Bingol University
Discipline

Toplam Kalite Yönetimi Anabilim Dalı (disiplinlerarası)

Bingol University

96

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Toplam kalite yönetimi uygulamaları ve inovasyon ilişkisi: Keşifsel bir çalışma

Günümüzde işletmelerin rakipleriyle tek bir olgu üzerinden rekabet etmeleri yeterli olmamaktadır. Değişen piyasa şartları içerisinde işletmeler aynı zamanda müşteri isteklerini takip etmeli ve müşteri isteğine yönelik kaliteli hizmet ve ürün sunmalıdırlar. Bu sebeple işletmeler teknolojik gelişmeleri takip ederek, teknolojinin avantajlarından yararlanmalı ve süreçlerini sürekli yenileyerek çağa uygun hale getirmelidirler. Bu süreçleri gerçekleştirirken, işletmeler iki olguya ihtiyaç duymaktadır: TKY ve inovasyon. Bu çalışmanın amacı bu iki olgunun, TKY ve inovasyon arasındaki ilişkiyi keşifsel bir çalışma ile ortaya koymaktır. Literatür taramaları sonucu TKY ve inovasyon arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmaya yönelik bazı nicel çalışmalara ulaşılmıştır. Ancak yapılan bu çalışma ile konuya farklı bir açıdan bakılmış ve nitel araştırma yöntemlerinden faydalanılmıştır. Literatür taraması sonucu soru formları oluşturulmuştur. İşletmeler ile 'derinlemesine mülakat' tekniği kullanılarak görüşmeler yapılmış ve elde edilen veriler nitel yöntemlerle analiz edilerek TKY ve inovasyon arasındaki ilişki betimlenmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: İnovasyon, Toplam Kalite Yönetimi (TKY), Toplam Kalite Yönetimi ve İnovasyon İlişkisi

Toplam kalite yönetimiYenilik
Türkmen Uysal
Bingol University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Kalite fonksiyon yayılımı ve bir yazılım hizmetinde uygulanması

Kalite, Türk tarihi açısından yeni var olan bir kavram değildir. Tam tersine, bir yolculuk olan kalite, en az binyıl öncesinden ahilik ve lonca teşkilatıyla mühim bir ilerleme kaydetmiştir. Bugün dünya ürün ve hizmet kalitesini artırmak için birçok kalite araçları geliştirmiştir. Bu yöntemler, günümüzün teknolojik gelişmeleriyle birlikte, elektronik ticaret ve internet üzerinden yapılan işlemlerin gelişmesine katkı sağlamaktadır. KFY, bu yöntemlerden biri olup; "müşterinin sesini" dinleyip, onu ürün/hizmet üretim sürecine dahil etmektedir. Bu yönüyle KFY, müşteri memnuniyetini ön plana çıkaran bir yöntemdir. Bu çalışmada, web sayfası tasarımında KFY kullanılmış ve bir anlamda yazılımla kalite buluşturulmaya çalışılmıştır. KFY takımı, uygulamasında bir anket çalışması yaparak "müşterinin sesi" ni teknik karakteristiklere çevirmiştir. Böylece verilen web sayfası hizmeti iyileştirilmeye çalışılmıştır. Tezin ilk bölümünde kalite ve kalite yönetimine ait temel kavramlar araştırılmıştır. Bunun yanında kaliteye yön veren bilim adamları ve bu insanların katkılarına değinilmiştir. Sonrasında kalite geliştirme araç ve tekniklerinden bahsedilmiştir. İkinci bölümde KFY hakkında detaylı bir inceleme yapılmıştır. Uygulamaya ışık tutmak için, web sayfa tasarımında KFY kullanımının altyapısı araştırılmıştır. Son bölümde ise anket çalışması yapılmış ve elde edilen verilerin birleştirilmesiyle "kalite evi" oluşturulmuştur. KFY takımı bu sayede "müşterinin sesi" ne ulaşmış olup, elde ettiği sonuçlara ait analiz gerçekleştirmiştir.

Hizmet kalitesiKaliteKalite fonksiyon yayılımı+4
Sercan Honca
Bingol University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Optimal ürün karmasında kısıtlar teorisi ile faaliyete dayalı maliyetleme yöntemi ve bir uygulama

Yaşanan küreselleşme süreci ile işletmelerin pazarlardaki rekabet koşulları zorlaşmıştır. Ayrıca teknolojide meydana gelen gelişim ve değişimler, işletmelerin üretim sistemleri üzerinde etkili olmuştur. Emek yoğun üretimden sermaye yoğun üretime geçilmesi, işletmelerin maliyet yapılarını da değişime zorlamıştır. Şirketlerin faaliyetlerini sürdürmeleri, rekabet edebilmeleri ve hedeflenen karlılığa ulaşmaları, ancak satış gelirleri ve maliyetlerini başarılı bir şekilde yönetilmeleri ile gerçekleşir. Şirketlerin, gelir artışı sağlamak amacıyla satış fiyatına müdahale etmeleri dış piyasaya bağımlılıklarından dolayı zor olduğundan, maliyetlerini düşürmeleri gerekir. Bu da ancak iyi bir maliyet sistemi ile gerçekleşebilir. Geleneksel maliyet yöntemlerine göre ürünlere daha doğru maliyet bilgileri yükleyebilen Faaliyete Dayalı Maliyetleme Yöntemi ile kaynak kullanımları dikkate alınarak daha karlı sonuçlar elde etmek mümkündür. Maliyetlerin yanında, optimal ürün karmasının da firma karlılığındaki önemi büyüktür. Üretim sürecindeki mevcut kaynakların optimum şekilde kullanılması amacıyla Dr. Eliyahu M. Goldratt'ın tarafından geliştirilen Kısıtlar Teorisi Yöntemi ile belirlenecek olan ürün karmasına, Faaliyete Dayalı Maliyetleme Yöntemi ile daha doğru maliyetler yüklenerek karlılık arttırılabilir. Çalışmada Kısıtlar Teorisi ve Süreç Katkı Muhasebesi, Faaliyete Dayalı Maliyetleme Yöntemi ve Tam Maliyet Yöntemi ile entegre bir biçimde kullanılarak kimya sektöründe faaliyet gösteren bir üretim işletmesinde uygulaması yapılmıştır. Çalışma, Kısıtlar Teorisi'nden elde edilen ürün karmasına, Geleneksel Maliyet Yöntemlerinden Tam Maliyet Yöntemi ve Faaliyete Dayalı Maliyetleme Yöntemi ile maliyet yüklemesi yapılarak karlılıklar karşılaştırılmıştır. Faaliyete Dayalı Maliyetleme Yöntemi ile daha doğru bir şekilde yüklenecek olan maliyet bilgilerinin, firmaların karlarını arttırdığı görülmüştür. Firmalar Kısıtlar Teorisi ve Faaliyete Dayalı Maliyetleme Yöntemi'ni entegre bir biçimde kullandığında, var olan kısıtlı kaynaklarını ile kar maksimizasyonunu sağlamış olacaklardır. Çalışma, firmanın farklı durumlardaki optimal ürün karmalarını belirleyerek, karlarını karşılaştırma imkanı sağlamıştır. Anahtar Kelime: Kısıtlar Teorisi, Süreç Katkı Muhasebesi, Faaliyete Dayalı Maliyetleme, Geleneksel Maliyet Yöntemleri, Tam Maliyet Yöntemi, Optimal Ürün Karması.

Aktiviteye dayalı muhasebeKısıt teorisiMaliyetleme+1
Büşra Taygan
Bingol University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Yükseköğretim kurumlarında hizmet kalitesinin ölçülmesi ve bir meslek yüksekokulunda uygulanması

Hizmet sektöründe faaliyet gösteren kurumlardan biride eğitim kurumlarıdır. Günümüzde üzerinde titizlikle durulması gereken en önemli konuların başında ise kaliteli eğitim gelir. Kaliteli bir eğitim sunabilmek için ise, eğitim hizmetlerinden faydalanan öğrencilerin eğitimle ilgili beklentilerini ve algılarını analiz etmek ve çok iyi kavramak gerekmektedir. Bu çalışmada öncelikle hizmet ve hizmet kalitesi kavramları açıklanmış ve bir Meslek Yüksekokulunda sağlanan eğitim hizmetlerine ilişkin öğrencilerin beklenen ve algılanan hizmet kalitesinin ölçümlenmesine yönelik araştırma yapılmıştır. Sonuçların özellikle okul yöneticilerine eğitim kalitesini yükseltebilmek için faydalı olacağı değerlendirilmektedir. Anahtar Kelimeler: Hizmet Kalitesi, SERVQUAL, Beklenen Hizmet Kalitesi, $OJÕODQDQ+L]PHW.DOLWHVL, <NVHN|÷UHWLP 0HVOHN<NVHNRNXOX.

Eğitim kurumlarıHizmet kalitesiHizmet kalitesi+6
Bilal Dinç
Bingol University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

TPM anlayışı kapsamında gerçekleştirilen OEE analizleri ve bir imalat işletmesinde uygulanması

Rekabetin giderek arttığı bugünlerde, işletmelerin sahip oldukları varlıkları verimli kullanabilmeleri çok önemlidir. TPM (Total Productive Maintenance- Toplam Üretken Bakım), Toplam Kalite Yönetimi felsefesi çerçevesinde üretimin ve hizmetin sağlandığı her türlü makinenin ve ekipmanın verimli kullanılması ile sıfır arıza ve sıfır kayıp hedefleyen bir anlayıştır. TPM uygulamalarının başarısının ölçülmesinde en büyük rol oynayan OEE, (Overall Equipment Effectiveness – Toplam Ekipman Etkinliği) makine ve tesislerin hangi etkinlikte kullanıldığını ölçen çok önemli bir parametredir. Bu çalışmada, öncelikle bakım ve toplam üretken bakım kavramları açıklanmış ve ekipman etkinliğiyle ilgili literatür taraması sunulmuştur. İşletmenin etkinliğinin ölçülmesinde kullanılan, Toplam Ekipman Etkinliği (OEE) kavramı ve bu kapsamda gerçekleştirilen makine ve ekipman uygunluğu, performans etkinliği, kaliteli ürün oranı hesaplamalarına ilişkin analizleri yapılmıştır. Polyester depolama tank imalatı yapan bir firmada gerçekleştirilen OEE analiz çalışması sunulmuştur. Toplam ekipman etkinliği yöntemi hakkında literatür araştırma sonucunda işletmeden alınan bir aylık veriler ile OEE hesaplama yapılmıştır. Hesaplamayı haftalık bazında değerlenip haftaları karşılaştırarak değerler arasındaki farkları hakkında bilgi verilmiştir. OEE sonuçtan yola çıkarak, durumun iyileştirilmesi için önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: TPM, Toplam Üretken Bakım, Bakım, OEE, Toplam Ekipman Etkinliği, Polyester Depolama Tank.

BakımBakım yönetim sistemiDepolama+5
Uugangerel Jugderragchaa
Bingol University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Asayiş şube müdürlüklerinde gasp suçu soruşturması sürecinin iyileştirilmesinde süreç haritalama ve hata türü ve etkileri analizi yönteminin kullanılması üzerine bir araştırma

Günümüzdeki güvenlik anlayışı, temel hak ve özgürlüklerin ön planda tutularak, korunması, demokrasinin tüm bileşenleri ile birlikte geliştirilmesi ve güvence altına alınması, küresel ve ulusal düzeyde toplumun huzur ve güven ortamı içerisinde yaşamasını hedeflemektedir. Ülkemizde Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), ülke içerisinde halkımızın huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla, insan hak ve hürriyetlerine saygılı bir şekilde çağdaş polislik yöntemlerini kullanarak ve kendini sürekli yenileyerek vatandaşlarımıza güvenlik hizmeti vermektedir. Gasp Suçu Soruşturmalarının mevcut durumdan daha iyi hale getirilerek daha etkili, verimli ve hızlı bir şekilde yürütülmesi, oluşan suçların Faili meçhul olarak kalmaması, faillerinin bulunarak yakalanması, şu an hâlihazırda yapılmakta olan suç soruşturmalarının süreçlerinin belirli bir standarda oturtularak daha iyi bir şekilde sürdürülmesi amaçlanmaktadır. Bu amaçla İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğünde Gasp Suçu soruşturmasının iyileştirilmesinde süreç haritalama ve Hata Türleri ve Etkileri Analizi (HTEA) teknikleri uygulanmıştır. Süreç haritalama, süreci görsel hale getirerek, süreçlerde yapılan iş ve işlemlerin akışının herkes tarafından kolayca anlaşılmasını ve öğrenilmesini sağlamaktır. Tezde SIPOC (Tedarikçi – Girdi – Süreç – Çıktı – Müşteri (Supplier – Input – Process – Output – Customer)) yöntemi kullanılarak hazırlanan Çapraz fonksiyonlu süreç haritası kullanılmıştır. HTEA en kısa tanımıyla tasarım, sistem, süreç ve serviste oluşabilecek sıkıntılar, problemler, düzeltilmesi gereken noktalar ve eksikliklerin ortaya çıkmadan değerlendirilmesini sağlayan bir metotlar bütünüdür. Hataların önceden bulunarak önlenmesi, maliyet açısından hiç kuşkusuz işletmeleri büyük zararlardan kurtaracak ve hatta karlılığının artmasına neden olacaktır. Tezin konusu olan süreç HTEA uygulamasıyla, sürecimizde toplam 15 hata türü ile 36 hata nedeni tespit edilmiştir. HTEA uygulamalarında risk önceliklerinin (risk öncelik sayısı (RÖS)) hesaplamalarında kullanılan olasılık, keşfedilebilirlik ve şiddet değerlerinin belirlenmesinde rehberlik etmek amacına yönelik tablolar hazırlanmıştır. Uygulanan mevcut keşfedilebilirlik ve önleyici kontrol ile bu sayılar, hata türünde 10'a hata nedeninde ise 22'ye indirilmiştir. Kalan Hata türleri ve nedenleri RÖS hesaplamaları sonucu RÖS>100 değerinden büyük olduğundan dolayı iyileştirme önerileri verilmesi ve uygulanması kararı alınmıştır. Öneriler ve bunların uygulaması sonucunda tüm hata türü ve nedenlerinde azalma sağlanmıştır. İlk RÖS değerlerinin hesabı ile ikinci RÖS değerinin arasında % 80,6 azalma görülmüştür. Anahtar Kelimeler: HTEA, SIPOC, Gasp Suçu Soruşturması, Süreç Haritalama, Çapraz Fonksiyonlu Süreç Haritası, RÖS, Emniyet Genel Müdürlüğü.

