Solid wastes
92 theses under this subject heading
Geri dönüşüm yoluyla atıkların sosyo-ekonomi ve çevresel katkıların incelenmesi: Eskişehir il örneği
Küreselleşme, hızlı ve kontrolsüz artan dünya nüfusu ile birlikte insanların ihtiyaçlarının artması, işletmeleri daha fazla kaynak tüketmeye zorlamıştır. Artan kaynak tüketimi ile birlikte, doğal denge bozulmakta ve çevreye verilen zarar artmaktadır. İste bu noktada geri dönüşümün önemi ortaya çıkmaktadır. Atıklarının çevreye zarar verecek şekilde alıcı ortama bırakılmasının önlenmesi için atık yönetim sistemlerinin geliştirilmesi ayrıca ambalaj atıklarının tekrar kullanımı, geri dönüşümü ve geri kazanımı yoluna gidilmelidir. Bu sistemin işleyişi kaynakta ambalaj atıklarının evsel atıklardan ayrı biriktirilmesi ile başlamaktadır. Bu çalışmada, ambalaj atıklarının tekrar kullanımı, geri dönüşümü ve geri kazanımı ele alınmış, Eskişehir'de yapılan geri dönüşüm çalışmaları sunulmuştur. Yapılan çalışmada Eskişehir ilinin geri dönüşüm uygulamasındaki yeri ve çalışmaları ele alınarak 30 büyükşehir belediyesi ile karşılaştırılmış ve ülkemizin geri dönüşüm haritası ortaya çıkartılmaya çalışılmıştır. Bunun neticesinde geri dönüşümün ülke ekonomisine katkısı ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Geri Dönüşüm, Atık Stratejileri, Katı Atık, Ambalaj atığı, Büyükşehir Belediyesi, T.C. Çevre Şehircilik Bakanlığı, Yenilenebilir Enerji, Büyükşehir Ana Faaliyet Raporları.
Çok kriterli karar verme yöntemlerinin çevre mühendisliğinde uygulanması
Katı atık depolama tesisleri, atıkların kontrollü bir şekilde biriktirilip kontrollerinin yapıldığı alanlardır. Nüfusun artması ile artan atık miktarlarının, insan sağlığına ve çevreye zarar vermemesi için atık depolama tesislerinin oluşturulması gereklilik haline gelmektedir. Atık yönetiminin en önemli aşamalarından biri bu depolama tesislerinin yer seçimidir. Depolama tesislerinin yer seçiminde pek çok kriter dikkate alınmalıdır. Bu seçimleri gerçekleştirmek için çok kriterli karar verme teknikleri gibi birçok teknik vardır. Bu tekniklerle, potansiyel tesisler arasından en uygun seçim yapılmasına imkan sağlanmaktadır. Bu çalışmada, Mersinli (2021)'nin AHP verilerinden elde edilen bilgiler doğrultusunda, her kritere özel skalalar oluşturulmuş ve yeniden skorlama tekniği ile TOPSIS ve VIKOR tekniklerinde kullanılması için karar matrisi oluşturulmuştur. Bursa ili için en uygun alternatif tesisin tespit edilmesi amaçlanmış, TOPSIS ve VIKOR teknikleri uygulanmıştır. Daha sonra AHP, TOPSIS ve VIKOR tekniklerinin sonuçları karşılaştırılmıştır. Uygulanan tekniklerdeki sıralama sonuçlarına göre, aday tesislerin en uygunu, tekniklerin hepsinde aynı bulunmuştur.
Katı atık toplama ve taşımanın maliyet ve mekânsal analizi: kütahya ili örneği
Atık sorunu, insanoğlunun yerleşik hayata geçmesiyle başlamış, kentleşme, sanayileşme ve nüfus artışıyla birlikte baş edilmesi zor çöp yığını haline gelmiştir. Çevre ve insan sağlığı üzerinde olumsuz etkilere neden olan atıkların sürdürülebilir bir katı atık yönetimine olan ihtiyacı giderek artmıştır. Katı atık yönetimi sistemlerinde maliyet kaleminin en önemli kısmını, katı atıkların toplanması ve taşınması aşaması oluşturmaktadır. Maliyetlerin en aza indirilmesi için atıkların ekonomiye geri kazandırılması ya da atıkların toplanması ve taşınmasında güzergâh optimizasyonunun sağlanması gerekmektedir. Atık sorununu önemli kılan diğer bir konu ise, Avrupa Birliği'ne uyum sürecinde, Türkiye'nin AB Atık Direktifi'ne uyumunu ve çevre korumasını sağlayarak AB'ye katılım sürecini hızlandırmak istemesidir. Bu çalışmanın amacı, AB hibe programı ile KÜKAB projesini sürdüren Kütahya ilinin katı atık toplama ve taşıma maliyetini analiz etmektir. 2014 yılına ait veriler doğrultusunda il merkezi dâhil olmak üzere toplam 13 ilçeye ait maliyet analizi yapılmıştır. Bu hesaplamalardan hareketle mekânsal otokorelasyon analizi de gerçekleştirilmiştir. Mekânsal etkileşim ve komşuluk ilişkilerinden yararlanılarak coğrafi görselleştirmeler ortaya konmuş daha sonra ESDA ve LISA mekânsal istatistik uygulaması gerçekleştirilmiştir. Türkiye'de, 21. yüzyılda önemli bir sorun olan katı atıkların maliyet analizine ilişkin çalışmalar sayıca azdır. Mekânsal otokorelasyon analizinin katı atık maliyet hesaplaması konusunda hiç kullanılmamış olması önemli bir eksikliktir. Bu çalışma, söz konusu eksikliği doldurması açısından literatüre katkı sağlamaktadır. Yapılan maliyet analizi sonucunda, katı atık miktarının artmasına konu olan nedenlerin, katı atıkların toplama ve taşıma maliyetlerini arttırdığı gözlemlenmiştir. Nüfusun en yoğun olduğu merkez ilçede, katı atıkların toplama ve taşıma maliyeti yüksek hesaplanmıştır. Kişi başına düşen toplama maliyetlerinde, mekânsal etkilerin anlamlılığı bulunamamıştır. Kişi başına düşen taşıma maliyetlerinde Şaphane, Simav, Hisarcık ve Gediz ilçelerinde pozitif mekânsal otokorelasyonun varlığı tespit edilmiştir. İlçeler komşuluk ilişkileri ile birbirlerini kişi başına düşen taşıma maliyetlerini arttırma yönünde etkilemektedir. Bu ilçelerde alınacak maliyet azaltıcı önlemler komşuluk ilişkisi ile taşma etkisi oluşturarak bu bölgede avantaj yaratabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Katı Atık, Katı Atık Toplama ve Taşıma Maliyeti,KÜKAB, Mekânsal Otokorelasyon Analizi, Mekânsal Analiz.
