Social life
285 theses under this subject heading
Hatay'da sosyo-ekonomik ve kültürel hayat (1960-1971)
Hatay, insanlık tarihine ilişkin ilk yerleşim alanlarından biri olup, tarih boyunca farklı din ve etnik kimliğe mensup toplumların çekişme sahası olmuştur. Farklı toplumların Hatay'da egemenlik kurma düşüncelerinin altında ise şüphesiz ki sahip olduğu konumu, iklimi ve iklimine bağlı olarak verimli tarım arazileri ile tarihî arka planı önemli bir etken olmuştur. Toplumsal yapısı, farklılıklar üzerine kurulan Hatay, zaman içinde ev sahipliği yaptığı her kültürden kendi hazinesine kattığı değerler sayesinde farklılıkların zenginlik olarak görüldüğü hoşgörü ve barış kenti hüviyeti kazandırmıştır. İnceleme dönemimiz olan 1960-1971 yılları arasındaki süreçte Hatay toplumundaki çeşitliliğin devam ettiği ve farklı din ve kimliklere sahip gruplar arasında herhangi bir problemin olmadığı gözlemlenmiştir. Hatay, diğer Anadolu şehirleri gibi 1960 Darbesi ve 1971 Askerî Muhtırası'ndan etkilenmiş olmakla beraber olayların fazla büyümediği ve kayıpların daha az olduğu bir şehir panoroması çizmiştir. Hatay, sıcak iklimi ve verimli toprakları sayesinde Türkiye Cumhuriyeti'ne katılan son toprak parçası olmasına rağmen kısa süre içinde yapılan reformlar ve yatırımlar sayesinde ekonomisini canlandırmış ve gerek ülke ekonomisiyle ve gerekse uluslararası ekonomiyle entegre olmayı başarabilmiştir. Kültürel hayatı da oldukça renkli ve bu bağlamda faaliyetlerin yoğun yaşandığı Hatay, 1960'lı yılların başından itibaren yatırım yaptığı öncelilikli alanların başında eğitim ve sağlık gibi hayati alanlar olmuştur. 1970'li yıllara gelindiğinde Hatay, eğitim ve sağlık gibi insan hayatı açısından elzem olan alanlardaki yatırımlarını yapabilmiş ve kendi nüfusuna yetecek bir hale getirmeyi başarabilmiştir.
Sünbülzâde Vehbî'nin kasideleri ve kasideciliği
Bu çalışma Sünbülzâde Vehbî'nin kasidelerinin tür ve şekil bakımından değerlendirilmesine ve kasideciliğinin konumunun belirlenmesine yönelik bir çalışmadır. Çalışmanın amacı, 18. yy. divan şairi olan Sünbülzâde Vehbî'nin kasidelerinin gelenekle olan münasebetini ortaya koyarken gelenekten ayrılan yönlerini de tespit etmektir. Sünbülzâde Vehbî Divanı'nda "kasâîd" bölümünde bulunan 63 şiir tür veya şekil bakımından kaside olarak değerlendirilmiştir. Geriye kalan şiirler (kıta, tahmis, tercî-i bend, muhammes gibi.) tür veya şekil bakımından kaside özelliği göstermediğinden incelemenin dışında tutulmuştur. Kasideler şekil bakımından değerlendirilirken tablo, grafik ve istatistiksel verilerden faydalanılmıştır. Sünbülzâde Vehbî'nin kasidecilik anlayışı, 13. yy'dan 18. yy'a kadar yapılmış olan kaside çalışmaları etrafında karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmede şaire has olan unsurlarla gelenekle olan bağı ortaya konmuştur. Çalışmanın diğer bölümlerinde dil ve anlatım, muhteva ve sosyal hayat unsurları incelenmiştir. Şekil bölümünden sonra deyim ve atasözlerinden iktibaslara, konuşma dili ve kalıp ifadelerden edebî sanatlara farklı konulara yer verilmiştir. Muhtevada da kasidelerde zikredilen şahıs kadrosu ile şairin sıradışı kasideleri incelenmiş ve örneklendirilmiştir. Son bölümde ise Vehbî'nin kasidelerinde öne çıkan sosyal hayat unsurları ele alınarak açıklanmıştır. Çalışmanın sonucunda Sünbülzâde Vehbî'nin gelenekten kopmadan kendine has şiirler yazarak yenilik peşinde olduğu, kasideyi hem şekil hem de tür olarak algıladığı sonucuna ulaşılmıştır. ANAHTAR KELİMELER Sünbülzâde Vehbî, Kaside, Kasidecilik Geleneği, Kasidecilik Anlayışı
1869-1878 yılları arasındaki tereke kayıtlarına göre Milâs'ta sosyo-ekonomik hayat
Tereke defterleri, Şer'iyye sicilleri içerisinde yer alır. Vefat eden kişilerin miraslarının kaydedildiği defterlerdir. Bu yönüyle Osmanlı sosyo-ekonomik tarihinin önemli kaynaklarından biridir. Bu çalışmada 139, 140 ve 141 numaralı defterler esas alınarak Milas'ın sosyo-ekonomik yapısı ele alınmıştır. Bu çerçevede tereke sahiplerinin medeni durumları, çocuk sayıları, kullandıkları lakaplar, ölüm yerleri, geriye bıraktıkları giyim-kuşamları, ev eşyaları, aksesuarları, kitapları, silahları gibi maddi kültür unsurları ortaya konulmaya çalışılmıştır. Ekonomik hayat başlığı altında ise Milas'ta yaşayanların ekonomik durumları, meslekleri, ev ve dükkânları, hayvanları, nakit para ve altınları, borçları ve alacakları gibi konular işlenmiştir. Çalışma bu yönüyle Milas'ta Tereke kayıtlarından hareketle aile ve sosyal hayatı ele alan ilk çalışma özelliğini taşımaktadır.
