Çağ University
Discipline

Business Administration

Çağ University

8,031

Archived Theses

33

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Akademisyenlerin örgütsel bağlılığı üzerine bir araştırma: TRB1 bölgesi uygulaması"

Araştırma kapsamında, üniversitelerde görev yapan akademisyenlerin örgütsel bağlılık düzeylerinin incelenmesi ve akademisyenlerin sahip oldukları demografik özellikleri ile örgütsel bağlılık boyutlarının birbirini etkileme derecesi belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre, örgütsel bağlılığın üç boyut ile akademisyenlerin demografi özellikleri arasında ilişki olduğu tespit edilmiştir. Demografik özelliklerin devam ve duygusal bağlılık üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğu görülmüştür.

AkademisyenlerDemografik özelliklerDevam bağlılığı+3
Mehtap Demir
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İşletmelerde etik değerlerin uygulanmasının örgütsel bağlılığa etkisinde örgütsel adaletin aracı rolü

İş yaşamında yöneticileri, çalışanları ve müşterileri etkileyen birçok faktör vardır. Çalışmamızda bu faktörlerden etik değerler, örgütsel adalet ve örgütsel bağlılık konuları ve bunlar arasındaki ilişki ele alınmıştır. Böylece işletmelerde etik değerlerin uygulanmasının örgütsel bağlılığa etkisinde örgütsel adaletin aracı rolü ortaya konmaya çalışılmıştır. Dört bölümden oluşan çalışmamızın birinci bölümünde; etik, ahlak, etik ile ahlak, etik ile değer ve etik ile kültür arasındaki ilişki, iş etiğinin kavramsal çerçevesi, tarihsel gelişimi ve iş etiğini etkileyen faktörler ile son olarak kuramsal yaklaşımlara yer verilmiştir. İkinci bölümde; örgüt ve örgütsel bağlılık kavramları, örgütsel bağlılığın türleri, örgütsel bağlılığı etkileyen faktörler ve örgütsel bağlılığın sonuçları konularına yer verilmiştir. Üçüncü bölümde; örgütsel adalet kavramı, örgütsel adaletin alt boyutları ve örgütsel adalet ile ilgili teoriler açıklanmıştır. Dördüncü bölümünde ise; araştırmamızın amacı, önemi, kapsam ve kısıtları, model ve hipotezleri, yöntemi ve bulgular belirtilmiştir. Araştırmanın sonunda da sonuç ve önerilere yer verilmiştir. TRB2 bölgesindeki özel hastanelerde çalışan 450 kişiye anket dağıtılmıştır. Bu anketlerden 327 tanesi değerlendirmeye alınarak verileri SPSS 23 ile Amos 21.0 programlarında analiz edilmiştir. Açımlayıcı Faktör analizi ve Doğrulayıcı Faktör Analizleri yapılmış, Yapısal Eşitlik Modeliyle faktörler arasındaki ilişkiler analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre; etik değerlerin uygulanması örgütsel adaleti ve örgütsel bağlılığı pozitif olarak etkilemektedir. Ayrıca örgütsel adaletin alt boyutları olan dağıtım adaleti ile bilgisel adaletin, örgütsel bağlılık ile aralarında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki bulunmaktadır.

EtikÖrgütsel adaletÖrgütsel bağlılık+2
Ferit Uslu
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversitelerin stratejik planları ile girişimci ve yenilikçi endeks sıralamaları arasındaki ilişkinin incelemesi

Çalışmanın amacı, stratejik planlamanın üniversitelerin başarısı ve gelişmişliği için önemine vurgu yapmak, üniversitelerin stratejik planlarında belirtmiş oldukları kavramların başarılarına ve gelişmişliklerine katkılarının olup olmadığını araştırmak, başarı ve stratejik plan ilişkisini önceden belirlediğimiz kriterler bağlamında irdelemektir. Bu amaçla, çalışmamızda, stratejik planlama kavramına vurgu yapılmış, stratejik planlama süreçleri, kamuda stratejik planlamaya geçiş, hukuki dayanakları açıklanmış ve araştırma alanımız olan üniversitelerde stratejik planlamanın nasıl olduğu ele alınmıştır. Tüm bu açıklamalar sonrasında ise, üniversitelerin stratejik planları ile gelişmişlikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi açısından, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hazırlanan Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi Listesi'nden veriler alınmış (son 6 yıl), bu veriler ışığında bir başarı sıralaması belirlenmiş, bu sıralamadan 9 üniversite seçilerek, bu üniversitelerin stratejik planları iki dönem itibariyle ve belirli kriterler baz alınarak çeşitli tablolar yardımıyla karşılaştırma yapılmıştır. Dokuz Üniversitenin stratejik planları incelendiğinde genel olarak hepsinin de kamu idareleri için hazırlanan kılavuza ve yönetmeliğe uygun hazırlandığı, fakat bazı üniversitelerin baz aldığımız kriterler konusunda eksikliklerinin olduğu anlaşılmıştır. İncelemeler yapıldıktan sonra üniversitelerin başarı sıralamaları ile stratejik planlarında veri olarak alınan kriterler arasındaki ilişki incelenmiştir.

GirişimcilikStratejik planlamaYenilik indeksi+2
Burcu İrdam
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Muhasebe eğitimi alan öğrencilerin muhasebe etiğine bakış açılarının değerlendirilmesi: Munzur Üniversitesi ve Fırat Üniversitesi'nde bir uygulama

Meslek mensuplarının, mesleklerini icra ederlerken etik ilke ve kuralları uygulamalarının gerekliliği, mesleki kalitenin de artmasına zemin hazırlamaktadır. Sorumluluk ve hesap verebilme temelinde değerlendirildiğinde muhasebecilik mesleği, mensuplarının gerek bireysel gerekse toplumsal etik ilkelere bağlılıkları ile işlerlik kazanmaktadır. Aksi takdirde meslek mensuplarının etik ilkelere aykırı olarak gerçekleştirecekleri faaliyetler, topluma yansıyarak olumsuz sonuçları da beraberinde getirecektir. Buradan hareketle, meslek mensuplarının etik ilkelere bağlılıklarının oluşmasında mesleki eğitimin rolünün ne denli önemli olduğu açıktır. Meslek mensubu adaylarının, mesleki bilgilerin yanı sıra etik değerleri de benimsemeleri; hem muhasebecilik mesleğine olan güvenilirliği arttıracak hem de mesleki yeterlilik kapsamında meslek mensuplarının görevlerini layıkıyla yerine getirmelerinde önemli bir rol üstlenecektir. Bu çalışma, Munzur ve Fırat Üniversiteleri'nde muhasebe eğitimi gören öğrencilerin muhasebe meslek etiğine bakış açılarını değerlendirmek, muhasebe meslek etiği ilkelerine karşı duyarlılıklarını ve etik dışı davranışlarla karşılaştıklarında verecekleri tepkinin yönünü öğrenmek amacıyla hazırlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Etik, Meslek Etiği, Muhasebe, Muhasebe Meslek Etiği

EtikMeslek ahlakıMuhasebe+3
Songül Yılmaz
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Yenilik yönetimi; Mobilya sektörü uygulamaları

Ekonominin babası Adam Smith (1723-1790) ile başlayan iş fikri, iş, işletme, işletmecilik ve ekonomi şeklindeki süreç uzun yıllardan sonra Ekonomist J. Schumpeter tarafından Yenilik Ekonomisi şeklinde ifade edilmeye başlandı. Yeni ve yenilikçi fikirlerin iş, işletme, işletmecilik şeklindeki süreçte dev ekonomilere dönüştürülmesi için en önemli kavram yenilik olarak belirtildi. Schumpeter Yenilik; tüketicilerin hiç karşılaşmadığı bir ürünün veya var olan bir ürünün yeni özellikleriyle piyasaya sürülmesi, yeni üretim yöntemlerinin uygulamaya konulması, yeni piyasalara girilmesi, yeni tedarik zincirlerinin önünün açılması ve bir endüstrinin yeni organizasyon yapılarını içinde barındırmasıdır şeklinde tanımladı. Inovasyon-Yenilik ile çok sayıda çalışmalar yapılmasına rağmen, özellikle gelişmekte olan ülkelerde yeni bir iş fikrinden iş, işletme, işletmecilik ve yeni ekonomi şeklindeki süreçte ilerlemenin değişiklik, değişim, dönüşüm ve devrim için usul ve esasları ortaya konulamadı. Bunun temel sebebi "süreç ve metodun" sektör uygulaması şeklindeki çalışmaların eksikliği olarak fark edildi. Bu çalışmanın hedefi yenilik ekonomisinin yaygınlaşmasına katkıda bulunmaktır. Çalışmanın amacı yeni ve yenilikçi fikirlerin iş, işletme, işletmecilik fonksiyonları ve yenilik ekonomileri şeklinde ticarileştirilebileceği bilgiye dayalı kalkınmanın süreç ve metodunu örnek bir uygulama ile ortaya koyarak topluma hizmet ve ulusların sürdürülebilirliğinde yeni nesiller yetişmesinde bilgi kaynakları sağlamaktır. Çalışmanın kapsamı; yenilik kavramının açıklanması, yenilik yönetiminin mobilya sektörü için dönemlerinin ortaya konulması, mobilya sektöründe yenilik yönetimi için SCAMPER metodu uygulamaları ve mobilya sektörü paydaşlarının yenilikçilik düzeyinin belirlenmesi şeklinde sınırlandırılmıştır. Yenilik kavramı ve yenilik yönetiminin mobilya sektörü için yapısal dönemlerinin ortaya konulmasında ikincil veriler şeklindeki literatür çalışmalarından yararlanılmıştır. Yenilik yönetiminin mobilya sektörü uygulamalarında SCAMPER metodu çalışmanın özgün kısmını oluşturmaktadır. Mobilya sektörü paydaşlarının yenilikçilik düzeyinin belirlenmesi için Elazığ mobilya sektörü paydaşlarına uygulanan anketler değerlendirilmiştir. Sonuçta iş fikri, iş, işletme, işletmecilik fonksiyonları ve yenilik ekonomisi şeklindeki süreç ve bunun SCAMPER metodu uygulaması mobilya sektörü için ortaya konulmuş ve sektörün gelişmesi için yeni fikirler ve tasarımlar için bilimsel altyapı ve perspektif belirlenmiştir. Mobilya sektörü paydaşlarının faydalanacakları ve sektörde yenilikçilik ve yenilik ekonomisine ivme kazandıracakları bir çalışmadır. Ayrıca benzer çalışmaların farklı sektörlerde yaygınlaşmasında çoğaltan ve hızlandıran etki yapacak potansiyel ve değere sahip "yenilik sürecinin bilimsel bir metotla yönetilmesi" şeklinde faydalı çıktı sunmaktadır.

Mobilya sektörüYenilikYenilikçilik
Enes Kaya
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite çalışanlarının finansal davranış analizi: Munzur Üniversitesi örneği

Günümüz koşullarında gelişen finansal piyasalar ve teknolojik ilerlemeler sayesinde derinleşen finansal sistem, hayatın her alanını etki sahasına almaktadır. Bu gelişmeler, finansal araçların, finansal ürün ve hizmetlerin giderek artmasına ve karmaşıklaşmasına neden olmaktadır. Değişen koşullar bireylerin doğru finansal kararlar vermesini zorlaştırmaktadır. Bu çerçevede bireylerin finansal okuryazar olmaları önem kazanmaktadır. Bireylerin finansal risk ve fırsatları etkin şekilde değerlendirebilmeleri için finansal farkındalık ve becerilerinin artması gerekmektedir. Bu da ancak finansal eğitimler ile geliştirilebilecek finansal okuryazarlık ile mümkün olacaktır. Bu çalışma, Munzur Üniversitesi personelinin finansal okuryazarlık düzeylerinin ortaya konması amacıyla yapılmıştır. 235 kişiden oluşan örnekleme uygulanan anket sonuçlarına göre, akademik personel, idari personelden daha yüksek finansal okuryazarlık düzeyine sahiptir. Eğitim seviyesi, cinsiyet, kredi kartı ve internet bankacılığı kullanımı, bireysel emeklilik sistemi katılımı gibi değişkenlerin çalışanların finansal okuryazarlık seviyesi üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir. Lisans ya da lisansüstü eğitim almış olmak, erkek olmak, kredi kartı ve internet bankacılığını kullanmak, bireysel emeklilik sistemine katılımın olması finansal okuryazarlık düzeyini arttırmaktadır. Ayrıca yapılan incelemelerde, gelir ile üniversite çalışanlarının finansal okuryazarlıkları arasında bir ilişki bulunamamıştır. Genel olarak, Munzur Üniversitesi personelinin finansal okuryazar olduğu ancak finansal eğitime ihtiyaç duyulduğu sonucuna varılmıştır.

Finansal eğitimFinansal okuryazarlıkÜniversite personeli
Remzi Hark
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İşletme büyüklüğünün ve sektörel farklılıkların finansal oranlar üzerine etkisi

İşletme büyüklüğünün ve sektörel farklılıkların finansal oranlar üzerine etkisini araştırmayı amaçlayan bu çalışmada literatürde yer alan iki ayrı çalışma konusu bir araya getirilmiştir.Öncelikle işletme büyüklüğünün finansal oranlar üzerine etkisi, tekstil sektöründe faaliyet gösteren seksen üç adet işletme ve on beş adet finansal oran kullanılarak, aralarındaki ilişki sırayla Korelasyon analizi ve T testi ile incelenmiştir.Diğer bir araştırma konusu ise demir-çelik, tekstil ile kağıt ve kağıt ürünleri imalat sanayi alt sektörlerinin finansal oranlar üzerinde farklılık yaratıp yaratmadıklarıdır ve toplam yüzotuzsekiz adet işletme ve onbeş adet finansal oran kullanılarak ANOVA ve Tukey testi ile analiz edilmiştir.Sonuç olarak, işletme büyüklüğünün korelasyon analizinde üç, t testi sonucunda beş adet finansal oranda ve genel olarak sektörel farklılıkların ise beş adet finansal oran üzerinde etkisinin olduğu sonucu çıkmıştır.

