Fırat University
Discipline

Analytical Chemistry

Fırat University

143

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Nanopartikül tabanlı yeni elektrot ve elektrokimyasal tayin stratejilerinin geliştirilmesi

Bu çalışmada, çekirdek-kabuk yapısında altın kaplı süperparamanyetik demir nanopartikülleri yaş kimyasal metot ile sentezlenmiştir. Manyetik nanopartikül üzerine sırasıyla kitosan film ve glikoz oksidaz enzimi modifiye edilmiştir. Elde edilen kitosan@altın@demir (kit@Au@Fe3O4) hibrit partikülleri kullanılarak karbon rod elektrot üzerine immobilize edilerek gikoz biyosensörü hazırlanmıştır. Hazırlanan elektrot, dönüşümlü voltametri (CV) ve taramalı elektron mikroskopu (SEM) teknikleri kullanılarak karakterize edilmiştir. Gözlenen amperometrik cevap pH 6.0? da 0.1 M fosfat-asetat tamponunda Ag/AgCl elektrotla 0.6 V potansiyelde glikoz konsantrasyonunun bir fonksiyonu olarak ölçüldü. Kalibrasyon eğrisinin doğrusal aralığı 5-30 mM arasındadır, gözlenebilme sınırı (LOD) 0.55 mM ve tayin alt sınırı (LOQ) 1.83 mM? dır. Mishaelis-Menten sabiti Km 0.59 olarak hesaplandı ve cevap süresi 3 saniye olarak bulunmuştur. Sonuç olarak kitosan modifiye edilmiş manyetik nanopartikül ile hazırlanmış enzim elektrot yüksek elektroaktivite göstermiştir.

AmperometriBiyosensörlerElektrokimya+3
Aykut Önay
Gazi University · Institute of Health Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessEN

Comparison of element concentrations in crude oil samples taken from different sites in Iraq and Turkey

The ability to accurately determine the metal contents of crude oils is necessary for reasons ranging from the need to identify the source of the oils (Ni and V) to the removal of components that might inhibit catalysis during refining or impact negatively on the environment during hydrocarbon combustion. Determination of the petroleum source is very important to prevent oil smuggling. The aim of this thesis is a comparison of element concentrations in crude oil samples taken from different sites in Turkey and Iraq. For this purpose, the crude oil samples were collected from a few locations including Duhok, Zakho, and Erbil from Iraq, Batman, and Adiyaman from Turkey. Sample Digestion was performed by microwave (MW) oven-using HNO3 and polytetrafluoroethylene (PTFE™). After that, the digested samples were diluted for further analysis. The metal concentrations were determined by using Inductively coupled plasma-mass spectrometry (ICP-MS). For quantitative analysis, calibration graphs were obtained. From the results obtained, it was found that Vanadium V concentrations are in ranges of (0.082 – 24.490) mg/L, while Nickle Ni concentrations are varying between (1.028 – 10.740) mg/L.

Crude oilMass spectrometryMicrowaves+2
Zıad Nawzad Nawzad
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Sıvı faz mikroekstraksiyon tekniği ile bazı Beta-2-agonistlerin sığır idrarında kapiler elektroforez ve gaz kromatografi kütle spektrometrisi yöntemleri ile tayini

Bu çalışma ile gelişimi hızlandırıcı olarak hayvanlarda kullanımı yasak olan ß2-agonistlerden klenbuterol (CBT, pKa=9.63), mabuterol (MBT, pKa=9.63), mapenterol (MPT, pKa=9.78) ve simbuterol (CIBT, pKa=9.40)'ün idrar numunelerinde aynı anda analizi için DLLME?SFO ve DLLME olmak üzere iki farklı dispersive sıvı-sıvı mikroekstraksiyon yöntemi geliştirilip kapiler elektroforez (CE) ve gaz kromatografi-kütle spektrometresine (GC-MS) uyarlanmıştır. CE'de en iyi sonuçlar, BGE olarak 20 mM derişiminde pH'sı 9.6 borat tamponunun ve 0.10 mM SDS kullanılmasıyla elde edilmiştir. Ayırım, eritilmiş silika kapilerde (50 ?M iç çaplı, etkin uzunluğu 64.5 cm), 32 °C'de 50 mbar basınçla 5 s süreli hidrodinamik enjeksiyon ve 20 kV potansiyel uygulanarak gerçekleştirilmiştir. CE'de elektrokinetik enjeksiyon da denenmiş ve 5 s süreli kapiler kolonda su tabakası (water plug) oluşumu ile beraber 11 s enjeksiyon süresi kullanılmıştır. GC-MS yönteminde ise difenildimetilpolisiloksan (%5:%95) içerikli (30 m uzunlukta, 0.25 ?m film kalınlığında, 0.25 mm çaplı) ayırma kolonu ve türevlendirici olarak BSTFA:TMCS (99:1) kullanılmıştır. CE yönteminde gözlenebilme sınırı (LOD) klenbuterol, mabuterol, mapenterol ve simbuterol için sırasıyla 1.9, 1.8, 3.4 ve 37.0 ?g L-1 GC-MS yönteminde ise 0.08, 0.07, 0.05 ve 0.29 ?g L-1 olarak tespit edilmiştir. Geliştirilen her iki yönteminde geçerli kılma parametrelerinin değerlendirilmesi sonucunda yöntemlerin seçici, doğru, duyarlı ve tekrarlanabilir olduğu görülmüştür.

ElektroforezKapilerlerKromatografi-gaz+3
Murat Faruk Us
Gazi University · Institute of Health Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Yarı iletken nanoparçacık sentezinde yöntem geliştirme ve analitik uygulamaları

Yarı-iletken nanokristallerin, CdSe ve CdTe, sulu ortamda ve oda sıcaklığında hidrür oluşturma düzeneği ile sentezine yönelik yöntem önerilmiştir. Önerilen ve literatürden alınan yöntemler ile sentezlenmiş yarı-iletken nanoparçacıklar öncelikle luminesans spektroskopisi ile karakterize edilmiştir. Dar bantlı floresans emisyon spektrumuna sahip olan yarı-iletken nanokristallerin, transmisyon elektron mikroskobu, taramalı elektron mikroskobu ve enerji dispersif X-ray analizi ile daha detaylı karakterizasyonları yapılmıştır. Kuantum noktacığı özelliği taşıyan CdTe, bifonksiyonel nanokompozit, CdTeFe3O4, sentezinde ve analitik uygulamalarda kullanılmıştır. Bifonksiyonel nanokompozit materyalin parçacık boyutu 12,5 nm olarak ölçülmüştür. Manyetik özellikleri ve kristal yapısı incelendiğinde, 8 emu/g manyetizma ile karakteristik süper-paramanyetik davranışı, maksimum emisyon dalga boyu 702 nm'de, 75 nm etken bant genişliği ile quantum noktacığı özelliği gösterdiği gözlenmiştir.Klasik yöntemle sentezlenen CdTe, analitik uygulama olarak su numunelerinde cıva, farmasötik preparatta tiyomersal, dekstroz numunesinde gilkoz ve serum numunesinde üre tayinine uygulanmıştır. Tayinlerde cıva tiyomersal ve glikoz için kuantum noktacıklarının floresans sinyali izlenirken üre tayininde fosforesans sinyali izlenmiştir. Cıva tayininde doğrusal aralık 4 x 10-7- 20 x 10-7 M gözlenebilme sınırı 0,6x 10-10 M, tiyomersal tayininde doğrusal aralık 8 - 80 mg/L gözlenebilme sınırı 1,5 mg/L, glikoz tayininde doğrusal aralık 5 x10-4 -50 x10-4 M gözlenebilme sınırı 5 x 10-5 M, üre tayininde ise doğrusal aralık 4-40 mg/L, gözlenebilme sınırı 0.54 mg/L olarak bulunmuştur. Tayinlerde doğruluk cıva için geri kazanım ile glikoz ve tiyomersal için etiket değerleri ile üre için ise referans yöntem ile test edilmiştir. Ardışık ölçümlerin kesinliği yüzde bağıl standart sapma cinsinden % 5 in altındadır.Anahtar Kelimeler : Kuantum noktacıkları, kadmiyum tellür, civa, glikoz, üre

Kuantum noktalarıNanopartiküllerSentezleme+3
Tülay Oymak
Gazi University · Institute of Health Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Lansoprazol etken maddesine ait safsızlıkların ultra performanslı sıvı kromatografisi tekniği ile tayini ve tayin yönteminin analitik validasyonu

Lansoprazol etken maddesine ait safsızlıkların ultra performanslı sıvıkromatografisi tekniği ile tayini ve tayin yönteminin analitikvalidasyonuBu çalışmada lansoprazol etken maddesinin safsızlıkları için?Avrupa Farmakopesi? 7. baskı referans alınmıştır. Gerekli optimizasyonlaryapılarak belirtilen safsızlıklar için UPLC cihazı kullanılarak bir safsızlıkyöntemi geliştirilmiş ve valide edilmiştir.Hareketli faz olarak 0.010M NaH2PO4 çözeltisi ve Asetonitrilile bir gradient akış sistemi oluşturulmuştur. Waters H-CLASS UPLC cihazıkullanılarak, sabit faz olarak Acquity UPLC BEH C18 1.7 ?m, 2.1 × 100mm kolon seçilmiştir. Software yardımı ile UV dedektörün dalga boyu 285nm olarak ayarlanmıştır. Kolon sıcaklığı 25°C, otomatik örnekleyicisıcaklığı ise 10°C'dir. Her çözelti için enjeksiyon hacmi 3.0 ?L'dir. Çözücüolarak 1 hacim trietilamin ile 60 hacim saf su karıştırılmış, pH değeri%85'lik fosforik asit ile 10.5 ± 0.05'e ayarlanmıştır. Daha sonra bu çözelti40 hacim asetonitril ile karıştırılmıştır.Lansoprazol, safsızlık A, safsızlık B, safsızlık C, safsızlık D,safsızlık E ve safsızlık F pikleri için alıkonma zamanları sırasıyla 3.655,2.915, 3.963, 4.537, 1.462, 1.582 ve 3.165 dak.'dır.Tayin alt limiti safsızlık A için 0.000042 mg/mL, safsızlık Biçin 0.000064 mg/mL, safsızlık C için 0.000066 mg/mL, safsızlık D için0.000073 mg/mL, safsızlık E için 0.000029 mg/mL, safsızlık F için0.000043 mg/mL'dir. Elde edilen validasyon sonuçlarına dayanarak, lansoprazoletken maddesinin safsızlıkları için, UPLC cihazı kullanılarak, hızlı, seçici,doğru, tekrarlanabilir ve duyarlı bir tayin yöntemi oluşturulmuştur.Anahtar Kelimeler: Lansoprazol, safsızlık, ultra performanslı sıvıkromatografisi, validasyon

Antiülser ajanlarGastrik asitKromatografi-sıvı+2
Mehmet Çalıkoğlu
Gazi University · Institute of Health Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Diyarbakır yöresinde doğal olarak yetişen meyan kökü (Glycyrrhiza glabra) bitkisinde bazı eser elementlerin spektroskopik yöntemlerle tayini

Bu çalışmanın amacı, Diyarbakır yöresinde doğal olarak yetişen meyan (Glycyrhiza glabra) bitkisinde bazı eser elementlerin (Cd, Pb, Ca, Mg, Cr, Mn, Ba, K, Na, Zn, Fe, Co, Mo, Se, P, Cu, Ni, V) spektroskopik yöntemler ile tayin edilmesidir. Çalışma Gaziantep (Oğuzeli-Yeşildere), Şanlıurfa (Birecik), Diyarbakır (Karacadağ) illerinden toplanan bitki örnekleri ile gerçekleştirilmiştir. Bitki örneklerindeki eser elementlerin tayini için İndüktif Eşleşmiş Plazma Optik Emisyon Spektrofotometresi (ICP-OES) ve İndüktif Eşleşmiş Plazma Optik Kütle Spektrofotometresi ICP-MS) kullanıldı. Ayrıca eser elementlerin tayini için kapalı ortamda mikrodalga ile çözünürleştirme yöntemi kullanıldı. Seçilen yörelerden toplanan meyan bitkisi örneklerinde en yüksek düzeyde tayin edilen element 50107.58 ± 22030.09 ppm ortalama ile Na, en düşük düzeyde tespit edilen eser element ise 0.04 ± 0.01 ppm ortalama ile Cd'dir. Çalışma alanından toplanan meyan bitkisinde Co, Mo, ve Se elementleri tespit edilememiştir. Elde edilen sonuçlar neticesinde Şanlıurfa ve Diyarbakır yöresinden toplanan meyan bitkisinde eser elementlerin düzeyleri, Gaziantep yöresine göre daha yüksek olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Meyan, eser element, spektroskopi

Selvi Dirican
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Polianilin / altın nanoçubuk kompozit film elektrot tabanlı elektrokimyasal glikoz sensörünün geliştirilmesi

Polianilin/Au nanoçubuk kompoziti platin elektrot üzerine elektrokimyasal olarak inşa edildi. Model olarak, GOx yüklenmesinde destek materyal olarak bu kompozit kullanılarak glikoz biyosensör hazırlanmıştır. Bu kompozit, taramalı voltametri (CV), taramalı elektron mikroskopu (SEM), yüzeyi-güçlendirilmiş raman spektroskopisiyle (SERS) karakterize edildi. altın nanoçubukların varlığı nanokompozitin daha yüksek elektroaktiviteye sahip olmasına neden oldu. GOx enzimi, iletken PANI/Au nanoçubuk kompozite kovalent olarak bağlandı ve amperometrik cevap pH 6.4'de 0.1 M fosfat tamponunda Ag/AgCl elektrotla 0.6V potansiyelde glikoz konsantrasyonunun bir fonksiyonu olarak ölçüldü. Kalibrasyon eğrisinin doğrusal aralığı 17.6 µM-1 mM arasındadır ve gözlenebilme sınırı 5.9 µM'dır. Mishaelis-Menten sabiti Km 1.0 olarak hesaplandı ve cevap süresi 3 saniyeden daha azdır. Sonuçlar nanoçubuk kompozit elektrodun düşük seviyede glikoz izlenmesi ve biyosensör olarak potansiyel uygulamaya sahiptir.

