
341
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Özel dershanelere devam eden öğrencilerin dershanelerde aldıkları matematik ve geometri eğitimine ilişkin beklentileri ve görüşleri
Bu araştırmanın amacı, öğrencilerin özel dershanelerde aldıkları matematik ve geometri eğitime ilişkin beklentileri ile öğrencilerin bu kurumlardan aldıkları matematik ve geometri eğitimi ile ilgili görüşlerinin saptanmasıdır. Ayrıca bu beklentilerin sonucu olarak velilerin öğrencilerini dershaneye kaydettirme ve öğrencilerin dershanelere devam etme nedenlerini de incelemektir.Araştırma 2008-2009 eğitim öğretim yılında Anakara İli, Çankaya İlçesinde bulunan özel dershanelere devam eden 652 öğrenci,150 veli ve 2 matematik öğretmeninin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışma nitel araştırma yöntemlerinden olan durum çalışması (case study) modeliyle yapılmış, veriler de betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulardan ortaya çıkan sonuçları aşağıdaki gibi özetleyebilirizYapılan analiz sonucunda öğrencilerin dershanelerden beklentileri, konularla ilgili çok sayıda ve farklı soru örneklerinin çözülmesi ve bu soruların çözümleri ile ilgili pratik yolların gösterilmesi, çoktan seçmeli sınavlarla ilgili tecrübe kazanılması, bire bir, ek ders ve etüt çalışmalarının yapılması, okulda yapılan matematik ve geometri eğitimine katkı sağlaması şeklinde sıralayabiliriz.Üniversite giriş sınavına hazırlanan öğrencilerin büyük bir çoğunluğu ve velilerin tamamının temel kaygısı, üniversitelerde arzu ettikleri bölüme yerleşememektir. Bunun yanı sıra sınava tekrar hazırlanma, sınavın zorluğu ve sınava yeterince hazırlanamama gibi korkulardan ve çevre baskısından kaynaklanan kaygıların bulunduğu ortaya çıkmıştır.Özel dershanelerde görev yapan matematik öğretmenlerinin, derse mutlaka hazırlıklı olarak girdikleri, derste konuyu işlerken anlatım yöntemi, soru-cevap yöntemi ve problem çözme tekniklerini kullandıkları, öğretmenlerin ders dışında da öğrencilere zaman ayırarak öğrencilerin matematik ve geometri gelişimine katkı sağladıkları, deneme sınavlarının hazırlamasına önem verdikleri ve deneme sınavlarını öğrenmenin bir parçası olarak gördükleri anlaşılmaktadır.Anahtar Kelimeler: Özel Dershaneler, Matematik Eğitimi, Geometri Eğitimi
Öğretmen adaylarının elektromanyetik indüksiyon konusunda kavramsal anlamalarının ontolojik yaklaşıma göre tespiti
Bu araştırmanın amacı, fizik öğretmen adaylarının elektromanyetik indüksiyon konusunda kavramsal anlamalarının ontolojik kategorilerini tespit etmektir. Araştırma betimsel yöntemle, olgubilim deseni kullanılarak yapılmıştır.Araştırmanın örneklemi, 2007-2008 eğitim öğretim yılında, Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Fizik Eğitimi Anabilim Dalı' nda öğrenim gören `12' 2. sınıf öğretmen adayıdır.Veri toplama aracı olarak dört adet Tahmin Et-Gözle-Açıkla aktivitesi kullanılmış ve aktiviteler eşliğinde yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerin analizinde kullanılacak kavramlar `indüksiyon akımı, indüksiyon emk' sı, manyetik akı ve manyetik alan' olarak belirlenmiştir. Yazıya dökülen görüşmelere içerik analizi yapılmıştır.Kavramlara ait açıklamaların ontolojik yaklaşıma göre incelenmeleri sonucunda, indüksiyon akımı, indüksiyon emk' sı, manyetik alan, manyetik akı kavramlarının öğretmen adaylarının bir kısmı tarafından madde kategorisinde, bir kısmı tarafından sınırlama temelli etkileşimler (STE) kategorisinde sınıflandırılmış olduğu tespit edilmiştir. Madde kategorisine dahil edilen kavramların bilimsel açıklamalardan uzak olduğu görülmüştür. STE kategorisinde sınıflandırılan açıklamalardan bazılarında kavramın doğru olarak ifade edilmediği sonucuna varılmıştır. Öğretmen adaylarının pek çoğunun sürecin sonucu hakkında doğru tahminlerde bulunmalarına rağmen sürecin nasıl gerçekleştiğini açıklamakta sıkıntı çektikleri görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Fizik Eğitimi, Ontolojik Yaklaşım, Elektromanyetik İndüksiyon, Öğretmen Adayları, Tahmin Et-Gözle-Açıkla Aktiviteleri
Vermunt (1994) öğrenme stilleri envanterinin Türkçeye uyarlanması
Bu araştırmanın amacı üniversite öğrencilerinin öğrenme stillerini tespit etmek amacı ile Jan D. Vermunt (1994) tarafından geliştirilen öğrenme stilleri envanterinin Türkçeye uyarlanmasıdır.Çalışmanın hedefleri ve teorik temelleri doğrultusunda, Brislin ve ark. (1973) tarafından geliştirilen anket uyarlama modeli temel alınmıştır. Çalışma kapsamında öncelikle öğrenme kuramları ve özellikle ?öğrenme stilleri? genel başlığı ile ilgili olarak literatür taraması yapılmıştır. Çalışmada temel alınan model çerçevesinde Vermunt (1994) tarafından geliştirilen Öğrenme Stilleri Envanteri (ILS)'nin Türkçeye çevirisi gerçekleştirilmiştir. Türkçeye çevirisi tamamlanan envanter Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim, Mühendislik ve Mimarlık, Teknik Eğitim, Tıp Fakültesi, Hukuk, Diş Hekimliği, Eczacılık fakültelerinde 2008-2009 eğitim-öğretim yılında okuyan 840 öğrenciye uygulanmıştır. Uygulama sonrası elde edilen veriler Lisrel paket programı kullanılarak, doğrulayıcı madde analizi ile test edilmiştir.Analiz sonuçları Öğrenme Stilleri Envanteri'nin Türkçe formunun beklenen şekilde dört boyutlu olduğunu göstermiştir. Çalışma sonucu envanterden elde edilen güvenirlik katsayıları envanterin üçüncü boyutu olan `öğrenme yönelimleri' boyutu haricinde kabul edilir düzeydedir. Envanterin boyutların alt boyutları arasındaki iç tutarlılık kat sayıları, işlem stratejileri boyutunda .69 - .84, düzenleme stratejileri boyutunda .60 - .83, öğrenme yönelimleri boyutunda .44 - .70, zihinsel öğrenme modelleri boyutunda .73 - .87 aralıklarında değişmektedir. Envanterin 4 boyutuna ilişkin genel uyum katsayıları = 1477.72; = 15.08; GFI = .82, AGFI = .75, CFI = .91 ve RMSEA = .13'tür. Envanterin bu hali ile gruplar arası ortalama puan farklılıklarının belirlenmesinde kullanılması düşünülmelidir.
Kimya eğitimi öğrencilerinin kimyasal bağlar konusundaki zihinsel modelleri ve bilişsel haritaları
Bu araştırmanın amacı, kimyasal bağlar konusu ile ilgili kimya eğitimi öğrencilerinin zihinsel modellerine ulaşmak, ortaya çıkan görüşleri bir analiz metodu olan bilişsel haritalar ile görsel bir şekilde sunmaktır.Bu araştırmada, nitel araştırma metotlarından durum çalışması yöntemi kullanıldı. Nitel veriler her katılımcı için ayrı ayrı incelendi, analiz edildi ve elde edilen sonuçlar bir araya getirildi. Nitel verilerin analizi için içerik analizi metodu kullanıldı.Araştırma, pilot ve asıl olmak üzere iki basamakta gerçekleştirildi. Pilot araştırma, 2008 ? 2009 eğitim-öğretim yılında kimya eğitimi öğrencileri (N= 5) ile yürütüldü. Asıl araştırma ise kimya eğitimi öğretmen adayları (N= 12) ile yürütüldü. Araştırmada kimyasal bağlar konusu ile ilgili hazırlanan görüşme formu kullanıldı. Görüşme formu 8 ana başlık, 24 hedef kavram ve 56 adet sorudan oluşmaktadır.Görüşme formundan elde edilen bulgular doğrultusunda öğrencilerin zihinsel modelleri ortaya konuldu ve bilişsel haritaları oluşturuldu. Çalışmanın sonuçlarına göre katılımcıların iyonik bağ ile ilgili zihinsel modelleri, elektrostatik model ile uyuşmaktadır. İyonik bağı atomların oktet kuralına uymak için elektron alışverişi sonucu oluşturdukları (+) ve (-) yüklerin birbirini çekmesi olarak açıklamaktadırlar. Katılımcıların kovalent bağ ile ilgili zihinsel modelleri, atomların daha kararlı olabilmek için ya da soygaz düzenine benzemek için elektronlarını ortaklaşa kullandıkları bir modeldir. Katılımcılar metalik bağ ile ilgili zihinsel modellerini sunarken elektron denizi modelini kullanmaktadırlar.
Lise öğrencilerinin korozyon konusuyla ilgili bilgi düzeylerinin saptanması
Bu çalışmanın amacı lise öğrencilerinin korozyon konusu hakkındaki görüşlerini belirlemek ve bu görüşlerin literatürdeki görüşlerle uygunluğunu test etmektir.Kimya, fizik ve biyoloji bilim dallarında önemli olan konulardan biri de korozyon konusudur. Korozyon; metallerin çevreleri ile reaksiyona girerek doğadaki durumlarına dönmesi olarak tanımlanabilir. Sanayileşmenin getirdiği yeniliklerle önemi daha da artan bu konunun güncel sonuçlarını öğrencilere öğretmek önem arz etmektedir. Orta öğretim müfredat programında korozyon başlığı altında konu bulunmamaktadır.Lise öğrencilerine korozyon olayının neden olduğu olaylar ve sonuçlarına ait bilgilerini ölçen 12 soruluk test ve 2 soruluk bir anket hazırlanmıştır. Anket toplam 194 kişiye uygulanmıştır.Değerlendirmeler sonucunda öğrencilerin çevrelerinde meydana gelen güncel olayların sebeplerini hemen hemen bildikleri fakat olayların korozyonla ilişkisini bilemedikleri ortaya çıkmıştır. Bu amaçla korozyon konusunun ortaöğretim müfredat programında hangi çerçevede anlatılması gerektiği araştırılmış ve konu ile ilgili öneriler hazırlanmıştır.
Kuantum fiziğinde kullanılan metaforların öğrencilerin fizik algısı üzerine etkisi
Bu araştırma, kuantum fiziğinde kullanılan metaforların öğrencilerin fizik algısı üzerindeki etkisini inceleyen, bir örnek olay çalışmasıdır.Uygulamanın ilk aşaması Fizik Öğretmenliği Anabilim Dalı'nda öğrenim gören 21 üçüncü sınıf öğrencisiyle yapılmıştır. Kuantum fiziğinde kullanılan metaforlarla tasarlanmış 10 açık uçlu sorudan oluşan ölçek kullanılmış ve öğrencilerin verdikleri cevaplar yapılan kodlamalarla değerlendirilmiştir.İkinci aşamada ise ilk oturumda en yüksek puan alan 5 öğrenci görüşmeye davet edilmiş, 10 açık uçlu sorudan oluşan test tekrar uygulanmıştır. Verilerin analizi sonucunda ortaya çıkan metaforlar ve bu metaforların etkileri karşılaştırılmış ve öğrencilerin algıları arasında ortaya çıkan farklar ve benzerlikler tartışılmıştır.
Ekoloji ünitesinin öğrenilmesinde proje tabanlı öğrenme yönteminin öğrenci başarısına etkisi (İstanbul ili örneği)
Bu araştırmada ?Ekoloji ünitesinin öğrenilmesinde proje tabanlı öğrenme yönteminin öğrenci başarısına etkisi (İstanbul ili örneği)? üzerinde durulmuştur.Araştırma deneysel olup; 2006?2007 Eğitim-Öğretim yılı 1. döneminde İstanbul ilinde özel bir lise ve İstanbul ilinde bir devlet lisesi öğrencileri ile yürütülmüştür. Proje yöntemi uygulayan İstanbul ilinde özel bir lise deney grubu, klasik yöntem uygulayan İstanbul ilinde bir devlet lisesi ise kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Bu liselerin 10. sınıflarından 30' ar öğrenci rastgele örnekleme yöntemiyle seçilmiştir. Ekoloji konusu kontrol grubunda klasik yöntemlerle işlenirken, deney grubunda Proje Yöntem'ine uygun olarak hazırlanan ders planı kapsamında işlenmiştir.Araştırmaya katılan öğrencilere ders işlenmeden önce ön test uygulanmış ve çevre konusu hakkında ne kadar ön bilgiye sahip oldukları ve gruplar arasındaki hazır bulunuşluk seviyelerinin eşit olup olmadığı saptanmıştır. Sonrasında her iki grubun biyoloji öğretmenleri yöntemleri doğrultusunda hazırladıkları planlarına göre ?Ekoloji? konusunu işlemiştir. Konunun iki grupta da öğrenilmesinden sonra son test uygulanmıştır.Kontrol ve deney gruplarındaki öğrencilerin ders sonucundaki akademik başarılarının karşılaştırılması bağımsız t- testi ile yapılmıştır. Proje Yöntem'ine göre yapılan öğretim ile klasik yönteme göre yapılan öğretim arasında öğrencilerin akademik başarıları bakımından deney grubu lehine anlamlı bir farklılık bulunmuştur.
