Tourism business

65 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Yatırımcıların davranışsal finans eğilimlerinin bireysel yatırımcı kararlarına göre incelenmesi: Muğla ilindeki turizm işletmeleri yöneticileri üzerinde bir araştırma

Davranışsal finans, son yıllarda sıklıkla tartışılan, akademik çevrelerce araştırılan bir kavram haline gelmiştir. Finansal kararlarda, belirli tahmin ve beklentilerden daha çok davranışsal eğilimlerin etkili olduğunun anlaşılması bu eğilimlerin tespitini, araştırılmasını, işleyişini anlamayı ve faktörlere ait sonuçların değerlendirmesini zaruri hale getirmiştir. Bireysel yatırımcıların finansal piyasalarda her zaman rasyonel çizgide hareket ettiğini söylemek mümkün değildir. Geleneksel finansın ortaya koyduğu varsayımlar, bireylerin verdiği finansal yatırım kararlarını açıklamaya yetmemekte, bireysel yatırımcı kararları önyargıların ve psikolojik eğilimlerin fazlasıyla etkisi altında kalmaktadır. Bazen psikolojik yapıdan ve kişilikten kaynaklanan unsurlar, bazen de bireyin etkileşimde bulunduğu sosyal faktörler bireylerin yatırım kararları üzerinde etkili olabilmektedir. Davranışsal finans, rasyonel karar vermenin mümkün olmadığı durumlarda bireylerin verdikleri kararları ve bu kararların finansal etkilerini araştıran bir alan olmuştur. Araştırmanın amacı; yatırımcıların davranışsal finans eğilimlerinin bireysel yatırım tercihlerine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemektir. Araştırma için Muğla ilindeki turizm sektöründe faaliyet gösteren seyahat acentalarının, bir, iki, üç, dört ve beş yıldızlı otellerin ve butik otellerin yönetici kademesindeki çalışanlar seçilmiştir. Çalışma alanı olarak turizm sektörünün seçilmesini nedeni ülke ekonomisinde önemli bir yer tutan turizm sektöründe istihdam edilen yöneticilerin bireysel yatırımlarıyla ilgili gerek mevcut gerekse gelecekteki davranışsal eğilimlerinin belirlenmesinin önemli olduğu düşüncesidir. Alt, orta ve üst yönetim kademesinde istihdam edilen yöneticilerin gelirleri, tasarrufları aracılığıyla ülke ekonomisine döndüğünden, turizm işletme yöneticilerinin davranışsal finans eğilimlerinin tespiti oldukça önemlidir. Bu kapsamda turizm işletmeleri yöneticileriyle anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Bu anketi tam ve eksiksiz yanıtlayan 548 yöneticiden veri toplanmıştır. Çalışmada bireysel yatırımcıların sosyodemografik özellikleri, yatırım yapma süresi, yatırım yaparken faydalanılan bilgi kaynakları, yatırım tercihleri, yatırımlarını hangi aralıklarla gözden geçirdikleri ve yatırım yaparken esas alınan faktörler incelenmiş, elde edilen bulgular analiz edilmiştir. Buna göre; davranışsal finans eğilimleri, yararlanılan bilgi kaynakları, yatırım tercihleri, yatırım süresi, yatırım yaparken esas alınan faktörler, gelir durumu, yatırımları gözden geçirme sıklığı, gelirden ayrılan yıllık paya göre anlamlı farklılıklar göstermektedir. Çalışma sonunda elde edilen bulgular değerlendirildiğinde geliştirilen 10 faktörlük davranışsal finans ölçeğinin, yatırımcıların yatırım kararlarındaki davranışsal finans eğilimlerini tespit etmeye yönelik olarak bundan sonra yapılacak çalışmalara katkıda bulunabileceği düşünülmektedir. Bunun yanında turizm sektöründe istihdam edilen yöneticilerin göstermiş olduğu davranışsal finans eğilimlerinin, farklı sektörlerde istihdam edilen bireylerin davranışsal finans eğilimleri ile karşılaştırması literatüre önemli bir katkı sağlayacaktır. Farklı sektör geçmişlerine ve birikimlerine sahip bireylerin davranışsal finans eğilimlerinin ve bu eğilimlerin finansal kararlarla olan ilişkisinin öngörülebilmesinin, davranışsal finans literatürünü zenginleştireceği düşünülmektedir.

Bireysel yatırımcılarDavranışsal finansTurizm işletmeciliği+4
Onur Atak
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Sakin şehir (Cittaslow) yöneticilerinin sakin şehir hareketine ve sürdürülebilirliğe yönelik değerlendirmeleri

Dünyada hızla gelişen sakin şehir hareketi, son yıllarda Türkiye'de de gelişim göstermeye başlamıştır. Bu hareket, şehirlerimizin sürdürülebilir destinasyonlar haline gelmesinde önemli bir araç haline dönüşmektedir. Bu bağlamda, sakin şehir hareketinin yayılmasında hareketin paydaşı ve yürütücüsü olan sakin şehir yöneticileri büyük önem arz etmektedir. Buradan yola çıkarak çalışma, sakin şehir yöneticilerinin; profillerini ve sakin şehirlerin amaçlarına, kriterlerine, katılım sürecine ve sürdürülebilirlik açısından destinasyona ve sakin şehirlere yönelik değerlendirmelerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışma kapsamında alanyazın taraması ve uzman görüşleri alınarak soru formu geliştirilmiştir. Çalışma evrenini sakin şehir yöneticileri oluşturmaktadır. Çalışmada kullanılan soru formu evrenin tamamına (167 yönetici) ulaştırılmış, 70 yöneticiden geri dönüş alınmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra Mann Whitney U ve Kruskal Wallis H testlerinden faydalanılmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda sakin şehir yöneticilerinin profilleri tespit edilmiş, sakin şehirlerin amaçları önem derecesine göre, kriterleri ise zorluk derecesine göre yöneticiler tarafından sınıflandırılmış, sakin şehir hareketine katılım süreci, sakin şehirlerin sürdürülebilirliğe ve destinasyonun sürdürülebilirliğine olan katkısı yöneticiler tarafından değerlendirilmiştir. Çalışma, alanyazına katkı sağlamanın yanında sakin şehir olmaya aday yöneticilere de öneriler getirmeyi amaçlamıştır. Anahtar Kelimeler: Yavaş Hareketi, Sakin Şehirler, Sürdürülebilirlik, Sakin Şehir Yöneticileri.

DestinasyonKent yönetimiTurizm işletmeciliği+3
Sema Ekincek
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Destinasyonlara yönelik tüketici temelli marka denkliği algılarının ölçümü: Eskişehir örneği

Bu araştırmanın amacı, Eskişehir'e gelen yerli ziyaretçilerin marka denkliğine ilişkin algılarının demografik ve davranışsal özelliklerine göre farklılık gösterip göstermediğinin ortaya konmasıdır. Araştırma kapsamında, 2014 yılının Eylül ayında Eskişehir'i ziyaret eden 397 yerli ziyaretçiye anket uygulanmıştır. Bu araştırmada, Eskişehir'in tüketici temelli marka denkliği algısının ölçümü, Aaker (1991) ve Keller'ın (1993) geliştirmiş oldukları marka denkliği boyutları temel alınarak; marka farkındalığı, algılanan kalite, marka imajı ve marka sadakati boyutlarına dayalı olarak gerçekleştirilmiştir. Yapılan açıklayıcı faktör analizi sonucunda ortaya çıkan faktörler; alanyazından yararlanılarak ''farkındalık'', ''sadakat'', ''algılanan kalite'', ''çekiciliklere dair imaj'', ''etkinlik ve destek hizmetleri'', ''temel yeterlilikler'' ve ''benzersiz çekicilikler imajı'' faktörü olarak isimlendirilmiş ve farklılık analizleri bu faktörler üzerinden gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgularda, ziyaretçilerin marka denkliğini oluşturan faktörlere ilişkin algılarının cinsiyete, Eskişehir'i ziyaret etme sıklığına, yaş grubuna ve gelir düzeyine göre farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Bununla birlikte, ziyaretçilerin marka denkliğini oluşturan faktörlere ilişkin algılarının eğitim düzeyine göre farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgulardan hareketle, Eskişehir'e yönelik hangi pazarlama stratejilerinin uygulanabileceği konusunda öneriler sunulmaktadır.