Ağır metal ve tuzlarla kirlenmiş killi zeminlerin geoteknik özelliklerinin belirlenmesi
IV AĞIR METAL VE TUZLARLA KİRLENMİŞ KILLI ZEMİNLERİN GEOTEKNIK ÖZELLİKLERİNİN BELİRLENMESİ Tayftın ŞENGÜL İnşaat Mühendisliği, Yüksek Lisans Tezi, 2003 Tez Danışmanı: Yrd.Doç.Dr. Yücel GÜNEY ÖZET Evsel ve endüstriyel atık depolama alanlarında oluşan sızıntı suları geçirimsiz kil tabakalarının geoteknik özelliklerini değiştirmektedir. Bu değişimin önceden tanımlanabilmesi geoteknik mühendisliği açısından önemlidir. Çünkü bu tür geçirimsiz deponi tabakalarında kimyasal kirlilikten dolayı oluşabilecek hasarlar, çevre ve insan sağlığını olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Bu çalışmada, çöp deponi tabakası malzemelerinin kirleticiler karşısında geoteknik, fîziko-kimyasal ve mikro yapısal özel liklerindeki değişimlerin belirlenmesi amacıyla laboratuarda deneyler yapılmıştır. Çalışmalarda çöp deponi tabakası malzemesi olarak Na- Bentonit/Kaolin kili karışımları, kirletici olarak da PbCl2, CuCl2, ZnCl2 metal çözeltileri, NaCl, CaCl2, KC1 tuz çözeltileri, HC1 asidik çözeltisi, NaOH bazik çözeltisi ve B203 içerikli bor madeni ayrıştırma suyu kullanılmıştır. Bu çözeltilerle kirletilen Na-bentonit/Kaolin karışımları üzerinde konsolidasyon, serbest şişme, kıvam limitleri, serbest basınç, elektriksel iletkenlik, pH deneyleri ve taramalı elektron mikroskobu analizleri yapılmıştır. Deneyler sonucunda; kirlenmiş Na-Bentonit/Kaolin karışımlarının, serbest basınç mukavemeti, likit limit ve plastik limit miktarlarında azalma, permeabilite değerlerinde ise artma belirlenmiştir. Taramalı elektron mikroskobu analizlerinden ise kilin mikro yapısında bozulmalar meydana geldiği gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Çöp Deponi Tabakası, Geoteknik Özellikler, Kaolin, Kimyasal Kirlilik, Mikro Yapı, Na-Bentonit.
Eskişehir ilinde ambalaj atıklarının geri dönüşümünün incelenmesi ve sosyoekonomik düzeyin çevresel hassasiyete etkisi: Batıkent ve Bağlar Mahallesi örnekleri
Katı atıkların evrene verdiği zarardan ötürü, devletler bu soruna çözüm bulmaya çalışmaktadır. Dünya nüfusunun artması, ülkelerin hızla gelişmesi, yaşam koşullarının değişmesi, dünyanın kentsel geleceğe doğru hızla ilerlemesine neden olmaktadır. Kent yaşamının en önemli ürünlerinden biri olan katı atık miktarı, kentleşme hızından daha hızlı büyümektedir. Katı atık sorunu Türkiye de' de önemli bir problem haline gelmiştir. En yaygın olduğu yerler ise nüfus yoğunluğunun fazla olduğu büyük kentlerdir. Bu çalışmanın amacı Eskişehir il sınırları içerisinde bulunan Batıkent ve Bağlar Mahallesinde yaşayan halkın çevre bilinci konusundaki hassasiyetini ölçmektir. İki bölge arasında; cinsiyet, yaş, gelir düzeyi, eğitim durumu, çevre konusunda ders alma ve ambalaj atıkları konusunda bilgi edinme kaynağı bağımsız değişkenlerinin, çevre bilinciyle aralarında anlamlı bir ilişkinin olup almadığını tespit etmektir. Araştırma Batıkent ve Bağlar Mahallesinde yaşayan 18-40 yaş grubundaki bireyler ile sınırlıdır. Araştırmanın Batıkent ve Bağlar Mahallesiyle sınırlı olmasının nedeni, Batıkent ve Bağlar Mahallesinin sosyoekonomik yönden birbirlerinden farklılık göstermeleridir. Çalışmanın 18-40 yaş aralığında tutulmasının sebebi ise, hem örnekleme ulaşmanın daha kolay olması, hem de anketin dijital kanalla yapılmasından dolayı, bu yaş grubunun geri dönütünün daha elverişli olmasından kaynaklanmaktadır. Araştırma Batıkent Mahallesinden 403, Bağlar Mahallesinden 403 bireyin olduğu, 18-40 yaş grubundaki 806 bireyle, nicel araştırma yöntemlerinden biri olan survey (tarama) yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda Batıkent Mahallesi ve Bağlar Mahallesi için sosyoekonomik bağımsız değişkenler ile çevre bilinci arasında istatistiksel olarak ilişki kurulmaya çalışılmıştır. Batıkent Mahallesinde çevre bilinciyle; cinsiyet, yaş, aylık gelir bağısız değişkenleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Bağlar Mahallesinde çevre bilinciyle; cinsiyet, aylık gelir, çevre konusunda ders alma bağımsız değişkenleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Buna rağmen hipotezler arasında bir bütünlük sağlanamamasından dolayı, "sosyoekonomik durumu yüksek olanların çevre bilinci de yüksektir" hipotezi alt hipotezler tarafından desteklenmediği için reddedilmiştir.
Çelikhane cürufunun yapı malzemesi olarak değerlendirilmesi
Sanayi devrimi ile birlikte endüstri gelişmeye başlamış ve sonucunda oluşan atıklar gün geçtikçe çevre ve insan sağlığı bakımından tehlikeli hale gelmeye başlamıştır. Bu nedenle oluşan atıkların geri kazanımı günümüzde büyük önem taşımaktadır. Demir ve çelik endüstrilerinde oluşan cüruf atığının bir bölümü kırma ve eleme ünitelerinden geçirilip işlenebilirliği sağlandıktan sonra bileşimindeki minerallerden kaynaklanan puzolanik özelliği sayesinde çimentoda katkı malzemesi olarak kullanılabilmektedir. Özellikle çelikhane cürufları olmak üzere, oluşan cüruf atıklarının büyük bir bölümüne puzolanik özellik kazandırılamamaktadır ve cüruf ürünleri atık sahalarında depolanmaktadır. Bu çalışmada İSDEMİR A.Ş'de demir çelik üretimi esnasında oluşan çelikhane cürufunun yapı malzemesi olarak kullanımı incelenmiştir. Bu amaçla cüruf numunelerinin yapı malzemesi olarak kullanılabilirliğine dair ilgili standart ve mevzuatlara uygun olarak deneyler yapılmıştır. Cüruf numunelerinin fiziksel ve mekanik özelliklerini belirlemek amacıyla elek analizi deneyi, cüruf numunelerinin kimyasal özelliklerini incelemek için asitte çözünebilir sülfat içeriği, suda çözünebilir klorür içeriği, toplam kükürt içeriği, humus içeriği, hafif kirletici miktarı içeriği deneyleri ile birlikte XRF ve XRD analizleri yapılmıştır. Deney sonuçlarına göre cüruf numunelerinin yapı malzemesi olarak kullanılabilirliği incelenmiştir. Çelikhane cürufu kullanılarak C25 ve C30 sınıfı beton üretimi gerçekleştirilmiştir. Üretilen betonların 3, 7 ve 28 günlük basma dayanımı sonuçları, doğal kırma taş ve uçucu kül kullanılarak üretilen beton numunelerinin sonuçları ile karşılaştırılmıştır.
