Recreational activities
144 theses under this subject heading
Rekreatif sporla uğraşan orta yaş bireylerin stresle başa çıkma stilleri ve yaşam tatminlerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, Rekreatif sporla uğraşan orta yaş bireylerin stresle başa çıkma stilleri ve yaşam tatminlerinin çeşitli değişkenler üzerine etkisini incelemektir. Araştırmanın örneklem grubunu Akdeniz Bölgesi illerinden Mersin, Hatay ve Kahramanmaraş'ta ikamet etmekte olan orta yaş kategorisine mensup 765 katılımcı oluşturmuştur. Fakat elde edilen verilerin 750 tanesi değerlendirmeye alınmıştır. Araştırmada araştırmacı tarafından hazırlanan demografik değerlere ek olarak katılımcıların stresle başa çıkma tarzlarını değerlendirebilmek adına, Şahin ve Durak tarafından Türkçe'ye uyarlanan, Folkman and Lazarus tarafından geliştirilen 30 maddelik likert tipindeki "Stresle Başa Çıkma Stratejileri Ölçeği" ve katılımcıların stresle başa çıkma stillerinin yaşam tatmini üzerine olan etkisini değerlendirebilmek adına ise Diener, Emmons, Lorsen ve Griffin(1985) tarafından geliştirilmiş olan, Türkçe'ye uyarlanması ve geçerlik-güvenirliği Durak ve Gençöz(2010) tarafından yapılan tek alt boyutlu 5 sorudan oluşan " Yaşam Tatmini Ölçeği (Satisfactionwith Life Scale-SWLS)" kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 17 istatistik programı kullanılmış olup istatistik programında normallik analizlerinden Kolmagorov- Smirnov testine tabi tutulmuş ve verilerin normal dağıldığı saptanmıştır. İkili grup karşılaştırmaları için T testi, üç ve üçten fazla grup karşılaştırmaları için Anova, iki durum arasındaki ilişkiyi saptamak içinse korelasyon testlerinden olan Pearson korelasyon testi kullanılmıştır. Çalışmanın sonuçları incelendiğinde Stresle başa çıkma yöntemleri ölçeğinin tüm alt boyutları ile şehir değişkeni arasında anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Yine yaş değişkeni açısından ölçeğin kendine güvenli yaklaşım ve iyimser yaklaşım alt boyutları arasında anlamlı farklılık saptanmıştır. Yaşam tatmini ölçeğinden elde edilen sonuçlara bakıldığında ise cinsiyet değişkenine göre ölçekten alınan puanlar arasında anlamlı bir farklılık saptanmıştır.
Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi akademik personelinin mesai içi boş zaman değerlendirme biçimlerinin sağlık algıları üzerindeki etkisi
Bu çalışma Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi akademik personelinin mesai içi boş zaman değerlendirme biçimleri ve sağlık algılarının bireysel değişkenler açısından incelenerek, mesai içi boş zaman değerlendirme biçiminin sağlık algısına etkisini incelemeyi amaçlamıştır. Çalışma nicel araştırma tekniklerinden ilişkisel tarama modelinde desenlenmiş ve çalışmaya basit tesadüfi örneklem yöntemine göre seçilmiş Tayfur Ata Sökmen Kampüsü'nde yer alan fakülte ve yüksekokullarda görev yapan, 400 akademik personel katılmıştır. Çalışmada veriler kişisel bilgi formu, Mesai İçi Boş Zaman Değerlendirme Biçimi Ölçeği ve Sağlık Algısı Ölçeği ile toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde Windows için SPSS 23 paket program kullanılmıştır. Verilere kayıp değer analizi yapılmış ve bir veri çalışma dışı bırakılmıştır. Ölçekler için iç tutarlık katsayıları hesaplanmış ve ortalama, standart sapma, basıklık ve çarpıklık değerleri incelenmiştir. Çalışmada hipotez testleri olarak 95% güven aralığında bağımsız örneklem t testi, tek yönlü varyans analizi testi, Pearson Korelasyon analizi ve Çoklu Doğrusal Regresyon testi kullanılmıştır. Sonuç olarak yapılmış olan bu çalışma, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi akademik personelinin mesai içi boş zaman değerlendirme biçimlerinin cinsiyet, akademik unvan ve idari görevlerine göre farklılık gösterdiğini ve yaşları ile ilişkili olduğunu göstermiştir. Ayrıca çalışmada yer alan akademik personelin sağlık algılarının cinsiyetleri ve akademik unvanlarına göre farklılık gösterdiğini ancak yaşları ile ilişkili olmadığını göstermiştir. Katılımcıların mesai içi boş zaman değerlendirme biçimleri ve sağlık algıları arasında anlamlı ilişkiler olduğu ve mesai içi boş zaman değerlendirme biçiminin sağlık algısının yordayıcısı olduğu da çalışmanın diğer sonuçlarıdır.
Pandemi sürecinde COVID-19'un turizm ve rekreasyonel etkinliklerden su sporları üzerine etkisinin incelenmesi
Bu çalışma, Covid-19 pandemisi sürecinde spor turizmi ve rekreasyonel etkinlikler açısından pandeminin su sporları alanı üzerindeki etkilerini incelemek için ele alınmıştır. Bu araştırmada, nitel araştırma modelinde yarı yapılandırılmış görüşme formu oluşturularak veriler toplanmıştır. Araştırmaya katılan bireylerin görüşme formlarına verdikleri cevaplar değerlendirilerek çözümlenmesinde nitel analiz tekniklerinden içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Bulgularda katılımcıların ifadelerinden doğrudan alıntılar yapılarak açıklanmış, temalar, kategoriler ve kodlar şeklinde ifade edilerek ilişkilendirilip yorumlanmıştır. Araştırmada, Katılımcıların %46,2'si maddi zarara uğradıklarını, %53.8'i ise maddi zarara uğramadıkları belirlenmiştir. Araştırmada katılımcıların çoğunluğunun Covid-19'un genel anlamda turizm üzerinde olumsuz etkilerinin olduğunu düşündüğü, ancak bu süreçte su sporları merkezlerinin pek de olumsuz etkilenmediği konusunda yoğunlaştıkları tespit edilmiştir. Katılımcıların %84,6'sı Covid-19 süreci belli bir süre daha devam edecek olursa çalıştıkları işletmelerin olumsuz etkileneceğini ve belli oranlarda zarar göreceğini, %15,4'ü ise zarar göreceklerini düşünmediklerini belirtmişlerdir. Araştırmada görüşmelerden elde edilen bulguların analizi sonucunda, "Covid-19 ve Su Sporları" kategorisinde, "Müşteri", "Ekonomi", "Turizm" temaları ile bu temalara ait "Yerli-Yabancı, "Maddi zarar", "Olumsuz etkiler", "Turist" ve "Çalışma zorlukları" kodları tespit edilmiştir. Araştırmada ortaya çıkan bulgulardan hareketle sonuç olarak, müşteri, ekonomi ve turizm kavramlarının Covid-19 ve su sporları ile doğrudan ilişkili kavramlar olduğu söylenebilir. Covid-19 gibi pandemi dönemlerinde turizmin olumsuz etkilenmesinin, turizmin paydaşları olarak değerlendirilebilecek bir çok alanı ve unsuru da yakından ilgilendirdiğinden yola çıkarak, araştırmamızın konusu olan su sporları merkezlerinin pandemi gibi olumsuz koşullardan daha da az etkilenmesi adına gerekli araştırmaların ve ilgili merkez temsilcileri arasında sağlıklı bir etkileşimle ortaya konabilecek somut önlemlerin, bu gibi pandemi süreçlerini daha da az hasarla atlatmaya yardımcı olabileceği düşünülmektedir.
