Marmara University
Discipline

Engineering Management

Marmara University

66

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Bilgi sistemlerinde hata ağacı analizi yaklaşımı ile risk değerlendirme

Bilgi toplumu olarak adlandırılan günümüzde, bilgi vazgeçilmez bir kaynak olarak önem arzetmektedir. Bilginin iletilmesi, işlenmesi, saklanması gibi önemli süreçleri yerine getiren bilgi teknolojisi sistemleri, kurumlar için bilgi kadar hayatidir. Yaşanan her sistem kesintisinin kurumlara bir maliyeti vardır; kurumların öncelikli amaçlarından biri kesintileri önleyici tedbirleri almaktır. Bu çalışmada bilgi teknolojisi sistemlerinde kesinti sebeplerini inceleyerek, kesintilerin sebep olduğu sistem maliyetlerini azaltmak amaçlanmıştır. Başlangıç olarak analiz edilecek bilgi teknolojisi sistemi tanıtılmış; sistemin genel akışı, sistemdeki girdi ve çıktı işlemleri, sistem üzerinde çalışan işler ve sistemde yaşanan problemler tanımlanmıştır. Sistem kesintileri incelenirken, kök sebep analizi için sıklıkla kullanılan bir yöntem olan Hata Ağacı Analizi yöntemi kullanılmıştır. Sistem arıza raporları ele alınarak kesintiye sebep olan olaylar Hata Ağacı Analizi yöntemi ile incelenmiştir. İncelenen bilgi teknolojisi sisteminde kesinti maliyetlerinin azaltılması ve performans iyileştirme için öncelikli hangi problemlerin iyileştirilmesi gerektiği belirlenmiştir. Belirlenen problemlere göre alınması gereken önlemler ve kullanılan yöntemin geliştirilmesi üzerine çözüm önerileri sunulmuştur.

Esra Kutlugün
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Arel Üniversitesi ön enerji etüdü ve bulanık AHP yöntemiyle yenilenebilir enerjiye geçiş analizi

Günümüzde, enerji ihtiyacında görülen artış, mevcut enerji kaynaklarının tükenmekte olması ve fosil yakıtlardan kaynaklanan çevre kirliliği yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını zorunlu hale getirmektedir. Enerji kullanımı ihtiyaçlar ile orantılı olarak artmakta ve bu durum sürdürülebilir bir yaşamı tehdit etmektedir. Bu nedenle tüketilen enerjide yenilenebilir enerji kaynaklarının oranının arttırılmasına ihtiyaç vardır. Enerji tüketimin büyük bir kısmının yapılardan kaynaklanması yapılarda yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelimi başlatmıştır. Arel Üniversitesinin enerji tüketimini yenilenebilir enerji teknolojisi olan rüzgar enerjisinden sağlanabilir. Bu çalışmada bu amaca yönelik olarak çeşitli rüzgar türbinleri arasından en uygun olanı seçilecektir. Belirlenen ölçütlerin ağırlıklarını bulmak için enerji sektörüyle ilgili akademisyen ve üreticilerin yanında konuyla ilgili bilgi alınmıştır. Bu süreçte söz konusu tedarikçilerin belirlenen ölçütlere göre ağırlıklandırma ve seçimi işlemi Bulanık Analitik Hiyerarşi Prosesi ile yapılmıştır.

Sinan Çoruk
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Bir sigorta şirketinde çalışan yazılım gruplarının performanslarının bulanık-ahs ve electre yöntemi kullanılarak ölçülmesi

İşletmelerin, hızla gelişen rekabetçi iş dünyasında varlıklarını devam ettirmeleri için, kendilerini sürekli yenilemeleri ve rakiplerinin gerisinde kalmamaları gerekmektedir. Bu amaç doğrultusunda çalışanlar ve çalışanların performansları büyük önem taşımaktadır. Çalışanların performaslarının ölçülmesi işletmenin başarısını gösterdiği kadar hangi alanlarda eksik olduğunu da ortaya koymaktadır. Performans ölçümü için literatürde farklı yaklaşımlar bulunmaktadır. Yapılan çalışmalar incelendikten sonra, dilsel belirsizliklerin de değerlendirme sürecine dahil edilebilmesine olanak sağlayan, çok kriterli karar verme yöntemleri tercih edilmiştir. Bu çalışmanın amacı, literatürde de yaygın olarak kullanılan, Çok Kriterli Karar Verme teknikleriyle bir sigorta şirketinde çalışan yazılım gruplarının performanslarının ölçülmesidir. Çok Kriterli Karar Verme yaklaşımlarından Bulanık-Analitik Hiyerarşi Süreci ve ELECTRE yöntemleri birlikte kullanılmıştır. Eş zamanlı uygulanan bu yöntemler ile mevcut proje gruplarının performanslarının ölçülmesi amaçlanmaktadır. İlk olarak performansa etki eden ana kriterler ve bunların alt kriterleri belirlenmiştir. Ardından, Bulanık-Analitik Hiyerarşi Süreci ile kriterlerin ağırlıkları bulunmuştur. Son olarak da ELECTRE yöntemi ile yazılım gruplarının performanları hesaplanmıştır.

Ezgi Ansen
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İETT tema seçiminde aralık tip-2 bulanık AHP-TOPSIS hibrit model uygulaması

İnsanların alternatifleri ya da kriterleri karşılaştırırken, aynı verilerin farklı insanlar için farklı anlamlar ifade etmesinden dolayı, elde edilen verilerin bulanık kümelerle ifade edilmesi daha doğrudur. Bulanık kümelerin ifade edilmesinde farklı yöntemler ve farklı dilsel terimler kullanılmaktadır. Literatürde, birçok tip-1 bulanık AHP ve tip-1 bulanık TOPSİS yöntemlerinin yanı sıra, son dönemlerde aralık tip-2 AHP ve aralık tip-2 TOPSİS yöntemleri geliştirilmiştir. İETT yönetim sisteminde mükemmelleşmek; çalışanların motivasyon, memnuniyet ve bilgi birikimlerini arttırmak; dengeli ve güçlü finansal yapıyı oluşturmak; çevreye duyarlı olmak ve yeni teknolojiler uygulamak; hizmet kalitesini geliştirmek; kurumsal bilgi birikimini yönetmek; kurumsal itibarı arttırmak gibi uzun dönemli 5 yıllık stratejik amaçların yanı sıra, yıllık olarak değişkenlik gösterebilen ve iyileştirilmiş sonuçlara ulaşmalarını sağlayacak olan, hizmet kalitesi, güçlü finansal yapı, iş ve yolcu güvenliği, etkili-verimli süreçler gibi temalar da yer almaktadır. Amacımız aralık tip-2 bulanık AHP ve aralık tip-2 bulanık TOPSİS yöntemini bir arada kullanarak, İETT'nin referans aldığı ve de Kaplan & Norton'un ileri sürdüğü kurumsal karne (Balanced Scorecard) yönteminde yer alan kriterler dikkate alarak, İETT'nin 5 yıllık kalkınma planı içerisinde önceden stratejik olarak belirlediği on iki alternatif arasından seçim yapmaktır.

Bulanık TOPSISBulanık analitik hiyerarşi süreciÇok kriterli karar verme
Ali Üsküdar
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Akademik performans ve çeşitli indikatörler arasında ilişki üzerine bir çalışma

Akademisyenliğin en önemli göstergesi olan akademik performans çeşitli etkenlere bağlı olarak değerlendirilebilir. Akademisyenlerin normal kültür seviyesine sahip genel popülasyona oranla yaşam tarzı farkındalığı daha yüksek olduğu bilinsede, bu farkındalığın akademik performansı nasıl etkilediği merak edilmiştir. Bu çalışmada akademik performans bağımlı değişken olarak alınmıştır. Bağımsız değişken olarak seçilen değişkenler demografik bilgiler, alkol ve sigara tüketimi, sağlık bilgileri, iş bilgileri olmak üzere 4 alt başlıkta belirlenmiştir. İhtiyaç duyulan değişkenlere yönelik hazırlanan 33 soruluk anket çalışması farklı üniversitelerde görev yapan akademisyenlere uygulanarak veri seti hazırlanmıştır. Böylece sağlık-akademik performans ilişkisi irdelenmiştir. Böylece farklı kurum kültürlerindeki akademisyenlerin, akademik performansına çeşitli faktörlerin etkisini anlamak temel amaçlanmıştır. Bu çalışmada İstatistiksel yöntemler olan Çoklu Regresyon Analizi ve Kümeleme Analizi ile elde edilen bulgular değerlendirilmiştir.

Selma Akkök
İstanbul Arel University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ar-ge biriminde dengeli skor kartları kurularak birim stratejisinin işletme stratejilerine uygunluğunun AHP yöntemi ile ölçülmesi

Bu çalışmada, Ar-Ge biriminin önemini ortaya koyacak verileri tespit ederek, işletme ve Ar-Ge birim stratejilerini birbirine eşitlemek amaçlanmıştır. Ar-Ge birimine DSK kurularak, ikili karşılaştırmalar sayısal verilere dönüştürülmüştür. Sayısal veriler AHP yöntemi ile çözümlenmiş ve sonuçlar yorumlanmıştır. Tezin Birinci bölümünde giriş, tezin amacı, motivasyon ve çalışma planı bilgilerine yer verilmiştir. İkinci bölümünde Ar-Ge, İnovasyon, Ar-Ge Projeleri, Ar-Ge Fonları ve Dengeli Skor Kartları, AHP yönteminin literatürü hakkında genel bilgiler verilmiştir. Üçüncü bölümünde Dengeli Skor kartları ve AHP uygulamaları hakkında bilgiler verilmiştir. Dördüncü bölümünde ise; işletmenin Ar-Ge birimine kurulacak Dengeli Skor Kartlarının modellenmesi yapılmıştır. Modelleme sonucunda elde edilen veriler AHP ile çözdürülmüş ve sıralanmıştır. Beşinci bölümde, elde edilen sonuçlar incelenmiş ve yorumlanmıştır.

Oktay Büyükikiz
İstanbul Arel University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Projelerde eğitim desteğinin sistem dinamikleri ile analizi: Zemin kaplama örneği

Endüstriyel zemin kaplama olarak da bilinen kimyasalların asıl amacı betonu korumaktır. Beton korunurken, betondan daha güçlü, daha uzun ömürlü, mekanik ve kimyasal aşınmaya çok daha dirençli, ameliyathane, gıda işleme, endüstriyel mutfak vb. alanlarda hijyen özelliğini koruyabilen kimyasal kaplamalardır. Projelerin bütçesinde önemli bir yer tutan bu kaplamalar sahada uzman uygulamacılar tarafından ekip halinde yeni yapılarda veya eski yapılarda tamirat amacıyla titizlikle uygulanmaktadır. Teknik bir iş olması ve hata bedeli ilk yapım maliyetinden çok daha fazla olmasından ötürü uygulama sürecinde zaman ve maliyet baskısı uygulamacı ekipte strese sebep olabilmektedir. Bu stres hataya zorlayarak kalite problemlerine ve maliyette artışa yol açmaktadır. Büyük projelerde de ekip üye sayısının kontrolsüz artma ihtiyacı, yeni personelin tecrübesizliğini beraberinde getirmektedir. Dolayısı ile projenin etkin yönetimini sağlayabilmek ve tecrübesizliğin etkisini azaltabilmek için iş ve uygulama eğitimi önem arz etmektedir. Özellikle inşaat projelerinde planlanan takvim ve maliyetlerde ciddi aşımlarla karşılaşılabilmektedir. Bu aşımlar geleneksel proje yönetim modelleri ile yönetilmeye çalışılsa da yetersiz kalınmaktadır. Sistem bileşenlerinin ancak birlikte iken oluşturabildiği sinerjinin göz ardı edilmesi veya yeterince önemsenmemesidir. Buradaki esas nokta sistemin bileşenlerinden ise bileşenlerin arasındaki karmaşık ilişki ağıdır. Bu projede sistem dinamikleri yaklaşımı ile bir endüstriyel zemin kaplama projesinde karlılık ve takvim aşımlarına eğitimin etkisi incelenerek bu projeye ait bir benzetim modeli oluşturulacaktır. Daha sonra bu benzetim modeli koşturularak, sahada gerçekleşen ile kağıt üzerinde planlanan arasındaki farklarda iyileştirme yapmak ve modelin proje yürütücüleri için alternatif bir karar destek sistemi (KDS) olması hedeflenmektedir.

