Atatürk University
Discipline

Ortaöğretim Fen ve Matematik Alanlar Eğitimi Anabilim Dalı

Atatürk University

503

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
DoctorateOpen AccessTR

İşbirlikli öğrenme modelinde kullanılan kavram haritalarının öğrencilerin asitler-bazlar konusundaki başarı ve tutumlarına etkisi

Kimya dersi öğretim programı, öğrencilerin kavramları ezberlemelerinin aksine, kavramlar arasındaki anlamsal ilişkileri belirleyerek kalıcı öğrenmelerini hedeflemektedir. Bu araştırma, İşbirlikli öğrenme yönteminin Öğrenci Takımları Başarı Bölümleri(ÖTBB) tekniğinde bir öğrenme aracı olarak kullanılan kavram haritalarının kimya dersinde kullanılmasının 10. sınıf öğrencilerinin "Asitler, Bazlar ve Tuzlar" konusunda başarılarına ve derse yönelik tutumlarına etkisini belirlemeyi amaçlamaktadır.2021-2022 eğitim-öğretim yılında Amasya'da bir lisede 80 öğrenci ile gerçekleştirilen çalışma eşitlenmemiş kontrol gruplu deneysel desen (nonequivalent control group design) ile yürütülmüştür. Deney grubunda (N=40) dersler "Asitler, Bazlar ve Tuzlar" konusunda ÖTBB'de kavram haritaları ile desteklenerek, kontrol grubunda (N=40) ise, mevcut kimya öğretim programına göre geleneksel öğrenme yöntemi kullanılarak işlenmiştir. Veriler; Asitler- Bazlar Başarı Testi (ABBT), Kimya Dersi Tutum Ölçeği (KDTÖ) ve Kavram Haritasına Yönelik Tutum Ölçeği (KHTÖ) kullanılarak elde edilmiştir. Ayrıca sürece ilişkin öğrenci görüşleri ve gözlemci görüşleri alınmıştır. Araştırmanın sonucunda, başarı açısından İşbirlikli öğrenme modelinde kavram haritası desteğiyle yürütülen dersler lehinde anlamlı bir farklılık olduğu sonucuna varılmıştır. Kimya dersine yönelik tutum ölçeği(KDTÖ) puanları incelendiğinde deney ve kontrol grupları arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Kavram haritalarına yönelik tutum ölçeği(KHTÖ) puanları incelendiğinde de deney grubu ön test son test puanları arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır.

Kavram haritalarıKimya dersiKimya öğretimi+7
Hüseyin Efil
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencilerinin polen alerjisi konusundaki bilgi düzeylerinin belirlenmesi: Ankara ili örneği

Bu araştırmada, Ankara'daki ortaöğretim öğrencilerinin polen alerjisi konusundaki bilgi düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla, nicel veri toplama aracı olarak "polen alerjisi bilgi anketi", nitel veri toplama aracı olarak ise, "yarı yapılandırılmış görüşme formu" hazırlanmıştır. Polen alerjisi bilgi anketi, Ankara ili merkez ilçelerindeki Anadolu Liselerinin 9, 10, 11 ve 12. sınıflarına devam eden toplam 400 öğrenciye, yarı yapılandırılmış görüşme formu ise toplam 20 öğrenciye uygulanmıştır. Nicel verilerin analizinde IBM Statistics 23.0 programı kullanılarak betimsel istatistik (frekans ve yüzde) ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) hesaplamaları yapılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise öğrencilerin verdikleri cevaplar araştırmacı tarafından değerlendirilmiştir. Öğrencilerin polen hakkındaki bilgilerinin genel olarak yeterli olduğu, bununla birlikte polen tanesini çıplak gözle görebilecekleri yönünde yanlış bir bilgiye sahip oldukları belirlenmiştir. Polen hakkındaki bilgilerine ilişkin ise sınıflar arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir fark bulunmadığı görülmüştür. Öğrencilerin polen alerjisi ile ilgili olarak; polen alerjisine neden olan bitkiler, saman nezlesinin bazı belirtileri (gözaltında morarma ve burun sırtında çizgi), polenlere atmosferde hangi mevsimlerde rastlanıldığı, kalıtsal faktörlerin polen alerjisinde etkili olduğu, polen alerjisinin teşhisi ve tedavisi, polen alerjisinin çapraz reaksiyon özelliği, küresel ısınmanın polen alerjisini artırıcı bir faktör olduğu ve Ankara atmosferinin bir polen takvimi olduğu hakkında bilgi eksikliklerinin olduğu; aynı zamanda öğrencilerin karahindiba ve kavak bitkilerinin polenlerini ve tohumlarını ayırt etmede zorluk yaşadıkları ve bu bitkiler hakkındaki bilgileri en çok arkadaş, okul, internet ve ailelerinden öğrendikleri tespit edilmiştir. Çalışmada ayrıca, öğrencilerin ülkemizde günlük ve saatlik polen çeşitleri ve konsantrasyonlarının yayın organları aracılığıyla halka duyurulması yönünde görüşlerinin olduğu belirlenmiştir.

AlerjenlerAnkaraBilgi düzeyi+5
Özlem Karaağaç
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bitki morfolojisi, anatomisi ile sistematiği konularının ortaöğretim biyoloji programındaki yerinin değerlendirilmesi

Geçmişten beri bitkilere ihtiyaç duyan insanlar; bitkileri tanımalı, morfoloji ve anatomilerini bilmeli, sınıflandırmalarını yaparak akrabalık ilişkilerini öğrenmelidir. Bu öğrenmenin gerçekleşeceği temel yer okullardır. Ders kitaplarının kolay ulaşılabilir olmaları ve yurdun her yerinde aynı kitapların okutulması bitkilerin tanınmasında öğrencilere fırsat eşitliği sunmaktadır. Bu çalışmanın amacı bitki morfolojisi, anatomisi ve sistematiği konularının BDÖP'deki yerinin belirlenmesi ve konuların ele alınış biçiminin öğrenci ilgi, beklenti ve yeteneklerine uygunluğunun öğrenci görüşleri alınarak değerlendirilmesidir. Araştırma 2016-2017 eğitim öğretim yılı bahar döneminde İstanbul'da öğrenim gören 400 öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırmacı tarafından hazırlanan iki adet veri toplama aracı kullanılmıştır. Ayrıca konuların programdaki yerini belirlemek amacıyla Ortaöğretim Biyoloji Ders Kitapları incelenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular, alt problemler ile uygun olacak şekilde alt başlıklar halinde yorumlanmıştır. Araştırmada bitki morfolojisi, anatomisi ve sistematiği konularının ele alındıkları sınıf düzeyleri; konuların alan içeriği, sosyal içeriği, içerdiği görseller, uygulamalar/etkinlikler; konularla ilgili kazanımlar ve kitapların içerikleri; konularda geçen kavramlar ve terimler ile ilgili verilere ulaşılmıştır. Araştırma sonucuna göre 9. ve 12. Sınıf kitaplarında, endemik bitki türleri hariç, bitkilere gereken yer verilmektedir. İlgili konularla ilgili alan içeriği fazla bulunmaktadır. Ancak içerik ile kazanımlar uyumludur. Ayrıca hedeflenen kazanımların büyük çoğunluğu öğrenciler için kalıcı olmuştur. Latince kelimeler fazla bulunmakta, terim ve kavramlar öğrenilirken zorluk yaşanmaktadır. Konularda geçen günlük hayata ilişkin bilgiler yeterlidir. Uygulamaların/etkinliklerin hiçbirinde amaç belirtilmemiştir fakat yöntem açık ve anlaşılırdır. İlgili uygulamalar/etkinlikler öğrenci beklentilerini karşılamamaktadır ve öğrenciler tarafından yetersiz bulunmaktadır. Görsellerle ilgili sonuçlara göre; kitaplardaki görseller yeterlidir ancak dikkat çekici değildir ve görsel açıklamalarının yeterli düzeye getirilmesi gerekmektedir.

AnatomiBitki morfolojisiBiyoloji eğitimi+3
Esra Cansu Çelik
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bahçesaray (Müküs) ve çevresinin etnobotanik özellikleri ve dijital ortama aktarımı

Bu çalışmada; B9 karesinde yer alan Van ilinin Bahçesaray (müküs) ilçesi ve çevresinde ilaç, gıda, yakacak, boyar madde, ekonomik değeri olan bitkiler yem, ve elsanatları için halk tarafından kullanılan bitkiler kullanım amaçları kullanım şekilleri, kullanılan kısımları ve yöresel adları ile birlikte verilmiştir. 2015 – 2018 yıllarında bahçesaray (müküs) ve çevresinde anket çalışmaları ve köy halkı ile görüşmeler yapılmıştır ve bu anket sonuçları değerlendirilmiştir. Çalışma; 2015-2018 yılları arasında Bahçesaray(Müküs) ve çevresinde yaşayan halk ile görüşmeler ve anket çalışmaları yapılmıştır. Bilgi veren 185 kullanıcının yüzde 57 (%57)' si kadın, yüzde 43 (%43)'ü ise erkektir. Kadın kullanıcıların hepsi ev hanımı, erkek kullanıcılar ise farklı meslek gruplarıyla uğraşmaktadırlar. Bu çalışmanın amacı Bahçesaray merkeze bağlı köy ve mezralarında yaşayan yöre halkının geleneksel olarak faydalanmakta olduğu doğal ve kültüre alınmış bitkileri belirlemek ve bu bitkilerin kullanım çeşitliliğini saptayarak etnobotanik açıdan önemini ortaya koymaktır. Araştırma sonucunda değişik amaçlarla kullanılan 28 familyaya ait toplam 76 bitki taksonu ve bunlara ait yerel bilgiler verilmiştir. Toplanan bitkilerin 46'sı gıda, 26'sı tedavi, 10'u yem, 10'u yakacak, 3'ü el sanatları, 2'si ekonomik ve 2'sinin boyar madde olarak kullanıldığı tespit edilmiştir. Bu çalışmada çeşitli amaçlarla kullanıldıkları tarafımızdan belirlenen 6 taksonun daha önce kullandıkları ile ilgili herhangi bir bilgi bulunmamıştır. İlk faydalı kullanılmaları bölgemizde belirlenmiştir. 29 taksonun da bugüne kadar bilinen kullanımlarından tamamen veya kısmen farklı amaç veya şekilde araştırma bölgemizde kullanıldıkları belirlenmiştir. Bunun yanında bazen aynı amaç için birden çok farklı takson da kullanılmaktadır. Araştırma alanında kullanımı belirlenen bitkilerden en fazla takson içeren ilk beş familya sırasıyla; Rosaceae 17(%22,4), Asteraceae 13(%17,10), Lamiaceae 7(%9,21), Fabaceae 4(%5,26), Apiaceae 3(%3,95) olarak belirlenmiştir. Bu çalışmada, çeşitli amaçlarla kullanılan va tarafımızdan belirlenen 112 bitki taksonunun ışık kutusu aparatı kullanılarak, camlı tarayıcıyla bilgisayar ortamına görüntüsü aktarılmıştır.

Biyoloji eğitimiBotanikEtnobotanik+1
Esra Korkmaz
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İğde çekirdeğinden aktif karbon üretimi ve boyar madde adsorpsiyonu

Bu çalışmanın amacı, bir tür meyve olan iğde(Elaeagnus) türü, sultan iğdesi çekirdeğinden kimyasal aktivasyon yöntemi ile aktif karbon elde ederek, boyar madde adsorpsiyonugerçekleştirmektir. Aktif karbon Mikrogözenekli bir adsorbandır. Bu adsorban kömür, lignin, şeker ve Hindistan cevizi kabuğu, kayısı çekirdeği, zeytin çekirdeği dâhil çok çeşitli karbonlu materyallerden üretilir. Aktif karbonun adsorpsiyon özelliğini etkileyen bazı faktörler vardır. Bunlar yüksek yüzey alanı, yüksek adsorpsiyon kapasitesi ayrıca mikro gözenek yapısı ve yüzey fonksiyonel gruplarıdır. Aktif karbon elde edilmesinde, Fiziksel ve kimyasal aktivasyon olmak üzere iki farklı süreç kullanılmaktadır. Fiziksel aktivasyon yönteminde ham madde CO2, N2 ya da su buharı atmosferinde aktivasyon işlemi uygulanmaktadır. Kimyasal aktivasyon yönteminde ise hammadde, kimyasal bir madde ile (ZnCl2, KOH, H3BO3K2CO3, H3PO4, H2SO4 gibi) 400-900 °C de karbonize edilmektedir. Bu çalışmada üretilen aktif karbonlar, aşılı olarak tabir edilen iri meyveli bir iğde çeşidi olan sultan iğdesi çekirdeklerinin ZnCl2, KOH, H3BO3 ile impregnasyonu sonucu kimyasal aktivasyon yöntemi ile elde edilmiştir. Elde edilen aktif karbonların yapı ve yüzey özellikleri incelenmiştir. Kimyasal aktivasyon yöntemi kullanılarak üretilen aktif karbonlar ile boyar madde adsorpsiyonu sıcaklık, zaman, pH ve konsantrasyona bağlı olarak incelenmiştir. Adsorpsiyon denge deneysel verilerinden Langmuir ve Freundlich denklemlerine uyumları incelenerek sıcaklık ile değişimleri araştırılmıştır. Boyar madde adsorpsiyonu, hem Langmuir hem de Freundlichizotermine uyum göstermiştir. Aktive edilmemiş maddenin boyar madde adsorpsiyon kapasitesi pH, konsantrasyon, karıştırma süresi ve sıcaklığa bağlı olarak incelenmiştir. Kimyasal aktivasyonun aktif karbonun kapasitesini yükselttiği ölçülmüştür. ZnCl2, KOH, H3BO3 ile aktive edilen aktif karbonların boyar madde adsorpsiyonu çalışmaları sonucunda, kapasite olarak yüksek adsorpsiyon sırasıyla;KOH,ZnCl2,H3BO3 olarak tespit edilmiştir. Adsorpsiyon çalışmalarında sıcaklığa bağlı olarak adsorpsiyon termodinamiği incelenmiştir. Termodinamik veriler bütün adsorpsiyon işlemlerinin kendiliğinden yürüdüğünü göstermektedir.