Bilimsel tartışma (argümantasyon) esaslı öğretim yaklaşımının lise öğrencilerinin kavramsal anlamaları, kimya dersine karşı tutumları, tartışma isteklilikleri ve kalitesi üzerine etkisinin incelenmesi
Bu çalışma, aynı öğrenci grubu ile 9.sınıfta ?Maddenin Yapısı? ve 10.sınıfta ?Gazlar? ünitesinin öğretiminde bilimsel tartışma esaslı öğretim yaklaşımının uygulanması halinde öğrencilerin kavramsal algılama, kimya dersine karşı tutum ve tartışma istekliliklerindeki değişimin, geleneksel öğretim yaklaşımıyla bu konuları öğrenen öğrenci grubuna göre farkını belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Buna ilave olarak, öğrencilerin yazılı tartışma etkinliklerindeki tartışma seviyesi, kullanılan öğeler ve puanlama yoluyla tartışma kalitesinin belirlenmesi, bireysel ve grup çalışmalarındaki tartışma seviyelerinin karşılaştırılması ve tartışma kalitesine cinsiyetin etkisinin de tespiti amaçlanmıştır.Çalışma Çankırı İli Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı bir lisenin 2 şubesinde gerçekleştirilmiştir. Dersler, deney grubunda (N=26) bilimsel tartışma esaslı öğretim yaklaşımı ve kontrol grubunda (N=27) ise geleneksel öğretim yaklaşımı ile gerçekleştirilmiştir. Uygulamalar 9. sınıfta 13 ve 10. sınıfta 8 hafta sürmüştür. Deney ve kontrol grubuna kavram ve kimya dersine karşı tutum ölçeği ile deney grubuna ayrıca tartışmaya isteklilik ölçeği de uygulanmıştır. Ünitelerin sonunda deney ve kontrol grubundan 6'şar öğrenci ile mülakat gerçekleştirilmiştir. Deney grubuna tartışma çalışmaları sırasında yazılı tartışma etkinlikleri verilmiş ve bunların önce bireysel, sonra da 5'şer kişilik gruplar halinde tamamlanmaları sağlanmıştır.Hipotezleri test etmek amacıyla t-testi, kovaryans analizi (ANCOVA), Kay-Kare analizi ve Mann Whitney U-testi uygulanmıştır. Analiz sonuçlarına göre, deney grubu öğrencilerinin kavramsal algılama ve kimya dersine karşı tutumlarının, kontrol grubu öğrencilerinden anlamlı derecede farklılık olduğu görülmüştür. Ayrıca, deney grubu öğrencilerinin uygulamaların başlangıcından sonuna kadar tartışmaya karşı isteklilikleri anlamlı bir şekilde değişiklik göstermiştir.Araştırma sonuçlarına göre, grup çalışmaları ile tamamlanan yazılı tartışma etkinliklerinin ve 10. sınıfta gerçekleştirilen tartışmaların seviyelerinin daha yüksek olduğu, daha fazla sayıda öğe kullanıldığı ve bu öğelerin kalitesinin daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Ancak, kız ve erkek öğrencilerin tartışma kaliteleri arasında anlamlı fark bulunmamıştır.
Farklı soru sunum biçimlerinin öğrencilerin fizik başarılarını ölçmede oluşturduğu farklılıklar
Bu çalışmanın amacı, öğrencilerin fizik başarılarını değerlendirmede farklı sunum biçimleri (sözel, şekilli, matematiksel ve grafikli) kullanılarak hazırlanan soruların etkisi olup olmadığını araştırmaktır. Bu amaçla, bir normal lise ve bir Anadolu lisesinde Fizik dersi alan 11'inci sınıf Fen şubelerinde öğrenim gören 166 öğrenciden oluşan örneklem grubuna farklı sunum biçimlerinde sorular içeren iki kısa test uygulanmıştır. Bu çalışma öğrenci başarısı açısından çoklu sunum biçimleri arasındaki ilişkiyi bir gruba aynı anda uygulanan iki testten elde edilen geçerli ve güvenilir verilere dayanarak araştıran tarama türü betimsel bir çalışmadır.Öğrencilerin her iki kısa testteki sorular vermiş oldukları cevaplar soru bazında ilişkili ölçümler t-testi ile analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda öğrencilerin aynı fizik kavramını öğrenme seviyelerini ölçmek amacıyla sözel, matematiksel, şekilli ve grafikli sunum biçimlerinde hazırlanan sorulardaki başarı seviyeleri arasında her iki kısa sınavda da istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulunduğu tespit edilmiştir.
İlköğretim okullarında çalışan fen ve teknoloji öğretmenlerinin iş tatmini
Bu çalışmada ilköğretim Fen ve Teknoloji öğretmenlerininin iş tatmin düzeylerinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Araştırma karşılaştırma türü tarama modelinde bir çalışmadır.İstanbul ilinde çalışan 204 Fen ve Teknoloji öğretmeninin kişisel özellikleri ve iş tatmin düzeyleri belirlenmiştir. Veri toplama aracı olarak Minnesota İş Tatmin Ölçeği (MSQ) ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Cinsiyet, yaş, medeni hal, çocuk sahibi olma durumu, çocuk sayısı, hizmet süresi, çalıştığı okul sayısı, idari görev yapma durumu, mezuniyet lisans alanı, öğretmenlik dışı gelir getiren bir işle uğraşma durumu, yapılan ek iş türü, ek gelir durumu, değişkeni için iş tatmini ve alt boyut puanları arasında anlamlı farklılık bulunmamıştır. Fen ve Teknoloji dışında farklı derslere girme durumu, çalıştığı okulun statüsü ve türü, otomobil sahibi olma, oturduğu eve kira verme, ailesinde başka öğretmen olma, hizmet içi eğitim alma, lisansüstü eğim durumu ve başkalarına Fen ve Teknoloji öğretmenliği tavsiye etme değişkeni ile iş tatmini genel, iç kaynaklı tatmin ve dış kaynaklı tatmin puanları arasında anlamlı farklılık bulunmuştur.
Yeni 9. sınıf fizik dersi müfredat programının fizik öğretmenleri tarafından değerlendirilmesi (Mersin ili örneği)
Araştırmanın amacı, 2008?2009 eğitim-öğretim yılında, ülke genelinde uygulanmaya başlanan 9.sınıf fizik dersi öğretim programını, öğretmen görüşlerine dayanarak değerlendirmektir.Araştırmadaki veriler, tarama modeli kullanılarak elde edilmiştir. Araştırmanın örneklemini, 2008?2009 öğretim yılında 9. Sınıflara fizik dersi vermiş Mersin il merkezi ve ilçelerinde görev yapan 80 fizik öğretmeni oluşturmaktadır. Uygulanmasına yeni başlanan bu programla ilgili öğretmenlerin görüşlerini almak için 80 fizik öğretmenine toplam 69 sorudan oluşan anket uygulanmıştır. Anket verilerinin analizinde istatistik teknikler kullanılmıştır.Araştırmanın sonucunda öğretmenler, Ortaöğretim Fizik Dersi 9.Sınıf Öğretim Programını, eski öğretim programının eksiklik ve aksaklıklarını gidermesi, öğrencileri yüksek öğrenime hazırlaması, diğer derslerle paralellik teşkil etmesi, okulların fiziki şartlarının, donanımının yeterliliği ve ders saati için ayrılan sürenin yeterliliği konusunda olumsuz görüş belirtmişlerdir. Ortaöğretim Fizik Dersi 9.Sınıf Öğretim Programının, Fen ve Teknoloji dersinin devamı olması, yaşamdaki olayları baz alarak hazırlanması ve uygulanması için öğretmenlerin mesleki yeterliliğe sahip olması konularında ise olumlu görüş belirtmişlerdir.Anahtar Kelimeler: Öğretim Programı, Program Geliştirme, Yeni Ortaöğretim Fizik Dersi 9.Sınıf Öğretim Programı,
Ankara'nın çevre sorunları hakkında orta öğretim öğretmen ve öğrenci görüşleri
Bu araştırmanın amacı, Ankara'nın çevre sorunlarının ve bulunan çözümlerin öğretmen ve öğrenciler tarafından ne kadar bilindiğinin belirlenmesiyle birlikte bu bilgilerin eğitim alanında nasıl kullanılabileceğinin incelenmesidir.Araştırma, bilgi toplayarak anket hazırlama ve uygulama olmak üzere 2 aşamada gerçekleştirilmiştir. Bilgi toplama 2008?2009 yıllarında Ankara Büyükşehir Belediyesinin yaptığı çevre çalışmaları ve Ankara'nın çevre sorunlarının belirlenmesi ile ilgilidir. Bu araştırmada, tarama yöntemi kullanılmıştır. Tarama yönteminde öncelikle çevre sorunları belirlenmiş ve yeterli bilgi toplandığında anket hazırlanmıştır. Anket soruları güvenirlik testinden geçirilmiş ve anketin güvenilirliği ?= 0,76 olarak bulunmuştur. Ankara ilinde M.E.B na bağlı Çayyolu semtinde bulunan okullarda belirlenen 30 öğretmen ve her okuldan seçilen 118 ortaöğretim öğrencisine bu anket uygulanmıştır. Anket sonuçları 4 ana bölüme ayrılarak değerlendirilmiş ve SPSS programında değerlendirilmiştir.Anket sonuçları öğrenci ve öğretmen olmak üzere ayrı ayrı incelenerek frekans tabloları düzenlenmiş ve elde edilen veriler bir araya getirilmiştir.ivSonuç olarak; öğretmen ve öğrencilerin yaşadıkları çevrenin sorunları hakkında yeterli bilgiye sahip olmadıkları ortaya çıkmıştır.
Yeni öğretim programına göre hazırlanan ortaöğretim 9. sınıf fizik ders kitabının öğretmen görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesi: Kocaeli ili örneği
Eğitim materyalleri içerisinde ders kitapları önemli bir yere sahiptir. Ders kitapları çağın gereklerine göre hazırlanmalıdır. Bu araştırmanın temel amacı: 2007 yılında yenilenen fizik öğretimi programına uygun olarak hazırlanan dokuzuncu sınıf fizik ders kitabını görsel tasarım, içerik, dil ve anlatım, ölçme ve değerlendirme açısından öğretmen görüşlerinin neler olduğunun belirlenmesidir.Bu amaç doğrultusunda hazırlanan 57 soruluk kitap değerlendirme ölçeği farklı okullarda görev yapan 88 öğretmene uygulanmıştır. Araştırma sonucunda; öğretmenler dokuzuncu sınıf fizik ders kitabına görsel tasarım, içerik, dil ve anlatım, ölçme ve değerlendirme açısından 5 üzerinden ortalama 3,02 puan vermişlerdir. Bu sonuç Milli Eğitim Bakanlığı'nın kriterleri olan 4,5 puandan daha az olduğu için kitabın öğretmenlerin beklentisini karşılayacak nitelikte olmadığı anlaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Öğretim programı, fizik eğitimi, ders kitabı.
11. sınıf öğrencilerinin geometrik problemlerle ilgili oluşturdukları dış temsillerle iç temsiller arasındaki etkileşimler
Bu araştırmanın amacı, öğrencilerin verilen geometrik kavramlar ve problemlerle uğraşırken sergiledikleri davranışlar, konuşmalar ve düşünceler aracılığıyla sahip oldukları iç ve dış temsillerin neler olduğunu ve bu temsiller arasındaki etkileşimin durumunu ortaya koymaktır. Araştırmaya, amaçlı örneklem tekniği kullanılarak seçilen bir Anadolu Lisesi'nin 11. sınıfında okuyan ve geometri başarı düzeyleri zayıf, orta ve iyi olan birer öğrenci katılmıştır. Bu üç katılımcı; araştırmacının hazırladığı geometri yazılı sınavından edinilen sonuçlar, geçmiş döneme ait geometri yazılı not ortalaması ve geometri derslerine giren öğretmenin görüşleri alınarak seçilmiştir.Araştırma verilerini toplamak için sesli düşünme protokolü, öğrencilere uygulanan üç geometri sorusu ve görüşmeler kullanılmıştır. Verilerin analizi; sesli düşünme sürecindeki video kayıtları, öğrencilerle yapılan görüşmeler, öğrencilerin soru çözümünde verdikleri yazılı dokümanlar ve araştırmacının aldığı notlar kullanılarak, nitel çalışma tasarımına sahip olan durum çalışmasına göre yapılmış ve toplanan veriler sabit bir kıyaslama metoduna göre kategorize edilmiştir. Verilerin analizinde kullanılacak kod ve temalar, Goldin'in (1998a) temsil modeli ve araştırmacının verileri defalarca incelemesi yoluyla oluşturulmuştur. Kod ve temalara göre incelenen veriler ışığında katılımcılarda gözlenen temsiller ve bu temsiller arasındaki etkileşime ilişkin aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır.Katılımcılar problemleri çözerlerken, dış temsillerden şekilleri, cebirsel ve yazılı ifadeleri üretmişlerdir. Fakat bu temsiller geometrik problem türüne ve öğrenciye göre çeşitlilik göstermiştir. İç temsillerden ise sözel, formel ve imgesel sistemlere giren iç temsiller üretmişlerdir.Elde edilen verilerin analizi sonrasında, temsiller arasında yatay ve dikey boyutlu olmak üzere iki tür etkileşim olduğu ortaya çıkmıştır. Öğrenciler; aynı tür (iç temsil-iç temsil/ dış temsil-dış temsil) temsiller arasında geçiş yaptıklarında, temsiller arasında yatay boyutlu, farklı tür (iç temsil- dış temsil) temsiller arasında geçiş yaptıklarında ise dikey boyutlu etkileşimler meydana gelmiştir. Temsiller arasındaki etkileşim süreçlerinde kimi zaman benzerlikler kimi zaman da farklılıklar olduğu gözlenmiştir. Gözlenen farklılıkların öğrencilerin algıları ve ürettikleri temsil türleriyle ilgili olabileceği sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler: İç temsil, dış temsil, temsil, temsil sistemleri, geometri, problem çözme
Ortaöğretim 11.sınıf öğrencilerinin kimyasal denge konusundaki kavram yanıgılarının belirlenmesi
Bu araştırmanın amacı, ortaöğretim 11. sınıf öğrencilerinin kimyasal denge konusundaki kavram yanılgılarını belirlemektir.Nitel ara?tırma modeline göre tasarlanan bu ara?tırmada, olaylar, durumlar, tecrübeler veya kavramlar hakkında bireylerin dü?üncelerinin derinlemesine incelenmesi olarak tanımlanan fenomenoloji üzerine odaklanılmı?tır. 2009 ? 2010 eğitim öğretim yılı güz döneminde Ankara ili 50. Yıl Lisesi 11. sınıf öğrencileri (N= 6) ile yürütülen ara?tırmada veriler yarı yapılandırılmı? görü?me tekniği ile toplanmı?tır. Cihaza (teyp) kaydedilmi? görü?meler daha sora ara?tırmacı tarafından aynen yazıya dökülmü? ve çözümleri yapılmı?tır. Bunun için yarı yapılandırılmı? mülakat için hazırlanan sorular çerçevesinde konu?malar kodlanmı? ve benzer içeriktekiler aynı tema altında toplanarak yorumlanmı?tır.Ara?tırmadan elde edilen bulgulara göre ortaöğretim 11. Sınıf öğrencileri kimyasal denge ve kimyasal denge ile ili?kili kavramlar hakkında pek çok kavram yanılgısına sahiptir. Bu kavram yanılgılarının çoğu alan yazında yer almasına kar?ın bazıları ilk defa bu çalı?mada tespit edilmi?tir. Bu yönüyle bu çalı?ma orijinal bir çalı?madır. Ayrıca çalı?mada öğrencilerin akademik ba?arı düzeyi ve cinsiyeti ile sahip oldukları kavram yanılgıları arasında herhangi bir ili?kinin olmadığı tespit edilmi?tir. Bu bulgular ı?ığında kimya öğretmenlerine, kitap yazarlarına ve ileride yapılabilecek bilimsel ara?tırmalara dair öneriler sunulmu?tur.Anahtar Kelimeler: Kavram yanılgısı, kimyasal denge, görü?me tekniği, fenomenoloji
Lise öğrencilerine fizik konularının öğretilmesinde klasik ve bilgisayar destekli deney metotlarının etkilerinin karşılaştırılması
Bu araştırmada ?Öğrencilerin kavram yanılgılarını gidermede bilgisayar destekli fizik öğretimi, laboratuvar destekli fizik öğretimi kadar etkili midir ?? sorusuna cevap aranmıştır. Araştırma için Lise 10. sınıf Fen Bilimleri alanı fizik dersi müfredatındaki kuvvet ve hareket konusu seçilmiştir.Araştırmanın örneklemini 2009-2010 eğitim-öğretim yılında Ankara Altındağ Esenevler Anadolu Lisesi'nin 10. sınıf Fen Bilimleri alanında öğrenim gören 48 öğrenci oluşturmuştur. Deneysel nitelikli bu araştırma için deney ve kontrol gruplu öntest-sontest deney deseni uygulanmıştır. Araştırma 10. Sınıf Fen Bilimleri alanı öğrencilerinden rastgele oluşturulan deney ve kontrol gruplarıyla yapılmıştır. Araştırma verileri ön ve son kavram yanılgısı testlerinden toplanmıştır. Verilerin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma ve t Testi kullanılmıştır.Çalışma sonunda; laboratuvar destekli öğretimin kavram yanılgılarını gidermedeki etkisi ile bilgisayar destekli öğretimin kavram yanılgılarını gidermedeki etkisi arasında anlamlı bir fark görülmüştür. Buna göre bilgisayar destekli öğretimin kavram yanılgılarını gidermede, laboratuvar destekli öğretimden daha etkili olduğu söylenebilir.
