Women image

55 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Geleneksel kadın imgesinden kamusal alan tecrübelerine başörtülü kadın

Bu tez Türk modernleşme hareketinin tartışmalı görünümlerinden biri olan "başörtülü kadın"ın kamusal alana katılma sürecini incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın bu amacı doğrultusunda ilk modernleşme hareketlerinin başladığı Osmanlı son döneminden 2000'li yıllara kadar geçen sürede yaşanılanlar dönemlere ayrılarak incelenmiştir. İncelemeler sonucunda görülmüştür ki başörtülü kadınların kamusal alanda var olma talepleri yalnızca laik bloğa karşı olmamış dindar hatta İslamcı erkeklere karşı da olmuştur. Bu konuda pek çok tartışma ve çatışma yaşanmıştır. Laik blokmodern toplum yapısını tehdit ettiği gerekçesiyle başörtülü kadını kamusal alanın dışında tutmak istemiştir. Dindar erkekler ise Müslüman bir kadının fıtratına en uygun olanın geleneksel roller (anne ve eş olarak kadın) olduğunu gerekçe göstermişler, yani dinsel gerekçelerle, başörtülü kadının kamusal alanda bulunmasına karşı bazı çekinceler öne sürmüşlerdir. 1980'li yıllarda başörtüsü yasaklarına karşı düzenlenen eylemlerle laik bloğun karşısına çıkmış olan "ikinci nesil örtünen kadınlar", 1990'lı yıllarda İslamcı siyasetin erkekleri ile karşı karşıya gelmişlerdir. 1980'lerde İslamcı hareketin tepkisel tavrının içinde ilerleyen ikinci nesil örtünen kadınlar, 1990'lı yıllarda İslamcı erkeklerin "denetiminden" kurtularak daha sivil bir söylem ortaya çıkarmışlardır. İslamcı erkeklerin kendilerine sundukları geleneksel roller eleştirel bir sorgulama ile ele alınmış; bu rollerin İslam'dan değil ataerkil geleneklerden kaynaklandığı vurgulanmıştır. İslamcı erkekleri eleştirmekten çekinmeyerek bu rolleri reddeden kadınlar, "tebliğ" ve "dava" gibi toplumsal kaygılardan uzaklaşarak daha çok kendileri üzerine düşünmeye başlamışlardır. Nitekim özel ve kamusal alanda karşılaşılan sorunları konuşmak adına pek çok platformun kurulup, konferans ve seminerin düzenlenmesi bu dönüşümün önemli bir göstergesidir

Baş örtüsüDindarlıkKadın imajı+6
Şeymanur Bolat
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Analysis of woman images in the Prime of Miss Jean Brodie By Muriel Spark and The Life and Loves of a She-devil By Fay Weldon

This thesis analyses the woman images and roles in two contemporary novels, Muriel Spark?s The Prime of Miss Jean Brodie and Fay Weldon?s The Life and Loves of a She-Devil. The novels are examined by feminist psychoanalytic approach and the mental attitudes appropriate for the social contexs of the different time periods mentioned.The first chapter deals with women?s writing in general in the world of literature. It flows through from the development of woman?s position in society to the current position of women?s writing. What women?s writing is explained and the contributions of some important people to it are also mentioned. In addition, the psychanalytic theories about the formation of gender roles and identity acquisiton are emphasized to explain the differences between women and men better.The second chapter deals with the authors, Muriel Spark and Fay Weldon. Their writing careers, writing styles and techniques, and the popular works of these famous woman writers, The Prime of Miss Jean Brodie and The Life and Loves of a She-Devil are mentioned.In the third chapter, the novels Muriel Spark?s The Prime of Miss Jean Brodie and Fay Weldon?s The Life and Loves of a She-Devil are deeply analyzed. The protagonists and other minor characters are introduced and the themes concerning woman images and roles are discussed. In this chapter, there are also comparisons of the protagonists? characters and their roles as woman.At the end of this study, it is concluded that the authors, Weldon and Spark, explore the imperfect lies of romantic fictions and try to show the reader how stereotypes of femininity are formed by men. They both speak for strong exceptional woman characters challenging their secondary roles assigned by masculine power. These women characters in the novels go through many experiences during which they sometimes deal with the patriarchal system but mostly with the other women whom the protagonists consider the unattainable and perfect as the sign of independent females. At the end of these experiences, the protagonists seem to reach their goals, but deep inside what they gain is a failure rather than a real success since they lose their ambition in life with the death of their rivals, the self-confident and independent women, who were the main objects of their living.Key Words: woman images, women?s writing, Muriel Spark, Fay Weldon.

Women imageWomenSpark, Muriel+1
Hülya Algan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

1950-1990 arası Türkiye'de kadın kimliği ve moda

Toplumlar sanayileşme ve kentleşme sürecine girdiklerinde toplumsal yapılar da tümüyle değişime uğramaktadır. Türkiye'de geleneksel yapının birçok özelliği değişerek zamanla kentsellik özelliği kazanmaktadır. Toplumu oluşturan bireylerin statülerinin ve rollerinin değiştiği, özellikle kadınların toplumsal kazanımlardan daha hızlı etkilendiği görülmektedir. Türk aile yapısında kadına verilen rolün değişmesinin ancak kadının bilinçlenmesi, güçlenmesi, örgütlenmesi konumunu değiştirme yönünde destek alarak çaba göstermesiyle uzun bir süreç içinde gerçekleşeceği bilinmektedir. Bu çalışmada 1950'den 1990'a kadar Türkiye'deki kadın kimliğinin ve modanın değişimi ve gelişimi birlikte ele alınmaktadır. Çalışmamızda bahsedilen 1950-1990 yılları arasında kimlik açısından nasıl bir kadın portresi çizildiği incelenmeye çalışılarak, bu süreçte toplumda yaşanan değişimin modaya yansıması gelenek, görenek ve kültürel yapının etkileşimiyle birlikte, Türk toplumunda moda anlayışının nasıl oluştuğu irdelenmesi amaçlanmaktadır. Bu tezde, Türk toplumundaki kadının, kimliğini edinirken geleneksel toplumun yansıması olarak ikinci planda kalıp kalmadığı, kendisine sunulan ve kendisinin bizzat kazandığı siyasal, sosyal, kültürel, ekonomik haklarını moda ile ilişkilendirerek incelenmesi hedeflenmektedir. Çalışmanın birinci bölümünde kimlik tanımları, kadın kimliğinin oluşmasında ve değişmesinde toplumsal yapı, çalışma hayatı, eğitim, kültürel etkilerin ele alınması, dönemlere göre kimlik çeşitleri örneklendirilmesi ve farklı açılardan moda tanımlarının incelenmesi hedeflenmektedir. Çalışmanın ikinci bölümünde 1950-1990 yılları arası dönemde kadın kimliği ve moda ilişkisi ele alınmaktadır. Kadın kimliğindeki değişimin modaya yansıması ve Türkiye'deki terzilerin ve modacıların kadın kimliği ve statüsünün oluşmasında öncülük yaptığı bilinmektedir. Batı'daki modayı takip ederek, Türk kültürüyle sentez oluşturup, Türk kadınını giydirmeleri ve Türkiye'deki modanın oluşmasında ve devam ettirilmesinde dönemin modacılarının katkıları ele alınmaktadır. Dünya modasına yön veren, yaptıklarıyla dönemlere damgalarını vuran tasarımcıların ve modacıların hayatlarından ve çalışmalarından kesitler sunulmaktadır. 1950-1990 arası dünya modasına yön veren Chanel, Dior, Cristobal Balenciaga, Pierre Cardin, Yves St. Laurent gibi modacılar Suat Aysan, Hayri Akduman, Bergin Usberk, Lülfiye Arıbal, Yıldırım Mayruk, Vural Gökçaylı gibi terzi ve modacıları stil, form, kalıp, renk gibi pek çok konuda etkilemiştir. Örneğin, Suat Aysan, Dior'un modellerini kopya ettiği ya da beğendiği modelleri değiştirerek kendi zevkine uyarlamaktadır. Hayri Akduman, Yves St. Laurent'in tasarımlarından etkilendiği gibi, Balenciaga'nın tuvalet tasarımlarından da gelinlik modelleri tasarlamaktadır. Vural Gökçaylı, Yves St. Laurent'in tasarımlarından ilham almaktadır. Anahtar kelimeler: Kadın, Kadın kimliği, Moda

