Ondokuz Mayıs University
Discipline

Veterinerlik Anatomisi Anabilim Dalı

Ondokuz Mayıs University

14

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

14 Theses
Master'sOpen AccessTR

Genç erişkin ratlara intraperitoneal olarak verilen kurkumin (Curcuma longa) maddesinin karaciğer, safra kesesi ve kanalları üzerine etkilerinin morfometrik ve makroanatomik olarak incelenmesi

Amaç: Yüksek yağlı beslenme ile karaciğerin yağlanması durumunda alternatif tıp yöntemleri günümüzde oldukça ilgi çekmektedir. Zerdeçal bitkisinin ana biyoaktif bileşeni olan kurkuminin, anti-oksidan, anti-inflamatuar, anti-bakteriyel ve anti-aterosklerotik ve anti-lipidemik özelliklere sahiptir. Buradan yola çıkılarak; kurkuminin lipit birikimini ve inflamasyonu azaltabileceği düşünülmüştür. Bu çalışmamızdaki temel hedefimiz, yüksek yağlı diyet kullanarak yağlı karaciğer modeli oluşturulmuş ratlar üzerinde, kurkumin maddesinin karaciğerin lipidogenesiz mekanizması üzerine etkisinin makroanatomik ve morfometrik olarak sonuçlarının incelenmesidir. Gereç ve Yöntemler: Çalışmamızda Sprague-Dawley cinsi erkek sıçanlar seçildi ve 3 gruba ayrılarak (n=8/grup) 8 hafta boyunca beslendi. Birinci gruba normal diyet (Yağ oranı: %12), ikinci gruba yüksek yağlı diyet (YYD)(Yağ oranı: %43.6), üçüncü gruba ise YYD'ye ilaveten her gün intraperitonel verilmek üzere kurkumin maddesi (150 mg/kg/gün) verildi. Süre bitiminde hayvanlar ötenazi edilerek, karaciğer dokuları alınarak makroskopisi incelenip, kumpas yardımı ile anatomik olarak karaciğer loplarının en ve boy uzunlukları ölçüldü. Karaciğer ağırlıkları ölçülerek not edildi. Hayvanların birinci günden deney bitimine kadar olan ağırlık değişimleri kaydedildi. Bulgular: YYD uygulanan ratlar (II.Grup) ile YYD ile beslenip aynı zamanda kurkumin tedavisi gören ratlar (III.Grup) arasındaki fark belirgindi. Ratların (n=24) vücut ağırlıkları, karaciğer ağırlıkları ve loplarının uzunlukları ağırlıkları ölçüldüğünde II. gruptakilerin diğerlerinden daha fazla değerlere sahip olduğu istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Sonuç: Sonuç olarak, kurkumin kullanımının anti-lipidemik özelliğinden dolayı karaciğer yağlanmasını engellediği ve makroanatomik açıdan karaciğerin lobuler büyüklüğünü normal seviyelere çektiği ve visceral yağ oranını azalttığı için vücut ağırlıklarının düşmesini sağladığı gözlemlenmiştir.

Karaciğer hastalıklarıKaraciğer yağlanmasıKurkumin
Merve Nur Geçin
Aksaray University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çin kazı (Anser cygnoides) sindirim sisteminin histolojik ve taramalı elektron mikroskobik yöntemle incelenmesi

