Anadolu University
Discipline

Mathematics Education

Anadolu University

69

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Cabri yazılımı ile 7. sınıf öğrencilerinin çokgenleri tanımlama, oluşturma ve sınıflama becerilerinin gelişiminin incelenmesi

Araştırmanın amacı, dinamik geometri yazılımı olan Cabri Geometri II Plus yazılımının geometri dersinde 7. sınıf öğrencilerinin çokgenleri oluşturma, tanımlama ve sınıflama becerilerinin gelişimini incelemektir.Araştırmada nitel ve nicel araştırma yöntemleri araştırmanın amaçlarına ve odak noktasına uygun olacak biçimde birlikte kullanılmış ve araştırma bir karma yöntem araştırması (mixed method research) olarak desenlenmiştir. Araştırmanın örneklemini 2012-2013 eğitim öğretim yılında Eskişehir ili Merkez `deki Emine Cahide Karaali Orta Okulu 7/A sınıfı olarak belirlenmiştir ve 11 kız, 10 erkek öğrenciden oluşan toplam 21 öğrenci oluşturmaktadır. Ayrıca araştırmada nitel veri kaynağı olarak 7/A sınıfından görüşme yapılmak üzere 4 öğrenci seçilmiştir.Veri toplama araçları Çokgen Algılama ve Sınıflama Ölçeği ve araştırmacı tarafından geliştirilen Cabri Geometri Çalışma Sayfaları kullanılmıştır. Nicel veriler IBM SPSS Statistics 20 ile analiz edilmiştir. Veri analizinde, varyans analizi, korelasyon, aritmetik ortalama, standart sapma, frekans, yüzdelik değerler, T-testi ve Wilcoxon testi kullanılmıştır. Ayrıca Görüşmeler yoluyla elde edilen nitel verilerin çözümlenmesinde betimsel analiz yapılmıştır.Sonuç olarak, nicel veriler incelendiğinde Cabri Geometri uygulamalarının sonucunda anlamlı bir gelişme gözlenmiştir. Cinsiyet faktörüne göre anlamlı bir fark yoktur. Görüşmelerde elde edilen veriler 5 farklı temada kodlanmıştır. Oluşum kavramı üzerinde yapılan çalışmalarda yanlış oluşumların şekiller hakkında yanlış genellemelere neden olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Uygulamalar sonucunda çokgenler arasındaki hiyerarşik ilişkilerin doğru bir şekilde ifade edildiği görülmüştür. Katılımcılar uygulama sonrasında çokgenleri kendi cümleleriyle ifade etme konusunda başarılı olmuşlardır. Ayrıca hem geometri hem de yazılım hakkında önbilgilere sahip olan öğrencilerin daha başarılı oldukları görülmüştür.Araştırmadan elde edilen sonuçların, dinamik geometri yazılımları veya çokgenlerde tanımlama ve sınıflama becerileri üzerine yapılacak araştırmalara katkıda bulunacağı, bununla birlikte eğitimcilere çokgenlerin öğretimi konusunda yarar sağlayacağı düşünülmektedir.Anahtar Kelimeler: Geometri, Dinamik Geometri, Çokgenler, Çokgenleri Sınıflama, Geometrik Oluşum.

Cabri Geometri Plus II ProgramıGeometriGeometri öğrenme+5
Ahmet Yanık
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Değişken kavramının öğretimi sürecinde elektronik tablo kullanımı: Bir öğretim deneyi

Öğrencilerin matematiksel düşünmesinin gelişmesinde önemli rol oynayan süreçlerden biri aritmetikten cebire geçiştir. İlk kez 6. sınıf cebir öğrenme alanında giriş yapılan bu sürecin başlangıcında yer alan temel kavram `değişken? kavramıdır. Aynı zamanda bu kavramın öğrencilerin algılamakta en çok zorlandıkları kavramlardan biri olduğu da ifade edilmektedir. Bu sebeple değişken kavramının öğretimi için farklı öğretim ortamları sunulması gerektiği düşünülmekte ve teknoloji destekli ortamın özellikle de elektronik tablonun bu yönde kullanılabilecek bir potansiyele sahip olduğu belirtilmektedir. Bu araştırmada cebire ilk adımın atıldığı değişken kavramının elektronik tablo ortamında öğretim sürecinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Araştırmada öğretim deneyi yöntemi kullanılmıştır. Bu çalışmadaki öğretim deneyi üç aşama içermektedir. Birinci aşama elektronik tablonun tanıtımından oluşmaktadır. İkinci aşama, cebir öğrenme alanının ilk konusu olan örüntüler ve ilişkiler alt öğrenme alanındaki kazanımlara yönelik olarak elektronik tablo ortamında sunulacak etkinliklerden oluşmaktadır. İkinci aşama örüntü genellenmesi sürecini içermesi bakımından öğrenci için değişken kavramına giriş özelliği taşımaktadır. Üçüncü aşama da ise, elektronik tablo kullanımıyla değişken kavramına yönelik etkinliklere yer verilmiştir. Son olarak klinik görüşmeler yapılarak değişken kavramının öğretimi süreci daha detaylı incelenmiştir. Araştırma kapsamında elektronik tablo programlarından Microsoft Excel yazılımı kullanılmıştır. Öğretim deneyi Eskişehir?deki bir ilköğretim okulunun 6. sınıfında bulunan 15 ilköğretim öğrencisi (11-12 yaş) ile gerçekleştirilmiştir. Öğrenciler ilk defa elektronik tablo ile tanışmışlar ve matematik dersleri araştırma süreci boyunca bilgisayar laboratuvarında yapılmıştır. Öğrencilerin uygulama boyunca bilgisayar ekranları ekran kaydetme programıyla, uygulama sonlarında ise bilgisayar üzerindeki çalışma sayfaları kaydedilmiştir. Ayrıca genel olarak sınıf ortamını gösteren video çekimleri yapılmış ve bir yaka mikrofonu yardımıyla öğretmenin sınıf ve öğrenci grupları ile yaptığı konuşmalar kaydedilmiştir. Tüm bu kayıtların bir dökümü yapılarak öğretim deneyinin ve klinik görüşmelerin nitel araştırma yöntemleri kullanılarak içerik analizi yapılmıştır. Öğrencilerin ilk defa teknoloji destekli bir matematik öğretimi ortamında bulundukları bu çalışmada, elektronik tablo kullanımının öğrenciler tarafından kolayca benimsendiği ve elektronik tablo ile matematik etkinliklerini gerçekleştirebildikleri saptanmıştır. İkinci aşamada ise, örüntüler konusunun ele alınmasıyla öğrencilerin elektronik tablo üzerinde oluşturdukları formülleri öncelikle örüntünün genellenmesi için bir araç ve cebirsel ifadeye ilk adım olarak öğrenme süreçlerine dâhil ettikleri görülmüştür. Üçüncü aşamada, verilen problem durumlarını elektronik tablonun yardımıyla rahatlıkla cebirsel olarak ifade edebildikleri, örüntü problemlerinde kullandıkları çözüm stratejilerini bu problem durumlarının çözümüne uyguladıkları sonucuna ulaşılmıştır. Yazdıkları cebirsel ifadelerde kullandıkları harfleri birer değişken olarak algılayabildikleri yapılan klinik görüşmelerde belirlenmiştir. Böylelikle aritmetikten cebire geçiş sürecinde elektronik tablo dilinin öğrenciler tarafından kolayca benimsenmesi ile örüntü genelleme süreci tamamlanmış ve değişken kavramına giriş yapılmıştır. Değişken kavramının öğretiminde elektronik tablo temsilleri aracılığıyla kavramın öğrenciler tarafından zorlanmadan anlamlandırılabildiği ve kavrama yönelik düşüncelerinin programda hedeflenildiği gibi geliştiği belirlenmiştir.

CebirElektronik tablolarKavram öğretimi+4
Pelin Turan
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Eşitlik ve değişken kavramlarına yönelik öğrencilerin bilişsel süreçlerinin matematiksel çalışma uzayı teorik çerçevesinde incelenmesi

Bu araştırmada MWS (matematiksel çalışma uzayı) teorik çerçevesinden yararlanarak eşitlik ve değişken kavramlarına yönelik tasarlanan matematiksel çalışmada öğrencilerin bilişsel süreçlerinin epistemolojik-bilişsel düzlemler arası etkileşiminin oluşumlar ve oluşumların ikişerli kombinasyonu ile oluşan düzlemler bağlamında incelenmesi amaçlanmaktadır. Nitel olarak desenlenen bu araştırmada öğretim deneyi deseni benimsenmiştir. Araştırmanın katılımcıları bir devlet okulunda beşinci sınıf öğrencileri arasından amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yoluyla seçilmiştir. Araştırmada MWS, hem öğretim sürecinin tasarlanması hem de analiz sürecinde benimsenen bir teorik çerçeve olmuştur. Araştırmanın katılımcılarının öğretim sürecinde bilişsel şemalarında ve kullandığı tekniklerdeki değişimi, gelişimi ortaya koyabilmek adına hazırlanan veri toplama araçları uygulanmış, bireysel görüşmeler ve grup görüşmeleri ile elde edilen veriler analiz edilmiştir. Araştırma sonuçları öğrencilerin eşit işaretinin farklı yorumlama biçimlerini, terazi modelini, değişkenin farklı temsil biçimlerini etkin bir enstrüman olarak işe koşabilmede gelişme gösterdiklerini; kullandığı tekniklerin ve kavrama dair imajlarının zenginleştiğini; eşitlik ve değişken kavramlarını işe koştukları çalışmalarda yer aldıkları düzlemlerde farklılaştıklarını göstermiştir.

Sibel Deniz
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 6. sınıf öğrencilerinin scratch ortamında cebirsel ifadeleri anlamlandırma süreçlerinin incelenmesi

Cebir, okul matematiği içerisinde öğrencilerin en çok zorlandığı alan olarak kabul edilmektedir. Araştırmalar öğrencilerin cebirin soyut kavramlarını anlamlandırmada yaşadıkları sorunların programlamanın sunduğu somut ortam sayesinde giderilebileceğini, algoritmaların da öğrencilerin cebirsel düşünme ve algoritmik düşünme becerilerine olumlu katkı sağladığını göstermektedir. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli matematik öğretim programında (2024) da cebirsel ifadelerin öğretiminde ilk kez algoritmalara yer verilmesi, algoritmaların hem cebir öğretimindeki potansiyelinin hem de eğitim sisteminde algoritmaya dayalı yeni öğrenme yöntemlerine yaklaşımın bir göstergesi olarak kabul edilebilir. Bu araştırmada aritmetikten cebire geçiş dönemindeki öğrencilerin Scratch ortamında algoritmalara dayalı sunulan bir öğretimle cebirsel ifadeleri anlamlandırma süreçleri incelenmiştir. Üç aşamalı bir öğretim deneyi olarak yürütülen araştırmanın birinci aşaması Scratch programının tanıtımını; ikinci aşaması Scratch'e dayalı etkinlikler aracılığıyla cebirsel ifadelerin oluşturulmasını; üçüncü aşama ise Scratch ile cebirsel ifadeler konusuna yönelik problem çözme etkinliklerinden oluşmaktadır. Öğretim deneyi Eskişehir'deki bir devlet ortaokulunun 6. Sınıfında eğitim gören 15 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada veriler öğrencilerin Scratch proje dosyaları, ses kaydı, gözlem ve klinik görüşme ile toplanmıştır. Veri analizi nitel araştırma yöntemlerinden tematik analiz ile yapılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin sözel ifadeler, Scratch kod dizisi ve cebirsel ifadeler arasındaki geçiş ve dönüşümü özellikle hesaplama algoritmaları aracılığıyla kolayca yapabildikleri, problem çözmek için oluşturulan algoritmalardaki Scratch kod bloklarının kullanımının cebirsel ifadelerdeki bilinmeyen ve değişken kavramlarını anlamlandırma sürecini desteklediği görülmüştür.

Nisa Efe
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik öğretmenlerinin mesleki doyumları ile öz yeterlik inançları arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, matematik öğretmenlerinin mesleki doyumları ile öz yeterlik inançlarını çeşitli değişkenler açısından inceleyerek aralarındaki ilişkiyi tespit etmektir. Araştırmanın evreni, 2023-2024 öğretim yılı İstanbul ili Esenler, Bağcılar ve Güngören ilçelerinde devlet okullarında görev yapmakta olan ortaokul ve lise matematik öğretmenleridir. Araştırmanın örneklemini her ilçeden sekiz okul olacak şekilde kademeli örnekleme yöntemi ile seçilen 24 okul oluşturmaktadır. Araştırma nicel bir çalışma olup ilişkisel tarama modeli esas alınmıştır. Araştırmada öğretmenlerin kişisel bilgilerini toplamak için "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Matematik öğretmenlerinin öz yeterlik inanç düzeyleri "Öğretmen Öz Yeterlik Ölçeği" ile matematik öğretimi yeterlikleri ise "Matematik Öğretimi Yeterlik İnanç Ölçeği" ile belirlenmiştir. Mesleki doyumları ise "Mesleki Doyum Ölçeği" ile belirlenmiştir. Araştırmanın analizinde; T-Testi, Kruskal-Wallis H Testi ve Pearson Korelasyon Katsayısı kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda matematik öğretmenlerinin öz yeterlik inançlarının cinsiyet, kıdem, eğitim durumu, mezun olunan fakülte ve öğretim yapılan kademe değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık oluşturmadığı bulunmuştur. Matematik öğretimi yeterlik inançlarının ise cinsiyet, kıdem, mezun olunan fakülte ve öğretim yapılan kademe değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği ancak eğitim durumu değişkenine göre anlamlı farklılık olduğu bulunmuştur. Mesleki doyumlarının cinsiyet, kıdem, eğitim durumu, mezun olunan fakülte ve öğretim yapılan kademe değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği belirlenmiştir. Ayrıca matematik öğretmenlerinin mesleki doyumu ile öz yeterlik inancı arasında orta düzeyde pozitif ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur.

