Düzce University
Discipline

Hareket ve Antrenman Anabilim Dalı

Düzce University

54

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Adölesan dönemde spor yapan ve yapmayan çocuklarda dikkat düzeylerinin karşılaştırılması

Bu çalışma, spor yapan ve yapmayan adölesan dönemdeki çocuklarda arasındaki sürekli dikkat düzeylerini karşılaştırmayı amaçlamaktadır. Araştırma, İstanbul'da bulunan çeşitli okullara kayıtlı olarak okuyan 13-17 yaş aralığında düzenli olarak spor yapan ve yapmayan toplam 254 adölesan öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Veri toplama sürecinde, öğrencilerin dikkat düzeylerini objektif bir şekilde ölçmek için Burdon Dikkat Testi kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 22.0 programı ile analiz edilmiştir. Verilerin frekans dağılımlarına dair yüzdelik değerler saptandıktan sonra çarpıklık-basıklık değerleri incelenerek normal dağılım gösterdiği belirlenmiştir. Akabinde t testi, tek yönlü varyans analizi ANOVA uygulanmıştır. Yaş ve sınıf gibi devamlı değişkenlerin Burdon ölçek puanları ile ilişkisi ise Pearson korelasyon analizi ile incelenmiştir. Analizlerde güven aralığı %95 olarak kabul edilmiştir (p=0.05). Araştırma analizlerinin sonucu olarak, spor yapan öğrencilerin dikkat testlerinde daha yüksek performans gösterdiklerini ortaya koymuştur. Spor yapan grup, özellikle uzun süreli dikkat gerektiren görevlerde ve dikkat dağıtıcı unsurların yoğun olduğu ortamlarda daha iyi sonuçlar elde etmiştir. Bu sonuçlar, düzenli fiziksel aktivitenin, özellikle de adölesan dönemde, dikkat süreçlerini destekleyici ve geliştirici bir rol oynadığını göstermektedir.

Mohamed Amıne Guellıl
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Artistik buz patenindeki axel ve salchow atlayışlarının biyomekanik analizi

Çalışma, artistik buz patenindeki Axel ve Salchow atlayışlarının fiziksel parametrelerinin başarımlar ile ilişkilerini incelemektedir. Bu amaç doğrultusunda Xsens Awinda ataletsel ölçüm sistemi ile 7 adet katılımcının atlayış verileri toplanmıştır. Toplanan veriler Python dili kullanılarak araştırmacı tarafından bu araştırmaya özgü geliştirilen bir program ile analiz edilmiştir. Literatürden yararlanılarak derlenen parametrelerin yanı sıra çalışmaya özgü geliştirilen; başarım tanımı ile bulunan başarım durumu, kalça dönüş açısı ile hesaplanan tur sayısı, maksimum vücut kütle merkezi (VKM) yüksekliği, VKM yatay yer değişimi, omuz doğrultusu, en hızlı dönüş anı, en hızlı dönüş anındaki eğiklik açısı ve iniş anındaki eğiklik açısı tartışılmıştır. Uçuş sürelerinin, ortalama dönüş hızlarının, kalkış açılarının, kapanma hız katsayılarının ve kapanma yoğunluk katsayılarının literatürle uyumlu olduğu gözlemlenmiştir. VKM yatay yer değişiminin ise literatürle uyuşmadığı gözlemlenmiştir.

BiyomekanikBiyomekanik analizBiyomekanik modelleme+1
Sinem Beril Sertoğlu
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Taktik atletlerde denge, fonksiyonel kuvvet ve zihinsel antrenman modellerinin tabanca atış performansına etkisi

Amaç: Bu araştırma, taktik atletlerin tabanca atış performansını optimize etmek amacıyla denge, fonksiyonel kuvvet ve zihinsel antrenman modellerinin etkilerini incelemektedir. Taktik atletler, yüksek stres altında hızlı karar verme, hassas motor becerileri sergileme ve fiziksel dayanıklılığı en üst düzeye çıkarma zorunluluğuna sahiptir. Atış performansı yalnızca mekanik bir beceri değil, aynı zamanda bilişsel, nörofizyolojik ve psikomotor unsurların etkileşimiyle şekillenen karmaşık bir süreçtir. Bu bağlamda, çalışmada farklı antrenman yöntemlerinin atış performansı üzerindeki bütüncül etkileri değerlendirilerek, taktik atletler için en etkili hazırlık stratejilerinin belirlenmesi hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 22-40 yaş aralığında, en az dört yıl antrenman geçmişine sahip 40 erkek taktik atlet katılmıştır. Katılımcılar, denge (n=10), fonksiyonel kuvvet (n=10), zihinsel antrenman (n=10) ve kontrol (n=10) gruplarına rastgele atanmıştır. 8 hafta süresince çalışma grupları özel antrenman programlarını uygularken, kontrol grubu yalnızca mevcut fiziksel aktivitelerine devam etmiştir. Çalışmamızda izometrik kuvvet testleri (el kavrama, omuz fleksiyon, gövde rotasyon kuvveti), dinamik denge ölçümleri, kalp atım hızı değişkenliği (KAHD) analizleri ve 5x5 Classifier Atış Test Protokolü ile atış performansı değerlendirilmiştir. Veriler SPSS 28.0 yazılımında ANOVA ve Tukey post-hoc testi kullanılarak analiz edilmiştir (p<0,05). Bulgular: Fonksiyonel kuvvet antrenmanı, izometrik üst ekstremite kuvvetinde anlamlı bir artış sağlamıştır (p<0,005). Denge antrenmanı, dinamik denge performansını (p<0,05), zihinsel antrenman ise atış sırasında odaklanma süresini anlamlı düzeyde geliştirmiştir (p<0,005). Atış performansı açısından, ilk atış ve toplam atış süreleri çalışma gruplarında önemli ölçüde düşüş göstermiştir (p<0,05). Ayrıca, geri tepme yüksekliği ve genişliği fonksiyonel kuvvet ve denge antrenman gruplarında da belirgin şekilde düşüş göstermiştir (p<0,01). Kontrol grubunda ise istatistiksel olarak anlamlı bir değişiklik saptanmamıştır. Sonuç: Bu çalışma, denge, fonksiyonel kuvvet ve zihinsel antrenman modellerinin taktik atletlerde tabanca atış performansını önemli ölçüde geliştirdiğini ortaya koymuştur. Bulgular, fiziksel ve bilişsel bileşenlerin entegrasyonunun, özellikle stres altındaki motor beceri performansını optimize etmek için kritik bir rol oynadığını göstermektedir. Fonksiyonel kuvvet antrenmanının izometrik kuvveti artırdığı, denge antrenmanının postüral stabiliteyi geliştirdiği ve zihinsel antrenmanın bilişsel odaklanmayı güçlendirdiği tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda, taktik atletlerin eğitim süreçlerinde fiziksel ve bilişsel antrenmanların bütünleşik ele alınması gerektiği önerilmektedir. Anahtar kelimeler: Taktik Atlet, Tabanca Atış Performansı, Fonksiyonel Kuvvet, Zihinsel Antrenman, Denge

İsmail Dut
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

15-16 yaş çocuk futbolcularda hız temelli antrenmanların kuvvet-hız profilleri ve bazı parametreler üzerindeki etkilerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, 15–16 yaş grubundaki genç futbolcularda hız temelli direnç antrenmanının (Velocity-Based Training, VBT) dikey sıçrama performansı, kuvvet–hız bileşenleri ve anaerobik güç çıktıları üzerindeki etkilerini incelemektir. Çalışmaya aynı kulüpte yer alan toplam 60 futbolcu katılmış, sporcular rastgele olarak deney (VBT) ve kontrol gruplarına ayrılmıştır. Sekiz hafta süren müdahale sürecinde deney grubu bar hızı geri bildirimiyle bireyselleştirilen VBT protokolünü uygularken, kontrol grubu rutin antrenmanlarına devam etmiştir. Araştırmada dikey sıçrama performansı Optojump sistemiyle, bar hızı ve türetilmiş kuvvet–güç parametreleri Vitruve Linear Encoder ile, anaerobik performans ise RAST protokolüyle ölçülmüştür. Bulgular, VBT uygulamasının CMJ sıçrama yüksekliği, peak velocity, main velocity, mean power ve 1RM değerlerinde kontrol grubuna kıyasla anlamlı ve büyük etki büyüklükleriyle gelişmeler sağladığını göstermiştir (p < .05). Ayrıca RAST peak power ve mean power değişkenlerinde deney grubu lehine anlamlı iyileşmeler gözlenmiştir. Bu sonuçlar, VBT'nin düşük velocity loss eşikleriyle uygulandığında genç sporcularda patlayıcı güç, kuvvet–hız bileşenleri ve tekrar sprint performansı üzerinde etkili bir yöntem olabileceğini göstermektedir. Sonuç olarak, hız temelli antrenman yaklaşımı, genç futbolcularda nöromüsküler adaptasyonları kısa sürede destekleyebilecek, bireyselleştirilmiş yüklenmeye olanak tanıyan ve geleneksel yöntemleri tamamlayıcı nitelikte bir antrenman stratejisi olarak değerlendirilebilir.

Yasin Gökşin
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Fasyal mobilizasyonun elit ve elit olmayan taekwondocularda bazı fiziksel uygunluk parametreleri üzerine etkisinin incelenmesi

Bu araştırmada, 8 hafta uygulanan fasyal mobilizasyon programının elit ve elit olmayan taekwondocularda esneklik, dikey sıçrama, durarak uzun atlama, sürat ve anaerobik güç parametreleri üzerindeki etkisinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Araştırmaya fasyal mobilizasyon grubu (n=16), yaş ortalaması (x̄yaş=18,06), vücut kütlesi ortalaması (x̄kg=60,6), boy uzunluğu ortalaması (x̄boy=172,06), kontrol grubu (n=16), yaş ortalaması (x̄yaş=18), vücut kütlesi ortalaması (x̄kg=61,5), boy uzunluğu ortalaması (x̄boy=170,68) olmak üzere lisanlı aktif olarak taekwondo antrenmanına devam eden 32 taekwondocu gönüllü olarak katılmıştır. Gruplar randomizasyonla belirlendikten sonra, fasyal mobilizasyon grubuna sekiz hafta boyunca, haftada en fazla iki defa ve 40 dakika süreyle fasyal gevşetme tekniği uygulandı. Verilerin istatistiksel analizi için uygulanmış olan 8 haftalık fasyal mobilizasyon sonucunda bazı fiziksel uygunluk parametrelerindeki değişimler incelenmiştir. Bu kapsamda çalışmamızda fasyal mobilizasyon ve kontrol grubunun ön test ve son test sonuçlarını grupların kendi aralarında karşılaştırmak için Wilcoxon İşaretli Sıralar testi kullanılırken, gruplar arasında karşılaştırma yapabilmek içinse Mann-Withney U testi kullanılmıştır. Çalışmamızın istatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre, fasyal mobilizasyon grubunda ölçülen esneklik, sürat, dikey sıçrama, durarak uzun atlama ve anaerobik güç özellikleri incelendiğinde istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar gösterdiği tespit edilmiştir (p<0,05). Denge incelendiğinde ise istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermediği tespit edilmiştir (p>0,05). Taekwondo antrenmanlarına devam eden ve hiçbir müdahale almayan kontrol grubundaki ölçülen parametreler incelendiğinde ise hiçbir parametrede istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermediği tespit edilmiştir.

Fiziksel uygunlukFiziksel uygunluk testiSpor+2
Yağmur Ünalmış
Ankara University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Uçurtma sörfü yapan ile yapmayanların (sedanterlerin) somatotip ve solunum fonksiyon parametrelerinin karşılaştırılması

ÖZET UÇURTMA SÖRFÜ YAPAN İLE YAPMAYANLARIN (SEDANTERLERİN) SOMATOTİP VE SOLUNUM FONKSİYON PARAMETRELERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI Gürsoy Y.C. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Hareket ve Antrenman Bilimleri Anabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, Aydın 2024 Amaç: Bu çalışmanın amacı, uçurtma sörfü yapanlar ile yapmayanların (sedanterlerin) somatotip özellikleri ve bazı solunum fonksiyonlarını belirlemek ve bu özellikleri birbirleri ile karşılaştırmak suretiyle aradaki farklılıkların ne ölçüde gerçekleştiğini belirlemektir. Gereç ve Yöntem: Çalışma, Muğla ili Akyaka-Gökova'da faaliyet gösteren ve uzun süreden beri uçurtma sörfü (kite board- kite surf) yapan yaş aralığı 20-35 olan ve bu alanda gerekli deneyim ve tecrübeye sahip (n=14 erkek),(n=14 kadın) toplamda (n=28) kişi, sedanterler için ise, aynı yerleşkede bulunan yaşamları boyunca herhangi bir fiziksel aktivite yapmamış yaş aralığı 20-35 olan (n=14 erkek), (n=14 kadın) olmak üzere genel toplamda (n=56) kişi bu çalışmaya gönüllü olarak katılmıştır. Bulgular: Uçurtma sörfü yapan kadınların somatotip özellikleri ön test ve son test değerleri arasında (endomorf, mezomorf, ektomorf) bakımından istatistiksel olarak anlamlı farklılık görülmüştür (p<0,05). Solunum fonksiyonları arasında ise fark bulunmamıştır (p>0,05). Erkeklerin somatotip özellikleri arasında anlamlı fark bulunmuştur (p<0,05). Solunum fonksiyonları bakımından ise fark tespit edilmemiştir (p>0,05). Kadın ve erkeklerin solunum fonksiyonları (FEV1, FVC, MVV, VC) ön test ve son test değerleri arasında erkekler lehine istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (p<0,05). Sonuç: Kadınlar ve erkeklerin (endomorf, mezomorf, ektomorf) özelliklerine ait ön test ve son test değerleri arasında farklılığa ulaşıldı. Solunum fonksiyonları (FEV1, FVC, MVV, VC) bakımından kadın ve erkeklerin ön test ve son test değerleri arasında erkekler lehine istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Uçurtma Sörfü, Antropometrik Özellikler, Solunum Fonksiyon Testleri

Uçurtma sörfü
Yusuf Can Gürsoy
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Futbolcularda gövde kas kalınlığının sprint, yön değiştirmeli koşu, dikey sıçrama ve dinamik denge üzerine etkisi

Amaç: Literatürde iskelet kas mimarisinin atletik performans becerileri üzerindeki etkisini inceleyen pek çok araştırma vardır. Ancak bu çalışmalarda genellikle alt ekstremiteye yönelik ölçümler yapılmış ve kasın mimari özellikleri ile seçilmiş atletik performans skorları arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Diğer taraftan vücudun merkez bölgesi olarak ifade edilen core bölgeye yönelik kas kalınlığı ölçümlerinin daha çok hasta popülasyonlarda sağlıkla ilişkili parametreler üzerindeki etkileri incelenmiştir. Bu bağlamda araştırmanın amacı, futbolcularda gövde kas kalınlığının sprint, çeviklik, dikey sıçrama ve dinamik denge üzerindeki etkisinin incelenmesidir. Matertal ve Metod: Bu çalışmaya 11 erkek futbolcu (19.19±2.11 yıl) dahil edildi. Katılımcıların transversus abdominis, internal oblik, eksternal oblik, rectus abdominis ve lumbar multifidus kas kalınlıkları B-mod ultrasongrafi kullanılarak belirlendi ve sprint, çeviklik, dikey sıçrama ve dinamik denge skorları kaydedildi. Kas kalınlıkları ve atletik performans skorları arasındaki ilişikiler ve varyans düzeyleri korelasyon ve regresyon yöntemleri kullanılarak analiz edildi. Bulgular: 20 m doğrusal sprint ve çeviklik süreleri ile kas kalınlıkları arasında büyük ve çok büyük negatif yönde çok büyük doğrusal ilişki görüldü (r > 0.67, p< 0.05). Dikey sıçrama yüksekliği ile derin abdominal ve lomber multifidus kasları arasında pozitif yönde büyük düzeyde ilişki tespit edilirken (r > 0.61, p < 0.05), yükseklik ve yüzeysel abdominal kaslar arasında anlamlı ilişki görülmedi (p > 0.05). Dinamik denge testi dominant ve nondominant anterior erişim mesafesi ile tüm kaslar arasında büyük ve çok büyük pozitif yönde doğrusal ilişki görüldü (r > 0.61, p < 0.05). Çoklu regresyon analizleri sonucunda kas kalınlıklarının güç temelli performans skorlarını > %60 ve dinamik denge anterior erişim mesafesini > %68 düzeyinde açıkladığı tespit edildi. Sonuç: Sonuç olarak gövde kas kalınlıklarının genç futbolcularda güç ve denge becerileri üzerinde anlamlı etkisinin olduğu görüldü. Çalışmada pek çok parametrede derin abdominal kasların yüzeysel kaslardan daha açıklayıcı olduğu tespit edildi. Gelecek çalışmalarda sporcuların gövde kas kalınlıklarına yönelik uzun dönemli özel antrenman programları geliştirilerek, atletik performansa skorları üzerindeki etkileri incelenebilir.