Anova testiFinansal oranlarSektörel farklılıklar+2
Dilara Zümreoğlu Tek
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Bankacılık sektöründe personel güçlendirme ve Halkbank örneği

Günümüzde işletmeler küreselleşme hareketlerinin sonucu olan hızlı değişim, yoğun rekabet, teknolojik gelişmeler ve değişen personel yapısı nedeniyle çağdaş yönetim teknikleri arayışına girmektedirler. İşletmeler daha iyi hizmet verebilmek ve müşteri memnuniyeti sağlayabilmek için bu değişime ayak uydurmaya çalışmakta ve kendi yapılarına en uygun olan yönetim biçimini uygulamaya çalışmaktadırlar.Son yıllarda insan kaynaklarının önemi artmış, personel güçlendirme kavramı yönetim ve organizasyon literatürünün dikkat çeken bir kavramı haline gelmiştir.Bu çalışmada öncelikle personel güçlendirme kavramının ne anlama geldiği, önemi, benzer kavramlarla ilişkisi ve unsurları üzerinde durulmuştur. Daha sonra ise personel güçlendirme kavramının bankacılık sektöründe ne anlam ifade ettiği ve diğer kavramlarla olan ilişkisi incelenmiştir.Araştırmanın evrenini, Ankara ili Halkbank şubelerinde görev yapan toplam 976 yönetici ve çalışan oluşturmaktadır. Bu evrenden tesadüfî örneklem yöntemiyle seçilen toplam 300 çalışan araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Bu katılımcılardan araştırmacının geliştirdiği ölçek yöntemi ile bilgiler toplanmış ve SPSS 15 programı yardımı ile değerlendirilmiştir.Elde edilen bulgular aşağıda verilmiştir:Bankacılar en fazla eğitim, takım çalışması ve yetkinlik alt boyutlarına katılmışlardır. Personel güçlendirmenin alt boyutu olan eğitim boyutunda kadın bankacıların erkek bankacılara nazaran görüşleri yüksek olarak bulunmuştur. Aynı şekilde personel güçlendirmenin alt boyutu olan esneklik boyutunda erkek bankacıların personel güçlendirme algıları kadın bankacılara nazaran yüksek bulunmuştur. Eğitim durumlarına göre bilgiye ulaşabilirlik boyutu için lisansüstü mezunu olan Bankacılarının önlisans düzeyi bankacılara göre anlamlı olarak personel güçlendirme yüksek bulunmuştur. Personel Güçlendirme düzeyinin boyutu olan sorumluluk için lisansüstü mezunu olan bankacılarının lisans düzeyi bankacılara göre anlamlı olarak personel güçlendirme yüksek bulunmuştur.Yaş değişkenine ve görev değişkenine göre anlamlı farklılık bulunmamıştır.Anahtar Kelimeler1. Güçlendirme2. Personel Güçlendirme3. Bankacılık Sektörü4. Personel Güçlendirme Algısı5. Personel Güçlendirme Unsurları

Bankacılık sektörüBankalarPersonel güçlendirme
Demet Çalık Arslan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Entelektüel sermaye unsurlarından beşeri sermayenin ölçülmesi: Kamu örgütlerinde bir araştırma

Birinci bölümde, bilgi toplumuna kadar yaşanan tarihsel aşamalar, bu süreçte entelektüel sermaye kavramının ortaya çıkışı ve entelektüel sermaye unsurları incelenmiştir. İkinci bölümde, entelektüel sermayenin yönetilmesi, ölçülmesi ve raporlanması ele alınmıştır. Üçüncü bölümde, beşeri sermayenin kamu örgütlerinde ölçülmesiyle ilgili MYK ve MPM'de araştırma yapılmıştır. MYK ve MPM'de; niceliksel yöntemlerden ?Entelektüel Katma Değer Katsayısı (VAIC)? yaklaşımı ile beşeri sermayenin finansal değeri hesaplanmış, niteliksel yöntemlerden ?Değer Platformu Raporlaması Modeli? ve beşeri sermaye göstergeleri ölçeği yardımıyla, beşeri sermaye algısı ölçülmüştür. MYK ve MPM'den yüz yirmi çalışandan anket yöntemiyle veri toplanmıştır. Anket formunda demografik bilgilere ilişkin altı, beşeri sermaye göstergelerine ilişkin yirmi bir, beşeri, yapısal ve ilişkisel sermayenin genel güçlülük durumlarına ilişkin üç ve finansal olmayan örgüt performansına ilişkin üç soru bulunmaktadır. MYK ve MPM'den niteliksel ve niceliksel ölçüm yöntemleriyle elde edilen sonuçların karşılaştırılması sonucunda, niteliksel ve niceliksel ölçüm yöntemlerinin birbirine denk olduğu tespit edilmiştir. Beşeri sermaye ile finansal olmayan örgüt performansı arasında pozitif ve doğrusal bir ilişki bulunmuştur. Kamu örgütlerinde beşeri sermayenin yükselmesi, finansal olmayan örgüt performansını da artıracaktır. MYK ve MPM'de yönetici ve işgörenlerin beşeri sermaye ve finansal olmayan örgüt performansı algısı arasında anlamlı farklılık bulunduğu ve yöneticilerin beşeri sermaye ve finansal olmayan örgüt performansı algısı ortalamasının, işgörenlerden anlamlı derecede daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Son olarak, MYK ve MPM'de; yüksek lisans ve doktora eğitimi alan çalışanların iş performansının yüksek olduğu, işe alımlarda bilgi düzeyi yüksek adayların tercih edildiği, çalışanların gerekli bilgilere zamanında erişebildiği, çalışanların yeterlilik seviyelerinin yüksek olduğu ve çalışanlar arasındaki takım davranışı ve dayanışma seviyesinin düşük olduğu belirlenmiştir.

Beşeri sermayeBilgiEntelektüel sermaye+2
Metin Demirsoy
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık harcamaları ve ekonomik büyüme üzerine etkisi

Ekonomik büyüme ve gelişme için gerekli olan sağlık harcamaları, ülkelerin kalkınma düzeylerine göre farklılık göstermiştir. Yüksek ekonomik kalkınmaya sahip ülkeler de yüksek düzeyde sağlık ve eğitime sahiptir. Ekonomik büyüme ve gelişme ile toplumun sağlık ve ekonomik seviyesi artarken, diğer yandan bu niteliklere sahip insanlar ekonomik kalkınma için önemli bir girdi oluşturmuştur. Bu nedenle, Türkiye'de sağlık harcamalarının ekonomik büyümesinin seyrinin etkilerini inceleyen bu çalışma, konu anlamak açısından önemlidir. Devlet, herkesin beden ve ruh sağlığı içinde yaşayabilmesini ve tıbbî bakım görmesini sağlamakla yükümlüdür. Sağlık hizmeti; kişilerin ya da toplumun bedensel- ruhsal ve sosyal açıdan tam iyi olması için yapılan tüm faaliyetlerdir. Ortalama yaşam düzeyinin artırılması ve ölüm oranın azaltılması toplumsal gelişme ve ekonomik büyüme için gerekli bir husustur. Bu doğrultuda sağlık harcamalarının sosyal devlet uygulamalarında hakkaniyetle ve özen gösterilerek yapılması; sağlık çıktılarını iyileştirecek ve beşeri sermayenin niteliğini artıracaktır. Üretim faktörlerinden insan gücü, günümüz toplumlarında ekonomik başarıyı getiren ve bu nedenle ekonomik yatırım yapılması gerekliliğini ön plana çıkaran önemli bir unsurdur. Bu nedenle insan sağlığı ile ekonomi arasında bağ önem kazanmıştır. Böylece iş gücü verimliliği sağlamak için yapılan sağlık harcamaları bir yatırım olarak görülmekte ve sağlık harcamalarının ekonomiye yük getirmeden yapılması gereken yatırımlar şekline dönüşmesi beklenmiştir. Bu çalışmada 2012-2017 yılı yapılan sağlık harcamalarının Türkiye'deki ekonomik büyüme üzerindeki etkileri incelenmiştir. Ekonomik büyüme üzerinde önemli bir etkisi olan insan sermayesinin gelişmesine katkıda bulunan en önemli faktörlerden biri sağlıktır; Çünkü insan sağlığının yetersiz olması, insan sermayesinin ana kaynağı olan eğitimin kalitesini engellemiştir. Ekonomik büyümeyi sağlayan beşeri kaynaklar; bir ülkenin nüfusunun niteliği göre eğitim ve sağlık harcamalarının artırılması ile ekonomik büyümeye katkı sağlar. Sağlık harcamaları ile ekonomik büyüme arasındaki nedensellik ilişkisini anlamak için ele alınması gereken bir diğer konu da sağlık harcamasıdır. Sağlık harcamaları, ülkelerin en önemli kalkınma göstergeleri olarak kabul edilmiştir. Sağlık harcamalarının GSMH içindeki payı, ülkelerin kalkınma düzeyine göre de artmıştır. Araştırma sonucu, kısa ve uzun dönemde sağlık sektörü ve ekonomik büyüme arasında tek yönlü nedenselliğin olduğunu göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Sağlık Harcamaları, Ekonomik büyüme, GSYİH, Birim kök analizi

Birim kök testleriEkonomik büyümeEkonomik etki+1
Hilal Öner
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Satış gücü memnuniyet düzeyinin belirlenmesi Fırat Elektrik Perakende Satış A.Ş. örneği

Günümüzün hızla artan rekabet koşullarında firmalar, rekabette avantaj sağlamak adına müşteriye ulaşmak için kullandıkları satış örgütlerini sürekli geliştirme çabasındadır. Firmaların satış gücü yönetiminde ilk olarak satış amaçlarım belirlemeleri gerekmektedir. Satış amaçları belirlendikten sonra satış amaçlarıyla bağlantılı olarak belirledikleri kriterler doğrultusunda satış gücü büyüklüğüne ve stratejisine, satış gücü çeşidine ve satış örgüt yapısına karar verilmesi gerekmektedir. Satış gücünün verimliliği büyük ölçüde satış gücünün ne şekilde yapılandırıldığıyla alakalıdır. Firmaların, satış amaçları ve satış stratejileri doğrultusunda müşterilerine ulaşmak için en uygun satış gücü yapısına karar vermeleri gerekmektedir. Bu araştırmada; satış işletmeleri arasında yer alan firma çalışanlarının memnuniyet düzeyinin belirlenmesi amaçlanmış olup bu amaç doğrultusunda çalışma yapılmıştır. 2018 yılı Fırat Elektrik Perakende Satış A.Ş. bünyesindeki çalışanlar oluşturmaktadır. Tamsayım örneklem tekniği ile Tunceli, Bingöl, Elâzığ ve Malatya illerinde raporlu veya izinli olmayan Fırat Elektrik Perakende Satış A.Ş. çalışanları seçilmiştir Araştırmanın anket formu toplam 93 çalışana ulaştırılmış ve 91'nden geri dönüş alınmıştır. Elde edilen anketlerin geçerliliğinin değerlendirilmesi aşamasında veri kaybına yol açan anket formuna rastlanmamış ve nihai olarak araştırmanın örneklemi 91 çalışandan oluşmuştur. Yapılan analizler sonucunda çalışanların memnuniyet düzeyi ile bu düzeyi etkileyen faktörler arasında ilişki bulunmuştur.

SatışSatış gücüSatış yönetimi+3
Zeycan Gülcü
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketici davranışları üzerinde sosyal medyanın rolü: Farklı bölgelerdeki devlet üniversiteleri örneği

1970'li yıllarda çok az kullanıcı ve sınırlı kullanım alanına sahip olan internet, 1990 yılından itibaren, daha geniş bir alanda ve daha çok kişi tarafından kullanılmaya başlanmıştır. 2000'li yıllarda ise sosyal medya işlerlik kazanmıştır. İnternetin, web sitelerinin ve portalların yaygınlaşmasıyla birlikte sosyal medya kullanıcısı sayısı da her geçen gün artmaktadır. Sosyal medya alanındaki gelişmeler bilgiye ulaşımı kolaylaştırmış, bu durum işletmeler ve tüketiciler arasında etkileşimi artırmıştır. Böylece işletme- tüketici ilişkisi interaktif bir yapıya bürünmüştür. Dünya üzerinde milyalarca kullanıcıya ulaşan sosyal medya siteleri ile insanlar tüm düşüncelerini ve görüşlerini rahatça ifade edebildikleri sanal bir ortam oluşturmuşlardır. Sosyal medyayı kullanan tüketiciler, yaptıkları paylaşımlar ile diğer kullanıcıları ve işletmeleri etkilemektedirler ve etkilenmektedirler. Bu durum ürün ve hizmetler konusunda daha fazla bilgi sahibi olunmasını sağlarken, aynı zaman satın alma kararlarını da etkilemektedir. Satın alma sonrası, tüketiciler bir ürün ve hizmet ile ilgili düşüncelerini ve yorumlarını sosyal medya araçlarından paylaşmaktadırlar. Ürünün beklentilerini karşılayıp karşılamadığını, kullanım tecrübelerinin nasıl olduğunu, pozitif ve negatif yönleriyle yorumlayan tüketiciler diğer tüketiciler için ürün hakkında bilgi kaynağı olurken, işletmelere de olumlu ve ya olumsuz bir değer yaratmaktadırlar. Bu çalışma sosyal medyanın satın alma öncesi ve sonrası etkilerini tespit etmek üzere yapılan alan çalışmasıdır. Çalışma, Türkiye'de 7 ilde devlet üniversitelerinin İİBF hazırlık,1.,2.,3.,4. sınıf üniversite öğrencilerini kapsamaktadır.çalışmanın yapılması için gerekli veriler, sosyal medya kullanan öğrencilere anket uygulaması yapılarak elde edilmiştir. Verilerin değerlendirilmesi SPSS22 Paket programı ile yapılmıştır. Satın alma öncesi ve sonrasında sosyal medyanın etkisini belirlemeye yönelik yürütülen alan çalışmasının bulguları; kullanıcıların sosyal ağları aktif kullandıkları, internetten alışveriş yaptıkları, satın alma öncesi ve sonrası sosyal medya sitelerine yapılan yorumlardan etkilendikleri, satın alma sonrası memnuniyet durumlarını hem sosyal medya sitelerinde hem de işletmelerin internet sitelerinde paylaştıkları yönündedir.