Trabzon İmparatorluğu'nun sosyal, ekonomik ve kültürel hayatı (1204-1461)
"Trabzon İmparatorluğu'nun Sosyal, Ekonomik ve Kültürel Hayatı (1204-1461)" adını verdiğimiz bu çalışmamız giriş, üç ana bölüm ve sonuçtan meydana gelmektedir. Giriş bölümünde konuya bütünlük kazandırmak amacıyla Trabzon İmparatorluğu'na adını veren Trabzon şehrinin adı, fizikî coğrafyası hakkında bilgi verilip, tezimizde kullanmış olduğumuz dönemin kaynakları tanıtılmıştır. Birinci bölümde, Trabzon İmparatorluğu'ndaki idari yapı ele alınmıştır. Birinci bölümün ikinci kısmında ise bölgedeki demografik yapı ve bu demografik yapıdaki değişim süreci incelenmiştir. Sosyo-ekonomik tarih araştırmalarının temelinde yatan nüfus olgusu özenle incelenmesi gereken bir unsur olduğu için Trabzon İmparatorluğu'nda yaşayan halkın nüfus miktarı ve nüfusun yapısında yaşanan değişimler dönemin kaynaklarının verdiği bilgiler dâhilinde ortaya konulmaya çalışılmıştır. Tezimizin ikinci bölümünde ise; Trabzon İmparatorluğu'nun ekonomisi ve bu ekonomiye etki eden faktörler ele alınmıştır. Buradan hareketle bölgenin ticari bakımdan önemi, Türklerin Karadeniz ticaretine dâhil olma süreçleri ve Trabzon İmparatorluğu ile ilişkileri incelenerek; Venedik ve Ceneviz'in Karadeniz ticaretindeki rolleri, Moğolların Karadeniz ticaretinde nasıl rol aldıkları, Trabzon'dan İran'a uzanan seyahat güzergâhı ve ticarî boyutları değerlendirilmiştir. Trabzon İmparatorluğu'nun özellikle XIII. yüzyılın ikinci yarısında demografik yapısında görülen değişim ve bu değişimle birlikte ortaya çıkan ekonomik faaliyetlerdeki canlanma incelenmiştir. Üçüncü bölümde; bölgede yaşanan yoğun ticari ilişkiler neticesinde kültürel alandaki etkileşimler değerlendirilerek, bölgedeki kültürel etkileşimin mimariye etkileri incelenmiştir. Sonuç olarak; XIII. ve XV. yüzyıllarda Doğu Karadeniz Bölgesi'nde hüküm süren Trabzon İmparatorluğu'nun sosyal, ekonomik ve kültürel faaliyetlerindeki gelişmeler imparatorluğun çevresindeki Türklerle ilişkileri ekseninde incelenmiş ve kaynakların imkân verdiği ölçüde detaylı bir şekilde ortaya konmaya çalışılmıştır.
Sosyal hizmet ortamının restoran imajına etkisi
Hizmet sektörlerinde hizmet ortamının imaj üzerine etkisi araştırılırken, sosyal hizmet ortamının geri planda kaldığı görülmüştür. Hizmet sektörü insan faktörünü temel alan bir sektör olduğundan, insan faktörünün (çalışanlar, müşteriler, kalabalık ve ilişki) imaj üzerindeki etkisinin incelenmesi gerekliliği ortaya çıkmıştır. Bu çalışmanın temel amacı, sosyal hizmet ortamının restoran imajına etkisini belirlemektir. Amaç doğrultusunda hazırlanan anket formu ile; 01 Haziran 2021 ile 15 Kasım 2021 tarihleri arasında Eskişehir'de faaliyet gösteren birinci sınıf restoranlarda yemek yiyen 392 kişiden veri toplanmıştır. Elde edilen veriler bilgisayar ortamında SPSS 22.0 istatistik paket programı aracılığıyla korelasyon ve regresyon analizleri ile değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlar; müşterilerin restoran çalışanlarına, müşterilerine ve restoranda kurulan ilişkilere dair olumlu düşüncelere sahip olduklarını, restoranı sosyal açıdan kalabalık bulmadıklarını ve restoranın imajına yönelik olumlu algılarının olduğunu göstermiştir. Sosyal hizmet ortamı boyutlarından çalışanlar, müşteriler ve ilişki boyutu ile restoran imajı arasındaki korelasyon katsayıları pozitif ve anlamlı bulunduğundan; katılımcıların restoranlardaki sosyal hizmet ortamına ilişkin algılamaları olumlu oldukça, restoran imajı algılarının da olumlu yönden artacağı söylenebilir (p<0,01). Bununla birlikte; sosyal kalabalık boyutu ile restoran imajı arasındaki ilişki anlamlı bulunamamıştır (p>0,01). Araştırmada sosyal hizmet ortamının restoran imajı üzerindeki etkileri regresyon analizi ile incelenmiştir. Analiz sonucunda; çalışanlar, müşteriler ve ilişkinin restoran imajını etkilediği ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte, restoran imajını etkileyen en önemli unsurun, ilişki (müşteri çalışan arasındaki etkileşim/ilişki) olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal hizmet ortamı, imaj, restoran.
