Baskent University
Discipline

Müzik Anasanat Dalı

Baskent University

440

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Proficiency in ArtOpen AccessTR

20. yüzyıl modern bale sanatında öncü bir eser olarak Stravinski "İlkbahar Ayini"

İlkbahar Ayini, Stravinski'nin gerek müzik, gerekse koreografi bakımından 20. yüzyıla damgasını vurmuş başyapıtıdır. Eseri öncü kılan, müzikte tonal yapının ve tekdüzeliğin dışına çıkılması, ayrıca klasik balede kullanılan teknik ve artistik hareketler, mimikler, baş, vücut, el ve ayak duruşu, sahne tasarımı gibi olguları içeren geleneksel anlayışın tersine çevrilmesi, hatta yıkılmasıdır. Ancak eserin ilk gösterimi sırasında çıkan olaylar, Stravinski'nin izlediği yenilikçi yoldan saparak daha gelenekçi bir anlayış gütmesine ve çağdaşları arasında yeni-klasikçi olarak anılmasına yol açmıştır. 20. yüzyıla kadar batı müziğinin bel kemiğini oluşturan uygusal, karşı-ezgisel ve biçimsel gereçlerin alışılmışın dışında kullanıldığı bu eserin müziği kadar yenilikçi ve sahnelendiği dönemde skandal olarak nitelendirilen ilk koreografisi, yaratıcısı balet ve koreograf Vaslav Nijinski tarafından 29 Mayıs 1913'te Paris'teki olaylı ilk gösterim sonrasında yok edilmiştir. Leonide Massine, Maurice Bejart, Pina Bausch, Angelin Preljocaj, Martha Graham v.b. gibi pek çok sanatçı tarafından koreografilenen eserin Nijinsky sürümü ise uzun süre gizemini korumuştur. 1980'li yıllarda balerin Millicent Hodson ve tarihçi Kenneth Archer'ın araştırmaları sonucu, Nijinski'nin asistanı olarak çalışmış balerin ve koreograf Marie Rambert'in ezberinde kalanlardan ve ressam Valentine Hugo-Gross'un provalar sırasında oluşturdukları taslaklara ulaşılarak yeniden hazırlanan bu koreografi, ilk gösteriminden tam 74 sene sonra 1987'de Los Angeles'ta Joffrey Ballet tarafından sahnelenmiştir. Bu tez çalışmasında da Nijinski, Bejart, Bausch ve Graham koreografileri karşılaştırmalı olarak incelenmiştir.

20. yüzyılBaleKoreografi+3
Melis Peykoğlu
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Romantik Dönemde ulusalcılık akımının etkisinde Antonin Dvorak'ın Opus 104 Viyolonsel Konçertosu'nun çalgı tekniği ve biçim bakımından incelenmesi

Bu çalışma kaynaklar esas alınarak romantik dönem viyolonsel repertuvarının en önemli eserlerinden olan Antonin Dvorak'ın Opus 104 Viyolonsel Konçertosu'nu incelemektedir. Birinci bölümde eserin yazılmış olduğu dönemin genel yapısı ve 19. yüzyılda Avrupa'yı etkisi altına alan ulusalcılık akımının müzikteki yansımaları anlatılmıştır. İkinci bölüm, toplumsal dönüşümlerin; ulusal özgürlüklerin ve politik tartışmaların söz konusu olduğu bir ortamda yetişen Antonin Dvorak'ın (1841-1904) yaşamı ve müzik kariyerinin yanı sıra çağdaşlarıyla olan ilişkisi ve bestecinin kariyerine olan katkıları aktarılmıştır. Üçüncü bölüm ise Dvorak'ın Viyolonsel Konçertosu'nu yazma süreci, Çek viyolonselci Hanuš Wihan'ın esere yapmış olduğu teknik öneriler ve son olarak da Konçerto'nun biçimsel analizi yer almaktadır. Türkçe Anahtar Kelimeler: 1- Antonin Dvorak 2- Dvorak Viyolonsel Konçertosu 3- Viyolonsel

Dvorak, AntoninKonçertoMüzik+4
Nihan Bağdemir
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2015
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Necil Kâzım Akses'in birinci yaylı çalgılar dörtlüsü'nün polimodal ve politonal açılardan incelenmesi

Türkiye'de, müzikte evrenselliğin temelinin, günümüze bıraktıkları eserler ve eğitimcilikleri bakımından, ?Türk Beşleri? diye anılan besteci gurubu tarafından atılmış olduğu söylenebilir.Beşler içinde Necil Kâzım Akses, 1908' de İstanbul' da doğmuştur. Viyana ve Prag' da kompozisyon eğitimi görmüş, Ankara' da çeşitli müzik kurumlarında yöneticilik ve eğitimcilik yapmış, pek çok besteci yetiştirmiş ve 60' a yakın eser vermiştir. 1999' da Ankara' da ölmüştür.Bestecinin Birinci Yaylı Çalgılar Dörtlüsü' nü yazması, dörde ayrılan yaratıcılık dönemlerinden birincisinin sonuna rastlar. Sürekli yenilenme ve gelişim arzusundan dolayı, sonraki dönemlerinde yazdığı eserlerinin birinci dönem eserlerine göre daha çok olgunlaşmış ve gelişmiş olduğu; bestecinin yıllar geçtikçe atonalliği, amodalliği (kendi deyimiyle) ve aleatorik (rastlamsal) tekniği daha çok benimsediği, daha özgür ve heybetli yapılara yöneldiği gözlemlenebilir.Biçim yönünden, olgunluk dönemlerindeki eserlerinde serbestlik hakimken, Akses, Birinci Yaylı Çalgılar Dörtlüsü' nde, Klasik Dönem' e sadık kalarak ?Sonat Formu? nu kullanmıştır.Armonisel açıdan, bu eserinde her ne kadar atonalliğe yöneliş varsa da bu yöneliş, sonraki dönemlerindekilere göre daha çekimserdir; fakat bestecinin, yerel makamları, polifonik yazı tekniğini, disonansları ve bağımsız bağlanışlı akor yığınlarını kullanmada uyguladığı sağlam ve disiplinli yöntem göz önüne alınırsa, bu eğilim, o sırada müzikte çoksesliliğe alışmaya çabalayan Türkiye' de oldukça cesur bir adım sayılabilir. Eser, bünyesinde polimodalite ve politonaliteyi barındırmaktadır.Kısaca ?Birinci Yaylı Çalgılar Dörtlüsü? biçim yönünden klasik, armonik teknik bakımından ise çağdaş kategoridedir. Akses, bu eserinde ton ve mod malzemelerini ustaca birleştirmiştir.

Aysim Dolgun
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Benjamin Britten'in Diversions op.21 isimli eserinin biçimsel ve çizgisel analizi

20. yüzyılın dünya çapında tanınmış en başarılı İngiliz bestecisi olarak kabul edilen Benjamin Britten, aynı zamanda piyanist ve orkestra şefi olarak da bilinmektedir.Britten'in sol el piyano ve orkestra için bir konçerto olan Diversions Op. 21 isimli eseri konu (Thema), on başkama (Variation) ve finalden oluşmaktadır.Yeni Klasikçi besteciler gibi ?Genişletilmiş Tonallık?dan yararlanan Benjamin Britten, bu eserinde uyguları işlevsel ilerleyiş dışında ele almakta, beşliler çemberini birbirlerine simetrik seslerin bulunduğu bir ses sistemi içinde kullanmaktadır. Böylece eser tınlayış bakımından büyük ölçüde tonal bir izlenim bırakmakla birlikte eseri doğru çözümlemek için tonallık yetersiz kalmaktadır.Beşli aralıklardan oluşturulmuş ?çekirdek hücre? olarak adlandırılan birim, eserin dokusunu oluşturmada önemli bir yere sahiptir. ?Fa ? do ? sol? sesleri ile yapılan bu çekirdek hücrenin aktarılmış biçimleri de sık sık kullanılmaktadır. Ayrıca koyultu (Fr. nuance) ve düzüm (İng. rhythm) yapısı da eseri biçimlendirmektedir. Eserin bir diğer özelliği de her kesimde farklı bir eksen sesinin kullanılmasıdır.?

Merve Dedeoğlu
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Klarinetin geçmişten günümüze Anadolu' da gelişimi ve icra edilişi

Klarinetin yapımı için ilk çalışmaların başladığı tarih olarak 1690 yılı gösterilir. Leipzigli çalgı yapımcısı J. C. Denner'in başlattığı bu çalışmalara 1712'de Fransız kompozitor Estienne Roger da destek vermiş ve bu sürece bir süre sonra farklı ülkelerden besteciler ve alet yapımcıları da katılmışlardır.Klarinetin orkestral kullanımındaki rahat ve etkileyici performansı bu çalgıya olan ilgiyi arttırdığı gibi aletin yapım tekniğini yetkinleştiren çabalara da hız kazandırmıştır. 18. ve 19. yüzyıllarda; klarinet adım adım daha işlevli bir çalgı haline gelmiş; Vivaldi'den başlayarak, Haydn, Bach, Mozart ve diğer ünlü kompozitörlerin eserlerinde giderek daha ağırlıklı olarak kullanılmaya başlanmıştır.Klarinetin gelişmesi ve kullanımının yaygınlaşması Batı'da böyle bir gelişme izlerken, bu gelişme Anadolu'da ve Osmanlı Devleti sınırları içindeki coğrafyada farklı bir seyir izlemiştir. Kaynaklar, 18. yüzyıl dolaylarında klarinetin atası diye tanımlayabileceğimiz çalgıların farklı adlarla Anadolu'nun çeşitli yerlerinde kullanıldığını belirtmektedirler. Özellikle Güney Anadolu ve Suriye yöresinde sipsili-düdük ailesinden gelen bütün çalgılara kurniata adının verilmesi ve daha sonra bunun gırnata'ya dönüşmesi ilginçtir. Evliya Çelebi'nin Seyahatname'sinde bu bilgileri aktardığı yıllar ise 1640 dolaylarıdır. Ne var ki, klarinetin bugünkü biçimiyle Anadolu'da ve İstanbul'da kullanılmaya başlanması için 1850'li yılları beklemek gerekecektir.Padişah II. Mahmut'un Batılılılaşma hareketinin sonuçlarından birisi de, Osmanlı Devleti'nin en önemli müzik kurumu olan Mehterhane'nin yerine, Muzika-yı Hümayun'u kurmasıdır. Muzika-yı Hümayun'un yönetimine getirilen kişi ve sonradan Paşa ünvanı verilen İtalyan sanatçı Giuseppe Donizetti'dir. Klarinet, Donizetti Paşa'yla önce askeri bandolarda, sonra müzikal tiyatrolarda, konserlerde, özel dinletilerde, şenliklerde yer almaya başladı. Anadolu'daki sanat ve eğlence hayatı da bu etkileyici sazı hızla benimsedi.Bugün senfoni konserlerinde, köy düğünlerinde ya da meyhane akşamlarında klarinetin nağmeleri her yerde insan ruhuyla buluşmaya devam etmektedir.

AnadoluKlarnetÇingeneler
Kerem Özgür Erdem
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Trombon eğitimindeki problemler ve özel teknikler ile çözüm önerileri

Trombon eğitiminde karşılaşılabilecek pek çok olası problem vardır. Bu çalışma, bütün bu problemleri saptama ve bunlara çözüm önerileri üretmekten ziyade, bedensel ve fiziksel problemler üzerinde yoğunlaşmıştır. Bedensel tanımı, gövdeden, ellerden, kollardan, omuzlardan ya da iç organlardan olaşabilecek problemlere işaret eder. Fiziksel problemler olarak tanımlanmak istenen ise embouchure (dudakları, bunları kontrol eden yüzdeki tüm kasları, dişleri ve alt çeneyi kapsayan çalma pozisyonuna denir) ile ilgili problemlerdir.Bu çalışmada problemlerin kaynağını daha iyi algılayabilmek için, trombonun ve insanın anatomik yapısı kısaca incelenmiştir. Trombonda sesin oluşması için gerekli olan çene, dişler ve dudakların, trombon öğrencisi seçerken hangi kıstaslara göre değerlendirilmesi gerektiği analiz edilmiştir.Tek tip bir pozisyon (embouchure) ile çalmak yerine, kişilerin fiziksel farklılıkları göz önünde bulundurularak, bunları sınıflandıran Reinhardt'ın `Pivot Sistemi', `trombon çalmayı etkileyen fiziksel faktörler' bölümünde açıklanmaya çalışılmıştır.Bu çalışma, trombonda `doğru' ya da `yanlış'ı anlatma gayretinden ziyade, doğal çalabilmenin yolunu sorgulamış, olası çalma problemlerine çözüm olabilme gayesiyle yazılmıştır.

Bakır nefesli çalgılarMüzikMüzik eğitimi+1
Evrim Can Doğan
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2008
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Andre Jolivet'in Cinq Incantatıons' u üzerine bir çalışma kılavuzu önerisi

Jolivet'nin 1930'lu yıllara denk gelen birinci bestecilik dönemi büyülü dönem olarak adlandırılır. Besteci bu dönemde, pekçok yirminci yüzyıl sanatçısı gibi batı toplumlarının dış kültürlere yoğunlaşan ilgisinden etkilenmiştir. Bu dönemde, Fransa'da Mauss ve Levy-Bruhl önderliğinde sürdürülen etnolojik çalışmalar, ilkel topluluklarda büyü, Avrupa dışı kültürler ve ezotorik metinler, bestecinin kendine özgü bir tarz oluşturmasındaki süreçte başlıca esin kaynakları olmuştur.Çalışmanın birinci bölümünde Jolivet'nin büyülü dönemini oluşturan etkenler ve Cinq Incantations'un genel özellikleri incelenmiştir.Bestecinin 1936 yılında, solo flüt için yazdığı Cinq Incantations, ilkel topluluklarda doğum, ölüm, çalışma gibi hayata dair konuların işlendiği beş bağımsız parçadan oluşur. ?Mana?(1935) ve ?Beş ritüel Dans? (1937) ile birlikte bir üçlemenin parçası olarak sınıflandırılan Cinq Incantations, yirminci yüzyıl flüt dağarının en önemli yapıtları arasında sayılmaktadır.Çalışmanın ikinci bölümü, Cinq Incantations'un genç çalıcılara teknik ve yorum açısından çalışılmasına yönelik bir kılavuz niteliğindedir.