Sindirim sistemi, canlılığın ve fonksiyonların devam edebilmesi amacıyla gerekli enerjinin temini için; besin maddelerinin vücuda alınması, dönüşümü, emilimi ile bu süreçte oluşan atıkların vücuttan atılmasından sorumlu olan sistemdir. Kanatlı sindirim sistemi temel yapı ve fonksiyonlar bakımından memeli sindirim sistemine benzemekle birlikte bazı anatomik ve histolojik farklılıklara sahiptir. Göze çarpan en büyük farklılıklardan biri de bütün bir mide yerine glandular ve müsküler olarak ikiye ayrılmış olan midedir. Bu çalışmanın amacı Çin kazı (Anser cygnoides) kassel ve bezsel midesinin histolojik açıdan incelenmesidir. Bu çalışma Aksaray'da özel bir işletmeden temin edilen Çin kazları (Anser cygnoides) ile yapılmıştır. Çalışmada 12 adet (6 adet erkek + 6 adet dişi) sağlıklı yetişkin Çin kazı (Anser cygnoides) kullanılmıştır. Kullanılan Çin Kazlarına (Anser cygnoides) premedikasyon amacıyla 10-12 mg/kg xylazine, anestezi için 30-40 mg/kg dozunda intramüsküler yolla ketamin (ketalar) enjekte edilmiştir. Daha sonra bezsel mide ve kassel mide, doku örnekleri alınmıştır. Her bir doku bekletilmeden %10'luk tamponlu formaldehit içeren şişelerde 24 saat boyunca tespit edildikten sonra yıkama işleminden geçti. Daha sonra rutin histolojik doku takibinden geçen örnekler, parafinde bloklandı. Hazırlanan parafin bloklar, 5–6 mikron kalınlığında kesilip Hematoxilen Eosin (HE) boyama metodu kullanılarak mikroskobik düzeyde incelenmiştir. Taramalı elektron mikroskobu ile inceleme için alınan dokular fosfat tamponunda yıkandıktan sonra %2.5 gluteraldehit içinde yeniden tespit edildi, aseton serilerinde dehidrate edildikten sonra critical point dryer ile kurutuldu. Metal plakalar üzerine yerleştirilen dokular sputter coaterda altın-paladyum ile 18-20 nm kalınlığında kaplandı ve LEO 440 taramalı elektron mikroskobunda incelendi. Çalışmamızda Çin kazlarının (Anser cygnoides) bezsel midelerinde tunika muskularis katmanında sadece sirküler seyirli düz kas telleri gözlendi. Aynı zamanda Çin kazı (Anser cygnoides) kassel mide duvarında tunika submukozanın gevşek bağ doku özelliğinde olduğu gözlendi. Bu çalışmada Çin kazı (Anser cygnoides) kassel mide duvarında tunika muskularisin kassel midenin duodenuma yakın bölümlerinde içte sirküler seyirli ve kalın, dışta ise longitudinal seyirli ve daha ince katmanlardan oluştuğu; bezsel mideye yakın bölümlerinde ise sadece sirküler şekilde devam ettiği ve longitudinal seyirli katmanın yerini tunika submukozaya bıraktığı görüldü. Anahtar Kelimeler: Çin kazı, histoloji, kassel mide, bezsel mide, SEM, Anser cygnoides

HistolojiKazlarMide+1
Tolgahan Deniz
Aksaray University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Koronavirüs hastalığının (Covid-19) denge ve işitme kaybı üzerine etkisi

Covid-19'un nörotropik virüs olduğu bilinmektedir buna rağmen; COVID-19'un doğrudan işitme ve denge sistemini etkilediğine dair yeterli bilimsel kanıt henüz mevcut değildir. Bu araştırmada, COVID-19 hastalığını geçiren bireylerin Koronavirüs hastalığının (COVID-19) denge ve işitme kaybı üzerine etkisini tespit etmek ve bu alanda yapılacak çalışmalara fikir verebilmek amaçlanmaktadır. Bu amaç çerçevesinde COVID-19 geçirmiş toplam 122 katılımcıdan anket yoluyla elde edilen veriler istatistiksel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Tarama modelinin kullanıldığı araştırmada katılımcıların ait yaş, cinsiyet, eğitim durumu gibi demografik bulgular, COVID-19 hastalık sürecine ilişkin bulgular ve işitme, denge kaybına ilişkin bulguları değerlendirilmiştir. Değerlendirmeler sonucunda COVID-19 geçiren bireylerde işitme ve denge kaybı bulgularına rastlanmıştır. İşitme ve denge kaybı olan bireylerde ise COVID-19 sonrası işitme ve denge kayıplarında artış görülmüştür.

COVID 19DengeKorona virüsler+2
Tuğçe Nur Özüdoğru
Aksaray University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Malya koyunlarında koroner damarlar üzerine makroanatomik bir araştırma

Bu tez çalışmasında Malya koyunu'nun koroner arterlerinin anatomik olarak incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç çerçevesinde çalışmada Malya koyunu'nun koroner arterleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışmada cinsiyet farkı gözetilmeksizin 10 adet malya koyunu kalbi kullanıldı. Latex enjeksiyon tekniği ile koroner arterlerin demostrasyonu için %10'luk formaldehit ve kumaş boyası ile renklendirilen latex 50cc'lik enjektör ile aorta abdominalis'den koroner arterlere verildi. Latex enjekte edilerek doldurulan damarların diseksiyonu yapılarak değerlendirilip fotoğrafları çekildi. Kalbin arteriyel vazkularizasyonunun a. coronaria dextra ve a. coronaria sinistra'nın sağladığı, bu damarlardan a. coronaria sinistra'nın a. coronaria dextra'dan daha güçlü olduğu belirlendi. A. coronaria sinistra'nın r. interventricularis paraconalis ve r. circumflexus sinister dalları tespit edildi. A. coronaria dextra'nın r. proximalis atrii dextri, r. intermedius atrii dextri, r. distalis atrii dextri ve r. coni arterios'i verdiği görülmüştür. Sonuç olarak; bu çalışmanın literatür eksikliğinin giderilmesi yönünde, bu ırkla ilgili yapılacak yeni çalışmalara katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

