Gazi University
Discipline

Mobilya ve Dekorasyon Eğitimi Anabilim Dalı

Gazi University

107

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Kontrplaklarda tutkal karışımına ilave edilen boraksın mekanik özelliklere ve formaldehit emisyonuna etkisi

Bu çalışmada; boraksın kontrplaklarda mekanik özelliklere ve formaldehit emisyonuna etkisi araştırılmıştır. Kontrplak örnekleri, tutkal karışımlarına belirli oranlarda boraks pentahidrat ilave edilerek, üre-formaldehit tutkalı ile üretilmiştir. Hazırlanan üç katlı kayın ve kavak numuneler üzerinde mekanik deneyler yapılmıştır. Ayrıca formaldehit emisyonunda meydana gelen değişimler de belirlenmiştir.Kontrol numunelerinin ve tutkal karışımlarına boraks ilave edilerek üretilen deney örneklerinin, eğilme ve çekme makaslama direnci değerleri arasında belirgin farklar tespit edilmemiştir. Formaldehit emisyonu değerlerinde ise azalmaların meydana geldiği görülmüştür.

BorEmisyonEğilme dayanımı+2
Hüseyin Yeşil
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Tekerlekli sandalye kullanan engellilere yönelik ıslak mekan düzenlemelerinde uyarılar

Türkiye'de nüfusun yaklaşık %12.29 unun engellilerden oluştuğu ve en yüksek engellilik oranını fiziksel engelliler olduğu bilinmektedir. Fiziksel engelli (tekerlekli sandalye kullanıcıları) bireylerin hareket özgürlüğünün çevre ve konut alanlarında çok sınırlı olduğu, yetersiz kaldığı, mevcut düzenlemelerinde ihtiyaca tam olarak cevap vermediği gözlenmektedir. Fiziksel engelli insanların, normal insanlar için tasarlanış mobilyaları, donatı ve sabit elemanları kullanmaların onların hayatlarını zorlaştırmaktadır. Ev ve işyerlerinin en özel kısımlarından olan ıslak mekânların, engellilerin özgürce hareket etmeleri, en az emek harcayarak ve başkalarına en az ihtiyaç duyacak şekilde düzenlenmesi gerekmektedir. Bu çalışmada engelli insanların yaşam alanlarında ve kamusal alanda en çok sıkıntı çektikleri yer olan ıslak mekânlardaki düzenlemelerden kaynaklanan engellerini en aza indirme konusunda çeşitli çözüm önerileri sunulmaktadır.Anahtar Kelimeler: Fiziksel Engelliler (Tekerlekli Sandalye Kullanıcıları), Islak Mekân Düzenlemesi.

M. Mehmet Kars
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Su bazlı vernik uygulanmış yüzey üzerindeki ısıl işlemin etkileri

Ahşap en önemli yapı malzemelerinden birisidir. Ağaç malzemeyi önemli kılan özelliklerinin başında onun, higroskopik, anizotrop ve organik yapıda oluşu gelmektedir. Mamul olarak kullanılan ağaç birçok durumda dış etkilere karşı korunmada tek başına yetersiz kaldığından ekonomik ömrünün uzatılabilmesi için uygun koruma uygun tekniklerinin uygulanması gerekir. Bu araştırmada, ağaç malzemeye uygulanan ısıl işlemin verniklerin sertlik, parlaklık ve yüzeye yapışma direncine etkileri incelenmiştir. Bu amaçla ilk olarak Sarıçam (Pinus sylvestris L.), Doğu Kayını (Fagus orientalis L.) ve Kestane (Castanea sativa M.) ağacından elde edilen deney örnekleri su bazlı vernikler ile verniklemiş sonra 100, 125 ve 150 ?C sıcaklıkta 2, 4 ve 6 saat süre ile bekletilmişlerdir.Araştırma sonuçlarına göre 100 °C'de 2 saat ısıl işleme tabi tutulan tüm numunelerin yapışma direnci ve parlaklık değerlerinde iyileşmeler görülürken 100 °C'de 4, 6 saat 125 °C ve 150 °C'de 2, 4, 6 saat ısıl işleme tabi tutulan numunelerde olumsuzluklar tespit edilmiştir. Ayrıca 100 °C, 125 °C ve 150 °C'de 2, 4, 6 saat ısıl işleme tabi tutulan tüm numunelerin sertlik değerlerinin yüksek olduğu tespit edilmiştir.Uygulama yapılan ağaç türlerinin hepsinde çift kompenantlı verniğin tek kompenantlı verniğe göre daha üstün olduğu görülmüştür.Anahtar kelimeler: Isıl işlem, Parlaklık, Sertlik direnci, Su bazlı vernik, Yapışma direnci.

Beytullah Kazan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Ağaç malzemeye uygulanan ısıl işlemin su bazlı verniklerdeki etkilerinin incelenmesi

Mobilya ve dekorasyonun vazgeçilmezi olan ağaç malzeme iç ve dış mekânlarda kullanılan, kendine özgü çok sayıda avantajı olan bir elemanıdır. Mamül olarak kullanılan ağaç birçok durumda dış etkilere karşı korunmada tek başına yetersiz kaldığından ekonomik ömrünün uzatılabilmesi uygun koruma uygun teknikleri ile muamele edilmesi gerekir. Bu araştırmada, Sarıçam (Pinus sylvestris L.), Doğu kayını (Fagus orientalis L.) ve Kestane (Castanea sativa M.) ağacından elde edilen deney örnekleri; 100, 150 ve 200 ?C' de 2, 4 ve 6 saat bekletilmiş ve parça yüzeylerine su bazlı vernikler uygulanarak, ağaç malzemeye uygulanan ısıl işlemin vernikte sertlik, parlaklık ve yüzeye yapışma direncine etkileri incelenmiştir.Uygulama yapılan ağaç türlerinin hepsinde çift kompenantlı verniğin tek kompenatlı verniğe göre daha üstün olduğu görülmüştür.Araştırma sonuçlarına göre; ısıl işlemsiz numuneler ile 100?C'de 2 saat ısıl işleme tabi tutulan numunelerin sertlik dirençlerinin 100?C de 4,6 saat, 150?C ve 200?C'de 2,4,6 saat ısıl işleme tabi tutulan numunelere göre daha iyi olduğu tespit edilmiştir. Isıl işlemsiz numunelerin yapışma dirençlerinin 100?C de 2,4,6 saat, 150?C ve 200?C'de 2,4,6 saat ısıl işleme tabi tutulan numunelere göre daha iyi olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca 100?C, 150?C ve 200?C'de 2,4,6 saat ısıl işleme tabi tutulan tüm numunelerin parlaklık değerlerinin düşük olduğu saptanmıştır.Anahtar kelimeler: Isıl işlem, Su bazlı vernik, Yapışma direnci, Parlaklık, Sertlik direnci

İdris Gezer
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Bitki boyaları ile boyanan ahşap malzemenin hızlandırılmış yaşlandırma ortamında renk değişim değerlerinin belirlenmesi

Bu araştırmada, çeşitli ağaç ve bitki ekstraktlarından, doğal boyama maddelerinin elde edilmesi ve bu boyaların çeşitli odun türlerine uygulanmasıyla, boyalı numunelerin ?Hızlandırılmış yaşlandırma (Accelerated weathering)? deneyine tabi tutularak renk değişim değerlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda odun türleri olarak; sarıçam (Pinus sylvestris L.), doğu kayını (Fagus orientalis Lipsky) ve saplı meşe (Quercus robur) odunlarından elde edilen deney örnekleri kullanılmıştır. Boyar ekstraktlarda ise, odun ve otsu esaslı bitkilerden; pinar (qercus aucheri), palamut (quercus robur), Anadolu kestanesi (Castanea sativa) ve sarıot (Boreova orientalis) kullanılmıştır. Bu ekstraktların ahşabın yüzeyine tutunmasını sağlamak ve boyanın rengini sabitlemek için; demir sülfat ( ), alüminyum sülfat ( ) ve sirke mordanları kullanılmıştır.Boya maddelerinin elde edilmesinde 100 cc suya, 17 gr bitki kullanılmıştır. Mordanlı ekstraktlarda ise; % 3 , % 5 ve % 10 sirke kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen boya çözeltileri mordanlı ve mordansız olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Uygulamaya hazır hale gelen boyar ekstraktlar, 75x150x5 mm boyutlarında hazırlanan deney örneklerine, fırça yardımıyla 2 kat tatbik edilmiştir. Hızlandırılmış yaşlandırma aşaması öncesi renk ölçümü için, portatif bir renk okuyucu olan, Minolta CR ? 10 cihazı ile renk değerleri belirlenmiştir. Belirlenen renk değerleri ISO 2470 standartlarında belirtilen koordinatlara (Commission International de I'Eclaireage-CIELAB_1976) göre sınıflandırılmıştır. Boyalı örnekler hızlandırılmış yaşlandırma cihazına yerleştirilip 100, 200, 300 saat olmak üzere standardına göre hızlandırılmış yaşlandırma ortamına maruz bırakıldıktan sonra, her periyotta renk ölçümü yapılmıştır. Renklerde meydana gelen değişikliklerin ?Toplam Renk Değişim Değerleri ( )? hesaplanmıştır.Sonuçlara göre; kestane boyasının, mordansız olarak doğu kayın odunu deney örneklerine uygulanmasında en düşük renk değişim değeri elde edilmiştir. Doğal mordan olarak kullanılan sirke ise, kestane boyası ile sarıçam odunu deney örneklerine uygulanmasında en düşük renk değişim değerlerini vermiştir. Demir sülfatın ( ) renk değişim değeri en düşük çıkan uygulaması ise, pinar boyasının sarıçam odunu deney örneklerine tatbik edildiği uygulamadır. Alüminyum sülfat ( ) genellikle bütün uygulamalarda renk değişimi en yüksek mordan türü olarak gözlemlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Doğal boyalar, hızlandırılmış yaşlandırma, mordan, UV, üst yüzey malzemeleri.

Abdi Atılgan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Kütahya mobilya imalat sanayisinde mobilya tasarımı-üretim süreci etkileşimi

Bu çalışmada; Türkiye mobilya sektöründe faaliyet gösteren küçük ve orta ölçekli işletmelerin mobilya tasarımı, üretim süreci, kapasite kullanımı, makine parkı ve teknolojisi gibi ana başlıklar altında sunulan konularda mevcut durumlarını ortaya koymak, karşılaşılan sorunları tespit etmek ve bu sorunların aşılması için çözüm önerileri geliştirmek amaçlanmıştır. Buna ilave olarak, işletmelerin mobilya tasarımı stratejilerinin ortaya konulması, teknolojik gelişmelerin konut iç mekân donatım elemanlarının tasarımı üzerindeki olumlu etkilerinin kullanıcılara sağladığı yararların ortaya konulması da hedeflenmektedir.Bu amaçla; ?Kütahya Mobilya İmalat Sanayisinde Mobilya Tasarımı-Üretim Süreci Etkileşimi? konulu bu tez çalışmasında, Kütahya il merkezinde bulunan Fatih Sanayi Sitesi, Yeni Sanayi Sitesi ve Ahi Sanayi Sitesinde faaliyet gösteren küçük ve orta ölçekli atölye tipi üretim yapan mobilya işletmeleri araştırma kapsamına alınmıştır. Araştırmanın amacına uygun olarak geliştirilmiş olan araştırma anketi 107 işletme yöneticisi ve üretim sorumlusuna uygulanmış olup elde edilen veriler istatistiksel yöntemlerle değerlendirilmiştir.Buna göre, Kütahya mobilya imalat sanayisinde faaliyet gösteren küçük ve orta ölçekli işletmelerde yaşanan üretim süreci problemlerinin önemli bir kısmının, mobilya tasarımı hatalarından kaynaklandığı ve kopya tasarımların piyasada yaygın olarak kullanıldığı, üreticilerin mobilya tasarımına yönelik eğitimli tasarımcılara ve kalifiye iş gücüne kadrolarında yeterince yer vermedikleri, işletmelerde mobilya tasarım biriminin olmaması nedeniyle işletmenin kapasitesini ve kapasite kullanım oranını olumsuz yönde etkilediği tespit edilmiştir.Anahtar kelimeler: İç donatım elemanları, İç mekân tasarımı, Konut, Mobilya, Üretim.

Süleyman Şenol
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Isıl işlemin MFD üzerindeki etkileri

Bu çalışmada; MDF'nin mekanik özelliklerinden olan yüzeye dik yönde çekme direnci ve yüzeye dik yönde vida tutma direnci ile teknolojik özelliklerinden olan yüzey pürüzlülüğüne ısıl işlemin etkisi araştırılmıştır. Deneylerde kullanılacak örnekler piyasadan temin edilen MDF'den standartlara uygun şekilde hazırlanmıştır. MDF örnekleri 120 ºC, 150 ºC ve 180 ºC'lerde 2, 4 ve 6 saat süreyle ısıl işleme tabi tutulmuştur. Isıl işlemden sonra MDF örnekleri üzerinde mekanik deneyler ve yüzey pürüzlülüğü ölçümü yapılmıştır.Isıl işleme tabi tutulan MDF örneklerinde sıcaklık ve sürenin artmasıyla birlikte yüzeye dik yönde vida tutma direnci ve yüzeye dik yönde çekme direnci değerlerinde belirgin azalmalar tespit edilmiştir. Sıcaklık ve sürenin artmasıyla birlikte yüzey pürüzlülüğü değerlerinin de azaldığı belirlenmiştir.Anahtar kelime: Isıl işlem, MDF, yüzeye dik yönde vida tutma direnci, yüzeye dik yönde çekme direnci, yüzey pürüzlülüğü.