Hasan İsmail Karakaş
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Endüstri 4.0 uygulamasında karşılaşılan zorluklar ve önceliklendirilmesi: Bir medikal ve yol yardım şirketi incelemesi

Kâr ve riski dikkate alarak üretim elemanlarını bir araya getiren ve işletmeyi çalıştırma sorumluluğu olan yöneticiler rasyonel davranmak ve kararlarında akılcı davranmak durumundadırlar. Özellikle, son yıllarda Endüstri 4.0 ile beraber teknolojik gelişmelerin hayatımıza neredeyse her alanda girmesi, bireyleri ve yöneticileri karar alma süreçlerine daha çok yönlendirmektedir. Ancak, Endüstri 4.0 alanındaki limitli olan çalışmaları takip ederek yenilikleri mevcut uygulamalara ya da iş modellerine entegre etmek, şirketlerde yer alan karar vericiler için oldukça zorlayıcı olabilmektedir. Bu hususun yanı sıra, yöneticilerin rasyonel karar almasını kısıtlayan faktörlerden biri de aslında veri eksikliği ya da yetersizliğidir. Dolayısıyla, Endüstri 4.0 uygulamalarına engel teşkil eden zorlukların saptanarak, bu zorlukların önceliklendirilmesi işletmelerin başarısını sürdürülebilir kılmada ve onları rekabetçi hale getirmede oldukça büyük önem arz etmektedir. Tüm bunlardan hareketle, mevcut tez çalışmasında, teknolojik yeniliklerin takibinde karşılaşılan zorluklar ve bunların önceliklendirilmesi hususu bir medikal ve yol yardım şirketi bağlamında değerlendirilmiş ve Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) teknikleri arasında yer alan Interpretive Structural Modeling (ISM-Yorumlayıcı Yapı Modelleme) yöntemi önceliklendirme aşamasında kullanılmıştır. Uygulama sonucunda, şirketin zorluk yaşadığı ve önceliklendirmesi gerektiği adımlar ile zorluklar ön plana çıkarılmıştır. Elde edilen bulgular da dikkate alınarak, yapılan araştırma hem günümüzde yeni oluşmaya başlayan mevcut bağlamdaki Endüstri 4.0 uygulamalarını ilerletme, hem de ülkemizde Endüstri 4.0 alanında farkındalığın oluşması ve atılacak adımların belirlenmesine katkı sağlama potansiyeli taşımaktadır. Ayrıca, modelde yer alan kriterler ve uygulanan yaklaşım gerek gelecek akademik çalışmalar için, gerekse de pratik hayatta yer alan karar verme mekanizmasındaki uygulayıcılar için referans niteliği taşımaktadır.

Veysel Serkan Alp
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessEN

Turkish contractors' business development strategies for overseas markets

Business development activities have important role in the construction industry like all in other sectors as these activities ensure to manage rightly, the decision making process by analyzing the issues like management, marketing, financing, risk management, etc. A successful management of the business development activities makes the future plans of the organizations sustainable and contributes to the corporate development by increasing the competitive strength of the firms. The Turkish contracting sector contributes much to the Turkish economy and has a significant place in the construction sector of the world. The completed projects and successes of the leading Turkish contractors at the international platform during the last 40 years have played an important role in the continuous development of the Turkish construction sector. In our days, it is considered to be necessary to search and analyze the problems encountered by the Turkish contractors mainly the rising competition level in the old / new construction markets, and search for efficient business development strategies in that direction. This survey intends to identify the international problems encountered by the construction firms by emphasizing the effect of the Turkish contractors in the foreign markets and the sustainable business needs in those countries and identify the efficient business development strategies by evaluating the relevant analyses. Keywords: Construction sector, Business development strategies, Turkish construction companies, Turkish contractors, International construction market

Peyman Jaferi
TED University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessEN

BIM in construction project planning, building sustainability, and its current state in Turkey

Although Building Information Modelling (BIM) has emerged immensly in recent years, some issues regarding the full use of BIM remains unsolved. As the advantages of BIM is well recognized in construction industry, there is an urgent need to address the remaining issues regarding the full use of BIM. This research study was performed to address four different issues in construction industry. Outlining challenges and pathways for BIM adoption in Turkish construction industry, challenges and pathways for better utilization of BIM in project planning and sustainablitiy, analysing the challenges and advantages of determining the ideal level of BIM in different construction projects and last but not the least analysing BIM application in building performance was analyzed and interoperability was examined between BIM-based software and Energy Modelling software. Research methods used in this study was exploratory research based on the available literature. This paper outlines important key points for industry practionaries for enhancing the utilization of BIM. Keyword: Building Information Modelling, Building Perfomance, Sustainability, Project Planning, BIM Level of Development

Samıullah Massum
TED University · Lisansüstü Programlar Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessEN

The effect of ESG practices on firms' financial performance

In this study, we examine the effect of Environmental, Social, and Governance (ESG) practices on firms' financial performances. Using a sample of approximately 7000 firms across 41 countries from 2002 to 2019, we test whether ESG performance affects the firms' financial success. The financial performance is measured by four dependent variables: Return on Assets (ROA), Return on Equity (ROE), Earnings per Share (EPS), and Market-to-Book Ratio (MTBV). We compile the ESG data from Refinitiv Eikon and financial data from Datastream. The fixed-effects regression models are run for different samples, including 1) full sample, 2) by industry, 3) by development level, and 4) by time period. For the full sample, we report that ESG combined score positively and significantly affects firm financial performance. The environmental pillar score affects EPS and MTBV significantly positive, and social pillar score has positive and significant effect on ROA, ROE and MTBV. We do not report a significant effect of governance pillar score on the financial performance. However, the outcomes vary across different sub-samples, meaning that the relationship between ESG practices and financial performance depends on the sample that we use.

FinanceFinancial performanceCorporate governance+1
İpek Solmaz
TED University · Lisansüstü Programlar Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessEN

A multi criteria decision making approach to select subcontractors for aircraft subsystems

In this study, it is aimed to determine an alternative method and solution to the problem of subcontractor selection for subsystems of the prime contractors in the aerospace industry. To begin with, aerospace industry's value chain is explained, the actors of the aerospace supply chain are listed and defined, and the advantages of subcontracting activities are mentioned. Next, with a comprehensive literature research, the criteria used in supplier selection were listed and this list was compared with the criteria in the public procurement law of Türkiye. The criteria listed in the subcontractor selection problem were redefined and specified by reflecting the industry professionals and industry requirements. Furthermore, in order to determine the weights of the specified criteria, a survey was conducted with the participation of 8 supply chain managers and 29 subcontract administrators, as per the output of survey, criteria weights were determined using the AHP method. Then, the submitted proposals from potential subcontractors were evaluated with the determined criteria and ranked using the TOPSIS method. Finally, the survey results of supply chain managers and subcontract administrator were analyzed separately, and further analysis was applied by reordering the companies.

SubsystemsAerospace industryTOPSIS+1
Alperen Ayaz
TED University · Lisansüstü Programlar Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Digitalization impact on project management in Türkiye context

This study examines the effects of digitalization on project management practices in Türkiye. The research aims to evaluate the level of digitalization and the advantages and challenges faced by practitioners. In this context, a relevant literature review is conducted, and a survey is conducted for 50 project management professionals from various sectors in Türkiye. The data collection process aims to understand the participants' level of use of digital tools and their experiences with these tools. Data are analyzed using qualitative and quantitative methods, and by this mix-method analysis, the study give in-depth results regarding the subject. Findings show that the effective use of digital tools in project management increases project efficiency, but also brings with it some difficulties. In addition, the study includes the purposes of use of digital tools such as artificial intelligence, software, cloud computing and data analytics used in project management. The study draws attention to the issues of education, awareness, domestic solutions and collaborations to maximize the potential of digitalization in project management and sheds light on future research in this field.

Merve Nephanoğlu
TED University · Lisansüstü Programlar Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessEN

The role of financial interest in campaign success: A signaling theory approach to equity crowdfunding

This study investigates the relationship between financial interest and the success of crowdfunding campaigns. The data were directly extracted from the official website of the U.S. Securities and Exchange Commission (SEC), encompassing 2,948 crowdfunding offerings conducted between Q1 2021 and Q3 2024. A multivariate regression analysis was employed to examine the influence of financial interest on campaign success rates. Two interaction effects were tested: the moderating role of firm age and the moderating role of campaign success level. In addition, key control variables were incorporated into the models—namely, offering amount and number of employees in both hypotheses, and firm age specifically in the third hypothesis. The findings reveal a positive association between financial interest and campaign success, with stronger effects observed for highly successful campaigns and firms with longer operating histories. These results contribute to a deeper understanding of the determinants of crowdfunding success and offer practical implications for both platforms and investors. Keywords: Crowdfunding, Campaign Success Rate, Financial Interest, Signaling Theory, Venture Capital

Mohammad Zaherı
TED University · Lisansüstü Programlar Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Sezgisel bulanık TOPSIS yöntemiyle kurumsal kaynak planlama sistemlerinin karşılaştırılması

Kurumsal Kaynak Planlama (KKP), orta ve büyük ölçekli kurum ve kuruluşlarda iş süreçlerini entegre etmek, verimliliği artırmak ve karar verme süreçlerini desteklemek için kullanılan bir bilişim sistemidir. Bu çalışmada, sezgisel bulanık TOPSIS yöntemi kullanılarak KKP sistemlerinin seçim süreci analiz edilmektedir. TOPSIS, İdeal Çözüme Benzerliğe Göre Tercih Sırası Tekniği olarak ifade edilebilecek çok kriterli bir karar analiz yöntemidir. Sezgisel Bulanık TOPSIS ise bulanık mantık ve TOPSIS yöntemlerinin birleşimi olup karmaşık ve belirsiz verilerin analizinde etkili bir şekilde kullanılabilir. Tezin temel amacı, organizasyonların ihtiyaçlarına en uygun KKP sistemini seçerken sezgisel bulanık TOPSIS yöntemini kullanarak karar verme sürecine rehberlik etmektir. Bunun için alternatif olarak belirlenen KKP sistemleri farklı kriterlere göre performansları değerlendirilir. Sezgisel bulanık TOPSIS yöntemi, bu performans değerlendirmelerini kullanarak her KKP sistemi için bir puan belirler ve en uygun olanın seçilmesine yardımcı olur. Bu çalışmada, KKP dünyasında yirmi yıl ve üzeri tecrübeye sahip uzmanların görüşleri değerlendirilmiştir. Sonuçlar, sezgisel bulanık TOPSIS yönteminin KKP seçim sürecinde etkili bir şekilde kullanılabileceğini ve organizasyonlara karar verme konusunda değerli bir araç sağladığını göstermektedir. Bu tez çalışması, kurumsal kaynak planlama alanında karar verme süreçlerini iyileştirmek ve organizasyonlara KKP seçimi konusunda yardımcı olmak için önemli bir katkı sağlamaktadır. Ayrıca, gelecekteki araştırmalar için bir temel oluştururken, kurumsal kaynak planlama alanında çalışan profesyoneller için de pratik bir rehber sunmaktadır.

Enver Özarslan
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yara doku yenilenmesine yönelik nanoteknolojik kompozit membran eldesi ve karakterizasyonu

Deri vücudumuzu dış etmenlere karşı koruyan en büyük yüzey alanına sahip bir organdır. Dıştaki epidermis vücudu yanık, yaralanma gibi hasarlara karşı korurken iç kısımdaki dermis vücudu travmalara karşı korumaktadır. Kısmi ya da tam onarım yara dokularında olağan bir durumdur. Bu çalışmada, enfeksiyon riskinin yanı sıra bakteri oluşumunu da engelleyebilecek nefes alabilen, akıntıyı absorbe edebilecek, yara iyileşme sürecini kontrol edebileceğimiz şeffaflıkta yeni nesil yara örtücüler yonca, kasık otu, papatya, sarımsak, ciğer otu, kudret narı, sarı kantaron (H. perforatum L.) ve aynısefa çiçeği (Calendula officinalis) gibi farklı maddeler polietilen oksit (PEO) ve polivinil alkol (PVA) gibi suda çözünebilen polimer çözeltilerine takviye edilerek nanoteknolojik elektroeğirme sistemi kullanılarak üretilmiştir. Doku iskelelerinin morfolojik analizi (Alan Emisyon Tabancalı Taramalı Elektron Mikroskobu (FEGSEM), mekanik analizi (Çekme Testi) ve biyolojik analizleri (Hücre Kültürü) gerçekleştirilerek yara örtücü uygulamalarda kullanılabilecek malzeme özellikleri belirlenmiştir.

