Academic procrastination
74 theses under this subject heading
Tıp fakültesi öğrencilerinde akademik erteleme sıklığı ve akıllı telefon bağımlılığının değerlendirilmesi
Amaç: Tıp fakültesi öğrencileri yüksek akademik stres, yoğun çalışma saatleri, sınav yükünün yüksek olması gibi sebeplerle akademik ertelemeye yatkındırlar. Bu çalışma ile tıp fakültesi öğrencilerinde akademik erteleme görülme sıklığı, akıllı telefon bağımlığı ve etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Etik Kurulu'nun 27.02.2024 tarihli toplantısında 2024/110 sayılı kararı ile onaylandı (Ek-1). Çalışma, Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde yapıldı. Çalışmanın evrenini Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde 2024-2025 eğitim öğretim yılında Şubat-Haziran döneminde öğrenim görmekte olan tıp fakültesi öğrencileri oluşturdu. Dönem I-VI arası öğrenim gören 1466 öğrencinin %82'sine ulaşılarak toplam 1212 katılımcı ile çalışma gerçekleştirildi. Veriler, sosyodemografik özellikleri içeren, literatür doğrultusunda hazırlanmış olan ATBÖ ve AAEÖ ölçeklerini içeren 45 soruluk anket formu ile elde edildi. Anket formu içerisinde ATBÖ ve AAEÖ yer aldı. Veriler, Statistical Package for the Social Sciences (SPSS) versiyon 25.0 istatistik paket programında değerlendirildi. İstatistiksel anlamlılık p<0,05 olarak kabul edildi. Bulgular: Katılımcıların maksimum yaşı 30, minimum yaşı 18'di. Yaş ortalaması ise 21,69±2,27'ydi. Kadınların AAEÖ puan ortalaması 42,13±9,66, erkeklerin ise 44,88±8,34 olup, erkeklerin puanı anlamlı şekilde yüksekti (p<0,001). Alkol kullananların (46,91±8,99) ve sigara kullananların (46,68±8,78) AAEÖ puanları kullanmayanlara göre anlamlı yüksekti (p<0,001). Tek başına yaşayanların puanı (45,92±9,04), arkadaşlarıyla yaşayanlara göre anlamlı yüksekti (p<0,001). Ruhsal durumunu kötü olarak değerlendirenlerin AAEÖ puanı 46,93±9,16 olup, çok iyi değerlendirenlere göre anlamlı şekilde yüksekti (p<0,001). Fiziksel durumunu çok kötü olarak değerlendirenlerin AAEÖ puanı 49,72±10,71 olup, çok iyi değerlendirenlere göre anlamlı şekilde yüksekti (p<0,001). ATBÖ sonuçlarına göre erkeklerin bağımlılık oranı %51,2 olup kadınlara göre anlamlı şekilde yüksekti (p<0,001). Dönem 1 öğrencilerinde bağımlılık oranı %57,2 ile en yüksekti (p<0,001). Sigara kullananların bağımlılık oranı (%52,5) kullanmayanlara göre yüksekti (p=0,020). Annesinin öğrenim düzeyi ilkokul olanlarının bağımlılık oranı %55,6 olup, ilkokul mezunu anneler, üniversite mezunlarına göre daha yüksek bağımlılık oranına sahipti (p=0,043). Akıllı telefon bağımlılığı olan katılımcıların (n=555) AAEÖ puanı 46,70±8,00 olup bağımlılığı olmayanlara 40,47±9,20 göre anlamlı şekilde yüksekti (p<0,001). Sonuç: Çalışmamızda akıllı telefon bağımlılığı olan öğrencilerin akademik ertelemeye daha yatkın olduğu belirlendi. Öğrencilerin akıllı telefon bağımlılığını düşürmeye yönelik yapılacak çalışmalar akademik görevlerini ertelemeyi azaltacak bu da akademik başarılarını arttıracaktır. Alkol sigara gibi, zararlı alışkanlıkların bırakılması için yapılacak çalışmalar sonucu öğrencilerin akıllı telefon kullanımı düşecek, akademik görevlerini ertelemeyi en aza indirecektir. Alkol ve sigaranın zararlarına karşı öğrencilere gerekli bilgilendirmeler yapılmalı, toplum olarak özendirici davranışlardan kaçınılmalıdır. Anahtar Kelimeler: Tıp öğrencileri, Akıllı telefon bağımlılığı, Akademik erteleme
Farklı liselere devam eden ergenlerin facebook bağlanma stratejileri ile akademik erteleme davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, Farklı Liselere Devam Eden Ergenlerin Facebook Bağlanma Stratejileri İle Akademik Erteleme Davranışları arasındaki ilişkinin Başakşehir örnekleminde incelenmesidir. Bu çalışma 2014-2015 Eğitim Öğretim Yılında İstanbul İli Başakşehir İlçesinde bulunan Kayaşehir Anadolu Lisesi, Başakşehir Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi ve Celaleddin Ökten Anadolu İmam Hatip Lisesi olmak üzere toplam 3 lisede yapılmıştır. Araştırmaya katılan öğrenciler 9, 10, 11 olmak üzere toplam 450 öğrencidir. 450 öğrencinin 226'sı kız 224'ü erkek öğrencidir. Araştırmanını verileri "Facebook Bağlanma Stratejileri Ölçeği", "Akademik Erteleme Ölçeği" ve "Kişisel Bilgi Formu" aracılığı ile toplanmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin istatistiksel çözümlemelerini yapmak amacıyla SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) 15.0 for Windows paket programı kullanılmıştır. Grubun genel yapısına ilişkin bulgular frekans ve yüzde değerleriyle ortaya konulmuştur. Araştırmanın birinci alt problemi olan Facebook Bağlanma Stratejileri ve Akademik Erteleme Ölçeklerinde öğrencilerin ne düzeyde olduğunu belirlemek için aritmetik ortalama, standart sapma değerleri kullanılmıştır. Araştırmanın sonraki dokuz probleminde çalışmanın bağımlı değişkeni olan öğrencilerin akademik erteleme puanlarının sosyo-demografik değişkenlere göre anlamlı düzeyde farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek amacıyla yapılan analizlerin seçiminde dağılımların normalliği ve değişkenlerin kategori sayısı dikkate alınmıştır. Kategori sayısının iki olduğu durumlarda dağılım normalse bağımsız gruplar t testi, normal değilse mann whitney-u analizi tercih edilmiştir. Kategori sayısının en az üç olduğu durumlarda dağılım normalse ANOVA analizi tercih edilmiş ANOVA analizi sonucunun anlamlı olduğu durumlarda varyansların homojenliği denetlenmiş, tüm varyansların homojen olduğu saptanmış dolayısıyla bu durumlarda farklılığın kaynağını tespit etmek amacıyla scheffe analizi tercih edilmiştir. Kategori sayısının en az üç olduğu ancak dağılımın normal olmadığı durumlarda ise kruskall Wallis analizi tercih edilmiş, analiz soncu anlamlı çıktığı durumlarda ise farklılığın kaynağını tespit etmek amacıyla mann whitneyu analizi kullanılmıştır. Facebook Bağlanma Stratejileri Ölçeği ve Akademik Erteleme Ölçeği puanları arasında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılan analizin tercihinde yine dağılımların normalliği aranmış ve dağılımların normal olduğu varsayımından hareketle (N>30 ise) pearson korelasyon analizi tercih edilmiştir. Örneklem gurubunu oluşturan öğrencilerin akademik erteleme ölçeğinden aldıkları puanların Facebook hesabını kullanma sıklığı değişkenine göre anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Öğrencilerin akademik erteleme ölçeğinden aldıkları puanlarının Facebook kullanma amacı değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterdiği yine araştırma sonucunda tespit edilmiştir. Cinsiyet değişkeni incelendiğinde erkeklerin akademik erteleme puanları yüksek çıkmıştır. Lise türüne göre inceleme yaptığımızda anlamlı farklılık bulunmamıştır. Sınıf düzeylerine göre bakıldığında 9 ile 11. Sınıf arasında 11. Sınıf lehine anlamlı farklılık bulunmuştur. Akademik başarısını düşük algılayan öğrencilerin akademik erteleme puanları, yüksek algılayan öğrencilere göre daha yüksektir. Ebeveyn medeni durumu incelendiğinde anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Annenin öğrenim durumu incelendiğinde öğrencilerin eğitim düzeyi arttıkça akademik erteleme puanları artmıştır. Babanın eğitim durumunu incelediğimizde hiç okula gitmeyenler hariç, babanın eğitim düzeyi arttıkça öğrencilerin akademik erteleme puanları artmıştır. Algılanan ekonomik durumda anlamlı farklılık bulunamamıştır. Son olarak Facebook Bağlanma Stratejileri Ölçeğinde başlatma sürdürme ve bilgi arama puanları yükseldikçe, öğrencilerin akademik erteleme puanlarının yükseldiği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Ergenlik, Facebook Bağlanma Stratejileri, Erteleme, Akademik Erteleme Davranışı.