DestinasyonDestinasyonEskişehir+7
Tuğçe Özoğul
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Frigya bölgesine alternatif konaklama tesisi önerisi: Karavancılık

Dünyada kamp ve karavancılığın gelişmesiyle birlikte konaklama ihtiyacının karşılanmasında çadır ve bungalovlar ile birlikte karavanların kullanılması da yaygınlaşmaktadır. Karavanlar, ekonomik tatil seçeneğiyle doğal ve kültürel kaynaklara sahip alanlarda doğaya zarar vermeyen konaklama türü olarak geleneksel konaklama modellerine alternatif olarak öne sürülebilir. Bu tezin temel amacı, Dağlık Frigya Bölgesinde yer alan Karaören ve Yapıldak Baraj Göletleri çevresinde belirlenen bölgelerin karavancılık için uygun olup olmadığının değerlendirilmesidir. Bu amaca ulaşmak için araştırma nitel olarak desenlenmiş, veri toplama teknikleri olarak gözlem, görüşme ve Delfi tekniği kullanılmıştır. Araştırmada öncelikle Delfi yöntemi ile potansiyel bir karavan alanının sahip olması gereken kriterler belirlenmiş daha sonra bu kriterler kapsamında gözlem, görüşme ve ikincil veriler aracılığıyla Frig Vadisi için değerlendirmeler yapılmıştır. Araştırma sonuçları genel olarak değerlendirildiğinde Frig Vadisinde yer alan her iki bölgenin karavan alanı (kamping) olarak yatırımcılara açılabileceği görülmüştür. Ancak bölgelerin kırsal alanda bulunması nedeniyle karavan veya kamping tesisinin işletilmesinde rekreatif kolaylıklar olarak da nitelendirilen üst yapı yatırımları konusunda yerel yönetimlere ve yatırımcılara bazı görevler düşmektedir. Anahtar Kelimeler: Kamp ve Karavan Turizmi, Karavanlar, Gözlem, Görüşme, Delfi Tekniği, Frig Vadisi

FrigyaKaravanKonaklama tesisleri+3
Ece Doğantan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Turizm sektöründeki sosyal girişim çalışanlarının sosyal girişimcilik davranışı, iş ve yaşam tatmini: Tatuta projesi Narköy örneği

Toplumun giderek artan ihtiyaçları ve bu ihtiyaçların karşılanma talepleri sivil toplum gereksinimlerinin yeniden ele alınmasına neden olmuştur. Bu sebeple sosyal fayda yaratmayı temel amaç haline getiren sosyal girişimcilik gittikçe önem kazanmakta ve daha gözde bir yapıya bürünmektedir. Bununla birlikte turizm sektörü emek-yoğun bir sektördür ve turizm işgörenlerinin yaşamlarının önemli bir bölümü iş yerinde geçmektedir. Çalışma saatlerinin artması ve çalışma koşullarının zorlaşmasıyla birlikte turizm çalışanlarının iş tatminleri, buna bağlı olarak da yaşam tatminleri düşmektedir. Sosyal girişimler, sosyal fayda yaratmayı kendilerine temel hedef edinmekle beraber, kar elde etmeyi ikinci planda düşünmektedirler. Turizm sektöründe ise sosyal girişimlere oldukça az rastlanmaktadır. Buradan hareketle, çalışmanın esas amacını turizm sektöründe faaliyet gösteren sosyal girişim çalışanlarının sosyal girişimcilik davranış öncüllerini, iş tatminlerini ve yaşam tatminlerini belirlemek oluşturmaktadır. Bu doğrultuda turizm alanında faaliyet gösteren bir sosyal girişim örnek olarak seçilmiş ve beş kişiyle yüz yüze, derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler sonucunda elde edilen veriler betimsel analize tabi tutulmuş ve yorumlanmıştır. Sonuç olarak bu çalışmaya katılan turizm sektöründe faaliyet gösteren sosyal girişim çalışanlarının, sosyal girişimcilik davranış öncüllerinin büyük bir çoğunluğunu sergilediği, bununla birlikte işlerinden ve yaşamlarından tatmin oldukları görülmektedir. Anahtar kelimeler: Turizm, Sosyal Girişimcilik, İş Tatmini, Yaşam Tatmini, Betimsel Analiz

GirişimcilikProjelerSosyal girişimci+6
Fuat Çiftçi
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel çatışma ve örgütsel sessizlik ilişkisi: Kuşadası örneği

Bu çalışmada örgütsel çatışma ve örgütsel sessizlik ilişkisi turizm sektöründe yer alan otel işletmeleri bağlamında incelenmek istenmiştir. Araştırmanın evreni Kuşadası'nda yer alan 4 ve 5 yıldızlı oteller olarak belirlenmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemi yaklaşımı kullanılmıştır. Demografik değişkenler, örgütsel çatışma ve örgütsel sessizlik olmak üzere 3 bölümden oluşan bir anket formu oluşturulmuştur. Anket formu otel çalışanlarına elektronik ortamda ve elden dağıtılmıştır. Veri toplama aşamasından sonra elde edilen bulgulara ilişkin gerekli istatistiksel analizler uygulanmıştır. Demografik verilere ilişkin frekans analizi yapılmıştır. Araştırmada kullanılan ölçekler hali hazırda bilimsel araştırmalarda kullanılan ölçekler olup geçerlilik testi uygulanmamıştır. Uzman görüşü eşliğinde ölçeklerin çalışma için kullanımında bir engel olmadığı görülmüştür. Ölçeklerde yer alan ifadelerin güvenirliliğini ölçmek için Cronbach Alpha testi uygulanmış ve her iki ölçeğin de eşik değerden yüksek değere sahip olduğu saptanmıştır. Çalışmanın amacına ilişkin olarak örgütsel çatışma ve örgütsel sessizlik ilişkisinin yönünü belirlemek için korelasyon testi yapılmıştır.

Aydın-KuşadasıKonaklama işletmeleriOtel işletmeciliği+6
Hande Kaya
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de turizm fakültesi Turizm İşletmeciliği bölümü programının değerlendirilmesi