AdsorpsiyonAktif karbonBoyar maddeler+6
İsmail Korkut
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik kaygısının nedenleri ve öğretmenin cinsiyetinin bu durum üzerindeki etkisi

Bu çalışmanın amacı öğrencilerin matematik dersine yönelik tutumları üzerinde etkili olan faktörlerin ve öğretmenin cinsiyetinin bu durum üzerindeki etkisini belirlemek, özellikle matematik kaygısının oluşum nedenlerini irdelemektir. Araştırmanın evreni 2018-2019 eğitim öğretim yılı Van ili merkezindeki okullarda öğrenim görmekte olan 75'i (%58.1) kız, 54'ü (%41.9) erkek olmak üzere ilköğretim 6. sınıfa giden toplam 129 öğrenciden oluşmuştur. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences) Paket Programıyla analiz edilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak iki bölümden oluşan anket tekniği kullanılmıştır. Anketin birinci bölümü öğrencilerin demografik özelliklerini belirlemeye yönelik kişisel bilgi formu iken ikinci bölüm ise matematik dersine yönelik öğrenci tutumlarının belirlenmesinde kullanılan Matematik Tutum Ölçeği'dir. Çalışmadan elde edilen verilerin analizi neticesinde öğrencilerin matematik dersine yönelik tutumlarının orta düzeyde olumlu olduğu görülmüştür. Yine yapılan istatistiksel analizler neticesinde öğrencilerin, matematik dersini sevdiğini ifade edenlerin, öğretmenin matematik dersi sunumundan memnun olduğunu ifade edenlerin, matematik dersi notuyla tehdit edilmediğini ifade edenlerin, anne-babası ilçede yaşayanların, kendisi ilçede yaşayanların, anne-babası öğrenciye karşı övücü tutum sergileyen öğrencilerin matematik dersine yönelik tutumlarının anlamlı şekilde daha olumlu olduğu görülmüştür. Yapmış olduğumuz çalışmada anne-baba eğitim düzeyinin, anne-baba mesleğinin, öğrencilerin kardeş sayısının öğrencilerin matematik dersine yönelik tutumları üzerinde anlamlı bir farklılığa neden olmadığı görülmüştür. Ayrıca öğretmenin cinsiyetinin matematik dersine yönelik tutum üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığı görülmüştür.

Cinsiyet rolleriKaygıMatematik+4
Gamze Alkan
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çamburnu (Trabzon/Sürmene) Tabiat Parkı ve civarında yetişen makrofunguslar üzerinde taksonomik bir araştırma

Bu tez çalıĢması, 2014-2016 yılları arasında Çamburnu (Trabzon/Sürmene) Tabiat Parkı ve civarından toplanan makrofungus örnekleri üzerinde yapılmıĢtır. Arazi çalıĢması sürecinde toplanan makrofungus örneklerinin doğal yetiĢme ortamlarında renkli resimleri çekilmiĢtir. Makrofungusların morfolojik ve ekolojik özelliklerinin yanı sıra örneklerle ilgili yöre halkından alınan bilgiler de kaydedilmiĢtir. Arazi ve laboratuvar çalıĢmaları sonucunda teĢhisleri yapılan örneklerin Pezizomycetes, Sordariomycetes, Agaricomycetes ve Dacrymycetes sınıflarına ait 11 takım, 36 familya ve 54 cins içerisinde dağılım gösteren toplam 88 makrofungus türü tespit edilmiĢtir. Bunların 36'sı yenen, 38'i yenmeyen, 14'ü ise zehirli özelliktedir. Tespit edilen makrofungus örnekleri Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Fen Fakültesi, Biyoloji Bölümü Mikoloji AraĢtırma Laboratuvarında (VANF) saklanmaktadır. TeĢhisleri yapılan makrofungus türlerinin sistematikleri, askokarp veya bazidiyokarp resimleri, yenilebilirlik durumları, yayılıĢları ve diğer özellikleri de verilmiĢtir.

Biyoloji eğitimiFen bilgisiFen bilgisi eğitimi+7
Yılmaz Oruç
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin katıldıkları FeTeMM içerikli okul dışı etkinlikler ve bu etkinlikler sırasında yaptıkları grup çalışmaları ile ilgili düşünceleri

Bu çalışmada, ortaokul öğrencilerinin katıldıkları Fen, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik (FeTeMM) içerikli okul dışı etkinlikler ile ilgili düşünceleri ve bu etkinlikler sonrası öğrencilerin yaptıkları grup çalışmaları hakkındaki görüşleri incelenmiştir. Çalışma kapsamında ortaokul öğrencilerine yönelik bir "Bilim Şenliği" düzenlenmiş ve çalışmaya 2015- 2016 eğitim öğretim yılında bir ortaokulda öğrenim gören 20 öğrenci katılmıştır. Katılımcılar şenlik sürecince belirlenen 6 etkinliği gerçekleştirmişlerdir. Etkinlikler başlamadan önce ve tüm etkinlikler bittikten sonra öğrencilere açık uçlu soruların yer aldığı formlar uygulanmıştır. Her etkinlik bitiminde ise öğrencilerin etkinliği grup çalışması bağlamında değerlendirdiği bir üçlü likert tipi ölçek uygulanmıştır. Uygulanan formlardan elde edilen verilerin çözümlenmesinde içerik analizi kullanılmıştır. Likert tipi ölçeğin analizinde ise betimsel analizler yapılmıştır. Yapılan incelemelerin sonucunda, öğrencilerin ölçekteki maddelere verdikleri cevapların ortalamalarının tüm etkinlikler için "çok iyi" düzeyde olduğu ve FeTeMM içerikli okul sonrası etkinliklerin grup çalışmalarına ve öz değerlendirmeye olumlu yönde yansıdığı görülmüştür. Açık uçlu soruların yer aldığı formlar incelendiğinde ise öğrencilerin FeTeMM içerikli etkinlikleri beğendikleri ve bu etkinlikler ile kavramları daha iyi anladıklarını belirtmişlerdir. Ayrıca öğrencilerin çoğunluğu meslek tercihlerini FeTeMM alanlarında yapmak istediklerini belirtmişlerdir.

EtkinlikFeTeMMGrup çalışması+3
Nurda Ulfer Öztürk
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Di(2-etilhekzil) fitalat'ın gökkuşağı alabalığı (Oncorhyncus mykiss) primer hepatositleri üzerindeki sitotoksik etkilerinin araştırılması

Di(2-etilhekzil) fitalat (DEHP), yaygın olarak kullanılan bir plastikleştiricidir. Bu çalışmada, primer kültürü yapılan gökkuşağı alabalığı (Oncorhyncus mykiss) hepatositleri, DEHP (0, 25, 50, 100 ve 200 µM)'ye 24 saat süre ile maruz bırakıldı ve sitotoksik etkiler, laktat dehidrogenaz salınımı ve antioksidan savunma sistemi biyomarkırları kullanılarak, araştırıldı. Elde edilen sonuçlara göre, DEHP 50, 100 and 200 µM konsantrasyonlarda önemli LDH salınımına sebep oldu. Süperoksit dizmutaz (SOD) aktivitesi, DEHP'nin 25 µM konsantrasyonunda anlamlı bir şekilde artarken, DEHP'nin 100 µM konsantrasyonunda anlamlı bir şekilde azaldı. Katalaz (KAT) aktivitesi, DEHP'nin bütün konsantrasyonlarında artış gösterirken, KAT aktivitesinin DEHP'nin 100 µM konsantrasyonunda, SOD ile eşzamanlı olarak, düştüğü gözlendi. Glutatyon peroksidaz aktivitesinin, DEHP'nin bütün konsantrasyonlarında arttığı belirlendi. İndirgenmiş glutatyon seviyesi, DEHP'nin 50 ve 200 µM konsantrasyonlarında artış gösterdi. Glutatyon-S-transferaz aktivitesi, 25, 50 ve 100 µM konsatrasyonlarda değişmedi ancak 200 µM konsantrasyona maruz bırakılan hepatositlerin GST aktivitesinde anlamlı bir artış gözlendi. Bu sonuçlar, DEHP sitotoksisitesinin, hepatositlerdeki antioksidan yanıtlar ile ilişkili olduğunu göstermektedir. Çalışma, DEHP ile uyarılan sitotoksisitenin mekanizmasına ışık tutacaktır.

Antioksidan enzimlerBiyolojiBiyoloji eğitimi+4
Gurbet Ceylan Kaptaner
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sığırkuyruğu bitkisi (Verbascum) saplarından elde edilen ligninin farklı sıcaklık ve çözücülerdeki dönüşümü

Bu çalışmada verbascum bitki saplarından elde edilen ligninin, yüksek basınç reaktöründe ve açık hava basıncında farklı organik çözücülerle katalizörlü ve katalizörsüz olarak yeni ürünlere dönüştürülmeye çalışılmıştır. Organik çözücü olarak etanol, metanol, aseton ve n-butanol, katalizör olarakta NaOH kullanılmıştır. Yüksek basınç reaktörü denemeleri 300 oC'de, açık hava basıncı denemeleri ise çözücülerin kaynama noktalarında yapılmıştır. Elde edilen sıvı ürünler GC-MS analizi ile incelenmiştir. İnceleme sonuçlarına göre yüksek basınç reaktörü ile yapılan denemelerde en yüksek dönüşüm oranı metanol çözücüsü ile % 51 olarak bulunmuştur. Açık hava basıncı denemelerinde ise en yüksek dönüşüm oranı n-butanolde % 63 olarak bulunmuştur. GC-MS sonuçlarına göre elde edilen sıvı ürünler içerisinde aromatik, alifatik, fenolik, oksijen ve azotlu bileşikler olduğu bulunmuştur.

BitkilerKatalizörlerKimya+5
Erkan Çakın
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Doğu Anadolu'da salep orkideleri ve salep kültürü

Orchidaceae familyası çiçekli bitkilerin en geniş familyalarından biridir. Dünya üzerinde 21.000- 26.000 türü olan orkideler ülkemizde doğal olarak yetişmektedir. Ülkemizde ise 191 taksonu bulunmaktadır. Salep orkidelerinin yumruları, yiyecek- içecek, bitkisel ilaç (drog) olarak kullanılmaktadır. Orchis, Ophrys, Anacamptis, Himantoglossum, Comperia, Serapias, Platanthera, Dactylorhiza, gibi orkidelerin yumruları salep ve dondurma yapımında kullanılmaktadır. Yapılan araştırmada Van-Gevaş, Bitlis-Tatvan, Hakkâri-Şemdinli, Siirt-Pervari ve Diyarbakır yörelerinde 2015-2017 yılları arasında 82 katılımcı ve 40 anket sorusuyla araştırmanın ana amacını oluşturan soruların cevapları bulunmaya çalışılmıştır. Doğu Anadolu Bölgesi (Van, Bitlis, Hakkâri, Muş) ve Siirt ilinde ankete katılan katılımcıların büyük bir kısmı koruma kullanım dengesinin oluşturulması gerektiğini ve diğer kısmı ise kontrolsüz toplama işleminin sona erdirilmesinde ekonomik sebeplerin bulunduğunu belirtmişlerdir. Anahtar kelimeler: Salep, Salep Orkidesi, Van, Bitlis, Hakkâri, Siirt, Diyarbakır.