Lise öğrencilerinin akademik erteleme davranışı ile benlik saygıları ve durumluluk sürekli kaygı düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmada ilk olarak lise öğrencilerinin akademik erteleme düzeylerinin nasıl bir dağılım gösterdiğinin ve farklı cinsiyete sahip lise öğrencilerinin akademik erteleme düzeylerinin sınıf düzeyi ve okul türüne göre anlamlı düzeyde farklılaşıp farklılaşmadığının incelenmesi amaçlanmıştır. İkinci olarak lise öğrencilerinde Durumluluk- Sürekli kaygı düzeylerinin ve Benlik saygıları düzeyinin akademik ertelemeyi yordayıcılıklarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini İstanbul İli Küçükçekmece ilçesindeki Anadolu ve Meslek liselerinin 9., 10. Ve 11. Sınıflarında öğrenim gören öğrencilerden tesadüfü örnekleme yöntemi ile seçilen 500 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın verilerini toplamak için Çakıcı (2003) tarafından geliştirilen "Akademik Erteleme Ölçeği " (AEÖ), Durumluluk- Sürekli Kaygı Ölçeği (STAI), Coppersmith Benlik Saygısı Ölçeği ve Demografik Bilgi Formu uygulanmış, sonuçlar değerlendirilmiştir. Araştırma sonucuna göre, Akademik erteleme davranışı ile benlik saygısı ve durumluluk- sürekli kaygı düzeyleri arasında anlamlı düzeyde bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca benlik saygısı ve durumluluk kaygı düzeyi akademik erteleme için anlamlı bir yordayıcı olurken sürekli kaygı düzeyinin anlamlı bir yordayıcı olmadığı sonucu elde edilmiştir. Akademik erteleme davranışı düzeylerinin cinsiyet, yaş, sınıf düzeyi, okul türü, eğitim gördükleri bölüm, sınavlara ve derslere çalışma süresi durumu bağımsız değişkenlere göre anlamlı farklılık oluşturduğu, ekonomik durum, aile birlikteliği durumu bağımsız değişkenlere göre ise anlamlı bir farklılık oluşturmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen bulgular, yapılan araştırmalar ışığında tartışılmış ve önerilerde bulunulmuştur.
Öğrencilerin akademik erteleme davranışlarının öğrenme analitikleri bağlamında modellenmesi
Bu çalışmada öğrencilerin çevrimiçi öğrenme ortamındaki etkileşim izleri kullanılarak akademik erteleme davranışlarının modellenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda öğrencilerin ödev gönderim davranışları incelenerek; öğrenciler, akademik erteleme yapıp yapmadıklarına göre gruplandırılmış ve bu grupların Moodle etkileşim verileri aracılığıyla tahmin edilmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya 2020-2021 yılı Bahar Dönemi Veri Tabanı Yönetim Sistemleri dersine kayıtlı 55 üniversite ikinci sınıf öğrencisi katılmıştır. 11 haftalık veri toplama sürecinden sonra 16 tane öznitelik belirlenmiştir. Öznitelikler erken aktivite ve geç aktivite olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Erken aktivite öznitelikleri ödevlerin ilk yüklenildiği tarih ile son gönderim tarihinden bir gün öncesini kapsarken, geç aktivite öznitelikleri ödevin son gönderim tarihini ve bu tarihten bir gün sonrasını kapsamaktadır. Birinci araştırma sorusu kapsamında öğrencilerin etkileşim verileri kullanılarak farklı sınıflama modellerinin öğrencinin akademik erteleme davranışını tahmin etme başarısı araştırılmıştır. Elde edilen bulgulara göre en iyi sınıflama başarısını kategorik değişkenlerle %90 doğru sınıflama oranında Lojistik Regresyon göstermiştir. İkinci araştırma sorusu kapsamında ise 16 öznitelik arasından en önemli 5 öznitelik belirlenmiş ve öğrencilerin SCORM paketlerindeki aktivite sayısı, sisteme girişlerindeki benzersiz gün sayısı, forum, quiz ve ödev bileşeni aktivite sayıları akademik erteleme davranışlarını belirlemede önemli değişkenler olarak bulunmuştur. Son olarak grupların akademik başarıları arasında farklılık olup olmadığı incelenmiş ve akademik erteleme yapmayan öğrencilerin yapan öğrencilere göre daha yüksek dönem sonu puanı elde ettiği görülmüştür. Sonuç olarak, öğrencilerin çevrimiçi ortamlarda akademik erteleme davranışlarını belirleyebilmek için alternatif bir yöntem geliştirilmiş ve bu yöntem ile birlikte öğrencilerin erteleme davranışlarının müdahalesiz bir şekilde ölçülmesi sağlanmıştır. Bu model, ileriki çalışmalar da ertelemeye ilişkin müdahale yöntemlerinin geliştirilmesinde önemli olacaktır.
Üniversite öğrencilerinde akademik erteleme davranışı ve benlik saygısı arasındaki ilişkinin incelenmesi
Son yıllarda, ertelemenin ve geciktirme özelliğinin farklı yaklaşımları ve tanımları önerilmiştir ve bunların çoğu, düzenleyici başarısızlıkla karakterize olduğu konusunda hemfikirdir. Ancak bu konunun, nedenselliği konusunda bir fikir birliği yoktur. Bu anlamda, en yaygın olan akademik erteleme bir istisna değildir. Çalışmamızda akademik erteleme benlik saygısı güçlüklerinin tezahürlerini oluşturan değişkenler ile ilişkilendirilmiştir. Bununla birlikte, ertelemenin bir benlik saygısı başarısızlığı olarak kavramsallaştırılmasına rağmen, bu fenomeni ve farklı benlik saygısı tezahürleriyle ilişkisini araştıran hala az sayıda çalışma bulunmaktadır. Bununla birlikte olumsuz duygular, zararlı olabilecek sürekli bir endişe ve ıstırap kaynağı olan görevleri ve sona bağlılıkları ertelemek gibi karar ve davranışların da sonucudur. Bu anlamda, öğrencileri ertelemeye motive eden benlik saygısını anlamak, bu davranışı azaltabilir ve böylece genel olarak bireylere ve topluma fayda sağlayabilir. Bir yandan sürecin kendisini değerlendirme, öncelikleri belirleme, etkili ve verimli zaman kullanma gibi üstbilişsel stratejilerin eksikliği erteleme nedenlerinden biridir. Ertelemenin bir benlik saygısı etkisinde açıklanması, düşüncelerin, duyguların, dürtülerin ve davranışların düzenlenmesi için gerekli olan engelleme kapasitelerinin, görevlerin yerine getirilmemesinde merkezi bir rol oynayabileceğini düşündürmektedir. Ayrıca, erteleme akademik performansı ve bununla birlikte akademik yaşamdan memnuniyet eksikliğine, düşük benlik saygısına yol açan sonuçları etkiler.