AltınBiyosensörlerElektrokimya+5
Ali İhsan Seçkin
Gazi University · Institute of Health Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Antibakteriyel ilaç sefepimin karbon esaslı elektrotlar ile elektrokimyasal oksidasyonu ve farmasötiklerden ve serumdan kantitatif tayini

Bir sefalosporin antibiyotiği olan sefepimin elektrokimyasal analizi bor-katkılı elmas elektrot ve karbon pasta elektrot kullanılarak yükseltgenme yönünde incelendi. Her iki elektrot için farklı pH'lardaki tampon çözeltileri kullanılarak döngülü voltametri ile taramalar yapıldı. Hız taraması çalışması ile sefepimin bor-katkılı elmas elektrot üzerinde difüzyon kontrollü olarak oksidasyona uğradığı belirlendi. Sefepimin kantitatif analizi diferansiyel puls voltametri ve kare dalga voltametri yöntemleri kullanılarak yapıldı. Bor-katkılı elmas elektrot kullanılarak kalibrasyon grafiklerinden elde edilen sefepimin doğrusallık aralıkları diferansiyel puls voltametri için 0.04 - 10 µM (korelasyon katsayısı 0.999) ve kare dalga voltametri için 0.4 - 60 µM (korelasyon katsayısı 0.998) olarak, sırasıyla 1.58x10-3 ve 1.10x10-2 µM teşhis sınırlarıyla belirlendi. Karbon pasta elektrot için optimum pasta bileşimi %25 olarak belirlendi. Hız taraması çalışması ile, oksidasyon sürecinin adsorpsiyon kontrollü olduğunu belirlendi. Kalibrasyon grafiklerine göre, diferansiyel puls sıyırma voltametri için doğrusal aralıklar 0.08 - 10 µM (korelasyon katsayısı 0.999) ve kare dalga sıyırma voltametri için 0.4 - 10 µM (korelasyon katsayısı 0.998) olarak, sırasıyla 3.73×10-3 ve 2.21×10-2 µM teşhis sınırları ile belirlendi. Kullanılan yöntemlerin kesinliği, tekrar edilebilirlik çalışmaları ile incelendi. Geliştirilen bu yöntemler ile sefepimin farmasötik dozaj şekillerinden ve insan kan serumundan kantitatif analizi, her iki elektrot için herhangi bir ayırma işlemi yapılmadan gerçekleştirildi.

AntibiyotiklerAntienfektif ajanlarAntiinflamatuar ajanlar+6
Gökçe Öztürk
Karadeniz Technical University · Institute of Health Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Antiinflamatuar ilaç nimesulidin çok duvarlı karbon nanotüp ile modifiye edilmiş karbon pasta elektrot kullanılarak elektroanalitik analizi

Antiinflamatuar ilaç etken maddesi nimesulidin elektrokimyasal özellikleri damlatma yöntemiyle elde edilen çok duvarlı karbon nanotüp ile modifiye edilmiş karbon pasta elektrot kullanılarak dönüşümlü voltametri, diferansiyel puls voltametri ve kare dalga voltametri yöntemleri ile yükseltgenme yönünde incelendi. Antiinflamatuar ilaç etken maddesi nimesulidin elektrokimyasal analizi için en uygun tampon ortamının belirlenmesi çalışması yapıldı. Bu amaçla farklı tamponlarda pH taraması gerçekleştirildi. Nimesulidin farklı tampon çözeltilerinde yapılan analizlerde redoks reaksiyonunun tersinmez olduğu görüldü. Hız taraması çalışması ile nimesulidin yükseltgenme yönünde difüzyon kontrollü davranış gösterdi. Nimesulidin DPV ile kalibrasyon çalışmasında doğrusallık aralığı 6×10-8-1×10-5 M (korelasyon katsayısı 0.992) olarak, teşhis sınırı 1.07×10-9 M ve tayin alt sınırı 3.24×10-9 M olarak belirlendi. Diferansiyel puls voltametrisi ile elde edilen nimesulidin kalibrasyon grafiği sonuçları literatürdeki sonuçlarla karşılaştırıldı. Çalışmanın son basamağında nimesulidin farmasötik dozaj formlarından analizi herhangi bir ayırma ve süzme işlemi yapılmadan gerçekleştirildi. Yapılan çalışmalar sonucunda, antiinflamatuar ilaç etken maddesi nimesulidin diferansiyel puls voltametrisi yöntemi kullanılarak çok duvarlı karbon nanotüpün damlatılmasıyla modifiye edilmiş olan karbon pasta elektrot ile iyi derecede kesinlik, yüksek doğruluk ve hassas sonuçlar verdi.

Analitik kimyaAntiinflamatuar ajanlarKarbon+3
Vildan Serdaroğlu
Karadeniz Technical University · Institute of Health Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Bakteri tayini için nanopartikül tabanlı sensör geliştirilmesi

Bu çalışmada, yüzeyde kuvvetlendirilmiş Raman saçılması (SERS) ve altın nanopartiküllere dayalı olan çok hassas ve oldukça seçici bir heterojen imünoanaliz sistemi, bakteri ve diğer patojenlerin tayini için geliştirilmiştir. İki farklı tipte altın nanopartikül (sitrat-stabil altın nanoküre ve hekzadesiltrimetilamonyum bromür (CTAB)-stabil altın nanoçubuk partiküller) incelenmiş ve bu imünoanaliz Escherichia coli tayini için uygulanmıştır. İlk olarak 5,5´- Dithiobis(2-Nitrobenzoik asit) (DTNB) ve ardından moleküler tanıyıcı kısım ile kaplanan Raman etiketleri, kullanılan küre ve çubuk şekilli altın nanopartikülleri ile oluşturulmuştur. E. coli'nin konsantrasyonunun, 1.336 cm-1'de DTNB'nin simetrik NO2 gerilmesine ait SERS sinyal şiddetine karşı çizilmesi ile çalışır bir eğri elde edilmiştir. Altın partiküllerin analitik performansı sandviç imünoanaliz ile değerlendirilmiştir ve 60 saniye data toplama süresi ile 101-105 kob/mL arasında değişen E. coli konsantrasyonu ile doğrusal bir kalibrasyon grafiği elde edilmiştir. Altın nanoçubuklar ile üretilen Raman etiketlerinin duyarlığı küre altın nanopartiküllerden üç kez daha yüksektir. Geliştirilen sensörün seçiciliği Enterobacter aerogenes ve Enterobacter dissolvens ile incelenmiş ve kayda değer bir cevap gözlenmemiştir. Geliştirilen imünoanaliz yönteminin kullanılabilirliği gerçek su örneği içinde E. coli tayini ile ayrıca ispat edilmiştir.

Escherichia coliNanopartiküllerRaman spektroskopisi+1
Erhan Temür
Gazi University · Institute of Health Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Spektroflorimetrik yöntemle farmasotik formülasyonlardan somon kalsitonin miktar tayini

Bu çalışmada somon kalsitoninin ampullerden tayini amacıyla spektroflorimetrik bir yöntem geliştirilmiştir. Bu amaçla, kalsitonin florofor bir ajan olan fluorescamin ile türevlendirilmiştir. Türevlendirme işlemi optimize edilmiş ve en uygun türevlendirme koşulunun 0,5 M, pH 8,5 borat tamponu içerisinde olduğu tespit edilmiştir. Türevlendirme amacıyla kullanılan 0,125 mg/mL fluoresamin, aseton içerisinde çözülerek hazırlanmıştır. Türevlendirme işleminin başarı ile gerçekleştirildiğini görmek amacıyla türevlendirilmiş kalsitoninin UV-VIS spektrofotometresi ile spektrumu alınmıştır.Türevlendirme işleminden sonra, uyarma dalga boyu olarak 389 nm ve emisyon dalga boyu olarak da 484 nm kullanılarak floresans sinyalleri ölçülerek miktar tayinleri gerçekleştirilmiştir (uyarma ve emisyon slitlerinin genişlikleri 10 nm). Kalsitonin miktar tayini amacıyla piyasadaki ampul formülasyonu kullanılmıştır. Yöntemin doğrusal aralığı, 0,50-6,0 µg/mL, regresyon denklemi, F=120 C +24,7 korelasyon katsayısı, R=0,9990, gözlenebilme sınırı 0,130 µg/mL ve miktar sınırı ise 0,391 µg/mL olarak bulunmuştur. Yapılan çalışmalarda elde edilen yüksek orandaki geri kazanım değeri, %101,3±4,86, geliştirilen spektroflorimetrik yöntemin doğruluğunu göstermektedir.Floresans spektroflorimetrisine karşı referans bir yöntem olarak HPLC kullanılmıştır. HPLC yöntemi, İngiliz Farmakopeden alınarak (daha kısa zamanda sonuç vermesi için) uyarlanmıştır.Floresans spektroflorimetri yönteminde olduğu gibi kalsitonin miktar tayini amacıyla piyasadaki ampul formülasyonu kullanılmıştır. HPLC yönteminin doğrusal aralığı, 0,475-3,800 µg/mL, regresyon denklemi, y=65012C-7858, korelasyon katsayısı, R=0,9994, gözlenebilme sınırı 0,040 µg/mL ve miktar sınırı ise 0,120 µg/mL olarak bulunmuştur. HPLC ile yapılan çalışmalarda elde edilen geri kazanım değeri, % 97,16±4,52, geliştirilen HPLC yönteminin de doğruluğunu göstermektedir.Spektroflorimetrik yöntem ve HPLC yöntemi istatistiksel olarak Student't ve Fisher Testleri ile karşılaştırılmıştır ve her iki yöntemle elde edilen sonuçlar arasındaki farkın anlamsız olduğu görülmüştür. Yani bu istatistiksel veriler her iki yöntemin doğru ve kesin olduğunu göstermektedir.

Flüoresan spektrometriKalsitoninSom balığı
Deniz Koçdan
Gazi University · Institute of Health Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Farmasötik tablet formunda Karvedilol ve Telmisartanın fosforimetrik tayini

Karvedilol ve telmisartanın farmasötik tabletlerden tayinine yönelik oda sıcaklığında fosforesans yöntemleri geliştirilmiştir. Kullanılan metodoloji analit moleküllerinin bağıl fosforesans sinyallerinin doğrudan çözelti ortamında ölçümleri esasına dayanmaktadır. Ağır atom olarak potasyum iyodür, oksijen giderici olarak da sodyum sülfit kullanılmıştır. Uyarma ve emisyon maksimum dalga boyları karvedilol için 323 ve 440 nm, telmisartan için 306 ve 500 nm'dir. Bağıl fosforesans şiddeti ve derişim arasındaki ilişki karvedilol ve telmisartan için 0.05-5.0 mg/l derişimleri arasında doğrusaldır. Gözlenebilme ve tayin sınırları karvedilol için 0.013 ve 0.044 mg/l, telmisartan için ise 0.002 ve 0.006 olarak hesaplanmıştır. Karvedilol ve telmisartan ölçümlerinde bağıl standart sapma % 1-3.5 arasındadır. Önerilen yöntemler farmasötik tablet formlarına başarı ile uygulanmıştır. Sonuçlar HPLC-UV yöntemi ile elde edilen sonuçlarla karşılaştırılmıştır.Anahtar Kelimeler : Karvedilol, Telmisartan, Fosforesans, Ağır Atom, HPLC.

F testleriFarmasötik teknolojiFosfor+5
Ebru Üncüoğlu
Gazi University · Institute of Health Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Farmasötik kremlerde UV türev spektrofotometrisi ve yüksek performanslı sıvı kromatografisi yöntemleriyle izokonazol nitrat ve diflukortolon valerat miktar tayini

Çalışmamızda bir antifungal etkili ilaç etken maddesi olan İzokonazol Nitrat (İZO) ve antienflamatuvar etkili ilaç etken maddesi Diflukortolon Valerat'ı (DİF) kombine içeren kremlerde aynı anda miktar tayini UV türev spektroskopisi yöntemi temel alınarak yapılmış ve geliştirilen HPLC yöntemi ile sonuçlar kıyaslanmıştır. Spektrofotometrik yöntemde İZO için 2. türev n=5 de 289.2 nm de, DİF için 2.türev n=9 da 262 nm de miktar tayinleri yapılmıştır. Çözücü olarak etanol kullanılmıştır. Doğrusal çalışma aralığı İZO için 100-500 µg/ml, DİF için 5-25 µg/ml olarak alınmıştır. Ortalama % geri kazanım değerleri İZO için %99.67, DİF için %102.03 ve % bağıl standart sapma değerleri İZO için % 2.03, DİF için %3.67 olarak bulunmuştur. Ayrıca geliştirilen HPLC yönteminde kolon olarak Phenomenex kolonu (250x4.6 mm), mobil faz olarak metanol:deiyonize su (80:20), akış hızı 1 ml/dak kullanılmış ve UV dedektörü ile 220 nm.de dedeksiyon yapılmıştır. Alıkonma zamanları İZO için 1.8 DİF için 5.4 dakikadır. HPLC yöntemindeki doğrusal çalışma aralığı İZO için 15-240 µg/ml DİF için 6-60 µg/ml, % geri kazanım sonuçları İZO için %98.46 DİF için %99.41, % bağıl standart sapma değerleri ise İZO için % 2.8, DİF için %1.63 olarak bulunmuştur. HPLC yöntemi ile UV türev spektrofotometrisi sonuçları istatistiksel olarak doğruluk ve kesinlik açısından birbirleri ile karşılaştırılmış ve iki yöntem arasında anlamlı bir fark olmadığı gözlenmiştir.

KantitatifKromatografi-yüksek basınçlı-sıvıMantarlar+5
Gürkan Özen
Gazi University · Institute of Health Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Manyetik ve optik özelliklere sahip nanopartikül sentezi ve analitik uygulamaları

Manyetik ve Optik Özelliklere Sahip Nanopartikül Sentezi, Karakterizasyonu ve Analitik UygulamalarıYürütütülen tez çalışmasında manyetik özellikte Fe3O4-Au çekirdek-kabuk yapısında nanopartiküller üretilmiş ve karakterize edilmiştir. Uygun yüzey bağlanma kimyası ile manyetik ve optik özellikleri bünyesinde barındıran nanopartikülün yüzeyine şeker moleküllerine seçimli olan 3-aminofenilboronik asit molekülü kovalent olarak bağlanarak glikoz molekülünün tayininine yönelik yeni bir analitik yöntem geliştirilmiştir. Manyetik özellikte nanopartikül sentezi oda sıcaklığında gerçekleştirilmiştir ve nanopartikül sentezlenmesini daha kolay ve hızlı bir hale getirmiştir. Sentezlenen Fe3O4 ve Fe3O4-Au çekirdek-kabuk nanopartikülünün çapları TEM görüntülerine göre sırasıyla ortalama 9.5 nm ve 12.5 nm olarak bulunmuştur. Titreşen manyetometri cihazından alınan verilere göre sentezlenen Fe3O4 ve Fe3O4-Au çekirdek kabuk nanopartküllerinin manyetik doygunluğu sırasıyla 300 K `de 30 emu/g ve 4.5 emu/g `dır. Altın kaplı manyetik nanopartiküllerin yüzeyi 3-merkaptopropiyonik asit molekülleri ile kaplanmıştır. Daha sonra yüzey modifikasyonuna 3-aminofenilboronik asit molekülünün kovalent bağlanması ile devam edilmişitir. Glikoza duyarlı olan boronik asit ile yüzey modifikasyonu yapılan etkileşen nanopartiküllerin floresans sinyali takip edilerek glikoz tayini gerçekleştirilmiştir.

