Zinc oxide
72 theses under this subject heading
Atomik katman biriktirme (ALD) ile cam kumaş yüzeyinde oluşturulan Al katkılı metal oksit ince filmlerin fotokatalitik aktivitesi
Bu çalışmada ALD yöntemini kullanılarak yüksek yüzey alanına sahip alttaş malzemede farklı kompozisyonlara sahip AZO ve ATO filmler oluşturarak, farklı katkı oranlarının ve tavlamanın fotokatalitik aktivite üzerindeki etkinlikleri belirlenmiştir. Filmlerin karakterizasyon ve fotokatalitik aktivite çalışmalarında kullanılmak üzere dört farklı alttaş (Si Wafer, Kuartz, Cam Lamel ve Cam kumaş) malzemesi kullanılmıştır. Tavlama işleminin üretilen filmin yapısı ve performansı üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla her alttaştan iki adet üretim gerçekleştirilerek birine 450 °C'de tavlama işlemi uygulanmıştır. Al katkısının ZnO ve TiO2 ALD filmlerin fotokatalitik aktivitesi üzerindeki etkisini değerlendirmek amacıyla %0, %5, %10 ve %20 olmak üzere dört farklı katkı oranı ile film üretimi yapılmıştır. Fotokatalitik aktivitenin belirlenmesi için dört saat boyunca metilen mavisi boyar maddesinin solar simülatör altında bozulmasının ölçümü yaklaşımı tercih edilmiştir. AZO ve ATO ALD ince filmlerin morfolojisinin incelenmesi amacıyla FESEM analizleri, kristal yapısının incelenmesi amacıyla XRD ve XPS analizleri, optik özelliklerinin belirlenmesi amacıyla UV-Vis ve PL analizleri gerçekleştirilmiştir. Üretilen filmler arasında tavlanmış %20 Al katkılı ZnO filmler (%20 AZO) en yüksek fotokatalitik aktiviteyi göstermiş, hemen ardından sadece ZnO (%0 AZO) kaplı filmler gelmiştir. %5 ve %10 Al katkılı ZnO filmler ise daha zayıf fotokatalitik etkinlik göstermiştir. Bu durum katkı oranının belirli bir değerin üzerine çıktıktan sonra AZO filmin bant yapısında değişimlere sebep olduğunu göstermektedir. ATO filmler içerisinde en yüksek fotokatalitik aktiviteyi tavlanmış olan yalnızca TiO2 kaplı film göstermiştir ve AlO2 katkısının TiO2 filmlerin fotokatalitik aktivitesi üzerinde pozitif etkisinin olmadığı tespit edilmiştir.
Su arıtım sistemleri için yeni su sever katkılı kompozit membranların hazırlanması ve test edilmesi
Bu çalışmada, poli(2,2'–(m-fenilen)-5,5'-bibenzimidazol) (PBI), poli(2,5-benzimidazol) (ABPBI), poli(2,2'-(m-fenol)5,5'-bibenzimidazol) (PBIOH), farklı PBI terpolimerler, ZnO nanopartiküller ve HDTMA ile modifiye edilmiş montmorillonit (OMMT)'in katkı maddesi olarak kullanıldığı polisülfon (PSf) kompozit membranlar hazırlandı. Çeşitli oranlarda katkı içeren bu kompozit membranların yapı, morfoloji, performans ve kirlenme direnci özellikleri, IR, TG, DSC, SEM teknikleri ve çapraz akış ultrafiltrasyon testleri ile incelendi. Kompozit membranların, ham PSf membrana göre daha su sever, daha yüksek akış ve dışlama performansına sahip ve daha yüksek kirlenme dirençli olduğu görüldü. Yüksek oranlarda inorganik katkı içeren membranlar haricindeki tüm kompozit membranların, ham PSf membrana göre, sırası ile %40 ve %12 seviyelerine kadar daha gözenekli ve daha yüksek denge su içeriğine sahip oldukları belirlendi. Ham PSf membran için 69,6° olan temas açısının, PBI, PBIOH, ABPBI, terpolimer, OMMT ve ZnO katkılarının eklenmesi sonrasında, sırasıyla 51, 25, 38, 53, 28 ve 55°'ye düştüğü görüldü. Membranların saf su akışları, PBI, PBIOH ve ABPBI organik katkıları ile sırasıyla yaklaşık 1,6, 2,3 ve 2,0 kat daha yüksek hale geldi. İnorganik katkılı membranların saf su akışları, %0,5 oranına kadar artı, daha yüksek katkı oranlarında ise azaldı. BSA dışlama performansı, ham PSf membran için ~%36, PBI, PBIOH, ABPBI, terpolimer, OMMT ve ZnO katkılı membranlar için ise sırasıyla %69, 78, 59, 83, 62 ve 77 olarak belirlendi. Ayrıca, BSA dışlamasının pH'a bağımlı olduğu belirlendi. %1 PBI katkılı kompozit membranın akış geri kazanım oranı %94'tür ve bu sonuç, ham PSf membrana ait sonuçtan %20 daha yüksektir.