Üniversite öğrencilerinde çevrimiçi oyun bağımlılığı ve akademik erteleme davranışı arasındaki ilişki
Bu çalışmanın amacı, üniversite öğrencilerinin oyun bağımlılıkları ile akademik erteleme davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırma 413 (194 kadın, 219 erkek) üniversite öğrencisi ile birlikte gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri çevrimiçi oyun bağımlılığı ölçeği ve akademik erteleme ölçeği kullanılarak elde edilmiştir. Araştırmanın normallik dağılımını sağlayıp sağlamadığı ise Skewness ve Kurtosis değerlerine bakılarak verilerin normal dağıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Akademik erteleme davranışı ve çevrimiçi oyun bağımlılığı değişkenleri arasında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığının anlaşılması amacıyla Pearson Korelasyon Analizi yapılmıştır. Akademik erteleme davranışı ve çevrimiçi oyun bağımlılığı değişkenleri ile demografik bilgi formu ile elden katılımcılara ait demografik bilgiler cinsiyet, sınıf düzeyi ve gelir olmak üzere incelenmiştir. Araştırmanın iki değişkeni arasındaki ilişki incelendiğinde ise akademik erteleme davranışı ile çevrimiçi oyun bağımlılığı arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Akademik erteleme davranışı ile çevrimiçi oyun bağımlılığı arasında negatif yönde zayıf bir ilişki vardır. Çevrimiçi oyun bağımlılığının, akademik erteleme davranışını yordama gücünü ortaya çıkarmak amacıyla yapılan basit regresyon analizi sonucunda çevrimiçi oyun bağımlılığının akademik erteleme davranışını yordama gücü istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Araştırmada kullanılan istatistiksel analizler ise Hiyerarşik Regresyon Analizi (Pearson, Parçalı veya Spearman), Parametrik testler (T testi, OneWayAnova) veya Nonparametrik Testler (Wilcoxon İşaretli Sıra Testi ve Mann Whitney U) olarak sıralanabilir. Sonuç olarak, akademik erteleme davranışı ile çevrimiçi oyun bağımlığı arasında negatif yönde zayıf bir ilişki bulunmuştur. Çevrimiçi oyun bağımlılığının, akademik erteleme davranışını yordama gücü istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Çevrimiçi oyun bağımlılığı, akademik erteleme davranışının toplam varyansının %5'ini açıklamaktadır.
Üniversite sınavına hazırlanan ergenlerin psikolojik esneklik düzeylerine göre akademik erteleme davranışları
Üniversite sınavına hazırlanan ergenlerin stres, kaygı, zaman yönetimi zorlukları, çalışmayı başlatamama, belirli bir süre çalışma davranışında bulunduktan sonra çalışmayı sürdürememe ve eğitim hayatında çok karşılaşılan erteleme gibi davranışsal problemler yaşadıkları söylenebilir. Bazı ergenler karşılaştıkları zorlayıcı yaşam durumlarına uyum sağlayabilirken; bazılarının bu süreçleri yeterince iyi yönetemediği ve kaçınma davranışları gösterdikleri ifade edilebilir. Bu nedenle, üniversite sınavına hazırlanan ergenlerin psikolojik esneklik düzeylerine göre akademik erteleme davranışlarının bazı demografik değişkenlerle incelenmesi düşüncesi oluşmuştur. Bu araştırmada üniversite sınavına hazırlanan ergenlerin psikolojik esneklik düzeylerine göre akademik erteleme davranışlarının inecelenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda öncelikli olarak teorik yaklaşımda bulunulmuştur. Ardından demografik özellikler ölçeği dışında 2 farklı ölçek kullanılmış ve saha çalışması gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu on dört farklı lise düzeyinde eğitim veren eğitim kurumunda okumakta olan elverişli/ uygun yöntemi örnekleme ile belirlenen 210 kadın, 173 erkek toplam 383 üniversite sınavına hazırlanan ergenlerden oluşmaktadır. Tarama modeline göre gerçekleştirilen araştırma verilerini elde etmek için "çok boyutlu psikolojik esneklik envanteri", "erteleme davranışı değerlendirme ölçeği" ve "kişisel bilgi formu" dağıtılarak gerçekleştirilen saha çalışması sonucunda elde edilen veriler SPSS 25.0 programı ile analiz edilmiştir. Veri toplama araçları, hem matbu hem de çevrimiçi yöntemlerle uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda cinsiyet, üzücü olay yaşama durumları, diploma notu, mesleki hedef belirleme, ailenin geliri, yaşanılan üzücü olayın şiddeti ve kardeş sayısı gibi demografik değişkenlere göre erteleme davranışları ve psikolojik esneklik ölçekleri ile arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Ölçekler arası ilişkilerde ise psikolojik esneklik boyutu ile erteleme davranışı arasında negatif yönlü; psikolojik katılık boyutu ve erteleme davranışı arasında pozitif yönlü bir ilişki olduğu belirlenmiştir.
Üniversite öğrencilerinde akademik ertelemenin yordayıcıları: Akademik güdülenme, umut ve kişilik özellikleri
Bu çalışmada üniversite öğrencilerinde akademik ertelemenin yordayıcıları olarak akademik güdülenme, umut ve kişilik özellikleri değişkenleri ele alınmıştır. Çalışmanın örneklem grubunda 2022-2023 Eğitim Öğretim yılında Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi'nde öğrenim görmekte olan öğrenciler yer almaktadır. Veriler toplanırken Akademik Erteleme Ölçeği, Akademik Güdülenme Ölçeği, Sürekli Umut Ölçeği, Sıfatlara Dayalı Kişilik Testi ve Kişisel Bilgi Formundan yararlanılmıştır. İlişkisel modelin kullanıldığı bu çalışmada verilerin çözümlenmesinde SPSS-22 programı kullanılmış ve .05 anlamlılık düzeyi ölçüt alınmıştır. Değişkenlerin arasındaki ilişkiyi anlamak için korelasyon analizi, değişkenlerin akademik ertelemeyi yordama düzeyinin belirlenmesi için hiyerarşik regresyon analizinden yararlanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda üniversite öğrencilerinde akademik erteleme davranışlarının cinsiyet, sınıf düzeyi ve öğrenime devam edilen fakülte türüne göre anlamlı farklılık gösterdiği ve erkek öğrencilerde görülen akademik erteleme düzeylerinin kadın öğrencilere göre daha yüksek olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Araştırmanın bir diğer bulgusu da akademik güdülenme ve kişiliğin dışa dönüklük, sorumluluk ve deneyime açıklık alt boyutunun akademik ertelemeyi anlamlı bir şekilde yordamasıdır. Araştırmadan elde edilen verilere göre umut ve kişiliğin nevrotiklik ve uyumluluk boyutlarının akademik ertelemeyi yordamada anlamlı bir değişken olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Ortaokul öğrencilerinin sosyal medya bağımlılığı ile akademik erteleme davranışı arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırma, ortaokul seviyesinde öğrenim gören öğrencilerin sosyal medya bağımlılığı ile akademik erteleme davranışlarını farklı demografik değişkenlerle irdelenmesini amaçlamaktadır. Çalışmada nicel araştırma modeli kullanılmıştır. Yapılan çalışmanın örneklemini Niğde ilindeki merkez ilçelerde Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ortaokullarda eğitim gören 515 ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma çerçevesinde veriler, Kişisel Bilgi Formu, Akademik Erteleme Ölçeği-AEÖ ve Sosyal Medya Bağımlılığı Ölçeği-SMBÖ aracılığıyla toplanmıştır. Ölçekler öğrencilere uygulanmış ve veriler SPSS programı kullanılarak çözümlenmiştir. Verilerin analizinde öncelikle betimsel istatistiklerden, sonrasında araştırma sorularına uygun olan ANOVA ile bağımsız örneklem t-testinden faydalanılmıştır. SMB seviyeleriyle AED arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığını anlamak için Pearson Basit Korelasyon ve yordama düzeylerini incelemek adına Çoklu Regresyon Analizleri yapılmıştır. Araştırmadaki verilerin sonuçlarına göre, ortaokulda öğrenim gören kız öğrenciler, erkek öğrencilere göre daha az SMB sahiptir. Sınıf düzeyi, anne ve baba eğitim seviyesi değişkenleri anlamlı bir farklılık oluşturmamıştır. SMB düzeylerinde üyelik durumu, kullanma süresi, kullanma sıklığı, sosyal medyada günlük ortalama geçirilen süre, İnternet'e bağlandığında harcadığı süre değişkenleri anlamlı bir farklılık oluşturmuştur. AED cinsiyet, sınıf düzeyleri, üyelik durumu, kullanma sıklığı, sosyal medyada günlük geçirilen süre, sosyal medya kullanma süreleri, İnternet'e bağlandığında harcadığı süre değişkenleri anlamlı bir farklılık oluştururken, anne ve baba eğitim durumu anlamlı bir farklılık oluşturmamıştır. SMB ile AED arasındaki sonuca göre orta düzeyde pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur. Demografik bilgiler ve SMB ile AED yordanmasına ilişkin standart çoklu regresyon analizi sonuçlarında; AED ile cinsiyet arasındaki pozitif ve düşük düzeyde bir ilişki ortaya çıkmıştır. AED ile İnternet'e bağlandığı ortalama süre arasında pozitif ve orta düzeyde bir ilişki vardır. SMB ile cinsiyet, İnternet'e bağlandığı süre arasında orta düzeyde pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur. Regresyon katsayılarının anlamlılığına ilişkin t-testi sonuçları incelendiğinde ise SMB ortalaması AED üzerinde anlamlı bir yordayıcıdır.