Yusuf Gündoğdu
Gazi University · Institute of Health Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Farmasotik formlarda ilaç etken maddelerinin HPLC ile enantiyomer tayinleri

Farmasötik formülasyonlardaki R(-),S(+)-atenolol ve R(-), S(+)-propranololün tayini için geçerli bir HPLC-UV yöntemi geliştirildi. Önerilen yöntem numune hazırlama aşamasında hiçbir ön işleme gerek duymaz ve yöntemin belirli aralıkta seçici, doğrusal ve tekrarlanabilir olduğu bulundu. Atenolol izomerleri, hareketli faz % 60 heksan, % 35 diklorometan, %5 metanol (20:1 trifloroasetik asit), 2 ml min-1 akış hızında ve propranolol izomerleri, hareketli faz % 55 heksan, % 40 diklorometan, %5 etanol % 0.25 trifloroasetik asit, 2 ml min-1 akış hızında Chirex(S)_ICA/(R)_NEA (00G_3022 _E0, 250_4.6 mm) kolonu kullanılarak ayrıldı. R(-) - atenolol ve S(+) ? atenololün her ikisinin de kalibrasyon eğrisi 50-150 µg ml-1 konsantrasyon aralığında doğrusaldır. R(-)-propranolol ve S(+)-propranololün her ikisinin de kalibrasyon eğrisi 5-100 µg ml-1 konsantrasyon aralığında doğrusaldır. R(-)-atenololün ve S(+)? atenololün gözlenebilme sınırları sırasıyla 12.3 µg ml-1 ve 9.86 µg ml-1' dir. R(-)-propranolol ve S(+) ? propranololün gözlenebilme sınırları sırasıyla 0.61 µg ml-1 ve 0.89 µg ml-1'dir. R(-)-propranolol ve S(+)-propranololün alıkonma zamanları 12.4 dk ve 14.3 dk ve R(-)-atenolol ve S(+)-atenololün alıkonma zamanları 29.4 dk ve 33.2 dk'dır. Tayin, propranolol için 254 nm ve atenolol için 280 nm'deki UV absorbanslarının ölçülmesiyle gerçekleştirildi. Deneysel çalışma boyunca iç standart olarak timolol kullanıldı. Önerilen metot farmasötik formülasyonlardaki enantiyomerlerin tayininde uygulandı ve herhangi bir matriks girişimi bulunmadı.Anahtar kelimeler: Propranolol, Atenolol, HPLC, Enantiyomer ayrımı

Hilal Torul
Gazi University · Institute of Health Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Kurşunun ph-duyarlı akrilat bazlı polimer kullanarak zenginleştirilmesi ve alevli atomik absorpsiyon spektrometresinde tayini

Bu çalışmada laboratuvarlarımızda sentezlenen poli(2-hidroksietil metakrilat-ko-akrilik asit-ko-amonyum akrilat) polimeri katı faz olarak kullanılmış, baç ve akış düzeneklerinde kurşunun zenginleştirilmesi gerçekleştirilmiştir. Tayin yöntemi olarak Alevli AAS kullanılmıştır. Baç yöntemi ile yapılan çalışmalarda tutturma süresinin, çözelti pH'sın, başlangıç kurşun derişiminin, elüent derişiminin, ve girişim yapabilecek metallerin geri kazanıma etkisi incelenmiştir. Akış yönteminde de akış hızı, elüent hacmi, ve elüent derişiminin geri kazanıma etkileri çalışıldı. Optimize edilen koşullarda polimerin kapasitesi hesaplandı. Yöntemin doğruluğu sertifikalı standart referans madde ve geri kazanım çalışmaları ile test edildi. Baç düzeneği kullanıldığında, zenginleştirme faktörü 100, LOD değeri 0.5 ?g/L, yöntemin kesinliği % RSD cinsinden 3.2 ve geri kazanım değerleri %98.4 ± 3.2 bulunmuştur. Polimer geri kazanım değerleri %95 ten büyük olacak şekilde 4 kez kullanılabilmektedir.

Çiğdem Kanbeş Dindar
Gazi University · Institute of Health Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Farmasötik jellerde kapiler elektroforez yöntemi ile dekspantenol, mepiramin maleat ve lidokain hidroklorür miktar tayini

Dekspantenol, mepiramin ve lidokainin üçlü kombinasyonunu içeren farmasötik preparatlardan bu maddelerin aynı anda analizi için kapiler elektroforez yöntemi geliştirilmiştir. En iyi sonuçlar, çalışma elektroliti olarak 20 mM pH 3,0 fosfat tamponu kullanılmasıyla elde edilmiştir. Ayırım eritilmiş silika kapilerde (75 µm iç çap, 50 cm toplam uzunluk, 41 cm etkin uzunluk) 20oC'de, 50 mbar basınçla 5 sn süreli hidrodinamik enjeksiyon ve 30 kV potansiyel uygulanarak gerçekleşmiştir. Dedektör dalga boyu 200 nm'dir. Bu şartlardaki göç zamanları DEK için 7.363, MEP için 2.457 ve LID için 3.520 dakika olarak bulunmuştur. Yöntemin doğrusal aralığı DEK için 25- 200 µg/mL, MEP için 7,5- 60µg/mL ve LID için 7,5- 60µg/mL olarak saptanmıştır. Yöntemin gözlenebilme sınırı DEK için 3,06 µg/mL, MEP için 0,76 µg/mL ve LID için 1,75 µg/mL olarak bulunmuştur. Validasyon çalışmaları sonucunda geliştirilen yöntemin doğru, kesin, duyarlı, spesifik ve tekrarlanabilir olduğu ispatlanmıştır.

Gülden Basmakcı1
Gazi University · Institute of Health Sciences
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Arsenik, antimon ve kalayın tungsten sarmalda tuzaklanarak hidrür oluşturmalı atomik absorpsiyon spektrometri yöntemi ile tayini ve girişim çalışmaları

Sürekli akış hidrür oluşturma sistemi Ir kaplı W-sarmal atomlaştırıcı ile birleştirilerek W-sarmal'ın ölçüm yerinde tuzak yüzeyi olarak kullanılması sonucu As, Sb ve Sn elementleri için duyarlı bir yöntem geliştirilmiştir. W-sarmal yüzeyinin Ir ile kaplanması As, Sb ve Sn tayininde tuzak verimliliğini arttırmış olup yapılan kaplama önemli duyarlılık kaybı olmadan yaklaşık olarak 200 ölçüm için kullanılabilmektedir. Geliştirilen yöntemde 60 s tuzak süresi kullanıldığında (numune hacmi 6 ml) As, Sb, Sn elementleri için gözlenebilme sınırları (3 ? ) sırasıyla; 30 pg/ml, 28 pg/ml ve 65 pg/ml'dir. Optimum koşullar belirlendikten sonra üç ayrı atomlaştırma şekli (W-sarmal tuzak, W-sarmal on-line atomlaştırma ve kuvars tüp atomlaştırıcı) ile hidrür oluşturan bazı elementlerin girişim çalışmaları yapıldı ve sonuçlar karşılaştırıldı. Yöntemin doğruluğunu denemek için TMDA 61 (NIWR) ve Waste Water EU-L-1 (SCP) adlı sertifikalı referans maddeler kullanıldı ve hesaplanan değerler ile sertifika değerleri arasında %95 güven aralığında anlamlı bir fark olmadığı gözlendi.

AntimonArsenikKalay
Orkun Alp
Gazi University · Institute of Health Sciences
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Bazı iyonların çeşitli ortamlarda diferensiyel puls polarografisi ile tayini için yöntem geliştirilmesi ve gerçek numunelere uygulanması

Sığır karaciğerinde bulunan Cu, Cd, Pb, Zn ve Se gibi eser elementlerin DPP ile tayininde selenitle girişimlerinin olduğu ve bu girişimin pH=8,5 ortamında giderildiği bilinmektedir. Bu çalışmada girişimin olduğu ve önlendiği ortamlarda tayinleri diferansiyel puls polarografisi (DPP) yöntemi kullanılarak yapıldı. Cu, Cd, Pb ve Zn iyonlarının girişiminin önlendiği ortamdaki miktarlarının, girişimin olduğu ortamdakinden daha büyük olduğu tespit edildi. Ayrıca karaciğerde selenitle girişimleri olmayan, Cr(III), Fe(III), Mo(VI) ve Ti(IV) iyonlarının tayinleri uygun elektrolitlerde yapıldı.Sülfit iyonlarının DPP ile doğrudan ve dolaylı tayininin, en duyarlı şekilde pH = 4 HAc-NaAc elektroliti ortamında -0,6 V'daki pikinden yararlanarak yapılabileceği belirlendi ve bu ortamda tayin sınırı doğrudan tayinde 2 x 10-6 M, yükseltgeyici madde olarak selenitin kullanıldığı dolaylı tayinde ise 7 x10-7 M olarak tespit edildi.Nirit iyonlarının DPP ile doğrudan ve dolaylı yolla tayini için yöntem geliştirildi. En uygun ortamın pH=5 HAc-NaAc tamponu olduğu bulundu. Doğrudan tayinde nitritin -1,43 V'daki pikinden yararlanılarak yapılan tayinde, tayin sınırı 6 x 10-6 M, indirgeyici madde olan sülfitin kullanılmasıyla yapılan dolaylı tayinde ise nitritin tayin sınırı 2 x 10-6 M olarak belirlendi.Nitrit tayini için geliştirilen yöntemler sosise, sülfit için geliştirilen yöntemler de kayısı ve şaraba ise başarıyla uygulandı.Cr (VI) ve Se(IV) iyonları arasında pH=8,5 NaAc ortamında gözlenen girişim etkisi, pH=8,5 fosfat ve borat iyonları ile giderildi. Girişimin önlendiği bu şartlarda -0,4 V'daki Cr(VI) pikinden 9 x 10-8 M Cr(VI) tayin edilebildi. Geliştirilen yöntem Gerede çayı numunesine uygulandı.

Ümmihan Taşkoparan Yılmaz
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı saç kozmetik ürünlerinde ağır metallerin ICP-MS ile tayini

21. yüzyıl dünyasında güzellik kavramı geçmiş dönemlere göre daha fazla önem kazanmıştır. Kozmetik sektörü güzellik ve bakım konularında sundukları ile kadın ve erkeğin takip ettiği en önemli sektörlerden olup saç ise estetik ve bakım adına akla gelen önemli görsel faktörlerdendir. Bu çalışmamızda amacımız; günümüzde çok fazla tercih edilen 5 çeşit ve toplamda 40 farklı marka saç boyası, saç kremi, kına, şampuan,sabun ürünü içeriğindeki Al, Ca, Fe, Mg, Cd, Mn, Se, Tl, V, As, Co, Na, Hg, Ag, Be,Ni, Pb ve Cu metallerinin miktarını tayin edip istatiksel olarak yapılananalizlerin insan sağlığına zararlı olup olmadığı WHO sağlık örgütünün verileriyle yorumlamaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışmada kolaylık sağlamak amacıyla, numunelerde tayin edilecek ağır metaller iki gruba ayrıldı.Saç kozmetik ürünleri nitrik asit ve hidrojen peroksit ile yaş yakma ve mikrodalga fırında çözünürleştirime methodu ile analize hazırlandı. SRM 1515 Elma Yaprağı ile uygulanacak methodun doğruluğu irdelendi.40 farklı marka numunenin Co, Pb, As, Be, Na, V, Cu, Mg, Mn, Ni, Tl, Al, Ca, Cd, Fe, Ag, Se ve Hg konsantrasyonları ICP-MS ile tayin edidi ve sonuçlar SPSS-21 programı ile ilk önce normallik testi daha sonra Pearson Korelasyon Analizive Sperman Korelayon Analizi uygulanarak istatiksel olarak yorumlandı. Bulgular: ICP-MS tekniği ile ağır metal analizi, çok küçük bileşiklerden büyük moleküllere kadar birçok örnek için daha hassas ve pratik şekilde yapıldığından tercih edilen yöntemlerdendir. Tayin edilen sonuçları incelediğimizde, Sağlık Bakanlığı'nın yayınlamış olduğu Kozmetik Ürünlerde Ağır Metal Safsızlıklarına İlişkin Kılavuz'un izin verdiği sınır değerlerinden düşük olduğunu görmekteyiz. Bununla birlikte, yine analiz sonuçları Dünya Sağlık Örgütü'nün izin verdiği limitler içindedir. Sonuçlar: Saç kozmetiklerini kullanmada herhangi bir problem olmadığını ancak bilinçli bir şekilde kullanmanın olası riskleri de önleyeceğini söyleyebiliriz. Anahtar Sözcükler: Saç Kozmetik Ürünleri, Ağır metaller, Yaş Yakma, Mikrodalga Çözünürleştirme, ICP-MS

Neslihan Ötük
Dicle University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı lokalitelerden toplanan Salvia multicaulis Vahl. ve Mentha longifolia (L.) L.subsp. Typhoides(briq.) harley türlerinin etanol çözücüsü ile hazırlanan ekstrelerinin antidiyabetik özelliklelerinin belirlenmesi

Amaç: Bitkiler insanoğlunun varoluşundan bu yana hastalıklardan korunma ve tedavi dâhil çeşitli amaçlarla kullanılmıştır. Son yıllarda ise içeriğinde standardize edilmiş tıbbi bitki ekstrelerinin bulunduğu fitoterapötikler ile tıbbi amaçla kullanılan uçucu yağların formüle edildiği aromaterapötikler de tüm dünyada ve ülkemizde talep görmekte olduğundan tıbbi ve aromatik bitkilerin önemi giderek artmaktadır. Günümüzde bu triterpenoitler aynı zamanda potansiyel farmasötik bileşikler olarak kabul edilmektedir ve saflaştırılmış bileşiklerin veya bu tritepenoitlerle zenginleştirilmiş bitki ekstrelerinin hem insan hem de hayvan model sistemleri üzerinde antidiyabetik özellik gösterdikleri bilinmektedir. Bu yüzden literatürde ursolik ve olealonik asitler açısından zengin oldukları bilinen Salvia multicaulis Vahl. ve Mentha longifolia (L.) L. subsp. typhoides (Briq.) Harley türlerininfarklı lokalitelerden toplanan örneklerin antidiyabet potansiyellerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Salvia multicaulis Vahl. ve Mentha longifolia (L.) L. subsp. typhoides (Briq.) Harley türlerinin etanolekstreleri hazırlanmıştır. Hazırlanan etanol ekstrelerinin α-amilaz ve α-glukozidaz yöntemleri ile antidiyabetik özellikleri tespit edilmiştir. Bulgular: Salvia türlerinin hazırlanan tüm etanol ekstrelerinin akarboza kıyasla genel olarak α-glukozidaz enzim aktivitesinin α-amilaz enzim aktivitesinden yüksekolduğu tespit edilmiştir. Salvia ve Mentha ekstreleri içerisinde α-glukozidaz için sırasıyla en yüksek % inhibisyon: 98,49±1,10 ve 84,54±1,34 tespit edilirken, α-amilaz için ise sırasıyla en yüksek % inhibisyon: 26,72±0,45 ve 25,41±0,39 olarak belirlenmiştir. Ayrıca iki türün İTK sonuçlarına göre yaprak etanol ekstrelerinin ursolik ve oleanolik asitler bakımından daha zengin olduğu tespit edilmiştir. Sonuç: Ursolik ve olealonik asitler bakımından zengin oldukları bilinen bu iki türün özellikle α-glukozidaz enzim aktiviteleri nedeniyle ilaç sanayinde kullanılma potansiyelleri olduğu söylenebilir.

