Recently Added Theses
View AllYerel idarelerde stratejik planlama modeli
Yönetim devamlı bir süreçtir. Yönetim süreci, pek çok iç ve dış koşulların, çokyönlü faktörlerin etkisiyle oluşan insani, maddi ve manevi faaliyetlerin toplamıdır.Görünen yönetim karmaşasını netleştirmek, anlaşılır hale getirmek, şeffaflaştırmak,kamu reformu ile ele alınan yeni yönetim yaklaşımının özünü oluşturmaktadır. Busüreçte stratejik yönetim ve stratejik planlama öne çıkmaktadır. Tıpkı işletmelerdeolduğu gibi kamu ve yerel idarelerde de stratejik plan yaparak hayatiyetinisürdürmektedir.Türkiye'de yerel idarelerin de içinde bulunduğu kamu gerçeğine bakmaktayarar vardır. Kamu mevcut ve yapısal durumu bilinmeden üzerine bina edilecek hertürlü çaba sonuçsuz kalacaktır. Şimdiye kadar yapılan reform çabalarının tutmaması dabu gerçeğe dayanmaktadır.Türkiye'de, kamuda kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmadığı görüşühakimdir. Toplum kamudan kaynaklarının etkin, verimli, kaliteli ve amaca yönelikkullanımını beklemektedir. Beklentisine temel gerekçe de, gelişmiş ülkelerdekaynakların etkin, verimli ve üretime dönük kullanıldığını görmesidir. Stratejikplanlama tam bu noktada toplum talepleriyle stratejik plan sunumunda kesişmektedir.Artık kamu, çevreyi inceleyerek analiz ederek vizyon, misyon, hedef, strateji veönceliklerini belirleyerek plan geliştirecek; bunları uygulayacak sonuçlarını izleyerekölçecek bir yönteme sahiptir. Bunu katılımcı yönetim anlayışı içindegerçekleştirecektir. İşletmelerde müşteri memnuniyetine paralel kamu, vatandaşmemnuniyeti odaklı çalışacaktır. Böylece uluslararası standartların kabul ettiğikatılımcılık, şeffaflık, hesap verirlilik, paylaşımcılık, anlayışı kamu yönetimimizinolguları haline gelecektir.Artık kamu yönetiminde ve yerel idarelerde stratejik davranmak ilkesi kabulgörmektedir. Eğitim, sağlık, tarım, sanayi, ketleşme başta olmak üzere önceliklialanlarda rekabet etmek stratejik yönetim anlayışı ile olacaktır. Kısaca durumsalyaklaşımdan, stratejik yaklaşıma geçiş sağlanmaktadır. Bu geçiş gelecek referanslıyönetim anlayışına sahip olmak, idareyi kendi koşulları içinde rakipleri ve benzerleri ilekarşılaştırarak rekabetçi bir temelde ele almak, bütüncül, entegre bir planlama anlayışıtaşımak anlamına gelmektedir. İş dünyasında alınan önemli mesafenin burada da elealınabilmesi için öncellikle yerel idareyi yöneten üst düzey yönetici anlayışınındeğişmesi kaçınılmazdır.Anahtar Kelimeler: Yerel yönetimlerde stratejik planlama, stratejik hedefler,planlama çevresi.