Sosyal hizmet ortamının restoran imajına etkisi
Hizmet sektörlerinde hizmet ortamının imaj üzerine etkisi araştırılırken, sosyal hizmet ortamının geri planda kaldığı görülmüştür. Hizmet sektörü insan faktörünü temel alan bir sektör olduğundan, insan faktörünün (çalışanlar, müşteriler, kalabalık ve ilişki) imaj üzerindeki etkisinin incelenmesi gerekliliği ortaya çıkmıştır. Bu çalışmanın temel amacı, sosyal hizmet ortamının restoran imajına etkisini belirlemektir. Amaç doğrultusunda hazırlanan anket formu ile; 01 Haziran 2021 ile 15 Kasım 2021 tarihleri arasında Eskişehir'de faaliyet gösteren birinci sınıf restoranlarda yemek yiyen 392 kişiden veri toplanmıştır. Elde edilen veriler bilgisayar ortamında SPSS 22.0 istatistik paket programı aracılığıyla korelasyon ve regresyon analizleri ile değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlar; müşterilerin restoran çalışanlarına, müşterilerine ve restoranda kurulan ilişkilere dair olumlu düşüncelere sahip olduklarını, restoranı sosyal açıdan kalabalık bulmadıklarını ve restoranın imajına yönelik olumlu algılarının olduğunu göstermiştir. Sosyal hizmet ortamı boyutlarından çalışanlar, müşteriler ve ilişki boyutu ile restoran imajı arasındaki korelasyon katsayıları pozitif ve anlamlı bulunduğundan; katılımcıların restoranlardaki sosyal hizmet ortamına ilişkin algılamaları olumlu oldukça, restoran imajı algılarının da olumlu yönden artacağı söylenebilir (p<0,01). Bununla birlikte; sosyal kalabalık boyutu ile restoran imajı arasındaki ilişki anlamlı bulunamamıştır (p>0,01). Araştırmada sosyal hizmet ortamının restoran imajı üzerindeki etkileri regresyon analizi ile incelenmiştir. Analiz sonucunda; çalışanlar, müşteriler ve ilişkinin restoran imajını etkilediği ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte, restoran imajını etkileyen en önemli unsurun, ilişki (müşteri çalışan arasındaki etkileşim/ilişki) olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal hizmet ortamı, imaj, restoran.
Rekreasyon fırsat dağılımı ve planlamasında yöntem arayışları: Karaburun yarımadası örneği
Dünyada açık alan rekreasyon planlamasına ilişkin hem ekolojik dengenin gözetildiği hem de rekreasyon deneyimini yaşayan bireylerin tercih ettiği rekreasyon fırsatlarını yaygınlaştıran ve yeryüzünde her alana uygulanabilecek esnek bir planlama yöntemi ya da aracı bulunmamaktadır. Bu çalışmada rekreasyon arzı, kalitesi ve talebi temelinde, planlanan alanı belli sınıflara ayırarak ekolojik hassasiyete göre rekreasyon fırsatlarının ortaya konulması sağlanmıştır. Bunun yanı sıra rekreasyon kalitesi ve talebi de göz önünde bulundurularak; rekreasyon planlamasında alınacak kararların daha etkin ve kolay biçimde gerçekleştirilmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmada nicel araştırma yönteminden faydalanılmıştır. Bu doğrultuda envanter çalışması ve kaliteye ilişkin değerlendirmeler için arazi sörveyine, rekreasyon talebini ortaya koymak için ise anket veri toplama araçlarına başvurulmuştur. Ayrıca hem çalışma alanının doğrulanması hem de mevcut verilerin kontrolü amacıyla gözlem veri toplama tekniğinden de yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda dünyanın tüm bölgelerinde uygulanabilir, esnek, ekolojik dengeyi gözeten ve aynı zamanda rekreasyon fırsatlarını maksimum oranda çeşitlendiren kapsamlı bir rekreasyon planlama yöntemi (CANROS) ortaya konmuştur. Bunun yanı sıra söz konusu yöntem İzmir-Karaburun Yarımadası'nda uygulanarak test edilmiştir. Söz konusu uygulama çalışması sonrasında Karaburun Yarımadası ve yeni rekreasyon yöntemi ile ilgili öneriler geliştirilmiştir. Bu araştırmada ortaya konan yeni yöntemin devlet, yerel yönetimler ve büyük alan işletmeleri tarafından rekreasyon planlamasında etkin bir çözüm aracı olarak kullanılabileceği düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler: Rekreasyon planlaması, Turizm planlaması, Rekreasyon planlaması yöntemi, Rekreasyon fırsat dağılımı, CANROS
Rekreasyonel yerel parkların sahip olması gereken özelliklerin uzman görüşlerine göre belirlenmesi: Eskişehir ili örneği
Boş zaman değerlendirme alışkanlıkları toplumsal kalkınma için önem arz etmektedir. Parklar, herhangi bir ücrete tabi olmaması, insanların yaşadıkları bölgede açık alan rekreasyon faaliyetlerine uygun olması, kolayda boş zaman aktivitelerinin yapılabileceği ve bireye sportif, sanatsal, kültürel aktiviteler gibi birçok alanda herhangi bir aktivitenin ve etkinliğin parçası olabilme olanağı tanıyacak şekilde düzenlenme imkânına sahip rekreasyonel alanlar olarak ön plana çıkmaktadır. Özellikle mahalle arasında bulunan parklar, aktivitelere ulaşım ve katılım noktasında kolaylık sağlar. Parklarda, zorlama olmadan gönüllü olarak geçirilen zaman dilimi bireye ve dolaylı olarak topluma katkı sunmaktadır. Yapılan incelemeler neticesinde parkların birbirinin benzeri olduğu, farklı aktivite imkânları sunmadığı gözlemlenmiş ve bir standartlaşmanın olmadığı görülmüştür. Kaliteli parklar için standartlaşma önemli görülmüş ve araştırmanın amacı; rekreasyonel yerel parkların sahip olması gereken özelliklerin uzman görüşlerine göre belirlenmesi olarak şekillendirilmiştir. Bu amaçla öncelikle Eskişehir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde bulunan yirmi mahalle/komşu parkı gözlem tekniği ile incelenmiş ve Eskişehir'de yaşayan alan uzmanları ile odak grup görüşmeleri yapılmıştır. Literatür, odak grup görüşmesi ve gözlem neticesinde elde edilen otuz beş maddelik özellik havuzu, delfi tekniği ile Türkiye'deki alan uzmanlarına ulaştırılarak tekrar uzman görüşüne iki tur halinde başvurulmuştur. Alan uzmanları, on beş özelliği mahalle/komşu parklarının olmazsa olmaz özelliği, altı özelliği ise parkların temalarına, alan büyüklüklerine ve kullanıcı profillerine göre şekillenebilecek özellikler olarak belirlemiştir. Araştırmanın son aşamasında, belirlenen bu özelliklerin gözlem yapılan yirmi mahalle/komşu parkındaki mevcut durumu incelenmiş ve parkların belirlenen özelliklere sahip olma durumunun yeterli düzeyde olmadığı saptanmıştır. Belirlenen bu özellikler standartlaşma sürecine katkı sağlayacak ve kaliteli parkların oluşumuna zemin hazırlayacaktır. Anahtar Sözcükler: Boş Zaman, Rekreasyon, Park, Yerel Parklar, Belediye.