FlütMüzik
Jülide Gündüz
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Birlikte çalmanın sosyal ve duygusal gelişimlerine etkisine ilişkin İki Elin Sesi Var senfoni orkestrası üyelerinin görüşleri

Müzik eğitimi; bireylerin kendi benliklerini ortaya çıkarmasında, kişisel gelişimlerinde, sosyal hayatlarının şekillenmesinde, duygularını açığa çıkartmada, Bireylerin toplumun bir parçası olmasında önemli etkiye sahiptir. Buradan hareketle, bireylerin sosyal ve duygusal gelişimleri içerisinde müzik eğitiminin yeri ve önemini araştırmak üzere, Eskişehir Tepebaşı Belediyesi tarafından oluşturulan "İki Elin Sesi Var" orkestrası içerisinde görev alan bireylerin, sosyal ve duygusal gelişimlerinin yaş, cinsiyet ve deneyim sürelerine bağlı olarak herhangi bir değişime uğrayıp uğramadığının araştırılması amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 60 orkestra üyesi oluşturmaktadır. Çalışma verilerinin toplanmasında araştırmacı tarafından hazırlanan ve bireylere uygulanan üçlü likert ölçekli 17 maddeden oluşan anket kullanılmıştır. Anket soruları, uzman görüşleri doğrultusunda yeniden düzenlenmiş sadeleştirilmiştir. Sorular sosyal ve duygusal gelişim başlıklarına uygun olacak şekilde iki bölüme ayrılmıştır. Anket analizinden elde edilen verilere Montecarlo simülasyonu uygulanmış, uygulanan simülasyona göre veriler SPSS programına işlenmiştir. Elde edilen verilerden, bireylerin orkestra içerisinde aldıkları bireysel ve toplu müzik eğitiminin onların sosyal ve duygusal gelişimlerini olgunlaştırmada önemli yer tutmaktadır. Yaşa bağlı olarak 15-17 yaş grubunun 12-14 yaş grubundaki bireylere oranla gelişimlerinin daha belirgin olduğu, cinsiyete bağlı olarak kadınların ve erkeklerin belirli sosyal ve duygusal gelişim alanlarında farklılıklar olduğu görülmektedir. Deneyim süresine bağlı olarak da, orkestra içerisinde daha fazla vakit geçiren bireylerin yeni başlayan bireylere göre sosyal ve duygusal gelişimlerinin önde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Orkestra, kişisel gelişim, sosyal gelişim, duygusal gelişim

Birlikte çalmaKişisel gelişimMüzik+3
Arda Sur
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Müzik öğretmenlerinin özel eğitim alanında yeterlikleri ve kendilerinden beklenilenlere ilişkin görüşleri

Bu araştırma, müzik öğretmenlerinin özel eğitim alanındaki yeterlik durumlarını, özel eğitim alanında çalışmakta olan müzik öğretmenlerinin görüşleri ile belirlemek ve özel eğitim alanının müzik öğretmenlerinden beklentilerinin neler olduğunu saptamak amacını taşımaktadır. Araştırma, müzik öğretmenlerinin özel eğitim okullarında çalışmayı tercih etme nedenlerinin belirlenmesi, özel eğitim okullarında çalışmaya başladıklarında yaşadıkları sorunların tespit edilmesi, özel eğitim okullarında çalışma sürecinde yaşadıkları mesleki duygu durumlarının neler olduğunun belirlenmesi, aldıkları formasyon eğitime bağlı olarak alan bilgisini özel gereksinimli bireylere uyarlama problemlerinin saptanması, eğitim sürecini özel eğitim öğretmenleri ile işbirliği içinde yürütebilme durumlarının ortaya koyulması ve özel eğitim okullarında müzik dersi öğrenme sürecine dâhil olan kişilerin (özel eğitim öğretmenleri ve veliler), müzik öğretmenlerinden beklentilerinin belirlenmesi bakımından önemlidir. Çalışma, tarama modelini esas alan nitel araştırma yöntemi ile yürütülmüştür. Veriler, yarı yapılandırılmış görüşme formu ile yüz yüze görüşme ve video konferans yoluyla toplanmıştır. Sorular özel eğitim kurumlarında çalışan müzik öğretmenlerinin özel eğitim alanındaki yeterlikleri ve özel eğitim alanının müzik öğretmenlerinden beklentilerini öğrenmeye yönelik hazırlanmıştır. Bu araştırmanın sonucunda, özel eğitim alanında deneyim ve bilgi birikiminin önemli olduğu görülmektedir. Yaşanılan olumsuz durumların sebebinin tecrübesizlikten kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

Gizem Akay
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Çağdaş Türk bestecilerin keman eserlerinde karşılaşılan makam etkilerinin incelenmesi: Muammer Sun Keman ve Piyano için Üç Parça örneği

Türkiye'de yaklaşık iki yüz yıllık bir geçmişi bulunan çoksesli müzik ve bu kapsamda ülkemize giren Klasik Batı Müziği, geçen süre zarfında kökleşmiş ve yaygınlaşmış, özellikle Cumhuriyet devrimlerini izleyen süreçte hem nicelik hem de nitelik açısından büyük bir aşama kaydetmiştir. Çağdaş Türk bestecileri bu müzik türünün her formunda eser üretmişler, çalışmalarında bütün çalgılara yer vermişlerdir. Bunlar arasında keman repertuarı, hem sanat hem de eğitim bakımından öne çıkmaktadır. Bestecilerin bu çalgıya eser yazarken kendi duyuşları çerçevesinde Klasik Türk Müziği makamlarını kullandıkları bilinmektedir. Bununla birlikte Klasik Batı Müziği ses sisteminin bu makamların birebir uygulanmasına elverişli olmadığı da bir gerçektir. Söz konusu ses sistemi kullanılarak bestelenmiş eserlerde makamdan çok "makam etkisi"nden söz edilebilir. "Makam" ile "makam etkisi" arasındaki fark, ilgili literatürde bugüne dek yeterince işlenmemiştir. Bunun için gerekli literatür çalışmasıyla birlikte, ülkemizin yedi bölgesinden, ulaşılabilen eğitim fakültesi müzik eğitimi anabilim dalı ve konservatuvar keman eğitimcileri ile öğrencilerinin en sık tercih ettikleri eseri belirlemek amacıyla anket yapılmıştır. Anket sonucunda Muammer Sun'un Keman ve Piyano İçin Üç Parça'sının yüksek bir oranla tercih edildiği görülmüştür. Söz konusu eser, "makam" ile "makam etkisi" arasındaki farkın incelenmesi için son derece uygun niteliktedir. Eserde kullanılan makamların nazari değil duyumsal açıdan ele alındıkları görülmüştür. Konu hakkında alınan uzman görüşlerinde; eserin her üç bölümünde de yer verilen makamlara has bazı seslerin bulunmadığı, bu nedenle makamların ancak hissettirildiğinin söylenebileceği tespiti öne çıkmaktadır. Buradan hareketle, eser analizlerinde karşılaşılan sıkıntıların giderilmesi ve yanlış uygulamaların önüne geçilebilmesi için "makam etkisi" kavramının, "makam" kavramından farklı olduğu vurgulanmalıdır. Bu amaçla; daha sık yapılacak nitelikli akademik çalışmalarla literatürün zenginleştirilmesi, Çağdaş bestecilerimizin özellikle Klasik Batı Müziği'ne uygun şekilde transpoze edilebilen makamları tercih etmesi, eğitim kurumlarımızdaki solfej derslerinde makam konusunun daha kapsamlı ele alınması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Makam, Makam Etkisi, Çağdaş Türk Keman Repertuvarı, Muammer Sun.

KemanMakamlarModern müzik+5
Ravza Bekdaş
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Erol Deran'ın kanun soloları albümündeki kanun taksimlerinin makamsal ve icrasal analizi

Kanun, klasik Türk müziğinde kullanılan; güçlü sesi, geniş ses aralığı ve farklı tınısı olan mızraplı çalgılardan bir tanesidir. İcra şekline bakıldığında diğer mızraplı çalgılara göre her iki elin de aktif bir biçimde hareketli oluşu kendisini diğer çalgılardan farklı kılmıştır. Bu farklılıktan doğan olumlu yönleri ele alındığında improvize (doğaçlama) bir biçim olan taksim içinde oldukça özellikli bir konuma sahiptir. Bu çalışmada XX. yüzyıl kanun sanatçılarından Erol Deran'ın 1993 yılında yayınladığı "Kanun Soloları" isimli albümünde bulunan acemkürdi, hicazkâr, nihavent makamına geçiş ve şehnaz makamına geçiş taksimleri kuramsal ve icrasal olarak incelenmiştir. Erol Deran'ın hayatıyla ilgili bilgilerin yanında analiz edilen makamlar hakkında nazari bilgiyle birlikte taksim ve taksim türleri hakkında da bilgi verilmiştir. Analizi yapılan taksimlerin notaları Ekler bölümündedir. Deran'ın taksimlerinde kullanmış olduğu fiske tekniği, sağ el tremolosu, glissando, çarpma, oktavlı icra gibi teknikler ve makamları kullanış biçimi, taksimlerindeki geçki ve çeşni türleri, makamları kullanırken göstermiş olduğu üslup ve tavır performansları, yapı, melodi, ritim ve teknik icra yönünden ayrıntılı incelenmiş ve çalışma sonlandırılmıştır. Çalışmanın; kanun çalgısı ile ilgili yapılacak araştırmalara ve alanda yapılacak benzer çalışmalara yönelik önemli katkılar sağlayacağı düşünülmektedir.

Cenk Torun
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kanuni Erhan Akalın'ın hayatı ve Türk müzik kültürüne katkıları üzerine bir inceleme

Bu araştırmanın konusu yerel sanatçılarımızdan Kütahyalı, Kanuni Erhan Akalın'ın hayatı ve Türk müziğine olan katkılarıdır. Erhan Akalın için Geleneksel Türk Müziği, çocukluğundan beri hayatının bir parçası olmuş, adeta hayatının temel ihtiyaçlarından biri haline gelmiştir. Müzisyen olan babası Ahmet Bey'den aldığı bu müzik mirasını, başta babasının rehberliğinde ve kendi yetenekleri doğrultusunda değerlendirip Türk müziğine çeşitli hizmetler yapmıştır. Araştırmada Erhan Akalın'ın besteleri ve fotoğrafları da yer almaktadır. Araştırma konusuyla ilgili birçok yazılı kaynak incelenmesine rağmen oldukça az sayıda yazılı veriye ulaşılmış olup, çalışma daha çok Erhan Bey'in aile bireyleri, akrabaları, yakın arkadaşları ile yapılan mülakatlarla ve Erhan Akalın hakkında ulaşabildiğimiz geçmiş dönemlerden kalan ses kayıtlarının incelenmesiyle zenginleştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Erhan Akalın, Türk müziği, bestecilik.

Akalın, ErhanBestecilikBestekarlar+6
Ataberk Çingirt
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Piyanistler örneğinde müzisyenlere özgü performans anksiyetesi

Pek çok müzisyen performans sırasında anksiyete yaşar. Anksiyetenin boyutu yüksek düzeylerde ise, müzisyenlerin sahnedeki performansı olumsuz etkilenebilir ve hatta mesleği bırakma noktasına dek götürebilir. Yurtdışında müzik performansı anksiyetesi'ni ölçmek için pek çok ölçek geliştirilmiştir, fakat bu konuyla ilgili Türkçe ölçek bulunmamaktadır. Bu çalışmanın amacı M. S. Osborne ve D. T. Kenny (2005) tarafından geliştirilen Gençler İçin Müzik Performansı Anksiyetesi Envanteri'nin piyano öğrencileri ve kontrol gruplarında geçerlik ve güvenilirlik çalışmalarının yapılmasıdır.Bu çalışma, 72 piyano öğrencisi ve 37 kontrol grubu öğrencisi olan toplam 109 kişinin oluşturduğu bir örneklemde yapılmıştır. Araştırmaya katılan tüm katılımcılara sosyodemografik veri formu, Gençler için Müzik Performansı Anksiyetesi Envanteri'nin Türkçe uyarlaması (MPAE-G), Durumluk-Sürekli Kaygı Envanteri (DSKE), Liebowitz Sosyal Kaygı Ölçeği (LSKÖ) uygulanmıştır.Geçerlik çalışmalarında ölçeğin, piyano öğrencileri grubu ile kontrol grubunu ayırt ettiği gösterilmiştir. Ölçeğin, LSKÖ'nin hem sosyal kaygı alt ölçeği ve kaçınma alt ölçekleri, hem de LSKÖ ölçeği toplam puanı ile güçlü ve istatiksel olarak anlamlı korelasyonlar gösterdiği bulgulanmıştır. MPAE-G'nin yüksek bir iç tutarlılık gösterdiği (Cronbach alfa katsayısı= 0.78), yani, envanterdeki soruların kendi içinde ve ölçek bütünü içinde uyumlu ve birbirini tamamlar nitelikte olduğu görülmektedir.Bu çalışmayla Türkçeye kazandırılan ölçeğin geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı olduğu gösterilmiştir.