Doğu Anadolu bölgesiOrkideTarım+1
Sibel Özalp
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Mersin Üniversitesi Herbaryumu'nda teşhis edilmeyen asteraceae, fabaceae ve lamıaceae familyalarına ait taksonların teşhisi üzerine bir çalışma

Bu çalışmanın amacı; uzun uğraşlar sonucu toplanan kurutulan zengin bitki koleksiyonları barındıran herbaryumların önemine dikkat çekmektir. Flora çalışmaları veya bilimsel araştırmalara kaynak niteliği taşıyan herbaryumların; oluşturulması, korunması ve gelecek nesillere aktarılması gerekliliği vurgulanmıştır. Türkiye'de endemik sıralamasında, Mersin (462 takson), Antalya'dan sonra (862 takson) gelir. Mersin İli Türkiye Grid (kareleme) sistemin de C4-C5 karelerin de yeralır. Bu çalışma Mersin ilinin çoğunlukla Anamur ilçesinde farklı yıllarda toplanan Asteraceae, Fabaceae, Lamiaceae familyalarına ait taksonların teşhisine yer verilmiştir. Çalışma yeri, Mersin Üniversitesi Biyoloji Bölümü Herbaryumu'nda (MERARŞHERB; MERA) yürütülmüştür. MERA'da Asteraceae, Fabaceae ve Lamiaceae familyalarına ait teşhis edilmemiş bitki örneklerinin floristik tanımlamaları yapılmıştır. Birçok alan için kaynak niteliği taşıyan herbaryumların önemine değinilmiştir. Önemli uluslararası bazı herbaryumların içerdiği takson sayısı ve herbaryum linkleri verilmiştir. Çeşitli yıllarda toplanan ve gazete kâğıdında yer alan bitkilerin örneklerinin teşhisi yapılmıştır. Bitki örnekleri herbaryum tekniklerine uygun yapıştırılıp, etiket bilgisi yazılarak herbaryum dolaplarına konmuştur. Daha sonra bitki örneklerinin teşhisi yapılımıştır. Teşhisli bitkilerin bilimsel adı, toplandığı yer ve toplayıcı adı, varsa herbaryum numarası, bulunduğu habitat ve yükseklik bilgileri verilmiştir. Familya ve takson listeleme işlemi alfabetik sıraya göre yazılmıştır. Toplamda 465 tane bitki örneğinin teşhis edilmiştir. Herbaryumda bulunan; Asteraceae familyasına ait 178, Fabaceae familyasına ait 98, Lamiaceae familyasına ait 189 bitki örneğinin teşhisi yapılmıştır. Bitki teşhisinde; P.H.Davis editörlüğünde yazılmış on ciltlik eseri, ayrıca yerli basım olan onbirinci cilt olan "Flora of Turkey and The Aegean Islands" adlı temel eser ve ek ciltlerden yararlanılmıştır. Teşhis edilen taksonlar, uluslararası sanal herbaryumlarda bulunan aynı bitki örnekleri ile karşılaştırılarak her taksona, uluslararası sanal herbaryumlardaki görüntüsüne ait internet linki verilmiştir. Çalışma sonucunda Asteraceae familyasından 42 cinse ait 82 takson (10 takson endemik), Fabaceae familyasından ait 19 cinse ait 47 takson (1 takson endemik), Lamiaceae familyasından ise, 23 cinse ait 85 takson (14 takson endemik) olmak üzere, toplamda 3 familyadan 83 cinse ait 214 takson teşhis edilmiştir. Teşhis edilen taksonların endemizm oranı %11.57 (25 takson)'dir.

AsteraceaeBiyolojiBiyoloji eğitimi+6
Ayşe Üzgör
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite sınavına hazırlanan öğrencilerin matematik öğretmenliğini tercih etme isteği nedenleri

Bu çalışmanın amacı üniversite sınavına hazırlanan ve matematik öğretmenliği bölümünü seçmeyi düşünen öğrencilerin seçimlerinde etkilendiği faktörleri belirlemektir. Bu doğrultuda çalışma nitel araştırma yöntemlerinden odak grup görüşme tekniğine uygun olarak düzenlenmiştir. Bu görüşmeler çerçevesinde uygun bir ortamda öğrencilerin konuyla ilgili algıları ve dikkat çekmek istedikleri durumlar tartışma konusudur. Bu araştırma 2018-2019 Eğitim - Öğretim yılında Van ilinin İpekyolu ilçesindeki özel bir eğitim kursunda matematik düzeyinde sınava hazırlanan 20 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar yaş, cinsiyet, sosyoekonomik, kültürel, çevresel, bilimsel, medyatik, web tabanlı vs. özellikleri dikkate alınarak amaçlı örnekleme ile seçilmiştir. Katılımcıların her birine araştırma hakkında önceden bilgilendirme yapılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin bu meslek tercihi ile ilgili görüşleri ele alınmıştır. Bu doğrultuda öğrencilerin kararlarında etkili olan faktörlerden bazıları şunlardır: • Ailesinde ve yakın çevresinde bu mesleği seçenler • Ailesinin eğitim düzeyi • Eğitime katkıda bulunabileceğini düşünmesi • Sosyal yönünün güçlü olması • Öğretmenine olan sevgisi • Kutsal bir meslek olduğu düşüncesi • Kişinin web tabanlı incelemelerde bu mesleğe olan ilgisi • İş garantisi

MatematikMatematik eğitimiMeslek seçimi+7
Songül Gün
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin üstbilişsel farkındalıkları ile mantıksal düşünme becerilerinin matematik dersindeki başarıya etkisi

Bu araştırmanın amacı ortaokul öğrencilerinin üstbiliş farkındalık düzeyleri ile mantıksal düşünme becerilerinin matematik dersindeki akademik başarıya etkisi olup olmadığı incelemektir. Araştırma, 2018–2019 eğitim öğretim yılında, Siirt İli Fevzi Çakmak Ortaokulunda 5. 6. 7. ve 8. sınıfta öğrenimlerine devam eden 120 öğrenci örnekleme alınmıştır. Üstbilişsel farkındalık düzeylerini ölçmek amacıyla Üstbilişsel Farkındalık Envanteri (ÜFE) Schraw ve Dennison (1994) ve mantıksal düşünme becerilerini ölçmek amacıyla Mantıksal Düşünme Yetenekleri Testi (MDYT)Tobin and Capie (1981) uygulanmıştır. Araştırma sürecinde elde edilen veriler, SPSS 22.0 istatistik paket programı aracılığıyla çözümlenmiştir. Verilerin analizinde Pearson-Moment Çarpım Korelasyonu, bağımsız örneklemler için t-testi ve regresyon analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, ortaokul öğrencilerinin üstbilişsel farkındalık düzeyleri ve mantıksal düşünme becerileri ile akademik başarı arasında anlamlı ilişkiler olduğu görülmüştür. Üstbilişsel farkındalık ve matematik dersindeki akademik başarı arasında pozitif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur. Bununla birlikte mantıksal düşünme becerisi ve akademik başarı arasında da pozitif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur. Analizler sonucunda üstbilişsel farkındalık ve mantıksal düşünme becerisi matematik dersindeki akademik başarının yordayıcısıdır denilebilir. Ayrıca ortaokul öğrencilerinin matematik dersindeki akademik başarıları, üstbilişsel fakındalıkları ve mantıksal düşünme becerileri cinsiyet faktörüne göre farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Araştırma sonucuna göre akademik başarı ve üstbilişsel farkındalık cinsiyet açısından değişmektedir. Kız öğrenciler erkek öğrencilerden daha başarılı olduğu ve kız öğrencilerin daha yüksek üstbilişsel fakındalığa sahip olduğu söylenebilir. Buna karşın ortaokul öğrencilerinin mantıksal düşünme becerisi ile cinsiyet arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır.

Bilişüstü farkındalıkMantıksal düşünmeMatematik+5
İsmail Topçul
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin bazı matematiksel kavramları bilme düzeyleri

Bu çalışmanın temel amacı, sınıf öğretmenlerinin bazı matematiksel kavramları bilip, bilmediklerini veya ne kadar doğru bildiklerini araştırmaktır ve bu konuda sınıf öğretmenlerinde farkındalık oluşturmaktır. Araştırmada, var olan bir durum ortaya koymaya çalışıldığından çalışma, betimsel bir araştırmadır. Araştırmada Van ilinde görev yapan 8 sınıf öğretmeni örneklem grubuna alınmıştır. Araştırmanın verileri için 18 açık uçlu sorudan oluşan yarı yapılandırılmış bir görüşme formu geliştirilmiştir. Görüşme formundan elde edilen verilerin analizi için ise içerik analizi yapılmıştır. Çalışmamıza katılan sınıf öğretmenlerinin bazı matematiksel kavramları bilme düzeyleri tespit edilmiş, kavramsal bilgilerde ve öğretim teknik ve yöntemlerinde sorun yaşadıkları ortaya çıkarılmış, bazı matematik kavramlarını yeterli düzeyde bilmedikleri ve kavram yanılgıları yaşadıkları görülmüştür. Çalışmamızda sınıf öğretmenlerinin bazı matematiksel kavramları bildikleri, bazılarını eksik bildikleri ve bazılarını bilmedikleri veya yanlış bildikleri görülmüştür. Öğretmenlerimizin bazı sorulara "Öğretmiyoruz!", "Bilmiyorum", "Yorum yapamıyorum." gibi cevaplar verdikleri görülmüştür.

MatematikMatematik başarısıMatematik eğitimi+3
Aykan Akça
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kimya öğretmenlerinin kimya öğretiminde teknoloji kullanımına yönelik görüşleri ve uygulama düzeyleri

Bu çalışmada kimya öğretiminde öğretim teknolojilerinin kullanımı ele alınmış olup kimya öğretmenlerinin bu teknolojileri derslerinde kullanımlarına yönelik görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda Ağrı il merkezinde ve Patnos ilçesinde görev yapan 15 kimya öğretmeninin görüşleri incelenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın verileri, yarı yapılandırılmış görüşme formu ile elde edilmiştir. Görüşmelerden elde edilen verilerin değerlendirilmesinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre kimya öğretmenlerinin çoğunluğu çalıştıkları okulların teknolojik donanımlarının yetersiz olduğunu ve teknolojik cihazların bakımlarının yapılmadığı için onlardan yeterli düzeyde faydalanamadıklarını belirtmişlerdir. Çalışmaya katılan öğretmenler genel olarak akıllı tahta kullandıklarını ve akıllı tahta sayesinde öğrenimin daha kalıcı olduğunu ve öğrenci başarısının arttığını ifade etmişlerdir. Öğretmenlerin büyük bir kısmı teknoloji kullanımı yönünden kendisini yetersiz görmekte ve kendilerini teknoloji kullanımı yönünden geliştirebilmeleri için özellikle hizmet içi eğitimlere ihtiyaçlarının olduğunu düşünmektedirler. Ayrıca, öğretmenler genel olarak müfredatın kendilerini teknoloji kullanımına yönlendiremediğini ve öğretim teknolojilerine ayrılan bütçelerin ise yetersiz olduğunu ifade etmişlerdir. Anahtar Sözcükler: Öğretim teknolojisi, kimya öğretmenleri, kimya öğretimi, nitel çalışma

KimyaKimya eğitimiTeknoloji+3
Süleyman Kaya
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

. classroom biology course current environmental problems and the effect of teaching human unit with trip-observation method on academic success

The aim of this study is to compare the effect of Presentation (traditional) and Trip -Observation on learning in teaching unit "Contemporary Environmental Problems and Human" which is taught in high school ninth grade Biology course. The research was carried out in accordance with the pretest - posttest and control group design with quasi-experimental model. The study was conducted according to the four – week program in the 2013 – 2014 acamedic year. The study was conducted with ninth grade students of Ahmed –i Hani Anatolian High School in Van. There were 26 students in the experimental group and 32 students in the control group. While the lessons with the students in the experimental group were conducted with the observation-observation method in nature, the lessons with the students in the control group were taught with the presentation (traditional) method in the classroom environment. As a data acquisition tool; Biology Academic Achievement Test was used. Quantitative data were analyzed by t-test and ANOVA in SPSS package program. At the end of the study a statistically significant difference has been seen between the two groups (p<0,05). It was concluded that the observation-observation method was more effective than the presentation (traditional) method in teaching the unit called 'Current Environmental Problems and Human' in the ninth grade biology course .