2023 Türkiye Turizm Stratejisi raporu eylem planında eğitim ile ilgili olarak "Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Bölümü" öğretim programlarının güncellenmesi vurgusu öne çıkmaktadır. Fakat konuyla ilgili doğrudan alakalı bir tez çalışması bulunmamaktadır. Bu noktadan hareketle çalışmada araştırmacı tarafından ilk kez ortaya konulup denenerek literatüre kazandırılan yeni bir eklektik program değerlendirme modeli ile Turizm İşletmeciliği Lisans Programları ve Konaklama İşletmeciliği Lisans Programları bütüncül olarak değerlendirilmiştir. Çalışmaya ihtiyaç analizi ile başlanmıştır. Manavgat bölgesinde bulunan 9 farklı 5 yıldızlı otelin insan kaynakları müdürleri ile görüşmeler yapılmıştır. Bu sayede tezde geliştirilip kullanılacak olan değerlendirme modeli ve ölçme araçlarına kaynaklık edecek verilere ulaşılmıştır. Geliştirilen program değerlendirme modeli nicel ve nitel yöntemleri barındıran karma bir yöntemdir. Nicel kısmındaki ölçme aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen "Turizm İşletmeciliği Bölümü Lisans Öğrencilerinin Mesleki Özyeterlik İnancı Ölçeği" kullanılmıştır. 4 boyut 26 maddeden oluşan ölçeğe ait Cronbach-α güvenirlik katsayısı 0.94 olarak hesaplanmıştır. Nicel kısmın örneklemini ölçüt örneklem ile belirlenen Antalya Akdeniz, Alanya Alaaddin Keykubat, Muğla Sıtkı Koçman, Aydın Adnan Menderes ve Ankara Hacı Bayram Üniversiteleri Turizm Fakülteleri Turizm İşletmeciliği ve Konaklama İşletmeciliği bölümlerinde okuyan 321 son sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Toplanan veriler SPSS 23, JASP 0.11.1 tam sürüm ve AMOS 22 demo sürüm paket programlarıyla analiz edilmiştir. Bu bağlamda sırasıyla açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi, yüzde, frekans, çoklu uyum analizi, bağımsız t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) testi ile çoklu regresyon analizleri uygulanmıştır. Nitel kısımda ise öğretim elemanları görüşme formları, öğrenci görüşme formları ile doküman analizi kapsamında fotoğraflar analiz edilmiştir. Nitel kısmın çalışma grubunu ise yukarıda adı geçen üniversitelerin ilgili fakültelerinde görevli öğretim elemanları ile öğrenciler oluşturmaktadır. Nitel analizlerde NVivo 10 ile MAXQDA 2020 demo paket programları kullanılmıştır. Veriler sözcük sıklığı analizine ve içerik analizine tabi tutulmuştur. Sonuç olarak ihtiyaç analizinde staj eksikliği ile programın sektörden kopukluğu öne çıkmaktadır. Sektör akademi ile iş birliği beklemektedir. Sektörün akademiden beklentisi ise yabancı dil bilen kalifiye elemandır. Nicel bulgularda otellerin ön büro ve servis bar departmanlarında çalışan öğrencilerin üniversite eğitimlerinde aldıkları İngilizce eğitimlerinin yüzde ağırlıkları arttıkça öğrencilerin öz yeterlik inancının arttığı da saptanmıştır. Hatta %100 İngilizce eğitime sahip olan bölümlerde okuyan öğrencilerin ön büro departmanına ilişkin özyeterlik inançlarının en yüksek olması da bunu doğrulayan diğer bir bulgu olarak karşımıza çıkmaktadır. Yine benzer şekilde servis bar departmanına yönelik özyeterlik inançları ve aldıkları İngilizce eğitim seviyeleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Fakat kat hizmetleri departmanında bu değişkenler ve özyeterlik arasında ilişki saptanmamıştır. Farklı olarak eğitimdeki İngilizce ağırlık oranı ile bu departmana dair özyeterlik arasında ters orantı bulunmaktadır. Yiyecek içecek departmanında ise öğrencilerin cinsiyet, sektörel deneyim ve İngilizce eğitimlerinin bu departmana yönelik bir etkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle fakültelerin 4 yıllık eğitimlerinin ilk 2 yılının ön lisans programı şeklinde ortak derslerden oluşturulması önerilmektedir. Öğrencilerin ihtiyaç analizi kapsamında tespit edilen ve mezun olarak istihdam edildikleri otellerin bu departmanlarına yönelik derslerin öğretim programında 3. ve 4. sınıflarda verilerek branşlaşmanın faydalı olacağı düşünülmektedir. Ön büro ve servis bar departmanlarında çalışacak öğrencilere staj, İngilizce ağırlıklı eğitim ise öğretim programının 3 ve 4. sınıflarda verilebilir. Öğrenciler bu bölümlere kabul edilirken TM puanı yanında dil puanı istenebilir. Mevcut çalışmada turizm lisesi mezunu olmanın bazı departmanlar için anlamlı bir fark yarattığı tespit edilmiştir. Bu departmanlara yönelik uzmanlaşma gerektiren bölümler için turizm lisesi mezuniyeti şartı aranabilir. Diğer iki departmana yönelik ise daha çok iş başında eğitim ve daha az teorik ders konunabilir. Nitel kısımda yapılan SWOT analizi bulgularına ve öğretim elemanlarının görüşlerine göre; programın güçlü yönü "İş İmkanlarının Fazlalığı", zayıf yönü "Sektör İhtiyaçlarına Cevap Verememesi", "İstihdama yönelik olması" fırsat, "Gelecekteki Potansiyel İstihdam Daralması" ise tehdit olarak öne çıkmaktadır. Öğrenci tarafında ise SWOT analizi neticesinde "öğrenci değişim programları" programın güçlü yönü, "uygulamalı dersler" zayıf yönü, "iyi iş imkanları" fırsat, (bu noktada öğretim elemanları ile de örtüşmektedir) fakülte sayısının artışı ise tehdit olarak görülmektedir. Bu nedenle YÖK'ün buna bir kapasite sınırı getirmesi, sadece turizm şehirlerinde bu fakültelerin açılması, halihazırda az öğrenci alan fakültelerin ise kapatılması önerilebilir. Programda teorik derslerin fazlalığı ve uygulamalı derslerin azlığı hem ihtiyaç analizinde hem de nitel bulgularda öğretim elemanları ve öğrenciler tarafından çokça dile getirilmiştir.

Eklektik modelEğitim programlarıProgram değerlendirme+5
Erkan Kadir Şimşek
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Liderlik tarzları ile stratejik kararlar arasındaki ilişki: İstanbul'daki 4 ve 5 yıldızlı otel işletmelerinde bir araştırma

Liderlik ve strateji işletmeler için önemi her geçen gün artan iki önemli kavramdır. Otel işletmelerinin emek yoğun bir yapıya sahip olması, çevresel değişmelere karşı esnek olması, müşteri isteklerinin sürekli değişmesi gibi sebeplerle ile liderlik ve stratejinin önemi artmaktadır. Değişimin sürekli olduğu ve rekabetin arttığı turizm sektöründe otel işletmelerinin geleceklerini yönetebilmeleri için işletmelerin sahip olduğu yöneticilerin liderlik vasıflarına sahip olmaları ve ayrıca stratejik düşünmeleri gerekir. Bu araştırmanın amacı otel işletmelerinde liderlik tarzları ile stratejik kararlar arasındaki ilişkiyi orta koymaktır. Araştırmanın içeriği dikkate alınarak nicel araştırma yapılması uygun görülmüştür. Verilerin elde edilmesinde anket tekniği kullanılmıştır. Araştırma İstanbul'daki Turizm İşletme Belgeli 4-5 yıldızlı otel işletmelerini kapsamaktadır (Evren Sayısı: 109). Araştırmada örneklem seçimine gidilmiş ve kolayda örneklem yöntemi seçilerek 87 otel işletmesinden veri alınmıştır. Araştırma sonuçlarında İstanbul'daki 4 ve 5 yıldızlı otel işletmelerinde genel olarak dönüşümcü liderlik, babacan liderlik, otokratik liderlik ve karizmatik liderlik tarzlarına sahip yöneticilerin olduğu ortaya çıkmıştır. Bu liderlik tarzlarına sahip liderlerin yenilikçilik ve değişime yönelik, temel iş stratejilerine yönelik, çatışmaya müdahale etmeye yönelik, risk almaya yönelik stratejik karar aldıkları gürülmektedir. Liderlik tarzları ile stratejik kararlar arasında anlamlı ilişkilerin olduğu saptanmıştır.

Beş yıldızlı otellerKarar vermeLiderlik+5
Sedat Çelik
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Turizm lisans eğitimi alan öğrencilerin girişimci kişilik özelliklerinin girişimcilik eğilimine etkisi: Akçakoca Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu örneği

Girişimcilik, özellikle son 20 yıldır üzerinde ağırlıkla durulan, ekonomik gelişmenin ve toplumsal refahın itici gücü olarak dikkat çekilen bir konudur. Kişilerin girişimci faaliyetlere yönelimini etkileyen birçok unsur vardır. Kişilerin yaşadıkları çevre, aile ortamı, kültür, inanç, rol modelleri, eğitim ve iş deneyimi bunlardan birkaçıdır. Özellikle eğitim kişileri girişimciliğe yönlendirme noktasında önemli bir rol oynamaktadır. Girişimciliğin gerektirdiği niteliklere sahip ve işini başarma noktasında önüne çıkan fırsatları görebilen önüne çıkan riskleri yönetebilen kişilerin ortaya koydukları girişimci faaliyetler toplumsal refahın ve ekonomik gelişmenin sağlanmasında önemli bir unsur olacaktır. Bundan dolayı artık dünyanın her yerinde girişimcilik faaliyetleri desteklenmekte ve üniversitelerde de girişimcilik dersleri verilmektedir.Bu çalışmanın temel amacı, literatürde sıkça vurgu yapılan girişimci kişilik özelliklerinin (başarma ihtiyacı duyma, kendine güven, yenilikçi olma, kontrol odağı, risk alma, belirsizlik toleransı) girişimcilik eğilimine etki edip etmediğini ve bu etkinin derecesini belirlemeye çalışmaktır. Bu amaç ile girişimcilik eğiliminin şekillenmesinde kişiliğin(girişimci) etkisini ortaya çıkarmak ve kişileri girişimciliğe yönlendirmenin önemine vurgu yapılmak istenmiştir. Araştırmada evrenin ulaşılabilirliği göz önüne alınarak tam sayım yöntemi kullanılmıştır. Veriler nicel araştırma yöntemlerinden anket tekniği ile toplanmıştır. Toplanan veriler SPSS 18 programı aracılığı ile analiz edilerek araştırma sorularına cevap aranmıştır. Araştırmanın sonucunda girişimci kişilik özelliklerinden kendine güven faktörü hariç diğer girişimci kişilik özelliklerinin girişimcilik eğilimine etkisi olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca, girişimci kişilik özellikleri ile girişimcilik eğilimi arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişkinin olduğu da saptanmıştır. Buradan da anlaşılıyor ki, girişimciliği etkileyen diğer unsurlar (aile, çevre, inanç, kültür vs) içerisinde girişimci kişilik özellikleri girişimcilik eğilimi açısından önemli bir paya sahiptir.Anahtar Kelimeler: Girişimcilik, Kişilik, Girişimci Kişilik Özellikleri, Girişimcilik Eğilimi, Akçakoca Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu

GirişimcilerGirişimcilikKişilik özellikleri+5
Kutbettin Erdurur
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Otel işletmelerinde davranışsal strateji: Kriz dönemlerine yönelik bir araştırma

İşletmeler, beklenmedik zamanlarda ortaya çıkan, performanslarını ve amaçlarını tehdit eden çeşitli krizlerle karşılaşabilmektedir. Bu nedenle krizlerin yol açacağı olumsuz unsurlara engel olmak veya oluşabilecek zararların etkilerini azaltabilmek amacıyla belirli stratejiler oluşturmaktadırlar. Krize yönelik stratejiler noktasında devreye giren kavramlardan biri de, literatüre henüz girmiş olan davranışsal strateji kavramıdır. Davranışsal strateji kavramı, işletmelerin sürdürülebilirlik ve kar açısından ihtiyaç duyduğu kararları almalarını sağlayacak bir süreç ve yöntemleri içeren bir mekanizma olarak ifade edilebilir. Bu bağlamda araştırmanın temel amacı, otel işletmesi yöneticilerinin yaşanmış ya da yaşanması muhtemel krizler karşısında davranışsal stratejileri kullanma düzeylerini belirlemektir. Otel işletmelerinde krizlere yönelik uygulanan davranışsal stratejiler; Greve' in (2013), Microfoundatıons of Management: Behavioral Strategies and Levels of Rationality in Organizational Action çalışmasında yer alan davranışsal stratejilerin dört boyutu altında incelenmiştir. Bu kapsamda araştırmanın evreni, Ankara ili olarak belirlenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemi uygulanmıştır. Araştırmaya ilişkin veriler otel işletmesi yöneticileriyle yapılan yüz yüze görüşmeler sonucunda elde edilmiştir. Araştırmadan elde edilen veriler, nitel veri analizi yöntemlerinden biri olan betimsel analiz tekniğiyle analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda otel işletmelerinde, krizlere karşı müdahalelerde, davranışsal stratejilerin aynı anda bir veya birkaçı ya da tamamı kullanılarak kararların alındığı ve krizlere karşı davranışsal stratejilerin uygulandığı görülmüştür. Ayrıca otel işletmelerinde uygulanan davranışsal stratejilerin krizleri aşma noktasında önemli bir rol oynadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Otel İşletmeleri, Kriz, Davranış, Davranışsal Strateji

Davranışsal stratejiEkonomik krizKonaklama işletmeleri+4
Elif Aslantürk
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de seyahat sektöründe istihdam edilen yabancı uyruklu çalışanlar üzerine bir araştırma

Bir ülkede turizmin gelişmesi seyahat sektöründe sunulan hizmetin kalitesi ile doğru orantılıdır. Turistlerin evinden ayrılıp geri dönünceye kadar geçen sürede yanlarında bulunan acente personelinin sunacakları hizmetin turistlerin aynı ülkeye tekrar gelip gelmeyecekleri konusundaki kararlarında etkisi yadsınamaz. Ancak çalışanların turisti memnun edebilmesi için öncelikle kendilerinin işlerinden memnun olmaları bunun için ise sorunlarının çözümlenmiş olması gerekmektedir. Bu bağlamda araştırmanın amacı; Türkiye'de seyahat sektöründe istihdam edilen yabancı uyruklu personel profilini ortaya çıkarmanın yanında sorunlarını, beklentilerini ve düşüncelerini belirlemektir. Araştırmada anket tekniği kullanılmış ve veriler istatistiki analizlere tabi tutulmuştur. Elde edilen bulgulara göre; Türkiye'ye çalışmak üzere gelen yabancılar arasında ilk sırayı % 35,2'lik bir oranla Rus vatandaşlarının ikinci sırayı ise Türk Cumhuriyetlerinden gelenlerin aldığı, Türkiye'yi tercih edenlerin % 40,3'ünün 26-30 yaş grubu arasında oldukları, % 75,2'inin lisans ve lisansüstü eğitim aldıkları katılımcıların % 80'nin turizm konusunda eğitimli oldukları, % 60'dan fazlasının en az 3 yıllık rehberlik tecrübelerinin olduğu, % 73,6'sının kendi ülkelerinde herhangi bir işlerinin olmadığı, % 60'ının Türkiye'ye 3 defadan fazla geldikleri, % 96'sının aylık 300 dolardan fazla kazandıkları, % 49,1'nin Türkiye'deki işlerini İnsan Kaynakları şirketleri aracılığıyla buldukları, % 98,4'ünün Türkçe bildikleri, % 35,7'sinin ise Türkçe ve anadilleri dışında ikinci bir dil olarak İngilizce konuşabildikleri, meslek seçiminde ve çalışmak için Türkiye'yi tercih etmelerinde etkili olan unsurlar arasında ilk sırada 'ailem' ikinci sırada 'yakın arkadaşlarım' seçeneklerinin yeraldığı, katılımcıların % 39'nun 'çalışma izni' olduğu, % 31,8'inin acenta ile sorun yaşadıkları, yaşanılan en önemli sorunun 'iş yoğunluğu' ve 'sosyal hakların gözetilmemesi' olduğu, en olumlu değerlendirmeler arasında iyi para kazandıklarına inandıkları, % 99'unun Türkiye'de bulunuyor olmaktan memnun oldukları, % 84,5'nin Türkiye'ye çalışmak için tekrar gelmeyi düşündükleri, Rus ve Kazak asıllı personelin eğitim düzeyi olarak diğerlerinden yüksek olduğu ve Türkiye'de bulunmaktan en fazla Kazakların memnun olduğu sonucu elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Turizm, Seyahat Sektörü, Tur Acentesi, Sektör Çalışanları, Yabancı Uyruklu Personel

Seyahat acenteleriSeyahat işletmeleriTurizm işletmeciliği+4
Şule Yılmaz
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İçsel pazarlama faaliyetlerinin işgören tatminine etkisi: Otel işletmelerine yönelik bir uygulama

Turizm sektörü işgörenlerin de ürünün bir parçası olduğu eşsiz sektörlerden biridir. Bu sektörde işgörenlerin tatmin edilmesinin bir yolu da içsel pazarlama faaliyetlerini uygulamaktır. Modern pazarlama anlayışının temel parçalarından biri olan içsel pazarlama, işletmelerin kendilerini çalışanlarına nasıl pazarladıklarıyla ilgilenir. İşgören tatmini ise işgörenlerin işlerinden duydukları memnuniyet olarak tanımlanabilir. Başarılı içsel pazarlama faaliyetleri işgören tatmininde önemli bir etkendir. Hizmeti sunan personel hizmetin pazarlamasında önemli bir role sahiptir. Dış müşterilerin tatmini kadar iç müşterilerin yani işgörenlerin tatmini de önemlidir. İnsan gücüne en fazla ihtiyaç duyulan sektörlerden biri olan turizm sektöründe, içsel pazarlama faaliyetlerin önemi daha da belirginleşmektedir. Konaklama işletmelerinde başarılı bir şekilde yürütülecek olan içsel pazarlama faaliyetleri ile işgören tatmini ve dolayısıyla dış müşteri tatmini sağlanabilecektir. Bu araştırmada ana amaç, otel işletmelerinde içsel pazarlama faaliyetlerinin ne derece yürütüldüğünü belirlemek ve bunun işgören tatminini nasıl etkilediğini ortaya çıkarmaktır. Çalışmada ayrıca içsel pazarlama, iç müşteri ve işgören tatmini kavramlarına yönelik literatür taraması yapılarak çeşitli boyutlarda ele alınmıştır. Çalışmanın uygulama kısmında Antalya il sınırları içerisinde 5 yıldızlı otellerde 405 kişiye anket uygulanmıştır. Anketin ilk bölümü içsel pazarlama faaliyetlerini ölçmeye yönelik ifadelerden oluşmaktadır. İkinci bölümde ise Maslow?un ihtiyaçlar hiyerarşisi teorisi ile işgören tatminini ölçmeye yönelik ifadeler kullanılmıştır. Son bölümde elde edilen bulgulara göre içsel pazarlama faaliyetleri Maslow?un ihtiyaçlar hiyerarşisindeki beş basamağı da olumlu etkilediği görülmüştür. Bu nedenle otel işletmeleri içsel pazarlama faaliyetlerini uygulayarak işgörenlerinin tatmin olmasını sağlayabilirler. Anahtar Kelimeler: İçsel Pazarlama, İşgören Tatmini, Konaklama İşletmeleri