AnksiyetePerformans
Alev Kafadar
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Uşaklı halk ozanı Âşık Mustafa Çobanoğlu ve halk kültürüne katkıları üzerine bir inceleme

Halk ozanları, halkın içinden yetişen, bulundukları yörenin kültürüne ait ürünlere kaynaklık eden, deyişlerini genellikle saz eşliğinde söyleyip bu geleneği gelecek nesillere aktaran halk kültürümüzün önemli temsilcileridir. Bu çalışma, Uşaklı Halk Ozanı Âşık Mustafa Çobanoğlu'nun halk kültürüne katkılarını, biyografisini, müzikal donanımını ele almaktadır. Çalışma aynı zamanda seslendirdiği ve kimi zaman da kaynaklık ettiği yöre türkülerinin tespitini ve analizlerini de içermektedir. Uşaklı Halk Ozanı Âşık Mustafa Çobanoğlu'nun sanatçı kimliği, geçmişte Uşak yöresini nasıl temsil ettiği ve halk kültürüne nasıl katkıları bulunduğu araştırmanın içerikleri arasındadır. Halk kültürü, halk bilimi, alan araştırması ve Türk Halk Müziği kavramlarının temel olarak alındığı bu araştırmanın amacı, Uşak yöresine ait türkülerin pek çoğunu TRT kurumunda seslendirenlerden biri olan ve aynı zamanda yöre türkülerinin dokuz tanesine kaynaklık eden halk ozanı Mustafa Çobanoğlu'nun biyografisini, müzikal donanımı ve halk kültürüne katkılarını ortaya koymaktır. Yapılacak olan bu tez çalışması, halk ozanı Mustafa Çobanoğlu'nun tüm yönleriyle ortaya konmaya çalışıldığı ilk sistematik araştırma olması ve yöreyle ilgili bir doküman oluşturması açısından önem arz etmektedir. Anahtar Kelimeler: Uşak, Halk Ozanı, Mustafa Çobanoğlu, Kültür, Halk Kültürü.

Halk kültürüHalk müziğiHalk ozanları+5
Mücahid Yaşar
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Türk müziğinde zâkirbaşılık ve son zâkirbaşı Albay Selahattin Gürer'in Türk müziğindeki yeri

Bu çalışma, konusu ve içeriği itibariyle; yaklaşık dokuz asır devam edip, tekke ve zâviyelerin ilga edilmesi ile son bulmuş tarîkat geleneğinde yer alan âyinlerin icrâ edilişi sırasında yönetici konumunda bulunan, aynı zamanda Türk müziği kültürünü taşıyıcı ve aktarıcı olan zâkirbaşılığın detaylı bir şekilde incelenmesi ve Albay Selahattin Gürer'in de bu aktarım zincirinin son halkası olması sebebiyle hakkında daha detaylı araştırma yaparak ortaya özgün bir çalışma koyup, müzik literatürüne katkı sağlamak bakımından önem taşımaktadır. Bu araştırma Türk müziğinin tekke müziği alanında icrâ edilen âyinleri yöneten zâkirbaşılığı ve son zâkirbaşı olan Albay Selahattin Gürer'in müzik kültürümüzdeki yerini konu eden, tarama modelini esas alan, müzikal analizin ve nitel yöntemlerin kullanıldığı betimsel bir araştırmadır. Çalışma sonucunda; alt pronlem sorularına göre düzenlenen veriler işlenmiş, zâkirbaşılığa ve son zâkirbaşı olan Albay Selahattin Gürer'e yönelik değerlendirmelere ve müzikal analizlere yer verilmiştir. Araştırmanın alana katkı sağlayıcı, özgün, bu konu ve benzeri konular üzerinde yeni çalışmalara destek olacağı ve ışık tutacağı düşünülmektedir.

Dini törenGürer, SelahattinMüzik kültürü+5
Meriç Düzbaş
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Müziğin otizmli bireylerin akademik başarılarına ve sosyalleşme süreçlerine etkileri: İZOT İzmir Otizm Orkestrası ve Korosu örnek olayı

Bu çalışmanın amacı, otizmli bireylerin müzik yeteneklerinin ortaya çıkmasını ve eğitim hayatlarına müzik alanında devam etmelerini sağlamada bir müzik grubu içinde yer almalarının önemini ortaya koymaktır. Otizmli bireylerin müzik aracılığıyla sosyalleşmelerine önemli bir katkı sağlayan İZOT (İzmir Otizm Orkestrası ve Korosu), 2013 yılında Dr. Öğr. Üyesi Orçun Berrakçay tarafından kurulmuş olup dört otizmli bireyle çalışmalarına başlamış ve bugün ortalama 45 katılımcıya ulaşmıştır. Bu oluşum, Türkiye'de bir ilktir. İZOT; otizmli bireylerin sosyalleşme süreçlerine müzikaracılığıyla katkı sağlamaktadır. Bir grubun üyesi olma, birlikte müzik icrası yapma, İzmir içinde ve farklı şehirlerde gerçekleşen konser etkinliklerinde görev alma bu sürecin gelişimini destekler niteliktedir. Sosyalleşme, bireylerin içinde yaşadığı toplumun diğer üyeleriyle etkileşim içinde olup sosyal çevreye uyumlu hale gelmesidir. Aile içinde başlayıp eğitim süreci ile birlikte olgunlaşır. Bireyin eğitim ortamı dışında da bir arkadaş grubu içinde yer alması bu sürece katkıda bulunur. Günümüzde kitle iletişim araçlarının ve sosyal medyanın da etkisiyle sosyalleşme kavramının açılımı genişleyip sanal ortam aracılığıyla da gerçekleşmeye başlamıştır. Normal gelişim gösteren bireylerin hayatlarında kendiliğinden ilerleyen bir süreç görülse de, otizmli bireylerin kendilerini sözel olarak ifade etmekte zorlanmaları sosyalleşme süreçlerini zorlaştırır. Bu durum beraberinde problem davranışların ortaya çıkmasına sebep olup, otizmli çocuğu sahip olan ailelerin hayatlarını zorlaştırır. 2013 yılından bu yana yapılan çalışmalar, otizmli bireylerin müzik alanında ne kadar yetenekli olduğunu göstermiştir. Bu koro çalışmaları otizmli bireylere akademik anlamda da büyük katkı sağlamıştır. Söz konusu bireyler, bu çalışmalar sayesinde birlikte hareket etmeyi, disiplinli olmayı ve sahnede nasıl durmaları gerektiğini öğrenmişlerdir. Bire bir eğitim almaya alışık olan otizmli bireyler, grup hâlinde çalışmayı da öğrenmişler, birbirleriyle kaynaşıp arkadaş olma becerisini kazanmışlardır. Bu arada çocuklar çalışmalarını yaparken aileler de kendi aralarında yakınlaşıp kaynaşmışlar ve sorunlarını paylaşarak yalnızlık duygusundan uzaklaşmışlardır. Otizmli bireylerin kendilerine olanak sağlandığında potansiyellerini ortaya koyarak önemli başarılara imza atabildikleri ve orkestra-koro çalışmalarının onları akademik anlamda müzik eğitimine yönlendirebildiği olguları, çalışmanın bulguları arasındadır. Ancak Covid-19 pandemisi sürecinde İZOT'un rutin etkinliklerinin (provalar, konserler vb.) askıya alınması bütün insanlığı olduğu gibi otizmli bireyleri de olumsuz etkilemiştir. Bu araştırma, Covid-19 pandemisi nedeniyle Mart 2020'den bu yana yüz yüze provalarına ve konserlerine ara vermek zorunda kalan İZOT ve İZOT Mini katılımcılarıyla uzaktan eğitim sürecinde yapılan provaların ve çevrimiçi etkinliklerin sosyalleşme sürecine etkilerini ortaya koyar. Araştırmanın verileri Zoom programı üzerinden pazartesi ve çarşamba akşamları bir buçuk saatlik zaman dilimi içerisinde yapılan çevrimiçi provaların gözlemi 7 aile, 2 otizmli birey 8 eğitimci ve koronun koordinatörü 1 kişi ile yapılan yarı kurgulu görüşmelerden elde edilen verilerin çözümlenmesi ile elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Otizm, müzik, sosyalleşme, grup çalışması, çevrimiçi prova.

Akademik başarıGrup çalışmasıMüzik+6
Recep Ege Altıncıoğlu
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Hava Kuvvetleri Bandosu repertuvarında bulunan Türk bestecilerin eserlerinin tonal, modal ve makamsal yönden incelenmesi

Hava Kuvvetleri Bandoları'nın çeşitli nedenlerle verdiği konserlerde şeflerin repertuvarın mahiyeti, tasnifi ve tercihi konularında sıkıntı yaşadığı; ayrıca icracıların belirlenen eserleri seslendirirken yeterli donanıma sahip olmadıkları değerlendirilmektedir. Söz konusu sıkıntı ve eksikliklerin giderilerek sahada vazife yapan personelin daha verimli çalışmalarının sağlanması gerekmektedir. Hava Kuvvetleri Bandosu repertuvarında bulunan Türk bestecilerin eserlerinin tonal, modal ve makamsal analizlerini içeren bu tez, bando şeflerine eserleri anlamada, sınıflandırmada ve buna bağlı olarak gerçekleştirecekleri repertuvar seçiminde kolaylık sağlamayı hedeflemektedir. Seçilen eserlerin en doğru ve etkili şekilde icra edilebilmeleri de çalışmanın hedefleri arasındadır. Tezin birinci bölümünde araştırma kapsamındaki temel kavramlar açıklanmış, bu meyanda öncelikle askerî bandoları oluşturan çalgılar ve çalgı grupları ele alınırken, ardından bu toplulukların tarihçelerine yer verilmiştir. Bu bölümde son olarak eser analizinde esaslı bir yer teşkil eden "tonalite", "modalite" ve "makamsallık" kavramları üzerinde durulmuştur. İkinci bölüm, bando repertuarını oluşturan eserlerin analizi üzerine yapılmış tez, makale ve bildiri çalışmaları ile yazılmış orijinal ve çeviri kitapların sıralanmasından oluşmaktadır. Tüm bu çalışmalar hakkında verilen bilgiler de bölümün muhtevası dâhilindedir. Üçüncü ve son bölümde ise Hava Kuvvetleri Bandosu repertuvarında bulunan Türk bestecilerin eserlerinden anket yöntemiyle belirlenmiş olan üç eserin tonal, modal ve makamsal yönden incelenmesi yer almaktadır. Bölüm; araştırmanın amacı, önemi, kapsamı, sınırlılıkları, varsayımları, yöntemi ve bulgularını takiben tartışma, sonuç ve önerilerle kapanmaktadır. Anahtar Kelimeler: Hava Kuvvetleri Bandosu, bando, repertuvar, icra, analiz.

Askeri müzikBandoMakamlar+6
Ömür İnci
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Geleneksel Türk Müziği'nde hanende kadın bestekârlar üzerine bir inceleme

Kadın toplum içinde etkin rolü bulunan, üretim ilişkilerinde aktif konumda olan önemli bir varlıktır. Kadınlar yüzyıllarca sanatsal ifade şekillerinin öncüleri, yaratıcıları, destekçileri, ilham kaynakları ve koleksiyoncuları olmuşlar, sanatsal faaliyetler içinde bizatihi yer alarak alana pozitif katkılar sunmuşlardır. Türk sanatında özellikle müzikte toplumsal ve Ataerkil bazı nedenlerden dolayı her ne kadar kısıtlanmış olsalar da, hem ha nende aynı zamanda bestekâr olan kadın sanatçılarımızın sayısı oldukça fazladır. Özellikle cumhuriyetin ilanından sonra gerçekleşen yenilik hareketlerine bağlı olarak kurumsal reformlar dâhilinde kendilerine tanınan haklar ile daha geniş imkânlara sahip olmuşlar, müzik sanatının eğitim, beste ve icra boyutundaki çalışmaları ile kendilerini kanıtlayarak sanatsal ürünlerini vermişler ve sonraki kuşakların yolunu açmışlardır. Bu çalışma; Hanende kadın bestekârlar hakkında yapılmış olan ilk araştırmadır. Ulaşılan kaynaklar neticesinde, Hanende Kadın Bestekârlar konusu ele alınmış, Hanende Kadın Bestekârların Türk Müziği'nde başlayan serüvenleri, yaşadıkları dönemler, kimlikleri, eserleri ve icraları araştırılmıştır. Çalışma "Hanende Kadın Bestekârlar" ile sınırlandırılmış olup genel çerçevesi, amacı ve yöntemi bakımından tarama modelini esas alan betimsel, nitel ve nicel bir araştırmadır. Çalışmada ulaşabilen Hanende Kadın Bestekârların cumhuriyet öncesindeki sayılarının düşük seviyede olduğu ve sadece 4 adet ile sınırlı kaldığı görülmektedir. Cumhuriyetten sonra bu sayıda önemli bir artış olduğu, tespit edilen 25 adet Hanende Kadın Bestekârın 926 adet bestesine tesadüf edildiği, eserlerinde genellikle şarkı formunu kullandıkları belirlenmiştir. 297 eser ile Mediha Şen Sancakoğlu'nun Türk Müziği repertuvarına en çok katkıda bulunan Hanende Kadın Bestekâr olduğu, Hanende Nesibe Hanım'ın taş plağa ilk seslendirme yapan kadın olduğu, Afife Tanyeri'nin marş formunu ilk kullanan kadın olduğu, Semahat Özdenses'in Dilkeşhaveran makamında şarkı formunu ilk kullanan kadın olduğu sonuçlar arasındadır. Hem besteleriyle hem de icralarıyla Türk Müziği'ne önemli zenginlikler getiren "Hanende Kadın Bestekârlar" hakkında kaynak ve bilgi eksikliklerinin olması da diğer önemli sonuçlar arasındadır.