Spor performansı
Ozan Uçar
İnönü University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Elit aerobik cimnastikçilerde core ve düzeltici egzersizlerin FMS test skorlarına etkisi

Bu araştırmanın amacı, elit düzeydeki aerobik cimnastikçilerde uygulanan core ve düzeltici egzersiz programlarının, fonksiyonel hareket kalitesini değerlendiren Functional Movement Screen (FMS) skorlarına etkisini incelemektir. Çalışmaya, yaş ortalaması 14.73 ± 2.56 yıl olan, Türkiye Cimnastik Federasyonu'na bağlı kulüplerde aktif olarak yarışan 50 elit aerobik cimnastikçi gönüllü olarak katılmıştır. Katılımcılara, 8 hafta süreyle haftada 3 gün, yaklaşık 35 dakikasüren, core stabilizasyonu ve bireye özgü düzeltici egzersizlerden oluşan yapılandırılmış bir egzersiz programı uygulanmıştır. Egzersiz programı öncesinde ve sonrasında katılımcıların fonksiyonel hareket düzeyleri, 7 alt testten oluşan FMS test bataryası ile değerlendirilmiştir. Elde edilen veriler SPSS 22.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiş, ön test ve son test puanları eşleştirilmiş örneklem t-testi ile karşılaştırılmıştır. Araştırma bulgularına göre, uygulanan egzersiz programı sonrasında katılımcıların FMS toplam skorlarında istatistiksel olarak anlamlı bir artış gözlenmiştir (p < .001). Ön testte 12.46 ± 2.02 olarak belirlenen toplam FMS puanı, son testte 18.39 ± 1.51'e yükselmiştir. Toplam skor farkının ortalaması -5.93 ± 1.31 olup bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (t = -28.94, p < .001). FMS alt testleri incelendiğinde; • Derin çömelme skorunun 1.65 ± 0.58'den 2.58 ± 0.50'ye, • Engel aşamalı adım skorunun 1.83 ± 0.63'ten 2.68 ± 0.47'ye, • Diz üstü lunge skorunun 1.44 ± 0.50'den 2.39 ± 0.49'a, • Omuz stabilitesi skorunun 2.24 ± 0.48'den 2.85 ± 0.35'e, • Aktif düz bacak kaldırma skorunun 2.27 ± 0.54'ten 2.80 ± 0.40'a, • Gövde stabilitesi şınavı skorunun 1.68 ± 0.52'den 2.59 ± 0.49'a, • Rotasyonel stabilite skorunun ise 1.39 ± 0.58'den 2.44 ± 0.50'ye yükseldiği belirlenmiştir. Tüm alt testlerdeki bu artışlar istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p < .001). Bu sonuçlar, uygulanan egzersiz programının sporcuların denge, mobilite, stabilite ve kas koordinasyonu gibi temel fonksiyonel hareket bileşenlerini geliştirdiğini göstermektedir. Sonuç olarak, elit aerobik cimnastikçilerde uygulanan core ve düzeltici egzersizlerin, fonksiyonel hareket kalitesini anlamlı düzeyde artırdığı ve FMS skorlarını iyileştirdiği belirlenmiştir. Elde edilen bulgular, bu tür egzersizlerin yalnızca performans gelişimine değil, aynı zamanda hareket asimetrilerinin azaltılması ve potansiyel sakatlık riskinin düşürülmesi açısından da önemli katkılar sağladığını ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda, core ve düzeltici egzersizlerin elit aerobik cimnastik antrenman programlarına düzenli olarak entegre edilmesi önerilmektedir.

Rüya Arsan Kutlu
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

9-10 yaş arası futbolcularda beceri eğitimi çalışmalarının görsel reaksiyon zamanı, dinamik denge, patlayıcı kuvvet ve sürate etkisi

Bu çalışmanın amacı, futbolda 8 Haftalık beceri gelişimi antrenmanlarının, reaksiyon zamanı, dinamik denge, patlayıcı kuvvet ve sürat özelliklerine etkisinin incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda, 9-10 (9,5±0,5 yıl) yaşlarında en az 1 yıl futbol eğitimi almış erkek sporcular çalışma (n: 40) ve kontrol (n: 40) grubu olacak şekilde rastgele yöntemle 2 eşit gruba ayrılmıştır. Her 2 gruba da reaksiyon zamanı, dinamik denge, patlayıcı kuvvet ve sürat özelliklerini belirleyici ön test ve son testler aynı zamanda yapılmıştır. Reaksiyon zamanı tespiti için seçmeli görsel reaksiyon, denge için dinamik denge, patlayıcı kuvvet için dikey sıçrama ve sürat için 30 m sprint koşusu testleri yapılmıştır. Sporculara yapılan reaksiyon zamanı testi, 8 sparklı ayarlanabilir ahtapot kol görsel reaksiyon cihazıyla, dinamik denge ölçümü, ayarlanabilir yaylı sistem denge cihazı ile patlayıcı kuvvet testi, sıçrama matı üzerinde dikey sıçrama ile dijital ölçüm yoluyla, 30 m sürat ölçümü ise fotosel cihazları kullanılarak tespit edilmiştir. Çalışma süresince 2 grup da futbol kulüp antrenmanlarına devam ederken, çalışma grubuna ayrıca 8 hafta süre ile beceri gelişimi eğitimleri yaptırılmıştır. Bu eğitim programı, 8 hafta boyunca haftada 2 gün 1 saat olacak şekilde uygulanmıştır. Çalışma sonucunda, 8 hafta süre ile uygulanan beceri eğitimlerinin, sürat değerlerinde çalışma grubunun lehine, ön testten son teste anlamlı yönde geliştiği saptanmıştır (p<0,05). Çalışmanın bir başka sonucu, test edilen diğer özelliklerde ( reaksiyon zamanı, dinamik denge ve patlayıcı kuvvet) herhangi anlamlı bir farkın olmadığıdır p>0,05). Araştırma sonucunda çalışma ve kontrol grupları arasında anlamlı bulunan sürat değişkenindeki anlamlı fark nedeniyle, antrenörlere, 9-10 yaş gruplarındaki futbolcularda özellikle sürat çalışmalarına önem vermeleri tavsiye edilir.

Basit reaksiyon zamanıDikey sıçramaDinamik dengeleme+1
Halit İnan
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Rectus femoris kasında uzun süreli maksimal izometrik istemli kasılmalar sırasında oluşan yorgunluğun ve toparlanma süresinin araştırılması

Giriş: Elektromiyografik (EMG) sinyallerin genlik ölçümlerindeki artış ve güç spektrumunun ortalama frekansındaki düşüş sinir-kassal yorgunluğunu değerlendirmek için kullanılmaktadır. Yapılan bu çalışmada uzun süreli maksimal-altı izometrik istemli kasılmalar sırasında rectus femoris (RF) kasındaki yorgunluk ve toparlanma süreçlerinin EMG sinyalleri aracılığıyla incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışma kapsamında, 12 erkek ve 12 kadın katılımcıya izokinetik dinamometre kullanılarak diz ekstanörlerine tekrarlı izometrik kasılmalar yaptırılmıştır. Öncelikle katılımcıların maksimal istemli kasılma (MİK) seviyeleri maksimal izometrik diz ekstansiyonu testi sırasında belirlenmiştir. Sonrasında MİK'in %15'inde 4 dakikalık izometrik kasılmalar 3 kere tekrarlanmıştır. Tekrarlar arasında 10 dakika dinlenme arası verilmiştir. Katılımcıların izometrik kasılmaları sürdürebilmeleri için ayrı bir ekranda görsel dönüt sağlanmıştır. Tüm ölçümler sırasında RF kasının EMG verileri deri üzerine iliştirilen çift-kutuplu elektrotla toplanmış ve kablosuz olarak bilgisayara aktarılmıştır. EMG ve tork verileri eş zamanlı olarak kaydedilmiştir. Dört dakikalık (× 3 tekrar) işlenmemiş EMG verisinin ortalama ve medyan frekansları 2 saniyelik pencereler için hesaplanmış ve her tekrarın ortalamaları alınmıştır. Bulgular ve Sonuç: Elde edilen bulgularda, uzun süreli maksimal- altı istemli kasılma sonrasında RF kasında bir yorgunluk oluştuğunu ancak set aralarında verilen dinlenme sürelerinin kasın toparlanması için yeterli olduğu görülmüştür. Sonuç olarak bu çalışma, 4 dakikalık istemli izometrik kasılmalar sırasında RF kasında oluşan yorgunluk için 10 dakikalık dinlenmenin yeterli olacağını göstermektedir. Anahtar Sözcükler: Fiziksel yorgunluk, İstemli kasılma, Sinir sistemi, Kas fonksiyonu.

Merve Güçlüer
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Oyun temelli hareket eğitiminin otizm spektrum bozukluğu olan çocukların motorik özellikleri üzerine etkileri

Bu tez araştırmasında, ot$zm spektrum bozukluğu (OSB) olan 3-10 yaş arası çocuklarda oyun temelli hareket eğitiminin çocukların motor becerileri üzerindeki etkisini incelemesi amaçlanmıştır. Araştırmaya OSB tanısı almış 40 çocuk dâhil edilmiştir. Araştırma kapsamında katılımcılar 2 farklı gruba ayrılmıştır. Gruplardan birine fiziksel uygunluğun gelişimine, diğerine ise motor becerilerin gelişimine dayalı oyun temelli hareket eğitimi programı haftada 2 gün günde 40 dakika toplamda 12 hafta uygulanmıştır. Uygulama öncesinde ve sonrasında lokomotor beceriler, nesne kontrol becerileri ve toplam kaba motor becerileri değerlendirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Ulrich (2013) tarafından geliştirilen "Büyük Kas Becerilerini Ölçme Testi - BüKBÖT'' kullanılmıştır. Araştırma sonucu elde edilen verilerin istatistiksel analizleri için SPSS 26 istatistik programı kullanılmıştır. istatistiksel anlamlılık p <0,05 kabul edilmiştir. Grup içi değerlendirme için, ön test ve son test karşılaştırılması paired samples t-test ile gerçekleştirilmiştir. Gruplar arası değerlendirme için ön testlerin kovaryans olarak atandığı ANCOVA gerçekleştirilmiştir. Grup için değerlendirmesinde, her iki grupta da lokomotor becerilerde istatistiksel bir değişim tespit edilmemiştir. Nesne kontrolü ve kaba motor beceri sonuçlarında her iki grup $ç$n son testler ön testlere göre istatistiksel olarak anlamlı gelişim tespit edilmiştir. Gruplar arası karşılaştırmada istatistiksel olarak anlamlı farklılaşma yoktur. Sonuç olarak OSB olan 3-10 yaş arası çocuklarda bu çalışmada uygulatılan her iki uygulamanın da nesne kontrolü ve kaba motor becerileri geliştirmeye katkısı olabileceği ifade edilebilir.

Otistik çocuklarPsikomotor becerilerUyarlanmış fiziksel aktivite programı
Elif Tuğçe Şen
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Akut tüm vücut vibrasyon ve flexi-bar antrenmanlarının izokinetik omuz internal ve eksternal rotasyon kuvvetine etkisi

Bu araştırmanın amacı, Eskişehir Teknik Üniversitesi Kadın Hentbol Takımı sporcularında akut tüm vücut vibrasyon (TVV) ve Flexi-bar antrenmanlarının izokinetik omuz internal ve eksternal rotasyon kuvvetine etkileri incelenmiştir. Çalışmaya, son altı ayda omurga veya ekstremite problemi yaşamamış 16 kadın sporcu katılmıştır. Veriler SPSS 23 kullanılarak analiz edilmiş ve tek yönlü tekrarlı ölçümler ANOVA testi uygulanmıştır. Araştırmada dört farklı antrenman protokolü uygulanmıştır. Birinci gün vibrasyonsuz platformda antrenman yapılmış, ikinci gün Power Plate cihazında 30 Hz 4 mm düşük vibrasyonda, üçüncü gün ise 50 Hz 4 mm yüksek vibrasyonda modifiye şınav pozisyonunda gerçekleştirilmiştir. Dördüncü gün Flexi-bar ile vibrasyon protokolü uygulanmıştır. Bu protokolde, katılımcıların alt ektremiteleri izole edilerek her biri 30 saniyelik altı set ve setler arasında 30 saniye dinlenme uygulanmıştır. Omuz rotator cuff kaslarının gücü izokinetik dinamometre ile 60 ve 180°/sn hızlarda uygulama öncesi ve hemen sonrası ölçülmüştür. Bulgular, 30 Hz TVV uygulamasının omuz iç rotasyon kaslarında ortalama kuvvet azalttığını (p = 0.043), 50 Hz TVV'nin maksimum tork ve ortalama kuvveti düşürdüğünü (p = 0.022, p = 0.026) göstermiştir. Flexi-bar egzersizlerinin omuz dış rotasyon kaslarının maksimum tork (p = 0.007), tekrar başına iş (p = 0.006) ve ortalama kuvvet (p = 0.004) değerlerini olumsuz etkilediği bulunmuştur. Sonuç olarak, TVV (30 Hz ve 50 Hz 4 mm) ve Flexi-bar uygulamalarının internal rotator kaslarında anlamlı kuvvet düşüşüne neden olduğu ve TVV uygulamalarının flexi-bar uygulamasına göre eksternal rotator kasları üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin olduğu gözlemlenmiştir.

Yağmur Çakan
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Futbolda yorgunluğun bilişsel ve yürütücü işlevlere etkisi

Bu araştırmanın amacı, Sensiball VR antrenman metodundaki Çoklu Nesne Tarama, Omuz Tarama, Bilişsel Engelleme ve Bellekli Çoklu Nesne Tarama senaryolarının, yorgunluk protokolü sonrası ve dinlenik durumdaki performans farklarını incelemektir. Araştırmaya Eskişehir'de amatör olarak futbol oynayan 20 sporcu katılmıştır (boy: 178,5±5,38 cm; kilo: 71,3±7,07 kg; yaş: 20,6±2,62 yıl). Katılımcılar, ilk olarak dinlenik durumda dört farklı VR senaryosunu tamamlamış, ardından Jumping Jack, Squat Jump ve High Knee Raise egzersizlerinden oluşan yorgunluk protokolü uygulanarak aynı senaryolar tekrar edilmiştir. Her senaryo arasında 1 dakikalık yorgunluk uygulaması yapılmış, kalp atım hızı polar göğüs bandı ile takip edilmiştir. Adaptasyon süreciyle birlikte her katılımcı sanal gerçeklik metodunu üç kez deneyimlemiştir. Bulgulara göre yorgunluk sonrası başarılı vuruş sayısı azalmış, başarısız vuruş sayısı ve kalp atım hızı anlamlı şekilde artmıştır (p<0.001). Reaksiyon süresinde ise anlamlı fark gözlenmemiştir. Tüm senaryolarda yorgunluk, performansı belirgin şekilde düşürmüştür (p<0.001). Sonuç olarak, sanal gerçeklik teknolojisinin futbol eğitiminde saha dışı bilişsel ve teknik antrenmanları desteklemede etkili bir yöntem olduğu görülmüştür. Bu çalışma, VR tabanlı antrenmanların gelecekte daha yaygın ve kapsamlı kullanılabileceğini göstermektedir. Anahtar Sözcükler: Sanal Gerçeklik, Yorgunluk Etkisi, Kalp Atım Hızı, Futbol

Boran Güler
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye futbol süper liginde atılan gollerin teknik analizi

Bu çalışmanın amacı, 2016-2017 Sezonunda Türkiye Futbol Süper Liginde atılan gollerin teknik analizlerini yaparak, maçı kazanan tarafı belirleyen gol unsurunun, hangi tarz hücum şekilleriyle oluştuğunu ve gollerin sonuca nasıl etki ettiğini analizlerle tespit etmektir. Bu araştırmanın örneklemini Türkiye Futbol Süper Liginde mücadele eden 18 futbol takımı oluştururken 2016-2017 sezonunda bu takımların oynadığı 306 maç ve bu maçlarda atılan 828 gol analiz edilmiştir. 828 gol incelenirken golleri oluşturan hücum biçimleri, hücum yönleri, vuruş alanları, vuruş teknikleri, vuruş yapan oyuncunun temas sayısı, gollerin zamana dağılımı ve maçlarda atılan ilk gollerin maç sonucuna nasıl etki ettiği analiz edilmiştir. Yapılan analizler neticesinde ilk gol ile maçı galip olarak tamamlamak arasında istatistiksel olarak pozitif yönde anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir (p<0.001). Şampiyon olan takım ilk golü attığı 26 maçın 23'ünü kazanırken (%88,5 kazanma oranı) ilk golü yediği 6 maçın hiçbirini kazanamamıştır (%0 kazanma oranı). İlk üç sırada yer alan takımların ilk golü attıkları zaman maçı kazanma oranı %83,1 (p<0.001) iken son üç sırada yer alan takımların ise ilk golü attıkları zaman maçı kazanma oranı %63,3'dir (p<0.001). Ayrıca, yapılan frekans dağılımları neticesinde meydana gelen gollerin % 35,9'u organize hücumlardan, %57,7'si merkez hücumlardan, %86,2'si ceza sahası içerisinden, %86,6'sı ayak vuruşuyla ve %56,5'i tek temas(vuruş) ile oluşmuştur. Gollerin %23,7'si 75-90 dakikaları arasında atılmıştır. Şampiyon takımın golleri incelendiğinde ise meydana gelen gollerin %41,1'i organize hücumlardan, %61,5'i merkez hücumlardan, %82,7'si ceza sahası içerisinden atılmıştır. Sonuç olarak, ilk golü atmanın maçın sonucunu etkilediği görüldüğünden, ilk golü atmaya yönelik taktiklerin geliştirilmesinin maçın kazanılması adına önemli olduğu ileri sürülebilir.