Kadın imajıKadınlarKimlik+1
Cemile Doğan
Altınbaş University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

1960 sonrası Türk baskı resimde kadın imgesi

Bu çalışmada 1960'dan başlayarak günümüze kadar olan süreçte Türk Baskı Resim Sanatında "Kadın İmgesi" incelenmiştir. Sanatın tarihsel süreci göz önünde bulunarak yapılan bu incelemede öncelik olarak plastik sanatlarda ve özellikle baskı resim sanatında kadın konusu irdelenmiştir. Daha sonra Türk Baskı Resim sanatında öne çıkan konulara ve kadın imgesine değinilmiş olup, 1960'a kadar olan süreçte sanatta var olan gruplaşma hareketleri ve bunun yanında II. Dünya Savaşı'nın sanata oluşturduğu etkileri göz önüne alınarak sanatçıların eserlerinde seçtiği konuları ve eserlerindeki kadın figürleri değerlendirilmiştir. 1960 dönemi Türk toplumunun, önceki yıllardaki kültürel kimlikten kurtularak yeni kültürel kimlik kazanma sürecinin en baskın yaşandığı dönem olarak nitelendi-rebiliriz. 1960 döneminde siyasal, toplumsal ve sanatsal anlamda yaşanan sürecin Türk plastik sanatlarında da konu ve kadın figürü seçiminde yeni bir sürece geçildiği görülmektedir. Dönemde yaşanan toplumsal olaylara kayıtsız kalamayan dönemin sanatçıları önceki yıllardan farklı figür ve konu arayışı içerisine girmişlerdir. Eserle-rinde gerçekçi, dışavurumcu ve gerçeküstücülük gibi sanatsal akımlarda eserler ortaya koymuşlardır. Yine 1980 sonrası yaşanan darbe olaylarından sonra toplumda meydana gelen değişimler sanatta da farklı bir sürecin doğmasına neden olmuştur. Sanatın tarihsel süreci göz önüne alındığında gerek sanat tarihçileri olsun, ge-rekse sanatçıların kendisi olsun sanatın içerisinde en çok sorgulanan ve düşünülen kısım konu ve figür kavramları olmuştur. Son olarak bu araştırma sonucunda elde edilen bilgiler ışığında 1960 sonrası Türk Baskı Resim Sanatındaki gelişmeler ince-lenerek "kadın imgesi" araştırma kapsamı olarak irdelenecektir.

1960 sonrasıBaskı resimBaskı sanatları+5
Zekeriya Harmanda
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Fine Arts
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kavramsal sanatta kadın imgesinin nesnelleşmesi

Yüzyıllar boyunca kavramsal anlatım çabasındaki sanatçılar, dönemsel değişkenliklerinde farklı ifade yolları aramışlardır. Arayışların ifadeleri biçimlenirken görsel alanda algının gelişmesine ve sanatsal bakışın çeşitlenmesine katkıda bulunmuşlardır. İfadenin görselleşmesinde kullanılan malzemeler ve aktarım ortamı ise değişkenlik göstermiştir. Geleneksel yaklaşımların ötesinde hemen her yüzeyde sanatın icra edilebilmesi, sanatçının özgürlüğünü ve bağımsızlığını ortaya çıkarmıştır. Modernizm ve post modernizm gibi sanatsal yaklaşımların ötesine geçilerek sanatsal ifade malzemelerinin çeşitlenmesine öncülük eden Duchamp ve devamındaki sanatçılar, 1960'lı yılların devamında düşüncenin ve ifadenin yorumunda nesnel bağıntılarını ortadan kaldırmışlardır. Boya ve tuvalin ötesinde herhangi bir malzemenin sanatsal bir unsura dönüşümü, düşüncenin aktarımı ve görsel ifadenin bir kanalı olarak belirmeye başlamıştır. Sanatsal üretimdeki malzemenin değişkenliği sürecinde kendisine yer bulan kadınsal imgeler, bir ifade nesnesi haline gelerek anlam yüklü çalışmalara kaynaklık edebilmektedir. Kadın erotizmi ve imgelerin dikkat çekiciliğinin farkına varan kadın sanatçılar, kendi bedenlerini nesnel kullanım yolu ile ifade etmeye çalıştılar. Hemen her alanda kadınsal imgelerin kullanımı bir süre sonra kullanılan imgelerin sıradanlaşmasına, soyutlaşmasına ve hissizleşmesine neden olmaktadır. Kimi sanatçı bu durumu çalışmalarında irdelerken karşıt düşünce ve yaklaşımlarında sorgulanması söz konusu olmuştur. Kavramsal sanatın düşünsel yapısını görsel ifadeye dönüşümündeki malzemelerin kapsamında, kadınsal imgelerin kullanımına yer veren bu çalışma ile konuya dikkat çekilmiştir. Kavramsal sanatın eser üretimi sürecindeki malzeme kullanımına ve ilgili sanatçıların nesnel aracı kullanımlarına eserleri üzerinden değerlendirilmiştir. Son bölümde kadın imgelerinin kavramsal sanat ortamında nesnel kullanımına değinen 16 adet örnek uygulama gerçekleştirilmiştir. Kadın imgelerinin görsel ifadeye dönüşümündeki sürecin değerlendirilmesi yapılmıştır.

Kadın imajıKadınlarKavramsal sanat+2
Esra Arslanoğlu
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Fine Arts
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Antik yunan yazarlarında kadın imgesi