Katı atık düzenli depo sahalarından kaynaklanan VOC emisyonlarının dağılımının modellenmesi
Günümüzde, artan nüfus ve şehirleşme ile birlikte artan katı atık miktarları, katı atıkların düzenli bir şekilde bertaraf edilmesi gereksinimini de gündeme getirmiştir. Bilindiği gibi, günümüzde uygulanan yakma, kompostlaştırma ve düzenli depolama gibi bertaraf yöntemlerinden en çok kullanılanı, şüphesiz düzenli depolamadır. Düzenli depolanan katı atıkların, kaynakta başlayan parçalanma işlemi, depolandıktan sonra sahada da devam eder. Biyolojik parçalanma işlemi sonucunda, depo sahalarında sızıntı suları ve gaz emisyonları oluşmaktadır. Gaz emisyonları arasında, bazı kokulu bileşiklerin de atmosfere atılması söz konusu olmakta; bu kokulu bileşikler, civar bölgelerde koku problemlerine yol açmaktadır. Bu çalışmada, Odayeri Düzenli Depo Sahası'ndan atmosfere atılan kokulu bileşiklerin yakın beldelerdeki atmosferik dispersiyonları, model yaklaşımıyla tahmin edilmiş; depo sahasına en yakın yerleşim yeri olan Göktürk beldesinde konsantrasyon modellemesi yapılmıştır. Model yaklaşımında, kokulu bileşiklerden bazıları (22 VOC ve hidrojen sülfür) çalışılmıştır. Çalışmaya konu olan kokulu bileşikler, literatürde KEK'u bilinenlerden seçilmiştir. Çalışmada öncelikle, uzun vadeli modelleme (UVM) yapılmıştır. UVM'de ISCLT3 kullanılmış olup, model sonuçları, iki spesifik VOC türünün (etil merkaptan ve metil merkaptan), depo sahası içinde ve yakınında koku problemine yol açabileceğini, ancak bu problemin Göktürk'e ulaşmayacağını göstermiştir. UVM sonuçlarına dayanarak, bu iki spesifik türün, belirli meteorolojik şartlar altında Göktürk beldesinde de kokuya neden olabileceği düşünülmüş ve bir kısa vadeli model (KVM) çalışması da yapılmıştır. KVM için MCGP 2.0 kullanılmış olup, sonuçlar, sadece bir VOC türünün (etil merkaptan), belirli meteorolojik şartlar altında, Göktürk beldesinde kokuya neden olabileceğini göstermiştir. Nitekim, bu bölgede, zaman zaman koku problemi olduğu bilinmektedir ki bu da model sonuçlarını desteklemektedir.
Katı atık yönetiminde optimal planlama için bulanık doğrusal programlama yaklaşımı
Katı atık yönetimi belediyeler ve ilgili kuruluslar için stratejik bir görevdir. lgili kuruluslar bütçelerinin bir kısmını katı atıkların bertarafı için ayırmak zorundadırlar ayrıca bu miktar tüketimle beraber artmaktadır. Diger taraftan bu kuruluslar bütün katı atıkların bertarafı için olusan maliyetleri azaltmanın yöntemlerini arastırmaktadırlar. Baska bir deyisle belediyeler ve ilgili kuruluslar katı atıkları bertaraf etmek zorundadırlar aksi takdirde toplumun saglıgı ve çevre büyük bir risk altına girecektir. Katı atıkların bertarafı bes faaliyetten olusmaktadır. Bunlar; toplama, tasıma, isleme, yakma ve düzenli depolamadır. Bütün bu faaliyetler karsılanması gereken maliyetlerden olusmaktadır. Olaylar gerçek hayatta çok karmasık ve dilseldir. Bu yüzden olayları matematiksel olarak ifade etmek çok zor olmaktadır. Çalısmamızda bir sistemdeki katı atıkların toplanmasında, tasınmasında, islenmesinde, yakılmasında ve düzenli depolanmasında maliyet minimizasyonunu arastırdık. Sistemde üç toplama merkezi, iki isleme merkezi, iki yakma merkezi ve iki düzenli depolama sahası bulunmaktadır. Ayrıca gerçek hayattaki gibi sistemden toplanan katı atık miktarını göz önünde bulundurduk. Bu durumu bulanık lineer programlama ile ifade ettik. Bulanık lineer programlamayı uygulamamızın sebebi kesin olmayan parametre ve amaç fonksiyonunun olmasıdır. Çalısmamız altı bölümden olusmaktadır. Birinci bölümde konuya giris yapılmıs, ikinci bölümde katı atıklar hakkında genel bilgiler verilmis, üçüncü bölümde ise katı atık yönetimi, katı atıklar ve katı atıkları bertaraf yöntemleri hakkında ayrıntılı bilgiler sunulmustur. Dördüncü bölümde modelimizi uyarladıgımız bulanık lineer programlama yöntemi ve bulanık mantık anlatılmıstır. Besinci bölümde bulanık lineer model sunuldu ve sunulan bu model sayısallastırılarak çözülmüstür. Sayısallastırdıgımız modelin çözülmesinde bir lineer ve tamsayılı modelleme programı olan WinQSB kullanılmıstır. Çözülen modelin analizi besinci bölümde yapılmıs sonuçlar tartısılmıstır. Son bölümde çalısma sonuçlandırılarak gelecek çalısmalarla ilgili yorumlarda bulunulmustur. Anahtar Kelime: Katı atık yönetimi, bulanık mantık, bulanık lineer programlama.
Pamuk sapı ve selülozik katı atıkların sıvılaştırılmasında NABH4, MgCL2; MgCO3 ve kükürt'ün etkisinin araştırılması
Petrol kaynağının sınırlı olusunun farkına varıldıktan sonra yeni lenebilen ve kolayca sağlanan biyokütlenin sıvı laşt sıvılaştırıl ması üzerinde çalışmalar yoğunlaştırılmıştır. Biyokütle ve onun çeşitli bileşenlerinden katran, yağ ve kok üretimi yüz yılı askın bir sürenin çalışma konusu haline gelmiştir. Biyokütlenin alkali ortam, yüksek basınç ve yüksek sıcaklık (673 K) da, ısıl kimyasal olaylarla sıvı laşt ırı lması temelde basit bir işlemdir. Bu işlem, biyokütlenin gaz, yağ ve koka dönüştürülen birkaç sistemden biridir. Diğer yöntemler, kuru maddenin direk ısıtılması (pirolizi), fermantasyon (anaerobik) ve gazlaştırarak (kısmi oksitleyerek) metanole dönüştürmedir. Temel ısıl kimyasal proses değişkenlerinden biri, susuz çözücülerle (antresen yağı, asetofenon ve o-krezol) olan tepkimelere yüksek basınç sağlamak için hidrojen ve CO basmaktır. Termokimyasal sıvı laştırma prosesi ve proses değişkenleri ilginçtir. Çünkü, diğer yöntemlere göre üstünlükleri vardır. Hammaddenin kurutulması gerekmemekte, oldukça düşük sıcaklık uygulanmakta ve biyokütlenin çoğunun dönüşümü sağlanmaktadır. Laboratuvarımızda, l ignoselülozik katı atıkların yağ'a dönüştürerek atıkların değerlendirilme yollarını bulma çalışmaları sürdürülmektedir. Buna dayalı olarak, sulu ortamda asit yada baz gibi kimyasal maddeler kullanılarak, biyokütlenin sıvılastırı İmasına çal ı sı lmaktadır. Bu çalışmada, hammadde olarak kullanılan Pamuk sapı ve alfa selülozun sulu ortamda asetik asit, sodyum hidroksit, MgCl9 ve NaBH4 ile sıvı lastırılma koşulları araştırılmıştır. Karıştırma sistemi, giriş ve çıkış vanası ve somunlarla kapatılan kapağı olan 2 L lik yüksek basınçlı57 otoklav (Cook, vertical high pressure autoclave) reaktör olarak kullanılmıştır. Reaktöre bağlı manometre ve termoçiftle iç basınç ve sıcaklık ölçülebilmektedir. Sıvılaştırma için, 100 g hammadde (Pamuk sapı ve alfa selüloz), 400 mL su ve katının kütlece %15 olacak şekilde asetik asit (%99 analitik saflıkta) ya da NaOH katılarak reaktöre konulmuştur. Reaktör kapatılarak, iki kere 0,2 MPa basınca kadar azot gazı basılıp boşaltılarak reaktörde kalan oksijen temizlenmiştir. Başlangıç basıncına kadar (O.IMPa) azot gazı basılmış ve denemelerin yarım saatte tamamlandığı isletme sıcaklığına ( 573 K ve 623 K) kadar ısıtılmıştır. Sıvılaştırma sıcaklığı arttıkça, atığın katı-yag veriminin dUştUgU sonucuna varılmaktadır. Katı -yağın yag verimi (Aseton özütli) termokimyasal işlem sıcaklığı arttıkça, artmaktadır. Sıvı last ırmada, katı-yağ için en uygun, sıcaklık ve kimyasal, sırayla, 623 K, ve katının %15 i kadar asetik asit ve %5 i kadar MgC(>3 yada elementel kükürt kullanılarak sağlanmıştır. Ayrıca aynı sıcaklıkta katının X5 i kadar MgCİ2 kullanılarak iyi sonuç elde edilmiştir.