Biyobozunur polimerlerBiyomalzemelerBiyopolimerler+4
Gülseren Sakarya Buluş
Bahçeşehir University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Perakende sektöründe çok kriterli karar verme yöntemiyle yapay zekâ teknoloji seçimi

Perakende sektöründeki işletmeler, dünya ekonomisini belirleyen en büyük güç olmakla beraber, günümüzde rekabetin bir hayli yüksek olduğu bu ortamda, hayatta kalabilmek amacıyla yeni teknolojiler kullanarak değişime ayak uydurmak zorunda oldukları kabul edilir bir gerçektir. Perakende sektöründeki yapay zekâ uygulamaları ve teknolojileri, son kullanıcı ile temas etme imkânı olan, kullanıcılara büyük ölçüde kolaylık sağlayabilen, değişimdeki rolü ile en önde gelen alanlardan biridir. Sektörde bulunan kuruluşların uygulamaya çalıştıkları değişim sonucunda mevcut bilgi, iş gücü ve yürüyen süreçlerini optimize ederek daha verimli, kârlı bir hale dönüştürmeye çalışmaktadırlar. Bu çalışmada kullanılan yapay zekâ teknolojilerinin, BWM yöntemi ile kriter ağırlık değerlendirmesini takiben, çıkan ağırlıklara göre WASPAS yöntemi ile önceliklendirilmesi ve seçilmesi amaçlanmıştır. Bununla birlikte perakende sektöründe yapay zekâ teknoloji seçimine odaklanmış bir konu olduğundan, bilgimiz dahilinde Türkiye'de bu konuda daha önce yapılmış bir çalışmaya rastlanılmamıştır. Dolayısıyla çalışmanın mevcut eksikliği doldurması da amaçlanmaktadır.

Bahadır Kaan Uysal
Bahçeşehir University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Çeşitli enerji kaynaklarının tüketiciler tarafından algılanan sosyal, ekonomik ve çevresel sürdürülebilirliği: Kömür, elektrik, doğal gaz ve yenilenebilir enerji

Bu çalışmada Türkiye'de tüketici konumunda olan katılımcıların çeşitli enerji kaynakları olarak bilinen kömür, doğal gaz, elektrik ve yenilenebilir enerji türlerinin tüketiciler tarafından algılanan sosyal, ekonomik ve çevresel sürdürülebilirlik düzeyi incelenmiştir. Araştırmada veri toplama yöntemi nitel araştırma yöntemlerinden odak grup tekniği ile iki ayrı homojen grup oluşturularak iki ayrı oturum ile gerçekleştirilmiştir. Yapılan çalışma sonucunda katılımcıların, farklı enerji türlerine karşı çevresel sürdürülebilirlik, enerji kaynakları ve geleceğe dair algıları hakkında önemli bilgiler sağlanmıştır. Katılımcılar doğal kaynakların etkili kullanımının önemine vurgu yaparken, kömürün çevresel sürdürülebilirlik açısından insanlara, çevreye ve canlılara zararlı olduğunu düşünmektedirler. Çoğu katılımcı ısıtma için kömür kullanmayı tercih etmediği, kullanmanın artık hem sosyal hem de ekonomik açıdan herhangi bir avantajını algılamadıklarını ifade etmişler. Doğal gazın ise çevresel sürdürülebilirlik açısından en az zararlı fosil yakıt olduğu ve çevresel etkisinin minimal olduğu düşünülmektedir. Sosyal açıdan ise rahat konforlu ve daha özgür bir yaşam sunduğu vurgulanmaktadır. Ayrıca doğal gazın genelde diğer yakıt türlerine göre daha ekonomik açıdan avantajlı olduğunu belirtmişlerdir. Elektrik ise çevresel ve sosyal açıdan birçok yaşam alanında zorunlu bir faktör olsa da, ekonomik açıdan yüksek fiyatları nedeniyle ekonomik olarak sürdürülemez olduğu öne çıkmıştır. Son olarak katılımcıların yenilenebilir enerjiler ile ilgili ortaya çıkan sonuçları ise, çevresel sürdürülebilirliği açısından doğal kaynaklardan elde edilmesi, sürekli kendini yenilemesi özelliğine sahip olması, yenilenebilir enerji kaynaklarını çevresel sürdürülebilirlik açısından olumlu olarak değerlendirilmektedir. Sosyal ve ekonomik açıdan bakıldığında sonuç, insanların yaygın bir şekilde kullanımı için devlet/hükümetler tarafından desteklenmesi gerektiği, bu şekilde erişilebilirliğinin insanlara eşit şekilde sunulmasının sağlanacağı ve uzun dönemde düşük işletme maliyetleri ile avantajlı olacağı düşünülmektedir.

İsmail Şeker
Bahçeşehir University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kriz yönetimi ve işletmelerde olası krizlerin çok kriterli karar verme yöntemleri ile çözümü üzerine bir uygulama

Günümüzde gelişen teknoloji rekabetin artmasına ve kaynakların kısıtlanması ile bazı risklerin oluşmasına neden olmaktadır. Bu riskli ortamlarda faaliyetlerini devam ettirmeye çalışan işletmeler tüm süreçlerinde kriz ve etkileri ile karşı karşıyadır. Kriz oluşmadan önce krizi yaratabilecek olası risklerin belirlenmesi ve bu risklerin krize dönmemesi için önlemlerin sağlanması, meydana gelmiş ise olumsuz etkilerini en aza indirmek ya da krizi fırsata çevirmek için etkin bir kriz yönetimi yürütülebilmesi kritik önem taşımaktadır. Bu amaçla bu çalışmada kriz faktörü detaylı bir şekilde incelenerek işlemelerde ortaya çıkabilecek olası kriz faktörleri araştırılmıştır. Tespit edilen olası kriz faktörlerinin etki değerleri sektördeki uzman kişilerin katılımıyla oluşturulmuş anket aracılığıyla değerlendirilmiş ve ÇKKV yöntemlerinden DEMATEL metodu ile ağırlıklandırılarak önceliklendirilmiştir. Ağırlıklandırılan faktörlerde tüm kriterlerin birbirleriyle ilişki matrisleri çıkartılmış ve olası bir kriz durumunda nasıl bir yaklaşım sergilenebileceği konusunda bir sonuca ulaşılmıştır.

İmge Filya Akın
Bahçeşehir University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Telekomünikasyon sektöründe bulut bilişime geçişte dağıtım modeli seçimi

Bu çalışmada öncelikle tezin ana konusu olan bulut bilişim ile ilgili teorik bilgiler verilmiştir. Telekomünikasyon sektöründe bulut bilişime geçişte karşılaşılan zorluklar ile ilgili araştırmalar yapılmıştır. Karar verme yöntemi olarak Analitik Hiyerarşi Prosesi ile ilgili teorik bilgilere yer verilmiştir. Dünyada var olan ve kullanıma sunulan bulut bilişim dağıtım modeli seçimi için Analitik Hiyerarşi Prosesi kullanılarak karar verme yöntemleri incelenmiştir. Tez çalışmasında genel olarak bulut bilişime geçişte oluşan metodolojilere yer verilmiştir. Bulut bilişimde bahsi geçen sağlayıcılar için ise kriterlerin tespiti, ölçeklendirilmesi ve ağırlıklandırılmasında kullanılacak olan Analitik Hiyerarşi Prosesi yöntemi açıklanmıştır. Bu bilgilerden sonra uygulama bölümünde ise bulut bilişimde kullanılan dağıtım modellerinin, Analitik Hiyerarşi Prosesi kullanılarak ağırlıkları belirlenmiş, önceliklendirmeler yapılmış ve alternatiflerden birinin seçilmesi amaçlanmıştır. Kriterlerin belirlenmesi için anket çalışmaları yapılmıştır. Bu anket yardımıyla sağlayıcıların faktör ve alt faktörleri belirlenmiştir. Anket çalışmasına sektörde bulut bilişim tecrübesi bulunan kişilerin katılımı sağlanmıştır. Yapılan çalışmalarda raporlar ve sonuçlar değerlendirilerek paylaşılmış ve öneriler sunulmuştur. Ortaya çıkan sonuçlar ile birlikte bulut bilişim sağlayıcılar ve karşılaşılan problemlerin analizler ve değerlendirmeler yapılmıştır. Bu şekilde tez çalışması sonlandırılmıştır.

Melis Şahin Malkoç
Bahçeşehir University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Otomotiv sektöründe yapılan projeler için proje yönetim metodolojisi karşılaştırması

Çalışma otomotiv sektöründe yürütülen projelerde kullanılan proje yönetim metotlarının kritik başarı faktörlerine göre karşılaştırılmasını amaçlamaktadır. Kritik başarı faktörlerinin tespit edilmesinde literatürde yapılan çalışmalar incelenmiş, konu uzmanı kişiler ile görüşmeler yapılarak 6 adet kritik başarı faktörleri kapsam, zaman, maliyet, proje takımı, organizasyon kültürü ve sürdürülebilirlik olarak belirlenmiştir. Tespit edilen kritik başarı faktörlerinin değerlendirilmesinde çok kriterli karar verme yöntemleri araştırılmıştır. Hiyerarşik yaklaşımı ile karmaşık problemlerin anlaşılmasının kolay olması, çoklu değerlendirme yapmaya uygun olması ve hiyerarşik modelin test imkanı sebebi ile Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP) kullanılmıştır. Veri toplama sürecinde olarak anket metodu kullanılmıştır. Anket çalışması farklı ülkelerden, farklı işletmelerden ve farklı tecrübe seviyelerinden oluşan profesyoneller ile yapılmıştır. Başarı faktörlerinin ve proje yönetim metodolojilerinin ikili karşılaştırma matrisleri yardımı ile değerlendirmesi sonucunda çıkan sonuçlar analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre endüstriye uyabilecek proje yönetim yaklaşımı önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Proje Yönetimi, Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP), Proje Yönetimi Metot Karşılaştırma, Otomotiv Sektörü

Mert Çağlar Turğut
Bahçeşehir University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yapı bilgi modellemesinin proje yönetim süreçlerine etkisi

Küreselleşen dünyada teknoloji, bütün sektörleri etkilediği gibi mimarlık ve mühendislik alanlarında da büyük ölçüde etki yaratmaktadır. Süreçlerin hızlanması ve kolaylaşması için çok fazla seçenek sunan teknolojik gelişmeler, projelerin tasarım ve inşa aşamalarıyla kullanım sürelerini kapsayan olanaklar tanımaktadır. Meydana gelen teknolojik gelişmelerle birlikte ortaya çıkan Yapı Bilgi Modellemesi (YBM) sistemi ise bahse konu olan teknolojiler arasında en çok tercih edilenlerden birisidir. YBM temel olarak, birbirinden farklı projelerin tasarımında, inşaat aşamasında ve sürdürülmesinde paydaşların ortak bir şekilde kullanılabileceği bilgi paylaşım süreci olarak tanımlanabilir. Bu süreçlerin yönetilmesi konusunda ise farklı yazılımların kullanılması mümkündür. Kullanan yazılımlarla birlikte işveren, mühendisler, müteahhitler ve mimarların yanında projede görev yapan tüm çalışanlar süreçle alakalı bilgilere ve detaylara kolay bir şekilde erişebilmektedir. Pek çok ülkede kullanımı zorunlu hale gelen YBM sisteminin, Türkiye'de de kullanımı her geçen gün artış göstermektedir. Projenin plan ve tasarım aşamasından sonlandırıldığı aşamaya kadar bütün adımlarda aktif bir şekilde faydalanılan sistem, çalışanların tamamının birbiriyle iletişim kurmasını ve herhangi bir zamanda farklı seviyelerde bulunan yöneticiler arasında bilgi akışı sağlanmasına olanak tanımaktadır. YBM sistemi bir mimari yazılım ya da mühendislik programı değil, etkili bir bilgi yönetim sistemidir. Bu çalışmanın amacı, Yapı Bilgi Modellemesine ilişkin bir çerçeve oluşturarak Türk şirketlerine yol gösterici bir kılavuz hazırlamaktır. Literatürde yer alan çalışma çeşitliliği incelendiğinde YBM ile ilgili çalışmaların oldukça az olduğu dikkat çekmektedir. Bu bağlamda hazırlanan çalışmanın alan yazına önemli bir katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Burak Şenol
Bahçeşehir University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Standartlara uyum ve belgelendirmenin marka değerine katkısı: Kastamonu yapı malzemeleri sektöründe bir araştırma

Geçmişten günümüze tüm işletmeler kar elde etmek üzere kurulmuş olup, ürettikleri ürün ve hizmetleri en kaliteli ve en ekonomik şekilde üretip satarak yüksek kar elde etmeye ve bunu sürekli kılarak varlıklarını sürdürmeye odaklanmışlardır. Günümüzde bilgi teknolojileri ile her türlü bilgiye kolay ulaşılabilir olması, pazarlamanın yerelden ulusala ve uluslar arası alanlara doğru genişlemesi ile pazar büyüyor olsa da beraberinde rekabette artmaktadır. Bu gelişmelere paralel olarak müşteri ihtiyaç ve beklentileri de şekillenerek değişim ve gelişim göstermektedir. Müşterilerin kendilerini maddi ve manevi olarak daha çok tatmin edecek ürünlere yönelimiyle de marka değeri ön plana çıkmaktadır. Dünyanın tek pazara dönüşmesiyle birlikte ISO (International Standart Organization) ve üyesi olan TSE gibi ulusal kuruluşların katılımıyla; işletmelerin yönetsel yapılarının oluşumu, üretilen ürün ve hizmetlerin ortak pazar ihtiyaç, beklenti ve algılarına yönelik asgari şartları belirlemek üzere standartlar çıkartmakta, işletmelerde bunları benimseyip uygulayarak yönetim ve üretimlerini şekillendirmektedir. Bu çalışmada yapı malzemeleri üreten işletmelerde standartlara uyum ve belgelendirmenin müşteri algısını yönetmede önemli bir etken olan müşteri temelli marka değerine katkı sağlayacağı araştırma bulgularına dayanılarak değerlendirilmiştir.