Academic achievementBiologyBiology lesson+5
Nevzat Kazak
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Fizik öğretmenlerinin ve fizik öğretmen adaylarının elektrik konusundaki orantısal akıl yürütmeye dayalı pedagojik alan bilgilerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, fizik öğretmenlerinin ve fizik öğretmen adaylarının elektrik konusundaki orantısal akıl yürütmeye dayalı pedagojik alan bilgilerinin incelenmesidir. Çalışmaya Ankara ilinde MEB'e bağlı çeşitli ortaöğretim kurumlarında görev yapan 10 fizik öğretmeni ve Hacettepe Üniversitesi Fizik Öğretmenliği Bölümünde öğrenim görmekte olan 5 fizik öğretmeni adayı katılmıştır. Çalışmanın yöntemi nitel araştırma yaklaşımı olup araştırma deseni olarak nitel araştırma desenlerinden biri olan durum çalışması seçilmiştir. Veri toplama aracı olarak ise orantısal akıl yürütme soruları, yarı-yapılandırılmış görüşme soruları, içerik gösterimi, kart gruplama aktivitesi ve öğretmen dokümanları kullanılmıştır. Çalışmadan elde edilen veriler analiz edilirken tümevarımsal ve tümdengelimsel analiz yaklaşımları benimsenmiş olup hem içerik analizi hem de betimsel analiz birlikte kullanılmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre, öğretmenlerin ve öğretmen adaylarının elektrik ile ilgili orantısal akıl yürütme sorularını çözerken kullandıkları problem çözme stratejisi içler-dışlar çarpımı stratejisi olduğu görülmüştür. Öğretmenler ve öğretmen adayları öğrencilerin elektrik problemleri çözerken öncelikle matematiksel zorluklar yaşadıklarını ifade etmiş, bunun yanı sıra konuya özgü ve duyuşsal zorluklar yaşadıklarını da belirtmişlerdir. Öğretmen adaylarından elde edilen sonuçlar da öğretmenlerden elde edilen sonuçlarla paralellik göstermektedir. Öğretmenler orantısal akıl yürütme gerektiren elektrik konularını anlatırken çoğunlukla düz anlatım, gösteri ve simülasyon gibi yöntemlerin kullandıklarını ifade ederken öğretmen adayları ise bunlara ek olarak deneyden yararlanabileceklerini belirtmişlerdir. Öğretmenlerin ve öğretmen adaylarının orantısal akıl yürütmeye ilişkin inançları da benzer yönde olup öğretmenlerin ve öğretmen adaylarının elektrik konusunu anlatırken sahip oldukları oryantasyonların çoğunlukla öğretmen merkezli oryantasyonlar olduğu sonucuna varılmıştır. Öğretmenlerin ve öğretmen adaylarının pedagojik alan bilgisinin öğretim programı, öğrenci bilgisi, öğretim yöntem ve teknik bilgisi ve değerlendirme bilgisi bileşenleri bakımından sınırlı bilgiye sahip oldukları sonucuna ulaşılmıştır.

Aday öğretmenlerAkıl yürütmeElektrik+3
Hatice Öztürk Ferah
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Açık alan etkinlikleri ile desteklenmiş biyoloji öğretim programının öğrenci başarı ve tutumu üzerine etkisi

Bu çalışmada açık alan eğitimi ile desteklenmiş ortaöğretim onuncu sınıf biyoloji öğretim programın sınıf içi eğitime göre öğrencilerin başarısı ve biyolojiye karşı tutumu üzerine etkisi ve bu etkinin kalıcılığı araştırılmıştır. Çalışma gruplarını açık alan eğitimine katılan deney (N=43), sınıf içi öğretime katılan kontrol–II (N=35) ve çalışma konusu ile ilgili hiçbir eğitime katılmayan kontrol–I (N=35) grubu oluşturmaktadır. Yarı deneysel desen araştırma metodu olarak kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak öğrencilerin başarılarındaki değişimi belirleyebilmek için çoktan seçmeli sorulardan oluşan başarı testi, öğrencilerin biyolojiye karşı tutumlarındaki değişimi belirleyebilmek içinse tutum ölçeği ve öğrencilerin daha önceki açık alan deneyimlerini belirleyebilmek için bir anket kullanılmıştır. Deney ve kontrol–II gruplarına ön test, son test ve kalıcılık testi, kontrol–I grubuna ise ön test ve kalıcılık testi uygulanmıştır. Çalışmanın son test sonuçlarına göre açık alan eğitimine katılan deney grubu öğrencilerinin başarısı (x̅=13.23) ve tutumu (x̅=4.08) sınıf içi öğretime katılan kontrol–II grubunun başarı (x̅=9.05) ve tutumuna (x̅=3.75) göre daha olumlu etkilenmiştir (p<0.05). Ön test uygulamasından altı ay sonra uygulanan kalıcılık testi sonucuna göre deney grubunun başarı ve tutumu ön test sonucuna göre hala yüksek iken, kontrol–II grubu herhangi bir öğretime katılmayan kontrol-I grubu ile aynı başarı ve tutum düzeyine gerilemiştir. Çalışma sonuçlarına göre açık alan eğitiminin öğrencilerin başarısı ve biyolojiye karşı olan tutumlarına sınıf içi öğretime göre daha olumlu ve kalıcı bir etki yaptığı belirlenmiştir. Açık alan eğitimi ortaöğretim biyoloji öğretim programına eklenmesi ve etkili bir açık alan eğitimi uygulaması için Millî Eğitim Bakanlığı ve üniversitelerin iş birliği yapması önerilmektedir.

Akademik başarıAçık alanlarBiyoloji dersi+7
Kalender Arıkan
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye, Finlandiya ve Kanada'da matematik ders kitaplarındaki bazı ortak konuların göstergebilimsel analizi

Matematik eğitim ve öğretiminde görselliğe ve görsel argümanlara eğilim son yıllarda ciddi oranda artmıştır. Matematikteki soyut kavramların öğretilmesinde ve öğrenilmesinde görsel materyaller çok fazla kullanılmaktadır. Matematiksel kavramlar idealdir, genel bir yapıları vardır ve kavramları temsil etmek ve onlarla etkileşimde bulunmak için göstergeleri bir araç olarak kullanmak zorunludur. Bu anlamda geliştirilen göstergeler kendileri matematiksel nesneler değildir ama herhangi bir şekilde onların yerini tutarlar. Bu nedenle matematiksel kavram yapılarını oluştururken göstergebilimin kazandırdığı gösterge kavramını bilinçli ve bilimsel yöntem farkındalığı ile öğrencilere aktarmanın çok önemli bir başarıyı ortaya koyacağı düşünülmektedir. Bu çalışmada, Türkiye, Finlandiya ve Kanada'da okutulan birer tane seçilmiş ortaöğretim (lise) matematik ders kitabının Doğal Sayılar, Tam Sayılar, Ondalık Sayılar, Rasyonel Sayılar, Üslü Sayılar, Köklü Sayılar ve Fonksiyon konularının göstergebilim açısından analizinin yapılması amaçlanmıştır. Araştırmada bahsi geçen ülkelerdeki matematik ders kitaplarında bulunan göstergelerin (fotoğraf, resim, şekil, vb.) konuların öğretilmesinde, öğrenilmesinde ve kavramsal bir yapı oluşturmasındaki etkisini ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu çalışmada, karma yöntem seçilmiştir. Karma yöntemde, döküman inceleme modeli ve anket tekniği kullanılmıştır. Konularının anlatımında görselliğin nasıl verildiği, kavramların hangi işaret, sembol ve görsellerle ortaya konulduğu, Charles Sanders Peirce'in geliştirdiği göstergebilim (semiotics) üçgen modeli ile incelenmiştir. Anket uygulamasında, matematik ders kitaplarında yukarıda bahsi geçen konuların öğretilmesinde, öğrenilmesinde ve kavramsal bir yapı oluşturmasında sunulan göstergelerin faydalı olup olmayacağı öğretmen görüşü alınarak belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre, Peirce' in gösterge türü sınıflandırmasına ait olan göstergelerin (görüntüsel, belirtisel ve sembolik) diğerlerine göre anlamlandırma sürecinde daha etkili olduğu görülmüştür. Kavramsal yapı oluşturma sürecinde en etkili gösterge türünün ise görüntüsel gösterge olduğu saptanmıştır.

Ders kitaplarıFinlandiyaGösterge bilim+7
Ramazan Leylek
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Kavram haritalarıyla desteklenen 5E öğrenme modelinin öğrencilerin kimya kavramlarını anlamalarına etkisi

Bu çalışmanın amacı kavram haritalarıyla desteklenen 5E öğrenme modelinin, ortaöğretim 8. sınıf öğrencilerinin kimya konuları ile ilgili kavramsal anlamlarına ve motivasyonlarına etkisinin incelenmesidir. Çalışma, 2018-2019 öğretim yılının bahar yarıyılında, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) bulunan devlete bağlı bir kolejde yürütülmüştür. Çalışma karma araştırma yöntemlerinden gömülü desen kullanılarak 100 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma seçkisiz bir şekilde belirlenen iki deney ve iki kontrol grubu ile yürütülmüştür. Deney gruplarında dersler Kavram Haritaları ile Desteklenen 5E Öğrenme Modeli ile işlenirken kontrol gruplarında geleneksel öğretim yöntemi ile işlenmiştir. Veri toplamada, Kimya Kavram Teşhis Testi (KKTT), Öğrenmede Güdüsel Stratejiler Ölçeği (ÖGSÖ), açık uçlu sorular ve yarı yapılandırılmış görüşmeler kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde, bağımsız örneklem t-testi ve MANOVA gibi istatistiksel analizler, nitel verilerin analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Çalışma sonucunda, kavram haritaları ile desteklenmiş 5E öğrenme modeli ile ders işleyen deney grubu öğrencilerinin konu ile ilgili kavramsal anlamalarının kontrol grubu öğrencilerine göre daha yüksek olduğu saptanmıştır. Ayrıca deney ve kontrol grubu öğrencilerinin içsel hedef düzenleme sontest puanları karşılaştırıldığında deney grubu öğrencilerinin lehine ve sınav kaygısı sontest puanları karşılaştırıldığında kontrol grubu öğrencilerinin lehine anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir.

5E ModeliKavram haritalarıKavram yanılgısı+7
Lütfiye Varoğlu
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Online eğitimde bilişsel faktörler ve kimya başarısı

Bu tez çalışmasının amacı online kimya dersine katılan öğrencilerin sahip oldukları üst bilişsel farkındalık ve öz düzenleme yeteneklerinin akademik başarılarına etkisi olup olmadığını araştırmaktır. Ayrıca uygulama öncesi ve sonrası öğrencilerin online kimya eğitimi ile ilgili algı düzeylerinin değişip değişmediği araştırılmıştır. Uygulamada akademik başarıyı ölçmek için elektrokimya, çözeltiler, asit-baz, kimyasal bağlar konuları seçilmiştir. Araştırmada; araştırma sürecinde geliştirilen akademik başarı testi, "Üst Bilişsel Farkındalık Envanteri", "Özdüzenleyici Öğrenme Stratejileri", "Online Eğitim Algısı Ölçeği" uygulanmıştır. Araştırma deseni deneysel desenlerden tek grup ön test-son test desenidir. Çalışma grubu kimya/kimya teknolojisi, fen bilgisi öğretmenliği mezunu veya son sınıf öğrencisi olan 149 öğretmen adayıdır. Öğrencilerin online eğitim algısında, üstbilişsel farkındalık düzeyinde, çevrim içi öz düzenleyici öğrenme stratejileri seviyelerinde uygulama öncesi ve sonrası anlamlı düzeyde bir artış görülmüştür. Öğrencilerin akademik başarı testinden aldıkları puanlarda ön test son test arasında anlamlı düzeyde artış gözlenmiştir. Araştırmada yapılan öğretim uygulaması bağımsız değişkendir. İki ya da daha çok değişken arasındaki ilişkiyi ölçmek için araştırmada regresyon analiz metodu kullanılmış ve bulgular yorumlanmıştır. Öğrencilerin üst bilişsel farkındalık düzeyleri ve çevrimiçi öğrenmede özdüzenleme stratejileri akademik başarılarını yordamaktadır. Ancak öğrencilerin online eğitim algı düzeyleri akademik başarılarını yordamamaktadır.

