin, tarihsel süreçlerini de barındırarak balenin doğuşunu, gelişimini ve şu anda olduğu noktada süreci olduğu haliyle gösterip belgeleyerek içerik hazırlanmıştır. Bu açıdan sadece sahnede gördüğümüz ve izlerken tanık olduğumuz eserin oluşma aşamasındaki her adım, organizasyon süreci ve geçtiği aşamalardan seyirciye ulaşması açısından bir kaynak oluşturma amacıyla yapılmıştır. Film oluşturulurken, halen gösterimde olan dört ayrı eser üzerinden gidilerek, Sondan önce, 3 Aşk, 4 Mevsim ve Fındıkkıran balelerinin prova ve sahnelenme süreçlerinde yaratıcı ve sahneleyen ekibin yanında olup gözlemleyerek ve röportajlar yaparak filmin içeriği oluşturulmuştur. Eser üretim süreci ve çalışma süreci ile ilgili başta başkoreograf Ayşem Sunal olmak üzere, Cem Cüneyt Çelik, Çağrı Çekiç Hazan, Eymen Arıslı, Hüma Ersel Sökmen,Mehmet Nuri Arıkan, Melih Mertel, Sinan Kaymak ile birebir konuşmalar ve prova gösteri öncesi çalışmalarında gözlemde bulunulmuştur.
Büyük Yalnızlık
Fikret, filmde adı anılmayan yitik bir kente gelir. Bir kafeteryanın bahçesinde bir süre dinlenmek ister. Sabahın erken saatleridir. Kafeteryanın bahçesinde kimseler yoktur. Biraz sonra genç bir kadın (canan) karşı tarafa gelir ve kemanını çantasından çıkartıp hazırlık yapar. Fikret sigara çıkartıp yakar. Bu süreçte kadın yok olmuştur. Ruhsal olarak normal olmadığı her halinden anlaşılabilen Fikret, sokaklarda keman çalan Canan'ı arar, bulur. Kör bir akordeoncu ve arkadaşlarıyla karşılaşır. Kör akordeoncu ve arkadaşları Canan'ı da alıp dünya seyahatlerine devam edeceklerini konuşurlar. Fikret, kaldığı otelinde, bir gece birlikte olduğu kemancı Canan'ın uyarılarına karşın ona âşık olur. Canan için bu ilişki bir gecelik bir şeydir. Fikret ise o ilişkilerini sürdürmek istemektedir. Hastalıklı kıskançlığın pençesinde kıvranan Fikret kendini otelde elinde bıçak ve akordeoncuyu otel odasında öldürmüş olarak bulur.
İhtimal (Kısa Film)
Meryem resim yapmaktadır. Fonda sürekli çalan telefon sesi duyulur. Meryem kalkıp sigara yakar. Sonrasında çalan telefonu açar. Arayan arkadaşı Serap'tır. Serap, saatlerdir aradığını ve telefonunu neden açmadığını sorar. Geçmişe gideriz. Meryem salonda beklerken, eşi Arda gelir. Kavga etmeye başlarlar. Arda, Meryem'i iter ve gider. Meryem'in arkasından küfrederek bağırdığını duyarız. Meryem'in bağırmasıyla salonda Arda ile Meryem'in mutlu olduğu anların fotoğraflarını görürüz. Sonrasında tuvalde farklı bir resim görürüz. Tuvalin altında kan vardır. Kanı takip ettiğimizde Meryem'in bileğini kestiğini görürüz. Kafasını çevirdiği yerde Arda kanlar içinde yatmaktadır. Her şey başa dönmüştür. Meryem tuvalde yine resim yapmaktadır, sonrasında tekrar telefonla konuşur. Meryem, Serap'a yurt dışına gideceğini söyler. Bavulunu alır ve evden gider.
Karşılaşma
Sinema hikâyelerini bulurken çarpıcı senaryolar üretmeyi amaçlar ve dolayısıyla mitlerden, rüyalardan da beslenir. Tez olarak yapılan bu filmde rüyalar ve arketipler hikâyenin itici gücü olmuştur. "Karşılaşma" filmi rüyalarıyla gerçekleri birbirine karışan bir genç adamın (Murat) öyküsüdür. Murat, rüyalarından kurtulmak için uyumamak ister. Ama gerçekleştiremez, uyudukça rüyalar ve bilinçdışı onu geçmişine götürecektir. "Karşılaşma", insanın bilinçdışı ve öteki "ben" leriyle hesaplaşmasıdır.