AnatomiAnatomi-veteriner hekimlikAnatomik özellikler+4
İbrahim Mayda
Aksaray University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Aksaray malaklı köpeklerinde lumbal ve sakral vertebraların morfometrik olarak incelenmesi

Bu araştırmada Aksaray Malaklı ırkı köpeklerin lumbal ve sakral omurlarının makroanatomik incelemesi, kemik yapılarının ölçülerinin belirlenmesi ve bu ölçülerin aritmetik ortalamalarının ortaya konmasıyla literatüre katkıda bulunulması amaçlanmıştır. 6 kadavranın L1 kemiği processus transversus genişliği ortalaması 5.84, processus spinousus uzunluğu ortalaması 3.24, foramen vertebrale kemik duvarı kalınlığı ortalaması 0.62 cm ölçüldü. L2 kemiğine ait ortalamalar sırasıyla 6.82, 3.51 ve 0.62 cm ölçüldü. L3 kemiğine ait ortalamalar sırasıyla 7.34, 3.62, 0.58, L4 kemiğine ait ortalamalar 7.90, 3.86, 0.55, L5 kemiğine ait ortalama değerler ise 8.68, 3.89 ve 0.59 cm olarak ölçüldü. L6 ve L7 kemiklerine ait processus transversus genişliği ortalamaları 9.14 ve 8.71, processus spinousus uzunluğu ortalamaları 4.03 ve 3.43, foramen vertebrale kemik duvarı kalınlığı ortalamaları 0.65 ve 1 cm olarak ölçüldü. 6 kadavranın sacrum kemiğinin; craniocaudal uzunluk ortalaması 5.77 cm, laterolateral uzunluk ortalaması 6.65 cm, canalis sacralis kanalının cranial girişinin vertikal çapı ortalaması 1.24 cm, canalis sacralis kanalının cranial girişinin transversal çapı ortalaması 1.9 cm, canalis sacralis kanalının caudal çıkışının vertikal çapı ortalaması 0.62 cm, Canal is sacralis kanalının caudal çıkışının transversal çapı ortalama değeri ise 1.49 cm olarak ölçüldü. Lumbosacral vertebra'larının craniocaudal uzunluğu ölçümleri ise 33.33 cm, 34.07 cm, 32.10 cm, 36.61 cm, 34.45 cm ve 30.63 cm'dir.

Anatomi-veteriner hekimlik
Muhammet Alperen Fidan
Aksaray University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 geçiren bireylerde fiziksel aktivite düzeyi ve beden kitle indekslerinin incelenmesi

Bu araştırmada covid-19 hastalığını geçirmiş bireylerin fiziksel aktivite düzeylerinin ve beden kitle indekslerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç çerçevesinde covid-19 geçirmiş 260 katılımcıdan anket yoluyla elde edilen veriler istatistiksel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Tarama modelinin kullanıldığı araştırmada katılımcılara ait demografik bulgular, covid-19 hastalık sürecine ilişkin bulgular, fiziksel aktivite düzeyleri ve beden kitle indekslerine ilişkin bulgular elde edilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre katılımcı grubun fiziksel aktivitelerinin yüksek düzeyde (1929.09) olduğu görülmüştür. Yine katılımcıların beden kitle indekslerinin ortalaması 24.10 olarak elde edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bir diğer sonuç ise katılımcıların fiziksel aktivite düzeyleri beden kitle indeksleri sınıflandırmasına göre farklılık göstermezken cinsiyet değişkenine göre farklılık göstermiştir.

COVID 19Demografik yapıFiziksel aktivite+1
Emre Eren
Aksaray University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Koronavirus hastalığının (Covid-19) gastrointestinal sistem üzerine etkileri

Bu araştırmada koronavirus hastalığının (Covid-19) gastrointestinal sistem üzerine etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla covid-19 geçirmiş katılımcılardan anket yoluyla elde edilen veriler analiz edilmeye çalışılmıştır. Tarama modelinin kullanıldığı araştırmada katılımcılara ait demografik bulgular ve covid-19 hastalık geçirenlerde görülen yorgunluk, kilo kaybı, iştahsızlık, ağız kuruluğu, boğaz ağrısı, yutkunma güçlüğü, karın ağrısı, mide bulantısı, kusma ve ishal gibi semptomların hangi oranda görüldüğü belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışmaya gönüllülük esasına göre belirlenen 115 kişi katılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre en yaygın olarak görülen semptomun % 95.1 ile yorgunluk olduğu tespit edilmiştir.. Ayrıca, bu çalışmada % 29 karın ağrısı, % 56.4 iştahsızlık (anoreksiya), % 45 bulantı, % 14 kusma ve % 28 oranında ishal vakasına rastlanmıştır. Yapılan çalışmada covid-19 hastalarında gastrointestinal belirtilerin değerlendirilmesinin çok önemli olduğu ve bu hastalarda gastrointestinal belirtilere de dikkat edilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Böylece solunumla ilgili belirtiler göstermeyen hastaların erken dönemde covid-19 tanısı için hastalığı hafif geçiren kişilerin klinik özelliklerini tanımlamanın önemli olduğu kanısına varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Covid-19, Gastrointestinal sistem, Koronavirüs, Pandemi