Satın alma davranışıSatın alma kararıSosyal medya+2
Gülşen Cansever
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İş sağlığı ve güvenliği konusunda çalışanların algılarının iş tatminleri ile ilişkisi (metal işletmesinde bir araştırma)

Bu araştırmada, çalışanların iş sağlığı ve güvenliği konusundaki algılarının iş tatminleri ile ilişkisi incelenmiştir.Araştırmanın örneklemi, Sakarya'da faaliyette bulunan özel bir metal işletmesinde görev yapan 137 çalışandan oluşmaktadır.Çalışma, üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci ve ikinci bölüm iş sağlığı ve güvenliği ile iş tatmini kavramlarının açıklandığı teorik kısımdan oluşmaktadır. Üçüncü bölümde ise çalışanların iş sağlığı ve güvenliği konusundaki algılarının iş tatminleri ile ilişkisini belirlemek amacıyla özel bir metal işletmesinde yapılan araştırmaya yer verilmiştir.Araştırmada üç bölümden oluşan veri toplama aracı kullanılmıştır; birinci bölümde, araştırmaya katılan çalışanlara ilişkin kişisel bilgiler için 8 sorudan oluşan Kişisel Özellikler Anketi; ikinci bölümde, çalışanların iş sağlığı ve güvenliği algılarını ölçmeye yönelik 15 sorudan oluşan İş Güvenliği Algısı Anketi, üçüncü bölümde çalışanların iş tatminlerinin boyutlarını ölçmeye yönelik 20 sorudan oluşan Minnesota İş Tatmin Anketi oluşturulmuştur.Veri analizinde gerekli görülen istatistiksel tekniklerin yanında, değişkenler arasındaki ilişkiye korelasyon analizi ile bakılmıştır.Araştırma sonucuna göre, çalışanların iş sağlığı ve güvenliği konusundaki algıları ile iş tatminleri arasında anlamlı ve pozitif yönde bir ilişki vardır. İş sağlığı ve güvenliği algısı arttıkça iş tatmini artmaktadır. Dış faktörlere bağlı tatmin, iç faktörlere bağlı tatmine göre daha önemlidir.Çalışanların içsel iş tatmini algı puanlarına, iş sağlığı ve güvenliği algı puanlarının anlamlı bir etkisi vardır. Çalışanların dışsal iş tatmini algı puanlarına, iş sağlığı ve güvenliği algı puanlarının anlamlı bir etkisi vardır. Çalışanların genel iş tatmini algı puanlarına, iş sağlığı ve güvenliği algı puanlarının anlamlı bir etkisi vardır.Anahtar Kelimeler1- İş Sağlığı2- İş Güvenliği3- İçsel İş Tatmini4- Dışsal İş Tatmini5- Genel İş Tatmini

Meslek hastalıklarıİş doyumuİş güvenliği+2
Ayşe Kılıç
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Futbolcu sözleşmelerinin muhasebeleştirilmesi

Bu tezin konusunu Futbolcu Sözleşmelerinin Muhasebeleştirilmesi oluşturmaktadır. Futbol kulüplerinin halka açık şirketlere dönüşmesi ile birlikte bu şirketlerin kamuyu aydınlatma yükümlülükleri de gündeme gelmiştir. En önemli varlığı futbolcu sözleşmeleri olan halka açık futbol şirketlerinin kamuyu aydınlatma uygulamalarında bu varlıklarla ilgili gerekli bilgileri tam ve doğru bir şekilde zamanında kamuya açıklamaları büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle, futbolculara ödenen transfer ücretleri ile bunların muhasebeleştirilmesine yönelik politikalar, ilgili tüm taraflar açısından futbol şirketlerinin finansal durumunun anlaşılması bakımından önemlidir. Bu kapsamda, yurtiçi ve yurtdışı uygulamalar ile Uluslararası Muhasebe Standartları'nın konuya ilişkin düzenlemelerinin yeterliliği incelenmiştir. Sonuç olarak, futbol sektöründe faaliyet gösteren şirketler için, bu sektörün ihtiyaçlarına uygun, oluşturulmasına sektör uzmanlarının da dahil olacağı yeni bir standart setinin belirlenmesi gerektiği kanısına varılmıştır.Anahtar Sözcükler1.Futbol2.Futbolcu Sözleşmelerinin Muhasebeleştirilmesi3.Halka Açılma4.Maddi Olmayan Duran Varlıklar5.UMS / TMS

FutbolFutbol kulüpleriFutbolcular+4
Abdullah Aytekin
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Elektronik ticaret ve güven: Bir araştırma

İnternetin yaygınlaşmasıyla birlikte e-ticaret küreselleşen dünyada hızla gelişmeye devam etmektedir. İnternetteki gizlilik problemi ve çeşitli bilgi güvenliği ihlalleri bu gelişimin önündeki engellerdir. Bu noktada güven iş ilişkilerinde önemli bir unsurdur. Çalışmanın amacı, e-ticaret sitesi işletme güvenilirliği, internet ortamında güven, risk eğilimi ve İnternetten satın alma arasında bir ilişkinin olup olmadığını belirlemektir. Tüketici güvenini ölçmek için üç boyut kullanılmıştır. Bunlar: E-ticaret sitesinin güvenilirliği, internet ortamında güven ve tüketicinin risk eğilimi. İnternet ortamında güven için tüketicilerin satın alma kararları üzerindeki e-ticaret sitesi yöneticileri tarafından kabul edilen internet güvenlik önlemlerinin etkisi araştırılmıştır. Son olarak, internet ortamında güven ve e-ticaret sitesi işletme güvenilirliği arasında risk eğiliminin ilişkisi de araştırılmıştır.

Elektronik ticaretGüvenGüvenilirlik+4
Hasan Hüseyin Subaşı
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Üretim alanında faaliyette bulunan aile işletmelerinin ekonomik ve finansal yapısının incelenmesi: Elazığ ilinde yapılan bir araştırma

Bu çalışmada "Aile İşletmeleri'nin genel özelliklerinden bahsederek Elazığ ilinde bulunan aile işletmelerinin ekonomik ve finansal yapılarını ortaya koymayı hedeflemektedir. Bu tezde öncelikle çalışmanın teorik ve kavramsal altyapısı yerli ve yabancı kaynaklar kullanarak kurulmaya çalışılmıştır. Çalışmamız Elazığ ilinde kurulu aile işletmelerinin ekonomik ve finansal yapılarının güçlü olmaları ve işletmelerin çoğunun aile işletmesi olması hasebiyle şirketlerin ulusal ve uluslararası rekabette başarı gösterebilmesi için aile işletmeleri ile ilgili birçok yönetim açısından önemli olan tedbirlerin alınmasının kaçınılmaz olduğunun görülmesi gerektiğini vurgulamaya çalışmaktadır. Aynı pencereden bakarsak bu çalışma aile işletmelerine ilişkin bilimsel bilgi birikiminin artmasının yanı sıra ve dolayısıyla akademik kesimlerde bu kuruluşlara ilişkin yapılacak olan çalışmalarda sağlıklı bir altyapının oluşmasına katkı sağlarken, öbür taraftan uygulayıcılara yol gösterici bir niteliğe sahip olacağı düşünülmektedir. Aile işletmelerinin kültürel özellikleri, kuruluş ve gelişim dönemleri incelenmiş ve daha sonra anket çalışmasında yapılan mevcut analizler değerlendirilmiştir. Şirket türleri ve özellikleri, aile işletmelerinin tanımı, özellikleri avantajları, dezavantajları, ülke ve dünya ekonomisi üzerindeki yeri gibi konular üzerinde açıklamalarda bulunulmuştur.Tezin, alan araştırmasının kapsamını Elazığ ilinde faaliyet gösteren aile işletmeleri oluşturmaktadır. Çalışma için anket uygulaması Elazığ Ticaret ve Sanayi Odasına bağlı şirketlerin sahiplerine ve bu şirketlerde aktif olarak çalışan personele uygulanmıştır. Anketler aile işletmesi kapsamındaki 201 işletme sahibine ve 201 personele dağıtılmıştır. Araştırmanın alan çalışması aile işletmelerinde çalışan işletme sahibi ve yönetici personel üzerinde yapıldığı için iki farklı anket formu düzenlenmiştir. Birinci grup sorular, ankete katılan işletmelerin sosyodemografik özelliklerini ortaya koymaya yönelik verileri elde etmek için, İkinci grup sorular işletmenin yönetim, ekonomik ve finansman bakımından değerlendirilmesini ölçmeye yönelik olarak hazırlanmıştır.

Aile işletmeleriAile şirketleriEkonomik yapı+4
Taner Kaya
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye ve Suudi Arabistan yönetim kültürlerinin Hofstede'nin kültürel farklılık boyutlarına dayalı incelenmesi

Kültür, tarihsel ve toplumsal bütün unsurları içine alan maddi ve manevi değerlerin oluşmasında ve sonraki nesillere aktarılmasında kullanılan toplumların sahip olduğu davranış biçimlerini ifade etmektedir. Aynı zamanda kültür topluma özgü düşünce ve sanat eserlerinin de bütününü oluşturmaktadır. Çalışmada Hofstede'nin literatüre kazandırdığı kültürel farklılık boyutları teorisi kullanılarak Suudi Arabistan ve Türkiye ülkelerinin kültürel yapılarındaki benzerlikler ve farklılıklar ölçülmeye çalışılmıştır. Hofstede'nin 6 kültürel boyutu şunlardır; güç mesafesi, bireyselci/ kolektivist (ortaklaşayaşamcı) yapı, belirsizlikten kaçınma, maskülen/feminen toplum, uzun vadeli/kısa vadeli oryantasyon, serbestliğe karşı sınırlama (denetim noktası) 'dır. Edinilen değerler sonucunda güç mesafesi boyutundan Türkiye 66 puan, Suudi Arabistan ise 95 puan almıştır. Bu puanlama sonucunda iki ülkenin de hiyerarşik bir yönetim anlayışına sahip olduğu görülmüştür. İkinci boyut olan bireyselci/ kolektivist (ortaklaşayaşamcı) yapı boyutundan Türkiye 37 puan, Suudi Arabistan ise 25 puan almıştır. İki ülkenin de bu değerler ile kolektivist bir toplum özelliği barındırdığı görülmüştür. Üçüncü boyut, belirsizlikten kaçınma boyutundan Türkiye 85 puan alırken Suudi Arabistan ise 80 puan almıştır. Elde edilen iki değerde oldukça yüksek çıkmıştır ve iki ülkenin de belirsizlikten kaçındığı sonucuna varılmıştır. Dördüncü boyut, maskülen/feminen toplum boyutundan Türkiye 45 puan alırken Suudi Arabistan ise 60 puan almıştır. Bu sonuçlara göre Türkiye feminen toplum, Suudi Arabistan ise maskülen toplum özelliğini taşıdığı görülmüştür. Beşinci boyut, uzun vadeli/kısa vadeli oryantasyonundan Türkiye 46 puan aldığı için sınırdadır. Bu yüzden net bir tercihi yansıtmadığı görülmüştür. Suudi Arabistan ise bu boyuttan 36 puan almıştır. Bu sonuç ise Suudi Arabistan'ın normatif bir toplum olduğuna işaret etmiştir. Son olarak altıncı boyut ise serbestliğe karşı sınırlama (denetim noktası) boyutundan Türkiye 49 puan alırken, Suudi Arabistan 52 puan almıştır. Bu değerler iki ülkenin de sınırda kalarak net bir tercihin söz konusu olmadığını göstermiştir. Bu boyutlardan elde edilen değerler ile birlikte Suudi Arabistan ve Türkiye ülkelerinin dikkat etmeleri gereken hususlar belirlenmiştir. Bu sayede iki ülke arasında sıcak ilişkilerin kurulması ve bu sıcak ortamın dünyaya yayılması beklenmektedir.