Anadolu lisesi öğrencilerinin liseye giriş sınavındaki fen netleri , fizik dersine yönelik tutumları , akademik başarı ve bilimsel süreç becerileri arasındaki ilişki:Ankara ili Elmadağ ilçesi örneği
Bu araştırmanın amacı, Anadolu Lisesi öğrencilerinin liseye giriş sınavındaki fen netleri , fizik dersine yönelik tutumları , akademik başarı ve bilimsel süreç becerileri arasındaki ilişkinin yönünün ve düzeyinin ne olduğunu incelemektir.Çalışma 2009 ? 2010 eğitim öğretim yılı birinci döneminde Ankara ili Elmadağ ilçesindeki Gazi Şahin Anadolu lisesinde öğrenim görmekte olan toplam 122 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada öğrencilerin fizik dersine yönelik tutumlarını ölçebilmek için 36 maddeden oluşan beşli Likert tipi fizik tutum ölçeği , bilimsel süreç beceri düzeylerini belirlemek için 16 sorudan oluşan bilimsel süreç becerileri testi , fizik dersindeki akademik başarılarını belirlemek için ölçeğin uygulandığı dönem olan 2009-2010 eğitim öğretim yılının 1. dönemine ait fizik dersi not çizelgeleri ve liseye giriş sınavındaki fen netleri için ise öğrencilerin sınav sonuç belgeleri kullanılmıştır.Araştırmanın alt problemlerine cevap bulabilmek için ise SPSS 10.0 programı kullanılmıştır.Yapılan istatistiksel çalışmalar liseye giriş sınavındaki fen netleri yüksek olan 9.sınıf öğrencilerinin fizik dersinde akademik olarak daha başarılı olduğunu göstermektedir. Diğer taraftan aynı istatistiksel çalışmalar 9,10 ve 11. sınıf öğrencilerin fen netlerinin fizik dersine yönelik tutumlarıyla bir ilişkisi olmadığını ortaya koymaktadır.Bu durum fen netlerinin fizik dersine yönelik tutuma etkisinin olmadığını göstermektedir. Beşinci ve altıncı alt problemlerde 10. ve 11. sınıf öğrencilerinin BSB ve Fizik dersine yönelik tutumlarında MF lehine anlamlı düzeyde farklılık gözlenmiştir.Bu durum öğrencilerin doğru alan seçimi yaptıklarını gösteriyor.Aynı zamanda 10. ve 11. sınıf MF ve TM öğrencilerinin fen netlerinde bir farklılık gözlenmemiştir.Bu durum ise fen netlerinin öğrencilerin alan seçiminde etkisi olmadığını gösteriyor.Bu şekilde eğitimde önemli kararlara dayanak olan liseye giriş sınavındaki, fen bilimleri netlerine dayanarak öğrencilerin yeteneklerini kestirme ve bu netlerin öğrencilerin bilimsel süreç becerileri ,fizik dersine yönelik tutumları ve fizik dersi akademik başarıları üzerindeki etki derecelerinin incelenmesi sınavın niteliklerini arttırma çalışmalarına katkı getirecektir.
Kimya öğretmenlerinin kimyasal denge konusundaki yanlış kavramaları
Bu çalışmanın amacı kimya öğretmenlerinin kimyasal denge konusunda yanlış kavramalarını tespit etmek ve öğretmenlerin yanlış kavrama düzeyleri ile cinsiyet, mesleki deneyim ve mezun olunan okul türü arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Kimyasal denge konusundaki öğretmenlerin yanlış kavramaları a) reaktifler karıştırıldıktan sonra sistem dengeye gelinceye kadar meydana gelen değişimler, b) dengedeki bir sistemin özellikleri, c) dengeye herhangi bir şekilde etki edildiğinde sistem tekrar dengeye gelinceye kadar oluşan değişimler, d) iki dengenin mukayesesi ve e) denge sabiti olmak üzere beş ana bölümde incelenmiştir. Ayrıca bu araştırmanın evrenini oluşturan öğretmenlerde tespit edilen yanlış kavramalar ile öğretmenlerin cinsiyet, mezun oldukları program türü (Eğitim Fakültesi mezunları, diğer Fakülte mezunları) ve mesleki deneyim (0-5 yıl, 6-10 yıl, 11-15 yıl ve 16 yıl ve üzeri) grupları arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığı araştırılmıştır.Bu çalışmanın örneklemini Konya il ve ilçelerinde halen görev yapmakta olan 93 Kimya öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, kimya eğitimiyle ilgili yapılan çalışmalarda tespit edilen kimyasal denge ile ilgili kavram testlerinden de yararlanarak hazırlanan, Kimyasal Denge Kavram Testi (KDKT) kullanıldı. Test Kimyasal Denge konusunu bu çalışmanın amacına uygun bölümler halinde, dengedeki bir sisteme soygaz ve katalizör ilave edilmesi etkilerine de kapsayacak şekilde 63 maddeden oluşan anket formunda hazırlanmıştır. Teste, aynı zamanda, kimyasal denge konusunun genelini kapsayacak şekilde amonyak eldesi ile ilgili açık uçlu bir soru ilave edilmiştir. Veriler, araştırmacı tarafından ortaöğretim kurumları gezilmek suretiyle öğretmenlere bire bir testin uygulanması şeklinde toplanmıştır.Veriler SPSS (Statistical Package for Social Science) bilgisayar programında 0,05 anlamlılık düzeyinde tek faktörlü ANOVA (Analysis of variance) analizi ve t-testi kullanılarak değerlendirilmiştir. Test güvenilirliği iç tutarlılık katsayısı (?=0,88) olarak hesaplanmıştır.Araştırmanın sonunda Konya ili ve ilçesindeki kimya öğretmenlerinde Kimyasal Denge konusunda birçok yanlış kavrama tespit edilmiştir. En yüksek oranda yanlış kavramanın ?ileri ve geri tepkime hızı? konusunda olduğu görülmüştür. Tespit edilen yanlış kavramaların, kimya eğitiminde öğrencilerin başarılarına önemli bir engel oluşturacağı dikkate alınarak, önlenmesi ve giderilmesi için öneriler geliştirilmiştir.
İlköğretim 7. sınıf öğrencilerinin daha gelişmiş zeka alanlarının saptanması ve buna uygun çoklu zeka kuramı etkinlikleri ile öğretim yapılması
Bu çalışmanın amacı bireylerde farklı zeka türlerinin varlığını tespit etmek, ilköğretim 7. sınıf fen ve teknoloji öğrencilerinin atom ve atomik yapı konusundaki başarılarına, öğrendikleri bilgilerin kalıcılığına, tutum ve algılamalarına geleneksel öğretim yöntemine kıyasla Çoklu Zeka Kuramının etkisini araştırmak ve Çoklu Zeka Kuramının fen müfredatı açısından uygulanabilirliğini belirlemektir.Ön test?son test kontrol grup tasarımının kullanıldığı bu çalışma, 2007-2008 eğitim-öğretim yılının ikinci döneminde Ankara ili Elmadağ ilçesi Gümüşpala İlköğretim Okulundaki 7-A (N=30) ve 7-B (N=30) sınıflarında öğrenim gören toplam 60 öğrenciyle haftada 4 ders saati olmak üzere yaklaşık 3 hafta boyunca yürütülmüştür. İlk hafta ön testler ve son haftada ise son testler uygulanmıştır. İki sınıftan rastgele seçilen kontrol grubundaki öğrencilerle geleneksel öğretim yöntemine göre, deney grubundaki öğrencilerle ise Çoklu Zeka Kuramına göre hazırlanmış öğretim etkinlikleri ile dersler işlenmiştir. Her iki gruptaki dersler araştırmacı tarafından yürütülmüş olup, kontrol grubuna ve deney grubuna verilen eğitim 10 ders saati içinde tamamlanmıştır.Çalışmanın başlangıcında, her iki gruptaki öğrencilerin; ön bilgilerini tespit etmek için Ön Bilgi Testi, zihinsel gelişim seviyelerini belirlemek için Mantıksal Düşünme Yeteneği Testi, bilişsel işlem düzeylerini belirlemek için Bilişsel İşlem Beceri Testi, öğrencilerin fene olan tutumlarını, bilim ve bilimi öğrenme yollarını algılamalarını belirlemek için tutum ve algılama anketi ve atom ve atomik yapı konusundaki kavramsal algılamalarını ve beyansal bilgilerini test etmek için Son Test uygulanmıştır. Bilgilerinin kalıcılığını ölçmek için Son Test 1 ay sonra tekrar uygulanmıştır.Çalışma sonucunda elde edilen veriler bilgisayar SPSS 11.5 (Statistical Package for Social Science) programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Hipotezlerin değerlendirilmesinde t-testi ve one way ANOVA (tek yönlü varyans analizi) kullanılmış ve sonuçlar çoğunlukla 0.05 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir.Yapılan istatistiksel analizler sonucunda, Çoklu Zeka Kuramına dayalı öğretim etkinliklerinin öğrencilerin atom ve atomik yapı konusundaki başarılarına, öğrendikleri bilgilerin kalıcılığına, fene olan tutum ve bilim ve bilimi öğrenme yollarını algılamalarına anlamlı bir katkı sağladığı görülmüştür. Ayrıca bu istatistiksel bulgular araştırmacının sınıf içi gözlemleriyle de uyumlu bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: fen eğitimi, kimya eğitimi, çoklu zeka kuramı, geleneksel öğretim yöntemi, atom, atomun yapısı
Bağlam temelli öğretim yönteminin lise 1. sınıf öğrencilerine kimyasal bağlar konusunun öğretilmesine etkisi
Bu çalışmanın amacı, bağlam temelli öğretim yönteminin lise birinci sınıf öğrencilerine ?Kimyasal Bağlar? konusunun öğretilmesindeki etkisini araştırmaktır.Araştırma 2009-2010 eğitim-öğretim yılında Bolu Abant Lisesi'nde öğrenim gören rastgele seçilmiş 95 öğrenci ile 2 deney grubu ve 1 kontrol grubu oluşturularak yürütülmüştür. Öncelikle sınıflara seviyelerini belirlemek için araştırmacı tarafından hazırlanmış 8. sınıf Fen ve Teknoloji dersi müfredatı kimya konularını içeren 21 tanesi çoktan seçmeli ve 10 doğru yanlış olacak şekilde toplam 31 sorudan oluşan ?Kimya Ön Bilgi Testi? (KÖBT) uygulanmıştır. Daha sonra her üç sınıf ile uygulama öncesi araştırmacı tarafından hazırlanan 11 sorudan oluşan ?Klinik Mülakat? (KM) yapılmış ve öğrencilerin verdiği cevaplar ses kayıt cihazına kaydedilmiştir. Uygulama öncesi öğrencilerin ?Kimyasal Bağlar? konusunda neler bilip bilmediğini belirlemek amacıyla araştırmacı tarafından 21 tanesi çoktan seçmeli ve 10 tanesi doğru yanlış olacak şekilde hazırlanan toplam 31 sorudan oluşan ?Kimya Kavram Başarı Testi? (KKBT) uygulanmıştır. Yine uygulama öncesi öğrencilere daha önce başka araştırmacılar tarafından geliştirilen ?Kimya Dersi Tutum Ölçeği?(KDTÖ) uygulanmıştır. 3 hafta süre ile iki deney grubunda 6 ders saatinde 5 ayrı hikâye ve 11 tane etkinlikle ?Kimyasal Bağlar? konusu öğrencilere öğretilmeye çalışılmıştır. Kontrol grubunda ise aynı konu aynı ders saatinde fakat geleneksel öğretim yöntemi kullanılarak öğretilmiştir. Deney gruplarındaki uygulamalar kameraya alınarak metot uygulaması konusunda eksik ve yanlış taraflar tespit edilerek, bir sonraki sunuma geçildiğinde o hatalar minimize edilmeye çalışılmıştır. Uygulama sonrası her üç gruptaki öğrencilerle ?Klinik Mülakat ? ile tekrar röportaj yapılmış ve verdikleri cevaplar ses kayıt cihazı ile kayıt altına alınmıştır. Aynı şekilde ?Kimya Kavram Başarı Testi?(KKBT) ve ?Kimya Dersi Tutum Ölçeği? (KDTÖ) tekrar uygulanmıştır. Uygulamadan 3 ay sonra kalıcılığı ölçmek amacıyla ?Kalıcılık Kimya Kavram Başarı Testi?(KKKBT) her üç gruba tekrar uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS paket programı kullanılarak çeşitli analizler ile irdelenmiştir.Anahtar kelimeler: Bağlam Temelli Öğretim Yaklaşımı, Yaşam Temelli Öğrenme, Kimyasal Bağlar,
Orta Öğretim 10. Sınıf seviyesindeki öğrencilerin çevre bilinci düzeylerinin belirlenmesi