Tabu
Bu film çalışmasında, klasik bir kurgusal olay omurgası üzerinden farklı kültürel kodlara sahip, lâkin aynı şehirde yaşayan üç insanın duygusal çatışmaları sinematografik bir dille aktarılmıştır. İçinde bulundukları sosyal şartlara uyum sağlamak için çaba sarf eden bu üç kurgusal karakterin geçmişlerinden kurtulamamaları, onları yabancılaşma kavramının somut göstergeleri haline getirir. Dramaturjik olarak postmodern bir yapıya sahip olan film; anlatı tarzı ile klasik ve çağdaş sinemayı harmanlamayı hedeflemiştir.
Öylesine bir kadın
Otuzlu yaşlarında sıradan bir kadının, toplumun beklentileri karşısında, cenneti andıran bir mekanda, psikolojik kafa sesleri ve yerinde müzik kullanımı ve görüntüsel efektler ile, yaşam aşkı dolu oluşu, hayalleri ve gerçekler arasında sıkışmış sıradan olmayan iç benliği ve sıradan eylemleri… Her şeye rağmen (hayatında bulunmayan bir 'Âdem' varken) hala gülümseyebilmesi ve huzurlu bir cennetvari ortamda çıplak ayak yürüyüşü… Kadının içinde tuttuğu, biriken değerlerin, gerçek yaşam içinde dışa dökülememesi ancak iç ses olarak verildiği takdirde filmin özellikle hissedilmesi beklenilen kısımlarında netlikle ortaya çıkması söz konusudur. Ourobrosun (kendi kuyruğunu yiyen yılan) oluşturduğu döngüselliğe, film jeneriğinde; kadının boynunda kundalini dövmesi olarak da yer verilir. Geleneksel sınırlara karşı duruşuna dair iç ses de verilir. Bu içiçe geçmiş, şimdiki zaman, gerçeklik ve hayal karışımı olsa dahi aynı kişiye ait kafasında beliren olgulara kafesi yordamı ile tanıklık ederek bir döngüselliği tamamlamış oluruz: geçmiş olmadan bugün olamaz ve bugün yarına can verir.
Yabancı
Bu projede, günümüz teknolojisi üzerinden ilerleyerek yakın bir gelecekte geçen bir hikâye üretilmek istenmiştir. Projede amaçlandığı üzere yabancılaşma unsurları hikâyenin oluşmasında temel alınmıştır. Bu film, yakın gelecekte insanların günlük hayatlarına cep telefonu, bilgisayar gibi dahil olan yapay zekaya sahip bir bileklikten dolayı zaman içerisinde insanların kendi duygu ve düşüncelerine yabancılaşmasını anlatmaktadır. İnsanlar kendi duygularından uzaklaştıkları için bu durumun farkına varamamakta, günlük hayat tamamen yapay zekanın yönlendirmeleriyle oluşmaktadır. Proje; yapay zekâ, teknoloji, insanın hür iradesi ve düşünceleri üzerine yakın gelecekten bir kesit işlemeye çalışarak, yabancılaşma temasını sinemada uygulamayı hedeflemiştir.
Şehrin sahnesi: Sokak müziği
Tez çalışması kapsamında çekilen belgesel filminde İstanbul şehrinde icra edilen sokak müziğinin Kadıköy'de ne amaçla, nerelerde icra edildiği, Kadıköy'de sokak müziği yapan Semoke grubunun tecrübeleri üzerinden sokak müzisyenliğinin gelişimi, Kadıköy halkının sokak müziğine yaklaşımı ve sokak müzisyenlerinin kazanımlarının öğrenilmesi amaçlanmıştır. Bu belgesel filminde, Sema ve Barış'ın kurduğu Semoke grubu fona alınarak, öncesinde diğer sokak müzisyenleriyle de yaptığımız görüşmelerden edinilen ortak görüşler yansıtılmıştır. Semoke gurubunun bir gününe şahit olunulan belgesel filminde, grubun üyeleri Sema ve Barış'ın röportaj yöntemi ile görüşleri alınıp paralelinde sokaktaki müzik performansları kayıt edilmiştir. Sonuç olarak müzisyenlerin sokak müziğine yönelmesinin en etkili nedeninin zaman ve mekândan bağımsız olarak iş akışlarını yönetebilmelerinin sağladığı özgürlük olduğu anlaşılmıştır. Kadıköy semtinin bu rahatlıktan dolayı sokak müzisyenleri tarafından tercih edildiği gözlemlenmiştir. Teorik bölümden sonra film ile ilgili afiş çalışması, sahne arkası görüntüler, filmin bütçesi ve filmin künyesi gibi bilgiler verilmiş, sonuç kısmında sokak müziğinin bu belgeseldeki perspektif açısından anlatımı kısaca özetlenerek gelecekte bu alanda eser üretecek kişilere öneriler sunulmuştur.