1950-1960 dönemi iktisat politikalarının toplumsal hayata etkileri
Türkiye 1945 yılından itibaren önemli bir dönüşüm içerisine girer. Çok partili hayata geçilir, Amerika ile yakınlaşılır ve dış yardımlar alınarak daha liberal ekonomi politikaları takip edilmeye başlanır. 1950 yılında yapılan genel seçimlerle iktidara gelen Demokrat Parti (DP) döneminde bu liberalleşme eğilimleri artarak devam eder. Modernleşmenin temel dayanakları olan ekonomik ve siyasi liberalleşme ile birlikte toplumsal alanda da önemli dönüşümler yaşanır. İthalatın serbestleşmesiyle birlikte Batı'dan gelen yeni ürünler piyasaları doldururken, kanaatkâr ve tasarrufçu tüketim anlayışı yerini gösterişçi ve lüks tüketime bırakmaya başlar. Tezin temel sorunsalı, DP döneminde yaşanan bu ekonomik dönüşümü, kurumlarda ve devlet istatistiklerinde yaptığı rakamsal ve bürokratik değişimler açısından değil, sıradan insanların gündelik yaşamlarında yarattığı etkileri açısından ortaya koymaktır. Toplumsal dönüşümü anlamlandırmada onların neler tükettikleri, tüketim nesnelerine ulaşma koşulları ve alım güçleri önemli bilgiler sunar. Bu bağlamda tezin odaklandığı noktalardan biri üretim ve üretim ilişkilerinden ziyade tüketim ve tüketim kültürüdür. Konu, Adnan Menderes'in değişimine bizzat elleriyle katkıda bulunduğu, yaşanan değişimden en çok etkilenen kentlerden olduğu için İstanbul özelinde çalışılmıştır. Tez, İstanbul'da ekonomik ve siyasi liberalleşme ile birlikte kent ve kır yapısının, nüfus hareketlerinin, konut, ulaşım, eğlence ve yeme kültürünün, boş zaman etkinliklerinin değişimini ortaya koymaktadır.
Sosyal medya ve sosyal hayat: İstanbul ve Roma'da üniversite öğrencileri arasında çapraz durum çalışması
This study has been designed to explore the changes in social life of university students both online and in daily life due to the developments and wide usage of social media. Moreover, it was particularly chosen to be a comparative case study to examine whether the context affects these changes and to make the study more comprehensive. The study focused on issues such as relationships and communication with family, friends (close, far, romantic) and formal contacts on social media, privacy, the sharing culture and changes in daily life due to using social media. The study aims to contribute to the understanding of social change and transformation especially in social life brought about by using social media. The study was conducted as a comparative case study in which students from different departments of various public and private universities in Istanbul and Rome took part. Participants were chosen from undergraduate and graduate students who were between the ages of twenty to thirty and active users on at least one social media platform or application. Data were collected through semi-structured interviews with students. The findings of the study indicated that social media has different effects on various kind of relationships. Sharing is seen as a habitual, automatic, collective action. Sharing is believed to have evolved into 'showing' and serves different purposes. Tough they may be ground for serious debates and news, social media platforms are also spaces to have fun and to hang out. One important function of social media is the fact that it works like an archive which is easy to reach for users. Its positive and negative effects on daily life are observed to be almost equal. Privacy is still important, however, for certain platforms or content publicity can be preferred. The results in the two cases of the study were found to be very similar, there were only a small number of minor differences.
Modern dönem gözetim olgusunda sınıflandırma pratiğinin değerlendirilmesi ve toplumsal hayata yansımaları: Eskişehir örneği
Modern dönemin akışkan ve karmaşık yapısını takip edebilmek, düzenlemek ve yönetebilmek için gözetim araçlarının gün geçtikçe arttığı gözlemlenmektedir. Teknolojik yeniliklerle gelişen gözetim araçlarının birçok çeşidine rastlamak mümkündür. Bu araçlar bir taraftan bireylerden farklı şekillerde veri/bilgi/malumat toplarken, diğer taraftan bunları sistematik bir şekilde kategorilere ayırıp kullanıma hazır hale getirmektedir. Gözetim araçlarının ucuzlaması, küçülmesi, uzaktan yönetilebilmesi toplumun bilgisine ulaşabilmek için gözetimi cazip hale getirmektedir. Ancak aynı zamanda gözetimin şeffaflığını yitirmesi ve sınırlarının muğlaklaşması çeşitli problemlere yol açmaktadır. Genel olarak güvenlik kaygıları, disiplin ve düzen arayışları gözetimin yaygınlaşmasını meşrulaştırdığı gibi gözetime yönelik eleştirel bir bakışın oluşmasını da engellemektedir. Gözetim olgusu, genellikle 'güvenlik, denetim, düzen ve disiplin' çerçevesinde değerlendirilmekte, farklı sosyo-ekonomik grupların sosyal hayata katılmaları noktasında belirleyici olduğu göz ardı edilmektedir. Bu durumun toplumsal algıda edindiği yeri ortaya koymak için farklı sosyo-ekonomik kesimlerden toplanan veriler gözetimin sınıflandırma pratiği çerçevesinde değerlendirilmiştir. Bu bağlamda Eskişehir'de gerçekleştirilen saha çalışmasının amacı, katılımcıların gözetimi nasıl değerlendirdiğini anlamak, farkındalığını ölçmek ve gözetimin ayrıştırma edimine yönelik düşüncelerini ortaya koymaktır. Araştırmanın sonunda ise sosyo-ekonomik durum, güvenlik algısı ve gözetim talepleri arasında güçlü bir bağ olduğu ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Gözetim, güvenlik, risk, panoptikon, ban-optikon, sınıflandırma
Yerel basına göre Afyonkarahisar (1946-1960)
Bu araştırmanın amacı Afyonkarahisar yerel basını taranmak suretiyle Afyonkarahisar'ın siyasal, iktisadi, sosyal, kültürel yapısı hakkında bilgi elde etmektir. Araştırmada kullanılan materyal 1946-1960 yılları arasında çıkan Afyonkarahisar'ın yerel gazeteleri ve dergisidir. Yapılan basın taraması sonucunda elde edilen veriler ışığı altında şehrin siyasal, iktisadi, sosyal, kültürel yapısı değerlendirilmeye çalışılmıştır. 1946-1960 yılları arasında ülke siyasetinin Afyonkarahisar'a yansımaları üzerinde durulmaya çalışılmıştır. Cumhuriyet Halk Partisi'nden sonra Demokrat Parti'nin ülke yönetiminin Afyonkarahisar üzerindeki etkileri yansıtılmaya çalışılmıştır. Yerel Basına Göre Afyonkarahisar tezinde şehrin yapısındaki değişiklik ve değişen yapının basına yansımaları üzerinde durulmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Afyonkarahisar Basını, Afyonkarahisar, Demokrat Parti, Cumhuriyet Halk Partisi ra doldurulacaktır.