Ayrı toplamanın kompostlaştırma üzerindeki etkisi
Bu çalışmada İstanbul'da günde ortalama 14.000 ton üretilen evsel katı atıkların karışık halde ve yalnız organik kısımlarının kompostlaştırılması karşılaştırmalı olarak ele alınarak ayrı toplamanın kompostlaştırma üzerindeki etkisi araştırılmıştır. RO; Evsel katı atıkların organik kısımlarının kompostlaştırıldığı reaktörü ve RK karışık evsel katı atıkların kompostlaştırıldığı reaktörü temsil etmektedir. Reaktörlere beslenen atıklar İ.B.B Geri Kazanım ve Kompost Tesisi'nden temin edilmiştir.Kompostlaştırma işlemi 8 haftada tamamlanmıştır. Prosesin başlangıcında pH, iletkenlik, su muhtevası, organik madde muhtevası, Toplam Kjeldahl ve amonyum azotu, ağır metal içeriği, KOİ ve C/N; Alınan haftalık numunelerde pH, iletkenlik, su muhtevası, organik madde, KOİ; Proseste oluşan sızıntı sularında pH, elektik iletkenliği ve KOİ; Proses sonunda elde edilen karışık ve elenmiş üründe (ince kompost) ürün kalitesinin belirlenmesi amacıyla pH, iletkenlik, su muhtevası, organik madde, Toplam Kjeldahl ve amonyum azotu, ağır metal, KOİ, C/N, fitotoksisite analizleri ile yabancı madde karakterizasyonu ve Salmonella Tayini yapılmıştır.RO ve RK reaktörlerinden elde edilen ürünlerin pH değerleri sırasıyla 7.83 ve 7.85; Su muhtevası %20 ve %33; organik madde muhtevası %26 ve %21; TKN 7900 (mg/kg) ve 5000 (mg/kg); NH3-N 59 (mg/kg) ve 62 (mg/kg); C/N değerleri ise 12 ve 15 olarak ölçülmüştür.Reaktörlerden elde edilen kompost numulerinin ağır metal değerleri RO ve RK için sırasıyla Mn 453; 572 mg/kg; Cu 155; 128 mg/kg; Zn 567; 352 mg/kg; B 48; 53 mg/kg; Cd 0.83; 1.36 mg/kg; Pb 84; 634 mg/kg; Ni 105; 96 mg/kg; Cr 222; 99 mg/kg; Co 10; 99 mg/kg olarak ölçülmüştür.Yapılan fitotoksisite testlerinde RO'nun %25'lik ve %50'lik karışımlarında bitkiye uygunluk değerleri %92 ve %86; RK'nın %25'lik ve %50'lik karışımlarında bitkiye uygunluk değerleri ise sırasıyla %90 ve %84 olduğu ve her iki reaktörden elde edilen ürünün toksik olmayan sınıfında olduğu görülmüştür.Her iki reaktörden elde edilen kompost numunelerinde Salmonella sp.'ye rastlanılmamış, numunelerin hijyen şartlarını sağladığı tesbit edilmiştir.Katı atıkların ayrı toplanarak kompostlaştırılması daha nitelikli ürün elde edilmesi bakımından ve kompostlaştırma tesislerine karışık halde gelen katı atıkların ayrılması için harcanan zaman, iş gücü ve paradan tasarruf edilecek olması bakımından oldukça önemlidir.Anahtar Kelimeler: Katı atık, kaynağında ayırma, kompostlaştırma, kompost kalitesi
Konya metropolü evsel katı atıklardan geri kazanılabilir maddelerin potansiyelinin araştırılması
Bu çalışmada; evlerde oluşan ve ekonomik değerleri bulunan katı atıkların(çöplerin), bertaraf yöntemlerinden atık geri kazanma sisteminin, Konya Büyükşehir Alanında uygulanabilme imkanı araştırılmıştır. Bu çalışma ile; birçok ekonomik ve çevresel yararlan sözkonusu olan "Kaynakta Geri Kazanma" sisteminin Konya'da uygulanması için gerekli veri tabanının oluşturulması hedeflenmiştir. Çalışma esas olarak; geri kazanılabilir atık madde oranlarının ve oluşum miktarlarının tespiti ve kamuoyunun uygulanması muhtemel bu bertaraf sistemine göstereceği ilgi derecesinin belirlenmesi şeklinde iki ayrı aşamada yürütülmüştür. Bu çalışma amaçlarına yönelik olarak, Konya Büyükşehir Alanı dört ayrı bölgeye ayrılmış ve çalışmalar bu bölgelerde yürütülmüştür. Ayrıca çöp döküm alanında da araştırmalar yapılmış, konuyla ilgili daha önce yapılmış çalışmalarda ele alınmıştır. Yapılan çalışmalardan elde edilen sonuçlar, değerlendirilerek, Konya Büyükşehir Alanında kaynakta geri kazanma sisteminin uygulanmasının yararlan ortaya konulmuştur.
Isparta evsel ve ticari katı atıklarından geri kazanılabilir maddelerin potansiyelinin araştırılması
Bu çalışmada, Isparta şehrinde evsel ve ticarethane atıklarının (çöplerinin) "Kaynakta Geri Kazanma" yöntemiyle geri kazanılabilirliği incelenmiştir. Meskenlerde yaşayan hane halkının ve ticarethane sahiplerinin konuyla ilgili yaklaşımları belirlenmiştir. Çalışma esas olarak; geri kazanılabilir atık madde oranlarının ve oluşum miktarlarının yerinde yapılan çöp tartımları ile tesbiti ve kamuoyunun uygulanması muhtemel bu bertaraf sistemine göstereceği ilgi derecesinin belirlenmesi amacıyla yapılan bir anket çalışması şeklinde yürütülmüştür. Yapılan çalışmalardan elde edilen sonuçlar, değerlendirilmek suretiyle "Kaynakta Geri Kazanma" yönteminin Isparta şehrinde uygulanmasının yararlan ortaya konmuştur.