Bu çalışma, lise 10. sınıf öğrencilerinin çevre bilinci düzeylerini ölçmek amacıyla yapılmış bir çalışmadır. Lise öğrencilerinde çevre bilincinin tutum, farkındalık ve davranış alt boyutları incelenerek, öğrencilerin sosyal ve kültürel çevreleri ile biyoloji öğretim programının çevre bilinç düzeyine etkisi araştırılmıştır. Araştırmanın amacı, lise öğrencilerinde çevre bilinç düzeyinin oluşmasında etkili faktörleri ve eksiklikleri belirlemektir.Araştırmada Ankara ilinde farklı bölgelerdeki liselerde eğitim öğretim gören öğrencilerin çevre bilinç düzeylerindeki farklılığın ölçülmesi amaçlandığı için Mamak ve Çankaya bölgeleri seçilmiş, bu bölgeler karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Araştırmada Mamak ve Çankaya Bölgesinin seçilmesinin sebebi bu bölgelerin sosyal ve kültürel farklılıklarından ileri gelmektedir.Araştırmanın evreni Mamak bölgesi ve Çankaya bölgesi 10. sınıf öğrencileridir. Araştırmanın örneklemini ise Ankara ili Mamak ilçesi ortaöğretim kurumlarından seçilmiş olan Gülveren Lisesi 10. sınıf seviyesinde 83 öğrenci ve Ankara ili Çankaya bölgesi ortaöğretim kurumlarından seçilmiş olan Kurtuluş lisesi 10. sınıf seviyesinde 80 öğrenci, toplam 163 öğrenci oluşturmaktadır.Araştırma ayrıca 2007 yılı Biyoloji dersi müfredat programının baştan yapılandırılmış olması, bu programın çevre bilinç düzeyi oluşmasındaki etkilerini de tespit etmiştir.Araştırmada öğrencilerin çevre bilinci oluşumunda yer alan tutum, davranış ve farkındalıklarını ölçen tutum ölçeği uygulanmış, uygulanan okullar basit yansız örnekleme yöntemiyle belirlenmiştir. Tutum ölçeği 10. sınıf öğrencilerine, biyoloji dersi müfredat programında yer alan çevre konuları işlenirken, her iki grupta eş zamanlı uygulanmıştır. Araştırmada t-testi ve varyans analizi kullanılmış ve veriler değerlendirilmiştir.Araştırmada, Ortaöğretim kurumlarında öğrencilerin sosyo ekonomik çevreleri ve biyoloji dersi müfredat programında işlenen çevre üniteleri öğrencilerde çevre bilinci oluşumunda etkilidir sonucu bulunmuştur. Bu bağlamda şehirleşmenin gelişmediği bölgelerde, anne baba eğitim durumu ve öğretmenlerin çevre eğitimi konusundaki yönlendirmelerinin çevre bilinci oluşumunda etkili olduğu sonucu bulunmuştur.Araştırmanın sonucunda şu öneriler getirilmiştir: 2007 yılında yürürlüğe giren biyoloji dersi programının öğretmenler tarafından iyi kavranıp uygulama yöntemlerinin konulara göre doğru belirlenmesi gerekmektedir. Biyoloji dersi müfredat programında anlatılan çevre konuları hakkında öğretmenler gerekli bilgi ve becerilerle donatılmalıdır. Okul yöneticilerinin ve öğretmenlerinin çevre ile ilgili yapılan çalışmalar konusunda bilgilendirilmesi ve öğrencileri yönlendirmeleri gerekmektedir. Çevre ile ilgili yapılan toplum çalışmaları ve çevre faaliyetlerinin öğretmenler tarafından takip edilmesi ve öğrencilerin katılımının sağlanması gerekmektedir. Bu tür çalışmaların orta öğretim seviyesindeki öğrencilerin çevre bilinç düzeyini daha da arttıracağı düşünülmektedir. Çevre konularının işlenmesi teorikle birlikte uygulamalı olmalıdır.
Ortaöğretim 9. sınıf fizik dersi öğretim programına ilişkin öğretmen görüşleri
Bu araştırmanın temel amacı, 2007-2008 öğretim yılından itibaren uygulamaya konulan ortaöğretim 9. sınıf fizik dersi öğretim programına ilişkin öğretmen görüşlerini incelemektir.Araştırma, tarama modelinde yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu 2009-2010 eğitim-öğretim yılında Ankara ili Altındağ ilçesinde bulunan ortaöğretim okullarında aktif olarak ortaöğretim 9. sınıfta fizik dersine giren öğretmenlerdir. Araştırmada verilerin toplanması amacıyla ?Fizik Dersi Öğretim Programı Ölçeği? kullanılmıştır. Verilerin analizinde, alt boyutlar ve anket geneli puanların gösteriminde katılımcıların eğitim düzeyi gruplamasında ortanca (Çeyreklikler arası sapma-Interquartile Range-IQR) diğer gruplama değişkenlerinde ise ortalama-standart sapma kullanılmıştır.Araştırmanın sonucunda, öğretmenler fizik dersi öğretim programı ?kazanımlar? ve ?içerik? boyutlarına ilişkin olumlu görüş bildirirken; ?öğrenme-öğretme durumları? ve ?ölçme-değerlendirme durumları? boyutlarına ilişkin bazı sorunlar yaşadıklarını ifade edip, kısmen olumlu görüş belirtmişlerdir. Elde edilen bulgular; Ortaöğretim 9. sınıf fizik dersine giren öğretmenlerin, programı uygularken sosyal çevre ile işbirliği yapamadıklarını, okul yönetiminden yeterli destek göremediklerini, programın getirdiği yapılandırmacı yaklaşımı başarıyla uygulamaya çalıştıklarını, etkinliklerin gerçekleştirilmesinde zaman yetersizliğinden kaynaklanan sorunlar yaşadıklarını ortaya koymaktadır. Öğretmenler programı uygularken velilerle ve sosyal çevreyle iletişim kurmakta zorlandıklarını belirtmişlerdir. Ayrıca öğretmenlerin, okullardaki fizik dersine yönelik alt yapı yetersizliklerinin programın uygulanmasında olumsuzluk oluşturduğu ortaya çıkmıştır. Öğretmenler uygulamalarda genel olarak öğrencileri ile ilgili sorun yaşamadıklarını belirtmişlerdir.
Lise son sınıf biyoloji dersinde karşılaşılan bazı problemler ve çözüm önerileri
Bu çalışma, lise son sınıflarda biyoloji dersinde karşılaşılan problemleri belirleyip, bu problemlere yönelik çözüm önerileri sunmayı amaçlamaktadır. Çalışmada bilgi toplama aracı olarak Ankara ilinde çeşitli ilçelerde yer alan 15 okuldaki 33 biyoloji öğretmeni ve 253 lise son sınıf öğrencisine anket uygulanmıştır. Araştırmanın genel amacı çerçevesinde toplanan verilerin gerekli istatistiksel analizleri için SPSS 11 programından yararlanılmış ve frekans yüzdeleri hesaplanarak yorumlanmıştır. Son bölümde ise elde edilen verilerden yararlanılarak problemlerin çözümlerine ilişkin çözüm önerileri sunulmuştur.
Ortaöğretim öğrencilerinin bilimin doğası hakkındaki bilgi yapılarının kavram haritası yöntemiyle incelenmesi
Bu çalışmada ortaöğretim öğrencilerinin bilimin doğası hakkındaki bilgi düzeyleri ve bilgi yapıları incelenmiştir. Bu amaçla 2008-2009 eğitim-öğretim yılında Düz Lise ve Anadolu Lisesinde öğrenim gören 263 kişiyle bir uygulama yapılmıştır. Araştırmada yönlendirmesi düşük olan sıfırdan harita yap türü kavram haritası tekniği kullanılmıştır. Bilimin doğası ile ilgili 22 kavram tespit edilerek katılımcılardan Bilimin Doğası kavram haritalarını çizmeleri istenmiştir. Ayrıca ortaöğretim öğrencilerinin bilimin doğası hakkındaki görüşlerini değerlendirmek amacıyla Aikenhead, Ryan ve Fleming (1989) tarafından geliştirilen ?Bilimin Doğası Hakkındaki Görüşler? (Views on Science-Technology-Society, VOSTS) anketinden yararlanılmıştır. Hem kavram haritaları hem de VOSTS(TR) anketiyle elde edilen verilerin değerlendirilmesi sonucunda ortaöğretim öğrencilerinin bilimin doğası ile ilgili kavramları bildikleri ancak bu kavramlar arasında ilişki kurmada zorlandıkları ve bilimin doğası hakkındaki bilgi düzeylerinin henüz kavramsal düzeyde gerçekleşmediği görülmüştür. Ayrıca ortaöğretim öğrencilerinde ?Hipotezler Teorilere Dönüşür?, ?Teoriler Mutlaktır?, ?Teoriler Kanunlara Dönüşür?, ?Bilim İnsanı Objektiftir? kavram yanılgılarının olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuçlar ortaöğretim öğrencilerinin bilimin doğası ile ilgili sahip olduğu bilgilerin bilimsel bilgilerle uyum içinde olmadığını göstermektedir.Anahtar Kelimeler: Bilimin Doğası, Kavram Haritası, Kavram Yanılgıları
Ortaöğretim öğrencilerinin ısı ve sıcaklık konusundaki bilgileri ve bu bilgilerini günlük hayata uyarlama düzeyleri üzerine bir araştırma
Bu çalışma, ortaöğretim öğrencilerinin ısı ve sıcaklık konusundaki bilgi düzeylerini ve günlük hayatlarındaki ısı-sıcaklık algılarının, teorik bilgileriyle olan ilişkisini belirlemek üzere yapılmıştır. Bu amaçla, öğrencilerin günlük hayatlarında karşılaştıkları olaylarla bağlantı kurarak cevaplayabilecekleri Günlük Hayatta Isı ve Sıcaklık (GHIS) testi ve okul kanalıyla kasıtlı ve amaçlı olarak yapılan öğretim doğrultusunda edindikleri teorik (kuramsal) bilgilerini kullanarak cevaplayabilecekleri Kavramsal Isı ve Sıcaklık (KIS) testi geliştirilmiştir. GHIS testi 18 sorudan, KIS testi 21 sorudan oluşmaktadır.GHIS ve KIS testleri, daha önce ısı ve sıcaklık konusunda ders almış olan lise grubu öğrencilerine, eş zamanlı olarak uygulanmıştır. Uygulamaya, basit, yansız örnekleme ile seçilmiş 87 öğrenci katılmıştır.Araştırmada korelasyonel desen kullanılmıştır. Öğrencilerin KIS testindeki sorulara verdikleri doğru cevaplar ile GHIS testindeki sorulara verdikleri doğru cevaplar arasındaki ilişki, Pearson Çarpım Moment Korelasyon Katsayısı hesaplanarak bulunmuştur.Uygulamadan elde edilen veriler değerlendirildiğinde, KIS testindeki başarı düzeyinin, GHIS testindeki başarı düzeyiyle ilişkili olduğu görülmüştür. Bu ilişkiye dayanarak, öğrencilerin günlük yaşantılarında karşılaşabilecekleri olaylarla ilgi kurularak yapılan öğretimin, eğitim-öğretim hedeflerine, kalıcılık ve anlamlılık bakımından önemli katkılar getireceği düşünülmektedir. Bu doğrultuda, araştırma sonucunda etkili bir fen eğitimi yapılabilmesi için bazı önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Isı, Sıcaklık, İç Enerji, Fizik Öğretimi, Kavram Öğrenme
Matematik öğretmen ve öğretmen adaylarının tasarladıkları ve uyguladıkları modellemelere ait süreçlerin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı öğretmen adaylarının ve görevdeki öğretmenlerin pedagojik alan bilgilerinin önemli bir bileşeni olan gösterim çeşitlerinden modellemeleri geliştirmeleri ve kullanmaları ile ilgili durumlarının belirlenmesidir.Öğretmenlerin ve öğretmen adayların modelleme ile ilgili durumlarının belirlenebilmesi için veriler nitel araştırma yöntemlerinden Gömülü Teorinin teknikleri kullanılarak analiz edilmiştir. Üçü çalışan ve üçü öğretmen adayı, toplamda 6 öğretmen bu çalışmanın katılımcılarıdır. Öğretmen adayları ve öğretmenlere iki kavrama ait ders planı hazırlatılmış, ardından ders planları incelenmiş ve sınıfta bu ders planlarından birine ait ders gözlemi yapılmıştır. Bu ders planlarından ve gözlemden belirlenen modellemeler ve kullanıldığı ders planı aşamaları ile ilgili veriler üzerinden modellemenin hazırlık ve uygulama süreci ile ilgili bir görüşme yapılmıştır.Bu analiz sonucunda elde edilen bulgular ışığında öğretmen adaylarının ve öğretmenlerin modelleme belirleme süreci ortaya konmuştur. Öğretmen adaylarının bu süreçte ilk olarak modeli kullanma amacını belirledikleri, bu amaca yönelik olarak modelleme türüne karar verdikleri ardından da farklı kaynakları tarayarak amaçları doğrultusunda modelleme bulmaya çalıştıkları belirlenmiştir. Bu seçim sürecine etki eden bazı faktörlerin olduğu ortaya konmuştur. Bu faktörler kişiye özgü öğretme ve öğrenme eğilimleri ve pedagojik içerik bilgilerinin diğer bileşenleri ile ilgili düzeyleridir. Ayrıca modelleme sürecindeki her bir adım ve bu sürece etki eden faktörler için eksensel bir yapı ortaya konmuştur. Bu eksensel yapıda katılımcıların hangi tür modelleme kullandıkları, bu modellemeleri dersin hangi safhasında ve hangi amaçla kullanmayı planladıkları, modelleme tasarlamak/bulmak için hangi kaynaklara başvurdukları ve bu modellemelerin seçimi sürecinde etki eden faktörlerin neler olduğu ile ilgili tüm olası durumlar ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır.