Toplumsal hayatın sosyal sürdürülebilirliğinde mimari fotoğrafın yeri
1826 yılında Joseph N. Niepce tarafından oluşturulan ilk görüntü fotoğraf tarihini başlatmış ve fotoğrafın keşfi fotoğraf sanatçılarını farklı bölgelere yöneltmiştir. Bu bölgelerdeki yapılar, caddeler, sokaklar ve bu bölgelerin kültürleri fotoğraflanmış, günümüze kadar ulaşan bu fotoğraflar bugün bizlere o dönemler hakkında önemli bilgiler sunarak tarihin değerli belgelerini oluşturmuştur. Mimari; bir toplumun, milletin birçok özelliğini içinde barındıran bir alandır. Her mimari yapının, bir kültürün izlerini taşıdığı ve de dönemine ait en önemli göstergeler olduğu gerçeğinden hareketle, geçmişten bize ulaşan ve bizden de gelecek nesillere aktarılacak, dönem hakkında bilgi verecek mimari eserlerin, kültürel ve doğal birikimlerin korunması gerekliliğinden Eskişehir İlinde tabiat ve kültür varlıkları araştırılmıştır. Araştırma kapsamında varoluşlarının kanıtı mimari fotoğraf sanatı ile aktarılmıştır. Sahip olunan kültür varlıklarının bulundukları kültür ve varoldukları coğrafyanın bir parçası olarak toplumsal hayatın sosyal sürdürülebilirliğinde mimari fotoğrafın önemi vurgulanmış, fotoğrafın aynı zamanda eleştirel gücü, toplumsal gerçekleri dile getirme ve onları değiştirmedeki başarısı göz önünde bulundurularak fotoğraflanan yapıların, yok oluşlarının önlenmesi ve durdurulması hususunda toplumsal farkındalık yaratarak tarihsel ve kültürel bilincin gelişmesine yönelik önerilere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Fotoğraf, Mimari, Işık, Aktarım, Tarihi Çevre, Sürdürülebilirlik.
XIX. yüzyıl Osmanlı vakıf müesseselerinin dönüşümü ve kamu hizmetlerinin yürütülmesinde vakıfların toplumsal hayattaki rolü: Kütahya ili örneği
Osmanlı Devleti'nde XIX. yüzyılda başlayan modernleşme ve merkezileşme hareketleri iktisadi, idari ve askeri alanlardaki geleneksel kurumları etkilediği gibi vakıf müesseselerini de etkilemiştir. Vakıfların yürüttüğü geleneksel kamu hizmetlerinin yerine bu yüzyılda modern ve merkezi bir sistemin kurulması için reformlar yapılmaya çalışılmıştır. Ancak reformlar sonucu ortaya çıkan modern kurumlar ile geleneksel kurumlar ikili bir sistem ortaya çıkarmış ve bu yüzyıl boyunca geleneksel ve modern kurumlar kamu hizmetlerini birlikte yürütmüştür. Bu süreç içerisinde devlet modern kurumlara ağırlık vererek geleneksel kurumların modern kurumlara dönüştürülmesini sağlamıştır. Çalışmada, Osmanlı Devleti döneminde vakıfların yürüttüğü hizmetler günümüzdeki modern kamu hizmeti kavramı açısından değerlendirilerek eğitim, din, beledi, ekonomik ve sosyal hizmetler başlıkları altında sınıflandırılmıştır. Bu başlıklar altında günümüzde devletin görevi olan kamu hizmetlerinin vakıflar tarafından yürütüldüğüne yer verilmiştir. XIX. yüzyılda Osmanlı Devleti'nde başlayan modernleşme ve merkezileşme çalışmalarının vakıflar üzerindeki etkileri ele alınmış ve araştırma Kütahya ili özelinde sınırlandırılarak şehirdeki vakıflar üzerinde meydana gelen dönüşüm süreci incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kamu Hizmeti, Vakıf, XIX. Yüzyıl, Osmanlı Vakıfları, Kütahya
Evden çalışmanın iş-yaşam dengesine etkisi: Medya ve reklam sektöründe bir araştırma
Evden çalışma iş ve iş dışı yaşam alanlarını aynı ortamda buluşturmaktadır ve bu, çalışanların iş yaşam dengesini etkilemektedir. Bu çalışmada evden çalışmanın medya ve reklam sektörü çalışanlarının iş yaşam dengesini nasıl etkilediği araştırılmıştır. Araştırmada bir nitel araştırma yöntemi olan görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini çoğunluğu Eskişehir'de olmak üzere İstanbul ve Bursa illerinde yaşayan 21 katılımcı oluşturmaktadır. 21 katılımcının 12'si ile yüz yüze görüşme 9'u ile telefon görüşmesi yapılmıştır. Evden çalışmanın sağladığı zaman ve mekân esnekliğinin çalışanların iş yaşam dengesi kurmalarını kolaylaştırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca yaşamdaki öncelikler ile iş yaşam dengesi arasında anlamlı ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Evden çalışmanın çalışanların sosyal hayatlarını olumlu etkilediği, iş yerindeki sosyalliği ve iş arkadaşlığı ise olumsuz etkilediği sonucuna ulaşılmıştır.