Aday öğretmenlerAkademik başarıBilişüstü farkındalık+7
Zühal Odabaşı
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Belgesel temelli artırılmış gerçeklik uygulamalı çevre eğitiminin etkililiği üzerine bir çalışma

Bu çalışmada, belgesel temelli artırılmış gerçeklik uygulamalarına dayalı çevre eğitiminin eleştirel düşünme boyutlarına ve çevre sorunlarında fen okuryazarlığına etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Karma yöntemde desenlenen araştırmanın çalışma grubunu, 118 ortaöğretim onuncu sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel kısmında ön test, son test kontrol gruplu deneysel desen, nitel kısmında ise durum çalışması benimsenmiştir. Araştırmada Kişisel Bilgiler Formu, Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği, Çevre Sorunlarında Fen Okuryazarlığı Testi, Çevre Sorunlarında Eleştirel Düşünme Becerileri Formu ve Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu kullanılmıştır. Nicel veriler için betimleyici istatistikler, ki-kare, güvenirlik, t testi, kovaryans, korelasyon ve regresyon analizlerine başvurulmuştur. Nitel veri analizinde betimsel ve içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmanın bulguları, belgesel temelli artırılmış gerçeklik uygulamalı çevre eğitiminin eleştirel düşünme eğilimini, eleştirel düşünme becerilerini ve çevre sorunlarında fen okuryazarlığını arttırdığını göstermektedir. Ayrıca, yapılan regresyon analizi sonucunda eleştirel düşünme eğilimi ile eleştirel düşünme becerilerinin çevre sorunlarında fen okuryazarlığının %50'sini yordadığı tespit edilmiştir. Belgesel temelli artırılmış gerçeklik uygulamalı çevre eğitiminin, çevreye yönelik empatiyi arttırmada daha başarılı olduğu belirlenmiştir. Katılımcılar, artırılmış gerçeklik uygulamalarının motivasyona, öğrenmeye ve çevreye ilişkin katkılar sağladığını belirtmiştir.

Artırılmış gerçeklikBelgeye dayalı öğrenmeBiyoloji öğretimi+7
Esra Çakırlar Altuntaş
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Süreklilik konusunda kavram imajı ve işlemsel anlayış

Bu araştırmanın amacı matematik öğretmen adaylarının süreklilik konusuna yönelik kavram imajlarını ve işlemsel anlayışlarını belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda 2017-2018 eğitim öğretim yılında bir devlet üniversitesinin matematik öğretmenliğinde öğrenim gören 3'ü 3. sınıf, 3'ü 4. sınıf ve 3'ü 5. sınıf; toplam 9 öğretmen adayı araştırmanın örneklemi olarak belirlenmiştir. Örneklemde yer alan 9 öğretmen adayı amaçlı örneklem tekniğine göre belirlenmiş; bu doğrultuda yapılan bir başarı testi ile 3, 4 ve 5. sınıftan zayıf, orta ve iyi olmak üzere üç farklı seviyeden öğretmen adayı seçilmiştir. Araştırma süresince hazırlanan testler ve görüşme formu veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Araştırmanın modeli nitel araştırma desenlerinden olgubilim çalışması olarak tasarlanmıştır. Öğretmen adaylarının kavram imajlarını belirlemeye yönelik veriler içerik analizi, işlemsel anlayışlarını belirlemeye yönelik veriler ise betimsel analiz ile çözümlenmiştir. Araştırmanın sonucunda, matematik öğretmen adaylarının süreklilik kavramını tanımlar iken imajları doğrultusunda yanıt verdikleri; imajlarında ise süreklilik kavramının grafiksel temsillerinin baskın olduğu tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının süreklilik kavramına ait formal tanımları ise işlemsel anlayış bağlamında kullandıkları belirlenmiştir. Araştırmanın son bölümünde ise bulgular ve sonuçlar doğrultusunda araştırmacılara yönelik öneriler verilmiştir.

Aday öğretmenlerKavramlarMatematik+5
Meltem Coşkun
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Modelleme tabanlı argümantasyonun öğrencilerin bilimin doğasını kavramalarına etkisi

Bu araştırmanın amacı, mıknatıslar konusunun işlendiği fizik öğrenme ortamında Modelleme Tabanlı Argümantasyon (MTA) yönteminin öğrencilerin bilimin doğası ile ilgili kavramalarına, model ve argümantasyon oluşturma düzeylerine ve disiplinel ve epistemik katılım düzeylerine etkilerini incelemektir. Araştırma Batman il merkezindeki bir Anadolu Lisesi'nin 11. sınıfında öğrenim gören ve fizik dersi alan 23 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, 11. sınıf fizik dersi Elektrik ve Manyetizma ünitesinde yer alan mıknatıslar konusu, MTA yöntemine dayalı olarak işlenmiştir. Çalışmada veri toplama aracı olarak, Modelleme Tabanlı Argümantasyon Aktiviteleri Çalışma Yaprakları, Bilimin Doğası Hakkında Görüşler Anketi, Öğrencilerin Modelleme Tabanlı Argümantasyon Yöntemine İlişkin Görüşleri Anketi kullanılmıştır. Dersin işlenmesi sırasında kullanılan Modelleme Tabanlı Argümantasyon Aktiviteleri Çalışma Yaprakları, Model Tasarım Bilgi Kitapçığı ve Öğrencilerin Modelleme Tabanlı Argümantasyon Yöntemine İlişkin Görüşler Anketi araştırmacı tarafından geliştirilmiştir. 10 hafta süren uygulamalar sırasında öğrenciler beş gruba ayrılmış, uygulamalar kamera, tablet ve ses kayıt cihazı kullanarak kayıt altına alınmıştır. Çalışmadan elde edilen veriler nitel veriler olduğu için içerik analizleri yapılmıştır. Çalışmada, MTA yöntemi ile işlenen fizik dersleri sırasında öğrencilerin model ve argümantasyon oluşturma düzeylerinin, disiplinel ve epistemik katılım düzeylerinin ve bilim doğasına ilişkin görüşlerinin zamanla gelişme gösterdiği gözlemlenmiştir.

Argümantasyon tabanlı bilim öğrenmeBilimin doğasıFen bilgisi+4
Etna Gülbaş
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Artırılmış gerçeklik ve karekod teknolojileri kullanılarak geliştirilen mekanik laboratuvarı deneylerinin bazı değişkenler üzerindeki etkisinin araştırılması

Araştırmada, artırılmış gerçeklik (AG) ve karekod teknolojileri kullanılarak geliştirilen mekanik laboratuvarı deneylerinin, fizik öğretmen adaylarının mekanik laboratuvarındaki akademik başarılarına, tutumlarına ve kaygılarına etkilerini belirlemek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda mekanik laboratuvarı föyünde yer alan mekanik ve doğrusal hareket, değişken "g" sarkacı, hava masasında eğik düzlem, basit harmonik hareket ve serbest düşme hareketi deneyleri, AG ve karekod teknolojileri kullanılarak geliştirilmiştir. Nicel araştırma yöntemi ile gerçekleştirilen araştırma, deneme modeline göre yürütülmüştür. Deneme modeli olarak öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma, 2016-2017 öğretim yılı güz döneminde, Hacettepe Üniversitesi Matematik ve Fen Bilimleri Eğitimi Bölümü, Fizik Eğitimi Anabilim Dalı'nda FZÖ203 Mekanik Laboratuvarı dersine kayıtlı toplam 16 öğretmen adayının katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Öğretmen adaylarının başarılarını değerlendirmek için "Temel Fizik Laboratuvarı Başarı Testi (TFLBT)", tutumlarını incelemek için "Fizik Laboratuvarına Yönelik Tutum Ölçeği (FLYTÖ)" ve kaygılarını belirlemek için de "Fizik Laboratuvarı Kaygı Ölçeği (FLKÖ)" kullanılmıştır. Elde edilen bulguları desteklemek amacıyla ayrıca deney grubu öğretmen adaylarının altı tanesi ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Verilerin Mann-Whitney U Testi ve Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi ile analiz edildiği araştırmada, AG ve karekod teknolojileri kullanılarak geliştirilen mekanik laboratuvarı uygulamalarının öğretmen adaylarının başarılarını ve tutumlarını olumlu yönde etkilendiği ve kaygılarını azalttığı sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen sonuçlar paralelinde, AG ve karekod teknolojilerinin kullanımının yaygınlaştırılması ve sadece fizik eğitimi alanında değil, diğer laboratuvar uygulamalı bilim dallarında da kullanılması önerilmektedir.

Artırılmış gerçeklikDeneylerFizik dersi+5
Suphan Ceren Başal
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Biyoloji öğretmen adaylarının protein sentezi konusundaki teknolojik pedagojik alan bilgisi

Günümüzdeki teknolojik gelişmeler, öğretmenlerin pedagojik ve alan bilgilerinin yanı sıra teknoloji bilgilerini de öğretim sürecine entegre ederek etkili ve verimli bir öğrenme gerçekleştirmelerini gerektirmektedir. Çalışmada, biyoloji öğretmen adaylarının protein sentezi konusundaki Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi (TPAB) incelenmiştir. Çalışma, 8 biyoloji öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu, açık uçlu alan bilgisi testi, ders planı ve ders planı değerlendirme formu kullanılmıştır. Veri toplama araçlarından elde edilen veriler, TPAB bileşenleri çerçevesinde eş zamanlı olarak analiz edilip birlikte değerlendirilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde bir nitel veri analizi programı olan MAXqda kullanılmıştır. Veriler, nitel içerik analizi yapılarak değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda, biyoloji öğretmen adaylarının protein sentezi konusunun anlatımında teknolojiden faydalanmanın yararlı olacağına inandıkları ve kullanmak istedikleri görülmüştür. Öğretmen adaylarının pedagojik bilgi, teknolojik bilgi, teknolojik pedagojik bilgi açısından kısmen yeterli oldukları belirlenmiştir. Protein sentezine ilişkin konu alan bilgilerinin ise yeterli düzeyde olmadığı, önemli bilgi eksiklikleri ve kavram yanılgıları olduğu tespit edilmiştir. Protein sentezine ilişkin alan bilgileri yeterli olmadığından sahip oldukları pedagojik bilgiyi konunun öğretimi bağlamında nasıl kullanacaklarını açıklayamamışlardır. Bir başka deyişle pedagojik alan bilgisi bileşenine ilişkin açıklamaları yetersiz olmuştur. Aynı şekilde alan bilgilerindeki eksiklik, teknolojik alan bilgilerine de yansımıştır. Bununla birlikte teknoloji bilgileri, pedagojik bilgileri tek başlarına iyi olmasına rağmen teknoloji bilgilerini konu alanının öğretimine entegre etmekte zorlanmışlardır. Anahtar sözcükler: protein sentezi, biyoloji öğretimi, teknoloji bilgisi, teknolojik pedagojik alan bilgisi, içerik analizi.

BiyolojiBiyoloji eğitimiBiyoloji öğretimi+3
Elif Deveci
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Dalgalar konusunun sorgulamaya dayalı öğrenme yaklaşımı ile desteklenen 5E öğrenme modeline göre işlenmesi: Bir eylem araştırması

Araştırmada dalgalar konusunun sorgulamaya dayalı öğrenme yaklaşımı ile desteklenen 5E öğrenme modeline göre uygulanması ele alınmıştır. Bir eylem araştırması biçiminde desenlenen araştırma, 2017-2018 öğretim yılının bahar döneminde Ankara il merkezinde bulunan bir Anadolu lisesinin 10. sınıfında öğrenim gören 58 lise öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı ve öğrenci günlüğü, dalgalar konusuna yönelik tutum ölçeği, dalgalar kavramsal anlama formu, yarı yapılandırılmış görüşmeler, video ve fotoğraf kayıtları ve el yapımı ürünlerden yararlanılmıştır. Ayrıca araştırmada eylem planı geliştirilmiş ve etkinlikler yay, su ve ses dalgalarını kapsayacak şekilde hazırlanmıştır. Etkinlikler uzman görüşleri aracılığıyla öğrencilere yönelik araştırmanın amacına hizmet ederek, uygun nitelikte veri sunarak ve alanyazından yararlanılarak araştırmacı tarafından oluşturulmuştur. Verilerin analizinde ise ilişkili ölçümler t testi, betimsel ve içerik analizden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda nitel verilere göre öğrencilerde genel olarak yay, su ve ses dalgalarında kavramsal anlamalarında değişimin olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca öğrencilerin tutum düzeyleri arasında anlamlı ölçüde fark olduğu ve son uygulamada öğrencilerin tutumlarının arttığı belirlenmiştir. Sorgulamaya dayalı öğrenmeye yönelik ise öğrencilerin olumlu görüşlerinin olduğu ve konuların öğretiminde yararlanılmasının faydalı olduğunu düşündükleri saptanmıştır.