İsmail Karakaş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Kontrplaklarda tutkal karışımına ilave edilen alüminyum sülfat'ın mekanik özelliklere ve formaldehit emisyonuna etkisi

Bu çalışmada; ekaba (Tetraberlinia bifoliolata) ve kavak (Populus eureamericana) kaplamalarından üretilen kontrplaklara Alüminyum Sülfat'ı belli oranlarda ilave ederek mekanik özelliklere ve formaldehit emisyonuna etkisi araştırılmıştır.Kontrplak örnekleri, çalışmanın amacına uygun olarak laboratuar şartlarında 80×80 cm ebadında ekaba ve kavak soyma kaplamalarından 3 katlı, 4'er adet kontrplak üretilebilecek şekilde temin edilmiştir. Her iki mekanik deney için en az 20'şer adet numune, emisyon ölçümü için de gerekli büyüklükte parça alınabilecek şekilde belirlenmiştir. Örnekler, tutkal karışımlarına % 0-5-10-20 oranlarında Alüminyum Sülfat maddesi ilave edilerek, üre-formaldehit tutkalı ile üretilmiştir. Hazırlanan üç katlı ekaba ve kavak numuneler üzerinde mekanik deneyler yapılmıştır. Ayrıca formaldehit emisyonunda meydana gelen değişimler de belirlenmiştir.Sonuç olarak; yapılan çalışmada kontrol numunelerinin ve tutkal karışımlarına Alüminyum Sülfat maddesi ilave edilerek üretilen deney örneklerinin, eğilme ve çekme- makaslama direnci değerleri arasında belirgin artışlar gözlemlenmiştir. Formaldehit emisyonu değerlerinde ise azalmaların meydana geldiği görülmüştür.

Alüminyum sülfatEğilme dayanımıFormaldehit+2
Hasan Kabak
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Karaçam odununun laminasyon özelliklerinin belirlenmesi

Bu çalışmada; Kütahya'nın Simav ilçesinde, Balıkesir'in Dursunbey ilçesinde ve Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesinde yetişmiş karaçam (Pinus nigra Arnold) odunu Polivinilasetat (PVAc), PVAc-D2 ve PVAc-D3 tutkalları kullanılarak lamine edilmiştir.Lamine edilen bu numunelere mekaniksel etkilerini araştırmak amacı ile eğilme, yapışma ve basınç deneyleri yapılmıştır. Bu deneylerde; karaçam odununun laminasyon özelliklerine, yetişme muhitinin ve kullanılan tutkalın etkileri araştırılmıştır.Sonuç olarak; Dursunbey ile Mustafakemalpaşa'dan alınan karaçam ağaçlarının PVA bazlı D2 tutkal ile lamine edilmiş olanı eğilme ve basınç dirençleri az bir fark ile yüksek olduğu görülmüştür. Yapışma direnci sonuçlarına baktığımızda, Mustafakemalpaşa ile Simav'dan alınan karaçam ağaçlarının PVA bazlı D3 tutkalı ile lamine edilmiş olanı daha iyi sonuç verdiği görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Basınç Direnci, Eğilme Direnci, Karaçam, Laminasyon, Yapışma Direnci

KaraçamLaminasyon
Bekir Baltacı
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Alüminyum sülfatın poliüretan vernik uygulamalarında kullanımı

Bu çalışmada rastgele seçilen kayın türü ile birlikte karaçam ağaç türlerine ait numunelerin yüzeylerine alüminyum sülfat katkılı poliüretan vernik uygulaması yapılmıştır.Üst yüzey işlemleri gerçekleştirildikten sonra, numuneler üzerinde sertlik, parlaklık ve yapışma direnci değerleri tespit edilmiştir.Vernik içerisinde kullanılan alüminyum sülfat, sanayinin çeşitli alanlarında kullanılmaktadır. Alüminyum sülfatın ana kullanım alanı kağıt endüstrisidir. Kağıt üretiminin önemli bir yan maddesini temsil eder, kağıdı yapıştırırken selüloz liflerinin yapışmasını sağlar. Ayrıca vernik ve boyalarda mordan olarak kullanıldığından çalışmamıza yön verebilir düşüncesiyle tercih edilmiştir. Fakat sonuçlar ele alındığında poliüretan vernik uygulamaları için incelenen değerlerde avantajdan çok dezavantaj oluşturduğu görülmüştür.Alüminyum sülfat vernik konsantrasyonunun hazırlanması sırasında verniğe, %10, %20, %30 oranında ilave edilmiştir. Genel anlamda bakıldığı zaman %10 alüminyum sülfatın fazla bir etkisinin olmamasının yanında oran %30'a çıkarıldığında değerlerde olumsuz yönde bir değişme meydana getirmiştir. Bu da poliüretan vernik uygulamalarında alüminyumun sülfat kullanımını kısıtlı hale getirmiştir.

Sinan Sarı
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Ahşap sandalye üreten bir fabrikanın teknik ve ekonomik fizibilite çalışması

Bu çalışmada, ahşap sandalyenin seri üretimi amaçlanmış ve bu amaç doğrultusundayatırım imkanları araştırılmıştır.Fizibilite çalışmasında sırasıyla; pazar ve talep araştırması, teknoloji, kapasite vekuruluş yeri seçimi, ürün tasarımı ve projelendirme, üretim süreci, kalite kontrol politikasınınbelirlenmesi, fabrika içi düzenlemelerin yapılması, personel ihtiyacı, departmanlarınbelirlenmesi ve yatırım analizleri yapılarak teknik ve ekonomik açıdan yatırımın yapılabilirliği(fizibilitesi) araştırılmıştır.şletme teknik donanım ve imkanlarıyla seri olarak ahşap sandalye üretimigerçekleştirebilecektir. Ekonomik etkinlik ölçütleri böyle bir işletmenin yatırımcı ve ülkeekonomisi için karlı bir yatırım olduğunu göstermiştir.Anahtar Kelimeler: Ahşap sandalye, Fabrika planlama, Fizibilite, Kapasite, Taleparaştırması, Toplam kalite yönetimi, Üretim.

Ahşap mobilyaFabrika yerleşim düzenlemesiFizibilite+2
Günay Özbay
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Açık hava koşullarının ahşap malzemenin özelliklerine etkisi

Bu çalısmada; koruyucu olarak Tanalith- C (CCA) ve su itici olarak ta Protim 230WR Emprenye maddeleri kullanılmıstır. Poliüretan ve Polivinilasetat tutkalları kullanılarak, Lamine edilmis sarıçam ile Lamine edilmemis kayın ve karaçam örneklerinde mekanik deneyler yapılmıstır. Ayrıca fiziksel özelliklerde meydana gelen degisimlerde gözlemlenmistir. Lamine edilmis sarıçam örneklerinde PVA (Polivinilasetat) tutkalının kullanımının uygun olmadıgı görülmüstür. Bunun yerine mekanik özelliklere olumlu etki yapan Poliüretan tutkalı tercihen kullanılmalıdır. Emprenyeli tüm örneklerde mekanik degerlerde önemli bir degisim olmazken emprenyesiz örneklerde yüksek oranlarda kayıpların meydana geldigi görülmüstür. Bu çalısma sonucunda her iki emprenye maddesinin de yeterli koruma sagladıgı tespit edilmistir. Anahtar kelime: Ahsap, egilme direnci, basınç direnci, yapısma direnci.

Mustafa Ordu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Lamine edilmiş ahşap malzemeye deniz suyunun etkisi

Bu çalısmada; koruyucu olarak Wolmanit-CB, Korasit KS ve su itici olarak Protim 230 WR emprenye maddeleri kullanılmıstır. Tüm örnekler bir yıl süreyle deniz suyuna maruz bırakılmıstır. Epoxy ve poliüretan (PU) tutkalları kullanılarak, lamine edilmis karaçam, kestane ve larex örneklerinde mekanik deneyler yapılmıstır. Ayrıca fiziksel özelliklerde meydana gelen degisimlerde gözlemlenmistir. Sonuç olarak liflere paralel egilme direncinde, yapısma direncinde ve basınç dirençlerin hepsinde önemli degisikler görülmüstür. Bu çalısmanın sonunda üç emprenye maddesinin de agaç malzemeyi yeteri kadar korudugu görülmüstür. Anahtar kelime: agaç malzeme, basınç direnci, egilme direnci, laminasyon, yapısma direnci

Osman Perçin
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Toplam kalite yönetiminin verimliliğe etkisi-panel mobilya üreten bir işletmede çerçeve uygulama

Bu çalısmada, temel olarak toplam kalite yönetiminin verimlilige katkısının panel mobilya üreten bir isletmede çerçeve uygulama çalısması ile ortaya konulması amaçlanmaktadır. Çerçeve uygulama çalısması dahilinde, Kocadaglar A.S.'nin sırasıyla arazi, bina, insan kaynakları, makine, teçhizat envanteri arastırması yapılmıstır. Yönetim ve personelin Toplam Kalite Yönetimi konusunda egitimli olmadıgının tespit edilmesiyle, bu konuda egitime baslanmıs; söz konusu egitim on aylık bir periyotta tamamlandıktan sonra TKY uygulamasına geçilmistir. 2005 yılı Mart-Aralık dönemi ile 2006 yılı Mart-Aralık dönemlerine ait 10 aylık sürenin karsılastırılmasında; üretilen panel malzeme miktarındaki artıs (m²) %57,89, Üretim miktarındaki artıs (m²/Adam saat) %54,54, beyaz yakalı isgören sayısındaki artıs (Kisi) %56,25, mavi yakalı isgören sayısındaki artıs (Kisi) %2,27, toplam hatalı ürün miktarındaki azalma (m²) %59,25, üretim miktarına göre toplam hata oranındaki azalma %75, insan hatalarındaki azalma (m²) % 61,45, üretim miktarına göre insan hatalarındaki azalma %75,97, malzeme hatalarındaki azalma (m²) % 34,13, üretim miktarına göre malzeme hatalarındaki azalma %60, makine hatalarındaki azalma (m²) % 72,46, üretim miktarına göre makine hatalarındaki azalma %87,5 olarak tespit edilmistir. Uygulama öncesi ve sonrasındaki verilerin karsılastırılması sonucu TKY'nin verimlilige etkisinin olumlu oldugunu göstermistir. Anahtar Kelimeler: Kalite Güvence Sistemi, Kocadaglar A.S., Panel mobilya, Toplam Kalite Yönetimi, Verimlilik.

Kalite güvence sistemiToplam kalite yönetimi
Cevdet Saçlı
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
DoctorateOpen AccessTR

Ahşap esaslı duvar kaplama malzemelerinin ses geçiş kayıplarının belirlenmesi

Bu çalışmada, ahşap esaslı duvar kaplama malzemelerinin ses geçiş kayıpları araştırılmıştır. Bu amaçla, ülkemizde doğal olarak yetişen ve önemli bir ticari değere sahip olan ayrıca duvar kaplama malzemesi olarak daha çok tercih edilen ahşap malzemelerden sarıçam ( Pinus sylvestris L.), Uludağ göknarı (Abies bommulleriana), Doğu kayını (Fagus orientalis L.)ve sapsız meşe (Quercus petraea L.)ile ahşap esaslı kompozit malzemelerden yonga levha, lif levha, yonga lam, lif lam ve kontraplak kullanılmıştır. Yonga ve lif levha verniklenmeden önce meşe ve kayın ahşap kaplama ile kaplanmıştır. Masif ahşap numuneler ile kaplanmış yonga levha, lif levha ve kontraplak numunelere tek ve çift komponentli verniklerle koruyucu katman uygulanmıştır. Daha sonra bütün numuneler kalınlıkları 18 mm, çapları 29 ve 100 mm olacak şekilde ölçülendirilmiştir. Ses geçiş kayıpları geleneksel empedans tüpü kullanılarak ISO/DIS stasndart 10534 esaslarına göre belirlenmiştir.Test sonuçlarına göre; Masif ahşap numunelerde, malzemenin özgül ağırlığının yüksek oluşunun, çift kompenantlı su bazlı verniğin ve ahşap-vernik etkileşim etkilerinin ses geçiş kayıplarını olumlu yönde etkilediği tespit edilmiştir. Kompozit levha numunelerde ise, yüzey kaplama malzemesi türünün, vernik çeşidinin ve bunların etkileşim etkilerinin ses geçiş kayıplarını olumlu yönde etkilediği belirlenmiştir.Anahtar kelimeler : Ses geçiş kaybı, ahşap, su bazlı vernikler

Mustafa Selmani Muslu
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Şehirlerarası otobüs yolculuklarında yolcuların ergonomik beklentilerinin belirlenmesi

Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de otobüs ile şehirlerarası yolcuk yapan kullanıcıların görüşleri doğrultusunda ergonomik beklentileri ve tercihleri belirlemek, konfor analizini yapmak, rahatsızlıkların asıl kaynağına ulaşarak tasarımcılara öneriler sunmaktır.Araştırmanın örneklemini fiziksel özrü bulunmayan 18?75 yaş aralığında, 267 erkek ve 233 bayan olmak üzere toplam 500 kişi oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak veri toplama formu (anket), değerlendirilmesinde ise SPSS 15.0 programı kullanılmıştır. Verilerin frekans ve yüzde dağılımları yapılmış, ikili karşılaştırmalar için çapraz tablolar oluşturulmuş ve ki-kare testi uygulanmıştır.Araştırma sonuçlarına göre koltuk yerleşim ölçülerinden ve oturma yeri genişliğinden dolayı önemli rahatsızlıklar yaşandığı belirlenmiştir. Ayrıca boyun, bel ve sırt bölgeleri en fazla rahatsızlık yaşanan vücut bölümleri olduğu, yaşanan rahatsızlıkların oturuş pozisyonu farklılıklarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.