Emniyet Genel MüdürlüğüGaspGüvenlik görevlisi+7
Selçuk Alipaşa Tümer
Bingol University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Örgüt kültürü ve EFQM mükemmellik modeli arasındaki ilişki; Sağlık Bakanlığı'na bağlı dört farklı doğum hastanesinde bir uygulama

Özellikle 20. yüzyılın son çeyreğinde işletmeler, performanslarını geliştirme, üretkenliklerini arttırma, yönetsel etkinliği sağlama, karlarını maksimize etme, rekabette öne geçme gibi amaçlara ulaşmak için değişik yollar aramaya başlamıştır. Bu nedenle kurumda hakim olan örgüt kültürünü tanımak ve özdeğerlendirme yapmak önemlidir.Çalışmamız kapsamında, idari yapısı, personel sayısı, yönetim şekli ve anlayışı gibi birbirinden farklı özelliklere sahip ikisi İzmir, diğerleri Aydın ve Eskişehir'de bulunan, toplam dört kadın doğum branş hastanesi incelenmiştir. Hastane çalışanlarına, Cameron ve Quinn'in geliştirdiği, Örgüt Kültürü Değerlendirme Ölçeği ve EFQM Mükemmellik Modeli kriterlerini içeren, yapılandırılmış anket tekniği uygulanmıştır.Hastanelerdeki örgüt kültürü ve örgüt kültürü ile EFQM Mükemmellik Modeli kriterleri arasındaki ilişki irdelenmiştir. Genel olarak tüm hastanelerde hiyerarşi kültürünün öne çıktığı, mükemmellik bileşenleri ile birlikte incelendiğinde ise, istenen örgüt kültürü tipinin klan kültürü olduğu görülmüştür. Hastanelerin örgüt kültürü puanları ve mükemmellik modeli bileşenleri karşılaştırıldığında, özellikle Eskişehir Doğumevi ile diğer hastaneler arasında, istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Bunun nedenleri arasında Eskişehir Doğumevi'nin 2001 yılından beri EFQM Mükemmellik Modelini benimsemiş olması sayılabilir. Yapılan analizler sonucu, klan kültürüne sahip işletmelerin, daha olumlu bir örgüt iklimine ve daha kaliteli bir sisteme sahip olacağı, hiyerarşi kültürüne sahip işletmelerin ise mükemmelliğe daha kolay ulaşabileceği söylenebilir.

EFQM modeliHastanelerKültür+4
Zeynep Ölçerler Gönen
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Tarımda kalite uygulamaları kapsamında iyi tarım uygulamalarının (GAP)yeri ve bir örnek uygulama

Tarım sektörü Türk ekonomisinde önemli bir yere sahiptir. Ülkeekonomisinin tarihsel gelisimi incelendiginde, ihracatı içinde de daha çok tarıma dayalı ürünler yer almaktadır. Bu nedenle tarım ürünleri dıs ticareti Türkiye için önemlidir. Avrupa Birligi (AB) ülkelerindeki büyük perakendeci kuruluslar (süper ve hipermarketler), tüketicilere saglıklı tarımsal ürün tüketmelerini saglamak amacıyla AB ülkelerinde yetistirilen ve dısarıdan ithal edilen tarımsal ürünlerde aranan minimum standartları yeni bir düzenleme yaparak belirlemislerdir. Bu standartlar, Avrupalı perakendeciler çalısma grubuna baglı perakendecilerin girisimleri sonucunda olusturulmustur. Busekilde, iyi tarım teknikleri uygulanarak tarımda kimyasal kullanımının azaltılması ve böylece tüketici saglıgının korunması benimsenmistir.AB üyesi ülkelerdeki perakendecilerin GLOBALGAP sertifikalı ürün taleplerinin hızla artmakta oldugu görülmektedir. Bu durum baslıca hedef pazarı AB olan Türkiye için de büyük önem tasımaktadır. Çünkü Türkiye yas meyve ve sebze ihracatının önemli bir bölümünü AB üyesi ülkeleregerçeklestirmektedir.Bu çalısma ile Türkiye ve Avrupa Birligi'nde (AB) gıda standartlarının mevcut durumu, gıda güvenligi konuları ve gıda güvenligi yönetim sistemlerihakkında bilgi sunulmaktadır. Örnek olarak da ALARA'nın GLOBALGAP uygulama basarısı durum çalısması olarak incelenmistir.

Avrupa BirliğiGıda güvenliğiGıda kalitesi+7
Merve Güzel
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Özdeğerlendirme çalışmalarında RADAR yönteminin kullanılması ve bir eğitim kurumu uygulaması

Çalışmanın amacı, Avrupa Kalite Yönetimi Vakfı'nın uygulama alanlarını tanımlamak, yapılan değerlendirmelerin işleyişi hakkında bilgi edinmek, ödül sürecinde neler yapılması gerektiğini tespit etmek ve ödül değerlendirmesinin hangi koşullara bağlı olarak yapıldığını araştırmaktır. Bununla ilişkili olarak öz değerlendirme kavramı ve yöntemlerinin incelemesi yapılmış, ödül değerlendirme sürecinin pilot bir uygulaması gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, Toplam Kalite Yönetimi anlayışının eğitim sistemine entegre edilerek köklü değişiklikler gerçekleştirilmesi gerekliliğini vurgulamak ve EFQM Mükemmellik Modeli'nin eğitim kurumlarında uygulanabilirliğini araştırmak, eğitim kurumlarındaki eksikliklere EFQM Mükemmellik Modeli çerçevesinde çözümler sunmaya çalışmak amaçlanmıştır.Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Kalite, Toplam Kalite Yönetimi, Eğitim Kurumlarında Toplam Kalite Yönetimi ve uygulanabilirliği konuları yer almaktadır. İkinci bölümde, Avrupa Kalite Yönetimi Vakfı, EFQM Mükemmellik Modeli, modelin kriterleri ve alt kriterleri açıklanmış, RADAR Mantığı ve puanlaması, öz değerlendirme ve yöntemleri konularına yer verilmiştir. Son bölümde ise, EFQM Mükemmellik Modeli'nin özel bir eğitim kurumunda uygulanması, kurum tarafından hazırlanmış ödül başvuru kitapçığının değerlendirilmesi şeklinde gerçekleştirilmiştir. Uygulama, kurumun ödül başvuru süreci öncesinde puanlamaya hazırlık olması açısından bir dış değerlendirme niteliğinde gerçekleştirilmiştir.Araştırmada makale, tez, dergi, kitap, ders notları ve internet veri kaynaklarından yararlanılmış, uygulamanın değerlendirmesi ise Kalder tarafından verilen EFQM Mükemmellik Modeli Eğitimi ve Kalder kalite konferanslarından edinilen bilgiler sonucu yapılmıştır.Anahtar Kelimeler: Kalite, Toplam Kalite Yönetimi, Eğitimde Toplam Kalite Yönetimi, EFQM, Öz değerlendirme, RADAR Mantığı.

EFQM modeliEğitimEğitim kurumları+4
Gamze Selvi
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Önleme-değerlendirme-başarısızlık modeli ile kalite maliyet sisteminin yapılandırılmasına yönelik bir uygulama

Kalite kavramı ve toplam kalite yönetimi anlayışına verilen önemin artışıyla kalite maliyeti kavramı son dönemde sıklıkla üzerinde durulan konulardan biri haline gelmiştir. Önceleri kalite düzeyinin yükseltilebilmesi için katlanılacak kalite maliyetlerinin de arttırılması gerektiği düşüncesi yaygın olsa da yapılan çalışmalar ve iş dünyasında yaşanılan örnekler bu görüşün doğruluğunu ortadan kaldırmıştır. Karşılaşılan maliyetlerin kalitenin değil kalitesizliğin maliyeti olduğu görüşünün ortaya çıkmasıyla kalite maliyetlerinin yönetimi kavramı önem kazanmıştır. Bu noktada entegre bir üretim sisteminin parçası olarak niteliksiz üretimi önlemek yönünde yapılacak faaliyetlerde en az maliyetle en fazla faydanın sağlanabilmesi için kalite maliyetlerinin doğru yönetilmesi işletmeler açısından büyük önem taşımaktadır.Tüm bu bilgiler ve yazındaki görüşler doğrultusunda kalite maliyetlerinin doğru yönetilebilmesi için kalite maliyet sisteminin yapılandırılması üzerine bir araştırma yapılmıştır. Araştırmanın asıl amacı kalite maliyetlerinin işletmelerde doğru yönetilebilmesi için izlenmesi gereken adımlar ve dikkat edilmesi gereken hususlara ilişkin rehber niteliğinde bir kaynak sunabilmektir. Bunun yanında literatürde bu yönde yapılan çalışmaların az oluşu da konuya yeni bir bakış açısı sağlayarak literatüre katkıda bulunmak yönünden diğer bir amaç oluşturmaktadır.Araştırma 3 ana bölümden oluşmaktadır.Birinci bölümde kalite maliyeti kavramı, kavramın tarihçesi ve önemi ile kalite maliyet modelleri ve bu modellerin kalite maliyetlerini ele alışlarındaki farklılıklar incelenmiştir.İkinci bölümde yazın araştırmasından hareketle kalite maliyet sisteminin önemi ve kalite maliyet sisteminin kurulabilmesi için izlenmesi gereken adımlar ve bu sürecin ne şekilde yönetilmesi gerektiği ele alınmaktadır.Üçüncü bölümde ise kalite maliyetlerinin yönetilebilmesi için seçilen örnek bir işletmede nitel araştırma tekniği kullanılarak kalite maliyet sisteminin yapılandırılmasına yönelik veriler toplanıp analiz edilmektedir. Buna dayanarak ele alınan işletmede uygulanabilir bir kalite maliyet sistemi yapılandırılmakta; sisteminin kuruluşu, dokümantasyonu, işleyişi, raporlanması ve sağlayacağı yararlar üzerine gerçekleştirilen uygulama sunulmaktadır.Anahtar Kelimeler: Kalite, Kalite Maliyeti, Kalite Maliyet Modeli, Kalite Maliyet Sistemi

Gıda sektörüKaliteKalite maliyeti+3
Gülçin Ceylan
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası iş stratejilerine kurumsal tabanlı bakış: Çin ve Hindistan örneği

Tezin temel amacı, gelişmekte olan ekonomilerin iki önemli aktörü olan Çin ve Hindistan'ı inceleyerek uluslar arası iş stratejilerine farklı bir pencereden bakmak ve North'ın deyimiyle ifade edilirse oyunun kuralları çerçevesinde mevcut duruma ışık tutabilmektir. Bundan dolayı Çin ve Hindistan'daki şirketlerin performans ve stratejilerine etki eden formel ve enformel kurumları da analize katarak ve endüstri tabanlı ve kaynak tabanlı yaklaşımları yok saymadan daha gerçekçi bir yaklaşım ileri sürülmüştür. Uluslar arası iş stratejilerinde rekabet ve piyasanın durumu önem arz edeceği için kurumsallaşmayı makro seyiyede ele almak küresel oyunun kurallarını daha belirgin bir şekilde belirtmeyi gerektirmiştir. Ülkeler arasındaki rekabeti ortaya koymak için anti-damping, kur savaşları, kurumsal yönetim ve G-8'den G-20'ye geçiş konuları incelenmiştir. Kurumsal tabanlı görüşün hukuki yönünü anti-damping ve kurumsal yönetim belirtirken, G-8'den G-20'ye geçiş politik ve toplumsal yönünü ortaya koymaktadır. Diğer taraftan, kur savaşları ise ekonomik yönünü belirtmektedir Bu konular çerçevesinde Çin ve Hindistan'daki rekabet ortamı analiz edilmiştir. Bu analiz sayesinde Çin ve Hindistan'da faaliyet gösteren yerli ve yabancı şirketlere rekabet ve performansları açısından önemli tespitler sunulmuştur. Makro seviyede kurumsallaşma ele alındığından ve her ülkenin farklı kurumsal bağlama sahip olmasından dolayı örgüt performansı ve kurumsallaşma arasındaki ilişki tezin kapsamı dışında bırakılmıştır.Anahtar Kelimeler: Kurumsallaşma, Uluslararası İş Stratejileri, Kurumsal Tabanlı Bakış, Çin, Hindistan

HindistanKurumsal yönetimKurumsallaşma+2
Cemal Artun
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu sektöründe 5S ve Kaizen uygulamaları

Sürekli gelişen teknoloji ve rekabet ortamında firmalar varlıklarını sürdürebilmek için mümkün oldukça ucuz maliyetli, kaliteli ürün/hizmet üretmek zorundadır. Kaliteli ürün üretebilmek için müşteri ihtiyaç ve beklentilerinin iyi analiz edilmesi olmazsa olmazlardandır. Kamu sektöründe özel sektördeki gibi rekabet unsuru olmamasına karşın tabi olduğu kanunların temeli vatandaş memnuniyetini artıracak hedefler belirlenerek kamu kaynakların verimli kullanılması esasına dayalıdır. Günümüzde kamu kurumlarında etkin olarak uygulanmaya başlanan 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu ile birlikte iç kontrol, hesap verebilirlik, mali saydamlık, stratejik plan, performans yönetimi gibi birçok kavram detaylıca ele alınmaya başlanmıştır. Tüm bu kavramlar bir bütünlük arz ettiğinden bunların gerçekleşmesi için birçok faktörün bir araya gelmesi gerekmektedir. Gerçekleştirilen çalışmada da uygulamanın çıkış noktası stratejik planda yer alan hizmet sunumunda kaliteyi geliştirme stratejik amacının altında yer alan kalite yönetim sistemi çalışmalarının gerçekleştirilmesi hedefine dayalıdır. 5S sistemi kalite ilgili birçok çalışmanın temel taşını oluşturmaktadır. Bu çalışmada da 5S sistemini Kaizen felsefesi ile birleştirerek tüm süreçlerde sürekli iyileşme odaklı bir yaklaşımın tüm kurumda benimsenmesi hedeflemektedir. Bunun gerçekleşebilmesi için öncelikle üst yönetim çalışmaları desteklemeli ve her seviyedeki tüm çalışanların üstüne düşeni yapması için uygun ortamı sağlamalıdır. Yapılan bu çalışmanın birinci bölümünde kalite kavramı ve bazı kalite iyileştirme teknikleri anlatılmıştır. İkinci bölümde ise kalite çalışmalarının temelini oluşturan 5S ve Kaizen kavramları, uygulama alanları, sağladığı faydalar, uygulama adımları gibi başlıklar altında incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise uygulama adımları formlar, fotoğraflar gibi materyaller kullanılarak detaylı olarak açıklanmıştır. Uygulamanın gerçekleştiği birimlerde başta daha iyi bir çalışma ortamının meydana gelmesi nedeniyle moral artışı meydana gelmiş ve birçok birimde çalışma alanından kazanç sağlanmıştır. Bu çalışmada amaç kuruluşlarda kalite çalışmalarının temelini oluşturan 5S ve Kaizen sistemlerinin kamu sektöründe uygulanabilirliği ve sağlayacağı faydaları göstermektir. Anahtar Kelimeler: 5S, Kaizen, Kalite, Kamu Sektörü

Bilgen Akıl
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel stres faktörleri: ISO 9001 kalite belgeli ve belgesiz otel işletmelerine yönelik bir karşılaştırma

Bu araştırmanın temel amacı, örgütsel stres düzeyi açısından, ISO 9001 Kalite Sistem Belgesine sahip olan ve olmayan otel işletmelerinin karşılaştırmalı analizlerini yapmaktır.Bu temel amaç doğrultusunda literatür taraması yapılarak birinci bölümde örgütsel stres kavramı açıklanmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde kalite kavramı ve ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi ve belgelendirme hakkında teorik bilgiler verilmiştir. Üçüncü bölümde örgütsel stres faktörlerinin Kalite Yönetim Sistemiyle ilişkisine yönelik literatür incelemesi yapılmıştır. Çalışmanın dördüncü bölümünde araştırma metodolojisi ortaya konularak, Aydın'ın (2004) çalışmasından yararlanılarak oluşturulan soru formu ile İzmir'de bulunan dört ve beş yıldızlı otel işletmelerine yönelik bir uygulama gerçekleştirilmiştir. Soru formunun güvenilirlik analizi sonucu alfa katsayısı: ,93 değeriyle yüksek oranda güvenilir çıkmıştır. Yapılan faktör analiziyle örgütsel stres faktörlerinin literatürdeki beş boyut yerine dört boyut olarak oluştuğu belirlenmiş ve incelemeye tabi tutulmuştur. Uygulama sonucunda elde edilen bulgular ışığında araştırma hipotezleri sınanmıştır. Elde edilen bulgulara göre; Örgütsel stres faktörleri ve kalite belgesine sahip olma değişkeni arasında,örgütsel politikadan kaynaklanan stres boyutu dışında anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Örgütsel stres faktörleriyle demografik değişkenler arası yapılan karşılaştırmalı analizlerde cinsiyet ve medeni durum değişkenleriyle bazı örgütsel stres faktörleri arasında anlamlı farklılık oluştuğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Kalite, ISO 9001, Kalite Belgesi, Örgütsel Stres.