COVID 19Gastrointestinal sistemKorona virüsler+1
Halime Bulem Özüdoğru
Aksaray University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Çin kazı (Anser cygnoides) karaciğerinin histolojik ve transmisyon elektron mikroskobik yöntemle incelenmesi

Enerji teminin devamlılığında ana organ görevi gören karaciğer vücutta bulunan en büyük bezdir. Vücudu toksinlerden arındırması, safra sentezlenmesi ve sentezlenen safranın salgılanması, metabolizmayı düzenlemesi gibi işlevleri olan karaciğer; endokrin ve ekzokrin bez olarak faaliyet gösterir. Sindirime uğrayan ve emilen maddeleri işleyip diğer organların faydalanması amacıyla depolayan ya da dolaşım sistemine aktaran karaciğer, kompleks yapıda bir organdır ve böylece sindirim sistemi ile dolaşım sistemi arasında bir geçiş bölgesi meydana getirir. Bu çalışmanın amacı Çin kazı (Anser cygnoides) karaciğerinin histolojik açıdan incelenip yorumlanmasıdır. Bu çalışma Aksaray'da özel bir çiftlikten alınan Çin kazları (Anser cygnoides) kullanılarak yapılmıştır. Çalışmada 6 adet dişi 6 adet erkek olmak üzere 12 adet Çin kazı (Anser cygnoides) kullanılmıştır. Premedikasyon amacıyla Çin kazlarına (Anser cygnoides) kas içine 10-15 mg/kg ksilazin, anastesi içinse yine kas içine 30-50 mg/kg dozunda ketamin enjekte edilmiştir. Daha sonra karaciğerden doku örnekleri alınmıştır. Alınan doku örnekleri %10'luk tamponlu formaldehit bulunduran tüplerde 1 gün boyunca tespit edilmiştir ve daha sonra da yıkama işlemine alınmıştır. Alınan doku örnekler rutin histolojik doku takibinden geçirilip, parafin kullanılarak bloklanmıştır. Parafin kullanılarak bloklanan dokular, 7–8 mikron ebatında bölünüp Hematoxilen Eosin (HE) boyama yöntemi uygulanarak ışık mikroskobunda incelemeye alınmıştır. Transmisyon elektron mikroskobunda incelenmek amacıyla alınan dokular 1 mm büyüklüğünde parçalara bölündükten sonra 20 ml PBS ve 3 ml Gluteraldehitten oluşan tespit solüsyonu içinde bir gece bekletildi ve 3 kere 15 dakika PBS ile yıkandıktan sonra HITACHI HT 7800 transmiyon elektron mikroskobunda incelendi. Çin kazı (Anser cygnoides) karaciğerinde tipik lopçuk yapısının olmadığı, bir çok lobülden oluştuğu ve interlobüler septumun ince olduğu görüldü. Hepatositlerin oval ve merkezi konumlu olup birleşerek remark kordonlarını oluşturdukları saptandı ve bu remark kordonlarının sinüzoidlerle ayrılmış olduğu görüldü. Kupffer hücrelerine rastlandı. Lenf nodülleri incelenen dokularda yoğun olarak gözlendi. Kiernan aralığını oluşturan safra kanalı, arteria hepatica ve vena portaya rastlandı. Vena centralisin olduğu her ünitenin lopçuk yapısına benzer olduğu saptandı.