Tarih boyunca kadın, dünya üzerinde oynadığı çeşitli rollerle önemli bir varlık olmuştur. Bu figüre dair zihinlerdeki algı yer ve zaman içerisinde değişime uğramıştır. Bu değişim, çeşitli kültür ve medeniyetlere göre de farklılık göstermiştir. Bu bağlamda yazım hayatında önemli bir yere sahip olan Hellen Çağı'nda çeşitli türlerden eserlerin verilmeye başlandığı görülmektedir. Bu Çağ'daki yazılı eserlerden kadın konusunu ve "kadın imgesi"ni ele alma incelemeye değer bir husustur. Hellen dünyasındaki kadın ve kadın imgesi ile ilgili birkaç eser dışında, yazılmış herhangi bir çalışma yoktur. Ayrıca çoğu zaman "kadın imgesi" ya satır aralarında ya da herhangi bir konunun parçası olarak ele alınmıştır. Nitekim tarih yazımına katkı sağlamış, Herodotos, Thukydides gibi yazarların yanında, komedya ve tragedya türlerinde önemli tiyatro metinleri üreten Aiskhylos, Sophokles, Euripides, Aristophanes, Menandros gibi yazarların eserleri de mevcuttur. Hellen dünyasında kadın konularını çeşitli vesilelerle ele alan yazar ve tür çeşitliliği bunlarla sınırlı değildir. Kendisinden sonra gelen birçok yazarı, felsefeciyi ve sosyal bilimciyi etkilemiş olan bu yazarların öncesinde de elbette yazılı eserler var olmuş olabilir. Ancak bunlar genelde ya tabletler üzerine yazılmıştır ve çoğunlukla yazarları belli değildir ya da büyük bir çoğunluğu günümüze ulaşmamış olmalıdır. Yazın tarihi açısından çok önemli bir yerde konumlanan Hellen Çağı'nın yazarlarının farklı konularda olduğu gibi, "kadın imgesi" hakkındaki düşünceleri de önemlidir. Hellen Çağı'nda kadınların sosyal, hukuki ve ekonomik durumları, hayatta ne konumda oldukları günümüzde peyder pey de olsa çeşitli araştırmalarla ortaya konulmuştur. Bu araştırmada ise daha çok toplumu yönlendiren, hatta düşünce olarak toplumun önünde olduğu varsayılan "yazarların zihinlerindeki kadın imgesi"ni eserlerine nasıl yansıttıkları konusu esas alınmıştır. Yazarların kadınları toplumda nasıl gördüğü, kadınlara olan bakış açısı, günümüzün felsefe, sosyoloji ve psikoloji gibi çeşitli sosyal çalışmaları da göz önünde bulundurularak açıklanmaya çalışılmıştır. Bu çalışmada, Hellen yazarlarının bazen gerçekçi bazen ütopya, bazen idealist bakış açılarıyla kendi yazım dünyalarında oluşturdukları "kadın imgesi" ele alınmaya çalışılarak, bu görüşlerin kendi dönemlerinde nasıl karşılandığı ve tarihi yazım geleneği ile günümüz yazım dünyasını nasıl etkilediği üzerinde durulacaktır.

Antik YunanKadın imajıKadınlar+2
İlkay Şahin
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sigara markalarının görsellerinde kadın imgesi ve ikna odaklı anlam aktarımı: Görsel göstergebilimsel çözümleme uygulama örneği

Reklam iletileri, iletişim etkisini arttırmak, etkili algılanma, öğrenme ve hatırlanmayı sağlamak için iknayı en etkili biçimde kullanmaktadır. Dolayısıyla yapılan reklam çalışmalarında kullanılan görsel veya iletilerde, tüketiciyi etkilemek için pek çok yöntem bulunmaktadır. Göstergebilim bu yöntemlerde kullanılan imgelerin hangi anlamlara geldiği konusunda bize yardımcı olmaktadır. Bir reklam görselinde anlam taşıyan her sembolün detaylı bir şekilde analizini yaparak, ne tür ikna yöntemleri kullanıldığını açıklamamıza olanak sağlayan bir analiz yöntemi olarak bilinmektedir. 19. y.y'dan beri reklamlar hayatımızın içindedir. Teknolojinin bulunduğumuz zamandaki kadar gelişmemesine rağmen, reklamlarda ikna teknikleri yoğun olarak kullanılmaktaydı. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte reklamlarda kullanılan tüm göstergeler ilk anlamın yanında, mutlaka ikna metotlarından renk, vurgu, dilsel veya görsel bir unsur bulundurarak ikinci bir anlam taşımaktadır. Çalışmaya konu edindiğimiz sigara reklamları görselleri için Stanford Üniversitesi'nin yapılan SRITA araştırması kapsamında oluşturulan veri tabanı kullanılmıştır. Araştırmada çevrimiçi erişimi olan reklam kategorileri bulunmaktadır. Her bir kategoride ayrıntılı bir biçimde alt başlıklar bulunmaktadır. Bu kategorilerden sigara seçilmiş olup, bu kategoriye ait alt başlıklardan Targeting Women seçilmiştir. "Targeting Women" başlığı altında bulunan 16 başlıktan da 5 başlık belirlenmiş ve araştırma bu şekilde amaca uygun ayrıcı özelliği olan, farklı anlamlar aktaran görseller seçilerek belirlenmiştir. 1900 - 2011 (111 yıl) yılları arasında yayınlanmış 1168 görsel içerisinde, 1994 - 2004 yılları arasındaki görseller veri tabanından seçilmiştir. Çalışmada tarih kriteri çerçevesinde, 25 adet kadını hedefleyen sigara markası ve reklam görseli ele alınmıştır. Araştırmanın evreni oldukça geniş olduğundan, sınırlıkları belirlemek adına amaca uygun yöntemler belirlenmiştir. Çalışma nitel araştırma yaklaşımlarından biri olan, amaçlı örnekleme yönteminin alt birimi olan benzeşik örnekleme yöntemi ile oluşturulmuştur. Böylece çalışmanın amacına uygun görseller seçilmiştir. Bu çalışma Stanford Üniversitesi veri tabanında bulunan SRITA araştırma verileri baz alınarak yapılmıştır. Sigara markası görsellerinin özellikle kadını hedefleyen olanları seçilerek; reklam tasarımı açısından, reklam betimlemesi ve Aristoteles'in ikna kurallarına göre göstergebilimsel analizi yapılmıştır.

Grafik sanatlarGörsel iletişim tasarımıGösterge bilim+7
Aliye Tamer
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Şanlıurfa basınında kadın imgesi

Bu çalışmanın amacı, Şanlıurfa yerel basınında yer alan haberlerde kadın temsillerini ele alarak yerel basının kadını nerede konumlandırdığını incelemektir. Günümüzde medyanın ürettiği içerikler, yarattığı imgeler, toplumsal algı, tutum ve davranışları etkilediği inkâr edilemez bir gerçekliktir. Medya içerikleri egemen ideolojiyi barındırmakta, bu da bize sunulan haber söylemlerinde ortaya çıkmaktadır. İdeolojik faktörlerle kurgulanan haberlerde yaratılan temsiller söylem aracılığıyla izleyici/ okuyucunun toplumsal algısında yönlendirici olmaktadır. Bu açıdan, medyada kadının nasıl bir inşa sürecinden geçtiğini tanımlayabilmek, yaratılan kadın imgelerini ele almak için literatür taraması yapılarak, çalışmanın "yöntem ve örneklem" bölümünde "eleştirel söylem analizi" kullanılmıştır. Böylece kadının Şanlıurfa basınında yer alan haberlerde nasıl temsil edildiği ele alınmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Medya, Kadın İmgesi, temsil, Şanlıurfa Yerel Basını, Eleştirel Söylem Analizi, İdeoloji, Söylem

BasınEleştirel söylem çözümlemesiKadın imajı+3
Filiz Yalçıntaş
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Antep kadınının kamusal alan deneyimi ve gündelik hayatını inşa etme biçimleri