Kadın dîvan şairlerinden Mihrî Hâtun, Leylâ Hanım ve Şeref Hanım dîvanları'nda sosyal hayat
Bu çalışmamızda Klasik Türk Şiiri'nde kadın Dîvan şairlerinden Mihrî Hâtun, Leylâ Hanım ve Şeref Hanım Dîvanları'nda sosyal hayat incelemesi ortaya koyulmuştur. Şairlerin dîvanları üzerine çalışılırken ?sosyal hayat? kavramının geniş bir alanı kapsadığını görmüş bulunduk. Bu durum bizi pek çok konu başlığı altında çalışmaya yöneltmiştir.Sosyal hayat ile ilgili yapılan çalışmalarda şiirlerin ortaya çıkarıldıkları dönem ile şairlerin yaşadıkları dönem özellikleri incelenen başlıklar arasındadır. İnsanların günlük yaşamlarından tutun, Osmanlı İmparatorluğu'nun sosyal ve siyasal işleyişine, gelenek ve görenekler, dil özellikleri, inanış ile ilgili kavram ve kurallar, yeme-içme, kılık-kıyafet, birçok alanda kullanılmış eşya, araç ve gereçler incelememizde yer almıştır.Kadın şairlerin dîvan şiirinde sayıca az olmaları onların ön plana fazlaca çıkamamalarına sebebiyet vermiştir. Buna rağmen onların yazdıkları şiirler dönemlerinde ve sonrasında kabul görmüştür. Yaptığımız bu çalışmayla kadın şairlerin dîvanlarını daha iyi anlama ve değerlendirme fırsatı bulmuş olmaktayız.XV. yüzyılda eser vermiş olan Mihrî Hâtun ve XIX. yüzyılda eser veren Leylâ Hanım ve Şeref Hanım ortaya koydukları eserleriyle, Osmanlı İmparatorluğu Dönemi'nin belki de tarih kitaplarında yer almayan farklı bakış açısıyla değerlendirilmesine büyük katkıda bulunmuşlardır. Onların eserleriyle günümüze taşıdıkları sosyal hayat unsurları bizim ve bizden sonrakiler için kaynak teşkil etmektedir. İşte bu çalışmamızda Kadın Dîvan şairlerinden Mihrî Hâtun, Leylâ Hanım ve Şeref Hanım'ın Dîvanları sosyal hayat bakış açısıyla incelenmiştir.Anahtar Kelimeler: Leylâ Hanım, Mihrî Hâtun, Şeref Hanım, Dîvan Şiiri, Dîvan Edebiyatı, Sosyal Hayat, Kadın Dîvan Şairleri.
Kütahya şer'iye sicilleri 15 numaralı defterinin transkripsiyonu ve değerlendirilmesi
Çalışmada Kütahya'nın yerleşim yerleri, aile yapısı, aile içi hukukun nasıl işlediği, hayat ve geçim tarzı, sanat ve meslek gurubları, tarım ürünleri, cezalar, vergiler yerleşim yerlerinin ekonomik durumu gibi konular incelenmiştir.Çalışma olarak seçtiğim 15 numaralı Kütahya Şer'iye Sicilli Defteri, Hicri 1243 / Miladi 1828 yıllarına ait Kütahya ve çevresinde hukuka intikal etmiş mahkeme kayıtlarını ihtiva eder. Çalışmada, tereke, miras, resmi yazışmalar, fermanlar, beratlar vakıflar, Naiblik müessesesi, vekil tayini gibi mahkeme kayıtlarının transkripsiyonu, değerlendirilmesi ve tasnif edilmesi yer almaktadır.Osmanlı döneminden günümüze kadar intikal eden bu belgeler, toplumun sosyal, siyasi ve ekonomik yapısı hakkında bize bilgi verirler. Sicillere kaydedilmiş bilgilere bakarak halkın sosyal yapısını ve ikili ilişkilerini, miras ve tereke kayıtlarına bakarak ekonomik yapıyı, merkezden gönderilen kararnâmelere bakarak merkezi idare ile taşra arasındaki ilişkilerin muhtevasını öğrenebiliriz. Ayrıca belgelerin tarihine bakıldığında Yeniçeri ocağının .kaldırılması üzerinden henüz iki yıl geçtiğini ve yeni kurulan Asakir-i Mansure-i Muhammediye Ordusunun ve Donanmay-ı Hümayunun ihtiyaçlarını karşılamak için merkezden gelen fermanları sıkça görebilmekteyiz.Anahtar Kelimeler: Miras, Ferman, Kadı, Sosyal Hayat, Hukuk Sistemi
Bâkî'nin gazellerinde sosyal hayatın izleri
Bu çalışma, XVI. yüzyıla damgasını vurmuş ve döneminde `Sultânü'ş-Şuâra' olarak adlandırılmış olan Bâkî'nin Dîvânı incelenerek sosyal yaşamın izlerini görebilmek ve gösterebilmek amacıyla yapılmıştır.Bâkî, dönemin sanat anlayışında zirveye ulaşmış, zamanının düşünce ufku içerisinde, sosyal hayatın pek çok unsurunu şiirlerine işlemeyi başarmıştır. Çalışmamızda, Sabahattin Küçük'ün hazırladığı ?Bâkî Divanı?nın esas alındığı bu tez ile Bâkî'nin gözüyle sosyal hayatın nasıl olduğunun ortaya çıkartılması düşünülmüştür. Ayrıca, Küçük'ün itimat edilir ve sağlam bir metin ortaya koyması Bâkî Dîvânı'nın tez için seçilmesinde büyük rol oynamıştır. Bâkî Dîvânı'nın hacim bakımından genişliği, çalışmamızı sınırlandırmaya sebep olmuştur. Bundan dolayı çalışmamızda gazeller esas alınmıştır. Çalışmamız sosyal hayatı yansıtan beyitlerin metni ve bu beyitlerin günümüz Türkçe'sine çevirisi ve açıklamalarından oluşmaktadır. Beyitlerin sonunda yazılan rakamlar sırasıyla gazel ve beyit numaralarını göstermektedir.Araştırma önsöz, giriş, sosyal hayatın safhalarını oluşturan altı bölüm, sonuç ve kaynakça kısmından oluşmaktadır. Giriş bölümünde Bâkî'nin yaşadığı devir olan XVI. yüzyıldaki siyasî, edebî durum ve o devrin şiir-toplum yapısı, ele alınarak değerlendirildi. Temel kısmı oluşturan altı bölüm birbirinden bağımsız olarak incelendiğinden her bölüm, kendi alanının literatüründen faydalanılarak yazıldı. Sonuç kısmında dîvân incelemesinden edinilen bilgiler ışığında genel bir değerlendirme yapılmıştır.Anahtar Kelimeler: Sosyal Hayat, Bâkî Dîvânı, XVI. Yüzyıl, Osmanlı Devleti.