Ortaöğretim 12. sınıf öğrencilerinin çevre sorunları hakkındaki görüşleri (Ağrı ili örneği)
Bu çalışma, yüksek öğretime sınavla geçiş aşamasındaki, ortaöğretim 12. sınıf öğrencilerinin çevre sorunları hakkındaki görüşlerini, çevreye yönelik tutumlarının davranış ve düşünce boyutlarını tespit etmeyi ve değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Ayrıca bu öğrencilerin çevresel davranış ve çevresel düşüncelerinin öğrenim gördükleri lise, cinsiyet, anne ve babalarının meslek bilgileri ile aylık toplam gelirlerine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği de incelenmiştir.Araştırmanın örneklemini, 2009-2010 eğitim öğretim yılında Ağrı il merkezinde bulunan liselerin 12. sınıfında öğrenim gören 584 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak öğrencilere 4 bölümden oluşan anket uygulanmıştır. Verilerin analizinde; frekans ve yüzde oranları, t-testi, tek faktörü varyans analizi (ANOVA), Kruskal Wallis testi, Mann Whitney U testi, ve tukey testi kullanılmıştır.Analiz sonuçları, ortaöğretim 12. sınıf öğrencilerine göre, küresel ısınmanın dünyadaki en önemli çevre sorunu olduğunu, atıkların ise Türkiye'deki en önemli çevre sorunu olduğunu, birinci derecede çevreyi korumanın bireylerin sorumluluğunda olduğunu ve çevreyi koruma bilincinin gelişmesinde en etkili grubun aile olduğunu göstermektedir. Ayrıca öğrenciler çevre ile ilgili aldıkları eğitimi yeterli bulmadıklarını ama çevre ve insan dersinin zorunlu bir ders olmasını istemediklerini belirtmişlerdir. Öğrencilerin çevresel davranışları öğrenim gördükleri liseye, anne ve babasının meslek bilgilerine göre anlamlı farklılık göstermektedir. Çevresel düşünceleri ise öğrenim gördükleri liseye ve cinsiyetline göre anlamlı farklılık göstermektedir.Anahtar Kelimeler: Çevre. ekoloji, çevre eğitimi, tutum,
Ortaöğretim 11. sınıf öğrencilerinin taşıma ve dolaşım sistemi konusu üzerine başarı durumları
Bu araştırma, ortaöğretim öğrencilerinin biyoloji dersinin taşıma ve dolaşım sistemi konusundaki bilgi düzeylerini ölçmek amacıyla yapılmıştır. Araştırma, Kırıkkale merkez ilçedeki fen lisesi, anadolu öğretmen lisesi, anadolu lisesi, genel lise ve özel lise niteliklerine sahip, 14 farklı okulda, 11 fen sınıfında öğrenim gören 498 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir.Araştırmada tarama (survey) modeli kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak başarı testi oluşturulmuş, 2008?2009 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde öğrencilere uygulanmıştır.Toplanan veriler t-testi ve varyans analizi (ANOVA) ile analiz edilmiştir. Sonuçta:-11. sınıf öğrencilerinin taşıma ve dolaşım sistemi konusunda başarı düzeyleri, fen lisesinde % 85,5, anadolu öğretmen lisesinde % 81, anadolu liselerinde % 65,4, genel liselerde % 56,7 ve özel lisede % 63 bulunmuştur. Tüm okulların genel başarı ortalaması ise % 70,3 bulunmuştur.-Öğrencilerin taşıma ve dolaşım sistemi konusundaki başarı düzeyleri öğrenim gördükleri okul türüne göre önemli derecede farklılaşmaktadır.-Cinsiyet değişkeninin taşıma ve dolaşım sistemi konusundaki başarı düzeylerini belirlemede etkili olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Çoklu zeka kuramına dayalı öğretimin ortaöğretim 9. sınıf biyoloji dersi canlıların temel bileşenleri konusunda öğrencilerin akademik başarısına etkisi
Bu çalışma; ortaöğretim 9. sınıf öğrencilerinin, biyoloji dersi ?Canlıların Temel Bileşenleri? konusunu, Çoklu Zeka Kuramı'na dayalı öğretim ile, geleneksel öğretim yönteminin karşılaştırılarak; öğrencilerin akademik başarılarına ne kadar etkisi olduğunu araştırmak amacıyla yapılmıştır.Çalışmada ön test- son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Çalışma grubu olarak 2009- 2010 eğitim- öğretim yılında Kayseri ili Özel Eras Koleji'nde öğrenim görmekte olan ortaöğretim 9. sınıf öğrencilerinden yansız atama yoluyla seçilen 9/A sınıfı deney grubu, 9/B sınıfı kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Deney ve kontrol grupları birbirleriyle denkleştirilmiş ve çalışmaya her sınıfta 15 olmak üzere 30 öğrenci katılmıştır. Çalışma; 28 ders saati uygulama ve 2 ders saati ön test ve son testlerin uygulanması ile toplam 30 ders saati sürmüştür. Araştırmacı tarafından ?Canlıların Temel Bileşenleri? konusu, deney grubuna, Çoklu Zeka Kuramı'na dayalı öğretim, kontrol grubuna ise geleneksel öğretim ile uygulamalar yapılmıştır.Verilerin toplanmasında, Canlıların Temel Bileşenleri Akademik Başarı Testi kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi SPSS 16.0 Paket programında; bağımsız gruplar için t- testi, bağımlı gruplar için t- testi kullanılarak yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar 0.05 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir.Çalışma sonucunda, ?Canlıların Temel Bileşenleri? konusunun Çoklu Zeka Kuramı'na dayalı öğretimin uygulandığı deney grubunun, geleneksel öğretim yönteminin uygulandığı kontrol grubuna göre daha başarılı olduğu tespit edilmiştir.
Kimya motivasyon ölçeğinin uyarlanması ve yapı geçerliğinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı; ortaöğretim öğrencilerinin kimya öğrenimine yönelikmotivasyonlarını ölçmek için Glynn, Taasoobshirazi ve Brickman (2007) tarafındangeliştirilen Fen Motivasyon Ölçeğinin Kimya Motivasyon Ölçeği şeklinde Türkçeyeuyarlanarak geçerlik ve güvenirlik çalışmasını yapmak ve Türkçeye uyarlanmış olanKimya Motivasyon Ölçeği'nin yapı geçerliliğinin incelenmesi sonucunda elde edilen altboyutlarının orijinal ölçeğin sahip olduğu alt boyutları ile karşılaştırmaktır.Ölçeği İngilizceden Türkçeye üst düzey yabancı dil bilgisine sahip ve kimyaeğitiminde çalışan 4 uzman ayrı ayrı çevirmiştir. Daha sonra elde edilen ölçekprofesyonel tercümanlık yapan bir uzman tarafından tekrar İngilizceye çevrilmiştir.Çeviri sonucu elde edilen ölçek orijinal ölçekle karşılaştırılmış ve üst düzey birbenzerlik elde edilmiştir.Uzmanlarca Türkçeye çevrilen ölçek Milli Eğitim Bakanlığından gerekli izinleralınarak Ankara ilinden rastgele seçilen okullardaki öğrencilere gönüllülük esasınadayanarak ortalama 30 dakika ders süresince uygulanmıştır. Araştırmaya Ankaraivilindeki 8 ilçeden seçilen 2'şer okuldan 9, 10, 11 ve 12. sınıflardan oluşan 1801 öğrencikatılmıştır.Bu araştırmanın yöntemi nicel analiz yöntemlerinden biri olan survey (tarama)modelidir. Uygulanması sonucunda elde edilen veriler SPSS for Windows 15.0 paketprogramı kullanılarak istatistiksel analizlere tabi tutulmuştur.Yapılan analizler sonucunda ölçeğin 5 faktörden oluştuğu belirlenmiştir. Bu faktörlerİçsel Motivasyon, Kişisel İlgi, Öz Yeterlik, Kişisel Sorumluluk ve Değerlendirme Kaygısıdır.Bu ölçek öğrencilerin; kimya dersine motive olurken hangi tür motivasyonel bileşenleridüşünerek ve nasıl adapte olduğunu öğrenmemizde eğitmenlere yardımcı olacaktır.Eğitmenler de, bu motivasyonel bileşenleri bilerek ders programını ona görehazırlayacak, sınıf atmosferini bu yönde geliştirmeye çalışacaktır; derste öğrencilerinyüksek motivasyona sahip olması sonucunda da daha kaliteli bir eğitim verilmişolacaktır.Anahtar Kelimeler: Motivasyon, İçsel Motivasyon, Dışsal Motivasyon, Kişiselİlgi, Değerlendirme Kaygısı, Öz Yeterlik, Kişisel Sorumluluk
Van hiele geometrik düşünme düzeylerine göre tasarlanan öğretim durumlarının öğrencilerin geometrik başarı ve geometrik düşünme becerilerine etkisi
Bu araştırmanın amacı Van Hiele geometrik düşünme düzeylerine göre tasarlanan öğretim durumlarının öğrencilerin geometrik başarı ve geometrik düşünme becerilerine etkisini belirlemektir.
İşbirlikli öğrenme yöntemine dayalı proje destekli etkinliklerin öğrencilerin fizik dersine yönelik tutum ve başarılarına etkisi
Bu araştırma, işbirlikli öğrenme yöntemine dayalı proje destekli etkinliklerin öğrencilerin fizik dersine yönelik tutum ve başarılarına etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma kontrol gruplu ön test ve son test modeline uygun deneysel bir çalışmadır. Araştırmanın örneklemini 2009-2010 eğitim-öğretim yılı birinci döneminde; Ankara ilinde eğitim veren özel bir ortaöğretim kurumunda 10.sınıf fen alanında okuyan 63 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmanın evreni ise Ankara'da bulunan ortaöğretim okullarında fen alanında öğrenim gören öğrencilerdir. Bir deney ve iki kontrol grubu oluşturulmuştur. Sınıflardan rastgele yolla, 10A sınıfı deney grubu, 10B ve 10C sınıfları kontrol grubu olarak belirlenmiştir.Araştırmada işbirlikli öğrenme yöntemine dayalı proje destekli etkinlerle öğretim yöntemi ve geleneksel öğretim yöntemi olmak üzere iki farklı öğretim yöntemi kullanılmıştır Deney ve kontrol grubundaki öğrencilere fizik dersi başarı testi ve fizik dersine yönelik tutum ölçeği ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Öğrenciler elektrik ünitesi ile ilgili proje konuları ile çalışmalarını gerçekleştirmiştir.Araştırmadan elde edilen verilen SPSS 17 istatistik programında analiz edilmiştir. Analizler sonucunda; işbirlikli öğrenme yöntemine dayalı proje destekli etkinliklerin, geleneksel öğretim yöntemine göre öğrencilerinin fizik dersine yönelik tutum ve başarılarını arttırmada daha etkili olduğu görülmüştür.
Ortaöğretim öğrencilerinin kütle çekim kuvveti kavrayışları
Bu araştırmanın amacı ortaöğretim öğrencilerinin kütle çekim kuvveti hakkındaki kavrayışlarını ve bu kavrayışlar arasındaki ilişkileri araştırmaktır.Bu araştırmada veriler anket yöntemi ile toplanmıştır. Veri toplama işlemi için hazırlanan sorular pilot uygulama ile son halini almıştır. 5 adet sorudan oluşan ölçme aracı 101 ortaöğretim öğrencisine uygulanmıştır. Uygulama 2008-2009 eğitim-öğretim yılının ikinci döneminde yapılmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Kodlamalar araştırmacı tarafından yapılmıştır. Kodların görülme sıklığı sayılmıştır. Kodlardan alt kategoriler, kategoriler ve üst kategoriler belirlenmiştir.Sonuç olarak (55 adet) kod, (11 adet) alt kategori, (8 adet) üst kategori sayısı. belirlenmiştir. Bu kategoriler incelendiğinde öğrencilerin kütle çekim kuvveti hakkındaki kavrayışlarının; ?yerçekimi? ve ?ağırlık? kavramlarını farklı fiziksel kavramlarmış gibi yorumladıkları, bazı öğrencilerin ?kütleleri farklı cisimler için, birbirlerine uyguladıkları kütle çekim kuvvetinde büyük kütleli cismin küçük kütleli cismi daha büyük kuvvetle çekeceği?, kütle çekim kuvvetine ilişkin aynı fiziksel duruma öğrencinin ?kütlesel çekim?, ?kütle çekim kuvveti?, ?Kepler yasası?, ?yerçekimi?, ?yerin çekim kuvveti?, ?evrensel çekim yasası? gibi pek çok farklı isimlendirmelere başvurduğu tespit edilmiştir.
Fen öğretiminde öğrenim gören öğretmen adaylarının nanoteknoloji ile ilgili güncel ve geleceğe yönelik düşünceleri (Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi`nde yapılan bir araştırma)
Araştırmada, eğitim fakültelerinin fen öğretiminde öğrenim görmeye devam etmekte olan öğretmen adaylarının nanoteknoloji ile ilgili güncel ve geleceğe yönelik düşünceleri tespit edilmeye çalışıldı.Araştırmada ilk olarak, nanoteknoloji ile ilgili geniş bir literatür çalışması yapıldı. Elde edilen veriler ışığında örnekleme alınan öğrencilere uygulanmak üzere bir anket hazırlandı. Anket hazırlandıktan sonra Gazi Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Biyoloji Öğretmenliği Bölümünde okuyan 15 öğrenciye pilot uygulama yapıldı ve ardından öğrencilerle birebir görüşülerek anket ifadelerini eleştirel gözle değerlendirmeleri istendi. Öğrencilerden alınan görüşlere bağlı kalınarak anket üzerinde gerekli düzenlemeler yapılarak ankete son hali verildi.2009-2010 İlkbahar döneminde Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği Anabilim Dalı, Fizik Öğretmenliği Anabilim Dalı, Kimya Öğretmenliği Anabilim Dalı ve Fen ve Teknoloji Öğretmenliği Anabilim Dalı'nda okuyan 1., 2., 3., 4., ve 5. sınıf öğrencilerinden toplam 547 öğretmen adayına anket uygulandı. Sonuçlar SPSS programı yardımı ile analiz edildi.Sonuç olarak, bölümler arasında nanoteknoloji ilgi seviyesinde ve bilgi düzeyinde önemli fark bulunmadı. Bu durum, öğretmen adaylarının pek çoğunun nanoteknoloji hakkında yeterli bilgiye sahip olmamalarından dolayı olumlu ya da olumsuz fikir beyan etmelerini engellemiş olabilir.