Sena Hayır
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Beceri temelli sorular aracılığıyla ortaokul öğrencilerinin kavramsal anlama süreçlerinin incelenmesi

Bu araştırma, ortaokul öğrencilerinin beceri temelli matematik sorularını çözerken kavramsal anlama süreçlerini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, öğretim deneyi yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiş ve 7 ortaokul öğrencisi ile yaklaşık üç ay boyunca çalışılmıştır. Veri toplama araçları olarak işlemsel bilgi testi, beceri temelli matematik soruları, görüşmeler ve ek öğretim seansları kullanılmıştır. Öğrencilerin matematiksel kavramları anlama ve uygulama süreçlerini daha derinlemesine incelemek amacıyla matematiksel sit kavramı kullanılmıştır. Beceri temelli sorular, zorluk düzeyi artan üç aşamalı bir yapıda düzenlenmiştir. Bulgular, öğrencilerin kavramsal anlama düzeylerinin her aşamada belirgin bir ilerleme kaydettiğini göstermiştir. Öğrenciler, matematiksel kavramları ilişkilendirme ve problem çözme becerilerinde gelişme göstermişlerdir. Özellikle oran-orantı, olasılık, üslü ifadeler ve geometrik kavramlar gibi konularda kavramsal anlamalarının geliştiği gözlemlenmiştir. Araştırma sonuçları, beceri temelli testlerin öğrencilerin matematiksel kavramları anlama ve bu kavramları kullanarak problemleri çözme yeteneklerini geliştirmede etkili olduğunu ortaya koymuştur. Bu çalışma beceri temelli soruların öğrencilerin kavramsal anlama düzeylerini ve matematiksel becerilerini geliştirmede önemli bir rol oynadığını göstermiştir. Öğretmenlere, öğrencilerin kavramsal anlama düzeylerini ve matematiksel düşünme becerilerini artırmaya yönelik etkinlikler tasarlamaları önerilmektedir.

Alan becerileriBeceri temelli sorularKavramsal anlama+1
Yusuf Karaman
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Dinamik geometri ortamındaki inşa problemlerinin öğretmen adaylarının geometrik kavramlarının gelişimindeki rolü: Bir öğretim deneyi

Çalışmada, verilen inşa problemlerinin çözümünde dinamik geometri yazılımı kullanımına dayanan bir geometri öğretiminin matematik öğretmen adaylarının geometrik kavramlarının gelişimi üzerindeki etkisini incelemek amaçlanmış olup nitel araştırma yaklaşımlarından öğretim deneyi modeli kullanılmıştır. Matematik öğretmen adayları ile gerçekleştirilen çalışma; öğretim bölümü öncesi klinik görüşme, öğretim bölümü ve öğretim bölümü sonrası klinik görüşme olmak üzere üç aşamada gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerde benzer sorular kullanılmış olup tüm aşamalar kayıt altına alınmıştır. Verilerin analizinde tematik içerik analizi kullanılmış ve video kayıtlarından elde edilen veriler temalar altında incelenip yorumlanmıştır. Araştırma bulgularından hareketle bu araştırma, dinamik geometri yazılımı aracılığıyla inşa problemleri çözülmesinin geometri öğretiminde etkili bir yöntem ve özellikle ilişkisel anlamayı geliştirme konusunda önemli bir araç olduğunu vurgulayarak literatüre yeni bir bakış açısı sunmaktadır. Aynı zamanda, inşa problemlerinin dinamik ortamlarda ele alınmasının geometri öğrenme ve öğretme sürecindeki rolünün belirlenmesi, bu alanda daha fazla araştırma yapılması ve öğretmenler tarafından uygulanması gerekliliğinin literatüre yansıtılması açısından önemlidir.

Özbuğ İlayda Öztürk
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin orantısal akıl yürütme gerektiren istatistiksel görevlerde istatistiksel akıl yürütme becerilerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı ortaokul öğrencilerinin orantısal akıl yürütme gerektiren istatistiksel görevlerde istatistiksel akıl yürütme becerilerinin incelenmesidir. Araştırma temel nitel araştırma desenine göre tasarlanmış ve verilerin analizinde betimsel analiz yoluna başvurulmuştur. Araştırmanın çalışma grubunu 2021-2022 eğitim öğretim yılının ikinci döneminde Trabzon iline bağlı altı devlet okulunda öğrenim gören 20 öğrenci oluşturmaktadır. Öğrenciler ölçüt örnekleme yöntemiyle akademik başarısı yüksek olan 8. sınıf öğrencilerinden seçilmiştir. Veri toplama araçları olarak araştırmacı tarafından hazırlanan iki görüşme protokolü, İki Aşamalı Orantısal Akıl Yürütme Teşhis Testi ve gözlem formu kullanılmıştır. Öğrencilerin istatistiksel akıl yürütme düzeylerinin belirlenmesi için alanyazına dayalı bir ön model geliştirilmiş ardından yeniden düzenlenmiş ve son şekline kavuşturulmuştur. SOLO Taksonomisi temelli hazırlanan bu model ile araştırmaya katılan öğrencilerin istatistiksel akıl yürütme düzeyleri görev temelli görüşme yöntemiyle belirlenmiş ve öğrencilerin tamamının İlişkisel Yapının alt düzeylerinde (İY1, İY2 ve İY3) konumlandığı tespit edilmiştir. Bulgular alanyazın ile tartışılmış ve elde edilen sonuçlar sunulmuştur. Sonuçlar ışığında öğretmenlere ve araştırmacılara çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: İstatistiksel Akıl Yürütme, Orantısal Akıl Yürütme, SOLO Taksonomisi

Aykut Aşkar
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Özel yetenekli öğrencilerin geometrik muhakemelerinin matematik çalışma uzayı çerçevesinde incelenmesi

Bu çalışmada özel yetenekli 8. sınıf öğrencilerinin gerçek yaşam bağlamı içerisinde sunulan şekilsiz geometri problemlerindeki matematiksel çalışmaya bağlı geometrik muhakemelerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Geometrik muhakeme süreci Matematik Çalışma Uzayı (MWS) bileşenleri ve teoride tanımlanan semiyotik, enstrümantal, söylemsel boyutlar esas alınarak incelenmiştir. Geometrik muhakemenin niteliğinin ele alınmasında Şekilsel Kavrayış Teorisi kullanılmıştır. Araştırmada durum çalışması kullanılmıştır. Çalışmanın katılımcıları, amaçlı örnekleme yöntemi ile BİLSEM'e devam eden ÖYG2 öğrencilerinden seçilmiştir. Araştırmanın hazırlık sürecinde öğrencilerle matematiksel araç-gereç ve teknoloji kullanımına yönelik destek eğitimler gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın amacına uygun olarak geliştirilen on problem için üç grubun her birinde on ayrı oturum gerçekleştirilmiştir. Uygulama problemleri, problem çözme oturumları sırasında alınan kamera - ses kayıtları, gözlem notları, çalışma kağıtları, oturum sonrasında öğrencilerle gerçekleştirilen grup görüşmeleri ve alan notları bu çalışmanın veri toplama araçlarını oluşturmaktadır. Problem oturumlarının analiz a priori ve posteriorileri için MWS bileşenleri esas alınarak oluşturulan analiz çerçeveleri kullanılmıştır. Analizler Şekilsel Kavrayış Teorisi ile derinleştirilmiştir. Bu doğrultuda, özel yetenekli öğrencilerin geometrik şeklin verilmediği geometri problemlerinin çözümlerine ilişkin muhakeme sürecinde çok sayıda şekil çizdikleri, şekli yönettikleri ve şeklin niteliğini göz önünde bulundurmadıkları belirlenmiştir. Öğrencilerin semiyotik ve söylemsel oluşumu baskın bir matematiksel çalışma gerçekleştirdikleri, enstrüman kullanımının sınırlı kaldığı sonucuna ulaşılmıştır. İşlevsel kavrayışın epistemolojik düzlem bileşenleri olan temsil, araç ve referansa bağlı işe koşulduğu ve önemli ölçüde düzlemler arası dolaşımı sağladığı belirlenmiştir. Bulgulardan hareketle, özel yetenekli öğrencilerin geometrik muhakeme sürecinde kendi geometrik şekillerini çizmelerine olanak sağlanmasının matematiksel çalışmalarını zenginleştirmeye olanak sağlayacağı söylenebilir.

Leyla Aydurmuş
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

60-72 aylık okulöncesi eğitimi alan çocukların cebirsel düşünme becerilerinin incelenmesi

Çocukların matematik yapmaları için erken olduğu bazı çevrelerde ifade edilse de zihinlerinin matematik için hazır olduğu söylenebilir. Bu düşünceden hareketle araştırmada 60-72 aylık okulöncesi eğitimi alan çocukların cebirsel düşünme becerilerinin incelenmesi amaçlanmış ve temel nitel araştırma yöntemi benimsenmiştir. Araştırmada yer alan katılımcılar Eskişehir ili, sosyoekonomik düzeyi orta-yüksek seviyede olan bir devlet anaokulunda öğrenim gören 60-72 aylık sekiz çocuktan oluşmaktadır. Veriler klinik görüşmeler, çocukların kullandığı eylem ve söylemlerin gözlenebildiği video kayıtları ve çocukların çizim yaprakları yardımı ile toplanmıştır. Elde edilen veriler cebirsel düşünmenin Analitik Düşünme, Yapısal Düşünme ve Fonksiyonel Düşünme alt bileşenleri bağlamında analiz edilmiştir. Sonuç olarak, çocukların sayıların farklı kombinasyonlarını oluştururken dört farklı strateji kullandıkları, eşitliği eşdeğerlik ve aynılık olarak anlamlandırdıkları, küçük çocukların fonksiyonel düşünme bağlamında yinelemeli ilişkiyi kullandıkları, bazı çocukların fonksiyonel ilişki kurmada zorlandıkları, akademik düzeyi yüksek olan çocukların ise fonksiyonel ilişki kurabildikleri görülmüştür. Çocukların düşüncelerini sözel ifadeler, somut nesneler ve çizimler kullanarak somutlaştırmaya yöneldikleri görülmüştür. Yapılan araştırmanın sonucunda çocukların matematik düzeylerinin düşünülenden daha üst seviyede olduğu, ad koymadan kavramları zihninde oluşturabildikleri söylenebilir.

Aydan Hajızada
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Beşinci sınıf öğrencilerinin kavramsal, algoritmik ve sezgisel yönlerden alan ölçme incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, beşinci sınıf öğrencilerinin kavramsal, algoritmik ve sezgisel yönlerden alan ölçme gelişimlerini incelemek ve bu gelişimi tahmini öğrenme yörüngeleri çerçevesinde değerlendirmektir. Bu amaçla, alan ölçme konulu tahmini öğrenme yörüngeleri çerçevesinde öğretim deneyi araştırma deseni olarak kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını, odak öğrenci olarak seçilen beşinci sınıf düzeyinde öğrenim gören 5 öğrenci oluşturmaktadır. Katılımcıların seçilmesinde ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Bu nitel araştırmada veriler, odak öğrencilerle gerçekleştirilen klinik görüşmeler, öğretim süreçlerine ait video kayıtları ve bireysel veya grup çalışma kağıtlarından toplanmıştır. Araştırmanın bulguları, TÖY çerçevesinde tasarlanan öğretim dizilerinin gerçekleştirilmesiyle beş odak öğrencinin kavramsal, algoritmik ve sezgisel yönlerden alan ölçmeye ilişkin gelişimleri olduğunu göstermiştir. Araştırma, yapılandırılmış öğretimsel etkinliklerin alan ölçmeye ilişkin üç bileşenin gelişimini desteklediğini ortaya koyarken, araştırmanın sonuçlarına ve gelecek araştırmalara öneriler sunmuştur.

Büşra Öztürk
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

7. sınıf öğrencilerinin kanıtlama süreçlerinin ve bu süreçte ortaya çıkan kanıt işlevlerinin incelenmesi

Matematiksel kanıt ve muhakeme matematiksel ifadelerin doğruluğunun ya da yanlışlığının ikna edici nedenlerle gerekçelendirilmesini sağlaması bakımından matematiksel anlamanın ayrılmaz parçaları olarak, özellikle son yıllarda matematik eğitimi araştırmalarının odak konuları haline gelmişlerdir. Bununla birlikte okullarda kanıt uygulamalarına neden yer verilmesi gerektiği, kanıtın amacının ne olduğu sorularının yanıtı kanıt işlevlerinde gizli olmasına karşın bu işlevlerin sınıf ortamında nasıl ele alınacağı konusunda fikir birliği bulunmamaktadır. Bu çalışmanın amacı 7. sınıf öğrencilerinin kanıtlama sürecini incelemek ve bu süreçte ortaya çıkan kanıt işlevlerini belirlemektir. Öğretim deneyi olarak tasarlanan bu çalışma küçük grup ve sınıf tartışmaları şeklinde yürütülen 12 haftalık sınıf uygulamaları ile gerçekleştirilmiş ve bu sınıftan 6 öğrenci muhakeme biçimlerini incelemek amacıyla odak olarak belirlenmiştir. Araştırmada ön ve son testler, odak öğrencilerle gerçekleştirilen ön, ara ve son klinik görüşmelerin kayıtları, öğretim derslerinin video ve ses kayıtları ile çalışma kâğıtları veri kaynakları olarak kullanılmıştır. Bu araştırmanın bulguları sosyal etkileşime dayalı sınıf çalışmalarının öğrencilerin kanıtlama süreçlerini olumlu yönde etkilediğini, tümdengelimsel muhakemelerini güçlendirdiğini göstermiştir. Bununla birlikte hem küçük grup hem de sınıf tartışmalarında ortaya çıkan kanıt işlevleri ile sosyal ve sosyo-matematiksel normların arasında ilişki olduğu gözlenmiştir.