Konaklama işletmeleriOtel personeliOteller+5
Samet Karahan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Etkili karar vermede hayal gücü ve sezginin rolü: Otel yöneticilerine yönelik bir araştırma

Karar vermek, tarih boyunca sonuçlara ulaşmada titizlikle yaklaşılan bir konu olup yönetim faaliyetlerinin kalbinde yer almaktadır. Bunun için, karar verici kişilerin ileriyi görmek adına sezgilerini ve hayal güçlerini karar alırken kullanmaları kararın kalitesi ve devamlılığı açısından önem arz eden fonksiyonlardır. Bundan dolayı bu tez çalışmasının amacı otel işletmelerindeki orta ve üst düzey yöneticilerin karar verirken hayal gücü ve sezgi güçlerinin etkilerini bulmak ve incelemek olarak belirlenmiştir. Çalışma teorik ve uygulama olarak iki bölüme ayrılmış olup, teorik bölümde tezin değişkenleri ele alınarak literatür kısmı yazılmıştır. Uygulama kısmında ise önceden hazırlanan görüşme formu ile Balıkesir ilindeki on dokuz adet 4 ve 5 yıldızlı otel yöneticilerine yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak sorular yöneltilmiş ve veriler elde edilmiştir. Elde edilen veriler nitel veriler olup bu verilerin analizi için bulgular kısmında temalandırılmış betimsel analiz ve içerik analizi uygulanarak sonuçlar ortaya çıkmıştır. Sonuçlar dahilinde otel yöneticilerinin karar vermede sezgileri hayal gücüne oranla daha çok kullanıldığı tespit edilmiş ve çeşitli öneriler sunulmuştur.

Hayal gücüKarar vermeOtel işletmeciliği+6
Enes Şeyba
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Destinasyonda markalaşma olgusu: Şanlıurfa için bir model önerisi

Günümüz çetin rekabet koşullarında, destinasyonlar pastadan daha fazla pay alabilmek için farklılaşma yolunda önemli adımlar atmaktadır. Bu noktada, yapılabilecek en önemli atılımlardan biri de markalaşmadır. Şanlıurfa, özellikle inanç turizmi, kültür turizmi ve gastronomi turizmi türlerine ev sahipliği yapacak potansiyele sahip bir şehirdir. Ancak mevcut imkânlar, Şanlıurfa'nın bir turizm kenti olarak kabul görmesi için etkin kullanılmamaktadır. Bu araştırmanın amacı, Şanlıurfa İlinin destinasyonda markalaşabilmesi için turizm potansiyelini belirlemek, mevcut turistik imajını ölçmek, yerli ziyaretçilerin Şanlıurfa'ya yönelik algılarını tespit etmek ve bunlara bağlı olarak bir model önerisi sunmaktır. Bu araştırmada nicel yöntem ve betimsel araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırmada anket tekniğinden yararlanılarak araştırma örnekleminden veri elde edilmiştir. Elde edilen veriler, sosyal bilimlerde sık kullanılan istatistiksel bir paket programı yardımıyla çözümlenmiştir. Bu kapsamda, sıklık analizi, faktör ve güvenirlik analizi, korelasyon analizi, bağımsız örneklem t-testi ve ANOVA testleri uygulanmıştır. Araştırmanın sonucunda, marka kent algısının yaşa, cinsiyete, eğitim durumuna ve aylık gelire göre farklılık göstermediği; Algılanan Kalite, Algılanan Değer, Destinasyon İmajı, Memnuniyet ve Marka Kent ölçeklerinde yer alan ifadelere verilen cevapların ortalamalarının yüksek olduğu belirlenmiştir. Son olarak, Şanlıurfa'nın destinasyonda markalaşması açısından fayda sağlayabilecek bir model önerisi ortaya konmuştur.

DestinasyonMarkalaşmaTurizm+3
Emrah Yaşarsoy
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kültürel mirasın turizme yönelik kullanılmasında turizm paydaşlarının algı ve görüşleri: Yozgat örneği

Özellikle son dönemlerdeki turist profillerinde yaşanan değişimlerle birlikte kültürel miras turizmine olan ilginin artmaya başladığı görülmektedir. Bu değişimin farkında olan destinasyonlar turizm sektöründen üst düzeyde faydalanabilmek için çalışmalar yapmaktadır. Bir destinasyondaki turistik çekiciliğe sahip ve/veya turistik çekiciliğe dönüştürülebilecek eserlerin turizme kazandırılması konusunda turizm paydaşlarının katılımı oldukça önem teşkil etmektedir. Bu çalışmanın temel amacı tarih boyunca birçok farklı medeniyetin yerleşim merkezi olan ve önemli düzeyde kültürel miras öğesine sahip olduğuna inanılan Yozgat'taki turizm paydaşlarının kültürel miras algılarını ve ildeki kültürel miras kaynaklarının turizm amaçlı kullanılmasında turizm paydaşların algı, bilgi ve/veya destek eksikliğinin olup olmadığını belirlemektir. Aynı zamanda Yozgat'taki kültürel miras varlıkları tanıtılarak turizm paydaşları, yerli halk, turizm işletmeleri açısından farkındalık oluşturmak ve Yozgat'ın yeni bir destinasyon olabilmesi yolunda yapılan/yapılması planlanan çalışmalara örnek olmak çalışmanın diğer amaçlarındandır. Bu kapsamda Yozgat'ta bulunan ve turizm konusunda söz/yetki sahibi olduğuna inanılan yerel yönetimlerdeki üst düzey yöneticiler, turizm işletmeleri sahipleri/müdürleri, turizm ve kültürel alandaki sivil toplum kuruluşlarının başkanları ve akademisyenler olmak üzere 40 turizm paydaşı ile yüz yüze görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Katılımcılardan elde edilen veriler betimsel analiz tekniği ile analiz edilmiştir. Elde edilen verilere göre, turizm paydaşlarının kültürel miras algılarının yeterli düzeyde olduğu ancak turizm konusundaki çalışmalara gereken önemin verilmediği anlaşılmıştır. Araştırma kapsamındaki turizm paydaşlarının ildeki kültürel miras varlıkları hakkında bilgi sahibi olduğu, bu varlıkların turizm amaçlı kullanılmalarını destekledikleri belirlenmiştir. Ayrıca Yozgat'ta turizmin gelişmeme nedenleri hakkında neredeyse tüm paydaşların ortak fikirlere sahip oldukları ve bu sorunların giderilmesi için de aynı önerileri sundukları belirlenmiştir.

Kültürel mirasKültürel turizmTurizm+5
Ali Şengül
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Doğu Karadeniz bölgesindeki dört ve beş yıldızlı otel işletmelerinde çalışan ilişkileri yönetimi

Bu araştırmada, Doğu Karadeniz Bölgesi'ndeki dört ve beş yıldızlı otel işletmelerinde Çalışan İlişkileri Yönetimi (ÇİY) uygulamasının katılımcıların özellikleri, otel işletmesi özellikleri ve sınıfları açısından farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir.Araştırmada, ÇİY' e öncülük eden İlişki Yönetimi ve Müşteri İlişkileri Yönetimi kavramları hakkında bilgi verilerek, ÇİY kavramı ve otellerde ÇİY uygulamalarının önemi açıklanmıştır.Araştırmanın evrenini, Doğu Karadeniz Bölgesi'nde faaliyet gösteren dört ve beş yıldızlı otellerdeki tüm çalışanlar, örneklemi ise otellerin tümünden rastgele seçilen 281 çalışan oluşturmuştur. Bölgede faaliyet gösteren otellerde ÇİY uygulamasının mevcut durumunu ortaya koymak amacıyla hazırlanan anket formunun pilot uygulaması, Ordu ilinde bulunan 3 oteldeki 41 çalışana yüz-yüze görüşme yöntemi ile uygulanmıştır. Asıl uygulama ise Artvin, Giresun, Ordu, Rize ve Trabzon illerindeki dört ve beş yıldızlı 14 otelde gerçekleştirilmiştir. Anket formları, çalışanlara ön bilgi verilip, araştırmanın amacı belirtildikten sonra yüz-yüze görüşme yöntemiyle uygulanmıştır.Araştırmanın amacına yönelik olarak uygulanan anket formundan elde edilen veriler, Mann Whitney U Testi, Kruskal Wallis H Testi ve Ki-Kare testi kullanılarak analiz edilmiştir.Araştırma bulgularına göre ÇİY uygulamalarının değişkenlere göre belirgin farklılık göstermediği görülmüştür. Ancak, beş yıldızlı otellerde çalışanların dört yıldızlı otellerde çalışanlara göre ÇİY uygulamasıyla ilgili daha olumlu düşüncelere sahip oldukları, otellerde etkin ÇİY uygulaması için gerekli yazılım programlarının geliştirilmesi gerekliliği de belirlenmiştir.