Emir Hasan Osmanoğlu
Dicle University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Akrilat bazlı PH duyarlı polimerler ile sulu ortamlardan bakır (II)'nin uzaklaştırılması ve spektrofotometrik yöntemle tayini

ÖZETpH-duyarlı akrilat-bazlı poli(HEMA-ko-AA-ko-NH4Ac) polimeri radikalkopolimerizasyon tekniği ile 2-hidroksietil metakrilat, HEMA, iyonlaşabilen birmonomer olan akrilik asit, AA, akrilik asit'in amonyum hidroksit ile nötürleştirilmesiile elde edilen amonyum akrilat ve çapraz bağlayıcı olarak kullanılan etilen glikoldimetakrilat, EGDMA, varlığında, redoks başlatıcı çift olan Na2S2O8/Na2O5S2kullanılarak sentezlenmiştir.Cu(II)'nin sulu ortamdan uzaklaştırılma çalışmaları, 25 mL'lik Cu(II)çözeltilerine, öğütülmüş polimerin belli miktarlarda konulmasıyla yapılmıştır.Sentezlenen polimer en yüksek tutma kapasitesine pH 6,0'da ulaşmıştır, 90,97 mgCu(II)/g polimer. Cu(II) tutturma süresi olarak 30 dakika seçilmiştir; çünkü, sürelerarasında 30 dakikadan sonra tutma kapasitesi açısından fark olmadığı görülmüştür.Polimer miktarının etkisinin incelendiği çalışmalarda, polimer miktarı arttıkça,polimerin Cu(II)'yi tutma yüzdesinin arttığı; Cu(II) derişiminin etkisininincelenmesinde ise, en yüksek tutma kapasitesine, en yüksek derişim olan 600µg/mL'de ulaşıldığı gözlemlenmiştir.Öncelikle bıraktırma için pH optimizasyonu yapılmış, en yüksek bırakmayüzdesine, %96,55, pH=1,25'de ulaşıldığı belirlenmiştir. Artan Ni(II) derişimlerinde, 50µg/mL'lik Ni(II) derişiminden sonra, tutma kapasitesinin değişmediği görülmüştür.Polimerin tekrar kullanılabilirlik çalışmasında, ilk tutma ve uzaklaştırma işlemindensonra diğer kullanımlarda tutma kapasitesinde önemli bir farkın olmadığı gözlenmiştir.Cu(II) miktar tayininde pH 4,5 asetat tamponu ve 7,0 ml dimetilglioksimkullanılmıştır. Yöntemin doğrusal aralığı, 0,25-4,0 µg/mL, teşhis sınırı 0.069 µg/mL vetayin sınırı ise 0,211 µg/mL olarak bulunmuştur. Ni(II) varlığında, Cu(II) tayinimaskeleyici bir ajan olan sodyum sitrat varlığında gerçekleştirilmiş ve Ni(II)'nin nedenolduğu girişim ortadan kaldırılmıştır.Son olarak sentetik prinç alaşımından Cu(II) tayini yapılmış ve oldukça yüksekoranda, %103,4, geri kazanım sağlanmıştır. Yüksek oranda geri kazanım ve düşükoranda %RSD, 0,59, elde edilmesi önerilen yöntemin hem doğruluğunu hem de yüksekoranda kesinliğe sahip olduğunu göstermiştir.

Sezen Yarımkaya
Gazi University · Institute of Health Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Kültüre alınmış Mentha spicata türünden elde edilen uçucu yağın kimyasal ve biyolojik yönden incelenmesi

Amaç: Tarihsel olarak bitkiler, insanoğlunun barınma, yakıt ve gıda ile ilgili ihtiyaçlarını karşılamak için hayati bir kaynak olarak kullanılmıştır. Bu çalışmada 2020-2022 yılları arasında kültüre alınmış Mentha spicata L. türünün hidrodistilayon yöntemiyle elde edilen uçucu yağının kimyasal bileşenlerinin, antiokisdan ve enzim inhibisyon aktivitelerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışılan türün uçucu yağının kimyasal bileşenleri GC-MS tekniğiyle belirlenmiştir. Elde edilen uçucu yağın biyolojik aktivitelerini belirlemek için Serbest radikali giderim aktivitesi (DPPH), Katyon radikali giderim aktivitesi (ABTS) ve Bakır (II) iyonu indirgeme kapasitesi (CUPRAC) antioksidan test yöntemleri ve antikolinesteraz, anti-aging, üreaz ve tirozinaz enzin inhibisyon aktiviteleri kullanılmıştır. Bulgular: M. spicata türünün uçucu yağının yıllara göre (2020-22) GC-MS/FID sonuçlarına bakıldığında majör bileşenleri; karvon (sırasıyla; %46.92, %42.16 ve %48.77), limonen (%18.45, %16.99 ve %18.68) olarak tespit edilmiştir. M. spicata türlerinin uçucu yağının antioksidan ve asetilkolinesteraz ve üreaz enzim inhibisyon aktiviteleri göstermedikeleri belirlenmiştir. Çalışılan M. spicata türünün 2022 yılındaki uçucu yağlarının Bütirilkolinesteraz (BChE) ve elastaz test yöntemlerinde orta seviyede (sırasıyla, %inhibisyon: 31.50±0.54 ve 9.31±0.03) inhibisyon aktivite göstermiştir. Kollajenaz enzim inhibisyonunda ise M. spicata türünün 2021 yılında elde edilen uçucu yağının (%inhibisyon 14.48±0.16) orta sevide aktivite gösterdiği belirlenmiştir. Sonuç: Türlerin farklı yıllarda elde edilen uçucu yağ içerikleri değişmediği tespit edilmiştir ve bu anlamda bölgede türün uçucu yağı ile ilgili ekonomik potansiyelinin olduğu söylenebilir. M. spicata türünün çeşitli tıbbi özellikleri, gıda ve halk arasında kullanımları başta ilaç endüstrisi ve farmasötik preparatlarda kullanımı gittikçe önem kazanması ve M. spicata türüne olan ilgisinin artmasıyla çalışmalara konu olmuştur. Bu çerçevede tez sonuçların bu alana katkı sağlayacağı aşikârdır.

Besin-ilaç etkileşimleriBitkisel ilaçlarDoğal bitkiler
İbrahim Tahsin Çetiner
Dicle University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Micromeria myrtifolia Boiss. & Hohen. (Lamiaceae) türünün toprak üstü ve kök ekstrelerinin detaylı kimyasal içerik analizi ve biyolojik aktivitelerinin belirlenmesi

Amaç: Micromeria myrtifolia türünün toprak üstü ve kök kısımlarının etanol ekstrelerinin toplam fenolik ve toplam flavonoid miktar, antioksidan ve antikolinesteraz, antitirozinaz, antiüreaz ve anti -glukozidaz aktiviteleri araştırıldı. Bitkinin kimyasal içeriklerinin sıvı kramotografisi tandem kütle spektrometresi ile belirlenmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: M. myrtifolia türünün etanol ekstrelerinin toplam fenolik ve flavonoid miktarları, 1,1-Difenil-2-pikrilhidrazil (DPPH) serbest ve 2,2'-Azino-bis (3-etilbenzotrazolin-6-sülfonat) (ABTS) katyon radikali giderimi ve Bakır (II) iyonu indirgeme antioksidan kapasitesi (CUPRAC) yöntemleri ile antioksidan ve asetilkolinesteraz, bütirilkolinesteraz, tirozinaz, üreaz ve -glikozidaz enzim inhibisyon aktiviteleri belirlendi. Fitokimyasal içerikleri sıvı kromatografi-kütle spektrometresi (LC-MS/MS) cihazı ile analizi edildi. Bulgular: En yüksek toplam fenolik içeriğin bitkinin toprak üstü, flavonoid içeriğin ise kök ekstresinde olduğu, DPPH yönteminde toprak üstü ekstresinin 100 g/mL konsantrasyonda, ABTS yönteminde tüm konsantrasyonlarda, CUPRAC yöntemine göre ise kök ekstresinin tüm konsantrasyonlarda daha aktif olduğu bulundu. Bütirilkolinesteraz enzim inhibisyon aktivitesinde kök ekstresinin zayıf aktivite gösterdiği ancak ekstrelerin hiçbirinin asetilkolinesteraz, tirozinaz ve üreaz enzim inhibisyon aktivitesi göstermediği belirlendi. 𝛼-glukozidaz enzim inhibisyon yönteminde ise toprak üstü ekstresi standart olarak kullanılan akarboza yakın, kök ekstresi ise orta seviyede aktivite gösterdiği tespit edildi. M. myrtifolia türünün toprak üstü ve kök kısımlarının etanol ekstrelerinin LC-MS/MS analizlerinde en çok bulunan bileşikler sırasıyla nikotiflorin, kinik asit ve rozmarinik asit bileşikleri olduğu tespit edildi. Sonuç: M. myrtifolia toprak üstü ekstresinin yüksek antioksidan potansiyelinin (DPPH ve ABTS) fenolik içeriğinin yüksek olmasından kaynaklandığı söylenebilir. Bitkinin toprak üstü ve kök ekstrelerinin karşılaştırmalı olarak fenolik içerikleri LC-MS/MS cihazı ile analizi, asetilkolinesteraz, bütirilkolinesteraz, üreaz ve 𝛼-glukozidaz enzim inhibisyon aktiviteleri ilk defa çalışıldı.

Antioksidan aktivite
Rümeysa Batal Yıldızhan
Dicle University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı Mentha longifolia ssp. türlerinin uçucu yağ içerikleri ve biyolojik aktivitelerinin belirlenmesi

Amaç: Bu tez çalışmasında, ülkemizin doğu ve güneydoğu bölgelerinde doğal olarak yetişen ve halk arasında yarpuz olarak bilinen ve farklı lokalitelerden toplanan Mentha longifolia (L.) HUDSON subsp. typhoides (BRIQ.) HARLEY var. typhoides (L.) HUDSON örneklerinin uçucu yağlarının bileşiminin belirlemesi ve bu örneklerin antioksidan, enzim inhibisyon aktivitelerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Mentha longifolia subsp. typhoides var. typhoides türünün farklı lokalitelerden toplanan N1, N2, N3, N4, N5, N6, N7, N8, N9 ve N10 örneklerinin uçucu yağları, hidrodistilasyon yöntemiyle elde edilmiştir. Elde edilen uçucu yağların bileşimi GC-MS/FID ile belirlenmiştir. Antioksidan aktiviteleri için DPPH, CUPRAC ve ABTS yöntemleri kullanılmış ayrıca antikolinesteraz (AChE ve BChE inhibitörleri), tirozinaz, üreaz, elastaz ve kollejenaz enzim inhibisyon aktiviteleri değerlendirilmiştir. Bulgular: Örneklerin GC-MS analiz sonuçlarına göre aynı türün farklı lokalitelerden toplanan örneklerin uçucu yağ içeriklerinin kısmen farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Toplanan örneklerde majör bileşenler eucalyptol (%28,43-0,61), l-menthone (%25,19- 0,62) ve pulegone (%31,76-1,06) olarak belirlenmiştir. Türün farklı lokalitelerden toplanan tüm örneklerinin antioksidan kapasitelerinin orta düzeyde AChE, üreaz, tirozinaz ve elastaz enzim akivitelerinin ise düşük olduğu belirlenmiştir. Çalışılan tüm örneklerin kollajenaz ve α-glukozidaz enzim aktivitelerinin oldukça yüksek olduğu tespit edilmiştir. N10 örneğinin kollajenaz (%inhibisyon: 99,61 ± 1,35) ve α- glukozidaz (%inhibisyon: 96,70 ± 1,78) enzim aktivitelerinde oldukça aktif olduğu belirlenmiştir. Sonuç: Bu çalışmada, farklı lokalitelerden toplanan M. longifolia subsp. typhoides var. typhoides örneklerinin uçucu yağ içeriklerini ve biyolojik aktiviteleri belirlenmiştir. Farklı lokalitelerden toplanan örneklerin hem kimysal içerik bakımından hem de biyolojik aktivite bakımından farklılıklar gösterdiği belirlenmiştir. Örneklerin kollajenaz ve α-glukozidaz enzim potansiyelleri, farmasötik ve kozmetik endüstrilerde ilgi çekici bir araştırma alanı olabileceği ortaya konulmuştur. Anahtar Sözcükler: M. longifolia subsp. typhoides var. typhoides, uçucu yağ, GC- MS, pulegon, biyolojik aktivite, antioksidan aktivite

Nurullah Karadeniz
Dicle University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessEN

Elucidating the biochemical activity and phytochemical content of anthemis tricornis eig species

Aim: The genus Anthemis, particularly A. tricornis, is significant in traditional medicine, especially in Turkey, due to its diverse therapeutic properties. This master's thesis focuses on the biochemical activity of A. tricornis extract, emphasizing the role of phytochemicals, specifically flavonoids and phenolic acids, in its medicinal efficacy. Materials and Methods: The study assessed antioxidant activities using various methods. Free radical scavenging methods included DPPH•, ABTS•+, and DMPD•+, which evaluate the plant's ability to combat oxidative stress. Additionally, reducing capacity was measured through methods like CUPRAC, FRAP, and Fe3+. The quantification of total phenolic acids and flavonoids was performed using LC-MS/MS technology for accurate chemical profiling. Results: In this research, the chemical compositions and biological activities of extract obtained from A. tricornis was studied. The amounts of total phenolic acid and flavonoid components in ethanol extract was determined by expression as gallic acid and quercetin equivalents, respectively (57.88 μg GAE/mg), (41.16 μg QE/mg). The extract obtained from A. tricornis showed strong antioxidant activity, along with the ability to inhibit enzymes such as carbonic anhydrase II (CA II), acetylcholinesterase (AChE), and α-amylase (α-Alz) , thereby enhancing the therapeutic potential of this plant. Conclusion: In conclusion, the thesis demonstrates that A. tricornis is rich in secondary metabolites, exhibiting notable biological activities related to antioxidant capacity and enzyme inhibition. This research serves as a foundation for further exploration of the psychopharmacological properties of A. tricornis, potentially aiding in the development of new therapies in both traditional and modern medicine. Keywords: Secondary metabolites, A. tricornis, antioxidants, enzyme inhibitors, LC-MS/MS.