KanıtMatematik eğitimiMatematik öğretimi+5
Tuğba Yulet Yılmaz
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Teknoloji destekli bir öğrenme ortamında ortaokul öğrencilerinin argüman yapılarının Toulmin Modeline göre incelenmesi

Bir varsayımın üretilmesi için argümantasyon gerçekleştirilmelidir. Kanıt özel bir argümantasyon sonucunda ortaya çıkmaktadır. Bu araştırmada öğrencilerin teknoloji destekli öğrenme ortamındaki argüman yapılarının belirlenmesi, bu süreçteki argümantasyonun analizi ve kanıta geçişteki etkisini belirlemek amaçlanmaktadır. Argümantasyonun ve kanıt sürecinin analizinde Toulmin modeli kullanılmıştır. Eskişehir'de bulunan bir ortaokulda 7. sınıf öğrencilerinden seçilen 6 öğrenci ile ikişer kişilik gruplar oluşturularak araştırma yürütülmüştür. Öğrenciler tablet ile TI-Nspire CAS yazılımı içindeki Cabri Geometry II'de tasarlanan etkinlik uygulamalarını gerçekleştirmiştir. Etkinliği uygulama ve etkinlik sorularının cevapları için geçirilen süreçte öğrencilerin birbirleriyle ve araştırmacı ile konuşmalarını kaydeden ses ve video kaydı, araştırmacının etkinliklerin uygulaması sırasında aldığı notlar ve tablet üzerindeki ekran kayıt programı ile yapılan etkinlik uygulamalarını kaydettikleri uygulama dosyaları veri toplama araçlarıdır. Veri toplama araçları ile elde edilen verilerden argümantasyonları ve kanıtlama süreçleri belirlendikten sonra argüman yapıları Toulmin modeline göre belirlenmiştir. Araştırmanın bulguları analiz edildiğinde etkinlikteki farklı kazanımlara göre argüman yapılarının değiştiği, öğrencilerin argüman yapılarındaki gerekçelerinin teknolojiyi kullanımlarına göre farklılaştığı sonuçlarına ulaşılmıştır.

ArgümantasyonEğitim teknolojisiMatematik eğitimi+6
Hilal Sucu
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Bir ortaokul matematik öğretmeninin fark etme becerisi bağlamında mesleki gelişimi

Etkili bir matematik öğretimi, öğrencilerin ön bilgilerini, yaygın anlayış ve kavram yanılgılarını, konuya ilişkin öğrenme zorluklarını, ilgilerini, nasıl düşündüklerini fark etmeyi gerektirir. Her öğrenci bilgiyi farklı bir şekilde yapılandırdığı için bir öğretmen, öğrenci düşüncesinin ne kadar çok farkında olursa o derece etkili bir öğretim yapabilir. Bu araştırmada, bir ortaokul matematik öğretmeninin öğretim sürecini fark etme becerisi çerçevesinde analiz ederek mesleki gelişimini sağlamak amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda eylem araştırması şeklinde desenlenen süreç; araştırma komitesi tarafından sınıf içi ders videolarının izlenmesi, öğretmen tarafından sınıf içi ders videolarının izlenerek yansıtma yazılması, araştırma komitesinin ders videolarını ve yansıtmaları değerlendirerek öğretmene geri bildirim vermesi şeklinde döngüsel olarak ilerlemiştir. Öğretim süreçlerinin video kayıtları, öğretmenin yazmış olduğu yansıtmalar ve görüşmeler aracılığıyla toplanan veriler analiz edilirken içerik analizinden yararlanılmıştır. Araştırmada verilen geri bildirimler aracılığıyla öğretmenin matematiksel öğrenme fırsatları (MÖF) karşısında fark etme becerisinin geliştiği; bu bağlamda öğretimde öğrenci düşüncesini merkeze alma, öğrenci düşüncesi karşısında sorgulayarak matematiği anlama odaklı davranma, sınıf içi tartışmaları yönetme ve yansıtıcı düşünme becerisi konularında büyük ölçüde ilerleme gösterdiği belirlenmiştir. Fark etme becerisinin analizinde yararlanılan boyutlar dört düzey altında gruplandırılmaktadır. Yansıtmalardan elde edilen veriler doğrultusunda öğretmenin 1. düzeyden (temel) 3. düzeye(odaklı) geçtiği görülmüştür.

Branş öğretmenleriFark etme becerisiMatematik eğitimi+5
Demet Yeşil
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Dokuzuncu sınıf öğrencilerinin geometri bağlamında cebirsel muhakemelerinin incelenmesi: Üçgenler alt öğrenme alanında bir uygulama

Bu tezin iki temel amacı vardır; üçgenler alt öğrenme alanında cebir ve cebirsel muhakemenin ön plana alınması suretiyle alanlar arasındaki bağlantıyı ortaya çıkarmak ve öğrencilerin cebirsel muhakemelerini geliştirmek. Nitel araştırma yöntemlerinden öğretim deneyinin kullanıldığı bu araştırma sekiz hafta süresince otuz üç kişiden oluşan bir dokuzuncu sınıfta yürütülmüştür. Araştırmanın öncesinde uygulanan cebirsel düşünme ve van Hiele geometrik düşünme testi sonuçlarına göre ikişer adet zayıf, orta ve yüksek başarı düzeyine sahip toplam altı odak öğrenci ile üç adet klinik görüşme gerçekleştirilmiştir. Öğretim deneyi Kaput'un cebirsel muhakeme ve McCrory ve diğerlerinin ortaöğretim seviyesinde cebir öğretimi teorik çerçeveleri ekseninde tasarlanmıştır. Öğretim dizisinde geometrik ilişkilerin öğrenciler tarafından keşfinin sağlanması için sınıf-içi tartışma ortamları yaratılmış ve Cabri Geometry II dinamik yazılımı kullanılmıştır. Odak öğrencilerle gerçekleştirilen ön, ara ve son klinik görüşmeler ve öğretim dizisinin video ve ses kayıtları, odak öğrencilerin klinik görüşmelerde üzerinde çalıştıkları çalışma kâğıtları ve araştırmacı günlüğü veri toplama araçları olarak kullanılmıştır. Odak grup öğrencileri sınıfın mikro seçkisi olduğundan klinik görüşmeler araştırmacıya öğrencilerin geometri sorularında cebiri ve cebirsel muhakemeyi ne ölçüde merkeze aldıkları hakkında bulgular sunmuştur. Bulgular öğrencilerin geometri problemlerini çözmelerinde cebirsel muhakeme ile geometrik bilgi yapılarının etkileşime girdiğini ve bunlardan birinin eksikliğinin öğrencilerin çözüme ulaşmalarına engel olduğu sonucunu ortaya koymuştur.

CebirCebirsel muhakemeGeometri+5
Ferda Adıgüzel Doğan
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

BİLSEM ortaokul öğrencilerinin matematiğe yönelik tutumlarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Araştırmada, Bilim ve Sanat Merkezlerinde (BİLSEM' lerde) öğrenim gören üstün zekâlı ve özel yetenekli öğrencilerin matematiğe yönelik tutumlarının ne düzeyde olduğunun ve söz konusu tutumların; öğrencilerin öğrenim gördükleri okul türü, sınıf düzeyi, cinsiyet durumu, matematiği sevmelerinde etkili olan kişi, anne ve baba öğrenim düzeyi, dışarıdan destek eğitim alıp almama durumu, BİLSEM' de devam edilen eğitim programı gibi değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma Kocaeli ili İzmit, Gebze ve Gölcük ilçelerindeki Bilim ve Sanat Merkez' lerinde 2020 - 2021 eğitim öğretim yılında öğrenim gören 110 öğrencinin katılımı ile gerçekleşmiş olup araştırmanın modeli nicel araştırma yöntemlerinden tarama modelidir. Araştırmada, öğrencilerin kişisel bilgilerini tespit etmek için "Kişisel Bilgi Formu" , öğrencilerin matematiğe ilişkin tutumlarını tespit etmek için Duatepe ve Çilesiz (1999) tarafından geliştirilen "Matematik Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma sonucunda ulaşılan veriler "Mann-Whitney U testi" ve "Kruskal Wallis testi" gibi parametrik olmayan testlerden yararlanılarak analizler gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda üstün zekâlı ve özel yetenekli öğrencilerin matematiğe yönelik tutumlarının genel anlamda olumlu olduğu, söz konusu tutumların okul türü, sınıf düzeyi, matematiği sevmede etkili olan kişi, anne-baba öğrenim düzeyi, destek eğitim alıp almama durumuna göre değişmediği ancak BİLSEM' de görülen eğitim programı ve cinsiyet durumunun korku-güven alt boyutunda istatistiki açıdan anlamlı olarak farklılaştığı tespit edilmiştir. Araştırma üstün zekâlı öğrencilerin matematik eğitimine ve alan yazına yapacağı katkı bakımından önemlidir. Anahtar Sözcükler: BİLSEM, Matematik, Tutum, Üstün zekâlı, Özel yetenekli

Bilim ve sanat merkezleriMatematik eğitimiOrtaokul öğrencileri+7
Rıdvan Kartal
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin bağımsız ve yarı bağımsız genelleme görevlerindeki örüntü oluşturma süreçleri

Bu araştırmanın amacı ortaokul altıncı sınıf öğrencilerinin öğretim deneyi sürecinde yarı bağımsız ve bağımsız örüntüleri genelleme bağlamında oluşturdukları partonomik yapıları ve bu yapıların fonksiyon tabanlı genelleme sürecine etkisini incelemektir. Araştırmada verilerin toplanması, analizi ve yorumlanmasında nitel araştırma yönetimi benimsenmiş ve çalışma öğretim deneyi olarak tasarlanmıştır. Araştırma 2018-2019 eğitim öğretim yılında Kütahya ilinin Simav ilçesinde bulunan Osmanbey ortaokulunda gerçekleştirilmiştir. Öğretim deneyi üç düşük, üç orta ve üç yüksek düzeydeki dokuz öğrenciden oluşan ortaokul altıncı sınıf grubuyla dokuz haftalık sınıf uygulamaları olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veriler öğrencilerle gerçekleştirilen klinik görüşme videoları, sınıf öğretim dersleri videoları ve öğrenci dokümanları ile toplanmıştır. Araştırma sonunda ön klinik görüşmelerde öğrencilerin çoğunlukla sayı örüntüsüne dayalı şekil örüntüsü oluştururken, son klinik görüşmelerde ise öğrencilerin çoğunluğunun partonomik ilişkilere dayalı örüntü oluşturdukları ve oluşturdukları örüntüleri standart ya da standart olmayan fonksiyon tabanlı genelledikleri gözlenmiştir. Bu süreçte öğrencilerin çoğunluğunun, tablo temsili, sözel temsil, yarı sembolik ve sembolik temsilleri kullandığı ve temsiller arası geçiş yapabildikleri belirlenmiştir. Ayrıca öğrencilerin temsilleri kendi içinde anlamlı kullandıkları da gözlenen sonuçlar arasındadır.

Matematik eğitimiMatematik öğretimiOrtaokul öğrencileri+3
Serdar Karaz
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin ebeveynlerinin kesirler konusundaki destek yaklaşımlarının incelenmesi

Bu araştırmada 5. ve 6. sınıf düzeyindeki öğrencilerin kesir ödevlerinde ebeveynlerinin yardım etme yaklaşımları öğretim desteği bağlamında incelenerek ebeveyn desteğinin içeriğini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmada çoklu durum deseninden yararlanılarak dört ebeveyn ve çocukları araştırmanın katılımcıları olarak belirlenmiştir. Araştırmanın verileri, video ve ses kayıtları, araştırmacı günlükleri ve öğrenci dokümanları aracılığıyla toplanmıştır. Verilerin analizinde durum içi analiz ve çapraz durum analizi kullanılmıştır. Araştırmada ilk olarak her ebeveynden elde edilen veriler ayrı durumlar olarak birbirinden bağımsız şekilde analiz edilmiştir. Kodlama sürecinde içerik analiziyle var olan destek stratejileri ile birlikte, tümevarımcı analizle yeni kategoriler elde edilmiştir. Daha sonra ortaya çıkan tüm stratejiler ve destek süreçleri karşılaştırılarak her bir ebeveynin destek yaklaşımı açısından benzerlik ve farklılıkları ortaya çıkarmak için çapraz durum analizi yapılmıştır. Son olarak her ebeveynin teşhis-müdahale stratejileri kullanma durumları, desteğin azaltılması-sorumluluk aktarımı süreçlerinin gerçekleşmesi ve desteklenen gelişim alanları bakımından bağlam analizi yapılarak ebeveynlerin destek yaklaşımları belirlenmiştir. Araştırmanın sonucunda ebeveynlerin oldukça farklı destek stratejileri kullandığı ve öğretim desteği aşamalarının yüzeysel olarak gerçekleştiği görülmüştür. Buna karşın ebeveynlerin öğretim desteğinin çocuklarının gelişim alanlarını desteklediği ve farklı eğitim düzeyinde ve mesleklerde olan ebeveynlerin, ev ödevlerinde farklı destek yaklaşımlarına sahip olduğu görülmüştür.