OtellerStresÖrgütsel stres+2
Hakan Has
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İzmir Büyükşehir Belediyesi itfaiye çalışanlarının iş doyumu ve tükenmişlik düzeylerinin analizi

1714 yılında Yeniçerililere bağlı olarak kurulan Tulumbacılar Ocağı günümüz anlamında İtfaiye Teşkilatını oluşturmaktadır. 300 yılı aşkın bir tarihi olan İtfaiyecilik Mesleğinin çalışanları yangın, sıkışmalı trafik kazaları, göçük, intihara teşebbüs, su baskınları, afet ya da patlama sonucu oluşan acil durumlar, suda boğulmalar, metan gazı boğulmaları, hayvan kurtarma gibi birçok arama-kurtarma görevini icra etmektedirler. Bu çalışmada iş güçlüğü ve riski fazla olan itfaiye çalışanlarının iş doyumu ve tükenmişlik düzeylerini incelenmektedir. Çalışmada Weiss, Davis ve England (1967) tarafından geliştirilmiş olan Minnesota İş Doyum Ölçeği ile Maslach ve Jackson (1981) tarafından geliştirilmiş olan tükenmişlik ölçeği kullanılmıştır. Bu ölçekler yardımıyla itfaiye çalışanlarının mesleklerinde iş doyumları ve tükenmişlik düzeyleri incelenmiştir. Veriler istatistiksel olarak değerlendirilerek itfaiye çalışanlarının yüksek riskli çalışma koşullarında görevlerini yerine getirirken karşılaştıkları problemler, mesleğin avantajları ve dezavantajları irdelenmiştir. Anket tekniği kullanılan bu araştırma, İzmir ilinde bulunan İtfaiye merkez binası ve gruplarında çalışan itfaiyeciler üzerinde yapılmıştır. Araştırmanın bulguları ışığında öneriler geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: İtfaiye çalışanları, iş doyumu, tükenmişlik

TükenmişlikTükenmişlik düzeyiÇalışanlar+5
Zeynep Sarıtaş
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık kurumlarında hasta hakları kapsamında hasta memnuniyetsizliğini etkileyen faktörlerin analizi

Sağlık kurumlarının, hastaların ihtiyaç ve beklentilerini karşılayabilmesi için hastalardan gelen geri bildirimlere önem vermesi gerekir. Sağlık çalışanlarının sorumluluğu sadece teşhis ve tedavi etmek değil sağlık hakkının kişilere ulaşmasını sağlamak olmalıdır. Çalışmamıza konu olan hasta hakları günden güne önemi artan bir konudur. Hastaların şikâyetlerine duyarlılık gösteren sağlık tesislerinin çoğalması hasta memnuniyetinin sağlanması ve kalitenin artırılması için önemlidir. Bu çalışma ile toplam kalite yönetimi kapsamında Sağlık Bakanlığı hastanelerinin şikâyet yönetim sistemi incelenmiştir. Hasta hakları uygulamalarına yönelik hasta şikâyetlerini dolayısıyla hasta memnuniyetsizliği değerlendirilerek, en çok şikâyete konu olan hasta hakları ihlali tespit edilmiştir. Konuya ilişkin iyileştirme önerileri geliştirilmiştir. Sağlık Bakanlığına bağlı kamu hastanelerine yapılan şikâyetleri içeren 2013 yılına ait veriler Sağlık Bakanlığı Hasta Hakları ve Tıbbi Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı'ndan elde edilmiştir. Çalışma Hasta Hakları Birimi veri tabanında yer alan 2013 yılına ait 28.729 hasta şikâyetini kapsamaktadır. Başvuruların büyük ölçüde "hizmetten genel olarak faydalanamama" (% 46 ) olduğu ve polikliniklerdeki hizmetleri kapsadığı tespit edilmiştir. Buna yönelik iyileştirme önerileri geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Toplam Kalite Yönetimi, Sağlıkta Kalite, Hasta Memnuniyeti, Hasta Hakları, Hasta Şikâyetleri

Hasta haklarıHasta memnuniyetiHastalar+6
Merve Ergüden
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Bir yükseköğretim kurumunda, ISO 9001:2000 kalite yönetim sistemi belgesine sahip olan ve olmayan birimler arasındaki örgüt iklimi farklılıkları: Dokuz Eylül Üniversitesi örneği

ISO 9001:2000 kalite yönetim sistemi belgesi almak için yapılan çalısmaların, kuruluşta kalite anlayışını geliştirdiği, kârı, verimliliği ve pazar payını arttırdığı, etkin bir yönetim sağladığı, maliyetleri azalttığı, çalışanların tatminini arttırdığı, kuruluş içi iletişimi iyileştirdiği, faaliyetleri izleme ve kontrolü kolaylaştırdığı, iadeleri azalttığı, müşteri memnuniyetini arttırdığı yönünde sonuçları olduğu bilinmektedir.Günümüzde kuruluşların bir amacı da iyi bir örgüt iklimi oluşturmaktır. İyi bir örgüt iklimi sayesinde çalışanların memnuniyeti, hizmet kalitesi, iletişimi, örgütsel bağlılıkları artmakta, işten ayrılma eğilimleri ve örgütsel sapma davranışları azalmaktadır. Bütün bunları oluşturmak ise kuruluşların yöneticilerine bağlıdır. Eğer yöneticilerde liderlik özellikleri varsa, kuruluşta iyi bir iklim oluştururlar.Bu çalışmanın amacı, ISO 9001:2000 kalite yönetim sistemi belgesi ile örgüt iklimi arasında bir ilişki olup olmadığını araştırmaktır. Ayrıca bu çalışmada, ISO 9001:2000 kalite yönetim sistemi belgesinin liderlik, örgütsel bağlılık, işten ayrılma eğilimi ve örgütsel sapma ile ilişkisi olup olmadığı da araştırılmıştır.Elde edilen bulgulara göre, ISO 9001:2000 kalite yönetim sistemi belgesi ile örgüt iklimi arasında ilişki bulunmuş fakat bu belgeye sahip olmanın, daha iyi bir örgüt iklimine sahip olma konusunda yetersiz kaldığı görülmüştür. Ayrıca örgüt ikliminin oluşumunda en büyük etkenin liderlik olduğu bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: ISO 9001:2000 kalite yönetim sistemi, Örgüt İklimi, Liderlik, Örgütsel Bağlılık, İşten Ayrılma Eğilimi, Örgütsel Sapma

ISO 9001:2000Kalite yönetim sistemiLiderlik+4
Ahmet Özdede
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Hata türü ve etkileri analizi yönteminin (FMEA) üretim sektöründe uygulanması

Firmalar, giderek zorlaşan rekabet ortamında pazarda yer edinebilmek ve kalıcı olabilmek için müşteri memnuniyetini temel alarak daha kaliteli, daha uygun fiyatlı, daha kısa sürede müşteriye ulaşan ürünler sunmaya başlamıştır. Müşteri beklentileri göz önünde tutularak, bu beklentilerin de üstünde ürünler sunma zorunluluğu doğmuştur. Bu unsurları yerine getirirken hataların en aza indirilmesi, kalite sürekliliğinin sağlanması, maliyetlerin optimum düzeyde tutulması gibi önemli adımların gerçekleştirilmesi için Kalite Fonksiyon Göçerimi, Deney Tasarımı, Eş Zamanlı Mühendislik gibi kalite teknikleri kullanılmaktadır. Tüm kalite teknikleri firma karını arttırıcı yönde iyileştirmelerin yapılmasını ve sürekliliğinin sağlanmasını amaçlamaktadır. Bu kalite tekniklerinden uygulamada kolaylık sağlaması açısından en çok tercih edilenlerden bir tanesi de Hata Türü ve Etkileri Analizi'dir (HTEA).Hata Türü ve Etkileri Analizi, var olan hataları önlemenin yanı sıra mevcut durumda olmayan fakat oluşması muhtemel hataları kaynağında yok ederek, bu hataların oluşması durumunda ortaya çıkacak olan etkilerin yaşanmamasını amaçlamaktadır. En yaygın kullanımı tasarım aşamasında olmaktadır. Firma geneline bakıldığında tasarımla beraber üretim süreci, sistem ve servis alanlarında kullanımı ile çeşitlere ayrılmaktadır. Uygulamasının kolay olması ve tüm sektörler için kullanılabilir özellikte olması HTEA tekniğini, diğer tekniklerden daha avantajlı hale getirmektedir.Bu çalışmada HTEA tekniği deterjan sektöründe kullanılmıştır. Öncelikle Kalite Fonksiyon Göçerimi, Deney Tasarımı, Eş Zamanlı Mühendislik teknikleri tanıtılarak, Hata Türü ve Etkileri Analizi Tekniği Detaylı olarak anlatılmıştır. Sonrasında deterjan üretimi yapan bir fabrikada üretim süreci için Süreç HTEA uygulanmış ve sonuçları değerlendirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Hata Türü ve Etkileri Analizi, Risk Öncelik Katsayısı, Deterjan, Toz Deterjan Üretimi

Deterjan sektörüHata türleri ve etkileri analiziÜretim sektörü
Yasemin Çeber
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Havalimanı karbon akreditasyonu süreci uygulamalarının iyileştirilmesinde hata türü ve etkileri analizinin kullanılması üzerine bir araştırma

Günümüzde Dünya'yı tehdit eden sorunların en başlarında yer alan çevre sorunlarından biri küresel ısınmadır. Sera gazı emisyonlarının önümüzdeki yıllarda artacak olmasına rağmen, temel amaç 2050 yılında 1990 yılındaki emisyon seviyesinin %80 altına inilmesidir. Küresel ısınmanın ana faktörü karbondioksittir. Şirketler karbon emisyonunu azaltmak istemektedir.Çalışmanın amacı, şirketlerin karbon envanteri oluşturmasına yardımcı olmak, havalimanı karbon akreditasyon sürecindeki uygulamalarını incelemek ve iyileştirme önerileri sunmaktır. Bu çalışma 4 bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde genel olarak sera gazı protokolü ve kapsamı bahsedilmiştir. İkinci bölümde havalimanı karbon akreditasyon programı açıklanmıştır. Üçüncü bölümde kalite geliştirme yöntemlerinden biri olan Hata Türü ve Etkileri Analizi'nden (HTEA) bahsedilmiştir. Son bölümde, TAV İzmir'de karbon akreditasyon süreci uygulamalarından bahsedilmiş ve karbon emisyonu nedenlerinin incelenmesi için Hata Türü ve Etkileri Analizi (HTEA) yapılmıştır. Hata Türü ve Etkileri Analizi'ne (HTEA) göre iyileştirme önerileri sunulmuştur.

Hava alanlarıKarbonKarbondioksit salınımı+2
Pınar Göktaş
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Fonksiyon modelleme için bütünleşik tanım yaklaşımı ile kalite maliyet sorunlarının çözümü ve bir uygulama

İşletmelerin farkedilmediği sürece yüksek maliyetlere neden olan faaliyetleri tanımlayıp, maliyetleri azaltarak rekabet güçlerini geliştirmeleri kritik bir öneme sahiptir. Bu çalışmada süreçleri klasik teknik ile haritalanmış bir firmanın yeni ürün geliştirme süreci Bütünleşik Tanımlama için Fonkiyon Modelleme (IDEF0) (Integration Definition for Function Modelling) tekniği ile yeniden yapılandırılarak yalınlaştırılmıştır. Süreç içerisinde gizli yüksek maliyetlerin belirlenebilmesi için Önleme Değerlendirme Başarısızlık (PAF) (Prevention ? Appraisal - Failure) modeli kullanılarak kalite maliyet analizi gerçekleştirilmiştir. Yapılan analiz sonucunda IDEF0 tekniği kullanılarak süreçte iyileştirme amaçlı pilot tesis kurulumu gerçekleştirilmiştir. Yeniden yapılandırma modeli sonucunda önleme ve içsel başarısızlık maliyetlerinde iyileştirme sağlanmıştır.Çalışmada kalite, kalite kavramının gelişimi, kalite maliyetleri ve IDEF0 metodu ile ilgili genel bir literatür taraması gerçekleştirilmiştir.