BelgelendirmeKalite standartlarıKastamonu+3
Bayram Güven
Kastamonu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
10
Master'sOpen AccessTR

Temel yetenek farkındalığı ve kurumsal sosyal sorumluluk algısının yenilikçilik performansına etkisi

Rekabet üstünlüğü sağlama amacını güden işletme yöneticilerinin üzerinde durmaları gereken konuların başında müşteri yararı sağlayan, rakiplerden işletmeyi farklı kılan, yeni pazarlara giriş imkânı sunan ve işletmenin vizyonuna ulaşmasına katkıda bulunan bir yenilik gerçekleştirmeleri gelmektedir. Bu yenilik sürecinin oluşabilmesi ve başarıya ulaşabilmesi için ise işletmenin iç çevresinde bir temel yeteneğin varlığı önem arz etmektedir. Bunun yanında yeniliğin sürdürülebilir olabilmesi ve kabul görmesi, yani sürdürülebilir yenilikçilik performansı bazı itici dış çevre unsurları tarafından da tetiklenebilmektedir. Kurumsal sosyal sorumluluk bu itici güçler arasında gösterilebilir. Çünkü kurumsal sosyal sorumluluğun çok paydaşlı bakış açısı işletmeleri sürdürülebilir yenilikçilik konusunda öncü olmaya yönlendirmiştir. Esasında bir işletmenin yenilikçilik kapasitesi günümüz keskin rekabet ortamında ön plana çıkmayı sağlamaktadır. Yenilik performansının sürdürülebilirliği için ise hem iç hem de dış çevre faktörlerinin birlikte ele alınması ile mümkün olabilecektir. Bu kapsamda çalışmada yenilikçiliğin sürdürülebilirliği noktasında işletmelerin temel yetenek farkındalıklarının ve kurumsal sosyal sorumluluk algılarının yenilikçilik performansı üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Bu amaç doğrultusunda çalışma Kastamonu ilinde bulunan KOBİ'ler de çalışan 403 çalışan üzerinde gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak temel yetenek farkındalığı ölçeği, KSS ölçeği ve yenilikçilik performansı ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Oluşturulan hipotezler korelasyon ve regresyon analizleri ile test edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda ise temel yetenek farkındalığı ile kurumsal sosyal sorumluluk ve bazı alt boyutlarının yenilikçilik performansı üzerinde etkili olduğu görülmüştür

FarkındalıkSosyal sorumlulukYenilikçilik+1
Özlem Eski
Kastamonu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Zatürre hastalığının tespiti için bir mühendislik yaklaşımı: Derin öğrenme tabanlı bir karar destek yazılımının geliştirilmesi

Zatürre hastalığı, akciğer hastalıkları içerisinde oldukça yaygın olan ve ölümle sonuçlanabilen bir hastalıktır. Bu hastalığın erken teşhisinin ölüm sayısını azaltmada önemli bir yeri vardır. Teşhis için en çok kullanılan yöntemlerden biri ise X-ışını görüntülemedir. İnsan vücudunun göğüs bölgesinden çekilen röntgenler kullanılarak hastalıkların tespiti yüksek oranda yapılabilmektedir. Tanı doğruluğunu arttırmak için özellikle derin öğrenme yaklaşımları içeren birçok çalışma bulunmaktadır. Bu tez çalışmasının amacı, zatürre hastalığının yüksek doğrulukla tespiti için derin öğrenme temelli bir yaklaşım önermek ve alan uzmanlarına fayda sağlayacak bir karar destek yazılımı geliştirmektir. Deneysel çalışmalarda Kaggle veri deposundaki kamuya açık iki veri seti kullanılmıştır. İlk olarak DenseNet-121, DensenNet-201, EfficientNet-B0, ResNet-50, ResNet-101, Inception-V3 ve InceptionResNet-V2 önceden eğitilmiş modelleri ile deneyler yapılmıştır. Sonrasında en başarılı beş modelin içinde yer aldığı sert oylama ve yumuşak oylama topluluk öğrenmesi yaklaşımları uygulanmıştır. Bulgulara göre yumuşak oylama yaklaşımı iki sınıflı ve üç sınıflı veri setlerinde sırasıyla %98,55 ve %97,26 doğruluklar ile diğerlerine kıyasla yüksek başarı sunmuştur. Bu bağlamda alan uzmanlarına karar vermede yardımcı olması amacıyla bu yaklaşımı içeren bir yazılım geliştirilmiştir.

Mustafa Oğuzhan Özdemir
Kastamonu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgi sistemlerinin dijitalleşen üniversitelerde önemi: Kastamonu Üniversitesi örneği

Bu tez çalışmasında, dijitalleşmenin eğitim yönetim sistemleri üzerindeki etkileri, Kastamonu Üniversitesi örneği üzerinden incelenmiştir. Dijital dönüşüm, eğitim kurumlarının idari ve akademik süreçlerinde önemli değişiklikler yaratmakta ve bu süreçlerin verimliliğini artırmaktadır. Bu çalışmada, Üniversite Bilgi Yönetim Sistemi (ÜBYS) kullanımı detaylı bir şekilde ele alınmış ve bu sistemin üniversitelerdeki uygulamaları incelenmiştir. Çalışmanın bulguları, ÜBYS'nin öğrenci bilgi yönetimi, elektronik belge akışı, personel özlük işlemleri ve stratejik yönetim bilgileri gibi alanlarda önemli iyileştirmeler sağladığını göstermektedir. Dijitalleşmenin eğitim kalitesine katkıları da bu çalışmada ele alınmıştır. Dijital eğitim teknolojileri, öğrencilerin bilgiye hızlı ve kolay erişimini sağlamakta ve öğretim üyelerine daha etkili öğretim yöntemleri geliştirme fırsatı sunmaktadır. Bununla birlikte, dijital okuryazarlık eksiklikleri ve teknik altyapı sorunları gibi bazı zorluklar da bulunmaktadır. Bu bağlamda, dijital dönüşüm sürecinin başarılı bir şekilde yönetilmesi için gerekli stratejik adımlar önerilmektedir. Sonuç olarak, bu tez çalışması, dijitalleşmenin eğitim yönetim sistemlerine olan etkilerini ve bu sistemlerin üniversitelerin idari ve akademik süreçlerindeki rolünü detaylı bir şekilde incelemektedir. Kastamonu Üniversitesi'nde kullanılan ÜBYS örneği üzerinden, dijital dönüşüm sürecinin nasıl işlediği ve bu dönüşümün eğitim kalitesine olan katkıları ele alınmıştır. Bu çalışma, dijitalleşme sürecinin üniversitelerde nasıl yönetilmesi gerektiğine dair önemli ipuçları sunmakta ve diğer üniversiteler için örnek teşkil etmektedir.

Murat Yayla
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Binalarda enerji yönetimi ve iklimlendirme: örnek çalışma musul üniversitesi sanat fakültesi

ÖZET Yüksek Lisans Tezi BİNALARDA ENERJİ YÖNETİMİ VE İKLİMLEDİRME: ÖRNEK ÇALIŞMA MUSUL ÜNİVERSİTESİ SANAT FAKÜLTESİ BASHAR MAHMOOD ALI Kastamonu Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Mühendislik Yönetimi Ana Bilim Dalı Danışman: Dr. Öğr. Üyesi Ali Kemal ÇAKIR Enerji kullanımı ve daha iyi iç ortam kalitesi için artan talepler, binalarda enerji verimliliği, elektrik tüketimi ve koruma konusunda modern çözümler arayışını motive etmektedir. Elektrik enerjisinin en büyük tüketicisi olan yapı sektörü, enerji tüketimini azaltmak konusunda büyük bir potansiyel katkıyı temsil etmektedir. Bu amaçla, bina enerji yönetim sistemi (BEYS) en son enerji tüketim kontrolü fikri olarak kabul edilir. Irak'taki Musul Üniversitesi Sanat Fakültesinde bir vaka çalışmasına odaklanan bu araştırmada, mevcut iç mekân konfor parametrelerini ölçmek ve değerlendirmek için bir girişimde bulunulmuştur. Bu araştırmada kullanılan bina çalışmaları, stratejinin nasıl taklit edilebileceğini göstermiştir. Elde edilen fiziksel parametre koşulları daha sonra mevcut ASHRAE Standard-55 ile karşılaştırılmıştır. Bilgi ve veri toplamaya dayanarak, bina için aydınlatma ve enerji tüketimi toplamları tahmin edilmiştir. Çalışmada ayrıca, binadaki her bölüm için Bina Enerji Endeksi de belirlenmektedir. Bu stratejiler, tesis yöneticilerinin bina sakinlerini enerji azaltımlarını sağlamak için birlikte yapılacak çalışmalara dâhil olmaları hususunda pratik sonuçlar sağlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Musul üniversitesi, sanat fakültesi, ACMV sistemi, fiziksel parametreler, hava hızı, nem ve sıcaklık kalitesi. 2019, 70 Sayfa Bilim Kodu: 90

Bashar Mahmood Alı Alı
Kastamonu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bir mühendislik problemi için kaotik çoklu sürü parçacık sürü optimizasyonu: Kaynaklı kiriş tasarımı

Tasarım optimizasyonu önemli bir mühendislik tasarım etkinliğidir. Genel olarak, tasarım optimizasyonu kısıtlamaları yerine getirerek amaç fonksiyonunu optimize edecek şekilde tasarım değişkenleri için gerekli değerleri belirler. Parçacık Sürü Optimizasyonu algoritması, yerel arama ve küresel arama arasında dengesizlik yaşar. Toplantı Odası yaklaşımı, Parçacık Sürü Optimizasyon algoritmasını iyileştirmek için çok sürülü bir model olarak öne sürülmüştür. Ancak, Çoklu Sürü Parçacık Sürü Optimizasyonu olarak adlandırılan bu yaklaşımda algoritma kötü bir pozisyondan başlayabilir. Bu sebeple algoritma yavaş bir yakınsamaya sahip olabilir. Kaotik lojistik haritası ile oluşturulan bir pozisyon kullanılarak bu sorun aşılabilmektedir. Bir mühendislik problemi olan Kaynaklı Kiriş Tasarımı temel olarak, yükleme yükü, kayma gerilmesi, eğilme gerilmesi ve son sapma üzerindeki kısıtlamalara bağlı olarak kiriş maliyetinin en aza indirilmesini amaçlar. Bu tezde amaç, bu problemin çözümünde Kaotik Çoklu Sürü Parçacık Sürü Optimizasyonu algoritmasının performansını değerlendirmektir. Farklı sürü boyutları ve yineleme sayıları ile deneysel çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, Kaotik Çoklu Sürü Parçacık Sürü Optimizasyonu algoritması hızlı bir yakınsama süreci sergileyerek iyi bilinen diğer algoritmalara kıyasla daha iyi performans göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Mühendislik Tasarım Problemi, Kaynaklı Kiriş Tasarımı, Optimizasyon, Kaotik Çoklu Sürü Parçacık Sürü Optimizasyonu.