Beden eğitimi ve spor yüksekokullarıFutbolFutbol müsabakaları+3
Anıl Can Yolgörmez
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

U-19 futbolculara çoklu performans analizine bağlı saha şartlarında uygulanan kombine direnç antrenmanlarının performansları üzerine etkilerinin incelenmesi

Amaç: Bu araştırmanın amacı, U-19 futbolculara çoklu performans analizine bağlı saha şartlarında uygulanan kombine direnç antrenmanlarının performansları üzerine etkilerinin incelenmesidir. Yöntem: Bu araştırmaya Futbol liginde U-19'da oynayan toplam 30 erkek futbolcu gönüllü olarak katıldı. Araştırma iki grup üzerinde kuruldu. Araştırmaya yaş ortalaması 18.87±0.35 yıl, vücut ağırlığı ortalaması 69.66±7.86 kg ve boy ortalaması 178.87±6.61 cm olan kombine direnç antrenman grubu (KDAG) ve yaş ortalaması 18.93±0.25 yıl, vücut ağırlığı ortalaması 67.29±13.39 kg ve boy ortalaması 177.27±6.14 cm olan kontrol grubu (KG) gönüllü olarak katıldı. Futbolculara uygulanan 8 haftalık antrenman periyodu öncesinde ve sonrasında postür analiz (anterior ve lateral), antropometrik ölçüm (derialtı yağ) ve biyomotorik testler (maksimal kuvvet, sprint, şınav, mekik, durarak uzun atlama, dikey sıçrama, sağ-sol tek ayak sıçrama ve esneklik) gerçekleştirildi. Grup içi karşılaştırmalar için Paired Samples t Testi kullanıldı. Gruplar arası karşılaştırmalar için ise Independent Samples t Testi kullanıldı. Bulgular: Araştırmada KDAG, KG'na göre bazı postür, derialtı yağ, 1 RM, güç değişkenlerinde daha anlamlı sonuçlar elde edildi. Kombine direnç antrenman grubunun epicondylus medialis anterior, tragus lateral, upper rowing, abdominal, şınav, 30 metre değişkenleri kontrol grubuna göre daha anlamlı arttı. Sonuç: Araştırmada 8 hafta boyunca uygulanan kombine direnç antrenman programının futbolcuların postür, derialtı yağ, 1 RM, sprint, şınav, mekik, durarak uzun atlama, dikey sıçrama ve sağ tek ayak sıçrama performansları üzerinde olumlu etkileri olduğunu söyleyebiliriz. Anahtar Kelimeler: futbol, kombine antrenman, performans, u-19.

Sezer Taştan
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2024
10
DoctorateOpen AccessTR

İkili görev egzersizlerinin yaşlı bireylerde yaşam kalitesi, fiziksel ve bilişsel fonksiyonlar üzerine etkisinin incelenmesi

Amaç: Antalya'da yaşayan 65 yaş ve üzeri bireylerde ikili görev egzersizlerinin bilişsel işlevler, fiziksel performans ve yaşam kalitesi üzerindeki etkilerini değerlendirmek ve bunları fonksiyonel yakın kızılötesi spektroskopi (fNIRS) ile nörolojik düzeyde incelemektir. Yöntem: Çalışmaya, Antalya'da yaşayan 65 yaş ve üzeri gönüllü kadınlardan oluşan müdahale (n=18; 71,53 ± 4,39 yaş) ve kontrol (n=13; 69,84 ± 4,65 yaş) grupları katıldı. Vücut kompozisyonu Tanita cihazı ile ölçüldü; yaşam kalitesi SF-36 ve depresyon düzeyi Geriatrik Depresyon Ölçeği kısa formu ile değerlendirildi. Demografik veriler kişisel bilgi formu ile toplandı. Müdahale, haftada iki gün, sekiz hafta, toplam 16 oturumluk Synap destekli ikili görev egzersiz programıydı. Oturumlar 5 dakika ısınma, 45 dakika egzersiz ve 5 dakika soğumadan oluştu. Bilişsel fonksiyonlar Stroop ve İz Sürme Testi ile; fiziksel performans tek ayak durma testiyle ölçüldü; yürütücü işlev değişiklikleri fNIRS ile izlendi. Testler müdahale öncesi, sonrası ve dört haftalık takip süreci sonunda uygulandı. Bulgular: Yapılan analizler, deney grubunda Stroop ve İz Sürme Testi gibi bilişsel testlerde zamanla anlamlı gelişmeler olduğunu göstermiştir. Bu gelişmeler, fNIRS ile sağ dorsolateral prefrontal korteks ve sol süperior frontal girus bölgelerinde oksijenli hemoglobin artışı ile desteklendi. Fiziksel performansta kısa vadeli el kavrama kuvveti artışı; SOKT ve tek ayak denge testlerinde frontal kortekste sürdürülebilir aktivasyon artışı görüldü. Yaşam kalitesinde fiziksel rol güçlüğü alt boyutunda iyileşme, Duygusal rol güçlüğünde anlamlı değişim gözlenmedi. Sonuç: İkili görev egzersizleri, yaşlılarda bilişsel ve motor fonksiyonları geliştirip yaşam kalitesinin fiziksel boyutunu artıran etkili bir yöntemdir. Ancak kazanımların sürdürülmesi ve duygusal iyiliğin devamı için uzun vadeli, kapsamlı ve multidisipliner müdahaleler gereklidir. Anahtar Kelimeler: İkili Görev Egzersizleri, Bilişsel ve Fiziksel Performans, Yaşlılarda Yaşam Kalitesi, Fonksiyonel Yakın Kızılötesi Spektroskopi

Bilişsel katılımEgzersizFiziksel aktivite+1
Fatih Koç
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2025
30
DoctorateOpen AccessTR

İhtiyaç analizine dayalı tasarlanmış öğrenme topluluğunun antrenör adaylarının antrenörlük alan bilgisi gelişimine etkilerinin incelenmesi

Amaç: Araştırmanın amaçları; (i) yükseköğretim antrenörlük eğitimi programlarındaki antrenör adaylarının alan bilgisi düzeylerinin belirlenmesi, (ii) öğrenme süreçlerinde formal eğitimin rolünün ortaya koyulması, ve (iii) ihtiyaç analizine dayalı tasarlanmış öğrenme topluluğunun, antrenörlük alan bilgisi gelişimindeki etkilerinin incelenmesidir. Yöntem: Araştırmanın birinci aşamasında, 2457 antrenör adayının katılımıyla Fiziksel ve Teknik Yetkinlik Geliştirme Alan Bilgisi Test Paketleri geliştirilmiştir. İkinci aşamada, açıklayıcı sıralı karma yöntem kullanılmıştır. Geliştirilen testlerle 2108 antrenör adayının alan bilgisi düzeyleri belirlenmiş ve 18 antrenör adayı, 19 öğretim üyesi ve iki mentörle yapılan görüşmeler tümevarımsal yansıtıcı tematik analiz yöntemiyle değerlendirilmiştir. Üçüncü aşamada, dizayn-temelli araştırma şeklinde beş antrenör adayı ile sekiz haftalık öğrenme topluluğu uygulaması gerçekleştirilmiştir. Antrenör adayları ve kolaylaştırıcıyla yapılan görüşmeler ve yansıtıcı kompozisyonlar tümevarımsal yansıtıcı tematik analiz yöntemiyle değerlendirilmiştir. Bulgular: Tüm alan bilgisi testlerinin standartları karşıladığı belirlenmiştir. Bu testlerle toplanan verilerde, antrenör adaylarının yeterli alan bilgisine sahip olmadıkları görülmüştür. Ardından, ihtiyaç analizi çerçevesindeki görüşme bulgularından dört tema oluşturulmuştur: (i) antrenör adaylarının hazırbulunuşluğu ve katılımı; (ii) öğretim ortamının niteliği; (iii) öğretim programının kapsamı; (iv) antrenörlük ve antrenörlük eğitimi alanlarında fırsat ve endişe kaynağı makro meseleler. Öğrenme topluluğu değerlendirmesinde ise üç tema oluşturulmuştur: (i) antrenörlük algısı, eylemlilik ve yaşam boyu öğrenme oryantasyonu geliştirme; (ii) sosyal öğrenmenin ve motivasyon dinamiklerinin gücü; (iii) antrenörlükte teori ve uygulama köprüsü kurma. Sonuç: Antrenör adaylarının sporcularda fiziksel ve teknik yetkinlik gelişimi açısından yeterli alan bilgisine sahip olmadıkları belirlenmiştir. Bunun gerekçeleri çok boyutludur. Bu bağlamda, bir informal öğrenme ortamı olarak öğrenme toplulukları, antrenör adaylarının formal öğrenimlerini desteklemekte etkili uygulamalardan biridir. Anahtar Kelimeler: etkili antrenörlük, antrenör eğitimi, sosyal öğrenme, eylemlilik

Mert Bilgiç
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Olimpik okçulukta seçilmiş kinestezik algı becerilerinin geliştirilmesinde farklı denge egzersizlerinin etkisi

Amaç: Elit bir okçu, bir ok atışı esnasında vücut hareketlerini koordine ederken el-göz-tüm vücut koordinasyonunu sağlar, nesnelerin uzaysal konumunun farkındadır ve atışlarını bu becerileri sayesinde daha hassas hale getirir. Bu çalışmanın amacı olimpik okçulukta seçilmiş kinestezik algı becerilerinin (el-göz koordinasyonu, vücut uzay farkındalığı, denge) geliştirilmesinde farklı denge egzersizlerinin etkisini incelemektir. Yöntem: Araştırmaya düzenli aktivite yapmayan 9-10 yaş arası 90 katılımcı, rastgele yöntem ile Denge Antrenman Grubu (DAG), Okçuluk Grubu (OG) ve Kontrol Grubu (KG) olmak üzere 3 gruba ayrıldı. Katılımcıların tanımlayıcı değerleri kaydedildi. Tüm katılımcılara ön test ve son test olarak Kinestezik Algı Testi (KAT), Y Testi, Denge Testi ve Aynada İz Sürme Testi (AİST) uygulandı. DAG' a okçuluk antrenmanlarına ek olarak 12 haftalık denge egzersiz programı, OG'a ise sadece 12 haftalık okçuluk antrenman programı uygulandı. 6. haftanın sonunda ara ölçümler alındı. Örneklem büyüklüğü belirlemek amacıyla G*3.1. güç analiz programı kullanıldı. Verilerin analizi "PASW Statistic 18" programında p<0.05 anlamlılık derecesine göre değerlendirildi. Verilerin normallik dağılımları Shapiro Wilk testi ile belirlendi. Grup içi ön-ara-son test karşılaştırmalarında "Tekrarlı Ölçümler Varyans Analizi" ve "Friedman Testi" yapıldı. Gruplar arasında testlerin karşılaştırılmasında "One Way Anova" ve "Kruskal Wallis-H" testi uygulandı. Bulgular: Gruplar arası karşılaştırmalarda; kinestezik algı testinin 90° ölçümünde, denge testi ve aynada iz sürme testi sonuçlarında DAG lehine istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı (p < 0.05). Sonuç: Okçuluk, tüm katılımcılar için ortak bir antrenman modeli olarak uygulanmış olmasına rağmen denge egzersizleriyle desteklenen grupta kinestezik algı becerilerinde anlamlı bir artış saptanmıştır.

Burcu Bayazıt
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Spor masajı ve thaı masajının gecikmiş kas ağrısı ve toparlanma üzerine etkisi

Amaç: DOMS için kullanılan pliometrik egzersizden 6 saat sonra yapılan Spor masajı ve Thai masajının DOMS belirtileri, Otur-Eriş, ağrı eşiği (PPT), algılanan ağrı (VAS), algılanan performans (AP), dikey sıçrama (DS) performansı ve duygu durum (POMS) üzerindeki etkisini araştırmaktır. Yöntem: Çalışma, 18-30 yaş arası (2167±2,97 yaş) 30 sağlıklı, gönüllü ve antrenmansız erkek bireyden oluşmaktadır. Sağlıklı bireylerin seçimi için PAR-Q uygulanmıştır. 30 kişi 3 eşit (10'ar kişi) gruba rastgele yöntemle atanmış ve çapraz düzende (crossover) 3x3 şeklinde çalışılmıştır. DOMS'un indüklenmesi için yapılan pliometrik egzersizden 6 saat sonra ya 20 dk. bacak masajı (SM veya TM) ya da pasif dinlenme yapıldı. Tüm ölçümler (POMS, Otur-eriş, PPT, VAS, DS ve AP) 3 periyod ve 3 zaman (0, 24, 48. saat) diliminde tekrar edilmiştir. İstatistik için SPSS kullanılmıştır. Verilerin tanımlayıcı istatistikleri sonrası Shapiro-Wilk normallik testlerine göre dağılım özellikleri belirlenmiştir. Üç protokolün her biri için Tekrarlı Ölçümlerde Varyans Analizi (ANOVA) ve Post-Hoc testler uygulanmış. Anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak alınmıştır. Bulgular: VAS sonuçları 3 grup ve 3 zaman (0, 24, 48 saatler) diliminde anlamlı bulunmuştur (p<0.05). VAS masaj gruplarında 48 saat sonra başlangıç düzeyine dönerken pasif grupta hala yüksek düzeyde kaydedilmiştir. Otur-eriş testinde pasif grupta ağrıya bağlı olarak 24 saat sonrası düşüş anlamlı bulunmuştur (p<0.05). SM grubunda 24 saat sonra esneklikte düşüş olurken, TM grubunda düşüş olmamıştır. Esneklik, 48 saat sonra SM ve TM gruplarında başlangıç düzeyinin üzerine çıkarken, pasif grupta hala düşük seviyede olduğu kaydedilmiştir. DS testinde Pasif grubun performansı anlamlı düşüş göstermekle birlikte 48 saat sonrasına kadar hala başlangıç düzeyine dönmediği ve SM grubuna karşın TM grubunun DS performansı olumsuz etkilenmemiştir. PPT her 3 grupta 24 saat sonra anlamlı düşüş kaydedilmiştir (p<0.05). Sonuç: DOMS belirtilerini azaltma ve toparlanma üzerinde, her iki masaj çeşidinin olumlu etki gösterdiği söylenebilir.