Hofstede, GeertKültürKültürel farklılık+5
Celile Şahin
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Yenilik metotları ve yeni bir yaklaşım-7r

Yenilik; kültürden bilgiye, bilgiden bilime, bilimden teknolojiye, teknoloji ile kalkınmaya giden bir süreçtir. Yenilik, işletme içi uygulamalarda ve işletmenin dış ilişkilerinde yeni veya önemli derecede iyileştirilmiş bir ürün ve hizmet elde edilmesidir. Yeniliği gerçekleştirecek olan kaynaklar ve bu kaynakların çıktıları, ürün ve süreç yenilikleri ile işletmelerin ulusal ve uluslararası rekabet gücünü artıran en önemli unsurlardır. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde yenilik ekonomisi ile kalkınma çok düşüktür. Bunun temel sebebi yenilik metotların bilinmemesi veya kolayca sonuçlar elde edilecek yenilik yaklaşımlarının olmamasıdır. Bu çalışmanın amacı, yeniliklerin yaygınlaşması ve yenilik ekonomisi ile kalkınmanın hızlanmasına katkı sağlayacak şekilde yeni bir yenilik yaklaşımının ortaya konulmasıdır. Bu amaç doğrultusunda çalışmada literatür ve gözlemler ile çok sayıda yenilik örnekleri ele alınmış ve sınıflandırılması yapılmıştır. Döngüsel ekonomi (kaynaklar-üretim-bölüşüm-dağıtım-tüketim-geri dönüşüm ve tekrar kaynak) esas alınarak yapılan sınıflandırma sonucunda 7R Yenilik Yaklaşımı ortaya konulmuştur. Söz konusu yaklaşımın kolay şekilde yenilikler ortaya konulmasında faydalı olacağı öngörülmektedir. Zira 7R yaklaşımı yenilikçiliğin tarihi sürecini, doğal kaynakları ve döngüsel ekonomiyi esas almakta ve zincirin her halkasındaki yeniliklerin düşünülmesinde kolaylık sağlamaktadır.

YenilikYenilik stratejileriYenilikçilik+1
Fatoş Özdemir
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Sağlık işletmelerinde algılanan hizmet kalitesi ve Ankara'da hastane türlerine göre bir araştırma

Sağlık hizmetlerinin amacı insanın fiziksel, ruhsal ve sosyal olarak sağlığının korunması, iyileştirilmesi ve bu durumun sürekliliğinin sağlanarak toplumun refah düzeyinin ve mutluluğunun geliştirilmesidir. Bütün hizmet kuruluşlarında olduğu gibi, sağlık kuruluşlarında da hizmet kalitesi önemli yer tutmaktadır.Bundan dolayıdır ki işletmelerin hizmet kalitesi için ortaya koydukları tüm çabaların yarattıkları etkilerin ölçülmesi, hizmeti alan müşterilerin sunulan hizmetleri nasıl algıladıkları, kalitenin hangi boyutlarında nasıl farklılıklar gösterdikleri ve elde edilen bu sonuçlara göre yeni tedbirlerin alınması sürekli iyileştirmenin anahtarı olmaktadır.Yukarıda ele alınan koşullar çerçevesinde bu çalışmada, sağlık alanında sunulan hizmetlerin kalitesinin bu hizmetleri alanlar tarafından nasıl algılandığı, bu hizmetleri sunan farklı hastane türlerine göre karşılaştırılarak değerlendirmelerde bulunmaktır. Böylece hastaların hizmet kalite algılarının hastane türlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığı ve farklılıkların kalitenin hangi boyutları açısından ön plana çıktığı gibi tespitler yapılmıştır.Anahtar Kelimeler:1.Kalite,2.Hizmet,3.Hizmet Kalitesi,4.Hastane Türleri,5.Hastane İşletmeleri

Hastane yönetimiHastanede yatış süresiHastaneler+8
İbrahim Halil Kayral
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İŞKUR işbaşı eğitim programının istihdama katkısı: Elazığ ilinde bir araştırma

Bu çalışmanın amacı, İŞKUR İşbaşı Eğitim Programının istihdama katkısını ölçmektir. Çalışmanın birinci bölümünde literatür araştırması yapılmış, kavramsal ve kuramsal tanımlar açıklanmış, İŞKUR ve istihdam politikaları ile ilgili bilgiler verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde Elazığ ile ilgili işgücü bilgiler paylaşılmış, üçüncü bölümünde araştırma yöntemi sunulmuş, son bölümde araştırma sonuçlarına ilişkin bilgi verilmiş, değerlendirmeler yapılarak önerilerde bulunulmuştur. Bu çalışma ile Elazığ İŞKUR tarafından 2016 yılında düzenlenen işbaşı eğitim programına katılan 1378 kişiden 315 kişiye telefonla ulaşılmış, 27 sorudan oluşan anket uygulanmıştır. Program bittikten sonra çalışmaya devam eden kişi sayısı 60' ta kalmıştır. Bu sayının arttırılması için birtakım düzenlemelere ihtiyaç duyulmaktadır. Anahtar Kelimeler: İstihdam, İşsizlik, İstihdam politikaları, İşbaşı Eğitim Programı

ElazığEğitim programlarıİstihdam+5
İsmail Aydınlı
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel çatışma ve örgüt içi çatışmaların yönetilmesinde moderasyon tekniklerin kullanılması

Çatışma kavramı; anlaşmazlıklar, uyumsuzluklar, zıtlaşmalar ve birbirlerine ters düşme gibi faktörlerden oluşturmaktadır. Çatışma sadece insanlara özgü bir olay değildir. Çatışma, tüm sosyal topluluklarda rastlanan; bireyler, gruplar, örgütler veya uluslar içinde ve arasında ortaya çıkmış sosyal olgudur. İnsanlar arasındaki farklılıklar, aşılması gereken bir durum olan çatışmanın yaşanmasında etkilidir. İnsanlar arasındaki farklılıkların etkisiyle ortaya çıkan çatışmalar, insanların çabalarına yansımaktadır. Bireyler arasındaki çatışmalar değişkenlik göstermektedir. Çatışmaya sebep olan faktörler bireysel, örgütsel ve iletişimsel etkenler olarak ayrılmaktadır. Örgüt içerisindeki bireylerin tutum ve davranışlarının, bakış açılarının, inanışlarının farklılık göstermesi örgüt içerisindekilerin aynı paydada birleşmesine engel olmaktadır. Bu durum çatışmayı beraberinde getirmektedir. Çatışmanın önlenmesi için birçok teknik kullanılmıştır. Bu çalışmada Moderasyon teknikleri üzerinde durulmuş ve bütün detayları açıklanmıştır. Örgütler içerisinde oluşabilecek çatışmaların azaltılması daha sağlıklı ve verimli iş ortamları oluşması için çatışmanın moredasyon teknikleriyle önlenmesine yönelik detaylar verilmiş ve önerilerde bulunulmuştur. Bu çalışmada, birinci bölümde, örgütsel çatışma kavramı, çatışma türlerinden, örgütsel çatışma yönetimi söz edilmiştir. İkinci bölümde Moderasyon teknikleri ele alınmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde, örgütlerdeki çatışmalara moderasyon tekniklerinin uygulanmasıyla çatışmanın azaltılması yer almaktadır.

Moderasyon teknikleriÇatışmaÇatışma yönetimi+1
Bahar Nergiz
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Banka reklamlarındaki ünlülere tüketici tepkilerinin EEG ile ölçülmesi

Günümüzde pazarlama alanında bankaların kendilerini rakiplerinden farklılaştırmak amacı ile reklam çalışmalarında çeşitli yollara başvurdukları bilinen bir gerçektir. Bankaların kendilerini rakiplerinden ayrıştırmak adına kullandıkları yöntemlerden biri de reklam faaliyetlerinde ünlü kişileri kullanmalarıdır. Bankaların ünlü kullanımına yönelmesindeki amaç, tüketicinin dikkatini çekerek bankanın tüketicinin zihninde yer etmesini sağlamaktır. Yapılan araştırmalarda kullanılan birçok yöntem içinde, bu konuda en etkili yöntemlerden birinin reklamlarda ünlü kişilerin kullanımı olduğu görülmüştür. Bu çalışmada reklamlarda ünlü kullanımına tüketici tepkilerini ölçmek amacı ile nöropazarlama metotlarından biri olan EEG analiz yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada, 30 gönüllü katılımcıya (15 bay ve 15 bayan olmak üzere) 54 saniyelik Halk Bankası'na ait olan reklam filmi izlettirilip EEG analiz yöntemi ile katılımcıların tepkileri ölçülmüştür. Araştırmanın sonucunda, 30 gönüllü katılımcıdan 24'ünün (n=%80) tepki verdiği, 6'sının (n=%20) da tepki vermediği tespit edilmiştir

Banka pazarlamasıBankacılıkBankacılık sektörü+7
Süleyman Donmuş
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu çalışanların finansal okuryazarlık düzeyinin belirlenmesi: Tunceli ilindeki kamu çalışanları üzerine bir uygulama

Finansal okuryazarlık bireylerin finansal ürünler ve uygulamalar hakkında temel düzeyde bilgi sahibi olmaları aynı zamanda elde ettikleri gelir ve bütçelerini doğru yönetebilme becerisi olarak tanımlanmaktadır. Toplumun önemli kesimini ilgilendiren finansal okuryazarlık, toplum içerisinde önemli bir yere sahip olan kamu çalışanlarını da yakından ilgilendiren bir konudur. Tunceli ili merkezinde bulunan kamu çalışanlarına uygulanan anket sonucunda çalışanların finansal okuryazarlık hakkındaki görüşleri ve finansal okuryazarlık bilgi düzeyleri belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışmamız dört bölümden oluşmaktadır. İlk iki bölümünde finansal okuryazarlık ve finansal eğitim konularında literatür bilgisine yer verilmiş, üçüncü bölümde araştırmanın yöntemi ve kamu çalışanlarına yönelik gerçekleştirdiğimiz uygulama sonuçlarına yer verilmiştir. Dördüncü ve son bölümde ise sonuç kısmına yer verilmiş, ortaya çıkan bulgulardan elde edilen sonuçlarla konuyla ilgili önerilerde bulunulmuştur.

Finansal okuryazarlıkKamu personeliTunceli+1
Hasret Şaroğlu
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Uluslararası finansal raporlama standartlarına göre amortismana tabi duran varlıklar ve Türkiye uygulaması

Amortismana tabi duran varlıklar, işletmenin aktif toplamı içerisinde önemli bir yer tutarlar ve bu nedenle finansal durumun belirlenmesinde büyük öneme sahiptirler. Bu çalışmanın amacı amortismana tabi duran varlıkların muhasebeleştirilmesi uygulamalarının Türk Ticaret Kanunu, Sermaye Piyasası Mevzuatı, Vergi Kanunları ve Türkiye Muhasebe Standartları açısından karşılaştırılarak incelenmesidir.Bu kapsamda öncelikle, amortismana tabi duran varlıklar kısaca tanımlanmış ve çeşitleri açıklanmıştır. İzleyen bölümde, konuyla ilgili TMS'larının muhasebeleştirme prensipleri örnek olaylar ile açıklanmıştır. Üçüncü bölümde TMS'larının uygulamaları ile mevcut uygulamalar karşılaştırılmış farklılıklar tespit edilmiştir. Bu farklılıklar, varlıkların kaydedilme maliyetinin belirlenmesinde, amortisman ayrılmasında ve özellikle de dönem sonu değerlemesi aşamalarında ortaya çıkmaktadır. Çünkü, TMS uygulamalarına göre dönem sonu değerlemelerinde bu varlıkların gerçeğe uygun değerlerinin tespit edilmesi ve varsa değer artış ve değer azalışlarının öz kaynaklar yada kar zarar hesaplarına kaydedilmesi gerekmektedir. Bu doğrultuda hazırlanan finansal tablolarda da firmanın ve dolayısıyla birim hissenin gerçek değeri raporlanmış olmaktadır. Böylece, firma değeri ile ilgilenen finansal bilgi kullanıcıları da güncel değerlere ulaşmış olmaktadırlar.

AmortismanDuran varlıklarFinansal raporlama+4
Aynur Akpınar
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Hastaların sağlık hizmeti beklenti ve algılarının ölçümü: Malatya kamu ve özel hastanelerinde karşılaştırmalı analiz

Gelişmiş ülkelerde olduğu gibi gelişmekte olan ülkelerde de sağlık hizmetlerine olan talep ve kaliteli hizmet beklentisi artmaktadır. Son zamanlarda Türkiye'de sağlık hizmetleri sunumunda sürekli bir değişim yaşandığı bilinmektedir. Gerek kamu gerekse özel sektöre ait hastanelerin müşteri odaklı tedavi anlayışını benimsedikleri görülmektedir. Günümüzün maliyet anlayışlı ve rekabetçi pazarında, sağlık işletmelerinin rekabet üstünlüğü kazanabilmeleri ve devamlılıkları için, hizmet kalitesinin tanımlanması ve değerlendirilmesi sağlık işletmeleri açısından büyük önem arz etmektedir. Günümüzde sağlık hizmeti veren kuruluşlardan bir yandan düşük maliyetle çalışmaları bir yandan da kaliteden ödün vermemeleri beklenmektedir. Sağlık hizmetlerinin temel yeteneklerini koruyabilmeleri ve uzun dönemli bir başarı elde edebilmeleri için hastaların hizmet kalitesi algısı hastaneler tarafından ölçülmeli ve değerlendirilmedir. Bu yüksek lisans tez çalışmasında hizmet kalitesinin sağlık sektöründe ölçümü amaçlanmaktadır. Hizmet kalitesinin ölçümünde Parasuraman, Zeithaml ve Berry tarafından geliştirilen Servqual yönteminin sağlık sektörüne Demirer ve Bülbül tarafından uyarlanmış şekli kullanılmıştır. Çalışmada kamu ve özel hastaneler ayrımına gidilerek Malatya ilinde belirlenen birer kamu ve özel hastanelerinden sağlık hizmeti alan hastaların hastaneye ilişkin beklentileri ve algı ölçülmüş, kamu ve özel hastanelerden hizmet alan hastaların algı ve beklentilerinde kıyaslamalı ne tür farklılıklar olduğu belirlenmeye çalışılmıştır. Ayrıca hastaların hastane hizmetleri algıları ile hastane hizmetlerinden memnuniyetleri arasında bir ilişki olup olmadığı sorgulanmış ve bunlara ilişkin sonuçlar çalışmanın dördüncü bölümünde sunulmuştur. Çalışma toplam dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümünde, hizmet kavramı ve hizmet sektöründe kalite kuramsal çerçevesi üzerinde durulmuştur. Hizmetin tanımı yapılmış, hizmetin özellikleri, hizmet kalitesini etkileyen faktörler açıklanmış ve bu konuda geliştirilen modellerden bahsedilmiştir. İkinci bölümde, sağlık sektöründe hizmet kalitesi kavramı açıklanmış, hastanelerin tanımı yapılarak özellikleri, işlevleri, amaçları hakkında bilgi sunulmuştur. Üçüncü bölümde, servqual modelinin üstün ve zayıf yönleri ve servqual modeli örnek alınarak yapılmış çalışmalar incelenmiştir. Dördüncü bölümünde, çalışma yöntem ve metoduna ilişkin bilgilere ve elde edilen bulgulara yer verilmiş ve araştırmanın hipotezlerine yönelik test süreçleri sunulmuştur. Araştırmanın sonuç bölümünde ise genel değerlendirme yapılmış, araştırmacılara ve sağlık kurumlarına tavsiyelerde bulunulmuştur.