ErgonomiKoltukKonfor+3
Barış Çayır
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Renk açma işleminin termal modifikasyon yapılmış bazı ağaç malzemelere etkisi

Bu çalışmanın amacı, renk açma işleminin termal modifikasyon yapılmış bazı ağaç malzemelere etkisini belirlemektir. Bu amaçla ısıl işlem sonrası ağaç malzemede meydana gelen bazı fiziksel bozunmaları gidermek için çeşitli renk açma kimyasalları kullanarak, malzemenin doğal renk, parlaklık ve sertlik değerleri elde edilmeye çalışılmıştır. Sarıçam (Pinus Sylvestris L.), Sapsız meşe (Quercus petraea L.), Doğu kayın (Fagus Orientalis L.) ve göknar (Abies Bornmülleriana Mattf.) odunlarından hazırlanan örnekler, farklı sıcaklıklarda (140?1600C) ve farklı zaman (3-5-7 saat) periyotlarında ısıl işleme tabi tutulmuştur. Daha sonra malzeme yüzeylerine % 18 konsantrasyondaki renk açma çözeltileri Ç1 (NaOH + H2O2), Ç2 (NaSiO3 + H2O2) ve Ç3 (H2C2O4) uygulanarak, oluşan renk, parlaklık ve sertlik değişim değerleri, ASTM D 2224, EN ISO 2813 ve ASTM D 2240 standartlarına göre belirlenmiştir. Araştırma sonucuna göre; kullanılan renk açma çözeltileri ısıl işlem görmüş ağaç malzeme yüzeylerinde, renk ve parlaklık değerlerinde azalma, sertlik değerinde ise artışa yol açmıştır. Buna göre; ısıl işlem görmüş ağaç malzeme yüzeylerinde doğal renk, parlaklık ve sertlik değerlerine yakın sonuçlar elde edebilmek için Ç1 ve Ç2 çözelti grubları tercih edilmesi önerilebilir.

Memiş Akkuş
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Açık hava şartlarında bırakılmış bazı ağaç malzemelerin renk açma işlemi ile restorasyonu

Açık hava şartlarına maruz kalan korumasız ağaç malzemede fiziksel, kimyasal, biyolojik ve mikroskobik değişimler meydana gelerek yapısı ve rengi bozunmaktadır. Bu çalışmanın amacı, açık hava şartlarına maruz kalan ağaç malzemede meydana gelen bozunmaları renk açma işlemi ile restore etmek, malzemenin doğal renk, parlaklık ve sertlik değerlerini elde etmeye çalışmaktır. Bu maksatla, Sarıçam (Pinus sylvestris Lipsky), Doğu Kayını (Fagus orientalis Lipsky), Meşe (Quercus petraea Lieble) ve Kestane (Castanea sativa Mill) odunları 12 ay ASTM D-1641 esaslarına göre açık hava şartlarına maruz bırakılmıştır. Daha sonra örnek yüzeylerine %18'lik Ç1 (NaOH + H2O2), Ç2 (NaOH + Ca(OH)2), Ç3 (KMnO4 + NaHSO3 + H2O2) Ç4 (NaSiO3 + H2O2) çözelti grupları ve ticari çözelti grubu Ç5 (Cuprinol Decking Restorer- (H2C2O4 + C2H4(OH)2) ile renk açma işlemi yapılmıştır. Örneklerde oluşan renk, parlaklık ve sertlik değişimleri, ASTM D 2244-2, ASTM D 2240 ve EN ISO 2813 standartlarına göre belirlenmiştir. Araştırma sonucuna göre; açık hava şartları renk, parlaklık ve sertlik değerlerini azaltıcı, açık hava şartları sonrası uygulanan renk açma işlemi ise arttırıcı etki yapmıştır. Genel olarak, açık hava şartlarına maruz kalan ağaç malzemede meydana gelen renk, parlaklık ve sertlik bozunmalarını renk açma işlemi ile restore etmek için Ç4 çözelti grubunun uygulanması önerilebilir.Anahtar sözcükler: Açık hava şartları, renk açma, sertlik, parlaklık, renk ölçümü, restorasyon

Mehmet Karamanoğlu
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Mobilya endüstrisinde değer analizi uygulaması: sandalye örneği

Bu çalışmada bir yemek sandalyesine değer analizi uygulaması yapılması amaçlanmıştır. Değer analizi uygulaması hazırlık, uygulama ve değerlendirme basamakları ile gerçekleştirilmiştir. Hazırlık aşamasında uygulamayı gerçekleştirecek ekip oluşturulmuş ve örnek olarak kullanılacak sandalyenin seçimi yapılmıştır. Ekip tarafından belirlenen nitelikler veri toplama formuna aktarılarak daha önce örnek sandalyeyi satın alan müşterilere ulaşılmış ve en çok önem verdikleri beş nitelik belirlenmiştir. Belirlenen niteliklere göre müşterilerin tatmin düzeylerinin hesaplanabilmesi için formüller oluşturulmuştur. Uygulama aşamasında formüller vasıtasıyla niteliklerin tatmin düzeyleri ve faydaları belirlenmiştir. Sandalyenin fonksiyonları ve fonksiyon maliyetleri belirlenerek sandalye maliyet hesabı yapılmıştır. Fayda/Maliyet grafiği (grid) çizilerek maliyeti yüksek faydası düşük fonksiyonlar belirlenmiştir. Değerlendirme aşamasında maliyeti yüksek faydası düşük fonksiyonlardan yola çıkarak, sandalyenin montajlı veya demonte olması, sırt kayıt adetinin azaltılması veya arttırılması, sünger kalınlığının azaltılması veya arttırılması, ön ve yan kayıtlarda eğri veya düz parça kullanımı, ara haç kayıtı kullanma veya kullanmama, temizlenebilir kumaş kullanma veya kullanmama gibi faktörler ele alınmıştır. Alternatif sandalye modellerine Akçakoca, Cumayeri, Çilimli ve Gölyaka isimleri verilmiştir. Yeni tasarımlar uygulama basamaklarından geçirilerek değer analizine tabi tutulmuş ve elde edilen veriler örnek sandalyenin verileri ile karşılaştırmıştır. Sonuç olarak örnek sandalyenin modelinin değeri 19,73, Akçakoca modelini değeri 21,62, Cumayeri sandalye modelinin değeri 37,35, Çilimli sandalye modelinin değeri 38,59 ve Gölyaka sandalye modelinin değeri 43,84 olarak tespit edilmiştir. Bu verilere göre örnek sandalye modelinin üretiminin durdurulması ve onun yerine Gölyaka sandalye modelinin üretilmesi önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Değer Analizi Yöntemi, Mobilya Tasarımı, Sandalye tasarımı, Ürün geliştirme,

Seymen Çiftçi
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sOpen AccessTR

36-72 ay grubu okul öncesi öğrencilerinin bazı antropometrik ölçümlerinin belirlenmesi (Diyarbakır ili örneği)

Yapılan çalışma ile Diyarbakır il merkezinde bulunan anaokullarında okuyan 36-72 ay aralığında bulunan öğrencilerin antropometrik ölçülerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nden gerekli izinler alındıktan sonra velilere demografik özelliklerin belirlenmesi amacıyla anketler uygulanmış ve öğrencilerin antropometrik ölçümleri alınmıştır. Kız ve erkek öğrenci gruplarına ilişkin ayakta ve oturma pozisyonunda elde edilen verilerle ilgili istatistik analizler yapılmıştır. Çalışma kapsamında toplanan veriler için öncelikle güvenilirlik analizleri yapılmıştır. Daha sonra hangi istatistik yöntemin kullanılacağına karar verebilmek amacıyla toplanan ölçümlerin normal dağılıp dağılmadıkları %95 güven düzeyinde SPSS 21.0 istatistik paket programı aracılığı ile tespit edilmiştir. Tasarım amaçlarına yönelik parametreleri belirlemek amacıyla öncelikle elde edilen verilerin tanımlayıcı istatistikleri (aritmetik ortalama, standart sapma, varyans, minimum ve maksimum değerleri vb.) yapılmıştır. Ölçümler arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla korelasyon katsayıları belirlenmiştir. Çalışma kapsamında antropometrik ölçüler üzerinde etkili olduğu düşünülen bazı demografik özellikler ile çocukların antropometrik ölçüleri arasındaki ilişkinin varlığını tespit etmek üzere 11 adet hipotez kurulmuştur. Toplanan verilerin yapısı ve özelliklerine uygun istatistik test yöntemleri kullanılmak suretiyle hipotez testleri gerçekleştirilmiştir. Uygulanan testlerin sonuçlarına göre çocukların ay olarak yaşının tüm antropometrik veriler üzerinde etkisi olduğu, cinsiyetin, anne baba eğitim seviyesinin, kalıcı hastalığın bulunması antropometrik ölçümleri kısmen etkilediği, Ailedeki toplam çocuk sayısının, Çocuğun doğum sıralamasının, Ailede birlikte yaşayan kişi sayısının, Ailenin aylık gelirinin, Anne yaşının ve Baba yaşının antropometrik ölçüler üzerinde hiçbir etkisi olmadığı belirlenmiştir. Alınan ölçümlerden boyların ve kiloların ortalaması ile Türkiye ve Ankara ilinde yaşayan aynı yaş grubundaki öğrencilerin kilo ve boy ortalaması karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak; bu çalışmanın hem okul öncesi öğrencilerine yönelik çalışmalardan olması hem de demografik özelliklerin antropometrik ölçümler üzerine etkisini göstermesi bakımından yapılacak çalışmalara basamak olunmuş ve ülkemiz antropometrik veri bankasına katkıda bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Antropometri, Antropometrik ölçümler, Ergonomi, Okul öncesi öğrenciler

Gülşen Kaygusuz
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı ahşap esaslı levhaların oda ve gaz analiz metoduna göre formaldehit emisyonlarının belirlenmesi

Bu çalışmada, Türkiye' de üretilen bazı levhaların formaldehit emisyonlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada ham, melamin kaplanmış, PVC kaplanmış ve boyalı (beyaz poliüretan lake) 18 mm yonga levha, lif levha ve kontrplak levhalar kullanılarak oda metoduna (TS EN 717-1) ve gaz analiz metoduna ( TS EN 717-2) göre formaldehit emisyonları belirlenmiştir. Ayrıca melamin kaplı lif ve yonga levhaların da ve gaz analiz metodlarına göre zaman içinde formaldehit emisyonlarındaki değişimler tespit edilmiş ve formaldehit salınımının insan sağlığına olan etkileri vurgulanmıştır. Çalışma sonucunda; oda metoduna göre en düşük formaldehit emisyonu sıra ile boyanmış kontrplak, yonga levha ve lif levhada tespit edilmiştir. Gaz analiz metoduna göre ise formaldehit emisyonu boyanmış yonga levha, kontrplak ve lif levhada tespit edilmiştir. Ayrıca melamin kaplı yonga ve lif levhaların formaldehit emisyonlarının oda metodunda deneye başlandığından itibaren 16. günde içerisinde denge durumuna geldiği tespit edilmiştir. Gaz analiz metoduna göre de 3. aydan itibaren emisyonun azaldığı 7. ayda en düşük seviyelere geldiği tespit edilmiştir. Buna göre boyanmış yonga levha ve kontrplak düşük formaldehit emisyonundan dolayı, iç mekânda kullanılacak mobilyaların yapımında tercih edilmesi sağlık açısından önemlidir. Anahtar sözcükler: Ahşap esaslı levhalar, formaldehit emisyonu, oda metodu, gaz analiz metodu.