Elinizdeki çalışma Antep kadınının gündelik hayatını kurgusal düzlemde nasıl gerçekleştirdiğini ve bu kurgusal sürecin hangi aşamalardan geçtiğini ortaya çıkarmak amacı taşımaktadır. Yapılan literatür taramasında etnografik bir biçimde ele alınan kadın çalışmalarının azlığı dikkat çekicidir. "Kadın adına" konuşmanın kadın çalışmalarında gözle görülür fazlalığı, kadının meramını anlatmasını neredeyse olanaksız kıldığını, dolayısıyla da okuyucuya bu alanda yapılan çalışmaların elitist bir çerçeveye yerleştirildiğini düşündürtmektedir. Bu durum ise sözü edilen kadın sorununun çözümüne sağlayacağı katkının sınırlı olmasına sebep olmaktadır. Elinizdeki çalışma kadının gündelik hayatını kendi zihin dünyasına göre kurguladığını, bir anlamda kendine kurgusal gerçeklikler oluşturduğunu ve bu kurguya sıkı sıkıya sarıldığını, yine kadının kendi anlatımlarıyla aktarmaya çalışmaktadır. Bu çalışmada kadının gündelik hayat deneyimleri gözlenmiş, kadınla aynı deneyimler paylaşılmaya çalışılmış ve kadının konuşması sağlanmıştır. Elde edilen bulgularda ise kadının pasif değil aksine aktif bir direniş sergilediği, gerçekliklerini kurgulamasıyla kendine özgü bir direnç pratiği geliştirdiği görülmektedir. Kadınlar ataerkil ve geleneksel bir yapı içerisinde kendi tasavvurları ile farklı bir dünya kurmuş ve bu dünyada kendi kuralları, kendi yaşayış tarzları, kendilerine özgü dilleri ve kendi kimlikleri ile bir yaşam sürmektedir. Toplumun kadına atfettiği roller, toplumsal yapının kadın için oluşturduğu kimlik kadını sanıldığı kadar pasifize etmemiş aksine kadını mücadeleci hale getirerek daha güçlü kılmıştır. Gündelik hayatın gerçeklerine kurgusal anlamlar yükleyen kadın bir anlamda akıp giden zamana ve kuralların tümüne karşı inanılmaz bir direniş örneği sergilemektedir. Çalışma içerisinde her şeye boyun eğen pasif kadın simgesine değil güçlü kadın olgusuna ve onun direnç pratiklerine rastlayacaksınız.

GaziantepGünlük yaşamGünlük yaşam aktiviteleri+4
Kader Taşkesen
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çağdaş sanat sürecinde eril iktidarın sanat yaratımında kadın imgesi

Görselliğin cinsiyet ayrımında kadınlar, erkek sanatçıların psikolojik, kültürel ve toplumsal deneyimlerinin sınırlarında şekillendirilmişlerdir. Kadınların belli sınırlar dâhilinde imgeleştirilmelerinin en önemli nedeni, onları tıpkı doğa gibi denetim altında tutma isteğinden ve çabasından kaynaklanmıştır. Sanatın her döneminde görülür ki, sanat yapıtları yalnızca sanatçının bireysel ve düşsel dünyasını yansıtmakla kalmamış birçok dış etkenle yönlendirilmiştir. Kadın imgesi, zamanın gereklilikleri, hâkim olan güçlerin etkisiyle şekil ve form değiştirmiş ancak erkeklerin denetimindeki bir varlık ve cinsel bir nesne konumundan çıkmayı başaramamıştır. Günümüzde halen çıplaklık denince ilk akla gelen, cinsellik ve erotizmi çağrıştıran kadın bedeni, geçmiş yüzyıllardan kalma, erkek dünyasının düşünce geleneklerinin mirasıdır. Bu tezde eril iktidar gözüyle yaratılan kadın imgesinin, geçmişten günümüze hangi sebeplerle ve ne tür düşüncelerle sanatın vazgeçilmezi olduğu konusu irdelenmiştir. Feminist sanatın yaratılan imgelemi ne gibi değişikliklere uğrattığı, günümüzde çağdaş sanatta yaratım unsuru olarak kadın bedeninin niçin hala popülerliğini koruduğu, sanat tarihi ve insanlık tarihinin ilk gününden bugününe sunulan kadın imgelerinin temsillerinden örnekler gösterilerek açıklanmaya çalışılmıştır.

FeminizmKadın imajıKadınlar+4
Seda Beyazıt
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Reklamlarda kadın temsili: Türkiye ve Suudi Arabistan'da yayınlanan televizyon reklamları üzerinden karşılaştırmalı bir analiz

Bu çalışmanın amacı reklamlarda ve diğer medya metinlerinde kadınların temsilinin karşılaştırmalı olarak analiz edilmesidir. Çalışmada özellikle reklam içeriklerinde, kadınların toplumsal olarak nasıl temsil edildiği ortaya konulmaya çalışılmıştır. Reklam içeriğinin oluşturulmasında toplumun kültürel yapısı ile paralellikler olduğu bilinmektedir. Bu durum diğer medya metinleri açısından da geçerlidir. Yani reklam ve diğer medya metinleri bir kültürel yeniden üretim aracı olarak faaliyet göstermektedir ve kadınların temsili de bu anlamda önemli bir örnektir. Bu sebeple çalışmada iki farklı tarhisel geçmişe sahip olan Türkiye ve Suudi Arabistan televizyon reklamları ve diğer televizyon metinlerinde, kadınların toplumsal olarak konumlandırılması konusu göstergebilimsel yöntem aracılığıyla analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda farklı tarihsel ve kültürel koşullara paralel olarak, iki ülke arasında reklamlarda ve diğer televizyon metinlerinde kadınların temsili bakımından önemli farklılıklar bulunduğu ortaya konulmuştur.

Kadın imajıKadınlarKarşılaştırmalı analiz+6
Tubanur Aksakal
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Tarih öğretiminde kadın imajının yeniden inşası

Tarih öğretiminin değişen yöntem ve amaçları sosyal tarih konularını da ön plana çıkarmaya başlamıştır. Sosyal tarihe ve gündelik hayata ilginin artması ile kadın tarihi de konuşulan konular arasında yerini almıştır. Feminizmin ve toplumsal cinsiyet çalışmalarının katkısı ile kadın tarihi konusu ders kitaplarında sorgulanmaya başlanmıştır. Kadın imajlarının ve rollerinin ders kitaplarında sorgulanması, imaj çalışmalarına ışık tutmuştur.Bu çalışmanın amacı, mevcut tarih ders kitaplarında eksik olduğu düşünülen kadın imajlarına dikkat çekerek tarih ders kitaplarında kadın imajının yeniden inşasına ön ayak olmaktır. Ayrıca öğrencilerin kadın tarihine ilişkin tutumlarına ulaşarak, öğrenci tutumlarını sorgulamaktır. Öğrencilerin önerdiği kadın rolleri ve imajlarına ulaşılmaya çalışılmıştır.Kadın imajının yeniden inşasına yönelik yapılan bu çalışmada, I. bölümde Beşli Likert Tipi tutum ölçeği geliştirilerek uygulanmış ve öğrenci tutumları belirlenmiştir. Öğrenci tutumları cinsiyet, sınıf düzeyi, anne-baba eğitim düzeyi bakımından değerlendirilmiştir.Ayrıca öğrenciye açık uçlu iki soru yöneltilerek, cinsiyet ve anne baba eğitim düzeyinin öğrencilerin tutumları üzerindeki etkisi incelenmiştir. Öğrencilerin önerdiği kadın imajlarına ve rollerine ulaşılmıştır. Her iki anketin analizi ile elde edilen bilgiler tablolar aracılığıyla tasnif edilmiştir. Tarih ders kitaplarında eksik olduğu düşünülen imajlarla ilgili bir öneri geliştirilmiştir.Önerilen kadın imajlarının gerekçeleri verilen tarihsel bilgilerle ortaya konmuştur. Verilen bilgilere muhakkak eklenecek çok kişi ve bilgi bulunmaktadır; ancak öneri olarak sunulan imajlar için örnek kadınlar seçilmiştir. Her bir bölümü ayrı ayrı kitaplaştırılabilecek potansiyele sahip olan imajların bu tez içinde tamamlanması mümkün görülmemektedir.Tarihteki çok yönlü kadınların hangi imaj dahilinde ders kitaplarına yerleştirileceği sorun olmuştur. Ancak bu kadınlar çeşitli başlıktaki imajlarda tekrar anlatılarak bu sorun aşılmaya çalışılmıştır. Çalışmanın sonunda verilen, ders kitaplarına yerleştirilebilecek kadın tablosu eki ile bu imaj çalışması desteklenmiştir.