Shahad Odah Feneaker Feneaker
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hibrid pso-ann ve pso modellerinin inşaat projelerinin maliyet ve sürelerinin tahminine dayalı yaklaşımı

İnşaat projelerinin tamamlanması için maliyet ve süre tahmini esastır. Tasarım süreçleri oluşturmak için maliyet ve süre tahmininde karar vermenin önemi, hem tasarımcılar hem de proje yöneticileri için bir tahmin aracı ihtiyacına işaret etmektedir. Yapay Sinir Ağı (ANN) ve parçacık sürü optimizasyonu (PSO), esnek hesaplama tekniklerinin araçları olarak bu alanda önemli bir potansiyel sunmaktadır. Bu çalışma, inşaat maliyetlerinin ve inşaat projelerinin süresinin tahmin edilmesine yönelik olan ve PSO ve ANN yaklaşımlarına dayanan bir yaklaşım önerisini sunmaktadır. Bu tekniklerin, formüle edilmiş problemde maliyet ve süre tahmini ile genel uygulanabilirliği incelenmiştir. Önerilen modelleri oluşturmak için inşa edilen hükümet projelerinden toplanan 60 adet proje kullanılmıştır. Önerilen modelin oluşturulmasında tuğla hacmi, beton hacmi, temel tipi, asansör sayısı, toplam kat alanı, zemin kat alanı, kat sayısı ve güvenlik durumu olmak üzere sekiz adet giriş parametresi kullanılmaktadır. Sonuç olarak önerilen modellerin maliyeti ve/veya inşaat projelerinin süresini değerlendirmek için alternatif bir yaklaşım olabileceği görülmüştür. Geliştirilen modeller, düşük ortalama (0.97 ve 0.99) ve CoV (%10.87 ve %4.94) değerleri ile yüksek tahmin doğruluğu sağlamaktadır. Geliştirilen modeller yüksek tahmin doğruluğu sağlamaktadır ve sonuç olarak maliyeti tahmin etmek için bu modelleri kullanmanın pratik ve yararlı olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: İnşaat projeleri, Yapay sinir ağı, Parçacık sürü optimizasyonu, Maliyet ve Süre. 2020, 155 Sayfa Bilim Kodu: 90

Tarq Zaed Khalaf
Kastamonu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İnşaat projelerinde zaman-maliyet optimizasyonu; Al-anbar hastanesi örneği

Kritik Yol Metodunun (CPM) geliştirilmesinden bu yana inşaat projelerinde zaman ve maliyet optimizasyonu kapsamlı araştırmalara tabi tutulmuştur. Birçok araştırmacı, doğrusal, dışbükey, içbükey ve ayrıca ayrık (DCTC) sürüm de dahil olmak üzere, iyi bilinen Zaman Maliyetli Ticaret (TCT) sorununun çeşitli sürümlerini araştırmıştır. Literatürde inşaat projelerinin zaman ve maliyetini optimize etmek için kullanılan matematiksel yöntemlerden evrim temelli olanlara, genetik algoritmalar, parçacık sürüsü optimizasyonu, ant-koloni optimizasyonu ve sıçrama kurbağası optimizasyonu gibi çeşitli yöntemler bulunmaktadır. Ancak, mevcut araştırma çalışmalarının hiçbiri, küçük bir tasarrufun önemli olacağı projelerin optimizasyonu ile ilgilenmemiştir. Geleneksel yaklaşımların hepsi, gerçek dünyadaki inşaat projelerinde olduğundan çok daha az olan 100'den az aktiviteye sahip projelere uygulanmıştır. Bu çalışmanın amacı, hesaplama teknolojisindeki son gelişmeleri ve DTCT problemlerini çözmedeki mevcut sınırlamaları iyileştirmek için Kısıt Programlama (CP) gibi yeni optimizasyon tekniklerini kullanmaktır. Bu araştırma inşaat projelerinde zaman ve maliyet optimizasyonunun karmaşık doğasını araştırmıştır. TCT problemlerini çözmede kullanılan matematiksel programlama ve evrim temelli yöntemler gibi geleneksel optimizasyon yöntemleri incelenmiş ve büyük TCT problemlerini çözmedeki yetersizlikleri doğrulanmıştır. Bu çalışmanın en önemli sonucu, matematiksel ve evrimsel optimizasyon yöntemlerini kullanan ilk deneylerin, bu yöntemlerin geliştirmeye başlamadan önce uygulanabilir bir çözüm bulması için önemli miktarda zamana ihtiyaç olduğunu göstermesidir. Bu nedenle, uygulanabilir bir çözümle başlatılan deneylerin, başlangıçtaki uygulanabilir çözümü bulmak için gereken süreyi azaltacağından emin olmak için tüm faaliyetler için karar değişkenleri en çökmüş inşaat tarzıyla başlatıldı. ANAHTAR KELİMELER:Endüstri Mühendisliği, Proje Zaman-Maliyet Sorunu, Kritik Yol Yöntemi, Optimizasyon, Evrimsel Hesaplama. Mart 2020, Sayfa, 81 Bilim Dalı: 90

Saad Khaldon Rasheed Al Ubaıdy
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kentsel planlama çalışmalarında ağır metal kirliliğinin değişiminin izlenmesinde Picea pungens Engelm. in kullanılabilirliği

Günümüzde hava kirliliği küresel ölçekte en önemli sorunların başında gelmekte olup, bazı şehirlerde insan sağlığını tehdit edece k düzeyde artmış, dünya genelinde ise her yıl milyonlarca insanın hayatını kaybetmesine yol açacak boyutlara ulaşmıştır. Hava kirliliği bileşenleri arasında ağır metaller ayrı bir öneme sahiptirler. Çünkü ağır metaller doğada bozulmadan uzun süre kalabilmekte, antropojenik etkenlerle de hava, su ve topraktaki konsantrasyonu sürekli artmaktadır. Ayrıca canlı bünyelerinde biyobirikme eğiliminde olup bazıları düşük konsantrasyonlarda bile toksik veya kanserojendir. Hatta canlı organizmalar için temel yapı taşı olanlar bile yüksek konsantrasyonlarda zararlı olmaları yanında ayrıca solunum ile alınmalarının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği belirtilmektedir. Bundan dolayı ağır metal konsantrasyonlarının değişiminin izlenmesi pek çok açıdan büyük öneme sahiptir. Bu çalışmada ibreleri ağaç üzerinde uzun süre kalabilen ayrıca, ibre ve dal yaşları hesaplanabilen mavi ladin (Picea pungens) ibre ve dallarının, yakın geçmişte ağır metal konsantrasyonundaki değişimin belirlenmesinde biyomonitor olarak kullanılabilme olanakları araştırılmıştır. Çalışma kapsamında Ankara kent merkezinde, trafiğin oldukça yoğun olduğu bir otoyol kenarından temin edilen mavi ladin ibre ve dallarında toplam 17 elementin (Na, K, Ca, Al, Fe, Zn, Ba, P, Mg, As, Mn, Co, Cu, Cd, Pb, Ni ve Cr) yıl ve organ bazında değişimi değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda ortalama değerlere göre ibre ve dallar arasındaki Ca, Ba, As, Co ve Cr konsantrasyonlarının değişiminin istatistiki olarak anlamsız (p>0,05) düzeyde olduğu belirlenmiştir. Yıl bazında değerlendirildiğinde ise As dışında sadece 2014 yılında Cd, Co, Ca, K elementlerinin, 2018 yılında da P elementinin ibre ve dallardaki konsantrasyonunun istatistiki olarak anlamlı düzeyde farklılaşmadığı, bunun dışında bütün yıllarda ibre ve dallar arasındaki element düzeylerinin istatistiki olarak anlamlı düzeyde farklılaştığı belirlenmiştir. As elementinde ise 2015 yılı dışında bütün yıllardaki değişiminin istatistiki olarak anlamlı düzeyde olmadığı belirlenmiştir. Elementlerin ibre ve dallardaki konsatrasyonları incelendiğinde genel olarak bazı yıllarda dallarda, bazı yıllarda ise ibrelerdeki element konsantrasyonlarının yüksek olduğu tespit edilmiştir. Çalışma sonuçları çalışmaya konu ağır metal konsantrasyonlarının organ ve organ yaşına bağlı olarak önemli düzeyde değiştiğini ortaya koymuştur. Bu sonuç, türün ibre ve dallarının, ağır metal konsantrasyonlarının değişiminin izlenmesinde kullanımının uygun olduğunu göstermektedir. Çalışmada kullanılan yöntem, örneğin alındığı ağaca hayati bir zarar vermeyen, sürdürülebilir bir yöntem olarak değerlendirilebilir. ANAHTAR KELİMELER: Ağır metal, Mavi Ladin, Picea pungens, Ankara.

Taher Abdulai Alttaher Ateya
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İnşaat sektöründe proje yönetiminde kalite performansı ve alan başarı faktörleri; Trablus öğrneği

Küreselleşme ile kaybolan limitler şirketleri çok ciddi bir rekabete sürükledi. Şirketlerin hayatlarını sürdürebilmeleri için bu yarışmada pazarda yer bulmaları gerekiyor. Bunun için rakiplerinden bir adım önde olmaları gerekiyor. Her gün sürekli değişen dünyamızda şirketler bu değişime ayak uydurmak zorunda. Tamamlanan inşaat projeleri, konut, ulaşım ve enerji gibi insanların en temel gereksinimlerini karşılamada büyük bir paya sahiptir. İnşaat projelerinin hem ulusal hem de küresel ölçekte sektörel rekabetçilik açısından hedeflerine ulaşması önemlidir. İnşaat projelerinin üç temel amacı zaman, maliyet ve kalite performansıdır. Aslında bu üç ana kriter birbirinden ayrılmamalı, özellikle İnşaat Şirketleri'ne zaman ve maliyet hedeflerine ulaşmada eşit dikkat gösterilmeli ve kalite performansından ödün verilebilir. Her üretimin ürünü gibi inşaat projelerinin çıktıları müşterilere sunulacaktır. Müşterilerin beklentilerinin ve gereksinimlerinin nasıl karşılandığının bir göstergesi olan düşük kaliteli performans, başlangıçta maliyet ve zaman kriterlerinin yarattığı başarı hatasının öncülüne yol açacaktır. İnşaat şirketleri kalite performans kriterlerini arka plana koyduklarından, yoğun rekabette rekabet avantajı elde edemeyeceklerdir. Uzun vadede var olmak isteyen şirketler, kalite performansının değerinin zaman ve maliyet kadar önemli olduğunu anlamalıdır. Bu çalışmada proje yönetimi incelenmiş ve kalite performans kriterleri belirlenmiştir. İnşaat projelerinde kalite performansını belirleyen başarı ve başarısızlık faktörlerinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Başarı faktörlerine öncelik vererek ve başarısızlık faktörlerini ortadan kaldırarak, şirketlerin kalite performansını en üst düzeye çıkararak inşaat projelerinde hedeflerine ulaşmaları beklenmektedir. Bu çalışmada nitel araştırma örnek olay olarak kullanılacaktır. Çalışmada kritik durum örneklemesi kullanılacaktır. Buna göre, araştırılmakta olan yüklenici firmanın büyük ölçekli projesinin yönetim sisteminde karşılaşılan sorunların firmanın diğer projelerinde görülebileceği sonucuna varılabilir. İnşaat şirketi tarafından büyük ölçekli bir projede yürütülen çalışmanın hedeflerine ulaşmak için önde gelen holdinglerden birine bağlı bir yüklenici tartışılacaktır. ANAHTAR KELİMELER: Başarı Faktörleri, Performans, Kalite, Proje Yönetimi, İnşaat

Abdelwahab Z. Amaıtık Altera
Kastamonu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Libya'da gayrimenkul şirketlerinde proje risk yönetiminin modellerin değerlendirilmesi

Risklerin konut, apartman ve emlak projelerinde maliyet, zaman ve kalitenin kavramsallaştırılması veya ön planlaması, planlanması ve uygulanmasında önemli bir etkisi vardır. Konut ve apartman projelerinin karmaşıklığı doğal olarak arttıkça, inşaat sürecinde riskleri yönetme yeteneği istenmeyen sonuçları önlemek için merkezi bir unsur haline gelmiştir. Konut, apartman ve emlak riskleri ekonomide önemli faktörlerdir. Bir gayrimenkul geliştirme projesi, insanların yaşayabileceği, çalışabileceği veya alışveriş yapabileceği yeni bir bina inşa etme fırsatı ile başlar. Bu fırsat bir fikirden gerçek bir şeye dönüşmek zorundadır. Bu çalışma, konut, daire ve emlak projeleri risklerini kapsamıştır. Bu, deprem, toprak kayması, sel, su baskını, volkan, tsunami ve diğer felaketleri kapsamıyor. Proje yaşam döngüsünün sadece formülasyon, planlama ve uygulama aşamasında riskleri ele alır. Yakında veya teslim aşamasında da oluşabilecek riski kapsamaz. Araştırma, analiz etme, sıralama, azaltma ve risk cevaplama planı. Bu nedenle, yetkililerden, uzmanlardan, danışmanlardan, kayıtlı geliştiricilerden ve emlak şirketlerinden, teknik olmayan teknik kişilerle ilgili veriler toplanmış ve gerektiğinde diğer paydaşlar kullanılmıştır.