Alaa Hasan
Dicle University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kapiler elektroforez yöntemiyle farmasötik tabletlerde parasetamol, kafein ve kodein miktar tayini

Parasetamol, kafein ve kodein fosfat üçlü karısımlarını içeren farmasötik preparatlarda bu etken maddelerin analizi için yeni bir kapiler elektroforez yöntemi gelistirilmistir. En iyi sonuçlar, % 10 metanol içeren 25 mM pH 8,5 fosfat tamponu kullanılarak elde edilmistir. Ayrım, erimis silika kapilerde (50 ?m iç çap, 56 cm toplam uzunluk, 47,5 cm efektif uzunluk), 25oC'de ve 40 mbar basınç altında 10 s hidrodinamik enjeksiyon ile 27 kV potansiyel uygulanarak gerçeklestirilmistir. Dedeksiyon dalgaboyu 210 nm'dir. Bu kosullar altında göç zamanları parasetamol için 4,427, kafein için 3,952 ve kodein için 3,253 dakika olarak bulunmustur. Doğrusal konsantrasyon aralığı parasetamol için 99,72 ? 1994,40 ?g/mL, kafein için 5,75 ? 115,04 ?g/mL ve kodein fosfat için 1,84 ? 36,40 ?g/mL'dir. LOD değerleri parasetamol için 0,724 ?g/mL, kafein için 0,533 ?g/mL ve kodein fosfat için 0,263 ?g/mL olarak bulunmustur. LOQ değerleri parasetamol için 2,415 ?g/mL, kafein için 1,776 ?g/mL ve kodein fosfat için 0,877 ?g/mL olarak bulunmustur. Elde edilen sonuçlara göre yöntem duyarlı, spesifik ve tekrarlanabilirdir.

AsetaminofenKafeinKapiler elektroforez
Koray Çakır
Gazi University · Institute of Health Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Tarımsal olarak çoğaltılan bazı tıbbi aromatik türlerin kimyasal ve biyolojik yönden incelenmesi

Amaç: Bu çalışmada ülkemizin doğu bölgesinde doğal olarak yetişen bazı türlerin tarımsal kültürle çoğaltılan örneklerin (Sideritis libanotica subs kurdica, Thymus citriodorus, Origanum minutiflorum, Satureja macrantha, Lippia citriodora, Ziziphora clinopodioides, Cyclotrichium leucotrichum, Thymus vulgare, Nepeta italica, Origanum syriacum, Rosemarinus officinalis, Salvia palestina, Tanacetum parthenium, Melissa officinalis, Sideritis perfoliata, Origanum saccatum, Pelargonium graveolens, Salvia verticillata, Salvia multicaulis, Teucrium polium, Foeniculum vulgare, Pimpinella anisum, Mentha tomentosa, Thymbra spicata, Origanum onites, Origanum SP(Origanum onites+Origanum syriacum), Origanum vulgare subs. gracile) kimyasal ve biyolojik yönden detaylı araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada halk arasında daha çok kekik (Baharat) ve çay olarak kullanılan ve tarımsal kültür ile çoğaltılan 27 türün uçucu yağ (miktarı yeterli olan) ve etanol ekstreleri hazırlanarak elde edilen bu uçucu yağların ve etanol ekstrelerinin antioksidan (total fenolik, total flavonoit, DPPH, CUPRAC ve ABTS), antikolinesteraz (AChE ve BChE inhibitörleri), tirozinaz ve üreaz aktiviteleri belirlenmiştir. Ayrıca ekstrelerin toksik-sitotoksik etkileri MTT yöntemi ile belirlenmiştir. Miktarı yeterli olan türlerin uçucu yağı hidrodistilasyon yöntemi ile elde edilip bileşimi GC-MS/FID ile tespit edilmiştir. Ayrıca bu türlerin gıda olarak kullanılması nedeniyle GC-MS/FID SPME ile aroma içerikleri belirlenmiştir. Tüm türlerin etanol ekstreleri de hazırlanarak LC-MS/MS ile bu ekstrelerin fenolik içerikleri tespit edilmiştir. Bulgular: Tarımsal kültür ile çoğaltılan 27 türün aroma içeriği ve 13 türün uçucu yağ sonuçalarına göre majör bileşenler olarak karvakrol, timol, trans-geraniol, trans-sitral, pulegon, verbenon, linalil asetat, kafur, α-pinen, sitronellol, limonen, anetol, 1,8 sineol, piperiton ve p-simen tespit edilmiştir. LC-MS/MS sonuçlarına göre ise genel olarak rosmarinik asit, astragalin ve luteolin 7-glikosid majör bileşen olarak belirlenmiştir. Antioksidan aktivite sonuçlarında, ABTS yönteminde Br-3,Br-10, Br-14, Br-15, Br-16, Br-24, Br-25, Br-27, Br-3 Ess, Br-8 Ess, Br-24 Ess, Br-25 Ess ve Br-27 Es (IC50: ≤1 µg/mL) örneklerinin, DPPH yönteminde Br-14 (IC50: ≤1 µg/mL) örneğinin oldukça yüksek aktivite gösterdiği ve standart bileşiklerden de daha aktif olduğu tespit edilmiştir. Türlerin etanol ekstrelerini asetilkolinesteraz enzim inhibisyon aktivitesine (AChE) bakıldığında Br-11 (%inhibisyon: 88.47±1.80), butirilkolinesteraz enzim inhibisyon aktivitesinde (BChE) ise Br-11 (%inhibisyon: 99.65±2.97) örneğinin en yüksek aktivite gösterdiği belirlenmiştir. Ayrıca Origanum cinsine ait tüm türlerin uçucu yağının antikolinestraz enzim aktivitelerinin hem AChE hem de BChE yönteminde oldukça aktif oldukları belirlenmiştir. Örnekler içerisinde Br-11 Ess örneğinin HT-29 kolon kanseri hücre serisine karşı en yüksek etkiyi (%Canlılık: 23.70±0.38), Br-24 Ess örneğinin MCF-7 hücre serisine karşı en yüksek etkiyi (%Canlılık: 11.20±0.14) gösterdiği belirlenmiştir. Sonuç: Ülkemizde yetişen 27 türün tarımsal kültür ile çoğaltılan örneklerin ekstreleri hazırlanmış ve incelenmiştir. Tüm örneklerin aroma içeriği belirlenirken miktarı yeterli olan türlerin uçucu yağı elde edilip içeriği aydınlatılmıştır. Elde edilen uçucu yağ ve etanol ektrelerinin kimyasal içerik analizlerinin yanısıra biyolojik özellikleride ortaya konularak sonuçlar bilim dünyasına kazandırılmıştır.

AntioksidanlarAromatik bitkilerBiyolojik aktivite+7
Barış Reşitoğlu
Dicle University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ultra yüksek performanslı sıvı kromatografisi yöntemi ile gıdalarda bulunan bazı mikotoksinlerin tayini

Bu çalışmada, önemli mikotoksinlerden olan Okratoksin A (OTA), Zearalenon (ZEA), Sitrinin (CIT) ve Sitreoviridin (CTV)'nin gıdalarda tayini için hızlı ve hassas ultra yüksek performanslı sıvı kromatografisi (UHPLC) yöntemleri geliştirilmiş ve validasyonları yapılmıştır. Gıda örneklerinden çeşitli tahıl ve türevleri seçilmiştir. OTA, CIT ve ZEA, bifenil (2,1 mm×150 mm×2,6 µm) kolonunda fosforik asit içeren asetonitril:su (45:55 h/h; pH:2,2) hareketli fazı kullanılarak floresans dedektör ile λex:330 nm, λem:500 nm (OTA ve CIT) ve λuy:236 nm, λyay:440 nm (ZEA) değerlerinde aynı anda belirlenmiştir. OTA, CIT ve ZEA için geliştirilen UHPLC-FLD yönteminin gözlenebilme sınırı (LOD) ve tayin alt sınırı (LOQ) değerleri sırasıyla OTA için; 0,24 µg/kg ve 0,71 µg/kg, CIT için; 0,64 µg/kg ve 1,97 µg/kg, ZEA için; 1,28 µg/kg ve 3,90 µg/kg olarak bulunmuştur. CTV için C18 (2,1 mm×100 mm×1,8 µm) kolonu ile asetonitril:su:formik asit (55:45:0,1 h/h/h) hareketli fazı kullanılmış ve floresans dedektör ile λex:220 nm, λem:340 nm dalga boyu değerlerinde tayin edilmiştir. Gıdalarda CTV için geliştirilen UHPLC-FLD yönteminin LOD ile LOQ değerleri sırasıyla, 0,41 ve 1,25 µg/kg olarak bulunmuştur. Sonuç olarak OTA, CIT, ZEA ve CTV mikotoksinlerinin gıdalarda tayinleri için başarılı bir şekilde hızlı, seçici ve hassas UHPLC-FLD yöntemleri geliştirilmiştir.

Zuhal Arzu Şener
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Gümüş nanopartikül içeren poli vinil alkol ve kitosan nanoliflerinin antimikrobiyal aktivite ve amoksisilin salınım özelliklerinin incelenmesi

Polimer temelli ilaç verme sistemleri, iyileştirilmiş terapötik etki, azaltılmış toksisite gibi avantajlara sahip olduğu için biyomedikal uygulamalarda kullanımı oldukça umut vericidir. Amoksisilin, bakteriyel enfeksiyonların tedavisinde kullanılan, gram negatif ve gram pozitif bakterilere karşı bakterisidal etki gösteren geniş spektrumlu bir β-laktam antibiyotiktir. Kitosan, yara iyileştirme özelliği, antimikrobiyal ve antiinflamatuar aktivite gibi özelliklere sahip doğal bir polimerdir. Poli vinil alkol (PVA) ise suda çözünebilirlik, kimyasal direnç, yüksek erime noktası ve biyolojik uyumluluk gibi iyi kimyasal ve fiziksel özelliklere sahip toksik olmayan bir polimerdir. Antibiyotik içeren yara sargılarının tedavisi ile yara enfeksiyonu azaltılabilir. Gümüş nanopartikülleri çok etkili bir antimikrobiyaldir ve yara sargılarında kullanılmaktadır. Bu tez çalışmasının ilk aşamasında Amoksisilin içeren nanolifler hazırlanmış ve uygun çapraz bağlanma süresi ve ilaç miktarı tespit edilmiştir. İkinci aşamada, elektro çekim yöntemi için uygun gümüş miktarı belirlenmiş ve gümüş yüklü Amoksisilin nanolifleri hazırlanmıştır. Son aşamada ise salınım ve antimikrobiyal aktivite çalışmaları yapılmıştır. Nanoliflerden salınan ilaç miktarı HPLC yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Nanoliflerin karakterizasyonu, Taramalı Elektron Mikroskobu (SEM), Kızılötesi Spektrometre (IR), Enerji Difraksiyon X-ışını Analizi (SEM / EDX) ve X-ışını difraksiyonu (XRD) ile yapılmıştır.

Kardelen Ecevit
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Endokrin sistem üzerinde bozucu etki gösteren bazı moleküllerin önderiştirilmesi için katı faz adsorbanlarının hazırlanması

Endokrin sistem bozucu kimyasallar (EBK) endokrin sistemin düzenli çalışmasını engelleyerek canlılarda uzun süreli ve ciddi sağlık sorunlarına neden olmaktadırlar. EBK'lerden biri olan Bisfenol A (BPA) diyabet, obezite, kısırlık ve kardiyovasküler rahatsızlıklar gibi bazı hastalıklara ve bazı kanser türlerinin oluşmasına neden olmaktadır. Gıda ve içecek ambalajları, biberonlar, su şişeleri, plastik gıda saklama kapları, konserve ve diğer metal ürünlerin iç yüzey kaplaması BPA içermektedir ve içeriğindeki ürüne BPA salınımı gerçekleşmektedir. Tez çalışması kapsamında BPA'nın önderiştirilmesi için MIP temelli katı faz adsorbanı geliştirilmiştir Miniemülsiyon polimerizasyon yöntemiyle elde edilen polimerde BPA kalıp molekül, metakrilik asit monomer, TRIM çapraz bağlayıcı ve AIBN polimerizasyon başlatıcısı olarak kullanılmıştır. Sentezlenen MIP'in katı faz ekstraksiyon koşullarının belirlenmesi için adsorpsiyon ve desorpsiyon çalışmaları yapılmıştır. MIP nanopartiküllerin adsorpsiyon davranışı Langmuir, Freundlich, Sips ve Scatchard izoterm modelleriyle incelenmiş ve MIP'in BPA adsorpsiyonunun Langmuir modeline uyduğu görülmüştür. Langmuir izoterm modeline göre MIP nanopartiküllerin maksimum adsorpsiyon kapasitesi 86,207 mg g-1 olarak hesaplanmıştır. 17 β-Estradiol, estron, fenol ve naftol gibi BPA'ya yapısal benzerliği bulunan moleküller ile gerçekleştirilen seçicilik deneyleri sonucunda, sentezlenen MIP adsorbanın BPA'ya karşı yüksek seçiciliğe sahip olduğu görülmüştür. MIP adsorban su numunesinde BPA önderiştirilmesinde test edilmiş ve %81 ile %101 aralığında geri kazanım değerleri elde edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, sentezlenen MIP'in, BPA tayin çalışmalarında matriks etkisini ortadan kaldırmak ve düşük derişimlerde tayinini gerçekleştirebilmek için uygun bir katı faz adsorbanı olduğunu göstermiştir.