Nihat Ayçeman
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2025
11
DoctorateOpen AccessTR

COVİD-19 döneminde fiziksel aktivite depresyon kaygı stres ve algılanan stres düzeyinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı bireylerin COVİD-19 döneminde fiziksel aktivite, depresyon, kaygı, stres ve algılanan stres düzeyini belirlemek ve bu parametreler arasındaki ilişkileri incelemektir. Aynı zamanda bu süreçlerde bireylerin aktif ve inaktif yaşamı tercih etme nedenleri ortaya konulmak istenmiştir. Araştırma örneklemini Türkiye'nin farklı illerinde yaşayan yaş ortalaması 22.76±3.96 yıl olan toplam 1377 katılımcı oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi-Kısa Formu, Depresyon Kaygı Stres Ölçeği-21 ve Algılanan Stres Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde Bağımsız örneklem t testi, Tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Mann-Whitney U testi, Kruskal Wallis-H testi, McNemar testi, Pearson ve Spearman sıra korelasyon katsayısı kullanılmıştır. Araştırmada COVİD-19 geçiren ve geçirmeyenler fiziksel aktiviteyi yasaklar ve spor tesislerinin kapatılmasından bıraktıklarını, sağlıklı yaşam için fiziksel aktiviteyi bırakmadıklarını belirtmişlerdir. Katılımcıların fiziksel aktivite, depresyon, kaygı, stres ve algılanan stres puanlarında cinsiyete, yaşa, COVİD-19 geçirme durumuna, salgından önce ve salgın döneminde fiziksel aktivite yapma durumu ve fiziksel aktivite türüne göre istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Ayrıca fiziksel aktivite ile depresyon, kaygı, stres ve algılanan stres düzeyleri arasında negatif ilişki tespit edilmiştir. COVİD-19'un, katılımcıların fiziksel aktivite durumlarını, fiziksel aktivite türlerini ve fiziksel aktivite yapma ve yapmama nedenlerini etkilediği ve değiştirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca salgın döneminde fiziksel aktivitenin ruh sağlığı üzerinde olumlu bir etkisinin olduğunu göstermektedir.

Elif Taşkuyu
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

EMS salonlarında uygulanan tüm vücut elektrouyarım egzersizlerinin sağlığa yönelik bazı kan ve idrar parametreleri üzerine etkileri

Amaç: Bu araştırmanın amacı son yıllarda oldukça popüler hale gelen tüm vücut elektriksel kas uyarımı (WB-EMS) uygulamalarının bazı sağlığa yönelik kan ve idrar belirteçleri üzerine etkilerini incelemektir. Yöntem: Bu araştırmada WB-EMS uygulamalarının sağlığa yönelik bazı kan ve idrar belirteçleri üzerine etkileri incelenmiştir. Araştırmaya daha önce WB-EMS uygulamalarına katılmamış fiziksel olarak aktif 18-44 yaş arası yetişkinler gönüllü olarak katılmıştır. Kan ve idrar belirteçlerine yönelik değişimler egzersiz günü ve akabindeki her gün örnek alınarak 72 saat boyunca takip edilmiştir. WB-EMS uygulamalarının akut etkisini değerlendirmek üzere gönüllüler iki gruba ayrılmıştır. Uygulama öncesi , 24, 48 ve 72 saat sonrası kas hasarı düzeyini incelemek üzere kreatin kinaz (CK), miyoglobin (MYB), idrar MYB, karaciğer hasarını incelemek üzere alanin aminotransferaz ( ALT), aspartat aminotransferaz (AST), kan yağlarını incelemek üzere yüksek yoğunluklu lipoprotein (HDL), total kolestrol, TG (trigliserit), böbrek fonksiyonlarını değerlendirmek üzere idrar potasyum (Kidr), idrar hematüri, sistain C idrar örnekleri alınarak değerlendirilmiştir. Bulgular: WB-EMS antrenmanlarının kan ve idrar parametreleri üzerindeki etkileri incelendiğinde, CK seviyelerinde zamanla anlamlı bir artış gözlemlenmiştir (F = 10.57, p = 0.003, η² = 0.149), bu da ANTg kıyasla EMSg'da daha fazla kas hasarına yol açtığını göstermektedir. HDL seviyeleri de EMSg'da anlamlı şekilde artış göstermiştir (F = 10.676, p = 0.003, η² = 0.15). MYB seviyeleri EMSg zamana bağlı olarak anlamlı bir artış göstermiştir (%84.62). Bulgular CK değerlerinin bazı kişilerde rabdomiyoliz değerlerine (4000 IU ve üzeri) yaklaştığını göstermiştir. Sonuç: Araştırmamızın sonuçları WB-EMS uygulamalarının yüksek düzeyde kas hasarı oluşturduğunu göstermektedir. Bu antrenman yöntemi her ne kadar performans geliştirme açısından daha avantajlı görülse de bazı gönüllülerde görülen çok yüksek CK değerleri bu uygulamanın rabdomiyoliz oluşturma ihtimali olduğunu göstermektedir.

Gaye Madenci
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Futbolcularda alt ekstremite asimetrilerinin futbola özgü çeviklik ve sprint performansı üzerindeki etkilerinin araştırılması

Amaç: Bu araştırma genç erkek futbolcularda alt ekstremite asimetrilerinin düzeyini belirlemek ve bu asimetrilerin futbola özgü çeviklik (toplu ve topsuz), yön değiştirme (COD) ve sprint performansı üzerine etkilerine odaklanmıştır. Bununla birlikte sıçrama asimetrinin düzeyinin düşük, orta ve yüksek asimetri) futbolcuların çeviklik, COD ve sprint performansı ile ilişkisini araştırmayı amaçlamıştır. Yöntem: Futbolculardaki alt ekstremite asimetrilerini sağ ve sol olmak üzere tek bacak sıçrama testi (SLH), tek bacak yan sıçrama testi (SLSH), tek bacak üçlü sıçrama testi (SLTH) ve tek bacak çapraz sıçrama testi (SLCH) değerlendirilmiştir. Asimetrilerin performans üzerindeki etkilerini analiz etmek için kısa mesafe (20 metre) sprint testi, COD testi ve çeviklik (toplu-topsuz) testleri ölçülmüştür. Bulgular: Yüksek asimetri düzeyine sahip futbolcular, özellikle SLCH ve SLTH testlerinde her iki bacakta da anlamlı düzeyde düşük sıçrama performansı göstermiştir (p < .001). SLCH asimetrisi, sprint, çeviklik ve yön değiştirme gibi motor performans testleriyle anlamlı ve orta düzeyde pozitif korelasyon göstermiş (r = 0.30–0.38); bu da asimetri arttıkça performansın azaldığını ortaya koymuştur. Sonuç: Sıçrama asimetri düzeyleri futbolcularda sprint, çeviklik ve yön değiştirme performansını etkilemektedir. Özellikle SLCH ve SLTH sıçrama testlerinde yüksek asimetri düzeyine sahip sporcuların sıçrama performansları anlamlı düzeyde düşük bulunmuştur. SLCH asimetrisi, tüm performans testleriyle anlamlı ve orta düzeyde pozitif korelasyon göstererek motor performans üzerinde en belirgin ilişkiyi sunmuştur. Bu bulgular, fonksiyonel asimetrilerin spor performansı açısından dikkate alınması gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu nedenle, özellikle çapraz ve yan sıçrama asimetrisinin spor performansında belirleyici olduğu düşünülmektedir.

Adil Göktepe
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Triatletlerde kritik hızın maksimal dayanıklılık koşusuna ve aşil tendon sertliğine etkisinin incelenmesi

Amaç: Bu çalışma, triatletlerde kritik hızın 5000 metre koşu performansına, aşil tendon sertliğindeki değişikliklere ve adım parametreleriyle koşu performansı arasındaki ilişkiye etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Yöntem: Araştırmaya, triatlon branşında en az dört yıllık deneyime sahip ve yaş ortalaması 42.65 ± 5.86 olan 20 erkek triatlet katılmıştır. Katılımcılar, 48 saatlik dinlenme süreleri ile birbirinden bağımsız 5 farklı maksimal koşu testine tabi tutulmuştur. İlk üç test (2600 m, 1800 m ve 1000 m) sonuçları kullanılarak, sporcuların kritik hız değerleri hesaplanmış dördüncü testte, sporculardan kendi performanslarına uygun bir maksimal eforla 5000 m koşmaları istenmiş, beşinci testte ise hesaplanan kritik hız temposuna yakın bir hızda koşmaları istenmiştir. Koşu esnasında, sporcuların hızları, adım uzunluğu, adım frekansı ve yerle temas süreleri akıllı saat aracılığıyla ölçülmüş; kalp atım hızı nabız bandı ile, güç verileri ise powermetre cihazı yardımıyla kaydedilmiştir. Ayrıca, aşil tendonunun sertliği Myoton cihazı kullanılarak analiz edilmiştir. Toplanan verilerin istatistiksel analizi Paired Samples T-Testi, Bland-Altman analizi ve regresyon modelleriyle gerçekleştirilmiş olup, analizler Jamovi yazılımı kullanılarak yapılmıştır. Bulgular: Kritik hız temposunda koşulan 5000 metre performansının, serbest tempoda koşulan performansa göre daha yüksek enerji verimliliği ve dayanıklılık sağladığı tespit edilmiştir. Adım uzunluğu ve frekansında anlamlı artışlar gözlemlenirken (p<0.05), yerle temas süresinin azaldığı belirlenmiştir. Aşil tendon sertliği açısından kritik hız temposunda ve serbest tempoda koşulan testler arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır (p>0.05). Ayrıca, kritik hız hesaplamalarının 5000 metre performansını güçlü bir doğrulukla tahmin ettiği (r=0.89, p<0.01) görülmüştür Sonuç: Bu çalışma, kritik hızın triatlon sporcularının performansını artırıcı ve aşil tendon sağlığını destekleyici bir araç olduğunu ortaya koymaktadır. Antrenman programlarında kritik hızın dikkate alınması, dayanıklılığı artırırken enerji ekonomisini optimize etmeye olanak sağlar.

Eren Akdağ
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Sporcularda atletik zihinsel enerji ölçeğinin ve psikometrik özelliklerinin incelenmesi

Amaç: Bu araştırmanın amacı, sporcularda Atletik Zihinsel Enerji Ölçeği (AZEÖ) kullanılarak psikometrik özelliklerin ve bazı değişkenlerin sporcuların zihinsel durumu ve performansı üzerindeki etkilerini incelemektir. Araştırma Yöntemi: Çalışma, 665 sporcuyu kapsamakta olup, takım sporları (ör. futbol, voleybol) ve bireysel sporlar (ör. yüzme, güreş) olarak iki gruba ayrılmıştır. Sporcuların atletik zihinsel enerjileri, psikometrik özellikleri ve demografik verileri (yaş, boy, kilo, cinsiyet) incelenmiştir. Çalışmada kullanılan Atletik Zihinsel Enerji Ölçeği, Lu ve ark. (2018) tarafından geliştirilmiş olup 6 alt boyutta toplam 18 maddeden oluşmaktadır. Verilerin analizinde; tek örneklem karşılaştırmalarında one-sample t-testi, iki bağımsız grup karşılaştırmalarında independent samples t-testi ve ikiden fazla grup karşılaştırmalarında one-way ANOVA uygulanmıştır. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p < .05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Araştırma sonuçlarına göre, cinsiyet değişkeni açısından yalnızca "sakinlik" alt boyutunda erkek sporcuların kadınlara göre anlamlı derecede daha yüksek ortalamaya sahip olduğu bulunmuştur (p < .05). Diğer alt boyutlarda cinsiyetler arasında fark yoktur. Spor branşlarına göre yapılan analizlerde, atletik zihinsel enerji toplam puanı, yorulmama ve sakinlik alt boyutlarında anlamlı farklılıklar saptanmıştır. Takım sporcularında yorulmama, bireysel sporcularda ise toplam puan ve sakinlikte anlamlı farklar elde edilmiştir (p < .05). Futbol branşında anlamlılık düşük, diğer branşlarda ise fark bulunmamıştır. Sonuç: Araştırma sonucunda, atletik zihinsel enerji puanlarının cinsiyet ve spor branşlarına göre genel olarak benzer olduğu bulunmuştur. Cinsiyetler arasında yalnızca "sakinlik" boyutunda erkekler lehine fark vardır. Bireysel sporlarda, atletik zihinsel enerji toplam puanı, güven, yorulmama ve sakinlik alt boyutlarında anlamlı farklar tespit edilmiştir, en güçlü fark yorulmama boyutunda (p < .001). Takım sporlarında ise en yüksek puanlar futbol ve voleybol, en düşük puanlar bisiklet ve ragbi branşlarında bulunmuş, yüksek etki

Spor branşları
Aykut Hocalar
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı nefes tekniklerinin duygu durumu ve kalp atım hızı değişkenliği üzerine etkisinin incelenmesi

ÖZET Amaç: Bu araştırmanın amacı, farklı nefes tekniklerinin üniversite öğrencilerinde stres, duygu durumu ve kalp atım hızı değişkenliği (KAHD) üzerindeki akut etkilerini cinsiyet faktörü ile birlikte karşılaştırmalı olarak değerlendirmektir. Yöntem: Araştırma, 19 erkek ve 15 kadın olmak üzere toplam 34 gönüllü katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar rastgele üç gruba ayrılmış ve her grup, üç hafta boyunca farklı nefes egzersizleri (Dinlenik, Nadi Shodhana ve 4-7-8 tekniği) uygulamıştır. Her haftanın başında ve sonunda PANAS, VAS ve Algılanan Stres Ölçeği ile psikolojik durum değerlendirilmiş, aynı zamanda beş dakikalık dinlenme ve uygulama sonrası KAHD ölçümleri alınmıştır. Bulgular: 4-7-8 nefes tekniğinin pozitif duygulanımı artırdığı ve stres seviyelerini anlamlı düzeyde azalttığını; Nadi Shodhana tekniğinin KAHD parametreleri üzerinde daha belirgin bir parasempatik etki yarattığını ortaya koymuştur. Dinlenik solunum ise ölçümlerde istatistiksel olarak anlamlı bir fark yaratmamıştır. Elde edilen veriler, kısa süreli uygulamaların dahi bireyin fizyolojik ve psikolojik dengesini destekleyebileceğini göstermektedir. Sonuç: Nefes egzersizlerinin bireysel farkındalık ve stres yönetimi stratejisi olarak yüksek potansiyele sahip olduğu ve özellikle 4-7-8 ile Nadi Shodhana tekniklerinin hem duygu durumu hem de KAHD üzerinde etkili olduğu söylenebilir. Bu bulgular, nefes tekniklerinin üniversite gençliği gibi stres düzeyi yüksek birey gruplarında kolay erişilebilir, düşük maliyetli ve etkili bir müdahale aracı olabileceğini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: kalp atım hızı değişkenliği, nefes teknikleri, duygu durumu, stres

Stresle başetme
Fatma Esra Avcık
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Spor tırmanış sonrası elektrouyarımla toparlanmanın etkilerinin incelenmesi

Amaç: Günümüz dünyasının teknolojik gelişmeleri, spor bilimlerine konu olan çalışmaları da etkisi altına almaktadır. Bu çalışmada yeni nesil teknolojik elektrouyarım (EMS) cihazı ile uygulanan dinlenim protokolünün spor tırmanıcıların performansları üzerindeki etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışmamıza 30–36 yaş aralığında, boyları 1,78±0,06 m, vücut ağırlıkları 74,3±5,01 kg olan 10 erkek tırmanıcı gönüllü olarak katılmıştır. Tırmanıcılarda yorgunluğun oluşması birer dakikalık tırmanış ve dinlenmeden oluşan 15 setlik Tırmanış Test Protokolü (TTP) ile sağlanmış ve her TTP öncesi ve sonrası toplam hamle sayıları, düşük, orta ve yüksek ağırlıklı asılı kalma süreleri, mekik ve şınav sayıları ve TTP süresince kalp atım hızı ile algılanan zorluk derecesi kaydedilmiştir. Tırmanıcılar ilk TTP ölçümlerinden sonra pasif, bir hafta sonra yapılan ikinci ölçümlerden sonra ise EMS ile toparlanma protokolüne tabi tutulmuşlardır. İstatistiksel analizlerde SPSS paket program kullanılmıştır (p<0.05). Bulgular: Tırmanıcılarda ölçülen toplam hamle sayısı, pasif dinlenim sonrası belirgin şekilde azalmışken, EMS ile dinlenim sonrası bu azalma görülmemiştir. EMS ile dinlenim protokolünün, pasif toparlanmaya oranla %25 daha etkili olduğu görülmüştür (p<0.01). EMS'nin asılı kalma test süreleri üzerinde düşük, orta ve yüksek şiddet için sırasıyla %10, %22 ve %28 daha verimli olduğu bulunmuştur (p<0.05). EMS ile dinlenim sonrası şınav performanslarının bozulmadığı tespit edilmiştir (p<0.05). Sonuç: EMS ve pasif dinlenme protokolleri arasındaki farkın spor tırmanıcılarda incelendiği bu çalışmada EMS ile uygulanan dinlenim protokolünün tırmanış performansını belirleyen değişkenler üzerinde belirgin şekilde olumlu yönde etkisi olduğu görülmüştür. Çalışmanın sonuçları dâhilinde EMS ile geçirilen dinlenim evresinin, tırmanış performansının sürdürülmesinde etkili olduğu söylenebilir.