BestekarlarKadın bestekarlarKadınlar+1
Elif Geçe
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

19. yüzyıldan günümüze fransız ekolü ve Marcel Moyse'un dünya flüt sanatına etkileri

Böhm mekanizmalı gümüş flütün ilk olarak Paris Konservatuvarı'nda resmi olarak kabul edilmesi ve Fransız flüt sanatçıları tarafından kullanılmaya başlanması, bu flütü Fransız flüt ekolünün önemli bir unsuru olarak kabul edilmesini sağlamıştır. Paris Konservatuvarı öğretmenlerinin yazmış olduğu metotlar Böhm mekanizmalı flütün çalışma disiplinini şekillendirmiştir. Teknik ve müzikal olarak yeni açılımlar sağlayan Böhm mekanizmalı gümüş flütlerin ilk olarak Paris Konservatuvarı'nda resmi olarak kabul edilmesinden sonra kısa süre içerisinde teknik avantajları pekiştiren, flütün müzikal konumunu zenginleştiren birçok eser yazılmış ve bu eserlerin teknik seviyelerine ulaşabilmek için özellikle Paris Konservatuvarı öğretmenlerince çok önemli egzersiz kitapları yayınlanmıştır.Bu dönemin hemen ardından yine çok hızlı gelişen müzik kayıt endüstrisinin talepleri doğrultusunda bu öğretilerle yetişen ilk öğrencilerin yaptığı kayıtlarla, Böhm mekanizmalı gümüş flüt artık ?Fransız Flüt? olarak ün yapmış ve geleneksel tahta flüt tınısından vazgeçemeyen flüt virtüözleri bile kayıt şirketleri tarafından gümüş flüt kullanmaya teşvik edilmişlerdir. Bazı İngiliz ve Alman flüt sanatçılarının bu yeni enstrümanı ve çalış stilini öğrenmek için Fransız flüt sanatçılarıyla çalıştıkları, hatta Fransızca öğrendikleri de bilinmektedir. Gelenekselliğin ön planda olduğu batı müziği kültürü içerisinde, tahta üflemeli enstrümanlar arasında modern yapısına en son ulaşan ?flüt?ün ve bu radikal yeniliğin kabul edilmesinde Fransız flüt ekolünün oldukça önemli bir rol oynadığı sonucu ortaya çıkmaktadır.Fransız flüt ekolünün öncüsü kabul edilen Paul Taffanel'in öğrencisi Marcel Moyse, önce Paris Konservatuvarı'nda başlayıp ilerleyen yıllarda Amerika'da sürdürdüğü eğitmenlik kariyeri boyunca Amerika, Avrupa ve hatta Asya'dan flüt sanatçıları üzerinde etkili olmuş, öğrencileri de dünyanın birçok yerinde eğitmenlik, orkestra sanatçılığı ve solo kariyer yapmışlardır. Moyse'un kariyeri süresince yazmış olduğu yenilikçi egzersizler günümüzde halen flüt eğitiminin temel kaynakları olarak kullanılmaktadır. Moyse'un önerdiği disiplinler yirminci yüzyıldan günümüze flüt sanatçılarının çalışma şekillerini ve eğitimlerini derinden etkilemiş, Paris Konservatuvarı'ndan gelen hem teknik hem de müzikal öğretilerin dünya çapında gelenekselleşmesinde önemli bir rol oynamıştır.

Fransız müziğiFransız sanatı
Ceren Hepyücel
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2009
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Fagotun temel yapısal özellikleri ve perde, trill, parmak tekniği kolaylıkları üzerine çalışma önerileri

Bu çalışmada fagotun yapısal özellikleri, ses karakteri, perde sistemi, temel teknik pozisyonları, alternatif pozisyon önerileri, trill pozisyonları, nüans önerileri, orkestra ve solo fagot eserlerinde bilinen zor pasajları daha farklı parmak pozisyonları kullanarak kolaylaştırmaya yönelik öneriler sunulmuştur. Önerilen pozisyonlar sadece gösterilen eserlerde değil, çalındığında aynı zorlukla karşılaşılan tüm eserlerde ve orkestra sololarında uygulanabilir. Bağlı geçiş ve nüans önerileri şemalarda gösterilmiş olup var olan parmak pozisyonlarına ilave önerilerle zenginleştirilmeye çalışılmıştır.Birinci Bölüm'de modern fagotun doğuşu, fagotun temel yapısı, kalın, orta ve ince oktavlardaki seslerin karakterleri incelenmiş, Heckel sistemdeki fagotların perde düzeneği, monofonik ses tablosu ve bu tezde gösterilen perde sisteminin şema üzerinde gösterimi yapılmıştır. Notaların yanında bulunan rakamlar, o notanın hangi oktavda olduğunu gösterir. Bütün oktavlar Do naturel sesi ile başlar.İkinci Bölüm'de fagotun bütün sesleri ele alınmış her ses üzerinden yarım ve tam ses olmak üzere trill önerileri sunulmuş, alternatif nüans önerileri şemalar üzerinde gösterilmiştir. Lewis Hugh Cooper ve Howard Toplansky'nin hazırlamış olduğu `Essentials of Basson Technique' adlı kitaptan sayfa düzeni ve şemalar olmak üzere fagotun sabit olan parmak pozisyonları alınmış olup, bazı parmak pozisyonları ve trill önerileri tarafımdan geliştirilerek düzenlenmiştir. Trill pozisyonları daima alt ses baz alınarak yazılmıştır. Örneğin; La ? Si trilli görmek istenirse `La' sesine bakmak gereklidir. Yine İkinci Bölüm'de nüans, trill ve parmak tekniği kolaylıkları üzerine çalışma önerileri sunulmuş olup orkestra ve solo fagot eserlerinde çalınması zor olan pasajlar ele alınmış, bu pasajlardaki parmak pozisyonlarına alternatif öneriler getirilerek çalmayı kolaylaştırmak adına çözüm önerileri sunulmuştur. Önerilen bu parmak pozisyonlarını uygulayan öğrencilerin başarılı oldukları, bu pozisyonların sayesinde gerek sınavlarda gerekse solo konserlerde rahat bir şekilde zorlanmadan birçok zor pozisyonun üstesinden gelebildikleri görülmüştür.

Çağrı Çolakoğlu
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Koro çalışmaları ve farklı müzik etkinlikleri yoluyla yapılan müzik eğitiminin ortaokul 5. sınıf öğrencilerinin müziksel gelişimi üzerindeki etkisi

Araştırma, "Koro Çalışmaları ve Farklı Müzik Etkinlikleri Yoluyla Yapılan Müzik Eğitiminin Ortaokul 5. Sınıf Öğrencilerinin Müziksel Gelişimi Üzerindeki Etkisi" ne yönelik bir çalışmadır. Çalışmada, daha önce müzik eğitimi almamış olan ortaokul kademesindeki öğrencilerin kulaktan müzik eğitimi yönteminin kullanılmasıyla müziksel gelişme gösterip göstermeyecekleri gözlemlenmiştir. Bu çalışmada kullanılan yöntemlerin, müziksel gelişim kazandırması amaçlanmıştır. Kulaktan şarkı öğretimi ve çeşitli etkinlikler yoluyla öğrencilerin müziksel gelişimlerine ve müziğe olan yaklaşımlarına etkisinin yanında her bir öğrencinin var olan yeteneklerini keşfetmelerini sağlamak bu çalışmanın amaçları arasındadır. Araştırmada, doğal ortamda gerçekçi ve bütüncül bir çalışmanın ortaya konulmasına yönelik bir sürecin izlenebilmesi için deneysel bir süreç izlenmiştir. Deneysel süreçte, belirlenen eğitim kurumundaki öğrencilere 10 hafta boyunca farklı müzik etkinlikleriyle kulaktan müzik eğitimi yapılmıştır. Araştırmaya katılan 19 öğrenciye uygulanan ön test ve son testlerde istatistiki açıdan anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Deneysel süreç aşamasından sonra elde edilen veriler ışığında bulgular yorumlanarak aktarılmıştır. Anahtar Kelimeler: Koro eğitimi, kulaktan müzik eğitimi, müziksel gelişim, müzik etkinlikleri.

Eğitim etkinliğiKoroMüzik eğitimi+3
Seval Aydın
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türk müziği romantik dönem bestekârlarında Hacı Arif Bey ve Avni Anıl bestelerinde kadın unsuru üzerine bir inceleme

İnsan yaşamında büyük bir yer edindiği düşünülen müzik, içerisine dâhil olduğu her sanat dalına sağladığı etkileri gözlemleyebilmek adına, araştırılması gereken bir sanat dalı olarak görülmektedir. İnsanların duygu ve düşüncelerini dışa yansıtabilmek için sanat dallarına başvurdukları, yapılan sanatsal çalışmalarda kendini göstermektedir. Türk Müziğine bakıldığı zaman dönemin musikişinasları bu konuya örnek teşkil edecek şekilde eserler ortaya koymuşlardır. Duygu yoğunluğuna sebep olan önemli unsurlardan biri de kadın teması olmuştur. Bestelenen eserlerin güfte bölümü incelendiğinde kadının hayattaki yeri esere yansıtılmıştır. Güfte içerisindeki kadın etkeni esere şekil vermektedir. Aynı dönemde yaşamış olan Hacı Arif Bey ve Avni Anıl'ın bestelerinde görülen kadın algısının güftelere yansıyan tarafının incelenip karşılaştırılması bu araştırmanın konusunu oluşturmaktadır. Hayata, sanata, insanlığa konu olan kadın unsurunun eserlerde ne şekilde işlenip, eserlere nasıl yansıdığı araştırmanın amaçları arasındadır. Nitel bir araştırma olan bu çalışma, betimsel araştırma yöntemine dayanmaktadır. Araştırmada veri toplama yöntemi olarak literatür tarama kullanılmıştır. Literatür tarama neticesinde ortaya çıkan veriler ışığında değerlendirmeler ve sınırlılıklarda belirtilen eserler üzerinde içerik analizi yapılmıştır. Sonuç olarak aynı dönemde yaşamış olan iki bestekârın eser analiz edilmiş; farklılıkları veya benzer tarafları tespit edilip yorumlanmıştır. Bestekârların yaşadıkları dönemin etkisiyle de kendilerine edinmiş oldukları üslup ve tavrın eserlerine yansımaları ortaya konulmaya çalışılmıştır.

Anıl, AvniBestelerHacı Arif Bey+4
Beyza Özkoç
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Güzel sanatlar liseleri Batı müziği teori ve uygulamaları dersinde karşılaşılan sorunlara ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşlerinin değerlendirilmesi

Batı Müziği Teori ve Uygulaması Dersi Güzel Sanatlar Liselerinde önemli bir yere sahip olan temel derslerden biridir. Bu araştırma, Güzel Sanatlar Liselerinde Batı Müziği Teori ve Uygulaması dersini veren öğretmenlerin ve bu dersi alan 11. ve 12. sınıf öğrencilerinin Batı Müziği Teori ve Uygulaması dersinde karşılaştıkları sorunları belirlemek ve bu derse yönelik fikirlerini alabilmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Güzel Sanatlar Liselerinde Batı Müziği Teori ve Uygulaması dersini vermekte olan 10 öğretmen ve bu liselerin 11. ve 12. sınıfına giden 350 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada 10 öğretmenle görüşme yapılmış, bu görüşmelerde "Yarı Yapılandırılmış Görüşme" formu kullanılmıştır. Öğrencilerin Batı Müziği Teori ve Uygulaması dersine yönelik görüşlerini almak için 15 soruluk bir soru formu hazırlanmış, formlar sınıf Whatsapp gruplarından paylaşılıp, öğrencilere ulaştırılmış ve Google Form üzerinden öğrencilerin cevaplandırmaları sağlanmıştır. Öğretmenlerle yapılan görüşmelerden elde edilen veriler yazıya aktarılmış ve katılımcıların cevapları betimsel analiz yöntemiyle işlenmiştir. Öğrencilerden elde edilen verilerin analizi için yüzde hesaplamaları yapılmış, ayrıca açık uçlu sorularda yine betimsel analizden yararlanılmıştır. Araştırmada Batı Müziği Teori ve Uygulaması dersinin müzik eğitiminde temel derslerden biri olduğu, bu dersin ders saati sayısının arttırılması gerektiği, derslerdeki öğrenci sayısının azaltılması gerektiği, dersin uygulama kısmına daha çok zaman ayrılması gerektiği, öğrencilerin bireysel çalışma konusunda bilgilendirilmesi gerektiği, öğrencilerin dijital platformlar hakkında bilgi sahibi olması gerektiği sonuçlarına ulaşılmıştır. Yapılan araştırmanın, Batı Müziği Teori ve Uygulaması dersinin müziksel davranışlara yönelik tutumları ortaya çıkardığı ve bu doğrultuda yeni yaklaşımlara neden olacağı düşünceleri bakımından katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Batı müziğiBatı müziği teori ve uygulama dersiGüzel sanatlar liseleri+6
Nihan Davulcu Öztürk
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki Güzel Sanatlar Liseleri'nde viyola eğitiminin uzaktan eğitim sürecinde sürdürülmesine ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşleri

Viyola, mesleki müzik eğitimi verilen kurumlarda eğitimi verilen bir çalgıdır. Çok tanınmamakla birlikte orkestralarda önemli bir göreve sahiptir. Bu araştırma, Türkiye'deki Güzel Sanatlar Liselerinde uygulamalı bir ders olan viyola dersinin uzaktan eğitim sürecinde nasıl yapıldığını, bu süreçte derslerde karşılaşılan sorunların ve bu sorunlara ilişkin çözüm önerilerinin neler olabileceğini ortaya koymak, ayrıca Covid-19 sürecinden önce çok kullanılmayan uzaktan eğitimin yüz yüze geçilen bu dönemde de uzaktan eğitimin nasıl kullanılabileceğine ve uzaktan eğitime tekrar geçilmesi durumunda derslerin nasıl işlenebileceğine dair fikir vermesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, rastlamsal olarak seçilen ve ulaşılabilen Güzel Sanatlar Lisesinde viyola dersine giren 9 öğretmen ve bu okullarda 9, 10, 11 ve 12. sınıflarda viyola dersini alan 47 öğrenci oluşturmaktadır. Yapılan araştırma nitel bir araştırma olup, betimsel yöntemlere dayalı olarak yürütülmüştür. Araştırmada veriler, öğretmenlerle yapılan yarı yapılandırılmış görüşme formu ve öğrenciler için hazırlanan açık uçlu soru formları ile toplanmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme ve açık uçlu soru formlarından elde edilen veriler, betimsel analize dayalı olarak işlenmiş ve yorumlanmıştır. Araştırmada, viyola eğitiminde yüz yüze eğitimin uzaktan eğitime göre daha uygulanabilir olduğu, uzaktan eğitimin ise yüz yüze eğitimi destekleyici nitelikte kullanılmasının eğitim-öğretim kalitesini arttıracağı, çalgı dersinde uzaktan eğitimin avantaj ve dezavantajlarının neler olduğu, öğrencilerin uzaktan eğitimde motivasyon kaybı yaşadığı, tekrar uzaktan eğitime dönülmesi durumunda öğrencilerin cihaz ve internet alt yapısı gibi sorunların giderilmesi halinde uzaktan eğitim sürecinin daha verimli hale gelebileceği sonuçlarına ulaşılmıştır. Yapılan araştırmanın uzaktan eğitim eğitim-öğretim sürecinde var olacağı düşüncesiyle bundan sonraki olası uzaktan eğitim süreçlerinde viyola derslerinin daha verimli olabilmesi adına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