Cinsel kimlikDers kitaplarıFeminizm+6
Meliha Köse
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

1980 sonrası, kadın imgesinin yazılı medyada kullanım yöntemlerinin Türk plastik sanatına etkileri

"1980 Sonrası Kadın İmgesinin, Yazılı Medyada Kullanım Yöntemlerinin Türk Plastik Sanatına Etkileri" başlıklı bu araştırmada, 1980 sonrası yaşanan toplumsal değişimlerde rol alan medya anlayışının tüm dünyada olduğu gibi ülkemiz kültürüne olan etkileri, sanatın kadın imgesini ele alış biçimleri üzerinden incelenecektir. Kadın kimliğiyle eş zamanlı olarak ortaya çıkan mülkiyet olgusu, toplumun temel bileşeni olarak insanlık tarihi boyunca tüm sosyolojik mekanizmaların üzerinde temellendiği zemin halini almıştır. Bu bakımdan kadın kimliği üzerine yoğunlaşan bir inceleme; her dönemde, içinde bulunduğu toplumsal yapıyı anlamanın anahtar yöntemi niteliğindedir. 1980'li yıllarda küresel sermayenin, teknolojik gelişmelerden güç alarak, sınır gözetmeksizin yürürlüğe koyduğu ekonomik politikalar dünya genelinde gözlenebilir sosyolojik değişimlere neden olmuştur. Söz konusu toplumsal değişimlerden en fazla etkilenenler, gelişmemiş veya Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerdir. 1980'li yıllarla birlikte gözlenen ekonomi temelli kültürel politikaların başarı kazanmasındaki birincil etken, dönemin medya organlarıdır. Söz konusu politikaların topluma sunumu görevini aşan, bu politikaları yaşamsal alışkanlıklar haline getirerek, dönüşümü sağlayan baş aktör, dönemin birincil mecrası olarak yazılı medyadır. Kadın kimliğinin, öteden beri her kültürde, toplumsal alışkanlıkların gözlenmesinde oynadığı kilit rol, o kültürün yarattığı sanatın toplum içinde şekillenme biçimini de yakından etkilemiştir. Öte yandan kadın imgesi, toplumun iletişim sistematiği ve aynı toplumun sanatında, en belirgin kesişim noktası olması bağlamında çözümsel başvuru özellikleri taşır. Öyle ki, 1980'li yılların tüketime dayalı küresel politikaları, toplumsal mekanizmalar dahilinde yaşam bulabilmek için bu olgudan yola çıkmış, kadın imgesini söz konusu stratejilerinin baş figürü olarak kullanmıştır. Bu nedenle 1980'lerde yazılı medyanın etkisiyle Türk toplumunda yaşanan kültürel değişimlerin gözlenmesinde, dönemin sanatçılarının kadın figürünü, ele alış biçimleri önemli veriler sunmaktadır. Anahtar Kelimeler : 1980, Kadın İmgesi, Türk Sanatı, Yazılı Medya, Küresel Kültür.

1980 sonrasıKadın imajıKadınlar+6
Deniz Sağdıç May
Doğuş University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Tarih öğretiminde kadın ve Türk kadın imajı

Tarihin nasıl yazılacağı kadar, nasıl öğretileceği de çok önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Nasıl öğretileceğinin belirlenmesi, tarih programlarının oluşmasına yardımcı olacaktır. Ancak tarih derslerinde ne öğretileceği de tarih öğretimi ile uğraşan araştırmacıların sıkça tartıştığı konulardan biridir. Tarihin kahramanları olan kadın ve erkekler, ders kitaplarına yansıma hususunda farklılık göstermektedirler. Son zamanlarda kadınla ilgili araştırmalar hızla artarken, tarih öğretiminde kadının konumu da gündeme gelmiştir. Bu çalışmanın birinci kısmı ortaöğretim seviyesinde okutulan tarih ders kitaplarındaki kadın ve Türk kadınına ait imajları ortaya koymayı amaçlamaktadır. Ayrıca bu imajların oluşmasındaki etkenler ve bu etkenlerin sonuçları sorgulanmıştır. Çalışmanın ikinci kısmında öğrenci ve öğretmenlere yöneltilen iki soru ile anket çalışması yapılmıştır. Anketin verilerine dayanarak öğrenci ve öğretmenlerin hatırladıkları tarihî kadın şahsiyetlerle, ders kitapları arasındaki ilişki açıklanmaya çalışılmıştır. Anket Ankara'da seçilen 7 lisede 707 öğrenci ve 73 öğretmene uygulanmış betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın sonuçları tarih öğretimine katkıda bulunması açısından değerlendirilmiş ve önerilerde bulunulmuştur. ANAHTAR KELİMELER: Tarih öğretiminde kadın, cinsiyet

Eğitim sosyolojisiKadın imajıKadınlar+6
Meliha Köse
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Türk dizilerinde kadın imgesi; Sen Anlat Karadeniz örneği

''Türk Dizilerinde Kadın İmgesi; Sen Anlat Karadeniz Örneği'' başlıklı tez çalışması, günümüz Türkiye'sinde 'kadına şiddet' kavramının diğer kitle iletişim araçlarına göre televizyon aracılığıyla sunulmaktadır. Güncel bir dizi üzerinden yansıtılan ve bu yansıtılan cinsiyet ayrımcılığının incelenmesini amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda Sen Anlat Karadeniz dizisi incelemenin örneği olarak seçilmiştir. Dizinin temel olarak tercih edilmesindeki en önemli sebep, dizinin kadına şiddet olgusunun karakterler üzerinden ve şiddet kavramının da belirli aşamalarla (şiddet öncesi, şiddet süreci ve şiddet sonrası) detaylı bir şekilde incelenerek aktarmaya çalışmaktır. Çalışmada, Gerbner'in Kültürel Göstergeler ve Ekme Kuramı' na bağlı kalınarak ve feminist yaklaşımla dizide yer alan tüm bölümler karakterler vasıtasıyla içerik analizi yapılmıştır. Sen Anlat Karadeniz dizisindeki temsilin kadına şiddet ve eril söylem vb. rollerle geleneksel basmakalıp temsiliyetler sunularak ataerkil olgusunu pekiştiren iletilere yer verildiğine de saptanmıştır.