Rekreasyonel aktivitelerin şizofren hastaları üzerine etkisinin araştırılması
Bu araştırma, Rekreasyonel Aktivitelerin Şizofren Hastaları Üzerine Etkisinin Araştırılması amacıyla yapılmıştır. Araştırmaya Hitit Üniversitesi Çorum Eğitim ve Araştırma Hastanesi Toplum Ruh Sağlığı Merkezinde kayıtlı 30 şizofreni tanılı hasta dahil edildi. Hastalara 12 hafta süresince haftada 3 gün rekreasyon aktivitesi olarak eğitsel oyunlar ve halk oyunları çalışmaları uygulandı. Araştırmada veri toplama aracı olarak çalışmanın başında ve 12 hafta sonunda Şizofrenide Negatif Semptom Ölçeği (SANS), Şizofrenide Pozitif Semptom Ölçeği (SAPS), İşlevselliğin Genel Değerlendirilmesi Ölçeği (GAF), ve Klinik Global İzlenim Ölçeği (CGI) uyglandı. Ayrıca TANİTA cihazı kullanılarak hastaların çalışma başında ve sonunda vücut yağ yüzdeleri, kilo ölçümü ve vücut kitle indeksi (BMI) hesaplandı. İstatistiksel işlemlerde Değişkenlerin normal dağılımdan gelme durumları araştırılırken birim sayıları nedeniyle Shapiro Wilk's' den yararlanılmıştır. İki bağımlı değişken arasındaki farklılık incelenirken değişkenlerin normal dağılımdan gelmemesi nedeniyle Wilcoxon Testi kullanılmıştır. İstatistiksel analiz sonuçlarına göre katılımcıların başlangıç ve bitiş SANS (p=0,471), GAF (p=0,004), CGI (p=0,003) ve vücut yağ oranları (p=0,019) arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı idi. Ancak başlangıç ve bitiş kilo (p=0,406), BMI (p=0,471) ve SAPS (p=0,081), oranları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı değildi. Anahtar Kelimeler: Şizofreni, Rekreasyon Aktivitesi, Negatif Semptom, pozitif Semptom, Klinik Global İzlem, Halk Oyunları, Eğitsel Oyunlar.
Spor eğitimi alan üniversite öğrencilerinin serbest zaman katılımının modellenmesi
Bu araştırma, üniversite öğrencilerinin davranışa katılım modelini belirleyebilmek için Ajzen (1985) tarafından geliştirilen planlı davranış teorisinden yararlanılarak serbest zaman tutumları, serbest zaman motivasyonları, serbest zaman engelleri ile baş etme yetileri, serbest zaman ilgilenimleri ve serbest zamanda egzersize katılımlarını yordayan bir ilişki modelini açıklamayı amaçlamaktır. Araştırmanın evreni spor eğitimi alan üniversite öğrencilerinden oluşurken, örneklemi ise Hitit Üniversitesi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Akdeniz Üniversitesi, Gaziosmanpaşa Üniversitesi ve Amasya Üniversitesi'nde eğitim gören 709 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada ölçme araçları olarak, Serbest Zaman Egzersiz Anketi (Yerlisu-Lapa ve Yağar, 2015), Serbest Zaman İlgilenim Ölçeği (Gürbüz, Çimen ve Aydın, 2015), Boş Zaman Tutum Ölçeği (Akgül ve Gürbüz, 2011), Boş Zaman Motivasyon Ölçeği (Mutlu, 2008) ve Serbest Zaman Engelleri ile Baş Etme Stratejileri Ölçeği (Yerlisu-Lapa, 2014) kullanılmıştır. Verilerin analizinde, tanımlayıcı istatistikler kullanılmış, modelin test edilmesi için Hiyerarşik Regresyon Modeli analizi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda, üniversite öğrencilerinin serbest zaman ilgilenimlerinin tutum, motivasyon ve engellerle baş etme düzeyleri tarafından açıklanabildiği; öğrencilerin serbest zaman ilgilenimlerinin; engellerle baş etme düzeylerinin; tutum ve motivasyonlarının serbest zamanda egzersize katılımlarını yordayabildiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Baş Etme, Egzersiz, İlgilenim, Motivasyon, Serbest Zaman, Tutum.
Kamu personelinin serbest zaman etkinliklerine katılımına engel teşkil eden faktörler ile serbest zaman etkinliklerine katılımı kolaylaştıran faktörlerin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı kamu personelinin serbest zaman etkinliklerine katılımına engel teşkil eden faktörler ile serbest zaman etkinliklerine katılımı kolaylaştıran faktörlerin incelenmesidir. Araştırma 2017 yılında Kütahya ilinde çalışan kamu personeli baz alınmış ve 457 kamu personeli katılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Alexandris ve Carroll (1997) tarafından geliştirilen Türkçe uyarlaması ise Gürbüz ve Karaküçük (2007) tarafından yapılan ve daha sonra Gürbüz ve diğerleri (2012) tarafından revize edilen "Serbest Zaman Engelleri Ölçeği" kullanılmıştır. Bir diğer ölçek ise Kim ve ark. (2011) tarafından geliştirilen Serbest Zaman Kolaylaştırıcıları Ölçeği (SZKÖ) kullanılmıştır. Geçerlilik ve güvenirliliği,(2015) Gürbüz ve diğerleri tarafından yapılmış ve düzenlenmiştir. Araştırmada kullanılan ölçeklerden elde edilen veriler bilgisayar ortamına kodlanıp SPSS 22.0 paket programından yararlanılarak istatistiksel analizler yapılmıştır. Çalışmaya katılan sporcuların demografik bilgilerinin dağılımları (f) ve yüzdeleri (%) tanımlayıcı istatistik (Descriptive Statistics) yöntemi ile belirlenmiştir. Verilerin normal dağılıma sahip olup olmadığının belirlenmesi için ise Kolmogorov Smirnov normallik testi uygulanmış ve bunun neticesinde verilerin parametrik test koşullarına uygun olduğunun anlaşılmasından sonra anlamlı farklılıkların belirlenmesi için ANOVA ve T-Testi uygulanmıştır ayrıca boş zaman engelleri ile serbest zaman kolaylaştırıcıları arasındaki ilişkiye bakmak için de korelasyon analizi yapılmıştır (α= 0.05).Analiz sonuçlarına göre cinsiyet değişkenine göre serbest zaman engelleri ölçeğinin "Zaman" alt boyutunda, serbest zaman kolaylaştırıcılar ölçeğinde ise "İçsel Kolaylaştırıcılar" ve Yapısal Kolaylaştırıcılar" arasında, Eğitim düzeyine göre; serbest zaman engelleri ölçeğinin "Birey Psikolojisi" ve "Arkadaş Eksikliği" alt boyutlarında serbest zaman engelleri ölçeğinin ise "İçsel Kolaylaştırıcılar" alt boyutunda, Yaş değişkenine göre serbest zaman engelleri ölçeğinin "Bilgi Eksikliği", Tesisler-Hizmetler", "Arkadaş Eksikliği", "Zaman" ve İlgi Eksikliği" alt boyutlarında serbest zaman kolaylaştırıcıları ölçeğinde ise "Yapısal Kolaylaştırıcılar" alt boyutunda, Refah düzeyine göre serbest zaman engelleri ölçeğinde "Birey Psikolojisi", Bilgi Eksikliği" ve "Zaman" alt boyutları ile serbest zaman kolaylaştırıcıları ölçeğinde "İçsel Kolaylaştırıcılar" ile "Yapısal Kolaylaştırıcılar" alt boyutlarında, Medeni durum değişkenine göre "Arkadaş Eksikliği" alt boyutu ile serbest zaman kolaylaştırıcıları ölçeğinde "İçsel ve Dışsal Kolaylaştırıcılar" alt boyutlarında anlamlı farklılık çıkarken Serbest Zaman Engelleri ile Kolaylaştırıcıları ölçekleri arasında pozitif yönde fakat zayıf bir ilişki olduğu belirlenmiştir.