Bazı mekanik kavramları ile ilgili yanılgıların giderilmesinde doğrulayıcı laboratuvar yaklaşımları ile simülasyon destekli doğrulayıcı laboratuvar yaklaşımları etkisinin karşılaştırılması
Bu araştırmada, geleneksel doğrulayıcı laboratuvar yaklaşımına göre yaptırılan temel fizik deneylerinin bilgisayar simülasyonları ile desteklenmesinin, öğrencilerin temel mekanik konusundaki kavram yanılgılarının giderilmesindeki rolü araştırılmıştır.Araştırmanın birinci boyutunda, öğrencilerin kavram yanılgılarının açık bir şekilde belirlenebilmesi için üç aşamalı Temel Mekanik Kavram Testi (TMKT) hazırlanarak teste ilişkin istatistiksel analizlerin yapılabilmesi amacıyla 166 öğrenciyle ön uygulama yapılmıştır. Uygulama sonuçları kavram yanılgısı ve başarı puanları açısından değerlendirilerek testin güvenirliği ve geçerliği araştırılmıştır.Araştırmanın ikinci boyutunda ise temel fizik deneylerini destekleyen simülasyonlar Interactive Physics programı ile geliştirilmiş ve bazı grafikler Modellus programı ile desteklenmiştir. Deney grubundaki öğrencilerin simülasyonları kolaylıkla kullanabilmeleri için her bir simülasyon için kılavuz hazırlanmış ve uygulama öncesi öğrencilere simülasyonun kullanımı ile ilgili hazırlık uygulaması yaptırılmıştır.Asıl uygulama kapsamında Gazi Eğitim Fakültesi, İlköğretim Matematik Eğitimi Anabilim Dalı'nın A-B şubelerinde öğrenim gören ve 2006-2007 eğitim-öğretim yılının ilk yarısında temel fizik laboratuvar dersini alan toplam 93 birinci öğretim öğrencisi ile çalışılmıştır. Kontrol grubundaki 48 öğrenci ile sadece geleneksel doğrulama laboratuvar yaklaşımına göre, deney grubundaki 45 öğrenciyle ise bilgisayar simülasyonlarıyla desteklenmiş geleneksel doğrulama laboratuvar yaklaşımına göre dört haftalık bir öğretim süreci yürütülmüştür. Uygulama öncesi ve sonrasında tüm öğrencilere ön test ve son test olarak üç aşamalı TMKT testi uygulanmıştır. Öğrencilerin ön test ve son test kavram yanılgısı ve başarı puanları bağımlı ve bağımsız gruplar t-testi ile analiz edilerek 0,05 anlamlılık düzeyinde yorumlanmıştır. Ayrıca yanlış sebepli doğru cevaplar ve doğru sebepli yanlış cevaplar incelenerek yorumlanmıştır.Araştırma sonuçlarına göre deney grubundaki öğrencilerin kavram yanılgılarında, kontrol grubuna kıyasla anlamlı bir azalma olmuştur. Fakat kavram yanılgısı taksonomisindeki alt boyutlara göre yapılan analizler sonucunda bu anlamlı farklılığın sadece bazı boyutlar için geçerli olduğu belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Model, modelleme, bilgisayar simülasyonu, kavram yanılgısı, mekanik.
DNA izolasyonu ve elektroforez konuları için rehber materyal geliştirilmesi
Araştırmada, DNA izolasyonu ve elektroforez konuları için geliştirilen rehber materyalin, öğrenci başarısına etkisi incelenmiştir.Araştırmada ilk olarak, DNA izolasyonu ve elektroforez konuları ile ilgili olarak hazırlanacak olan rehber materyalin içeriğinin ne olması gerektiği hakkında literatür taraması yapılmış ve biyoloji öğretimin etkili şekilde gerçekleşebilmesi için en uygun öğretim yöntemi deneysel yöntem olarak seçilmiş ve hazırlanacak olan materyalin de bu doğrultuda deneylerden oluşması gerektiği ortaya çıkarılmıştır. Daha sonraki bölümlerde deneysel yöntem ve önemi, DNA'nın yapısal özellikleri, elektroforez tekniği ve kullanım alanları ile ilgili bilgilere yer verilmiştir. Elektroforez tekniğinin ve hangi alanlarda ne işe yaradığının, DNA'nın yapısının, hücredeki yeri ve organizasyonunun en etkili şekilde öğrenilmesini sağlayabilecek deneyler, uygun formatta yazılarak rehber materyal olarak geliştirilmiştir. Rehber materyal geliştirilirken deneysel yöntemin uygulanabilirliği göz önünde bulundurularak deneylerin evsel ve kolay elde edilebilir malzemelerden oluşmasına özen gösterilmiştir. Basit malzemeler gerektirmesine rağmen, bazı imkânsızlıklardan dolayı deney yönteminin uygulanamadığı durumlar için alternatif bir yöntem olarak hazır sanal laboratuar sunumları kullanılmıştır.Araştırmanın deneysel çalışması, 2008-2009 öğretim yılı güz döneminde 170 kişiden oluşan Ankara Atatürk Lisesi ve Ankara Kalaba Anadolu Lisesi 9. sınıf öğrencilerinin oluşturduğu örneklem üzerinde yapılmıştır. Her iki okulda da kontrol grubu, deney 1 grubu ve deney 2 grubu oluşturulmuştur. Araştırmada, DNA izolasyonu ve elektroforez konusu, kontrol grubunda geleneksel öğretim yöntemi olarak kabul edilen düz anlatım yöntemiyle, deney 1 grubunda rehber materyallerden 2 örnek deney seçilerek deneysel yöntemle, deney 2 grubuna ise sanal laboratuar yöntemi kullanılarak işlenmiştir. Araştırma deseni olarak ön test-son test kontrol gruplu desen kullanılmıştır. Araştırmanın verileri iki ölçek kullanılarak toplanmıştır. (1) Mantıksal Düşünme Yeteneği Testi, (2) DNA İzolasyonu ve Elektroforez Başarı Testi uygulanmıştır.Verilerin analizinde, öğrencilerin zihinsel gelişim düzeylerini ölçmek amacıyla kullanılan mantıksal düşünme yeteneği testi için ANOVA (tek yönlü varyans analizi) kullanılmıştır. Oluşturulan grupların kendi içindeki ön test-son test sonuçları bağımlı gruplar için t-testi ile analiz edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin soruların cevabı olarak verdiği açıklamalar, Doğru cevap, Eksik cevap, Yanlış cevap ve Unuttum / Bilmiyorum şeklinde kategorize edilerek çözümlenmiştir. Gruplara uygulanan son testlerden elde edilen veriler mantıksal düşünme yeteneği ve ön bilgileri ortak değişken olarak alınmış ve ANCOVA (Kovaryans analizi) ile analiz edilmiştir.Sonuç olarak DNA izolasyonu ve elektroforez konusunda, rehber materyal kullanılarak öğrenim gören deney 1 grubu öğrencilerinin, sanal laboratuar yöntemi kullanılarak öğrenim gören deney 2 grubu öğrencilerinden ve düz anlatım yöntemi ile öğrenim gören kontrol grubu öğrencilerine göre daha başarılı olduğu tespit edilmiştir. Alınan sonuçlardan geliştirilen materyalin amacına ulaştığı anlaşılmıştır. Bunun yanı sıra sanal laboratuar yöntemi ile öğrenim gören öğrencilerden oluşan grubun, düz anlatım yöntemi ile öğrenim gören öğrencilerden oluşan gruptan daha başarılı olduğu tespit edilmiştir. Buna göre deneysel yöntemin uygulanamadığı durumlarda sanal laboratuar uygulamaları yapılabileceği anlaşılmıştır.
Lise 1. sınıf öğrencilerinin balık tüketimi konusundaki görüşleri
Bu araştırma, lise 1 öğrencilerinin balık tüketim alışkanlıklarını ve balığın besleyici değeri ile ilgili bilgi seviyelerini incelemek; bu konuda interaktif eğitim materyali hazırlayarak materyalin etkili olup olmadığını tespit etmek amacıyla yapılmıştır.Bu çalışma, Ankara ilinde Ege Lisesi, Genç Osman Lisesi ve Ankara Anadolu Lisesi lise 1. sınıf öğrencilerinden oluşan toplam 82 kişiye anket uygulanarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmacı tarafından hazırlanan anketin güvenilirliği (Cronbach ? = 0.767) uygun bulunmuştur. Öğretim öncesi beslenme ve balık tüketimi hakkında hazırlanan anket öntest olarak uygulanmıştır. İnteraktif eğitim materyalinin öğrencilere uygulanmasından on gün sonra aynı anket sontest olarak uygulanmış ve test sonuçlarında anlamlı bir fark gözlenmiştir.Çalışma sonucunda; kişilerin beslenme üzerine okulda aldıkları eğitimin tam ve yeterli olmadığı, ayrıca bu konuda eğitim verilmesi gerektiği öğrenciler tarafından vurgulanmıştır. Ancak eğitimin interaktif bir materyalle uygulanmasının daha yararlı olacağını belirten öğrenci görüşleri çalışmanın önemini göstermektedir. Balık tüketim bilincinin artırılması, interaktif öğretim materyallerinin geliştirilerek, internet yoluyla topluma ulaştırılması sayesinde daha hızlı ve kolay olacaktır.Bu çalışmada hazırlanan materyal, beslenme ve balık tüketimi konusunda gerekli bilgileri kapsaması ve uygulama sonucunda elde edilen veriler açısından önemli bulunmuştur. Çalışma sonucunda öntest ve sontest uygulamaları arasında öğrencilerde anlamlı fark görülmesi, hazırlanan materyalin hedefine ulaşan etkin bir araç olduğunu göstermektedir. Öntestte okulların bilgi düzeyleri arasında bir fark görülmezken, sontest sonuçlarında anlamlı fark gözlenmiştir.Ayrıca bireylerin öntest bilgi düzeylerinin öğrencilerin sosyoekonomik düzeyleri ile yakından ilgili bulunması, öğretimden sonra bu farkın ortadan kalkması, eğitimle beslenme ve balık tüketimindeki bilinç ve bilgi düzeyinin ekonomik faktörlerden etkilenmediğini göstermesi açısından önemli görülmektedir.
Fen ve teknoloji dersi etkinliklerinin benimsenme ve uygulanma düzeyinin öğretmen görüşlerine göre incelenmesi
Milli Eğitim Bakanlığı, yapılandırmacı öğrenme anlayışına göre yeniden şekillendirdiği öğretim programlarını 2005 ? 2006 eğitim öğretim yılından itibaren ülkemizde tüm ilköğretim okullarının birinci kademesinde uygulamaya geçirmiştir. Takip eden yıllarda da diğer öğretim kademelerinde yapılandırmacı öğrenme anlayışına uygun programlara geçilmesi planlanmıştır. Yeni programların, dayandığı ilkelerin ve etkinliklerde uygulanmasını öngördüğü öğrenme yaklaşımlarının uygulamadaki etkililiğinin, benimsenme ve uygulanma düzeyinin araştırılması gerekmektedir.Bu araştırma, Fen ve Teknoloji dersi programındaki öğretim etkinliklerinin benimsenme ve uygulanma düzeyini, öğretmenlerin programı uygularken karşılaştıkları sorunları tespit etmeye çalışmak için yapılmıştır. Araştırmada betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın verilerini toplamak amacıyla ?Fen Ve Teknoloji Dersinde Yapılabilecek Etkinlikler ve Karşılaşılan Sorunlar Anketi?, Türkiye evrenini temsilen 14 il merkezindeki 70 ilköğretim okulunda çalışan 455 öğretmene uygulanmıştır. Öğretmenlerden elde edilen veriler SPSS 10.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Öğretmenlerin mesleki ve kişisel bilgilerine ait verilerin analizinde, frekans ve yüzde hesaplamaları kullanılmıştır. İki, üç ve daha fazla gruplu değişkenlerin analizlerinde, öğretmen görüşleri arasında anlamlı bir farklılık bulunup bulunmadığını tespit etmek için t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve varyans analizinde farklılığın belirlendiği durumlarda bu farklılığın hangi gruplar arasında gerçekleştiğini ortaya koyabilmek amacıyla Tukey testi uygulanmıştır. Araştırmada anlamlılık düzeyi 0.05 olarak kabul edilmiştir.Araştırmada şu sonuçlar elde edilmiştir:?Öğretmenlerin mezun oldukları fakülteler, eğitim düzeyleri, yaş grupları, mezun oldukları bölüm ve ders verdikleri öğrencilerin sosyo-ekonomik durumu ve okuttukları sınıfların mevcudu değişkenlerine göre, Fen ve Teknoloji dersi etkinliklerini benimseme durumları açısından gruplar arasında anlamlı bir farklılık bulunmamış, uygulama durumları açısından gruplar arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur.?Öğretmenlerin kıdem durumu ve cinsiyet değişkenlerine göre, Fen ve Teknoloji dersinde yer alan etkinlikleri benimseme durumları ve uygulama durumları açısından gruplar arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur.
Üniversitelerin eğitim fakültelerinde öğrenim gören biyoloji eğitimi anabilim dalı öğrencilerinin nanobiyoteknoloji eğitimi
Araştırmada, eğitim fakülteleri biyoloji eğitimi anabilim dalında eğitimine devam etmekte olan öğretmen adaylarının nanobiyoteknoloji ilgileri ve bilgileri tespit edilmeye çalışılmıştır.Araştırmada ilk olarak, nanobiyoteknolojinin temel kavramları ile ilgili bilgi elde edilmeye çalışılmıştır. Elde edilen verilerle birlikte 2007-2008 Bahar döneminde Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği Anabilim Dalı'nda öğrenim gören bir gruba görüşlerini toplamak amacıyla açık uçlu soruların yer aldığı bir görüş toplama anketi uygulanmıştır. Öğrenci görüşleri tez için hazırlanan ankette ana çerçevenin oluşturulmasını sağlamıştır.2008-2009 Güz döneminde Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği Anabilim Dalı'nda okuyan 2., 3., 4. ve 5. sınıf öğrencilerinden toplam 107 öğretmen adayına anket uygulanmıştır. Sonuçlar SPSS programı yardımı ile analiz edilmiştir.Sonuç olarak nanobiyoteknoloji bilgisine sahip olma derecesi cinsiyete, mezun olunan ortaöğretin kurumuna, yaşa ve akademik başarılarına bağlı anlamlı bir farklılaşma olmadığı görülmüştür. Ancak öğrencilerin eğitim kademesi ile nanobiyoteknoloji bilgileri arasında pozitif yönlü bir bağlantı olduğu tespit edilmiştir.