Ortaokul öğrencilerinin akademik erteleme davranışları ve yapılandırmacı öğrenme ortamları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin akademik erteleme davranışları ile yapılandırmacı öğrenme ortamı özelliklerinin gerçekleşme düzeyi arasındaki ilişkileri tespit etmektir. Bununla birlikte yapılandırmacı öğrenme ortamı özelliklerinin gerçekleşme düzeyinin akademik erteleme davranışları üzerindeki yordayıcı gücünü belirlemeyi amaçlamaktadır. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeline göre yürütülmüştür. Araştırmanın verileri Ortaokul Öğrencilerinin Akademik Erteleme Davranışı Ölçeği ve Yapılandırmacı Öğrenme Ortamları Ölçeği ile toplanmıştır. Araştırmanın örneklem grubunu tabakalı örnekleme yoluyla seçilen 2022-2023 eğitim öğretim yılında Şanlıurfa ili Karaköprü, Haliliye ve Eyyübiye merkez ilçelerinde yer alan resmi/devlet ortaokullarında öğrenimlerine devam eden 6. 7. ve 8. sınıf toplam 1505 öğrenci oluşturmaktadır. Her iki ölçekten elde edilen verilerin normal dağılıma sahip olduğu belirlenmiştir. Bu doğrultuda ölçeklerden ve ölçeklerin alt boyutlarından elde edilen puanlar arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla Pearson Momentler Çarpım Korelasyon katsayısı hesaplanmıştır. Yordama ile ilgili alt problemlerin çözümü için basit doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Elde edilen verilerin analizi sonucunda, araştırmaya katılan öğrencilerin akademik erteleme davranışlarını "nadiren" gösterdiklerini düşündükleri ve öğrencilerden elde edilen verilere göre yapılandırmacı öğrenme ortamının özelliklerinin ise "bazen" gerçekleştiği belirlenmiştir. Ölçeklerden elde edilen toplam puanlar üzerinden yapılan analizler sonucunda, yapılandırmacı öğrenme ortamı özelliklerinin gerçekleşme sıklık düzeyi ile akademik erteleme davranışları arasındaki ilişkinin orta düzeyde negatif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Regresyon analizi sonucunda, yapılandırmacı öğrenme ortamı özelliklerinin gerçekleşme sıklık düzeyinin öğrencilerin akademik erteleme davranışlarının anlamlı bir yordayıcısı olduğu bulunmuştur. Yordayan (bağımsız) değişken yapılandırmacı öğrenme ortamlarının gerçekleşme sıklık düzeyinin öğrencilerin akademik erteleme davranışlarının %10'unu açıkladığı belirlenmiştir. Bu bağlamda yapılandırmacı öğrenme ortamı özelliklerinin gerçekleşme düzeyi artıkça öğrencilerin akademik erteleme davranışlarının sıklık düzeyinin azaldığı söylenebilir. Bununla birlikte cinsiyet, sınıf düzeyi, okulun bulunduğu çevrenin sosyo-ekonomik düzeyi ve sosyal medya kullanım süresi değişkenlerine göre yapılandırmacı öğrenme ortamı özelliklerinin gerçekleşme düzeyi ile akademik erteleme davranış sıklık düzeyleri arasında da anlamlı negatif yönde ilişkiler olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Akademik erteleme davranışları, yapılandırmacı öğrenme, yapılandırmacı öğrenme ortamları.
Üniversite öğrencilerinin akılcı olmayan inançları ve akademik erteleme düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu tez çalışmasının temel amacı, üniversite öğrencilerinin akılcı olmayan inançları ve akademik erteleme düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmanın örneklemini Mersin ili Toros Üniversitesinde okuyan İktisadi İdari Sosyal Bilimler ve Mühendislik Bilimleri Fakültesi 151 lisans öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan öğrencilerin %74,2'si (n=112) kadın, %25,8'i (n=39) erkektir. Sınıf düzeylerine göre ise; öğrencilerin %15,9'u (n=24) 1. sınıfta, %20,5'i (n=31) 2. sınıfta, %23,8'i (n=36) 3. sınıfta ve %39,7'si (n=60) 4. sınıfa devam etmektedir. Araştırma da veriler, araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu, Akılcı Olmayan İnançlar Ölçeği Kısa Formu (Türküm, 2003) ve Akademik Erteleme Ölçeği (Çakıcı, 2003) aracılığıyla toplanmıştır. Veri analizi SPSS 25.0 programı kullanılarak yapılmıştır. Akılcı olmayan inançlar ve akademik erteleme davranışı arasındaki ilişkinin tespitinde pearson korelasyon analizi, basit doğrusal regresyon analizi ve lojistik regresyon analizinden faydalanılmıştır. Araştırmanın sonucunda elde edilen bulgulara göre; akılcı olmayan inançlar ve akademik erteleme davranışı arasındaki ilişki incelendiğinde iki olgu arasında orta düzeyde pozitif ve anlamlı bir ilişki bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin akılcı olmayan inançlarının artması halinde akademik erteleme davranışı da orta düzeyde bir ilişki ile anlamlı bir artış göstermektedir. Araştırmanın sonuçları ilgili literatür kapsamında değerlendirilmiş; ileride yapılacak araştırmalara yönelik araştırmacılara ve uygulayıcılara önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Akılcı Olan ve Olmayan İnançlar, Akademik Erteleme
Psikoloji bölümü lisans öğrencilerinde akademik ertelemenin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Bu tez çalışmasının amacı psikoloji bölümü lisans öğrencilerinde akademik ertelemenin çeşitli değişkenler açısından incelenmesidir. Araştırmanın verileri Mersin ve Trabzon illerinde üniversite eğitimi görmekte olan 367 öğrenciden Google Forms aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmada yer alan veriler kişisel bilgilerin yer aldığı Demografik Bilgi Formu, Tuckman Akademik Erteleme Ölçeği, Bilişsel Esneklik Envanteri, Kısa Psikolojik Sağlamlık Ölçeği ve Çok Boyutlu Kısa Öz Kontrol Ölçeği kullanılarak elde edilmiştir. Psikoloji bölümü öğrencilerinin psikolojik sağlamlık düzeylerinin, öz kontrol düzeylerinin ve bilişsel esnekliğin (alternatifler ve kontrol alt boyutlarının) akademik erteleme davranışı üzerinde etkisi olup olmadığını incelemek amacıyla çoklu doğrusal regresyon analizi uygulanmıştır. Gerçekleştirilen analiz sonucunda öz kontrol, bilişsel esnekliğin kontrol alt boyutu ve psikolojik sağlamlık arttıkça akademik erteleme davranışının anlamlı olarak azaldığı bulunmuştur. Buna karşılık bilişsel esnekliğin alternatifler alt boyutunun akademik erteleme davranışı üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin olmadığı bulunmuştur. Bunun yanı sıra akademik başarı düzeyi farklı olan öğrencilerin akademik erteleme davranışı bakımından anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Ancak demografik değişkenler cinsiyet, yaş, sınıf düzeyi, barınma şekli gibi demografik değişkenler ile akademik erteleme davranışları arasında istatiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Elde edilen bulgular, üniversite öğrencilerinde akademik erteleme davranışını azaltmaya yönelik psikolojik sağlamlık, öz kontrol ve bilişsel esnekliği destekleyen uygulamaların önemini ortaya göstermektedir.