Ergenleri rekreatif faaliyetlere katılmaya motive eden unsurların ciddi serbest zaman perspektifi açısından değerlendirilmesi
Bu çalışmanın amacı ergenleri rekreatif faaliyetlere katılmaya motive eden unsurların ciddi serbest zaman perspektifi açısından incelenmesidir. Çalışma pilot çalışma geçer-lik ve güvenirlik çalışması ve hipotezlere ait bulguların yer aldığı aşama olmak üzere 3 aşamadan oluşmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak Baldwin ve Caldwell (2003) tarafından geliştirilen ergenler için serbest zaman motivasyon ölçeği Türk kül-türüne adapte edilerek uygulanmıştır. Veri toplama aracının dilsel açıdan adaptasyonu çeviri geri çeviri yöntemi ile sağlanmış, geçerliği doğrulayıcı faktör analizi güvenirliği ise iç tutarlık ve iki yarı güvenirlik yöntemleri ile sağlanmıştır. Çalışmada NFI, NNFI, IFI, RFI, CFI, GFI, AGFI, RMSEA, SRMR uyum indeks değerleri hesaplanmıştır. Sonuç olarak veri toplama aracının Türk Kültürü için güvenilir ve geçerlik ölçütü olan uyum indeks değerlerine göre de 19 madde ve 5 faktör olarak iyi uyum gösterdiği tespit edilmiştir. Ayrıca cinsiyet, sınıf, okul sporlarına katılma, düzenli olarak spor yapma ve ciddi serbest zaman katılımcısı olma durumlarının ergenleri rekreatif faali-yetlere katılmaya motive eden unsurlar olduğu yaşın ise herhangi bir etkisinin olmadı-ğı tespit edilmiştir.
Rekreatif amaçlı futbol oynayan lise öğrencilerini motive eden unsurlar ile benlik saygısı arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı Rekreatif amaçlı futbol oynayan lise öğrencilerini motive eden unsurlar ile benlik saygısı arasındaki ilişkinin incelenmesi elde edilen bulguların değerlendirilmesidir. Çalışma evrenini Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda öğrenim gören 9-10-11.ve 12. Sınıf lise öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışmaya öğrencilerden rastgele örneklem metodu kullanılarak belirlenen gönüllü 346 erkek öğrenci ve 304 kız öğrenci olmak üzere toplam 650 öğrenci katılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak kullanılan anket 3 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde katılımcıların kişisel bilgilerinin belirlenmesi için kişisel bilgi formu yer almaktadır. İkinci bölümde ise Stanley Coopersmith tarafından 1986'da geliştirilen Coopersmith benlik saygısı ölçeği yer almaktadır. Üçüncü bölümde ise Gill, Gross ve Huddleston tarafından 1983 yılında geliştirilen Spora Katılım Motivasyonu Ölçeği yer almaktadır. Araştırmada elde edilen bulguları analiz etmek için SPSS 20 paket programı kullanılmıştır. Katılımcıların kişisel bilgilerinin dağılımlarını belirlemek için yüzde, frekans ve çapraz tabloluma yöntemleri kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki farkı belirlemek için t testi uygulandı. Anlamlı farklılığı belirlemede tek yönlü varyans analizi, ikinci derece testi olarak ise Tukey's HSD çoklu karşılaştırma testi uygulandı.. Çalışmada anlamlılık düzeyi P<0,5 olarak alınmıştır. Yapılan istatistiksel analizler sonucunda katılımcıların rekreatif faaliyetlere katılım motivasyonları ile kişisel özellikleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bunamamıştır (p>0,05). Sonuç olarak Katılımcı bireyler arasında benlik saygısı ve motivasyon düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Anahtar Kelimeler: Benlik Saygısı, Rekreatif, Futbol, Motivasyon, Boş Zaman
Macera rekreasyonuna katılan bireylerin heyecan ve değişiklik arayışının incelenmesi
Macera rekreasyonuna katılım son yıllarda ciddi bir artış eğilimi içerisindedir. Özellikle alternatif rekreasyon etkinlikleri için önde gelen bir tür olmuştur. Bu çalışmada gönüllü olarak macera Rekreasyonuna katılan bireylerin heyecan ve değişiklik arayışlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini Gaziantep il sınırları içerisindeki kamu ve özel sektör yatırımlarıyla faaliyetlerini sürdüren gençlik kampları ve macera rekreasyon (Tırmanma duvarı, İp parkuru, Paintball, Zipline, Serbest atlayış vb.) alanlarındaki etkinliklere katılan örneklemini ise rastgele örneklem yöntemi ile seçilen 15 yaş ve üzeri 415 Erkek, 622 kadın olmak üzere toplam 1037 bireyden oluşmaktadır. Ölçüm araçları olarak isearaştırmada Hoyle ve arkadaşları (2002) tarafından geliştirilen, Çelik ve Turan (2016) tarafından Türk Kültürüne uyarlanan Heyecan Arayışı ölçeği ile Steenkamp ve Baumgartner (1995) tarafından geliştirilen, Yıldırım (2018) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Değişiklik Arayışı Ölçeği veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Verilerin normallik dağılımı için basıklık çarpıklık değerlerine bakılmış ve verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edilmiştir. Verilerin analizinde Independent Samples t test ve Tek yönlü (Oneway) Anova testi ve aralarındaki ilişki için korelasyon analizi kullanılmıştır. Gruplar arası farklılığı ortaya koymak için Post Hoc LSD testi yapılmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde ve yorumlarda, p<.05 anlamlılık düzeyi dikkate alınmıştır. Sonuçta cinsiyet, yaş, deneyim, medeni durum, meslek ve spor yapma durumu heyecan ve değişiklik arayışına etki etmektedir. Heyecan arayışı ile değişiklik arayışı arasında orta düzeyde pozitif yönde ilişki bulunmuştur. Alternatif ve heyecan verici bir etkinlik düşünüldüğünde macera rekreasyonuna katılmak, heyecan ve değişiklik arayanlar için önerilmektedir.
Yalnız yaşayan yaşlıların hayatlarındaki rekreasyonel aktivitelerin acil servise başvurma sıklığı ve depresyon seviyeleri üzerine etkisi
Çalışma 65 yaş ve üzeri yalnız yaşayan bireylerin yaşamlarında var olan rekreasyonel aktivitelerin acil servise başvurma sıklığı ve depresyon seviyeleri üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma kesitsel tanımlayıcı tipte olup örneklemini, Haziran-Eylül 2022 tarihleri arasında bir devlet hastanesi acil servis birimine başvuran 192 yalnız yaşayan yaşlı oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında, Yaşlı tanıtım ve rekreasyonel aktiviteleri belirleme formu ile geriatrik depresyon ölçeği (GDÖ) kısa form kullanılmıştır. Verilerin analizinde; sıralı lojistik regresyon, ortalama karşılaştırma testleri, korelasyon analizi uygulanmıştır. Katılımcıların yaş ortalaması 76.23±7.24 ve GDÖ puan ortalaması 7.51±4.47 olarak bulunmuştur. Depresyon riski %69,8 olarak bulunmuştur. Ortalama karşılaştırma testlerine göre katılımcıların yaşamlarındaki rekreasyonel faaliyetlerin (evde yapılan faaliyetler, dışarıdaki etkinliklere katılım, aile üyeleriyle görüşme, sosyal ilişkiler, mutlu eden uğraşlar ve fiziksel aktivite) GDÖ puanları üzerinde istatistiksel olarak anlamlı etkisi bulunmuştur (p<0,05). Son 6 ayda acile başvurma sıklığı ile GDÖ arasında pozitif yönde zayıf bir ilişki olduğu görülmüştür (p<0,05). Sıralı lojistik regresyon analizi sonucuna göre; ilaç sayısı, çocuk sayısı, telefon kullanımı, kanser ve acile gelme nedenleri ile son 6 ayda acile başvurma sıklığı üzerinde anlamlı etki görülmüştür (p<0,05). Sonuç olarak, yaşlılarda rekreasyon aktivitelerinin artışının depresyon seviyesi ve acil servise başvurma sıklığını azalttığı görülmüştür.