AlgıBeklenti düzeyiBeklentiler+7
Merve Ekmekçi
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel bağlılık ile iş doyumu arasındaki ilişki: Elazığ il özel idaresi örneği

Modern dönemin getirdiği ve köyden kente göçün etkisiyle gelişen şehirleşmeyle beraber günümüzde yerel yönetimlerin etkinliği ve değişimi artmıştır. Halka en yakın birimlerden olan ve seçimle iş başına gelen yerel yönetimler, klasik kuralcılığın hâkim olduğu yönetim anlayışından uzaklaşarak, hizmetin yerinden yürütüldüğü, kuralların insana hizmet odaklı oluşturulduğu bir yönetim anlayışına dönüşmüştür. Bu yaşanan süreç neticesinde vatandaşa hizmetin merkeze alındığı, iletişimin daha etkili olduğu, katılımcı bir yönetim anlayışı ortaya çıkmıştır. Hızla değişen teknolojiye ayak uydurabilmek, toplumun ihtiyaçlarına cevap verebilmek, hizmetlerin daha etkin ve kaliteli olabilmesi için kurumsal örgütlerin çalışan kaynağı önem kazanmıştır. Çalışanların örgüt içi ihtiyaçları, kariyer planları, eğitim seviyeleri, yaşları, fikirleri ve algı şekillerinde değişimlere meydana gelmiştir. Günümüzde çalışanlar ekonomik ihtiyaçlarını karşılamak, örgüt içinde yaratıcılıklarını geliştirmek, işlerin yapılmasında inisiyatif almak isterler. Kurumlarda çalışanlarının gönülden kuruma bağlanmalarını ve aidiyet hissetmelerini beklerler. Örgütsel bağlılığı yüksek olan ve iş doyumu gerçekleşen çalışanların sorumluluk ve kuruma aidiyetlik bilinci gelişerek kuruma daha verimli hizmetler sundukları görülmüştür. Hizmet sunmak için insanları örgütlemek kolay gibi görünse de çalıştığı kuruma ve içinde bulunduğu ekibe ne kadar yararlı olduğu iş doyumu seviyesi ile belirlenir. Bu çalışmanın temel amacı, yerel yönetim birimi olan Elazığ İl Özel İdaresi kurumu personelinin örgütsel bağlılık ve iş doyumu seviyeleri arasındaki ilişkinin düzeyinin incelenmesidir. Çalışmanın birinci bölümünde il özel idareleri kavramsal çerçevede incelenmiş Yapılan literatür çalışması ile temel esaslar ve kavramlar açıklanmıştır. İkinci bölümde örgütsel bağlılık kavramının kuramsal çerçevesi oluşturulmaya çalışılmış, üçüncü bölümde ise iş doyumu ile ilgili açıklamalar yapılarak bu araştırmanın kapsamı ile ilgili kuramsal çatı oluşturmaya çalışılmıştır. Çalışmanın dördüncü ve son bölümü ise Elazığ İl Özel İdaresi personelinin örgütsel bağlılık, iş doyumu düzeyleri ve aralarındaki ilişkinin boyutunu ölçmek için alan araştırması yapılmıştır

BağlılıkElazığKamu personeli+3
Engin Saylan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Üretici işletmelerde iç kontrol ve iç denetim sistemlerinin değerlendirilmesi: Diyarbakır ili örneği

Üretim yapan işletmeler için iç denetim gittikçe önemli bir unsur olmaya başlamıştır. İç denetim unsuru gelişen teknoloji ve fırsatlar doğrultusunda geliştirilmeye çalışılan bir fonksiyon olmaktadır. Denetim kapsamının gelişmesi ve iç denetimin bu gelişme içerisinde vazgeçilmez bir unsur olarak yer edinmesi çalışması kaçınılmaz bir süreçtir. Üretici İşletmelerde İç Kontrol Ve İç Denetim Sistemlerinin Değerlendirilmesi: Diyarbakır İl Örneği adlı çalışma 4 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, iç denetim ve iç kontrol sistemlerinin temel bileşenlerine teorik olarak değinilmiştir. İkinci bölümde işletmelerde iç denetim sistemi ile ilgili kavramlara yer verilmiştir. Son iki bölümde ise üretim yapan işletmelerde anket çalışması yapılmış ve veriler sunulmuştur. Yapılan anket çalışmasında işletmelerin iç denetim ve iç kontrol faaliyetlerine sahip olup olmadıkları ve bu faaliyetin nasıl gerçekleştiği çalışılmıştır. İşletme yöneticilerinin iç denetim ve iç kontrol hakkındaki algıları ve bu algıların nelere göre farklılık gösterdiği ya da göstermediği araştırılmıştır. Ayrıca iç denetim faaliyetlerinin, yöneticiler ve çalışanlar arasında nasıl bir gelişme gösterdiği, iyileştirmelerin nasıl yapılacağı gibi durumlar incelenmiştir. Bu çalışmanın temel amacı, işletmelerdeki iç kontrol ve iç denetimin işletmeler açısından önemini ve gerekliliğini ortaya koymak ayrıca bu doğrultuda yapılan iyileştirmelerle işletmelerin performansının artacağını ortaya çıkarmaktadır. Diyarbakır İlinin Organize Sanayi Bölgesinde üretim yapan işletmelerde, işletme yöneticileri ve çalışanları arasında iç denetim ve iç kontrol sürecinin farkındalığını değerlendirmektir. Çalışmanın daha öncede belirtildiği gibi özgün yönü oldukça güçlü olup çalışmanın sonunda literatürdeki eksikliğin giderilmesinde büyük katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Araştırma örneklemi olarak Diyarbakır ilinde üretim faaliyeti gösteren 280 işletme olarak belirlenmiştir. İşletmenin sadece yöneticileri ile çalışma yapılacaktır. Araştırmanın örneklemi; Basit Tesadüfî Örnekleme yöntemi kullanılarak hesaplanmıştır. Diyarbakır İlindeki Organize Sanayi Bölgesinde üretim faaliyeti yapan 280 işletme göz önüne alınarak %5 güven aralığında anket yapılacak işletme sayısı 165 olarak belirlenmiştir. Araştırmada yapılacak anket sayısı Basit Tesadüfî Örnekleme yöntemi kullanılarak hesaplanacaktır. Araştırmada toplanan veriler SPSS paket programında analiz edilecektir. Verilerin test edilmesinde tanımlayıcı istatistikler ile değişkenler arasındaki ilişkiyi veya farklılığı test eden istatistik yöntemleri kullanılacaktır. Ayrıca kullanılan ölçeğin güvenirliliği, güvenilirlik analizi ile (Cronbach Alpha) gerçekleştirilecektir. Araştırmada toplanan veriler SPSS paket programında analiz edilecektir. Verilerin test edilmesinde tanımlayıcı istatistikler ile değişkenler arasındaki ilişkiyi veya farklılığı test eden istatistik yöntemleri kullanılacaktır.

DenetimDenetim sistemleriDiyarbakır+4
Delal Aydın
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medya reklamlarının tüketici davranışı ve satın alma niyeti üzerine etkisi – Elazığ ili örneği

İnternetin hayatımıza girmesiyle birlikte sosyal medya önemini gün geçtikçe daha da hissettirmeye başlamıştır. Yapılan araştırmalar insanların, sosyal medyada gün geçtikçe daha fazla vakit harcadıklarını, gerçek yaşam ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştıklarını ve yeni bir hayat kurarak yaşadıklarını göstermektedir. Sosyal medya araçlarında bulunan içerikler tüketici davranışlarını ve satın alma niyetlerini şekillendirmektedir. Tüketiciler, sosyal medyadaki kullanıcı ve işletmeler tarafından oluşturulan içeriklerden satın alma konusunda etkilenmektedir. Böylece, sosyal medyada bir ürün veya hizmetin ne kadar ve nasıl konumlandırıldığı işletmeler açısından önem arz etmektedir. Bu araştırmanın temel amacı, sosyal medya reklamlarının tüketici davranışı ve satın alma niyeti üzerinde nasıl etki ettiğinin araştırılması ve ortaya koyulmasıdır. Bu amaç doğrultusunda Elazığ ilinde bulunan 798 katılımcıya bir anket uygulanmıştır. Çalışma sonucunda sosyal medya reklamlarından etkilenmeyen 332 katılımcı anketi elenmiş ve sonuç olarak analiz için uygun olan 466 adet anket elde edilmiştir. Katılımcılardan elde edilen veriler SPSS 22.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiş ve yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda sosyal medya reklamlarının tüketici davranışı ve satın alma niyeti üzerinde etkili olduğu görülmüştür.

ElazığReklamlarSatınalma niyeti+3
Aybike Harmanşa Demir
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketicilerin alt marka tercihleriyle algılanan risk arasındaki ilişkinin incelenmesi

Pazarlamanın odak noktasının müşteri kazanmaktan çok müşterileri tatmin etmek ve dolayısıyla onlarla uzun süreli ve iyi ilişkiler kurmaya dönüştüğü günümüzde; marka geliştirme stratejilerinden marka genişletmelerine sıklıkla başvurulmaktadır.Marka genişletme stratejisinin başarı ve etkinliğini arttırabilmek adına, marka genişletme stratejisinde alt marka tercihi ve algılanan risk ilişkisinin anlaşılabilmesi için, Ankara ilinde eğitim-öğretim hizmeti veren 5 devlet üniversitesi ve 8 vakıf üniversitesinde öğrenim görmekte olan 752 üniversite öğrencisinin katılımıyla cep telefonu markalarıyla ilgili anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Çalışma kapsamında geliştirilen araştırma hipotezlerini test etmek amacıyla Wilcoxon testi, Spearman Korelasyon testi, Kruskal-Wallis H testi, Mann-Whitney U testi kullanılmıştır.Bu çalışma kapsamında üniversite öğrencilerinin cep telefonu markalarına ilişkin, ana markadan algıladıkları riskler ile söz konusu cep telefonu markasının yapacağı farklı alt marka genişlemelerinden algıladıkları riskler karşılaştırılmış ve aralarında anlamlı bir ilişki bulunmuştur.Çalışmanın sonucunda, pazarlama yöneticilerine, marka genişletme stratejilerini yönetirken ana marka ile ilgi düzeyi düşük alt markalar geliştirirken tüketicilerin algılayacakları riski göz önünde bulundurmaları konusunda öneride bulunulmuştur.

Genişleme stratejileriKruskal-Wallis testiMarka+5
Züleyha Gökçe
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Pazarlamada bilinçaltı mesajların kullanımı: Uygulama örneklerinin incelenmesi

Subliminal mesaj; "Bilinçaltı mesaj (ileti) ve Subliminal reklam" olarak da açıklanır. Reklamcılıkta teknik bir yöntem olarak kullanılan subliminal ileti herhangi bir objenin içine gömülü olan bir işaret ya da görsel mesaj normal insan beyin algısı limitlerinin altında kalan ve o anda fark edilmemek üzere tasarlanmış gizli mesajlardır. Subliminal mesajlar reklamlarda sıkça kullanılır fakat insanlar bunu fark etmez ve bu şekildeki reklamların bazılarına becerikli teknik açıyla bakılması bile gerekebilir. Amaç, farklı yöntemlerle insanların bilinçaltını kandırmaktır. Bilinçaltı insan beyninin hatırlamadığı bir bölümdür. Bu bölüm sürekli kendini hatırlatma ve yenileme gayreti içerisindedir. Subliminal reklam çalışmalarında kodlanmış mesajlar alıcılar tarafından direkt olarak algılanmaz fakat bilinçaltı bu mesajları kayıt altına alır. Bu araştırmada; bilinçaltı reklamlarla ilgili yerli ve yabancı makalelerden, tezlerden, RTÜK resmi sitesinden, dergilerden ve kitaplardan yararlanılarak literatür çalışması yapılmış ve basılı ve görsel - işitsel reklamlar bu çerçevede incelenmiştir. Bilinçaltı reklamların yasak olmasına rağmen, reklamcıların özellikle günümüzde gelişen teknoloji sayesinde ürün artışının yaşanması, farklı birden çok markanın ortaya çıkması pazarda subliminal mesaj içeren reklamlar kullanarak uyguladığı çıkan sonuçlarda görülmüştür.