Repertuar çizelgesi tekniğinin kuvvet ve hareket konusunda kullanılması
Bu çalışmada, öğrencilerin mekanik konusu ile ilgili bilişsel seviyelerini, yapılarını ve çelişen düşüncelerini ortaya çıkarmak amacıyla repertuar çizelge tekniği ayrıntılı bir şekilde incelenmiş ve değişik yaş grubundaki katılımcılara uygulanmıştır. Amaç Kişisel Yapı Psikolojisinin (PCP) öğrenci zorluklarının teşhisinde ve sonucunda özellikle fizik olmak üzere eğitim müdahalelerinin belirlenmesinde yardımcı olmaktı. Repertuar Çizelge belirli unsurlarla ilgili birey yapılarının bir portresini çizmektedir. Bireyin yapılardaki ayırt edici unsurları tanımladığı kavramlar bilgisayarla işlenmiş bir formda kullanılabilir. Teknik detaylı olarak tarif edilmiştir; arkasından nasıl kullanıldığına dair örnekler ve eğitim ve araştırma amaçları için potansiyeli anlatılmaktadır. Repertuar çizelgelerinin oluşturulması için gerekli verilerin elde edilmesinde ?derecelendirme? ve ?yazma? yöntemi kullanılmıştır. Çizelgelerin analizinde ise GRIDSUIT bilgisayar programı ve nitel yöntemler takip edilmiştir. Repertuar Çizelge Tekniği (RÇT) fizik çalışmalarında uygulanabilirliği farklı yaşlara sahip dört katılımcı ile değerlendirildi (bir öğretmen, bir üniversite öğrencisi, bir lise son öğrencisi ve bir lise 1 öğrencisi). Çalışmanın sonunda repertuar çizelge metodolojisinin, öğrencilerin mekanik ile ilgili kavram imajlarını, bilişsel seviyelerini, yapılarını ve çelişen düşüncelerini ortaya çıkarmada başarılı olduğu, ayrıca konunun kritik yönlerinin belirlenmesinde oldukça faydalı olduğu görülmüştür. Araştırmada yapılan küme analizi öğrencilerin anlayışlarının ne kadar farklı olduğunu göstermiştir. Farklı yaş grubundaki öğrencilerle yapılan çalışma katılımcıların mekanik bilgisi olsa da ve literatürde geçen bazı mekanik anlayışını taşısa da her yaş grubu için farklı değerlendirilmesi gerektiği, belli başlı bütün anlayışların ipuçlarının yaş gruplarına göre olabileceği belirlenmiştir. Bunun yanında öğrencilerin okuldaki fizik derslerinde gördüğü, örneğin duran bir cisme yerçekimi kuvveti etki eder gibi, konularda net bir düşünceye sahip olamadığı, bu tip davranışların öğrencilerin mekanik ile ilgili belirli kalıplara bağlı kalmasından kaynaklandığı gözlemlenmiştir. Katılımcılar çok farklı teorik bilgiye yapıya sahip olsa da repertuar çizelge tekniği ile öğrenci imajlarını ortaya çıkartılmasında etkili olduğu görülmüştür.
Biyoloji öğretmen adaylarının nanobiyoteknoloji konularındaki bilgi seviyelerinin belirlenmesi ve nanobiyoteknoloji öğretim yöntem seviyelerinin araştırılması
Bu çalışmada, biyoloji öğretmen adaylarının nanobiyoteknoloji konularındaki bilgi seviyelerini belirlemek amaçlanmıştır. Biyoloji öğretmen adaylarının nanobiyoteknoloji bilgi testi puanlarının; öğretmen adaylarının cinsiyetlerine, öğrenim gördükleri sınıf düzeylerine, mezun oldukları lise türlerine, ailelerinin eğitim durumlarına ve ailelerinin gelir durumlarına göre farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Ayrıca bu çalışmada, biyoloji öğretmen adaylarının nanobiyoteknoloji eğitimi hakkında sahip oldukları düşünceler incelenmeye çalışılmıştır.Analiz sonuçları, biyoloji öğretmen adaylarının nanobiyoteknoloji bilgi testi puanlarının orta düzeyde olduğunu ortaya çıkarmıştır. Biyoloji öğretmen adaylarının nanobiyoteknoloji başarı puanlarının, öğrenim görülen sınıf düzeyine göre anlamlı bir şekilde farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının nanobiyoteknoloji bilgi testi puanlarının, öğretmen adaylarının cinsiyetlerine, mezun oldukları lise türlerine, ailelerinin eğitim durumlarına ve de ailelerinin gelir durumlarına göre anlamlı bir şekilde farklılaşmadığı belirlenmiştir. Ayrıca bu çalışma sonucunda, biyoloji öğretmen adaylarının biyoloji eğitimi veren üniversitelerin biyoloji eğitimi müfredatına nanobiyoteknoloji adı altında yeni bir ders eklenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Biyoteknoloji, Nanoteknoloji, Nanobiyoteknoloji, Biyoloji Eğitimi, Biyoloji Öğretmen Adayları.
Matematik derslerinde akran eğitimi yaklaşımının 9.sınıf öğrencilerine etkisi üzerine eylem araştırması
Bu çalışma akran eğitimi yönteminin dokuzuncu sınıf öğrencilerinin matematik dersine karşı tutum ve davranışlarında meydana gelebilecek bilişsel ve davranışsal değişiklikleri meydana çıkarmayı amaçlamaktadır. Araştırma, Manisa'nın bir merkez ilçesinde yer alan bir Anadolu Lisesinde öğrenim gören oniki 9. sınıf öğrencisi ile yapılmıştır. Öğretmenin araştırmanın merkezinde olması ve kendi öğretim etkinliklerini geliştirmek istediğinden araştırma bir eylem araştırması örneğidir. Çalışmada akran eğitiminin çapraz akran eğitimi ve karşılıklı akran eğitimi olmak üzere iki modeli kullanılmıştır. Akran eğitimi programı başlamadan önce planlama yapılmış ve plan doğrultusunda çalışma yürütülmüştür. Çalışma sonunda araştırmacı ve bir uzman tarafından hazırlanan görüşme formundaki sorular öğrencilere sorulmuş ve görüşleri alınmıştır.Verilerin analizinde öğrencilerin görüşleri fenomenografik yöntemin teknikleri kullanılarak karşılaştırılmış, kategorilere ayrılmış ve yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda matematik dersinde akran eğitiminin öğrencilerde davranışsal ve bilişsel olmak üzere etkileri olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu etkiler çalışmada uygulanan akran eğitiminin iki çeşidi için olduğu kadar öğreten ve öğrenen öğrenciler için de ayrı ayrı ortaya konmuştur. Akran eğitiminin bu çalışmada ortaya çıkan bilişsel açıdan en önemli etkileri öğrencilerin öğretirken öğrenmesi, akademik ortalamalarının yükselmesi ve problem çözme becerilerinin artmasıdır. Davranışsal açıdan ise takım çalışmasının önemini artırması, özgüvenin artması, biri kimin rolünü üstleniyorsa onun özelliklerini alır anlamına gelen rol teorisi ve öğrenmeye karşı sorumluluğun artmasıdır. Olumsuz olarak değerlendirilebilecek etkiler ise öğrencide meydana gelebilecek kavram kargaşası, devamsızlık sorunu ve cinsiyet farklılığının öğrencide meydana getirdiği motivasyon düşüklüğüdür.
Öğrencilerin çalışma alışkanlıklarının fizik dersi akademik başarıları ile ilişkisinin belirlenmesi
Bu çalışmanın amacı öğrencilerin fizik dersine yönelik çalışma alışkanlıkları ile fizik dersindeki akademik başarıları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu inceleme için dört alt probleme cevap aranmıştır. Çalışma 2007 ? 2008 eğitim?öğretim yılı ilkbahar döneminde Kayseri ilinde bulunan bir Anadolu Lisesi, bir Lise ve bir Anadolu Meslek Lisesinden toplam dokuz sınıfa ait toplam 304 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmada araştırmacı tarafından geliştirilen ?Fizik Dersine Yönelik Çalışma Alışkanlıkları Ölçeği? ve öğrencilerin fizik dersi karne notları kullanılmıştır. Araştırmanın hipotezlerini test etmek için özel bir analiz programı kullanılmıştır. Yapılan istatistiksel çalışmalar ile fizik dersine yönelik çalışma alışkanlıkları ile fizik dersi akademik başarısı arasında olumlu yönde ancak düşük sayılabilecek bir ilişkinin olduğu saptanmıştır. Alt problemlerde yapılan incelemelerde erkek öğrencilerin fizik dersine yönelik çalışma alışkanlıkları daha olumlu çıkmasına rağmen, kız öğrencilerin fizik dersi akademik başarıları daha yüksek çıkmıştır. Bu durum tekrar incelendiğinde erkek öğrencilerin, kız öğrencilere göre fizik dersine yönelik çalışma alışkanlıkları ile akademik başarıları arasında daha yüksek bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır.Bu çalışmanın sonuçlarının ileride yapılacak benzer çalışmalarda faydalı olması umulmaktadır.Anahtar Kelimeler:Fizik Öğretimi, Fizik Dersine Yönelik Çalışma Alışkanlıkları, Fizik Dersi Çalışma Alışkanlıkları Ölçeği, Akademik Başarı
İşbirliğine dayalı yapılandırmacı öğrenme ortamlarında kullanılan bilgisayar cebir sistemlerinin matematiksel düşünme, öğrenci başarısına ve tutumuna etkisi
Bu araştırmanın amacı, İşbirliğine Dayalı Yapılandırmacı Öğrenme Ortamlarında Kullanılan Bilgisayar Cebiri Sistemlerinin (BCS) , Üniversite birinci sınıf ?Genel Matematik? dersindeki türev uygulamaları konusunun öğretiminde öğrencilerin akademik başarı, matematiksel düşünme, kavramsal anlama, işlemsel beceri, problem çözme becerileri ve cinsiyet farkı üzerindeki etkisini incelemektir.Araştırma için Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Matematik Eğitimi Anabilim Dalı'nın birinci sınıflarından bir şube seçilmiştir. Genel matematik konularına yönelik hazır bulunuşlukları, matematiğe yönelik ön tutumları ve cinsiyet bakımından birbirine denk seviyede olacak şekilde sınıf iki gruba ayrılarak deney grubu ve kontrol grubu oluşturulmuştur. Deney grubunda 22 öğrenci, kontrol grubunda 21 öğrenci yer almıştır. BCS' nin etkisini gözlemlemek amacıyla deney grubuna yapılandırmacı yaklaşıma dayalı BCS (Maple) destekli öğretim yapılırken kontrol grubuna sadece yapılandırmacı yaklaşıma dayalı öğretim yapılmıştır. 7 haftalık (42 ders saati) uygulama sonucunda son test ve son tutum ölçekleri uygulanmıştır. Elde edilen nicel veriler uygun parametrik ve parametrik olmayan istatistik testleri ile analiz edilerek yorumlanmış ve aşağıdaki sonuçlar tespit edilmiştir.Son test sonuçları genel olarak değerlendirildiğinde deney grubundaki öğrencilerin kontrol grubundakilerden istatiksel olarak daha başarılı olduğu ortaya çıkmıştır. Son test sonuçları alt boyutlarına göre incelendiğinde ise grupların kavramsal anlama ve problem çözme becerisini gerektiren sorularda birbirine yakın ortalamalara ulaştıkları, işlemsel becerileri ölçen sorularda ise BCS desteğinden yararlanan deney grubu lehine anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür.Öğrencilerin matematiğe yönelik tutumları incelendiğinde ise deney ve kontrol grubunun arasında az bir fark olsa da istatiksel olarak matematiğe yönelik tutumlarının aynı kaldığı görülmüştür. BCS desteğinin matematiğe yönelik tutuma anlamlı düzeyde olumlu bir etkisinin olmadığı belirlenmiştir.Sonuçlara bakıldığında, ?Genel Matematik? dersinde türev kavramının uygulamalarının öğretiminde BCS destekli öğretimin, öğrencilerin akademik başarılarını, işlemsel becerilerini ve matematiksel düşünmelerini pozitif yönde etkilediği saptanmıştır.