Şanlıurfa ili Halfeti ilçesindeki görev yapan öğretmenlerin boş zaman değerlendirme alışkanlıklarının araştırılması
Bu çalışma Şanlıurfa'nın Halfeti ilçesinde görev yapan öğretmenlerin boş zaman değerlendirme alışkanlıklarının araştırılması amacıyla hazırlanmıştır. Araştırma evrenini 2014-2015 yılları arasında Şanlıurfa'nın Halfeti ilçesinde görev yapan 516 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada tüm evrene ulaşılmaya çalışılmış ancak 386 öğretmene ulaşılmıştır.Araştırmada veri toplama aracı olarak; katılımcıların demografik bilgilerini belirlemeye yönelik sorular, rekreatif aktivite katılım ölçeği kullanılmıştır. Araştırmamızda istatiksel analizler SPSS 22.0 paket programında yapılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde frekans, yüzde, bağımsız gruplar t-testi ANOVA ve Tukey çoklu karşılaştırma testleri kullanılmıştır. Yapılan anket araştırması sonucunda bölgedeki öğretmenlerin boş zaman aktivitelerinin yaptığı etkilere yönelik verdikleri cevaplara bakıldığında kişilerde mutlu edici, dinlendirici ve eğitici gibi olumlu yönlerde etkiler yaptığıdır; kişileri iş doyumu ve heyecan verme yönünden ise etkilemediği ortaya çıkmıştır. Boş zaman aktivitelerinin katılımcıların yaş ve medeni durumuna göre değişmediği ancak yaş arttıkça aktiviteye katılım sayısında azalma olduğu, erkeklerin aktiviteyi daha çok tercih ettikleri görülmektedir. Ayrıca boş zamanlarda yapılan etkinlikler alt boyutu ile boş zaman etkinliklerine katılım şekilleri alt boyutları arasında erkeklerin kadınlara göre daha yüksek puan aldıkları, yani daha olumlu etkiler bıraktığı anlaşılmıştır. Öğretmenlerin medeni durum, yaş ve çocuk sayısına göre boş zaman değerlendirme ölçeği toplam puanları ile alt boyutları arasında anlamlı bir fark olmadığı görülmektedir.
Maden işletmesi çalışanlarının serbest zaman katılım motivasyonu ve yaşam kalitesi ilişkisine dair nitel bir durum tespiti: Uşak ilinde bir altın madeni işletmesi örneği
Serbest zaman etkinlikleri, bireyler üzerinde olumlu etkiler bırakmakta ve yaşam kalitelerini artırdığı, psikolojik ve fiziksek kazanımlar sağladığı düşünülmektedir. Bu araştırmada maden işletmesi çalışanlarının işletme tarafından gerçekleştirilen serbest zaman etkinliklerine katılımlarının motivasyon ve yaşam kaliteleri arasındaki ilişkinin incelenmesi ve işyeri serbest zaman etkinliklerine ilişkin kurumlara öneri olması amacıyla tasarlanmıştır. YÖNTEM Maden işletmesi çalışanlarının serbest zaman katılım motivasyonu ve yaşam kalitesi ilişkisine dair nitel bir durum tespiti incelenmesi kapsamında, işletme çalışanlarının ilgi, öneri ve görüşlerini ifade ettikleri için nitel araştırma yöntemi ve bu yöntemlere ait durum çalışması yöntemi tercih edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubuna örneklem seçimi için, olasılık temelli tabaka örnekleme yöntemi kullanılmış ve işletmede çalışan 12 kadın, 38 erkek olmak üzere 50 çalışan ve yönetici gönüllü katılımcı katılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan demografik bilgilere ilişkin (cinsiyet, yaş, meslekteki birim, aylık gelir, görev yılı vb.) sorular ve yarı yapılandırılmış görüşme soruları yer almaktadır. Toplanan verilerin betimsel ve içerik analizi kullanılarak NVİVO paket programı ile modellemesi, temaların oluşturulup sunulması sağlanmıştır. BULGULAR VE SONUÇ Araştırmada elde edilen bulgularda araştırmaya katılan kadın ve erkek çalışanların 18-55 yaş arasında olduğu ve çeşitli birimlerde çalıştıkları sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada katılımcılara yöneltilen 5 soru ile, elde edilen bulgularda sorulan sorulara ilişkin sonuçlarda; katılımcılara ait serbest zaman değerlendirme biçimleri 7 tema, iş yeri tarafından düzenlenen rekreatif etkinlikler 6 tema, iş yeri rekreasyonunun motivasyon düzeyi ve iş verimliliğine ilişkin görüşler 7 tema, serbest zaman etkinliklerinin bireysel ve örgütsel kazanımları 11 tema, serbest zaman ve yaşam kalitesine ilişkin görüşler başlığı altında 5 tema bulunmuştur. Bu araştırma sonucunda, maden işletmesi çalışanlarının serbest zaman katılım motivasyonları ve yaşam kalitesi, işletme tarafından gerçekleştirilen serbest zaman etkinlikleri sayesinde, çalışanlar üzerinde psikolojik, fizyolojik ve duyuşsal anlamda katkılar sağladığı, çalışanların iş yeri verimliliklerini ve performansını artırdığı, işletmenin sunduğu imkanlar sayesinde ise yaşam kalitelerinin üst seviyede olduğu ve artış gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca çalışanların işletme içinde ve dışında gerçekleşen serbest zaman etkinliklerinin süreğen hale gelmesine ve çeşitlenmesine yönelik beklentilerinin olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Anahtar kelimeler: Serbest zaman katılım motivasyonu, yaşam kalitesi, altın madeni işletmesi
Serbest zamanlarında doğa ve macera kampı yapan bireylerin psikolojik iyi oluş düzeyleri ve doğaya bağlılıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi: İzmir ili örneği
Bu çalışmanın amacı doğa ve macera kampı yapan bireylerin doğaya bağlılıkları ve psikolojik iyi oluş düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu kapsamda çalışmada doğa ve macera kampı yapan 353 bireyden elde edilen demografik bilgiler ile birlikte doğaya bağlılıkları ve psikolojik iyi oluş düzeyleri incelenmektedir. Çalışma hedefinde 2017 yılında Bektaş, Kural ve Orçan tarafından Türkçeye uyarlandığı bilinen "Doğaya Bağlılık Ölçeği" ve 2013 yılında Telef tarafından Türkçeye uyarlandığı bilinen "Psikolojik İyi Oluş Ölçeği" kullanılmıştır. Analiz kapsamında bu çalışmada öncelikle normallik varsayımı test edilmiş olup ardından bireylerin doğaya bağlılıkları ve psikolojik iyi oluş düzeyleri arasındaki ilişkiyi test etmek amacıyla Pearson korelasyon analizi ve doğaya bağlılığın psikolojik iyi oluş üzerindeki etkisini incelemek amacıyla basit doğrusal regresyon analizi sonuçları incelenmiştir. Ayrıca doğaya bağlılık ve psikolojik iyi oluşun demografik özellikler bakımından karşılaştırma analizlerine yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Serbest Zaman, Macera, Psikolojik İyi Oluş, Kamp, Doğaya Bağlılık, Rekreasyon, Serbest Zaman Doyumu
Mahkumların sportif rekreasyon aktivitelerine katılımlarının bazı biyobelirteçler üzerine etkileri
Bu çalışmanın amacı, denetimli serbestlik kapsamındaki mahkumlarda rekreatif aktivitelerin bazı biyobelirteçler üzerindeki etkisinin incelenmesidir. Çalışmaya Gaziantep İlindeki denetimli serbestlikten yararlanan 18-65 yaşları arasındaki 40 erkek mahkum denek (N:40, yaş:35,65±)gönüllü olarak katılmıştır. Deney dizaynı olarak çalışmaya katılan deneklere, araştırmacı tarafından oniki haftalık rekreatif amaçlı fiziksel aktivite (Eğitsel oyunlar, Basketbol ve Voleybol) programı uygulandı. Deneklere çalışma öncesinde demografik bilgileri alındıktan sonra mesura ile bel ve kalça ölçümleri yapıldıktan sonra, kan örnekleri alındı. Mahkumlardan rekreasyon aktivite öncesi ve sonrasında alınan kan örneklerinde brain-derived neurotrophic factor ELISA yöntemi ile, bakır ve çinko, atomik absorbsiyon yöntemi, serotonin, testosterone, estradiol, dehydroepiandrosterone, kortizol, insulinkemilüminesans yöntem ile ve lipit parametreleri spektrofotometrik olarak çalıştırılmıştır. Uygulama öncesi ve uygulama sonrasında tespit edilen özellikler arasındaki ilişkilerin araştırılmasında Çok Değişkenli Ölçeklendirme Analizi Tekniğinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen verilerin değerlendirilmesinde SPSS for windows 20.0 istatistik programı kullanıldı, aritmetik ortalama (AO), standart sapma (SD) tanımlandı. Rekreatif aktivite öncesi ve sonrası gruplardan elde edilen sonuçlar birbirleriyle karşılaştırılmıştır. Bu karşılaştırmada; VKİ (Vucut Kitle Endeksi) önce ve sonra ölçümleri arasında anlamlı bir farklılık bulunamamıştır (p=0,072). Bel bölgesi ölçümlerinde anlamlı olarak fark bulunmuştur. (p=0,032). Sigara kullanımında azalmalar olduğu görülmüştür. Bazi biyo belirteçlerde ise; Brain derived neurotrophic factor değeri, Testosteron, Serotonin, Çinko değerleri anlamlı yükselirken, Totalkolesterol, Kortizol ve Estradiol değerleri anlamlı düşüş göstermiştir.