BilinçaltıBilinçaltı reklamcılıkGizli mesaj+2
Abdulhalik Gör
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Personel güçlendirme uygulamalarının çalışanların iş performansları üzerindeki etkisi: Elâzığ ili banka çalışanları üzerine bir uygulama

Tez çalışmasının amacı, personel güçlendirme uygulamalarının çalışanların iş performansları üzerindeki etkisini belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda, personel güçlendirme uygulamalarını oluşturan psikolojik ve davranışsal güçlendirme boyutları beraber ele alınmış ve çalışanların iş performansları üzerindeki etkisi incelenmiştir. Tez çalışması, teori ve uygulama bölümlerinden oluşmaktadır. Teori bölümlerinde, personel güçlendirme ve iş performansı kavramları ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Uygulama bölümünde ise personel güçlendirme uygulamalarının çalışanların iş performansları üzerindeki etkisini ölçmeye yönelik, Elâzığ ili Merkez ilçesinde faaliyet gösteren özel ve kamu bankalarında görev yapan 268 banka çalışanı üzerinde bir araştırma yapılmıştır. Araştırma sonucunda, psikolojik ve davranışsal güçlendirme uygulamalarının çalışanların iş performansları üzerinde pozitif yönde ve çok yüksek düzeyde etkisinin olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, psikolojik ve davranışsal güçlendirme boyutlarının beraber ele alındığı personel güçlendirme uygulamalarının çalışanların iş performansları üzerindeki etkisi, alt boyutlarına oranla daha yüksek düzeyde gerçekleşmiştir. Anahtar Kelimeler: Personel Güçlendirme, Psikolojik Güçlendirme, Davranışsal Güçlendirme, İş Performansı.

Banka çalışanlarıElazığPerformans+4
Erkan Bal
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Girişimsel kişilik özellikleri ve girişimcilik niyeti arasındaki ilişki: Bir kamu üniversitesi örneği

Girişimcilik; çevremizdeki olanakları fark etme, bu olanakları projelere çevirme, bu projeleri uygulamaya koyabilme ve zenginlik üretme becerisi şeklinde tanımlanabilir. Bu süreçte başarılı girişimciler için ise birçok özellik tanımlanmaktadır. Kişide girişimcilik ruhu genetik olarak var olabileceği gibi aile, ailenin mesleği, çevre, eğitim de girişimcilik ruhunu geliştirmede önemli etkenlerdir. Öyle ki 21. yüzyıl dünyasında girişimcilik, üzerinde ağırlıkla durulan, ekonomik gelişmenin ve toplumsal refahın itici gücü olarak dikkat çeken bir konudur. Girişimcileri tanıma, onları diğer insanlardan ayıran özelliklerin ne olduğunu saptayabilme adına yazında birçok araştırma yapılmıştır ve hala da yapılmaktadır. Bu doğrultuda, bu çalışma ile üniversitede öğrenim gören son sınıf öğrencilerinin girişimci kişilik özelliklerinin girişimcilik niyeti üzerindeki etkisinin ampirik olarak test edilmesi amaçlanmıştır. Bu amacın yanı sıra demografik değişkenler ile girişimcilik niyeti arasındaki farklılıklar incelenmesi de alt amaç olarak belirlenmiştir. Elazığ il merkezinde bulunan Fırat Üniversitesi'nde öğrenim gören son sınıf öğrencileri araştırmanın evrenini oluşturmaktadır. Fırat Üniversitesi'nde Ocak 2019 itibariyle toplam 3643 öğrenci öğrenim görmektedir. Hedef ana kütleye ulaşmanın içerdiği zorluklar nedeniyle; hedef daraltılmış ve random yöntemine göre ana kütle tanımlama yoluna gidilmiştir. Ulaşılabilir ana kütleyi yaklaşık 506 öğrencinin temsil edeceği düşünülmektedir. Çalışmada nicel araştırma yöntemi kullanılmış ve veriler yüz yüze anket tekniği ile elde edilmiştir. Çalışmada kullanılan başlıca analizler; betimleyici III istatistikler, güvenilirlik analizleri, t testi, tek yönlü varyans (anova) analizi ve regresyon analizleri şeklindedir. Araştırma sonucunda girişimci kişilik özelliklerinin vasat (X̅=3,22; ss=0,47) ve girişimcilik niyetlerinin ise yüksek (X̅=3,44; ss=1,06) kabul edilebileceği kanısına varılmıştır. Öğrencilerin girişimci kişilik özelliklerinin girişimcilik niyetleri üzerindeki etkisinin anlamlı ve pozitif yönde olduğu saptanmıştır. Girişimci kişilik özellikleri girişimcilik niyetleri üzerinde % 19 oranında etkili olabilmektedir (r=0,438; R2=0,192; p<0,000). Bunun yanı sıra "fakülte, ailede bir girişimci olup olması durumu ve girişimcilik dersi alıp almama" gibi demografik değişkenlerin girişimcilik niyeti arasında anlamlı bir fark olduğu saptanmıştır.

Devlet okullarıGirişimcilerGirişimcilik+3
İmren Çakmak
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal yenilik ve yenilikçilik kültürünün yaygınlaştırılması araştırması: Elazığ ili örneği

Günümüzde sosyal yeniliğe verilen önemin gün geçtikçe artmasıyla birlikte sosyal yenilikçilik ve yenilikçilik kültürünün kamu çalışanları üzerindeki farkındalık düzeyinin belirlenmesi ve yaygınlaştırılması, yapılan çalışmayla birlikte kamu çalışanlarının sahip oldukları farkındalık düzeyinin iş hayatlarında kendilerine yenilikçilik açısından neler kattığı, sosyal beceri ve yenilik yetenekleri hakkında kendilerini ne kadar başarılı gördüklerini belirlemek açısından önem taşımaktadır. Elazığ'da bulunan kamu çalışanlarının sosyal yenilikçiliğe katılma durumlarını ve sosyal yenilikçiliğe ve yenilikçilik kültürüne ilişkin bakış açılarını ortaya koymak, ayrıca kamu çalışanlarının sosyal yenilik uygulamalarında karşılaştıkları sorunların belirlenmesi ve çözüm önerilerinin geliştirilmesi söz konusu yeniliklerden faydalanması anlamında çok önemlidir. Bu araştırmanın amacı, sosyal yenilikçilik ve yenilikçilik kültürü hakkındaki farkındalık durumları, yeniliğin yaygınlaştırılması için yapılması gerekenler ve karşılaşılan sorunların belirlenmesiyle sorunun çözümüne ulaşmayı amaçlamaktır.

ElazığKültürSosyal fayda+5
Celal Siracoğlu
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Akademik personelin finansal okuryazarlık ve finansal davranış analizi: Fırat Üniversitesi örneği

Bireylerin, finansal fırsatları etkin ve verimli bir şekilde değerlendirebilmeleri için bilgi ve farkındalık seviyelerinin yüksek olması gerekmektedir. Bu da bireylerin finansal okuryazarlık ve davranışsal finans kavramlarına ilişkin farkındalıklarının arttırılması sonucu mümkün olacaktır. Bu çalışma, Fırat Üniversitesi akademik personelinin finansal okuryazarlık düzeylerinin ölçülmesi ve davranışlarının analizi amacıyla yapılmıştır. 322 kişiden oluşan örnekleme uygulanan korelasyon analizi sonucuna göre, finansal okuryazarlık ile davranışsal finans eğilimleri arasında pozitif yönlü orta düzeyde ilişki bulunduğu tespit edilmiştir. Regresyon analizi sonucuna göre ise akademisyenlerin finansal okuryazarlık düzeylerinin davranışsal finans eğilim düzeylerini etkilediği görülmektedir. Çalışma sonucunda, akademisyenlerin finansal okuryazarlık düzeyi orta seviyede olmasına rağmen bu durumun davranışsal eğilimleri engelleyemediği görülmüştür. Bu sebeple, davranışsal finans konusundaki farkındalıklarının arttırılması amacıyla eğitimler düzenlenmelidir.

Akademik personelDavranışsal finansFinansal davranış+2
Aytul Bağlıoğlu
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yapay sinir ağları ve bekleme süresinin tahmininde kullanılması

Son yıllarda, yapay sinir ağları pek çok alanda uygulanan ve üzerinde en çok araştırma yapılan yöntemlerden birisidir. Yapay Sinir Ağ teknikleri karmaşık ve doğrusal olmayan modellerde etkilidir. YSA araştırmaları; sınıflandırma, optimizasyon, tahmin, şekil tanıma, modelleme ve öğrenme gibi birçok alanda kullanılmaktadır.Bu çalışmada yapay sinir ağlarının genel yapısı ve çalışma mimarisi tanıtılmıştır. Uygulama kısmında yapay sinir ağları ile hastaların bekleme süresinin tahmini yapılmıştır. Çeşitli istatiksel normalizasyon teknikleri öğrenme yöntemleri ile birlikte kullanılmıştır. Sonuçlar gösterdi ki bekleme süresinin tahmin performansı, yapay sinir ağlarında kullanılan normalizasyon yöntemlerine bağımlıdır. Sonuç olarak; yapay sinir ağlarının öğrenme ve normalizasyon teknikleri ile geleceği tahmin etmede başarıyla kullanılabileceği ortaya konulmuştur.

Bekleme süresiPerformansTahmin+4
Muhammet Deveci
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Uluslararası finansal krizlerin ulusal finansal piyasalara olan etkilerinin analizi

Yenidünya düzeninde ekonomik ve finansal entegrasyonların şekillendirdiği piyasa yapısında, coğrafi sınırlar silik bir hat oluştururken ulusal ve uluslararası piyasalar birbirleriyle daha bütünleşik bir görünüm arz eder. Piyasalar arasında hassas bir duyarlılığın varlığını açıklayan bu yapı, özellikle az gelişmiş ülkeler için ekonomik ve finansal gelişme adına yeni fırsatlar yaratırken; sahip olduğu hassas duyarlılık sebebiyle, olumsuz piyasa koşullarının varlığı halinde önemli bir tehdit oluşturur. Öngörülmeyen bazı olumsuzlukların sonucu olarak ani ve beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan finansal krizler, bu tehditlerin en önemlilerini oluşturur.Bu çalışmada, uluslararası finansal krizlerin ulusal finansal piyasalara olan etkileri; finansal entegrasyon, küreselleşme, nedensellik esaslarında, coğrafi yakınlık ve gelişmişlik perspektiflerinde analiz ederek, farklı kombinasyonlarda kriz modelleri belirleyip, gelecek projeksiyonları oluşturma amaçlanmıştır. Bu bağlamda 1990-2010 arası 20 yıllık dönemde meydana gelen 6 finansal kriz, 14 ülke perspektifinde, coğrafi yakınlık ve gelişmişlik kriterlerine dayalı olarak irdelemiştir. Gerçekleşmiş krizleri tanımlayan modellerin oluşturulduğu, piyasalar arası mevcut eşbütünleşme durumunun belirlendiği, piyasalar arası ilişkilerde nedensellik ilişkilerinin irdelendiği çalışmada, ileride meydana gelebilecek bir şokun ulusal piyasalarda nasıl bir tepki bulacağına ilişkin bilimsel öngörülere yer verilmiştir. Uluslararası literatürde bu tür ilişkilerin belirlenmesine esas teşkil edecek yöntemlerden, regresyon ve korelasyon analizinden Granger Nedensellik Testine, Eşbütünleşme Analizinden VAR analizine, varyans ayrıştırmasından Etki -Tepki analizine kadar birçok ekonometrik modelden istifade edilmiştir.Anahtar Sözcükler: Finansal Kriz, Vektör Otoregresif Model (VAR), Eşbütünleşme, Etki-Tepki Analizi, Granger Nedensellik Testi

EtkileşimEşbütünleşmeFinansal etki+6
Oğuzhan Ece
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu kuruluşlarında stratejik planlama bağlamında katılımcılık ve merkezi idarelerde katılımcılık üzerine bir araştırma

1980'lerden sonra dünyada gündeme gelen yeni kamu yönetimi anlayışı ile birlikte birçok ülke kamu yönetimlerinde reform çalışmalarına başlamış ve bu çerçevede bir takım yasal düzenlemeler yapmıştır. Bu düzenlemelerden bir tanesini stratejik planlama oluşturmaktadır.Türkiye'de de planlı hizmet sunumu, politika oluşturma, belirlenen politikalara uygun olarak yararlanıcı talepleri doğrultusunda katılımcı yöntemlerle amaç ve hedefler belirleme, uygulamayı etkili bir şekilde izleme ve değerlendirmeleri ile hesap verebilirliği sağlamaya yönelik olarak stratejik planlama Türk kamu yönetiminde temel bir araç olarak benimsenmiştir.Bu kapsamda çalışmanın amacı; kamu kuruluşlarında stratejik planlama bağlamında uygulanan katılımcılığı değerlendirerek kuruluşlara geri bildirim sağlanması ve bir sonraki dönem için hazırlanacak stratejik planlama sürecinde katılımcılığın kalitesinin artırılmasına yönelik önerilerde bulunarak yardımcı olmaktır.Çalışmada literatür taraması, stratejik planlama ve katılımcılık kavramlarının incelenmesi ve merkezi kamu kuruluşlarının stratejik plan bağlamındaki katılımcılık yaklaşımlarının araştırılması yöntem olarak belirlenmiştir. Katılımcılığın araştırılması kapsamında altı kamu idaresinde mülakat ve 70 kamu idaresinde de anket çalışmalı gerçekleştirilmiştir.Yapılan araştırmada stratejik planlama bağlamında gerçekleştirilen katılım pratiklerinin amacının çok genel olarak belirlendiği, katılım sürecine kamu çalışanlarının kuşkulu yaklaştığı, üst yönetimin sürece sahipliğininyeterli düzeyde olmadığı görülmüştür.Bu çerçevede kamu kuruluşlarında stratejik planlama sürecinde katılımcılığın etkinliğinin artırılması için kuruluş çalışanlarına katılımcılığın yararlarının açık bir şekilde anlatılması, üst yönetimle birlikte tüm çalışanların katılım sürecini sahiplenmesi, katılımcılık konusunda kamu kuruluşlarının kapasitesinin artırılması ve kuruluşlar arasında ağlar oluşturulması, katılım süreci hakkında paydaşların doğru bir şekilde bilgilendirilerek sürecin şeffaflığının sağlanması ve katılım sürecine doğru kişilerin katılımının sağlanması önem arz etmektedir.