DinlendirmeElektrikle uyarmaSpor+4
Cemil Çağlar Bıldırcın
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Elit grekoromen güreşçilerde antrenmanlı ve antrenmansız dönemin bazı fiziksel, fizyolojik ve sportif performans parametreleri üzerine etkisinin incelenmesi

Amaç: Covid-19 salgını sebebiyle antrenmansız kalan elit grekoromen güreşçilerin saha antrenmanlarıyla beraber fiziksel, fizyolojik ve performans parametrelerindeki değişimleri incelemektir. Yöntem: Araştırmaya Grekoromen Güreş A Milli Takım üyesi 20 erkek gönüllü (21,75 ± 3,11 yıl, 174,2 ± 7,8 cm) katılmıştır. Antrenmansız ve antrenman dönemlerinde sırasıyla 1 ve 8 hafta olmak üzere; Kalp atım hızı değişkenliği değerleri; her sabah 5 dakikalık ölçümlerle kaydedilmiştir. Antrenmansız dönemde 1 kez ölçülen el kavrama kuvveti, vücut yağ yüzdesi değerleri, antrenman döneminde 8 hafta boyunca, 2 haftalık aralıklarla ölçülerek kaydedilmiştir. Güreşe özgü performans testi; antrenmansız ve antrenman dönemi sonunda olmak üzere 2 kez ölçülmüştür. Bir seans; sporcuların güreş mankenini, 30 saniyelik toplam 3 sette atmayı kapsamaktadır. Her manken atışı testi sırasında; atış öncesi, sonrası ve 4 dakika sonrası olmak üzere kan laktat değerleri, portatif laktat ölçerle parmak ucundan kan alınarak ölçülmüştür. Saha antrenmanları, milli takım antrenörleri tarafından belirlenmiştir. Verilerin analizlerinde SPSS 23.0 paket programı kullanılmıştır. Bulgular: Analiz sonucunda antrenman ve antrenmansız dönem arasında; antropometrik ölçümlerden vücut ağırlığı, vücut kütle indeksi, vücut yağ yüzdesi, vücut kas kütlesi (p<0,005), performans ölçümlerinden el kavrama kuvveti (p<0.000), performans testi (p<0.000) ve laktat değerlerinde iki dönem arasında önemli fark bulundu (p<0.000, ƞ2: 0.95). Derialtı yağ kalınlıkları, tüm ölçümler arasında anlamlı fark bulundu (p<0.000). Antrenman dönemi içerisinde KAHd değerlerinde tüm ölçümler arasında anlamlı fark bulundu (p<0,005). Sonuç: Mevcut çalışmada; uzun süre antrenmansız kalan elit güreşçilerde, saha antrenmanlarıyla beraber antropometrik ölçümlerinde, otonom sinir sisteminde ve genel sportif performans seviyelerinde olumlu sonuçlar elde edildiği görülmüştür. Sistematik uygulanan antrenman programlarının elit güreşçiler üzerinde olumlu etkileri olduğu düşünülebilir. Anahtar Kelimeler: Güreş, antrenman, antrenmansızlık, performans

AntrenmanCOVID 19Grekoromen+5
Burhan Demirkıran
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2022
30
DoctorateOpen AccessTR

Alt yapıda futbolculara uygulanan kombine ve geleneksel antrenmanların çok yönlü performans gelişimleri üzerine etkilerinin araştırılması

Amaç: Bu araştırmanın amacı, alt yapıda futbolculara uygulanan kombine ve geleneksel antrenmanların çok yönlü performans gelişimleri üzerine etkilerinin araştırılmasıdır. Yöntem: Araştırmaya Antalyaspor altyapısında yaş ortalaması 12,3±0,2 yıl, antrenman yaşı ortalaması 3,5±0,7 yıl olan 12 Kombine antrenman gurubu (KAG) ve yaş ortalaması 12,2±0,1 yıl, antrenman yaşı ortalaması ise 4,0±0,7 yıl olan 12 Normal Antrenman gurubu (NAG) olmak üzere 24 erkek futbolcu gönüllü olarak katıldı. 8 haftalık antrenman periyodu öncesinde ve sonrasında gruplara antropometrik ölçüm (uzunluk, genişlik, çevre, derialtı yağ), postür analiz, fizyolojik testler; nabız ölçümleri, tansiyon, biyomotorik testler; kuvvet, sprint, esneklik, dikey sıçrama, maksimal kuvvet (1RM), mekik, şınav, durarak uzun atlama, ip atlama, otur-eriş, FutTech Teknik testleri (slalom, top sürme, pas, şut, koşu), vücut ısısı, ortam ısısı, FutTech testi öncesi Illınoıs Sporda Yarışmasal Kaygı Envanteri Çocuk Formu (SCAT-C) ve algılanan zorluk derecesinin belirlenmesi testleri gerçekleştirildi. Istatistiksel analizler için Statistics 26.0 programı kullanıldı. Grup içi karşılaştırmada Paired T test, gruplar arası karşılaştırmada ise Independent T test kullanılmıştır. Bulgular: KAG ve NAG ön ve son test verileri incelendiğinde ön test biyomotorik testlerde durarak uzun atlama, lat pully ve FutTech süre değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmiştir (p<0,05). KAG ve NAG son test değerlerinde ise biyomotorik testlerde lat pully, abdomınal değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmiştir (p<0,05). Sonuç: Elde ettiğimiz verilere dayanarak alt yapıda çocuklarda gerçekleştirilen kombine antrenmanların normal antrenman programlarına göre bazı biyomotorik özelliklerin gelişimine katkı sağladığı ve futbola özgü teknik becerilerin gelişimini desteklediği tespit edilmiştir.

AntrenmanFutbolFutbolcular+3
Serkan Dağdelen
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Elit atıcıların performanslarının psikofizyolojik parametrelerle değerlendirilmesi

Amaç: Çalışmanın amacı, atıcılık branşı ile uğraşan üst düzey sporcuların başarılı ve başarısız performanslarının psikofizyolojik parametreler ile incelenmesidir. Yöntem: Araştırma grubuna; havalı tüfek dalında 3 kadın 1 erkek; havalı tabanca dalında 4 kadın 5 erkek, skeet dalında 2 kadın 2 erkek, Trap dalında 2 kadın 6 erkek olmak üzere toplam 25 sporcu(Yaş:21.58±6.29) dahil edilmiştir. Sporcuların performanslarından önce somatik ve bilişsel kaygı düzeylerini belirlemek için "Yarışma Durumluk Kaygı Envanteri-2" uygulanmıştır. Sporcuların atış performansları sırasında; solunum frekansı, kalp atım sayısı ve kalp atım hızı değişkenlikliği zaman ve frekans tabanlı değişkenleri, prefrontal korteks aktivasyon değerleri, elektrodermal aktiviteleri ile başarılı ve başarısız atışları kayıt altına alınarak veriler analiz edilmiştir. Bulgular: Havalı silah sporcularında başarılı ve başarısız atışlar arası psikofizyolojik değerlerin birbirinden farklı olduğu fakat bu farkın anlamlı derece olmadığı belirlenmiştir. Plak atışları sporcularının (trap ve skeet) başarılı ve başarısız atışlar arası psikofizyolojik durumları kendi içerisinde incelendiğinde, değerlerin birbirinden farklı olduğu fakat bu farkın anlamlı derece olmadığı belirlenmiştir. Plak atıcılık sporcularının başarılı atış sırasında ortalama nabızlarının, belirlenmiş olan prefrontal korteks aktivasyon değerlerinin, kalp atım hızı zaman parametre değerlerinin ve deri iletkenlik seviyelerinin havalı atıcılık sporcularına göre anlamlı bir şekilde daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Plak atıcılık sporcularının başarısız atış sırasında ortalama nabızlarının, belirlenmiş olan prefrontal korteks aktivasyon değerlerinin, kalp atım hızı zaman parametre değerlerinin ve deri iletkenlik seviyelerinin havalı atıcılık sporcularına göre anlamlı bir şekilde daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Sonuç: Gruplar kendi içlerinde başarı durumlarına göre değerlendirildiğinde, psikofizyolojik değerlerin anlamlı bir farklılıkta olmadığı; plak atışları ve havalı silah atıcıları başarı durumlarına göre grup olarak değerlendirildiğinde, psikofizyolojik değerleri arasında anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Atıcılık, EEG, KAHD, EDA, Psikofizyoloji

AtıcılıkElektroensefalografiGalvanik deri cevabı+5
Mert Nalbant
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Milli ve amatör bisikletçilerin dikkat konsantrasyon düzeylerindeki psikofizyolojik değişikliklerin bisiklet simülatöründe EEG temelli analizi

Amaç: Çalışmamızın amacı, Milli ve Amatör Bisikletçilerin, Bisiklet Simülatörü ve PEBL uygulamaları esnasındaki, dikkat ve konsantrasyon düzeylerindeki psikofizyolojik değişikliklerin Emotiv EPOC kablosuz EEG cihazı ile incelenmesidir. Yöntem: Çalışmamıza Milli Bisiklet Sporcuları (n;11) ve Rekreasyon Bisikletçileri (n;11) olmak üzere toplam 22 erkek katılımcı dahil edildi. Çalışmamızda dikkat ve konsantrasyon düzeylerindeki psikofizyolojik değişiklikleri belirlemek için EEG (Emotiv EPOC) cihazı kullanıldı. Test modelleri olarak, iki adet PEBL ve Bisiklet Simülatörü testleri uygulandı. Bu testlerde Emotiv EPOC cihazı ile alfa, beta, teta, delta dalgaları kayıt altına alındı. Her test, test genel süresinin üçe bölünmesi suretiyle birinci bölüm, ikinci bölüm ve üçüncü bölüm olarak üç kısıma ayrılarak değerlendirildi. Bulgular: Milli ve Amatör Bisikletçilerin davranışsal testler olan PEBL uygulamaları ve Bisiklet Simülatörü performansları karşılaştırıldığında iki grup arasında anlamlı bir farka rastlanmadı (p>0.05). EEG kayıtlarında, gruplar arasında I. PEBL "pattern" uygulaması birinci, ikinci ve genel toplam süre bölümlerinde Mental_iş_Yükü (theta/alpha) parametresinde anlamlı fark bulundu (p<0.05). II. PEBL "rotation" uygulaması ikinci bölümünde dikkat (low alpha) parametresinde anlamlı fark belirlendi (p<0.05). Bisiklet Simülatöründe ise üçüncü bölüm Mental_iş_Yükü (theta/alpha) parametresinde Milli Sporcular ile Amatör Sporcular arasında anlamlı fark belirlendi (p<0.05). Sonuç: Elde ettiğimiz verilere dayanarak, Milli Sporcuların özellikle dikkate ve konsantrasyona dayalı Mental_iş_Yükü düzeylerinin Amatör Sporculara göre daha verimli olduğu görülmüştür. Milli Bisikletçilerin mental iş yükü anlamında daha ekonomik ve efektif performans sergiledikleri belirlenmiştir. Bu sonuçlar çerçevesinde uzun yıllar ve sürekli spor yapmanın dikkat ve konsantrasyon düzeyini olumlu etkilediği söylenebilir.

Beden eğitimi ve spor yüksekokullarıBisikletBisiklet sporu+6
Özer Merdan
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kaba motor gelişim testi-3'ün (TGMD-3) Türkçeye uyarlanması, geçerlik ve güvenirliği

Amaç: Kaba Motor Gelişim Testi-3 (TGMD-3) uygulaması dünya çapında kullanılan geçerliği ve güvenirliği kanıtlanmış etkili bir ölçüm aracıdır. Yakın zamanda revize edilerek üçüncü versiyonu ortaya çıkarılan ve adı TGMD-3 olarak değiştirilen uygulamanın geçerlik ve güvenirlik çalışmalarına ihtiyaç olduğu yapılan literatür çalışması sonucunda gözlemlenmiştir. Bu yüksek lisans tez çalışması TGMD-3 uygulama formunu Türkçeye uyarlayıp, gerekli geçerlik ve güvenirlik çalışmalarını tamamlayıp Türk ve dünya literatürüne bu konuda katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Yöntem: Çalışmanın birinci bölümünde psikolinguistik özelliklerinin incelenmesi/dil uyarlaması gerçekleştirilmiştir. TGMD-3'ün Türkçe formuna ulaşılmasından sonra, güvenirlik ve geçerlik çalışması 5 ile 10 yaşlar arasında, toplam 202 çocuk ile gerçekleştirilmiştir. Güvenirlik hesaplamasında, iç tutarlılık (Cronbach α katsayısı), test tekrar test güvenirliği ve bağımsız değerlendiriciler arası tutarlılık ölçütleri (sınıf içi korelasyon katsayısı ICC) hesaplanmıştır. Geçerlik analizinde TGMD-3 'ün yapı geçerliğini test etmek için açımlayıcı faktör analizi, içerik geçerliği ve tahmin geçerlik uygulamaları ile gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Yapılan analizler sonucunda tüm beceriler için Cronbach alfa katsayıları .60 ve üzeri bulunmuştur. Test – tekrar test analizlerinde gruplar arasında herhangi bir anlamlı farklılığa rastlanmamıştır p<0.05. Tüm becerilerin ICC değerleri .89 ve üzeri şeklinde gözlemlenmiştir ve gözlemciler arası ortalama puanlarda anlamlı bir farklılık gözlemlenmemiştir. Madde güçlüğünde değerler %15 ile %85 arasında dağılım göstererek kabul edilebilir aralıkta kalmışlardır. Cinsiyet ve yaşa göre tüm test puanları değerlendirildiğinde erkekler lehine top becerileri ve toplam puan değerlendirmesinde anlamlı fark görülmüştür. Ayrıca yaşın ilerlemesi ile birlikte alınan beceri puanlarında artış gözlemlenmiştir. Sonuç: Çalışma sonucunda elde edilen bulgular doğrultusunda TGMD-3 uygulamasının Türk toplumuna uygulanabilir, güvenilir ve geçerli bir test olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: TGMD, TGMD-3, temel motor beceri, kaba motor beceri, psikomotor gelişim, intrarater ve interrater geçerlik ve güvenirlik.

Güvenilirlik ve geçerlilikKaba motor becerileriMotor beceri testleri+4
Buğra Gençtürk
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuk sporcuların durumluk kaygı düzeylerinin kalp atım hızı değişkeni ile incelenmesi

Amaç: Yapılan araştırmada, çocuk sporcuların maruz kaldıkları yarışmasal durumların baskısı sonucu ortaya çıkan durumluk kaygı düzeylerinin belirlenmesi ve duygusal durum değişikliğine eşlik eden Kalp Atım Hızı Değişkenliği parametrelerinin ile durumluk kaygının objektif bir şekilde değerlendirilmesi öngörülmüştür (Davis&Cox,2002). Yöntem: Çalışmanın örneklemini 9-14 yaş aralığında lisanslı olarak spor yapmakta olan,2020-2021 sezonunda Antalya ilindeki lisanslı yüzücülerden oluşan 36 katılımcı (18 Erkek, 18 Kız) oluşturmuştur. Sporda Yarışma Kaygısı Testi Çocuk Formu (SCAT-C) ve Çocuklar için Durumluk-Sürekli Kaygı Envanteri (STAI-C) kullanılmıştır. KAH ölçümleri Polar H10 göğüs bandı aracılığıyla alınmıştır. Araştırmada kullanılan iki farklı kaygı ölçeği ve Kalp Atım Hızı Değişkenliği ölçümleri, sporculara katıldıkları yarışmadan bir gün önce, yarışmadan 1 saat önce / 1 saat sonra ve yarışmadan bir gün sonra uygulanmıştır. Bulgular: Çalışmanın başlangıcında (Bir Gün Önce, Bir Saat Önce) araştırma grubunun, istatistiksel olarak anlamlı olmasa da daha yüksek KAHD'e sahip olduğu gözlenmiştir. İkinci ölçüm değerlerinde (Bir Saat Önce) yükselme ve son ölçümde (Bir Saat Sonra) ise düşüşün devam ettiği, cinsiyete göre ise çok az oranda fark olduğu, ancak bu dört ölçümde de iki grup1arasında istatistiksel olarak anlamlı fark olmadığı belirlenmiştir. Sonuç: Kız sporcuları erkeklere oranla daha yüksek verilere sahip olsalar da, cinsiyet farklılığının anlamlı olmadığı belirlenmiştir. Zaman içerisindeki grubunun değişim göstermediği, bununda grup x zaman etkileşiminde anlamlı farka yol açmadığı gözlenmiştir Anahtar Kelimeler: Çocuk Sporcular, Yarışmasal Kaygı, Durumluk Kaygı, Kalp Atım Hızı Değişkenliği ve Yüzme.