Irak Türkmen atasözleri üzerine halk bilimsel bir inceleme
Yaşanmışlıkların ve yaşanma ihtimali olan durumların anlatılmaya çalışıldığı atasözleri üzerine yapılan çalışmalar kültür aktarımı konusunda önemli bir yer teşkil etmektedir. Irak Türkmen söz varlığı ürünlerinden biri olan atasözleri, Irak Türkmenlerinin sözlü kültürel değerlerini gelecek nesillere aktarmada önemli bir yere sahiptir. Bu çalışmada bu durum gözetilerek ve atasözleri üzerine yapılan çalışmaların nitelikleri de göz önüne alınarak farklı bir yaklaşım denenmiştir. Konuyla ilgi birçok çalışma bulunmakla birlikte çalışmaların benzer nitelikte oldukları da görülmektedir. Bugüne değin Irak Türkmen atasözleri genellikle derlenmiş fakat içerikleri üzerine çalışmalar kısıtlı kalmıştır. Bu çalışmada Irak Türkmen atasözleri konularına göre sınıflandırılmış ve halk bilimsel bir inceleme yapılmıştır. Literatürde doğan bu boşluğun doldurulması adına yapılacak çalışmalara yol gösterici nitelikte olacağı düşünülmektedir.
Kur'an perspektifinden ahlakın aktüel değeri
Bu çalışmanın amacı, günümüzde yaşandığı tespit edilen bazı ahlak problemlerine Kur'an perspektifinden çözüm önerileri üretebilmektir. Bu çerçevede öncelikle günümüzde yaşanan anlam kaybına ve bunun tarihsel kökenlerine değinilecek, bu anlam kaybının oluşturduğu ahlaki krize yer verilecektir. Sonrasında ahlak temelli öznenin inşasında vahyin önemi ifade edilerek Allah inancının ahlakla yakın ilişkisi ortaya konacaktır. Kamil bir ahlak, ancak vahiy temelli olduğunda ve Allah'la sağlam bir irtibat kurulması halinde mümkün olduğundan, Allah tarafından emredilen formel ibadetlerin ahlaki önemi ifade edilecektir. Son bölümde ise insanın toplumsal bir varlık olduğu, bu nedenle ahlakın bireyle sınırlı kalmasının mümkün olmadığı ve İslam'ın toplumsal yaşama getirdiği düzenlemelerin ahlak merkezli olduğu ifade edilecek ve tespit edilen problemlere çözüm önerileri sunulacaktır.
Osmanlı mezar taşları etrafında gelişen kültür, medeniyet ve inanç dünyası üzerine bir inceleme: Eyüp örneği
Türk milleti tarihin hemen her döneminde mezar ve mezar taşı mimarisine önem göstererek mezarlıklarını titizlikle düzenlemiştir. İnşa edildiği dönemin zihniyetini yansıtan mezar taşları; devrin kültür, medeniyet ve inançlarını gösteren önemli kaynaklardandır. Birbirlerinden farklı dönemlerde oluşturulmuş mezar taşlarında, tarihsel değişim ve dönüşüm süreci izlendiğinde atalarımızın Müslümanlığı kabulünden önceki mezar gelenekleri, İslâmiyet'e geçiş ile birlikte terk edilmemiş, İslâmi gelenekle birleşip pekişen, zengin bir mezar geleneği oluşturulduğu gözlemlenmektedir. Bu durumun en somut örneklerini bünyesinde barındıran Osmanlı devletinin klasik dönemlerine gelindiğinde son derece olgun ve kültürel yoğunluğu yüksek mezarlıklar oluşturulmuştur. Bu durumun neticesinde Osmanlı toplumu, mezar bölgelerini medeniyet bahçelerine dönüştürmüştür. Bu denli zengin mezar geleneğinin arkasında yatan en temel etmenin Allah'a ve ebedi dünyaya kavuşma isteğidir. Bu kavuşma hasretiyle beraber ölüm son olmaktan çıkmış hakiki ve kalıcı olan dünyaya giriş kapısı niteliğini almıştır. Bu nedenlerden dolayı Osmanlı mezar taşlarında ölümün soğutucu ürpertisi yok edilerek gerek içerik gerekse şekilsel işleme ve motifleriyle mezarlıklarımız, kültürel ve inançsal değerleri yansıtan son derece canlı mekânlara bürünmüştür. Bu mekânların en güzel örneklerinden biri olarak Eyüp Sultan Hazretlerinin ebedi ev sahipliğini yaptığı İstanbul-Eyüp ilçesini göstermek mümkündür. Eyüp Hazretlerine yakın olabilmek adına Osmanlı toplumu buraya gömülmeyi arzu etmiş ve bunun sonucunda Eyüp, oldukça zengin ve kültürel çeşitliliğe sahip bir mezarlıklar bölgesi konumuna ulaşmıştır. Bu çalışma kapsamında İstanbul-Eyüp bölgesinde yer alan Osmanlı mezar taşları vasıtasıyla Osmanlı devletine medeniyet özelliği katan; yüksek kültür, düşünüş ve toplumsal yaşayış örnekleri sunularak ecdadımızın ölüme karşı tutumu, inanç dünyası, insana verdiği değer ve dünya anlayışı hakkında fikir sahibi olunacaktır.