Bakır oksit ve çinko oksit nanopartiküllerinin yerfıstığındaki (Arachıs hypogaea L.) biyokimyasal etkileri
Bu çalışma, son yıllarda farklı amaçlar için kullanılan ZnO ve CuO nanopartiküllerin, ekolojik ve ekonomik önemli olan tarımsal bitkilerden yerfıstığındaki biyokimyasal etkilerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmada farklı ZnO ve CuO derişimlerinin (0, 5, 25, 50, 100 ve 250 mg/L) yerfıstığı tohumlarının çimlenmesi, büyüme ve gelişme ile bazı biyokimyasal olaylara etkisi belirlenmiştir. ZnO'nun 100 ve 250 mg/L'lik derişimlerde final çimlenme oranları kontrole göre önemli düzeyde azalmıştır. Bunun yanında, sadece 250 mg/L CuO etkisinde çimlenme oranları kontrole göre önemli azalma göstermiştir. Uygulanan yüksek derişimlerin fidelerin büyüme ve gelişmesine olumsuz etkileri tespit edilmiştir. Fide dokularının protein içerikleri yüksek derişimlerde önemli düzeyde azalmıştır. Toplam karbohidrat içerikleri ise kontrole göre düşük derişimlerde artmış iken, yüksek derişimlerde ise azaldığı belirlenmiştir. Fenolik bileşikler ve protein olmayan sülfidiril grup miktarlarındaki değişimler, ZnO ve CuO'nun yüksek derişimlerinin strese neden olduğunu göstermiştir. Ayrıca reaktif oksijen türleri olan hidrojen peroksit ve oksidatif stres indikatörü olan malondialdehit miktarındaki artışların her iki nanopartikülün yerfıstığı dokularında oksidatif strese neden olduğunu açıkça göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Arachis hypogaea, ZnO, CuO, Biyokimyasal Etki, Oksidatif Stres
Serotoninin elektrokimyasal tayinine yönelik tek kullanımlık sensör geliştirilmesi
Tez çalışması kapsamında elektrokimyasal 5-HT sensörü geliştirmek için ilk olarak farklı materyaller ile yüzey baskılı karbon elektrotlar (SPCE) üzerine 5 farklı modifikasyon işlemi yapılmıştır. 5-HT'nin elektrokimyasal tayinine en uygun formülasyon ve materyallerin çinko oksit nanorod (ZnONR), polimetilen mavisi (PMB) ve altın nanoparçacıklar (AuNP) olduğu belirlenmiştir. 5-HT sensörünün hazırlanması için, ilk olarak SPCE'lerin yüzeyine amperometrik yöntemle çinko oksit nanorodlar modifiye edilmiştir. Ardından SPCE/ZnONR elektrotları üzerinde MB'nin elektropolimerizasyonu yeşil kimyaya uygun derin ötektik çözücü (DES) olan etilen glikol:kolin klorür (1:1) içerisinde gerçekleştirilmiştir. Son olarak SPCE/ZnONR/PMBDES elektrotları üzerinde elektrodepozisyon yöntemi ile AuNP kaplanmıştır. 5-HT'nin elektrokimyasal tayininde deneysel koşulların optimizasyonu için PMB'nin döngü sayısı, tampon çözeltinin pH'sı, diferansiyel puls voltametri tekniğinde biriktirme süresi çalışmaları yapılmış ve sırasıyla 30 döngü, pH 7,4 ve 150 sn olarak bulunmuştur. Elektrokimyasal 5-HT sensörünün optimum şartlarda analitiksel karakterizasyonları yapılmıştır. Duyarlık, doğrusal aralık, tespit limiti ve tayin sınırı sırasıyla 0,8976 µA/µM, 0,1 µM – 25 µM, 1,91 nM ve 6,38 nM olarak bulunmuştur. 5-HT sensörünün tekrarlanabilirliği 1,5 µM 5-HT konsantrasyonu için test edilmiş ve bağıl standart sapma (RSD) değeri %4,84 (n=5) olarak hesaplanmıştır. Geliştirilen 5-HT sensörünün, girişim yapabilecek elektroaktif analitler olan askorbik asit ve dopamin varlığındaki davranışı incelenmiş ve sensörün diğer analitlerle kıyaslandığında 5-HT'ye çok daha duyarlı olduğu bulunmuştur. Uygulama ve depolama kararlılığı çalışmalarında, hazırlanan 5-HT sensörünün uygulama kararlılığının 60 gün, depolama kararlılığının ise 24 hafta olduğu belirlenmiştir. Geliştirilen 5-HT sensörünün gerçek numune uygulaması olarak insan kan serumu numuneleri ve muzda 5-HT tayini yapılmış ve yüksek geri kazanımlar elde edilmiştir. Sonuç olarak 5-HT'nin tayini için basit, pratik, hızlı, seçiciliği, hassasiyeti ve tekrarlanabilirliği yüksek, düşük maliyetli, tek kullanımlık elektrokimyasal sensör geliştirilmiştir. Geliştirilen 5-HT sensörü hasta başı testlerde kullanılabilir.
Investigation of structural, morphological, andoptical properties of Cu-Sn doped ZnO films by silar method
Due to its high permeability and abundance in nature, ZnO semiconductor is widely used in technological applications. ZnO nanocrystal is an alternative to other oxide materials because its structural, optical and electrical properties can be improved by adding appropriate doping. Doped and undoped ZnO thin films can be grown by different methods. In this study, FTO/ZnO, FTO/ZnO/Sn-Cu 1%, FTO/ZnO/Sn-Cu 2%, FTO/ZnO/Sn-Cu 3% doped films were obtained by using the SILAR method. The structural properties of the produced ZnO thin films were investigated depending on the additive concentration. The structural and morphological properties of the produced thin films were examined by X-Ray Diffraction Device (XRD), Scanning Electron Microscope (SEM) and UV-VIS spectrometry (UV-VIS). From the XRD anaysis, it was determined that the structure of the produced thin films changed from amorphous structure to polycrystalline structure as the Cu and Sn concentration ratio changed. From the SEM images, it was observed that the morphological properties of the produced thin films changed depending on the additive concentration. The band gaps of the produced thin films were determined by UV-VIS spectrometry. It was observed that the obtained results were compatible with the literature, and a change in the forbidden energy gaps as the doping ratio increased was observed
Perovskite güneş pili için pld tekniği ile WO3katkılı InZnO filmlerinin fotovoltaik performansınıgeliştirme
This study investigated the effect of composing indium-zinc oxide IZO with tungsten oxide and prepared as a thin film by pulsed laser deposition technique on the characteristics of the deposited IZO thin films. The X-Ray Diffraction (XRD) shows to compose of the IZO with different ratios of WO3, causing the appearance of hybrid ZnO and WO3 phases. Doping with WO3 highly effect lattice constants, crystalline size, and lattice strain. The crystalline size reduced with increasing the WO3 to 15 %, while the opposite behavior appeared for the lattice strain and fluctuation of the lattice constants due to the incorporation of some of the W atoms within the ZnO lattice. The optical absorption is slightly increased, and the energy bandgap is reduced (from 2.8 to 2.1 eV) with the WO3 content. Hall Effect measurement shows that all films were n-type, charge carrier mobility decreased, while the mobility reduced, and the conductivity enhanced with WO3 content. The I-V characteristics of the ZnO/p-Si, IZO/p-Si and IZO: WO3/ p- Si heterojunction at different WO3 ratios show photovoltaic behavior. Here, with a 15% contribution, it is the sample with the highest efficiency (η=5.60%).