AnksiyeteDurumluk kaygıKalp hızı+5
Hilal Karadağ
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2022
90
DoctorateOpen AccessTR

Futbolcularda alt ekstremite diziliminin manyetik rezonans görüntüleme ile değerlendirilmesi ve dizilimin izokinetik kuvvet üzerine etkilerinin incelenmesi

Amaç: Bu araştırmanın amacı, genu varumlu futbolcularda alt ekstremite dizilimini manyetik rezonans görüntüleme (MRG) ile değerlendirmek, yanlış dizilimin altında yatan mekanizmaları ve bunlara katkıda bulunan faktörleri belirlemek ve alt ekstremite dizilimi ile izokinetik kuvvet arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Yöntem: 36 elit genç futbolcu tibiofemoral eklem arasındaki mesafe farkına göre genu varum grubu (GVG) ve kontrol grubu (KG) olarak 2 gruba ayrılmıştır. Diz ekstansiyon/fleksiyon ve kalça abduksiyon/adduksiyon izokinetik kuvvet değerleri 60°/sn ve 180°/sn açısal hızlarda test edilmiştir. Alt ekstremite diziliminin anatomik ölçümleri tam bacak MRG ile elde edilmiştir. Gruplar arasındaki istatistiksel farklılıkları değerlendirmek için bağımsız örneklem t-testi uygulanmıştır. Bağımsız değişkenlerin genu varum gelişiminde risk faktörü olup olmadığını belirlemek için lojistik regresyon modeli oluşturulmuştur. Bulgular: Futbolcularda varus diz dizilimi mekanik aks deviasyonu ve mekanik lateral distal femoral açıyı arttırırken, mekanik lateral proksimal femoral açı (mLPFA), medial proksimal tibial açı, lateral distal tibial açı (LDTA) ve diz eklem uyum açısını azalttığı tespit edilmiştir. Dominant bacakta mLPFA'da bir derecelik bir artış, genu varum olasılığını 2.17 kat arttırırken, baskın olmayan bacakta LDTA'da bir derecelik bir artış, genu varum olasılığını 1.90 kat arttırmaktadır. Sonuç: Futbolcularda genu varum dominant ve dominant olmayan bacaklarda farklı mekanizmalardan kaynaklanmaktadır. Bu araştırma, dominant bacak için femurun ve dominant olmayan bacak için ise tibianın varus diz diziliminin gelişiminde önemli bir rol oynayabileceğini göstermektedir.

Alt ekstremiteDiz eklemiFutbol+4
Ali Işın
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Hentbolcularda pliometrik ve patlayıcı kuvvet antrenmanlarının uygulama sırasının atletik performansa etkisinin incelenmesi

Amaç: Bu çalışmanın amacı patlayıcı kuvvet antrenmanlarının pliometrik antrenmanlardan önce geldiği ya da tam tersi bir uygulama sırasının 12 haftalık antrenman periyodunda karşılaştırılarak incelenmesidir. Yöntem: Araştırmaya 16-18 yaşları arasında aktif hentbol oynayan 22 kadın sporcu katıldı. Katılımcılar randomize olarak pliometrik antrenman sonrasında patlayıcı kuvvet antrenman grubu ve patlayıcı kuvvet sonrasında pliometrik antrenman grubu şeklinde 2'ye ayrıldı. Katılımcılara klasik antrenmanlarına ek olarak pliometrik antrenman sonrasında patlayıcı kuvvet antrenman grubuna önce 6 haftalık pliometrik antrenman sonrasında 6 hafta patlayıcı kuvvet antrenmanları, patlayıcı kuvvet sonrasında pliometrik antrenman grubuna ise önce 6 hafta patlayıcı kuvvet sonrasında 6 hafta pliometrik antrenman uygulandı. Her iki grup içinde uygulama başlamadan önce ve sonrasında 20 m sprint, CMJ (aktif sıçrama testi), 1 TM squat (1 tekrar maksimal squat testi), reaktif kuvvet indeksi (RKİ), durarak uzun atlama (DUA), RAST (koşu temelli anaerobik sprint testi) ve hentbola özgü çeviklik testleri uygulandı. Zaman içerisinde değişimin farklı olup olmadığı eşleştirilmiş t testi ile incelendi. Ayrıca her bir ölçüm dönemine ilişkin PKPL ve PLPK grupları arasındaki farklılıklar bağımsız Örneklerde t testi değerlendirildi. Homojenlik değerlendirilmesinde Shapirov testi uygulandı. İstatiksel işlemler SPSS 20 paket programında yapıldı ve tüm istatiksel işlemler p<0,05 anlamlılık derecesine göre değerlendirildi. Bulgular: Yapılan analizler sonucunda gruplar arası karşılaştırmalarda hiçbir performans parametresinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılığa rastlanmadı (p>0,05) ve pliometrik antrenman ile patlayıcı kuvvet antrenmanının uygulanma sırası ile ilgili parametrelerde değişiklik oluşmadı (RAST= 0,06; 1 TM Squat=0,54; DUA=0,40; Çeviklik=0,05; RKİ=0,09; CMJ=0,10; 20 metre sprint= 0,58).Diğer yandan grup içi karşılaştırmalarda her iki grupta kendi içerisinde araştırma konusu olan tüm değişkenlerde anlamlı bir farklılık oluşturmuştur (p<0,05). Sonuç: Çalışmamızdan elde ettiğimiz bulgular ışığında pliometrik antrenman ve patlayıcı kuvvet antrenmanları sporcuların performans verilerini arttırarak anlamlı bir fark oluşturmuştur. Her iki antrenman yönteminin belli periyotlar halinde değiştirilerek uygulanması çalıştığımız sporcular üzerinde anlamlı bir fark oluşturmamıştır.

AntrenmanKuvvet antrenmanıPliometrik antrenman+3
Hamit Öksüz
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı konsantrasyonlardaki kafein çözeltilerinin ağızda çalkalanmasının dikkat üzerine etkisi

Amaç: Kafeinin ağızda çalkalanması yeni bir kafein takviye yöntemidir. Literatürde farklı dozlarda kafein içeren çözeltiler kullanılmıştır. Bu araştırmanın amacı sağlıklı, rekreasyonel aktif olan erkek bireylerde farklı konsantrasyonlardaki (60mg-150mg-300mg/25ml) kafein çözeltilerinin ağızda çalkalanmasının Stroop Dikkat Testi (SDT) üzerine etkilerinin incelenmesidir. Yöntem: Çalışmaya 18 yaş üstü, sağlıklı, alkol ve sigara kullanmayan, dikkat ve konsantrasyonu etkileyebilecek herhangi bir ilaç veya besin desteği almayan, günlük kafein tüketimi 150-300 mg/gün (orta düzey) olan, renk körü olmayan (stroop dikkat testinde renkler kullanılmaktadır), rekreasyonel aktif 30 erkek birey dahil edilmiştir. Bireylere farklı günlerde ağızda çalkalama (AÇ) öncesi SDT yapılmış, 20 sn AÇ uygulaması (60 mg-150 mg-300 mg kafein çözeltisi çalkalama, plasebo ve kontrol) gerçekleştirilmiş, sonrasında tekrar SDT yapılmıştır. Çalışma, randomize, çift kör, plasebo kontrollü ve çapraz olarak tasarlanmıştır. Veriler normal dağılımı sağlama durumlarına göre Tekrarlı Ölçümlerde Varyans Analizi veya Friedman Testi ile; AÇ müdahalesi öncesi ve sonrası farklar ise paired sample t test veya Wilcoxon Testi ile analiz edilmiştir. Bulgular: Diğer AÇ müdahaleleri ile karşılaştırıldığında, 300 mg ve 150 mg'lık kafein içeren AÇ müdahaleleri SDT süresi üzerinde olumlu anlamlı etkiye neden olmuştur. SDT hata değerlendirmelerinde 150 mg'lık dozda olumlu değişimler dikkat çekmektedir. Plasebo ve kontrol grubuna göre, 300 mg ve 150 mg kafein içeren çözeltiler ağızda çalkalandığında algılanan zorluk derecesinde olumlu anlamlı fark belirlenmiştir. Algılanan tat yoğunluk puanı arttıkça 300 mg kafein içeren çözelti çalkalandıktan sonra yapılan SDT süresinde anlamlı iyileşmeler gözlenmiştir. Sonuç: Fiziksel olarak aktif sağlıklı erkeklerde SDT süreleri, hataları ve AZD üzerine 150 mg ve 300 mg kafein içeren çözeltilerin AÇ müdahalesinin etkili olduğu, en büyük etkinin 300 mg ve bunu 150 mg kafein içeren çözeltinin AÇ müdahalesinin takip ettiği, 60 mg için bu etkilerin gerçekleşmediği sonucuna varılabilir. Gelecekte elit sporcular ile ilgili beyin aktivitelerinin de değerlendirildiği çalışmalar yapılması önerilebilir.

AğızBilişsel işlevlerDikkat+3
Cemile Balcı
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Dikkati içe ve dışa odaklamanın tenise özgü becerilerin edinimi üzerine etkisinin incelenmesi

içsel ve dışsal dikkat odaklanması geri bildiriminin, çocuklarda tenise özgü becerilerin (tenis hedefleme performansı, tenis öğrenimi, dikkat kapasitesi, denge, kinestezik algı) edinimi üzerine etkisini incelemektir.Araştırmanın örneklemi yaşları 10.24 ±0.48 yıl olan toplam 30 kadın ,30 erkek sporcudan oluşmaktadır. Araştırmaya katılanlar rastgele yöntemle 3 farklı gruba ayrılmıştır. Gruplar; Dikkati Dışa Odaklanmış Grup (DDOG), antrenmanda talimatlar dışa odaklı olarak çalışan grup (n=20), Dikkati İçe Odaklanmış Grup (DİOG) antrenmanda talimatlar içe odaklı olarak çalışan grup (n=20), Kontrol Grup (KG) antrenmanda klasik tenis eğitimi alan grup (n=20). Tüm gruplara 60'ar dakikalık antrenmanlar haftada 3 gün 8 hafta olacak şekilde toplam 24 birim antrenman olacak şekilde uygulanmıştır. Tüm Katılımcılara, Flamingo Denge Testi (FDT), Burdon Dikkat Testi (BDT), Kinestetik Algı Testi (KAT), Tenis Beceri Testi (TBT) uygulanmıştır. Ölçüm dönemleri Ön Test antrenmanlar başlamadan önce, Son Test antrenman periyodu bitiminde (8. hafta sonunda) yapılmıştır. Antrenmanların bitiminden iki hafta sonra Bellek Testi (BT) uygulanmıştır.Çalışmada Tenis Beceri, Transfer Testi, Bellek Testi ve Kinestetik Algı testlerinden elde edilen verilere göre; DDOG'nun DİOG ve KG'na göre daha çok gelişim gösterdiği anlaşılmaktadır. Denge ve Burdon Dikkat Testi sonuçlarına göre tüm gruplarda gelişim olduğu ancak gruplar arasında anlamlı fark olmadığı belirlenmiştir.

DikkatOdaklanmaOdaklanma becerisi+4
Tuncay Tapan
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuklarda yüzme egzersizlerinin yönetici işlevler üzerine akut ve kronik etkisi

Amaç: Bu çalışmanın amacı; 9-11 yaş erkek çocuklarda akut ve kronik yüzme egzersizlerinin yönetici işlevler(Yİ) alt paradigmalarından dikkat, ketleme, çalışma belleği üzerine etkisinin incelenmesidir. Yöntem: Çalışmada Yüzme Egzersiz Grubu (YEG) ve Kontrol Grubu (KG) (n=24)olmak üzere 2 grup yer almıştır. YEG'na (n=24), 8 hafta/3 gün/ 45 dk, kalp atım hızının % 60- 70'inde yüzme egzersizi programı uygulanmıştır. Her iki gruba akut yüzme egzersizinin Yİ üzerine etkisini belirlemek için çalışmanın başında ve sonunda D2 Dikkat testi, Eriksen Flanker testi, Walking Corsi Block (Walct) testi uygulanmıştır. Çalışmanın başında ve sonunda uygulanan aerobik kapasite testinden hemen sonra Algılanan Zorluk Düzeyi (AZD) Borg Skalası ile belirlenmiştir. Ayrıca çalışmanın başında tüm çocukların fiziksel aktivite düzeyi Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi (UFAA) kısa form ile belirlenmiştir. Kronik yüzme egzersizinin etkilerinin belirlenmesi için aynı testler ilk egzersizden önce ve 24. egzersizden 48 saat sonra uygulanmıştır. Bulgular: Yüzme egzersizi öncesi ve sonrası yapılan akut ölçümlerde, Flanker Doğru Yanlış Oranında (DYO), YEG'nda 1. hafta ve KG'nda 1.hafta ve 8.hafta yapılan ön testson test arasında anlamlı fark bulunmuştur (p<0,05). Flanker Tepki Süresinde (TS) her iki gruptada 8.hafta yapılan ön test-son test arasında anlamlı fark bulunmuştur (p<0,05). Flanker Tepki Süresinde (TS) zamana bağlı değişimde YEG lehine fark bulunmuştur. Walct iki gruptada 1.hafta ve 8.hafta ön test-son test arasında anlamlı fark bulunmuştur (p<0,05). Walct testinde zamana bağlı değişimde YEG lehine anlamlı fark bulunmuştur. D2 Dikkat testi ölçümlerinde her iki gruptada taranan toplam madde sayısından hata puanlarının çıkarılması sonucu elde edilen toplam performans puanında (TNE) ve toplam hata puanında (ET) zamana bağlı ve gruplar arası fark bulunmuştur(p<0,05). Sonuç: Aerobik formda yapılan akut ve kronik yüzme egzersizlerinin Yİ üzerine olumlu etkileri olduğu belirlenmiştir.

EgzersizSporSporcular+4
Emre Özdemir
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı düzlemlerde uygulanan antrenmanın sıçrama ve kısa sprint performans parametreleri üzerine etkisi

Amaç: Genç erkek futbolcularda yatay (HT: hip thrust) ve dikey yöndeki (S: squat) farklı uygulamalarla oluşturulan iki farklı antrenman programının, sıçrama ve 30 m sprint parametrelerine etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırmanın örneklemini Antalya ilinde 16-22 yaş arası futbol sporu ile aktif olarak uğraşan, müsabık 28 sporcu oluşturmuştur. Antropometrik ölçümler, Aktif Sıçrama, Durarak Uzun Atlama, Yer Değiştirme Testi, Squat ve Hip Thrust 3RM Kuvvet Testleri ve 30 m sprint testi ile veriler toplanmıştır. Verilerin analizinde Two-Related Samples Testi, Friedman, Wilcoxon testleri kullanılmıştır. Bulgular: SHT, HT ve K gruplarının ilk ölçüm değerleri ve karşılaştırmalarına göre; AS, 10m, 20m, DUA parametrelerinin ilk ölçümleri arasında gruplar arasında anlamlı fark vardır(p<0.05). Antrenman programı öncesi yapılan ilk ölçümde AS (X2=7.972, p<0.05) ve DUA (X2=16.681, p<0.05) değerleri SHT ve K grupları arasında (Z=-2.221, p=0.026, r=-0.52) istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0.05). Son ölçümde AS, COD-505 ve DUA değerleri, SHT ve K grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur(p<0.05). HT ve K grupları arasında ise, AS, COD-505 ve DUA değerleri istatistiksel anlamlı derecede farklı belirlenmiştir (p<0.05, p<0.001). Katılımcıların antrenman programı öncesi-sonrası sıçrama ve sprint incelendiğinde; HT ve SHT grubunun antrenman öncesi ve sonrası tüm değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (p<0.05). Sonuç: Hem HT grubunda hem de SHT grubunda kısa mesafe sprint performanslarında benzer iyileşme değerleri görülmüştür. SHT grubunda uygulanan HT ve back squat ivmelenme evresi üzerinde daha etkili olmuştur. DUA performansındaki artış da SHT grubunda daha fazla belirlenmiştir. DUA performansının hem yatay hem de dikey yönlü kuvvet uygulanması gerektiren bir eğik atış formunda olması hem back squat hareketinin hem de HT'nin optimum seviyede etki ettiğini göstermektedir. Bu çalışmanın sonuçları HT'nin kalça ekstensiyonunu arttırarak sprint üzerinde de etkili olduğunu göstermektedir.