Murat Gündüz
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Bazı mineral lifler kullanılarak yonga levhaların yanma dayanımının artırılması

Bu çalışmada % 10, % 15 ve % 20 oranlarında cam ve taş yünü kullanılmasının yonga levhaların yanma, bazı fiziksel ve mekanik özelliklerine etkisinin belirlenmesi araştırılmıştır. Bu maksatla; levha üretiminde % 50 karaçam (Pinus nigra), % 30 Doğu Karadeniz meşesi (Quercus Pontica), % 15 titrek kavak (Populus tremula) ve % 5 atölye (piyasa) talaşı kullanılmış olup, yongalar Kastamonu Entegre A.Ş.?nin Kastamonu?daki yonga levha fabrikasından temin edilmiştir. 0,64 g/cm3 yoğunluk esas alınarak ve kullanılan tutkal miktarı sabit tutularak 14 mm kalınlığında ve 45 x 45 cm2 ebadında üre ve melamin formaldehit tutkallı, % 10, % 15 ve % 20 taş ve cam yünü katkılı toplam 70 adet yonga levha üretilmiştir. Elde edilen numunelere; yoğunluk (TS EN 323), rutubet miktarı (TS EN 322), su içinde kalınlık artışı (TS EN 317), yanma (DIN 4102), levha yüzeyine dik eğilme direnci (TS EN 310), elastikiyet modülü (TS EN 310), levha yüzeyine paralel çekme direnci (ASTM 1037), levha yüzeyine dik çekme direnci (TS.EN.319), levha yüzeyine paralel kesme (makaslama) direnci (TS 5192), yüzeye paralel ve yüzeye dik vida çekme direnci (TS EN 320 ve TS EN 13446) testleri uygulanarak sonuçlar SPSS-15 (Statistical Package for the Social Sciences) paket programı ile istatistiksel analize tabi tutulmuştur. Üretimde cam ve taş yünü kullanımı yonga levhaların yanma özellikleri ile ilgili tüm değerlerinde % 30?dan % 335?e kadar artışa ve mekanik özellikleri ile ilgili tüm değerlerinde de % 39?dan % 75?e kadar azalışa neden olmaktadır. Artış ve azalışlar doğrusal olmayıp, genelde azalan oranlıdır.

Onur Ülker
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Isıl işlemli ağaç malzemenin mobilya üretiminde uygunluğunun araştırılması ve geliştirlmesi

Bu çalışma, ağaç malzemede uygulanan ısıl işlemin üst yüzey kalite özellikleri ve tutkal yapışma direncine etkilerini belirlemek amacı ile yapılmıştır. Bu maksatla; Doğu Kayını (Fagus orientalis L.), Sapsız Meşe (Quercus petreae Lieble.), Kara Kavak (Populus nigra L.), Sarıçam (Pinus sylvestris L.) ve Uludağ Göknar?ı (Abies bornmülleriana Mattf.) odunlarından TS 2470 ve TS 53?e göre hazırlanan örnekler 165°C, 175°C sıcaklık ve 2, 4 saat süre ile toplam 4 varyasyonda sıcaklığı ±1°C duyarlıkta kontrol edebilen fırında normal atmosfer ortamında ısıl işleme tabi tutulmuştur. Üstyüzey işlemi için örnekler, ASTM-D 3023?e göre Sentetik, parke ve su bazlı verniklerle kaplandıktan sonra vernikli yüzeylerde TS 4318?e göre yüzey parlaklığı, ASTM D-2244-02?e göre renk değişimi, ASTM D-4366?ya göre yüzey sertliği ve verniklerin yüzeye yapışma dirençleri ASTM D-4541 ve TS EN 24624?e göre tespit edilmiştir. Yapışma direnci için BS EN 204?e göre hazırlanan örneklere, PVAc ve montaj Üre formaldehit tutkalı sürülmüş ve BS EN 205?e göre yapışma direnci belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; Yüzey sertliği en yüksek su bazlı vernik uygulanmış 175/2 (°C/Saat) ısıl işlemli göknarda (38,20), en düşük sentetik vernik uygulanmış 165/4 (°C/Saat) ısıl işlemli meşede (12,10) elde edilmiştir. Toplam renk değişimi en yüksek sentetik vernik uygulanmış 175/2 (°C/Saat) ısıl işlemli kara kavakta (60,96), en düşük su bazlı vernik uygulanmış 165/2 (°C/Saat) ısıl işlemli sarıçamda (10,95) elde edilmiştir. Liflere dik parlaklık en yüksek sentetik vernik uygulanmış 175/4 (°C/Saat) ısıl işlemli sarıçamda (89,99), en düşük parke verniği uygulanmış 165/2 (°C/Saat) ısıl işlemli kayında (24,72) elde edilmiştir. Liflere paralel parlaklık en yüksek sentetik vernik uygulanmış 175/4 (°C/Saat) ısıl işlemli sarıçamda (94,24), en düşük parke verniği uygulanmış 165/2 (°C/Saat) ısıl işlemli kayında (25,02) elde edilmiştir. Yüzey yapışma direnci en yüksek sentetik vernik uygulanmış 165/2 (°C/Saat) ısıl işlemli kayında (4,833), en düşük parke verniği uygulanmış 175/4 (°C/Saat) ısıl işlemli göknarda (0,9906) elde edilmiştir. Yapışma direnci en yüksek PVAc?li 165/2 (°C/Saat) ısıl işlemli kayında (13,69), en düşük montaj üre formaldehit tutkallı 175/4 (°C/Saat) ısıl işlemli kavakta (1,319) elde edilmiştir. Buna göre, Mobilya ve dekorasyon uygulamalarında, Liflere dik ve paralel parlaklık, yüzey sertliğinin yüksek olmasının istendiği yerlerde 175/2 ve 175/4, toplam renk değişimi değerinin düşük olması istenen yerlerde 165/2, vernik yapışma ve tutkal yapışma direncinin yüksek olmasının istendiği yerlerde 165/2 (°C/Saat) ısıl işlem çeşidinin kullanılması önerilebilir.

Ahmet Cihangir Yalınkılıç
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

XV. Louıs ve XVI. Louıs stili mobilyalarının genel özelliklerinin ve günümüzdeki örneklerinin incelenmesi

Bu çalışmada, XV. Louis ve XVI. Louis stili mobilyalarının genel özellikleri ve günümüzdeki örnekleri incelenmiştir. XV. Louis ve XVI. Louis stili mobilya tasarımları genel özellikleri, üretim yöntemleri ve tasarımı etkileyen kavramlar açısından ele alınarak günümüzdeki örnekleri ile karşılaştırılmıştır. Literatür araştırması olarak yürütülen bu çalışmada XV. Louis ve XVI. Louis stili mobilya tasarımları ile ilgili tezler, kitaplar, dergiler, makalelerden yararlanılmış, fotoğraflar ve mobilya katologları ile görsel anlatım desteklenmiştir. Sonuç olarak, günümüzde yapılan üretimlerde; XV. Louis ve XVI. Louis stili mobilya tasarımlarının özelliklerini tam olarak yansıtmayan, daha az maliyete sahip, estetik ve ergonomik olmayan örneklere de rastlanmaktadır. Mobilya tarihinde önemli yer tutan XV. Louis ve XVI. Louis stili mobilyaların aslına uygun örneklerle güncel ileri teknolojilerin yardımıyla üretilmesinin tüketiciler ve mobilya sektörü için yararlı olacağı düşünülmektedir.

Yeliz Öztürk
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Döşemeli mobilya sanayiinde işletme ölçeğine göre üretim teknolojilerinin incelenmesi (Ankara - Kayseri örneği)

Bu çalışmanın amacı, Türkiye döşemeli mobilya sanayisinde Orta Anadolu Bölgesinin mobilya sektöründe gelişmiş olan Ankara ve Kayseri illerindeki işletmelerin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu illerdeki döşemeli mobilya üreten işletmelerin işletme büyüklüklerine göre üretim teknolojilerine yönelik karşılaştıkları sorunların belirlenmesi ve çözüm önerileri getirilmesi amaçlanmıştır. Bu nedenle, Ankara ve Kayseri illerinde tesadüfi olarak seçilen 55 adet işletmede anket uygulanarak ve gözlemler yapılarak işletmelerin yaşamış oldukları sorunlar belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, işletmelerin büyüklükleri, hukuki yapıları ve bulundukları ilin özellikleri bakımından, işletmelerin karşılaştıkları teknolojik sorunların da değiştiği tespit edilmiştir. Buna göre; küçük, orta ve büyük ölçekli işletmelerin yaşamış oldukları teknolojik sorunların başında barkodlama sistemi eksikliği ve üretimde bant sistemi kullanım eksikliği gelmektedir. İşletme ölçeği küçüldükçe bu sorunun daha da arttığı belirlenmiştir. İşletmelerin hukuki durumları bakımından yapılan değerlendirmede, teknolojik bakımdan en fazla yaşanan sorunun yine barkodlama sistemi eksikliği ve üretimde bant sistemi kullanım eksikliği olduğu tespit edilmiştir. İşletmelerin yeni (güncel) teknolojiyi kullanım durumları bakımından yaşamış oldukları teknolojik sorunlara göre yapılan değerlendirmede, işletmelerin en fazla, üretimde bant sistemi kullanım eksikliği, barkodlama sistem eksikliği ve nitelikli işgücü eksikliği sorunlarını yaşadıkları belirlenmiştir. İşletmelerin bulundukları iller bakımından yaşamış oldukları teknolojik sorunlara göre yapılan değerlendirmede ise, Ankara ilindeki işletmelerin Kayseri ilindeki işletmelere göre en fazla üretimde bant sistemi kullanım eksikliği, barkodlama sistem eksikliği ve nitelikli işgücü eksikliği sorunlarını yaşadıkları tespit edilmiştir.Sonuç olarak; işletmelerin yaşamış oldukları teknolojik sorunları en aza indirebilmeleri için yeni (güncel) teknolojik gelişmeleri yakından takip etmeleri gerektiği sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler : Dö?emeli mobilya, Teknoloji, Üretim

Yusuf Alperen Şişman
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Ayak kayıt birleştirmede kırlangıçkuyruğu diş açısının basma ve çekme performansına etkisi

Bu çalışma, mobilya ayak kayıt birleştirilmesinde uygulanan tekniklerden kırlangıçkuyruğu dişli birleştirmelerin çeşitli diş açılarında hazırlanmasının diyagonal basma ve diyagonal çekme performansına etkilerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bu maksatla Doğu kayını (Fagus orientalis Lipsky), sapsız meşe (Quercus petreae Lipsky) ve sarıçam (Pinus sylvestris Lipsky)'dan hazırlanan örneklere, 75º, 78º, 81º ve 84º 'de diş açıldıktan sonra polivinilasetat (PVAc) ve polimarin (D-VTKA) tutkalları ile elde edilen birleştirmeler ASTM-D 1037 esaslarına uyularak diyagonal basma ve diyagonal çekme deneyi uygulanmıştır. Buna göre; Ağaç türü, birleştirme tekniği ve tutkal çeşidi etkileşimi bakımından diyagonal basma direnci en yüksek DK+P+II'de (0,5067 N/mm2), en düşük S+D+IV'de (0,208 N/mm2), diyagonal çekme direnci en yüksek M+P+II'de (1,184 N/mm2), en düşük S+D+V'de (0,2687 N/mm2) bulunmuştur. Basma ve çekme direnci bakımından 78º kırlangıçkuyruğu dişli birleştirme tekniği ile PVAc tutkalı sandalye ön ayak - kayıt birleştirmesinde avantaj sağlayabilir.Anahtar kelimeler : Kırlangıçkuyruğu, ayak kayıt birle?tirmeler, diyagonal basınç ve çekme, Doğu kayını, sapsız me?e, sarıçam, di? açısı, PVAc, D-VTKA

Doğu kayınıSapsız meşeSarıçam
Mehmet Güneş
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Isıl işlemli ahşap lamine panellerin akustik özelliklerinin belirlenmesi

Bu çalışmada, ısıl işlemli ağaç malzemelerden üretilmiş lamine panellerin ses yutma (absorpsiyon) katsayısı değerleri araştırılmış ve ısıl işlemin ahşap lamine panellerin ses yutma katsayısı değeri üzerindeki etkisi tespit edilmiştir. Bu maksatla, sarıçam (Pinus sylvestris L.), Uludağ göknarı (Abies bommulleriana Mattf.), iroko (Chlorophora excelsa) odunları ve TS 64-5 EN 622-5' e uygun 18 mm kalınlığında MDF tercih edilmiştir.Ahşap kontra-lamine paneller, yüz katmanlarında ısıl işlemsiz ve işlemli (185 oC' de 2 saat) sarıçam ve iroko, orta katmanda ısıl işlemsiz Uludağ göknarı, çift bileşenli Polivinil asetat (PVAc-D4) tutkalı ile yapıştırılarak ısıl işlemsiz ve işlemli paneller elde edilmiştir. Paneller ve MDF' nin, bazı fiziksel ve mekanik özellikleri belirlenmiştir. Panellerin ses yutma katsayısı değerleri düz yüzeyli ve delikli olmak üzere iki farklı yüzey şeklinde, E 70 (hava boşluklu) ve E 70+ (taş yünü dolgulu) olmak üzere iki farklı montaj tipinde TS EN ISO 354 esaslarına göre belirlenmiştir.Sonuç olarak; ısıl işlemin, ahşap lamine panellerin fiziksel ve mekanik özelliklerini belirli oranlarda düşürdüğü bununla birlikte panellerin ses yutma katsayısı değerlerini belirli oranlarda artırdığı tespit edilmiştir. Isıl işlemin ses yutma katsayısına etkisi, panellerin yüzey özelliklerine, montaj tiplerine ve frekansa bağlı olarak değişmekle birlikte; düz yüzeyli, hava boşluklu E 70 montaj tipinde ve 1000 Hz' de %60' lık oranla en yüksek artış elde edilmiştir. Düz yüzeyli panellerde en yüksek ses yutma katsayısı değerleri 160 Hz' de, delikli panellerde 500 Hz' de elde edilmiştir.Isıl işlemli ahşap panellerin mekanik özelliklerinin düşük olmasına karşın; boyutsal kararlılık ve ses absorpsiyon katsayısı değeri gibi fiziksel özelliklerindeki iyileşmeler, ısıl işlemli panellerin kullanım alanını genişletmektedir. Tiyatro, opera salonları, konferans ve toplantı salonları, kapalı yüzme havuzları, spor salonları ve açık hava mekanlarında akustik tasarım materyali olarak kullanılması önerilebilir.