Khalıd Abdullah Abu Ighrarah Alballouq
Kastamonu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İnşaat mühendisliği ve yapı projelerinin yönetiminde dron kullanımı

İnsansız Hava Araçları (İHA) kavramı toplumda birkaç yüzyıldır varlığını sürdürmektedir. Ancak sadece yakın geçmişte İHA'ların tasarımında, uygulamalarında ve kontrol mühendisliğinde birçok gelişme yaşanmıştır. Dron teknolojisi, tarım, ormancılık, lojistik, eğlence, arama-kurtarma hasar tespiti ve inşaat gibi birçok sektörde kullanılmaya başlamıştır. İnşaat endüstrisi yeni teknolojileri benimseme konusunda diğer endüstri kollarına göre daha geride kalmıştır. Buna rağmen şantiye yöneticileri sürekli olarak tasarruf etmenin ve verimliliği artırmanın yollarını aramaktadır. Son yıllarda dron teknolojisinin ortaya çıkması ile şantiye yöneticilerinin bu konuya ilgisini arttırmıştır. Örneğin bu insansız hava araçları, inşaat şirketlerine malzeme miktarlarını tahmin etmek için kullanılan 3D modeller oluşturmak için fotogrametriyi kullanmaktadır. Dronlar ayrıca şantiyede iş güvenliğini, malzeme tasarrufunu ve kaliteli üretimler yapılmasını sağlamaktadır. Bu çalışmada dronların inşaat proje yönetimindeki yeri, önemi ve hangi adımlarda kullanılabileceği gösterilmiştir. Türkiye'de ki inşaat firmaları için proje yönetimi dikkat edilmesi en önemli noktalardan birisidir. Zaman, kalite ve güvenlik gibi yönetim sistemleri proje yönetiminde dikkate alınması gereken hususlardır. Bu aşamalarda dron kullanımıyla birlikte verimlilik arttırılmaktadır. Etkili bir proje yönetimi, gerçekçi bir planın geliştirilmesini ve projenin başından sonuna kadar net bir şekilde uygulanmasını gerektirir. Yapı projelerinde kullanılan dronlar sayesinde şantiyede herhangi bir üretimde aksama olduğunda kolaylıkla tespit edilebilir. Dron teknolojisi Yapı Bilgi Modellemesi (BIM) ile bütünleşik olarak kullanılarak iş akışı daha verimli hale getirilebilir. Ayrıca şantiyelerde proje safhasında kullanılan dronların iş kazaları ve malzeme israfını da engellediği belirlenmiştir. Türkiye'de oldukça önemli olan proje yönetiminde dron teknolojisinin kullanılması teknolojisinin kullanılması zaman, maliyet ve güvenlik yönetimi açısından büyük avantajlar getirecektir. Henüz ülkemizde yaygınlaşmamış bu sistemin özellikle kamu işlerinde teşvik edilerek ülke geneline yaygınlaştırılması birçok paydaşa (müteahhit, arsa sahibi, taşeronlar, işçiler, malzeme tedarikçileri) katkı sağlayacaktır.

Shabır Ahmad Arghandıwal
Kastamonu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sınırsız iyileşme, işgören performansı, müşteri memnuniyeti ve işletme performansı arasındaki ilişki: Libya havayolu kargo şirketleri üzerine bir araştırma

Müşteri memnuniyeti ve sınırsız iyileştirme, müşteriye ve kalite uygulamasının yaygınlığına odaklanan iki kuramsal kavramdır. Müşteri memnuniyeti, müşterinin alınan hizmetin beklentilerini ne ölçüde karşıladığını ortaya koyarken, sınırsız iyileşme, işletmenin kalite iyileştirme konusunda kararlılığını, kalite iyileştirmeyi şirket geneline yaygınlaştırma iradesini belirlemeyi sağlamaktadır. Ayrıca, işgören performansı ve işletme performansı, organizasyonun verimliliğini, başarısını ve rekabet gücünü ölçmede en önemli değişkenler olarak kabul edilmektedir. İşgören perfomansı bireysel olarak çalışanları, önceden belirlenen performans hedeflerini ne ölçüde yakalayabildiklerini ölçerken işletme performansı işletmenin amaçlarına ulaşma düzeyinin de bir göstergesi olarak değerlendirilmektedir. Mevcut araştırmanın amacı, Libya'daki hava kargo şirketlerinde müşteri memnuniyeti ile işgören performansı ve işletme performansının her biri ile sınırsız iyileştirme arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Değişkenlerin bir anket formu aracılığıyla ölçülmesi için dört ölçek benimsenmiştir. Örneklem, Libya hava kargo şirketlerinde çalışan yargisal yöntemle belirlenmiş 200 çalışanı içermektedir. Ölçeklerin geçerli ve güvenilir olduğu belirlenmiştir. Yapılan korelasyon analizinde, tüm değişkenler arasında pozitif ve istatistiki olarak anlamlı ilişkiler belirlenmiştir. Diğer üç değişkeni kullanarak iş performansını modellemek için doğrusal bir regresyon modeli kullanılmış, burada her değişken için olumlu etkiler belirlenmiştir: Bu nedenle, kuruluşların planlama, strateji oluşturma ve izleme için bu değişkenleri gözönünde bulundurmalarının yararlı olacağı değerlendirilmektedir. ANAHTAR KELİMELER: Müşteri memnuniyeti, sınırsız iyileştirme, işgören performansı, işletme performansı, havayolu kargo, Libya. Şubat 2022, 90 Sayfa.

Kargo uçağıLibyaMüşteri tatmini+3
Abdullah Mohamed Salem Elarıfı
Kastamonu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kastamonu İnebolu devlet karayolunda meydana gelen trafik kazalarının incelenmesi

Trafik kazaları gün geçtikçe daha büyük bir halk sağlığı problemi haline gelmektedir. Kazaların oluşmasında en büyük etkenin insan hatalarından kaynaklandığı değerlendirilmektedir. Karayolu kullanıcılarının trafik kurallarının tamamına uyduğu takdirde yaşanacak trafik kazalarında en az %50'lık bir düşüş sağlanacağı öngörülmektedir. Ayrıca kazaların arttığı anlar incelendiğinde; kazaların trafik yoğunluğunun arttığı zamanlarda daha fazla olduğu, bu dönemlerde alınacak ilave önlemlerle de meydana gelebilecek kazaların engellenebileceği değerlendirilmektedir. Bu çalışmada, D-765 İnebolu Devlet Karayolu üzerinde 2016-2020 yılları arasında meydana gelen trafik kazalarına ait trafik kolluğunca düzenlenmiş trafik kazası tespit tutanakları incelenmiştir. Elde edilen veriler değerlendirilerek grafikler hazırlanıp yorumlanmıştır. Adı geçen yolda beş yılda 311 ölümlü yaralamalı trafik kazası meydana gelmiş, 36 kişi yaşamını yitirmiş ve 747 şahıs ise yaralanmıştır. Bu çalışma sonucunda yapılacak öneriler ile bu güzergâhtaki kazaların önlenmesine yarar sağlanılması, böylece can ve mal kayıplarının azaltılması hedeflenmektedir.

Kara yollarıKastamonuKazalar+1
Oğuz Doğan
Kastamonu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İşletmeler ve eğitim kurumlarının entegrasyonu: İş-eğitim koçluğu modeli

Bu araştırmanın amacı, işletmelerle eğitim kurumları arasında iş birliğinin sağlanması ve iş birliği modellerinin geliştirilmesi için eğitim kurumları ile işletmeler arasında entegrasyon sorunu olup olmadığını ortaya koymak ve sorunun çözümüne katkı sağlayabilecek bir iş birliği modeli önermektir. Çalışmada nitel araştırma geleneği içerisinde yer alan yarı yapılandırılmış mülakat yöntemi tercih edilmiştir. Yapılan çalışmada işletmelerle eğitim kurumları arasında bir entegrasyon sorunu olduğu, iş-eğitim koçluğu modelinin sorunun çözümüne katkı sağlayabileceği, modelin işletmelerle eğitim kurumları arasında iş birliği ve entegrasyonun yanında işletmelerin bağlı olduğu odalar ve işletmelere destek sağlayan kurumlarla da iş birliğini artırabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmanın sınırlılıkları alanda entegrasyon sorunu üzerine ulusal ölçekte çalışma olmaması, entegrasyon sorununun nedenleri ile ilgili derinlemesine araştırmaların bulunmaması ve paydaş kurumlar arası iş birliği modelinin daha önce uygulanmamış olmasıdır. Alanda daha önce uygulanmamış bu modelin pilot çalışması yapıldığı takdirde modelin uygulanabilirliği ortaya çıkmış olacaktır. Yapılan bu çalışmanın alana farklı bir bakış açısı getireceği, entegrasyon sorununun çözümüne katkı sağlayabileceği, alanda iş birliği modelleri ile ilgili farklı çalışmaların yapılacağı düşünülmektedir.

BütünleşmeEğitim koçluğuEğitim kurumları+2
Erkan Tuzsuz
Kastamonu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İş becerikliliğinin akış deneyimi üzerindeki etkisi: AFAD örneği

Örgütler, değişen ve gelişen çevre içerisinde sürdürülebilir rekabet avantajı yakalamak, proaktif davranabilmek, yenilik yapabilmek ve hayatta kalmak için kendilerini ve çalışanlarını çevre şartlarına uyumlu hale getirmeli, stratejiler geliştirmeli ve bunu sürdürülebilir kılmalıdırlar. Örgütlerin tüm bu değişim ve gelişimlerle mücadele edebilmeleri için iki kavram önemli hale gelmektedir. Bunlar, iş becerikliliği ve akış deneyimi kavramlarıdır. İş becerikliliği, bireylerin işlerini yaparken bazı eklemeler ve çıkarmalar yapması, işlerinin şeklini ve etkinliğini değiştirerek farklılıklar veya kazanımlar yaratması olarak tanımlanmaktadır. Akış deneyimi, bireyin içinde bulunduğu faaliyete tamamen odaklandığı, zevk aldığı ve çevresinde meydana gelen faaliyetleri istemeyerek görmezden geldiği bir bilinç hali olarak tanımlanmaktadır. Bu çalışmanın amacı, iş becerikliliğinin akış deneyimi üzerindeki etkisinin incelenmesidir. Bu amaç çerçevesinde araştırma verileri, Afet ve Acil Durum Başkanlığı (AFAD) Karadeniz Bölgesi İl Müdürlüklerinde görev yapan 548 çalışandan anket tekniği ile toplanmıştır. Araştırma verileri faktör ve güvenirlik analizi, korelasyon analizi ve çoklu regresyon analizi ile test edilmiştir. Araştırmanın bulguları kapsamında; iş becerikliliğinin (görev becerikliliği, ilişkisel beceriklilik, bilişsel beceriklilik) akış deneyimi üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkisinin olduğu görülmektedir. İş becerikliliğinin akış deneyiminin alt boyutları olan "dalma", "işi sevme" ve "içe dönük çalışma motivasyonu" üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkisinin olduğu tespit edilmiştir.