Investigation of antibacterial properties of doped ZnO thin films prepared by silar technique
Metal oxides show semiconductor properties with their structures consisting of two or more elements. It is especially preferred due to its electrical conductivity, optical properties, chemical stability, biological non-toxicity and low cost. ZnO is one of the most preferred metal oxides in technological applications today. In this thesis study, undoped ZnO thin films and ZnO thin films with different additives were grown on ITO substrate by using the SILAR method. Thin films have been grown by the SILAR method in 40 cycles and then samples have been annealed at 300 ℃. Structural, surface morphological, antibacterial and bacterial adhesion and survival properties of undoped, Ni-doped and Al-doped ZnO/ITO thin films were investigated. SEM/EDS method was used for surface morphology, agar diffusion test was used for bacterial analysis, and also organism count method was used for bacterial adhesion and survival. Surface morphologies of undoped, Ni-doped and Al-doped thin films showed differences in SEM analysis. Moreover, it has been determined that spherical, clustered and layer-shaped structures are formed. The antibacterial activities of the agar diffusion test were examined and it was seen that it did not show antibacterial activity to the produced samples. In bacterial adhesion and survival organism count, the highest adhesion rate was observed in the Ni-doped thin film.
ZnO ince filmlerinin eldesi ve aygıt üretimi için parametrelerinin optimizasyonu
ZnO yarıiletken ince filmler atmalı filtreli katodik vakum ark depolama sistemiyle cam ve silikon alt tabanlar üzerine oda sıcaklığında depolandı. Filmlerdeki kristal boyut ve kristallografik yapı X-ışını kırınım yöntemiyle belirlendi. Tüm filmlerin (002) boyunca tercih edilen bir yönde ve vurtzit formda kristalize olduğu görüldü. ZnO yarıiletken ince filmlerin optik özellikleri, UV-görünür spektrometreden alınan veriler yardımıyla zarf metodu yöntemi kullanılarak belirlendi. Tavlama sıcaklığı artarken filmlerin optiksel bant aralığı ve soğurma katsayısının arttığı, buna karşılık olarak kırılma indisinin azaldığı gözlenmiştir. Atmalı katodik vakum ark yöntemi ile cam alt taban üzerine büyütülen ZnO ince filmlerin en iyi tavlama sıcaklığı, optik ve yapısal özellikleri göz önüne alınarak 600 °C olduğu bulundu. Yüksek nitelikli geçirgen, iletken ZnO yarıiletken ince filmlerin yapısal, optiksel ve elektriksel özellikleri farklı oksijen basınçları ve farklı kalınlıklarda çalışıldı. Oksijen basıncı ve kalınlığın artması ile filmlerin yapısal, optiksel ve elektriksel özelliklerinin değiştiği görüldü. ZnO ince filmlerin görünür bölgede ortalama geçirgenliği %90 civarında bulundu. Anahtar Kelimeler: ZnO, Katodik Vakum Ark Depolama Yöntemi, Optiksel, Yapısal ve Elektriksel Özellikler
Metal katkılı ZnO nanoyapıların sentezlenmesi, karakterize edilmesi ve fotokatalitik aktivitelerinin incelenmesi
Çevre ve su kirliliğine sebep olan organik kirleticilerin bozundurulurak bulunduğu ortamdan uzaklaştırılması için kullanılan yöntemlerin en önemlilerinden bir tanesi fotokatalitik bozunmadır. Fotokatalizör olarak öne çıkan metal oksit yarıiletken malzemelerden birisi ZnO'tir. ZnO'in fotokatalitik aktivitesi üzerinde yüzey alanı ve metalik katkılama faktörleri önemli bir etkiye sahiptir. Bu tez çalışması kapsamında katkısız ve % 1-5 mol konsantrasyon aralığında hafniyum (Hf) katkılanmış ZnO nanoyapıları toz ve ince film formunda ayrı ayrı üretildi. Toz örneklerin üretimi sol-jel yöntemi ile gerçekleştirildi. İnce film örnekler sol-jel döndürme ile kaplama ve hidrotermal yöntemlerinin ardışık uygulanması ile üretildi. Üretilen örneklerin kristalografik yapı tayinleri XRD sistemi ile yüzey ve morfolojik özellikleri FE-SEM sistemi ile, optik geçirgenlik özellikleri UV-Vis spektrofotometre ile incelendi. Üretilen örneklerin brom krezol yeşili boyasının fotokatalitik bozunurluğuna etkisi spektrofotometre ile takip edildi. % 5 mol Hf katkılı ZnO nanoyapılı toz örneğin UV ışık altında t = 140 dk. süre sonunda brom krezol yeşili çözeltisini % 62 oranında bozunmaya uğrattığı belirlendi. % 2 mol Hf katkılı ZnO nanoyapılı ince film UV ışık altında t = 150 dk. süre sonunda brom krezol yeşili çözeltisini % 65 oranında bozunmaya uğrattığı belirlendi.
Zn(II) iyonunun sulu çözeltilerden jellan gam-kitosan kompleks biyoadsorbanı ile uzaklaştırılması
Çinko, kuru pil, elektrokaplama endüstrisi, böcek öldürücüler, dökümhane, metalurji, pigmentler ve patlayıcı imalat gibi birçok önemli endüstriyel uygulamada yaygın olarak kullanılmaktadır. Çinko genellikle maden drenajı, galvanizleme tesisleri, ilaç üretimi ve pigment üretimi dahil olmak üzere birçok kaynaktan gelen atık sularda yüksek konsantrasyonlarda bulunur. Atık sulardan Zn(II) uzaklaştırmak için kullanılan geleneksel teknolojiler arasında kimyasal çöktürme, membran ayırma, elektroliz, iyon değişimi ve adsorpsiyon yer almaktadır. Bu teknolojiler arasında adsorpsiyon yöntemi ucuz, etkili ve uygulamasının kolay olması nedeniyle tercih edilmektedir. Sunulan çalışmada, çapraz bağlı jellan gam tanecikleri (GG), kitosan (CS) çözeltisinde bekletilerek polielektrolit kompleks oluşumu gerçekleştikten sonra tanecikler çözeltiden uzaklaştırılıp saflaştırılmıştır. Hazırlanan bu taneciklerin atık sulardan Zn(II) iyonu uzaklaştırılmasındaki potansiyeli incelenmiştir. Elde edilen polielektrolit kompleksin karakterizasyonu için FT-IR, BET ve SEM/EDX analizleri gerçekleştirilmiştir. Polielektrolit kompleks ile yapılan adsorpsiyon çalışmalarında, en uygun pH değeri 6 olarak belirlenmiştir. Deney koşulları sıcaklık: 25°C, pH: 6, çözeltinin başlangıç konsantrasyonu 200 ppm ve adsorpsiyon süresi 10 saat olarak uygulandığında adsorpsiyon kapasitesi yaklaşık olarak 42,05 mg/g bulunmuştur. Kinetik çalışmalar deneysel sonuçların yalancı ikinci dereceden kinetik model ile uyumlu olduğunu göstermiştir. Langmuir izoterm modeli de denge adsorpsiyon sonuçları ile uyumlu bulunmuştur. Kompleks adsorbanın adsorpsiyon kapasitesinde ciddi bir azalma olmadan en az beş kere kullanılabileceği de tespit edilmiştir.