Enflasyon muhasebesi uygulaması ve Mersin ilindeki meslek mensupları üzerine bir araştırma
Enflasyon muhasebesi uygulaması Türkiye'de diğer ülkelere göre oldukça geçbaşlanmış bir uygulamadır. Bu çalışmada 5024 sayılı enflasyon muhasebesi yasası ileenflasyonun işletmelerin mali tabloları üzerindeki olumsuz etkilerini giderme amacınınne ölçüde başarılabilir olduğu irdelenmiştir. Ayrıca muhasebe meslek mensuplarınınyasa hakkındaki bilgi seviyeleri ve özellikle uygulamadaki amaçları araştırılmıştır.Çalışmanın birinci bölümünde enflasyon kavramı ve enflasyonun işletmelere olanetkileri incelenmiştir. kinci bölümde enflasyon muhasebesi ile ilgili 5024 sayılıyasadan önce uygulanan kısmi düzeltme yöntemleri ele alınmış ve diğer ülkelerdeenflasyon muhasebesi uygulamalarına kısaca değinilmiştir. Ayrıca 5024 sayılı yasa ilebirlikte yapılan düzenlemeler ve uygulamalar kavramsal, ilkesel ve pratik olarakincelenmiştir. Son bölümde ise Mersin ilindeki Mersin Serbest Muhasebeci ve MaliMüşavirler Odası'na kayıtlı meslek mensuplarının enflasyon muhasebesi hakkındakidüşüncelerini, bilgilerini ve uygulamanın getirilerini tespit edebilmek için yapılan anketçalışmasının sonuçları aktarılmıştır. Sonuç başlığı altındaki son bölümde ise, anketsonuçları ışığında enflasyon düzeltmesinin Türkiye'deki yasanın amacı doğrultusundauygulanışıyla ilgili eleştiri, görüş ve öneriler belirtilmiştir.Anahtar sözcükler: Enflasyon, Enflasyon Muhasebesi, Mersin, 5024 sayılı yasa ileEnflasyon Düzeltmesi
Avrupa Birliği'nde ve Türkiye'de çevre politikaları çerçevesinde İskenderun sanayi bölgesi
Günümüzde çevre bilinci dünyada, Avrupa da ve Türkiye de hızla gelişmektedir.Bu bilinç artık Avrupa Birliğine üyelik yolunda Türkiye için bir gereklilik olduğu kadar,küreselleşen dünya piyasasında var olmanın bir standardı olma yolundadır. Bu çalışma ileskenderun bölge sanayisisinin gelişen Türk ve Avrupa Birliği Çevre Mevzuatlarına uyumuaraştırılmıştır.Yapılan çalışmanın teorik bölümünde; Avrupa ve Dünyada çevre bilincinin gelişimive bu paralellikle Türkiye'deki çevre bilincinin gelişimi özetlenmiş, Endüstriyel ÇevreKonusundaki Avrupa Birliği ve Türk mevzuatı incelenmiştir.Pratik bölümde ise; teorik çalışma ile elde edilen temel bilgilerin, Yerel Yetkililer,Sivil Toplum Kuruluşları ve fabrikaların yetkililerine yapılan anket çalışması ile skenderunBölgesinde uygulama ve yaklaşımı araştırılmıştır. Anket çalışmalarının sonunda; TürkKanunları ile yapılan düzenlemelerin uygulamada bir formalite gibi kağıt üzerinde olduğu,ancak gerçekte uygulanmadığı görülmüştür. Avrupa Birliği yönerge ve tüzüklerine iseherhangi bir uyum zorunluluğu olmadığından; bu konuda bir çalışma yapılmadığıgözlenmiştir.
Vardiyalı çalışma sistemi ve Türk iş mevzuatındaki yeri
Günlük yaşamımızda, günün karanlık olan bölümü olarak düşündüğümüz gece; bazıkişiler için kısmen ve tamamen çalışılan bir zaman kesimi olmaktadır. Özelliklesanayileşmeye dayalı bir takım sebepler, bu zaman kesiminde çalışmayı yaygın halegetirmiştir.Son yıllarda yapılan araştırmalar, vardiyalı çalışma uygulayan şirketlerinsayılarında önemli artışlar olduğunu ortaya koymaktadır. Vardiyalı çalışmanın işortamındaki bu yaygınlığının yanı sıra söz konusu çalışmanın yürütüldüğü koşullarınsürekli gündüz çalışmalarına göre daha ağır, yorucu ve yıpratıcı olması nedeniyle vardiyalıçalışma sisteminin devamlı gündüz yapılan