COVID 19Güzel sanatlar liseleriMüzik eğitimi+6
Ümit Öztürk
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Aytaç Manizade: Hayatı, sanatı, eğitimciliği ve bir rejisör olarak Türk operasına katkılarının incelenmesi

Bu araştırma, ülkemizde sayıları çok az olan opera rejisörlerinden Aytaç Manizade'nin yaşamı, sanatı, eğitimciliği ve bir rejisör olarak Türk Operası'na katkılarını ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılarak döküman taraması ve görüşme tekniği ile betimsel analiz yapılmıştır. Bu araştırma tarama modeline uygun olarak yürütülmeye çalışılmış bir monografi çalışmasıdır. Aytaç Manizade, Türkiye'deki tüm opera sahnelerinde ve ulusal/uluslararası festivallerde 60'ın üzerinde prodüksüyonun yönetmenliğini yapmıştır. Bilgisi, yüksek entelektüelliği, sıradışı yaratıcılığı ve yeteneğiyle yüzyıllardır sahnelenmekte olan birçok operaya dekor, kostüm ve ışığı bir şekilde farklı kullanarak yeni yorumlar ortaya koymuştur. Aynı zamanda eğitmenlik kimliği de bulunan sanatçı, geleceğin opera sanatçısı adaylarına en temelden başlayarak sahnede nasıl iyi bir artist olunacağının donanımını kazandırmaktadır. Tüm bu özellikleri göz önünde bulundurularak Aytaç Manizade araştırmaya konu edilmiştir. Araştırma için kendisiyle, operadaki "yaratıcı kadro" tabir edilen ekiple ve öğrencileriyle yarı-yapılandırılmış görüşme soruları ile röportajlar yapılmıştır. Bu araştırmadan elde edilen bulgulara bakıldığında iyi bir opera rejisörü olmanın temel unsurlarından birinin, uzun yıllar yapılan asistanlık çalışmaları olduğu gözlenmektedir. Ayrıca şarkı söyleme esnasında solistlerin konforunu dikkate alabilecek düzeyde şan bilgisine sahip olmak gerektiği; sahnedeki olayları ve karakterleri çözümlemek adına, başta çok sesli müzik olmak üzere tiyatro, felsefe, psikoloji, sosyoloji, resim sanatı, arkeoloji, sanat tarihi v.b. alanlarda kişisel eğitimini sürdürerek araştırmacı olmak gerektiği belirlenmiştir. Tüm bunların ışığında sıra dışı öngörü ve sanatsal yaratıcılıkla büyük prodüksiyonların ortaya çıktığı gözlemlenmiştir.

Manizade, AytaçMonografiOpera+3
Birgül Ariç
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ercüment Batanay'ın tanbur taksimlerindeki makam ve icra özelliklerinin incelenmesi

Türk Mûsikîsinde tanbur icracılığı ile önemli bir yere sahip olan Ercüment Batanay'ın makam anlayışı ve icra özellikleri, taksim icralarının incelenmesi ile ortaya çıkartmayı hedefleyen bu çalışma; tarama modelini temel alan, müzikal analiz ve nitel yöntemleri içeren betimsel bir araştırmadır. Batanay kendine özgü icrasıyla, teknik ve tavır özellikleriyle kendinden sonraki tanburileri etkileyerek tanbur icrasında bir ekol haline geldiği düşünülmektedir. Bu doğrultuda araştırmada, Ercüment Batanay'ın hayatı ve icracılığı ile ilgili literatür taraması yapılmış, konu ile ilgili akademik çalışmalar kaynak taraması yöntemiyle incelenmiştir. Batanay'a ait taksim kayıtlarına ulaşılarak, araştırmanın kapsamı doğrultusunda çalışmaya uygun kayıtlar seçilmiştir. Ercüment Batanay'a ait 4'ü geçiş toplamda 16 adet olmak üzere taksimleri notaya alınarak makamsal ve teknik açılardan analiz edilmiştir. Teknik analizde; Batanay'ın tanbur icrasında kullandığı süsleme teknikleri ve ifade unsurları detaylı bir şekilde incelenmiş ve örneklendirilmiştir. Makamsal analizde ise taksimler makamların seyir, geçki ve perde kullanım özellikleri açıklanmıştır. Sonuç bölümünde, çalışmanın alt problemleri doğrultusunda yapılan analizler, elde edilen bulgular ışığında detaylı bir şekilde açıklanmış ve önerilerde bulunulmuştur. Ayrıca, ekler dizininde yer alan bölümde, notaya alınan taksim notalarına yer verilmiştir.

Yusuf Daşkın
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Güzel sanatlar liselerinde çalgı eğitimi (Keman) dersinde eşlikli çalışmanın öğrencinin müziksel gelişimine ve keman dersine bakış açısına etkisi

Çalgı eğitimi dersi güzel sanatlar liseleri programında olan, öğrencilerin her birinin çalmak istedikleri bir enstrümanla lise eğitimleri boyunca bu çalgı ile devam ettikleri derstir. Bu araştırma; çalgı eğitimi (keman) dersi alan öğrencilerin piyano eşlikli çalışmanın müziksel gelişimlerine ve keman dersine bakış açılarına etkisini öğrenebilmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu; 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Afyonkarahisar Güzel Sanatlar Lisesinde öğrenim gören 9, 10, 11 ve 12. sınıf keman öğrencileri arasından deney ve kontrol grupları (deney grubu [n=4] - kontrol grubu [n=4]) için seçilen 8 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada, "son test kontrol gruplu model" kullanılmıştır. Yansız atama ile oluşturulmuş iki grup bulunmaktadır. Gruplardaki tüm öğrenciler keman eğitimlerine Afyonkarahisar Güzel Sanatlar Lisesinde başlamıştır. Araştırmada literatür taraması yapılarak, çeşitli değerlendirme kriterleri incelenmiş ve deneysel kısmın "Ara Gözlem Formu" ile son test için "Deney/ Kontrol Grupları Puanlama Çizelgesi" ve çalışmaya katılan öğrenciler için de "Çalışma Sonrası Keman Dersine Bakış Açılarına Yönelik Soru Formu" oluşturulmuştur. Formlar oluşturulurken uzman görüşüne başvurulmuş ve ölçme araçlarının güvenirlik düzeylerinin oldukça yüksek düzeyde olduğu belirlenmiştir (Cronbach's Alpha>0.70). Araştırmaya katılan deney grubu öğrencileri, 8 hafta olarak belirlenen deney süresince, eserlerin kayıtlı eşlikleri ile çalışmış, kontrol grubu öğrencileri ise belirlenen metronom hızları ile 8 haftalık çalışmalarını gerçekleştirmişlerdir. Çalışmanın 4. haftasında ara gözlem kayıtları alınmış, 8 hafta tamamlandıktan sonra ise her iki grubun eşlikle birlikte çalma performansı ile son test kayıtları alınmıştır. Araştırmacı tarafından kayıt altına alınan performanslar; "Ara Gözlem Formu" ve "Son test Puanlama Çizelgesi" 5 uzman tarafından değerlendirilmiştir. Yapılan istatistiki analizler ve öğrencilerin soru formunda verdikleri cevaplar doğrultusunda; piyano eşlikli keman eğitiminin öğrencilerin müziksel gelişimini ve keman dersine bakış açısını pozitif yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır.

Gülşah Tazegül
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgisayar destekli müzik üretimine yönelik uzman görüşlerinin incelenmesi

Yaşamımızı etkileyen teknolojik gelişmelerin hızla değişimi müziğinde evrimleşmesine sebep olmuştur. Günümüz çağında oluşan müzik ile ilgili yenilikler çoğunlukla bilgisayar destekli müzik üretimiyle ilgilidir. Yeni kayıt tekniklerinin kullanımı ve özellikle yeni enstrümanların tanıtılması teknolojik gelişmeler ile ortaya çıkmıştır. İletişim teknolojisindeki buluşlar 19.yy.'da sesin kaydedilmesi üzerine yapılan çalışmalar ile başlamış, ilk kayıtlar silindir ile çalışma prensibine sahip "Phonograph"ta ve ince yuvarlak bir taş plak ile çalışan "Gramophone"da yapılmıştır. Radyo istasyonları kurulmasıyla teyp, kaset, synthesizer vd. gibi müzik endüstrisi için önemli araçlar ortaya çıkmıştır. Teknolojik gelişmeler günümüzde bilgisayar içerisinde devasa stüdyo barındıran elektronik cihazlarla son halini almıştır. Teknolojik gelişmeler doğrultusunda bilgisayarın desteği ile sanal stüdyo, dijital sinyal işlemcileri ve sanal enstrümanlar kullanılarak müzik yapımı mümkün hale gelmiştir. Araştırmanın amacı, müzik teknolojilerinin günümüzde kullanımına yönelik uzman görüşlerinin belirlenmesidir. Bu amaç çerçevesinde konusunda uzman kişilere danışılarak bilgisayar destekli müzik üretiminin günümüzdeki yeri, önemi ve avantajları incelenmiştir. Nitel araştırma yöntemlerinden yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmış ve araştırmacı tarafından çevrimiçi biçimde uygulamaya hazır olarak düzenlenip katılımcılara Google Formlar kullanılarak çevrimiçi olarak uygulanmıştır. Çalışmada elde edilen veriler doğrultusunda katılımcıların bilgisayar destekli müzik üretimini; kullanım kolaylığı, maddi olarak daha ulaşılabilir olması ve fiziki olarak yer tasarrufu sağlaması gibi avantajları sebebi ile kullandıkları tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra anlık hissiyatı yok etmesi, yaratıcılıktan uzaklaşabilme gibi nedenlerden kaynaklı kullanımına yönelik görüşler bildirilmiştir.

Elektronik müzikPopüler müzikProgramlı müzik+2
Timuçin Yönsel
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Türk müziğinde kullanılan çokseslilik yaklaşımlarının karşılaştırmalı olarak incelenmesi

Bu çalışma, Türk müziğinde çoksesliliğin; besteleme, icra ve eğitim boyutlarıyla değerlendirilmesi, Türk müziği çokseslendirilirken kullanılan uygulama ve yaklaşımların benzerlik ve farklılık durumlarının ortaya konulması, belirlenen yaklaşımlar özelinde tampere sisteme aktarılmış makamsal eserler yazılması ve eserlerin piyano için çokseslendirilmesi amaçlarını taşımaktadır. Çalışma kapsamında çağdaş Türk müziği bestecileri ve özellikle eğitim müziği bestecileri tarafından sıklıkla tercih edilen, müzik eğitimi ders müfredatlarında da öğretilmesi istenilen "Hüseyni, Hicaz ve Kürdi" makamlarında yazılan ezgiler, belirlenen Türk müziği çokseslilik uygulama ve yaklaşımları özelinde çokseslendirilmiş ve uzman görüşüne başvurulmuştur. Nitel araştırma modeline dayalı betimsel yöntemlerin kullanıldığı çalışmada 8 çağdaş Türk müziği bestecisi ve lisans düzeyinde mesleki eğitim veren müzik kurumlarında görev yapan 6 müzik eğitimcisi ile görüşme yapılmıştır. Bu bağlamda Türk müziği çokseslendirilirken genel olarak üç farklı yaklaşım kullanıldığı, çokseslendirme aşamasında geleneksel yapıya zarar verilmemesi gerektiği, Kemal İlerici'nin "Dörtlü Armoni", Ahmet Samim Bilgen'in "Tonal Armoni" ve Veysel Arseven'in "Kanon/Kontrpuan" yaklaşımları temel alınarak, araştırmacı tarafından yazılan ve piyano için çokseslendirilen ezgilerin ise piyano eğitiminde kullanılabileceği gibi sonuçlara ulaşılmıştır.

Muzaffer Soner Yılmaz
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Selman Ada'nın hayatı, sanatı ve Türk operasına katkıları

Bu araştırma, Selman Ada'nın besteciliği, orkestra şefliği, korrepetitörlüğü ve idareciliği gibi özelliklerini tespit etme amacını taşımaktadır. Nitel yöntemin kullanıldığı araştırmada literatür taraması ve görüşme tekniğinden yararlanılmıştır. Araştırmanın, Selman Ada'nın bestecilik, orkestra şefliği, korrepetitörlük ve idarecilik yönlerinin ortaya çıkmasını sağlayacağı düşünülmektedir. Aynı zamanda Ada'nın bestecilik, orkestra şefliği, korrepetitörlük ve idarecilik yönlerinin bilinmesi ve tanıtılmasının hem profesyonel hem de amatör müzisyenler için faydalı olacağı düşünülmektedir. Araştırma, Ada'yla ilgili olarak içerdiği detaylar dolayısıyla ileride yapılabilecek Ada özelindeki proje ve etkinlikler için zemin hazırlayacak yapıya sahiptir. Ayrıca Ada'yla ilgili bugüne kadar yapılmış yeterli sayıda çalışma olmaması bakımından da önem taşımaktadır. Araştırmada, Ada'nın solistlik düzeyinde bir piyanist, üst düzey bir orkestra şefi, usta bir korrepetitör olduğu, müzik ve özellikle piyano eğitiminde yararlı olacak kaynaklar ortaya çıkardığı, ancak gerek ülkemizde gerekse dünyada tanınırlığının alt düzeyde kaldığı sonucuna varılmıştır.