Aile desteğiAile katılımıEbeveynler+7
Esra Yemenli
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Dinamik geometri yazılımlarıyla dönüşüm geometrisi öğretimine semiyotik arabuluculuk perspektifinden bir bakış

Geometri öğretimin amaçlarından biri öğrencilerin geometrik şekiller arasındaki dönüşümleri keşfetmeleri, fiziksel dünyasını açıklamada ve anlamlandırmada geometriyi kullanabilmeleridir. Matematik öğretiminde son yıllarda uygulamaya koyulan ve Vygotsky'nin semiyotik arabuluculuk anlayışına dayanan Bartolini Bussi ve Mariotti tarafından düzenlenen Semiyotik arabuluculuk teorisi matematik eğitiminde yeni bir teoridir. Semiyotik arabuluculuk teorisini temel alan öğretim etkinlikleri, öğrencilerin geometrik dönüşümleri anlamlandırma süreçlerini izleme imkânı sunar. Araştırmanın amacı 12. sınıflarda dönüşüm geometrisi öğretiminde dinamik geometri yazılımlarından Geogebra'nın semiyotik potansiyelin ortaya konulması, Geogebra'nın semiyotik potansiyeli kullanılarak yapılan bir görevde 12. sınıf öğrencilerinin oluşturduğu işaretler ve matematiksel anlamların araştırılmasıdır. Araştırma Bursa il merkezinde yer alan MEB'e bağlı özel bir lisede öğrenim görmekte olan 12. sınıf öğrencileri ile bilgisayar sınıfında gerçekleşmiştir. Odak gruptaki 6 öğrenciden klinik görüşmeler ve 3 hafta süren öğretim deneyi sonucu elde edilen veriler Semiyotik Arabuluculuk Teorisi çerçevesinde analiz edilmiştir. 12. sınıf öğrencilerine öteleme, yansıma ve dönme dönüşümleri içeren görevler verilmiş artifakt olarak seçilen Geogebra'nın matematiksel anlamların evrimi için semiyotik arabuluculuk aracı olarak kullanılabileceği görülmüş ve evrim sürecinde öğrencilerin oluşturduğu matematiksel anlamlara geçişin göstergeleri olan farklı işaretlerin varlığı ortaya koyulmuştur.

Dinamik geometri yazılımıDönüşüm geometrisiGeometri+4
Seda Balcı
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Sekizinci sınıf öğrencilerinin matematiksel modelleme sürecinde matematiksel okuryazarlık becerilerinin incelenmesi

Bu araştırmada veri işleme konusu kapsamında matematiksel modelleme etkinliklerine dayalı olarak sekizinci sınıf öğrencilerinin matematiksel okuryazarlık becerilerinin (iletişim, matematikleştirme, temsil, muhakeme ve argüman, stratejilerin belirlenmesi, sembolik dilin kullanımı) hangilerini ve bu becerileri ne düzeyde kullandıklarının incelenmesi amaçlanmıştır. Nitel araştırma yöntemiyle desenlenen araştırma durum çalışması yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın katılımcı grubu matematik akademik not ortalaması 85 ve üzeri olan aynı sınıfta öğrenim gören 5 kişilik sekizinci sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Sekizinci sınıf öğrencilerinin modelleme sürecinde gösterilen matematiksel okuryazarlık temel becerileri Turner, Blum ve Niss (2015) tarafından oluşturulan mtematik okuryazarlık çerçevesi kapsamında, modelleme süreçleri ise temsilcileri Lesh ve Doerr (2003) olan bağlamsal yaklaşım çerçevesinde incelenmiştir. Araştırma sonucunda matematiksel modelleme etkinlikleri ile tasarlanan öğrenme sürecinin sekizinci sınıf öğrencilerinin matematiksel okuryazarlık temel becerilerinin işe koşulmasını desteklediği görülmüştür. Ayrıca matematiksel okuryazarlık becerilerinin kendi içinde birbirinin gelişimini de desteklediği ve böylece bu becerilerin düzeylerinde de artış olduğu belirlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Matematiksel okuryazarlık, matematiksel okuryazarlık temel becerileri, matematiksel modelleme.

MatematikMatematik eğitimiMatematik okuryazarlığı+3
Rafia Demirel
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik öğretmen adaylarının integral kavramı ile ilgili kavramsal ve işlemsel bilgilerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı matematik öğretmeni adaylarının integral kavramına yönelik kavramsal ve işlemsel bilgilerini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda, araştırmanın çalışma grubunu 2019-2020 eğitim öğretim yılında bir devlet üniversitesinin İlköğretim Matematik Öğretmenliği Programı birinci sınıfında öğrenim gören 30 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmanın modeli nitel araştırma olup veriler açık uçlu sorulardan elde edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular içerik analizi kullanılarak çözümlenmiştir. Verilen cevaplar doğrultusunda integral kavramını anlamaya yönelik kavramsal ve işlemsel bilgilerinde eksikliklerin olduğu gözlenmiştir. Ayrıca; formül, teorem, gündelik yaşam uygulamaları ve konuya dair yaklaşımları sebebiyle öğretim prosedürlerinde zor olarak değerlendirilmekte, öğretmen adayları için anlamlandırma açısından zorluklarla karşılaşılmaktadır. Araştırmanın son bölümünde ise bulgular ve sonuçlar doğrultusunda araştırmacılara ve eğitimcilere; ''integral kavramının öğrenilme süreci öğretim stratejilerine ışık tuttuğundan, limit-türev-seriler-diziler-fonksiyon kavramlarıyla arasındaki ilişkilerin kurulması ve günlük yaşam problemlerinde yorumlanması ve gerçek yaşamla ilişkili senaryolar olması'' başta olmak üzere birtakım önerilere yer verilmiştir. Anahtar Sözcükler: Kavram, İntegral kavramı, Kavram tanımı, Kavramsal bilgi, İşlemsel bilgi

Aday öğretmenlerKavram algılamaKavram oluşması+6
Rahime Yılmaz
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrencilerin dönel simetri kavramına ilişkin gelişimlerinin ve soyutlama düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı; İlköğretim Matematik Öğretmenliği birinci sınıf lisans öğrencilerinin verilen bir geometrik şekildeki dönel simetriye ilişkin bilgi ve anlamalarının incelenerek ortaya çıkarılmasıdır. Nitel araştırma yaklaşımlarından birebir öğretim deneyi çerçevesinde tasarlanan bu araştırma; 2020-2021 eğitim öğretim yılı güz döneminde üç öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırmanın verileri; tüm öğrenciler ile birebir olarak haftada bir kez ve ortalama birer buçuk saat süren dört klinik görüşmenin video ile kayıt altına alınmasıyla ve araştırmacı günlüğüyle toplanmıştır. Araştırma verilerinin analiz edilmesinde ve yorumlanmasında sürekli analiz ve geriye dönük analizden yararlanılmıştır. Araştırma bulgularından hareketle; dönel simetri kavramına ilişkin soyutlama türü ve düzeylerinin her biri için parametreler belirlenmiştir. Yine araştırma bulgularından hareketle; öğretim deneyi öncesinde dönel simetri kavramına ilişkin Piaget'nin soyutlama düzeyleri içerisinden deneysel soyutlama düzeyinde bulunan bir öğrencinin öğretim deneyi sonrasında 3. düzey yansıtıcı soyutlama düzeyine, deneysel soyutlama düzeyinde bulunan diğer öğrencinin 2. düzey yansıtıcı soyutlama düzeyine ve hiçbir düzeyde bulunmayan öğrencinin ise 1. düzey yansıtıcı soyutlama düzeyine ilerlediği tespit edilmiştir. Dönel simetri öğretiminde günlük hayat örneğinden yararlanılmasının ve dönel simetrik çizimler yaptırılmasının öğrencilerin dönel simetri kavramına ilişkin bilgi ve anlamalarını geliştirerek yansıtıcı soyutlama yapabilmelerinde son derece önemli olduğu saptanmıştır.

Dönel parçalarDönel yüzeylerGeometrik şekiller+6
Gülşade Savaş
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin çevre ve alan ile ilgili kavram imajlarının ve kanıt şemalarının araştırılması

Bu araştırmanın amacı ortaokul (5, 6, 7 ve 8. sınıf) öğrencilerinin çevre ve alan ile ilgili kavram imajlarının ve kanıt şemalarının uygulanan öğretim seanslarıyla nasıl değiştiğinin araştırılmasıdır. Araştırmanın katılımcılarını belirlemek amacıyla bir ortaokulda öğrenim gören 170 öğrenciye yazılı değerlendirme aracı uygulanmıştır. Öğrencilerin yanıtları incelendikten sonra her sınıf düzeyinden ikişer kişi olmak üzere toplam sekiz öğrenci katılımcı olarak belirlenmiştir. Araştırmanın verilerini yazılı değerlendirme aracına verilen yanıtlar, öğrencilerle uygulama öncesi ve sonrası yapılan klinik görüşmeler, bireysel öğretim seanslarının ses ve video kayıtları, öğrencilerin bireysel öğretim seansları kapsamındaki yazılı çalışmaları ve araştırmacının tutuğu alan notları ile günlükler oluşturmaktadır. Uygulama öncesinde katılımcıların çevre ve alan kavramları ile ilgili kavram imajlarının formal tanımlardan oldukça uzak ve sınırlı olduğu belirlenmiştir. Ayrıca katılımcıların dışsal ve deneysel kanıt şemalarını kullandıkları, analitik kanıt şemasının ise kullanılmadığı görülmüştür. Bireysel öğretim seansları süresince yapılan çevre ve alan kavramına yönelik etkinlikler ile araştırmacının onları düşüncelerinin doğruluğunu savunmaya yönlendirmesiyle birlikte katılımcıların kavram imajlarının ve kanıt şemalarının değişime uğradığı belirlenmiştir. Uygulama sonrasında katılımcıların çevre ve alan ile ilgili kavram imajlarının formal tanımlara uygun hale geldiği, kavram imajlarındaki sınırlılıkların büyük oranda giderildiği tespit edilmiştir. Katılımcıların düşüncelerinin doğruluğunu savunurken kullandıkları kanıt şemaları da farklılaşmıştır. Katılımcıların dışsal kanıt şeması kullanımının oldukça azaldığı, deneysel ve analitik kanıt şeması kullanımının ise arttığı görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Kavram İmajı, Kanıt Şeması, Öğretim Deneyi, Çevre, Alan

Alan çözümlemesiKanıt şemalarıKavram imajı+5
Özlem Gelici
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Ortaokul matematik derslerinin işlenişinde 5E öğrenme modeline dayalı olarak kullanılan öğrenme stratejilerinin öğrencilerin akademik başarılarına etkisi

Araştırmanın amacı, ortaokul matematik derslerinin işlenişinde öğrenme stratejilerinin kullanılmasının öğrencilerin akademik başarılarına etkisini incelemektir. Bu amaca göre 5E öğrenme modeline dayalı olarak öğrenme stratejilerinin matematik derslerinde kullanılmasına yönelik 11 basamaklı bir model önerisi geliştirilmiş ve geliştirilen bu modelin öğrencilerin akademik başarılarına etkisi araştırılmıştır. Araştırmada karma yöntem desenlerinden müdahale deseni kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda ön test-son test kontrol gruplu deneme modeli kullanılmıştır. Deney gruplarında dersler 5E öğrenme modeline dayalı olarak geliştirilen 11 basamaklı öğrenme stratejileri modeline uygun olarak işlenirken; kontrol grubunda dersler matematik programına uygun olacak şekilde işlenmiştir. Araştırma verileri Öğrenme Stratejileri Ölçeği, başarı testleri, gözlem, görüşme ve doküman incelemesi yöntemleri ile toplanmıştır. Araştırmada toplanan nicel verilerin analizinde yüzde, frekans dağılımları, pearson korelasyon, Shapiro-Wilk Z Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi, Kruskal Wallis H Testi, Bağımlı Grup t-Testi ve Mann-Whitney U Testi kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise betimsel analiz kullanılmıştır. Araştırma sonucunda 5E öğrenme modeline dayalı olarak öğrenme stratejilerinin kullanıldığı deney grupları öğrencilerinin, kontrol grubu öğrencilerine göre akademik açıdan daha başarılı oldukları ve öğrenme stratejilerini daha fazla kullandıkları görülmüştür. Ayrıca deney gruplarındaki öğrencilerin matematik dersine olan bakış açılarında olumlu yönde bir gelişme olduğu görülmüştür.

5E ModeliGeometri öğretimiMatematik+4
Didem Nimet Berkün
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

1.-4. sınıf matematik ders kitaplarının cebirsel düşünmeyi desteklemesi bağlamında incelenmesi

Yapılan bu araştırma ile Milli Eğitim Bakanlığı'nın yayınladığı 1-4. sınıf matematik ders kitaplarının cebirsel düşünmeyi nasıl desteklendiğine yanıt aranmıştır. Araştırmanın verilerinin toplanmasında doküman incelemesi yaklaşımı kullanılmış, sadece sayılar öğrenme alanındaki içerikler ele alınmıştır. Veriler betimsel olarak analiz edilmiştir. Araştırma sonunda ders kitaplarındaki içeriklerin cebirsel düşünme bileşenlerinden "Aritmetiği Genelleme" bileşeninde temel işlem özelliklerine yer verildiği ancak ilişkisel anlamı vurgulayıcı içeriğin zayıf kaldığı görülmüştür. Ayrıca değişkenin bilinmeyen anlamına sıkça yer verilirken değişen nicelik anlamına yer verilmediği tespit edilmiştir. Ders kitaplarına "Fonksiyonel Düşünme" bağlamında bakıldığında öğrencilere fonksiyonel ilişki kurabilmelerine olanak verecek içeriğin yetersiz kaldığı görülmüştür. "Modelleme/Problem Çözme" bileşeni ele alındığında ise problem çözmede genellikle işlemlere odaklanıldığı, içeriklerin niceliksel muhakemeyi desteklemesi açısından yeterli olmadığı ve matematiksel modellemeye hiç yer verilmediği belirlenmiştir. Ayrıca bu görev ve etkinliklerin öğrencilere hazır olarak sunulduğu, öğrencilerin genellemeleri keşfetmeleri ve ifade etmelerine olanak sağlayan durumlara büyük ölçüde yer verilmediği görülmüştür. Ayrıca ders kitaplarında temsil kullanma becerilerinin gelişimine olanak sağlayan içeriklerin yer aldığı ancak temsilleri ilişkilendirmede içeriğin yeterli olmadığı da belirlenmiştir.