Film Noir (Kara film)
Belgesel film görsel bir kitap gibidir. Sinemanın derinliği, kitapların engin bilgisi içinde insanları gezdiren bir rehberdir belgesel. Bu yüzden belgeseller içinde estetiği, tarihi ve bilimi bulunduran eşsiz bir hazinedir. Bu hazineyi geliştirip, çeşitlendirip ve zenginleştirip hem bugüne hem de yarınlara sunmak sanatçının bir vazifesidir. Bu belgesel filmde sinemanın önemli parçalarından biri olan Film Noir (Kara Film) türünü inceleyecek ve anlatacağız. Kara Film'de bütün diğer türler gibi sinemada çeşitli izler bırakmıştır. Bu izler çoğu zaman kalıcı olurken bazen de zamanın şartlarına uyarak yok olup gitmişlerdir. Kara Film'de bu değişimden etkilenen türlerden biri olarak dünya sinema tarihinde yerini almıştır. Yıllar içerisinde bazı değişimlere uğrasa da güçlü anlatım yapısı etkileyici görsel gücü sayesinde zamana direnmeyi başarmıştır. Bu direnişten güçlü bir şekilde çıkan Kara Film, bazen de başka türlerin içine girerek yeni anlamlar yeni söyleyişlerde çıkarmayı başarmıştır. Polisiye filmlerle başlayan hikayesi zaman içinde bilimkurguya hatta komediye kadar bile uzanmıştır. Bu yapıtların içinde de en az polisiye filmlerde ki kadar etkili anlatılar geliştiren Kara film sinemanın kadim türlerinden biri olmayı da başarmıştır.
Reha Özcan'ın çok kişili dünyası
Bu çalışma, yaşamı oyunculuk sanatı olan, tiyatro, sinema, televizyon alanında uğraşı veren ve ödüller alan Reha Özcan'ın profesyonel tiyatro ile tanıştığı 1987 yılından, tek kişilik oyunu Ruki'ye kadarki önemli ve sanatsal değeri olan anları konu edinmektedir. Çocukluğu, anne ve babası, tiyatroyla tanışması, lise ve üniversite hayatı, en iyi arkadaşı, evliliği ve çocukları, aktörlük yaşamı ve tiyatro alanındaki düşünceleri, tek kişilik oyunu Ruki ve onun hakkındaki düşünceleri, kısacası Reha Özcan'ın hayatını bu belgesel gün ışığına çıkarmıştır.
Begonvil
Masal, gündelik hayatın monotonluğundan ve toplum baskısından bunalmış bir kadındır. Bu nedenle kendisi ile yüzleşmesi için bulunduğu ortamı terk etmesi gerekmektedir. İçinde bulunduğu durumdan uzaklaşmak adına kendisini, kurmuş olduğu düşlerin içerisinde bulur. Yaşamış olduğu şehrin gürültüsünden uzaklaşmanın tek yolu kurmuş olduğu düşlerde kaybolmaktır. Bulunduğu ortamı terk ederek arınmak ve içsel yolculuğunda kaybolmak istemektedir. Uykudan yeni uyanmış bir şekilde artık olmak istediği yerdedir. Kendisini en yalın hissettiği yer olan doğadadır. Doğa kendini en rahat ifade edebildiği ve kendisini en özgür hissedebildiği tek yerdir. Onun düşüncesinde her zaman toplum yargılar, doğa ise kucaklar. Bu nedenle onu ormanın derinliklerinde kaybolmuş şaşkın ve meraklı bir ifade ile ormanın içinde dolaşırken izleriz. Bu filmde Masal'ın ani ruh değişimleri ve kendisini sorgulama süreci ise aynanın karşısında gerçekleşmektedir. Yüzleşme ormanın derinliklerinde görmüş olduğu bir aynanın karşısında başlayacak ve kendisini artık daha da özgür hissettiğine inandığı an bulunduğu o ortamı da terk etmesiyle devam edecektir. Masal bir düşün içinde midir? Yoksa düş ile gerçek birbiri ile iç içe mi geçmiştir?