BestecilikKorrepetisyonMonografi
Umut Güngör
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Fransız Alman ve Rus piyano ekollerinin özellikleri ve günümüz icralarındaki yeri

Rönesans ve Barok dönemlerinde popüler olan Klavsen, Klavikord yerlerini zaman içerisinde piyanoya (fortepiyano) bırakmışlardır. Klasik dönemde popülerleşmeye başlayan bu enstrüman, Romantik dönemde halka ulaşarak iyice yaygınlaşmış, bestecilerin de eserleri için ilk tercihlerinden olan bu enstrüman, sürekli gelişimin bir parçası olmuştur. Zaman içerisinde farklı ekoller ortaya çıkmıştır. Ekoller ilk başlarda Londra, Viyana, Hamburg gibi şehirlerin isimleriyle bilinse de sonraları ülke isimlerini almışlardır. Günümüzde 3 büyük piyano ekolü olduğu varsayılmaktadır. Bunlar Fransız, Alman ve Rus ekolleridir. Çalışmanın amacı, Fransız, Alman ve Rus piyano ekollerinin özelliklerinin tespit edilerek ortaya koyulmasıdır. Bu amaç doğrultusunda bu ekollerin özelliklerinin tespit edilebilmesi için literatür taraması yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Fransa, Almanya ve Rusya'da çalışmış 3 yabancı piyanist/uzman; Fransa, Almanya ve Rusya'da eğitim almış 5 Türk, 2 yabancı piyanist/uzman toplamda 10 piyanist/uzman oluşturmaktadır. Bu uzmanlarla yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. Elde edilen veriler betimsel analiz ve içerik analizi kullanılarak çözümlenmiştir. Çalışmanın sonucunda, Fransız Piyano Ekolünün ses rengine önem verdiği, Alman Piyano Ekolünün icrada sade çalım, notaya bağlılık gibi unsurları dikkate aldığı ve Rus Piyano Ekolünün "piyanoya şarkı söyletme" şeklinde tanımlanan romantik bir üslupla icra edildiği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Fransız Piyano Ekolü, Alman Piyano Ekolü, Rus Piyano Ekolü, Müzikalite, Piyano Tekniği

Mustafa Okan Kızılay
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Güzel sanatlar lisesi keman ve viyola öğrencilerinin çalgı uyum düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırma, ülkemizde mesleki müzik eğitimi veren kurumlardan güzel sanatlar liselerinde, keman ve viyola çalgısını seçerek eğitimlerini sürdüren öğrencilerin çalgı uyum düzeylerini ortaya koymayı hedeflemektedir. Araştırma, keman ve viyola seçerek ana çalgı derslerini sürdüren öğrencilerin, çalgı uyum durumlarının, çeşitli değişkenlere göre incelenerek olası problemlerin belirlenmesi ve bu bağlamda çözüm önerilerinin sunulması açısından önem arz etmektedir. Araştırmada "Çalgı Uyum Ölçeği" geliştirilmiş ülkemizin çeşitli bölgelerinde öğrenimi sürdüren güzel sanatlar lisesi öğrencilerine uygulanmıştır. Bu yönüyle araştırma "nicel" bir özellik taşımaktadır. Ayrıca çalgı eğitimi veren güzel sanatlar lisesi öğretmenlerine yönelik yarı yapılandırılmış görüşme formu oluşturulmuş ve veriler toplanmıştır. Bu yönüyle de "nitel" bir araştırma özelliği taşımaktadır. Nicel ve nitel verilerin bir arada kullanılması sonucunda kapsamlı veriler toparlanmıştır. Bu yönüyle de "karma" yöntem kullanılarak oluşturulmuş bir çalışmadır. Araştırmanın sonucunda, mesleki müzik eğitiminde çalgı seçim sürecinin önemli olduğu, öğrencilere çalgı seçimi konusunda kapsamlı rehberlik edilmesi gerektiği, güzel sanatlar liselerinde çalgı seçim komisyonlarının rolünün artırılması gerektiği, ilköğretimden başlayarak daha kapsamlı çalgı tanıtımlarının yapılması, keman ve viyola çalgılarında öğrenci-çalgı uyumunun artırılması için seçilen metot, eser ve etütlerin yeniden gözden geçirilmesinin gerektiği saptanmıştır.

Osman Serdar Hançer
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Mesleki müzik eğitimi kurumlarındaki piyano eğitimcilerinin müzisyen sakatlıklarını önlemeye yönelik yaptıkları çalışmalar üzerine bir inceleme

Bu çalışma mesleki müzik eğitimi kurumlarındaki piyano derslerinde öğrencilerin yaşayabilecekleri fiziksel sorunların neler olduğu ve ders içerisinde bu sorunları önlemeye yönelik yapılabilecek çalışmaların eğitimci görüşleri ile incelenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışma, nitel araştırma yöntemi içeren görüşme tekniği ile gerçekleşmiştir. Çalışmada, yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanılarak eğitimci görüşlerine başvurulmuştur. Elde edilen veriler betimsel analiz yöntemi ile tablo halinde sunulmuştur. Çalışma sonuçlarına göre, piyano derslerinde öğrencilerin yaşayabilecekleri fiziksel sorunların neden kaynaklandığı incelenmiş ve bu sorunları önlemeye yönelik yapılabilecek çalışmaların değerlendirmesi yapılmıştır. Bu doğrultuda birtakım önerilerde bulunulmuştur.

Reyna Coşkun
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kânûnî Cüneyd Kosal ilâhîleri üzerine bir değerlendirme

Klâsik Türk mûsıkîsinde İlâhî formu, Türk Din mûsıkîsi içerisinde önemli bir yer teşkil etmektedir. Tasavvûfî şiirlerden bestelenen İlâhiler, Dînî mûsıkîde kullanılan en yaygın form olarak görülebilir. Türk mûsıkîsi bestekârlarından kânûnî Cüneyd Kosal, besteciliğinin ve kânun sanatçılığının yanı sıra arşivcilik, notistlik gibi çalışmalarla Türk mûsıkîsine önemli katkılarda bulunmuştur. Bestelerinin büyük bir bölümü İlâhî formunda olan Cüneyd Kosal'ın hayâtı, sanatçı kişiliği, icrâcılığı ve besteciliği ele alınmıştır. Cüneyd Kosal tarafından bestelenen İlâhî formundaki eserlerin müzikâl açıdan değerlendirilmesi, bu araştırmanın konusunu oluşturmaktadır. Nitel bir araştırma olan bu çalışmada, veri toplama tekniği olarak literatür taraması yapılmıştır. Tarama modelini esas alan betimsel bir araştırmadır. Araştırmaya konu olan İlâhîler, makam, usûl ve güftekâr yönünden incelenip değerlendirilmiştir. Elde edilen kaynaklar incelendiğinde Cüneyd Kosal'ın 79 bestesinden 64'ünü İlâhî formunda bestelediği görülmektedir. İlâhîlerinde en çok Rast, Ferahnâk Aşîran ve Hüseynî, en az Nühüf, Irak ve Mâye makamlarını kullanmıştır. Usûl olarak en çok Sofyan, en az Devr-i Revân, Curcuna ve Devr-i Kebîr usûlünü kullanmıştır. Güftekâr olarak da en çok Sefer Dal ve Yunus Emre, en az Sinan Ümmî, Şeyh Vefâ ve Ahmed Kuddûsî'den güfteler almıştır. Ele alınan bu çalışma, gelecek kuşaklara aktarılması ve bu tür çalışmalara örnek olması açısından önem arz etmektedir.

Mert Yüz
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul selatin camilerde Ramazan ayında sürdürülen dini musiki geleneği üzerine bir inceleme

Tarihi yüzyıllar öncesine uzanan Türk müziği, saz ve söz musikisi olarak ikiye ayrılmıştır. Söz musikisinin bir diğer alt başlığı olan dini musiki, İslam diniyle yüzyıllar boyu beraber bir bütünlük ve geleneksellik kazanmıştır. Dini musiki genellikle özel günlerde, camilerde, tekkelerde ve çeşitli dini topluluklarda icra edilmektedir. Müslümanlar için ramazan ayı oldukça önemli ve değerli bir aydır. İslam'da on bir ayın sultanı olarak kabul edilen ramazan ayı ve ramazan ayı içerisinde bin aydan hayırlı olan Kadir Gecesi mevcuttur. Kur'an-ı Kerim ramazan ayının kadir gecesi indirilmiştir. İstanbul, tarihi boyunca birçok imparatorluğa ev sahipliği yapmıştır. İstanbul'u bu denli önemli kılan coğrafi ve birçok din açısından önemli olan manevi konumudur. İstanbul dini musikinin oluşumu ve gelişimi açısından kaynak gösterilebilecek bir şehirdir. Ramazan ayında İstanbul selatin camilerde okunan Kur'an-ı Kerim ayetleri, icra edilen mevlit-i şerif, gazel, kaside ve ilahiler belli bir makam ve usulle icra edilmektedir. Bu çalışmada Türk müziği ve dini musiki başlıklarına yer verilmiştir. Dini musikide kullanılan makamlar, usuller ve formlar tanımlanmıştır. Tezin sınırlılıklarını oluşturan beş selatin camide sürdürülen dini musiki geleneği hakkında bilgiler verilmeye çalışılmıştır. Tezin kavramsal çerçevesinde camilerin tarihçesi, camilerde yapılan uygulamalar, camilerde okunan eserler, okunan eserlerin notaları, makamları, usulleri, formları ve müezzinlerle yapılan röportajlar yer almaktadır. Bu doğrultuda çalışmanın dini musiki alanında yapılacak olan başka çalışmalara yön vermesi ve kaynak teşkil etmesi beklenmektedir.

Duha Nur Köksal
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Müziğin blok zincire entegrasyonuna ilişkin bir uygulama: Nitelikli fikri tapu (NFT) müzik örneği

Çalışmada Studio One uygulaması üzerinden yeni bir NFT müzik eseri tasarlayarak, ilgili NFT platformuna yüklemesi yapılmıştır. Bu kapsam içerisinde yapılan detaylı literatür çalışmasında analog müzik ile blokzincir tabanlı müzik eserlerinin satışı ile ilgili çeşitli bulgulara ulaşılmıştır. Bireylerin NFT müzik eseri oluşturarak ilgili platforma yüklemesi sırasında karşılaştıkları korsanlık, aracılar gibi kavramlar üzerinden yapılan değerlendirmelerin yanında, analog müzik eserlerinde meydana gelen hak sahipliği, telif gibi konular bakımından blokzincir temalı eserlerin çok daha avantajlı olduğu tespit edilmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde detaylı bir literatür taraması içerisinde kavramsal bir çerçeve oluşturulmuştur. Çalışmanın 2. bölümünde Studio One uygulaması ile bir müzik eseri hazırlanmıştır. Bu kapsam içerisinde eserin nasıl hazırlandığı detaylı olarak açıklanmıştır. Çalışmanın 3. bölümünde ise araştırma konuları üzerinde durulmuştur.

Furkan Gültekin
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Emirdağlı mahalli sanatçı Halil Rıfat Aydemir'in Türk halk müziği ve kültürü üzerine etkilerinin incelenmesi

Halk kültürü, toplumları birbirinden ayıran, onlara kimlik sağlayan en temel olgudur. Küreselleşme sonucunda popüler kültürler karşısında özlerini kaybetmek istemeyen toplumlar, halk kültürlerine sıkı sıkıya sarılmak durumunda kalmışlardır. Halk kültürünün yabancılaşmaması ve aşınmaması adına en önemli unsurlardan birisi de mahalli sanatçılardır. Türkiye Cumhuriyeti, mahalli sanatçılar bakımından oldukça zengin bir ülke olarak karşımıza çıkmaktadır. Türkiye içerisinde de Emirdağ yöresi, özellikle müzik alanında ayrı bir konuma sahiptir. Yöreden çıkan türküler, tüm Türkiye'de dillere pelesenk olmuştur. Bu türkülerin günümüze ulaşmasında da en büyük pay, mahalli sanatçılara aittir. Bu çalışmada da Emirdağ yöresindeki türkülerin toplumsal hafızalara kazınmasında büyük pay sahibi Halil Rıfat Aydemir konu alınmıştır. Çalışma kapsamında; Halil Rıfat Aydemir'in hayatı, sanat serüveni, kaynaklık ettiği eserler, derlemeleri ve besteleri araştırılmıştır. Tez araştırması kapsamında, nitel paradigma kullanılmıştır. Veri toplamak amacıyla da yarı yapılandırılmış görüşme soruları hazırlanmış ve sanatçıyla görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler; deşifre edilmiş, düzenlenmiş ve yorumlanmıştır.

Can Gülcan
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Üretken yapay zeka teknolojisinde üretilen sentetik seslerin gerçek sesler ile karşılaştırılması

Bu araştırma, yapay zeka teknolojisi kullanılarak üretilen sentetik seslerin, gerçek insan sesleriyle olan benzerlikleri ve farklılıklarını belirlemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada, betimsel ve karşılaştırmalı bir metodoloji kullanarak, sentetik ve gerçek seslerin algılanış biçimleri, doğallıkları, ifade yetenekleri ve güvenilirlik algıları incelenmektedir. Katılımcılar, yapay zeka teknolojisi ile üretilmiş sentetik sesler ve gerçek insan sesleri arasındaki farkları değerlendirmek için dinleme testlerine ve yarı yapılandırılmış görüşmelere katılmışlardır. Araştırma, sentetik seslerin kullanıcı deneyimi üzerindeki etkilerini ve sosyal kabul düzeylerini de ele almaktadır. Bulgular, teknolojinin ses üretiminde sağladığı avantajlar ile duygusal ifade ve doğal ses kalitesi gibi alanlarda insan sesinin hala daha üstün olduğunu göstermektedir. Araştırma, sentetik ses teknolojilerinin gelecekteki gelişimine ışık tutmayı hedeflemekte ve bu seslerin daha geniş bir kabul ve uygulama alanı bulmasında yardımcı olabilecek bilimsel veriler sunmaktadır.