Doğu Karadeniz bölgesiMüşteri ilişkileriMüşteri ilişkileri yönetimi+5
Özlem Akın
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Yerli ve yabancı turistlerin konaklama işletmelerinin restoranlarında verilen hizmetlere ilişkin memnuniyet düzeylerinin belirlenmesi

Bu araştırma; konaklama işletmelerinin restoranlarında verilen hizmetlerden duyulan memnuniyetin yerli ve yabancı turistler arasında farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla planlanmış ve yürütülmüştür.Araştırmada veri toplama yöntemi olarak anket tekniği kullanılmıştır. Çalışma, 2011 yılında Bodrum'da 200 yerli, 200 yabancı olmak üzere toplam 400 turist üzerinde yapılmıştır. Anket formu iki bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde, demografik özellikleri belirlemeye yönelik sorular; ikinci bölümde ise yerli ve yabancı turistlerin konaklama işletmelerinin restoranlarında verilen hizmetlere ilişkin memnuniyetlerini belirlemeye yönelik 26 ifade bulunmaktadır.Elde edilen veriler SPSS 16.0paket programında değerlendirilmiş olup, frekans ve yüzde dağılımlarının yanı sıra aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanmıştır. Demografik değişkenler ile yerli ve yabancı turistlerin konaklama işletmelerinin restoranlarında verilen hizmetlere ilişkin memnuniyet düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığını belirlemek için t-testi ve ANOVA testi yapılmış olup, sonuçlar 0,05 anlamlılık düzeyine göre değerlendirilmiştir.Araştırmada, turist tipi (p=0,000); yerli turistlerin konaklama işletmesiyle ilgili edindikleri bilgi kaynakları (p=0,002), yerli turistlerin daha önce işletmeye gelip gelmeme durumu (p=0,031); yabancı turistlerin yaşları (p=0,004) ve yabancı turistlerin medeni durumları (p=0,016) gibi demografik değişkenleri ile konaklama işletmelerinin restoranlarında verilen hizmetlerle memnuniyet düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılığın olduğu saptanmıştır (p<0,05).

Konaklama işletmeleriMüşteri tatminiMüşteriler+5
Barış Demirci
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Kırsal turizm ve paydaşları: Belediye başkanlarının tutumlarına yönelik bir araştırma

Doğal yaşam, çiftlik hayatı, tarım endüstrisi ve açık hava etkinlikleri ile doğrudan ilişkili olan kırsal turizm, küçük ölçekli alt yapısı nedeniyle yerel düzeyde kontrol gerektirir. Kırsal turizmde doğal, tarihsel ve kültürel çekiciliklerin korunması, yerel kültürel özelliklerle turizmin uyumlaştırılması, ulaşım, konaklama ve yiyecek-içecek hizmetleri standartlarının sağlanmasında mutlaka yerel yetkililerin çabası ve desteği gereklidir.Bu araştırmada, turizme yönelik kamu hizmetlerinin yerelleşmesi sürecine destek sağlamak, yerelleşmesi öngörülen hizmetlere yönelik bilimsel temelli bakış açıları geliştirmek ve Türkiye turizmini çeşitlendirme ve tüm yıla yaymaya yönelik çabalara, belediye başkanları düzeyinde katkı sağlanması amaçlanmaktadır. Bu amaca yönelik olarak Türkiye'de turizm gelişiminde öncelikli gelişim bölgesi olarak gösterilen 28 il içerisinde yer alan 460 belediye başkanına anket uygulanmıştır. Literatür taraması ve uzman görüşü ile oluşturulan ?Kırsal Bölge Belediye Başkanlarına Yönelik Turizm Tutum Anketi? kapsamında; turizme yönelik olumlu bilişsel tutumlar ile ilgili 11, duygusal tutumlarla ilgili 8, kırsal turizmde toplumsal farkındalık oluşturma ile ilgili 6, organizasyonel yapı geliştirme ile ilgili 10, organizasyonel paydaş tercihi ile ilgili 7, ürün geliştirme ile ilgili 9, ürün pazarlama ile ilgili 7 ve kırsal belediyelerin turizme katılım engellerinin belirlemesi amacıyla 6 soruya yer verilmiştir. Anket, Ocak ve Ağustos 2012 ayları arasında örneklem gruba uygulanmıştır. Verilerin analizinde, ?yüzde?, ?frekans?, ?bağımsız örneklemler için t-testi?, ?tek faktörlü varyans analizi?, ?Tukey (HSD) testi?, ?korelasyon?, ?basit doğrusal regresyon analizi? ve ?çoklu doğrusal regresyon analizi? kullanılmıştır.Araştırma bulgularına göre belediye başkanlarının turizme yönelik tutumlarının, demografik özelliklerine (eğitim durumu, temsil ettiği parti, turizm alanında eğitim durumu, turizm amaçlı seminer ve konferansa katılım durumu, turizm amaçlı geziye katılım durumu, turizm sektöründe çalışma durumu) ve belediyelerin genel karakteristik özelliklerine (belediyenin türü, bulunduğu bölge, kent konseyine sahiplik durumu, turizm çalışma grubuna sahiplik durumu, sürdürülebilir turizm eylem planına sahiplik durumu ve turizme yönelik çalışmaların yürütüldüğü bölüme) göre farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Korelasyon analizi sonucunda belediye başkanlarının turizme yönelik tutumları (bilişsel, duygusal) ile kırsal turizmin alt boyutları (toplumsal farkındalık oluşturma, organizasyonel yapı geliştirme, ürün geliştirme, ürün pazarlama) arasında orta düzeyde (r=0,61) bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, yapılan regresyon analizi sonucunda, belediye başkanlarının turizme yönelik tutumlarının (bilişsel tutumlar ile ürün geliştirme hariç); toplumsal farkındalık oluşturma, organizasyonel yapı geliştirme ve ürün pazarlama bakımından kırsal turizmin alt boyutlarını pozitif olarak etkilediği belirlenmiştir. Araştırma bulguları sonucunda, kırsal bölge belediye başkanlarının turizme yönelik tutumlarının düzeyini artırabilecek bir model ile konuya ilişkin öneriler sunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Kırsal bölge, kırsal gelişim, kırsal turizm, paydaş analizi, belediye başkanları, tutum.

Belediye başkanlarıBelediyelerDoğal yapı+10
Nurettin Ayaz
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Müşteri ilişkileri yönetiminin müşteri sadakatine etkisi: Otel işletmeleri üzerine bir araştırma