Effect of zinc oxide nanoparticles use as alternative treatment for Pseudomonas aeruginosa
The current study included collection of 150 samples from Burns and Wounds during the period from October 2021 to January 2022. Patients with different ages ranging from 16-70 years from both genders were choosing from different hospitals in Baqubah city/Diyala Province, Iraq included Baqubah Teaching Hospital and Al-Batool Teaching Hospital. After culturing the specimens on general culture media, 121 of it were positive growth for bacteria. Pseudomonas agar, microscopic investigation, biochemical checks and VITEK 2 Compact were used to isolate Pseudomonas aeruginosa which consist 25 (16.6 %), 16 isolates were from Burns and 9 isolates were from wounds. The antibiogram of the isolates was tested against 10 antibiotics which were selected according to (CLSI 2021). The result showed that Cefepime and polymyxin B were the most resisted by the bacteria (100%), while Ciprofloxacin and Norfloxacin were the greatest in effect antibiotics in contrast to P. Aeruginosa (12% and 16%) respectively. The ZnO NPs preparation was done by sol-gel technique and it was detected by (FTIR), (XRD) and Field (FE-SEM). The anti-bacterial action of ZnO NPs in contrast to P. Aeruginosa was conducted at dissimilar concentrations (100 μg/mL, 50 μg/mL, 25 μg/mL and 12.5 μg/mL). Which were examined in contrast to PDR, XDR and MDR isolates, the effects showed that the highest inhibition area of isolates was at concentration 100 μg/mL and the lowermost inhibition area was at concentration 12.5 μg/mL. The minimum inhibition concentration of the Zno NPs was at a concentrations ranging from 2600μg/mL -162.5μg/mL on PDR, XDR and MDR isolates of the bacterium P. Aeruginosa Keywords: Pseudomonas Aeruginosa, Zinc oxide, Isolation,
Zenginleştirilmiş çinko cevherinden çinko oksit üretimi için yeni bir metodun tasarımı
ÖZET Türkiye' de Zn üretimi %22 oranında Zn içeren Hidrozinkit (ZnCC>3.Zn(OH)2 cevherinden yapılmaktadır. Cevher, Kayseri yakınlarından çıkarılmakta ve döner firmlarda kireç taşı ve kok ile karıştırılarak, gerçekleşen reaksiyonlar sonucu %60-65 Zn içeren, Kalsin adı verilen zenginleştirilmiş cevher haline getirilmektedir. Bu prosesi, Kayseri' de bulunan ÇÎNKUR firması gerçekleştirmektedir. Burada, Kalsin, H2SO4 çözeltisinde kontrollü olarak çözündürülerek ZnSO* çözeltisi elde edilmekte, daha sonra, bu çözeltiden elektroliz yoluyla metalik saf Zn alınmaktadır. Elektroliz hücresinde, Zn metali katotlarda toplanmakta ve toplanan Zn, eritilerek kalıplanmak sureti ile elektrolitik külçe Zn haline getirilmektedir. Üretilen bu külçelerin saflığı %99.995 Zn' dur. Yeni bir üretim yöntemi tasarlanması amacı ile yapılan çalışmada, satın alman %60-65 Zn' luk Kalsin' in, belli bir miktar kok kömürü ile karıştırılıp, C(k)+İ02(g)^ CO(g) (1) ZnO(k) + CO(g)«± Zn(s) + C02(g) (2) reaksiyonuna göre hafifçe eğimli bir indirgeme fırınında eritilerek, içerdiği Zn' nun, fırının altından likit Zn olarak alınması üzerinde çalışılmıştır. Yapılması tasarlanan bu işlemlerle, ÇÎNKUR' un uyguladığı ZnSÜ4 çözeltisi elde etme ve elektroliz aşamaları ortadan kaldırılabilecektir. Zn' nun erime noktası 420 °C civarında olduğu için, ikinci reaksiyondaki likit Zn, cürufun altından kontrollü olarak alınabilir. Fakat doğal olarak, Kalsin' de bulunan PbO de indirgenip, Zn ile birlikte Pb da likide karışacaktır. Bunun engellenmesi için; ele geçen likide basit bir destilasyon işlemi uygulanması yeterli olacaktır. Pb ve Zn' nun kaynama noktalarının çok farklı olması sebebiyle, erimiş Zn ile birlikte bulunan Pb saf dışı bırakılarak, yaklaşık %98-99 saflıkta Zn metali elde edilebilecektir. Tasarlanan yeni yöntemle, elde edilen Zn, elektroliz yolu ile elde edilenden daha ucuza mal edilebileceği gibi, üretilen Zn hammadde olarak kullanılarak rutin yollarla ZnO üretimi yapılabilecektir. Bu sayede, Türkiye'de geniş piyasası bulunan ve boya, seramik, lastik, cam, ilaç, kozmetik gibi sanayilerde ve ziraatta kullanılan ZnO' in maliyeti, önemli ölçüde ucuzlamış olacaktır. vm
Akrilonitril bütadien kaplı polyester eldivenlerin mekanik ve antibakteriyel özelliklerinin araştırılması
Bakteri ve virüslere gün içerisinde birçok kez maruz kalınabilinmektedir. Bu etkileşimi en aza indirgemenin yolu ise gerekli tedbirleri almaktan geçmektedir. Kişisel hijyenin yanı sıra, maske, eldiven ve dezenfektan kullanımı da önemli bir rol oynamaktadır. Maske, solunum enfeksiyonunu düşürürken, temas ile bulaşın ilişkisi ise oldukça fazladır. Mikroorganizmaların temas yoluyla geçmesini engellemek için genellikle tek kullanımlık eldivenler kullanılmaktadır. Eldivenlerin ergonomik olması, koruyucu olması ve hissiyatının iyi olması sebebiyle tercih edilmesinin yanında pandemi derecesine gelen bulaşıcı hastalıklarda eldiven kullanımı artmakta, günlük hayatta dahi insanların tercihi olmaktadır. Üretimi sınırlı olan bu eldivenlerin talebin artması durumunda, sağlık çalışanları için ihtiyaçlarının karşılanmasını zor hale getirir. Tek kullanımlık eldivenler, uzun süre kullanımda ellerin hava almasını engeller ve terlemesine sebep olur. Bu sebeple gün boyunca kullanılması zordur. Büyük bir çoğunluğunu doğal lateks hammaddesi kullanılarak üretilen eldivenler, yüksek oranda alerjik tepkilere de yol açar. Özellikle