Devulkanize kauçuğun etilen propilen dien monomer (EPDM) ve doğal kauçuk (NR) karışımının reolojik ve mekanik özelliklerine etkisi
Bu tez çalışmasının amacı, doğal kauçuk ve etilen propilen dien monomer kauçuktan oluşan macun karışımlarında devulkanize atık kauçuğun kullanılmasının reolojik ve mekanik özellikler üzerindeki etkisini incelemektir. Kauçuk karışımlarına belirli oranlarda devulkanize atık kauçuk, doğal kauçuk ve etilen propilen dien monomer ilave edilerek numuneler elde edilmiştir. Doğal kauçuk ve etilen propilen dien monomer kauçuk karışımları altı farklı bileşimde mevcuttur (%100 NR, %80 NR-20% EPDM, %60 NR-40% EPDM, %40 NR-%60 EPDM, %20 NR-%80 EPDM ve %100 EPDM) hazırlandı. Hazırlanan her kauçuk karışımına 19 phr, 38 phr ve 57 phr oranlarında devulkanize kauçuk ilave edildi. Her harman için kontrol grubu olarak devulkanize kauçuk içermeyen bir numune hazırlandı. Elde edilen nihai ürünler analiz edilerek devulkanize kauçuk kullanımının reolojik ve mekanik özellikler üzerindeki etkileri araştırıldı. Kauçuk numunelerin mekanik özelliklerindeki değişimler, sertlik, çekme mukavemeti, kopma uzaması, yırtılma mukavemeti, basma seti ve kül içeriği gibi analizler ile belirlenmiştir. Bu analizler sonucunda, devulkanize atık kauçuğun kauçuk karışımlarında kullanıldığında dolgu görevi yaptığı ve bazı mekanik özellikleri iyileştirdiği görülmüştür. Kauçuk karışımlarında devulkanize kauçuğun kullanılmasının sadece ekonomik açıdan faydalı olmadığı, aynı zamanda çevre için daha sürdürülebilir olduğu ve sınırlı kaynakların verimli kullanımı açısından faydalı bir yaklaşım olduğu anlaşılmaktadır.
Evsel nitelikli katı atıkların geri dönüşüm olasılıkları ve bertaraf yöntemlerinin araştırılması
Çalışmada, son yıllarda önemi hızla artan evsel katı atıkların yönetimi konusu incelenmiştir. Evsel atıkların yönetiminde ilk aşama, atığın türü, miktarı ve kompozisyonunun uluslararası kabul görmüş birtakım yöntemler kullanılarak belirlenmesidir. Bunları belirleyebilmek için, Seyhan-Çukurova ilçelerinde bir atık kompozisyon çalışması yürütülmüştür. Atık kompozisyon çalışması toplam 55 hane ile hafta içi-hafta sonu, yaz-kış dönemleri için yürütülmüştür. Çalışmasının sonuçları; organik atık (% 75,6), Kâğıt (% 7,7), Plastik (% 11,7), Metal(%2,9), Cam (%1,5) olarak bulunmuştur. Ortalama kişi başı atık miktarı ise 0,76 kg/kişi.gün olarak hesaplanmıştır. Kişi başı atık miktarının hangi sosyo-ekonomik özelliklerden etkilendiğinin belirlenmesi için istatistikî analizler yapılmıştır. Kişi başı atık üretim oranlarının sosyo-ekonomik faktörlerden etkilendiği dolayısıyla yönetim planlamalarında bu durumun göz önünde bulundurulması gerektiği sonucuna varılmıştır. Çalışmanın ikinci aşamasında, katı atık yönetimi ve geri dönüşüm çalışmalarına halkın katılımını ve bunu etkileyen faktörlerin tespiti için anket çalışması yapılmıştır. Toplam 502 haneye uygulanan ankette, geri dönüşüm uygulamalarına katılımı etkileyen faktörler değerlendirilmiştir. Geri dönüşüm davranış modeli lojistik regresyon kullanılarak hesaplanmıştır. Çalışmada değerlendirilen pek çok sosyo-ekonomik faktörün geri dönüşüm davranışlarının açıklanmasında yardımcı olabileceği sonucuna varılmıştır. Çalışmanın son aşamasında ise, bertaraf teknolojilerinin seçiminde kullanılan yeni bir araç olan Yaşam Döngüsü Analizi kullanılmıştır. Farklı bertaraf senaryolarının çevresel etki sınıflarına olan beşikten- mezara etkilerinin değerlendirilmesi için CML 2001 modeli kullanılmış ve en uygun bertaraf senaryosu seçilmiştir. Sonuç olarak en uygun bertaraf senaryosunun, kaynakta ayırma+merkezi ayırma+kompost tesisi (hepsi birlikte) olan senaryo olduğu görülmüştür.
Biyogaz tesislerinde çoklu regresyon yöntemi ile enerji verimliliğinin ve verimlilik arttırma yöntemlerinin değerlendirilmesi
Toplumların yerleşik hayata geçmesi ve sanayi devriminin etkisi ile atık problemleri görülmeye başlanmıştır. Bu durum atıkların bertaraf edilmesi gerekliliğini ortaya koymuştur. Bu atıkların bertaraf edilmesi esnasında ortaya çıkan metan gazının en iyi şekilde değerlendirilmesi gerekir. Bu değerlendirme ile atıkların çevreye verdiği kirlilik ortadan kaldırılırken aynı zamanda elektrik enerjisi üretimi biyogaz tesislerinde gerçekleştirilmektedir. Bu tez kapsamında, İzmir ilinde bulunan 1,47 MW'lık 27 tane gaz jeneratörüne sahip 39,69 MW'lık Harmandalı Düzenli Atık Depolama Tesisi (DADT) verileri kullanılarak çoklu regresyon yöntemi ile enerji verimliliği ve verimlilik artırma yöntemlerinin değerlendirilmesi yapılmıştır. İlk olarak İzmir ilinin katı atık bertaraf tesislerine (KABT) getirilen atıkların karakterizasyonu çıkarılmıştır. Bu karakterizasyon neticesinde organik atıkların miktarları dolayısı ile biyokütle miktarları belirlenmiştir. 2022 yılı itibari ile KABT'lere gelen katı atıkların İzmir ili nüfusuna oranlandığında kişi başına düşen atık miktarı 1,27 kg/gün olarak hesaplanmıştır. Geometrik yöntem ile hesaplanan 50 yıllık nüfus projeksiyonuna göre 2072 yılında kişi başına düşecek atık miktarının 2,16 kg/gün olacağı ön görülmüştür. LandGEM (Landfill Gas Emissions Model / Deponi Gazı Emisyon Modeli) ile halihazırda depolanan ve depolanacak metan gazı miktarları ve deponi gazı bileşenleri tespit edilmiştir. Sonrasında Harmandalı DADT nezdinde yapılan çalışmada 1 ton çöpün yaklaşık 50-240 m3 arasında metan gazı oluşturduğu belirlenmiştir. 1 m3 metan gazının yaklaşık 2 kW elektrik enerjisi ürettiği görülmüştür. Harmandalı DADT'de 2020-2021 yıllarında üretilen elektriğin verimliliği çoklu regresyon analizi ile ay ay hesaplanmıştır. Hesaplamalarda gerçekleşen elektrik üretimi bağımlı değişken, tesise getirile çöp miktarı, çöp kapatılması ve serme süreleri ile gaz jeneratör arıza-bakım süreleri bağımsız değişken olarak belirlenmiştir. Belirlenen değişkenlerin optimum düzende olması elektrik enerjisi üretim verimliliğini %5-%10 arasında arttırmıştır. Gerçekleştirilen analizler ve yapılan hesaplamalar ile kurulması planlanan tesislerin maksimum verimde çalıştırılmasının yöntemleri sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Yenilenebilir Enerji, Biyogaz, Katı Atık, LandGEM, Çoklu Regresyon Analizi, Enerji Verimliliği