Araştırmanın amacı, Müşteri İlişkileri Yönetimi ve Müşteri Sadakati uygulamalarının hizmet sektöründeki işletmeler ve tüketiciler açısından önemini kuramsal ve kavramsal olarak ortaya koyarak, konaklama işletmelerinde Müşteri İlişkileri Yönetimi uygulamalarının Müşteri Sadakati üzerine etki düzeyini belirlemektir. Bu amaca yönelik olarak gerçekleştirilen araştırmanın evrenini, İstanbul Avrupa yakası sınırlarında faaliyet gösteren 4 ve 5 yıldızlı otel işletmelerinde konaklayan müşteriler oluşturmaktadır. Belirlenen evreni temsilen 20 adet otel işletmesi örneklem olarak seçilmiştir. Veri toplama aracı olarak anket tekniği kullanılmıştır. Araştırma hipotezlerine bağlı kalınarak hazırlanan anket sorularıyla, örneklemi oluşturan müşterilere toplam 350 adet anket uygulanmıştır ve böylelikle veriler sistemli bir şekilde toplanmıştır.Çalışmada elde edilen bulgular değerlendirilirken, İstatistiksel analizler için SPSS 16.0 (Statistical Package for the Social Sciences) Software programı kullanılmıştır. Çalışma verileri değerlendirilirken tanımlayıcı istatistiksel metodların (Ortalama, Standart sapma, frekans) yanısıra parametik varsayımların sağlanıp sağlanmadığını test etmek için Kolmogorov- Smirnov testi yapılmıştır. Ölçüm tipi niceliksel verilerin, üç veya daha fazla bağımsız grupların parametrik test varsayımların sağlanmaması halinde Kruskal Wallis Varyans Analizi, niceliksel verilerin, iki bağımsız grubun parametrik test varsayımların sağlanmaması halinde karşılaştırmasında Mann Whitney U Testi kullanılmıştır. Ayrıca anketimizin ikinci bölümünü oluşturan Otelin Müşteri İlişkileri Yönetimi ve anketin üçüncü bölümünü oluşturan Otele ilişkin tutum ve davranışlar değişkenleri arasındaki ilişki düzeyini belirlemek için Korelasyon Analizi kullanılmıştır.Araştırmaya dahil otel işletmelerinin Müşteri İlişkileri Yönetim yaklaşımları ile Müşteri Tutum ve Davranışlarını( Müşteri Sadakatini) ölçmeye yönelik oluşturulan sorular arasındaki ilişki düzeyini ve yönünü belirlemeye amacıyla Korelasyon Analizi yapılmıştır ve analiz sonuçlarına göre Müşteri İlişkileri Yönetimi yaklaşımları ile Müşteri Sadakati arasında pozitif yönlü ileri düzeyde anlamlı bir ilişki görülmüştür. Bu sonuç araştırmanın ana hipotezini destekler niteliktedir.Anahtar Kelimeler: Müşteri İlişkileri Yönetimi, Müşteri Sadakati

Konaklama işletmeleriMüşteri değeriMüşteri ilişkileri+8
Gülsüm Yurtseven
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Tahsisli taşınmazlar üzerinde gerçekleştirilen turizm yatırımlarının yatırımcılar açısından değerlendirilmesi

Bu araştırmanın temel amacı;?Yatırımcıların, tahsis sürelerinin bitiminden kaç yıl önce yenileme yatırımı gerçekleştirmeyi karlı bulmadıklarının tespiti,?Dolayısıyla tahsis bitim tarihi itibariyle kaç yıldır yenileme yatırımı yapılmamış tesislerin hazineye intikal edeceğinin saptanması,?Yenileme yatırımları ile ilgili yatırımcıların devletten beklediği özendirici teşvik unsurunun belirlenmesidir.Bu araştırmada, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 1980'li yıllardan itibaren kamu taşınmazlarının tahsisi sonucu gerçekleştirilen tesislerin yenileme yatırımları açısından değerlendirilmesinin yanı sıra, yatırımcıların tahsis işlemleri ile ilgili konulardaki genel eğilimleri ele alınmıştır. Bu amaçlar doğrultusunda alan araştırması yapılmış ve anket formu geliştirilmiştir.Ayrıca tez kapsamında, Kültür ve Turizm Bakanlığı kayıtlarına göre halen devam eden tahsis işlemleri ve tahsisli taşınmazlar üzerindeki tesislere ilişkin ayrı bir çalışma yapılmıştır. Bu çerçevede, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen tahsisler sonucunda elde edilen yatak kapasitesi, il, tesis türü ve sınıfı bazında tespit edilmiş, önümüzdeki yıllarda turizme kazandırılacak yatak kapasitesi belirlenmiş ve tahsisli taşınmazlar üzerinde gerçekleştirilen tesislerin turizme kazandırılma hızı (tesislerin işletmeye geçme süresi) saptanmıştır.Bu çalışma sonucunda; 10.03.2010 tarihi itibariyle, tahsisli taşınmazlar üzerinde gerçekleştirilen veya gerçekleştirilmekte olan tesislerin toplam yatak kapasitesinin 172.853 olduğu ve bu yatak kapasitesinin yaklaşık %77'sinin turizmin hizmetine sunulmuş olduğu görülmektedir. Kalan %33'lük yatak kapasitesinin ise kısa bir zaman içerisinde turizme kazandırılacağı tespit edilmiştir.Ayrıca, yapılan çalışma ile evrenin büyüklüğü belirlenmiş ve araştırmanın anlamlı olması için getirilen kısıtlılıklar sonucunda araştırmanın evreninin 196 yatırımcı olduğu tespit edilmiştir. Veri toplamak için hazırlanan anket formu turizm yatırımcılarına ulaştırılmış ve bu anketlerden 94 adedi geri dönmüştür.Kamu taşınmazlarının tahsisi sonucu bu taşınmazlar üzerinde gerçekleştirilen tesislerin yenileme yatırımları açısından değerlendirilmesi ve yatırımcıların tahsis işlemleri ile ilgili konulardaki genel eğilimlerine ilişkin aşağıda bir bölümüne yer verilen bulgular tespit edilmiştir.?Yatırımcıların %37,1'i ilk yenileme yatırımlarını tesisin işletmeye açılmasını takip eden 10 uncu yıl ve sonrasında gerçekleştirmektedir.?Yatırımcıların %43'üne göre genel olarak yenileme yatırımı gerçekleştirme sıklığının en az 10 yıl olması gerekmektedir.?Tahsis süresinin bitimine 3-5 yıl kala yenileme yatırımı gerçekleştirmeyi yatırımcıların %42,6'sı karlı bulmamaktadır.?Yatırımcılar, ilan şartnamesinde öncelikli olarak deniz turizmini ve Antalya ilini görmek istemektedir.?Yatırımcılar için en önemli teşvik unsuru, kamu taşınmazlarının tahsisidir.Sonuç bölümünde, yatırımcıların tahsis süresi sonunda bu sürenin uzatılıp uzatılmayacağı konusundaki yaşadığı belirsizlikten dolayı, yenileme yatırımı gerçekleştirmekten duyacağı çekinceler, araştırma sonucunda elde edilen bulgular çerçevesinde değerlendirilmiş ve öneriler ortaya konulmuştur.Anahtar Kelimeler: Kamu taşınmazlarının tahsisi, yenileme yatırımları, teşvik, Kültür ve Turizm Bakanlığı.

GayrimenkullerKültür ve Turizm BakanlığıTahsis+7
Selda Taşcı
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Turizm sektöründe alternatif bir pazarlama stratejisi olarak gerilla pazarlamanın kullanılması: Konaklama işletmeleri üzerine bir araştırma

Son yıllarda yurt dışında uygulama alanı artış gösteren ve işletmelerin küçük bütçelerle etkili ve amaçlarına hizmet edecek şekilde pazarlama yapmalarına olanak veren gerilla pazarlama stratejisinin Türk turizm sektöründe ne ölçüde uygulandığının ortaya konması önem taşımaktadır. Bu amaçla Ankara'da faaliyet gösteren turizm işletme belgeli konaklama işletmeleri araştırmanın evreni olarak belirlenmiştir. Ankara'da bulunan 130 adet turizm işletme belgeli otel işletmelerinden 96'sına yüz yüze görüşme tekniğine dayalı anket uygulanabilmiştir. Diğer işletmeler ankete katılmak istemediklerini belirtmişlerdir. Bu araştırmada gerilla pazarlama taktiklerini içeren anket ifadelerine verilen cevaplar Ki-Kare (?2) testi ile analiz edilmiştir. Araştırmada Ankara'daki büyük ölçekli otel işletmelerinin gerilla pazarlamayı küçük ölçekli işletmelere oranla daha fazla kullandıkları belirlenirken, faaliyete başlama süresi olarak ise yeni işletmeler daha uzun süredir faaliyet gösteren işletmelerden pay kapmak için saldırgan olan bu stratejiyi daha fazla tercih ettikleri belirlenmiştir. Araştırma bulguları, pazarlama konusunda profesyonel destek alan otel işletmelerinin gerilla pazarlamayı profesyonel destek almayanlara oranla daha fazla kullandıklarını ortaya koymaktadır. Elde edilen bir diğer önemli bulgu ise otel işletmelerinin gerilla pazarlamayı uygulayabilmeleri için orta düzeyde bir bütçelerinin olması gerekliliğidir. Yani çok düşük bütçeler turizm işletmelerinin seçtikleri gerilla pazarlama stratejilerini uygulamaya yetmezken, bütçenin artması durumunda da işletmelerin gerilla pazarlama için çaba harcamadıkları elde edilen bulgular arasındadır.