Bütünleşik tanımlama için fonksiyon modellemeKaliteKalite maliyeti+1
Aygül Bağcılar Özcan
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin Malcolm Baldrige mükemmellik modeli algılarının ölçülmesi

Kalite kavramının önem kazanmasıyla birlikte kalite ödülü kavramıortaya çıkmıştır. Dünya'nın çeşitli yerlerinde farklı kalite ödülleri vardır. Fakattüm bu ödüllerin verilmesindeki ortak amaç alanında en iyi olan kuruluşlarınbelirlenmesi ve bu kuruluşların rakiplere örnek teşkil etmesinin sağlanmasıdır.Malcolm Baldrige Ulusal Kalite Ödülü dünya çapında prestij kazanmış birödüldür. Bu ödül sadece üretim alanındaki kuruluşlara değil aynı zamandasağlık ve eğitim gibi hizmet kuruluşlarına da verilmektedir.Günümüzde eğitim kurumları arasındaki rekabet artmıştır. Eğitim birülkenin en önemli hizmetlerinden biridir. Kaliteli eğitim kaliteli bir toplumdoğurur. Eğitim alanında kaliteyi ölçerken, kuruluşların değerlendirilmesindeMalcolm Baldrige Eğitim Kriterleri etkin bir çerçeve oluşturur.Bu çalışmanın amacı, Malcolm Baldrige Eğitim Kriterleri'ne, eğitimdekalite faaliyetlerinin baş uygulayıcıları olan öğretmenlerin bakış açılarınıbelirlemek, algılarını ölçmektir.Elde edilen bulgulara göre, kriter üzerinden 6 boyut önemkazanmaktadır. Bunlar; Liderler, Veli ve Öğrenci Odaklılık, Süreç Yönetimi,Öğretmen Odaklılık, Stratejik Planlama ve Sonuçlar'dır. Öğretmenlerin büyük çoğunluğu kalite çalışmalarını anlamlı bulmamaktadır. Okul kalitesinin öğrenci ve veli odaklı olmaya, süreç yönetimine ve sonuçlara bağlı olduğunu; okulmükemmelliğinin ise veli ve öğrenci odaklı olmaya bağlı olduğunudüşünmektedirler. Ayrıca; öğretmenlerin çoğunluğu öğretmen odaklı biryaklaşım sağlanırsa işlerinden daha memnun olacaklarını belirtmişlerdir.Anahtar Kelimeler: Malcolm Baldrige Eğitim Kriterleri, Kalite, Eğitim,Özdeğerlendirme, Mükemmellik Modelleri

Baldrige, MalcolmKaliteKalite yönetim sistemi+3
Gözde Paköz
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

İlaç dağıtım sektöründe müşteri memnuniyeti ve bir uygulama

Günümüzde işletmeler artan rekabet, gelişen teknoloji, daha fazla seçenek gibi nedenlerle müşterilerin beklentilerine cevap vermek için sürekli yenilenmek ve gelişime ayak uydurmak durumundadırlar. Modern işletmecilik anlayışı; işletmenin bütününün müşteri yönlü olmasını, müşterinin istek ve ihtiyacına göre hareket etmesini gerektirmektedir. İşletmeler artık müşteri isteklerine yönelmek, çalışmalarına bu doğrultuda şekil vermek, onun isteklerini karşılamak için yeni yol ve yöntemler bulmak zorunda kalmış, müşteri ile ortak olmanın önemini anlamışlardır. Bununla birlikte Kalite kavramı, yoğun rekabet ortamında avantaj sağlamak isteyen kuruluşlarca yaygın olarak kullanılmaktadır. Üretim sektörünün yanında hizmet sektörü de Toplam Kalite Yönetimi anlayışını hızla benimsemiş ve uygulamaya başlamıştır.İnsanları bir konuda memnun etmenin çok zor bir olay olduğu bilinen bir gerçektir. Memnuniyet boyutuna bir de bedel ödendiği zaman bu olay daha da zorlaşır. Müşteri ödediği bedelin karşılığını fazlasıyla almak ister. Bu da satıcının işini zorlaştırır. Bu nedenle, satıcının ilgili taraflara, aldığı bedelin karşılığından daha fazla hizmet vermesi beklenir.Tüm bunlardan yola çıkarak olası müşteri memnuniyeti ve müşteri şikayetlerinin ortaya konduğu çalışma, sonuç ve öneriler ile bitirilmiştir.Anahtar Kelimeler: 1) Toplam Kalite Yönetimi 2) Kalite 3) Müşteri4) Müşteri Memnuniyeti

DağıtımKaliteKalite yönetimi+4
Yunus Özdağ
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

İşletmelerde örgüt kültürü ve örgütsel değerlerin iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarına etkisi üzerine bir araştırma

Dünya ekonomisinde bilgi toplumu olma sürecinde yaşanan değişime bağlı olarak 1990 sonrası dönemde insani kalkınmanın ön plana çıkmasıyla birlikte insan sermayesi unsurlarından sağlık ve iş güvenliği giderek artan bir önem içermektedir. Kalkınma anlayışındaki değişime bağlı olarak Türkiye ekonomisinde de iş güvenliği önemli bir kavram olarak dikkat çekmektedir.Yaşanan iş kazalarının maliyet yükü ve sosyal yükü işletmeleri, devleti ve işçi örgütlerini iş güvenliği üzerine odaklanmaya yöneltmiştir. Uygulamada genelde tehlike ve risk analizinin arkasından yapılan risk yönetimi ile riski ortadan kaldırma, transfer etme ve kontrol altında tutma uygulamaları görülmektedir. Ancak, yine işletmelerde iş güvenliği uygulamalarına tam katılım gerçekleşememektedir. Devletin denetim eksikliğinden kaynaklı olarak işletmeler, yasaların sadece bir zorunluluk olduğundan fazlasını düşünmemektedir. Bu nedenle, iş güvenliği uygulamalarıyla birlikte bir iş güvenliği kültürü oluşturulması gerekmektedir. Etkin bir iş güvenliği kültürü için öncelikle işletme örgüt kültürünü tanımlamalıdır. Hepsinin oluşturulması ve etkin işletilmesinin temelinde ise örgütsel değerler yatar. Çalışanların değerlerine uygun uygulamalar ve kurallar seti, bu kurallar ve uygulamaların daha çabuk kabul görmesini sağlar.Çalışmanın birinci bölümünde örgüt kültürü ve örgütsel değerler, iş güvenliği ve iş güvenliği kültürüyle ilgili temel kavramlar açıklanmıştır. Ayrıca örgütsel değerler ile örgüt kültürü arasında ilişkilendirme yapılmıştır.İkinci bölümünde ise iş güvenliği ile ilgili temel kavramlar, iş kazalarının nedenleri ve modelleri, iş güvenliği uygulamaları üzerinde durulmuştur.Üçüncü bölümde, Düzce ilinde 50 ve üzerinde işçi çalıştıran işletmelere ve işçilerine uygulanan anketin analizleri açıklanmıştır. Araştırmada örgütsel değerlerin örgüt kültürü üzerine etkisini ve işletmelerde iş güvenliği uygulamaları arasındaki bağı açıklamaya çalışılmıştır.

GüvenlikSağlıkÖrgüt kültürü+4
Okan Bütüner
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

İş sağlığı ve güvenliği yönetim sistemi?TS 18001: 2004'e REACH kimyasallar politikalarının etkileri ve bir risk değerlendirme modeli kurulumu

TS 18001:2004 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi; çalışanları iş kazası ve meslek hastalıklarından korumak, çalışanlara daha iyi ve güvenli bir çalışma ortamı sağlamak için yapılan sistemli çalışmaları içeren bir yaklaşımdır.Kuruluşlar; günümüz rekabet koşullarında ayakta kalabilmek için hem çalışanlarının güvenliğini sağlayıcı hem de Avrupa Birliği Direktiflerine uyum sağlayıcı çalışmalar yapmaktadırlar. AB'ye uyum çalışmaları içinde kimyaların kayıt altına alınıp değerlendirilmesini öngören REACH direktifi, şirketlerin ihracat yapabilmeleri için gerekli olmakla birlikte çalışanların sağlığı açısından da önemlidir.Bu çalışmada; REACH direktifinin TS 18001 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi üzerine ne gibi etkileri olabileceği sorusuna yanıt aranmıştır ve REACH kapsamında bir risk değerlendirme yöntemine yer verilmiştir. Bu tez, REACH'e kayıt olma aşamasında olan firmalara yol gösterici niteliktedir.

Meslek hastalıklarıRiskRisk değerlendirmesi+3
Beril Kuleli
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

TS EN ISO/IEC 17025 laboratuvar akreditasyonu ve bir uygulama

Son yıllarda kalite, standardizasyon ve akreditasyon kavramları daha iç içe kullanılır duruma gelmiştir.Uluslar arası ticarette ürünlerin ve hizmetlerin serbest dolaşımı için DTÖ (Dünya Ticaret Örgütü) tarafından yürütülen `Ticarette Teknik Engellerin Kaldırılması' çalışmalarıyla birlikte akreditasyonun önemi her geçen gün artmaktadır. Global pazarlarda daha büyük paya sahip olabilmek daha güvenilir ve yetkin olmakla mümkündür. Bu nedenle uygunluk değerlendirme kuruluşlarının akreditasyonu aranan koşul haline gelmiştir.Laboratuvar sektörü hizmet sektörüdür. Laboratuvarların çalışma birimlerine göre, ilgili bakanlıkların çıkardığı yönetmeliklerle, laboratuvar akreditasyonu ve tescilinin önemi görülmektedir. Bazı bakanlıklar, akreditasyonu zorunlu kılmaktadır. Deney raporlarının güvenilirliği ve raporların geçerliliği akredite bir laboratuar olmayı gerektirmektedir. Bunun için ise, yetkin akreditasyon kuruluşu TÜRKAK tarafından, akredite olmak gerektirmektedir. Ön yeterlilik ve yeterlilik, hazırlanan dokümanlarla, ilgili bakanlık tarafından yapılacak denetimde başarılı olmaya bağlıdır.Tüm bu bilgiler doğrultusunda, laboratuvar akreditasyonu üzerine bir çalışma yapılmıştır. Çalışmanın asıl amacı, akredite olmak isteyen laboratuarlara rehber niteliğinde bir kaynak sunabilmektir. Bunun yanı sıra, literatüre bakıldığında, TS EN ISO/IEC 17025 standardı ve uygulama çalışmalarının çok az sayıda olması da, konunun öneminin anlaşılması için, bir diğer amaç olmuştur.Yapılan çalışma 3 ana bölümden oluşmaktadır.Birinci bölümde; kalite ve standardizasyon hakkında literatür araştırması, standardizasyonun yaşamımızdaki yeri, ISO 17025 standardının tarihçesi ve yararları hakkında bilgi verilmiştir.İkinci bölümde; akreditasyon kavramı, akreditasyon kuruluşları, akreditasyon süreci ve basamakları, akreditasyonun uluslar arası boyutu hakkında bilgiler görülebilmektedir.Üçüncü bölümde ise; Uygulama laboratuvarının tanıtımı ve ISO 17025 standardının kurulumu ve örnekleri yer almaktadır.Anahtar Kelimeler: DTÖ Dünya Ticaret Örgütü, Laboratuar Sektörü, Standardizasyon, Akreditasyon, TS EN ISO/IEC 17025, Ön Yeterlilik, Yeterlilik, TÜRKAK.

AkreditasyonDünya Ticaret ÖrgütüISO 17025+4
Duygu Üregil
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye' de dış ticaretin çevre üzerine etkisi ve kirlilik sığınakları hipotezi: Çevre yönetim sistemi (İSO 14001) ve ekonometrik bulgular

Dış ticaret ve çevre ararsındaki ilişki, dış ticaretin serbestleşmesi sürecinde çevre problemlerinin gündeme gelmesiyle birlikte, en önemli konulardan birisi haline gelmiştir. Özellikle ticaretin serbestleşmesi ile birlikte çevre kanunlarının sıkı olmayışı gibi birçok nedenden dolayı, kirli endüstrilerin gelişmiş ülkelerden gelişmekte olan ülkelere doğru kayması ve gelişmekte olan ülkelerde kirlilik emisyonlarının artması söz konusu olmuştur. Literatürde Kirlilik Sığınakları Hipotezi ile açıklanan bu durum çalışmaların bu alanda yoğunlaşmasını teşvik etmiştir.Bu çalışmanın amacı, dış ticaretin çevre üzerine etkilerini kirlilik sığınakları hipotezi çerçevesinde incelemektir. Türkiye için kirlilik sığınakları hipotezini analiz eden çalışmaların çok fazla olmaması bu çalışmanın yapılış amacını desteklemektedir. Ayrıca bu alandaki çoğu çalışmanın veri kısıtlılığından dolayı sıkıntı yaşamaları ve zaman serisi ekonometrisi gibi yöntemlerden yararlanamamaları yine bu çalışmanın yapılma nedenleri arasında söylenebilir. Türkiye için kirlilik sığınakları hipotezinin sınanması bu çalışmada iki uygulama ile yapılmıştır. İlk uygulamada serbest dış ticaretin çevre üzerine etkileri olan ölçek etkisi, teknik etki ve yapısal etkiyi belirlemek için zaman serisi ekonometrisi kullanılmıştır. İkinci uygulamada Çevre Yönetim Sistemi (ISO 14001) dikkate alınarak, bu çalışma için seçilmiş Türkiye'de faaliyet gösteren beş kirli endüstrinin çevre yönetim sistemi (ISO 14001) belgesine sahip olup olmamalarının betimsel olarak incelenmesi yapılmıştır.Zaman serisi ekonometrisinin kullanıldığı birinci uygulamada, ticaretin serbestleşmesi ile ticaret aktivitelerindeki ve gelirdeki artışın kirlilik emisyonlarını düşürdüğü bulunmuştur. İkinci uygulamada ise bu çalışma için belirlenen ve Türkiye'de faaliyet gösteren beş kirli endüstrinin, incelenen örneklem içerisinde büyük çoğunluğunun çevre yönetim sistemi (ISO 14001) belgesine sahip oldukları tespit edilmiştir. Bu tezin bulguları, serbest dış ticaretin çevreye zarar vermediği aksine çevre için yararlı olduğunu ve Türkiye için kirlilik sığınakları hipotezinin geçerli olmadığı yönünde çıkmıştır.