AkışAkış deneyimiİş akışı+1
Yücel Yılmaz
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
10
Master'sOpen AccessTR

Oyun teorisi ve matematiksel modelleme ile küçük yatırımcı için yatırım araçlarının karşılaştırılması

Bu çalışmada rekabet ortamında karar vermek için kullanılan "Oyun Teorisi" ve "Doğrusal Programlama" yöntemleri üzerinde durulmuştur. Oyun Teorisinin temel kavramları, varsayımları ve çözüm yöntemleri incelenmiştir. Doğrusal programlama ile Oyun Teorisi yönteminin ilişkisi anlatılmıştır. Uygulama kısmında; küçük yatırımcı için sıklıkla tercih edilen yatırım araçları analiz edilmiştir. Son yıllardaki verilerden yararlanılarak Oyun Teorisi yöntemleri ve Doğrusal Programlama yöntemleriyle karşılaştırmalı analiz yapılmıştır. Günlük yaşamdaki çalışmalara yeni konu olan Oyun Teorisi yönteminin kullanılabileceği farklı alanlar tespit edilmeye çalışılmış ve yatırımcılar için kullanılabilecek farklı bir bakış açısı araştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Oyun Teorisi, Doğrusal Programlama

Pınar Bayraktar
Fırat University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Bir sağlık kurumunda tıbbi atık yönetimi yazılımı geliştirilmesi ve değerlendirilmesi (Aksaray ili örneği)

Bu çalışmada; Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi tıbbı atık yönetimi yerinde değerlendirilmiş ve tıbbı atık yönetim süreçlerinde iş takibinin yapılması, iş gücü kaybının önlenmesi, süreçlerde kullanılan basılı formların ve arşivleme kültürünün ortadan kaldırması için yeni bir yazılım programı geliştirilmiştir. Geliştirilen yazılım hastane çalışanlarının değerlendirilmesine sunulmuştur. Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesindeki yazılımı kullanan ve kullanmayan kişilerden tıbbi atık yönetimi süreçlerini değerlendirmesi istenmiştir. Değerlendirme için 20 ifadeden oluşan veri toplama formu oluşturulmuştur. Veriler yüz yüze görüşme tekniği kullanılarak toplanmıştır. Elde edilen sonuçlar; yazılımın atık yönetim süreçlerindeki iş gücünü, işlem süresini ve maliyeti azalttığını ayrıca basılı formlara göre işlemleri, kayıtlara ulaşmayı ve istatiksel rapor almayı kolaylaştırdığı saptanmıştır. Kullanıcılara yapılan değerlendirmede ise; basılı formlara göre yazılımın daha anlaşılabilir olduğu, verilerin güvenliğini artırdığını, tıbbi atık personelinin objektif değerlendirilmesine ve istatistiksel araştırmalar için veri olanağı sağlayabildiği saptanmıştır. Bu sonuçlara dayanarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığının belirlediği tıbbi atıklar yönetmeliğine göre ülke genelinde tüm sağlık kuruşlarında geliştirilen programın kullanılmasının faydalı olacağı değerlendirilmektedir.

Atık yönetimiTıbbi atık imhasıYazılım+1
Seda Sevindi
Aksaray University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 pandemi sürecinde çok kriterli karar verme yöntemleri ile ventilatör seçimi

Hastalıkların teşhis ve tedavisinde teknolojinin faydası göz ardı edilemez. Sağlık teknolojisi hastanelerin en fazla bütçe ayırdıkları kalemlerdendir. Bu nedenle sağlık kuruluşlarındaki karar vericilerin, farklı birçok açıdan en uygun olan tıbbi cihazı seçebilmeleri önemlidir. Tıbbi cihaz seçimi; dikkate alınması gereken çok sayıda karar kriterinin olması, bunların birbiriyle çelişmesi ve üst düzeydeki rekabet koşulları nedeniyle oldukça karmaşık bir karar verme sürecidir. Hastanelerdeki bu karmaşık ve önemli karar, çoğu zaman tek bir kişinin insiyatifine ve subjektif görüşüne bırakılmıştır. Bu nedenle tıbbi cihaz seçim sürecinin iyi yönetilmesini sağlayacak bilimsel yöntem ve çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Covid-19 pandemisi ile ortaya çıkan olağanüstü durumlarla birlikte; başta ventilatör olmak üzere birçok tıbbı cihaza duyulan ihtiyaç artarken, tıbbı cihaz seçimi ile ilgili kararların değişen dinamiklere uygun güncel analiz ve değerlendirmelere göre yapılması daha da zorunlu hale gelmiştir. Bu tez çalışmasında; bir kamu hastanesinin yoğun bakım ünitesine alınması planlanan ventilatör cihazının seçimiyle ilgili karar problemi ele alınmış ve çözümü için "Çok Kriterli Karar Verme" (ÇKKV) yöntemleri kullanılmıştır. Çalışmanın amacı, COVİD-19 pandemisinin değiştirdiği koşullara en uygun ventilatör cihazının hızlı, tutarlı ve sistematik biçimde belirlenebilmesi için karar vericilere yardımcı olmaktır. Problemde ele alınan alternatif ventilatör cihazlar ve seçim kriterleri, uzman görüşleri ve literatürdeki tıbbi cihaz seçimi ile ilgili benzer çalışmalardan yararlanılarak belirlenmiştir. Buna göre, 5 adet farklı markaya ait ventilatör cihazı, 5 ana kriter ve 10 alt kritere göre değerlendirilmiştir. Kriter ağırlıklarını belirlemek için konuyla ilgili farklı meslek grubundan kişilerin oluşturduğu 10 kişilik bir gruba anket uygulanmıştır. Anket sonucunda elde edilen veriler "Analitik Hiyerarşi Prosesi" (AHP) yöntemine girdi olarak kullanılmıştır. Daha sonra alternatif cihazlar arasından en uygun olana karar vermek için TOPSIS ve ELECTRE yöntemleri kullanılmıştır. Her iki yöntem sonucunda da aynı karar ortaya çıkmıştır.

COVID 19ELECTRE yöntemiTOPSIS+3
Habibe Tosun
Aksaray University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Otomotiv sektöründe yalın yönetim yaklaşımı ile karbon ayak izinin azaltılması

Dünya nüfusunun artmasıyla şehirleşme ve sanayileşme ile çevresel problemler de hızla artmaktadır. Bu sorunlar arasında iklim değişikliği en önemli tehditlerden biri olarak öne çıkmaktadır. İklim değişikliğinin etkilerini azaltmak için öncelikle sera gazı emisyonlarını düşürmek gerekmektedir. Bu çalışmada, otomotiv yan sanayi sektöründe faaliyet gösteren bir işletmenin karbon ayak izinin (CFP) ölçülmesi ve azaltılması amacıyla Yalın Yönetim Yaklaşımı olan Kaizen kullanılarak vaka analizi gerçekleştirilmiştir. Hem yasal zorunluluklar hem de müşteri talepleri, kurumsal prestij ve pazarlama stratejileri, işletmeleri Kurumsal CFP hesaplamalarını yapmaya yönlendirmektedir. ABC işletmesinde gerçekleştirilen vaka analizinde, 2023 yılında 7.308 ton karbondioksit eşdeğer (t CO2 eşd.) olan karbon ayak izinin Kaizen uygulamaları sonucunda 5.351 t CO2 eşd. seviyesine düşürülerek %27 iyileşme sağlandığı görülmüştür. Kaizen uygulamaları kapsamında, üretim verimliliğini artırmak amacıyla fire, hurda ve tamir işlemlerinin hedeflenen değerlere ulaşması, bakım organizasyonunun yenilenmesi ve kesintisiz ürün akışının sağlanması gibi adımlar atılmıştır. Bu iyileştirmeler sonucunda, makine vardiya üretimleri %45 artış göstermiş ve enerji tüketimi optimizasyonu sağlanmıştır. Bu çalışmanın bulguları, otomotiv yan sanayi sektöründe karbon ayak izinin azaltılması için yalın yönetim yaklaşımlarının etkili olduğunu ortaya koymaktadır. Benzer iyileştirmelerin farklı firmalara uyarlanması durumunda hem ulusal hem de uluslararası düzeyde çevresel sorunların çözümüne katkı sağlanabileceği öngörülmektedir. Ayrıca, literatürdeki boşlukları doldurması açısından bu çalışma mevcut durum analizi ve sürekli iyileştirme faaliyeti ile önemli bir katkı sunmaktadır. Sonuç olarak bu çalışmanın bulguları gelecekteki çalışmalarda yapılacak araştırmaların literatür ve endüstriyel uygulamalar için yararlı sonuçlarının olacağı gösterdiği söylenebilir.

Karbon ayak iziKarbon emisyonuKarbondioksit salınımı
Serdar Karaca
Aksaray University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Endüstriyel tutkal üretiminde sızıntı suyu değerlendirmesi

Belediye atıklarının yönetimi giderek daha karmaşık ve önemli bir küresel sorun haline gelmiştir. Çöplüklerdeki katı atıklar, yüksek konsantrasyonda organik maddeler içeren karmaşık yapısıyla tanımlanan son derece kirletici bir sıvı olan depolama sahası sızıntı suyunun (LL) oluşumuna yol açar. Bu çalışma, fenol-formaldehit (FF) reçinesinin sentezinde suyun kısmi bir ikamesi olarak depolama sahası sızıntı suyunun (LL) kullanılma potansiyelini araştırmıştır. LL katılımının reçine özellikleri, termal kararlılık ve bağlanma performansı üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Sonuçlar, LL'nin varlığının artan viskozite, azalan pH, artan katı içeriği ve serbest formaldehit seviyeleri dahil olmak üzere birkaç önemli reçine özelliğini etkilediğini göstermiştir. Dahası, FF reçinelerinin termal kararlılığının, muhtemelen sızıntı suyundaki organik bileşiklerin varlığından dolayı, artan LL içeriğiyle azaldığı gözlemlenmiştir. Bağlanma performansı değerlendirmeleri hem kuru hem de ıslak koşullar altında, referans reçineye kıyasla LL modifiyeli PF reçineleriyle bağlanmış ahşap numunelerinin çekme dayanımında bir azalma olduğunu ortaya koymuştur. Bu bulgulara dayanarak, reçine özellikleri ve bağlanma performansı üzerindeki olası olumsuz etkileri azaltmak için FF reçine sentezinde LL ile su ikamesinin maksimum %20 ile sınırlandırılması önerilmektedir.

Mahmut Göktaş
Aksaray University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Bankacılık sektöründe Kaizen; organizasyonlarda ve süreçlerde iyileştirme

Bu çalışmada, dijitalleşme sürecinin bankacılık sektörüne etkileri incelenmiş; özellikle fiziki banka şubelerinin geleceği, müşteri tercihleri ve süreç iyileştirme yaklaşımları bağlamında değerlendirilmiştir. Araştırmanın temel amacı, dijital kanalların yükselişi karşısında banka şubelerinin nasıl bir dönüşüm geçirdiğini ortaya koymak ve bu dönüşümde Kaizen gibi sürekli iyileştirme felsefelerinin rolünü analiz etmektir. Bu doğrultuda, 400 katılımcı ile çevrim içi anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Anket bulguları, özellikle 18-34 yaş aralığındaki bireylerin büyük çoğunluğunun mobil bankacılığı tercih ettiğini; buna karşın kredi başvurusu ve hesap işlemleri gibi hizmetlerde fiziki şubelerin hâlen önemini koruduğunu göstermektedir. Elde edilen sonuçlar, bankacılık hizmetlerinde tamamen dijitalleşmenin kısa vadede mümkün olmadığını, ancak dijital ve fiziksel kanalların birlikte var olduğu hibrit modellerin öne çıktığını ortaya koymaktadır. Araştırmada katılımcıların önemli bir kısmı, banka şubelerinin gelecekte daha az sayıda ama daha işlevsel ve danışmanlık temelli hizmet sunan merkezler hâline dönüşeceğini öngörmüştür. Bu dönüşüm, phygital bankacılık kavramıyla örtüşmektedir. Ayrıca, araştırma bulguları Kaizen yaklaşımının bankacılık süreçlerine uygulanabilir olduğunu, özellikle müşteri deneyimini iyileştirmede, hizmet kalitesini artırmada ve çalışan katılımını sağlamada önemli katkılar sunabileceğini göstermektedir. Bu tez, banka şubelerinin geleceğine ilişkin güncel bir bakış sunmakta; dijitalleşme sürecinde hem teknolojik adaptasyonu hem de insan odaklı süreçlerin sürekli geliştirilmesini esas alan bütünsel bir yaklaşımı önermektedir.