Bisfenol A
Fatma Betül Kalkan
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Metanol yakıt hücreleri için modifiye elektrot sistemlerinin geliştirilmesi

Bu çalışmada doğrudan metanol yakıt hücrelerinde kullanılmak üzere platin (Pt) bazlı modifiye elektrot sistemleri geliştirilmiştir. Modifikasyon işlemi, elektrokimyasal ön işlem ve elektrokimyasal Pt kaplama olarak iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Elektrokimyasal ön işlem ile kalem ucu grafit elektrodun (KUG) yüzey morfolojisi elektrokimyasal Pt kaplama prosesi için daha uygun hale getirilmiştir. Elektrokimyasal Pt kaplama prosesi ise Pt'nin indirgenmesi için kullanılan klasik potansiyel aralığından (0V:-1V) daha geniş bir potansiyel aralıkta (2V:-1V) gerçekleştirilmiştir. Geniş potansiyel aralıkta gerçekleştirilen Pt kaplama prosesi KUG'un kaplama esnasında eş zamanlı olarak yükseltgenmesine neden olmuştur. Bu da elektrot yüzeyindeki fonksiyonel grup miktarı ve elektrodun iletkenliğini arttırdığı için elektrot yüzeyine daha fazla Pt kaplanmasını sağlamıştır. Kaplanan Pt miktarının artması ile elde edilen modifiye KUG elektrodun metanol oksidasyonuna yönelik aktivitesinin önemli oranda arttığı görülmüştür. Elektrokimyasal kaplama işleminin geniş potansiyel aralıkta uygulanması ile klasik elektrokimyasal Pt kaplama işleminin metanol oksidasyonuna yönelik aktiviteleri kıyaslandığında 4,8 katlık, hidroklorik asit ve lityum perklorat karışımı ile uygulanan elektrokimyasal ön işlem ile 3,4 katlık bir artış elde edilmiştir. Optimum koşullarda hazırlanan modifiye KUG elektrotla ise 57,7 katlık bir artış gözlenmiştir. Hazırlanan Pt bazlı modifiye elektrodun kararlılığının literatüre oranla oldukça yüksek olduğu saptanmıştır. Son olarak hazırlanan modifiye elektrodun elektrokimyasal yüzey alanı 39,46 m2g-1 olarak hesaplanmıştır. Bu değer ticari Pt/C katalizörün elektrokimyasal yüzey alanı (24,8 m2g-1) ile kıyaslandığında %59 oranında daha fazla olduğu görülmüştür. Elde edilen verilerden, önerilen modifikasyon işleminin doğrudan metanol yakıt hücrelerinde ağırlıklı olarak kullanılan Pt bazlı katalizörler için hızlı ve kolay uygulanabilir alternatif bir katalizör hazırlama yöntemi olabileceği sonucuna varılmıştır.

Voltametri
Mehmet Tolga Garip
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Propaklor için moleküler baskılı polimer ve kriyojel katı faz ekstraksiyon sistemlerinin hazırlanması ve adsorpsiyon kapasitelerinin karşılaştırılması

Propaklor yaygın olarak kullanılan kloroasetanilid herbisit grubundan bir pestisittir. Kloroasetanilid herbisitler yabancı otların kontrol edilmesinde kullanılmaktadır. Bundan dolayı yer altı su kaynaklarında ve toprak kaynaklarında kirlenmeler meydana gelmektedir. Pestisitlerin uzaklaştırılması ve tayin edilmesinde yüksek afinite, sağlamlık, seçicilik gibi avantajlarından dolayı yaygın olarak MIP tercih edilmektedir. Bu çalışmada, çapraz bağlanmış polimerde propaklor kalıp olarak kullanılmıştır. Kalıp molekül propaklor, fonksiyonel monomer metakrilik asit, çapraz bağlayıcı EDGMA, çözücü hekzadekan ve başlatıcı olarak AIBN kullanılarak MIP sentezi yapılmıştır. Kriyojeller ise adsorpsiyon ve elüsyonun kısa sürede gerçekleşmesi, kısa difüzyon yolu, düşük basınç gibi avantajlı özelliklerinden dolayı ayırma ve saflaştırma için iyi bir alternatiftir. MIP gömülü kriyojel, çapraz bağlayıcı MBAAm, fonksiyonel monomer HEMA ve başlatıcılar olarak APS, TEMED kullanılarak hazırlanmıştır. MIP'in yapısı SEM ve FT-IR, MIP gömülü kriyojelin yapısı ise SEM kullanılarak tanımlanmıştır. MIP için en yüksek adsorpsiyon kapasitesi 30 ppm propaklor kullanıldığında 7,45 mg/g olarak bulunmuştur. MIP gömülü kriyojel için en yüksek adsorpsiyon kapasitesi 30 ppm propaklor kullanıldığında ise 14,38 mg/g olarak bulunmuştur. Bulunan bu değerin, yapılan bu çalışma ve literatürde MIP'in adsorpsiyon kapasitesinden daha yüksek olduğu bulunmuştur. Propaklorun MIP gömülü kriyojele bağlandığında Kd değeri 7.90×103M-1 ve Qmax 26.15 mg/g olarak bulunmuştur. Propaklorun çevresel numunelerdeki adsorpsiyon ve desorpsiyonu için MIP gömülü kriyojel kullanılmıştır. Çevresel numulerdeki propaklor konsantrasyonu HPLC ile analiz edilmiştir. Yapılan bu çalışmanın amacı; MIP ve kriyojelin avantajlarını birleştirerek propaklorun önderiştirilmesine dair iyi bir kromatografi malzemesi hazırlamaktır.

Melike Özhan
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Doğrudan etilen glikol yakıt hücreleri için fonksiyonelleştirilmiş altın/indirgenmiş grafen oksit nanokatalizörlerinin sentezi, karakterizasyonu ve aktivitelerinin belirlenmesi

Tez çalışması kapsamında doğrudan etilen glikol (EG) yakıt hücrelerinde anot katalizörü olarak kullanılmak üzere azot (N), azot-kükürt (NS) ve kükürt (S) katkılı indirgenmiş grafen oksit (rGO) destekli altın nanopartiküller (Au NP) hidrotermal ve termal olmak üzere iki farklı yöntemle hazırlanmış ve etilen glikol yükseltgenme performansları değerlendirilmiştir. Nanokatalizörlerin elektrokimyasal karakterizasyonları için döngüsel voltametri (DV) ve kronoamperometri (KA), yapısal karakterizasyonları için ise geçirimli elektron mikroskobu (TEM), taramalı elektron mikroskobu (SEM) ve X ışını kırınımı (XRD) gibi teknikler kullanılmıştır. Hidrotermal yöntemle sentezlenen nanokatalizörlerde etanolamin, sisteamin ve 2-merkaptoetanol hem kararlılaştırma hem de katkılama ajanı olarak, sodyum sitrat ise kararlılaştırma ajanı olarak kullanılmıştır. Aktivite kıyaslaması için herhangi bir kararlılaştırma ve katkılama ajanı kullanılmadan rGO destekli Au nanokatalizörler sentezlenmiştir. Etilen glikol yükseltgenmesinde en yüksek aktiviteye (58,50 mA/cm2) etanolamin varlığında hazırlanan katalizörle ulaşılmıştır. Bu değer herhangi bir katkılama ve kararlılaştırma ajanı kullanılmadan hazırlanan katalizöre göre 65 kat daha yüksektir. Elde edilen akım yoğunluğu değerleri hazırlanan katalizörlerin aktivitelerinin kullanılan katkılama ajanının türüne önemli ölçüde bağlı olduğunu göstermiştir. Termal yöntemle hazırlanan nanokatalizörlerde ise kararlılaştırma ajanı olarak 1-oktantiyol, katkılama ajanı olarak üre (N), tiyoüre (NS) ve sodyum bisülfit (S) kullanılmıştır. Etilen glikolün akım yoğunluğu katkılama ajanı olarak üre kullanıldığında, herhangi bir katkılama ajanı kullanılmadan hazırlanan katalizöre göre 1,92 kat artış göstermiştir. Elde edilen sonuçlar hazırlanan katalizörlerin aktivitelerini sentez sıcaklığı, katkılama oranı gibi çeşitli parametrelerin önemli ölçüde etkilediğini göstermiştir.

Zeynep Daşdelen Kepir
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Labiatae familyasına özgü bazı sekonder metabolitlerin GC-MS ile miktarsal tayini, metot validasyonu ve kemometrik analizi

Amaç: Türkiye gerek farklı iklim yapısına sahip olması, gerekse üç farklı gen merkezinin kesişim noktasında bulunmasından dolayı bitki türü çeşitliliği bakımından zengin bir floraya sahiptir. Bu zenginlik içerisinde tıbbi ve ticari bitkilerin ayrı bir yeri vardır. Bu amaçla kullanılan türlerin toplandığı önemli bir familya Labiatae familyasıdır. Cins olarak ise başta Salvia olmak üzere, Thymus, Stachys, Mentha, Satureja ve Origanum ön plana çıkmaktadır. Bu tez çalışmasında özellikle ülkemizin doğu bölgesinden Labiatae familyasında bulunan 32 tür toplanmış ve etanol ekstreleri hazırlanmıştır. Piyasadan alınan veya daha önceki çalışmalarda Labiatae familyasına ait çeşitli türlerden elde edilen bazı sekonder metabolitlerin (flavonoid, diterpen, triterpen ve steroid) yer aldığı bir GC-MS miktarsal tayin metodu geliştirilmiş ve metot validasyonu yapılmıştır. Son olarak türlerin GC-MS ile yapılan kantitatif analiz sonuçları kemometrik olarak değerlendirilmiştir. Gereç ve Yöntem: Sclareolide, sclareol, ferruginol, cryptanol, 6,7-dehydroroyleanone, suginal, 12-hydroxy abieta-1,3,5(10), 8, 11, 13-hekzaen, sugiol, inuroyleanone, 12-demethylmulticaulin, 7α-hydroxy-β-sitosterol, salvigenin, stigmasterol, sitosterol, sinensetin, lupenone, α-amyrin, lupeol, 3-acetyl lupeol, 1a,21a-hydroxy-2-3-(1'1'-dimetil-dioksimethylene) urs-9(11),12-dien, uvaol, betulin, pyxinol, lup-(20)29-ene 2alpha-hydroxy-3beta acetate, betulin 3,28-diacetate ve 21α-hydroxy,2α,3β-diacetoxy urs-9(11),12-dien bileşiklerin yer aldığı bir miktarsal metot GC-MS ile geliştirilmiş ve valide edilmiştir. Bu metoda ait tüm analitik parametreler belirlenmiştir. Ayrıca halk arasında yaygın olarak kullanılan 32 türün etanol ekstrelerinin bu geliştirilen GC-MS metodu ile içerik analizleri gerçekleştirilmiş ve sonuçlar kemometrik olarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Genel olarak çalışılan türlerin toprak üstü kısımların triterpen, steroid ve flavonoid bakımından zengin, kök ekstrelerinin ise diterpen bakımından daha zengin olduğu belirlenmiştir. Özellikle çalışılan türlerin -sitosterol, lupenone, salvigenin, stigmasterol, ferruginol, cryptanol, sclareol ve betulin bileşikleri için bazılarının kaynak tür olabileceği tespit edilmiştir.Sonuç: Ülkemizde yetişen 32 türün örneklerinin ekstreleri hazırlanmış ve içerik analizleri yapılmıştır. Bu bileşikler için kaynak olabilecek türler belirlenmiş olup, GC-MS ile yeni bir metot validasyonu yapılmış ve sonuçlar kemometrik olarak değerlendirilerek bilim dünyasına kazandırılmıştır.

BallıbabagillerKütle spektrometriLabiatae+7
Derya Bakır
Dicle University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Diyarbakır ve Batman' da toplanan teucrium multicaule bitkisinin kimyasal ve biyolojik aktivite yönünden incelenmesi

Amaç: Diyarbakır ve Batman'dan toplanan T. multicaule bitkilerinin kök ve toprak üstü kısımlarının etanol ekstrelerinin toplam fenolik ve toplam flavonoid miktar, antioksidan ve antikolinesteraz aktiviteleri araştırıldı. Bitkilerin kimyasal içeriklerinin sıvı ve gaz kramotografisiyle belirlenmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: T. multicaule bitkilerinin etanol ekstrelerinin toplam fenolik ve flavonoid miktarları, 1,1-Difenil-2-pikrilhidrazil (DPPH) serbest ve 2,2'-Azino-bis (3-etilbenzotrazolin-6-sülfonat) (ABTS) katyon radikali giderimi, metal kelat ve Bakır (II) iyonu indirgeme antioksidan kapasitesi (CUPRAC) yöntemleri ile antioksidan ve Ellman metoduyla antikolinesteraz aktiviteleri belirlendi. Fenolik ve uçucu yağ içerikleri sırasıyla sıvı kromatografi-yüksek rezolüsyonlu kütle spektrometresi (LC-HRMS) ile gaz kromatografisi-kütle spektrometresi (GC-MS) cihazları ile analizi edildi. Bulgular: En yüksek toplam fenolik ve flavonoid miktarının Diyarbakır'dan toplanan T. multicaule bitkisinin kök (TMDK) ekstresinde olduğu, DPPH serbest ve ABTS katyon radikal giderim aktiviteleri en yüksek olarak bulundu. CUPRAC yöntemine göre en yüksek aktiviteyi Batman' da toplanan T. multicaule kök (TMBK) ekstresi gösterdi. Metal kelat aktiviteleri saptanmadı. Ekstrelerin asetilkolinesteraz (AChE) enzim inhibisyonu aktivitesinin olmadığı, bunun aksine bütün ekstrelerin orta-zayıf derecede butirilkolinesteraz (BChE) enzimini inhibe ettiği tespit edildi. GC-MS analiz sonucuna göre Diyarbakır'dan toplanan T. multicaule bitkisinin major bileşenleri germakren D, β-karyofilen ve 1-okten-3-ol iken, Batman'dan toplanan T. multicaule bitkisinin ise germakren D, β-karyofilen ve bisiklogermakren olduğu tespit edildi. Bitkilerin LC-HRMS analizde en çok bulunan bileşiklerin verbaskozit, (-)-epigallokateşingallat, hederagenin ve hiperozit olduğu belirlendi. Sonuç: Diyarbakır'da toplanan T. multicaule kök ekstresinin yüksek antioksidan potansiyelinin fenolik ve flavonoid içeriğinin yüksek olmasından kaynaklandığı söylenebilir. T. multicaule bitkisinin LC-HRMS ve GC-MS cihazları ile kimyasal içerikleri, antioksidan ve antikolinesteraz aktiviteleri ilk kez çalışıldı.