Ergenlerin akademik erteleme davranışları, internet bağımlılığı ve temel psikolojik ihtiyaçları: Bir model önerisi
Bu araştırma, ergenlerin akademik erteleme davranışlarının, internet bağımlılığı ve temel psikolojik ihtiyaçlar açısından nasıl açıklandığını araştırmaya yönelik yapılmış olan betimsel bir çalışmadır. Bu çalışmada ergenlerin akademik erteleme davranışlarını internet bağımlılığı ve temel psikolojik ihtiyaçlar açısından açıklayan kavramsal bir model önerilmiştir. Ayrıca ergenlerin akademik erteleme davranışlarının cinsiyet, sınıf düzeyi, okul türü, not ortalaması, anne baba eğitim düzeyleri, ailelerin aylık gelirleri ve bir günde internette geçirdikleri zaman gibi bazı sosyo demografik değişkenler açısından incelenmesi de amaçlanmıştır. Araştırma evrenini, 2016-2017 Eğitim-Öğretim yılında İstanbul ili Bayrampaşa ilçesinde öğrenim görmekte olan ortaöğretim öğrencileri oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemi ise, evrenden tabakalı örnekleme yöntemiyle seçilen farklı lise türlerinde öğrenim gören 493 kız ve 421 erkek toplam 914 öğrencidir. Veriler, Akademik Erteleme Ölçeği, İnternet Bağımlılık Ölçeği, Temel Psikolojik İhtiyaçlar Ölçeği-Lise Formu ve araştırmacı tarafından oluşturulan Kişisel Bilgiler Formu ile toplanmıştır. Verilerin analizinde, Bağımsız Örneklemler için t Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi, Pearson Momentler Çarpım Korelasyon Katsayısı ve Yol (Path) Analizi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, ergenlerin akademik erteleme davranışlarının, sınıf düzeyine, not ortalamasına ve bir günde internette geçirdikleri süreye göre farklılaştığı; cinsiyete, okul türüne, anne-babalarının eğitim düzeyine ve ailelerinin aylık gelirlerine göre farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Bulgulara göre ergenlerin akademik erteleme davranışlarının, İnternet bağımlılık düzeyleri ile orta düzeyde pozitif yönde; temel psikolojik ihtiyaçların alt boyutları olan yeterlik ihtiyacı, ilişki ihtiyacı ve özerlik ihtiyacı ile zayıf düzeyde negatif yönde anlamlı düzeyde ilişkili olduğu belirlenmiştir. Ergenlerin akademik erteleme davranışlarını, İnternet bağımlılık düzeylerinin ve temel psikolojik ihtiyaçlardan yeterlik ihtiyacının doğrudan anlamlı düzeyde açıkladığı, özerklik ve ilişki ihtiyacının ise dolaylı olarak açıkladığı belirlenmiştir. Ayrıca İnternet bağımlılığının temel psikolojik ihtiyaçları doğrudan negatif yönde anlamlı düzeyde açıkladığı, ergenlerin akademik erteleme davranışlarını ise temel psikolojik ihtiyaçlar üzerinden dolaylı olarak açıkladığı bulgusu elde edilmiştir. Sonuçlar ilgili alanyazın ışığında tartışılmış ve öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Erteleme, Akademik Erteleme, İnternet Bağımlılığı, Temel Psikolojik İhtiyaçlar, Ergenler, Yol Analizi
Üniversite öğrencilerinin akademik motivasyon profillerinin psikolojik ihtiyaç doyumu, akademik erteleme ve yaşam doyumu ile ilişkisi
Akademik motivasyon, öğrencilerin eğitim sürecinde sergiledikleri davranışların önemli belirleyicilerden biridir. Bu önemli kavrama ilişkin kapsamlı açıklama getiren kuramlardan birisi Öz-belirleme kuramıdır. Öz-belirleme kuramında yedi farklı akademik motivasyon türü tanımlanmıştır. Öğrenciler bu motivasyon türlerine aynı anda farklı düzeylerde sahip olabilmekte ve bu motivasyonel özelliklerine dayalı olarak çeşitli profilleri sergileyebilmektedirler. Bu araştırmada Öz-Belirleme Kuramına dayalı olarak geliştirilen Akademik Motivasyon Ölçeğinde yer alan akademik motivasyon türleri temel alınmış olup, bu türlere dayalı olarak üniversite öğrencilerinin sergiledikleri motivasyon profillerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca bu profillerin öğrencilerin cinsiyetleri, algıladıkları başarıları, psikolojik ihtiyaç doyumları, akademik erteleme ve yaşam doyumları ile ilişkisinin ortaya konması da hedeflenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Anadolu Üniversitesine devam eden 1700 üniversite öğrencisi oluşturmuştur. Araştırmanın verileri "Akademik Motivasyon Ölçeği", "İhtiyaç Doyumu Ölçeği", "Tuckman Erteleme Eğilimi Ölçeği", "Yaşam Doyumu Ölçeği" ve "Bilgi Anketi" ile toplanmıştır. Veri analizinde akademik motivasyon profillerini belirlemek için hiyerarşik ve hiyerarşik olmayan kümeleme analiz yöntemleri ve motivasyon profilleri ile diğer değişkenlerin ilişkisini ortaya koymak için ise ki kare istatistiği, tek yönlü varyans analizi ve tek yönlü kovaryans analizi kullanılmıştır. Araştırmanın kümeleme analizi bulguları öğrencilerin üç farklı akademik motivasyon profili sergilediklerini göstermiştir. Bu profillerden ilki yüksek düzeyde içsel ve dışsal motivasyon düzeylerine, düşük düzeyde motivasyonsuzluk düzeyi sahip öğrencilerden oluşan "yüksek düzey motivasyonlu profil"dir. İkinci profil ise orta düzeyde içsel ve dışsal motivasyon ve ortalamanın altında motivasyonsuzluk düzeyine sahip öğrencilerden oluşan "orta düzeyde motivasyonlu profil"dir. Son profil ise düşük düzeyde içsel ve dışsal motivasyonsuzluk puanları ile yüksek düzeyde motivasyonsuzluk puanına sahip öğrencilerden oluşan "düşük düzeyde motivasyonlu profil"dir. Bulgular yüksek düzeyde motivasyonlu profilde yer alan öğrencilerin psikolojik ihtiyaç doyum düzeylerinin diğer profilde yer alan öğrencilerden anlamlı düzeyde yüksek, akademik erteleme düzeylerinin ise anlamlı düzeyde düşük olduğunu göstermiştir. Ayrıca orta düzeyde motivasyonlu profilde yer alan öğrencilerin de psikolojik ihtiyaç doyum düzeylerinin düşük düzeyde motivasyonlu profilde yer alan öğrencilere göre önemli düzeyde yüksek, akademik erteleme düzeylerinin ise düşük olduğunu ortaya koymuştur. En düşük psikolojik ihtiyaç doyum düzeyine ve en yüksek akademik erteleme düzeyine ise düşük düzeyde motivasyonlu profilde yer alan öğrencilerin sahip olduğu belirlenmiştir. Benzer biçimde öğrencilerin psikolojik ihtiyaç doyum düzeyleri kontrol edildiğinde yüksek düzeyde motivasyonlu profilde yer alan öğrencilerin yaşam doyum düzeylerinin diğer profilde yer alan öğrencilerden anlamlı düzeyde yüksek olduğunu göstermiştir. Ayrıca orta düzeyde motivasyonlu profilde yer alan öğrencilerin de yaşam doyum düzeylerinin düşük düzeyde motivasyonlu profilde yer alanlara göre önemli düzeyde yüksek olduğunu göstermiştir. En düşük yaşam doyumu düzeyine ise düşük düzeyde motivasyonlu profilde yer alan öğrencilerin sahip olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak öğrencilerin üç farklı motivasyon profili sergilediği, bu profillerin motivasyonel açıdan benzer eğilimler gösterip, sadece niceliksel açıdan farklılaştığı görülmektedir. Araştırmanın bulguları yüksek düzeyde motivasyonlu profilde yer alan öğrenciler diğer profillerde yer alan öğrencilere göre daha az akademik erteleme davranışı sergilediği, yaşamlarından daha çok doyum elde ettiği ve psikolojik ihtiyaçlarının ise daha yüksek düzeyde doyuma ulaştığına işaret etmektedir. Anahtar Sözcükler: Akademik motivasyon, akademik erteleme, motivasyon profili,Öz-belirleme Kuramı, psikolojik ihtiyaç doyumu, yaşam doyumu
Ergenlerde internet ve problemli internet kullanım davranışının incelenmesi
Araştırmada, ergenlerin genel internet kullanım davranışlarının, internet ortamında oyun oynama davranışlarının betimlenmesi ve bu davranışlar bakımından problemli internet kullanım düzeylerinin önemli bir farklılık gösterip göstermediğinin incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca, araştırmada genel internet kullanım süresi, internette oyun oynama süresi, problemli internet kullanım düzeyi ile genel erteleme ve akademik erteleme arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Son olarak ise ergenlerin internet hakkındaki görüşlerinin nitel olarak betimlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu toplam 1088 lise öğrencisinden oluşmuştur. Araştırmanın verilerini toplamak için "Problemli İnternet Kullanım Ölçeği-Ergen", "Genel Erteleme Ölçeği", "Akademik Erteleme Ölçeği" ve "Kişisel Bilgi Anketi"nden yararlanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre ergenlerin günlük internet kullanım süresi 30 dakika ile 15 saat arasında, ortalaması saat olarak 3.42'dir. Ergenlerin internet kullanım süresi arttıkça problemli internet kullanım düzeyleri de artmaktadır. Ergenler en çok cep telefonu ile internet kullanmaktadır. Ayrıca cep telefonu ile kullanan ergenler, taşınabilir bilgisayar ile kullananlara göre daha yüksek problemli internet kullanım düzeyine sahiptirler. Ergenler interneti en çok eğlenmek-vakit geçirmek için kullanmaktadır. Ayrıca eğlenmek-vakit geçirmek ile iletişim kurmak amaçlı internet kullanan ergenlerin problemli internet kullanım düzeylerinin bilgi elde etmek amaçlı internet kullananlara göre daha yüksek problemli internet kullanım düzeyine sahip oldukları belirlenmiştir. İkiden fazla kişiyle oynanan oyunları oynayanların problemli internet kullanım düzeyleri tek ve iki kişiyle oynanan oyunları tercih edenlere göre daha yüksek bulunmuştur. Araştırmada internette günlük ortalama oyun oynama süresi ile genel erteleme düzeyi arasında, problemli internet kullanımı ile genel erteleme düzeyi arasında ve günlük ortalama internette oyun oynama süresi ile akademik erteleme düzeyi arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki elde edilmiştir. Problemli internet kullanımı ile akademik erteleme düzeyi arasında ise pozitif yönde - anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, ergenlerin interneti en çok bilgi elde etme aracı olarak gördüğü belirlenmiştir. Ergenler internetin en çok olumlu yönünün bilgi elde etmeyi sağlaması olduğunu ve en çok olumsuz yönünün ise boşa zaman kaybettirmesi olduğunu ifade etmişlerdir.