Hemşirelerin katı atık ve geri dönüşüme yönelik tutumları ile ekolojik ayak izi farkındalıklarının karşılaştırılması
Amaç: Çalışmada hemşirelerin katı atık ve geri dönüşüme yönelik tutumları ile ekolojik ayak izi farkındalıklarının karşılaştırılması amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Araştırma tanımlayıcı ve ilişki arayıcı tiptedir. Araştırmanın evreni Manisa Merkezefendi Devlet Hastanesinde çalışan hemşirelerdi (N=288). Örneklemini ise EpıInfo 2000 programında %50 bilinmeyen prevelans 0.04 sapma ve %99 güven aralığında ulaşılması gereken en küçük sayı olan (n=202), Temmuz 2023 –Kasım 2023 tarihlerinde veri toplama araçlarını tam dolduran 206 hemşireler oluşturdu. Veri toplama araçları; Kişisel Bilgi Formu, Katı Atık Ve Geri Dönüşüme Yönelik Tutum Ölçeği (KAGTÖ), Ekolojik Ayak İzi Farkındalık Ölçeği (EAİFÖ) idi. Verilerin analizi SPSS 25 paket programında yapıldı. Bulgular: Araştırmada hemşirelerin %94,2'si geri dönüşüm şeklini tanıdığını, %97,1'i geri dönüşümün çevreye ve 93,7'si de ülke ekonomisi için yararlı olduğunu ifade etti. Hemşirelerin %89,3'nün atıkların geri dönüşümüne yönelik bilgi sahibi olduğu saptandı. Hemşirelerin Katı Atık Ve Geri Dönüşüme Yönelik Tutum Ölçeği puan ortalaması 121,27±16,37, Ekolojik Ayak İzi Farkındalık Ölçeği puan ortalaması ise 199,34± 15.78, olarak belirlendi. Hemşirelerin Geri Dönüşüme Yönelik Bilgi Puanı ile Katı Atık Ve Geri Dönüşüme Yönelik Tutum Ölçeği puan ortalamaları ve Ekolojik Ayak İzi Farkındalık Ölçeği puan ortalamaları arasında pozitif yönde zayıf düzeyde korelasyon (r: 0,357, p=0,000; r: 0,203, p=0,003), hemşirelerin Katı Atık Ve Geri Dönüşüme Yönelik Tutum Ölçeği ve Ekolojik Ayak İzi Farkındalık Ölçeği puan ortalamaları arasında ise pozitif yönde orta düzey korelasyon saptandı (r: 0,523, p=0,000 ). Sonuç: Araştırmada hemşirelerin katı atık ve geri dönüşüme yönelik tutumları ile ekolojik ayak izi farkındalıkları arasında pozitif yönde bir ilişki olduğunu söylemek mümkündür. Hemşirelerin katı atık ve geri dönüşüme yönelik tutumlarını ve ekolojik ayak izi farkındalıklarının artırılması ile topluma rol model olan hemşirelerin toplumda değişimi sağlamada önder olacağı düşünülmektedir.
Katı atıklarda tersine lojistik üzerine toplumsal algı: Gaziantep'te bir uygulama
Katı atıkların tersine lojistik, birleştirilerek çevrenin korunması sadece Türkiye'de değil dünya çapında da önemli bir rol oynamaktadır. Bu nedenle bu çalışma, katı atıkların ters lojistik bilincini ölçmek için, bir ölçek geliştirilmesi amacıyla yürütülmüştür. Bu ölçeğin yüz-görünüş geçerliği ve yapı geçerliliği ispatlanmıştır. İç tutarlık güvenilirliği için Cronbach alfa katsayısı kullanılmıştır. Keşif faktörü analizi ve doğrulayıcı faktör analizi kullanılmıştır. Gaziantep'te 400 kişinin verdiği cevaplara göre bu anketin beş alt boyutu olan 36 maddesi vardı. Beş alt boyut toplam varyansın% 65.0'ini açıklamıştır. Elde edilen sonuçlara dayanarak kati atıklar için tersine lojistiğin farkındalığını ölçen geçerli ve güvenilir bir araç olduğuna karar verebiliriz. Bir farkındalık katı atık sürecinde ters lojistik entegrasyon seviyesinde anahtar bir yapı oluşturur.
Evsel katı atık maliyetlerinin belirlenmesi
Hızla artan nüfus ve aşırı şehirleşme gibi sebeplerle artan tüketim alışkanlığının bir sonucu olarak katı atık miktarında büyük bir artış meydana gelmiştir. Katı atık artışının çevreye ve insanlara vermiş olduğu zararların sonucunda hem ulusal düzeyde hem de uluslararası düzeyde çalışmalar yapılmaya başlanmıştır. Etkin bir atık yönetimi için devlet kurumlarının, sivil toplum kuruluşlarının, özel sektörün ve her bir vatandaşın içinde bulunduğu bir sisteme ihtiyaç duyulmaktadır. Atık yönetiminden sorumlu olan kuruluşların, bireylerin katılımını sağlayacak proje ve uygulamalar geliştirmesi gerekmektedir. Gelişmiş ülkelerin geliştirmiş oldukları sistem sayesinde, atık miktarlarını büyük ölçüde azalttığını, atıkların geri dönüşümü noktasında önemli ilerlemeler kaydettiğini görebilmekteyiz. Ülkemiz her ne kadar mevzuat dahilinde uyum çalışmaları yapıyor olsa da, uluslararası düzeyde başarılı olan uygulamaları örnek alıp, ulusal düzeydeki çalışmalarına hız kazandırması gerekmektedir. Bu tez çalışması, ülkemize çevre konusu ile ilgili düzenlemelerin girmesi aşamasından, günümüzde kullanılan kentsel katı atık uygulamalarına kadar geçen süredeki değişimi, uygulanmada kullanılan evsel katı atık maliyet hesaplamalarını ve katı atık maliyet analizini içermektedir. Çalışmanın amacı katı atıkların maliyet hesaplamalarının detaylarını incelemek ve "Manisa İli Uzunburun Katı Atık Bertaraf ve Düzenli Depolama Tesisi" nin kentsel katı atık maliyetlerine etki eden değişkenlerinin analizini gerçekleştirmektir. Bu bağlamda 2017 yılı Ekim ayında kurulan tesisin 12 aylık verileri basit ve çoklu regresyon analizi yöntemleri kullanılarak analiz edilmiş, analiz sonuçları yorumlanarak maliyete etki eden değişkenlerin etki düzeyleri belirlenmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kentsel Katı Atık, Katı Atık Bertaraf Yöntemleri, Düzenli Depolama, Geri Dönüşüm, Evsel Katı Atık Yönetim Maliyeti.