Rekreatif etkinliklere katılan bireylerin sağlık inancı ve akış deneyimi ilişkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı İzmir ilinde ikamet eden 18 yaş üzeri bireylerin katıldıkları rekreatif etkinliklerden elde ettikleri sağlık inancının ve etkinliğe bağlı olarak şekillenen akış deneyiminin incelenmesidir. Yapılan araştırmada nicel araştırma yöntemi kullanılmış olup, ilişkisel tarama modeli esas alınmıştır. Araştırmaya katılan örneklem grubundan toplam 318 adet veri elde edilmiştir. Katılımcılara öncelikle gönüllü onam formunu onaylatılmış olup, ardından 6 adet demografik bilgi sorusu ve akış deneyimini oluşturan 9 soruluk bir anket, 21 sorudan ve algılanan ciddiyet, algılanan engeller, fiziksel yarar, psikososyal yarar ve öz etkililikten oluşan toplam 5 alt boyut içeren sağlık inancı ölçeğini cevaplamaları istenmiştir. Araştırmanın verileri SPSS Statistics 27.0 programı ile analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda elde edilen bulgular kapsamında rekreatif etkinliklere katılan 18 yaş üzeri bireylerin sağlık inancı ile cinsiyet, eğitim düzeyi, haftalık serbets zaman süreleri üzerinde anlamlı farklılık bulunmazken, yaş değişkenine, serbest zaman değerlendirme durumu değişkenine ve etkinliklere katılma sebebi değişkenlerine göre analmlı farklılık bulunmuştur. Aynı çalışmada akış deneyiminin cinsiyet değişkenine göre farklılık gösterdiği tespit edilirken, yaş, eğitim durumu ve haftalık serbest zaman süreleri değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Akış deneyimi özelinde serbest zaman değerlendirme durumu değişkeninde anlamlı farklılığa rastlanmıştır. İki değişken arasındaki korelasyon değerine göre akış deneyiminin sağlık inancı üzerinden pozitif ve orta şiddette bir etkiye sahip olduğu anlaşılmaktadır. Bu ilişki için hesaplanan t değeri 7,445 ve p değeri 0,000'dır. Bu da akış deneyiminin sağlık inanacı üzerindeki etkisinin istatikstiksel olarak oldukça güçlü ve anlamlı olduğunu ifade etmektedir. Rekreatif etkinlik sırasında yaşanan akış deneyiminin, bireylerin sağlıkla ilgili inançlarını önemli ölçüde etkileyebileceğini ve bu tür etkinliklerin sağlık inançlarını güçlendirmede önemli bir rol oynayabileceği düşünülmektedir.
Öğretmenlerin rekreatif etkinliklere katılımlarında serbest zaman katılım engelleri ve mesleki tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, toplum mimarı olan öğretmenlerin rekreatif etkinliklere katılımlarında serbest zaman katılım engelleri ile mesleki tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmanın çalışma grubunu Manisa ili Turgutlu ilçesinde ilkokul (130), ortaokul (182) ve lisede (265) görev yapmakta olan toplamda (577) öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan öğretmenlerden (303)'ü erkek, (274)'ü kadındır. Araştırmaya katılan gönüllü öğretmenlere "Boş Zaman Engeli Ölçeği" Gürbüz ve diğ. (2012) ve "Maslach Tükenmişlik Ölçeği" Ergin (1992) doldurmaları istenmiştir. Verilerin istatistiksel analizi SPSS20 programı ile gerçekleştirilmiştir. Ulaşılan bulgular serbest zaman engeli ve mesleki tükenmişlik düzeyi perspektifinde tartışılmıştır. Verilerin değerlendirilmesi aşamasında, tanımlayıcı istatistikilerle birlikte Independent t testi ve Anova t testi kullanılmıştır. Öğretmenlerde boş zaman engeli ile mesleki tükenmişlik düzeyi arasındaki ilişkinin belirlenmesinde Pearson korelasyon testi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, öğretmenlerin medeni durum, yaş, mesleki kıdem, görev yaptığı okul türü ve serbest zaman etkinlikleri ile uğraşı durumlarına göre boş zaman engeli ölçeği açısından (p<.05); yaş, mesleki kıdem, görev yaptığı okul türü ve serbest zaman etkinlikleri ile uğraşı durumlarına göre mesleki tükenmişlik ölçeği açısından anlamlı farklılıkların olduğu tespit edilmiştir (p<.05). Araştırmaya katılan öğretmenlerin boş zaman engeli ile mesleki tükenmişlik düzeyi arasındaki ilişki için yapılan korelasyon analizi sonucuna göre, pozitif yönlü ve düşük düzeyde bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir (ölçek ortalama r: 0,140, p<.01). Çalışma sonucunda Turgutlu ilçesinde görev yapmakta olan öğretmenlerin rekreatif etkinliklere katılımlarında serbest zaman katılım engelleriyle karşılaştığı ve mesleki tükenmişlik yaşadığı saptanmıştır. Anahtar kelimeler: Serbest Zaman, Serbest Zaman Engeli, Rekreasyon, Tükenmişlik, Mesleki Tükenmişlik, Tükenmişlik Sendromu.