ISO 14001Kirlilik sığınakları hipoteziUluslararası ticaret+5
Pınar Işıldar
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Web tabanlı simülasyon oyunu (WeBLOG) aşamalarının kullanılarak yalın üretim sisteminin hizmet sektöründe uygulanması üzerine bir araştırma

Kalite Yönetimi ProgramıYalın üretim yöntemi sadece bir üretim yöntemi değil, çalışan ile dost bir sistemdir. Yalın üretimde çalışanların rolü ve yetki alanı genişlemektedir. Bir anlamda görev işçisinin yerini bilgi işçisi almıştır. Bunun gerçekleşebilmesi için ise eğitim önkoşuldur.Teknolojik gelişmelere paralel olarak değişen geleneksel eğitim sisteminin yerini günümüzde Bilgisayar Destekli Eğitim almıştır. Günümüzde bilgisayar ile yapılan eğitim yöntemlerinden en popülerlik kazanan şekli simülasyon oyunlarıdır. Simülasyonlar, kullanıcıların olaylar ve süreçler hakkında kendi bilişsel modellerini oluşturmasını, araştırmasını, uygulamasını ve bilgilerini etkili bir şekilde geliştirmesini amaçlar. Zaman ve mekân sınırı olmadan bireysel ya da işbirlikli iletişim kurulmasına olanak sağlayan web ortamı, öğrenme sürecini daha etkili hale getirmektedir. Üretim sisteminde yapılacak olan dönüşüm radikal bir zihniyet gerektirdiğinden, etkili bir şekilde öğrenme çok önemlidir. Bilgisayarları ve interneti dahil eden simülasyon oyunları son yıllarda gözde araştırma konusu olmuştur.Bu araştırmada teknolojinin gelişimi ile birlikte üretim ve üretim dışı sistemlerdeki değişim, eğitimin rolü ve eğitim yöntemleri ele alınarak, yalın üretim sistemi eğitiminin web ortamında verilmesi ve sonuçları tartışılmıştır.Anahtar Kelimeler : Yalın Üretim, Bilgisayar Destekli Eğitim, Simülasyon Oyunları, Dönüşüm, Web Tabanlı Yalın Ofis Simülasyon Oyunu.

BenzetimEğitimEğitim yöntemleri+7
Tülay Gümüş Çam
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Hizmet işletmelerinde altı sigma ve otelcilik sektöründe uygulaması

Günümüz işletmelerinin çalışma koşulları geçmiş dönemlere oranla çok daha karmaşıktır. Bunun temel sebebi işletmenin karşısında her geçen gün daha nitelikli ürün arayan ve bilinç düzeyi yükselen bir tüketici kitlesi bulmasıdır.Bu anlamda özellikle 1960'lardan sonra kalite ve kalite kontrolü kavramı işletme ve endüstri ilişkileri alanında kendine önemli bir yer bulmuştur.Kalite araştırmalarının, kendi içinde bir bilim dalı haline gelmesinin ardından pek çok kalite çalışma tekniği ortaya çıkmıştır. Günümüzde bunun en yaygın kullanılanı altı sigmadır. Bu teknik sonuca (çıktıya) odaklanmak yerine tüm üretim süreçlerini ele alarak hangi üretim noktasında ürünün, amaçlanan spesifikasyonlara uymadığını belirleyerek anında sürece müdahale imkanı verir.6 sigma, salt bir ürünün kalitesinin kontrol edilmesi değil, başlı başına bir yönetim stratejisidir. İşletmedeki yönetim biçiminde, çalışan ilişkilerinde ve üretim süreçlerinde kökten değişim yapılmasına zemin hazırlar. Ancak ne var ki geçmişten günümüze altı sigma hep üretim sektörünü ilgilendiren bir sistem olarak yanlış algılanmıştır. Oysa altı sigma hizmet sektöründe de sorunlara oldukça etkili çözümler sunmaktadır.Yapmış olduğum bu tez altı sigmanın sadece üretim yapan işletmelerle ilgili bir sistem olmadığını göstermeye ve bu konudaki araştırma boşluğunu doldurmaya yöneliktir. Bu kapsamda tezde altı sigma özellikle hizmet sektörü ile ilişkilendirilerek anlatılmıştır. Tezin son bölümünde ise ülkemizin önde gelen otellerinden The Marmara otelinde uygulamaya yer verilmiştir.Anahtar kelimeler: Altı sigma, hizmet sektörü, Kalite.

Altı sigma yöntemiHizmet işletmeleriHizmet sektörü+1
Aydok Moralıoğlu
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Endüstri meslek liselerinde çalışan memnuniyetine yönelik bir inceleme

Günümüzde bilimsel gelişmeler çok hızlı bir şekilde ilerlemektedir. Bilimsel gelişmelerin hızlı gerçekleşmesi, teknolojik gelişmelerin de hızlanmasını sağlamıştır. Bu gelişmeler insan davranışları üzerinde de önemli değişiklikler ortaya çıkarmaktadır. İnsanlık hızlı bir şekilde tüketim toplumuna dönüşmektedir.Yeniliklerin hızlı olması, sahip olunan değerlerin çabuk eskimesine yol açmaktadır. Bu nedenle ürün ve hizmetlerde farklılaştırma ön plana çıkmaktadır. Yok edici bir rekabet ortamı hüküm sürmektedir.Bilimsel ve teknolojik gelişmelerin hızlı olması, ortak aklı kullanmayı zorunlu kılmaktadır. Bu nedenle ekip çalışması günümüzde büyük önem kazanmıştır. Kurumsal Firmaların iş ilanlarında ekip çalışmasına yatkınlık aranan standart özelliklerden biridir.Toplam Kalite Yönetimi yaklaşımı firma veya kurumların gelişmesinde, sürdürülebilir rekabeti sağlamalarında, uzun dönemde karlılığı korumada ve müşteri memnuniyeti oluşturmada bilimsel yöntemlere sahip bir yönetim yaklaşımı olarak ön plana çıkmaktadır.Ülkemizde T.K.Y. özel sektörden sonra kamuda da uygulanmaya başlanmıştır. Eğitimde TKY uygulamaları oldukça yenidir.Bu çalışmada ülkemizdeki Endüstri Meslek Liselerinde uygulanmaya çalışılan Toplam Kalite Yönetimi uygulamaları, dünyada ve Türkiye'de uygulanan modeller üzerinde incelemeler yapılmıştır.

Endüstri meslek liseleriLiselerToplam kalite yönetimi+1
Mehmet Uysal
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

İşletmelerde sosyal sorumluluk faaliyetlerinin çalışanların performansına etkileri üzerine bir araştırma

Sosyal sorumluluk kavramı, özünde tüm bireylerin ve kurumların çevreye ve topluma karşı yapması gerekenler olduğunu ifade ederken genelde daha çok işletmelerin sosyal sorumlulukları anlamında kullanılmaktadır. Fakat zamanla işletmelerin sorumluluk alanları genişlemiştir. İşletmelerden beklenen artık çevre sorunları, çalışan hakları, insan hakları vb. konularda asgari standartların ötesinde çalışmalar yapmasıdır.Çalışmanın verileri, Manisa Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren dört firmada yapılmıştır ve 119 çalışandan geri dönüş alınmıştır. Anketin uygulandığı firmalar farklı sektörlerde yer almaktadır. Sektör bazında bakıldığında firmalardan bir tanesi panjur ve alüminyum, iki tanesi otomotiv ve bir tanesi de ağır iş makinesi yedek parça üretimindedir. Çalışmanın hipotezleri frekans, faktör analizleri yoluyla test edilmiştir.Araştırma sonucunda, işletmelerin çalışanlara karsı sosyal sorumluluklarının çalışan performansı üzerinde etkili olduğu bulunmuştur. Çalışanlara karsı sosyal sorumluluğu oluşturan değişkenlerden, işyerinde sağlıklı ve güvenli çalışma koşulları sağlama, disiplini sağlama, ücret, işin yapısı en güçlü etkiye sahip değişkenler olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu faaliyetler sadece SA 8000'i değil çalışan performansını da olumlu yönde etkilediği gözlemlenmiştir.Anahtar Kelimeler: 1) Sosyal Sorumluluk, 2) Performans Kriterleri, 3) Çalışan Performansı, 4) SA 8000 Sosyal Sorumluluk Standardı

PerformansPerformans değerlendirmeSosyal sorumluluk+1
Alper Öztürk
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Çalışan başarısının artırılmasında performans ölçme değerlendirme ve ödüllendirme sistemi: Güven timleri üzerine bir inceleme

Toplam kalite yönetimi; süreçlerin, ürünlerin ve hizmetlerin sürekli iyileştirilmesi yoluyla, müşteri memnuniyeti ve çalışanların bağlılığını sağlayan bir yönetim felsefesidir. Bu yönetim anlayışında müşterilerin istek ve beklentileri doğrultusunda ürün ve hizmetlerin kalitesinin yükseltilmesi ve verimliliğin artırılması hedeflenmektedir.TKY'de belirlenen hedeflerin gerçekleştirilmesini sağlayacak kalite ve verimlilik anlayışı, değişim ve sürekli gelişim inancı, örgüt bütününde kabullenilmeli ve bu inanç örgütün performans anlayışına yerleştirilmelidir. Yönetici ve astlara amaçların iletilmesi, uygulamalar sonucu kontrol ve geri dönüşümler için performans değerlendirme sistemleri oluşturulur.Çeşitli kavramlarla anlatılan performans değerleme, belli bir hizmet sunan, görevi yerine getiren kişi ya da kurumların bu hizmet ve görevi ne düzeyde geçekleştirdiğini tespitine yönelik sistemli çalışmalardır.Bu çalışma iç güvenliğin ve huzurun sağlanması ile görevli yaklaşık 200000 mensubu ile hizmet veren Emniyet Teşkilatı içerisinde İzmir Emniyet Müdürlüğü Güven Timlerinde uygulanan performans değerleme sisteminin literatürdeki performans değerleme sistemleri ile karşılaştırma, sistemin çalışanlar üzerindeki etkisini ortaya koymayı amaçlamıştır.Çalışma iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde literatür taramasına bağlı olarak performans, ölçme, ödüllendirme ve performans değerleme kavramları üzerinde durularak kamuda ve Emniyet Teşkilatında performans değerleme incelenmiştir. İkinci bölümde evren olarak seçilen İzmir Emniyet Müdürlüğü Güven Timleri performans değerleme sistemi incelenmiş, alan araştırması mülakat tekniği ile desteklenmiştir.Yapılan çalışma ile uygulanan sistemin olumlu/olumsuz yönleri ortaya konularak sonuç bölümünde genel bir değerlendirme yapılmış ve öneriler getirilmiştir.

BaşarıPerformansPerformans değerlendirme+5
Ümit Can
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Hasta güvenliği kültürü ile kalite yönetim sistemi arasındaki ilişkinin analizi

Günümüz toplumlarının sosyo-ekonomik gelişme düzeylerinin en önemli göstergelerinden birisi de sağlık hizmetlerinin sunumudur. Risk faktörünün yüksek olması nedeniyle, hasta güvenliği kültürünün yerleştirilmesi ve geliştirilmesi, sağlık hizmeti veren kurumların başarısında önemli bir yer tutmaktadır. Güçlü güvenlik kültürleri, bireylere zarar verebilecek hataların önlenmesinde kurum kültürü ile birbirini tamamlayıcı birer unsurdur.Son yıllarda sağlık hizmetlerinin verimli ve kaliteli bir şekilde sunulabilmesi için Toplam Kalite Yönetimi uygulamaları hız kazanmıştır. Bu çalışmada, hastanelerde uygulanan kalite yönetim sistemlerinin hasta güvenliği kültürü üzerindeki etkisi incelenmiştir. Birinci bölümde sağlıkta kalite ve hastanelerde uygulanan kalite sistemleri, ikinci bölümde kurum kültürü ve hasta güvenliği kültürü üzerinde durulmuştur. Son bölümde ise, hastanelere yönelik yapılan araştırmada elde edilen verilerin analiz ve değerlendirmeleri yer almaktadır.

Ali Çakır
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Servis ve yedek parça satışı gerçekleştiren bir hizmet işletmesinin satış sürecinde altı sigma metodu ve bir uygulama

Günümüzün küreselleşen dünyasında yaşam şartlarının her geçen gün değişmesinden, şirketler de kendi paylarına düşeni almaktadır. Rekabet bugün kaçınılmaz bir gerçektir. Kıyasıya rekabet durumunun oluşması şirketler için bir ölüm kalım savaşı gibi düşünülebilir. Dolayısıyla varlığını başarı ile sürdürmek isteyen her şirket bu savaşta üzerine düşeni yapması gerekmektedir.Müşteri istek ve beklentileri her geçen gün artmaktadır. Bugün müşteriler beklentilerinin üzerine çıkılmasını istemektedirler. Sürekli artan rekabet ve değişen müşteri istekleri, işletmelerin sürekli iyileşme gerçekleştiren, müşteri odaklı ve esnek bir yapıya bürünmelerini mecbur kılmaktadır. İşletmelerin temel amacı, müşteri odaklı, kar sağlayan, kaynakların etkin kullanıldığı süreçler oluşturmak ve bunları en iyi şekilde yönetebilmektir.Altı sigma, süreçteki değişkenliklerin azaltılması yoluyla süreçlerin iyileştirilmesini, hata oranlarının azaltılarak ürün kalitesinin arttırılmasını dolayısıyla müşteri memnuniyetinin artmasını ve kar edilmesini sağlayan bir yaklaşımdır. Tüm bunları gerçekleştirirken verilerden yola çıkar ve istatistiği kullanır. Altı sigma ilk başlarda üretim süreçlerinde uygulansa da, daha sonraları üretim dışı süreçlerde de uygulanmış ve büyük başarılar elde etmiştir.Bu çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde altı sigma kavramı, organizasyon yapısı, aşamaları, altı sigmada kullanılan bazı istatistiksel araçlar, hizmet işletmeleri ve altı sigma ilişkisi anlatılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde pazarlama, satış, servis ve yedek parça kavramları ele alınmış, altı sigmanın satış süreci ile ilişkilendirilmesi gerçekleştirilmiştir. Üçüncü bölüm çalışmanın uygulama aşaması olup servis hizmeti veren ve yedek parça satışı yapan bir hizmet işletmesinde altı sigma yönteminin uygulanması ele alınmıştır ve yapılan çalışmanın sonuçları aktarılmıştır.Anahtar Kelimeler: Altı sigma, Hizmet İşletmesi, Satış, Servis, Yedek Parça

Altı sigma yöntemiHizmet işletmeleriSatış+2
Seçil Çimen
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Yalın üretim tekniklerinden hızlı kalıp değişimi ve bir uygulama

With the increase of production companies and every single company's struggling on its own aiming at surviving, the companies have gotten into a world wide cut ? throat competition. The way of winning in this competition and surviving, is not realizing great investment or having much experience but employing the labour force, the materials, the equipments and time at hand with maximum efficiency. At the present day, not accessing the information but employing the information in the demanded way has gained importance.Lean production system is confronted as a consequence of the search for effectuating the cheapest and flawless production on a basis one to one compatible with the demand of the customer, with the least dissipation and resource, in the shortest time possible. This demand has become noticeable to a large extent due to the growth of globalization, the fact that the customers require the products best fitting their demand, not settling for the same type of products, the fact that, with the advancement of technology, the customers can purchase whatever product they require from whichever country of the world they want and in the light of all these developments, due to the increase in rivalry.Lean production approach is a magnificent entirety of techniques which can cover the requirements of the producers, starting business by altering the way of thinking.This study consists of four sections. In the first section, general information such as lean production approach, the features and benefits of this approach have been mentioned. In the second section, information such as primary lean production techniques and the purposes for which these techniques are used and their yields have been stated. In the third section, one of the lean production techniques, the SMED technique, has been discussed and processed in a detailed way. In the final section of the study, on the other hand, being the application phase, the implementation of the SMED technique in a company making paper food packaging is dealt with and the results of the study made are conveyed.Key words: Lean Production, Value, Waste, SMED, Time