Lise öğrencilerinin akademik erteleme davranışlarınınincelenmesi
Bu araştırmada ilk olarak lise öğrencilerinin akademik erteleme düzeylerinin nasıl bir dağılım gösterdiğinin ve farklı cinsiyete sahip lise öğrencilerinin akademik erteleme düzeylerinin sınıf düzeyi ve okul türüne göre anlamlı düzeyde farklılaşıp farklılaşmadığının incelenmesi amaçlanmıştır. İkinci olarak lise öğrencilerinde sürekli kaygı, akılcı olmayan inanç, öz düzenleme, yaş ve genel akademik not ortalamasının akademik ertelemeyi yordayıcılıklarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Üçüncü olarak ise kadın ve erkek lise öğrencilerinde ayrı ayrı sürekli kaygı, akılcı olmayan inanç, öz düzenleme, yaş ve genel akademik not ortalamasının akademik ertelemeyi yordayıcılıklarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın verilerini toplamak için Akademik Erteleme Ölçeği, Sürekli Kaygı Ölçeği, Akılcı Olmayan İnanç-Ergen Formu, Ergen Öz Düzenleme Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. 1607 lise öğrencisinden toplanan verilerin analizinde betimleyici istatistikler, Pearson korelasyon analizi, iki yönlü varyans analizi ve çoklu hiyerarşik regresyon analizinden yararlanılmıştır. Araştırmada, lise öğrencilerinin çoğunlukla akademik erteleme düzeylerinin orta düzeyde olduğu bulunmuştur. Erkek lise öğrencilerinin akademik erteleme düzeylerinin kadın lise öğrencilerine göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu ortaya konmuştur. Bunun yanı sıra sınıf düzeyi açısından lise öğrencilerinin akademik ertelemelerinin anlamlı düzeyde farklılaştığı ve 12. sınıf öğrencileriyle 9. ve 10. sınıf öğrencilerin akademik erteleme düzeyleri arasındaki farklılığın anlamlı olduğu bulunmuştur. Ayrıca, cinsiyet ve sınıf düzeyi arasında anlamlı bir etkileşim olduğu görülmüştür. Elde edilen bulgular sınıf düzeyi yüksek olan erkek lise öğrencilerinin sınıf düzeyi düşük olan kadın ve erkek lise öğrencilerine kıyasla daha fazla akademik erteleme yaptığına işaret etmektedir. Okul türü değişkeninin ve bununla birlikte cinsiyet ile okul türü arasındaki etkileşimin lise öğrencilerinin akademik erteleme puanları üzerinde anlamlı bir temel etkiye sahip olmadığı da bulunmuştur. Araştırmanın regresyon analizi sonucunda lise öğrencilerinin genelinde akademik ertelemenin en güçlü yordayıcısının öz düzenleme olduğu, bu değişkeni sırasıyla genel akademik not ortalaması, yaş ve akılcı olmayan inancın izlediği, sürekli kaygının ise yordayıcı bir değişken olmadığı ortaya konmuştur. Kadın ve erkek açısından bu örüntünün farklılık gösterip göstermediği incelendiğinde ise kadın lise öğrencilerinde de lise öğrencilerinin genelinde olduğu gibi akademik ertelemenin en güçlü yordayıcısının öz düzenleme olduğu bulunmuştur. Aynı zamanda kadınlarda öz düzenleme değişkeni sonrasında akademik ertelemenin en güçlü yordayıcıları arasında sırasıyla genel akademik not ortalaması ve yaş değişkenlerinin yer aldığı ve sürekli kaygı ile akılcı olmayan inancın ise yordayıcı değişkenler olmadığı ortaya konmuştur. Erkek lise öğrencilerinde ise diğer iki çalışma grubunda olduğu gibi akademik ertelemenin en güçlü yordayıcısının öz düzenleme olduğu bulunmuş ve akademik ertelemeyi yordayıcılıkları bağlamında öz düzenleme değişkenini sırasıyla yaş, genel akademik not ortalaması ve akılcı olmayan inancın takip ettiği ortaya konmuştur. Benzer şekilde diğer iki çalışma grubunda olduğu gibi erkek çalışma grubunda da sürekli kaygının akademik ertelemenin anlamlı bir yordayıcısı olmadığı bulunmuştur. Elde edilen bulgular ilgili literatür çerçevesinde tartışılmış ve önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Akademik erteleme, Sürekli kaygı, Akılcı olmayan inanç, Öz düzenleme, Lise öğrencileri.
Üniversite öğrencilerinin akademik öz yeterlik, üniversite mezuniyeti beklentileri ve akademik erteleme davranışlarının incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, yükseköğretimde öğrenimine devam eden öğrencilerin akademik öz yeterlik, üniversite mezuniyet beklentileri ve akademik erteleme algılarını çalışmanın problem durumu doğrultusunda araştırmaktır. Sonuçlar neticesinde, lisans öğrencilerinin öz yeterlik düzeyleri, akademik erteleme ve mezuniyet beklentileriyle ilişkili faktörlerin belirlenmesi ve çalışmanın doğrultusunda, bu davranış şekillerine yönelik yorum getirebilmektir. Bu araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın verileri Eskişehir Osmangazi Üniversitesi'nde 4 yıllık lisans programlarında öğrenim gören öğrencilerden çevrim içi yolla toplanmıştır. Verileri top- lamak için Akademik Öz Yeterlik Ölçeği, Üniversite Mezuniyet Beklentileri Ölçeği ve Tuckman Akademik Erteleme Ölçeği ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Öğrencilerin cinsiyet, sınıf ve okudukları bölümler arasında farklılık bulunmamıştır. Öğencilerin akademik öz yeterlikleri orta, akademik ertelemeleri orta ve üniversite mezuniyet beklentileri yüksek düzeydedir. Akademik öz yeterlik, akademik erteleme ve üniversite mezuniyet beklentileri düzeyleri bakımından anlamlı bir fark bulunmamıştır. Akademik öz yeterlik ile akademik erteleme davranış düzeyleri arasında negatif yönde orta düzey; üniversite mezuniyet beklentileri arasında pozitif yönde düşük düzey ilişki bulunmaktadır. Öğrencilerin akademik erteleme davranış düzeyleri ile mezuniyet beklentileri arasında ise negatif yönde düşük düzey bir ilişki bulunmaktadır. Lisans öğrencilerinin akademik öz yeterlik, akademik erteleme ve mezuniyet beklentilerinde cinsiyet, fakülte ve sınıf düzeyi değişkenleri açısından farklılaşma yoktur. Öğrencilerin akademik öz yeterlikleri ile erteleme davranışlarında arasında negatif korelasyon bulunmaktadır. Öğrencilerin akademik öz yeterliklerinin güçlendirilmesi ile akademik erteleme davranışlarının azalabileceği yorumu yapılabilir. Ayrıca üniversite mezuniyet beklentilerinin yükselmesi de akademik öz yeterliklerin yükselmesi ve akademik erteleme davranışlarının düşmesiyle de kısmen ilişkilidir. Lisans öğrencilerinin disiplinli ve düzenli çalışmaları ve yüksek akademik öz yeterliğe sahip olması için fakülte ve bölümlerde destekleyici çalışmalar yapılması, yüksek mezuniyet beklentileri oluşması için de öğrencilerin kariyer planlamalarına yardımcı olacak etkinlikler düzenlenmesi faydalı olabilir. Ayrıca bu konuyla ilgili olarak farklı değişkenler kullanılarak araştırma konusu çeşitlendirilebilir.