Klasik okullar ile eko-okullar ve yeşil bayraklı eko-okulların çevre eğitimi açısından karşılaştırılması
Bu araştırmada bazı ilköğretim okullarında uygulanan Eko-okul projesine dahil olan ilköğretim öğrencileriyle olmayanlar, çevre bilgisi ve çevre bilincinin oluşması açısından karşılaştırılmıştır. Aynı zamanda ?Yeşil Bayrak? ödülünü almış eko-okullarla, normal eko-okullar ve klasik okullar arasında bir fark olup olmadığı tespit edilmeye çalışılmıştır.Bu çalışma, Ankara ili Mamak, Yenimahalle ve Çankaya ilçelerinde bulunan altı okulda yapılmıştır. Araştırmaya 300 öğrenci katılmıştır. Yeşil Bayraklı Eko-okullarla, normal eko-okullar ve klasik okulları bilgi açısından karşılaştırmak için 20 sorudan oluşan bir Bilgi Testi, çevre bilinci açısından karşılaştırmak içinse 20 sorudan oluşan bir Anket hazırlanmıştır. Elde edilen sonuçların analizinde SPSS paket programından yararlanılmıştır.Yaptığımız çalışma sonucunda, okullar arasında çevre bilgisi bakımından istatistiksel olarak bir fark bulunamamıştır. Ancak klasik okulların teorik bilgilerde daha başarılı olduğu görülmüştür. Normal eko-okullar da yeşil bayraklı okullara oranla çevre bilgisi bakımından daha başarılı olmuşlardır.Anket çalışmasının sonucuna göre tüm okul türlerinde genel olarak çevre bilincinin oluştuğu söylenebilir. Eko-okullarda çevreye yönelik etkinlikler daha sık yapılmaktadır. Öğrencilerin verdikleri cevaplara göre çevre kulüplerinin klasik okullarda diğer okul türlerine göre daha pasif olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Eko-okul ve yeşil bayraklı eko-okulların bu bağlamda faaliyetlerinin daha fazla olduğu belirlenmiştir. Bu da eko-okul programının temelini oluşturan yaparak yaşayarak öğrenme yaklaşımının öğrenciler üzerinde başarılı olduğunu göstermektedir.Klasik ve eko-okullarda öğrenciler çevre koruma amaçlı herhangi bir kuruluşa üye değillerken yeşil bayraklı okullarda öğrencilerin büyük çoğunluğu TEMA Vakfına üye olduklarını belirtmişlerdir. Bu da yeşil bayraklı eko-okul öğrencilerinin bu bağlamda daha iyi yönlendirildiklerini göstermektedir. Yeşil bayraklı ve normal eko-okulların öğrencilerinin klasik okullara oranla çevreyle ilgili yayınları takip etme bakımından daha bilinçli oldukları görülmektedir.Bilim Kodu:Anahtar Kelimeler: Biyoloji Öğretimi, Eko-Okul Projesi, Çevre Eğitimi, Çevre Bilinci
Argümantasyon odaklı sınıf ortamının öğrencilerin asit-baz konusundaki kavramsal değişimlerine ve bilimin doğasını kavramalarına etkisi
Bu araştırmanın amacı; argümantasyon odaklı sınıf ortamının, ilköğretim 8. sınıf öğrencilerinin asit-baz konusu ile ilgili kavramsal değişimlerine ve bilimin doğasını kavramalarına etkisini geleneksel öğretim yöntemlerinin uygulandığı sınıf ortamına kıyasla araştırmaktır.Yarı deneysel ön test- son test kontrol grup dizaynı kullanılarak yapılan çalışmanın örneklemini, 2008-2009 eğitim-öğretim yılının birinci döneminde Ankara Türkoğlu İlköğretim Okulu 8-A (32 öğrenci) ve Misket İlköğretim Okulu 8-C (32 öğrenci) sınıflarında öğrenim gören toplam 64 öğrenci oluşturmuştur. Örneklem kolay ulaşılabilir örneklem metoduyla seçilmiş ve sınıflardan biri deneysel diğeri kontrol grubu olarak rasgele belirlenmiştir. Dersler; kontrol grubunda geleneksel öğretim metotlarıyla verilirken, deneysel grupta argümantasyon odaklı sınıf ortamında kavramların yapılandırılması ve bilimin doğasının anlaşılmasında açık-düşündürücü yaklaşım bilimsel muhakeme kalıplarıyla bütünleştirilerek verilmiştir.Bu çalışmanın nicel verileri altı ölçüm aracı kullanılarak elde edilmiştir: Asit-Baz Kavram Testi, Asit- Baz Başarı Testi, Bilimsel Bilginin Doğası Ölçeği, Bilimsel Muhakeme Testi, Fen ve Teknoloji Dersine Karşı Tutum Ölçeği deney ve kontrol grubu öğrencilerine ön test-son test olarak uygulanmıştır. Ayrıca, Tartışmacı Anketi sadece deney grubu öğrencilerine ön test- son test olarak uygulanmıştır.Çalışmada elde edilen nicel veriler SPSS (Statistical Package For Social Science) bilgisayar programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Hipotezler, t-testi ve Ancova (Analysis of Covariance) analizi ile test edilmiştir.Nicel verilerin istatistiksel analiz sonuçları; deney grubu öğrencilerinin asit- baz konusu ile ilgili kavramsal değişimlerinin, bilimin doğasını kavramalarının, bilimsel muhakeme yeteneklerinin gelişimlerinin ve fen ve teknoloji dersine karşı tutumlarının kontrol grubu öğrencilerine kıyasla anlamlı olarak daha iyi olduğunu göstermiştir. Ayrıca deney grubu öğrencilerinin uygulama sonrası tartışmaya olan istekliliklerinin arttığı da tespit edilmiştir.
Bilimsel tartışmaya dayalı öğretim yaklaşımının öğrencilerin mol kavramı konusundaki kavramsal değişimlerine ve başarılarına etkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın temel amacı, bilimsel tartışmaya dayalı öğretim yaklaşımının, öğrencilerin mol kavramı konusundaki kavramsal değişimlerine ve başarılarına etkisini geleneksel öğretim yöntemi ile karşılaştırıp incelemektir. Çalışmada uygulanan yaklaşım veya yöntemle ilgili ileriye yönelik daha geniş kapsamlı ve faydalı çıkarımlar yapmak maksadıyla kullanılan bağımlı değişkenlere ek olarak ayrıca öğrencilerin bilimsel bilginin doğası ile ilgili anlayışları, bilimsel muhakeme yapma yetenekleri ve kimyaya karşı tutumları da karşılaştırılarak incelenmiştir.Çalışmanın örneklemini, 2007-2008 öğretim yılında Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı Alparslan Anadolu Lisesi'nde öğrenim gören iki farklı 9. sınıf şubesinden toplam 60 öğrenci oluşturmaktadır. Örneklem, kolay ulaşılabilir örneklem metoduyla seçilmiş ve deneysel grup ile kontrol grubu, seçilen örneklemden rasgele belirlenmiştir. Araştırmada ele alınan örneklemde, hem deneysel grupta hem de kontrol grubunda 30 öğrenci bulunmaktadır. Çalışmada bir yarı deneysel desen türü olan öntest-sontest kontrol grubu dizaynı kullanılmıştır. Çalışma öntest ve sontestlerin uygulanması da dahil haftada 2 ders saati olmak üzere toplam 7 hafta sürmüştür.Bu araştırmada hem deneysel grupta hem de kontrol grubunda bulunan öğrencilere; Mol Kavram Testi, Mol Başarı Testi, Bilimsel Bilginin Doğası Ölçeği, Bilimsel Muhakeme Sınıf Testi ve Kimyaya Karşı Tutum Ölçeği ölçüm aracı olarak öntest ve sontest şeklinde uygulanmış ve bu testlerden elde edilen sonuçlar araştırmanın nicel verileri olarak kullanılmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen nicel verilerin değerlendirilmesi SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) bilgisayar programı kullanılarak yapılmıştır. Çalışmada ileri sürülen hipotezleri test etmek için t- testi kullanılmıştır.Araştırma sonuçlarının istatistiksel analizleri, bilimsel tartışmaya dayalı öğretim yaklaşımı ile öğrenim gören deney grubu öğrencilerinin mol kavramı konusunda kavramsal değişim ve başarı açısından geleneksel öğretim yöntemiyle öğrenim gören kontrol grubu öğrencilerinden anlamlı olarak daha iyi olduğunu göstermiştir. Araştırmada ayrıca deney grubu ve kontrol grubu öğrencileri arasında bilimsel bilginin doğası ile ilgili anlayış, bilimsel muhakeme yapma yeteneği ve kimyaya karşı olumlu tutum geliştirme bakımlarından da anlamlı bir farkın oluştuğu ve bu farkın deneysel grup lehine olduğu belirlenmiştir.
Biyoloji öğretmen adaylarının küresel ve ulusal çevre sorunları hakkındaki görüşleri
Bu çalışmada ortaöğretimde görev alacak biyoloji öğretmen adaylarının çevre sorunları hakkındaki farkındalık ve duyarlılık düzeyleri, sorunların çözümü hakkındaki önerileri, çevre eğitimine yönelik kullanabilecekleri etkinlikler ve görüşlerinin tespiti amaçlanmıştır. Ayrıca bu, biyoloji öğretmen adaylarının sosyal ve akademik duyarlılıklarının cinsiyetlerine ve öğrenim gördükleri sınıf düzeylerine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği de incelenmiştir.Bu çalışmanın örneklemini, 2008?2009 öğretim yılı, bahar döneminde Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği Ana Bilim Dalı, 1., 2., 3., 4. ve 5. sınıflarında öğrenim gören toplam 153 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak öğretmen adaylarına anket uygulanmıştır. Veri analizinde, frekans ve yüzde oranları, bağımsız gruplar t-testi, One- Way Anova analizleri kullanılmıştır.Analiz sonuçları, biyoloji öğretmen adaylarının doğal kaynakların aşırı kullanımının dünyadaki ve Türkiye'deki en önemli çevre sorunu olduğunu, çevre ile ilgili sorunların çözümüne ilişkin en etkili grubun eğitimciler olduğunu bunun yanı sıra biyoloji öğretmen adaylarının çevreye karşı bilinçlenmede çevre kuruluşlarını daha etkin görmeleri ve çevre eğitiminin okul öncesi eğitim kademesinde başlaması gerektiğini göstermektedir. Biyoloji öğretmen adaylarının sosyal ve akademik duyarlılıkları cinsiyetlerine göre anlamlı bir farklılık göstermemekte, sosyal duyarlılıkları öğrenim gördükleri sınıf düzeylerine göre anlamlı bir farklılık gösterirken, akademik duyarlılıkları öğrenim gördükleri sınıf düzeylerine göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir.
Yapılandırmacı yaklaşıma dayalı 5 e modelinin biyoloji öğretmen adaylarının akademik başarısına etkisi
Bu araştırmanın amacı, biyoloji eğitiminde yapılandırmacı öğrenme kuramına dayalı 5 E modeline uygun öğrenme ortamını, geleneksel öğrenme ortamıyla karşılaştırarak öğrencilerin başarılarına olan etkisini incelemektir.Çalışmada, ön test-son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Kontrol grubunda geleneksel öğretim yöntemi kullanılırken, deney grubunda 5 E modeli uygulanmıştır. Öğrencilerin akademik başarı seviyelerini ölçmek için başarı testi hazırlanmıştır. Ayrıca deney grubu öğrencilerinin uygulamadan sonra düşüncelerini ortaya koymak için yarı yapılandırılmış mülakat tekniği uygulanmıştır.Araştırmanın örneklemini; 2007-2008 eğitim-öğretim yılında Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi, Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalı'nda öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Geleneksel öğretim yöntemiyle öğrenim gören kontrol grubu 15 öğrenciden oluşurken, deney grubu öğrencileri 14 öğrenciden oluşmaktadır. Sınıflar rastgele deney ve kontrol grubu olarak ayrılmıştır. Uygulama 8 hafta sürmüştür.Nicel verilerin analizinde Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi ile Mann Whitney U-Testi kullanılmıştır. Yarı yapılandırılmış mülakatların analizi rapor halinde verilmiştir. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS 16.0 paket programı ile analiz edilmiştir.Bulgular, yapılandırmacı yaklaşıma dayalı 5 E modelinin uygulandığı deney grubunun başarı ortalamasının, geleneksel öğretimin uygulandığı kontrol grubunun başarı ortalamasından daha yüksek olduğunu göstermektedir. Deney grubu öğrencileriyle yapılan yarı yapılandırılmış mülakat sonuçlarına göre; öğrencilerin yapılan uygulamayı sevdikleri ve uygulamaya karşı olumlu tutum geliştirdikleri ortaya çıkmıştır.Sonuç olarak bu araştırma 5 E modelinin öğrencilerin öğretiminde geleneksel yönteme göre daha etkili olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bunun temel sebebi, 5 E modelinin bilginin yapılandırılmasına olanak tanıması ve bu şekilde bilginin kalıcılığını artırmasıdır.Anahtar Kelimeler: Yapılandırmacı Yaklaşım, 5 E Modeli, Geleneksel Yöntem, Biyoloji Öğrenimi, Akademik Başarı.
Lise 2.sınıf öğrencilerinde küresel atmosferik değişimlerin kavram haritaları ile öğretilmesinin öğrencilerin başarı ve tutumlarına etkisi
Bu araştırmanın amacı, lise 2. sınıf Biyoloji Dersi'nde, sera etkisi, küresel ısınma ve ozon tabakasındaki incelme konularının kavram haritaları ile öğretilmesinin öğrencilerin bu konuları ve kavramları öğrenme başarılarına ve tutumlarına etkisini araştırmaktır.Araştırma ön test ? son test kontrol gruplu deneysel desen modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak başarı testi ve tutum ölçeği kullanılmıştır. Geliştirilen ölçme araçları 2007 ? 2008 eğitim öğretim yılı bahar döneminde Ankara ili Yenimahalle ilçesi Yahya Kemal Beyatlı Lisesi 2.sınıf öğrencilerinden yansız olarak seçilen 58 kişiye uygulanmıştır.Deney ve kontrol gruplarının deney öncesi konu ile ilgili başarılarının benzerlik derecelerini belirlemek amacıyla deney ve kontrol gruplarına ön test uygulanmış 10-MF-B sınıfı öğrencileri deney grubu; 10-MF-A sınıfı öğrencileri de kontrol grubunu oluşturmuştur. Deney grubunda 29 öğrenci, kontrol grubunda da 29 öğrenci bulunmaktadır.Uygulama sırasında deney grubunda öğrencilerle birlikte hazırlanan kavram haritaları ile öğretim yapılmış, öğretmen merkezli öğretim yöntemlerinin uygulandığı kontrol grubunda ise geleneksel yöntemlerle anlatım yapılmıştır.Çalışmanın sonunda her iki gruba da son test uygulanmıştır. Verilerin yüzde, frekans ve aritmetik ortalama değerleri hesaplanmıştır, tek yönlü varyans analizi ve çift yönlü varyans analizi yapılmıştır.Deney ve kontrol grubunun deney öncesi ve deney sonrası ön test ve son test başarı puanları arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Deney grubu öğrencilerine çalışmanın başında ve sonunda kavram haritası ile ilgili tutum ölçeği uygulanmış, ön test ve son test tutum puanları arasında anlamlı bir fark bulunmuştur.Yapılan çalışma sonucunda kavram haritası ile öğretim yapılan deney grubuyla kontrol grubu arasından başarı ve tutum bakımından deney grubunun lehine anlamlı bir fark olduğu bulunmuştur. Kavram haritası destekli eğitimin öğrenci başarı ve tutumlarını olumlu yönde etkilediği görülmüştür.Anahtar Kelimeler; Kavram, Anlamlı Öğrenme, Kavram Haritaları, Başarı, Tutum, Küresel Isınma, Sera Etkisi, Ozon Tabakası, Asit Yağmurları.