CebirCebirsel düşünmeDers kitapları+7
Emine Soycan
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Matematiksel modelleme etkinliklerine dayalı öğretim ortamında 8. sınıf öğrencilerinin matematikleştirme yeterliğinin incelenmesi

Bu araştırmada cebir öğrenme alanında modelleme etkinlilerine dayalı olarak desenlenmiş bir öğretim deneyinde sekizinci sınıf öğrencilerinin matematikleştirme yeterliklerinin ve matematikleştirme yeterliğinin desteklenmesinin matematik okuryazarlığı performanslarına olası etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Nitel olarak desenlenen bu araştırmada öğretim deneyi yöntemi benimsenmiştir. Araştırmanın odak katılımcıları bir devlet okulunda sekizinci sınıf öğrencileri arasından amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yoluyla seçilmiştir. Öğretim öncesinde katılımcı seçimi için geliştirilmiş olan matematikleştirme yeterliğine ilişkin açık uçlu veri toplama aracının uygulanması sonucunda farklı matematikleştirme performansları sergileyen öğrencilerden sekizi araştırmanın odak katılımcısı olarak belirlenmiştir. Araştırmada benimsenen kuramsal yaklaşım ise PISA matematik okuryazarlığı çerçevesidir. Araştırma sonucunda PISA çerçevesinde matematikleştirme yeterliğinin bileşenleri ve alt yeterlikleri ortaya konmuş ve her bir alt yeterlik için öğrencilerin gerçekleştirdikleri eylemler farklılıklar ve benzerlikler temelinde açığa çıkarılmıştır. Öte yandan matematikleştirme yeterliğinin desteklendiği modelleme etkinliklerine dayalı öğrenme ortamlarında katılımcıların matematik okuryazarlığı düzeylerinde artış görülmüştür. Araştırma sonunda öğrenciler formüle etme sürecinde değişkenler arası ilişkileri belirleme, yorumlama-değerlendirme sürecinde ise matematiksel dayanaklı savunmalar ve daha kapsamlı genellemeler ortaya koyma yönünde gelişim gösterebilmiştir. Anahtar sözcükler: Matematikleştirme yeterliği, Matematik okuryazarlığı, Matematiksel modelleme.

Matematik eğitimiMatematik okuryazarlığıMatematik öğretimi+6
Ömer Deniz
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Altıncı sınıf öğrencilerinin tahmini öğrenme yol haritası çerçevesinde tasarlanan bir öğretim deneyindeki matematiksel soyutlama süreçleri

Bu araştırmanın amacı, tahmini öğrenme yol haritası [TÖYH] çerçevesinde tasarlanan sınıf tabanlı bir öğretim deneyinde altıncı sınıf öğrencilerinin geometri ve ölçme öğrenme alanına ait dikdörtgen prizmaların hacmini ölçme konusuna ilişkin sınıf sosyal ve sosyomatematiksel normlarını dikkate alarak matematiksel soyutlama süreçlerini izlemek ve bu süreç sonunda soyutlama mekanizmalarını ortaya çıkarmaktır. Bu öğretim deneyinde 12 öğrenciden oluşan bir ortaokul altıncı sınıf grubu ile küçük grup ve sınıf tartışmaları şeklinde iki aşamada yürütülen dokuz haftalık sınıf uygulamaları gerçekleştirilmiştir. Küçük gruplar; düşük, orta ve yüksek ders başarı düzeyine sahip üç öğrenciden oluşturulmuş ve bu gruplar içerisinden bir grup ise grup öğrencilerinin matematiksel soyutlama süreçlerini izlemek ve soyutlama mekanizmalarını ortaya çıkarmak için odak olarak belirlenmiştir. Odak öğrencilerinin soyutlama mekanizmalarını ortaya çıkarmak için teorik çerçeve olarak Piaget'in soyutlama teorisi kullanılmıştır. Araştırmada odak öğrencilerle gerçekleştirilen ön, ara ve son klinik görüşmelerin ve öğretim derslerinin video kayıtları, küçük grup tartışmalarındaki etkinliklerde kullanılan çalışma kâğıtları ve yarı yapılandırılmış öğrenci günlükleri veri toplama araçları olarak kullanılmıştır. Araştırmanın bulguları, TÖYH çerçevesinde tasarlanan öğretim deneyi sonunda başta düşük ders başarı düzeyine sahip olan öğrenci olmak üzere odak olan üç öğrencinin de dikdörtgen prizmalarda hacim ölçme konusuna ilişkin derin (düşünmeye dayalı) düzeyde soyutlama yaptıklarını ortaya koymuştur. Bununla birlikte bu süreçte odak öğrencilerin derin soyutlamalarında kendi bireysel eylemlerinin yanı sıra sosyal ve sosyomatematiksel normların destekleyici bir rol oynadığı görülmüştür.

Deneysel öğrenmeMatematik eğitimiMatematik öğretimi+5
Faik Camci
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokulda ispata giriş: Gerçekçi matematik eğitimi çerçevesinde sözsüz ispatların kullanımı

Matematiğin temel yapı taşlarından birisi olan ispat matematiksel bilginin gelişimi, kurulumu ve iletimi için vazgeçilmezdir. Günümüzde pek çok ülkede, ilköğretim matematik öğretiminde, aritmetik kavramlar, hesaplamalar ve algoritmalar üzerinde durulmakta ve ispat kavramına yönelik sınırlı çalışma yapılmaktadır. Fakat öğrencilerden ortaöğretime başladıklarında yapılan bir ispatı anlayabilmeleri ve bazı temel ispatları yapabilmeleri beklenmektedir. Bu durum ilköğretimden ortaöğretime geçişte programlar tarafından oluşturulan bir "didaktik boşluk" olarak adlandırılabilir.Sözsüz ispatlar, belli bir matematiksel ifadenin neden doğru olabileceğinin ve bunun ispatına nasıl başlanacağının anlaşılması için okuyucuya yardımcı olan şekil ve diyagramlardır. Çeşitli araştırmalarda sözsüz ispatların bir varsayımı tanımlama, temsil etme, doğrulama ve genelleme gibi matematiksel süreç becerilerini geliştirdiği ortaya konmuştur. Bu çalışmanın amacı, sözsüz ispatların formel ispata geçişi kolaylaştıracak ve söz konusu didaktik boşluğu dolduracak bir araç olarak nasıl kullanılabileceğini incelemektir. Çalışmada Gerçekçi Matematik Eğitimi'nin sunduğu teorik çerçeveden yararlanılmış ve nitel bir araştırma yöntemi olan öğretim deneyi kullanılmıştır. Bu bağlamda ortaokul 7. sınıf seviyesine uygun altı tane sözsüz ispat seçilmiş ve teorinin sunduğu etkinlik tasarımı yaklaşımı bağlamında birer sözel problem durumu şeklinde öğretimleri planlanmıştır. Uygulamalar 30 öğrencinin katılımıyla seçmeli matematik uygulamaları dersinde gerçekleştirilmiştir. Her etkinliğe bir hafta yani yaklaşık iki ders saati ayrılmış ve uygulama toplamda altı hafta sürmüştür. Çalışmanın verileri öğrenci defterleri, araştırmacı gözlem notları ve bir öğrenci grubunun çalışmalarının video kaydı ile toplanmıştır. Veriler teorinin belirlediği aşamalara göre hem tüm sınıfın çalışmasını hem de odak grubun çalışmasını yansıtacak şekilde analiz edilmiştir. Çalışmanın sonuçları öğrencilerin ispatla ilişkili pek çok matematiksel süreci yaşadığını, alanlar arası ilişkilendirmeler gerçekleştirdiklerini ve yaşadıkları süreçlerde bir ilerleme kaydettiklerini göstermektedir. Anahtar Sözcükler: Matematiksel ispat, Sözsüz ispat, Gerçekçi Matematik Eğitimi, Öğretim deneyi.

Gerçekçi matematik eğitimiGörsel ispatMatematik eğitimi+4
Emre Ülker
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Ortaokul matematik öğretmeni adaylarının dinamik geometri ortamında uzamsal becerilerinin gelişiminin incelenmesi

Çalışma kapsamında, Bilişsel Yük Teorisine (BYT) dayalı olarak tasarlanan dinamik geometri öğrenme ortamının, ortaokul matematik öğretmeni adaylarının uzamsal görselleştirme becerilerinin gelişimine etkisini incelemek amaçlanmıştır. Böylece, BYT'ye başvurarak Cabri3D öğrenme ortamında öğretmen adaylarının uzamsal becerilerini geliştirmek için bir öğretim modeli oluşturmak istenmiştir. Öğretimin öğretmen adayları üzerindeki etkilerini inceleyebilmek için bireysel öğretim deneyi kullanılmıştır. Öğretim deneyi üç adımda gerçekleştirilmiştir. Bu adımlar; Ön değerlendirme, öğretim seansları ve son değerlendirme, şeklindedir. Bireysel öğretim deneyi katılımcıların uzamsal görselleştirme ve muhakeme süreçlerini yakından gözlemleme imkânı sağlamıştır. Çalışma dört matematik öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir. Ön değerlendirmede, bilişsel yük miktarları fazla uzamsal görevlerin, matematik öğretmen adaylarının hata oranlarında ve görevlerin algılanan zorluğu ile ilgili derecelendirme puanlarında artışa neden olduğu belirlenmiştir. Bunda, algılar, mevcut bilgi ve deneyimlerin yeni bağlamlar içinde kullanılamaması, kavramsal şema eksiklikleri gibi durumların etkili olduğu gözlemlenmiştir. BYT referans alınarak düzenlenen içerik, tasarlanan Cabri3D materyalleri ve belirlenen yönergelerle gerçekleştirilen öğretim sonunda, öğretmen adaylarının hata oranlarında ve görevlerin algılanan zorluğu ile ilgili derecelendirme puanlarında genel olarak azalmalar meydana gelmiştir. Bununla birlikte öğretmen adayları uzmanlık seviyelerine göre yeni şemalar edinmişler ve uzamsal becerileri gelişmiştir.

Aday öğretmenlerBilişsel yüklenmeGeometri+4
Feyza Kurban
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Ortaokul matematik öğretmen adaylarının ispat yapma süreçlerinin incelenmesi

Bu araştırmada ortaokul matematik öğretmeni adaylarının fonksiyon ve sayılar konusu bağlamında ispat yapma süreçlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda nitel olarak desenlenen araştırmada maksimum çeşitleme örnekleme yöntemi kullanılarak ilköğretim matematik öğretmenliği programında okumakta olan tüm sınıf düzeylerinden ve ilköğretim matematik öğretmenliği programına yeni başlamış öğretmen adayları arasından her sınıf düzeyinde altı katılımcı olmak üzere toplam otuz katılımcı seçilmiştir. Klinik görüşmelerde katılımcılardan fonksiyonlar ve sayılar konusu bağlamında verilen önermeleri ispatlamaları istenmiştir. Ayrıca katılımcıların sayılar konusundaki ispat soruları üzerinden ortaokul düzeyinde ispat yapmaya ilişkin görüşleri de araştırılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre katılımcıların sınıf düzeyi arttıkça katılımcıların ispatın formal-retorik kısmını oluşturmada ve problem merkezli kısmını çözmede daha başarılı oldukları ve ispatlama becerilerinin geliştiği görülmüştür. Ancak katılımcıların temel kavramlara ilişkin önermeleri ispatlama süreçlerinin istenen düzeyde olmadığı ortaya çıkmıştır. Her sınıf düzeyindeki katılımcıların akademik başarıları ile ispatlama süreçleri arasında bir ilişki olmadığı bulunmuştur. Ayrıca katılımcıların ortaokul düzeyinde ispat yapmaya ilişkin görüşleri sınıf düzeyi arttıkça gelişim göstermiş ancak her sınıf düzeyinde ortaokul düzeyinde ispat yapılamayacağını ifade eden katılımcı olduğu görülmüştür.

Aday öğretmenlerMatematik dersiMatematik eğitimi+4
Başak Barak
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Matematik öğretim programlarında (2013) fonksiyon konusuyla ilgili ekolojik sorunlar ve öğretmenlerin prakseolojileri

Matematik programında yapılan köklü değişiklikler öğretim sürecinde kavramlar arasındaki ilişkilerin yeniden düzenlenmesini zorunlu kılmaktadır. Fonksiyon kavramıyla ilgili değişiklikler matematik öğretiminin paradigmalarını kökten değiştirebilme potansiyeline sahiptir. Değişim sürecinde fonksiyonların öğretimini öğretmenlerin nasıl gerçekleştirdiğini ortaya çıkarmak için Didaktiğin Antropolojik Teorisi'nden yararlanılmıştır. Çalışmanın amacı 2013 program değişikliğindeki fonksiyon konusuyla ilgili ekolojik sorunları, matematik öğretmenlerinin onuncu sınıfta fonksiyonların öğretimiyle ilgili ortaya koydukları didaktik prakseolojileri ve didaktik anları tespit etmek olarak belirlenmiştir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını üç matematik öğretmeni oluşturmaktadır. Veriler öğretmenlerin derslerinin video ve ses kayıt cihazlarıyla kaydedilmesi, öğretmenlerle yapılan görüşmeler ve alan notları aracılığıyla toplanmıştır. Veriler, ekolojik analizin temel sorularına, prakseolojik analizin bileşenlerine ve didaktik anlara göre analiz edilmiştir. Öğretim programının ekolojik analizi, programda yapılan değişikliklerin, öğretmenlerin fonksiyon kavramını öğretme yaklaşımlarını büyük ölçüde değiştirmesi gerektiğini göstermiştir. Ancak öğretmenlerin bu değişimi bir paradigma değişimi olarak algılamadıkları, fonksiyon kavramını öğretim yaklaşımlarını yeniden ele almaksızın değişimin birçok temel yönünü yüzeysel olarak yorumladıkları belirlenmiştir. Diğer yandan öğretmenlerin öğretim uygulamalarındaki didaktik prakseolojilerinin bileşenlerinde birçok eksiklik olduğu bulunmuştur. Bunun ötesinde öğretim sürecinde öğretmenlerin didaktik anları anlamlı öğrenmeleri destekleyecek şekilde organize edemediği belirlenmiştir.