5E ModeliDalgalarFen bilgisi+6
Sevim Bezen
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrencilerin biyoloji süreç diyagramlarında öğrenme stilleri, öğrenme faaliyetleri ve öğrenme çıktıları

Bu çalışmada, öğrencilerin süreç diyagramlarında öğrenmeyi gerçekleştirirken kullandıkları öğrenme aktivitelerini ve öğrenme stillerini belirleyerek, öğrenme aktivitelerinin ve öğrenme stillerinin öğrenme başarısı üzerindeki etkinin incelenmesi hedeflenmiştir. Çalışmaya, Türkiye'nin başkentinde yer alan Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Eğitimi Ana Bilim Dalı'nda öğrenim gören 23 öğrenci katılmıştır. Araştırmanın verileri 2017-2018 Eğitim-Öğretim yılında toplanmıştır. Verilerin toplanması için ilk olarak katılımcılara Santa Barbara Öğrenme Stili Ölçeği uygulanmıştır. Daha sonra süreç diyagramları göz izleme tekniği ile gösterilmiştir. Aynı zamanda öğrenme faaliyetlerini yorumlamak için katılımcılara yüksek sesle düşünme protokolü uygulanmıştır. Bu işlemlerin sonucunda katılımcıların öğrenme çıktılarını değerlendirmek için açık uçlu soru, doğru-yanlış ve süreç diyagramlarında eksik olan çizimlerin katılımcılar tarafından tamamlanmasının beklendiği bir form kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde Mann-Whitney U testi, Kolmogorov-Smirnov testi, içerik analizi ve çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Veri analizi sonucunda başarılı öğrenme gerçekleştiren öğrencilerin öğrenme aktivitelerinden okları anlamlandırma ve kendine soru sorma aktivitelerini daha sık kullandıkları bulunmuştur. Ayrıca ana alana odaklanmak için daha fazla zaman harcayan öğrencilerin öğrenmeyi başarılı bir şekilde gerçekleştirdikleri de bulunmuştur.

BiyolojiBiyoloji eğitimiDiyagramlar+5
Çise Cesur
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik öğretmenliği alan bilgisi testi sorularının özel alan yeterlikleri ve Math taksonomiye göre analizi

Bu çalışmada 2013 yılından itibaren uygulanan Kamu Personeli Seçme Sınavı Öğretmenlik Alan Bilgisi Testine yönelik Matematik öğretmenlerinin görüşleri ve kullanılan soruların Math taksonomi ile Millî Eğitim Bakanlığı Özel Alan Yeterliklerini karşılayıp karşılamadığı incelenmiştir. Araştırmada, nitel araştırma desenlerinden durum çalışması ve doküman analizi kullanılmıştır. Katılımcılar; amaçlı örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Araştırma, farklı üniversitelerin eğitim fakültesi Matematik Eğitimi ve Fen Fakültesi Matematik Bölümlerinden mezun olup şu an Millî Eğitim Bakanlığına bağlı devlet okullarında görev yapan 4'ü erkek 4'ü kadın olmak üzere 8 kişiyle yürütülmüştür. Araştırmanın veri toplama aracı Yarı Yapılandırılmış Mülakat Formu 'dur. Süreçteki tüm mülakatlar ses kayıt cihazıyla kaydedilmiştir. Araştırmada her bir transkript ayrıntılı olarak analiz edilmiştir. Ortaya çıkan sonuçlara göre katılımcıların birçoğu Matematik Öğretmenliği alan sınavına yönelik olumsuz düşünceler ortaya koymuştur. Bunun nedeni olarak ise alan sınavının gerekli olmasına rağmen kapsamının yetersiz olması, gereksiz bilgiler içermesi, öğretmenlik yeterliğini ölçmemesi gibi düşünceler belirtmişlerdir. Katılımcılar bu düşüncelerine ek olarak alan sınavına yönelik önerilerde bulunmuşlardır. Matematik Öğretmenliği Alan Bilgisi Testindeki soruların MATH Taksonomisi ve özel alan yeterliklerine göre analizi ise doküman analizi ile yapılmıştır. İlk aşamada, uygulanan sınavın soruları katılımcılar tarafından tek tek bireysel olarak taksonomi ve özel alan yeterlikleri çerçevesinde analiz edilmiştir. İkinci aşamada iki alan uzmanı bir araya gelerek analizler üzerinde ortak inceleme yapmış ve uyum seviyesine bakarak var olan farklılıklar üzerinde tartışmışlardır. Uzmanların incelemelerindeki soru dağılımlarının MATH taksonomi ile tutarlılığı %80 civarında bulunmuştur. Araştırmadaki temel sonuç uygulanan sınavda soruların büyük oranda A kategorisinde sorulmuş olmasıdır. Araştırmada ortaya çıkan bulgular yeni sistemdeki eksiklikleri tespit edilmesi yönünden önem arz etmektedir.

Akademik öz yeterlilikMATH taksonomiMatematik eğitimi+7
Cüneyt İltuş
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretimde virüs konusunun program, öğretmen ve öğrenci açısından incelenmesi

Gelişen teknoloji ve bilime paralel olarak bireylerin ihtiyaçlarının karşılanması ve toplumsal hedeflere ulaşılmasını amaçlayan eğitimin bunu gerçekleştirebilmesi nitelikli eğitim programlarıyla mümkün olabilecektir. Eğitimin etkili olabilmesi ve amaçlarının yüksek düzeyde gerçekleştirebilmesinin öğretmenler, öğrenciler ve mevcut öğretim programları arasındaki uyumla olabileceği düşünülmektedir. Bu araştırmada ortaöğretimde virüs konusunun öğretim programlarındaki yeri ve biyoloji öğretmenleri ile ortaöğretim öğrencileri açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda virüs konusunun yer aldığı ortaöğretim biyoloji ve sağlık bilgisi dersi öğretim programlarında yer alan virüs konusu sınıf düzeyi, içerik ve kazanımlar açısından değerlendirilmiştir. Programların uygulayıcıları olan biyoloji öğretmenlerinin ve farklı sınıf düzeylerinde biyoloji ve sağlık bilgisi öğretim programları ile öğrenim gören öğrencilerin virüsler konusundaki görüşleri ele alınarak virüs konusunun değerlendirilmesine ilişkin bilgi edinilmiştir. Araştırmada karma yöntem kullanılmıştır. Karma yöntem araştırmaları, sosyal bilimlerden özellikle eğitim bilimlerinde disiplinler arası araştırmaların gerçekleşmesi ile araştırılan olayın çeşitli yönlerini açığa kavuşturmaya yardımcı olmaktadır. Bu araştırmanın evrenini nicel yöntem için Ankara İlindeki merkez ilçelerdeki resmi Anadolu Liseleri'nin 9., 10., 11. ve 12. sınıf düzeylerinde öğrenime devam eden öğrenciler oluşturmaktadır. Nitel veriler için ise çalışma grubu oluşturulmuştur. Araştırma örneklemi, evrenden basit seçkisiz örnekleme (random) yöntemi ile seçilen okullardan elde edilmiştir. Bu bağlamda araştırmanın örneklemini Ankara ilinin merkez ilçelerindeki resmi Anadolu Liseleri'nin 9., 10., 11. ve 12. sınıf düzeylerinde öğrenime devam eden ve evreni temsil eden 670 öğrenci oluşturmaktadır. Nitel veriler için çalışma grubunu ise amaçlı örnekleme ile maksimum çeşitlilik yöntemine göre oluşturulan nicel veri toplamak amacıyla gidilen ortaöğretim kurumlarında görev yapmakta olan 26 biyoloji öğretmeni ve nicel veri uygulanan öğrencilerden 51 tanesi oluşturmaktadır. Araştırmada doküman olarak, virüs konusunun ortaöğretim programındaki yerinin incelendiği veri kaynakları olan Biyoloji ve Sağlık Bilgisi Öğretim Programları kullanılmaktadır. Nicel veri toplama aracı, araştırmacılar tarafından geliştirilmiş olan ''Virüslerle İlgili Görüşler Anketi''dir. Nitel veri toplama aracı olarak ise ''Virüsler Konusuna İlişkin Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu'' kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen sonuçlara göre ortaöğretim biyoloji ve sağlık bilgisi dersi öğretim programlarında virüslere ilişkin kazanım sayısının ve ayrılan sürenin yetersiz olduğu, genelde virüsler konusunun dönem sonuna tekabül etmesinin konunun öğrenilmesinde dezavantajlı durumlar yarattığı ortaya çıkmaktadır. Öğrencilerin ve öğretmenlerin virüslerin öğrenilmesine ilişkin verdikleri önem ''günlük hayat ile konunun ilişkilendirilmesi'' bağlamında paralellik göstermektedir. Bunun yanı sıra öğrenciler daha çok öğretmenin alan yeterliliği sayesinde virüslerin etkili bir şekilde öğrenileceğini ileri sürse de, öğretmenler konuya ilişkin görsel materyaller ile konunun daha etkili öğrenilebileceğini düşünmektedirler.

BiyolojiBiyoloji eğitimiDers programları+6
Sema Takmaz
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Özel yetenekli öğrencilerin karmaşık sayılar konulu etkinlikler ile üstbilişsel bilgi ve becerilerinin incelenmesi

Özel yetenekli öğrenciler yaşıtlarına göre yüksek düzeyde performans gösteren öğrencilerdir. Özel yetenekli öğrenciler hedeflerine ulaşmak içi kendi öğrenme ortamlarını düzenleyebilirler ve bu özellikleri üstbiliş kavramı ile ilişkilidir. Özel yetenekliler eğitim ile desteklendiklerinde diğer öğrencilere göre üstbiliş yönünden daha fazla ilerleme kaydedebilirler. Çalışmanın amacı özel yetenekli öğrencilere üstbiliş öğretimi, karmaşık sayılar konusu içinde verilerek öğrencilerin üstbilişsel süreçlerinin gelişimini incelemektir. Çalışma grubu BİLSEM'de öğrenim gören 3 özel yetenekli öğrenciden oluşmaktadır. Çalışma 2017-2018 öğretim yılının birinci döneminde gerçekleştirilmiştir ve uygulama süreci 3 ay sürmüştür. Geogebra yazılımının da kullanılabileceği karmaşık sayılar konusuna yönelik etkinlikler hazırlanmıştır. Öğrencilerin uygulama öncesi ve sonrasındaki üstbilişsel bilgi ve beceri düzeyleri üstbiliş farkındalık ölçeği ile belirlenmiştir. Özel yetenekli öğrencilerin üstbilişsel bilgi ve beceri düzeylerinin gelişiminin incelenmesi karmaşık sayılar etkinliklerinden sonra mülakat soruları ile gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerin uygulama öncesindeki üstbiliş farkındalık ölçeğinden elde edilen sonuçlar yüksek iken, hem süreç içerisindeki gelişim düzeyleri hem de süreç sonunda uygulanan üstbiliş farkındalık ölçeğinden elde edilen sonuçlar daha düşük çıkmıştır. Bu farkın sebebi, özel yetenekli öğrencilerin kendilerini daha yeterli algılamaları olabilir. Üstbilişin biliş bilgisi bileşenine ait alt bileşen puanları, bilişin düzenlenmesine ait alt bileşen puanlarından ve düzeylerinden daha yüksek çıkmıştır. En yüksek belirlenen biliş bilgisi alt bileşeni bildirimsel bilgi, bilişin düzenlenmesi alt bileşeni ise değerlendirme alt bileşeni olmuştur. Üstbiliş öğretimi için daha uzun süren bir uygulama, alan bilgisi olarak karmaşık sayılardan daha farklı bir konu ve daha farklı yaş grubundaki öğrenciler seçilebilir. Ve bu şekilde öğrencilerin üstbiliş seviyeleri incelenebilir.

Bilişüstü beceriBilişüstü farkındalıkKarmaşık sayılar+6
Gökhan Karaaslan
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Beyin (zihin) haritalarının matematik konularına uygulamalarının matematiksel ifadelerin hatırlanmasına katkısının araştırılması

Sayılar, semboller ve harflerden oluşan matematiksel ifadelerin hatırlanması belirli ilişkiler, görseller ve hikayeler şeklinde düzenlenmiş olan bilgilere kıyasla daha zor olmaktadır. Yapılan bu çalışmada soyut ve karmaşık ifadeler şeklindeki trigonometri öğrenme alanına ait olan eşitlik ve formüllerin "Beyin / Zihin Haritaları" tekniği ile görsel şekillere dönüştürülmesinin trigonometrik eşitlik ve formüllerin hatırlanmasına etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Çalışmanın örneklemini Ankara ilinin Çankaya ilçesinde bulunan ve eğitim - öğretim faaliyetlerini Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı olarak sürdüren özel bir okulun 11. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışmanın verileri 2017 – 2018 Eğitim Öğretim yılında, seçkisiz sayılar listesi ile yansız atama yöntemi ve katılımcıların eşitlenmesi yoluyla eşleştirilerek, gönüllü katılımcılardan oluşturulan 20 kişilik kontrol ve deney grubundan toplanmıştır. Çalışmanın verileri araştırmacı tarafından konu ile ilgili literatürde bulunan çalışmalar incelenerek ve Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu'nun 2017 – 2018 Eğitim – Öğretim yılı için yayınladığı matematik programı hedef -kazanımlarını ölçen 14 adet açık uçlu soru maddesi ile ön test – son test yöntemi kullanılarak toplanmıştır. Yapılan analizlerde kontrol ve deney gruplarının öntest – sontest puanları arasında anlamlı farklılıklar görülmüştür. Ayrıca kontrol - deney gruplarının sontestleri incelendiğinde deney grubu lehine anlamlı farklılık görülmüştür. Yapılan bir diğer analizde ise görsel bilgilerin cebirsel ifadelere göre daha fazla ve doğru hatırlandığı görülmüştür. Yapılan çalışma Beyin / Zihin Haritası yönteminin trigonometrik eşitlik ve formüllerin hatırlanmasına önemli katkılar yaptığı ve soyut, karmaşık ifadelerdense görsel bilgilerin daha kolay hatırlandığını göstermiştir. Bu nedenle Beyin / Zihin Haritaları yönteminin matematik öğretmenleri tarafından ders içi materyal olarak kullanılması tavsiye edilmektedir. Ayrıca öğrenciler için konuların kavranması ve tekrar edilmesi için etkili bir yöntem olacağı görülmüştür.