Erdem Özkan
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Lutiye Ender Göktepe'nin ud yapımına ilişkin bir inceleme

Bu araştırmada, lutiye Ender Göktepe'nin ud yapım çalışmaları detaylı bir şekilde incelenmiştir. Ud, tarih boyunca farklı birçok kültürü yansıtan bir figür olmakla birlikte kendine özgü tınısı ile dikkat çekmiş ve yapımı konusunda gelişimine ihtiyaç duyulan bir çalgı olmuştur. Buna istinaden, her asır gelişen ud yapım sanatı ve geleneği, meşk sistemine benzer bir şekilde bilgi ve deneyimlerini paylaşan usta lutiyeler, beraberinde de o yolda ilerlemek isteyenler ile bugüne taşınabilmiştir. Ender Göktepe ise bu alanda hem geleneği koruyan hem de yüksek kaliteli üretimleriyle modern yaklaşımlarını sergileyen bir lutiye olarak tanınmaktadır. Bu araştırmada, Ender Göktepe'nin ud yapım aşamaları, tercih ettiği malzemeler, ud yapımında kullandığı önemli teknikler ve ses kalitesi için dikkate aldığı hassasiyetler analiz edilmektedir. Ender Göktepe ile yüz yüze yapılan yarı yapılandırılmış görüşme sonrasında yapımı kendisine ait olan udları kullanan icracılar ile mail yoluyla iletişime geçilmiştir. Ender Göktepe ile ud yapım süreci ve önerileri konusunda veri elde edilirken, icracıların Ender Göktepe udları hakkındaki görüşleri ayrıca tespit edilmiştir. Araştırma kapsamında, Ender Göktepe'nin lutiye topluluğu içerisinde yeri ve katkıları açısından özel bir konumda olduğu anlaşılmaktadır. Babası Sabri Göktepe'nin ud yapımı konusundaki mirasını ve yöntemlerini yaşatan Ender Bey, günümüzde tüm üretimini tek başına yenilikçi yönüyle sürdürerek bu ekolde bir ardıl olmaması noktasında endişe yaratmaktadır. Bu araştırmada, Göktepe ekolünün gelecek nesillere olumlu bir perspektif olması adına, Ender Göktepe meslek hayatında aktifken, ud yapımına getirdiği katkılara ve detaylara gösterdiği özenin ud üzerindeki etkilerine açıklık getirilmiştir. aktır

Din dışı müzik
Nazlıcan Taşır
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Halk eğitimi merkezlerindeki amatör piyano eğitiminin veli görüşlerine göre değerlendirilmesi (Ortaca Şehit Mehmet Kaya Halk Eğitimi Merkezi örneği)

İnsanların hayatının vazgeçilmez bir parçası olan müzik, her yaşa hitap etmektedir. Her insanın küçükken çalmak istediği bir enstrüman vardır. Kimileri istediği enstrümanı çalmak için imkanı olmuştur. Kimilerinin ise içinde ukde olarak kalmıştır. Günümüzdeki anne babalar çocuklarının herhangi bir sanat dalı ile ilgilenmelerini istemektedir. Çünkü vücut, beyin, göz, kol gibi uzuvlarını geliştirmede katkısı vardır. Veliler kendi isteklerinden çok çocuklarının hangi enstrümanı çalmak istediği ile ilgilendikleri için çocukla beraber karar vermektedirler. Çocuk ise hangi enstrümanı öğrenmek istiyorsa onun kursuna giderek kendini geliştirmektedir. Beyin gelişimi açısından katkıda bulunduğu söylenilen piyanoya talep oldukça fazladır. Sınıf öğretmenlerinin beyin gelişimini desteklediğini düşündükleri için çoğunlukla piyano dersine yönlendirmektedir. Muğla ili Ortaca ilçesinde Şehit Mehmet Kaya Halk Eğitimi Merkezi'nde çocuklar için piyano dersi vardır. Şehit Mehmet Kaya Halk Eğitimi Merkezi'nde çocuklara ve yetişkinlere yönelik bir çok kurs vardır. Özel eğitim gereksinimi olan bireylere el ve göz koordinasyonu sağlayan kurslar, yetişkinler için unutulmaya yüz tutmuş geleneksel sanat kursları, çocuklar için ise müzik, resim gibi kurslar bulunmaktadır. Yedi gün yirmi dört saat yılın neredeyse her günü kurslar devam etmektedir. Halk eğitimi merkezinin her sene bir kez sergi düzenlenir. Öğrenilen kursları gösterme, müzik ile ilgili dinletiler olur fakat zaman kısıtlı olduğu için her öğrencinin piyano dersindeki öğrendiklerini sergileme imkânı yoktur. Bu sebeple iyi öğrencilerden bir veya ikisi öğrendiklerini sergilemektedir. Buradan yola çıkarak bu tezin amacı velilerin görüşlerini, dersten beklentilerini, çocukların psikolojik, sosyallik açısından neler olduğunu belirlemektir. Araştırmada, amatör piyano eğitimi alan elli iki öğrencinin aileleri ile yapılandırılmış görüşme yapılarak veriler toplanmış ve nitel araştırma yöntemlerine göre çözümlenmiştir.

Klasik müzik
Gizem Nur Kül
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Sanal gerçeklik kullanılarak hazırlanan video destekli keman eğitimi üzerine bir araştırma

Literatür taramalarının sonucunda sanal gerçeklik teknolojisi ile 360 derecelik keman eğitimi videolarının literatürde eksikliği saptanmıştır. Bu çalışma ile öğrencilere ders videosunu izlerken öğretmen ile beraber aynı ortamda bulunduğu hissini yaşatmak, gelişen teknolojiye uygun ve eş zamanlı bir şekilde keman eğitimine katkıda bulunmak, katılımcıların kendi kendilerine videolar ile keman öğrenme durumlarını sağlamak ve sanal gerçeklik (VR) teknolojisiyle hazırlanan videoların katılımcı görüşleri ışığında değerlendirilmesi yoluyla alana katkı sağlanması amaçlanmaktadır. Bu araştırma, tarama modeline dayanan betimsel bir çalışmadır. Nitel araştırma yöntemlerinden yarı yapılandırılmış görüşme tekniği, son test tek gruplu deneysel yöntem ve deneme öncesi modellerden deneysel çalışma, tek grup son test modeli kullanılmıştır. Çalışma grubundaki katılımcıların sanal gerçeklik keman dersi videolarını kullanabilecek materyallere sahip ve herhangi bir engelinin bulunmadığı gözetilerek seçilmiştir. Çalışma grubundaki özengen keman eğitimi alan katılımcılar 1 akademisyen, 1 sınıf öğretmeni ve 2 hemşireden oluşmaktadır. Bu araştırmanın ilk aşamasındaki veriler gönüllü olarak katılan 4 kişiden yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmanın ikinci aşamasındaki veriler ise katılımcılardan elde edilen videoların ikinci uzman grubuna gönderilerek ve hazırlanan Özengen Keman Eğitimi Değerlendirme Formuna göre puanlanması ile tamamlanmıştır. Araştırmanın bulgularına göre sanal gerçeklik (VR) teknolojisinin kolay kullanımı olduğu, katılımcıların kendisini sınıf içerisinde eğitmenin yanındaymış gibi hissettiği, motivasyona olumlu yönde etkilerinin olduğu, katılımcıların sanal gerçeklik video eğitimi sayesinde keman çalma becerisi ve bilgisi olarak kendi kendine öğrenme yöntemi ile istenilen kazanımları başarabildiği sonuçlarına ulaşılmıştır.

Yiğit Can Kesendere
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Kanun çalgısı ile icra edilen saz eserlerinde karşılaşılan sorunlara yönelik etüt çalışmaları, Afyon Kocatepe Üniversitesi örneği

Bu araştırmada, kanun çalgısı ile icra edilen saz eserlerinde karşılaşılan güçlükleri gidermeye yönelik etüt önerileri sunularak çözüme kavuşturmak ve ek çözümleme çalışmaları öğretim yolunda öğrencilere olumlu yönde katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Araştırmada nitel ve nicel verilerin kullanıldığı karma model esas alınmıştır. Araştırmanın nitel bölümünde Afyon Kocatepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Türk Müziği Bölümünde kanun çalgısı öğretiminde yer alan elli eserden rastgele on eser seçilmiş ve altı uzman kişiye yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlayarak on eser içinden beş eser seçmeleri istenmiştir. Ortak kümede toplanan beş eser için hangi bölümlere etütler yazılabileceği, makamsal bağlamda perdelerin önemi, mızrap sırası, mandal değişimi, eser bütünlüğünün sağlanması gibi konularda görüşler alınmıştır. Nicel bölümde ise görüşme formunda tespit edilen beş eser "Lisans1", "Lisans" 2, "Lisans 3", "Lisans 4" te kanun öğrenimi gören öğrencilere verilmiş, performansları ön test-son test deneysel model uygulanarak video kayıt altına alınmıştır. Ön testte karşılaşılan güçlüklerin giderilesi yönünde hazırlanan etütlerin durumları tekrar altı uzman tarafından değerlendirildikten sonra etütler uygulanmak üzere öğrencilere verilmiştir. Son testte gerçekleştirildikten sonra kayıt altına alınan videolar ile birlikte beşli likert tipi performans dereceleme ölçeği geliştirilerek öğrencinin başarı durumları gözlenmesi üzere beş uzman kişiye gönderilmiştir. Elde edilen verilerin aritmetik ortalaması hesaplanmış ve grafikler ile öğrencilerin performans düzeyleri yorumlanmıştır. Araştırmanın sonucunda; eserlere dayanılarak tespit edilen güçlüklerin giderilmesine yönelik yazılan etütlerin öğretim yolunda öğrencilerin başarılarında olumlu yönde katkı sağladığı tespit edilmiştir. Bu çalışmanın farklı enstrümanlar içinde yapılmasına yönelik bir örnek model olacağı düşünülmektedir.

Din dışı müzikTeknik etüt
Özkan Özkoç
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Vurmalı çalgılar ekseninde tınısal ve rastlamsal yaklaşımlar: Betin Güneş Senfoni no :6 ''Hayriye Hala''

Betin Güneş'in ?Hayriye Hala? başlıklı 6. Senfoni'si, çalgılamasında kullanılan vurmalı çalgılar ve bu çalgıların biçemsel kullanımı açısından farklı uygulamalar ve yenilikler barındıran bir yapıttır. Bestecinin, büyük bir sevgiyle bağlı olduğu halasının vefatından sonra bestelediği ve halasına adadığı bu yapıtta, vurmalı çalgılar oldukça önemli ve sıra dışı görevler üstlenmişlerdir.Yapıt, yaklaşık otuz adet vurmalı çalgıdan meydana gelen oldukça geniş bir vurmalı çalgılar grubu barındırır. Orkestral kullanımda standartlaşmış bir biçimde kullanılan timpani, büyük davul, trampet ve üçgen zil gibi çalgıların yanı sıra, Güney Amerika, Afrika ve Asya kökenli bazı çalgılar da vurmalı çalgılar grubu içerisinde kullanılmıştır. Rainstick (yağmur çubuğu), slapstick (kamçı), cowbell (inek çanı) ve gemi çanı gibi orkestra yazısında standart olarak kullanılmayan çalgılar bunlardan bazılarıdır.Çalgılamasındaki bu çeşitliliğin dışında, rastlamsallık, tınısallık, grafik notalama ve serbest doğaçlama gibi 20. yüzyıl müziğinin belli başlı akımlarının yapıtın yazı dili içerisinde özümsenmesi ve bu çerçeve içerisinde vurmalı çalgıların önemli işlevler üstlenmesi ?Hayriye Hala? senfonisini hem vurmalı çalgılar hem de 20. yüzyıl senfoni dağarı içerisinde ayrıcalıklı bir yere oturtmaktadır.Birinci ve beşinci bölümlerde, vurmalı çalgılar tartımsal vurguları desteklemenin yanı sıra, salt tınısal özelliklerinden dolayı da kullanılmış, orkestral yazıda yaylı ve üflemeli çalgılar gruplarına karşı farklı bir katman oluşturarak bağımsız bir şekilde hareket etmiştir. Besteci, yapıtın son bölümü olan beşinci bölümde küçük, orta ve büyük boylarda toplam 20 tane gong ile diyatonik ve kromatik diziler oluşturarak bu çalgılara ezgisel görevler vermiştir.6. Senfoni'nin dördüncü bölümü, senfonik yazıda örneğine rastlanmayan bir uygulama sergiler: yaylı çalgılar, tahta ve bakır üflemeli çalgılar gruplarındaki müzisyenler de, vurmalı çalgı olarak işlev görebilecek her türlü objeyi kullanarak vurmalı çalgılar grubunun bir üyesi haline gelirler. Tencere kapağı, herhangi bir metal ya da tahta obje bu müzisyenler tarafından kullanılabilmektedir. Diğer bir anlatımla, tüm senfoni orkestrası devasa bir vurmalı çalgılar topluluğuna dönüşmüştür. Bu bölüm, hem vurmalı çalgıların kullanımı hem de yapıtın dramatik yükselişi açısından senfoninin merkez noktası olmuştur.Tüm bu sebeplerden dolayı, Betin Güneş'in 6. Senfoni'sinde kullanılan vurmalı çalgılar grubu, müzikal anlamda orkestradaki diğer gruplardan daha önemli bir yere sahip olmuştur. 27 Mart 1999'da gerçekleştirilen ilk performansının üzerinden henüz on sene geçen bu yeni yapıt, ekstra-müzikal içeriği ve vurmalı çalgıları eksen noktası olarak barındırması bakımından 20. yüzyıl senfonik dağarı içerisindeki özel yerini çoktan almaya başlamıştır.?