tek kullanımlık olması, geri dönüşümünün mümkün olmaması, atık sorununu da yanında getirir. Tekrar kullanılabilir eldivenlerin ihtiyaç haline gelmesi bu konu üzerine yapılan çalışmaların önemini göstermektedir. Bu eldivenler bir hijyen sorunu oluşmasına sebep olabileceklerinden dolayı, bu çalışmada antibakteriyel kaplama yapılması hedeflenmiştir. Bu tez çalışmasında, uygulama alanı olarak özellikle hastanelerde temizlik görevlileri için, pandemi günlük kullanım için veya boyahane gibi boya işlerinde kullanılması üzerine yıkanabilir antibakteriyel akrilonitril bütadien kauçuk kaplamalı eldivenlerin üretilmesi, mekanik ve antibakteriyel özelliklerinin araştırılması planlanmıştır. Alternatif olarak, bu eldivenlerin kullanıldığı sağlık sektörü hariç diğer alanlarda kullanılmasının avantaj sağlayacağı, yıkanabilirliği olan ve birden daha fazla kullanılabilirliği olan akrilonitril bütadien kauçuk kaplamalı polyester eldivenlerin üretimi ve dayanım özellikleri incelenecektir. Hedeflenen çalışmanın öncelikli amacı, EN 388 "Eldivenlerin Mekanik Özellikleri" ve ISO 20743 "Tekstil-Antibakteriyel Bitmiş Ürünlerin Antibakteriyel Aktivitesinin Belirlenmesi" Standartları çerçevesinde kullanıma uygun değerleri karşılaması, ergonomik ve dayanıklı olmasıdır. Özellikle uzun süre kullanılacağı düşünüldüğünde alerjik reaksiyon vermemesi açısından kükürt, çinko dietil ditiyokarbamat (ZDEC) ve çinko 2-merkaptobenzotiazol (ZMBT) gibi vulkanizasyon hızlandırıcıları kullanılmamıştır. Çapraz bağlanma olarak iyonik bağlanma seçilmiş ve farklı oranlarda çinko oksit kullanılarak aşınma değerlerine ve ergonomiye etkisi incelenmiştir. Ayrıca, yıkamaya karşı gösterilen direnç ve antibakteriyel kalıcılık araştırılmıştır. Farklı oranlarda çinko oksit (0.5, 1.0, 1.5, 2.0 ve 2.5 phr) kullanılarak aşınma dayanımı ve ergonomi olarak optimizasyon yapılmıştır. Yapılan bu optimizasyon da uygun değer seçilerek kaplanan eldivenler, 5 ardışık yıkamaya tabi tutulmuştur ve her yıkama sonrası istenilen standart değerlerinin elde edilmesi hedeflenmiştir. Yapıya eklenen çinko oksitin oluşturduğu iyonik bağlanma neticesinde eldivenin aşınmaya olumlu etkisi görülmüştür. Yıkamanın, eldivenin mekaniksel özelliklerine olan olumsuz etkisi de incelenmiştir. Kullanılan gümüş nitrat çözeltisinin 5 yıkama sonrasında eldivenlerin anti bakteriyel etkisini koruduğu görülmüştür. Mikroyapı analiz sonuçlarıda 5 yıkama sonrasında bu antibakteriyel etkinin korunduğunu desteklemektedir.
Çinko oksit nano parçacıkların fotokatalitik aktivitesinde morfolojinin etkisinin araştırılması
Günümüzde çevre kirliliği insan yaşamı için büyük bir tehdit haline gelmiştir. Kentsel gelişmeler, nüfus artışı ve büyüyen endüstriler nedeniyle çevre kirliliğinin kontrol altına alınması zorunludur. Tarım ilaçları, gübreler, boyalar, pigmentler vb. gibi zehirli maddelerin aşırı kullanımı ve bunların uygunsuz arıtılması ve su kütlelerine boşaltılması, doğal su kaynaklarının kirlenmesinde temel sebeplerdendir. Bu kirleticilerin biyolojik olarak parçalanması ya çok yavaş ya da geleneksel metotlar çoğunlukla etkisiz olduğundan ve çevreye verilen zarar önlenemezse ciddi bir ekolojik sorun ile karşı karşıya kalınmaktadır. Genel olarak hem sudaki hem de havadaki kirleticilerin giderimi için çeşitli prosesler bulunmaktadır. Kirleticilerin analizinde ileri oksidasyon proseslerinden heterojen fotokataliz başarılı bir yöntem olarak kullanılmaktadır. Endüstriyel atıksulardaki organik kirleticilerin yarı iletken oksitleri yoluyla fotokatalitik saflaştırılması, kendine özgü ve mükemmel fizikokimyasal özelliklerinden dolayı çevre kirliliklerinin kontrol altına alınmasında büyük bir potansiyel olarak görülmektedir. ZnO parçacıklarının optik ve elektronik özellikleri, boyutları ve morfolojileri değiştirilerek modüle edilebilir. Bu malzemenin elektronik, katalizörler ve optik cihazlar gibi çeşitli alanlarda; yüzey akustik dalga filtreleri, fotonik kristaller, fotokataliz, fotodedektörler, ışık yayan diyotlar, gaz sensörleri, optik modülatör dalga kılavuzları, güneş pilleri, transistör, piezoelektrik jeneratör ve fotokatalizörde çeşitli uygulamaları vardır. Bu gibi alanlarda kullanılan ZnO reaksiyon alanının büyütülmesi için tanecik yapısının küçültülmesi gerekmektedir. Özellikle tekstil bazlı atık sulardaki organiz bileşikler ve boyar maddelerin parçalanabilmesi için çinko oksit nanoparçacıklara ihtiyaç duyulmaktadır. Bu amaçla üretilen çeşitli morfolojilerdeki çinko oksit nano parçacıkların veriminin araştırılması gerekmektedir. Bu çalışmada, etanol çinko oksit nano parçacık katalizörle UV ışığa maruz bırakılarak reaksiyon gerçekleştirilmiştir. Bu reaksiyon sonucu oluşan ürünlerin dağılımına çinko oksit nano parçacık katalizörün morfolojisinin etkisi araştırılmıştır. Kurulan deney sisteminde reaktör olarak UV ışık geçirgenliği yüksek feb tüp kullanılarak işlemler oda sıcaklığında gerçekleştirilmiştir. Böylelikle reaksiyonda yüzey alanı arttırılarak reaktör üretim maliyetleri ve üretim esnasında ısıtma için harcanan enerji maliyetleri düşürülmüştür. Günümüzde üretilen kimyasalların yeşil dönüşüm etkisiyle üretim aşamasında karbon ayak izinin azaltılması hedeflenirken, yapmış olduğumuz çalışmada üretim girdilerini düşürmeye çalışırken bir yandan da çevre kirliliğinin azaltılması hedeflenmiştir.
