
7
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Yumuşak zeminler üzerindeki yol dolgularında konsolidasyonun hızlandırılması
Ulaşım yapılarının yumuşak zeminler üzerine inşa edilmeleri durumunda taşıma gücü ve oturma problemleriyle sıklıkla karşılaşılabildiği bilinen bir gerçektir. Ulaşım yapılarında inceleme noktalarının aralıklarının bina tipi yapılara göre oldukça fazla olması sondaj ve sondalama sonuçlarına göre tasarım yapıldıktan sonra bazen küçük, bazen de orta ölçekte öngörülemeyen problemleri ortaya çıkarabilmektedir. Ortam çok yumuşak olduğunda ani göçmelerle karşılaşılabilmekte, sıkışabilirliğin fazla olması durumunda ise uzun vadede gerçekleşen oturmaların telafi edilmesine yönelik tekrar tekrar dolgu yapılması ve böylece tamir masraflarının sürekli devam etmesi yanında en azından seyahat sırasında konforun bozulması durumları ortaya çıkabilmektedir. Doğal zemin kesitinde yumuşak zeminlerin kalınlığının az ve yüzeye yakın olma durumlarında çözüm olarak zemin kaliteli dolgu malzemesiyle değiştirilebilirken, yumuşak zeminlerin kalınlığının fazla olması durumunda perdelerle zemini kısıtlama veya drenlerle konsolidasyonu hızlandırma gibi çok farklı seçenekler mümkün olabilmektedir. Bu çalışma kapsamında üst katmanlarında çok yumuşak zeminlerin bulunduğu bir kesitte çok yüksek olmayan bir kalınlıktaki dolgunun sebep olduğu problemler ve çözüm yolları irdelenmektedir. Yaklaşık elli km uzunluğa sahip Adapazarı - Karasu duble yolunun Sinanoğlu bölgesinde yaklaşık iki yüz metre uzunluğunda bir kısımda yapılan iki metrelik dolgu bir metreyi aşan oturmalara ve altında bulunan menfezlerin kırılmasına neden olmuştur. Yol imalatı bittikten sonra yapılan gözlemler yolun uzun seneler boyunca tamirat amacıyla defalarca hizmete kapatıldığını göstermektedir. Bu bildiride, Plaxis iki boyutlu yazılımı kullanılarak benzer bir kesitte öncelikle doğal durumda taşıma gücü aşılması ve oturma problemi ortaya konmakta, sonrasında ise alternatif çözümler sunularak sonuçlar irdelenmektedir. Yapılan analizlerde yumuşak zeminlerde dolgunun yapım hızının önemli olduğu ve hızlı dolgu yapımının göçmelere sebep olduğu gösterilmiştir. Bunun yanında dolgu yapıldıktan sonra oluşan fazla boşluk suyu basınçlarının sönümlenmesi için bekleme süresinin dren kullanımı ile radikal bir biçimde azaltılabildiği, ayrıca dren boylarının da sönümlenme süresini etkilediği ortaya konmuştur.