çalışmadan ayrı olarak korunmasınıgerektirmiştir.Nitekim gerek Uluslararası Çalışma Örgütlerinin bazı sözleşme ve tavsiyekararlarında gerekse İş Kanunu içinde vardiyalı çalışanları korumaya yönelik bir takımdüzenlemelere gidildiği görülmektedir. Vardiyalı çalışma sistemi ve İş Mevzuatındaki yerikonulu bu çalışmamız iki bölümden oluşmaktadır.Birinci bölümde vardiyalı çalışma genel olarak tanıtılmış, bu amaçla da çalışmahayatında gece döneminin ifade ettiği anlam ortaya konularak gece çalışmasını gerektirenekonomik, sosyal ve sosyo politik sebepler incelenmeye çalışılmıştır. Vardiyalı çalışmanın,işçi ve işletme bakımından ortaya çıkarttığı sorunlar da yine bu bölümde ele alınmıştır.İkinci bölümde ise önce Türk İş Mevzuatında vardiyalı çalışmanın zaman, şahıslarve postalar halinde yapılan çalışmalar bakımından düzenlenişi üzerinde durulmuş, Türk İşMevzuatında bu düzenlemelerin yanı sıra Uluslararası Çalışma Örgütünün aynıkonulardaki sözleşme ve tavsiye kararlarına da değinilmiştir.Son olarak ta bu düzenlemelere uyulmaması halinde ne gibi hukuki ve cezaiyaptırımların uygulanacağı ortaya konulmuştur.Sonuç bölümünde ise, çalışmanın genel bir değerlendirilmesi yapılarak, bukonudaki eleştirilere ve önerilere yer verilmiştir.Anahtar Kelimeler: Vardiyalı Çalışma, Gece Çalışması, Kapasite Artırımı
Aile şirketlerinde kurumsallaşma: Mersin ili aile şirketlerinin kurumsallaşma konusundaki tutumlarını ve düşüncelerini belirlemeye yönelik bir araştırma
Aile şirketleri, özel şirketlerin öncelikli çalışma alanlarından bir tanesinioluşturmaktadır. Bu çeşit firmaların devamlı büyümeleri ve varlıklarını devam ettirmeleriuzun süreli hedeflerini oluşturmalarına ve yapılarını şekillendirmelerine dayanmaktadır.Bu düşüncelerle, Mersin ili sınırlarında kurulu olan aile firmalarının durumunudeğerlendirmeye çalıştık. Ele alınan firmalar Mersin Ticaret ve Sanayi Odası'na kayıtlıolan şirketler arasından seçilmiştir. Araştırma evrenini oluşturan 120 aile şirketi, farklısektör ve iş alanlarını temsil etmektedirler. Bu 120 şirketin 59 tanesi gönderilen anketecevap vermiş ve bu sayı yeterli görülerek istatistiksel analizler yapılmıştır. Uygulanandeğişik analizler sonucunda ortaya çıkan bulgular şöyle özetlenebilir: Mersin ilinde veyöresindeki aile şirketleri dünyanın diğer bölgelerinde bulunan aile şirketleri ile aynıkarakteristik özellikleri taşımaktadır. Ancak, Mersin'deki aile şirketlerini etkileyen değeryargılarının derecesi ana farklılık olarak görülmektedir. Türkiye'nin güney bölgesindebulunan aile şirketlerinin önemli bir kesimi ?klan? kültürü değerler sistemine sahiptir.Bununla kastedilen aile üyeleri kendilerini, ekonomik varlıklarını sürdürmek içinbirbirlerine karşı sorumlu hissetmektedirler. Bu nedenle işin gerektirdiği bilgi ve beceriyesahip olmasalar bile aile üyelerinin büyük bir kesimi şirkette iş sahibi olmaktadırlar.Zorlu bir değişim olan kurumsallaşma süreci aile üyelerinin sahip olduğu baskın değeryargıları nedeniyle gerçekleşememektedir; çünkü şirketi aile üyeleri tarafındankendilerinin her türlü ekonomik ihtiyaçlarını karşılaması gereken bir varlık olarakgörmektedirler. Bu Mersin'deki aile şirketlerinde çoğunlukla karşılaşılan temelproblemlerin başında gelmektedir. Kurumsallaşma sürecinin tamamlanması için budeğerler sisteminin kökten değişmesine ihtiyaç vardır.Anahtar Kelimeler: Aile, Aile Şirketi, Kurumsallaşma.