Halk katılımıKamu kuruluşlarıKamu yönetimi+4
Muhammet Fatih Yıldırım
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık hizmetleri eğitimi veren kurumlarda okul kültürü: GATA Sağlık Astsubay Meslek Yüksekokulu örneği

Bu araştırmanın amacı, Ankara İli Keçiören İlçesi Etlik Semtinde bulunan GATA Sağlık Astsubay Meslek Yüksekokulu (SAMYO) öğrencilerinin ve yeni mezun stajyerlerin okul kültürüne ilişkin algılarını belirlemek olup, bu çalışma metodolojik (yöntemsel) bir araştırmadır.Araştırmanın evrenini 2. sınıfta öğrenim gören 126 öğrenci ve Samsun Sahra Sıhhiye Okulu'nda eğitim gören 97 stajyer astsubay, toplam 223 kişi oluşturmaktadır. Evrenin tamamına ulaşılmaya çalışılmış olup, 122 öğrenci ve 80 stajyer olmak üzere 202 kişiye ulaşılmıştır. Anket yüz yüze görüşme yöntemi ile uygulanmıştır. Ölçeğe katılım oranı %95'dir.Veri kaynağı olarak Erdem ve İşbaşı tarafından geliştirilen 2001 yılında Akdeniz Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF)'nde, daha sonra Özer ve arkadaşları tarafından 2004 yılında Gülhane Askeri Tıp Fakültesi'nde, Yılmaz ve Oğuz tarafından 2005 yılında Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi'nde, Köksal tarafından 2007 yılında Balıkesir Üniversitesi'nde, Durmuş tarafından ise 2010 yılında Güvercinlik Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi'nde uygulanan ölçek kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak, ?GATA Sağlık Astsubay Meslek Yüksekokulu (SAMYO) Okul Kültürü? anketinden faydalanılmıştır. Araştırmada iki hipotez test edilmeye çalışılmıştır. Veriler bilgisayara SPSS 15.0 istatistik paket programı aracılığı ile yüklenmiş ve verilerin çözümlenmesinde, aritmetik ortalama, standart sapma, frekans analizi, faktör analizi, bağımsız gruplarda t testi ve korelasyon analizi kullanılmıştır. İstatistiksel anlamlılık değeri p<0.05 olarak kabul edilmiştir.Öğrenci ve stajyerler arasında ölçek sorularına verilen önermeler değerlendirildiğinde önermelerin 20'sinde gruplar arasında istatistiksel anlamlı farklılık bulunmuştur. Fark bulunan tüm önermelerde öğrencilerin verdiği yanıtlar stajyerlere göre daha olumlu bulunmuştur.Okul kültüründe ele alınan boyutlardan örgütsel yapı/etkinlik boyutunun iletişim/ilişki, sembol ve güç mesafesi boyutlarıyla; iletişim/ilişki boyutunun örgütsel yapı/etkinlik ve sembol boyutlarıyla; sembol boyutunun örgütsel yapı/etkinlik ve iletişim boyutlarıyla zayıf-orta güçte ilişkisi olduğu bulunmuştur. Güç mesafesi boyutunun ise yalnızca örgütsel yapı/etkinlik boyutuyla ilişkisi vardır.Anahtar Sözcükler1.Kültür2.Örgüt Kültürü3.Okul Kültürü4.Sağlık Hizmetleri5.Sağlık Astsubayı

EğitimGülhane Askeri Tıp AkademisiKültür+3
Yasin Uzuntarla
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Örgüt kültürünün örgütsel sinizm tutumları üzerine etkisi ve bir uygulama

Bu çalışmada çalışanların örgüt kültürü algıları ile örgütsel sinizm tutumları arasındaki ilişki belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, değişik sektörlerde çalışanlar 450 kişi oluşturmakta olup; veri toplama aracı tüm bu sektörde çalışanlara iletilmiş, ancak 372 çalışana ulaşılabilmiştir. Araştırmada üç bölümden oluşan bir veri toplama aracı kullanılmıştır. Birinci bölümde katılımcılara ait kişisel bilgilere yer verilmiştir. İkinci bölümde örgüt kültürü ölçeği?, üçüncü bölümde ise Brandes, Dharwadkar ve Dean (1999:2) tarafından geliştirilmiş olan ?Örgütsel Sinizm Ölçeği? kullanılmıştır. ?Örgüt kültürünün Cronbach?s Alpha katsayısı r = 0,834, ?Örgütsel Sinizm Ölçeği?nin ise r = 0,913 bulunmuştur. Verilerin analizinde yüzde, frekans, aritmetik ortalama, standart sapma, Pearson korelasyon katsayısı, çoklu doğrusal regresyon analizi, yapısal eşitlik modellemesi, parametrik testlerden bağımsız örneklemler için t-testi, bağımlı örneklemler için t-testi, bağımsız örneklemler için tek yönlü varyans analizi ile parametrik testlerin sayıltılarının karşılanamaması durumunda non-parametrik testlerden Mann Whitney U ve Kruskal Wallis testleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, örgüt kültürü ile örgütsel sinizm arasında ilişki bulunmuştur. Araştırmada elde edilen bulgulara göre, çalışanların örgüt kültürü ölçeği toplam puanları ile örgütsel sinizm ölçeği toplam puanları arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Yani güçlü örgüt kültürüne sahip örgütlerde çalışanların örgütlerine karşı olumsuz tutumları azalmaktadır. Örgüt kültürünün önemi olumsuz tutumu azaltıcı bir etken olarak karşımıza çıkmaktadır.

KültürSinizmÖrgüt kültürü+1
Murat Görmen
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Bir turistik çekim merkezi olarak ekoköyler ve ekoköylere tüketici yaklaşımlarını belirlemeye yönelik bir araştırma

Dünyada seyahat eğilimleri incelendiğinde, farklı turistik çekim merkezlerinin önem kazandığı dikkati çekmektedir. Sözkonusu bu çekim merkezleri içinde ?ekoköyler? de yer almaktadır. Ekoköyler, ekolojik, ekonomik ve sosyo-kültürel anlamda sürdürülebilir yerleşim modelleridir. Türkiye'deki uygulamalara bakıldığında, bilimsel anlamda bir ekoköy olmadığı belirlenmiştir. Ancak ekoköy hareketinin, ?ekolojik çiftlik? ler aracılığıyla yürütülmekte olduğu dikkati çekmektedir. Bu noktadan hareketle çalışmanın amacını ?ekoköy? ler oluşturmaktadır. Çalışmada öncelikle, ekoturizm ve ekoköyler incelenmiş, turistik bir çekim merkezi olarak sahip olması gereken özellikler ortaya konulmuştur. Ardından ekoköylere yönelik tüketici yaklaşımlarının belirlenmesine yönelik bir alan araştırması yapılmıştır. Araştırmanın evrenini, Türkiye' de Ege bölgesinde faaliyet gösteren ve Küresel Ekoköy Ağı (GEN)'na kayıtlı on adet ekoçiftlikte konaklayan tüketiciler oluşturmaktadır. Araştırma verileri, anket yöntemiyle toplanmış olup 420 yerli ve yabancı tüketiciye anket uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre; ekoköyler 35-54 yaş arasında, eğitim seviyesi yüksek ve ortalama 30.000 TL ve üzeri yıllık gelire sahip kişiler tarafından talep edilmektedir. ?Sürdürülebilir bir yaşam biçimi olması? ve ?kırsal bir alanda otantik deneyim yaşamak fikri?, tüketicilerin ekoköyleri talep etmelerinde etkili olan en önemli unsurlar olarak belirlenmiştir. Çalışmada, tüketicilerin ekoköye ulaşımı ve köyde bulunmasını istedikleri konaklama, destek hizmetler ve çekiciliklerin neler olacağı saptanarak, geliştirilecek bir ekoköye ilişkin öneriler sunulmuştur.Anahtar SözcüklerSürdürülebilir Turizm, Ekoturizm, Ekoköy, Sürdürülebilir Yaşam, Kırsal Kalkınma, Tüketici Beklentisi.

EkoköyEkolojiEkoturizm+3
Şefik Naci Adalılar
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

TMS 19: Çalışanlara sağlanan faydalar standardının değerlendirilmesi ve mevcut uygulamalarla karşılaştırılması

Maliyet muhasebesinin önemli bir kalemini oluşturan personel maliyetlerinin, muhasebeleştirilmesi, tam ve gerçeğe uygun bir şekilde mali tablolara yansıtılması işletme yönetimi ve mali tablolar üzerinde yatırım kararı verecek olanlar için son derece önemlidir. TMS 19 Çalışanlara Sağlanan Faydalar Standardı 30.03.2006 tarihinden beri yürürlüktedir. Bu çalışmanın konusu olan TMS 19 Çalışanlara Sağlanan Faydalar Standardı işletmeler için çok önemli bir maliyet kalemi olan çalışan maliyetlerinin muhasebeleştirme esaslarını ortaya koymaktadır. TMS 19 Çalışanlara Sağlanan Faydaları; kısa vadeli faydalar, iş ilişkisi sonrasında sağlanan faydalar, diğer uzun vadeli faydalar ve iş ilişkisinin sona erdirilmesinden dolayı sağlanan faydalar olarak dört sınıfa ayırmıştır. Bu çalışmada TMS 19 Çalışanlara Sağlanan Faydalar standardı her yönüyle literatür tarayarak bilimsel yaklaşımla ele alınacaktır. Anahtar Kelimeler: TMS, TMS 19 Çalışanlara Sağlanan Faydalar

MuhasebeMuhasebe standartlarıStandartlar+1
Zehra Kızıl
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kırsal kalkınma uygulamaları: IPARD desteklerinin Elâzığ hayvancılık sektörüne etkisi

Türkiye'nin, Avrupa Birliği üyelik sürecinde 2006 yılında aday ülke konumuna gelmesinin ardından, Yatırım Öncesi Mali Yardım Programı çerçevesine alınmış ve bu programın Kırsal Kalkınma Bileşeni olan IPARD 2008'de kabul edilmiş, 2011'de ise uygulanmaya başlamıştır. 42 ili kapsayan programda Elâzığ ili 2. faz iller arasında olup 2013-2016 yılları arasında desteklenmiştir. Bu çalışmanın birinci bölümünde benzer çalışmalardan literatür özetlerine değinilmiş, ikinci bölümde genel olarak kırsal kalkınma kavramları ve Türkiye'nin önceki yıllardaki kırsal kalkınma faaliyetleri ile ilgili bilgiler verilmiştir. Üçüncü bölümde IPARD Programı'nın temelini oluşturan Avrupa Birliği Ortak Tarım Politikası, Yatırım Öncesi Mali Yardımlar, IPARD Programı ve Program uygulayıcısı kurum TKDK ile ilgili kavramlar ve süreçler açıklanmıştır. Son bölümde ise uygulama alanı olan Elâzığ ili ile ilgili temel bilgiler verilerek IPARD dönemi içinde Elâzığ Hayvancılık Sektöründeki rakamsal gelişmeler anlatılmıştır. Analiz sonucunda, ildeki hayvancılık sektöründe pozitif bir ivme gözlemlenmiş olup en dikkat çeken değişim kanatlı sektöründe meydana gelmiştir. IPARD döneminde etlik tavuk kapasitesinde yaklaşık %105'lik kapasite artışı meydana gelmiştir. Bu veriden hareketle, ildeki yatırımcıların, tedarik ve pazar mekanizması bir otorite tarafından kontrol ve garanti edilen iş modellerine tepkisinin daha olumlu olduğu sonucuna varılmıştır.

