
10
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin karşılaştıkları mesleki problemler: Bir sistematik derleme çalışması
Bireyler, doğduğu andan yaşamlarının sonuna dek birçok problem ile karşılaşmakta ve bu problemlere çözüm üretmek durumunda kalmaktadır. Gündelik hayatımızda beşeri ilişkiler gerektiren; iş, okul, aile, arkadaşlıklar vs. ile iletişim sürecinde pek çok problem ile karşı karşıya kalmaktayız. Bu problemlerin bazıları iletişim ile çözülebilse de çevresel etmenlere, durumlara ve süreçlere bağlı olarak gelişebilen problemler de hayatımızda yerini almaktadır. Bu çalışmada beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin meslek hayatlarında karşılaştıkları problemlere ışık tutulmak istenmiştir. Sistematik derleme yöntemi tercih edilen çalışmada belirlenen dâhil etme kriterlerine uygun olarak; Web of Science, Scopus, EBSCO – SportsDiscuss With Full Text ve Tr Dizin web tabanlarında yayımlanan makaleler incelenmiş ve birçok ülkede görev yapan beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin karşılaştıkları problemler saydam bir şekilde raporlanmıştır. Dâhil etme kriterlerine uygun olarak web sitelerinden ayrıştırılan 20 makalede, beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin genellikle; salgın hastalıklar döneminde ve sonrasında disiplin ve adaptasyon problemi yaşadıkları, müfredat ve eğitim sisteminin çelişmesinden ve sürekli değişmesinden kaynaklı ve lisans eğitiminde aldıkları yetersiz eğitim nedeniyle öğretim metotları, öğretim stratejileri, özel eğitim, pedagojik eğitim bilgisi eksikliğinden kaynaklı pek çok problem ile karşılaştıkları tespit edilmiştir. Aynı zamanda; ırkçılık, kültürel çatışma, okul zorbalığı ve cinsiyet eşitsizliğine karşı sınıf ortamında sorunların büyüdüğüne işaret eden öğretmenler, göreve yeni başladıkları süreçte yeterli desteğin alınamadığına dikkat çekmiş, görev yerlerindeki okulların fiziki yapısının elverişsiz olduğunu, malzeme ve tesis eksikliği nedeniyle dersin gerektirdiği uygulama faaliyetlerinin sınırlanarak dersin verimliliğinin azaldığını dile getirmiş ve mesleki yaralanma, çalışma koşulları ve çevresel etmenler nedenli pek çok problem ile karşılaştıklarını ifade etmişlerdir. Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin karşılaştıkları problemlerden hareketle, ders için gerekli bütçenin ayrılması, lisans eğitiminde ders içeriğinin ve eğitimci desteğinin artırılması, uzman eğitimciler eşliğinde sıklıkla hizmet içi eğitimler verilmesi, meslektaşlarının, okul yönetiminin ve öğrenci velilerinin desteği ile koordineli hareket edilmesi için toplantılar düzenlenmesi ve eğitim sistemi ve müfredatın kafa karıştıracak şekilde sürekli değişime gitmesinin önüne geçilmesi önerilerinde bulunulmuştur
Üniversite öğrencilerinin serbest zaman katılımına serbest zaman motivasyonu, engelleri ve engellerle baş etme stratejilerinin etkisi
Amaç: Bu araştırma, üniversite öğrencilerinin egzersiz davranışlarını belirleyebilmek için serbest zaman ilgilenimleri, serbest zaman engelleri, serbest zaman engelleri ile baş etme stratejileri ve serbest zaman motivasyonlarını yordayan bir ilişki modelini test etmeyi amaçlamaktadır. Yöntem: Araştırmanın evrenini Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesinde 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Fakültelerde, Yüksekokullarda ve Meslek Yüksekokullarında öğrenim gören 31816 öğrenci oluştururken örneklemi ise toplam 440 (Ortyaş=21.19±3.46) öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak, Egzersiz Davranışı Değişim Basamakları Anketi, Serbest Zaman İlgilenim Ölçeği, Boş Zaman Engelleri Ölçeği, Serbest Zaman Engelleri ile Baş Etme