Suat Ayan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Isıl işlemin lamine ahşap malzemenin bazı teknolojik özelliklerine etkilerinin incelenmesi

Bu çalışmada, lamine edilmiş ağaç malzemeye uygulanan ısıl işlemin, bazı teknolojik özelliklere etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır.Bu amaçla, Doğu kayını (Fagus orientalis L.), sapsız meşe (Quercus petraea L.) sarıçam (Pinus sylvetsris L.) ve karakavak (Populusnigra L.) odunlarından kesilmiş, 2 mm kalınlığındaki papel kaplamalar, TS EN 386 esaslarına göre Polivinilasetat (PVAc) D4, Poliüretan (PU) ve Melamin Formaldehit (MF) tutkalları ile yapıştırılarak 20 mm kalınlığında lamine ağaç malzeme elde edilmiştir. Daha sonra bu lamine ağaç malzemelere Thermowood yöntemine göre 185 ve 212 ºC'de 2 saat, toplamda ise 38 saat süren, sıcak buhar koruması altında ısıl işlem uygulanmıştır. Lamine edilmiş ve ısıl işlem uygulanmış levhalardan, TS 2472'ye göre hava kurusu ve tam kuru yoğunluk, TS 2474'e göre eğilme direnci, TS 2478'e göre eğilmede elastikiyet modülü, TS 2595'e göre liflere paralel basınç direnci, TS EN 13446'ya göre liflere dik (radyal kesit) ve paralel (enine kesit) vida çekme direnci, liflere dik (radyal kesit) ve paralel (enine kesit) kavela tutma direnci, TS 2479'a göre Brinell sertlik direnci, TS 4084'e göre boyutsal değişim, TS EN 205 göre yüzeye paralel yapışma direnci, TS EN 205 ve TS 2476'ya göre yüzeye dik yapışma direnci ve ASTM E 160?50'ye göre yanma performanslarını belirlemek için deney örnekleri hazırlanmış ve ısıl işlem ve kontrol grubu örnekleri karşılaştırmalı olarak araştırılmıştır.Bu testlerin sonuçlarına göre; ısıl işleme tabi tutulan örneklerde, fiziksel özelliklerden hava kurusu ve tam kuru yoğunluklarda azalmalar meydana gelirken, % 40 oranında boyutsal stabilizasyon sağlanmıştır. Mekanik özelliklerde sıcaklığa bağlı olarak direnç kayıpları gerçekleşirken, sıcaklık yükseldikçe direnç kayıplarıda artmıştır. Teknolojik özelliklerden sertlik değerlerinde artan sıcaklığa bağlı olarak düşüşler kaydedilirken, ısıl işlemli örneklerin yanma performansları genel olarak daha iyi sonuçlar vermiştir.Sonuç olarak; yoğunluğu yüksek olan Doğu kayını ve sapsız meşenin, tutkal çeşidinde ise melamin formaldehit (MF) tutkalının daha iyi sonuçlar verdiği tespit edilmiştir. Bu nedenle özelliklede mekanik performansın önemli olduğu uygulamalarda, ısıl işlem uygulanmış lamine ağaç malzemenin kullanılması durumunda, yoğunluğu yüksek olan türlerin tercih edilmesi, tutkal çeşidi olarak MF tutkalının kullanılması önerilebilir. Ayrıca ağaç malzemelerdeki gerçekleşen direnç kayıplarının minimize edilebilmesi ve varolan özelliklerin daha da iyileştirilebilmesi için farklı ısıl işlem uygulama yöntemlerinin araştırılması önerilebilir.

Ağaç malzemeler
Osman Perçin
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Kerkük ve Bağdat Osmanlı dönemi mimarisinde ince yapı elemanlarının analizi

Bu çalışmada Kerkük ve Bağdat yörelerinde bulunan Osmanlı dönemine ait mimari eserlerdeki ince yapı unsurlarının analizi ve mevcut durumlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla Kerkük ve Bağdat'ta yer alan Osmanlı Dönemine ait 41 mimari eser inceleme kapsamına alınmıştır. Araştırmanın verileri fotoğraf, çizim ve anket tekniği ile toplanmıştır. Sonuçta; ahşap kapıların ve pencere doğramalarının çoğunluğunun kullanılamaz durumda olduğu, yapı sıvalarının çoğunluğunun dökük durumda olduğu, iç elemanların taşıyıcı malzemelerinde rutubetin var olduğu, yapıların dış görünüşlerinin ve üst yüzeylerinin kötü durumda olduğu, Osmanlı kitabelerinin korunma şartlarının kötü olduğu, duvar ve zeminlerin çatlak ve dökük olduğu saptanmıştır. Kolon ve kirişlerin ise oldukça sağlam ve dik durumda olduğu belirlenmiştir. İnce yapıların olumsuz durumlarının bakımsızlık, bölgede yer alan savaş nedeniyle olduğu, gerekli özenin gösterilmesi ve restorasyon çalışmalarının yapılmasıyla ince yapı unsurlarının eski hallerine getirilebilmesinin mümkün olacağı, ayrıca; bu çalışmada yer alan iç mekan çizimlerinin ve fotoğrafların gelecekte yapılacak restorasyon çalışmalarında kaynak niteliği taşıyacağı düşünülmektedir.

Mehmet Sarıkahya
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Ahşap ve plastik kavelalı kutu mobilya birleştirmelerinin mukavemet özellikleri

Bu çalışmada, plastik kavela ile birleştirilmiş, yonga levha (YL) ve orta yoğunlukda lif levhadan (MDF) üretilmiş 1/1 ölçekli kutu tipi mobilya birleştirme elemanlarının mukavemet özellikleri araştırılmıştır. Deneylerde 16 ve 18 mm kalınlığında ahşap esaslı levhalar kullanılmıştır. L ve H tipi kutu konstrüksiyonlu mobilya birleştirme elmanlarında kavelalı birleştirme tekniği uygulanmış, 8 mm çapında ve 30 mm boyunda doğu kayını (Fagus orientalis L.) ve plastik kavelalar kullanılmıştır. Birleştirmelerde yapıştırıcı olarak poliüretan tutkalı kullanılmıştır. Tutkal sadece kavela yüzeylerine sürülmüş ve levhaların birbirlerine temas eden birleştirme arakesit yüzeylerine yağlı kağıt konularak sadece kavelaların yapışması sağlanmıştır. L ve H-tipi birleştirme elemanları, kullanımları sırasında etkisinde kalabilecekleri kritik yükler göz önüne alınarak statik yük altında diagonal basınç, diagonal çekme ve kesme (makaslama) deneylerine tabi tutulmuştur. Çekme, basınç ve kesme deneyleri sonucunda, en yüksek mukavemeti 18 mm MDF'den üretilmiş ve doğu kayını kavela ile birleştirilmiş deney örnekleri göstermiştir. Plastik kavelalar mukavemet açısından yeterli bulunmamıştır. Kavelalı birleştirmelerde doğu kayını kavelaların kullanılması tercih edilmelidir. Ayrıca, 18 mm MDF 16mm MDF den, 18mm YL 16mm YL dan daha yüksek mukavemet değerleri vermiştir.

Ekrem Deniz
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Panel mobilya üretiminde kapasite esaslı alan gereksinimi yaklaşımı ile stok alanları analizi

Bu çalışmada panel mobilya üreten işletmelerin hammadde ve malzeme depolarında yaşanan sorunlar ve bu sorunların depolama faaliyetlerine etki seviyelerinin işletme büyüklüğü, üretilen mobilya türü, malzeme temin periyodu, depo alanı ve depo büyüklükleri gibi işletmelerin yapısal özelliklerine göre değişip değişmediği araştırılmıştır. Ayrıca analitik yollarla kapasite- depo alanı- depo hacmi ilişkileri de ortaya konmuştur.İşletmelerin yapısal özelliklerinin stok alanlarında yaşanan sorunlara etkisinin belirlenebilmesi için bir anket hazırlanmış ve anket, Ankara'da faaliyet gösteren 19 işletmeye uygulanmıştır. Anketten elde edilen verilerin analizinde varyans analizi kullanılmıştır.Analiz sonucunda elde edilen bulgulara göre işletmelerin ana malzeme depolarında yaşanan en etkili sorun ?Ürün çeşitliliğinin fazlalığı? olurken, yardımcı malzeme depolarında Sınıflandırma sorunları ve sonuç ürün depolarında ?Hacim yetersizliği? en etkili sorunlardır. İşletmelerin yapısal özelliklerine göre sorunlar ve etki seviyeleri değişmekle beraber öne çıkan sorunlar genelde Yetersiz depo alanı/hacmi kaynaklı sorunlardır. Depolarda genellikle ürün çeşidi fazlalığından, ürün parti büyüklüğü azlığından alan/hacim yetersizliğinden ve kalifiye eleman eksikliğinden kaynaklanan sorunlar öne çıkmaktadır.Panel mobilya üreten işletmelerde alansal ve hacimsel verimliliği artırmak ve bu yönde yaşanan sıkıntıları gidermek için analizler yapılmıştır. Ana malzeme hammadde depolarındaki levha istif birimleri depo hacmine göre düzenlenebilir. İstif biriminin kontrolü ve yer değiştirmesi esnasında levhaların zarar görmemesi için diziler ve adalardaki istif birimleri arasında 30?50 cm boşluk bırakılır. Ayrıca istifler arasında forkliftin rahat hareket etmesi amacıyla istif dizisi oluşturulur, iki paralel istif dizisi, iki ada veya istif dizisi ? ada arasında 4 m'lik yollar bırakılır. İstif yükseklikleri depo yüksekliklerine bağlı olarak 6 m'ye çıkabilir. Değişik varyanslarda yapılan analizlere göre alan verimliliği ortalama %25 olurken hacim verimliliği %20 olarak tespit edilmiştir. Bu durumda hedeflenen üretim kapasitesi için gerekli alan ve hacim değerleri bu oranlarla tespit edilebilmektedir.Ara ürün depolarında ise parça istifi konveyör ya da palet üzerine yapılmaktadır. İşlem basamakları arasındaki ara ürün miktarının tümünü alabilecek istifleme alanına ihtiyaç duyulmaktadır. İlk işlem basamağı olan levha kesim makinesinden sonra ortalama olarak 2 günlük ara ürünün depolamak için yeterli konveyör ya da palete ihtiyaç duyulur. En sık kullanılan 18 mm'lik malzeme için 1 adet palete 41,5 m² levha düşerken, 1 m konveyöre 31 m² malzeme düşmektedir. Mevcut ya da hedeflenen kapasiteye göre her bir işlem basamağının (makinenin) yakınına gerekli istif alanı ayrılmalıdır.Sonuç ürün deposunda ortalama olarak 1,5 m derinliğinde 5 m yüksekliğinde sırt sırta raf sistemi olan bir işletmede rafların doluluk oranı %70, ambalaj içerisindeki boşluk oranı %20 kabul edildiğinde 8.4 m³ net hacim olmaktadır. İşletmelerde en sık işlenen panel malzeme kalınlığı olan 18 mm için 1 m genişlikteki rafa 466 m² panel malzeme düşmektedir. Bir aylık üretim kapasitesine göre ne kadar raf sistemi yaptırılacağı ortaya çıkmaktadır.Yardımcı malzeme deposundaki raf derinlikleri depolanacak ürünlerin standart ölçülerine göre belirlenebilir. Örneğin kullanılan rayların kutu ölçülerinin eni ve yüksekliği sabit olurken boy ölçüleri değişmektedir. Bu durumda sabit olan ölçülerine göre derenliği ayarlanmış bir raf sisteminde kullanılan hacim verimliliği yüksek olacaktır. Aynı durum vida ve menteşe kutuları içinde geçerli olmaktadır.

Derya Çetinkol
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Emprenye işleminin gizli zıvanalı ahşap birleştirmenin performansına etkisinin deneysel olarak incelenmesi

Bu çalışma, emprenye işleminin gizli zıvanalı birleştirmenin diyagonal çekme ve basınç performansına etkilerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bu maksatla Sarıçam (Pinus sylvestris L.), Kızılçam (Pinus brutia Ten), Sedir (Cedrus Libani A. Rich)' den gizli zıvanalı örnekler hazırlanmıştır. Bu örneklerin A ve B elemanları tutkallı bağlantıdan önce ve sonra basınç-vakum ve daldırma metotları ile Tanalith E emprenye tatbik edilmiştir. Emprenye işleminden sonra örneklerin A ve B elemanları PVAc ve poliüretan (D-VTKA=Desmodur-Vinil trieketonol acetate) tutkalları ile birleştirilmiştir. Hazırlanan örneklere ASTM-D 1037 esaslarına uyularak diyagonal basınç ve diyagonal çekme deneyi uygulanmıştır.Sonuç olarak, en yüksek diyagonal çekme performansı; malzeme türü bakımından kızılçamda (5350,5 N), tutkal çeşidi bakımından VTKA tutkalında (5003 N), işlem çeşidi bakımından işlem görmüş örneklerde vakumlu emprenyeden önce tutkallamada (4918,333 N), malzeme ? tutkal ? işlem çeşidi üçlü etkileşiminde kızılçam ? VTKA tutkalı ? emprenyeden önce tutkallanmış örneklerde (5745 N) elde edilmiştir. Diyagonal basınç performansı sonuçları, diyagonal çekmede elde edilenlere yakın bulunmuştur. Genel olarak her üç ağaç türünde ve iki tutkal çeşidinde emprenye işleminin %5-10 arasında yapışma performansı azalttığı tespit edilmiştir.Buna göre çerçeve sistemli mobilya köşe birleştirmelerde, diyagonal basınç ve çekme performansı bakımından; ağaç malzeme olarak kızılçam, tutkal olarak D-VTKA önerilebilir.