Farkli yapay zeka yöntemleri̇yle günlük akarsu akim değerleri̇ni̇n tahmi̇ni̇-Haldi̇zen Deresi̇ örneği̇
Su kaynaklarının planlanmasında ve su yapılarının yönetiminde ileriye yönelik tahmin yapabilen bir metodun kullanılması büyük bir önem taşımaktadır. Özellikle uzun süreli tahmin yapabilmek, su kaynakları uygulamalarında, çevre korumasında, kuraklık yönetiminde, su kaynaklarının kullanılmasında, sulamanın büyük önem taşıdığı rezervuar yönetimlerinde, hidroelektrik enerji üretiminde ve sürdürülebilir su kaynaklarının geliştirilmesinde üreticiye ve kullanıcıya uygun bir planlama ve yönetim imkanı sağlayabilmektedir. Bu tezde su kaynakları ve su yapıları çalışmalarında en önemli parametre olan akım değerleri, ileriye yönelik akım değerleri tahmininde kullanılmıştır. Genellikle haftalık veya aylık akım verileri ile işlem yapmak bu verilerin varyansları az olduğundan daha yaygın kullanımı olsa da asıl ihtiyaç duyulan daha kısa süreli (günlük veri gibi) verilerin modellenmesidir. Bu amaçla Doğu Karadeniz Havzası'nda yer alan Haldizen Deresi'nin 1998-2009 yılları arasında günlük olarak ölçülmüş olan akım verileri kullanılarak modelleme yapılmış ve günlük verilerle kısa süreli planlamalara ışık tutulmaya çalışılmıştır. Modellemede; İleri Beslemeli Geriye Yaymalı Çok Katmanlı Yapay Sinir Ağları (ÇK-YSA), Temel Bileşenler Analizi Yapay Sinir Ağları (TBA-YSA), Zaman Gecikmeli Öz Yineli Yapay Sinir Ağları (ZGÖ-YSA) metotları kullanılarak ileriye yönelik akım tahminlerinde bulunulmuştur. Bu yöntemler arasında en uygun olanı farklı performans kriterleri ile belirlenmiş, tablolar ve grafikler halinde sunulmuştur. Anahtar Kelimeler :Çok Katmanlı Yapay Sinir Ağları, Günlük Akım Tahmini, Haldizen Deresi, Temel Bileşenler Analizi Yapay Sinir Ağları, Zaman Geciktirmeli Özyineli Yapay Sinir Ağları
Tarihi Meram Köprüsünün sonlu elemanlar yöntemi ile modellenerek dinamik davranışlarının incelenmesi
nsanlık tarihi boyunca ulaşım en önemli faaliyetlerden birisi olmuştur ve olmaya devam edecektir. Canlı ve cansız varlıkların bir yerden başka yere gitmesi ya da aktarılması olarak bilinen ulaşım; karayolu, demiryolu, denizyolu ve havayolu kullanılarak gerçekleştirilebilmektedir. Ulaşımın sağlanmasına yarayan yapılardan biri de köprülerdir. Köprüler aracılıyla akarsu, vadi, karayolu vb. engeller aşılabilmektedir. Deprem, ne zaman meydana geleceği belirlenemeyen ve yer kabuğundaki ani kırılmalar sebebiyle ortaya çıkan titreşimlerin dalgalar şeklinde yayılmasıyla yeryüzünü sarsması sonucu oluşan doğal bir olgudur. Deprem diğer mühendislik yapılarını etkilediği gibi tarihi köprüleri de etkilenmekte ve zarar verebilmektedir. 6 Şubat Kahramanmaraş Depremlerinde hasar alan tarihi köprüler deprem etkisinin yadsınamaz bir kanıtı niteliğindedir. Köprülerde diğer mühendislik yapıları gibi deprem karşısında durabilitesini korumalıdır. Ancak tarihi köprüler bugünkü betonarme ve çelikten yapılmış veya sismik izolasyonla donatılmış köprüler gibi sismik olaylara dayanacak şekilde inşa edilmemişlerdir. Bundan dolayı meydana gelmiş ve gelecek olan depremlere karşı tarihi yapıların hem yapısal bütünlüğünün korunması hem de yapısal hasarlarının en aza indirilmesi için önlemler alınmalıdır. Tarihi yapıların taşıma kapasitelerinin, hizmet ömürlerinin ve güvenilirliklerinin bilinmesi çok önemlidir. Ancak var olan yapıların yapısal parametrelerinin tam olarak belirlenmesi zordur. Mekanik özellikler elde edildikten sonra köprünün tamamı ya da bir elemanı üzerinde teorik ve deneysel çalışmalar yapılarak tarihi köprünün deprem davranışı karşısında nasıl tepki verdiği hakkında öngörüde bulunulabilir. Yapılan bu tez çalışmasında tarihi Meram Köprüsü sonlu eleman programı olan ABAQUS' de makro modelleme yöntemi kullanılarak modellenerek hem modal analiz ve hem de deprem analizi yapılmıştır. Köprünün deprem etkisi altındaki davranışı test edilmiş ve tarihi köprünün dinamik karakteristikleri olan frekans ve mod şekli belirlenmiştir. Aynı zamanda köprüler hakkında genel bilgiler anlatılmış, yığma köprülerin oluşturan elemanlara, yığma köprülerde kullanılan malzemelere ve yığma köprülerde kullanılan modelleme yöntemlerine değinilmiş, dinamik parametreler ve bu parametrelerin elde edilmesi hakkında bilgiler verilmiştir. Ayrıca literatürde yer alan tarihi köprülerin teorik analizleri incelenmiştir. Sonuç olarak maksimum yer değiştirmelerin kemerlerde ve mesnetlerde oluştuğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Abaqus, deprem, dinamik parametre, sonlu eleman, tarihi köprü, teorik analiz.