Özgecan Çetir
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Konservatuvarlardaki solfej eğitimcilerinin öğrenci bireysel farklılıklarına ilişkin yaklaşımları üzerine bir inceleme

Solfej eğitimi, müzik eğitiminin temel yapı taşlarından birini oluşturmaktadır. Konservatuvarlarda ve diğer mesleki müzik eğitimi veren kurumlarda solfej eğitimi önemli bir yere sahiptir. Bu araştırma, sadece lisans düzeyinde Batı müziği eğitimi veren konservatuvarlardaki solfej eğitimcilerinin, bireysel farklılığı bulunan öğrencilerin bireysel farklılıklarına ilişkin yaklaşımlarının belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma, tarama modelini esas alan ve betimsel yöntemlere dayalı olarak yürütülen nitel bir araştırmadır. Bu araştırmanın çalışma grubunu 7 konservatuvardan 10 gönüllü solfej eğitimcisi oluşturmaktadır. Veriler, solfej eğitimcileri ile yapılan yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmış ve betimsel analize dayalı olarak işlenip yorumlanmıştır. Bu araştırmada solfej eğitimcilerine göre bireysel farklılığı bulunan öğrencilerin sınıf arkadaşlarına nazaran duyum, solfej okuma, dikte yazma, ezber yapabilme konusunda başarılı oldukları görülürken, ritmik okuma ve deşifre solfej okuma konularında başarısızlık gösterebildikleri, öğrencilerin derse katılımları için bazı eğitimcilerin farklı yollar izlediği, eğitimcilerin farklı bir öğretim yöntemi kullanmadıkları, farklı bir değerlendirme yapmadıkları ve ayrı bir sınav sistemi uygulamadıkları sonuçlarına ulaşılmıştır. Yapılan araştırmanın bundan sonra yapılacak olan bireysel farklılıklar alanındaki çalışmalara, bireysel farklılığı bulunan bireylere, bu bireylerin ailelerine ve eğitimcilere katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Rumeysa Çalışkan
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Bülent Ateşoğlu: Hayatı, sanatı, eğitimciliği ve bir solist olarak Türk operasına katkıları

Bu çalışma, Türkiye'nin önde gelen opera şarkıcıları arasında gösterilen Bülent Ateşoğlu'nun hayatı, sanatı, eğitimciliği ve bir solist olarak Türk operasına katkılarını inceleyip değerlendirmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılarak doküman taraması ve görüşme tekniği ile betimsel analiz yapılmıştır. Bu araştırma tarama modeline uygun olarak yürütülmeye çalışılmış bir monografi çalışmasıdır. Bülent Ateşoğlu hem Türkiye'de hem de Türkiye dışında pek çok opera kumpanyasında görev alarak sayısız prodüksiyonda sahneye çıkmış ve unutulmaz performanslar sergilemiştir. Güçlü bas sesi, herkesi etkileyen oyunculuğu, bunların yanı sıra meslek ahlakı, ciddiyet, çalışkanlık ve disiplini ile birlikte çalıştığı bütün sanatçı arkadaşlarını etkilemiştir. Opera solistliğinin dışında eğitimci yönüyle de dikkat çeken Ateşoğlu, yetiştirdiği öğrencilere, duayen bir opera sanatçısı kimliğiyle sahnede geçen onlarca yıllık kariyeri sonucunda elde ettiği birikimi cömertçe aktarmış ve aktarmaktadır. Sanatçının bu çalışmaya konu olarak seçilmesinin nedenleri arasında yukarıdaki özellikleri sayılabilir. Çalışma kapsamında Ateşoğlu'nun kendisiyle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeye ek olarak, meslektaş ve öğrencileriyle de röportajlar gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonunda elde edilen bulgulardan yola çıkılarak; Bülent Ateşoğlu'nun çocukluk yıllarından itibaren müziğe ilgi duyduğu, örgün nitelikte ve doyurucu bir konservatuvar eğitimi gördüğü, Türk operasına gerek şarkıcılık, gerek oyunculuk, gerek idarecilik, gerekse eğiticilik kimlikleriyle son derece önemli katkılarda bulunduğu sonucuna varılmıştır.

Oto-monografi
Eren Ateşoğlu
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Devlet konservatuvarları Türk sanat müziği bölümlerindeki ses eğitimi ve ses tekniği derslerinin içerik ve yöntem olarak incelenmesi (Afyon Kocatepe Üniversitesi örneği)

Bu tez çalışmasında, Afyon Kocatepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Türk Sanat Müziği Bölümü Ses Eğitimi Anasanat Dalında verilen Ses Eğitimi ve Ses Tekniği derslerinin içerikleri ve yöntemleri incelenmiştir. Ses eğitimi ve Ses tekniğinin tarihsel gelişimini, Afyon Kocatepe Üniversitesi örneğinde ele almıştır. Ses eğitimi dersi köklü bir geçmişe sahipken, ses tekniği dersi mesleki olarak daha yeni bir kavram olarak değerlendirilmektedir. Çalışmada Ses Eğitimi ve Ses Tekniği derslerinin içerik, öğretim programları, yöntem ve uygulama yönünden incelenmesi amaçlanmıştır. Ses eğitimi ve Ses tekniği dersleri, öğrencilerin solistlik icra yeteneklerinin arttırılması, ses kullanma becerilerinin geliştirilmesi ve geleneksel Türk müziği okuyuş üslubuna pozitif katkılar sunması açısından önemlidir. Ayrıca bu derslerin, öğrencilerin ses becerilerini kademeli olarak geliştirmelerine olanak tanıyan sekiz dönemlik bir yapı içinde verilmesi, kapsamlı bir öğrenme süreci sağlamaktadır. Araştırma, betimsel tarama modeli ile gerçekleştirilmiş olup, konuyla ilgili kaynak taraması ve alan uzmanlarıyla yapılan görüşmelere dayanmaktadır. Çalışmanın bulguları hem müzik eğitimi alan öğrencilere hem de bu alanda çalışan profesyonellere önemli katkılar sunmayı hedeflemektedir

Dini müzikKlasik müzikPopüler müzik+2
Batuhan Ataç
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul Fener Rum Patrikhanesinin ve Rum Ortodoks dini müziğinin tarihsel süreci üzerine bir araştırma

Dini müziklerin egemen oldukları topraklardaki sosyo-kültürel yapıyla ne denli iç içe olduğu ve birbirini ne denli etkiledikleri araştırmalarda gözlenmektedir. İstanbul Fener Rum Patrikhanesi ve Rum Ortodoks dini müziği temeli, Bizans dönemine yani Anadolu topraklarına dayanmaktadır. Rum Ortodoks dini müziğinin oluşmasında ve gelişmesinde bu topraklardaki tarihsel süreç önemli bir rol oynamaktadır. Bu araştırma literatür taramasını esas alan betimsel bir araştırmadır. Araştırmada, İstanbul Fener Rum Patrikhanesi ve Rum Ortodoks dini müziği hakkında bilgi verilecektir. Ayrıca İstanbul Fener Rum Patrikhanesi, tarihsel süreç açısından incelenerek, bu süreçte Hristiyanlıkta Doğu bloğu olarak adlandırılan Ortodoksluk mezhebinin, dini müzik üzerindeki Batı etkileri saptanarak ortaya koyulmaya çalışılacaktır. İstanbul Fener Rum Patrikhanesi ve Rum Ortodoks dini müziğinin tarihsel sürecinin inceleneceği araştırmada, monofonik bir yapıya sahip olan ilahilerin, siyasi sebeplerle polifonikleştirme çabaları üzerine bir durum değerlendirmesi de yapılacaktır

Bilge Mutugan Atila
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Eskişehir İli Odunpazarı İlçesi Yörükkırka Cemevi ritüelleri ve müzik pratikleri

Evrenin oluşumundan bugüne kadar var olan müzik, insanların en güzel duygu ve düşünce aktarıcısı olmakla birlikte etkili ve en yaygın sanat dallarından biridir. Müzik bir sanat dalı olmasıyla birlikte insanlarda duygusal gelişimi de tamamlayan en büyük kültürel ögelerin başında yer alır. Tarihsel süreçte müzik, çeşitli kültürler içerisinde çok farklı ilerleyiş kaydetmiştir. Türk kültürüne ait Türk Müziği de bunların çeşitli ve karmaşık yapıda olanlarındandır. Geleneksel Türk Müziği başlığı altında temel iki kavram olan Türk Sanat Müziği ve Türk Halk Müziği türleri yer alır. Dini müzik çatısı altında bulunan Alevi Bektaşi Kültürüne ait alt türler ise Türk Halk Müziği başlığının altındaki Tasavvufi Halk Müziğine aittir. Alevi-Bektaşi topluluklarının ibadeti olarak bilinen Cem ibadetlerinde uygulanan hizmetler esnasında icra edilen müzik pratikleri bu kültürün olmazsa olmaz yapı taşlarından biridir. Alevi-Bektaşi inancına mensup toplulukların Cem ibadetleri sırasında icra edilen,Nefes, Duvaz-ı İmam, Mersiye, Semah, Mihraçlama, Gülbang, Nevruziye gibi deyişler her ne kadar müzikal yönleriyle ön planda görünüyor olsada aslında her biri dini birerritüeldir. Bu tezdetasavvufi bir ifadesi olan, Alevi Cem'lerindeki Cem ritüelleri ve müzik pratikleri ele alınırken, çalışmanın evrenini Eskişehir İli Odunpazarı İlçesi Yörükkırka köyü Alevi-Bektaşi Cem Ritüelleri ve müzik pratikleri oluşturmuş, örneklemini Yörükkırka Cemevi Pir Ahmet Ocağı – İrşat/Sohbet Cemi ile sınırlandırılarak incelemeler ve değerlendirmeler yapılmıştır. Tezde, alan araştırması, gözlem, görüşme yöntemleri kullanılmış, Cem ritüeli sırasında görsel ve işitsel kayıtlar alınmıştır. Doğal ortamda yapılan bu araştırmaeğitim niteliğinde yapılan bir Cem ibadeti olmakla birlikte, aynı zamanda yörede bulunan diğer ocaklara bağlı Dedelerin de katılımı ile kapsamlı bir Cem ibadeti olmuştur.Alan yazın gözlemi ve Alanda görüşme ile yapılan araştırmaya ve edinilen bilgiye göre bu çalışma konuyla ilgili yapılan ilk çalışma olmuştur. Sonuç olarak yapılan bu araştırma neticesinde, Anadolu Coğrafyası ve kültürü içerisinde yer alan, Alevi-Bektaşi inancının geçmişten günümüze kadar nasıl geldiği, tarihsel süreç içerisinde Eskişehir İli Odunpazarı İlçesi Yörükkırka köyünde yaşamakta olan ve çeşitli nedenlerden ötürü bu köye göç eden toplulukların Alevi-Bektaşi inancına ve müzik pratiklerine sağladığı katkıları ortaya konmuştur.

Sezen Akyüz
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Benjamin Britten'ın "Six Metamorphoses" yapıtı üzerine bir çözümleme

Romalı şair Publius Ovidius Naso (İ.Ö. 43-İ.S. 17), Roma İmparatoru Augustus (İ.Ö. 63?İ.S. 14) Dönemi (İ.Ö. 27-İ.S. 14)'nde barışın sağlanmasına kadar geçen süreci, kısacası kaostan düzene doğru değişimleri anlatan ve on beş kitaplık uzun bir şiir olan, ?Metamorphoses (Dönüşümler)? eserini yazmıştır. Dönüşüm temasıyla birbirine bağlanan mitolojik ve efsanevi öykülerden oluşan bu eser, Ovidius'un günümüze ulaşmış başlıca yapıtlarından biridir. Mitolojik karakterlerin dönüşümünü ve Yunan Mitolojisi'ni kusursuz anlatan bu eser, İngiliz besteci Edward Benjamin Britten (1913?1976)'a esin kaynağı olmuştur. Altı mitolojik karakteri anlatan, solo obua için ?Six Metamorphoses After Ovid (Ovid'ten Sonra Altı Dönüşüm)? adlı eserini bestelemiştir.14 Haziran 1951 yılında, Aldeburgh Festivali için bestelediği bu eserde Britten, ?Dönüşümler? kitabında geçen ve mitolojik karakterler olan Pan, Phaeton, Niobe, Bacchus, Narcissus ve Arethusa'yı anlatır. Sevdiği kıza ulaşmak için flüt yapan kırların ve çobanların tanrısı Pan, babasını dinlemeyip güneşi bir günlüğüne yönetmek isteyen, güzel sanatlar tanrısı Apollon'un oğlu Phaeton, çocuklarının ölümü üzerine kederden, kendisinin kayaya dönüştürülmesini isteyen Niobe, adına törenler düzenlenen şarap tanrısı Bacchus, aşktan kaçan ve tanrılar tarafından cezalandırılıp nergis çiçeğine dönüştürülen Narcissus ve kendisine aşık olan Alpheus isimli bir göl tanrısından kaçarken, yer altı kaynağına dönüştürülen Arethusa'nın hikayelerini notalara döker.Bu çalışmada, ?Six Metamorphoses After Ovid? adlı eserin incelenmesine ve eserin icrasında yardımcı olacak çözümlemelere yer verilmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde bestecinin esinlendiği kitap ve bu kitabın şairinden bahsedilmiştir. İkinci bölümde çözümleme ifadesinin tanımı ve eseri oluşturan parçaların çözümlemelerine yer verilmiştir. Ayrıca Ovidus'un ?Dönüşümler? kitabından alıntılar yapılmıştır. Üçüncü bölümde ise eserin biçim çözümlemesine yer verilmiş, ayrıca obuacıların bu eseri rahat ve iyi seslendirebilmeleri için alıştırma örnekleri ve tavsiyeler sunulmuştur.

Britten, BenjaminMetamorfozObua+2
Fulya Müftüoğlu
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2009
00
Master'sOpen AccessTR

İhsan Özer'in mûsikî anlayışı ve Türk mûsikîsine katkıları

Bu çalışma Klasik Türk müziği camiasının isimlerinden olan Mehmet İhsan Özer'in yaşam öyküsü ve sanatçı kimliğini konu almaktadır. Bu bağlamda adı geçen sanatçının eserlerinin Klasik Türk müziğindeki yerinin aydınlatılması amaçlanmaktadır. Söz konusu amaç doğrultusunda Özer'in estetik dünyasının hangi unsurlar etrafında şekillendiği incelenmiştir. Çalışmanın kuramsal çerçevesi Klasik Türk müziğine ait başat kaynaklar ekseninde ele alınmıştır. Özer'in hayatı, sanatı ve Klasik Türk musikisi ile olan ilişkisi içinse birincil kaynaklara ulaşılmıştır. Bu noktada elde edilen veriler yazılı kaynaklardan çok Mehmet İhsan Bey'in şahsiyeti, aile bireyleri ve sanat çevresi tarafından sağlanmıştır. Özer'in kendine özgü icrasıyla Klasik Türk musikisi dünyasının zenginleşmesine katkı sağladığına dair ulaşılan veriler başta İhsan Bey ile yapılan mülakatlar sonucunda sağlanmıştır. Bundan dolayı böyle bir incelemenin sanatsal açıdan yeni bir yorumlama alanının önünün açılacağı gözler önüne serilmiştir.

Yunus Çoban
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00