Synthesis of zinc oxide nanostructures by calcination and solvothermal methods
This thesis includes a thorough examination into the synthesis and characterization of ZnO particles of various morphologies. The structure of the particles was analyzed by XRD, SEM, TEM, FTIR and XPS techniques and gas adsorption. XRD analysis confirmed the formation of wurtzite crystals, and microscopy images demonstrated their growth into various morphologies such as flower-like, nanorods, nanospheres, nanoprisms, and urchins. By XPS analysis, the oxygen defects on the particle surfaces were detected. The solvothermally produced nanospheres exhibited the highest mesopore surface area (30.56 m2/g), while calcined nanorods had the lowest (4.55 m2/g). The band gap energy (Eg) of the particles ranged between 3.08 and 3.29 eV and was lower than the theoretical value of wurtzite ZnO (3.37 eV). The photocatalytic degradation tests were carried out with methylene blue (MB) dye as the model organic pollutant. The results showed that calcined, acetic acid-modified nanorods were particularly ideal for photocatalytic degradation. Over the course of 24 h, 50.42 % of MB was degraded by these nanorods. Additionally, the thesis explored the preliminary experiments for the production and characterization of ZnO-PEG hybrids. FTIR spectra confirmed the interaction of PEG with ZnO on the particle surfaces. Their biocompatibility was qualitatively compared through immersion in simulated body fluid (SBF). Results revealed their potential to be used in the biomedical field.
Development of kefir enriched with propolis, arthrospira platensis, and artemisia absinthium-zinc oxide nanoparticles
This study focused on the development and characterization of functional kefir enriched with propolis, Arthrospira platensis, and Artemisia absinthium extracts mediated zinc oxide (ZnO) nanoparticles. Green synthesis was employed to prepare the nanoparticles, utilizing the bioactive compounds of the natural extracts as reducing and stabilizing agents. The enriched kefir samples were analyzed for physicochemical properties (pH, titratable acidity, viscosity, protein content, and total solids), microbial viability, antioxidant capacity, color parameters, and sensory attributes during 28 days of storage. The results demonstrated that the incorporation of these nanoparticles enhanced the nutritional and functional properties of kefir while also improving microbial stability and extending shelf life. In particular, the fortified kefir exhibited increased antioxidant activity, higher protein retention, and superior probiotic viability compared to control samples. Sensory evaluation revealed that moderate levels of fortification were well accepted, although higher concentrations affected color and flavor perception. Overall, the study highlights the potential of combining propolis, Arthrospira platensis, and Artemisia absinthium with ZnO nanoparticles to produce a novel functional dairy product with enhanced health benefits.
Geçiş metalleri katkılı zno'nun elektronik özellikleri
İletken saydam oksitler, güneş pillerinin ve büyük boyutlu ekranların üretilmesinde kullanılabilecek potansiyel malzemelerdendir. Bu kategorideki ZnO, görünür bölgede saydam olması, yasak enerji aralığının katkılama ile değiştirilebilmesi gibi özellikleri nedeniyle son yıllarda değişik açılardan çok çalışılan bir malzeme olmuştur. Ayrıca ZnO katkılanarak manyetik özellikleri değiştirilebilen bir malzeme olduğundan spintronik uygulamalarında kullanılabilir bir malzeme olmasından dolayı çok ilgi çekmektedir. Bu çalışmada ZnO'nun geçiş metalleri (Cu, Fe, Ni, Co, Mn) ile katkılanması sonucu yasak enerji aralığında, örgü parametrelerinde ve elektron ve boşluk etkin kütlelerinde meydana gelen değişiklikler incelenmiştir. Katkılama oranları deneysel çalışmalarda olduğu gibi düşük tutulmuştur (%1-%10). Yasak enerji aralığında oluşan değişimler Yerel Yoğunluk Yaklaşımı çerçevesinde Yoğunluk Fonksiyoneli Teorisini kullanan açık kaynak kodlu ABINIT programı ile hesaplanmıştır. Yoğunluk Fonksiyoneli Teorisi yasak enerji aralıklarını hesaplamada yetersiz kaldığı bilinmektedir. Burada önemli olan değişimin hangi yönde olduğunu belirlemek olduğundan, yasak enerji aralığının mutlak değerinden ziyade katkılama ile oluşan değişimi üzerinde durulmuştur. Yukarıda anılan geçiş metalleri ile katkılandığında genel olarak katkılama oranı arttıkça ZnO'nun yasak enerji aralığının azaldığı gözlenmektedir. Etkin kütlenin değeri elde edilen enerji bant yapısı kullanılarak hem elektronlar hem de deşikler için hesaplanmıştır. Etkin kütlelerin değeri ters örgü uzayında seçilen belirli yönlerde hesaplanmıştır. Etkin kütlelerin de genel olarak katkılama oranı ve katkılama malzemesine göre değiştiği gözlenmiştir. Geçiş metalleri ile katkılama sonucu Ni hariç diğerlerinde a parametresi artmış, c parametresinde ise azalma ve artışlar görülmüştür.