Examination of the relationship between frequency of social media use and academic procrastination behaviour of eighth grade students
Nowadays, the age people start using social media gradually decreases with increased frequency of use. Throughout adolescence, people get away from their parents and go in search of identity and spend more time with their friends. During puberty, many changes are experienced in the environment of the individual and their inner world. Most cases or problems encountered in adolescence may be the first time one has ever encountered. Adolescents behave proactively when they cannot develop new coping strategies. Procrastination emerges due to the tedious and challenging work. Academic Procrastination is one of the most prevalent problems of school life. The primary objective of this academic paper is to investigate the frequency of social media use and whether or how it impacts academic procrastination in 8th-grade students. The study universe consists of 8th-grade students attending a private institution in Istanbul. The sampling method is easily accessible. The research was conducted with 348 8th-grade students who were attending AÇI Özel Eğitim Kurumu (Private Education Institution) in Basaksehir, Istanbul in the 2018-2019 academic year. As data collection tools, social media involvement scale in addition to academic procrastination scale were utilized. With reference to the conclusions, it was discovered that social media involvement levels of the students were medium level and social isolation levels were high; females' share was higher than males; students with high school education level had lower social isolation; and there are not any identifiable discrepancies in the scores in dimensions. Students whose web usage was less than an hour appear to have higher attitudes toward social media with their teachers. Students' academic procrastination behavior are similar to those of students. Students who have more information about social media have more academic procrastination behavior. Keywords: Social Media Involvement, Academic Procrastination, Social Media Usage
Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin akademik erteleme davranışı ve benlik saygısı düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırmada Spor bilimleri fakültesinde Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği ile Antrenörlük Eğitimi bölümünde okuyan 3. ve 4. sınıf öğrencilerinin akademik erteleme davranışları ile benlik saygısı arasındaki cinsiyet, yaş, öğrenim gördükleri alan ve sınıf düzeylerine göre anlamlı düzeyde farklılaşıp farklılaşmadığının ilişkisi incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubu dört farklı üniversitede eğitim gören tesadüfi yöntemle seçilen 181 kız öğrenci ve 321 erkek öğrenci olmak üzere Toplam(n)=502 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın verilerini toplamak için Sosyodemografik özelliklerini ölçmek için uzman görüşleri alınarak araştırmacı Çakıcı(2003) tarafından geliştirilmiş anket "Akademik Erteleme Ölçeği" (AEÖ), Coppersmith Benlik Saygısı Ölçeği ve Demografik Bilgi Formu uygulanmış, sonuçlar değerlendirilmiştir. Verilerin analizinde IBM SPSS 22.0 Lisanslı Paket Programı kullanılmış; tanımlayıcı istatistik (Frekans, Yüzdelik, Ortalama ve Standart Sapma), tek yönlü Varyans Analizi ve T testinden yararlanılmıştır. Araştırmanın sonucuna göre, BESÖ bölümünün puanı akademik erteleme davranışında ANT bölümünden yüksek bulunmuştur (p=0,022). Bölümler kendi içinde sınıflara göre karşılaştırıldığında ise fark bulunamamıştır (p>0,05). Sınıfların bölüm karşılıklı karşılaştırıldığında 3.sınıf BESÖ öğrencilerinin benlik saygısı puanları anlamlı bir şekilde yüksek bulunmuştur(p=0,037). Akademik erteleme davranışı puanlarında BESÖ 4. sınıf öğrencileri daha yüksek puana sahip olduğu saptanmıştır (p=0,05). BESÖ ve ANT bölüm öğrencilerinde akademik erteleme davranışı ile benlik puanı arasında yüksek bir ilişki vardır (p=0,027 ve p=0,002). Akademik erteleme puanı kadınlarda erkeklerden yüksek bulunmuştur (p<0,001). Elde edilen bulgular, yapılan araştırmalar ışığında tartışılmış ve önerilerde bulunulmuştur.
Akademik erteleme davranışını azaltmaya yönelik gerçeklik terapisine dayalı grup rehberliği programının etkisi
Bu araştırmanın temel amacı, ortaöğretim öğrencilerine yönelik gerçeklik terapisine dayalı akademik erteleme davranışını azaltmaya yönelik grup rehberliği programının akademik erteleme davranışına etkisini incelemektir. Bu çalışmada eğitim sisteminin her kademesi için önemli olan bu kavram, lise öğrencileri özelinde incelenmiş ve erteleme davranışları konusunda farkındalık kazandırarak erteleme davranışlarını azaltmak hedeflenmiştir. Araştırmada deney ve kontrol grubu olarak belirlenen katılımcılar 2020-2021 eğitim öğretim yılında Gaziantep İli Şahinbey İlçesinde yer alan Anadolu Lisesinde öğrenim gören 218 öğrenci arasından seçilmiştir. 9, 10 ve 11. Sınıfa devam eden 218 öğrenciye Kişisel Bilgi Formu ve Akademik Erteleme Ölçeği uygulanmıştır. Ardından çalışmaya gönüllü olarak katılmak isteyen öğrenciler belirlenmiştir. Sözlü onayla birlikte "Bireysel Görüşme Aydınlatılmış Onay Formu" ve "Veli Onam Formu" kullanılarak katılımcılardan yazılı olarak da onay alınmıştır. Ardından akademik erteleme ölçeğine verdikleri cevaplardan elde edilen puan ortalamalarının bir standart sapma üzerinde puan alan öğrenciler arasından kura yöntemi ile bir grup deney bir grup kontrol grubu olacak şekilde iki gruba atanmıştır. Her grupta 10 katılımcının olması sağlanmıştır. 8 hafta süren grup rehberliği programının sona ermesinden yaklaşık 8 hafta sonra kalıcılığı belirlemek amacıyla izleme testi yapılmıştır. Bu çalışmada Akademik Erteleme Ölçeği Cronbach Alpha güvenirlik katsayısı ise .86 olarak bulunmuştur. Bu araştırmanın sonuçlarına göre, Gerçeklik Terapisine dayalı olarak geliştirilen psikoeğitim programının deney grubunda yer alan lise öğrencilerinin akademik erteleme davranışlarını azaltma yönünde etkisi olduğu görülmüştür. Grup rehberliği programına katılan deney grubu katılımcılarının akademik erteleme son test puan ortalamaları, ön test puan ortalamalarından anlamlı olarak düşüktür. Anahtar Kelimeler: Akademik erteleme, gerçeklik terapisi, lise öğrencileri, grup rehberliği
Ortaöğretim öğrencilerinin kariyer kaygısının yordayıcısı olarak akademik erteleme davranışı
Bu çalışmanın amacı; Çankırı'da ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin kariyer kaygılarının yordayıcısı olarak akademik erteleme davranışını ele almaktır. Bu kapsamda 2022-2023 eğitim-öğretim yılında ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören 400 öğrenci katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak "Akademik Erteleme Ölçeği", "Kariyer Kaygısı Ölçeği" ve araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Ölçeklerin güvenirlik düzeyleri kabul edilebilir seviyededir. Araştırma kapsamında toplanan veriler SPSS 20.0 programında analiz edilmiştir. Verilerin analiz sürecinde aritmetik ortalama, standart sapma, t-testi, ANOVA testi, korelasyon ve regresyon yöntemlerinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucuna göre öğrencilerin akademik erteleme ve kariyer kaygılarının orta düzeyde olduğu saptanmıştır. Öğrencilerin akademik erteleme düzeylerinin; sınıf seviyesi, not ortalamaları, mesleki karar verme durumu, günlük ders çalışma süresi ve günlük medya kullanım süresi değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterdiği; kariyer kaygısı düzeylerinin ise cinsiyet, not ortalaması ve mesleki karar durumu değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonucuna göre öğrencilerin akademik erteleme davranışları ile kariyer kaygısı düzeyleri arasında anlamlı pozitif yönlü zayıf bir ilişki olduğu sonucuna varılmıştır.