Kadın imajıKadın motifleriKadınlar+3
Merve Yılmaz
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki popüler dizilerde kadın imgesi; İstanbullu Gelin dizisindeki kadın karakterlerin temsili

Osmanlı döneminden itibaren Cumhuriyet'in ilan edilmesine kadar olan zaman içerisinde Türk kadını pek çok değişim ve gelişim yaşamıştır. Cumhuriyet'in ilanıyla beraber de kadın, modernleşme sürecinin önemli bir parçası haline gelmiştir. Lakin tarihsel gelişimlerden ve değişimlerden yola çıkılarak günümüze de baktığımızda toplumsal cinsiyet rolleri ve kalıp yargıları var olmaya devam etmekte ve yeniden üretilmektedir. Kitle iletişim araçları da bu durumun en büyük destekleyicilerinden biri olmaktadır. Kitle iletişim araçları arasında en etkili olan araçlardan biri televizyondur. Televizyon, toplumda var olan ataerkil ideolojinin korunması ve değer yargıların yeniden üretilmesinde oldukça etkili bir araçtır. Televizyon programları içerisinde de diziler, insanların hayatında boş zamanlarını değerlendirmek adına önemli bir yer tutmakta ve diğer televizyon ürünlerine göre daha çok dikkat çekmekte ve izlenmektedir. Dizileri bu denli dikkat çekmesini sağlayan şeyler ise senaryoları, anlatı yapıları ve kullanılan karakterlerdir. Dizilerdeki karakterlere yüklenen rollerle kalıplar, belirli imgeler oluşturulmakta ve bu imgelerle izleyici kendini özdeşleştirmekte, bütünleştirmektedir. Türk dizilerinde, kimi zaman toplumun modernleşme sürecine uyum sağlayan kadın karakterler oluşturulsa da alt yapısında ataerkil bir toplum yapısına ve toplumsal cinsiyet yargılarına bağlı olma durumu devam etmektedir. Dizi karakterleri, izleyiciler üzerinde etkili imgeler oldukları için örnek dizi olarak seçilen İstanbullu Gelin dizisinden yola çıkılarak Lajos Egri'nin Diyalektik Çözümlemesiyle Karakter Analizi yöntemi ile belirli karakterler seçilip analiz edilmiştir. Bu çalışmada televizyon dizilerinde kadın imgelerinin nasıl yer aldıkları, örnek dizi üzerinden karakter analizleri yapılarak incelenmiştir.

DizilerKadın imajıKadınlar+1
Aybike Eren
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Women images in Boccaccio's the Decameron and Chaucer's the Canterbury tales

This thesis shows how Giovanni Boccaccio and Geoffrey Chaucer present the conditions and problems of medieval women in their respective narratives as they are and how the women characters are sympathetically treated by the above mentioned authors of the Middle Ages. To serve this purpose, this studyanalyzes the aspects of life in the medieval era in terms of women images. Therefore, in the first chapter of this thesis, the women images created by Boccaccio in the Decameron and the tales and the novellas are told by basically the women characters with specific reference to Fiammetta will be presented. In the second chapter, Chaucer's The Canterbury Tales will be dealt with through the characters, The Wife of Bath and the nuns. In this comparative analysis, the perception of womanhood as well as the role imposed on women from different social classes will also be presented in the light of the two works of art. In the third chapter, the women images will be compared and contrasted as these two works bear some striking similarities and differences. Finally, the thesis concludes by foregrounding each of the above mentioned works as a model which presents the women landscapes from the two different countries, Italy and England, of the 14th century.

Boccaccio, GiovanniChaucer, GeoffreyStory+2
Aylin Talu
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Profesyonel kadın voleybolcularda medya imajı ile beden memnuniyetleri ve beslenme durumlarının değerlendirilmesi

Bu çalışma, Ocak 2019- Mart 2019 tarihleri arasında kadın voleybolcularda medya imajı ile beden memnuniyetleri ve beslenme durumu üzerindeki etkisinin belirlenmesi amacıyla Türkiye Voleybol Federasyonuna bağlı takımlarda profesyonel olarak voleybol oynayan çalışmaya katılmayı gönüllü olarak kabul eden 18-30 yaş arası 100 kadın birey üzerinde yürütülmüştür. Kadın voleybolcuların genel özellikleri, beslenme alışkanlıkları, besin destek ürün kullanımı, fiziksel aktivite düzeylerine ilişkin bilgiler araştırmacı tarafından hazırlanan ve yüze yüze görüşme yöntemiyle uygulanan bir anket formu ile kaydedilmiştir. Sporcuların antropometrik ölçümleri alınmış ve Biyoelektrik Empedans Analizi (BİA) Tanita BC-418 ile vücut kompozisyonları belirlenmiş, beden kütle indeksleri (BKİ) hesaplanmıştır. Kadın voleybolculardan beslenme durumunun değerlendirilmesi için 24 saatlik geriye dönük besin tüketim ve 24 saatlik fiziksel aktivite kayıtları alınmıştır. Kadın voleybolcularda medya imajının değerlendirilmesinde "Görünüme Yönelik Sosyokültürel Tutumlar Ölçeği (SATAQ-3)" kullanılmıştır. Voleybolcuların kendi görünüşlerinden memnun olma düzeylerini belirlemek amacıyla "Fox Kendini Fiziksel Algılama Envanteri Vücut Çekiciliği Alt Ölçeği (PSPP)" ile "Beden Bölgelerinden ve Özelliklerinden Hoşnut Olma" ölçekleri ile değerlendirilmiştir. İstatistiksel analizler SPSS 20.0 programında yapılmıştır. Çalışmaya katılan kadın voleybolcuların yaş ortalaması 24.3±3.55 yıldır. Kadın voleybolcuların beden kütle indeksi (BKİ) ortalama 20.7±1.48 kg/m2'dir. Kadın voleybolcularda SATAQ-3'ün alt boyutu medyadan kaynaklı baskı hissedilmesi ile Fox kendini fiziksel olarak algıma ölçeği vücut çekiciliği arasında istatistiksel olarak anlamlı negatif yönlü bir ilişki olduğu saptanmıştır. Kadın voleybolcularda medya kaynaklı baskı arttıkça vücudu çekici hissetmenin azaldığı gözlenmiştir (p<0.05). Sporcuların medyada yer alan ünlülere benzemeye çalışılması ile Fox kendini fiziksel olarak algıma ölçeği alt boyutu spor yeteneği ve vücut çekiciliği arasında istatistiksel olarak anlamlı negatif yönlü bir ilişki saptanmıştır(p<0.05). Çalışmaya katılan kadın voleybolcuların medyada yer alan ünlüler ile kendi bedenlerini karşılaştırmaları arttıkça vücutlarını çekici hissetmelerinin azaldığı bulunmuştur (p<0.05). Kadın sporcuların görünüme yönelik sosyokültürel tutumlar ölçeği ile beden bölgelerinden ve özelliklerinden hoşnut olma ölçeği alt boyutları arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır (p>0.05). Kadın voleybolcuların antrenman günü diyetle aldığı enerji (kkal), karbonhidrat (g), protein (g), protein (%), yağ (%), posa (g) ve çoklu doymamış yağ asitlerinden (ÇDYA) gelen enerji yüzdesi (%), antrenmansız güne göre anlamlı derecede yüksek olduğu görülmüştür (p<0.05). Sporcuların antrenman günü enerji gereksinimi ile alınan enerji arasındaki fark ortalama 295.5±399.73 kkal olduğu bulunmuştur. Kadın voleybolcuların enerji gereksinimini karşılayacak düzeyde enerji almadığı saptanmıştır. Sonuç olarak medya imajı kadın sporcular üzerinde beden memnuniyetsizliğinin artması, beden algısının bozulması ve negatif beden imajının oluşmasında önemli bir risk faktörü olabilir. Anahtar kelimeler: Medya imajı, beden imajı, beden algısı, beden memnuniyetsizliği.