Çavuşbaşı granodiyoritinde mekanik yöntemlerin kullanımı ile kaya-zemin ayrımı
ÖZET Anahtar Kelimeler: Ayrışma; Kaya - Zemin ayırımı; Mekanik Özellikler; Boşluk suyu basıncı parametreleri ÇAVUŞBAŞI GRANODİYORİTİNDE MEKANİK YÖNTEMLERİN KULLANIMI İLE KAYA - ZEMİN AYIRIMI Sakarya Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, İnşaat Mühendisliği Anabilim Dalı, Geoteknik programında doktora tezi olarak hazırlanan bu araştırmanın amacı; Çavuşbaşı granodiyoritine uygulanan kaya - zemin ayırımının mekanik ölçümlerle sayısal olarak yapılmasıdır. Bu amaçla konunun kapsamı; çözüm için bulunan çeşitli yöntem ve bağıntıların irdelenmesinden oluşmaktadır. Çalışma konusu olan granodiyorit, fiziksel ve petrografik özellikleri ölçülerek altı farklı ayrışma evresine ayrılmış ve mekanik deneylere tabi tutulmuştur. Her ayrışma sınıfının sınırı, boşluk geometrisi ve boşluk suyu basıncı parametreleri B ve A ile sayısal olarak belirlenmiştir. Bu parametrelerin anlamı; ayrışma indeksleri ve kimyasal indeksler ile kontrol edilmiştir. Ayrıca, fiziksel ve mekanik özellikler elde edilen indeksler ile karşılaştırılarak belirli bir ayrışma evresinden sonra kayadan zemine tüm ayrışma evrelerinin özellikleri sayısal olarak belirlenmiş ve bu özellikler ile boşluk suyu basıncı parametreleri karşılaştırılmıştır. Sonuçta, killeşme göstermeyen granodiyoritte kaya özelliklerinin yitirildiği limit sayısal olarak belirlenmiştir.
İnşaat projelerinin güvence altında ve zamanındaödenmesi için akıllı sözleşme sistemlerinin geliştirilmesi
Delay in progress payment is a widespread problem in the construction industry which adversely affects the entire processes of the projects. Difficulties in the cashflow of the contracts, and consequently the subcontractors are the main consequences of delayed payments. Despite its significance, few research focused on development of methods guaranteeing timely payments of the participants throughout the project. Recent developments in blockchain and smart contract technologies presents a potential for development of a secure platform for the construction projects. Smart contract based payment systems not only provides an opportunity for minimizing the payment problems, but also enables building trust among the project parties for successful completion of construction projects. By taking advantage of the blockchain and smart contract technologies, this thesis aims to design and develop smart contract-based payment systems for guaranteed and timely payment of construction projects. A Smart Contract System for Security of Payment of Construction Contracts (SMTSEC)is presented to ensure security of payment of construction progress payments. , BIM-smart-contract-based progress payment system (BIMSMRTPAY) is developed to expedite the conventional progress payment process and to minimize potential payment disputes. The smart contract based retention payment system (RETPAY) is designed to expedite and automate the retention payments. The contributions and limitations of the SMTSEC, BIMSMRTPAY, and RETPAY are illustrated and discussed through case projects.