Alüminyum katkılı ve katkısız çinko oksit ince filmlerin heteroeklem diyot özelliklerinin incelenmesi
Bu tez çalışmasında, çinko oksit (ZnO) ve %1, %2, %3, %5 molar oranlarında Al katkılı ZnO (ZnO:Al) ince filmler sol-jel yöntemi ile cam alttaşa biriktirildi. ZnO ince filmlerin yapısal, morfolojik, optiksel ve elektriksel davranışına Al katkı miktarının etkisi, X-ışını kırınımı, atomik kuvvet mikroskobu, taramalı elektron mikroskobu, X-ışını fotoelektron spektrometresi, fotolüminesans, ultraviyole görünür spektrofotometre ve Hall etkisi ölçümü ile incelendi. ZnO:Al ince filmler (002) yönelimli polikristal hegzagonal wurtzite yapıda olduğu belirlendi. En yüksek optik geçirgenlik %3 Al katkılı ZnO ince filmde görüldü. %1 Al katkılı ZnO film için minimum 5,50 Ωcm özdirenç ve filmlerin tamamının n-tipi elektriksel iletkenliğe sahip olduğu belirlendi. Bununla birlikte sol-jel yöntemi ile p tipi (100) yönelimli tek kristal silisyum (Si) yüzeye n-ZnO ve n-ZnO:Al ince filmlerin biriktirilmesiyle n-ZnO/p-Si ve n-ZnO:Al/p-Si heteroeklem diyotlar elde edildi. Bu yapıların I-V ve C-V karakteristiği incelendi ve diyot benzeri tek yönlü akım iletimi sergiledi. Heteroeklem diyotların doyum akımı, ideallik faktörü, yerleşik potansiyeli ve alıcı yoğunluğu gibi elektriksel parametreleri hesaplandı.
Spin kaplama yöntemi kullanılarak N ve P tipi ZnO ve P-N eklem yapıların üretimi
ZnO hem organik hem de inorganik uygulama alanlarına giren çevre dostu, fiziksel ve kimyasal yöntemlerle kolaylıkla üretilebilen bir malzeme olduğu için çalışmamıza konu olmuştur. Bu çalışmada ucuz ve istenilen büyüklükte kaplamaya imkân sağlayan spin kaplama yöntemi ile cam alttabanlar üzerine hem katkısız ve In katkılı n tipi hem de K ve Cu katkılı p tipi ZnO ince filmler üretildi. ZnO p-n eklemleri, iki farklı sıcaklıkta tavlanan ve elektriksel olarak p-tipi davranış sergileyen %2 K ve %1 Cu katkılı ZnO ince filmler kullanılarak üretildi. Literatürde hem fiziksel hem de kimyasal yöntemlerle üretilen p tipi ZnO ince filmlerden bahsedilmektedir. Ancak, bu üretilen p tipi ZnO ince filmlerin çok azı p-n homoeklem yapılara dönüştürülmüştür. Bu nedenle cam alttabanlar üzerine her iki katman için çözelti hazırlayarak sadece farklı sıcaklıklarda tavlama ile ZnO p-n eklemler yapılabileceği gösterildi. Üretilen p-n eklem yapıların ideallik faktörü, engel yüksekliği, seri direnç değerleri ve arayüzey durumları hesaplanarak literatür ile uyumlu olduğu görüldü.
Nanoparçacık içeren polimerlerin optiksel ve yapısal karakterizasyonlarının incelenmesi
Bu çalışmada, Alçak Yoğunluklu Polietilen (AYPE) ürünler, UV stabilizör özelliğine sahip nanoboyutlu Çinko Oksit (ZnO) ve 2-Hydroxy-4-Methoxybenzophenone (BP-3) ile farklı oranlarda katkılandırılmıştır. Bu yeni polimerlerde (nanokompozitlerde) meydana gelen optiksel, yapısal, termal ve mekaniksel değişiklikler detaylı olarak incelenmiştir. Bu amaçla, çekme test ölçümlerine ek olarak XRD, TG-DTA spektrumları ve SEM görüntüleri karakterize edilmiştir. Ayrıca, lüminesent özellikler gösteren ZnO katkılı örnekler radyolüminesans (RL) özellikler bakımından da incelenmiştir. ZnO içeren polietilen nanokompozitlerin hepsi çinko oksitin karakteristik pikini göstermektedir. 390 nm (eksiton) ve 530 nm (ana pik) deki bu karakteristik RL piklerinin şiddeti, kompozite eklenen BP-3 miktarı arttıkça azalmaktayken, ZnO miktarı arttıkça yükselmektedir. Nanokompozitlerde kopmada uzama değeri için BP-3' ün iyileştirmesi ZnO ya göre daha yüksektir fakat diğerlerinde durum tam tersinedir. Nanokompozitlerin termal analizlerinde polietilenin baskın karakterde olduğu gözükmektedir. XRD grafiklerinde nanokompozitlerdeki ZnO oranı arttıkça ZnO nun karakteristik piklerinin daha çok belirginleştiği açıktır. Bu sebeplerden dolayı en verimli olan nanokompozit, ZnO ve BP-3' ün maksimum oranda olduğu numunede elde edilmiştir ve SEM görüntüleri de bu durumu desteklemektedir.
İyon aşılanmış ZnO kristalinin termolüminesans özelliklerinin incelenmesi
Bu çalışmada saf ve aşılanmış ZnO kristalinin termolüminesans ve optik özellikleri incelenmiştir. Bu amaçla saf ve 2,5x1016 iyon/cm2 dozda Cu aşılanmış ZnO örnekleri kullanılmıştır. 10x5x0,5 mm3 boyutlarında kesilen örneklerin optiksel soğurma spektrumları ve termolüminesans ışıma eğrileri alınmıştır. Termolüminesans (TL) ölçümleri öncesinde ZnO kristalinin üzerindeki doğal radyasyon etkisini silmek amacıyla örnekler ısıtılmıştır. Farklı dozlarda X- ışınına maruz bırakılan örneklerin 50-400 oC sıcaklık aralığında TL spektrumları alınmıştır. Numuneler üzerinde sıcaklık etkisini belirlemek amacıyla, örnekler 400?1000 0C sıcaklık aralığında 100 0C' lik adımlar ile 1 saat süresince tavlanmıştır.Wurtzite yapılı olduğu bilinen saf ZnO kristali ile alınan TL spektrumunda 90 ve 245 oC iki pik ve 2,5x1016 iyon/cm2 dozda Cu aşılanmış ZnO örneği ile alınan TL spektrumunda 87, 210 ve 274 oC de üç TL piki elde edilmiştir. Alınan optiksel soğurma spektrumlarında ise saf ZnO nun 446 ve 494 nm de iki tane, 2,5x1016 iyon/cm2 dozda Cu aşılanmış ZnO örneği için 506 nm de soğurma bantlarına sahip oldukları görülmüştür.
Agaricus bisporus ekstraktı kullanılarak ZnO nanopartiküllerin yeşil sentezi, yapısal karakterizasyonu ve biyolojik aktivitelerinin incelenmesi.