Rekreatif bir etkinlik olarak bale kavramına ilişkin metaforik algılar: İzmir ili örneği
Bu araştırmanın temel amacı, bale dansı kavramına metaforik anlamda açıklık getirmek için İzmir İli Dokuz Eylül Üniversitesi Konservatuvarı Bale Bölümü öğrencileri ile Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı özel bale okulları öğrencilerinden rekreatif bale dansı yapanların metaforik algılarının karşılaştırılmasıdır. Araştırmadan elde edilen bulgularile bale dansı kavramına yönelik yapılmış araştırmaların Türk literatürüne kazandırılması ve bale dansı kavramının metaforik belirteçlerini açıklayan çalışmalara rastlanmaması sebebiyle araştırmanın literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Araştırma kapsamında profesyonel (lisanslı yarışmış, yarışmalara katılan, üst kademeli, deneyimli, dereceli, vb..) ve rekreatif (serbest zamanlarında keyif almak için dans eden) bale dansçıları arasından amaçlı örneklem yoluyla seçilmiş 25katılımcınin bale dansı kavramına yönelik metaforik algıları, metafor tekniği kullanılarak toplanan veriler ışığında incelenmiştir. Araştırmaya katılan profesyonel ve rekreatif bale dansçılarının bale dansı kavramına ilişkin sahip oldukları algıları ortaya çıkarmak amacı ile her birine "Bale yapmak………..benzer. Çünkü; …………….." cümlesi verilerek bu cümleleri tamamlamaları istenilmiştir. Profesyonel ve rekreatif balerin ve baletlerin kendi el yazıları ile geliştirdikleri metaforlar toplanmıştır. Toplanan bu belgeler değerlendirmeye alınmıştır. Araştırmada nitel analiz yöntemlerinden betimsel ve içerik analiz yöntemleri kullanılmıştır. Elde edilen veriler, bilgisayar ortamında düz yazı haline getirilerek Nvivo for Windows programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Katılımcıların demografik bilgilerinin değerlendirilmesi amacıyla nicel analiz yöntemi kullanılmış ve frekans ve karşılaştırmalı tablolar şeklinde bulgular sunulmuştur. Katılımcılar bale kavramına yönelik 17 farklı metafor üretmişlerdir. Üretilen metaforlar ortak özellikleri dikkate alınarak 3 farklı kavramsal kategori altında toplanmıştır. Bunlar; uçmak, dans etmek ve ruh'dur. İçerik analizin sonucunda ortaya iki model çıkmıştır. Bu modeller "profesyonel katılımcıların metaforik algılarına ilişkin bütünleşik model" ve "rekreatif katılımcıların metaforik algılarına ilişkin bütünleşik model" şeklinde sunulmuştur. Nicel araştırma sonuçlarından da birkaç cümle ekleyelim (örnek yaş gurubu sonucu, eğitim sorusu vb) Bu araştırma sonucunda rekreatif bale katılımcılarının gerek fiziksel gerek sosyal gerekse psikolojik alanlarda önemli kazanımlar elde ettikleri görülmektedir. Bu nedenle özellikle küçük yaşlarda ebeveynlerin çocuklarını küçük yaşlarda bale dansına yönlendirmeleri öneri olarak sunulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Profesyonel bale dansçısı, Rekreatif bale dansçısı, Bale
Uluslararası organizasyonlarda kullanılan tenis kortlarının sürdürülebilir çevre açısından incelenmesi
Bu çalışmanın amacı Türkiye'nin 2005-2017 yılları arasında ev sahibi olduğu uluslararası organizasyonlarda kullanılan tenis kortlarının sürdürülebilir çevre açısından incelenmesidir. 'Spor ve rekreasyon tesislerinin çevreye etkisi' alt boyutu temel alınarak uluslararası tenis turnuvalarının düzenlendiği tamamen yeni olarak inşa edilen tenis kortlarının sürdürülebilirliği tespit edilmiştir. Bu kortların bir kısmı büyük uluslararası spor organizasyonları için inşa edilirken bir kısmı ise topluma hizmet için inşa edilip sonrasında uluslararası spor organizasyonlarına ev sahipliği yapmıştır. Böylece her iki amaca da hizmet eden tesislerdeki kortların durum tespiti yapılmıştır. Bu araştırmada nitel araştırma yöntemi tercih edilmiş olup, 2005-2017 yılları arasında inşa edilip önemli uluslararası tenis turnuvalarına ev sahipliği yapmış olan 7 farklı şehirden 7 farklı tenis kortları araştırma konusu olmuştur. Araştırmacı, tesislerin inşa edilme zamanlarını ve bu kortların ev sahipliği yaptığı organizasyonlar zamanına ait dokümanları incelemiş ve incelenen yıllardaki turnuvaların düzenlenmesinden Türkiye Tenis Federasyonu'nun (TTF) sorumlu kişilerinden, Gençlik Spor Bakanlığı (GSB) Açık Tesisler Şube Müdürlüğü'nden, incelenen kortlardan sorumlu kişiler ve kortlarda çalışan antrenörlerden toplanan doküman ve veriler toplamıştır. Uluslararası tenis turnuvalarının düzenlendiği kortların sürdürülebilir çevre ilişkisi nitel araştırma yöntemi tekniklerinden biri olan döküman incelenmesi çalışmasıyla değerlendirilmiştir. Sonucunda; bazı kortların organizasyonlardan sonra sürdürülebilir çevreye uzunca bir süre uygun olmadığı, tesisin tamamının veya bazı bölgelerinin uzun zaman atıl ve bakımsız bırakılmış olarak spor ve rekreasyon alanlarının çevreye olumsuz etkisi olurken daha sonra aktif olarak kullanılmaya başlandığı bilgilerine ulaşılmıştır. Bazılarının ise atıl durumda olan arazilerin değerlendirilip üzerinde sürdürülebilir çevreye uygun ve son derece aktif bir şekilde kullanılıp topluma kazandırılmıştır. Tenis sporunu hobi veya performans olarak yapan herkese sürdürülebilir fayda sağlayarak sporda sürdürülebilir çevrenin spor ve rekreasyon etkisinin olumlu yönde işleyişte olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Özel gereksinimli çocukların rekreatif etkinliklere katılımları ile yaşam kaliteleri arasındaki ilişkinin ebeveyn rolü açısından incelenmesi: Manisa ili örneği
Çalışmanın genel amacı özel gereksinimli çocukların rekreaktif etkinliklere katılımı ile yaşam kaliteleri arasındaki ilişkinin ebeveyn rolü açısından incelenmesidir. Bu çalışma özel gereksinimi olan çocukların serbest zaman etkinliklerine katılımında ailenin rolünü belirlemek, katılımın çocuğun günlük yaşam kaliteleri üzerine olan etkilerini incelemek ve bu bağlamda serbest zaman etkinliklerine katılım engellerine ilişkin bir durum tespiti yapmayı amaçlamaktadır. Araştırmanın çalışma grubunu Manisa ili merkezinde bulunan 10 özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde 8-18 yaş arası öğrenim gören özel gereksinimli öğrenciler ve aileleri oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak; çocukların serbest zaman aktivite düzeylerini belirlemek için "Boş Zaman Aktivitelerine Katılımı Değerlendirme Formu", ailenin bu konudaki rolünü belirlemek için ise "Boş Zaman Aktivitelerine Karar Vermede Ailenin Rolü Formu" kullanılmıştır. Yaşam kalitesini değerlendirmek amacıyla Çocuklar İçin Yaşam Kalitesi Ölçeği (ÇİYKÖ)'nin 8-18 yaş için geliştirilmiş ebeveyn formu uygulanmıştır. Çalışma sonuçlarından elde edilen verilerin analizlerinde Çocuklar İçin Yaşam Kalitesi Ölçeği (ÇİYKÖ) için t testi, ANOVA; Serbest Zaman Aktivitelerine Karar Vermede Ailenin Rolü Formu için ise Ki-Kare analizi uygulanmıştır. Çalışmanın sonuçları incelendiğinde, çalışmaya katılan özel gereksinimli çocukların ve ailelerin yaşam kalitelerinin ve serbest zaman etkinliklerine katılımlarının beklenilen düzeyde gerçekleşmediği tespit edilmiştir. Çocukların eğitim gördükleri rehabilitasyon merkezlerinin ve ailelerin bu konuda bilinçlendirilmesi aynı zamanda rekreaktif etkinliklere yönlendirilmesi gerekmektedir.