HistolojiIşık mikroskobuKaraciğer+2
Ali Burak Çıraklı
Aksaray University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Çin kazı (Anser Cygnoides) dalağının histolojik ve taramalı elektron mikroskobik (sem) yöntemle incelenmesi

Dalak, vücuttaki en büyük ikincil bağışıklık organıdır ve kanla taşınan antijenlere karşı bağışıklık reaksiyonlarını başlatmaktan ve kanın yabancı maddelerden ve eski veya hasar görmüş kırmızı kan hücrelerinin filtre edilmesinden sorumludur. Bu çalışmanın amacı Çin kazı (Anser cygnoides) dalağının anatomik, histolojik ve Taramalı Elektron Mikroskobik (SEM) olarak araştırılmasıdır. Araştırma Aksaray'da özel bir işletmeden temin edilen Çin kazları kullanılarak ortaya konmuştur. Araştırmada 12 adet (6 tane erkek + 6 tane dişi) sorunsuz büyük Çin kazı (Anser cygnoides) ile yapılmıştır. Çin Kazlarına premedikasyon amacıyla 10-12 mg/kg xylazine, anestezi için 30-40 mg/kg oranında intramüsküler ile ketamin (ketalar) verilmiştir. Sonrasında dalaktan doku örnekleri alınmıştır. Rutin histolojik tespit ve takip işlemlerinden sonra dokulardan 5–6 mikron kalınlığında kesitler alınarak Hematoxilen Eosin (HE) boyama metodu ile mikroskobik düzeyde incelenmiştir. Anatomik inceleme sonucunda, Çin kazı (Anser cygnoides) dalağı glanduler ve muskuler midenin bir araya geldiği yerde gözlendi. Dalak midenin hemen yakınında, karaciğerin sağ lobunun üst tarafında yer alan bir organdır. Çin kazı (Anser cygnoides) dalağı lacivertimsi-kahve bir renkte görüldü. Yine Çin kazı (Anser cygnoides) dalağının yumurta şeklinde olduğu dikkati çekti. Çin kazı (Anser cygnoides) dalağının histolojik değerlendirmeleri sonucunda; organı dıştan saran bağ doku kapsülü ve bu bağ dokunun organ içerisine gönderdiği trabeküller gözlendi. Kapsül ve trabeküllerde bol miktarda düz kas tellerine rastlandı. Kapsül içinde yer yer lenf folikülleri ve subkapsüler sinüs gözlendi. Organın parenşiminin beyaz ve kırmızı pulpa alanlarından oluştuğu görüldü. Beyaz pulpa; merkezinde yer alan arteria sentralisin etrafında toplanmış lenfoid doku ve damarlar etrafındaki seyreden lenfatik kordonlardan oluştuğu gözlendi. Kırmızı pulpanın ise bol miktarda kan içeren venöz sinuslar ve kırmızı pulpa alanlarından oluştuğu dikkat çekti. T lenfositlerin yerleşim gösterdiği arteria sentralis etrafında periarteriyoler lenfoid kılıf (periarterioler lymphoid sheat, PALS) gözlendi. Ayrıca lenf foliküllerinin içinde germinal merkez saptandı. Yine lenf folikollerinin etrafında marjinal sinüs ve marjinal bölgede gözlendi. Çin kazı (Anser cygnoides) dalağının Taramalı Elektron Mikroskobik (SEM) bulgularında organı dıştan saran bağ doku kapsülü düşük büyütmede düzgün seyirli iken daha yüksek büyütmelerde ve enine kesitte ipliksel uzantılar dikkat çekti. Dalağın enine kesitinde beyaz pulpa, kırmızı pulpa marjinal bölge ve trabeküller iyi bir şekilde ayırt edildi. Beyaz pulpanın yüksek büyütmelerinde arteria sentralis ve etrafında yer alan periarteriyoler lenfoid kılıf (PALS) gözlendi. Kırmızı pulpada yüksek büyütmelerde venöz sinüsler ve lenfositler görüldü. Yine kırmızı pulpada yüksek büyütmelerde venöz sinüslerin birbirleriyle oluşturduğu bağ gözlendi. Yapılan çalışma sonucunda, literatürde rastlamadığımız ancak Çin kazı (Anser cygnoides) dalağında dıştan saran bağ doku kapsülünün içinde çok sayıda birbirinden bağımsız lenf foliküllerini tespit ettik. Anahtar Kelimeler: Çin kazı (Anser cygnoides), histoloji, dalak, Taramalı Elektron Mikroskop (SEM), lenfatik sistem

Burak Kaya
Aksaray University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Alman Mast kazı (Anser anser) ile Fransız Toulouse kazı (Anser anser) Organa oculi Optica ve Organa oculi Accessoria anatomik yapılarının karşılaştırılmalı olarak incelenmesi