Nanoteknolojinin ilginç yönlerini keşfetmek adına son yıllarda birbirinden farklı birçok çalışma yapılmıştır. Nanomalzeme üretiminin hızlı gelişimi, çok çeşitli alanlarda metal oksit uygulamalarını da beraberinde getirmiştir. Çinko oksit nanopartikülleri (ZnO NP), ticari kullanım için fiziksel veya kimyasal olarak elde edilebilmektedir. Ancak, nanopartiküllerin üretiminde uygulanan yöntemlerin ortaya çıkardığı çevre sorunları bir hayli dikkat çekmektedir. Günümüzde, ZnO NP'lerin yeşil sentezi, çevre sorunlarını azaltmayı amaçlayan araştırma alanında özellikle ilgi görmektedir. Bu yeşil yaklaşımda, bitki özü, mikrop, mantar ve alg gibi doğal bazlı malzemeler, biyoaktif fitokimyasallardaki zenginleşmeleri nedeniyle biyo-indirgeyici ve biyo-stabilizatör olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmada, ZnO NP'leri farklı çinko tuzları ile doğal bir ürün olan mantar (Agaricus bisporus) ekstraktı kullanılarak sentezlenmiştir. Elde edilen ZnO NP'leri X-ışını kırınımı (XRD), Fourier dönüşümü kızılötesi spektroskopisi (FT-IR), Taramalı elektron mikroskobu (SEM) analizi, Enerji dağılımlı X-ışını analizi (EDX) ile karakterize edilmiştir Son olarak ZnO NP'lerin bakteri ve funguslara karşı antimikrobiyal aktiviteleri kuyu difüzyon yöntemi ile ölçülerek sonuçlar kaydedilmiştir.
Kestane balı kullanılarak ZnO nanopartiküllerin yeşil sentezi, karakterizasyonu ve biyolojik aktivitelerinin incelenmesi
Yeni teknolojilerin geliştirilmesi ile birlikte çevre dostu nanomalzemelerin sentezi, nanobilim içerisinde nanopartiküllerin üretimini arttırmaktadır. Son zamanlarda, bitki özleri ve arı ürünleri kullanılarak metal oksit nanopartiküllerin sentezi, nanobilim ve nanobiyoteknoloji alanında, geleneksel fizikokimyasal yaklaşımlara göre sayısız avantajlarla ilgi çekici bir konu olarak ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada, çinko oksit nanopartiküllerin (ZnO Np'nin) sentezi için, kestane (Castanea sativa) balı kullanarak yeni, "daha yeşil", biyolojik olarak yönlendirilmiş, düşük maliyetli ve çevre dostu bir yöntem geliştirildi. ZnO Np'lerin sentezi için öncü bileşik olarak kestane balı kullanılırken, metal tuzu olarak ise çinko nitrat hekzahidrat kullanıldı. ZnO Np'nin yapıları, Fourier Dönüşümlü Kızılötesi Spektroskopisi (FT-IR), X-ışını Kırınımı (XRD), Taramalı Elektron Mikroskobu (SEM) ve Enerji Dağılımlı X-ışını analizi ile araştırıldı. Elde edilen ZnO Np'nin bakteri ve funguslara karşı antimikrobiyal aktiviteleri kuyu difüzyon yöntemi ile ölçüldü ve sonuçlar kaydedildi.
Hidrotermal yöntem ile üretilen nikel (Nİ) ve gadolinyum (GD) katkılı zno nanoçubuk ince filmlerin karakterizasyonu
Bu çalışmada, büyüme sıcaklığının ve katkı konsantrasyonunun Gd ve Ni katkılı çinko oksit nanoçubukların (ZnO NR'lar) özellikleri üzerindeki etkisini inceledi. ZnO çekirdekleyici tabaka, sol-jel ve daldırmalı kaplama yöntemi kullanılarak cam altlıklar üzerine üretilmiştir. Üretilen bu çekirdekleyici tabaka kullanılarak hidrotermal yöntemle bir boyutlu ZnO yarıiletken yapılar cam altlık üzerine nanoçubuk formunda büyütülmüştür. ZnO'ya nadir toprak elementi (Gd) ve geçiş metali (Ni) katkılanarak, katkı elementlerinin ZnO NR'ların, kristal yapısı, optik, yüzey morfolojisi görünümleri ve elektriksel özellikleri üzerindeki etkileri incelenmiştir. Üretilen tüm numunelerin kristal yapı özellikleri ve yüzey morfolojilerinin katkı ile değişimi sırasıyla X-ışınları difraktometresi (XRD) ve taramalı elektron mikroskobu (SEM) kullanılarak belirlenmiştir. Optik özelliklerin belirlenmesi için UV-Vis spektrofotometresi kullanılmıştır. Elektriksel özelliklerini karakterize etmek için Hall Effect cihazı kullanılmıştır. XRD ve SEM sonuçları incelendiğinde kristal yapı ve yüzey morfolojisinde katkı elementi ve oranına bağlı olarak meydana gelen değişimler numuneleri farklı amaç ve uygulamalarda kullanılabilir hale getirebilmektedir. Ayrıca SEM görüntüleri, 90°C'de büyütülen ZnO NR'ların, diğer büyüme sıcaklıklarında büyütülenlerle karşılaştırıldığında daha uygun bir yüzey morfolojisine ve iyi tanımlanmış altıgen şekle sahip olduğunu gösterdi. Buradan yola çıkarak üretim parametrelerini değiştirmek suretiyle nanoçubukların çap, uzunluk, şekil gibi morfolojik özelliklerinin yanında geçirgenlik, bant aralığı gibi optik özelliklerinin de ayarlanabileceği görüldü. 75oC; 90oC ve 105oC'de 5 saatte üretilen ZnO nanoçubuklar üzerine, nadir toprak elementi olarak Gd ve 90oC'de 5 saatte üretilen geçiş metali olarak Ni elementleri ağırlıkça %1; 3; 5; 7 ve 10 oranlarında katkılanmıştır. Katkılama sonucu Zn1-xNixO ve Zn1-xGdxO serileri elde edildi. Elde edilen numunelerin X-ışını kırınım desenlerinde herhangi bir ikincil faza rastlanılmaması tüm katkı elementlerinin başarılı bir şekilde ZnO kristal yapısına yerleştiğini gösterdi. Sonuç olarak bu çalışmada Gd ve Ni katkılı ZnO NR'ların yapısal, morfolojik, elektriksel ve optik özelliklerinin büyüme sıcaklığı, katkı maddesi türü ve konsantrasyon arasındaki ilişkisi detaylı olarak incelendi.