Stratejileri Ölçeği ve Boş Zaman Motivasyon Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde, egzersiz değişim basamaklarının serbest zaman ilgilenim ölçeklerinden aldıkları puanlar arasında istatistiksel fark olup olmadığını belirlemek amacıyla tek yönlü varyans analizi kullanılmış ve farklılığı tespit etmek amacıyla Post-Hoc testlerinden Tamhane's T2 testi uygulanmıştır. Serbest zaman ilgilenimi, serbest zaman engelleri, engeller ile baş etme stratejileri ve motivasyon boyutları ile kurgulanmış modelin test edilmesi için Hiyerarşik Regresyon Modeli analizi gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Katılımcıların ilgilenim düzeylerine göre egzersiz değişim basamakları incelendiğinde, en yüksek puanın devamlılık basamağında ve en düşük ilgilenim düzeyi puanının ise hareket basamağında olduğu tespit edilmiştir. Etki boyutları incelendiğinde ilgilenim düzeyi üzerinde en büyük etkiyi motivasyonun, en düşük etkiyi ise serbest zaman engelleri boyutlarının gösterdiği tespit edilmiştir. Alt boyutların ilgilenim düzeyine etki boyutları incelendiğinde, ilgilenim düzeylerine en yüksek etkiye sahip alt boyutun motivasyonun alt boyutu olan bilmek ve başarmak olduğu, en düşük etkiye sahip olan boyutun, serbest zaman engelleri alt boyutu olan zamanın olduğu gözlemlenmiştir. Sonuç: İlgilenim düzeylerine etki eden en yüksek boyutun motivasyon olduğu ve motivasyonu yüksek olan bireylerin engel olarak gördükleri tüm sebepleri de baş etme stratejileri ile daha iyi yönettiği ve serbest zaman egzersize katılımında arttığı söylenebilecektir. Böylece serbest zaman faaliyetlerine aktif olarak katılım gerçekleştirmesi beklenen bireyler için motivasyonu yönetmenin oldukça önemli olduğu belirlenmiştir.
Futbol taraftar kimliği envanterinin geliştirilmesi ve psikometrik niteliklerinin incelenmesi
Amaç: Bireylerin bir takımın taraftarı olarak rollerine yükledikleri anlamın anlaşılmasında yardımcı olduğundan, taraftar kimliğini daha fazla araştırmak için paydaş teorisinin çalışmanın önemli bir noktasında olduğu düşünülmektedir. Bu bağlamda araştırmanın temel amacı; futbol taraftar kimliği envanterinin geliştirilmesi ve psikometrik niteliklerinin incelenmesidir. Yöntem: Araştırmanın amacı ve kapsamında ölçek geliştirme yöntemlerinden en yaygın olarak kullanılan Rensis Likert'in "dereceleme toplamlarıyla ölçekleme" modeli kullanılacaktır. Bu modelin seçilmesinin nedeni ölçek oluşturmadaki işlemler bakımından diğer modellerden daha ekonomik olmasıdır. Ölçek geliştirme aşamasında madde havuzu, uzman görüşü, deneme ölçümü, açımlayıcı faktör analizi, doğrulayıcı faktör analizi ve psikometrik niteliklerin incelenmesi sırası ile yapılmıştır. Bulgular: Araştırmanın ilk bölümünde kompozisyonlar ile birlikte 96 maddeden oluşan madde havuzu ile uzman görüşüne gidilmiştir. Uzman görüşü sonucu 75 madde ile deneme ölçümü gerçekleştirilmiştir. Deneme ölçümü sonucu 19 madde çıkarılarak 56 maddelik form oluşmuştur. Açımlayıcı faktör analizi için tekrar veri toplanmış ver gerçekleştirilen analiz sonucunda 22 maddeden oluşan nihai envanter elde edilmiştir. Elde edilen 22 madde ile doğrulayıcı faktör analizi gerçekleştirilmiş ve futbol taraftar kimlik envanteri 22 madde ile doğrulanmıştır. Ayrıca geliştirilen ölçeğinin psikometrik nitelikleri incelenmiş ve futbol taraftarları kimlik incelemeleri için geçerli ve güvenilir bir envanter olduğu desteklenmiştir. Sonuç: Futbol taraftar kimliğinin geçerli ve güvenilir bir ölçek olduğunu söylemek mümkündür. Yapılan analizler sonucunda futbol taraftarlarını daha iyi anlayabilmek adına futbol taraftar kimlik envanterinin kullanılmasının fayda sağlayacağı düşünülmektedir.
Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin liderlik tarzlarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, Spor Bilimleri Fakültesinde okuyan öğrencilerin liderlik kavramlarının incelenmesidir. Araştırmanın amacı kapsamında araştırmaya Akdeniz Üniversitesi Spor Bilimleri öğrencileri tarafından oluşan 111'i kadın 89'u erkek olmak üzere, 200 birey katılmıştır. Verilerin toplanması amacıyla Chelladuria ve Saleh'in geliştirdiği (1980), Tiryaki'nin Türkiye uyarlamasını yaptığı Spor için Liderlik Ölçeği; (SLÖ) liderlik formu kullanılmıştır. Ölçek maddeleri "5'li Likert Tipi Ölçek" formundadır. Likert seçenekleri "Çok Sık", "Sıklıkla", "Ara sıra", "Nadiren", "Hiçbir Zaman" biçiminde sıralanmış ve analizlerde buna göre yapılmıştır. İstatiksel analizde frekans dağılımları, tanımlayıcı istatistikler, verilerin analizinde ve bulguların oluşturulup tablo halinde sunulmasında SPSS istatistik programı karşılaştırmaları kullanılmıştır. Genel olarak araştırmamızın amacına baktığımızda, Spor Bilimleri Üniversitesinde Okuyan Öğrencilerin bölümlerine göre aldıkları eğitimlerin Liderlik Tarzlarına olan etkisini saptamaktır. Sorulara verilen cevaplara bakıldığında: İyi performansların ödüllendirilmesi, grup üyelerinin planlama yapması, grup içindeki çatışmaları çözme, üyelerin kapasiteleri ölçüsünde çalışmalarının uygunluğu konularında iki bölüm öğrencileri arasında benzerlikler vardır. Üyelerinin standartlara ve kurallara bağlı kalmalarının gerekliliğine inanma, yapılacaklar konusunda gruba danışmanın önemli olduğu, grup üyelerinin kendi başarılarını değerlendirmelerine müsaade etmek istemeleri, üyelerinin doğru karar verebileceğine inançları konularında her iki bölüm öğrencilerinde yakın benzerlik bulunmaktadır. Cevaplar arasında çıkan ilginç bir sonuçta ise iki bölüm öğrencileri gruplarının sözcüsü olmak istememekte ve arka planda bulunmayı tercih etmektedir. Grup üyelerine karşı mesafeli olma, kendi fikirlerinin gruba daha faydalı olacağı, grubun temsilcisi olma konusunda, problem çözmede kendi çalışanların kararlarına müsaade etme konularında iki bölüm öğrencileri zıtlık göstermektedirler. Çalışmanın sonucuna bakıldığında, bölümler arası liderlik ve davranışsal benzerlikler aynı zamanda da farklılıklar bulunmaktadır. Bu benzerlik ve farklılıkların alınan derslerde bulunan ufak farklardan, dersi anlatan öğretim görevlisinin liderlik anlayışından veya öğrencilerin kişisel özelliklerinden kaynaklandığı söylenebilir.
Torakotomi yapılan hastalarda elastik göğüs bandı aracılığıyla yapılan dirençli egzersizlerin respiratuar kas kuvveti ve fonksiyonel kapasite üzerine etkisinin incelenmesi
Amaç: Bu çalışmanın amacı, torakotomi yapılan hastalarda elastik göğüs bandıyla yapılan 8 haftalık dirençli egzersizlerin respiratuar kas kuvveti ve fonksiyonel kapasite üzerine olan etkisinin incelenmesidir. Yöntem: Bu çalışmada, torakotomi ameliyatı yapılan 67 hasta(41 erkek, 26 kadın), randomize olarak kontrol (n=31) ve deney (n=36) gruplarına ayrılmış ve 8 haftalık çalışmaya katılmışlardır. Kontrol grubu torakotomi sonrası rutin pulmoner rehabilitasyon uygulanan hastalardan, deney grubu ise rutin rehabilitasyon uygulamalarına ek olarak dirençli elastik bant egzersizleri uygulanan hastalardan oluşmuştur. Çalışmada, respiratuar kas kuvveti, maksimal inspiratuar ve ekspiratuar basınçlar (MİP ve MEP) değerlendirilerek yedi farklı dönemde ; solunum fonksiyonları, (FEV1, FVC, FEV1/FVC) spirometre ile altı farklı dönemde ; fonksiyonel kapasite, altı dakika yürüme testi mesafesi değerlendirilerek altı