Bu çalışmada Fransız Toulouse kazı ile Alman Mast kazının göz yapısının incelenmesi, karşılaştırmalı olarak ölçümlerinin yapılması ve bu ölçümlerin aritmetik ortalamalarının belirlenmesi ve ikili olarak karşılaştırma yapılarak aradaki farkların tespit edilmesi amaçlanmıştır. 6 adet erkek Fransız Toulouse kazının iki comissura arasındaki mesafenin ortalaması 7.22 mm, bulbus oculi yatay genişliği ortalaması 14.72 mm, lens dikey genişliği ortalaması 4.71 mm, lens yatay genişliği ortalaması ise 4.63 mm olarak ölçülmüştür. 6 adet dişi Fransız Toulouse kazında ise iki comissura arası mesafenin ortalaması 6.95 mm, bulbus oculi yatay genişliği ortalaması 13.98 mm, lens dikey genişliği ortalaması 4.09 mm, lens yatay genişliği ortalaması ise 3.99 mm olarak bulundu. 6 adet erkek Alman Mast kazının iki comissura arasındaki mesafenin ortalaması 5.95 mm, bulbus oculi yatay genişliği ortalaması 13.59 mm, lens dikey genişliği ortalaması 3.83 mm, lens yatay genişliği ortalaması da 3.75 mm'dir. 6 adet dişi Alman Mast kazının iki comissura arasındaki mesafenin ortalaması 5.57 mm, bulbus oculi yatay genişliği ortalaması 12.55 mm, lens dikey genişliği 3.49 mm, lens yatay genişliği 3.31 mm'dir. Bu verilere bakıldığında ölçüm olarak Fransız Toulouse kazının Alman Mast kazına, erkek cinsiyetinin de dişiye göre uzunluk olarak bir üstünlüğü bulunmaktadır. Yapılan çalışmada karşılaştırılan Fransız ve Alman kazları arasında anatomik yapı olarak benzer, ölçüm olarak farklılıkların olduğu kanısına varıldı.

Mehmet Kara
Aksaray University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Alman Mast kazı (anser anser) ile Fransız Toulouse kazı (anser anser) neurocranium'unu ve viscerocranium'unu oluşturan kemiklerin makroanatomisinin karşılaştırılmalı olarak incelenmesi

Bu araştırmada Alman Mast kazı ile Fransız Toulouse kazı neurocranium'unu ve viscerocranium'unu oluşturan kemiklerin makroanatomik incelenmesi, kemik yapılarının karşılaştırmalı olarak ölçümlerinin yapılması ve bu ölçümlerin aritmetik ortalamalarının belirlenmesi, bu iki kaz türü ve kanatlı hayvan türleri ile karşılaştırma yaparak farklılıkların ve benzerliklerin tespit edilmesi amaçlanmıştır. 6 adet erkek Alman Mast kazının os frontale dikey uzunluğunun ortalaması 28,91 cm, os parietale genişliğinin ortalaması 28,15 cm, os occipitale genişliği ortalaması 30,71 cm, mandibulae uzunluğu ortalaması 106,33cm, burun deliği dikey çapı ortalaması 20,85 cm ve premaxillar uzunluğu ortalaması 73,61 cm olarak ölçüldü. 6 adet dişi Alman Mast kazının os frontale dikey uzunluğunun ortalaması 25,82 cm, os parietale genişliğinin ortalaması 27,40 cm , os occipitale genişliği ortalaması 30,20 cm, mandibulae uzunluğu ortalaması 105,31 cm, burun deliği dikey çapı ortalaması 17,80 cm ve premaxillar uzunluğu ortalaması 74,91 cm olarak ölçüldü. 6 adet erkek Fransız Toulouse kazının os frontale dikey uzunluğunun ortalaması 29,76 cm, os parietale genişliğinin ortalaması 31,37 cm, os occipitale genişliği ortalaması 29,72, mandibulae uzunluğu ortalaması 117,04 cm, burun deliği dikey çapı 21,37 cm ve premaxillar uzunluğu ortalaması 82,20cm olarak ölçüldü. 6 adet dişi Fransız Toulouse kazının os frontale dikey uzunluğunun ortalaması 27,75 cm, os parietale genişliği ortalaması 31,26 cm, os occipitale genişliği ortalaması 29,10 cm, mandibulae uzunluğu ortalaması 112,0 cm, burun deliği dikey çapı ortalaması 19,32 cm ve premaxillar uzunluğu ortalaması 86,53 cm olarak ölçüldü. Bu verilen ölçüm sonuçları göz önünde bulundurulduğunda Fransız Toulouse kazının Alman Mast kazına, cinsiyet faktörüne bakıldığında erkelerin dişeye göre üstünlük sağladığı tespit edildi. Sonuç olarak iki kaz türü arasında anatomik yapı olarak benzerlik olmakla birlikte istatistiksel veriler ışığında farklılıkların olduğu da düşünülmektedir.