Sosyal hayat mekân ilişkisi Gaziantep geleneksel şehir evleri
Bu çalışmada mekânın kavramsal ögeleri, insan ve mekân ilişkisi Gaziantep şehri özelinde incelenmiştir. Özellikle bu noktadan yola çıkarak mekânın sosyal hayat ile bir ilişkisi var mıdır sorusu tezin problemini oluşturmuştur. Gaziantep şehrinin geleneksel evlerinin mimari yapısı ve birimleri incelendiğinde mekânın örgütlenmesi ve her birinin sosyal hayatta farklı işlevlerde olması tezin esas odağı olmuştur. Tezde birçok uygarlık ve medeniyete ev sahipliği yapmış Gaziantep'in geleneksel şehir evlerinin genel özelliklerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Kültürel değerlerin harmanlanarak oluşturduğu, sosyal hayatı içinde barındıran bu tarihi evlerin ve mimari yapıların unutulmaması ve bizlerden sonraki nesillere korunarak aktarılması için böyle bir tez çalışması hazırlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Gaziantep, ev, mekân, şehir, kent, geleneksel, kültür, sosyal hayat.
Süruri'nin tarihlerinde sosyal arka plan
İnsanlık tarihi boyunca insanoğlu günlük hayatta karşılaştığı önemli önemsiz pek çok olayı kaydetme, başkalarına anlatma gayreti içinde olmuştur. Bunlar ilk olarak mağaralara çizilen resimlerle başlamış; yazının bulunup gelişmesiyle bu arzu, kitaplar halinde kendini göstermiştir. Osmanlı İmparatorluğunda bu istek doğrultusunda, saraylarda vak'anüvisler bulundurulmuş, bu görevi resmi bir şekilde ifa etmeleri sağlanmıştır. Saray dışında ise birçok şair ve seyyah; gönüllü olarak yaşadıkları dönemlerin önemli olaylarını, geleneklerini, kültürlerini daha sayılamayacak birçok meseleyi eserlerinde işlemişlerdir. 18. yüzyılda yaşayan, şahitlik ettiği pek çok olaya tarih düşürmesiyle meşhur olan müverrih Sürûrî iki binden fazla tarih manzumesi yazmıştır. Bu tarihler, resmi tarihin dışında bir bakış açısıyla yazıldığı için dönemini aydınlatması bakımından büyük öneme haizdir. Bizim bu tezimizde Sürûrî'nin tarihleri incelenip, o dönemin toplumsal hayatı, an'aneleri ve gelenekleri bu tarih manzumelerinden yola çıkarak ortaya konulmaya çalışılmıştır. Anahtar kelimeler: Tarih düşürme, Sürûrî, günlük hayat, gelenek
Trabzon "Araklı" bölgesi örneğinde insan davranışları ve toplumsal yaşam biçiminin konut tasarımına olan etkileri
insanların doğuştan var olan biyolojik gereksinmeleri ve tepkileri değişmez olsaydı, görsel değişiklik imkansız olurdu. Böylece geçmişte oluşturulan yapılar ve ortamlar hala daha geçerliliğini sürdürürdü. Ancak yüz yıldan beri aile birimlerini inceleyen sosyologlar, aynı toplumun evrimindeki çeşitli dönemlerde bile birbirlerinden çok farklı aile tipleriyle karşılaştıklarını belirtmişlerdir. İnsan yaşadığı ortam ile sürekli değişken bir ilişki içerisindedir. Bu ilişki doğrudan konut tasarımım etkilemektedir. İnsan ile ortam arasındaki ilişkiler, bölgesel ve az gelişmiş toplum ve yerleşmelerde daha belirgindir. Bu nedenle, insan davranışlarının ve toplumların yaşam biçimlerinin konut tasarımına olan etkileri Trabzon "Araklı" ilçesi konutları incelenerek ele alınmıştır. Araklı'da yer alan konut tipleri, köy evleri ve ilçe merkezindeki apartman tipi evler olarak çeşitlilik gösterir. Bu çalışmada her iki konut tipi de kaynak taraması, anket ve gözleme dayalı bir araştırma metodu ile incelenmiştir. Bu araştırmayla, Araklı ilçe merkezinde ve köylerinde mevcut olan konut tiplerinin toplum yaşantısına uygunluğu irdelenerek uymayan yönleri tespit edilmiştir. Sonuç bölümünde sunulan önerilerle mevcut yapılarda olabilecek iyileşmeler ve bundan sonraki uygulamalarda dikkate alınması gereken hususlar tespit edilmiştir. Araştırmanın ilk üç bölümü kaynak taraması yöntemiyle oluşturulmuş kuramsal bilgileri içermektedir. Dördüncü bölüm kaynak taraması, anket ve gözlem çalışmaları ile konut tiplerinin incelenerek rölevelerinin çıkarılması ve bunların değerlendirilmesinden oluşmaktadır. Sonuç bölümünde ise araştırılan konutların toplum yaşantısına ve kültürel değerlere uygunluğu incelenmiş, uymayan yönleri tespit edilmiş ve bazı çözüm önerileri sunulmuştur. Anahtar kelimeler: Konut tasarımı, insan davranışları, toplum yaşantısı, kültür, konut.