Yalın yönetimYalın üretim
Hande Filiz
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

ISO 22000 gıda güvenliği yönetim sistemi'nin tedarik zinciri yönetimi açısından değerlendirilmesi ve güçlendirilmesi gereken ortak noktaların ortaya konması

Günümüzde işletmeler, pazarı müşteri taleplerinin yönettiğinin bilincindedirler. Bu yüzden her işletme için önemli olan müşteri memnuniyetini sağlamaktır. Müşteri memnuniyetini sağlamak için işletme kaliteli ürün ya da hizmet sunmak zorundadır. Bu nedenle kalite yönetimi, işletmeler için daha fazla önem kazanmıştır. Bunu sağlamak için ise pek çok işletmede Kalite Yönetim Sistemi uygulamak bir gereksinim halini almıştır.Bütün sektörler için geçerli olan bu durum gıda sektörü için ürün, insan sağlığını doğrudan etkilediğinden dolayı yaşamsal bir önem taşır. Dünyada pek çok gıda standardı çıkartılmıştır. Hepsi müşteriye güvenli ürün ulaştırmayı amaçlamaktadır. Ancak bütün dünyada geçerliliği olan bir standart olmadığından en geniş kapsamlı gıda standardı olan ISO 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi standardı yayınlanmıştır. Bu sistem dünya çapında güvenli gıda tedarik edilmesini sağlamak amacıyla düzenlenmiş bir standarttır.Tedarik Zinciri Yönetimi ise yine ISO 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi gibi müşteri memnuniyetini ve bunun yanı sıra maliyet avantajını sağlamaya yönelik uygulanan, tedarik zinciri boyunca bütün yürütücüleri ilgilendiren bir yönetim sistemidir.Bu tezde kalite ve kalite yönetim sistemi kavramları açıklanmış, gıda standartları, Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi ve Tedarik Zinciri Yönetimi'nden bahsedilerek ISO 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi ve Tedarik Zinciri Yönetimi arasındaki ilişki ortaya konmuştur.Anahtar Kelimeler: Gıda Güvenliği, Kalite, Tedarik Zinciri

Gıda güvenliğiKaliteTedarik zinciri
Selin Uzeken
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Tedarik zinciri yönetiminde soğuk lojistik uygulamalarının etkinliğinin arttırılmasına yönelik bir çalışma

Tedarik zinciri yönetimi ve lojistik yönetimi son yıllarda işletmelere rekabet açısından önemli avantajlar getirmektedir. Lojistiğin bir alt dalı olarak karşımıza çıkan soğuk lojistik yönetimi özel bir ihtisas alanıdır. Çabuk bozulabilen gıdaların özellikleri nedeniyle hammaddenin tedarik edilmesinden başlayarak tüketim aşamasına kadarki tüm süreçlerde soğuk zincirin bozulmaması gerekmektedir. Soğuk lojistik yönetimini etkileyen faktörler arasında sıcaklıkta meydana gelen sapmalar, ürünlerin raf ömrü veya depolamada oluşabilecek aksaklıklar yer almaktadır. Bir dağıtım merkezinde çabuk bozulabilen gıda ürünlerinin depolanmasını etkileyen faktörler arasında depo dizaynının gıdaya uygun şekilde tasarlanmış olması da yer almaktadır. Soğuk lojistik yönetiminin etkinliğinin arttırılması için; bilgi teknolojileri kullanımı, dış kaynak kullanımı ve tedarik zinciri entegrasyonu gerekmektedir. Bu tez çalışmasında, tedarik zinciri yönetiminde soğuk lojistik yönetiminin önemi incelenmektedir. Bir lojistik firmasının soğuk lojistik yönetimi içerisindeki faaliyetlerinden biri olan dağıtım merkezinin mevcut durumu, gelecekteki durumu ve firmaya rakipleri karşısında rekabet avantajı sağlayarak etkinliğin arttırılması için yapması gerekenler irdelenmiştir.Anahtar Kelimeler: Tedarik Zinciri Yönetimi, Lojistik Yönetimi, Soğuk Lojistik, Dağıtım Merkezi.

Ayşe Şen
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgi yönetim modellerinin yapılandırılmasında etkin bir araç: ISO 9000: 2000 kalite yönetim sistemi

Bu çalışma, ISO 9000: 2000 Kalite Yönetim Sisteminin Bilgi Yönetim Modellerinin Yapılandırılmasındaki katkısını ampirik olarak araştırmaktadır. Araştırmada standart bir anket formu kullanılarak farklı sektörlerde faaliyet gösteren 35 firmadan veri toplanmıştır. Analiz sonuçları ISO 9000: 2000 Kalite Yönetim Sisteminin Bilgi Yönetim Modellerinin Yapılandırılmasında katkısı olduğunu ortaya çıkarmıştır.Anahtar Sözcükler: Bilgi Yönetimi, Bilgi Yönetim Modelleri, ISO 9000: 2000 Kalite Yönetim Sistemi.

Didem Güleryüz
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Süreç odaklı kalite maliyetlerinin kalite yönetim sisteminde algısal analizi

Çağımızda hizmet/üretim sektörleri yurtiçi/yurtdışı pazarlarda üstünlük sağlamak için kaliteli ürün ve hizmet üretirken bunu olabildiğince maliyetsiz gerçekleştirmek zorundadır. Başka bir deyişle "önleyici" yaklaşımla, doğru olanlara yatırım ve harcama yapılması gerekmektedir. Artık üreticiler devri değil, müşteriler devri yaşanmaktadır. Üreticiler ?ne kadar üretirsem satarım? anlayışında değil, ?satabileceğim kadar üretmeliyim? anlayışındadırlar. Müşteri beklentilerinin hızlı, kaliteli ve uygun bir fiyatla karşılanabilmesi için organizasyonun bütün süreçlerinin uyum ile çalışması, süreçler arasında bilgi akışının verimli hale getirilmesi ve tekrarların azaltılması gerekmektedir.Değişimin bu kadar hızlı ve acımasız olduğu bir zamanda üretim ve hizmet sektöründe hız, kalite, yaratıcılık ve olabildiğince düşük maliyet en önemli kriterlerdir. İşletmeyi yönetmek anlayışından, kaliteli ürün/hizmetleri yönetmek anlayışına geçilmesi gerekliliği her geçen gün daha da hissedilmektedir. İşletme; ürünleri/hizmetleri, çalışanları, tüm bölümleri ve üretim gereçleri/ekipmanları ile bir bütündür. Fonksiyonel bakış açısı ile tek bir bölüme\departman odaklanan kurumlar ?esneklik? olarak tanımladığımız değişen çevre koşullarına adapte olmakta oldukça zorlanmakta, en önemlisi birbirleri ile etkileşim içinde bulunan diğer faaliyet alanlarını gözden kaçırmaktadırlar. Dolayısı ile kalitenin insana odaklılık, etkinlik ve verimlilik boyutu da oldukça yetersiz kalmaktadır. İşte ISO 9001: 2000 Kalite Yönetim Sistemi Standardına bu bakış açısını değiştirmek için süreç yaklaşımı eklenmiştir. Bu anlamda süreç yönetimi; kurumları bir bütün olarak görmeyi sağlayarak verimlilik ve etkinliğin artması anlamında bir araç olmaktadır. Bu etkin aracın parasal anlamda ifadesi ise, gereksiz tüm maliyetlerin elimine edilmesi için kaynak oluşturan kalite maliyetleri analizi ile gerçekleştirilecektir.Bu çalışmada, hizmet işletmeleri olan ecza depoculuğu sektöründe süreç odaklı kalite maliyetleri analizinin; ISO 9001:2000 Kalite Yönetim sistemi, süreç yönetimi ve çalışanların performans odaklı bağlılıkları ile ilişkisi incelenmiştir. Literatürde daha önce uygulamasına rastlanmamış; ecza depoculuğu sektöründe, kalite maliyetleri analizi kültürünün çalışanlar tarafından algısı üzerinde durulmuş, kurumda uygulanabilirliği analiz edilmiştir.Çalışmanın birinci bölümünde; kalitenin tanımı yapılmış, kalite ile ekonomik göstergelerin ilişkisi üzerinde durulmuş, işletmeler için kalitenin önemi ve kalite geliştirme teknikleri incelenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde; süreç yaklaşımı, süreç yönetimi kavramları üzerinde durulmuş, sistem yaklaşımı ve ISO 9001:2000 kalite yönetim sistemi incelenmiş, süreç yönetimi ve ISO 9001:2000 Kalite Yönetim Sistemi ilişkisi irdelenmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde; maliyet kavramı üzerinde durulmuş; kalite maliyetleri ve kategorilerinin literatür taraması yapılmıştır. Kalite maliyetlerinin, süreç yönetimi ISO 9001:2000 Kalite Yönetim Sistemi ilişkisi incelenmiş; kalite maliyetleri sisteminin kurulumu, raporlandırılması ve iyileştirme yöntemlerinden bahsedilmiş ve performans odaklı bağlılık kavramı açıklanmıştır. Dördüncü ve son bölüm olan uygulamada, çalışma alanı olarak ecza depoculuğu sektöründen kooperatifler seçilmiştir. Anket 3 ecza kooperatifine uygulanmak üzere gönderilmiştir. Bir tanesinden geri dönüş alınabilmiştir. Anket, geri dönüş aldığımız EDAK Ecza Kooperatifinde taşeron personel dışındaki tüm çalışanlara uygulanmıştır. Anket, çalışanlara önleme maliyetleri, ölçme- değerleme maliyetleri, kalite yönetim sistemimiz, başarısızlık maliyetleri, performans odaklı bağlılık olmak üzere, özgün, 6 ölçekte ve 68 maddede sunulmuştur. Çalışma süreç yönetimi, kalite maliyetleri, kalite yönetim sistemi, performans odaklı bağlılık olmak üzerede 4 boyutta incelenmiştir. Anket sorularında 5'li likert tekniği kullanılmıştır. Anketten elde edilen verilerin analizinde SPSS 13.0 programı kullanılmıştır. Sorulara verilen cevapların yapısını inceleyebilmek için tanımlayıcı istatistiklerden yararlanılmıştır. Değişken sayısını azaltmak ve gruplandırılmış faktörleri tanımlayabilmek için faktör analizi, değişkenler arasındaki ilişkinin düzeyini ve yönünü belirleyebilmek için korelasyon analizi yapılmıştır. Regresyon Analizi ile model oluşturularak, bağımlı değişkenler ve onları etkilediği düşünülen bağımsız değişkenler arasındaki ilişki incelenmiştir. Hipotez testlerini gerçekleştirmek için t testi ve anova testleri yapılmıştır. Anova testinde çıkan farklılıkların yönünü belirleyerek yorumlayabilmek için scheffe testi kullanılmıştır.Elde edilen bulgulara göre, çalışanlar tek bir faktör olan kalite yönetim sistemi ölçeğini çalışan kalitesi ve kurum kalitesi olarak; ölçme ?değerleme maliyetleri ölçeğini ise ölçme maliyetleri ve değerleme maliyetleri olarak iki farklı boyutta algılamışlardır. Çalışanların yaşlarına göre değerleme maliyetlerini, önleme maliyetlerini, kurum kalitesini ve süreç yönetimini algılamalarında farklılık vardır. 30?39 yaş aralığındaki çalışanların verdikleri cevapların ortalamaları diğer yaş ortalamalarına göre oldukça düşük çıkmıştır. Çalışanların cinsiyetlerine göre, bayanların dışsal başarısızlık maliyetleri cevaplarının ortalamalarının erkeklere göre daha yüksek olduğu görülmüştür. Bu sonucu, dış müşteri ile temasta olan çalışanların erkek yoğunlukta olması ve müşteri şikâyetleri ile daha fazla karşılaşmaları ile açıklayabiliriz. Çalışanların eğitim durumlarına göre, değerleme maliyetlerini, önleme maliyetlerini, kurum kalitesini algılamalarında farklılık çıkmıştır. Üniversite mezunu çalışanların verdikleri cevap ortalamaları diğer eğitim düzeylerine göre oldukça düşük çıkmıştır. Çalışanların departmanlarına göre, değerleme maliyetlerini, önleme maliyetlerini, içsel başarısızlık maliyetlerini ve kurum kalitesini algılayışlarında farklılık çıkmıştır. İdari kadrolarda çalışanların verdikleri cevap ortalamaları diğer kadro çalışanlarına göre düşük çıkmıştır. Çalışmanın diğer bir sonucu, kalite maliyetlerinin çok iyi analiz edilmesinin kurumlar da en sağlıklı bağlılık bicimi olarak kabul edilen duygusal bağlılık ile olan pozitif yönde ilişkisidir. Kurumlarda olması istenmeyen devam bağlılığı ile kalite maliyetlerinin çok iyi analiz edilmesinin hiçbir ilişkisi çıkmamıştır.Çalışmanın en önemli sonucu kalite maliyetleri analizinin, süreç yönetimi, kalite yönetim sistemi ve performans odaklı bağlılık ile olan pozitif yönde güçlü ilişkisidir.Anahtar Kelimeler: 1) Kalite 2) ISO 9001:2000 Kalite Yönetim Sistemi 3) Kalite Maliyetleri 5) Süreç Yönetimi 6) Performans Odaklı Bağlılık 7) Verimlilik 8) Maliyet 9) Örgütsel Bağlılık

KaliteKalite geliştirmeKalite güvence yöntemleri+7
Arzu Bodur
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Üretim süreçlerinde iyileştirme alanlarının belirlenmesi için altı sigma araçlarının kullanılması

Küreselleşme ile birlikte hızla artan küresel rekabette ayakta kalabilmek, değişen pazar şartlarına uyum sağlayabilmek, farklılaşan müşteri beklentilerini etkin şekilde karşılayabilmek; ancak yenilik ve iyileştirmelere açık olunarak ve bu iki olguyu işletme süreçlerinde etkin şekilde uygulayarak sağlanabilir. Bu bilinçle hareket eden işletmeler; rakiplerine oranla kalite ve verimlilik performanslarını daha hızlı arttırabilmek ve bulundukları sektörde anlamlı bir fark yaratabilmek adına, uzun yıllardır çeşitli kalite yaklaşımlarını benimsemiş ve bu yaklaşımlara ait teknikleri süreçlerinde uygulamışlardır. Altı Sigma tekniği, uzman bir ekip ile bu amaçlara ulaşmanın güzel bir örneğidir.Bu çalışmada, öncelikle Altı Sigma temel kavramlarından söz edilerek, tanımlayıcı bilgiler verilmiştir. Sonrasında, elektronik kart tasarımı ve üretimi yapan bir işletmede üretim ve kalite kontrol süreçleri birlikte ele alınarak; bu süreçlere ait müşteri geri dönüşlerine, yeniden işlemelere ve hurdalara neden olan hata kaynaklarının analizi yapılmış ve tekniğe ait araçların kullanımı ile nedenleri ortadan kaldırıcı yönde bir uygulama gerçekleştirilmiştir. Uygulama sonunda üretim ve kalite süreçlerinin sigma seviyesinin yükseltilmesi, hatalı ürün miktarının azaltılması amaçlanmıştır.