B planı çıkmaz sokak
Rıfat, Ziya ve Atalay üniversitede sosyoloji son sınıf öğrencisi, Müge ise fotoğrafçılık mezunudur. Dört arkadaş İstanbul sokaklarında gizlice sosyolojik deneyler yapan bir şirket adına çalışmaktadır. Son deneylerinde işler ters gider ve Rıfat açığa çıkar. B planına geçen ekip olay yerinden uzaklaşmak üzereyken, mahalle sakinlerinden Sadık bey olaya dahil olur. Dört arkadaş Sadık beyden kurtulmak için ellerinden geleni yaparlar ancak bu hiç kolay olmaz.
Evre
Çoğu zaman geleceğe uzanabilmek için önce geçmişi yakalaman gerekir. Hayat adeta uzun bir maraton gibi… Koşarken takıldığımız taşların başında, neden bu taşa takıldık diye düşünmüyoruz. Önce biraz sekerek yürüyoruz, yavaşlıyoruz ama sonra tekrar koşmaya devam ediyoruz. Hayattaki engellerin de koşarken takıldığımız taşlardan farkı yok. Film, izleyicinin geçmiş hatalarından dolayı kendini suçlamayı bırakmasını, daha fazla zaman kaybetmeden geçmişten ders çıkararak yarınını inşa etmesi için farkındalık yaratmayı amaçlar.
Temas
Büyük kentte yaşayan Elif hastaneye gider. Yeni teşhis konulan hastalığı kendisini büyük ölçüde etkiler. Hastalığını ilk öğrendiği anda inanmak istemese de hastaneden çıktıktan sonra düşünmek için yalnız kalmak ister. Geçtiği yolda karşılaştığı sokak köpeğiyle parkta tekrar karşılaşır. Elif ve köpek fiziksel temasa geçmeden birbirlerine sadece bakarlar. Parka gelen iki gencin hareket ve konuşmaları Elif ve köpek için huzursuz edici bir hal alır. Doğal yaşam alanlarının azlığı nedeniyle apartmanlar arasında bulunan parkta kentin diğer alanları gibi sıkışmış haldedir.Hayvanların kendine yaşam alanı bulamamasının yıkıcı etkisi dikkatini çekemeye başlar. Köpeğin içinde bulunduğu zor koşullara rağmen Elif'e yaklaşması Elif'i o andan itibaren olumlu bir psikolojiye yönlendirir. Bu ortamda Elif'in ve hayvanların dışarıda kalma, tedirginlik, tekinsiz hali ele alınmıştır. Parklar ve arsalar binaların arasında küçük, önemsiz bir yer kaplamaktadır. Elif hastalığının inkâr ve kabul aşamasını tek başına atlatmaya çalışırken parkta gördüğü bir köpek Elif'in ruh halini olumlu anlamda etkileyecektir. Bütün canlıların var olma hakkı insanın duyarlığına bağlıdır. Bu filmde; farkındalığın gelişmesi ve hayvanlarla iyi ilişkiler kurulmasının, sokak hayvanları kadar, insanların da lehine olacağı gösterilmiştir.
Kopya
Günümüzde teknoloji her şeyi kolaylaştırmış ve insanların asla olmaz diye düşündükleri olaylara zaman içinde ışık tutmuş ve onları var etmiştir. Günümüzde teknolojiyi aktif bir şekilde kullanan insanoğlu bir tuşa basarak roketler aracılığıyla birbirleriyle savaşabilir hale gelmiş ve sonuç itibariyle dünyanın kaderinin değişmesinde oldukça etkili olmuştur. Burak, bir yapım şirketinde çalışan kurgucudur ve zamanının çoğunu ofiste bilgisayar başında geçirir. Ofiste çalışırken, bilgisayarı üzerinden herkesin alışık olduğu bir "kopyala-yapıştır" işlemi yaptıktan sonra gerilim dolu ilginç bir klonlanma döngüsü içine girmiştir. Bilgisayarının klavyesinde tuşladığı bir komut kombinasyonu, Burak'ın psikolojisinde ciddi etkiler bırakmıştır. Bu döngü engellenemez şekilde devam etmektedir.