Mehmet Çoban
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Çerçeve konstrüksiyonlu mobilya birleştirmelerinde farklı tekniklerin mukavemet özelliklerinin karşılaştırılması

Bu çalışmada, farklı birleştirme teknikleri ve ağaç türleri üzerinde çerçeve tipi birleştirmelerinin boyuna çekme, diyagonal basınç, diyagonal çekme, T-tipi çekme ve T-tipi eğilme numunelerinin mukavemet özelikleri araştırılmıştır. Ağaç malzeme olarak, Doğu kayını (Fagus orientalis Lipsky), sarıçam (Pinus sylvestris Lipsky), meşe (Quercus borealis Lipsky), kestane (Castanea sativa) ve ceviz (Junglans regia) odunları kullanılmıştır.Denemelerde, öncelikle kullanılan ağaç malzemelerin gerekli bazı fiziksel ve mekanik özellikleri belirlenmiştir. Malzemelerin rutubet ve yoğunluk gibi fiziksel özellikleri, liflere paralel çekme, liflere paralel basınç, liflere paralel kesme, liflere dik eğilme ve elastikiyet modülü gibi mekanik özellikleri ilgili standartlara uygun olarak belirlenmiştir. Ayrıca, malzemelerin liflere paralel ve dik yöndeki kavela tutma direnci ve vida tutma mukavemetleri de belirlenmiştir.Deney örnekleri I-tipi, L-tipi ve T-tipi olmak üzere üç faklı formda hazırlanmıştır. Birleştirme çeşidi olarak; zıvanalı, kavelalı, vidalı, maksifiksli ve minifiksli birleştirmeler seçilmiştir. Tutkallı birleştirmelerde (zıvanalı, kavelalı) yapıştırıcı olarak polivinilasetat (PVAc) ve poliüretan (Pu) tutkalı kullanılmıştır.Deneyler sonucunda, tüm birleştirme elemanları ve tekniklerinde genellikle Doğu kayını ve ceviz diğer ağaç türlerine üstünlük sağlamışlardır. En düşük değerler ise kestane ve sarıçamda elde edilmiştir. Birleştirme tekniklerinden en iyi sonucu zıvanalı birleştirme verirken, en düşük sonuçlar maxifiks ve minifiksli birleştirmelerde elde edilmiştir. Tutkallı birleştirmelerde de polivinilasetat tutkalı, poliüretan tutkala göre, zıvanalı birleştirme kavelalı birleştirmeye göre çok daha iyi sonuçlar vermiştir. Gerinim ölçerler kullanılarak yapılan kavelalı birleştirmeli deney örneklerinde teorik olarak hesaplanan sonuçlara yaklaşılmış, zıvanalı birleştirme uygulanmış deney örneklerinde ise yaklaşılamamış olup hata katsayıları belirlenmiştir.Araştırma sonucunda yapılan deneylerin mobilya mühendisliğinin önemli kademelerini oluşturduğu düşünülerek, deneyler sonucunda elde edilen verilerin kullanım esnasında doğabilecek mukavemet zaaflarının önceden görülmesine yardımcı olacağı ve böylece kullanımı esnasında uğrayacağı hasarlar hakkında fikir verebileceği anlaşılmıştır. Araştırmadan elde edilen sayısal veriler ile ileriki çalışmalarda, ağaç malzemelerin çeşitli birleştirme teknikleriyle ve değişik mukavemet elemanlarında denenmesi, daha sonra da üretilen 1/1 ölçekli prototipler üzerinde performans deneylerinin yapılması önerilebilir. Bu tür bilimsel ve sistemli yaklaşımlar sayesinde uygun malzemelerin uygun alanlarda kullanımı teknik açıdan standartların yükselmesine, ekonomik bakımdan malzeme ve işçilik tasarrufu ile rekabetçi yapıda ilgili işletmelere üstünlük sağlayacağı ifade edilebilir.

Kubulay Çağatay
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Huzurevlerinde yaşlı ve engelli bireylerin (tekerlekli sandalye kullanıcıları) yaşamsal kalitesinin irdelenmesi, sorunların tespiti ve çözüm önerileri

21. yüzyılın Türkiye'sinde 8 milyondan fazla engelli, 65 yaş ve üzeri 5 milyon insan yaşamaktadır. Herhangi bir fiziksel engelleri olmasa da ?yaşlı? olarak nitelendirilen bireyler ileri yaşlarının getirdiği sağlık sorunları nedeniyle günlük yaşamlarında engellerle karşılaşmaktadırlar. Hem İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi yer alan ?Yaşam,özgürlük ve kişisel güvenlik her insanın hakkıdır? ifadesi hem de T.C Anayasası'nın 2., 12. ve 61. Maddelerinde yer alan ?Türkiye Cumhuriyeti, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir?, ?Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz,devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir?, ?Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatınaintibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır. Bu amaçlarla gerekli teşkilat ve tesisleri kurar veya kurdurur? ifadelerine göre engelli bireyler engelsiz bireyler ile aynı yaşam haklarına sahip olmakla birlikte engelli bireylerin yaşam haklarının verilmesi, yaşam kalitesinin sağlanması ve korunması devletin görevidir. Bu bağlamda Türkiye Cumhuriyeti Devleti, yaşlı ve özürlü vatandaşları korumak ve topluma intibaklarını sağlamak amacıyla rehabilitasyon merkezleri kurmuştur. Devlet, bu merkezler vasıtasıyla fiziksel engelli ve yaşlı bireylerin her türlü fiziksel ihtiyaçlarının giderilmesi, sosyal imkânlar tanınarak fiziksel engelli ve yaşlı vatandaşların toplum içerisinde hak ettikleri yeri almasına yani toplum içerisinde ?aktif ve bağımsız olarak? var olmalarını amaçlamıştır.Buradan hareketle Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin rehabilitasyon merkezlerinin görevlerini belirlediği ve düzenlemeler ile karşılaşılan bürokratik sorunların, eksikliklerin giderilmesine yönelik tedbirlerin alındığı söylenebilir.Bu çalışmada rehabilitasyon merkezlerinde yaşayan fiziksel engelli ve yaşlı bireylerin yaşam kalitesine yönelik karşılaştıkları sorunların saptanması ve bu sorunların çözümüne yönelik önerilerin getirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda ilk olarak anket ve gözlemler yapılarak sorunlar tespit edilmiş ve analizleri değerlendirme kapsamına alınmıştır. Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK) bünyesinde hizmet veren Yaşlı Bakım Huzurevi ve Rehabilitasyon Merkezlerinde yaşayan yaşlı ve engelli bireyler ve burada çalışan personelin, a) mobilya ve donatı elemanları b) yaşam alanı özellikleri, c) sosyal etkinlik alanları, d) personelin çalışma ortamları, e) merkezin mimarisi ve konumunda sorunlar yaşadıkları tespit edilmiştir.

HuzurevleriYaşam kalitesiYaşlılar
Abdurrauf Tuncer
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Günümüz orta ve üst sosyo ekonomik düzey apartman konutlarının antre, mutfak ve banyolarında depolama kapasiteleri üzerine bir araştırma

Bu araştırmada günümüz orta ve üst sosyo-ekonomik düzey (SED) apartman konutlarında yaşayan kullanıcıların antre, mutfak ve banyolarında gereksinim duydukları günlük ve uzun süreli kullanımlar için gereken dolap hacmi miktarları ve bu mekanlarda yer alan iç mekan donatım elemanlarının depolama kapasite yeterliliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaca uygun olarak hazırlanan anket formu, Ankara ilinin OSED'i temsil eden Eryaman bölgesi ile ÜSED'i temsil eden Çankaya bölgesindeki 3+1 ve 4+1 konutlarda oturan toplam 235 kullanıcıya uygulanarak veriler toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde, SPSS 15.0 paket programı kullanılmıştır. Sonuçta; kullanıcıların uzun süreli kullanımlar için antre, mutfak ve banyolarında gereksinim duydukları dolap hacmi miktarlarında yaş değişkeninin; antrede günlük ve uzun süreli kullanımlar için gereksinim duydukları dolap hacmi miktarlarında konut tipi değişkeninin etkili olduğu saptanmıştır. Kullanıcıların; 45 ve üzeri yaştan sonra antrelerinde ve mutfaklarında yaş artışlarına paralel olarak da banyolarında gereksinim duydukları uzun süreli dolap hacmi ihtiyaçlarının azaldığı, 3+1 konut tipinde oturan kullanıcıların 4+1 konut tipindeki kullanıcılara göre antrelerinde daha fazla dolap hacmine ihtiyaç duydukları belirlenmiştir. İç mekân donatım elemanlarının depolama kapasitelerinin yeterliliklerinin değerlendirilmesinde ise antrede; kullanıcı sayıları ve mülkiyet değişkenlerinin, banyoda; eğitim seviyesi, kullanıcı sayıları, mülkiyet, SED, konut tipleri-SED değişkenlerinin etkili olduğu saptanmıştır. Ayrıca; banyodaki dolap hacimlerini ÜSED kullanıcıların daha yeterli değerlendirdikleri belirlenmiştir. ÜSED konut banyolarının OSED konut banyolarına göre mimari açıdan daha büyük planlanmış olmasının kullanıcıların SED'lerine göre depolama hacimlerini değerlendirmelerini farklılaştırdığı düşünülmektedir.Anahtar Kelimeler : Depolama, antre, mutfak, banyo

Oğuzhan Uzun
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Çeşitli malzemeler ile desteklenmiş ahşap lamine elemanların direnç özellikleri

Bu çalışmada, çeşitli malzemelerle desteklenmiş ahşap lamine elemanların bazı fiziksel ve mekanik özellikleri araştırılmıştır. Bu amaçla; ülkemizde yaygın olarak kullanılan sarıçam (Pinus sylvestris L.) odunundan hazırlanmış papel kaplamaları 9 katmanlı olarak lameller arasına destek elemanları (sıva altı filesi, fiber tel file, alüminyum tel file) yerleştirilip PVAc-D3 tutkalı ile yapıştırılmıştır. Hazırlanan örneklerin yoğunluk, eğilme, eğilmede elastikiyet modülü, basınç ve yapışma dirençleri belirlenmiştir. Deney sonuçlarına göre; destek malzemeleri örneklerin eğilme direncini, esnekliğini, basınç direncini artırmış, yapışma direncini ise azaltmıştır.

Lamine malzeme
Can Şeker
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Üniversite eğitim yapılarının iç mekânlarında kullanılan renk ve ışığın mekânsal algılama ve yön bulmaya etkileri

Bu çalışma üniversite eğitim yapılarının iç mekânlarında kullanılan renk ve ışığın mekânsal algılama ve yön bulma üzerindeki etkilerine odaklanmaktadır. Karmaşık planlı ve birbirini tekrar eden mekânlara sahip yapılarda yaşanan sorunların, mekân rengi, aydınlık düzeyi ve ışık renk sıcaklığı değişkenleri kullanılarak nasıl çözülebileceği araştırılmıştır. Renk ve ışık değişkenleri kullanılarak, mekânsal okunabilirliği yüksek, kullanıcılar tarafından rahat algılanabilen iç mekânların oluşturulması hedeflenmektedir. Bu amaçla; belirlenen renk, ışık ve ışık renk sıcaklığı değişkenleri kullanılarak görsel gerçekçiliği sağlanmış, masaüstü sanal gerçeklik ortamı oluşturulmuştur. Deney 102 üniversite öğrencisiyle gerçekleştirilmiştir. Deneklerin farklı renk ve ışık değişkenleri ile tasarlanmış mekânları deneyimlemeleri ve bu mekânları beğeniye bağlı olmayan kavramlarla değerlendirmeleri sağlanmıştır. Araştırma sonucunda; sıcak renklerin ve yüksek ışık renk sıcaklığının, dikkat çekicilik özelliğinin ve hatırlanabilirliğinin diğer renklere ve ışık renk sıcaklıklarına oranla daha yüksek olduğu görülmüştür. Bununla beraber soğuk renkler ve yüksek aydınlık düzeyi kullanılarak insanların mekân içerisinde yönlendirilebileceği tespit edilmiştir. Düşük aydınlık düzeyiyle aydınlatılan mekânların yönelme kararlarında dikkate alınmadığı ve kullanıcılar tarafından olumsuz algılandığı görülmüştür. Ayrıca mekânların görsel netlik ve dikkat çekicilik gibi somut niteliklerinin değerlendirilmesinde cinsiyet farklılığının önemli olmadığı, her iki cinsiyetin de benzer değerlendirmeler yaptığı tespit edilmiştir.