Fidan Büyükyazı
Aksaray University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Karatavukta (Turdus merula) ossa cranii'nin makro-anatomik olarak incelenmesi

Amaç: Kuşlarda, baş iskeletini oluşturan kemiklerin, omurgalı canlılar grubu içerisinde en fazla çeşitliliğe sahip olması; ossa cranii'nin makro-anatomik açıdan önemini artırmaktadır. Bu kapsamda, karatavuk (Turdus merula) kuşunda ossa cranii'yi makro-anatomik olarak incelenerek, bu alandaki bilgi eksikliğinin giderilmesine katkı sağlanması amaçlanmıştır. Materyal ve Metot: Araştırmada cinsiyet ayrımına bakılmaksızın yetişkin; altı adet erkek ile altı adet dişi karatavuk kuşunun kafatasları masere edilerek makro-anatomik olarak incelendi. İncelenen materyaller 50 mm'lik klasik büyüteç altında farklı açılardan görüntüleri alındı. Bulgular: Karatavuk kuşunda; kafa kemikleri arasında sutura'ların bulunmadığı ve aegithognath tipte kafatası yapısına sahip oldukları belirlendi. Neurocranium'un; os occipitale, os sphenoidale, os parietale, os frontale ve os temporale'den oluştuğu; os ethmoidale'nin ise orbita'nın baskısıyla splanchnocranium kısmına dahil olduğu gözlendi. Üçgen şeklinde olan os sphenoidale'nin, cavum cranii'nin ventral parçasının büyük bir kısmını oluşturduğu saptandı. Cavum cranii'nin lateral duvarının oluşmasında ise os temporale'nin önemli rol oynadığı belirlendi. Splanchnocranium kemiklerini ise; os lacrimale, os nasale, os incisivum, os maxilla, os zygomaticum, os palatinum, os pterygoideum, os vomer, os quadratum, mandibula ve os hyoideum oluşturmaktaydı. Os lacrimale'nin oval ve küt bir şekilde sonlandığı belirlendi. Os nasale'nin, cavum nasi'nin dorsal ve lateral sınırlarını belirledikleri ve ayrıca os intermaxillare ile birlikte oluşturdukları uzantıların kaynaşması neticesinde burun deliklerini şekillendirdikleri görüldü. Os maxilla'nın proc. palatinus'ları aracılığıyla damağın şekillenmesine katkı sağladığı belirlendi. Os zygomaticum'un ayrıca os jugale ve os quadratojugale'nin kaynaşmasıyla oluşan ince, uzun, çubuk şeklinde bir kemik olduğu, os vomer ise bu bölgede çekirdek şeklinde körelmiş olarak bulunmaktaydı. Mandibula'nın alt çenenin iskeletini şekillendirdiği ve bu kemiğin caudal'den cranial'e doğru; os angulare, os articulare, os supraangulare, os complamentare, os oparculare ve os dentale kemiklerinin birleşmesinden oluştuğu görüldü. Os hyoideum'un gövdesini oluşturan basihyoideum'un çubuk şeklinde, ayrıca buraya eklenmiş şekilde yer alan os entoglossum'un ise kürek şeklinde olduğu gözlendi. Sonuç: Bu çalışmada elde edilen verilerin bu alandaki bilgi eksikliğine katkı sağlayacağı ve sistematik alanda çalışan araştırmacılar için de taksonomide faydalanacakları bir kaynak olabileceği kanısına varıldı. Anahtar kelimeler: Karatavuk, kafatası, neurocranium, ossa cranii, turdus merula.

AnatomiKafatasıKaratavuk+1
Caner Bayram
Atatürk University · Institute of Health Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Saksağan (pica pica) ve kınalı keklik (alectoris chukar)'te karşılaştırmalı olarak plexus lumbosacralis'in makroanatomik incelenmesi