Lütfi Melih Dumlu
Aksaray University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
10
Master'sOpen AccessTR

Tedarik zinciri yönetiminde talep tahmini ve yerel bir tekstil işletmesinde uygulama

Günümüz piyasa koşullarında, tedarik zinciri sistemlerinde müşterilerin gelecekteki taleplerini tahmin etmek her zaman zorlu bir süreç olmuştur. Doğru talep tahminleri, tedarik zinciri yönetiminde daha gerçekçi kararların alınmasını ve operasyonel süreçlerde verimliliğin artırılmasını sağlamaktadır. Artan rekabet ortamında, tedarik zinciri yönetiminin önemi giderek artmış ve işletmeler açısından vazgeçilmez bir konu haline gelmiştir. Tedarik zinciri yönetiminin temel amacı, son tüketiciye doğru zamanda, doğru miktarda ve düşük maliyetle ürün veya hizmet ulaştırmaktır. Bu amaca ulaşmak, tedarik zincirindeki iç içe geçmiş süreçlerin etkin bir şekilde yönetilmesine bağlıdır. Ancak, tedarik zincirinin herhangi bir aşamasında yapılan tahmin hataları, zincirin genel performansını olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle, talep tahmini, tedarik zinciri yönetiminde kritik bir rol oynamaktadır. Bu çalışmada, öncelikle tedarik zinciri kavramsal yapıları, amacı ve önemi ele alınmış; tedarik zinciri ile talep tahmini arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmada, talep tahmini ve talep tahmin yöntemlerine ilişkin genel bilgilere yer verilmiştir. Çalışma kapsamında erkek giyim sektöründe gömlek toptan satışı yapan yerel bir giyim tedarikçisinin geçmiş 10 yıla ait satış verileri kullanılarak Naive Yöntemi (NY), Hareketli Ortalama (HO), Üssel Düzleştirme Yöntemi (ÜDY), Holt & Winters Yöntemi (HWY) tahmin metotları uygulanmıştır. Bu yöntemlerin performansları karşılaştırılmıştır. Bir sistemde iyileştirmeler yapılabilmesi için öncelikle mevcut sistemin detaylı bir şekilde incelenmesi gerekmektedir. Bu bağlamda, işletmenin önceki yıllara ait satış verileri analiz edilmiş; beklenen satış miktarları ile gerçekleşen talepler arasındaki sapmalar değerlendirilmiştir. Bu araştırmanın temel amacı, işletmenin geçmiş satış verilerini kullanarak, önceki tahmin yöntemlerinden farklı olarak Zaman Serisi Talep Tahmini yaklaşımlarını uygulayarak en isabetli tahmin yöntemini belirlemek ve bu doğrultuda mevcut tahmin sistemini iyileştirerek işletmeye katma değer sağlamaktır.

Betül Erva Berk
Aksaray University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
10
Master'sOpen AccessTR

Aksaray organize sanayi bölgesindeki endüstriyel simbiyoz olanaklarının incelenmesi

Günümüzde çevresel farkındalığın artmasıyla birlikte, atıkların doğa, insan ve doğal kaynaklar üzerindeki etkileri daha da önemli bir hale gelmiştir. Bu farkındalık, doğal kaynakların korunması ve israfın önlenebilmesi adına yenilikçi yaklaşımların ortaya çıkmasını sağlamıştır. Endüstriyel simbiyoz, bu yaklaşımlar arasında çevreci bir yöntem olarak öne çıkmaktadır. Bu yöntem, bir işletmeden çıkan atıkların başka bir işletmenin hammaddesi olarak değerlendirilmesine imkân tanımakta ve kaynakları daha verimli kullanmanın yanı sıra çevresel kirliliği de en aza indirgemeyi amaçlamaktadır. Endüstriyel simbiyoz ekonomik kazançların yanı sıra sürdürülebilir bir gelecek için iş birliğine de teşvik etmektedir. Aksaray ili, Türkiye'nin hızlı gelişen sanayi bölgelerinden biri olup, özellikle 6 Şubat'ta yaşanan deprem felaketinden sonra; Bölgesel Teşvik Kanunu kapsamında öncelikli yatırım bölgesi içerisinde yer alması, lojistik olanakları ve coğrafi konumu birlikte orta ve büyük ölçekli sanayi yatırımcılarının gözdesi haline gelmiştir. Büyümekte olan bu sanayi şehrinde, bu çalışma aracılığıyla Aksaray ilindeki endüstriyel faaliyetler incelenerek ve OSB içerisinde yer alan firmalar analiz edilerek, iş birliği potansiyelleri tespit edilmiştir. Yapılan bu çalışma doğrultusunda, çevresel zararları azaltan ve katma değer oluşturan sürdürülebilir geri dönüşüm modelleri tespit edilmiştir. Bu modeller ile birlikte, Aksaray ilindeki bölgesel kalkınmaya katkı sağlamak amacıyla çevresel sorunlara çözüm üretmek ve endüstriyel simbiyozun önemini vurgulamaktadır.

Onurcan Kaban
Aksaray University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Gelişen teknolojinin otomotiv sektörüne etkisi IoT uygulamaları

Günümüzde otomotiv sektörü, dijitalleşme ve otomasyonun etkisiyle köklü bir dönüşüm geçirmektedir. Bu dönüşümün en önemli bileşenlerinden biri olan Nesnelerin İnterneti (IOT), üretim süreçlerinden araç tasarımına, kalite kontrolden bakım süreçlerine kadar birçok alanda etkili şekilde kullanılmaktadır. Bu tezde, Nesnelerin İnterneti (IOT) teknolojilerinin otomotiv üretim süreçlerine entegrasyonu incelenmiş; montajlanabilir metal parçaların birleştirilmesi, lazer kaynak uygulamaları ve bu proseslere yönelik gerçekleştirilen testlerin, görüntü işleme teknikleriyle desteklenmesi gibi örnek uygulamalar üzerinden kapsamlı değerlendirmeler yapılmıştır. Çalışmanın temel amacı, IoT destekli sistemlerin üretim süreçlerine katkılarını; verimlilik, kalite ve sürdürülebilirlik çerçevesinde ortaya koymaktır. Tezde ayrıca, bu uygulamaların Endüstri 4.0 kavramı içerisindeki yeri ile otomotiv sanayisinin geleceği açısından sunduğu fırsatlar ve karşılaşılan teknik ve yapısal kolaylıklar da ele alınmıştır. Literatür taraması, vaka analizleri ve güncel endüstriyel örnekler kullanılarak yapılan bu çalışma, IOT uygulamalarının otomotiv üretimindeki farkındalığını artırmayı hedeflemektedir.

Minel Can
Aksaray University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
DoctorateOpen AccessEN

Teknoloji tahminleme modeli: Mobil telekomünikasyon endüstrisinde bir vaka çalışması

The evolution of 3G and Long Term Evolution (LTE, i.e. 4G) has brought a remarkable advantage to mobility-based digital solutions by providing ubiquitous Internet services to a plethora of users with various needs. Nowadays, the dramatic adoption of smart devices and increasing consumption of mobile Internet have been accelerating mobile technology development activities towards a 5G ecosystem. Therefore, industry players need to make managerial decisions and design strategies based on forecasts related to the introduction of 5G technology. The aim of this thesis is to enhance the understanding of technological forecasting and technology life cycle in the mobile telecommunication industry, based on a proposed research methodology. First of all, a literature review on the definition, techniques and applications of technological forecasting in the telecommunication industry was performed. Then, a case study was carried out in Turkey to contribute to the engineering management field on this topic. The outcome of this study is the forecasting of the ideal launch time of 5G services for a leading telecommunication company in the market, which has been integrating new mobile technologies and densifying its existing network at an unprecedented rate in recent years. Our findings reveal that the most appropriate time for the 5G deployment and launch of mobile telecommunication services in Turkey would be August 2020. This is the time when most of the forecast parameters used for making decisions on network investments are predicted to reach maturity.

Gökhan Kalem
Marmara University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
10
DoctorateOpen AccessEN

Metasezgisel algoritmaların etkinliğini arttırmak için esin kaynağı fraktal geometri olan çözüm oluşturma

Real-life optimization problems are too complex to solve optimally. Therefore, numerous researchers work on more efficient solution methods which led metaheuristic algorithms to gain world-wide popularity since mid-90s. To improve the efficiency and effectiveness of a heuristic algorithm, the searching capability of the algorithm needs to be improved. Hence, the usual approach in improving the science of metaheuristics is to design a novel algorithm or improve an existing algorithm. However, a relatively less explored approach is to design a new neighbor generation mechanism. In this study, a novel neighbor generation mechanism for single solution-based heuristics which use permutation solution representation is presented. The proposed mechanism is called cantor-set based (CB) method. The inspiration for the mechanism is the recursive algorithm that constructs a cantor set which is a fractal shape. Simply, a solution representation is divided based on the recursive algorithm and the resulting pieces are permutated and then combined again to generate neighbors. CB method is embedded into the classical local search (LS) and simulated annealing (SA) algorithms to test its advantages and to compare it with classical swap and insertion neighbor generation mechanisms. Different types of applications are considered to design CB method to find the most effective and efficient design of the method. A set of benchmark problems of the traveling salesman problem (TSP) and quadratic assignment problem (QAP) are used in the experiments to test these applications. TSP and QAP have very different solution spaces considering their objective functions which is why they are chosen as test problems. More specifically TSP has a steep landscape and benefits from drastic changes in neighbor generation while QAP has a flat landscape and requires delicate changes in neighbor generation. Therefore, the aim in using TSP and QAP as test problems is to analyze sensitivity of CB method. In addition to analyzing CB applications, CB method is compared to swap and insertion mechanisms. Swap and insertion are chosen because they are the most used and basic mechanisms that are encountered in the literature. The computational tests show that different applications of CB solve TSP and QAP very efficiently. In the end, it is concluded that it is possible to design a general mechanism that gives consistently good results for both TSP and QAP. Keywords: Neighbor generation, local search, simulated annealing, cantor set, traveling salesman problem, quadratic assignment problem.

Melike Öztürk
Marmara University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Algılanan şirket desteğini etkileyen faktörler ve algılanan şirket desteği ile çalışan bağlılığı arası ilişki

Rekabetçi dünyada, çalışanların yarattığı know-how şirketlerin rakiplerine göre önde olmalarına yardımcı olan ana maddelerden biri haline gelmiştir. Bu sebeple şirketler, son yıllarda çalışanlarını da birer müşteri gibi görmekte ve memnun etme ihtiyacı hissetmektedirler. Çalışan memnuniyetinin artırılması için, organizasyon genelinde yapılan analizler sonucu çalışanların istekleri anlaşılmaya çalışılmış, başta insan kaynakları uygulamaları olmak üzere çalışanların algısını olumlu yönde belirleyebilmek için stratejik uygulamalar geliştirilmeye çalışılmıştır. Şirketler, çalışan memnuniyetinin ölçülmesi için memnuniyet-tatmin seviyesi, çalışan bağlılığı, turnover gibi birçok kavramı irdelemişlerdir. Şirketlerin amacı, genel anlamda çalışan memnuniyetini artırarak çalışanın firmaya olan bağlılığını artırmak ve bu yolla da bilgili - deneyimli çalışanı firmada tutmaktır. Bu çalışanlar sayesinde hem kaliteli işler ortaya çıkarmayı hem de yeni personel eğitimi, işe alımı gibi maliyetlerin önüne geçebilmeyi hedeflemektedirler. Algılanan şirket desteği, kişinin içinde bulunduğu organizasyonu değerlendirerek, bu organizasyonun dinamiklerini dikkate alarak hissettiği desteği ifade eden bir kavramdır. Bu kavram da son yıllarda değeri daha çok ortaya çıkan, çalışan memnuniyeti veya aidiyetini ölçmek için kullanılabilecek bir kavramdır. Kişi, çalıştığı şirketin kendisini iş veya özel yaşamında ne kadar desteklediğine dair bir görüşe sahiptir. Algılanan şirket desteğini etkileyebilecek pek çok faktör bulunmaktadır. Bu çalışmanın amacı, algılanan şirket desteğine etkidiği düşünülen boyutların incelenmesi, olası ilişkilerin ve bunların seviyesinin ortaya konmasıdır. Ayrıca, algılanan şirket desteği ile organizasyonel bağlılık arasındaki ilişki de bağımsız olarak inceleniyor olacaktır.

Algılanan değerDuygusal bağlılıkÖrgütsel bağlılık
Seda Ulutaş
İstanbul Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2015
00