ElazığHayvancılıkHayvancılık işletmeleri+3
Emrah Yıldırım
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Strategic management of universities for research and innovation efficiency; case study of Duhok Polytechnic

The research deals with the problems of strategic management in university system for mainly research & innovation efficiency. Basically there are education, research & innovation, and extension duties of universities. The main objective of this study is to identify and discuss some of the basic principles of strategy making in a modern university in the context of customer-driven research & innovation in order to stimulate further discussion on this topic. Universities should be the main elements of the innovative development of infrastructure in their countries, and contribute to the formation of human capital. The study aims to provide an in-depth analysis of internal factors, which constitute a complex learning environment for a university. It is said that in their work to develop and implement a number of strategies, education managers should distinguish between strategic objectives at the corporate level and the functional strategic objectives of the region that are related to the areas of strategic development and research of the university. The environment of university for research & innovation efficiency is constantly changing and that the promotion of the process needs to be smart guide, appropriate and very sophisticated, ambitious, purposeful and thus contribute to strengthening and capabilities. The requirements for filling the vacuum system of Duhok Polytechnic University and develop an appropriate strategy for the development of science. The data obtained from the survey are going to be analyzed by computer software to get results exploitation the links between search variables and multivariate analysis to know the way to appraise the resource desires of the university for research and innovation efficiency. The research can result in variety of conclusions explaining the matter and also the objectives of the study. The search also will give a variety of suggestions supported your search results. From our analysis purpose of reading, this study will contribute to the event of Dohuk government activities and can bring valuable advantages from the conclusion of the analysis and suggestions. Keywords: Strategy, management, research, innovation

Exploratory BehaviorResearch programmesResearch-development+5
Vadr Salım Mustafa Xagewaycı
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Need assessment of human resources for research and innovation profession in social science; case study of Duhok University

The world today is evolving and advancing rapidly in all areas. Human is at the heart of these dramatic developments. Human are the manufacturer and beneficiary of this development. The developed world and the developing world have been working for decades to develop their human resources to varying degrees. The research problem here focused on education as the cornerstone of development in the present age, when practical knowledge is one of the key elements, productivity became very important within the concept of human resources development and modernization. Therefore, the research aims to present and analyse the natural development and dimensions of human development, with emphasis on the importance of education as an input to the investment of human resources and competencies in the present within modern concept of human development. The modern method of human resources development is training to give individual employees or enrich them with skills. Skills are tool that through training to develop abilities of an individual employee. The study attempts to identify need assessment of human resources which is essential for research and innovation on social sciences. The research was conducted through a questionnaire issued by the University of Duhok by selecting a number of faculties of Duhok University, which can extract the results obtained from the research and apply them to the whole university. The data obtained from the survey was analysed by computer software in order to obtain the results using the links between the research variables and the regression analysis to understand the good ways in which university resource needs can be assessed. The research was reach a number of conclusions that explain the problem and the objectives of the study. The research was also provided a number of suggestions based on search results. From research point of view, this study was contributed to the development of Duhok government operations and to achieve useful benefits from the conclusion of research and suggestions. Keywords: Assessment, Needs, Human Resources, Innovation, and Scientific Research

Exploratory BehaviorResearch cultureResearch programmes+7
Araz Sulaıman Ahmed
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Problem çözme becerisinin çalışan iyi oluş haline etkisinde iç-dış kontrol odaklılığın aracılık rolü

Bu çalışmanın amacı, akademisyenlerin problem çözme becerisinin çalışan iyi oluş haline etkisinde, iç-dış kontrol odaklılığın aracılık rolünü açıklamaktır. Bu amaçla problem çözme becerisinin çalışan iyi oluş hali alt boyutları olan psikolojik iyi oluş, öznel iyi oluş ve iş yeri iyi oluşa etkisinde hem iç hem dış kontrol odaklılığın aracılık etkisi incelenmiştir. Bu ilişkide iç-dış kontrol odaklılığın aracı rolü olacağı, iç kontrol odağının bu ilişkinin güçlenmesine katkı sağlayacağı öngörülmektedir. Literatürde çalışan iyi oluş halinin üç alt boyutunu ayrı ayrı değerlendirerek, bu boyutların problem çözme becerisi ve iç-dış kontrol odaklılık değişkenleri ile ilişkisini inceleyen çalışmaya rastlanmaması bu çalışmanın alan yazına katkısıdır. Araştırma için Ankara ilinde kamu üniversitelerinde görevli 209 akademisyene gönüllülük esas alınarak üç tür anket uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 26 ve AMOS 24 paket programları ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda problem çözme becerisi ile çalışan iyi oluş hali değişkenin üç alt boyutu olan psikolojik iyi oluş, öznel iyi oluş ve iş yeri iyi oluşu teker teker ilişkilendirilmiştir ve aralarındaki ilişkinin anlamlı olup olmadığına bakılmıştır. Bu ilişkiler arasında hem iç hem de dış kontrol odaklılığın aracı etki gösterip göstermediği incelenmiştir. Aracılık (Model 4) etkilerinin analizi için Hayes (2018) tarafından geliştirilen Process Makrosu kullanılmıştır. Araştırmada problem çözme becerisinin çalışan iyi oluş haline etkisinde iç-dış kontrol odaklılığın aracı rolü olduğu savunulmuştur ancak yapılan analiz sonuçlarına göre, problem çözme becerisinin çalışan iyi oluş haline etkisinde sadece iç kontrol odaklılığın aracılık etkisi istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur.

AkademisyenlerProblem çözme becerisiPsikolojik iyi oluş+3
Selen Keklik
Ankara Science University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Algılanan yönetici koçluk davranışının çalışan bağlılığı ve işte kalma niyeti üzerine etkisi: Savunma sanayii çalışanları örneği

Bu çalışmada, Savunma Sanayii şirketi çalışanları üzerinde algılanan yönetici koçluk davranışlarının çalışan bağlılığı ve işte kalma niyeti üzerindeki etkileri incelenmiştir. Bu çalışma, modern iş dünyasında yöneticilerin çalışanlarla olan etkileşimlerinde koçluk davranışlarının iş verimliliği ve çalışan sadakati üzerindeki önemini vurgulamaktadır. Özellikle Savunma Sanayii gibi stratejik bir sektörde, çalışanların iş yerinde kalma isteği ve örgüte olan bağlılıkları kritik öneme sahiptir. Yöneticilerin sergiledikleri koçluk davranışları, çalışanların kariyer gelişimlerini desteklemekte, onlara rehberlik etmekte ve bu da çalışan bağlılığını artırmaktadır. Araştırma safhasında, Türkiye'de elli yılı aşkın süredir faaliyet gösteren, Ankara ilinde, 312 Savunma Sanayii şirketi çalışanı örneklem olarak kullanılmış ve bu kişiler üzerinde gönüllülük esas alınarak üç farklı anket yöntemiyle veri toplanmıştır. Toplanan verilerin analizlerinde SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 25.0 programı kullanılmıştır. Nicel verilerin karşılaştırılmasında iki bağımsız grup arasındaki fark için bağımsız örneklem t testi, ikiden fazla bağımsız grup karşılaştırılmasında ise tek yönlü varyans analizi, fark yaratan grubu tespit etmek için Bonferroni testi kullanılmıştır. Numerik değişkenler arasındaki ilişki Pearson korelasyon katsayıları ile analiz edilmiştir. Çalışmanın bulguları, yönetici koçluk davranışlarının çalışanların örgütlerine olan bağlılıklarını artırdığını ve işte kalma niyetlerini güçlendirdiğini göstermektedir. Yönetici desteği, çalışanların kendilerini değerli hissetmelerini sağlayarak, iş tatmini ve bağlılığı üzerinde olumlu etkiler yaratmaktadır. Özellikle yöneticiler tarafından sağlanan geri bildirim ve kariyer gelişim fırsatlarının, çalışanların iş yerinde daha uzun süre kalma eğilimlerini güçlendirdiği tespit edilmiştir. Özetle, algılanan yönetici koçluk davranışları, Savunma Sanayii çalışanlarının örgütlerine bağlılıklarını artırmakta ve işte kalma niyetlerini olumlu yönde etkilemektedir.

Zeliha Emirmahmutoğlu Yel
Ankara Science University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Yönetici politikalarının uygulanmasında kontrolün çalışan motivasyonu üzerindeki etkileri

Bu çalışmanın amacı, yönetici politikalarının uygulanmasında kontrol mekanizmalarının çalışan motivasyonu üzerindeki etkilerini kapsamlı bir şekilde incelemeyi amaçlamaktadır. Özellikle, yönetici politikalarının nasıl uygulandığını ve bu uygulamaların kontrol süreçlerinin çalışanların motivasyonu üzerindeki olumlu ve olumsuz etkilerini analiz etmeyi hedeflemektedir.

Nihal Turgut
Ankara Science University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessEN

Proactive marketing and its impact on improving the innovative value

Besides the serious impacts of the recession on the performance of institutes and organizations,it can seriously affect the survival of companies. However, not all of thecompanies are equally affected by the recession. In fact, some institutes can even experience better conditions in markets during recessions. Previous studies and researchesonmarketing during economic crises, specifically about proactive marketing, suggest that some institutes see the recession as an opportunity and they develop an accordingly aggressive marketing reaction, while others cut back and passively wait for the end of the recession.The term 'proactive marketing'is used to represent the strategic reactions of institutes toa recession, or more generally, to a turbulent environment.It is determined that proactive marketing is an important factor for institutes to create a strategy and accordingly react to recessions.A model is specifically established on the basis of previous knowledge in the scope of this study; consequences of proactive marketing during a recessionare analyzed and the model is carefully tested. The concept of added value, perceived as a proactive instrument in this study, will certainly contribute to the value of the institute efficiently using it; and by this way, the institute will usually move one step beyondthe other institutes functioning in the same market. At that point, it should be noted that such institutes with proactive approaches will eventually increase the level of competitionbetween organizations in the same market. On the basis of this data, it can be said that organizations functioning in these competitive markets should prioritize proactive strategies for ensuring their existence. The basic goal of this research is to investigate the effects of proactive marketing on the possibility of adding to the innovative value of private institutes; the analysis is based ona specific questionnaire issued by the administrative leadership of private institutes in Duhok Governorate for analyzingproactive marketing strategies adaptation level of these institutes. Therefore, the obtained results can be generalized and adapted by all of the private institutes. The data obtained from the study will be analyzed to obtain useful results by using the links between the research variables and the regression analysis. A number of conclusions in line with the problem of the study and its objectives are presented to the readers to understand and analyze the effects of proactive marketing on institutional values. The study, on the other hand, presents a number of suggestions on the basis of the findings obtained through the research process. According to research, proactive marketing strategies are highly important for technical institutions. Keywords:Proactive Marketing, Innovative Value, Marketing Strategies, Proactive Marketing Dimension

MarketingMarketing strategiesMarketing methods+3
Botan Tarıq M. Salıh
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Tedarik zinciri kapsamında stok yönetimi ve maliyetinin işletmenin karlılığına etkisi

Tedarik zinciri yönetimi her geçen gün daha çok önem görmeye ve adından söz ettirmeye başlamıştır. Müşteri isteklerindeki farklılar ve gelişmeye devam eden teknoloji sayesinde rekabet çoğalmıştır. Rekabet kavramının hayatımıza girmesiyle birlikte tedarik zinciri kavramı birçok işletmenin de katılmasını sağlayan bir zincir olmuştur. Güncel bilgilerin takip edilebilmesi, rekabet şartlarına karşı ayakta durabilmek isteyen işletmeler, müşterini taleplerini karşılayabilmek ve bunu minimum seviyede maliyet ile devam ettirmek için farklı yollar aramaya başlamışlardır. Bu amaca ulaşmakta kullanılabilecek en gelişmiş araç stok yönetimidir. Stok yönetiminden sağlıklı bir verim almak istiyor isek işletmenin amaçlarına ve isteklerine göre düzenli bir stok bulundurulmalıdır. Tez çalışmasına giriş kısmında tedarik zinciri ve yönetimi konuları detaylı bir şekilde ele alınmıştır. Tedarik sürecinin genel tanımı yapılıp, bu zamana kadar gelişimi hakkında detaylı bilgiler verilmiştir. İkinci bölümünde ise stok ve stok yönetiminin genel tanımı ele alınıp bilgiler verilmiştir. Son olarak tedarik zinciri ile olan bağlantısını değerlendirilerek konu tamamlanmıştır. Tezin uygulama kısmında ise mobilya sektöründe bulunan firmalara yöneltilecek sorular belirlenip firmaların geri dönüşlerinin analizi yapılmıştır. Gelen analizler sonucunda bir paydada buluşulması amaçlanmıştır.

Mehmet Uzunoğlu
Ankara Science University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Mütevazı liderliğin görev performansı üzerindeki etkisinde işle bütünleşme ve öz yeterliliğin aracılık rolü: Milletvekili danışmanları üzerinde bir araştırma

Bu araştırmanın amacı, algılanan mütevazı liderliğin görev performansı üzerindeki etkisini ve bu etkide işle bütünleşme ve öz yeterliliğin aracılık rolünü incelemektir. Araştırma, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde görev yapan milletvekili danışmanları üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini 173 milletvekili danışmanı oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Yapısal eşitlik modellemesi kullanılarak yapılan analiz sonucunda, mütevazı liderliğin görev performansını pozitif yönde ve anlamlı bir şekilde etkilediği görülmüştür. Bunun yanında, mütevazı liderliğin işle bütünleşme ve öz yeterlilik üzerinde de pozitif yönde ve anlamlı etkileri olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, işle bütünleşme ve öz yeterliliğin görev performansı üzerinde pozitif yönde ve anlamlı etkileri olduğu bulunmuştur. Aracılık analizleri sonucunda, işle bütünleşme ve öz yeterliliğin mütevazı liderlik ile görev performansı arasındaki ilişkide tam aracılık rolü oynadığı belirlenmiştir. Bu bulgular, algılanan mütevazı liderliğin çalışanların görev performansını artırmada önemli bir rol oynadığını ve bu etkinin işle bütünleşme ve öz yeterlilik aracılığıyla gerçekleştiğini göstermektedir. Araştırma sonuçları, örgütlerde mütevazı liderlik uygulamalarının teşvik edilmesinin, çalışanların işle bütünleşme düzeylerini ve öz yeterlilik algılarını artırarak görev performanslarını yükseltebileceğini ortaya koymaktadır.

Görev performansıÖz yeterlilikİş performansı+1
Ayşe Beste Bilgin
Ankara Science University · Institute of Graduate Studies
2025
00