Amaç: Çalışmada, saksağan (Pica pica) ve Kınalı keklik (Alectoris chukar) plexus lumbosacralis'leri ile dallarının karşılaştırmalı olarak belirlenmesi ve her iki türdeki farklılıkların araştırılması amaçlanmıştır. Materyal ve Metot: Çalışmada, Erzurum İli Uzundere İlçesi ve köylerinde doğal yollarla ölen veya yaralı olarak bulunan 20 adet saksağan (Pica pica) ile Amasya İli Merzifon İlçesi'ndeki ''Keklik-05 Amasya-Merzifon Kınalı Keklik Üretim Çiftliği''nden temin edilen 20 adet Kınalı keklik (Alectoris chukar) kullanılmıştır. Her iki tür aneztezi altında öldürülüp kanları akıtıldıktan sonra, %10'luk formaldehit solüsyonu kullanılarak fiksasyonları sağlandı. Her iki türde de plexus lumbosacralis'i oluşturan sinirlerin her biri ayrı ayrı diseke edilerek fotoğrafları çekildi. Bulgular: Plexus lumbosacralis'i çalışılan her iki türde 8 adet (2-9) synsacral spinal sinirin ventral dallarının bir araya gelerek oluşturduğu tespit edilirken, n. ilioinguinalis'in sadece Kınalı keklikte var olduğu görüldü. Saksağanda n. femoralis'in iki ana dala ayrıldıktan sonra, bu dalların da ikişer adet caudal dala ayrıldığı; Kınalı keklikte ise n. femoralis'in üç ana dala ayrılarak cranial'de yer alan dalın üç caudal dala, caudal'de yer alan dalın ise iki caudal dala daha ayrıldığı tespit edildi. Saksağanda n. peroneus'un vermiş olduğu en kalın ve en sonda yer alan dalın n. peroneus profundus olduğu görülürken, Kınalı keklikte n. peroneus profundus'un, n. peroneus'tan musculer dallardan daha sonra ayrıldığı, orijinini takiben n. peroneus superficialis ile paralel bir şekilde seyrettiği belirlendi. Sonuç: Araştırılan her iki türde de plexus lumbosacralis'in oluşumu ile bu plexus'u meydana getiren sinirlerin yayılımlarının anatomik yapı ve seyiri itibariyle birçok kanatlı türüyle büyük oranda benzerlik gösterdiği belirlendi. Ancak, keklikte plexus sacralis'i oluşturan sinirlerin ve bu sinirlerin yan dallarının saksağana göre daha kalın olduğu tespit edildi.

Anatomi-veteriner hekimlikKeklikKuşlar+4
Hülya Kara
Atatürk University · Institute of Health Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Sülün (Phasianus colchicus) ve şahinde (Buteo buteo) ön ekstremitelerin morfolojik incelenmesi ile bilgisayar destekli modellemesi

Amaç: Sürekli kanat çırparak kısa mesafeler uçabilen Sülün (Phasianus colchicus) ile uzun mesafeler boyunca göç eden ve süzülerek uçan Şahin (Buteo buteo)'e ait ön ekstremite anatomisini karşılaştıran detaylı bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu çalışma Sülün ve Şahin`e ait ön ekstremite anatomisini incelemek ve elde edilen bulgular ile uçuş karakteristikleri arasında bir bağlantı kurmak amacı ile yapılmıştır. Çalışmanın anlaşılabilirliğini arttırmak ve görsel olarak zenginleştirmek için iki kuş türüne ait üç boyutlu kemik ve kas modellemeleri ve uçuş animasyonları oluşturulmuştur. Materyal ve Yöntem: Çalışmada sekizer adet dişi Sülün ve Şahin olmak üzere toplamda on altı adet yetişkin kuş kullanıldı. Kuşların tamamı makroskobik bulguların değerlendirilmesi için diseksiyon yöntemiyle incelendi. Yumuşak dokuların incelenmesinin ardından kemik dokular incelendi ve ölçümleri alındı. Sülün ve Şahin`den alınan BT (Bilgisayarlı Tomografi) görüntüleri ile elde edilen makroskobik bulgular kullanılarak, özel yazılımlar aracılığıyla kuşların üç boyutlu dijital modelleri oluşturuldu. Üç boyutlu modeller ve iki kuş türünün de uçuş karakteristiğini gösteren videolar kullanılarak, kuşların uçuş animasyonları hazırlandı. Bulgular: Sülün ve Şahin`de; ossa cinguli membri thoracici, ossa membri thoracici, musculi membri thoracici ve patagium`a ait anatomik yapılar detaylı olarak incelendi. Kemikler üzerindeki yapılar ve kaslar, önceki çalışmalarla karşılaştırılarak isimlendirildi. Kuşların uçuş karakteristikleri ile anatomik yapıları arasındaki fonksiyonel bağlantılar belirlendi. Üç boyutlu dijital modelleme ve animasyon hazırlandı. Sonuç: Sonuç olarak bu çalışma ile Sülün ve Şahin`e ait ossa cinguli membri thoracici, ossa membri thoracici, musculi membri thoracici detaylı olarak incelendi ve uçuş karakteristiği ile karşılaştırılarak anatomik farklılıkların fonksiyon üzerindeki etkileri tanımlandı. Ayrıca üç boyutlu dijital modeller, animasyonlar ve ''QR'' kodu gibi günümüz teknolojisini kullanan yöntemler sayesinde konuya farklı bir bakış açısı getirilmeye çalışılmıştır. Anahtar Sözcükler: Anatomi, Sülün (Phasianus colchicus), Şahin (Buteo buteo), 3B tasarım, Kanat anatomisi.

Anatomi-veteriner hekimlikBilgisayar destekli modellemeBilgisayar destekli tasarım+7
Süleyman Yüksel
Ondokuz Mayıs University · Institute of Health Sciences
2023
00