Balıkesir ili evsel katı atıklarının bertarafında uygun termal yöntemin seçilmesi
Avrupa Birliği Uyum sürecinde Ülkemizde atık yönetimine ilişkin çevre yönetimi politikaları oluşturulmuş ve çevrenin korunması için atık oluşumunun önlenmesi, mümkün olmadığı durumda atıkların yeniden kullanılması eğer kullanılamıyorsa geri dönüştürülmesi, geri kazanılması mümkün olmayan atıkların ise enerji geri kazanımında kullanılması veya nihai olarak düzenli depolama sahalarında güvenli şekilde bertaraf edilmesi gibi bir takım yasal düzenlemeler yapılmıştır. Tüm çalışmalara rağmen tüketimin hızla artması neticesinde kişi başına üretilen atık miktarı sürekli olarak artış göstermiştir. Balıkesir ili genelinde milli park, sit alanı, zeytinlik ve mera arazilerinin fazla olmasından dolayı entegre katı atık tesisi yer seçiminde alan sıkıntısı yaşanmıştır. Atıkların düzenli depolanması için yer sıkıntısı bulunan ve ekonomisi gelişmiş ülkelerde tercih nedeni olan termal yöntemlerin temel faydası atıkların kütlesel ve hacimsel olarak azaltılması olmakla beraber atık içerisinde bulunan ve termal yöntemler sonucunda ortaya çıkan ısının kullanılarak enerji geri kazanımı sağlamasıdır. Evsel atık bertrafında kullanılan termal yöntemler Avrupada 60 yılı aşkın süredir kullanılmaktadır.Yapılan bu çalışmada Dünyada ve Avrupada evsel katı atıklarla ilgili deneyimlerden örneklerde verilmiştir.Yine bu çalışmada Balıkesir'de uygulanan katı atık yönetim planı çerçevesinde evsel nitelikli katı atıklara uygulanabilirliği öngörülen termal bertaraf yöntemlerinden yakma, piroliz ve gazifikasyon sistemleri incelenmiştir. Balıkesir ilinde oluşan evsel nitelikli belediye katı atıklarındaki karakterizasyonu etkileyen değişkenler incelenerek (nüfus, iklim şartları, bölgesel farklılık) nüfus projeksiyonu, atık yönetimi ve atık karakterizasyonuna dayalı kalorifik değerlere uygun termal bertaraf yöntemi olarak yakma teknolojisinin daha uygun olduğu belirlenmiştir. Yakma tesisinden elde edilecek enerji geri kazanımı (Elektrik üretimi) hesaplamasında atığın düşük kalorifik değeri tüm mevsimlerde 8 MJ/kg olacak şekilde kabul edilmiş ve toplam elektrik enerjisi üretimi 87.360 MWh hesaplanmıştır. Bu çalışma sonucunda; Balıkesir evsel atıklarına termal bertaraf yöntemlerinden yakma teknoljisinin uygulanabileceği, bütüncül bir atık yönetimi yaklaşımı ilemi, atık toplama konteynerlerinin değiştirilmesi ile birlikte ikili toplama sistemine geçilmesi ve kalorifik değeri yüksek olan atıkların direk yakma ünitesine alınarak yakma sisteminin başarılı ve sürdürülebilirliğin sağlanması için elektrik üretiminden ilave gelirler elde edilebileceği sonucuna varılmıştır.
Mardin ilinde katı atık yönetim planı
Bu çalışmada; çevre ve insan sağlığı açısından risk oluşturan ve yönetimsel açıdan ciddi bir sorun haline gelen 'katı atık' problemine dikkat çekmek ve kurumsal düzeyde Mardin Büyükşehir Belediyesi (MBB) örneğinden hareketle; katı atık yönetimi (KAY) konusundaki planlama ve uygulama süreçlerini ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu tez çalışmasının hazırlanması sürecinde; yazılı ve görsel kaynaklar ile internet kaynakları taranmış, MBB'nin tabi olduğu kanun, yönetmelik ve yönergeler incelenmiş ve alan çalışmasında; Mardin bölgesindeki yetkili ve sorumlu kişilerle yüz yüze görüşülmüş ve bölgedeki katı atık yönetimi faaliyetleri incelenerek kapsamlı bir saha araştırması yapılmıştır. Bu doğrultuda, öncelikle atık ve katı atık tanımları yapılmış, İlimize ait mevcut atık yönetimi özetlenmiş, mevcut atık durumu ve katı atık miktar ve karakterizasyonu ortaya konulmuştur. Oluşan katı atıklar, çeşitli bertaraf yöntemleri açısından değerlendirilmiştir. Katı atık yönetim sistemi için gelecek yıllara ait nüfus ve katı atık projeksiyon hesaplamaları ve mevcut atık durumu ortaya konulmuştur. Ayrıca, tez çalışması ve sonucunda katı atıkların toplaması, taşınması, geri dönüşüm, geri kazanım sistemleri için en doğru katı atık yönetim sisteminin tespitine çalışılmıştır.
Kentsel katı atıkların geoteknik karakterizasyonu ve duraylılığının incelenmesi
Gelişen dünya nüfusuna paralel olarak ortaya çıkan kentsel katı atık miktarı her geçen gün katlanarak artmaktadır. İnsan sağlığı ve çevrenin korunması açısından üretilen atıkların güvenilir şekilde bertaraf edilmesi gerekmektedir. Düzenli depolama günümüzde halen en tercih edilen atık bertaraf metodudur. Depolama sahasına getirilen atıkların sağlıklı, güvenilir ve ekonomik bir şekilde bertarafı en başta depolanacak malzemenin özelliklerinin iyi tanımlanmasıyla mümkün olmaktadır. Mühendislik özellikleri iyi tanımlanmamış atıklar ile yapılacak kontrolsüz depolamalar verecekleri ekonomik zararların yanı sıra oluşabilecek büyük deformasyonlar ve göçmelerle can ve mal güvenliğini tehlikeye atmaktadır. Bu amaçla belirli kompozisyonlarda laboratuar koşullarında sentetik olarak üretilmiş ve doğal atık depolama sahasından alınmış taze ve yıllanmış kentsel katı atık (KKA) numunelerinin geoteknik özellikleri laboratuar ortamında incelenmiştir. İncelemeler sırasında deneylerde kompozisyon, yıllanma, dane boyutu, su içeriği, birim hacim ağırlık gibi birçok değişkenlerin etkileri araştırılmıştır. Sentetik numuneler Türkiye (T-1), Amerika Birleşik Devletleri (U-1) ve Avrupa (E-1) için temsili KKA kompozisyonları ve bunlardan türetilmiş modifiye kompozisyonlardan oluşmaktadır. İlk olarak sentetik ve doğal KKA'ların maksimum dane boyutları, doğal su içeriği, organik madde miktarı, özgül ağırlık, pH değerleri belirlenmiştir. Sonrasında sentetik ve doğal KKA numunelerinin farklı kompozisyonlarda, çeşitli dane boyutlarında ve iki farklı sıkıştırma enerjisi etkisinde kompaksiyon deneyleri gerçekleştirilmiştir. KKA'ların sıkışabilirlik davranışları C.B.Ü. Zemin Mekaniği laboratuarında özel olarak üretilmiş büyük ölçekli sıkışabilirlik hücreleri ile incelenmiştir. Doygun ve doğal su içeriğinde gerçekleştirilen deneylerde kompozisyon ve yıllanma etkilerinin sıkışabilirlik davranışı üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Dane boyu dağılımı, birim hacim ağırlık, kompozisyon, su içeriği, yıllanma gibi çeşitli mühendislik özelliklerine sahip doğal ve sentetik KKA numunelerinin kayma mukavemeti parametreleri özel üretilmiş büyük ölçekli direk kesme cihazıyla belirlenmiştir. Elde edilen mühendislik parametreleri kullanılarak mevcut ve tasarlanmış KKA şevlerinin duraylılık analizleri statik ve dinamik koşullar altında gerçekleştirilmiştir. Statik ve dinamik analizler FLAC-2D ve Plaxis-2D bilgisayar programları ile gerçekleştirilmiş, modellenen şevlerde meydana gelen maksimum deformasyonlar ve şev güvenlik sayıları belirlenmiştir. Tez kapsamında elde edilen KKA'ların mühendislik parametreleri ve duraylılık analizleri sonuçları ile daha güvenli ve ekonomik KKA depolama sahalarının tasarlanması mümkün olabilecektir.