PazarlamaTurizm işletmeciliğiTurizm pazarlaması+1
Soner Arslan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Bir örgüt içi eğitim unsuru olarak örgütsel kültürün yöneticilerin yönetsel davranışlarına etkisi: A grubu seyahat acentalarında bir uygulama

ÖZET Yönetsel faaliyetler, işletmeler için çok önemlidir ve yöneticilerin yönetsel davranışlarım şekillendirmektedir. Bu çalışma, işletmelerin başarılı olmalarında önemli etkisi olan, yönetsel davranışları ortaya koymaktadır. Örgütsel kültür; işgörenlerin, işletmenin değerlerini anlamalarını sağlamaktadır. Örgütsel kültür, çalışanlar arasında paylaşılan değerler, duygular, etkileşimler, beklentiler ve tutumlar olarak tanımlanmaktadır. Örgütsel kültür ile ortaya çıkan yönetsel davranışlar, işletmeye canlılık kazandırmaktadır. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde; kültür ve örgütsel kültür hakkında bilgiler verilmektedir. İkinci bölümünde; yönetim, yönetici kavramları ve örgütsel kültürün yöneticilerin yönetsel davranışları üzerindeki etkileri açıklanmaktadır. Üçüncü bölümde ise; Ankara' daki A Grubu Seyahat Acentalanndaki örgütsel kültür ve yöneticilerin yönetsel davranışları ortaya konulmaktadır. Çalışmada, hazırlanan anketler ile verilere ulaşılmıştır. Günümüzde, işletmeler arasındaki rekabet seyahat acentalanmn faaliyetlerini etkilemektedir. Bundan dolayı, yöneticiler bazı yönetsel becerilere sahip olmalıdır. Sonuç olarak, yöneticiler günün koşullarına uygun yönetsel davranışları seyahat acentalannda oluşturmak zorundadır. Anahtar Kelimeler: Örgütsel Kültür, Yönetsel Davranışlar, Seyahat Acentaları.

Hizmet içi eğitimSeyahat acenteleriTurizm işletmeciliği+4
Derya Kara
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2004
00
DoctorateOpen AccessTR

Turizm destinasyonlarının rekabet gücünün artırılmasında stratejik destinasyon yönetimi: Çeşme Alaçatı destinasyonu üzerine bir uygulama

Bu çalışmanın amacı destinasyon yönetiminin stratejik olarak ele alınması gerektiği ve ülkesel ölçekte destinasyonların rekabet gücünü belirlemeye yönelik olarak Dwyer ve Kim?in modelinde yer alan faktörlerin yerel ölçeğe uyarlanması ve stratejik destinasyon yönetimine göre bir modelin oluşturulmasıdır. Çalışmanın birinci bölümünde literatür taraması yapılarak strateji kavramı ve stratejik yönetim süreci incelenmiştir. İkinci bölümde destinasyon yönetimi ile ilgili literatür taranarak stratejik destinasyon yönetimi şeklinde ele alınmıştır. Ayrıca ikinci bölümde litaretürde yer alan rekabet gücünü etkileyen unsurları belirlemeye yönelik çalışmalara yer verilmiştir. Üçüncü bölümde Alaçatı destinasyonun rekabet gücünü belirlemeye yönelik araştırma kapsamında 110 konaklama işletmesi yöneticisi ya da çalışanı, 45 yiyecek içecek işletmesi yöneticisi ya da çalışanı, 8 sörf okulu yöneticisi ya da çalışanından oluşan 163 turizm tesisi ile 11 yerel yönetim yönetici ya da çalışanı, 28 kamu kurumu yöneticisi ya da çalışanı, 10 akademisyen ve 245 öğrenciden oluşan toplam 457 kişi ile yüz yüze görüşülerek anket yapılarak elde edilen bulgulara yer verilmiştir. Ayrıca üçüncü bölümde Alaçatı destinasyonunun arz yönlü paydaşlar açısından rekabet gücünü belirlemekle birlikte, çalışmanın amacına uygun olarak stratejik destinasyon yönetimine ilişkin oluşturulan model doğrulayıcı faktör analizi ile test edilmiştir. Literatürde yer alan modelde her ne kadar doğal ve kültürel kaynaklar, yapay kaynaklar, destek kaynakları, durumsal koşullar ve talep koşulları ile birlikte altıncı bir faktör olarak ele alınan stratejik destinasyon yönetiminin, oluşturulan modele göre diğer faktörleri etkileyen bağımsız bir faktör olarak ele alınması gerektiği sonucu çıkmıştır. Son olarak çalışmada elde edilen bulgulara göre sonuç ve önerilere yer verilmiştir. Bu bölümde elde edilen bulgulara göre Alaçatı destinasyonunun rekabet gücünün yüksek olduğunu ancak stratejik olarak destinasyonun yönetilmesi gerektiği ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Stratejik Yönetim, Rekabet Gücünü Etkileyen Faktörler, Stratejik Destinasyon Yönetimi, Rekabet Modelleri.

DestinasyonRekabet stratejileriStrateji+4
Ediz Güripek
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Otel işletmelerinde e-pazarlama: Astana (Kazakistan)'daki dört ve beş yıldızlı otel işletmeleri üzerine bir araştırma

ÖZETYüksek Lisans TeziOtel İşletmelerinde E-Pazarlama: Astana (Kazakistan)'daki Dört ve Beş Yıldızlı Otel İşletmeleri Üzerine Bir Araştırmaİrina BANDURİNADokuz Eylül ÜniversitesiSosyal Bilimler EnstitüsüTurizm İşletmeciliği Anabilim DalıTurizm İşletmeciliği ProgramıGünümüzde bilgi ve iletişim teknolojisinin gelişmesi ile birlikte otel işletmelerinin pazarlama stratejileri de paralel olarak değişime uğramıştır. Otellerin rekabet politikası e-pazarlamaya yönelik olarak değişmiş ve küreselleşen dünyaya uyum sağlamıştır. Bilgi teknolojileri ve internet, modern otel işletmelerinin gelişmesi için yeni e-ürünleri yaratma, e-iletişim ağı kurma, e-dağıtım kanalları kullanma ve e-pazarlama tekniklerini uygulama gibi fırsatlara olanak sağlamaktadır. Ancak, rekabetin artması ve devamlı değişen pazar şartlarında faaliyet gösteren modern otel işletmeleri için temel pazarlama ve e-pazarlama etkinliklerinin bileşimini uygulamak çok büyük önem göstermektedir.Bu çalışma, Astana'da bulunan 15 tane dört ve beş yıldızlı otel işletmesi üzerine yapılmıştır. Araştırmayı gerçekleştirmek için veri toplama tekniği olarak yarı-yapılandırılmış mülakat yöntemi gerçekleştirilmiştir. Otel işletmelerinin pazarlama müdürleri ve pazarlama sorumluları ile mülakat yöntemi ile elde edilen verilere içerik analizi yapılmış ve literatür araştırması sonuçları ile karşılaştırılmıştır.Yapılan araştırmanın sonuçları, Astana'daki otel işletmelerinin çoğunun geleneksel pazarlama yöntemleri yanında, e-pazarlama araçlarını da kullanmaya başladıklarını, henüz e-pazarlamayı çok aktif olarak kullanmayan birkaç otel işletmesinin ise e-pazarlama araçlarını daha fazla kullanmak üzere yatırım ve araştırmalarda bulunduğunu göstermiştir. Görüşülen otel yöneticilerinin e-pazarlama araç ve yöntemlerini kullanma ve yenilikleri araştırma konusunda istekli oldukları da gözlemlenmiştir. Ülkede turizm sektörünün giderek büyümesi ve otel işletmelerinin sayısının artması, e-pazarlamanın artık kaçınılmaz olduğunu göstermekte, özellikle uluslararası pazarlarda rekabet edebilmek için, web sitesi geliştirilmesinden e-dağıtım kanallarının kullanılmasına kadar pekçok e-pazarlama aracının kullanılmasını bir zorunluluk haline getirmektedir. Sektördeki işletmelerin e-pazarlama araçlarını kullanmasının, Kazakistan turizm ve konaklama sektörünün olumlu gelişimine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.Anahtar Kelimeler: Otel işletmeleri, e-pazarlama, e-ürün, e-pazarlama araçları, Astana, Kazakistan.

Elektronik pazarlamaKazakistanKonaklama işletmeleri+6
Irına Bandurına
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00

Related subjects