Alzheimer hastalığıAntioksidan kapasiteAntioksidanlar+5
Irmak Tanaman
Dicle University · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Tuz içeren farmasötik preparatlarda akışa enjeksiyonlu hidrür oluşturmalı atomik absorpsiyon spektrometri (FI-HG-AAS) ile kurşun tayini

Derişik diyaliz çözeltilerinde ve kalsiyum destekleyici tabletlerde kurşun tayini için akışa enjeksiyonlu hidrür oluşturmalı atomik absorpsiyon spektrometri (FI-HG- AAS) kullanarak yöntem önerilmiştir. Ortamdaki asit derişimi, oksitleyici ve indirgeyici reaktiflerin derişimleri, taşıyıcı argon gaz akış hızının duyarlılığa etkisi incelendi. Yüksek tuz derişimlerinde dahi zemin sinyali gözlenmedi. Gözlenebilme sınırı, kör sinyalinin standart sapmasının 3 katı sinyal veren derişim, 500 uL enjeksiyon hacmi için 0.7 ug L"1 olarak bulundu. 20 ug L"1 kurşun derişiminde kesinlik % RSD cinsinden 3.7'dir. Çalışılan derişik diyaliz çözeltilerindeki kurşun derişimi 10-70 ug L"1 arasında bulundu. Kurşun katılmış numunelerde geri kazanım % 92.2-104.9 arasındadır. Aynı numunelerde kurşun tayini Chelex-100 reçine kullanarak katı faz ekstraksiyonu ile matriksten ayrıldıktan sonra ETAAS ile yapıldı. Sonuçların FI-HG-AAS ile uyum içinde olduğu gözlendi.

Aysel Berkkan Pehlivan
Gazi University · Institute of Health Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Çeşitli tekstil ürünlerinden yapay ter çözeltisine özütlenebilen kurşun ve kadmiyumun kimyasal buhar oluşturmalı atomik absorbsiyon spektrometresi ile tayinleri için yöntem geliştirilmesi

Yapay ter çözeltisi ile özütlenmiş tekstil ürünlerinde kadmiyum ve kurşun tayini için sırası ile akışa enjeksiyonlu soğuk buhar oluşturmalı AAS ve hidrür oluşturmalı AAS yöntemleri önerildi. Yerel pazarlardan alman tekstil numuneleri yapay ter çözeltisi ile 30 dakika çalkalanarak hazırlandı. Deneysel koşullar en yüksek duyarlılığı sağlayacak şekilde optimize edildi. Özütlenmiş çözeltilerde tayin sınırları (3a) kadmiyum için 0.05 ng/mL kurşun için 1.0 ng/mL, kesinlik ise % RSD cinsinden 1-3 arasında bulundu. Önerilen yöntemlerin doğruluğu kıyaslama yöntemi olarak kullanılan ETAAS ve Standart Referans Madde kullanarak test edildi. Her iki durumda da sonuçların %95 güven aralığında uyumlu olduğu gözlendi. Tekstil ürünlerinde kadmiyum ve kurşun Öko-tex standardının belirlediği sınır değerlerinin altında bulundu.

Orkun Alp
Gazi University · Institute of Health Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Labiatae familyasına özgü yaygın bazı türlerin uçucu yağ bileşenlerinin GC-MS ile miktar tayini, metot validasyonu ve analizi

Amaç: Bu tez çalışmasında, Türkiye'nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinden toplanan ve halk arasında yaygın bir şekilde çay ve baharat olarak kullanılan bazı türlerin Clevenger aparatı ile uçucu yağları hazırlanmıştır. Bu türlere özgü bileşenler piyasadan temin edilerek bu türleri içeren bir GC-MS miktarsal tayin yöntemi geliştirilip valide edilmesi amaçlanmıştır. Ayrıca bu türlerin bu bileşenler bakımından içerikleri belirlenmiştir. Gereç ve Yöntem: α-Pinen, kamfen, α-fellandren, p-simen, limonen, ökaliptol (1,8-sineol), β-osimen, γ-terpinen, linalol, kafur, sitronellal, menton, borneol, mentol, α-terpineol, cis-geraniol, pulegon, L-karvon, linalil asetat, bornil asetat, timol, karvakrol, β-karyofillen bileşenleri ile bir GC-MS yöntemi geliştirilmiş ve doğrulanmıştır. Clevenger aparatı kullanılarak bazı türlerin hidrodestilasyon yöntemi ile uçucu yağları elde edilmiştir. Daha sonra GC-MS ile bu uçucu yağların içerikleri belirlenmiştir. Bulgular: Çalışılan Thymbra türlerinin hepsinde ortak ana bileşenin karvakrol, Salvia ve Mentha türlerinde ökaliptol (1,8-sineol), Origanum türlerinde p-simen ve Lavandula türlerinde linalol olduğu görülmüştür. Thymus pubescens var. crateicola türünün timol, Cyclotrichium origanifolium türünün pulegon, Achillea vermicularis türünün ökaliptol, Teucrium polium türünün β-karyofillen, Zizphora clinopdioides türünün pulegon bileşenleri açısından zengin olduğu tespit edilmiştir. Sonuç: Ülkemizin Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde yetişen ve halk arasında yaygın olarak kullanılan Thymus, Thymbra, Salvia, Satureja, Lavandula, Origanum, Mentha, Achillea, Teucrium, Ziziphora, Cyclotrichium, Stachys cinslerine ait bazı türlerin uçucu yağlarının majör bileşenleri tespit edilip kaynak tür olma potansiyelleri yönünden analizleri gerçekleştirilmiştir. Özellikle Thymbra türlerinin karvakrol, Cyclotrichium origanifolium türünün pulegon ve Lavandula türlerinin linalol bileşenleri için kaynak tür olabileceği bulunmuştur. Anahtar Sözcükler: Labiatae, Kekik, Origanum, Uçucu yağ, GC-MS, Timol, Karvakrol, Pulegon, Linalol, Metot validasyonu.

Ada çayıBallıbabagillerLabiatae+7
Sedat Üstün
Dicle University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı doğal bileşikler ile boronik asit esterlerinden sentezlenmiş yeni bor türevli bileşiklerin elastaz ve kollajenaz enzim aktivitelerinin (antiaging) belirlenmesi

Amaç: Son yıllarda yapılan çalışmalarda, antioksidan, antimikrobiyal, antikanser ve antiviral özelliklere sahip bor içerikli bileşiklerin insan ve hayvan sağlığı üzerinde birçok olumlu etkilerinin olduğu tespit edilmiştir. Daha önce grubumuz tarafından 3-metoksi katekol, kersetin, kateşin, rosmarinik asit gibi doğal kaynaklı bazı bileşiklerin çeşitli boronik asitlerin etkileştirilmesi ile sentezlenen bileşikler değişik spektroskopik metotlarla karakterize edilmiştir. Bu tez çalışmasında karekterize edilen bu bileşiklerin elastaz ve kollajenaz enzim aktiviteleri belirlenerek antiaging potansiyelleri ortaya konulması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Daha önce tarafımızdan grubumuz sentezlenen 3-metoksi katekol, kersetin, kateşin, rosmarinik asit gibi doğal kaynaklı bazı bileşiklerin çeşitli boronik asitlerin etkileştirilmesi ile sentezlenen ve karakterize bileşikler kullanılmıştır. Kollajenaz enzimini içeren çözelti üzerine 20 µg/mL konsantrasyonlardaki örnekler eklenmiştir. Örnek çözeltileri 30 dakika 25°C'de ilk inkübasyonun ardından tüm çözeltilere 1 mM 0.05 mL N-(3-[2-Furyl]acryloyl)-Leu-Gly-Pro-Ala (kollajenaz enzimi substratı) çözeltisinden ilave edilerek 340 nm'de, köre karşı absorbans değerleri okunmuştur. Elastaz enzim aktivite yönteminde ise substrat olarak N-süksinil-(Ala)3-nitroanilide kullanılmış ve absorbanslar 410 nm'de okunmuştur. Bulgular: Genel olarak çalışılan örneklerin MAT41 (%İnhibisyon: 57.42±1.17) hariç kollajenaz enzim aktivitelerin düşük veya olamadığı tespit edilmiştir. Elastaz enzim aktivitlerinin ise orta ve yüksek düzeyde olduğu belirlenmiştir. Özellikle MAT-67 bileşiğinin (%İnhibisyon: 70.25±1.26) elastaz yönteminde kullanılan standart referans madde olan oleanolik asitten (%inhibisyon: 45.56±0.36) daha aktif olduğu belirlenmiştir. Sonuç: Doğal bileşiklerin çeşitli boronik asitlerle oluşturduğu bileşiklerin özellikle kayda değer elastaz enzim aktivitesi gösterdiği belirlenmiştir. Dolayısıyla bu bileşiklerin elastaz enzimine yönelik antiaging potansiyelleri olduğu söylenebilir.

Ramazan Tunç
Dicle University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İyon selektif florür elektrodunun dişlerde florür iyonu miktar tayini için kullanılma koşullarının belirlenmesi üzerine çalışmalar

-67- VI- ÖZET Bu çalışmada fi or Lir uygulaması yapılan ve kontrol grubu olarak seçilen dişlerden alınan biyopsi örneklerindeki florürün iyon selektif florür elektrodu yardımıyla miktar tayini için uygun analiz koşulları incelendi. Aynı biyopsi örneklerindeki kalsiyum iyonlarının AAS ile miktar tayini yapılarak dişlerin florür profili çıkarıldı.

DişlerFlüor
Mehmet Cemal Ören
Gazi University · Institute of Health Sciences
1992
00
Master'sOpen AccessTR

UV spektroskopisi ve susuz ortam titrasyonu ile piroksikam miktar tayini ve yöntemlerin karşılaştırılması

Piroksikam içeren tabletlerdeki etken madde miktarı UV spektrofotometrisi ve susuz ortam titrasyonu yöntemleriyle tayin edilmiştir. UV spektroskopisi yönteminde çözücü olarak 0.1 M NaOH kullanılmış ve kantitatif tayin maksimum absorbsiyon dalga boyu 348.6 nm.de gerçekleştirilmiştir. Susuz ortam titrasyonu yönteminde ise asetonitril çözücü olarak seçilmiş ve titrant olarak 0.0203 M tetrabütil amonyum hidroksit çözeltisi kullanılmıştır. Çalışmada dönüm noktası potansiyometrik olarak saptanmıştır. Her iki yöntem sonuçlan doğruluk, tekrarlanabilirlik ve hassasiyet açısından İstatistiksel olarak kıyaslanmıştır.

Antiinflamatuar ajanlar-nonsteroidPiroksikam
Aysel Berkkan Pehlivan
Gazi University · Institute of Health Sciences
1997
00
DoctorateOpen AccessTR

Nükleer manyetik rezonans spektroskopi yöntemi ile ketoprofen miktar tayini ve yöntemin klasik yöntemlerle karşılaştırılması

Hazırlanan sentetik karışımlar ve tablet ve kapsüller içindeki Ketoprofen miktarı, BP 93 'ün önerdiği titrfmetrik ve UV spektrofotometrik yöntemlerle tayin edilmiştir. Titrimetrik yöntemde etanol-su, UV spektrofotometrik yöntemde %75 lik metanol çözücü olarak kullanılmıştır. UV spektrofotometrik yöntemde çalışma dalga boyu 258 nm.dir. Ayrıca NMR spektroskopisi yöntemi, aynı farmasötik formlara uygulanmış, bu yöntemde de çözücü olarak DMSO - d6 ve internal standart olarak Mandelik Asit kullanılmıştır. NMR spektroskopisi yönteminin doğruluk, tekrarlanabilirlik ve hassasiyet açılarından diğer yöntemlerden daha iyi sonuçlar verdiği görülmüştür.

Antiinflamatuar ajanlar-nonsteroidManyetik rezonans spektroskopiSpektrum analizi
Nilgün Günden Göğer
Gazi University · Institute of Health Sciences
1995
00
Master'sOpen AccessTR

Salvia cerino-pruinosa var. elazigensis türünün antioksidan aktivite kontrollü sekonder metabolit izolasyonu

Amaç: Labiatae familyasında yer almakta olan Salvia L. cinsi Türkiye`de %50 si endemik olan 89 tür ile temsil edilmektedir. Salvia cinsi uzun yıllardan bu yana halk arasında tedavi amacıyla kullanılmaktadır. Bu çerçevede bölgemizin bir değeri olan endemik Salvia cerino-pruinosa var. elazigensis türünün kimyasal ve biyolojik yönden detaylı bir şekilde incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada S. cerino-pruinosa var. elazigensis`in, kloroform ve etanol ekstreleri hazırlanarak antioksidan, antikolinesteraz, tirozinaz ve üreaz enzim aktiviteleri araştırılmış ve ekstrelerin kimyasal profili ışığında preparatif HPLC ve diğer klasik kromatografik yöntemlerin kullanılması ile sekonder metabolitler saflaştırılarak yapıları spektroskopik yöntemlerle aydınlatılarak, izole edilen bileşiklerin antioksidan aktivitesi belirlenmesi sonrasında üreaz, antikolinesteraz ve tirozinaz enzim aktiviteleri de belirlenmiştir. Ayrıca bu türün yaprak, dal, çiçek, kök ve bunların karışımından hazırlanan etanol ekstreleri LC-MS/MS ile bazı bileşiklerin miktar tayini yapılmıştır ve bu türün tüm kısımlarının petrol eteri ekstresi hazırlanarak GC-MS/MS ile yağ asidi profili belirlenmiştir. Bulgular: Sonuç olarak S. cerino-pruinosa var. elazigensis türünün toprak altı ve toprak üstü kısımlarından hazırlanan aktif etanol ekstrelerinden farklı 30 madde elde edilmiştir. Bu bileşiklerden triterpen yapısında olanların ursolik ve oleanolik asitler ile beta-amyrin olduğu, steroit yapıda olanların β-sitosterol, stigmasterol, 7-α-hidroksi-β-sitosterol, -sitostenon`e olduğu, diterpen yapısında olanların ferruginol, sugiol, 7-asetil royleanon, kriptanol, 6,7-dehidroroyleanon olduğu flavonoit yapıda olanların ise salvigenin, apigenin, luteolin 7-glikosit, fenolik yapıda olanların rozmarinik asit, fumarik asit, kaffeik asit, salvianolik asit A ve B, benzoik asit, protokateşik asit, 4-hidroksibenzoik asit, 4-hidroksibenzaldehit, scoparon ve bis-(2-etil hekzil benzen 1,2 dikarboksilat), bis(2-etil heksil) teraftalat olduğu belirlenmiştir. Sonuç: Böylece kimyasal içerikleri ve yukarıda belirtilen aktiviteleri ilk kez incelenen S. cerino-pruinosa var. elazigensis türünden elde edilen sonuçlar bilim dünyasına kazandırılmıştır. Anahtar Sözcükler: S. cerino-pruinosa var. elazigensis, izolasyon, antioksidan, enzim aktivitesi, LC-MS/MS, GC-MS/MS. Bu çalışma, TÜBİTAK tarafından desteklenmiştir (Proje No: 114Z801)

AntioksidanlarEnzimlerGoji berry+4
Leyla Balur Adsız
Dicle University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Atorvastatin tayini için yeni bir spektrofotometrik yöntem