Beden imajıBeden memnuniyetsizliğiKadın imajı+7
Sanem Şanal
Başkent University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

II. Meşrutiyet Dönemi dergilerinde kadın imajı: 1908-1914

Tanzimat aydınları ile ilk defa gündeme gelen kadın sorunu ve kadının toplumdaki yerinin iyileştirilmesi gerektiği söylemleri, ancak II. Meşrutiyet'in beraberinde getirdiği kişi hak ve özgürlükleri ve eşitlik kavramları sayesinde ciddi bir tartışma zemini yakalamıştır. Meşrutiyet'in hürriyet ortamında, döneme damgasını vuran kadın tartışmaları genel olarak, II. Meşrutiyet'in sorunlarına çözüm arayan fikir akımlarının temsilcileri arasında yaşanmış ve bu kişiler Meşrutiyet basınının sunduğu özgürlük kapsamında düşüncelerini, çıkardıkları dergi ve gazetelere taşımışlardır. Böylece Meşrutiyet aydınları, Osmanlı fikir dünyasında kadın sorununa dikkat çekmişlerdir. Osmanlı kadınının bilinçlenme, örgütlenme ve hak arayışında önemli bir sürecin başlangıcı sayılan II. Meşrutiyet basınında kadın tartışmaları, her kesimden kadının ve Osmanlı aydınının desteğini kazanarak, Meşrutiyet kadının modernleşen çehresine yeni bir imaj kazandırmıştır. Bu imajın oluşmasında günlük, haftalık yayın yapan fikir dergilerinin önemi büyüktür. Osmanlının gündemini belirleyen bu fikir dergilerinden; Sebilürreşad, Beyan'ül Hak, İçtihad ve Türk Yurdu gibi yayınlar, yıllarca görmezden gelinen kadının sosyal ve bireysel hakları hakkında ateşli tartışmaların yaşandığı basın mecraları olmuş, aile, evlilik boşanma ve giyim konularında kadını yeniden izah etme yoluna gitmişlerdir. Çalışmamızın ana temasını oluşturan bu basın mecralarının meşrutiyet kadınına yaklaşımı, kadının bu günkü itibarını kazanmasında önemli bir unsur olmuştur.Anahtar sözcükler: II. Meşrutiyet Dönemi, Basın, Osmanlı Kadını.

BasınDergilerKadın imajı+4
Çiğdem Ülker
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Türk modernleşmesi sürecinde değişen kadın kimliği: Muhafazakâr kadınların kamusal alandaki görünürlüğü üzerine sosyolojik bir değerlendirme

19.yy.'da Osmanlı İmparatorluğu, Batı'da yaşanan düşünsel, siyasal, ekonomik, sosyal ve teknolojik alandaki gelişmelerin etkisi altında, Tanzimat Fermanının ilanı ile birçok alanda yapısal dönüşümler geçirerek, o dönemde Batı-dışı toplumları için kaçınılmaz hale gelen bir modernleşme sürecine dahil olmuş, böylelikle Türk modernleşmesi denen olgu ortaya çıkmıştır. Bu süreç imparatorluk döneminden sonra kurulan Cumhuriyet dönemi ile devam etmiştir. Toplumsal hayatın birçok alanında yaşanan bu değişim ve dönüşümler kadınları da bu sürece dahil etmiş, daha önce eş ve anne rolleriyle sınırlandırılmış olan kadın, modernleşme ile birlikte bulunduğu konumu sorgulayarak toplumsal hayatta farklı bir statü edinmek amacıyla taleplerde bulunmaya başlamıştır. Modernleşme sürecinin Osmanlı döneminde kadın kimliğinin sorgulanması, Cumhuriyet döneminde ise, kadınlara tanınan haklar kadın kimliğinin de bir dönüşüm geçirmesi ile sonuçlanmıştır. Böylelikle kadın ve onun kimliği Türk modernleşmesinin ?temsili? olarak ortaya çıkmış, Türk modernleşmesine özgünlüğünü armağan etmiştir.Cumhuriyet döneminde modernleşme çabaları doğrultusunda yönetici elit tarafından modernleşmenin temsili/göstergesi olacak bir kadın profili çizilmiştir. Cumhuriyet elitinin kadınları bu profilde bir görünüm sergilerken kadınların büyük çoğunluğu bu profilin dışında kalarak modernleşme sürecine dahil olamamıştır. Fakat 1980'ler ile birlikte modernleşme sürecinin dışında kalan kadın grupları, özelde ise çalışmamızın konusu olan muhafazakâr kadınlar, kimliklerini ifade etme hususunda hak taleplerinde bulunmaya başlayarak modern sisteme dahil olmak istemişler, modernliğin yeni bir yorumuna kapı aralamışlardır. Bu yorum bazında kamusal alanda görünürlük kazanmaya başlamışlar, gerek söylem, gerekse de örgütlenme noktasında aktif hale gelmişlerdir.

Kadın imajıKadınlarKamusal alan+3
Fazilet Dalfidan
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Basın ilanlarında kadın imgesi ve cinsellik

Üç bölümden oluşan bu araştırma tezinde, `kadın imgesi ve cinsellik' kavramları, görsel iletişimin en etkili ortamlarından biri olan `basın ilanı' çerçevesinde eleştirel bir bakış açısıyla incelenerek, örnek görseller ile çalışma desteklenmektedir. Görsel dünyanın bitmez/tükenmez bir kaynak olarak kullandığı kadın imgesinin ve cinselliğin, basın ilanlarındaki temsilinin doğru bir açılımla anlatılabilmesi için, öncelikle `imge' kavramını açıklamak gerekmektedir.Bu amaçla araştırmanın birinci bölümünde; görmek ve imge arasındaki ilişki, imgelerin anlamı ve basın ilanlarında en çok kullanılan görsel öge olması nedeniyle fotoğrafik imge anlatılmaktadır. İkinci bölümde; kitle ve tüketim kültürü bağlamında, yirminci yüzyılda kadınların temsil biçimleri ve bu tarihsel süreç boyunca basın ilanlarında kadın imgesi ve cinselliğinin nasıl yer aldığı anlatılmaktadır.Araştırmanın son bölümünde ise, basın ilanlarında kadın cinselliğinin kullanımı `toplumsal cinsiyet' kavramı ile ilişkilendirilerek, cinsiyet rollerinin, bedenin, güzellik ve cinselliğin reklamlara nasıl yansıdığı, güncel basın ilanı örnekleriyle irdelenmekte; reklamcılığın sömürmeye devam ettiği kadın imgesinin, modern yaşamın en büyük sorunlarından biri olan `cinsiyetçilik'ten kurtulup kurtulamayacağı sorgulanmaktadır.Anahtar Kelimeler: Kadın, İmge, Cinsellik, Basın İlanı, Tüketim

CinsellikGörsellikKadın imajı+2
Devrim Türker
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Çağdaş sanatta kültürel bir olgu olarak medyanın kadın imgesine etkisi