Altı sigma yöntemiSüreç analiziSüreç iyileştirme+1
Şule Bülbül
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık işletmelerinde kalite ve akreditasyon, ISO 15189:2003 uygulaması

Günümüzde Kalite kavramı, yoğun rekabet ortamında avantaj sağlamak isteyen kuruluşlarca yaygın olarak kullanılmaktadır. Üretim sektörünün yanında hizmet sektörü de Toplam Kalite Yönetimi anlayışını hızla benimsemiş ve uygulamaya başlamıştır.Hizmet sektörünün en önemlisi olan Sağlık kuruluşların da Toplam Kalite Yönetimi felsefesi benimsenmiş ve bu doğrultuda sağlık kalitesini güvence altına alacak çalışmalar giderek önem kazanmıştır. Bu çalışmalardan en önemlileri ISO 9001:2000 Kalite Yönetim Sistemi, JCI ve ISO 15189:2003 Tıp Laboratuvarları- Kalite ve Yeterlilik için Özel Gereklilikler?dir.Sağlık kuruluşuna gelen hastaların tamamına yakınının hizmet aldığı, sağlık hizmeti sunumunda zorunlu olan birimlerden biriside Tıbbi Laboratuvarlardır. Laboratuvarların Doğru testin seçilmiş olmasından başlayan, sonucun hastanın kliniği ile ilişkilendirilmesi ile sona eren süreci kontrol altında tutabilmeleri için başvuracakları yol ?Tıbbi Laboratuvar Akreditasyonu?dur. Bu sayede test sonuçlarının hem hasta hem de tedaviden sorumlu olan hekim açısından güvence altına alınması sağlanmaktadır. Bu çalışmada bir uygulama araştırma hastanesinin merkez laboratuarındaki ISO 15189:2003 Akreditasyon sisteminin kurulmasına yer verilmiştir.

Fatih Karabulut
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Yönetim sistemlerinin sürdürebilirliğinin sağlanması için kullanılan modeller üzerine bir araştırma

Kalite kavramının gereklilik olduğu rekabetçi günümüz piyasa koşullarında fark yaratabilmek adına işletmeler özverili bir şekilde, geleneksel yönetim modellerinden sıyrılarak yenilikçi yaklaşımların takipçisi olmayı seçmektedir. Bu farkındalık işletmelere bu zorlu yarışta ayakta kalma gücü vermektedir. Kalite kavramının ve bu kavram ışığında geliştirilen standart ve modellerin sürdürebilmesi işletmelerin bu zorlu süreçte her zaman bir adım önde olmasını sağlamaktadır.Bu çalışmada bir kuruluşta kalite sistemi anlayışının sürdürülebilmesi ve etkin olarak kullanılabilmesi için bir yol haritası oluşturulmuştur. Bu amaçla ISO 9001:2000 Kalite Yönetim Sistemi Maddeleri sürdürebilirlik çerçevesinde yeniden yorumlanmış ve farklı noktalarına dikkat çekilmeye çalışılmıştır.

Evrim Tekin
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Kuruluşlarda sürekli iyileştirmenin değerlendirilmesi üzerine bir araştırma

Bu çalışma organizasyonlarda yürütülen sürekli iyileştirmenin çalışmalarının uygulanması, izlenmesi, değerlendirilmesi ve denetimi için kullanılabilecek strateji ve yöntemlerle ilgilidir. Sürekli iyileştirmenin değerlendirilmesi denetimi ve gözden geçirilmesi, şirket içindeki risklerin ve fırsatların raporlanmasıyla yapılacak değişiklerin katma değer sağlayan işler olmasını garanti altına alır. Süreksel iyileştirmenin tetkiki, birçok şirketin arzuladığı devam eden iyileştirmelerin gerçekleştirilmesini sağlar.Birçok yazar sürekli iyileştirme üstüne son 20 yılda birçok şey yazmasına rağmen, hala birçokları sonlanmayan iyileştirme genel kavramını anlayamamışlardır. Halbuki sürekli iyileştirme organizasyona fayda sağlayan devamlı değişiklikler sürecidir.Süreksel iyileştirme tetkiki dört tetkik stratejiden oluşmaktadır. Bunlar süreksel iyileştirmenin sınanması, denetlenmesi, geliştirilmesi için kullanılır.Birincisi; denetçiler, iyileştirmenin (gelişmenin) gerçekleştirildiğini tetkik teknikleri süreci kullanarak kanıtlayabilir. İkincisi; denetçiler, sürecin üzerinde yetersizlikleri, riskleri, ve gelişme fırsatlarını tanımlamayı sağlayacak bir proses tetkiki yürütebilirler. Üçüncüsü; denetçiler, boşluk analizini kullanarak mevcut prosesi TS EN ISO 9004, benchmark çalışmaları gibi mantıklı kriterle karşılaştırıp yönetime bir raporla dönerler. Dördüncüsü; denetçi algılarını kullanarak organizasyonun stratejileri ve politikaları ile süreksel iyileştirmenin başarıyla uygulanıp uygulanmadığını inceler.

Sürekli iyileştirmeToplam kalite yönetimi
Ercan Köse
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Çalışanların özdeğerlendirme, değişim yönetimi ve örgütsel bağlılık algılarının değerlendirilmesi

Bu tez çalışmasında örgütsel bağlılık, değişim yönetimi, çalışanların değişime karşı tutumları ve özdeğerleme kavramları ele alınmış, çalışanların bu kavramları nasıl algıladıklarının ortaya çıkarılması ve kavramların birbirleriyle olan ilişkilerinin açıklanması amaçlanmıştır.Çalışmada alan olarak kamu ve özel sektörden olmak üzere iki hastane seçilmiştir. Anket tekniği ile elde edilen veriler SPSS 13.0 programına yüklenmiş ve istatiksel sonuçlar elde edilmiştir.Çalışma 3 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, kalite, toplam kalite yönetimi ve özdeğerleme kavramları üzerinde durulmuş, özdeğerleme modeli olarak EFQM Modeli incelenmiştir. İkinci bölümde Örgütsel Bağlılık, Örgütsel Değişim, değişim yönetimi kavramları incelenmiştir. Üçüncü ve son bölümde yapılan anketin sonuçları değerlendirilmiş, araştırma sonucu elde edilen istatiksel sonuçlar aktarılmıştır.Elde edilen bulgulara göre; çalışanlar EFQM kavramını sonuçlar, liderlik-strateji, çalışanlar-kaynaklar ve süreçler olmak üzere dört faktörde; Örgütsel bağlılık kavramını Normatif ve Duygusal Bağlılık Olmak üzere iki faktörde; Değişime Direnç kavramını ise geliştirici-iyileştirici, tasarlayıcı-sürdürülebilir, yenilikçi-yatırımcı olmak üzere üç faktörde algılamışlardır. Örgütsel bağlılık ve EFQM arasında orta derece bir ilişki gözlenmesine karşı Değişime Direnç ve EFQM arasında yüksek derecede bir ilişki saptanmıştır. Çalışanların örgütsel bağlılık algılarının Duygusal Bağlılık yönünde olduğu tespit edilmiş, EFQM ile ilgili algıların EFQM'in Sonuçlar faktörü üzerinde yoğunlaştığı görülmüştür. Çalışanların örgütteki değişim ve yeniliğe karşı izledikleri tutumun daha çok geliştirici ve iyileştirici yönde olduğu tespit edilmiştir.Anahtar Kelimler: 1)Özdeğerleme, 2) Değişim Yönetimi, 3) Örgütsel Bağlılık, 4) Değişime Direnç

Ferhan Türkyılmaz
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Süreç yönetimi ve hizmet sektöründe bir uygulama

Tezde günümüzde olan rekabet ortamında işletmelerin öne geçmesi için sürekli iyileştirme yönteminin nasıl kullanılacağı konusu işlenmiştir. Bankaların rekabet ortamında öne geçmesi için sistemlerinin rakiplerine göre iyi olması gerekmektedir. Bu nedenle sistemsel değişimler, yapılan sistemsel değişimlere uygun yapılandırılmıştır. Bunun yanında görev tanımları da çok önemlidir.Bu çalışmada öncelikle süreç iyileştirme üzerine literatür taraması yapılmıştır. Yapılan literatür çalışmasında sürecin tanımı, süreç haritalama yöntemleri, süreç haritalama adımları üzerine bilgi toplanmıştır. Bu çalışma ile asıl amaçlanan, işin en hatasız ve en kısa sürede yapılması için süreç çalışmalarının hangi sırada ve nasıl yapılacağının anlatılmasıdır.Uygulama çalışması özel bir banka olan ABC Bankasında örnek olay çalışması şeklinde yapılmıştır. Yapılan çalışmada iki tür şube üzerine gözlem yöntemi ve mülakat yöntemi kullanılmıştır. Bu iki şube türünden birinde mevcut şubeler diğerinde iyileştirilmiş şubeler üzerine çalışmalar yapılmıştır. ABC Bankası kredi işlem sistemi ile ilgili bilgiler toplanmış ve bu toplanan bilgiler ışığında kredi işlem süreci sistemsel olarak anlatılmıştır. Süreçler incelenerek iş akış şemaları çıkarılmıştır. İş akışları kredi süreçleri üzerine oluşturulmuştur. Şubelerde yapılan görüşmeler sonucunda derlenen veriler tablo haline getirilerek şube personellerinin iyileştirmeler üzerine düşünceleri alınmış ve yeni iyileştirmeler için önerileri alınmıştır.Yapılan iyileştirmelerin performans değerlendirmesi için iyileştirilen pilot şubelerin kredi performansları ile ilgili grafikler oluşturulmuştur. Oluşturulan grafikler üç aylık dönemi kapsayan başvuru yapılan kredilerin işleme alınması ve iptal edilmesi durumu karşılaştırılması üzerine yapılmıştır. En sonunda da araştırmaya konu olan bankanın iyileştirme yaptığı pilot şubeler hakkında tavsiyelerde bulunulmuştur.Çalışmamız ile süreç iyileştirme yapmış bir hizmet işletmesinin iyileştirilmemiş süreçleriyle iyileştirilmiş süreçleri arasındaki farklar ortaya çıkarılmıştır. Süreç iyileştirme çalışması yapılırken personelinde bu iyileştirme aşamasına dahil edilmesi gerektiği konusunda nasıl bir yol izlenmesi gerektiği anlatılmaya çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Süreç, Süreç yönetimi, İş Süreçlerinin iyileştirilmesi

Pınar Şendikici
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Yiyecek içecek işletmelerinde ISO 22000 gıda güvenliği yönetim sistemi

Bu çalışma, Dokuz Eylül Üniversitesi Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı'na bağlı ISO 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi uygulanmayan mutfaklar ve yemekhanelerde çalışan personel ile, ISO 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi belgesine sahip olan Tıp Fakültesi Hastanesi mutfağında çalışan personelin örgütsel bağlılık, iletişim ve kalite yönetimi doğrultusunda farklılıkları olup olmadığını araştırmak amacıyla yapılmıştır.Araştırmayı yapmak üzere Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğünden gerekli izinler alınarak gıda güvenliği yönetim sistemi, örgütsel bağlılık, iletişim, yönetişim ve kalite yönetimi arasındaki ilişkileri analiz eden bir anket oluşturulmuştur. Anket söz konusu mutfaklara bağlı toplam 141 personele dağıtılmış olup, 104 tanesine katılım olmuş, analizler bu sayı üzerinden yapılmıştır.Analizler için SPSS 16.00 sürümlü paket program kullanılmıştır. Analizler sonucunda Dokuz Eylül Üniversitesi mutfaklarında çalışan personelin cinsiyet, yaş, eğitimi durumu, kıdem yılı ve çalışma statüsü değişkenlerinin ?Güvenli Ürünün Gerçekleştirilmesi, Kontrolü ve İyileştirilmesi?, ?yönetişim? ve ?Gıda Güvenliği Yönetim Sisteminin geçerli kılınması ve doğrulanması? üzerinde etkili olup olmadığı araştırılmıştır. Ölçme aracı olarak 57 soruyu kapsayan ve 2 bölümden oluşan anketin ilk bölümünde, ?Güvenli Ürünün Gerçekleştirilmesi, Kontrolü ve İyileştirilmesi?, ?yönetişim? ve ?Gıda Güvenliği Yönetim Sisteminin Geçerli Kılınması ve Doğrulanması? nı kapsayan 52 soru bulunmaktadır. İkinci bölümde ise Demografik Değerlendirmelerin yer aldığı 5 soru bulunmaktadır. Ankette 5'li likert tipi ölçek kullanılmıştır.Araştırma değişkenlerinden ?Güvenli Ürünün Gerçekleştirilmesi, Kontrolü ve İyileştirilmesi? ile yemekhaneye ilişkin elde edilen sonuçlarda; yemekhanenin ISO 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi belgesi olup olmama durumuna göre anketi cevaplayanların verdikleri cevaplar arasında anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir. Buna göre, anketi cevaplayanların çalıştıkları yemekhaneye göre ?Örgütsel Bağlılık? bağımsız değişkenini algılamaları ve değerlendirmeleri arasında anlamlı bir fark olduğu gözlenmektedir. Anketi cevaplayanların çalıştıkları yemekhanenin ISO 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi belgesi olup olmama durumuna göre ?Yönetişim? bağımsız değişkenini algılamaları ve değerlendirmeleri arasında da anlamlı bir fark olduğu gözlenmektedir. Diğer taraftan, araştırmaya katılanların çalıştıkları yemekhanenin ISO 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi belgesi olup olmama durumuna göre ?GGYS'nin Geçerli Kılınması ve Doğrulanması? bağımsız değişkenini algılamaları ve değerlendirmeleri arasında da anlamlı bir fark olduğu gözlenmektedir.Araştırma sonucunda, mutfaklarda çalışan personelin örgütsel bağlılık düzeyini, örgütün ISO 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi belgesi olup olmaması pozitif yönde etkilemektedir. Mutfaklarda üretilen ürünün kalitesinin güvence altına alınmasında, örgütün ISO 22000 belgesinin olmasının önemli ölçüde payı olduğu, yapılan anket analizleri sonucu ortaya çıkmaktadır, bu bulgu çalışmanın en özgün sonucudur.Anahtar Kavramlar: Örgütsel Bağlılık, Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi, Güvenli Ürün, Kalite Yönetimi.