Amaç: Farmasötik formülasyon ve ilaçlarda bulunan Atorvastatin'in miktarsal olarak tayini için reaktif olarak quinalizarin yardımıyla yük transfer kompleksi oluşturarak ekstraksiyona gerek kalmaksızın spektrofotometrik yöntem geliştirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Atorvastatin ve reaktif olarak kullanılan Quinalizarin ile metanol ortamında oda şartlarında 573 nm dalgaboyunda maksimum absorbans veren mavi renkli yük transfer kompleksi oluşturulmuştur. Reaksiyonu etkileyecek farklı değişkenler optimize edilmiş ve çalışılmıştır. Bulgular: Atorvastatin'in kantitatif tayininde; oluşturulan yük transfer kompleksinin çok yoğun bir renk vermesi, maksimum renk gelişiminin sağlanması için ve en uygun koşulları oluşturmak için denemeler yapılmıştır. Yöntemin geliştirilmesi ve incelenmesi için; çözücü yapısı etkisinin değerlendirilmesi, reaktif konsantrasyonunun etkisinin araştırılması ve reaksiyonu tamamlamak için gereken sürenin belirlenmesi ve reaksiyonun stokiyometrisinin değerlendirilmesi gibi süreçler takip edildi. Sonuç: Önerilen yöntem aynı zamanda; sadece bir çözücü içindeki, atorvastatin ile quinalizarin arasındaki yük transfer reaksiyonu olma avantajına sahiptir ve aynı zamanda geliştirilebilir olma özelliği vardır. Linearitesi, 10-100 µg/mL aralığında kalibrasyon doğrusu elde edilmiş, tespit ve nicelendirme sınırları, sırasıyla 1,49 g/mL ve 4,98 g/mL olarak hesaplanmıştır. Bu nedenle, önerilen yük transfer kompleksi reaksiyonu, kalite kontrol laboratuarlarında atorvastatinin rutin analizlerinde pratik ve ekonomiktir. Anahtar Sözcükler: Yük Transfer Kompleksi, Atorvastatin, Quinalizarin, Farmasötik Formülasyon, UVVIS

Antikolesteremik ajanlarAtorvastatinSpektrofotometri+2
Fatih Yiğit
Dicle University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Development of A new spectrophotometric method for the determination of paroxetine active substance

Aim: Studies conducted with drug-active substances used in the treatment of depression are frequently encountered. Many drug analyzes are performed at high costs. In order to quantify the paroxetine in the drug, the load transfer complex with quinalizarin indicator was established; economic, fast, sensitive, selective and simple spectrophotometric method is intended to develop. Material and Method: In our study, the paroxetine drug active substance and quinalizarin were formed by free charge transfer method. The max absorbance values of the complex generated in UV were read. The appropriate solvent was determined. Optimum temperature, duration, concentration of quinalisarin were determined. Metal ligand binding rate was determined by Job method. Results: As a result; methanol was first determined as an optimum solvent with an absorbance value of 0.194 at 294 nm as the appropriate solvent from methanol, ethanol, acetone, acetonitrile, distilled water and chloroform solvents. The concentration of quinalizarin was found 15 ppm as optimum concentration and 180 minutes were determined as optimum time. The optimum temperature was determined as 25oC with an absorbance value of 0,348 at 25oC at 294 nm at pH 5. Conclusion: The active ingredient of paroxetine; new, fast, simple and economical spectrophotometric method has been developed. Key words: Paroxetine, Quinalizarin, Charge Transfer Complex, Method validation, Spectrophotometer

ParoxetineQuinalizarinSpectrophotometry+1
Serap Temel
Dicle University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Diyarbakır aktarlarında satılan bazı tıbbi bitkilerdeki As, Cd, Hg ve Pb elementlerinin ICP-MS ile tayini

Amaç: Ülkemizin birçok bölgesinde yetişen tıbbi bitkiler sağlık açısından önemli bir yere sahiptir. Bu çalışmada amacımız, Diyarbakır aktarlarında satılan kırkkilit otu, hatmi, ayva yaprağı, ada çayı, biberiye, ısırgan otu, meryemhort, aslanpençesi, ıhlamur, sinameki, rezene, nane, keten tohumu, sarı kantaron, keçiboynuzu, yeşil çay, meyan kökü, yaban mersini gibi halk arasında hastalıkların tedavileri için sıklıkla kullanılan bazıları baharat olarak ta tüketilen 19 çeşit tıbbi bitkinin ve infüzyonlarının As, Hg, Cd ve Pb seviyelerini belirleyip karşılaştırmak ayrıca elde edilen bu sonuçları istatistiki olarak değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Tıbbi bitklerde ve infüzyonlarında As, Hg, Cd ve Pb miktarları ICP-MS tekniği ile analiz edildi. Bitkiler analiz öncesi derişik nitrik asit ve hidrojen peroksit ile mikrodalga sisteminde çözünürleştirildi. SRM 1515 Elma Yaprağı kullanılarak metodun doğruluğu ve kesinliği değerlendirildi. Ayrıca istatistik çalışmalarımızda SPSS-21 programında, "Eşleşmiş T Testi", "Wilcoxon T Testi", "Spearman Korelasyon Analizi" ve "Shapiro-Wilk Analizi" uygulandı. Bulgular: Çalışılan bitkilerin ve infüzyonlarının As, Hg, Pb ve Cd değerlerinin WHO tarafından belirlenen sınır değerlerin altında olduğu belirlendi. İstatistik çalışmaları sonucunda sadece Pb için (p=0,279 (p>0,05)) verilerin normal dağıldığı, bitki ve infüzyon numuneleri arasında Pb elementi miktarı açısından istatistik açıdan anlamlı bir fark olduğu p=0,032 (p<0,05), bitkilerin hepsinde As ve Hg konsantrasyonları infüzyon numunelerindeki konsantrasyona göre yüksek olduğu fakat Cd konsantrasyonu için sadece 15 bitki numunesinde elde edilen miktarın infüzyon numunelerinden fazla olduğu tespit edildi. Sonuç: Bitkilerdeki ağır metal düzeylerinin WHO tarafından belirlenen sınır değerlerin altında olduğundan tıbbi bitki ve bitki çayı olarak tüketilmeye uygun oldukları, fakat yine de tıbbi bitkilerin bilinçli olarak doz kontrollü tüketilmesi gerektiği sonucuna varıldı. Anahtar Sözcükler: Tıbbi bitkiler, Ağır metaller, ICP-MS, Eşleşmiş T Testi, Wilcoxon T Testi.

AktarlarArsenikAğır metaller+5
Erdem Tekin
Dicle University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Teucrium parviflorum ve Teucrium polium bitkilerinin kimyasal ve biyolojik aktivite yönünden incelenmesi

Amaç: Literatürde antioksidan özelliklerine atıfta bulunulan Lamiaceae familyası üyeleri T. parviflorum ve T. polium bitkilerinin etanol ekstrelerinin toplam fenolik ve flavonoid miktarları ile antioksidan ve antikolinesteraz aktiviteleri, GC-MS ile uçucu yağlarının içerikleri ve LC-MS/MS ile kimyasal içeriklerinin belirlenmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: T. parviflorum'un toprak üstü, T. polium'un kök ve toprak üstü kısımlarının etanol ekstrelerinin toplam fenolik ve flavonoid miktarları belirlendi. DPPH serbest radikal giderimi, ABTS katyon radikali giderimi, metal bağlama ve CUPRAC yöntemleri ile antioksidan aktiviteleri ve Ellman metoduyla antikolinesteraz aktiviteleri belirlendi. LC-MS/MS ile fenolik bileşik içerikleri belirlendi. Ayrıca Clavenger aparatıyla elde edilen uçucu yağların GC-MS ile analizi yapıldı. Bulgular: T. polium köklerinin etanol ekstresinin toplam fenolik ve flavonoid içeriğinin en yüksek değere sahip olduğu bulundu. Ekstrelerden hiçbiri metal bağlama ve asetilkolinesteraz inhibisyon aktivitesi göstermedi. T. polium'un kök ve toprak üstü ekstrelerinin, tüm yöntemlerde T. parviflorum ekstresinden daha iyi antioksidan potansiyelinin olduğu belirlendi. T. polium kök ekstresinin DPPH serbest radikal giderim aktivitesinde standart olarak kullanılan BHT'den ve ABTS katyon radikal giderim aktivitesinde standart olarak kullanılan BHA'dan daha iyi aktivite gösterdiği belirlendi. GC-MS analizinde T. parviflorum'un major bileşeni germakren D (%32,7), T. polium'un (Z)-β-farnesen (%28,9) olarak saptandı. LC-MS/MS analizinde T. polium'un toprak üstü ve kök ekstrelerindeki major bileşenler sırasıyla; naringenin (16327 g/g ekstre) ve (-)-epigallokateşin gallat (3694 g/g ekstre), T. parviflorum'un hesperidin (5687 g/g ekstre) olarak tespit edildi. Sonuç: T. polium'un yüksek fenolik içeriğinden kaynaklı yüksek antioksidan potansiyele sahip olduğu söylenebilir. T. parviflorum bitkisinin antikolinesteraz aktivitesi ve LC-MS/MS ile kimyasal içeriği ilk kez bu tezde çalışıldı.

Alzheimer hastalığıAnalitik kimyaAntioksidanlar+5
Goncagül Bulut
Dicle University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Isolation of Secondary metabolites fromsalvia pseudeuphratica, determination of antioxidant and antialzheimer activities and investigation of chemical contents by lC-MS /MS and GC-MS

Aim:Turkey due to take place in the middle of different climates, and is rich in plant species and variety diversity. It is one of the leading countries in the exportation of tea plants and spices worldwide and it is interesting to note that Lamiaceae (Labiatae) family is the first place among the traded species. In addition, Lamiaceae plants, which have an important place in alternative medicine, are an important family for our country. High biological and pharmacological activities of species belonging to this family have been known for years. Therefore, it is aimed to determine the chemical contents and activities of Salvia pseudeuphratica species which will be examined for the first time. Material and Method: In this study, chloroform and ethanol extracts of Salvia pseudeuphratica were prepared and the antioxidant, anticholinesterase, antityrosinase and antiurease enzyme activities were investigated in the light of the chemical profile of the extracts, the secondary metabolites were purified by the use of preparative HPLC and other classical chromatographic methods and the structures were analyzed by spectroscopic methods.After determining the antioxidant activity of the isolated compoundsand anticholinesterase enzyme activities were also determined. In addition, prepared ethanol extracts of leaves, branches, flowers, roots and whole parts of the plant were analysed for quantifying some compounds by LC-MS/MS and petroleum ether extract of the plant were prepared and fatty acid profile of the plant was determined by using GC-MS/MS. Results:As a result, 21 different compounds were obtained from active ethanol extracts prepared from root and aerial parts of Salvia pseudeuphratica. Conclusion:Thus, the chemical contents and the above-mentioned activities of the Salvia pseudeuphratica species examined for the first time the results are brought to the scientific world. Key words:Salvia pseudeuphratica, isolation, antioxidant, enzyme activity, LC-MS / MS, GC-MS / MS. This study was supported by TUBITAK(Project No: 114Z801).

AntioxidantsEnzymesChromatography-liquid+2
Evin Aygün Tuncay
Dicle University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kekik olarak kullanılan Thymus fallax ve thymus kotschyanus var. kotschyanus bitkilerinin kimyasal i̇çerikleri, antimikrobiyal, antioksidan ve antialzheimer aktivitelerinin belirlenmesi

Amaç: Thymus cinsi genel olarak yemeklere tat ve koku verici amaçla kullanılır ve tıbbi ve ekonomik önemi olan bitkiler sınıfındandır. Birçok biyolojik ve farmakolojik aktivitesi bilinen Thymus cinsine ait T. fallax ve T. kotschyanus var. kotschyanus bitkilerinin LC-MS/MS ve GC-MS cihazları ile kimyasal içeriklerinin belirlenmesi; antioksidan, antikolinesteraz ve antimikrobiyal aktivitelerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: : T. fallax ve T. kotschyanus var. kotschyanus bitkilerinin kök ve toprak üstü etanol ekstrelerinin LC-MS/MS ile fenolik, GC-MS ile uçucu yağlarının içerikleri belirlendi. Tüm ekstrelerin toplam fenolik ve flavonoit içerikleri sırasıyla pirokatekol ve kersetine eşdeğer olarak belirlendi. Antioksidan aktiviteleri (β-karoten renk giderimi, DPPH serbest, ABTS katyon radikali giderimi ve Cuprac yöntemleri), antikolinesteraz aktiviteleri (asetil- ve bütiril-kolineteraz yöntemleri) ve ile antimikrobiyal aktiviteleri (minimum inhibisyon konsatrasyonu) belirlendi. Bulgular: T. fallax kök ekstresi en yüksek toplam fenolik içeriğe, T. kotschyanus var. kotschyanus toprak üstü ekstresi en yüksek toplam flavonoit içeriğe sahip olduğu belirlendi. DPPH serbest radikal giderim yönteminde T. fallax toprak üstü ekstresi, ABTS katyon radikal giderim yönteminde kök ekstresinin yüksek aktivite gösterdiği belirlendi. Thymus kotschyanus var. kotschyanus toprak üstü ve kök kısımlarının antimikrobiyal aktivite sonuçlarına göre Candida tropikalis' karşı iyi aktivite gösterdiği belirlendi. GC/MS analizine göre T. kotschyanus var. kotschyanus bitkisinin major bileşenleri karvakrol (%48,5) ve timol (%22,5) iken T. fallax bitkisinin ise bisiklogermakren (%21,5) ve germakren D (%16,5) olduğu tespit edildi. LC-MS/MS analizine göre; T. fallax toprak üstü ve kök, T. kotschyanus var. kotschyanus toprak üstü ekstrelerinde kinik asit, rozmarinik asit ve nikotiflorin, T. kotschyanus var. kotschyanus kök ekstresinde fumarik asit, kinik asit ve kafeik asit ve major bileşenler olarak tespit edildi. Sonuç: T. fallax'ın yüksek fenolik içeriğinden kaynaklı yüksek antioksidan potansiyele sahip olduğu söylenebilir. Bitkilerin antikolinesteraz aktivitesi ve LC-MS/MS ile kimyasal içeriği ilk kez bu tezde çalışıldı. Böylece kimyasal içerikleri ve yukarıda belirtilen aktiviteleri belirtilen bitki türlerinden elde edilen sonuçlar bilim dünyasına kazandırılmıştır.

Alzheimer hastalığıAntienfektif ajanlarAntioksidanlar+4
Eyyüp Tuncay
Dicle University · Institute of Health Sciences
2019
00