Killi zeminlerde kıvam limitlerinin ve kompaksiyon parametrelerinin ısı ile değişimi
ÖZET Y. Lisans Tezi KİLLİ ZEMİNLERDE KIVAM LİMİTLERİ VE KOMPAKSİYON PARAMETRELERİNİN ISI İLE DEĞİŞİMİ Lale YILMAZ Atatürk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü İnşaat Mühendisliği Anabilim Dalı Danışman : Yrd. Doç. Dr. Özcan TAN Killi zeminler, gerek tane büyüklüğü gerekse mineralojik yapısı ile diğer zemin gruplarına göre oldukça farklı ve değişken özelliklere sahip zeminlerdir. Killi zeminlerin değişik koşullardaki mühendislik özelliklerini araştırmak sürekli ilgi çeken bir konu olmuştur. Killi zeminlerde; su muhtevasının ya da ismin değişimi zeminin bir takım özelliklerinde önemli değişiklikler meydana getirmektedir. Değişik sıcaklıklarda ısıtılması sonucunda mineralojik yapı değişmekte ve buna bağlı olarak geoteknik özelliklerde de farklı davranışlar görülmektedir. Bu çalışmada, Oltu (Erzurum) bölgesinden getirilen iki farklı kilin tane birim hacim ağırlık, likit limit, plastik limit, optimum su muhtevası ve maksimum kuru birim hacim ağırlığın ısı ile değişimi deneysel olarak araştırılmıştır. Deneylerde sıcaklıklar; 100, 200, 250, 300, 400, 500, 600, 700, 800, 1000°C olarak seçilmiş ve standartlara uygun olarak deneyler yapılmıştır. Deneyler sonucunda; incelenen parametrelerin sıcaklıkla değişim grafikleri çizilmiş, iki farklı kil örneklerinin ısı altındaki davranışları incelenmiş ve deney sonuçlan ile ilgili genel bilgiler verilmiştir. Deney sonuçlarından sıcaklık artışı ile likit limit, plastik limit optimum su muhtevası ve tane birim hacim ağırlık azalmıştır. Bununla birlikte maksimum kuru birim hacim ağırlık sıcaklığın artması ile artmıştır. 400°C de plastik limit tamamen yok olmuştur. Killerin 400°C de ısıtılması ile iki zemin için likit limit % 49,9-66,0, optimum su muhtevası %36,1-51,1, ve tane birim hacim ağırlık 600°C de % 10, 1-8,0 oranlarında azalmıştır. Maksimum kuru birim hacim ağırlık ise 400°C de iki zemin için %5,0-41,5 oranlarında artmıştır. 2002, 77 sayfa Anahtar kelimeler: Killi zeminler, Kompaksiyon, Atterberg limitleri, Tane birim hacim ağırlık, Isıl işlem i
Kordon bazlı trafik tıkanıklık fiyatlandırılmasına örnek bir uygulama: Erzurum, Cumhuriyet Caddesi
Dünya'da metropol ve gelişmekte olan kentlerde; trafik yoğunluğu hat safhaya ulaşmış, yerel yönetimler bu soruna karşı çeşitli yöntemler geliştirmişlerdir. Londra, Stockholm ve Milano gibi yerel yönetimler tıkanıklık fiyatlandırması yöntemini başarı ile uygulamışlardır. Bu çalışma, Erzurum kent merkezinde yer alan Cumhuriyet Caddesinde yaşanan trafik tıkanıklığı problemi için daha önceden yapılmamış uygulama olan tıkanıklık fiyatlandırması uygulamasını ele almıştır. Hem oluşturulan modele hem de yapılan ankete göre, Cumhuriyet Caddesi'nde belirlenen kordon güzergâhında teorik tıkanıklık fiyatlandırmasının hesabı yapılmıştır. Matlab 2015a programında oluşturulan modelde otomobil sahipliği, seyahat süresi, yakıt tüketimi ve emisyon maliyetleri kullanılmıştır. Ayrıca yapılan anket çalışması ile elde edilen veriler SPSS Statistics 17.0 paket programı ile veri analizi yapılarak toplum tarafından bu uygulamanın kabul edilebilirliği durumu ve toplumun bu konu hakkındaki düşünceleri öğrenilmeye çalışılmıştır. Çalışma sonucunda; kent merkezindeki trafik yoğunluğunun azalacağı ve özel otomobillerini her koşulda kullanmaya devam eden kullanıcılardan da önemli bir maddi gelir elde edileceği görülmektedir.