BellekBellek sistemleriBeyin haritalanması+6
Soner Polat
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

A comparison between students' mental models of atomic structure and visualizations in textbooks for the concept of atom

This study was designed for two major goals which are to describe students? mental models about atom concept from 6th to 11th grade and to compare students? mental models of atomic model with visual representations of atom in textbooks. in order to analyze the comparison of students? mental models from their drawings and textbook visuals Chi-square analyzes were used. Descriptive statistics were also used to describe students? mental models and textbook visual representations. The date was collected as qualitatively (Mental Model Atom Test) with 4 open ended questions including also drawings and quantitatively (Evaluation Rubric for Atomic Model Representations). The study was implemented in 2 elementary schools and 3 high schools with 180 students. in addition, 525 visuals from the Ministry of Education textbooks were evaluated in the study. The results indicated that Bohr?s Atomic Model were seen as the most frequent model in both the student? drawings and textbook atom visuals. The consistency with textbook visuals and students? drawings were not established statistically because of the 6th grade students and 10th grade students? drawings. The results obtained by qualitatively can show that motion was not seen frequently in students? drawings similarly textbooks visuals. Finally, the results stated that students are very stable to draw their previous model even though they can encounter with the new atom model.

Zeynep Polat
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessEN

The effect of origami-based instruction on spatial visualization, geometry achievement and geometric reasoning of tenth-grade students

The purpose of this study was to investigate the effect of instruction type (origami-based and traditional instruction) on tenth-grade students? spatial visualization, geometry achievement and geometric reasoning concerning certain key topics in triangles. The study was conducted in a public high school with 184 tenth-grade students by using a quasi-experimental pretest-posttest design. One group (n = 94) received traditional instruction while the other group (n = 90) received origami-based instruction. In the origami-based instruction, there were twelve class hours in total. The van Hiele Test (vHT) was used to compare group differences in terms of geometric reasoning just prior to the treatment. The van Hiele Test results indicated that students in experimental and control groups had similar van Hiele levels, thereby similar geometric thinking levels before treatment. The Card Rotation Test (CRT), Cube Comparison Test (CCT) and Paper Folding Test (PFT) were used to measure students? spatial visualization ability. Furthermore, Geometry Achievement Test (GAT) and Geometric Reasoning Test (GRT) were developed by the researcher to evaluate students? geometry achievement and geometric reasoning ability, respectively. A Repeated Measures Analysis of Variance (ANOVA) was used to analyze data collected from each pretest and posttest. The results of the study revealed that there was a statistically significant change in spatial visualization, geometry achievement and geometric reasoning abilities of students who received origami-based instruction across two time periods (from pre-treatment to post-treatment). The results of this study suggested that origami-based geometry instruction could be effective to enhance students? spatial visualization, geometry achievement and geometric reasoning abilities.

ReasoningSuccessGeometry+4
Sevil Arıcı
Boğaziçi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessEN

The relation of teacher efficacy to students' trigonometry self-efficacy and trigonometry achievement

The purpose of the present study is to investigate the relationship between teacher efficacy to student trigonometry self-efficacy and student trigonometry achievement. Teacher efficacy was searched through three different variables: general teaching efficacy, mathematics teaching efficacy and trigonometry teaching efficacy. The sample of this study consisted of 16 mathematics teachers (n1=16) and their tenth grade students (n2=571) from seven different schools in Istanbul. The teachers completed Teachers? Sense of Efficacy Scale and Self Efficacy Beliefs toward Teaching Mathematics Scale and students completed Student Trigonometry Self-Efficacy Scale and Students Trigonometry Achievement Test. Also, there were semi-structured short interviews with teachers on their trigonometry teaching experiences, in order to study their trigonometry teaching efficacy. According to the interview findings they were categorized as having high trigonometry teaching efficacy and low trigonometry teaching efficacy. No significant correlation was found between general teaching efficacy and mathematics teaching efficacy with student variables of student trigonometry self-efficacy and student trigonometry achievement. The t-test results showed that students of teachers having high trigonometry teaching efficacy get higher scores on trigonometry self- efficacy scale than the students of teachers having low trigonometry teaching efficacy. Between the students? achievement test scores, on the other hand, no significant difference was found.

Self-efficacySelf-efficacy belief
Ayşe Saraç
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessEN

Comparison of the effects of model?based and computer?based instruction on 9th grade students' spatial abilities and conceptual understanding of ionic lattice

This study was designed for two main purposes. The first one is to develop and carry out two different instructional activities which were computer based modeling and physical modeling for two different treatment groups by switching the treatment order. The second one is to improve the spatial ability and conceptual understanding of ionic lattice structure of students during the 9th grade chemistry lesson. This study was performed using crossover research design where the same group of students with the same teacher received a sequence of different treatments. In order to analyze the effect of computer based modeling with ChemSense and physical modeling with play doughs on the spatial ability and the conceptual understanding of ionic lattice structure, the quantitative data was collected from conveniently selected 43 ninth grade students. Five different instruments were administered to collect the data which were the Purdue Spatial Visualization Test: Rotations, Conceptual Tests, Drawing from Text Tests, Writing from Picture Tests and ChemSense &Physical Models. Three different inferential statistical methods were used for the analysis of data which were paired samples t-test, independent samples t-test and chi square. The results of the analysis indicated that mixing the two modeling tools improved statistically significant the spatial ability and the conceptual understanding of the ionic lattice form pretest to the posttest-2. The results of the study also indicated that regardless of the treatment order, the spatial ability and the conceptual understanding of the both treatment groups promoted statistically significant.

Tağmay Yılmaz
Boğaziçi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessEN

Cross-sectional study on grades, geometry achievement and van Hiele geometric thinking levels

This study was conducted to determine whether there are differences in van Hiele geometric thinking levels of students and to investigate whether there is a correlation between geometry academic achievement and van Hiele Geometry Test scores of students at different grade levels. The van Hiele Geometry Test was examined on the basis of Turkish geometry curricula and contents of the curricula were examined on the basis of van Hiele geometric thinking levels in order to see whether they are aligned to geometric thinking levels of the students. The study was conducted at one of the private schools in Istanbul. The students were at 7th, 8th, 10th and 11th grades. 10th and 11th grades were either at science high school or Anatolian high school. University students were at SCED and PRED departments at Boğaziçi University. The van Hiele geometric thinking levels and scores of the students were determined by the van Hiele Geometry Test which was developed by Usiskin (1982) and has been used widely in educational research studies. The Turkish version which was translated by Duatepe (2000) was administered in the study. The design of the study was causal comparative research design. The data were analyzed by SPSS 17.0. Comparison of van Hiele Geometry Test scores was carried out by ANOVA Dunnet-C Test and the correlation analyses were done by Pearson-r. Multiple comparison analyses revealed that there are significant differences between the van Hiele Geometry Test scores of students at various grade levels. Results of the correlation analyses showed that there are significant correlations between the van Hiele Geometry Test scores and geometry achievement scores of the students at 7th, 8th, 10th and 11th grade levels. The results of the study showed that the geometric thinking levels of the students may not necessarily depend on the age or maturation but may depend more on the geometry curriculum and the geometric thinking levels are correlated with the geometry achievement levels of students. ?

GeometryGeometry teachingCorrelation+1
Pınar Şener Akbay
Boğaziçi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessEN

Design and implementation of a nanoscience and nanotechnology workshop: Investigating 11th grade students' awareness and conceptual understanding of nanoscience and nanotechnology

The purpose of this study was to develop a nanoscience and nanotechnology workshop (NNW) and determine its effectiveness by examining the change in students? awareness and conceptual understanding of nanoscience and nanotechnology related concepts. In this study, a mixed-method design was used. The quantitative part of the study included a pre-experimental design (pre-test and post-test design with no control group) and the qualitative part involved interviews, observations and artifacts. The participants for the research were 79 eleventh grade students from two private schools and a public school. Two different classrooms from the public school attended the NNW. Data regarding students? awareness of nanoscience and nanotechnology were collected through the Nanoscience & Nanotechnology Awareness Questionnaire (NNAQ). Seven items of NNAQ were adapted from Nanotechnology Awareness Instrument developed by Dyehouse et al. (2008). The other items of the NNAQ were added by the researcher. Nanoscience & Nanotechnology Conceptual Understanding Questionnaire (NNCUQ), Workshop Evaluation Questionnaire (NNWEQ) and semi-structured interviews were adapted from the instruments developed by Akaygun (2010a, b). In the study, the NNCUQ was used to measure 11th grade students? conceptual understanding of nanoscience and nanotechnology related concepts. The NNWEQ was used to assess student feedback and recommendations with regard to the workshop. In order to explore students? previous knowledge, understanding and expectations from the workshop, semi-structured interviews were conducted. Each one-to-one interview was audio recorded. Quantitative data were analyzed using the one-way ANOVA, paired samples t-test, independent samples t-test and chi-square tests. The interviews were transcribed and the student answers were coded. The results of the analysis indicated that attending the workshop increased the students? awareness and conceptual understanding of nanoscience and nanotechnology.

AwarenessChemistry educationNanotechnology
Berra Sagun Gököz
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessEN

A study for development of statistical literacy scale for undergraduate students

Statistical literacy was defined as the ability to understand basic concepts, vocabulary and symbol of statistics, and some probability; and critically evaluate statistical information in everyday life situations. The aim of this study was to develop a valid and reliable instrument measuring statistical literacy for university students. Statistics content covered in previous instruments on statistics learning (CAOS- Web ARTIST Project, 2005; Statistical Literacy Skills Survey, Schield, 2008; ARTIST Topic Scales, 2006) and 6-12 grades curricula implemented in Turkey were examined. A Statistical Content Rating Form (SLCRF) was formed in the light of knowledge and skills involved in the related domain. Scholars who were offering statistics and research methods courses were asked which statistics topics undergraduate students are required to know for being statistically literate. Content coverage was determined according to scholars? answers, and then questions were selected among existing instruments in the literature. For topics that questions in the literature are insufficient then new questions were written by the researcher. Suggested questions were examined by experts and the 42 questions were chosen and tried out with a pilot study with 33 participants. Based on the results, the number of questions was reduced to 20 and it was tried again with a sample consisting of 90 participants. Then, the number of questions was reduced to 17 and Statistical Literacy Scale (SLS) was developed. SLS was administered to 476 undergraduate students. The construct validity of SLS was examined with experts? item based opinions and results of factor analysis. Content validity was assured with SLCRF results. From the data gathered from 476 participants the Cronbach alpha coefficient was calculated as .532. It is possible to say that SLS has the attributes of construct, content, and curricular validity.

Mathematics educationMathematical literacyStatistics+3
Füsun Şahin
Boğaziçi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessEN

Teachers' content knowledge in teaching slope of a line

The purpose of this study was to investigate teachers? content knowledge -subject matter knowledge (SMK) and pedagogical content knowledge (PCK)- during teaching the slope of line in eighth grade. The study focused on two pre-service, two novice, and two experienced primary mathematics teachers? content knowledge in instruction. The study included a semi-structured pre-interview with the participants on the ways they were planning to teach, observation and video recording of lessons on slope of line, and finally a semi-structured post-interview. Instructions and interviews were transcribed and coded by open coding. The video recorded data were analyzed in terms of the units of a framework, Knowledge Quartet (KQ), and triangulated with the interview data. Findings were reported in four sections. The sections in which the findings were reported in terms of the units of the analytical framework were (i) the pre-service teachers (no official teaching experience), (ii) the novice teachers (1-3 years of teaching experience), (iii) the experienced teachers (3-5 years of teaching experience), and finally (iv) the comparison of teachers? content knowledge. Findings were reported in terms of the four units of the framework with a comparison table among the participants. The study of the slope of lines provided a rich source to interpret teachers? content knowledge in this mathematical concept and its teaching (SMK and PCK). The study provided that foundational knowledge was significantly observed in teachers? instruction. In addition, this type of knowledge was considerably significant in experienced teachers? instructions. Findings indicated also that as teachers become more experienced, they may have more robust content knowledge (SMK and PCK). As experienced teachers differed from their novice and pre-service colleagues, not much significant differences were observed between groups of novice and pre-service teachers in terms of their content knowledge of teaching slope of a line based on KQ.