EkolojiFonksiyonlarMatematik eğitimi+4
Mustafa Gök
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

A-didaktik ortamdaki matematiksel oyunlarda öğrencilerin yansıtıcı oyun işlevlerinin belirlenmesi

Oyunların, matematik öğretimi amaçlarını karşılayacak nitelikte tasarlanabilmesi ve matematiksel süreçlerin yaşanmasına imkân verecek şekilde öğretim ortamının düzenlenmesini sağlaması açısından, Didaktik Durumlar Teorisi içerisinde yer alan a-didaktik ortam tasarımından yararlanılmıştır. Bu çalışmanın amacı, a-didaktik ortamda sunulan somut materyale dayalı matematiksel oyunların öğrenciler tarafından oynanma şekilleri ve amaçlarının belirlenmesidir. Öğrencilerin oyunlardaki stratejileri keşfetmeleri sürecinde gerçekleştirdikleri oynamaların amaçları yansıtıcı oyun işlevleri aracılığıyla incelenmiştir. Çalışmada, nitel araştırma desenlerinden durum çalışması yaklaşımı kullanılmıştır. Çalışmanın uygulaması, Eskişehir ilindeki merkez bir ortaokulun 7. sınıfına devam eden 8 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Öğrencilere somut materyale dayalı ve a-didaktik ortama göre tasarlanmış iki farklı oyun sunulmuş ve öğrencilerin bu oyunları iki grup halinde oynamaları sağlanmıştır. Uygulama toplamda 6 saat sürmüş ve her grup ayrı ayrı video ve ses kaydı alınarak gözlemlenmiştir. Uygulama boyunca öğrencilerin not kağıtları veri toplama aracı olarak alınmış ve uygulama bitiminde gruplarla oynama amaçları ve şekilleri hakkında yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. Verilerin analizinde yansıtıcı oyun işlevlerinin belirlenmesi için içerik analizi ve a-didaktik durumların belirlenmesinde betimsel analiz yöntemleri kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda, öğrencilerin gerçekleştirdikleri oynamalar sırasında bulundukları a-didaktik durumlar ile ortaya çıkan yansıtıcı oyun işlevleri arasında hiyerarşik bir ilişki olduğu saptanmıştır.

A-didaktik ortamMatematik eğitimiMatematik öğretimi+2
Merve Atasay
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik öğretmenlerinin kullandıkları eğitsel içerikli web sitelerinin incelenmesi

Bilgisayar teknolojilerinin yaygınlaşması tüm alanlardaki iş ve işlemlerde dönüşümü gerekli kılmış, eğitim-öğretim süreçleri de bu teknolojik dönüşümlerden etkilenmiştir. Bilgisayar ve internet araçları dersliklere girmiş, öğretim süreçlerinde rol oynamaya başlamıştır. Bu dönüşümün işaretlerinden biri de öğretmenlerin kaynak kullanımındaki dönüşümdür. Bu çevrimiçi kaynakların en önemlilerinden biri de eğitsel içerikli web siteleridir. Bu araştırmada, ortaokul matematik öğretmenlerinin kullandıkları eğitsel içerikli web sitelerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi modelinde tasarlanmıştır. İncelenmek üzere ortaokul matematik konularını içeren 4 eğitsel içerikli web sitesi seçilmiştir. Veri toplama aracı olarak araştırmacının hazırladığı "Eğitsel içerikli web sitelerinin inceleme formu" kullanılmış, bu form aracılığıyla siteler incelenmiş, puanlandırılmış ve içerik analizi ile çözümlenmiştir. Siteler; Kurumsallık ve Güvenirlilik, Kullanışlılık, Genel İçerik, Eğitsel İçerik ve Ölçme ve Değerlendirme ana kriterlerine göre incelenmiştir. Çalışmanın sonunda, incelenen sitelerin genel olarak sınıf seviyelerine ve kazanımlara göre doğru ve güncel içerik ürettiği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca sitelerin öğretmenlerin derse hazırlık süreçlerini kolaylaştıracak, hızlandıracak yeterlikte olduğu; dersin daha kaliteli geçmesinin sağlayacak görsel, işitsel, interaktif araçlara da sitelerin bir kısmının ulaşmış olmasından hareketle yakın zamanda diğer sitelerin de ulaşma potansiyeli taşıdığı sonucuna ulaşılmıştır. Ancak siteler ölçme değerlendirme etkinliklerine dönüt vermede yeterli görülmemiştir. Ayrıca sitelere olumlu etki etmesi beklenen dışarıdan katkı sağlanmasının site yapısında düzensizlik yarattığı ve içeriğin güncel ve doğru olmasına olumsuz etki ettiği görülmüştür.

Bilgisayar destekli eğitimMatematikMatematik eğitimi+6
Adem Esatoğlu
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik öğretmenlerinin özel yetenekli öğrencilerle ilgili karşılaştıkları sorunlar ve çözüm yaklaşımları

Özel yetenekli öğrenciler akranlarına göre daha üstün öğrenme performansı gösterebildikleri için öğrenme süreçlerinde çeşitli problemlerle karşılaşabilmektedirler. Bu çalışmada ortaokul matematik öğretmenlerinin sınıflarında özel yetenekli öğrencilerle ilgili karşılaştıkları sorunların ve bu sorunlar için kullandıkları çözüm yaklaşımlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda öğretmenlerin özel yeteneklilik ve eğitimleri hakkındaki görüşleri ile BİLSEM'lerin etkileri hakkındaki görüşlerine de başvurulmuştur. Araştırmanın katılımcıları Eskişehir'de görev yapan 30 ortaokul matematik öğretmenidir. Yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile elde edilen veriler içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Öğretmenlerin özel yeteneklilerin özellikleri hakkında görüşleri duyuşsal ve bilişsel özelliklerine göre sınıflandırılmıştır. Öğretmenler özel yeteneklilerin yaratıcılık, akranlarına göre üstün yetenek ve yüksek motivasyon özelliklerinden bahsederek literatürdeki tanımlamalara benzer tanımlamalar yapabilmişlerdir. Çalışmada öğretmenler kendilerini bu öğrencilerin eğitimi için yeterli görmediklerini belirtmişlerdir. Öğretmenlerin derste karşılaşılabilecekleri sorunlar üç kategoride incelenmiştir. Derse karşı ilgisizlik kategorisi altında özel yeteneklilerin belirlenen davranışları sergiledikleri fakat matematik öğretmenlerinin çoğunluğunun bu durumu sorun olarak görmedikleri tespit edilmiştir. Öğrenme ortamını bozan davranışlar kategorisi altında belirlenen davranışlardan birçoğunu öğretmenler sorun olarak görmediklerini, fakat az da olsa arkadaşlarıyla yaşanan sorunları ifade ettikleri görülmektedir. Akranlarına göre akademik olarak üstün olmalarından kaynaklanan sorunlar kategorisinde ise özel yetenekli öğrencinin seviye farkından dolayı sıkılma problemi ile karşılaşılmıştır.

Eğitim sorunlarıMatematikMatematik eğitimi+5
Şafak Can Öztürk
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul düzeyinde hacim kavramına giriş: Somut materyal destekli bir öğretim örneği

Bu çalışmanın amacı ortaokul matematik dersi öğretim programında geometri ve ölçme öğrenme alanında ilk kez altıncı sınıf seviyesinde kazanımı verilen hacim kavramı ile ilgili deney ve gözleme dayalı günlük hayatta kullanılan somut materyallerle zenginleştirilmiş yeni bir öğretim ortamı sunmak ve bu ortamı farklı açılardan değerlendirmektir. Araştırmada verilerin toplanması, çözümlenmesi ve yorumlanmasında nitel araştırma yöntemi benimsenmiştir. Araştırma 2016-2017 öğretim yılı Eskişehir ilinde yer alan bir devlet okulunda öğrenim gören dördü kız ve üçü erkek öğrenci olmak üzere toplam yedi öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Ayrıca öğrencilere araştırmacı tarafından oluşturulan 10 adet açık uçlu sorudan oluşan bir yazılı uygulama yapılmıştır. Öğretim süreci boyunca araştırmacının yaptığı gözlemler, öğrencilerle yapılan klinik görüşmeler ve yazılı uygulama ile veriler toplanmıştır. Verilerin analizi sonrasında matematik derslerinde öğrencilere hacim formülünün verilerek daha çok işlemsel bilginin önemsendiği, kavramsal bilginin arka plana atıldığı görülmüştür. Deneylere dayalı, disiplinler arası bağlantılar kurularak, günlük hayatta kullanılan somut materyallerle desteklenmiş öğretim ortamlarının hacim kavramı öğretiminde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Geometri öğretimiMatematikMatematik eğitimi+5
Ümmügülsüm Okuyucu
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Matematiksel modellemeye dayalı bir öğretim deneyinde sekizinci sınıf öğrencilerinin matematiksel iletişim becerilerinin, matematik okuryazarlıklarının ve duyuşsal alan özelliklerinin incelenmesi

Bu araştırmada matematiksel modelleme yaklaşımına dayalı bir öğretim deneyinde ortaokul sekizinci sınıf öğrencilerinin matematiksel iletişim becerilerinin, matematik okuryazarlığı performanslarının, araştırma kapsamında ele alınan duyuşsal alan özelliklerinin (matematiksel motivasyon, matematik öz-yeterliği, matematik kaygısı, problem çözmeye açıklık) ve matematiksel iletişim ile matematik okuryazarlığı performansı, matematiksel iletişim ile duyuşsal özellikler arasında varsa ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Nitel türde desenlenen bu araştırmada öğretim deneyi yöntemi benimsenmiştir. Araştırmanın katılımcılarını farklı sosyo-ekonomik çevrelerde bulunan, matematiksel iletişim düzeyleri ve duyuşsal özellikler bakımından farklılık gösteren 15 ortaokul sekizinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada benimsenen kuramsal yaklaşım Matematiksel Bilişe İletişimsel Yaklaşım ve PISA Matematik Okuryazarlığı Çerçevesi olmuştur. Araştırma sonuçları öğrencilerin matematiksel modelleme yaklaşımına dayalı olarak tasarlanan öğrenme ortamlarında, matematiksel iletişim becerisi gelişimlerinin desteklendiğini ortaya koymuştur. Ayrıca matematiksel iletişimlerindeki gelişmeler öğrencilerin matematik okuryazarlığı performanslarında bir artışa neden olmuştur. Bununla birlikte söz konusu öğrenme ortamlarının, öğrencilerin matematik öz-yeterliği, matematik kaygısı, matematiksel motivasyon ve problem çözmeye açıklık duyuşsal özellikleri üzerinde olumlu etkileri gözlenmiştir.

Duyuşsal alanMatematikMatematik eğitimi+6
Ayla Ata Baran
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin orantısal akıl yürütme becerilerinin gelişiminin varsayıma dayalı öğrenme rotası kapsamında incelenmesi

Araştırmada, varsayıma dayalı öğrenme rotası ile GME yaklaşımına dayalı desenlenen bir öğretim sürecinde ortaokul altıncı sınıf öğrencilerinin orantısal akıl yürütme becerisinin gelişimini incelemek amaçlanmıştır. Öğretim deneyi yöntemine göre desenlenen bu nitel araştırmanın verileri, 6. sınıfta öğrenim gören 39 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın sonuçları, varsayıma dayalı öğrenme rotasının öğrencilerdeki orantısal akıl yürütme düşüncesinin gelişimine yönelik program tasarımı ve değerlendirilmesinde yapılması gereken planlama için önemli bir yönelim sağladığı gözlenmiştir. Çalışmada, araştırmacının ders öncesi hazırladığı varsayıma dayalı öğrenme rotasına dayalı ders sonrası oluşturduğu değerlendirme şeması olan tahmini öğrenme durumları ile öğrenci bilgisinin değerlendirildiği ve daha sonraki dersler için öğretmenin oluşturacağı varsayıma dayalı öğrenme rotasının bu sayede daha zengin olacağı ve beklenmedik durumlarla daha az karşılaşılabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Öğretim deneyi sonunda öğrencilerin orantısal akıl yürütme sorularına ilişkin nitel ve nicel bölümünden aldıkları puanları öğretim deneyi öncesine göre yükselttikleri görülmüştür.

Akıl yürütmeMatematikMatematik eğitimi+5
Ayşe Gürler
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Türev konusunun matematiksel sit kavramı çerçevesinde ekolojik analizi ve kavramsal ilişkilerinin didaktik yapılandırılması

Matematiksel sit, çalışma alanı olarak belirlenen matematik konu ve kavramları arasındaki ilişkilerin tarihsel, epistemolojik ve didaktik verilerden yararlanılarak açıklandığı bir ekolojik analiz modeli olarak geliştirilmiştir. Bu modele göre, global ve lokal sit olmak üzere iki farklı matematiksel sitten bahsetmek mümkündür. Global sit, çalışma alanına yönelik kavramsal ilişkilerin bütün olarak değerlendirilmesine olanak sağlayan sit olarak ifade edilebilir. Lokal sitler, çalışma alanına yönelik tipik görevlerin yerine getirilmesine bağlı olarak devreye giren kavramsal ilişkilerin yapılandırıldığı global sit kesitleri olarak tanımlanabilir. Bu çalışmanın amacı türev konularının matematiksel sit kavramı etrafında analizi ve didaktik ilişkilerinin yapılandırılmasıdır. Çalışmada analizin global siti, öğretim programının yaklaşımı göz önünde bulundurularak didaktik, tarihsel ve epistemolojik verilerden yararlanılarak inşa edilmiştir. Çalışmada ayrıca limit, süreklilik ve türev konularına yönelik öğretim programında yer alan kazanımlar göz önünde tutularak görev tipleri belirlenmiş ve bu görev tipleri için lokal sitler oluşturulmuştur. Oluşturulan lokal sitler çerçevesinde ders kitaplarındaki örnek çözümleri analiz edilerek ekolojik sorunlar belirlenmiştir. Analiz global siti, analizin temelinde değişim kavramının olduğunu, reel sayılar ve fonksiyonlardaki değişimlerin incelenmesinde limit, süreklilik, türev ve integral kavramlarının birer araç olarak işe koşulduğunu ve analiz kavramları arasında öncüllük ardıllık ilişkisi kurulabileceğini göstermiştir. Lokal sitlerden elde edilen sonuçlar ise limit, süreklilik ve türev konularına yönelik görev tiplerinin teknolojilerinin gerçekleştirilmesinde komşuluk, belirsizlik, tanımsızlık gibi kritik kavramların ekolojik ilişkilerinin büyük bir öneme sahip olduğunu, örnek çözümlerinde farklı tekniklere bir arada yer verilmesinin lokal sitleri oluşturan nesneler arasındaki ekolojik bağların güçlendirilmesine katkı sağlayacağını göstermiştir.