IşıkMekansal algı
Mehmet Lütfi Hidayetoğlu
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Ürün ekolojisi: Mobilya oluşum ve kullanımında kapalı ortam hava kalitesinin incelenmesi

Türkiye'de mobilya endüstrisi, 1990'lı yıllardan itibaren orta ve büyük ölçekli işletmelerin katılımlarıyla ülke imalat sanayisi içerisinde %3'lük üretim katkısı ile önemli bir yere sahiptir. Mobilya ürünü; kullanım kolaylığı, konfor ve estetik boyutları ile bütün mekânlarda insan yaşam kalitesini hem fiziksel hem de psikolojik olarak direkt etki edebilmektedir. Mobilya ürününün hammadde edinimi, üretim, kullanım ve kullanım sonrası süreçlerini de kapsayan ürün yaşam döngüsü irdelendiğinde kimyasal içerikli maddelerin kullanılması ile açığa çıkan zararlı atıklar doğrudan veya dolaylı olarak insan yaşamını ve eko sistemi olumsuz yönde etkileyebilmektedir.Birleşmiş Millet İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'ne göre ?Herkes, yaşama, özgürlük ve güvenlik hakkına sahiptir? ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sı Madde 56 ?Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir? ibareleri ile bireyin yaşam hakkı güvence altına alınmıştır. Bireyin yaşama hakkını kullanabilmesi sağlıklı bir çevrenin oluşumu ile başlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda, bu tez; konutta kullanılan mobilya ve donatı elemanlarının ne tür malzemelerden oluştuğunu ve mobilya ürün yaşam döngüsünde açığa çıkan gazların tespitini amaç edinmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, konutlarda farklı türlerde malzemelerin kullanıldığı tespit edilmiştir. Mobilya oluşum ve kullanımında yapılan gaz ölçüm (toplam 21 gaz) sonuçlarına göre ise, standart limit değerlere en uzak ppm değerleri, üstyüzey işlemleri ve presleme atelyelerinde tespit edilmiş, en düşük ppm değerler ise okul ve konutlarda belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler : Mobilya, kapalı alan hava kalitesi, ürün yaşam döngüsü

İbrahim Aydın
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim yapılarının atrium bölümünde doğal aydınlatma parametrelerinin bilgisayar destekli analizi ve bir sistem önerisi: TOBB Üniversitesi örneği

Bu çalışmada; Ankara'da bulunan TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi'nin Atrium bölümü' nün günışığı ile standartlara en uygun biçimde aydınlatılmasını sağlayan yeni bir çatı ışıklığı sistemi tasarlanmıştır. Bu amaca yönelik olarak; ilk aşamada söz konusu yapı doğal aydınlatma açısından incelenmiş ve eksiklikleri belirlenmiştir. İkinci aşamada doğal ışıkla aydınlatılan çeşitli mekanlar incelenmiş, bu mekanların aydınlatılmasında kullanılan çatı ışıklık tipleri tek katmanlı ve çift katmanlı çatı ışıklıkları başlıkları ile sınıflandırılıp, bilgisayar programları yardımı ile modellendikten sonra, sanal ortamda simülasyonları yapılarak, incelenen eğitim yapısının çatısına uygulanmıştır. Üçüncü aşamada; simülasyon sonuçlarından yola çıkarak ?hareketli güneş kırıcılı çift katmanlı? yeni bir çatı ışıklığı tasarlanmış ve simülasyonu yapılmıştır. Son aşamada ise; mevcut yapıda, tek katmanlı ve çift katmanlı çatı ışıklık tiplerine ve yeni oluşturulan öneri çatı ışıklığına ait doğal aydınlatmaya ilişkin bilgisayar simülasyon değerleri karşılaştırılmıştır. Sonuçlar, yeni tasarlanan ?hareketli güneş kırıcılı çift katmanlı? çatı ışıklığının, mevcut sisteme ve tek katmanlı ve çift katmanlı diğer çatı tiplerine göre doğal aydınlatma açısından çok daha avantajlı olduğunu göstermiştir.

Ahmet Şen
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Mobilya ve dekorasyon endüstrisinde eğitim gören çırakların mesleki eğitim alt yapısına ilişkin sorunlar ve çözüm önerileri

Anket uygulama yöntemine dayanan bu çalışmada, mobilya ve dekorasyon endüstrisinde ve mesleki eğitim merkezlerinde eğitim gören çırak, kalfa ve ustaların eğitim ve öğretim sırasında karşılaştıkları güçlüklerin tespiti, eğim programlarındaki ders saatlerinin sayısı, süresi ve içeriğinin yeterli olup olmadığı, merkezlerin eğitim öğretim, yönetim, donatım durumları ile yeni teknolojileri kullanıp kullanmadıkları, iş yerleri ile merkezler arasındaki sorunlar, günümüzde yaygın olarak kullanılan bilişim sistem ve uygulamalarına ne kadar aşına oldukları ve belirtilmek istedikleri diğer konuların açığa çıkarılması ve çözüm önerilerinin geliştirilmesi amaçlanmıştır.Çalışmada mevcut veriler; 14 ilde (Adana, Ankara, Burdur, Bursa, Çanakkale, İstanbul, Mardin, Nevşehir, Samsun, Sivas, Şanlıurfa, Zonguldak, Iğdır ve Kilis) mesleki eğitim merkezlerine (MEM) devam eden 120 çırak, 125 kalfa ve 54'ü usta olmak üzere toplam 302 kişiye uygulanan 29 soruluk anket yardımıyla elde edilmiş olup, bu merkezlerden bazılarına alt yapı inceleme ziyaretleri de yapılmıştır.Anketlerin değerlendirilmesinde örneklem yöntemi kullanılmış olup bilgiler SPSS programı yararlanılarak girilmiş ve tablolardaki değerler elde edilmiş olup, yorumlar bu tablolardan çıkan neticelere göre yapılmıştır.Değerlendirme sonucunda bazı öneriler belirlenmiştir, bunlardan bir kısmı; beden eğitimi dersi ile sosyal faaliyetlerin, daha fazla bilgisayar dersi ve tasarım dersinin olması, her sınıfta projeksiyonun bulunması, haftalık ders yükünün artması, kılık kıyafetin serbest olması, teneffüslerin süresinin uzatılması (10 dakika olsun), eğitim süresinin iki gün 6 şar saat olması, okulda ileri teknoloji ekipmanlarının olması, mezun olunduğunda meslek lisesi diploması verilmesi, aylıkların işe göre değişmesi, akşamları mobilya tasarımı konusunda eğitim verilmesi, eğitimin pazar günleri olmaması, bazı iş yerlerinin 6 gün işte çalıştırmaması, merkezde rehber öğretmen ve güvenlik önlemlerinin olmasıdır.Anket çözümlemeleri ve incelemeler sonucunda, Türkiye'deki çıraklık eğitimi sisteminin tüm unsurları ile yeniden değerlendirilmesi yararlı olacaktır.

Şevket Alp
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Ankara'daki mobilya ve dekorasyon işletmelerinin karşılaştıkları sorunlar ve çözüm önerileri

Bu çalışmada; Ankara'da bulunan mobilya ve dekorasyon firmalarının hangi alanlarda çalıştığı ve ne gibi problemlerle karşılaştığına yönelik mevcut durumun saptanması ve tespit edilen problemlerin çözümüne katkı sağlayacak önerilerin getirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla, Ankara'da tesadüfi olarak seçilen 51 adet işletmeye `araştırma anketi' uygulanmıştır. Bu anketlerden 24 tanesi Siteler bölgesindeki işletmelerde, 27 tanesi de Çankaya bölgesindeki işletmelerde yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, mobilya ve dekorasyon firmalarının temel sorunları, hammadde yetersizliği, hammaddelerde ve üretimde standartların olmaması, teknolojik yeniliklere ulaşamama, tasarımlarda çoğunlukla katalog ve internetteki sitelerde bulunan ürünlerin taklit edilmesi, siparişe bağlı işlerde düzenli bir üretim planlamasının yapılamaması, yaratıcı ve üretken elemanların eksikliği ve yetersizliği, etkili tanıtım için kaynak ayrılamaması, kriz ortamı nedeniyle mali açıdankarşılaşılan sorunlar saptanmıştır. Sonuç olarak, güncel çalışma koşullarına uygun ve özgün tasarımlar; dünyadaki ve ülkemizdeki gelişmeler, beğeniler göz önüne alınarak yapılmalı, araştırma ve geliştirme birimleri kurulmalıdır. İletişim dünyasındaki gelişmeler, küçük işletmelerin büyük firmaları taklit ederek yaşamlarını sürdürmelerine neden olmaktadır. Bunu önlemek için yasal düzenlemeler getirilmelidir.

Ayşe İlkay Üstüner
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Geleneksel Mardin evlerine ait ahşap kapıların malzeme ve yapım tekniği bakımından incelenmesi

Bu çalışmada, Geleneksel Mardin evlerinde kullanılan kapıların malzemeleri, boyutları, konstrüksiyon teknikleri, metal tamamlayıcı elemanları ve süsleme özelliklerinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaca uygun olarak Mardin merkezde 27 adet geleneksel eve ait 18 adet avlu, 10 adet giriş ve 17 adet oda kapısının karakteristik özellikleri, fotoğraflarla belgeleme ve ayrıntılı bir envanter formu kullanılarak tespit edilmiştir. Sonuç olarak geleneksel Mardin evlerinin büyük çoğunluğunda orijinal kapıların değiştiği ve günümüz üretim teknolojisine uygun kapıların kullanıldığı, mevcut orijinal kapıların yapımında kullanılan ağaç malzeme türünün genellikle ceviz ve kısmende dut ağacı kullanıldığı, her üç kapı türünde de konstrüksiyon olarak çakma tekniğinin kullanıldığı, benzer özellikte kapı tokmağı ve kilit kullanıldığı tespit edilmiştir.

Emrullah Kılıç
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Renk açıcı kimyasal maddelerin bazı ağaç malzeme ve verniklerin yanma özelliklerine etkileri

Bu çalışma, renk açma işleminin bazı ağaç malzeme ve verniklerin yanma özelliklerine etkilerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bu maksatla, Doğu kayını (Fagus orientalis L.) ve sarıçam (Pinus sylvestris L.) odunlarından ASTM D 358 esaslarına uyularak hazırlanan örnekler, sodyum hidroksit (NaOH), hidrojen peroksit (H2O2), kalsiyum hidroksit (Ca(OH)2) ve sodyum silikat (NaSiO3)' ın % 18'lik çözeltisi ile renk açma işlemi yapıldıktan sonra, ASTM D 3023 esaslarına göre su bazlı (Sb) ve sentetik (Sn) vernikler ile kaplanmıştır. Renk açma işlemi yapılan örneklerin yanma özellikleri ASTM E 160?50' ye göre belirlenmiştir. Sonuç olarak, alev kaynaklı yanma sıcaklığı; ağaç türü, renk açma gereci ve vernik çeşidi etkileşimine göre en yüksek S+R2+Sb' de (501.3), en düşük Dk+Sn' de (368.9), alev kaynaksız (kendi kendine) yanma sıcaklığı; ağaç türü, renk açma gereci ve vernik çeşidi etkileşimine göre en yüksek sarıçamda (647.4), en düşük Dk+Sn' de (543.4), kor hali yanma sıcaklığı; ağaç türü, renk açma gereci ve vernik çeşidi etkileşimine göre en yüksek Dk+R3+Sb' de (572.0), en düşük Dk+R3+Sn' de (235.2) elde edilmiştir. Buna göre, yangına dayanıklı olması istenen mobilya ve dekorasyon uygulamalarında, R2 çözeltisi (NaOH+Ca(OH)2+H2O2) ile renk açma işlemi yapılmış sentetik vernikli sarıçam ağaç malzeme kullanımı önerilebilir.

Ağaç malzemelerRenk açmaVernik+4
Eyüp Aksoy
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Mobilya üretiminde kullanılan plastik esaslı levhanın çeşitli köşe birleştirmelerinin diyagonal basma ve çekme performansına etkileri

Bu çalışma, mobilya üretiminde kullanılan plastik esaslı levhadan hazırlanan çeşitli köşe birleştirme tekniklerinin diyagonal basma ve çekme performansına etkilerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bu maksatla plastik levhadan (Kavelalı new wood tutkallı, kavelalı polimarin tutkallı, yabancı çıtalı düz new wood tutkallı, yabancı çıtalı (450) gönye burun new wood tutkallı, kinişli lambalı new wood tutkallı, yıldız vidalı 4x50 tutkalsız, yıldız vidalı 4x60 tutkalsız, alyan vidalı-50, minifiks, trapez birleştirme) ile hazırlanan köşelere ASTM-D 1037 esaslarına göre diyagonal basma ve çekme deneyi uygulanmıştır. Sonuç olarak, diyagonal basma direnci, en yüksek kavelalı new wood tutkallı birleştirmede (820N), en düşük; yıldız vidalı 4x60 birleştirmede (196N) bulunmuştur. Diyagonal çekmede; en yüksek kavelalı new wood tutkallı birleştirmede (1662N), en düşük minifiks birleştirmede (343N) çıkmıştır. Buna göre mobilya üretiminde kullanılan plastik esaslı levhada kavelalı new wood tutkallı köşe birleştirme uygulaması diğer köşe birleştirme uygulamalarına göre avantaj sağlayabilir.