Üniversite kampüslerinde rekreasyon uygulamalarının serbest zaman engelleri, kolaylaştırıcıları ve doyumu üzerine etkileri
Bu araştırmanın amacı, kampüs rekreasyonuyla ilgili uygulamaların üniversite öğrencilerinin serbest zaman engellerine, serbest zaman kolaylaştırıcılarına ve serbest zaman doyumlarına etkisinin incelenmesi ve cinsiyet değişkenine göre bu unsurların farklılaşıp farklılaşmadığının belirlenmesidir. Araştırmada nicel araştırma desenlerinden öntest-sontest kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Kampüs rekreasyonuyla ilgili uygulamaların deneysel çalışma için uygulanabilirliğini test etmek amacıyla 2018-2019 güz yarıyılı süresince 45 uygulama yapılarak 18 öğrenci ile pilot çalışma gerçekleştirilmiştir. Deneysel çalışma ise 80 öğrenci kontrol, 80 öğrenci deney grubu olmak üzere toplamda 160 öğrenci ile çalışma grubu oluşturularak yürütülmüştür. Araştırmaya katılan öğrencilerin yaş ortalamaları Xyaş=20,44±1.700 olarak bulunmuştur. Deney grubu bahar yarıyılı süresince kampüs rekreasyonu uygulamalarına düzenli katılırken kontrol grubundaki öğrenciler bu süre içerisinde herhangi bir uygulamaya katılmayarak kontrol altında tutulmuştur. Çalışma grubunun uygulamalar öncesi ve sonrası verilerinin elde edilmesi için üç ayrı ölçme aracı bir araya getirilerek bütünleşik bir ölçek formu oluşturulmuştur. Formun giriş bölümünde araştırmacı tarafından düzenlenen kişisel bilgi alanına yer verilerek çalışma grubunun demografik özelliklerine ilişkin bilgiler elde edilmiştir. Ölçüm araçları olarak, katılımcıların serbest zamanlarında rekreasyona yönelik karşılaştıkları engelleri ve kolaylaştırıcıları belirlemek amacıyla; Gürbüz, Öncü ve Emir (2012, 2015) tarafından Türkçeye uyarlanan "Serbest Zaman Engelleri Ölçeği" (SZEÖ) ve "Serbest Zaman Kolaylaştırıcıları Ölçeği" (SZKÖ), katılımcıların doyum düzeylerini belirlemek amacıyla ise, Gökçe ve Orhan (2011) tarafından Türkçeye uyarlanan "Serbest Zaman Doyum Ölçeği" (SZDÖ) kullanılmıştır. Verilerin istatistiksel gösteriminde doğrulayıcı faktör analizi (DFA), normallik analizleri ve tanımlayıcı istatistik analizlerin yanında "Bağımsız Örneklem T-testi ve İlişkili Örneklem T-testi", "Pearson Korelasyon Testi" ve "Basit Doğrusal Regresyon Testi" yapılmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda, kampüs rekreasyonu uygulamalarına düzenli katılım gösteren öğrencilerin katılmayan öğrencilere göre serbest zaman engelleri sontest puanlarının (kişisel (t158 = -21,634), kişilerarası (t158 = -20,456) ve yapısal (t158 = -23,976), p<0.001), istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde daha düşük olduğu görülmüştür. Serbest zaman kolaylaştırıcıları (kişisel (t158 = 6,355), kişilerarası (t158 = 4,377) ve yapısal (t158 = 3,728), p<0.001) ve serbest zaman doyumu (t158 = 9,809), p<0.001), sontest puanlarının ise daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin cinsiyet değişkeni serbest zaman engelleri, kolaylaştırıcıları ve doyumu son test puanlarını etkileyen bir faktör olmadığı ve bu durumun istatistiksel olarak anlamlı bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Deney grubunu oluşturan öğrencilerin, serbest zaman kolaylaştırcıları ölçeğinin alt boyutlarından kişisel kolaylaştırıcılar ortalama puanları ile serbest zaman doyum ölçeği ortalama puanları arasında istatistiksel olarak pozitif yönde düşük düzeyli anlamlı bir ilişki görülmüştür (rp (80)=,222, p<0.001). Bu ilişkinin etki düzeyini yorumlamak için yapılan doğrusal regresyon analizi sonucunda, kişisel kolaylaştırıcıların, serbest zaman doyumu varyansının %4,9'unu açıklayabildiği (R²=,049; F(1,78)=4,030, p=0.048) ve pozitif yönde yordadığı (β=0.222, t=2,008, p=0.048) belirlenmiştir. Sonuç olarak, üniversite kampüslerinde rekreasyon uygulamalarına katılan öğrencilerin serbest zaman engelleri, kolaylaştırıcıları ve doyumu olumlu yönde etkilendiği anlaşılmıştır. Kampüs içerisindeki faaliyetlere katılımda engelleyici faktörlerin azalıp, kolaylaştırıcı unsurların artmasıyla hem katılımda devamlılık hem de elde edilen doyum düzeyindeki artışın düzenli yapılan kampüs rekreasyonu uygulamalarından kaynaklandığı sonucuna varılmıştır.
Rekreasyonel alanlarda etkinliklere katılan bireylerin merak ve keşfetme düzeylerinin; etkinlik ve yaşam doyumuna etkisi
Bu araştırmanın amacı, Erzurum şehri rekreasyon alanlarının haritalandırılması; bu alanlarda etkinliklere katılan bireylerin merak ve keşfetme, etkinlik ve yaşam doyum düzeylerinin belirlenmesi ve çeşitli demografik değişkenlere göre karşılaştırılmasıdır. Çalışmanın evrenini Erzurum şehrinde bulunan bireyler, örneklem grubunu ise rekreasyon alanlarında etkinliklere katılan 585 erkek ve 555 kadın olmak üzere toplam 1140 gönüllü birey oluşturmuştur. Araştırmada Erzurum şehri rekreasyon alanları belirlenerek bu alanların haritalandırılması için GPS sistemleri ve coğrafi bilgi sistemleri temelli ARCGİS 10.5 programı kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, "Merak ve Keşfetme II" (MKÖ II) ölçeği "Etkinlik Doyum Ölçeği" (EDÖ) ve "Yaşam Doyum Ölçeği" (YDÖ) kullanılmıştır. Verilerin analizinde öncelikle normallik dağılımının test edilmesi için Shapiro-Wilk testi ve çarpıklık ve basıklık analiz yöntemleri kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki farklılıkların belirlenmesinde ilişkili örneklemler için T-testi, ANOVA ve Basit Korelasyon testleri yapılmıştır. Ölçme araçlarının güvenirliklerinin belirlenmesi için Cronbach's Alfa analizi uygulanmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde ve yorumlarda, p<0,05 anlamlılık düzeyi dikkate alınmıştır. Elde edilen bulgulara göre, "yaş", "medeni durum" ve "eğitim durumu" değişkenlerinin tüm ölçek puanları arasında, "etkinliklere katılım yeri" değişkenine göre "EDÖ" ve "YDÖ" , "refah düzeyi" ve "genel sağlık durumu" değişkenlerine göre ise sadece "YDÖ"ne ilişkin toplam ortalama puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Ölçekler arasında ilişkiye göre sadece "YDÖ"nin toplam ortalama puanları ile "EDÖ"nin toplam ortalama puanları arasında pozitif yönde ve düşük düzeyde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğunu göstermiştir. Katılımcıların, merak ve keşfetme, etkinlik doyum, yaşam doyum düzeylerinin çeşitli demografik özeliklerine göre farklılık gösterdiği ve etkinliklerden elde edilen doyum arttıkça yaşam doyumunun da artacağı sonucuna varılmıştır.