farklı dönemde ve yaşam kalitesi SF-36 ölçeğiyle üç farklu dönemde değerlendirilmiştir. Bulgular: Hem kontrol hem de deney grubunda respiratuar kas kuvveti (MİP ve MEP) ve solunum fonksiyonları (FEV1, FVC, FEV1/FVC) değerleri operasyon öncesine göre OPS-0 döneminde anlamlı ölçüde azalmasına rağmen (p<0.05), bu değişkenler her iki grup içinde geçerli olmak üzere operasyon sonrası diğer dönemlerde artış sergilemektedir. Bununla birlikte, özellikle OPS-4h ve OPS-8h dönemlerinde respiratuar kas kuvveti (MİP ve MEP) ve solunum fonksiyonlarındaki (FEV1, FVC) artış oranının deney grubunda kontrol grubuna göre daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, OPS-4h ve OPS-8h dönemlerinde fonksiyonel kapasitede kaydedilen artış oranlarının da kontrol grubu ile karşılaştırıldığında deney grubunda daha fazla olduğu belirlenmiştir. Buna ek olarak, OPS-8h döneminde yaşam kalitesine ilişkin birçok değişkeninde kontrol grubuna göre deney grubunda daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Sonuç: Buradan hareketle, elastik göğüs bandı aracılığıyla yapılan dirençli egzersizlerin, torakotomi sonrası uygulanan rutin pulmoner rehabilitasyon programının bir parçası olarak kullanılması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Torakotomi, egzersiz, elastik bant
Farklı ortamlarda uygulanan tabata yüksek şiddetli interval antrenmanın aerobik ve anaerobik performansa etkisi
Amaç: Bu çalışmanın amacı sağlıklı, orta düzeyde aktif bireylerde karada ve derin su içerisinde uygulanan Tabata yüksek şiddetli interval antrenmanın aerobik ve anaerobik performansa etkisinin ortaya konulmasıdır. Yöntem: Araştırmaya 18-25 yaş aralığında 45 erkek 46 kadın 91 katılımcı gönüllü olarak katıldı. Katılımcılar demografik bilgileri, antropometrik ölçüm testleri, anaerobik performans (wingate) ve aerobik performans (mekik koşusu) testleri sonrasında rastgele örnekleme yöntemine göre kara grubu n=33 (erkek:17 kadın:16), havuz grubu n=31 (erkek:15 kadın:16) ve kontrol grubu n=27 (erkek:13 kadın:14) olmak üzere üç gruba ayrıldı. Kara ve havuz grubundaki katılımcılara toplamda 8 hafta süreyle haftada 3 gün olacak şekilde kalistenik, pliometrik direnç egzersizlerinden oluşan Tabata yüksek şiddetli interval antrenman metodu uygulandı. Araştırmaya katılan deney ve kontrol grubundaki katılımcıların başlangıç değerleri incelendiğinde antropometrik ölçümler, aerobik ve anaerobik performans ölçümlerinde gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark olmadığı belirlendi. Grupların ön–test son–test değerleri arasında anlamlı bir farkın olup oluşmadığına, "Eşleştirilmiş iki grup (Paired–samples "t" test)" testi ile bakılmıştır. İkiden fazla bağımsız değişkenler arasında fark olup olmadığı Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) kullanılarak belirlenmiştir. Anlamlılık değeri p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Analiz sonuçlarına göre 8 hafta sonrasında kara ve havuz grubu kadın ve erkek katılımcılarının anaerobik performans değerlerinde anlamlı artışlar meydana geldi. Aerobik performans değerleri ise kara grubu kadın ve erkek katılımcıları ile havuz grubu kadın katılımcılarında anlamlı artış gösterirken, havuz grubu erkeklerinde yüzdesel bir atış olsada bu artışın anlamlı olmadığı görüldü. Sonuç: Orta düzeyde aktif kadın ve erkek bireylerde karada ve derin suda toplamda 8 hafta, haftada 3 gün süreyle uygulanan kalistenik, pliometrik direnç egzersizlerinden oluşan Tabata yüksek şiddetli interval antrenman metodu aerobik ve anaerobik performansın geliştirilmesinde etkilidir.