Safa Mert Bedeloğlu
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kuvvet-hız profiline dayalı bireyselleştirilmiş antrenman programının sıçrama parametrelerine etkisi

Amaç: Çalışmanın amacı, kuvvet-hız (F-V) profiline dayalı bireyselleştirilmiş antrenman programının sıçrama parametrelerine etkisini incelemektir. Yöntem: Çalışmaya Antalya ilinde bulunan Akdeniz Bilgi Spor Kulübünde düzenli antrenman yapan voleybol sporcularından 9 sporcu (yaş:13.56 ± 0.73 yıl; boy: 1.73 ± 0.08 cm; ağırlık: 57.72 ± 7.97 kg) gönüllü olarak katılmıştır. Antrenman programı öncesi katılımcıların F-V profilini belirlemek için farklı ağırlıklarla (19.5 – 34 kg) artan yüklenme protokolü ile squat sıçrama uygulaması yapıldı. Ardından sporcuların belirlenen F-V profillerine uygun olarak bireysel antrenman programı hazırlanarak, 6 hafta uygulandı. Antrenman programı öncesi ve sonrasında smaç sıçrama performansının kinematik değerlendirmesi için lateral yöne yerleştirilmiş bir kamera ile kayıt altına alındı. Bulgular: Katılımcıların kinematik veri analizleri sonucunda sondan birinci adım uzunluğunda istatistiksel olarak %52.65 azalma görülürken son adım uzunluğunda ise %40.8 artış gözlenmiştir. Sporcuların son adım sürelerinde ise istatistiksel olarak %10.08, son adımda yerle temas sürelerinde %7.6 ve sıçrama yüksekliklerinde ise %25.92 artış gözlemlenmiştir. Sonuç: 6 haftalık F-V profiline dayalı bireyselleştirilmiş antrenman programının sıçrama kinematiklerinde iyileştirmelere neden olduğunu gözlendi. Çalışma grubunun F-V profil düzeyi "yüksek kuvvet eksikliği" düzeyinden "düşük kuvvet eksikliği" düzeyine iyileşmiş, ancak optimum seviyeye gelememiştir. Ancak, F-V dengesizliğine dayalı yapılan antrenman programı, smaç yaklaşma adımlarında, adım sürelerinde olumlu etki yapmış, vücut ağırlık merkezinin yüksekliğinde anlamlı iyileşme gözlenmiştir.

AntrenmanHızKas kuvveti+3
Kemal Kaldırım
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Futbolcularda kompleks antrenman programlarının farklı set yöntemleriyle uygulanmasının bazı motorik özelliklere etkilerinin incelenmesi

Amaç: Bu araştırmanın amacı; futbolcularda müsabaka dönemi içerisinde kompleks antrenman programının farklı set yöntemleriyle uygulanmasının izokinetik kuvvet, sprint, sıçrama, çeviklik, hareket hızı gibi bazı motorik özelliklere etkilerinin incelenmesidir. Yöntem: Araştırmaya 15-18 yaş arası düzenli olarak antrenman yapan ve en az bir yıl futbol antrenman geçmişine sahip 33 gönüllü erkek futbolcu katılmıştır. Katılımcılar rastgele şekilde kümeleme (cluster) kompleks (CK) antrenman grubu (n=12), geleneksel kompleks (GK) antrenman grubu (n=11) ve kontrol (KON) grubu (n=10) olmak üzere üç farklı gruba ayrılmıştır. Katılımcılara sekiz hafta boyunca haftada iki gün hem kuvvet hem pliyometrik egzersizler içeren kompleks antrenman programı uygulanmıştır. GK grup tüm egzersizleri geleneksel set yapısıyla, CK grup ise pliyometrik egzersizleri kümeleme set yapısıyla uygulamıştır. Katılımcılara kompleks antrenman programı öncesinde ve sonrasında vücut kompozisyonu, izokinetik kuvvet, sprint, sıçrama, çeviklik, hareket hızı ve AZD ölçümleri uygulanmıştır. Verilerin analizi SPSS 22 programıyla yapılmıştır. Bulgular: Antrenman periyodu öncesi ve sonrası sprint (minimum güç ve yorgunluk indeksi hariç), sıçrama (AS-SS farkı hariç), çeviklik, izokinetik kuvvet ve hareket hızı değişkenlerinin tümünde CK ve GK grupta istatistiksel olarak anlamlı derecede gelişmeler bulunmuştur (p<0,05). KON grupta (10m ve 30m sprint süreleri hariç) hiçbir değişkende anlamlı değişimler bulunmamıştır (p>0,05). Gruplar arası karşılaştırmalar sonucunda ise CK ve GK grupta tüm değişkenlerde KON gruba göre anlamlı değişimler bulunurken, antrenman grupları arasında anlamlı farklılıklar bulunmamıştır. Tüm değişkenlerin grup içi ve gruplar arası AZD sonuçlarında anlamlı değişimler bulunmamıştır (p>0,05). Sonuç: Genç futbolcularda sekiz hafta boyunca kompleks antrenman programında yer alan tüm egzersizlerin geleneksel set yapısıyla veya pliyometrik egzersizlerin kümeleme set yapısıyla uygulanması izokinetik kuvvet, sprint, sıçrama, çeviklik ve hareket hızı gibi motorik özelliklerin gelişimini sağlamaktadır. Bunlarla birlikte, farklı iki set yapısının birbirinden farklı sonuçlar göstermediği ve benzer gelişmeler sağladığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: kompleks antrenman, kümeleme set, kuvvet, güç

AntrenmanFutbolFutbolcular+4
Berkay Löklüoğlu
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Oksotonik antrenmanların voleybolcularda kas kuvveti ve güç parametreleri üzerine etkisi

Amaç: Bu çalışmanın amacı kadın voleybol oyuncularında kas kuvveti ve güç değişimlerin incelenmesinde oksotonik antrenmanın etkisidir. Yöntem: Araştırmada 10 katılımcıdan oluşan oksotonik antrenman grubu (OKT: 16.32 yıl, 1.72 m, 63.63 kg) ve 10 katılımcıdan oluşan izokinetik antrenman grubu (IKT: 16.23 yıl, 1.69 m, 60.22 kg) dahil edildi. OKT grup 8 hafta izotonik+izometrikve IKT grup izotonik kas kasılma eylemlerini gerçekleştirdi. Antrenman gelişiminin belirlenmesi için kas kuvveti 1TM kuvvet ölçümü, izometrik kas kasılma eylemi için aktivforce izometrik aktivasyon ölçümü yer aldı. Ayrıca güç değişimlerinin belirlenmesi için genel güç testleri yapıldı. Araştırmanın istatiğinde OKT ve IKT grup içindeki ve grup dışındaki istatistiksel çözümlemeler bir t-test kullanılarak elde edildi. Bulgular: Araştırmanın kuvvet değişkenleri OKT-IKT grup için 1TM kuvvet ölçümünde ve aktivforce ölçümünde benzer sonuçlara sahipti. Ancak, güç değişkenlerinde OKT grupta daha anlamlı sonuçlar elde edildi (p<0.05). Oksotonik antrenman elbileği dorsal fleksiyon (ES=3.20), triceps press down (ES=1.66), kalça ekstansiyon (ES=0.98), ayak bileği dorsal fleksiyon (ES=1.41), ayak bileği plantar fleksiyon (ES=1.40), ayak bileği eversiyon (ES=1.01), biceps curl (ES=0.99), kalça adduksiyon (ES=1.06), calf raise (ES=1.47), omurga ekstansiyon (ES=0.88), omurga rotasyonu (ES=1.53) OKT grubu için diğeri IKT grubuna göre anlamlı arttı. Ayrıca, oksotonik antrenman sonrasında OKT-IKT grupların güç karşılaştırılması yapıldığında CMJ (90°) ES=1.09 çok büyük, dikey sıçrama ES=1.31 çok büyük, handgrip sağ ES=0.05 küçük etki büyüklüğü bulunmuştur. Sonuç: Sonuçlara dayanarak, oksotonik antrenman sonrası yapılan ölçümlerde kadın voleybolcularda kuvvet artışı gözlendi. Voleybolculara uygulanan oksotonik antrenmanların kuvvet ve güç gelişiminde etkili olduğu belirlendi. Voleybolculara uygıulanan oksotonik antrenman modelinini bu alanda çalışma yapacak antrenör ve sporculara model olarak bir bakış açısı getireceği kanaatindeyiz.

AntrenmanKas kuvvetiSpor+3
Yeliz Kahraman
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

12 haftalık kara antrenmanlarının 8–10 yaş yüzücülerde serbest ve sırtüstü stil dereceleri ile bazı antropometrik ve motorik özelliklerinin gelişimine etkisi

Amaç: Araştırma ile 8-10 yaş grubu yüzücülerde 12 hafta boyunca uygulanan kara antrenmanlarının, serbest ve sırtüstü yüzme stil performanslarına, antropometrik özellik ve motor performans gelişim ve ilerlemeleri üzerindeki etkisini araştırmak amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırmada deneysel araştırma türlerinden olan yarı deneme modelinin, eşitlenmemiş kontrol gruplu ön test-son test model kullanılmıştır. Araştırmaya 8-10 yaş grubu 48 çocuk katılmıştır. Araştırmaya katılan katılımcılar, yüzme ve kara antrenman uygulamalarını aynı anda yapan deney grubu ve sadece yüzme antrenman uygulaması yapan kontrol grubu olmak üzere iki gruptan oluşmaktadır. Araştırmada; serbest ve sırtüstü performans testleri, bazı antropometrik ölçümler ve motor performans testleri aracılığıyla veri toplanmıştır. Araştırmada deney grubuna yüzme antrenmanlarına ilaveten 12 hafta süre ile kara antrenman programı uygulanmıştır. Kontrol grubunaysa deney grubuna uygulanan kara antrenmanı sürelerinde ek yüzme antrenmanları uygulanmıştır. Elde edilen veriler genel dağılım istatistiklerinden aritmetik-ortalama ve standart-sapma, frekans-yüzde dağılımı, değişkenler arasındaki anlamlılık düzeylerinin belirlenmesinde ise eşleştirilmiş-bağımsız t test uygulanmıştır. Bulgular: Araştırmada yapılan istatistik sonuçlarına göre, deney ve kontrol gruplarının ön-test değerleri arasında herhangi bir anlamlı farklılığa rastlanmamıştır (p>0.005). Deney ve kontrol gruplarının son-test değerleri arasında ise deney grubu lehine anlamlı farklılık bulunmuştur (p <0.005). Sonuç: Araştırmada, yüzme antrenmanı ile birlikte 12 haftalık kara antrenmanın yapıldığı deney grubu yüzücülerin serbest ve sırtüstü performansları, antropometrik özellikleri ve motor kapasite performanslarının yüzmede sadece su antrenmanının yapıldığı kontrol grubuna göre daha fazla gelişim ve ilerleme gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak, yüzme ile birlikte kara antrenmanı uygulamalarının yüzme performansını olumlu yönde etkileyeceği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Yüzme, kara antrenmanı, yüzme performansı, motor performans

AntrenmanAntropometriMotor beceriler+5
Buket Şeran
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Fiziksel aktivite düzeyinin sezgisel yeme ve yeme farkındalığı üzerine etkisinin incelenmesi

Amaç: Bu çalışma 18-45 yaş arası yetişkin bireylerde fiziksel aktivite düzeyinin sezgisel yeme ve yeme farkındalığı üzerine etkisinin incelenmesi amacı ile planlanıp yürütülmüştür. Yöntem: Çalışma Antalya il merkezinde yaşayan, 18-45 yaş aralığında, gönüllü, rastgele seçilmiş 423 yetişkin birey üzerinde yapılmıştır. Bireylere kişisel bilgi formu, Uluslararası fiziksel aktivite anketi-kısa form, yeme farkındalığı ölçeği, sezgisel yeme ölçeği ve yeme tutum envanteri yüz yüze görüşme yöntemi ile uygulanmıştır. Bulgular: Kadınlar ve erkekler için fiziksel aktivite düzeyine göre sezgisel yeme toplam puanı ve yeme farkındalığı toplam puanı bakımından gruplar arası bir farklılık bulunmamıştır (p>0,05). Sezgisel yeme alt boyutlarından olan "beden besin seçim uygunluğu" için fiziksel aktivite düzeyine göre erkek katılımcılar ve tüm katılımcılar arasında anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0,05). İnaktif erkeklerin beden besin seçim uygunluğu puanı (3,53±0,90) minimal aktiflere (3,86±0,86) ve aktiflere (4,01±0,80) göre düşüktür. Tüm katılımcılar için; inaktif bireylerin beden besin seçim uygunluğu puanı (3,55±0,89) aktif bireylere (3,99±0,84) göre düşüktür (p<0,05). Erkeklerde yeme farkındalığı alt boyutlarından olan "yeme kontrolü" için; minimal aktif erkeklerin yeme kontrolü alt boyut puanı (3,22±0,62) aktiflerden (2,98±0,57) daha yüksektir. Sonuç: Çalışma sonucunda inaktif, minimal aktif ve aktif bireyler arasında sezgisel yeme ve yeme farkındalığı toplam puanları bakımından anlamlı bir fark bulunmamıştır. Ancak literatürde fiziksel aktivitenin bireylerin yeme davranışlarını düzenlemede otokontrol sağlayabildiği, fiziksel aktivite ve yeme davranışı arasındaki ilişkide motivasyonel ve kognitif mekanizmaların varlığından bahsedilmektedir. Dolayısıyla kişiler tarafından beyan edilen, bireylerin raporlandırmalarına göre belirlenmiş sonuçlar dışında, fizyolojik ve psikolojik daha ayrıntılı parametrelerin yer aldığı, daha kapsamlı müdahale çalışmalarına ihtiyaç olduğu düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Sezgisel Yeme, Yeme farkındalığı, Fiziksel aktivite

FarkındalıkFiziksel aktiviteKitle sporu+2
Muttalip Gökhan Dinçer
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kronotiplerine göre farklı fiziksel aktivite düzeylerindeki bireylerin uyku ve yaşam kalitelerinin ve beslenme durumlarının karşılaştırılması

Amaç: Bu çalışma sabahçıl ve akşamcıl olma durumlarına göre, sedanter, fiziksel aktif ve sporcu bireylerin uyku kalitesi, yaşam kalitesi ve beslenme durumlarının karşılaştırılması amacı ile planlanıp yürütülmüştür. Yöntem: Araştırmaya katılma kriterlerini yerine getiren bireylere ulaşabilmek adına kişisel bilgi formu ve "insan sirkadiyen ritminde sabahçıl akşamcıl tipleri belirlemede kendi kendini değerlendirme formu" uygulanmıştır. Kriterleri karşılayan bireylere "Dünya Sağlık Örgütü Yaşam Kalitesi Ölçeği-Kısa Form", "Pittsburgh Uyku Kalite İndeksi" uygulanmış ve beslenme durumlarını saptamak için bireylerden iki günlük besin tüketim kayıtları alınmıştır. Bulgular: Kadınlar ve erkekler için sabahçıl ve akşamcıl olma durumlarına göre sedanter, fiziksel aktif ve sporcu bireyler arasında uyku kalite indeksi toplam skoru bakımından gruplar arası bir farklılık bulunmamıştır (p>0,05). Kronotiplerine göre sedanter, fiziksel aktif ve sporcu kadınlar arasında yaşam kalitesi ölçeği alt boyutlarından alınan puanlar bakımından gruplar arası bir farklılık bulunmazken (p>0,05), akşamcıl erkeklerde çevre ve çevre ulusal alanları için anlamlı fark vardır (p<0,05). Akşamcıl sedanter erkeklerin çevre alan puanı akşamcıl fiziksel aktif erkeklerden ve akşamcıl sporcu erkeklerden düşüktür. Çevre ulusal alanı için; akşamcıl sedanter erkeklerin çevre ulusal alan puanı akşamcıl fiziksel aktif erkeklerden ve akşamcıl sporcu erkeklerden düşüktür. Sabahçıl kadınlarda, sabahçıl ve akşamcıl erkeklerde fiziksel aktivite düzeyine göre sağlıklı yeme indeksi 2015 toplam puanı için gruplar arası bir farklılık bulunmazken (p>0,05), akşamcıl olan sedanter, fiziksel aktif ve sporcu kadınlar arasında anlamlı fark vardır (p<0,05). Akşamcıl sedanter kadınların sağlıklı yeme indeksi 2015 toplam puanı akşamcıl sporcu kadınlardan yüksektir. Sonuç: Kronotiplerine göre farklı fiziksel aktivite düzeyine sahip bireylerde genel anlamda uyku kalitesi, yaşam kalitesi ve beslenme durumları farklı değildir. Daha net sonuçlar için katılımcı sayısı arttırılarak, daha fazla sayıda çalışma yapılmasına ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Kronotip, Fiziksel aktivite, Yaşam kalitesi, Uyku kalitesi, Diyet kalitesi