Didaktiksel Dönüşüm TeorisiEkolojiEkolojik özellikler+7
Selim Fındık
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Dijital olarak tasarlanmış bir eğitsel oyun ortamında ortaokul öğrencilerinin alan kavramının gelişiminin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı dijital olarak tasarlanmış bir eğitsel oyun ortamında ortaokul 5. ve 6. sınıf öğrencilerinin alan kavramının gelişiminin incelenmesidir. Araştırma nitel araştırma olup desen olarak durum çalışması kullanılmıştır. Çalışma iki temel aşamadan oluşmaktadır. Bunlardan ilki oyunun tasarlanması ikincisi ise oyunun öğrencilere uygulanmasıdır. Araştırmacı oyun tasarlarken Batista (2003) ve Lehrer'in (2003) alan kavramı gelişimiyle ilgili beceriler ve ön kavramları içeren yaklaşımları kullanmıştır. Oyun tasarımında ise evrensel tasarım modeli ve araştırmacı tarafından tasarlanan döngüsel model benimsenmiştir. İkinci aşamada tasarlanan dijital oyun araştırmacı ile birlikte her bir öğrenciye uygulanmıştır. Uygulamada veriler iki şekilde toplanmıştır. Bunlar ön ve son klinik görüşmeler ve dijital oyun uygulaması boyunca yapılan gözlemlerden oluşmaktadır. Araştırma bulgularında, öğrencilerin başlangıçta birim, kaplama ve sıra-sütun becerisini tam olarak anlamlandırmadıkları görülmüştür. Dijital oyun oynama sürecinde alan kavramıyla ilgili alt kavramları başlangıçta bilmedikleri ancak oyun sırasında yaptıkları hatalar sonucunda stratejileri değiştirerek kavramları kullanmaya başladıkları görülmüştür. Dijital oyun sonunda tekrar yapılan klinik görüşme sonucuna göre öğrencilerin tamamının Batista (2003) tarafından tanımlanmış seviyelerde 1. seviyeden en son seviye olan 6. seviyeye çıktıkları gözlemlenmiştir.

Eğitsel oyunlarGeometriKavram gelişimi+7
Selçuk Alkan
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin rutin olmayan problemleri çözerken kullandıkları stratejilerin strateji esnekliği bağlamında incelenmesi

Rutin olmayan problemler, farklı stratejileri kullanmayı gerektiren, bir strateji ile çözüme ulaşılamadığında strateji değiştirmeyi gerektiren problemlerdir. Problemlerin çözümünde farklı stratejilere başvurma ve farklı problemler arasında strateji değiştirme strateji esnekliği olarak tanımlanmaktadır. Bu çalışmada, ortaokul öğrencilerinin rutin olmayan problemleri çözerken kullandıkları stratejilerin strateji esnekliği bağlamında incelenmesi amaçlanmaktadır. Araştırmanın örneklemini 2017-2018 eğitim-öğretim yılında İstanbul' un Pendik ilçesinde öğrenim gören 5., 6., 7. ve 8. sınıf öğrencilerinden tabakalı örnekleme yöntemiyle seçilen 300 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma için gerekli veriler dört tane rutin olmayan problem içeren çalışma kağıtlarından elde edilmiştir. Öğrencilerin problemlerin çözümünde kullandıkları stratejilerin tespit edilmesi ve sınıflandırılması çalışmanın nitel kısmını oluştururken, öğrencilerin matematik başarı düzeyi ve sınıf seviyesi ile kullandıkları stratejiler arasındaki ilişkinin incelenmesi ise çalışmanın nicel kısmını oluşturmaktadır. Verilerin analizinde içerik analizi, aritmetik ortalama, frekans ve yüzde, Kruskal Wallis testi, Mann Whitney U testi, Pearson Kikare yöntemi ve Spearman sıra korelasyon katsayısı kullanılmıştır. Çalışmanın sonunda, öğrencilerin problem içi ve problemler arası strateji esnekliğinin düşük seviyede olduğu görülmüştür. Problem içi ve problemler arası strateji esnekliği ile akademik başarı arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Ayrıca problem içi ve problemler arası strateji esnekliğinin sınıf seviyesine göre değişiklik gösterdiği tespit edilmiştir.

Matematik eğitimiMatematiksel yöntemlerOrtaokul öğrencileri+5
Filiz Yılmaz
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Yedinci sınıf öğrencilerinin uzamsal yönelim stratejilerinin gelişim sürecinin oryantiring oyunu ortamında incelenmesi

Oryantiring etkinlikleri, harita ve pusula becerileri, karar verme ve strateji geliştirme gibi becerilerde kullanılmasının yanı sıra çocukların uzamsal yönelim becerilerinin uygulanmasında iyi bir yoldur. Bu çalışmanın amacı, yedinci sınıf öğrencilerinin gerçek yaşamdaki oryantiring etkinliklerine dayalı olarak tasarlanmış bir öğrenme ortamında uzamsal yönelim stratejilerini incelemektir. 10 ortaokul öğrencisi, gerçek yaşamdaki oryantiring etkinliklerine odaklanan 6 aylık tasarım-tabanlı bir araştırmada yer almıştır. Çalışmanın sonuçları, gerçek yaşamdaki oryantiring etkinliklerine dayalı tasarlanan öğrenme ortamının, ortaokul öğrencilerinin haritalama becerileri, uzamsal örüntüleri keşfetme ve bir hedef bulmak için farklı navigasyon stratejileri açısından uzamsal yönelimi desteklediğini göstermiştir. Ayrıca bu öğrenme ortamı harita çizme, haritadan çıkarım yapma ve kardinal yönleri kullanma gibi uzamsal yönelim becerisinin bazı bileşenlerini de desteklemiştir. En dikkate değer sonuç, öğrenciler tarafından kullanılan yönelim stratejilerinin, gerçek yaşamdaki oryantiring etkinliklerine dayalı olarak istenmeyenlerden arzu edilen yaklaşımlara geçiş göstermesidir. Başlangıçta, birçok öğrenci sadece benmerkezci referans noktası stratejisini kullanabilmiştir. Süreç sonunda, katılımcılar benmerkezci referans noktası stratejisi yerine allosentrik öklidyen stratejiyi kullanmayı tercih etmiş ve çoğu öğrencinin her iki stratejiyi de etkili kullanabilmiştir. Sonuç olarak, bu ortamda hem benmerkezci stratejiden allosentrik stratejilere hem de referans noktası stratejisinden öklidyen stratejilere kayda değer bir geçiş olduğu görülmüştür.

Ortaokul öğrencileriOryantiringOyunla öğretim+2
Hayriye Seda Sezgin
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğrencilerin kişiselleştirilmiş cebir hikâyeleri: Okul dışı ilgi alanları bağlamında problem kurma

Bu araştırmanın amacı ortaokul yedinci sınıf öğrencilerinin okul dışı ilgi alanları bağlamında kişiselleştirilmiş cebir sözel problemleri kurma becerilerinin gelişimini sağlamak ve cebir öğrenmelerinin nasıl desteklendiğini ortaya koymaktır. Araştırmada verilerin toplanması, çözümlenmesi ve yorumlanmasında nitel araştırma yöntemi benimsenmiş ve bu bağlamda öğretim deneyi modeli kullanılmıştır. Araştırmanın uygulaması, 2017-2018 öğretim yılında Eskişehir il merkezinde yer alan sosyo ekonomik düzeyi düşük bir ortaokulda yedinci sınıfa devam eden bir şubedeki öğrencilerle yürütülmüştür. Öğretim deneyinde otuz öğrenciden oluşan bir ortaokul yedinci sınıf grubu ile küçük grup ve sınıf tartışmaları şeklinde iki aşamada yürütülen ve toplamda yirmi saat süren sınıf uygulamaları gerçekleştirilmiştir. Küçük grup çalışmaları için tüm sınıf altışar kişilik heterojen beş ayrı gruba bölünmüştür. Daha sonra bu gruplardan birisi belirlenerek ana grup olarak adlandırılmış ve bu gruptan matematik başarısı yüksek düzeyde bir kız öğrenci, orta düzeyde bir erkek öğrenci ve düşük düzeyde bir erkek öğrenci olmak üzere toplam üç öğrenci odak olarak seçilmiştir. Araştırmanın verileri; öğrenci odak öğrencilerle gerçekleştirilen klinik görüşme video kayıtları, sınıf öğretim dersleri videoları, öğrenci dokümanları, öğrenci ve araştırmacı günlükleri ile toplanmıştır. Araştırma sonunda, öğrencilerin cebirsel sözel problem kurma becerilerinin, ön görüşmelerde düşük olduğu ve yapılan öğretim ile birlikte son görüşmelerde anlamlı derecede geliştiği gözlenmiştir. Ayrıca öğrencilerin cebirsel sözel problem kurarken okul dışı ilgi alanlarını göz önüne almaları durumunda problem kurmada daha başarılı oldukları, matematiksel kavramları daha iyi anlamlandırdıkları, matematik öğrenmeye ilgi ve motivasyonlarının arttığı ve öğrencilerin okul dışı ilgi alanları bağlamında problem kurma yoluyla cebir öğrenmelerinin önemli ölçüde desteklendiği görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Problem Kurma, Cebir Öğrenme, Doğrusal İlişki, Kişiselleştirme

CebirDoğrusal ilişkilerKişiselleştirme+5
Mehmet Dur
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin dörtgenlere ilişkin geometrik muhakemelerinin gelişimi

Bu araştırmanın amacı, ortaokul yedinci sınıf öğrencilerinin dörtgenlere (yamuk, paralelkenar, eşkenar dörtgen, dikdörtgen, kare) ilişkin geometrik muhakemelerinin gelişimini incelemektir. Araştırmada verilerin toplanması, çözümlenmesi ve yorumlanmasında nitel araştırma yöntemi benimsenmiş ve bu bağlamda öğretim deneyi kullanılmıştır. Araştırmanın uygulaması, 2017-2018 öğretim yılında Eskişehir il merkezinde sosyo-ekonomik durumu orta-düşük düzeydeki bölgede yer alan bir devlet ortaokulundaki 26 öğrenci ile yürütülmüştür. Bu öğrenciler arasından seçilen dokuz öğrenci araştırmanın odak katılımcılarını oluşturmaktadır. Araştırma sürecinde ön klinik ve son klinik görüşmelerle birlikte 25 ders saati süren sekiz öğretim bölümü tasarlanmıştır. Öğretim bölümlerinin ilk haftasında tanım yapma ve tanım yapmanın özelliklerine ağırlık verilmiştir. Daha sonraki haftalarda öğrencilerin tanım özelliklerini fark etmesi ile birlikte dörtgen çeşitlerini sınıflandırabildikleri görülmüştür. Öğretim sürecinin son bölümünde uygulanan bilardo oyunu etkinlikleri ile öğrencilerin hem bilişsel süreçlerinin hem de kavrama türlerinin açıkça ortaya çıkarılabildiğini göstermiştir. Araştırma sonunda öğrencilerin Duval'in kavrama türlerine göre hazırlanmış geometrik problemlere ilişkin kavramalarının söylemsel kavrama türüne yaklaştığı görülmüştür. Bununla birlikte dörtgen öğretiminde Duval'in ortaya koymuş olduğu kavrama türlerine uygun etkinliklerin sınıf içi uygulamalarındaki etkilerinin son klinik görüşmelere anlamlı derecede yansıdığı belirlenmiştir.

GeometriMatematik eğitimiMatematik öğretimi+4
Ayhan Kızıltoprak
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Ortaokul düzeyinde cebir öğrenme-öğretme süreçlerinin göstergebilim bağlamında incelenmesi

Matematik öğretiminde gerçekleşen iletişim süreçlerinin incelenmesinin, çözümlenmesinin ve iletişimde açık olmayan mesajların ortaya çıkarılmasının, öğretim süreci ile ilgili farklı bir bakış açısı sağlayacağı düşünülebilir. Bu bağlamda bu araştırmanın amacı, Düzce ilindeki bir matematik öğretmeni ve ortaokul öğrencileri tarafından matematik dersi cebir öğrenme-öğretme süreçlerinde kullanılan sözlü ve sözsüz iletişim göstergelerinin neler olduğunun ve hangi amaçlarla kullanıldığının göstergebilimsel yöntem ile çözümlenerek belirlenmesidir. Bütüncül tek durum deseninin benimsendiği araştırmanın katılımcıları, sekizinci sınıf düzeyinde öğrenim gören 25 öğrenci ile bu öğrencilerin matematik öğretmenidir. Araştırmanın verileri, sınıf içi öğretim sürecine ve klinik görüşmelere yönelik olarak alınan video kayıtları, klinik görüşmeler ve öğrenci materyalleri aracılığıyla elde edilmiştir. Araştırma bulguları, matematik öğretmeninin cebir öğrenme-öğretme sürecinde konuşma, yazma, beden dili ve dil ötesi öğeler kapsamında çeşitli gösterge türlerini kullandıklarını ortaya koymaktadır. Özellikle beden dili kapsamında, jestlerin, kafa hareketlerinin, göz temasının ve yüz ifadelerinin sıkça kullanıldığı görülmektedir. Cebirsel ifade, özdeşlik ve çarpanlara ayırma ile ilgili kullanılan çeşitli jestler ortaya konulmuştur. Diğer yandan, matematik öğretmeninin sözlü/sesli, sözlü/sessiz, sözsüz/sesli ve sözsüz/sessiz iletişim göstergelerini çeşitli amaçlarla eşzamanlı olarak birlikte kullandığı belirlenmiştir. Öğretim sürecinde, konuşma dilinin kaynaklık ettiği sözlü/sesli iletişim göstergeleri ile beden hareketleri ile çizimlerin kaynaklık ettiği sözsüz/sessiz iletişim göstergeleri diğer iki kategoriye kıyasla daha sık bir biçimde kullanılmaktadır.