Gıda güvenliğiKaliteToplam kalite yönetimi+1
Nedim Önbaş
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

ISO 14001:2005 Çevre Yönetim Sistemi'nin çalışanlar tarafından benimsenmesi ve çevre bilinci gelişimine etkisinin araştırılması

Çevre sorunları dünyanın pek çok yerinde, bu arada Türkiye'de son 20?25 yılda güncel yaşama girmiştir. Tüm dünyada ve Türkiye'de çevre sorunları çözümleri aranan sorunlar haline gelmiştir. İşletmeler de çevresel yönetim konusunda çok daha duyarlı ve stratejik davranmaktadırlar. Tüketicilerin yaptığı boykotlar, kaynakların tüketiminin artmasına karşı alınan tedbir duyuruları, yeni iş ihalelerinde çevre boyutlarının ve çevresel performans göstergelerinin belirtilmesinin öne çıkması, yasal zorunluluklar, yetkili kuruluşların politika ve çalışmaları, uluslar arası çevresel gelişimler işletmeleri rekabet piyasasında yer edinebilmek için çevreye karşı duyarlı olmayı, bunun için gereklilikleri sağlamalarını ve sürekliliğini korumayı şart kılmaktadır .Uluslar arası platformda kabul görmüş ve yayınlanmış olan ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi Standardı işletmelerin önemli çevresel konularda bilginin ve yasal şartların dikkate alınarak sağlandığı bir politika ve çevresel amaçları oluşturmasına, geliştirmesine ve sürekliliğini sağlamasına imkân vermek amacıyla, bir çevre yönetim sisteminin şartlarını belirtmektedir. Bununla birlikte yetkili bir kuruluş tarafından işletmelerin bu standardın başarıyla uygulandığının gösterilmesi, ilgili taraflara, uygun bir çevre yönetim sisteminin mevcudiyeti konusunda güvence vermek amacıyla kullanılır.Bu çalışmada; ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi'nin işletmelerin temelini oluşturan çalışanlar tarafından benimsenmesi ve çevre bilinci gelişimine etkisi yapılan bir alan araştırmasıyla incelenmiştir. Sonuç olarak; benimseme ve çevre bilincinin ISO 14001 ÇYS ile birlikte güçlendiği ve getirilerinin güncel hayatı da etkilediği görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Çevre, Çevre Bilinci, ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi, Çalışanların Benimsemesi.

ISO 14001ÇalışanlarÇevre+4
Damla Başaran
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Süreç yetenekleri ve ölçüm sistemleri analizi üzerine bir çalışma

Kalite Yönetim Sistemi içerisinde kaliteyi iyileştirme, verimliliği arttırma ve maliyetlerin düşürme gibi hedeflere ulaşabilmek için süreçler hakkında doğru karar verilmeye çalışılmaktadır. Ölçüm Sistemleri Analizi çalışması, ölçüm yeterlilik çalışması olarak da adlandırılır. Bir ölçüm sürecinin, yeterliliğini belirlemede kullanılır. Ölçüm Sistemleri Analizi çalışmasında, yaygın olarak kullanılan iki faktör vardır: ürün ve operatörler. Süreç sonucunda elde edilen ürünlerde operatörler her bir ürün üzerinde tekrarlı ölçüm yaparlar. Nihai müşteri ve devam eden süreçler içerisinde yanlış bir kararın etkisini, ürün ve ölçüm süreçlerini etkileyen değişkenlerin potansiyel nedenlerini anlamak gerektiğinden, herhangi bir süreç değerlendirme veya iyileştirme çalışmasına başlanmadan önce elde edilen ölçüm verilerinin güvenilir olup olmadığı belirlenmeli ve Ölçüm Sistemleri Analizi yapılmalıdır. Bu çalışmada, parfüm ve esans üretimi yapan bir işletmede maliyetleri azaltmak amacıyla parfüm dolum sürecinde meydana gelen hata türleri ve sayıları incelenmiş ve en fazla yapılan hata türünün hatalı şişe dolumları olduğu tespit edilmiştir. İstatistiksel Kalite Kontrol araçlarından Shewhart Kontrol Kartları ve Süreç Yetenek Analizleri ile ürünlerin spesifikasyon değerlerini karşılayabilme yeteneği incelenmiştir. Süreçte ürün değişkenliğinin etkisi görülmediğinden, gerçekleşen ölçüm değişkenliğinin kaynağını belirleyebilmek için Ölçüm Sistemleri Analizi uygulanmış ve iyileştirme yapılması gereken yerler belirlenmiştir. İyileştirme çalışmalarından sonra sürece, Ölçüm Sistemleri Analizi ve Süreç Yetenek Analizi tekrar uygulanarak süreç tekrar incelenmiş ve iyileştirmelerin maliyete etkisi hesaplanmıştır. Elde edilen bulgulara göre; süreçteki hata sayısı %50'den fazla azalmış bu nedenden dolayı firmanın karı artmış ve sigma seviyesi yükselmiştir.

Kalite kontrolKalite sistemiKalite yönetimi+7
Baran Cebenoyan
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kent içi toplu taşımacılığın bir şekli olan metro hattında hizmet kalitesinin ölçümü

Metro sistemleri günümüzde emniyetli, konforlu, taşıma kapasitesi yüksek, ekonomik ve hızlı ulaşım imkânı sağlayan toplu taşıma araçları içerisinde en fazla kabul gören ve kent içi ulaşımda önemli bir yere sahip olan sistemlerdir. Yaşanan trafik sorununu azaltma potansiyeli bulunan metronun verdiği hizmetin kaliteli olması, kent içi toplu taşımacılığı için önemli bir olgudur. Günümüz küreselleşen dünyasında tüm sektörlerdeki örgütler "toplumun beklenti ve ihtiyaçlarını karşılamak, onlara hizmet etmek" şeklinde ifade edilebilecek mesajlarla halkın ve müşterilerin karşısına çıkmaktadır. Hizmet kalitesi anlayışının, yukarıda saydığımız nedenlerle kent içi ulaşımda önemli bir yere sahip metro sistemlerine uyarlanması kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu çalışmada müşterilerin İzmir Metroda bulunmasını istedikleri ve ihtiyaç duydukları niteliklerin belirlenmesi, bekledikleri ve algıladıkları hizmet kalitesi ölçümü ele alınmaktadır.

Hizmet kalitesiKalite ölçmeMetro+4
Uğur Şimşek
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

EFQM mükemmellik modelinin iş doyumu üzerine etkisinin incelenmesi

20. yüzyılın sonlarına doğru işletmeler, diğer rakipleri ile rekabet edebilmek adına performanslarını, yönetsel etkinliklerini, verimliliklerini ve kalite seviyelerini arttırmak amacıyla değişik yollar aramaya başlamıştır. Yıllar içinde ortaya çıkan kalite ve yönetim sistemlerini geliştirme çabaları zaman içinde iyileşerek farklı metodolojileri ortaya çıkarmıştır. Bu metodolojileri uygulayan firmalar başarılar yakalamış, bu başarıları farklı kriterlere göre belgelemişler ve bu belgeleri prestij unsuru olarak da kullanmışlardır. Tüm bu faaliyetlerin, nitelikli ve hevesli çalışanlar olmadan yapılması imkansız olduğu aşikardır. Çalışanların niteliklerinin her geçen gün daha da firmaların odağına alındığı ve ancak mutlu çalışanlar ile firmaların gelecekleri için yaratıcı fikirler bulabileceği, bu çalışanların işlerini benimsemesi ve özverili bir şekilde çalışmaları sonucu başarılara ulaşılabileceği anlaşılmaktadır. Çalışmanın kapsamında, EFQM mükemmellik kriterleri uygulayan bir işletme içerisinde bulunan çalışanların, model kapsamında uygulan araçlar neticesinde ortaya çıkan memnuniyet veya memnuniyetsizliğin, çalışanların iş doyumlarına yönelik ilişkisi irdelenmiştir. Uygulama dünya çapında bilinirliği olan ve mükemmellik kriterlerini kendisine rol model olarak benimseyen bu kuruluşun Manisa'da faaliyet gösteren fabrikasında çalışanları üzerine EFQM Mükemmellik Modeli kriterlerini ve İş doyumu ölçeğini içeren yapılandırılmış anket tekniği uygulanmıştır. Anket 61 kişi üzerine uygulanmış ve sonuçları uygun istatistiksel yöntemler ile değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda EFQM mükemmellik modeli kriterlerini baz alan ve bunun üzerine süreçlerin yapılandırılmasının, çalışanların iş doyumları üzerine pozitif yönde bir ilişkisi olduğu görülmüştür.

EFQM modeliÇalışanlarİş doyumu
Murat Küçük
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İşletme süreçlerinde yalın tekniklerin kullanılması üzerine bir araştırma

ÖZETYüksek Lisans Teziİşletme Süreçlerinde Yalın Tekniklerin Kullanılması Üzerine Bir AraştırmaEmre SivaslıDokuz Eylül ÜniversitesiSosyal Bilimleri EnstitüsüToplam Kalite Anabilim Dalıİşletmeler, sürekli değişen piyasa koşullarında varlıklarını sürdürmek verekabetçi avantaja sahip olmak için üretimde radikal değişimler yapmakzorundadırlar. Ayrıca teknolojik gelişmeler de pazar ortamında süreklideğişimi gündeme getirmektedir. Geleneksel üretim yerini yalın üretim gibi yeniüretim sistemlerine bırakmaktadır.Yalın üretim, işletme süreçlerini, müşterilerin artan isteklerinikarşılamak için geliştirir. Yalın üretimde kullanılan teknikler, üretimsistemindeki tüm israfı yok ederek ürün kalitesini iyileştirmeyi ve maliyetidüşürmeyi amaçlar. Yalın tekniklerin temel noktası, bir sistem içindeki tümisrafı ortadan kaldırmaktır. İsraf, ürüne değer katmak için gerekli minimumkaynak miktarı dışındaki her şey olarak tanımlanabilir. İsrafın en bilinensınıflandırılması ?yedi ölümcül israf?tır. Yedi ölümcül israf, aşırı üretim,envanter, taşıma, işleme, hareket, hatalar ve atıl zamandır.Bu çalışmada, işletme süreçlerinde meydana gelebilecek israf türleri, buisrafların belirlenmesi ve ortadan kaldırılmasında kullanılan yalın teknikler vefarklı israf türleri arasındaki ilişkileri ortaya çıkaran bir modelanlatılmaktadır. Bu modelde israf ilişkileri, israf ilişki matrisi, bir israfdeğerlendirme anketi ve literatürden alınan bir örnek olay kullanılmaktadır.Matrisin sadeliği ve anketin çok yönlülüğü, örnek olay çalışmasında görüldüğügibi israfın kök nedenlerini belirlemeyle ilgili kesin sonuçları başarmayısağlayabilir. Bazı israfların yöneticiler tarafından gözlenemediği ve tanınmadığıortaya çıkabilmektedir.İsrafı sistematik ve sürekli olarak saptamak ve ortadan kaldırmak artanverimliliğe, iyileştirilmiş üretkenliğe ve artan rekabetçiliğe yol açar. Üretimsüreçlerinde israfı ortadan kaldırmak şirketlere, düşük hammadde stoku vebunları tutma maliyeti, süreç içi çalışmanın azalımı, düşük bitmiş ürünenvanteri, yüksek ürün kalite düzeyi, artan esneklik ve müşteri taleplerinikarşılama yeteneği, tüm üretimde düşük maliyet ve artan çalışan bağlılığı gibiavantajlar sağlar.Anahtar Kelimeler: 1) Yalın Üretim, 2) Yalın Teknikler, 3)Yedi Ölümcül İsraf,4)İsrafı Ortadan Kaldırmak, 5) İsraf Değerlendirme Anketi

Emre Sivaslı
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Ürün pazarlamasında kalite geliştirme tekniklerinden kalite fonksiyon göçerimi-QDF tekniği

ÖZETYüksek Lisans TeziÜrün Pazarlamasında Kalite Geli tirme Tekniklerinden Kalite Fonksiyon Göçerimi-QFD Tekni iRabia I ık ARICANDokuz Eylül ÜniversitesiSosyal Bilimleri EnstitüsüToplam Kalite Yönetimi Anabilim DalıSon yıllarda hızla gelisen teknoloji sayesinde hayatımıza; birçok de i iktasarımlarda ürünler girmi tir. Bu ürünlerin pek ço u gerçekten hayatımızı inanılmazölçüde de i tirmi tir. Ancak rekabet dünyasında çok hızlı bir ekilde taklit edilme,yanlı pazarlama faaliyetleri ve mü terinin ihtiyacının tam olarak tespit edilememesibirçok ürünün de yok olmasına sebep olmaktadır. Ortaya çıkan durum sonucunda, atılüretimler, hatalar(muda), hammadde kaybı ve do anın daha fazla zorlanmasıolmaktadır.Toplam Kalite Yönetimi (TQM), mudaların sıfır olması ve yapılan i leminmaksimum oranda amaca hizmet etmesi felsefesi ile olu tu undan dolayı üretim vepazarlama, hatta tasarıma destek olma konusunda insanlı a destek sa lamaktadır.Üretilen malın tüketici tarafından çekilmesi, amaca hizmet eden tasarımlar yaratılmasıve atıl mamul olmaması için Toplam Kalitenin bir parçası olan QFD tekni i üretim vepazarlama konusunda hizmete hazır bir sistemdir.Yapılan çalı manın ilk bölümünde Toplam Kalitenin tanımı, amaçları,tarihçesine ve konunun önde gelen gurularına yer verilmi tir. Yüzyılın ikinci yarısındaJaponya'nın öncülük yaptı ı TQM faydaları neticesinde kısa zamanda Batılı toplumlartarafından takip edilerek uygulanmaya ba lamı tır.kinci bölümde ürün pazarlamasına yer verilmi ve ürünün özellikleri, hitap etti iPazar, tasarımları, rekabet gibi konular ile ürünün ba lıca nitel özellikleri aktarılmayaçalı ılmı tır.Üçüncü bölümde QFD tanımı yapılarak pazarlama ile etkile imi aktarılmı tır.QFD tekni i iyi uygulandı ı takdirde mü teri kitlesi, rekabet hakmiyeti, pazarlamastratejisi ve ürünün ya am süresi uzayarak etkin bir üretim ve pazarlama sistemi eldeedilebilecektir.Son bölümde QFD uygulaması ile çalı manın daha sa lam bir zemineoturtulması ve uygulamanın a amaları aktarılmaya çalı ılmı tır.Anahtar Kelimeler: Kalite, Toplam Kalite Yönetimi, Ürün Pazarlaması, laç Endüstrisi

Rabia Işık Arıcan
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00