Sürdürülebilir kalkınma için tersine lojistikte katı atık geri dönüşüm merkezlerinin önemi ve merkez seçimine ilişkin AHP yöntemiyle bir değerlendirme
Lojistik sektörü artan ekonomik etkinlikler, küreselleşme ve ulaşım olanaklarının artması ile ilgilidir ve son yıllarda gittikçe artan önem kazanmaktadır. Öte yandan, tersine lojistik benimsenen tedarik zinciri işlemlerinden biridir ve ekonomik ve ekolojik koşullar, idari ve sosyal sorumluluklar, sürdürülebilir gelişme, çevre koruma yasaları ve malzeme ve kaynak kullanımı amacı nedeniyle çok daha önemli olmaktadır. Atıklar, üretim ve tüketim işleminin en son ürünleridir. Geri dönüştürülebilir atık malzemelerin değişik geri dönüşüm yöntemleri ile işlenerek imalatta kullanmak üzere hazırlanması olayına geri dönüşüm adı verilmektedir. Özellikle, kağıt, cam, plastik ve metal gibi 'ambalaj atık' diye adlandırılan kullanılmış malzemeler ekonominin lehine yeniden değerlendirelebilir. Birçok ülkede, yerel yöneticiler toplama, taşıma ve yok etme gibi atıkları çözümleme konularından sorumludurlar. Atık yönetimi ile ilgili olarak, atıkların bütün üretim çevrimi, depolanması, toplanması, taşınması, en son işleme tutulması ve yok edilmesi düşünülür. Ülkemizde, belediyelerin büyük bir kısmı sınırlı kapasiteleri nedeniyle yerel yetkilerini kullanmada bazı zorluklarla karşı karşıya kalırlar. Endüstriyel etkinliklerin ve doğal kaynakların kontrol edilemeyen tüketimindeki hızlı artış, kaçınılmaz çevresel problemlere neden olduğundan bir çok firma günümüzde sürdürülebilir çevreyi destekleyen etkinliklerle ilgilenmektedir. Türkiye'nin üçüncü büyük şehri olan İzmir, büyük şehir ve otuz ilçe belediyelerine sahiptir. Büyükşehir belediyesi ve bazı geri dönüşüm firmalarının yetkililerinden alınan öneriler ve görüşlere göre, bu çalışmanın uygulama bölümünde, İzmir şehrinde uygun bir ambalaj atık geri dönüşüm merkezinin seçimi için analitik hiyerarşi yöntemi kullanılarak bir uygulama gerçekleştirilmiştir. AHP'i destekleyen Expert Choice yazılımı istatistiksel olarak analiz edilebilecek veriler sağlamıştır ve sonuçlar ayrıntılı olarak verilmiştir. Anahtar Kelimeler: AHP, Ambalaj Atık, Geri Dönüşüm, İzmir, Sürdürülebilir Kalkınma,Tersine Lojistik
Sektörel bazda geri dönüştürülebilir atık ile üretim arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Son yıllarda hızlı nüfus artışı, teknolojik gelişmeler, sanayileşme ve kentleşmeler sonucu katı atık miktarında ve türünde ciddi artışlar görülmüştür. Bunun sonucunda ortaya çıkan çevre kirliliğinin azaltılması ve kontrol altına alınması en önemli günümüz sorunlarındandır. Atıklar sadece doğayı değil toplumu, aileyi ve bireyi de olumsuz yönde etkilemektedir. Doğadaki kaynaklar hızla tükenmekte ve ekolojik denge bozulmaktadır. Toprağa kontrolsüz olarak terk edilen katı atıklar yer altı ve yer üstü su kaynaklarının da kirlenmesine neden olmaktadır. Atıkların meydana getirdiği sorunlar tahminimizden daha ciddi boyutlardadır. Sürdürülebilir bir çevre için kaynakların sınırlı miktarlarda bulunması insan geleceğini tehdit etmekte ve sürdürülebilirlik için çevrenin korunması önem arz etmektedir. Dolayısıyla gerek çevre kirliliğinin önlenmesi gerekse doğal kaynakların ve hammadde tüketiminin bilinçli kullanılması için katı atık yönetim sistemleri oluşturulmuştur. Uygun bertaraf yöntemleri ile katı atık sorunları minimize edilmektedir. Bu anlamda karşımıza geri dönüşüm kavramı çıkmaktadır. Katı atıklar geri dönüştürülerek doğal kaynaklar korunabilir, hammadde tüketimi azalır ve ekonomik olarak büyük kazançlar sağlanabilir. Katı atıklar uygun bir şekilde değerlendirilmediği zaman kaybolan ekonomik bir değerdir. Bu çalışmada üretim sürecinde oluşan katı atıkların geri kazanımı incelenmiştir. Tesisler seçilirken sektör çeşitliliğine dikkat edilmiş olup atık ile geri kazanım ilişkisi değerlendirilmiştir.
Ankara büyükşehir belediyesi sınırları içinde oluşan ambalaj atıkları ile elektrikli ve elektronik atıkların belirlenmesi ve ekonomik analizi
Ambalaj atıkları ile elektrikli ve elektronik atıklar, evsel nitelikli kompostlanabilir atıklarla birlikte depolanmaya çalışıldığından, depolama tesislerinde çeşitli sorunlarmeydana getirmişlerdir. Geri dönüşüm, geri kazanım, yeniden kullanma gibi çalışmalarla değerlendirilebilen atıklara ?yeniden değerlendirilebilir atıklar? adı veriyoruz. Yeniden değerlendirilebilir atıklarınsanayide hammadde olarak veya enerji kazanımı gibi amaçlarla kullanılabilmesiyle, bu tür atıklardan dolayı meydana gelen sorunları avantaja dönüştürmek için çeşitli çalışmalar yapılmaktadır. Bu tezde; Ankara Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde üretilen geri dönüşebilir ambalaj atıkları ile elektrikli ve elektronik atıkların miktarının belirlenmesinin yanı sıra bu atıklarınekonomik analizi araştırılmıştır.