Allah'ın Kara Helali
Toplumsal gerçeğe dayalı olan bu kısa film, İran'ın birçok ailesinde mevcut olan boşanma konusunu ele alır. Aile kurumu, insan toplumlarının oluşumunda önemli bir unsurdur. Fakat bu kurumun ayrıca tarihsel bir gerçekliği vardır. Zaman ve coğrafyalar üzerinde çeşitli biçimlerde görülmüş, değişimleri sosyologların ilgisini çekmiştir. İran'da aile özel bir öneme sahiptir. Ancak geçtiğimiz on yıl içinde meydana gelen değişiklikler, bu kurumun statüsünü ve işleyişini gözden geçirmeyi gerektirmiştir. Aileyi etkileyen hassasiyetler, insanları aile değişimlerine karşı duyarlı hale getirir. Ailenin dönüşümü, insanoğlunu "yaşam yolu" ve "biyolojik deneyime" dönüştürmüştür. Aile dönüşümü, herkesin kaderinin dönüşümü anlamına gelir.
Gülen gözler matinesi
Yeşilçam filmleri, birlik, beraberlik ve dayanışmanın kutsandığı, iyiliğin her daim kazandığı hikayeler anlatır. Buna karşın Yeni Türkiye Sineması'nın hikayelerinde ise günümüz yaşamının gerçekliğiyle örtüşen bireysellik, kötülük ve kötücüllük kavramları ön plandadır. Günümüz sinema izleyicisinin Yeşilçam filmlerini her seferinde sıkılmadan, yine ve yeniden izlemesinin nedeni: hayatın acımasızlığı karşında ezilen bireyler için bu nostaljik filmlerin birer onarıcı işlev üstleniyor olmasıdır. Yeşilçam; hayatın ve onun bir temsili olarak Yeni Türkiye Sineması'nın acımasız gerçekliğiyle yüzleşmek istemeyen izleyiciler için bir illüzyona, bir gündüz rüyasına dönüşmüştür. Ertem Eğilmez ve Zeki Demirkubuz filmografileri temel alınarak, Türk sinemasının iki farklı dönemi olan Yeşilçam ve Yeni Türkiye Sineması'nın biçimsel ve içeriksel ayrışmaları, ülkemiz sinemasının zaman içerisinde geçirdiği değişim ve bu iki dönem sinemasıyla izleyici olarak kurulan ilişki, post-modern bir anlatı yapısı oluşturularak kurgulanmış sahnelerle anlatılmıştır.
O mu? bu mu? şu mu?
Hayallerimizin, ideolojilerimizin, inançlarımızın, felsefelerimizin, hayatı algılayış biçimimizin şimdimizi yaşama şeklimizde önemli bir rolü vardır. Tümden gelim yoluyla şu anki davranışlarımıza neden olurlar ve stratejilerimizi yüksek oranda etkilerler. Bu tez kapsamında ve filmde "savaşların bir gün bitebilmesi" konusunda optimist ve pesimist düşünceler karşılaştırılarak, farklı bakış açılarına sahip bireylerin stratejik kararlar almaktaki farklı yöntemlerine vurgu yapılmıştır. Filmde şarkı yarışmasına katılıp birinci olmak isteyen hayalperest Şuda ile kendisine şarkı sözü yazarken yardım eden realist Okan'ın beyin fırtınası süreci müzikal bir metotla anlatılmaktadır.
Gül
Genç Sadık, evli bir ressamdır, ama geçimini sağlamak için, kendini iç dekorasyon ve inşaat işleri alanına yönlendirmiştir. Otellere, evlere., lokantalara duvar resimleri çalışmaktadır. Sipariş almayalı uzun zaman olmuştur. Bu yüzden maddi açıdan sıkıntı yaşamaktadır. Eski model arabasıyla korsan taksicilik yaparak evinin sadece ekmek parasını kazanmaktadır. Bir sabah evden çıkınca arabanın çalındığını far keder. Hayatta geçimini sağladığı tek şey çalındıktan sonra yasal olan tüm kazanç yolları kapanır. Eşiyle arasındaki sevgi maddi şartlardan dolayı zedelenir. Artık hırsızlık yapmaktan başka çaresi kalmamıştır. Bir araba çalmaya teşebbüs eder.