Bu çalışma, medya tüketim toplumunda yer alan değerlerin yaygınlaştırılmasında önemli bir işlevi olan, gösterge ve sembollerin içinde olduğu sosyo-kültürel bir metin olarak kurgulanması amaçlanmıştır. Sanatsal bağlamda kadın imgesi çalışma kapsamında sergilenecek olan uygulamanın çıkış noktası olarak ele alınmıştır. Medya üzerinde kadının temsil edilişi, kadına yüklenen toplumsal cinsiyet rolleri, feminist kuramlar çerçevesinde incelenmiştir. Bu kavramlardan kadının medya üzerindeki imgesi, tez çalışmasının temel referans noktasını oluşturmaktadır. Tez çalışmasında, medyanın toplumsal ve kültürel ilişkiler içinde üretilen ve bu ilişkileri yeniden üreten bir yapı olarak ele alınmaktadır. Çalışmanın birinci ve ikinci bölümünde kültür kavramı detaylı bir şekilde incelemek amacıyla kültürün tanımı yapılıp, yaklaşımlar ve geçirdiği değişimler kronolojik olarak incelenmiştir. İkinci bölümde kültür endüstrisi kavramını literatüre kazandıran Frankfurt Okulu düşünürleri ekseninde; Adorno, Max Horkheimer , Walter Benjamin, Guy Debord ve Jean Baudrillad'ın ''kitle kültürü'' kavramı üzerine yapmış oldukları incelemeler kapsamlı olarak ele alınmıştır. Üçüncü bölümde feminizmin tarihçesi ve feminist kuramlar bağlamında kadın imgesi üzerine yaklaşımlar incelenmiştir. Kadına yönelik cinsiyetçi bakış açılarının ortak noktasına ilişkin kültürel tanımlamaların aile ve toplum tarafından şekillendirildiğine vurgu yapılmaktadır. Geleneksel eğilim kadını toplumsal yaşamdan dışlarken, yaşam alanlarının da sınırlandırdığı gerçeğini beraberinde getirmiştir. 1960 sonrası feminist sanat hareketlerinin tarihsel süreçleri incelenmiş ve dönemin sanatçıları ele alınmıştır. Medya üzerinde üretilen kadın imajının etkileri analiz edilmiştir. Reklamlarda yer alan kadın imgeleri ve kadının sunulduğu toplumsal cinsiyet rolleri aracılığıyla nasıl bir anlam üretildiğini açıklamak amaçlanmaktadır. Bu anlamı ortaya koymak için reklamlarda kullanılan göstergelerin birbirleriyle ilişkisi çözümlenmiştir. Bu bağlamda medyanın değer yargıları açığa çıkarılmaya çalışılmıştır. Dördüncü ve son bölümde ise konu bağlamında üretilen uygulamalar kavramsal ve plastik olarak incelenmiştir. Eril iktidarın toplumsal cinsiyet rolleri üzerinden medyada oluşturulan kadın imgelerinin feminist kuramlar bağlamında, uygulamaları gösterge olarak sanat pratiğine taşıyıp yeni bir ifade biçimiyle ele alınmıştır.

Feminist kuramFeminizmKadın imajı+5
Ezgi Kızıldağ
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
10
Master'sOpen AccessTR

Saliha Scheinhardt'ın Frauen, die sterben ohne dass sie gelebt hätten ile Feridun Zaimoğlu'nun Leyla eserleri örneğinde Türk-Alman edebiyatında kadın imgesi

Türk-Alman Edebiyatında yazarlar genellikle 1960lı yıllardan itibaren Türkiye'den Almanya'ya başlayan işçigöçü ile farklı sebeplerden (siyasi, ekonomik, çalışma) Almanya'ya göç eden insanların orada yaşadıkları zorlukları, kimlik ve aidiyet problemlerini, çoğunlukla kadınların yaşadıkları izolasyon süreçlerini kaleme almışlardır. Bu çalışmada incelenen Feridun Zaimoğlu'nun Leyla ve Saliha Scheinhardt'ın Frauen, die sterben ohne dass sie gelebt hätten ve Pusuda Kin eserlerinde de benzer temalar işlenmiştir. Feridun Zaimoğlu Leyla eserinde göçmen kadınların göçmen olmadan önce nasıl bir kültürel çevreden geldiğinin anlaşılması için okuyucuya fırsat sunmaktadır. Saliha Scheinhardt'in yukarıda belirtilen eserlerinde de göçmen bir kadının Almanya'da yaşadığı ruhsal anomaliler, aidiyet sorunları ve izolasyon süreçleri okuyucuya aktarılmaktadır. Göç hareketliliği ile Almanya'ya giden kadınların orada karşılaştıkları problemlerin anlaşılabilmesi adına Türk-Alman Edebiyatı önemli bir yol gösterici konumundadır. Bu çalışmada Kültürlerarası Edebiyat Bilimi referans alınarak yorumlayıcı yaklaşımdan yararlanılmıştır. Nitel yöntem kullanılarak ele alınan bu çalışma yukarıda belirtilen eserler ile sınırlandırılarak çeşitli nedenlerle göç etmek durumunda kalan kadınların göç ettikleri ülkelerde yaşadıkları ve yaşayabilecekleri olası problemler saptanmıştır. Bu çalışmanın amacı Türk-Alman Edebiyatının temsilcileri olan Feridun Zaimoğlu ve Saliha Scheinhardt'in bahsedilen eserlerinde kadın imgesinin incelenmesi ve böylece o dönemdeki kadınların göçmen olmadan önceki yaşamları ve göçmen olduktan sonraki yaşamlarının okuyucu tarafından anlaşılabilmesidir. Tüm bunların günümüz Türkiye'sinde hızla artan göçmenlerin yaşamlarına, özellikle de kadınların ve çocukların yabancı bir ülkede geçirebilecekleri izolasyon süreçlerine katkıda bulunması ve aynı şekilde kendi hüviyetlerine karşı yaşadıkları uyumsuzluk ve yabancılaşmayı bir nebze olsun önlemede örnek teşkil etmesi hedeflenmektedir.

Alman edebiyatıKadın imajıKarşılaştırmalı edebiyat+4
Ayşenur Özkan Işık
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyet Dönemi Türk heykel sanatında kadın imgesinin kültürel yansımaları

Cumhuriyet dönemi Türk heykel sanatında kadın imgesinin kültürel yansımalarını araştırırken, öncelikle güzel sanatların üç boyutluluğu, derinliği ve hacmi olan, yaşamı, insanı, doğayı tanımlama ve anlamlandırma gayesi barındıran etkinliklerden "heykelin" tarihimizdeki yeri ve genişlik sahası incelenmeye çalışılmıştır. Bu bağlamda İslamiyet öncesi Türk, Avrupa ve İslam sanat tarihindeki yeri ve konumu belirli süreçler içerisinde değişime uğramış görülmektedir. Kültürel Miraslarımızdan heykel sanatının değişimleri dönem dönem olmuştur. Ülkemizdeki heykel faaliyetlerine bakılacak olunursa, özellikle Kültürel miraslar bağlamında, Cumhuriyet döneminde farklı boyutlara ulaşıldığı görülmektedir. Özellikle Sanayi-i Nefise Mektebi'nin ortaya çıkarttığı sanatsal farkındalığı, önemli sanatçıların düşüncelerinde, yeni döneme geçildiği ve yeni gelişmeleri beraberinde getireceği sosyal bir ortamla karşı karşıya bırakacaktı. Bu dönem sanatçıları, önlerinde Kurtuluş Savaşı gibi bir mücadelenin, toplumsal dayanışmayı da beraberinde getireceği yeni boyutta eserler ortaya koyarak topluma kendilerini ve heykel sanatını kabul ettireceği bir döneme de tanıklık edilecekti. Ayrıca 1880'lerden 1927'li yıllara gelindiğinde metafor ve bedensel değişimlerle karşı karşıya kalınacağı gözlemlenecektir. Daha soyut ve farklı konseptlerle Nü Sanatının gelişimine de tanıklık edeceğiz. Cumhuriyet dönemi Türk heykeli, 1950'lerde ise daha çok bireysel duyguları ağır basan konularla karşımıza çıkacaktır. Cumhuriyet döneminin yakın tarihine gelindiğinde özellikle araştırma konusu olan kadın imgesini aktaran eserlere yönelik dini, ahlaki ve politik olarak gösterilmeyen tolerans ve tahammülü görmüş olacağız. Konunun dikkat çeken tarafı tarihsel süreçler içerisinde değişen siyasi ve dini ortamın cumhuriyetin başların baş tacı yapılan kadın figürünün eserlerde nasıl sömürüye açık hale geldiğinin ve saldırılara maruz bırakıldığının kültürel, sosyolojik ve psikolojik yansımalarına şahit olacağız.

Cumhuriyet DönemiHeykelHeykel sanatı+6
Mazlum Gülmez
Batman University · Institute of Graduate Studies
2021
10

Related subjects