Lise son sınıf öğrencilerinin üstbiliş becerileri ve akademik erteleme davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmada lise son sınıf öğrencilerinin üstbiliş becerileri ve akademik erteleme davranışları arasındaki ilişkiler öğrencilere ait bazı değişkenler açısından incelenmiştir. Çalışma ilişkisel tarama modeline uygun olarak tasarlanmıştır. Araştırmanın evreni 2017-2018 eğitim öğretim yılı içerisinde İç Anadolu Bölgesindeki bir il merkezinde bulunan ortaöğretim kurumlarının (liselerin) son sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Araştırma örneklemi kolayda örnekleme yöntemi yardımı ile seçilmiş ve araştırmaya gönüllü olarak katılmış 492 lise son sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırma verileri araştırmacı tarafından hazırlanan bir kişisel bilgi formu, "Üstbiliş Becerileri Ölçeği" ve "Akademik Erteleme Ölçeği" ile toplanmıştır. Veriler SPSS 22.00 paket programı kullanılarak çözümlenmiştir. Çözümlemede frekans ve yüzde, madde ortalamaları, Kolmogrov-Smirnov Testi, Kruskal Wallis-H testi, Mann-Whitney U Testi ve Spearman Brown Sıra Farkları Korelasyon Analizi tekniklerinden yararlanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre lise son sınıf öğrencilerinin üstbiliş becerilerini kullanma düzeyleri ile akademik erteleme davranışı gösterme düzeylerinin genel olarak orta düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Üstbiliş beceri puanları öğrencilerin cinsiyet ve anne-baba eğitim düzeyi değişkenine göre değişmezken, ailenin sosyo-ekonomik düzeyi ve devam edilen lise türüne göre anlamlı farklılıklar arz etmektedir. Akademik erteleme puanları ailenin sosyo-ekonomik düzeyi, annenin eğitim düzeyi ve babanın eğitim düzeyi değişkenine göre değişmezken; öğrencilerin cinsiyet ve devam ettikleri lise türü değişkenine göre anlamlı farklılıklar arz etmektedir. Öğrencilerin üstbiliş puanları ile akademik erteleme davranışı puanları ortalamaları arasında .18 düzeyinde pozitif yönlü düşük bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonuçları ilgili literatür temelinde tartışılmış ve bulgulara dayalı bazı öneriler sunulmuştur. Araştırma sonuçlarına göre lise son sınıf öğrencilerinin üstbiliş becerilerini kullanma düzeyleri ile akademik erteleme davranışı gösterme düzeylerinin genel olarak orta düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Akademik erteleme, lise son sınıf, üstbiliş
Üniversite öğrencilerinde akademik erteleme davranışının yordanmasına ilişkin bir çalışma
Bu araştırmanın amacı üniversite öğrencilerinin akademik erteleme davranışları ile beş faktör kişilik özellikleri, başarısızlık korkusu, akademik kontrol odağı ve algılanan öğretmen etkinliği değişkenlerinin arasındaki ilişkileri incelemek ve akademik erteleme davranışının açıklanmasında ilgili değişkenlerin katkılarını ortaya çıkarmaktır. Araştırmanın örneklemini 2017 - 2018 eğitim–öğretim yılında Çukurova Üniversitesi'nin en fazla öğrenci sayısına sahip dört fakültesinin (Eğitim Fakültesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Fen-Edebiyat Fakültesi ve Mühendislik Fakültesi) farklı program ve sınıf düzeylerinde öğrenimlerine devam eden lisans düzeyindeki toplam 587 öğrenci oluşturmaktadır. Bu öğrencilerin 425' i (%72,4) kadın ve 162'si (%27,6) erkektir. Sınıf düzeylerine göre ise; 1.sınıfta okuyan 186 (% 31,7), 2.sınıfta okuyan 166 (%28,3), 3.sınıfta okuyan 173 (%29,5) ve 4.sınıfta okuyan 62 (%10,6) öğrenci bulunmaktadır. Araştırmada veriler Çakıcı (2003) tarafından geliştirilen "Akademik Erteleme Ölçeği"; John, Donahue ve Kentle (1991) tarafından geliştirilen ve Karaman, Doğan ve Çoban (2010) tarafından Türk kültürüne uyarlanan "Beş Faktörlü Kişilik Envanteri Türkçe Formu"; Akın (2007) tarafından geliştirilen "Akademik Kontrol Odağı Ölçeği"; Kandemir (2012) tarafından geliştirilen "Başarısızlık Korkusu Ölçeği" ve Blatt ve Carolyn (1993) tarafından geliştirilen ve Türk kültürüne uyarlanması Ergin ve Geçer (1999) tarafından yapılan "Öğretim Elemanlarını Değerlendirme Envanteri" ile toplanmıştır. Araştırmada verilerin analizi SPSS 21.0 paket programı kullanılarak yapılmıştır. Verilerin incelenmesine başlanmadan doğrusallık ve normallik sayıltısını bozacak aykırı değerler Mahalonobis uzaklık değerlerine bakılarak belirlenmiş olup uç değerler veri analizinden çıkarılmıştır. Verilerin analizinde Parametrik testlerden Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı, Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi ve Çoklu Regresyon Analizi metodlarından Adımsal Seçim Metodu (Stepwise Selection) teknikleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda üniversite öğrencilerinin akademik erteleme davranışları ile dışsal kontrol odağı ve başarısızlık korkusu arasında pozitif yönde anlamlı düzeyde ilişki; algılanan öğretmen etkinliği, dışadönüklük ve deneyime açıklık arasında negatif yönde anlamlı düzeyde ilişki bulunmuştur. Üniversite öğrencilerinde akademik erteleme davranışını anlamlı düzeyde açıklayan değişkenler dışsal kontrol odağı, algılanan öğretmen etkinliği ve dışadönüklük olarak ortaya çıkmıştır. Akademik erteleme davranışını üniversite öğrencileri örnekleminde en çok açıklayan değişkenin ise dışsal kontrol odağı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın sonuçları ilgili alanyazın kapsamında değerlendirilmiş; ileride yapılacak araştırmalara yönelik araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: Akademik erteleme, beş faktör kişilik özellikleri, akademik kontrol odağı, başarısızlık korkusu, algılanan öğretmen etkinliği.
Ortaokul öğrencilerinin dijital oyun bağımlılıklarının dijital oyun oynama motivasyonu ve akademik erteleme davranışı ile ilişkisi
Bu araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin dijital oyun bağımlılıklarının, dijital oyun oynama motivasyonu ve akademik erteleme davranışı ile olan ilişkisini incelemektir. Çalışma, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında, Türkiye'deki bir ilçede kolay ulaşılabilir örneklem yöntemiyle seçilen ortaokullarda öğrenimlerine devam eden 619 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modelinin kullanıldığı araştırmada veri toplamak amacıyla kişisel bilgi formu, Dijital Oyun Bağımlılığı Ölçeği, Dijital Oyun Oynama Motivasyonu Ölçeği ve Akademik Erteleme Davranışı Ölçeği uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS (The Statistical Package for the Social Sciences) paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Bulgular, öğrencilerin dijital oyun bağımlılığı düzeylerinin riskli grup aralığında olduğunu göstermektedir. Erkek öğrenciler ve 7. sınıf düzeyindekilerde bağımlılık düzeyleri daha yüksek bulunmuştur. Yerleşim yeri, internet bağlantısı durumu, oynanan oyun türü ve çevrimiçi oyun tercihlerinin bağımlılık düzeyi üzerinde anlamlı etkileri tespit edilmiştir. Nişancı, dövüş ve spor/yarış türü oyunlar oynayan öğrencilerin daha yüksek bağımlılık puanlarına sahip olduğu görülmüştür. Kardeş sayısı ve sosyo-ekonomik düzeyin ise anlamlı bir etkisi bulunmamıştır. Araştırmada dijital oyun bağımlılığı ile dijital oyun oynama motivasyonu ve akademik erteleme davranışı arasında orta düzeyde, pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler belirlenmiştir. Dijital oyun bağımlılığı arttıkça dijital oyun oynama motivasyonu ve akademik erteleme davranışının da arttığı tespit edilmiştir.