SlopeMathematics lessonMathematics education+4
Oğuz Köklü
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessEN

Development and implementation of a training program designed to enhance prospective chemistry teachers' content knowledge, pedagogical content knowledge related to misconceptions and teaching efficacy beliefs

This study was conducted to develop a training program in order to enhance prospective chemistry teachers? content knowledge in subjects of particulate nature of matter, chemical equilibrium and acid strength, pedagogical content knowledge related to misconceptions and teaching efficacy beliefs and evaluate the effects of this program on participants. The participants were 22 prospective chemistry teachers from a public university. The training program was designed according to student misconceptions in mentioned subjects and implemented several instructional strategies. The participants attended the training program which took five sessions. The findings of this study revealed that prospective chemistry teachers had several misconceptions before attending the training program. After attending the training program, the content knowledge of prospective chemistry teachers were increased in particulate nature of matter, chemical equilibrium and acid strength subjects. The results also indicated that prospective teachers had a high level of pedagogical content knowledge in terms of understanding the nature of misconceptions before attending the training program. Attending the training program increased prospective chemistry teachers? pedagogical content knowledge related to misconceptions in both of understanding the nature of misconceptions and strategies to identify and change student misconceptions aspects. Moreover, the results also showed that the teaching efficacy beliefs of prospective chemistry teachers in terms of efficacy in using particular teaching methods were increased after the training program. Finally, the results showed that teaching efficacy beliefs of prospective chemistry teachers in terms of efficacy in teaching certain chemistry subjects were enhanced in the subject of ?chemical equilibrium?, but not affected for the subject of ?particulate nature of matter? and ?acid strength?.

Sibel Yiğit
Boğaziçi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessEN

Pre service chemistry teachers' conceptual understandings of solution chemistry in the context of multi representational instuction

This study aimed to explore the effectiveness of Multi-Representational Instruction in pre-service chemistry teachers? conceptual understandings of solution chemistry and to identify the characteristics of individual participants? conceptual understandings of the types of solutions from before beginning the instruction to immediately after completing the instruction to five-months after completing the instruction. This study was conducted with third-year pre-service chemistry teachers at a state university in Istanbul in the fall of 2010. There were a total of 14 participants, including 10 female and four male. It was a mixed method study combined with quantitative and qualitative research methods. Quantitative part of the study included a one-group quasi-experimental design with pre, post, and delayed post-interview. Qualitative part of the study involved verbal data (e.g., interviews, collection of student artifacts, field notes) and descriptive data analysis procedures, but the main data source was interviews. During the interviews, the questions were asked according to an interview protocol which was modified from a two-tailed diagnostic instrument developed by Adadan and Savasci (2012). In the quantitative analysis, the numeric points were given to each participant's responses about the different aspects of solution chemistry. Their total scores were calculated for the pre, post, and delayed post-interview. In the qualitative analysis, each participant's kinds of conceptual understandings about the types of solutions were identified for the pre, post and delayed post-interview, and the changes in each participant?s kinds of conceptual understandings from pre to post and then to delayed post-interview were examined. According to data analysis results, it was concluded that the Multi-Representational instruction were effective for developing the participants? conceptual understandings of solution chemistry from pre to post-instruction and maintaining such conceptual understandings over a five-month period.

Social constructivism
Fethiye Tuğba Tanrıverdi
Boğaziçi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Master'sOpen AccessEN

The relationship between Mathematics Teachers' probability approaches and misconceptions

The literature on probability off ers three distinct defi nitions: theoretical, experimental and subjective. Frameworks suggest that these three approaches should be adopted in probability classrooms. The aim of this research was to examine which of the three approaches that mathematics teachers adopt, whether there is a relationship between the experience level of the teachers and the approach they adopt, whether there is a relationship between the experience level and their success level in answering questions related to misconceptions and whether there is a relationship between the approach and success level. Results of the study indicate that there is not a signifi cant relationship between experience level and approach and also the relationship between experience level and success level is not signi cant. However, for five items the relationship between approach and success level was found to be signi cant. Overall results have shown that, participants who have adopted all of the three approaches were more likely to score higher than the ones who have solely used the classical approach.

Mine Doğucu
Boğaziçi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Master'sOpen AccessEN

Exploring the enactment of the 2007 Secondary School Physics Curriculum at an Anatolian High School in Istanbul

The purpose of this study was to describe the enactment of the 2007 Secondary School Physics Program introduced in the 2008-2009 school year by three physics teachers in an Anatolian high school in İstanbul, and explain the possible interactions between the enacted curriculum and the agents of the enacted curriculum. The case study approach was adopted in this study. Data were collected through classroom observations and interviews with the observed teachers and students. All data were coded and themes were constructed according to these codes. In light of these data collected from various sources, it was concluded that; the only manner in which the teachers conformed to the intended curriculum was that they followed the order of topics, they gave few examples related to daily life, they almost never employed the teaching methods stated in the intended curriculum but instead spent most of their time in the classroom solving questions that may be asked in the national examinations, they solved questions not from the official textbook published by MEB (Ministry of National Education) but from other textbooks published by dershanes which they also used when preparing the examinations they administered at the school. It was also concluded that the components that shaped the enacted curriculum were; the intended curriculum, university entrance examinations, other textbooks, the teachers and their colleagues, the students and their parents. The teachers were heavily influenced by the university entrance examinations, which also put a lot of pressure on the students; this is among the most significant findings of this study. Suggestions for policy makers and future research were given.

TextbooksCurriculumPhysics lesson+5
Elif Özülkü
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessEN

Fostering students' learning of probability through video game programming

This study designed and developed an intervention based on video game programming activities; then it investigated the effects of this intervention on primary school students' learning of probability concepts. First, a pilot study was conducted with 15 primary school students. Based on results of the pilot study, the intervention was revised, and the main study was conducted with 30 primary school students. In both studies, the students learned and used Scratch application as a programming tool. In the first few weeks, they learned how to use Scratch, and then they developed video games based on scenarios developed by the researcher. The study collected qualitative as well as quantitative data using three different measurement tools: Probability Achievement Test (PAT), Reflective Thinking towards Problem Solving Scale (RTPSS) for collecting quantitative data and Student Project Assessment Rubric (SPAR) for qualitative data. Analysis of the study data revealed that students were able to learn and use Scratch and develop probability related/based algorithms that generate random results successfully. The effect of Scratch intervention on students' learning of probability was found statistically significant. However, the effect of the intervention on students' reflective thinking towards problem solving was negligible and not statistically significant. Findings are discussed in relation to similar studies reported in the literature. Finally, the study raised a set of further research questions in the conclusion section.

Ümit Aslan
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sOpen AccessEN

A way to compare mathematics teacher candidates' mathematical knowledge for teaching: TEDS-M released tests

This study aimed to investigate mathematics teacher candidates' mathematical knowledge for teaching (MKT) by using Mathematics Knowledge Instrument for Preservice Primary and Secondary Mathematics Teachers which were Turkish translated versions of TEDS-M Primary and Secondary Released Items. The sample of the study was comprised of three groups of teacher candidates from two universities in Istanbul: primary mathematics education, secondary mathematics education and mathematics departments. The data gathered from both freshman and senior students. Firstly, this study aimed to examine differences in MKT of teacher candidates at the beginning and at the end of the undergraduate education. For all three departments separately, senior students had statistically significant higher scores than freshman students. The second purpose of the study was to discover the differences between secondary mathematics education and mathematics departments in teacher candidates' MKT acquired while studying in these departments. While there was no significant difference between freshman secondary mathematics education and freshman mathematics students, senior secondary mathematics education students had statistically significant higher MKT scores than senior mathematics students. Lastly, this study was also aimed to conduct international comparisons. In primary level, for 32 of 34 items, the correct response percentages of senior students from primary mathematics education were higher than international average. In secondary level, for 28 of 31 items, senior students from secondary mathematics education or mathematics departments were above the international average. The common content area of items that both primary and secondary mathematics teacher candidates were below the international average was "data".

Fatma Güneş Ertaş
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sOpen AccessEN

Assessing preservice mathematics teachers' statistical reasoning

Statistical reasoning is to understand and reason with statistical information and make interpretations based on sets of data (Garfield, 2002). In this study, statistical reasoning types of preservice mathematics teachers studying in İstanbul were investigated. Participants were 91 secondary and 82 elementary school preservice mathematics teachers studying in the last semester of their program. Instrument was Statistical Reasoning Assessment – SRA (Garfield, 2003). It was translated to Turkish and then validity and reliability was examined before applying to preservice mathematics teachers. Data was analyzed descriptively. Results showed that both secondary and elementary school preservice mathematics teachers were successful in interpreting probability, understanding independence, interpreting two-way tables and understanding importance of large samples. On the other hand, there was lack of understanding in selecting appropriate average, correctly computing probability, sampling variability, distinguishing between correlation and causation. Also results showed that they had law of small numbers misconception and equiprobability bias. Furthermore a comparison between secondary and elementary school preservice mathematics teachers' statistical reasoning was done. Results showed that there was no statistical difference between their reasoning types. In this regard, the results suggest that in order to address and develop their understanding in concepts and misconceptions, statistics courses are suggested to be given importance in mathematics education programs. Results, portraying the statistical reasonig types of preservice mathematics teachers in Istanbul, might also be taken as a basis for further resarch investigating preservice mathematics teachers' statiatistical reasoning types in Turkey.

Rabia Karatoprak
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sOpen AccessEN

An examination of in-service secondary mathematics teachers' technological pedagogical content knowledge and their technology integration self-efficacy

The aim of this study was to identify perceived technological pedagogical content knowledge (TPACK) and technology integration self-efficacy (TISE) of secondary mathematics teachers. In addition, the purpose was to examine the relationship between TPACK and TISE variables. Moreover, possible gender, age and years of experience diversities related to TPACK and TISE were examined. The research conducted with 138 secondary mathematics teachers from 28 different FATIH project schools in six districts of Istanbul. Turkish translated versions of TPACK-M and TISE scales were used to collect data. The results indicated that secondary mathematics teachers' perception of TPACK and their TISE are moderate level. Moreover, there was a strong relationship between TPACK and TISE variables. According to demographic results, there was no significant difference in TPACK perception of male and female mathematics teachers while there was significant difference in TISE of mathematics teachers in favor of males. Also, small negative correlation was found between age and mathematics teachers' TPACK perception though strong negative correlation was found between age and mathematics teachers' TISE. Furthermore, there was no significant difference in TPACK perception and teaching experience of secondary mathematics teachers. However, there was significant difference in TISE and teaching experience of secondary mathematics teachers. More experienced mathematics teachers recorded lowest mean score for TISE. Based on the findings, it is recommended to provide professional development programs for teachers. It could be useful to use TPACK as a framework to understand what knowledge teachers must have to integrate technology into teaching and TISE as a belief to adopt current technologies.

Firdevs İclal Karataş
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sOpen AccessEN

Work personality types and pre-service mathematics teachers' reasons for choosing mathematics teaching

The present study aims to investigate the personality types and the reasons of Turkish pre-service mathematics teachers for choosing mathematics teaching and examines differences according to gender and level of teaching of the participants. It is also aimed to determine if there is a relationship between the personality types and reasons for choosing mathematics teaching. The participants of this study are 384 senior pre-service mathematics teachers from 9 universities in Turkey. The aim of the present study was threefold. First one was to examine the reasons given by Turkish pre-service mathematics teachers for choosing teaching as a career through demographic characteristics (gender and level of teaching) of the participants. Among participants, altruistic social utility reasons (enhance social equity, make social contribution, and shape future of children and adolescents) was the highest rated category of reasons. On the other hand, the fallback reason category was rated lowest. The second purpose was to examine the work personality types of Turkish pre-service mathematics teachers based on Holland's (1997) work personality types theory through demographic characters (gender and level of teaching). Social personality type category was rated highest which is consistent with the theory. Investigative work personality type was rated second highest while the enterprising category was rated lowest. The analysis showed that, women have significantly higher scores on artistic work personality type, while men have significantly higher score on realistic work personality type. Moreover, secondary mathematics pre-service teachers have significantly higher score on investigative work personality type compared to primary pre-service mathematics teachers. The third aim was to determine if there is a relationship between the reasons and work personality types of the Turkish pre-service mathematics teachers. Social utility values reasons were found to be highly related with social work personality type.

Şeyma Ünal
Boğaziçi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2014
00