BeslenmeBeslenme durumuFiziksel aktivite+5
Gizem Kaçar
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Post-activation potentiation (PAP): Okçulukta isabetleme performansı üzerine etkisi

Amaç: Post-activation potentiation (PAP) ön yüklenmeli bir egzersize yanıt olarak kas gücü üretiminde ve potansiyel olarak performansta akut bir artışı nitelendiren fizyolojik bir olgudur. Bu çalışmanın amacı okçulukta PAP' ın isabetleme performansı üzerine etkisinin incelenmesidir. Yöntem: Araştırmaya olimpik okçuluk kategorisinde müsabık 13 erkek okçu "Bilgilendirilmiş Gönüllü Olur Formu" doldurarak katıldı. 1. oturumda katılımcıların yaş, antrenman yaşı, boy uzunluğu, vücut ağırlığı, beden kütle indeksi (BKI) ve Bent Over Row 1 tekrar maksimum (1TM) %85' i belirlendi. Katılımcıların çapraz tasarım yöntemi kullanılarak her bir protokole (24 sa ara ile) katılımları sağlandı. Katılımcılara uygulanan test protokolleri; Okçuluğa Özgü Isınma Protokolü (OÖI), 1. tur öncesi 5 dk dinlenme PAP protokolü (PAP5), 1. tur öncesi 8 dk dinlenme PAP protokolü (PAP8) ve 1. ve 2. tur öncesi 8 dk dinlenme PAP protokolü (PAP8x2) prosedürlerinden oluşmaktadır. Katılımcılara her protokolden sonra 60 m ok atış puan testi uygulandı ve atış puanları kayıt edildi. Verilerin analizi SPSS 20 istatistik programında p<0.05 anlamlılık derecesine göre değerlendirildi. Normal dağılım gösteren protokollerin birbirleri arasında karşılaştırılmasında "Tekrarlı Ölçümler İçin Tek Yönlü Varyans Analizi" normal dağılım göstermeyenlere "Friedman Testi" uygulandı. Bulgular: Araştırmada ok atış puan testi öncesinde uygulanan protokoller karşılaştırıldığında, okçuların OÖI protokolüne göre PAP protokolleri puan ortalamaları daha yüksek olmasına karşın istatiksel açıdan anlamlı fark bulunmadı (p>0,05). Sonuç: Çalışmamızda elde ettiğimiz bulgular ışığında PAP protokollerinin ok atış puan testi öncesi uygulanması sonucunda puan ortalamalarını artırdığı fakat bu artışın istatiksel açıdan anlamlı bir fark olmadığı ortaya çıkmıştır. PAP' ın pozitif yönde katkı sağladığı temel bir biyomotorik özellik olan kuvvet üzerine olumlu etkileri ve PAP etkisinin her sporcu için bireysel olarak değerlendirilmesi gerektiği göz ardı edilmemelidir.

EgzersizKas kuvvetiOkçuluk+3
Burcu Bayazıt
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2020
10
DoctorateOpen AccessTR

Kalp atım hızı değişkenliği biyolojik geribildirim antrenmanının toparlanma süreci parametreleri üzerine etkisinin incelenmesi

Amaç: Çalışmanın amacı, 10 seans olarak gerçekleştirilen kalp atım hızı değişkenliği biyolojik geribildirim antrenmanlarının toparlanma üzerine etkisini incelemektir. Yöntem: Araştırma, yaşları 19,40 (±1,49) yıl olan 24 erkek futbolcu ile yürütülmüştür. Araştırma kriterlerine uyan sporcular Deney (n=12) ve Kontrol Grubu (n=12) olarak 2 gruba ayrılmıştır. Ön testte deney ve kontrol grubunun antropometrik ölçümleri alınmıştır. Daha sonra spor yapma düzeyi belirleme anketi ve yarışmasal durumluk kaygı envanteri (CSAI-2) uygulanmıştır. Aerobik ve anaerobik kapasiteleri Wingate ve Astrand Rhyming testleri uygulanarak belirlenmiştir. KAHD ölçümü wingate ve astrand testi öncesi ve sonrasında 5 dk süresince kayıt edilmiştir. Ön test sonrasında deney grubuna kendi frekanslarında 10 seans KAHD BG antrenmanı uygulanmıştır. Son testte, ön testte uygulanan prosedür tekrar edilmiştir. Bulgular: Katılımcıların kaygı durumları, aerobik ve anaerobik kapasite ölçüm değerleri incelendiğinde ön ve son testte farklılaşmadığı görülmektedir. Çalışmaya katılan grupların ön testte Wingate ve Astrand Rhyming testinin dinlenme ve toparlanma periyodundan elde ettikleri değerler incelendiğinde KAHD parametreleri ve solunum değerleri açısından benzerlik göstermektedir. Aerobik egzersiz sonrası toparlanma periyodunda deney grubunun SDNN, NN50, PNN50, RMSSD, LF, HF, Power Spectrum ve Solunumort değerlerinde ön test-son testte istatistiksel olarak anlamlı bir farklılaşma vardır. Anaerobik egzersiz sonrası toparlanma periyodunda ise; kontrol grubunun SDNN, HF, HRort değerlerinde anlamlı farklılık gözlenirken; deney grubunun LF, HF, LF/HF, HRort değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gözlenmiştir. Sonuç: Mevcut çalışma incelendiğinde, düzenli olarak uygulanan KAHD BG antrenmanlarının egzersiz sonrasında KAHD toparlanma süresini kısalttığı söylenebilir. Anahtar Kelimeler: kalp atım hızı değişkenliği, biyolojik geribildirim, toparlanma

AntrenmanBiyo geri bildirimKalp+4
Esin Kaplan
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İzokinetik antrenman ve toparlanmada elektrouyarım uygulamalarının etkileri

Amaç: Bu araştırmanın amacı; elektrouyarımla izokinetik antrenmandan sonra, elektrouyarımla uygulanan toparlanma protokollerinin; kandaki kas hasarı belirteçleri, egzersize bağlı gecikmiş kas ağrısı, kalp atım hızı değişkenliği gibi toparlanma değişkenleri üzerine etkilerinin incelenmesidir. Yöntem: Araştırmaya katılan 17 gönüllünün boy uzunluğu, vücut ağırlığı, vücut kitle endeksi, kalp atım hızı değişkenliği, izokinetik kuvvet ölçümleri yapılmıştır. Kalp atım hızı değişkenliği ölçümleri Polar H7 kalp atım hızı sensörü, izokinetik ölçümler için de Cybex Humac Norm İzokinetik Test ve Egzersiz Sistemi kullanılmıştır. Elektrouyarım ile toparlanan ve pasif toparlanan olarak 2 gruba ayrılmışlardır. Gönüllülerin toparlanma parametrelerini değerlendirmek için; kalp atım hızı değişkenliği, kanda kas hasarı parametreleri, algometre ile ağrı ölçümü yapılmıştır. İzokinetik antrenmandan sonra yorgunluk ve ağrı değerlerini belirlemek amacıyla BORG skalası kullanılmıştır. Verilerin analizi SPSS 24 paket programı kullanılarak hesaplanmıştır. Bulgular: Verilerin analizinde her iki grubun da toparlanma verileri birbirine benzer bulunmuştur. CK ve MB değerleri zamana bağlı anlamlı seviyede artış (p<0.001) gösterse de her iki toparlanma grubunda karşılaştırıldığında anlamlı farklılık bulunamamıştır. KAHd hem izokinetik antrenmanda hem de toparlanma gruplarında değişiklik göstermemiştir. Sonuç: Araştırmada elektrouyarım ile yapılan izokinetik antrenman sonrası elektrouyarım ile toparlanma ya da pasif toparlanma grupları arasında anlamlı farklılık bulunamamıştır (p<0.005). Anahtar Kelimeler: elektrouyarım, toparlanma, kreatin kinaz

Nagehan Erdoğan Dilmen
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Mahkumların yapılandırılmış serbest zaman aktivitelerinden elde etiği faydalar: Temellendirilmiş kuram çalışması

Amaç: Ülkemizde ve dünyada hükümlü sayısının giderek arttığı görülmektedir. Mahkumlar kötü yaşam koşulları, geçmiş yaşam travmaları, mahkum olmanın getirdiği stres nedeniyle fizyolojik ve psikolojik hastalıklara daha açık hale gelmektedir. Rekreatif aktiviteler, cezaevi sürecinde mahkumların biyo-psiko-sosyal durumlarını iyileştirmenin ve onları tahliye sonrası topluma geri kazandırmanın önemli bir yolu olarak kabul edilmektedir. Bu çalışmanın amacı, cezaevinde uygulanan rekreatif programların etkinliğini mahkum perspektifinden değerlendirmektir. Yöntem: Araştırmada Glaser'in klasik temellendirilmiş kuram deseni kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemi, yapılandırılmış aktivitelere katılan 19 mahkumdan oluşmaktadır. Araştırma örnekleminin belirlenmesinde kuramsal örnekleme tekniği kullanılmıştır. Veri toplama yöntemi olarak yarı-yapılandırılmış görüşme, gözlem ve dokümanlardan yararlanılmış, veri analiz süresince kuramsal notlar tutulmuştur. Veri analiz süreci açık, seçici ve kuramsal kodlama olarak üç aşamalı yürütülmüş, tüm analiz süresince sürekli karşılaştırma tekniği kullanılarak temaların birbirinden ayrışması sağlanmıştır. Bulgular: Mahkumların yapılandırılmış cezaevi aktivitelerinden elde ettiği faydaları tanımlayan temalar, "Gelecek Beklentisi", "Sosyal Fayda", "Koğuş Problemlerinden Uzaklaşma", "Fiziksel Sağlık", "Psikolojik Fayda","Ekonomik Fayda", "Duygusal Fayda", "Rahatlama Faydası", "Bilişsel Fayda" ve "Kişisel Gelişim" olarak belirlenmiştir. Her bir temanın birbiri ile ayrılmayacak bir şekilde ilişkili olduğu görülmektedir. Sonuç: Araştırmanın çekirdek kategorisi "Mahkumların yapılandırılmış serbest zaman aktivitelerinden elde ettiği faydalar" olarak belirlenmiştir. Bu kategori, mahkumların katılmış oldukları rekreatif aktiviteler ile hem cezaevi hayatının baskısını hafiflettiği hem de serbest bırakıldıktan sonra onlara hayatta kalabilecekleri bilgi ve becerileri kazandıklarını göstermektedir. Bu aktiviteler mahkumların rehabilite edilmesinde ekonomik, hümanist ve etkin bir yöntemdir. Anahtar Kelimeler: mahkum, rekreatif aktiviteler, rekreasyon faydası, temellendirilmiş kuram, cezaevi

Boş zamanBoş zamanları değerlendirmeCeza evi+4
Elif Köse
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

2018-2019 sezonu Türkiye Spor Toto Süper Lig takımlarının maç koşu mesafeleri ve teknik parametrelerinin sezon sonundaki puan sıralamasıyla ilişkisi

Amaç: Bu çalışma, 2018-2019 sezonu Türkiye Spor Toto Süper Ligi'ndeki takımların maç koşu mesafeleri ve teknik parametrelerinin sezon sonundaki lig puanı ile ilişkisinin incelenmesi ve bu parametrelerin lig puanı üzerindeki etkisinin belirlenmesi amacı ile planlanıp yürütülmüştür. Yöntem: Türkiye Spor Toto Süper Ligi'nde, 2018-2019 sezonunda mücadele eden 18 takımın, 34 haftalık lig periyodunda oynadığı 306 maçın verileri Sentio Sport Analytics firması aracılığı ile elde edilmiş ve 11 adet fiziksel ve teknik performans değişkeni değerlendirilmiştir. Elde edilen değişkenler ve lig puanı arasındaki ilişki için korelasyon analizi, bu değişkenleri kullanarak lig puanı değişkenini yordamak amacı ile de çok değişkenli doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Bulgular: Lig puanı ile topla toplam koşu mesafesi arasında pozitif yönlü, anlamlı, orta düzeyde bir korelasyon (r=0,650, p=0,003), lig puanı ile isabetli pas sayısı arasında pozitif yönlü, anlamlı, yüksek bir ilişki (r=0,710; p=0,001), lig puanı ve isabetli şut sayısı arasında da pozitif yönlü, anlamlı, orta düzeyde bir ilişki bulunmuştur (r=0,647, p=0,004). Lig puanı ile toplam koşu mesafesi, yüksek şiddetli koşu mesafesi, topla yüksek şiddetli koşu mesafesi, sprint mesafesi, topla sprint mesafesi, birinci, ikinci ve üçüncü bölgede topla oynama yüzdesi arasında korelasyon olmadığı belirlenmiştir (p>0.050). Topla yüksek şiddetli koşu mesafesinin, toplam yüksek şiddetli koşu mesafesine oranı 1 kilometre arttıkça lig puanı 3.45 düşmekte (p=0.050), topla sprint mesafesinin, sprint mesafesine oranı 1 kilometre arttıkça, lig puanı 2.38 artmaktadır (p=0.021). İsabetli pas sayısındaki 1 pas artışı lig puanını 0.12 artıracaktır (p=0.045). İsabetli şut sayısındaki 1 şut artışı ise lig puanını 5.70 artırır (p=0.019). Sonuç: Sonuç olarak, değerlendirilen fiziksel ve teknik parametrelerden; topla yüksek şiddetli koşu mesafesinin, toplam yüksek şiddetli koşu mesafesine oranı, topla sprint mesafesinin, sprint mesafesine oranı, isabetli pas sayısı ve isabetli şut sayısı lig puanı üzerinde anlamlı bir etkiye neden olmuştur. Anahtar Kelimeler: futbol, koşu mesafesi, lig puanı, teknik parametre, analiz

FutbolFutbol ligleriFutbol takımları+5
Ahmet Dağ
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı düzlemlerde uygulanan pap protokolünün yüzmede çıkış performansına etkisi

Amaç: Çalışmanın amacı küresel koordinat sistemine göre yatay ve dikey yönde PAP uygulamalarının yüzmede çıkış kinematik parametrelerine ve yüzme performansına etkisini incelemektir. Yöntem: Araştırmaya Antalya ilinde bulunan lisanslı olarak antrenman yapan Demir Adımlar Spor Kulübünde bulunan 7 erkek sporcu (yaş: 13.71±0.95yıl, boy: 169.43±9.68cm; ağırlık: 58.47±7.64 kg) gönüllü olarak katılmıştır. Sporcuların aileleri bilgilendirilmiş ve araştırmaya gönüllü olarak katılmayı kabul etmişlerdir. Katılımcılar üç farklı ısınma yöntemine göre (Geleneksel ısınma yöntemi: S, Geleneksel ısınma + Back Squat yöntemi: BS, geleneksel ısınma + Hip Thrust yöntemi: HT) değerlendirilmiştir. Bulgular: Yüzme grubunda yer alan sporcuların fiziksel özellikleri, antropometrik özellikleri, 15m, 35m ve 50m yüzme sürelerinde, yüzmedeki çıkış analizlerindeki yatay ve dikey mesafelerinde, yüzme çıkış açılarında, yüzme çıkış analizindeki VAM yüksekliklerinde istatistiksel olarak anlamlı fark belirlenmemiştir. Sonuç: Bu çalışma, yatay yönelimli egzersizlerin dahil edildiği ısınma protokollerinin, daha geleneksel dikey yönelimli egzersizlere göre yüzmeye başlama performansına etkisi olmadığını belirlemekle birlikte, daha kapsamlı çalışmaya da ihtiyaç duyulduğunu göstermiştir. Anahtar Kelimeler: PAP, yüzme, patlayıcı güç, hip thrust, back squat.

Begüm Oğul
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2021
00