Anayasanın 90. maddesindeki değişiklik işığında ILO sözleşmelerinin iç hukuka ve mahkeme kararlarına etkisi
Egemenlik; mutlak, sınırsız ve bölünmez sayılan nitelikleri ile 20. yy'ın ikinciyarısına kadar Ulus devletler ile doruk noktasına ula mı ve anayasalarla kendinigörünür metinlere dönü türmü tür. Ancak, ba ta ekonomi ve insan hakları alanındaolmak üzere, bir çok alanda meydana gelen geli meler sonucunda egemenli in bunitelikleri zayıflamaya hatta bazı alanlarda kaybolmaya ba lamı tır.Uluslararası ikili ya da çok taraflı sözle melerle olu turulan ulusalüstü kurumlarınüretti i belgelerin niteli i ve bu belgelerin, Uluslararası Hukuk- Ulusal Hukukili kisinde de erlendirilece i yer tartı maları süreci, bu gün, bu belgelerin iç hukuktanönce uygulanması noktasına gelmi tir. Hemen, hemen her ça da anayasada 1982Anayasasını 90. maddesine benzer düzenlemelerin yeralması giderek bir zorunlulukolmaya ba lamı tır.Anayasanın 90. maddesinde 07/05/2004 tarihinde 5170 sayılı Yasanın 7.maddesi ile yapılan de i iklikle; temel hak ve özgürlüklere ili kin olmak ko uluylausulüne göre yürürlü e konmu uluslararası sözle me metinlerinin, iç hukukla aynıkonuda farklı hükümler bulunması nedeniyle, çıkabilecek uyu mazlıklarda, uluslararasısözle me hükümlerinin esas alınaca ı kuralı getirilmi tir. Bu yeni kural, daha önceö retide ve yargı kararlarında kar ıla ılan sorunların bir kısmını ortadan kaldırmı tır.Ancak, hem ö retinin hem de yargı organlarının önüne, çözülmesi gereken birçok yenisorun alanları çıkardı ını da belirtmek gerekir.Bu de i iklikten sonra Temel Hak ve Özgürlüklere ili kin olan UluslararasıÇalı ma Örgütü (ILO) nün üretti i sözle melerin iç hukukumuzu daha fazlaetkileyece i açıktır. ILO sözle melerinin iç hukukta uygulanabilmesi için, ba ka hiçbirdüzenlemeyi gerektirmeyecek kadar açık, kesin, somut, olaya do rudanuygulanabilecek nitelikte bir hüküm getirmi olması durumunda sözle melerinindo rudan uygulanmasında sübjektif olumsuz algılamalar dı ında sorungörülmemektedir. Ancak, hakların tanımlanmasına ili kin olarak çerçeve belirleyen,daha çok ekonomik ve sosyal haklara ili kin olan ILO sözle melerininuygulanmasında sorunlar ya anaca ı açıktır. Zira, yargı gelene imizde pek fazla örne ibulunmayan hakimin hukuk yaratması gibi, ola an yargı süreçlerinde görülmeyenancak, bu tip sözle melerin uygulanması için zorunlu bir irade gerekmektedir. Buiradenin olu umu için ba ta hukukçular olmak üzere tüm yargı organlarına, uluslararasısözle meleri ve Ulusalüstü Mahkeme kararlarını daha fazla izleme ve inceleme görevidü mektedir.Bu nedenlerle; çalı mamızda öncelikle, Egemenlik kavramının kısaca evrimini,insan haklarını geli imi ile egemenlik kavramındaki erozyonu, Ulusal Hukuk veUluslararası Hukuk ili kilerini incelemeye ve bir özetini vermeye çalı tık.Uluslararası Hukukun iç hukukumuza giri kapısı diye nitelendirdi imiz 1982Anayasasının 90 maddesinin iç hukuktaki geli imini ve de i imini ele aldık.Anayasanın 90 maddesi kapsamında iç hukukumuzun bir parçası olan usulünegöre onanmı uluslararası sözle melerden ILO belgelerinin olu umu, ILO'nun yapısıüretti i belgelerin niteli ini ve Anayasa Mahkemesi'nin, Danı tay'ın ve Yargıtay'ınILO sözle melerine bakı ını inceledik.Anayasa de i ikli i öncesi ve sonrası mahkeme kararlarına yansıyan ILOsözle melerini ve mahkemelerin bu sözle meleri nasıl de erlendirdi ini ortaya koymayaçalı tık.Anayasa de i ikli inin sadece ?Usulüne göre yürürlü e konulmu temel hak veözgürlüklere ili kin milletlerarası andla malar? ile sınırlı olmasının yarataca ı olasısorunları ve çözüm önerilerini irdeledik.Sonuç bölümünde de yapılan de i iklikle, Hukuku'nun uluslararası kayna ıolan ILO sözle melerinin iç hukukumuzu daha kolay etkileyebilece i olanaklarınolu tu unu ve bu etki ile Uluslararası Çalı ma Standartlarının iç hukukumuzdayerle mesi için yapılması gerekenlere yer vermeye çalı tık.Anahtar Kelimeler: Egemenlik, Uluslararası Hukuk, ç Hukuk, Anayasa 90. madde,ILO, Yasa bo lukları.