Basınç dayanımıBasınç gerilmesiBağlantı elemanları+7
Davut Şakacı
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Kapalı ofis sistemlerinde mekansal kalitenin kullanıcıların algısal performansı üzerine etkileri

Bu çalışmada, kapalı sistem çalışma ofislerindeki mekansal kalitenin, kullanıcıların fonksiyonel ve algısal performansı üzerindeki etkilerini belirlemek üzere bir araştırma yapılmıştır. Bu amaçla, ODTÜ Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümünün çalışma ofisleri araştırma kapsamına alınmıştır. Araştırma verileri, çalışanlara uygulanan üç aşamalı bir anket yardımı ve gözlem yolu ile toplanmış olup, ayrıca mekanların mimari planları çizilmiş ve fotoğrafları çekilmiştir. Son aşama olarak anket yardımı ile elde edilen verilerin analizi yapılmış ve buna göre mekansal kaliteyi oluşturan bazı unsurların algısal performans üzerine etkili olduğu ortaya çıkmıştır.Anahtar Kelimeler: Kapalı ofis, mekansal kalite, iç mekan tasarımı

Harika Firuzan Kaya
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Ahşap esaslı levhalardan üretilmiş kutu mobilya l- tipi köşe birleştirmelerde birleştirme tekniğinin moment taşıma kapasitesine etkileri

Bu çalışmada, kutu konstrüksiyonlu mobilya L-tipi köşe birleştirmelerde, malzeme çeşidi ve birleştirme tekniğinin diyagonal çekme ve basınç yükleri altındaki moment taşıma kapasitesine etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Deney örnekleri, ahşap esaslı levhalardan 18 mm kalınlığında yonga levha (YL), yönlendirilmiş yonga levha (OSB), okume (Aucoumea klaineana) kontraplak (OKP), orta yoğunlukta lif levha (MDF), sentetik reçinelerle kaplanmış yonga (YLLAM) ve lif levhalardan (MDFLAM) hazırlanmıştır. Köşe birleştirme işlemlerinde kavelalı ve lambalı ? kiniş1i olmak üzere iki farklı teknik uygulanmıştır. Tüm birleştirmelerde polivinilasetat (PVAc) tutkalı kullanılrnıştır. 6 malzeme çeşidi, 2 birleştirme tekniği, her örnekten 10 yineleme ve iki yükleme biçimi olmak üzere toplam 240 adet deney örneği hazırlanmıştır. 120 örneğe statik diyagonal çekme, diğer 120 örneğe de statik diyagonal basınç deneyi uygulanmıştır. Deneyler sonucunda, malzeme çeşitleri arasında kontraplak en yüksek moment taşıma kapasitesini vermiştir. Birleştirme tekniklerinden de çekmede kavelalı birleştirme, basınçta ise lambalı ? kinişli birleştirme en iyi sonuçları vermiştir.Anahtar Kelimeler: Kutu konstrüksiyon, kavelalı birleştirme, lambalı - kiniş1i birleştirme, çekme yükü, basınç yükü, moment taşıma kapasitesi

Ertan Danacı
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Vakumlu membran preslerde kavisli lamine ahşap elemanların üretilebilirliğinin deneysel incelenmesi

Bu çalışmada, değişik kavisli lamine ahşap mobilya elemanların üretiminde vakumlu membran presin kullanılabilirliği incelenerek, bu elemanlarda uygulanabilecek kavislerin limit değerleri tespit edilmiş ve bu kavislere sahip lamine elemanların yapışma ve mekanik performansları belirlenmiştir. Deney örneklerinde 1,5 mm kalınlıkta doğu kayını (Fagus orientalis Lipsky), sapsız meşe (Quercus petrea L.) ve sarıçam (Pinus sylvestris L.) papel kaplama kullanılmıştır. Papel kaplamalar 13 katmanlı olarak beş değişik yarıçapta (20-40-60-80-100 mm), üç değişik genişlikte (50-150-450 mm) ve `L' şeklinde hazırlanmış iki değişik yapıdaki (dışbükey-içbükey) kalıplar yardımı ile lamine tekniğinde vakumlu membran pres makinesinde preslenmiştir. Örneklerin yapıştırılmasında PVAc dispersiyonu D4 tutkalı kullanılmıştır. Deney örneklerine, katmanlara paralel ve katmanlara dik yapışma direnci, diyagonal basınç ve diyagonal çekme direnci ile yorma direnci (formunu koruma) deneyleri uygulanmıştır. Çalışma sonucunda, ulusal mobilya sektöründe kavisli lamine ahşap elemanların üretiminde yaygın olarak kullanılan fakat sağlık açısından çeşitli risklere sahip olması yanında, yapımı zor ve yüksek maliyetli çift taraflı kalıplar gerektiren RF (radyo/yüksek frekanslı) presler yerine bahsi geçen olumsuzluklara sahip olmayan vakumlu membran preslerin kullanılabileceği ortaya konulmuştur. Vakumlu membran preslerin dezavantajlarından olan, olası membran yırtılmalarına ise kauçuk esaslı membran yerine silikon esaslı membran tercih edilerek çözüm getirilmiştir. Dışbükey kavisli kalıp kullanarak lamine elemanlarda elde edilebilecek en düşük kavis yarıçapının 40 mm, içbükey kavisli kalıplar ile elde edilebilecek en düşük kavis yarıçapının 200 mm olduğu tespit edilmiştir. Hazırlanan deney örneklerinde en iyi yapışma kalitesi doğu kayınında elde edilmiştir. Buna göre D4 tutkalı kullanılarak doğu kayını papel kaplama ile üretilmiş lamine elemanların daha iyi direnç özelliklerine ve yük taşıma kabiliyetine sahip oldukları belirlenmiştir. Sonuç olarak, vakumlu membran preste kavisli lamine ahşap üretimlerinde daha iyi sonuç verdiği tespit edilen dışbükey kalıpların kullanımı ile papel kaplamada ağaç türü olarak doğu kayını önerilebilir.

Necmi Kahraman
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Kastamonu merkez, Daday ve Safranbolu geleneksel Türk evi tavanları

Bu çalışmada Kastamonu merkezde 9 adet, Safranbolu'da 20 adet, Daday'da 11 adet geleneksel Türk evi tavanı incelemeye değer bulunmuştur. Geleneksel Türk evi örnekleri açısından Kastamonu merkez ve Safranbolu önemli yerleşim bölgelerindendir. Bu yörelerdeki yapı sistemi genel olarak ahşap malzeme esaslı olduğundan bazılarının ömrü uzun olmamıştır. Geleneksel yaşam biçimlerinden çağdaş yaşam biçimine geçiş geleneksel evlerin zamanla bakımsızlığa terk edilmelerine ve yıpranmalarına neden olmuştur. Evlerin büyük olması; günümüzde geniş ailelerin bölünmesi, ısınma v.b. nedenlerden terk edilmelerinde önemli bir etken olmuştur. Geleneksel Türk evlerinin en çok zarar gören bölümlerinden birisi de ahşap tavanlardır. Bu çalışmada, Kastamonu merkez, Daday ve Safranbolu geleneksel Türk evi tavanlarından aslına uygun kalabilmiş olan ve incelemeye değer bulunanların fotoğrafları çekilip, ölçüleri alınarak çizimleri ve envanterleri çıkarılmıştır. Evlerin tavan süslemelerinin öne çıkan kısımlarının incelenmesine önem verilmiş buna göre; tavan yapım yöntemleri, süsleme biçim ve özellikleri ile üst yüzey işlemleri açısından benzer ve farklılıklar ele alınmıştır. Süslemelerin yapımında ve uygulanmasında ahşap malzeme, kök boya ve alçı malzeme kullanılmıştır. Gelecek kuşaklara yararlı olması ve aktarılması açısından incelenen geleneksel Türk evi tavanlarının envanterleri çıkarılarak belgelendirilmiştir.

Geleneksel Türk eviKastamonuKastamonu-Daday+3
Erhan İşler
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Petek dolgulu levhalar ve farklı yapım teknikleri ile üretilmiş ?L? tipi mobilya köşe birleştirmelerinin moment taşıma kapasiteleri

Bu çalışmada, farklı yapım teknikleri ve kağıt petek dolgulu levhalar ile üretilmiş kutu tipi mobilya köşe birleştirmelerin moment taşıma kapasiteleri araştırılmıştır. Deneylerde 38 mm kalınlığında kağıt petek dolgulu levhalar kullanılarak, ?L? tipi olarak üretilmiş kutu konstrüksiyonlu mobilya köşe birleştirmelerde kavela, minifiks, maksifiks, bisküvi ve özel bağlantı birleştirmeleri uygulanmıştır. Deneylerde ahşap esaslı levha olarak 4 ve 8 mm kalınlığında yonga levha (YL) ve orta yoğunlukta lif levha (MDF) kullanılmıştır. Tutkallı birleştirmelerde polivinilasetat (PVAc) tutkalı kullanılmıştır. Deney örnekleri, kullanım sırasında etkisinde kalabilecekleri kritik yükler göz önüne alınarak statik diyagonal basınç yükü altında test edilmiştir. Deney sonuçlarına göre, MDF ile üretilen bisküvi ve kavelalı deney örnekleri daha fazla moment taşımıştır. Diyagonal basınç deneyi sonuçlarına göre; kutu konstrüksiyonlu mobilya tasarımında ekonomik kriterler de dikkate alınarak malzeme tercihi, MDF ve yongalevha şeklinde yapılmalıdır. Tutkallı birleştirmelerde bisküvi, tukalsız demonte birleştirmelerde ise minifix birleştirme tercih edilmelidir. Konu ile ilgili malzeme ve birleştirmeler farklı varyasyonlar şeklinde denenebilir.

Yaşar Tüfekli
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Döşemeli mobilya endüstrisinin mevcut durumu, sorunları ve çözüm önerileri

Bu çalışmanın amacı, ülkemizdeki döşemeli mobilya endüstrisinin yapısal özelliklerinin belirlenmesi, analiz edilmesi, sorunlarının tespiti ve bu sorunlara çözüm önerilerinin getirilmesidir. Bu sebeple ilk olarak tüketicilerin demografik özelliklerine göre döşemeli mobilyalarla ilgili ne tür sorunlar yaşadığının belirlenmesi, ikinci olarak üreticilerin kurumsal yapılarına göre ne tür sorunlar yaşadığı tespit edilmiştir. Bunun için 325 tüketici, 90 döşemeli mobilya üretici işletmeye anket ve gözlem-görüşme teknikleri kullanılmıştır.Demoğrafik değişkenlerde en fazla şikâyet ?Kumaş eskimesi?, ?Ses-gıcırtı yapma? ve ?Ek yerlerinden açılma? şikâyetleri gelirken en düşük şikâyet ise ?Boya ve vernikte dökülmenin olması? olmuştur. Tüketicilerin döşemeli mobilyaları değiştirmelerinde ?Kullanım ömrünü doldurması? birinci etken olarak belirlenmiştir. İkinci etken ise ?Ev değişimi nedeni?dir. Bir diğer değiştirme nedeni ise ?Evlenmek ve sosyal statüsünün değişmesi? sonucu yeni mobilyalara ihtiyaç duyulmasıdır. Tüketicilerin döşemeli mobilyalar ile ilgili şikâyet konularında ve döşemeli mobilyaları değiştirmelerindeki etkenler tüm demoğrafik değişkenlere bağlı olarak incelendiğinde benzer şikâyetler ve değiştirme nedenlerinin ortaya çıktığı söylenebilir.İşletmelerin kurumsal yapılarına (işletme büyüklüğü, bulunduğu il ve hukuki durumuna) göre; üretime yönelik olarak en fazla ?Üretim giderlerinin yüksek olması?, ?Hammaddenin zamanında teslim edilmemesi? ve ?Nitelikli iş gücü temini? gibi sonuçlar işletmelerin yaşadıkları temel sorunlar olarak tespit edilmiştir.?Üretim giderlerinin yüksek olması? sorununda başlıca nedenin malzeme maliyetleri ve işçilik ücretlerinden kaynaklandığı söylenebilir. Döşemeli mobilya endüstrisinde genellikle emek yoğun çalışılmasından dolayı el işçiliği önemli bir yere sahiptir ve ürün maliyetinin büyük bir kısmını oluşturmaktadır. ?Hammaddenin zamanında teslim edilmemesi? üretim hattının durmasına neden olabilmektedir. ?Nitelikli iş gücü temini? konusunda ise işletmeler iş gücünü kendi verdikleri eğitimler ile yetiştirmektedirler. Bu sektöre de nitelikli işgücü temininde mesleki teknik eğitimin önemi bir kez daha kanıtlanmıştır.İşletmeleri ilgilendiren sorunların çözümünde sadece işletmelerin tek taraflı çabası yeterli olmayacaktır. Devletin de döşemeli mobilya sanayinde rekabet edilebilirliği arttıracak ve Dünya Ticaretinde daha iyi bir yere taşıyacak önlem ve teşvik tedbirlerini alması gerekmektedir.

MobilyaMobilya endüstrisiMobilya seçimi+1
Ali Rıza Arslan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00