İnsanın yaşam alanlarıyla kurduğu ilişkinin resmin olanaklarıyla incelenmesi
Bu araştırma, sanatın doğayı, insanları, nesneleri ve mekanları algılayışındaki gerçeklik olgusunu, sanat tarihsel bir süreç içerisinde ve belli sınırlılıkları koruyarak incelemiştir. Her dönemin kendine özgü bakış açısı, algılama yetisi, gerçeklikleri kavrayış biçimi tarihsel dönemlerin özellikleri göz önünde bulundurularak incelenmiştir.Bu çalışma, sanat ve toplumsal hayat arasındaki ilişkilerin, zaman ve mekân üzerindeki etkileri ile resim sanatındaki yansımalarını sınırlı da olsa ortaya koyabilmeyi amaçlamıştır. İnsan, doğa ve mekânın toplumsal hayat içinde biçimlenişleri ve bunları anlamlandıran süreçler ele alınırken farklı bilgi alanlarının yaklaşımlarına başvurulmuştur.Bu çalışmada, uygarlık tarihinin sanata yansıyan ilk örneklerinden başlayarak yirmibirinci yüzyıla uzanan çok geniş bir zaman aralığı araştırılmış ve ortaya konulan problemi örnekleme yeteneği en belirgin olan sanat ürünlerine başvurulmuştur. Bu geniş zaman alanını sıralı bir şekilde ele alabilmek için hem sanat tarihinin hem de toplumsal tarihin kullandığı dönemselleştirmeler esas alınmıştır.Anahtar Kelime: Doğa, Mekân, toplumsal hayat, görme biçimi, algılama, anlamlandırma.
XVIII. ve XIX. yüzyıllarda İngiliz ve Fransız seyahatnamelerinde Osmanlı toplumu
Sınırlarını XVIII. ve XIX. yüzyıllar olarak belirlediğimiz bu çalışma; söz konusu iki yüzyıllık dönemde dini, siyasi, gezi ve askeri amaçlarla Osmanlı Devleti topraklarına gelen İngiliz ve Fransız seyyahların Osmanlı toplumu hakkındaki izlenimlerini irdelemektedir. Çalışmanın temel amacı Osmanlı sosyal tarihi için önemli kaynaklar arasında yer alan bu seyahatnamelerin aktarmış olduğu bilgiler değerlendirilerek Osmanlı toplumunu ve toplumun sosyal ve kültürel yaşantısını incelemek üzerinedir. Çalışmanın kapsamının belirlenmesinde İngiliz ve Fransız seyyahlarının Osmanlı toplumu hakkında verdikleri bilgiler esas alınmış ve bu hususlar üzerinde durulmuştur. Hem İngiliz hem de Fransız seyahatnamelerini bir arada incelememizin odak noktası ise farklı kültür ve siyasi tabanda olan iki toplum ve seyahatname temsilcilerinin, aynı dönemde farklı perspektiflerle bakmasının temel sebeplerinin neler olduğunun ayrımıdır. Bu temsilcilerin ait oldukları toplumların inançları, bakış açılarındaki farklılıklarındaki abartı, gerçek dışı tasvir, anlatım ve yorumlara sebep olabilmektedir. Çalışmada seyahatnamelerin yanında konu ile ilgili araştırma eserlerden de faydalanılmış ve konu bütünlüğü sağlanmaya çalışılmıştır. Çalışma iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde seyahatnamelerin tanımı ve özellikleri, seyyahlar, seyahatnamelerin Osmanlı sosyal tarihi için kaynak değeri ve seyahatnamelerde yer alan resim ve gravürlerin önemi incelenmiştir. İkinci bölümde Osmanlı toplumunun iki ana unsuru olan Müslüman ve Gayrimüslim halkın sosyal yaşamı alt başlıklar altında incelenmiştir. Osmanlı toplumunun aile hayatı, kadınları ve çocukları, evde yaşamı, gelenek görenekleri ile dini inançları araştırılmıştır.
Türkiye'deki Suriyeli göçmenlerin toplumsal yaşam alanındaki pratiklerini çokkültürlülük bağlamında sorunsallaştırmak: Bolu ili örneği
Eskimeyen bir olgu olarak göç olgusu, şimdilerde yurtlarından edilen milyonlarca insanın sığınacak bir liman arayışını konu edinmektedir. Bu bağlamda Suriye'deki iç çatışmalar yüzünden kendisine sığınan Suriyeli göçmenlere ev sahipliği yapan Türkiye, 3.588.054 Suriyeli göçmen için hem güvenli bir liman olurken hem de kaldıkları süre içinde sıkıntı yaşamamaları için çeşitli alanlarda hizmetler sunmaktadır. Bu tez çalışması Suriyeli göçmenlerin toplumsal alandaki pratiklerini çokkültürlülük bağlamında sorunsallaştırmaya yöneliktir. Bu doğrultuda 2019 yılında Bolu'da yaşayan 20 katılımcıya yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanarak veriler elde edilmiştir. Elde edilen veriler göçmenlik ve çokkültürlülük kuramsal yaklaşımları etrafında sorunsallaştırılmaya çalışılmıştır. Özellikle Suriyeli göçmenlerin sorun yaşayabileceği kültürel perspektif içerisinde çalışma hayatı, barınma, eğitim, dil, iletişim, kültürel uyum, sağlık gibi alanlardaki deneyimlerinin Türkiye'deki yansımaları örneklem çerçevesinde çokkültürlülük kuramı bağlamında değerlendirilmeye çalışılmıştır. Araştırma sonucunda Suriyeli göçmenlerin bu alanlarda sorunlar yaşadığı ve ev sahibi ülkenin vatandaşları ile uyum sağlama durumlarının istenilen düzeyde olmadığı ve kendi geleceklerine yönelik kaygılar taşıdıkları araştırma bulgularına yansımıştır. Anahtar Kelimeler: Çokkültürlülük, Göç, Suriyeli Göçmen, Uyum