CebirGösterge bilimMatematik eğitimi+3
Şahin Danişman
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Yedinci sınıf çokgenler konusunda 5E öğrenme döngüsüne göre epistemik eylemlerin RBC Soyutlama Modeliyle incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, 5E öğrenme döngüsü modeline göre hazırlanan öğretim faaliyetlerinin ortaokul 7. sınıf öğrencileri tarafından çokgen kavramının tanınması, kullanılması ve oluşturulmasına katkısının incelenmesidir. Araştırma 2017-2018 eğitim öğretim yılında bir devlet ortaokulunda 7. sınıf öğrencileriyle yürütülmüştür. Araştırma nitel araştırma olup desen olarak durum çalışması kullanılmıştır. Uygulama öncesinde odak grubu öğrencilerini belirleyebilmek için Van Hiele Geometrik Düşünme Düzeyleri Belirleme Testi uygulanmıştır. Araştırma 5E öğrenme döngüsü modeline göre hazırlanan etkinliklerle yürütülmüştür. Uygulama sırasında her seans sonunda odak grubu öğrencileri ile bireysel görüşmeler yapılarak RBC modeline göre soyutlama süreçleri ele alınmıştır. Araştırma verileri betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırma bulgularında, öğrencilerin başlangıçta çokgeni ve çokgen olmayanı tanıyamadıkları görülürken, uygulama sürecinde öğrencilerin çokgene dair RBC soyutlama becerilerini gerçekleştirdikleri görülmüştür. Araştırmanın sonunda odak grubu öğrencilerinin çokgeni tanıyabildikleri, özelliklerini kullanabildikleri ve dörtgenlere dair hiyerarşik yapıyı oluşturabildikleri görülmüştür. Ayrıca araştırma sürecinde öğrencilerin sergilemiş oldukları RBC eylemlerinin sıklıklarında da artış gözlemlenmiştir. Çalışmaya katılan öğrencilerin 5E öğrenme döngüsü modeline göre tasarlanan etkinliklerden mutlu oldukları ve Matematik dersine karşı olumlu tutum geliştirdikleri belirlenmiştir.

5E ModeliMatematik dersiMatematik eğitimi+4
Fatih Mehmet Hisar
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessEN

Ortaokul matematik öğretmen adaylarının matematik okuryazarlık problemleri üretme becerilerinin geliştirilmesi üzerine bir çalışma

The current study aims to investigate competence of prospective middle school mathematics teachers to generate mathematical literacy problems throughout a designed instruction. Participants of the study, who are three prospective teachers from a public university in Ankara, were selected via purposive sampling. Data of the study were collected in the spring semester of 2019-2020 academic year. Semi-structured interviews, mathematical literacy problems generated by the prospective teachers, open-ended questionnaire and field notes were used to collect the data throughout instructional units. The data which indicate the changes or developments in competence of prospective teachers to generate mathematical literacy problems were analyzed according to three mathematical literacy dimensions (mathematical process, mathematical content and contexts) defined in PISA 2012 mathematics framework (OECD, 2013). The findings of the study demonstrated that prospective teachers used more mathematical processes and mathematical contents in their mathematical literacy problems at the end of the study with respect to their initial problems written at the beginning of the study. Moreover, they constructed cognitively more complex mathematical literacy problems that require students to use multiple mathematical competencies in higher degrees at the end of the study. In addition to that, they constructed more proper real-life contexts in terms of the level of context use and authenticity in their final problems.

Candidate teachersMathematics educationMathematical literacy+2
Aniş Büşra Baran Saraç
Middle East Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Altıncı ve yedinci sınıf öğrencilerinin interaktif simülasyonlarla desteklenmiş orantısal problemleri çözme stratejileri

The general aim of this study was to investigate sixth and seventh-grade students' strategies in solving proportional problems supported with interactive simulations. In this respect, the first aim was to investigate how sixth and seventh-grade students classify proportional problems. The second aim was to examine the strategies that sixth and seventh-grade students employ while solving proportional problems supported with interactive simulations and determine which levels these strategies correspond to on The Ongoing Assessment Project (OGAP) Ratio and Proportion Progression (Petit et al., 2020). The third purpose was to investigate the role of the numerical structure of the problems (i.e., integer ratio, non-integer ratio, letters) on students' selection of strategies in solving problems supported with interactive simulations. The data were collected from seven sixth graders and seven seventh graders during the June-July period of 2021. Interviews were held online via the Zoom platform. Each interview was recorded and transcribed for analysis. Findings revealed that sixth and seventh-grade pupils classify proportional problems based on problems' contextual aspects, problems' nature, and the words that sounded reminiscent of each other. In addition, one seventh-grade student focused on the interrogative word of the question in the problem. Moreover, among all the strategies proposed in The OGAP Ratio and Proportion Framework, only three of them were observed among students' answers, either as a single strategy or multiple strategies. Non-proportional strategies were primarily used in the non-integer ratio numerical structure. Early ratio strategy was employed only on the first question, and lastly, the use of proportional strategies was seen almost in each question. When the multiple strategies of the students were examined, it was found that all the multiple strategies started from a lower level and moved to a higher level. In addition, among all question types, the use of multiple strategies was not observed only in problems involving letters.

Mathematics educationMathematics teachingProportional reasoning+4
Ahu Canoğulları
Middle East Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Oyun temelli öğrenme etkinliklerinin yedinci sınıf öğrencilerinin cebir başarısı, matematiğe karşı tutumları ve oyun temelli öğrenme etkinlikleri hakkındaki görüşlerine etkisi

The purpose of the present study was to investigate the effect of using game-based learning activities in algebra on seventh-grade students' algebra achievement, attitudes towards mathematics, and opinions about game-based learning activities. The study sample included 19 seventh-grade students at a public middle school in İstanbul, and the sample was chosen by convenience sampling method. The study was a one-group pretest-posttest experimental design. During the intervention of the study, 5 lesson plans that included game-based learning activities were implemented, and these plans took 10 class hours in 5 weeks including the administration of the tests. Algebra Achievement Test (AAT) was implemented as a pretest and posttest to measure students' algebra achievement. Moreover, Mathematical Attitude Scale (MAS) was implemented as a pretest and posttest to investigate students' attitudes towards mathematics. After the intervention, semi-structured interviews were carried out with 10 purposefully selected students to understand their opinions about the lessons that used game-based learning activities. The result of the study showed that there was a significant mean difference between pretest and posttest scores for AAT and MAS. Moreover, almost all students interviewed stated that they developed positive opinions towards mathematics in this intervention process and wanted game-based learning activities to be used in mathematics lessons.

Zeynep Işılay Başkahya
Middle East Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kavram karikatürü uygulamalarının 5.sınıf öğrencilerinin matematiksel dil kullanımına yansımaları: Bir eylem araştırması

Çalışmanın amacı, kavram karikatürü uygulamalarının öğrencilerin matematiksel dili kullanma durumları üzerindeki yansımalarını ortaya çıkarabilmektir. Araştırmanın katılımcıları Giresun'da bir köy okulunda öğrenim gören, kolay ulaşılabilir durum örneklemesi ile seçilen ve çalışmaya gönüllü olarak katılan 10 beşinci sınıf öğrencisidir. Çalışma, yeni uygulamalar denenebilmesi, eksikliklerin çalışma sırasında giderilebilmesi ve araştırmacı öğretmenin kendini geliştirebilmesi için eylem araştırması desenindedir. Çalışmanın veri toplama araçları; sembol/terim/kavram içeren beşinci sınıf kazanımlarına uygun kavram karikatürleri, matematik günlükleri, alan notları, performans ölçme kâğıdı ve yarı yapılandırılmış görüşme formudur. Çalışma öğrenci günlüklerinden ve araştırmacının tuttuğu alan notlarından doğrudan alıntılar ile desteklenmiştir. Geçerlik ve güvenirlik için karikatürlerdeki sorular 2018-2019 eğitim öğretim yılında araştırmacının okulda kullandığı kitaptan seçilmiş, belirtke tablosu oluşturmuş, uzman görüşüne başvurulmuş, pilot çalışma yapılmıştır. Kavram karikatürleri betimsel analiz ile analiz edilmiştir. Çalışmada katılımcıların pek çoğunun başlangıçta az sayıda sembol/terim/kavram kullandığı, sürecin sonunda bu sayının oldukça arttığı görülmüştür. Üç öğrencinin ilk karikatürde hiç sembol/terim/kavram kullanmadıkları, son karikatürde sınıf ortalamasına yakın sayıda sembol/terim/kavram kullandıkları tespit edilmiştir. Bununla birlikte alt öğrenme alanlarına göre ortalama sembol/terim/kavram sayısının, ilk alt öğrenme alanında 10 civarında iken, 6 aylık süre sonunda, son alt öğrenme alanında yaklaşık sekiz katına çıkarak 80 civarına ulaştığı belirlenmiştir. Dolayısıyla kavram karikatürleri ile işlenen derslerin sembol/terim/kavram kullanımına katkısının olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Kavram karikatürlerinin kullanıldığı, öğrencilerin sürece aktif katılım sağladığı, derste söz alarak cümleler kurduğu, kurduğu cümleleri kendi ifadeleri ile yazdığı, fikir alışverişi ve araştırma yapabildiği, kendi cevapları ile yüzleştiği ortamlarda matematiksel dil becerilerinin geliştiği açığa çıkmıştır. Ayrıca çalışmada, kavram karikatürlerinin, öğrencilerin yaptığı hatalarının sebepleri hakkında fikir verdiği, öğretim programında öğrencilere kazandırılması hedeflenen yetkinliklere ve kök değerlere olumlu katkı sağladığı, öğretmene kendi uygulamaları hakkında bilgi verdiği, disiplinler arası çalışmalara olanak sağladığı da elde edilen sonuçlar arasındadır. Bunun yanında çalışma araştırmacı öğretmenin kavram karikatürü kullanımı konusunda mesleki deneyim kazanmasını sağlamış ve bu konuda bilimsel faaliyetlere katılmasına zemin hazırlamıştır. İleride farklı sınıf seviyelerinde ve farklı konular üzerinde kavram karikatürünün kullanıldığı eylem araştırmaları yürütülebilir.

Derya Aygün
Giresun University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Varyasyon teorisi ve 5E Öğretim Modeli'ne göre geliştirilen öğrenme ortamlarının alan kavramına yönelik başarı ve kavram yanılgılarına etkileri

Öğrencilerin, hedeflenen öğrenmeleri gerçekleştirebilmesi ve problem durumlarına etkili çözümler sunabilmesi amacıyla pek çok öğrenme yaklaşımı ve öğrenme teorisi geliştirilmiştir. Yapılandırmacı Yaklaşım da bahsedilen öğrenme yaklaşımları arasında yer almaktadır. Yapılandırmacı Yaklaşımın, eğitim öğretim faaliyetlerinde kullanılması için tasarlanan öğrenme modelleri arasında 3E, 4E, 5E ve 7E gibi modeller sayılabilir. Modellerin uygulanışına ve öğretim faaliyetlerinde kullanılabilirliğine yönelik olumlu görüş belirten çalışmalar olduğu kadar modelin sadece bir felsefenin çerçevesi olarak kaldığını ve her kavramın öğretiminde olumlu sonuçlar doğuramadığını belirten çalışmalar da mevcuttur. Bahsedilen olumsuzluklar, modellerin matematiksel kavramların öğretimindeki etkisinin sınanmasını ve alternatif teorilerin denenmesini gerekli kılmıştır. Söz konusu alternatif teorilerden biri de Varyasyon Teorisidir. Varyasyon Teorisine göre öğrenme, bir kavramı deneyimlemenin yeni bir yolunun geliştirilmesidir. Belirli bir alanda farkındalık oluşturma olarak da açıklanabilmektedir. Varyasyon Teorisine göre tasarlanan öğrenme ortamlarında geliştirilen bakış açısı ve oluşturulan farkındalıkların matematiksel kavramların öğretimindeki etkisi önemli bir inceleme konusudur. Bu amaçla gerçekleştirilen araştırmada; Varyasyon Teorisi ve 5E Öğretim Modeline göre geliştirilen öğrenme ortamlarının 6.sınıf öğrencilerinin alan kavramına yönelik başarılarına ve kavram yanılgılarına etkileri incelenmiş ve karşılaştırılmıştır. Araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden ön test-son test kontrol gruplu yarı-deneysel yönteme göre tasarlanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Alan Ölçme Başarı Testi" kullanılmıştır. Öğrenme ortamlarının 6. sınıf öğrencilerinin alan kavramına yönelik başarı seviyelerinde anlamlı bir etkisinin olup olmadığı t-test sonuçları ile tespit edilmiştir. Öğrencilerin ön test ve son testteki başarı seviyelerini, zorlandıkları soru maddelerini ve kavram yanılgılarını belirlemek için ise Rasch Ölçme Modelinin sunduğu haritalardan yararlanılmıştır. Çalışma sonucunda, tüm öğrencilerin ön testte alan kavramına yönelik benzer başarı düzeyleri sergilediği, ancak son testte alan başarıların Varyasyon Teorisine göre geliştirilen öğrenme ortamındaki öğrencilerin lehine anlamlı farklılaştığı tespit edilmiştir. Varyasyon Teorisine göre geliştirilen öğrenme ortamının genel olarak kavram yanılgılarını giderdiği, bazı yanılgıların giderilmesinde ise 5E Öğretim Modeline göre geliştirilen öğrenme ortamının etkili olduğu da görülmüştür. Bunun yanında her iki öğrenme ortamı da öğrencilerde bazı yanılgıların oluşmasına da neden olmuştur.

5E ModeliAlan ölçüm teknikleriGeometri+5
Ahmet Anıl Türker
Giresun University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00