Dirençli pliometrik antrenmanın sporcularda fiziksel performans ve ağrı parametreleri üzerine etkisi
ÖZET Amaç: Bu çalışmanın amacı 12 haftalık dirençli pliometrik antrenman programının, basketbolcularda fiziksel performans ve ağrı parametrelerine etkisinin araştırılmasıdır. Yöntem: Çalışmaya yaş ortalamaları 15,8±0,8 yıl olan ve en az 4 yıldır düzenli basketbol antrenmanı yapan 60 erkek, gönüllü olarak katıldı. Çalışmada kontrol (K), pliometrik (P) ve dirençli pliometrik (DP) olarak üç grup oluşturuldu. On iki hafta süresince, gruplar haftada 5 gün, standart basketbol antrenmanlarına devam ettiler. K grubu sadece standart basketbol antrenmanı yaparken, P grubu haftada 3 gün pliometrik sıçrama, DP grubu ise "Vertimax© " cihazı kullanarak, haftada 3 gün dirençli pliometrik antrenman çalışması yaptı. Tüm sporcuların fiziksel özellikleri (yaş, spor yaşı, boy, kilo, uyluk uzunluğu), fizyolojik ölçümleri (nabız, kan basıncı), performans parametreleri (esneklik, çeviklik, 10 ve 20 m sprint koşu süresi, anaerobik kapasite ve izokinetik kas kuvveti), ve ağrı parametreleri (basınç, soğuk ve elektriksel ağrı eşiği, ağrı toleransı, RIII eşiği ve temporal sumasyon) çalışmanın başlangıcında ve 12. haftanın sonunda ölçüldü. Bulgular: Antrenman öncesi dönemde, fiziksel özellikler bakımından gruplar arasında istatistiksel farklılık bulunmadı. On iki haftalık antrenman programının P ve DP grubunda esneklik ölçümünü, çeviklik puanını, 20 m koşu süresini ve dominan bacak fleksör izokinetik kas kuvvetini 60º ve 180º açılarda ilk ölçüme göre arttırdığı saptandı. Antrenman programının P ve DP grubunda basınca bağlı ağrı eşiği ve toleransını arttırdığı, P grubunda elini soğuk suda tutabilme süresini uzattığı, elektriksel uyarım sonucu elde edilen eşik akım değerini ise etkilemediği gözlendi. Sonuç: Sonuç olarak, bu çalışmada elde edilen bulgular, 12 hafta boyunca uygulanan dirençli pliometrik antrenman programının, fiziksel performans parametrelerinde ve farklı modaliteler kullanılarak ölçülen ağrı parametrelerinde farklılıklara yol açtığını ortaya çıkardı. Anahtar Kelimeler: basketbol, adolesan, izokinetik kas kuvveti, çeviklik, ağrı
Otizmli çocuklarda eğitsel oyunların fiziksel uygunluk parametreleri üzerine etkisi
Araştırmada 12 hafta süreyle haftada 2 gün 45 dakikalık seans olarak uygulanan eğitsel oyunların 6-9 yaş arasındaki otizmli erkek çocukların fiziksel uygunluk parametreleri üzerine etkileri amaçlanmıştır. Araştırmanın evreni İstanbul'daki otizm spektrum bozukluğu erkek öğrenciler, araştırmanın örneklemi Kartal ilçesinde PG Sports merkezinde bulunan yaş ortalama değerleri 7,66 ±1,13 yıl, vücut ağırlığı 26,6±6,00 kg, boy 123±7,78 cm, , vücut kitle indeksi 17,28±3,40 kg/m²v12 erkek otizm spektrum bozukluğu olan çocuktan oluşmaktadır. Bu araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden tek gruplu ilk test-son test deneysel desen kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesi SPSS 22.0 istatistik paket programı kullanılarak yapılmıştır. Verilerin analizinde Wilcoxon testi kullanılmıştır Analizlerde anlamlılık değeri p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Çalışmaya katılan otizmli çocuklara Eurofit test bataryasında bulunan flamingo denge, disklere dokunma, otur-eriş, durarak uzun atlama, dikey sıçrama, 30 saniye mekik testleri uygulanmıştır. Flamingo denge değerleri ön test 19,41±5,16 tekrar, son test 11,91±4,71 tekrar olduğu tespit edilmiştir. Disklere dokunma değerleri ön test 52,16±6,71 saniye, son test 38,58±4,77 saniye olduğu tespit edilmiştir. Otur-eriş değerleri ön test 16,69±6,71 cm, son test 16,84±6,26 cm olduğu tespit edilmiştir. Durarak uzun atlama değerleri ön test 48,82±15,40 cm, son test 79,79±21,44 cm olduğu tespit edilmiştir. Dikey sıçrama değerleri ön test 7,66±3,70 cm, son test 13,91±4,71 cm olduğu tespit edilmiştir. 30 saniye mekik değerleri ön test 7,91±4,35 tekrar, son test 13,66±4,86 tekrar olduğu tespit edilmiştir. Otizmli çocuklara uygulanan flamingo denge, disklere dokunma, durarak uzun atlama, dikey sıçrama, 30 saniye mekik testlerinde istatiksel olarak anlamlı farklılık gözlemlenmiştir. Otur-eriş testinde istatiksel olarak anlamlı bir farklılık gözlenmemiştir. Sonuç olarak eğitsel oyunların otizmli çocukların fiziksel uygunluk düzeyi üzerine olumlu etkisi olduğu görülmüştür.
Farklı uyarı hızı, egzersiz şiddeti ve deneyim düzeyinin badmintonculardaki sezinleme zamanı performansı üzerine etkisi
The purpose of this study was to examine the effects of stimulus speed, exercise intensity, and experience level (experienced, novice, & sedentary) on coincidence-anticipation timing performance of adolescent badminton players. 139 participants consist of experienced (n=42), novice (n=43) badminton players, and sedentary (n=54) with the age range of 11 to 17 years old voluntarily participated in the presented study after ethical approval. Coincidence anticipation timing scores was evaluated by Bassin Anticipation Timer apparatus at 1 mph (low), 3 mph (middle) and 5 mph (high) stimulus speeds using an incremental running protocol under different exercise intensities a) Rest, b) 70%, and c) 90% Heart Rate Reserve on a treadmill. The results (Raw scores) were converted into two types of errors (Absolute & Variable Errors), representing accuracy and variability, correspondingly. Mixed model ANOVAs demonstrated that badminton players performed significantly better than sedentary participants for both absolute and variable errors, also experienced players performed better than beginner badminton players and sedentary participants. The results also showed that there were significant differences among stimulus speeds of both groups in 70 % exercise intensity. Additionally, there was no significant difference between experienced and novice players in 90% exercise intensity. The findings of this study concluded that novice players and sedentary participants had some difficulties anticipating high stimulus speed in rest conditions and high exercise intensity compared to experienced badminton players. So, the outcomes of the presented study offer that badminton trainers should make training sessions of novice players working with each other at high speeds. Keywords: sport participation, coincidence anticipation timing, sedentary, exercise intensity, stimulus speed
Beden eğitimi ve spor öğretmen adaylarının kişilik özellikleri ile öğretim tekniklerini seçme yeterlikleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, beden eğitimi ve spor öğretmen adaylarının kişilik özellikleri ile öğretim tekniklerini seçme yeterlikleri arasındaki ilişkileri incelemektir. Bu amaç doğrultusunda araştırmada nicel yöntem takip edilmiş ve ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Örneklem grubu, Bayburt ve Gümüşhane Üniversitesinde 2023-2024 yılları arasında Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği programında eğitim gören 213 öğretmen adayından oluşmaktadır. Verilerin analizinde parametrik yöntemler kullanılmış olup fark testleri ve korelasyon analizi yapılmıştır. Yapılan analize göre katılımcıların kişilik özellikleri ve öğretim tekniklerini seçme yeterlikleri ile ilgili yapmış oldukları değerlendirmelerin yaş faktörüne, okudukları üniversiteye, daha önce eğitmenlik yapma durumlarına, aylık kişisel gelir düzeylerine, aylık aile geliri düzeylerine göre anlamlı düzeyde farklılaşmadığı benzer algılara sahip oldukları sonucuna varılmıştır. Cinsiyet değişkenine göre katılımcıların kişilik özellikleri ile ilgili yapmış oldukları değerlendirmelerde kadınlar lehine farklılaşırken öğretim tekniklerini seçme yeterlikleri üzerinde cinsiyet özelliğinin belirgin bir farklılık oluşturmadığı sonucu tespit edilmiştir. Katılımcıların sınıf özelliği, kişilik özellikleri ile ilgili değerlendirmelerde anlamlı farklılık oluşturmazken; öğretim tekniklerini seçme yeterlikleri değerlendirmelerinin sınıf özelliğine göre farklılaştığı tespit edilmiştir. Düzenli spor yapma durumunun katılımcıların kişilik özellikleri ve öğretim tekniklerini seçme yeterlikleri ile ilgili değerlendirmeleri etkilediği sonucu ortaya çıkmıştır. Son olarak kişilik özellikleri ile öğretim tekniklerinin seçimine ilişkin yeterlik algısı arasında yüksek düzeyde pozitif ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Beden eğitimi ve spor, kişilik özellikleri, öğretim tekniklerini seçme, öğretmen adayları.